AEGON EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. DENGELİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU FON KURULU FAALİYET RAPORU Bu rapor Aegon Emeklilik ve Hayat A.Ş Dengeli Emeklilik Yatırım Fonu nun 01.01.2012-31.12.2012 dönemine ilişkin gelişmelerin, Fon Kurulu tarafından hazırlanan faaliyet raporunun, fonun bir önceki dönemle karşılaştırmalı olarak hazırlanmış bağımsız denetimden geçmiş yıllık fon bilanço ve gelir tablolarının, bağımsız denetim raporunun, bilanço tarihi itibariyle fon portföy değeri ve net varlık değeri tablolarının katılımcılara sunulması amacıyla düzenlenmiştir. 2012 yılı içerisinde İçtüzük te ve İzahname de değişiklikler yapılmıştır. Söz konusu değişikliklere Şirketin merkezi, acenteleri ve www.aegon.com.tr sitesinden ulaşılabilir. FON PERFORMANSINA İLİŞKİN BİLGİLER Fon-Performans Ölçütü Karşılaştırmalı Getiri Grafiği: Ekonomik Program: 2011 yılının ilk on ayında 1.7 milyar TL seviyesinde gerçekleşen bütçe açığının 2012 nin aynı döneminde 18.7 milyar TL yi bulması üzerine hükümetten bir dizi gelir artırıcı tedbir geldi. Buna ek olarak özelleştirmeden sağlanan gelirle birlikle bütçe açığının 2012 yılını 33 milyar TL civarında tamamlamasına uygun zemin hazırlandı. Bütçe açığı 2013 yılında da önemli olacak; çünkü bu yıl Hazine nin programına göre iç borç itfası yaklaşık %50 lik bir artış göstererek 48 milyar TL yükselecek. İtfa yükündeki böyle bir artışın iç borçlanma faizi üzerinde baskı kurması mümkün, bu da halihazırda %2.5-3.0 temposunda devam eden büyüme hızının 2013 de %4 temposuna yükselmesinde sınırlayıcı etki yapabilir. Tam bu noktada TCMB nin gevşek ama ihtiyatlı para politikasını sürdürdüğü gözlenmekte. Geçtiğimiz yıl yoğun dış sermaye akımlarının TL de aşırı değerlenme yaratmasına engel olmak ve ekonomik aktivitedeki yavaşlamanın aşılmasına katkıda bulunmak için O/N Borç Verme faizini 350 baz puan, Efektif
Fonlama Faizini de 630baz puan düşüren TCMB, ROK ve zorunlu karşılık oranlarıyla TL deki değerlenme baskısını gidermeye çalıştı. Enflasyonun son 45 yılın dibine gerileyerek 2012 yi %6.16 da kapatması ve sermaye girişlerinin tempo artırması TCMB yi politika faizinde de 25 baz puanlık indirim yapmaya sevk etti. 2013 başlarında politika faizinde izlemede kalacağının sinyalini veren TCMB yeni dönemde TL de %1.5-2.0 lik bir reel değerlenmeyi makul görüyor. Enflasyon: 2011 yılında %10.45 seviyesinde gerçekleşen TÜFE 2012 yılını %6.16 ya gerileyerek kapattı. Söz konusu düşüşte, TL de %8 dolayında gerçekleşen reel değerlenmenin maliyet kanalından sağladığı katkı (ör ÜFE sadece %2.45 arttı), %2.8 oranında gerileyen işlenmemiş gıda fiyatları ve baz etkisi önemli rol oynadı. TCMB 2013 yılında TÜFE yi %5.3 seviyesinde hedeflerken, enflasyonda dalgalanma bandının üst sınırını %6.8 seviyesinde öngörmekte. Enflasyonun seyrinde döviz kuru, gıda ve enerji fiyatlarıyla hükümetin özellikle tütün ve alkollü içeceklerde yapacağı vergi ayarlamaları etkili olacak. Döviz kurunda 2012 dekine benzer bir değerlenmenin ortaya çıkma ihtimali görece zayıfladığından maliyet kanalında TÜFE ye bu yıl benzer bir katkının gelmesi çok kolay değil. İşlenmemiş gıda fiyatlarında da menfi yönde baz etkisi oluştu. Tütün ve alkollü içeceklerde yapılan vergi ayarlamalarının geçmiş enflasyon verilerine dayandırılması enflasyona bir ölçüde atalet vermekte. Global enerji fiyatları ise ekonomik aktivitedeki belirsizlik ve olağanüstü bol likidite nedeniyle tahmini güç bir değişken. Büyüme: 3Ç de %2.6 seviyesinde beklenen GSYİH büyüme oranı %1.6 seviyesinde gelerek sürpriz yaptı. 3Ç büyüme performansı özellikle özel tüketimdeki %0.5 e varan daralmayla şaşırttı, zira öncü göstergeler tüketimin 2Ç den daha iyi olduğuna işaret ediyordu. Özel yatırımlar da %11.1 oranında düşünce iç talep toplamda %1.7 kadar küçüldü. Büyüme yine dış ticaretten (%3.4) katkı geldi. 4Ç deki göstergeler büyümenin bir miktar momentum kazandığına %4.0-4.5 seviyesindeki trend büyüme hızına doğru yaklaştığına işaret etmekte. Eğer gerçekleşme de bu yönde olursa, tüm yıl büyüme hızı %2.9 dolayında gerçekleşebilecek. 2013 de büyüme hızını %4 seviyesinde öngören hükümetin önünde iki büyük risk bulunuyor. Birincisi, global ekonomi ve özellikle dünya ticaret hacmindeki yavaşlama, ikincisi ise jeopolitik riskler. Hedeflere ulaşmada kredi büyümesi etkili olacak. TCMB finansal istikrarı koruma adına 2013 de kredi artışını %15 seviyesinde tutmayı hedefliyor. Sabit Getirili Piyasalar: Benchmark kağıdın faizi 2011 yılını %11.48 bileşik seviyelerinden kapattıktan sonra ciddi bir gevşeme ile 2012 yıl sonunda %5.66 düzeyine geriledi. Merkez Bankası nın piyasa fonlamasını rahatlatması, enflasyon korkusunun azalması ile birlikte politika faizinde indirim beklentisi, tahvil ve bono piyasasından alım ağırlığını artırdı. Özellikle yabancı yatırımcıların portföy yatırımı girişleri ile tahvil ve bono piyasasında aktif oldukları ve paylarını sürekli arttırdıkları izlendi. Aralık ayından itibaren ise Merkez Bankası nın 2013 yılı para ve kur politikası toplantısının etkileri hissedildi. Merkez Bankası nın beklenilenin aksine 2013 yılında sıkı ve kontrollü bir para politika izleyeceği sinyali, tahvil ve bono piyasasında satış baskısı getirdi. Yılın ilk yarısında Hazine nin borçlanma ihtiyacının yükselecek olması, satış baskınını diğer bir nedeni idi. Bu gelişme ile benchmark kağıdın faizi yılı %6 düzeyinin üzerinde kapadı. Hisse Senedi Piyasası: İMKB-100 Endeksi 2012 yılına 51.566 puandan başladı ve yılı 78.208 puandan kapadı. Endeksin yıllık kazancı %52,55 gibi çok yüksek bir seviyede gerçekleşti. Böylece TL bazında İMKB-100 endeksi tüm zamanlardaki en yüksek seviyesine bu yıl içinde ulaşmış oldu. Fitch Rating kuruşundan gelen Yatırım Yapılabilir Ülke Notu artışı ile yabancı fonların, yatırımcıların Türkiye ye ilgisinin giderek artması ve global likidite bolluğu bu rekorun kırılmasında önemli bir yer aldı. Yıl sonuna doğru ABD nin mali uçuruma çözüm arayışları konusunda Demokratlar ve Cumhuriyetçiler arasında sert tartışmalara sebep olacağı beklentisi global piyasaları oldukça tedirgin etti. Dolayısı ile yılın son çeyreği uluslararası piyasalarda risk iştihanın azaldığı bir dönem oldu. İçeride ise durum farklı idi. Tüm 2012 yılı boyunca gelen ekonomik verilerin büyümede yumuşak iniş senaryolarını desteklemesi ve ikinci bir rating
kuruluşu tarafından yatırım yapılabilir ülke statüsüne yükseltilme beklentisi, TL cinsi riskli varlıklara olan iştahı arttırdı. Döviz Piyasaları: Merkez Bankası nın 2013 yılı para ve kur politikası toplantısı, TL nin seyri açısından önemli ipuçları verdi. Merkez bankası, reel efektif kurun yıllık bazda %1.5-2 civarında değerlenmesinde bir sorun görmüyor. Özetle reel efektif kurun 120 civarında olmasında bir sorun yok. Ancak 125-130 seviyelerine hareket edilmesi halinde, yani TL nin diğer para birimleri karşısında değer kazanımlarının hızlanması halinde politika araçları ile müdahale edeceğini söyledi. İhracat pazarlarında rekabet bu anlamda önem taşıyor. 2012 yıl sonu Dolar alış kuru 1,7826 TL, Euro alış kuru 2,3517 TL olmuştur. IMKB 100 endeksi, yılı %52,55 artışla 78.208 puan seviyesinden kapatmış ve gösterge tahvil bileşik faizi %6,15 olarak gerçekleşmiştir. 2012 yılında fon portföyünün ortalama %25,56 sı Hisse Senetlerinde, %37,72 si Kamu Borçlanma Senetlerinde, %23,58 i Ters Repoda, %0,02 si Borsa Para Piyasası nda ve %13,12 si Mevduatta değerlendirilmiştir. Kıvanç MANZAKOĞLU Tankut EREN
AEGON EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. GELİR AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU FON KURULU FAALİYET RAPORU Bu rapor Aegon Emeklilik ve Hayat A.Ş. Gelir Amaçlı Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu nun 01.01.2012-31.12.2012 dönemine ilişkin gelişmelerin, Fon Kurulu tarafından hazırlanan faaliyet raporunun, fonun bir önceki dönemle karşılaştırmalı olarak hazırlanmış bağımsız denetimden geçmiş yıllık fon bilanço ve gelir tablolarının, bağımsız denetim raporunun, bilanço tarihi itibariyle fon portföy değeri ve net varlık değeri tablolarının katılımcılara sunulması amacıyla düzenlenmiştir. 2012 yılı içerisinde İçtüzük te ve İzahname de değişiklikler yapılmıştır. Söz konusu değişikliklere Şirketin merkezi, acenteleri ve www.aegon.com.tr sitesinden ulaşılabilir. FON PERFORMANSINA İLİŞKİN BİLGİLER Fon-Performans Ölçütü Karşılaştırmalı Getiri Grafiği: Ekonomik Program: 2011 yılının ilk on ayında 1.7 milyar TL seviyesinde gerçekleşen bütçe açığının 2012 nin aynı döneminde 18.7 milyar TL yi bulması üzerine hükümetten bir dizi gelir artırıcı tedbir geldi. Buna ek olarak özelleştirmeden sağlanan gelirle birlikle bütçe açığının 2012 yılını 33 milyar TL civarında tamamlamasına uygun zemin hazırlandı. Bütçe açığı 2013 yılında da önemli olacak; çünkü bu yıl Hazine nin programına göre iç borç itfası yaklaşık %50 lik bir artış göstererek 48 milyar TL yükselecek. İtfa yükündeki böyle bir artışın iç borçlanma faizi üzerinde baskı kurması mümkün, bu da halihazırda %2.5-3.0 temposunda devam eden büyüme hızının 2013 de %4 temposuna yükselmesinde sınırlayıcı etki yapabilir. Tam bu noktada TCMB nin gevşek ama ihtiyatlı para politikasını sürdürdüğü gözlenmekte. Geçtiğimiz yıl yoğun dış sermaye akımlarının TL de aşırı değerlenme yaratmasına engel olmak ve ekonomik aktivitedeki
yavaşlamanın aşılmasına katkıda bulunmak için O/N Borç Verme faizini 350 baz puan, Efektif Fonlama Faizini de 630baz puan düşüren TCMB, ROK ve zorunlu karşılık oranlarıyla TL deki değerlenme baskısını gidermeye çalıştı. Enflasyonun son 45 yılın dibine gerileyerek 2012 yi %6.16 da kapatması ve sermaye girişlerinin tempo artırması TCMB yi politika faizinde de 25 baz puanlık indirim yapmaya sevk etti. 2013 başlarında politika faizinde izlemede kalacağının sinyalini veren TCMB yeni dönemde TL de %1.5-2.0 lik bir reel değerlenmeyi makul görüyor. Enflasyon: 2011 yılında %10.45 seviyesinde gerçekleşen TÜFE 2012 yılını %6.16 ya gerileyerek kapattı. Söz konusu düşüşte, TL de %8 dolayında gerçekleşen reel değerlenmenin maliyet kanalından sağladığı katkı (ör ÜFE sadece %2.45 arttı), %2.8 oranında gerileyen işlenmemiş gıda fiyatları ve baz etkisi önemli rol oynadı. TCMB 2013 yılında TÜFE yi %5.3 seviyesinde hedeflerken, enflasyonda dalgalanma bandının üst sınırını %6.8 seviyesinde öngörmekte. Enflasyonun seyrinde döviz kuru, gıda ve enerji fiyatlarıyla hükümetin özellikle tütün ve alkollü içeceklerde yapacağı vergi ayarlamaları etkili olacak. Döviz kurunda 2012 dekine benzer bir değerlenmenin ortaya çıkma ihtimali görece zayıfladığından maliyet kanalında TÜFE ye bu yıl benzer bir katkının gelmesi çok kolay değil. İşlenmemiş gıda fiyatlarında da menfi yönde baz etkisi oluştu. Tütün ve alkollü içeceklerde yapılan vergi ayarlamalarının geçmiş enflasyon verilerine dayandırılması enflasyona bir ölçüde atalet vermekte. Global enerji fiyatları ise ekonomik aktivitedeki belirsizlik ve olağanüstü bol likidite nedeniyle tahmini güç bir değişken. Büyüme: 3Ç de %2.6 seviyesinde beklenen GSYİH büyüme oranı %1.6 seviyesinde gelerek sürpriz yaptı. 3Ç büyüme performansı özellikle özel tüketimdeki %0.5 e varan daralmayla şaşırttı, zira öncü göstergeler tüketimin 2Ç den daha iyi olduğuna işaret ediyordu. Özel yatırımlar da %11.1 oranında düşünce iç talep toplamda %1.7 kadar küçüldü. Büyüme yine dış ticaretten (%3.4) katkı geldi. 4Ç deki göstergeler büyümenin bir miktar momentum kazandığına %4.0-4.5 seviyesindeki trend büyüme hızına doğru yaklaştığına işaret etmekte. Eğer gerçekleşme de bu yönde olursa, tüm yıl büyüme hızı %2.9 dolayında gerçekleşebilecek. 2013 de büyüme hızını %4 seviyesinde öngören hükümetin önünde iki büyük risk bulunuyor. Birincisi, global ekonomi ve özellikle dünya ticaret hacmindeki yavaşlama, ikincisi ise jeopolitik riskler. Hedeflere ulaşmada kredi büyümesi etkili olacak. TCMB finansal istikrarı koruma adına 2013 de kredi artışını %15 seviyesinde tutmayı hedefliyor. Sabit Getirili Piyasalar: Benchmark kağıdın faizi 2011 yılını %11.48 bileşik seviyelerinden kapattıktan sonra ciddi bir gevşeme ile 2012 yıl sonunda %5.66 düzeyine geriledi. Merkez Bankası nın piyasa fonlamasını rahatlatması, enflasyon korkusunun azalması ile birlikte politika faizinde indirim beklentisi, tahvil ve bono piyasasından alım ağırlığını artırdı. Özellikle yabancı yatırımcıların portföy yatırımı girişleri ile tahvil ve bono piyasasında aktif oldukları ve paylarını sürekli arttırdıkları izlendi. Aralık ayından itibaren ise Merkez Bankası nın 2013 yılı para ve kur politikası toplantısının etkileri hissedildi. Merkez Bankası nın beklenilenin aksine 2013 yılında sıkı ve kontrollü bir para politika izleyeceği sinyali, tahvil ve bono piyasasında satış baskısı getirdi. Yılın ilk yarısında Hazine nin borçlanma ihtiyacının yükselecek olması, satış baskınını diğer bir nedeni idi. Bu gelişme ile benchmark kağıdın faizi yılı %6 düzeyinin üzerinde kapadı. Hisse Senedi Piyasası: İMKB-100 Endeksi 2012 yılına 51.566 puandan başladı ve yılı 78.208 puandan kapadı. Endeksin yıllık kazancı %52,55 gibi çok yüksek bir seviyede gerçekleşti. Böylece TL bazında İMKB-100 endeksi tüm zamanlardaki en yüksek seviyesine bu yıl içinde ulaşmış oldu. Fitch Rating kuruşundan gelen Yatırım Yapılabilir Ülke Notu artışı ile yabancı fonların, yatırımcıların Türkiye ye ilgisinin giderek artması ve global likidite bolluğu bu rekorun kırılmasında önemli bir yer aldı. Yıl sonuna doğru ABD nin mali uçuruma çözüm arayışları konusunda Demokratlar ve Cumhuriyetçiler arasında sert tartışmalara sebep olacağı beklentisi global piyasaları oldukça tedirgin etti. Dolayısı ile yılın son çeyreği uluslararası piyasalarda risk iştihanın azaldığı bir dönem oldu. İçeride ise durum farklı idi. Tüm 2012 yılı boyunca gelen ekonomik verilerin büyümede yumuşak iniş senaryolarını desteklemesi ve ikinci bir rating
kuruluşu tarafından yatırım yapılabilir ülke statüsüne yükseltilme beklentisi, TL cinsi riskli varlıklara olan iştahı arttırdı. Döviz Piyasaları: Merkez Bankası nın 2013 yılı para ve kur politikası toplantısı, TL nin seyri açısından önemli ipuçları verdi. Merkez bankası, reel efektif kurun yıllık bazda %1.5-2 civarında değerlenmesinde bir sorun görmüyor. Özetle reel efektif kurun 120 civarında olmasında bir sorun yok. Ancak 125-130 seviyelerine hareket edilmesi halinde, yani TL nin diğer para birimleri karşısında değer kazanımlarının hızlanması halinde politika araçları ile müdahale edeceğini söyledi. İhracat pazarlarında rekabet bu anlamda önem taşıyor. 2012 yıl sonu Dolar alış kuru 1,7826 TL, Euro alış kuru 2,3517 TL olmuştur. IMKB 100 endeksi, yılı %52,55 artışla 78.208 puan seviyesinden kapatmış ve gösterge tahvil bileşik faizi %6,15 olarak gerçekleşmiştir. 2012 yılında fon portföyünün ortalama %86,67 si Hisse Senetlerinde, %0,02 si Borsa Para Piyasası nda ve %13,31 i Ters Repoda değerlendirilmiştir. Kıvanç MANZAKOĞLU Tankut EREN
AEGON EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU FON KURULU FAALİYET RAPORU Bu rapor Aegon Emeklilik ve Hayat A.Ş. Gelir Amaçlı Kamu Borçlanma Araçları Emeklilik Yatırım Fonu nun 01.01.2012-31.12.2012 dönemine ilişkin gelişmelerin, Fon Kurulu tarafından hazırlanan faaliyet raporunun, fonun bir önceki dönemle karşılaştırmalı olarak hazırlanmış bağımsız denetimden geçmiş yıllık fon bilanço ve gelir tablolarının, bağımsız denetim raporunun, bilanço tarihi itibariyle fon portföy değeri ve net varlık değeri tablolarının katılımcılara sunulması amacıyla düzenlenmiştir. 2012 yılı içerisinde İçtüzük te ve İzahname de değişiklikler yapılmıştır. Söz konusu değişikliklere Şirketin merkezi, acenteleri ve www.aegon.com.tr sitesinden ulaşılabilir. FON PERFORMANSINA İLİŞKİN BİLGİLER Fon-Performans Ölçütü Karşılaştırmalı Getiri Grafiği: Ekonomik Program: 2011 yılının ilk on ayında 1.7 milyar TL seviyesinde gerçekleşen bütçe açığının 2012 nin aynı döneminde 18.7 milyar TL yi bulması üzerine hükümetten bir dizi gelir artırıcı tedbir geldi. Buna ek olarak özelleştirmeden sağlanan gelirle birlikle bütçe açığının 2012 yılını 33 milyar TL civarında tamamlamasına uygun zemin hazırlandı. Bütçe açığı 2013 yılında da önemli olacak; çünkü bu yıl Hazine nin programına göre iç borç itfası yaklaşık %50 lik bir artış göstererek 48 milyar TL yükselecek. İtfa yükündeki böyle bir artışın iç borçlanma faizi üzerinde baskı kurması mümkün, bu da halihazırda %2.5-3.0 temposunda devam eden büyüme hızının 2013 de %4 temposuna yükselmesinde sınırlayıcı etki yapabilir. Tam bu noktada TCMB nin
gevşek ama ihtiyatlı para politikasını sürdürdüğü gözlenmekte. Geçtiğimiz yıl yoğun dış sermaye akımlarının TL de aşırı değerlenme yaratmasına engel olmak ve ekonomik aktivitedeki yavaşlamanın aşılmasına katkıda bulunmak için O/N Borç Verme faizini 350 baz puan, Efektif Fonlama Faizini de 630baz puan düşüren TCMB, ROK ve zorunlu karşılık oranlarıyla TL deki değerlenme baskısını gidermeye çalıştı. Enflasyonun son 45 yılın dibine gerileyerek 2012 yi %6.16 da kapatması ve sermaye girişlerinin tempo artırması TCMB yi politika faizinde de 25 baz puanlık indirim yapmaya sevk etti. 2013 başlarında politika faizinde izlemede kalacağının sinyalini veren TCMB yeni dönemde TL de %1.5-2.0 lik bir reel değerlenmeyi makul görüyor. Enflasyon: 2011 yılında %10.45 seviyesinde gerçekleşen TÜFE 2012 yılını %6.16 ya gerileyerek kapattı. Söz konusu düşüşte, TL de %8 dolayında gerçekleşen reel değerlenmenin maliyet kanalından sağladığı katkı (ör ÜFE sadece %2.45 arttı), %2.8 oranında gerileyen işlenmemiş gıda fiyatları ve baz etkisi önemli rol oynadı. TCMB 2013 yılında TÜFE yi %5.3 seviyesinde hedeflerken, enflasyonda dalgalanma bandının üst sınırını %6.8 seviyesinde öngörmekte. Enflasyonun seyrinde döviz kuru, gıda ve enerji fiyatlarıyla hükümetin özellikle tütün ve alkollü içeceklerde yapacağı vergi ayarlamaları etkili olacak. Döviz kurunda 2012 dekine benzer bir değerlenmenin ortaya çıkma ihtimali görece zayıfladığından maliyet kanalında TÜFE ye bu yıl benzer bir katkının gelmesi çok kolay değil. İşlenmemiş gıda fiyatlarında da menfi yönde baz etkisi oluştu. Tütün ve alkollü içeceklerde yapılan vergi ayarlamalarının geçmiş enflasyon verilerine dayandırılması enflasyona bir ölçüde atalet vermekte. Global enerji fiyatları ise ekonomik aktivitedeki belirsizlik ve olağanüstü bol likidite nedeniyle tahmini güç bir değişken. Büyüme: 3Ç de %2.6 seviyesinde beklenen GSYİH büyüme oranı %1.6 seviyesinde gelerek sürpriz yaptı. 3Ç büyüme performansı özellikle özel tüketimdeki %0.5 e varan daralmayla şaşırttı, zira öncü göstergeler tüketimin 2Ç den daha iyi olduğuna işaret ediyordu. Özel yatırımlar da %11.1 oranında düşünce iç talep toplamda %1.7 kadar küçüldü. Büyüme yine dış ticaretten (%3.4) katkı geldi. 4Ç deki göstergeler büyümenin bir miktar momentum kazandığına %4.0-4.5 seviyesindeki trend büyüme hızına doğru yaklaştığına işaret etmekte. Eğer gerçekleşme de bu yönde olursa, tüm yıl büyüme hızı %2.9 dolayında gerçekleşebilecek. 2013 de büyüme hızını %4 seviyesinde öngören hükümetin önünde iki büyük risk bulunuyor. Birincisi, global ekonomi ve özellikle dünya ticaret hacmindeki yavaşlama, ikincisi ise jeopolitik riskler. Hedeflere ulaşmada kredi büyümesi etkili olacak. TCMB finansal istikrarı koruma adına 2013 de kredi artışını %15 seviyesinde tutmayı hedefliyor. Sabit Getirili Piyasalar: Benchmark kağıdın faizi 2011 yılını %11.48 bileşik seviyelerinden kapattıktan sonra ciddi bir gevşeme ile 2012 yıl sonunda %5.66 düzeyine geriledi. Merkez Bankası nın piyasa fonlamasını rahatlatması, enflasyon korkusunun azalması ile birlikte politika faizinde indirim beklentisi, tahvil ve bono piyasasından alım ağırlığını artırdı. Özellikle yabancı yatırımcıların portföy yatırımı girişleri ile tahvil ve bono piyasasında aktif oldukları ve paylarını sürekli arttırdıkları izlendi. Aralık ayından itibaren ise Merkez Bankası nın 2013 yılı para ve kur politikası toplantısının etkileri hissedildi. Merkez Bankası nın beklenilenin aksine 2013 yılında sıkı ve kontrollü bir para politika izleyeceği sinyali, tahvil ve bono piyasasında satış baskısı getirdi. Yılın ilk yarısında Hazine nin borçlanma ihtiyacının yükselecek olması, satış baskınını diğer bir nedeni idi. Bu gelişme ile benchmark kağıdın faizi yılı %6 düzeyinin üzerinde kapadı. Hisse Senedi Piyasası: İMKB-100 Endeksi 2012 yılına 51.566 puandan başladı ve yılı 78.208 puandan kapadı. Endeksin yıllık kazancı %52,55 gibi çok yüksek bir seviyede gerçekleşti. Böylece TL bazında İMKB-100 endeksi tüm zamanlardaki en yüksek seviyesine bu yıl içinde ulaşmış oldu. Fitch Rating kuruşundan gelen Yatırım Yapılabilir Ülke Notu artışı ile yabancı fonların, yatırımcıların Türkiye ye ilgisinin giderek artması ve global likidite bolluğu bu rekorun kırılmasında önemli bir yer aldı. Yıl sonuna doğru ABD nin mali uçuruma çözüm arayışları konusunda Demokratlar ve Cumhuriyetçiler arasında sert tartışmalara sebep olacağı beklentisi global piyasaları oldukça tedirgin etti. Dolayısı ile yılın son çeyreği uluslararası piyasalarda risk
iştihanın azaldığı bir dönem oldu. İçeride ise durum farklı idi. Tüm 2012 yılı boyunca gelen ekonomik verilerin büyümede yumuşak iniş senaryolarını desteklemesi ve ikinci bir rating kuruluşu tarafından yatırım yapılabilir ülke statüsüne yükseltilme beklentisi, TL cinsi riskli varlıklara olan iştahı arttırdı. Döviz Piyasaları: Merkez Bankası nın 2013 yılı para ve kur politikası toplantısı, TL nin seyri açısından önemli ipuçları verdi. Merkez bankası, reel efektif kurun yıllık bazda %1.5-2 civarında değerlenmesinde bir sorun görmüyor. Özetle reel efektif kurun 120 civarında olmasında bir sorun yok. Ancak 125-130 seviyelerine hareket edilmesi halinde, yani TL nin diğer para birimleri karşısında değer kazanımlarının hızlanması halinde politika araçları ile müdahale edeceğini söyledi. İhracat pazarlarında rekabet bu anlamda önem taşıyor. 2012 yıl sonu Dolar alış kuru 1,7826 TL, Euro alış kuru 2,3517 TL olmuştur. IMKB 100 endeksi, yılı %52,55 artışla 78.208 puan seviyesinden kapatmış ve gösterge tahvil bileşik faizi %6,15 olarak gerçekleşmiştir. 2012 yılında fon portföyünün ortalama %81,10 u Kamu Borçlanma Senetlerinde, %3,42 si Ters Repoda, %4,81 i ÖST de ve %10,67 si Vadeli Mevduatta değerlendirilmiştir. Kıvanç MANZAKOĞLU Tankut EREN
AEGON EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. PARA PİYASASI LİKİT KAMU EMEKLİLİK YATIRIM FONU FON KURULU FAALİYET RAPORU Bu rapor Aegon Emeklilik ve Hayat A.Ş. Para Piyasası Likit Kamu Emeklilik Yatırım Fonu nun 01.01.2012-31.12.2012 dönemine ilişkin gelişmelerin, Fon Kurulu tarafından hazırlanan faaliyet raporunun, fonun bir önceki dönemle karşılaştırmalı olarak hazırlanmış bağımsız denetimden geçmiş yıllık fon bilanço ve gelir tablolarının, bağımsız denetim raporunun, bilanço tarihi itibariyle fon portföy değeri ve net varlık değeri tablolarının katılımcılara sunulması amacıyla düzenlenmiştir. 2012 yılı içerisinde İçtüzük te ve İzahname de değişiklikler yapılmıştır. Söz konusu değişikliklere Şirketin merkezi, acenteleri ve www.aegon.com.tr sitesinden ulaşılabilir. FON PERFORMANSINA İLİŞKİN BİLGİLER Fon-Performans Ölçütü Karşılaştırmalı Getiri Grafiği: Ekonomik Program: 2011 yılının ilk on ayında 1.7 milyar TL seviyesinde gerçekleşen bütçe açığının 2012 nin aynı döneminde 18.7 milyar TL yi bulması üzerine hükümetten bir dizi gelir artırıcı tedbir geldi. Buna ek olarak özelleştirmeden sağlanan gelirle birlikle bütçe açığının 2012 yılını 33 milyar TL civarında tamamlamasına uygun zemin hazırlandı. Bütçe açığı 2013 yılında da önemli olacak; çünkü bu yıl Hazine nin programına göre iç borç itfası yaklaşık %50 lik bir artış göstererek 48 milyar TL yükselecek. İtfa yükündeki böyle bir artışın iç borçlanma faizi üzerinde baskı kurması mümkün, bu da halihazırda %2.5-3.0 temposunda devam eden büyüme hızının 2013 de %4 temposuna yükselmesinde sınırlayıcı etki yapabilir. Tam bu noktada TCMB nin gevşek ama ihtiyatlı para politikasını sürdürdüğü gözlenmekte. Geçtiğimiz yıl yoğun dış sermaye akımlarının TL de aşırı değerlenme yaratmasına engel olmak ve ekonomik aktivitedeki
yavaşlamanın aşılmasına katkıda bulunmak için O/N Borç Verme faizini 350 baz puan, Efektif Fonlama Faizini de 630baz puan düşüren TCMB, ROK ve zorunlu karşılık oranlarıyla TL deki değerlenme baskısını gidermeye çalıştı. Enflasyonun son 45 yılın dibine gerileyerek 2012 yi %6.16 da kapatması ve sermaye girişlerinin tempo artırması TCMB yi politika faizinde de 25 baz puanlık indirim yapmaya sevk etti. 2013 başlarında politika faizinde izlemede kalacağının sinyalini veren TCMB yeni dönemde TL de %1.5-2.0 lik bir reel değerlenmeyi makul görüyor. Enflasyon: 2011 yılında %10.45 seviyesinde gerçekleşen TÜFE 2012 yılını %6.16 ya gerileyerek kapattı. Söz konusu düşüşte, TL de %8 dolayında gerçekleşen reel değerlenmenin maliyet kanalından sağladığı katkı (ör ÜFE sadece %2.45 arttı), %2.8 oranında gerileyen işlenmemiş gıda fiyatları ve baz etkisi önemli rol oynadı. TCMB 2013 yılında TÜFE yi %5.3 seviyesinde hedeflerken, enflasyonda dalgalanma bandının üst sınırını %6.8 seviyesinde öngörmekte. Enflasyonun seyrinde döviz kuru, gıda ve enerji fiyatlarıyla hükümetin özellikle tütün ve alkollü içeceklerde yapacağı vergi ayarlamaları etkili olacak. Döviz kurunda 2012 dekine benzer bir değerlenmenin ortaya çıkma ihtimali görece zayıfladığından maliyet kanalında TÜFE ye bu yıl benzer bir katkının gelmesi çok kolay değil. İşlenmemiş gıda fiyatlarında da menfi yönde baz etkisi oluştu. Tütün ve alkollü içeceklerde yapılan vergi ayarlamalarının geçmiş enflasyon verilerine dayandırılması enflasyona bir ölçüde atalet vermekte. Global enerji fiyatları ise ekonomik aktivitedeki belirsizlik ve olağanüstü bol likidite nedeniyle tahmini güç bir değişken. Büyüme: 3Ç de %2.6 seviyesinde beklenen GSYİH büyüme oranı %1.6 seviyesinde gelerek sürpriz yaptı. 3Ç büyüme performansı özellikle özel tüketimdeki %0.5 e varan daralmayla şaşırttı, zira öncü göstergeler tüketimin 2Ç den daha iyi olduğuna işaret ediyordu. Özel yatırımlar da %11.1 oranında düşünce iç talep toplamda %1.7 kadar küçüldü. Büyüme yine dış ticaretten (%3.4) katkı geldi. 4Ç deki göstergeler büyümenin bir miktar momentum kazandığına %4.0-4.5 seviyesindeki trend büyüme hızına doğru yaklaştığına işaret etmekte. Eğer gerçekleşme de bu yönde olursa, tüm yıl büyüme hızı %2.9 dolayında gerçekleşebilecek. 2013 de büyüme hızını %4 seviyesinde öngören hükümetin önünde iki büyük risk bulunuyor. Birincisi, global ekonomi ve özellikle dünya ticaret hacmindeki yavaşlama, ikincisi ise jeopolitik riskler. Hedeflere ulaşmada kredi büyümesi etkili olacak. TCMB finansal istikrarı koruma adına 2013 de kredi artışını %15 seviyesinde tutmayı hedefliyor. Sabit Getirili Piyasalar: Benchmark kağıdın faizi 2011 yılını %11.48 bileşik seviyelerinden kapattıktan sonra ciddi bir gevşeme ile 2012 yıl sonunda %5.66 düzeyine geriledi. Merkez Bankası nın piyasa fonlamasını rahatlatması, enflasyon korkusunun azalması ile birlikte politika faizinde indirim beklentisi, tahvil ve bono piyasasından alım ağırlığını artırdı. Özellikle yabancı yatırımcıların portföy yatırımı girişleri ile tahvil ve bono piyasasında aktif oldukları ve paylarını sürekli arttırdıkları izlendi. Aralık ayından itibaren ise Merkez Bankası nın 2013 yılı para ve kur politikası toplantısının etkileri hissedildi. Merkez Bankası nın beklenilenin aksine 2013 yılında sıkı ve kontrollü bir para politika izleyeceği sinyali, tahvil ve bono piyasasında satış baskısı getirdi. Yılın ilk yarısında Hazine nin borçlanma ihtiyacının yükselecek olması, satış baskınını diğer bir nedeni idi. Bu gelişme ile benchmark kağıdın faizi yılı %6 düzeyinin üzerinde kapadı. Hisse Senedi Piyasası: İMKB-100 Endeksi 2012 yılına 51.566 puandan başladı ve yılı 78.208 puandan kapadı. Endeksin yıllık kazancı %52,55 gibi çok yüksek bir seviyede gerçekleşti. Böylece TL bazında İMKB-100 endeksi tüm zamanlardaki en yüksek seviyesine bu yıl içinde ulaşmış oldu. Fitch Rating kuruşundan gelen Yatırım Yapılabilir Ülke Notu artışı ile yabancı fonların, yatırımcıların Türkiye ye ilgisinin giderek artması ve global likidite bolluğu bu rekorun kırılmasında önemli bir yer aldı. Yıl sonuna doğru ABD nin mali uçuruma çözüm arayışları konusunda Demokratlar ve Cumhuriyetçiler arasında sert tartışmalara sebep olacağı beklentisi global piyasaları oldukça tedirgin etti. Dolayısı ile yılın son çeyreği uluslararası piyasalarda risk iştihanın azaldığı bir dönem oldu. İçeride ise durum farklı idi. Tüm 2012 yılı boyunca gelen ekonomik verilerin büyümede yumuşak iniş senaryolarını desteklemesi ve ikinci bir rating
kuruluşu tarafından yatırım yapılabilir ülke statüsüne yükseltilme beklentisi, TL cinsi riskli varlıklara olan iştahı arttırdı. Döviz Piyasaları: Merkez Bankası nın 2013 yılı para ve kur politikası toplantısı, TL nin seyri açısından önemli ipuçları verdi. Merkez bankası, reel efektif kurun yıllık bazda %1.5-2 civarında değerlenmesinde bir sorun görmüyor. Özetle reel efektif kurun 120 civarında olmasında bir sorun yok. Ancak 125-130 seviyelerine hareket edilmesi halinde, yani TL nin diğer para birimleri karşısında değer kazanımlarının hızlanması halinde politika araçları ile müdahale edeceğini söyledi. İhracat pazarlarında rekabet bu anlamda önem taşıyor. 2012 yıl sonu Dolar alış kuru 1,7826 TL, Euro alış kuru 2,3517 TL olmuştur. IMKB 100 endeksi, yılı %52,55 artışla 78.208 puan seviyesinden kapatmış ve gösterge tahvil bileşik faizi %6,15 olarak gerçekleşmiştir. 2012 yılında fon portföyünün ortalama %29,85 i Hazine Bonosu ve Devlet Tahvilinde, %53,63 ü Ters Repoda, %0,06 sı BPP da, %1,42 si ÖST de ve %15,04 ü Vadeli Mevduat ta değerlendirilmiştir. Kıvanç MANZAKOĞLU Tankut EREN
AEGON EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. GELİR AMAÇLI ULUSLARARASI BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU FON KURULU FAALİYET RAPORU Bu rapor Aegon Emeklilik ve Hayat A.Ş. Gelir Amaçlı Uluslararası Borçlanma Araçları Emeklilik Yatırım Fonu nun 01.01.2012-31.12.2012 dönemine ilişkin gelişmelerin, Fon Kurulu tarafından hazırlanan faaliyet raporunun, fonun bir önceki dönemle karşılaştırmalı olarak hazırlanmış bağımsız denetimden geçmiş yıllık fon bilanço ve gelir tablolarının, bağımsız denetim raporunun, bilanço tarihi itibariyle fon portföy değeri ve net varlık değeri tablolarının katılımcılara sunulması amacıyla düzenlenmiştir. 2012 yılı içerisinde İçtüzük te ve İzahname de değişiklikler yapılmıştır. Söz konusu değişikliklere Şirketin merkezi, acenteleri ve www.aegon.com.tr sitesinden ulaşılabilir. FON PERFORMANSINA İLİŞKİN BİLGİLER Fon-Performans Ölçütü Karşılaştırmalı Getiri Grafiği: Ekonomik Program: 2011 yılının ilk on ayında 1.7 milyar TL seviyesinde gerçekleşen bütçe açığının 2012 nin aynı döneminde 18.7 milyar TL yi bulması üzerine hükümetten bir dizi gelir artırıcı tedbir geldi. Buna ek olarak özelleştirmeden sağlanan gelirle birlikle bütçe açığının 2012 yılını 33 milyar TL civarında tamamlamasına uygun zemin hazırlandı. Bütçe açığı 2013 yılında da önemli olacak; çünkü bu yıl Hazine nin programına göre iç borç itfası yaklaşık %50 lik bir artış göstererek 48 milyar TL yükselecek. İtfa yükündeki böyle bir artışın iç borçlanma faizi üzerinde baskı kurması mümkün, bu da halihazırda %2.5-3.0 temposunda devam eden büyüme hızının
2013 de %4 temposuna yükselmesinde sınırlayıcı etki yapabilir. Tam bu noktada TCMB nin gevşek ama ihtiyatlı para politikasını sürdürdüğü gözlenmekte. Geçtiğimiz yıl yoğun dış sermaye akımlarının TL de aşırı değerlenme yaratmasına engel olmak ve ekonomik aktivitedeki yavaşlamanın aşılmasına katkıda bulunmak için O/N Borç Verme faizini 350 baz puan, Efektif Fonlama Faizini de 630baz puan düşüren TCMB, ROK ve zorunlu karşılık oranlarıyla TL deki değerlenme baskısını gidermeye çalıştı. Enflasyonun son 45 yılın dibine gerileyerek 2012 yi %6.16 da kapatması ve sermaye girişlerinin tempo artırması TCMB yi politika faizinde de 25 baz puanlık indirim yapmaya sevk etti. 2013 başlarında politika faizinde izlemede kalacağının sinyalini veren TCMB yeni dönemde TL de %1.5-2.0 lik bir reel değerlenmeyi makul görüyor. Enflasyon: 2011 yılında %10.45 seviyesinde gerçekleşen TÜFE 2012 yılını %6.16 ya gerileyerek kapattı. Söz konusu düşüşte, TL de %8 dolayında gerçekleşen reel değerlenmenin maliyet kanalından sağladığı katkı (ör ÜFE sadece %2.45 arttı), %2.8 oranında gerileyen işlenmemiş gıda fiyatları ve baz etkisi önemli rol oynadı. TCMB 2013 yılında TÜFE yi %5.3 seviyesinde hedeflerken, enflasyonda dalgalanma bandının üst sınırını %6.8 seviyesinde öngörmekte. Enflasyonun seyrinde döviz kuru, gıda ve enerji fiyatlarıyla hükümetin özellikle tütün ve alkollü içeceklerde yapacağı vergi ayarlamaları etkili olacak. Döviz kurunda 2012 dekine benzer bir değerlenmenin ortaya çıkma ihtimali görece zayıfladığından maliyet kanalında TÜFE ye bu yıl benzer bir katkının gelmesi çok kolay değil. İşlenmemiş gıda fiyatlarında da menfi yönde baz etkisi oluştu. Tütün ve alkollü içeceklerde yapılan vergi ayarlamalarının geçmiş enflasyon verilerine dayandırılması enflasyona bir ölçüde atalet vermekte. Global enerji fiyatları ise ekonomik aktivitedeki belirsizlik ve olağanüstü bol likidite nedeniyle tahmini güç bir değişken. Büyüme: 3Ç de %2.6 seviyesinde beklenen GSYİH büyüme oranı %1.6 seviyesinde gelerek sürpriz yaptı. 3Ç büyüme performansı özellikle özel tüketimdeki %0.5 e varan daralmayla şaşırttı, zira öncü göstergeler tüketimin 2Ç den daha iyi olduğuna işaret ediyordu. Özel yatırımlar da %11.1 oranında düşünce iç talep toplamda %1.7 kadar küçüldü. Büyüme yine dış ticaretten (%3.4) katkı geldi. 4Ç deki göstergeler büyümenin bir miktar momentum kazandığına %4.0-4.5 seviyesindeki trend büyüme hızına doğru yaklaştığına işaret etmekte. Eğer gerçekleşme de bu yönde olursa, tüm yıl büyüme hızı %2.9 dolayında gerçekleşebilecek. 2013 de büyüme hızını %4 seviyesinde öngören hükümetin önünde iki büyük risk bulunuyor. Birincisi, global ekonomi ve özellikle dünya ticaret hacmindeki yavaşlama, ikincisi ise jeopolitik riskler. Hedeflere ulaşmada kredi büyümesi etkili olacak. TCMB finansal istikrarı koruma adına 2013 de kredi artışını %15 seviyesinde tutmayı hedefliyor. Sabit Getirili Piyasalar: Benchmark kağıdın faizi 2011 yılını %11.48 bileşik seviyelerinden kapattıktan sonra ciddi bir gevşeme ile 2012 yıl sonunda %5.66 düzeyine geriledi. Merkez Bankası nın piyasa fonlamasını rahatlatması, enflasyon korkusunun azalması ile birlikte politika faizinde indirim beklentisi, tahvil ve bono piyasasından alım ağırlığını artırdı. Özellikle yabancı yatırımcıların portföy yatırımı girişleri ile tahvil ve bono piyasasında aktif oldukları ve paylarını sürekli arttırdıkları izlendi. Aralık ayından itibaren ise Merkez Bankası nın 2013 yılı para ve kur politikası toplantısının etkileri hissedildi. Merkez Bankası nın beklenilenin aksine 2013 yılında sıkı ve kontrollü bir para politika izleyeceği sinyali, tahvil ve bono piyasasında satış baskısı getirdi. Yılın ilk yarısında Hazine nin borçlanma ihtiyacının yükselecek olması, satış baskınını diğer bir nedeni idi. Bu gelişme ile benchmark kağıdın faizi yılı %6 düzeyinin üzerinde kapadı. Hisse Senedi Piyasası: İMKB-100 Endeksi 2012 yılına 51.566 puandan başladı ve yılı 78.208 puandan kapadı. Endeksin yıllık kazancı %52,55 gibi çok yüksek bir seviyede gerçekleşti. Böylece TL bazında İMKB-100 endeksi tüm zamanlardaki en yüksek seviyesine bu yıl içinde ulaşmış oldu. Fitch Rating kuruşundan gelen Yatırım Yapılabilir Ülke Notu artışı ile yabancı fonların, yatırımcıların Türkiye ye ilgisinin giderek artması ve global likidite bolluğu bu rekorun kırılmasında önemli bir yer aldı. Yıl sonuna doğru ABD nin mali uçuruma çözüm arayışları konusunda Demokratlar ve Cumhuriyetçiler arasında sert tartışmalara sebep olacağı beklentisi
global piyasaları oldukça tedirgin etti. Dolayısı ile yılın son çeyreği uluslararası piyasalarda risk iştihanın azaldığı bir dönem oldu. İçeride ise durum farklı idi. Tüm 2012 yılı boyunca gelen ekonomik verilerin büyümede yumuşak iniş senaryolarını desteklemesi ve ikinci bir rating kuruluşu tarafından yatırım yapılabilir ülke statüsüne yükseltilme beklentisi, TL cinsi riskli varlıklara olan iştahı arttırdı. Döviz Piyasaları: Merkez Bankası nın 2013 yılı para ve kur politikası toplantısı, TL nin seyri açısından önemli ipuçları verdi. Merkez bankası, reel efektif kurun yıllık bazda %1.5-2 civarında değerlenmesinde bir sorun görmüyor. Özetle reel efektif kurun 120 civarında olmasında bir sorun yok. Ancak 125-130 seviyelerine hareket edilmesi halinde, yani TL nin diğer para birimleri karşısında değer kazanımlarının hızlanması halinde politika araçları ile müdahale edeceğini söyledi. İhracat pazarlarında rekabet bu anlamda önem taşıyor. 2012 yıl sonu Dolar alış kuru 1,7826 TL, Euro alış kuru 2,3517 TL olmuştur. IMKB 100 endeksi, yılı %52,55 artışla 78.208 puan seviyesinden kapatmış ve gösterge tahvil bileşik faizi %6,15 olarak gerçekleşmiştir. 2012 yılında fon portföyünün ortalama %90,80 i Yabancı Borçlanma Senetlerinde, %0,05 i Borsa Para Piyasası nda ve %9,15 i Ters Repoda değerlendirilmiştir. Kıvanç MANZAKOĞLU Tankut EREN
AEGON HAYAT VE EMEKLİLİK A.Ş. ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU FON KURULU FAALİYET RAPORU Bu rapor Aegon Emeklilik ve Hayat A.Ş. Esnek Emeklilik Yatırım Fonu nun 01.01.2012-31.12.2012 dönemine ilişkin gelişmelerin, Fon Kurulu tarafından hazırlanan faaliyet raporunun, fonun bir önceki dönemle karşılaştırmalı olarak hazırlanmış bağımsız denetimden geçmiş yıllık fon bilanço ve gelir tablolarının, bağımsız denetim raporunun, bilanço tarihi itibariyle fon portföy değeri ve net varlık değeri tablolarının katılımcılara sunulması amacıyla düzenlenmiştir. 2012 yılı içerisinde İçtüzük te ve İzahname de değişiklikler yapılmamıştır. Fonun İçtüzük, izahname ve tanıtım Formu ve diğer dökümanlara Şirketin merkezi, acenteleri ve www.aegon.com.tr sitesinden ulaşılabilir. FON PERFORMANSINA İLİŞKİN BİLGİLER Fonun yönetim stratejisinin karşılaştırma ölçütü kullanmaya elverişli olmaması nedeniyle karşılaştırma ölçütü belirlenmemiştir. Ekonomik Program: 2011 yılının ilk on ayında 1.7 milyar TL seviyesinde gerçekleşen bütçe açığının 2012 nin aynı döneminde 18.7 milyar TL yi bulması üzerine hükümetten bir dizi gelir artırıcı tedbir geldi. Buna ek olarak özelleştirmeden sağlanan gelirle birlikle bütçe açığının 2012 yılını 33 milyar TL civarında tamamlamasına uygun zemin hazırlandı. Bütçe açığı 2013 yılında da önemli olacak; çünkü bu yıl Hazine nin programına göre iç borç itfası yaklaşık %50 lik bir artış göstererek 48 milyar TL yükselecek. İtfa yükündeki böyle bir artışın iç borçlanma faizi üzerinde baskı kurması mümkün, bu da halihazırda %2.5-3.0 temposunda devam eden büyüme hızının 2013 de %4 temposuna yükselmesinde sınırlayıcı etki yapabilir. Tam bu noktada TCMB nin gevşek ama ihtiyatlı para politikasını sürdürdüğü gözlenmekte. Geçtiğimiz yıl yoğun dış sermaye akımlarının TL de aşırı değerlenme yaratmasına engel olmak ve ekonomik aktivitedeki yavaşlamanın aşılmasına katkıda bulunmak için O/N Borç Verme faizini 350 baz puan, Efektif Fonlama Faizini de 630baz puan düşüren TCMB, ROK ve zorunlu karşılık oranlarıyla TL deki değerlenme baskısını gidermeye çalıştı. Enflasyonun son 45 yılın dibine gerileyerek 2012 yi %6.16 da kapatması ve sermaye girişlerinin tempo artırması TCMB yi politika faizinde de 25 baz puanlık indirim yapmaya sevk etti. 2013 başlarında politika faizinde izlemede kalacağının sinyalini veren TCMB yeni dönemde TL de %1.5-2.0 lik bir reel değerlenmeyi makul görüyor. Enflasyon: 2011 yılında %10.45 seviyesinde gerçekleşen TÜFE 2012 yılını %6.16 ya gerileyerek kapattı. Söz konusu düşüşte, TL de %8 dolayında gerçekleşen reel değerlenmenin maliyet kanalından sağladığı katkı (ör ÜFE sadece %2.45 arttı), %2.8 oranında gerileyen işlenmemiş gıda fiyatları ve baz etkisi önemli rol oynadı. TCMB 2013 yılında TÜFE yi %5.3 seviyesinde hedeflerken, enflasyonda dalgalanma bandının üst sınırını %6.8 seviyesinde öngörmekte. Enflasyonun seyrinde döviz kuru, gıda ve enerji fiyatlarıyla hükümetin özellikle tütün ve alkollü içeceklerde yapacağı vergi ayarlamaları etkili olacak. Döviz kurunda 2012 dekine benzer bir değerlenmenin ortaya çıkma ihtimali görece zayıfladığından maliyet kanalında TÜFE ye bu yıl benzer bir katkının gelmesi çok kolay değil. İşlenmemiş gıda fiyatlarında da menfi yönde baz etkisi oluştu. Tütün ve alkollü içeceklerde yapılan vergi
ayarlamalarının geçmiş enflasyon verilerine dayandırılması enflasyona bir ölçüde atalet vermekte. Global enerji fiyatları ise ekonomik aktivitedeki belirsizlik ve olağanüstü bol likidite nedeniyle tahmini güç bir değişken. Büyüme: 3Ç de %2.6 seviyesinde beklenen GSYİH büyüme oranı %1.6 seviyesinde gelerek sürpriz yaptı. 3Ç büyüme performansı özellikle özel tüketimdeki %0.5 e varan daralmayla şaşırttı, zira öncü göstergeler tüketimin 2Ç den daha iyi olduğuna işaret ediyordu. Özel yatırımlar da %11.1 oranında düşünce iç talep toplamda %1.7 kadar küçüldü. Büyüme yine dış ticaretten (%3.4) katkı geldi. 4Ç deki göstergeler büyümenin bir miktar momentum kazandığına %4.0-4.5 seviyesindeki trend büyüme hızına doğru yaklaştığına işaret etmekte. Eğer gerçekleşme de bu yönde olursa, tüm yıl büyüme hızı %2.9 dolayında gerçekleşebilecek. 2013 de büyüme hızını %4 seviyesinde öngören hükümetin önünde iki büyük risk bulunuyor. Birincisi, global ekonomi ve özellikle dünya ticaret hacmindeki yavaşlama, ikincisi ise jeopolitik riskler. Hedeflere ulaşmada kredi büyümesi etkili olacak. TCMB finansal istikrarı koruma adına 2013 de kredi artışını %15 seviyesinde tutmayı hedefliyor. Sabit Getirili Piyasalar: Benchmark kağıdın faizi 2011 yılını %11.48 bileşik seviyelerinden kapattıktan sonra ciddi bir gevşeme ile 2012 yıl sonunda %5.66 düzeyine geriledi. Merkez Bankası nın piyasa fonlamasını rahatlatması, enflasyon korkusunun azalması ile birlikte politika faizinde indirim beklentisi, tahvil ve bono piyasasından alım ağırlığını artırdı. Özellikle yabancı yatırımcıların portföy yatırımı girişleri ile tahvil ve bono piyasasında aktif oldukları ve paylarını sürekli arttırdıkları izlendi. Aralık ayından itibaren ise Merkez Bankası nın 2013 yılı para ve kur politikası toplantısının etkileri hissedildi. Merkez Bankası nın beklenilenin aksine 2013 yılında sıkı ve kontrollü bir para politika izleyeceği sinyali, tahvil ve bono piyasasında satış baskısı getirdi. Yılın ilk yarısında Hazine nin borçlanma ihtiyacının yükselecek olması, satış baskınını diğer bir nedeni idi. Bu gelişme ile benchmark kağıdın faizi yılı %6 düzeyinin üzerinde kapadı. Hisse Senedi Piyasası: İMKB-100 Endeksi 2012 yılına 51.566 puandan başladı ve yılı 78.208 puandan kapadı. Endeksin yıllık kazancı %52,55 gibi çok yüksek bir seviyede gerçekleşti. Böylece TL bazında İMKB-100 endeksi tüm zamanlardaki en yüksek seviyesine bu yıl içinde ulaşmış oldu. Fitch Rating kuruşundan gelen Yatırım Yapılabilir Ülke Notu artışı ile yabancı fonların, yatırımcıların Türkiye ye ilgisinin giderek artması ve global likidite bolluğu bu rekorun kırılmasında önemli bir yer aldı. Yıl sonuna doğru ABD nin mali uçuruma çözüm arayışları konusunda Demokratlar ve Cumhuriyetçiler arasında sert tartışmalara sebep olacağı beklentisi global piyasaları oldukça tedirgin etti. Dolayısı ile yılın son çeyreği uluslararası piyasalarda risk iştihanın azaldığı bir dönem oldu. İçeride ise durum farklı idi. Tüm 2012 yılı boyunca gelen ekonomik verilerin büyümede yumuşak iniş senaryolarını desteklemesi ve ikinci bir rating kuruluşu tarafından yatırım yapılabilir ülke statüsüne yükseltilme beklentisi, TL cinsi riskli varlıklara olan iştahı arttırdı. Döviz Piyasaları: Merkez Bankası nın 2013 yılı para ve kur politikası toplantısı, TL nin seyri açısından önemli ipuçları verdi. Merkez bankası, reel efektif kurun yıllık bazda %1.5-2 civarında değerlenmesinde bir sorun görmüyor. Özetle reel efektif kurun 120 civarında olmasında bir sorun yok. Ancak 125-130 seviyelerine hareket edilmesi halinde, yani TL nin diğer para birimleri karşısında değer kazanımlarının hızlanması halinde politika araçları ile müdahale edeceğini söyledi. İhracat pazarlarında rekabet bu anlamda önem taşıyor. Piyasa koşullarında oluşan farklılıklara göre portföydeki yatırım araçlarının ağırlığı, bir grup artarken diğeri azaltılmak suretiyle dengelenerek fonun getiri ve risk oranı kontrol altında tutulmuştur. 2012 yıl sonu Dolar alış kuru 1,7826 TL, Euro alış kuru 2,3517 TL olmuştur. IMKB 100 endeksi, yılı %52,55 artışla 78.208 puan seviyesinden kapatmış ve gösterge tahvil bileşik faizi %6,15 olarak gerçekleşmiştir.
2012 yılında fon portföyünün ortalama %21,73 ü Hisse Senedinde, %0,04 ü Borsa Para Piyasası nda ve %78,23 ü Ters Repo da değerlendirilmiştir. Kıvanç MANZAKOĞLU Tankut EREN