İSTANBUL TİCARET ODASI

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "İSTANBUL TİCARET ODASI"

Transkript

1

2 ~Proje Tasorun ve Resiınlen1e"'~ Rıza Himnıeti ~Metin Yazarı ~ Gülçin Tunalı Koç %Pedagojİk İnceleme ve Etkinlikler% Özlem Mumcuoğlu ~Editör'% Dr. Melike Günyüz %Redaksigon~ Sevim Sançam Zeynep Gülsünı Sağlam %Grafik Uygulama% Ayşe Adaş Fcthiye Akgül İSTANBUL TİCARET ODASI YAYlN NO: İSTANBUL, 2011

3 Copyright İTO (İstanbul Ticaret Odası) Tüm haklar saklıdır. Bu yayının hiçbir bölümü, yazarın ve İTO'nun önceden yazılı izni olmaksızın mekanik olarak, fotokopi yoluyla veya herhangi bir şekilde çoğaltılamaz. Eserin bazı bölümleri veya paragrafları, sadece araştırma veya özel çalışmalar amacıyla, yazarın adı ve İTO belirtilmek suretiyle kullanılabilir. ISBN (Basılı) ISBN (Elektronik) İTO ÇAGRI MERKEZi Tel: (212) 444 O 486 İTO yayınları için ayrıntılı bilgi Bilgi ve Doküman Yönetimi Şubesi Dokümantasyon Servisi'nden alınabilir. Tel : (212) Faks : (212) E-posta : İnternet : Odamız yayınlarına tam metin ve ücretsiz olarak internetten ulaşabilirsiniz. Baskı- Cilt Altınoluk Yayın Sanayi A.Ş. Tel: (212) Faks: (212) com www. erkammatbaasi. com

4 İÇİNDEKİLER TAKDİM... 4 TİCARETİN EFSANESi Yol Arkadaşları Tarihten Gelen Adam O ipeği Keşfeden Prenses Çölde Kavalamaca Rasathanenin Açılışı Hangisi Gerçek Prenses? Gemide Bir Ma9mun Gondolda İki Çocuk Yuva!:Ja Dönüş ETKİNLİKLER r-'\~0?: ; ~~,...:.A v <!-.;i, ~~ } Ir;.:..) -{c; "".;<..t-.j'... ~k.~~ -

5 TAKDİM "Ticaret uçan kuşa ne çok benzer" der İslam bilgini Hariri. Böylece ticaretin, belirli bir yere hapsedilemeyeceğini, tıpkı bir kuş gibi bir yerden diğer yere gitmeye yazgılı olduğunu ve sınır anlatır. H akikaten de öyledir. Ticaret, dinamik tanımayan yapısı ile uzakları yakın eder. Gittiği her yere hareketlilik getirir. Bu hareketlilik sayesinde farklı kültür ve ülkeler birbirine daha da yakınlaşır. barışı tesis eden bir yönü vardır. Dolayısıyla ticaretin Bugünün çocukları, ticaretin gelecekteki aktörleridir. Onlar, ticaretin temel ilkelerini ne kadar doğru bir şekilde hayat Iarına sakariarsa gelecekteki ticareti de o kadar doğru inşa edeceklerdir. Elbette bunu sağlamanın yolu, eğitimdir. Ticareti, çocukların gözünde "para, mal, fiyat, indirim, alışveriş"ten ibaret olmaktan çıkartmaktır. Çocuklarımız "ticaretin nasıl ortaya çıktığını, ticaret ahlakını, dürüstlüğü, tüketici haklarını, kaliteli üretimi" bugünden

6 öğrenip ha9atlarına U!:Jgula!:Jabilmeliler. Yine çocuklarımız günlük ha9atlarında kullandıkları her ürünün bir hikô9esi olduğunu, o nesnelerin bü!:jük bir emek sonucu üretildiğini öğrenmeliler. Bunları öğrendiklerinde, üretmenin ne kadar kutsal, ticaretin de ne kadar zevkli olduğunu fark edeceklerdir. İşte Türki9e'nin en bü!:jük odası olarak biz, bu alanda da bir proje9i ha9ata geçirmek istedik. Hazırladığımız bu resimli kitap, çocukların ticarete bakışını şekillendirecek, onlara geleceğin işadamı ve üreticileri olarak bir viz9on kazandıracak, hepsinden de önemlisi çevrelerine farklı bir gözle bakmalarını sağla!:jacak. Akıcı ö!:jküsü ve zengin görsellerinin 9anı sıra eğlenceli, merak u9andıran karikatür, etkinlik ve bulmacaları ile de kitabın interaktif bir kurgu9a sahip olması gözetildi. A9rıca sorularla başlıklar oluşturulup çocukların konu hakkında düşünmesi ve farklı 9öntemlerle cevaplara ulaşması amaçlandı ılının bü9ük Türk Se99ah Evli9a Çelebi 9ılı olması sebebi9le kitabımızın çocuk kahramanlarının rehberi de Evli!:Ja Çelebi oldu. Bö9lece geçmişten bugüne ticareti ve ticaret tarihini öğrenirken bü!:jük gezgin Evli9a'nın da dene9iminden istifade edildi. Çocuklar kadar bü!:jüklerin de ilgisini çekecek bu resimli kitabın tüm öğrencilerimize ve çocuklarımıza ha9ırlı olmasını, onlara ticareti sevdirmesini dili9orum. Çizerinden metin!:jazarına kadar bu çalışmada emeği geçeniere en samimi teşekkürlerimi sunu9orum. - Saygılarımla Dr. Murat YALÇINTAŞ İTO Yönetim Kurulu Başkanı 1 1

7

8 YOL ARKADAŞLARI YASEMİN Prenses gibidir. İnanma!:Jan Bağdat'taki maceralarını okusun. Can'a hep itiraz eder, akıl küpüdür! Annesini özler. N arin olmasına narindir fakat zorluklarla mücadele etmesini de İ!:Jİ bilir. CAN Rahmetli dedesini çok sever. Onun gibi olmak ister ama aslında bü!:jü!:jünce ne olacağına henüz karar verememiş tir. Hatta Çin' de bir ara zoolog olma!:jı bile düşünmüştür! Y asemin'i istemeden kızdırır. Zekidir ama çalışkan değildir, onca!:]olculuktan sonra çalışkan olması gerektiğini öğrenmiştir bence. Ya sizce? EVLİYA ÇELEBİ ( ) Se!:]ahatname "!:)azarı, Avustur!:ıa'dan lrak'a kadar Osmanlı topraklarında Se"!:)ahat etmiş, gördüklerini ve du!:]duklarını ka"!:]detmiş ünlü se!:]!:]ah. Siz de!:]in çok şakacı ben di!:le!:jim fazla akıllı, tatlı dilli mi tatlı dilli, işte bizim Evli!:]a Çelebi! Bazen çok konuşur, çenesi düşer ama hep fa!:)dalı şe!:]ler sö!:]ler 'in UNESCO Evli!:Ja Çelebi!:]ılı olduğunu du!:]duğunda bildiği bütün dillerde!:]etkililere teşekkür edip durmuştur! ZHENG HE (Cen Hı) ( ) Çinli denizci, amiral. Sumatra, Malaka, Cava adası, Ta!:]van, Güne!:] Afrika'nın kôşifi. Evli!:]a'nın tam zıttıdır. Çok ciddi bir amir al dir. Onca denizler aşmış, gözü pek bir!:]iğittir. Tuktukçularla İ!:Jİ pazarlık eder, karizmatiktir. (*) (*) karizmatik: Etkile~ici. l 1

9 İBN-İ BATUTA ( ) Rıhle adlı Seyahatnamenin yazarı, Kuzey Afrikalı seyyah. Hindistan, Çin, Anadolu, Kuzey Afrika, Hicaz görüp kaydettiği yerlerdendir. Kat ettiği yol 121,000 kın'yi bulur. Çok iyidir, yufka yüreklidir. Ufacık tefecik görünür ama öyle cesurdur, Ö!:Jle cesurdur ki haramilerden hiç korkmaz. İstanbul'u Fatih Sultan Mehmet'ten önce görmüştür. Şampuana alerjisi vardır. Nasir Hüsrev GUBADİYANİ ( ) Sefername'nin yazarı. Gazneli Sultan Mahmut'un sarayında bulundu. Mısır'dan, Kudüs'e birçok!]eri gezdi. Selçuklu Sultanı Tuğrul Bey'in hizmetinde çalıştı. Bir kere şairdir, matematikçidir, filozoftur ve daha neler nelerdir! Bizi ilgilendiren yönü, seyyah olmasıdır. İBN-İ FADLAN (10. güzgıl) Abbasi halifesi tarafından Bağdat'tan elçi olarak 921 senesinde Volga Bulgadarına gönderilmiştir. Gördüklerini anlattığı eseri Zeki V elidi Togan tarafından bulunmuştur. Vikinglerin gerçek olduğunu ispatlayan kişidir. Ta nerelerden nerelerden Bağdat illerinden Rusya'ya çıkmıştır. Tonton diye bir fıli, şaşırmayın sakın, bir de piresi vardır! ı \

10 MA GELLAN (MACELLAN) ( ) PortekizE denizci ve kô.şif Atlantik'ten Pasifik Okyanusu'na geçmiştir. Filipinler' de ölmüştür. Gemisi beşiğe benzer. Bizimkileri sallayıp durmuştur. Fırtınalan şıp diye tanır. Ne zaman kopacaklar ne zaman bitecekler hemencecik anlar. Sadece Güney Amerika'nın kô.şifi değil firtınaları tahmin etme konusunda tam bir uzmandır.,. \ MARCO POLO (MARKO POLO) ( ) Venedikli tüccar ve seyyah. Il Milione kitabı A vrupalılara, Orta Asya'yı ve Çin'i tanıtmıştır. Doğuştan tüccardır. Küçüklüğünde ticarete başlamıştır. Kubilay Han'ı görmüştür, kô.ğıt parayı orada öğrenip Avrupa'ya getirmiştir. Memleketi Venedik'i çok sever. Hayatında hiç gondoldan düşmemiştir. I; URAK Evliya Çelebi'nin acayip mi acayip motosikletidir. En maceraperest araç odur! Üzerinde dünyanın her yerinden amblemler vardır. Hemen her şeye dönüşebilir. Eee bizimkileri kurtarmak, onun esaslı vazifesidir! --_"ij /Cr ;

11 "Can! Can! Hey sana sesleniyorum duymuyor musun beni?" Can hiçbir şey duymuyor, büyülenmiş gibi etrafına bakıyordu. Renkler, kokular, şekiller... Çeşit çeşit lo kumlar, tavandan sarkan kurutulmuş sebzeler, keskin kahve kokuları... Mısır Çarşısı'nı küçüklüğünden beri ne kadar çok sevdiğini Yasemin' e şimdi nasıl anlatsın! Hem zaten Yasemin, Can'ın dedesinin burada dükkanının ve onu nasıl da özlediğini çok iyi biliyordu. "Can!" "Y usemin duydum seni, tamam." olduğunu "Nasıl tamam? Çıkıyoruz görmüyor musun? Ne buluyorsun burada bilmiyorum ki! Her hafta, her hafta! Anladık

12 rahmetli dedenin dükkô.nı varmış. Benim dedeminki de Tahtakale' de!:] di ne!:japalım? Hiç kimse kalmadı içeride b aks ana. Kapatılacak az sonra, hadi!" Can tam a!:jaklarını isteme!:je isteme!:je sürükleme!:]e başlamıştı ki birden durdu. Geçen hafta tam burada gördüğü o ilginç adam!:jine karşısında!:jdı işte! Y asemin'i dürttü. "Yasemin bak bak! Şu tarih kitaplarından fırlamış gibi duran adamı gördün mü? Bili!:Jor musun ben onu en son geldiğimde de fark etmiştim. Görevli falan mı acaba?" Yasemin, Can'ın işaret ettiği!:]ere boş boş baktı. İ!:]ice sabırsızlanmıştı. "İ!:Jİ misin Can? Ben gidi!:jorum! O kadar kendinden geçtin ki ha!:jal görıne!:je başladın!" Şaşırma sırası bu defa Can'da!:Jdı: "Ne ha!:jali Yasemin? İşte bak orada..." derken Yasemin'in gerçekten de o gizemli adamı görmediğini anladı. O anda kalbi küt küt atma!:ja başladı. Yasemin hışımla çıkışa doğru!:]önelmişti ki adam gülümse!:jerek Can' a gel işareti "Ben mi?"!:]aptı. Başını sallı!:jordu ha!:jalde!:jmiş Tatlı tatlı ba!:j gizem. Can!:)Utkundu, sanki bir gibi ağır ağır adama doğru ilerleme!:je başladı. gülümsü!:jordu adam. "Ne o bir merhaba!:]ok mu?" Can, şaşırıp kalmıştı. Ne demesi gerektiğini kestiremi!:jordu. Sonunda konuşabildi: "Merhaba! Siz de kimsiniz bö!:jle!" 1

13 Karşısındaki sempatik adam sağ elini göğsüne koyup hafifçe eğilerek karşılık verdi: "Tanıtayım kendimi, bendeniz seyyah-ı fakir(l) Evliya Ç e ı e b.,, ı. "Bizim bildiğimiz Evliya Çelebi mi?" "Tabii ya. Dünyada benden daha ünlü bir Evliya Çelebi mi var?" Can, şaşkınlık içinde elini başına attı. Bir yandan sıcak hava, bir yandan keskin kokular, bir yandan gördüğü hayal. Zihni ile duyulan arasında sıkışıp kaldığını hissediyor, kalbi daralacak gibi oluyordu. "Hey küçük!" dedi Evliya Çelebi. "Bu kadar şaşıracak ne var? Günlerdir ödevin için hazırlanıp karşındayım. Karşısındakinin N e soracaksın bakalım?" duruy ord un. İşte rahat tavn, güven verici konuşması Can'ı bir parça olsun sakinleştirmişti. Ama yine de ağzından tek kelime çıkmıyordu. Başını kaşıyıp duruyordu. "Anlaşılan sen konuşmayacaksın. Dünyayı ne kadar merak ettiğini biliyorum. Ticaretle( 2 ) ilgili kafanda sorulann olduğunu da biliyorum. Şu an sadece sana görünüyorum. Aslında sana, geleceğine yönelik yol gösteren biriyim, geçmişten geleceğe biri." Can nasıl yani der gibi adama bakakalmıştı. İster istemez, "Yok artık!" dedi. Oysa kendini Evliya Çelebi olarak tanıtan değişik adam, gözünde ışıltılada Can'a gülümseyip duruyordu. (l) seyyah-ı fakir: Fakir gezgin. ( 2 ) ticaret: Ürün, mal vb. her şeyin alım satımı.

14 "İ!:]i de... " di!:]e sonunda itiraz etti Can. "Bana nasıl!:]ol ""' göstereceksin ki? Hangi!:]Olu göstereceksin?" "Aaa! Sürpriz!" Can iki arada bir derede kalmıştı. Başını kaşı9or, ellerini ceplerine sokup çıkartı!:]or, anlamsızca saatine bakıp duru!:]ordu. Tam bu sıraday usemin'in başı tekrar göründü. "Can! Otobüs kalkmak üzere!" "Otobüs de ne?" di!:]e geçirdi içinden Can. Unutmuştu bile okuldan bura!::ja, İstanbul ilgili gözlem!:]apma!::jg geldiklerini. dersi için, ticaret ha!:]atı!:]la "Can i!:]i misin?" di!:] erek!:]gnına geldi Yasemin. Endişelenmişti arkadaşı için. Yüzün e dikkatlice baktı. "Gözlerin bir aca!:]ip! Ateşin mi var senin?" Evli!:]a Çelebi, Can'ın alnına elini ko!:]up ateşini kontrol etti bunun üzerine. "Yok ateşin." di!:]e de ekledi. "O kadar çok gezdim ki kendi kendimin doktoru oldum artık. Sen bilmezsin bir keresinde ö!:]le hasta olmuştum ö!:]le hasta olmuştum ki şaşarsın. Uludağ'ın bütün karlannı eritebilirdi ateşim." "Yok canım daha da neler! Abartı!:]orsun!" silkti Can. di!:]e omuz Ama elbette Yasemin, bu sözün kendisine sö!:]lendiğinı sanıp bozuldu. Hem de nasıl bozuldu! Durdu, Can'ın!:]ÜZÜne tam 20 sani!:]e 59 salise kızgın kızgın baktı. tek kelime etmeden arkasını olduğunu anla!::jamadı. Sonra dönüp gitti. Can bir an ne "Y usemin dur, he!:]!:j beni bekle!" derken buldu kendini. O!:JSG Yasemin çoktan dışanda öğrencileri bekle!:) en 1

15 otobüse binmişti. Can'ı soranlara ise "Bilmi!:]orum!" de!:]ip kös kös oturdu. "Nasıl bö!:]le kaba olabilir bir insan?" di!:]e aklından geçiri!:jordu. Öte!:]andan Evli!:]a Çelebi, Can'ı derin şaşkınlığından U!:Jandırdı. "Can, olur bö!:]le bazen, hadi gel biz gidelim." "Ne!:Japtım ki ben şimdi ona?" Can bir!:]andan bunu mırıldanı!:jor bir!:]andan da nere!:je gittiklerini merak edi!:jordu. Bü!:Jük bir tedirginlikle Evli!:]a Çelebi'!:]i takip etti. Dışarı adım attıklarında Evli!:]a Çelebi!Jan sokakta han duvarına da!:jalı, kocaman bir kırmızı motosikleti gösterdi. "Hadi atla arkama bakalım?" "Nasıl!:]ani, sen geçmişten biri değil misin? Bu ne o zaman? Motosiklet ve sen! İnanamı!:Jorum!" "Sonradan göreceklecin!:]anında bu hiç kalır!" dedi Evli!:]a Çelebi kendinden emin bir şekilde. Sonra dönüp ekledi: "Hadi, atla bakalım Burak' a." "Burak mı? Motosikletine insan adı mı verdin?" "Tam olarak değil. Hem o benim!:]oldaşım, üstelik sıradan bir motosiklet değil... Şaşırdın mı!:]oksa oğlum?" "Ha!:Jır da... Biraz şe!:] oldu... Aslına bakarsan şaşırdım evet." Can dikkatle Burak' a bakı!:jordu. Motosİkietin üzerinde onlarca amblem vardı. Kimisinde çift başlı kartallar, kimisinde kılıçlar, kimisinde güneş, kimisinde a!:j, kimisinde!:jıldızlar... Hele ortadaki gümüşten tuğra! Can kendinden geçmişçesine bu süslü püslü kırmızı araca bakı!:jordu. Evli!:]a, çevik bir hareketle motosikleti çalıştırdığında Can gözle-

16

17 rine inanamadı. Evlİ!JO Çelebi belindeki kuşaktan sarkan keseden bir mücevher çıkarmış ve anahtar!]erine takarak aracı çalıştırmıştı. O kadar bütjük bir hatjretle baktı ki bu panlda!jan şetje, Evlİ!JO açıklama!jopmak zorunda kaldı: "Da!Jım, ululann ulusu rahmetli Melek Ahmed Paşa'nın aziz hatırası, tjekpare( 3 )!JOkuttur." Sonra bir koşını kaldınp muzipçe Can' a göz kırptı: "MacerO!JO hazır mısın?" Can, Y asemin'i çoktan unutmuştu. Hetjecandan!JÜZÜne kan gelmişti. Bütjük bir kararlılıkla, "Ha... Hazının evet." de!jince, "Hooppp!" ditje zıpladı Evlitja. "Önce kasklanmız!" Motosikletin üzerinde!jovoş mı hızlı mı gittiklerini bilemedi Can. Sanki kuş olmuşlardı da ötjlece konuvermişlerdi Sületjmanİ!Je Camii'nin bahçesine. Nasıl geldiklerini fark edernemişti bile. "Ne kadar kısa sürdü!" ditje ha!jıflandı. Ardından ofla!ja pufla!jo kaskını çıkarttı. Yolun karşısına geçerken fasultjecilerden gelen nefis kokulan dutjdular. Evlitja neşeyle sötjlendi: "Hmmmm! Makedon!Ja'da bir fasultje tjetişir ki sormal Ah sanırsın Gemlik Zetjtini, İzmit pişmanitjesi, Malat!JO katjısısı, Amas!Ja elması, Niksar cevizi! Hem tatlı hem ınce..." Ceviz kadar fasultje? "Netjse." ditje sötjlenen Can, sessizce se!j!johı( 4 ) takip etti. Çok az gitmişlerdi ki durdu Evlİ!JO. "Bilitjor musun?" dedi Evlitja, hiç ara vermeden ko- ( 3 ) yekpare: Tek parça. ( 4 ) seyyah: Gezgin.

18 nuşu!jordu, "Burada önce tek bir fasul!:]eci vardı. Birkaç!:]Il içinde burası kuru fasul!:]eciler di!:jarı oldu. İnsanlar kuru fasul!:]e pilav!:]emek için Süleymaniye'ye geli!:]odar. Eh işini iyi yaparsan nerede olursa olsun müşteri G!:Jağına gelip seni bulur." Can, kalabalıktan i!:]ice afallamış bir hô.ldeydi. Evliya Çelebi, onun kaskını elinden alıp motosikletin koluna astı. Ardından elini tuttu. "Gel hadi, çekinme!" Doğruca Süleymaniye Kütüphanesine!:Jöneldiler. Can tam "Dur, ne!:jgpi!:jorsun?" di!:]ecekti ki duvarın içinden geçip kendilerini kitaplada dolu bir odada buldular. "Kapıdan girseydik bari, olmaz mıydı?" diye sordu Can arkasına bakarak. Dert etme, der gibi baktı Evliya Çelebi ve sonra ekledi: "Fazla zamanımız yok. Ayrıca daha gidecek çok!:jolumuz var. Bak sana neler göstereceğim." Her taraf koca koca kitaplada doluydu. Fakat bunlar Can'ın daha önce gördüklerinden çok farklı!:jdı. En azından dış görünüşleri farklı!:jdı. Evli!:Ja sürekli bir kitabı açıyor diğerini kapatıyor, bir şeyler arıyordu. Bu arada sanki çok nefis!:jemekleri kokluyormuş gibi kitapların kokusunu içine çekiyordu. Bazı kitapların içieri o kadar yaldızlı!:jdı ki Can bu kitapları kuyumculuklu ilgili sandı! Onun bu!:jorumuna Evli!:Ja Çelebi kahkahalada güldü. Her yer kahkaha sesiyle çın çın çınladı. "Şşştttt! Evli!:Ja amca görevliler gelebilir!" Evliya bunun üzerine daha da sesli güldü. Can da "Ne ı J

19 dedim ki ben şimdi?" deyip saf safbaktı Evliya'nın yüzüne. Evliya Çelebi'yi bir tek kendisinin gördüğünü ve duyduğunu tamamen unutmuştu! Evli ya şimdi ağırbaşlılığını takınmıştı. Can' a elindeki resimleri büyük bir ciddiyede gösterdi. Resimler çok ilginçti. Bir resimde dönme dolapta eğlenen insanlar resmedilmiş, birçok sayfada ellerinde değişik eşyalada yürüyen adamlar çizilmişti. Seyirciler bile vardı bu resimlerin içinde. "Bak bakalım bu resimdeki insanların neler yaptığını bulabilecek misin?" Tekerlekli bir araba üzerinde bir şeyler yapan insanlar gördü Can. Sanki cam üflüyor gibiydiler ama tam da emin olamadı. "Evet." diye onayladı Evli ya Çelebi. "Camcılar. Bak bunlar da ürettiklerinden örnekler.'' Böylece Evliya her bir sayfayı çevirdikçe farklı mesleklerden insanların resimleri çıkıyordu Can'ın karşısına. "Demek Surname minyatürlerini çok sevdin?" dedi Evliya Çelebi. "Surname?" "Yani şöyle anlatayım sana; diyelim sen şehzadesin ve sünnet düğün ün olsun." "Evet." "Sultanahmet'teki At Meydanı'nda senin sünnetin şerefine şenlikler örneklerle ge çit törenine çıksın." "Anlıyorum sanki!" düzenlensin. Bütün esnaf ürettiklerinden "Sonra da bir şair bu sünnet düğünüyle ilgili bir

20

21 şiir yazsın, minyatür ustalan da bu bahsettiğim minyatürleri yani küçük resimleri yapsın. "İlginç! Oldu sana bu kitap işte!" Çok ilginç!" dedi Can. "Matbaanın icadından önce kitaplann elde yazıldığını biliyordum ama hiç yazma bir kitap görmemiştim." diyerek konuşmaya devam etti. Evliya başka bir eserde aradığı şeyi bulmuş olacak ki kuşağından çıkardığı kôğıt ve yazı takımıyla kopyalamaya başladı. Konuşmaya hiç ara vermeden devam ediyordu. "Tabii ya! Bilgisayar çağı çocuğusun sen. Yakında basılı kitabı görünce de böyle şaşarsın!" Bu sırada işini bitirmiş olacak ki elindeki kôğıdı rulo yapıp kuşağının arasına soktu. "Gitmeliyiz artık!" dedi Evliya, bir yandan da kitaplan topluyordu. "Dönüşte yine uğranz. Sana çok şaşıracağın başka reng Cırek resimli kitaplar gösteririm o zaman. Hazır mısın?'' "Neye?" "Daha ilginç ve yeni şeyler görmeye!" "Eh hazır sayılınm, sadece biraz acıktım." "Birazdan çubuklada yersin fakat çok uzak bir yerde." dedi Evliya. "Nasıl yani?" diye sordu Can. Evliya Çelebi'nin ona ipucu verdiğini anlamamıştı. "Sabretmek lazım!" derken gözünü kırptı Evliya Çelebi. Sonra da motosikleti çalıştırmadan önce kuşağımn arasına koyduğu kôğıdı çıkanp bir göz attı ve tekrar kuşağına soktu. Can, elindeki kôğıdın gidecekleri yerleri gösteren bir harita olduğunu o zaman anladı. Evliya haritada bazı yerlere çarpı koymuştu. Bu harita işini daha sonra sormaya

22 karar verdi Can çünkü Evli!:)a Çelebi motosikleti çalıştırmıştı bile. Motosiklet çalışır çalışmaz garip bir şe!:) oldu, etraflarını değişik kokulu aca9ip renkli bir duman kapladı. Hareket etmişlerdi ama duman sebebi!:)le Can, havada mı karada mı gittiklerini anla!:jamı!:jordu. Gözü kararma!:)a başlamıştı ki durdular. Duman dağılma!:)a başladığında Can "imkansız bu!" di!:)e bir çığlık attı. Burası akla ha!:)ale gelme!:)ecek bir!:)erdi! J

23 N erede olduğunu şimdi anlamıştı Can, inanılmazdı ama evet, Çin'de!-]diler! Hatta tam olarak nerede olduğunu da sö!-]le!-]ebilirdi, Çin Seddi'nde!-]di! "Ha!-]al gibi." dedi etrafina bakınırken. Uçsuz bu c aksız Çin topraklan önünde uzanıp duru!-]ordu. Gerçek olup olmadığını anlamak için filmlerdeki gibi tuttu elini cimcikledi. "A!-]!-]!-]!" di!-]e ci!-]ak ci!-]ak bağınnca gördüklerinin ne kadar gerçek olduğunu da anlamış oldu. Evli!-]a Çelebi de etrafina bakı!jordu ama hiç de şaşırmış görünmü!jordu. "Çin! Hep gelmek istediğim harikulade ülke! İşte şimdi burada!jım!" Evli!-]a Çelebi seddin üzerinde kuşağından süslü bir!]azı çıkarttı ve duvara bunu çaktı. Can daha i!-]i görebilmek için!] aklaştı!]ol arkadaşına. Y azı!jı okuma!ja çalıştı ama anla!jamadı. Evli!-]a onun merakını gidermedi bir süre. - t

24 işini bitirdikten sonra "İsmim." dedi hafif gururla. Bu sefer gülme sırası Can'da!:Jdı ama "Gülme!" dedi!:]ol arkadaşı. "Niçin gülü!:jorsun? İnsanın gittiği!:]erlerde isminin olması bence güzel. Eskiden kazı!:jordum duvarlara, artık meşhur hattat(s) Karahisari'!:]e( 6 )!:Japtırdığım ve gümüşe U!:]gulattığım bu plaketi ası!:jorum." "Hmm anladım bö!:]lece tarihi eseriere zarar vermemiş olu!:jorsun!" "Tastamam ö!:jle. Bak önceden şö!:]le kazımıştım bir camii duvarına: Evli!:]a ruhi!:]çün el-fatiha. Nasıl ama?" "Mezar taşı mı bu? Ne şakacısın Evli!:]a amca!" "Latife( 7 )!:Japma!:Jı severim!:)a!" derken elini Can'ın omzuna attı. "Peki bura!:ja ni!:je geldik şimdi?" "Her işi, en İ!:Jİ örneklerini incele!:]erek öğrenmek en doğrusudur da ondan." ''Anla!:J amadım?'' "Şö!:]le ki burası Çin: Çok eskiden beri dün!:] anın başarılı tüccar ve girişimcilerin!:]etiştiği ülkelerin başında geli!:]or di!:]ebiliriz. Sen "Ah ben de dedem gibi başarılı bir tüccar olsam!" di!:] e düşünüp durmu!:jor mu!:]dun? Ya da ha!:) at hikô.!:]elerini dinlediğin girişimcilerin, dün!:janın dört bir!:janını gezdiklerini öğrendikten sonra "Keşke ben de gezip (S) hattat: Güzel el 9azısı 9azan sanatçı. ( 6 ) Karahisari: ılları arasında 9aşarnış Af9on Karahisar doğumlu meşhur hattat. Asıl adı Ahmet Şemsettin Karahisari' dir. ( 7 ) latife: Şaka. i 1

25 görebilse!:)dim?" di!:)e iç geçirmi!:}or mu!:}dun? İşte seni işin en başına getirdim. N e o? Yoksa beğ enmedin mi? İstersen hemen geri dönelim!" Can neler olup bittiğini!:}ovaş!:jovoş anlama!:}o başlı!:)ordu. Süle!:Jmani!:}e Kütüphanesi'nden bir harita kop!:jalamıştı Evli!:}a Çelebi. Şimdi de kendisini bir!:)olculuğa çıkarmıştı. Tam!:)Olculuğun deta!:}lannı sorup öğrenecekti ki bir anda!:jonlannda çekik gözlü,!:)üz hatlan ciddi, garip kı!:)afetli bir adam belirdi. Evli!:}a ile kırk!:)ıllık dostlarmışçasına sanldılar. "Tanıştıra!:Jım dedi Evli!:JO. "Zheng He (Cen Hı), bü!:}ük amiral!" Adam nerede!:}se!:}erlere kadar eğildi. Can da eğilerek selam verdi. "Can da benim dostum Zheng. İstanbullukendisi benim gibi. Ticaretle ilgileni!:}or." Can itiraz etti buna. "Evet ticaretle ilgileni!:}orum ama O!:Jnı zamanda mühendis de olmak isti!:)orum. Tam da karar vermiş değilim." Zheng He'nin!:JÜZÜ i!:)ice ciddileşti. "Kararsızlık normaldir senin!:}aşında ama tüccar olma!:}acaksan İpekYolu'nda ne işin var küçük?" di!:) e sordu. Aslında her şe!:} çok garipti. Bu aca!:}ip kostürnlü adam Türkçe!:}i nereden bili!:}ordu mesela. Hadi di!:jelim ki bir zamanlar öğrenmişti, Evli!:}a Çelebi'!:)i nereden tanı!:jordu? Bu sorulan kafasından kovdu. Topadanarak cevap verdi: "Aslında ben de bilmi!:}orum. Ama sanının hazırla!:jacağım sunum!:jüzünden getirdi Evli!:}a Çelebi beni bura!:ja." Sunum der demez de aklınayusemin düştü. Ne!:JOpı!:Jordu

26 ki acaba şimdi? Bu düşüncesi fazla devam edemedi çünkü - Zheng He kendilerine Xi'an (Şian) şehrini gezmeyi önermişti. değer." "Biraz tersten dolunmış olacağız ama olsun, bence diyordu Evliya Çelebi'ye. "Dostum," diye söze kanştı Evliya. "Xi' an İpek Yolu'nun başladığı eski şehir değil mi?" "Aynen öyle." "O zaman hadi ne duruyoruz gidelim!" "İyi de neyle?" diye sordu Can. "Bir çizgi filmde görmüştüm, hani siz Çiniiierin kullandığı o tuktuklarla mı?" Zheng He "Olur mu öyle şey? Tuktuklan insanlar yürütür ve bulunduğumuz yerden Xi'an şehrinekadar yüzlerce kilometre var." "Kaldık burada desenize ne korkunç!" Zheng He sakince bir el işareti yaptı, yatıştırdı Can'ı. Aynı anda seddin altından bulundukları yere doğru devasa bir ejderha uçurtması belirdi. Bu ejderha uçurtması kırmızı renkli, desenli, gelin kızlar gibi süslü püslü bir şeydi. Buna rağmen yine de korkunç görünüyordu. "Bununla gideceğiz demeyin bana sakın!" dedi Can. Evliya'nın zaten bu ejdere binmesine gerek yoktu, o mutluluktan uçmuş gözüküyordu. Zheng He tekrar bir el işareti verdiğinde birden yanlarında kadar Çinli asker belirdi. Her birinin beline halatları müthiş bir el becerisiyle bağlayıverdiler. Onlar daha ne olduğunu anlayamadan ejderhanın içindeki meşale gibi düzenek alev aldı ve havaya doğru kanatlandı. 1

27

28 "Yine anlamadım?" di9e konuşma9a başladı Can "Nasıl gidi9oruz biz bö9le? Uçan balon olsa!:jdı bu ejderha, sepeti olurdu, bö9le haladada gitmezdik." "Burası Çin, farkı olsun." dedi Evli!:Ja. Yüzünü rüzgô.ra vermiş, bü!:jük bir ke9ifle aşağısını se!:]redi!:jordu. Sonunda Can zihnini çalıştırmaktan vazgeçti. Rüzgô.r ılık ılık esi!:]ordu ki. Gözleri ağırlaştı ağırlaştı ve sonunda kapandı. Tatlı U!:Jkusundan u9andığında küçücük bir el arabasının içinde!:jdi. Araba9ı kısacık bo9lu bir Çinli çeki!:jordu. Koşarak sokaklarda ilerli!:]or, bö9lece onlar da gezmiş olu!:jorlardı. Önce uzun uzun esnedi. Sonra etrafı inceleme!:je ko!:]uldu. Bu U!:Jku ona i9i gelmişti. "Y orulmu9or mu bu bizi götüren adam?" di9e sordu sadece. Çünkü ejderha uçurtmasına bindiklerinde artık almıştı. gördüklerine şaşırmama kararı Niha!:Jet bir maceranın içinde olduğunu anlamış ve hiçbir şe9e ha9ret etme9eceğine dair kendine söz vermişti. O!:Jüzden ne zaman sepetten indiler, ni9e bu tuktuka bindiler di9e hiç sormadı. Artık maceranın tadını çıkarı!:jordu. Kalabalık bir pazar9erinden geçerlerken Can'ın sesi du!:]ulmadı bile. Etrafta horozlar, tavuklar, çeşit çeşit sebzeler, me9veler, kediler, köpekler, balıklar,!:jumurtalar vardı ve en çok da insanlar. İstanbul da kalabalık bir şehirdi ama burası daha da farklı, daha da kalabalık ve gürültülü!:]dü. "Cümbüş, cümbüş!" dedi Evli!:]a. Elindeki kô.ğıtlara bir şe!:jler karala!:jıp duru!:jordu. Ama Osmanlıca!:Jazdığından Can anlamı9ordu. "Öğren sen de." dedi Evli!:]a. Can is!:janla cevap verdi: "Zamanımız var sanki sınavlardan, ödevlerden!" 1

29 Zheng He ne oluyor der gibi Evliya'ya baktı, o da "Boşver zamane çocukları." dedi kendince ama Zheng de onun ne demek istediğini anlamadı gürültüden. "Haklısın bu tuktukçu sanki bizi biraz dolaştırıyor!" diye karşılık verdi bağırarak. Evliyada onun cevabını anlamadığından "Türkiye'de çok test çözmek zorunda kalıyor yavrucaklar!" dedi. Zheng bir tek Türkiye kelimesini yakalayabildiğinden "Evet evet dünyanın her yerinde tuktukçular maalesefböyle. Ben Afrika'ya gittiğimde orada da aynısını yapıyorlardı, çok ayıp." diye cevap verdi. Evliya da tuktukçu sözünü duydu bir tek, ne alakası vardı eğitim sistemiyle tuktuğun. Derken tuktuk pazardan çıktı. Hepsi rahat bir nefes aldı. "Şöyle dürüst, müşterisine, bağışlayın ama kazık atmayan bir tuktukçu bulduğunuzcia kıymetini bilin." dedi Zheng He. "Bizi turist olarak gördüklerinden belki." diye söze karıştı katıldı. Can. Evliya hala konuyu anlamaya çalışıyordu. "Aman boş verin şimdi testleri." diye o da sohbetlerine "Yani bence ticaretin özü müşteriyi ister tanıdık olsun ister yabancı." dedi. aldatmamaktır, "Çok doğrusun dostum." diye onayladı Zheng He. Sonunda galiba anlamışlardı. Büyükçe bir bahçenin kenarında durdurdu sonra tuktukçuyu. Aralarındaki konuşma uzun sürdü. Onların ko-

30

31 nuşmaları Can'ı acayip eğlendirmişti. Çince kulağına çok hoş ve bir o kadar da garip gelmişti. "Ne o? Sevdin bakıyornın Çinceyi!" dedi Evliya Çelebi. "Sevmemem mi gerekiyordu?" Can'ın sorusu gerçekten zekiceydi. Bir an durdu Evliya, sonra topadamak için devam etti: "Haklısın, öyle anlaşıldım. Hô.lbuki bir tüccarın alışveriş için gittiği yerlerin dilini, ô.det ve göreneklerini iyi bilmesi gerektiğini konusunda herkes hemfikirdir. Bu yüzden eskinin tüccarları birkaç dili çok iyi bilir. Hatta se!:)yahların da bö!:]le olması gerektiğini düşündüğümden Seyahatname'mde(S) gezdiğim yerlerin dillerinden örnekler vermişimdir." "Çin'e gelseydin Çince kelimelerden örnekler mi koyacaktın yani?" diye katıldı Can. "Evet evet, kesinlikle!" Nihayet Zheng He yanlarına geldi. "Kusuruma bakmayın, bekletmek zorunda kaldım sizi. Turistleri yolunacak kaz gibi görmenin çok yanlış olduğunu, onların bizim misafirimiz olduğunu anlatmaya çalıştım. Sanırım anladı. Para almak istemedi, bu sefer ben ısrar ettim, neyse ki sonunda anlaştık." dedi. "İki taraf da zarar( 9 ) görmediyse bu güzel bir alışveriş oldu." dedi Evliya. (S) Se!:Jahatname: Evli!:Ja Çelebi'nin 10 ciltten oluşan; İstanbul'dan başla!:jıp Anadolu, Gürcistan, Suri!:Je, Filistin, Bosna, Arnavutluk, Kırım, Yunanistan ve Mısır gibi gezip gördüğü birçok!:jer hakkında gözlemlerini anlattığı meşhur eseri. ( 9 ) zarar: Bir şe!:jin, bir ola!:jın!:jol açtığı çıkar ka!:jbı ve!:ja olumsuz, kötü sonuç, zi!:jan.

32 Can "Tuktukçudan ne aldık ki?" diyerek söze karıştı. "Hizmet tabii ki!" diye cevap verdi kendi sorusuna. Evliya, Can'ın ensesine bir şaplak vurup "Aslanım Can, sen doğuştan tüccarsın!" demesin mi? N ey se bahçenin içine girdiler. Her taraf türlü türlü çiçeklerle ağaçlada kaplıydı, biraz uzakta değişik, süslü binalar vardı. Ama o tarafa gitmediler. Zheng He, "Sizi neden buraya getirdim biliyor musunuz?" diye sordu, yürümeyi kesip. "Yoo." der gibi başlarını salladılar ikisi birden. "İpeğin bulunduğu bahçedeyiz de ondan." dedi Zheng He. İpek gibi yumuşaklık ve parlaklığı temsil eden bir kelime, bu cesur arniralin ağzından nasıl da sert çıkıyordu! "Konfüçyüs'ün anlattığına göre vakti zamanında Xi Ling Shi (Şi Lin Şi) isminde bir prenses varmış. Bir gün bu bahçede dut ağacının altında oturup çayını yudumlarken ağaçtan küçük beyaz bir koza sıcak çayın içine düşmüş. Leizu (Leidzu) diye de anılan prenses bu küçük şeyi çayının içinden çıkarmaya çalışmış. Sıcaktan eriyen kozanın ince parlak ipliklere dönüştüğünü fark etmiş. Sonrasında kaynoyan kazanlara ipek böceği kozalarının atılmasıyla elde edilen ipeğin nasıl dakunacağını da bulmuş bu prenses. İpek o kadar özelmiş ki başlarda sadece imparator ailesi tarafindan kullanılmış. Hatta ülke dışına çıkartılması bile yasaklanmış. Ama işte tüccarlar sağ olsun." diye devam etti Zeng He. Evliya Çelebi araya girip, "Bir girişimci ya da tüccar başarılı olmak isterse yeni bir ürün bulmak, yeni bir sunuş 1

33 yapmak zorunda bence. En iyi tüccarlar hep ilkleriyle başarılı olmuyorlar mı? Çin'de sonraları zarif porselenler de gemilerle ve kervanlarla, tüccarlar aracılığıyla dünyaya ihraç edilmiş, değil mi amiralim?" diye sorunca, Çinli amiral başını evet der gibi salladı. "Can, bilirsin sen de Topkapı Sarayı'nda Çin porselenlerinin özel bir yeri vardır." "?!" diye devam etti Evliya. Can, daha önce Topkapı Sarayı Müzesiniziyaret etmişti ama Çin porselenlerini hatırlayamıyordu. Hemen konuyu değiştirdi: "Hiç deve sırtında porselen mi taşınırmış?" Tam bu sırada Zheng He eğilip Evliya'nın kulağına bir şeyler fisıldadı. Can ise Zheng He'nin girişimcilikle(lo) ilgili söylediklerini düşünüyordu. Sosyal bilgiler dersinde öğretmeni, Türkiye ekonomisinin hızla büyüdüğünü fakat Çin' deki ekonomik büyümenin daha fazla olduğunu söylemişti. O zaman öğretmeninin bu sözü pek ilgilendirmemişti onu. Oysa şimdi anlamaya çalışıyordu. Zheng He'ye sormaya karar verdi: "Zheng He amca! Çin'in bugün dünyanın en büyük ekonomilerinden birine sahip olması sanırım İpek Yolu'nun başlangıcında olmasıyla da ilgili değil mi?" Evliya'nın yüzü birden aydınlandı. Zheng He'nin konuşmasına firsat vermeden atıldı: "İşte şöyle! Ben seni merak ettiklerini öğrenesin diye ta buralara kadar getirdim, yoksa (lo) girişimcilik: Ticaret, sanayi gibi alanlarda bir iş yapmaya girişme, kôr amacıyla riski üzerine alma durumudur. r \

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik KISKANÇLIK KRİZİ > > ADAM - Kiminle konuşuyordun? > > KADIN - Tanımazsın. > > ADAM - Tanısam sormam zaten. > > KADIN - Tanımadığın birini neden soruyorsun? > > ADAM - Tanımak için. > > KADIN - Peki...

Detaylı

Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý.

Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý. Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý. Üstüne, günlerin yorgunluðu çökmüþtü. Bunu ancak oyunla atabilirdi. Caný oyundan

Detaylı

Öykü ile ilgili bitişik eğik yazı ile 5N1K soruları üretip çözünüz. nasıl : ne zaman:

Öykü ile ilgili bitişik eğik yazı ile 5N1K soruları üretip çözünüz. nasıl : ne zaman: Hafta Sonu Ev Çalışması BALON Küçük çocuk, baloncuyu büyülenmiş gibi takip ederken, şaşkınlığını izleyemiyordu. Onu hayrete düşüren şey, "Bizim eve bile sığmaz" dediği o güzelim balonların adamı nasıl

Detaylı

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç katıyordu. Bulutlar gülümsüyor ve günaydın diyordu. Melek

Detaylı

yemyeşil bir parkın içinden geçerek siteye giriyorsunuz. Yolunuzun üstünde mutlaka birkaç sincaba rastlıyorsunuz. Ağaçlara tırmanan, dallardan

yemyeşil bir parkın içinden geçerek siteye giriyorsunuz. Yolunuzun üstünde mutlaka birkaç sincaba rastlıyorsunuz. Ağaçlara tırmanan, dallardan Karganın Rengi Siyah! Siyah mı? Evet Emre, siyah. Kara değil mi? Ha kara, ha siyah Cenk, bence kara ile siyah arasında fark var. Arkadaşım Cenk le hâlâ aynı şeyi, kargaların rengini tartışıyoruz. Galiba

Detaylı

þimdi sana iþim düþtü. Uzat bana elini de birlikte çocuklara güzel öyküler yazalým.

þimdi sana iþim düþtü. Uzat bana elini de birlikte çocuklara güzel öyküler yazalým. Kaybolan Çocuk Çocuklar için öyküler yazmak istiyordum. Yazmayý çok çok sevdiðim için sevinçle oturdum masanýn baþýna. Yazdým, yazdým... Sonra da okudum yazdýklarýmý. Bana göre güzel öykülerdi doðrusu.

Detaylı

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen Yayın no: 169 VEFA VE CÖMERTLİK ÖYKÜLERİ Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür İç düzen: Durmuş Yalman Kapak: Zafer Yayınları İsbn: 978 605 5523 15 2 Sertifika no: 14452 Uğurböceği Yayınları, Zafer Yayın Grubu

Detaylı

Günler süren yağmurdan sonra bulutlar kayboldu. Güneş, ışıl ışıl yüzünü gösterdi. Yıkanan doğanın renklerine canlılık gelmişti. Ağaçlardan birinin

Günler süren yağmurdan sonra bulutlar kayboldu. Güneş, ışıl ışıl yüzünü gösterdi. Yıkanan doğanın renklerine canlılık gelmişti. Ağaçlardan birinin Günler süren yağmurdan sonra bulutlar kayboldu. Güneş, ışıl ışıl yüzünü gösterdi. Yıkanan doğanın renklerine canlılık gelmişti. Ağaçlardan birinin kökünden kahverengi, pırıl pırıl bir şerit uzanıyordu.

Detaylı

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz.

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz. Bozuk Paralar KISA FİLM Yaşar AKSU İLETİŞİM: (+90) 0533 499 0480 (+90) 0536 359 0793 (+90) 0212 244 3423 SAHNE 1. OKUL GENEL DIŞ/GÜN Okulun genel görüntüsünü görürüz. Belki dışarı çıkan birkaç öğrenci

Detaylı

zaferin ve başarının getirdiği güzel bir tebessüm dışında, takdir belgesini kaçırmış olmanın verdiği üzüntü. Yanımda disiplinli bir öğretmen olarak bilinen ama aslında melek olan Evin Hocam gözüküyor,

Detaylı

YARATICI OKUMA DOSYASI. En sevdiğiniz tatil kitabını anlatan bir resim çiziniz.

YARATICI OKUMA DOSYASI. En sevdiğiniz tatil kitabını anlatan bir resim çiziniz. YARATICI OKUMA DOSYASI En sevdiğiniz tatil kitabını anlatan bir resim çiziniz. MAVİŞ Mavişe göre Dünya nın ¾ nün suyla kaplı olmasının nedeni nedir?...... Maviş in gözünün maviden başka renk görmemesinin

Detaylı

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf ilk yar'larımızın sevgili dostları, ilkyar desteklerinizle giderek büyüyen bir aile olarak varlığını sürdürüyor. Yeni yeni ilk yar'larımızla tanışırken bir taraftan fedakar gönüllülerimizi, ve bir zamanlar

Detaylı

Mehmet Yaşar. Resimleyen: Gülşen Arslan. Yayın no: 167 BİR SORUM VAR NEDEN?

Mehmet Yaşar. Resimleyen: Gülşen Arslan. Yayın no: 167 BİR SORUM VAR NEDEN? Yayın no: 167 BİR SORUM VAR NEDEN? Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür İç düzen: Durmuş Yalman Kapak: Zafer Yayınları Isbn: 978 605 4965 04 5 Sertifika no: 14452 Uğurböceği Yayınları, Zafer Yayın Grubu nun

Detaylı

ÖYKÜLERİ Yayın no: 170 ADALET VE CESARET ÖYKÜLERİ

ÖYKÜLERİ Yayın no: 170 ADALET VE CESARET ÖYKÜLERİ ADALET ve CESARET ÖYKÜLERİ Yayın no: 170 ADALET VE CESARET ÖYKÜLERİ Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür İç düzen: Durmuş Yalman Kapak: Zafer Yayınları İsbn: 978 605 4965 24 3 Sertifika no: 14452 Uğurböceği

Detaylı

YIL DEDE'NİN DÖRT KIZI

YIL DEDE'NİN DÖRT KIZI Hafta Sonu Ev Çalışması YIL DEDE'NİN DÖRT KIZI Zaman adlı ölümsüz bir dev vardı. Bir gün Zaman, Yıl Dede'yi dört kızıyla birlikte yeryüzüne indirdi. Kızlar, yeryüzünü çok sevdiler. Hepsi bir yana dağılıp

Detaylı

ISBN : 978-605-65564-3-2

ISBN : 978-605-65564-3-2 ISBN : 978-605-65564-3-2 1 Baba, Bal Arısı Gibi Olmak İstemiyorum ISBN : 978-605-65564-3-2 Ali Korkmaz samsun1964@hotmail.com Redaksiyon : Pelin GENÇ Dizgi/Baskı Kardeşler Ofset Matbaacılık Muzaffer Ceylandağ

Detaylı

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU Nereden geliyor bitmek tükenmek bilmeyen öğrenme isteğim? Kim verdi düşünce deryalarında özgürce dolaşmamı sağlayacak özgüven küreklerimi? Bazen,

Detaylı

Eskiden Amcam Başkötü ye ait olan Bizim Eski Yer,

Eskiden Amcam Başkötü ye ait olan Bizim Eski Yer, Eskiden Amcam Başkötü ye ait olan Bizim Eski Yer, DEŞŞET ORMANI, YARATIKKÖY Anneciğim ve Babacığım, Mektubunuzda sevgili bebeğinizin nasıl olduğunu sormuşsunuz, hımm? Ben gayet iyiyim, sormadığınız için

Detaylı

12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-BİROL BAŞARAN

12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-BİROL BAŞARAN 12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-İROL AŞARAN : Efendim : İyiyim sağol sen nasılsın : Çalışıyorum işte yaramaz birşey yok : Kim yazmış bunu : Kim yazmış bunu Milliyet te : Yani sen sen birşey yollamış mıydın

Detaylı

Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um. Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun. O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş. Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz

Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um. Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun. O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş. Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz ÜNİTE 4 Şimdiki Zamanın Rivayeti Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz Siz gid-iyor-muş-sunuz

Detaylı

ANOREKTAL MALFORMASYON DERNEĞİ

ANOREKTAL MALFORMASYON DERNEĞİ ANOREKTAL MALFORMASYON DERNEĞİ www.armtr.org Yazan: Billur Demiroğulları Çizen: Yasemin Erdem Kontrol: Özlem Küçükfırat Bilgi (Çocuk Gelişim Uzmanı) Bu hikaye kitabının her türlü yayın hakkı Anorektal

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ: 2013-2014 Μάθημα: Τουρκικά Επίπεδο: Ε3 Διάρκεια: 2 ώρες Ημερομηνία:

Detaylı

SAKLAMBAÇ. Müge İplikçi

SAKLAMBAÇ. Müge İplikçi SAKLAMBAÇ Müge İplikçi ON8 roman 22 SAKLAMBAÇ Yazan: Müge İplikçi Yayın yönetmeni: Müren Beykan Yayın koordinatörü: Canan Topaloğlu Son okuma: Hande Demirtaş ON8, 2013 Tüm yayın hakları saklıdır. Tanıtım

Detaylı

5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ

5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ 5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ HAZIRLIK SINIFI EKİM AYI ŞARKILARIMIZ OKULUMA BAŞLADIM BİR DÜNYA BIRAKIN SONBAHARIN SESLERİ SEVİMLİDİR HAYVANLAR HOŞ GELİŞLER OLA Her gün erken kalkarım Önce yüzümü

Detaylı

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri 1 Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri Bugün kızla tanışma anında değil de, flört süreci içinde olduğumuz bir kızla nasıl konuşmamız gerektiğini dilim döndüğünce anlatmaya

Detaylı

edersin sen! diye ciyaklamış cadı. Bunun hesabını vereceksin! Kadının kocası kendisini affetmesi için yarvarmış cadıya. Karısının bahçedeki marulları

edersin sen! diye ciyaklamış cadı. Bunun hesabını vereceksin! Kadının kocası kendisini affetmesi için yarvarmış cadıya. Karısının bahçedeki marulları RAPUNZEL Bir zamanlar bir kadınla kocasının çocukları yokmuş ve çocuk sahibi olmayı çok istiyorlarmış. Gel zaman git zaman kadın sonunda bir bebek beklediğini fark etmiş. Bir gün pncereden komşu evin bahçesindeki

Detaylı

OKUMA ANLAMA ANLATMA. 1 Her yerden daha güzel olan yer neresiymiş? 2 Okulda neler varmış? 3 Siz okulda kendinizi nasıl hissediyorsunuz?

OKUMA ANLAMA ANLATMA. 1 Her yerden daha güzel olan yer neresiymiş? 2 Okulda neler varmış? 3 Siz okulda kendinizi nasıl hissediyorsunuz? Aşağıdaki şiiri okuyunuz. Soruları cevaplayınız. OKULUMUZ Her yerden daha güzel, Bizim için burası. Okul, sevgili okul, Neşe, bilgi yuvası. Güzel kitaplar burda, Birçok arkadaş burda, İnsan nasıl sevinmez,

Detaylı

Soðaným da kar gibi Elma gibi, nar gibi Kim demiþ acý diye, Cücüðü var bal gibi

Soðaným da kar gibi Elma gibi, nar gibi Kim demiþ acý diye, Cücüðü var bal gibi BÝRÝNCÝ BÖLÜM 1 Dünya döndü Son ders zili çalýnca tüm öðrenciler sevinç çýðlýklarý atarak okulu terk etti. Ýkili öðretim yapýlýyordu. Sabahçýlar okulu boþaltýrken, öðleci grup okula girmeye hazýrlanýrdý.

Detaylı

Hazırlayan: Tuğba Can Resimleyen: Pınar Büyükgüral Grafik Tasarım: Ayşegül Doğan Bircan

Hazırlayan: Tuğba Can Resimleyen: Pınar Büyükgüral Grafik Tasarım: Ayşegül Doğan Bircan Hazırlayan: Tuğba Can Resimleyen: Pınar Büyükgüral Grafik Tasarım: Ayşegül Doğan Bircan Mart 2009 Kendi Yaşam Öykünüzü Yazın Diyelim ki edebiyatla uğraşmak, yazı yazmak, bir yazar olmak istiyorsunuz. Bu

Detaylı

Bu kitabın sahibi:...

Bu kitabın sahibi:... Bu kitabın sahibi:... Dinle bir tanem, şimdi sana, bir çocuğun öyküsünü anlatmak istiyorum... Uzun çoooooooook uzun adı olan bir çocuğun öyküsü bu! Aslında her şey onun dünyaya gelmesiyle başladı. Kucakladılar

Detaylı

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz.

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz. Söylenen her söz, içinden çıktığı kalbin kılığını üzerinde taşır. Ataullah İskenderî Söz ilaç gibidir. Gereği kadar sarf edilirse fayda veriri; gerektiğinden fazlası ise zarara neden olur. Amr bin As Sadece

Detaylı

Yönetici tarafından yazıldı Pazartesi, 24 Ağustos 2009 04:42 - Son Güncelleme Çarşamba, 26 Ağustos 2009 19:20

Yönetici tarafından yazıldı Pazartesi, 24 Ağustos 2009 04:42 - Son Güncelleme Çarşamba, 26 Ağustos 2009 19:20 Düğünlerde Takılan Sahte Paralar Yüksek eğitimini tamamlamış, babası ticaretle uğraşan, annesi ise bir bankada görevli bulunan bir ailenin tek kızıydı. Okul arkadaşı ile evlenmeye karar vermişlerdi. Damat

Detaylı

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı

Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir?

Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir? Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir? Hayatımızın en değerli varlığıdır anneler. O halde onlara verdiğimiz hediyelerinde manevi bir değeri olmalıdır. Anneler için hediyenin maddi değeri değil

Detaylı

AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE

AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE Portal Adres AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE : www.gorelesol.com İçeriği : Gündem Tarih : 06.10.2014 : http://www.gorelesol.com/haber/haber_detay.asp?haberid=19336 1/3 AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE 2/3 AHMET ÖNERBAY

Detaylı

Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular

Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular hazır olun düşüyoruz diyor. Düşüyoruz ama ben dâhil

Detaylı

"Satmam" demiş ihtiyar köylü, "bu, benim için bir at değil, bir dost."

Satmam demiş ihtiyar köylü, bu, benim için bir at değil, bir dost. Günün Öyküsü: Talih mi Talihsizlik mi? Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir adam yaşıyormuş. Çok fakirmiş. Ama çok güzel beyaz bir atı varmış. Kral bu ata göz koymuş. Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir

Detaylı

UFACIK TEFECİK KURBAĞACIK

UFACIK TEFECİK KURBAĞACIK Betül Tarıman UFACIK TEFECİK KURBAĞACIK YARATICI OKUMA DİZİSİ Şiir Resimleyen: Yasemin Ezberci Yaratıcı Okuma Dosyası: Nilser Utku 2 BASIM Betül Tarıman UFACIK TEFECİK KURBAĞACIK Resimleyen: Yasemin Ezberci

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

BuranoVenedik denince akla ilk

BuranoVenedik denince akla ilk Rengarenk Bir Ada BuranoVenedik denince akla ilk gelen aslında kanallar, gondollar ve maske festivali oluyor. Pek bilinmese de Venedik kendi içinde eşsiz bir görselliğe sahip Burano Adası nı da kapsıyor.

Detaylı

Sosyal Ajan. Melek mi Şeytan mı? ÖYKÜ. Marka Uzmanı GİZEM. Kokusunda Davet var ÖZKAN

Sosyal Ajan. Melek mi Şeytan mı? ÖYKÜ. Marka Uzmanı GİZEM. Kokusunda Davet var ÖZKAN Sosyal Ajan Marka Uzmanı GİZEM Melek mi Şeytan mı? ÖYKÜ Kokusunda Davet var ÖZKAN Y eni yepyeni bir dergiyle karşınızdayız. Sosyal medyada tanımanız gereken, takip etmeniz gereken kişileri mercek altına

Detaylı

ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΙΓΡΤΜΑ ΓΙΑΥΔΙΡΙΗ ΑΠΟΓΔΤΜΑΣΙΝΩΝ ΚΑΙ ΒΡΑΓΙΝΩΝ ΔΠΙΜΟΡΦΩΣΙΚΩΝ ΠΡΟΓΡΑΜΜΑΣΩΝ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ

ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΙΓΡΤΜΑ ΓΙΑΥΔΙΡΙΗ ΑΠΟΓΔΤΜΑΣΙΝΩΝ ΚΑΙ ΒΡΑΓΙΝΩΝ ΔΠΙΜΟΡΦΩΣΙΚΩΝ ΠΡΟΓΡΑΜΜΑΣΩΝ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΙΓΡΤΜΑ ΓΙΑΥΔΙΡΙΗ ΑΠΟΓΔΤΜΑΣΙΝΩΝ ΚΑΙ ΒΡΑΓΙΝΩΝ ΔΠΙΜΟΡΦΩΣΙΚΩΝ ΠΡΟΓΡΑΜΜΑΣΩΝ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΣΕΛΙΚΕ ΕΝΙΑΙΕ ΓΡΑΠΣΕ ΕΞΕΣΑΕΙ ΥΟΛΙΚΗ ΥΡΟΝΙΑ: 2012-2013 Μάθημα: Σοσρκικά

Detaylı

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Hiroşima da büyüdüm. Ailem ve çevrem Budist ti. Evimizde küçük bir Buda Heykeli vardı ve Buda nın önünde eğilerek ona ibadet ederdik. Bazı özel günlerde de evimizdeki

Detaylı

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktin soğuk geciktim kış geciktiniz kış mevsiminde uç, sınır, son, limit bulunuyor/bulunur

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

Tanşıl Kılıç ŞEKERLİ SİNEK. Resimleyen: Vaghar Aghaei

Tanşıl Kılıç ŞEKERLİ SİNEK. Resimleyen: Vaghar Aghaei Tanşıl Kılıç ŞEKERLİ SİNEK Resimleyen: Vaghar Aghaei cancocuk.com cancocuk@cancocuk.com Yayın Koordinatörü: İpek Şoran Editör: Ebru Akkaş Kuseyri İç ve Kapak Tasarım: Gözde Bitir Tasarım Uygulama: Güldal

Detaylı

SÖZCÜKTE ANLAM. Gerçek Anlam Yan Anlam Mecaz Anlam Terim Anlam Sözcükler Arasý Anlam Ýliþkileri Anlam Olaylarý Söz Öbeklerinde Anlam

SÖZCÜKTE ANLAM. Gerçek Anlam Yan Anlam Mecaz Anlam Terim Anlam Sözcükler Arasý Anlam Ýliþkileri Anlam Olaylarý Söz Öbeklerinde Anlam SÖZCÜKTE ANLAM 1 Gerçek Anlam Yan Anlam Mecaz Anlam Terim Anlam Sözcükler Arasý Anlam Ýliþkileri Anlam Olaylarý Söz Öbeklerinde Anlam BADEM AÐACI Ýlkbahar gelmiþti. Hava bazen çok güzel oluyordu. Güneþ

Detaylı

İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali

İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali Aşağıda verilen isimleri örnekteki gibi tamamlayınız. Örnek: Ayakkabı--------uç : Ayakkabının ucu İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali Kalem sap Çanta renk Araba boya Masa kenar Deniz mavi Rüzgar şiddet

Detaylı

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi.

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. ANKET SONUÇLARI Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. Bu anket, çoğunluğu Ankara Kemal Yurtbilir İşitme Engelliler Meslek Lisesi öğrencisi olmak üzere toplam 130 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya

Detaylı

Çok Mikroskobik Bir Hikâye

Çok Mikroskobik Bir Hikâye Çok Mikroskobik Bir Hikâye ÜMMÜŞ PÖRTLEK İlköğretim Okulu nda sıradan bir ders günüydü. Eğer Hademe Kazım, yine bir gölgelikte uyuklamıyorsa, birazdan zil çalmalıydı. Öğretmenimiz, gürültü yapmadan toplanabileceğimiz

Detaylı

Ramazan Manileri // Ramazan Manileri. Editors tarafından yazıldı. Cuma, 25 Eylül 2009 17:55

Ramazan Manileri // Ramazan Manileri. Editors tarafından yazıldı. Cuma, 25 Eylül 2009 17:55 Ramazan Manileri // Ahmet ağa uyursun uyursun Uykularda ne bulursun Kalk al abdest, kıl namaz Sabahleyin cenneti bulursun Akşamdan pilavı pişirdim Gene karnımı şişirdim Çok mani diyecektim ama Defteri

Detaylı

ALTIN BALIK. 1. Genç balıkçı neden altın balığı tekrar suya bırakmayı düşünmüş olabilir?

ALTIN BALIK. 1. Genç balıkçı neden altın balığı tekrar suya bırakmayı düşünmüş olabilir? ALTIN BALIK Bir zamanlar iki balıkçı varmış. Biri yaşlı, diğeriyse gençmiş. İki balıkçı avladıkları balıkları satarak geçinirlermiş. Bir gün yine denize açılmışlar. Ağı denize atıp beklemeye başlamışlar.

Detaylı

AYLIK BÜLTEN NİSAN 2012 OKUL ÖNCESİ EĞİTİM SINIFI

AYLIK BÜLTEN NİSAN 2012 OKUL ÖNCESİ EĞİTİM SINIFI AYLIK BÜLTEN NİSAN 2012 OKUL ÖNCESİ EĞİTİM SINIFI OKUL KURUCUMUZ : ASİYE ÖZTÜRK OKUL MÜDÜRÜMÜZ : F.BİLGE ÖZALP ANAOKULU BİRİMİ HAZIRLIK SINIFI ÖĞRETMENİ : TÜLAY DÖNMEZ 5 YAŞ SINIFI ÖĞRETMENİ : GÜLAY ÇELİKOK

Detaylı

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin Bir bahar günü. Doğa en canlı renklerine büründü bürünecek. Coşku görülmeye değer. Baharda okul bahçesi daha bir görülmeye değer. Kıpır kıpır hareketlilik sanki çocukların ruhundan dağılıyor çevreye. Biz

Detaylı

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen Yayın no: 154 ÇALIŞKANLIK ve SORUMLULUK ÖYKÜLERİ Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür İç düzen: Durmuş Yalman Kapak: Zafer Yayınları Tashih: İbrahim H. Temel isbn: 978 605 5523 80 0 Sertifika no: 14452 Uğurböceği

Detaylı

Kızım, evde köpek. bu köpeği eve? dedi. annesi. Zaten hep beni suçlarsın! dedi Cimcime. Mıyk! diye sızlandı köpek. Hemen gidecek bu köpek!

Kızım, evde köpek. bu köpeği eve? dedi. annesi. Zaten hep beni suçlarsın! dedi Cimcime. Mıyk! diye sızlandı köpek. Hemen gidecek bu köpek! Kızlar, ben geldim, dedi Gönül Hanım. Hav! Cimcime! Bu köpek nereden geldi? Sen zaten hiç köpek sevmiyorsun! dedi Cimcime. Evde köpeğin ne işi var? Miyav! Miyav! Miyav! diye ağladı kedi Köfte dığı odadan.

Detaylı

EYLÜL 2014/2015 ANASINIFI BÜLTENİ. Eylül 2014 Bülten

EYLÜL 2014/2015 ANASINIFI BÜLTENİ. Eylül 2014 Bülten EYLÜL 2014/2015 ANASINIFI BÜLTENİ AYIN TEMASI: OKULUM BEN KİMİM? *Kendi isimlerimizi söyleyerek, arkadaşlarımızla tanışma. *Sınıfımızı ve öğretmenimizi öğrenme. *Arkadaşlarımızın isimlerini öğrenme. *Okula

Detaylı

MOTİVASYON. Nilüfer ALÇALAR. 24. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği Kongresi Ekim 2014, Antalya

MOTİVASYON. Nilüfer ALÇALAR. 24. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği Kongresi Ekim 2014, Antalya MOTİVASYON Nilüfer ALÇALAR 24. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği Kongresi Ekim 2014, Antalya Motivayon nedir? Motivasyon kaynaklarımız Motivasyon engelleri İşimizde motivasyon

Detaylı

Bir gün Pepe yi görmeye gittim ve ona : Anlayamıyorum her zaman bu kadar pozitif olmak mümkün değil, Bunu nasıl yapıyorsun? diye sordum.

Bir gün Pepe yi görmeye gittim ve ona : Anlayamıyorum her zaman bu kadar pozitif olmak mümkün değil, Bunu nasıl yapıyorsun? diye sordum. PEPE NİN HİKAYESİ Pepe, herkesin olmak isteyeceği türden bir insandı. Her zaman neşeli olup, her zaman, söyleyeceği pozitif bir şey vardı. Birisi istediğinde hemen gidiyor, daima : Daha iyisi olamaz! diye

Detaylı

5 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, fiziksel özelliklerim nelerdir? Vücudumuzun bölümleri ve iç organlarımız nelerdir? Ne işe yarar?

5 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, fiziksel özelliklerim nelerdir? Vücudumuzun bölümleri ve iç organlarımız nelerdir? Ne işe yarar? 5 YAŞ AYIN TEMASI Cinsiyetim, adım, fiziksel özelliklerim nelerdir? Vücudumuzun bölümleri ve iç organlarımız nelerdir? Ne işe yarar? İskelet sistemi nedir? Ne işe yarar? Aile nedir? Aileyi oluşturan bireylerin

Detaylı

Kahraman Kit Misafirlikte

Kahraman Kit Misafirlikte Technical Assistance for Promoting Registered Employment Kayıtlı İstihdamın Teşviki için Teknik Destek Projesi Bu proje Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından finanse edilmektedir. This project

Detaylı

Bilgin Adalı HEYECANLI KİTAPLAR. Serüven. Resimleyen: Mustafa Delioğlu SÜMBÜLLÜ KÖŞK

Bilgin Adalı HEYECANLI KİTAPLAR. Serüven. Resimleyen: Mustafa Delioğlu SÜMBÜLLÜ KÖŞK Bilgin Adalı Resimleyen: Mustafa Delioğlu SÜMBÜLLÜ KÖŞK HEYECANLI KİTAPLAR Serüven Bilgin Adalı Resimleyen: Mustafa Delioğlu SÜMBÜLLÜ KÖŞK Yayın Koordinatörü: İpek Şoran Editör: Ebru Akkaş Kuseyri Kapak

Detaylı

5.SINIF TÜRKÇE (GENEL DEĞERLENDİRME TESTİ) almıştır?

5.SINIF TÜRKÇE (GENEL DEĞERLENDİRME TESTİ) almıştır? 5.SINIF TÜRKÇE (GENEL DEĞERLENDİRME TESTİ) Öğle üstü bir cip gelip obanın çadırları önünde durdu. Çocuklar hemen çevresinde toplaştılar. Cipten önce veteriner, sonrada kaymakam indi. Obanın yaşlıları hemen

Detaylı

Bu ses bu vücuttan nasıl çıkıyor, anlamıyorum, borazan

Bu ses bu vücuttan nasıl çıkıyor, anlamıyorum, borazan Doyumsuz Çocuklar Babam televizyon başında saatlerini geçirmekten keyif mi alıyor, yoksa acı mı çekiyor anlayabilmiş değilim. Ne zaman bir şey seyredecek olsa mutlaka yüzünü buruşturur, kızar, söylenir.

Detaylı

Boğaziçi Grubumuz gönüllüleri TÜYAP Fuarında tanıtım yapıyorlar, oldukça büyük bir fedakarlık yaptıkları, umarım emeklerinin karşılığını alırlar...

Boğaziçi Grubumuz gönüllüleri TÜYAP Fuarında tanıtım yapıyorlar, oldukça büyük bir fedakarlık yaptıkları, umarım emeklerinin karşılığını alırlar... iyi akşamlar ilk yar'larımızın sevgili dostları, bu akşam ilk projesine katılan sevgili Elif'in izlenimini paylaşıyoruz. Elif in izlenimi daha önceki izlenimlerden farklı biçimde yazılmış... Hem bir iç

Detaylı

Evimi misafirlerim gidince temizlemek için saatlerce uğraşıyorsam birçok arkadaşım

Evimi misafirlerim gidince temizlemek için saatlerce uğraşıyorsam birçok arkadaşım Yeni evli bir çift vardı. Evliliklerinin daha ilk aylarında, bu işin hiç de hayal ettikleri gibi olmadığını anlayıvermişlerdi. Aslında birbirlerini sevmiyor değillerdi. Son zamanlarda o kadar sık olmasa

Detaylı

ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI. Refik Durbaş. Öykü KURABİYE EV. Resimleyen: Burcu Yılmaz

ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI. Refik Durbaş. Öykü KURABİYE EV. Resimleyen: Burcu Yılmaz Resimleyen: Burcu Yılmaz Refik Durbaş KURABİYE EV ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI Öykü Refik Durbaş KURABİYE EV Resimleyen: Burcu Yılmaz www.cancocuk.com cancocuk@cancocuk.com Yayın Koordinatörü: İpek Şoran Editör:

Detaylı

UYGULAMA 1 1. Aşama Şimdi bir öykü okuyacağım, bakalım bu öykü neler anlatıyor?

UYGULAMA 1 1. Aşama Şimdi bir öykü okuyacağım, bakalım bu öykü neler anlatıyor? ALAY ETME Amaç : Başkalarına saygı duymayı öğrenme.alay etme ile baş edebilme becerisini kazandırma Düzey : 1. sınıf ve üstü Materyal: Uygulama 1 için:yazı tahtası, kağıt, kalem, Uygulama 2 : Kuklalar,oyuncak

Detaylı

ÇAYLAK. Çevresinde güzel bahçeleri olan bir villaydı.

ÇAYLAK. Çevresinde güzel bahçeleri olan bir villaydı. ÇAYLAK Çevresinde güzel bahçeleri olan bir villaydı. Alt katta genel tıbbi muayene ve müdahaleleri yapılıyordu. Bekleme salonu ve küçük bir de laboratuar vardı. Orta katta diş kliniği ve ikinci bir muayene

Detaylı

MATBAACILIK OYUNCAĞI

MATBAACILIK OYUNCAĞI Resimleyen: Özlem Isıyel Yiğit Bener MATBAACILIK OYUNCAĞI ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI Roman 1. basım Yiğit Bener MATBAACILIK OYUNCAĞI Resimleyen: Özlem Isıyel cancocuk.com cancocuk@cancocuk.com Yayın Koordinatörü:

Detaylı

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER YAPTIK?

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER YAPTIK? DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER SERBEST ZAMAN YAPTIK? Çocuklara sporun önemi anlatıldı ve her sabah spor yaptırıldı. Çocuklar ilgi köşelerinde öğretmen rehberliğinde serbest oyun

Detaylı

Kızlarla tanışmak isteyen bir erkeğin bilmesi gereken çok önemli bir kural var:

Kızlarla tanışmak isteyen bir erkeğin bilmesi gereken çok önemli bir kural var: 1 2 Kızlarla tanışmak isteyen bir erkeğin bilmesi gereken çok önemli bir kural var: Kadınlar hayatlarını güzelleştirecek, beraber eğlenebileceği, güzel sohbetler edebileceği, bakışlarıyla kalp yakan, hayat

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Mayıs 2010 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Mayıs 2010 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙ ΕΙΑΣ, ΙΑ ΒΙΟΥ ΜΑΘΗΣΗΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Eğitim, Hayatboyu Öğrenme ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri

Detaylı

09.10.2015. Denizyıldızı Sınıfı ndan Merhaba;

09.10.2015. Denizyıldızı Sınıfı ndan Merhaba; 09.10.2015 Denizyıldızı Sınıfı ndan Merhaba; Geçen hafta giriş yaptığımız Hayvanlar konusunu bu hafta da işlemeye devam ettik. Mini minnacık örümcek adlı parmak oyunumuzu ve Hayvanlar Ne İster? şarkımızı

Detaylı

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ Kendinizden biraz bahseder misiniz? -1969 yılında Elazığ'da dünyaya geldim. İlk orta ve liseyi orada okudum. Daha sonra üniversiteyi Van 100.yıl Üniversitesi'nde okudum. Liseyi

Detaylı

ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI. Koray Avcı Çakman. Öykü FLAMİNGO GÜNLÜĞÜ. 1. basım. Resimleyen: Reha Barış

ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI. Koray Avcı Çakman. Öykü FLAMİNGO GÜNLÜĞÜ. 1. basım. Resimleyen: Reha Barış Resimleyen: Reha Barış Koray Avcı Çakman FLAMİNGO GÜNLÜĞÜ ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI Öykü 1. basım Koray Avcı Çakman FLAMİNGO GÜNLÜĞÜ Resimleyen: Reha Barış 2010 yılında İzmir Kuş Cennetini Koruma ve Geliştirme

Detaylı

Aşağıdaki metni iki defa okuyunuz. Verilen soruları cevaplandırınız.

Aşağıdaki metni iki defa okuyunuz. Verilen soruları cevaplandırınız. 4. Sınıfı Hatırlıyorum Türkçe Öykü Haritası 1. Hafta Aşağıdaki metni iki defa okuyunuz. Verilen soruları cevaplandırınız. TUZ TAŞIYAN EŞEK Bir tüccar, deniz kenarında ucuz tuz satıldığını duymuş. Bu tüccar,

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΕΘΝΙΚΗΣ ΠΑΙ ΕΙΑΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Milli Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM

Detaylı

HİTİTLİ PATTİYA İLE PALLİLİ

HİTİTLİ PATTİYA İLE PALLİLİ Gürol Sözen HİTİTLİ PATTİYA İLE PALLİLİ illüstrasyon: Gözde Bitir S. DESTANLAR VE MASALLAR Tarihsel Öykü Gürol Sözen HİTİTLİ PATTİYA İLE PALLİLİ illüstrasyon: Gözde Bitir S. Bir Anadolu Masalı... Yayın

Detaylı

YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN

YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN 2011 PAZARTESĐ SAAT- 07:42 Sahne - 1 OTOBÜS DURAĞI Otobüs durağında bekleyen birkaç kişi ve elinde defter, kitap olan genç bir üniversite öğrencisi göze çarpar. Otobüs gelir

Detaylı

Bu testi yapın, kendinizi tanıyın!

Bu testi yapın, kendinizi tanıyın! Kendini Tanıma Testi Bu testi yapın, kendinizi tanıyın! İnsanlar sizin hakkınızda sandığınızdan farklı izlenimlere sahip olabilir. Gerçekten nasıl algılandığınızı siz de bilmek istemez misiniz? Bu teste

Detaylı

CAN'IN SESSİZ DÜNYASl

CAN'IN SESSİZ DÜNYASl CAN'IN SESSİZ DÜNYASl Sınıfta herkes önüne eğilmiş, öğretmenin verdiği ödevi yapıyordu. Defterlerine çapraz çizgiler çiziyorlardı. Bir süre hiç ses çıkmadı. Bitirenler Özge Öğretmen in masası önünde sıraya

Detaylı

TAVŞANCIK A DOĞUM GÜNÜ SÜRPRIZI

TAVŞANCIK A DOĞUM GÜNÜ SÜRPRIZI TAVŞANCIK A DOĞUM GÜNÜ SÜRPRIZI Güneşli bir günün sabahında, Geyikçik uyandı ve o gün en yakın arkadaşı Tavşancık ın doğum günü olduğunu hatırladı. Tavşancık arkadaşlarına her zaman yardımcı oluyor, ben

Detaylı

ŞİİR, HİKÂYE, MAKALE. Ekim 2013 Sayı 1. Yazar; HARUN ŞEN

ŞİİR, HİKÂYE, MAKALE. Ekim 2013 Sayı 1. Yazar; HARUN ŞEN ŞİİR, HİKÂYE, MAKALE Ekim 2013 Sayı 1 Yazar; HARUN ŞEN 1 İçindekiler KALDIRIMLAR 1... 3 DİYET... 4 ÇOCUKLARINIZA ZAMAN AYIRIN... 5 2 KALDIRIMLAR I Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında; Yürüyorum, arkama

Detaylı

ŞAHISLAR: Anne:Zişan, Baba:Orhan, Abla:Fehiman, Abla:Güzin, Abi:Osman, Küçük Kardeş:Fikret

ŞAHISLAR: Anne:Zişan, Baba:Orhan, Abla:Fehiman, Abla:Güzin, Abi:Osman, Küçük Kardeş:Fikret ŞAHISLAR: Anne:Zişan, Baba:Orhan, Abla:Fehiman, Abla:Güzin, Abi:Osman, Küçük Kardeş:Fikret (ZİL ÜSTÜSTE ÇALAR) Fehiman:Kimooo? Güzin:Benim abla. (KAPI AÇILIR) (Heyecanlı)Müjdemi ver müjdemi ver. Fehiman:(Heyecanlı)Mektup,mektup

Detaylı

Hırkatepe Köyü-Beypazarı (30 Kasım 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı

Hırkatepe Köyü-Beypazarı (30 Kasım 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı Hırkatepe Köyü-Beypazarı (30 Kasım 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı 30 Kasım 2008 Pazar günü, Ahmet Bozkurt un öncülüğünde Fotoğraf Sanatı Kurumu nun organize ettiği Beypazarı Köyleri fotoğraf

Detaylı

Türkçe. 1. Hafta. 1. Sınıfı Hatırlıyorum. 1 Bilgin, hangi özellikleriyle övünürmüş? 2 Bilgin, ne yapmaktan hoşlanmazmış? 3 Bilgin, nasıl bir çocukmuş?

Türkçe. 1. Hafta. 1. Sınıfı Hatırlıyorum. 1 Bilgin, hangi özellikleriyle övünürmüş? 2 Bilgin, ne yapmaktan hoşlanmazmış? 3 Bilgin, nasıl bir çocukmuş? 1. Sınıfı Hatırlıyorum Türkçe 1. Hafta Aşağıdaki metni iki defa okuyunuz. Verilen soruları cevaplandırınız. BİLGİN Bilgin, sürekli açıkgözlülüğü ile övünen bir çocuktu. Sinemada bilet alırken, otobüs,

Detaylı

ÇOKLU ZEKA ÖZELLİKLERİ

ÇOKLU ZEKA ÖZELLİKLERİ ÇOKLU ZEKA ÖZELLİKLERİ I- Açıklama Sizi tam olarak tanımladığına inandığınız her cümlenin yanına 1 yazın. Eğer ifade size uygun değilse, boş bırakın. Sonra her bölümdeki sayıları toplayın. Bölüm 1 Nesneleri

Detaylı

ΕΘΝΙΚΟ & ΚΑΠΟΔΙΣΤΡΙΑΚΟ ΠΑΝΕΠΙΣΤΗΜΙΟ ΑΘΗΝΩΝ ΤΜΗΜΑ ΤΟΥΡΚΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ ΚΑΙ ΣΥΓΧΡΟΝΩΝ ΑΣΙΑΤΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ Μάθηµα : ΤΟΥΡΚΙΚΗ ΓΛΩΣΣΑ II ΔΕΞΙΟΤΗΤΕΣ ΣΤΟΝ

ΕΘΝΙΚΟ & ΚΑΠΟΔΙΣΤΡΙΑΚΟ ΠΑΝΕΠΙΣΤΗΜΙΟ ΑΘΗΝΩΝ ΤΜΗΜΑ ΤΟΥΡΚΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ ΚΑΙ ΣΥΓΧΡΟΝΩΝ ΑΣΙΑΤΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ Μάθηµα : ΤΟΥΡΚΙΚΗ ΓΛΩΣΣΑ II ΔΕΞΙΟΤΗΤΕΣ ΣΤΟΝ ΕΘΝΙΚΟ & ΚΑΠΟΔΙΣΤΡΙΑΚΟ ΠΑΝΕΠΙΣΤΗΜΙΟ ΑΘΗΝΩΝ ΤΜΗΜΑ ΤΟΥΡΚΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ ΚΑΙ ΣΥΓΧΡΟΝΩΝ ΑΣΙΑΤΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ Μάθηµα : ΤΟΥΡΚΙΚΗ ΓΛΩΣΣΑ II ΔΕΞΙΟΤΗΤΕΣ ΣΤΟΝ ΠΡΟΦΟΡΙΚΟ ΛΟΓΟ (70005Γ) DİNLEME İSTEKLER (9) Metinleri dinleyelim

Detaylı

1. Bölüm. Uçağın kalkmasına bir saat vardı. Birkaç dakika içinde kapıya çağırılacaklardı. Eğer yapacaksa, şimdi yapması gerekiyordu.

1. Bölüm. Uçağın kalkmasına bir saat vardı. Birkaç dakika içinde kapıya çağırılacaklardı. Eğer yapacaksa, şimdi yapması gerekiyordu. 1. Bölüm Uçağın kalkmasına bir saat vardı. Birkaç dakika içinde kapıya çağırılacaklardı. Eğer yapacaksa, şimdi yapması gerekiyordu. Tim ayağa kalktı. İpi çekti. Grk ayağa kalktı, JFK Uluslararası Havaalanı

Detaylı

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 6 (ΔΞΙ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή:

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 6 (ΔΞΙ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή: ΚΥΠΡΙΑΚΗ ΔΗΜΟΚΡΑΤΙΑ ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΓΙΔΤΘΤΝΗ ΜΔΗ ΔΚΠΑΙΓΔΤΗ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ ΜΑΘΗΜΑ: ΣΟΤΡΚΙΚΑ ΕΠΙΠΕΔΟ: A ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011

Detaylı

C A NAVA R I N Ç AGR ISI

C A NAVA R I N Ç AGR ISI C A NAVA R I N Ç AGR ISI Canavar, canavarların hep yaptığı gibi, gece yarısından hemen sonra çıktı ortaya. Geldiğinde Conor uyanıktı. Kısa süre önce bir kâbus görmüştü. Herhangi bir kâbus değil- di bu;

Detaylı

Fotoğraf: Privat. Wolfgang Korn

Fotoğraf: Privat. Wolfgang Korn Fotoğraf: Privat Wolfgang Korn Yazarın yayınevimizden çıkan diğer kitabı: NORMAL NEDİR? Bilim muhabiri ve yazar olarak Hannover de çalışıyor. GEO, Die Zeit gibi gazete ve dergiler için yazılar yazıyor.

Detaylı

1. SINIF TÜRKÇE. Copyright 2015. YAZAR Ahmet KÜÇÜKAYDIN Hacer KÜÇÜKAYDIN. KAPAK TASARIMI Resul KÖSE. DİZGİ - SAYFA TASARIMI Resul KÖSE

1. SINIF TÜRKÇE. Copyright 2015. YAZAR Ahmet KÜÇÜKAYDIN Hacer KÜÇÜKAYDIN. KAPAK TASARIMI Resul KÖSE. DİZGİ - SAYFA TASARIMI Resul KÖSE 1. SINIF TÜRKÇE Bu kitabın bütün hakları Hacer KÜÇÜKAYDIN a aittir. Yazarın yazılı izni olmaksızın kısmen veya tamamen alıntı yapılamaz ve çoğaltılamaz. Copyright 2015 YAZAR Ahmet KÜÇÜKAYDIN Hacer KÜÇÜKAYDIN

Detaylı

Bir gün insan virgülü kaybetti. O zaman zor cümlelerden korkar oldu ve basit ifadeler kullanmaya başladı. Cümleleri basitleşince düşünceleri de basitleşti. Bir başka gün ise ünlem işaretini kaybetti. Alçak

Detaylı

HEM DÜŞÜNECEĞİZ, HEM ÖĞRENECEĞİZ HEM DE SÜRPRİZ HEDİYELER KAZANMA ŞANSINA SAHİP OLACAĞIZ.

HEM DÜŞÜNECEĞİZ, HEM ÖĞRENECEĞİZ HEM DE SÜRPRİZ HEDİYELER KAZANMA ŞANSINA SAHİP OLACAĞIZ. HEM DÜŞÜNECEĞİZ, HEM ÖĞRENECEĞİZ HEM DE SÜRPRİZ HEDİYELER KAZANMA ŞANSINA SAHİP OLACAĞIZ. Sorular her ay panolara asılacak ve hafta sonuna kadar panolarda kalacak. Öğrenciler çizgisiz A5 kâğıdına önce

Detaylı

OKUMA-YAZMAYA HAZIRLIK ÇALIŞMALARI

OKUMA-YAZMAYA HAZIRLIK ÇALIŞMALARI AYLIK BÜLTEN OKUMA-YAZMAYA HAZIRLIK ÇALIŞMALARI 1 rakamı ile büyük ve küçük A harflerini boyadık ve yazdık. Doğru kalem tutma alıştırmaları, serbest ve yönergeye uygun çizgi çalışmaları yaptık. Satır ve

Detaylı

Koç Üniversitesi nde ders verme tecrübelerim BURAK ÖZBAĞCI 2013

Koç Üniversitesi nde ders verme tecrübelerim BURAK ÖZBAĞCI 2013 Koç Üniversitesi nde ders verme tecrübelerim BURAK ÖZBAĞCI 2013 2002 yılından beri Koç Üniversitesi nde lisans ve lisansüstü toplam 16 farklı dersi, 35 farklı şubede anlattım. 8-10 kişilik küçük sınıflara

Detaylı

Minti Monti. Tilki Tilki Baksana. Bana bak! Hayır, bana bak! Yavru Tilki Neyin Peşindesin? Okula Hazırlık İçin 5 Öneri TİLKİ OKULU

Minti Monti. Tilki Tilki Baksana. Bana bak! Hayır, bana bak! Yavru Tilki Neyin Peşindesin? Okula Hazırlık İçin 5 Öneri TİLKİ OKULU Minti Monti Çocuklar için eğlenceli poster dergi Ücretsizdir Sonbahar 2012 Sayı:7 ISNN: 2146-281X Tilki Tilki Baksana Bana bak! Hayır, bana bak! Yavru Tilki Neyin Peşindesin? Okula Hazırlık İçin 5 Öneri

Detaylı