Devrimci Karargah. Ana Dava Tutsakları. Savunması

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Devrimci Karargah. Ana Dava Tutsakları. Savunması"

Transkript

1 Devrimci Karargah Ana Dava Tutsakları Savunması

2 İSTANBUL 9. AĞIR CEZA MAHKEMESİ DEVRİMCİ KARARGÂH DAVASI HEYETİNE Dosya No:2009/213Es Okan DUMAN, Cemal BOZKURT, Fatih AYDIN SEREZ DEN BOSTANCI YA BU TARİH BİZİM SİYASİ SAVUNMA ÖNSÖZ 5 TEMMUZ 2013 Aslanlar kendi tarihlerini yazana kadar avcılık hikayeleri her zaman avcıyı yüceltecektir Afrika Atasözü MERHABA! Issız bir adanın ortasında açılmış derin kuyudan inatçı bir MERHABA!.. Muktedirin kirli elleri boğazımıza yapışmış olsa bile MERHABA! Son nefesimizi çoşkulu bir merhaba ile tüketme pahasına, MERHABA!... Tarih boyunca egemenlerin elinde oyun hamuruna dönüştürülen gerçeklerle sadakatle kurulduk yanınıza; destur beklemeden, anlayış dilemeden. Tıpkı haklılığına yürekten inanan barbar bir Celalî gibi Söyleyecek sözümüz, haykıracak nefesimiz var. Egemenlerin kendi dünya çıkarları uğruna üstünde tepinip iğdiş ettikleri gerçeklerin gün yüzüne çıkartılmaya ihtiyaç var. Ezen - ezilen kavgasında nice gerçekler halklara en çarpıtılmış biçimleriyle sunuldu, kuşkusuz bu kapışma sürdükçe güçlü olanlar kendi kabullerini gerçek miş gibi sunmaya devam edecektir. Afrikalının sözü bu anlamda gerçeğin bam teline basıyor. Elbette gerçekler, devrimcilik niteliğini hak edecek kadar inatçıdır, dinamiktir ve aradan asırlar geçse bile bulduğu ilk boşluktan günışığını yakalayacak denli kararlıdır aynı

3 zamanda. İşte 1953 te mahkeme savunmasında Fidel e Tarih bizi aklayacaktır çıkışını yaptıran da, gerçeklerin sonsuza dek toprağın altında kalmayacağına olan bilinçli inancıdır. Aynı inancı biz devrimciler de katıksız bir bağlılıkla taşıyoruz. Bu inanca ve gerçeklere yaslanarak şahidi ve emekçisi olduğumuz özgün tarihimizi kalemimiz ve belagatimiz yettiğince ve tüm devrimci samimiyetimizle sunmaya çalışıyoruz. Elinizdeki çalışma bu samimiyetin ürünüdür. Bu çalışmayı egemenlerin gerçekleri iğfal edercesine tahrip ettiği, onları birer fosseptik çukuruna atarak temiz ve onurlu olan ne varsa bununla kirlettiği bir dönemde yapıyoruz. Üstelik düşmanın ideolojik mücadele araçlarını en etkin şekilde işlettiği böylesi bir dönemde yapmaya çalışıyoruz. Biliyoruz ki işimiz hayli zor. Elinizdeki çalışmanın en temel varlık nedeni Devrimci Karargâh ı birinci ağızdan tanımaktır. Çünkü bugüne dek başkaları, ikinci üçüncü şahısları tanımayanlar hakkımızda çok şey söylediler. Birçoğu eksik, yanlış yahut çarpıtılmış aktarımlar üzerinden hareketimizle ilgili spekülasyonlar her seferinde yeniden üretildi. Kendi emeğimize, tüm devrimcilerin ortak değeri olan Orhan yoldaşımıza, halklarımıza, devrimcilere ve tarihe olan saygımız gereği, yaratılan spekülasyonları boşa çıkartacak, kirli perdeyi indirmeye çalışacağız. Bu, oldukça gecikmiş bir ödevin karşılanma çabası olarak düşünülebilir. *** Kamuoyu Devrimci Karargâh ı çoğunlukla Orhan YILMAZKAYA yoldaşın İstanbul- Bostancı da sergilediği destansı direniş üzerine tanıdı. Ayrıca burjuva medyada hakkımızda çıkan haberlerden, kısmen İsmail Saymaz ın sorunlu aktarımlarla dolu kitabından, kısmen de pespaye yazarlık pratikleriyle yan yana düşen Ahmet Şık ve Mehmet BARANSU nun kitaplarından öğrendi. Fakat gerçeklerden uzak ve çarpıtılmış halleriyle Özellikle devleti sahiplenen çizgideki medya ve yayıncılık anlayışı Devrimci Karargâh ın itibarı zedelemek için kara propaganda açısından oldukça bonkör davrandı. Kimi şarlatan oportünist sol çevreler de devletin kafaları karıştıran kara propaganda salvolarına içten içe destek sunmakta herhangi bir sakınca görmediler. Çünkü Devrimci Karargah yaptığı eylemlerle, ortaya koyduğu devrimci mücadele anlayışıyla hem sağdan hem de sözüm ona soldan kimi çevreleri rahatsız etmişti. Hele kendisine sosyalist sıfatını yakıştıranlar Bir taraftan Hareketimiz üzerinde yaratılmaya çalışan şaibe bulutlarını beslemeye çalıştılar, diğer taraftan ise Şehit Orhan Yılmazkaya nın destansı direnişinden nemalanmaya soyundular. Evet, kim olduğumuzu biliyoruz, utanmazlığınızdan iğreniyoruz. Statükocu Solculuk diye adlandırdığımız ve günümüz devrimci-sosyalist varoluş biçimine ait arızalı özelliklerden biridir; oportünizmle, kaçkınlıkla harmanlanmış rekabetçiliktir bu. 12 Eylül 1980 faşist darbe döneminde beridir süregelen, düzenin güvenli limanlarına demir atanların zarar görmeden eyleştikleri bir solculuk tarzıdır, bu. Unutmadık, unutmayacağız ve her karşımıza çıktıklarında yüzlerine tükürürcesine bunu onlara hatırlatacağız. Oysa şurası bir gerçek ki karar-propaganda faaliyetlerinin esasta hedeflediği şey Devrimci Karargâh ın kurumsal varlığından ziyade bizzat devrimciliğin kendisiydi. Türkiye devrimci hareketi bunu okuyabildiği halde maalesef saldırıya karşı koyma refleksini bir türlü üret(e)memiştir! (Öte yandan bu süreçte Kürt Özgürlük Hareketinin yoldaşlık desteğinin hiçbir

4 zaman unutulmayacağını buradan da belirtelim). Anlıyoruz bunun nedenini. Yeryüzünün Lanetlileri olan bizler, bazılarının alışageldiği siyaset zeminine kibrit suyu döktük; rahatı bozulanlar oldu. Demokrasicilik, liberalizm ve reformizme saplanmış olanlardan zaten hiçbir şey beklenemezdi. Ancak bu dersten devrimciler de kalmıştır. Bunun üzerine düşünülmelidir. Bizim dışımızdaki devrimci çevrelerin dergi veya gazetelerinde Devrimci Karargâh eylemlerini haber yapmamaları bir yana, devletin ürettiği Ergenekon bağı gibisinden yalanlara karşı oldukça kayıtsız kaldıklarını not etmemiz gerekir. Bu duyarsızlık hangi devrimci amaca hizmet eder, kimin işine yarar? Fakat Türkiye Devrimci Hareketini (TDH) de kapsayan bu eleştirilerin evvelinde kesin bir kayıt düşmekte yarar var. Söz konusu kara propagandaların üstesinden gelme, bununla savaşma konusundaki birincil sorumluluk Devrimci Karargâh a aittir. Tüm şüpheleri gidermenin, kara propagandaları altetmenin mesuliyeti herkesten önce bize düşüyor. Bugüne kadar bu saldırılara gerekli yanıtı üretemedik, yanlış tercihlerde bulunduk kimi zaman; iddiamıza denk düşmeyen tutumlar sergiledik, saldırıların ideoloji muhtevasını yeterince kavrayamadık. Bu yetersizlikler, hatalar bize ait olan, geride bıraktığımız gerçekliklerdir. Tamamıyla en keskin haliyle yüzleşme sorumluluğumuz vardır, bundan kaçmayacağız elbette. Geriye kalanlar ise yalnızca sınırlı bir eleştirinin konusu olabilir sadece. Elimizdeki bu çalışma sıradan bir ürün değildir; onu sıradanlıktan çıkartan şey, bitirildiği vakit muhataplarını adaletli ve devrimci bir değerlendirmeye davet edecek oluşudur. Çünkü bu çalışmanın hazırlanmasına vesile olan süreç boyunca kitabın öznesi her cenahtan çirkin ithamlarla, adalet duygusundan yoksun önyargılarla, hasetle, akıl ve izandan nasibini almamış değerlendirmelerle boğuştu. Sorunu, aynı zamanda kendisini de aşan boyutuyla ele aldığı için boğuşmaktan asla yılmadı. Bu nedenle hatalarına, eksikliklerine karşın meseleye ciddiyetle yaklaşıp saldırılara göğüs germeye çalıştı. *** Şimdi bu çalışmanın kimi teknik detaylarına ilişkin bazı ön bilgilendirmelerde bulunalım.. Bu çalışma Devrimci Karargâh ın internet sitesinde yer alan kimi makale, bildiri ve açıklamalarıyla beraber, süreç içerisinde yaşanan gelişmelerin zindan yapısı tarafından değerlendirildiği yazılarımızın derlenmesiyle vücuda kavuşmuştur. Bu anlamda elinizdeki DERLEME nin Devrimci Karargâh ı tanıma ve anlama klavuzu olduğunu belirtebiliriz.. Ayrıca bu çalışmanın ardından Orhan YILMAZKAYA yoldaşın yazdığı önemli makalelerden oluşturacağımız bir başka derlemeyi daha sunmaya çalışacağız. Devrimciliği inandığı gibi yaşamaya gayret eden bu büyük savaşçının akıcı bir üslupla kaleme aldığı etkileyici düşüncelerini ilgiyle okuyacağınızı düşünüyoruz. Derlemenin 1. Bölüm ünde: - Statükoculuk başlığı altında, yeni bir çıkış olarak Devrimci Karargah sürecini başlatmaya neden gerek duyduğumuza, neden Kürdistan dağlarına yöneldiğimize, ilerleyen bölümlerde bunun siyasal sebeplerini daha geniş ve detaylıca vermek üzere özet olarak geçmiş uygun gördük. - Devrimci Karargah ın üstlendiği eylemleri, teknik detaylara girmeden aktarmaya çalıştık (ileride bunu da karşılayan ve özgün sürecimizi detaylıca ele alacağımız daha farklı bir ürün çıkarma hedefimiz var). Asıl öne çıkarmamız gereken şey, hangi siyasal gerekçelerle mücadelenin pratik alanına atıldığımızdı. Hareketimizle ilgili adaletli değerlendirmelerin yapılabilmesi için meselenin teknik detaylarla boğulmaması gerekliydi.

5 - Orhan yoldaşın sergilediği destansı direniş önemliydi. Hayatını ve mücadelesini özet bir anlatımla bu bölüme geçtik. II Bölüm: - Düşmanın karşı atağa geçeceğini bekliyorduk. Savaşın yasaları gereği böyle olacaktı. Dolayısıyla, askeri- ideolojik-politik ve psikolojik saldırılarına maruz kaldık. Bu saldırılara dönük solun, TDH nin farklı yaklaşımları oldu. Bunları Operasyonlar ve Kara Propaganda Süreci başlığına ele aldık. III Bölüm: da Kürdistan da askeri eğitim ve hazırlık döneminde Şimdi Denizlere Açılma Zamanıdır adlı politik bildirgemizi kaleme almıştık. Bu bildirge Devrimci Karargâh ın ilk resmi programı olması yani kendisini ideolojik politik düzlemde gerekçelendirmesi bakımından önemli bir çalışmaydı. Aynen buraya aktardık. Elbette aradan geçen süre göz önüne alındığında 2006 da yapılan analizlerin güncellenmesi gerekiyor. Politik bildirgemizin devamında Emperyalist yönelimlerin günümüzdeki şekillenişine ve T.C nin restorasyonu sürecine, TDH nin kendi krizinden çıkış için önerdiğimiz dört ana mücadele oluşan devrimci çizgi nin içeriğine yer verdik. IV. Bölüm: - İsmail Yoldaş! ın sorunlu kitabına - Ahmet ŞIK ın şık olmayışının ötesine taşan pespaye akıl yürütmelerine kısaca yanıt üretmeye çalıştık. V Bölüm - Sonuç kısmıyla söyleyeceklerimize virgül koymuş olduk. *** Değerli dostlar, siper yoldaşları, kardeşler Şimdi bu mütevazı çalışmayı tarihin ve sizlerin adaletine, bilgisine sunuyoruz. Gerçeklerin devrimciliğine olan inancımızla, umutla ve dirençle Bu çalışma 27 Nisan 2009 yılında Bostancı da Orhan yoldaşımızın direnişi sırasında polis kurşunuyla hayatını kaybeden Mazlum ŞEKER e adanmıştır.

6 1 BÖLÜM DEVRİMCİ KARARGÂH SÜRECİ ÇIKIŞ, EYLEMLER VE OPERASYONLAR 1990 larda sosyalist blokun çökmesiyle beraber şişirilen Yeni Dünya Düzeni balonu on yıllık kısa ömrünün ardından 11 Eylül 2001 saldırısıyla patlayıvermişti. Modern Batı nın barbar Doğu yu ehlileştireceği sürecin gongu çalınmıştı. Bununla beraber uluslararası finans kapital küresel ölçekte siyasi ve ekonomik buhrana doğru sürükleniyordu. Öyle ki, öngörülen krizin büyüklüğü 1929 petrol kriziyle karşılaştırılarak anlaşılabiliyordu. Buhrandan çıkış için, enerji kaynakları üzerinde hakimiyet kurmak gerekliydi. Stratejisi buna göre düzenleyen emperyalizm böylece yeniden sömürgecilik dönemini açtı. Ortadoğu bu anlamda küresel kapışmanın merkez coğrafyası olarak seçilecek, yeni dönemde etkin olmak isteyen bütün güçler buraya yönelecekti. Öyle de oldu. Emperyalizm 2000 lerin başında itibaren bölgeye aktif bir güç yığdı. Lakin Batılı nın modernist kafası silahlı işgalin gölgesinde dillendirilen demokrasi söyleminin ikna ediciliğine aşırı derece güvenmişti. Ortadoğu da Yabancı ya ait değerler sisteminin kavrayamayacağı kadim gerçekler vardı. Bu gerçeklere yaslanan direnç, emperyalistlerin tahminlerinin de ötesindeydi. Döktüğü kanlara milyarlarca dolarlık masraflara rağmen emperyalizm bu nedenle halen Ortadoğu yu tam anlamıyla kazanamamıştır. Öte yandan T.C nin bölgede emperyalist planlara göre en uygun şekilde konumlandırılması gerekiyordu. Türkiyeli tekelci burjuvazinin açmazlarını, yuvarlandığı krizi bertaraf edebilmesinin yolu emperyalist planlara eklemlenmekten geçiyordu ayrıca. Fakat T.C nin 90 yıllık ömrü boyunca yüklendiği ideoloji, kasıntılı alışkanlıklar bu eklemlenmeye uyum sağlama konusunda ayak bağı oluşturuyordu. Dolayısıyla T.C nın yeni süreç için yeniden yapılandırılması gerekliydi. Bu süreç, yani T.C nin restorasyonu eskinin tutucu, sürecin ihtiyaçlarını karşılamaktan uzak kliklerinin tasfiyesi anlamına geldiği için bu dönüşüm hayli sancılı geçti. Yeni sürecin düzenleyici öznesi olarak AKP zaten işbaşına gelmeden evvel ABD ile gerekli mutabakatı sağlamıştı. AKP, gerçek İslam dini ile alakası olmayan, inananları devlete biat etmeye çağıran ılımlı islam ideolojisiyle donanmıştı. Ve hem Türkiye de hem Ortadoğu da halkları içeriden kuşatmanın, onlara şirin görünmenin etkili bir aracıydı İslam. AKP bahsedilen araç rolünü istenildiği kadar oynamasa da egemenlerin elinde daha iyi bir Truva atı yoktu. Bu süreçte, özellikle 1 Haziran 2004 devrimci atılımıyla AKP ye ve emperyalist yönelimlere en büyük engeli Kürt Özgürlük Hareketi çıkarttı. Kürtler T.C.nin ve emperyalizmin topyekün tasfiye girişimlerine rağmen kıyasıya bu mücadele yürüterek hem askeri hem siyasi açıdan ustalıklı hamlelerle bu süreçten devrimci kazanımlarla çıkmayı başardı. 21. yy ın Kürtlerin çağı olacağını dosta düşmana ilan etti. Yukarıda kabaca tarif ettiğimiz nesnelliğin kendiliğinden büyük olanaklar sunmasına karşın ne yazık ki bütün bu sürecin en etkisiz en silik cenahı Türkiye Devrimci Hareketi ve Türkiye Sol-Sosyalist hareketleri (TSH) idi. Yerel ve uluslararası güçler savaş arenasında tozu dumana katarken bizler, yani devrimciler, sosyalistler arenanın tribününde yüksek siyaset

7 tecrübelerimizle(!) başta Kürtler olmak üzere her tarafa akıl vermeye çalışıyorduk. Pratik devrimci politikanın yerini uzunca bu süredir ağırlıklı olarak sözlü siyaset almıştı. Hikmet Kıvılcımlı ustanın70 yıl önceki serzenişinin nedenleri hala karşımızaydı: Kürtler dağa çıkıyor, biz şehirlerde bildiri dağıtıyoruz. 19 Aralık 2000 deki hapishanelere yönelik katliam devrimciliğin üzerinden silindir gibi geçmişti. Buna Sol da içten içe sevinenler olmuştu. Devrimciliğin, tatlı su solculuğunun önünü kestiği türünden karşı devrimci sızlanmalar bilinçaltında fışkırmaya başlamıştı. Güya birilerine gün doğmuştu. Fakat aradan geçen onca yıla rağmen ulusalcı veya liberal gericiliklere yaslanmak bile onları abad etmemiştir. Siyasi arenada aktör olmama hali aslında uzunca bir dönemdir TDH ve TSH nin gerçekliğiydi sonrasında bu gerçeklik en yoğun, en acı haliyle üzerimize çökmüştü. Gündem belirlemek bir yana, mevcut gündeme dâhil olmanın bile uzağındaydık. Siyaset üretemiyorduk, basın açıklamaları siyasi çevrelerin ağırlıklı olarak meylettiği müdahale aracı haline geldi ki, o da bir müddet sonra bıktırıcı-tüketici bir işlev görmeye başladı. Kitlelerden hem duygudaşlık hem de fizik bakımdan uzaktık. Dahası sokaklara çıkmaya kalktığımızda hitap ettiğimiz halkın linç girişimlerine maruz kalıyorduk, ezik bir görüntü sergiliyorduk. İdeolojik ön kabullerimizi gerekçe göstererek Kürt devrimciliğiyle olan mesafemizi de açmıştık. Bu durum Kürtlerin yalnızlaştırılmasına hizmet ettiği gibi, Türkiyeli devrimciliğin devrimsizleşme ivmesini de hızlandırmıştır. Verhasıl durum genel olarak pek de parlak değildi. Çünkü bu olumsuz tablonun varlığına neden olan, bu olumsuzluğu sürekli besleyen ve ondan beslenen ağır bir STATÜKO halini yaşıyorduk. Ulusalcılık, batıcılık, modernizm, elitizm, devletçilik (bunları kapsayan ve bunlarla beraber edinilen kemalizm), yasalcılık, iradesizlik (beklemecilik), parçacılıkta ısrar, tanımsız rekabetçilik, dar grupçuluk, kendi gerçekliğini tanımama,liberalizm, devrimcilikten kaçış, vb. yığınlarca olumsuz nitelik ve eğilim, şu veya bu ölçüde TDH yi, TSH yi sarıp sarmalamıştı. Biz bu dönme statükocu solculuk adını vermiştik lerden günümüze uzanan süreçte statükocu tarz sola egemen olmuştu. Öyle ki bu tabloya TDH nin veya TSH nin Türkiyeli ezilenlere umut verecek hali dahi yoktu. Solu bu hale getiren statükocu tarzı terk etmek için teorik,,ideolojik, örgütsel ve devrimci nitelikte pratik bir yenilenmeye ihtiyaç vardı. (Bu dört başlık ikinci bölümün sonunda daha geniş ele alınacaktır.) Devrimciliğin yeniden kitleler nezdinde itibar görmesi, politikada güçlü bir özne olmasına bağlıydı. Bunu dışımızdaki devrimcilerle çok daha etkili yapmak mümkündü. Elbette yalnız kalma riskini de taşıyordu, bu süreç. Öyle olsa dahi kendi programımıza kendimiz sarılacak, bizim de içerisinde yer aldığınız ( fakat çıkmak için çaba gösterdiğimiz) statükocu devrimciliği-solculuğu sarsacak, gerekirse bu hatta tek başımıza yürüyecektik. Bu inançla yola koyulduk. b) Özgür Dağlara: Evet, Komutan Orhan YIlMAZKAYA öncülüğünde. Devrimci Karargah sürecimizi başlatmak askeri eğitim almak için özgür Kürdistan dağlarına yöneldik. Medya Savunma Alanları nda Kürt Özgürlük Hareketinin eşsiz yoldaşlığıyla tanıştık. Devrimci dayanışmanın, zorlukları beraberce aşmanın en içten örnekleriyle karşılaştık. Benzerine dünyada belki de az rastlanır alaka sayesinde kendimizi orada hiç yabacı hissetmedik. Sosyalist ahlakı, devrimci değerleri içselleştirmiş, sözleri ile davranışlarını tutarlı kılmayı başarmış gerilla gerçekliğiyle

8 tanıştık. Savaş koşullarındaki fedakarlık ve paylaşımın yoldaşlık bağını, davaya bağlılığını nasıl etkilediğine, bir militanın maneviyatını nasıl güçlendirdiğine tanıklık ettik. İradesini kendi ellerine aldığında kadının ne denli özgürleşebileceğinin örneklerini gördük. Kürt kadınları Beritan hevalin izinden yürümek için özgür dağlara akın ediyordu. Onları tanıdıkça metropollerdeki TDH ve TSH kadın örgütlenmelerinin ve bilincinin yetersizliği açıkçası gözümüze daha çok battı. Ferman padişahınsa dağlar bizimdir demişti, Dadaoğlu. Yalnızca bu coğrafyada değil, Spartaküs ten Hz. İsa havarilerine, Hz Muhammet ten Şeyh Bedreddin e İspanyol İç Savaşındaki direnişçilerden Kuzey ve Güney Amerika yerlilerine II. Dünya Savaşı ndaki Avrupalı partizanlardan Mao nun halk ordusuna, Koçero lardan İbrahim Kaypakkaya lara kadar dağlar ezilen devrimciliğine mesken olmuştu. Folklorumuzda dağlara neden bu denli methiyeler dizildiğini, dağların insana neden engin bir özgürlük duygusu yaşattığını daha iyi anladık. Ve dağlar son derece dürüst yaklaştı bizlere. Zaaflarımızı, yetersizliklerimizi yüzümüze vurdu, kararlılığımızı sınadı, geriliklerimizle uzlaşmadı; kendimize, dostumuza, düşmanımıza ve devrimci mücadeleye her seferinde daha gerçekçi yaklaşmamız gerektiğini hatırlattı. Kırsaldaki sürecimiz boyunca her mevsimin ayrı zorluklarını ayrı güzelliklerini yaşadık. Sohbet edebildiğimiz her gerilla ile Kürdistan ın çığlık çığlığa acılarına, samimi coşkusuna bilenmiş öfkesine, yakınlaşan umutlarına tanık olduk. Her biri dünyamızı zenginleştiren emsalsiz deneyimlerdi. Aynı yağmurda ıslandığımız, aynı patikadan yürürken beraber türküler söylediğimiz, aynı sığınakta yan yana düşman ateşine maruz kaldığımız değerli gerilla yoldaşlarımızdan şehadete ulaşanlar oldu. Onlar artık mücadelemizin güçlü ve ortakça ilerlemesinin mayası oldular. Politikleşmiş Kürt halkını tanıdık; tanıdıkça onlara olan saygı ve hayranlığımız arttı. Gizlenmiş şöven önyargılarımızın varlığından utandık. Gönlü zengin bu mazlum ve direngen halkın sevecenliğinde yunduk. Kirlerimizde arınmaya çalıştık. Yaşadığımız bu sürecin birikimi, örgütsel hafızamızın hiçbir zaman silinmeyecek kıvrımlarında en detaylı haliyle kayıtlıdır ve her pratik zaferde bu birikimin değerli izi mutlaka olacaktır. Tavsiyemiz oldur ki, kendisine devrimciyim, sosyalizm diyenler mücadelenin, yoldaşlığın, dayanışmanın Kürdistan dağlarında nasıl yaşandığını anlamak ve Kürtler daha iyi tanımak için en azından kısa bir süreliğine de olsa Medya Savunma Alanları nı ziyaret etmeleridir. Devrimci değerlerin, maneviyatın savaş gerçekliğinde nasıl üretildiğini deneyimlemek eminiz ki devrimcilere çok şey katacaktır. Ayrılmak pek de kolay değildi. Fakat uzunca bir eğitim sürecinin ardından, doğrudan devrim hedefini pratikleştirmek amacıyla kendi mücadele alanımıza, yani Türkiye ye döndük. c) Dönüş Ülkeye dönmek pek sorun olmadı. Ancak asıl zorluklar bundan sonra başladı. Şurası kesin ki devrimci mücadelenin askeri boyutu içerisinde Lojistik 1 şartlar konusu, en öz 1 Lojistik: Askerlik sanatının, savaştaki veya hareket halindeki bir ordunun iaşe ve ibate (barınma, üslenme-cb) yol, haberleşme, sağlık, vb. hizmetlerinin savaş yeteneği bakımından en etkili durumunda bulundurulması, en

9 eylemlerin başarılı icrası kadar hayatiyet arzediyor. Lojistiğin arka planda ve ikincil derecede önemliymiş görünüyor olması kimseyi yanıltmamalıdır. Üslenme, günlük temel ihtiyaçları karşılama, eylemlerin altyapısı için gerekli masraflara kaynak bulma gibi konular lojistik imkânlarla ilgilidir. Bu imkânlar her zaman kadroların, militanların, gerillaların önüne hazır bir şekilde gelmeyebilir ki çoğunlukla mücadele gücü bu ihtiyaçları kendi öz çabasıyla giderir. Özellikle ilk çıkış döneminde öncü kadrolar bunu kendileri yaratmak durumundadırlar. Elbette belirtmeden geçmemek gerekiyor; kısıtlı imkânların aşılması çabası kimi ekstra riskleri beraberinde getirir. Bu noktada kritik olan husus göze alınan riskin yaratacağı güvenlik açıklarına karşı daha fazla uyanık olmaktır. Bizler de mücadele sahasına döndükten sonra üstlenme aşamasında önceleri zorlandık, lojistik kısıtlarımız sebebiyle kimi sıkıntılar yaşadık. Normalde benzeri sorunlar yaşandığında kadroların moral düzeyinde, motivasyon ve coşkusunda, kararlılığında kırılmalar yaşanır. Önemli husustur bu. Lakin bizler bu tür aksiliklere karşı hazırlıklıydık, problemleri hep beraber aşmak yönünde irade geliştirdik. Engels, İhtiyaçlar icatların anasıdır der. Arayışı tutku düzeyinde olanlar, sorunlara karşı son derece yaratıcı çözümler geliştirebilirler. Bizler bu açıdan Orhan yoldaşın lojistik sorunlara yönelik geliştirdiği çözümlerden de, yaratıcı zekâsından da bir hayli yararlandık. Lojistik şartların düzelmesi eylemsellik sürecimizdeki sürecimizdeki motivasyonumuza kuşkusuz olumlu olarak yansıdı. EYLEMLERE BAŞLIYORUZ a) Havan Eylemi: Evet! Üsküdar Selimiye deki I. Ordu Kışlasına yönelik olarak 7 AĞUSTOS 2008 tarihindeki havan topu saldırısını biz yaptık. Sabah saatlerinde Karacaahmet Mezarlığına gelerek havan topu rampasını kurduk ve dört adet 60 lık havan topu güllerini kışlaya gönderdik. Eylemin ardından hızla üssümüze çekildik. Öncesine eylem yerine kurduğumuz tuzak ise polislerin şansına maalesef çalışmamıştı. Bu eylemimizi 1 ve 2 no lu bildirilerle sahiplenmiş ve kamuoyuna duyurmuştuk. 1 NO LU BİLDİRİ Devrimci Karargâh 1 no lu Bildiri Türkiye işçi sınıfına, emekçi halklarına ve tüm dünyanın devrimci güçlerine duyurulur: iyi ve mükemmel şekilde sağlanması hususunu üstlenen bölüm. (Misalli Büyük Türkçe Sözlük Yayınları, 2011)

10 Devrimci Karargâh a bağlı Şehit Ongan Müfrezesi TC ordusunun 1. Ordu karargâhına yönelik bir havan saldırısı girişiminde bulunmuştur. Savaşçılarımız üslerine dönmüşlerdir. Eylemle ilgili olarak devrimci kamuoyu daha sonra ayrıntılı olarak aydınlatılacaktır. Bununla birlikte şimdiden söylenecek olanlar da vardır: 1- Devrimci Karargâh, TC ordusunu ve AKP hükümetini Türkiye emekçi sınıflarının, her milletten halkların, aydınların ve aydın düşüncenin, ilerici yurtsever gençliğin ve devrimci ve demokratların düşmanı olarak görmektedir. Bölge ve Türkiye halklarına karşı Amerikan emperyalizminin çıkarları doğrultusunda çalışan bu işbirlikçi ortaklığa karşı saldırılarımız sürecektir. 2- Çünkü TC ordusu ve AKP hükümeti 12 Eylül 1980 den beri ülkemizde yaşanan faşist ve gerici, sömürücü ve sömürgeci talan ve şiddetin kurucusu; emek, adalet ve ahlak düşmanı soygun ve zulüm düzeninin koruyucusu, kollayıcısı ve uygulayıcısıdırlar. Çünkü TC ordusu ve AKP hükümeti kardeş Kürt halkını ve onun özgürleşme ve demokratikleşme istemlerini uzun yıllardır sömürgeci zulmüyle ezme faaliyetini özellikle son yıllarda inkar ve imha temelinde tüm bölgeye yayma çabasındadır. Çünkü TC ordusu, Amerikan emperyalizminin tüm Ortadoğu yu işgal etme planının bir parçası olarak Amerikan genelkurmayının emrinde olan bir ordudur, çünkü AKP hükümeti talimatlarını Oval Ofis ten alan bir emperyalist işbirlikçisidir. 3- Her ne kadar eylem girişimimiz teknik başarısızlıkla gerekli etkinliğe ulaşamamışsa da Devrimci Karargâh bu eylem tarzıyla artık faşist ve sömürgeci tüm karar ve uygulama merkezlerinin dokunulmazlığına son vermektedir. Bundan sonra halk ve demokrasi düşmanı güçlerin, mazlumların ekmek, adalet ve özgürlük istemlerine karşı ateş ve ölüm yağdırıp, onları kan, acı ve gözyaşı içinde bıraktıktan sonra kendi güvenlikli ortamlarında ahmakça basın açıklamalarıyla onlarla alay etme ve ezilenlerin çığlığını duymadan sanki hiçbir şey olmamış gibi kendi yaşamlarına dönme hakları artık ellerinden alınmıştır. Bundan böyle sömürücü ve sömürgeci sistemin askeri, siyasi, idari, kültürel ve sosyal bütün merkezi kurum ve kuruluşları ve bunların işgal ettikleri bütün alanlar savaşçılarımızın menzili dahiline alınmıştır. Katliamcı Özel Savaş kurmaylarının kullanmaktan çok hoşlandıkları ifade ile yineleyecek olursak; bütün, bütün ü oluşturan her şeyi içermektedir. Bu, özgürlük, demokrasi ve sosyalizm savaşımızın bundan sonraki askeri niteliğinin tarifidir. 4- Devrimci Karargâh ın bu eyleminin öncelikli siyasal anlamı Türkiye işçi sınıfına ve tüm emekçi yığınlarına yöneliktir. Ülkemizde devrimin 80 yenilgisinden bugüne kadar düzen partilerinin tümünü deneyen halkımız geçen zaman içinde sadece AP-DYP, CHP, MHP, Refah Partisi gibi eski kuşak burjuva partilerinin değil, aynı zamanda ANAP, AKP gibi yeni kuşak burjuva partilerinin de emek, demokrasi ve insanlık düşmanı yüzünü görme imkânı buldu. Devrimin bir alternatif olmadığı bu süre içinde eski-yeni düzen partilerinin tümü ülkemize savaş, açlık ve yoksulluk, adaletsizlik ve yozlaşmadan başka hiçbir şey getirmedi. Sadece kendi zenginliklerini artırmak için soygunculukta ve halk düşmanlığında birbirleriyle yarıştılar. Artık bu gidişe dur demenin vakti gelmiştir; artık emekçilerin kendi öz iradelerini egemen kılma, kendi taleplerini iktidar kılma vakti gelmiştir. Devrimci Karargâh ın bu eylemi Türkiye işçi sınıfı ve emekçilerine kendi iktidar yürüyüşlerini bir kez daha başlatma çağrısıdır.

11 5- Devrimci Karargâh ın bu eyleminin özellikli siyasal anlamı ise Türkiye devrimci hareketine yöneliktir. Türkiye devrimci hareketi son 30 yıllık ömrünü, yenik ve teslimiyetçi siyasal akımlara kapılıp liberal labirentlerde geçirmekten dolayı, ne emekçi sınıfların ve halkların iş, ekmek, özgürlük ve demokrasi taleplerine yönelik uluslararası emperyalizmin ve yerel gericiliğin saldırganlıklarına siper olabildi ve bu yüzden ne de en şiddetli alternatif boşluğuna ve emekçi kitlelerin en yüksek alternatif arayışlarına karşın onlara cevap olabildi. Öncü, öncü olma iradesini ortaya koymadıkca kitlenin kendisi olamaz. Oysa devrimimiz mücadelenin bütün alanlarında kendini örgütleyebilecek güç ve zenginlikte bir kolektif tarih ve birikime sahiptir. Devrimci Karargâh ın bu eylemi, bu kolektif tarih ve birikimin güncelde maddeleşmesi için Türkiyeli tüm devrimcilere bir toplanma, toparlanma davetidir. 6- Devrimci Karargâh ın bu eylemi, aynı zamanda, özgürlük bayrağını, Oramar da, Zap ta, Bezele de Dersim de, Botan da, Diyarbakır da kısacası Kürdistan ın tüm özgür alanlarında zirveye diken Kürt halk kurtuluş savaşçılarını ve sınırsız sömürgeci terörüne karşın öncüsüne, şehitlerine bağlılığını ve özgürlük tutkusunu serhıldanlaştıran Kürt halkını selamlamak içindir. İşçiler, emekçiler, gençler, kadınlar Zulüm perdesini yırtmak için Devrimci Karargâh altında toplanalım ve kendimize ve insanlığa layık bir yaşamı kendi ellerimizle kuralım. Yaşasın sosyalizm, yaşasın devrim! Yaşasın halkların kardeşliği!.. Zafer savaşkan sosyalizmin olacaktır!.. *** 2 NOLU BİLDİRİ Devrimci Karargâh 2 nolu Bildiri Türkiye işçi sınıfına, emekçi halklarına ve tüm dünyanın devrimci güçlerine duyurulur: Bitmedi o kavga sürüyor, sürecek

12 Ya bir yol bulacağız, ya bir yol açacağız Kartacalı General Annibal Devrimci Karargâh olarak, 7 Ağustos 2008 tarihinde İstanbul Selimiye de bulunan 1. Ordu Karargahı nı havan topuyla vurduk. Kamuoyuna yaptığımız ilk açıklamamızın ve oluşan dezenformasyonun aksine, iki havan mermimiz kesin olarak kışlanın ana binasının içindeki büyük iç avluya düşmüştür. Ancak burada sadece askeri personelin olması ve polisin izin almadan araştırma yapma şansının bulunmaması nedeniyle, generaller atışlarımızın başarısını polisle işbirliği içinde saklama yoluna gitmişlerdir. Olay sırasında kesinlikle 4 adet patlama olmuştur. Buna bölgedeki vatandaşlar ve militanlarımız tanıktır. 1. Ordu Komutanı nın, İstanbul Valisi ve Emniyet Müdürü nün olayı saklama konusundaki acemi tavırlarına herkes tanık olmuştur. Öğleden sonra, Valiyle Orgeneralin görüşmesinde Vali hala lafı gevelemeye çalışırken, 1. Ordu Komutanı artık dayanamamış ve atışın havan olduğunu, sesi tanıdığını, çok havan attırdığını, içeride şarapnel parçaları olduğunu gazetecilere söylemek zorunda kalmıştır. Olay sırasında belediye emekçilerinin yaralanması bilinçli bir hareket değil, kazadır. Hedefimizin belediye binası olması söz konusu bile edilemez. Yaralanan emekçilerden özür diliyor, geçmiş olsun dileklerimiz iletiyoruz. Devrimci Karargâh, değişik örgütlerde mücadele ettikten sonra, içinden geçilen dönemde devrimci hareketin yetersizliklerini görmüş militanlardan oluşan yeni bir yapıdır. Sözümüz ve eylemimiz, Türk ve Kürt emekçi halklarının devrimci ve sosyalist sözüdür. Bir isyan çağrısı, var olan zulüm ve yalan zincirini kırma çığlığıdır. Bu sözü geçmişte büyütmüş her devrimci örgüt ve militana vefa borcumuzdan kaynaklanan saygımızın ifadesi, bundan sonra büyütmesi gerekenlere ise yol gösteren mütevazı mesajımızdır. Dünya bir vicdansızlık ve duyarsızlık, bezirgân saltanatı ve zulüm karanlığı içinde yaşamaktadır. Günümüz dünyasında her 5 saniyede bir çocuk sadece açlıktan ölüyor. Basit hastalıklar, savaşlar buna dâhil bile değil Batı nın obezite sorunuyla mücadele, kozmetik ya da evcil hayvan bakımına harcadığı parayla dünyanın tüm açları birkaç kez doyuyor. Ama buna rağmen ülkemizde ve dünyada zenginler, ne yapacaklarını bilemez halde pastalarının üzerine altın koyup yiyorlar. Bu kadarını Pompei ve Sodom halkları dahi yapmamıştı. Bu gidişi gazetelerde okuyup, televizyonlarda izledikten sonra iğrenmeyen ve eyleme geçmeyen artık insan değildir. İnsan olmak için arınmak gerekiyor. Devrimci olmak bile şart değil. Batı dünyasının ve ülkemizin küçük burjuva solcularının yaptığı gibi, halkla ilişkiler kampanyaları eşliğinde yardım konseri türü sosyal sorumluluk projeleri sadece düzeni temizler. Emperyalizmin liderlerinden açlar için birkaç milyon dolar dilenenler, okul yaptırıp vergiden düşenler, çocuk yuvalarına magazin muhabirleri eşliğinde oyuncak dağıtanlar. Bu ikiyüzlülük maskelerinizi artık indirin. Sizden tiksiniyoruz...

13 Biz onlardan değil, Yeryüzünün Lanetlileri ndeniz. Sorunlara ve çözümlere işaret ediyoruz. Türkiye ve Kuzey Kürdistan halkları, emekçileri ağır bir baskı ve sömürü altındadır. Türkiye, emperyalizmin, işbirlikçilerinin, sermaye sınıfının doymak bilmez kar etme hırsının, gericiliğin, milliyetçiliğin dişleri altında ezilmektedir. Kürdistan ise, Türk şovenizminin sömürgeciliğine, faşizme, gerillayı katletme çabalarına, ulusal inkârcılığa, emperyalizme, Güney Kürdistan ın işbirlikçi önderleri vasıtasıyla teslim alınma çabalarına karşı direnmektedir. Ortadoğu, emperyalist işgalcilerin oyun sahası olmuştur. Irak ta işgal başladığından beri 1 milyon Arap ölmüş, ülke yıkılmıştır. Ne mutlu ki emperyalist işgale karşı savaşanlar var. Afganistan harabedir ama direnmektedir. Filistin, siyonizmin azgın ve ahlaksız saldırısı altında 60 yıldan beri inlemekte ama teslim alınamamaktadır. Lübnan, siyonizmin saldırganlığını Hizbullah ve devrimci komünist güçler vasıtasıyla defetmesine rağmen yine tehdit altındadır. Siyonizm ve emperyalizm İran a da saldırıya hazırlanmaktadır. Emperyalizmin orduları, kendi içtimalarına toplanmayan her odağa saldırıya yemin etmiştir. Bizim de yeminimiz var: Emperyalizmin ve kapitalizmin askeri olmayacağız. Özgürlük, halkların kardeşliği, devrim ve sosyalizm çığlığını her şart altında haykıracağız. Bu uğurda ölüm nereden gelirse gelsin, hoş geldi, safa geldi Hareketimiz ABD-İngiliz emperyalizmlerini ve İsrail siyonizmini de vurmaya ant içmiş militanlardan oluşmaktadır. Yoksa mankafalaştırılmış TV izleyicisini cezbetmesi için şöyle mi demeliydik: Bizi izlemeye devam edin?.. Devrimci Karargah olarak, devrimciyiz, sosyalistiz, komünistiz. Marx, Engels ve Lenin i önder kabul ediyoruz. Batı merkezli hiçbir kurtuluş ve ilerleme projesini, demokrasi programını Türkiye ve Kürdistan ın emekçi halkları için mümkün ve gerekli görmüyoruz. Işığın Doğu dan yükseleceğini biliyoruz. Buradaki Doğu sadece coğrafi bir yön değil; Batı merkezci uygarlık tarifinin dışında ve karşısında olandır tabii... ABD ye, NATO ya, AB ye karşıyız. Sadece karşı değil, bu kuruluşların düşmanıyız. Onlar da bizi düşmanları bellesinler. Kinimizden kaynaklanan sözümüz açık ve samimidir. Türkiye ve Kürdistan solculuğunun başına bela olan liberalizmden, reformizmden, Batı dan medet ummaktan ve milliyetçilikten bıktık usandık. Türkiye devrimci hareketi, faşizmle dans eden ulusal solculuk ve dünya ufku Kopenhag Kriterleri olan AB yi aşamayan, Batı hayranı çirkef liberal solculuk seçeneklerinden ikisine de muhtaç değildir. Lanet olsun Mussolini ve Kautsky kılıklı kifayetsiz muhteris solculara Bizim devrimci tarihimiz, bu denklemi parçalayacak birikime sahiptir ve şimdi artık Devrimci Karargah var. Devrimci hareketimizin çizgisi enternasyonalist, anti-emperyalist, anti-sömürgeci, antişovenist, anti-siyonist, işçi sınıfçı, devrimci, halkçı ve silahlı olmak zorundadır. Halkımızın

14 samimi İslami inançlarıyla bizim hiçbir derdimiz yoktur. Halkımız, topraktan öğrenip, kitapsız bilendir. Laikçiler den değiliz. Ama AKP gibi ABD uşaklarının emekçi halkımıza giydirdiği deli gömleğinin de parçalanması gerektiği inancındayız. Fethullah Gülen i bir din adamı değil, ABD ajanı olarak görüyoruz. Bizim, zorla ya da gönüllü olarak askerlik yapan halk çocuklarıyla bir sorunumuz yok. Ama hedef aldığımız orduyu yöneten generaller, geçmişte de şimdi de halkımızın, bizim düşmanımızdır. Ordunun yönetim yapısı cumhuriyet tarihi boyunca emperyalizm tarafından, sermaye sınıfının genel çıkarları doğrultusunda şekillendirildi. Mustafa Kemal ve İsmet İnönü nün tercihi Batılı olmaktı. O anda dünya tarihinin izin verdiği ölçüde Batıcı ama aynı zamanda ulusal bir politika izlediler. Batıcılık tercihleri, ulusalcılık zorunluluklarıydı. Türkiye de başarıya ulaşan tüm askeri darbeler, NATO nun, ABD nin bilgisi, onayı ve yönlendirmesiyle muvazzaf subaylar tarafından yapıldı. Menderes Türkiye yi NATO ya soktu; Menderes i devirip asan generallerin ilk açıklaması NATO ya ve CENTO yla bağlı olduklarıydı. Türk askeri NATO ya girebilmek için Kore halkının sosyalizm kavgası veren militanlarına kurşun sıkmak zorunda bırakıldı. Generaller, sosyalizme, halka, işçilere düşman her türlü askeri faaliyetin içinde oldular. Ülkeyi ABD nin Jüpiter füzeleriyle, nükleer bombalarıyla doldurdular. Halklarımız uyanık olsun, İncirlik hala da öyledir Generaller günümüzde de Afganistan, Lübnan ve Bosna Hersek de asker bulundurarak Türk ordusunun emperyalizme hizmetini sağlar; İsrail in nükleer silahlarına karşı çıkmazken İran ın üretmesine itiraz eder; siyonist İsrail in en büyük destekçisi ve silah satın alıcısı durumundalar. ABD Irak halkını katlederken, uçaklarına yakıtlarının büyük bölümünü aynı generaller sağlamıştı; generaller Batılı karargâhlarda eğitim alarak kontr-gerillacılık öğreniyorlar Ergenekon davası belki bir tiyatro ama, kontr-gerillayı halkımız Mustafa Suphiler in katlinden, 1 Mayıs 1977 den, Kürdistan dan, Maraş tan, Çorum dan, Sivas tan, 19 Aralık Cezaevi Katliamı ndan, Hırant Dink in katlinden çok iyi biliyor. Sivas ta Alevi halkımız, sosyalist aydınlarımız gericiler tarafından cayır cayır yakılırken kısacık bir mesafedeki binlerce askeri harekete geçirmek bu generallerin aklına bile gelmemişti. Hani gericiliğe karşıydılar?.. Daha kısa süre önce 19 Aralık ta cezaevlerinde savunmasız devrimci tutsakları katleden subaylar zaman aşımı nedeniyle aklanmadılar mı? Generaller, 12 Mart ve 12 Eylül dönemlerinde bünyelerinden çıkan devrimci subayları işkencehanelerde ezdiler, sokaklarda katlettiler, ordudan attılar. Ama tarihleri boyunca işkenceci subaylarını korumadılar mı? Halen Albay Ali Öz, Tuğgeneral Levent Ersöz gibiler her gün bir skandal haberle gazetelerin manşetlerinde değil mi? Bunları herkesin unutacağına gerçekten inandılar mı? Biz unutmadık, unutturmayız Şimdi ABD denetiminde ve AKP-Genelkurmay ittifakıyla yapılan bir tasfiye hamlesi bu kadar pisliği yıkamaya yeter mi? Halen 33 Kurşun un tetikçisi Mustafa Muğlalı nın adı tetiği çektiği Van Özalp de kışlanın kapısında yazılı değil mi? Topal Osman ın heykeli açılırken, Seyyid Rıza nın fotoğrafını gençlerin elinden toplamıyor mu Dersim de polis? O zaman bu düzene, onun tetikçisi generallere neden inanalım?.. Neden inanalım sokak tezgahlarından Ahmet Arif alıp okurken?.. Generallerin Cumhuriyet tarihi boyunca oynadıkları uğursuz rolü en iyi Kürt halkı biliyor. Türk milliyetçiliği üzerine şekillendirilen, Kürt halkını yok varsayan bir siyasetin en militan uygulayıcısı generaller olmuştu. Onlarca isyanı, on binlerce Kürt köylüsünü ve direnişçi

15 gencini katlederek bastırdılar. Ne için?.. Kürt halkının olmadığını kanıtlamak için. Şimdilerde gazetelere demeç vererek, Çok yanlışlar yapıldı; Kürtler le Türkler kardeştir; emperyalizm kışkırtıyor diyorlar. Peki, bu haksız savaşta ölen on binlerce Kürt ve Türk gencinin hesabını kim verecek? Yeşilyurt köyündeki pisliğin, Diyarbakır, Mamak, Metris cezaevlerinin, panzerlere bağlanıp sürüklenen insanlığın, kayıpların, Hizbulkontra nın, bombalanan gazetelerin, o gazeteyi dağıttığı için katledilen çocukların, gerillanın karşısına dağlara sürülüp öldürülen eğitimsiz yoksul halk çocukları askerlerin suçlusu kim? Bize göre bu suçların sorumluları, Türk milliyetçiliği tarafından gözleri kör edilmiş asker ve sivil yöneticilerdir. Mustafa Kemaller, İnönüler, Topal Osmanlar, Mustafa Muğlalılar, Cemal Gürseller, Celal Bayarlar, Fahri Korutürkler, Alpaslan Türkeşler, Kenan Evrenler, Memduh Tağmaçlar, Baki Tuğlar, Esat Oktay Yıldıranlar, Cem Erseverler, Veli Küçükler, Pamukoğulları, Kundakçılar, Sarızeybekler Bu listeyi biz bile kütüphane olmadan zor yaparız. Bir de zulüm görenlere sorun bakalım 1990 larda TBMM nin bir komisyonu dahi binlerce Kürt köyünün ve mezrasının askerler tarafından yakılıp boşaltıldığını, milyonlarca Kürt köylüsünün evini terk etmek zorunda kaldığını tespit etmedi mi? Genelkurmay, DTP yi bile terörist ilan ediyor, tanımıyor. Tayyip Erdoğan, DTP li vekillerin elini dahi sıkmıyor. ABD, PKK yi terörist ilan ederek, 5 Kasım 2007 Beyaz Saray görüşmesinden bu yana, Kürt sorununa nihai askeri çözüm konusunda generalleri ve sivil yöneticileri kışkırtıyor. İsrail buna Heron insansız uçaklarıyla yardım ediyor. Hani nerede, PKK yi ABD destekliyor diye bir süre önce bas bas bağıran her boydan faşistler? Bu soruyu sol görünümlü milliyetçilere, ulusal solculara da soruyoruz Cevap verin sahtekâr solcular Bunların sorumlusu, generaller ve Kürt halkını görmezden gelen, asimile edebileceğini sanma yanılgısına düşen sivil yöneticilerdir. Biz devrimciler baştan beri, İhtiyat Kuvvet: Milliyet (Şark) adlı eseri Dr. Hikmet Kıvılcımlı 1930 larda yazdığından, 1960 larda Doğu Mitingleri ni yaptıktan, Deniz Gezmiş idam sehpasından iki halkın mücadele birliğini 1972 de haykırdıktan, İbrahim Kaypakkaya Kemalizm ve ulusal sorun konusundaki tezlerini yine 1972 de yazdıktan sonra ve bugüne kadar Kürt halkının yanındayız ve öyle olmaya devam edeceğiz. Bir halkı ezen halk özgür olamaz. Biz, Türk halkının özgürlüğünün, Kürt halkının özgürlüğünden geçtiğini biliyoruz. AB nin yolu Diyarbakır dan değil, Türkiye devriminin yolu Kürdistan devriminden geçer. Tersi de doğrudur. Taraf gazetesi gibi paçavraların ve liberal solcu azgınların yaptığı propagandanın tersine, devrimci hareketin tarihi temizdir. Her dönemde iktidarı desteklemenin ideolojik temasını bulan ve devrimcilikten korkup kaçtıktan sonra düzenin sol yanına yamalananlar yakamızdan düşsün artık. Rasim Ozan Kütahyalı, devrimci önderlere ettiğin küfürler için seni de not ettik.

16 Biz, devrime ve sosyalizme inanıyoruz. Marksizm e ve Leninizm e Bitmedi o kavga sürüyor, sürecek / Yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek. Devrime, şiire inandığımız kadar inanıyoruz. İnandığımız gibi yaşıyoruz. Tüm devrimcilere de tavsiyemiz de odur. Can Yücel in dediği gibi, Ne kadar yalansız yaşarsak, o kadar iyi. Kafasını Beyoğlu ndan kaldıramayan, düzen sınırlarını aşamayan tüm devrimci dostlarımıza da âcizane tavsiyemiz odur. Yeni ufuklara açılmanın zamanıdır. Her devrimci, bulunduğu noktada bunun yöntemini bulmalı, araçlarını yaratmalıdır. Devrimci Karargâh, denize doğru giden büyük devrim ırmağına katılmak isteyen küçücük bir dereciktir. Denize kavuşacağız. Hep birlikte İnanmayanlar, güvenmeyenler duysun. Biz bir mesaj verdik bu mesaj şimdi size ulaşıyor. Ötesi var mı?.. Büyük laf edeceğimize, küçük iş yapalım. Yetmez mi? Devrimci Karargah olarak, siyonizme karşı Filistin ve Lübnan halklarının yanındayız. İşbirlikçi tüm Arap rejimlerini lanetliyoruz. George Habbaş ı, FHKC nin Genel Sekreteri Şehit Ebu Ali Mustafa yı, HAMAS lı Şehit Abdülaziz Rantısi yi saygıyla anıyoruz. Buradan kimseden gocunmadan Hizbullah ve lideri Hasan Nasrallah a selam gönderiyoruz. Latin Amerika nın sosyalizme akan tüm halklarını, mücadele dinamiklerini selamlıyoruz. Binbaşı Ernesto Che Guevera yı gönlümüzün en müstesna yerinde anarken, FARC ın geçtiğimiz aylarda ölen kurucu lideri Manuel Marulanda ve şehit Raul Reyes i unutmuyoruz; Fidel Castro ya, Hugo Chavez e, Eva Morales e, asi kıtanın topraksız köylülerine, işsiz işçilerine, aydınlarına, madencilerine Türkiye ve Kürdistan halklarının en içten devrimci selamlarını iletiyoruz. Geleneğimizi, tüm hata ve eksiklerimizi öğrenmeye ve aşmaya çalışarak, cahil kendini aklar, kâmil özünü yoklar düsturuna bağlı kalıp özeleştirilerimizi vererek, şehitlerimiz ve inadımız üzerine kurabileceğimizi biliyoruz. Gücümüzü ve cesaretimizi, Mustafa Suphi, Mahir Çayan, Deniz Gezmiş, İbrahim Kaypakkaya, Dr. Hikmet Kıvılcımlı, Erdal Eren, Necdet Adalı, Remzi Basalak, Tamer Arda, Bedri Yağan, Sinan Kukul, Mehmet Demirdağ, Cafer Camgöz, Bülent Ramazan Ongan, Hasan Ocak, Veysel Güney, Mazlum Doğan ve Agit ten alıyoruz. Tüm devrimcileri ve devrimci örgütleri yoldaşımız belliyoruz. Eylemimizi yaptığımız yerde, şehih devrimciler Sinan Cemgil ve Sabahat Karataş ın mezarları da bulunuyor. Bu şekilde şehit devrimcilerin çelik selamını cellatlarına gönderiyoruz. Devrimcilerin hafızası tarihtir. Ve biz tarihi, ezilenlerin, isyan edip o anda yenilse bile tarihsel zafere yazgılı olanların tarafından okuyup yazmaya meyilliyiz. Yoksa, beylerin, paşaların tarafından değil Hızır Paşa yı, Çelebi Mehmet i sevmeyiz; sevdamız, dedelerden Pir Sultan a, şeyhlerden Bedreddin edir. Halkın haklı öfkesi katilleri bulacak 12 Eylül cuntacısı Kenan Evren ve 1000 operasyonun icracısı Mehmet Ağar, siz de dikkatli olun; bir gece ansızın gelebiliriz Son olarak, şöyle bağlamak mümkün gibi görünüyor bize Devrimcilik dedikleri de bir tür dervişlik. Dervişliğin ne olduğunu ise Yunus Emre anlatıyor: Dervişlik dedikleri hırka ile taç

17 değil / Gönlün derviş eyleyen hırkaya muhtaç değil. Biz hırkaya muhtaç değiliz. Devrimciliği bir gönül ve yürek işi olarak kavramaktayız. Başarabilir miyiz bunu?.. Denemeye değmez mi? Selam olsun bizden önce geçene, selam olsun silah elde düşene Eylemimiz oldukça geniş yankı uyandırdı. Metropollerde bu tarz bir eylem devrimciler tarafından en son 1980 lerde yapılmıştı. IRA savaşçılara dönemin İngiltere Başbakanı, Margreth Thatcher e karşı havanlı karşı havanlı eylem düzenlemiş, Demir Leydi bu saldırıdan hafif yaralı kurtulmuştu. Kuşkusuz havan eylemi, iç savaş gibi kaosun olmadığı, düşman denetiminin şehirlerde üstn düzeyde olduğu dönemlerde gerçekleştirilmesi güç bir eylem tarzdır. Havan rampasının gizlice imal edilmesi mühimmatların temin edilerek şehre sokulması gibi [konular bile]başlı başına bir eylemdir ki, [biz] bunun ötesine geçmeyi yani silahı kurup eylemi yapmayı başarmıştık. Düşmanın şansına havan güllerinde istediğimiz verimi alamadık. (4 gülleden ikisi hedefi vurmuştur.) Fakat bu bile o dönem Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi nin başına getirilen T.C Devletinin eylemimiz nedeniyle alay olması engelleyememişti. Nasıl olur da eşkıyalar şehrin göbeğinde havanlı eylem yapardı. Teröristler bir de Çamlıcaya doçka kursalardı tam olur du Şurası kesinki, devrimci yaratıcılığın sınırsız olduğunu bilmeyenler bunu hiçbir zaman anlayamayacaklardır. 1 Nolu bildirgede geçen kimi ifadeler bazı detayları işaret ediyor. Örneğin Şehit Ongan Müfrezesi ismindeki Ongan ın nerede geldiği Ongan ismi 16 Haziran Hareketi (16 HH) nin militanlarından olan ve 23 Ocak 1990 da İstanbul Memkul Kıymetler Borsası na bombalı eylem düzenlerken bombanın kazara patlaması sonucu şehit düşen Bülent Ramazan Ongan dan gelir. Şehit yoldaşımızı kavgamızda yaşatmak amacıyla müfrezemize bu ismi vermiştik. Diğer bir detay olan 16 HH ise Devrimci Karargâh ın bileşenlerinden birisidir. 16 HH. Dr Hikmet Kıvılcımlı geleneğinden gelen, daha sonraları harekete ve davaya ihanet ederek düşmana sığınan Sarp Kuray ve arkadaşlarınca kurulan Partizan Yolu örgütünün devamı olarak 1988 de kuruldu. 3 yıl boyunca aralarında 24 Mart 1988 deki Büyük Metris Firari nin da olduğu (bu eylem TKP. ML TİKKO ve Devrimci Yol tutsaklarıyla ortaklaşa organize edilmiştir) bir dizi ses getiren eylemler de düzenledi yoldaşlarımız. Ne ki Sarp Kuray ın ihanetine paralel gelişen düşmanın ağır operasyonları sonu hareket eylemsel gücünü yitirdi. Devam eden süreçte 16 HH yi yürütenler daha çok dergi faaliyetlerinde bulundular; ta ki 2005 te Devrimci Karargah ın temellerini atıncaya dek.. *** İlk eylemimizin etkileri olumlu karşılığını üretmekte gecikmedi. Bir süredir merkezi düzeyde görüşmeler yürüttüğümüz Devrimci Sol, kendisini feshederek hareketimize katılma kararı almıştır. Hareketimizin yayınladığı 3 nolu bildiri bu katılıma ilişkindir:

18 3 NO LU BİLDİRİ Devrimci Kamuoyuna ve Halklarımıza Duyurulur.. DEVRİMCİ KARARGAH DEVRİMCİ SOL LA ARTIK DAHA GÜÇLÜ!. Yoldaşlar, Devrimci Sol, artık bir Devrimci Karargâh bileşeni olma kararı almıştır. Devrimci Sol un bu kararı, dağınıklığı ve eylemsizliği statüko haline getiren Türkiye Devrimci Hareketinin bugününe bir müdahaledir. Devrimci Sol un bu kararı Türkiye sosyalizminin birleşme ve ayrılık kültürüne bir müdahaledir. Türkiye Devrimci Hareketi 80 den beri ciddi bir kriz içindedir. 80 lerin sonlarında yaşanan kısmi iyileşme süreci 90 ların başında kesilmiş, dünyada sosyalizmin darbe almasıyla oluşan ideolojik ve siyasal çöküntü örgütsel karşılığını da bulmuş ve Türkiye devrimci hareketi her gün kendi krizini ve bayağılaşmasını üreten bir döngüye girmiştir. Sürecin karakterinin bu tür şekillenmesinde başka bazı girişimlerin yanı sıra özellikle kent devrimci hareketinin en diri kesimini oluşturan Devrimci Sol güçlerin öncü kadrolarının karşı devrim tarafından imhasıyla ağır bir şekilde darbe alması ve ardından bu yapının kendi iç krizi sonrasında derin zaaflara uğraması önemli bir moment oluşturmuştur. Önder yoldaş Bedri Yağan ın ve diğer öncü kadroların şehit olmasıyla ayrıca darbelenen Devrimci Sol yapısı, devrimci mücadelenin düşük konjonktürünün de etkisiyle Türkiye devrimci hareketinin, ayrıcalıksız herkesi içine alan eylemsiz, yenik, tüketici ve dağınık statükosunun bir parçası olmaktan uzun süre kendini kurtaramamıştır. Devrimci Sol, bu yenilgi yıllarında dünya ve Türkiye devrimci hareketinde ortaya çıkan yeni durumları değerlendirip mücadeleye eleştirel yeni bakışlar geliştirirken, kendi tarihiyle ilgili özeleştirel bir tutum almaktan çekinmemiştir. Ancak bu özeleştiri ve yeni siyasal mülahazalar, 70 lerin militan mücadele çizgisini sürdüren pek çok siyasal yapının aksine, devrimci mücadelemizin atak ve iradi tarzlarını mahkûm eden, onu karşı devrimin hoşgörüsü sınırlarına mahkûm eden, ideolojik ve siyasal zeminde sistemin dekoratif bir parçası olmayı benimseyen teslimiyetçi ve liberal çizgiye vardırılmasını özellikle reddeden bir tutum içinde gelişmiştir. Türkiyeli savaşkan sosyalizm tarihinin yanı sıra kendi güçlü özel mücadele tarihi ve şehitlerinin yüksek devrimci çizgisi, statüko sosyalizminin, bütün zaaf ve zayıflıklarına karşın Devrimci Sol u ruhen asla teslim alamamasını sağlamıştır Devrimci Sol, kendi militan tarihine ve mücadele anlayışına bağlı kalarak Türkiye sosyalizmindeki asıl ayrımın bütün bölükleriyle bir ve aynı statüko partisiyle devrimci öncü irade güçleri arasında olduğunu belgeleyen bir konum almış ve bugüne kadar bu konumunu sürdürmüştür. Devrimci Sol un bu tutumu Türkiye solundaki ayrılıkların ana karakterinin ideolojik vb.. sınıf zeminli modern ayrılıklar olmasından ziyade sisteme karşı tavır geliştirmedeki devrimci ve düzen içi eğilimler arasındaki tarihsel ve yapısal ayrılıklar olduğunu göstermiştir.

19 Türkiye devrimci hareketinin bu tarihsel ve yapısal ayrılık temeli aynı zamanda devrimci birlik zeminin de tanımını vermektedir. Nasıl düzen içi eğilimler ayrı örgütsel durumlarına rağmen bir ve aynı statüko partisi oluşturuyorsa devrimci çizgilerde bir ve aynı düzen karşıtı devrim partisini oluşturmak ama sistemin karşı devrimci egemenliğini alt edebilmek adına bunu örgütsel birleşikliğe taşımak, merkezi ve tekci bir organik bütünlüğe ulaştırmak zorundadırlar. İşte Devrimci Sol bu anlayıştan hareketle kendisiyle aynı paralelde düşünen ve davranan yapılarla harmanlanma arayışlarını sürdürerek kendisiyle benzeri süreçleri yaşayan bileşenlerden oluşan Devrimci Karargâh yapısı içinde onlarla yoldaşlaşmayı, sentezleşmeyi gündemine almıştır. Devrimci Sol bu örgütsel eylemiyle Türkiye devrimci hareketini karşı devrim karşısında derin zaaflara uğratan, Türkiye sosyalizminin olumlu devrimci gelenekleri, tarih ve kültürleri arasındaki kopukluğun giderilmesi yolunda Türkiye devrimci hareketine olumlu bir örnek sunmaktadır. Türkiye sosyalizminin tarihi iki ana damardan, bu damarların sosyalist mücadelede yarattıkları gelenek ve kültür tarihinden oluşmaktadır. Bunlardan birincisi Bolşevik devriminin etkisiyle özellikle İstanbul proletaryası eliyle oluşturulan örgütsel ifadesini TKP de bulan klasik komünist gelenek, bir diğeri ise Türkiye nin tarihsel ve sosyal özgünlüğünün bir ürünü olan özellikle aydın gençlik eylemciliğinin 60 larla sosyalistleşmesinin yarattığı devrimci gelenektir. Birincisi her şeyi sınıfın kendiliğinden eylemine bağlayan ve bu yüzden zaman içinde iyice oturganlaşan, marksizmin lafzını ruhunun önüne geçiren teorik ortodoksiyi oluştururken, diğeri, siyasal enerjisiyle giderek kendi eylemini sınıfın yerine ikame etmeye yönelen aşırı voluntarist, pratikçi tarzını ideolojileştiren yeni kuşak sosyalizmi olarak sosyalist tarihimizde yerini almıştır. Birincisi, diğerinin yenilgili tarihi üzerinden kendi teorik ortodoksisini pratik ve iradi varoluşu reddeden bir düzen içi sosyalizm anlayışına vardırırken, ikincisi, diğerinin düzen içi konumuna kılıf ettiği teorik söylemi üzerinden Marksizm in ana teorik referanslarını reddeden proletarya dışı bir devrimci çizgi durumuna düşmüştür. Türkiye devriminin gelenekler ve tarihler arası kopukluğunu gidermek ve geçmiş zaafları aşmak için yeni bir devrimci dizilişin gerekli olduğu ve bunun devrimci mirasımızın olumlu ve doğru yanlarının sentezleri üzerine yükseleceği açıktır. Devrimci Karargâh devrimci tarihimizin değişik damarlarından gelen yapıların kendi geleneklerine yönelik yaptıkları bu tür özeleştiriler zemininde oluşmaktadır. Devrimci Karargâh bünyesindeki geleneksel soldan gelen bileşenler Marksist teorik referanslara ve sınıf gerçeğine daha yakın duruşlarını bir lafız olmaktan çıkartarak bunu doğrudan burjuva devlete karşı bir savaşım düzeyine çıkaran bir pratik durum haline getirme çabalarıyla Devrimci Karargah içinde bulunurken, şimdi Devrimci Sol, yoğun bir pratik tarihi ve mücadele çizgisini sınıfsız devrimciliğin otokritiği üzerinden Türkiyeli bir Leninci Marksizm in aynı zamanda teorik yeniden üretimine de yöneltmiş olmaktadır. Devrimci Sol bu hamlesiyle sadece kendi evrimindeki ve Türkiye devrimci hareketindeki bir örgütsel düzey sıçraması yapmamaktadır, aynı zamanda en önde gelen temsilcilerinden olduğu 60 sonrası devrimci geleneğin birinci olarak devrimi daha ziyade öncünün askeri mücadeleye indirgenmiş bir pratik faaliyeti olarak gören ve örgütleyen taktik çizgisine devrimde proleter öncülüklü bir kentli siyasal başkaldırıyı başat kılan bir düzeltme yapmaktadır. İkinci olarak ise, içinden geldiği devrimci geleneğin bütün eylemcil duruşuna karşın özellikle ulusal sorunda devletçi bir yaklaşımdan kendini kurtaramayan ideolojik ve

20 siyasal duruşuna bir otokritik getirerek Kürt halkının özellikle Kürt Özgürlük Hareketinin önderliğinde geliştirdiği anti sömürgeci halk kurtuluş mücadelesini onaylayan ve bu mücadelenin yanında olmayı kendi proleter öncülüklü anti-oligarşik halk devrimciliğinin vazgeçilmez bir taktik öğesi kılan bir düzeltme yapmaktadır. Böylece bu iki değerlendirmenin mantık ve esas sonucu itibariyle ve üçüncü olarak, devrimci mücadelemizin bugünkü aşaması itibariyle artık tümüyle küçükburjuva sosyalizmine ait olan halkçı devrim perspektifi yerini proleter devrimciliğin teorik ve pratik perspektifleri almış bulunmaktadır. Devrimci tarihimizin iki ana geleneğinden gelen bu yapıların kendi içlerinde yaptıkları teorik ve fiili otokritikler sonrasında geliştirdikleri bu beraberlik, mücadelenin ihtiyacı olan temel ideolojik, örgütsel ve strateji hamlesinin, küçük burjuva devrim çizgilerinin ısrarla vurguladıkları gibi tarihimizin bu iki devrimci damarı arasındaki bir kopuşma değil, aksine bu iki devrimci çizginin devrimci değerleri arasında bir buluşma, bir sentez olduğunun kritik bir denemesidir. Devrimci Sol un bu örgütsel hamlesi, bu haliyle sadece kendi tarihlerini ilgilendiren özel bir düzey oluşturmamakta, bunun yanı sıra devrimci tarihimizin gelenekleri arasında bir sentezi öngören stratejik yenilenmenin bir prototipini yaratmanın tarihsel anlamını da taşımaktadır. Bu haliyle bu birleşme hamlesi, Türkiye devrimci hareketinde az da olsa daha önceleri de gördüğümüz başka başarılı birlik momentlerine nazaran bu tür bir özgünlük de taşımaktadır. Özellikle statüko sosyalizminden rahatsız olan, bu siyasal düzeyin aşılması için istekli ve inançlı devrimci kamuoyunun devrimci hareketlerin gelenekleri arasındaki bu organik buluşma momentini destekleyerek büyütmeleri, devrimciliğin yeni dönem dizilişi açısından dirimsel bir siyasal değer taşıyacaktır. Yoldaşlar, Devrimci Sol un bu örgütsel hamlesi aynı zamanda devrimci tarihimizin kanayan yarası sol içi çatışmalara da bir müdahaledir. Devrimci Sol, küçük burjuva devrimciliğinin açmazları üzerine Bedri Yağan yoldaşla başlayan arayışlarının, ne yazık ki kanlı bir kardeş kavgasına dönmesini engelleyememiş, her ne kadar kendini savunma pozisyonunda tutmaya çalışsa da bu kanlı çatışmanın bir tarafı olma konumundan kendini kurtaramamıştır. Yoğun emek ve şahadetler pahasına yaratılan devrimci birikimlerin kendi tıkanıklık momentlerini bir tür iktidar kavgasıyla aşmaya çalışmaları solumuzun bir eğilimi durumundadır. Devrimimizin küçük burjuva küçük mülkiyetçi yapısınca tetiklenen bu tür grup mülkiyeti eğilimleri, bu özel siyasal alanı yaratan emek sahiplerince ne kadar meşru görülürse görülsün, devrimin kendi sorunlarını aşma tarzına uygun düşmemektedir. Devrimci Sol, her ne kadar sonradan parçalanan tarihinde doğrudan ve organik emek sahibi ise de bundan böyle bu tarihin ve özellikle onun güncel pratik değeri üzerinde bir hesaplaşmanın sol içi çatışmanın bir gerekçesi kılınmasını şiddetle reddetmektedir. Devrimci hareketin sol içi ayrımlarda esas çözüm yöntemi olarak benimsediği ilkelerde savaş, devrimci kardeşlik düsturu, Devrimci Sol tarihin organik temsilcileri tarafından bundan böyle de esas alınacaktır. Bu bağlamda; Devrimci Sol, kendi tarihiyle bütünleşmiş örgütsel künyesinin, bundan böyle aynı tarihle ortaklaştığı DHKP-C yle bir mülkiyet hesaplaşmasına konu olmasına son vermek üzere bu künyeyi genelde devrimci hareketin uzun, özelde Devrimci Karargah ın kısa tarihine devretmektedir. Devrimci Sol un uzun ve zorlu mücadelelerle dolu geçmişinde kayıplarının acıları hala sıcak yoldaşlarının DHKP-C yle ortaklaştığı anıları, bütün diğer devrim şehitlerimiz gibi bundan böyle Türkiye devrimci hareketinin tarihine mal olmaları dolayımıyla Devrimci Karargahı n da en derin saygıyla selamladığı ve benimsediği devrim değerleri olacaktır. Devrimci Sol un sadece kendi özel tarihine ait değerler ise, başta Bedri Yağan yoldaş olmak üzere tüm şehitlerimiz artık Devrimci Karargah ın devrimci eylemine yol gösteren özel öncüler olmaları dolayımıyla Türkiye devrimci hareketinin tarihine ait olmaktadırlar.

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

İşten Atılan Asil Çelik İşçilerinin okuduğu basın açıklaması: 15/03/2012

İşten Atılan Asil Çelik İşçilerinin okuduğu basın açıklaması: 15/03/2012 15 Mart 2012 Perşembe günü işlerinden atılan Asilçelik işçileri Bursa nın Orhangazi ilçesi cumhuriyet meydanında basın açıklamasıyla İşimizi İstiyoruz talebini dile getirdikleri ve işlerine geri dönene

Detaylı

Yeni bir dönem açılıyor: Mali çöküş, depresyon, sınıf mücadelesi

Yeni bir dönem açılıyor: Mali çöküş, depresyon, sınıf mücadelesi Yeni bir dönem açılıyor: Mali çöküş, depresyon, sınıf mücadelesi Devrimci Marksizm Yayın Kurulu Uzun vadede bu felâket konusunda suçun nasýl daðýtýlacaðý çok þeyi belirleyecektir. Ýþte bu, önemli bir entelektüel

Detaylı

11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ

11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ INSTITUTE FOR STRATEGIC STUDIES S A E STRATEJİK ARAŞTIRMALAR ENSTİTÜSÜ KASIM, 2003 11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ 11 EYLÜL SALDIRISI SONUÇ DEĞERLENDİRMESİ FİZİKİ SONUÇ % 100 YIKIM

Detaylı

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014 Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye ile Kürdistan arasındaki ekonomik ilişkiler son yılların en önemli rakamlarına ulaşmış bulunuyor. Bugünlerde petrol anlaşmaları ön plana

Detaylı

EMRE KÖROĞLU BAŞKANLIK İÇİN ADAYLIĞINI AÇIKLADI

EMRE KÖROĞLU BAŞKANLIK İÇİN ADAYLIĞINI AÇIKLADI EMRE KÖROĞLU BAŞKANLIK İÇİN ADAYLIĞINI AÇIKLADI EMRE KÖROĞLU CHP BODRUM İLÇE BAŞKANLIĞINA YENİLİKÇİ VE BAŞARI ODAKLI BİR SİYASET İÇİN ADAY OLDUĞUNU AÇIKLADI Emre Köroğlu 29 Kasım 2015 Pazar günü yapılacak

Detaylı

Şimdi fazla ileri gitmiş bu gerici diktatörlüğü terbiye etmek, mümkünse biraz değiştirip halka kabul ettirmek istiyorlar.

Şimdi fazla ileri gitmiş bu gerici diktatörlüğü terbiye etmek, mümkünse biraz değiştirip halka kabul ettirmek istiyorlar. Boyun eğmeyenler bu yana BU DÜZENİ SIFIRLA AKP eliyle sürdürülen gerici diktatörlük Türkiye'nin kaderi değildir. Bu diktatörlük bir kaza veya arızanın sonucu ortaya çıkmış da değildir. Sömürü düzeni kendini

Detaylı

DÜNYA DA BARIŞ İSTİYORUZ!

DÜNYA DA BARIŞ İSTİYORUZ! DÜNYA DA BARIŞ İSTİYORUZ! DÜNYA BARIŞININ GÜVENCESİ İŞÇİ SINIFIDIR! HAKSIZ, GERİCİ VE EMPERYALİST SAVAŞLAR EMPERYALİST KAPİTALİST DEVLETLER TARAFINDAN SÜRDÜRÜLMEKTEDİR! EMPERYALİST SÖMÜRÜ SİSTEMİ İŞÇİ

Detaylı

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi tarafından tam algılanmadığı, diğer bir deyişle aynı duyarlılıkla değerlendirilmediği zaman mücadele etmek güçleşecek ve mücadeleye toplum desteği sağlanamayacaktır.

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu: Gezi Parkından dünyaya yansıyan ses daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi sesidir. Tarih : 15.06.2013 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye de görev yapan yabancı

Detaylı

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, Kapitalist Sömürü Sistemini Yıkmak için Örgütlenme ve Mücadelenin adıdır!

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, Kapitalist Sömürü Sistemini Yıkmak için Örgütlenme ve Mücadelenin adıdır! 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, Kapitalist Sömürü Sistemini Yıkmak için Örgütlenme ve Mücadelenin adıdır! Clara Zetkin haklı olarak Kadının özgürlüğünün, tüm insanoğlunun özgürlüğü gibi, emeğin sermayenin

Detaylı

Başlamadan, önce KMO Yönetim Kurulu ve şahsım adına sizleri sevgi ve saygı ile selamlarım.

Başlamadan, önce KMO Yönetim Kurulu ve şahsım adına sizleri sevgi ve saygı ile selamlarım. Sayın Birlik Başkanım, Odamızın Değerli Yöneticileri, Sevgili Öğrenci Arkadaşlarım; Başlamadan, önce KMO Yönetim Kurulu ve şahsım adına sizleri sevgi ve saygı ile selamlarım. İstanbul dan, İzmir den, Sivas

Detaylı

Y.Selçuk TÜRKOĞLU Bursa Milletvekili Aday Adayı. Biz Bir Ekibiz Ekibimiz Milletimiz

Y.Selçuk TÜRKOĞLU Bursa Milletvekili Aday Adayı. Biz Bir Ekibiz Ekibimiz Milletimiz Y.Selçuk TÜRKOĞLU Bursa Milletvekili Aday Adayı Biz Bir Ekibiz Ekibimiz Milletimiz MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ Bursa Milletvekili Aday Adayı Türk Milleti karar arifesindedir. Ya İkinci Endülüs, ya da yeniden

Detaylı

SAYIN BASIN MENSUPLARI;

SAYIN BASIN MENSUPLARI; SAYIN BASIN MENSUPLARI; BUGÜN TÜM TÜRKİYE DE, BAŞTA ULUSLARARASI SENDİKALAR KONFEDERASYONU İLE TTB OLMAK ÜZERE FİLİSTİN KATLİAMININ DURDURULMASI İÇİN ÇEŞİTLİ ETKİNLİKLER DÜZENLENMEKTEDİR. İsrail ordusunun

Detaylı

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu v TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ÖNSÖZ Yirmi birinci yüzyılı bilgi teknolojisi çağı olarak adlandırmak ne kadar yerindeyse insan hakları çağı olarak adlandırmak da o kadar doğru olacaktır. İnsan

Detaylı

Darüşşafaka Cemiyeti Yönetim Kurulu adına hepinize saygı ve sevgilerimi sunuyorum.

Darüşşafaka Cemiyeti Yönetim Kurulu adına hepinize saygı ve sevgilerimi sunuyorum. Sayın Kaymakamım, Sayın Milli Eğitim Müdürüm, Sayın Belediye Başkanım, Okul Aile Birliğimizin değerli yöneticileri, Saygıdeğer Velilerimiz, Sevgili öğretmenlerimiz ve yöneticilerimiz, Saygıdeğer Bağışçılarımız,

Detaylı

SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ

SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ Bismillairrahmanirrahim 1. Suriye de 20 ayı aşkın bir süredir devam eden kriz ortamı, ülkedeki diğer topluluklar gibi

Detaylı

YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA GÜÇLÜ NÜN KONUŞMASI

YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA GÜÇLÜ NÜN KONUŞMASI KEMAL KILIÇDAROĞLU NUN KONUK KONUŞMACI OLDUĞU TOPLANTI YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA GÜÇLÜ NÜN KONUŞMASI 1 ARALIK 2014 İZMİR Cumhuriyet Halk Partisi nin çok değerli Genel Başkanı ve çalışma arkadaşları,

Detaylı

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,

Detaylı

R A P O R. Doç. Dr. Fatih YARDIMCIOĞLU Arş. Gör. Furkan BEŞEL. Mayıs 2015

R A P O R. Doç. Dr. Fatih YARDIMCIOĞLU Arş. Gör. Furkan BEŞEL. Mayıs 2015 R A P O R 1 Doç. Dr. Fatih YARDIMCIOĞLU Arş. Gör. Furkan BEŞEL Mayıs 2015 Sunuş 4.264 kişi ile yüz yüze görüşme şeklinde yapılan anket bulgularına dayanan bu rapor, Mart- Nisan 2015 tarihinde Sakarya ilinin

Detaylı

Bir Kadın 3 Sanat Sergisi açıldı

Bir Kadın 3 Sanat Sergisi açıldı Bir Kadın 3 Sanat Sergisi açıldı Muğla Valisi Amir Çiçek in katılımı ile Menteşe Belediyesi nin katkıları ile Konakaltı Kültür Merkezi nde gerçekleştirilen törenle sanatçı Eda Özdemir in Bir Kadın Üç Sanat

Detaylı

BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU. FİLİSTİN MESELESİ 2 5 te B İ L G İ NOTU. Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi

BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU. FİLİSTİN MESELESİ 2 5 te B İ L G İ NOTU. Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi 2 de Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi AK Parti İstanbul İl Kadın Kolları nda AK Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya gelmenin mutluluğunu yaşadı. 8 de YIL: 2012 SAYI

Detaylı

tüm bunların değişebileceğine bir kadın dünyası var. O dünyanın zenginliğini, gücünü kullanarak, yanlışları ve doğruları kadın gözüyle yorumlanmış

tüm bunların değişebileceğine bir kadın dünyası var. O dünyanın zenginliğini, gücünü kullanarak, yanlışları ve doğruları kadın gözüyle yorumlanmış 1 MART 2013 Tasarım: Onur Baştuğ - Muzaffer Topal - Haber: Didem Tutal - Ufuk Çoban IPHONE ve IPad uygulama: Uğur Baştuğ Sahnede '11' kadın CUMHURİYET Halk Partisi İstanbul İl Başkanlığı, 8 Mart Dünya

Detaylı

ACR Group. NEDEN? neden?

ACR Group. NEDEN? neden? ACR Group NEDEN? neden? CİNSİYET YÜZDE % Kadın Erkek 46,8 53,2 YAŞ - - - - - - 18-25 26-35 20,1 27,6 36-45 46-60 29,4 15,2 60+ 7,7 I. AMAÇ Bu çalışmanın amacı, aylık periyotlar halinde düzenlediğimiz,

Detaylı

SAYIN TAKİPÇİLERİMİZ,

SAYIN TAKİPÇİLERİMİZ, SAYIN TAKİPÇİLERİMİZ, Araştırma grubumuza destek amacıyla 2000-2015 seneleri arasındaki konuları içeren bir ARŞİV DVD si çıkardık. Bu ARŞİV ve VİDEO DVD lerini aldığınız takdirde daha önce takip edemediğiniz

Detaylı

Oy vermek bir şeyleri değiştirseydi yasaklanırdı Emma Goldman

Oy vermek bir şeyleri değiştirseydi yasaklanırdı Emma Goldman Oy vermek bir şeyleri değiştirseydi yasaklanırdı Emma Goldman SEÇİMİ BOYKOT ET! SOSYALİST DEVRİMİ ÖRGÜTLE! [B SÖMÜRÜ DÜZENİNE KARŞI ÇIKMAYAN HİÇ BİR PARTİYE VE KİŞİYE OY YOK 7 Haziran da genel seçimler

Detaylı

SAVAŞ, GÖÇ VE SAĞLIK. 18 Mayıs 2015 İstanbul Şeyhmus GÖKALP

SAVAŞ, GÖÇ VE SAĞLIK. 18 Mayıs 2015 İstanbul Şeyhmus GÖKALP SAVAŞ, GÖÇ VE SAĞLIK 18 Mayıs 2015 İstanbul Şeyhmus GÖKALP Sunu 1. Savaş? Savaş Ortamı 2. Tarihe dokunmak 3. IŞİD in Irak ve Suriye de ardışık saldırıları ve sonrasında gelişen Halk Sağlığı sorunları 4.

Detaylı

"medya benim ayağımın altına muz kabuğunu biraz zor koyar" vari açıklamalarda bulunuyordu ki Olanlar oldu

medya benim ayağımın altına muz kabuğunu biraz zor koyar vari açıklamalarda bulunuyordu ki Olanlar oldu - Aman ormancı, yaman ormancı Bıraktın bizde derin bir acı - Dua ile bisiklet gider mi?... - Özbek Paşa'dan AKP falı... Ve - Bush'tan "beni kimse sevmiyor" sendromu RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender

Detaylı

Twi$er: @acarbaltas @BaltasBilgievi

Twi$er: @acarbaltas @BaltasBilgievi Twi$er: @acarbaltas @BaltasBilgievi REKABETE HAZIRLIK KENDİ YILDIZINI YAKALAMAK Prof. Dr. Acar Baltaş Psikolog 28 Şubat 2014 MOTİVASYON Davranışa enerji ve yön veren, harekete geçiren güç Davranışı tetikleme

Detaylı

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA Chp Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kahramanmaraş ın Elbistan İlçesi nde siyaseti sadece insan için yaptıklarını, iktidara gelmeleri halinde terörü sonlandırıp ülkeye huzuru getireceklerini

Detaylı

DEVRÝM ÝÇÝN SAVAÞMAYANA SOSYALÝST DENMEZ!

DEVRÝM ÝÇÝN SAVAÞMAYANA SOSYALÝST DENMEZ! DEVRÝM ÝÇÝN SAVAÞMAYANA SOSYALÝST DENMEZ! Silahlý Propaganda ve Gerilla Savaþý Nikaragua da Devrim ve Seçim Proletarya ve Sosyalist Siyasal Bilinç Demokratik Muhalefette Demokrat! Türkiye Devriminde Kürt

Detaylı

Bayramın ikinci günü olan 26 Ekim Cuma günü, TAYAD lı Aileler bayramlaşmak için kahvaltıda bir araya geldiler.

Bayramın ikinci günü olan 26 Ekim Cuma günü, TAYAD lı Aileler bayramlaşmak için kahvaltıda bir araya geldiler. İSTANBUL TAYAD lı Aileler Bayram Kahvaltısında Bir Araya Geldiler Bayramın ikinci günü olan 26 Ekim Cuma günü, TAYAD lı Aileler bayramlaşmak için kahvaltıda bir araya geldiler. Kahvaltıdan önce yapılan

Detaylı

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU Sayfası :4. Syf Sayfası :4. Syf Sayfası :4. Syf Sayfası :8. Syf Sayfası :10. Syf Sayfası :1-8. Syf Sayfası :4. Syf Sayfası :İnternet Sitesi Karabağlar Meclisi Sivas şehitlerin unutmadı Karabağlar Belediye

Detaylı

HATAY BOZGUNCULUĞA VE AYRIMCILIĞA İZİN VEREMEZ!!!

HATAY BOZGUNCULUĞA VE AYRIMCILIĞA İZİN VEREMEZ!!! HATAY BOZGUNCULUĞA VE AYRIMCILIĞA İZİN VEREMEZ!!! Antakya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkan Yardımcısı Remzi Güzel,Yaptığı Yazılı Açıklamada: ''Milli Dayanışma ve Birlik Ruhu Hatay da Bitmez.''Dedi.

Detaylı

Takdim. Bu, Türkiye nüfusu göz önüne alındığından her 90 kişiden birinin aday olması anlamına geliyor (TV, 17.00 Haberleri, 20.10.2013).

Takdim. Bu, Türkiye nüfusu göz önüne alındığından her 90 kişiden birinin aday olması anlamına geliyor (TV, 17.00 Haberleri, 20.10.2013). Takdim Biliyor musunuz? Bir televizyon haberine göre Türkiye de 2014 yerel seçimlerinde muhtar adaylarıyla birlikte 830 bin kişinin aday olması bekleniyordu. Bu, Türkiye de yaklaşık her 90 kişiden birinin

Detaylı

Yılın Filo Yöneticisi ödüllerinde Jüri Özel Ödülü Genel Müdürlüğümüzün oldu.

Yılın Filo Yöneticisi ödüllerinde Jüri Özel Ödülü Genel Müdürlüğümüzün oldu. Yılın Filo Yöneticisi ödüllerinde Jüri Özel Ödülü Genel Müdürlüğümüzün oldu. Capital ve Ekonomist Dergileri ile LeasePlan Türkiye Genel Müdürlüğü tarafından bu yıl ikincisi gerçekleştirilen Yılın Filo

Detaylı

YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ

YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ Yazar : Erdem Denk Yayınevi : Siyasal Kitabevi Baskı : 1. Baskı Kategori : Uluslararası İlişkiler Kapak Tasarımı : Gamze Uçak Kapak

Detaylı

XI. TÜRKİYE İÇ DENETİM KONGRESİ KÜRESEL BİRİKİMLERDEN ULUSAL DEĞERLER YARATMAK

XI. TÜRKİYE İÇ DENETİM KONGRESİ KÜRESEL BİRİKİMLERDEN ULUSAL DEĞERLER YARATMAK XI. TÜRKİYE İÇ DENETİM KONGRESİ KÜRESEL BİRİKİMLERDEN ULUSAL DEĞERLER YARATMAK Birlikte Başarmak Ali Kamil UZUN, CPA, CFE Türkiye İç Denetim Enstitüsü Kurucu Başkanı Ali Kamil Uzun, CPA, CFE Deloitte Türkiye

Detaylı

1979 İRAN İSLAM DEVRİMİ SONRASI TÜRKİYE-İRAN İLİŞKİLERİ. Ömer Faruk GÖRÇÜN

1979 İRAN İSLAM DEVRİMİ SONRASI TÜRKİYE-İRAN İLİŞKİLERİ. Ömer Faruk GÖRÇÜN i 1979 İRAN İSLAM DEVRİMİ SONRASI TÜRKİYE-İRAN İLİŞKİLERİ Ömer Faruk GÖRÇÜN ii Yayın No : 2005 Politika Dizisi: 1 1. Bası Ağustos 2008 - İSTANBUL ISBN 978-975 - 295-901 - 9 Copyright Bu kitabın bu basısı

Detaylı

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi Murat Çokgezen Prof. Dr. Marmara Üniversitesi 183 SORULAR 1. Ne zaman, nasıl, hangi olayların, okumaların, faktörlerin veya kişilerin tesiriyle ve nasıl bir süreçle liberal oldunuz? 2. Liberalleşmeniz

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Kılıçdaroğlu: İş adamı konuşuyor tehdit, gazeteci konuşuyor tehdit, belediye başkanı konuşuyor tehdit, ne olacak tehditlerin sonu? Tarih : 04.06.2011 -BATMAN MİTİNGİ- Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu,

Detaylı

Doğruluk Payı Aylık Rapor Kasım 2014

Doğruluk Payı Aylık Rapor Kasım 2014 Doğruluk Payı Aylık Rapor Kasım 2014 Ortak Gelecek için Diyalog Derneği tarafından 20 Haziran 2014 tarihinde yayın hayatına başlatılan Doğruluk Payı, herhangi bir partiyle ilişkisi olmayan tamamiyle bağımsız

Detaylı

AĞUSTOS 2015 GÜNDEM ARAŞTIRMASI NA DAİR

AĞUSTOS 2015 GÜNDEM ARAŞTIRMASI NA DAİR AĞUSTOS 2015 GÜNDEM ARAŞTIRMASI NA DAİR Marpoll Kamuoyu Araştırma Şirketi, kamuoyunu yani halkın kanaatlerini karar alıcıların ve uygulayıcıların meşruiyetini sürdüren önemli bir faktör olarak görmektedir.

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

İlerici Kadınlar Kimdir?

İlerici Kadınlar Kimdir? İlerici Kadınlar Kimdir? Türkiye de AKP iktidarı ile ivme kazanan piyasacılık ve gericilik kadınlar üzerindeki baskıyı daha da artırmıştır. Özellikle son on yılda toplumsal yaşamın dincileştirilmesi kadın

Detaylı

Böylesine anlamlı ve sevinçli bir günde sizlerle birlikte olmaktan mutluluk duyuyorum. Türkiye İş Bankası adına sizleri kutluyorum.

Böylesine anlamlı ve sevinçli bir günde sizlerle birlikte olmaktan mutluluk duyuyorum. Türkiye İş Bankası adına sizleri kutluyorum. Sayın Kaymakam, Sayın Belediye Başkanı, Sayın Milli Eğitim Müdürü, Darüşşafaka Cemiyeti nin Sayın Başkanı ve Yöneticileri, Saygıdeğer Öğretmenlerimiz, Darüşşafaka daki temel öğrenimlerini başarıyla tamamlayıp,

Detaylı

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri Eflref Ar kan Bildiğiniz gibi Almanya aile birleşiminin gerçekleşmesi konusunda göç yasasında bazı değişiklikler yapmıştır. Bu değişiklikleri eleştirenler ve olumlu görenler bulunmaktadır. Ben göç yasasının

Detaylı

Son 5 Yılda Türkiye Medyasında İnsan Hakları ve Nefret Söylemi. Şubat 2015

Son 5 Yılda Türkiye Medyasında İnsan Hakları ve Nefret Söylemi. Şubat 2015 Son 5 Yılda Türkiye Medyasında İnsan Hakları ve Nefret Söylemi Şubat 2015 Son 5 Yılda Türkiye Medyasında İnsan Hakları ve Nefret Söylemi Medya ve İletişim Merkezi İstanbul Enstitüsü İstanbul Enstitüsü

Detaylı

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ 215 DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 25 Kasım 1981 tarihli ve 36/55 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

2 Ekim 2013, Rönesans Otel

2 Ekim 2013, Rönesans Otel 1 MÜSİAD Brüksel Temsilciliği Açı çılışı ışı 2 Ekim 2013, Rönesans Otel T.C. AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış,.... T. C. ve Belçika Krallığının Saygıdeğer Temsilcileri, 1 2 STK ların Çok Kıymetli

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Uluslararası İlişkiler Tarihi II PSIR 112 3 3 + 0 3 5

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Uluslararası İlişkiler Tarihi II PSIR 112 3 3 + 0 3 5 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS Uluslararası İlişkiler Tarihi II PSIR 2 3 3 + 0 3 5 Ön Koşul Dersleri PSIR Dersin Dili İngilizce Dersin Seviyesi Lisans Dersin Türü Zorunlu Dersin Koordinatörü

Detaylı

Şöyle ki ; Etnik köken olsaydı Bir şiir yüzünden yere düşen yiğidi %85 oy ve Üç Millet Vekili ile Parlamentoya gönderilmezdi,

Şöyle ki ; Etnik köken olsaydı Bir şiir yüzünden yere düşen yiğidi %85 oy ve Üç Millet Vekili ile Parlamentoya gönderilmezdi, BELEDİYEDE II.SELİM DÖNEMİ Merhabalar ;Bildiğiniz gibi genelde mali konularda yazılar yazarak sizleri bilgilendirmekteyim Ancak;Bu günkü konumu siyasi içerikli olarak yerel seçim sonuçlarına ayırdım, Öncelikle

Detaylı

Prof. Dr. Şener Üşümezsoy daşı Türk entelijansiyasının ana söylemidir. Bu gruplar birkaç yıl evvel ABD'nin Irak'ı işgali öncesinde savaş söylemlerinin en ateşli taraftarı idiler. II. Körfez Savaşı öncesi

Detaylı

ihh 6. ULUSLARARASI ÇOCUK BULUŞMASI RAPORU

ihh 6. ULUSLARARASI ÇOCUK BULUŞMASI RAPORU ihh 6. ULUSLARARASI ÇOCUK BULUŞMASI RAPORU 18 EKiM 2014 Uluslararası Çocuk Buluşması, İHH İnsani Yardım Vakfı nın dünyanın farklı coğrafyalarında gerçekleştirdiği yetim çalışmalarını Türkiye halkına anlatmak

Detaylı

Sevgili dostlar. 53 yıldan sonra avukatlığı bırakmak zorunda kaldım. Sizlere son bir anımı sunuyorum. Sevgiler, saygılar.

Sevgili dostlar. 53 yıldan sonra avukatlığı bırakmak zorunda kaldım. Sizlere son bir anımı sunuyorum. Sevgiler, saygılar. MESLEĞE VEDA From: Güney Dinç Sent: Wednesday, April 16, 2014 1:56 PM To: Subject: [ÇEHAV] Mesleğe Veda Sevgili dostlar. 53 yıldan sonra avukatlığı bırakmak zorunda kaldım. Sizlere son bir anımı sunuyorum.

Detaylı

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI Sayın Katılımcılar, değerli basın mensupları Avrupa Konseyi

Detaylı

2000 li Yıllar / 8 Türkiye de Eğitim Bekir S. GÜR Arter Reklam 978-605-5952-25-9 Ağustos-2011 Ömür Matbaacılık Meydan Yayıncılık-2011

2000 li Yıllar / 8 Türkiye de Eğitim Bekir S. GÜR Arter Reklam 978-605-5952-25-9 Ağustos-2011 Ömür Matbaacılık Meydan Yayıncılık-2011 Seri/Sıra No 2000 li Yıllar / 8 Kitabın Adı Türkiye de Eğitim Editör Bekir S. GÜR Yayın Hazırlık Arter Reklam ISBN 978-605-5952-25-9 Baskı Tarihi Ağustos-2011 Ofset Baskı ve Mücellit Ömür Matbaacılık Ömür

Detaylı

Tüm IlnKI-'En ~ TÜM BANKA VE SiGORTA ÇALıŞANLARı SENDiKASı KES K. TOM BANKA VE SIGORTA ÇALıŞANLARı. AYlıK HABER BÜLTENi ÖZEL SAYı HAZiRAN 1997

Tüm IlnKI-'En ~ TÜM BANKA VE SiGORTA ÇALıŞANLARı SENDiKASı KES K. TOM BANKA VE SIGORTA ÇALıŞANLARı. AYlıK HABER BÜLTENi ÖZEL SAYı HAZiRAN 1997 Tüm IlnKI-'En ~ TÜM BANKA VE SiGORTA ÇALıŞANLARı SENDiKASı KES K -izm-jr C-a-d-. y,-ap-r-ak-a-pt-. 2-4-/1-2 -li-ef&-f-a-x;-o(-3-12-) 4-1-7-2S-4-0-K-ız-ı'-ay--A-N-K-AR-A ~, TOM BANKA VE SIGORTA ÇALıŞANLARı

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUHARREM YILMAZ IN DEMOKRASİNİN KURUMSALLAŞMASI VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ KONFERANSI AÇILIŞ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUHARREM YILMAZ IN DEMOKRASİNİN KURUMSALLAŞMASI VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ KONFERANSI AÇILIŞ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUHARREM YILMAZ IN DEMOKRASİNİN KURUMSALLAŞMASI VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ KONFERANSI AÇILIŞ KONUŞMASI 27 Kasım 2013 The Marmara Taksim Oteli, İstanbul Sayın Konuklar, Değerli

Detaylı

T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük ATATÜRK Ü ETKİLEYEN OLAYLAR VE FİKİRLER

T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük ATATÜRK Ü ETKİLEYEN OLAYLAR VE FİKİRLER 1 1789 da gerçekleşen Fransız İhtilali ile hürriyet, eşitlik, adalet, milliyetçilik gibi akımlar yayılmış ve tüm dünyayı etkilemiştir. İmparatorluklar yıkılmış, meşruti yönetimler kurulmaya başlamıştır.

Detaylı

IFLA İnternet Bildirgesi

IFLA İnternet Bildirgesi IFLA İnternet Bildirgesi Bilgiye engelsiz erişim özgürlük, eşitlik, küresel anlayış ve barış için temeldir. Bu nedenle, Kütüphane Dernekleri Uluslararası Federasyonu (IFLA) belirtir ki: Düşünce özgürlüğü,

Detaylı

Sizleri şahsım ve TOBB adına saygıyla selamlıyorum. Biliyorsunuz başkasına gönderilen selam kişinin üzerine emanettir.

Sizleri şahsım ve TOBB adına saygıyla selamlıyorum. Biliyorsunuz başkasına gönderilen selam kişinin üzerine emanettir. Sayın Sizleri şahsım ve TOBB adına saygıyla selamlıyorum. Biliyorsunuz başkasına gönderilen selam kişinin üzerine emanettir. Başkanımız Rifat Hisarcıklıoğlu TUSAF yönetimi başta olmak üzere, kongremizin

Detaylı

Metodoloji Türkiye Ne Diyor?

Metodoloji Türkiye Ne Diyor? HAZİRAN 2013 Metodoloji Türkiye Ne Diyor? Araştırması İNC Araştırma ve İletişim Danışmanlığı tarafından 24-29 Haziran 2013 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın alan uygulaması NUTS 2 sınıflamasına

Detaylı

American Tank Company (Ruhi) vs Afrika Schützenkompanie (Levent) 1750 pts & Mid-War Hold the Line

American Tank Company (Ruhi) vs Afrika Schützenkompanie (Levent) 1750 pts & Mid-War Hold the Line American Tank Company (Ruhi) vs Afrika Schützenkompanie (Levent) 1750 pts & Mid-War Hold the Line 25 Ağustos 2013 Pazar Brifing: Görev isminden de anlaşılacağı gibi hattı tutan bir birliğe bir diğerinin

Detaylı

4.2 Radikal demokrasinin kurucu gücü olarak kadın özgürlük deneyimleri

4.2 Radikal demokrasinin kurucu gücü olarak kadın özgürlük deneyimleri Bu konuşma 3-5 Şubat arası Hamburg Üniversitesi'nde düzenlenen Kapitalist moderniteye karşı Alternatif konseptler ve Kürtlerin arayışı isimli konferansta yapıldı. Bütün program, ses kaydı, daha fazla metin

Detaylı

Araştırmanın Künyesi;

Araştırmanın Künyesi; Araştırmanın Künyesi; Araştırma; 05 06 Nisan 2008 günleri Türkiye nin 7 coğrafi bölgesinde, 26 il ve 68 ilçede bunlara bağlı 81 mahalle ve köyde, 18 yaş ve üstü seçmen nüfusunu temsil eden 724 ü kadın

Detaylı

frekans araştırma www.frekans.com.tr

frekans araştırma www.frekans.com.tr frekans araştırma www.frekans.com.tr FARKLI KİMLİKLERE VE YAHUDİLİĞE BAKIŞ ARAŞTIRMASI 2009 Çalışmanın Amacı Çalışma Avrupa Birliği tarafından finanse edilen Türk Yahudi Cemaati ve Yahudi Kültürünü Tanıtma

Detaylı

Liselilerden Eğitim Sistemine Sert Eleştiri

Liselilerden Eğitim Sistemine Sert Eleştiri On5yirmi5.com Liselilerden Eğitim Sistemine Sert Eleştiri "Türkiye'deki Sosyo-Kültürel Değişmeler Hakkında Liseli Gençlik Ne Düşünüyor" araştırmasından çarpıcı sonuçlar elde edildi. İşte o araştırma...

Detaylı

Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin toplam nüfusunun sadece

Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin toplam nüfusunun sadece SİLİVRİ 2014 DÜNYA VE AVRUPA KENTİ Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte rekabetçi bir sanayi ekonomisi haline gelmiştir. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin

Detaylı

KARANLIĞIN ALIŞILMADIK DENEYİMİ

KARANLIĞIN ALIŞILMADIK DENEYİMİ KARANLIĞIN ALIŞILMADIK DENEYİMİ DÜNYANIN EN BÜYÜK MARKALARI, GÖRMENİN ÖTESİNE GEÇTİLER. Onlara Katılın, Bugün. GÖRMENİN ÖTESİNDE GELİŞMEK Karanlıkta Diyalog Nedir? Karanlıkta Diyalog atölye çalışmaları

Detaylı

BURSA KENT KONSEYİ BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ NİN KATKILARIYLA

BURSA KENT KONSEYİ BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ NİN KATKILARIYLA BURSA KENT KONSEYİ BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ NİN KATKILARIYLA KENT KONSEYİ MEVZUATI YASA 5393 SAYILI BELEDİYE KANUNU (TC Resmi Gazete Tarih: 13 Temmuz 2005, Sayı 25874) Kent Konseyi MADDE 76 Kent Konseyi

Detaylı

Olmak ya da Olmamak. Cumhuriyetin temel niteliklerine

Olmak ya da Olmamak. Cumhuriyetin temel niteliklerine 2007y ý l ý ü l k e - m i z için bir ol-mak ya da olmamak savaþýna sahne olacaða benziyor. AKP, çeþitli kesimlerden gelen uya-rýlara raðmen ülkemizi bir is-lâm devletine dönüþtürme tutkusundan vazgeçmedi,

Detaylı

Atatürk ün Kişisel Özellikleri. Elif Naz Fidancı

Atatürk ün Kişisel Özellikleri. Elif Naz Fidancı Atatürk ün Kişisel Özellikleri Atatürk cesur ve iyi bir liderdir Atatürk iyi bir lider olmak için gerekli bütün özelliklere sahiptir. Dürüstlüğü ve davranışları ile her zaman örnek olmuştur. Gerek devlet

Detaylı

Kuzey Irak'a harekat

Kuzey Irak'a harekat Kuzey Irak'a harekat Asker terörü engellemek için yeniden Irak'a girdi. Irak'ın kuzeyinde istihbarat uçuçu yapan insansız uçaklar bugün hareketli PKK gruplarını tespit etti. Türk Silahlı Kuvvetleri Zap

Detaylı

Bu haftaki yazımıza geçmişten bir medya kazasıyla giriyoruz Yıl 1983

Bu haftaki yazımıza geçmişten bir medya kazasıyla giriyoruz Yıl 1983 - Turgut Sunalp'e seçim kaybettiren medya kazası - Gaffur'a Vakit zulmü Ve - İki ayrı "KANATLI" kaza RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı * * * Bu haftaki yazımıza geçmişten bir medya kazasıyla

Detaylı

ABD'nin Fransa'ya Reaper İnsansız Uçak Satışı ve Türkiye'nin Durumu 1

ABD'nin Fransa'ya Reaper İnsansız Uçak Satışı ve Türkiye'nin Durumu 1 ABD'nin Fransa'ya Reaper İnsansız Uçak Satışı ve Türkiye'nin Durumu 1 Pentagon yetkilileri Fransa'nın talep ettiği Reaper tipi insansız hava aracı (İHA) veya dronların satışına yönelik olarak Kongre'de

Detaylı

İTO Başkanı İbrahim Çağlar: İstanbul yerli ve yabancı yatırımcıya muazzam fırsatlar sunuyor

İTO Başkanı İbrahim Çağlar: İstanbul yerli ve yabancı yatırımcıya muazzam fırsatlar sunuyor İstanbul görkemli maketi ve inşaat firmalarıyla MIPIM Fuarı nda İTO Başkanı İbrahim Çağlar: İstanbul yerli ve yabancı yatırımcıya muazzam fırsatlar sunuyor "Nasıl ki Nuri Bilge, Cannes film festivalinin

Detaylı

TÜRKİYE ve IRAK. I I. TARİHSEL ARKA PLAN: ABD İŞGALİNE KADAR TÜRKİYE-IRAK İLİŞKİLERİ İngiliz Ordusu, 30 Ekim 1918'de imzaladığı Mondros Mütarekesi'ne rağmen, kuzeye doğru yaptığı son bir hamle ile Musul

Detaylı

3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği Konutu, Ankara Saat: 16:00. Çevre ve Orman Bakanlığı nın Saygıdeğer Müsteşar Yardımcısı,

3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği Konutu, Ankara Saat: 16:00. Çevre ve Orman Bakanlığı nın Saygıdeğer Müsteşar Yardımcısı, Türkiye nin İklim Değişikliği Ulusal Eylem Planı nın Geliştirilmesi Projesi nin Açılış Toplantısında Ulrika Richardson-Golinski a.i. Tarafından Yapılan Açılış Konuşması 3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği

Detaylı

SİVİL TOPLUM VE SU. Serap KANTARLI Türkiye Tabiatını Koruma Derneği. skantarli@ttkder.org.tr

SİVİL TOPLUM VE SU. Serap KANTARLI Türkiye Tabiatını Koruma Derneği. skantarli@ttkder.org.tr SİVİL TOPLUM VE SU Serap KANTARLI Türkiye Tabiatını Koruma Derneği skantarli@ttkder.org.tr SİVİL TOPLUM Prof.Dr.Fuat KEYMAN a göre 21.yüzyıla damgasını vuracak en önemli kavramlardan biri "Dostluk, arkadaşlık

Detaylı

Değerli Çekmeköy Anadolu İmam Hatip Lisesi Öğrencileri

Değerli Çekmeköy Anadolu İmam Hatip Lisesi Öğrencileri Tarihi boyunca bağımsızlığını koruyabilmiş ve Afrika Kıtası'nın Avrupa devletlerince sömürge yapılamamış tek ülkesi olan Etiyopya (Habeşistan) dünya tarihinin en eski medeniyetlerinden biri olarak biliniyor.

Detaylı

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN 1.SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında, disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık İÇİNDEKİLER FİNANS, BANKACILIK VE KALKINMA 2023 ANA TEMA SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA: FİNANS VE BANKACILIK ALT TEMALAR Türkiye Ekonomisinde Kalkınma ve Finans Sektörü İlişkisi AB Uyum Sürecinde Finans ve Bankacılık

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Cumhuriyet Halk Partisi CHP ile, üniversitelerde okuyan gençlerin temsilcileri bir araya geldi, 15 sorun belirledi ve bu sorunların nasıl çözüleceği konusunda görüş birliğine vardı. Tarih : 04.12.2014

Detaylı

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi 20 MAYIS 2013 0 212 260 23 60-0 212 260 52 29 %50 ye varan indirimler Federasyona katıldılar TÜRKİYE Spor Yazarları Derneği nde İstanbul Muhtarlar Federasyonu Yönetim Kurulu ve Beşiktaş Muhtarlar Derneği

Detaylı

Şerafettin TUĞ Kaymakamı

Şerafettin TUĞ Kaymakamı T.C. GAZİEMİR KAYMAKAMLIĞI İLÇE YAZI İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ SAYI :BO54VLK4354802.880,01/ 1462 08.09.2010 KONU :19 Eylül 2010 Gaziler günü... GAZİEMİR Gaziemir İlçesi 19 Eylül 2010 Gaziler Günü Anma Tören Programı

Detaylı

Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü. Kadına Şiddet Raporu

Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü. Kadına Şiddet Raporu Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü Kadına Şiddet Raporu 1 MİRBAD KENT TOPLUM BİLİM VE TARİH ARAŞTIRMALARI ENSTİTÜSÜ KADINA ŞİDDET RAPORU BASIN BİLDİRİSİ KADIN SORUNU TÜM TOPLUMUN

Detaylı

"Satmam" demiş ihtiyar köylü, "bu, benim için bir at değil, bir dost."

Satmam demiş ihtiyar köylü, bu, benim için bir at değil, bir dost. Günün Öyküsü: Talih mi Talihsizlik mi? Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir adam yaşıyormuş. Çok fakirmiş. Ama çok güzel beyaz bir atı varmış. Kral bu ata göz koymuş. Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir

Detaylı

Batı Toplumuna İlk Kez Rakip Çıkardık

Batı Toplumuna İlk Kez Rakip Çıkardık Batı Toplumuna İlk Kez Rakip Çıkardık İslam Coğrafyasının en batısı ile en doğusunu bir araya getiren Asya- Afrika- Balkan- Ortadoğu Üniversiteler Konseyi Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde resmen kuruldu.

Detaylı

DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ. Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık anlayışı

DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ. Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık anlayışı DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ Furkan Güldemir, Okan Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Tarihsel Süreç Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık

Detaylı

TMMOB Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği 41. DÖNEMDE RESİMLERLE TMMOB

TMMOB Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği 41. DÖNEMDE RESİMLERLE TMMOB TMMOB Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği 41. DÖNEMDE RESİMLERLE TMMOB 2010-2012 ISBN 978-605-01-0372-4 Baskı Mattek Basın Yayın Tanıtım Tic. San. Ltd. Şti Adakale Sokak 32/27 Kızılay/ANKARA Tel: (312)

Detaylı

Farklı Sistemlerde Kentleşme

Farklı Sistemlerde Kentleşme Farklı Sistemlerde Kentleşme Farklı Sistemlerde Kentleşme Kentleşme ve kent planları farklı ekonomik sistemlere göre değişebilir. Kapitalist ve sosyalist ülkelerin kentleşme biçimleri, (keskin olmamakla

Detaylı

6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı

6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı 6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı Sosyal Güvenlik Kurumu(SGK) ve Uluslararası Sosyal Güvenlik Teşkilatı(ISSA) işbirliği ile Stratejik İnsan Kaynakları Politikaları ve İyi Yönetişim

Detaylı

OSMANİYE KAHRAMANMARAŞLILAR YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİNE GÖRKEMLİ AÇILIŞ.

OSMANİYE KAHRAMANMARAŞLILAR YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİNE GÖRKEMLİ AÇILIŞ. OSMANİYE KAHRAMANMARAŞLILAR YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİNE GÖRKEMLİ AÇILIŞ. Osmaniye de yaşayan Kahramanmaraş lılar tarafından kurulan Osmaniye Kahramanmaraşlılar Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği nin

Detaylı

ANAYASA DERSĐ (41302150) (2010-2011 GÜZ DÖNEMĐ YILSONU SINAVI) CEVAP ANAHTARI

ANAYASA DERSĐ (41302150) (2010-2011 GÜZ DÖNEMĐ YILSONU SINAVI) CEVAP ANAHTARI ANAYASA DERSĐ (41302150) (2010-2011 GÜZ DÖNEMĐ YILSONU SINAVI) CEVAP ANAHTARI ANLATIM SORULARI 1- Bir siyasal düzende anayasanın işlevleri neler olabilir? Kısaca yazınız. (10 p) -------------------------------------------

Detaylı

EKİM 2014 KAHRAMANMARAŞ SELİM IŞIK

EKİM 2014 KAHRAMANMARAŞ SELİM IŞIK EKİM 2014 KAHRAMANMARAŞ SELİM IŞIK TEMEL KAVRAMLAR Kamu Kamuoyu Bir ülkedeki halkın bütünü, halk, amme. Belirli bir konu ve olay hakkında toplumun büyük bir kesimi veya belli gruplar tarafından benimsenen

Detaylı

1. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (08 Aralık 2014 23 Ocak 2015 )

1. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (08 Aralık 2014 23 Ocak 2015 ) 1. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (08 Aralık 2014 23 Ocak 2015 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

9 EYLÜL 1922 BAKİ SARISAKAL

9 EYLÜL 1922 BAKİ SARISAKAL 9 EYLÜL 1922 BAKİ SARISAKAL 9 EYLÜL 1922 Güzel İzmir imizin kurtuluşu, bugün doksan birinci yılına basıyor. Bu mutlu günü anarken, harp tarihinde eşi görûlmiyen Başkomutanlık Meydan Muharebesindeki geniş

Detaylı

------------- İSLAM DÜNYASI ------------- İSTANBUL ÖDÜLLERİ SUNUŞ

------------- İSLAM DÜNYASI ------------- İSTANBUL ÖDÜLLERİ SUNUŞ ------------- İSLAM DÜNYASI ------------- İSTANBUL ÖDÜLLERİ SUNUŞ İslam Ülkeleri Düşünce Kuruluşları Platformu (İSTTP); TASAM öncülüğünde İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi devletlerin temsilcileri ile dünyanın

Detaylı

Yeryüzünde Çocuklar. Sınıfa girmeden önce çocuk fotoğraflarını yerküre üzerinde farklı yerlere yerleştiriniz.

Yeryüzünde Çocuklar. Sınıfa girmeden önce çocuk fotoğraflarını yerküre üzerinde farklı yerlere yerleştiriniz. UYGULAMA REHBERI Yeryüzünde Çocuklar Okul Öncesi ve İlkokul 1. Sınıf Malzemeler Yerküre, çocuk fotoğrafları Zihinsel Hazırlık Sınıfa girmeden önce çocuk fotoğraflarını yerküre üzerinde farklı yerlere yerleştiriniz.

Detaylı