ÖZEL EGE LİSESİ I. NEREYE GİDİYORUZ?

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "ÖZEL EGE LİSESİ I. NEREYE GİDİYORUZ?"

Transkript

1 1

2 2

3 I. NEREYE GİDİYORUZ? Ana dilimiz Türkçe, yeryüzünün en eski ve en geniş coğrafya parçasında konuşulan gelişmiş, zengin bir kültür, bilim ve sanat dilidir. Türkçe en eski, en köklü dillerdendir diyoruz; çünkü bugünkü dillerin çoğu ortada yokken, hatta bugünkü bazı dillerin ataları sayılan diller bile ortada yokken Türkçe vardı. Yaklaşık 12 milyon km2 lik bir alanda, Türk dilinin birbirine uzak veya yakın lehçeleri konuşulmakta, yazı dili olarak kullanılmaktadır. Bunlar içerisinde Türkiye Türkçesi, güncel birtakım sorunlarına karşılık; kültür, sanat, edebiyat ve bilim dilidir. Herhangi bir dilde yazılmış bir romanın Türkçe ye çevirisi yapılabiliyorsa, felsefe eserleri Türkçe ye çevrilebiliyorsa, Türk yazarlarının eserleri yabancı dillere çevrilebiliyorsa; Türkçe bir kültür, sanat ve edebiyat dilidir. Bilim eserlerinin yazılabildiği, çevrilebildiği, yeni terimlerin türetilebildiği ve her aşamada öğretimin yapılabildiği Türkçe, bir bilim dilidir. Günümüz Türkçe sinin en önemli sorunu, yabancı dillerin, özellikle de İngilizce nin, Türkçe yi olumsuz olarak etkilemesi. İkinci Dünya Savaşı sonrası Amerikan ve İngiliz kültürleri bütün dünya dillerini etkilemeye başlamıştı. Türkiye de İngilizce ile öğretime başlandığı 1950 lerde Anglo-Sakson kültürünün yoğun etkisi de kendisini hissettirdi. İngilizce sadece Türkçe yi değil, başka dilleri de etkiliyordu. Fransızlar dillerini korumak amacıyla yasa bile çıkardılar.ingiliz-amerikan kültürünün etkisi sadece dilde değil, pek çok alanda kendisini gösterdi. Beslenme alışkanlıklarımızdan, giyime, müziğe kadar pek çok alanda bir etkilenme söz konusu. Ancak, en fazla dikkati çeken de dildeki etkilenme oluyor. Dilimizi olduğu kadar, diğer ulusal değerlerimizi de yaşatmak zorundayız. Türkçe kelimelerin kullanımının azalmaya başlamasıyla kullanımdan düşen her Türkçe kelime, kültürümüzden de bir parçayı alıp götürmektedir. Bu sorunla başa çıkabilecek insanlarsa yine biziz. İşte tüm bu olumsuz gelişmeler bizleri bu konu üzerinde düşünmeye, araştırma yapmaya iten nedenler. Bu çirkin kirliliğin nedenlerini araştırmak, sonuçları üzerinde kafa yormak ve en önemlisi çözüm yollarını bulabilmek zor bir süreç belki ama üzerinde çalışmaya değer, çok ama çok önemli bir konu 3

4 II. TÜRKÇE NİN TARİHÇESİ Türkçemizin ilk yazılı kaynakları sekizinci yüzyıla ait Ortaasya da bulunan Orhun Yazıtları ır. Bu yazıtlarda Göktürk ABC si ile yazılan olgun bir dil vardır. Öyle ki tümce yapılarının bugünküne yakın olduğu dil bilimcilerle söylenen bir gerçektir. Sekizinci yüzyılda dil kuralları, tümce yapıları, sözcük yapılarıyla kendini ortaya koyabilen bir dilin elbet çok öncelere dayanan bir kökeni vardır. Göktürk ABC si dedik de... Türkler tarih boyunca dört ABC kullanmışlardır: Göktürk, Uygur, Arap ve Latin. Aslında din değişiklikleri ilk üçünde etkili olmuştur. Uygurlar zamanında din değişikliği ABC yi de değiştirmiş; Türkler 38 harfli Göktürk ABC sini bırakıp 14+4 harfli Uygur ABC sini kullanmaya başlamışlardır. Harf azalması dilin gelişimini olumsuz yönde etkilemiştir. Bu dönemlerdeki saf, yalın Türkçe, onuncu yüzyılda İslam dininin kabulüyle Arapça ve Farsça nın etki alanına girmiştir. Kur-an dili Arapça olduğu için Arap ABC si kullanılmaya başlanmıştır. Bilim dili Arapça, edebiyat dili Farsça olan medrese denilen okullarda Türkçe önemsenmez duruma düşmüştür. On üçüncü yüzyıldan sonra Osmanlı Devleti döneminde Arapça-Farsça-Türkçe karışımı OSMANLICA denilen garip bir dil ortaya çıkmıştır. Yirminci yüzyılın ortalarına kadar bu dilin etkileri görülmüştür. Tabii bu yönetici, elit kesim arasında kullanılan bir dildir. Halk, kasaba ve köylerde yaşayanlar Ortaasya dan gelen yalın Türkçe yi konuşmaktadır. On birinci-yirminci yüzyıl arasında bizim dilimizde TÜRKÇE dir; onu konuşmalıyız, yazmalıyız, diyen bir Allah ın kulu çıkmamış mıdır? Çıkmıştır elbet. Bunlar arasında anılmaya değer isimleri, toplulukları şöyle sıralayabiliriz: On birinci yüzyılda Kaşgarlı Mahmut: Türkçe nin Arapça kadar zengin bir dil olduğunu kanıtlamak için DİVAN-I LUGATİ T TÜRK(Türk Dilleri Sözlüğü) ü yazmıştır. On üçüncü yüzyılda Anadolu da beylikler döneminde Karamanoğlu Mehmet Bey: Bir ferman çıkarmıştır. Bundan böyle her yerde, herkes TÜRKÇE konuşmak zorundadır diye ferman vermiştir. On beşinci yüzyılda Çağatay İmparator u Ali Şir Nevai: Türk gençlerinin Farsça ya olan düşkünlüğünden, hayranlığından üzüntü duymuş, küçümsedikleri Türkçe nin farsça dan üstün bir dil olduğunu (kavramlar, mecazlar, sözcük sayısı...) kanıtlamak için MUHAKEMETÜ L LUGATEYN adlı yapıtı yazmıştır. On dokuzuncu yüzyılda Tanzimat birinci dönem sanatçıları Namık Kemal, Ziya Paşa, A. M. Efendi uygulayamasalar da halkın diliyle yazmanın gerekliliğini dile getirmişlerdir. Yirminci yüzyılda, başlarında, Milli Edebiyatçılar Ömer Seyfettin, Ziya Gökalp...Genç Kalemler Dergisi nde bir yazı yayımlayarak Türkçemizin onu saran yabancı sözcükler, tamlamalar ve dil kurallarından arındırılması gerektiğini savundular. Dilimizin asıl kimliğine kavuşması; bilim, sanat, eğitim alanlarında varlık göstermesi CUMHURİYET döneminde gerçekleşti. Türk ulusu nasıl ülkesini yabancıların boyunduruluğundan kurtardıysa dilini de Arapça ve Farsça nın etkisinden kurtardı. Bu kurtarış elbette bilinçli, bilimsel çalışmalarla oldu. ATATÜRK, dil çalışmalarını yürütebilmek için Türk Dil Kurumu nu kurdu(1932). Bu kurum yalnız dil bilimcilere değil bütün aydınlara açıktır. Düşünüşlerde devrimin, dilde devrim ile sağlanabileceğini bilen ATATÜRKÜMÜZ üç ay gibi kısa bir sürede yazı devrimi ni gerçekleştirdi. Dil devrimi uzun bir süreç işiydi. Hazırlıklar sekiz-on yıl sürdü: 1. Anadolu-Trakya kaynağından yüzlerce sözcük derlendi. ON İKİ CİLTLİK DERLEME SÖZLÜĞÜ ortaya çıktı. 2. on üçüncü yüzyıldan günümüze değin Türkiye Türkçesiyle yazılmış 227 eski eser tarandı. SEKİZ CİLTLİK TARAMA SÖZLÜĞÜ yazıldı. 4

5 3. TÜRETME ve BİRLEŞTİRME yoluyla yeni sözcükler yapıldı. Bu çalışmalar 51 yıl sürdü. TDK Atatürk ün bıraktığı miras ile maddi kaynağını sağladı. 4. bu çalışmalar sırasında Tarih, Sosyoloji, Felsefe, Matematik, Dilbilim... sözlükleri yayınlandı de Atatürk, bütün okul kitaplarının değiştirilerek yerlerine ÖZTÜRKÇE terimlerle yazılmış kitaplar koydurtmuştur. Terimlerin Türkçeleştirilmesi bizzat GEOMETRİ kitabı yazarak katılmıştır. Üçgen, açı, açıortay... bunlardan birkaçıdır. Dil devrimi tutulması en zor devrimlerden olmasına karşın başarılı olmuştur. Bunu da Atatürk ün kalıtıyla (mirasıyla) desteklenen TDK ya borçluyuz. Bu kurum olmasaydı, tek tek kişilerin çabalarıyla Türkçemiz bilim-sanat-kültür dili durumuna getirilemezdi. Dil devrimine karşı çıkanlar da oldu elbet. Yeni sözcüklerin kuşak çatışması yaratacağını söyleyip durdular. Osmanlıca sözcükleri ısrarla kullanmayı sürdürdüler. Ama dil canlı bir varlık, kendi yapısına uygun olmayanı değil uygun olanı alıyor, geliştiriyor, yaşatıyor. Bazı dönemlerde, zaman zaman bazı sözcüklerin kullanımı yasaklandı. Bir de görüldü ki yasaklayan bir süre sonra, yasakladıkları sözcükleri kullanır oldular. Özerk yapıdaki TDK ya ne oldu? Ne mi oldu? 1983 te kapatıldı. Başbakanlığa bağlı bir devlet dairesi durumuna getirilerek Atatürk Dil Tarih Yüksek Kurumu adı altında yapılandırıldı. Bugün Atatürk ün kalıtından bu kurum yararlanmaktadır. Bu durum hukuksal bir sorun yarattığı için yargıya gitmiştir, henüz sonuçlanmamıştır. Bugün dille ilgili çalışmaları eski TDK nın çizgisini sürdüren Dil Derneği ile yeni TDK yürütmektedir. 5

6 III. DİLİMİZİN ARITILMASI İlkbaharda ekin tarlaları arasında gezmişsinizdir. Dört yanınıza dikkatlice baktınızsa görmüşsünüzdür. Şu tarladaki buğday, aşağı yukarı,hep bir boyda, bir bir boydadır; içinde yabancı bitki yoktur. Yel estikçe yeşil bir denizmiş gibi dalgalanır. Görünüşü, gözü gönlü doyurur. Öbür tarladaki buğdayın içine çavdar karışmıştır. Ne boyunda ne boyasında uyum yoktur. Yel eserken dalgalanışı bile uyumlu değildir. Bir kısım tarlalarda ise ekinleri sarı çiçekli bir ot sarmıştır. Bu tarlalarda sanki otla ekin savaştadır.çok zaman otun karşısında ekin gerilemiş gibidir. Bu ekini eken çiftçi birkaç yıl daha tembelliği elden bırakmazsa artık buğday ekip ot biçer olacaktır. Bir çiftçi ne kadar arı tohum ekerse eksin komşularının ekinleri temiz değilse bu ekinlerdeki yabancı tohumlar onun tarlasına da sıçrar. Böylelikle yavaş yavaş o arı ekin de yabancı bitkilerle karışıp yozlaşır. Bunun böyle olduğunu herkes bilir; ama her çiftçi bir olmaz ki. Kimi üşengeçtir; tohumu ayıklamadan eker. İşte o çavdarlı, sarı otlu ekinler böyle çiftçilerindir. Kimi çiftçide titiz olur, dirik olur; ekeceği tohumu her yıl temizler. Hatta bu kadarla da yetinmeyip ilkbaharda tarlasını gözden geçirir; yandan yöreden yabancı bitki sıçrayıp ekinini bulaştırmışsa o yabancı bitkileri bir bir ayıklar. Bir boyda, bir boyada olan; dalgalanışı gönül açan arı ekinler böyle titiz ve dirik çiftçilerindir. Bu çiftçiler arı ekinlerine baktıkça daha da dirikleşirler; içleri sevinçle, övünçle dolar. Dili de ekine benzetebiliriz. Titiz ve dirik uluslar dillerini, olabildiği kadar arı tutarlar. Her dile zaman zaman komşu dillerden yad sözcükler hatta yad kurallar sokulabilir. Bu yad sözcük ve kurallardan bir kısmı girdikleri dil içinde benliklerini benliklerini büsbütün yitirip erir; artık o dilin malı olur. Ama pek çoğu, benliğini yitirmez; üstelik, ekin içindekiyabancı bitkiler gibi, gittikçe gittikçe üreyip içine sokuldukları dili geriletir, körletir; öldürür bile. Böylece ölmüş diller vardır. 6

7 IV. DİLDE ATATÜRK ÇÜLÜK Atatürkçü olmak, Atatürk ilkelerine inançla, içtenlikle bağlı bulunmak ve kendisini bu ilkelerin bekçisi, yürütücüsü saymak demektir. Atatürk ilkeleri, Atatürk ün devrimlerinde,söylev ve demeçlerinde, tutum ve davranışlarında belirmiştir: Siyasal, toplumsal,ekonomik, bilimsel... ilkeler. Biri de dil ilkesidir. Türk dili, Atatürk ün en çok üzerinde durduğu, en çok kafa yorduğu, en çok gönül verdiği bir konudur. Atatürk, dilimizi bilim açısından ele alıp kendisi incelemiş, başkalarına inceletmiş; devrimci olarak ele alıp ona yepyeni bir gelişme alanı açmıştır. Atatürk dil bağımsızlığını siyasal bağımsızlığın bir parçası saymış, bunun için dil işine devlet işleri arasında önemli bir yer vermiştir: Türk dilinin kendi benliğine, aslındaki güzellik ve zenginliğine kavuşması için bütün devlet örgütlerinin dikkatli ve ilgili olmasını istemiş, resmi organları halk ağzından kelime derlemekle görevlendirmiş, kendisi de sözcükler, terimler yaratmış ve ortaöğretimde Türkçe terimlerle ders yapılmasını buyurmuştur. Atatürk, dilimizin kaynaklarını araştırarak zenginliğini, güzelliğini ortaya koymak, onu kendi gücü ile geliştirip uluslar ailesinin büyük dilleri gibi ileri bir dil durumuna getirmek için son nefesine kadar uğramış ve bu çaba sürdürülsün diye bir kurum kurmuştur. Büyük adamın şu birkaç cümle ile özetlediğimiz dil ilkesi, öteki ilkelerinden ayrılmaz. Bunlar bir bütündür. Gerçek Atatürkçü, dilde de Atatürkçü olur. Bu açıklamalardan anlaşılır ki dilde Atatürkçülük -öteki ilkeler için olduğu gibi- Atatürk ün dil ilkesini titizlik ve duyarlıkla korumayı, yürütmeyi ve kutsal bir emanet olarak kuşaktan kuşağa ulaştırmayı gerektirir. 7

8 V. TÜRKÇESİ DURURKEN İNGİLİZCESİ AYIP İngilizler bilim ve teknik terimlerini Latince ve Eski Yunanca'dan türetirler. Çünkü 4-5 dilin kırması, sadece birkaç yüzyıllık geçmişi olan İngilizce'nin kendinden terim türetme yetenekleri hemen hemen hiç yoktur. Osmanlı aydınları bilim,teknik ve tıp terimlerini Arapça, Farsça köklerden türettiler, tayyare ve zatürree'de olduğu gibi. Araplar'a hediye ettiğimiz böyle kelimeler onlar tarafından hâlâ kullanılıyor. Hâlbuki buna hiç gerek yoktu. On bin yıllık Türkçe'nin matematik gibi kuralları var. Köklerden, takılardan ses uyumlarını da kale alarak bir milyon sözcük türetebiliyor. Üstelik en teknik bir konuda böyle türetilen bir terim halka bile bir şeyler ifade edebiliyor. Amerikanca da bu mümkün değil. Ziya Gökalp le başlayan dönemde ve Cumhuriyet le Türkçe ye dönüldü.; Atatürk geometri terimlerini bizzat türetti. Rahmetli Prof. Abdullah Kızılırmak gibi, Sayın aydın Köksal gibi Türk dilini yapısıyla iyi bilen, onu seven bazı bilim adamları 1980 e kadar kendi dallarında Türkçemize gökbilim, bilgisayar gibi nice güzel terimler kazandırdılar. Her dalda terim sözlükleri yayınlanırdı. Orta öğretimde de kullanıldı. Sonra birden bu sözcükler adeta yok edildi. Pek çok okulda çeşitli veya bütün dersler İngilizce olarak verilmeye başlandı. Bunun tabii bir sonucu da dilini bilmeden yetişenlerin Türkçesini bilmedikleri için, Türkçe düşünemedikleri ya da daha kötüsü, etrafa kendini beğendirirler zehabıyla, Türkçe kelimeler yerine Anglomanlıca tabir ettiğim İngilizce bozuntusu laflar sarf etmeleri. Halbuki her ülkede, bizden de on, on beş yıl öncesine kadar olduğu gibi, kendi dilini güzel ve temiz kullananlar takdir edilir. Araya yabancı sözcükler sokuşturmak ayıptır.; kimlik, kişilik yoksunluğuna delalet eder. Şimdi bazı örnekler vereceğim: Yaygın olarak kullanılmış, halk diline kadar geçmiş daha eski veya daha yeni güzelim Türkçeleri dururken, kulak tırmalayan İngilizcemsi uydurmasyonları kullanmak niye? Cankurtaran yaygındı, birden ambulans hatta ambulance oluverdi. Bu çirkin İngilizce laf, kökeninde dolaşan demektir. Eh uygun. Öyle ya, bu araba keşmekeşinde gariban can kurtarmıyor, dolaşıyor!.. Meclis birden parlamento oluverdi. Milletvekilleri de parlamenter kesiliverdiler. Hayrola bu lafla kendilerine hava vermek isteyenlere hatırlatalım Parlamenter, İtalyanca kökeninde laf üreten demektir. Halbuki millet laf üretenleri değil vekillerini bekliyor. Sırası gelmişken ekleyelim: sakın kimse bakanlar kurulu na kabine demeye kalkışmasın. Onun İngilizcesi çok ayıp; hükümete hakaret olur. İzninizle eski veya yeni Türkçeleri herkesce bilinip kullanmaktayken Anglomanlaşıveren sözcüklerden derlediğim ufak bir lügatçeyi sunmak istiyorum. 8

9 VI. TATİLİNİZİ NECE ALIRDINIZ? Güneydeydim geçen yaz. Dalyan, Fethiye, Patara, Kalkan, Kaş, Kemer, Antalya Kimileri hiç görmediğim, kimileri yirmi-yirmi beş yıl önce gördüğüm yerler. Turizmin kalbi, Türk Riviera sı Köy, kasaba adları, bildik yerlerin adını taşıyan yol levhaların da olmasa kendinizi yabancı bir ülkede tatil yapan Türk turist gibi hissedebilirsiniz. Uzun yıllar patlamasını beklediğimiz turizm mi patlamış, güney illerimiz, ilçelerimiz aklımıza bile getirmediğimiz ani bir değişme ile mi serpilip gelişmiş; kestirmek güç. Yeni yapıların içinde cami bolluğu dikkatimden kaçmadı. Bu da tam Türk usulü bir çelişki. Yaşamın her alanı, yiyip içmekten, giyime eğlenceye kadar her alan, yabancı turiste göre ayarlanmışken kimin için yapıldığı bile belli olmayan bir yığın cami Türk olarak, hele herhangi bir yabancı dil bilmiyorsanız, gurbete düşmüş gibi oluyorsunuz. Ortada ekmek parası falan yokken bu yaban ellerde ne aradığınız sık sık aklınıza takılan bir soru Eski otellere yeni hotel ler eklenmiş, pansiyonlar pension halini almış; plaj eskimiş, bütün kumsallar beach olmuş, tatil köyleri ise yerini çoktan holiday village lara bırakmış. Bir patlama olmuş olmasına; ama bu patlama, yabancı turist sayısından çok, yabancı sözcük sayısında gerçekleşmiş. Turizm, artık tümüyle Türkçe nin dışında akıyor. Türkçe bir ad görmek neredeyse olanaksız. Köylüler bile İngilizce yi sökmüşler. Zaten pek başka çareleri de yok gibi. Yalnızca adlar değil, bütün duyurular, el ilanları, vitrin yazıları, yemek listeleri bile İngilizce. Artık yalnızca Türkçe bilerek Türkiye yi dolaşmak ciddi bir cesaret gerektiriyor. Carpet Weaving Center ya da Papila Shopping Center a bir Türk ün uğrama olasılığı ya yok, ya da center sahibi tarafından gözardı edilebilecek kadar küçük bir olasılık. Bunları beğenmiyorsanız Gemürze Bazaar a gidin. Gemürze nedir?, diye de sormayın, bilmem. Size kalacak yer de bulmamız gerek. Hotel Sea Gull da mı kalırsınız, Hotel Janina da mı? Daha sırada Liebe Pension ile Jcke Berliner var. Ya da Gren Paradise ile Renaissence Resort ya da Club Salima ya ne dersiniz? Auqamarine de denize girer, Tropic Cafe Bar da espresso ya da yazılışına göre expresso nuzu içer bu arada kırk yıllık kahveyi istemek için Türk kahvesi diye belirtmeniz gerek ve vah vah lı küçümseyen bakışları göze almanız Auqapark adlı tekneye tura katılabilir, Activ rent a car dan bir araba kiralayabilirsiniz. Akşam yemeği size kalmış, Grill Bar a mı takılırsınız, Zıviling Restaurant da mı karar kılarsınız, orasını bilemeyeceğim. Ama gece için bir önerim olacak: Typhoon Bar a gidin. Ne de olsa Türkçe bir ad taşıyor. Sahibin in adı Tayfun muş, o da İngilizce bir sözcük bulmaktansa adını İngilizce yazmış. Yurdum insanı karnını zor doyururken buralarda nasıl tatil yapacak? Haydi tatil parasını denkleştirdi diyelim, kendisini yabancı bir ülkede hissedecek ve bütün alışverişini dövizle yapacaksa yurt dışında tatil yapması daha akıllıca olmaz mı? Diyeceksiniz ki turizmde hedef kitle Türkler değil, bunca hazırlık zaten yabancı turiste göre yapılıyor. O zaman da bir sorum var: Bunca yabancı sözcükten, hedeflenen turist kitlesi ne anlıyor? Belçikalıya İngilizce, Danimarkalıya Fransızca, İngilize Almanca dayatmak değil kastettiğim. Bu da var; ama sözde kendi dilinde yazılmış yalan yanlış sözcüklerle gülünç duruma düşmek. Asıl bu. Yabancıya sevimli görünme çabası, tam da bu noktada gülünç sonuçlar doğuruyor. Bütün bunlar, turiste kendini evindeymiş gibi hissettirmek için yapılıyormuş. Canım o turist kendisini çok da evinde gibi hissetmek istiyorsa hiç çıkmazdı evinden zaten. Acaba, bu ülkenin kültürünün raki ve shish khebab tan ibaret olup olmadığını da merak ediyor olabilir mi? Bilmem ki?!... 9

10 VII. TELEVİZYON TÜRKÇESİ Radyolar, televizyonlar,türkçe yi kullanırken vurgu-tonlama gibi söyleyiş yanlışlarından, anlamı değiştirecek kadar ciddi dilbilgisi yanlışlarına kadar her türde yanlışlık yapmakta; Türkçe doğru ve düzenli kullanımıyla örnek oluşturması gereken günümüzün bu en yaygın iletişim araçlarında yalnız çirkin değil, kötü ve yanlış kullanılarak ne yazık ki bu kez olumluluğun değil olumsuzluğun örneklerini yaygınlaştırmakta; insanların Radyodan dinledim, televizyonda gördüm, demek ki doğru! biçimindeki güven duygularını boşa çıkaran bir uygulama içinde görülmektedir. Özel televizyon kanallarının çoğunun adı, pek çok kez söylendiği gibi; İngilizce dir: Star, Flash, Show, Cine 5, Number One, Prima, Discovery Channel gibi.ingilizce ad koymayanlar da adlarını oluşturan kısaltmayı İngilizce okuturlar: Eyç Bi Bİ gibi, gibi. Radyolarda da durum pek farklı değil: Best, Capitol, Energy, Joy, Kiss, Power vb. Bunların tümü Ef Em dir,radyo olanlar da Radio Contact, Radio Blue gibi adlar alırlar;türkçe ad taşıyanlar bile Cumhuriyet Radyosu, Radyo Umut değildir de Radyo Cumhuriyet, Radyo Umut tur. Radyolardan çok, televizyon kanallarında program türlerine göre neler olmakta? VII.1. HABERLER-HABER PROGRAMLARI Radyo ve televizyon yayınlarının en ciddi, en ağırbaşlı programı olması gereken ana haber bültenlerinde adlarını bildiğimiz pek özel kanal, sanırım sevimli görünmek ve izleyici sayısını arttırmak için kahvehane ağzı kullanmakta ve benzer olayları hep aynı kalıp ifadelerle vermektedir. Sözgelimi milletvekillerinden birinin parti değiştirmesi, her seferinde, Meclis aritmetiği bir kez daha değişti. sözüyle duyurulmakta, yurdun herhangi bir trafik kazası, Trafik canavarı bugün Mersin deydi. biçimini almakta ve haberin sonunda, Bu tip kazalara karşı ne kadar hazırlıksız olduğumuz bir kez daha anlaşıldı. biçiminde sözde bir uyarıya da kesinlikle yer verilmektedir. Kırk yılda bir sunulan sevindirici bir olay bulunmuşsa bunun da başlığı, Bergama bayram yapıyor. türünden başka bir kalıp olmaktadır. Eğer Yeşilçam çalışanları bir protesto eylemi yapmışlarsa, Sinemacılar bir çok filimde mekan olarak kullandıkları İstiklal Caddesi ndeydiler bugün; ama bu kez kendi haklarını aramak için türünden bir giriş uygun görürlerken sık sık, Şimdi ekranlarınıza inanılmaz bir olay getiriyoruz. uyarılarıyla izleyici koltuğunda tutulmaya çalışılmakta; bu da yetmezse, Evet, kesinlikle yanlış duymadınız. türünden dikkat çekmelerle ilginin ekrandan uzaklaşmasına izin verilmemektedir. Hasta ve yatalak olan 75 yaşındaki Fatma Nine, öz kardeşi tarafından sokağa atıldı. Evet, yanlış duymadınız, sokağa atıldı. Genç bir adam hastanede sağa sola saldırdıysa, Hasta çocuğuyla ilgilenilmediğini söyleyen genç baba ortalığı birbirine kattı. başlığı bu haber için en uygun başlıktır; ama çoğu kez ortalığı değil, Türkiye yi birbirine katmak söz konusudur. Bu başlığın kullanılması için olağandışı bir olaya pek gerek yoktur. Herhangi, çok sıradan bir olaya bile Türkiye yi ayağa kaldırdı. başlığıyla verilebilir. Haberlerin sıralanmasında nasıl bir ilkeye göre hareket edildiğini ise anlamak mümkün değildir. Onlarca kişinin öldüğü bir trafik kazası haberinden sonra doğrudan doğruya izleyiciye seslenilerek şöyle denilebilir: Sayın seyirciler, aşk engel tanımıyor. İnsanların acımasızca coplandığı bir gösteriden çıplak mankenlere, oradan kolların bacakların sağa sola savrulduğu bir kaza görüntüsüne, oradan da Mahsun Kırmızıgül kime ateş ediyor? ya da Seda Sayan nasıl kör oldu? başlığıyla, çevrilmekte olan dizi ile ilgili olduğunu ancak haberin sonunda anlayacağınız uydurma heyecanlara, bir yerden de mutlaka Sibel Can a geçilecektir. Hızla magazinleşen haberlerde Türkçe nin bu hıza ayak uydurması beklenmediği ve bu uğurda herhangi bir çaba gösterilmediği için sık sık Türkçe yanlışları yapılacaktır elbette. 10

11 Doğru aldığımız haber kaynaklarına göre... dendiğinde haber kaynağı almadıklarını, sadece haberi doğru kaynaktan aldıklarını açıklamaya çalıştıklarını anlamalısınız. Kosova daki Arnavutlardan söz edilirken, Tek istedikleri yarın çok geç olmadan, geride bıraktıkları yaşamlarını yitirmeden duruma müdahale edilmesi. dendiğinde geride bırakılan yaşamın zaten bir anlamda yitirilmiş olduğunu, Arnavutların istediğinin geride bıraktıkları değil, ilerideki yaşamları olduğunu anlamanız ve yaşamlarını yitirmek demek dururken yaşama geride bıraktıkları gibi bir belirlemenin neden eklendiğini düşünmemeniz gerekir. Tıpkı İki gündür sonu trajediyle biten bir aşk hikayesi konuşuluyor. dendiğinde son un bir daha nasıl bitmiş olabileceğini düşünmemeniz gerektiği gibi. Haberlerin genellikle erkek bakış açısıyla verilmekte olduğunu da burada değinmekte yarar var: Yalnızca haber metni değil, ekranın bir köşesinde yazıyla verilen haber özeti de bu bakışı yansıtmakta. Sözgelimi ünlü, güzel ve çıplak bir manken Türkiye ye gelmişse bu haberin başlığını kestirmek hiç de zor değil. Ya Yürek hoplatıyor denecektir ya İçimizi ısıttı ya da Nefes kesti. Burada hoplatılan yürek, ısınan iç, kesilen nefes kime ait? Benim cinsiyetimde olan insanlarda o kızcağızın böyle bir etki yapmadığı kesin! Öyleyse bu biz söyleminin kaynağı nedir? Haberler yalnız erkek cinsine seslenmek üzere mi hazırlanmakta? Bu erkek bakışının ne kadar ileri götürüldüğüne başka bir örnek: Heyecanlı kayınpeder kızının evine itfaiye marifetiyle girmeye kalktı. Bu adam, kızının evine girmeye kalkmışsa neden baba değil de kayınpeder oluyor? Kız onunsa; ev de kızının eviyse kayınpeder nereden çıkıyor? Birtakım sakıncalı konular, örneğin Ermeni katliamı söz konusu olduğunda sözde sözcüğünün kullanımına alıştık. Sözde Ermeni katliamı kalıbının ne anlama geldiği bugüne dek çözülememişse de bu durum yenilerinin ortaya çıkmasını engellemiyor. Bunlar sözde Ermeniler miymiş, katliam mı sözde ymiş, sözde katliam ne demek, derken Sözde bölücü örgüt bayrağını açan... diye yeni bir kullanımla karşılaşıyoruz? Bu anlatımda sözde, hangi kavramın niteleyicisi olarak kullanılmış? Sözde bölücü mü, sözde örgüt mü, sözde bayrak mı, sözde açmak mı? Bu arada, özel kanallar haberlerin içinde, kendi yayınladıkları gazete ve dergilerden söz ederek gizli reklam diyebileceğimiz türde kendi reklamlarını yapmakta hiçbir sakınca görmemektedir. Falanca dergide yayınlanan bir habere göre ya da dün akşam yayımlanan filanca programımızda diye söze başlamaktan tutun, yeni başlayacak olan dizimiz deyip dizi oyuncularının stüdyo konuğu yapılmasına kadar pek çok gizli reklam artık yadırgamadığımız uygulamalar olarak sürdürülmekte. Özel kanalların haber bültenlerini seyirlik hala getirmesine karşılık TRT, devlet protokolüne tümüyle sadık kalarak Cumhurbaşkanı Demirel ile başlayıp Başbakan Yılmaz la süren, bakanların açıklamalarını belli bir sırayla verdikten sonra parti başkanlarına geçen o şaşmaz sırayı izlemekte, olağandışı hiçbir şey olmadığı halde, Sayın seyirciler, siyasi parti liderleri bugün de görüşlerini açıklamaya davet ettiler. biçiminde bıkkın bir üslupla görevlerini sürdürmekte. VII.2. YABANCI FİLMLER,DİZİLER Marriage on the Rocks adlı eski bir yabancı film Dağda Nikah adıyla çevrilmişti bir zamanlar. Filmde elbette ne dağ vardı ne de nikah. on the rocks ın, bir Amerikan deyimi olduğunu ve viski için, buzlu,soğuk anlamında kullanıldığını bilmeyen bir çevirmenin elinden çıkmıştı besbelli bu çeviri. Yabancı dizi ve filmlerden duya duya alıştığımız bir başka kullanımda şu: -Bunu hiç anlamıyorum -Evet,anlıyorsun 11

12 Aslında yanıt tümcesi sanırım Hayır ile başlamaktaydı. Türkçe de soru olumsuz olduğu için yanıtında olumsuz olma gerekliliği yoktu. Çevirmen,bunu anımsamış, güzel; ama başka ve daha önemli bir özellik olarak anlamı göz ardı etmiş. Bir şeyi anlamadığını söylüyorsa karşımızdaki, biz anladığını nasıl iddia edebiliriz? Anlayıp anlamadığını kim bilir? O mu, biz mi? Yok, karşımızdakinin yalan söylediğini sanıyorsak o zaman da, Anlıyorsun diye diretmek yerine yalan söylediğini ya da bal gibi de anladığını deyiveririz, tartışma biter. -Onları bu arada görebiliyor musun? -Pek sayılmaz Bu karşılıklı konuşmada da Pek sayılmaz olmamış. Pek göremiyorum deriz biz. Sayılmak ile bir ilişkisi yok. Fark sözcüğünün, iyelik eki getirilerek kullanılması da birçok filmde yadırgatıcı bir etki yaratmakta. Ben o adamla ilgileniyorum; ama o benim farkımda bile değil. Tümcenin doğal olması için, ama dan sonraki bölüm, o beni farketmiyor bile biçiminde söylenmeli. Tıpkı Belki o zaman benim farkıma varır. tümcesinin de Belki o zaman beni fark eder. biçiminde söylenmesinin daha doğal olacağı gibi. Kendisiyle çıkmak isteyen bir genç kızın maskını getiren arkadaşına, filmin kahramanı, kızın yüzünden çok, vücuduyla ilgilendiğini belirtmek için şöyle diyor: Bana vücut maskesini getir. Getirilenin maske değil, mask olduğunu mu söylemeli, maskenin (ya da maskın) vücut için söz konusu edilemeyeceğini mi? Aslı kim bilir nasıldı? Yabancı film ve diziler aracılığıyla yapılan en büyük kötülük, o filmlerin aslına ihanet edilmesi değil, insanları, bildikleri ve kullandıkları Türkçe dışında, moda ve yeni bir dublaj Türkçesi ne özendirmesidir. Her yaştan ve kültür düzeyinden insanın Okey, Ba-bay, Kahretsin!, Lanet olsun!, Aman Tanrım!, Bunu duyduğuma inanamıyorum. biçiminde konuşmaya başlamasının günahı, bu çevirileri sorumsuzca yaptıran ve yaygınlaşmasına neden olan medya kuruluşlarınındır. VII.3. ÇOCUK PROGRAMLARI Özel kanalların çoğu, çocuklara ayırdıkları yayın zamanını çocuklara göre değil, kendi ticari kaygılarına göre belirlemektedir.tatil günlerinin erken sabahında, kargalar kahvaltısını etmeden yayımlanan çocuk programlarının bundan başka açıklaması olamaz. Üstelik çocuk programı diye yayımlanan, çoğu kez, her bölümünde lazer tabancalarıyla sayamayacağınız kadar çok kişinin öldürdüğü dehşet dolu çizgi filmlerdir. Action man, Quack Duck, The Ghostly Day, Hayalet Ufo lar gibi, kimi tümüyle İngilizce adlar taşıyan, kiminde Türkçe ad verilse de İngilizce adı öne çıkarılan çizgi filmlerin arasında çocukları paralı telefonlara yönlendirilen pek çok duyuruyu görmezden, duymazdan gelsek bile, müşteri olarak çocuklara satılmaya çalışılan pek çok oyuncak dikkatimizden kaçmamalı. Bunların ya kendisi ya da altı çizilerek belirtilen üretici firması yabancı adlar taşımakta. VII.4. REKLAMLAR Bambaşka bir kişilik, değişik bir kimlik, aktif, dinamik, heyecanlı bir yaşam, çarpıcı, etkileyici bakışlar, dudaklar, saçlar, bacaklar vaat eden reklamlar hedef kitlesine göre bir üslup belirlemekte elbette özgürdür; ancak bu özgürlüğü aldatmacaya vardırması halinde nasıl engellenmesi gerekirse, reklam dilindeki özensizliklere de aynı biçimde dikkat çekilmesi gerekir.işte, ürünün adı yanlış yere konduğu için, iletilmek istenen anlamın karşıtını veren bir reklam tümcesi: Lovela- matic le sık yıkanan çamaşırlarınız artık yıpranmasın Biliyoruz ki öneri, Sık yıkanan çamaşırlarınızın yıpranmasını istemiyorsanız onları artık x le yıkayın dır. Ancak reklam sözünden çıkan, çamaşırların x le yıkandığı için yıprandığı anlamıdır ki bu, 12

13 reklamcılık ruhuna aykırı düşer.yapılması gereken, ürünün adını, yıpranmasın ı belirtecek biçimde artık sözcüğünün önüne almak. Mantıkla çelişen bir başka reklam sözü de şu: Tam 144 en güzel renk filli boyada 144 tane en güzel olamaz. En güzel tektir, bir tane; ötekiler güzel olabilir ancak. Kimi reklamlardaki, Kafadan kazandırıyor türünden sözler de en azından kaba ve çirkin. VII.5. SPOR Spor sözcüğünü içeren çeşitli adlar altında sunulsa da genellikle bunlar spor değil, futbol programı. Bu programlardaki yanlışlıkları bulmak beni aşar; yine de kulağıma çalınanlardan bir kaçına dikkat çekmeye çalışayım: Günün gelişen spor haberleriyle birlikte olduk, yarın akşam Fenerbahçe maçı için yeniden birlikte olacağız. Çok sık duyduğumuz bir veda sözü bu. Birlikte olmak belirsiz kullanılmış. Spor haberleriyle mi birlikte olmuş, izleyiciyle mi? Yarın akşam için yeni bir birliktelik öneriliyor. Bu sözcüğün son yıllarda kazandığı anlamlar düşünüldüğünde çıkma teklifi gibi bir şey bu. Gelişen spor haberleri ne demek? Haber nasıl gelişir? Görüyorsunuz son beş dakikada birbirinden güzel hareketler, birbirinden güzel kombinezonlar Kombinezon? Hareket sözcüğünü bu Fransızca sözcükle açıklamaya gerek var mı? VII.6. SÖYLEŞİ, EĞLENCE PROGRAMLARI: Bu programlardan bir bölümü anında yayımlanmaktadır. Bu yüzden yapılan yanlışlar, canlı yayın heyecanına bağlanabilir. Sözgelimi Geldik işte! Siz Türkü Türkü Türkiye desiniz ve tahminim hoş geldiniz biçiminde ve çok dokunaklı söylenen sözün anlamsızlığı canlı yayın heyecanıyla açıklanabilir. Ancak yine de bu yanlışlardan bir bölümü bu heyecanla değil, söyleşen kişilerin konuşma alışkanlıklarıyla açıklanmaya daha elverişli görünmekte. Yahu deme alışkanlığı bulunmayan bir kişinin, heyecanlanıp yahu diyemeyeceğini anlatmaya çalışıyorum. Ekranda Çok şeker ya (yahu)! diyen kişi, çekim dışında da böyle konuşmaktadır kuşkusuz. Belki asıl yanlışlık bu söyleşi programlarının bu kişilere yaptırılmasıdır. Bir programcı Sizler nasıllarsınız? diye sevimli olmaya çalışmamalı; ana haberlere konuk olan oyuncu, kötü örnek oluşturmamak adına, Ya ( yahu ) şunu söylemek istiyorum dememelidir. Ayrıca bu yahu lu, be li konuşmalar yalnız canlı yayındayken yapılmamakta. Nasıl geçti yeni yıl? diye soran kişi, aslında bir yılın nasıl geçtiğini değil, yılbaşı gecesinin nasıl geçtiğini merak etmektedir. Başlarken belli bir biçimde kurulması düşünülen bir tümcenin, başta düşünülenden başka türlü bitirilmeside sık görülen yanlışlardan biridir. Burada kimi magazin programlarındaki, hele hele Televole lerdeki Türkçe ye değinmemeyi yeğliyorum. VII.7. DUYURULAR: Televizyon kanalları az sonra ki programlarını duyururken bile pek çok yanlışlık yapılmakta. Her şey atv seyircilerine daha iyi bir yılbaşı geçirme ve daha eğlenceli bir yılbaşı geçirmelerini sağlamaya çalışacağız türünde bir duyuru, içerikte verilen sözü geçersiz kılmaya yeter de artar bile. VII.8. PROMOSYONLAR: Bu ad altında yürütülen uygulama, Türkçe ye pek çok yabancı sözcüğün gereksiz biçimde girmesine neden olmaktadır. Herkesin bildiği bu örneklerden birkaç tanesini sıralamakla yetineyim: OK Building block, Rubbermaid mutfak seti, Ultra modern ecko fırın kapları, 24 parça Armonia sadece 39 Market gazetesiyle. 13

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Türkçe, tarih boyunca büyük sorunlarla karşılaşmış ve her durumda özünü kaybetmede bugüne kadar varlığını korumuştur.

Türkçe, tarih boyunca büyük sorunlarla karşılaşmış ve her durumda özünü kaybetmede bugüne kadar varlığını korumuştur. Türkçe, tarih boyunca büyük sorunlarla karşılaşmış ve her durumda özünü kaybetmede bugüne kadar varlığını korumuştur. Türkçe nin bugünkü durumunu ele aldığımızda ilk anda göze çarpan olumsuzluklar; batı

Detaylı

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı - 'Büyük haber gazetecinin ayağına gelmezse o büyük haberin ayağına nasıl gider? - Söz ağzınızdan bir kez kaçınca rica minnet yemin nasıl işe yaramaz? - Samimi bir itiraf nasıl harakiri ye dönüştü? - Evren

Detaylı

Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um. Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun. O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş. Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz

Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um. Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun. O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş. Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz ÜNİTE 4 Şimdiki Zamanın Rivayeti Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz Siz gid-iyor-muş-sunuz

Detaylı

I. BÖLÜM I. DİL. xiii

I. BÖLÜM I. DİL. xiii I. BÖLÜM I. DİL DİL NEDİR?... 1 İNSAN HAYATINDA DİLİN ÖNEMİ... 3 ÇOCUĞUN İNSAN OLMA SÜRECİNDE DİLİN ÖNEMİ... 5 ANA DİLİNİN ÖNEMİ... 6 DİL VE DÜŞÜNCE... 7 DİL, SEMBOL VE İŞARET İLİŞKİSİ... 12 DİL, KÜLTÜREL

Detaylı

ANA DİL Mİ, ANA DİLİ Mİ? IS IT PARENT LANGUAGE OR OR MOTHER TONGUE?

ANA DİL Mİ, ANA DİLİ Mİ? IS IT PARENT LANGUAGE OR OR MOTHER TONGUE? ANA DİL Mİ, ANA DİLİ Mİ? Prof. Dr. Mukim SAĞIR ÖZET Bu makalede ana dil ve ana dili terimlerinin kullanımları üzerinde durulacaktır. Aralarında nüans olan bu iki terimin Türkçe ve Türk Dili öğretiminde

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ : 2014 2015 Μάθημα : Τουρκικά Επίπεδο : Ε1 Διάρκεια : 2 ώρες

Detaylı

Bu resmi ne yönden yada nasıl gördüğünüz,nasıl yorumladığınız çok önemli! Çünkü medya artık hayatımızın her alanında ve her an yanı başımızda!

Bu resmi ne yönden yada nasıl gördüğünüz,nasıl yorumladığınız çok önemli! Çünkü medya artık hayatımızın her alanında ve her an yanı başımızda! SUNUMUMUZA HOŞGELDİNİZ Bu resmi ne yönden yada nasıl gördüğünüz,nasıl yorumladığınız çok önemli! Çünkü medya artık hayatımızın her alanında ve her an yanı başımızda! Haber ve bilgi verme amacı başta olmak

Detaylı

Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir?

Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir? Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir? Hayatımızın en değerli varlığıdır anneler. O halde onlara verdiğimiz hediyelerinde manevi bir değeri olmalıdır. Anneler için hediyenin maddi değeri değil

Detaylı

SEYYİT MAHMUT HAYRANİ ANADOLU LİSESİ 2015 2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 9. SINIF DİL VE ANLATIM DERSİ ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK PLANI

SEYYİT MAHMUT HAYRANİ ANADOLU LİSESİ 2015 2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 9. SINIF DİL VE ANLATIM DERSİ ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK PLANI SEYYİT MAHMUT HAYRANİ ANADOLU LİSESİ 015 016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 9. SINIF DİL VE ANLATIM İ ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK PLANI EYLÜL ÜNİTE I İLETİŞİM, DİL VE KÜLTÜR ÜNİTE 1 İLETİŞİM, DİL VE KÜLTÜR HAFTA 1 Ders

Detaylı

Bilişimin en Türkçesi. DEVLET ELİYLE BOZULAN TÜRKÇE Olgular, Çabalar

Bilişimin en Türkçesi. DEVLET ELİYLE BOZULAN TÜRKÇE Olgular, Çabalar Bilişimin en Türkçesi DEVLET ELİYLE BOZULAN TÜRKÇE Olgular, Çabalar Hülya Küçükaras Dil Derneği Genel Yazmanı AB 14 - Mersin 1 VAR OLAN DURUM Dil ve yazım kargaşası yaşanıyor. Türkçenin öyküsünü (geçmişini/tarihsel

Detaylı

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu v TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ÖNSÖZ Yirmi birinci yüzyılı bilgi teknolojisi çağı olarak adlandırmak ne kadar yerindeyse insan hakları çağı olarak adlandırmak da o kadar doğru olacaktır. İnsan

Detaylı

"Nereden başlasam, nasıl anlatsam..."

Nereden başlasam, nasıl anlatsam... Bu yaz Bodrum'suz geçmez! Turgutreis Lagina Bodrum Boutique Hotel'de bir gece çift kişilik konaklama, açık büfe kahvaltı ve akşam yemeği 240 TL yerine 119 TL! (15 Haziran - 27 Ağustos arasında geçerlidir.)

Detaylı

BÖLÜM 3 Dinleme Anlama Becerisi

BÖLÜM 3 Dinleme Anlama Becerisi ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ, ΓΙΑ ΒΙΟΤ ΜΑΘΗΗ ΚΑΙ ΘΡΗΚΔΤΜΑΣΩΝ ΚΡΑΣΙΚΟ ΠΙΣΟΠΟΙΗΣΙΚΟ ΓΛΩΟΜΑΘΔΙΑ Eğitim, Yaşamboyu Öğrenme ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1&B2 Avrupa Konseyi nin Ortak Avrupa Çerçevesi

Detaylı

OKUMA ANLAMA ANLATMA. 1 Her yerden daha güzel olan yer neresiymiş? 2 Okulda neler varmış? 3 Siz okulda kendinizi nasıl hissediyorsunuz?

OKUMA ANLAMA ANLATMA. 1 Her yerden daha güzel olan yer neresiymiş? 2 Okulda neler varmış? 3 Siz okulda kendinizi nasıl hissediyorsunuz? Aşağıdaki şiiri okuyunuz. Soruları cevaplayınız. OKULUMUZ Her yerden daha güzel, Bizim için burası. Okul, sevgili okul, Neşe, bilgi yuvası. Güzel kitaplar burda, Birçok arkadaş burda, İnsan nasıl sevinmez,

Detaylı

Dil Öğrenme ve yazım dili öğrenme

Dil Öğrenme ve yazım dili öğrenme Dil Öğrenme ve yazım dili öğrenme Đyi bir başarı için gerekli olanşartlar Çocuğunu desteklemek isteyen annebabalar için çeşitli tavsiyeler Elisabeth Grammel und Claudia Winklhofer Übersetzung: Abdullah

Detaylı

Türkçe. Cümlede Anlam 19.02.2015. Cümlenin Yorumu. Metinde Kazandıkları Anlamlara Göre Cümleler

Türkçe. Cümlede Anlam 19.02.2015. Cümlenin Yorumu. Metinde Kazandıkları Anlamlara Göre Cümleler Metinde Kazandıkları Anlamlara Göre Cümleler 16-20 MART 3. HAFTA Cümledeki sözcük sayısı, anlatmak istediğimiz duygu ya da düşünceye göre değişir. Cümledeki sözcük sayısı arttıkça, anlatılmak istenen daha

Detaylı

TÜBİTAK-BİDEB LİSE ÖĞRETMENLERİ (FİZİK, KİMYA, BİYOLOJİ, MATEMATİK) PROJE DANIŞMANLIĞI EĞİTİMİ ÇALIŞTAYI SOSYAL ETKİNLİKLER RAPORU

TÜBİTAK-BİDEB LİSE ÖĞRETMENLERİ (FİZİK, KİMYA, BİYOLOJİ, MATEMATİK) PROJE DANIŞMANLIĞI EĞİTİMİ ÇALIŞTAYI SOSYAL ETKİNLİKLER RAPORU TÜBİTAK-BİDEB LİSE ÖĞRETMENLERİ (FİZİK, KİMYA, BİYOLOJİ, MATEMATİK) PROJE DANIŞMANLIĞI EĞİTİMİ ÇALIŞTAYI SOSYAL ETKİNLİKLER RAPORU LİSE-1 (ÇALIŞTAY 2011) 9 17 Temmuz 2011 (Çanakkale) FİZİK Türkçede bilimsel

Detaylı

SPOR PROGRAMLARINDAN OLUŞAN SPOR REKLAM PAKET KAMPANYAMIZ

SPOR PROGRAMLARINDAN OLUŞAN SPOR REKLAM PAKET KAMPANYAMIZ SPOR PROGRAMLARINDAN OLUŞAN SPOR REKLAM PAKET KAMPANYAMIZ PROGRAM ADI: PROGRAM GÜNÜ: FUTBOL GECESİ - CÜNEYT ŞEN PAZARTESİ-23:10 PROGRAM ADI: PROGRAM GÜNÜ: GOL SALI-20:30 PROGRAM ADI: PROGRAM GÜNÜ: TOP

Detaylı

3 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir?

3 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir? 3 YAŞ AYIN TEMASI Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir? Vücudumuzun bölümleri ve iç organlarımız nelerdir? Ne işe yarar? İskelet sistemi nedir? Ne işe yarar? Aile ve aileyi

Detaylı

Arapgirli Haşim Koç. - şiirler - Yayın Tarihi: 6.7.2006. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Arapgirli Haşim Koç. - şiirler - Yayın Tarihi: 6.7.2006. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 6.7.2006 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir. Şiirlerin

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

Bu haftaki yazımıza geçmişten bir medya kazasıyla giriyoruz Yıl 1983

Bu haftaki yazımıza geçmişten bir medya kazasıyla giriyoruz Yıl 1983 - Turgut Sunalp'e seçim kaybettiren medya kazası - Gaffur'a Vakit zulmü Ve - İki ayrı "KANATLI" kaza RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı * * * Bu haftaki yazımıza geçmişten bir medya kazasıyla

Detaylı

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri Eflref Ar kan Bildiğiniz gibi Almanya aile birleşiminin gerçekleşmesi konusunda göç yasasında bazı değişiklikler yapmıştır. Bu değişiklikleri eleştirenler ve olumlu görenler bulunmaktadır. Ben göç yasasının

Detaylı

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin Bir bahar günü. Doğa en canlı renklerine büründü bürünecek. Coşku görülmeye değer. Baharda okul bahçesi daha bir görülmeye değer. Kıpır kıpır hareketlilik sanki çocukların ruhundan dağılıyor çevreye. Biz

Detaylı

Takdim. Bu, Türkiye nüfusu göz önüne alındığından her 90 kişiden birinin aday olması anlamına geliyor (TV, 17.00 Haberleri, 20.10.2013).

Takdim. Bu, Türkiye nüfusu göz önüne alındığından her 90 kişiden birinin aday olması anlamına geliyor (TV, 17.00 Haberleri, 20.10.2013). Takdim Biliyor musunuz? Bir televizyon haberine göre Türkiye de 2014 yerel seçimlerinde muhtar adaylarıyla birlikte 830 bin kişinin aday olması bekleniyordu. Bu, Türkiye de yaklaşık her 90 kişiden birinin

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ: 2013-2014 Μάθημα: Τουρκικά Επίπεδο: Ε3 Διάρκεια: 2 ώρες Ημερομηνία:

Detaylı

"Satmam" demiş ihtiyar köylü, "bu, benim için bir at değil, bir dost."

Satmam demiş ihtiyar köylü, bu, benim için bir at değil, bir dost. Günün Öyküsü: Talih mi Talihsizlik mi? Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir adam yaşıyormuş. Çok fakirmiş. Ama çok güzel beyaz bir atı varmış. Kral bu ata göz koymuş. Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir

Detaylı

DALKARA'DAN PAZARCIK TA GÖVDE GÖSTERİSİ

DALKARA'DAN PAZARCIK TA GÖVDE GÖSTERİSİ DALKARA'DAN PAZARCIK TA GÖVDE GÖSTERİSİ Cumhuriyet Halk Partisi 25.Dönem Kahramanmaraş Milletvekili Adayı Efsane Başkan Kamil Dalkara memleketi Pazarcık ta Gövde gösteri yaptı. CHP Kahramanmaraş Milletvekili

Detaylı

KPSS'de çok konuşulan 'vitamin' sorusu ve çözümü

KPSS'de çok konuşulan 'vitamin' sorusu ve çözümü On5yirmi5.com KPSS'de çok konuşulan 'vitamin' sorusu ve çözümü Kaç gündür bir 'vitamin' sorusudur gidiyor. İşte geçtiğimiz günlerde yapılan KPSS sorularında yer alan 'vitamin' sorusu ve çözümü... Yayın

Detaylı

(22 Aralık 2012, Cumartesi) GRUP A. 2012-2013 Türkçe Ortak Sınavı Lise Hazırlık Sınıfı

(22 Aralık 2012, Cumartesi) GRUP A. 2012-2013 Türkçe Ortak Sınavı Lise Hazırlık Sınıfı 2012-2013 Türkçe Ortak Sınavı Lise Hazırlık Sınıfı AÇIKLAMALAR 1. Soruların cevaplarını kitapçıkla birlikte verilecek optik forma işaretleyiniz. 2. Cevaplarınızı koyu siyah ve yumuşak bir kurşun kalemle

Detaylı

OSMANLICA öğrenmek isteyenlere kaynaklar

OSMANLICA öğrenmek isteyenlere kaynaklar OSMANLICA öğrenmek isteyenlere kaynaklar Eda Yeşilpınar Hemen her bölümün kuşkusuz zorlayıcı bir dersi vardır. Öğrencilerin genellikle bu derse karşı tepkileri olumlu olmaz. Bu olumsuz tepkilerin nedeni;

Detaylı

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA Chp Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kahramanmaraş ın Elbistan İlçesi nde siyaseti sadece insan için yaptıklarını, iktidara gelmeleri halinde terörü sonlandırıp ülkeye huzuru getireceklerini

Detaylı

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik KISKANÇLIK KRİZİ > > ADAM - Kiminle konuşuyordun? > > KADIN - Tanımazsın. > > ADAM - Tanısam sormam zaten. > > KADIN - Tanımadığın birini neden soruyorsun? > > ADAM - Tanımak için. > > KADIN - Peki...

Detaylı

YABANCI DİL ULUSLAR ARASI MIDIR? BAŞARILI BİR HAREKETLİLİK İÇİN ÖN ŞART MIDIR?

YABANCI DİL ULUSLAR ARASI MIDIR? BAŞARILI BİR HAREKETLİLİK İÇİN ÖN ŞART MIDIR? YABANCI DİL ULUSLAR ARASI HAREKETLİLİKTE OLMAZSA OLMAZ MIDIR? BAŞARILI BİR HAREKETLİLİK İÇİN ÖN ŞART MIDIR? DOÇ.DR.DİLEK KARAASLAN Süleyman Demirel Üniversitesi it i Erasmus Kurum Koordinatörü 05 Kasım

Detaylı

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a):

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): da: - Yavrum ne oldu niye acele acele camiye koşuyorsun? der. Bu soruya karşılık çocuk - Efendim,

Detaylı

12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-BİROL BAŞARAN

12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-BİROL BAŞARAN 12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-İROL AŞARAN : Efendim : İyiyim sağol sen nasılsın : Çalışıyorum işte yaramaz birşey yok : Kim yazmış bunu : Kim yazmış bunu Milliyet te : Yani sen sen birşey yollamış mıydın

Detaylı

Vakıfların toplumsal yaşamımızdaki hizmetlerini şöyle sıralayabiliriz. 1. Dini hizmetler. 2. Sağlık hizmetleri. 3. Eğitim ve öğretim hizmetleri

Vakıfların toplumsal yaşamımızdaki hizmetlerini şöyle sıralayabiliriz. 1. Dini hizmetler. 2. Sağlık hizmetleri. 3. Eğitim ve öğretim hizmetleri Bir hizmetin sürüp gidebilmesi için, kişilerin kendi istekleriyle bağışladıkları para ve mülklere Vakıf denir. Bağışlanan mülklerin, eserlerin geleceğe sağlıklı kalabilmeleri korunmalarına bağlıdır. Geçmişin

Detaylı

DERS BĠLGĠLERĠ TÜRKÇE I: YAZILI ANLATIM TRD 101 1 2 + 0 2 2

DERS BĠLGĠLERĠ TÜRKÇE I: YAZILI ANLATIM TRD 101 1 2 + 0 2 2 DERS BĠLGĠLERĠ Ders Adı Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS TÜRKÇE I: YAZILI ANLATIM TRD 101 1 2 + 0 2 2 Ön KoĢul Dersleri Yok Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Dersin Koordinatörü Dersi Verenler Dersin

Detaylı

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz.

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz. Bozuk Paralar KISA FİLM Yaşar AKSU İLETİŞİM: (+90) 0533 499 0480 (+90) 0536 359 0793 (+90) 0212 244 3423 SAHNE 1. OKUL GENEL DIŞ/GÜN Okulun genel görüntüsünü görürüz. Belki dışarı çıkan birkaç öğrenci

Detaylı

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi.

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. ANKET SONUÇLARI Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. Bu anket, çoğunluğu Ankara Kemal Yurtbilir İşitme Engelliler Meslek Lisesi öğrencisi olmak üzere toplam 130 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya

Detaylı

Atatürk ün Kişisel Özellikleri. Elif Naz Fidancı

Atatürk ün Kişisel Özellikleri. Elif Naz Fidancı Atatürk ün Kişisel Özellikleri Atatürk cesur ve iyi bir liderdir Atatürk iyi bir lider olmak için gerekli bütün özelliklere sahiptir. Dürüstlüğü ve davranışları ile her zaman örnek olmuştur. Gerek devlet

Detaylı

2015-2016 YILINA AİT ÖZEL ÖĞRETİM KURUMLARINDA OKUTULACAK DERS KİTAPLARININ KURUM BAZINDA DAĞITIM LİSTESİ

2015-2016 YILINA AİT ÖZEL ÖĞRETİM KURUMLARINDA OKUTULACAK DERS KİTAPLARININ KURUM BAZINDA DAĞITIM LİSTESİ VAN İPEKYOLU 9991168 ÖZEL DOĞA İLKU HAFIZİYE MAH. CAMBAZOĞLU 1. SOKAK NO:3 VAN Kurum Telefon: 43178800 43178800 100010 Pamuk Şekerim 1 Eğitim Aracı 60 10000 Pamuk Şekerim Eğitim Aracı 60 100110 Müzik 1-3

Detaylı

Dil Gelişimi. temel dil gelişimi imi bilgileri

Dil Gelişimi. temel dil gelişimi imi bilgileri Dil Gelişimi Yaş gruplarına göre g temel dil gelişimi imi bilgileri Çocuklarda Dil ve İletişim im Doğumdan umdan itibaren çocukların çevresiyle iletişim im kurma çabaları hem sözel s hem de sözel olmayan

Detaylı

Ek 1. Avrupa Dilleri Ortak Çerçeve Programı (CEFR) ve Europass Dil Pasaportu:

Ek 1. Avrupa Dilleri Ortak Çerçeve Programı (CEFR) ve Europass Dil Pasaportu: Ek 1. Avrupa Dilleri Ortak Çerçeve Programı (CEFR) ve Europass Dil Pasaportu: Avrupa Dilleri Ortak Çerçeve Programı (CEFR) dil öğrencilerinin bilgi beceri ve yeterlilik düzeylerinin belirlenmesinde standart

Detaylı

İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını

İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını denetleyen en yüksek organ ise devlettir. Hukuk alanında birlik

Detaylı

KÜLTÜR SANAT-MAVÝ KARANFÝL-127

KÜLTÜR SANAT-MAVÝ KARANFÝL-127 KÜLTÜR SANAT-MAVÝ KARANFÝL-127 Düzenleyen Administrator Salý, 15 Haziran 2010 Mersin Gazetesi KÜLTÜR SANAT-MAVÝ KARANFÝL-127 YAZIK Abidin GÜNEYLÝ-Mersin Küfürün adýný günah koymuþlar Etsem bana yazýk etmesem

Detaylı

DERS BİLGİLERİ TÜRKÇE I: YAZILI ANLATIM TRD 101 1 2 + 0 2 2

DERS BİLGİLERİ TÜRKÇE I: YAZILI ANLATIM TRD 101 1 2 + 0 2 2 DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS TÜRKÇE I: YAZILI ANLATIM TRD 101 1 2 + 0 2 2 Ön Koşul Dersleri Yok Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Dersin Koordinatörü Dersi Verenler Dersin

Detaylı

BAĞLAÇ. Eş görevli sözcük ve sözcük gruplarını, anlamca ilgili cümleleri birbirine bağlayan sözcüklere "bağlaç" denir.

BAĞLAÇ. Eş görevli sözcük ve sözcük gruplarını, anlamca ilgili cümleleri birbirine bağlayan sözcüklere bağlaç denir. BAĞLAÇ Eş görevli sözcük ve sözcük gruplarını, anlamca ilgili cümleleri birbirine bağlayan sözcüklere "bağlaç" denir. Bağlaçlar da edatlar gibi tek başlarına anlamı olmayan sözcüklerdir. Bağlaçlar her

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Birinci Bölüm ANAYASA KAVRAMI

İÇİNDEKİLER. Birinci Bölüm ANAYASA KAVRAMI İÇİNDEKİLER Birinci Bölüm ANAYASA KAVRAMI Soru 1 : "Anayasa" deyince ne anlaşılır, ne anlamak gerekir? 7 Soru 2 : Türk tarihindeki anayasa hareketlerinin başlıca aşamaları ve özellikleri nelerdir? 15 İkinci

Detaylı

Dinleme Kuralları. 1. Aşağıda verilen cümlelerden hangisi doğrudur?

Dinleme Kuralları. 1. Aşağıda verilen cümlelerden hangisi doğrudur? 1. SINIF Dinleme Kuralları TEST-1 1. Aşağıda verilen cümlelerden hangisi doğrudur? A) Dinleme sırasında müzik dinleyebiliriz. Dinleme için hazırlık yapmalıyız. C) Dinleme sırasında resim yapabiliriz. 2.

Detaylı

Panelden amaç bir konuda karara varmaktan ziyade sorunu çeşitli yönleriyle aydınlatmak, farklı görüşleri, farklı anlayışları ortaya koymaktır.

Panelden amaç bir konuda karara varmaktan ziyade sorunu çeşitli yönleriyle aydınlatmak, farklı görüşleri, farklı anlayışları ortaya koymaktır. Panel Nedir? Özellikleri Nelerdir? Nasıl Yapılır? Toplumu ilgilendiren bir konunun dinleyiciler önünde, sohbet havası içinde, uzmanları tarafında n tartışıldığı konuşmalara panel denir. Açık oturum ile

Detaylı

Asker hemen komutanı süzerek cevap vermiş; 1,78! Komutan şaşırmış;

Asker hemen komutanı süzerek cevap vermiş; 1,78! Komutan şaşırmış; Yemek Temel, Almanya'dan gelen arkadaşı Dursun'u lokantaya götürür. Garsona: - Baa bi kuru fasulye, pilav, üstüne de et! der. Dursun: - Baa da aynısından... Ama üstüne etme!.. Ölçüm Bir asker herkesin

Detaylı

Radio D Teil 1. Deutsch lernen und unterrichten Arbeitsmaterialien. Ders 01 Köy ziyareti

Radio D Teil 1. Deutsch lernen und unterrichten Arbeitsmaterialien. Ders 01 Köy ziyareti Ders 01 Köy ziyareti adındaki genç adam arabasıyla annesinin yaşadığı köye gider. Bu ziyaret sırasında dinlenmek ister, ama kısa sürede doğanın tatsız yönleriyle de tanışır. biraz dinlenmek için annesinin

Detaylı

10SORUDA AİLE SİGORTASI

10SORUDA AİLE SİGORTASI 10 SORUDA AİLE SİGORTASI T.C. ANAYASASI MADDE 60: Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir. Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar. 1. AİLE SİGORTASI Nedir? Aile Sigortası,

Detaylı

Bazen tam da yeni keþfettiðiniz, yeni tanýdýðýnýz zamanda yitirirsiniz güzellikleri.

Bazen tam da yeni keþfettiðiniz, yeni tanýdýðýnýz zamanda yitirirsiniz güzellikleri. C i h a n D e m i r c i Damdaki Mizahçý 90 Yaþýnda Eskimeyen Bir Usta: Haldun Taner Bazen tam da yeni keþfettiðiniz, yeni tanýdýðýnýz zamanda yitirirsiniz güzellikleri. 1986'da yitirdiðimiz Haldun Taner

Detaylı

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERİSTESİ VAKFI ADIGÜZEL OKULLARI ÇEKMEKÖY ANAOKULU TAVŞANLAR SINIFI MAYIS AYI KAVRAM VE ŞARKILAR

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERİSTESİ VAKFI ADIGÜZEL OKULLARI ÇEKMEKÖY ANAOKULU TAVŞANLAR SINIFI MAYIS AYI KAVRAM VE ŞARKILAR ANNEM ANNEM Annem annem canım annem, Gönlüm senle kalbim senle Canım annem gülüm annem Dünyam sensin benim bir tanem.. Biliyorum elbet bir gün gelecek Bir başka bebekte bana annem diyecek Bende hep iyi

Detaylı

Konumuz CÜMLENİN ÖĞELERİ çocuklar.

Konumuz CÜMLENİN ÖĞELERİ çocuklar. Konumuz CÜMLENİN ÖĞELERİ çocuklar. Mustafa Öğretmenim, cümlenin asıl öğeleri Yüklem ve Özne dir. Öğretmenim, Zarf Tümleci, Dolaylı Tümleç ve Nesne (Belirtili Nesne Belirtisiz Nesne) de yardımcı öğeleridir.

Detaylı

BİREYSELLEŞTİRİLMİŞ TÜRKÇE DERSİ EĞİTİM PLANI

BİREYSELLEŞTİRİLMİŞ TÜRKÇE DERSİ EĞİTİM PLANI BİREYSELLEŞTİRİLMİŞ TÜRKÇE DERSİ EĞİTİM PLANI Bireyselleştirilmiş Eğitim Planı Hazırlanan Öğrencinin; Adı: Soyadı: Doğum Tarihi: Yaşı: Öğrencinin Ailesine Ait Bilgiler: ADI- SOYADI BABA ANNE MESLEĞİ ADRES

Detaylı

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz.

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. TATÍLDE Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. Ízin zamanı yaklaşırken içimizi bir sevinç kaplar.íşte bu yıl da hazırlıklarımızı tamamladık. Valizlerimizi

Detaylı

BİN YILLAR BOYU AZİZ İSTANBUL

BİN YILLAR BOYU AZİZ İSTANBUL BİN YILLAR BOYU AZİZ İSTANBUL Sana dün bir tepeden baktım Aziz İstanbul Görmedim gezmediğim, sevmediğim hiçbir yer Ömrüm oldukça gönül tahtıma keyfinle kurul Sade bir semtini sevmek bile bir ömre değer

Detaylı

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç katıyordu. Bulutlar gülümsüyor ve günaydın diyordu. Melek

Detaylı

Hazırlayan: Tuğba Can Resimleyen: Pınar Büyükgüral Grafik Tasarım: Ayşegül Doğan Bircan

Hazırlayan: Tuğba Can Resimleyen: Pınar Büyükgüral Grafik Tasarım: Ayşegül Doğan Bircan Hazırlayan: Tuğba Can Resimleyen: Pınar Büyükgüral Grafik Tasarım: Ayşegül Doğan Bircan Mart 2009 Kendi Yaşam Öykünüzü Yazın Diyelim ki edebiyatla uğraşmak, yazı yazmak, bir yazar olmak istiyorsunuz. Bu

Detaylı

HAYAT BİLGİSİ A TEMASI: OKUL HEYECANIM. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir?

HAYAT BİLGİSİ A TEMASI: OKUL HEYECANIM. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir? 1. SINIF OKULA YARDIMCI VE SINAVLARA HAZIRLIK A TEMASI: OKUL HEYECANIM TEST-1 1. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir? A) Okula gitmemiz

Detaylı

İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali

İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali Aşağıda verilen isimleri örnekteki gibi tamamlayınız. Örnek: Ayakkabı--------uç : Ayakkabının ucu İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali Kalem sap Çanta renk Araba boya Masa kenar Deniz mavi Rüzgar şiddet

Detaylı

ORTAÖĞRETİM KURUMLARINDA OKUTULACAK DERSLERDE UYGULANACAK ÖĞRETİM PROGRAMLARI

ORTAÖĞRETİM KURUMLARINDA OKUTULACAK DERSLERDE UYGULANACAK ÖĞRETİM PROGRAMLARI AÇIKLAMALAR Haftalık ders çizelgeleri, 2014 2015 eğitim ve öğretim yılında ortaöğretim kurumlarının 9-10. sınıflarından başlamak üzere kademeli olarak uygulanacaktır. Haftalık ders çizelgelerinde ortak

Detaylı

Aynı kökün "kesmek", "kısaltmak" anlamı da vardır.

Aynı kökün kesmek, kısaltmak anlamı da vardır. Kıssa, bir haberi nakletme, bir olayı anlatma hikâye etmek. Bu Arapça'da kassa kelimesiyle ifade edilir. Anlatılan hikâye ve olaya da "kıssa" denilir. Buhâri, bab başlıklarında "kıssa"yı "olay" anlamında

Detaylı

Her milletin dili kimliğidir eğer dilinizi yozlaştırırsanız kimliğiniz erozyona uğrar.

Her milletin dili kimliğidir eğer dilinizi yozlaştırırsanız kimliğiniz erozyona uğrar. Her milletin dili kimliğidir eğer dilinizi yozlaştırırsanız kimliğiniz erozyona uğrar. Bu bakışla yola çıkarsak biz dilimizi ne kadar koruyoruz bir bakalım Yıl: 1965 "Karşıma âniden çıkınca ziyâdesiyle

Detaylı

Bilgisayarın Yararları ve Zararları

Bilgisayarın Yararları ve Zararları BİLGİSAYAR NEDİR? Bilgisayarın Yararları ve Zararları ŞEYDA BETÜL KÖSE UFUK TAŞDURMAZLI 1 www.bilgisayarnedir.net 2 Bilgisayarın Yararları ve Zararları Bilgisayarın Yararları ve Zararları Nelerdir? 2006

Detaylı

İhtiyaç ve Tutum Analizi Anketi. Sevgili Öğrenciler,

İhtiyaç ve Tutum Analizi Anketi. Sevgili Öğrenciler, İhtiyaç ve Tutum Analizi Anketi Sevgili Öğrenciler, Bu anket MLARG: risk grubundaki gençler için cep telefonu üzerinden İngilizce öğrenme (Proje Numarası: 2009-TR1-LEO05-08674) adında bir Avrupa Birliği

Detaylı

KURALLI VE DEVRİK CÜMLELER. --KURALLI CÜMLE: İş, hareket, oluş bildiren sözcükler cümlenin sonunda yer alıyorsa denir.

KURALLI VE DEVRİK CÜMLELER. --KURALLI CÜMLE: İş, hareket, oluş bildiren sözcükler cümlenin sonunda yer alıyorsa denir. --KURALLI CÜMLE: İş, hareket, oluş bildiren sözcükler cümlenin sonunda yer alıyorsa denir. Örnek: Mustafa okula erkenden geldi. ( Kurallı cümle ) --KURALSIZ (DEVRİK) CÜMLE: Eylemi cümle sonunda yer almayan

Detaylı

PROF. DR. HÜLYA SAVRAN. hsavran@balikesir.edu.tr. 4. ÖĞRENİM DURUMU Derece Alan Üniversite Yıl Lisans

PROF. DR. HÜLYA SAVRAN. hsavran@balikesir.edu.tr. 4. ÖĞRENİM DURUMU Derece Alan Üniversite Yıl Lisans PROF. DR. HÜLYA SAVRAN ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı Hülya SAVRAN İletişim Bilgileri Adres Telefon Mail Balıkesir Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Bölümü 10145 Çağış Yerleşkesi / BALIKESİR 0 266 612 10 00

Detaylı

Yayınevi Sertifika No: 14452. Yayın No: 220 HALİM SELİM İLE 40 HADİS

Yayınevi Sertifika No: 14452. Yayın No: 220 HALİM SELİM İLE 40 HADİS Yayınevi Sertifika No: 14452 Yayın No: 220 HALİM SELİM İLE 40 HADİS Genel Yayın Yönetmeni: Ergün Ür Yayınevi Editörü: Ömer Faruk Paksu İç Düzen ve Kapak: Cemile Kocaer ISBN: 978-605-9723-51-0 1. Baskı:

Detaylı

7.Ünite: ESTETİK ve SANAT FELSEFESİ

7.Ünite: ESTETİK ve SANAT FELSEFESİ 7.Ünite: ESTETİK ve SANAT FELSEFESİ Estetik ve Sanat Felsefesi Estetiğin Temel Soruları Felsefe Açısından Sanat Sanat Eseri Estetiğin Temel Kavramları Estetiğin Temel Sorunlarına Yaklaşımlar Ortak Estetik

Detaylı

VERİMLİ DERS ÇALIŞMA YOLLARI DAHA İYİ OLABİLMEK BAŞARMA DUYGUSUNU YAŞAMAK KENDİN OLABİLMEK BASKIYI TAKDİRE ÇEVİREBİLMEK KIYASLANMAYI ENGELLEMEK İÇİN

VERİMLİ DERS ÇALIŞMA YOLLARI DAHA İYİ OLABİLMEK BAŞARMA DUYGUSUNU YAŞAMAK KENDİN OLABİLMEK BASKIYI TAKDİRE ÇEVİREBİLMEK KIYASLANMAYI ENGELLEMEK İÇİN VERİMLİ DERS ÇALIŞMA YOLLARI DAHA İYİ OLABİLMEK BAŞARMA DUYGUSUNU YAŞAMAK KENDİN OLABİLMEK BASKIYI TAKDİRE ÇEVİREBİLMEK KIYASLANMAYI ENGELLEMEK İÇİN Uyarılara kulak verin! Stephen R. Covey, Etkili İnsanların

Detaylı

BİREYSELLEŞMİŞ EĞİTİM PROGRAMI (BEP) FORMU

BİREYSELLEŞMİŞ EĞİTİM PROGRAMI (BEP) FORMU BİREYSELLEŞMİŞ EĞİTİM PROGRAMI (BEP) FORMU ÖĞRENCİNİN ADI-SOYADI: BEP HAZIRLAMA :07.10.2011 BEP Birimi Üyeleri: - ÖĞRENCİNİN ŞU ANKİ PERFORMANS DÜZEYİ:.. öz bakım becerilerini yerine getirir... okuma yazmayı

Detaylı

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU Nereden geliyor bitmek tükenmek bilmeyen öğrenme isteğim? Kim verdi düşünce deryalarında özgürce dolaşmamı sağlayacak özgüven küreklerimi? Bazen,

Detaylı

SPİKER TANIM A- GÖREVLER. Spikerleri, radyoda ve televizyonda görev yapanlar olarak iki gruba ayırabiliriz.

SPİKER TANIM A- GÖREVLER. Spikerleri, radyoda ve televizyonda görev yapanlar olarak iki gruba ayırabiliriz. TANIM Daha önce hazırlanan haber bültenlerini ve diğer duyuruları radyo veya televizyon kanalıyla izleyici veya dinleyicilere aktaran kişidir. TRT nin yapmış olduğu tanım: Dilbilgisi, fonetik, diksiyon,

Detaylı

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor.

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor. OKUMA - ANLAMA: ÖĞRENCİLER HER GÜN NELER YAPIYORLAR? 1 Türkçe dersleri başladı. Öğrenciler her gün okula gidiyorlar, yeni şeyler öğreniyorlar. Öğretmenleri, Nazlı Hanım, her Salı ve her Cuma günü sınav

Detaylı

2010 2012 ETKİNLİK RAPORU. 29.1.2010 tarihli olağan Genel Kurulda bizlere bu derneği adımıza yaraşır bir biçimde yönetmek üzere görevlendirdiniz.

2010 2012 ETKİNLİK RAPORU. 29.1.2010 tarihli olağan Genel Kurulda bizlere bu derneği adımıza yaraşır bir biçimde yönetmek üzere görevlendirdiniz. ÇOCUK İSTİSMARINI VE İHMALİNİ ÖNLEME DERNEĞİ 2010 2012 ETKİNLİK RAPORU 29.1.2010 tarihli olağan Genel Kurulda bizlere bu derneği adımıza yaraşır bir biçimde yönetmek üzere görevlendirdiniz. Bu nedenle

Detaylı

Kekemelik, konuşmanın akıcılığıyla ilgili bir iletişim bozukluğudur. Ses, hece ve sözcüklerde uzatmalar, tekrarlar veya duraklamalarla

Kekemelik, konuşmanın akıcılığıyla ilgili bir iletişim bozukluğudur. Ses, hece ve sözcüklerde uzatmalar, tekrarlar veya duraklamalarla Kekemelik Nedir? Kekemelik, konuşmanın akıcılığıyla ilgili bir iletişim bozukluğudur. Ses, hece ve sözcüklerde uzatmalar, tekrarlar veya duraklamalarla ortaya çıkan konuşmanın akıcılığının bozulduğu durum

Detaylı

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri 1 Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri Bugün kızla tanışma anında değil de, flört süreci içinde olduğumuz bir kızla nasıl konuşmamız gerektiğini dilim döndüğünce anlatmaya

Detaylı

ΕΘΝΙΚΟ & ΚΑΠΟΔΙΣΤΡΙΑΚΟ ΠΑΝΕΠΙΣΤΗΜΙΟ ΑΘΗΝΩΝ ΤΜΗΜΑ ΤΟΥΡΚΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ ΚΑΙ ΣΥΓΧΡΟΝΩΝ ΑΣΙΑΤΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ Μάθηµα : ΤΟΥΡΚΙΚΗ ΓΛΩΣΣΑ II ΔΕΞΙΟΤΗΤΕΣ ΣΤΟΝ

ΕΘΝΙΚΟ & ΚΑΠΟΔΙΣΤΡΙΑΚΟ ΠΑΝΕΠΙΣΤΗΜΙΟ ΑΘΗΝΩΝ ΤΜΗΜΑ ΤΟΥΡΚΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ ΚΑΙ ΣΥΓΧΡΟΝΩΝ ΑΣΙΑΤΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ Μάθηµα : ΤΟΥΡΚΙΚΗ ΓΛΩΣΣΑ II ΔΕΞΙΟΤΗΤΕΣ ΣΤΟΝ ΕΘΝΙΚΟ & ΚΑΠΟΔΙΣΤΡΙΑΚΟ ΠΑΝΕΠΙΣΤΗΜΙΟ ΑΘΗΝΩΝ ΤΜΗΜΑ ΤΟΥΡΚΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ ΚΑΙ ΣΥΓΧΡΟΝΩΝ ΑΣΙΑΤΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ Μάθηµα : ΤΟΥΡΚΙΚΗ ΓΛΩΣΣΑ II ΔΕΞΙΟΤΗΤΕΣ ΣΤΟΝ ΠΡΟΦΟΡΙΚΟ ΛΟΓΟ (70005Γ) DİNLEME İSTEKLER (9) Metinleri dinleyelim

Detaylı

Neden Daha Fazla Satın Alalım?

Neden Daha Fazla Satın Alalım? Neden Daha Fazla Satın Alalım? Ana Tema Önerilen Süre Kazanımlar Öğrenciye Kazandırılacak Beceriler Yöntem ve Teknikler Araç ve Gereçler Giderek artan bilinçsiz tüketim ve üretim çevreyi olumsuz etkiliyor.

Detaylı

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz.

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz. Söylenen her söz, içinden çıktığı kalbin kılığını üzerinde taşır. Ataullah İskenderî Söz ilaç gibidir. Gereği kadar sarf edilirse fayda veriri; gerektiğinden fazlası ise zarara neden olur. Amr bin As Sadece

Detaylı

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf ilk yar'larımızın sevgili dostları, ilkyar desteklerinizle giderek büyüyen bir aile olarak varlığını sürdürüyor. Yeni yeni ilk yar'larımızla tanışırken bir taraftan fedakar gönüllülerimizi, ve bir zamanlar

Detaylı

Ürünü tüketmesini/satın almasını/kullanmasını ne tetikledi?

Ürünü tüketmesini/satın almasını/kullanmasını ne tetikledi? Alkollü İçecek: 18.12.2011 Gün içinde ürünü ne zaman satın aldı/tüketti/kullandı? -Akşam yemeğinden sonra saat 20:00 civarında. Ürünü kendisi mi satın aldı, başkası mı? Kim? -Kendim satın almadım. Kız

Detaylı

Bir çocuk - iki lisan. Bir fırsat olarak çokdillilik

Bir çocuk - iki lisan. Bir fırsat olarak çokdillilik Bir çocuk - iki lisan Bir fırsat olarak çokdillilik Bir çocuk - iki lisan Bir çocuğun yaşamının ilk yıllarından itibaren iki lisan öğrenmesi, okul ve iş yaşantısında başarı göstermesine katkı sağlayacak

Detaylı

YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN

YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN 2011 PAZARTESĐ SAAT- 07:42 Sahne - 1 OTOBÜS DURAĞI Otobüs durağında bekleyen birkaç kişi ve elinde defter, kitap olan genç bir üniversite öğrencisi göze çarpar. Otobüs gelir

Detaylı

Hikaye uzak bir Arap Alevi köyünde geçer. Ararsanız bambaşka versiyonlarını da bulabilirsiniz, hem Arapça hem Türkçe.

Hikaye uzak bir Arap Alevi köyünde geçer. Ararsanız bambaşka versiyonlarını da bulabilirsiniz, hem Arapça hem Türkçe. Sitti Cemili ve Meryem im Ben çocukken pek çok Arapça hikâye dinledim anneannemden. Sitti Cemili den anneanne diye bahsetmek de tuhafmış. Arapça da onun adı Sitti yani benim ninem. Söylemeden geçemeyeceğim,

Detaylı

Dinleme, Okuma, Konuşma, Yazma Kuralları

Dinleme, Okuma, Konuşma, Yazma Kuralları Dinleme, Okuma, Konuşma, Yazma Kuralları ÇALIŞMA KAĞIDI - 1 Aşağıdaki ifadelerden doğru olanların başına, yanlış olanların başına ise çiziniz. İlk cümle size yardımcı olmak için örnekte gösterilmiştir.

Detaylı

ÜRÜN KATEGORİSİYLE İLGİLİ:

ÜRÜN KATEGORİSİYLE İLGİLİ: ÜRÜN KATEGORİSİYLE İLGİLİ: 1. Gün içinde ürünü ne zaman satın aldı/tüketti/kullandı? (Hangi saatlerde) 2. Ürünü kendisi mi satın aldı, başkası mı? Kim? 3. Ürünü tüketmesini/satın almasını/kullanmasını

Detaylı

YÖNETMELİK SİİRT ÜNİVERSİTESİ TÜRKÇE ÖĞRETİMİ UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

YÖNETMELİK SİİRT ÜNİVERSİTESİ TÜRKÇE ÖĞRETİMİ UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar 10 Mart 2014 PAZARTESİ Resmî Gazete Sayı : 28937 Siirt Üniversitesinden: YÖNETMELİK SİİRT ÜNİVERSİTESİ TÜRKÇE ÖĞRETİMİ UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

Detaylı

İTÜ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU, İLKOKULU VE ORTAOKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 35.VELİ BÜLTENİ

İTÜ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU, İLKOKULU VE ORTAOKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 35.VELİ BÜLTENİ İTÜ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU, İLKOKULU VE ORTAOKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 35.VELİ BÜLTENİ 1 Değerli Velimiz, Geçtiğimiz hafta sonunda 2-6.sınıflardaki öğrencilerimizin

Detaylı

YARATICI ÖĞRENCİ GÜNLERİ Her Öğrenci Yaratıcıdır

YARATICI ÖĞRENCİ GÜNLERİ Her Öğrenci Yaratıcıdır YARATICI ÖĞRENCİ GÜNLERİ Her Öğrenci Yaratıcıdır Öğrencinin ilgi alanları, becerileri ve yetenekleri düşünüldüğü zaman kendi öğrenme yöntemlerine göre akademik ve/veya kültürel alanda başarılı olabilir.

Detaylı

TÜRKÇE MODÜLÜ BİREYSEL EĞİTİM PLANI (TÜRKÇE DERSİ) (1.ÜNİTE) GÜZEL ÜLKEM TÜRKİYE

TÜRKÇE MODÜLÜ BİREYSEL EĞİTİM PLANI (TÜRKÇE DERSİ) (1.ÜNİTE) GÜZEL ÜLKEM TÜRKİYE (1.ÜNİTE) GÜZEL ÜLKEM TÜRKİYE KISA DÖNEMLİ MATERYAL YÖNTEM- i doğru kullanır. 1 2 3 4 Söylenen sözcüğü tekrar eder. Gösterilen ve söylenen nesnenin adını söyler. Gösterilen nesnenin adını söyler. Resmi

Detaylı

ÖZEL GÖKYÜZÜ İLKÖĞRETİM OKULU 2011-2012 ÖĞRETİM YILI

ÖZEL GÖKYÜZÜ İLKÖĞRETİM OKULU 2011-2012 ÖĞRETİM YILI ÖZEL GÖKYÜZÜ İLKÖĞRETİM OKULU 2011-2012 ÖĞRETİM YILI 1/B SINIFI KASIM AYI E-BÜLTENİ 1 İÇİNDEKİLER 1. Mihver Dersler 2.Branş Dersler 3.Kulüpler 2 TÜRKÇE Kasım ayında Türkçe dersinden harfleri öğrenmeye

Detaylı

Somemto Big Data Somemto ile Gezi Parkı Eylemleri Haftasında Sosyal Medya Analizi. Copyright 2012 Etiya All Rights Reserved

Somemto Big Data Somemto ile Gezi Parkı Eylemleri Haftasında Sosyal Medya Analizi. Copyright 2012 Etiya All Rights Reserved Somemto Big Data Somemto ile Gezi Parkı Eylemleri Haftasında Sosyal Medya Analizi Ajanda Analiz Özeti Türkiye nin 1 Haftalık Kelime Bulutu Türkiye nin 1 Haftalık Hashtag Bulutu En Çok Retweet Alanlar Gün

Detaylı