HALİS [ATAKSOY] DİYARBAKIR TARİHİNDE KOMUK ELİ

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "HALİS [ATAKSOY] DİYARBAKIR TARİHİNDE KOMUK ELİ"

Transkript

1 HALİS [ATAKSOY] DİYARBAKIR TARİHİNDE KOMUK ELİ

2 Çeltüt Matbaacılık Sanayi ve Ticaret A.Ş. İSTANBUL 1988

3 HALİS [ATAKSOY] DİYARBAKIR KOMUK ELİ TARİHİNDE Yayma Hazırlayan : YILMAZ ATAKSOR

4 Bu memleket, dünyanın beklemediği, asla ümit etmediği bir müstesna mevcudiyyetin yüksek tecellisine sahne oldu. Bu sahne yedibin senelik en derin bir Türk beşiğidir Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK

5 Komuklar bir zamanlar bütün Küçük Asya'ya sahip olan Hitit İmparatorluğu'nun çekirdeğini teşkil etmişlerdir. MASPERO Historie Ancienne Des Peuples de l'orient C. 3 sayfa 110 HALİS Beyin ruhuna, Sadece Binyetmişbir Malazgirtle damgamızı vurmadık. ONDAN binlerce yıl önce Biz, Biz gene bu topraklardaydık. Yılmaz ATAK SOR NOT : ÇANAKKALE RAPORU çıktığı zaman HALİS Bey'in soyadının bulunmayışı bazı okurlar tarafından sorulmuştu. Kendisi 1933 yılında öldüğü zaman henüz kanun yoktu. Bu itibarla isim almadan vefat etmiştir. Halis Bey ATAK- SOY ismini çok sever ve torunlarına bu ismin konulmasını İsterdi. Soyadı kanunu çıkınca henüz torunları da yoktu. Vereseleri ATAKSOY'u soy isim olarak almışlardır. Şimdi kendisinin mezar taşında HALİS ATAKSOY yazılıdır. Ne yazik ki nüfus memurlarının o devirdeki hatalı yazışları (Y) harfi yerine (R) harfini yazmaları neticesi vereseleri hâlâ ATAKSOR olarak bilinmektedir. VII

6 Saygıdeğer, Cemal KUT AY Beyefendiye, Muhterem efendimiz, Bu kitapçık : aile dostluğu ve zatı âliniz gibi ağabeyliğinden şeref duyduğumuz Ord. Prof. Zeki Velidi TOGAN'ı rahmetle anarken, büyük Türk düşünürü Ziya GÖK ALP'in manevi huzurunda eğilerek HALİS Bey'in doğum yeri, KÜTAHYA'11 ve ölüm yeri olan UŞAK'lı hemşehrilerine ve bütün Türk Milliyetçilerine ithaf olunur. IX

7 «y Türk Milleti! Sen yalnız kahramanlık ve cengâverlikte değil, fikirde ve medeniyette de insanlığın şerefisin. Tarih, kurduğun medeniyetlerin sena ve sitayişleriyle doludur. Mevcudiyetine kasteden siyasî ve içtimaî amiller birkaç asırdır yolunu kesmiş, yürüyüşünü ağırlaştırmış olsa da, onbin yıllık fikir ve hars mirası, ruhunda bakir ve tükenmez bir kudret halinde yaşıyor. Hafızasında binlerce ve binlerce yılın hatırasını taşıyan tarih, medeniyet safında lâyık olduğun mevkii sana parmağıyla gösteriyor. Oraya yürü ve yüksel! Bu senin için hem bir hak, hem de bir vazifedir» *. Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK *) Türk Tarihi Anahatiarı Methal kismı İstanbul Devlet Matbaası, sayfa : 74. XI

8 KİTAP VE YAZARI İÇİN BİRKAÇ YAPRAK... Halis Bey (Kör Halis) 1292 (M. 1876) yılında Kütahya'da doğdu *. Babası Aydınlıoğlu Hamlacı Muhtar, annesi Germiyanoğullarından Havva Naime'dir. Harp Okulunu bitirdikten sonra, subay olarak katıldığı Türk ordusunda önce Trablusgarb - Balkan - Çanakkale ve sonra Millî Mücadele'de Fransız cephesinde (Diyarbıkar- Mardin - Urfa - Siverek), Menzil Mıntıka Müfettişliği hizmetinde bulundu. Diyarbakır'da bulunduğu yıllarda, daha önceleri tanıştığı Ziya Gökalp'in çıkardığı Küçük Mecmua'da makaleler yayınladı. Bunlar, «Diyarbakır Tarihinde Komuk (Koummoukh) Eli» île «Diyarbakır Abideleri» dir. Bu kitap, «Diyarbakır Tarihinde Komuk Eli» isimli makalelerin, Halis Bey'in arşivindeki notlarla karşılaştırılıp tetkik edilerek ve bazı ilâveler yapılarak hazırlanması sonucu meydana gelmiştir. Kitabın yayın hayatına sunulduğu şu günlerde, Halis Bey'in diğer makalelerinden ve yine arşivindeki notlarla kontrol edilerek ve gereken eklerle meydana gelen «Diyarbakır Abideleri» de yayına hazırlanmış bulunmaktadır. Halis Bey «Diyarbakır Abideleri» isimli bu makalelerin başlangıcında; «Bunları müteveffa Van Berchem ile refiklerinin neşrettikleri *) Sayın Şevket Beysanoglu, «Diyarbakırlı Fikir ve Sanat Adamları» (Ankara 1978) isimli eserinde (c. 3, s. 41), Halis Bey'i Elaziz'li olarak göstermiş ve «Levazım Binbaşı» olduğunu yazmıştır. Kendilerinin izni ile şu küçük düzeltmeyi yapmak isteriz : Halis Bey'in doğum yeri Kütahya, ölüm yeri Uşak'tır. Piyade Binbaşısıdır. XIII

9 «Amida» ** kitabındakiler ile karşılaştırdıktan sonra farklı olanları veya kitapta bulunmayanları neşretmeyi düşünüyorduk. Fakat şu güne kadar Amida'nın bir nüshası elimize geçmedi. Şark tarihinin bazı karanlık köşelerini aydınlatabilecek bu kitabelerin neşri zamanı geldiğini Ziya Gökalp Bey bir daha ihtar buyurdular. Bu nüshadan itibaren Ulu Cami'e ait kitabeleri sıra ile neşre başlıyoruz», demektedir. Kitap haline gelecek olan makaleler ne yazık ki bir ekten mahrum kalacaktır. Bu makalelere ait Halis Bey'in kendi çizdiği çizgi - resimler ile statik hesapları gösteren küçük, zımbalı defter, bir tetkik için varislerinden isteyen merhum Prof. Bediî Şehsuvaroğlu'nun vefatından sonra, üniversitedeki masası ile evindeki kütüphanesi arasında kaybolmuş bulunmaktadır. Onun için Diyarbakır Abideleri isimli kitap, küçük not defterindeki çizgilerden ve hesaplardan mahrum olarak yayınlanacaktır. Halis Bey, «Komuk Türkleri'nin Tarihi» kadar bu kitabelere de çok önem vermiş ve kültür âlemine sunulmasını arzulamıştı. Nitekim notları ile makalelerinin bir yerinde: «Bu sayılarını verdiğimiz kitabe ler Camii avlusunun garp dıl'ını (köşesini) teşkil eden ve esasen harab iken azimkar kumandanımız Cevap Paşa (Çobanlı) hazretleri tarafından cami kütüphanesi makamına kaim olmak ve Sarı Abdurrahman Paşa Kütüphanesi ile bir çatı altında umumî bir kütüphane şekline konmak maksadı ile üstü kapattırılan binanın müzeyyen yüzündeki altlı ve üstlü iki kitabedir. Eski güzelliklerinin muhafazasına çalışılmaması ve yandığı günden beri üstünün kapanmasına hiçbir evkaf memuru tarafından ehemmiyet verilmemesi yüzünden bu kitabelerin çok yerleri yazık ki okunmaz olmuştur. Bu kayıtsızlıkla kimbilir kaç yıl sonra bu yazıların izleri bile kalmayacak ve değerli olan bu eserleri belki de çocuklarımız göremeyeceklerdir» demektedir. Onun vefatından hemen sonra, sayın Basrî Konyar'ın yazmış olduğu, 1936 yıllarında Diyarbekir vilayeti tarafından bastırılan «Diyarbekir Tarihi/Diyarbekir - Kitabeler» isimli 3 ciltlik eserin meydana çıkması, Halis Bey' in yakınışını dîndirmiş ve ruhunu taziz etmiştir, sanırız. Basri Konyar bu eserinde: «Şark kadim milletleri hakkında belli başlı mehazlar Maspero ile P. Morgan'dır. Ülkenin ilk kurunlar tarihi için elimize geçen eserlerde Maspero'yu baş mehaz edinerek meydana getirilen Addeşer'in «Kelt ve Asur Tarihi» ile Ziya Gökalp'in çıkardığı «Küçük *) Amida. Heiderberg Hazırlayanlar: Max Van Berchem - Josef Strzygowski - Gertrude L. Bell. XIV

10 Mecmua'da İntişar eden Halis'in makaleleridir» diye yazmakta, yine Amida'ya ek yazısının altında: «Bu yazılar vaktiyle Binbaşı Halis tarafından okunup Küçük Mecmua'da neşredilen Ziya Gökalp Mektebi Müdürü B. Süleyman tarafından okunanlardır»... «Kitabeler bir general tarafından müellife gönderilen fotoğraflar üzerinde okunduğu cihetle kimi hatalara düşülmüştür. Biz hatalı noktalarla «Amida'da bulunmayan bu, adedi yirmiden fazla olan kitabelerin bir kısmını Binbaşı Halis Bey'in «Küçük Mecmua'da neşreyledikleri, iyi tetkik mahsulü olan makalelerinden ve bir kısmım da bunları okumakta tam bir ihtisası bulunan Ziya Gökalp Mektebi Müdürü B. Süleyman tarafından edinip, bu kitabın sonuna ekledik» demektedir. Sayın Şevket Bcysanoğlu, çıkardıkları «Diyarbakırlı Fikir ve Sanat Adamları» isimlî eserinin 3. cildinin 40. sayfasında: «Küçük Mecmua yalnız fikir ve inkılâp bakımından büyük bir kıymet taşımakla kalmamış, dil ve üslûbu bakımından da çok büyük hizmetlerde bulunmuştur. Küçük Mecmua'nın 14. sayısından itibaren başlayıp 15 sayı devam eden «Diyarbekir Tarihinde Komuk Eli» ve 24 ilâ 32. sayılarında çıkan «Diyarbekir Âbidelerinden» adlı, şehirdeki kitabelere ait Halis Bey'in yazıları da birer ciddi emek mahsulüdür» diye bahsetmektedir. İşte bu makaleler, Halis Bey'in arşivindeki notlarıyla karşılaştırılarak, eksik yerlerin ilavelerle tamamlanarak, bu kitaptan sonra, yayına hazsrlanmıştsr. Bunlardan başka, 1975 yılında yayımlanan «Çanakkale Raporu» nun 2. cildi ile katılmış olduğu bütün savaşlara ait hatıraları ve arşivinde bulunan «Gazneliler - Harzemşahlar» ve ayrı bir ölçü ve metodla yazıldığı söylenen «Türkler'in Kökü ve Harsları» ile «Ziya Gökalp'in Mektupları» nı da yayın dünyasına sunmak arzu ve programı içinde bulunuyoruz. Çok önceleri, 1941 yılında, Millî Eğitim Bakanlığı tarafından varislerinden istenip tetkik edildikten sonra, lisanının eski olduğu ve bazı eksikliklerin bulunduğu söylenilerek iade edilen «Herodot Tarihi» müsveddeleri ise bir hatıra olarak kütüphanesinde saklanmaktadır. Ömrünü savaş meydanlarında geçiren ve 57 yaşında hayatını tamamlayan Halis Bey doğu ve batı lisanlarına vakıf bir askerdi. Son derece mütevazi olan bu zat o nisbette de kahraman bir askerdi. Miralay ( = albay) Şefik (Aker) Bey'in, Çanakkale'de, Mustafa Kemal Paşa'mn yerine 19. Tümen Komutanı olarak tayini üzerine boşalan 27. Alayın Alay komutanlığına getirilmişti. Birbirleriyle halef «selef olan Halis Bey için Miralay Şefik Bey, (Çanakkale - Arıburnu Savaşları ve 27. Alay) isimli eserinin 55. sayfasında : «Her iki taraf muannidane bîr- XV

11 birine mukavemet etmeye ve başkaldırmaya başladı. Tabur komutanı vaziyeti nazik gördü. Bu sırada kolunun pazu kısmından yaralandı. Çok kıymetli ve şeci olan tabur kumandanı Yüzbaşı Halis, yaralı olduğu halde dahi sağ cenahını bu tehlikeli vaziyette bırakmak istemedi. Ve bir müddet bekledi. Fakat kaybetmekte olduğu kan sebebiyle ve arkadaşlarının ısrarı ile geriye, sargı mahalline gitmeye mecbur kaldı. Fakat geriye gitmezden evvel subay arkadaşlarına 57. Alay buraya gelinceye kadar haberci neferden başka hiçbir kimsenin geriye bîr adım atmamasını ve icap ederse hepsinin orada ölerek mevzilerini terk etmemelerini tembih etti ve söz aldı» demektedir. 27. Alay'ın o vakit çok genç subaylarından olan «zabit» namzedi merhum Mucip Kemalyeri'de «Çanakkale Ruhu Nasıl Doğdu ve Azerbaycan Savaşları» isimli eserinde, Halis Bey'in kahramanlığından övgüyle bahsetmektedir. güyle bahsetmektedir ve şöyle söylemektedir : «Arıbumunda bulunduğumuz sıralarda muharebenin tesiri artık bizim taraf içinde kendini göstermeye başladı. Dakikalar ilerledikçe, mücadele bütün manasıyle dehşet ve ehemmiyet peydah ediyordu. Bu sırada tabur komutanımız Uşaklı Halis bey geldi. Henüz yirmi yaşındaydım. Onun gelişi benim için imdat kuvveti oldu. Düşmanın vaziyetini tetkike başladı. Vaziyetin lehimize olduğuna dair bir kanaati olmadığını yüzünde okumak mümkündü. Bana durum muhakemesi yaptıktan ve emir verdikten sonra, Düşman herhalde Deniz'e dökülecektir, dedi. Gittikçe sararan yüzünden ve bakışlarındaki kuvveti kaybolan gözlerinden bir mana çıkarmak istiyorum. Fakat bunun için çok düşünmeye ve sebep aramaya lüzum kalmadı. Sol kolunun haki kumaşı yavaş, yavaş kızarıyor ve parmaklarının ucuna kan damlaları birikiyordu. «Yaralanmışsınız» dedim. «Şimdi değil, sizin bölüğe gelirken yolda oldu. «Sıhhiye çavuşu» diye bir defa seslenebildim. Beni susturdu ve hemen ilave etti. «Asker yaralandığımı duymasın. Avcı hattında durumu tetkik etti, bu tetkikin ne kadar sürdüğünü kestiremedim. Fakat kumandanımın her geçen dakika içinde yattığı yerde bile takatsizliğinin artmakda olduğunu hissettim. Bize karşı çok XVI

12 manalı ve müphen bakışları vardı. Anlıyordum ki yalnız bırakmak istemiyordu. Tabur komutanımızı haddinden fazla tatmin ve temin etmeye çalıştım. Fedakâr kumandanımın yavaş, yavaş müşteri olmaya ve bize emniyet etmeye başladığını hissediyordum. Biraz sonra sesi toklaştı. «Katiyen geriye çekilmeyiniz, size derha! takviye kuvveti göndereceğim» bu emri müteakip, bir neferin yardımı ile yavaş yavaş geriye doğru inmeye başladı.» Bir tarih etüdü kitabının başlangıcına yukarıdaki cümleleri almamızın sebebi, onun Türk milliyetçiliğini yalnızca fikir ve yazı sahasında değil, fiiliyatta da gösterdiğini belirtmek içindir. Halis Bey Millî Mücadele den sonra arzusu ile emekli olmuş ve memleketi olan Kütahya'nın (o günlerdeki) kazası olan Uşak'ta belediye mühendisliği vazifesinde bulunmuştur. Uşak'a o devirde yapılması hayal dahi edilemeyecek beledî hizmetler ifa etmiş; şehrin alt yapısını tanzim ve yollarını asfaltlama gayretini, devrin Belediye Reisi merhum Alâattin Tiridoğlu ile elele vererek yürütmüşlerdir. Alâattin Tiridoğlu, sonraları Kütahya Milletvekili olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne girdiği zaman, meclis reislerinden Nuri Conker'in Halis Bey'i sık sık sorduğunu ve kendi zamanlarında yetişen kıymetli askerlerden biri olduğunu söylediğini, dostlarına naklet mistir. Diyarbakır'daki Komuk Türkleri'ne dair bilgilere, tarihî makale, kitap, ansiklopedi ve benzeri eserlerde pek az veya hiç rastlanmayışından, bu yazıların/makalelerin kitap halinde basın âlemine çıkması mecburiyeti doğmuştur. Bu kitap aynı zamanda vatanımızda oynanmak istenen oyunlara ve tarih yarışı yapma küçüklüğünde bulunan «Ermeni Coğrafyacılığı» komedisine bir ihtar olsun için de çıkarılmıştır. Bu yazılar aynı zamanda bazı kişilerin tarihlerini ve menşe'/kökenlerini iyi bilmemeleri sonucu, Halis Bey'in, kitabının bir yerinde dediği: «Komuklar, soydaşları Kimmerler (Kimaklar) tarafından yağma ve tahrip edildiği güne kadar varlığını korudu ve ancak bundan sonra bu bölgede Komuk adı işitilmez oldu. Şimdi Kafkasya'da yaşayan ve halis Türkçe konuşan Komuklar'ın bunların akrabası olmaları kuvvetle muhtemeldir. Biz bu sayfalarda, bu unutulmuş ilk tarihi bulabildiğimiz kadar toplamak istedik ki, Komuklar'ın bu ilk tarihi aynı zamanda Diyarbakır'ın en eski tarihidir» sözlerine kulak vererek ruhunu taziz etmek, Diyarbakırlılara karşı duyduğu hayranlığı ve vefa duygusunu dile getirmek için de hazırlanmıştır. Nihayet bu «kitapçık» Türk' XVII

13 ün milattan binlerce yıl önce, bu topraklarda var olduğunu bilmeyenlere öğretmek için de çıkarılmıştır. Türk-İslâm Sentezine herşeysiyle bağlı olan Halis Bey, geceleri dahi çalışarak Uşak yollarını asfaltlama hizmetinde bulunduğu sıralarda zatürre hastalığına tutulmuş ve kurtulamayarak yılında hayata gözlerini yummuştur. Uşak'ın Bozkirlı mezarlığına defnedildikten sonra, buranın istimlakinde, naaşı alınarak şimdiki kabristanın girişinin sol yanındaki aile mezarlığına bırakılmıştır. «Diyarbakır Tarihinde Komuk Eii'nîn basın alanına çıkmasında, vakti ile Halis Bey'in yanında askerlik yapmış olan; kendisinin ve çevredekilerinin şahsından çok istifadelerde bulunduğunu bizlere anla* tan; böylelikle kitabın yayınlanmasında manevi payı bulunan ve Amerika'da hayatını yitiren Torna Başaranlardı anarken, makaleleri eski harflerden yeni harflere geçirip daktilo etmek suretiyle, kitabın meydana gelişinde büyük hizmeti geçen Alâattln Eser ile bu yazıların çıkmasında destek ve teşviklerini esirgemeyen İstanbul Üniversitesi tarih doçentlerinden Dr. Ali İhsan Gencer'e; önsözün yazılmasını, «en iyi varisleri yapabilir» uyarı ve dileklerinde bulunan Dr. Rıfat Uçarol'a ve Çeltüt Matbaası A.Ş.'ne : Her türlü gayreti ile, bizzat baskıya hazırlanışında büyük emeği olan Muhittin Salih Eren'e teşekkürlerimizi borç biliriz. Yalnışlıklar, eksiklikler ve bazı yerlerin okunamayışindan dolayı doğmuş olan boşluklar için okurlarımızdan bizi bağışlamalarını dileriz. Yılmaz ATAKSOR XVIII

14 Halis Bey'in Albümünden Birkaç Resim. / 4 Resim 1 Halis Bey, Milli Mücadele Yıllarında, Diyarbakır'da menzil kumandanlığı hizmetinde bulunduğu sıralardaki resmi.

15 Resim 2 Halis Bey, Çanakkale'de 27. Alayın Komutanlığını yaptığı sıralardaki bir resmi. XX

16 X Resim Alayın Arıburnun'da düşmanın kaçışından sonra siperlerin önündeki subaylar. 1 Miralay Şefik Bey (19. Fırka K.) f 2 Binbaşı Halis Bey (27. A. K.).

17 Resim Alayın subaylarının Çanakkale Arıburnun'daki komutanlarının resmi. Miralay Şefik Bey, 2 Binbaşı Halis Bey, 3 Binbaşî Cemil Bey. XXII

18 Resim 5 Haüs Boy, Çanokkaie, Anburnu, Kabatepe'deki Bomba sırtında maiyetindeki subaylarla birlikte (X işaretli). XXIII

19 X Resim 6 - Milli Mücadelede, Cenup cephesinde arkadaşlarıyla birlikte (Soldan üçüncü).

20 Resim 7 Halis Bey'in Milli Mücadele yıllarında Diyarbakır'da bulunduğu günlere ait resmi. (Sağ başta oturan zat]. Resim yıllarında Harran. XXV

21 Resim yıllarında Urfa şehrinin görünüşü. Halis Bey'in oturduğu yer ve kütüphane. Resim 10 Uşak Belediye binasının 1930'iu yılları. Halis Bey'in Belediye Mühendisliği yaptığı zamana ait binanın köşesindeki resmi (Yılancı Hanı).

22 Resim 11 Halis Bey'in Uşak'ta Belediye Mühendisliği yaptığı yıllan ve son resmi XXVII

23 DİYARBAKIR TARİHİNDE KOMUK ELİ El - Cezîre harabelerinden çıkarılan yazılı taşlar ve tuğlalar, Asur ve Kaide (= Keldaniye) tarihlerindeki karanlık noktaları aydınlattığı sırada, Diyarbakır vilâyetinde de Asur krallığı zamanında bir Komuk Eli'nin varlığını ortaya koydu. G. Maspero, eski doğu kavimlerinden bahseden meşhur tarihinde bu Türk Eli'nin, Diyarbakır vilâyetini tamamiyle kapladıktan başka Fırat'ın öte tarafına da taşdığını küçük bir harita üzerinde göstermiş oluyor (c. 2, s. 599) ve buna bağlı olan kabileleri de sayıyor. Batman ve Savur sularından Maraş yanlarına; Gölcük 1 ten Viranşehir ve Derik güneyindeki ovanın başladığı yerlere kadar geniş bir alana yayılan Komuk Eli, zamanın en büyük fatihlerini kendi istiklâllerine saygı duyduracak derecede kudretliydi. Bu kuvvet onun (Komuk Eli'nin) daima kendi «millî» hükümdarları idaresinde, bağımsız veya yarı bağımsız yaşamasını ve altı yüz yıl kadar yukarı el-cezîre'ye ıhâkim kalmasını sağlamıştı. Hatta Asurlular'ın en müteşebbis imparatoru olan III. Tiglat Pileser bile Asur devletine bağlı bütün ülkelere Asurlu vali ve kumandanlar tayin ederek hepsini Asur vilâyetleri haline çevirdiği halde, Komuk Eli'nin o zamanki (MÖ. 744) hükümdarı Gustaşpi'yi kendi topraklarında bağımsız olarak bırakmış ve yalnız belirli bir vergi almaya devam etmekle yetinmişti (a. e. c. 3, s. 49, 249). Bundan daha sonraki Asur imparatoru II. Sangon (MÖ. 710)'un şimdiki Malatya (= Mel itene) ve havalisini Komuk prensi Mutallu'ya bırakmış olduğu da tarihte yazılmıştır (c. 3, s. 252). Bundan da Komuk Eli'nin son günlerinde bile küçülmüş değil, aksine daha büyümüş olduğu anlaşılıyor. 1

24 Komuk la r tarihte Asur imparatorluğu ile beraber ve bel.ki de daha önce yer aldı. Milâttan önce 608 yılında Ninova (= Ninive) tahribinden >bir kaç ay önce mukaddes şehir Harran ve oradaki Sin mabedi, Komuklar'ın soydaşları Kimmerler (= Kimaklar) tarafından yağma ve tahrip edildiği güne kadar (c. 3, s. 516) varlığını korudu ve ancak bundan sonra bu havalide Kornuık adı işitilmez oldu. Şimdi Kafkasya'da yaşayan ve halis türkçe konuşan Kormmuklar'ın, bunların akrabası olmaları kuvvetle muhtemeldir. Biz bu sayfalarda, bu unutulmuş ilk Türk tarihini, bulabildiğimiz kadar toplamak istedik ki, Komuklar'm bu ilk tarihi aynı zamanda Diyarbakır'ın da en eski tarihi demektir. Eski zamanlarda su, dağ, şehir ve yer isimleri şimdikilere hiç benzemiyor. Bu tarih, okuyucular tarafından iyice anlaşilabilsin diye, olayların hikâyesine başlamadan önce Komuk Eli'nin o zamanki coğrafya ve etnografyası hakkında bazı bilgiler vermeye lüzum gördüm. Bu tafsilâtı bir harita üzerinde işaret edenler, o devrin eski bir haritasını edinmiş ve tarihî olayları bu harita üzerinde kolayca takip ederek kavramış olurlar. Komuk Eli'ni üç parçaya bölen Fırat ve Dicle nehirleri, bu yerlerde eski zamanlardan beri boşu boşuna akmakta ve bu sulardan bugün olduğu gibi, o günlerde de yalnız nakliyat için istifade edilmekte idi. Pek sert aktığı için Dicle'ye «ok» manâsına İdiglat, Fırat'a da «sil», «sel» manâsına Bu-ra-nu-nu / Purattu dertlerdi. Dicle'yi teşkil eden iki koldan Ergani suyunun eski adı bilinmiyorsa da kuzeyden inen Sibene/Zibene koluna Supnal/Supnat adı veriliyordu ki, bunun o zamanlardan beri adı değişmemiş demektir. Her devir için büyükçe bir engel teşkil eden Batman suyuna «Mani» deniliyordu. Hanik suyu vadisi «Bulyani» adıyla anılmakta ve o devirlerde bile mühiım bir geçit teşkil etmekteydi.

25 Seyhan deresinin ismi sanıldığına göre «Lıriciya» idi. Savur suyu ile diğer suların ve Gölcük dediğimiz uzunca gölün o zamanki adlarını bilmiyoruz. Fırat havzasını Dicle havzasından ayıran dağların hepsine birden Kaşyari diyorlardı (Bu dağlara Yunanlılar zamanında Mazı manâsına «Masyos» denirdi. Kaide ve Asur tarihi, bunu «Masa/Maşa» şeklinde yazmıştır). Bu isim Kervançemen dağlarından Midyat'a kadar uzanan ve el-cezîre ovasına hâkim olan bütün dağlan gösteriyordu. Asıl Karacadağ'i teşkil eden yüksekliğe «Ohiro» denirdi. Maden ovası kuzeyindeki «Mihrab» ve «Behru» dağlarına Ankanya ve Yanarı/Yanarı" gibi adlar verili yordu. Lice'nin kuzeyindeki dağlar Manni/ = Mauna diye anıhyordu. Nipur şimdiki Beşiri kazasında Rıdvan ile Batman suları arasında Dicle'ye hâkim Asit/ = Aşıt dağını gösteriyordu. Komuık Eli'nin kuzey ve doğu taraflarındaki bütün toprakla* ra, Karadeniz ve Kızılır-mak'a kadar, Asurîler genel bir isim olarak Nairi/ Nayri diyorlardı. Sözünü ettiğimiz dağlarla suların şekil verdiği yerler, ora- Jarda oturan kabilelerin adlarını alıyorlardı. Karacadağ'ın üstünde ve eteklerinde Subartilar, Nirfoolar, Neberdunlar yerleşmişlerdi. NirboSar ile Neberdunlar Karacadağ'da Subartılar'a halef olmuş görünüyorlar. Ne zaman ve ikimin tarafından yapıldığı bilinmeyen Diyarbakır şehri, pek eski zamanlardan beri Amida/Amidi/Amid adıyla Subartrlar'ın ve Komuk El'i'nin mühim bir merkezi idi ve sağlam duvarlarla da çevrilmişti. Asur hükümdarlarının zalimlerinden birisi, asilerin bu şehir duvarları dibinde kazıklandığından fakat yine de şehri zaptedemediğinden bahsetmiştir iki bu olay, inşa ve ikmali II. Konstantin ve haleflerine isnat olunan şimdiki surdan daha önce Amida'nm yine peık sağlam duvarlarla çevrilmiş olduğunu gösteriyor. Şehrin Kaideliler tarafından yapıldığı ileri sürülüyorsa da Kaldeliler'in en kudretli hükümdarı o

26 olan Salvaray zamanında bile, imparatorluğun sınırlan Mazı ve Karacadağ'ın kuzeyine geçmemiş olduğundan, burasının Hititler 1 in yani Hatay Türkleri'nin Emat (?) kabilesi tarafından yapılmış olması zanm hakikata daha yakın görünür. Amid ismini Süryani dilindeki «beşik» manâsına «âmid»ten ve «el-cezîre'nin en uzak yeri» manâsında, arapça «amed»den getirenler vardır ki bu, kelimeye bir 'manâ bulmak merakından başka bir şey değildir. Diyarbakır ismi bize, M.Ö. 158 yılında bu havaliye gelen Benî Bekir kabilesinden kalmıştır. Bu ismi «Bakire Meryem» e mensup bir manastıra nisbetle «Deyri Bakire» veya «Darı Bakira» nın «dar» kelimesinden çıkaranlar da eksik değildir. Nirbo/Neberdu/lar, Karacadağ'ın güney yamaçlarını ve şimdiki Viranşehir 'kazasını işgal ediyorlardı. Üç sıra duvarla çevrili, pek kuvvetli bir şehir olan Telia/ = Til-H/ = Telâ, Nirbolar'ın en büyük şehri ve merkezi idi. Ve şimdiki Viranşehir bu şehrin yerindedir. Neberdunlar/Nirdonlar/Karacadağ doğusunda Ortaviran'a doğru yerlerde otururlardı. Bunların merkezleri de dört sıra duvarla çevrilmiş Madra şehri idi. Bu şehir şimdiki Mirhızir/Mirhıdır kalesinin bulunduğu yere düşüyor ve ihtimal ki bu kaledir. Madra semtlerinde M.Ö. 870 yıllarına doğru Ura/Urna adlı büyük bir şehir zikrolunuyorsa da yeri belli değildir. Derik kasabasının ve doğuya daha yakın olarak Mardin şehrinin bulunduğu yerde «Ardupa» adında büyükçe bir kasaba gösteriliyor. Amida'nın 28 kilometre kadar doğusunda, Dicle'nin güneyinde ve Sevik yakınındaki Kerh köyü ile civar harabelerin yerinde Toşhan/ = Toşhane namiyle pek meşhur bir şehir vardı ki, Akpınar'dan görünen Tavşan Tepe'nin, adını buradan aldığı zannolunuyor. Toşhan, önceleri önemsiz bir yer iken Asur hükümdarları bu havaliyi istilâ ettikleri zaman burasını tahkim etmiş ve mabedlerle süslemişler ve Dicle'nin kuzeyine geçmek için burasını hareket merkezi kabul etmişlerdi. O zamanlar istilâ orduları için bu havalide Dicle'nin iki geçidi vardı : birisi burada, diğeri de Amida'nın kuzeyinde idi. Savur taraf- _ 4 _

27 lama Hamana ve Beşiri havalisine Dirra/Dirya/ = Darya deniliyordu ve şimdiki Savur kasabası Şura/ = Suru ismi ile o zaman da mevcuttu. Meyyâfarikin'in kuzey taraflarında İşpilibriya denilen sağlam bir kale vardı ki yeri iyi bilinmiyor. Batman suyu kaynaklarına Karya/ = Harya ve İsua deniliyor ve ikisine birden Kuvartas adı da veriliyordu. Lice kazasında Hataro adlı bir şehir vardı. M ad en ovası Alzular/ = Alziler'e aiddi. O zamanın pek meşhur bir şehri olan Damdamuza kasabası ile Urarhinas şatosu, Maden ovası arazisindeydi. Bunların yeri de doğru olarak bulunamıyor. Urarhinas şatosu Yanarı dağının tepesindeydi. Supnat suyu ile Fırat arasında Tel al u namında bir kasaba olduğu anlaşılıyor ve bunun da Gölcük havalisinde bulunduğuna ihtimal veriliyor. Diyarbakır'ın batı taraflarına Purro-Kuzzi ve Siverek taraflarına Halzi-Luka/ = Halzi-Dipka deniliyordu. Şupriya denilen, üzümü ve şarabı bol, hayvan bakımından zengin bir kasaba, bazıları tarafından bugünkü Çermi'k'in yerinde gösteriliyor. Halzi-Luka'nın merkezi olan ve bir kalesi bulunan Kinabu şehri de Siverek şehrinin yerine konuluyor. Şimdi Birecik denilen Til-Barsip kasabasının kuzeyinde Fırat'ın dirsek teşkil ettiği yerlere yani Rum Kale havalisine Şuap ve bunun kuzeyinde, Dicle'nin öte tarafındaki yerlere, Samsat/ = Simsat cihetlerine de Urume deniliyordu. Komu'k Eli güneyinden Bit-Adini ve Bit-Bahyani ile sınırlı idi; Bit-Adini özellikle Fırat ile Papih (= Belin) ırmağı arasındaki yerlerdi. Şimdiki Urfa havalisine Tul-Adini/ = Tu<l-Abni derlerdi. Harran bu tarafların en büyük ve mukaddes şehri ve Sin tapınağının merkezi idi. Urfa ( Ruha) şehri daha meydanda yoktu veya ehemmiyetsiz bir yerdi. Bit-Bahyani; Habur suyundan Karmış denilen Cağ-Cağ suyuna kadar olan yerlere yâni Resülayn havalisi ile bunun doğu ve batı taraflarına denilirdi. 5

28 Komuk Eli bu topraklar içinde doğuda ve kuzey-doğuda Kirhular ile sınır dostu ve müttefik idi. Şimdiki Harput sancağında, sanıldığına göre Hitit soyundan bir takım kabileler oturuyorlardı. Malatya taraflarına Hani- Galbat deniliyordu. Koımuklar, bu taraftan Milidiler, Musikiler ve Muşkiler'in kabilesi gibi görünen Kaşkiler ile hem-hudut idi. Bu kabileler Hitit uruğa mensup idiler. Güney sının yani el-cezîre ovası, muhtelif isimlerdeki Aramî kabilelerin gezip dolaştıkları yer idi. Komuk Eli'ne ve civarına ait diğer bir çok isimler daha varsa da bunlar sırası geldiklerinde anılacak ve izah edilecektir. Komuk Eli'nin bu isimleri İranlılar'ın ve İskender'in istilâlarından itibaren hemen ortadan siliniyor ve yerlerine az-çok veya tamamen farklı başka bir sürü isimler konuyor. Şimdilik bunlardan bahsedecek değiliz. Komuklar, bir zaman bütün Küçük Asya'ya sahip olan Hitit İmparatorluğu'nun çekirdeğini teşkil etmişlerdi (Maspero, c. 3, s. 110). Bunların kıyafetleri, örf ve âdetleri, orduları, siyasi ve»millî idareleri, kısaca sosyal durumları hakkında bilgi bulunuyorsa da Hitit uruğunun temeli olduklarına bakılırsa Hititler'e aid uygarlıkta bunların da payları olmak gerekir. Diyarbakır vilâyetinden başka yerlerde çok gördüğümüz höyükler (= yapma tepeler), Komuklar'ın bir çok medenî eserlerini şimdilik bizden saklıyorlar. Asıl Komuklar'ın tarihi, yazık ki M.Ö yılından itibaren bilinmeye 'başlıyor. Asuriler, asıl Komuklar ile bundan önce temas edemediklerinden, Asur kitabeleri Komuklar'ın daha eski zamanları için aradığımız malûmatı veremiyorlar. Asıl Komuklar, Asurîler ile daha önce temasta bulunmamişlarsa da Komuk topluluğuna biraz sonra giren Supartilar'ın (bunlar ihtimal Kabartaylar'dır. Çerkezistan'daki Kabartaylar da 6

29 aslen Kırım'dan çıkmış bir Türk eli'dir) Kaide ve Asurlular'Ia tşmasları ve münasebetleri hemen M.Ö yılında ve belki daha önce başlamıştı. Bu tarihte Asur İmparatorluğu tahtını işgal eden Asur-Uballit'in, o sırada Mazı dağlarından Fırat yakınlarına ve ihtimal iki Fırat'a kadar Habur ile Belih suları arasındaki yerlerde oturan Supartılar'i, Asuriye'nin hüküm ve nüfuzu altına aldığı; Budilo'nun (yaklaşık M.Ö yılından 1290 yılına kadar hüküm sürmüştür) Suparti toprağından Habur suyunun Fırat'a döküldüğü noktaya doğru uzanan yerleri sulh karşılı* ğı olarak Kaide devletinden -kopardığı; I. Rammanirari'nln (yaklaşık M.Ö yılından 1290 yılına kadar hüküm sürmüştür) de Supartiler'e karşı savaşlarda muzaffer olarak Yukarı Dicle'ye yerleşebildiği ve seleflerinin, Supartiler üzerinde kurmuş oldukları nüfuz ve hakimiyeti takviye eylediği kayıtlıdır iki, tarihin bu üç kaydından Supartiler'in bir zamanlar sınırı Habur suyuna (Resülayn'deki Tel-Halef kazılarında bulunan bir dostum bana o taraflarda Hititler'in hâkimiyetinden ve Mabara adlı birisinin Tel-Halef'te Hitit ikrah olduğundan bahsetmiştir iki, Hititler'in bu eserlerini orada, toprak üstüne çıkarılmış olarak da kendim gördüm) dayanan ve belki bu suyun doğusuna da geçen Hitit İmparatorluğu'nun doğu hududunda Kaldeliler'e (karşı biüleşmişken Hitit Devleti'nin parçalanması üzerine yabancı 'komşularının hücumları ve Ramımanirari ordusunun şiddetli darbeleri önünde ovayı büsbütün bırakarak Mazı dağlarına ve yukarı Dicle vadisine çekilmeye mecbur bulunduğu anlaşılıyor. Asuriler tarih sahnesine çıktıkları zaman eski Büyük Hitit İmparatorluğu'nda birlik ve beraberlik (kalmamıştı. Gerçi asıl Hatti (= Hatay) uruğu Toros dağlan güneyinde Sacir vadisinde yine varlık göstermekte devam ediyor ise de esasen birer kıra! selâhiyetini haiz valiler, artık hemen birbirini tanımaz olmuş; bu koca devlet küçük küçük emirliklere ayrılmıştı. Bunlardan Kargamış'a sahip olan en önemlisi, öteki küçük emirlikler üzerinde gerçek bir hegemonya kurmak istiyor ve «Hatti Hüküm- 7

30 darı» unvanını takınmak hakkını kendisine mahsus kılıyordu. Ötekiler de normal olarak bunu çekemiyorlar, bu yüzden aralarında uyuşmazlıklar hatta çarpışmalar eksik olmuyordu. Kendisini «müstakil» gören her küçük Hitit Eli, yakınındaki ufak elleri zorla tabiyeti altına alarak hepsinin üzerinde hâkimiyet kurmaya çalışmaktan vazgeçmiyordu. Komuklar'ın Fırat batısına taşmalarının ve Malatya bölgesindeki Muşkiler'in de Kaşkiler'Ie birlikte bunları kovmak ve yerlerini almak için uğraşnnalannm sebebi bunda aranmalıdır. İşte Asuriye, Komuk Eli'ne böyle zayıf ve buhranlı bir za* manda tecavüze başlamış ve bir aile kişileri arasında bile her türlü mantıkî düşünce ve hareketleri unutturan böyle günlerde, kabileleri hatta kişileri birbirine düşürerek onları, gittikçe daha çok parçalamak, güçsüz bıraktıktan sonra kendisine tabi olmaya mecbur etmek istemişti. Asur hükümdarları bu teşebbüsleriyle Supartiler'in bir zaman için soydaşları Komuklar'la birleşmelerine mani olmuşlar ve kendilerini bir aralık Supartiler'in ımetbu'u olarak da tanıtmışlardı. Komuklar ile Supartiler'in güçsüz ve halsiz zamanlarında buralara saldıranlar yalnız Asurlular değildi. Hitit İmparatorluğu tebası iken şimdi hâkim olmaya çalışan Aramî kabileleri bu sırada meydanı boş bularak Dicle vadisine doğru yaklaşmaya başlamışlar ve Supartiler'in bıraktıkları yerleri ellerine geçirmek için bunları kovalamaya ve Asuriye ile yarış etmeye kalkışmışlardı. Aramî kabilelerinin bu maksat uğrunda Kirhular'Ia ve o zaman Toşhana civarında bulunduğu anlaşılan Rurriler'le aralarının bozulmuş olduğu tarihte kayıtlıdır. Asuriye tahtında I. Rammanirari'ye halef olan I. Salmanasar (yaklaşık M.Ö yılma kadar hüküm sürmüştür) bu saldırgan Aramîler'i birer birer vurduktan sonra, onların tarafını tutmuş olan Kirhular'ın ve Rurriler'in üzerine yürümüştü. Hatta 8

TARİH BOYUNCA ANADOLU

TARİH BOYUNCA ANADOLU TARİH BOYUNCA ANADOLU Anadolu, Asya yı Avrupa ya bağlayan bir köprü konumundadır. Üç tarafı denizlerle çevrili verimli topraklara sahiptir. Dört mevsimi yaşayan iklimi, akarsuları, ormanları, madenleriyle

Detaylı

"Satmam" demiş ihtiyar köylü, "bu, benim için bir at değil, bir dost."

Satmam demiş ihtiyar köylü, bu, benim için bir at değil, bir dost. Günün Öyküsü: Talih mi Talihsizlik mi? Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir adam yaşıyormuş. Çok fakirmiş. Ama çok güzel beyaz bir atı varmış. Kral bu ata göz koymuş. Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Hocam Prof. Dr. Nejat Göyünç ü Anmak Üzerine Birkaç Basit Söz

Hocam Prof. Dr. Nejat Göyünç ü Anmak Üzerine Birkaç Basit Söz Hocam Prof. Dr. Nejat Göyünç ü Anmak Üzerine Birkaç Basit Söz PROF. DR. 133 Prof. Dr. Alaattin AKÖZ SÜ Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Hiç unutmadım ki! Akademik olarak hem yüksek lisans, hem de doktora

Detaylı

SİVEREK'TE TARİHİ ESERLER VE CAMİLER

SİVEREK'TE TARİHİ ESERLER VE CAMİLER SİVEREK'TE TARİHİ ESERLER VE CAMİLER» Genel Bilgi» Ulu Camii» Gülabibey Camii» Sulu Camii» Haliliye Camii» Eski Hükümet Konağı ve Gazipaşa İlkokulu» Yeraltı Hamamı» Abdalağa Hamamı» Hanlar» Serap Çeşmesi...»

Detaylı

Göç yani hicret dini bir vazifedir.insanların dinlerini daha iyi yaşamaları,hayatlarını devam ettirebilmeleri için göç bir ihtiyaçtır.

Göç yani hicret dini bir vazifedir.insanların dinlerini daha iyi yaşamaları,hayatlarını devam ettirebilmeleri için göç bir ihtiyaçtır. TÜRKİYE'DEKİ GÖÇLER VE GÖÇMENLER Göç güçtür.hem güç ve zor bir iştir hem de güç katan bir iştir. Göç yani hicret dini bir vazifedir.insanların dinlerini daha iyi yaşamaları,hayatlarını devam ettirebilmeleri

Detaylı

ŞANLIURFA YI GEZELİM

ŞANLIURFA YI GEZELİM ŞANLIURFA YI GEZELİM 3. Gün: URFA NIN KALBİNDEN GÜNEŞİN BATIŞINA GEZİ TÜRKİYE NİN GURURU ATATÜRK BARAJI Türkiye de ki elektrik üretimini artırmak ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi ndeki 9 ili kapsayan tarım

Detaylı

Yazar Administrator Perşembe, 26 Nisan 2012 17:25 - Son Güncelleme Cumartesi, 19 Mayıs 2012 14:22

Yazar Administrator Perşembe, 26 Nisan 2012 17:25 - Son Güncelleme Cumartesi, 19 Mayıs 2012 14:22 Batman'ın tarihi hakkında en eski bilgiler halk hikayeleri, mitler ve Heredot tarihinde verilmektedir. Ortak verilere göre MED kralı Abtyagestin'in torunu Kyros karsıtı Erpagazso M.Ö. 550 yilinda yenilince

Detaylı

Kültür - Sanat Kültür - Sanat Kültür - Sanat Kültür - Sanat Kültür - Sanat

Kültür - Sanat Kültür - Sanat Kültür - Sanat Kültür - Sanat Kültür - Sanat Kültür - Sanat Kültür - Sanat Kültür - Sanat Kültür - Sanat Kültür - Sanat Tarih / Terra Cotta Savaşçıları, Çin Halk Cumhuriyeti Kitap / Türkan Röportaj / Doç. Dr. Okan Gülbahar El Sanatları / Geleneksel

Detaylı

Türklerin Anayurdu ve Göçler Video Ders Anlatımı

Türklerin Anayurdu ve Göçler Video Ders Anlatımı Türklerin Anayurdu ve Göçler Video Ders Anlatımı III. ÜNİTE TÜRKLERİN TARİH SAHNESİNE ÇIKIŞI VE İLK TÜRK DEVLETLERİ ( BAŞLANGIÇTAN X. YÜZYILA KADAR ) A- TÜRKLERİN TARİH SAHNESİNE ÇIKIŞI I-Türk Adının Anlamı

Detaylı

9 EYLÜL 1922 BAKİ SARISAKAL

9 EYLÜL 1922 BAKİ SARISAKAL 9 EYLÜL 1922 BAKİ SARISAKAL 9 EYLÜL 1922 Güzel İzmir imizin kurtuluşu, bugün doksan birinci yılına basıyor. Bu mutlu günü anarken, harp tarihinde eşi görûlmiyen Başkomutanlık Meydan Muharebesindeki geniş

Detaylı

Edirne Tarihi - Bizans Döneminde Edirne. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı

Edirne Tarihi - Bizans Döneminde Edirne. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Edirne Tarihi - Bizans Döneminde Edirne Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Aralık 25, 2006 2 İçindekiler 0.1 Hadrianopolis ten Edrine ye : Bizans Dönemi.......... 4 0.2 Hadrianopolis Önce Edrine

Detaylı

Kütahya Gazeteciler Cemiyeti Ziyareti:

Kütahya Gazeteciler Cemiyeti Ziyareti: Türk Ocakları Genel Merkezi Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Efendi BARUTCU, Türk Ocakları nın 100 üncü kuruluş yıldönümü kutlamaları çerçevesinde, Sönmeyen Ocak Türk Ocakları ve Türkiye nin Geleceği konulu

Detaylı

İÇİNDEKİLER... SAYFA NUMARASI 1. Genelkurmay Başkanlığının Afyon ve Kocaeli mıntıkalarındaki duruma dair 3 Ekim 1921 tarihli Harp BELGELER

İÇİNDEKİLER... SAYFA NUMARASI 1. Genelkurmay Başkanlığının Afyon ve Kocaeli mıntıkalarındaki duruma dair 3 Ekim 1921 tarihli Harp BELGELER İÇİNDEKİLER SUNUŞ İÇİNDEKİLER... BELGELER III SAYFA NUMARASI 1. Genelkurmay Başkanlığının Afyon ve Kocaeli mıntıkalarındaki duruma dair 3 Ekim 1921 tarihli Harp Raporu... 1 2. Ali İhsan Paşa nın Güney

Detaylı

AKDENİZ İN KUCAĞINDAKİ TARİH ;MAMURE Kapıdaki gişeye yaklaşıp kaleye girmek için ücret ödemek istedim. O sırada gişede oturan hanım görevlinin

AKDENİZ İN KUCAĞINDAKİ TARİH ;MAMURE Kapıdaki gişeye yaklaşıp kaleye girmek için ücret ödemek istedim. O sırada gişede oturan hanım görevlinin AKDENİZ İN KUCAĞINDAKİ TARİH ;MAMURE Kapıdaki gişeye yaklaşıp kaleye girmek için ücret ödemek istedim. O sırada gişede oturan hanım görevlinin elindeki Posta Gazetesi ne takıldı gözüm.görevli hanımın gözü

Detaylı

MAĞARALARI VE YERLEŞİM ALANI

MAĞARALARI VE YERLEŞİM ALANI TÜRKİYE DOĞAL VE KÜLTÜREL VARLIKLARI ENVANTERİ ENV. NO. 58.01.0.02 ÇİMENYENİCE KÖYÜ, KÖROĞLU TEPELERİ, I39-a4 MAĞARALARI VE YERLEŞİM ALANI İL SİVAS İLÇE HAFİK MAH.-KÖY VE MEVKİİ Çimenyenice Köyü GENEL

Detaylı

8, Safsaf sokak Emirrân Tel. 63 52 31 27 Ağustos 1963. Muhterem Bey Efendi

8, Safsaf sokak Emirrân Tel. 63 52 31 27 Ağustos 1963. Muhterem Bey Efendi 8, Safsaf sokak Emirrân Tel. 63 52 31 27 Ağustos 1963 Muhterem Bey Efendi Yılmaz öztuna Beye 20/8/1968 tarihiyle yazdırınız mektubu gördüm. Orman Mektebinin Sami Paşa tarafından tesis edildiği "lalnamei

Detaylı

MİLLİ MÜCADELE TRENİ www.egitimhane.com

MİLLİ MÜCADELE TRENİ www.egitimhane.com MİLLİ MÜCADELE TRENİ TRABLUSGARP SAVAŞI Tarih: 1911 Savaşan Devletler: Osmanlı Devleti İtalya Mustafa Kemal in katıldığı ilk savaş Trablusgarp Savaşı dır. Trablusgarp Savaşı, Mustafa Kemal in ilk askeri

Detaylı

Atatürk ün Kişisel Özellikleri. Elif Naz Fidancı

Atatürk ün Kişisel Özellikleri. Elif Naz Fidancı Atatürk ün Kişisel Özellikleri Atatürk cesur ve iyi bir liderdir Atatürk iyi bir lider olmak için gerekli bütün özelliklere sahiptir. Dürüstlüğü ve davranışları ile her zaman örnek olmuştur. Gerek devlet

Detaylı

UNUTULAN SAVAŞLAR / KUTÜ L-AMMARE ZAFERİ

UNUTULAN SAVAŞLAR / KUTÜ L-AMMARE ZAFERİ UNUTULAN SAVAŞLAR / KUTÜ L-AMMARE ZAFERİ Yrd. Doç. Dr. A. Poyraz GÜRSON Atılım Üniversitesi Halkla İlişkiler Bölümü Dr. A. Poyraz Gürson, İlk-ortaöğretim ve liseyi İzmir Karşıyaka'da tamamlamayı müteakip

Detaylı

YUNAN'A BEŞ BEŞ BAKİ SARISAKAL

YUNAN'A BEŞ BEŞ BAKİ SARISAKAL YUNAN'A BEŞ BEŞ BAKİ SARISAKAL YUNAN'A BEŞ BEŞ Kurtuluş Savaşı ndan 7 yıl sonra ilk kez bir Yunan Takımı; Selanik Şampiyonu Aris 1, yurdumuza gelmişti. Bu, temeli atılmakta olan Türk-Yunan Dostluğu çerçevesi

Detaylı

SURUÇ İLÇEMİZ. Suruç Meydanı

SURUÇ İLÇEMİZ. Suruç Meydanı SURUÇ İLÇEMİZ Suruç Meydanı Şanlıurfa merkez ilçesine 43 km uzaklıkta olan ilçenin 2011 nüfus sayımına göre toplam nüfusu 100.912 kişidir. İlçe batısında Birecik, doğusunda Akçakale, kuzeyinde Bozova İlçesi,

Detaylı

İLK ÇAĞ UYGARLIKLARI MEZOPOTAMYA UYGARLIKLARI MISIR UYGARLIĞI İRAN UYGARLIĞI HİNT UYGARLIĞI ÇİN UYGARLIĞI DOĞU AKDENİZ UYGARLIĞI

İLK ÇAĞ UYGARLIKLARI MEZOPOTAMYA UYGARLIKLARI MISIR UYGARLIĞI İRAN UYGARLIĞI HİNT UYGARLIĞI ÇİN UYGARLIĞI DOĞU AKDENİZ UYGARLIĞI İLK ÇAĞ UYGARLIKLARI MEZOPOTAMYA UYGARLIKLARI MISIR UYGARLIĞI İRAN UYGARLIĞI HİNT UYGARLIĞI ÇİN UYGARLIĞI DOĞU AKDENİZ UYGARLIĞI MEZOPOTAMYA UYGARLIKLARI Kelime anlamı İki nehrin arası olan Mezopotamya,

Detaylı

Aynı kökün "kesmek", "kısaltmak" anlamı da vardır.

Aynı kökün kesmek, kısaltmak anlamı da vardır. Kıssa, bir haberi nakletme, bir olayı anlatma hikâye etmek. Bu Arapça'da kassa kelimesiyle ifade edilir. Anlatılan hikâye ve olaya da "kıssa" denilir. Buhâri, bab başlıklarında "kıssa"yı "olay" anlamında

Detaylı

1-MERKEZ TEŞKİLATI. A- Hükümdar B- Saray

1-MERKEZ TEŞKİLATI. A- Hükümdar B- Saray 1-MERKEZ TEŞKİLATI A- Hükümdar B- Saray MERKEZ TEŞKİLATI Önceki Türk ve Türk-İslam devletlerinden farklı olarak Osmanlı Devleti nde daha merkezi bir yönetim oluşturulmuştu.hükümet, ordu ve eyaletler doğrudan

Detaylı

GÖÇ DUVARLARI. Mustafa ŞAHİN

GÖÇ DUVARLARI. Mustafa ŞAHİN Mustafa ŞAHİN 07 Eylül 2015 GÖÇ DUVARLARI Suriye de son yıllarda yaşanan dram hepimizi çok üzmekte. Savaştan ötürü evlerini, yurtlarını terk ederek yeni yaşam kurma ümidiyle muhacir olan ve çoğunluğu göç

Detaylı

Parlar saçların güneşin rengini bana taşıyarak diye yazıvermişim birden.

Parlar saçların güneşin rengini bana taşıyarak diye yazıvermişim birden. BEYAZIN PEŞİNDEKİ TATİL Geçen yıllarda Hopa da görev yapan bir arkadaşım Adana ya ziyaretime gelmişti. Arkadaşım Güney in doğal güzelliğine bayılıyorum deyince çok şaşırmıştım. Sevgili okuyucularım şaşırmamak

Detaylı

SAMSUN BÜYÜKŞEHIR BELEDİYE BAŞKANI YUSUF ZİYA YILMAZ & SAM-DER Avusturyada yaşayan Samsunlular Derneğinin

SAMSUN BÜYÜKŞEHIR BELEDİYE BAŞKANI YUSUF ZİYA YILMAZ & SAM-DER Avusturyada yaşayan Samsunlular Derneğinin SAMSUN BÜYÜKŞEHIR BELEDİYE BAŞKANI YUSUF ZİYA YILMAZ & SAM-DER Avusturyada yaşayan Samsunlular Derneğinin (kısa adı ile SAM-DER in) davetlisi olarak 2010 yılında kurulduğu dönemde Sam-der e geldim ve büyük

Detaylı

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER YAPTIK?

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER YAPTIK? DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER SERBEST ZAMAN YAPTIK? Çocuklara sporun önemi anlatıldı ve her sabah spor yaptırıldı. Çocuklar ilgi köşelerinde öğretmen rehberliğinde serbest oyun

Detaylı

Makedonya Cumhuriyeti ; 1991 yılında Yugoslavya Sosyalist Federatif Cumhuriyeti nin iç savaşlara girdiği dönemde bağımsızlığını ilan etmiştir.

Makedonya Cumhuriyeti ; 1991 yılında Yugoslavya Sosyalist Federatif Cumhuriyeti nin iç savaşlara girdiği dönemde bağımsızlığını ilan etmiştir. Makedonya Cumhuriyeti ; 1991 yılında Yugoslavya Sosyalist Federatif Cumhuriyeti nin iç savaşlara girdiği dönemde bağımsızlığını ilan etmiştir. Kuzeyde Sırbistan ve Kosova batıda Arnavutluk, güneyde Yunanistan,

Detaylı

5. SINIF SOSYAL BİLGİLER BÖLGEMİZİ TANIYALIM TESTİ. 1- VADİ: Akarsuların yataklarını derinleştirerek oluşturdukları uzun yarıklardır.

5. SINIF SOSYAL BİLGİLER BÖLGEMİZİ TANIYALIM TESTİ. 1- VADİ: Akarsuların yataklarını derinleştirerek oluşturdukları uzun yarıklardır. 1- VADİ: Akarsuların yataklarını derinleştirerek oluşturdukları uzun yarıklardır. PLATO: Çevresine göre yüksekte kalmış, akarsular tarafından derince yarılmış geniş düzlüklerdir. ADA: Dört tarafı karayla

Detaylı

T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük DİRİLİŞİN DESTANI: SAKARYA

T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük DİRİLİŞİN DESTANI: SAKARYA 1 Kütahya- Eskişehir Savaşı nda ordumuz Sakarya Nehri nin doğusuna çekilmişti. 2 TEKÂLİF-İ MİLLİYE NİN SAKARYA SAVAŞI NA ETKİSİ Tekâlif-i Milliye kararları daha uygulamaya yeni başlandığı için Sakarya

Detaylı

BEDİR SAVAŞI. Nedenleri Savaş Sonuçları UHUD SAVAŞI. Nedenleri. Savaş Sonuçları HENDEK SAVAŞI. Nedenleri. Sonuçları. Kaynakça

BEDİR SAVAŞI. Nedenleri Savaş Sonuçları UHUD SAVAŞI. Nedenleri. Savaş Sonuçları HENDEK SAVAŞI. Nedenleri. Sonuçları. Kaynakça BEDİR SAVAŞI Nedenleri Savaş Sonuçları UHUD SAVAŞI Nedenleri Savaş Sonuçları HENDEK SAVAŞI Nedenleri Kaynakça Sonuçları Bedir savaşın en önemli nedeni Müslümanları hicrete zorlayan Kureyşlilerin, hicret

Detaylı

Sunum ve Sistematik 1. BÖLÜM: MUSTAFA KEMAL İN HAYATI

Sunum ve Sistematik 1. BÖLÜM: MUSTAFA KEMAL İN HAYATI Sunum ve Sistematik 1. BÖLÜM: MUSTAFA KEMAL İN HAYATI KONU ÖZETİ Bu başlık altında, ünitenin en can alıcı bilgileri, kazanım sırasına göre en alt başlıklara ayrılarak hap bilgi niteliğinde konu özeti olarak

Detaylı

COĞRAFİK UYGARLIKLAR. Mezopotamya ya kurulmuş devletler: Sümerler, Akadlar, Babiller, Assurlar ve Elamlılar dır. SÜMERLER AKADLAR ASSURLAR BABİLLER

COĞRAFİK UYGARLIKLAR. Mezopotamya ya kurulmuş devletler: Sümerler, Akadlar, Babiller, Assurlar ve Elamlılar dır. SÜMERLER AKADLAR ASSURLAR BABİLLER COĞRAFİK Mezopotamya, günümüz sınırlarına göre çoğu Irak ta bulunan ve arabistana kadar uzanan dar ve uzun bir platodur. Dicle ve Fırat nehirlerin arasına kurulmuş bu yer varlığının en önemli kısımlarını

Detaylı

SÜHEYL ÜNVER ARAŞTIRMA MERKEZİ RESSAM HOCA ALİ RIZA BEY KOLEKSİYONU KONSERVASYONU

SÜHEYL ÜNVER ARAŞTIRMA MERKEZİ RESSAM HOCA ALİ RIZA BEY KOLEKSİYONU KONSERVASYONU SÜLEYMANİYE YAZMA ESER KÜTÜPHANESİ KONSERVASYON VE ARAŞTIRMA MERKEZİ SÜHEYL ÜNVER ARAŞTIRMA MERKEZİ RESSAM HOCA ALİ RIZA BEY KOLEKSİYONU KONSERVASYONU HOCA ALİ RIZA BEY KİMDİR? Üsküdarlı Hoca Ali Rıza

Detaylı

Başlangıç Meridyeni ve Greenwıch - İstanbul

Başlangıç Meridyeni ve Greenwıch - İstanbul Mustafa ŞAHİN 29 Eylül 2015 Başlangıç Meridyeni ve Greenwıch - İstanbul Geçtiğimiz hafta İngiltere de Londra nın güneydoğusunda şirin bir kasaba ve üniversite şehri olan Greenwich teydik. Kasabadan adını

Detaylı

Ölülerinizi onların iyilikleri ile yâd edin (anın). Onların kötülüklerini anlatmayın. Hadis-i şerif.

Ölülerinizi onların iyilikleri ile yâd edin (anın). Onların kötülüklerini anlatmayın. Hadis-i şerif. AHMETLER KÖYÜ SOY AĞACI Hazırlayan: Ali Varol GİRİŞ Ölülerinizi onların iyilikleri ile yâd edin (anın). Onların kötülüklerini anlatmayın. Hadis-i şerif. Peygamberimizin bu sözünü düşününce ne gelir aklımıza?

Detaylı

İnce Burun Fener Fener İnce Burun BATI KARADENİZ BÖLGESİ KIYI GERİSİ DAĞLARI ÇAM DAĞI Batıdan Sakarya Irmağı, doğudan ise Melen Suyu tarafından sınırlanan ÇAM DAĞI, kuzeyde Kocaali; güneyde

Detaylı

Prof. Dr. Galip Urak ve Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı

Prof. Dr. Galip Urak ve Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı TARİHTEN BİR KESİT Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Mecmuası 2007, 60(4) Prof. Dr. Galip Urak ve Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı Prof. Dr. Galip Urak ın Özgeçmişi ve Göğüs Cerrahisi AD nın Tarihçesi 1946-2006

Detaylı

BİRECİK İLÇEMİZ Fırat ta Gün Batımı

BİRECİK İLÇEMİZ Fırat ta Gün Batımı BİRECİK İLÇEMİZ Fırat ta Gün Batımı Birecik ilçesi Şanlıurfa Merkez ilçesine 80 km uzaklıkta olup, yüzölçümü 852 km2 dir. İlçe merkez belediye ile birlikte 3 belediye ve bunlara bağlı 70 köy ve 75 mezradan

Detaylı

APADOKYA. Güzel atlar ülkesi

APADOKYA. Güzel atlar ülkesi K Güzel atlar ülkesi APADOKYA Aslına bakarsanız anlatacağım hikayenin neresinden başlamalıyım inanın bilemiyorum. İçinde tarih olan, mitolojik çağların mistik kokularını çağrıştıran ilginç ve bir o kadar

Detaylı

Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular

Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular hazır olun düşüyoruz diyor. Düşüyoruz ama ben dâhil

Detaylı

TARSUS DA BİR GÜN...BELKİ DE İKİ... Adanalılar...Mersinliler...Gaziantep, Hatay ve Osmaniyeliler...Türkiye nin gezmeyi sever insanları...

TARSUS DA BİR GÜN...BELKİ DE İKİ... Adanalılar...Mersinliler...Gaziantep, Hatay ve Osmaniyeliler...Türkiye nin gezmeyi sever insanları... TARSUS DA BİR GÜN...BELKİ DE İKİ... Adanalılar...Mersinliler...Gaziantep, Hatay ve Osmaniyeliler...Türkiye nin gezmeyi sever insanları... Hatta Tarsuslular. Dünyanın öbür ucundan gelen Japonlar,Koreliler,Almanlar

Detaylı

HALFETİ İLÇEMİZ. Halfeti

HALFETİ İLÇEMİZ. Halfeti HALFETİ İLÇEMİZ Halfeti Şanlıurfa merkez ilçesine 112 km mesafede olan ilçenin yüzölçümü 646 km² dir. İlçe; 3 belediye, 1 bucak, 36 köy ve 23 mezradan oluşmaktadır. Batısında Gaziantep iline bağlı Araban,

Detaylı

Tag Archives: chp döneminde yikilan camiler

Tag Archives: chp döneminde yikilan camiler Tag Archives: chp döneminde yikilan camiler Tek parti döneminde satılan Camiler ile ilgili M. Kemal Atatürk imzalı birkaç belge NİS 272012 Tek parti döneminde satılan Camiler ile ilgili M. Kemal Atatürk

Detaylı

Kent Devleti nden Akdeniz İmparatorluğuna: İtalya da Fetih ve Genişleme

Kent Devleti nden Akdeniz İmparatorluğuna: İtalya da Fetih ve Genişleme Kent Devleti nden Akdeniz İmparatorluğuna: İtalya da Fetih ve Genişleme Geçmiş İ.Ö. 5. yüzyıldan 3. yüzyıla kadar Roma, bir yandan sınıf çatışmalarına sahne olurken öte yandan İtalya yarımadasındaki diğer

Detaylı

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktin soğuk geciktim kış geciktiniz kış mevsiminde uç, sınır, son, limit bulunuyor/bulunur

Detaylı

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Hiroşima da büyüdüm. Ailem ve çevrem Budist ti. Evimizde küçük bir Buda Heykeli vardı ve Buda nın önünde eğilerek ona ibadet ederdik. Bazı özel günlerde de evimizdeki

Detaylı

YERYÜZÜNDE YAŞAM ANADOLU VE MEZOPOTAMYA UYGARLIKLARI

YERYÜZÜNDE YAŞAM ANADOLU VE MEZOPOTAMYA UYGARLIKLARI YERYÜZÜNDE YAŞAM ANADOLU VE MEZOPOTAMYA UYGARLIKLARI ANADOLU VE MEZOPOTAMYA UYGARLIKLARI YUNAN ANADOLU MEZAPOTAMYA İRAN MISIR HİNT ANADOLU VE MEZOPOTAMYA UYGARLIKLARI GENEL ÖZELLİKLERİ: 1- Genellikle iklim

Detaylı

Sakarya ili kültür ve turizm bakımından önemli bir potansiyele ve çeşitliliğe sahiptir. İlde Taraklı Evleri gibi

Sakarya ili kültür ve turizm bakımından önemli bir potansiyele ve çeşitliliğe sahiptir. İlde Taraklı Evleri gibi TARİH Tarihi kaynaklar bize, Adapazarı yerleşim bölgesinde önceleri Bitinya'lıların, ardından Bizanslıların yaşadıklarını bildirmektedir. Öte yandan, ilim adamlarının yaptıkları araştırmalara göre; Sakarya

Detaylı

Tırmanılan Rotada -Genel zorluk: TD -Yükseklik : m -Hedeflenen ve Harcanan Zaman : 6 saat, 6 saat 50 dk -Kazanılan ve kaybedilen yükseklik : 400 m

Tırmanılan Rotada -Genel zorluk: TD -Yükseklik : m -Hedeflenen ve Harcanan Zaman : 6 saat, 6 saat 50 dk -Kazanılan ve kaybedilen yükseklik : 400 m Etkinliğin; Adı: Mangırcı Kuzey Duvarı Fire Thru The Crux Rotası Bölgesi, Tarihi: ALADAĞLAR - Niğde 16-07-2011 Hedefi, Türü: Mangırcı Kuzey Duvarı Fire Thru The Crux Rotası Etkinliğe katılanların isimleri:

Detaylı

Adıyaman'ın İsmi Nereden Geliyor?

Adıyaman'ın İsmi Nereden Geliyor? ADIYAMAN Adıyaman'ın İsmi Nereden Geliyor? Rivayete göre; Adıyaman şehrini doğu, batı ve güney yönlerinde derin vadiler çevirmiştir. Bu vadilerin yamaçları zengin meyve ağaçları ile kaplı olduğu gibi,

Detaylı

KAPADOKYA. Melih ÖZTEKİN. Eralp ÖZYAĞCI. Mert ÇİL. Başak DEMİRBAŞ

KAPADOKYA. Melih ÖZTEKİN. Eralp ÖZYAĞCI. Mert ÇİL. Başak DEMİRBAŞ KAPADOKYA Hazırlayanlar; Öğretmen;B. Perihan SALMAN Orçun Can CEVİZ ÖZEL EGE LİSESİ Melih ÖZTEKİN Eralp ÖZYAĞCI Mert ÇİL Başak DEMİRBAŞ 1 ÖNSÖZ Kapadokya yöresindeki eski çağlardan kalma bazı medeniyetler

Detaylı

BİR BAYRAK RÜZGÂR BEKLİYOR

BİR BAYRAK RÜZGÂR BEKLİYOR ÖTÜKEN Ârif Nihat Asya BİR BAYRAK RÜZGÂR BEKLİYOR Şiirler: 1 BİR BAYRAK RÜZGÂR BEKLİYOR Servet Asya ya Armağanımdır. DESTAN O zaferler getiren atların Nalları altındanmış; Gidişleri akına, Gelişleri akındanmış.

Detaylı

Ramazanoğlu Medresesi: 1540 yılında yapılmış klasik Osmanlı medresesidir.

Ramazanoğlu Medresesi: 1540 yılında yapılmış klasik Osmanlı medresesidir. Atatürk Müzesi Müze binası, eski Adana nın merkezi olan tarihi Tepebağ da, 19. yüzyılda yapılmış geleneksel Adana evlerindendir. İki katlı, cumbalı, kırma çatılı, kâgir bir yapıdır. Bu özellikleri nedeniyle

Detaylı

Kalem İşleri 60. Ağaç İşleri 61. Hünkar Kasrı 65. Medrese (Darülhadis Medresesi) 66. Sıbyan Mektebi 67. Sultan I. Ahmet Türbesi 69.

Kalem İşleri 60. Ağaç İşleri 61. Hünkar Kasrı 65. Medrese (Darülhadis Medresesi) 66. Sıbyan Mektebi 67. Sultan I. Ahmet Türbesi 69. İÇİNDEKİLER TARİHÇE 5 SULTANAHMET CAMİ YAPI TOPLULUĞU 8 SULTAN I. AHMET 12 SULTAN I. AHMET İN CAMİYİ YAPTIRMAYA KARAR VERMESİ 15 SEDEFKAR MEHMET AĞA 20 SULTANAHMET CAMİİ NİN YAPILMAYA BAŞLANMASI 24 SULTANAHMET

Detaylı

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Yakın Doğu Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi ne aittir. Bu ders içeriğinin bütün hakları saklıdır. İlgili kuruluştan

Detaylı

AHIRIN İÇİNDEKİ SARAY 300 Ispartalı filmini hatırladınız mı?

AHIRIN İÇİNDEKİ SARAY 300 Ispartalı filmini hatırladınız mı? AHIRIN İÇİNDEKİ SARAY 300 Ispartalı filmini hatırladınız mı? Ve orada kötü kalpli olarak gösterilen Pers İmparatoru Darius u Diğer ismiyle Dara yı Tarih 300 lü yılları gösteriyor. Ama İsa henüz doğmamış.

Detaylı

Gürkan Genç, 1979 yılının Ocak ayında dünyaya geldi. Hemen hemen her çocuk gibi en büyük tutkusu bisikletiydi. Radyo-Televizyon-Sinema bölümünden

Gürkan Genç, 1979 yılının Ocak ayında dünyaya geldi. Hemen hemen her çocuk gibi en büyük tutkusu bisikletiydi. Radyo-Televizyon-Sinema bölümünden 2 Gürkan Genç, 1979 yılının Ocak ayında dünyaya geldi. Hemen hemen her çocuk gibi en büyük tutkusu bisikletiydi. Radyo-Televizyon-Sinema bölümünden mezun oldu. Farklı kurumlarda çalıştıktan sonra 2 arkadaşı

Detaylı

B.M.M. Yüksek Reisliğine

B.M.M. Yüksek Reisliğine SıraNQ 139 Askerî hastanelerde bulunan hasta bakıcıları ile hemşirelere bir nefer tayını verilmesi hakkında m numaralı kanun lâyihası ve Millî Müdafaa ve Bütçe encümenleri mazbataları T.C. Başvekâlet Muamelat

Detaylı

ATATÜRK ÜN BAZI KURULUŞLARIN HATIRA DEFTERLERİNE YAZDIKLARI

ATATÜRK ÜN BAZI KURULUŞLARIN HATIRA DEFTERLERİNE YAZDIKLARI ATATÜRK ÜN BAZI KURULUŞLARIN HATIRA DEFTERLERİNE Yrd. Doç. Dr. Hülya BAYKAL Kurtuluş Savaşı'nın başından itibaren, Atatürk'ün ziyaret ettiği kuruluşlar için, O'nun görüşlerini almak, izlenimlerini belirlemek

Detaylı

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi tarafından tam algılanmadığı, diğer bir deyişle aynı duyarlılıkla değerlendirilmediği zaman mücadele etmek güçleşecek ve mücadeleye toplum desteği sağlanamayacaktır.

Detaylı

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik KISKANÇLIK KRİZİ > > ADAM - Kiminle konuşuyordun? > > KADIN - Tanımazsın. > > ADAM - Tanısam sormam zaten. > > KADIN - Tanımadığın birini neden soruyorsun? > > ADAM - Tanımak için. > > KADIN - Peki...

Detaylı

SELANİK ALMANYA VE FRANSA KONSOLOSLARININ ÖLDÜRÜLMESİ 1876

SELANİK ALMANYA VE FRANSA KONSOLOSLARININ ÖLDÜRÜLMESİ 1876 SELANİK ALMANYA VE FRANSA KONSOLOSLARININ ÖLDÜRÜLMESİ 1876 BAKİ SARISAKAL SELANİK ALMANYA VE FRANSA KONSOLOSLARININ ÖLDÜRÜLMESİ 1876 Bosna-Hersek ve Bulgaristan olaylarının devam ettiği sırada Selanik

Detaylı

- Nasreddin Hoca'nın mezarı Eskişehir Sivrihisar'da bulundu.

- Nasreddin Hoca'nın mezarı Eskişehir Sivrihisar'da bulundu. Yüzyıllar sonra ortaya çıktı - Nasreddin Hoca'nın mezarı Eskişehir Sivrihisar'da bulundu. Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Başkanı Prof.Dr.Erol Altınsapan, Sivrihisar ilçesinde

Detaylı

T.C. SİNOP ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLGİLER ENSTİTÜSÜ TARİH TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI

T.C. SİNOP ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLGİLER ENSTİTÜSÜ TARİH TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI T.C. SİNOP ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLGİLER ENSTİTÜSÜ TARİH TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI I. YARIYIL II. YARIYIL Adı Adı TAR 501 Eski Anadolu Kültür 3 0 3 TAR 502 Eskiçağda Türkler 3 0 3 TAR 503 Eskiçağ Kavimlerinde

Detaylı

a 3 -<» rt3 ft3 Ö o\3 CO o\3 Ö o\3 CO v-< 0x3 Ö V-i -i» 3 Gezi / İlgaz Anadolu'nun Sen Yüce Bir Dağısın 0x3 Ö 0x3 Kitap / Kayıp Gül

a 3 -<» rt3 ft3 Ö o\3 CO o\3 Ö o\3 CO v-< 0x3 Ö V-i -i» 3 Gezi / İlgaz Anadolu'nun Sen Yüce Bir Dağısın 0x3 Ö 0x3 Kitap / Kayıp Gül ft o\ I V-i :p --( a * > Gezi / İlgaz Anadolu'nun Sen Yüce Bir Dağısın Kitap / Kayıp Gül Röportaj / Dr. Süleyman Ozüpekçe El Sanatları / Geleneksel Sanatlarımız/

Detaylı

Tokat ın 68 km güneybatısında yer alan Sulusaray, Sabastopolis antik kenti üzerinde kurulmuştur.

Tokat ın 68 km güneybatısında yer alan Sulusaray, Sabastopolis antik kenti üzerinde kurulmuştur. Çekerek ırmağı üzerinde Roma dönemine ait köprüde şehrin bu adı ile ilgili kitabe bulunmaktadır. Tokat ın 68 km güneybatısında yer alan Sulusaray, Sabastopolis antik kenti üzerinde kurulmuştur. Antik Sebastopolis

Detaylı

Çamlıca Basım Yayın bünyesinde aylık olarak yayınlanan Yedikıta Tarih ve Kültür dergisi, Eylül 2008 de yayın hayatında başladı.

Çamlıca Basım Yayın bünyesinde aylık olarak yayınlanan Yedikıta Tarih ve Kültür dergisi, Eylül 2008 de yayın hayatında başladı. Çamlıca Basım Yayın bünyesinde aylık olarak yayınlanan Yedikıta Tarih ve Kültür dergisi, Eylül 2008 de yayın hayatında başladı. Tarihî, ilmî ve kültürel konularda temel kaynaklar ve tarihî belgeler eşliğinde

Detaylı

İşte Vatikan Gizli Arşivleri nde yer alan ve tarihi gerçeklere tanıklık eden o belgelerden bazıları!

İşte Vatikan Gizli Arşivleri nde yer alan ve tarihi gerçeklere tanıklık eden o belgelerden bazıları! İBB Kültür A.Ş., Birinci Dünya Savaşı nın 100. Yıldönümünde, Vatikan Gizli Arşiv belgelerinin ışığında ve genç bir Anzak teğmeninin yaşanmış hikayesinden yola çıkarak Çanakkale Savaşı nın insani yönünü

Detaylı

100. Yılında Çanakkale ye Develi den güzel bir ziyaret gerçekleştirildi. Fethinin 562. Yılı olması münasebetiyle gezinin ilk yarısı İstanbul a

100. Yılında Çanakkale ye Develi den güzel bir ziyaret gerçekleştirildi. Fethinin 562. Yılı olması münasebetiyle gezinin ilk yarısı İstanbul a 100. Yılında Çanakkale ye Develi den güzel bir ziyaret gerçekleştirildi. Fethinin 562. Yılı olması münasebetiyle gezinin ilk yarısı İstanbul a ayrıldı. İki önemli tarih, iki önemli şehir bu gezide buluştu.

Detaylı

Dönem : 4 Topiant, : 3 MİLLET MECLİSİ S. Sayısı : 194'e 2 nci Ek

Dönem : 4 Topiant, : 3 MİLLET MECLİSİ S. Sayısı : 194'e 2 nci Ek Dönem : 4 Topiant, : 3 MİLLET MECLİSİ S. Sayısı : 194'e 2 nci Ek 2 ve 4ncü Maddelerinin Değiştirilmesine, Değişik 60 nci ve Bu Kanuna Bir Ek Madde ile Bir Geçici Madde İlâvesine Dair nın C. Senatosunca

Detaylı

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ÎLE FEDERAL ALMANYA CUMHURİYETİ ARASINDA 16 ŞU BAT 1952 TARİHÎNDE ANKARA'DA AKDEDİLMİŞ OLAN TİCARET ANLAŞMASINA EK PROTOKOL

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ÎLE FEDERAL ALMANYA CUMHURİYETİ ARASINDA 16 ŞU BAT 1952 TARİHÎNDE ANKARA'DA AKDEDİLMİŞ OLAN TİCARET ANLAŞMASINA EK PROTOKOL -. '. ' J ı 156 16 Şubat 1952 tarihli Türkiye Batı - Almanya Ticaret ve ödeme Anlaşmalarına Ek 21 Aralık 1954 tarihli Protokollerle Ekleri Mektupların Tasdikine dair Kanun (Resmî Gazete ile ilâm.- 2.II.

Detaylı

Svl.Me.Alev KESKİN-Svl.Me.Betül SAYIN*

Svl.Me.Alev KESKİN-Svl.Me.Betül SAYIN* Svl.Me.Alev KESKİN-Svl.Me.Betül SAYIN* * Gnkur.ATASE D.Bşk.lığı Türk kültüründe bayrak, tarih boyunca hükümdarlığın ve hâkimiyetin sembolü olarak kabul edilmiştir. Bayrak dikmek bir yeri mülkiyet sahasına

Detaylı

SELANİK BAŞKONSOLOSUMUZUN KAÇIRILMASI

SELANİK BAŞKONSOLOSUMUZUN KAÇIRILMASI SELANİK BAŞKONSOLOSUMUZUN KAÇIRILMASI BAKİ SARISAKAL SELANİK BAŞKONSOLOSUMUZ VE KONSOLOSHANE ÇALIŞANLARININ KAÇIRILMASI OLAYI Selanik Konsolosluğumuza her türlü hukuk düveli kavanine muhalif olarak Fransız

Detaylı

Musul Sorunu'na Lozan'da bir çözüm bulunamadı. Bu nedenle Irak sınırının belirlenmesi ileri bir tarihe bırakıldı.

Musul Sorunu'na Lozan'da bir çözüm bulunamadı. Bu nedenle Irak sınırının belirlenmesi ileri bir tarihe bırakıldı. MUSUL SORUNU VE ANKARA ANTLAŞMASI Musul, Mondros Ateşkes Anlaşması imzalanmadan önce Osmanlı Devleti'nin elinde idi. Ancak ateşkesin imzalanmasından dört gün sonra Musul İngilizler tarafından işgal edildi.

Detaylı

Sonuç. Beylikler dönemi, Anadolu'da Türk kültür ve medeniyetinin gelişmesi

Sonuç. Beylikler dönemi, Anadolu'da Türk kültür ve medeniyetinin gelişmesi 78 ağaçları bulunan yer, Ermenek'e bağlı Görme! Köyü'nde 32 Paşaçukuru olarak bilinen yer, Ermenek'te Emir Ahmed mülkü civarındaki yer, Ermenek'e bağlı Gargara Köyü'nde 33 yer, Mut Medresesi yakınındaki

Detaylı

Anadolu'da kurulan ilk Türk beylikleri

Anadolu'da kurulan ilk Türk beylikleri On5yirmi5.com Anadolu'da kurulan ilk Türk beylikleri Anadolu da kurulan ilk Türk Beylikleri ve önemi nelerdir? Yayın Tarihi : 2 Kasım 2012 Cuma (oluşturma : 11/18/2015) Anadolu da Kurulan İlk Türk Beylikleri

Detaylı

Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti

Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti Leyla Tavflano lu Çok sıklıkla Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan a gittiğim için olsa gerek beni bu oturuma konuşmacı koydular. Oraların koşullarını

Detaylı

zaferin ve başarının getirdiği güzel bir tebessüm dışında, takdir belgesini kaçırmış olmanın verdiği üzüntü. Yanımda disiplinli bir öğretmen olarak bilinen ama aslında melek olan Evin Hocam gözüküyor,

Detaylı

AKSARAY Aksaray ın Tarihçesi "Şehr-i Süleha"

AKSARAY Aksaray ın Tarihçesi Şehr-i Süleha AKSARAY Aksaray ın Tarihçesi Kültür ve Medeniyetler beşiği Anadolu daki en eski yerleşim yerlerinden birisi de Aksaray dır. İlimiz coğrafi konumu ve stratejik önemi nedeniyle tarih boyunca misyon yüklenen

Detaylı

KINALI HASAN. Ey gözümün nuru Hasan ım,

KINALI HASAN. Ey gözümün nuru Hasan ım, KINALI HASAN Yüzbaşi Sirri Bey, ikindi vakti yeni gelen erati teftiş ederken, içlerinde bir tanesinin saçinin bir tarafi kinalanmiş oldugunu görür ve takilir: Hiç erkek kinalanir mi? Mehmetçik: Buraya

Detaylı

Silah arkadaşı Ata'yla sarayda 10 yıl!

Silah arkadaşı Ata'yla sarayda 10 yıl! Silah arkadaşı Ata'yla sarayda 10 yıl! - Kurtuluş Savaşı nın önde gelen isimlerinden, Atatürk ün silah arkadaşı, eski TBMM Başkanı Kazım Özalp in oğlu Teoman Özalp, çocukluk yıllarında ailesiyle birlikte

Detaylı

2. İstanbul Boğazı 31 kilometre uzunluğundadır. 3. İstanbul Boğazı Asya ve Avrupa yı birbirinden ayırır. 4. İstanbul Boğazını turistler çok severler.

2. İstanbul Boğazı 31 kilometre uzunluğundadır. 3. İstanbul Boğazı Asya ve Avrupa yı birbirinden ayırır. 4. İstanbul Boğazını turistler çok severler. İstanbul Boğazı İstanbul Boğazı Karadeniz ve Marmara Denizi ni birbirine bağlar. Asya ve Avrupa kıtalarını birbirinden ayırır. İstanbul u da ikiye böler. Uzunluğu 31 kilometredir. Genişliği ise 700 metre

Detaylı

Yard. Doç. Dr. Ali AHMETBEYOĞLU

Yard. Doç. Dr. Ali AHMETBEYOĞLU Yard. Doç. Dr. Ali AHMETBEYOĞLU 1964 yılında Kayseri de dünyaya gelen Ali Ahmetbeyoğlu, 1976 yılında Kayseri Namık Kemal İlkokulu ndaki, 1979 yılında Kayseri 50. Dedeman Ortaokulu ndaki, 1982 yılında ise

Detaylı

ATATÜRK. Mustafa Kemal Atatürk, 1881 yılında Selanik'te doğdu. Babası Ali Rıza Efendi, annesi Zübeyde

ATATÜRK. Mustafa Kemal Atatürk, 1881 yılında Selanik'te doğdu. Babası Ali Rıza Efendi, annesi Zübeyde ATATÜRK Mustafa Kemal Atatürk, 1881 yılında Selanik'te doğdu. Babası Ali Rıza Efendi, annesi Zübeyde Hanımdır. Doğup büyüdüğü Selanik, o dönemde önemli bir kültürel merkezdi. XIX. yüzyılın son çeyreğinde

Detaylı

İlkçağ Anadolu Uygarlıklarında Sosyo-Ekonomik ve Kültürel Yapı Bağlamında Kütüphane/Arşiv Kurumu

İlkçağ Anadolu Uygarlıklarında Sosyo-Ekonomik ve Kültürel Yapı Bağlamında Kütüphane/Arşiv Kurumu İlkçağ Anadolu Uygarlıklarında Sosyo-Ekonomik ve Kültürel Yapı Bağlamında Kütüphane/Arşiv Kurumu Prof. Dr. Bülent Yılmaz Hacettepe Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü E-posta : byilmaz@hacettepe.edu.tr

Detaylı

SORU CEVAP METODUYLA TEKRAR (YÜKSELİŞ-DURAKLAMA VE AVRUPA)

SORU CEVAP METODUYLA TEKRAR (YÜKSELİŞ-DURAKLAMA VE AVRUPA) SORU CEVAP METODUYLA TEKRAR (YÜKSELİŞ-DURAKLAMA VE AVRUPA) Osmanlı devletinde ülke sorunlarının görüşülüp karara bağlandığı bugünkü bakanlar kuruluna benzeyen kurumu: divan-ı hümayun Bugünkü şehir olarak

Detaylı

OTS 2735: Sami Kosat evinin kuzeybatı köşesinden 29 metre kadar kuzeyde aynı şahsa ait tarla içinde ağaç kazık çakılarak nokta yenilendi.

OTS 2735: Sami Kosat evinin kuzeybatı köşesinden 29 metre kadar kuzeyde aynı şahsa ait tarla içinde ağaç kazık çakılarak nokta yenilendi. APLİKASYON TUTANAĞI Antalya Orman Kadastro Komisyonları Koordinatörlüğü'nün 11/02/2011 tarih ve B.18.1.0GM.1.05.00.09-255.01(07.19.06)-(07.19.42)-111 sayılı yazıları ekinde alman Antalya Orman Bölge Müdürlüğü'nün

Detaylı

Kazak Hanlığı nın kuruluşunun 550. yılı dolayısıyla Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümümüzce düzenlenen Kazak

Kazak Hanlığı nın kuruluşunun 550. yılı dolayısıyla Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümümüzce düzenlenen Kazak Kazak Hanlığı nın kuruluşunun 550. yılı dolayısıyla Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümümüzce düzenlenen Kazak Hanlığı ve Kazakistan konulu bu toplantıda Kısaca Kazak

Detaylı

İÇİNDEKİLER SUNUŞ İÇİNDEKİLER... III GİRİŞ... 1 BİRİNCİ BÖLÜM BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI ÖNCESİ DÜNYADA SİYASİ DURUM 1. Üçlü İttifak... 5 2. Üçlü İtilaf...

İÇİNDEKİLER SUNUŞ İÇİNDEKİLER... III GİRİŞ... 1 BİRİNCİ BÖLÜM BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI ÖNCESİ DÜNYADA SİYASİ DURUM 1. Üçlü İttifak... 5 2. Üçlü İtilaf... İÇİNDEKİLER SUNUŞ İÇİNDEKİLER... III GİRİŞ... 1 BİRİNCİ BÖLÜM BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI ÖNCESİ DÜNYADA SİYASİ DURUM 1. Üçlü İttifak... 5 2. Üçlü İtilaf... 7 a. Fransız-Rus İttifakı (04 Ocak 1894)... 7 b. İngiliz-Fransız

Detaylı

Yayın no: 133 ÇANAKKALE SAVAŞI. Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür Yayınevi editörü: Özkan Öze Dizi editörü: Prof. Dr. Salim Aydüz

Yayın no: 133 ÇANAKKALE SAVAŞI. Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür Yayınevi editörü: Özkan Öze Dizi editörü: Prof. Dr. Salim Aydüz Zehra Aydüz, 1971 de Balıkesir de doğdu. 1992 yılında İstanbul Üniversitesi Tarih Bölümü nü bitirdi. Özel kurumlarda Tarih öğretmenliği yaptı. Evli ve üç çocuk annesi olan yazarın çeşitli dergilerde yazıları

Detaylı

KARTEPE-MAŞUKİYE-SAPANCA GEZİMİZ

KARTEPE-MAŞUKİYE-SAPANCA GEZİMİZ KARTEPE-MAŞUKİYE-SAPANCA GEZİMİZ Okulumuz Gezi İnceleme ve Tanıtma Kulübümüz 17-18 Ocak 2015 tarihinde bir gece konaklamalı KARTEPE-MAŞUKİYE-SAPANCA gezisi gerçekleştirdi.. 17 Ocak 2015 Cumartesi sabahı

Detaylı

American Tank Company (Ruhi) vs Afrika Schützenkompanie (Levent) 1750 pts & Mid-War Hold the Line

American Tank Company (Ruhi) vs Afrika Schützenkompanie (Levent) 1750 pts & Mid-War Hold the Line American Tank Company (Ruhi) vs Afrika Schützenkompanie (Levent) 1750 pts & Mid-War Hold the Line 25 Ağustos 2013 Pazar Brifing: Görev isminden de anlaşılacağı gibi hattı tutan bir birliğe bir diğerinin

Detaylı

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı. Masalsı bir giriş yapmak istiyoruz bu haftaki Medya Kaza Raporu na...

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı. Masalsı bir giriş yapmak istiyoruz bu haftaki Medya Kaza Raporu na... - Gökten üç medya kazası düşmüş. Biri ona, biri buna, biri şuna... - Bakandan çok bakancılık yüzüğe takıldı - Pahalı şarap, G20 zirvesinde buruk bir tad bıraktı - Özel jetler, CEO ların başına jet hızıyla

Detaylı

Konya İli Beyşehir İlçesi Fasıllar Anıtı ve Çevresi Yüzey Araştırması 2013 Yılı Çalışmaları

Konya İli Beyşehir İlçesi Fasıllar Anıtı ve Çevresi Yüzey Araştırması 2013 Yılı Çalışmaları Konya İli Beyşehir İlçesi Fasıllar Anıtı ve Çevresi Yüzey Araştırması 2013 Yılı Çalışmaları Yrd. Doç. Dr. Yiğit H. Erbil, Hacettepe Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Konya İli Beyşehir İlçesi Fasıllar Anıtı

Detaylı

Tablo : Türkiye Su Kaynakları potansiyeli. Ortalama (aritmetik) Yıllık yağış 642,6 mm Ortalama yıllık yağış miktarı 501,0 km3

Tablo : Türkiye Su Kaynakları potansiyeli. Ortalama (aritmetik) Yıllık yağış 642,6 mm Ortalama yıllık yağış miktarı 501,0 km3 Dünyadaki toplam su miktarı 1,4 milyar km3 tür. Bu suyun % 97'si denizlerde ve okyanuslardaki tuzlu sulardan oluşmaktadır. Geriye kalan yalnızca % 2'si tatlı su kaynağı olup çeşitli amaçlar için kullanılabilir

Detaylı