Uysal Cinayetler. gibi Roman Şiir gibi. Serkan Engin

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Uysal Cinayetler. gibi Roman Şiir gibi. Serkan Engin"

Transkript

1

2 Uysal Cinayetler gibi Roman Şiir gibi Serkan Engin

3 İmgeci Toplumcu Roman Manifestosu Sürekli artan bir ivmeyle hızlanan teknolojik gelişmeler bağlamında nesnel gerçeklik, çağdaş roman okurunun alımlama tavrını değiştirmektedir. Televizyon ve internet üzerinden, yoğun bir şekilde, hızlı ve değişken görsel alımlama süreçleri yaşayan günümüz roman okuruna yazılacak olan romanlar, bu görsel alımlama alışkanlığına koşut olarak sinematografik özelliklerden kaçınılmaz bir şekilde yararlanmak zorundadır. Hızlı kurgulanmış hayatlar yaşayan günümüz insanının okuyacağı romanlarda, sinemadaki hızlı kurgu tekniği kullanılmalıdır. Daha ötesi romancı, romanını, kafasının içinde film çeker gibi sekanslar halinde yazıp görsel etkisini somutlaştırmaya çalışmalı ve hızlı hayatından dolayı odaklanma sorunu yaşayan okurun ilgisini ayakta tutacak çarpıcı ve hızlı bir kurguyla romanını kotarmalıdır. Hız üzerinden kendini var eden günümüz insanının, oylumlu ve akıcılıktan uzak bir metne yoğunlaşması beklemez. Bu bağlamda imgeci toplumcu roman, kısa olmalı; kurgusu, dili ve olay örgüsünün yapısıyla bir solukta okunabilmelidir. Ve/ ama ilk okunuşta tükenen bir metin olmamalı; okurda tekrar okuma gereksinimi oluşturacak bir yapıda olmalıdır. Bunu da, romanı her okuyuşta, yeni çağrışımlar geliştirebilecek imgesel bir dille yapmalıdır. Yani,şiir ile düzyazı arasında bir roman dili geliştirmelidir. İmgeci Toplumcu Roman anlayışı, bu sentez dille yazılan romanı, gibi Roman, Şiir gibi diye tanımlamaktadır. İlk örneği de, Serkan Engin tarafından yazılmış olan Uysal Cinayetler isimli romandır. Bireysel ve toplumsal temaları, bütüncül bir yapı içinde ele alan İmgeci Toplumcu Roman, anlamı etkin bir şekilde iletmeye yönelik her türlü biçimsel arayışa açıktır. İmgeci diliyle, hem roman dilinin doğrudan bildirişim yetisini, hem de şiir dilinin imgesel, çağrışımcı yapısını en üst düzeyde kullanmayı hedefler.

4 Emperyalist kapitalizmin sanattaki gölgesi post-modernizm, romanı da tüket-at modeline sokmuş; kendine ve doğaya yabancılaşmış bireyin, nesnel gerçeklik karşısında edilgen bir tavır sergilemesine katkıda bulunan, hayattan ve insandan kopuk bir roman anlayışını dayatmıştır. İmgeci Toplumcu Roman, hangi tür ya da türler kapsamında yazılırsa yazılsın, romanın, olay örgüsünün altındaki varsıl ileti(ler) ile toplumcu gerçekçi düzlemde, dizgeyi sorgulaması gerektiğini savunur. Okurun bilinç ve estetik algı düzeyini artırarak, nesnel gerçekliği, insandan yana olan dizge için değiştirecek olan bireylerin ve örgütlü bireyler bütünü olarak toplumun dönüşümünün hızlanmasını sağlamak amacındadır. İmgeci Toplumcu Roman, hem kendinin estetik amacı, hem de politik bir araçtır. İmgeci Toplumcu Roman, çok satmanın getirdiği yüksek kâr marjı için değil, insanı merkez alan yapısıyla, insan-doğa uyumu içinde, toplumsal dönüşüme katkıda bulunmak için vardır. Diyalektik gereği, her şey sürekli bir değişim-dönüşüm içindeyse ve her şey karşıtı ile beraber var ise, bugün post-modernist romanın karşıtı olarak var olacak roman anlayışı, İmgeci Toplumcu Roman olacaktır. Serkan Engin Ekin Sanat Ocak 2006

5 Roman yazdığım için bana aptal diyen babam a

6 I- 1 Gece, kara bir peçe gibi örtüyordu yüzleri. Ay, esmer bulutların işgali altında. Evleri ahtapot gibi saran sokak aralarında, acemi bir kumarbazın kaybetme korkusu. Evlerine koşturanlarda, henüz hedefine ulaşmamış bir merminin isabet kaygısı. Kapılarını içerden kapattığınızda evler, ana rahmi gibi sıcak ve güvenli, eğer sizi bekleyen birisi varsa içinde. Yalnız yaşayanlar için ev, ıssızlığın başkenti O nu bekleyen hiç kimse yoktu. Artık O da hiç kimseyi beklemiyordu. İnsanlar evlerine tıkıştırırken yanlarında her yere taşıdıkları umutlarını; O, soyunup evinin kurak ikliminden, gecenin siyah paltosunu giydi Hikmet in adımları, bir cerrahın dikiş atışı kadar sakin ve kararlıydı. Bir top mermisi çarpsa bile yıkılmayacaktı. Ara sokaklar, denize dökülen ırmaklar gibi ana caddeye varıyordu. Hikmet, köşeyi döner dönmez ansızın, caddeyle çarpıştı. Bu kadar çabuk buralara gelebildiğine şaşırdı.

7 Cadde, böcek yiyen çiçekler gibi tüm cazibesiyle avını bekliyordu. Yanardöner tabelalar ve indirim ilanları Meyhaneler ve birahaneler; yani umutsuzluk iklimi, hayal kırıklığının rehabilite merkezleri, kaldırımlara serpiştirilmiş seyyar satıcılar ve etini parayla takas etmeye itilmiş, kaldırımlarda toplum içindeki yerlerinden fazlasını işgal eden, kimi geçkin, kimi henüz tomurcuklanmaya başlamış birkaç kadın, akıp gidiyorlardı Hikmet in iki yanından. Giderek cadde, eski bir anı gibi gerilerde kalıyordu. Ve Hikmet in iskeleye doğru attığı her adımda, kanına daha çok adrenalin karışıyordu. Sonunda varmıştı iskelenin ucuna. Deniz, dipsiz bir uçurum gibi başlıyordu parmak uçlarının bittiği yerde. Artık Hikmet için ya düşmek vardı hayatın balkonundan bilinmeyene ya da teslim olmak canından bezdiren bu korkunç gidişe. Hadi oğlum Hikmet! Bir adım daha attın mı her şey bitecek. Hikmet, iskelenin ucuna çakılı ayaklarını hiç geriye kıpırdatmadan, belini ve boynunu oynatarak geriye dönüp baktı. Ayaklarını geriye çevirirse kararından cayacağından korkuyordu. Arkasında bıraktığı sadece bir kentin karmaşası mıydı? Bir demet yasemini ciğerlerini patlatırcasına koklamak, teninin tüm coğrafyasıyla sevişmek, dişlerini takırdatırcasına buz gibi su içmek, sinemanın en arka koltuğuna yayılıp film izlemek, sıcacık bir simidi çıtırdatarak yemek ve dahası da geride kalacaktı.

8 Hayret! Ne çok şey varmış bundan sonra yoksun kalacağım Yaptıkları kadar, isteyip yapamadıkları da geride kalmayacak mıydı? Nemrut Dağı nın zirvesinde Güneş in doğuşunu hiç izleyemeyecek; Laz takalarıyla balığa çıkamayacak; kilden çömlek yapmasını ve Fransızca konuşmasını öğrenemeyecek. Bütün bunları bir gün yapabilme olasılığı, biraz sonra O nunla beraber sulara gömülecekti. Yüzünü denize döndü. Denizin nerede bitip gökyüzünün nerede başladığı seçilemiyordu. Gecenin karanlık saltanatını devirecek olan Güneş ile buluşamayacaktı Hikmet. Buluşmamalıydı. Düşünsene Hikmet! Kim bilir bu deniz ne çok şeyi barındırıyor koynunda. Ne çok balık, midye, yosun Ne kadar kum, batık sandal ve daha neler Elbet sana da yer vardır aralarında. Aslında deniz evrensel küme. Hani matematik derslerinde anlatılan her şeyi kapsayan küme. Deniz Dünya nın alt kümesi be Hikmet. Hepimizi, her şeyi kapsıyor işte Off! Neler düşünüyorum ya Yeter artık lan! Kendimi denize atacağım ve bu iş bitecek. Elini iç cebine atıp sigarasını ve çakmağını çıkardı. Yarım paket kadar sigarası kalmıştı. Usulca bir tekini paketten çekip oya işler gibi dudaklarına iliştirdi ve yaktı. Günlerdir hiç sigara içmemişçesine bir istek ve haz ile ilk nefesi içine çekti. De ki bir ayin Hâlâ avucunda tuttuğu çakmağını saygıyla kaldırıp gözleriyle okşadı; Sibel in armağanıydı.

9 Uzun boylu, balıketi, güleç bir kızdı Sibel. Özü sözü bir, dobra bir kız Çin Seddi gibi dikilirdi acının karşısında; dokunduğu yerde umut yeşerirdi. Bir dönem Hikmet in dini imanı Sibel di. Yüreği koşar adım çarpardı; Sibel in elleri kaybolduğunda avuçlarında. Sibel in gözleri ürkek bir ceylan gibi sekerdi, Hikmet in yüzünün bozkırlarında. Aşk ı bir sustalı gibi saplamıştı bir zamanlar kalbine Sibel. Hâlâ duruyordu izi yerinde Ama koskoca bir aşk, Hikmet in gereksiz kıskançlığı yüzünden kuru bir çınar gibi devrilmişti. Kaç yıl oldu ayrılalı? Hâlâ beni anımsıyor mudur acaba? Hiç olmazsa son kez kana kana sarılabilseydim O na. Öpüp okşadı çakmağını. Sonra bir bebeği beşiğine yatırır gibi iç cebine koydu. Bir damla yaş firar etti gözünden. Hadi oğlum Hikmet, biraz cesaret. Denizin dibini boylayacaksın ve bu iş bitecek Başka yolu yok Hikmet. Hadi at artık kendini. Hadi İskelenin ucuna mıh gibi saplanmış ayaklarının üzerinden öne doğru belli belirsiz eğilip doğruldu. Hani n oldu!? Evde atıp tutuyordun. Mangalda kül bırakmıyordun hani.ha!?yemiyor di mi!? Başaracağım ulan! Bu işe nokta koyacağım Öne doğru bir hamle yapar gibi olduysa da korkusu ensesinden geriye doğru çekti. Hadi atsana lan kendini! At! Atamıyorum.

10 Atamazsın tabi korkak köpek! Ya ya Tanrı varsa?.. Oh ne âlâ! Şimdi mi imana geldin birden?.. Ya gerçekten Tanrı varsa? Böyle nasıl çıkarım karşısına? Ulan it! Korkak puşt! At ulan kendini at! Kapa çeneni artık! Asıl sen kapa da at kendini denize. Atamıyorum. Atmalısın! Atamıyorum! Atamıyorum! Atamıyorum!.. İskelenin ucuna çakılı halde boynundaki damarları çatlatırcasına haykırdı: Bu iş artık bitmeliiiiii

11 II- 2 İki Ay Önce: Hoş geldin Cemal komiserim. Ne var? Niye çağırdınız bu saatte!? Bir ceset bulunmuş da. Baş komiserim adli tıbba gidip görmemizi istedi. Tamam, gidelim. Emniyet Müdürlüğü nden çıkıp arabaya bindiler. Ümit direksiyona geçmişti. Geceydi. Yıldızlar, barbar bir kavim gibi istila etmişlerdi gökyüzünü. Teşhir ediyordu Ay, her ayrıntısını, bir striptizci edasıyla. Kent, arabanın iki yanından akıp gidiyordu. Cemal in gözü, bankamatik kulübesine sığınmış çocuklara takıldı. Onlar hayatın ıskartalarıydı. Şiddetin emzirdiği bu çocuklar, yüreklerinden taşıp uykularını bölen nefreti susturarak uyumaya çalışıyorlardı.

12 Yol boyunca hiç konuşmadılar. Cemal, Ümit e ölesiye kırgındı. Gerçeği kabullenemiyordu aslında. Ümit i kardeşi gibi severdi. Şimdi bir türlü inanamıyordu: İnsanın kardeşi nasıl eşcinsel olurdu. Hele Ümit Aslan gibi bir delikanlı Bu, Cemal in kaldırabileceği bir yük değildi. Bunun uyandığında bitecek bir kâbus olmasını diliyordu. Ümit, sakin, naif bir gençti. Kendini bildi bileli hem cinslerine ilgi duyardı, ama etrafa heteroseksüel gözükebilmek için hiç keyif almadığı halde kızlarla dolaşmış; el ele tutuşmuş ve iğrenerek öpüşmüştü. Şu dünyada en azından bir yakınına durumunu anlatabilmenin özgürlüğünü yaşayabilmek için bir akşam Cemal e cinsel kimliğini açıklamıştı. Açıklamaz olaydı. Cemal, kırmızı pelerin görmüş boğaya dönmüş; önlerinde duran masayı dağıtmıştı. Sinirden duvarları yumruklamış; Ümit e ana avrat sövmüştü. Asabi bir adamdı Cemal. Hani şu öfkesi saman alevi gibi olanlardan. Ama bu sefer öfkesi dinmek bilmiyordu. O gece kederden, bir hayalet gibi dolaşmıştı karanlıkta evin içinde. Tabutta volta atar gibi içi daralmıştı. Sonra adını unutana kadar içmiş ve sabaha karşı çocukluğundan bu yana ilk kez ağlamıştı 3 Gidecekleri yere vardılar. Arabayı park edip adli tıbbın kapısından içeri girdiler. Köşeyi dönüp alt kata, morga yöneldiler.

13 Merhaba Ahmet Abi. Hoş geldin Cemal. Nasılsın abi? İyidir be n olsun. Şu yeni gelen cesedi görmeye gelmiştik. Tamam. Gelin benimle. Karanlık, dar bir koridordan geçip geniş bir odaya vardılar. Oda, mantar tarlasını andırıyordu: Bir sürü sedye ve üzerlerinde beyaz çarşaflar örtülü cesetler Burası mezarlığın önsözüydü. Ahmet odanın ortasındaki bir sedyeye yöneldi. Cesedi örten çarşafı kaldırdığında Cemal le Ümit, irkilerek bir adım geriye sıçradılar. Yüzükoyun yatan cesedin başı yoktu. Boynu omuzlarının başladığı yerden biçimsiz bir şekilde kesilmişti. Cesedin üzerinde, geniş morluklar ve sigara yanıkları bulunuyordu. Sırtında, kuyruk sokumundan ensesine kadar kesici bir aletle kazınmış bir yazı: Hangi bir ipek yolu harf dizisi çoğaltır. Gördüğün gibi Cemal, adamın hurdasını çıkartmışlar. Ağır işkence görmüş. Çekiç gibi bir cisimle hemen hemen tüm kemikleri kırılmış, üzerinde bolca sigara söndürülmüş ve koyun gibi boğazlanmış. Bu ne ya! Hiç böylesini görmemiştim. Kafası bulunabilmiş mi peki? Hayır. Cesedi çevirsene Ahmet Abi dedi Ümit. Bir de önyüzüne bakalım. Ne o!? Herifin şeyini mi merak ettin diye sordu Cemal, sözünün yanına en aşağılayıcı bakışını ekleyerek.

14 Ümit, ilk kez bu kadar çok kızmıştı Cemal e. Durumunu kabullenemeyişini anlayabilirdi, ama bu aşağılayıcı tavrı çileden çıkartmıştı Ümit i. Buna rağmen sustu. Boğazından firar etmesine engel oldu öfkesinin. Çevirelim Ahmet Abi dedi Cemal, Ümit in kendisine bir namlu gibi doğrulttuğu bakışlarını görmezden gelerek. Ahmet, cesedi çevirdi. Ön tarafı da en az arkası kadar hasar görmüştü. Ve cesedin göğüs kafesinin tam ortasına kesici bir aletle büyükçe bir K harfi kazınmıştı. Bu iş bizi çok uğraştıracak diye mırıldandı Cemal. Tamam Ahmet Abi. Kapatabilirsin Raporun ne zaman hazır olur? Sabaha yetiştiririm. Peki abi, kolay gelsin. Sağ ol, size de. Cemal önde, Ümit bir adım geride, mantar tarlasının içinden zarifçe süzülerek geçtiler. Karanlık koridordan öncekine göre daha fazla ürpertiyle merdivenleri hızla tırmandılar. Direksiyona tekrar Ümit yerleşti. Yine yol boyunca hiç konuşmadılar. İkisinin de kafası karmakarışıktı. Bir yandan birbirlerini, diğer yandan da cesedi düşünüyorlardı. Cemal in evinin önüne geldiklerinde üst katın penceresine iki endişeli yürek yanaştı. Yarı mahcup yarı telaşlı iki çift göz, arabanın içindeki Cemal i okşayıp geri döndü. Araba durduğunda Cemal, hiç yüzüne bakmadan, Sabah bulabildiğiniz her şey hazır olsun, derken Ümit in Emredersiniz çekmesine sırtını dönerek aşağı indi.

15 Kafasını üst kattaki ev sahiplerinin penceresine kaldırdığında, cama yapışan yüzler cephe gerisine çekildi. Kapıyı açar açmaz holün ışığını yakıp mutfağa yöneldi. Buzdolabından çıkardığı birayı açıp kafasına dikti. Uzun boylu bir yudum çekip elindeki şişeyle salona yöneldi. Tam altında bir fotoğraf bulunan masa lambasını yaktı ve karşısındaki koltuğa gömüldü. Odada bir tek fotoğraf aydınlık, diğer ne varsa karanlıktı. Gözlerini fotoğrafa dikti. Fotoğraf yavaşça çerçevesinin kuşatmasını yarıp sımsıcak odaya yayıldı. Ve usulca okşadı Cemal in anılarını Güzel bir genç kızın fotoğrafıydı bu. Teni, beyazın en masum hâli; saçları en kızıl tonu şehvetin Gözlerinin altına birer tutam çil serpiştirilmiş. Ve fena halde elâ gözleri Birkaç bira devirip odayı nikotin imparatorluğuna çevirdikten sonra yatağa girip uykunun karasularına daldı. 4 Sabah, her zamanki gibi, gözlerini kendi evine açıyor olduğuna dehşetle şaşarak uyandı. Kaç yıl olmuştu bu eve yerleşeli, ama hâlâ uyandığında, yetimhanenin çorap ve sidik kokulu yatakhanesinde olmadığına inanamıyordu. Cemal in yalnızlığından başka hiç kimsesi yoktu. Ne kendini bebekken yetimhanenin kapısına bırakıp kaçan anasını tanırdı ne kimliği meçhul babasını Çocukluğuna dair anımsadığı en eski anılar, yetimhane müdürünün acımasız dayak seanslarıydı.

16 Yetimhanede her sabah korkuya açılırdı gözleri. Hele yatağını ıslattıysa kahvaltısı suratında patlayan gaddar tokatlardan başka bir şey olmazdı. Şiddet fırtınası halinde geçen gün boyu derin bir hasretle yatağını özlerdi. Yatağının koynuna girdiğinde, kendi evinin hayaline kapanırdı gözleri, bir de dayak atmayan ana-baba hasretine. Yatağını morfin kılmıştı, gece emzirirken düşlerini. O nun da saçlarını okşayacak bir anası olsaydı ya Salıncakta sallayacak bir babası Şefkate acıktı mı anacığına sarılırdı kocaman; güvene susadığında babasının göğsüne sığınırdı. Ne vardı böyle dımdızlak olacak. Cemal in neden ağır sıklet bir yalnızlığı vardı? Hâlâ sorardı bunu kendine. Sordukça da öfkesi bir molotof gibi infilak ederdi can kafesinin içinde Yüzünü henüz yıkamıştı ki kapı çalındı. Kapıyı açtığında, önceden prova edilmiş gülümsemesiyle Jale karşısındaydı. Jale, elindeki tıka basa börek dolu tabağı Günaydın diyerek hafifçe uzattı: Su böreği yapmıştım da Sen seversin diye bir tabak getirdim. Teşekkür ederim. Zahmet oldu. Aman canım ne zahmeti. Şey Akşam gidip, epey bir süre dönmeyince seni merak ettik Ha, o mu? Akşam adli tıbba gitmemiz gerekti de. Neyse Afiyet olsun. Provalı gülümsemesini tekrar yüzüne iliştirdi. Cemal, ağır ağır kapıyı kapatırken merdivenin basamaklarını tüketmeye başladı.

17 Jale ve Jülide, kardeş iki kıdemli kızdı. Hayli oluyordu ikisi de kırkı devireli. İkisi de Cemal e âşık oldukları halde hem bunu birbirlerine belli etmemeye çalışırlar hem de gizlice rekabet ederlerdi. Hayatı ıskaladıkları gerçeğini unutturan tek şey, Cemal in kendilerini sevebileceği umuduna sarılmaktı. Kız kardeşlerin kendisine kur yapmaları, Cemal in özgüveninin kanayan yerlerine pansuman olurdu. Cemal, ne tam ümit verirdi onlara ne de tam yakardı gemileri O nun için sevimli bir köşe kapmacaydı bu. Kahvaltısını Jale nin leziz su böreğiyle taçlandırdıktan sonra özenle çiçeklerini suladı. Onları tek tek okşayıp hepsiyle konuştu. Sonra eviyle vedalaşıp Emniyet Müdürlüğü ne doğru yola koyuldu Merkeze ulaşıp cinayet masasına geldiğinde alışılmadık bir gerilim karşıladı Cemal i. Akşam bulunan ceset, medyanın gözdesi olmuş ve bu durum İçişleri Bakanlığı nın dikkatini çekmişti. Günaydın komiserim, diyerek karşıladı Ümit Cemal i, sandalyesinden bu sefer usulen- hafifçe kalkarak. Cemal, çorak bir karşılıkla savuşturarak masasına oturdu. Sigarasını henüz yakmıştı ki üç şekerli demli çayı ilk nefese yetişti her zamanki gibi. Şey komiserim, diye gevelemeye başladı Ümit. Cemal ilk çayını bitirmeden Ümit in kendisine durum değerlendirmesi sunması olağan değildi, ama bu sefer durum farklıydı. Akşam bulunan ceset bütün gazetelerin manşetlerinde. Halk panik içinde. İçişleri Bakanı, bizzat arayarak şüphelilerin acilen bulunması için özel talimat vermiş.

18 Cesedin kimliğini tespit edebildiniz mi? Evet. Parmak izi taramasıyla kimliğine ulaştık. Adı Ziya Semerci. Kırık Ziya namıyla anılan kaşarlanmış bir torbacı. Uyuşturucu satıcılığından iki kere enselenmiş, yaralamadan da üç sabıkası var. Son vukuatından ötürü içerdeyken aftan yararlanarak dışarı çıkmış. Demek torbacıymış ha Ceset nerede bulunmuş? Boş bir arsada çırılçıplak bir halde bulmuşlar. Kafası ise hâlâ kayıp. Adli tıp raporuna göre kurban bulunduğunda öleli en fazla yirmi dört saat olmuş. Sırtında ve göğsünde bulunan yazılar bisturi ile kazınmış, çekiçle kemiklerinin yüzde yetmişi kırılmış ve kesin olan bir şey daha var ki kafası ölmeden önce paslı bir ağaç testeresiyle kesilmiş Ama cesedin üzerinde katilin DNA sını ele verecek herhangi bir bulguya rastlanmamış. Sen şimdi git, şu Kırık Ziya denilen herif hakkında bulabildiğin kadar bilgi topla. Kimin hesabına çalışıyormuş, dostu düşmanı kimlermiş öğren. Anlaşıldı komiserim. Müsaadenizle. Ümit çıkarken Cemal ikinci sigarasını yakıyordu. Kafasının içi bekâr odası gibi dağınıktı. Bu ne lan! diye geçirdi içinden. Uyuşturucu mafyasının infazı da hedef şaşırtmaya çalışıyorlar desem, bu kadar yaratıcı olabileceklerini sanmıyorum Yoksa yaralamalardan birinin intikamı falan mı?..ne demek bu Hangi bir ipek yolu harf dizisi çoğaltır. Bilmece mi lan?... Off, çok uğraşacağız galiba Peki bu cesedin kafası niye kayıp!? Cemal, kafasındaki soru silsilesini aklının en tenha köşesine itti. Son nefesini veren sigara paketini tazelemek için büfeye doğru yola koyuldu.

19 Alt katta, hırsızlık masasının önünden geçerken iki üniformalı polisin arasında duran kelepçeli genç dikkatini çekti. Eli yüzü düzgün, muhtemelen üniversiteli bir çocuktu. Genç adam sürekli ironik bir yüz ifadesiyle kendi kendine gülümsüyor ve ara sıra kafasını hafifçe iki yana sallıyordu. Cemal, merakını yenemeyip yanlarına yanaştı. Bunun suçu nedir?, diye sordu üniformalılardan birine. Komiserim bu, Tüyap Kitap Fuarı ndan kitap çalmış. Cemal, genç adamla göz göze geldi. Kahkahalarla gülmek ile hıçkırarak ağlamak arasında sıkışıp kaldı. Oğlum sen salak mısın!? Bu memlekette kitap çalınır mı? Git banka hortumla, vergi kaçır, ihaleye fesat falan karıştır. Kitap çalmaktan merkeze düşülür mü lan!? Genç adam, kafasını tatlı tatlı aşağı yukarı sallayarak karşılık verdi, yüzünde acı bir tebessümle. Cemal, merkezden çıkarken vicdanının en yumuşak yerini genç adamın gözbebeklerine asılı bırakmıştı Sokağın köşesini döner dönmez bir el ve elin arkasında bir adam, nazik ama kararlı bir şekilde göğsüne bastırıp Cemal i durdurdu. Giyimi partal ama temiz, altmış- altmış beş yaşlarında, gözleri yüzünün en işlek caddesi.

20 Hey çocuk! Gel kederden gülerek alkışlayalım Tüyap tan kitap çalan kahraman çocukları. Türkiye beceremese de onlarla gurur duymayı, övünüyorum ben hepsiyle teker teker dedi. Sonra kocaman ve ısrarcı bir soru işaretini Cemal in aklına zımbalayıp kalabalığın arasında bir kılıç balığı gibi süzülerek gözden kayboldu. Cemal, zokayı yutmuş lodos balığı gibi bakakaldı yaşlı adamın ardından. Ulan herif aklımı mı okudu!? 5 Yağmur henüz heceliyordu kaldırımlara. Ağır aksak halay çekiyordu gökte tunç bulutlar Ümit, annesinin başını okşayışıyla uyandı. Anacığının gözlerinden şefkatin en uysal pınarı akıyordu yüzüne. Çoktan namazını kılmış ve kahvaltıyı hazırlamıştı Nebiye Hanım. Hadi evladım, çay demlendi. Hımm, tamam anneciğim. İbrahim Bey, masa başına kurulmuştu bile. Yüreğinin yumuşak köşelerini gizleyen çatık kaşları, çoktan yüzünün kuzeyindeki mesaisine başlamıştı. Kırk iki yıllık eşi Nebiye Hanım bile bir kere görememişti bas bariton güldüğünü. Belki en fazla hafif bir tebessüm oğulları doğduğunda.

21 Aile babası dediğin sert olmalıydı İbrahim Bey e göre. Çünkü ailem dediği bu küçük monarşide kral O ydu. Çatık kaşları ve yüksek desibelde seyreden sesi bu iktidarın kalkanlıydı. Yüzünü yıkayıp sakal tıraşını olan Ümit, uykulu adımlarla masaya yöneldi. Hayırlı sabahlar baba. Hayırlı sabahlar diye homurdandı baba, gözlerini soyduğu yumurtanın üzerinden kaldırıp Ümit e yöneltmeye tenezzül etmeyerek. Nebiye Hanım, çaydanlığı masaya koydu. Çaydanlık mahmur mahmur homurdanıyordu buharını. Buharla birlikte genleşen odadaki sessiz hava pencereleri zorluyordu. Kalbini sokağa vurmak istiyordu Ümit Her sabahki gibi, anasının buruşuk samanlı kâğıda benzeyen elini öptü ve dualı mırıltılarını arkasına alarak uçar adım aşağıya indi. Dış kapıda yağmurla burun buruna geldi. Kafasını kaldırıp gökyüzüne baktı. Gök, minik yağmur buseleri kondurdu yüzüne. Kozasından yeni çıkmış bir kelebekti kalbi. Şimdi kanatlanma zamanıydı hayatın sonsuz devinimiyle Arabasının kapısını açarken kaşlarının altından utangaç bir bakış attı karşı evin penceresine. Güneşlikler, henüz güne açılmamıştı. Kente içini dökmeye başlamamıştı odalar. Acaba uyanmış mıydı Zafer?.. Nasıl bir ifade olurdu uyurken yüzünde?.. Ümit in bakışları yalayıp geçti pencerenin dışını ama evin içinde attı birkaç saniye yüreği

22 Merkeze doğru yola koyuldu. Arabanın teybine bir kaset koydu. Kent, hayatın hızına yetişmeye çalışıyordu. Dükkân kepenkleri paslı gürültülerle açılıyor; vitrinler parlak maskelerini telaşla takıyordu. Gecenin yorgun anılarını süpürüyordu çöpçüler. Gökyüzünün tunç zırhından çekinen serçeler, uçmayı erteleyip saçak altlarına gizliyorlardı minik yüreklerine sığmayan korkularını. İnsanlar, asık suratlarını beraberlerinde sürükleyerek, otobüslere, vapurlara yetişmeye çalışıyordu. Herkes, hayatın içinde kendi hacmine göre bir yer açabilme derdindeydi. Birbirine karışıyordu kaldırımlarda endişeli ayak sesleri. Kimse kendisine yetişemiyordu Ümit, başladığı işin sonunu getirenlerdendi. Şimdiye kadar aldığı her davayı çözmüştü, ama henüz Kırık Ziya nın katili hakkında en ufak bir ipucu bile bulamamıştı. Ziya nın girip çıktığı her mekânı dolaşmış, dostunu düşmanını araştırmıştı. Kimi sorguya çektilerse hiçbir bilgi edinememişlerdi. Aniden ortadan kaybolmuştu Ziya. Ailesi hiç merak etmemişti. Alışkındılar Ziya nın sık sık günlerce eve gelmemesine. İyi para kaldırdığında soluğu lüks randevu evlerinde alır, sonra da zuladaki kumarhanelere damlardı. Eve döndüğünde ise sudan bir bahaneyle öldüresiye döverek çıkartırdı kaybetmenin acısını, karısından ve çocuklarından. Her gün biraz daha büyürdü ailesinin Ziya ya duyduğu nefret, ama çaresizlik itaate büküyordu boyunlarını. Ziya dediğin ateşten can simidiydi umarsızlık okyanusunun orta yerinde.

23 Ziya nın karısı Selma, acıya kefen biçerdi teninden ve inatla umut damıtırdı elemden Ziya, pervasızca çocuklarının gözü önünde cıgaralık sarar ve kafayı dumanlardı. Hatta ara sıra dokuz yaşındaki oğlunu mal taşıma işinde kullandığı da olurdu, Çocuktur, şüphe çekmez diyerek. En çok bu zamanlarda cinayete bir adım kala buluyordu kendini Selma. Ziya yı ekmek bıçağıyla delik deşik edesi geliyordu da cesaretinin boyu kısa kalıyordu korkusunun yanında. Bütün bunlar yüzündendir ki hiç üzülmedi Selma, adlı tıbba Ziya nın cesedini teşhise gittiğinde. Morgda Ziya nın tenindeki ölüm soğukluğunu gördüğünde, gözlerinin göğünde havai fişek gösterisi başladı birden. Zor örtbas etti, ağzının kıyısındaki göle su içmeye inen ceylanın adımlarını. Etrafındakiler, kalbinin mutluluğun kapısına hızla vurduğunu duyacaklar diye korktu. Morgdan çıkarken arkasına dönüp bakmadı. Artık Ziya, O nun için ipi göğüslenmiş bir kâbus maratonuydu Emniyet Müdürlüğü binası gözükür gözükmez Ümit in kalbinin kanatları kopuverdi. Kırık Ziya nın cinayetiyle ilgili hâlâ hiçbir ipucu bulamadığı için Cemal e karşı mahcup hissediyordu kendini. Ümit in boynu her dilde italik yazılıyordu ne zaman görse Cemal i.

24 Merkezin merdivenlerini çıkarken her gün ısrarla artan kalabalığın arasından geçti. Kelepçeler metal yorgunluğu yaşıyordu. Fazla mesai yapıyordu daktilo tuşları, yetişebilmek için zabıtlara. Ümit, ofise girip yerine yeni oturmuştu ki Cemal sökün etti. Soğuk bir selamı isteksizce bölüştüler. İnatçı, saydam bir duvar duruyordu hâlâ aralarında. Cemal, ağzına bir namlu gibi dayadı sigarasını. Taze demli çayı, baloya gecikmiş kavalye telaşıyla dumanın dansına eşlik etti. Dışarıda üşüyüp odanın sıcaklığına sarılmak isteyen yağmur, pencereyi usulca tıklatıp giriş izni istiyordu. Hangi bir ipek yolu harf dizisi çoğaltır Cemal in aklına sülük gibi yapışmıştı bu tümce. Cemal ki lokomotifiydi cinayet masasının. İçinden çıkılmaz görünen nice davanın defterini dürmüş, nice katilin bileklerini kelepçenin çelik kuşatmasıyla sarmıştı. Gel gör ki henüz görüntüyü kurtarmak için olsun tek bir ipucu bile elde edememişlerdi. Diğer davalara bakarken aklının bir köşesinde mekanik bir çalar saat gibi tıkır tıkır işliyordu kesik baş cinayetinin belirsizliği. Suç, bayramlık elbiseleriyle bir-sıfır öndeydi Ceza nın karşısında sokaklarda. Cinayetin medyada görücüye çıkmasından bu yana ilgi ve merak azalacağına, çözümsüzlük, korkunun ebola virüsü gibi yayılmasını sağlıyordu. Halk arasındaki fısıltılara ölüm sinmişti. Zuladaki ispiyoncuları bir daha silkelemeli, diye geçirdi içinden, toplu mezarı andıran küllükteki sigara ölülerine bakarak

25 6 Jale nin can kafesinde bir kuş sürüsü kanat çırpıyordu. Dar geliyordu mutfak hevesine. Akşam Cemal yemeğe gelecekti. Jale yemek repertuarının favori parçalarını hazırlama derdindeyken Jülide de kendininkileri araya sıkıştırmaya çalışıyordu menünün içine. Cemal şunu daha çok sever diyerek epey didişmişlerdi, kendi becerilerini liste başı yapmaya çalışarak. Birbirlerinin niyetini anlamazdan gelir gözükmeleri gerilimi alevlendiriyordu. Zaman ilerledikçe tezgâhın üstündeki tüm nesnelerin şekli, Jale ye erotik çağrışımlar yapmaya başlamıştı. En sonunda gözünü karartmıştı Jale. Bu akşam bir punduna getirip Cemal e arzusunu fısıldamalıydı artık. Libidosu gururuna baskın çıkmıştı sonunda Bir kanaviçe gibi işliyordu yemek masasını abla kardeş. Masaya ne ekleseler hep bir şeyler eksik kalıyordu. Misafir takımları milimetrik diziliyor; salatalar ve mezeler birbirlerine nispet yapıyordu Ofisi terk etti Cemal. Ayakları otomatik bir şekilde yolu bulup merdivenlerden aşağıya indi. Birden kendini ön bahçede buldu ve çil yavrusu gibi dağıldı kafasındaki soru işaretleri. Biraz yürümeyi düşündü. Bütün gün kafesteki kaplan gibi içerde kısılıp kalmıştı.

26 Akşamın ergenlik çağıydı. Karanlık, örümcek ağı gibi örülmüştü kentin üzerine. Esas duruşta aydınlatıyordu sokak lambaları, işyerlerinden çıkanların yüzlerindeki bitkinliği. Tekerlekli metal ateş böcekleri, vızıldayarak geçiyordu kaldırımların yanından. Birahanelerde giderek daha çok köpürüyordu keder. Mevsim kötürüm bırakmıştı parkları. Parklar ki yeşilin gettoları beton devlerin arasına sıkışmış. Bazı uğrar da es verir hayat, kentin savruk senfonisinin bir yerinde Salıncaklar suskunluğu ezber ediyordu. Dengesini bulamıyordu epeydir tahterevalliler. Dalların çıplaklığını örtbas eden kargalar, birbirlerini ajite ediyordu Hitchcock u yalancı çıkartmamak için. Giderek genişliyordu betonun soğuk nefesinin kapsama alanı yeşilin üstüne. İnsanoğlunun egosu yedikçe acıkıyordu Cemal, adresini unutmuş bir mektup gibi dolaşıyordu sokaklarda. Dağılan semt pazarının içinden geçiyordu ki birden taş kesildi ayakları. Ani bir tokat gibi çarptı yüzüne karşılaştığı görüntü. Hemen kısa metrajlı otobiyografik bir belgesel gösterime girdi beyninde: Kendini, büyüyünce de giyebilsin diye iki beden büyük alınmış siyah önlüğüyle, çocukların arı kovanına çevirdiği ilkokulun bahçesinde buldu.

27 Çocuklar, serçeler gibi sekerek dağıldı ve ortada Kenan Öğretmen in babacan görüntüsü kaldı. Sımsıcak gülümseyerek geçti Kenan Öğretmen, Cemal in çocukluğunun yanından. Geçerken de hafifçe dokundu siyah önlüklü minik omzuna. Cemal, yetimdi işte ve ağır sıklet öksüz. Birkaç arkadaşıyla beraber taşırlardı yetimhaneden okula kimsesizliklerini. Diğer çocuklar elbet bilirdi bu beter yalnızlığı ve hoyratça kanatırlardı bu yürüyen körpe açık yaraları, alaycı ustura kahkahalarla Bir tek Kenan öğretmen vardı ahh Bir tek O ndan şefkat görmüştü Cemal. Hayatında ilk kez O okşamıştı başını, karatahtada zor bir matematik problemini çözdüğünde. Çok sevdiği çakal eriği ekşitseydi ağzını bu kadar sevinemezdi Cemal; ne de afişlerine baka baka boynunu ağrıttığı, önünden şaşkın adımlarla nefesini tutarak geçtiği sinemaya gitse. Bisiklete binmenin keyfi de olsa olsa böyle bir şeydi herhalde Tebeşir tozunun örttüğü anılar flaş gibi patlamıştı Cemal in belleğinde. Kendini tekrar semt pazarının dağınıklığının ortasında buldu. Yüreğinde paslı bir burgu dönüyordu: Emekli öğretmen Kenan Dülger, ezik meyve topluyordu

28 Ne yapacağını hiç bilemedi Cemal; afallayıp kaldı. Belki öğretmeni kendisini anımsar diye düşündü, çünkü liseden sonra Kenan Öğretmen önayak olmuştu Polis Akademisi ne girmesine Öğretmeninin gururu daha fazla incinmesin diye gözüne gözükmemeliydi en iyisi. Ama yanına gidip hiç hal hatır sormadan, hiç yardımcı olmadan, görmezden gelir gibi kaçmak, vefa borcunu ödeme isteğiyle nasıl bağdaşırdı? Sağa sola kekeledi Cemal in ayakları. Dar attı kendini en yakın ara sokağa. Savaş zamanı asker kaçağıymış gibi hissetti kendini. Acaba geri mi dönseydi?.. Bu ikilem ateşinin içinde yürüyerek ana caddeye çıktı. Daha bir boy atmıştı sanki beton devler. Sanki daha bir artmıştı metrekareye düşen insan yokluğu. Cadde, tsunami gibi kapandı üzerine. Derken, kalabalığın arasından -aynı- kararlı ama nazik el uzanıp göğsüne bastırdı Cemal in. Cemal, irkilerek başını kaldırıp baktı elin sahibine. O ydu Ama bu sefer gözleri bir ninni gibi. Hey çocuk! Sakın girme melankolinin karasularına; kendini umutsuzluk kara deliğinden sakın! Gençliğini, hortumlanmış bankalar gibi yağmalamış olsa da hayat, unutma : Umut ki en çok yakışandır bize Sakın unutma çocuk! Sakın kendini

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz.

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz. Bozuk Paralar KISA FİLM Yaşar AKSU İLETİŞİM: (+90) 0533 499 0480 (+90) 0536 359 0793 (+90) 0212 244 3423 SAHNE 1. OKUL GENEL DIŞ/GÜN Okulun genel görüntüsünü görürüz. Belki dışarı çıkan birkaç öğrenci

Detaylı

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç katıyordu. Bulutlar gülümsüyor ve günaydın diyordu. Melek

Detaylı

Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý.

Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý. Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý. Üstüne, günlerin yorgunluðu çökmüþtü. Bunu ancak oyunla atabilirdi. Caný oyundan

Detaylı

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin Bir bahar günü. Doğa en canlı renklerine büründü bürünecek. Coşku görülmeye değer. Baharda okul bahçesi daha bir görülmeye değer. Kıpır kıpır hareketlilik sanki çocukların ruhundan dağılıyor çevreye. Biz

Detaylı

ALTIN BALIK. 1. Genç balıkçı neden altın balığı tekrar suya bırakmayı düşünmüş olabilir?

ALTIN BALIK. 1. Genç balıkçı neden altın balığı tekrar suya bırakmayı düşünmüş olabilir? ALTIN BALIK Bir zamanlar iki balıkçı varmış. Biri yaşlı, diğeriyse gençmiş. İki balıkçı avladıkları balıkları satarak geçinirlermiş. Bir gün yine denize açılmışlar. Ağı denize atıp beklemeye başlamışlar.

Detaylı

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERİSTESİ VAKFI ADIGÜZEL OKULLARI ÇEKMEKÖY ANAOKULU TAVŞANLAR SINIFI MAYIS AYI KAVRAM VE ŞARKILAR

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERİSTESİ VAKFI ADIGÜZEL OKULLARI ÇEKMEKÖY ANAOKULU TAVŞANLAR SINIFI MAYIS AYI KAVRAM VE ŞARKILAR ANNEM ANNEM Annem annem canım annem, Gönlüm senle kalbim senle Canım annem gülüm annem Dünyam sensin benim bir tanem.. Biliyorum elbet bir gün gelecek Bir başka bebekte bana annem diyecek Bende hep iyi

Detaylı

Okuma- Yazmaya Hazırlık. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim. Fen Ve Doğa Etkinlikleri

Okuma- Yazmaya Hazırlık. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim. Fen Ve Doğa Etkinlikleri Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim Sohbetler *Tatilde neler yaptık? *Hava nedir? Hangi duyu organımızla hissederiz? *Tatildeyken hava nasıl değişimler oldu? *Müzik dendiğinde

Detaylı

C A NAVA R I N Ç AGR ISI

C A NAVA R I N Ç AGR ISI C A NAVA R I N Ç AGR ISI Canavar, canavarların hep yaptığı gibi, gece yarısından hemen sonra çıktı ortaya. Geldiğinde Conor uyanıktı. Kısa süre önce bir kâbus görmüştü. Herhangi bir kâbus değil- di bu;

Detaylı

YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN

YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN 2011 PAZARTESĐ SAAT- 07:42 Sahne - 1 OTOBÜS DURAĞI Otobüs durağında bekleyen birkaç kişi ve elinde defter, kitap olan genç bir üniversite öğrencisi göze çarpar. Otobüs gelir

Detaylı

OKUMA ANLAMA ANLATMA. 1 Her yerden daha güzel olan yer neresiymiş? 2 Okulda neler varmış? 3 Siz okulda kendinizi nasıl hissediyorsunuz?

OKUMA ANLAMA ANLATMA. 1 Her yerden daha güzel olan yer neresiymiş? 2 Okulda neler varmış? 3 Siz okulda kendinizi nasıl hissediyorsunuz? Aşağıdaki şiiri okuyunuz. Soruları cevaplayınız. OKULUMUZ Her yerden daha güzel, Bizim için burası. Okul, sevgili okul, Neşe, bilgi yuvası. Güzel kitaplar burda, Birçok arkadaş burda, İnsan nasıl sevinmez,

Detaylı

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ VAKFI ADIGÜZEL ANAOKULU GÖKYÜZÜ SINIFI KASIM AYI KAVRAM VE ŞARKILAR

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ VAKFI ADIGÜZEL ANAOKULU GÖKYÜZÜ SINIFI KASIM AYI KAVRAM VE ŞARKILAR RENKLER Ben bir küçük ressamım Pembe sarı boyarım Yeşil yeşil ormanlar Mavi mavi denizler Turuncudur portakal Gökte sarı güneş var Fırça kalem ve kağıt Olmazsa resim olmaz Reklerle oynamaktan Hiç bir çocuk

Detaylı

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU. NİSAN AYI 1. ve 2. HAFTASINDA NELER YAPTIK?

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU. NİSAN AYI 1. ve 2. HAFTASINDA NELER YAPTIK? DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU NİSAN AYI 1. ve 2. HAFTASINDA NELER SERBEST ZAMAN YAPTIK? Çocuklara sporun önemi anlatıldı ve her sabah spor yaptırıldı. Çocuklar ilgi köşelerinde öğretmen rehberliğinde serbest

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ : 2014 2015 Μάθημα : Τουρκικά Επίπεδο : Ε1 Διάρκεια : 2 ώρες

Detaylı

1. Bölüm. Uçağın kalkmasına bir saat vardı. Birkaç dakika içinde kapıya çağırılacaklardı. Eğer yapacaksa, şimdi yapması gerekiyordu.

1. Bölüm. Uçağın kalkmasına bir saat vardı. Birkaç dakika içinde kapıya çağırılacaklardı. Eğer yapacaksa, şimdi yapması gerekiyordu. 1. Bölüm Uçağın kalkmasına bir saat vardı. Birkaç dakika içinde kapıya çağırılacaklardı. Eğer yapacaksa, şimdi yapması gerekiyordu. Tim ayağa kalktı. İpi çekti. Grk ayağa kalktı, JFK Uluslararası Havaalanı

Detaylı

zaferin ve başarının getirdiği güzel bir tebessüm dışında, takdir belgesini kaçırmış olmanın verdiği üzüntü. Yanımda disiplinli bir öğretmen olarak bilinen ama aslında melek olan Evin Hocam gözüküyor,

Detaylı

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı

5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ

5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ 5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ HAZIRLIK SINIFI EKİM AYI ŞARKILARIMIZ OKULUMA BAŞLADIM BİR DÜNYA BIRAKIN SONBAHARIN SESLERİ SEVİMLİDİR HAYVANLAR HOŞ GELİŞLER OLA Her gün erken kalkarım Önce yüzümü

Detaylı

Günler süren yağmurdan sonra bulutlar kayboldu. Güneş, ışıl ışıl yüzünü gösterdi. Yıkanan doğanın renklerine canlılık gelmişti. Ağaçlardan birinin

Günler süren yağmurdan sonra bulutlar kayboldu. Güneş, ışıl ışıl yüzünü gösterdi. Yıkanan doğanın renklerine canlılık gelmişti. Ağaçlardan birinin Günler süren yağmurdan sonra bulutlar kayboldu. Güneş, ışıl ışıl yüzünü gösterdi. Yıkanan doğanın renklerine canlılık gelmişti. Ağaçlardan birinin kökünden kahverengi, pırıl pırıl bir şerit uzanıyordu.

Detaylı

Yönetici tarafından yazıldı Pazartesi, 24 Ağustos 2009 04:42 - Son Güncelleme Çarşamba, 26 Ağustos 2009 19:20

Yönetici tarafından yazıldı Pazartesi, 24 Ağustos 2009 04:42 - Son Güncelleme Çarşamba, 26 Ağustos 2009 19:20 Düğünlerde Takılan Sahte Paralar Yüksek eğitimini tamamlamış, babası ticaretle uğraşan, annesi ise bir bankada görevli bulunan bir ailenin tek kızıydı. Okul arkadaşı ile evlenmeye karar vermişlerdi. Damat

Detaylı

Bir adam... Bel Plan Dış/Gün. Bir şehir... Geniş Açı. Ve insanlar... Geniş Açı

Bir adam... Bel Plan Dış/Gün. Bir şehir... Geniş Açı. Ve insanlar... Geniş Açı ...ZEDE Bir adam... Bel Plan (Görüntü adama doğru yaklaşıyor) Bir şehir... Geniş Açı Şehirde hayat akıyor... Ve insanlar... Geniş Açı Düşme görüntüsü Yüksek bir yerden düşme hissi, aşağıya doğru tilt...

Detaylı

Tuğrul Tanyol. Beyaz at. Sönmüş kentleri dolaştım sessizlikte Boş meydanları, kirli sokakları Herkes kendi yankısının peşinde

Tuğrul Tanyol. Beyaz at. Sönmüş kentleri dolaştım sessizlikte Boş meydanları, kirli sokakları Herkes kendi yankısının peşinde Tuğrul Tanyol Beyaz at Sönmüş kentleri dolaştım sessizlikte Boş meydanları, kirli sokakları Herkes kendi yankısının peşinde Karanlık avlularda oturdum İçimde vahşi tamtamları inlerken ölümün Tüm putların

Detaylı

KÜÇÜK UYKULAR BAHÇESİ

KÜÇÜK UYKULAR BAHÇESİ Mustafa Köz KÜÇÜK UYKULAR BAHÇESİ YARATICI OKUMA DİZİSİ Şiir Resimleyen: Yasemin Ezberci Yaratıcı Okuma Dosyası: Mustafa Köz Mustafa Köz KÜÇÜK UYKULAR BAHÇESİ Resimleyen: Yasemin Ezberci Yayın Koordinatörü:

Detaylı

20 Mart Vızıltı. Mercanlar Sınıfından Merhaba;

20 Mart Vızıltı. Mercanlar Sınıfından Merhaba; Mercanlar Sınıfından Merhaba; 20 Mart Vızıltı Bu hafta konumuz ormanlar idi. Orman nedir? Ormanların önemi ve faydaları nelerdir? Ormanları koruma konusunda üzerimize düşen görevler nelerdir? gibi sorular

Detaylı

Örnek alınacak en güzel insan Hz. Muhammed hayatı boyunca görüntüsüne ve hareketlerine dikkat etmiştir.

Örnek alınacak en güzel insan Hz. Muhammed hayatı boyunca görüntüsüne ve hareketlerine dikkat etmiştir. Örnek alınacak en güzel insan Hz. Muhammed hayatı boyunca görüntüsüne ve hareketlerine dikkat etmiştir. Görünümü Elbiseleri Hz. Peygamber çeşitli renk ve desenlerde elbiseler giymiştir. Ancak daha çok

Detaylı

SAKLAMBAÇ. Müge İplikçi

SAKLAMBAÇ. Müge İplikçi SAKLAMBAÇ Müge İplikçi ON8 roman 22 SAKLAMBAÇ Yazan: Müge İplikçi Yayın yönetmeni: Müren Beykan Yayın koordinatörü: Canan Topaloğlu Son okuma: Hande Demirtaş ON8, 2013 Tüm yayın hakları saklıdır. Tanıtım

Detaylı

TEST. 7. Dişer ne zaman fırçalanmalıdır? A. Yemeklerden sonra B. Okuldan gelince C. Evden çıkmadan önce

TEST. 7. Dişer ne zaman fırçalanmalıdır? A. Yemeklerden sonra B. Okuldan gelince C. Evden çıkmadan önce ÖDEV- 3 ADI SOYADI:.. HAYAT BİLGİSİ Tırnaklar, el ve ayak parmaklarının ucunda bulunur. Tırnaklar sürekli uzar. Uzayan tırnakların arasına kir ve mikroplar girer. Bu yüzden belli aralıklarla tırnaklar

Detaylı

Evimi misafirlerim gidince temizlemek için saatlerce uğraşıyorsam birçok arkadaşım

Evimi misafirlerim gidince temizlemek için saatlerce uğraşıyorsam birçok arkadaşım Yeni evli bir çift vardı. Evliliklerinin daha ilk aylarında, bu işin hiç de hayal ettikleri gibi olmadığını anlayıvermişlerdi. Aslında birbirlerini sevmiyor değillerdi. Son zamanlarda o kadar sık olmasa

Detaylı

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER YAPTIK?

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER YAPTIK? DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER SERBEST ZAMAN YAPTIK? Çocuklara sporun önemi anlatıldı ve her sabah spor yaptırıldı. Çocuklar ilgi köşelerinde öğretmen rehberliğinde serbest oyun

Detaylı

ISBN : 978-605-65564-3-2

ISBN : 978-605-65564-3-2 ISBN : 978-605-65564-3-2 1 Baba, Bal Arısı Gibi Olmak İstemiyorum ISBN : 978-605-65564-3-2 Ali Korkmaz samsun1964@hotmail.com Redaksiyon : Pelin GENÇ Dizgi/Baskı Kardeşler Ofset Matbaacılık Muzaffer Ceylandağ

Detaylı

KURALLI VE DEVRİK CÜMLELER. --KURALLI CÜMLE: İş, hareket, oluş bildiren sözcükler cümlenin sonunda yer alıyorsa denir.

KURALLI VE DEVRİK CÜMLELER. --KURALLI CÜMLE: İş, hareket, oluş bildiren sözcükler cümlenin sonunda yer alıyorsa denir. --KURALLI CÜMLE: İş, hareket, oluş bildiren sözcükler cümlenin sonunda yer alıyorsa denir. Örnek: Mustafa okula erkenden geldi. ( Kurallı cümle ) --KURALSIZ (DEVRİK) CÜMLE: Eylemi cümle sonunda yer almayan

Detaylı

ÇAYLAK. Çevresinde güzel bahçeleri olan bir villaydı.

ÇAYLAK. Çevresinde güzel bahçeleri olan bir villaydı. ÇAYLAK Çevresinde güzel bahçeleri olan bir villaydı. Alt katta genel tıbbi muayene ve müdahaleleri yapılıyordu. Bekleme salonu ve küçük bir de laboratuar vardı. Orta katta diş kliniği ve ikinci bir muayene

Detaylı

AYLIK BÜLTEN MAYIS 2012 OKUL ÖNCESİ EĞİTİM SINIFI

AYLIK BÜLTEN MAYIS 2012 OKUL ÖNCESİ EĞİTİM SINIFI AYLIK BÜLTEN MAYIS 2012 OKUL ÖNCESİ EĞİTİM SINIFI OKUL KURUCUMUZ : ASİYE ÖZTÜRK OKUL MÜDÜRÜMÜZ : F.BİLGE ÖZALP ANAOKULU BİRİMİ HAZIRLIK SINIFI ÖĞRETMENİ : TÜLAY DÖNMEZ 5 YAŞ SINIFI ÖĞRETMENİ : GÜLAY ÇELİKOK

Detaylı

İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali

İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali Aşağıda verilen isimleri örnekteki gibi tamamlayınız. Örnek: Ayakkabı--------uç : Ayakkabının ucu İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali Kalem sap Çanta renk Araba boya Masa kenar Deniz mavi Rüzgar şiddet

Detaylı

ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΙΓΡΤΜΑ ΓΙΑΥΔΙΡΙΗ ΑΠΟΓΔΤΜΑΣΙΝΩΝ ΚΑΙ ΒΡΑΓΙΝΩΝ ΔΠΙΜΟΡΦΩΣΙΚΩΝ ΠΡΟΓΡΑΜΜΑΣΩΝ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ

ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΙΓΡΤΜΑ ΓΙΑΥΔΙΡΙΗ ΑΠΟΓΔΤΜΑΣΙΝΩΝ ΚΑΙ ΒΡΑΓΙΝΩΝ ΔΠΙΜΟΡΦΩΣΙΚΩΝ ΠΡΟΓΡΑΜΜΑΣΩΝ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΙΓΡΤΜΑ ΓΙΑΥΔΙΡΙΗ ΑΠΟΓΔΤΜΑΣΙΝΩΝ ΚΑΙ ΒΡΑΓΙΝΩΝ ΔΠΙΜΟΡΦΩΣΙΚΩΝ ΠΡΟΓΡΑΜΜΑΣΩΝ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΣΕΛΙΚΕ ΕΝΙΑΙΕ ΓΡΑΠΣΕ ΕΞΕΣΑΕΙ ΥΟΛΙΚΗ ΥΡΟΝΙΑ: 2012-2013 Μάθημα: Σοσρκικά

Detaylı

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor.

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor. OKUMA - ANLAMA: ÖĞRENCİLER HER GÜN NELER YAPIYORLAR? 1 Türkçe dersleri başladı. Öğrenciler her gün okula gidiyorlar, yeni şeyler öğreniyorlar. Öğretmenleri, Nazlı Hanım, her Salı ve her Cuma günü sınav

Detaylı

"Satmam" demiş ihtiyar köylü, "bu, benim için bir at değil, bir dost."

Satmam demiş ihtiyar köylü, bu, benim için bir at değil, bir dost. Günün Öyküsü: Talih mi Talihsizlik mi? Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir adam yaşıyormuş. Çok fakirmiş. Ama çok güzel beyaz bir atı varmış. Kral bu ata göz koymuş. Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir

Detaylı

ORTA HAZIRLIK TÜRKÇE ORTAK SINAVI-1 2015-2016. Açıklamalar GRADE. (20 Aralık 2015, Pazar)

ORTA HAZIRLIK TÜRKÇE ORTAK SINAVI-1 2015-2016. Açıklamalar GRADE. (20 Aralık 2015, Pazar) (20 Aralık 2015, Pazar) GRADE ORTA HAZIRLIK 2015-2016 ORTAK SINAVI-1 Açıklamalar 1. Bu sınav 50 adet çoktan seçmeli sorudan oluşmaktadır. 2. Üç yanlış cevap bir doğru cevabı götürür. 3. Sınavın Süresi

Detaylı

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz.

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. TATÍLDE Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. Ízin zamanı yaklaşırken içimizi bir sevinç kaplar.íşte bu yıl da hazırlıklarımızı tamamladık. Valizlerimizi

Detaylı

ÖYKÜLERİ Yayın no: 170 ADALET VE CESARET ÖYKÜLERİ

ÖYKÜLERİ Yayın no: 170 ADALET VE CESARET ÖYKÜLERİ ADALET ve CESARET ÖYKÜLERİ Yayın no: 170 ADALET VE CESARET ÖYKÜLERİ Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür İç düzen: Durmuş Yalman Kapak: Zafer Yayınları İsbn: 978 605 4965 24 3 Sertifika no: 14452 Uğurböceği

Detaylı

Uzun Bir Köpek Hakkında Kısa Bir Öykü. Henry Winker. İllüstrasyonlar: Scott Garrett. Çeviri: Bengü Ayfer

Uzun Bir Köpek Hakkında Kısa Bir Öykü. Henry Winker. İllüstrasyonlar: Scott Garrett. Çeviri: Bengü Ayfer Uzun Bir Köpek Hakkında Kısa Bir Öykü Henry Winker İllüstrasyonlar: Scott Garrett Çeviri: Bengü Ayfer 4 GİRİŞ Bu sendeki kitaplar Dyslexie adındaki yazı fontu kullanılarak tasarlandı. Kendi de bir disleksik

Detaylı

yemyeşil bir parkın içinden geçerek siteye giriyorsunuz. Yolunuzun üstünde mutlaka birkaç sincaba rastlıyorsunuz. Ağaçlara tırmanan, dallardan

yemyeşil bir parkın içinden geçerek siteye giriyorsunuz. Yolunuzun üstünde mutlaka birkaç sincaba rastlıyorsunuz. Ağaçlara tırmanan, dallardan Karganın Rengi Siyah! Siyah mı? Evet Emre, siyah. Kara değil mi? Ha kara, ha siyah Cenk, bence kara ile siyah arasında fark var. Arkadaşım Cenk le hâlâ aynı şeyi, kargaların rengini tartışıyoruz. Galiba

Detaylı

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik KISKANÇLIK KRİZİ > > ADAM - Kiminle konuşuyordun? > > KADIN - Tanımazsın. > > ADAM - Tanısam sormam zaten. > > KADIN - Tanımadığın birini neden soruyorsun? > > ADAM - Tanımak için. > > KADIN - Peki...

Detaylı

ŞİİR, HİKÂYE, MAKALE. Ekim 2013 Sayı 1. Yazar; HARUN ŞEN

ŞİİR, HİKÂYE, MAKALE. Ekim 2013 Sayı 1. Yazar; HARUN ŞEN ŞİİR, HİKÂYE, MAKALE Ekim 2013 Sayı 1 Yazar; HARUN ŞEN 1 İçindekiler KALDIRIMLAR 1... 3 DİYET... 4 ÇOCUKLARINIZA ZAMAN AYIRIN... 5 2 KALDIRIMLAR I Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında; Yürüyorum, arkama

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ: 2013-2014 Μάθημα: Τουρκικά Επίπεδο: Ε3 Διάρκεια: 2 ώρες Ημερομηνία:

Detaylı

ABDULLAH ALİYE CAN ANAOKULU ÇİÇEKLER SINIFI ARALIK AYI BÜLTENİ

ABDULLAH ALİYE CAN ANAOKULU ÇİÇEKLER SINIFI ARALIK AYI BÜLTENİ ABDULLAH ALİYE CAN ANAOKULU ÇİÇEKLER SINIFI ARALIK AYI BÜLTENİ BELİRLİ GÜNLER VE HAFTALAR İnsan Hakları ve Demokrasi Haftası Yerli Malı Haftası Yeni yıl (31 Aralık-1 Ocak) GÜNE BAŞLAMA ETKİNLİKLERİ Oyun

Detaylı

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU Nereden geliyor bitmek tükenmek bilmeyen öğrenme isteğim? Kim verdi düşünce deryalarında özgürce dolaşmamı sağlayacak özgüven küreklerimi? Bazen,

Detaylı

Öykü ile ilgili bitişik eğik yazı ile 5N1K soruları üretip çözünüz. nasıl : ne zaman:

Öykü ile ilgili bitişik eğik yazı ile 5N1K soruları üretip çözünüz. nasıl : ne zaman: Hafta Sonu Ev Çalışması BALON Küçük çocuk, baloncuyu büyülenmiş gibi takip ederken, şaşkınlığını izleyemiyordu. Onu hayrete düşüren şey, "Bizim eve bile sığmaz" dediği o güzelim balonların adamı nasıl

Detaylı

Azra hızlı hızlı giyinip, kahvaltı yapmadan evden ayrıldı. Asansöre binerken arkadan hala Berrak ın sesi geliyordu:

Azra hızlı hızlı giyinip, kahvaltı yapmadan evden ayrıldı. Asansöre binerken arkadan hala Berrak ın sesi geliyordu: Koru Azra nın kabusun etkisinden kurtulup yataktan kalkması için birkaç on dakikaya ihtiyacı vardı. Bu sırada Azra nın geveze ev arkadaşı Berrak her zamanki nutuk öğütlerinden birini atmakla meşguldü.

Detaylı

YÜKSEL ÖZDEMİR. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.10.2007. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

YÜKSEL ÖZDEMİR. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.10.2007. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 11.10.2007 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı

Şiir. Kategori: Şiir Cuma, 23 Nisan 2010 16:15 tarihinde yayınlandı. Gösterim: 4075. 1 / 7 Phoca PDF 1. SEN (1973) Senden, senden, hep senden,

Şiir. Kategori: Şiir Cuma, 23 Nisan 2010 16:15 tarihinde yayınlandı. Gösterim: 4075. 1 / 7 Phoca PDF 1. SEN (1973) Senden, senden, hep senden, Çemberlitaş taki dedesinin konağında büyüyen şair, Amerikan ve Fransız kolejlerinde başladığı ilk ve lise öğrenimini Deniz Lisesi nde tamamladı. İ. Ü. Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü nü 1924 te bitirince

Detaylı

3 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir?

3 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir? 3 YAŞ AYIN TEMASI Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir? Vücudumuzun bölümleri ve iç organlarımız nelerdir? Ne işe yarar? İskelet sistemi nedir? Ne işe yarar? Aile ve aileyi

Detaylı

TEŞEKKÜR. Kısa Film Senaryosu. Yazan. Bülent GÖZYUMAN

TEŞEKKÜR. Kısa Film Senaryosu. Yazan. Bülent GÖZYUMAN TEŞEKKÜR Kısa Film Senaryosu Yazan Bülent GÖZYUMAN Sahne:1 Akşam üstü/dış Issız bir sokak (4 sokak çocuğu olan Ali, Bülent, Ömer ve Muhammed kaldıkları boş inşaata doğru şakalaşarak gitmektedirler.. Aniden

Detaylı

Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri

Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri Sohbetler *Kendimi tanıyorum (İlgi ve yeteneklerim, hoşlandıklarım, hoşlanmadıklarım) *Arkadaşlarımı tanıyorum *Okulumu tanıyorum

Detaylı

Asker hemen komutanı süzerek cevap vermiş; 1,78! Komutan şaşırmış;

Asker hemen komutanı süzerek cevap vermiş; 1,78! Komutan şaşırmış; Yemek Temel, Almanya'dan gelen arkadaşı Dursun'u lokantaya götürür. Garsona: - Baa bi kuru fasulye, pilav, üstüne de et! der. Dursun: - Baa da aynısından... Ama üstüne etme!.. Ölçüm Bir asker herkesin

Detaylı

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 6 (ΔΞΙ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή:

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 6 (ΔΞΙ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή: ΚΥΠΡΙΑΚΗ ΔΗΜΟΚΡΑΤΙΑ ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΓΙΔΤΘΤΝΗ ΜΔΗ ΔΚΠΑΙΓΔΤΗ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ ΜΑΘΗΜΑ: ΣΟΤΡΚΙΚΑ ΕΠΙΠΕΔΟ: A ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011

Detaylı

* Balede, ayak parmakları ucunda dans etmek. [Ç.N.] ** Balede, ayaklarını birbirine vurarak zıplamak; antrşa şeklinde okunur. [Ç.N.

* Balede, ayak parmakları ucunda dans etmek. [Ç.N.] ** Balede, ayaklarını birbirine vurarak zıplamak; antrşa şeklinde okunur. [Ç.N. New York ta bugün kar yağıyor. 59. Cadde deki evimin penceresinden, yönetmekte olduğum dans okuluna bakıyorum. Bale kıyafetlerinin içindeki öğrenciler, camlı kapının ardında, puante * ve entrechats **

Detaylı

ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI. Süleyman Bulut. Bilmece ŞİPŞAK BİLMECELER DEYİM VE ATASÖZLERİ. 2. basım. Resimleyen: Ferit Avcı

ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI. Süleyman Bulut. Bilmece ŞİPŞAK BİLMECELER DEYİM VE ATASÖZLERİ. 2. basım. Resimleyen: Ferit Avcı Resimleyen: Ferit Avcı Süleyman Bulut ŞİPŞAK BİLMECELER 2 ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI Bilmece DEYİM VE ATASÖZLERİ 2. basım Süleyman Bulut ŞİPŞAK BİLMECELER 2 DEYİM VE ATASÖZLERİ Resimleyen: Ferit Avcı www.cancocuk.com

Detaylı

HAYAT BİLGİSİ A TEMASI: OKUL HEYECANIM. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir?

HAYAT BİLGİSİ A TEMASI: OKUL HEYECANIM. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir? 1. SINIF OKULA YARDIMCI VE SINAVLARA HAZIRLIK A TEMASI: OKUL HEYECANIM TEST-1 1. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir? A) Okula gitmemiz

Detaylı

Ö. Ç. BİLFEN ANAOKULU 6 YAŞ GRUBU GÜNLÜK EĞİTİM PROGRAMI

Ö. Ç. BİLFEN ANAOKULU 6 YAŞ GRUBU GÜNLÜK EĞİTİM PROGRAMI 03.11.2014 PAZARTESİ Ö. Ç. BİLFEN ANAOKULU 6 YAŞ GRUBU GÜNLÜK EĞİTİM PROGRAMI SERBEST ZAMAN ETKİNLİĞİ: Çocuklarla selamlaşıldı. Müzik eşliğinde öğretmenin yönergelerine uygun ısınma hareketleri yapıldı.

Detaylı

Murat Çelebi 2. - şiirler - Yayın Tarihi: 28.5.2015. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Murat Çelebi 2. - şiirler - Yayın Tarihi: 28.5.2015. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 28.5.2015 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı

ŞEKİL KAVRAMI TEMA ÇALIŞMALARIMIZ KAVRAMLAR RENK KAVRAMI SAYI KAVRAMI SES KAVRAMI ÖZEL BİLGİ İLKÖĞRETİM OKULU ANASINIFI

ŞEKİL KAVRAMI TEMA ÇALIŞMALARIMIZ KAVRAMLAR RENK KAVRAMI SAYI KAVRAMI SES KAVRAMI ÖZEL BİLGİ İLKÖĞRETİM OKULU ANASINIFI ÖZEL BİLGİ İLKÖĞRETİM OKULU ANASINIFI 1 31 MART TEMA ÇALIŞMALARIMIZ Merakla ve sabırsızlıkla ilkbaharı bekliyoruz..gelir umuduyla.. Bu ay temamız İlkbahar.. Kışı gördük, iliklerimize kadar yaşadık aylardır..

Detaylı

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktin soğuk geciktim kış geciktiniz kış mevsiminde uç, sınır, son, limit bulunuyor/bulunur

Detaylı

ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ ΕΠΤΑ (7) ΣΕΛΙΔΕΣ

ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ ΕΠΤΑ (7) ΣΕΛΙΔΕΣ ΚΥΠΡΙΑΚΗ ΔΗΜΟΚΡΑΤΙΑ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΜΑΘΗΜΑ: ΤΟΥΡΚΙΚΑ ΕΠΙΠΕΔΟ: B ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ:

Detaylı

Eylemlerin, eylemsilerin, sıfatların ve zarfların anlamlarını çeşitli yönden etkileyen sözcüklere zarf denir. Ör. Büyük lokma ye: büyük konuşma. Ör.

Eylemlerin, eylemsilerin, sıfatların ve zarfların anlamlarını çeşitli yönden etkileyen sözcüklere zarf denir. Ör. Büyük lokma ye: büyük konuşma. Ör. Eylemlerin, eylemsilerin, sıfatların ve zarfların anlamlarını çeşitli yönden etkileyen sözcüklere zarf denir. Eylem ve eylemsilerin anlamalarını durum yönünden tamamlayan zarflardır. Eylem ya da eylemsiye

Detaylı

Ağlat Beni Klip Senaryosu - 2006 Harun KOLÇAK

Ağlat Beni Klip Senaryosu - 2006 Harun KOLÇAK Ağlat Beni Klip Senaryosu - 2006 Harun KOLÇAK Yönetmen Ediz GÜLTEN http://www.youtube.com/watch?v=pj7l8_wstae SAHNE: 1 Harun Kolçak, bahçede yastıkların üzerinde oturmuş / YA DA TAROT BAKAR, ÖLÜM KARTI

Detaylı

TEMA: OKULUMUZU TANIYALIM KONU: OKULUMUZ TARİH: 01 EYLÜL / 30 EYLÜL YAŞAYAN DEĞERLER: SEVGİ

TEMA: OKULUMUZU TANIYALIM KONU: OKULUMUZ TARİH: 01 EYLÜL / 30 EYLÜL YAŞAYAN DEĞERLER: SEVGİ Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri TEMA: OKULUMUZU TANIYALIM KONU: OKULUMUZ TARİH: 01 EYLÜL / 30 EYLÜL YAŞAYAN DEĞERLER: SEVGİ Bu ayki yaşayan değerimiz Sevgi.

Detaylı

edersin sen! diye ciyaklamış cadı. Bunun hesabını vereceksin! Kadının kocası kendisini affetmesi için yarvarmış cadıya. Karısının bahçedeki marulları

edersin sen! diye ciyaklamış cadı. Bunun hesabını vereceksin! Kadının kocası kendisini affetmesi için yarvarmış cadıya. Karısının bahçedeki marulları RAPUNZEL Bir zamanlar bir kadınla kocasının çocukları yokmuş ve çocuk sahibi olmayı çok istiyorlarmış. Gel zaman git zaman kadın sonunda bir bebek beklediğini fark etmiş. Bir gün pncereden komşu evin bahçesindeki

Detaylı

Kızım, evde köpek. bu köpeği eve? dedi. annesi. Zaten hep beni suçlarsın! dedi Cimcime. Mıyk! diye sızlandı köpek. Hemen gidecek bu köpek!

Kızım, evde köpek. bu köpeği eve? dedi. annesi. Zaten hep beni suçlarsın! dedi Cimcime. Mıyk! diye sızlandı köpek. Hemen gidecek bu köpek! Kızlar, ben geldim, dedi Gönül Hanım. Hav! Cimcime! Bu köpek nereden geldi? Sen zaten hiç köpek sevmiyorsun! dedi Cimcime. Evde köpeğin ne işi var? Miyav! Miyav! Miyav! diye ağladı kedi Köfte dığı odadan.

Detaylı

CÜMLE BİLGİSİ. ( Cümle değildir. Anlamı yok)

CÜMLE BİLGİSİ. ( Cümle değildir. Anlamı yok) CÜMLE BİLGİSİ Bir duyguyu, düşünceyi, isteği veya haberi anlatan sözcük yada sözcük grubuna cümle denir. Bir söz gurubunun cümle olabilmesi için anlamlı olabilmesi gerekir. Haberi tam olarak anlatamayan

Detaylı

Eskiden Amcam Başkötü ye ait olan Bizim Eski Yer,

Eskiden Amcam Başkötü ye ait olan Bizim Eski Yer, Eskiden Amcam Başkötü ye ait olan Bizim Eski Yer, DEŞŞET ORMANI, YARATIKKÖY Anneciğim ve Babacığım, Mektubunuzda sevgili bebeğinizin nasıl olduğunu sormuşsunuz, hımm? Ben gayet iyiyim, sormadığınız için

Detaylı

Eber Gölü (Bolvadin-Afyonkarahisar) (10-11 Mayıs 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı, http://eng.ankara.edu.tr/~hsari

Eber Gölü (Bolvadin-Afyonkarahisar) (10-11 Mayıs 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı, http://eng.ankara.edu.tr/~hsari Eber Gölü (Bolvadin-Afyonkarahisar) (10-11 Mayıs 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı, http://eng.ankara.edu.tr/~hsari 10-11 Mayıs 2008 tarihleri arasında Fotoğraf Sanatı Kurumu organizasyonunda

Detaylı

(22 Aralık 2012, Cumartesi) GRUP A. 2012-2013 Türkçe Ortak Sınavı Lise Hazırlık Sınıfı

(22 Aralık 2012, Cumartesi) GRUP A. 2012-2013 Türkçe Ortak Sınavı Lise Hazırlık Sınıfı 2012-2013 Türkçe Ortak Sınavı Lise Hazırlık Sınıfı AÇIKLAMALAR 1. Soruların cevaplarını kitapçıkla birlikte verilecek optik forma işaretleyiniz. 2. Cevaplarınızı koyu siyah ve yumuşak bir kurşun kalemle

Detaylı

Soðaným da kar gibi Elma gibi, nar gibi Kim demiþ acý diye, Cücüðü var bal gibi

Soðaným da kar gibi Elma gibi, nar gibi Kim demiþ acý diye, Cücüðü var bal gibi BÝRÝNCÝ BÖLÜM 1 Dünya döndü Son ders zili çalýnca tüm öðrenciler sevinç çýðlýklarý atarak okulu terk etti. Ýkili öðretim yapýlýyordu. Sabahçýlar okulu boþaltýrken, öðleci grup okula girmeye hazýrlanýrdý.

Detaylı

Mehmet Ali Aktar. - şiirler - Yayın Tarihi: 12.5.2007. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Mehmet Ali Aktar. - şiirler - Yayın Tarihi: 12.5.2007. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 12.5.2007 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı

NOKTALAMA İŞARETLERİ Yazılanları daha kolay okuyabilmek için, yazılanların yanlış anlaşılmasını önlemek için. Nokta (. ) Annem bana meyve getirdi.

NOKTALAMA İŞARETLERİ Yazılanları daha kolay okuyabilmek için, yazılanların yanlış anlaşılmasını önlemek için. Nokta (. ) Annem bana meyve getirdi. Yazılanları daha kolay okuyabilmek için, yazılanların yanlış anlaşılmasını önlemek için kullandığımız işaretlere NOKTALAMA İŞARETLERİ deriz. Nokta (. ) 1-Tamamlanmış cümlelerin sonuna nokta koyarız. Annem

Detaylı

YIL DEDE'NİN DÖRT KIZI

YIL DEDE'NİN DÖRT KIZI Hafta Sonu Ev Çalışması YIL DEDE'NİN DÖRT KIZI Zaman adlı ölümsüz bir dev vardı. Bir gün Zaman, Yıl Dede'yi dört kızıyla birlikte yeryüzüne indirdi. Kızlar, yeryüzünü çok sevdiler. Hepsi bir yana dağılıp

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΕΘΝΙΚΗΣ ΠΑΙ ΕΙΑΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Milli Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM

Detaylı

Rafet El Roman. Amerika. Rafet El Roman. A memo. Burasý New York Amerika. Evler karýþtý bulutlara. Nasýl bir zaman. Nasýl bir yaþam.

Rafet El Roman. Amerika. Rafet El Roman. A memo. Burasý New York Amerika. Evler karýþtý bulutlara. Nasýl bir zaman. Nasýl bir yaþam. Onaylayan Administrator Pazartesi, 21 Mayýs 2007 Besteciler.org Amerika A memo Burasý New York Amerika Evler karýþtý bulutlara Nasýl bir zaman Nasýl bir yaþam A memo Ýnsanlar simsiyah, kýzýl, beyaz Sokaklar

Detaylı

Sihirli Çaydanlık Resimleyen: Reha Barış

Sihirli Çaydanlık Resimleyen: Reha Barış Sihirli Çaydanlık Resimleyen: Reha Barış MERAKLI KİTAPLAR 2. B A S I M Her çocuk yaşama, yaşamını devam ettirme ve gelişme hakkına sahiptir! Her çocuk yaşama, yaşamını devam ettirme ve gelişme hakkına

Detaylı

SARIGÖZLER ORMAN DEDEKTİFLİK AJANSI

SARIGÖZLER ORMAN DEDEKTİFLİK AJANSI SARIGÖZLER ORMAN DEDEKTİFLİK AJANSI DEŞŞET ORMANI, YARATIKKÖY (Artık Perili Malikâne değil, Bay Postacı he he) İçinde büyük masa olan ofis Anneciğim ve Babacığım, Lütfen lütfen LÜTFEEEN Kasvetköy e gelip

Detaylı

Gece geç saatlere kadar öykü dosyalarımı elden geçirmiş, yorulmuştum. Yattıktan sonra sık sık uyanmıştım.

Gece geç saatlere kadar öykü dosyalarımı elden geçirmiş, yorulmuştum. Yattıktan sonra sık sık uyanmıştım. EKRAN KAÇKINLARI Gece geç saatlere kadar öykü dosyalarımı elden geçirmiş, yorulmuştum. Yattıktan sonra sık sık uyanmıştım. Evde birileri dolaşıyor, sessizce sağı solu karıştırıyorlar sanmış, kalkıp bütün

Detaylı

Minti Monti. Kutup ayısını tanımak ister misin?

Minti Monti. Kutup ayısını tanımak ister misin? Minti Monti Çocuklar için eğlenceli poster dergi Ücretsizdir Kış 2011 Sayı:4 ISSN: 2146-281X Kutup ayısını tanımak ister misin? Kutup Ayısı, Buz Ülkesinin Kralı Minti Monti Kuzey Kutbu'nda Sevdiklerine

Detaylı

3. Yazma Becerileri Sempozyumu. Çağrışım: Senden Kim Çıkacak?

3. Yazma Becerileri Sempozyumu. Çağrışım: Senden Kim Çıkacak? Çağrışım: Senden Kim Çıkacak? AMAÇ Amacımız dört temel dil becerisinin bir ayağını oluşturan yazma becerisine farklı bir bakış açısı kazandırmak; duyan, düşünen, eleştiren, sorgulayan insanlar yetiştirme

Detaylı

Son Matine Senaryo : Ali CEYLAN 0535 369 71 72

Son Matine Senaryo : Ali CEYLAN 0535 369 71 72 Son Matine Senaryo : Ali CEYLAN 0535 369 71 72 SAHNE 1 SİNEMA MÜDÜRİYETİ / İÇ / GÜN Sinema müdürü Yılmaz bey herzaman ki gibi gözlükler gözükde, gazatesini okumaktadır.biraz sonra telefon çalar. Telefon

Detaylı

Sevgi Başman. Resimleyen: Sevgi İçigen

Sevgi Başman. Resimleyen: Sevgi İçigen SEVGİ BAŞMAN: 1986 da Tokat ta doğdu. 2008 yılında İstanbul Üniversitesi İngilizce Öğretmenliği bölümünü bitirdi ve ardından İngiltere ye yerleşip üç yıl öğretmenlik yaptı. 2012 yılında Keele Üniversitesi

Detaylı

TIRTIL DAİRE BEDENİM. Görmek için gözlerim,(gözler gösterilir.) İşitmek için kulaklarım var, (kulaklar gösterilir.)

TIRTIL DAİRE BEDENİM. Görmek için gözlerim,(gözler gösterilir.) İşitmek için kulaklarım var, (kulaklar gösterilir.) Çocukların güne, gün içerisindeki etkinliklere hazırlamalarını sağlamak için serbest zaman etkinliklerine yer verildi. Serbest zaman etkinlikleri çocuğun yaratıcılığını geliştirme, kendisini ifade etmesini

Detaylı

TAVŞANCIK A DOĞUM GÜNÜ SÜRPRIZI

TAVŞANCIK A DOĞUM GÜNÜ SÜRPRIZI TAVŞANCIK A DOĞUM GÜNÜ SÜRPRIZI Güneşli bir günün sabahında, Geyikçik uyandı ve o gün en yakın arkadaşı Tavşancık ın doğum günü olduğunu hatırladı. Tavşancık arkadaşlarına her zaman yardımcı oluyor, ben

Detaylı

Söyleyiniz. 1- Çağdaş caddeye neden koştu? 2- Kazadan sonra Çağdaş a kim yardım etti? Sözcük Sayısı : 56

Söyleyiniz. 1- Çağdaş caddeye neden koştu? 2- Kazadan sonra Çağdaş a kim yardım etti? Sözcük Sayısı : 56 SAAT TUTARAK METİN OKUMA-1 KAZA Çağdaş ile Cevat cadde kenarında top oynuyordu. Top caddeye kaçtı. Çağdaş topun arkasından koştu. O sırada caddeden geçen minibüs Çağdaş a çarptı. Çağdaş yere düştü. Cevat

Detaylı

ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ 6 (ΕΞΙ) ΣΕΛΙΔΕΣ

ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ 6 (ΕΞΙ) ΣΕΛΙΔΕΣ ΚΥΠΡΙΑΚΗ ΔΗΜΟΚΡΑΤΙΑ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΜΑΘΗΜΑ: ΤΟΥΡΚΙΚΑ ΕΠΙΠΕΔΟ: A ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ:

Detaylı

1 Anne çocuğuna ne öğütlüyor?

1 Anne çocuğuna ne öğütlüyor? . Sınıfı Hatırlıyorum Türkçe Noktalama İşaretleri 1. Hafta Aşağıdaki şiiri iki defa okuyunuz. Verilen soruları cevaplandırınız. TEMİZ ÇOCUK Temiz çocuk hasta olmaz. Gönlü acı ile dolmaz. Hiçbir vakit benzi

Detaylı

Günaydın, Bana şiir yazdırtan o parmaklar. (23.06.2004) M. Mehtap Türk

Günaydın, Bana şiir yazdırtan o parmaklar. (23.06.2004) M. Mehtap Türk - Günaydın Günü parlatan gözler. Havayı yumuşatan nefes. Yüzlere gülücük dağıtan dudaklar. Konuşmadan anlatan kaşlar. Bana şiir yazdırtan o parmaklar. (23.06.2004) M. Mehtap Türk - Günaydın Günaydın...

Detaylı

AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE

AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE Portal Adres AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE : www.gorelesol.com İçeriği : Gündem Tarih : 06.10.2014 : http://www.gorelesol.com/haber/haber_detay.asp?haberid=19336 1/3 AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE 2/3 AHMET ÖNERBAY

Detaylı

EYLÜL 2014/2015 ANASINIFI BÜLTENİ. Eylül 2014 Bülten

EYLÜL 2014/2015 ANASINIFI BÜLTENİ. Eylül 2014 Bülten EYLÜL 2014/2015 ANASINIFI BÜLTENİ AYIN TEMASI: OKULUM BEN KİMİM? *Kendi isimlerimizi söyleyerek, arkadaşlarımızla tanışma. *Sınıfımızı ve öğretmenimizi öğrenme. *Arkadaşlarımızın isimlerini öğrenme. *Okula

Detaylı

Aşşk Kahve ve Laduree

Aşşk Kahve ve Laduree Aşşk Kahve ve Laduree Daha önce adını çok duyduğum; ama bir türlü gidemediğim Aşşk Kahve ye nihayet gitmeyi kafaya koydum. Hafta sonları sahil yolu çok kalabalık olduğundan eşimi ikna edip o yola sokamıyordum.

Detaylı

ŞEBNEM İŞİGÜZEL Kirpiklerimin Gölgesi

ŞEBNEM İŞİGÜZEL Kirpiklerimin Gölgesi ŞEBNEM İŞİGÜZEL Kirpiklerimin Gölgesi ŞEBNEM İŞİGÜZEL 1973 yılında doğdu. İstanbul Üniversitesi nde antropoloji okudu. İlk kitabı Hanene Ay Doğacak 1993 yılında yayımlandı. Aynı yıl Yunus Nadi Öykü Ödülü

Detaylı

ÖZEL GÜNLER. Doğum günü/kadınlar günü/anneler günü/babalar günü/sevgililer günü/ Öğretmenler günü

ÖZEL GÜNLER. Doğum günü/kadınlar günü/anneler günü/babalar günü/sevgililer günü/ Öğretmenler günü ΕΘΝΙΚΟ & ΚΑΠΟΔΙΣΤΡΙΑΚΟ ΠΑΝΕΠΙΣΤΗΜΙΟ ΑΘΗΝΩΝ ΤΜΗΜΑ ΤΟΥΡΚΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ ΚΑΙ ΣΥΓΧΡΟΝΩΝ ΑΣΙΑΤΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ Μάθηµα : ΤΟΥΡΚΙΚΗ ΓΛΩΣΣΑ II ΔΕΞΙΟΤΗΤΕΣ ΣΤΟΝ ΠΡΟΦΟΡΙΚΟ ΛΟΓΟ (70005Γ) ÖZEL GÜNLER Aşağıdaki önemli günlerden

Detaylı

Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir?

Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir? Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir? Hayatımızın en değerli varlığıdır anneler. O halde onlara verdiğimiz hediyelerinde manevi bir değeri olmalıdır. Anneler için hediyenin maddi değeri değil

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Mayıs 2010 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Mayıs 2010 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙ ΕΙΑΣ, ΙΑ ΒΙΟΥ ΜΑΘΗΣΗΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Eğitim, Hayatboyu Öğrenme ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri

Detaylı

İLK OK UMA KİT APLARI

İLK OK UMA KİT APLARI İLK OKUMA KİTAPLARI Bu kitabın sahibi:... Altı yaşındaki Ugo bir sabah uyanmış ve bir de bakmış ki karnının üzerinde yeşil bir aslan oturuyor! Aslan şişman değilmiş ama pek ufak tefek de sayılmazmış.

Detaylı