: Yargıtay Adına, Birinci Başkan Mehmet UYGUN : Yargıtay Yayın İşleri Müdürü H. Bayram USLU

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download ": Yargıtay Adına, Birinci Başkan Mehmet UYGUN : Yargıtay Yayın İşleri Müdürü H. Bayram USLU"

Transkript

1 KCfff

2 Sahibi Yayın Müdürü : Yargıtay Adına, Birinci Başkan Mehmet UYGUN : Yargıtay Yayın İşleri Müdürü H. Bayram USLU TASNİF KURULU Başkan : Hakkı DİNÇ (2. Hukuk Dairesi Üyesi) Üyeler : Halise NAMAZCI (Tetkik Hâkimi) Mehmet ÜNSOY (Tetkik Hâkimi) Nafiye ŞENYOLCU (Tetkik Hâkimi) Yüksel PERKGÖZ (Tetkik Hâkimi) Türkân ASLAN (Tetkik Hâkimi) AkselŞENGÜN (Tetkik Hâkimi) Nurten GÜNDÜZ (Tetkik Hâkimi) Şâdiye ARGUN (Tetkik Hâkimi) Fadime BİNBOĞA (Tetkik Hâkimi) Yargıtay Yayın İşleri Müdürlüğü'nce ayda bir kez yayımlanır. Yönetim ve yazışma adresi: Yargıtay Yayın İşleri Müdürlüğü (Yargıtay Ek Binası, Vekaletler Caddesi, No: 3) Ankara. Telefon: (0-312) ; Abone servisi: (0-312) /3505, 3506 Faks: (0-312) Santral: (Ek Bina): (0-312) (20 hat); (5 hat) %1 oranındaki katma değer vergisi içinde, 1999 yılı Yargıtay Kararları Dergisi abone bedeli liradır. Dergi bedeli Ziraat Bankası Kızılay Şubesi'ndeki sayılı veya Posta Çekleri Merkezi'ndeki numaralı hesaplarımızdan birine aktarılarak yada PTT. kanalıyla gönderilerek veya Müdürlüğümüz Veznesine yatırılarak abone olunur. Abone işleri için Müdürlüğümüze başvurulmalıdır. Yıllık abone olmaları koşuluyla, Hâkim ve Cumhuriyet Savcıları ile Hukuk Fakültesi Öğrencilerine %30 indirim uygulanır. Ödemeli gönderilmez, temsilcimiz yoktur. Dış kapak: Ertekin KAYA İç kapak ve grafikler: Faruk AFŞAR ISSN

3 YARGITAY KARARLARI DERGİSİ ^ Genel Kural ve Daire Kargıları ^ H

4 Dairesi Yayınlanan Karar Sayısı Sayfa HUKUK BÖLÜMÜ Hukuk Genel Kurulu Birinci Hukuk Dairesi İkinci Hukuk Dairesi Üçüncü Hukuk Dairesi Dördüncü Hukuk Dairesi Beşinci Hukuk Dairesi Altıncı Hukuk Dairesi Yedinci Hukuk Dairesi Sekizinci Hukuk Dairesi Dokuzuncu Hukuk Dairesi Onuncu Hukuk Dairesi Onbirinci Hukuk Dairesi Onikinci Hukuk Dairesi Onüçüncü Hukuk Dairesi Ondördüncü Hukuk Dairesi Onbeşinci Hukuk Dairesi Onaltıncı Hukuk Dairesi Onyedinci Hukuk Dairesi Onsekinzinci Hukuk Dairesi Ondokuzuncu Hukuk Dairesi Yirminci Hukuk Dairesi Yirmibirinci Hukuk Dairesi CEZA BÖLÜMÜ Ceza Genel Kurulu Birinci Ceza Dairesi İkinci Ceza Dairesi Üçüncü Ceza Dairesi Dördüncü Ceza Dairesi Beşinci Ceza Dairesi Altıncı Ceza Dairesi Yedinci Ceza Dairesi Sekizinci Ceza Dairesi Dokuzuncu Ceza Dairesi Onuncu Ceza Dairesi Onbirinci Ceza Dairesi Endeksler Düzeltme Maddelere Göre Arama Dizini Kavramlara Göre Arama Dizini

5 ClLT: 25, SAYI: 4, NİSAN T.C. YARGITAY Hukuk Genel Kurulu E : 1998/4-27 K: 1998/100 T : ASKER KİŞİ SALT KİŞİSEL KUSUR GÖREVLİ MAHKEME ÖZET : Davalı asker kişinin yetkili bulunduğu ve yasalarla belirlenmiş olan görev alanı içinde kalmayan, idare hukukunun tanımına göre fiili yol olarak nitelendirilen, böylece görevden kolayca ayrılabilen ve yetkisinin dışında kalan salt, kişisel kusurdan doğduğu iddiasına dayanan davalar, genel mahkemelerde görülür. (1086 s. HUMK. m. 76) (1602 s. AYİMK. m. 24) (657 s. DMK. m. 13) (2709 s. Anayasa m. 10, 125, 129/5, 137, 153/son, 155,157) Taraflar arasındaki "tazminat" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; (Ankara Yirmiyedinci Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen gün ve 1996/750 E, 1996/1012 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay Dördüncü Hukuk Dairesinin gün ve 1997/1513 E, 1997/6480 K. sayılı ilamı ile; (... Davacı vekili müvekkilinin Prof. Dr. Kd. Albay olup Gülhane Askeri Tıp Akademisi Diş Hekimliği Bilimleri Merkezinde Protetik Diş Tedavisi Anabilim Dalı Başkanı olarak görev yaptığını, 30 Ağustos 1995 tarihinde generallik değerlendirmesine girdiğini, o tarihe kadar sicil üstlerince bütün niteliklerine tam not verildiği halde bu tarihten sonra sicil üst'ü olan davalının tutumunun değiştiğini, bilerek iftira ve isnadlarda bulunduğunu, 1996 sicil döneminde ise düşük not takdir ederek olumsuz kanaat bildirdiğini, Askeri Yüksek İdare Mahkemesince bu olumsuz sicilin iptal edildiğini, böylece davalının kötü niyetli ve kasıtlı davranışlarla kişisel haklarını ihlal ettiğini ileri sürerek manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Görüldüğü gibi davacı, davalının kişisel kusuru bulunduğunu iddia etmiş

6 446 YARGITAY KARARLARI DERGİSİ ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin iptal kararına ve diğer başka delillere dayanmıştır. Bu durumda davacının dayandığı bu deliller incelenip davalının kişisel kusuru bulunup bulunmadığı araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Mahkemece bu yolda bir inceleme yapılmadan, bu konuda davalı hakkında dava açılamayacağından söz edilerek davanın reddedilmiş olması bozmayı gerektirmiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir. Temyiz Eden : Davacı vekili Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: Bir davada öne sürülen maddi olguların hukuki nitelendirmesini yapmak uygulanacak yasa maddelerini bulmak ve uygulamak hakimin doğrudan görevidir (HUMK. md. 76). Dava dilekçesinde sıralanan maddi olgular her yönüyle davalı eyleminin görevden ayrılabilen salt kişisel kusurunu göstermekte olup dava bu hukuki neden üzerine kurulmuştur. Kaldı ki bu konuda Yerel Mahkeme ile Özel Daire arasında bir anlaşmazlıkta bulunmamaktadır. Davanın tarafları Asker kişilerdir. Uyuşmazlığın çözümü, davalı Asker kişi sicil üstünün; Kişisel kusurundan kaynaklanan manevi giderim davalarına bakmaya; Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin mi; yoksa Adli Yargı yerinin mi görevli olacağının belirlenmesinde toplanmaktadır. Hukuka uygun, sağlıklı bir sonuca kavuşulması için; Öncelikle; başka yasaların konuya ışık tutan hükümleri incelenmeli, daha sonra davayla doğrudan ilgili 1602 sayılı Askeri Yüksek idare Mahkemesi Kanunun gün ve 2568/1 sayılı Kanunla değişik 24. maddesinin, Anayasa Hükümleri de ele alınarak hukuki anlam ve kapsamı tesbit edilmelidir. O nedenle ilk önce 657 sayılı "Devlet Memurları Kanunu'nun 13. maddesi değerlendirmeye alınmıştır. 657 sayılı Kanunun 13. maddesi şöyledir: "Madde 13- Kişiler Kamu Hukukuna tabi görevlerle ilgili olarak uğradıkları zararlardan ötürü, bu görevleri yerine getiren personel aleyhine değil, ilgili kurum aleyhine dava açarlar. Kurumun, genel hükümlere göre sorumlu personele rücu hakkı saklıdır." Maddede yer alan "personel" deyiminden Kanunun birinci maddesi uyarınca; Devlet Kamu Hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerde çalışan, genel ve katma bütçelerle, bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlardan ve kanunlarla kurulan fonlardan, Kefalet sandıklarından veya Beden Terbiyesi Bölge Müdürlükleri Bütçelerinden aylık

7 CİLT: 25, SAYI: 4, NİSAN alan, Devlet memuru, Sözleşmeli personel, geçici personel ve işçiler anlaşılmaktadır. Devlet Memurları Kanununun 1. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen, Öğretim Üye ve yardımcıları, tiyatro, opera ve bale sanatkar ve memurları, spor totoda çalışanlar ve Asker kişilerle, Mahalli idareler, Mesleki Kuruluşlar, Kamu İktisadi Teşebbüsleri Personeli, 13. maddenin kapsamı dışında bırakılmışlardır sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 129/5 maddesi; "Memurlar ve Kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davaları, kendilerine rücu edilmek kaydı ile ve kanunun gösterdiği şekil ve şartlara uygun olarak ancak idare aleyhine açılabilir" kuralını getirmiştir. Anayasanın bu hükmü; Tüm Kamu personelini içermekte olup 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 13. maddesi ile de aynı doğrultudadır. Ayrıca, Kamu Hukukuna tabi görevlerle ilgili olarak, zarara uğrayan kişilerin açacakları tazminat davalarında pasif husumeti düzenleyen usulü bir kural niteliğindedir. Bu madde ile yasa koyucunun güttüğü amaç; memur ve kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken, işledikleri fiillerden dolayı haklı, haksız yargı önüne çıkarılmalarını önlemek, Kamu hizmetinin sürekli, eksiksiz görünmesini sağlamak ve mağdur için daha güvenilir bir tazminat sorumlusunu tesbit etmek şeklinde özetlenebilir. Bu bağlamda hemen belirtilmelidir ki; personelin kişisel eylem ve davranışları idari eylem ve işlem sayılmamıştır. Gerçektede, Anayasanın 125. maddesinin son fıkrasında, "İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür" denilmekte 137. maddede de "Kamu hizmetlerinde herhangi bir sıfat ve suretle çalışmakta olan kimsenin Yönetmelik, Tüzük, Kanun ve Anayasaya aykırı emirleri yerine getirmeyerek bu aykırılığı emri verene bildireceği; "üst"ün emirde ısrar ile bu emri yazılı ile yenilemesi durumunda, emrin yerine getirileceği, bu takdirde emri yerine getirenin sorumlu olmayacağı; konusu suç olan emrin ise, hiç bir surette yerine getirilemiyeceği ve emri yerine getiren kimsenin sorumluluktan kurtulamıyacağı belirtilmektedir. Görüldüğü üzere; Kamu personelinin Kanuna ve hukuka aykırı işlem ve eylemlerinden şahsen sorumlu tutulacağı ilkesinin kabul edildiği çok açıktır. Öte yandan 657 sayılı Yasanın 13. maddesi de; Memur veya Kamu görevlisinin; Kötü amaç ve niyetle, garez ve husumetle hareket etmesi veya açık ve kesin olan Yasa hükümlerini bilerek ve kasten ihlal etmesi şeklinde tezahür eden ve görev ile yetkilerinden, hizmet, araç ve gereçlerinden, resmi sıfatından, tam ve mutlak suretle ayrılabilen; böylece Özel Hukuk düzenlenmesinin kapsamında kalan, işlem ve eylemleri ile verdikleri zararlardan dolayı şahıslarına yönelik açılacak giderim davalarını ortadan kaldırmamış özellikle kendi hukuk alanı dışında tutmuştur.

8 448 YARGITAY KARARLARI DERGlSt Nitekim; böyle durumlarda ve Kamu görevlisinin tamamen kendi iradesi ile kasten sebebiyet verdiği zararlarda, eylem ile Kamu görevinin yürütülmesi arasında objektif bir illiyet bağının varlığından söz edilemiyeceği kaçınılmazdır. Bu evrede görevden kolayca ayrılabilen ve görev alanı dışında kalan kusurlu eylem ile kamu görevi arasındaki hukuki bağ kesilerek salt memurun veya Kamu görevlisinin kişisel kusuru söz konusu olmaktadır. Hemen vurgulayalım ki, görev kusuru ile kişisel kusurun ayrımında kişisel kusurun alanı ve unsurlarının açık bir biçimde saptanması önem taşımaktadır. Bilindiği gibi, görev (hizmet) kusuru; daha çok kamu görevlisinin görevinden ayrılamayan kişisel kusur olarak kendisini gösterir. Bu kişisel kusur, görev içinde ve dolayısı ile idarenin ajanına yüklediği ödev, yetki ve araçlarla işlenmektedir. Dahası görev, kusurun vücut bulmasına yol açmaktadır. Örneğin, bir hukuk düzenlemesi gereği zor ve hatta lüzumunda silah kullanma yetkisi verilen Kamu görevlisinin bu görevini yerine getirdiği sırada (Kanunun veya zaruretin tayin ettiği) sınırı aşmak sureti ile bir zarara sebep olması halinde; görev kusuru ile karşılaşılır. Kişisel kusurda ise; Kamu görevlisinin eyleminde açıkça ve kolayca görevinden ayrılabilen tasarruf ve hatalar görülür. Diğer bir anlatımla; Kişisel kusurda idare nam ve hesabına hareket eden bir kamu görevlisinin idareye atıf ve izafe olunacak yerde, doğrudan doğruya kendi şahsına isnat olunan ve kişisel sorumluluğunu intaç eden hukuka aykırı eylem ve muameleleri belirgindir. Burada kamu görevlisi zarar doğurucu eylemini kamusal görevin yerine getirilmesi saiki ile işlemiştir. Somut olgularla izah edilmek istenirse; İdare ajanının Kin, Hınç, Düşmanlık ve benzeri duyguların etkisi altında kalarak işlediği fiiller ile, emrediciyasa kurallarına ve hukuka açıkça karşı gelme (Bkz gün, 1978/ 7 E. 1979/2 K. sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında saptandığı üzere Danıştayca verilen Yürütmenin Durdurulması yada iptaline ilişkin kararların uygulanmaması) tutum ve davranışları kişisel kusuru oluşturur. Gerek öğretide ve gerekse yargısal kararlarda "personelin" kişisel eylem ve davranışları idari eylem ve işlem sayılmamış, kişisel kusura dayanan davaların inceleme yerinin Adalet Mahkemeleri olduğu kabul edilmiştir (Bkz. Anayasa Mahkemesinin günlü 1974/42 E., 1975/62 K. sayılı kararı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun günlü 1981/4-110 E., 1984/1 K. sayılı ve günlü 1985/4-309 E., 1986/466 K. sayılı kararları, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi 1 nci Dairesinin günlü, 1997/19 Esas, 1997/613 K. sayılı kararı, Tekinay - Akman - Burcuoğlu Altop Tekinay Borçlar Hukuk Genel Hükümler 1988 sayfa 681).

9 CİLT: 25, SAYI: 4, NİSAN Bu açıklamalardan sonra; Dava ile doğrudan ilgili; 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun; tarih ve 2568/1 sayılı Yasa ile değişik 24. maddesinin, hukuki tanım ve yorumuna sıra gelmiştir. Bunun için anılan maddenin değişiklikten önceki ve sonraki metinlerinin mukayeseli değerlendirilmesine girmek zorunludur. Yasa değişikliğinden önceki, günlü, 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunun (Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin ve Organlarının Görevleri) başlıklı, 4. Bölüm, 24. maddesinin (b) bendinde: "Askeri hizmetin ifası dolayısı ile Askeri görevin kural ve gereklerine uyulmadığı iddia edilerek 3. şahıslar tarafından Asker kişiler aleyhine "şahsi kusur" isnadı ile açılacak tam yargı davalarına"bu mahkemenin 3. Dairesince bakılması öngörülmüştür. Görüldüğü üzere; bu madde ile Askeri hizmetin yerine getirilmesi sırasında, Asker kişilerin "şahsi kusurları" ile 3. şahıslara zarar vermeleri halinde 3. şahısların Asker kişilere karşı "Tam Yargı" davası açabilmesine ve bu tür davanın Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde görülmesine olanak sağlanmış, böylece Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin görev ve yetki alanı genişletilmiştir. Yargıtay Dördüncü Hukuk Dairesince anılan maddenin Anayasaya aykırı olduğu savı ile Anayasa Mahkemesine başvurulmuş ve mahkemece 24. maddenin (b) bendi iptal edilmiştir (Bkz. Anayasa Mahkemesinin gün ve 1974/2 E, 1975/62 K. sayılı Kararı). Daha sonra, Anayasa Mahkemesinin Kararları Yasama, Yürütme ve Yargı Organlarını, İdare Makamlarını, Gerçek ve Tüzel kişileri bağlayacağı için (Anayasa Md. 153/son) tarihinde 2568/1 sayılı Yasa ile yapılan değişiklik ile aşağıdaki düzenleme getirilmiştir sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunun 24. maddesinin gün 2568/1 sayılı Yasa ile düzenlenen metni şöyledir: Hizmet ve Şahsi Kusurun Birleşmesi "Kişiler Askeri görevlerle ilgili olarak uğradıkları zararlardan ötürü, bu görevleri yerine getiren personel aleyhine değil; sadece bu mahkemede ilgili kurum aleyhine tazminat davası açabilirler. Kurumun genel hükümlere göre sorumlu personele rücu hakkı saklıdır." Görülüyor ki yukarda belirtilen Anayasa Mahkemesinin iptal kararında da kabul edildiği üzere, Anayasa Hükümlerine aykırılık oluşturması ve Anayasanın 153/son maddesindeki bağlayıcılık ilkesi de esas alınarak madde metnine "Asker kişilerin Şahsi Kusurları" ile "3. şahıslara zarar vermeleri" hali bilinçli olarak konulmamıştır. Dahası 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun

10 450 YARGITAY KARARLARI DERGİSİ 13. maddesinin amacına, özü ve sözüne uygun düzenleme yapılarak uygulanacak hukuk normu yönünden her iki yasa arasında bir farklılık yaratılmamasına özen gösterilmiştir. Gerçekte de Askeri Yüksek idare Mahkemesinin kurulma amacı; yalnızca Askeri idarenin eylem ve işlemlerinin denetlenmesi olup Asker kişilerin kişisel kusurundan doğan ve tamamen özel hukuk kurallarının uygulanmasını gerektiren, özellikle "Şahsi kusur" konuları dışındaki işlem ve eylemlerdir. Aksinin düşünülmesi halinde az yukarda bütün ayrıntıları açıklanan aynı biçimde işlenmiş haksız eylemlerden ötürü yasa kurallarının ihlal edilmesi durumunda, haksız eylemi işleyenin hiç bir sıfatı yoksa, eylemin incelenmesi Adalet yargı yerinde; eylem sivil bir idare kademesinde görevli kişi tarafından işlenmiş ise yine kişisel kusuru nedeni ile Adalet yargı yerinde incelenecek, fakat Asker veya Asker sayılan kişi tarafından kişisel kusurla işlenirse, bu takdirde Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde incelenecektir ki, bununda farklı olmayan eylemleri işleyenlere karşı hak arama hakkı ve özgürlüğü açısından eşitsizlik doğuracağına kuşku ve duraksamaya yer olmamalıdır (Anayasa md. 10). Öte yandan, Anayasa Hükümleri, idarenin kendine özgü ve özel hukuktan ayrı bir hukuka bağlı olacağını benimsemiş İdare Hukukunun uygulanmasından doğan uyuşmazlıkların, kural olarak Genel İdare Mahkemelerinde ve Danıştay'da görülüp çözülmesi gereğini kabul eden bir idari sistem kurarak, idari yargı alanı ile adli yargı alanlarını ayırmıştır. Nitekim, Anayasa'nın 157. maddesi, Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin kurulmasını öngörmekte ve bu mahkemenin görev ve yetki alanını belli etmekten öte bir anlam taşımamaktadır. O nedenle, Genel İdare Mahkemeleri ile Danıştay'a verilmemiş olan bir Yargı yetkisinin başka bir yasa kuralı ile Askeri Yüksek İdare Mahkemesine verilmesi Anayasanın temel yapı ve bütünlüğü ile bağdaşmayacağı açıktır. Zira, Anayasanın 125. maddesinin son fıkrasında idare ancak kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödememekle yükümlü tutulmuştur. Yine 155. maddedeki kurallarda; Danıştay "idari uyuşmazlıkları ve davaları görmek ve çözümlemek" 157. madde de Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Asker kişileri ilgilendiren ve Askeri hizmete ilişkin idari işlem, eylemlerden doğan uyuşmazlıkların yargı denetimini" yapmak görev ve yetkisi ile donatılmıştır. Bu durumda, Asker kişilerin kişisel kusurlarından kaynaklanan davaların denetiminin bu görev alanının dışında kaldığı kuşkusuzdur. Yine, Askeri hizmetin yerine getirilmesi sırasında asker kişilerin Şahsi Kusurları" ile 3. şahıslara bir zarar vermeleri halinde, Asker kişilere karşı "Tam yargı" davasının Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde açılabilmesine olanak sağlamak, İdare Hukukunun temel ilkeleri ile bağdaşmaz ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesini bir Adliye Mahkemesi durumuna getirir ve yetki alanını

11 CİLT: 25, SAYI: 4, NlSAN genişleterek Özel Hukuk alanında da hüküm kuran bir Askeri Mahkeme niteliğine büründürür ki, kabul edilemez. Kaldı ki tam yargı davalarının özelliklerinden biri de, onun idareye karşı yöneltilmiş olmasıdır. İdare Hukuku Kurallarına göre, İdari yargı organlarında kişilere karşı dava açılması olanağı da bulunmamaktadır. Diğer bir yönde; 1602 sayılı Yasanın 24. maddesinin kenar başlığındaki "Hizmet ve Şahsi Kusurun Birleşmesi" ibaresindeki "Şahsi Kusur" kavramıyla, idare ajanından, görevin mutlak gereği, idari işler veya işlemlerle sıkı sıkıya bağlantılı olarak sadır olan şahsi eylemlerin amaçlandığıdır (Bkz. Milli Güvenlik Konseyi Tutanak Dergisi 87 nci Birleşim 24 Aralık 1981 Perşembe, Askeri Yüksek idare Mahkemesinin kaldırılması hakkında Kanun Tasarısı ve Milli Savunma Komisyonu Raporu sayfa 2, 3 ve devamı). Bir an için karşıt düşünülse dahi, anılan kenar başlığı, az yukarda açıklanan yasal dayanakları ve benimsenen sonucu ortadan kaldırır güçte kabul edilemez. Çünkü; maddenin ifade ettiği gerçek manayı, Kanun koyucunun maksat ve gayesini anlamak, hükmü açık bir şekilde yorumlamak için kenar başlığına ihtiyaç vardır. Diğer bir söyleyişle, kenar başlığı, kanunun açık fikir silsilesini, anlaşılmasını ve yorumunu kolaylaştıran bir unsurdur. Bu bakımdan, kenar başlığına metinle uygunluk göstermesi koşulu ile hukuken değer verilebilir. Çelişmesi durumunda açık metne üstünlük tanınmalıdır. Oysa; 24. maddenin yorumunda kuşku ve tereddütler bulunmadığı gibi özü ve sözü de maddede mündemiç hüküm ve ifadelerle açık bir şekilde tayin ve tesbit edilmiş bulunmaktadır. Açıklanan nedenler altında, davaya konu olayda, davalı Asker kişinin görevden kolayca ayrılabilen ve görevin kapsamı dışında kalan salt kişisel kusuruna dayanıldığından davaya bakmaya genel mahkeme görevlidir. Hal böyle olunca; mahkemece salt kişisel kusurunun bulunup bulunmadığı tarafların delil ve karşı delilleri toplanarak belirlenmeli, hasıl olacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Yasa maddelerinin yorum ve hukuki nitelendirmesinde hataya düşülerek; Özel Dairenin bozma kararına uyulması yerine, yazılı şekilde direnme kararı veri!<nesi usul ve yasaya aykırıdır. Yerel Mahkeme kararı açıklanan nedenlerle bozulmalıdır. Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı HUMK.nun 429. maddesi gereğince (BOZULMASINA), gününde oyçokluğu ile karar verildi. *

12 452 YARGITAY KARARLARI DERGİSİ T.C. YARGITAY Hukuk Genel Kurulu E: 1998/8-15 K: 1998/129 T : OLAĞANÜSTÜ ZAMANAŞIMI TESBİT DIŞI BIRAKILAN YER TESCİL ÖZET : "Hali, Çalılık ve Taşlık" yerlerden olması nedeniyle tesbit dışı bırakılan bir yerin, MK.nun 639/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanunun 14 ve 17. madde hükümlerine göre tapuya tescil edilebilmesi için, tesbit dışı bırakma işleminin kesinleştiği tarihten, dava tarihine kadar 20 yıldan fazla süre ile yasada belirtilen koşullar altında tasarruf edilmesi gerekir. (743 s. MK. m. 639/1) (3402 s. Kadastro K. m. 7/4,14,17) (766 s. Tapulama K. m. 2) Taraflar arasındaki "tescil" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; (Saruhanlı Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen gün ve 1994/267 E., 1995/229 K. sayılı kararın incelenmesi davalı Maliye Hâzinesi vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay Sekizinci Hukuk Dairesinin S&6 gün ve 1995/9790 E., 1996/4453 K. sayılı ilamı ile; (... Davanın kabulüne dair verilen önceki hüküm Dairece taşınmazın tesbit dışı bırakılma nedeninin Kadastro Müdürlüğünden sorulması ve tesbit dışı bırakılma nedenine göre taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yolu ile edinilip edinilmeyeceğinin gözönünde tutulması nedeniyle bozulmuştur. Bozma kararı uyarınca yapılan incelemede taşınmazın hali çalılık ve taşlık yerlerden olması nedeniyle tescil harici bırakıldığının paftasında yapılan incelemeden anlaşıldığı Kadastro Müdürlüğünün karşılık yazısında bildirilmiştir. Tesbit dışı bırakılan taşlık ve çalılık gibi yerler emek ve masraf yapılarak imar ve ihya edilmedikçe zilyetlikle kazanılamaz. Davada imar ve ihya hukuki nedenine dayanılmadığı gibi bu husus kanıtlanamadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, aksine düşüncelerle yazılı şekilde hüküm verilmesi isabetsizdir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir. Temyiz Eden : Davalı Maliye Hâzinesi vekili

13 CİLT: 25, SAYI: 4, NtSAN Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: Dava hukuksal niteliği itibariyle genel kadastro (tapulama) çalışmaları sırasında tesbit dışı bırakılan taşınmazın MK.nun 639/1. maddesi hükmü uyarınca tapuya tescili isteğine ilişkindir. Özel Daire ile yerel mahkeme arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazda davacı yararına kazanma koşullarının gerçekleşmiş olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Dosyadaki belgelere göre dava konusu taşınmaz tarihinde yapılan kadastro (tapulama) çalışmaları sırasında "Hali, Çalılık ve Taşlık" yerlerden olması nedeniyle tesbit dışı bırakılmış ve bu işlem kesinleşmiştir. Tesbit dışı bırakılan bir yer hakkında kadastro tutanağı düzenlenmemekle beraber bu işlemde bir kadastro işlemidir. Bu tür taşınmazlar üzerinde hak iddia edenler için izlenmesi gereken yol yürürlükten kaldırılan 766 sayılı Tapulama Kanunun 2. maddesi ve 3402 sayılı Kadastro Kanunun 7/4 maddesinde belirtilmiştir. Anılan maddeler de öngörülen süreler içerisinde hak iddiasında bulunulmaması halinde, tesbit dışı bırakılma işlemi kesinleşir. Yargıtay'ın kararlılık kazanan uygulamalarına göre tesbit dışı bırakılan bir yerin MK.nun 639/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanunun 14 ve 17. madde hükümlerine göre tapuya tescil edilebilmesi için tesbit dışı bırakma işleminin kesinleştiği tarihten dava tarihine kadar 20 yıldan fazla süre ile yasada belirtilen koşullar altında tasarruf edilmesi gerekir. Somut olayda toplanan delil ve belgelere göre tesbit dışı bırakılma işleminin yapıldığı ve kesinleştiği tarihi ile temyize konu davanın açıldığı tarihleri arasında 20 yıllık yasal edinme süresi dolmamıştır. Bu açıklamalara göre kazanma koşullarının davacı yararına gerçekleştiğinden söz edilemez. O nedenle yerel mahkemenin direnme hükmü yukarıda açıklanan değişik gerekçe ile bozulmalıdır. Sonuç: Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı,humk.nun 429. maddesi gereğince (BOZULMASINA), gününde, oyçokluğu ile karar verildi.

14 454 YARGITAY KARARLARI DERGİSİ T.C. YARGITAY Birinci Hukuk Dairesi E: 1998/6407 K: 1998/9124 T : TEBLİGAT ÖZET : Mahkeme, tarafları dinlemeden, onları iddia ve savunmalarını bildirmeleri için usulüne uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremez. Bu bakımdan; davalının adresi davacı tarafından bildirilmese dahi mahkemece adres araştırması yapılmalı, bu araştırma zabıtaya yaptırılan bir inceleme ile sınırlı tutulmayarak geniş bir çerçeve içinde ele alınmalı, soruşturma çok yanlı olarak ve özellikle kanuni karine ile tesbit edilen ikametgâhta yapılmalıdır. Yapılan soruşturma ile adres tesbit edilemediği takdirde ise, son çare olarak Hanen tebligat yoluna gidilmelidir. Biitiin bu işlemler sırasında Tebligat Kanununun 10 ve 28, Tebligat Tüzüğünün 13, 46 ve 47. madde hükümlerine aynen uyulması gerekir. (1086 s. HUMK. m. 73) Davacılar tarafından, davalılar aleyhine açılan tapu iptal, tescil ve tenkis davasının yapılan yargılamasında, Mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacılar vekili tarafından duruşma istekli olarak temyiz edilmekle; süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü: Yargılamanın sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, iddia ve savunma le ilgili delillerin eksiksiz toplanıp tartışılabilmesi davanın süratle sonuçlandırabilmesi, öncelikle tarafların yargılama gününden haberdar edilmesi ile mümkündür. Kişinin, hangi yargı merciinde duruşmasının bulunduğunu, hakkındaki iddia ve isnatların nelerden ibaret olduğunu bilebilmesi, usulüne uygun olarak tebligat yapılması ile sağlanabilir. HUMK.nun 73. maddesi hükmünde çok açık bir şekilde vurgulanan temel kurala göre, mahkeme, tarafları dinlemeden, onları, iddia ve savunmalarını bildirmeleri için usulüne uygun olarak davet etmeden hükmünü veremez. Bu bakımdan davetin ve bunun yazılı şeklinin (davetiyenin) davadaki önemi büyüktür. Asıl olan tarafların huzurunda yargılamanın yürütülmesi olmakla birlikte, hukuk mahkemelerinde, taraflar yargılamaya katılmasalar bile mutlaka du

15 CtLT: 25, SAYI: 4, NİSAN ruşmadan haberdar edilmelidirler. Duruşmaya gelinmese dahi ilgilinin yokluğunda davaya devam edilip karar verilmesine usulün olanak tanıdığı hallerde, açıklanan biçimdeki uyarıyı taşıyan davetiyenin tebliğ edilmesinden ve Yasaya uygun biçimde taraf teşkilinin tamamlanmasından sonra işin esasına girilmesi, deliller toplanarak bir sonuca ulaşılması gereklidir. Değinilen işlemleri nedeniyle tebligat, bilgilendirme yanında, belgelendirme özelliği de bulunan bir usul işlemidir. Bu nedenle tebliğ ile ilgili 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Tüzüğü hükümleri tamamen şeklidir. Kanun ve Tüzüğün amacı, tebliğin muhatabına ulaşması, konusu ile ilgili olarak kişilerin bilgilendirilmesi ve bu hususun belgeye bağlanmasıdır. Hal böyle olunca, kanun ve tüzük hükümlerinin en ufak ayrıntılarına kadar uygulanması zorunludur. Kural olarak tebligat, tebliğ yapılacak kişiye bilinen en son adresinde yapılır (Teb. K. M. 10). Tebliği alacak kişi bu adreste bulunmamışsa, tebliğ memuru bulunabileceği yeri araştırır. Bulamazsa durumu, mahalle, köy muhtarlıklarına doğruluğunu onaylatmak suretiyle tesbit eder (Teb. K. m. 28). Bu husus, tebliği çıkaran kuruluşa bildirilir. İlgili kuruluş, tebligatı alacak kişi memursa veya esnafsa adreslerini mensubu oldukları teşkilatlardan, avukatların adresini Barodan Adalet Bakanlığından askerse askerlik Şubesinden, Savunma Bakanlığından sorarak öğrenmeye çalışır (Teb. Tüzüğü M. 13). Yapılan soruşturmaya rağmen ikametgahı, oturduğu yer veya işyeri bulunamamış ise bu halde kişinin adresinin meçhul olduğu kabul edilerek (Teb. Tüzüğü M. 46) ilanen tebliğe karar verilebilir. Ancak, belirtilen soruşturma biçimi sınırlayıcı değildir. Nitekim aynı maddenin ikinci fıkrasında bu durum açıklığa kavuşturulmuş, tebligatı çıkaran merciin lüzum görmesi halinde adres soruşturmasını özel kuruluşlardan, dairelerden de yapması gereği vurgulanmıştır. Belirtilen özel ve resmi kuruluşlar içinde adres tesbitinin yapılabileceği, Nüfus, Tapu İdareleri, Belediye gibi kuruluşlar da vardır. Savunma hakkı ile sıkı sıkıya ilişkili olan adres araştırmasının zabıtaya yaptırılan bir inceleme ile sınırlı tutulmasının hakkın kısıtlanmasına yol açacağı kuşkusuzdur. O halde, adres araştırmasının geniş bir çerçeve içerisinde ele alınması, soruşturmanın çok yanlı ve özellikle kanuni karine ile tesbit edilen ikametgahta yapılması gerekir. Yapılan soruşturma ile adres tesbiti imkanı bulunamamışsa ilanen tebliğ zorunlu hale gelir ve uygun şekilde ulaşacağı umulan bir gazete ile yapılır (Teb. Tüz. M. 47/2). Ayrıca varsa tebliği çıkaran merciin bulunduğu yerdeki yerel gazetelerden birine de ilan verilir. Bundan sonra tebliğ edilecek belgeler bir ay süre ile tebliği çıkaran merciin, herkesin kolayca görebileceği bir yerinde (mahkeme divanhanesinde) askıya çıkarılır.

16 456 YARGITAY KARARLARI DERGİSİ İlanen tebligat en son başvurulacak bir çaredir. Belirtilen inceleme ve soruşturmayı kapsamayan adres araştırması ile yetinilerek adresin meçhul olduğunun kabul edilmesi ve bunun sonucu olarak tebligatın ilanen yapılması savunma hakkını kısıtlayan önemli bir usul hatasıdır. Somut olayda; davalılardan Hakan'a; öteki davalı Duruhan ile birlikte aynı adreste oturuyorlar gibi kabul edilip; dava dilekçesi tebliğ edilmiş, ancak; davalı Duruhan'ın vermiş bulunduğu tarihli dilekçesinde aynı adreste oturmadıklarını bildirmesi üzerine yapılan araştırmada değinilen adreste oturmadığı anlaşılmıştır. Mahkemece davacı vekiline davalının adresini araştırıp bildirmesi için süre verilmiş; gereğini yerine getirmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Oysa; davalı adresi davacı tarafından bildirilmezse dahi; yukarıdaki ilkeler çerçevesinde araştırma ve işlem yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulması isabetsizdir. Davacılar vekilinin temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.nun 428. maddesi gereğince (BOZULMASINA), tarihinde yürürlüğe giren avukatlık ücret tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 29 milyon lira duruşma avukatlık parasının temyiz edilenden alınmasına, alınan peşin harcın temyiz, edene geri verilmesine tarihinde oybirliğiyle karar verildi. T.C. YARGITAY Birinci Hukuk Dairesi E : 1998/14361 K: 1998/14857 T : MÜŞTEREK MÜLKİYET KİRA SÖZLEŞMESİ ÖZET : Müşterek mülkiyete tabi taşınmazlara ilişkin kira sözleşmelerinin geçerli sayılabilmesi; pay ve paydaş çoğunluğuna dayanmalarına bağlıdır. (743 s. MK. m. 624)

17 CİLT: 25, SAYI: 4, NİSAN Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davada, mahkemece davanın görevsizlik nedeniyle reddine dair verilen karar, süresinde temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenilmesi isteğine ilişkindir. Davalı kira aktine dayanmıştır. Gerçekten dosyaya ve günlü kira sözleşmeleri ibraz edilmiştir. Ancak kiralandığı savunulan taşınmaz tapuda müşterek mülkiyet üzere kayıtlı olup, taşınmazı kiralayanların sözleşme tarihinde 2/4 pay sahibi oldukları anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere müşterek mülkiyete tabi taşınmazlara ilişkin kira sözleşmelerinin geçerli sayılabilmesi; pay ve paydaş çoğunluğuna dayanmalarına bağlıdır. Somut olayda, diğer paydaşların sonradan kira sözleşmesine Borçlar Kanununun 38. madde anlamında icazet verdikleride kanıtlanamamıştır. Hal böyle olunca davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken sözleşmeye geçerlilik tanımak ve davalıya kiracılık sıfatı izafe edilmek suretiyle görevsizliğe hükmedilmesi isabetsizdir. Davacıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün yukarda açıklanan nedenlerle HUMK.nun 428. maddesi uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın temyiz edene geri verilmesine tarihinde oybirliğiyle karar verildi. T.C. YARGITAY İkinci Hukuk Dairesi E : 1998/13708 K: 1998/1061 T : * * * BOŞANMA DAVASI ÜÇ YILLIK SÜRE TEBLİGATIN GEÇERLİLİĞİ ÖZET: Medeni Kanunun 134/4 maddesi uyarınca boşanma kararı verebilmesi için boşanma sebeplerinden herhangi birine dayanılarak açılmış bulunan davanın reddine karar verilmesi ve bu hükmün kesinleştiği tarihten itibaren üç yıl içinde ortak hayatın yeniden kurulmamış olması gerekir. Bu itibarla redle sonuçlanan boşanmaya ilişkin kararın 7201 sayılı Tebligat Kanunun 21. maddesiyle tebligat tüzüğüne uygun olarak tebağ edilmesi, kararın kesinleşip kesinleşmediğinin buna göre saptanması zorunludur. (743 s. MK. m. 134/4) (7201 s. Tebligat K. m. 21)

18 458 YARGITAY KARARLARI DERGÎSİ Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava; Medeni Kanunun 134/4. maddesine dayanmaktadır. Boşanma sebeplerinden herhangi birine dayanılarak açılmış bulunan davanın reddine karar verilmesi ve bu hükmün kesinleştiği tarihten itibaren üç yıl geçmesi halinde, ortak hayat herne sebeple olursa olsun, yeniden kurulamamışsa eşlerden birinin isteği üzerine boşanma kararı verilir. Daha önce boşanma sebeplerine dayalı bir davanın açılmış ve redle sonuçlanmış olması, o kararın kesinleşmesi ve evlilik birliğinin yeniden kurulmadığı olguları sabit olmadan boşanma kararı verilemez. Hakim bu şartların subuta erip ermediğini görevi gereği kendiliğinden dikkate almak zorundadır (Y. 2. H.D.nin tarihli sayılı ve tarihli sayılı kararlan). Bir kararın kesinleşmiş sayılabilmesi için öncelikle o kararın ilgililerine usulüne uygun tebliğ edilmesi gerekir. Tebligatın yapılış biçimi 7201 sayılı Kanunla belirlenmiştir. Kanunda gösterilen şekil geçerlilik koşulu olup Hakim görevi gereği kendiliğinden (resen) gözetmek zorundadır (YHGK tarihli 1993/ sayılı Y. 2 H.D.nin tarihli sayılı kararları). Olayda çözümlenmesi gereken sorun, davacının daha önce açtığı ve redle sonuçlanan davaya ait kararın usulüne uygun olarak taraflara tebliğ edilip edilmediğidir. Tebligat Kanununun 16 ve Tüzüğün 22. maddesinde muhatapla kendisine tebliğ yapılacak kimse adreste bulunmazsa kendisi ile birlikte oturan aile efradından veya hizmetçilerden birine tebliğ evrakının verilebileceği hükme bağlanmıştır. Bu gibi halde tebligatın verildiği kişinin muhatapla yakınlığı, o adreste oturup oturmadığı mutlaka sorulup tebliğ belgesine yazılmalıdır. 21. maddede kendisine tebligat yapılarak kimse veya muhatap namına kendisine tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbirisinin gösterilen adreste bulunmamaları veya tebellüğden imtina etmeleri durumunda yapılacak işlemler açıklanmıştır. Madde dikkatlice incelendiğinde burada iki ayrı halin birlikte düzenlendiği görülecektir. Bunlardan birincisi kendisine tebligat yapılacak kimse veya muhatap adına tebligatı kabul edebilecek olanlardan (muhatapla birlikte oturan ailesi efradı daimi memur veya müstehdemi... vs.) hiç birisinin gösterilen adreste bulunmaması, diğeri ise adı geçenlerin tebellüğden imtina etmeleri hususlarıdır. a) Tebellüğden imtina edilmesi (kaçınılması)

19 CİLT: 25, SAYI: 4, NlSAN Muhatap veya onun adına tebligatı alabileceği yasada belirlenenlerin, tebliğ, tebliğ evrakını almakta imtina etmeleri halinde ne şekilde işlem yapılacağı 21. maddeye paralel olarak tüzüğün 30. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre ilgilinin adreste bulunmasına rağmen tebliğ evrakını almak istememesi, işi sürüncemede bırakıp keyfiliğe yol açacağından bir başka deyişle; tebliğ işlemi muhatabın rızasına terk edilmiş olacağından bu gibi hallerde Tüzüğün 30. maddesi hükmüne göre... tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti ve meclisi azasından birine veyahut zabıta amir veya memuruna imza mukabilinde teslim eder. Tebliğ memuru tüzüğe ekli iki numaralı örneğe uygun olarak düzenlenen ihbarnameyi gösterilen adresteki kapıya yapıştırır. Durumu muhataba duyurmasını mümkünse en yakın komşularından birine varsa yönetici veya kapıcıya da bildirir. Görüldüğü üzere tebellüğden çekinme halinde muhatap veya onun adına tebliğ yapılabilecek kimselerin tebligat adresinde bulunmaları sebebiyle yapılacak işlem, Tüzüğün 30. maddesinde belirlenenden ibarettir. Tebligat parçasının incelenmesinde tebellüğden imtina edildiğinin açıklanmış olması halinde maddede yazılı olanlara tebliğ evrakının bırakılıp bırakılmadığının, iki numaralı fişin kapıya yapıştırılıp yapıştırılmadığının ve en yakın komşuya veya yöneticiye yada kapıcıya haber verilip verilmediğinin denetlenmesi sonucunda Hakim tebligatın geçerli olup olmadığını tesbit edecektir. b) Adreste bulunulmaması; Muhatabın adreste bulunmaması halinde PTT Memurunun ne şekilde davranacağı tüzüğün 28. maddesinde yazılıdır. Buna göre muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste bulunmazsa tebliğ memurunun adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar kurulu ve meclisi üyeleri, zabıta amir ve memurlarından tahkik ederek beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması imzadan çekilmeleri halinde de bu durumu yazarak kendisinin imzalaması gerekir. Muhatap ölmüşse veya gösterilen adresten devamlı olarak ayrılmış ve yeni adresi de tebliğ memurunca tesbit edilmemişse tebliğ evrakı çıkaran mercie geri gönderilir. Tebligat görevlisinin tebligat adresinde hiç kimseyi bulamaması ve kendilerine tebligat yapılabilecek kimselerin de o adresi terk etmeleri durumunda bu adres tebliğ mazbatasındaki mahsus yerine ve tebliğ evrakındaki adresin bulunduğu tarafa yazılır. Eski adresin üzeri çapraz vari bir biçimde çizilir. Yeni adresin tebliğ memurunun tevzi bölgesi içerisinde olması halinde tebligat bu adrese yapılır. Yeni adresin aynı PTT merkezinin diğer bir dağıtım bölgesinde veya başka bir PTT merkezinin mıntıkası içinde bulunması durumunda ise tebliğ evrakı yeni adrese tebliğin sağlanması için tebliğ memuru tarafından bağlı olduğu merkeze geri verilir.

20 460 YARGITAY KARARLARI DERGİSİ Muhatabın veya onun adına kendisine tebligat yapılabilecek olanların adreste bulunmamaları halinde, tebliğ memuru adreste neden bulunulmadığını bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar ihtiyar kurulu ve meclis üyeleri zabıta amir ve memurlarından tahkik ederek beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazarak tevsik etmesi gerekir. Burada Tüzüğün 28. maddesi PTT memuruna ilgilisinin neden adreste bulunmadığını tahkik etme görevini yüklemiştir. PTT memuru bu tahkikatın sonucunu tebliğ evrakına yazacak ve maddede açıkça belirtildiği için beyanı alınana imzalatacaktır. Ancak bu suretle yapılan işlemin usulüne uygun olup olmadığı, hakim tarafından denetlenebilir. Muhatabın adreste bulunmamakla beraber, orada ikamet ettiği, fakat tevziat saatlerinden sonra adrese geldiği beyan edilirse, bu takdirde 2 numaralı fişin kapıya yapıştırılması, komşuya haber verilmesi ve tebliğ evrakının zabıtaya veya muhtara bırakılması işlemlerine geçilebilecektir. Bu itibarla; Tüzüğün 28. maddesinde yazılı olan ve maddede belirtilen kişilere sorularak imzalarıda alınmak suretiyle muhatabın (yada muhatap namına tebligatı alabilecek olanların) bu adreste bulunduğu tevsik edilmeden Tebligat Kanunun 21. maddesine göre yapılan tebliğ işlemi geçersizdir. Özetlenecek olursa Tebligat Kanunun 21. maddesine göre yapılacak tebliğ işleminin geçerliliği PTT memurunun yapacağı tahkikata göre muhatabın bu adreste bulunduğunun tesbitine ve bu işlemi tebligat parçasına yazarak maddede belirtilen kişilere imzalatmasına bağlıdır. Gerekli tevsik işlemi hakimin denetimini sağlayacak ve muamelenin doğru olup olmadığına karar verilmesi yönünden yardımcı olacaktır. 21. Maddeye göre yapılan tebligatlarda tebliğ tarihi iki numaralı fişin (ihbarnamenin) kapıya yapıştırıldığı tarihtir (Madde 21/son cümle). Tebliğ tarihinin bu şekilde belirlenmesi ve geçerli sayılabilmesi PTT memurunun yukarıda yazılı araştırmayı mutlaka yapmasına ve muhatabın o anda adreste olmamakla birlikte tevziat saatlerinden sonra geldiğinin tevsik edilmesine bağlıdır. Eğer açıklanan durumu beyan eden ilgililer imzadan çekinirlerse PTT memuru çekinme nedeniyle araştırma sonucunu kendisi imzalamakla yetinecektir. Bu ilkeler Hukuk Genel Kurulunun gün ve 2/ sayılı ve tarih ve 7/ sayılı tarihli 18/ sayılı kararlarında da aynen benimsenmiştir. Redle sonuçlanan boşama davasına ilişkin davalıya yapılan karar tebliğinde tebligat yapılan komşunun ismi yazılmadığı gibi davalının o adreste

EMLAK VERGİSİNDEN MUAF OLAN TAŞINMAZLA İLGİLİ DÜZENLENEN ÖDEME EMRİNE İLİŞKİN KANUN YARARINA BOZMA KARARI

EMLAK VERGİSİNDEN MUAF OLAN TAŞINMAZLA İLGİLİ DÜZENLENEN ÖDEME EMRİNE İLİŞKİN KANUN YARARINA BOZMA KARARI Sirküler Rapor 08.10.2013/180-1 EMLAK VERGİSİNDEN MUAF OLAN TAŞINMAZLA İLGİLİ DÜZENLENEN ÖDEME EMRİNE İLİŞKİN KANUN YARARINA BOZMA KARARI ÖZET : Danıştay Dokuzuncu Daire Başkanlığının 25.04.2013 Tarih,

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 5521 S. İşMK. /1

İlgili Kanun / Madde 5521 S. İşMK. /1 T.C YARGITAY 22. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2013/1856 Karar No. 2014/215 Tarihi: 16.01.2014 İlgili Kanun / Madde 5521 S. İşMK. /1 REKABET YASAĞI SÖZLEŞMELERİNDE GÖREVLİ MAHKEMENİN TİCARET MAHKE- MESİ OLDUĞU

Detaylı

DAVACI : Nesrin Orhan Şahin vekilleri Av.Serap Yerlikaya ve Av.İlter Yılmaz

DAVACI : Nesrin Orhan Şahin vekilleri Av.Serap Yerlikaya ve Av.İlter Yılmaz ZİYNET (ALTIN) EŞYASI İSPAT YÜKÜ. T.C. YARGITAY HUKUK GENEL KURULU ESAS NO : 2012/6-1849 KARAR NO : 2013/1006 KARAR TARİHİ:03.07.2013 Y A R G I T A Y İ L A M I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Gölcük 1. Asliye

Detaylı

T.C. YARGITAY HUKUK GENEL KURULU E. 2014/3-686 K. 2016/18 T

T.C. YARGITAY HUKUK GENEL KURULU E. 2014/3-686 K. 2016/18 T T.C. YARGITAY HUKUK GENEL KURULU E. 2014/3-686 K. 2016/18 T. 20.1.2016 TEDBİR NAFAKASI İSTEMİ (Tarafların Gerçekleşen Ekonomik ve Sosyal Durumları İle Günün Ekonomik Koşullarına Göre Takdir Edilen Nafaka

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4857 S.İşK/18-21 7201 S.TebK/12

İlgili Kanun / Madde 4857 S.İşK/18-21 7201 S.TebK/12 İlgili Kanun / Madde 4857 S.İşK/18-21 7201 S.TebK/12 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2009/30661 Karar No. 2010/29154 Tarihi: 15.10.2010 TÜZEL KİŞİYE USULÜNE UYGUN TEBLİGAT YAPILMAMASI ÖZETİ: Tebligat

Detaylı

Trabzon üçüncü noteri olan davalı ise, süresinde zamanaşımı itirazında bulunmuştur.

Trabzon üçüncü noteri olan davalı ise, süresinde zamanaşımı itirazında bulunmuştur. MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT DAVASI - DAVANIN CEZA ZAMANAŞIMI SÜRESİ DOLMADAN AÇILDIĞI - TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI ÇERÇEVESİNDE HUKUKEN GEÇERLİ TÜM DELİLLERİ SORULUP TOPLANARAK KARAR VERİLMESİ GEREĞİ

Detaylı

DANIŞTAYIN SÜRESİNDE AÇILMAYAN DAVAYLA İLGİLİ KANUN YARARINA BOZMA KARARI

DANIŞTAYIN SÜRESİNDE AÇILMAYAN DAVAYLA İLGİLİ KANUN YARARINA BOZMA KARARI Sirküler Rapor 26.07.2012/139-1 DANIŞTAYIN SÜRESİNDE AÇILMAYAN DAVAYLA İLGİLİ KANUN YARARINA BOZMA KARARI ÖZET : Danıştay Üçüncü Daire Başkanlığının E: 2010/6979 K: 2012/667 sayılı Kanun Yararına Bozma

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/53,57

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/53,57 T.C YARGITAY 22.HUKUK DAİRESİ Esas No. 2012/13098 Karar No. 2013/6371 Tarihi: 26.03.2013 İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/53,57 İŞÇİNİN TANIK OLDUĞU DOSYADA KENDİ DURUMUNA İLİŞKİN VERMİŞ OLDUĞU BEYANIN

Detaylı

MÜFETTİŞİN ÖZEL HAYATIN GİZLİLİĞİNİ İHLAL ETMESİ NEDENİYLE TAZMİNAT

MÜFETTİŞİN ÖZEL HAYATIN GİZLİLİĞİNİ İHLAL ETMESİ NEDENİYLE TAZMİNAT YARGITAY Hukuk Genel Kurulu ESAS: 2014/77 KARAR: 2015/1712 MÜFETTİŞİN ÖZEL HAYATIN GİZLİLİĞİNİ İHLAL ETMESİ NEDENİYLE TAZMİNAT Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda;

Detaylı

T.C. D A N I Ş T A Y Üçüncü Daire Esas No : 2010/5785. Karar No : 2012/3582

T.C. D A N I Ş T A Y Üçüncü Daire Esas No : 2010/5785. Karar No : 2012/3582 T.C D A N I Ş T A Y Üçüncü Daire Esas No : 2010/5785 Karar No : 2012/3582 Anahtar Kelimeler : Haciz İşlemi, İhtiyati Haciz, Şirket Ortağı, Teminat, Kişiye Özgü Ev Eşyaları Özeti: Teşebbüsün muvazaalı olduğu

Detaylı

UZUN SÜRELİ ARAÇ KİRALAMA - FİNANSAL KİRALAMA

UZUN SÜRELİ ARAÇ KİRALAMA - FİNANSAL KİRALAMA UZUN SÜRELİ ARAÇ KİRALAMA - Uzun süreli kiralama, ariyet ve rehin gibi hallerde aracı elinde bulunduran işleten sayılır. Aracı işleten ise, kusursuz sorumluluk kurallarına göre zarardan sorumludur. Finansal

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 6100 S. HMK/115,120

İlgili Kanun / Madde 6100 S. HMK/115,120 410 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2012/21152 Karar No. 2012/20477 Tarihi: 12.06.2012 Yargıtay Kararları Çalışma ve Toplum, 2013/1 İlgili Kanun / Madde 6100 S. HMK/115,120 DAVA ŞARTI GİDER AVANSININ

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 6356 S. TSK/41-43

İlgili Kanun / Madde 6356 S. TSK/41-43 T.C YARGITAY 22. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2014/1967 Karar No. 2014/1792 Tarihi: 10.02.2014 İlgili Kanun / Madde 6356 S. TSK/41-43 TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİ YETKİ TESPİTİNE İTİRAZ İŞYERİNE YENİ ALINAN İŞÇİLERİN

Detaylı

Sirküler Rapor /70-1 ANAYASA MAHKEMESİNİN ÖZEL USULSUZLUK CEZASIYLA İLGİLİ BAŞVURUYA İLİŞKİN KARARI

Sirküler Rapor /70-1 ANAYASA MAHKEMESİNİN ÖZEL USULSUZLUK CEZASIYLA İLGİLİ BAŞVURUYA İLİŞKİN KARARI Sirküler Rapor 18.02.2014/70-1 ANAYASA MAHKEMESİNİN ÖZEL USULSUZLUK CEZASIYLA İLGİLİ BAŞVURUYA İLİŞKİN KARARI ÖZET : Anayasa Mahkemesi 14/1/2014 tarihli ve 2013/5028 Başvuru Numaralı kararında, 2010 yılının

Detaylı

İŞ KAZASINA MARUZ KALAN İŞÇİ ( Maluliyet Oranı %0 Olsa Dahi Kusur Durumu Saptanarak Sonuca Göre Manevi Tazminata Karar Verilebileceği )

İŞ KAZASINA MARUZ KALAN İŞÇİ ( Maluliyet Oranı %0 Olsa Dahi Kusur Durumu Saptanarak Sonuca Göre Manevi Tazminata Karar Verilebileceği ) YARGITAY 21. HUKUK DAİRESİ T. 3.7.2006 E. 2006/4815 K. 2006/7231 İŞ KAZASINA MARUZ KALAN İŞÇİ ( Maluliyet Oranı %0 Olsa Dahi Kusur Durumu Saptanarak Sonuca Göre Manevi Tazminata Karar Verilebileceği )

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK. /6, S. İşK/14 T.C YARGITAY 22. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2015/1888 Karar No. 2015/6201 Tarihi:

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK. /6, S. İşK/14 T.C YARGITAY 22. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2015/1888 Karar No. 2015/6201 Tarihi: İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK. /6,57 1475 S. İşK/14 T.C YARGITAY 22. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2015/1888 Karar No. 2015/6201 Tarihi: 19.02.2015 İŞYERİ DEVRİNİN İŞÇİLİK ALACAKLARINA ETKİLERİ KIDEM TAZMİNATINDAN

Detaylı

ZAMANAŞIMI SÜRESİ GEÇTİKTEN SONRA DİSİPLİN CEZASI VERİLMESİ

ZAMANAŞIMI SÜRESİ GEÇTİKTEN SONRA DİSİPLİN CEZASI VERİLMESİ ZAMANAŞIMI SÜRESİ GEÇTİKTEN SONRA DİSİPLİN CEZASI VERİLMESİ Özeti : Mevzuat hükümlerine aykırılığı gümrük idarelerince tespit edildiği tarihten itibaren üç yıllık zamanaşımı süresi geçirildikten sonra

Detaylı

Ba ve Bs FORMLARININ VERİLMEMESİ NEDENİYLE ADİ ORTAKLIK ADINA KESİLEN CEZAYLA İLGİLİ KANUN YARARINA BOZMA KARARI YAYIMLANDI

Ba ve Bs FORMLARININ VERİLMEMESİ NEDENİYLE ADİ ORTAKLIK ADINA KESİLEN CEZAYLA İLGİLİ KANUN YARARINA BOZMA KARARI YAYIMLANDI Sirküler Rapor 04.02.2013/50-1 Ba ve Bs FORMLARININ VERİLMEMESİ NEDENİYLE ADİ ORTAKLIK ADINA KESİLEN CEZAYLA İLGİLİ KANUN YARARINA BOZMA KARARI YAYIMLANDI ÖZET : Danıştay Üçüncü Daire Başkanlığının 17.10.2012

Detaylı

Uzun Sok. Kolotoğlu İşhanı Kat: 3 No:75 - TRABZON Temyiz Eden ve Karşı Taraf (Davalı) : Karayolları Genel Müdürlüğü - ANKARA

Uzun Sok. Kolotoğlu İşhanı Kat: 3 No:75 - TRABZON Temyiz Eden ve Karşı Taraf (Davalı) : Karayolları Genel Müdürlüğü - ANKARA Temyiz Eden (Davacı) : Vekili : Uzun Sok. Kolotoğlu İşhanı Kat: 3 No:75 - TRABZON Temyiz Eden ve Karşı Taraf (Davalı) : Karayolları Genel Müdürlüğü - ANKARA Vekili : Av. Cansın Sanğu (Aynı adreste) İstemin

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 818.S.BK/161

İlgili Kanun / Madde 818.S.BK/161 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2009/17402 Karar No. 2011/19618 Tarihi: 30.06.2011 İlgili Kanun / Madde 818.S.BK/161 CEZAİ ŞART KARŞILIKLIK İLKESİ BAKİYE ÜCRETİN YANINDA CEZAİ ŞARTINDA İSTENEBİLECEĞİ

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İş.K. /18-21 DAVACI YARARINA KAZANILMIŞ HAK

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İş.K. /18-21 DAVACI YARARINA KAZANILMIŞ HAK T.C YARGITAY 22. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2014/648 Karar No. 2014/1121 Tarihi: 30.01.2014 İlgili Kanun / Madde 4857 S. İş.K. /18-21 DAVACI YARARINA KAZANILMIŞ HAK ÖZETİ: Mahkemenin 30.12.2010 tarihli kararı

Detaylı

KIDEM ZAMMI ÜCRETE UYGULANAN AYRI ZAMDIR ÖNCE KIDEM ZAMMI UYGULANIR DAHA SONRA TOPLU SÖZLEŞMEDEKİ NISBİ ZAM UYGULANIR Y A R G I T A Y İ L A M I

KIDEM ZAMMI ÜCRETE UYGULANAN AYRI ZAMDIR ÖNCE KIDEM ZAMMI UYGULANIR DAHA SONRA TOPLU SÖZLEŞMEDEKİ NISBİ ZAM UYGULANIR Y A R G I T A Y İ L A M I KIDEM ZAMMI ÜCRETE UYGULANAN AYRI ZAMDIR ÖNCE KIDEM ZAMMI UYGULANIR DAHA SONRA TOPLU SÖZLEŞMEDEKİ NISBİ ZAM UYGULANIR T.C. YARGITAY 22. Hukuk Dairesi ESAS NO : 2013/13336 KARAR NO : 2013/13573 Y A R G

Detaylı

(4721 S. K. m. 28) (6100 S. K. m. 30, 50, 55, 114, 124, Geç. m. 3) (1086 S. K. m. 41) (14. HD. 17.09.2012 T. 2012/9222 E. 2012/10360 K.

(4721 S. K. m. 28) (6100 S. K. m. 30, 50, 55, 114, 124, Geç. m. 3) (1086 S. K. m. 41) (14. HD. 17.09.2012 T. 2012/9222 E. 2012/10360 K. T.C. YARGITAY Hukuk Genel Kurulu Esas: 2013/14-612 Karar: 2013/1297 Karar Tarihi: 11.09.2013 KONU: TAPU İPTAL VE TESCİL DAVASI - DAVACIYA DAVAYI MİRASÇILARA YÖNELTME İMKANI TANINMADIĞI - MİRASÇILARIN TESPİTİ

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 6100 S.HMK. /176

İlgili Kanun / Madde 6100 S.HMK. /176 T.C YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2013/16110 Karar No. 2014/94 Tarihi: 13.01.2014 Yargıtay Kararları Çalışma ve Toplum, 2014/3 İlgili Kanun / Madde 6100 S.HMK. /176 ISLAHIN BİR HAFTALIK KESİN SÜREDE

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İŞK. /8

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İŞK. /8 T.C YARGITAY 22. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2013/7568 Karar No. 2014/13812 Tarihi: 21.05.2014 İlgili Kanun / Madde 4857 S. İŞK. /8 İŞ SÖZLEŞMESİNİN VAR OLUP OLMADIĞI- NIN BAĞIMLILIK ÖLÇÜTÜNE GÖRE BELİRLE-

Detaylı

İCRA İNKAR TAZMİNATI LİKİT ALACAK KAVRAMI MAL İADESİ YIPRANMA PAYI

İCRA İNKAR TAZMİNATI LİKİT ALACAK KAVRAMI MAL İADESİ YIPRANMA PAYI İCRA İNKAR TAZMİNATI LİKİT ALACAK KAVRAMI MAL İADESİ YIPRANMA PAYI ÖZET: Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için alacağın gerçek miktarının bedeli ve sabit olması veya borçlu tarafından alacağın tüm

Detaylı

DAVA : Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.

DAVA : Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. T.C 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2012/8788 KARAR NO: 2012/13834 KARAR TARİHİ:30.05.2012 >İŞTİRAK NAFAKASININ KALDIRILMASI DAVASI >İŞTİRAK NAFAKASININ YARDIM NAFAKASINA DÖNÜŞMESİ >YOKSULLUĞA DÜŞEBİLECEK ALTSOY

Detaylı

ANAYASA MAHKEMESİNDEN VERGİ USUL KANUNUYLA İLGİLİ BİREYSEL BAŞVURUYA İLİŞKİN YETKİSİZLİK KARARI

ANAYASA MAHKEMESİNDEN VERGİ USUL KANUNUYLA İLGİLİ BİREYSEL BAŞVURUYA İLİŞKİN YETKİSİZLİK KARARI Sirküler Rapor 28.03.2013/84-1 ANAYASA MAHKEMESİNDEN VERGİ USUL KANUNUYLA İLGİLİ BİREYSEL BAŞVURUYA İLİŞKİN YETKİSİZLİK KARARI ÖZET : Anayasa Mahkemesi, 5.3.2013 tarihli ve 2012/829 sayılı Başvuru Kararında,

Detaylı

"Tüketici Aleyhine Başlatılacak İcra Takibinde Parasal Sınır" "Tüketici Aleynine Ba~latllacak icra Takibinde Parasal ~ınırn

Tüketici Aleyhine Başlatılacak İcra Takibinde Parasal Sınır Tüketici Aleynine Ba~latllacak icra Takibinde Parasal ~ınırn "Tüketici Aleyhine Başlatılacak İcra Takibinde Parasal Sınır" "Tüketici Aleynine Ba~latllacak icra Takibinde Parasal ~ınırn T.C. YARGıTAY 13. HUKUK DAIRESI Esas No: 2015/1 0571 Karar No: 2015/8738 Karar

Detaylı

Anahtar Kelimeler : Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Ek 1 Nolu Protokol

Anahtar Kelimeler : Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Ek 1 Nolu Protokol T.C. D A N I Ş T A Y Esas No : 2011/8665 Karar No : 2013/9005 Anahtar Kelimeler : Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Ek 1 Nolu Protokol Özeti : İmar planında küçük sanayi

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 5510 SGK/19

İlgili Kanun / Madde 5510 SGK/19 T.C YARGITAY 21. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2009/15860 Karar No. 2011/67 Tarihi: 17.01.2001 Yargıtay Kararları İlgili Kanun / Madde 5510 SGK/19 SÜREKLİ İŞ GÖREMEZLİK GELİRİNİN ARTMASI HALİNDE HER ZAMAN FARK

Detaylı

T.C. YARGITAY HUKUK GENEL KURULU E. 2013/3-1598 K. 2015/1159 T. 8.4.2015

T.C. YARGITAY HUKUK GENEL KURULU E. 2013/3-1598 K. 2015/1159 T. 8.4.2015 T.C. YARGITAY HUKUK GENEL KURULU E. 2013/3-1598 K. 2015/1159 T. 8.4.2015 * YEMİN TEKLİFİ HAKKININ HATIRLATILMASI (Ancak İspat Yükü Kendisine Düşen Tarafın Yemin Deliline Başvuru Hakkının Varlığı İle Mümkün

Detaylı

: Av.Tezcan ÇAKIR Meşrutiyet Cd. N:3/15 - ANKARA

: Av.Tezcan ÇAKIR Meşrutiyet Cd. N:3/15 - ANKARA Esas No : 1995/1983 Karar No: 1997/519 Temyiz İsteminde Bulunan :. : Türk Dişhekimleri Birliği : Av.Tezcan ÇAKIR Meşrutiyet Cd. N:3/15 - ANKARA İstemin Özeti : Dişhekimi olan davacıya, Türk Dişhekimleri

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/ 2 ALT İŞVEREN MUVAZAA

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/ 2 ALT İŞVEREN MUVAZAA T.C YARGITAY 22.HUKUK DAİRESİ Esas No. 2012/28980 Karar No. 2013/435 Tarihi: 23.01.2013 Yargıtay Kararları Çalışma ve Toplum, 2013/2 İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/ 2 ALT İŞVEREN MUVAZAA ÖZETİ 4857 sayılı

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 818 S.BK /125 İŞ KAZASI ZAMAN AŞIMININ BAŞLANGICININ MALULİYET ORANIN KESİN OLARAK TESPİT EDİLDİĞİ TARİH OLDUĞU

İlgili Kanun / Madde 818 S.BK /125 İŞ KAZASI ZAMAN AŞIMININ BAŞLANGICININ MALULİYET ORANIN KESİN OLARAK TESPİT EDİLDİĞİ TARİH OLDUĞU T.C YARGITAY HUKUK GENEL KURULU Esas No. 2013/21-2216 Karar No. 2015/1349 Tarihi: 15.05.2015 İlgili Kanun / Madde 818 S.BK /125 İŞ KAZASI ZAMAN AŞIMININ BAŞLANGICININ MALULİYET ORANIN KESİN OLARAK TESPİT

Detaylı

T.C. D A N I Ş T A Y Yedinci Daire

T.C. D A N I Ş T A Y Yedinci Daire T.C. D A N I Ş T A Y Yedinci Daire Esas No : 2012/4237 Karar No : 2012/7610 Anahtar Kelimeler: Serbest Dolaşıma Giriş Beyannamesi, Yatırım Teşvik Belgesi, Muafiyet Özeti: Yatırım teşvik mevzuatı koşullarına

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 3201 S.YHBK./3

İlgili Kanun / Madde 3201 S.YHBK./3 T.C YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2013/18150 Karar No. 2014/5855 Tarihi: 14.03.2014 İlgili Kanun / Madde 3201 S.YHBK./3 YURT DIŞI HİZMET BORÇLANMASI YURT DIŞINDA BAŞLAYAN SİGORTALI- LIĞIN TÜRKİYE

Detaylı

İLK İTİRAZ, CEVAP, TEMYİZ VE KARAR DÜZELTME SÜRELERİ

İLK İTİRAZ, CEVAP, TEMYİZ VE KARAR DÜZELTME SÜRELERİ İLK İTİRAZ, CEVAP, TEMYİZ VE KARAR DÜZELTME SÜRELERİ *TABLODA YER ALAN İLK İTİRAZ VE CEVAP BİLGİLERİ 6100 SAYILI HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU NA GÖRE DÜZENLENMİŞTİR. ASLİYE HUKUK ASLİYE TİCARET SULH HUKUK

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 6762 S. TTK. /4

İlgili Kanun / Madde 6762 S. TTK. /4 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2012/25286 Karar No. 2014/17992 Tarihi: 03.06.2014 Yargıtay Kararları Çalışma ve Toplum, 2015/4 İlgili Kanun / Madde 6762 S. TTK. /4 REKABET YASAĞI SÖZLEŞMESİ İŞ

Detaylı

Prof. Dr. Zehra ODYAKMAZ Ümit KAYMAK İsmail ERCAN THEMIS İDARİ YARGI

Prof. Dr. Zehra ODYAKMAZ Ümit KAYMAK İsmail ERCAN THEMIS İDARİ YARGI Prof. Dr. Zehra ODYAKMAZ Ümit KAYMAK İsmail ERCAN THEMIS İDARİ YARGI İÇİNDEKİLER BİRİNCİ BÖLÜM İdarenin Denetlenmesi I. GENEL OLARAK...1 II. YARGI DIŞI DENETİM...2 A. İdari Denetim...2 1. Genel İdari Denetim...2

Detaylı

İŞ GÜVENCESİ İŞVEREN VEKİLİ SIFATI

İŞ GÜVENCESİ İŞVEREN VEKİLİ SIFATI İŞ GÜVENCESİ İŞVEREN VEKİLİ SIFATI ÖZET: İş güvencesi hükümleri dışında kalarak işveren vekili konumunun tespitinde iki temel ölçüye göre değerlendirme yapılır. Buna göre işletmenin bütününü sevk ve idare

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 506 S.SSK. /80

İlgili Kanun / Madde 506 S.SSK. /80 T.C YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2013/21222 Karar No. 2014/6804 Tarihi: 25.03.2014 İlgili Kanun / Madde 506 S.SSK. /80 SİGORTA PRİMLERİNDEN ÜST DÜZEY YÖNETİCİNİN SORUMLULUĞU İFLASIN AÇILMASINDAN

Detaylı

T.C. DANIŞTAY Yedinci Daire. Anahtar Kelimeler : Katma Değer Vergisi, Müteselsil Sorumluluk, Ek Tahakkuk, İdari İşlemin İcrailiği

T.C. DANIŞTAY Yedinci Daire. Anahtar Kelimeler : Katma Değer Vergisi, Müteselsil Sorumluluk, Ek Tahakkuk, İdari İşlemin İcrailiği T.C. DANIŞTAY Yedinci Daire Esas No : 2009/1602 Karar No :2013/6426 Anahtar Kelimeler : Katma Değer Vergisi, Müteselsil Sorumluluk, Ek Tahakkuk, İdari İşlemin İcrailiği Özeti : Müteselsil sorumlulardan

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İş. K/41

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İş. K/41 488 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2010/4805 Karar No. 2012/12361 Tarihi: 11.04.2012 Yargıtay Kararları Çalışma ve Toplum, 2013/1 İlgili Kanun / Madde 4857 S. İş. K/41 FAZLA ÇALIŞMA ÜST DÜZEY YÖNETİCİNİN

Detaylı

Anahtar Kelimeler : Merciine Tevdi Kararı, Süre Aşımı Dava Açma Süresi

Anahtar Kelimeler : Merciine Tevdi Kararı, Süre Aşımı Dava Açma Süresi Onbeşinci Daire Yargılama Usulü Kararları İdare Mahkemesi'nce verilen karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir sebep de bulunmadığından temyiz isteminin reddi ile

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 6356 S. STSK. /9

İlgili Kanun / Madde 6356 S. STSK. /9 T.C YARGITAY 22. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2015/28964 Karar No. 2015/29704 Tarihi: 02.11.2015 İlgili Kanun / Madde 6356 S. STSK. /9 SENDİKALARIN DEMOKRATİK İŞLEYİŞE SAHİP OLUP OLMADIĞINI SENDİKA GENEL KURULLARININ

Detaylı

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2009/12-563, K. 2009/600, T. 30.12.2009

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2009/12-563, K. 2009/600, T. 30.12.2009 Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2009/12-563, K. 2009/600, T. 30.12.2009 ÖZÜ : Tebliğ memurunun; belediye tüzel kişiliğini "Belediye Başkanı"nın temsil edeceğini gözeterek, adli işlem niteliği taşıyan takip

Detaylı

Sayı: Ankara, 24 /03/2014 ANKARA İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA

Sayı: Ankara, 24 /03/2014 ANKARA İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA YÜRÜTMENİN DURDURULMASI TALEPLİDİR. DURUŞMA TALEPLİDİR. ANKARA İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA DAVACI VEKİLİ DAVALILAR : Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı : Oğuzlar Mah. Barış Manço Cad. Av. Özdemir Özok

Detaylı

CEZA MUHAKEMESİ KANUNUNUN YÜRÜRLÜK VE UYGULAMA ŞEKLİ HAKKINDA KANUN. BİRİNCİ BÖLÜM Genel Hükümler

CEZA MUHAKEMESİ KANUNUNUN YÜRÜRLÜK VE UYGULAMA ŞEKLİ HAKKINDA KANUN. BİRİNCİ BÖLÜM Genel Hükümler 9333 CEZA MUHAKEMESİ KANUNUNUN YÜRÜRLÜK VE UYGULAMA ŞEKLİ HAKKINDA KANUN Kanun Numarası : 5320 Kabul Tarihi : 23/3/2005 Yayımlandığı R.Gazete : Tarih: 31/3/2005 Sayı : 25772 (M.) Yayımlandığı Düstur :

Detaylı

T Ü R M O B TÜRKİYE SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLER VE YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLER ODALARI BİRLİĞİ SİRKÜLER RAPOR MEVZUAT

T Ü R M O B TÜRKİYE SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLER VE YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLER ODALARI BİRLİĞİ SİRKÜLER RAPOR MEVZUAT Sirküler Rapor Mevzuat 16.08.2016/100-1 MESLEK MENSUPLARININ HİZMET SÖZLEŞMELERİNİ KENDİLİĞİNDEN UZATAN İFADE NEDENİYLE TARH EDİLEN DAMGA VERGİSİ VE KESİLEN CEZAYA İLİŞKİN KANUN YARARINA BOZMA KARARI ÖZET

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4853 S.TTHK/8

İlgili Kanun / Madde 4853 S.TTHK/8 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2009/28927 Karar No. 2012/577 Tarihi: 17.01.2012 Yargıtay Kararları Çalışma ve Toplum, 2012/3 İlgili Kanun / Madde 4853 S.TTHK/8 NEMA ALACAĞI ZORUNLU TASARRUFLARDAN

Detaylı

KESİN SÜRE VERİLİRKEN GİDERLERİN KALEM KALEM AÇIKLANMASI GEREKTİĞİ

KESİN SÜRE VERİLİRKEN GİDERLERİN KALEM KALEM AÇIKLANMASI GEREKTİĞİ İDER AVANSI, GİDERLERİN KALEM KALEM AÇIKLANMASI GEREKTİĞİ YARGITAY 17. Hukuk Dairesi ESAS NO : 2012/13494 KARAR NO : 2013/12373 GİDER AVANSI VE DELİL AVANSI ARASINDAKİ FARKLAR KESİN SÜRE VERİLİRKEN GİDERLERİN

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 5434 S.ESK/ S. SGK/101

İlgili Kanun / Madde 5434 S.ESK/ S. SGK/101 T.C YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2012/15329 Karar No. 2013/8585 Tarihi: 29.04.2013 İlgili Kanun / Madde 5434 S.ESK/1 5510 S. SGK/101 5510 SAYILI YASANIN YÜRÜLÜĞÜNDEN ÖNCE MEMUR VE İŞTİRAKÇİ OLANLARIN

Detaylı

İCRA VE İFLÂS KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN. Kanun No. 5311 Kabul Tarihi : 2.3.2005

İCRA VE İFLÂS KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN. Kanun No. 5311 Kabul Tarihi : 2.3.2005 İCRA VE İFLÂS KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN Kanun No. 5311 Kabul Tarihi : 2.3.2005 MADDE 1.- 9.6.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanununun 10/a maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki

Detaylı

Bazı makalelerde, bu iptal kararı ile kanuni temsilcilerin geçmişe yönelik sorumluluklarının kalktığına dair yorumlar okuyoruz.

Bazı makalelerde, bu iptal kararı ile kanuni temsilcilerin geçmişe yönelik sorumluluklarının kalktığına dair yorumlar okuyoruz. Not: Makaleler yazarın kişisel görüşünü ifade etmekte olup kaleme alındığı tarihteki mevzuat düzenlemeleri açısından geçerlidir. Daha sonra meydana gelecek değişimler uygulamada farklılık yaratabilir.

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 5393 S.ZTFK/5

İlgili Kanun / Madde 5393 S.ZTFK/5 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2010/22109 Karar No. 2010/21092 Tarihi: 29.06.2010 İlgili Kanun / Madde 5393 S.ZTFK/5 TASARRUF TEŞVİK KESİNTİSİ BELEDİYELERİN BORÇLU OLMASI HAZİNE İLE TAKAS MAHSUP

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4857 S.İşK/18-21

İlgili Kanun / Madde 4857 S.İşK/18-21 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2009/20255 Karar No. 2010/11968 Tarihi: 03.05.2010 İlgili Kanun / Madde 4857 S.İşK/18-21 GÜVENLİK HİZMETLERİNİN YARDIMCI İŞ OLMASI HAKLI NEDENLERLE FESİHTE SAVUNMA

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK. /17

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK. /17 T.C YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2013/16407 Karar No. 2014/3724 Tarihi: 13.02.2014 İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK. /17 KÖTÜ NİYET TAZMİNATI MANEVİ TAZMİNAT TALEBİNİN PARAYA DEĞERLENDİRİLMESİ OLANAKLI

Detaylı

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMESİ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR BARIŞ DERİN BAŞVURUSU. (Başvuru Numarası: 2014/13462)

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMESİ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR BARIŞ DERİN BAŞVURUSU. (Başvuru Numarası: 2014/13462) TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMESİ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR BARIŞ DERİN BAŞVURUSU (Başvuru Numarası: 2014/13462) Karar Tarihi: 22/12/2016 BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan ler Raportör Yrd. Başvurucu : Burhan ÜSTÜN

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 6356 S. STSK. / S.TK/12

İlgili Kanun / Madde 6356 S. STSK. / S.TK/12 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2015/10601 Karar No. 2015/14082 Tarihi: 14.04.2015 Yargıtay Kararları Çalışma ve Toplum, 2016/2 İlgili Kanun / Madde 6356 S. STSK. /41 7201 S.TK/12 TÜZEL KİŞİYE TEBLİGATIN

Detaylı

İŞ MAHKEMELERİ KANUNU

İŞ MAHKEMELERİ KANUNU 2243 İŞ MAHKEMELERİ KANUNU Kanun Numarası : 5521 Kabul Tarihi : 30/1/1950 Yayımlandığı R.Gazete : Tarih : 4/2/1950 Sayı : 7424 Yayımlandığı Düstur : Tertip : 3 Cilt : 31 Sayfa : 753 Madde 1 İş Kanununa

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İş.K. /47

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İş.K. /47 T.C YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2013/26389 Karar No. 2014/2398 Tarihi: 05.02.2014 Yargıtay Kararları Çalışma ve Toplum, 2014/3 İlgili Kanun / Madde 4857 S. İş.K. /47 GENEL TATİLLERDE ÇALIŞILAN HER

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 854 S. DİşK/1

İlgili Kanun / Madde 854 S. DİşK/1 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2009/31285 Karar No. 2012/3117 Tarihi: 13.02.2012 Yargıtay Kararları Çalışma ve Toplum, 2012/3 İlgili Kanun / Madde 854 S. DİşK/1 DENİZ İŞ YASASININ KAPSAMI ÖZETİ:

Detaylı

T.C. YARGITAY HUKUK GENEL KURULU E. 2013/10-2281 K. 2015/1727 T. 19.6.2015

T.C. YARGITAY HUKUK GENEL KURULU E. 2013/10-2281 K. 2015/1727 T. 19.6.2015 T.C. YARGITAY HUKUK GENEL KURULU E. 2013/10-2281 K. 2015/1727 T. 19.6.2015 818/m.50,51,141 ÖZET : Dava, meslek hastalığı sonucu sürekli işgöremezlik durumuna giren sigortalıya Kurumca yapılan sosyal sigorta

Detaylı

T.C. D A N I Ş T A Y. Vergi Dava Daireleri Kurulu

T.C. D A N I Ş T A Y. Vergi Dava Daireleri Kurulu T.C. D A N I Ş T A Y Vergi Dava Daireleri Kurulu Esas No : 2010/679 Karar No: 2012/72 Özeti: İnceleme raporunun ihbarname ekinde tebliğ edilmemesi; süresinde açılan bir davada vergilendirmenin kaldırılmasını

Detaylı

Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 2007

Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 2007 Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 2007 13 Aralık 2006 ÇARŞAMBA Resmî Gazete Sayı : 26375 GENEL HÜKÜMLER Konu ve kapsam MADDE 1 (1) Bütün hukuki yardımlarda avukat ile iş sahipleri

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/46 HAFTA TATİLİ

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/46 HAFTA TATİLİ T.C YARGITAY 22.HUKUK DAİRESİ Esas No. 2012/7983 Karar No. 2012/27098 Tarihi: 03.12.2012 İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/46 HAFTA TATİLİ ÖZETİ 4857 sayılı İş Kanunu'nun 46. maddesinde, işçinin tatil gününden

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/8

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/8 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2009/35757 Karar No. 2012/1051 Tarihi: 23.01.2012 Yargıtay Kararları Çalışma ve Toplum, 2012/3 İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/8 KAPSAM DIŞI PERSONEL İDARİ YARGININ

Detaylı

Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışmalarına İlişkin Yönetmelik/m.

Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışmalarına İlişkin Yönetmelik/m. T.C. DANIŞTAY 16. DAİRE E. 2015/12772 K. 2015/786 T. 18.3.2015 BAŞKOMİSERLİK RÜTBESİNE TERFİ EDEMEYECEĞİ İŞLEMİNİN İPTALİ İSTEMİ ( Davacıya Göre "Daha Çok Sayıda" ve/veya "Daha Ağır" Disiplin Cezası Aldığı

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4688 S. KGSK. /6 6356 S. STSK/9

İlgili Kanun / Madde 4688 S. KGSK. /6 6356 S. STSK/9 T.C YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2014/19359 Karar No. 2014/21478 Tarihi: 25.11.2014 Yargıtay Kararları Çalışma ve Toplum, 2015/4 İlgili Kanun / Madde 4688 S. KGSK. /6 6356 S. STSK/9 SEÇİMLERDE ADAY

Detaylı

YÜRÜTMENİN DURDURULMASINI İSTEYEN (DAVACI):

YÜRÜTMENİN DURDURULMASINI İSTEYEN (DAVACI): YÜRÜTMENİN DURDURULMASINI İSTEYEN (DAVACI):. ADINA BİRİNCİ BASAMAK SAĞLIK ÇALIŞANLARI BİRLİK VE DAYANIŞMA SENDİKASI VEKİLİ: AV. BASRİ VURAL Esentepe Mah. Emekli Subay Evleri Cemil Cahit Toydemir Sk. 53.

Detaylı

ANAYASA MAHKEMESİ NE BİREYSEL BAŞVURU YOLU AÇILDI

ANAYASA MAHKEMESİ NE BİREYSEL BAŞVURU YOLU AÇILDI ANAYASA MAHKEMESİ NE BİREYSEL BAŞVURU YOLU AÇILDI GENEL OLARAK Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 148. maddesinde yapılan değişiklik ile Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yolu açılmıştır. 23 Eylül 2012

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4688 S. KGSK. /10 T.C YARGITAY 22. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2014/15500 Karar No. 2014/16186 Tarihi:

İlgili Kanun / Madde 4688 S. KGSK. /10 T.C YARGITAY 22. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2014/15500 Karar No. 2014/16186 Tarihi: İlgili Kanun / Madde 4688 S. KGSK. /10 T.C YARGITAY 22. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2014/15500 Karar No. 2014/16186 Tarihi: 09.06.2014 OLAĞANÜSTÜ GENEL KURUL İÇİN OBJEKTİF VE CİDDİ NEDENLERİN BULUN- MASININ

Detaylı

HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU İKİNCİ DAİRE KARARI Esas No 2013/149. Karar No 2013/1034

HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU İKİNCİ DAİRE KARARI Esas No 2013/149. Karar No 2013/1034 Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu İkinci Dairesi aşağıda isimleri yazılı üyelerin katılımı ile tarihinde toplandı....eski Hâkimi hâlen emekli... (... ) ile... Hâkimi... (...) hakkında, Hâkimler ve Savcılar

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İş. K/25 1475 S. İşK/14

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İş. K/25 1475 S. İşK/14 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2011/9842 Karar No. 2013/13792 Tarihi: 08.05.2013 Yargıtay Kararları Çalışma ve Toplum, 2013/4 İlgili Kanun / Madde 4857 S. İş. K/25 1475 S. İşK/14 DEVAMSIZLIK NEDENİYLE

Detaylı

ANAYASA MAHKEMESİNDEN KATMA DEĞER KANUNUYLA İLGİLİ BİREYSEL BAŞVURUYA İLİŞKİN YETKİSİZLİK KARARI

ANAYASA MAHKEMESİNDEN KATMA DEĞER KANUNUYLA İLGİLİ BİREYSEL BAŞVURUYA İLİŞKİN YETKİSİZLİK KARARI Sirküler Rapor 28.03.2013/83-1 ANAYASA MAHKEMESİNDEN KATMA DEĞER KANUNUYLA İLGİLİ BİREYSEL BAŞVURUYA İLİŞKİN YETKİSİZLİK KARARI ÖZET : Anayasa Mahkemesi, 5.3.2013 tarihli ve 2012/73 sayılı Başvuru Kararında,

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 5510 S.SGK/21 RÜCÜ HAKKI HALEFİYET

İlgili Kanun / Madde 5510 S.SGK/21 RÜCÜ HAKKI HALEFİYET T.C YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2012/19635 Karar No. 2013/11653 Tarihi: 28.05.2013 İlgili Kanun / Madde 5510 S.SGK/21 RÜCÜ HAKKI HALEFİYET ÖZETİ: Sigortalı ya da hak sahibini tatmin eden kurumun

Detaylı

5. Daire 2012/5124 E., 2014/2469 K. "İçtihat Metni"

5. Daire 2012/5124 E., 2014/2469 K. İçtihat Metni 5. Daire 2012/5124 E., 2014/2469 K. İSTİSNAİ MEMURİYETLER BAKANLIK MÜŞAVİRİ MÜŞTEREK KARARNAME İLE NAKLEN ATAMA "İçtihat Metni" Özeti : Yasa koyucu, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 59. maddesi ile

Detaylı

SİLME TUŞUNU KULLANMADAN VE EKRANA BAKARAK YAZMA PDF

SİLME TUŞUNU KULLANMADAN VE EKRANA BAKARAK YAZMA PDF SİLME TUŞUNU KULLANMADAN VE EKRANA BAKARAK YAZMA PDF Aşağıdaki Satırları 5 defa klavye ile 5 defa da sanal klavye ile yazalım. 5 defa üst üste doğru olacak şekilde yazamıyorsak 3 defa klavye ile 3 defa

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK. / S. İşK. /14

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK. / S. İşK. /14 T.C YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2013/23898 Karar No. 2014/5725 Tarihi: 11.03.2014 Yargıtay Kararları Çalışma ve Toplum, 2015/2 İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK. /6 1475 S. İşK. /14 İŞYERİ DEVRİ

Detaylı

Anahtar Kelimeler : Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı, Kamulaştırma, Mülkiyet Hakkının Korunması, Ek Protokol - 1

Anahtar Kelimeler : Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı, Kamulaştırma, Mülkiyet Hakkının Korunması, Ek Protokol - 1 T.C. D A N I Ş T A Y Esas No : 2012/3492 Karar No : 2013/5107 Anahtar Kelimeler : Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı, Kamulaştırma, Mülkiyet Hakkının Korunması, Ek Protokol - 1 Özeti : Kentsel dönüşüm ve

Detaylı

YARGITAY 21. HUKUK DAİRESİ T. 16.2.2006 E. 2005/10998 K. 2006/1271

YARGITAY 21. HUKUK DAİRESİ T. 16.2.2006 E. 2005/10998 K. 2006/1271 T. 16.2.2006 E. 2005/10998 K. 2006/1271 İŞ KAZASI SONUCU MALULİYETİNDEN DOĞAN TAZMİNAT DAVASI BEKLETİCİ SORUN - ÖNEL VERİLMESİ ÖZET: Davacıya işveren ve Sosyal Sigortalar Kurumunu hasım göstermek suretiyle

Detaylı

ÜÇÜNCÜ KISIM Olağanüstü Kanun Yolları. BİRİNCİ BÖLÜM Karar Düzeltme ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının İtiraz Yetkisi

ÜÇÜNCÜ KISIM Olağanüstü Kanun Yolları. BİRİNCİ BÖLÜM Karar Düzeltme ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının İtiraz Yetkisi ÜÇÜNCÜ KISIM Olağanüstü Kanun Yolları BİRİNCİ BÖLÜM Karar Düzeltme ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının İtiraz Yetkisi Bölge adliye mahkemelerinde karar düzeltme Madde 339- Bölge adliye mahkemesi ceza

Detaylı

İTİRAZIN KONUSU: günlü, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu nun;

İTİRAZIN KONUSU: günlü, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu nun; ANAYASA MAHKEMESİ KARARI Resmi Gazete tarih/sayı: 11.08.2004/25550 Esas Sayısı : 2004/26 Karar Sayısı : 2004/51 Karar Günü : 15.4.2004 İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Ankara 5. İdare Mahkemesi İTİRAZIN KONUSU:

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4857.S.İşK/2

İlgili Kanun / Madde 4857.S.İşK/2 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2009/13846 Karar No. 2011/13653 Tarihi: 09.05.2011 Yargıtay Kararları İlgili Kanun / Madde 4857.S.İşK/2 ASIL İŞVEREN ALT İŞVEREN İLİŞKİSİNİN MUVAZAAYA DAYANIP DAYANMADIĞININ

Detaylı

YARGITAY 19. HUKUK DAİRESİ T E.2005/10973 K.2006/742 İTİRAZIN İPTALİ DAVASININ ISLAH EDİLEREK ALACAK DAVASINA DÖNÜŞTÜRÜLEBİLMESİ

YARGITAY 19. HUKUK DAİRESİ T E.2005/10973 K.2006/742 İTİRAZIN İPTALİ DAVASININ ISLAH EDİLEREK ALACAK DAVASINA DÖNÜŞTÜRÜLEBİLMESİ YARGITAY 19. HUKUK DAİRESİ T. 01.02.2006 E.2005/10973 K.2006/742 İTİRAZIN İPTALİ DAVASININ ISLAH EDİLEREK ALACAK DAVASINA DÖNÜŞTÜRÜLEBİLMESİ ÖZET: İtirazın iptali davası olarak açılmış olan davanın, ıslah

Detaylı

İDARİ YARGI DERSİ (VİZE SINAVI)

İDARİ YARGI DERSİ (VİZE SINAVI) SORULAR İDARİ YARGI DERSİ (VİZE SINAVI) 1- İdarenin denetim yollarından biri olarak, idari yargının gerekliliğini tartışınız (10 p). 2- Dünyadaki idari yargı sistemlerini karşılaştırarak, Türkiye nin mensup

Detaylı

ADRESE İLİŞKİN İDARİ PARA CEZALARININ UYGULANMASI KONULAR

ADRESE İLİŞKİN İDARİ PARA CEZALARININ UYGULANMASI KONULAR ADRESE İLİŞKİN İDARİ PARA CEZALARININ KONULAR Kabahatler Kanunu Kabahatler Kanununda; toplum düzenini, genel ahlakı, genel sağlığı, çevreyi ve ekonomik düzeni korumak amacıyla; Kabahatlere ilişkin genel

Detaylı

D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2011/10572

D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2011/10572 D A N I Ş T A Y Esas No : 2011/10572 Davacı ve Yürütmenin Durdurulmasını İsteyen: Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Vekili ;Av. Nurten Çağlar Yakış Selanik Cad. No:19/1 - Kızılay/ANKARA Davalı

Detaylı

Sirküler Rapor 1804.2014/108-1

Sirküler Rapor 1804.2014/108-1 Sirküler Rapor 1804.2014/108-1 DANIŞTAY IN TAKAS DURUMUNDA ÖDENDİĞİ YASAL BELGE VE DEFTERLERLE KANITLANAMAYAN KDV NİN İNDİRİLECEK KDV OLARAK DİKKATE ALINMAMASI İLE İLGİLİ KANUN YARARINA BOZMA KARARI ÖZET

Detaylı

KARAR 1 (672 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılmaya dair) Davalı : Başbakanlık /ANKARA

KARAR 1 (672 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılmaya dair) Davalı : Başbakanlık /ANKARA KARAR 1 (672 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılmaya dair) Davalı : Başbakanlık /ANKARA Davanın Konusu : Uyuşmazlık, davacının 672 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere

Detaylı

AİLE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YARGILAMA USULLERİNE DAİR KANUN

AİLE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YARGILAMA USULLERİNE DAİR KANUN AİLE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YARGILAMA USULLERİNE DAİR KANUN Kanun No: 4787 Kabul Tarihi : 09/01/2003 Resmi Gazete Tarihi: 18/01/2003 Resmi Gazete Sayısı: 24997 AMAÇ VE KAPSAM Madde 1 - Bu Kanunun

Detaylı

T.C. ANKARA 17. İDARE MAHKEMESİ ESAS NO : 2011/963 KARAR NO : 2011/1582

T.C. ANKARA 17. İDARE MAHKEMESİ ESAS NO : 2011/963 KARAR NO : 2011/1582 DAVACI: IŞIL TELEVİZYON YAYINCILIK AŞ VEKİLİ: AV. HANDAN COŞGUN, 4 Cad. 694 Sok. No. 3 Kat 3 Yıldız-Çankaya/ DAVALI : RADYO VE TELEVİZYON ÜST KURULU/ VEKİLİ : AV. SİBEL SÖYLER (aynı adreste) DAVANIN ÖZETİ:

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/18-21

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/18-21 T.C YARGITAY 22.HUKUK DAİRESİ Esas No. 2012/15013 Karar No. 2013/4250 Tarihi: 01.03.2013 İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/18-21 VAKIF ÜNİVERSİTELERİNDE ÇALIŞAN- LARIN KIDEM İHBAR TAZMİNATI HAKLARININ İDARİ

Detaylı

* TAZMİNATIN YABANCI PARANIN FİİLİ ÖDEME GÜNÜNDEKİ KUR ÜZERİNDEN TAHSİLİNE KARAR VERİLMESİ GEREKTİĞİ

* TAZMİNATIN YABANCI PARANIN FİİLİ ÖDEME GÜNÜNDEKİ KUR ÜZERİNDEN TAHSİLİNE KARAR VERİLMESİ GEREKTİĞİ Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Esas : 2006/4-238 Karar : 2009/493 Tarih : 11.11.2009 * HAKSIZ FİİLDEN KAYNAKLANAN MADDİ-MANEVİ TAZMİNAT DAVASI * ZARARIN YABANCI PARA ÜZERİNDEN GERÇEKLEŞMESİ * TAZMİNATIN YABANCI

Detaylı

T.C. KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU RET KARARI :F.Y.

T.C. KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU RET KARARI :F.Y. T.C. KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU ŞİKAYET NO : 04.2013.1870 KARAR TARİHİ : 10/03/2014 RET KARARI ŞİKAYETÇİ ŞİKAYET EDİLEN İDARE ŞİKAYETİN KONUSU :F.Y. : Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Ziyabey Cad. No:6 Balgat/ANKARA

Detaylı

: Kazan Malmüdürlüğü - Kazan/ANKARA

: Kazan Malmüdürlüğü - Kazan/ANKARA Anahtar Kelimeler : Vergi inceleme raporu, vergi tekniği raporu, tebliğ, vergi mahremiyeti, savunma hakkı Özet: Vergi ve ceza ihbarnamesi ile vergi inceleme raporu tebliğ edildiği halde, işlemlerin dayanağı

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4857 S.İşK/18-21

İlgili Kanun / Madde 4857 S.İşK/18-21 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2015/5583 Karar No. 2015/15936 Tarihi: 30.04.2015 Yargıtay Kararları Çalışma ve Toplum, 2016/2 İlgili Kanun / Madde 4857 S.İşK/18-21 FESHİN YAZILI YAPILMASININ FESİH

Detaylı

(AİHS m. 6) (2709 S. K. m. 36) (6100 S. K. m. 77, 114, 115) (1136 S. K. m. 27) (1086 S. K. m. 67, 193, 409) (492 S. K. m. 32) (818 S. K. m.

(AİHS m. 6) (2709 S. K. m. 36) (6100 S. K. m. 77, 114, 115) (1136 S. K. m. 27) (1086 S. K. m. 67, 193, 409) (492 S. K. m. 32) (818 S. K. m. T.C. YARGITAY 3.Hukuk Dairesi Esas: 2012/12635 Karar: 2012/18907 Karar Tarihi: 17.09.2012 ALACAK DAVASI - AVUKATIN VEKALETNAMESİNE VEYA ÖRNEĞİNE TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ PULUNU YAPIŞTIRMAMASI YA DA EKSİK

Detaylı

Dava ve Karar: Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Dava ve Karar: Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. TAZMİNAT DAVASI - DAVACININ İŞ KAZASI SONUCUNDA ACI ÇEKTİĞİ VE KENDİ BAKIMINI YAPAMAMASI NEDENİYLE PSİKOLOJİK OLARAK RAHATSIZLIK DUYACAĞI - TARAFLARIN KUSUR ORANLARININ OLAYIN MEYDANA GELİŞ ŞEKLİNİN DİKKATE

Detaylı