Letya Alan Lezan. Letya. Alan Lezan Frankfurt am Main - Newroz 2011

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Letya Alan Lezan. Letya. Alan Lezan Frankfurt am Main - Newroz 2011"

Transkript

1

2 2

3 Letya Alan Lezan Frankfurt am Main - Newroz 2011 Herstellung und Verlag: epubli GmbH, Berlin, ISBN: Kapaktaki resim: Leyla Qasım ( ) 3

4 1 İ nsanı heybetiyle büyüleyen, bereketiyle yaşatan o dağlara bakınca huzura boğan, çocuk sevincini yaşatan garip bir toprak olduğu fark edilirdi Kürdistan toprağıydı bu! Bir anne şefkatiyle bağrına basmıştı çocuklarını. Otantik bir sessizlikte büyüyen dumanı ve kehribar üzüm suyu gibi akan sularıyla ihenete karşı kucaklamıştı onları. On binlerin geçişini, kanlı yenilgilere şahit olmuş bir çınar Qandil dağı da öylesine bir çınardı. Letya, beş yıldan bu yana bu çınarın altındaydı ve her yaprağını, her dalını, her mevsimini tanıyordu, biliyordu. Qandil dağının eteğinde onlarca köy kasaba vardı ve Letya hergün oralara gidip geliyordu. Yollarını, koyaklarını, sularını, insanlarını avucunun içi gibi tanıyordu. Özgürlük aşkıyla, yanan yüreğiyle yürüdükçe rüzgar savuruyordu saçlarını Kendini özgürleştirmişti ve o özgürlüğü ile partiye katılmıştı. Kendisinin özgürlüğü koca bir ulusun özgürlüğüyle eş anlamdaydı... Öyle düşünüyordu! Oturduğu yerden gök yüzünde saydamlaşan yıldızlara baktı. 4

5 Aklında geçen tek bir şey vardı o an da; buradan çekip gitmek! Özgür olarak katıldığı partiden özgür olarak ayrılamıyordu, bu durum onu korkunç geriyor; İhanetle suçlanmak duygusu içini kemirip duruyordu. Partiden ayrılanlar hayin diye vurulması, onu hepten ürkütüyordu. Oysa partinin özgürlük için savaştığını düşünerek katılmıştı. Özgürlük için savaşan bir partiye özgür iradeleriyle katılanlar aynı özgür iradeleriyle ayrılamıyorlardı! Korkunç bir durumdu, kabul edilmesi mümkün değildi. Letya son kararını verdi: İsterse beni yakalayıp öldürsünler, dedi kendi kendine ve ardından kendine ait eşyalarını sırt çantasına yerleştirdikten sonra nöbet tuttuğu mağaradan dışarıya çıktı. Gece çok sakindi. Ormandan baygın, baygın çicek kokuları geliyordu. Şafak çökmüş, otlar, ağaç yaprakları çiyden ıslak, ıslaktı. Yakındaki bir leylak ağacından bir bülbül şarkı söyler gibi ötüp duruyordu. Parlak, masmavi gökyüzü üstüne abanmış gibiydi. Taşlar güneşin ışığında bir elmas gibi parlıyordu. Letya nın düşünmeye zamanı artık yoktu. Kararını vermişti. O Türklerin demokrasisi için değil, Kürtlerin özgürlügü ve bağımsızlığı için dağa çıkmıştı. Ülkesine ihanet eden o değil, tam tersine Kürdistan ın özgürlüğünden ve bağımsızlığından vaz- 5

6 geçen partinin kendisiydi. Oysa bu dava da bizim sadece hukuksal değil, aynı zamanda doğal hakkımız var, insani hakkımız var; sağduyu ve vicdandan kaynaklanan hakkımız var, diye düşünüyordu. Bu haklı davadan kim vazgeçerse geçsin -Letya şehit düşen arkadaşlarının ölü bedenleri üzerinde yüzlerce kez ant işmişti- O vazgeçmiyecekti. 2 Örgüt Prusya tipi örgütlenmeye gitmiş beşer-altışar kişilik gerilla grupları oluşturmuştu. Bu gerilla gruplarından biri de Zilan ismindeki Letya nın 6 kişilik kadın grubuydu. Her gruptakiler gibi onlarda gündüzleri yatıyor, geceleri de dağları geziyor, köylere gidiyor, düşmana saldırıyor, eylem yapıyordu. Birden Letya arkasından bir ses duydu Dilan saçlarını okşayarak yüzünde bir gülümsemeyle son derece sakin bir şekilde mağaranın ağzındaki büyük taşa, dışarıda görünmeyecek şekilde oturuyordu ve sessizce el sallayarak Yolun açık olsun! dedi. Letya onu görünce hüzünlendi, nerdeyse ağlıyacaktı ama Git! dedi, kendi kendisine. Geriye dönüş yok artık. Bir an geriye dönüp Dilan ı bağrına basıp kucaklayarak vedalaşmak istedi ama sonra Hayır! dedi, bu çok 6

7 tehlikeli, diğer arkadaşlar uyanabilir ve ormanların derinliğine dalıp gözden kaybolup gitti. Üç saat sonra Letya kendisini dağın eteğindeki bir çeşmede buldu. Suyun akışına bakarken bir takım karmakarışık düşüncelere kapıldı. Oldukça yorgundu ve saat 8:00 e geliyordu. Çesmedeki su taze, sade, pırıl, pırıl ve berraktı. Tadına doyum olmuyordu. Esintisiz ve sıcak bir gündü, ortalık sıcaklıktan cayır cayır yanıyordu. Günün ilk saatlerin de gittikce kararan bulutlar gökyüzün de kümeleniyor, sanki fırtınaya hazırlanıyorlardı. Letya, çok yorgundu, çünkü bütün gece yatmamış, dağları gezmişti. Yatmaktan korkuyordu. Gerilla gündüzleri dolaşmadığından Letya ormanda yinede saklana saklana durmadan yol alıyor, gecenin zifiri karanlığını bekliyordu. Zaten ondan sonra Dilan ın nöbet sırası vardı. Kamplarda 24 saat nöbet tutuluyordu. Gerillalar ortalama olarak 5-6 saat yatıyordu. Bu da onlara yetiyordu. Dışarıda gündüzleri dolaşmak yasaktı, çünkü Türk askerleri gerillayı hep takip ediliyorlardı. Letya, Dilan ın kendisini ihbar etmeyeceğini biliyordu. Nöbet iki saat sürüyordu. Onun için Letya nın zaman kaybetmeye hiç isteği yoktu. Onlardan ne kadar çok uzaklaşırsa o kadar iyiydi. Letya, yürüyünce hemen her dakikada geride biraktığı yola bakardı. Görünürler de kimsecikler yoktu. Bir saat daha yürüdükten sonra bulutlar dağılmaya başladı, 7

8 yerlerini masmavi, duru, parlak bir göğe bıraktı. Yalnızca uzaktan gürlemeler geliyordu. Ondan çok uzaklarda tarlalardan yükselen tozla karışmış yağmur yüklü kapkara bir bulutlar yığınını şimşeğin çaktığı ışınları ve gür sesiyle birlikte zor görüyordu. Hewler, Qandil e 648 km uzaklıktaydı. Bunu internet üzeri ögrenmişti. Letya, öyle hızlı yürüyordu ki saatte dört-beş kilometre geride bırakıyordu. Eğer böyle devam ederse 8-9 günde Hewler de olacaktı. Letya nın kız kardeşi Afşan Letya yı bundan bir yıl önce Hewler de ziyaret ettiğinde Letya nın gerillaya katılmadan önce biriktirtiği parasını ve Alman pasaportunun bir bankada depolamıştılar. Letya, Alman vatandaşı olduğu için yurt dışına çıkmasında herhangi bir sorunu yoktu. Zaten gerilladan kaçısını uzun süredir planladığı için Hewler e geldiğinde kız kardeşine telefon edecek ve kendisini Frankfurt Havalimanı nda alacaktı. Eğer Afşan ve annesi olmasaydı Letya Güney Kürdistan da kalacaktı ama hem sevdigi Afşan ve annesi yüzünden hem de Almanya ya bağlı oldugu için ne de olsa Frankfurt ta doğmuş büyümüştü, aynı zamanda bir Almandı- Almanya ya tekrar yerleşmeye karar verdi. Anadili Kürtçe ydi ama Almanca en iyi konustuğu dildi. Başka da her Dersimli gibi asimile olmuş Türkçe biliyor, bir de 8

9 Almanya da gittiği Ortaokul da ögrenmiş olduğu biraz ingilizcesi vardı. Anne ve babası iyi Kürtçe biliyorlardı ama çocuklarıyla hep Türkçe konuşuyorlardı. Letya, babasından adeta iğreniyordu, çünkü babası biz Kürt değil, biz Horosan dan gelmiş Dersim e yerleşmiş, Kürtler icinde Kürtce öğrenmiş Türkleriz diyordu ve Kürtlerden adeta nefret ediyordu. Hele kızının evlenmeyip, çoluk çocuğa karışamamasını ve gerillaya gitmesini hiç içine sindiremiyordu. Letya ise bunu araştırmış, bu saçma teorinin Türkler tarafından bulunmuş bir uydurma olduğunu belgeleriyle ispatlıyordu. Letya nın araştırmalarına göre bütün sülalesi diğer Dersim liler gibi Kürt oğlu Kürt tü. Dersim Kürt Alevileri genel olarak ilerici ve aydın olarak bilinirler ama Letya nın babası biz Müslümanız, Hz. Ali nin takipçilariyiz diyen, hiçte Dersimliler de rastlanmayan bir gericiydi. Hz. Ali Camii de Sunniler tarafından arkadan bıçakla vurularak namaz esnasında öldürülür. Bir rivayete göre o gün Hz. Ali vasiyatnamesin de benim yolumda gidenler bundan böyle Camii ye gitmesinler demiş. Babasının anlattığına göre o günden itibaren Aleviler ne Camii ye gittiler, ne de Kilise ye. Onlar sadece Allah a kalbinde inandılar ama Müslüman olduğunu da inkâr etmediler. Aslında Letya ya göre babasının Müslümanlığa ve Türklüğe sarılmasının tek nedeni birçok Kürt gibi gerçek 9

10 inançtan değil, korkudandı, çünkü Türkiye, Iran, Irak ve Suriye de Kürt olmak herkesin kârı değildi. Bu ülkeler de Kürt olmak işkence, acı ve zulüm demekti. Letya ise İslam ın Alevilikle hiç bir ilişkisinin olmadığını savunuyor, çünkü Alevilik İslam dan binlerce yıl eskiydi. Alevilik; Ezidilik, Zerdüştlük, Mazdekizm, Maniseizm gibi dinlerden etkilenmiş olmasına rağmen kendi başına bir dindir. Belki de bu adı geçen dinler Alevilikten etkilendiler şimdilik bilemiyoruz ama Zerdüstlüğün, Mazdekizm, Maniseizm in bir çok adet ve töreleri halen Kürdistan da görmek mümkündür. Aslında Kürt Alevileri İslam ın kılıcından korktuklarından bölgede yaşamak için Biz Müslümanız! demişler ve Şii lerin Hz. Ali ye taptıkları gibi sonra da Camii ye gitmesinler diye Biz Alevi ve Müslümanız! demişler. Kur an sonradan Dersim e yerleştirilmiştir ve islam tipik bir Arap dini ve kültürüydü. Bilindigi gibi Kur an bundan 100 yıl evveli Dersim in ve Alevi Kürtlerin yaşadığı Kürdistan ın hiçbir yerinde yoktu. Letya yı özünde dinler, milliyetler felan ilgilendirmiyordu. O zaten insanları inancında, kılık kiyafetinde, düşüncelerinde, milliyetinde, cinselliğinde tümden özgür olmasından yanaydı. Kürt olması aslında bir tesadüftü. Fakat din ideolojiside insanı zihinsel sömürmesi, insanları bencilleştiriyor, köleleştiriyordu. O ise yaşamı değiştirmek, haksızlığa, sömürüye ve baskıya 10

11 karşı çıkmak için dağa çıkmıştı. Eğer Kürt Alevileri Hz. Ali ye inanıyorlardıysa o zaman Hz. Ali her kimki aslını inkâr ediyorsa haramzadedir! demişti. O zaman; benim babam aslını inkâr ettigi icin bir haramzadedir! diyordu, çünkü aslında o Hz. Ali ye bile inanmıyordu. Hz. Ali ki, baskıya zulme karşı başkaldırmış, sömürülenin, zayıfın, horlananın yanında yer almıştı. Bütün Peygamberler de Marx gibi birer Don Kişot, birer devrimciydiler. Aralarındaki fark birilerin Allah a inandığı, diğerlerinin inanmadığıydı. Bu da insancıldı. Tanrı varsa neden insanları üçe-dörde bölüyor, birbirleriyle savaştırıyor, bize bu kadar acı çektiriyor diyordu? Tanrı neden insan haklarını ortadan kaldırıyor, baskı, zulme, kötülüklere izin veriyor? Letya bir kosmopolit, bir enternasyonalist ve bir devrimciydi. Onun yeri yurdu aslında yoktu. O dünyanın bir vatandaşıydı ama Kürtlerin bölgesinin zenginliği sömürgecilerin iştahını kabartmış, Kürdistan ı onlar bu nedenle işgal etmiş, Kürtler Kürt olduklarından acımasız bir baskı ve zulüme tabi tutulmuştu. Buna karşı olmak icin tabii devrimci olmak şart değil, insan olmak yeterliydi. Letya vicdani, ahlakı olan, hak ve hukuka inanan bir insandı. O bir insanın kalkıp başka bir insanın en doğal hakkı olan dil ve kültür gibi olguların yasaklanmasını, ülkelerini işgal etmelerini, onları sömürmesini, ezilmesini, acı çektirmesini, hak aradıkları için idam ve işkence edilmesini, doğal olarak 11

12 var olan 40 milyonluk bir halkın varlığının inkâr edilmesini bir türlü kabullenemiyordu. Nasıl olurda bir insan binlerce yıl yaşadığı ülkesinde kendi dilini konuşmasın, kültürünü yaşamasın, zenginlik içinde bunca yoksulluk yaşasın? Bu gerçeği hangi vicdanlı ve onurlu bir insan bu dünyada kabul edebilirdi? Dokuzuncu gün büyük zorluklar içerisin de Hewler e vardığında saat 15:00 e geliyordu. Hewler in sokakları insanlardan ve sıcaklıktan kaynıyordu. İlkin bankaya gitti pasaportunu ve parasını aldı. Ondan sonra bir Restorant ta aceleden bir şeyler atıştırdı, elbiselerini bir mağazada tanınmayacak şekilde değiştirdi, uzun bir elbise giydi ve yüzü görünmeyecek şekilde eşarp ile kapattıktan sonra Havalimanı na gitti. Her şey planladığı gibiydi. Frankfurt a ucak 17:25 te kalkıyordu. Daha sonra kız kardeşi Afşan ı aradı ve ondan sonra biletini alır almaz kadınların tuvaletine girdi ve orada elini yüzünü yıkadı. Havalimanı nda birkaç saat bekledikten sonra uçağa bindi ve uçakta kimseyle konuşmadı. Sadece yattı. Zaten yorgunluktan ölüyordu. Frankfurt Havalimanı nda Afşan onu bekliyordu. Letya son olarak Afsan ı Hewler de bundan bir yıl önce görmüştü. Letya, Afşan ı gördüğünde sanki yeniden doğdu. Sonra üzüntülere boğuldu, çünkü Kürdistan ı terketmek hiçte öyle kolay değildi. Hewler de uçağa 12

13 bindigin de çok kararsızdı. Gitsem mi, gitmesem mi? Güney Kürdistan da birkaç milisten başka kimseyi tanımıyordu. Eğer Kürdistan da kalacaksa onun yeri dağlardı. Sefil, fakir fukara halka bakıp acı çekmek istemiyordu. Savaşmaktan başka elinde başka bir şey de gelmiyordu. Mesleğini yarıda kesmiş, beş sene gerilla olmuş, dağlarda yaşamış, savaşmıştı. Kürdistan da ezilen ve horlananlar ordusuna katılıp vicdan azabı çekmektense belki Almanya da yine okuluna devam edebilir, bir iş güç sahibi olabilirdi. Gerillada sene kalanlar vardı. Çogunun yaşı gelmiş 60 lara dayanmıştı. Bunlar eğer silahı bırakırlarsa topluma nasıl entegre veya rehabilite olacaklardı? Ne meslek, ne emeklilik ne de başka bir şey? Çoğu bu nedenle partinin yön değiştirmesine, bağımsızlıktan vazgeçmesine karşı olmalarına ragmen partiyi terkedemiyorlardı. Terk edipte ne yapacaklardı? Bir insanı inacından vazgeçirmek, köleliğe, ezilmişliğe davet etmek, birkaç kuruşa muhtaç etmek o kadar basit miydi? Onların dağlarda parası pulu, şan-şöhreti yoktu ama onurlu bir yaşam sürdürüyorlardı. Çünkü onlar tamamiylen özgürdü. Letya, tüm bunları düşününce çıldırası geliyordu. Bazen bir bomba olup İstanbul veya Ankara nın en işlek olan bir polis karakolu veya askeri kışlasının içinde patlatarak bütün kinini düşmana kusmak istiyordu ama 13

14 sagduyuya gerçek yolundan yürüyen çocuklar Gorki nin dediği gibi; her şeye karşı sevgi beslerler. Yeni bir dünya oluştururlar. Onları harekete geçiren, ruhların ateşi ve yüreklerin derinliğidir. Bize hayatı sunan çocukların tüm dünyaya karşı duydukları, bu tarifi imkansız sevgidir Letya zaten başından beri böylesi intihar eylemlerin bir katliam olacağını bildiginden bu tür eylemler kedisine yabancı geliyordu çünkü o yaşamı seviyor, iyi ve güzel bir dünya ve yaşam için mücadele ettiği için yaşaması gerektiğinin bilincindeydi. 3 Frankfurt Havalimanı nın önünde Afşan arabasıyla Letya yı bekliyordu. Afşan Frankfurt dışında herkesten uzak bir yerde bir otelde Letya ya tek kişilik bir oda ayarlamıştı. Odaya gelir gelmez Letya kendisini yorgunluktan hemen yatağa bıraktı. Afşan ın ertesi gün çalışması gerekiyordu. Letya nın Frankfurt ta geldiğinden Afşan'dan başka hiçbir kimsenin haberi yoktu. Letya, dengeye önem veren insanlardandı. Bir konu hakkında olayları ölçmeden, tartmadan, denge kur- 14

15 madan karar vermezdi. İlişkilerinde de dengeye önem verdiği için güçlü adalet duygularına sahip birisiydi. Haksızlığa hiç tahammül etmez ve herkese adil davranmaya calışırdı. Kolay sinirlenmez, genelde nazik, fakat ısrar ve zorlanmaktan hiç hoşlanmazdı. Bunu Afşan da iyi biliyordu. Letya, bazen bu gibi durumlarla karşılaştığın da sabır ve nezaketlerini yitirebilirdi. İyi bir konuşmacıdır, sakin ve yumuşak sözler ile dinleyenleri etkileyebilen birisidir. Afşan ise aşırı meraklı olduğundan başkalarının hayatına girmekten çekinmezdi. İkisinin ortak yönü; hayatlarındaki her şeyin güzel olmasını isterler ve arkadaşlarının sahip olduğu güzel şeyleri kıskanıp onlara ulaşmak için her türlü yollara başvurabilirlerdi. Onlarda her şey var, biz de neden yok! diyebilen bir mizaca sahiptiler. Letya, yalnız kalmaktan hoşlanmaz, dostluğa büyük önem verirdi. Onun için denge ve uyum arkadaş seçiminde de önemliydi. Son derece bonkördü, gerçek arkadaşlıklar için sadece para değil, ölüme bile gözlerini kırpmadan giden bir kadındı. Yeni şeyler ögrenmekten hoşlandığı için çabuk ögrenir ve bu sayede de işlerinde başarılı olurdu. Letya, aynı zamanda cazibeli ve estetikti. Bu tip insanlar girdikleri her ortam da hemen fark edilirler. Çekici ve büyüleyicidirler. Kendilerine has tarzları vardır. Bu yüzden örneğin modayı takip etmek yerine 15

16 kendilerine yakışanı tercih ederler. Ne var ki Afşan nın fiziksel yapısı çok güçlü olmasına karşın, güçlü sayılmaz ve hastalıklara karşı dirençsizdi. Letya ise tam Afşan ın tersi hem bedenen, hem de ruhen cok güçlü bir kadındı. Afşan, Letya dan iki yaş küçüktü. Zaten çocukluğu beraber geçirdiğinden ablasını kendisi gibi iyi tanıyordu. Bunlar arası ilişki kardeşler arası ilişkiden çok, bir derin arkadaşlıktı. Afşan ın en çok güvendigi ve sevdigi arkadaşı Letya ydı. Ertesi gün Afşan, Letya yı ziyarete geldiğinde, kendisine Frankfurt u terketmesini başka bir şehire veya ülkeye gitmesini söyledi. Letya, derin düşündükten sonra Neresi sence en uygunu? diye sordu. Afşan hiç düşünmeden: Bilbao! dedi. Letya bunu duyunca hafiften gülümsedi. İyi fikir! dedi: Ama ben eğer şehirlerde yasıyacaksam o zaman o şehir daha büyük olmalıdır! Ben metropolleri seviyorum. Bir semtini degiştirdiğin de sanki şehiri tümden değiştiriyormuşsun gibi büyük bir şehir olmalı, denize daldığın bir denizaltı gemisi gibi istediğin zaman denizin üstüne çıkarsın, istediğin zaman da milyon- 16

17 larca insanlar arasında dalıp kaybolacağın büyük şehirlerde yaşamak isterim! dedi. Afşan sakince; O zaman New York en iyisidir! dedi. Letya gülümseyerek: Yok, yok olmaz! Ben New York ta ayakta duramam. Orada neyle ve nasıl geçineceğim? Ömürboyu sen bana yardım edecek değilsin ya? Hele bir yerde bir meslek falan ögreniyim de, sonra New York, L.A. den hayal ederiz değil mi? Sonra kahkahalarlan güldüler İkisi zaten şaka yapıyorlardı. Qandil neresi, New York neresi? Hani olmayacakta değildi ama Berlin en uygun şehirdi. Berlin de Letya nın hem dil problemi olmaz, hem de okulunu devam etmek için burs alma ihtimali vardı. İki kardeş gece geç saatlere kadar oturdular, anlattılar, şakalaştılar, güldüler, eğlendiler Letya nın annesi için de olsa Letya nın Almanya da kalması en doğrusuydu. Altı ayda bir hiç olmazsa onu ziyarete gelir, annesinin fazla üzülmesine neden olmazdı. Letya nın politize olması 14 yaşında, 7. Sınıfta, 1992 de başlar. Ajna adında, Karslı bir Kürt kızı okulda politik 17

18 ve ekonomi dersinde Kürtler üzerine bir çalışma hazırlar ve sunar. Letya bu çalışmadan çok etkilenir, Ajna ile arkadaş olur ve o günden sonra babasından korktuğu için Kürtleri gizlice takip eder ve Kürtler üzeri bilgisini derinleştirir. Bir yandan evde babasının baskısı, diğer yandan okulda, dışarıda ve izine giderken hep kendisine Kürt üm demekten korkması Letya yı oldukca düşündürür. Letya, Kürtleri araştırdıkça, onlar üzeri zulüm ve baskıyı gördükçe içindeki direniş duyguları git gide gelişmeye başlar. Anne ve babası aslında güzel Kürtçe konuşuyorlardı. Hele köydeki ninesi ve dedesi bir tek kelime Türkçe bilmiyorlardı. Peki bunlar, diyordu kendi kendisine, neden kendilerine Kürt demekten korkuyor, Kürtlüğünü yaşamıyor, Kürtlüklerinden utanıyor, korkuyorlardı? Kürt olmak neden bir şuc teşkil ediyordu? Kürtçe Türklerin işgali altında olan Kürdistan da neden yasaktı? Bir halkın en doğal hakkı olan dili ve kültürü nasıl, ne hakla yasaklanırdı? 40 milyonluk bir halkın varlığı nasıl inkâr edilirdi? Letya, gerillaya gitmeden önce 1996 yılında, yani 17 yaşında, satıcı olarak meslek yapmak için Frankfurt ta, Neckermann a girmişti. Oraya abeysini gerillada kaybeden Karslı Ajna nın teklifi üzerine girmişti. Ajna, politik ve aktiftir. Letya ya bolca kitap ve dergiler getirirdi. Letya, ailesinden gizlice zamanı oldukça 18

19 derneğe gider ama kendini gizlemekten de bıkkındır; ailesine, hele babasına laf geçirecek halde değildir. Letya, öyle bir durumdadır ki, neredeyse Kürtlere karşı bu haksızlığı gören ve bir şey yapmayan herkesten nefret etmekteteydi. Hele babasından, Türklerden, Arap ve Farslardan adeta iğrenmekteydi. Bunlar diyordu, Kürtlerden ne istiyorlar? Kürtlerin de dünyadaki diğer halklar gibi bu güneşin altında özgürce yaşama hakkı yok mudur? Tüm bu nedenelerden dolayı Letya için Kürtlerin tek kurtuluş yolu direnişti ilkbaharın da Letya, Ajna ile birlikte gerillaya katılır. Ajna 2,5 yıl sonra, 22 yaşında, Zagroslar da şehit düşer. Ajna nın ölümü Letya yı çok fena etkiler, fakat Letya direnmekten ve savaşmaktan başka bir çaresi yoktu. Ölen bir Ajna mıydı? Ne yiğitler toprağa düştü o dağlarda Ajna onlardan sadece bir tanesiydi. Ertesi gün, Cumartesi, Letya güneşle birlikte uyandı. Otelin bahçesine çıktı, bir kahve içti. Yeni doğan güneş yaprakları yemyeşil olan ihlamur ağacının arasında parça, parça ışıldıyordu. Sağ tarafında bazı güller kurumuş, kararmıştı. Duru, soğuk gökyüzünde tek bir bulut bile yoktu. Gökyüzü masmaviydi. Letya, bu güzel atmosferi terketmek üzereyken Afşan kapıda göründü. İkisi sanki ilk olarak yıllar sonra yeni 19

20 görüşüyorlarmış gibi birbirlerine doğru koşup kucaklaşıp doyasıya öpüştüler. Bir ülke için bir kral, bir teenager icin bir idol neydiyse, Afşan içinde Letya oydu. Letya beş sene Kalaşnikofa sevgilisi gibi sarılmış, dağlarda yaşamış bir direnişçi, bir savaşcıydı. O ailesine ve sömürgeciliğe karşı direnmiş, düşman öldürmüş, evi barkı, malı mülkü, özel yaşamını terk etmiş, özgürlük için savaşmış bir savaşcıydı ve savaşıyordu. O gerçek bir kahramandı. Ve bu kahramanın Afşan ın ablası olması Afşan ı oldukça mutlu ediyor, gururlandırıyordu, çünkü Afşan da Letya daki bu cesaret ve direniş azmi yoktu. Afşan, Letya ya yardım etmek için can atıyor ve ona yardım edince de bir o kadar mutlu oluyor, elinden gelen her şeyi yapıyordu. Yukarı çıktılar. Afşan Berlin e biletini almıştı. Tren her saatte bir vardı. Aceleye gerek yoktu. Saat 9:45 te Frankfurt Tren İstasyonu na geldiler. Tren sanki bir onları bekliyordu. İkisi kardeşçe vedalaştıktan sonra Letya, gözü yaşlı yine vedelaşmak zorunda kaldı. Letya nın vedalaşıpta bir daha hiç görmediği, ölüp giden o kadar çok arkadaşı vardı ki. Vedalaşmayı hiç sevmiyor, hatta bazen çok korkuyordu. Kondüktör düdüğü çaldı. Tren ın kapıları kapandı. Letya nın Berlin e tren yolculuğu başladı. 20

21 Bye bye Afşan! Bye bye benim canım ciğerim! dedi. Afşan görünmeyene kadar el salladı. Afşan, Letya ya Tren de yer ayırmak için kendisine sormuştu ama Letya: Hayır! Sevmedigin herhangi birinin yanına zorunlu oturmaktansa ayakta giderim daha iyi demişti. Ve ileriye doğru yavaş yavaş giderken birbirine karşı duran üç boş koltuk buldu, sırt çantasını çıkardı rafa yerleştirdi ve kendisini koltuğa yığdı. Yanın da bir iki kitap ve Afsan ın almış olduğu dergi ve gazeteler vardı. Onları okumak istedi ama canı ilkin su istedi. Su içtikten sonra tuvalete gitti ve camdan dışarıya bakarak dağları, ormanları izledi, sanki Qandil deydi. Kassel a kadar yolculuk sakin geçti. Kassel da Tren e kadınlı/erkekli birçok kişi bindiler. Bunlardan biri yaşlarında genç bir delikanlıydı. Biraz hippi tipliydi. Öğrenci olduğu her yönüyle belli olan bu Alman genç, karşısındaki koltuğa oturmak için Letya ya: Özür dilerim, koltuk boş mu? diye sordu. Evet, boş! dedi Letya hafif gülümseyerek tekrar camdan dışarıya baktı. 21

22 Adam sırt çantasını rafa yerleştirdikten sonra elinde dizüstü Compüteri ve Ipotuyla kendisini koltuga salıverdi. O an Letya nın ilgisi dağılmış olacak ki, tekrar adama bir göz attı. Adam nazikçe gülümsedi. Letya yı erkekler zaten fazla ilgilendirmiyordu. Dağa çıkmasıyla birlikte dadınsı duygularını dondurmuştu. Aslında zoraki bastırılmıştı. Bilindigi gibi partide aşk ve cinsel ilişkiler tamamen yasaktı. Normal ve aklı başında bir insan bunu anlamaz ama bu maalesef bilinen bir gerçekti. Dünyada en doğal olgu olan sevgi ve aşkın yasak olduğu bir yerde özgürlük ve bağımsızlık için savaşmak yetmezmiş gibi bir de parti içerisinde partiye karşı savaşmayı artık kimse kaldıramıyordu. Bu nedenle partideki çoğu kişiler bu tür şeylere artık göz yumuyor; sömürgecilere karşı savaştığımız yeter diyorlardı. Karşı çıkanlar ise ajan olarak damgalanıyor, ya hapise atılıyordu ya da işkence edilerek öldürülüyorlardı. Partide herkes Başkan ın söylediklerinden başka hiçbir şeyi savunmayacak, onun kulu kölesi olacaktı. Tüm bunlar Letya ve onun gibi birçok insanı çıldırtıyorduysa da düşmana karşı olan kininden dolayı kimse sesini çıkarmıyordu. Letya, tren den dışarı bakınca tüm bunlar üzerine düşündü ve ışığın gölgesinde adamı izliyordu. Acaba diyordu; 'bu adam şimdi ne düşünüyor? Acaba onun 22

23 ne gibi problemleri var?' Sonra yüzünü kitabına çevirdi, okuyormuş gibi diğer sayfayı arkaya çevirdi. 4 Tren bir salyangoz gibi sessizce ve yavaşça hareket edip yolculuğa devam ederken Letya nın bir gözü kitapta bir gözüde camdan karşısındaki adamı gözlüyor ve Qadil i düşünüyordu. Qandil neresi Almanya neresi diye düşünürken adam birden elindeki kitabı ben de okudum! Garcia Lorca gerçekten harika! dedi. O an da Letya geldiği sayfadaki şiiri Almanca sesli okudu: Dinle çocuğum ıssızlığı. Dalgalanan ıssızlığı, Vadilerin kaydığı ıssızlığı, Yankıların olduğu ıssızlığı, Alınları toprağa eğilten ıssızlığı! Adam teşekkür etti ve Garcia Lorca yı okuduğuna göre onu seviyorsun değil mi? diye Letya ya dikkatlice sordu. 23

24 Letya göz kirpiklerini kapatıp açarak evet! dedi ve nazikce hafiften gülümsedi. Adam: Benim en sevdigim şair Pablo Neruda dır ama şairleri, sanatçıları kıyaslamanın doğru olmadığını düşünüyorum, çünkü herkes kendisine göre güzel ve iyidir! dedi. Letya sesini çıkarmadı, ilkin camdan dışarı, sonra tekrar ona baktı ve aniden: Yolculuk nereye? diye adama sordu. Adam: Berlin e gidiyorum. Kassel da bir arkadaşı ziyarete gelmiştim. Letya: Ben de Berlin e gidiyorum! Adım Letya! Tanıştığımıza memnun oldum! Adam: Marc! dedi. Devamla, ben de memnun oldum. Ögrenci misin? diye sordu. 24

25 Letya: Hayır! Meslek yapmak istiyorum ama bakalım yer bulmak sandığımdan da zor. Benim Berlin de ilkin ev aramam lazım. Ben aslen Frankfurt luyum. Berlin e yeni taşınıyorum. Marc: A ha! Öyle mi? Ben iki senedir üç kişilik ortak bir konutta kalıyorum. Gerçekten çok güzel. Arkadaşlar ile çok iyi anlaşıyoruz. Benim tanıdığım iki kadının oturduğu ortak bir konutta boş bir oda vardı. İstersen sana Ophelia nın telefon numarasını vereyim bir danış ona. Eğer oda halen boşsa onlara sen de katılırsın. Ophelia ve Miyu gerçekten çok iyi insandırlar. Letya: Tamam! Neden olmasın? dedi ve telefon defterini Marc a uzattı. Ve kendi kendisine iyi! Şansım yaver giderse oda aramaktan kurtulurum Zaten kendi başına bir oda bulmak öyle basit olmayacaktı. Marc, edebiyat okuyordu ve politik bilgisi de az değildi. Tren de zaman çok hızlı geçti. İkisi çok iyi 25

26 anlaştılar. Berlin e yaklaştığında Marc peki bugün yatacak yerin var mı? diye Letya ya doştça sordu. Letya: Hayır! Ama kendime bugünlük bir pansiyon bulurum herhalde. Marc: Belki sana komik gelecek ama doğrusu senden insan olarak çok hoşlandım. İstersen bu gece bizde de kalabilirsin. Letya çok teşekkür etti ve; olmaz! Ben kendi halime bakarım artık. Marc: İstersen ortak Konut Santralı vardır. Orada kendine bir iki haftalığına ya ortak konutta, ya da tek oda bir yer de bulabilirsin. Çünkü pansiyonlar oldukça pahalıdır. Ayrıca, Berlin de ev bulmak aylarını alabilir. Biz İstasyon da inince ben senin için Ortak Konut Santralı nın telefon numarasını internette bulabilirim. Letya, bu iyi insana nasıl teşekkür edeceğini bilemiyordu. İyi! dedi, zaten birkaç dakika sonra istasyondayız. 26

27 İstasyona geldiklerin de bir internet kafeye gittiler. Orada sözkonusu telefonları aldılar. Sonra bir kafede bir şeyler içtiler, telefonlarını/maillarini birbirlerine verdiler. Marc, Berlin de Letya nın kontağa geçtiği ilk insandı. Letya sevincinden uçuyordu, hem iyi bir insan tanımış, hem de belki yarından itibaren bir odası olacaktı. İşler yolundaydı. Marc gittikten sonra Letya hemen telefon klübesine gitti ve Ophelia ya telefon etti. Saat 15:00 e geliyordu ve kimse evde yoktu ama bir telesekreter vardı. Letya iyi! dedi kedi kendisine. En iyisi ben Berlin i biraz gezeyim akşama Ophelia yı yine ararım Marc, Letya ya tren de Berlin hakkında birçok şey anlatmıştı: Kulüpleri, Tiyatro ve Sinemaları, Kafe, Restoran ve semtleri. Berlin in nüfusu 4 milyona yaklaşıyordu. Avrupa da gece hayatının en enteresan olduğu bir şehirdi. Letya Bahnhof Zoo da bindi metroya ve Friedrichshain e doğru yol aldı. Çünkü Ophelia ve Miyu Friedrichshain da oturuyorlardı. Marc ın anlattığına göre Berlin çok enteresan tarihi bir şehirdi. 27

28 1933 Nazi faşistleri Almanya da iktidara geliyorlar ve Yahudilerin her şeyini yasaklıyorlar. Aynı yıl Berlin Üniversitesi nin önündeki alanda 20 binin üstünde kitap yakıyorlar. Bu kitapların içinde Alman olmayan ruh! denilen Heinrich ve Thomas Mann, Arthur Schnitzler, Kurt Tucholsky, Max Brod, Arnold Zweig, Lion Feuchtwanger gibi yazarların kitapları da vardı. 1 Eylül 1939 yılında ikinci dünya savaşı başlıyor. 18 Ekim 1934 te Yahudileri topluca sınırdışı etmeler, 9/10 Kasım 1938 de Reichskristallnacht dedikleri Yahudilere karşı yakma ve yıkma savaşı başlıyor. Birçok Synagog un yanın da Yahudi işyerleri ve evleri de yakılıp yıkılıyor yılları arasında Berlin havadan bombalanarak yerle bir ediliyor ve 2 Mayıs 1945 te Naziler savaşı kaybediyorlar ve geriye tahrip edilmiş şehirler, ölen 50 milyon insan ve çekilen büyük acılar kalıyor. Berlin in nüfusu 1939 da 4,3 milyondu ama bu sayı 1945 te 2,8 milyona düşüyor. Her üç evin biri yıkılıyor, gaz ambarlarında 60 binin üstünde Yahudi zehirlenerek öldürülüyor, inanılmaz büyük acılar çekiliyor de Berlin; Ruslar, Amerikalılar, Fransızlar ve İngilizler arasında dörde bölünüyor ve Berlin küçük bir adayı andırıyor. Batı Berlin etrafı Doğu Almanlar tarafından yapılmış emperyalizme karşı duvarla çevrilidir. Amerikalılar bu adayı yıllarca hava yoluyla 28

29 destekliyorlar. Doğu Berlin, Doğu Almanya nın, Bonn da, Batı Almanya nın başkenti oluyor ve Almanya Doğu (sosyalist) ve Batı (kapitalist) olmak üzere iki devletle yönetiliyor. Letya tüm bunları okulda da ögrenmişti ama Marc ın sade, yalın ve tane, tane açıklaması başkaydı. Acaba diyordu Letya tüm bunlara rağmen faşistlerin Almanya da bir daha iktidara gelme şansı varmıydı? Biz göçmenlerin sonu da Yahudiler gibi olur muydu? Marc a göre Almanlar okulda çocuklarını artık öyle eğitiyorlardıki bir daha da böyle şeyler olmasın ama ekonomik krizler derinleşir insanlar yine aç susuz, evsiz barksız kalırsa her şey yine mümkündü. Fakat yaşadığımız Uzay, İletişim Çağı nda Almanya global dünyaya öyle entegre olmuş ki, Naziler gibi faşistlerin artık öyle şansının olmadığını düşünüyordu. Ayrıca şimdiki göçmenlerin ve Yahudilerin konumu başkaydı. Yahudilerin gideceği bir ülkesi yoktu. Ama göçmenlerin her an yine geri gidebilecekleri bir ülkeleri vardı. Bu nedenle göçmenler Yahudiler ile kıyaslanmaz diyordu. Letya tüm bunları zekâlı bir Alman edebiyat öğrencisinden duyması kendisini bayağı rahatlatmıştı. 29

30 Doğu Almanya 7 Ekim 1949 da kurulmuş ve 4 Kasım 1989 da yıkılmıştı. Almanya böylelikle 40 yıl bölünmüştü. Doğu lular artık Rusça öğrenen cahil, fakir, ingilizce bilmeyen, tekniksel geri olan Cahil Ossi (Doğulu) Batılı lar ise arogant, zengin ve tekniksel ilerlemiş Bilgili Wessi ydi (Batılı). Marc, 'biz 40 yıl içerisinde birbirimize çok yabancılaştık' dediğinde Letya sözünü kesmiş ve 'Kürtler'de 1923 te Lozan antlaşmasıyla beş parçaya bölündüler. Almanlar 40 yıl bölündü herkes ona karşıydı ve bu karşı çıkma elbette doğruydu tabii. Ama Kürtler 87 yıldır bölünmüş, parçalanmış hiç kimsenin umrunda bile degil. Ne garip bir dünya değil mi?' demişti. Marc ise: Bence bu Kürtlerin politik bir güç olmadığından kaynaklanıyor. Ayrıca, Batı hep kendi çıkarlarına göre hareket ettiğinden dolayı Batı daki ülkelerin Kürtlerin kurtuluşun da hiçbir çıkarları yoktur. Ancak Kürtler kendi aralarında barışır bölgede politik bir güç olurlarsa, belki ondan sonra Batı onlara gereken ilgiyi gösterir, diye eklemişti. Kürdistan ın bölünüp parçalanarak farklı siyasi birimlerin egemenliğin de tutulması elbette tarihi bir haksızlıktı, insanlığa karşı işlenen bir suçtu. Gercekten 30

Letya Alan Lezan Frankfurt am Main - Newroz 2011

Letya Alan Lezan Frankfurt am Main - Newroz 2011 Letya Alan Lezan Frankfurt am Main - Newroz 2011 Herstellung und Verlag: epubli GmbH, Berlin, www.epubli.de ISBN: 978-3-86931-734-2 Kapaktaki resim: Leyla Qasım (1952-1974) 2 1 İ nsanı heybetiyle büyüleyen,

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Alan Lezan Letya Letya Alan Lezan Impressum: 2009 Alan Lezan Druck und Verlag: epubli GmbH, Berlin, www.epubli.de ISBN: 978-3-7375-5208-0 Printed in Germany Bibliografische Information der Deutschen Nationalbibliothek

Detaylı

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç katıyordu. Bulutlar gülümsüyor ve günaydın diyordu. Melek

Detaylı

Zeynep in Günlüğü. Hikaye Yazarı Sevinç DOĞAN ( Türkçe Öğretmeni ) Fatma BAŞA. Kapak Tasarımı ve Sayfa Tasarımı Ahmet ŞAMLI

Zeynep in Günlüğü. Hikaye Yazarı Sevinç DOĞAN ( Türkçe Öğretmeni ) Fatma BAŞA. Kapak Tasarımı ve Sayfa Tasarımı Ahmet ŞAMLI Hikaye Yazarı Sevinç DOĞAN ( Türkçe Öğretmeni ) İmtiyaz Sahibi Adına Ramazan BALCI Okul Müdürü Fatma BAŞA ( Özel Eğitim Öğretmeni ) Kapak Tasarımı ve Sayfa Tasarımı Ahmet ŞAMLI ( Görsel Sanatlar Öğretmeni

Detaylı

(22 Aralık 2012, Cumartesi) GRUP A. 2012-2013 Türkçe Ortak Sınavı Lise Hazırlık Sınıfı

(22 Aralık 2012, Cumartesi) GRUP A. 2012-2013 Türkçe Ortak Sınavı Lise Hazırlık Sınıfı 2012-2013 Türkçe Ortak Sınavı Lise Hazırlık Sınıfı AÇIKLAMALAR 1. Soruların cevaplarını kitapçıkla birlikte verilecek optik forma işaretleyiniz. 2. Cevaplarınızı koyu siyah ve yumuşak bir kurşun kalemle

Detaylı

23 Yılllık Yazılım Sektöründen Yat Kaptanlığına

23 Yılllık Yazılım Sektöründen Yat Kaptanlığına 23 Yılllık Yazılım Sektöründen Yat Kaptanlığına Bodrum da 3 yıl önce kaptanlığa başlayan Gül Yavuz, 23 yıl yazılım sektöründe çalıştıktan sonra nasıl yat kaptanı olduğunu ve denizlerde kadın kaptan olmanın

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ : 2014 2015 Μάθημα : Τουρκικά Επίπεδο : Ε1 Διάρκεια : 2 ώρες

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ: 2013-2014 Μάθημα: Τουρκικά Επίπεδο: Ε3 Διάρκεια: 2 ώρες Ημερομηνία:

Detaylı

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor.

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor. OKUMA - ANLAMA: ÖĞRENCİLER HER GÜN NELER YAPIYORLAR? 1 Türkçe dersleri başladı. Öğrenciler her gün okula gidiyorlar, yeni şeyler öğreniyorlar. Öğretmenleri, Nazlı Hanım, her Salı ve her Cuma günü sınav

Detaylı

Dünyayı Değiştiren İnsanlar

Dünyayı Değiştiren İnsanlar Dünyayı Değiştiren İnsanlar Küçük hanımlar, küçük beyler! Sizler hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı, bir mutluluk parıltısısınız! Memleketi asıl aydınlığa boğacak sizsiniz. Kendinizin ne kadar mühim,

Detaylı

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz.

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz. Bozuk Paralar KISA FİLM Yaşar AKSU İLETİŞİM: (+90) 0533 499 0480 (+90) 0536 359 0793 (+90) 0212 244 3423 SAHNE 1. OKUL GENEL DIŞ/GÜN Okulun genel görüntüsünü görürüz. Belki dışarı çıkan birkaç öğrenci

Detaylı

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi.

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. ANKET SONUÇLARI Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. Bu anket, çoğunluğu Ankara Kemal Yurtbilir İşitme Engelliler Meslek Lisesi öğrencisi olmak üzere toplam 130 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya

Detaylı

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen Yayın no: 168 SAYGI VE HÜRMET ÖYKÜLERİ Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür İç düzen: Durmuş Yalman Kapak: Zafer Yayınları İsbn: 978 605 4965 18 2 Sertifika no: 14452 Uğurböceği Yayınları, Zafer Yayın Grubu

Detaylı

Evimi misafirlerim gidince temizlemek için saatlerce uğraşıyorsam birçok arkadaşım

Evimi misafirlerim gidince temizlemek için saatlerce uğraşıyorsam birçok arkadaşım Yeni evli bir çift vardı. Evliliklerinin daha ilk aylarında, bu işin hiç de hayal ettikleri gibi olmadığını anlayıvermişlerdi. Aslında birbirlerini sevmiyor değillerdi. Son zamanlarda o kadar sık olmasa

Detaylı

A1 DÜZEYİ A KİTAPÇIĞI NOT ADI SOYADI: OKUL NO:

A1 DÜZEYİ A KİTAPÇIĞI NOT ADI SOYADI: OKUL NO: A1 DÜZEYİ ADI SOYADI: OKUL NO: NOT OKUMA 1. Aşağıdaki metni -(y/n)a, -(n)da, -(n)dan, -(y/n)i ve -(I)yor ekleriyle tamamlayınız. (10 puan) Sevgili Ayşe, Nasılsın? Sana bu mektubu İstanbul dan yazıyorum.

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ ΕΞΙ ( 6 ) ΣΕΛΙΔΕΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ ΕΞΙ ( 6 ) ΣΕΛΙΔΕΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ 2011-2012 Μάθημα: Τουρκικά Επίπεδο: 1 Διάρκεια: 2 ώρες Ημερομηνία:

Detaylı

ΕΘΝΙΚΟ & ΚΑΠΟΔΙΣΤΡΙΑΚΟ ΠΑΝΕΠΙΣΤΗΜΙΟ ΑΘΗΝΩΝ ΤΜΗΜΑ ΤΟΥΡΚΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ ΚΑΙ ΣΥΓΧΡΟΝΩΝ ΑΣΙΑΤΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ Μάθηµα : ΤΟΥΡΚΙΚΗ ΓΛΩΣΣΑ II ΔΕΞΙΟΤΗΤΕΣ ΣΤΟΝ

ΕΘΝΙΚΟ & ΚΑΠΟΔΙΣΤΡΙΑΚΟ ΠΑΝΕΠΙΣΤΗΜΙΟ ΑΘΗΝΩΝ ΤΜΗΜΑ ΤΟΥΡΚΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ ΚΑΙ ΣΥΓΧΡΟΝΩΝ ΑΣΙΑΤΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ Μάθηµα : ΤΟΥΡΚΙΚΗ ΓΛΩΣΣΑ II ΔΕΞΙΟΤΗΤΕΣ ΣΤΟΝ ΕΘΝΙΚΟ & ΚΑΠΟΔΙΣΤΡΙΑΚΟ ΠΑΝΕΠΙΣΤΗΜΙΟ ΑΘΗΝΩΝ ΤΜΗΜΑ ΤΟΥΡΚΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ ΚΑΙ ΣΥΓΧΡΟΝΩΝ ΑΣΙΑΤΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ Μάθηµα : ΤΟΥΡΚΙΚΗ ΓΛΩΣΣΑ II ΔΕΞΙΟΤΗΤΕΣ ΣΤΟΝ ΠΡΟΦΟΡΙΚΟ ΛΟΓΟ (70005Γ) DİNLEME İSTEKLER (9) Metinleri dinleyelim

Detaylı

ANKARA ÜNİVERSİTESİ TÖMER TÜRKÇE ÖĞRETİM ARAŞTIRMA VE UYGULAMA MERKEZİ TÜRKÇE SINAVI

ANKARA ÜNİVERSİTESİ TÖMER TÜRKÇE ÖĞRETİM ARAŞTIRMA VE UYGULAMA MERKEZİ TÜRKÇE SINAVI ANKARA ÜNİVERSİTESİ TÖMER TÜRKÇE ÖĞRETİM ARAŞTIRMA VE UYGULAMA MERKEZİ TÜRKÇE SINAVI T105004 ADI SOYADI NOSU UYRUĞU SINAV TARİHİ ÖĞRENCİNİN BÖLÜM Okuma Dinleme Yazma Karşılıklı Konuşma Sözlü Anlatım TOPLAM

Detaylı

Soðaným da kar gibi Elma gibi, nar gibi Kim demiþ acý diye, Cücüðü var bal gibi

Soðaným da kar gibi Elma gibi, nar gibi Kim demiþ acý diye, Cücüðü var bal gibi BÝRÝNCÝ BÖLÜM 1 Dünya döndü Son ders zili çalýnca tüm öðrenciler sevinç çýðlýklarý atarak okulu terk etti. Ýkili öðretim yapýlýyordu. Sabahçýlar okulu boþaltýrken, öðleci grup okula girmeye hazýrlanýrdý.

Detaylı

5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ

5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ 5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ HAZIRLIK SINIFI EKİM AYI ŞARKILARIMIZ OKULUMA BAŞLADIM BİR DÜNYA BIRAKIN SONBAHARIN SESLERİ SEVİMLİDİR HAYVANLAR HOŞ GELİŞLER OLA Her gün erken kalkarım Önce yüzümü

Detaylı

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU Nereden geliyor bitmek tükenmek bilmeyen öğrenme isteğim? Kim verdi düşünce deryalarında özgürce dolaşmamı sağlayacak özgüven küreklerimi? Bazen,

Detaylı

İnsanı Diğer Canlılardan Ayıran Özellikler

İnsanı Diğer Canlılardan Ayıran Özellikler İnsanı Diğer Canlılardan Ayıran Özellikler Hani, Rabbin meleklere, Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım demişti. Onlar, Orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa biz sana hamd

Detaylı

Gülmüştü çocuk: Beni de yaz öyleyse. Yaz ki, kaybolmayayım! Ben babamı yazmamıştım, kayboldu!

Gülmüştü çocuk: Beni de yaz öyleyse. Yaz ki, kaybolmayayım! Ben babamı yazmamıştım, kayboldu! Kaybolmasınlar Diye Mesleğini sorduklarında ne diyeceğini bilemezdi, gülümserdi mahçup; utanırdı ben şairim, yazarım, demeye. Bir şeyler mırıldanırdı, yalan söylememeye çalışarak, bu kez de yüzü kızarırdı,

Detaylı

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA Chp Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kahramanmaraş ın Elbistan İlçesi nde siyaseti sadece insan için yaptıklarını, iktidara gelmeleri halinde terörü sonlandırıp ülkeye huzuru getireceklerini

Detaylı

zaferin ve başarının getirdiği güzel bir tebessüm dışında, takdir belgesini kaçırmış olmanın verdiği üzüntü. Yanımda disiplinli bir öğretmen olarak bilinen ama aslında melek olan Evin Hocam gözüküyor,

Detaylı

edersin sen! diye ciyaklamış cadı. Bunun hesabını vereceksin! Kadının kocası kendisini affetmesi için yarvarmış cadıya. Karısının bahçedeki marulları

edersin sen! diye ciyaklamış cadı. Bunun hesabını vereceksin! Kadının kocası kendisini affetmesi için yarvarmış cadıya. Karısının bahçedeki marulları RAPUNZEL Bir zamanlar bir kadınla kocasının çocukları yokmuş ve çocuk sahibi olmayı çok istiyorlarmış. Gel zaman git zaman kadın sonunda bir bebek beklediğini fark etmiş. Bir gün pncereden komşu evin bahçesindeki

Detaylı

C A NAVA R I N Ç AGR ISI

C A NAVA R I N Ç AGR ISI C A NAVA R I N Ç AGR ISI Canavar, canavarların hep yaptığı gibi, gece yarısından hemen sonra çıktı ortaya. Geldiğinde Conor uyanıktı. Kısa süre önce bir kâbus görmüştü. Herhangi bir kâbus değil- di bu;

Detaylı

Ürünü tüketmesini/satın almasını/kullanmasını ne tetikledi?

Ürünü tüketmesini/satın almasını/kullanmasını ne tetikledi? Alkollü İçecek: 18.12.2011 Gün içinde ürünü ne zaman satın aldı/tüketti/kullandı? -Akşam yemeğinden sonra saat 20:00 civarında. Ürünü kendisi mi satın aldı, başkası mı? Kim? -Kendim satın almadım. Kız

Detaylı

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Hiroşima da büyüdüm. Ailem ve çevrem Budist ti. Evimizde küçük bir Buda Heykeli vardı ve Buda nın önünde eğilerek ona ibadet ederdik. Bazı özel günlerde de evimizdeki

Detaylı

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik KISKANÇLIK KRİZİ > > ADAM - Kiminle konuşuyordun? > > KADIN - Tanımazsın. > > ADAM - Tanısam sormam zaten. > > KADIN - Tanımadığın birini neden soruyorsun? > > ADAM - Tanımak için. > > KADIN - Peki...

Detaylı

Günler süren yağmurdan sonra bulutlar kayboldu. Güneş, ışıl ışıl yüzünü gösterdi. Yıkanan doğanın renklerine canlılık gelmişti. Ağaçlardan birinin

Günler süren yağmurdan sonra bulutlar kayboldu. Güneş, ışıl ışıl yüzünü gösterdi. Yıkanan doğanın renklerine canlılık gelmişti. Ağaçlardan birinin Günler süren yağmurdan sonra bulutlar kayboldu. Güneş, ışıl ışıl yüzünü gösterdi. Yıkanan doğanın renklerine canlılık gelmişti. Ağaçlardan birinin kökünden kahverengi, pırıl pırıl bir şerit uzanıyordu.

Detaylı

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 6 (ΔΞΙ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή:

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 6 (ΔΞΙ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή: ΚΥΠΡΙΑΚΗ ΔΗΜΟΚΡΑΤΙΑ ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΓΙΔΤΘΤΝΗ ΜΔΗ ΔΚΠΑΙΓΔΤΗ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ ΜΑΘΗΜΑ: ΣΟΤΡΚΙΚΑ ΕΠΙΠΕΔΟ: A ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011

Detaylı

Dünyayı Değiştiren İnsanlar

Dünyayı Değiştiren İnsanlar Dünyayı Değiştiren İnsanlar MARIA MONTESSORI Hayatın en önemli dönemi üniversite çalışmaları değil, doğumdan altı yaşa kadar olan süredir. Çünkü bu, bir çocuğun gelecekte olacağı yetişkini inşa ettiği

Detaylı

Einstufungstest / Seviye tespit sınavı

Einstufungstest / Seviye tespit sınavı Einstufungstest / Seviye tespit sınavı Dil: Türkçe Seviye: A1/A2 1. Günaydın, benim adım Lavin, soyadım Çeşme. (a) Günaydın ben adım Lavin, soyadım Çeşme. Günaydın benim ad Lavin, soyad Çeşme. 2. Ben doktorum,

Detaylı

YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN

YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN 2011 PAZARTESĐ SAAT- 07:42 Sahne - 1 OTOBÜS DURAĞI Otobüs durağında bekleyen birkaç kişi ve elinde defter, kitap olan genç bir üniversite öğrencisi göze çarpar. Otobüs gelir

Detaylı

ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΙΓΡΤΜΑ ΓΙΑΥΔΙΡΙΗ ΑΠΟΓΔΤΜΑΣΙΝΩΝ ΚΑΙ ΒΡΑΓΙΝΩΝ ΔΠΙΜΟΡΦΩΣΙΚΩΝ ΠΡΟΓΡΑΜΜΑΣΩΝ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ

ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΙΓΡΤΜΑ ΓΙΑΥΔΙΡΙΗ ΑΠΟΓΔΤΜΑΣΙΝΩΝ ΚΑΙ ΒΡΑΓΙΝΩΝ ΔΠΙΜΟΡΦΩΣΙΚΩΝ ΠΡΟΓΡΑΜΜΑΣΩΝ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΙΓΡΤΜΑ ΓΙΑΥΔΙΡΙΗ ΑΠΟΓΔΤΜΑΣΙΝΩΝ ΚΑΙ ΒΡΑΓΙΝΩΝ ΔΠΙΜΟΡΦΩΣΙΚΩΝ ΠΡΟΓΡΑΜΜΑΣΩΝ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΣΕΛΙΚΕ ΕΝΙΑΙΕ ΓΡΑΠΣΕ ΕΞΕΣΑΕΙ ΥΟΛΙΚΗ ΥΡΟΝΙΑ: 2012-2013 Μάθημα: Σοσρκικά

Detaylı

ORTA HAZIRLIK TÜRKÇE ORTAK SINAVI-1 2015-2016. Açıklamalar GRADE. (20 Aralık 2015, Pazar)

ORTA HAZIRLIK TÜRKÇE ORTAK SINAVI-1 2015-2016. Açıklamalar GRADE. (20 Aralık 2015, Pazar) (20 Aralık 2015, Pazar) GRADE ORTA HAZIRLIK 2015-2016 ORTAK SINAVI-1 Açıklamalar 1. Bu sınav 50 adet çoktan seçmeli sorudan oluşmaktadır. 2. Üç yanlış cevap bir doğru cevabı götürür. 3. Sınavın Süresi

Detaylı

Uzun Bir Köpek Hakkında Kısa Bir Öykü. Henry Winker. İllüstrasyonlar: Scott Garrett. Çeviri: Bengü Ayfer

Uzun Bir Köpek Hakkında Kısa Bir Öykü. Henry Winker. İllüstrasyonlar: Scott Garrett. Çeviri: Bengü Ayfer Uzun Bir Köpek Hakkında Kısa Bir Öykü Henry Winker İllüstrasyonlar: Scott Garrett Çeviri: Bengü Ayfer 4 GİRİŞ Bu sendeki kitaplar Dyslexie adındaki yazı fontu kullanılarak tasarlandı. Kendi de bir disleksik

Detaylı

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktin soğuk geciktim kış geciktiniz kış mevsiminde uç, sınır, son, limit bulunuyor/bulunur

Detaylı

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin Bir bahar günü. Doğa en canlı renklerine büründü bürünecek. Coşku görülmeye değer. Baharda okul bahçesi daha bir görülmeye değer. Kıpır kıpır hareketlilik sanki çocukların ruhundan dağılıyor çevreye. Biz

Detaylı

Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý.

Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý. Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý. Üstüne, günlerin yorgunluðu çökmüþtü. Bunu ancak oyunla atabilirdi. Caný oyundan

Detaylı

Sevgi Başman. Resimleyen: Sevgi İçigen

Sevgi Başman. Resimleyen: Sevgi İçigen SEVGİ BAŞMAN: 1986 da Tokat ta doğdu. 2008 yılında İstanbul Üniversitesi İngilizce Öğretmenliği bölümünü bitirdi ve ardından İngiltere ye yerleşip üç yıl öğretmenlik yaptı. 2012 yılında Keele Üniversitesi

Detaylı

Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri

Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri Sohbetler *Kendimi tanıyorum (İlgi ve yeteneklerim, hoşlandıklarım, hoşlanmadıklarım) *Arkadaşlarımı tanıyorum *Okulumu tanıyorum

Detaylı

yemyeşil bir parkın içinden geçerek siteye giriyorsunuz. Yolunuzun üstünde mutlaka birkaç sincaba rastlıyorsunuz. Ağaçlara tırmanan, dallardan

yemyeşil bir parkın içinden geçerek siteye giriyorsunuz. Yolunuzun üstünde mutlaka birkaç sincaba rastlıyorsunuz. Ağaçlara tırmanan, dallardan Karganın Rengi Siyah! Siyah mı? Evet Emre, siyah. Kara değil mi? Ha kara, ha siyah Cenk, bence kara ile siyah arasında fark var. Arkadaşım Cenk le hâlâ aynı şeyi, kargaların rengini tartışıyoruz. Galiba

Detaylı

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 8 (ΟΚΣΩ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή:

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 8 (ΟΚΣΩ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή: ΚΥΠΡΙΑΚΗ ΔΗΜΟΚΡΑΤΙΑ ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΓΙΔΤΘΤΝΗ ΜΔΗ ΔΚΠΑΙΓΔΤΗ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ ΜΑΘΗΜΑ: ΣΟΤΡΚΙΚΑ ΕΠΙΠΕΔΟ: Γ ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011

Detaylı

Hikaye uzak bir Arap Alevi köyünde geçer. Ararsanız bambaşka versiyonlarını da bulabilirsiniz, hem Arapça hem Türkçe.

Hikaye uzak bir Arap Alevi köyünde geçer. Ararsanız bambaşka versiyonlarını da bulabilirsiniz, hem Arapça hem Türkçe. Sitti Cemili ve Meryem im Ben çocukken pek çok Arapça hikâye dinledim anneannemden. Sitti Cemili den anneanne diye bahsetmek de tuhafmış. Arapça da onun adı Sitti yani benim ninem. Söylemeden geçemeyeceğim,

Detaylı

Yönetici tarafından yazıldı Pazartesi, 24 Ağustos 2009 04:42 - Son Güncelleme Çarşamba, 26 Ağustos 2009 19:20

Yönetici tarafından yazıldı Pazartesi, 24 Ağustos 2009 04:42 - Son Güncelleme Çarşamba, 26 Ağustos 2009 19:20 Düğünlerde Takılan Sahte Paralar Yüksek eğitimini tamamlamış, babası ticaretle uğraşan, annesi ise bir bankada görevli bulunan bir ailenin tek kızıydı. Okul arkadaşı ile evlenmeye karar vermişlerdi. Damat

Detaylı

Günaydın, Bana şiir yazdırtan o parmaklar. (23.06.2004) M. Mehtap Türk

Günaydın, Bana şiir yazdırtan o parmaklar. (23.06.2004) M. Mehtap Türk - Günaydın Günü parlatan gözler. Havayı yumuşatan nefes. Yüzlere gülücük dağıtan dudaklar. Konuşmadan anlatan kaşlar. Bana şiir yazdırtan o parmaklar. (23.06.2004) M. Mehtap Türk - Günaydın Günaydın...

Detaylı

12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-BİROL BAŞARAN

12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-BİROL BAŞARAN 12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-İROL AŞARAN : Efendim : İyiyim sağol sen nasılsın : Çalışıyorum işte yaramaz birşey yok : Kim yazmış bunu : Kim yazmış bunu Milliyet te : Yani sen sen birşey yollamış mıydın

Detaylı

Asuman Beksarı. Türkiye nin İlk ve Tek Kadın Karides Yetiştiricisi. Yaşamdan Kesitler Sema Erdoğan. J. Keth Moorhead

Asuman Beksarı. Türkiye nin İlk ve Tek Kadın Karides Yetiştiricisi. Yaşamdan Kesitler Sema Erdoğan. J. Keth Moorhead Yaşamdan Kesitler Sema Erdoğan Türkiye nin İlk ve Tek Kadın Karides Yetiştiricisi Asuman Beksarı J. Keth Moorhead Hiç kimse başarı merdivenlerini elleri cebinde tırmanmamıştır. sözünü Asuman Beksarı için

Detaylı

Sosyal Ajan. Melek mi Şeytan mı? ÖYKÜ. Marka Uzmanı GİZEM. Kokusunda Davet var ÖZKAN

Sosyal Ajan. Melek mi Şeytan mı? ÖYKÜ. Marka Uzmanı GİZEM. Kokusunda Davet var ÖZKAN Sosyal Ajan Marka Uzmanı GİZEM Melek mi Şeytan mı? ÖYKÜ Kokusunda Davet var ÖZKAN Y eni yepyeni bir dergiyle karşınızdayız. Sosyal medyada tanımanız gereken, takip etmeniz gereken kişileri mercek altına

Detaylı

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz.

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. TATÍLDE Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. Ízin zamanı yaklaşırken içimizi bir sevinç kaplar.íşte bu yıl da hazırlıklarımızı tamamladık. Valizlerimizi

Detaylı

Bu testi yapın, kendinizi tanıyın!

Bu testi yapın, kendinizi tanıyın! Kendini Tanıma Testi Bu testi yapın, kendinizi tanıyın! İnsanlar sizin hakkınızda sandığınızdan farklı izlenimlere sahip olabilir. Gerçekten nasıl algılandığınızı siz de bilmek istemez misiniz? Bu teste

Detaylı

Şiir. Kategori: Şiir Cuma, 23 Nisan 2010 16:15 tarihinde yayınlandı. Gösterim: 4075. 1 / 7 Phoca PDF 1. SEN (1973) Senden, senden, hep senden,

Şiir. Kategori: Şiir Cuma, 23 Nisan 2010 16:15 tarihinde yayınlandı. Gösterim: 4075. 1 / 7 Phoca PDF 1. SEN (1973) Senden, senden, hep senden, Çemberlitaş taki dedesinin konağında büyüyen şair, Amerikan ve Fransız kolejlerinde başladığı ilk ve lise öğrenimini Deniz Lisesi nde tamamladı. İ. Ü. Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü nü 1924 te bitirince

Detaylı

İTÜ GELİŞTİRME VAKFI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU VE ÖZEL İLKÖĞRETİM OKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 8.VELİ BÜLTENİ

İTÜ GELİŞTİRME VAKFI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU VE ÖZEL İLKÖĞRETİM OKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 8.VELİ BÜLTENİ İTÜ GELİŞTİRME VAKFI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU VE ÖZEL İLKÖĞRETİM OKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 8.VELİ BÜLTENİ 1 Değerli Velimiz, İnsan yetiştirmek başka hiç bir canlıyı yetiştirmeye benzemez.

Detaylı

xxxxxxx ÖĞRENME RİSK FAKTÖRLERİ RAPORU

xxxxxxx ÖĞRENME RİSK FAKTÖRLERİ RAPORU xxxxxxx ÖĞRENME RİSK FAKTÖRLERİ RAPORU Test, Yrd. Doç. Dr. Oktay Aydın tarafından geliştirilmiştir. Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kopyalanamaz, çoğaltılamaz ve kullanılamaz. OKUL EV VE AİLE KİŞİSEL ÖĞRENME

Detaylı

ÖYKÜLERİ Yayın no: 170 ADALET VE CESARET ÖYKÜLERİ

ÖYKÜLERİ Yayın no: 170 ADALET VE CESARET ÖYKÜLERİ ADALET ve CESARET ÖYKÜLERİ Yayın no: 170 ADALET VE CESARET ÖYKÜLERİ Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür İç düzen: Durmuş Yalman Kapak: Zafer Yayınları İsbn: 978 605 4965 24 3 Sertifika no: 14452 Uğurböceği

Detaylı

Paragraftaki açıklamaya uygun düşen atasözü aşağıdakilerden hangisidir?

Paragraftaki açıklamaya uygun düşen atasözü aşağıdakilerden hangisidir? 1) İnsanlar, dağlar gibi yerlerinden kımıldamayan cansızlar değildir. Arkadaşlar, tanışlar birbirlerinden ne kadar uzakta olursa olsun ve buluşmaları ne kadar güç olursa olsun, günün birinde bir araya

Detaylı

"Satmam" demiş ihtiyar köylü, "bu, benim için bir at değil, bir dost."

Satmam demiş ihtiyar köylü, bu, benim için bir at değil, bir dost. Günün Öyküsü: Talih mi Talihsizlik mi? Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir adam yaşıyormuş. Çok fakirmiş. Ama çok güzel beyaz bir atı varmış. Kral bu ata göz koymuş. Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir

Detaylı

PİNOKYO EĞİTİM KURUMLARI MART AYI AYLIK EĞİTİM PROGRAMI 1. HAFTA

PİNOKYO EĞİTİM KURUMLARI MART AYI AYLIK EĞİTİM PROGRAMI 1. HAFTA 1. HAFTA TARİH : 01 MART 2016 04 MART 2016 KONU : YEŞİLAY 1- Yeşilay nedir? Ne işe yara? Faaliyetleri nelerdir? Nefes akciğer yapalım. Vücudumuzu 2- Sigara ve alkolün zararlarını hep birlikte öğrenelim

Detaylı

MOTİVASYON. Nilüfer ALÇALAR. 24. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği Kongresi Ekim 2014, Antalya

MOTİVASYON. Nilüfer ALÇALAR. 24. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği Kongresi Ekim 2014, Antalya MOTİVASYON Nilüfer ALÇALAR 24. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği Kongresi Ekim 2014, Antalya Motivayon nedir? Motivasyon kaynaklarımız Motivasyon engelleri İşimizde motivasyon

Detaylı

GİZEMLİ KUTULAR PROGRAMI ÖĞRENCİ GÖRÜŞLERİ

GİZEMLİ KUTULAR PROGRAMI ÖĞRENCİ GÖRÜŞLERİ GİZEMLİ KUTULAR PROGRAMI ÖĞRENCİ GÖRÜŞLERİ 19.12.2012 Ben de bilim insanı olmak istiyorum çünkü pes etmem! (7. Sınıf Aklımda bilim insanlarının da hep doğruyu tam olarak bilemeyecekleri kaldı. Bilim insanlarının

Detaylı

BARIŞ BIÇAKÇI Aramızdaki En Kısa Mesafe

BARIŞ BIÇAKÇI Aramızdaki En Kısa Mesafe BARIŞ BIÇAKÇI Aramızdaki En Kısa Mesafe BARIŞ BIÇAKÇI 1966 da Adana da doğdu. Hüseyin Kıyar ve Yavuz Sarıalioğlu ile birlikte Ocak 1994 ve Ekim 1997 de iki şiir kitabı yayımladı. İletişim Yayınları nca

Detaylı

Asker hemen komutanı süzerek cevap vermiş; 1,78! Komutan şaşırmış;

Asker hemen komutanı süzerek cevap vermiş; 1,78! Komutan şaşırmış; Yemek Temel, Almanya'dan gelen arkadaşı Dursun'u lokantaya götürür. Garsona: - Baa bi kuru fasulye, pilav, üstüne de et! der. Dursun: - Baa da aynısından... Ama üstüne etme!.. Ölçüm Bir asker herkesin

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri 1 Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri Bugün kızla tanışma anında değil de, flört süreci içinde olduğumuz bir kızla nasıl konuşmamız gerektiğini dilim döndüğünce anlatmaya

Detaylı

Bu kitabın sahibi:...

Bu kitabın sahibi:... Bu kitabın sahibi:... Dinle bir tanem, şimdi sana, bir çocuğun öyküsünü anlatmak istiyorum... Uzun çoooooooook uzun adı olan bir çocuğun öyküsü bu! Aslında her şey onun dünyaya gelmesiyle başladı. Kucakladılar

Detaylı

ŞİİR, HİKÂYE, MAKALE. Ekim 2013 Sayı 1. Yazar; HARUN ŞEN

ŞİİR, HİKÂYE, MAKALE. Ekim 2013 Sayı 1. Yazar; HARUN ŞEN ŞİİR, HİKÂYE, MAKALE Ekim 2013 Sayı 1 Yazar; HARUN ŞEN 1 İçindekiler KALDIRIMLAR 1... 3 DİYET... 4 ÇOCUKLARINIZA ZAMAN AYIRIN... 5 2 KALDIRIMLAR I Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında; Yürüyorum, arkama

Detaylı

Bir Şizofrenin Kendisine Sorulan Sorulara Verdiği 13 Rahatsız Edici Cevap

Bir Şizofrenin Kendisine Sorulan Sorulara Verdiği 13 Rahatsız Edici Cevap Bir Şizofrenin Kendisine Sorulan Sorulara Verdiği 13 Rahatsız Edici Cevap Şizofreninin nasıl bir hastalık olduğu ve şizofrenlerin günlük hayatlarında neler yaşadığıyla ilgili bilmediğimiz birçok şey var.

Detaylı

iki sayfa bakayım neler var diye. Üstelik pembe kapaklı olanıydı. Basından izlemiştim, pembe kapaklı bayanlar için, gri kapaklı olan erkekler içindi.

iki sayfa bakayım neler var diye. Üstelik pembe kapaklı olanıydı. Basından izlemiştim, pembe kapaklı bayanlar için, gri kapaklı olan erkekler içindi. Malum ülkemiz son dönemde Globalleşen dünya ile birlikte oldukça sıkıntılı. Halk olarak bizlerde de pek çok sıkıntılar var. Ekonomik sıkıntılar, siyasi sıkıntılar, sabotaj planları, suikast planları. Darbe

Detaylı

Anne Ben Yapabilirim Resimleyen: Reha Barış

Anne Ben Yapabilirim Resimleyen: Reha Barış Anne Ben Yapabilirim Resimleyen: Reha Barış MERAKLI KİTAPLAR 3. B A S I M Çocuklarla İlgili Her Türlü Faaliyette, Çocuğun Temel Yararı, Önceliklidir! 2 Süleyman Bulut Anne Ben Yapabilirim 4 Süleyman

Detaylı

Ali VAROL'un Blog Sitesi

Ali VAROL'un Blog Sitesi Ali VAROL'un Blog Sitesi Ali Varol, farklı alanlara ilgi duyan, becerileri ve çalışkanlığıyla kendine daima yeni uğraşılar edinen farklı bir kişilik. Onun uğraşı alanlarından biri de arıcılık. Bu yazıda

Detaylı

HEM DÜŞÜNECEĞİZ, HEM ÖĞRENECEĞİZ HEM DE SÜRPRİZ HEDİYELER KAZANMA ŞANSINA SAHİP OLACAĞIZ.

HEM DÜŞÜNECEĞİZ, HEM ÖĞRENECEĞİZ HEM DE SÜRPRİZ HEDİYELER KAZANMA ŞANSINA SAHİP OLACAĞIZ. HEM DÜŞÜNECEĞİZ, HEM ÖĞRENECEĞİZ HEM DE SÜRPRİZ HEDİYELER KAZANMA ŞANSINA SAHİP OLACAĞIZ. Sorular her ay panolara asılacak ve hafta sonuna kadar panolarda kalacak. Öğrenciler çizgisiz A5 kâğıdına önce

Detaylı

Aşşk Kahve ve Laduree

Aşşk Kahve ve Laduree Aşşk Kahve ve Laduree Daha önce adını çok duyduğum; ama bir türlü gidemediğim Aşşk Kahve ye nihayet gitmeyi kafaya koydum. Hafta sonları sahil yolu çok kalabalık olduğundan eşimi ikna edip o yola sokamıyordum.

Detaylı

ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ 6 (ΕΞΙ) ΣΕΛΙΔΕΣ

ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ 6 (ΕΞΙ) ΣΕΛΙΔΕΣ ΚΥΠΡΙΑΚΗ ΔΗΜΟΚΡΑΤΙΑ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΜΑΘΗΜΑ: ΤΟΥΡΚΙΚΑ ΕΠΙΠΕΔΟ: A ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ:

Detaylı

ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI. Betül Tarıman. Öykü GÖKYÜZÜ PRENSİ PO İLE KÜÇÜK KIZ. 2. basım. Resimleyen: Uğur Altun

ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI. Betül Tarıman. Öykü GÖKYÜZÜ PRENSİ PO İLE KÜÇÜK KIZ. 2. basım. Resimleyen: Uğur Altun Resimleyen: Uğur Altun Betül Tarıman GÖKYÜZÜ PRENSİ PO İLE KÜÇÜK KIZ ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI Öykü 2. basım Betül Tarıman GÖKYÜZÜ PRENSİ PO İLE KÜÇÜK KIZ Resimleyen: Uğur Altun Yayın Koordinatörü: İpek Şoran

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

Müşteri: Üç gece için rezervasyon yaptırmak istiyorum. Tek kişilik bir oda.

Müşteri: Üç gece için rezervasyon yaptırmak istiyorum. Tek kişilik bir oda. TÜRKÇE 12-13: OKUMA - ANLAMA - YAZMA OKUMA - ANLAMA 1: Rezervasyon Müşteri: Üç gece için rezervasyon yaptırmak istiyorum. Tek kişilik bir oda. Duşlu olması şart. Otel görevlisi: Tek kişilik odamız kalmadı

Detaylı

ISBN : 978-605-65564-3-2

ISBN : 978-605-65564-3-2 ISBN : 978-605-65564-3-2 1 Baba, Bal Arısı Gibi Olmak İstemiyorum ISBN : 978-605-65564-3-2 Ali Korkmaz samsun1964@hotmail.com Redaksiyon : Pelin GENÇ Dizgi/Baskı Kardeşler Ofset Matbaacılık Muzaffer Ceylandağ

Detaylı

6. Sınıf sıfatlar testi testi 1

6. Sınıf sıfatlar testi testi 1 6. Sınıf sıfatlar testi testi 1 1. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde soru anlamını sağlayan kelime sıfat değildir? A) Kaç liralık fatura kesilecek? B) Oraya gidip de ne iş yapacaksın? C) Ne kadar güzel konuşuyor

Detaylı

küçük bizon kızılderili köyü

küçük bizon kızılderili köyü ETKİNLİK HAKKINDA Kimileri onları elinde ok ve yayla acımasız birer savașçı olarak resmetti, kimileri ise doğaya ve tabiata saygılı ve sevgi dolu insanlar olduklarını anlattı. Peki Kızılderililer aslında

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΕΘΝΙΚΗΣ ΠΑΙ ΕΙΑΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Milli Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM

Detaylı

İntikam. Ölüm Allah ın Emri

İntikam. Ölüm Allah ın Emri İntikam Bilir misin sen her gece Kendinle oturup konuşmayı Geceden uyanmamaya ant içip Gün ışığıyla yeniden doğmayı Bilir misin sen her güne hayata küskün başlamayı Anti sosyal kişilik olup da Şişelerin

Detaylı

İnsan Okur. Resimleyen: Reha Barış MERAKLI KİTAPLAR

İnsan Okur. Resimleyen: Reha Barış MERAKLI KİTAPLAR İnsan Okur Resimleyen: Reha Barış MERAKLI KİTAPLAR 2 Süleyman Bulut İnsan Okur 4 Süleyman Bulut İnsan Okur Süleyman Bulut Ben küçükken, büyükler hep aynı soruyu sorardı: Büyüyünce ne olmak istiyorsun?

Detaylı

10SORUDA AİLE SİGORTASI

10SORUDA AİLE SİGORTASI 10 SORUDA AİLE SİGORTASI T.C. ANAYASASI MADDE 60: Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir. Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar. 1. AİLE SİGORTASI Nedir? Aile Sigortası,

Detaylı

ŞAHISLAR: Anne:Zişan, Baba:Orhan, Abla:Fehiman, Abla:Güzin, Abi:Osman, Küçük Kardeş:Fikret

ŞAHISLAR: Anne:Zişan, Baba:Orhan, Abla:Fehiman, Abla:Güzin, Abi:Osman, Küçük Kardeş:Fikret ŞAHISLAR: Anne:Zişan, Baba:Orhan, Abla:Fehiman, Abla:Güzin, Abi:Osman, Küçük Kardeş:Fikret (ZİL ÜSTÜSTE ÇALAR) Fehiman:Kimooo? Güzin:Benim abla. (KAPI AÇILIR) (Heyecanlı)Müjdemi ver müjdemi ver. Fehiman:(Heyecanlı)Mektup,mektup

Detaylı

Hafta Sonu Ev Çalışması HAYAL VE GERÇEK

Hafta Sonu Ev Çalışması HAYAL VE GERÇEK Hafta Sonu Ev Çalışması HAYAL VE GERÇEK Babasının işi nedeniyle çocuğun orta öğretimi kesintilere uğramıştı. Orta ikideyken, büyüdüğü zaman ne olmak ve ne yapmak istediği konusunda bir kompozisyon yazmasını

Detaylı

Hayata dair küçük notlar

Hayata dair küçük notlar Hayata dair küçük notlar İlk önce sen merhaba- de. Olanaklarının altında yaşa. Sık sık -teşekkür ederim- de. Bir müzik aleti çalmayı öğren. Herhangi bir konuda öğretmenlik yap, herhangi bir konuda öğrenci

Detaylı

Kahraman Kit ve Akıllı Can. Technical Assistance for Promoting Registered Employment. Kayıtlı İstihdamın Teşviki için Teknik Destek Projesi

Kahraman Kit ve Akıllı Can. Technical Assistance for Promoting Registered Employment. Kayıtlı İstihdamın Teşviki için Teknik Destek Projesi Technical Assistance for Promoting Registered Employment Kayıtlı İstihdamın Teşviki için Teknik Destek Projesi Bu proje Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından finanse edilmektedir. This project

Detaylı

Jiggy kahramanımızın asıl adı değil, lakabıdır. Ve kıpır kıpır, yerinde duramayan anlamına gelmektedir.

Jiggy kahramanımızın asıl adı değil, lakabıdır. Ve kıpır kıpır, yerinde duramayan anlamına gelmektedir. Çeviri Deniz Hüsrev Jiggy kahramanımızın asıl adı değil, lakabıdır. Ve kıpır kıpır, yerinde duramayan anlamına gelmektedir. 5 6 BİRİNCİ BÖLÜM Hayatınızı elinizden alınıp klozete atılmış, ardından da üzerine

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Kılıçdaroğlu: İş adamı konuşuyor tehdit, gazeteci konuşuyor tehdit, belediye başkanı konuşuyor tehdit, ne olacak tehditlerin sonu? Tarih : 04.06.2011 -BATMAN MİTİNGİ- Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu,

Detaylı

Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu

Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu Hayallere inanmam, insan çok çalışırsa başarır Pelin Tüzün, Bebek te üç ay önce hizmete giren Şef makbul Ev Yemekleri nin

Detaylı

22.05.2014 Perşembe İzmir Gündemi

22.05.2014 Perşembe İzmir Gündemi 22.05.2014 Perşembe İzmir Gündemi GÜNAH KEÇİSİ BULUNDU! Katip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Tancan Uysal, Soma daki kömür faciası hakkında çok tartışılacak bir yazı kaleme aldı.

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Mayıs 2010 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Mayıs 2010 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙ ΕΙΑΣ, ΙΑ ΒΙΟΥ ΜΑΘΗΣΗΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Eğitim, Hayatboyu Öğrenme ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri

Detaylı

ANOREKTAL MALFORMASYON DERNEĞİ

ANOREKTAL MALFORMASYON DERNEĞİ ANOREKTAL MALFORMASYON DERNEĞİ www.armtr.org Yazan: Billur Demiroğulları Çizen: Yasemin Erdem Kontrol: Özlem Küçükfırat Bilgi (Çocuk Gelişim Uzmanı) Bu hikaye kitabının her türlü yayın hakkı Anorektal

Detaylı

Dört öğrenci sabahleyin uyanamamışlar ve matematik finalini kaçırmışlar, ertesi gün hocalarına gitmişler, zar zor ikna etmişler. Arabaya bindik yolda

Dört öğrenci sabahleyin uyanamamışlar ve matematik finalini kaçırmışlar, ertesi gün hocalarına gitmişler, zar zor ikna etmişler. Arabaya bindik yolda Bir gün sormuşlar Ermişlerden birine: Sevginin sadece sözünü edenlerle, onu yaşayanlar arasında ne fark vardır? Bakın göstereyim demiş Ermiş. Önce sevgiyi dilden gönle indirememiş olanları çağırarak onlara

Detaylı

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf ilk yar'larımızın sevgili dostları, ilkyar desteklerinizle giderek büyüyen bir aile olarak varlığını sürdürüyor. Yeni yeni ilk yar'larımızla tanışırken bir taraftan fedakar gönüllülerimizi, ve bir zamanlar

Detaylı

YIL DEDE'NİN DÖRT KIZI

YIL DEDE'NİN DÖRT KIZI Hafta Sonu Ev Çalışması YIL DEDE'NİN DÖRT KIZI Zaman adlı ölümsüz bir dev vardı. Bir gün Zaman, Yıl Dede'yi dört kızıyla birlikte yeryüzüne indirdi. Kızlar, yeryüzünü çok sevdiler. Hepsi bir yana dağılıp

Detaylı