EN GÜÇLÜ ÇAĞINDA TÜRK DİLİ: GENEL DEĞERLENDİRME VE BEKLENTİLER. Prof. Dr. Nurettin DEMİR Dr. Nermin YAZICI

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "EN GÜÇLÜ ÇAĞINDA TÜRK DİLİ: GENEL DEĞERLENDİRME VE BEKLENTİLER. Prof. Dr. Nurettin DEMİR Dr. Nermin YAZICI"

Transkript

1 EN GÜÇLÜ ÇAĞINDA TÜRK DİLİ: GENEL DEĞERLENDİRME VE BEKLENTİLER Prof. Dr. Nurettin DEMİR Dr. Nermin YAZICI

2 .

3 En Güçlü Çağında Türk Dili: Genel Değerlendirme ve Beklentiler Prof. Dr. Nurettin DEMİR* / Dr. Nermin YAZICI** * Gazi Üniversitesi / ** Başkent Üniversitesi Özet: Ortak bir ana dilden türemiş olan Türk dilleri, bugün Büyük Okyanus tan Atlas Okyanus una, Kuzey Buz Denizi nden Basra Körfezi ne kadar uzanan geniş bir alanda, birinci dil ve azınlık dili olarak konuşulur. Türk dilleri arasındaki karşılıklı anlaşılırlık değişiklik göstermektedir. Türk dilleri geçen yüzyılda büyük değişimler geçirmiştir. Geniş geçerlilik alanına sahip eski yazı dilleri yerlerini küçük, yeni yazı dillerine bırakmıştır. Türk dünyasının tamamında alfabe değişiklikleri yaşanmıştır. Türk dünyasında siyasi gelişmeler sonucunda kopan bağ geçen yüzyılın son on yılında yeniden kurulabilmiştir. Yeni dönem öncesinde Türkiye de bütün bu dillerin tek bir dil mi yoksa ayrı ayrı diller mi olduğu yönünde sert siyasi tartışmalar yaşanmıştır. Sovyetler Birliği nin dağılmasından sonra Latin harfleri temelinde ortak bir alfabe geliştirme çabaları başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Ancak Türkiye nin yükselen ekonomisi, uluslararası ilişkilerdeki rolü, Türk dizileri, turizm gibi nedenlerle Türkiye Türkçesi giderek daha fazla önem kazanmaktadır. Türk dünyasının önemli bir kısmında ortak iletişim aracına dönüşmektedir. Türkçe konuşur sayısı, konuşulduğu alan, yerine getirdiği işlevler bakımından en güçlü dönemini yaşamaktadır. Buna karşılık, bilimsel bir temele dayanmayan dil tartışmalarında Türkçenin kirlendiği, yozlaştığı, bozulduğu, hatta yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğu görüşleri dile getirilmektedir. Makalede mevcut durum bu hususlara atıfla incelenmektedir. Anakhtar Kelimeler: Türk dili, Türk dünyası, Arap Alfabesi, Latin Alfabesi, Kiril Alfabesi Abstract: Turkish languages which derived from a common mother tongue, are spoken as primary language and minority language covering a larger area from Pacific Ocean to Atlantic, from Arctic Ocean to Persian Gulf. Mutual legibility of Turkish languages have differences. Turkish languages had closely transformed at last century. Old literary languages which had a wide availability area relinquished their places to new subordinate literary languages. Whole Turkish world experienced alphabet transformation. Broken connections in Turkish world which 21. Yüzyılda Sosyal Bilimler Sayı: 1 / Eylül-Ekim-Kasım

4 Prof. Dr. Nurettin DEMİR / Dr. Nermin YAZICI had emanated from political developments have been reestablished in the last ten years of the previous century. Prior to new period, hard political discussions were experienced in Turkey on whether all languages had a single character or they were separate languages. Efforts to develop a common alphabet on Latin Alphabet basis after the disintegration of the Soviet Union yielded in failure. But, Turkey s Turkish language has gradually increased in importance because of some factors like emerging economy, international role, Turkish soap operas, tourism, etc. It has become a common means of communication in substantial part of Turkish world. Turkish is experiencing its best period in terms of speaking people, spoken area, fulfilling functions. Correspondingly, some views like Turkish become violated, degenerated, deformed and faced with disappearance probability have expressed in unscientific discussions on language. In this article, existing situation is analysed with reference to these factors. Keywords: Turkish language, Turkish world, Arab Alphabet, Latin Alphabet, Günümüz Türk Dili Dünyası Günümüzde Türk dünyası denince akla öncelikle dünyanın Türk dili konuşulan bölgeleri gelir. Dil dışında Türk dünyasını birbirine bağlayan ortak bir öge bulmak güçtür (Türk dünyasının birleştiği ve ayrıldığı yönler için bk. Johanson 2001). Türk dili, yirmisi yazılı olmak üzere büyüklü küçüklü, kendi aralarında karşılıklı anlaşılırlığın hiç yoktan ileri dereceye kadar değişebildiği, tamamı aynı ortak kökene götürülebilen bir diller veya varyantlar topluluğundan oluşur. Anadilden ilk ayrılan kollardan biri olduğu düşünülen Çuvaşçanın bir Türk dili olup olmadığı konusunda bir ara tereddütler yaşanmış, ancak yapılan çalışmalar onun da tam anlamıyla bir Türk dili olduğunu göstermiştir. Bir terim olarak Türkçe, geniş anlamıyla Türkçe kökenli dil ve varyantların tamamını göstermek için, dar anlamıyla da Türkiye de konuşulan dilin adı olarak kullanılır. Türkçe kaynaklarda Türk dünyası terimi genel olarak bakıldığında daha fazla değerin paylaşıldığı Müslüman Türk soylular için kullanılır. Ama Türk soylular sadece İslamiyet e mensup değildir. İslamiyet in dışında, Hristiyan, Yahudi, Budist, Lamaist olanlar da vardır. Türk dili ailesine mensup dillerin daha eski bir dönemde Moğolca, Mançu- Tunguzca hatta Korece ve Japoncayla birlikte Altayca denilen bir dil ailesine gittiği görüşü vardır; Altaycanın da içinde bulunduğu daha büyük dil aileleri tasarlayanlar da olmuştur. Ancak elimizdeki dil verileri, Altay dilleri sayılanların bile akraba olup olmadığı tartışmalarını kesin olarak sonuçlandırmaktan uzaktır (tartışmaların son durumu için bk. Johanson 2010). Türkçenin Kızılderili dilleri veya başka dillerle ortak yönleri olduğunu ileri süren görüşler de en azından mevcut haliyle bilimsel olarak savunulabilir durumda değildir. Türkçe, Altay dillerinin en çok ve en eski yazılı kaynaklara ve bütün olarak bakınca en kalabalık konuşura sahip, en geniş alana yayılmış, ayrıca en iyi araştırılmış 176 Sayı: 1 / Eylül-Ekim-Kasım Yüzyılda Sosyal Bilimler

5 En Güçlü Çağında Türk Dili: Genel Değerlendirme ve Beklentiler koludur. Yayıldığı bu geniş alanın büyük bir kısmında Çince, Rusça, Farsça gibi yapı bakımından kendisinden çok farklı dillerin üst dil olarak kullanıldığı bölgelerde konuşulmuştur ve konuşulmaktadır. Türkçenin bütün kolları, yayılmış olduğu geniş coğrafyada karşı karşıya geldiği dillerin değişik seviyede izlerini taşıdığı gibi ilişki dilleri de Türkçenin izini taşır. Bu karşılaşma sonucu sadece kelimeler alınmamış, dillerin yapıları da değişmiştir. Dil ilişkisine bağlı değişmeler son yıllarda Türkolojide en gözde araştırma alanlarından biri durumundadır. Türkoloji çalışmalarının ulaştığı seviye, başka dillerdeki benzer süreçlerin araştırılmasında da kullanılabilecek teorik bir çerçeve de sunmaktadır (bk. Johanson 2007a). Türk dil ve lehçelerinin 24 si yazı dilidir: Altayca, Azerbaycan Türkçesi, Başkurtça, Çuvaşça, Dolganca, Gagavuzca, Hakasça, Karaçayca-Balkarca, Karakalpakça, Karayca, Kazakça, Kırgızca, Kırım Tatarcası, Kumukça, Türkiye Türkçe, Türkmence, Nogayca, Tatarca, Özbekçe, Şorca, Tuvaca, Tofaca (Karagasça), Yakutça, Yeni Uygurca. Ancak aşağıda da göreceğimiz gibi konuşur sayısı çok az olduğu için bunların bazıları, örnek olarak Tofacayı, Karaycayı dilin bütün işlevlerini yerine getiren yazı dilleri saymak gerekir. Bunların çok çeşitli yerel varyantları yanında Çin in Kansu Eyaletinde konuşulan Sarı Uygurca, Hsün-ha Özerk Bölgesi nde konuşulan Salarca, Batı Sibirya da konuşulan Çulım Tatarcası ve Orta İran daki Halaçça gibi yazı dili olmayan ama Türk dili tarihi açısından büyük öneme sahip, bir yazı dilinin ağzı sayılamayacak Türk dilleri de vardır. Türkçenin Konuşulduğu Alan Türk dilleri bugün kuzeydoğuda Sahalin Adası ndan ve güneydoğuda Çin Seddi nden, batıda Avrupa Birliği ülkelerinde yaşayan Türk dilli göçmenleri de hesaba katarsak Atlas Okyanusu na, Kuzey Buz Denizi kıyılarından Basra Körfez ine kadar uzanan çok geniş bir alanda konuşulmaktadır. Bu geniş coğrafyada batıda Türkiye Türkçesi ve Azerbaycan Türkçesi, Batı Türkistan da Türkmence, Özbekçe, Kırgızca, Kazakça, Karakalpakça, Doğu Türkistan da ise Uygurca kalabalık konuşura sahip Türk dillerini oluşturur. Bunlardan başka Volga bölgesinde Tatarca ve Başkurtça, bunların doğusunda, Altay Dağları nın kuzeyinde Güney Sibirya Türk dilleri ve Türk dünyasının kuzeydoğu kanadını oluşturan Kuzey Sibirya da ise Yakutça ve Dolganca konuşulur. Daha batıda Çuvaşça, Nogayca, Kumukça gibi diller konuşulur ve yazılır. Ayrıca Çin, Afganistan, İran, Irak, Bulgaristan, eski Yugoslavya ve Romanya daki büyüklü küçüklü bölgeler veya dil adaları vardır (daha fazla bilgi için bk. Johanson 2006, 2007a). Geniş Türk dünyası Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Türkmenistan ve en azından Türkiye açısından Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olmak üzere, yedi bağımsız ülkeyi kapsar. Bunun yanında Rusya, İran ve Çin de kalabalık Türk dilli gruplara rastlanır. Bunlardan başka Moğolistan, Polonya, Ukrayna, Moldova, Irak, Almanya, Fransa, Belçika gibi daha pek çok ülkede Türk dilli gruplar vardır. Türkçenin farklı kolları alfabetik sırayla verecek olursak Afganistan, Avustralya, Azerbaycan, Batı Avrupa Ülkeleri, Bulgaristan, Çin, Ermenis- 21. Yüzyılda Sosyal Bilimler Sayı: 1 / Eylül-Ekim-Kasım

6 Prof. Dr. Nurettin DEMİR / Dr. Nermin YAZICI tan, Gürcistan, Irak, İran, Kazakistan, Kıbrıs, Kırgızistan, Litvanya, Makedonya, Moldova, Moğolistan, Polonya, Romanya, Rusya, Tacikistan, Türkiye, Türkmenistan, Ukrayna, Özbekistan, Yugoslavya, Yunanistan gibi pek çok ülkede anadili olarak konuşulmaktadır. Son yıllarda Türkçeye karşı yabancı dil veya ikinci dil olarak da artan bir ilgi gözlenmekte, Türkiye de ve Türkiye dışında pek çok kurum ve kuruluş bu ilgiyi karşılamaya çalışmaktadır. Türkçenin azınlık dili olarak konuşulduğu bölgelerde bile, Türk olmayanların Türkçeye ilgilerini gösteren araştırmalar da vardır. Örnek olarak Almancada yaygınlaşan döner, lan, dolmuş gibi Türkçe kökenli bazı kelimelerin yaygınlaşması genel bilgi durumundadır. Bunun yanında Türk olmayanların Türkçelerini araştıran dikkat çekici çalışmalar yapılmıştır (örnek olarak Hamburg daki Türk olmayanların Türkçeleri hakkında bk. Dirim Auer 2004). Konuşur Sayısı Türkçeyi ana dili olarak konuşanların sayısı hakkında, Türkçenin konuşulduğu bölgelere ait güncel ve güvenilir veriler olmadığı için kesin bir şey söylemek güçtür. Kaynaklardaki rakamlar 220 milyona kadar çıkabilmektedir (Akalın 2009: 202). Ancak hesaplamalar spekülatiftir. Türkçenin UNESCO verilerine göre dünyanın konuşur sayısı bakımında beşinci büyük dili olduğu şeklinde popüler dilcilikte yaygın iddialar da ileri sürülmektedir. Ancak bu bilginin nasıl ortaya çıktığı konusunda güvenilir bir veriye ulaşılamamıştır. Hesaplama yapılırken başka dilleri bölüp Türk dillerinin tamamını bir bütün olarak alma gibi bir yol izlenerek bu sonuca varıldığı tahmin edilmektedir. Bağımsız Devletler ve Dilleri Sınıflandırma denemelerinde Türk dillerinin en büyük kolu, Gagavuzca, Azerbaycan Türkçesi, Türkmence ve Horasan Türkçesiyle güneybatı veya Oğuz grubuna dahil edilen Türkiye Türkçesidir. Türkiye Türkçesi, Türk dillerinin en fazla konuşura ve en köklü yazılı geleneğe sahip, en iyi araştırılmış koludur. Yetmiş beş milyondan fazla insanın ana dili olan Türkiye Türkçesi, Türkiye dışında Kuzey Kıbrıs ta resmi dildir. Yunanistan, Romanya, Bulgaristan, Makedonya, Irak, Almanya, Hollanda, Fransa, Belçika, İsviçre, İngiltere, İsveç, Danimarka, ABD, Kanada, Avustralya, Suudi Arabistan, İsrail, Rusya Federasyonu gibi ülkelerde de konuşulmakta ve yazı dili olarak kullanılmaktadır. Türkçeden sonra Oğuzcanın ikinci büyük dalı Azerbaycan Türkçesidir. Kuzey Azerbaycan Türkçesi ve güney Azerbaycan Türkçesi olmak üzere iki büyük kola ayrılır. Kuzey de 1991 yılında bağımsızlığını kazanan Azerbaycan Cumhuriyeti nde ve güney de İran da konuşulur. Türkiye nin doğusundaki bazı ağızlar da Azerbaycan Türkçesine İstanbul Türkçesinden daha yakındır. Ayrıca Gürcistan, Ermenistan, Irak ve Rusya da Azerbaycan Türkçesi konuşan gruplar vardır. Azerbaycan Türkçesi konuşanların kesin sayısı hakkında bir şey söylemek güçtür, ancak 20 milyonun üzerinde olduğu tahmin edilmektedir. 178 Sayı: 1 / Eylül-Ekim-Kasım Yüzyılda Sosyal Bilimler

7 En Güçlü Çağında Türk Dili: Genel Değerlendirme ve Beklentiler Türkmence, Horasan Türkçesi ile Oğuzcanın doğu kolunu temsil eder. Türkmenistan nüfusunun yaklaşık 3,5 milyonu Türkmence konuşmaktadır. İran da (yaklaşık ), Afganistan da (yaklaşık ) ve Özbekistan da ( ) büyük Türkmen grupları bulunmaktadır. Ayrıca Rusya, Kazakistan ve Tacikistan da yetmiş binin üzerinde Türkmen yaşamaktadır. Türk dilinin büyük kollarından birini de Kazakça oluşturur. Kazakistan yanında Özbekistan, Türkmenistan, Kırgızistan, Tacikistan Cumhuriyetleri, Rusya Federasyonu, Moğolistan, Afganistan, Çin ve Türkiye de yaşayan Kazaklar da sayılırsa 12 milyondan fazla kişi tarafından konuşulduğu tahmin edilmektedir. Farklı Kıpçak boylarının karışımından oluşan Karakalpakların dili de dilbilimsel anlamda Kazakçanın bir ağzı sayılabilecek durumdadır. Karakalpakça, Sovyet devriminden sonra ortaya çıkan Türk yazı dillerinden biridir. Türk dillerinin büyük kollarından bir başkası olan Doğu Türkçesinin iki yazı dilinden biri ve Çağatay yazı dilinin doğrudan devamı olan Özbekçe, adını 14. yüzyılda yaşamış Altınordu emiri Özbek ten alır. Özbekistan dışında Tacikistan, Kırgızistan, Kazakistan ve Türkmenistan da da kalabalık Özbek toplulukları vardır. Özbekçe konuşurların sayısının yirmi milyondan fazla olduğu tahmin edilmektedir. Özbek yazı dili yılları arasında kuzey ağızlarına dayanmaktayken 1937 yılından sonra İrancalaşmış Taşkent ağzına ve Fergana vadisi ağızlarına dayandırılmıştır. Bağımsız Türk Cumhuriyetleri içinde konuşur sayısı az olanlardan biri de Kırgızcadır. Kırgızca Sovyet Devriminden sonra yazı dili olmuştur. Yaklaşık olarak 4 milyon konuşuru olduğu tahmin edilmektedir. Kalabalık Türk Dili Konuşurlarının Yaşadığı Diğer Ülkeler Yukarıda da işaret edildiği gibi Türk dili geniş bir coğrafyada, pek çok ülkede konuşulmaktadır. Türk devleti olmamakla birlikte Türk dili açısından taşıdıkları önem nedeniyle bunların bazılarından, sırasıyla Çin, İran ve Rusya dan kısaca söz etmek gerekir. Çin Dünyanın en kalabalık ülkesi olan Çin, 9 milyon civarında konuşura sahip, Çağataycanın devamı durumundaki Yeni Uygurca gibi görece büyük diller yanında küçük Türk dillerinin de bulunduğu bir ülkedir. Tibet platosunun kuzey kıyısında resmi etnik azınlıklardan biri olan Müslüman Salarların dili Salarca konuşulur sayımına göre konuşurları kişidir. Kansu eyaletinde ve Sinkiang Uygur Özerk Bölgesinin kuzeyinde Salarca konuşan topluluklar vardır. Semerkand ın güneyinden 14. yüzyılda buraya gelmişler, Çin ve Tibet halklarıyla birlikte yaşamışlar, bunun sonucu olarak da dilleri Çince ve Tibetçe etkisinde kalmıştır. Ama dillerinde Oğuzcanın da baskın izleri görülür. Çin in Kansu eyaletinde bugün 21. Yüzyılda Sosyal Bilimler Sayı: 1 / Eylül-Ekim-Kasım

8 Prof. Dr. Nurettin DEMİR / Dr. Nermin YAZICI Sarı Uygurlar olarak adlandırılan, Budist- Lamaist inanca bağlı grupların dili olan Sarı Uygurca bulunur. Hakasça ile aynı dil grubuna giren Sarı Uygurca nın konuşur sayısı 2000 sayımına göre 4600 kişidir (AWLD). Çin deki ilgi çekici Türk dillerinden biri de Fu-Yü Kırgızcasıdır. Çin Halk Cumhuriyeti nin Mançurya bölgesinde, Harbin in kuzeybatısında, Çin in Heilungkiang eyaletinde, 18. yüzyıl ortalarında Altay bölgesinden bölgeye göçmüş Fu-yü Kırgızları tarafından pasif olarak kullanılır (bk. Schönig 1998: , Johanson 2009: 49). AWLD ye göre konuşuru 10 un altındadır. İran Türk dilleri açısından zengin ülkelerden biri de İran dır. İran da güney Azerbaycan Türkçesi gibi kalabalık konuşura sahip Türk dilleri yanında, daha küçük gruplarca konuşulanlar da vardır. Orta İran da, başkent Tahran ın 200 km kadar güney-batısında, Hemedan ile Kom şehirleri arasındaki bölgede konuşulan Halaçça bunların dil tarihi bakımından en ilgi çekici olanlarından biridir. Nüfuslarının 28 bin civarında olduğu tahmin edilmektedir (Doerfer 1998: 276). Azericenin bir diyalekti sanılırken Alman Türkologlarından Doerfer in ve öğrencilerinin yaptığı araştırmalar sonucunda ayrı bir Türk dili olduğu ve eskicil pek çok ögeyi barındırdığı ortaya çıkmıştır. Horasan Türkçesi, İran da Horasan bölgesinde, iki milyon civarında konuşura sahip bir Türk dilidir (Doerfer 1998: 276). Yakın zamanlara kadar bu dil Türkmencenin veya Azerbaycan Türkçesinin bir ağzı sayılıyordu; ama Doerfer e göre ayrı bir Türk dili olarak görülmelidir (1969: 8; 1977). İran da konuşulan bir başka Türk dili de Kaşkaycadır. Ağırlıklı olarak Fars eyaletinde yaşayan Kaşkayların nüfusunun milyon arasında olduğu sanılmaktadır (Dolatkhah 2010)). İranda Oğuzcaya dayanan başka ağızlar da vardır (bk. Doerfer 1998). Rusya Rusya nın Kuzey doğusundan batıya doğru ilerleyecek olursak önce 14. yüzyılda bugünkü yurtları olan Kuzey Sibirya da ağırlıklı olarak 1922 de kurulan Yakut Özerk Cumhuriyeti nde, Saha Sire nde (Saha Yeri) ve Magadan bölgesi ile Sahalin adasında yaşayan Sahaları buluruz. Sahaca konuşanların sayısı 2002 sayımına göre (bk. AWLD, 2002 yılına ait aşağıdaki sayılar bu kaynaktan alınmıştır). Sahacanın bir ağzı olup Taymır yarımadasında, 2002 sayımına göre kişi tarafından konuşulan Dolganca bulunur. Dolganlar, Sahalaşmış bir Tunguz topluluğudur (bk. AWLD). Güney Sibirya da birkaç Türk dilinin konuşulduğu bir bölgedir. Burada 1922 de Oyrot ağzına dayalı olarak yazı dili haline getirilen Altayca, 1948 e kadar Oyrotça olarak adlandırılmıştır. Bugün konuşur sayısının 65 bin civarında olduğu tahmin edilmektedir. Tuvaca da Güney Sibirya da 2002 sayımına göre Rusya Fe- 180 Sayı: 1 / Eylül-Ekim-Kasım Yüzyılda Sosyal Bilimler

9 En Güçlü Çağında Türk Dili: Genel Değerlendirme ve Beklentiler derasyonu da konuşuru olan görece büyük dillerden biridir ve Çin ve Moğolistan da küçük gruplar tarafından da konuşulmaktadır. Ağırlıklı olarak Hakas Özerk Cumhuriyetinde konuşulan ve 2002 sayımına göre konuşuru olan Hakasça, tahminen 35 kişinin konuştuğu Çulım, 2002 sayımına göre kişinin konuştuğu Şorca, 1986 yılında yazı dili haline getirilen Tofacanın bugün 30 kadar konuşur kaldığı tahmin edilen Tofaca gibi bir irili ufaklı Türk dilleri de Güney Sibirya da konuşulmaktadır. Güneye, Kafkaslara indiğimizde Karaçay-Çerkes Özerk Bölgesi, Dağıstan Özerk Cumhuriyeti nin Stavropol bölgesinde 2002 sayımına göre bin civarında konuşura sahip Nogayca; Dağıstan Cumhuriyeti nin Hasanyurt, Babayurt, Kızılyurt, Buynak, Kayakent, Kaytak eyaletleri ile Mohaçkale çevresindeki altı köyde 2002 sayımına göre kişi tarafından konuşulan Kumukça, Karaçay- Çerkes Özerk Bölgesinde ve Kabardin-Balkar Özerk Bölgesinde 2002 sayımına göre kişinin konuştuğu Karaçay-Balkarca gibi dillerle karşılaşırız. Rusya Federasyonu na bağlı bir cumhuriyet olarak Orta Volga bölgesinde yer alan Tataristan da konuşulan Tatarca, 7 milyona yakın konuşuruyla Rusya daki en fazla konuşura sahip Türk dillerinden biridir. 19. yüzyılın ikinci yarısında Tatar aydınların çabasıyla yazı dili olarak gelişmeye başlamıştır. Yine Rusya Federasyonu nun bu bölgesinde i Başkurdistan Özerk Cumhuriyeti nde olmak üzere 1,6 milyon civarında konuşuru olan Başkurtça konuşulur. Başkurtça Tatarcaya oldukça yakındır. Batıya doğru göç eden ilk Türk boylarından Bulgarların torunları olan Çuvaşların dili olan Çuvaşça, Moskova nın 600 km. doğusunda özerk Çuvaş Cumhuriyeti nde konuşulur. Toplam nüfuslarının 2 milyona yakın olduğu tahmin edilmektedir. Çuvaşça Kiril alfabesiyle yazılan ilk Türk dilidir. Diğerleri Bu kalabalık grupların yaşadığı ülkeler dışında da Türk dillerine rastlanmaktadır. Oğuzcanın en küçük kolu olan ve dilbilimsel açıdan Türkçenin bir ağzı sayılan Gagavuzca Moldovya Cumhuriyeti nin güneyiyle Ukrayna nın güneybatısında konuşulur. Eski Sovyetler Birliği sınırları içerisinde kalan bu bölgelerdeki Gagavuzların nüfusu 1989 yılı sayımına göre civarındadır. Ayrıca Bulgaristan da 5 bin kişilik bir Gagavuz grubu olduğu tahmin edilmektedir. Yine Romanya, Yunanistan, Kazakistan ve Kafkasya da Gagavuzlar yaşamaktadır. Hristiyandırlar. 20 Ağustos 1990 da Moldovya da özerk bir devlet kuran Gagavuzların ülke adı Gagavuz Yeri ve resmi dilleri Gagavuzca, Romence ve Rusçadır. Gagavuzca 1957 de yazı dili olmuş, 1996 ya kadar Kiril harfleriyle yazılmıştır. Gagavuzcanın en belirgin özelliği sözdiziminde ve söz varlığında görülen Slavca etkisidir (bk. Menz 1999, 2003). Ukrayna da Kırım yarımadasında Kırım Tatarcası konuşulur. İkinci Dünya Sa- 21. Yüzyılda Sosyal Bilimler Sayı: 1 / Eylül-Ekim-Kasım

10 Prof. Dr. Nurettin DEMİR / Dr. Nermin YAZICI vaşında Almanların Kırım ı işgal etmeleriyle burada yaşayan 200 bin Tatar Özbekistan a sürgün edilmiştir. Özbekistan a sürülen Tatarların bir bölümü ise ancak 1967 de alınan bir karardan sonra Kırım a dönebilmişlerdir sayımına göre Kırım Tatarlarının toplam sayısı dur. Bu nüfusun %51 i Özbekistan da, %16 sı Kırım da, %8 i Rusya da yaşamaktadır. Karayca Türk dünyasının Kuzeybatı ucunda Litvanya ve Ukrayna da altı yüz yıl kadar önce Kırımdan buraya gelmiş olan küçük gruplar tarafından konuşulur. Sözdiziminde özellikle Slavcanın etkisiyle ilginç değişiklikler ortaya çıkmıştır. Karayca 1930 lu yıllara kadar İbrani, Latin ve Kiril alfabeleri ile yazılmıştır. Polonya ve Litvanya Karayları 1930 lu yıllardan itibaren Latin alfabesiyle dillerini yazmışlardır. Litvanya Karayları Sovyetler zamanında Kiril alfabesini kullanmış, 1990 yılında yeniden Latin alfabesine geçmişlerdir. Sayılan bölgeler dışında bir Türk dilini konuşan bir grubun ana kütleden çeşitli nedenlerle koparak başka bir coğrafyada yaşadığını ve anadilini konuştuğunu veya farklı bölgelerde küçük Türkçe varyantlara rastlandığını da unutmamak gerekir. Örnek olarak Afganistan da, Gürcistan da, Moğolistan da, Avrupa Birliği ülkelerinde Türkçenin değişik kollarına rastlanmaktadır. Farklı Türk dillerinin konuşulduğu bir alan olarak Türkiye ye de ayrı bir paragraf açmak gerekir. Türkiye dışındaki pek çok Türk topluluğu asıl vatanlarında tehditle karşılaştıklarında Türkiye ye sığınmışlardır. Bu nedenle Türkiye bugün sadece Türkiye Türkçesinin değil, pek çok Türk dilinin konuşulduğu bir alan durumundadır. Ne yazık ki bu diller hakkında araştırmalar yetersizdir. Türk dili uzmanları araştırma konusu ararken, çok kolay ulaşılabilir durumdaki Ankara da, Eskişehir de, Konya da konuşulan bir kardeş dili yeterince egzotik bulmamaktadır. Oysa bu varyantların araştırılması da tarihi süreçleri anlamamız için büyük önem taşımaktadır. Keşifler ve Kayıplar Türk Dillerinin bir kısmı bilinen zamanlarda keşfedilmiştir. 20. yüzyılın ikinci yarısından sonra ciddi olarak araştırılan, Orta İran da konuşulan Halaçça, Moğolistan da Cengel Tuvalarının, Kuzey Moğolistan daki Duhaların dili, İran da Horasan Türkçesi, Çin de konuşulan Fu-Yü Kırgızcası bu tür diller arasındadır. İran, Çin, Rusya, Afganistan gibi bazı bölgelerde hala yeni keşifler, en azından oradaki dilleri daha ayrıntılı olarak araştırma yapmak mümkün görünmektedir. Yine pek çok yerel varyant hala zengin bir araştırma konusu olarak ortada durmaktadır. Yine sürekli göçler başta olmak üzere pek çok neden yeni varyantların ortaya çıkmasına sebep olmaktadır. Bunların, örnek olarak Avrupa ülkelerindeki Türkçede gözümüzün önünde gerçekleşen dil değişmelerini araştırmak, tarihte olan süreçleri de anlayabilmemiz için önemli veriler sunacak durumdadır. Keşiflerin yanında kayıplar da olmaktadır. Bilinen zamanlarda yok olan Türkçe 182 Sayı: 1 / Eylül-Ekim-Kasım Yüzyılda Sosyal Bilimler

11 En Güçlü Çağında Türk Dili: Genel Değerlendirme ve Beklentiler varyantlar vardır. Konuşur sayısı az, konuşma dili olmanın dışında toplum hayatında önemli işlevi olmayan küçük diller yok olma tehlikesiyle karşı karşıyadır. Bunların yerini baskın durumdaki diller almaktadır. Halaçça, Karayca, Kırım Tatarcası, Nogayca, Tofaca, Fu-Yü Kırgızcası, Sarı Uygurca, Salarca, Tuvaca nın Moğolistan daki kolları, Urumca gibi varyantlar da yok olma tehlikesiyle karşı karşıyadır. Sınıflandırma Denemeleri Ortak bir ana dile götürülebilen Türk dillerini, yaşadıkları bölgeler, dilsel özellikler, mensup oldukları tarihi boylar gibi ölçütlere göre sınıflandırma çalışmaları iki yüz yılı aşkın bir süredir görülmektedir. Bunların en son iki örneği Schönig ve Johanson a aittir. Schönig üç ayrı makale halinde yeni ölçütler de kullandığı ayrıntılı bir sınıflandırma denemesi yayımlamıştır (1997a, 1997b, 1998). Schönig in tasnifini öncekilerden ayıran en belirgin özellik dil ve diyalektler arasındaki ilişki ve etkileşmelere dikkat ederek karşılaştırmalı bir yöntem kullanmış olmasıdır. Bir başka denemede ise Johanson genetik ve tipolojik özellikleri kullanarak, kısa ve net bir bölümleme yapmıştır (1998: 82-83). Türkçe olarak yapılan en son tasnif denemesi ise Tekin 1990 dır. Türk dillerini Oğuzca, Kıpçakça, Çağatayca gibi tarihi boy adlarına veya yönlere göre sınıflandırma denemeleri de vardır. Dil mi Şive mi Lehçe mi Ağız mı? Türkiye Türkolojisinde 1980 li yıllardan başlayıp sonraki yıllara damgasını vuran Türk dilleriyle ilgili tartışma konularının başında, Türkçenin farklı kollarının nasıl adlandırılacağı gelir. Tartışmalar bir kesimin Türk dilleri arasında lehçe, şive, ağız biçiminde üçlü veya lehçe, ağız biçiminde ikili bir ayrım yaparken karşı görüşün bu ayrımları yapmaması, Türkçenin Türkiye dışındaki kollarını da bağımsız dil saymasından kaynaklanır. Tartışmalarda ilgi çekici olan husus, her iki tarafın da karşılıklı anlaşılırlık, bilinen veya bilinmeyen dönemlerde ayrışma, yabancı Türkologların Türkçenin kollarını nasıl adlandırdıkları, batı dillerindeki durumla karşılaştırma gibi ölçütleri kullanması, ama farklı sonuçlara ulaşmasıdır. Ne var ki tartışmadaki en önemli etken dille değil, siyasi tercihlerle ilgilidir. Tartışmalar o zamanın siyasi atmosferi içinde bir tür siyasi çekişmeye dönüştükten sonra yeni ölçütlerle derinleştirilemedi. Oysa bu yapılabilse ve tartışmalar siyasi değil de bilimsel zeminde yürüse, dil incelemelerindeki varyasyon araştırmalarına eklemlenebilseydi çok yararlı olabilecek sonuçlar ortaya çıkabilirdi. Ama bu olmamış, Türkologlar arasındaki iki farklı anlayış etrafındaki kutuplaşma, ancak Sovyetlerin dağılmasından sonra ortaya çıkan gelişmeler sonucu tartışmaların anlamsız hale gelmesiyle ortadan kalkmıştır. Gerçi bugün de terim tercihinde farklı yaklaşımlar vardır. Ancak terim tercihi genç Türkologlar arasında doğrudan bir çatışma zemini olarak ortadan kalkmış görünmektedir (konuyla ilgili tartışmaların ayrıntıları için bk. Demir 2006) 21. Yüzyılda Sosyal Bilimler Sayı: 1 / Eylül-Ekim-Kasım

12 Prof. Dr. Nurettin DEMİR / Dr. Nermin YAZICI Türk Dünyası ve Alfabe Bu yazının genel amacına uygun olarak alfabe konusuna da kısaca değinmek gerekir. Yaklaşık milat yıllarından beri dil verileriyle izleyebildiğimiz süreçte Türk dili sadece muazzam bir yayılma değil aynı zamanda yazıldığı alfabeler açısından büyük bir çeşitlilik göstermiştir. Göçler, kültür değişmeleri, farklı dil ve kültürlerle ilişkiler, ekonomik ve siyasi nedenler, Türkçe konuşurların kurduğu büyük imparatorluklar gibi sebepler yalnızca Türkçenin kendi içinde sürekli çeşitlenmesine yol açmamış, aynı zamanda farklı alfabelerle yazılması sonucunu da doğurmuştur. Yirminci yüzyıla gelinceye kadar olan alfabe değişikliklerini, daha doğrusu yeni alfabelerin benimsenmesini yaygın bir okuryazarlık ve dil planlaması olmadığı için kültürel değişmelerin sonucu olarak görmek gerekir. Yirminci yüzyıldaki değişiklikler de kültürel değişmelerin sonucu olmakla birlikte aynı zamanda planlı ve yine de sancılı dil politikalarıyla gerçekleşmiştir. Türkçenin yazıldığı alfabeler konusundan söz ederken anadili Türkçe olanların Türkçeyi yazmak için kullandığı alfabelerle ana dili Türkçe olmayanların Türkçeyi yazmak için kullandıkları alfabeleri birbirinden ayırmak gerekir. Türk dilli toplulukların kullandığı büyük alfabeler, sırasıyla Runik alfabe, Uygur alfabesi, Arap alfabesi, Latin alfabesi ve Kiril alfabesidir. Bunların en uzun süre kullanılanı Arap alfabesi, en fazla eser verileni ise Latin alfabesidir. Verilen bu sıralamaya rağmen yirminci yüzyıldaki dil planlaması sonucu değişiklikler dışında alfabelerin aynı varyantın yazımında paralel kullanıldığını unutmamak gerekir. Örnek olarak Runik alfabeyle Uygur alfabesi, Uygur alfabesiyle Arap alfabesi aynı varyantın yazımında kullanılmıştır. Planlı değişiklikler olan Latin ve Kiril alfabelerinin kullanımı ise aynı zaman dilimine denk gelmekle birlikte, farklı coğrafyalarda gerçekleşmiştir. Görece büyük metinlerin yazıldığı bu alfabeler yanında, 9. yüzyıldan itibaren Türkçenin yazımında bir çeşitlenme olduğunu, çeşitli alfabelerin farklı varyantların yazımında kullanıldığını vurgulamak gerekir. Türkçe sözcükler ilk olarak Çin ve Grek alfabeleriyle yazılmakla birlikte geniş Türkçe metinler ilk olarak Runik alfabeyle yazılmıştır. 8. yüzyılda II. Doğu Türk Kağanlığı döneminden ve Uygurlar zamanından kalma taş yazıtlarda kullanılan Runik alfabe Göktürk yazısı olarak da bilinmektedir. Uygur dönemi eseri olan Irk Bitig Fal Kitabı (bk. Tekin 2004) bu yazının kağıt üzerine yazılmış tek örneğidir. Orhon Türkçesini takip eden Uygur dönemi, aynı zamanda ilk alfabe çeşitlenmesinin görüldüğü dönemdir. Başlarda devam eden Runik yazı yanında, bu dönemde Maniheizm inancına sahip Uygurlar Manihey alfabesini, Koço ve Kansu Uygurları Brahmi yazısından geliştirilen Tibet alfabesini de kullanılmıştır. Yine Sogd alfabesiyle ve Hint kökenli Brahmi alfabesiyle yazılmış bu dönemden kalma küçük metinler de vardır. Ama Uygur dönemindeki asıl yaygın alfabe Soğd yazısından geliştirilmiş olan, Türklerin Arap alfabesinden önce en uzun süre kullandıkları ve en çok eser verdikleri, Kaşgarlı Mahmut un Türk yazısı olarak 184 Sayı: 1 / Eylül-Ekim-Kasım Yüzyılda Sosyal Bilimler

13 En Güçlü Çağında Türk Dili: Genel Değerlendirme ve Beklentiler adlandırdığı Uygur alfabesidir. Bu alfabeyle Budizm, Maniheizm ve Hristiyanlıkla ilgili dini metinler başta olmak üzere pek çok eser meydana getirilmiştir. Uygur yazısı, yüzyıllar arasında Doğu Türkistan dan Osmanlı sarayına kadar geçerliliğini sürdürmüştür. Örnek olarak 11. yüzyılda yazılmış Türkçe ilk islami eser olan Kutadgu Bilig in Viyana nüshası, Fatih Sultan Mehmet in 1473 te, Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan a karşı elde ettiği zaferden sonra yazdırttığı yarlık Uygur harfleriyledir. On birinci yüzyıl, daha önce Müslüman olan Türkçe konuşurlarının yeni dinlerinin kutsal kitabının yazıldığı alfabeyi anadillerini yazmak için kullanmaya başladıkları, Türk dili tarihi açısından ilk büyük değişimlerin başladığı bir zaman dilimidir. Bu yüzyılda Türkçe neredeyse bin yıl kullanılacak olan Arap harfleriyle yazılmaya başlanır ve Türkçenin konuşulduğu coğrafya genişler. Doğuda Uygurca yerini İslamiyet etkisindeki Karahanlı Türkçesine bırakır. Oğuzca konuşan gruplar ise ilk Türkçe metinlerin yazıldığı zamanda Anadolu kapılarına dayanır. Büyük kargaşaların yaşandığı yüzyıllar arası yine de Türkçenin yazımı açısından pek verimli değildir, en azından eldeki eserler azdır. Türkçenin doğuda kalan kesiminde Karahanlı Türkçesini 14. yüzyılda Harezm, Altın Ordu, Mısır gibi dağınık bir coğrafyada kullanılan Harezm-Kıpçak yazı dili, 15. yüzyıldan yine büyük değişimlerinin görüleceği 20. yüzyılın ilk çeyreğine kadar Orta Asya Türklerince kullanılacak olan Çağatayca izler. Aynı dönemde Batıda Oğuz boyları 13. yüzyıldan itibaren başlarda Eski Anadolu Türkçesi olarak anılan, daha sonra imparatorluğun dili Osmanlı Türkçesine evrilecek olan Oğuzca temelli bir yazı dili geliştirir. Böylece doğuda Orta Asya daki yerleşik Türk topluluklarının, Özbek ve Uygurların ve ayrıca Volga-Ural bölgesindeki Türklerin yazı dili olarak Çağatayca, batıda Osmanlı İmparatorluğu sınırlarında Osmanlıca olmak üzere aynı alfabeyle yazılan iki büyük Türk yazı dili ortaya çıkar. Her iki dil de Arapça ve Farsçadan bolca öge alır, aynı edebi ve kültürel temellerden beslenir. Alfabenin dil içindeki varyantları örten yapısının da desteğiyle ikisi birbirini uzun süre etkiler. Örnek olarak Çağataycanın Nevai dili olarak adlandırılmasına sebep olacak kadar büyük şairi Alişir Nevai Osmanlı şairleri üzerinde birkaç yüzyıl sürecek bir etki bırakır (bk. Kleinmichel 2006). Aynı şekilde Osmanlı şairleri de doğudakileri etkiler. Arap harfleriyle Türkçenin yazımı bu büyük dillerin ortadan kalkmasıyla son bulmaz. Irak ve İran daki Türk toplulukları, Doğu Türkistan da yaşayan Yeni Uygur ve Kazaklar hala Arap alfabesi kullanmaktadırlar. Uygurlar 1960 yılından başlayarak Kültür Devrimi süresince 10 yıl Latin alfabesini kullanmış, 1983 ten sonra yine Arap alfabesine dönmüştür. Türkçenin yazımında neredeyse bin yıl kullanılan Arap alfabesinin aynı zamanda kutsal bir değer kazandığını, dini mensubiyeti yansıttığını gösteren yeterince örnek vardır. Örnek Olarak Anadolu da yaşayan ve Türkçe konuşan Hrıstiyan gruplar Grek alfabesini kullanırken, Yunanistan da Müslüman Türklerin Arap harfleri ile Yunanca yazdıkları, Osmanlı topraklarında Arap harflerinin kullanımının Müslüman olanlarla olmayanları ayırdığı (bk. Lewis 1984: 421), yine Musevi Ka- 21. Yüzyılda Sosyal Bilimler Sayı: 1 / Eylül-Ekim-Kasım

14 Prof. Dr. Nurettin DEMİR / Dr. Nermin YAZICI rayların İbrani alfabesini kullandığı bilinmektedir. Latin alfabesine geçmeden önceki tartışmalarda alfabenin dini sembol olarak değerine de sıkça gönderme yapılmıştır (bk. Demir 2010: 888 vd.) Kıyıdakiler Bu büyük yazı dillerinin geçerli olduğu alanın dışında kalan, yazılı ürünlerine çok geç rastlanan Türk dilleri de vardır: Bugünkü Çuvaşçanın öncülü olan 14. yüzyıla ait Arap harfli mezar taşları dışında elimizde dil malzemesi bulunmayan Volga Bulgarcası, Kuzey Sibirya ya çekilen Yakutça; Altaylarda, Güney Sibirya da, Orta Asya bozkırlarında yaşayan ve Çağataycanın uzağında kalan göçebe, okuma yazma bilmeyen, bu yüzden de Çağataycayı hiç tanımamış Türk toplulukları bunlar arasındadır. Ayrıca iki büyük yazı dilinin geçerli olduğu bölgede, Batı Türkistan ın Yedisu bölgesinde Nesturi Hristiyanlık inancındaki Türkler yüzyıldan kalma Türkçe mezar yazıtlarında Süryani harflerini kullanmışlardır. Musevi Karaylar yüzyıllar arasında İbrani alfabesini kullanmışlardır. Yine Anadolu da Osmanlıca yanında özellikle Ortodoks Hristiyan inancına sahip Türkçe konuşurlarının dili Karamanlıca Grek harfleriyle yazılmıştır. En eskisi 1718 de basılan 500 civarındaki Karamanlıca dini ve dindışı metnin çoğu 18. ve 19. yüzyıllarda yazılmıştır. Ayrıca Ukrayna-Polonya Ermenileri ile Osmanlı İmparatorluğu ve Türkiye Cumhuriyeti tebaası olan Ermeni asıllı Türk vatandaşlarına ait Ermeni harfli Türkçe metinler de vardır. Örnek olarak Litvanya, Polonya ve Kırım da yaşayan Musevi Türklerin kullandığı Karay varyantına ait metinler, Kıpçak Türkleriyle yoğun ilişkileri bulunan Ukrayna-Polonya Ermenilerinin kendi dillerini bırakarak Kıpçakların Türkçesiyle konuşup yazmaya başlamaları ve Ermeni Kıpçakçası denilen bir varyantla eser vermeleri de 16. yüzyıla gider. Yeni Yazı Dillerinin Öncülleri En yaygın alfabe olarak Arap alfabesinin kullanıldığı bin yıla yakın dönemde Türkçe çok geniş bir alana yayılmış, gerek bu coğrafi genişleme, gerek farklı kültürel çevrelerle olan ilişkilerin sonucu olarak kendi içinde alabildiğine çeşitlenmiş, uzak bölgelerdeki yerel konuşma biçimleri birbiriyle bağı olmadan gelişmelerini sürdürmüştür. Konuşulduğu alanı genişleten her dil, yeni dillerin de çekirdeğini içinde taşır. Bu Türkçe için de geçerlidir. Türk dünyasında yeni yazı dilleri 18. yüzyılda filizlenmeye başlar. Bunlardan birisi Türkmencedir. Türkmen dilini yazı diline dönüştüren Mahdumkulu 18. yüzyılda yaşar. Türk dünyasının başka bir bölgesinde Kazan da Abdülkayyum Nasıri, 19. yüzyılın ortalarında eserlerini Tatarca yazarak Tatar yazı dilinin ortaya çıkışına öncülük eder. Orta Asya da Abay Kunanbayev ve eğitimci Ibıray Altınsarın 186 Sayı: 1 / Eylül-Ekim-Kasım Yüzyılda Sosyal Bilimler

15 En Güçlü Çağında Türk Dili: Genel Değerlendirme ve Beklentiler Rus ve Batı edebiyatı klasiklerini Kazakçaya çevirerek bu yazı dilinin temellerini atar. Çağataycanın geçerli olduğu alanda bu gelişmeler olurken, Osmanlıcanın hüküm sürdüğü bölgede de benzer süreçler görülür. Azeri dramaturgu, ömrünün önemli bir kısmını dil reformu çabalarına hasretmiş olan Mirza Fethali Ahundzade, 19. yüzyılın başında komedilerini Azerbaycan Türkçesiyle kaleme alarak bu yazı dilinin kurucusu olur. Çağdaş Türk yazı dillerinin ortaya çıktığı yirminci yüzyıla gelindiğinde büyük yazı dilleri yerlerini yavaş yavaş yerel konuşma biçimlerine bırakmaya başlamıştı. Yakut, Çuvaş, Karay ve Doğu Türkistan da Yeni Uygur yazı dilleri mevcuttu. Çağataycanın geçerli olduğu alanda Türkmen, Tatar, Kazak ve Özbek, Osmalıcanın geçerli olduğu alanda da Azerbaycan Türkçesinin yeni yazı dilleri olarak temelleri işaret edildiği gibi daha önceden atılmıştı. Uzun yıllardır kullanılagelen ve bugünkü anlamda bir standarttan söz edilemese de belli yazım alışkanlıklarına sahip olan yazım ve yazı dili ile konuşulan varyantlar arasında zaten bir uçurum ortaya çıkmıştı. Eğitimin bir kesime özgü bir ayrıcalık olmaktan çıkarılıp geniş kitlelere yayılması ihtiyacı da ister istemez alfabe konusunu gündeme getirecekti. Zaten var olan kimi dilsel farkların SSCB içinde öne çıkarılmasıyla, geçerliliği az yerel konuşma varyantları yazı dili haline getirilmiştir. Birbirine çok yakın olan Kırgızca, Karakalpakça ve Nogaycanın ayrı yazı dilleri yapılması bunun bir örneğidir. Sesçil Latin alfabesi de Arap harflerinin örttüğü söyleyiş farklarının yazıya yansıtılmasına yardımcı olmuştur den sonra Tofaca (eski Karagasça) ile Yakutçanın diyalekti olan Dolgancanın yazı dili olmasıyla, yazı dili olan Türk dillerinin sayısı yirmiyi geçmiştir. Yirminci Yüzyıldaki Büyük Değişmeler Türkçenin tarihinde en önemli gelişmeler yirminci yüzyılda yaşanmıştır. Yirminci yüzyıl Türk dili açısından büyük değişimlerin, geri çekilmelerin ve yeniden yayılmaların, azınlık dili olmanın ve bağımsızlık kazanmanın, statü kaybının ve statü kazanmanın, tekrar tekrar alfabe değişiklerinin bir arada yaşandığı bir zaman dilimi olmuştur. Osmanlıca ve Çağatayca gibi iki büyük yazı dili bu yüzyılda yerlerini bir daha geri gelmemek üzere yerel konuşma dillerine dayanan yeni yazı dillerine bırakmıştır. Çağataycanın geçerli olduğu bölgede birbirinden uzak varyantların standart dillere temel alınması, alfabe değişiklikleri, yazımda aynı ses için farklı işaretlerin kullanılması veya aynı işaretin farklı ses değerlerine sahip olması gibi nedenlerle birbirinden uzaklaştı. Yine yazı dillerine dayanan eğitim organizasyonu üst dil durumundaki Rusça ile rekabet edecek donanıma sahip değildi. Yeni dillerin kendilerini kabul ettirmesi, bir dilden beklenen işlevleri yerine getirmesi de sanıldığı kadar kolay olmadı. Her şeyden önce bazılarının konuşur sayısı sınırlı idi. Bu küçük gruplar için eğitimi baştan sona organize etmek mümkün değildi. Osmanlıcanın mirasçısı olan Türkçe ise söz türetme ögelerinin yüzyıllarca ihmal edilmesi nedeniyle zorlu süreçlerden geçti. Öyle ki Hint-Avrupa benzeri bir dil yaratma çabaları yanında Türkçedeki yabancı olduğu düşünülen 21. Yüzyılda Sosyal Bilimler Sayı: 1 / Eylül-Ekim-Kasım

16 Prof. Dr. Nurettin DEMİR / Dr. Nermin YAZICI bütün ögeleri dilden atma ile dünyanın bütün dillerinin Türkçeden türediği, dolayısıyla Türkçede yabancı öge diye bir şeyin olamayacağı gibi birbirine tamamen zıt görüşler kısa sayılabilecek bir süre içine sığdırıldı. Yine de bütün bu tartışmaların sonucunda Türkçe eski dönemlerle karşılaştırılamayacak kadar sade bir dil olma, özleşme başarısı gösterdi. Yine bu yüzyılda Türk dilleri asında yüzyıllarca var olan ilişkiler kesintiye uğramış, Doğu Bloku sınırları içinde kalan Türk dilleri ile Türkiye Türkçesi arasındaki ilişkiler büyük oranda kopmuştur. Bu dönemde bilimde, sanatta ortaya çıkan terim ihtiyacı karşılanırken Doğu Bloku sınırları içindeki Türk dilleri Rusça üzerinden ve Rusça söyleyişle, Türkiye Türkçesi de doğrudan Fransızca söyleyişle Batı dillerinden kelime almıştır. Böylece ilgi çekici bir biçimde batı dillerinden alınan ortak bir söz dağarcığı ortaya çıkmıştır. Bu diller bir yerde eski Arapça ve Farsçanın işlevlerini üstlenmişlerdir, ancak aynı kökene giden kelimelerin söylenişleri, alınma kanalı nedeniyle farklı olmuştur: fonetika fonetik, üniversitet üniversite, demokrasiya demokrasi vb. Yüzyılın sonuna doğru yine dil açısından çok ilgi çekici bir gelişme olmuş, Sovyetler Birliği dağılmış, ortaya Türk dillerini devlet dili olarak benimseyen bağımsız ülkeler çıkmıştır. Bu yeni devletlerin topraklarında neredeyse azınlığa düşmüş Türk dilleri tekrar güç kazanmıştır. Bağımsızlığın ilk yıllarında görülen virgül Türk dillerinin yazımında kullanılacak Latin temelli ortak bir alfabe geliştirme çabalarının siyasi irade olmadığı için iflas etmiş olduğunu rahatça söyleyebiliriz. Ancak bu defa başka, ilgi çekici bir araç devreye girmiş ve Türkiye Türkçesinin kendiliğinden baskın konuma gelmesini sağlamıştır. Teknolojideki gelişmeler sonucu Türkiye Türkçesi sadece Türk dilli topluluklar arasında değil, dünyanın her yerinde ulaşılır olmuştur. Özellikle son yıllarda televizyon dizilerinin Türkçenin yaygınlaşmasında veya Türkçeye olan ilgide büyük pay sahibi olduğunu söyleyebiliriz. İlgi o kadar büyüktür ki Türkiye nin gerek doğusunda gerek batısında dizi oyuncuları kahraman gibi karşılanmaktadır. Ayrıca Türkiye nin Türk işadamlarının artan önemine paralel olarak Türkçeye karşı olan ilgi de hiçbir zaman olmadığı kadar artmıştır. Latin Alfabesi Latin harfleri Türkçenin yazımında ilk olarak 14. yüzyılın başında, aşağı Volga bölgesinde Kuman (Kıpçak) Türkleri arasında Hristiyanlığı yaymaya çalışan Fransiskan misyonerlerce kullanılır. Bunlar Türkçe öğrenerek dini metinleri Kıpçak Türkçesine çevirmişler ve bunları Latin harfli Codex Cumanicus adı verilen, dil tarihi bakımından büyük öneme sahip bir kitapta toplamışlardı. 16. yüzyıldan itibaren Osmanlı Türkçesi döneminde de Latin harfleriyle yazılmış, yine dil tarihi açısından çok önemli epeyce metin vardır. Filippo Argenti nin İstanbul daki yabancı tüccarlar için 1533 te hazırladığı Türkçe kılavuz kitaptan itibaren sözlük, gramer kitabı, konuşma kılavuzu gibi Türk dili araştırmaları açısından büyük öneme sahip pek çok eser hazırlanmıştır (bu eserlerle ilgili 1990 a kadar olan çalışmalar hakkında bk. Hazai 1990). 17. yüzyıldan itibaren Avrupa da Latince, İtal- 188 Sayı: 1 / Eylül-Ekim-Kasım Yüzyılda Sosyal Bilimler

17 En Güçlü Çağında Türk Dili: Genel Değerlendirme ve Beklentiler yanca, Fransızca, Almanca ve İngilizce yazılmış Türkçe gramer, konuşma kitabı ve sözlüklerin sayısı giderek artmış, bunlardaki Türkçe sözcükler Latin harfleriyle ve farklı transkripsiyon sistemleriyle tanıtılmıştır. Latin alfabesinin Türkçe için kullanımı asıl 20. yüzyıldaki alfabe değişimiyle gerçekleşir. 19. yüzyılda eğitimi geniş halk kesimlerine yayma ve burada kullanılabilecek sade bir dil geliştirme çabalarına, aynı zamanda yazı reformu tartışmaları eşlik eder. Arap alfabesini daha kullanışlı hale getirme çabaları veya Latin alfabesine geçme yönünde görüşler tartışmalarda rekabet halindedir. Başlarda Arap harflerinin kullanılmaya devam edilmesi ya da Arap harflerinde düzenleme yapılması da öneriler arasındaydı. Başka bir bağlamda ayrıntılı olarak değerlendirildiği için (Demir 2010) üzerinde durulmayacak olan bu çabalar, 1 Kasım 1928 tarihinde Latin harflerinin kabulüyle sonuçlanır. Bundan önceki dönemde dil ve alfabe tartışmalarına katılanlar sadece Osmanlı aydınları değildir. Türk dünyasında doğu kesiminde Ekim 1917 devriminden sonra Sovyetlerde ortaya çıkan özgürleşme ortamında yerel konuşma biçimlerine dayanan yeni Türk yazı dilleri ortaya çıkar. Bu dillerin yazımında başlarda Arap harfleri kullanılır. Ancak 1926 da Bakü de toplanan SSCB I. Türkoloji Kongresi, SSCB de konuşulan bütün Türk dillerinin Latin alfabesi ile yazılması kararı alınır; Birleştirilmiş Yeni Türk Alfabesi (Yañalif) adıyla yeni bir alfabe hazırlanır. Okuryazar oranı yüksek olan Kazan Tatarları arasında olduğu gibi Latin harflerine karşı direniş gösterilse de karar kısa bir sürede uygulamaya konulur. Latin harflerinin Eski Sovyetler Birliği içindeki Türk yazı dilleri için kullanılma süresi birkaç yıllık farklarla şöyledir: Azerice ; Karaçay-Balkarca ; Tatarca ; Altayca: ; Kazakça ; Kumukça ; Türkmence: ; Hakasça ; Kırgızca ; Kırım Tatarcası ; Başkurtça ; Tuvaca ; Yeni Uygurca ; Gagavuzca Hemen hemen aynı dönemde, 1 Kasım 1928 de Türkiye de de Latin harflerine geçildi. Bulgaristan Türkleri, Türkiye deki yazı devriminden sonra, yeni yazıyı Türkiye dışında kabul eden ilk Türk topluluğu olmuştur ten sonra Bulgar Türkleri arasında Arap harflerine dönüş başlamış ise de bugün Latin alfabesi kullanılmaktadır den sonra Latin harflerini kesintisiz kullanabilen yalnız Türkiye Türkleri olmuştur. Sovyetler birliği içinde 1940 civarında Kiril alfabesine geçilmiş, yalnızca Ermeni ve Gürcü alfabeleri kullanımda kalmıştır. Alfabe değişikliği pratik ve pedagojik olmanın yanında toplumsal ve kültürel boyutları da olan bir konuydu ve bu dönemde uluslararası ulaşımda, demir yollarında, posta ve telgrafta Latin harfleri kullanılıyordu. Kiril Alfabesi ve Latin Alfabesi Rekabeti Sovyetler birliğinde başlarda dillere karşı gösterilen hoşgörü kaybolur. Yeni politika aradaki anlaşılırlığı azaltmaya dönüktür. Bu nedenle Latin Alfabesi 1938 yı- 21. Yüzyılda Sosyal Bilimler Sayı: 1 / Eylül-Ekim-Kasım

18 Prof. Dr. Nurettin DEMİR / Dr. Nermin YAZICI lından itibaren Kiril alfabesiyle değiştirilmeye başlanır. Kiril alfabesi Müslüman Volga Bulgarlarının torunları olan Çuvaşlar arasında 18. yüzyılın başlarında Hristiyanlığı yaymak için giden Rus misyonerlerince kullanılmıştı. Çuvaşça için Kiril harfleri temelinde 1769, 1871 ve 1938 yıllarında olmak üzere üç kez alfabe düzenlenmişti. Yine Kuzey Sibirya daki Sahacanın Kiril harfleriyle yazılmasına 17. yüzyılda başlanmış, Kiril harfli ilk Yakut alfabesi 1819 da, ikincisi de 1851 de düzenlenmişti. 20. yüzyıldan önce Kiril harfleriyle yazılmaya başlanan üç Türk dili daha vardı: Altayca , Şorca ve Gagavuzca (ayrıntılar için bk. Yılmaz 2009). Sovyetler Birliğinin dağılmasından sonra Türk dünyasında alfabe değişikliği konusu yeniden gündeme gelmiş, farklı öneriler ileri sürülmüştür. Latin harfleri temelinde ortak bir yazı dili geliştirme yönünde bir takım çabalar olmuştur, çeşitli toplantılar yapılmış, hatta 34 harfli ortak bir Türk alfabesi bile geliştirilmiştir (bk. Yılmaz 2009). 20. yüzyılın başındaki Latin harflerine geçme tartışmalarında olduğu gibi, yüzyılın sonundaki tartışmalarda da asıl sorun, seçimin siyasi tercihlerin bir uzantısı, son kararın da yine bir tercihe bağlı olmasıdır. Alfabe değişikliği her şeyden önce büyük bir mali yük getirmekte ve bu durum ekonomileri büyük ölçüde Rusya ya bağımlı olan Türk cumhuriyetlerinde alfabe değişikliğine ciddi bir direniş oluşturmaktadır. Değişikliğe karşı direncin bir başka gerekçesi olarak da değişikliğin son elli yılda yazılmış eserleri topluma unutturma tehlikesidir. Üstelik bu son elli yıl Türk cumhuriyetlerinde yazılı kültürün en üst düzeye ulaştığı dönemdir. Yeni Türk Cumhuriyetlerinden Azerbaycan 1 Ağustos 2001 de Latin harflerine geçmiştir; Türkmenistan 12 Nisan 1993 te Latin harflerine geçiş kararı almış ancak uygulama 1 Ocak 2000 de gerçekleşmiştir. Gagavuzlar 13 Mayıs 1993 te, Kırım Tatarları 31 Temmuz 1993 te, Karakalpaklar ise 26 Şubat 1994 te Latin harflerine geçme kararı almıştır. Özbekistan 2 Eylül 1993 te ilk kararı almış fakat uygulama 2005 te başlayacağı halde süre 2010 a kadar uzatılmıştır. Tataristan 1999 da Latin alfabesine geçmeyi kabul etmiştir. Buna göre Tatar alfabe yasası 1 Eylül 2001 de yürürlüğe girecek ve 1 Eylül 2011 de tamamen Latin alfabesine geçilecekti (Tataristan daki tartışmaların ayrıntısı için bk. Şahin 2003). Ancak 2002 de devlet duması Rusya Federasyonu içinde Kiril dışında alfabe kullanılamayacağı yönünde karar almıştır. Bu nedenle Tataristan da veya Rusya sınırlarındaki Türk toplulukları arasında Latin alfabesinin kullanımını yasal engeller durduğu sürece beklememek gerekir. Bağımsız Türk cumhuriyetlerinden yalnız Kazakistan ve Kırgızistan Latin harflerine geçmeyi kabul etmemiştir. Bu cumhuriyetlerde Rus nüfus yüksektir ve Rusça ikinci resmi dil olarak anayasada yer almakta, sosyal yaşamda aktif olarak kullanılmaktadır. Kırgızistan 1993 te Ankara da yapılan toplantıda Latin harflerine geçeceğine dair imza atmışsa da bugüne kadar ciddi bir girişimde bulunmamıştır. Yine de Kazakistan da devlet başkanı Nursultan Nazarbayev in, 2006 yılında Latin esaslı Kazak alfabesine geçiş için altı ay içinde hazırlık yapılması gerektiğine 190 Sayı: 1 / Eylül-Ekim-Kasım Yüzyılda Sosyal Bilimler

19 En Güçlü Çağında Türk Dili: Genel Değerlendirme ve Beklentiler dair bir talimatı olmuştur. Ayrıca Haziran 2007 de Türk Dil Kurumunda Kazakistan ın Latin harflerine geçişi ile ilgili bir toplantı yapılmış ve gelişmeler değerlendirilmiştir. Buraya kadar özetlenen alfabe zenginliğine rağmen, okuryazarlığın ta Tanzimat dönemine kadar belli zümrelere has bir ayrıcalık olduğunu, yaygın bir okuryazarlığın ancak 20. yüzyılda görülmeye başladığını da belirtmek gerekir. Alfabe birliği sağlama konusunda son durum için ise, ortak bir alfabe geliştirme çabasının başarılı olamadığını, Kiril alfabesindeki sorunların Latin kökenli alfabeye aktarıldığını belirtmekte yarar vardır. Türkiye Türkçesine en yakın olan Azerbaycan alfabesinde bile, yazılı anlaşmayı daha da kolaylaştıracak işaretler tercih edilmemiştir. Türkçenin En Güçlü Çağı Dil meraklılarının, dil zaptiyelerinin yanında zaman dil uzmanları nın da değirmenine su taşıdığı yaygın bir görüşe göre Türkçe hızla kirlenmekte, bozulmakta ve yok olmaktadır. Bu görüş, Türkçenin en güçlü dönemi yaşadığı, Türk dünyasında dünyanın en saygın ödülü olan Nobel in Türkçeyle yapılan bir sanata, edebiyata verildiği bir dönemde ileri sürülmektedir. Kirlenmeyi, bozulmayı, yok olmayı belgelemek için ileri sürülen görüşler arasında batı dillerinden, özellikle İngilizceden alınan yeni kelimeler; yerel konuşma biçimlerinin kullanılması, söyleyiş kusurları, üslup zaafları, özellikle televizyondaki dil oyunları, farklı nesillerin dili kendine özgü kullanışları, internetteki yeni dil biçimleri gibi birbirinden bağımsız değerlendirilmesi gereken yığınla gerekçe ileri sürülür. Özellikle televizyonlarda reytingi yüksek dizilerdeki farklı dil biçimlerine olan ve kanallar arasındaki rekabetçe körüklenen tepki bazen öyle boyutlara ulaşır ki dilde yaratıcılığı da yok edecek bir hal alır. Dilbilimsel açıdan hiçbir temeli olmayan bu yaklaşımlarda dilbilimin en temel bulgusu dilin değişken ve üretken olduğu gerçeği göz ardı edilir. Türkçe bozulma, yozlaşma, kirlenme gibi absürd anlayışlar bir tarafa tarihindeki en güçlü dönemini yaşamaktadır (bk. Demir 2003). Bunu belgelemek için elimizde yeterince ölçüt vardır. Her şeyden önce Türk dillerini anadili olarak konuşanların sayısı tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar yüksektir. Dillerin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olmalarının tek nedeni az konuşura sahip olmaları olmamakla birlikte konuşur sayısı az olan dillerin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya oldukları dil ölümüyle ilgili çalışmalarda genel geçer bir bilgidir. Ancak konuşur sayısı göz önüne getirilince Türkçenin bazı kollarının yok olma tehlikesi taşıdığı, hatta bilinen zamanlarda yok oldukları söylenebilir, ancak Türkçenin geneli için böyle bir durumun söz konusu edilemeyeceği ortadadır. Dil ölümünün en önemli nedeni işlev kaybıdır. Türkçe Osmanlı döneminde edebiyat dili, halkın konuştuğu dil ve devlet dili olmakla birlikte eğitim dili değildi. Devlet dili olarak kullanılan Türkçe halk dilinden kopuk, ancak özel bir eğitimle 21. Yüzyılda Sosyal Bilimler Sayı: 1 / Eylül-Ekim-Kasım

20 Prof. Dr. Nurettin DEMİR / Dr. Nermin YAZICI üstesinden gelinen ayrı bir üsluptu. Bir standart dil ve bu standart dili destekleyecek, ihtiyaca göre düzenlemeler yapacak bir kurum da yoktu. Eğitimde Türkçe ilk olarak batılı anlamda yeni okulların açılmasıyla 1793 yılından itibaren kullanılmaya başlanmıştır. Daha 1827 de kurulan tıbbiyede Türkçe ders malzemesi, ders verecek öğretim elemanı olmadığı için 1870 yılına kadar Fransızca eğitim dili olmuştur. Yine 19. yüzyılda ortaya çıkan eğitimi halka yayma isteklerini karşılayacak bir standart Türkçe de yoktu. Ancak 20. yüzyılın başından itibaren halkın eğitiminde de kullanılabilecek sade bir dil gelişmeye başlamıştır. Bugün ise Türkçe eğitimin her alanında kullanılmaktadır. Bu alanda İngilizce ile büyük bir rekabet içindedir, ancak bu, yine de Türkçenin baskın durumda olduğu gerçeğini değiştirmez. Buradaki rekabet, daha önceki yüzyıllarda Arapça ve Farsça ile olan rekabetle kıyas edilemez. Sözü fazla uzatmadan Türkçenin bir dilden beklenen konuşma dili, devlet dili, eğitim dili, edebiyat dili, ticaret dili, eğlence dili, ibadet dili gibi her tür işlevi bugün yerine getirdiğini tereddütsüzce söyleyebiliriz. Bu alanlardan eğitimde, ticarette, eğlence alanında İngilizce başta olmak üzere batı dilleriyle, dini ihtiyaçlar alanında ise Arapça ile rekabet halindedir. Ama yine de genel olarak Türkçe tarihinin hiçbir döneminde olmadığı kadar güçlü durumdadır. Bu güçlü olma durumu sadece Türkiye Türkçesi için değil kardeş diller için, özelikle Türk Cumhuriyetlerinde konuşulan diller için de geçerlidir. Yeni Türk Cumhuriyetlerinde Türkçe, Rusça ile rekabet etmekte ise de bağımsız devletlerin kendi ana dillerini öne çıkarmak için çabaladıkları da gerçektir. Konuşurlarının her tür ihtiyacını karşılayan Türkçe için bu açıdan da bir tehlike söz konusu edilemez, aksine Türkçe bu alanda da tarihinin en güçlü dönemini yaşamaktadır. Konuşulduğu alana bakacak olursak da Türkçenin tarihin en geniş sınırlarına sahip olduğunu söyleyebiliriz. Bilinen ilk büyük Türk yazıtları bugünkü Moğolistan sınırları içindedir. Türkçe Moğol istilasını takip eden sürede büyük bir genişleme göstermiştir. Moğol istilası, kurulan büyük imparatorluklar da Türkçenin sınırlarında büyük bir genişlemeye neden olmuştur. Ancak Osmanlı döneminde en uç nokta Balkanlar iken daha sonra burada bir geri çekilme görüşmüş, ancak 20. yüzyılın ikinci yarısında Batıya giden Türk işçi göçü sonucunda Türkçenin sınırları daha da batıya kaymıştır. Elbette her bölgede Türkçe o bölgede konuşulan başka dillerle rekabet içindedir ve Türkçede bölgelere özgü değişmeler söz konusudur. Ancak bu durum yine de konuşulduğu alan bakımından da Türkçe tarihinin hiçbir döneminde olmadığı kadar geniş bir alana yayılmış olduğu gerçeğini değiştirmez. Yirmi yıl önce beş yeni bağımsız Türk dilli devletin ortaya çıkması ve kendi dillerine sahip çıkması da göz ardı edilmemelidir. Türkçenin tarihinin en güçlü dönemini yaşadığını gösteren, yukarıdakiler kadar önemli olmayan, ama yine de küçümsenmeyecek bir gerçek daha vardır: Türkçe bugün kurumsal desteğe sahiptir. Türkçe daha önceki dönemlerde Enderun gibi özel eğitim verilen yerleri bir kenara bırakırsak hiçbir kurumsal desteğe sahip değildi. Öyle ki Osmanlı döneminde, yüzyıllarca Türkçenin konu edildiği neredeyse tek eser yazılmamıştır. Bergamalı Kadrî nin 1530 da yazdığı Müyessiretü l-ulum dan sonra bir Türk dil bilgisi için 1949 yılını beklemek gerekecektir. Oysa 20. yüzyılda 192 Sayı: 1 / Eylül-Ekim-Kasım Yüzyılda Sosyal Bilimler

TÜRK DÜNYASINI TANIYALIM

TÜRK DÜNYASINI TANIYALIM TÜRK DÜNYASINI TANIYALIM Türk Dünyası, Türk milletine mensup bireylerin yaşamlarını sürdürdüğü ve kültürlerini yaşattığı coğrafi mekânın tümünü ifade eder. Bu coğrafi mekân içerisinde Türkiye, Malkar Özerk,

Detaylı

SAKARYA ÜNİVERSİTESİ. Hafta 7

SAKARYA ÜNİVERSİTESİ. Hafta 7 SAKARYA ÜNİVERSİTESİ TÜRK DİLİ I Hafta 7 Okutman Engin ÖMEROĞLU Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Sakarya Üniversitesi ne aittir. "Uzaktan Öğretim" tekniğine uygun olarak hazırlanan bu ders

Detaylı

Kazak Hanlığı nın kuruluşunun 550. yılı dolayısıyla Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümümüzce düzenlenen Kazak

Kazak Hanlığı nın kuruluşunun 550. yılı dolayısıyla Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümümüzce düzenlenen Kazak Kazak Hanlığı nın kuruluşunun 550. yılı dolayısıyla Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümümüzce düzenlenen Kazak Hanlığı ve Kazakistan konulu bu toplantıda Kısaca Kazak

Detaylı

TÜRKİYAT ARAŞTIRMALARI YÜKSEK LİSANS PROGRAMI DERSLER VE KUR TANIMLARI

TÜRKİYAT ARAŞTIRMALARI YÜKSEK LİSANS PROGRAMI DERSLER VE KUR TANIMLARI TÜRKİYAT ARAŞTIRMALARI YÜKSEK LİSANS PROGRAMI DERSLER VE KUR TANIMLARI GÜZ DÖNEMİ DERSLERİ Kodu Dersin Adı Statüsü T P K AKTS TAE 600 Özel Konular Z 4 0 0 30 TAE 601 Türkiyat Araştırmalarına Giriş I Z

Detaylı

ARDAHAN ÜNİVERSİTESİ İNSANİ BİLİMLER VE EDEBİYAT FAKÜLTESİ ÇAĞDAŞ TÜRK LEHÇELERİ VE EDEBİYATLARI BÖLÜMÜ DÖRT YILLIK-SEKİZ YARIYILLIK DERS PROGRAMI

ARDAHAN ÜNİVERSİTESİ İNSANİ BİLİMLER VE EDEBİYAT FAKÜLTESİ ÇAĞDAŞ TÜRK LEHÇELERİ VE EDEBİYATLARI BÖLÜMÜ DÖRT YILLIK-SEKİZ YARIYILLIK DERS PROGRAMI ARDAHAN ÜNİVERSİTESİ İNSANİ BİLİMLER VE EDEBİYAT FAKÜLTESİ ÇAĞDAŞ TÜRK LEHÇELERİ VE EDEBİYATLARI BÖLÜMÜ DÖRT YILLIK-SEKİZ YARIYILLIK DERS PROGRAMI ZORUNLU DERSLER BİRİNCİ YIL BİRİNCİ YARIYIL 1 YDİ 101

Detaylı

Yayın Değerlendirme / Book Reviews

Yayın Değerlendirme / Book Reviews 323-327 Yayın Değerlendirme / Book Reviews Eker, Süer ve Ülkü Çelik Şavk (Ed.) (2016). Tehlikedeki Türk Dilleri- Endangered Turkic Languages (4 Cilt). Ankara & Astana: Uluslararası Türk Akademisi & Hoca

Detaylı

HALI SEKTÖRÜ 2015 YILI İHRACATI

HALI SEKTÖRÜ 2015 YILI İHRACATI HALI SEKTÖRÜ 2015 YILI İHRACATI Ülkemizin halı ihracatı 2014 yılında % 7,3 oranında bir artışla kapanmış ve 2,4 milyar dolar olarak gerçekleşmişti. 2015 yılında ise halı ihracatımız bir önceki yıla kıyasla

Detaylı

TÜRK DİLİ - I İÇİNDEKİLER HEDEFLER DİL AİLELERİ, DİL GRUPLARI, DİL TÜRLERİ. Dil Aileleri Dil Grupları Dil Türleri

TÜRK DİLİ - I İÇİNDEKİLER HEDEFLER DİL AİLELERİ, DİL GRUPLARI, DİL TÜRLERİ. Dil Aileleri Dil Grupları Dil Türleri HEDEFLER İÇİNDEKİLER DİL AİLELERİ, DİL GRUPLARI, DİL TÜRLERİ Dil Aileleri Dil Grupları Dil Türleri TÜRK DİLİ - I Bu üniteyi çalıştıktan sonra; Dil ailelerini açıklayabilecek, Lehçe, ağız, şive gibi dil

Detaylı

DOÇ. DR. HATİCE ŞİRİN USER İN BAŞLANGICINDAN GÜNÜMÜZE TÜRK YAZI SİSTEMLERİ ADLI ESERİ ÜZERİNE

DOÇ. DR. HATİCE ŞİRİN USER İN BAŞLANGICINDAN GÜNÜMÜZE TÜRK YAZI SİSTEMLERİ ADLI ESERİ ÜZERİNE DOÇ. DR. HATİCE ŞİRİN USER İN BAŞLANGICINDAN GÜNÜMÜZE TÜRK YAZI SİSTEMLERİ ADLI ESERİ ÜZERİNE Abdullah MERT Tarih boyunca çeşitli alfabelerle dillerini kaydeden Türkler için dünyanın en fazla alfabe değiştiren

Detaylı

Deri ve Deri Ürünleri Sektörü

Deri ve Deri Ürünleri Sektörü 2015 Deri ve Deri Ürünleri Sektörü 2015 Mayıs Ayı İhracat Bilgi Notu Tekstil, Deri ve Halı Şubesi İTKİB Genel Sekreterliği 06/2015 DERİ VE DERİ ÜRÜNLERİ SEKTÖRÜ 2015 YILI AYI İHRACAT PERFORMANSI 2015 yılı

Detaylı

01/05/ /05/2016 TARİHLERİ ARASINDAKİ EŞYA TAŞIMA GEÇİŞLERİ

01/05/ /05/2016 TARİHLERİ ARASINDAKİ EŞYA TAŞIMA GEÇİŞLERİ 01/05/2016 31/05/2016 TARİHLERİ ARASINDAKİ EŞYA TAŞIMA GEÇİŞLERİ Geçici Plaka İzni Geçiş Abd Minor Outlying Adaları 03 08 03 Almanya 03 03 02 18 26 93 50 53 89 Arnavutluk 02 Avusturya 02 03 01 02 Belçika

Detaylı

HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ TÖMER TÜRKÇE VE YABANCI DİL ÖĞRETİMİ UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ DİL KURSLARIMIZ BAŞLIYOR

HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ TÖMER TÜRKÇE VE YABANCI DİL ÖĞRETİMİ UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ DİL KURSLARIMIZ BAŞLIYOR HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ TÖMER TÜRKÇE VE YABANCI DİL ÖĞRETİMİ UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ DİL KURSLARIMIZ BAŞLIYOR - MESLEKİ ALMANCA: ARKEOLOJİ OTOMOTİV VE MAKİNE TIP - MESLEKİ RUSÇA: DIŞ TİCARET - YDS

Detaylı

T ehlikedeki Diller Dergisi Ağ Sayfası

T ehlikedeki Diller Dergisi Ağ Sayfası T ehlikedeki Diller Dergisi Ağ Sayfası www.dergi.tehlikedekidiller.com Küreselleşme sürecinin hızlanması, ekonomik ve siyasi bakımdan güçlü olarak tanımlanan ülkelerin kültürel unsurlarının dünya genelinde

Detaylı

TARİHTEN BUGÜNE TÜRK DİLİ ALANI

TARİHTEN BUGÜNE TÜRK DİLİ ALANI TARİHTEN BUGÜNE TÜRK DİLİ ALANI Dr. A. Melek ÖZYETGİN GİRİŞ 1. Türk dili bugün batıda Balkanların uçlarından doğuda Büyük Okyanus a, kuzeyde Kuzey Buz Denizinden, güneyde Tibet e kadar uzanan çok geniş

Detaylı

ÇAĞDAŞ TÜRK YAZI DİLLERİ I TDE303U

ÇAĞDAŞ TÜRK YAZI DİLLERİ I TDE303U ÇAĞDAŞ TÜRK YAZI DİLLERİ I TDE303U KISA ÖZET DİKKAT Burada ilk 4 sahife gösterilmektedir. Özetin tamamı için sipariş veriniz www.kolayaof.com 1 1. ÜNİTE Dil, Diller ve Türk Dili DİL VE DİLLER Dil, insan-varlık

Detaylı

HALI SEKTÖRÜ. Ekim Ayı İhracat Bilgi Notu. TDH AR&GE ve Mevzuat Şb. İTKİB Genel Sekreterliği. Page 1

HALI SEKTÖRÜ. Ekim Ayı İhracat Bilgi Notu. TDH AR&GE ve Mevzuat Şb. İTKİB Genel Sekreterliği. Page 1 2015 HALI SEKTÖRÜ Ekim Ayı İhracat Bilgi Notu TDH AR&GE ve Mevzuat Şb. İTKİB Genel Sekreterliği Page 1 HALI SEKTÖRÜ 2015 EKİM AYI İHRACAT PERFORMANSI Ülkemizin halı ihracatı 2014 yılını % 7,3 oranında

Detaylı

Deri ve Deri Ürünleri Sektörü 2016 Mayıs Ayı İhracat Bilgi Notu

Deri ve Deri Ürünleri Sektörü 2016 Mayıs Ayı İhracat Bilgi Notu Deri ve Deri Ürünleri Sektörü Mayıs Ayı İhracat Bilgi Notu TDH Ar&Ge ve Mevzuat Şb. İTKİB Genel Sekreterliği DERİ VE DERİ ÜRÜNLERİ SEKTÖRÜMÜZÜN YILI MAYIS AYI İHRACAT PERFORMANSI yılı mayıs ayında, Türkiye

Detaylı

II. ULUSLARARASI TÜRK DÜNYASI KÜLTÜR KONGRESİ ÖZEL BÖLÜMÜ

II. ULUSLARARASI TÜRK DÜNYASI KÜLTÜR KONGRESİ ÖZEL BÖLÜMÜ II. ULUSLARARASI TÜRK DÜNYASI KÜLTÜR KONGRESİ ÖZEL BÖLÜMÜ II. ULUSLARARASI TÜRK DÜNYASI KÜLTÜR KONGRESİ NİN ARDINDAN Pınar FEDAKÂR* Dünyadaki siyasal, sosyal, ekonomik ve kültürel gelişmelerin çok hızla

Detaylı

Deri ve Deri Ürünleri Sektörü 2015 Mart Ayı İhracat Bilgi Notu

Deri ve Deri Ürünleri Sektörü 2015 Mart Ayı İhracat Bilgi Notu Deri ve Deri Ürünleri Sektörü Mart Ayı İhracat Bilgi Notu Tekstil, Deri ve Halı Şubesi İTKİB Genel Sekreterliği 04/ DERİ VE DERİ ÜRÜNLERİ SEKTÖRÜ YILI AYI İHRACAT PERFORMANSI yılı Mart ayında, Türkiye

Detaylı

HALI SEKTÖRÜ. Mayıs Ayı İhracat Bilgi Notu. TDH AR&GE ve Mevzuat Şb. İTKİB Genel Sekreterliği. Page 1

HALI SEKTÖRÜ. Mayıs Ayı İhracat Bilgi Notu. TDH AR&GE ve Mevzuat Şb. İTKİB Genel Sekreterliği. Page 1 2017 HALI SEKTÖRÜ Mayıs Ayı İhracat Bilgi Notu TDH AR&GE ve Mevzuat Şb. İTKİB Genel Sekreterliği Page 1 HALI SEKTÖRÜ 2017 MAYIS AYI İHRACAT PERFORMANSI 2017 yılı Ocak-Mayıs döneminde Türkiye nin toplam

Detaylı

HALI SEKTÖRÜ. Nisan Ayı İhracat Bilgi Notu. TDH AR&GE ve Mevzuat Şb. İTKİB Genel Sekreterliği. Page 1

HALI SEKTÖRÜ. Nisan Ayı İhracat Bilgi Notu. TDH AR&GE ve Mevzuat Şb. İTKİB Genel Sekreterliği. Page 1 2017 HALI SEKTÖRÜ Nisan Ayı İhracat Bilgi Notu TDH AR&GE ve Mevzuat Şb. İTKİB Genel Sekreterliği Page 1 HALI SEKTÖRÜ 2017 NİSAN AYI İHRACAT PERFORMANSI 2017 yılı Ocak-Nisan döneminde Türkiye nin toplam

Detaylı

Deri ve Deri Ürünleri Sektörü

Deri ve Deri Ürünleri Sektörü Deri ve Deri Ürünleri Sektörü Aralık Ayı İhracat Bilgi Notu TDH Ar&Ge ve Mevzuat Şb. İTKİB Genel Sekreterliği DERİ VE DERİ ÜRÜNLERİ SEKTÖRÜ YILI AYI İHRACAT PERFORMANSI yılı Aralık ayında, Türkiye nin

Detaylı

ÇORAP SEKTÖRÜ 2016 YILI VE 2017 OCAK AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU

ÇORAP SEKTÖRÜ 2016 YILI VE 2017 OCAK AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU ÇORAP SEKTÖRÜ YILI VE OCAK AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU İTKİB GENEL SEKRETERLİĞİ HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON ARGE ŞUBESİ Şubat ÇORAP SEKTÖRÜNÜN YILI VE OCAK AYI İHRACAT PERFORMANSI ÜZERİNE KISA DEĞERLENDİRME

Detaylı

KUZEY DOĞU TÜRKÇESİ ESKİ TÜRKÇE

KUZEY DOĞU TÜRKÇESİ ESKİ TÜRKÇE ESKİ TÜRKÇE Köktürkler döneminden itibaren yazılı metinlerle takip edilen ve gelişmesini 13. yüzyıla kadar tek yazı dili olarak sürdüren Türkçedir. Bu dönemde Türkçenin yayılma alanı ana hatlarıyla kuzeyde

Detaylı

Başkent Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü. Doç. Dr. S. EKER

Başkent Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü. Doç. Dr. S. EKER TÜRK DİLİ ÜZERİNE BİRKAÇ NOT Başkent Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Doç. Dr. S. EKER 1 Millî his ile dil arasındaki bağ çok kuvvetlidir Dilin millî ve zengin olması millî

Detaylı

Türklerin Anayurdu ve Göçler Video Ders Anlatımı

Türklerin Anayurdu ve Göçler Video Ders Anlatımı Türklerin Anayurdu ve Göçler Video Ders Anlatımı III. ÜNİTE TÜRKLERİN TARİH SAHNESİNE ÇIKIŞI VE İLK TÜRK DEVLETLERİ ( BAŞLANGIÇTAN X. YÜZYILA KADAR ) A- TÜRKLERİN TARİH SAHNESİNE ÇIKIŞI I-Türk Adının Anlamı

Detaylı

HALI SEKTÖRÜ. Mart Ayı İhracat Bilgi Notu. TDH AR&GE ve Mevzuat Şb. İTKİB Genel Sekreterliği. Page 1

HALI SEKTÖRÜ. Mart Ayı İhracat Bilgi Notu. TDH AR&GE ve Mevzuat Şb. İTKİB Genel Sekreterliği. Page 1 2017 HALI SEKTÖRÜ Mart Ayı İhracat Bilgi Notu TDH AR&GE ve Mevzuat Şb. İTKİB Genel Sekreterliği Page 1 HALI SEKTÖRÜ 2017 MART AYI İHRACAT PERFORMANSI 2017 yılı Ocak-Mart döneminde Türkiye nin toplam ihracatı

Detaylı

Medikal Turizmde Tanıtım, Pazarlama Stratejileri ve Hedef Ülkeler

Medikal Turizmde Tanıtım, Pazarlama Stratejileri ve Hedef Ülkeler Medikal Turizmde Tanıtım, Pazarlama Stratejileri ve Hedef Ülkeler Oğuzhan KAYA TKHK Kaynak Geliştirme Daire Başkanlığı khk.kaynakgelistirme@saglik.gov.tr www.tkhk.gov.tr Slayt1/28 Bakanlığımızın 2013-2017

Detaylı

TÜRKİYAT ARAŞTIRMALARI DOKTORA PROGRAMI DERSLER VE KUR TANIMLARI

TÜRKİYAT ARAŞTIRMALARI DOKTORA PROGRAMI DERSLER VE KUR TANIMLARI TÜRKİYAT ARAŞTIRMALARI DOKTORA PROGRAMI DERSLER VE KUR TANIMLARI GÜZ DÖNEMİ DERSLERİ Kodu Dersin Adı Statüsü T P K AKTS TAE 700 Özel Konular Z 5 0 0 30 TAE 701 Kültür Kuramları ve Türkiyat Araştırmaları

Detaylı

DEĞERLENDİRME NOTU: İsmail ÜNVER Mevlana Kalkınma Ajansı, Konya Yatırım Destek Ofisi Koordinatörü

DEĞERLENDİRME NOTU: İsmail ÜNVER Mevlana Kalkınma Ajansı, Konya Yatırım Destek Ofisi Koordinatörü DEĞERLENDİRME NOTU: İsmail ÜNVER Mevlana Kalkınma Ajansı, Konya Yatırım Destek Ofisi Koordinatörü KONYA ÖZELİNDE YABANCI SERMAYELİ FİRMALARIN ÜLKE BAZLI ANALİZİ 06.08.2014 1 DEĞERLENDİRME NOTU: İsmail

Detaylı

01/03/ /03/2014 TARİHLERİ ARASINDAKİ KAPILARA GÖRE EŞYA TAŞIMA GEÇİŞLERİ

01/03/ /03/2014 TARİHLERİ ARASINDAKİ KAPILARA GÖRE EŞYA TAŞIMA GEÇİŞLERİ 01/03/2014 31/03/2014 TARİHLERİ ARASINDAKİ KAPILARA GÖRE EŞYA TAŞIMA GEÇİŞLERİ ÇEŞME SINIR KAPISI Geçici Plaka İzni Geçiş Türkiye 04 01 TOPLAMLAR: 04 01 CİLVEGÖZÜ SINIR KAPISI Türkiye 1,349 03 TOPLAMLAR:

Detaylı

1 İSMAİL GASPIRALI HER YIL BİR BÜYÜK TÜRK BİLGİ ŞÖLENLERİ. Mehmet Saray

1 İSMAİL GASPIRALI HER YIL BİR BÜYÜK TÜRK BİLGİ ŞÖLENLERİ. Mehmet Saray Mehmet Saray 1942'de Afyon'un Dinar kazasında doğdu. Orta öğrenimini Çivril ve Isparta'da yapan Saray, 1961-1966 arasında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü'nü bitirdi. 1968-1978 yılları

Detaylı

Türk Dili Anabilim Dalı- Tezli Yüksek Lisans (Sak.Üni.Ort) Programı Ders İçerikleri

Türk Dili Anabilim Dalı- Tezli Yüksek Lisans (Sak.Üni.Ort) Programı Ders İçerikleri Türk Dili Anabilim Dalı- Tezli Yüksek Lisans (Sak.Üni.Ort) Programı Ders İçerikleri 1. Yıl - Güz 1. Yarıyıl Ders Planı SOSYAL BİLİMLERDE ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ TDE729 1 3 + 0 6 Sosyal bilimlerle ilişkili

Detaylı

TÜRKİYE NİN İHTİYAÇ DUYDUĞU FUAR 3.ELECTRONIST FUARI

TÜRKİYE NİN İHTİYAÇ DUYDUĞU FUAR 3.ELECTRONIST FUARI TÜRKİYE NİN İHTİYAÇ DUYDUĞU FUAR 3.ELECTRONIST FUARI Sektörlerindeki ürünlerin, en son teknolojik gelişmelerin, dünyadaki trendlerin ve son uygulamaların sergilendiği, 25-28 Eylül 2014 tarihleri arasında

Detaylı

İÇİNDEKİLER. ÖNSÖZ... vii KISIM 1 GASTRONOMİ: KAVRAMSAL YAKLAŞIM VE TRENDLER

İÇİNDEKİLER. ÖNSÖZ... vii KISIM 1 GASTRONOMİ: KAVRAMSAL YAKLAŞIM VE TRENDLER İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... vii KISIM 1 GASTRONOMİ: KAVRAMSAL YAKLAŞIM VE TRENDLER Bölüm 1: Gastronomi Kavramı: Tanımı ve Gelişimi... 3 1.1. Gastronomi Kavramı... 5 1.2. Gastronominin Tarihsel Gelişimi... 8 1.3.

Detaylı

YÜRÜRLÜKTE BULUNAN ÇİFTE VERGİLENDİRMEYİ ÖNLEME ANLAŞMALARI. ( tarihi İtibariyle) Yayımlandığı Resmi Gazete

YÜRÜRLÜKTE BULUNAN ÇİFTE VERGİLENDİRMEYİ ÖNLEME ANLAŞMALARI. ( tarihi İtibariyle) Yayımlandığı Resmi Gazete YÜRÜRLÜKTE BULUNAN ÇİFTE VERGİLENDİRMEYİ ÖNLEME ANLAŞMALARI (21.01.2016 tarihi İtibariyle) Taraf Devlet Anlaşmanın İmza Edildiği Tarih Yayımlandığı Resmi Gazete Tarih No Yürürlük Tarihi Vergiler Açısından

Detaylı

SERAMİK KAPLAMA MALZEMELERİ VE SERAMİK SAĞLIK GEREÇLERİ SEKTÖRÜNDE DÜNYA İTHALAT RAKAMLARI ÇERÇEVESİNDE HEDEF PAZAR ÇALIŞMASI

SERAMİK KAPLAMA MALZEMELERİ VE SERAMİK SAĞLIK GEREÇLERİ SEKTÖRÜNDE DÜNYA İTHALAT RAKAMLARI ÇERÇEVESİNDE HEDEF PAZAR ÇALIŞMASI SERAMİK KAPLAMA MALZEMELERİ VE SERAMİK SAĞLIK GEREÇLERİ SEKTÖRÜNDE DÜNYA İTHALAT RAKAMLARI ÇERÇEVESİNDE HEDEF PAZAR ÇALIŞMASI ORTA ANADOLU İHRACATÇI BİRLİKLERİ GENEL SEKRETERLİĞİ Seramik sektörünün en

Detaylı

TÜRKİYE NİN JEOPOLİTİK GÜCÜ

TÜRKİYE NİN JEOPOLİTİK GÜCÜ Dr. Tuğrul BAYKENT Baykent Bilgisayar & Danışmanlık TÜRKİYE NİN JEOPOLİTİK GÜCÜ Düzenleyen: Dr.Tuğrul BAYKENT w.ekitapozeti.com 1 1. TÜRKİYE NİN JEOPOLİTİK KONUMU VE ÖNEMİ 2. TÜRKİYE YE YÖNELİK TEHDİTLER

Detaylı

SERAMİK SEKTÖRÜ NOTU

SERAMİK SEKTÖRÜ NOTU 1. Dünya Seramik Sektörü 1.1 Seramik Kaplama Malzemeleri SERAMİK SEKTÖRÜ NOTU 2007 yılında 8,2 milyar m 2 olan dünya seramik kaplama malzemeleri üretimi, 2008 yılında bir önceki yıla oranla %3,5 artarak

Detaylı

01/01/ /01/2016 TARİHLERİ ARASINDAKİ KAPILARA GÖRE EŞYA TAŞIMA GEÇİŞLERİ

01/01/ /01/2016 TARİHLERİ ARASINDAKİ KAPILARA GÖRE EŞYA TAŞIMA GEÇİŞLERİ 01/01/2016 31/01/2016 TARİHLERİ ARASINDAKİ KAPILARA GÖRE EŞYA TAŞIMA GEÇİŞLERİ ÇEŞME SINIR KAPISI Geçici Plaka İzni Geçiş Türkiye 01 04 TOPLAMLAR: 01 04 CİLVEGÖZÜ SINIR KAPISI Türkiye 582 16 TOPLAMLAR:

Detaylı

HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2016 MAYIS AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU. İTKİB Genel Sekreterliği Hazırgiyim ve Konfeksiyon Ar-Ge Şubesi

HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2016 MAYIS AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU. İTKİB Genel Sekreterliği Hazırgiyim ve Konfeksiyon Ar-Ge Şubesi HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2016 MAYIS AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU Haziran 2016 2 HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜNÜN 2016 MAYIS İHRACAT PERFORMANSI ÜZERİNE KISA DEĞERLENDİRME Yılın İlk 5 Ayında %7,5

Detaylı

Türkiye İle Yabancı Ülkeler Arasında Kültür, Eğitim, Bilim, Basın-Yayın, Gençlik Ve Spor Alanlarında Mevcut İşbirliği Anlaşmaları

Türkiye İle Yabancı Ülkeler Arasında Kültür, Eğitim, Bilim, Basın-Yayın, Gençlik Ve Spor Alanlarında Mevcut İşbirliği Anlaşmaları Türkiye İle Yabancı Ülkeler Arasında Kültür, Eğitim, Bilim, Basın-Yayın, Gençlik Ve Spor Alanlarında Mevcut İşbirliği Anlaşmaları - Türkiye ile Afganistan arasında 7 Kasım 1959 tarihinde Ankara'da "Kültür

Detaylı

Deri ve Deri Ürünleri Sektörü 2017 Mart Ayı İhracat Bilgi Notu

Deri ve Deri Ürünleri Sektörü 2017 Mart Ayı İhracat Bilgi Notu 2017 Deri ve Deri Ürünleri Sektörü 2017 Mart Ayı İhracat Bilgi Notu TDH Ar&Ge ve Mevzuat Şb. İTKİB Genel Sekreterliği DERİ VE DERİ ÜRÜNLERİ SEKTÖRÜMÜZÜN 2017 YILI MART AYI İHRACAT PERFORMANSI 2017 yılı

Detaylı

Konuşulan Dil Türkiye Türkçesinin Sahası Cuma, 02 Ağustos 2013 15:27

Konuşulan Dil Türkiye Türkçesinin Sahası Cuma, 02 Ağustos 2013 15:27 Türk dünyasının batı kanadında, Balkanlar da konuşulan Türk ağızları, konuşan nüfus ve yaygınlık bakımlarından Türk yazı dillerinin en büyüğü olan Türkiye Türkçesinin ağızlarıdırlar. Balkan Türkleri, bu

Detaylı

Öğretim Üyesinin Adı: Yrd. Doç. Dr. Milena Yordanova

Öğretim Üyesinin Adı: Yrd. Doç. Dr. Milena Yordanova Öğretim Üyesinin Adı: Yrd. Doç. Dr. Milena Yordanova AKTS: 13+8* Dersin Adı: Uygulamalı Türk Dili 1 yordanova_milena@yahoo.com Dersin Yılı: 1 Dersin Yarıyılı: 1 (kış dönemi) En az Orta seviyede (Avrupa

Detaylı

OSMANLICA öğrenmek isteyenlere kaynaklar

OSMANLICA öğrenmek isteyenlere kaynaklar OSMANLICA öğrenmek isteyenlere kaynaklar Eda Yeşilpınar Hemen her bölümün kuşkusuz zorlayıcı bir dersi vardır. Öğrencilerin genellikle bu derse karşı tepkileri olumlu olmaz. Bu olumsuz tepkilerin nedeni;

Detaylı

Araştırma Notu 15/179

Araştırma Notu 15/179 Araştırma Notu 15/179 27.03.2015 2014 ihracatını AB kurtardı Barış Soybilgen* Yönetici Özeti 2014 yılında Türkiye'nin ihracatı bir önceki yıla göre yüzde 3,8 artarak 152 milyar dolardan 158 milyar dolara

Detaylı

Deri ve Deri Ürünleri Sektörü 2016 Kasım Ayı İhracat Bilgi Notu

Deri ve Deri Ürünleri Sektörü 2016 Kasım Ayı İhracat Bilgi Notu 2016 Deri ve Deri Ürünleri Sektörü 2016 Kasım Ayı İhracat Bilgi Notu TDH Ar&Ge ve Mevzuat Şb. İTKİB Genel Sekreterliği DERİ VE DERİ ÜRÜNLERİ SEKTÖRÜMÜZÜN 2016 YILI KASIM AYI İHRACAT PERFORMANSI 2016 yılı

Detaylı

5. ULUSLARARASI MAVİ KARADENİZ KONGRESİ. Prof. Dr. Atilla SANDIKLI

5. ULUSLARARASI MAVİ KARADENİZ KONGRESİ. Prof. Dr. Atilla SANDIKLI 5. ULUSLARARASI MAVİ KARADENİZ KONGRESİ Prof. Dr. Atilla SANDIKLI Karadeniz bölgesi; doğuda Kafkasya, güneyde Anadolu, batıda Balkanlar, kuzeyde Ukrayna ve Rusya bozkırları ile çevrili geniş bir havzadır.

Detaylı

AGRT DEN TARİHİMİ ÖĞRENİYOR, TABİATI SEVİYORUM SOSYAL SORUMLULUK PROJESİ

AGRT DEN TARİHİMİ ÖĞRENİYOR, TABİATI SEVİYORUM SOSYAL SORUMLULUK PROJESİ AGRT DEN TARİHİMİ ÖĞRENİYOR, TABİATI SEVİYORUM SOSYAL SORUMLULUK PROJESİ İlim Kültür Tarih Araştırmaları Merkezi (İKTAV) Belgesel Yayıncılık, Devr- i Alem Belgesel Programı ve Avrasya Gazete Radyo Televizyon

Detaylı

İspanyol Alfabesi 27 harf ve 2 digraf, yani tek ses veren ikili harf kombinasyonundan oluşur.

İspanyol Alfabesi 27 harf ve 2 digraf, yani tek ses veren ikili harf kombinasyonundan oluşur. İspanyolcaya Giriş 2 İspanyolca Latince kökenli bir dil. Alfabesi Latin Alfabesine ufak eklemeler yapılarak oluşturulmuştur. Diğer Latin kökenli dillerle doğal olarak benzerlikler taşır. İtalyanca ile

Detaylı

TÜRK ÜLKELERİ ve Türklerin Yaşadıkları Bölgelerin COĞRAFYASI

TÜRK ÜLKELERİ ve Türklerin Yaşadıkları Bölgelerin COĞRAFYASI Türkiye ve Türk Dünyası İktisadî ve Sosyal Araştırmalar Vakfı Elazığ Şubesi Yayınları: 2 Türk Dünyası Dizisi: 2 TÜRK ÜLKELERİ ve Türklerin Yaşadıkları Bölgelerin COĞRAFYASI GELİŞTİRİLMİŞ 2. BASKI Dr. Ali

Detaylı

01/03/ /03/2016 TARİHLERİ ARASINDAKİ KAPILARA GÖRE EŞYA TAŞIMA GEÇİŞLERİ

01/03/ /03/2016 TARİHLERİ ARASINDAKİ KAPILARA GÖRE EŞYA TAŞIMA GEÇİŞLERİ 01/03/2016 31/03/2016 TARİHLERİ ARASINDAKİ KAPILARA GÖRE EŞYA TAŞIMA GEÇİŞLERİ AKÇAKALE SINIR KAPISI Geçici Plaka İzni Geçiş Bulgaristan 01 TOPLAMLAR: 01 ÇEŞME SINIR KAPISI Türkiye 15 01 TOPLAMLAR: 15

Detaylı

CILVEGÖZÜ SINIR KAPISI

CILVEGÖZÜ SINIR KAPISI 01/03/2006 31/03/2007 TARİHLERİ ARASINDAKİ SINIR GEÇİŞ İSTATİSTİKLERİ CILVEGÖZÜ SINIR KAPISI EŞYA TAŞIMALARI TRANSİT TAŞIMALAR TAŞIMALARI TOPLAM TOPLAM N Almanya 2 7 1 38,000 7 20,210,118 62 1,126,067

Detaylı

Deri ve Deri Ürünleri Sektörü 2016 Ağustos Ayı İhracat Bilgi Notu

Deri ve Deri Ürünleri Sektörü 2016 Ağustos Ayı İhracat Bilgi Notu 2016 Deri ve Deri Ürünleri Sektörü 2016 Ağustos Ayı İhracat Bilgi Notu TDH Ar&Ge ve Mevzuat Şb. İTKİB Genel Sekreterliği DERİ VE DERİ ÜRÜNLERİ SEKTÖRÜMÜZÜN 2016 YILI AĞUSTOS AYI İHRACAT PERFORMANSI 2016

Detaylı

Deri ve Deri Ürünleri Sektörü 2017 Şubat Ayı İhracat Bilgi Notu

Deri ve Deri Ürünleri Sektörü 2017 Şubat Ayı İhracat Bilgi Notu 2017 Deri ve Deri Ürünleri Sektörü 2017 Şubat Ayı İhracat Bilgi Notu TDH Ar&Ge ve Mevzuat Şb. İTKİB Genel Sekreterliği DERİ VE DERİ ÜRÜNLERİ SEKTÖRÜMÜZÜN 2017 YILI ŞUBAT AYI İHRACAT PERFORMANSI 2017 yılı

Detaylı

HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜNÜN 2012 NİSAN İHRACAT PERFORMANSI ÜZERİNE KISA DEĞERLENDİRME

HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜNÜN 2012 NİSAN İHRACAT PERFORMANSI ÜZERİNE KISA DEĞERLENDİRME HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ NİSAN AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU İİTKİİB GENEL SEKRETERLİİĞİİ AR & GE VE MEVZUAT ŞUBESİİ Mayııs HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜNÜN NİSAN İHRACAT PERFORMANSI ÜZERİNE KISA

Detaylı

HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2017 ŞUBAT AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU

HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2017 ŞUBAT AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2017 ŞUBAT AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU Hazırgiyim ve Konfeksiyon Şubesi Mart 2017 2 HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜNÜN 2017 ŞUBAT İHRACAT PERFORMANSI ÜZERİNE KISA DEĞERLENDİRME

Detaylı

TR 71 BÖLGESİ 2013 YILI İHRACAT RAPORU AHİLER KALKINMA AJANSI

TR 71 BÖLGESİ 2013 YILI İHRACAT RAPORU AHİLER KALKINMA AJANSI TR 71 BÖLGESİ 2013 YILI İHRACAT RAPORU AHİLER KALKINMA AJANSI NİSAN 2014 İçindekiler 2013 YILI İHRACAT RAKAMLARI HAKKINDA GENEL DEĞERLENDİRME... 3 2013 YILI TR 71 BÖLGESİ İHRACAT PERFORMANSI... 4 AKSARAY...

Detaylı

ANA DİL Mİ, ANA DİLİ Mİ? IS IT PARENT LANGUAGE OR OR MOTHER TONGUE?

ANA DİL Mİ, ANA DİLİ Mİ? IS IT PARENT LANGUAGE OR OR MOTHER TONGUE? ANA DİL Mİ, ANA DİLİ Mİ? Prof. Dr. Mukim SAĞIR ÖZET Bu makalede ana dil ve ana dili terimlerinin kullanımları üzerinde durulacaktır. Aralarında nüans olan bu iki terimin Türkçe ve Türk Dili öğretiminde

Detaylı

2016 AĞUSTOS DIŞ TİCARET RAPORU

2016 AĞUSTOS DIŞ TİCARET RAPORU 2016 AĞUSTOS DIŞ TİCARET RAPORU ATSO DIŞ TİCARET SERVİSİ *Tablo ve listeler TİM ve TUİK istatistikleri ihracat ve ithalat verilerine göre ATSO- Dış Ticaret Servisi tarafından derlenmiştir. 2016 AĞUSTOS

Detaylı

Deri ve Deri Ürünleri Sektörü 2017 Nisan Ayı İhracat Bilgi Notu

Deri ve Deri Ürünleri Sektörü 2017 Nisan Ayı İhracat Bilgi Notu 2017 Deri ve Deri Ürünleri Sektörü 2017 Nisan Ayı İhracat Bilgi Notu TDH Ar&Ge ve Mevzuat Şb. İTKİB Genel Sekreterliği DERİ VE DERİ ÜRÜNLERİ SEKTÖRÜMÜZÜN 2017 YILI MART AYI İHRACAT PERFORMANSI 2017 yılı

Detaylı

TÜRKİYE DEKİ ÜNİVERSİTELERDE OKUYAN TÜRK ASILLI ÖĞRENCİLERİN OKUMA ALIŞKANLIKLARINA YÖNELİK ANKET ÇALIŞMASI ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME

TÜRKİYE DEKİ ÜNİVERSİTELERDE OKUYAN TÜRK ASILLI ÖĞRENCİLERİN OKUMA ALIŞKANLIKLARINA YÖNELİK ANKET ÇALIŞMASI ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME TÜRKİYE DEKİ ÜNİVERSİTELERDE OKUYAN TÜRK ASILLI ÖĞRENCİLERİN OKUMA ALIŞKANLIKLARINA YÖNELİK ANKET ÇALIŞMASI ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME Türkana HÜSEYNOVA Bu anket; Azerbaycan, Türkmenistan, Özbekistan, Kazakistan,

Detaylı

Dilleri ve Kültürleri Yok Olma Tehlikesine Maruz Türk Toplulukları konulu 4. Uluslararası Türkiyat Araştırmaları Sempozyumu (23-26 Mayıs 2012)

Dilleri ve Kültürleri Yok Olma Tehlikesine Maruz Türk Toplulukları konulu 4. Uluslararası Türkiyat Araştırmaları Sempozyumu (23-26 Mayıs 2012) Dilleri ve Kültürleri Yok Olma Tehlikesine Maruz Türk Toplulukları konulu 4. Uluslararası Türkiyat Araştırmaları Sempozyumu (23-26 Mayıs 2012) Mikail CENGİZ Bir dilin ölümü bir milletin ölümüdür görüşünden

Detaylı

1. DÜNYADAKİ BAŞLICA DİL AİLELERİ

1. DÜNYADAKİ BAŞLICA DİL AİLELERİ 1. DÜNYADAKİ BAŞLICA DİL AİLELERİ Kaynak bakımından birbirine yakın olan diller bir aile teşkil ederler. Dünya dilleri bu şekilde çeşitli dil ailelerine ayrılırlar. Bir dil ailesi tarihin bilinmeyen devirlerinde

Detaylı

TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI BÖLÜMÜ DERS PLANI

TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI BÖLÜMÜ DERS PLANI TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI BÖLÜMÜ DERS PLANI 1. SINIF - I. YARIYIL TDE 101 OSMANLI TÜRKÇESİ I 4 0 4 TDE 103 TÜRKİYE TÜRKÇESİ GRAMERİ I 2 0 2 TDE 109 ESKİ TÜRK EDEBİYATINA GİRİŞ I 2 0 2 TDE 111 YENİ TÜRK EDEBİYATINA

Detaylı

TR33 Bölgesi nin Üretim Yapısının ve Düzeyinin Tespiti ve Analizi. Ek 5: Uluslararası Koşulların Analizi

TR33 Bölgesi nin Üretim Yapısının ve Düzeyinin Tespiti ve Analizi. Ek 5: Uluslararası Koşulların Analizi TR33 Bölgesi nin Üretim Yapısının ve Düzeyinin Tespiti ve Analizi Ek 5: Uluslararası Koşulların Analizi Sektörün genel özellikleri Kümes hayvanlarının etleri ve yenilen sakatatı Ürünler dünyada ortalama

Detaylı

2016 MAYIS DIŞ TİCARET RAPORU

2016 MAYIS DIŞ TİCARET RAPORU 2016 MAYIS DIŞ TİCARET RAPORU ATSO DIŞ TİCARET SERVİSİ *Tablo ve listeler TİM ve TUİK istatistikleri ihracat ve ithalat verilerine göre ATSO- Dış Ticaret Servisi tarafından derlenmiştir. 2016 MAYIS / TÜRKİYE

Detaylı

İÇİNDEKİLER BÖLÜM 1 BÖLÜM 2

İÇİNDEKİLER BÖLÜM 1 BÖLÜM 2 İÇİNDEKİLER BÖLÜM 1 ÖNSÖZ DİL NEDİR? / İsmet EMRE 1.Dil Nedir?... 1 2.Dilin Özellikleri.... 4 3.Günlük Dil ile Edebî Dil Arasındaki Benzerlik ve Farklılıklar... 5 3.1. Benzerlikler... 5 3.2. Farklılıklar...

Detaylı

Deri ve Deri Ürünleri Sektörü 2016 Ekim Ayı İhracat Bilgi Notu

Deri ve Deri Ürünleri Sektörü 2016 Ekim Ayı İhracat Bilgi Notu 2016 Deri ve Deri Ürünleri Sektörü 2016 Ekim Ayı İhracat Bilgi Notu TDH Ar&Ge ve Mevzuat Şb. İTKİB Genel Sekreterliği DERİ VE DERİ ÜRÜNLERİ SEKTÖRÜMÜZÜN 2016 YILI EKİM AYI İHRACAT PERFORMANSI 2016 yılı

Detaylı

OCAK-EYLÜL 2017 DÖNEMİ TAŞIMACILIK İSTATİSTİKLERİ DEĞERLENDİRMESİ

OCAK-EYLÜL 2017 DÖNEMİ TAŞIMACILIK İSTATİSTİKLERİ DEĞERLENDİRMESİ 12.10.2017 OCAK-EYLÜL 2017 DÖNEMİ TAŞIMACILIK İSTATİSTİKLERİ DEĞERLENDİRMESİ Türk İhracat Taşımalarında Yoğunluk Haritası İHRACAT TAŞIMALARI Geçen yıl Ocak-Eylül toplamına bakıldığında 2016 yılında 849.247

Detaylı

Türkiye Cumhuriyeti-Ekonomi Bakanlığı,

Türkiye Cumhuriyeti-Ekonomi Bakanlığı, Türkiye Cumhuriyeti-Ekonomi Bakanlığı, 2014 0 HUBUBAT ÜRÜNLERİN TANIMI Hububat grubu ürünler dünyada stratejik önemi en yüksek olan ürünler olup ilk çağlardan beri insanlar tarafından kültürü yapılarak

Detaylı

2017 MAYIS DIŞ TİCARET RAPORU

2017 MAYIS DIŞ TİCARET RAPORU 2017 MAYIS DIŞ TİCARET RAPORU ATSO DIŞ TİCARET SERVİSİ *Tablo ve listeler TİM ve TUİK istatistikleri ihracat ve ithalat verilerine göre ATSO- Dış Ticaret Servisi tarafından derlenmiştir. 2017 MAYIS / TÜRKİYE

Detaylı

2017 EYLÜL DIŞ TİCARET RAPORU

2017 EYLÜL DIŞ TİCARET RAPORU 2017 EYLÜL DIŞ TİCARET RAPORU ATSO DIŞ TİCARET SERVİSİ *Tablo ve listeler TİM ve TUİK istatistikleri ihracat ve ithalat verilerine göre ATSO- Dış Ticaret Servisi tarafından derlenmiştir. 2017 EYLÜL / TÜRKİYE

Detaylı

2016 NİSAN DIŞ TİCARET RAPORU

2016 NİSAN DIŞ TİCARET RAPORU 2016 NİSAN DIŞ TİCARET RAPORU ATSO DIŞ TİCARET SERVİSİ *Tablo ve listeler TİM ve TUİK istatistikleri ihracat ve ithalat verilerine göre ATSO- Dış Ticaret Servisi tarafından derlenmiştir. 2016 NİSAN / TÜRKİYE

Detaylı

TÜİK VERİLERİNE GÖRE ESKİŞEHİR'İN SON 5 YILDA YAPTIĞI İHRACATIN ÜLKELERE GÖRE DAĞILIMI (ABD DOLARI) Ülke

TÜİK VERİLERİNE GÖRE ESKİŞEHİR'İN SON 5 YILDA YAPTIĞI İHRACATIN ÜLKELERE GÖRE DAĞILIMI (ABD DOLARI) Ülke TÜİK VERİLERİNE GÖRE ESKİŞEHİR'İN SON 5 YILDA YAPTIĞI İHRACATIN ÜLKELERE GÖRE DAĞILIMI (ABD DOLARI) Ülke 2008 Yılı 2009 Yılı 2010 Yılı 2011 Yılı 2012 Yılı Sayısı Ulke adı İhracat Ulke adı İhracat Ulke

Detaylı

MÜCEVHER İHRACATÇILARI BİRLİĞİ MAL GRUBU ÜLKE RAPORU (TÜRKİYE GENELİ) - (KÜMÜLATİF)

MÜCEVHER İHRACATÇILARI BİRLİĞİ MAL GRUBU ÜLKE RAPORU (TÜRKİYE GENELİ) - (KÜMÜLATİF) ALTINDAN MAMUL MÜCEVHERCİ VE KUYUMCU EŞYASI 1 BİRLEŞİK ARAP EMİRLİ 269.665.223,68 305.580.419,69 13,32 ALTINDAN MAMUL MÜCEVHERCİ VE KUYUMCU EŞYASI 2 IRAK 155.240.675,64 92.044.938,69-40,71 ALTINDAN MAMUL

Detaylı

ORTA ASYA TÜRK TARİHİ-I 1.Ders. Dr. İsmail BAYTAK. Orta Asya Tarihine Giriş

ORTA ASYA TÜRK TARİHİ-I 1.Ders. Dr. İsmail BAYTAK. Orta Asya Tarihine Giriş ORTA ASYA TÜRK TARİHİ-I 1.Ders Dr. İsmail BAYTAK Orta Asya Tarihine Giriş Türk Adının Anlamı: Türklerin Tarih Sahnesine Çıkışı Türk adından ilk olarak Çin Yıllıklarında bahsedilmektedir. Çin kaynaklarında

Detaylı

ÇAĞDAŞ TÜRK YAZI DİLLERİ-I

ÇAĞDAŞ TÜRK YAZI DİLLERİ-I T.C. ANADOLU ÜNİVERSİTESİ YAYINI NO: 2392 AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ YAYINI NO: 1389 ÇAĞDAŞ TÜRK YAZI DİLLERİ-I Yazarlar Prof.Dr. Ahmet BURAN (Ünite 1-8) Doç.Dr. Ercan ALKAYA (Ünite 1-8) Editörler Prof.Dr.

Detaylı

2013 ARALIK DIŞ TİCARET RAPORU

2013 ARALIK DIŞ TİCARET RAPORU 2013 ARALIK DIŞ TİCARET RAPORU ATSO DIŞ TİCARET SERVİSİ *Tablo ve listeler TİM ve TUİK istatistikleri ihracat ve ithalat verilerine göre ATSO- Dış Ticaret Servisi tarafından derlenmiştir. 2013 ARALIK/

Detaylı

TÜRKİYE DEKİ YABANCI ÜLKE TEMSİLCİLİKLERİ

TÜRKİYE DEKİ YABANCI ÜLKE TEMSİLCİLİKLERİ Ülke TÜRKİYE DEKİ YABANCI ÜLKE TEMSİLCİLİKLERİ Temsilcilik Türü Şehir Telefon Faks e-posta A.B.D. Başkonsolosluk Adana (0322) 346 62 62 (0322) 346 79 16 A.B.D. Büyükelçilik Ankara 455 55 55 467 00 19 A.B.D.

Detaylı

Her milletin dili kimliğidir eğer dilinizi yozlaştırırsanız kimliğiniz erozyona uğrar.

Her milletin dili kimliğidir eğer dilinizi yozlaştırırsanız kimliğiniz erozyona uğrar. Her milletin dili kimliğidir eğer dilinizi yozlaştırırsanız kimliğiniz erozyona uğrar. Bu bakışla yola çıkarsak biz dilimizi ne kadar koruyoruz bir bakalım Yıl: 1965 "Karşıma âniden çıkınca ziyâdesiyle

Detaylı

HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜNÜN 2014 MART İHRACAT PERFORMANSI ÜZERİNE KISA DEĞERLENDİRME

HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜNÜN 2014 MART İHRACAT PERFORMANSI ÜZERİNE KISA DEĞERLENDİRME HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2014 MART AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU İİTKİİB GENEL SEKRETERLİİĞİİ AR & GE VE MEVZUAT ŞUBESİİ Niisan 2014 HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜNÜN 2014 MART İHRACAT PERFORMANSI

Detaylı

DÜNYA SERAMİK KAPLAMA MALZEMELERİ SEKTÖRÜNE GENEL BAKIŞ

DÜNYA SERAMİK KAPLAMA MALZEMELERİ SEKTÖRÜNE GENEL BAKIŞ DÜNYA SERAMİK KAPLAMA MALZEMELERİ SEKTÖRÜNE GENEL BAKIŞ Hazırlayan ve Derleyen: Zehra N.ÖZBİLGİN Ar-Ge Şube Müdürlüğü Kasım 2012 DÜNYA SERAMİK KAPLAMA MALZEMELERİNDE ÜRETİM VE TÜKETİM yılında 9.546 milyon

Detaylı

Ortak Türkçe veya Türk Cumhuriyetleri Ortak Bilişim Türkçesi

Ortak Türkçe veya Türk Cumhuriyetleri Ortak Bilişim Türkçesi Ortak Türkçe veya Türk Cumhuriyetleri Ortak Bilişim Türkçesi Koray Özer. 07 02 2014 1/18 Anlatım Planı 1. Türk Alfabeleri 2. Arap alfabesini bırakma süreci 3. Türk Dünyası Ortak Bilişim Terimleri Çalışma

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Ali GURBETOĞLU İstanbul Ticaret Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi

Yrd. Doç. Dr. Ali GURBETOĞLU İstanbul Ticaret Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Türk Eğitim Tarihi Yrd. Doç. Dr. Ali GURBETOĞLU İstanbul Ticaret Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi İslam Öncesi Türklerde Eğitimin Temel Özellikleri 2 Yaşam biçimi eğitimi etkiler mi? Çocuklar ve gençlerin

Detaylı

2017 TEMMUZ DIŞ TİCARET RAPORU

2017 TEMMUZ DIŞ TİCARET RAPORU 2017 TEMMUZ DIŞ TİCARET RAPORU ATSO DIŞ TİCARET SERVİSİ *Tablo ve listeler TİM ve TUİK istatistikleri ihracat ve ithalat verilerine göre ATSO- Dış Ticaret Servisi tarafından derlenmiştir. 2017 TEMMUZ /

Detaylı

Deri ve Deri Ürünleri Sektörü 2016 Temmuz Ayı İhracat Bilgi Notu

Deri ve Deri Ürünleri Sektörü 2016 Temmuz Ayı İhracat Bilgi Notu 2016 Deri ve Deri Ürünleri Sektörü 2016 Temmuz Ayı İhracat Bilgi Notu TDH Ar&Ge ve Mevzuat Şb. İTKİB Genel Sekreterliği DERİ VE DERİ ÜRÜNLERİ SEKTÖRÜMÜZÜN 2016 YILI TEMMUZ AYI İHRACAT PERFORMANSI 2016

Detaylı

8.1. Gelirler Genel Müdürlüğü Eğitim Merkezi Çalışmaları

8.1. Gelirler Genel Müdürlüğü Eğitim Merkezi Çalışmaları 8. EĞİTİM. 8.1. Gelirler Genel Müdürlüğü Eğitim Merkezi Çalışmaları 01.01.2001 31.12.2001 tarihleri arasında Gelirler Genel Müdürlüğü Eğitim Merkezi nce merkez ve taşra teşkilatlarında çalışan çeşitli

Detaylı

Türkiye Cumhuriyeti-Ekonomi Bakanlığı,

Türkiye Cumhuriyeti-Ekonomi Bakanlığı, Türkiye Cumhuriyeti-Ekonomi Bakanlığı, 2013 0 BİSKÜVİ 1. SEKTÖRÜN TANIMI SITC NO ARMONİZE NO : 048.42(tatlı bisküviler) : 1905.31 (tatlı bisküviler), 1905.90.45(bisküviler) Bisküvi kelime olarak Latince

Detaylı

4. ULUSLARARASI ELECTRONIST FUARINDAN 2016 YILI İÇİN ÜMİT VADEDİCİ KAPANIŞ

4. ULUSLARARASI ELECTRONIST FUARINDAN 2016 YILI İÇİN ÜMİT VADEDİCİ KAPANIŞ 4. ULUSLARARASI ELECTRONIST FUARINDAN 2016 YILI İÇİN ÜMİT VADEDİCİ KAPANIŞ Elektronik yan sanayi sektörünü bir araya getiren tek organizasyon Uluslararası Electronist Fuarı yerliyabancı birçok farklı şehir

Detaylı

YURTDIŞI MARKA TESCİL MALİYETLERİ

YURTDIŞI MARKA TESCİL MALİYETLERİ YURTDIŞI MARKA TESCİL MALİYETLERİ Uluslar arası marka tescil maliyetleri şu şekilde hesaplanır: 1) WIPO ücreti: Uluslar arası Fikri Mülkiyet Örgütü merkezi İsviçre'de bulunan, uluslararası marka başvurularının

Detaylı

Orta Asya da Çin ve Rusya Enerji Rekabeti

Orta Asya da Çin ve Rusya Enerji Rekabeti Orta Asya da Çin ve Rusya Enerji Rekabeti 05.02.2013 Toplam 26.2 trilyon metreküp ispat edilen doğalgaz rezervleriyle dünyadaki ispat edilen doğalgaz kaynaklarının yüzde 11,7 sini elinde bulunduran Türkmenistan,

Detaylı

Tablo 2: Doktora Programı Ortak Zorunlu-Seçmeli Dersler TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI ANABİLİM DALI DOKTORA PROGRAMI GÜZ YARIYILI

Tablo 2: Doktora Programı Ortak Zorunlu-Seçmeli Dersler TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI ANABİLİM DALI DOKTORA PROGRAMI GÜZ YARIYILI Tablo 2: Doktora Programı Ortak Zorunlu-Seçmeli Dersler TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI ANABİLİM DALI DOKTORA PROGRAMI GÜZ YARIYILI Ortak Zorunlu-Seçmeli Dersler Eski Türk Edebiyatı Bilim Dalı TDE 601 Divan Şiiri

Detaylı

TÜRKİYE DE DİLLER VE ETNİK GRUPLAR. (Ahmet BURAN-Berna YÜKSEL ÇAK, Akçağ Yayınları, Ankara 2012, 318 s.)

TÜRKİYE DE DİLLER VE ETNİK GRUPLAR. (Ahmet BURAN-Berna YÜKSEL ÇAK, Akçağ Yayınları, Ankara 2012, 318 s.) TÜRKİYE DE DİLLER VE ETNİK GRUPLAR (Ahmet BURAN-Berna YÜKSEL ÇAK, Akçağ Yayınları, Ankara 2012, 318 s.) Murat AKA Eski dünyanın en önemli medeniyet merkezlerinden olan Anadolu yüzyıllardır değişik milletlere

Detaylı

Balkan milletleri bugün müstakil siyasi mevcudiyetler halinde bulunuyorlar. Bu devletlerin sahibi olan milletler asırlarca beraber yaşamışlardır. Bu i

Balkan milletleri bugün müstakil siyasi mevcudiyetler halinde bulunuyorlar. Bu devletlerin sahibi olan milletler asırlarca beraber yaşamışlardır. Bu i Avrupa Birliği Sürecinde Balkan Ülkelerinde Azınlık Dili Olarak Türkçe Süer Eker (2008) Başkent Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü-Ankara suereker@yahoo.com 1 Balkan milletleri

Detaylı

2016 ARALIK DIŞ TİCARET RAPORU

2016 ARALIK DIŞ TİCARET RAPORU 2016 ARALIK DIŞ TİCARET RAPORU ATSO DIŞ TİCARET SERVİSİ *Tablo ve listeler TİM ve TUİK istatistikleri ihracat ve ithalat verilerine göre ATSO- Dış Ticaret Servisi tarafından derlenmiştir. 2016 ARALIK /

Detaylı

2. HAFTA TÜR 101 TÜRK DİLİ-1

2. HAFTA TÜR 101 TÜRK DİLİ-1 2. HAFTA TÜR 101 TÜRK DİLİ-1 Amaçlar Bu bölüm tamamlandıktan sonra; Dil olgusu ile ilgili genel bir bakış açısı kazanılması, Dillerin hangi ölçütlere göre sınıflandırıldığının tespit edilmesi, Dünyada

Detaylı

ULUDAĞ HAZIR GİYİM VE KONFEKSİYON İHRACATÇILARI BİRLİĞİ 2016 YILI HAZİRAN AYI DIŞ TİCARET DEĞERLENDİRME RAPORU

ULUDAĞ HAZIR GİYİM VE KONFEKSİYON İHRACATÇILARI BİRLİĞİ 2016 YILI HAZİRAN AYI DIŞ TİCARET DEĞERLENDİRME RAPORU ULUDAĞ HAZIR GİYİM VE KONFEKSİYON İHRACATÇILARI BİRLİĞİ 2016 YILI HAZİRAN AYI DIŞ TİCARET DEĞERLENDİRME RAPORU ULUDAĞ Ar-Ge ve Pazara Giriş Şubesi TEMMUZ 2016 GENEL DEĞERLENDİRME Türkiye İhracatçılar Meclisi

Detaylı

(*Birincil Enerji: Herhangi bir dönüşümden geçmemiş enerji kaynağı) Şekil 1 Dünya Ekonomisi ve Birincil Enerji Tüketimi Arasındaki İlişki

(*Birincil Enerji: Herhangi bir dönüşümden geçmemiş enerji kaynağı) Şekil 1 Dünya Ekonomisi ve Birincil Enerji Tüketimi Arasındaki İlişki Nüfus artışı, kentsel gelişim ve sanayileşme ile birlikte dünyada enerji tüketimi gün geçtikçe artmaktadır. Dünya nüfusunun 2040 yılına geldiğimizde 1,6 milyarlık bir artış ile 9 milyar seviyesine ulaşması

Detaylı