İÇ SAVAŞ SONRASI İSPANYOL ROMANINDA KÖY THE PROVINCIAL NOVELS AFTER THE SPANISH CIVIL WAR

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "İÇ SAVAŞ SONRASI İSPANYOL ROMANINDA KÖY THE PROVINCIAL NOVELS AFTER THE SPANISH CIVIL WAR"

Transkript

1 Nil Ünsal İÇ SAVAŞ SONRASI İSPANYOL ROMANINDA KÖY SUMMARY THE PROVINCIAL NOVELS AFTER THE SPANISH CIVIL WAR The Spanish civil war truncated the cultural evolution of the country. After the civil war a new generation of Spanish writers matured. The war marked an important point in Spain s history and therefore in the country s literature.the Spanish writers tried to discover the heart of Spain, the real life experiences of the people of rural area. In provincial novels we don t only observe a well set of rural background but we also confront with rural people with their own stories, funny memories, unfigurable and tolerable fate. Background of the provincial novels shows us Post civil war era of Spain with the living witnesses. Key Words: Spain /Post civil war /provincial novels / Destitution /Hunger/ Education / Health / Moral qualities Anahtar Sözcükler:İspanya /İç savaş sonrası /köy romanları/yoksulluk/açlık/eğitim/sağlık/ahlak değerleri İspanya da İç savaş başlamadan yıllar önce ülke aydınları olumsuz gidişe her fırsatta değinmişler, ülkenin hiç de iyi olmayan, vahim bir sona doğru doludizgin gittiğine dikkat çekmeye çalışmışlardır. (...) İspanya nın toplumsal yaşamı bu amansız parçalanmanın en ileri örneğini sergil(emektedir)... (...) Bugün bir kurum duracak, yarın bir başka kurum, sonunda onulmaz tarihsel felç durumuyla yüz yüze kal(ınacaktır) (Gasset, 1977:50 51); kalınır da. İspanyollar korkulan sonla Doç. Dr., Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi İspanyol Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı. Ankara Üniversitesi nin 60. ve Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi nin 70. Kuruluş Yıldönümü etkinlikleri kapsamında Kasım 2006 tarihleri arasında düzenlenen uluslararası Yazınsal Türler Sempozyumu nda sunulan bildirinin genişletilmiş biçimidir.

2 yılında karşı karşıya gelirler ve bu dehşet ortamında üç yıl yaşamak zorunda kalırlar. Ne ki iç savaşın bitmesiyle ülkede hiçbir şey dinginliğe kavuşmuş değildir. İspanya yaralarını henüz sarmaya başlamış bile değilken bir başkası, İkinci Dünya Savaşı kapıyı çalar. Ülkede yiyecekte, giyecekte hatırı sayılır bir kıtlık baş gösterirken, her şey karneye bağlanır. Basın devletin tekelindedir, kitaplardan, dergilerden, sinema ya da tiyatrodan söz etmek olası değildir. Ülke dış dünyaya kapısını tamamen kapatmıştır. Bütün dünya savaşın bu en acımasız çarkı içinde çırpınıp dururken, İspanya kendi ulusal sorunları içine gömülmüş, yazgısıyla baş başa kalmış, kendi yarasını kendi başına sarma çabasına girişmiştir. İç savaş köy, kent demeden her şeyi çiğneyip geçmiş, insanları bir dipsiz kuyunun içine atmıştır. Bir deri bir kemik kalmış İspanya dır karşımızda duran. Bu acımasız ortamda yazgılarına boyun eğen İspanyol halkının derin sessizliği insanı daha çok etkiler. Aslında bu sessiz yazgıcılık büyük bir çığlık, bir çoksesliliktir. Kendi toprakları üzerinde sürgüne zorlanan insanların yaşam kavgası başlamıştır. Kırsal kesimde yaşamı sürdürmek oldukça güçtür, böylece köylerden, kasabalardan kentlere göçler başlar. Ancak kentlere ayak uydurmak da öyle kolay bir şey değildir, bu insanları daha zor yaşam koşulları beklemektedir. İç savaş sonrası İspanyol insanının yüreği de beyni de büyük bir açmazın içindedir; cesur bir girişimle toprağını bırakıp kente göç etmekle, bu

3 3 serüveni göze alamayarak/korkarak, alın terini döktüğü ve doğduğu toprakta ne olursa olsun kalmak arasında bocalar. Bu eyleme ya da eyleyememe arasında gelgitler yaşayan halk, amaç ve amaca yönelik eylem(in), savaşla birlikte insancıl anlamını yitirdi(ği) (...) amacını, umudunu, inancını, insanca değerlerini yitirmiş bir dünyada yaşama(nın) anlamsızlaştı(ğı) (Şener, 1997:75) görüşünü temsil eden bir kimlikle karşımıza çıkar. İç savaş sonrası İspanyol edebiyatı, yukarıda kısaca sunduğumuz tablonun romanlara, öykülere, şiirlere ve tiyatro yapıtlarına yansımasıyla belirginleşir. Bazı yazarlar köyden kente göç eden insanların bu dipsiz kuyunun içinde verdikleri yaşam savaşımını edebiyat düzlemine taşırken, bazıları da kırsal kesimin sorunlarına, köylerde, kasabalarda yaşayan insanların yaşamlarına ayna tutarlar. Köyde olsun kentte olsun, bu insanların bir tek ortak paydada birleştikleri görülür: Savaştan yorgun çıkmış insanın umarsızlığı, yoksulluğu. Yazarlar bunu gösterebilmek için edebiyatı bir amaç olarak kullanmışlardır. Korku, baskı altında kalmış, yaşamı kendi iradesi dışında elinden alınmış savaş insanının görüntüsünü yansıtmak yazarların tek amacıdır. Onlara göre yazarlık yaşamın kendisidir. İç savaş sonrası köy romanlarına gelince... Bu romanların sayısı oldukça fazladır. Süremizin bütün romanları ele almamız için yeterli olmaması, bizi bu yapıtlar arasında bir seçim

4 4 yapmaya zorladı. Kırsal yaşamın sorunlarını en çarpıcı yönleriyle sunan, okuyanları kimi zaman şaşkınlığa düşürüp, kimi zaman da ürküten ve ülkesinde bir ödülle taçlandırılan romanları irdelemek gibi bir sınırlamaya gittik. İç savaş sonrasında köylünün karşı karşıya kaldığı sorunlar oldukça fazladır: Köylerin varsılları tarafından el konulan topraklar ve toprağı elinden alınan köylünün umarsızlığı, açlık, işsizlik, yoksulluk, eğitimsizlik, sağlık, dinin ve batıl inançların köy üzerindeki etkisi, ahlaki değerlerin yerle bir olması, suç oranının artması. Bu saydığımız sorunlar İç savaş sonrası yazarlar tarafından yapıtlara taşınır. Biz bu çalışmamızda ele aldığımız romanların ortak paydasını oluşturan ve ön plana çıkan konulara değinmekle yetineceğiz. Kırsal bölgelerde topraklar ya çok geniş ya da ufak parçalara bölünmüştü. Topraksız köylünün sayısı çok fazladır ve küçücük tarlası bile olanların durumu zordur. Toprağını bir başkasına işletenlerin işi biraz daha kolaydır. İspanyol köylüsünün ekonomik açıdan geri olması, ekip biçecek toprağının olmayışı yoksulluğu beraberinde getirir. Bu konunun yoğun bir biçimde ele alındığı romanlardan ilki Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Camilo José Cela nın La Familia de Pascual Duarte (Pascual Duarte nin Ailesi) (1942) adlı romanıdır. Adı geçen roman İspanyol İç savaş sonrası romanlarının ve acı gerçeklerin en ürkünç, en dehşet verici, en tiksinti uyandırıcı yönlerinin yansıtılması anlamına gelen

5 5 tremendismo akımının ilki olma özelliğini taşımaktadır. Bu yapıtta yoksulluk sınırının da altında yaşayan Pascual in ailesi aracılığıyla tüm İspanyol köylerinde yaşanan trajedilere tanık oluruz. Romanın baş kişisi Pascual içinde yaşadığı evi, tabii buna ev denebilirse, betimlerken, köyün varsıl kişilerinden don Jesús unkini de betimler. Böylece köydeki varsıllarla yoksullar arasındaki karşıtlık belirginleştirilir; Cela nın alaycı ve hicivci anlatım tutumuyla betimlediği köyün iki yüzü okuyucuya sunulur. Sahibi olduğu bir toprağı yoktur Pascual in, işsizdir. Bir lokma ekmeği kalabalık ailesiyle paylaşmak zorundadır. Kız kardeşi Rosario da bu sefalete daha fazla dayanamayarak evden kaçar ve kötü yola düşer. Anne köyün varsıl insanlarından biriyle salt karnını doyurabilmek adına ilişkiye girmiştir. İçinde bulunduğu duruma daha fazla katlanamayan Pascual uzaklara gider. Evde yaşam savaşı veren Pascual in eşi, yine yoksulluk nedeniyle yasak bir ilişki içindedir. Başta yoksulluk olmak üzere yaşanılan diğer sorunlar Pascual i kaçınılmaz sona doğru götürür ve genç adam işlediği birçok cinayetin ardından ölüme mahkum edilir. Görüldüğü gibi yoksulluk, açlık bir ailenin parçalanmasına neden olmuştur. Yoksulluğu, dolayısıyla açlığı en çarpıcı bir biçimde ele alan bir diğer savaş sonrası romanı Miguel Delibes in Las Ratas (Fareler) (1962) başlıklı yapıtıdır. İspanya da verilen Eleştiri Ödülü ile taçlandırılan roman kişileri içi burkan, hüzünle dolduran büyük bir yoksulluğun pençesindedir. Toprakların

6 6 eşit olarak dağıtılmaması, varsılların toprakların denetimini tamamen ellerine geçirmesi ve bundan doğan eşitsizlik sonucu köy halkının yoksulluğa sürüklenmesi konuları romanın dokusuna işlenmiştir. Romanın baş kişileri fare avcısı el Ratero, oğlu Nini ve köpekleri Fa dır. Üçünün sığındıkları, yaşadıkları yer mağaralardır. Mağaralar onların salt başlarını soktukları bir dam değil, aynı zamanda geçim kaynaklarını sağladıkları yerlerdir. Buralarda yakaladıkları fareleri hem yiyerek karınlarını doyururlar hem de onları komşularına satarak para kazanmaya çalışırlar. Doğanın kucağında ilkel bir yaşam süren bu adam, toprağı olarak kabullendiği mağaraları işgal etmeye çalışan olursa, gözünü kırpmadan cinayet işlemekten de geri durmaz. Karşımızda yoksulluğun/açlığın insanı nasıl akıl almaz yollara sürüklediğinin çarpıcı bir örneği durmaktadır. Ignacio Aldecoa ilk romanı El Fulgor y la Sangre de (Parıltı ve Kan) (1954), beş kadın figürün aracılığıyla salt köylerdeki yoksulluğa değinmekle yetinmemiş, kentleri de mercek altına almıştır. Bu beş kadın toplumun çeşitli kesimlerini temsil etmektedir. Anlatım tekniklerinden bilinç akımının kullanılmasıyla kadınlar, İç savaş öncesi ve sonrasına ışık tutarlar. Felisa adlı kadın eşi Ruipérez le birlikte İç savaştan önce bir Kastilya köyünde yaşamaktadır. Ekip biçtikleri bir toprakları vardır; yiyecek ucuzdu(r) (Aldecoa, 1994:84). Mütevazı toprağın verdiği mütevazı yiyecekler(i) (84) komşu

7 7 aileyle de paylaşırlar. Ancak savaşın patlamasıyla o zor günler başl(amaktadır) (84); köyde yaşayanlar doğal olarak bu olumsuz şartlara ayak uydurmak zorunda kalırlar. Daha önce sahip oldukları o mütevazı yiyecekler artık Eylül ayında(n) (itibaren)(...) kimin sürdüğü ve nereye gittiği bilinmeyen kamyonlarla (84) alınıp götürülmektedir. Ruipérez eşi Felisa ya İşler kötüye gidiyor. Buğdayı alıp götürüyorlar, her şeyi alıp götürüyorlar(...) Açlık olacak, sefalet çekilecek (84 5) diye yakınır. Savaş öncesinde bir dağ köyünde öğretmenlik yapan María Ruiz arkadaşlarıyla yaptığı bir sohbet sırasında, iki ay süresince ekmeği zeytinyağına banarak yediğini ve bundan dolayı yemekte biraz fazla yağ olduğu takdirde midesinin allak bullak (91) olduğunu dile getirir. Sohbete katılan kadınlardan birinin verdiği yanıt acıdır: Artık midenin sık sık bulanmasını gerektiren bir durum yok, bundan sonra yalnızca varsılların sahip olabileceği yağ altın değerinde (91). Jesús Fernández Santos un romanı Los Bravos da (Saf İnsanlar) (1954) ağalık düzeninin anlatılmasının yanı sıra, yoksulluk karşısında umarsız kalan köy halkının trajik yaşamı irdelenmektedir. Olay 50 li yıllarda bir dağ köyünde geçer. Romanın ilk bölümünde betimlenen köyde sanki hiçbir canlı yoktur, sanki hiç kimse yaşamamaktadır: Köy bomboştu. Evler, ırmak, köprüler ve yol sanki hepten terk edilmiş gibiydi... (Fernández Santos, 2001: 12) Yapacak işi olmayan

8 8 köylü kendi içine kapanmış, yazgısıyla baş başa kalmıştır; bu klostrofobik ortam köylünün psikolojisi üzerinde de etkindir, değil çalışmaya gitmek, dışarı adım atmaya korkarlar, büyük bir yalnızlık kuşatmıştır çevrelerini. Köy halkının yaşamı, virane kilise ve işlemeyen bir saat(le) simgelenmektedir. Yoksulluk o denli bellerini bükmüştür ki köyde karaborsa başını almış gitmiştir; köy halkı karnını doyurabilmek için yasadışı balıkçılık yapmaktadır. Bu durağanlık içinde yalnızca tıkır tıkır işleyen köyün ağası don Prudencio nun yaşamıdır; köylünün üzerine bir karabasan gibi çöken ve onun nefretini kazanmış bir ağa. Ancak işin en kötü yönü köylülerin bu yoksulluktan/açlıktan kurtulmak için hiçbir çaba göstermemeleridir. Ağanın ölümünden sonra onun yerini alan köyün doktoru ile yine bir şey değişmez; bu yoksulluk, umarsızlık, içe dönüklük ve karamsarlık sanki sonsuza dek sürüp gidecektir: Ağanın hizmetçisi ve sevgilisi Socorro bu kez doktorun yanında çalışacak, onun sevgilisi olacak, Amparo evde annesine bakmayı sürdürecek, devası olmayan bir hastalığın pençesindeki küçük çocuk yine odasından çıkamayacak gibi gözükmektedir. Bu yazgıyı değiştirmeye çalışan tek kişi ise kentte şansını denemek isteyen postacı Pepe dir. İç savaş sonrası köy romanlarında işlenen konulardan bir diğeri de eğitimdir. Pascual Duarte nin Ailesi nde baş kişi Pascual okulu bıraktığımda on iki yaşındaydım (Cela, 1984:

9 9 33) der ve şöyle sürdürür konuşmasını: Fazla okumadım. (...) Annem okumamı istemiyordu, (...) yoksul yaşamayı öğrenmek için bilgin olmanın gerekmediğini söylüyordu (33). Ne ki Pascual okula bir süre devam etmiş, okuyup yazmayı, toplayıp çıkarmayı öğrenmişti(r); başı(n)ın çaresine bakmak için bu kadarı yet(ip) arta(caktır) bile (33). Anne babası için bilgisizlerdi, görgüsüzlerdi tanımlamasını yaparak, okuyup yazmasıyla bir hayli caka satan babasının annesine cahil kadın demesiyle evde bir kavganın daha patlak vereceğinin sinyallerini verir. Akşamları baba eve elinde bir gazeteyle gelir, Pascual i ve annesini mutfağa sürükler ve haberleri okur. Bunu okuma yazma bilmeyen karısına inat olarak yapmaktadır. Bu haberleri kocasının uydurduğunu söylemesi üzerine de, kadının ve hatta Pascual in de üzerine yürüyüp dayak atar. Köylerdeki eğitimin yetersiz oluşu batıl inançların yaygınlaşmasını da beraberinde getirir. Örneğin Pascual, kız kardeşi Rosario nun doğumu sırasında avazı çıktığı kadar bağıran annesinin içine şeytan girdiğini sanması; herhangi bir hastalıkta, doğumda ya da karşılaşılan sorunlarda tüm hastalıkların uzmanı, ebe, büyücü ve gizemli biri olan Engracia kadına danışılması gibi. Miguel Delibes in El Camino (Yol) (1950) başlıklı romanının çıkış noktasını oluşturan konu eğitimdir. Yapıtın baş kişilerinden Kukumav Daniel in babası oğlunun içinde yaşadıkları olumsuz koşullardan kurtulması için okumasının

10 10 zorunlu olduğuna ve bunun için de kente gitmesinin gerekliliğine inanır. İçinde yaşadıkları köyde insan ne uzar ne de kısalır. Baba peynircidir; oğlunun hayatta bir peynirciden daha önemli biri olmasını isteme(ktedir) (Delibes, 1998: 9). Ne ki Daniel in bu işe bir türlü aklı ermemektedir; hayatta ilerlemenin tam olarak ne demek olduğunu bilmemektedir. Küçük Daniel, eczacının oğlu Ramón un avukat olmak için çoktandır kentte okuduğunu, ancak köye geldiğinde tıpkı bir tavuskuşu gibi kabar(dığını) ve herkese tepeden bak(tığını) (10) söyler ve onu kınar. Doğup büyüdüğü bu köyden ve arkadaşlarından ayrılmak ona zor gelmektedir. Bir insanın bilebileceği her şeyi bildiğini san(maktadır) (9), eğer hiç takılmadan okuyabiliyor(sa), derdini anlatacak kadar yazı yazabiliyor, dört işlemi biliyor ve çözebiliyor(sa) (10)) kente okumaya gitmenin hiçbir anlaşılır yanı yoktur. Ertesi gün yola çıkacak olan Daniel e annesi kendisine de giysilerine de iyi bakma(sını); bunların baba(sına) nelere mal olduğunu çok iyi bil(diğini); (...) yoksul (olduklarını); baba(sının) (onun) hayatta bir şey olmasını ist(ediğini); kendisi gibi çalışıp yokluk çekmesi(ni) istem(ediğini) (12) söyleyerek nasihat eder. Peynirci baba okuyamamış olmanın ezikliği içinde isyanla karısına serzenişte bulunur: (...) çocuk başka bir şey olacak.(...) Hayatını bir köle gibi bu sıraya bağlı geçirmeyecek. Yani köle gibi ve benim gibi (14). Görüldüğü gibi baba hiç okumamış olmasına karşın, toplumdaki bozuk düzenin ancak

11 11 eğitimle giderilebileceğine, çocukların hangi koşulda olursa olsun okutulmasının gerekliliğine ve ülkenin ancak bu şekilde kalkınabileceğine inanan bir aydın köylü kimliğiyle karşımıza çıkmaktadır. Ignacio Aldecoa nın Con el Viento Solano (Samyeliyle) (1956) adlı romanında cinayet işledikten sonra altı gün boyunca adaletten kaçan çingene Sebastián la İç savaş sonrası insanının büyük kalabalıklar içindeki yalnızlığı simgelenmektedir. Romanın asıl çıkış noktasını oluşturan bu yalnızlıktır. Romanda işlenen diğer konular bu odak konunun çevresinde biçimlenip ikinci planda kalırlar. Romanın baş figürü, cinayeti işlediği Talavera dan, teslim olduğu Cogolludo ya kadar kaçıp gizlendiği yerlerdeki çeşitli kesimlerden insanların yaşamlarına ayna tutma görevini üstlenir. Karşılaştığı insanların ortak sorunlarından biri olan eğitim çingene ile çömlekçi arasındaki karşılıklı konuşmada belirginleşir. Çömlekçinin ardından köyün sokağında yürümeye başlayan Sebastián, evinin kapısı önünde çocuğunu uyutmaya çalışan bir kadına çömlekçinin, ufaklık uyumak istemiyor, bir fırt şarap ver (Aldecoa, 1994: 136) dediğini duyar. Çömlekçi daha sonra Sebastián a kendince doğru bulduğu şu açıklamayı yapar: Bir çocuğu uyutmanın en iyi yolu şaraptır. (...) Benim memlekette daha küçük yaşlardan çocuklara içmeyi öğretirler... kendimi bildim bileli hiç su içmedim (137). Romanda yazar eğitim eksikliğinin varlığına

12 12 dikkat çekerek, eğitimin geçmişten gelen birtakım yanlış alışkanlıkların gölgesi ve baskısı altında kaldığını vurgulamaya çalışmaktadır. İç savaş sonrası köy romanlarının ortak paydasını oluşturan bir diğer konu da sağlıktır. Ekonomik yönden sıkıntı içinde olan köylünün sağlık hizmetlerinden yararlanamaması ya da yararlanması olanaklı iken bunu geri çevirerek kendi alışkanlıkları doğrultusunda hareket etmesi sağlık konusunun nasıl bir açmaz içinde olduğunu kanıtlar niteliktedir. Pascual Duarte nin Ailesi bu yönden en çarpıcı örneklerden biridir. Evin mutfağı hemen hemen ahırla iç içedir. Pascual in kız kardeşi kentten köye geldiğinde mutfakta yatar; odalar temiz değildi(r), doğru dürüst yapılmamışlardı(r) (25) ama onları karakış soğuğundan ve harman sıcağından (25) korumaktadır. Evin avlusunda yer alan kuyunun suyu giderek bozulduğu için artık bu su kullanılmamaktadır. Pascual pis ve leş kokulu (26) ırmaktan balık avlamaktadır, onların besin kaynağıdır bu balıklar. Ailenin hasta doğan son çocuğu Mario, anne şefkatinden uzak aylarca yerlerde sürünüp önüne ne atılırsa y(er); öyle kirli(dir) ki, yıkanmakla pek başı hoş olmayan (Pascual) bile ondan iğrenmeye başla(r) (49). Pascual in annesi de sudan hiç hoşlanmaz. Pascual annesinin yıkandığını sadece bir kez görmüştür. Doğum ilkel koşullarda yapılır ve doğumu yaptıran, daha önce de sözünü ettiğimiz tüm hastalıkların uzmanı, büyücü, gizemli bir kadın olan

13 13 Engracia dır. Pascual in annesinin doğum sancılarını dindirmek için kadının karnına kendince bildiği merhemler sürer. Küçük Mario nun dişini iplikle çeken Engracia kadın kanamaya neden olur. Küçük çocuğun daha sonra kaba etinde ortaya çıkan irinler bakımsızlık nedeniyle sidikle karışınca ortaya korkunç bir manzara çıkar; bu yaralar sirke ve tuzla iyileştirilmeye çalışılır. Samyeliyle romanında Sebastián köyün sokaklarından geçerken evlerin kapıları açıktır; karanlıktır evlerin içleri, yoksuldur içerisi. Yataklar yazın tahtakurusu doludur; temizlenmesi için tahta karyolanın çatlaklarından içeri kaynar su dökülür ve terementi esansıyla ovulur. Böceklerle dolu evde çocuklar yere serilmiş ot şiltelerin üzerinde uyurlar. Köye geldiği ilk zamanlarda ağalığa isyan eden ve köylüleri bu bağımlılıktan kurtarmaya çaba gösteren Saf İnsanlar ın doktoru işinin çok zor olduğunu bilmektedir. Bir hastalıkla karşılaştıklarında kendisine danışmalarını öğütler köylülere, ne ki köy halkı eski alışkanlıklarından vazgeçmeye hiç niyetli değildir. Bu kez doktor kapı kapı dolaşarak hastalara yardımcı olmayı dener. Köyde sağlıksız koşullarda yaşayan insanların çeşitli hastalıkların pençesinde olması kaçınılmazdır. Ayaklarına kadar gelen bu fırsatı değerlendirmek için köy halkının hiçbir çaba göstermemesinin nedeni, alışkanlıkların eğitimin üzerindeki baskısıyla, eğitim ve öğretime gerekli önemin verilmemesiyle açıklanabilir. En acısı da köy halkının

14 14 içinde bulunduğu bu edilgen durumdan kurtulmak için herhangi bir girişimde bulunmamasıdır. Nasıl olsa onlar adına düşünen ve onlar adına hareket eden bir ağaları vardır. Doktora ve onun bilgisine karşı duran köylüler, don Prudencio Ağanın ölümüyle ona sarılmak zorunda kalırlar. Sinmiş, korkmuş, kendi içine kapanmış yaşamların kısır döngüsüdür anlatılan. Ekonomik sorunların, işsizliğin, yoksulluğun, eğitimsizliğin başını alıp gittiği bir ortamda ahlak değerlerinin dibe vurması kaçınılmazdır. Pascual Duarte nin Ailesi nde sefalet içinde yaşayan ailenin kadın kişileri ahlaki değerlerini tamamen yitirmişlerdir. Kocasının ölümünden sonra anne, evine bir lokma ekmek getiren köy eşrafından Rafael Beyle mercimeği fırına vermişti(r) (45). Mario bu yasak ilişkinin meyvesidir. Rosario ise, bu yoksulluktan kurtulmak için kente kaçar ve orada bir geneleve düşer. Pascual in karısı Lola eşini çok sevmesine karşın ona ihanet eder; Pascual in evden çok uzaklara gittiği dönemde yoksulluğa karşı verdiği savaşım başarısızlıkla sonuçlanır ve köyün delikanlılarından birinden peydahladığı çocuk onun sonunu hazırlar. Pascual birçok cinayet işler, ancak her zaman nefret ettiğini söylediği, sevgiden, şefkatten ve ahlaktan yoksun olarak tanımladığı annesini boğazını keserek öldürdüğü o an romanın doruk noktasını oluşturur. Saf İnsanlar ın ağası don Prudencio ise, yanına sığınmış ve hizmetinde çalışan genç Socorro ile yasak bir ilişki

15 15 yaşamaktadır. Socorro bu duruma öylesine alışmıştır ki, ağanın ölümünden sonra köydeki doktorla bir ilişki içine girer; doktorun ağanın evine yerleşmesiyle birlikte genç kadın için değişen hiçbir şey yoktur. Bu duruma alışmış olması daha da kötüdür. Ayrıca romanda bazılarının kolay ve kısa yolu seçip, yasadışı işlerden para kazanmayı bir yaşam biçimi olarak benimsemeleri ahlak dışı bir davranıştır. Her biri birer dönem romanı kategorisi içinde yer alan bu ve diğer iç savaş sonrası yapıtların yazarları İspanya nın siyasal ve toplumsal olaylarına karşı duyarlı sanatçı kişilikleri ile bir adım öne çıkıyorlar. Yazarlar iç savaş sonrasında ortaya çıkan büyük yoksulluğu, kuraklığı, tarım ürünlerindeki inanılmaz düşüşü, kırsal kesimlerden kentlere göçü, kırsal kesimde yaşamaya çalışan köylülerin çetin yaşam koşullarını, evsiz barksız kalanların savaşımını anlatarak halkı içinde bulunduğu duruma karşı duyarlı olmaya çağırıp, bilinçlendirme görevini üstleniyorlar.

16 16 KAYNAKÇA ALDECOA, Ignacio. (1994). Con el Viento Solano. Barcelona. Ed. Planeta.. (1994). El Fulgor y la Sangre. Barcelona. Ed. Planeta. CELA, Camilo José. (1984). La Familia de Pascual Duarte. Barcelona. Ediciones Destino. DELIBES, Miguel. (1980). Las Ratas. Barcelona. Ediciones Destino.. (1998). El Camino. Barcelona. Ediciones Destino. FERNÁNDEZ SANTOS, Jesús. (2001). Los Bravos. Barcelona. Ediciones Destino. ORTEGA Y GASSET, José. (1964). España Invertebrada. Madrid. Ed. Espasa Calpe. ŞENER, Sevda. (1997). Yaşamın Kırılma Noktasında Dram Sanatı. İstanbul. Yapı Kredi Yayınları.

ÖZGEÇMİŞ. 1. Adı Soyadı: H. Şebnem Atakan 2. Doğum Tarihi: 28.04.1965 3. Unvanı: Doç. Dr. 4. Öğrenim Durumu: Derece Alan Üniversite Yıl

ÖZGEÇMİŞ. 1. Adı Soyadı: H. Şebnem Atakan 2. Doğum Tarihi: 28.04.1965 3. Unvanı: Doç. Dr. 4. Öğrenim Durumu: Derece Alan Üniversite Yıl ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı: H. Şebnem Atakan 2. Doğum Tarihi: 28.0.1965 3. Unvanı: Doç. Dr.. Öğrenim Durumu: Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Batı Dilleri ve Edebiyatları, İspanyolDili ve Edebiyatı A.B.D

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz.

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. TATÍLDE Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. Ízin zamanı yaklaşırken içimizi bir sevinç kaplar.íşte bu yıl da hazırlıklarımızı tamamladık. Valizlerimizi

Detaylı

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri Eflref Ar kan Bildiğiniz gibi Almanya aile birleşiminin gerçekleşmesi konusunda göç yasasında bazı değişiklikler yapmıştır. Bu değişiklikleri eleştirenler ve olumlu görenler bulunmaktadır. Ben göç yasasının

Detaylı

Dönem DENEME TESTİ (Mart 2009)

Dönem DENEME TESTİ (Mart 2009) ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΕΘΝΙΚΗΣ ΠΑΙ ΕΙΑΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Milli Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM

Detaylı

ANKARA ÜNİVERSİTESİ UYGULAMA ANAOKULLARI ÇOCUK BİLGİ FORMU. 2) Az sorunlu ya da çok sorunlu geçtiyse bu sorunların neler olduğunu kısaca yazınız:

ANKARA ÜNİVERSİTESİ UYGULAMA ANAOKULLARI ÇOCUK BİLGİ FORMU. 2) Az sorunlu ya da çok sorunlu geçtiyse bu sorunların neler olduğunu kısaca yazınız: ANKARA ÜNİVERSİTESİ UYGULAMA ANAOKULLARI ÇOCUK BİLGİ FORMU Çocuğun adı, soyadı: Çocuğun doğum tarihi:.../.../... Formun doldurulduğu tarih:.../.../.. DOĞUM ÖNCESİ DÖNEM 1)Çocuğun doğum öncesi dönemi nasıl

Detaylı

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz.

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz. Bozuk Paralar KISA FİLM Yaşar AKSU İLETİŞİM: (+90) 0533 499 0480 (+90) 0536 359 0793 (+90) 0212 244 3423 SAHNE 1. OKUL GENEL DIŞ/GÜN Okulun genel görüntüsünü görürüz. Belki dışarı çıkan birkaç öğrenci

Detaylı

SAKLAMBAÇ. Müge İplikçi

SAKLAMBAÇ. Müge İplikçi SAKLAMBAÇ Müge İplikçi ON8 roman 22 SAKLAMBAÇ Yazan: Müge İplikçi Yayın yönetmeni: Müren Beykan Yayın koordinatörü: Canan Topaloğlu Son okuma: Hande Demirtaş ON8, 2013 Tüm yayın hakları saklıdır. Tanıtım

Detaylı

Murat Çelebi 2. - şiirler - Yayın Tarihi: 28.5.2015. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Murat Çelebi 2. - şiirler - Yayın Tarihi: 28.5.2015. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 28.5.2015 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ: 2013-2014 Μάθημα: Τουρκικά Επίπεδο: Ε3 Διάρκεια: 2 ώρες Ημερομηνία:

Detaylı

Özgüven Nedir? Özgüven Eksikliği Nedir?

Özgüven Nedir? Özgüven Eksikliği Nedir? Özgüven Nedir? Özgüven; kendimiz ve yeteneklerimiz hakkında pozitif ve gerçekçi bir anlayışa sahip olduğumuz anlamına gelmektedir. Diğer taraftan, özgüven eksikliği ise; kendinden şüphe duymak, pasiflik,

Detaylı

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI. BABA ve ÇOCUK

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI. BABA ve ÇOCUK k İl u ok l ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI BABA ve ÇOCUK PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ - OCAK 2013 Tarihsel Süreç İçinde Baba Olma Kavramı Sosyo-ekonomik ve bilimsel gelişmeler, geleneksel aile

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΑΝΩΤΕΡΗΣ ΚΑΙ ΑΝΩΤΑΤΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΥΠΗΡΕΣΙΑ ΕΞΕΤΑΣΕΩΝ ΠΑΓΚΥΠΡΙΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ 2013

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΑΝΩΤΕΡΗΣ ΚΑΙ ΑΝΩΤΑΤΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΥΠΗΡΕΣΙΑ ΕΞΕΤΑΣΕΩΝ ΠΑΓΚΥΠΡΙΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ 2013 ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΑΝΩΤΕΡΗΣ ΚΑΙ ΑΝΩΤΑΤΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΥΠΗΡΕΣΙΑ ΕΞΕΤΑΣΕΩΝ ΠΑΓΚΥΠΡΙΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ 2013 ΜΑΘΗΜΑ: ΤΟΥΡΚΙΚΑ ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 10 Ιουνίου 2013 ΩΡΑ: 11.00 14.15 ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ

Detaylı

edersin sen! diye ciyaklamış cadı. Bunun hesabını vereceksin! Kadının kocası kendisini affetmesi için yarvarmış cadıya. Karısının bahçedeki marulları

edersin sen! diye ciyaklamış cadı. Bunun hesabını vereceksin! Kadının kocası kendisini affetmesi için yarvarmış cadıya. Karısının bahçedeki marulları RAPUNZEL Bir zamanlar bir kadınla kocasının çocukları yokmuş ve çocuk sahibi olmayı çok istiyorlarmış. Gel zaman git zaman kadın sonunda bir bebek beklediğini fark etmiş. Bir gün pncereden komşu evin bahçesindeki

Detaylı

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI AİLE İÇİ ŞİDDET

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI AİLE İÇİ ŞİDDET k İl u ok l ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI AİLE İÇİ ŞİDDET PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ - NİSAN 2014 AİLE İÇİ ŞİDDET Çocuğun sağlıklı bir gelişim göstermesi ve sağlam bir kişilik kazanması için

Detaylı

ŞANLIURFA BELEDİYESİ. Mehmet Fevzi Yücetepe Şanlıurfa Belediye Başkan Yardımcısı

ŞANLIURFA BELEDİYESİ. Mehmet Fevzi Yücetepe Şanlıurfa Belediye Başkan Yardımcısı ŞANLIURFA BELEDİYESİ Mehmet Fevzi Yücetepe Şanlıurfa Belediye Başkan Yardımcısı Şanlıurfa da Göç Olgusu Şanlıurfa da Göç Olgusu Şanlıurfa daki göç olgusu ağırlıklı olarak Köyden Kente Göç eksenlidir. EKOSEP

Detaylı

Tavan arasında yaşamak

Tavan arasında yaşamak İnsanlar Yaşadıkça Mehmet Ünver Tavan arasında yaşamak O küçük odalarda hemen herkesten uzakta yaşamak nasıl bir duygudur? Yaşamının son günleri bir tavan arasında geçen talihsiz Anne Frank ın hatıralarını

Detaylı

AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE

AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE Portal Adres AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE : www.gorelesol.com İçeriği : Gündem Tarih : 06.10.2014 : http://www.gorelesol.com/haber/haber_detay.asp?haberid=19336 1/3 AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE 2/3 AHMET ÖNERBAY

Detaylı

Okul Çağı Çocuğunda Sevgi Yetersizliği Çalma Davranışına mı Neden Oluyor? Pazartesi, 02 Eylül 2013 06:14

Okul Çağı Çocuğunda Sevgi Yetersizliği Çalma Davranışına mı Neden Oluyor? Pazartesi, 02 Eylül 2013 06:14 Hiçbir ihtiyacı olmadığı halde sürekli arkadaşlarının kalem ve silgilerini çalan çocukla yaptığım görüşmede, çocuğun anlattıkları hem çok ilginç hem de Kleptomani Hastalığına çok iyi bir örnektir. Çocuk

Detaylı

Evde çalışırken yararlanabileceği bir yazı tahtası çok işe yarayabilir. Bu tahta, hem yapıcı bir oyuncak

Evde çalışırken yararlanabileceği bir yazı tahtası çok işe yarayabilir. Bu tahta, hem yapıcı bir oyuncak Evde çalışırken yararlanabileceği bir yazı tahtası çok işe yarayabilir. Bu tahta, hem yapıcı bir oyuncak (örneğin öğretmencilik oyununda) hem de kalem tutma ve yazı yazma becerisinin gelişimine katkıda

Detaylı

SOSYAL FOBİ. Sosyal fobide karşılaşılan belirtiler şu şekilde sıralanabilir.

SOSYAL FOBİ. Sosyal fobide karşılaşılan belirtiler şu şekilde sıralanabilir. SOSYAL FOBİ Sosyal ortamlarda başkaları tarafından inceleme altında tutulduğu korkusu performans gösterilmesi gereken durumlarda eleştirilme yada küçük düşme korkusunun yaşanmasıdır. Ve kişi bu korkunun

Detaylı

VIII. BÖLÜM- DOĞUM. 8. Doğum

VIII. BÖLÜM- DOĞUM. 8. Doğum VIII. BÖLÜM- DOĞUM 8. Doğum Türk Medeni Kanunu nda kişiliğin, çocuğun sağ olarak tamamıyla doğduğu anda başladığı ve ölümle son bulduğu kabul edilmiştir. Dolayısıyla kültürel öğrenme süreci doğumla başlar.

Detaylı

Evlat Edinilen Çocuğa Multidisipliner Yaklaşım: Vaka Örnekleri Üzerinden Evlat Edinme. Psikolog Reyhan Bahçivan-Saydam

Evlat Edinilen Çocuğa Multidisipliner Yaklaşım: Vaka Örnekleri Üzerinden Evlat Edinme. Psikolog Reyhan Bahçivan-Saydam Evlat Edinilen Çocuğa Multidisipliner Yaklaşım: Vaka Örnekleri Üzerinden Evlat Edinme Psikolog Reyhan Bahçivan-Saydam Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumu na göre 2008 yılı sonu itibariyle evlatt edindirilen

Detaylı

ŞİİR, HİKÂYE, MAKALE. Ekim 2013 Sayı 1. Yazar; HARUN ŞEN

ŞİİR, HİKÂYE, MAKALE. Ekim 2013 Sayı 1. Yazar; HARUN ŞEN ŞİİR, HİKÂYE, MAKALE Ekim 2013 Sayı 1 Yazar; HARUN ŞEN 1 İçindekiler KALDIRIMLAR 1... 3 DİYET... 4 ÇOCUKLARINIZA ZAMAN AYIRIN... 5 2 KALDIRIMLAR I Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında; Yürüyorum, arkama

Detaylı

ISBN : 978-605-65564-3-2

ISBN : 978-605-65564-3-2 ISBN : 978-605-65564-3-2 1 Baba, Bal Arısı Gibi Olmak İstemiyorum ISBN : 978-605-65564-3-2 Ali Korkmaz samsun1964@hotmail.com Redaksiyon : Pelin GENÇ Dizgi/Baskı Kardeşler Ofset Matbaacılık Muzaffer Ceylandağ

Detaylı

24.03.2015. Sevgili Anneciğim,

24.03.2015. Sevgili Anneciğim, Sevgili Anneciğim, Bugün yapmış olduğumuz etkinlikte atık yağların sıvı, katı, erimiş hayvansal yağların olduğunu öğrendik. Mesela tereyağı, fıstık yağı, zeytinyağı, salata sosları, et yağı vb. İşte bu

Detaylı

Uzun Bir Köpek Hakkında Kısa Bir Öykü. Henry Winker. İllüstrasyonlar: Scott Garrett. Çeviri: Bengü Ayfer

Uzun Bir Köpek Hakkında Kısa Bir Öykü. Henry Winker. İllüstrasyonlar: Scott Garrett. Çeviri: Bengü Ayfer Uzun Bir Köpek Hakkında Kısa Bir Öykü Henry Winker İllüstrasyonlar: Scott Garrett Çeviri: Bengü Ayfer 4 GİRİŞ Bu sendeki kitaplar Dyslexie adındaki yazı fontu kullanılarak tasarlandı. Kendi de bir disleksik

Detaylı

Havacılıkta İnsan Faktörleri. Uçak Müh.Tevfik Uyar, MBA

Havacılıkta İnsan Faktörleri. Uçak Müh.Tevfik Uyar, MBA Havacılıkta İnsan Faktörleri Uçak Müh.Tevfik Uyar, MBA BÖLÜM 2 Düşünen ve Hisseden Varlık İnsan İkinci Kısım: Sosyal İnsan Geçen Hafta GEÇEN HAFTA Yanlılık BU HAFTA Sosyal Etki Tartışma Issız bir adada

Detaylı

Ürünü tüketmesini/satın almasını/kullanmasını ne tetikledi?

Ürünü tüketmesini/satın almasını/kullanmasını ne tetikledi? Alkollü İçecek: 18.12.2011 Gün içinde ürünü ne zaman satın aldı/tüketti/kullandı? -Akşam yemeğinden sonra saat 20:00 civarında. Ürünü kendisi mi satın aldı, başkası mı? Kim? -Kendim satın almadım. Kız

Detaylı

KAYRAM ŞEYTANLA BARIŞ ARALIK 2011

KAYRAM ŞEYTANLA BARIŞ ARALIK 2011 ŞEYTANLA BARIŞ Muharrem EROĞLU Soluğunu hissediyordum. Pis kokulu ve sıcaktı. Her şeye söyleyecek bir sözü, her günahı sevimli gösterecek bir daveti vardı. Havva nın kulağına fısıldadığı tüm cazibeli cümleleri

Detaylı

XIV. BÖLÜM KANAAT VE TUTUMLAR

XIV. BÖLÜM KANAAT VE TUTUMLAR XIV. BÖLÜM KANAAT VE TUTUMLAR Bu bölümde Garipçe Köyündeki hane başkanlarının çeşitli konular hakkındaki kanaat ve tutumları incelenecektir. Uygulanan mülakatların son kısmında yer alan ve kişilerin daha

Detaylı

KADINLARIN ÇOK YÖNLÜ GÜÇLENDİRİLMESİ PROJESİ KATILIMCI PROFİLİ RAPORU

KADINLARIN ÇOK YÖNLÜ GÜÇLENDİRİLMESİ PROJESİ KATILIMCI PROFİLİ RAPORU KADINLARIN ÇOK YÖNLÜ GÜÇLENDİRİLMESİ PROJESİ KATILIMCI PROFİLİ RAPORU AĞUSTOS 2009 Kadınların Çok Yönlü Güçlendirilmesi Projesi Kursiyerlerinin Demografik Özellikleri Kadınların Çok Yönlü Güçlendirilmesi

Detaylı

ZİHİNSEL ENGELLİ ÇOCUKLARDA CİNSEL EĞİTİM

ZİHİNSEL ENGELLİ ÇOCUKLARDA CİNSEL EĞİTİM ZİHİNSEL ENGELLİ ÇOCUKLARDA CİNSEL EĞİTİM Zihinsel engelli çocukların cinsel gelişim aşamaları normal çocukların cinsel gelişim aşamaları ile aynıdır. Cinsel eğitimin en büyük amacı,çocukluktan yaşamın

Detaylı

Kadına Yönelik. Siddete Karsı. Uluslararası. Dayanısma Günü 25KASIM. Av. Selcen BAYÜN Stj. Av. Narin Ceren DİNÇER. 110 Hukuk Gündemi 2013/2

Kadına Yönelik. Siddete Karsı. Uluslararası. Dayanısma Günü 25KASIM. Av. Selcen BAYÜN Stj. Av. Narin Ceren DİNÇER. 110 Hukuk Gündemi 2013/2 Kadına Yönelik Siddete Karsı Uluslararası Dayanısma Günü 25KASIM Stj. Av. Selcen BAYÜN Stj. Av. Narin Ceren DİNÇER 110 Hukuk Gündemi 2013/2 İnsan Hakları herkes içindir; yalnız erkekler için değil. sözleri

Detaylı

Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý.

Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý. Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý. Üstüne, günlerin yorgunluðu çökmüþtü. Bunu ancak oyunla atabilirdi. Caný oyundan

Detaylı

C A NAVA R I N Ç AGR ISI

C A NAVA R I N Ç AGR ISI C A NAVA R I N Ç AGR ISI Canavar, canavarların hep yaptığı gibi, gece yarısından hemen sonra çıktı ortaya. Geldiğinde Conor uyanıktı. Kısa süre önce bir kâbus görmüştü. Herhangi bir kâbus değil- di bu;

Detaylı

YIL DEDE'NİN DÖRT KIZI

YIL DEDE'NİN DÖRT KIZI Hafta Sonu Ev Çalışması YIL DEDE'NİN DÖRT KIZI Zaman adlı ölümsüz bir dev vardı. Bir gün Zaman, Yıl Dede'yi dört kızıyla birlikte yeryüzüne indirdi. Kızlar, yeryüzünü çok sevdiler. Hepsi bir yana dağılıp

Detaylı

PİNOKYO EĞİTİM KURUMLARI MART AYI AYLIK EĞİTİM PROGRAMI 1. HAFTA

PİNOKYO EĞİTİM KURUMLARI MART AYI AYLIK EĞİTİM PROGRAMI 1. HAFTA 1. HAFTA TARİH : 01 MART 2016 04 MART 2016 KONU : YEŞİLAY 1- Yeşilay nedir? Ne işe yara? Faaliyetleri nelerdir? Nefes akciğer yapalım. Vücudumuzu 2- Sigara ve alkolün zararlarını hep birlikte öğrenelim

Detaylı

GÜNLÜK (GÜNCE) www.dosyabak.com

GÜNLÜK (GÜNCE) www.dosyabak.com GÜNLÜK (GÜNCE) 1 GÜNLÜK Öğretmeye bağlı, gerçekçi anlatım türlerinden biri olan günlükler, bir kişinin önemli ve kayda değer bulduğu olayları, gözlem, izlenim duygu düşünce ve hayallerini günü gününe tarih

Detaylı

ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ ΕΠΤΑ (7) ΣΕΛΙΔΕΣ

ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ ΕΠΤΑ (7) ΣΕΛΙΔΕΣ ΚΥΠΡΙΑΚΗ ΔΗΜΟΚΡΑΤΙΑ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΜΑΘΗΜΑ: ΤΟΥΡΚΙΚΑ ΕΠΙΠΕΔΟ: B ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ:

Detaylı

XV. BÖLÜM - SONUÇ VE ÖNERİLER 15. SONUÇ

XV. BÖLÜM - SONUÇ VE ÖNERİLER 15. SONUÇ XV. BÖLÜM - SONUÇ VE ÖNERİLER 15. SONUÇ Bu çalışma İstanbul Üniversitesi Antropoloji Bölümü Kültür Haritası Projesi kapsamında Sinop köylerinin sosyo-kültürel demografik ve ekonomik özelliklerinin araştırılması

Detaylı

Başarıda İç Disiplin. Herkes insanlığı değiştirmeyi düşünür. Ama kimse önce kendini değiştirmeyi düşünmez.

Başarıda İç Disiplin. Herkes insanlığı değiştirmeyi düşünür. Ama kimse önce kendini değiştirmeyi düşünmez. Başarıda İç Disiplin Herkes insanlığı değiştirmeyi düşünür. Ama kimse önce kendini değiştirmeyi düşünmez. İÇ DİSİPLİN NEDİR? Her zaman yaptığınız veya yapmak zorunda olduğunuz işleri iki şekilde yaparsınız:

Detaylı

Asker hemen komutanı süzerek cevap vermiş; 1,78! Komutan şaşırmış;

Asker hemen komutanı süzerek cevap vermiş; 1,78! Komutan şaşırmış; Yemek Temel, Almanya'dan gelen arkadaşı Dursun'u lokantaya götürür. Garsona: - Baa bi kuru fasulye, pilav, üstüne de et! der. Dursun: - Baa da aynısından... Ama üstüne etme!.. Ölçüm Bir asker herkesin

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙ ΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΙΕΥΘΥΝΣΗ ΑΝΩΤΕΡΗΣ ΚΑΙ ΑΝΩΤΑΤΗΣ ΕΚΠΑΙ ΕΥΣΗΣ ΥΠΗΡΕΣΙΑ ΕΞΕΤΑΣΕΩΝ ΠΑΓΚΥΠΡΙΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ 2006

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙ ΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΙΕΥΘΥΝΣΗ ΑΝΩΤΕΡΗΣ ΚΑΙ ΑΝΩΤΑΤΗΣ ΕΚΠΑΙ ΕΥΣΗΣ ΥΠΗΡΕΣΙΑ ΕΞΕΤΑΣΕΩΝ ΠΑΓΚΥΠΡΙΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ 2006 ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙ ΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΙΕΥΘΥΝΣΗ ΑΝΩΤΕΡΗΣ ΚΑΙ ΑΝΩΤΑΤΗΣ ΕΚΠΑΙ ΕΥΣΗΣ ΥΠΗΡΕΣΙΑ ΕΞΕΤΑΣΕΩΝ ΠΑΓΚΥΠΡΙΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ 2006 Μάθηµα: Τουρκικά Ηµεροµηνία και ώρα εξέτασης: Πέµπτη, 1 Ιουνίου 2006 11:00 13:00

Detaylı

Kazak Hanlığı nın kuruluşunun 550. yılı dolayısıyla Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümümüzce düzenlenen Kazak

Kazak Hanlığı nın kuruluşunun 550. yılı dolayısıyla Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümümüzce düzenlenen Kazak Kazak Hanlığı nın kuruluşunun 550. yılı dolayısıyla Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümümüzce düzenlenen Kazak Hanlığı ve Kazakistan konulu bu toplantıda Kısaca Kazak

Detaylı

OYUN VE ÇOCUK. -Çocuğun iç dünyasını anlayabilmek. -Çocuğun olayları anlamasına yardım etmek. -Çocuğa olaylarla baş etme becerileri kazandırmak

OYUN VE ÇOCUK. -Çocuğun iç dünyasını anlayabilmek. -Çocuğun olayları anlamasına yardım etmek. -Çocuğa olaylarla baş etme becerileri kazandırmak OYUN VE ÇOCUK Oyun oynamak çocukluk çağına özgü psikolojik, fizyolojik ve sosyal içerikli bir olgudur. Oyun hem zihinsel gelişimin aynası olan hem sosyal becerilerin öğrenildiği hem de duygusal boşalımın

Detaylı

ANKARA ÜNİVERSİTESİ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI ÖZEL LİSESİ 2011-2012 ÖĞRETİM YILI I. DÖNEM 11-A SINIFI MF GRUBU DİL VE ANLATIM DERSİ I

ANKARA ÜNİVERSİTESİ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI ÖZEL LİSESİ 2011-2012 ÖĞRETİM YILI I. DÖNEM 11-A SINIFI MF GRUBU DİL VE ANLATIM DERSİ I ANKARA ÜNİVERSİTESİ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI ÖZEL LİSESİ 2011-2012 ÖĞRETİM YILI I. DÖNEM 11-A SINIFI MF GRUBU DİL VE ANLATIM DERSİ I. YAZILI SINAVI SORULARI Öğrencinin Adı ve Soyadı : Sınıfı: Numarası:

Detaylı

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA Chp Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kahramanmaraş ın Elbistan İlçesi nde siyaseti sadece insan için yaptıklarını, iktidara gelmeleri halinde terörü sonlandırıp ülkeye huzuru getireceklerini

Detaylı

Kahraman Kit Misafirlikte

Kahraman Kit Misafirlikte Technical Assistance for Promoting Registered Employment Kayıtlı İstihdamın Teşviki için Teknik Destek Projesi Bu proje Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından finanse edilmektedir. This project

Detaylı

Takdim. Bu, Türkiye nüfusu göz önüne alındığından her 90 kişiden birinin aday olması anlamına geliyor (TV, 17.00 Haberleri, 20.10.2013).

Takdim. Bu, Türkiye nüfusu göz önüne alındığından her 90 kişiden birinin aday olması anlamına geliyor (TV, 17.00 Haberleri, 20.10.2013). Takdim Biliyor musunuz? Bir televizyon haberine göre Türkiye de 2014 yerel seçimlerinde muhtar adaylarıyla birlikte 830 bin kişinin aday olması bekleniyordu. Bu, Türkiye de yaklaşık her 90 kişiden birinin

Detaylı

Kırgınlığım anlatılmaz On üç yaģında görücü kesti sözü Karanlıklar doğurdu içime, çürüttü özü.

Kırgınlığım anlatılmaz On üç yaģında görücü kesti sözü Karanlıklar doğurdu içime, çürüttü özü. BEN RODĠNA Aciz bir damla kan pıhtısı! Asırlardır dinmeyen sızı. Çöllerde beģinci yüzyıl uykusu ; Ġblisle eģdeğer diģilerin, Ruhunu kemiren kabusu, Toprağa, diri diri gömülüģ KORKUSU!... Bir bozkır tecavüzünden

Detaylı

ERKEN ÇOCUKLUK DÖNEMİNDE YALAN SÖYLEME DAVRANIŞI

ERKEN ÇOCUKLUK DÖNEMİNDE YALAN SÖYLEME DAVRANIŞI ERKEN ÇOCUKLUK DÖNEMİNDE YALAN SÖYLEME DAVRANIŞI Yalan, insanları aldatmak amacı ile uydurulmuş kasıtlı davranış veya sözdür. Çocuğun yalana başvurması tıpkı yetişkin insanın yalana başvurması kadar kendini,

Detaylı

Ceviz ile ilgili siz değerli ziyaretçilerimizle,anısının küçük fakat izlerinin çok büyük olduğu ceviz başlangıç öykümü paylaşmak istiyorum!

Ceviz ile ilgili siz değerli ziyaretçilerimizle,anısının küçük fakat izlerinin çok büyük olduğu ceviz başlangıç öykümü paylaşmak istiyorum! CEVİZE GİRİŞ Ceviz ile ilgili siz değerli ziyaretçilerimizle,anısının küçük fakat izlerinin çok büyük olduğu ceviz başlangıç öykümü paylaşmak istiyorum! Her şey bir pantolon ile başladı Evet, yanlış anlamadınız;

Detaylı

Kadın İstihdamının Sorun Alanları Amasya Örneği. Ülker Şener 03.05.2011

Kadın İstihdamının Sorun Alanları Amasya Örneği. Ülker Şener 03.05.2011 Kadın İstihdamının Sorun Alanları Amasya Örneği Ülker Şener 03.05.2011 Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Slide 2 İçerik Türkiye'de kadın istihdamı ne durumda? Amasya'da Kadın İstihdamının Artırılmasına

Detaylı

Dil Öğrenme ve yazım dili öğrenme

Dil Öğrenme ve yazım dili öğrenme Dil Öğrenme ve yazım dili öğrenme Đyi bir başarı için gerekli olanşartlar Çocuğunu desteklemek isteyen annebabalar için çeşitli tavsiyeler Elisabeth Grammel und Claudia Winklhofer Übersetzung: Abdullah

Detaylı

Tövbe ve Af Dileme-4

Tövbe ve Af Dileme-4 Tövbe ve Af Dileme-4 Kutsalsın, Kutsalsın, Kutsalsın ey güçlü Rab Tanrı; Yer ve gök Sana verilen hamtlarla doludur. Rabbin adına gelen ve tekrar gelecek olana en yücelerde hamtlar olsun. Baba ya, Oğul

Detaylı

Tuğrul Tanyol. Beyaz at. Sönmüş kentleri dolaştım sessizlikte Boş meydanları, kirli sokakları Herkes kendi yankısının peşinde

Tuğrul Tanyol. Beyaz at. Sönmüş kentleri dolaştım sessizlikte Boş meydanları, kirli sokakları Herkes kendi yankısının peşinde Tuğrul Tanyol Beyaz at Sönmüş kentleri dolaştım sessizlikte Boş meydanları, kirli sokakları Herkes kendi yankısının peşinde Karanlık avlularda oturdum İçimde vahşi tamtamları inlerken ölümün Tüm putların

Detaylı

Hani annemin en büyük yardımcısı olacaktım? Hani birlikte çok eğlenecektik? Kardeşime dokunmama bile izin vermiyor. Kucağıma almak da yasak.

Hani annemin en büyük yardımcısı olacaktım? Hani birlikte çok eğlenecektik? Kardeşime dokunmama bile izin vermiyor. Kucağıma almak da yasak. Bu ayki rehberlik bülteni konumuz Kardeş Kıskançlığı hakkındadır. Sizlere çocuğunuza bu süreçte nasıl yardımcı olabileceğiniz ile ilgili önerilerimiz olacaktır. KARDEŞ KISKANÇLIĞI Neler olduğunu hiç anlamıyorum!

Detaylı

DİKKAT! CEVAP KÂĞIDINIZI BAŞKALARININ GÖREMEYECEĞİ ŞEKİLDE TUTUNUZ. AÇIKLAMALAR

DİKKAT! CEVAP KÂĞIDINIZI BAŞKALARININ GÖREMEYECEĞİ ŞEKİLDE TUTUNUZ. AÇIKLAMALAR DİKKAT! CEVAP KÂĞIDINIZI BAŞKALARININ GÖREMEYECEĞİ ŞEKİLDE TUTUNUZ. AÇIKLAMALAR 1. Adınızı, soyadınızı, okulunuzu ve sınıfınızı cevap kâğıdının üst kısmındaki ilgili yerlere, düz yazı ile büyük harflerle,

Detaylı

Anne ve kız arasında en çok yaşanan iletişim sorunları nelerdir?

Anne ve kız arasında en çok yaşanan iletişim sorunları nelerdir? Anneler Çocuklarına En Çok Niçin Kızıyor? Acıbadem Sağlık Grubu Bağdat Caddesi Tıp Merkezi psikologlarından Ayşegül Topçu Aydın ve International Hospital psikologlarından Ferahim Yeşilyurt, anneler ve

Detaylı

ÇOCUĞUM OKULA BAŞLIYOOORRR

ÇOCUĞUM OKULA BAŞLIYOOORRR ÇOCUĞUM OKULA BAŞLIYOOORRR ANAOKULUNA UYUM SÜRECİ ÇOCUK NEDEN OKULA BAŞLAMALI? Kreş/Anaokuluna başlama hem aile için, hem de çocuk için çok önemli bir adımdır. İlk üç yıl içinde çocuk model olarak gördüğü

Detaylı

HEM DÜŞÜNECEĞİZ, HEM ÖĞRENECEĞİZ HEM DE SÜRPRİZ HEDİYELER KAZANMA ŞANSINA SAHİP OLACAĞIZ.

HEM DÜŞÜNECEĞİZ, HEM ÖĞRENECEĞİZ HEM DE SÜRPRİZ HEDİYELER KAZANMA ŞANSINA SAHİP OLACAĞIZ. HEM DÜŞÜNECEĞİZ, HEM ÖĞRENECEĞİZ HEM DE SÜRPRİZ HEDİYELER KAZANMA ŞANSINA SAHİP OLACAĞIZ. Sorular her ay panolara asılacak ve hafta sonuna kadar panolarda kalacak. Öğrenciler çizgisiz A5 kâğıdına önce

Detaylı

Kerem Efe Ö.: Aydınlık olduğunda çiçekler büyür, karanlık olduğunda da çiçekler büyüyemez. Hep karanlık olursa da hiç çiçek açmaz.

Kerem Efe Ö.: Aydınlık olduğunda çiçekler büyür, karanlık olduğunda da çiçekler büyüyemez. Hep karanlık olursa da hiç çiçek açmaz. Işık Ve Karanlığın Yapısı Canlı Yaşamını Etkiler Neler Biliyoruz? İpek A.: Çiçeklere su ve güneş ışığı gerekiyor. Deniz Can K: Güneş toprağa ışık verir, topraktan ot çıkar, otları da canlılar yer. Mustafa

Detaylı

DİL VE ANLATIM 10. SINIFLAR ( ORTAK ) B GRUBU 20 Kasım 2014

DİL VE ANLATIM 10. SINIFLAR ( ORTAK ) B GRUBU 20 Kasım 2014 ADI : SOYADI:. SINIF : NU.:.. DİL VE ANLATIM 10. SINIFLAR ( ORTAK ) B GRUBU 20 Kasım 2014 KAHTA FEN LİSESİ 2014 2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI I. DÖNEM I. YAZILI PUAN. 1. Soru 2. Soru 3. Soru 4. Soru 5. Soru

Detaylı

www.turkceciler.com Türk Dili ve Edebiyatı Kaynak Sitesi

www.turkceciler.com Türk Dili ve Edebiyatı Kaynak Sitesi www.turkceciler.com Türk Dili ve Edebiyatı Kaynak Sitesi OKUMA GELİŞİM DOSYASI 204 OKUMA ALIŞKANLIĞININ KAZANDIRILMASI Okuma; kelimeleri, cümleleri veya bir yazıyı bütün unsurlarıyla görme, algılama, kavrama

Detaylı

8-9 YAŞ ÇCUKLARININ YAŞ DÖNEMİ ÖZELLİKLERİ VE OKUL-ÖDEV ÇALIŞMALARI ÖZEL ANTALYA ENVAR İLKOKULU 8-9 YAŞ ÇOCUKLARININ GELİŞİM DÖNEMLERİ ÖZELLİKLERİ

8-9 YAŞ ÇCUKLARININ YAŞ DÖNEMİ ÖZELLİKLERİ VE OKUL-ÖDEV ÇALIŞMALARI ÖZEL ANTALYA ENVAR İLKOKULU 8-9 YAŞ ÇOCUKLARININ GELİŞİM DÖNEMLERİ ÖZELLİKLERİ 8-9 YAŞ ÇCUKLARININ YAŞ DÖNEMİ ÖZELLİKLERİ VE OKUL-ÖDEV ÇALIŞMALARI ÖZEL ANTALYA ENVAR İLKOKULU 8-9 YAŞ ÇOCUKLARININ GELİŞİM DÖNEMLERİ ÖZELLİKLERİ ÇOCUKLARIMIZIN GELİŞİM DÖNEMİ ÖZELLİKLERİNİ BİLMEK NE

Detaylı

İşten Atılan Asil Çelik İşçilerinin okuduğu basın açıklaması: 15/03/2012

İşten Atılan Asil Çelik İşçilerinin okuduğu basın açıklaması: 15/03/2012 15 Mart 2012 Perşembe günü işlerinden atılan Asilçelik işçileri Bursa nın Orhangazi ilçesi cumhuriyet meydanında basın açıklamasıyla İşimizi İstiyoruz talebini dile getirdikleri ve işlerine geri dönene

Detaylı

Bir gün insan virgülü kaybetti. O zaman zor cümlelerden korkar oldu ve basit ifadeler kullanmaya başladı. Cümleleri basitleşince düşünceleri de basitleşti. Bir başka gün ise ünlem işaretini kaybetti. Alçak

Detaylı

Einstufungstest / Seviye tespit sınavı

Einstufungstest / Seviye tespit sınavı Einstufungstest / Seviye tespit sınavı Dil: Türkçe Seviye: A1/A2 1. Günaydın, benim adım Lavin, soyadım Çeşme. (a) Günaydın ben adım Lavin, soyadım Çeşme. Günaydın benim ad Lavin, soyad Çeşme. 2. Ben doktorum,

Detaylı

ESP/SOSYALİST KADIN MECLİSLERİ

ESP/SOSYALİST KADIN MECLİSLERİ BASINA VE KAMUOYUNA Erkek egemen kapitalist sistemde kadınların en önemli sorunu 2011 yılında da kadına yönelik şiddet olarak yerini korudu. Toplumsal cinsiyetçi rolleri yeniden üreten kapitalist erkek

Detaylı

D. PİRE. aralarında köprü kurar. İnsanların çoğu duvar, çok azı da. Yard.Doç.Dr. Havva ÖZTÜRK Ebe Tülay BAYRAMOĞLU Trabzon

D. PİRE. aralarında köprü kurar. İnsanların çoğu duvar, çok azı da. Yard.Doç.Dr. Havva ÖZTÜRK Ebe Tülay BAYRAMOĞLU Trabzon İnsanların çoğu duvar, çok azı da aralarında köprü kurar D. PİRE Yard.Doç.Dr. Havva ÖZTÜRK Ebe Tülay BAYRAMOĞLU Trabzon Latince de kararsız kalabalık, şiddete yönelmiş topluluk anlamındadır İngilizce de

Detaylı

MATBAACILIK OYUNCAĞI

MATBAACILIK OYUNCAĞI Resimleyen: Özlem Isıyel Yiğit Bener MATBAACILIK OYUNCAĞI ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI Roman 1. basım Yiğit Bener MATBAACILIK OYUNCAĞI Resimleyen: Özlem Isıyel cancocuk.com cancocuk@cancocuk.com Yayın Koordinatörü:

Detaylı

Bu yaklaşımlar anne babaların kafasını oldukça meşgul eden şu soruyu akla getiriyor:

Bu yaklaşımlar anne babaların kafasını oldukça meşgul eden şu soruyu akla getiriyor: Uzm. Psikolog Nuray ÖZBEN AVŞAR Anne - baba - çocuk ilişkisinin son yıllarda hızlı bir değişim içerisine girmiş olduğu gözleniyor. Hızla gelişen dünya ile hayata bakış açıları her geçen gün gelişiyor ve

Detaylı

Kentte Ruh Sağlığımız Doç.Dr.Timuçin Oral

Kentte Ruh Sağlığımız Doç.Dr.Timuçin Oral Kentte Ruh Sağlığımız Doç.Dr.Timuçin Oral 08 Nisan 2011 Cuma Kentleşmenin sonuçları... Giray ın öyküsü Beşevler de başladı 08 Nisan 2011 Cuma Giray ın öyküsü Beşevler de başladı 08 Nisan 2011 Cuma Giray

Detaylı

İLERİ DÜZEY SENARYO YAZARLIĞI SERTİFİKA PROGRAMI

İLERİ DÜZEY SENARYO YAZARLIĞI SERTİFİKA PROGRAMI İLERİ DÜZEY SENARYO YAZARLIĞI SERTİFİKA PROGRAMI İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ ile ARDEV Vakfı nın birlikte düzen-lediği ileri düzey senaryo yazarlığı atölyesi 10 hafta sürecektir. Program hafta içi yapılacaktır.

Detaylı

Ünite 01: Arapçada Kelime ve Cümle Çeşitleri

Ünite 01: Arapçada Kelime ve Cümle Çeşitleri Ünite 01: Arapçada Kelime ve Cümle Çeşitleri :١ mı, mi? baba ( ) uzaklaştım uzaklaştırmak uzaklaştırmak evin kapıları babam yetişiyorum eğitim görüyorum ecdadım, atam saygı otur! seviyorum seni seviyorum

Detaylı

11.12.2015 Cuma İzmir Basın Gündemi. Edebiyattan sinemaya, sinemadan sosyolojiye Türkiye de sosyal bilimler

11.12.2015 Cuma İzmir Basın Gündemi. Edebiyattan sinemaya, sinemadan sosyolojiye Türkiye de sosyal bilimler 11.12.2015 Cuma İzmir Basın Gündemi Edebiyattan sinemaya, sinemadan sosyolojiye Türkiye de sosyal bilimler İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi, Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi, Akademik Düşünce Konferansları

Detaylı

SADETTİN ÖKTEN İÇİMDE AVM VAR!

SADETTİN ÖKTEN İÇİMDE AVM VAR! SADETTİN ÖKTEN İÇİMDE AVM VAR! Şehir ve Medeniyet İÇGÜDÜSEL DEĞİL, BİLİNÇLİ TERCİH: ŞEHİR Şehir dediğimiz vakıayı, olguyu dışarıdan bir bakışla müşahede edelim Şehir denildiğinde herkes kendine göre bir

Detaylı

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin Bir bahar günü. Doğa en canlı renklerine büründü bürünecek. Coşku görülmeye değer. Baharda okul bahçesi daha bir görülmeye değer. Kıpır kıpır hareketlilik sanki çocukların ruhundan dağılıyor çevreye. Biz

Detaylı

ACI VE HÜZÜN DĐNGĐNLĐĞĐ. Şefik DOĞAN Metalurji Mühendisi

ACI VE HÜZÜN DĐNGĐNLĐĞĐ. Şefik DOĞAN Metalurji Mühendisi ACI VE HÜZÜN DĐNGĐNLĐĞĐ Şefik DOĞAN Metalurji Mühendisi Dünyamızda, şöyle bir seyredip geçiverdiğimiz pek çok olay oluyor. O anda beklide hüzünlenip, kızıp içimizden bir şeyler söylüyor veya küfrediyoruz

Detaylı

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER YAPTIK?

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER YAPTIK? DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER SERBEST ZAMAN YAPTIK? Çocuklara sporun önemi anlatıldı ve her sabah spor yaptırıldı. Çocuklar ilgi köşelerinde öğretmen rehberliğinde serbest oyun

Detaylı

TUTUKLU VE HÜKÜMLÜ ERGENLERİN ÖZELLİKLERİ TÜRKİYE DE YAPILAN ÇALIŞMALARIN GÖZDEN GEÇİRİLMESİ

TUTUKLU VE HÜKÜMLÜ ERGENLERİN ÖZELLİKLERİ TÜRKİYE DE YAPILAN ÇALIŞMALARIN GÖZDEN GEÇİRİLMESİ Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün Gözetimindeki Çocuklara Yönelik Hizmetlerin İyileştirilmesi Ana Projesi KURUMLARDA BULUNAN ÇOCUKLARA YÖNELİK PSİKO-SOSYAL DESTEK VE MÜDAHALE PROGRAMLARININ

Detaylı

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ REHBERLİK POSTASI 4

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ REHBERLİK POSTASI 4 ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ REHBERLİK POSTASI 4 22 Mart 2013 Sayın Velimiz, Dördüncü rehberlik postamızda sizlerle, Davranış ve Değerler Eğitimi Programı kapsamında

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Mayıs 2010 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Mayıs 2010 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙ ΕΙΑΣ, ΙΑ ΒΙΟΥ ΜΑΘΗΣΗΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Eğitim, Hayatboyu Öğrenme ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri

Detaylı

Aile Avukatlığı ve Aile Rehberliği

Aile Avukatlığı ve Aile Rehberliği Aile Avukatlığı ve Aile Rehberliği Çocuk istismarı fiziksel ya da psikolojik olarak bir çocuğa bir yetişkin tarafından kötü davranılmasıdır. Ayrıca çocuklara kötü muamele, çocuk istismarı ve ihmali ile

Detaylı

MARMARA COĞRAFYA DERGİSİ SAYI: 19, OCAK - 2009, S. 20-29 İSTANBUL ISSN:1303-2429 Copyright 2009 http://www.marmaracografya.com

MARMARA COĞRAFYA DERGİSİ SAYI: 19, OCAK - 2009, S. 20-29 İSTANBUL ISSN:1303-2429 Copyright 2009 http://www.marmaracografya.com MARMARA COĞRAFYA DERGİSİ SAYI: 19, OCAK - 2009, S. 20-29 İSTANBUL ISSN:1303-2429 Copyright 2009 http://www.marmaracografya.com SOSYAL BİLGİLER VE SINIF ÖĞRETMENİ ADAYLARININ COĞRAFYA DERSLERİNE YÖNELİK

Detaylı

ŞEBNEM İŞİGÜZEL Kirpiklerimin Gölgesi

ŞEBNEM İŞİGÜZEL Kirpiklerimin Gölgesi ŞEBNEM İŞİGÜZEL Kirpiklerimin Gölgesi ŞEBNEM İŞİGÜZEL 1973 yılında doğdu. İstanbul Üniversitesi nde antropoloji okudu. İlk kitabı Hanene Ay Doğacak 1993 yılında yayımlandı. Aynı yıl Yunus Nadi Öykü Ödülü

Detaylı

TEOG ÖNCESİ ÖĞRENCİLERİMİZE VE VELİLERİMİZE KÜÇÜK TAVSİYELER

TEOG ÖNCESİ ÖĞRENCİLERİMİZE VE VELİLERİMİZE KÜÇÜK TAVSİYELER TEOG ÖNCESİ ÖĞRENCİLERİMİZE VE VELİLERİMİZE KÜÇÜK TAVSİYELER Sınava sayılı günlerin kaldığı bu süreçte öğrencilerimizde ve velilerimizde kaygıyla heyecanın iç içe olduğunu biliyoruz.bu nedenle TEOG öncesinde

Detaylı

Rafet El Roman. Amerika. Rafet El Roman. A memo. Burasý New York Amerika. Evler karýþtý bulutlara. Nasýl bir zaman. Nasýl bir yaþam.

Rafet El Roman. Amerika. Rafet El Roman. A memo. Burasý New York Amerika. Evler karýþtý bulutlara. Nasýl bir zaman. Nasýl bir yaþam. Onaylayan Administrator Pazartesi, 21 Mayýs 2007 Besteciler.org Amerika A memo Burasý New York Amerika Evler karýþtý bulutlara Nasýl bir zaman Nasýl bir yaþam A memo Ýnsanlar simsiyah, kýzýl, beyaz Sokaklar

Detaylı

ÖZEL KIRAÇ ORTAOKULU 2014-2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DEĞERLER EĞİTİMİ RAPORU (NİSAN 2015) KARŞILIKSIZ İYİLİK YAPMAK

ÖZEL KIRAÇ ORTAOKULU 2014-2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DEĞERLER EĞİTİMİ RAPORU (NİSAN 2015) KARŞILIKSIZ İYİLİK YAPMAK ÖZEL KIRAÇ ORTAOKULU 2014-2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DEĞERLER EĞİTİMİ RAPORU (NİSAN 2015) KARŞILIKSIZ İYİLİK YAPMAK 5.sınıf öğrencileriyle Karşılıksız İyilik Yapmak ne demektir? sorusu üzerine sınıfta beyin

Detaylı

İBRAHİM DEMİREL FOTOĞRAF DİLİNDE BİR SÖYLEŞİ. asosöyleşi

İBRAHİM DEMİREL FOTOĞRAF DİLİNDE BİR SÖYLEŞİ. asosöyleşi FOTOĞRAF DLNDE BR SÖYLEŞ K R K Y L N B R K M BRAHM DEMREL brahim DEMREL, 1941 yılında Malatya Akçadağ ilçesi Durulova (Körsüleyman) köyünde doğdu. lkokulu köyünde okuduktan sonra Akçadağ Öğretmen Okulu,

Detaylı

: TOROSLARIN ŞİRİN KASABASI; SAİMBEYLİ Çam ağaçlarının süslediği derin vadiler arasında, kıvrak bir dansör edasıyla akan Göksü nun hemen kenarından

: TOROSLARIN ŞİRİN KASABASI; SAİMBEYLİ Çam ağaçlarının süslediği derin vadiler arasında, kıvrak bir dansör edasıyla akan Göksü nun hemen kenarından : TOROSLARIN ŞİRİN KASABASI; SAİMBEYLİ Çam ağaçlarının süslediği derin vadiler arasında, kıvrak bir dansör edasıyla akan Göksü nun hemen kenarından yapılan bir yolculukla ulaşılan Saimbeyli ye doğru yol

Detaylı

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç katıyordu. Bulutlar gülümsüyor ve günaydın diyordu. Melek

Detaylı

BURCU ŞENTÜRK Bu Çamuru Beraber Çiğnedik

BURCU ŞENTÜRK Bu Çamuru Beraber Çiğnedik BURCU ŞENTÜRK Bu Çamuru Beraber Çiğnedik BURCU ŞENTÜRK 1984 yılında Eskişehir de doğdu. Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü nü bitirdi. ODTÜ Sosyoloji Bölümü nde yüksek

Detaylı

25. Aşağıdaki deyimlerle anlamca üçlü bir grup oluşturulduğunda hangisi dışta kalır? A) eli bol B) eli açık C) eli geniş D) eli kulağında

25. Aşağıdaki deyimlerle anlamca üçlü bir grup oluşturulduğunda hangisi dışta kalır? A) eli bol B) eli açık C) eli geniş D) eli kulağında 21. Hangi cümlede "mi" farklı anlamda kullanılmıştır? A) O bu resmi gördü mü? B) O buraya geldi mi bayram olur. C) Zil çaldı mı içeri girer. D) Yemeği pişirdi mi ocağı kapat. 22. "Boş boş oturmayı hiç

Detaylı

Woyzeck: Öğleyin güneş tepeye çıkıp da dünya ateşe düşmüş gibi yanmaya başlayınca, işte o zaman korkunç bir ses bir şeyler diyor bana.

Woyzeck: Öğleyin güneş tepeye çıkıp da dünya ateşe düşmüş gibi yanmaya başlayınca, işte o zaman korkunç bir ses bir şeyler diyor bana. Konu: "Woyzeck ve "Matmazel Julie Adlı Eserlerde Kullanılan İmge ve Simgelerin Eserlerin Tezlerine Katkısı Adı-Soyadı: Halil İbrahim Yüksel No: 149 Sınıfı: 11-D WOYZECK VE MATMAZEL JULIE DE İMGE VE SİMGE

Detaylı

Kent ve İnsan İlişkisi. Yrd. Doç.Dr. Çiğdem Vatansever 22 Şubat 2013

Kent ve İnsan İlişkisi. Yrd. Doç.Dr. Çiğdem Vatansever 22 Şubat 2013 Kent ve İnsan İlişkisi Yrd. Doç.Dr. Çiğdem Vatansever 22 Şubat 2013 Akış 1. İnsan ve Mekan İlişkisi 2. Kent olarak Çerkezköy 3. Sonuç Çalışma ve mekan Temel konular Isıve aydınlatma Açık ofisler Maliyet

Detaylı

14 12 Bu ifadenin ne zaman kaba olduğu ne zaman gerekli olduğu konusunda onunla konuşabilirsiniz. Annebaba yanındayken ona nazikçe teklif edilen bir şeyi istemediğini Hayır diye bağırarak ifade etmek doğru

Detaylı

Kahraman Kit Misafirlikte

Kahraman Kit Misafirlikte Technical Assistance for Promoting Registered Employment Kayıtlı İstihdamın Teşviki için Teknik Destek Projesi Bu proje Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından finanse edilmektedir. This project

Detaylı