Somuncu Baba Külliyesi Açılışı

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Somuncu Baba Külliyesi Açılışı"

Transkript

1 153 AYLIK İLİM KÜLTÜR VE EDEBİYAT DERGİSİ Fiyatı: 8 TEMMUZ 2013 Dergisi Hediyesi Somuncu Baba Külliyesi Açılışı Takvayı Kuşandıran 46 İbadet: Oruç

2 DÎVÂN-I HULÛSÎ-İ DÂRENDEVÎ 4. BASKI ÇIKTI ES-SEYYİD OSMAN HULÛSİ EFENDİ NİN DÎVÂN I VE DİĞER ESERLERİ OKUNDUKÇA, TEMELİNİ ATTIĞI, ŞİMDİ BİR VAKIF MEDENİYETİ OLARAK İNŞÂ EDİLEN ESERLERİ TEMÂŞA EDİLDİKÇE, ONUN İSMİ ÇAĞLARDAN ÇAĞLARA AKTARILACAKTIR. ÖRNEK VE ÖNDER BİR İNSAN OLARAK HER ZAMAN GÖNÜLLERDE YAŞAYACAKTIR. Online sipariş ve satış NASİHAT YAYINLARI

3 Başyazı Sebahaddin ATEŞ SOMUNUCU BABA KÜLLİYESİ AÇILIŞI Binalarla birlikte gönüllerin inşasını gaye edinen Vakfımız; Darende ye ve ülkemize güzel bir eser armağan etmiştir. 15 Haziran 2013 tarihinde Şeyh Hamid-i Veli/Somuncu Baba Külliyesi nin açılışı çok geniş bir gönüllünün katılımıyla gerçekleşti. Somuncu Baba Hazretleri nin: Bizim gülşendeki güller/dururlar taze solmazlar/hazân olup dökülmezler/zemistânı bahar olmaz mısralarında beyan ettiği hakikat, yüzyıllar sonra yine canlı bir misalle gözler önüne serildi. Bir gülün taç yaprakları gibi sekiz sarmallı kubbesi, güzellikleri ve cennetin sekiz kapısını temsil eden ahşap kubbe yapısıyla gül diyarında yeni bir gül açıldı. Güzel kokusu o gün etrafa saçıldı. Vakıf Mütevelli Heyet Başkanımızın 2009 yılında başlattırıp, titizlikle takip ettiği proje neticesinde eser, mamur bir bina olarak gözler önündeydi. Binlerce gönül dostu bu güzel ânı paylaşmak için uzak-yakın demeden yolları aşmış, sabahın erken saatinde Somuncu Baba Külliyesi nin avlusunu doldurmuştu. Birçok ziyaretçi ailesiyle, çocuklarıyla, bu tarihî zaman dilimine şahit olmak için akın akın yurdun dört bir tarafından Darende nin yolunu tutmuş, güzide topluluğun içinde kendine bir yer bulmuştu. Hulûsi Efendi Hazretlerinin ifadesiyle: Ufkumuzdan güneş doğdu/nefsin karanlığın boğdu/hidâyet hâdiden oldu/gelin dostlar bize gelin çağrısına kulak veren onbinlerce insan o gün Darende deydi. Yeni inşa edilen camii ile bambaşka bir çehreye kavuşan külliye, mekânların genişliği kadar yüreklerin de herkesi kucaklayacak genişlikte olduğunu gösteriyordu. Birlik ve beraberlik ruhuyla manevî bir atmosferde, gönül kardeşliği ikliminde müstesna bir zaman dilimi yaşanıyordu. İleri ufuklara bakan Vakıf Başkanımızın yapımını arzu ettiği, bütün safhalarını en ince noktalarına kadar takip ettiği külliye inşaatının açılış ânı, aslında zamanın durduğu, tarihin altın harflerle yazıldığı bir fasl-ı güldü. Çünkü güneş ufuktan, bütün sıcaklığıyla herkesin üzerine doğmuş, gönülleri ısıtıyor, yürekleri ışıtıyordu. 14 Haziran 2013 Cuma günü Vakıf Mütevelli Heyet Başkanımız tarafından, Somuncu Baba Hazretlerinin 1399 yılında Bursa Ulu Camii minberinden yaptığı Fatiha Suresi Tefsiri nin farklı bir yorumu da Somuncu Baba Camii minberinden irad ediliyordu. O muhteşem hutbenin dua bölümüne âmin diyerek sözü bağlayalım: Allah ım Bu güzel Camii Şerif, Somuncu Baba Hazretleri nin mâneviyatına yıkışır bir şekilde samimiyetle inşa edildi. Bize bu imkânları bahşettiğin için sana hamdediyoruz. Allah ım, bu külliyenin yapımında emeği ve desteği olanlara ilahi katından bereketli nimetler ihsan eyle... Allah ım, neslimizi gençliğimizi ve gelecek nesilleri bu maneviyat merkezine, bu mukaddes vatan toprağına hizmette daim eyle Allah ım, yapılan samimi vakıf hizmetlerini makbul ibadetler zümresine dâhil eyle. Allah ım, Senin yardımın olmazsa biz bir şey yapamayız. Her zaman her işimizde, her ânımızda yardımını bekliyoruz, lutfeyle Allah ım, bu mabed-i şerifte samimiyetle kılınacak namazları huşulu, huzuru kalple yapılacak duaları makbul dualardan eyle Allah ım, bizi, bu mübarek beldeyi ve bütün İslâm âlemini her türlü kötülüklerden muhafaza eyle, bu mabed-i İslâm ı ilelebet payidar eyle The Opening of Somuncu Baba Complex Our foundation, whose aim is to build the hearts besides buildings, has presented a fabulous monument to Darende and our country. On 15th June 2013, the opening of Somuncu Baba/ Shaikh Hamid-i Wali Complex was inaguruated with the wide participation of volunteers. Many visiters from all over the country came to Darende in order to witness this historical moment and took part in this eminent community. Our president of the foundation, who always looks forward the horizans and has wanted the complex to be constructed, has followed every stage of the construction to the tiniest detail and the opening moment of the complex was in fact an unforgettable event when the time stopped and was written in gold letters because the sun rising from the east rose on everyone; warmed and lightened the hearts. On June 14th 2013, Friday, the exegesis of Sura al-fatiha, which had been interpreted by Somuncu Baba on the pulpit of Grand Mosque in Bursa in 1399, was interpreted from a different perspective by the head of the board of trustee of our foundation.

4 Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi Vakfı nın Yayın Organıdır Kurucusu A. Şemsettin ATEŞ Yaygın Süreli - ISSN: Yıl: 20 Sayı: 153 Basım Tarihi: 01 Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi Vakfı Adına İmtiyaz Sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni Sebahaddin ATEŞ Sorumlu Yazı İşleri Müdürü M. Hulusi ERDEMİR Yayın Editörleri Yrd. Doç. Dr. Mehmet TAŞTEMİR Musa TEKTAŞ Yayın Kurulu Prof. Dr. Nihat ÖZTOPRAK Prof. Dr. Ali YILMAZ Prof. Dr. Sebahat DENİZ Prof. Dr. Bilal KEMİKLİ Prof. Dr. Abdullah KAHRAMAN Prof. Dr. Ali AKPINAR Danışma Kurulu Prof. Dr. Mehmet AKKUŞ Prof. Dr. Sinan YALÇIN Prof. Dr. Mehmet SOYSALDI Prof. Dr. Ahmet ŞİMŞİRGİL Prof. Dr. Kadir ÖZKÖSE Prof. Dr. Mahmut YEŞİL Yapım ARTWORKS 06 İNFÂK AHLÂKI Ali AKPINAR İnfâk, İslâm ın en temel ibadetlerinden biridir. Yüce Yaratıcı pek çok âyette namaz ibadeti ile zekâtı ve infâkı birlikte anmıştır. Bu, Yüce Allah ın hakkı ile kul hakkının iç içe olduğunun göstergesidir. 24 SOMUNCU BABA KÜLLİYESİ AÇILIŞI Resul KESENCELİ Osmanlı hükümdarlarından Yıldırım Bayezid Han dönemi ve 14. yy eseri olan, cami kare planlı bir yapı olup, trompların teşkil ettiği yedigen bir kasnak kubbeyi taşır. 50 SEVGİYE DAİR Mukadder A. YÜKSEL Sevgi öğrenilebilen bir duygudur. İnsanın yaşamında, sosyal çevresinde, inancında ve dünya görüşünde sevgi varsa nasıl seveceğini ve kimleri seveceğini kolaylıkla öğrenir. Genel Sanat Yönetmeni İlhan SOYLU Sanat Yönetmeni Ali GÜRSOY Yönetim Yeri-Basım-Yayım-Pazarlama VİSAN İktisadi İşletmesi Zaviye Mah. Hacı Hulûsi Efendi Cad. No: Darende / MALATYA Tel: (422) Faks: (422) Osmanlı dan Ramazan Hİkâyelerİ İsmail ÇOLAK Kuyuya Tâlİp Bİr YUSUF BEYAZ BULUT M. Bedrettin TOPRAK İmdat AVŞAR Dağıtım Kültür Dergi Dağıtım Baskı & Üretim Ege Basım Matbaa ve Reklam Sanatları Ltd. Şti. Esatpaşa Mahallesi Ziyapaşa Caddesi No:4 Ataşehir/iSTANBUL Tel: II. Mahmud döneminde iki defa şeyhülislamlık makamına gelen Dürrizade Seyyid Abdullah Efendi, İstanbul un sayılı zenginlerindendi. Üsküdar Doğancılarda inşa ettirdiği... Yusuf un başından geçen bir hikâyedir; ama Yusuf tan ibaret değildir. Yusuf un şahsında kuyunun da hikâyesidir bu. Kuyunun şahsında hikmetin. Kuşluk vakti gelirdi. Bir ılık yel eser, bir rahmet bulutu gibi geçerdi mahalleden. Bembeyaz bir ses yankılanırdı sokak aralarında. Kurum Abone : 140 Yurtdışı 1 Yıllık Abone : 72 EURO Posta Çeki (Darende Postanesi) : Ziraat Bankası TR Vakıf Bank TR Bankasya TR Akbank TR Teb TR Gönderilerin abone adına yatırılmasından sonra lütfen arayınız. BİZ ÇİLEYİ YOL EYLEDİK - Muhsin İlyas SUBAŞI (9) DERGÂH-I HAKK A KUL OLMAK - Hüseyin ALPSOY (10) EL-MUKÎT - Ramazan ALTINTAŞ (14) GİZLİ ŞİRK: RİYÂ - Kadir ÖZKÖSE (18) FENÂ DENİZİNDEKİ CEZBE - Musa TEKTAŞ (36) BÜCEYR B. ZÜHEYR (R.A) - Bünyamin ERUL (41) GÜZEL KOKU - Enbiya YILDIRIM (42) TAKVAYI KUŞANDIRAN İBADET: ORUÇ - Abdullah KAHRAMAN (46) MUSTAFA TAKÎ EFENDİ VE MİKYAS-I ŞERİAT - Fatih ÇINAR (54) VELİLER VE HÜKÜMDARLAR - Muharrem AKIN (62) HALİD EL-BAĞDADÎ(K.S.) NİN RÂBITA RİSALESİ - Halİl İbrahİm ŞİMŞEK (64) SEVDA ESİRİ - Mürsel GÜNDOĞDU (73) BİLGİ VE ZENGİNLİK - Mustafa ÖZÇELİK (74) YAR - Mehmet SERTPOLAT (77) ANTALYA VELİLERİ - Yusuf HALICI (78) DÖNERİM... - Hızır İrfan ÖNDER (83) AĞIZ KOKUSUNU ÖNLEMENİN 11 YOLU - Akın DİNDAR (84) KİMYON - Şifalı Bitkiler (86) KABAK OTURTMA - Mesude SARI (87) ABONE İLETİŞİM HATTI /SomuncuBabaDergisi 3

5 Ey silsile-i aşkda girân-mâye-i ismet Ey kâfile-i hüsnde sipeh-sâlâr-ı muhabbet Bir gün yine ol vâkıf-ı esrâr-ı Hudâ dan Sordum ne ile olmalı yâ yâr-ı muhabbet Eytdi ki yanıp cân vere pervâneler âsâ Ammâ yine ızmâr ola esrâr-ı muhabbet Ey hırkasını rehn-i şarâb eyleyen âşık Ey mest ü harâb-ı mey-i ma nâ-yı muhabbet Ümmîd-i vefâ eyleme bu dehr-i fenâdan Beyhûde yere eyleme ifnâ-yı muhabbet Mü min deme şol münkir-i pîr-i mey-i aşka Bin dürlü hüner kılsa da da vâ-yı muhabbet Bir lahza nazar eylemedi dehre Hulûsî Ol Kâf-ı kanâatdaki ankâ-yı muhabbet Dîvân-ı Hulûsî-i Dârendevî Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi (k.s) 4 5

6 İlim ve Hayat Ali AKPINAR* İnfâk, İslâm ın en temel ibadetlerinden biridir. Yüce Yaratıcı pek çok âyette namaz ibadeti ile zekâtı ve infâkı birlikte anmıştır. Bu, Yüce Allah ın hakkı ile kul hakkının iç içe olduğunun göstergesidir. İnsanlar istemek/dilenmek zorunda bırakılmadan infâk etmek önemlidir. Bu konuda Kur ân da şöyle buyurulur: Sadakalarınızı, kendilerini Allah yoluna adayıp yeryüzünde dolaşamayanlara ve utandıklarından dolayı kendilerini tanımayanların zengin saydıkları yoksullara verin. Onları yüzlerinden tanırsın, insanlardan yüzsüzlük ederek bir şey istemezler. Sarf ettiğiniz iyi bir şeyi Allah şüphesiz bilir. 2 İNFÂK AHLÂKI İnfâk bir ibadettir. Her ibadet gibi onun da sahih olabilmesi için, öncesinde ve sonrasında yapılması gereken hususlar, şartlar vardır. Onları şöyle özetleyebiliriz: İnfâk Öncesi Yerine Getirilmesi Gereken Hususlar İnfâk edilecek malın helâlinden kazanılmış olması gerekir. Haram yoldan elde edilen bir malın/ paranın herhangi bir sevap beklemeden elden çıkarılması, fakir fukaraya verilmesi gerekir. Nitekim bir hadislerinde Peygamberimiz, yediği içtiği, giydiği haram olan, haramdan beslenen kimsenin ne kadar içten yaparsa yapsın duasının bile kabul edilmeyeceğini haber vermiştir. 1 İnfâkın hesâbının titizlikle yapılması gerekir. Nasıl ki malî yılbaşlarında ince hesaplar yapılıyorsa, bunun için muhâsebecilerden yardım alınıyorsa; fakir fukarânın hakkı olan infâk için de titiz hesaplar yapılmalıdır. Hangi mallardan, kimlere, ne zaman, nasıl ve ne kadar zekât verileceği, infâk edileceği tesbit edilmeli, bu konuda bilenlerden yardım alınmalıdır. İnfâk geciktirilmeden vaktinde edâ edilmelidir. Hayır, sonraya bırakılmaz. Mâzeretsiz olarak herhangi bir hayrın geciktirilmesinin vebâli vardır ve geciktirme hayrın sevâbından azaltan bir husustur. Bunun için özellikle farz olan infâklarda kişinin, ne zaman zengin olduğunu ve ne zaman zekât vermesi gerektiğini belirlemesi ve ona göre zekâtını vermesi gerekir. Vaktinden önce verme, fakirlerin lehine olduğu için caizdir. Ancak geciktirme caiz değildir. İnfâkta öncelikle muhtaç olanlar tercih edilmelidir. Akrabâ ve yakın komşulardan işe başlayarak en fazla ihtiyacı olanlara öncelik verilmelidir. Bu, hem daha sevap, hem de toplumsal düzeni sağlama amacına daha uygundur. Kişi kendisi araştıramıyorsa, bu konuda tecrübeli kişi ve kuruluşlardan yardım alarak en uygun kimselere infâkın ulaştırılmasına gayret etmelidir. Bu konuda Rabbimiz şöyle buyurur: Sana, ne sarf edeceklerini sorarlar, de ki: Sarf edeceğiniz mal, ana baba, yakınlar, yetimler, düşkünler, yolcular içindir. Yaptığınız her iyiliği Allah şüphesiz bilir. 3 İncitmeden, kendilerine infâk edilecek olanların onurlarını zedelemeden vermeye gayret etmek gerekir. Bu konuda Kur ân da şu uyarılar yer alır: Yaptığın iyiliği çok görerek başa kakma. 4 Ey İnananlar! Allah a ve âhiret gününe inanmayıp, insanlara gösteriş için malını sarf eden kimse gibi, sadakalarınızı başa kakma ve ezâ etmekle boşa çıkarmayın. 5 İnfâk edilen şey içtenlikle ve sevgiyle verilmelidir. Her şeyden önce Yüce Allah ın sevgisiyle verilmelidir. Kişi sevdiği maldan ve o malın da iyisinden vermelidir; verdiği kimseyi, kendisine sevap kazandıran kardeş olduğunu bilip sevmelidir. Severek isteyerek vermelidir; bunun için vermenin dünya ve âhiret kazanımlarını düşünmelidir. Vermekle insanın kalbini öldüren bencillik, kendini düşünme gibi hastalıklardan kurtulduğunu; fakir zengin kardeşliğinin sağlandığını, kaza ve belâlardan kurtulacağını, berekete ereceğini hatırdan çıkarmamalıdır. Rabbimiz sevgi temelli verenleri şöyle açıklar: Onlar, O nun sevgisiyle verenlerdir 6 Onlar içleri çektiği halde, yiyeceği yoksulla, öksüze ve esire yedirirler. Biz sizi ancak Allah rızası için doyuruyoruz, bir karşılık ve teşekkür beklemiyoruz. Doğrusu biz çok asık suratların bulunacağı bir günde Rabbimizden korkarız derler. 7 Peygamberimiz de en faziletli sa- 6 7

7 dakanın, sağlıklı yaşama ümidi varken, cimrilik tutkusu içinde, fakir düşerim endişesi taşırken verilen sadaka olduğunu söyler ve muhâtabını uyarır: Sen can boğaza gelmeden vermeye bak, çünkü ölüm döşeğinde artık (hiçbir şey gözüne gözükmez) şunu falana, şunu filana verin dersin, ama iş işten geçmiştir, zaten malların falana yahut filana kalmıştır. 8 Elbette sadece Yüce Allah ın rızâsı istenerek infâk edilmelidir. Yardım edilen kimseden herhangi bir karşılık-menfaat beklenmemelidir. Bugün asgarî ücretle, hatta çok daha düşük ücretlerle çalıştırdıkları işçilere, onların ailelerine yardım eden, bu yaptıkları yardımı zekâtlarına sayan zenginlerimiz vardır. O çalışanlar, kendilerine yardım yapılacağını bildikleri için çalışmak zorunda kalıyorlarsa, kendilerine yardım edilmediği takdirde aynı şartlarda çalışmayacaklarsa, yapılan bu yardımlar tam olarak infâk ruhu ile bağdaşmamaktadır. Bu konuda Rabbimizin uyarısı açıktır: Sarf ettiğiniz iyi şey kendinizedir, zaten ancak Allah ın rızasını kazanmak için sarf edersiniz. Sarf ettiğiniz iyi bir şeyin karşılığı haksızlığa uğratılmaksızın size verilir. 9 İnfâk Sonrası Yerine Getirilmesi Gereken Hususlar İnfâk eden verdiğini unutmalıdır. Hadiste Yüce Allah ın koruması altında olacak kişilerden birinin de sağ elinin verdiğini sol eli bilmeyen kişi olduğu özellikle belirtilmiştir. Bunun anlamı, kişinin mümkün olduğunca gizli yardım etmesi, verdiğini unutmasıdır. İnsanın sol tarafında kalbi vardır. Buna göre, kişinin verdiği içine oturup kalmamalı, verdiğine pişmanlık duyar noktasına gelmemelidir. Bu ruha sahip olabilmek için Yüce Allah ın verdiğini, O nun kullarına vermenin O nun emri olduğunu, vermenin berekete sebep olacağını her zaman düşünmek gereklidir. İnfâk ibadeti sürekli yerine getirilmeye çalışılmalıdır. Yalnızca farz ve vâcip olan infâk çeşitleriyle yetinilmemeli, yapılabildiği ölçüde nafile infâklarla infâk ibadeti kesintisiz sürdürmeye gayret edilmelidir. Bu konuda, Az sadaka çok belâyı def eder, amellerin en efdali az da olsa devamlı olanıdır. buyrulmuştur. Yine bir hadiste, Senden bir şeyler isteyen at üstünde/arabayla da sana gelse onun hakkı vardır/ona yardım et. 10 buyrularak devamlı infâk ibadetinin içerisinde olmaya teşvik edilmiştir. Onun için farz olan infâkların yanı sıra nâfile infâklarda da bulunmalıyız. Mîzânda hesap görülürken farz namazlardaki eksikliklerin, nâfilelerle tamamlanacağı haberlerde yer almaktadır. Aynı şekilde farz infâklardaki eksikliklerimizi tamamlayacak olan nâfile infâklarımızı da olabildiğince artırmaya çalışmalıyız. Sâlih amellerimiz, Rabbimize dua için en güzel fırsatlardır. Bunun için infâk ibadetinden sonra hem kendimiz, hem yardım ettiğimiz kimseler, hem dünyamız, hem âhiretimiz için dua etmeliyiz. Son olarak Rabbimizin şu uyarılarına kulak verelim: Altın ve gümüşü biriktirip Allah yolunda sarf etmeyenlere can yakıcı bir azabı müjdele. Bunlar cehennem ateşinde kızdırıldığı gün, alınları, böğürleri ve sırtları onlarla dağlanacak, Bu, kendiniz için biriktirdiğinizdir; biriktirdiğinizi tadın denecek. 11 Ey inananlar! Sizi, mallarınız ve çocuklarınız Allah ı anmaktan alıkoymasın; böyle olanlar hüsrana uğrayanlardır. Birine ölüm gelip de: Rabbim! Beni yakın bir süreye kadar ertelesen de, sadaka versem, iyilerden olsam. diyeceği zaman gelmezden önce, size verdiğimiz rızıklardan sarf edin. Bir canın eceli gelip çatınca, Allah onu asla geri bırakmaz; Allah, işlediklerinizden haberdardır. 12 Dipnot *Prof. Dr. 1 Müslim, Tirmizî. 2 2/Bakara, /Bakara, /Müddessir, /Bakara, /Bakara, /İnsân, Ahmed b. Hanbel, Müsned, II, /Bakara, Ebû Dâvûd. 11 9/Tevbe, /Münâfikûn BİZ ÇİLEYİ YOL EYLEDİK Düştü ruhumuza ismi, Sevgisini hâl eyledik. Baktık kainatta resmi, Dilimizi lâl eyledik Hayat binbir vaveylada, Lâ da değil, O, illâ da, Leyla bizde, biz Leyla da Gönlümüzü çöl eyledik Bu bir aşktır gönle gider, Aşk, nefiste ölmektir, der. Ölmeyenler neler öder, Biz o nefsi kul eyledik Her rengin ayrı dili var, Her renk aynı sırra çıkar, Sır insanı nurla yıkar, Biz o sırrı yol eyledik Gönül kendince bir dildir, Çilesiz aşk, aşk değildir, Bu kapıdan gel, sen de gir, Biz çileyi bal eyledik!.. Muhsin İlyas SUBAŞI 8 9

8 Hulûsi Kalb den Hüseyin ALPSOY Dergâh-ı Hakk a Kul Olmak Aynı redif ile yazılan yek âhenk gazeller, şâirin muhayyilesini okuyucuya daha rahat aktarmasını sağlar. Ayrıca şiirde hem şekil ve ses hem de anlam itibariyle bir bütünlük oluşturulmasına imkân verir. Bu ay değerlendireceğimiz ancak redifli gazelde böyledir. Ancak kelimesi gazele anlam bakımından farklı bir derinlik kazandırmıştır. Çünkü ancak kelimesi kullanıldığı yere göre görev ve anlam farklılığı oluşturur. Kimi zaman zarf olarak kimi zaman bağlaç olarak kullanılır. Genellikle bir durum veya olay için açıklama yapmak amacıyla tercih edilir. Hulûsi Efendi ( k.s.) her iki mısra arasındaki bağı güçlendirmek ve anlamı derinleştirmek için ancak kelimesini redif olarak tercih etmiştir. Böylece ifade güç kazanmakta ve iki mısra arasında kuvvetli bir anlam ilişkisi kurulmaktadır. Derde Düşen Devâ Bulur Yüzeysel olarak şekil özelliklerinden bahsettiğimiz gazelde genel olarak tasavvufun en mühim meselesi ve özü olan Allah aşkı anlatılmaktadır. Ve bu aşk karşısında gönül ehli Hak dostunun genel durumu ifade edilmektedir. Hulûsi Efendi (k.s.) nin gazellerinde genel olarak ifadeyi mantıksal bir sıralamayla vermeye çalıştığına daha önceki şerh yazılarımızda değinmiştik. Bu gazelde böyle bir sıralama dikkatimizi çekmedi. Ancak genel olarak âşığın En Sevgili karşısında hayranlık duyması, aşkın cefasına tâlip olması ve âşığın sevgili yolunda canını fedâ etmesi anlatılmıştır. Seni sevmek imiş âlemde her zevk u safâ ancak Senin derdine düş olmak imiş derde devâ ancak (Âlemde her zevk ve sefa ancak seni sevmekmiş, devâ ancak senin derdine düşmekmiş.) Gazelin son beyti adeta bir ahitnâme niteliğindedir. Hulûsi Efendi (k.s.) tüm samimiyetiyle iki cihanda yalnızca gerçek Sevgili yi arzu ettiğini ifade etmiştir. Ve kapısında kul, köle olduğu makamdan yalnızca bir cevap beklemektedir. Âşık için sevgili her nesneden ve lezzetten daha önemlidir. Ve dâima asıl gâye sevgilidir. Zevk, Arapça, lezzet ve tad anlamına gelen bir kelimedir. Genellikle tasavvufta manevî haz ve lezzet; mânâdan duyulan lezzet anlamlarında kullanılır. Ancak bazen insan suyu içse bile suya kanmak ifadesi başka bir duyguyu anlatmak için kullanılır. Veya bir güzel manzarayı görmekle müşâhede etmek arasında fark vardır. İşte bunun gibi âlemde görülen, duyulan zevklerin üstünde bir lezzet-i rûhanînin varlığı âşık tarafından sezilmiştir. Bu zevk manevî zeklerin de ötesinde bir zevktir. Ehl-i hak ve muhabbet olanlar, Allah a iman etmek (İmân-ı billah), bu imanın üzerinde en büyük makama yâni mârifetullah a yükselmek, o mârifetullah içindeki muhabbetullâh ı keşfetmek ve ehl-i aşk için en kıymetli netice olan lezzet-i 10 11

9 rûhâniye ermek gibi bir meşakkat yoluna tâbi olmuşlardır. Ancak neticede varılan makam maddî ve mânevî bütün zevk ve lezzetlerin üzerindedir. Cennet ehlinin Cuma günü Allah ile görüşmesinin onlara tüm cennet nimetlerini unutturacak olmasını ifade eden rivayetleri beyitin anlamı çerçevesinde düşünebiliriz. Aşk ehli için en büyük azap ise sevgilinin kendileriyle irtibatı kesmiş olmasıdır. Cefâ bile olsa yârdan gelen cana safâdır. Nitekim gönül ehli büyük insanlar bu düşünce etrafında hayatlarını kurgulamışlardır. Başlarına gelen belâ ve musîbetleri Allah ın kendilerini biliyor olmasına yormuşlar ve Allah ın en sevgili kulları peygamberlerin her bi- nedenle sonsuzluk ve bekâ arzusu Yüce Yaratıcı tarafından insanın fıtratına yerleştirilmiştir. Çünkü insana bu hissi veren Zât hayatın ve bekânın da sahibi Zât-ı Hayy-ı Kayyûm dur. Ancak insan kendini onun yoluna fedâ ederse gerçek manada ölümsüzlük iksiri olan âb-ı hayâta erişmiş olacaktır. Bu hissin bir yansıması olarak insanlar, edebiyatta da sıklıkla kullanılan, âb-ı hayat suyundan bahsetmişler ve çeşitli vesilelerle ona ulaşma arzusunu dillendirmişlerdir. Oysaki gerçek âb-ı hayatın Hayy-ı Kayyûm a kendini fedâ etmek olduğunu unutmuşlardır. Beyitte, Hz. İbrâhim (a.s.) in kıssasında ifade edildiği gibi, batıp giden ve kaybolan geçici fâni şeylere gönlün bağlanmaması ifade edilmiştir. Ve Hz. İbrâhim in kıssası beyitleştirilmiştir. Fe lemmâ efele kâle lâ uhibbul âfilîn/gecenin karanlığı onu kaplayınca bir yıldız gördü, Rabbim budur, dedi. Yıldız batınca, batanları sevmem, dedi. hakikati ifade edilmiştir. (6/En âm, 76) Hulûsi Efendi (k.s.), ancak o zaman gerçek âb-ı hayata erişileceği esâsı üzerinde durmuştur. Temâşâ-yı cemâlin ârzûsuyla zâr olan çeşme Gubâr-ı hâk-i pâyındır olursa tûtiyâ ancak (Ey âşık sevgilinin güzelliğinin arzusuyla ağlayan gözüne ancak sevgilinin ayağının toprağının tozu lâyıktır.) kullanılırmış. Beyitde ifâde edilen hayâlin gerçeklikle ve sosyal hayatla da ilgisi bulunmaktadır. Niyâzım âsitânın hâkinin kurbânı olmaklık Ümîdvârım ki redd olmaz kapından bir recâ ancak (İsteğim eşiğinin toprağının kurbanı olmaktır, ancak ümitliyim ki kapında bir istek reddolmaz.) yapmak düşer. Ancak kimi zaman bu kapının kişiselleştirilmesi yanlış anlamalara yol açabileceği için, aslında marifet ve aşk isteğinin Allah tan olduğuna dikkat çekilmiştir. Şeyh yalnızca Rabbin kapısında nazı geçen bir niyaz niteliğindedir. Ve ehl-i aşkın vuslata ermesi için bir vasıtadır. İki âlemde andan özge devlet istemem bi llâh Diyesin kim Hulûsî kapımızda bir gedâ ancak rinin hayatlarının sıkıntı içinde geçmiş olmasını örnek göstermişlerdir. Bu örneklerin en önemlisi ise Abdullah ın yetimi olarak dünyaya gelmiş ve hayatı hep sıkıntılar içinde geçmiş olan Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) in hayatıdır. Yolunda sarf eden cân nakdini erdi visâline Hayât-ı câvidânîdir sana olmak fedâ ancak (Ebedî hayat sana feda olmaktır, ancak can nakdini yolunda sarf eden sana kavuşabilir.) Can Feda Edenler İnsanların en temel meselelerinden biri de ölüm hakikatidir. Ve ölüm insanın başına geleceğini bildiği halde en sık unuttuğu hakikattir. Bu Âşık sevgilinin yolunu gözlemekte ve onu görmek arzusuyla yanıp tutuşmaktadır. Bu nedenle dâima gözyaşı dökmektedir. Ancak buna rağmen sevgiliye kavuşamaz. Klasik Türk edebiyatı geleneğinde sevgili kavuşulamayan ve ulaşılamayandır. Zâten bahsi geçen sevgilinin tasavvufî anlamda da Allah olarak düşünülmesi; aynı ifade zenginliğinin ve mazmunlar dünyasının kullanılmasına olanak tanımıştır. Yâni şâirin çoğu zaman manevî aşktan mı maddî aşktan mı bahsettiğini anlamak mümkün olmayabilir. Çünkü dâima, görülemeyen ve kavuşulamayan bir sevgiliden bahsedilmektedir. Âşık ancak bu sevgilinin ayağının tozuna erişebilir. Onu da sürme diye gözüne sürecektir. Çünkü ağlamaktan gözüne perde inen âşığın tek çâresi sevgilinin ayağının tozudur. Eski zamanlarda sürme göz hastalıklarının tedâvisinde Büyük Kapıdan Himmet Ummak Beyitde kullanılan âsitâne kelimesi sözlükte kapı eşiği, kapı dibi, eşik yanı gibi anlamlara gelir. Osmanlı devrinde bir tarîkatın veya tarîkat kolunun merkezi olan tekkeler için kullanılmıştır. Tasavvufta ise, eşikten kasıt şeyhin kapısıdır ki oradan himmet umulur. Ve derviş için zâhirden bâtına, mecazdan hakîkate ve nihâyetinde dergâhtaki mürşit olmaya geçişi sağlayan önemli bir unsur olarak görülür. Bundan dolayı eşiğe, tasavvufta kudsiyet atfedilmiştir. Bu nedenle recâ kapısı olarak düşünülür. Ve bu kapıdan eli boş dönülmeyecektir. Çünkü sulatanlığın şânı âciz kullarının ve kölelerinin isteklerine cevap vermekten geçer. Nitekim sultana sultanlık, gedâya da gedâlık (Vallahi iki âlemde O ndan başka bir mevki makam istemem, diyesin ki Hulûsi kapımızda ancak bir dilencidir.) Gazelin son beyti adeta bir ahitnâme niteliğindedir. Hulûsi Efendi (k.s.) tüm samimiyetiyle iki cihanda yalnızca gerçek Sevgili yi arzu ettiğini ifade etmiştir. Ve kapısında kul, köle olduğu makamdan yalnızca bir cevap beklemektedir. Zîrâ Sevgili nin kapısında kul olmak âşık için en büyük makamdır. Hulûsi Efendi nin hâli, tıpkı Tapduk Emre nin kapsında Bizim Yunus mu? hitâbına muhatab olan Yunus un hâli gibidir. Himmet beklediği kapıdan Sen ancak bizim kapımızda kul olabilirsin cevabı bir tâlip için yeterlidir. Zirâ o aradığı ve arzu ettiği mertebeyi bulmuştur

10 Güzel İsimler Ramazan ALTINTAŞ* Azıkları yaratıp, bedenlerin ve ruhların gıdasını veren: EL-MUKÎT İslâm da genel mânâda rızk iki kısma ayrılır: Bunlardan ilki, mutlak, diğeri de tayin edilmiş rızktır. Birincisi herkesin yararlandığı ot, su, hava vb. gibi şeyler; diğeri ise, insanın arayıp bulduğu ve helâlinden elde ettiği özel mülkiyetidir. El-Mukît; korumak, birine canlılığını sürdürecek kadar gıda vermek, gücü yetmek mânâlarındaki kavt kökünden türemiş bir sıfattır. Azıkları yaratıp, bedenlerin ve ruhların gıdasını veren, gücü yetip koruyan, muktedir ve kulların amellerine şahit olan demektir. Yüce Allah ın en güzel isimlerinden olan el-mukît, Kur an-ı Kerim de sadece bir âyette geçer: Kim güzel bir (işte) aracılık ederse, ona o işin sevâbından bir pay vardır. Kim de kötü bir (işte) aracılık ederse, ona da o kötülükten bir pay vardır. Allah, her şeye güç yetiren ve gözetip koruyandır. 1 Bedenlerin Gıdasını Veren El-Mukît isminin anlamlarından birisi, azık olarak yiyecek ve içecekleri yaratıp bedenlere gönderen mânâsına gelir. Burada azıktan maksat, bedenin hayatta kalmasını sağlayacak olan besin maddeleridir. İnsan iyi beslenirse, beden sağlığını koruyabilir. İslâm inancına göre, bütün canlılara rızk veren, Allah tır. Yüce Allah ın en güzel isimlerinden birisi er- Rezzâk, el-mukît in anlamını da ihtivâ eder. İşte er-rezzâk Allah ın bir sıfatı olarak, tekrar tekrar rızık veren, onu sürekli artırıp çoğaltan demektir. Rezzâk vasfı, Kur an da sadece bir âyette Allah a tahsis edilmiştir: Şüphesiz Allah rızık verendir, güçlüdür, çok kuvvetlidir. 2 Bu sebeple er-rezzâk ismi sadece O na izafe edilir, Allah tan başkası adına kullanılamaz. Ama bu ismin/sıfatın başına abd/kul sözcüğü eklenerek Abdürrezzâk/Rızık verenin kulu anlamında insana isim olarak verilebilir. Er-Rezzâk olan Rabbimizin bu isminin ve kudretinin tecellisi olarak biz kullarına ve canlılara verdiği rızık, canlı varlıkların maddî haz almaları ve faydalanmaları için beslendikleri şeylerdir. Rızık, bir kimsenin ister özel mülkü olsun veya olmasın; yenilen, içilen ve diğer şekillerde kendisinden faydalanılan mallara denilir. Çünkü insan ve diğer canlıların yaşayabilmeleri için buna ihtiyaçları vardır. Kaldı ki, ibadetleri yapabilmemiz için insana güç katan şeylerden birisi de beslenmedir. İslâm da genel mânâda rızk iki kısma ayrılır: Bunlardan ilki, mutlak, diğeri de tayin edilmiş rızktır. Birincisi herkesin yararlandığı ot, su, hava vb. gibi şeyler; diğeri ise, insanın arayıp bulduğu ve helâlinden elde ettiği özel mülkiyetidir. Bu ikinci anlamdaki rızk, insan için ayrılmıştır. İnsan, bu rızkını elde etmek için bir kesp, çaba ve gayret içine girmelidir. İnansın ya da inanmasın, herkese çalışmasının karşılığı vardır. Bu anlamda Yüce Allah her canlının rızkını tekeffül etmiştir. Bir âyette bu husus açıkça belirtilir: Yeryüzünde hiçbir canlı yoktur ki, rızkı Allah a âit olmasın. Her birinin (dünyada) duracakları yeri de, (öldükten sonra) emâneten konulacakları yeri de o bilir. Bunların hepsi açık bir kitapta (Levh-i Mahfuz da yazılı)dır. 3 Canlıların Hücrelerini Sürekli Yenileyen Yüce Allah ın el-mukît isminin bir diğer anlamı da, insanın ve bütün can taşıyan varlıkların sağlıklarını korumaları için hücrelerini sürekli yenileyen dir. Bu bağlamda rızık, azık olanı da olmayanı da kapsar. Her canlının bedeninde yaş ya da hastalık durumuna göre deformeler yaşanabilir. Ama Yüce Allah öyle bir sistem kurmuş ki, ölü olan hücreler atılıyor ve yerlerine yenileri getiriliyor. Bu anlamda insan bedeninde yer alan organlarda sürekli bir yaratılma 14 15

11 ve yenilenme vardır. Yüce Allah, takdir ettiği zaman dilimine kadar, bedenlerdeki bu yenilenme işlemini sürdürecektir. 4 O, bu yenilenme olayını ne zaman durdurursa, zaten o zaman bütün organlar da işlevini kaybeder. Artık bundan sonraki hayat bir başka hayat tarzına dönüşecektir. Nasıl ki Yüce Allah, kullarının hayatlarını sürdürmeleri ve bedenlerinin maddî ihtiyaçlarını karşılamaları için onlara yiyecek ve içecek cinsinden -helâlinden olmak şartı ile- sayısız rızk veriyorsa, aynı şekilde kalp, ruh, sır, ahfâ gibi mânevî dünyalarının açlığını gidermek için de onlara başka rızkılar vermektedir. İşte el-mukît isminin diğer bir taraftan da, kalbin mânevî ihtiyacı olan ilim, takvâ, zikir, iman ve marifet cinsinden mânevî rızkların kullara verilmesi mânâsına gelir. Mânevî Dünyamızın Gıdasını Veren İnsanın bedeninin kıvamı; yeme ve içme şeklinde aldığı besinlere bağlıdır. İşte bunun gibi, mânevî bünyesinin kıvamı İbadetlerin ruhunu teşkîl ve tahkîm eden niyet ve ihlâs, bütün ibadetlerin iliğidir. Dolayısıyla, ibadetlerden elde edeceğimiz sevâbı yok eden âdetleştirilmeye dayalı, gösterişçi ve desinler türü dindarlıklardan uzak durulmalıdır. da mânevî gıdaları almaya bağlıdır. Nitekim bir âyette, ruhun gıdasının zikir olduğu bildirilir: Onlar, inananlar ve kalpleri Allah ı anmakla huzura kavuşanlardır. Biliniz ki, kalpler ancak Allah ı anmakla huzur bulur. 5 Bu âyette insanın ruhsal ihtiyaçlarının başında Allah a iman ve bize Allah ı hatırlatacak şeylerle meşgul olmak gelmektedir. Zaten zikir kavramının kelime mânâsı, her an Allah la birlikte olmak, O nu hiçbir zaman hatırdan çıkarmamak değil midir? Zikir, ya kalp ya da dil yoluyla olur. Kalp yolu ile olan zikir, her an O nu hatırlamak ve anmaktır. Dille olan zikir ise, O nu dilimizle Allah Allah deyarak ya da en güzel isimleriyle sürekli telaffuz etmek şeklinde cereyan eder. Bu her iki zikrin içerisine sadece Allah ı söz planında büyüklüğünü ifade etmek değil, aynı şekilde O nun bize yüklediği sorumlukları yerine getirmek de girer. Bu sorumluluklar arasında; Kur an okumak, namaz kılmak, oruç tutmak, zekât vermek, hacca gitmek gibi ibadetler yer alır. Bütün bunlar bize Allah ı hatırlatır. Biz Allah ı anarsak, yarın kıyamet gününde de o bizi anacak ve kulum diyecektir. Eğer biz O nu unutursak, yarın kıyamet gününde O da bizi unutacaktır. Ruhumuzun gıdası, zikirdir. İç huzuru elde etmenin yolu, yürekten Allah a iman etmek ve salih amel işlemektir. Arapça da iman, insanın iç dünyasından korku ve endişenin gitmesi ve nefsin huzur bulması anlamına gelen emn kökünden türemiştir. Allah a inanan ve O na güvenen kimseler yegâne güven kaynağına tutunmuş olurlar. Amel ve tâatlerle beslenen iman, insanın mânevî kanallarının açılmasına vesile olur. Nitekim Kur an da bu tür mü minlerin imanı şöyle anlatılır: Mü minler ancak o kimselerdir ki, Allah anıldığı zaman kalpleri ürperir. O nun âyetleri kendilerine okunduğu zaman (bu) onların imanlarını artırır. Onlar sadece Rablerine tevekkül ederler. 6 İşte Allah tan gelen ilâhî öğretiyi diliyle ikrar eden ve kalbiyle tasdik eden kimseye mü min denilir. Mü minlik sıfatıyla özdeş olan kimse, kendini ontolojik anlamda güvende hissettiği gibi, aynı şekilde hemcinslerine, tabiat ve bütün bir varlık alanına kendisinden güvende olduğunu hissettirir. Her ne kadar iman, bir kimsenin Müslüman olması ve kendisini ruhsal bir güvenlik içinde bulundurması anlamına gelirse de, bunun devamı ibadetlerle takviye edilmeye bağlıdır. İbadetlerin şekil boyutu kadar, mânâ boyutu da önemlidir. Bunlardan birisi eksikse, ibadetlerden pozitif yönde beklenen ahlâkî ve ruhsal değişim gerçekleşemez. İbadet hayatının ruh ve mânâsını; iyi niyet, huşû, ihsân, ihlâs, takvâ ve her şeklin sembolik anlamını kavramak oluşturur. Bundan dolayı bir Müslümanın, ibadetle âdeti birbirinden ayırması gerekir. Bu da ancak sahih niyetle olur. İbadetlerin ruhunu teşkîl ve tahkîm eden niyet ve ihlâs, bütün ibadetlerin iliğidir. Dolayısıyla, ibadetlerden elde edeceğimiz sevâbı yok eden âdetleştirilmeye dayalı, gösterişçi ve desinler türü dindarlıklardan uzak durulmalıdır. Onların (kurbanların) etleri ve kanları aslâ Allah a ulaşmaz. Fakat O na sizin takvânız (Allah a karşı gelmekten sakınmanız) ulaşır. 7 âyetinde bu ihlâs durumu ve samîmî dindarlığın nasıllığı vurgulanır. Yine Hz. Peygamber (s.a.v.) den gelen bir rivâyette de bu gerçek anlatılır: Nice oruç tutanlar vardır ki, onların oruçtan payları sadece aç ve susuz kalmalarıdır. 8 Bütün bu uyarılar, mânevî rızık hükmündü olan ibadetlerin mânâ boyutlarına bizim dikkatlerimizi çekmektedir. İbadetler; ihlâs, saf dindarlık olan takvâ ile bütünleştiğinde insanın ruhsal hayatını iyileştirici neticeler doğurur. Bir Müslüman ancak ibadetlerindeki mükemmeliyet neticesinde ihsan derecesine yükselebilir ve Allah a yaklaşabilir. İnsan O na yakınlığı nispetinde huzurlu ve mutludur. Bu durum onu, her an Allah la birlikte olma duyarlılığına götürür. Çünkü ibadetler, insanın fikrini yüceltir, ruhunu olgunlaştırır ve iradesini terbiye eder. Netice itibariyle Yüce Allah (c.c) el-mukît tir. O dur herkese rızık veren; O dur her şeye güç yetiren; O dur kâdir-i mutlak olan. O halde, yaşamamız ve maddî varlığımızı sürdürmemiz için bütün isyanlara rağmen rızkını kesmeyen Allah a karşı şükretmesini bilmeliyiz. O dur iç dengemizi sağlamak için bize imanı ve hidâyeti nasip eden. Nasıl ki, maddî yanımızı, çamur yanımızı, yiyecek ve içecek cinsinden olan besinlerle doyuruyorsak, mânevî dünyamızın doyurulmasında da bize rızık olarak verdiği iman ve itâat cinsinden olan mânevî besinleri almayı ihmal etmeyelim. İnsan hayatında denge, ancak beden ve ruhun ihtiyaçları ölçülü bir şekilde karşılandığı zaman sağlanabilir. Dipnot *Prof. Dr. 1 4/Nisâ, /Zâriyat, /Hud, 6. 4 Bkz. Beyhakî, Ebu Bekr Ahmed, Kitâbu l-esmâ ve s-sıfât, Neşr. M. Z. El-Kevserî, Beyrut, ts., s /Ra d, /Enfâl, /Hac, İbn Mace Sıyâm

12 Sûfi Perspektif Kadir ÖZKÖSE* GİZLİ ŞİRK: RİYÂ Riyâ kelimesi terim olarak, gösteriş yapmak mânâsına gelmektedir. İslâm nazarında riyâ; amel işlerken kulun Allah tan başkasını düşünmesi ve ihlâsı terk etmesidir. Kur ân-ı Kerim deki şu âyetler bu hususa dikkat çekmektedir: Ey iman edenler! Allah a ve âhiret gününe inanmadığı halde insanlara gösteriş olsun diye malını harcayan kimse gibi, sadakalarınızı başa kakmak ve gönül kırmak suretiyle boşa çıkarmayın. Böylesinin durumu, üzerinde biraz toprak bulunan ve maruz kaldığı şiddetli yağmurun kendisini çıplak bıraktığı bir kayanın durumu gibidir. Onlar kazandıklarından hiçbir şey elde edemezler. Allah kâfirler topluluğunu hidâyete erdirmez. 1 Münâfıklar, Allah ı aldatmaya çalışırlar. Allah da onların bu çabalarını başlarına geçirir. Onlar, namaza kalktıkları zaman tembel tembel kalkarlar, insanlara gösteriş yaparlar ve Allah ı pek az anarlar. 2 Riyâ ile amelini boşa çıkaranların perişan hallerini Muhyiddin İbnü l-arabî (ö. 638/1240) şu şekilde dile getirmektedir: Hüsranda kalanların en kötü durumda olanı, işlediği salih amelleri halka gösteren ve riyâ ile iyi amelini yok edip şahdamarından daha yakın olan Allah ın huzuruna kötü amellerle çıkandır. 3 Kulluk Allah içindir. Ömür Allah yolunda tüketilirse mübârektir. Kötülüklerden kaçınmak da iyiliklere ermek de sadece Allah için yapılmalıdır. İşlediğimiz amelleri sadece Allah a arz edebilmeliyiz. Allah için işlenmeyen ameller boşa çıkmaktadır. Bu gerçeği Fudayl b. Iyâz (ö. 187/802) şu tesbiti ile anlaşılır kılmaktadır: Halk için ameli (ve günah olan şeyleri) terk etmek riyâdır, halk için amel (ve ibadet) etmek ise şirktir. 4 Riyâkârlıktan kaçındığımızı görmek ve riyâkâr olmadığımızı yansıtmak bile sıkıntılıdır. Tasavvufta terk bilinci esastır. Allah ile aramızdaki en büyük perde nefis perdesidir. Benlik duygusunu ortadan kaldırmadan, kendimizi görmekten kaçınmadan kulluk gerçeğine eremeyiz. Riyâkârım diye yemin etmem, riyâkâr değilim diye yemin etmemden daha hoşuma gider. 5 diyen Fudayl b. Iyâz ne kadar haklıdır. Nihâyet ehli, güzellikleri cem halinde, günahları ise fark halinde bulurlar. Yani güzellikleri kendilerinden bilmezler, ancak günahları kendilerinden bilirler. Bu konuda iyilikleri yaparken bunu Hakk a nisbet etmek gerekir. İhlâs ile Riyânın Bir Arada Bulunmaması Riyâ ehli yaptıklarını duyurmak ister; reklamı sever; gösterişe kalkışır; alkışı, takdiri, beğeniyi, onaylanmayı, taltifi bekler. Hâlbuki tasavvufta dervişin zemmi de medhi de bir görmesi esastır. Başkalarının kınamasına da aldırmaz takdirine de bel bağlamaz. Sûfî ücretli kul değil, sırf kuldur. Dervişin hesabı olmaz. Derviş hasbî adamdır. Göstermek ve görülmek derdine düşmez. Ama riyâya müptelâ olanlar halk nazarında itibar kazanmak isterler. Riyâ ehli rütbe peşinde 18 19

13 Allah erleri ise ihlâslı kullardan olmak ister, Allah için ibadet eder, Allah tan başkasının yaptığını bilmesini istemez, Allah ın rızâsını ve âhiret diyarını kazanmak yegâne derdidir. Derdi Allah olanın, kalbi Allah a bağlı kalanın, istediğini Allah tan isteyenin, Allah ın beğenisini kazanma iştiyâkına düşenin yâr ve yardımcısı Allah tır. koşar; dertleri taç ve hırkadır; birtakım payeler için yaptıklarını insanlara gösterme derdine düşerler. Allah erleri ise ihlâslı kullardan olmak ister, Allah için ibadet eder, Allah tan başkasının yaptığını bilmesini istemez, Allah ın rızâsını ve âhiret diyarını kazanmak yegâne derdidir. Derdi Allah olanın, kalbi Allah a bağlı kalanın, istediğini Allah tan isteyenin, Allah ın beğenisini kazanma iştiyâkına düşenin yâr ve yardımcısı Allah tır. Allah o kuluna öyle yardım eder ki, onu katına yükseltmekle kalmaz, insanların gözünde de onun şanını artırır, değerine değer katar. O nedenle kul, Allah bilsin, gerisi beni alakadar etmez. demelidir. İyilik yapıp denize atmalı, balık bilmezse Halık bilir umudunu korumalı. Ebu Bekir Kelâbâzî (ö. 385/995) nin ifadesiyle, insanlar arasında itibar kazanmak amacıyla yaptıklarını başkalarına işittirmeye kalkışanların yaptıklarını Allah insanlara sevimsiz kılmakta, onu onların gözlerinde küçük düşürmekte, onların nazarındaki değerini alçaltmakta ve insanlara rezil etmektedir. 6 İbadetlerin Perdelemesi Üçüncü devre Melamîliğinin pîri Muhammed Nûru l-arabî (ö. 1305/1887) sevenlerini riyâya düşmekten sakındırmakta, yapmış oldukları ibadetleri görmemelerini tavsiye etmekte, ibadetleriyle vuslata ereceklerine kani olmamalarını, mahviyet duygusuna bürünmelerini, her an ibadetle meşgul olsalar dahi ibadetlerinin noksanına hükmetmelerini tenbih etmektedir. Çünkü ona göre ibadet ve itâatler bazen vuslata değil Hak tan perdelenmeye bile sebep olmaktadır. Onun ifadesiyle söyleyecek olursak deriz ki: Bir kişi ameli sebebiyle Hakk a kurbet ettiğini/yakınlaştığını düşünürse ehl-i isyândan olur. İbadetler ile ucb etmek ve dâvâ-yı bâtıla ile diğer kullara mazhariyet iddiasında bulunmak sûfîlerin bazen düştüğü hatalardandır. Bu ise nefsânî kirlerin, cismânî kirlerin, rûhânî karanlıkların esasıdır. İsyan edenler isyanıyla, tâat sahipleri de ona güven sebebiyle Hak tan mahcup olurlar. Hz Peygamber (s.a.v.) bile Ben ancak bir beşerim. demiştir. Kul salih ameli kendinden görmemelidir. Hak Teâlâ katında en üstün amel ağyâr için yapılmayandır. Buna cennet arzusu, cehennem korkusu dâhildir. Bir beklenti olmamalıdır. Suretâ âmil kul ise de o güç ve iradeyi veren Hak tır. 7 Muhammed Nûru l-arabî bu ifadeleriyle bizlere ibadetlerimiz karşılığında sevap ve mükâfat beklentisine koyulmamızın kendimizde bir varlık gördüğümüzün işareti olduğunu söylemektedir. Kendimizde varlık görmeye kalkışmak, Hakk ı bilmemizin önündeki en büyük engeldir. Zira şeytan da kendinde varlık gördüğü için Hz. Âdem in varlığındaki Muhammedî hakikati yani zat, sıfat ve ef âl tecellîlerini nefyettiği için Hak tan perdelenmiştir. O nedenle, İddia sahibi olmaktan sakın. diyen Muhammed Nûru l-arabî ye göre yapılan her iyilik Hak tan, her kusur ise nefisten bilinmelidir. 8 Muhammed Nûru l-arabî bu gerçeği şu sözleriyle daha anlaşılır kılmaktadır: Nihâyet ehli, güzellikleri cem halinde, günahları ise fark halinde bulurlar. Yani güzellikleri kendilerinden bilmezler, ancak günahları kendilerinden bilirler. Bu konuda iyilikleri yaparken bunu Hakk a nisbet etmek gerekir. Bu kurb-ı ferâizdir. Kötülüklere gelince bundan nefsine pay çıkar. Bu da kurb-ı nevâfildir. Sana gelen her iyilik Allah tandır. Sana gelen her kötülük ise kendindendir. 9 İhlâstan Ödün Vermemek Seyr u sülûkta ibadete devamın önemine sürekli vurgu yapan Sivaslı mutasavvıf şair Şeyh Hâlid Efendi (ö. 1350/1931), seyr u sülûkun kemâlini ihlâsa bürünmekte görür. O şu gazeliyle bizleri ihlâstan ödün vermemeye davet etmektedir: Sâlik-i Hak için her anda ihlâs Lâzımdır etmeklik amelde ihlâs Ecsâda benzetdi ârif a mâli Bilirseñ rûh oldu amelde ihlâs Zâhidân isteyip ecr ü mesûbât Eyledik sanırlar amelde ihlâs Sen kulsun kullara lâzım ibâdet Edip vechen li llâh amelde ihlâs İbâdet memlûkuñ ihsân Mâlik iñ Ya neden etmezsiñ amelde ihlâs Olmasa va d ile hem de va îdi Acep etmez miydiñ amelde ihlâs Havl ü kuvvet Hak dan yok sende senlik Tecrîd ol bul var sen amelde ihlâs Ne hidmetle olduñ nâil-i eltâf Añlarsañ yoklukda amelde ihlâs İlâhî rahm eyle hâl-i Hâlid e İhsân et lutfuñdan amelde ihlâs 10 Riyâ Tehlikesi Darendeli Osman Hulûsi Efendi (ö.1410/1990), Divan ında riyâdan o kadar çok korkmakta, riyâ tehlikesinin büyüklüğüne o kadar çok dikkat çekmekte, riyâ denilen perişanlıktan o kadar çok yakınmaktadır ki, kaş yapalım derken göz çıkaran Kurtuluşumuz ilâhî rızâya ermektedir. Allah ın rızâsını kazanmaktan başka sâadet yoktur. Allah ile dost olanın başkasına eyvallahı olmaz. Allah tan hoşnut olanın başkasına yaranması olmaz. riyâ ehline murâkabe ve muhâsebe derslerine devam etmeyi önermektedir. Sa y eder zâhid ki zühd ile rızâ tahsîl ede Bilmez o kim bu amel zerk u riyâ hâsıl kılar mısraında zühd ve gayreti ile rızâyı elde etmek isteyen kimi zâhid geçinenlerin amellerine riyâ ve gösteriş kattıklarını, riyâları yüzünden mahcup ve mahsur konuma düştüklerini haber vermektedir. Allah bizleri ancak riyâsız olduğumuz ve her derdimizi O na arzettiğimiz zaman muvaffak kılacaktır. Osman Hulûsi Efendi nin dizelerine kulak verdiğimiz zaman riyâdan sakınmanın yolunu öğ

14 renmekte, rızâ gemisine binip sâhil-i selâmete çıkmanın huzurunu yakalamaktayız. Bakınız Osman Hulûsi Efendi nasıl da candan sesleniyor bizlere: Her ne dilersen Kibriyâ ihsân eder ol bî-riyâ İste murâdını dilâ vakt-i seher vakt-i seher *** Şol müselsel turrası îmânımızdır şübhesiz Hamdü li llâh tâat-ı zerk u riyâdan geçmişiz *** Zerk u riyâdan geçmişiz Tevhîd-i sırfı seçmişiz Aşk bâdesinden içmişiz Ol sâkî-i devrân bizim *** Nâmûs u ârı varı hep zühd ü riyâ zünnârı hep Terk eyleyip ağyârı hep arkadaşlık eyler misin *** Ey abd-i makbûl dönme sağ u sol Budur doğru yol Hakk ı zikr eyle Murâdın irfân edesin iz ân Ey sevgili cân Hakk ı zikr eyle Her ân her nefes gayra meyli kes Budur sana bes Hakk ı zikr eyle Fikr-i hevâdan kalb-i riyâdan Geçip sivâdan Hakk ı zikr eyle Uyan ey mürde düşüp bir derde Kalkıp seherde Hakk ı zikr eyle Tutup bir etek ol ballı petek İnle bülbül tek Hakk ı zikr eyle Hulûsî hâs ol ehl-i ihlâs ol Bahra gavvâs ol Hakk ı zikr eyle *** Cefâdan iştikâsı âşıkı gamdan halâs etmez Riyâ ile edilen tâatın ihlâsı hâs etmez Şirk-i Hevâ Kurtuluşumuz ilâhî rızâya ermektedir. Allah ın rızâsını kazanmaktan başka sâadet yoktur. Allah ile dost olanın başkasına eyvallahı olmaz. Allah tan hoşnut olanın başkasına yaranması olmaz. Makalemi gösteriş için ibadet etmenin tehlikesine dikkat çeken Süleyman Uludağ ın şu tesbitleri ile tamamlamak istiyorum: Mü min sadece Allah a ibadet eder. Allah tan başkasına tapmak şirk olduğu gibi riyâ gösteriş için ibadet etmek de şirktir. Gösteriş için olan ibadetler şekil ve suret olarak Allah için yapılıyormuş gibi olsa da, esas amaç ve maksat olarak başkalarının tekdirini, beğenisini, övgüsünü ve güvenini kazanmak; bunu da maddî çıkar sağlamanın, şöhret olmanın ve belli bir makam elde etmek aracı olarak kullanmak olduğundan şirktir. Buna örtülü şirk denir. Üstü kapalı şirk, gizli şirk denir. Aslında büyük bir şirk olduğu hâlde buna şirk-i asgar/küçük şirk de denir. Gösteriş için ibadet eden kişi hem Hak Teâlâ hem de kullarına karşı suç işlemiş olur. Çünkü O nu da, bunları da aldatma gibi bir yol tutmuştur. Yüce Allah sırf kendisi için yapılan ibadetlerden başkasını kesinlikle kabul etmeyeceğini bildirmiştir. Şöyle buyurur: İhlâslı olarak O na ibadet et. 11 Kur ân samimiyetle ibadet eden ihlâslı kulları över. 12 Sadece hulûs ile hulûs-i kalble yapılan ibadetlerin Allah katında değeri vardır. Hadiste; Riyâ şirktir. 13 buyurulmuştur. Riyâ da nesnel değil, öznel bir şeydir, bir niyet ve gönül işidir. Kimin ihlâslı, kimin riyâkâr olduğunu dıştan bakılınca kesin bir şekilde belli olmadığından, başkalarının ibadet ve kullukları konusunda bu açıdan hüküm vermek ve değerlendirmek imkânı yoktur. Bir Müslüman ancak kendi ibadetlerini ve ubûdiyetlerini bu bakımdan değerlendirebilir. Daha doğrusu değerlendirmelidir. 14 Dipnot *Prof. Dr. 1 2/Bakara, /Nisâ, Kuşeyrî, er-risâle,s Kuşeyrî, er-risâle, s Kuşeyrî, er-risâle, s Göktaş, Kelâbâzî ve Tasavvuf Anlayışı, s Bolat, Muhammed Nûru l-arabî, s Bolat, Muhammed Nûru l-arabî, s Bolat, Muhammed Nûru l-arabî, s Yıldız, Şeyh Halid Divanı, s /Zümer, 2, 11, /Saffât, 40, 47, 128, 160, Tirmizi, Nüzur, 9; İbn Mâce, Fiten, 16; Aclûnî, Keşfü l-hafâ, Uludağ, İstimdâd, Tasavvuf, yıl 3, sy.8, s. 16. ANTALYA GÜZELLEMESİ Tünek Tepesi nden baktım, doymadım Bir başka baharın, yazın Antalya!... Senden daha güzel şehir duymadım Bir ömür çekilir nazın Antalya!... Aspendos, Saklıkent çağları aşar Demre, Kemer, Serik yarına koşar Kurşunlu, Manavgat coştukça coşar Sularında yüzer kazın Antalya!... Bacasız sanayin hayattır bize Karanlık geceler döner gündüze Suretin can yakar, hacet yok söze Hüznümü artırır sazın Antalya!... Gönülde yaşarsın, özlenensin sen Toroslardan bakıp gözlenensin sen Side de tarihle sözlenensin sen Dillere destandır mâzin Antalya!... Saat Kulesi nde zaman durmuştur Kadim rüyasını hayra yormuştur Bugünden yarına köprü kurmuştur Gönlümden silinmez izin Antalya!... Martılar, masmavi suya seslenir Alanya bir gelin gibi süslenir Konyaaltı, Side dünden beslenir Gönlüme aşikâr gizin Antalya!... Akdeniz de inci misalisin sen Âşığın maşuğa visalisin sen İrem Bağları nın emsalisin sen Ay ı kıskandırır yüzün Antalya!... M. Nihat MALKOÇ 22 23

15 Tarih Resul KESENCELİ 24 DARENDE ŞEYH HAMİD-İ VELİ SOMUNCU BABA KÜLLİYESİ AÇILIŞI VE İLİM-İRFÂN MEDENİYETİ Aslan Tektaş Külliyenin Özellikleri ve Yeni Camii Osmanlı hükümdarlarından Yıldırım Bayezid Han dönemi ve 14. yy eseri olan, cami kare planlı bir yapı olup, trompların teşkil ettiği yedigen bir kasnak kubbeyi taşır. Birer tane doğu ile batıya, iki de kıbleye açılan tavan pencerelerine ek olarak kubbe kasnağından yedi yüzeyde, şevli pencereler bulunmaktadır. Kubbe üzeri yedigen piramit çatı ile örtülüdür. 7 rakamının sırrı; Fatiha Suresinin 7 ayetten oluşması, Somuncu Baba Hazretlerinin Bursa Ulu Camii de okuduğu hutbede Fatiha Suresini işari / manevî olarak yedi ayrı yorumla açıklaması, aynı zamanda göğün ve yerin yedi kat olması, haftanın yedi güne bölünmesi, dünyanın yedi günde yaratılması bu temele dayanır. Somuncu Baba Hazretleri ve oğlu Halil Taybi Hazretlerinin kabirleri bu kubbenin altındadır. Müteakip asırlarda doğu ve kıble tarafa ilave edilen kemerli sahnlar, ahşap düz örtü ile son cemaat mahalli ise kıbleye meyyal çatı ile kapatılmıştır. Asıl mekâna girişte, kapı kemeri altında bulunan tamir kitabesinden camiin H Muharrem ayı, Miladi 1596 Nisan-Mayıs ayında yapıldığı anlaşılmaktadır. Türbe arkasında çıkan memba kaya suyu, cami içerisinde bulunan kayadan oyma kanalla kapı girişinin sağında do- 25

16 ğal şadırvan lülelerine aktarılmıştır. Abdest almak üzere hazırlanmış mekân, estetik açıdan dikkat çekicidir. Minberdeki Lihye-i Saâdet / Sakal-ı Şerif, Mehmet İzzet Paşa tarafından İstanbul dan Darende ye hediye edilen iki Sakal-ı Şerif ten birisidir. Somuncu Baba Camiinde tarih boyunca özenle saklanan ve nesilden nesile aktarılan bu kutsal emanet, dinî bayramlar ve mübarek gecelerde ziyarete açılmakta ve bu manevî atmosferden tüm ziyaretçiler istifade etmektedirler yılları arasındaki restorasyon çalışmasında kıble cihetindeki hazirede bulunan mevcut kabirlerin tanzimi ile Türkçe tanıtım levhaları yaptırılmıştır. İç mekandaki Hattat Hasan Çelebi nin hattı ile çehar-i yâri güzîn levhaları, yekpâre mihrabiye ayeti, Osmanlı tarzındaki kandil ve avizeler iç mekânı güzelleştiren estetik unsurlardır. Cami ana mekânın ön kısmına kütüphane-araştırma merkezi yapılmıştır. Külliye Kişinin Aynı Anda Namaz Kılabileceği Kapasitede 2003 yılında ana mekânın sağ tarafına, 13x13 kare planlı ilave cami inşa edilmiştir. Tarihî ve manevî dokuya uygun olarak inşa edilen caminin cemaat giriş yeri ayrı olarak düzenlenmiştir. İlave camide çatı işçiliğine ayrı önem verilmiş, Güney Afrika dan getirilen sapella ağacından ahşap el işlemeli olarak ters tavan/çatı yapılmıştır. Tefrişat, tarihî dokuya uygun olarak düzenlenmiştir. Birincisinden ayrı olarak yapılan Yeni Caminin inşaatı ise 2009 Nisan ayında başlamış olup 25x25 kare planlıdır. Tarihî ve manevî dokuya, sanat ve estetik anlayışa uygun olarak yapılan Şeyh Hamid-i Veli Camii ve Külliyesi toplam metrekarelik alanı kapsamaktadır. Kapalı alanı 3.000, açık alanı metrekaredir. Kapalı alanda 5.000, açık alanda olmak üzere toplamda kişi namaz kılabilecek kapasitededir. Selçuklu-Osmanlı mimarî özelliğini gösteren Yeni Camii ve Taç Kapı da Mardin taşı kullanılmıştır. Bu ise Osmanlı-Selçuklu motif ve kültürel özelliğini yansıtmaktadır. Avlu taban mermer kaplamasında Bursa Kemalpaşa beyaz mermeri kullanılmıştır ki bu da Kabe-i Şerif in açık alanını hatırlatmaktadır. Selçuklu-Osmanlı mimarî tarzı olarak pencerelerin küçük olması içeriye loş bir ışık huzmesinin girmesini sağlamış, böylece yapılan ibadet için ayrı bir feyz ve huzur ortamı oluşturulmuştur. Selçuklu ve Beylikler Dönemi figür/üslup özelliği taşıyan mihrap, minber ve kürsünün çok güzel el işleme figürleri ve ahşap sanat anlayışı ile tek yapıda çözülmesi Yeni Camii ye ayrı bir güzellik katmıştır. Aydınlat

17 ma ve ses sistemleri ise günümüz modern anlayışıyla yapılarak Selçuklu-Osmanlı tarzı ile güzel bir ahenk/üslup oluşmuştur. İslâmî geleneğe uygun olarak abdesthanelerin belli bir mesafe uzaklıkta, Hamidiye Çarşısı nda yapılması ise bizlere düşünce inceliği ve nezaketinin zirvede olduğunu göstermektedir. Aynı zamanda külliyeye/ huzura abdestsiz gidilmemesinin inceliğini ifade etmektedir. Yeni Camii nin iç ve dış yapısındaki sadelik ise kültür tarihimizin izlerini yansıtırken tarihimizin güzelliklerini günümüz anlayışıyla bizlere göstermektedir. Yeni Camii nin tavanı muhteşem bir tarzda ahşap işçiliği ile yapılmıştır. Tarihten günümüze bir örneği daha yoktur. Yeni Camii nin tavanı, Selçuklu-Osmanlı kültür sanatının temel figürlerinden biri olan her köşesinde İslâmî açıdan bir mana barındıran, üst üste gelecek şekilde ve tavan merkezinden dışa doğru büyüyen 5 adet 8 köşeli yıldızlar şeklinde tasarlanmıştır. Toplam 40 yıldız köşesi bulunmaktadır. 40 rakamı maneviyatta çok önemli bir anlam taşır. Kırkları ve büyükleri ifade eder. Hz. Muhammed (s.a.v.) in 40 yaşında peygamber olduğu, malın 40 ta birinin zekât olduğu, Hz. Yunus un balığın karnında 40 gün kaldığı bilinmektedir. Aynı zamanda 8 rakamı cennetin sekiz kapısını, 5 rakamı İslâm ın 5 şartı gibi manevî değerleri ifade etmektedir. Yeni Camii de; mihrabı, minberi, mahfili, halıları, avlusu, şadırvanı, taç kapısı ve ana binası ile bir bütünlük görülürken çatı yüksekliği olarak Yeni Camii normal yükseklikte, ilave camii ondan biraz daha yüksek, ana kısım/türbenin bulunduğu bölüm ise, en yüksektir ki bu ise maneviyattaki saygıyı ve değeri bizlere ifade etmektedir. Tarihî ve manevî dokuya, sanat ve estetik anlayışa uygun olarak yapılan Şeyh Hamid-i Veli Camii ve Külliyesi ayrı bir letafet, zarafet, incelik ve fikriyatla vücuda getirilmiştir. Protokol Konuşmaları ve Cami Beratı Şeyh Hamid-i Veli Camii ve Külliyesi açılışına Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Malatya Valisi Vasip Şahin, AK Parti Gurup Başkanvekili Mahir Ünal, AK Parti Malatya Milletvekilleri Öznur Çalık ve Mustafa Şahin, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, Malatya Belediye Başkanı Ahmet Çakır, AK Parti İl Başkanı Bülent Tüfenkçi, MHP İl Başkanı Arif Yıldız, Darende Kaymakamı Mehmet Aktaş, Darende Belediye Başkanı İsa Özkan, kamu kurum kuruluşlarının müdür ve çalışanları, sivil toplum örgütleri ve siyasî parti başkanları, iş adamları ile çevre il, ilçe ve yurtdışından birçok konuk katıldı. 15 Haziran 2013 Cumartesi günü sabah 9.00 da başlayan programda Vakıf Mütevelli Heyet Başkanımız Hamit Hamidettin Ateş Efendi, programa katılan Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ a plaket takdim etti. Başbakan Yardımcısı Bekir 28 29

18 Bozdağ ise, Cami Açılış Beratı nı Vakıf Mütevelli Heyet Başkanımız Hamit Hamidettin Ateş e verdi. Açılış programı vesilesiyle bir konuşma yapan Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Tarih içerisinde milletlerin kültürlerinin ve medeniyetlerinin temel taşlarını meydana getiren, gelecek çağlara etki eden büyük insanlar vardır. Bu etki üzerinden yıllar geçmesine rağmen özelliğinden hiçbir şey kaybetmez ve aynı sıcaklığını ve ağırlığını her daim yeniymiş gibi muhafaza eder. Yıllarca halkın belleğinde varlığını korur. İnsan hayatının sırrını çok iyi bilen büyüklere bütün insanlığın ihtiyacı vardır, tarihimiz bizim bu anlamda büyük insanlarla doludur. Hem ilim hem irfan sahibi, hem mana âleminde hem madde âleminde büyüklerine insanların, asırların, eserlerin şahitlik ettikleri nice büyüklerimiz vardır. Ben bu vesile ile bunlardan bir tanesi olan Şeyh Hamid-i Veli Somuncu Baba Hazretlerini burada bir kez daha rahmetle minnetle şükranla yâd ediyorum. dedi. Somuncu Baba bildiğiniz gibi Kayseri de doğmuş, Şam Tebriz ve Erdebil de dinî ve dünyevî ilimlerle ilgili icazet almış, irşat vazifesi için Anadolu yu adeta karış karış gezmiş ve Bursa da bir dönem yaşamış ve ömrünün son kısmını da Darende de geçirmiş bir ilim ve gönül sultanıdır. Konuşmacılarımızın da işaret ettiği gibi Yıldırım Bayezid Han, Bursa Ulu Camii nin inşaatını tamamlayıp açılışını hayırlı bir gün olan Cuma günü yaparken Emir Sultan Hazretlerine cuma namazında ilk hutbeyi okuması emrini veriyor. O da, zamanın kutbu aramızdayken benim onun huzurunda hutbe okumam doğru değildir diyerek Somuncu Baba Hazretlerini işaret ediyor. Onun üzerine Ulu Camii de ilk hutbeyi Somuncu Baba irad ediyor. Anlatılan odur ki, Fatiha Suresini 7 farklı şekilde hutbesinde tefsir ederken bütün cemaat ona hayran kalmıştır. O dönemin şeyhülislamı Molla Fenari Hazretleri bu hutbeyi dinledikten sonra Somuncu Baba ya intisab etmiştir. Somuncu Baba Hazretleri Osmanlı coğrafyasının manevî güneşidir. Öyle bir güneştir ki yetiştirmiş olduğu talebeleriyle birlikte tüm Osmanlı coğrafyasını etkilemiştir. O Hacı Bayram-ı Velileri, Akşemseddinleri ve daha nice gönül erlerini yetiştirmiştir. Onun yetiştirdiği gönül ve ilim adamları Osmanlı hükümdarlarının önlerinde ışık oldular ve Anadolu dan Balkanlara, Kafkasya ya, Ortadoğu ya kadar olan bu güzel coğrafyayı hep aydınlattılar. İlimleriyle aydınlattılar, gönülleriyle aydınlattılar, sevdalarıyla aşklarıyla aydınlattılar, birlik diyen kardeşlik diyen dilleriyle fikirleriyle aydınlattılar. diyen Bekir Bozdağ, daha sonra özetle şunları belirtti: İşte Dîvân ı, Mektûbât ı ve Hutbeleri ile sevenlerinin kulağına hakikat sesini fısıldayıp fikrini zikrini sohbetini ilmini hayatını insanların hizmetine sunmuş olan Darendeli Şeyhzade oğullarından mutasavvuf şair, ilim ve gönül insanı Es-Seyyid Osman Hulûsi Ateş Efendi de böylesi bir zatın ve âlemlere rahmet olarak gönderilmiş olan Peygamber Efendimizin neslinden, ülkemizin, insanımızın manevî rehberlerinden, manevî ilim ve irfan sultanlarından ve manevî ışıklarından birisidir. Ölümünün üzerinden 23 yıl geçti ama onun yaktığı ışık, onun ateşlediği yürekler onun yoluna onun aydınlattığı gibi devam etmektedir. Bu vesile ile vefatının 23. senesinde Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi Hazretlerini bir kez daha rahmetle yâd ediyorum. Aynı zamanda Osman Hulûsi Efendi 12. yüzyılda Hoca Ahmet Yesevî ile başlayıp daha sonra Yunus Emre, Eşrefoğlu Rumî, Niyazi Mısrî, Aziz Mahmud Hudaî, Ahmet Kuddusi gibi isimlerle devam eden tasavvuf şiirinin 20. yüzyıldaki en önemli temsilcilerinden biri olmuştur. Açılışa katılanlara Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ın selamını ileten Bozdağ, Şeyh Hamid-i Veli Camii ve Külliyesi nin restorasyonunda emeği geçenlere teşekkür etti. Programdan memnun kalan Başbakan Yardımcımız memnun bir şekilde ilçemizden ayrıldı. BBP Genel Başkanı Mustafa Destici ise bütün manevî erenleri şükranla ve özlemle andığını belirterek, Somuncu Baba ve Hulûsi Efendi yi minnet ve rahmetle andığını belirterek, Hulûsi Efendi nin Nasihat şiirinden beyitler okudu. Mustafa Destici, bugün Türkiye nin 30 31

19 Sulejman Muradovic birlik ve beraberliği için en büyük eksikliğin manevî büyüklerinin azalması olduğunu söyledi. AK Parti Grup Başkanvekili Mahir Ünal da maddî ve manevî anlamda Anadolu yu inşa edenlerin ruhlarının burada olduğunu hissettiğini söyledi. Tarihten günümüze bu güzelliklerin devam ettiğini belirtti. Malatya Valisi Vasip Şahin, külliyenin emek verilerek inşa edildiğini ifade etti. Hiçbir fedakârlıktan kaçınılmadığını söyleyen Şahin, yapıda hem Osmanlı hem de Selçuklu Devleti nin izlerini bulmanın mümkün olduğunu kaydetti. Malatya Milletvekili Öznur Çalık ve Malatya Belediye Başkanı Ahmet Çakır yapılan hizmetler karşısında takdir ve teşekkürlerini beyan ettiler. Külliye Açılışı ve Ziyaretler Külliye nin açılışı yapılan hatim merasimi ve açılış duasından sonra Taç Kapısı nda Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Vakıf Mütevelli Heyet Başkanımız ve kıymetli protokol tarafından gerçekleştirildi. Akabinde yeni yapılan camii gezildi. Ziyaretçiler tarihî dokuya uygunluk, sanat, estetik ve teknik açıdan eserin mükemmelliği karşısında çok etkilendiler ve takdir ifadelerini söz ve hareketleriyle gösterdiler. Sonra türbe kısmına geçilerek Somuncu Baba, Halil Taybi, Hulûsi Efendi Hazretleri ve ahfadın kabri şerifleri ziyaret edildi. Hamidiye Çarşısı Açılışı ve Bedesten / Hayır Çarşısının Gezilmesi Hamidiye Çarşısı da Külliye gibi aynen Selçuklu-Osmanlı tarzında sanat ve estetik anlayışı çerçevesinde inşa edildi. Ön ve sağ tarafı kemerli dükkânlardan müteşekkil çarşının orta bölümünde tarihî dokuya uygun şadırvan yapıldı. İç kısımda bulunan abdesthaneler, mükemmel bir güzellik ve zarafetle yapıldı. Hamidiye Çarşısı nın açılışı, coşkulu bir kalabalık ile Vakıf Mütevelli Heyet Başkanımız tarafından, dualar eşliğinde yapıldı. Daha sonra Bedesten e geçilerek Hayır Çarşısı nın açılışı gerçekleştirildi. Yurt genelindeki temsilcilikler tarafından getirilen yöresel ürünler, eşyalar ve kıyafetler insanların istifadesine sunuldu. Misafirler kendilerini mutluluk diyarında gülistanın gülleri arasında görüyorlardı. Gerçekten olağanüstü hazırlanmıştı 32 33

20 Uluslararası Somuncu Baba ve Hulûsi Efendi Sempozyumu Uluslararası Somuncu Baba ve Hulûsi Efendi Sempozyumu nun ikincisi, Türkiye, İngiltere ve Mısır üniversitelerinden akademisyenlerin katılımıyla gerçekleştirildi. Darende Kapalı Spor Salonu nda düzenlenen program, Mısırlı Hafız Hüseyin Türkan ın Kur an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Açılış konuşmasını yapan Kaymakam Mehmet Aktaş, mesajları çağları aşarak bugüne ulaşan Şeyh Hamid-i Veli, yani Somuncu Baba ve Darandeli düşünür Osman Hulûsi Ateş Efendi nin, Anadolu yu maneviyatlarıyla aydınlattığını belirtti. Darende Belediye Başkanı İsa Özkan, ilçede faaliyet gösteren Vakfımızın büyük mutasavvıflardan devraldığı anlayışla önemli hizmetler yaptığını söyledi. Nijeryalı Büyükelçisi Mohammed Yousef Babagindeo da önceki yıllarda da etkinliğe katıldığını ifade ederek, her ziyaretinin bir öncekinden daha maneviyat dolu geçtiğini kaydetti. Kültür etkinliklerinin çok mükemmel geçtiğini belirten Babagindeo, Allah, Türkiye yi de Nijerya yı da korusun. dedi. Vakfımız Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Yağcı, sevginin paylaşıldıkça herkes tarafından hissedileceğini belirterek, Somuncu Baba ve Hulûsi Efendi nin insanlığa hizmet için seferber olduklarını anımsattı. Bosna Hersekli orkestra şefi Emir Muhanovic de ilçede etkileyici bir manevî hava olduğunu söyledi. Hulûsi Efendi nin divanındaki ilahileri okuyunca o dizelerin yazıldığı yerleri görmek istediğini kaydeden Muhanovic, Somuncu Baba ve Hulûsi Efendi manevî kimlikleriyle Türkiye nin yanı sıra Balkanlar ve Ortadoğu yu da etkilemiştir. İyi ki onların yaşamış olduğu yerleri görme fırsatı buldum. ifadesini kullandı. Bosna da Halil Hulûsi Birzina nın Darende yi dört saat anlattığını fakat güzellikleri anlatarak bitiremediğini belirtti. Sempozyumda Marmara Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil Somuncu Baba nın Yetiştirdiği Talebeleri ve Etkileri ni anlatırken büyük İnsanları tanımak için yaptıkları eserlere bakmak, yetiştirdikleri insanları görmek gerekir dedikten sonra bunu anlamak için Darende yi görmek ve anlamak gerekir ifadesini kullandı. Dumlupınar Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bilal Kemikli, Bir Kültür Ocağı: Somuncu Baba nın İnşa Ettiği Muhit», Gaziosmanpaşa Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kadir Özköse Hulûsi Efendi de İrfani Gelenek, Maramara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İslâm Hukuku Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdullah Kahraman, Hulûsi Efendi nin Hutbelerinde İlim ve İrfan, Mısır Ayn Şems Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Ahmet Sami Elaydy Hulûsi Efendi nin Hayatında Ahlakî Tavırlar tebliğini sunarken Darende de Hulûsi Efendi ve Hamideddin Efendi ye bağlı insanlarda gördüğü güzelliği ve kardeşlik duygusunun zirvede olduğu belirterek Allah ın selamıyla selamladığını ifade etti. İngiltere Glasgow Üniversitesi Öğretim Üyesi Sheikh Rudwan Mohammed de Hulûsi Efendi nin Dîvânı nda İlim ve İrfan İlişkisi başlıklı konuda sunum yaptı. Üst düzeyde Somuncu Baba ve Hulûsi Efendi anlatılırken ilim ve irfan sofrasından damlalar gönülleri yıkadı, temizledi. Plaket Töreni ve Teşekkür Programın tamamlanmasından sonra Külliye nin yapımında emeği geçenlere, sempozyuma katılan ilim erbabına, idari ve mülki erkâna plaket takdimi yapıldı. Katılımcılar tarafında sevgi seli ve alkış tufanı ile memnuniyetler dile getirildi. Bizlerde Başbakan Yardımcımız Bekir Bozdağ başta olmak üzere tüm devlet erkânına, akademisyenlerimize, misafirlerimize, gönül dostlarımıza teşekkür ederek, muhabbetimizin sonsuza kadar sürmesini temenni ediyoruz Sağ olun, var olun 34 35

SOMUNCU BABA KÜLLİYESİ AÇILIŞI VE İLİM-İRFÂN MEDENİYETİ

SOMUNCU BABA KÜLLİYESİ AÇILIŞI VE İLİM-İRFÂN MEDENİYETİ Tarih Resul KESENCELİ 24 Temmuz 2013 DARENDE ŞEYH HAMİD-İ VELİ SOMUNCU BABA KÜLLİYESİ AÇILIŞI VE İLİM-İRFÂN MEDENİYETİ Aslan Tektaş Külliyenin Özellikleri ve Yeni Camii Osmanlı hükümdarlarından Yıldırım

Detaylı

Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları

Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları Kur ân-ı Kerim de Oruç Ey müminler! Sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de sayılı günler içinde Oruç tutmanız farz kılındı. Umulur ki, bu sayede, takva mertebesine

Detaylı

İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016. Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü

İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016. Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016 EN GÜZEL İSİMLER O NUNDUR Aziz Müminler! Okuduğum âyet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: O, yaratan, yoktan var eden, şekil veren Allah tır. Güzel isimler O nundur.

Detaylı

3. Farz Dışında Yaptığı İbadetler

3. Farz Dışında Yaptığı İbadetler 3. ÜNİTE: EN GÜZEL ÖRNEK HZ. MUHAMMED İN İBADETLERİ 3. Farz Dışında Yaptığı İbadetler KAZANIMLARIMIZ O Bu ünitenin sonunda öğrenciler Hz. Muhammed'in: O 1. Öncelikle bir kul olarak davrandığını kavrar.

Detaylı

MERSİN İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 YILI RAMAZAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI VAİZİN

MERSİN İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 YILI RAMAZAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI VAİZİN VAİZİN TARİHİ VAKTİ ADI VE SOYADI UNVANI İLÇESİ YERİ KONUSU İbrahim KADIOĞLU İl Müftü Yard. Akdeniz Ulu Camii 17 Haziran 2015 Çarşamba 18 Haziran 2015 Perşembe 19 Haziran 2015 Cuma Yunus GÜRER İl Vaizi

Detaylı

Bu ay içinde orucu ve namazı o kişiye kolaylaştırılır. Bu ay içinde orucu ve namazı ALLAH tarafından kabul edilir.

Bu ay içinde orucu ve namazı o kişiye kolaylaştırılır. Bu ay içinde orucu ve namazı ALLAH tarafından kabul edilir. 1- Ramazan ayının birinci gecesi kılınacak namaz: Bu gecede bir kimse 2 rekat namaz kılsa, her rekatta da KADİR SÜRESİNİ okursa; ALLAHÜ Teâlâ ( cc ) o kişiye 3 türlü kolaylık verir. Bu ay içinde orucu

Detaylı

Recep in İlk Üç Orucunun Fazileti

Recep in İlk Üç Orucunun Fazileti Mektub-u Attar Muhammed İlyas Kadiri Razavi tarafından tüm İslami Erkek Kardeşlerine ve İslami Kız Kardeşlerine, Medaris El Medine ve Camiat El Medine nin erkek öğretmenler, erkek öğrenciler, kadın öğretmenler

Detaylı

ŞUHUT MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI II. DÖNEM (NİSAN-MAYIS-HAZİRAN) VA'Z VE İRŞAD PROGRAMI

ŞUHUT MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI II. DÖNEM (NİSAN-MAYIS-HAZİRAN) VA'Z VE İRŞAD PROGRAMI ŞUHUT MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI II. DÖNEM (NİSAN-MAYIS-HAZİRAN) VA'Z VE İRŞAD PROGRAMI AY S.N ADI VE SOYADI ÜNVANI VAAZ YAPACAĞI YER TARİHİ GÜNÜ VAKTİ Ana Konu Alt Konu Vaaz Konusu 1 H.Basri DÜZDAŞ Müezzin-Kayyım

Detaylı

Resulullah ın Hz. Ali ye Vasiyyeti

Resulullah ın Hz. Ali ye Vasiyyeti Resulullah ın Hz. Ali ye Vasiyyeti Hz. Ali (kv) bildiriyor: Resulullah (sav) bir gün beni huzuruna çağırdı: "Ya Ali! Senin bana yakınlığın, Harun Peygamberin Musa Aleyhisselama olan yakınlığı gibidir.

Detaylı

ÇANAKKALE İLİ GELİBOLU İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2016 YILI 1. DÖNEM (OCAK-ŞUBAT-MART) VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI

ÇANAKKALE İLİ GELİBOLU İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2016 YILI 1. DÖNEM (OCAK-ŞUBAT-MART) VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI Sıra No ÇANAKKALE İLİ GELİBOLU İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2016 YILI 1. DÖNEM (OCAK-ŞUBAT-MART) VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI VAAZ EDENİN VAAZIN ADI SOYADI ÜNVANI YERİ TARİHİ GÜNÜ VAKTİ KONUSU Dr. İbrahim ÖZLER İlçe Müftüsü

Detaylı

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE SADAKA-I FITR İbni Abbas (r.a) şöyle buyurmuştur:

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE SADAKA-I FITR İbni Abbas (r.a) şöyle buyurmuştur: ATEŞTEN KORUNMANIN YOLU: SADAKA Arınmak için, malını (sırf Allah rızası için) veren en takvâlı (Allah ın emirlerine en uygun yaşayan) kimse ise, o (ateşin azabı)ndan uzaklaştırılacaktır. Leyl/17-18 Sevdiğiniz

Detaylı

2016 YILI 1. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI VAAZIN

2016 YILI 1. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI VAAZIN 2016 YILI 1. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI VAAZIN VAİZİN TARİHİ GÜNÜ VAKTİ ADI SOYADI ÜNVANI GÖREV YAPACAĞI YER KONUSU 1.01.2016 Cuma Öğleden Önce Şevket ŞİMŞEK Uzman Vaiz Mermerler Camii SORUMLU

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

7- Peygamberimizin aile hayatı ve çocuklarla olan ilişkilerini araştırınız

7- Peygamberimizin aile hayatı ve çocuklarla olan ilişkilerini araştırınız 4. SINIFLAR (PROJE ÖDEVLERİ) Öğrenci No 1- Dinimize göre Helal, Haram, Sevap ve Günah kavramlarını açıklayarak ilgili Ayet ve Hadis meallerinden örnekler veriniz. 2- Günlük yaşamda dini ifadeler nelerdir

Detaylı

Edirne Camileri - Eski Cami. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı

Edirne Camileri - Eski Cami. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Edirne Camileri - Eski Cami Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Aralık 25, 2006 2 İçindekiler 0.1 Eski Cami (Cami-i Atik - Ulu Cami).............. 4 0.1.1 Eski Cami ve Hacı Bayram Veli Söylencesi.......

Detaylı

NOT : ÎMAM-I RABBANİ Hz. bu mektubu Seyyid Nakib Şeyh Ferid Buhari'ye yazmıştır.

NOT : ÎMAM-I RABBANİ Hz. bu mektubu Seyyid Nakib Şeyh Ferid Buhari'ye yazmıştır. 45. MEKTUP MEVZUU : a) Şeyhinin vefatından sonra, Haniganın fukarasına (tekkenin dervişlerine) zahirî destek olması dolayısı ile teşekkür izharı.. b) Camiiyet-i İnsan (insanda her şeyin var olması) onun

Detaylı

KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ

KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ Kur an-ı Kerim : Allah tarafından vahiy meleği Cebrail aracılığıyla, son Peygamber Hz. Muhammed e indirilen ilahi bir mesajdır. Kur an kelime olarak okumak, toplamak, bir araya

Detaylı

5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu aleyhi ve sellem) ümmetiyim. 6 Müslüman mısın? Elhamdülillah, Müslümanım.

5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu aleyhi ve sellem) ümmetiyim. 6 Müslüman mısın? Elhamdülillah, Müslümanım. TEMEL DİNİ BİLGİLER 1 Rabbin kim? Rabbim Allah. 2 Dinin ne? Dinim İslam. 3 Kitabın ne? Kitabım Kur ân-ı Kerim. 4 Kimin kulusun? Allah ın kuluyum. 5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu

Detaylı

Aynı kökün "kesmek", "kısaltmak" anlamı da vardır.

Aynı kökün kesmek, kısaltmak anlamı da vardır. Kıssa, bir haberi nakletme, bir olayı anlatma hikâye etmek. Bu Arapça'da kassa kelimesiyle ifade edilir. Anlatılan hikâye ve olaya da "kıssa" denilir. Buhâri, bab başlıklarında "kıssa"yı "olay" anlamında

Detaylı

ZAFER TALHA ÇİMEN 8/E - 1453

ZAFER TALHA ÇİMEN 8/E - 1453 ÖZEL EGE LİSESİ (ORTAOKULU) DİN KÜLTÜRÜ ve AHLAK BİLGİSİ KAZA VE KADER (Allah, herkesin ne yapacağını bilip yazdığına göre, insanların hayır işlemesinin bir anlamı var mı? İslam da İnsanın İradeli Fiilleri

Detaylı

Kur an ın Bazı Hikmetleri

Kur an ın Bazı Hikmetleri Kur an ın Bazı Hikmetleri Allah Teala kıble hususunda derin tartışmalara giren insanların görüşünü: İyilik, yüzlerinizi doğuya ve batıya çevirmeniz değildir. ayetiyle reddetmiştir. Ki onların bir kısmı,

Detaylı

SELANİK ALACA İMARET CAMİSİ

SELANİK ALACA İMARET CAMİSİ SELANİK ALACA İMARET CAMİSİ BAKİ SARISAKAL SELANİK ALACA İMARET CAMİSİ (İSHAK PAŞA CAMİSİ) Selanik Alaca İmaret Camisi Alaca İmaret Camisi Selanik şehir merkezinin kuzey bölümünde bulunmaktadır. Aziz Dimitris

Detaylı

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz.

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz. Söylenen her söz, içinden çıktığı kalbin kılığını üzerinde taşır. Ataullah İskenderî Söz ilaç gibidir. Gereği kadar sarf edilirse fayda veriri; gerektiğinden fazlası ise zarara neden olur. Amr bin As Sadece

Detaylı

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 2. DÖNEM )

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 2. DÖNEM ) İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 2. DÖNEM ) TARİH GÜN SAAT İLÇE YER VAİZE ADI/SOYADI D 1.4.2014 Salı 14:00 Bornova Yeşilova Camii Fatma Özmen ERGEN Sağlık ve Önemi 1.4.2014 Salı 14:00

Detaylı

Kurban Nedir Ve Niçin Kesilir?

Kurban Nedir Ve Niçin Kesilir? Kurban sözlükte yaklaşmak, yakınlaşmak gibi anlamlara gelmektedir. Kurban, Allah a yaklaşmak ve onun hoşnutluğunu kazanmak amacıyla belirli bir zamanda uygun nitelikteki bir hayvanı kesmektir. Kesilen

Detaylı

Dua Dua, insan ile Allah arasında iletişim kurma yollarından biridir. İnsan, dua ederken Allah ın kendisini işittiğinin bilincindedir. İnsan dua ile dileklerini aracısız olarak Allah a iletmekte ondan

Detaylı

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI 2. DÖNEM BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ (NİSAN-MAYIS-HAZİRAN )

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI 2. DÖNEM BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ (NİSAN-MAYIS-HAZİRAN ) İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI 2. DÖNEM BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ (NİSAN-MAYIS-HAZİRAN ) TARİH GÜN SAAT İLÇE YER VAİZE ADI/SOYADI KONULAR 01.04.2014 Salı 14:00 Bornova Yeşilova Camii Fatma Özmen ERGEN Sağlık

Detaylı

GADİR ESİNTİLERİ -9- Şiir: İsmail Bendiderya

GADİR ESİNTİLERİ -9- Şiir: İsmail Bendiderya GADİR ESİNTİLERİ -9- Şiir: İsmail Bendiderya GADİR ESİNTİLERİ (9) Şiir: İsmail Bendiderya Edit: Kadri Çelik - Şaduman Eroğlu Son Okur: Murtaza Turabi Hazırlayan: D.E.K. Kültürel Yardımcılık, Tercüme Bürosu

Detaylı

NOT : İMAM-I RABBANİ Hz. bundan önceki mektuplar gibi. bunu da büyük şeyhi Bakibillah'a yazmıştır.

NOT : İMAM-I RABBANİ Hz. bundan önceki mektuplar gibi. bunu da büyük şeyhi Bakibillah'a yazmıştır. 4.MEKTUP MEVZUU : a) Mübarek ramazan ayının faziletleri. b) Hakikat-ı Muhammediye'nin (kabiliyet-i ulâ) beyanı.. Ona ve âline salât, selâm ve saygılar.. c) Kutbiyet makamı, ferdiyet mertebesi.. NOT : İMAM-I

Detaylı

Efendim, öğrendiklerimin ikincisi; çok kimseyi, nefsin şehvetleri peşinde koşuyor gördüm. Şu âyet-i kerimenin mealini düşündüm:

Efendim, öğrendiklerimin ikincisi; çok kimseyi, nefsin şehvetleri peşinde koşuyor gördüm. Şu âyet-i kerimenin mealini düşündüm: Hatim-i Esam hazretleri, hocası Şakik-i Belhi hazretlerinin yanında 33 sene kalır, ilim tahsil eder. Hocası, bu zaman içinde ne öğrendiğini sorduğu zaman, sekiz şey öğrendiğini söyler ve bunları hocasına

Detaylı

Anlamı. Temel Bilgiler 1

Anlamı. Temel Bilgiler 1 Âmentü Haydi Bulalım Arkadaşlar aşağıda Âmentü duası ve Türkçe anlamı yazlı, ancak biraz karışmış. Siz doğru şekilde eşleştirebilir misiniz? 1 2 Allah a 2 Kadere Anlamı Ben; Allah a, meleklerine, kitaplarına,

Detaylı

Ramazan ve Bayram Ramazan Ramazan Allah a yakınlaşmak için yegane bir zaman. Allah dünyada kendisi ve insanlar arasına perdeler koymuş. Bu perdeleri açmak ve aşmak, Allah a yakınlaşmak, onu hissetmek için

Detaylı

Revak Kitabevi, 2015 Tüm hakları Revak Kitabevi ne aittir. Sertifika No: 23108. Revak Kitabevi: 30 Bektaşîlik Serisi: 4. Fakrnâme Vîrânî Abdal

Revak Kitabevi, 2015 Tüm hakları Revak Kitabevi ne aittir. Sertifika No: 23108. Revak Kitabevi: 30 Bektaşîlik Serisi: 4. Fakrnâme Vîrânî Abdal Revak Kitabevi, 2015 Tüm hakları Revak Kitabevi ne aittir. Sertifika No: 23108 Revak Kitabevi: 30 Bektaşîlik Serisi: 4 Fakrnâme Vîrânî Abdal Yayına Hazırlayan Fatih Usluer ISBN: 978-605-64527-9-6 1. Baskı:

Detaylı

RAMAZAN AYI ETKİNLİK TAKVİMİ

RAMAZAN AYI ETKİNLİK TAKVİMİ RAMA ZAN GÜNÜ TARİH / GÜN İFTAR PROGRAMI VE YERİ SOHBET PROGRAMI KONULARI SOHBET PROGRAM KONUKLARI İFTAR SAATİ PROGRAM 1 18 Perşembe AKKUŞ Cumhuriyet Meydanı Ramazan ve Oruç Mustafa KOLUKISAOĞLU Ordu Müftüsü

Detaylı

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE KUR AN

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE KUR AN KUR AN KARANLIKLARDAN AYIDINLIĞA ÇIKARIR Peygamber de (şikayetle): Ya Rabbi! Benim kavmim bu Kur an ı (okumayı ve hükümlerine uymayı bırakıp hatta menedip onu) terkettiler. dedi. (Furkân /30) Elif, Lâm,

Detaylı

Herkes bir arayış içinde

Herkes bir arayış içinde Euzubillahimineşşeytananirracim Bismillahirrahmanirrahim Herkes bir arayış içinde Ayberk Efendi Berlin 2oo8 La havle vela kuvvete illa billahil aliyyil Azim. Meded ya Sultanul Evliya, meded ya Şeyh Nazım

Detaylı

BANDIRMA MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI RAMAZAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI (27 Haziran - 28 Temmuz)

BANDIRMA MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI RAMAZAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI (27 Haziran - 28 Temmuz) BANDIRMA MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI RAMAZAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI (27 Haziran - 28 Temmuz) V A İ Z İ N ADI - SOYADI ÜNVANI VAAZIN YERİ VAAZIN GÜNÜ VE SAATİ VAAZIN KONUSU Cahit ÇETİN Müftü Haydarçavuş Camii

Detaylı

2016 YILI RAMAZAN AYI VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI

2016 YILI RAMAZAN AYI VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI 1 İsmail İPEK İl Müftüsü Sultan Bayezit Camii 5.6.2016 Pazar Yatsı Rahmet Ayı Ramazan 2 Mehmet BUŞKUN Vaiz Sultan Bayezit Camii 6.6.2016 Pazartesi Öğle Rahmet Ayı Ramazan 3 Adem AYRANCI Müftü Yardımcısı

Detaylı

Siz, Kimi Seviyorsunuz? Perşembe, 07 Ekim 2010 07:38

Siz, Kimi Seviyorsunuz? Perşembe, 07 Ekim 2010 07:38 Bütün mesele tam bir sevgi meselesidir. Sevgi kalpte başlar kalpte biter. Sevgi gönlün, kalbin eylemidir. Allah ın bir ismi de Vedud dur. Allah yarattıklarını sever ve bu dünya sevgi ile ayakta durur.

Detaylı

Orucun tutulacağı günler olduğu gibi tutulmayacağı günlerde vardır. Resûlüllah sav bizzat bunu yasak etmiştir.

Orucun tutulacağı günler olduğu gibi tutulmayacağı günlerde vardır. Resûlüllah sav bizzat bunu yasak etmiştir. Hastalık ve Yolculukta: Eğer bir insan hasta ise ve yolcu ise onun için oruç tutmak Kur an-ı Kerim de yasaktır. Bazı insanlar ben hastayım ama oruç tutabilirim diyor veya yolcuyum ama tutabilirim diyor.

Detaylı

SAHİP OLDUKLARIMIZI KORUMANIN 4 RUHSAL ADIMI

SAHİP OLDUKLARIMIZI KORUMANIN 4 RUHSAL ADIMI 1 KORUMANIN 4 RUHSAL Çoğu insan nasıl dua edeceğini bilemez. Bu yüzden size yardımcı olabilecek örnek bir dua metni hazırladım. Bu duayı sesli olarak okuyabilir ya da içinizden geldiği gibi dua edebilirsiniz.

Detaylı

İbadetin Manası ve Çeşitleri

İbadetin Manası ve Çeşitleri İbadetin Manası ve Çeşitleri Muhammed ibni Abd'il Vehhab (rahimehullah) www.at-tawhid.org 1 İbadetin Aslı Allah a ibadetin aslı; Allah ın emirlerine uymak nehyettiklerinden kaçınmak suretiyle ona itaat

Detaylı

Vakıfların toplumsal yaşamımızdaki hizmetlerini şöyle sıralayabiliriz. 1. Dini hizmetler. 2. Sağlık hizmetleri. 3. Eğitim ve öğretim hizmetleri

Vakıfların toplumsal yaşamımızdaki hizmetlerini şöyle sıralayabiliriz. 1. Dini hizmetler. 2. Sağlık hizmetleri. 3. Eğitim ve öğretim hizmetleri Bir hizmetin sürüp gidebilmesi için, kişilerin kendi istekleriyle bağışladıkları para ve mülklere Vakıf denir. Bağışlanan mülklerin, eserlerin geleceğe sağlıklı kalabilmeleri korunmalarına bağlıdır. Geçmişin

Detaylı

Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli?

Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli? Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli? EVLENİRKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİ? Peygamber (sav) Efendimiz den Abdullah ibn-i Ömer RA ın bir hadisini bu münasebetle hatırlayalım, duymuşsunuzdur: (Lâ tenkihun-nisâe

Detaylı

(Seni sevdiğim için eğer benden bedel isterlerse, iki cihânın mülkünü versem bile bu bedeli ödemeye yetmez.)

(Seni sevdiğim için eğer benden bedel isterlerse, iki cihânın mülkünü versem bile bu bedeli ödemeye yetmez.) Ben seni sevdiğim için eğer bahâ derler ise İki cihân mülkün verem dahı bahâsı yetmeye (Seni sevdiğim için eğer benden bedel isterlerse, iki cihânın mülkünü versem bile bu bedeli ödemeye yetmez.) İki cihân

Detaylı

Azrail in Bir Adama Bakması

Azrail in Bir Adama Bakması Mevlâna (1207 1273) Güçlü bir bellek, çağrışım yeteneği, üretkenlik, olağanüstü görüş ve anlatım gücü, derin duygusallık ve hüzün, her yönüyle İslam kültürüne hâkimiyet... İşte Mevlâna deyince akla gelen

Detaylı

1.Birlik ilkesi: İslam inancına göre bütün varlıklar, bir olan Allah tarafından yaratılmıştır.

1.Birlik ilkesi: İslam inancına göre bütün varlıklar, bir olan Allah tarafından yaratılmıştır. İnsanın toplumsal bir varlık olarak başkaları ile iyi ilişkiler kurabilmesi, birlik, barış ve huzur içinde yaşayabilmesi için birtakım kurallara uymak zorundadır. Kur an bununla ilgili ne gibi ilkeler

Detaylı

NİLÜFER İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2012 YILI RAMAZAN AYI ÖZEL VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI

NİLÜFER İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2012 YILI RAMAZAN AYI ÖZEL VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI 24.07.2012 23.07.2012 TESİ 22.07.2012 21.07.2012 RTESİ 20.07.2012 19.07.2012 RAMAZAN TARİH GÜN VAKİT VAİZİN ADI VE SOYADI VA ZIN KONUSU NİLÜFER İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2012 YILI RAMAZAN AYI ÖZEL VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI

Detaylı

Şeb-i Arus İstanbul da: Mevlana nın vuslat gecesi bu yıl yine aşkın başkentinde!

Şeb-i Arus İstanbul da: Mevlana nın vuslat gecesi bu yıl yine aşkın başkentinde! Şeb-i Arus İstanbul da: Mevlana nın vuslat gecesi bu yıl yine aşkın başkentinde! İstanbul, bu yıl ikinci kez Mevlana Celaleddin-i Rumi nin ölüm yıldönümü olan Şeb-i Arus törenlerine ev sahipliği yapıyor.

Detaylı

1.GÜN 2.GÜN 3.GÜN 3.GÜN. Mehmet AVCI İmam Hatip Müftülük Sitesi Camii Seyit BADIR Eğitim Görevlisi Taşçıoğlu Camii

1.GÜN 2.GÜN 3.GÜN 3.GÜN. Mehmet AVCI İmam Hatip Müftülük Sitesi Camii Seyit BADIR Eğitim Görevlisi Taşçıoğlu Camii Yakup TURHAN Vaiz Yeni Orta Camii Abdulvahit AVCI Baş İmam Eski Orta Camii Mustafa ÇAKIR Vaiz Sahil Camii Ramazan GÜNDÜZ Kursiyer Şeyh Camii Hakan USTA Kursiyer Müftü Mah. Camii Abdulhalim ÇEVİK Kursiyer

Detaylı

Ü N İ T E L E N D İ R İ L M İ Ş Y I L L I K D E R S P L A N I

Ü N İ T E L E N D İ R İ L M İ Ş Y I L L I K D E R S P L A N I Ş U B A T 25.02.203 / 0.03.203 8.02.203 / 22.02.203 Tel : 0 26 39 59 38 Faks : 0 26 334 96 96 http://pamem.meb.k2.tr ÖĞRETİM YILI : 202 / 203 İN ADI : DİN KÜLTÜRÜ VE MESLEK AHLAKI ÖĞRETMENLERİ : YAVUZ

Detaylı

NAMAZIN RUHU NAMAZIN RUHU CAMİ VE NAMAZ

NAMAZIN RUHU NAMAZIN RUHU CAMİ VE NAMAZ 1 1.10.2015 PERŞEMBE MUSTAFA ÖNER VAİZ ATİK İBRAHİM PAŞA C. Ö.ÖNCE MADDİ TEMİZLİK 1.10.2015 PERŞEMBE İLKAY İYİBİLGİN VAİZ İMAM HATİP LİSESİ C. Ö.SONRA MADDİ TEMİZLİK 1.10.2015 PERŞEMBE FATMA ÇELENK KAYMAZ

Detaylı

İslamiyet in dirilmesi bizden fidye ister. Cenab-ı Hak:

İslamiyet in dirilmesi bizden fidye ister. Cenab-ı Hak: Cenab-ı Hak: En iyi işleri yaparak kendini büsbütün Allah a teslim eden ve daima doğru yoldan giden İbrahim in dinine uyan kimseden, din bakımından daha iyi kim olabilir? Allah, İbrahim i kendine dost

Detaylı

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir.

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir. İBADET 1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir. 2 İslam ın şartı kaçtır? İslam ın şartı beştir.

Detaylı

Şeyh den meded istemek caizmidir?

Şeyh den meded istemek caizmidir? Eusubillahi-mineş-şeytanirrajim Bismillahirr-rahmanirrahim Şeyh den meded istemek caizmidir? Şeyh Eşref Efendi Esselamaleykum ve Rahmetullahi ve Berekatuhu Hazihis Salatu tazimen bi hakkike ya Seyyiduna

Detaylı

OSMANİYE KAHRAMANMARAŞLILAR YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİNE GÖRKEMLİ AÇILIŞ.

OSMANİYE KAHRAMANMARAŞLILAR YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİNE GÖRKEMLİ AÇILIŞ. OSMANİYE KAHRAMANMARAŞLILAR YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİNE GÖRKEMLİ AÇILIŞ. Osmaniye de yaşayan Kahramanmaraş lılar tarafından kurulan Osmaniye Kahramanmaraşlılar Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği nin

Detaylı

İmam-ı Muhammed Terkine ruhsat olmayan sünnettir der. Sünnet-i müekkededir.[6]

İmam-ı Muhammed Terkine ruhsat olmayan sünnettir der. Sünnet-i müekkededir.[6] K U R B A N Şartlarını hâiz olub,allah a yaklaşmak amacıyla kesilen kurban;hz. Âdem in çocuklarıyla başlayıp [1],Hz. İbrahim-in oğlu İsmail-in kurban edilmesinin emredilmesi[2],daha sonra onun yerine koç

Detaylı

Peygamberimizin (sav) Ramazan Ayı nı İhya Edişleri

Peygamberimizin (sav) Ramazan Ayı nı İhya Edişleri Peygamberimizin (sav) Ramazan Ayı nı İhya Edişleri http://yenidunyadergisi.com// 2015 HAZİRAN sayısında yayınlanmıştır Ebû Hüreyre (ra) den Rasûlullâh In (sav) şöyle buyurduğu nakledilmiştir: Kim inanarak

Detaylı

Ali Rıza Malkoç. - şiirler - Yayın Tarihi: 6.8.2005. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Ali Rıza Malkoç. - şiirler - Yayın Tarihi: 6.8.2005. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 6.8.2005 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir. Şiirlerin

Detaylı

TEPEBAŞI İLÇESİ 2016 YILI RAZAMAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI

TEPEBAŞI İLÇESİ 2016 YILI RAZAMAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI S.NO TEPEBAŞI İLÇESİ 2016 YILI RAZAMAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI VAAZ EDENİN VAAZIN TARİH ADI SOYADI UNVANI YERİ VAKTİ KONUSU Tepebaşı Camii 1 05.06.2016 29 Şaban Nalbant Camii Rahman Camii Ramazan'a

Detaylı

Rahmet Ayı RAMAZAN Pazar, 07 Haziran 2015 19:17

Rahmet Ayı RAMAZAN Pazar, 07 Haziran 2015 19:17 Ramazan ayı İslam inancının kendisine yüklediği önem sebebiyle halk arasında On bir ayın sultanı ve Şehr-i Mübârek (Mübârek Ay) olarak kabul edilmiştir. Ramazan ayı Müslümanların değerlendirmek için adeta

Detaylı

GÜL-AY Basın-Meslek İlkelerine Uyar. Yazı ve ilanlar imza sahiplerine aittir. Köşe yazılarına ücret ödenmez. Makalelerinden kendileri sorumludur.

GÜL-AY Basın-Meslek İlkelerine Uyar. Yazı ve ilanlar imza sahiplerine aittir. Köşe yazılarına ücret ödenmez. Makalelerinden kendileri sorumludur. 06 EKİM 2014 REKLAM HABERLER Gül-Ay - Sayfa 3 06 EKİM 2014 Gül-Ay - Sayfa 5 HABERLER Erdemli de üzüm festivali yapıldı Erdemli'ye bağlı Üzümlü köyünde Üzüm festivali yapıldı. Erdemli Belediyesi tarafından

Detaylı

TOKAT İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 YILI RAMAZAN AYI ÖZEL İRŞAT PROGRAMI VAAZ SİSTEMİ

TOKAT İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 YILI RAMAZAN AYI ÖZEL İRŞAT PROGRAMI VAAZ SİSTEMİ S.N. ADI VE SOYADI ÜNVANI VAAZ YAP CAMİ TOKAT İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 YILI RAMAZAN AYI ÖZEL İRŞAT PROGRAMI VAAZ SİSTEMİ 1 Ahmet ERDEM İl Müftüsü ALİPAŞA C. MERKEZİ 2 Doç.Dr. Hüseyin ÇELİK Öğr. Gör. BEHZAT C.

Detaylı

- 61 - Muhteşem Pullu

- 61 - Muhteşem Pullu Asaf Bey Çıkmazı Kabaltısı Sancak Mahallesindedir. Örtüsü sivri tonozludur. Sivri kemerle güneye ve ahşap-beton sundurmalı sivri kemerle kuzeye açılır. Üzerinde kesme ve moloz taşlardan yapılmış bir ev

Detaylı

Günaydın, Bana şiir yazdırtan o parmaklar. (23.06.2004) M. Mehtap Türk

Günaydın, Bana şiir yazdırtan o parmaklar. (23.06.2004) M. Mehtap Türk - Günaydın Günü parlatan gözler. Havayı yumuşatan nefes. Yüzlere gülücük dağıtan dudaklar. Konuşmadan anlatan kaşlar. Bana şiir yazdırtan o parmaklar. (23.06.2004) M. Mehtap Türk - Günaydın Günaydın...

Detaylı

Kur an ın varlık mertebelerini beyan eder misiniz ve ilahi vahiyde lafızların yerinin ne olduğunu

Kur an ın varlık mertebelerini beyan eder misiniz ve ilahi vahiyde lafızların yerinin ne olduğunu Question Kur an ın varlık mertebelerini beyan eder misiniz ve ilahi vahiyde lafızların yerinin ne olduğunu belirtir misiniz? Kur an ın lafızdan soyut olduğu bir merhale var mıdır? Answer: Her şeyin lâfzî

Detaylı

ĐSTANBUL KÜLLĐYELERĐ (FATĐH / SULTAN SELĐM / ŞEHZADE MEHMET) TEKNĐK GEZĐSĐ RAPORU

ĐSTANBUL KÜLLĐYELERĐ (FATĐH / SULTAN SELĐM / ŞEHZADE MEHMET) TEKNĐK GEZĐSĐ RAPORU ĐSTANBUL KÜLLĐYELERĐ (FATĐH / SULTAN SELĐM / ŞEHZADE MEHMET) TEKNĐK GEZĐSĐ RAPORU Fakültemiz lisans programında açılan MĐM 376 Anadolu Uygarlıkları Teknik Seçmeli Dersi kapsamında yapılması planlanan Đstanbul

Detaylı

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a):

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): da: - Yavrum ne oldu niye acele acele camiye koşuyorsun? der. Bu soruya karşılık çocuk - Efendim,

Detaylı

GEREDE MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI IV. ÜNCÜ DÖNEM (EKİM-KASIM-ARALIK AYLARI) VAAZ PROGRAMI

GEREDE MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI IV. ÜNCÜ DÖNEM (EKİM-KASIM-ARALIK AYLARI) VAAZ PROGRAMI GEREDE MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI IV. ÜNCÜ DÖNEM (EKİM-KASIM-ARALIK AYLARI) VAAZ PROGRAMI TARİH GÜN VAKİT ADI SOYADI UNVANI VAAZIN KONUSU VAAZIN YAPILDIĞI YER 3.10.2014 CUMA ÖĞLEDEN ÖNCE HASAN İZMİRLİ İlçe Müftüsü

Detaylı

GENEL YAYIN YÖNETMENÝ VE SORUMLU YAZI ÝÞLERÝ MÜDÜRÜ TALÝP ARSLAN

GENEL YAYIN YÖNETMENÝ VE SORUMLU YAZI ÝÞLERÝ MÜDÜRÜ TALÝP ARSLAN 1 ÝMTÝYAZ SAHÝBÝ MUSTAFA KOÇ GENEL YAYIN YÖNETMENÝ VE SORUMLU YAZI ÝÞLERÝ MÜDÜRÜ TALÝP ARSLAN BASKI YERÝ ÇAÐLAYAN A.Þ. TS EN ISO 9001:2008 SER NO: 300-01 SARNIÇ YOLU ÜZERÝ NO:7 GAZÝEMÝR / ÝZMÝR TEL: 0

Detaylı

Örnek alınacak en güzel insan Hz. Muhammed hayatı boyunca görüntüsüne ve hareketlerine dikkat etmiştir.

Örnek alınacak en güzel insan Hz. Muhammed hayatı boyunca görüntüsüne ve hareketlerine dikkat etmiştir. Örnek alınacak en güzel insan Hz. Muhammed hayatı boyunca görüntüsüne ve hareketlerine dikkat etmiştir. Görünümü Elbiseleri Hz. Peygamber çeşitli renk ve desenlerde elbiseler giymiştir. Ancak daha çok

Detaylı

ESKİ TÜRK EDEBİYATI TARİHİ- 14.YÜZYIL TEMSİLCİLERİ

ESKİ TÜRK EDEBİYATI TARİHİ- 14.YÜZYIL TEMSİLCİLERİ ESKİ TÜRK EDEBİYATI TARİHİ- 14.YÜZYIL TEMSİLCİLERİ a. 14.Yüzyıl Orta Asya Sahası Türk Edebiyatı ( Harezm Sahası ve Kıpçak Sahası ) b. 14.Yüzyılda Doğu Türkçesi ile Yazılmış Yazarı Bilinmeyen Eserler c.

Detaylı

3 Her çocuk Müslüman do ar.

3 Her çocuk Müslüman do ar. TAHR C * 1 Sözlerin en güzeli Allah ın kitabı, yolların en güzeli Muhammed in yoludur. Buhari, Edeb, 70; tisam, 2. z Müslim, Cuma, 43. z Nesai, Iydeyn, 22. z bn Mace, Mukaddime, 7. z Darimî, Mukaddime,

Detaylı

T.C. 8. SINIF I. DÖNEM. ORTAK SINAVI 26 KASIM 2014 Saat: 11.20

T.C. 8. SINIF I. DÖNEM. ORTAK SINAVI 26 KASIM 2014 Saat: 11.20 T.. 8. SINIF I. DÖNEM ORTAK SINAVI 26 KASIM 2014 Saat: 11.20 1. İnsanın sorumlu bir varlık olması aşağıdakilerden hangisiyle ilgilidir? A) Düşünmesi B) Konuşması ) Yürümesi D) Beslenmesi 4. Hz. Muhammed

Detaylı

UMRE YAPMANIN FAZİLETİ

UMRE YAPMANIN FAZİLETİ UMRENİN FAZİLETİ UMRE YAPMANIN FAZİLETİ İbn Mâce deki rivayet şöyledir: Hz. Aişe (r.a) der ki: Ey Allah ın Resulü, kadınlara da cihad var mıdır? Efendimiz (s.a.v): Evet, içinde savaş olmayan bir cihad

Detaylı

T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı ORTAOKUL TEMEL DİNÎ BİLGİLER DERSİ (İSLAM; I-II) ÖĞRETİM PROGRAMI

T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı ORTAOKUL TEMEL DİNÎ BİLGİLER DERSİ (İSLAM; I-II) ÖĞRETİM PROGRAMI T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı ORTAOKUL TEMEL DİNÎ BİLGİLER DERSİ (İSLAM; I-II) ÖĞRETİM PROGRAMI ANKARA 2012 1.GİRİŞ Yaratılıştan itibaren hayata yön veren, temel hak ve

Detaylı

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ 2013 YILI RAMAZAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ 2013 YILI RAMAZAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ 2013 YILI RAMAZAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI TARİH GÜN VAKİT İLÇE YER VAİZ ADI/SOYADI VAAZ KONUSU 08.07.2013 Pazartesi Teravih Namazı Konak Hisar Camii Prof. Dr. Ramazan MUSLU Cematle

Detaylı

Atatürk ün Kişisel Özellikleri. Elif Naz Fidancı

Atatürk ün Kişisel Özellikleri. Elif Naz Fidancı Atatürk ün Kişisel Özellikleri Atatürk cesur ve iyi bir liderdir Atatürk iyi bir lider olmak için gerekli bütün özelliklere sahiptir. Dürüstlüğü ve davranışları ile her zaman örnek olmuştur. Gerek devlet

Detaylı

Parlar saçların güneşin rengini bana taşıyarak diye yazıvermişim birden.

Parlar saçların güneşin rengini bana taşıyarak diye yazıvermişim birden. BEYAZIN PEŞİNDEKİ TATİL Geçen yıllarda Hopa da görev yapan bir arkadaşım Adana ya ziyaretime gelmişti. Arkadaşım Güney in doğal güzelliğine bayılıyorum deyince çok şaşırmıştım. Sevgili okuyucularım şaşırmamak

Detaylı

GADİR ESİNTİLERİ -10- Şiir: İsmail Bendiderya

GADİR ESİNTİLERİ -10- Şiir: İsmail Bendiderya GADİR ESİNTİLERİ -10- Şiir: İsmail Bendiderya GADİR ESİNTİLERİ (10) Şiir: İsmail Bendiderya Edit: Kadri Çelik - Şaduman Eroğlu Son Okur: Murtaza Turabi Hazırlayan: D.E.K. Kültürel Yardımcılık, Tercüme

Detaylı

Kelime anlamı itibarıyla kudsi,mukaddes,bütün kusur ve noksanlıklardan uzak,pâk ve temiz olan anlamınadır.

Kelime anlamı itibarıyla kudsi,mukaddes,bütün kusur ve noksanlıklardan uzak,pâk ve temiz olan anlamınadır. KUDDÜS Kelime anlamı itibarıyla kudsi,mukaddes,bütün kusur ve noksanlıklardan uzak,pâk ve temiz olan anlamınadır. Hz.Ali-nin kullandığı altı isimden biridir. Sabah ve akşam namazından sonra 33 defa okunmasının

Detaylı

SELANİK AYASOFYA CAMİSİ

SELANİK AYASOFYA CAMİSİ SELANİK AYASOFYA CAMİSİ BAKİ SARI SAKAL SELANİK AYASOFYA CAMİSİ Aya Sofya (Azize Sofya) tapınağı Selanik in merkezinde, Ayasofya ve Ermou sokaklarının kesiştiği noktadadır. Kutsal İsa ya, Tanrının gerçek

Detaylı

KURAN YOLU- DERS 3. (Prof.Dr. Mehmet OKUYAN ın Envarul Kuran isimli 3 no lu dersinin ilk 50 dakikasının özeti)

KURAN YOLU- DERS 3. (Prof.Dr. Mehmet OKUYAN ın Envarul Kuran isimli 3 no lu dersinin ilk 50 dakikasının özeti) KURAN YOLU- DERS 3 (Prof.Dr. Mehmet OKUYAN ın Envarul Kuran isimli 3 no lu dersinin ilk 50 dakikasının özeti) DERSTE GEÇEN KAVRAMLAR 1) Mübin : Açık ve Açıklayan. Kur an ın sıfatlarındandır. Kur an sadece

Detaylı

EDİRNE İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 MERKEZ 4. DÖNEM VAAZ (EKİM, KASIM, ARALIK) VE İRŞAT PROGRAMI

EDİRNE İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 MERKEZ 4. DÖNEM VAAZ (EKİM, KASIM, ARALIK) VE İRŞAT PROGRAMI 5.10.2015 Pazartesi 06.10 2015 Salı Y.ÇİFTÇİ S.AL Y.ÇİFTÇİ 7.10.2015 Çarşamba Y.ÇİFTÇİ 15:00 8.10.2015 Perşembe S.AL S.AL 9.10.2015 Cuma E.ÜZÜM S.AL Y.ÇİFTÇİ 15:00 E.ÜZÜM (Siyer ) Mirac ve Hediyesi Namaz

Detaylı

T.C. 8. SINIF I. DÖNEM. ORTAK SINAVI 26 KASIM 2014 Saat: 11.20

T.C. 8. SINIF I. DÖNEM. ORTAK SINAVI 26 KASIM 2014 Saat: 11.20 T.C. 8. SINIF I. DÖNEM ORTK SINVI 26 KSIM 2014 Saat: 11.20 DİN KÜLTÜRÜ VE HLK BİLGİSİ 1. 3. Komşusu açken tok yatan bizden değildir. (Hadis-i Şerif) Bu hadisi ilke edinen bir kimseden aşağıdaki davranışlardan

Detaylı

Mehmet MARANGOZ C.vaiz Yunusemre C. T.Ö. Fatih YILMAZ C.vaiz 50. Yıl C. T.Ö. İsmail GÜVEN Vaiz Koca C. Ö.Ö. 2

Mehmet MARANGOZ C.vaiz Yunusemre C. T.Ö. Fatih YILMAZ C.vaiz 50. Yıl C. T.Ö. İsmail GÜVEN Vaiz Koca C. Ö.Ö. 2 NAZİLLİ MÜFTÜLÜĞÜ 2016 YILI RAMAZAN AYI MERKEZVE DIŞ MAHALLE VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI V A A Z E D E N İ N ADI SOYADI ÜNVANI YERİ VAKTİ TARİHİ GÜNÜ KONUSU Mehmet SAVAN Vaiz Beşeylül C. T.Ö. 1 İsmail GÜVEN

Detaylı

ORDU İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 YILI 2. DÖNEM (NİSAN-MAYIS-HAZİRAN) ÜÇ AYLIK VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI

ORDU İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 YILI 2. DÖNEM (NİSAN-MAYIS-HAZİRAN) ÜÇ AYLIK VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI 1 M.Süleyman KAYIŞ VAİZ AKYAZI MH. C. Ö.ÖNCE TEVBE VE İSTİĞFAR Raşit DEMİR VAİZ KARŞIYAKA MH. MERKEZ C. Ö.ÖNCE TEVBE VE İSTİĞFAR Mustafa FIRAT VAİZ AZİZİYE (YALI) C. Ö.ÖNCE TEVBE VE İSTİĞFAR ZEYNEP TEKİN

Detaylı

T.C. 8. SINIF I. DÖNEM. ORTAK SINAVI 28 KASIM 2013 Saat: 12.00

T.C. 8. SINIF I. DÖNEM. ORTAK SINAVI 28 KASIM 2013 Saat: 12.00 T.C. 8. SINIF I. DÖNEM ORTAK SINAVI 28 KASIM 2013 Saat: 12.00 DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK İLGİSİ 1. Kimsesiz ve yaşlı bir kadın olan Fatma Hanım, kendisine yardımcı olanlara eytullah a yüz sür evladım! diye

Detaylı

ZEKÂTIN FARZ KILINMASININ HİKMETİ

ZEKÂTIN FARZ KILINMASININ HİKMETİ ZEKÂTIN FARZ KILINMASININ HİKMETİ [ Türkçe ] الحكمة من تشريع الزكاة [باللغة التركية [ Muhammed b.salih el-useymin محمد بن صالح العثيمين Terceme eden : Muhammed Şahin ترجمة: محمد بن مسلم شاهين Tetkik eden:

Detaylı

Okul Çağı Çocuğunda Sevgi Yetersizliği Çalma Davranışına mı Neden Oluyor? Pazartesi, 02 Eylül 2013 06:14

Okul Çağı Çocuğunda Sevgi Yetersizliği Çalma Davranışına mı Neden Oluyor? Pazartesi, 02 Eylül 2013 06:14 Hiçbir ihtiyacı olmadığı halde sürekli arkadaşlarının kalem ve silgilerini çalan çocukla yaptığım görüşmede, çocuğun anlattıkları hem çok ilginç hem de Kleptomani Hastalığına çok iyi bir örnektir. Çocuk

Detaylı

ERZİNCAN İL MÜFTÜLÜĞÜ 2016 YILI 2. DÖNEM NİSAN-MAYIS-HAZİRAN AYLARINA AİT VA'Z İRŞAD PROGRAMI

ERZİNCAN İL MÜFTÜLÜĞÜ 2016 YILI 2. DÖNEM NİSAN-MAYIS-HAZİRAN AYLARINA AİT VA'Z İRŞAD PROGRAMI ERZİNCAN İL MÜFTÜLÜĞÜ 2016 YILI 2. DÖNEM NİSAN-MAYIS-HAZİRAN AYLARINA AİT VA'Z İRŞAD PROGRAMI ADI SOYADI ÜNVANI Haftalar GÖREV TARİHİ VAKTİ VA'Z-IN YERİ VA'Z-IN KONUSU Yavuz KARABAYIR İl Müftüsü Öğle Yenişehir

Detaylı

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ 2004 YILI 2. DÖNEM BAY VAAZ PROGRAMI NİSAN-MAYIS-HAZİRAN VAİZ ADI/SOYADI

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ 2004 YILI 2. DÖNEM BAY VAAZ PROGRAMI NİSAN-MAYIS-HAZİRAN VAİZ ADI/SOYADI İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ 2004 YILI 2. DÖNEM BAY VAAZ PROGRAMI NİSAN-MAYIS-HAZİRAN TARİH SAAT GÜN VAKİT İLÇE YER VAİZ ADI/SOYADI VAAZ KONUSU 01.04.2014 10:30-13:00 Salı Öğle Namazı Gaziemir Merkez C. Ali ÖZDEMİR

Detaylı

BYK & ŞYK DERSLERİ. Yaptıklarına karşılık olmak üzere kendilerine nice sevindirici ve göz aydınlatıcı nimetler saklandığını hiç kimse bilemez.

BYK & ŞYK DERSLERİ. Yaptıklarına karşılık olmak üzere kendilerine nice sevindirici ve göz aydınlatıcı nimetler saklandığını hiç kimse bilemez. Ders : 8 Konu : SALiH AMEL Amel kelimesi, sevap veya günahla karşılık bulan her türlü iş, çalışma ve fiil demektir. Kur ân-ı Kerim ve hadisi Şeriflerde daha çok emir, yasak ve tavsiyeler anlamında olup,

Detaylı

AİLE: HAYATA AÇILAN PENCERE

AİLE: HAYATA AÇILAN PENCERE AİLE: HAYATA AÇILAN PENCERE Aile, tek başına olmaktan kurtulup, can yoldaşına kavuşmaktır Aynı çatı altında yalnızlık ve yabancılık değil! Ve O, iki eşi, erkeği ve kadını yarattı. (Necm, 53/45) Kadınlar,

Detaylı

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 1. DÖNEM )

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 1. DÖNEM ) İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 1. DÖNEM ) TARİH GÜN SAAT İLÇE YER VAİZE ADI/SOYADI 01.01.2014 Çarşamba 10:30 Bornova Debre Camii Fatma Özmen ERGEN Ölüm ve Ömür Muhasebesi 01.01.2014

Detaylı

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE ORUÇ

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE ORUÇ TAKVAYA ERMENİN YOLU; ORUÇ (O sayılı günler) Ramazan ayıdır ki Kur an; insanlara hidayet (doğru yol) rehberi, doğru yolun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak onda(ki Kadir gecesinde) indirildi.

Detaylı

Necip Fazıl ın Yaşamındaki Düşünce Labirentleri - Genç Gelişim Kişisel Gelişim

Necip Fazıl ın Yaşamındaki Düşünce Labirentleri - Genç Gelişim Kişisel Gelişim Yusuf Yeşilkaya www.yusufyesilkaya.com yusufyesilkaya@gmail.com 26 Mayıs 1904 tarihinde İstanbul Çemberlitaş ta dünyaya gelen Necip Fazıl, hem kültürlü hem de varlıklı bir ailenin çocuğudur. Dört-beş yaşında

Detaylı

ŞANLIURFA İL KÜLTÜR VE TURİZM MÜDÜRLÜĞÜ YAYINLARI. Konusu: Urfa Üzerine Yazılmış Şiir Seçkisi

ŞANLIURFA İL KÜLTÜR VE TURİZM MÜDÜRLÜĞÜ YAYINLARI. Konusu: Urfa Üzerine Yazılmış Şiir Seçkisi ŞANLIURFA İL KÜLTÜR VE TURİZM MÜDÜRLÜĞÜ YAYINLARI ŞEHİR TANITIM YAYINLARI 1 Yayın Adı: Şiir Şehir Urfa Konusu: Urfa Üzerine Yazılmış Şiir Seçkisi Hazırlayan: Mehmet KURTOĞLU Sayfa Sayısı: 160 Toplam Baskı

Detaylı

söylediğine göre hayırlı olandır. Birçok insan vardır ki kendini aldatırlar ve biz muttakiyiz derler. Fakat muttaki ancak Yüce Allah ın cc

söylediğine göre hayırlı olandır. Birçok insan vardır ki kendini aldatırlar ve biz muttakiyiz derler. Fakat muttaki ancak Yüce Allah ın cc Hz. Mesih-i Mevud (as) şöyle buyurur: Yüce Allah tan korkmak her insanın görevidir. Allah ın korkusu kendisini birçok hayra varis kılacaktır. Aslolan şudur ki, hayırlı insan Yüce Allah ın söylediğine göre

Detaylı

Rahmân ve Rahîm Ne Demektir?

Rahmân ve Rahîm Ne Demektir? Besmele Kitapcığı Besmelenin Anlamı Besmele, bütün varlıkların hal diliyle ve iradeli varlık olan insanın lisanıyla ve haliyle meşru olan her işine Allah ın ismiyle başlamasıdır. En önemli dua ve zikirlerdendir.

Detaylı