SKEMK YARA TEDAVSNDE ERTROPOETNN ETKNL

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "SKEMK YARA TEDAVSNDE ERTROPOETNN ETKNL"

Transkript

1 T.C. Salık Bakanlıı stanbul Eitim ve Aratırma Hastanesi Klinik efi: Dr. Gülen Bican SKEMK YARA TEDAVSNDE ERTROPOETNN ETKNL Dr. Mustafa Kemal Arslanta Anesteziyoloji ve Reanimasyon Tıpta Uzmanlık Tezi (Tez Danımanı: Doç.Dr. Emine Özyuvacı) stanbul-2007

2 Anesteziyoloji ve Reanimasyon konusunda bilgi ve deneyimlerini bilimsel bir sorumluluk ve özveriyle bizlere aktaran, yetimemiz için bilgi, emek ve vakitlerini esirgemeden gerekli olanakları salayan sevgili hocalarım Klinik efimiz Doç.Dr.Emine ÖZYUVACI ya ve Sayın Dr. Gülen BCAN a, Asistanlıımın ilk üç yılında birlikte çalııp kendilerinden medikal ve sosyal anlamda çok ey örenme fırsatı yakaladıım ve bana meslei sevdiren eski klinik efimiz Sayın Dr. Fikret Kutlu ya, Asistanlıım süresince bize emei geçen bata Sayın Bahekimimiz Op.Dr.Özgür YT e ve tüm cerrahi ve dahili kliniklerin ef, ef muavini, uzman ve asistanlarına, Birlikte çalımaktan büyük mutluluk duyduum Anesteziyoloji ve Reanimasyon Klinii tüm uzman, asistan, anestezi teknisyeni ve youn bakım hemirelerine, Son olarak sadece asistanlık dönemindeki sıkıntılarımı deil, benimle tüm hayatı paylaan, bana sonsuz sevgi ve desteini hiçbir zaman esirgemeyen Sevgili Eim Dr.Reyhan ARSLANTA a ve biricik yavrularımız Aydoan ve Yamur a, Saygı, sevgi ve ükranlarımı sunarım. Dr. Mustafa Kemal ARSLANTA i

3 ÇNDEKLER GR VE AMAÇ... 1 GENEL BLGLER YARA TERMNOLOJS Akut Yaralar Kronik Yaralar Epidermiyoloji Kronik yaraların genel sınıflandırması Bası Yaraları Vasküler Orjinli Yaralar Radyasyon Yaraları Metabolik Kökenli Yaralar YARA YLEMES Yara yilemesi Faz-1: Hemostaz ve nflamasyon Yara yilemesi Faz-2: Proliferasyon ve Epitelizasyon Anjiyogenez (Neovaskülarizasyon) ve Epitelizasyon Yara yilemesi Faz-3: Matrix Sentezi Yara yilemesi Faz-4: Matürasyon ve Remodeling YARA KOMPLKASYONLARI Hipertrofik skar ve keloid Yara Açılması ntraabdominal Fibroz Adezyonlar Kronik Ülsere Dönüüm YARA YLEMESN ETKLEYEN FAKTÖRLER Lokal Faktörler Genel Faktörler ERTROPOETN Rekombinant nsan Eritropoetin (rhuepo) Kullanım Endikasyonları Rekombinant nsan Eritropoetin (rhuepo) Kullanım Kontrendikasyonları GEREÇ ve YÖNTEM HSTOPATOLOJK DEERLENDRME STATSTKSEL YÖNTEM BULGULAR HEMOGLOBN VE HEMATOKRT DÜZEYLER HSTOPATOLOJK BULGULAR TARTIMA ÖZET SUMMARY KAYNAKLAR ii

4 TABLO VE EKLLER Tablo 1. Kronik yaralar etiyolojik nedenlere göre sınıflandırılırlar. Tablo 2. Bası yaralarının sık görüldüü yerler. Tablo 3. Bası yaralarının klinik evrelendirilmesi Tablo 4. Yara iyileme skoru deerlendirme kriterleri. Tablo 5. Kullanılan istatistiksel yöntemler. Tablo 6. Sıçanların hemoglobin düzeyleri. Tablo 7. Sıçanların hematokrit düzeyleri. Tablo 8. Sıçanların tedavi süresine göre reepitelizasyon düzeylerinin deerlendirilmesi Tablo 9. Sıçanların tedavi süresine göre granulasyon düzeylerinin deerlendirilmesi. Tablo 10. Sıçanların tedavi süresine göre kollajen birikimlerinin deerlendirilmesi Tablo 11. Sıçanların tedavi süresine göre inflamatuar hücre deerlendirilmesi Tablo 12. Sıçanların tedavi süresine göre anjiyogenez deerlendirilmesi Tablo 13. Sıçanların tedavi süresine göre ülser deerlendirilmesi. Tablo 14.Yara iyleme skorları. Tablo 15.Yara iyleme skorları alt grup karılatırmaları. ekil 1. Bası yaralarının sık görüldüü yerler. ekil 2. Makaslama hasarının oluu mekanizması. ekil 3. Makaslama hasarının oluu mekanizması. ekil 4. Makaslama hasarı oluumu. ekil 5. Yara iyilemeleri. ekil 6. H eklinde flep oluturulur. ekil 7. 1 cm aralıkla sütüre edilir. ekil 8. Sıçanların hemoglobin düzeyleri. ekil 9. Sıçanların hematokrit düzeyleri. ekil 10. Reepitelizasyonu tamamlanmı bir yara ekil 11. Granulasyon dokusu ve kollajen birikimi. ekil 12. Yara yerinde geni ve derin ülser, abse. ekil 13.Yara iyleme skorları. iii

5 1. GR VE AMAÇ Yara iyilemesi, bozulmu olan doku bütünlüünü düzeltmeyi amaçlayan, hücrelerin, mediatörlerin, büyüme faktörlerinin ve sitokinlerin karılıklı etkileimini içeren karmaık bir onarım sürecidir.(1,2) yileme süreci yaralanmayı takiben trombositlerin kollojenle temas ettikleri anda balar. Özellikle dolaımın bozulması bata olmak üzere birçok metabolik ve sistemik hastalıklara balı olarak iyileme süreci bozulabilmektedir. Yeterli kan akımı iyilemeyi etkileyen önemli bir parametredir. Kan akımındaki yetersizlik iskeminin derecesine balı olarak kronik yaraların olumasına neden olabilmektedir. Yeterince kan akımı olamayan bir yara uygun ekilde beslenemediinden enfeksiyon ve nekroza (doku ölümü) adaydır. Son yıllarda yara iyileme süreci ve buna büyüme faktörlerinin etkilerini aratıran birçok çalıma yapılmıtır. Bunlar rekombinant growth faktöre benzeyen "Transforming growth" faktör (TGF)b, "Fibroblast growth" faktör (FGF), "platelet derived" faktör BB(rPDGF-BB) ve "epidermal growth" faktördür (EGF). Bu faktörler iskemik yaralarda ve bası yaralarında kullanılmı ve epitelizasyon, granülasyon üzerinde olumlu etkileri gösterilmitir. (3,4,5) Eritropoietin, mitozu stimüle eden bir faktördür ve eritropoezi uyaran farklılatırıcı bir hormondur. (6) Bu çalımada Eritropoietinin mitozu stimüle edici, anjiyogenezi uyarıcı ve hemoglobin düzeyini arttırarak doku oksijenizasyonunu arttırıcı etkilerinin iskemik yaraların tedavisine etkinliini bulmayı amaçladık. 1

6 2. GENEL BLGLER 2.1. Yara Terminolojisi Yara genellikle normal deri bütünlüünün ortadan kalkması olarak tanımlanır. Cildi ve/veya mukozayı oluturan yapıların travma, cerrahi giriim ya da hastalıklar gibi farklı nedenlerle bütünlüünün bozulması ya da kaybı ile var olan fizyolojik özelliklerinin geçici veya tamamen kaybolmasına yara denir. (7) Yaralar tiplerine ve etyolojilerine göre akut ya da kronik olarak ikiye ayrılır. Akut yaralar; laserasyon, abrazyon delinme tarzı, yanıklar ve cerrahi insizyonlardır. Kronik yaralar ise; bası yaraları, diyabetik ülserler, venöz ülserler, arterial ülserler. Akut yaralar geçici bir etkenin neden olduu ve kabul edilebilir bir sürede iyileen yaralardır. Bu yaraların iyilemesini engelleyen faktörler az sayıdadır. Kronik yaralar ise, sürekli bir etkenin neden olduu iyilemeyen veya yava iyileen (üç aydan daha uzun sürede) yaralardır. yilemeyi engelleyen birçok sistemik ve lokal faktör söz konusudur. Yara sıklıkla tekrarlar. (8) Akut Yaralar Akut yara tipleri; açık yara, kapalı yara. Açık Yaralar Açık yaralar; yaralanmaya neden olan objelere göre sınıflandırılır. nsizyon: Keskin uçlu objeler tarafından oluan genellikle temiz yaralardır. 2

7 Laserasyon: Sert dokuların üstündeki yumuak dokulara gelen keskin olamayan darbelerin neden olduu derideki ya da mukozadaki düzgün olmayan yırtıklardır. Abrazyon: Pürüzlü bir yüzeyde düme, kayma sonucu oluan derinin en üst tabakasının (epidermisin) etkilendii yüzeysel yaralardır. Dil Yaralar: ne, çivi gibi objelerin batmasıyla oluan yaralardır. Penetrasyon Yaraları (Kesici Yaralar): Bir bıçak benzeri objenin vücut bütünlüünü bozması ile oluan yaralardır. Ateli Silah Yaraları: Bir ateli silahtan çıkan objenin oluturduu yaralardır. Bazen giri ve çıkı delii vardır. Bu durumda iki birden oluur. Kapalı Yaralar Kapalı Yaralar; açık yaralardan daha tehlikelidirler ve üç temel balıkta sınıflandırılırlar. Kontüzyon: Künt bir travma sonucu deri altı dokularda hasar gelimesidir. Hematom: Deri altı dokularda damarlarda gelien hasar sonucunda deri altında kan birikimidir. Ezilme: Dokulara ya çok büyük miktarda bir gücün kısa sürede, ya da daha az bir gücün uzun süre de uygulandıı durumlarda oluur Kronik Yaralar Kronik yaralar kabul edilebilir bir sürede iyilemeyen yaralardır. Genelde üç ay içinde iyilemezler veya tekrarlar. Kronik yaralarda sıklıkla inflamatuar aamada uzama olur. Akut yaralarda anabolik ve katabolik fazlarda tam bir denge varken kronik yaralarda bu denge kaybolmutur ve katabolizma ön plandadır. Kronik yaraların büyük bir kısmı ya tamamen iyilemez veya iyileme süreci yıllarca devam eder. Bu durum hastalarda ciddi bir emosyonel ve fiziksel stres oluturması yanında hastaya ve balı olduu salık güvence sistemine yük oluturur Epidermiyoloji Kronik yaralar sıklıkla 60 ya üstü insanları etkiler. nsidansı populasyonun % 0,78 ve prevalans daılımı % 0,18 0,32 dur. Yalı populasyonda kronik yaralardan artı beklenmektedir. 3

8 Kronik yaraların genel sınıflandırması Tablo 1. Kronik yaralar etiyolojik nedenlere göre sınıflandırılırlar. Bası Yaraları Vasküler Yaralar Metabolik Yaralar nfektif Yaralar nflamatuar Yaralar Malignite Yaraları Hematolojik Yaralar Dier Yatak yaraları (Dekübit ülserleri) Nöropatik yaralar Kronik venöz yetmezlik Lenfödem Diabetes Mellitus Gut Bakteriyel Fungal Parazitik Pyoderma gangrenosum Vaskulitler Marjolin ülseri Primer deri kanseri Deri metastazları Kaposi sarkomu Orak hücreli anemi Polisitemia vera Hiperkoagulabilite sendromları Yanık yaraları Donma yaraları Radyasyon yaraları 4

9 Bası Yaraları Bası yaraları yüzyıllardır insanların baına hep bela olmutur. Bası yaralarının meydana gelmesi ve nüks etmesi basıncın kaldırılmasıyla kolayca önlenebilmesine ramen günümüzde bile bası yaralarının tanı ve tedavisi, yeterli tıbbi ilgi görmesine ramen baarılı sonuçlar vermemitir.(9,10) Bası yarası belli bir deri alanının aralıksız ve uzun süre süren bası sonucu meydana gelen iskemi, hücre ölümü ve doku nekrozudur. Yük binen kemiksi çıkıntılar üzerindeki deride daha sık görülür. Bu bölgelerde kemik çıkıntısının üzeri sadece deri ve belki de biraz kas ve subkütan doku ile kaplıdır. (8-10) Tablo 2. Bası yaralarının sık görüldüü yerler. skium (% 28) Sakrum (% 17-27) Trokanterler (% 12-19) Topuklar (% 9-18) Patellalar Diz mediali Fibula baı Ayak parmakları Processus Spinosuslar Kostalar lium kristaları Ayak bilei mediali ekil 1. Bası yaralarının sık görüldüü yerler. 5

10 Yaraların hastadaki daılımı onun fonksiyonel durumuna göre deiir. Yatalak durumdaki hastada sakrum ve trokanterlerde, sürekli oturanlarda iskium üzerinde sık görülür. Yalılarda ve bebeklerde sırt üstü uzun süre yatırılma sonucunda oksiputta görülür. (11,12) Bası yaralarının görülme sıklıı yapılan çalımaya, merkeze, hastaların yalarına ve hastalıklarına göre farklılıklar göstermektedir. Hastaneye yatırılmı hastaların %5 ile 10 arasındaki kısmında hastane öncesi dönemden gelen bası yaraları gözlenir ve yaklaık olarak %3 lük bir kısmında da hastaneye yatırıldıktan sonra meydana gelir. Bası yaraları sıklıkla 70 ya üzerindeki insanlarda görülür. Bası yaraları ABD ekonomisine yılda yaklaık 8,5 milyar dolara varan yük tekil eder. Genel olarak, bası yarası olan hastalar çok daha fazla hemire bakımına ve daha uzun süre hastanede kalmaya gereksinim duyarlar.(10) Bası, asıl patofizyolojik etkisini yumuak dokularda lokal kan akıını azaltarak gösterir. Kapiller basınç deerini (venöz taraftaki uçta 13mmHg, arterial taraftaki uçta ise 32 mmhg) aan dı bası uzun süre etkili olursa, iskemi yapar. Aslında tüm patolojik deiiklikler kapiller dolaım bozukluuna balıdır. Basınçtan sonra gelien ödem ve hücre infiltrasyonu varlıı kapiller membran iskemisinin belirtisidir. skeminin derecesi veya süresi arttıkça kapiller membran bozukluuna hücre metabolizması bozukluu da katılır, ve sonuçta hücre nekrozu ve inflamatuar reaksiyon olur.(11,12) Hayvanlarda yapılan deneysel çalımalarda iki saatlik sabit dı basının geri dönüümsüz doku hasarına yol açtıı bulunmutur. Sırt üstü pozisyonda; sakrumda, kalçalarda, topuklarda ve oksipital bölgede kaydedilen en yüksek basınç deerleri 40 ve 60 mmhg arasındadır. Salıklı kiilerde dinlenme sırasında oluan basının neden olduu iskemi belli bir düzeye ulatıında bazen bilinçli olarak, bazen de refleks olarak vücut pozisyonu deitirir. Salıklı insanlar uykudayken ortalama her 13 dakika da bir kez vücut pozisyonunda önemli bir hareket ile deiiklik yaparak basının oluturacaı hasardan korunurlar. Friksiyon: Zıt yönde hareket eden yüzeylerdeki (örnein, yatan kii için deri ve yatak çarafı) kuvvetler arasında meydana gelen doku travmasına yol açar. Nem, maserasyon, doku yıkımı, deride yüzey gerilimini daha da artırır. 6

11 Makaslama: Düzleme paralel yönlendirilen mekanik baskıdır. Bir hasta baka bir yere taındıında ya da hastanın yatı pozisyonu deitirildiinde, vücudun yataa temas eden kısmı makaslama güçleriyle karılaır. ekil 2. Makaslama hasarının oluu mekanizması. ekil 3. Makaslama hasarının oluu mekanizması. Deri ve deri altı dokuları yatak çarafına yapıık olduunda, alttaki badoku, kas ve kemik gücün uygulandıı yönden çekilirler. Kasın müteakip gerilme alması bu bölgelerde iskemik yaralara sebep olur. ekil 4. Makaslama hasarı oluumu. Isı artıı: Isı nem ile (idrar, ter, gaita) birlikte deride maserasyonu kolaylatırır, her 1 C lik ısı artıı doku metabolizmasında ve O 2 gereksiniminde % 10 luk artıa yol açmaktadır. Doku iskemisi doku ısısında artıla birlikte olduunda, iskemik durumdaki hücrelerin metabolizması daha büyük tehlike altındadır. Yalanma: Ya ilerledikçe iskemik yara insidensi artmaktadır. 7

12 Ödem: Hipoproteinemi sebebi ile kalp yada karacierin görevini yapamamasından yada septik bir durumdan dolayı daha önceden meydana gelmi olan ödem, enfeksiyon bulamasında önemli rol oynar. nterstisyel sıvı miktarının artması sonucunda kapiller yapı ile hücre arasındaki mesafe artar O 2 ve besin diffüzyonu azalır. Anemi: Dolaımdaki Hgb kapsamı artınca O 2 kapsamında azalır. skemi ile birlikte anemide varsa, hücre metabolizması daha büyük risk altında. Enfeksiyon: Bakteriyel enfeksiyonlar dokunun çürüme hızını artırır. Doku beslenmesini azaltır, iyileme gecikir. 8

13 Tablo 3. Bası yaralarının klinik evrelendirilmesi (13) Evre 1: Deride basmakla solmayan ve 30 dakika da geçmeyen kızarıklık, endürasyon epidermis salamdır. Koruyucu önlemlerle revesibldir. Evre 2: Deri kalınlıının bir kısmını, epidermis ve belki dermisin bir kısmını etkileyen yüzeyel ülser. Vesiküllerle birlikte eritem görüntüsü de olabilir. Evre 3: Deri kalınlıının tamamını ve deri altı ya dokusunu etkileyen, fakat kasa yayılmayan ülser. Evre 4: Deri altı ya dokusundan baka fasya, kas dokusu, kemik veya eklemi de tutan derin ülser. 9

14 Vasküler Orjinli Yaralar: Venöz ve arteryel dolaım bozukluu ile seyreden hastalıklarda görülür. Venöz yetersizlie balı gelien yaralar daha yüzeysel ülserler eklinde iken, arteryel yetersizlikte daha derin dokulara kadar giden ülserler ve nekroz olur. Sıklıkla alt ekstremitelerde görülür. Varis ülserleri ve Buerger hastalıında görülen yaralar bu gruba örnektir. Arteriel dolaım bozukluuna balı yaralar derin ülserler ve nekroz alanları eklindedirler. Hastalık damar duvarlarında endotelial proliferasyon ve intravasküler tromboz oluumu ile seyreder. Hasar genelde ekstremite uçlarında görülür. Trofik bozukluklar atrofi gangren olabilir. Diyabetik hastalarda, yalılarda, sigara içenlerde patoloji daha da aırlaır Radyasyon Yaraları Deri ve dier organ kanserlerinin tedavisinde radyoterapi uygulanırken, doz ayarının yapılamadıı durumlarda araya giren enfeksiyon ile deri direncinin azalması halinde radyasyon yaraları geliir. Radyoaktif iyonize ıınlar doku hücrelerine direkt destrüktif etki yaparak hücre metabolizmasında mitoz bölünmeyi engelleyerek vasküler endarterit ve trombozis ile bölgesel kanlanmayı bozarak nekroza neden olur Metabolik Kökenli Yaralar En sık diyabetik yaralar görülür. Bu yaraların temel nedeni iskemi ve nöropatidir. Kırk ya üstünde tip iki diyabetli hastaların alt ekstremitelerinde görülür. Yalanmaya balı gelien ateroskleroz patolojiyi hızlandırarak erken yata ve hızlı seyretmesine neden olur. Bu hastaların dokuları hipoksiye duyarlıdır. skemik yaralar genelde arılıdır ama bu hastalarda nöropatiye balı duyu kaybı olduundan yara bölgelerinde arı hissetmezler. Diyabete balı gelien otonom nöropatiye balı terleme azalır, deri kurur ve çatlaklar oluur. Bu durum enfeksiyon eilimini artırır. Duysal nöropati arı ve ısı algılamasını bozarak fiziksel ve kimyasal travmalarla kolayca yaralanmalar olur. 10

15 2.2. Yara yilemesi Yara iyilemesi; travmatik bir hasar sonucu organizmanın bu hasarı onarması için verdii yanıttır. Yara iyilemesi basitçe önce hasar bölgesine inflamatuar hücre infiltrasyonu, daha sonra hücre proliferasyonu ve matriks depolanması ve sonra da skar oluumu olarak özetlenebilir. Yara iyilemesi genel olarak primer ve sekonder iyileme olarak ikiye ayrılır. Primer iyilemede, doku kaybı olmaksızın yara kenarları karılıklı getirilerek dikilmesiyle oluan iyilemelerdir. Sekonder iyilemede, doku kaybı olduundan granulasyon dokusu oluumu ve epitelial migrasyon ile oluan ve daha uzun sürede gelien yara iyilemesidir.(2) Tersiyer iyileme ise gecikmi primer kapama; balangıçta çok ileri derecede kontamine olduundan primer kapatılamayan ancak 4-5 günlük açık bırakmadan sonra iyi kanlanabilen dokularda uygulanır. Bu yöntem, yara yataındaki inflamatuar sürece, bakteri konsantrasyonunu en aza indirmek için zaman tanır. Daha sonra genellikle primer kapama (diki) uygulanır Yara yilemesi Faz-1: Hemostaz ve nflamasyon Hemostaz ve inflamasyon doku hasarına karı verilen ilk cevaptır. Önce o bölgede yerel vasküler spazm, sonra vazodilatasyon olur. Kapiller permeabilite artar. Damarlardan sızan plazma ve protein yara alanını doldurur. Daha sonra yarada lökosit, eritrosit görülür. Plazma proteinleri ve fibrinden bir sekresyonla dolar. Kan, subendotelyal kollajenlerle temas edince Hageman faktör(fxii) aktive olur, trombositler granül depolarını boaltarak degranüle olur, seratonin gibi maddeleri açıa çıkarır ve çökerler. (1,2) Trombositler ayrıca trombosit kökenli büyüme faktörü seratonin, PAF, adenozin difosfat, tromboxan A2 de açıa çıkarırlar. Özellikle trombosit kökenli büyüme faktörü fibroblastlar için kemoatraktan olup, yeni damarlanma için uyarıcı görev yapar. Trombositler böylece onarımı balatacak mekanizmayı harekete geçirir. Trombositler tarafından oluturulan geçici pıhtı intrensek ve ekstrensek pıhtılama faktörleri protrombini trombine ve fibrinojeni fibrine çevirmesi sonucunda stabil pıhtıya dönüür ve hemostaz salanır. Hemostaz inflamasyonu balatır.(1,2) 11

16 ekil 5. Yara iyilemeleri. 12

17 nflamasyon fazı, yüksek vasküler permeablite, kan hücrelerinin yara ortamına kemotaksisi, sitokinlerin ve büyüme faktörlerinin lokal salınımı ile karakterizedir. Fibroblastlar perivasküler ba dokusundan kaynaklanır ve fibrin lifleri boyunca ilerleyerek yara bölgesine ulaır. PDGF, FGF (fibroblast growth faktör) EGF (epidermal growth faktör) gibi büyüme faktörleri de fibroblast proliferasyonunda etkilidir. Prolifere olan fibroblastlar 4 6. günlerden itibaren kolojen üretmeye balar. Kan plazmasının eksüdasyonu sonrası yara çevresindeki hücreler çoalır. Bunlar inflamatuar hücreler denilen lenfositler, lökositler ile monosit ve makrofajlardır. Nötrofiller yara yerine ilk gelen hücrelerdir. Altı saat sonra yarada görülür ve üç gün boyunca bakterileri ve nekrotik dokuları fagositoz yoluyla ortamdan uzaklatırarak sterilizasyonunu salar. Ölü hücreler ve artıklar makrofajlar tarafından fagosite edilirler. ki ve üçüncü günlerde monosit younluu balar. Fibrin azaltıcı özellikleri vardır. Üç ve beinci günlerde makrofajlar yarada hakim hücre olup, doku artıklarını temizlerler. Makrofajlar fagositik hücreler olup, yara temizlii yanında proliferatif fazda granülasyon dokusunun oluumu ve yayılması için çok sayıda sitokin de salgılarlar. Bunlar; kollojenöz, TNF, IL-1, IL-6, CSF, PAF, IFN- (Makrofaj kaynaklı), TGF-, ve, araidonik asit metabolitleri ve PDGF dir. Monosit ve makrofajların azlıı veya kaybı fibroblast fonksiyonunda gecikme ve yetersiz anjiyogenez nedeniyle yara iyilemesinde iddetli deiiklie yol açar. Çünkü makrofajlar yara tamiri için gerekli olan tek inflamatuar hücre tipidir.(1-3) Yara yilemesi Faz-2: Proliferasyon ve Epitelizasyon Bu faz; fibroplazi, granülasyon, yara kontraksiyonu ve epitelizasyonla karakterizedir. Fibroplazi safhası büyüme faktörleri ve kollojen birikimine balı olarak fibroblast, epitelyum ve endotel hücrelerinin artı gösterdii safhadır. Fibroblastların ana fonksiyonu yaralanmanın ikinci gününde balayan ve 5 7. günlerde en fazla aktivite gösteren kollojen sentezidir. Birçok çalımada granulasyon dokusunu ve özellikle fibroplaziyi modifiye etmek için growth faktörler kullanılmıtır. PDF, TGF, keratinocyte growth factor (KGF), Vascular endothelial growth factor (VEGF) ve epidermal growth factor (EGF) adenoviral transfer topikal uygulamalar ve subkutan enjeksiyon yollarıyla granülasyon doku proliferasyonu arttırmak amacıyla kullanılmı. (1-5) Fibroblastlar aynı zamanda proteoglikan üretirler. Bu doku makrofajlardan perisitlerden, fibroblastlardan, mast hücrelerinden meydana gelen oldukça vasküler bir yapı olup fibronektin, hiyaluronik asitten zengin preteoglikanlardan ve balangıçta 13

18 çounluu tip-2 iken tip-1 e dönüen kollojenden yapılı bir madde içine yerlemitir. Granulasyon dokusu kemotaktik ve üreme faktörlerini yapı moleküllerini ve ba dokusu elemanlarını eritebilen proteazları da içine alan farklı özelliklere sahiptir. Makrofajlar doku debridmanına yardım eden ve kemotaktik ajanlar salgılayan önemli hücrelerdir. Makrofajların uyarısıyla çoalan fibroblastlar hücre bölünmesi için gereken protein sentezini arttırırlar. Balangıçta yara matriksi geçicidir ve fibrin, glikozaminoglikanlar ile hyalüronik asitten meydana gelir. Kollajenler fibroblastların etkisiyle fibronektin ve glikozaminoglikanların üzerine depo edilir. Yara onarımının ana yapı elemanı olan dermal kollajen, fibroblastlar tarafından sentez edilir ve ekstrasellüler alana salgılanır Anjiyogenez (Neovaskülarizasyon) ve Epitelizasyon Yeni kan damarı oluumudur ve yara iyilemesinin sonuna kadar devam eder. Anjiyogenez olmazsa oksijen ve besin olmayacaından dolayı yara yataına makrofaj ve fibroblastlarların invazyonu olmayacaktır. Yara bölgesindeki düük oksijen basıncı, laktik asit ile trombosit ve makrofajların salgıladıkları TGF-, TGF-, TNF gibi anjiyojenik faktörleri stimüle eder.(1-2) Anjiyogenez sırasında endotel hücre göçü proliferasyon kadar önemlidir. Kemotaktik faktörler burada oldukça önemli rol oynarlar. Bu faktörler trombosit kökenli maddeler, heparin ve fibronektin olup, endotel hücre hareketini arttırır. Bu safhada endotel hücre hareketlerine yardımı olabilecek uygun maddelere de gereksinim vardır. Bunlar da endotel hücreleri tarafından üretilen fibronektin ve kollojen gibi maddelerdir. PDGF damar düz kas geliimini uyarır. Kollojen sentez ve yıkımı da vasküler bazal membran oluumunu düzenler.(1-2) Literatürde anjiyogenez hakkındaki bilgiler son 20 yıl içinde hızla artmıtır. Bunun nedeni; kanser dokusunun büyümesi için de anjiyogenezin çok önemli olmasıdır. Nitekim anjiyogenezin engellendii çalımalarda tümör geliiminin engellendii gösterilmitir. Epitelizasyon derinin alt katmanlarında bölünerek çoalması ve granülasyon dokusunun üzerini örtmesidir. Epitelizasyon yaralanmadan 24 saat sonra balar. Ekstrasellüler matriks, büyüme faktörleri ve yaranın oluturduu elektriksel alandaki deiiklikler epitelyal hücrelerin migrasyonunda uyarıcı etki gösterirler. Yara yüzeyinin örtülmesinin tamamlanmasını takiben epidermis keratinize olmaya balar. Keratinosit ve fibroblastlar, laminin ve tip IV kollajen salgılayarak bazal membranı olutururlar.(1-2) 14

19 Yara yilemesi Faz-3: Matrix Sentezi kinci ve üçüncü günlerde balayıp, güne kadar devam eder. Bu fazın en önemli hücresi kollajendir. 18 tip kollajen vardır, yarada en çok tip-1 ve 3 bulunur. Kollajen, fibroblastlar tarafından üretilen üç uzun aminoasit zincirinden ibaret bir moleküldür. Aynı DNA da olduu gibi bu zincirler birbiri çevresinde dönerek bir heliks eklinde birbirlerine balantılar kurarlar. (1-2) Kollajen sentezi süresince yarada en çok bulunan ve iyileme sürecindeki hücrelere ortam oluturan madde glikozaminoglikanlardır. Bunları sentezleyip ortama bırakan da fibroblastlardır. Ortamdaki serbest proteinlerle birletiklerinde proteoglikanlar olarak isimlendirilirler. Yarada en çok bulunan glikozaminoglikanlar; dermatan sülfat ve kondroitin sülfattır Yara yilemesi Faz-4: Matürasyon ve Remodeling Faz 3 de kollajenin ortaya çıkması ile balayan bir süreçtir. Yeni sentezlenen kollajen lifler düzensiz çöküntüler eklindedir. Bu liflerin düzenli bir ekilde yan yana dizilmesi sürecine remodeling denir. (1-2) Yarada oluan yeni kollajen lifler, önce kendi aralarında kovalent balarla balanırlar. Yara çevresindeki eski kollajen liflerine balanma ise sonradan gerçekleir. Nitekim; bir barsak anastomozu sonrası lümen içi basıncı artarsa kaçak oluumu, ilk 5 gün içinde anastomoz hattında, daha sonra ise dikilerin barsak duvarından geçtii hatta gerçekleir. Yaranın gerginlii, salamlıı ve mekanik etkilere verdii cevapta en önemli faktör; kollajen miktarı ve bunun niteliidir. Yara iyilemesinde elastin liflerinin sayı ve organizasyonu hiçbir zaman yeterli olmaz. Bu nedenle, hiçbir yaralanma bölgesinde doku elastisitesi tam olarak geri dönmez. 15

20 2.3. Yara Komplikasyonları Hipertrofik skar ve keloid: Her iki durumda da fazla miktarda kollajen sentezi sonucu gelien patolojik süreçlerdir. Hipertrofik skar da daha az kollajen ve daha küçük bir alana tama vardır. Keloid de ise üretilen kollajen doku daha fazladır ve yara dıına tama daha belirgindir Yara Açılması: yilemeyi geciktiren faktörlerin etkisiyle, yara kenarları açılabilir. Bu abdominal alandaysa evantrasyon veya evisserasyon görülebilir ntraabdominal Fibroz Adezyonlar: Oluum mekanizması tam olarak açıklanamayan aırı kollajen birirkimi ile giden ciddi yara sorunlarından biridir Kronik Ülsere Dönüüm: Mevcut yara epitelizasyon ve kontraksiyonla üzeri kapanıyor, ancak iyilemiyorsa kronik ülsere dönüür. Zamanla bu ülserlerin üzerinde skuamöz karsinom geliebilir Yara yilemesini Etkileyen Faktörler Lokal Faktörler Yabancı cisimler, enfeksiyon riskini arttırır. Ölü dokular, granulasyon dokusu oluumunu ve fagositozu engeller. Lokal iskemi, dokularda kan akımı yetersizlii enfeksiyona karı lokal direnci bozar. Radyasyon, hücreleri öldürermek suretiyle direkt hasar vererek, yaygın hücre ölümü sonucu ortamdaki serbest oksijen radikalleri ile indirekt hasar vererek. Dikiler ve diki materyelleri Cerrahi teknik Yara bölgesi. Kanlanması fazla olan bölgelerde yaralar daha hızlı iyileir. 16

21 Genel Faktörler Ya ve ırk. Ya arttıkça iyileme hızı azalır. Sistemik hastalıkları Anemi ve ok. Hipovolemi yetersiz doku perfüzyonuna yol açtıı için iskemiye neden olur. Yaraya gelen oksijen miktarındaki azalma kollojen birikiminin, yeni damar oluumunu yavalatırken oksijen miktarındaki artı yara tamirini hızlandırmaktadır. Malnutrisyon metabolik gereksinimler için substrat eksiklii oluturarak yara iyilemesini bozar. Hipoprotenemi, avitaminoz bakır ve çinko eksiklii de yara iyilemesini bozmaktadır. Steroid, antimetabolitler, radyasyon ve yüksek doz antiinflamatuar ilaç kullanımı enflamasyon fazını, kollojen sentezini ve yara kontraksiyonunu etkileyerek yara iyilemesini bozarlar. 17

22 2.5. Eritropoetin Eritropoezin bir hormon tarafından uyarıldıı ilk kez 1906 yılında Fransız bilim adamları Carnot ve Deflandre tarafından bulunmutur.(14) Erslev 1953 yılında anemisi olan tavanlardan aldıı serumun eritropoezi uyardıını göstermi.(15) Miyake ve arkadaları 1977 yılında aplastik anemili hastaların idrarlarından eritropoetin hormonunu ayrıtırmayı baardı.(16) 1985 yılında Jacobs aminoasit sıralamasını belirleyerek memeli hücrelerinde eritropoetin geni ve gen ekspresyonu koyarak rekombinant human eritropoetinin kullanım alanına girmesini saladı.(17,18) Eritropoetin(EPO), mitozu uyarıcı faktör ve farklılatırıcı hormon olarak kaynak hücre bölümünün prekürsörlerinden eritrosit oluumunu uyaran ve eritrositler için sitokin görevi gören bir glikoprotein hormondur. Hematopoetin ya da hemopoetin olarak da adlandırılır. Balıca böbreklerde (korteksteki peritubuler hücreler) üretilir ve eritrosit üretiminin kontrolünden sorumludur. Böbrek dıında az miktarda karacier, kemik ilii, dalak, GIS, kalp, akcier, testis, overler ve santral sinir sisteminde de sentezlenir. Eritropoetini kodlayan gen yedinci kromozom üzerinde yer alır ve 3000 baz çifti içerir. Dört intron ve be ekzonlu 193 amino asitli bir moleküldür. Salınımı sırasında 28 amino asidini yitirir, matür protein 165 aminoasit içerir. Genin transkripsiyon hızı oksijen baımlı bir mekanizma ile kontrol edilir. Sentezlendii hücreden serbestlenirken yapısına karbohidrat zincirleri eklenir, bu glikozilasyon eritropoetinin biyolojik aktivitesi için önem taır ve antijenitesini salar. Molekül aırlıı 34 kilodaltondur. nsanda normal EPO serum konsantrasyonu 10-30mu/ml (l-7pmol/l)'dir. Endojen üretim hızı 2-4 u/kg/gündür.(19) EPO, memeli hücre kültüründe rekombinant DNA teknolojisi ile üretilerek tedavi amaçlı olarak da kullanılmaktadır. Böbrek yetersizliine ya da kanser kemoterapisine balı anemilerin tedavisinde kullanılmaktadır. EPO, primer olarak eritrosit üretimini uyaran bir büyüme faktörüdür. (20) Bazı deneysel çalımalar EPO nun eritroid seri hücreleri dıında endotel, miyokard, düz kas ve mezenkim hücreleri gibi hücreleride etkileyerek mitozu stimüle etti hücre farklılamasını indükledii ve aktive ettii gösterilmitir.(21) EPO reseptörleri, çeitli tümör hücrelerinin yüzeyinde tanımlanabilir. EPO ürünlerinin kullanılmasının tümörün ilerlemesine kadar geçen süre ya da ilerleme görülmeyen yaam süresi üzerinde bir yan etkisinin olup olmadıını belirlemek için yeterli bilgi yoktur. Ancak, eritropoetinin herhangi bir tümör tipi ve özellikle miyeloid habis tümörlerde bir 18

23 büyüme faktörü olarak etki gösterebilme olasılıı ekarte edilemez. Ayrıca bisiklet yarıı, triatlon ve maraton kousu gibi dayanaklılık gerektiren sporlarda doping amacı ile de kullanılmıtır Rekombinant nsan Eritropoetin (rhuepo) Kullanım Endikasyonları rhuepo en sık hemodiyaliz tedavisi gören pediatrik ve erikin hastalarla periton diyalizi uygulanan erikin hastalarda kronik böbrek yetmezlii ile ilikili aneminin tedavisinde kullanılır. Ayrıca, -henüz diyaliz uygulanmayan böbrek yetersizlii bulunan erikin hastalarda klinik semptomların elik ettii böbrek kaynaklı aır aneminin tedavisi. -kansere ve kanser kemoterapisine balı olup; kan kaybı, demir, folik asit, B12 vitamini eksiklikleri ve hemoliz gibi baka bir nedene balı olmadıı anlaılan ve ilerlemekte olup semptomatik olan bir anemi durumunda, hemoglobin seviyesinin 10 g/dl nin altına inmesi halinde ve/veya hastanın klinik durumu dikkate alınarak (transfüzyona refrakter Hb düüklüü, transfüzyon komplikasyonları, kronik dirençli anemi, patolojik demir birikimi, hemokromatozis olması durumunda) uygulanması uygundur Rekombinant nsan Eritropoetin (rhuepo) Kullanım Kontrendikasyonları Herhangi bir eritropoetinle tedaviyi takiben antikorların aracılık ettii Saf Kırmızı Hücre Aplazisi (PRCA) gelien hastalar, eritropoetini almamalıdır. nsan serum albümini dâhil bu ürünün bileenlerinden herhangi birine karı bulunduu bilinen aırı duyarlılık ve kontrol edilmeyen hipertansiyon durumunda kullanılmamalıdır. Herhangi bir nedenle yeterli antitrombotik profilaksi uygulanamayan hastalarda kullanılmamalıdır. 19

YARA İYİLEŞMESİ. Yrd.Doç.Dr. Burak Veli Ülger

YARA İYİLEŞMESİ. Yrd.Doç.Dr. Burak Veli Ülger YARA İYİLEŞMESİ Yrd.Doç.Dr. Burak Veli Ülger YARA Doku bütünlüğünün bozulmasıdır. Cerrahi ya da travmatik olabilir. Akut Yara: Onarım süreci düzenli ve zamanında gelişir. Anatomik ve fonksiyonel bütünlük

Detaylı

Kuramsal: 28 saat. 4 saat-histoloji. Uygulama: 28 saat. 14 saat-fizyoloji 10 saat-biyokimya

Kuramsal: 28 saat. 4 saat-histoloji. Uygulama: 28 saat. 14 saat-fizyoloji 10 saat-biyokimya HEMATOPOETİK SİSTEM Hematopoetik Sistem * Periferik kan * Hematopoezle ilgili dokular * Hemopoetik hücrelerin fonksiyon gösterdikleri doku ve organlardan meydana gelmiştir Kuramsal: 28 saat 14 saat-fizyoloji

Detaylı

IX. BÖLÜM KRONİK HASTALIK ANEMİSİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU ULUSAL TEDAVİ KILAVUZU 2011

IX. BÖLÜM KRONİK HASTALIK ANEMİSİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU ULUSAL TEDAVİ KILAVUZU 2011 ULUSAL TEDAVİ KILAVUZU 2011 KRONİK HASTALIK ANEMİSİ IX. BÖLÜM TANI VE TEDAVİ KILAVUZU KRONİK HASTALIK ANEMİSİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU KRONİK HASTALIK ANEMİSİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU GİRİŞ VE TANIM Kronik

Detaylı

ENDOTEL VE BİYOKİMYASAL MOLEKÜLLER

ENDOTEL VE BİYOKİMYASAL MOLEKÜLLER ENDOTEL VE BİYOKİMYASAL MOLEKÜLLER Endotel Damar duvarı ve dolaşan kan arasında tek sıra endotel hücresinden oluşan işlevsel bir organdır Endotel en büyük endokrin organdır 70 kg lik bir kişide, kalp kitlesix5

Detaylı

ERİTROSİTLER ANEMİ, POLİSİTEMİ

ERİTROSİTLER ANEMİ, POLİSİTEMİ ERİTROSİTLER ANEMİ, POLİSİTEMİ 2009-2010,Dr.Naciye İşbil Büyükcoşkun Dersin amacı Eritrositlerin yapısal özellikleri Fonksiyonları Eritrosit yapımı ve gerekli maddeler Demir metabolizması Hemoliz Eritrosit

Detaylı

MYOLOGIA CRUSH SENDROMU. Dr. Nüket Göçmen Mas

MYOLOGIA CRUSH SENDROMU. Dr. Nüket Göçmen Mas MYOLOGIA CRUSH SENDROMU Dr. Nüket Göçmen Mas Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Anatomi AD Kas hücresi ve kas dokusu Kısalma özelliğini taşıyan hücreye kas hücresi denir. Bunların oluşturduğu dokuya

Detaylı

TAURİNİN İSKEMİ REPERFÜZYON HASARINDA MMP-2, MMP-9 VE İLİŞKİLİ SİNYAL İLETİ YOLAĞI ÜZERİNE ETKİLERİ

TAURİNİN İSKEMİ REPERFÜZYON HASARINDA MMP-2, MMP-9 VE İLİŞKİLİ SİNYAL İLETİ YOLAĞI ÜZERİNE ETKİLERİ TAURİNİN İSKEMİ REPERFÜZYON HASARINDA MMP-2, MMP-9 VE İLİŞKİLİ SİNYAL İLETİ YOLAĞI ÜZERİNE ETKİLERİ CEMRE URAL 1, ZAHİDE ÇAVDAR 1, ASLI ÇELİK 2, ŞEVKİ ARSLAN 3, GÜLSÜM TERZİOĞLU 3, SEDA ÖZBAL 5, BEKİR

Detaylı

Hematopoetic Kök Hücre ve Hematopoez. Dr. Mustafa ÇETİN 2013-2014

Hematopoetic Kök Hücre ve Hematopoez. Dr. Mustafa ÇETİN 2013-2014 Hematopoetic Kök Hücre ve Hematopoez Dr. Mustafa ÇETİN 2013-2014 Konunun Başlıkları 1. Hematopoetik sistem 2. Hematopoez 3. Hematopoetik kök hücre Karekteristiği Klinik kullanımı Hematopoetik Sistem Hemato

Detaylı

Diabetik Nöropatide Kök Hücre Tedavisi Doç.Dr.Mehmet Bozkurt Dr.Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi; Plastik,Rekonstrüktif ve Estetik

Diabetik Nöropatide Kök Hücre Tedavisi Doç.Dr.Mehmet Bozkurt Dr.Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi; Plastik,Rekonstrüktif ve Estetik Diabetik Nöropatide Kök Hücre Tedavisi Doç.Dr.Mehmet Bozkurt Dr.Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi; Plastik,Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Kliniği,Yara Bakım Merkezi İstanbul Tanım Diabetik

Detaylı

Cerrahi Hastada Beslenme ve Metabolizma. Prof.Dr. İsmail Hamzaoğlu

Cerrahi Hastada Beslenme ve Metabolizma. Prof.Dr. İsmail Hamzaoğlu Cerrahi Hastada Beslenme ve Metabolizma Prof.Dr. İsmail Hamzaoğlu Travma ve cerrahiye ilk yanıt Total vücut enerji harcaması artar Üriner nitrojen atılımı azalır Hastanın ilk resüsitasyonundan sonra Artmış

Detaylı

Hücre zedelenmesi etkenleri. Doç. Dr. Halil Kıyıcı 2015

Hücre zedelenmesi etkenleri. Doç. Dr. Halil Kıyıcı 2015 Hücre zedelenmesi etkenleri Doç. Dr. Halil Kıyıcı 2015 Homeostaz Homeostaz = hücre içindeki denge Hücrenin aktif olarak hayatını sürdürebilmesi için homeostaz korunmalıdır Hücre zedelenirse ne olur? Hücre

Detaylı

HUMAN ALBÜMİN Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu Finansal Analiz Daire Başkanlığı Mali Hizmetler Kurum Başkan Yardımcılığı

HUMAN ALBÜMİN  Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu Finansal Analiz Daire Başkanlığı Mali Hizmetler Kurum Başkan Yardımcılığı HUMAN ALBÜMİN 2013 yılında Stok Takip ve Analiz Daire Başkanlığınca ilaç tasarrufuna teşvik etmek ve maliyetini azaltmak amacıyla Human Albümin çalışması yapılmıştır. ALBUMİN NEDİR? Albumin karaciğerde

Detaylı

Bio 103 Gen. Biyo. Lab. 1

Bio 103 Gen. Biyo. Lab. 1 GENEL BİYOLOJİ LABORATUVARI 4. Laboratuvar: KAN DOKU Kan dokusunun görevleri 1 Kan dokusunun yapı elemanları 2 Kan grupları 12 İnce yayma kan preparatı tekniği 15 1. GİRİŞ Kan doku, atardamar, toplardamar

Detaylı

ANEMİYE YAKLAŞIM. Dr Sim Kutlay

ANEMİYE YAKLAŞIM. Dr Sim Kutlay ANEMİYE YAKLAŞIM Dr Sim Kutlay KBH da Demir Eksikliği Nedenleri Gıda ile yetersiz demir alımı Üremiye bağlı anoreksi,düşük proteinli (özellikle hayvansal) diyetler Artmış demir kullanımı Eritropoez stimule

Detaylı

Kan dokusu. Hematokriti hesaplamak için eritrositlerle dolu olan tüpün uzunluğu kanla dolu tüpün uzunluğuna bölünüp, çıkan sonuç 100 ile çarpılır.

Kan dokusu. Hematokriti hesaplamak için eritrositlerle dolu olan tüpün uzunluğu kanla dolu tüpün uzunluğuna bölünüp, çıkan sonuç 100 ile çarpılır. Kan dokusu Kan, hücrelerden ve plazma adı verilen bir sıvıdan oluşmuştur. Hücreler eritrositler (kırmızı kan hücreleri), lökositler (beyaz kan hücreleri) ve trombositlerdir. Hücrelerin % 99 undan fazlasını

Detaylı

Kanın fonksiyonel olarak üstlendiği görevler

Kanın fonksiyonel olarak üstlendiği görevler EGZERSİZ VE KAN Kanın fonksiyonel olarak üstlendiği görevler Akciğerden dokulara O2 taşınımı, Dokudan akciğere CO2 taşınımı, Sindirim organlarından hücrelere besin maddeleri taşınımı, Hücreden atık maddelerin

Detaylı

Özel Formülasyon DAHA İYİ DAHA DÜŞÜK MALIYETLE DAHA SAĞLIKLI SÜRÜLER VE DAHA FAZLA YUMURTA IÇIN AGRALYX!

Özel Formülasyon DAHA İYİ DAHA DÜŞÜK MALIYETLE DAHA SAĞLIKLI SÜRÜLER VE DAHA FAZLA YUMURTA IÇIN AGRALYX! Özel Formülasyon DAHA İYİ Yumurta Verimi Kabuk Kalitesi Yemden Yararlanma Karaciğer Sağlığı Bağırsak Sağlığı Bağışıklık Karlılık DAHA DÜŞÜK MALIYETLE DAHA SAĞLIKLI SÜRÜLER VE DAHA FAZLA YUMURTA IÇIN AGRALYX!

Detaylı

Doç. Dr. Fadime Akman

Doç. Dr. Fadime Akman RADYOTERAPİNİN TÜMÖR ÜZERİNE ETKİSİ Dr. Fadime Akman DEÜTF Radyasyon Onkolojisi AD 2005 TÜMÖR HÜCRELERİ NELER YAPIYOR? Prolifere olan steril Veya farklılaşmış Dinlenme veya G0 ÖLÜ Radyasyonun etki mekanizmaları

Detaylı

HEMODİYALİZDE SIK KARŞILAŞILAN KOMPLİKASYONLAR ve YÖNETİMİ. Dr. Lale Sever

HEMODİYALİZDE SIK KARŞILAŞILAN KOMPLİKASYONLAR ve YÖNETİMİ. Dr. Lale Sever HEMODİYALİZDE SIK KARŞILAŞILAN KOMPLİKASYONLAR ve YÖNETİMİ Dr. Lale Sever Intradiyalitik Komplikasyonlar Sık Kalıcı morbidite Mortalite Hemodiyaliz Komplike bir işlem! Venöz basınç monitörü Hava detektörü

Detaylı

TÜMÖR ANJiYOGENEZİ TUMOR ANGIOGENESIS. Reha Aydın. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi

TÜMÖR ANJiYOGENEZİ TUMOR ANGIOGENESIS. Reha Aydın. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi TÜMÖR ANJiYOGENEZİ TUMOR ANGIOGENESIS Reha Aydın İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi TÜMÖR ANJiYOGENEZİ TUMOR ANGIOGENESIS Reha Aydın, İstanbul Üniversitesi, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Türkçe

Detaylı

BASI YARASINDA BESLENME DESTEK TEDAVİSİ. Doç. Dr. Bülent SAKA İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı

BASI YARASINDA BESLENME DESTEK TEDAVİSİ. Doç. Dr. Bülent SAKA İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı BASI YARASINDA BESLENME DESTEK TEDAVİSİ Doç. Dr. Bülent SAKA İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Kronik Yara Tipleri Bası ülserleri Venöz staz ülserleri Diabetik

Detaylı

AKUT SOLUNUM SIKINTISI SENDROMU YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015

AKUT SOLUNUM SIKINTISI SENDROMU YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015 AKUT SOLUNUM SIKINTISI SENDROMU YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015 Nonkardiyojenik Akciğer Ödemi Şok Akciğeri Travmatik Yaş Akciğer Beyaz Akciğer Sendromu

Detaylı

Dr.Şua Sümer Selçuk Üniversitesi Selçuklu Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD KONYA

Dr.Şua Sümer Selçuk Üniversitesi Selçuklu Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD KONYA Dr.Şua Sümer Selçuk Üniversitesi Selçuklu Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD KONYA 49 yaşında, erkek hasta Sol ayakta şişlik, kızarıklık Sol ayak altında siyah renkte yara

Detaylı

DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR

DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI D.P.Ü. KÜTAHYA EVLİYA ÇELEBİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR PROF. DR. AHMET HAKAN VURAL OP. DR. GÜLEN SEZER ALPTEKİN ERKUL OP. DR. SİNAN ERKUL

Detaylı

Kronik Hipotansif Diyabetik Hemodiyaliz Hastalarında Midodrin Tedavisinin Etkinliği

Kronik Hipotansif Diyabetik Hemodiyaliz Hastalarında Midodrin Tedavisinin Etkinliği Kronik Hipotansif Diyabetik Hemodiyaliz Hastalarında Midodrin Tedavisinin Etkinliği M E T I N S A R I K A Y A, F U N D A S A R I, J I N I G Ü N E Ş, M U S T A F A E R E N, A H M E T E D I P K O R K M A

Detaylı

Deri, vücudun sa lam ve koruyucu dı örtüsüdür. Salgı bezleri, tırnaklar,tüyler ile deri bir organ ve sistemdir. En geni organdır (Yakla ık 1.

Deri, vücudun sa lam ve koruyucu dı örtüsüdür. Salgı bezleri, tırnaklar,tüyler ile deri bir organ ve sistemdir. En geni organdır (Yakla ık 1. Deri, vücudun sa lam ve koruyucu dı örtüsüdür. Salgı bezleri, tırnaklar,tüyler ile deri bir organ ve sistemdir. En geni organdır (Yakla ık 1.5-2 m 2 ) Deri esas olarak iki tabakadan olu ur Üst deri (Epidermis)

Detaylı

Yara Bakımı. Yoğun Bakım Dergisi 2007;7(3):347-356. Ali KONAN*

Yara Bakımı. Yoğun Bakım Dergisi 2007;7(3):347-356. Ali KONAN* Yara Bakımı Ali KONAN* * Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi, Genel Cerrahi Anabilim Dalı, ANKARA Yara, dokunun normal yapı ve işlevinin bozulmasıdır. Yara iyileşmesi ise travma ile başlayan ileri derecede

Detaylı

Emilebilir, Mikro gözenekli Doğal Epitelyum Eşdeğeri Sentetik Yanık ve Yara Tedavi Ürünü GEÇİCİ DERİ EŞDEĞERİ

Emilebilir, Mikro gözenekli Doğal Epitelyum Eşdeğeri Sentetik Yanık ve Yara Tedavi Ürünü GEÇİCİ DERİ EŞDEĞERİ Emilebilir, Mikro gözenekli Doğal Epitelyum Eşdeğeri Sentetik Yanık ve Yara Tedavi Ürünü UYGULAMA VİDEOSU LİTERATÜR GEÇİCİ DERİ EŞDEĞERİ SUPRATHEL Geçici Deri Eşdeğeri İle Yenilikçi Yanık ve Yara Tedavisi

Detaylı

Oytun Erbaş, Hüseyin Sedar Akseki, Dilek Taşkıran

Oytun Erbaş, Hüseyin Sedar Akseki, Dilek Taşkıran Yağlı Karaciğer (Metabolik Sendrom) Modeli Geliştirilen Sıçanlarda Psikoz Yatkınlığındaki Artışın Gösterilmesi ve Bu Bulgunun İnflamatuar Sitokinlerle Bağlantısının Açıklanması Oytun Erbaş, Hüseyin Sedar

Detaylı

DİYABETİK AYAK YARA BAKIMI ve HEMŞİRELİK YAKLAŞIMLARI SEMA İNCE DİYABETİK AYAK YARA BAKIM HEMŞİRESİ Ç.Ü.T.F. ENDOKRİN VE METABOLİZMA BD

DİYABETİK AYAK YARA BAKIMI ve HEMŞİRELİK YAKLAŞIMLARI SEMA İNCE DİYABETİK AYAK YARA BAKIM HEMŞİRESİ Ç.Ü.T.F. ENDOKRİN VE METABOLİZMA BD DİYABETİK AYAK YARA BAKIMI ve HEMŞİRELİK YAKLAŞIMLARI SEMA İNCE DİYABETİK AYAK YARA BAKIM HEMŞİRESİ Ç.Ü.T.F. ENDOKRİN VE METABOLİZMA BD SUNUM İÇERİĞİ Diyabetik ayak Diyabetik ayak yara nedenleri Etiyopatogenezi

Detaylı

SANKO ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 2014-2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DERS KURULU 104: KLİNİK BİLİMLERE GİRİŞ

SANKO ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 2014-2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DERS KURULU 104: KLİNİK BİLİMLERE GİRİŞ 04-05 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DERS KURULU 04: KLİNİK BİLİMLERE GİRİŞ Ders Kurulu Başkanı: / Tıbbi Başkan Yardımcısı: / Tıbbi Üyeler: Prof. Dr. Güner Dağlı/ Anesteziyoloji Reanimasyon / Tıbbi Yrd. Doç. Dr.

Detaylı

ATLET (SPORCU) BİYOLOJİK PASAPORTU (ABP)

ATLET (SPORCU) BİYOLOJİK PASAPORTU (ABP) ATLET (SPORCU) BİYOLOJİK PASAPORTU (ABP) Sporcu Biyolojik Pasaportu nun temel prensibi, yasaklı madde ve metotların etkilerinin, seçilen parametrelerde (değişkenlerde) zaman içinde oluşturduğu değişikliklerin

Detaylı

PAROKSİSMAL NOKTÜRNAL HEMOGLOBİNÜRİ VE GÖĞÜS HASTALIKLARI. Dr. Alev GÜRGÜN Ege ÜTF Göğüs Hastalıkları AD. alev.gurgun@ege.edu.tr

PAROKSİSMAL NOKTÜRNAL HEMOGLOBİNÜRİ VE GÖĞÜS HASTALIKLARI. Dr. Alev GÜRGÜN Ege ÜTF Göğüs Hastalıkları AD. alev.gurgun@ege.edu.tr PAROKSİSMAL NOKTÜRNAL HEMOGLOBİNÜRİ VE GÖĞÜS HASTALIKLARI Dr. Alev GÜRGÜN Ege ÜTF Göğüs Hastalıkları AD alev.gurgun@ege.edu.tr HİPERKOAGÜLABİLİTE PRİMER 1. Anormal fibrin oluşumuna neden olanlar: AT III

Detaylı

KISA ÜRÜN BİLGİSİ. Kapağı ters çevirerek tüp delinir ve yara üzerinde ince bir tabaka teşkil edecek şekilde MADÉCASSOL sürülür.

KISA ÜRÜN BİLGİSİ. Kapağı ters çevirerek tüp delinir ve yara üzerinde ince bir tabaka teşkil edecek şekilde MADÉCASSOL sürülür. 1 KISA ÜRÜN BİLGİSİ 1. BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI MADECASSOL merhem 2. KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM Etkin madde: 1 g merhem 10 mg Centella asiatica nın titre edilmiş ekstresini içerir. Yardımcı madde(ler):

Detaylı

BÖBREK YETMEZLİĞİ TANI VE TEDAVİ SEÇENEKLERİ DR MÜMTAZ YILMAZ EÜTF İÇ HASTALIKLARI NEFROLOJİ BİLİM DALI

BÖBREK YETMEZLİĞİ TANI VE TEDAVİ SEÇENEKLERİ DR MÜMTAZ YILMAZ EÜTF İÇ HASTALIKLARI NEFROLOJİ BİLİM DALI BÖBREK YETMEZLİĞİ TANI VE TEDAVİ SEÇENEKLERİ DR MÜMTAZ YILMAZ EÜTF İÇ HASTALIKLARI NEFROLOJİ BİLİM DALI Kronik böbrek hastalığı-tanım Glomerül filtrasyon hızında (GFH=GFR) azalma olsun veya olmasın, böbrekte

Detaylı

Malnutrisyon ve İnflamasyonun. Hasta Ötiroid Sendromu Gelişimine imine Etkisi

Malnutrisyon ve İnflamasyonun. Hasta Ötiroid Sendromu Gelişimine imine Etkisi Sürekli Ayaktan Periton Diyalizi Hastalarında Malnutrisyon ve İnflamasyonun Hasta Ötiroid Sendromu Gelişimine imine Etkisi Ebru Karcı, Erkan Dervişoğlu lu, Necmi Eren, Betül Kalender Kocaeli Üniversitesi,

Detaylı

Kan Transfüzyonu. Emre Çamcı. Anesteziyoloji AD

Kan Transfüzyonu. Emre Çamcı. Anesteziyoloji AD Kan Transfüzyonu Emre Çamcı Anesteziyoloji AD Kan Dokusu Neden Var? TRANSPORT Doku ve organlara OKSİJEN Plazmada eriyik kimyasallar ISI Damar dokusu bozulduğunda pıhtılaşma kabiliyeti Diğer.. Kan Transfüzyonu

Detaylı

03. En Muhtemel Sayı (EMS) Yöntemi (5 li EMS) 03.01. EMS Yönteminde Dilüsyon Kavramı

03. En Muhtemel Sayı (EMS) Yöntemi (5 li EMS) 03.01. EMS Yönteminde Dilüsyon Kavramı 03. En Muhtemel Sayı (EMS) Yöntemi (5 li EMS) En muhtemel sayı yöntemi, tüp dilüsyon yönteminin gelitirilmi eklidir. Bu yöntemde, materyalden FTS ile standart 1 : 9 oranında dilüsyon yapılır. Dilüsyonlardan

Detaylı

Ödem, hiperemi, konjesyon. Doç. Dr. Halil Kıyıcı 2015

Ödem, hiperemi, konjesyon. Doç. Dr. Halil Kıyıcı 2015 Ödem, hiperemi, konjesyon Doç. Dr. Halil Kıyıcı 2015 1 Hemodinamik bozukluklar Ödem Hiperemi / konjesyon Kanama (hemoraji) Trombüs / emboli İnfarktüs Şok 2 Hemodinamik bozukluklar Ödem 3 Ödem Tanım: İnterstisyel

Detaylı

Normal Doku: Erken ve geç etkilerin patogenezi Yeniden ışınlamada doku toleransı

Normal Doku: Erken ve geç etkilerin patogenezi Yeniden ışınlamada doku toleransı Normal Doku: Erken ve geç etkilerin patogenezi Yeniden ışınlamada doku toleransı Klinik Radyobiyoloji Kursu 19-20 Şubat 2010 Ankara Dr. Mine Genç minegenc@gmail.com Radyasyona bağlı doku reaksiyonlarını

Detaylı

BİLİMSEL DOSYA EXTRACT No.1

BİLİMSEL DOSYA EXTRACT No.1 BİLİMSEL DOSYA EXTRACT No.1 Çok üst düzey araştırmacılar ve biyologlarla (Marsilya Eczacılık Fakültesi Biogenotoxicology Laboratuvarı INSERM, GREDECO) işbirliği içerisinde yürütülen 14 yıllık çalışma sonrasında

Detaylı

1. İnsan vücudunun ölçülerini konu edinen bilim dalı aşağıdakilerden hangisidir?

1. İnsan vücudunun ölçülerini konu edinen bilim dalı aşağıdakilerden hangisidir? VÜCUT BAKIMI 1. İnsan vücudunun ölçülerini konu edinen bilim dalı aşağıdakilerden hangisidir? A) Anatomi B) Fizyoloji C) Antropometri D) Antropoloji 2. Kemik, diş, kas, organlar, sıvılar ve adipoz dokunun

Detaylı

NEFROTİK SENDROM. INTERN DR. H.RUMEYSA DAĞ Eylül 2013

NEFROTİK SENDROM. INTERN DR. H.RUMEYSA DAĞ Eylül 2013 NEFROTİK SENDROM INTERN DR. H.RUMEYSA DAĞ Eylül 2013 NEFROTİK SENDROM NEDİR? Nefrotik sendrom ; proteinüri (günde 3.5gr/gün/1.73 m2), hipoalbüminemi (

Detaylı

PERİTON DİYALİZİ HASTALARINDA AKIM ARACILI DİLATASYON VE ASİMETRİK DİMETİLARGİNİN MORTALİTEYİ BELİRLEMEZ

PERİTON DİYALİZİ HASTALARINDA AKIM ARACILI DİLATASYON VE ASİMETRİK DİMETİLARGİNİN MORTALİTEYİ BELİRLEMEZ PERİTON DİYALİZİ HASTALARINDA AKIM ARACILI DİLATASYON VE ASİMETRİK DİMETİLARGİNİN MORTALİTEYİ BELİRLEMEZ Sami Uzun 1, Serhat Karadag 1, Meltem Gursu 1, Metin Yegen 2, İdris Kurtulus 3, Zeki Aydin 4, Ahmet

Detaylı

Radyasyon Koliti Oluşturulmuş Sıçanlarda Ghrelinin Barsak Anastomozu Üzerine Etkisi Dr. Ebubekir Gündeş

Radyasyon Koliti Oluşturulmuş Sıçanlarda Ghrelinin Barsak Anastomozu Üzerine Etkisi Dr. Ebubekir Gündeş Radyasyon Koliti Oluşturulmuş Sıçanlarda Ghrelinin Barsak Anastomozu Üzerine Etkisi Dr. Ebubekir Gündeş Kartal Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi Gastroenteroloji Cerrahisi Kliniği Giriş

Detaylı

HEMATOPOİETİK KÖK HÜCRE NAKLİNDE KAN ÜRÜNLERİ KULLANIMI DOÇ.DR.BETÜL TAVİL HÜTF PEDİATRİK HEMATOLOJİ/KİT ÜNİTESİ

HEMATOPOİETİK KÖK HÜCRE NAKLİNDE KAN ÜRÜNLERİ KULLANIMI DOÇ.DR.BETÜL TAVİL HÜTF PEDİATRİK HEMATOLOJİ/KİT ÜNİTESİ HEMATOPOİETİK KÖK HÜCRE NAKLİNDE KAN ÜRÜNLERİ KULLANIMI DOÇ.DR.BETÜL TAVİL HÜTF PEDİATRİK HEMATOLOJİ/KİT ÜNİTESİ *Transfüzyonlar HKHT sürecinin en önemli ve sürekli uygulamalarındandır. *Transfüzyon Tıbbı,

Detaylı

HASTANIN ÖNCELİKLİ OLARAK NUTRİSYON DURUMUNU BELİRLEMEK GEREKLİDİR:

HASTANIN ÖNCELİKLİ OLARAK NUTRİSYON DURUMUNU BELİRLEMEK GEREKLİDİR: NÜTRİSYONEL VE METABOLİK DESTEK: Malnütrisyon: Gıda tüketiminin metabolik hızı karşılamayamaması durumunda endojen enerji kaynaklarının yıkımı ile ortaya çıkan bir klinik durumdur ve iki şekilde olabilir.

Detaylı

BCC DE GÜNCEL Prof. Dr. Kamer GÜNDÜZ

BCC DE GÜNCEL Prof. Dr. Kamer GÜNDÜZ BCC DE GÜNCEL Prof. Dr. Kamer GÜNDÜZ Celal Bayar Üniversitesi Deri ve Zührevi Hastalıklar Anabilim Dalı-MANİSA Bazal Hücreli Kanser (BCC) 1827 - Arthur Jacob En sık rastlanan deri kanseri (%70-80) Açık

Detaylı

olmaması, sistemik hastalık öyküsü olmaması, NSA lara karı bilinen allerjisi olmaması, çalıma süresince analjezik etki oluturabilecek herhangi bir medikasyon (antidepresan, analjezik, trankilizan, hipnotik,

Detaylı

DOLAŞIM SİSTEMİ TERİMLERİ. Müge BULAKBAŞI Yüksek Hemşire

DOLAŞIM SİSTEMİ TERİMLERİ. Müge BULAKBAŞI Yüksek Hemşire DOLAŞIM SİSTEMİ TERİMLERİ Müge BULAKBAŞI Yüksek Hemşire Dokuların oksijen ve besin ihtiyacını karşılayan, kanın vücutta dolaşmasını temin eden, kalp ve kan damarlarının meydana getirdiği sisteme dolaşım

Detaylı

Beyin Kan Akımı B.O.S. ve Beyin Metabolizması. Dr Şebnem Gülen sebnem@baskent.edu.tr

Beyin Kan Akımı B.O.S. ve Beyin Metabolizması. Dr Şebnem Gülen sebnem@baskent.edu.tr Beyin Kan Akımı B.O.S. ve Beyin Metabolizması Dr Şebnem Gülen sebnem@baskent.edu.tr Beyin kan akımı Kalp debisinin %15 i 750-900 ml/dk Akımı regüle eden ve etkileyen üç temel faktör; Hipoksi Hiperkapni

Detaylı

TİP I HİPERSENSİTİVİTE REAKSİYONU. Prof. Dr. Bilun Gemicioğlu

TİP I HİPERSENSİTİVİTE REAKSİYONU. Prof. Dr. Bilun Gemicioğlu TİP I HİPERSENSİTİVİTE REAKSİYONU Prof. Dr. Bilun Gemicioğlu HİPERSENSİTİVİTE REAKSİYONLARI TİP I TİP II TİPII TİPIII TİPIV TİPIV TİPIV İmmün yanıt IgE IgG IgG IgG Th1 Th2 CTL Antijen Solübl antijen Hücre/

Detaylı

BOYUN CERRAHİSİ SONRASI ADEZYONLARIN ÖNLENMESİNDE SİMVASTATİNİN ROLÜ

BOYUN CERRAHİSİ SONRASI ADEZYONLARIN ÖNLENMESİNDE SİMVASTATİNİN ROLÜ BOYUN CERRAHİSİ SONRASI ADEZYONLARIN ÖNLENMESİNDE SİMVASTATİNİN ROLÜ Dilek Işık, Özer Makay, Gökhan İçöz, Gülten Gezer, Yeşim Ertan, Ömer Özütemiz, Mahir Akyıldız, Mustafa Yılmaz, Enis Yetkin Ege Üniversitesi

Detaylı

KOMPARTMAN SENDROMU. Patofizyoloji. KS Nedenleri. Ödem

KOMPARTMAN SENDROMU. Patofizyoloji. KS Nedenleri. Ödem KOMPARTMAN SENDROMU 10.08.2010 Dr.Günay YILDIZ Kompartman Sendromu (KS),damar ve sinir içeren kapalı boşluklarda doku basıncının, perfüzyonu engelleyecek kadar artması sonucu ortaya çıkan hipoksiyle birlikte

Detaylı

Böbrek Naklinde Bazal İmmunsupresyonda Kullanılan Ajanlar

Böbrek Naklinde Bazal İmmunsupresyonda Kullanılan Ajanlar Böbrek Naklinde Bazal İmmunsupresyonda Kullanılan Ajanlar Kalsinörin İnhibitörleri Siklosporin Takrolimus Antiproliferatif Ajanlar Mikofenolat Mofetil / Sodyum Azathiopurine Kortikosteroidler Sirolimus

Detaylı

DİYABETİK AYAKTA YARA BAKIMI VE HEMŞİRELİK YAKLAŞIMLARI

DİYABETİK AYAKTA YARA BAKIMI VE HEMŞİRELİK YAKLAŞIMLARI DİYABETİK AYAKTA YARA BAKIMI VE HEMŞİRELİK YAKLAŞIMLARI Diyb. Hem. Dr. Emine KIR-BİÇER İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Endokrinoloji Metabolizma ve Diyabet Bilim Dalı Diyabetik ayak yaraları, diyabetik hastaların

Detaylı

5.) Aşağıdakilerden hangisi, kan transfüzyonunda kullanılan kan ürünlerinden DEĞİLDİR?

5.) Aşağıdakilerden hangisi, kan transfüzyonunda kullanılan kan ürünlerinden DEĞİLDİR? DERS : KONU : MESLEK ESASLARI VE TEKNİĞİ KAN VE KAN ÜRÜNLERİ TRANSFÜZYONU 1.) Kanın en önemli görevini yazın : 2.) Kan transfüzyonunu tanımlayın : 3.) Kanın içinde dolaştığı damar çeşitlerini yazın : 4.)

Detaylı

ALFA FETOPROTEİN (TÜMÖR BELİRLEYİCİSİ)

ALFA FETOPROTEİN (TÜMÖR BELİRLEYİCİSİ) ALFA FETOPROTEİN (TÜMÖR BELİRLEYİCİSİ) Diğer adı ve kısaltma: α fetoprotein, AFP. Kullanım amacı: Primer karaciğer, testis ve over kanserlerinin araştırılması ve tedaviye alınan cevabın izlenmesi amacıyla

Detaylı

BÖLÜM 19 Yaralanma, zehirlenme ve dış nedenlerin bazı diğer sonuçları (S00-T98) Kafa yaralanmaları (S00-S09) Yüzeysel kafa yaralanması Başın açık

BÖLÜM 19 Yaralanma, zehirlenme ve dış nedenlerin bazı diğer sonuçları (S00-T98) Kafa yaralanmaları (S00-S09) Yüzeysel kafa yaralanması Başın açık S00 S01 S02 S03 S04 S05 S06 S07 S08 S09 S10 S11 S12 S13 S14 S15 S16 S17 S18 S19 S20 S21 S22 S23 S24 S25 S26 S27 S28 S29 S30 S31 S32 S33 S34 S35 S36 S37 S38 S39 BÖLÜM 19 Yaralanma, zehirlenme ve dış nedenlerin

Detaylı

Kansız kişilerde görülebilecek belirtileri

Kansız kişilerde görülebilecek belirtileri Kansızlık (anemi) kandaki hemoglobin miktarının yaş ve cinsiyete göre kabul edilen değerlerin altında olmasıdır. Bu değerler erişkin erkeklerde 13.5 g/dl, kadınlarda 12 g/dl nin altı kabul edilir. Kansızlığın

Detaylı

BÖBREK HASTALIKLARI. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Böbrekler ne işe yarar?

BÖBREK HASTALIKLARI. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Böbrekler ne işe yarar? BÖBREK HASTALIKLARI Prof. Dr. Tekin AKPOLAT Böbrekler ne işe yarar? Böbreğin en önemli işlevi kanı süzmek, idrar oluşturmak ve vücudun çöplerini (artık ürünleri) temizlemektir. Böbrekte oluşan idrar, idrar

Detaylı

Diyabetik Ayak Cerrahi Yaklaşım

Diyabetik Ayak Cerrahi Yaklaşım ENDO KURS 2011 Diyabetik Ayak Cerrahi Yaklaşım Dr. Ulunay Kanatlı Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji AD Diyabetik Ayak Multidisipliner yaklaşım gerektirir Endokrinoloji, Enfeksiyon

Detaylı

Renal Anemi Tedavisi. Dr. Bülent Tokgöz Erciyes Üniversitesi

Renal Anemi Tedavisi. Dr. Bülent Tokgöz Erciyes Üniversitesi Renal Anemi Tedavisi Dr. Bülent Tokgöz Erciyes Üniversitesi Renal Anemi Tedavisi Sebepler ve Belirtiler Klinik Çalışmalar ve Uygulamaya Etkisi Kılavuzlara Göre Renal Anemi Tedavisi World Health Organization.

Detaylı

OTOLOG YENİLENME HIZLANDIRICISI KAS VE İSKELET SİSTEMİNİ ONARICI, SPOR TRAVMA VE ORTOPEDİK RAHATSIZLIKLARIN TEDAVİLERİNDE YENİLKÇİ BİR PROGRAM

OTOLOG YENİLENME HIZLANDIRICISI KAS VE İSKELET SİSTEMİNİ ONARICI, SPOR TRAVMA VE ORTOPEDİK RAHATSIZLIKLARIN TEDAVİLERİNDE YENİLKÇİ BİR PROGRAM OTOLOG YENİLENME HIZLANDIRICISI YENİLENMEK KENDİ İÇİMİZDE KAS VE İSKELET SİSTEMİNİ ONARICI, SPOR TRAVMA VE ORTOPEDİK RAHATSIZLIKLARIN TEDAVİLERİNDE YENİLKÇİ BİR PROGRAM DENSITY PLATELET GEL ONARICI TIPTA

Detaylı

Hisar Intercontinental Hospital

Hisar Intercontinental Hospital Varisler BR.HLİ.92 Venöz Hastalıklar (Toplardamarlar) Varis Hastalığı: Bacaklarımızda kirli kanı yukarı taşımak üzere görev alan iki ana ven sistemi bulunur. Yüzeyel ve derin ven sistemi olarak adlandırılan

Detaylı

ARI ZEHİRİ BİLEŞİMİ, ÖZELLİKLERİ, ETKİ MEKANİZMASI. Dr. Bioch.Cristina Mateescu APİTERAPİ KOMİSYONU

ARI ZEHİRİ BİLEŞİMİ, ÖZELLİKLERİ, ETKİ MEKANİZMASI. Dr. Bioch.Cristina Mateescu APİTERAPİ KOMİSYONU ARI ZEHİRİ BİLEŞİMİ, ÖZELLİKLERİ, ETKİ MEKANİZMASI Dr. Bioch.Cristina Mateescu APİTERAPİ KOMİSYONU Arı Zehiri - Tanım Arı zehiri, bal arıları tarafından öncelikle memelilere ve diğer iri omurgalılara karşı

Detaylı

EPREX Epoetin alfa. 1.000 IU/0,5 ml 8,4. 0,15 mg/0,5 ml 2,192. mg/0,5 ml 0,58. mg/0,5 ml 1,115. mg/0,5 ml

EPREX Epoetin alfa. 1.000 IU/0,5 ml 8,4. 0,15 mg/0,5 ml 2,192. mg/0,5 ml 0,58. mg/0,5 ml 1,115. mg/0,5 ml EPREX Epoetin alfa FORMÜLÜ INN ismi, epoetin alfa; kimyasal ismi, rekombinant insan eritropoietinidir. Rekombinant DNA teknolojisi yoluyla üretilen bir glikoprotein olan epoetin alfa, etkin bileşendir.

Detaylı

DİYABETİK AYAK ENFEKSİYONLARININ KLİNİK SINIFLANDIRMASI

DİYABETİK AYAK ENFEKSİYONLARININ KLİNİK SINIFLANDIRMASI DİYABETİK AYAK ENFEKSİYONLARININ KLİNİK SINIFLANDIRMASI DR. GÜLİZ UYAR GÜLEÇ ADNAN MENDERES ÜNİVERSİTESİ TıP FAKÜLTESİ ENFEKSİYON H. VE KLİNİK MİK. AD- AYDIN UDAİS 2014 Giriş Diyabetin en sık ve ciddi

Detaylı

Özel Bir Hastanede Diyabet Polikliniğine Başvuran Hastalarda İnsülin Direncini Etkileyen Faktörlerin Araştırılması

Özel Bir Hastanede Diyabet Polikliniğine Başvuran Hastalarda İnsülin Direncini Etkileyen Faktörlerin Araştırılması Özel Bir Hastanede Diyabet Polikliniğine Başvuran Hastalarda İnsülin Direncini Etkileyen Faktörlerin Araştırılması 20 24 Mayıs 2009 tarihleri arasında Antalya da düzenlenen 45. Ulusal Diyabet Kongresinde

Detaylı

diyabetik ayak ülserleri, bas nç yaralar, venöz yetmezlik yaralar, arteryel yetmezlik yaralar, yan k yaralar olarak belirtilmektedir.

diyabetik ayak ülserleri, bas nç yaralar, venöz yetmezlik yaralar, arteryel yetmezlik yaralar, yan k yaralar olarak belirtilmektedir. KRON K YARA ÇE TLER Yara; normal anatomik yap n ve fonksiyonun bozulmas olarak tan mlanmaktad r. yile me beklenen bir yaran n do ru bak m ve tedaviye kar n 6-8 hafta içinde iyile medi i durumlarda kronik

Detaylı

Radyasyona Bağlı Hücre Zedelenmesi. Doç. Dr. Halil Kıyıcı 2015

Radyasyona Bağlı Hücre Zedelenmesi. Doç. Dr. Halil Kıyıcı 2015 Radyasyona Bağlı Hücre Zedelenmesi Doç. Dr. Halil Kıyıcı 2015 Radyasyon nedir? «Yüksek hızlı partiküller ya da dalgalar şeklinde yayılan enerji» Radyasyon kaynakları 1- Doğal kaynaklar 2- Yapay kaynaklar

Detaylı

Diyabetik Ayak Lezyonlarının Radyonüklid Yöntemlerle Görüntülenmesi. Prof. Dr. Seher Nilgün Ünal İstanbul Tıp Fakültesi Nükleer Tıp Anabilim Dalı

Diyabetik Ayak Lezyonlarının Radyonüklid Yöntemlerle Görüntülenmesi. Prof. Dr. Seher Nilgün Ünal İstanbul Tıp Fakültesi Nükleer Tıp Anabilim Dalı Diyabetik Ayak Lezyonlarının Radyonüklid Yöntemlerle Görüntülenmesi Prof. Dr. Seher Nilgün Ünal İstanbul Tıp Fakültesi Nükleer Tıp Anabilim Dalı Diyabetik ayak komplikasyonları Selülit Osteomyelit Şarko

Detaylı

Kanser Tedavisi: Günümüz

Kanser Tedavisi: Günümüz KANSER TEDAVİSİNDE MOLEKÜLER HEDEFLER Doç. Dr. Işık G. YULUĞ Bilkent Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü yulug@fen.bilkent.edu.tr Kanser Tedavisi: Günümüz Geleneksel sitotoksik ilaçlar ve

Detaylı

Diyabetik Ayak Risk Faktörleri; Riskli Bireylerin Taranması. Doç. Dr. Pınar Topsever Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Anabilim Dalı

Diyabetik Ayak Risk Faktörleri; Riskli Bireylerin Taranması. Doç. Dr. Pınar Topsever Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Anabilim Dalı Diyabetik Ayak Risk Faktörleri; Riskli Bireylerin Taranması Doç. Dr. Pınar Topsever Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Anabilim Dalı Tanım-I Diyabetik ayak diyabetin makrovasküler (PDH)

Detaylı

YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR. Prof. Dr. Mehmet Ersoy

YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR. Prof. Dr. Mehmet Ersoy YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR Prof. Dr. Mehmet Ersoy DEMANSA NEDEN OLAN HASTALIKLAR AMAÇ Demansın nedenleri ve gelişim sürecinin öğretmek Yaşlı bireyde demansa bağlı oluşabilecek problemleri öğretmek

Detaylı

5.111 Ders Özeti #12. Konular: I. Oktet kuralından sapmalar

5.111 Ders Özeti #12. Konular: I. Oktet kuralından sapmalar 5.111 Ders Özeti #12 Bugün için okuma: Bölüm 2.9 (3. Baskıda 2.10), Bölüm 2.10 (3. Baskıda 2.11), Bölüm 2.11 (3. Baskıda 2.12), Bölüm 2.3 (3. Baskıda 2.1), Bölüm 2.12 (3. Baskıda 2.13). Ders #13 için okuma:

Detaylı

TEŞEKKÜR. Çalışmalarımızda bize hep yardımcı olan Başkent Üniversitesi Adana Hastanesi Biyokimya Bölümünden Biyokimya uzmanı Rüksan Anarat a,

TEŞEKKÜR. Çalışmalarımızda bize hep yardımcı olan Başkent Üniversitesi Adana Hastanesi Biyokimya Bölümünden Biyokimya uzmanı Rüksan Anarat a, TEŞEKKÜR Yan dal uzmanlık eğitimimi Türkiye nin en iyi üniversitelerinden biri olma hedefi taşıyan Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi nde yapma fırsatı sağlayan üniversitemiz kurucusu ve rektörümüz sayın

Detaylı

HEREDİTER SFEROSİTOZ. Mayıs 14

HEREDİTER SFEROSİTOZ. Mayıs 14 HEREDİTER SFEROSİTOZ İNT.DR.DİDAR ŞENOCAK Giriş Herediter sferositoz (HS), hücre zarı proteinlerinin kalıtsal hasarı nedeniyle, eritrositlerin morfolojik olarak bikonkav ve santral solukluğu olan disk

Detaylı

NEFRİT. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Genel Bilgiler. Nefrit

NEFRİT. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Genel Bilgiler. Nefrit NEFRİT Prof. Dr. Tekin AKPOLAT Genel Bilgiler Böbreğin temel fonksiyonlarından birisi idrar üretmektir. Her 2 böbrekte idrar üretimine yol açan yaklaşık 2 milyon küçük ünite (nefron) vardır. Bir nefron

Detaylı

KLİMİK İZMİR TOPLANTISI 21.11.2013

KLİMİK İZMİR TOPLANTISI 21.11.2013 KLİMİK İZMİR TOPLANTISI 21.11.2013 OLGULAR EŞLİĞİNDE GÜNDEMDEKİ İNFEKSİYON HASTALIKLARI Dr. A. Çağrı Büke Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Olgu E.A 57 yaşında,

Detaylı

DİYABETİK AYAKTA VAKUM UYGULAMASI

DİYABETİK AYAKTA VAKUM UYGULAMASI DİYABETİK AYAKTA VAKUM UYGULAMASI Dr. Fatih YANAR İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp Fakültesi, Genel Cerrahi Anabilim Dalı, Periferik Damar Cerrahisi 2.Ulusal Diyabetik Ayak İnfeksiyonları Sempozyumu

Detaylı

Nesrullah AYŞİN 1, Handan MERT 2, Nihat MERT 2, Kıvanç İRAK 3. Hakkari Üniversitesi, Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu, HAKKARİ

Nesrullah AYŞİN 1, Handan MERT 2, Nihat MERT 2, Kıvanç İRAK 3. Hakkari Üniversitesi, Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu, HAKKARİ Nesrullah AYŞİN 1, Handan MERT 2, Nihat MERT 2, Kıvanç İRAK 3 1 Hakkari Üniversitesi, Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu, HAKKARİ 2 Yüzüncü Yıl Üniversitesi, Veteriner Fakültesi, Biyokimya Anabilim

Detaylı

2x2=4 her koşulda doğru mudur? doğru yanıt hayır olabilir mi?

2x2=4 her koşulda doğru mudur? doğru yanıt hayır olabilir mi? ÇOCUKLARDA İLAÇ KULLANIMINDA FARMAKOKİNETİK VE FARMAKODİNAMİK FARKLILIKLAR 17.12.2004 ANKARA Prof.Dr. Aydın Erenmemişoğlu ÇOCUKLARDA İLAÇ KULLANIMINDA FARMAKOKİNETİK VE 2x2=4 her koşulda doğru mudur? doğru

Detaylı

KEMİK VE DİŞ ETİ SORUNLARI İÇİN EN GÜVENİLİR VE EN ETKİLİ ÇÖZÜM

KEMİK VE DİŞ ETİ SORUNLARI İÇİN EN GÜVENİLİR VE EN ETKİLİ ÇÖZÜM DOKU YENİLENMESİNDE OTOLOG ÇÖZÜM TÜRKİYEDE TEK DENTAL PRP KİTİ KEMİK VE DİŞ ETİ SORUNLARI İÇİN EN GÜVENİLİR VE EN ETKİLİ ÇÖZÜM YENİLENMEK KENDİ İÇİMİZDE ONARICI DOKU YENİLENMESİNİ HIZLANDIRAN YENİLİKÇİ

Detaylı

İNNOHEP 10 000 IU / ml KULLANIMA HAZIR ENJEKTÖR 0.45 ml PROSPEKTÜS

İNNOHEP 10 000 IU / ml KULLANIMA HAZIR ENJEKTÖR 0.45 ml PROSPEKTÜS PROSPEKTÜS FORMÜLÜ : 0.45 ml lik enjektör içinde; Tinzaparin sodyum 4 500 IU Anti-Xa Sodyum asetat, 3H2O 2.25 mg Enjeksiyonluk su k.m. 0.45 ml FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLERİ: Farmakodinamik Özellikler: Tinzaparin

Detaylı

PRC 29 H 2 PRC 7002 MAKALE SAATİ

PRC 29 H 2 PRC 7002 MAKALE SAATİ PRC 29 PLASTİK REKONSTRÜKTİF VE ESTETİK CERRAHİ Dr. İbrahim VARGEL / 1 Dr. Tarık ÇAVUŞOĞLU/2 Dr. İlker YAZICI /3 KOD DERS ADI ÖÜ T P KREDİ AKTS PRC 7001 ARAŞTIRMA GÖREVLİLERİ TEZ DANIŞMANLIĞI Danışman

Detaylı

Fertilizasyondan hemen sonraki embriyolojik (Mezoblastik) dönem Mitoz geçiren Totipotent (İlkel) kan hücreleri Kan adacıkları Mezenkim hücreleri Kan adacıkları Embriyonal ve Fötal Dönemde Hematopoez (Kan

Detaylı

Karaciğer Fonksiyon Bozukluklarına Yaklaşım

Karaciğer Fonksiyon Bozukluklarına Yaklaşım Karaciğer Fonksiyon Bozukluklarına Yaklaşım Dr. Sıtkı Sarper SAĞLAM DR.SITKI SARPER SAĞLAM - KEAH ACİL TIP KLİNİK SUNUMU 04.10.2011 1 Netter in Yeri: DR.SITKI SARPER SAĞLAM - KEAH ACİL TIP KLİNİK SUNUMU

Detaylı

TAM KAN SAYIMININ DEĞERLENDİRİLMESİ

TAM KAN SAYIMININ DEĞERLENDİRİLMESİ 1945 ANKARA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ ÇOCUK SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI TAM KAN SAYIMININ DEĞERLENDİRİLMESİ Dr. Mehmet ERTEM Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Pediatrik Hematoloji Bilim Dalı Tam Kan Sayımı

Detaylı

T. C. İZMİR KÂTİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 2014 2015 EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI DÖNEM I V. KURUL DERS PROGRAMI HEMOPOETİK VE İMMÜN SİSTEM

T. C. İZMİR KÂTİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 2014 2015 EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI DÖNEM I V. KURUL DERS PROGRAMI HEMOPOETİK VE İMMÜN SİSTEM T. C. İZMİR KÂTİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 2014 2015 EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI DÖNEM I Dekan Baş Koordinatör Dönem I Koordinatörü Dönem I Koordinatör Yardımcısı Dönem I Koordinatör Yardımcısı Kurulun

Detaylı

Oksijen tedavisi. Prof Dr Mert ŞENTÜRK. İstanbul Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilimdalı

Oksijen tedavisi. Prof Dr Mert ŞENTÜRK. İstanbul Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilimdalı Oksijen tedavisi Prof Dr Mert ŞENTÜRK İstanbul Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilimdalı OKSİJEN TEDAVİSİ Kime uygulanmalı? Endikasyonlar? Kaç litre? Ne şekilde? Kime uygulanmalı? Gereksinimi

Detaylı

T.C ÇANAKKALE ONSEKİZMART ÜNİVERSİTESİ ARAŞTIRMA VE UYGULAMA HASTANESİ BASI YARASI ÖNLEME VE BAKIM TALİMATI

T.C ÇANAKKALE ONSEKİZMART ÜNİVERSİTESİ ARAŞTIRMA VE UYGULAMA HASTANESİ BASI YARASI ÖNLEME VE BAKIM TALİMATI T.C ÇANAKKALE ONSEKİZMART ÜNİVERSİTESİ ARAŞTIRMA VE UYGULAMA HASTANESİ BASI YARASI ÖNLEME VE BAKIM TALİMATI KODU: YÖN.TL.17 YAYINLAMA TARİHİ: 21.04.2014 REVİZYON TARİHİ: 00 REVİZYON NO: 00 SAYFA SAYISI:08

Detaylı

Solunum Sistemi Fizyolojisi

Solunum Sistemi Fizyolojisi Solunum Sistemi Fizyolojisi 1 2 3 4 5 6 7 Solunum Sistemini Oluşturan Yapılar Solunum sistemi burun, agız, farinks (yutak), larinks (gırtlak), trakea (soluk borusu), bronslar, bronsioller, ve alveollerden

Detaylı

Resüsitasyonda HİPEROKSEMİ

Resüsitasyonda HİPEROKSEMİ Resüsitasyonda HİPEROKSEMİ Prof.Dr.Oktay Demirkıran İ.Ü.Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Yoğun Bakım Bilim Dalı Acil Yoğun Bakım Ünitesi Avrupa da yaklaşık 700,000/yıl

Detaylı

İSKEMİK BARSAĞIN RADYOLOJİK OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ. Dr. Ercan Kocakoç Bezmialem Vakıf Üniversitesi İstanbul

İSKEMİK BARSAĞIN RADYOLOJİK OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ. Dr. Ercan Kocakoç Bezmialem Vakıf Üniversitesi İstanbul İSKEMİK BARSAĞIN RADYOLOJİK OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ Dr. Ercan Kocakoç Bezmialem Vakıf Üniversitesi İstanbul Öğrenim hedefleri Mezenterik vasküler olay şüphesi ile gelen hastayı değerlendirmede kullanılan

Detaylı

METABOLİK DEĞİŞİKLİKLER VE FİZİKSEL PERFORMANS

METABOLİK DEĞİŞİKLİKLER VE FİZİKSEL PERFORMANS METABOLİK DEĞİŞİKLİKLER VE FİZİKSEL PERFORMANS Aerobik Antrenmanlar Sonucu Kasta Oluşan Adaptasyonlar Miyoglobin Miktarında oluşan Değişiklikler Hayvan deneylerinden elde edilen sonuçlar dayanıklılık antrenmanları

Detaylı

Diyabetik Ayakta Hiperbarik Oksijen Tedavisi

Diyabetik Ayakta Hiperbarik Oksijen Tedavisi Diyabetik Ayakta Hiperbarik Oksijen Tedavisi Prof. Dr. Maide Çimşit İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi, Sualtı Hekimliği ve Hiperbarik Tıp Anabilim Dalı III. UDAİS, 08-10 Mayıs 2014, İstanbul DA Yarası Sıklıkla

Detaylı

MİYELODİSPLASTİK SENDROM

MİYELODİSPLASTİK SENDROM MİYELODİSPLASTİK SENDROM Türk Hematoloji Derneği Tanı ve Tedavi Kılavuzu 2013 30.01.2014 İnt. Dr. Ertunç ÖKSÜZOĞLU Miyelodisplastik sendrom (MDS) yetersiz eritropoez ve sitopenilerin varlığı ile ortaya

Detaylı

Özel Formülasyon DAHA İYİ DAHA DÜŞÜK MALIYETLE DAHA SAĞLIKLI SÜRÜLER VE DAHA FAZLA CIVCIV IÇIN OVOLYX!

Özel Formülasyon DAHA İYİ DAHA DÜŞÜK MALIYETLE DAHA SAĞLIKLI SÜRÜLER VE DAHA FAZLA CIVCIV IÇIN OVOLYX! Özel Formülasyon DAHA İYİ Yumurta verimi Kabuk kalitesi Civciv kalitesi Döllülük Çıkım oranı Karaciğer sağlığı Bağırsak sağlığı Bağışıklık Karlılık DAHA DÜŞÜK MALIYETLE DAHA SAĞLIKLI SÜRÜLER VE DAHA FAZLA

Detaylı