FCG SIPU INTERNATIONAL AB. Sivil Toplum İhtiyaç Analizi Raporu

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "FCG SIPU INTERNATIONAL AB. Sivil Toplum İhtiyaç Analizi Raporu"

Transkript

1 FCG SIPU INTERNATIONAL AB Sivil Toplum İhtiyaç Analizi Raporu

2

3 Sivil Toplum İhtiyaç Analizi Raporu TACSO 2 TÜRKİYE IPA Yararlanıcılarından Sivil Toplum Kuruluşlarına Teknik Yardım 2 (TACSO 2); EuropeAid/133642/C/SER/Multi

4 Yayınlayan : Sivil Toplum Kuruluşları için Teknik Destek- TACSO Türkiye Ofisi Yazarlar : Selen Lermioğlu Yılmaz, Liana Varon Tasarım : Mustafa Horuş Tarih : 2015 TACSO Türkiye Ofisi, Araştırmaya katkıda bulunan tüm STK lara ve sivil toplum aktivistlerine teşekkür eder

5 İçindekiler ARKA PLAN... 7 METODOLOJİ SİVİL TOPLUM ORTAMI Hukuksal Çerçeve ilgili yasaların ve finansal düzenlemelerin analizi Dernekler ve Vakıflarla ilgili Yasal Düzenlemeler STK lar için Kayıt İşlemleri Sivil Toplum Açısından Önemli Kamu Kurumları Kamu Yararı Statüsü Gönüllülük Vergi Teşvikleri ve Bağışların Vergiden Düşülebilirliği Günümüzdeki ve Gelecekte Öngörülen Donörler ve Fon İmkanları (yerli ve uluslararası) Hükümet ve Kamu Fonları AB Katılım Öncesi Fonları Diğer Uluslararası Donörler Toplum Desteği ve İş Çevrelerinin Katkıları Sivil Topluma ilişkin Hükümet Mekanizmaları Hükümet İşbirliği, Sivil Toplumu Katmada Kurumsal Kapasite ve Politika Çerçevesi Devlet/Birim Düzeyinde İşbirliği Belediye Düzeyinde İşbirliği Sivil Topluma ve Bölümlerine ilişkin Kamu Algısı ve Desteği Sivil Toplum ve Medya STK LARIN ÖRGÜTSEL KAPASİTESİ Türkiye de Sivil Toplum Camiasına Genel Bakış Örgüt Çeşitleri, Büyüklükleri, Sahadaki Varlıkları ve Faaliyet Türleri (örneğin hizmet sağlama, savunuculuk, kendi sorunlarını çözme vb.) ile Faaliyet Sektörü İnsan Kaynakları ve Teknik Beceriler İnsan Kaynakları Teknolojik Beceriler Yönetişim... 55

6 2.3 STK ların İzleme ve Değerlendirme (İ/D) Kapasiteleri Türkiye deki STK ların Stratejik ve Analitik Kapasitesi Diğer Aktörlerle İlişkiler Ağ Oluşturma ve Ortaklıklar Maddi ve Finansal İstikrar ve Dayanıklılık/Örgütsel Sürdürülebilirlik Taban Oluşturma Küçük İllerdeki STK ların Açık ihtiyaçları Sivil Toplum Aracı (CSF) Programı Kapsamındaki AB Ortaklık Girişimleri SONUÇ Sivil Toplum Ortamına ilişkin Başlıca Konular STK ların Kapasitesiyle ilgili Başlıca Konular TACSO 2 için Öncelikli Alanlar Sivil Toplum Ortamı STK ların Kapasitesi EKLER Ek I Bilgiye Erişimle ilgili Odak Grup Toplantısı Raporu Ek II Ağlar ve Platformlarla Yapılan Odak Grup Toplantıları Raporu Ek III Çerçeve Ortaklık Anlaşması (FPA) Projeleriyle ilgili Odak Grup Toplantısı Raporu Ek IV TACSO Ulusal Danışma Kurulu (UDK) Çalıştay Raporu... 70

7 Sivil Toplum İhtiyaç Analizi Raporu 7 ARKA PLAN Bu çalışma, SIPU International AB öncülüğündeki bir konsorsiyum tarafından yürütülen ve Avrupa Komisyonu (AK) tarafından finanse edilen IPA Ülkelerinde Sivil Toplum Kuruluşlarına Teknik Destek 2 (TACSO 2) (EuropeAid/133642/C/SER/Multi) projesi çerçevesinde gerçekleştirilmiştir 1. Katılım Öncesi Yardım Aracı (IPA) Yararlanıcıları 2 kapsamındaki Sivil Toplum Kuruluşlarına Teknik Destek 2 (TACSO 2) projesinin genel amacı IPA yararlanıcısı STK larda genel kapasiteyi ve hesap verebilirliği geliştirmek, STK ların demokratik süreçte daha kaliteli hizmetler vermelerini ve rollerinin sürdürülebilirliğini güvence altına almaktır. Projenin başlıca hedefleri de şunlardır: STK ların kapasite ve faaliyetlerinin artırılması ve geliştirilmesi; STK ların demokratik rollerinin geliştirilmesi yılında TACSO 1 kapsamında gerçekleştirilen ihtiyaç analizinin güncellendiği bu çalışma, Türkiye de TACSO 2 faaliyetlerinin planlanması ve yürütülmesi için bir temel oluşturmak amacıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışma, güçlü ve zayıf yanları, bugüne kadarki önemli kilometre taşları ile gelişiminin önündeki engeller dâhil olmak üzere Türkiye de sivil toplumun ve içinde bulunduğu ortamın kapsamlı bir değerlendirmesini içermektedir. METODOLOJİ Görev kapsamında gerekli bilgilerin toplanmasında masa başı araştırma, alan araştırması, görüşmeler ve odak grup tartışmalarından oluşan bir bileşime başvurulmuştur. Çalışma kapsamında yer alan görevler şunlardır: Mevcut TACSO İhtiyaç Analizi Raporları nın (2009 ve 2011) ve TACSO tarafından hazırlanan ilgili rapor ve belgelerin 3 gözden geçirilmesi ve analizi; Mevcut diğer bilgi, rapor ve araştırmaların gözden geçirilmesi ve analizi: Sivil toplum alanı için geçerli yasal ve finansal düzenlemeler, Türkiye de sivil toplum ortamının değerlendirilmesi amacıyla STK lar ve diğer kurumlar tarafından hazırlanan raporlar ve çalışmalar, sivil toplum izleme rapor ve değerlendirmeleri, durum analizleri, politika belgeleri ve Türkiye ile ilgili akademik araştırmalar; 102 STK nın verdiği yanıtlar dâhil olmak üzere TACSO Türkiye tarafından online olarak gerçekleştirilen anketin analizi; Araştırma kapsamında gerçekleştirilen dört odak grup tartışmasına ilişkin raporların analizi: (1) Çerçeve Ortaklık Anlaşması Projeleri (FPA) bağlamında bir odak grup tartışması, (2) Sivil toplum ; org/doc/qas_tr_report.pdf 4 Interviews were conducted with YADA Foundation, Human Rights Joint Platform (IHOP), Human Rights in Mental Health Association (Rusihak), Third Sector Foundation of Turkey (TUSEV), Civil Society Development Center Association (STGM).

8 8 Sivil Toplum İhtiyaç Analizi Raporu platformları ve ağları bağlamında iki odak grup tartışması, (3) Bilgiye erişim hakkı konusunda STK larla bir odak grup tartışması, (4) TACSO 2 Ulusal Danışma Kurulu (UDK) üyeleriyle bir çalıştay; Görüşmelerin 4 analizi ve başlıca paydaşlardan (STK lar ve kamu kurumları) gelen iki yazılı yorum; Analizden elde edilen tüm bulguların rapora aktarılması. Rapor üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm, sivil toplum ortamının analizini yaparken şu başlıklar üzerinde durmaktadır: STK ları ve faaliyetlerini düzenleyen yasal çerçeve, Mevcut hibe imkânları ve sivil toplumun finansmanında diğer kaynaklar, Sivil toplumla işbirliği ve sivil toplumun desteklenmesi bağlamındaki hükümet mekanizmaları, Hükümet-sivil toplum ilişkilerini belirleyen politika çerçevesi, Sivil topluma ve faaliyetlerine ilişkin kamu algısı ve desteği. İkinci bölümde sivil toplumun başlıca özellikleri verilmektedir: Kuruluş türleri, bu kuruluşların başlıca örgütsel özellikleri, gerçekleştirdikleri faaliyetler, başlıca sektörel ilgi alanları ve coğrafi dağılımları. STK lar teknik, örgütsel ve kurumsal kapasitelerine göre değerlendirilmektedir. Bunların arasında insan kaynakları ve teknik beceriler, stratejik güç, analitik yeterlilik, diğer STK lar, hükümet ve toplum dâhil olmak üzere diğer aktörlerle dış ilişkiler, maddi ve finansal açıdan istikrar ve adapte olabilirlik de yer almaktadır. Üçüncü bölüm canlı, faal ve etkin bir sivil topluma ulaşma yolundaki belli başlı kilometre taşlarını, kazanımları, eksiklikleri ve engelleri özetlemektedir. Bu son bölüm ayrıca ülkedeki sivil toplumun en önemli kurumsal ve örgütsel kapasite ihtiyaçlarını ortaya koymakta ve TACSO 2 projesinin uygulanmasıyla ilgili temel stratejik konuları tanımlamaktadır. 4 Yada Vakfı, İnsan Hakları Ortak Platformu (İHOP), Ruh Sağlığında İnsan Hakları Girişimi Derneği (Rusihak), Türkiye Üçüncü Sektör Vakfı (TÜSEV), Sivil Toplumu Geliştirme Merkezi Derneği (STGM) ile görüşmeler yapılmıştır.

9 Sivil Toplum İhtiyaç Analizi Raporu 9 1. SİVİL TOPLUM ORTAMI 1.1 Hukuksal Çerçeve İlgili yasaların ve finansal düzenlemelerin analizi AK Türkiye İlerleme Raporu 2012 de belirtildiği gibi örgütlenme özgürlüğü ile ilgili yasal düzenlemeler genel olarak AB standartları ile uyumludur. Ancak yakınlarda yayınlanan sivil toplum izleme raporları, birincil yasal düzenlemelerdeki sorunların hala sürdüğünü göstermektedir. Bundan da önemlisi, ikincil yasal düzenlemelerin birincil düzenlemeleri sınırlayarak yorumlaması, bu yüzden örgütlenme özgürlüğünü kısıtlamasıdır. 5 Mevcut yasal düzenlemeler olumsuz yorumlanmakta; yönergeler, zorunluluklar ya da yönetmelikler gibi ikincil düzenlemelerle daha da sınırlandırılmaktadır. Dolayısıyla yasaların yorumlanması ve uygulanması, STK larla ilgili bürokratik yükleri, para ve diğer cezaları artırarak, bu arada STK lar aleyhine dava açılmasına yol açarak Türkiye de örgütlenme özgürlüğüne güçlük çıkarmaya devam etmektedir. AK Türkiye İlerleme Raporu 2013 bu bulguyu şu sözlerle teyit etmektedir: Dernekler ve sivil toplum kuruluşlarıyla ilgili yasal düzenlemelerin sınırlandırıcı yorumuna örnekler vardır. Pek çok dernek haklarını korumak için mahkemelere sığınmak zorunda kalmıştır. Van da terörist örgütlere yardım ve terörist propaganda ile suçlanan 10 STK ile ilgili olarak açılan dava delil yetersizliğinden reddedilmiştir. 6 Ayrıca sivil toplum kuruluşları üzerinde halen sürmekte olan bürokratik formalite baskısı sivil topluma katılım açısından caydırıcı olmaktadır Dernekler ve Vakıflarla ilgili Yasal Düzenlemeler Türkiye de sivil toplum kuruluşlarıyla ilgili hukuksal çerçeve oldukça geniştir. TÜSEV Sivil Toplum İzleme Raporu 2012 den alınan aşağıdaki tablo 8 Türkiye deki dernekler ve vakıflarla ilgili belli başlı yasal düzenlemeleri göstermektedir: Tablo 1: Dernekler ve Vakıflarla ilgili Hukuksal Çerçeve Yasa Bağlam Vakıflar Dernekler Anayasa Madde 33- Örgütlenme özgürlüğü Medeni Kanun STK ları düzenleyen genel hükümler Dernekler Yasası Dernekleri düzenleyen özel hükümler Vakıflar Yasası Vakıfları düzenleyen özel hükümler Yardım Toplama Yasası Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Yasası Dernekler ve Vakıfların Kamu Kurumlarıyla İlişkilerini Düzenleyen Yasa Bağışlar ve üye ödentileri dışında yardım toplama faaliyetlerini düzenleyen hükümler Derneklerin ve vakıfların kendi tüzük hükümleri uyarınca yaptıkları kapalı salon toplantıları dışında kapalı veya açık mekânlarda yapılacak her tür toplantı ve gösteri STK larla kamu kurumları arasındaki ilişkilerin düzenlenmesi Basın Yasası Basılı materyallerle ilgili hükümler Ceza Yasası Ceza hükümleri Kabahatler Yasası Ceza hükümleri Vergi Yasaları Vergi hükümleri 5 TÜSEV Sivil Toplum İzleme Raporu, 2012, s.9. 6 AK Türkiye İlerleme Raporu, AK Türkiye İlerleme Raporu, TÜSEV Sivil Toplum İzleme Raporu 2012, TÜSEV Yayınları, Mart 2013, s. 11 (resmi olmayan çeviri), erişim

10 10 Sivil Toplum İhtiyaç Analizi Raporu Örgütlenme Özgürlüğü Geçtiğimiz yıllarda STK lar, kamu kuruluşları ve diğer aktörler tarafından demokratikleşme sürecinin vazgeçilmez bir parçası olarak tanınmışlardır. Ne var ki, sivil toplumun ve sivil toplum kuruluşlarının (STK) tanımı, ilgili yasal düzenlemelerde ve politika belgelerinde henüz yer almamaktadır. Türkiye de örgütlenme özgürlüğü önündeki başlıca engellerden biri, yasal çerçevenin yalnızca dernek ve vakıf türü örgütlenmeleri tanıması ve örgütlü sivil girişimlere hukuksal statü tanımamasıdır. Ayrıca ilgili yasalar kaydı zorunlu tutmakta ve enformel dernek etkinliklerini tanımamaktadır. İşlevleri büyük ölçüde birbirine benzese bile vakıflar ve dernekler farklı yasal düzenlemelere tabidir ve farklı kamu birimleri tarafından düzenlenmektedir. Konu anayasa açısından ele alındığında, ilgili madde (Madde 33) genel olarak uluslararası standartlarla ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) ile uyumludur. Bununla birlikte, yukarıdaki tabloda yer alan diğer yasal düzenlemelerle ilgili sorunlar ve birtakım konular mevcuttur. Bu bağlamda özellikle belirtilmesi gereken husus, mevcut yasalarda getirilen sınırlamaların uygulanmasıyla ilgilidir. Ayrıca örgütlenme özgürlüğü, yönetmelikler ve talimatlar gibi ikincil yasal düzenlemelerle daha da sınırlandırılmaktadır. Vakıflar ve derneklerle ilgili yasal düzenlemelerde ve yönetmeliklerde görülen başlıca yaklaşım şöyledir: Özgürlükler ve hakların bir çerçeve olarak başta ortaya konulması yerine, sınırlamalar, kısıtlamalar, bürokratik işlemler, para ve diğer cezalar getiren çok ayrıntılı düzenlemeler ve yönetmelikler mevcuttur. Derneklerde zorunlu tutulan kurulların sayısı (Genel Kurul, Yönetim Kurulu ve Denetleme Kurulu) ve dernekler için zorunlu tutulan asgari üye sayısı (toplamda en az 16), uluslararası organlarca öngörülen standartlara göre fazladır. Yasal çerçevede sıkça rastlanan genel ahlak, Türk aile yapısı, ulusal güvenlik, kamu düzeni gibi kavramların somut tanımları yoktur ve bu nedenle devlet yetkilileri ile yargının yorumlarına açıktır. Yasal düzenlemelerdeki bu belirsizlik nedeniyle farklı devlet kurumlarında, hatta aynı kurumun kendi içinde tutarsız ve keyfi yorumlar ve uygulamalar görülebilmektedir. Kimi devlet mercileri genel ahlak hükmünden hareketle Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Trans ve İnterseks (LGBTİ) STK ların kapatılmasını mahkemelerden talep edebilmektedir. 9 Bu davalar olumlu sonuç vermiş ve kapatma istekleri reddedilmiştir. Ancak bugün çeşitli LGBTİ STK ları faaliyetlerini hukuk içinde sürdürüyor olsa bile tutarsızlıklar hala sürmektedir 10. Çocuklar, yabancılar, zihinsel engelli ya da zihinsel bozukluğu olan kişiler, güvenlik güçleri ve kamu görevlileri gibi kimi grupların örgütlenme özgürlükleri ya son derece sınırlıdır ya da hiç yoktur. Türkiye de ikamet izni olmayan yabancıların dernek kurmaları da, derneklere üye olmaları da mümkün değildir. Dernekler Yasası nda para cezaları dâhil 17 ayrı ceza öngörülmektedir. Yasada yer alan ve ceza öngörülen kritik kimi durumlar şunlardır: Gerekli defterleri 11 ya da kayıtları tutmayan dernek yöneticileri için 3 aydan 1 yıla kadar hapis ya da para cezası; kitaplarında, kayıtlarında ve Türkiye Cumhuriyeti nin resmi kurumlarında Türkçe kullanma zorunluluğuna uymayanlara 1000 TL idari para cezası. Dernekler Yasası ile karşılaştırıldığında Vakıflar Yasası karşılığı 500 TL idari para cezası olmak üzere daha az sa- 9 Kaos GL, Lambda İstanbul LGBTT, Siyah-Pembe Üçgen, Gökkuşağı Dernekleri, geçtiğimiz yıllarda savcılıklarca haklarında dava açılan STK lar arasındadır. 10 Verilebilecek örneklerden biri Gençlik ve Ekoloji Derneği (EKOGENÇ) adlı yeni bir dernekle ilgilidir, 11 Derneklerin tutmak zorunda oldukları yedi ayrı defter vardır: Karar defteri, üye kayıt defteri, gelen-giden evrak defteri (elektronik belgelerin basılı kopyaları dahil olmak üzere gelen ve giden tüm belgelerin tutulduğu defter) ve mali işler/envanterle ilgili üç defter.

11 Sivil Toplum İhtiyaç Analizi Raporu 11 yıda (üç) ihlal tanımlamaktadır. 12 Vakıflar Yönetmeliği 13 uyarınca tutulması gereken defter sayısı da 14 derneklere göre daha azdır. Faal derneklerle feshedilen/faaliyetlerine son veren derneklerin sayısı karşılaştırıldığında, Türkiye de bir derneğin varlığını ve faaliyetlerini sürdürmesinin hayli zor olduğu açıkça görülmektedir. Dernekler Dairesi Başkanlığı 15 istatistiklerine göre, Ocak 2014 itibarıyla faal dernek sayısı iken kapanan dernek sayısı dir. Başka bir deyişle, kurulan derneklerin %67.17 si ya kendini feshetmiş ya da idare tarafından kapatılmıştır. Ne yazık ki, fesih ya da kapatılma nedenleri bu istatistiklerde yer almamaktadır. Devlet yetkililerince gerçekleştirilecek denetimlerle ilgili yasal düzenlemeler hayli muğlaktır. Dernekler Dairesi Başkanlığı tarafından yayınlanan Derneklerin Görev ve Faaliyetlerinin Denetlenmesi Kılavuzu bulunmaktadır ve bu kılavuz denetçilerin rolleri ve görevleri ile ilgili standart bir form getirmeyi amaçlamaktadır. Ne var ki, sivil toplum izleme raporları bu alandaki çelişik ve tutarsız uygulamaların sürmekte olduğunu ortaya koymaktadır. Bu durumun bir nedeni de, yasal düzenlemenin bir denetim işinin zamanlamasına ve yürütülüşüne ilişkin açık ölçütler getirmemiş olmasıdır. Dahası son derece bürokratik yasal zorunluluklara uyma açısından ne sistematik bir rehberlik ne de ön uyarı mekanizmaları mevcuttur. Çok ayrıntılı düzenlemeler ve bürokratik yükümlülükler getiren Yardım Toplama Yasası, fon sağlama ve sürdürülebilirliği koruma açısından STK ların önündeki bir diğer önemli engel olarak varlığını korumaktadır. Bu düzenlemeye göre önceden alınan onayla yardım ve katkı toplama özel izni olmayan herhangi bir STK, ilgili mercilere çeşitli belgeler ve bilgiler 16 sunarak izin başvurusunda bulunmak zorundadır. Önceden izin almaksızın yardım toplama özel iznine sahip olan yalnızca 20 kuruluş bulunmaktadır 17. Yasa, diğer yetkili mercilere ek olarak, idareye yardım toplama başvurusunu reddetme ya da toplanan yardım/fon fazlasının (bir kuruluşun ilk başvurusunda belirttiği miktarın fazlası) hangi kuruluşa verileceğini belirleme yetkisi tanımaktadır. Toplantı özgürlüğü Toplantı özgürlüğü, STK ların işlevlerini katılımcı demokrasi koşullarında yerine getirmeleri açısından kritik bir haktır. Türkiye de toplantı özgürlüğüyle ilgili yasal düzenlemelere bakıldığında ciddi engellerin hala sürdüğü görülmektedir. Yasal çerçevede (Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Yasası, Polis Vazife ve Salahiyetleri Yasası ve ilgili yönetmelikler) yer alan kimi maddeler Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ne (AİHS) uygun değildir 18. Yasal düzenlemelerde yer alan kimi engeller şöyledir: (1) Yetkililerin yorumuna açık, ulusal güvenlik ya da kamu ahlakı gibi muğlak hükümler; (2) Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı olanlarla olmayanlar arasında, bunlardan ikincisinin toplantı ve gösterilerini İçişleri Bakanlığı nın iznine 12 Tanımlanan ve ceza gerektiren üç fiil şunlardır: İstenilen beyanları, belgeleri ve bilgileri zamanında vermeme; organların kuruluş tüzüğüne aykırı olarak toplanmasına yol açma ve yalan beyanda bulunma Mali işler/envanterle ilgili üç defter dışında vakıfların tutmak zorunda oldukları iki defter vardır (karar defteri ve hibe kayıt defteri) Bağış toplama işlerini düzenleyen yasaya göre, başvuru sahibinden yasa gereği talep edilen bilgiler arasında kuruluşun toplamayı hedeflediği yardım tutarı, yardım toplamanın amacı, yardım toplama işlerinden sorumlu komitenin üye bilgileri, yardım toplama çalışmalarının süresi ve mekânları yer almaktadır. 17 İlgili yasanın 6. Maddesine göre bu izin Bakanlar Kurulu tarafından yalnızca kamu yararı ya da vergi muafiyeti olan kuruluşlara verilebilmektedir. HakkinaSahipDernekler.aspx 18 İnsan Hakları Ortak Platformu, Polis Vazife ve Salahiyetleri Kanunu nda yer alan AİHM kararlarına aykırı hükümlere dikkat çekmiş ve 2007 yılında bu hükümlerin değiştirilmesi talebinde bulunmuştur. ihop.org.tr/dosya/yayin/pvsk_rapor_ihop.pdf

12 12 Sivil Toplum İhtiyaç Analizi Raporu tabi kılarak ayrımcılık yapma. Düzenleyicilerin en az 18 yaşında olma zorunluluğu nedeniyle çocuklara karşı ayrımcılık; (3) Bildirimde bulunma zorunluluğunun fiilen idarenin izni anlamına gelecek şekilde uygulanması; (4) Gösteri düzenlenmesine izin verilen yerlerin ve yolların çok sınırlı kalması; bu konudaki belirleyicilik ve izinin yöredeki en yüksek mülki amire verilmesi; (5) Yasada idareye müdahalelerde neredeyse sınırsız yetki tanınması. Bir toplantının ya da gösterinin yasa dışı sayılmasını gerektirecek koşullar muğlak ve yoruma açıkken, böyle bir eylemin mevcut yetkili tarafından yasa dışı sayılması halinde toplananları dağıtmak üzere Çevik Kuvvet e başvurulması; (6) Toplantı ve gösteriler için belirlenen zaman süresinin çok sınırlı olması ve bu nedenle gece toplantı ve gösteri düzenlenememesi. 19 Örgütlenme özgürlüğüyle doğrudan ilgili yasaların yanı sıra, örneğin Terörle Mücadele Yasası ve Kabahatler Yasası gibi dernek yaşamı üzerinde dolaylı etkileri olan başka yasalar da vardır. Türkiye de başka pek çok yasada olduğu gibi, bu iki yasa da muğlak ve genel bir terminoloji kullanılarak hazırlanmıştır ve bu nedenle gerek idare gerekse yargı genel ve negatif yorumlarla kendi takdir haklarını geniş biçimde kullanabilmektedir. İdareye sözü edilen yasalarla tanınan böyle bir yetki nedeniyle insan hakları savunucuları ve kuruluşları üzerindeki baskılar sürmektedir. TÜSEV Sivil Toplum İzleme Raporu 2012 ye göre, Terörle Mücadele Yasası çerçevesinde 2011 ya da 2012 yıllarında yapılan tutuklamalar genellikle Diyarbakır, Mardin, Siirt, Muş ve Malatya gibi doğu ve güneydoğu illerindeki insan hakları aktivistleriyle, Ege ve Marmara bölgelerindeki aktivistleri hedef almıştır. Kimi durumlarda suçlamalar bu aktivistlerin üyesi bulundukları STK lara sağlanan kaynakları da hedef almıştır. Terörle Mücadele Yasası kapsamında incelenen suç isnatlarında Avrupa Birliği tarafından sağlanan kaynaklarla AB üyesi bir devlet tarafından sağlanan proje temelli kaynaklar da soruşturulabilmektedir. Söz konusu STK ların uluslararası kaynaklar bulmaları, Terörle Mücadele Yasası kapsamında mahkemelerde kanıt olarak gösterilmektedir. 20 Örgütlenme Özgürlüğü ile ilgili Reformlarda 2011 den bu yana İlerleme Örgütlenme özgürlüğü açısından elverişli bir ortamın yokluğunda, Türkiye nin AB Müktesebatına Ulusal Uyum Programı nda ( ) yer alan ve aşağıda verilen vakıflar ve derneklerle ilgili reformlar görece yetersiz kalmaktadır: döneminde (01/10/ /09/2008) çıkartılmasında yarar görülen yasalar Değiştirilecek/Çıkartılacak Yasanın Adı Aşama Amaç/Kapsam Vakıflar Yasası Dernekler Yasası, Medeni Kanun ve İçişleri Bakanlığı nın Teşkilatı ve Görevleri ile ilgili Yasa da Değişiklik Yapan Yasa TBMM gündeminde TBMM gündeminde Vakıfların etkili, demokratik ve saydam ortamlarda çalışabilmelerine olanak sağlamak ve mülkiyet hakları konusunda eşitlikçi düzenlemeler yapmak sayılı Dernekler Yasası nın yoruma açık maddeleri nedeniyle ortaya çıkabilecek hukuksal sorunları, özellikle de dernekle üyeleri arasında baş gösterebilecek ihtilafları önlemek; derneklere yönelik hizmetleri etkili ve verimli biçimde sunmak; hükümet dışı kuruluş (sivil toplum örgütleri) statüsüne daha uygun düşülmesini sağlamak amacıyla suiistimalleri önlemek; AiHM kararlarında belirtildiği gibi ve devletin örgütlenme özgürlüğü alanındaki pasif yükümlülükleri dışında aktif yükümlülükleri gereğince, hükümet dışı kuruluşların (sivil toplum örgütlerinin), devletin ve diğer kişilerin keyfi müdahalelerinden bağımsız olarak etkili biçimde çalışabilecekleri hukuksal zemini oluşturmak. 19 Gökçeçiçek Ayata, Ulaş Karan, Türkiye de Örgütlenme ve Toplantı Özgürlükleri Önündeki Engeller, TÜSEV, Şubat 2014, erişim 20 TÜSEV Sivil Toplum İzleme Raporu 2012, TÜSEV yayınları, Mart 2013, s Türkiye nin Müktesebata Uyum Programı , Yargı ve Temel Haklar, s , erişim abgs.gov.tr/files/muktesebat_uyum_programi/en/chapter_23.pdf

13 Sivil Toplum İhtiyaç Analizi Raporu 13 Dernekler Yönetmeliğini Değiştiren Uygulama Yönetmeliği Yardım/Katkı Toplama Yasası Yardım/Katkı Toplama Uygulama Yönetmeliği Teknik çalışmalar sürüyor Teknik çalışmalar sürüyor yukarıdakiyle aynı yukarıda değinilen, Dernekler Yasası nda yapılacak değişikliklerden sonra çıkartılacaktır. 24 yıldır yürürlükte olan 2860 sayılı Yardım Toplama Yasası nın iptali ve günümüzün farklı koşullarına göre yeni bir düzenleme getirilmesi. Katkı toplama faaliyetleri için güncel düzenlemeler getirmek Yukarıda değinilen yasanın benimsenmesinden sonra çıkartılacaktır. Türkiye nin Müktesebata Uyum Programı na ek olarak, hükümet 2008 yılında Türkiye AB Müktesebatına Uyum Ulusal Programı nı hazırlamış ve açıklamıştır. 22 Programda, örgütlenme ve toplantı özgürlüğüyle ilgili çeşitli reform önlemleri yer almaktadır. Bunlar; Tüm temel yasal düzenlemelerin yenilenmesi uzun vadeli bir yasama süreci gerektirdiğinden Vakıflar Yasası, Dernekler Yasası gibi kimi temel düzenlemeler bu süreçte yenilenmiştir. Hükümet bir sonraki dönemde temel yasaları bir bütün olarak yenilemeyi amaçlamaktadır. 23 Taahhüt edilen ve yukarıda değinilen reformlara rağmen, 2008 yılında Vakıflar Yasası nda yapılan değişikliklerin ardından, vakıflar ve dernekler konusundaki yasal reformlar görece sınırlı kalmış (Vakıflar Yasası nda 2011 yılında yapılan yeni değişiklikler hariç) ve bu reformlar büyük ölçüde STK lar üzerindeki bürokratik baskıların hafifletilmesine odaklanmıştır yılından bu yana Dernekler Yasası ile Vakıflar Yasası nın uygulanmasına ilişkin küçük yönergeler yayınlanmıştır. Bunlar; İçişleri Bakanlığı 2013 yılında Dernekler Yasası ile ilgili olarak derneklerin defter tutma işlemlerini kolaylaştıran bir yönerge yayınlamıştır. Dernekler Dairesi Başkanlığı da 2013 yılında Dernekler Bilgi Sistemi (DERBİS) web sayfasını başlatmıştır. Dernekler Dairesi Başkanlığı bu sistemle derneklerden toplanan verileri bir araya getirip, eldeki tüm bilgileri kamuoyuyla paylaşmayı amaçlamaktadır. Dernekler Dairesi Başkanlığı Nisan 2013 te denetçilerin rol ve görevlerine bir çerçeve çizmek amacıyla, Derneklerin Görev ve Faaliyetlerinin Denetlenmesi Kılavuzu nu yayınlamıştır. Son olarak Dernekler Yönetmeliği nde 2012 yılında yapılan değişikliklerle yıllık brüt geliri TL nin üzerinde olan dernekler için finansal hesaplarını web sayfalarında yayınlama zorunluluğu getirilmiştir. Yeni yönetmelik ayrıca Dernekler Dairesi Başkanlığı na finansal ve diğer bilgileri kendi web sayfasında yayınlama izni vermektedir. Vakıflarla ilgili olarak da Vakıflar Yasası nın uygulanmasına ilişkin kimi küçük yönergeler çıkartılmıştır. Bu yönergelerle birlikte, daha önce Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından dağıtılan vakıfların yeniden kurulmasının önü açılmıştır. Dahası iki kereden fazla para cezası alan vakıf yöneticilerinin görevlerinden uzaklaştırılması uygulamasına da son verilmiştir yılından bu yana gerçekleşen en önemli iyileşme, 5737 sayılı Vakıflar Yasası na 651 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile getirilen geçici 11. Maddedir. Bu değişiklik, taşınmaz malların kaydı için yapılacak başvuruların, Müslüman olmayan toplulukların vakıflarının 1936 yılında beyan ettikleri taşınmazlar karşılığı tazminat ödenmesinin koşullarını belirlemektedir. AB 2013 İlerleme Raporu na göre yetkililer 2008 tarihli Vakıflar Yasası nı değiştiren 2011 tarihli yasal düzenlemenin yaşama geçirilmesi için önemli çaba harcamışlardır. Değiştirilen yasal düzenleme çerçevesinde 116 azınlık vakfı toplam taşınmazın iadesi için başvuruda bulunmuştur. Ağustos 2013 itibarıyla Vakıflar Kurulu 253 taşınmazın iadesini ve 18 taşınmaz için tazminat ödenmesini onaylamış, 878 başvurunun ise kabul edilemez olduğuna karar vermiştir. 22 Türkiye AB Müktesebatının Benimsenmesi Ulusal Programı 2008, erişim 23 Ibid, s. 5.

14 14 Sivil Toplum İhtiyaç Analizi Raporu Geçerli sayılmayan başvurular konusunda Vakıflar Genel Müdürlüğü Vakıflar Kurulu nda Müslüman olmayan vakıfların seçilmiş temsilcisi konumundaki Laki Vingas Temmuz 2013 te şu açıklamayı yapmıştır: Reddedilen başvuruların çoğunda belgeler eksikti ve gündemdeki malın tam yeri belirtilmemişti. 24 Ocak 2014 itibarıyla, henüz sonuçlanmamış olmakla birlikte, derneklerin ve vakıfların hukuksal çerçevesi konusundaki bir başka önemli gelişme, Dernekler Dairesi Başkanlığı nın Yardım Toplama Yasası nda reform için başlattığı girişimdir. Yukarıda da değinildiği gibi, bu yasal düzenlemenin kaldırılması hükümet tarafından planlanmış ve Türkiye nin Ulusal Uyum Programı ( ) kapsamına alınmıştı. Dernekler Dairesi Başkanlığı Aralık 2012 ile Haziran 2013 arasındaki dönemde Yardım Toplama Yasası taslağıyla ilgili olarak kendi web sitesinde bir fikir alma ve danışma süreci gerçekleştirmiştir. İstişare sürecinin ilk evresinin ardından Aralık 2012 de yayınlanan ilk taslak Dernekler Dairesi Başkanlığı tarafından değiştirilmiş, Nisan 2013 te web sayfasında yeni bir taslak yayınlanmıştır. İlk taslakta yalnızca Yardım Toplama Yasası nda değişiklikler yer alırken, ikinci taslakta buna ek olarak Dernekler Yasası ile Medeni Kanun daki bir dizi değişiklik yer almaktadır. Burada, Sivil Toplum Konseyi, Sivil Toplum Kurulu ve Sivil Toplum Kuruluşları Genel Müdürlüğü gibi birtakım yeni kurumları öngören hükümler yer almaktadır. Her iki taslak da Dernekler Dairesi Başkanlığı nın web sayfasından ve DERBİS sisteminden duyurulmuş, STK lar yazılı görüşlerini bildirmeye davet edilmiştir. Bununla birlikte, STK larla daha geniş bir istişarenin gerektirdiği adımlar atılmamıştır. Bunun üzerine çeşitli STK lar toplantılar düzenleyerek bir istişare süreci başlatmış, bu süreci daha geniş bir STK kesimine tanıtıp yaygınlaştırmıştır. Hazırlanan taslakta derneklerde kurucu ve kurul üye sayısının azaltılması, yabancıların derneklere üyeliğinin kolaylaştırılması, kamu yararı/vergi muafiyeti statüsünün Bakanlar Kurulu yerine İçişleri Bakanlığı tarafından tanınması ve derneklerin kuruluş beyanlarında kapsanması gereken başlıklarda azaltmaya gidilmesi gibi öneriler görece olumlu adımlar sayılabilir. Bununla birlikte STK lar tasarılara ilişkin önemli birtakım eleştiriler getirmiştir. (1) tasarı, kaynak-fon sağlama çalışmaları için izin zorunluluğunu kaldırmayarak kısıtlayıcı yaklaşımı sürdürmektedir; (2) istisnaların yalnızca kamu yararına/vergiden muaf STK lar ve ibadet yerlerinin yapımı ve bakımı ile ilgilenen STK lara tanınmasıyla eşitlik ilkesinin ihlali; (3) tasarıda idareye hala geniş bir takdir hakkı tanınması; (4) STK kaydının hala zorunlu tutulması; personel giderlerine, maaşlara ve diğer ödemelere sınırlama getirilerek derneklerin özerkliğine yapılan müdahaleler; denetimin kapsamının genişletilmesi, aynı baskıcı ve sindirici tutumun sürdürülerek yeni para cezaları getirilmesi. 25 Son olarak, yasa tasarısı bir Sivil Toplum Genel Müdürlüğü ve Sivil Toplum Konseyi kurulmasına ilişkin maddeler içermektedir. STK ların başlarda dile getirdikleri eleştiri, doğrudan sivil toplumla ilişkili olan yeni kurumların oluşturmadan önce STK ların fikrinin alınmamış olmasıyla ilgiliydi. Bunun dışında dile getirilen eleştiriler ise şunlardı: (1) önerilen Konsey ve Kurulun oluşturulması, görevleri ve yetkileri yasalarda net olarak tanımlanmalı, tasarıda olduğu gibi ikincil düzenlemelere bırakılmamalıydı; (2) önerilen Konsey için, STK temsilcileri ile hükümet temsilcilerinin sayısı arasında eşitsizlik söz konusuydu; (3) kayıt, denetim, para cezası, derneklerin yönlendirilmesi ve işbirliği ile ilgili meselelerin tek bir kurul tarafından düzenlenmesi bu alandaki uluslararası örnek uygulamalara uygun değildir; çıkar çatışmasının önlenmesi açısından, görevler tek bir kuruluşa yüklenmemelidir; (4) Sivil Toplum Konseyi gibi organlar, en başta güvenlik ve kamu düzeninin korunması gibi işlerden sorumlu olan İçişleri Bakanlığı na bağlı olmamalıdır. Açıkça dile getirilen diğer öneriler ise şu yöndeydi: Bu tür hukuksal belgelerin hazırlanmasında sivil toplumun geniş biçimde katılımı esas alınmalı ve istişarelere daha fazla zaman ayrılmalıdır. Görüşlerin TÜSEV in Yardım Toplama Yasası na ilişkin Görüşleri, 16 Mayıs 2013, İstanbul, erişim & TACSO Türkiye Bilgilendirme ve Danışma Toplantısı: Yardım Toplama Yasası, 15 Mayıs 2013, Ankara, erişim usrfiles/files/yardimtoplamakanunutasarisi_tüsev_onerileri_16mayis.pdf

15 Sivil Toplum İhtiyaç Analizi Raporu 15 bildirilmesi için belirlenen son tarihin (17 Mayıs 2013) ardından Dernekler Dairesi 28 Mayıs 2013 te yeni görüşlerin alınması amacıyla Ankara da STK larla daha küçük çapta bir toplantı yaptı (seçilmiş 10 STK ile birlikte). Nihayet, Temmuz 2013 te gözden geçirilmiş üçüncü bir taslak Dernekler Dairesi nin web sayfasında yayınlandı. Bu taslak, Yardım Toplama Yasası nda yapılacak önemli iyileştirmeleri de içeriyordu. Bu iyileştirmeler çerçevesinde tüm dernekler ve vakıflar kaynak sağlama çalışmalarında izin alma zorunluluğundan muaf tutuluyor ve yapılması gereken bildirimlerle ilgili bir düzenleme getiriliyordu. Bununla birlikte, taslağın diğer bölümlerinde önemli bir değişiklik yapılmamıştı. Hükümet sözcüsü Bülent Arınç, 2 Aralık 2013 te bir Bakanlar Kurulu toplantısı ardından yaptığı açıklamada hükümetin 30 maddeden oluşan Yardım Toplama Yasası tasarısını kabul ettiğini belirtti. 26 Arınç, bu açıklamasında gerekli imzalar toplandıktan sonra tasarının Meclise sevk edileceğini söyledi. Arınç tarafından yapılan açıklamada tasarının 30 maddeden oluştuğu belirtilirken, Temmuz 2013 te Dernekler Dairesi web sayfasında yayınlanan tasarının 25 madde içerdiği görülüyordu. Bakanlar Kurulu tarafından benimsenen tasarıyı TBMM ye gelmedikçe görmenin herhangi bir yolu olmadığından, Ocak 2014 itibarıyla tasarıda yapılan değişiklikleri bilmek de mümkün değildir. Bununla birlikte İçişleri Bakanlığı, Yasanın TBMM de kabulünden önce bu tasarıda yer alan hususlarla ilgili iki genelge yayınlamış bulunmaktadır. Bu genelgelere göre daha önce emniyete ait olan sendikaların (10/10/2013) ve siyasal partilerin (03/01/2014) kayıtlarını tutma yetkisi Dernekler Dairesi ne devredilmiştir (Dernekler Dairesi daha önce yalnızca derneklerin kayıtlarının tutulmasından sorumluydu). 27 Mart 2014 e gelindiğinde TBMM de bu tasarı ile ilgili başkaca bir gelişme olmamıştı. Türkiye nin 2008 yılında açıklanan AB Müktesebatının Benimsenmesi Ulusal Programı, örgütlenme özgürlüğüyle ilgili bir taahhüt de içeriyordu: Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Yasası gözden geçirilecek ve yapılacak değişikliklerin etkili biçimde yaşama geçirilmesi sağlanacaktır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ne ve ilgili içtihada uygun olarak ve barışçı toplantı ve gösterilerle ilgili tüm reformların uygulanmasına koşut olarak, polisin toplumsal olaylara müdahale kapasitesi, polisin orantılı güç kullanmasına yönelik önlemlerin yaşama geçirilmesi bağlamında güçlendirilecektir. Sivil toplumun gelişimi ve kamuoyunun şekillenmesine katılımı kolaylaştırılacaktır. Türkiye deki sivil toplum ile AB üyesi ülkelerin sivil toplumu arasındaki diyalog, iletişim ve işbirliği daha ileri düzeyde teşvik edilecektir 28. Önemli sorunlara, haklar alanında faaliyet gösteren STK ların ciddi reform beklentilerine ve yukarıda değinilen toplantı özgürlüğüyle ilgili taahhütlere rağmen, ilgili yasalarda herhangi bir iyileştirmeye gidilmemiştir. Bu alandaki girişimlerden biri Başbakan Erdoğan tarafından 30 Eylül 2013 tarihinde açıklanan en son demokratikleşme paketidir, ancak bu da önemli iyileştirmeler öngörmemektedir. Açıklanan demokratikleşme paketi konusunda AB Türkiye İlerleme Raporu 2013 şöyle demektedir: (Demokratikleşme paketinin sunumu) dikkate değer biçimde, toplantı ve gösterilerden önce yetkili mercilerin paydaşlara danışmasını öngörmekte, toplantı ve gösterilerin yapılabileceği zaman süresini uzatmakta, toplantıların izlenmesi ve sona erdirilmesi yetkisini göstericilerin temsilcilerinin de yer aldığı, ad hoc bir organa tanımaktadır. 29 Bu açıklamanın ardından 5 Aralık 2013 tarihinde hükümet demokratikleşme yasa paketini 30 TBMM ye getirmiştir. Konuyla ilgili olup önerilen değişiklikler şunlardır: (1) toplantı ve gösteriler için izin verilen sürenin 1 saat daha uzatılması; (2) bir kentte gösteriler ve yürüyüşler için hangi yerlerin ve güzergâhların uygun olacağına TBMM de temsil edilen siyasal partilerin, en fazla üye sayısına sahip üç sendikanın ve kamu kurumu niteliğindeki meslek örgütlerinin görüşleri alındıktan sonra valilerin karar vermesi; (3) gösterilerde polis komiserliği görevine son verilip, komi Türkiye AB Müktesebatının Benimsenmesi Ulusal Programı 2008, erişim 29 AK Türkiye İlerleme Raporu, Yasa tasarısı paketi, erişim

16 16 Sivil Toplum İhtiyaç Analizi Raporu serin görevlerinin gösteriyi düzenleyen komitelerin sorumluluğuna verilmesi. Buna göre, toplantının amacından çıkıp yasa dışı hale gelmesi durumlarında, toplantıyı onu düzenleyen komite dağıtacaktır. Komitenin bunu yapmaması halinde ise oradaki en yüksek mülki amir bu kararı verecektir. Mart 2014 itibarıyla tasarı TBMM de onaylanmış ve yürürlüğe girmiştir STK larla ilgili Kayıt İşlemleri Derneklerin ve vakıfların kayıt işlemlerini düzenleyen yasalar Medeni Kanun ile birlikte Dernekler Yasası ve Vakıflar Yasası dır. Yukarıda değinildiği gibi, Türkiye de STK ların resmi kaydı zorunludur ve STK ların hukuken tanınan biçimleri dernekler ve vakıflardır. 31 Gerçi Dernekler Yasası, platformları da hukuken tanımaktadır, ancak platformların kendi başlarına tüzel kişilik olarak kaydedilmeleri mümkün değildir. Medeni Kanun un 101. maddesine göre Türkiye de belirli bir ırkı ya da topluluğu desteklemek üzere vakıf kurulması yasal değildir. 32 Dolayısıyla Türkiye de vakıflar bağlamında örgütlenme özgürlüğü, belirli bir etnik/dinsel grubun ve/ya da kimliğin desteklenmesine yönelik olduğu sürece sınırlıdır. Ayrıca 56 ve 101. maddelere göre 33, ahlaka aykırı dernek kurulması da vakıf kurulması da yasaktır. Ahlak, yargı ve idare tarafından çok geniş yorumlara tabi tutulabilecek muğlak bir terimdir. Daha önce değinildiği gibi, LGBTİ örgütleri faaliyetlerine son vermek üzere açılmış çeşitli davalarla karşı karşıyadır. Bildirime tabi bir derneğin kaydı, yalnızca genel anlamda AB standartlarına uygundur ve görüldüğü kadarıyla bu işlemler Dernekler Dairesi tarafından düzgün biçimde uygulanmaktadır. Ne var ki, dernek faaliyetleri açısından elverişli olduğu söylenemeyecek birtakım bürokratik zorunluluklar hala gündemdedir. İdare, bir derneğin kurulabilmesi için yedi kurucu üye öngörmektedir. Faaliyetlerin başlamasını izleyen 6 ay içinde, bir derneğin yasa gereği bulunması gereken iki organında gerekli üye sayısına ulaşmak için en az 16 üye olması gerekmektedir. Asgari kurucu üye sayısı vakıflar için öngörülmemektedir. Bu farkın nedeni, vakıfların hukuksal çerçevede üye temelli kuruluşlar olarak görülmemesidir. Buna karşılık, vakıfların kurulabilmesi için asgari TL (yaklaşık Euro) değerinde maddi varlığa sahip olunması, tüzel kişiliğin sürmesi için bu maddi varlığın her yıl elde bulundurulması gerekmektedir. Vakıflarda kimlerin kurucu üye olabileceğine gelince, ayrımcı nitelikte kimi sınırlamalar söz konusudur. En başta yasa, en az 18 yaşında olma göndermesiyle fiil ehliyeti öngörmektedir. Zihinsel engellilik, bozukluk, madde bağımlılığı ya da benzer zihinsel durumları tanımlayan ehliyetle ilgili sorunları olanlar, derneklerde kurucu üye olamazlar. Bu zorunluluklar vakıfların kurucu üyeleri için de geçerlidir. Ayrıca hukuksal çerçeve derneklerde kurucu üye olacak yabancılardan ikamet izni isteyerek bu bağlamda ayrımcılık yapmaktadır. Vakıflar Yasası ise ayrıca hukuksal ya da fiili karşılıklılık koşulu öngörerek yabancıların vakıflarda kurucu üye olma haklarına ek sınırlama getirmektedir. Dernekler Yasası belirli bir dernek türü sınıflaması yapmaktadır: Çocuk Dernekleri. 15 ile 18 yaş arasında olan çocuklar, yasal vasilerinin de onayıyla ancak çocuk derneklerinin kurucu üyeleri olabileceklerdir yaşlarındaki çocuklar ise kurucu üye olamazlar, yasal vasilerinin onayıyla derneklere yalnızca üye olabilirler. 18 yaşından küçükler, dernekler dışında başka kuruluşlara üye olamazlar. TÜ- SEV in Örgütlenme Özgürlüğü ile ilgili çalışmasında şöyle denmektedir: Dernekler Yasası nda yer alan çocuklarla ilgili hükümler Çocuk Haklarına dair Sözleşme nin 15. Maddesi ile uyumlu görünmemektedir İşçi ve işveren sendikaları, örneğin barolar, hekim kuruluşları, mimar-mühendis odaları gibi kamusal niteliği olan ve diğer ülkelerde tanınan STK ların her biri kendi ayrı yasasına sahiptir ve bu raporda kapsanmamaktadır Ibid. 34 Gökçeçiçek Ayata, Ulaş Karan, Türkiye de Örgütlenme ve Toplantı Özgürlükleri Önündeki Engeller, TÜSEV,

17 Sivil Toplum İhtiyaç Analizi Raporu 17 İlgili hukuksal çerçevede yer alan bir dizi hüküm, ayrıca çeşitli kademelerdeki ordu ve güvenlik güçleri mensuplarının haklarına da sınırlama getirmektedir. Dahası diğer kamu görevlileri söz konusu olduğunda, örgütlenme özgürlüğüne ilişkin olarak hukuksal çerçeve, bu görevlilerin kendi çalıştıkları yerlerin kuruluş yasalarına atıfta bulunmaktadır. Dolayısıyla kamu kurumlarının kuruluş yasaları da bu hakları çeşitli derecelerde kısıtlamaktadır. Dernek kurmak için istenilen bilgiler ve belgeler çok kapsamlı olup, bu gerekliliklerin yerine getirilmesi pek çok grup açısından güçtür. Bu zorunluluklardan biri, derneğin adresinin kuruluş aşamasında bildirilmesiyle ilgilidir. Eğer dernek merkezi insanların yaşadıkları bir binada olacaksa, bunun için binadaki tüm daire sahiplerinin onayı gerekmektedir. Bunlara ek olarak, Dernekler Dairesi Başkanlığı kendi web sayfasında yayınladığı bir hukuksal görüşte bir derneğin bir başka tüzel ya da gerçek kişilikle aynı adresi/tesisi paylaşamayacağını belirtmektedir. 35 Başka bir deyişle, her derneğin ya kendi yerine sahip olması ya da yalnızca kendisi için bir yer kiralaması gerekmektedir. Türkiye deki derneklerin çoğunluğunun maddi durumu göz önüne alındığında, böyle bir zorunluluk örgütlenme özgürlüğü önünde ciddi bir engel oluşturmaktadır. Şubat 2014, erişim 35 Dernek Adresleri (29/04/2013)

18 18 Sivil Toplum İhtiyaç Analizi Raporu Bir diğer nokta da hukuksal çerçevenin yabancı STK lar açısından aşırı kısıtlayıcı olmasıdır. İçişleri Bakanlığı na, Dışişleri Bakanlığı nın da görüşünü alarak, yabancı bir STK nın Türkiye de şube ya da temsilcilik açmasına izin verme yetkisi tanınmıştır. Yabancı STK ların dernekleşme özgürlükleri önündeki güçlükler ve getirilen sınırlamalar, AK Türkiye ilerleme Raporu nda da ele alınmaktadır: Bir Alman siyasal derneğine Türkiye de kurulma hakkı tanınmamıştır. İngiltere merkezli bir hayır kurumunun dernek olarak kurulma başvurusunun reddine ilişkin dava sürmektedir. Suriyeli mültecilere ve yerlerinden olmuş kişilere yardım sağlayan uluslararası STK ların çalışmaları araştırılmaktadır. Bunlardan bazıları hükümet tarafından kapatılmıştır. 36 Türkiye de dernek, şube ya da temsilcilik açma izni verilen yabancı STK ların sayısı yalnızca 102 dir. Bu izne sahip STK sayısı 2012 yılında yalnızca dört iken 2013 te 27 ye çıkmıştır yılında izin tanınan STK ların en az 19 u acil durum ve yardım faaliyetlerinde bulunan kuruluşlardı. Bu durum, 2013 yılında verilen izin sayısının görece yüksek olmasının Suriye mülteci kriziyle ilgili olduğuna işaret etmektedir. Türkiye de şube ya da temsilcilik açmalarına izin verilen yabancı STK ların ülkelere göre dağılımı aşağıda verilmektedir: Bu yabancı STK ların %15.69 u Türkiye de şube açmış, %67.65 i temsilcilik kurmuş, %3.92 si Türkiye de doğrudan faaliyette bulunma, %4.90 ı bir temsilci kurumda üyelik, gene %4.90 ı temsilcilik kurma izni almış; %0.98 ine (yalnızca bir STK) dernek kurma izni tanınmış ve son olarak %1.96 sı da Türkiye deki diğer kurumlarla işbirliğine girmiştir. Alınması hayli güç olan izni alabilen 102 STK arasında kamusal ve yarı kamusal kurumlarla birlikte üniversite temsilcilikleri de bulunmaktadır Sivil Toplum Açısından Önemli Kamu Kurumları Dernekler ve Vakıflarla Doğrudan İlgili Kamu Kurumları Türkiye de STK ların hukuksal çerçevesiyle ilgili durumda olduğu gibi, kurumsal düzenlemeler de karmaşıktır ve bu düzenlemeler etkili bir eşgüdüm olmaksızın kamu kurumlarına dağılmış durumdadır. Sivil toplum açısından elverişli ortam sağlanması söz konusu olduğunda, bu ortamın çeşitli yönleriyle doğrudan ilgili belli başlı kamu kurumları şunlardır: Dernekler Dairesi Başkanlığı: Dernekler Dairesi İçişleri Bakanlığı bünyesindeki bir birimdir ve görevleri şunlardır 38 : Derneklerin kuruluş işlemlerinin, çalışmalarının ve faaliyetlerinin izlenmesi, kaydedilmesi ve arşivlenmesi; derneklere ve sendikalara kayıt numaraları verilmesi ya da bu kayıtların silinmesiyle ilgili işlemlerin izlenmesi ve gerçekleştirilmesi, Aşağıdaki iş ve işlemlerin (derneklerle ilgili) yapılması (1) izne tabi derneklerle ilgili işlemler, (2) tüzel kişiliğin yitimi, fesih ve faaliyetlerin yasaklanması ile ilgili işlemler, (3) derneklerin yurt dışından aldıkları ayni ve nakdi yardımlarla ilgili işlemler, (4) hayır işleri için yardım toplanmasıyla ilgili işlemler, (5) ilgili mahkeme kararının çıkarmasından önce derneklerin faaliyetlerini yasal çerçevede durdurulmasıyla ilgili işlemler, Dernekler ve sendikalar hakkındaki suçlamaların ve denetim taleplerinin toplanması ve değerlendirilmesi; STK denetçilerinin gerektiğinde derneklere ve sendikalara ait tüm idari ofisleri, ek binaları, bunların hesaplarını ve işlemlerini denetlemelerini sağlama. Son olarak, yukarıda da değinildiği gibi, DD daha önce sendikalar ve siyasal partilerle ilgili olarak emniyet Genel Müdürlüğü ne ait olan görevleri üstlenmiştir. 36 AK Türkiye İlerleme Raporu

19 Sivil Toplum İhtiyaç Analizi Raporu 19 Vakıflar Genel Müdürlüğü (VGM): VGM Başbakanlık bünyesinde aşağıdaki görev ve sorumlulukları yerine getiren bir birimdir: 39 Medeni Kanun a göre yeni kurulan vakıfların kuruluş amacına uygun çalışıp çalışmadıklarını denetleme; vakıfların kuruluş misyonunda yer alan ilkelerin yaşama geçirilip geçirilmediğini, vakıfların sahip oldukları gayrimenkul varlıkların belirtilen amaçlar için kullanılıp kullanılmadıklarını, mülhakı, cemaat vakıfları ve esnaf vakıfları ile yeni vakıfları denetleme; Mazbut vakıfların kuruluş belgelerinde yer alan sosyal, kültürel ve ekonomik şart ve hizmetleri yerine getirme ya da kuruluş belgesinin olmadığı hallerde Vakfiyelerde öngörülen hizmetlerin en iyi şekilde yerine getirilebilmesini sağlamak amacıyla Genel Müdürlüğe ve mazbut vakıflara ait paralar ile malları değerlendirmek, daha fazla gelir getirici yatırımlara tahsis etme; şirket kurma, halen faal şirketlere katılma, bu şirketlerin sermaye artırımları hakkında karar verme; Vakıflarla ilgili konularda eğitim, araştırma, geliştirme, kültür ve yayın faaliyetleri yürütülmesi; ulusal ve uluslararası ölçekte eşgüdümün sürdürülmesi; Vakıfların ülke içinde ya da dışında bulunan kültürel varlıklarının korunması ya da restore edilmesi; vakıfların kültürel varlıklarını bir araya getiren koleksiyonlar hazırlama; müzeler, kütüphaneler ve kültür merkezleri kurma. 40 Yukarıda ( de) değinilen Yardım Toplama Yasa Tasarısı sivil toplumla ilgili üç yeni kurum oluşturulmasını öngörmektedir: Sivil Toplum Kuruluşları Genel Müdürlüğü, Sivil Toplum Komitesi ve Sivil Toplum Konseyi. Tasarıdaki hükümlere göre bu üç kurumun görevleri ve yapısı şöyledir: Sivil Toplum Konseyi: Bir danışma organı olarak işlev görecek konseyde kamudan ve sivil toplum kuruluşlarından temsilciler yer alacaktır. Konsey, sivil toplum faaliyetleriyle ilgili politikaların belirlenmesinde ve geliştirilmesinde görüş belirtecek, kamu ile sivil toplum kuruluşları arasındaki eşgüdüm ve işbirliğini güçlendirecek, sivil toplum kuruluşlarının hizmet kalitesini artıracak ve bu sektörde dürüstlüğü, saydamlığı ve hesap verebilirliği sağlayacaktır. Sivil Toplum Komitesi: Konseyin kararları ve tavsiyeleri doğrultusunda, onun vereceği görevleri yerine getirmek üzere çalışacak olan komite, kamu yararı statüsü konusunda görüş belirtecek; derneklerin kullanmalarına izin verilen adları belirleyecek; İçişleri Bakanlığı bütçesinden sivil toplum kuruluşlarına sağlanacak yardımlarla ilgili karar verecek; sivil toplum kuruluşlarıyla ilgili yasal çerçevede gerekli değişiklikleri önerecek ve sivil toplum kuruluşlarında yöneticilik yapanlar ve çalışanlar için sertifikalı eğitim verecek kurumların akreditasyonunu yapacaktır. Sivil Toplum Kuruluşları Genel Müdürlüğü: Tasarı Dernekler Dairesi ni kaldırmakta, Sivil Toplum Kuruluşları Genel Müdürlüğü (STKGM) adlı yeni bir kurum getirmektedir. Bu Genel Müdürlük yalnızca derneklerden sorumlu olmakla kalmayacak, diğer STK larla da ilgilenecektir. DD nin görev ve yetkileri STKGM ye devredilecektir. Tasarı ayrıca STKGM nin yeni görevlerini de tanımlamaktadır: (1) Kendilerinin talebi üzerine STK ların toplantılarına rehberlik yapmak. STKGM Sivil Toplum Birimi tarafından verilecek bu hizmetin karşılığı olan ücret, hizmeti alan STK tarafından ödenecektir ve (2) Vakıflar, sendikalar, siyasal partiler, vakıflar ve sendikaların üst kurulları ile ilgili olarak yasalar kapsamında İçişleri Bakanlığı na verilen görevleri ve işlemleri yerine getirmek

20 20 Sivil Toplum İhtiyaç Analizi Raporu STK Bölümleri/Birimleri/İrtibat Noktaları Olan Kamu Kurumları Son yıllarda çeşitli kamu kurumları, sivil toplum daireleri ve birimleri kurmaya ya da sivil toplum irtibat kişileri belirlemeye başlamıştır. Bunlar: Avrupa Birliği Bakanlığı Sivil Toplum, İletişim ve Kültür Başkanlığı (STİKB): Başkanlık için belirlenen görevlerden biri özel sektör, yerel yönetimler, hükümet dışı kuruluşlar ve üniversitelerle işbirliği yapmak ve bu kuruluşların faaliyetlerinin eşgüdümüne yardımcı olmak şeklinde tanımlanmaktadır. 41 Başkanlık, AB katılım süreci bağlamında STK larla istişare kanallarını geliştirmek üzere STK larla toplantılar düzenler. Bu toplantılardan ilk dördü, tematik ya da uzmanlık alanlarına göre bir ayrım gözetilmeksizin, geniş anlamda STK katılımıyla gerçekleştirilen istişare toplantılarıydı. TACSO 2011 İhtiyaç Analizi Raporunda da belirtildiği gibi söz konusu toplantılar verimli olmamıştır. Bu tespit üzerine yapılan beşinci toplantı, tematik alanlara göre yapılmış ve farklı inanç gruplarından temsilciler Türkiye deki sorunlarını tartışmak üzere toplantıya çağrılmıştır. Gençlik ve Spor Bakanlığı Sivil Toplum Kuruluşları Dairesi 2013 yılında Gençlik Hizmetleri Müdürlüğü ne (GHM) bağlı olarak kurulmuştur. GHM, Gençlik ve Spor Bakanlığı nın Stratejik Planı ( ) doğrultusunda gençlik alanında çalışan STK lar için proje çevrimi yönetimi eğitimleri vermeye başlamıştır. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı: Bakanlık 2012 ve 2013 yıllarında 14 yerde Şiddeti Önleme ve İzleme Merkezi açmıştır ve bu merkezlerin sayısını artırmaktadır. Bu merkezlerde Sivil Toplum Kuruluşları ve Mesleki Kuruluşlar Dairesi adıyla bir bölüm de bulunmaktadır. Kamu Denetçiliği Kurumu: AK Türkiye İlerleme Raporu 2013 te belirtildiği gibi, TBMM Kasım 2012 de Türkiye nin ilk Kamu Baş Denetçisini seçmiş ve ardından beş Denetçi daha tayin etmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu işlerliğe kavuşmuş, Nisan 2013 te şikâyetleri kabul etmeye başlamıştır. 42 Kadınlar, çocuklar ve engellilerle ilgili kamu denetçisi, STK İrtibat Görevlisi olarak bir uzman atamıştır. Bu kişinin kendisini ve STK larla ilgili konumunu tanıtmak (e-postayla) için girişimde bulunması ve kendisine ulaşılabilecek iletişim bilgilerini belirtmesi, Türkiye deki kamu kurumlarında pek görülmeyen proaktif bir iletişim tarzı olarak değerlendirilebilir Kamu Yararı Statüsü Kamu yararı statüsünden (dernekler için) ve vergi muafiyetinden (vakıflar için) yararlanılabilmek çok güçtür ve bu statülerin tanınması aşırı siyasallaşmış görünmektedir. Bu statüleri tanıma yetkisi Bakanlar Kurulu ndadır. Ocak 2014 itibarıyla kamu yararı statüsü tanınmış dernek sayısı yalnızca 404 (%0.41) 43 ve vergi muafiyetinden yararlanan vakıf sayısı da Ağustos 2013 itibarıyla 241 dir (%5.09). TA- CSO 2011 Türkiye İhtiyaç Analizi Raporunda bu sayılar sırasıyla 410 (%0.46) ve 237 (%5.17) 44 olarak verilmektedir. Dernekler açısından durum daha kritik görünmektedir. Bir kere, kamu yararı statüsü tanınan derneklerin oranı yüzde 1 i bile bulmamaktadır; üstelik bu statüye sahip olan dernek sayısının da toplam içindeki yüzdesi de artmamış, tersine azalmıştır. AK 2012 İlerleme Raporu nda sorun şöyle ortaya konulmaktadır: Dernekler kamu yararı statüsü için ve fon sağlama izni için başvurduklarında ayrımcılıkla karşılaştıklarına ilişkin çeşitli şikâyetlerde bulunmaktadır. Kamu yararı statüsünün (dernekler için) ve vergi muafiyetinin (vakıflar için) tanınmasında herhangi bir iyileşme olmaması nedeniyle benzer bir eleştiri AK 2013 İlerleme Raporunda da yapılmaktadır: Kamu yararı statüsü ve fon yaratma başvurularında bulunan derneklere ayrımcı yaklaşıldığıyla ilgili şikâyetler bulunmaktadır AK Türkiye İlerleme Raporu, TACSO Turkey Needs Assessment Report, November 2011, p.7.

21 Sivil Toplum İhtiyaç Analizi Raporu Gönüllülük Türkiye de gönüllülük herhangi bir yasal düzenlemede ya da politika belgesinde tanımlanmamaktadır ve gönüllülükten doğrudan sorumlu herhangi bir kamu kurumu da bulunmamaktadır. Bu durum gönüllülük altyapısının gelişmesi önünde engel oluşturmaya devam etmektedir yılında Sosyal Sigortalar Kurumu, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği ne kamu yararı statüsüne sahip bir dernekgönüllülerini sigortasız çalıştırıldığı gerekçesiyle para cezası vermiştir. 45 Türkiye deki Birleşmiş Milletler Gönüllüleri Programı tarafından yayınlanan Türkiye de Gönüllülük: Gönüllülüğün Rolünün ve Katkılarının Keşfedilmesi 46 başlıklı çalışmada şöyle denilmektedir: Türkiye deki gönüllülük faaliyetleriyle ilgili sağlıklı ve kapsamlı resmi ya da gayrı resmi veri bulunmamaktadır. Dolayısıyla gönüllü çalışmanın en popüler alanlarının analiz edilmesi mümkün değildir. Vakıflar Genel Müdürlüğü nün (VGM) 2012 verilerine göre, Türkiye de 645 vakıf için çalışan gönüllü sayısı tır ve vakfa üye kişi sayısı da (yalnızca gerçek kişiler) dur. 47 Dernekler Dairesi gönüllü sayısına ilişkin verileri paylaşmamaktadır. Ancak Dernekler Dairesi Başkanlığı tarafından yayınlanan 2011 verilerine göre üye sayısı dir Sayıca artış olmasına karşın 2013 Dünya Bağışçılık Endeksine göre, Türkiye nüfusa göre gönüllü çalışma süresi bakımından 135 ülke arasında 130 uncu sırada yer almaktadır. 50 STK lar; idari işler, eğitim, tanıtım ve iletişim, saha desteği, proje yönetimi ve savunuculuk gibi çeşitli alanlarda gönüllülerin desteğinden yararlanmaktadır. Ortak bir yaklaşım ve pratik olmayışı nedeniyle STK lar amaç ve ilkeleri doğrultusunda kendi gönüllülük politikalarını geliştirmektedir. 51 Bu politikalar STK lar arasında farklılık göstermekte, bu farklılıklar çalışma saatleri, harcırah ve gönüllülerin kuruluşun karar süreçlerine katılımı gibi alanlara yansımaktadır. Türkiye de sivil alanın özellikle 2000 lerle birlikte daha aktif bir hale gelmesi sonucunda gönüllülük hem daha görünür ve yaygın bir uygulama haline gelmiş, hem de bu konudaki tartışmalar yoğunlaşmıştır. 52 Bu çerçevede, son yıllarda gönüllülüğün rolü, gelişimi ve gönüllülük için elverişli ortamlar gibi başlıklara odaklanan farklı aktörler ortaya çıkmıştır. Bilgi Üniversitesi STK Eğitim ve Araştırma Birimi 53 ve Sivil Toplum Geliştirme Merkezi 54 çeşitli yayınlarıyla gönüllülerin rolü ve gönüllü yönetimi gibi konulara eğilen kuruluşlar arasındadır. Gönüllülük alanında gerçekleşen önemli bir girişim de 2012 yılında kurulan Ulusal Gönüllülük Komitesi dir. Komite, çeşitli STK lar ve kamu kurumları ile birlikte Birleşmiş Milletler Gönüllüleri Programı (UNV) tarafından kurulmuştur. Komite, gönüllülüğü yaygınlaştırmak ve konuya ilişkin farkındalığı artırmak amacıyla kamu, özel ve kar amacı gütmeyen kuruluşları bir araya getiren ortak bir girişimdir. Çevrimiçi aktivizm de Türkiye de yükselen bir eğilimdir. Gezi Parkı gösterilerinde görüldüğü gibi, sosyal platformlar ve sosyal medya, gönüllülerin STK lara yönelmesinde ve kişilere kendi tarzlarında Volunteerism in Turkey: Discovering the Role and Contributions of Volunteerism, UNV org.tr/usrfiles/files/gonulluluk.pdf 47 Verilen sayı yalnızca yeni vakıfları (Cumhuriyet ten sonra kurulan) kapsamaktadır, db/dosyalar/webicerik205.pdf 48 Gönüllü sayısı konusunda bilgi bulunmaması nedeniyle yazarlar, dernekleri üye tabanlı kuruluşlar olarak gören üyelerin sayısını kullanmıştır. Bununla birlikte, verilen sayıların üyelerin katılım düzeyi hakkında herhangi bir bilgi içermediğinin dikkate alınması önemlidir. Dahası Türkiye de, kişilerin birden fazla derneğe üye olmalarına sıkça rastlanmaktadır https://www.cafonline.org/pdf/worldgivingindex2013_1374aweb.pdf 51 TÜSEV Sivil Toplum İzleme Raporu, Laden Yurttagüler, Gönüllülük ve Vatandaşlık Kavramı, s

22 22 Sivil Toplum İhtiyaç Analizi Raporu örgütlenme olanağı sağlamada önemli araçlar haline gelmiştir. 55 Diğer önemli araçlar arasında yurttaşlara çevrimiçi dilekçe verme ve kampanya başlatma imkânları tanıyan Change.org ve imza.la gibi platformlar yer almaktadır Vergi Teşvikleri ve Bağışların Vergiden Düşülebilirliği AK Türkiye İlerleme Raporu 2013 te ele alındığı gibi, STK ların içinde bulundukları finansal ortamın temel özelliği, özel bağışlar ve sponsorluklar için öngörülen vergi ve diğer özendiricilerin yetersizliğidir ve bu durum söz konusu kuruluşların çoğunu kamusal (çoğu kez uluslararası) proje hibelerine bağımlı kılmaktadır. 56 Her tür ekonomik etkinlik vergiye tabi olmakla birlikte, STK lar kendi sıradan fon sağlama çalışmalarında gelir/kar vergisinden muaftır. STK ların ekonomik işletmeleri, Maliye Bakanlığı tarafından ticari firma sayılmaktadır ve dolayısıyla bu işletmeler ilgili Vergi Yasası nda belirlenen oranlarda vergiye tabidir. STK lar ekonomik faaliyetlerini toplumsal yarar amacıyla yürüttüklerinden bu durum üzerlerinde ağır bir yük oluşturmaktadır. Türkiye de tüzel kişilerin yaptıkları bağışlarda %5 vergi indirimi (kalkınmada öncelikli yörelerde %10) yalnızca vergiden muaf vakıflarla kamu yararı statüsündeki dernekler için geçerlidir. 57 Bölüm te belirtildiği gibi, vergi muafiyeti ve kamu yararı statüsü Bakanlar Kurulu tarafından yalnızca sınırlı sayıda STK ya tanınmaktadır. Bu statüyü kazanmanın güçlüğüyle karşılaştırıldığında sağlanacak avantajlar da hayli sınırlı kalmaktadır. Orneğin AB üyesi ülkelerde indirim oranı ortalama %10 dur. 58 Bordro için tanımlanmış herhangi bir vergi indirim mekanizması bulunmamaktadır. AK 2013 Türkiye İlerleme Raporu, sivil toplum kuruluşlarının finansal sürdürülebilirliğini olumsuz etkileyen yasal ve bürokratik engeller sürmektedir ifadesiyle yasal çerçevedeki sorunlara işaret etmiştir Günümüzdeki ve Gelecekte Öngörülen Donörler ve Fon İmkanları (yerli ve uluslararası) Hükümet ve Kamu Fonları Hükümet ve Kamu Fonları 2011 de olduğu gibi, Türkiye de hükümet sivil toplum açısından düzenli bir fon sağlayıcısı değildir ve STK lara yönelik hükümet desteği görece önemsiz kalmaktadır. Ancak çok az sayıda STK devlet kaynaklarından yararlanabilmektedir ve bu da hibe tahsisleri ya da hizmet sözleşmeleriyle değil, proje ortaklıklarıyla gerçekleşebilmektedir. STK lara finansal destek sağlanması açısından Bakanlıklarca benimsenmiş ortak bir yaklaşım ya da usul yoktur. Kimi Bakanlıklar yasal çerçeve içinde STK projelerini ve etkinliklerini desteklemektedir. Burada Türkiye deki IPA Bölgesel Kalkınma Programlarının yararlanıcısı olan Bakanlıklar (Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Ulaştırma Bakanlığı, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı) hibe bileşenleri kapsamında STK larla işbirliği yapmakta, bu kuruluşlara finansal destek sağlamaktadır. 60 Ne var ki, Bakanlıkların AB-IPA programı kapsamında sağladıkları hibeler dışında, Türkiye de Bakanlıklar kanalıyla sağlanan kamu fonlarının koordine edilmediğini, izlenmediğini ve sistematik 55 Uygar Özesmi, Gönüllülük ve Vatandaşlık Kavramı, s Bireysel ve Kurumsal Bağışçılar için Yasal ve Vergisel Düzenlemeler Rehberi,http://www.tusev.org.tr/usrfiles/ files/vergiselkonularrehberi_web_29_08_13.pdf AK Türkiye İlerleme Raporu,

23 Sivil Toplum İhtiyaç Analizi Raporu 23 biçimde değerlendirilip raporlanmadığını tespit etmek önemlidir. Her Bakanlık kendi önceliklerini, sağlanacak fonların miktarını kendi belirlemektedir ve ortada farklı hibe sistemleri bulunmaktadır. TACSO tarafından 102 STK yı kapsamak üzere 2013 yılında yapılan İhtiyaç Analizi Araştırması nın sonuçları, aşağıdaki şekilde gösterildiği gibi, anketi yanıtlayanların çoğunluğunu kamu kurumlarının STK lara sağladıkları fonlarda saydamlığın ve adilliğin gözetilmediği ve ayrımcılık yapıldığı kanısındadır. STK ların yararlanabildikleri, görece sistematik ve düzenli olarak bildirilen kamu finansman programları aşağıda verilmektedir: Kalkınma Bakanlığı Sosyal Destek Programı: Güneydoğu Anadolu Kalkınma Programı (GAP) kapsamında olmak üzere, bölgedeki sosyal ihtiyaçlarını karşılamak ve toplumsal bütünleşme sürecini desteklemek amacıyla 2008 yılında esnek bir finansman mekanizması, Sosyal Destek Programı (SO- DES) geliştirilmiştir. SODES üç bileşenden oluşmaktadır: İstihdam, sosyal kapsama ile sanat, kültür ve spor ile 2010 yılları arasında toplam TL tutarında kaynakla 516 STK projesine finansman sağlanmıştır. 61 Valilikler 2012 yılında 270 milyon TL tutarında önceden seçilmiş 2064 projeyi Kalkınma Bakanlığı na sunmuştur. Bu 2064 projeden TL lik 1620 proje desteklenmeye değer bulunmuştur. 495 proje (desteklenen projelerin %31 i) STK lar tarafından önerilmiş ve uygulanmış olup STK projelerine tahsis edilen toplam kaynak TL yi bulmuştur (tahsis edilen toplam fonların %34 ü). 62 Mevcut veriler tahsis edilen kaynakların %25 kuralına 63 uyduğunu göstermekle birlikte, kamu kurumları tarafından kullanılan kaynaklar daha fazladır. AB finansmanlı bir proje çerçevesinde yapılan kapsamlı görüşmelerin bulgularını içeren bir rapora 64 göre, %44 ü kamu kurumlarına, %10 u belediyelere, %1 i il özel idarelerine ve ancak %31 i STK lara giden SODES fonları konusunda STK lar arasında ciddi bir güvensizlik söz konusudur. STK ların SODES Programına yönelik başlıca eleştirileri arasında yetkinin valiliklere devredilmesi, saydam olmama ve fonların ağırlıklı olarak kamu kurumlarına aktarılması yer almaktadır. İçişleri Bakanlığı Dernekler Dairesi Başkanlığı Derneklere Proje Desteği: 2010 yılı itibarıyla eşgüdümü Dernekler Dairesi tarafından sağlanmak üzere İB bünyesinde derneklere yönelik özel bir hibe programı hazırlanmıştır. İçişleri Bakanlığı 201 yılında 221 proje için TL tahsis etmiştir yılında ise İB dernekler tarafından hazırlanan 248 proje için TL ayırmıştır. Programda 2013 için öngörülen öncelikler 67 şunlardır: (1) Sivil toplum, insan hakları ve demokrasi anlayış ve bilincinin güçlendirilmesi, (2) Kamu-sivil toplum diyalogu, karar verme mekanizmalarına halkın katılımı ve aktif yurttaşlık, (3) STK larda kapasitenin ve iletişimin geliştirilmesine yönelik eğitsel ve sosyal projeler, (4) Çocuklara, gençlere, kadınlara, engelli kişilere ve dezavantajlı kesimlere yönelik eğitsel, kültürel ve sosyal projeler, (5) Kadınların, gençlerin ve engellilerin istihdamı; girişimciliğin ve yenilikçiliğin geliştirilmesi, (6) Ailenin ve kültürel değerlerin korunması, (7) Çevre sağlığının, halkın fiziksel ve zihinsel sağlığının korunması. Bu tür bir fon sağlama programı sivil toplum tarafından önemli bir gelişme olarak kabul edilmekle birlikte, hibelerin belirlenmesine ve dağıtılmasına olan güven hayli az görünmektedir. Çeşitli STK 61 in_degerlendirilmesi_arastirmasi_raporu.pdf SODES programı, valilikler tarafından önerilen projelerin en az %25 inin STK lar ve meslek örgütleri tarafından iletilmesi gerektiğini belirtir. 64 Sivil Toplum Kuruluşları ile Kamu Sektörü Arasındaki İlişkiler: Sorunlar-Beklentiler, TÜSEV, Aralık 2013,

24 24 Sivil Toplum İhtiyaç Analizi Raporu temsilcileri seçimlerde başvurulan ölçütlerin saydam olmaması, valilerden görüş alma zorunluluğu, bağımsız bir seçme ve izleme sisteminin bulunmaması gibi noktaları eleştirmektedir. DD nin web sayfası aracılığıyla 2014 yılı hibe önceliklerine ilişkin dışarıdan görüşlere başvurması 68 olumlu bir gelişmedir. Ne var ki, bu istişare sürecine ilişkin geniş bir kapsam ve tanıtım gözetilmediğinden yapılan katkılar sınırlı kalmıştır. Başbakanlık Yurt Dışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı Sivil Toplum Kuruluşları (STK) Kapasite Geliştirme ve Finansal Destek Programı: Yurt Dışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı Tarafından Sağlanacak İdari ve Finansal Destek Yönetmeliği ne göre Başkanlık, kendisiyle aynı alanda faal olan ve kar amacı gütmeyen kurum ve kuruluşların finansal yardım taleplerini kabul edebilecek ve uygun bulduğunda bu tür yardımlar yapabilecektir. Yönetmelikte öngörüldüğü gibi Başkanlıkça verilecek destek periyodik olarak hazırlanacak doğrudan destek programları çerçevesinde gerçekleşebileceği gibi çağrılara yanıt şeklinde de olabilir. Hazırlanan programlar Başkanlığın web sayfasında duyurulur ve belirtilen son tarihe kadar ulaşan başvurular açıklanan programda yer alan öncelik alanlarına ve seçilebilirlik ölçütlerine göre değerlendirmeye tabi tutulur. Programın amacı 69, Türkiye de faal olan STK ların göç, ayrımcılık, ırkçılık, yabancı düşmanlığı, uyum ve eşit katılım gibi alanlardaki örgütsel ve teknik kapasitesini geliştirmek için ortaklıkları özendirmek, böylece bu kuruluşların dışarıda faal olan STK lara, diğer ülkelerdeki TC yurttaşlarına, akraba topluluklara ve eğitimlerini Türkiye de gören uluslararası öğrencilere daha iyi yardım etmesini sağlamaktır. Öncelikli alanlar ise şöyledir: STK ların örgütsel yapısının güçlendirilmesi ve teknik kapasite oluşturulması; siyasal karar mekanizmalarına sivil katılımın güçlendirilmesi; kampanyalar düzenlenmesi; tanıtım-savunu ve lobi becerilerinin geliştirilmesi ve STK larla uluslararası kuruluşlar ve kamu sektörü arasında işbirliği ve iletişim ağlarının yaygınlaştırılması. Gençlik ve Spor Bakanlığı Gençlik Projelerini Destekleme Programı: Program sosyal kapsama alanındaki projelerinde üniversiteleri desteklemektedir. Projeleriyle Başkanlığa başvuran üniversite rektörlükleri uygulamadan birinci derecede sorumlu olmakla birlikte, sivil toplum kuruluşlarıyla, hükümet kuruluşlarıyla, yerel yönetimlerle ve sanayi bölgesi yönetimleriyle işbirliği olanakları vardır Yarı Kamusal Fonlar Türkiye Cumhuriyeti Kalkınma Bakanlığı, Bölgesel Kalkınma Ajansları (BKA) kapsamında çeşitli sosyal ve ekonomik kalkınma projelerine finansman olanakları sağlamayı sürdürmektedir. BKA lar AB-IPA programı tarafından desteklenmektedir 70. BKA ların kendi bölgelerinde AB fonlarının kullanılmasında aracı rolünü üstlenmelerini sağlamaya yönelik çalışmalar yapılmıştır. Bu fonların, bölgelerin somut ihtiyaçlarına uygun olarak ve AB bütünleşme politikası doğrultusunda tahsis edilmesi ve etkin biçimde kullanılması açısından Türkiye için büyük önem taşımaktadır. Ekim 2012 itibarıyla, BKA ların tüm işlemlerinin elektronik olarak yürütülmesini sağlamayı amaçlayan Kalkınma Ajansı Yönetim Sistemi (KAYS) projesi kapsamında, proje başvuru ve değerlendirme süreçleri dâhil, doğrudan finansal destekle ilgili tüm veriler Proje ve Faaliyet Destek Modülü (PFD) aracılığıyla elektronik ortama aktarılmıştır TL değerinde 78 finansal destek programı KAYS- PFD Modülüne kaydedilmiştir D42A540FCFDF1930

25 Sivil Toplum İhtiyaç Analizi Raporu AB Katılım Öncesi Fonları AB, 2013 yılında olduğu gibi, Türkiye deki STK lar açısından en önemli ve en büyük uluslararası fon kaynağı olma durumunu sürdürmektedir. IPA Çok Yıllık Örnek Finansal Çerçevede sivil topluma IPA desteği bağlamında aşağıdaki öncelikler belirlenmiştir: Diğer başlıkları kesen konular olarak yatay öncelikler: Sivil toplumun katılımı, AB programlarına katılım, çevrenin en üst düzeyde korunması, iklim değişikliğiyle ilgili duyarlılıkların anaakımlaştırılması, kadın ve erkeklere eşit fırsatlar tanınması, dezavantajlı ve kırılgan gruplara destek ve iyi komşuluk ilişkilerinin geliştirilmesi. Avrupa Komisyonu, 22. Fasıl Türkiye ile Bölgesel İşbirliği müzakerelerinin açılışından sonra, Kasım 2013 te yargı ve temel haklar, göç ve sınır yönetimi, enerji, çevre ve iklim değişikliği, toplumsal kalkınma, tarımsal ve kırsal kalkınma gibi temel alanlarda Türkiye nin reform çabalarını desteklemek üzere 236 milyondan fazla yardım yapacağını belirtmiştir. Bu kaynaklar, Avrupa Komisyonu tarafından benimsenen Katılım Öncesi Yardım Aracı (Bileşen I: Geçiş Yardımı ve Kurumsallaşma) kapsamında Türkiye 2013 ulusal programı çerçevesinde sağlanmıştır. 71 Avrupa Komisyonu ayrıca döneminde 30 milyon tutarında katılım öncesi yardımın diğer başlıkların yanı sıra ulusal meclislerde, kamu denetçiliğinde ve ulusal denetleme kurumlarında kapasite geliştirmek üzere sağlandığını belirtmiştir. Aynı dönemde sivil toplum kuruluşları da IPA kanalından yaklaşık 190 milyon, Avrupa Demokrasi ve İnsan Hakları Aracı (EIDHR) kanalından da 35 milyon tutarında yardımdan yararlanmıştır. AB Genişleme Stratejisi ve Başlıca Zorluklar belgesi ayrıca Komisyonun sivil toplumda kapasite geliştirme çalışmalarını Sivil Toplum Kolaylıkları kanalı dâhil desteklemeye devam edeceğini ve IPA II nin stratejik programlanmasında sivil topluma daha ağırlıklı yer tanıyacağını belirtmektedir yılları IPA-Geçiş Yardımı ve Kurumsallaşma Bileşeni kapsamında Sivil Toplum Aracını (CSF) kabul eden tarihli Komisyon Uygulama Kararı bağlamında AK, demokratik değerlerin ve yapıların, insan haklarının ve hukukun üstünlüğünün kökleşmesine, dolayısıyla AB entegrasyon sürecine katkıda bulunmayı hedeflemektedir yılında, CSF 2011 finansal kararları bağlamında ülkeye özgü programlarla birlikte çok yararlanıcılı programlar devreye sokulmuştur. Türkiye ülke özel programı toplam bütçesi 3.05 milyon olmak üzere üç ana bileşen getirmiştir. AB Türkiye Delegasyonu bu girişim kapsamında sivil toplumun desteklenmesine yönelik yaratıcı ve yenilikçi bir program getirmiştir: Sivil Düşün AB Programı. 73 Sivil Düşün Programı Nisan 2013 te başlatılmıştır. 74 Programı STK lara tanıtmak amacıyla Türkiye çapında 13 tanıtım etkinliği gerçekleştirilmiştir. Sivil Düşün AB Programı STK ların, sivil aktivistlerin ve sivil girişimlerin eylemlerine esnek ve hızlı finansal destek sağlamakta ve web sayfası ve sosyal medya hesapları aracılığıyla tanıtıcı destek vermektedir. 6 aylık uygulama döneminde program 100 sivil girişime destek vermiştir. Aktivist Destek Programı, başvuru işlemlerini kolaylaştırmak üzere önerileri Türkçe, Kürtçe ve İngilizce kabul etmektedir. Sivil Düşün AB Programıyla birlikte CSF Türkiye Sivil Düşün Programı kapsamındaki hibe Teklif Çağrıları Nisan 2013 te yapılmıştır 75. Bu Teklif Çağrısının 1. özel hedefi, eski ya da yeni olsun, ulusal, pdf https://webgate.ec.europa.eu/europeaid/online-services/index.cfm?do=publi.welcome&nbpubli- List=15&orderby=upd&orderbyad=Desc&searchtype=RS&aofr=134367

26 26 Sivil Toplum İhtiyaç Analizi Raporu bölgesel (Türkiye deki bölgeler itibarıyla) yerel ve/ya da tematik Sivil Toplum Kuruluşları platformlarının ve ağlarının kapasitesine katkıda bulunmak ve yurttaşlara kendi etkinlikleri aracılığıyla kamu kesimi reform süreçlerinde seslerini duyurma fırsatları tanımaktır. Özel hedef 2 ise, mikro düzeydeki alt-hibelerin (üçüncü taraflara finansal destek) haklar temelinde çalışma yapan STK lara dağıtılması yoluyla STK ları güçlendirmek ve böylece yerel ve ulusal düzeylerde yurttaş katılımını artırmaktır. Başvuruları değerlendirme süreci tamamlanmıştır ve 6 STK ağı desteğe değer bulunmuştur. Ağustos 2011 de Avrupa Demokrasi ve İnsan Hakları Aracı (EIDHR) teklif çağrısı Türkiye için 3 milyonluk bir bütçeyle yapılmıştır. 76. Aralık 2012 de, EIDHR Türkiye Hibe Programı 2 milyon bütçeli Teklif Çağrılarıyla (TÇ) başlatılmıştır. 77 EIDHR-TÇ iki özel hedef gütmektedir: (1) Yerel ve ulusal düzeylerde insan hakları politikalarının geliştirilmesine, uygulanmasına ve izlenmesine sivil toplum katılımının güçlendirilmesi ve (2) İnsan haklarının ve temel özgürlüklerin yerel düzeyde korunması ve gerçekleştirilmesi için gösterdikleri çabalarda insan hakları savunucularının desteklenmesi den sonra Merkezi Olmayan Uygulama sistemi (DIS) sistemi kapsamında sivil toplum gelişimi ve farklı alanlarda diyalogla ilgili dört program başlatılmıştır: 1. Ulusal ve Yerel STK ların Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele Kapasitesinin Geliştirilmesi Hibe Programı Engelli Kişilerin Toplumla Daha İleri Düzeyde Bütünleşmeleri Hibe Programı Demokratik Yurttaşlık ve İnsan Hakları Eğitimi Hibe Programı AB ile Türkiye Arasında Sivil Toplum Diyalogunun Güçlendirilmesi III Hibe Programları Mayıs 2013 te Siyasi Kriterler ve Medya Hibe Programları alt bölümleri ile birlikte başlatılmıştır. Türkiye de 2012 yılı sonları ile 2014 yılı arasında bir STK konsorsiyumu (Sivil Toplum Geliştirme Merkezi (STGM), Türkiye Üçüncü Sektör Vakfı (TÜSEV), Kapasite Geliştirme Derneği (KAGED), Yaşama Dair Vakıf (YADA), Helsinki Yurttaşlar Derneği ve Bilgi Üniversitesi STK Merkezi) tarafından önemli bir sivil toplum projesi uygulanmaktadır. Konsorsiyum kapsamında çeşitli bileşenler yer almaktadır: Kamu-sivil toplum işbirlikleri için küçük hibeler; kamu-sivil toplum işbirliği mekanizmaları kapsamında araştırma, geliştirme ve pilot uygulama çalışmaları; sivil toplum kapasite geliştirme, haritalama ve destek ağları; sivil topluma ilişkin kamusal algılar hakkında araştırma; genç yurttaşlarda daha gelişkin bir sivil diyalog ve katılım için kapasite geliştirme; Türkiye de kamusal politikaların tartışılmasında, geliştirilmesinde ve katılımda demokratik bir yönetişimin aktif bileşeni olarak sivil kurum- 76 https://webgate.ec.europa.eu/europeaid/online-services/index.cfm?adsschck= &do=publi.detpub&searchtype=as&pgm= &zgeo=35624&aoet=36537&ccnt= &debpub=&orderby=upd&orderbyad=desc&nbpublilist=15&page=1&aoref= https://webgate.ec.europa.eu/europeaid/online-services/index.cfm?adsschck= &do=publi.detpub&searchtype=as&pgm= &zgeo=35624&aoet=36537&ccnt= &debpub=&orderby=upd&orderbyad=desc&nbpublilist=15&page=1&aoref= https://webgate.ec.europa.eu/europeaid/online-services/index.cfm?adsschck= &do=publi.detpub&searchtype=as&pgm= &zgeo=35624&ccnt= &debpub=&orderby=upd&orderbyad=desc&nbpublilist=15&page=2&aoref= https://webgate.ec.europa.eu/europeaid/online-services/index.cfm?adsschck= &do=publi.detpub&searchtype=as&pgm= &zgeo=35624&ccnt= &debpub=&orderby=upd&orderbyad=desc&nbpublilist=15&page=2&aoref= https://webgate.ec.europa.eu/europeaid/online-services/index.cfm?adsschck= &do=publi.detpub&searchtype=as&pgm= &zgeo=35624&ccnt= &debpub=&orderby=upd&orderbyad=desc&nbpublilist=15&page=2&aoref= https://webgate.ec.europa.eu/europeaid/online-services/index.cfm?adsschck= &do=publi.detpub&searchtype=as&pgm= &zgeo=35624&ccnt= &debpub=&orderby=upd&orderbyad=desc&nbpublilist=15&page=1&aoref=134548

27 Sivil Toplum İhtiyaç Analizi Raporu 27 ların ve STK ların güçlendirilmesi milyonluk bütçeyle Türkiye deki bir STK lar konsorsiyumuna yapılan en büyük doğrudan hibe budur. AB 2013 Genişleme Stratejisi ve Başlıca Zorluklar belgesi IPA II nin 2014 te başlayacağını belirtmiştir. AB IPA II aracılığıyla katılım sürecindeki ülkelere bu hazırlanma süreçlerinde önemli destek sağlamaya devam edecektir. Sektörel yaklaşıma sahip hâlihazırdaki finansal çerçevede olduğu gibi dönemi için de benzer bir tutar öngörülmektedir (cari fiyatlarla 11.7 milyar). Ülke Strateji Belgesi / Country Strategy Peper (CSP) kapsamında, hukukun üstünlüğü alanındaki reformların desteklenmesi ve uygulamaların sürekliliğinin sağlanması, demokratik kurumların ve iyi yönetişimin güçlendirilmesi ve sosyo-ekonomik kalkınma gibi temel alanlardaki taahhütler öne çıkmaktadır. 82 Genel olarak bakıldığında, Türkiye de AB hibelerinin kapsamı, etkisi ve tanınması STK lar, sivil aktivistler ve sivil girişimler eliyle artmaktadır Diğer Uluslararası Donörler TACSO Türkiye Türkiye deki Sivil Toplum Kuruluşları için Fon Rehberi adlı elkitabında sivil topluma çeşitli biçimlerde destek sağlayan uluslararası ve yerel donörlerden 100 kadarını derlemiştir. Elkitabı 100 ü aşkın donör kuruluşun listesini vermekle birlikte, Türkiye de faal durumda olan uluslararası donörlerin sayısı hayli sınırlıdır. Türkiye de en aktif ve en fazla tanınan kimi uluslararası donörlere ilişkin daha ayrıntılı bilgiler aşağıda yer almaktadır. Hollanda: MATRA Yardım Programı Matra 83 Avrupa Birliği ne komşu ülkelerde toplumsal dönüşümü destekleme amacıyla çalışan Hollanda merkezli bir ikili yardım programıdır. Matra, hukukun üstünlüğü ilkesine sağlam biçimde yerleşmiş olarak açık, çoğulcu ve demokratik bir toplumun daha ileri düzeylerde gelişmesine katkıda bulunacak çalışmalara odaklanmaktadır. Program kapsamında, Hollanda daki kuruluşlarla, diğer Matra ülkelerinden ya da yeni üye ülkelerden ortaklarla eşleşme mümkündür. Matra ülkelere özgü öncelikli alanlarda çalışmaktadır. Türkiye için öncelikli alanlar ise şunlardır: Yasama ve hukuk; yönetişim, kamu düzeni ve polis; insan hakları ve azınlıklar. MATRA - CoPROL 84 (Katılım Sürecindeki Ülkelerle Hukukun Üstünlüğü Alanında İşbirliği): Matra CoPROL un hedefi, AB katılım sürecindeki ülkelerde hükümet kurumlarının kapasitesinin güçlendirilerek, ortaklıklar yoluyla siyasal kriterlerin (Kopenhag kriterleri) karşılanmasını sağlamaktır. Ortaklıklar Hollanda daki hükümet ve yarı-hükümet kuruluşlarıyla yapılabilmekte ve müzakere fasılları olarak AB müktesebatından 23 ü (Yargı ve temel haklar) ve 24 ü (Adalet, özgürlük ve güvenlik) kapsamaktadır. Hükümetlerin, yerel örgütlerin ve siyasal partilerin projelerine ek olarak 85, 12 aylık süreye yayılan azami tutarında küçük hibeler de verilmektedir. Bu hibeler yasama ve hukuk, kamu idaresi, kamu düzeni ve polis, enformasyon ve medya, insan hakları/azınlıklar, çevre, emek ve sosyal politikalar, kültür, refah, sağlık hizmetleri, konut ve eğitim alanlarında çalışmalar yapan STK lara gitmektedir. İnsan Hakları Vakfı 86 : Hollanda nın insan hakları alanındaki politikası adaletsizlik ve baskılara karşı insan direncini güçlendirmeyi hedeflemektedir. Hollanda bu politikasında özellikle özgürlük, güven

28 28 Sivil Toplum İhtiyaç Analizi Raporu lik ve refahın birbirini pekiştirip güçlendirdiği yerlerdeki insan hakları konularına odaklanmaktadır. Türkiye söz konusu olduğunda ise beş konuya özel önem verilmektedir: Kadın hakları; LGBT hakları; İnsan Hakları Aktivistlerine Destek; Şirketlerin Sosyal Sorumluluğunun Geliştirilmesi ve Enformasyon Özgürlüğü/İnanç Özgürlüğü. TÜSEV in 2012 Sivil Toplum İzleme Raporu nda yer alan bir durum analizine göre, Hollanda Büyükelçiliği ve Konsolosluğu tarafından Türkiye deki STK lara sağlanan fonların toplam tutarı 1.200,000 dur. 87 İsveç: İsveç Uluslararası Kalkınma İşbirliği Kuruluşu (SIDA) SIDA, İsveç Dışişleri Bakanlığı na bağlı bir hükümet kuruluşudur. İsveç Kalkınma Yardımları üç tematik önceliği gözetmektedir: Demokrasi ve insan hakları, çevre ve iklim değişikliği, toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadının rolü. SIDA nın Türkiye deki çalışmalarıyla ilgili strateji belgesinde, İsveç in Türkiye ile kalkınma işbirliğindeki amacı, Avrupa Birliği üyeliği olasılıklarını artırmak üzere demokrasinin ve insan haklarının güçlendirilmesi şeklinde özetlenmektedir. İsveç desteğinin demokrasi, insan hakları ve toplumsal cinsiyet eşitliğine odaklanacağı belirtilmektedir dönemi için İsveç in kalkınma işbirliği bağlamında Türkiye ye yaptığı yardımlar SIDA aracılığıyla yılda yaklaşık 73 milyon SEK, Konsolosluk aracılığıyla da 14 milyon SEK tir. Katkıların sayısı sınırlıdır ve bunlar bütünlüklü programlara yönlendirilmektedir. 88 Alman Vakıfları Alman Vakıfları (Friedrich Ebert Stiftung; Heinrich Böll Stiftung; Konrad Adenauer Stiftung; Friedrich Naumann Stiftung, Berghof, Robert Bosh Stiftung ) da demokrasi ve insan hakları alanındaki STK projelerine küçük hibe yardımlarında bulunmaktadır. Bu vakıflardan her birinin kendi odaklanma alanı vardır ve destekledikleri konu alanlarının birbiriyle çakışmamasına özen gösterilmektedir. Finansal katkılarının kaynağı Alman devlet bütçesidir. İngiliz Elçiliği Birleşik Krallık, ifade özgürlüğü, insan hakları ve yolsuzlukla mücadele gibi çeşitli alanlardaki projelere finansman sağlayarak Türkiye nin katılım sürecine önemli katkıda bulunmaktadır. Sağlanan fonlar yıldan yıla değişim göstermekle birlikte İngiliz Elçiliği nin aşağıda belirtilen programlar aracılığıyla sağladığı kaynakların tutarı her yıl civarındadır. İkili Program Fonu, FCO önceliklerinin ve Ülke İş Planı nın ihtiyaçları ve SPF programlarının desteklenmesine katkı olarak küçük projelere ( e kadar) kaynak sağlamaktadır. Avrupa yı Yeniden Birleştirme Programı, güvenli bir çevrede etkili ve küresel ölçekte rekabet edebilir bir Avrupa vizyonunun gerçekleştirilmesine yardımcı olmaktadır. İade ve Yeniden Bütünleştirme Fonu BK da yaşamakta olan yabancı mahkûmların ve iltica talepleri kabul edilmeyenlerin sayısının azaltılmasını amaçlamaktadır. Refah Fonu Türkiye Programı BK nın sürdürülebilir kalkınmayla ilgili hedefleri doğrultusunda sürdürülebilir küresel büyümeyi sağlamaya odaklanmaktadır. İnsan Hakları ve Demokrasi Programı insan haklarının geliştirilmesinde ve korunmasında hükümetlere destek vermeyi amaçlamaktadır

29 Sivil Toplum İhtiyaç Analizi Raporu 29 Diğer Elçilikler ve Konsolosluklar İngiltere, Finlandiya, Norveç, Kanada, ABD, Japonya, Avustralya ve Belçika elçilikleri ile konsoloslukları da STK lar için küçük hibeler ve sivil toplum desteği sağlamaktadır Toplum Desteği ve İş Çevrelerinin Katkıları TÜSEV 2012 Sivil Toplum İzleme Raporuna göre, STK ların başlıca finansal kaynakları şunlardır: Uluslararası donörler, yerel ve özel fon kaynakları, kamu kurumları tarafından sağlanan destek, üye aidatları, hizmet/ürün satımından elde edilen gelir, şirketlerin sosyal sorumluluk çerçevesindeki faaliyetleri ve vakıfların hibe programları. STK ların finansal sürdürülebilirliğine katkıda bulunan sosyal girişimcilik alanındaki yeni gelişmeler de yeni ve önemli bir model olarak görülmektedir Dünya Bağışçılık Endeksine göre 89, Türkiye nüfusunun %10 u STK lara bağışta bulunmuştur. Aynı araştırmada Türkiye bu bakımdan 146 ülke arasında 137 inci sırada yer almaktadır Dünya Bağışçılık Endeksinde 90 ise Türkiye 136 ülke arasında 128 incidir yardım yapan nüfus yüzdesi de 13 tür. Eldeki veriler, STK lara giden fonlarda bireysel bağışların payının küçük olduğunu göstermektedir. Çevrimiçi bağışlar ve geniş bir kesimden yardım toplama kampanyaları (crowdfunding) Türkiye de yeni bir eğilim olarak belirginleşmektedir. Fongogo, ve Biayda çevrimiçi bağış fırsatları sunan kuruluşlar arasındadır. Ne var ki, Yardım Toplama Kanunu bu tür çevrimiçi araçlar önünde büyük bir engel teşkil etmektedir. TÜSEV 2011 yılından bu yana Değişim için Bağış 91 projesini yürütmektedir. Projenin amacı, örgütlü yardımseverliği özendirmek, sosyal yarar adına kitlesel yardım kültürünü geliştirmek ve Türkiye de insan severlik için destek mekanizmaları oluşturmaktır. Proje, farkındalık yaratarak yardımseverliği özendirdiğinden, bireysel ve kurumsal yardımlar için araçlar sunduğundan ve Türkiye için bu alanda bir model geliştirdiğinden önemli bir girişim olarak değerlendirilmektedir. TÜSEV in 2012 Sivil Toplum İzleme Raporu, Kurumsal Sosyal Sorumluluk (KSS) kavramının ve bu çerçevedeki uygulamaların Türkiye de henüz bir geçiş evresinde olduğunu belirtmektedir. Çalışanların ve tüketicilerin giderek yükselen beklentileri sonucunda, KSS projelerini ve sponsorluk çalışmalarını yaşama geçiren şirket sayısı da artmaktadır. Şirketlerin kendi çalışanlarının gönüllülük programları da bir başka yükselen eğilimdir. TÜSEV in Şirketlerin Topluma Yatırım Programları: Yenilikçi Yöntemler, İyi Uygulamalar ve Gelişim Alanları ile başlıklı raporu, kendi KSS projelerini uygulamada artık daha fazla sayıda şirketlerin STK larla ortak hareket etmeye başladığını belirtmektedir. Ne var ki, pek çok örnekte şirketlerin sağlam ihtiyaç analizi raporlarına ve sosyal etki değerlendirmelerine dayanan stratejik bir KSS yaklaşımından yoksun oldukları görülmektedir. Dahası yapılan araştırmalar, şirketlerin çoğunlukla eğitim, sağlık ve çocuk gibi alanlara odaklanan sınırlı sayıda profesyonelleşmiş STK yı desteklemeye devam ettiğini göstermektedir Hibe Veren Vakıflar Hibe veren vakıflarla dernekler sivil toplum kuruluşlarıyla ilgili yasal düzenleme kapsamında yer almadıklarından, halen hibe veren vakıfların aynı zamanda hukuken faal olmaları gerekmektedir https://www.cafonline.org/pdf/worldgivingindex2012web.pdf 90 https://www.cafonline.org/pdf/worldgivingindex2013_1374aweb.pdf 91

30 30 Sivil Toplum İhtiyaç Analizi Raporu yılı itibarıyla Türkiye de hibe programları olan sekiz vakıf bulunmaktadır. 92 Bu sayı az sayılsa bile, bu vakıfların konuya gösterdikleri ilgideki nitelikli artış hibe programlarının zamanla yaygınlaşacağının işareti sayılabilir. 93 TÜSEV in Vakıfların Hibe Programları için Rehber 94 başlıklı çalışmasında ele alındığı gibi, vakıflar hibe programlarını şu amaçlara yönelik olarak başlatmaktadır: (1) STK ların özerkliğini ve fon kaynaklarının çeşitliliğini artırmak, (2) STK ların finansal sürdürülebilirliklerine katkıda bulunmak, (3) Özel sektör ve kamu sektörü tarafından riskli bulunan girişimleri desteklemek ve (4) yerel girişimleri ve STK ları desteklemek. Bununla birlikte, hibe veren vakıflar ya da derneklere, ne Vakıflar ne de Dernekler Yasasında yer verilmektedir. Bu durum, hibe veren kuruluşların sayısının artması önünde bir engel olarak görülmekte, ayrıca hukuken operasyonel olmak zorundaki mevcut hibe veren kuruluşların hibe programlarındaki miktarları artırmalarını önlemektedir Sosyal Girişimler Sosyal girişimler ve sosyal girişimcilik 2011 den bu yana Türkiye de yaygın tartışılan konular haline gelmiştir. Sosyal girişimler, STK ların finansal sürdürülebilirliklerine katkıda bulunan alternatif bir model olarak görülmektedir. Kimi STK lar sosyal girişim modelini fon imkânlarını çeşitlendirecek, dolayısıyla hibe ve bağışlara bağımlılığı azaltacak bir araç olarak değerlendirmektedir. Türkiye de sosyal girişimlerle ilgili hukuksal yapı henüz yetersizdir. Kar amacı gütmeyen şirket diye herhangi bir tüzel kişilik yoktur. Pek çok sosyal girişim ekonomik birimler ya da derneklerin/vakıfların şirketleri olarak kurulmaktadır. Diğer biçimler ise sosyal kooperatifler (çoğunlukla kadın kooperatifleri ya da engelliler tarafından kurulan kooperatifler) ya da şirketlerdir. Ne var ki, bu şekillerden hiçbiri sosyal işletmelerin işlevlerini ya da yöntemlerini tam olarak karşılamamaktadır. 96 Bu koşullar nedeniyle Türkiye deki sosyal girişimlerin çoğu mevcut derneklerin ya da vakıfların ekonomik işletmeleri durumundadır. Sosyal girişimler için belirlenmiş özel finansal ya da hukuksal yönetmelikler yoktur. Hâlihazırda, vakıfların/derneklerin, kooperatiflerin ve kar amacı gütmeyen kuruluşların vergi muafiyeti de bulunmamaktadır. Kamu yararına çalışan vakıflara/derneklere tanınan vergi muafiyeti ve sağlanan finansal destek de yetersizdir. Bu statüye sahip kuruluşlar ekonomik faaliyetlerinde herhangi bir muafiyetten yararlanamamaktadır ve yararlanabildikleri tek şey bağışları özendiren birtakım düzenlemelerdir. Sosyal girişimcilik alanında faal tüm tüzel kişilikler, sanki kar amacı güden işletmelermiş gibi normal şirketlere uygulanan vergi düzenlemelerine tabidirler. Bu durum, yeni sosyal girişimlerin kurulmasını ve STK ların finansal sürdürülebilirliğine katkıda bulunma potansiyeline sahip mevcut sosyal girişimlerin gelişmesini engellemektedir. Türkiye de sosyal girişimciler için destek altyapıları ve iletişim ağları mevcuttur. TÜSEV, Ashoka Türkiye, Sosyal İnovasyon Merkezi gibi kuruluşlar bu konuda bilgi paylaşılmasında ve farkındalık yaratıl- 92 Hibe veren bu sekiz kuruluş şunlardır: Türkiye Açık Toplum Vakfı Toplum Gönüllüleri Vakfı - Genç Banka Projesi, WWF-Türkiye Türkiye nin Canı Hibe Programı, Sabancı Vakfı Toplumsal Gelişme Hibe Programı, Coca Cola Hayata Artı Vakfı, Vodafone Türkiye Vakfı, Bolu Bağışçılar Vakfı ve Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı Barış Projeleri. 93 Sivil Toplum İzleme Raporu, TÜSEV, 2012, Sivil Toplum İzleme Raporu, TÜSEV, 2012, 96 Daha ayrıntılı bilgi için :

31 Sivil Toplum İhtiyaç Analizi Raporu 31 masında önemli bir rol oynamaktadır. Ayrıca üniversiteler de (özellikle İstanbul daki özel üniversiteler) kurslarıyla, eğitimleriyle, sertifika programlarıyla ve düzenledikleri yarışmalarla sosyal girişimciliğin gençler arasında daha fazla tanınmasında önemli rol oynamaktadır. 97 TACSO, TÜSEV ve British Council Şubat 2012 de Uluslararası Sosyal Girişimcilik Konferansı nı düzenlemiştir. Batı Balkanlar, Türkiye, Ukrayna, Gürcistan ve Birleşik Krallıktan (BK) 143 sosyal girişimciyi ve sosyal girişimcilik destekçisini bir araya getiren bu konferans, bölgede sosyal girişimciliğin, özellikle sosyal işletme anlayışının gelişmesi açısından önemli bir fırsat sunmuştur te Toplum Gönüllüleri Vakfı ve Özyeğin Üniversitesi, JPMorgan ın finansal desteğiyle, Sosyal Değişim Laboratuvarı 99 projesini başlatmıştır. Sosyal Değişim Laboratuvarı 2013 bahar döneminde STK ların başvurularıyla bireysel başvuruları kabul etmeye başlamıştır. Çeşitli destek programlarına karşın sosyal girişimciliğin Türkiye de henüz yeni oluşum aşamasında olduğunu söylemek gerekir. Kimi olumlu örnekler görülebilir, ancak bunların sayısı sınırlıdır. Eğitim, yarışma, çalıştay ve yeni fon oluşturma fırsatları gibi destek programlarının sayıca artmasıyla yakın gelecekte sosyal girişim sayısının ve STK ların ilgisinin de artması beklenmektedir. 1.3 Sivil Topluma ilişkin Hükümet Mekanizmaları Hükümet İşbirliği, Sivil Toplumu Katmada Kurumsal Kapasite ve Politika Çerçevesi STK larla kamu kurumları arasındaki diyalog ve işbirliği açısından, AK 2013 İlerleme Raporunda da belirtildiği gibi sivil toplum, geleneksel politikaların yürütücüleri tarafından demokraside meşru bir paydaş olarak yeterince kabul görmemektedir. Türkiye de sivil toplumla düzenli bir temas ve eşgüdüm sağlanmasını kolaylaştıracak somut yönetim yapıları ya da diğer kurumsal mekanizmalar hala yoktur. Ayrıca STK ların dile getirdikleri beklentilere ve uluslararası plandaki örnek uygulamaların sunduğu standartlara karşın, hükümetle sivil toplum arasındaki işbirliğinin olası biçimlerini, ilkelerini ve yöntemlerini tanımlayan; iki kesimin birbiri karşısında yerine getirmesi gereken rol ve sorumlulukları belirleyen genel bir hukuksal çerçeve de bulunmamaktadır. Bunun gibi, merkezi hükümet de STK larla ilişkileri ve sivil toplumun güçlenmesinde oynayabileceği rol konusunda bir politika ya da stratejik yaklaşım da geliştirmiş değildir. Yararlanıcısı AB Bakanlığı olmak üzere AB ve TC Hükümeti tarafından finanse edilen kapsamlı bir proje 2012 yılından bu yana STGM, TÜSEV ve YADA konsorsiyumu tarafından uygulanmaktadır. Bu proje kapsamında, sivil toplum-kamu kesimi ilişkilerini değerlendirmek üzere Türkiye deki STK ların görüşlerine yaygın biçimde başvurulmuştur. 12 kentten ve en az 200 STK dan 300 temsilcinin yanı sıra, görüşlerine başvurulanlar arasında üniversiteler ve kamu kurumları da yer almaktadır. Bu istişare sürecinin bulgularını özetleyen rapor, STK larla kamu kurumları arasındaki ilişkileri düzenleyen bir yasal çerçeve konusunda STK ların beklentilerini öne çıkarmaktadır. Belirtildiğine göre bu yasal çerçeve çoğulculuk, kapsayıcılık, bağımsızlık, tarafsızlık, eşitlik, saydamlık, hesap verebilirlik ve erişilebilirlikle ilgili uluslararası standartlar doğrultusunda olmalı ve ayrımcılık yapmama konusunda uluslararası (ya da Avrupa Komisyonu) kriterleri dikkate almalıdır. 100 Rapor, STK ların kamu kurumlarıyla ilişkilerinde yaşadıkları sorunları da özetlemektedir. Dile getirilen sorunlardan biri, kamu kurumlarının STK larla ancak bilgiye ve uzmanlığa ihtiyaç duyduklarında ya 97 Sosyal girişimcilere destek veren kuruluşların listesi için bakınız: Sivil Toplum Kuruluşları ve Kamu Sektörü İlişkileri: Sorunlar ve Beklentiler, Danışma Toplantılarının Sonuçları ve Değerlendirme Raporu, Türkiye Üçüncü Sektör Vakfı (TÜSEV), Aralık 2013.

32 32 Sivil Toplum İhtiyaç Analizi Raporu da kamuoyu üzerinde belirli bir etki yaratmak istediklerinde işbirliği yaptıklarıdır. Ne var ki, bu ilişki tek taraflı kalmaktadır; çünkü kamu kurumları STK ların işbirliği taleplerine fazla karşılık vermemektedir. STK larla kamu sektörü arasındaki ilişkilerin kurumsallaşmayıp, kişisel ilişkiler temelinde yürümesi STK lar tarafından dile getirilen bir başka sorundur. Yapılan görüşmelerden çıkan sonuçlar, bir noktaya daha işaret etmektedir: STK larla kamu kurumları arasında bir diyalog oluştuğunda bile, ilişkileri düzenleyen bir hukuksal ve kurumsal çerçeve ve kurumsal bellek bulunmaması nedeniyle, bu süreçler muhataplarda meydana gelen değişikliklerden olumsuz etkilenecektir. Son olarak, STK lar, kamu kurumlarının tüm STK lara aynı mesafede durmadığını, ilişkilerinde seçici davrandığını dile getirmiştir. Haklar temelinde çalışma yapan kuruluşlar, görüş alışverişi ve ortak çalışma süreçlerinden genellikle dışlandıklarını belirtmişlerdir. Bu sorun istişare raporunda şu şekilde anlatılmaktadır: Kamu kurumları politikaların belirlendiği süreçlerde STK lara doğal ve eşit taraflar olarak bakmamaktadır. Bu olumsuz algı, STK ların (ne kadar sınırlı kalırsa kalsın) yasal haklarına başvurarak çeşitli politika alanlarında kamu kurumlarıyla ilişkilenme ve onları etkileme şansını azaltmaktadır. Sonuçta STK ların çoğu kamu kurumlarının karar alma süreçlerinden dışlanmaktadır. İstişare süreçleri ise yalnızca hükümetle/kamu kurumlarıyla benzer konumda yer alan STK ları kapsamaktadır ve bu nedenle çoğulcu sayılmamakta, meşru bulunmamaktadır Benzer biçimde, TACSO İhtiyaç Analizi Araştırması kapsamındaki yanıtlar da kamu sektörü ile STK lar arasında etkili bir diyalog ve işbirliği bulunmamasının başlıca nedeni olarak gerek merkezi (%82,5) gerekse yerel (%70,2) düzeydeki kamu görevlilerinde görülen motivasyon eksikliğine işaret etmiştir. STK-kamu sektörü ilişkilerindeki bir başka önemli güçlük, demokrasilerde STK ların oynadıkları önemli rol hakkında kamu görevlilerinin yeterince bilgili ve deneyimli olmamalarıdır. Aynı proje bağlamında Yaşama Dair Vakfı (YADA) tarafından gerçekleştirilen bir araştırma Bakanlıktan 120 üst düzey yetkili açısından kamu görevlilerinin sivil toplum anlayışı ve yaklaşımına ilişkin önemli bulgular sunmaktadır. Bu araştırma, merkezi düzeydeki yöneticilerin genel olarak standartlara uygun genel bir sivil toplum nosyonuna sahip olduklarını, STK larla temas ve deneyim açısından belirli bir birikimi taşıdıklarını ve STK ların kamu kurumlarının çalışma ve kararlarına katılımının bir norm haline geldiği- 101 Ibid. 102 AB ile Türkiye Cumhuriyeti tarafından finanse edilip STGM, TÜSEV ve YADA tarafından uygulanan Türkiye de Sivil Toplumun Gelişiminin ve Sivil-Toplum Kamu Diyalogunun Güçlendirilmesi Projesi.

33 Sivil Toplum İhtiyaç Analizi Raporu 33 ni göstermektedir. 103 YADA araştırması kapsamında yer alan idarecilerin %66 sı bir STK ya üyedir. STK üyeliği olanların %32 si de bu örgütlerde kurucu üye durumundadır. Ancak üye olunan STK türleri incelendiğinde şu tablo görülmektedir: %43,4 ü mesleki/profesyonel kuruluşlar, %15,8 sosyalleşme kuruluşları (okul mezuniyeti, dostluk vb.) ve %14,5 de hemşeri dernekleri. Bu durumda, merkez düzeyindeki yöneticilerin STK larla ilgili algılama ve yaklaşımları, büyük ölçüde, mesleki/profesyonel kuruluşlar, sosyalleşme çevreleri ve hemşerilik derneklerindeki kişisel deneyimlerine dayanmaktadır. STK ların görüşülen kişiler gözündeki itibarı derecelendirildiğinde, puanlama 10 üzerinden 6,1 dir. Lisansüstü dereceye sahip ve daha genç kamu görevlileri söz konusu olduğunda bu puan ortalamanın üzerindedir. 104 Araştırma kapsamında yer alan merkezi düzey kamu görevlilerinin STK lara yönelik belli başlı eleştirileri ise şunlardır: (1) (STK ların) harekete geçirici gücü bilimsel/analize dayalı değil, siyasaldır; (2) yaklaşımları görüş alışverişine değil zıtlaşmaya yöneliktir; (3) iletişim tarzları ve kullandıkları dil önyargılara dayalı olmak üzere dışlayıcı ve katıdır; (4) yalnızca eleştirmekte (kamu yararına olan çalışmaları bile), çözüm önermemektedirler ve (5) görüş ve konumlarını, kamu kurumlarıyla diyalog kurmak yerine uzaktan (medya aracılığıyla) dile getirmektedirler 105. Son olarak, YADA Vakfı araştırmasının ortaya koyduğuna göre merkezi düzeydeki kamu yöneticileri gerek kamu kuruluşlarının gerekse STK ların kendi içlerindeki kimi sorunların STK larla işbirliğini engellediği kanısındadır. YADA Vakfı araştırmasının özetlediği bu etmenler 106 aşağıdaki tabloda sunulmaktadır. Kamu kurumları Sivil Toplum Kuruluşları (STK lar) STK larla çalışma, kamu görevlilerinin çalışma planlarında ne tanımlanmakta ne de yer almaktadır. İlişki kurulduğu zaman ise kişisel girişimlere dayanmakta ve bu nedenle kurumsallaşamamaktadır. Kamu sektöründeki katı hiyerarşik yapı ve bürokrasi STK larla ilişkilerin iyileşmesini engellemektedir. STK larla ilgili kararlar, dolayısıyla aradaki diyalog ancak bürokrasinin üst kademelerinde gerçekleşebilmektedir. Dahası, hukuksal çerçeve de işbirliği açısından elverişli değildir. Kamu kurumları, STK larla işbirliği konusunda strateji, plan ve bilgiden yoksundur. Hangi STK ile çalışabileceklerini, bu kuruluşların faaliyetlerinin hangi bölümlerine katılabileceklerini ve nasıl diyalog kurabileceklerini bilmemektedir. STK larla diyalog ve işbirliği konusunda bakanlıklarca ve kamu kurumlarınca sahip olunan bilgiler diğerlerine bildirilmemekte ve paylaşılmamaktadır. STK lar topluma yabancılaşmıştır; kamusal ihtiyaçları ve değerleri temsil etmemektedirler ve tabanları/hitap ettikleri kesimler de güçlü değildir. STK ların gündem belirleme, bilgi üretme ve kamuoyunu etkileme güç ve becerilerinin zayıf olduğu görülmektedir. Ayrıca, toplum tarafından bilinmelerini sağlamaya yönelik çabaları da zayıf kalmaktadır. Bu vasıftaki kişiler STK larda çalışmayı tercih etmediklerinden STK lar nitelikli insan kaynakları açısından sıkıntılıdır. Dahası, kendileriyle görüşülenler, STK ların (özellikle sendikaların ve mesleki/profesyonel örgütlerin) yönetiminde olan kişilerin bu konumlarını kişisel, siyasal ya da etnik çıkarlar adına kullandıklarını belirtmektedirler. Kamu kurumlarında STK ilişkileriyle ilgili özel birimler/irtibat noktaları yoktur. Kendileriyle görüşülen yöneticiler STK lar için ilk irtibat noktası olabilecek bu tür birimlere duyulan ihtiyacı dile getirmişlerdir. Büyük/güçlü STK larla, küçük/zayıf STK lar arasındaki rekabet çok keskindir ve bu rekabet küçük/daha zayıf STK ların gelişmesini engellemektedir. STK ların kendi içlerindeki rekabet de güveni sarsıcı boyutlardadır. 103 Kamu Kurumu Yöneticilerinin Sivil Toplum Kuruluşları Algı ve Yaklaşımları, YADA, Aralık Ibid. 105 Ibid. 106 Ibid.

34 34 Sivil Toplum İhtiyaç Analizi Raporu TÜSEV in STK larla gerçekleştirdiği danışma sürecine göre, katılan STK ların kamu görevlilerinin çoğunluğuna ilişkin olarak şu görüşte olmasıdır: (kamu görevlilerinin çoğu) insan hakları ve haklara dayalı düşünce tarzı konusunda temel bilgilerden yoksundur. Dolayısıyla örneğin özellikle kadın ve çocuk hakları ile ilgili konularda gizlilik ve mahremiyetle ilgili hakları koruyacak önlemler almamaktadır. 107 Yukarıda, Türkiye de sivil toplum katılımı, Avrupa Konseyi Uluslararası HDK Konferansı tarafından benimsenen Karar Verme Sürecine Sivil Katılım için Örnek Uygulamalar belgesinde tanımlanan siyasal karar verme sürecine sivil katılım düzeyleri esas alınarak değerlendirilmektedir 108. Enformasyon Sağlama Az önce değinilen belge şunu vurgulamaktadır: Bilgiye erişim, HDK ların siyasal karar alma sürecine katılımında daha sonraki tüm adımların temelini oluşturmaktadır yılında benimsenen Bilgi Edinme Yasası na göre kamu kurumları, yurttaşların ve tüzel kişilerin bilgi taleplerine 15 iş günü içinde yanıt vermek durumundadır. Ancak şöyle durumlar da görülmektedir: Kamu kurumları yanıtlarını önemli bir gecikmeyle vermekte ya da hiç yanıt vermemektedir. Ayrıca verilen yanıtlarda da ya konuyla ilgisiz ve yetersiz bilgiler verilmekte ya da ilgili verilerin bulunmadığı belirtilip, kurumun bu konuda daha fazla araştırma yapması gerektiği söylenmektedir 109. STK ların bilgiye erişim konusundaki ihtiyaçlarını ve karşılaştıkları sorunları tartışmak üzere TACSO ve STGM tarafından Ocak 2014 te bir odak grup görüşmesi gerçekleştirilmiştir. Bu görüşmede STK lar bilgiye erişimde çeşitli sorunlarla karşılaştıkları şikâyetini dile getirmişlerdir. Görüşme sırasında dile getirilen başlıca sorunların özeti aşağıda verilmektedir (toplantı raporu için Ek I e bakınız): Bilgiye erişim başvuruları söz konusu olduğunda, farklı kamu kurumları hatta belirli bir kamu kurumunun kendi içinde bile standart bir yaklaşım ya da uygulama bulunmamaktadır. Veri toplama, analiz, arşivleme ve yayınlama işleri eşgüdümlü ve etkin değildir. Kullanılan metodoloji ve yaklaşım hakkında çoğu durumda herhangi bir bilgi verilmediğinden sağlanan bilgilerin güvenilir bulunmaması mümkündür. Ayrıca sağlanan bilgiler ve veriler gerektiği gibi ayrıştırılmamış, net biçimde ortaya konulmamıştır ve kullanıcı dostu değildir. Kamu kurumlarının verdikleri yanıtlarla ilgili olarak, iyi işleyen bir performans izleme ve telafi mekanizması bulunmamaktadır. Bilgilenme Hakkı Değerlendirme Kurulu genellikle kamu kurumlarının yanıtlarını onaylamaktadır. Yasalarda bilgi sağlanmasına ilişkin çeşitli kısıtlamalar yer almaktadır. Talep edilen bilginin ek araştırma gerektirmesi, devlet sırrı sayılması, sağlanması halinde bundan ulusal güvenliğin, ülkenin ekonomik çıkarlarının zarar göreceğinin değerlendirilmesi ya da bilginin kamuoyunu ilgilendirmeyen, salt iç uygulamalarla ilgili olduğu sonucuna varılması gibi durumlarda 110 ilgili kamu kurumu bilgi vermek zorunda değildir. STK lar bilgilenme ihtiyaçlarına yanıt verecek gerekli bilgileri alamadıklarını ileri sürmektedir. Ayrıca talep ettikleri bilginin ilgili kurumda bulunduğundan emin oldukları halde, bu bilginin verilmemesine bakarak sordukları soruların ve kullandıkları terimlerin diğer tarafça anlaşılıp anlaşılmadığından da emin değillerdir. 107 Sivil Toplum Kuruluşları ve Kamu Sektörü İlişkileri: Sorunlar ve Beklentiler, Danışma Toplantılarının Sonuçları ve Değerlendirme Raporu, Türkiye Üçüncü Sektör Vakfı (TÜSEV), Aralık Karar Verme Sürecine Sivil Katılım için Örnek Uygulamalar Belgesi nde düzeyler Enformasyon, Danışma, Diyalog ve Ortaklık olarak tanımlanmaktadır, INGOs of the CoE, erişim Code_English_final.pdf 109 Sivil Toplum Kuruluşları ve Kamu Sektörü İlişkileri: Sorunlar ve Beklentiler, Danışma Toplantılarının Sonuçları ve Değerlendirme Raporu, Türkiye Üçüncü Sektör Vakfı (TÜSEV), Aralık

35 Sivil Toplum İhtiyaç Analizi Raporu 35 Tüm bu sorunlara karşın STK lar kimi olumlu örneklerden de söz etmişlerdir. Bu olumlu örneklerden biri, bir bilgilenme talebine 15 dakika içinde kapsamlı bir yanıt veren AB Bakanlığı ile ilgilidir. Olumlu örnekler arasında geçen bir başka kurum ise gündelik işler ve sınır güvenliği konusunda kendi web sayfasından güncel bilgiler veren Silahlı Kuvvetlerdir. 111 Bir STK 2005 yılında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ndan bir termik santralle ilgili sözleşmeyi istemiştir. Bu sözleşme ilgili bakanlıktan alınmıştır ve STK tarafından açılan çeşitli davalarda kullanılmaktadır. Bununla birlikte genel kanı, bu olumlu örneklerin çoğunda dışarıya bilgi verilmesinden sorumlu kamu görevlilerinin kendi girişimlerinin payı olduğu yönündedir. Türkiye de Bilgilenme Hakkı Yasası na ek olarak bilgiye erişimde başka sorunlar da vardır. AK 2013 İlerleme Raporu nda da belirtildiği gibi Kapsamı ve süresi orantısız web sitesi yasakları devam etmiştir. Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB) Mayıs 2009 dan bu yana yasaklı sitelere ilişkin istatistikleri yayınlamamaktadır. Yasaklı siteleri izleyen bağımsız bir web sitesine göre, Türkiye de 32 binden fazla siteye erişim yoktur. İfade özgürlüğünü ve yurttaşların bilgiye erişim hakkını sınırlandıran İnternet Yasası nın Avrupa standartlarına göre değiştirilmesi gerekmektedir. 112 Ne var ki, İnternet yasasında düzeltmelerle ilgili STK ların da taraf oldukları genel beklentilere karşın, Ocak 2004 te önerilen ve TBMM tarafından 6 Şubat 2014 te kabul edilen yeni bir yasa 113 idarenin keyfi sınırlamalarını daha da artıracak birtakım değişiklikler içermektedir. Alternatif Bilişim Derneği ile Bilişim ve Internet alanında çalışmalar yapan 5 STK bu yasaya karşı bir kampanya başlatmıştır. Bu kampanyada, önerilen düzenlemenin AİHM kararlarına aykırı olduğu, kuvvetler ayrılığına ters düştüğünü ve bir tekel oluşturarak İnternet üzerindeki denetim ve gözetimi artırdığını, böylece ifade özgürlüğünü kısıtlamayı daha kolay hale getirdiği belirtilmektedir. 114 Danışma Mevcut hukuksal çerçeve, danışma süreçlerinin STK ların beklediği biçimde gerçekleşmesi açısından elverişli değildir. Yasa tasarılarının hazırlanmasında danışma süreci açısından bakıldığında, ilgili yasal düzenleme Yasa Tasarılarının Hazırlanmasında Usullerle ilgili Yönetmelik tir(2006) 115. Yönetmeliğin 6. Maddesinde şunlar belirtilmektedir: (1) Bakanlıklar, tasarılara ilişkin olarak yerel yönetimlerin, üniversitelerin, sendikaların, kamusal nitelikteki meslek kuruluşlarının ve sivil toplum kuruluşlarının görüşlerinden yararlanır ve (2) kamuoyunu ilgilendiren tasarılar, öneren Bakanlık tarafından Başbakanlığa sunulmadan önce kamuoyuna internet ya da basın-yayın aracılığıyla açıklanabilir. Bu hükümler, görüş alınmasını ya da açık istişareyi zorunlu tutmamakta, bunu yetkili merciin kendi tercihine bırakmaktadır. Dolayısıyla bu konuda Bakanlıklar arasında farklı, tutarsız ve yerine göre uygulamalar görülmektedir. Yasa tasarılarının çoğu, ancak TBMM nin gündemine alındığında bilinebilmektedir. Yönetmelikle ilgili önemli bir diğer sorun da 7. maddenin içeriğidir: STK ların yasa taslağı ile ilgili girdilerini 30 gün içinde iletmeleri gerekmektedir. 30 gün içinde böyle bir girdi sağlanmaması, taslakla ilgili görüşlerin olumlu sayıldığının kabulü olarak değerlendirilecektir. 116 Kamu kurumlarının başka görüşlere başvurması konusunda AK 2013 Türkiye İlerleme Raporu şöyle demektedir: Hükümet, belli başlı politikalar ve yasal düzenlemeler hazırlanırken yeterli istişarelerde AK Türkiye İlerleme Raporu, and TÜSEV Sivil Toplum İzleme Raporu, 2012.

36 36 Sivil Toplum İhtiyaç Analizi Raporu bulunmamış ve yeterli etki değerlendirmesi çalışması yapmamıştır. Verilebilecek örnekler arasında Büyükşehir Yasası, Sayıştay Yasa tasarısı ve alkollü içkilerin reklam ve satışını kısıtlayan yasa yer almaktadır. Verilebilecek istisna ise, geniş bir istişare sürecine dayanan Yabancılar ve Uluslararası Koruma ile ilgili yasadır. Ayrıca AK 2012 Türkiye İlerleme Raporu 2009 Yargı Reformu Stratejisinin tüm paydaşlar, ülkedeki hukuk çevreleri ve sivil toplumun katılımıyla sürdürüldüğünü kabul etmektedir. Gündem oluşturma evresinde dışarıdan görüş alınmasına Türkiye de rastlanmadığını söylemek yanlış olmayacaktır. STK lar, kendi savunuculuk çalışmaları çerçevesinde farklı konulara ilişkin gündem önerilerinde bulunmaktadır, ancak kamu yetkilileri bu evrede STK ların görüşlerine başvurmamaktadır. Türkiye de istişare olması durumunda, karar sürecinin ikinci aşaması olan tasarı hazırlama döneminde gerçekleşebilmektedir. Hazırlık aşamasında istişarenin son yıllardaki görece olumlu kimi örnekleri şunlardır: 2011 ve 2012 yıllarında Hükümet Türkiye Cumhuriyeti Anayasası nda reform girişimi başlatmıştır. Ekim 2011 de bu konuya ilişkin olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi nde (TBMM) Anayasa Uzlaşma Komisyonu adıyla bir komite oluşturulmuştur. Bu bağlamda STK larla birlikte kişilerin görüş ve önerilerini almak üzere bir web sayfası oluşturulmuştur 117. Burada dikkate alınması gereken önemli bir nokta, diğer istişare örneklerinden farklı olarak, bu kez hükümetin kendisinin aktif bir medya kampanyasıyla istişare sürecini başlatmasıdır. Bunun sonucunda, bir izleme raporuna göre Anayasa Uzlaşma Komisyonu 19 Ekim 2011 ile 4 Mayıs 2012 arasında yaptığı toplantılarla 42 siyasal partinin, üniversitenin ve diğer kuruluşun; 39 mesleki kuruluşun ve sendikanın; 79 dernek, vakıf ve platformun görüşlerini almıştır. Gene aynı dönemde yaklaşık 64 bin kişi görüşlerini web sitesi ya da e-posta ile aktarmıştır ve bunların 440 ı sivil toplum kuruluşlarından gelmiştir 118. Komisyonun süreci gizli tutup web sayfasındaki girdileri kaldırdığı 27 Ocak 2012 tarihine kadar, kişilerden ve STK lardan gelen görüşler bu web sayfasında açık biçimde yer almıştır. Ancak Hükümet Aralık 2013 te komisyonun lağvedildiğini açıklamıştır. 119 Anayasa ile ilgili bir başka danışma süreci Ocak-Nisan 2012 döneminde TBMM Kadın-Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu tarafından yürütülmüştür. Komisyon, yeni anayasada toplumsal cinsiyet eşitliğini gözetmek açısından ne gibi hükümler yer almalı? sorusuna yanıt üretmek için Kasım 2011 de bir alt komite kurmuştur. Bu alt komite STK lardan 60 yazılı görüş isterken, 15 STK nın ve 11 üniversitenin önerilerini dinlemiş, bu kesimden kişilerle ve ilgili kamu kurumlarıyla görüşmüştür. Komisyon, görüşlerine başvurulan tarafların ve önerilerinin yer aldığı bir belge ile birlikte komitenin kararlarını da içeren bir rapor hazırlamıştır 120. Bu rapor çevrimiçi yayınlanmış ve ayrıca takip çalışması çerçevesinde görüşüne başvurulan taraflara iletilmiştir. Danışma sürecinin daha yakın zamanlardaki bir başka örneğini de bölümünde belirtildiği gibi İçişleri Bakanlığı Dernekler Dairesi Başkanlığı vermiştir. Ardından Aralık 2013 te DD İçişleri Bakanlığı 2014 Hibe Programı önceliklerini belirlemek üzere çevrimiçi bir başka istişare sürecine başvurmuştur. Kalkınma Bakanlığı nın (KB) 2012 ve 2013 yıllarında 10. Ulusal Kalkınma Planı hazırlıkları sırasında gerçekleştirdiği çalışma danışma süreci açısından bir başka önemli örnektir. Başbakanlık tarafın Yeni Anayasa Süreci İzleme Raporu, Şubat 2012-Haziran 2012, TESEV Yayınları, Ekim 2012; erişim ve ntvmsnbc.com/id/ / 120

37 Sivil Toplum İhtiyaç Analizi Raporu 37 dan 5 Haziran 2012 de yayınlanan bir genelge 121 katılımcı yaklaşımın önemli bir öğesi olarak KB eşgüdümünde uzman çalışma komisyonlarının kurulacağını, bu komisyonlarda kamu sektörünün, akademik çevrelerin, özel sektörün ve sivil toplumun temsil edileceğini belirtmiştir. Böylece makroekonomik, sektörel ve bölgesel konularda çalışmalar yapmak üzere 66 uzmanlık komisyonu ve çalışma grubu oluşturulmuştur. 10. Ulusal Kalkınma Planı bu komisyonların çalışmalarına 3000 i aşkın akademisyenin, kamu görevlisinin, özel sektörden ve sivil toplumdan temsilcilerin katkıda bulunduğunu belirtmektedir. Hazırlık aşamasında, gerek merkezi gerekse yerel düzeylerde 7000 ayrı katkı alınmıştır. Bu istişarenin bulguları, planın kâğıda dökülmesi sırasında kullanılmıştır 122. Son olarak, AB Bakanlığı (ABB), toplantılar ve yazılı görüşler aracılığıyla 2013 yılında IPA II sivil toplum ülke stratejisinin belirlenmesi bağlamında bir istişare süreci gerçekleştirmiştir. ABB ayrıca Nisan-Haziran 2013 te AB-Türkiye Sivil Toplum Diyaloğu önceliklerinin belirlenmesine yönelik bir başka istişare süreci gerçekleştirmiştir. Bu çerçevede çevrimiçi bir araştırma, derinlikli görüşmeler, odak grup toplantıları ve bir masa başı araştırması gerçekleştirilmiştir. Sonuçlar 28 Haziran 2013 teki bir konferans aracılığıyla kamuoyuyla paylaşılmıştır. Farklı kamu kurumlarının öncülüğündeki bu görece olumlu istişare örneklerine karşın STK lar genel olarak şu şikâyette bulunmaktadır: Görüşlerimize başvurulmuş olsa bile ne geri bildirim alabiliyoruz ne de daha sonraki adımları izleyebiliyoruz. Ayrıca birçok durumda, yönetim (merkezi ve yerel) sivil toplumun görüşünü de aldık dediğinde burada yalnızca sendikalar ve/ya da iş-meslek kuruluşları söz konusudur. 123 Örnek olarak, aşağıdaki şekilde de görüleceği gibi, TACSO İhtiyaç Analizi Araştırması kapsamındaki 29 kuruluştan %73 ü geri bildirim almadıklarını ve istişare sonuçlarının da kendileriyle paylaşılmadığını belirtmiştir Sivil Toplum Kuruluşları ve Kamu Sektörü İlişkileri: Sorunlar ve Beklentiler, Danışma Toplantılarının Sonuçları ve Değerlendirme Raporu, Türkiye Üçüncü Sektör Vakfı (TÜSEV), Aralık 2013.

38 38 Sivil Toplum İhtiyaç Analizi Raporu Devlet/Birim Düzeyi İşbirliği Karar Süreçlerine Sivil Toplum Katılımı Örnek Uygulamalar Kılavuzu nda 124 tanımlandığı şekliyle ortaklık ve diyalog katılım düzeyleri bu bölümde incelenecektir. Diyalog STK ların kendileriyle kamu kurumları arasındaki diyalog bağlamında olumlu örnek olarak atıfta bulundukları bir süreç, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı (ASPB) tarafından koordine edilen Erişilebilirliğin İzlenmesi ve Denetlenmesi Yönetmeliği nin (Temmuz 2013) hazırlanma ve uygulanma aşamalarıdır. 125 Yönetmelik, kamu hizmetlerinin sunulduğu binaların ve kamu taşıma araçlarının erişilebilirliğini izleyip denetleyecek komisyonlar için usuller, kurallar ve sorumluluklar getirmektedir. Türkiye nin her kentinde kurulacak olan komisyonlarda engelli kişiler için çalışmalar yapan STK lardan temsilciler de yer alacaktır ve bu komisyonlar ilgili kentte erişilebilirliğin izlenmesinden, denetlenmesinden ve bu konuda rapor verilmesinden sorumlu olacaktır. Kimi Bakanlıklar (Milli Eğitim Bakanlığı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı vb.) bünyesinde oluşturulan daimi danışma kurulları da STK ların diyalog düzeyinde katılımının örnekleri sayılabilir. Nihayet, Bölgesel Kalkınma Ajansları altında çalışan Danışma Kurulları da daimi ortak komitelere verilebilecek örnekler arasındadır. Bu kurullarda iş çevrelerinin, kamu kesimimin ve STK ların temsilcileri düzenli aralıklarla bir araya gelerek bölgesel kalkınma konularını ele almakta ve ilgili ajanslara öneriler sunmaktadır. TACSO tarafından hazırlanan bir raporda 126 belirtildiği gibi, yerel düzeydeki daimi diyalog komisyonlarının bir başka örneği AB İl Danışma ve Yönlendirme Kurullarıdır (AB-İDYK). Yılda dört kez toplanan bu kurulların başında vali ya da ilgili vali yardımcısı bulunmakta; kurullarda kaymakamlar, ilgili il müdürleri, il özel idaresi genel sekreteri, büyükşehir belediyesi genel sekreteri ya da yardımcısı, diğer illerde belediye başkan yardımcısı, üniversitelerin rektör yardımcıları, sanayi, ticaret ve ziraat odaları temsilcileri ve ilde faal STK ların her birinden bir temsilci yer almaktadır. Ortaklık Ortaklık, Türkiye deki STK lar ile kamu kurumları arasındaki ilişkilerde en seyrek görünen biçimdir. Bu seyrek örneklerden biri, Mart 2012 de benimsenen Ailenin Korunması ve Kadınlara Karşı Şiddetin Önlenmesi Yasası nın, kadın hakları STK ları ile ASPB tarafından birlikte hazırlanmasıdır. Bakanlığın yasa tasarısıyla ilgili olarak başlattığı istişare sürecinin ardından kadın kuruluşları Şiddete Son Platformu adını taşıyan ve 200 den fazla STK yı kapsayan bir platform oluşturmuşlardır. Platform, tasarının o haliyle kabul edilemeyeceğini, yeni bir tasarı hazırlanması gerektiğini savunmuştur. Birkaç tur görüşmenin ardından Bakanlık tasarının kadın kuruluşları ile Bakanlık personeli tarafından yeniden hazırlanması önerisini kabul etmiştir. İlgili çalışma grubunun Ankara da hazırladığı yasa tasarısı yönetmelikte öngörüldüğü gibi Başbakanlığa sunulmuştur. Ne var ki, Başbakanlıktan çıkan tasarı, kadın hakları STK ları tarafından geri adım olarak nitelenen değişikliklere uğramıştır. Dolayısıyla tasarının ortak hazırlanması olumlu bir örnek sayılabilirken, sonuç katılımcılık ilkeleri çerçevesindeki beklentileri tatmin etmemiştir. Son olarak, Bakanlıklarda STK larla ilişkileri iyileştirme gibi olumlu bir eğilim görüldüğünü belirtmek gerekir. Bu eğilim, Bakanlıkların 5 yıllık stratejik planlarının hazırlanmasına STK ların paydaşlar olarak 124 Karar Verme Sürecine Sivil Katılımda Örnek uygulamalar, INGOs of the CoE, erişim ngo/source/code_english_final.pdf İvmenin Korunması: Batı Balkanlar ve Türkiye de Kamu Kurumları ile Sivil Toplum Arasındaki İşbirliğinin Geliştirilmesi, TACSO, 2012, erişim

39 Sivil Toplum İhtiyaç Analizi Raporu 39 dahil edilmelerinde görülebilir ve 2012 yıllarında uygulanan önemli bir proje 127 paydaşların daha ileri düzeyde katılımı ve stratejik planlama sürecinde yurttaş yönlendirmesi için kamu kurumlarının kapasitesinin ve Kalkınma Bakanlığı nın rehberlik rolünün güçlendirilmesini hedeflemiştir. Proje etkinliklerine çeşitli Bakanlıklar katılmıştır. 128 Bunun sonucunda Gençlik ve Spor Bakanlığı, ASPB, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı gibi bakanlıklar STK ları paydaş olarak sürece dahil etmenin ötesinde işbirliği alanındakiler dahil çeşitli hedefleri onlarla birlikte belirlemiştir. Yukarıda verilen iyi örneklere karşın STK ların çoğunluğu atılan adımların fazla yarar sağlamadığı kanısındadır. Aşağıdaki şekil, TACSO İhtiyaç Analizi Araştırmasına katılanların kamu kurumları ile STK lar arasındaki diyalog ve işbirliği yapıları ve mekanizmalarına ilişkin değerlendirmelerini sunmaktadır: Görüldüğü gibi ankete katılanların yalnızca %6 sı bu tür yapı ve mekanizmalardan yarar sağladıklarını belirtmiştir. %25 lik bir bölüm bu yapı ve mekanizmalardan hiç haberdar olmadığını belirtirken, %41 i de bunları işlevsel bulmamaktadır. Planlanan Reformlar Türkiye saydamlık, hesap verebilirlik ve katılımcılık başlıklarında çeşitli taahhütlerde bulunarak Eylül 2011 itibarıyla Açık Devlet Ortaklığının (ADO) katılımcı ülkesi olmuştur. ADO sekretaryasına sunulan Türkiye ulusal eylem planı 129 üç ana hedeften söz etmektedir: (1) kamuyla bilgi paylaşımı, (2) yurttaşların, STK ların ve özel sektörün aktif katılımı ve (3) halkın farkındalığının artırılması. Yapılan beş taahhüt ise şöyledir: (1) Yasa ve yönetmelikler ve bunların uygulanmasına ilişkin konularda yurttaşlardan geri bildirim almaya yönelik bir web portalinin oluşturulması (http://www.transparency.gov.tr); (2) Kamu sektörü, hükümet dışı kuruluşları ve özel sektör temsilcilerinin geniş katılımıyla bir Saydamlık Açıklık Danışma Platformu oluşturulması; (3) Yurttaşların ve iş çevrelerinin algılarını belirlemek için, mevcut önlemlerin ve politikaların uygunluğunun ve etkililiğinin ölçülmesine yönelik araştırmalar yapılması ve sonuçların kamuyla paylaşılması; (4) Web portalı (http://www.spending.gov.tr) aracılığıyla kamu harcamalarına ilişkin verilerin kamu için daha kullanıcı dostu hale getirilmesi; (5) Hükümetin günde Başbakanlık, Sağlık Bakanlığı, Kalkınma Bakanlığı, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Ulaştırma Bakanlığı ve Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı. 129 Erişim DJKJYDTCnATlmHQV04k

40 40 Sivil Toplum İhtiyaç Analizi Raporu minde olan yasa, yönetmelik ve bildirim gibi politika araçlarının hazırlanmasına web portalı (http:// aracılığıyla yurttaşların ve ilgili diğer tarafların da dahil edilmesi ve blogların başlatılması. Ne var ki, Eylem Planı nın uygulanmasına yönelik kayda değer herhangi bir adım atılmamıştır. Bu durum ADO idaresi tarafından da tespit edilmiş ve ADO çerçevesinde rapor hazırlanmasına zemin oluşturacak iş yapılmamış olduğundan, Türkiye Bağımsız Rapor Mekanizması (BRM) ilerleme raporları gönderilmeyecek üç ülke arasında yer almıştır Ulusal Kalkınma Planı 131, karar alma süreçlerine katılabilecek ve Türkiye de genel sosyal ve ekonomik kalkınma süreçlerine katkıda bulunabilecek güçlü, canlı, çoğulcu ve sürdürülebilir bir sivil toplum sektörü için elverişli ortam yaratılması gerekliliğinden söz etmektedir. Kalkınma Planı bu çerçevede sivil toplumla ilgili yasal düzenlemelerde hukuksal ve kurumsal değişikliklere duyulan ihtiyacın altını çizerken, diğer yandan kamu-stk işbirliğinin ve kamu finansmanının kapsamını tanımlayacak bir çerçeve dahil olmak üzere sivil toplum alanında kapsamlı bir politika gerekliliğine değinmektedir. Son olarak, 10. Ulusal Kalkınma Planı saydamlığın ve hesap verebilirliğin artırılmasına özel olarak odaklanıp, STK ların kurumsal kapasitesinin ve sürdürülebilirliğinin geliştirilmesi ihtiyacına işaret etmektedir Belediye Düzeyinde İşbirliği Merkezi kamu kurumları ile olan ilişkilerle karşılaştırıldığında STK lar şu görüşü belirtmektedir: Valiliklere göre belediyelerle daha etkili ve yakın çalışmalar yürütebiliyoruz. Belediyeler STK lara ayni destek vermede daha isteklidir. Bu destek, genellikle ücretsiz ulaşım, toplantı odası tahsisi ve STK etkinliklerinin daha geniş kesimlere duyurulması biçiminde gerçekleşmektedir. 132 Ne var ki, yerel ölçekteki işbirliği düzeyi, Avrupa ya da uluslararası ölçekteki örnek uygulama ölçütlerine uygun olacak aşamada değildir. TA- CSO tarafından hazırlanan Batı Balkanlar ve Türkiye de Yerel Özyönetimlerle STK lar Arasında İşbirliği Raporu bu duruma şöyle değinmektedir: Son on yıl içinde gerçekleştirilen reformlara karşın, hiyerarşik kamu yönetimi ve temsili demokrasinin başatlığı bakımından güçlü bir kültür vardır ve bu kültür katılımcı süreçlerin üzerine gölgesini düşürmektedir. Ayrıca sivil toplum ülkenin pek çok kesiminde ve sektöründe iyi örgütlenmemiştir ve bu nedenle STK larla yerel yönetimler arasındaki işbirliği bugün de yeterince gelişmemiş durumdadır. 133 Yerel düzeyde katılımın önemli bir kanalı Türkiye de her belediye için zorunlu olan Yurttaş Meclisleridir (Kent Konseyleri). Belediyeler Yasası nın 76. maddesine göre 134, kent konseyi, kamu hukuku alanındaki meslek kuruluşlarının, sendikaların, üniversitelerin, ilgili sivil toplum kuruluşlarının ve siyasal partilerin temsilcilerinden oluşacaktır Belediye, konsey faaliyetlerinin etkili ve etkin biçimde gerçekleşebilmesi için yardım ve destek sağlayacaktır. Kent konseyinde ortaya çıkan görüşler belediye meclisinin gündeminde yer alacak ve ilk toplantıda tartışılacaktır. Dolayısıyla, yerel yönetimler, bu tür konseyler oluşturmak, bunları desteklemek ve birlikte çalışmak zorundadır. İçişleri Bakanlığına göre 2915 belediyeden 400 ü (yaklaşık %14) bu meclisleri kurmuş durumdadır. Meclislere yönelik başlıca eleştiriler ise şöyledir: (1) Kent Konseylerinde ve diğer komisyonlarda yer alan STK ların oy hakkı bulunmamaktadır. (2) STK lara danışman ya da uzman gözüyle bakılmaktadır ve alınan kararlarla planlama üzerindeki genel etkileri çok sınırlı kalmaktadır. (3) Pek çok durumda, konseylerin başında belediye başkanları ya da belediye görevlileri bulunmakta, kimi durumlarda da konsey üyelerinin çoğunluğu kamu görevlileri arasından seçilmektedir. Bu eleştiriler, sivil katılımın bu önemli kanallarından tam olarak yararlanılamadığını, et Sivil Toplum Kuruluşları ve Kamu Sektörü İlişkileri: Sorunlar ve Beklentiler, Danışma Toplantılarının Sonuçları ve Değerlendirme Raporu, Türkiye Üçüncü Sektör Vakfı (TÜSEV), Aralık İlerleme Raporu, Bečići Konferansı ndan Bu Yana, Şubat, 2011 Batı Balkanlar ve Türkiye de Yerel Yönetimlerle STK lar Arasında İşbirliği, TACSO, Ocak

41 Sivil Toplum İhtiyaç Analizi Raporu 41 kin bir katılım önündeki engellerin varlığını sürdürdüğünü göstermektedir. Yapılan eleştirilere karşın STK lar komisyonların ve konseylerin gündem belirleme rollerinin olumlu bir durum sayılması gerektiğini kabul etmektedir. 135 STK ların karar alma süreçlerine katılımı açısından bir başka önemli fırsat, belediyelerin stratejik plan hazırlama yükümlülüklerinden kaynaklanmaktadır. Bakanlıkların Stratejik Planlarında olduğu gibi, Belediyelerin Stratejik Planları da Yurttaş Meclislerine STK ların da katılımıyla aktif bir çalışma yürütme fırsatları sağlamaktadır. 136 Stratejik planlama yalnızca daha iyi bir mali yönetim için bir araç olarak görülmemekte, aynı zamanda halkın katılımı için ek fırsatlar sunmaktadır Stratejik plan, üniversiteler (o yörede varsa) ve meslek kuruluşlarıyla, ilgili sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte hazırlanacak ve belediye meclisinde kabul edildikten sonra yürürlüğe girecektir. 137 Bir TACSO uzmanının yerel özyönetimlerle Türkiye deki STK lar arasında işbirliğiyle ilgili ulusal mekanizmalar hakkında yaptığı değerlendirme 138 ülkedeki Yurttaş (Kent) Meclisleri ile ilgili kimi olumlu örnekler sunmaktadır. Bu örnekler aşağıda sıralanmaktadır: Nilüfer Belediyesi Kent Konseyi, çevredeki tüm konularla (örneğin sosyal yardımların dağıtılması) ilgili bir ön karar alma mekanizması olarak özel bir komite oluşturmuştur. Hedefler ve performans kriterleri dahil olmak üzere stratejik plan önce Yalova Belediyesi Kent Konseyi tarafından hazırlanıp benimsenmekte, ancak bundan sonra Belediye Meclisi ne sunulmaktadır. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, Büyükşehir Meclisi nin onayından önce, $7 milyon üzerinde tutarı olan yatırımlara onay için yıllık bütçesini önce Kent Konseyi ne sunmaktadır. Bursa da Büyükşehir Belediye Başkanı, belediyenin bir alana alışveriş merkezi yapılmasını öngören kararını reddedip, buranın yeşil alan olarak kalmasını isteyen Kent Konseyi nin bu kararını kabul etmiştir. Antalya da Belediye ve Kent Konseyi Akdeniz kentlerinde kanalizasyon alanında örnek uygulamaları incelemek üzere bir uzmanlar komitesi oluşturmuştur. Bu komite tarafından hazırlanan rapor üzerine, masraflı bir iş olmasına rağmen Kent Konseyi nin atık arıtma tesisi kurulması talebi kabul edilmiştir. Farklı istişare süreçlerinde yer alan STK lar yerel düzeyde belediyelerle işbirliğinin farklı biçimlerinden de söz etmektedir. Bu işbirliğinin iki örneğini Antalya Film Festivali ile İstanbul daki Beyoğlu Sokak Çocukları Rehabilitasyon Merkezi oluşturmaktadır. Her iki örnekte de belediyeler STK lar tarafından uygulanan bu projelere kaynak sağlamıştır. 139 Bununla birlikte Belediyeler Yasası nın belediyelere STK lara yardım ve destek yükümlülüğü getiren ilgili maddesi, bu destekten yararlanacakları özel statüye sahip olanlarla sınırlamaktadır: Kamu yararına çalışan derneklerle vergi muafiyeti olan vakıflar. Ayrıca Belediyeler Yasası nın 75. maddesinde 2012 yılında yapılan bir değişiklik STK larla belediyeler arasındaki işbirliğine yeni engeller getirebilecektir. Önceki maddeyle yeni madde arasında aşağıda bir karşılaştırma yapılmaktadır: 135 Sivil Toplum Kuruluşları ve Kamu Sektörü İlişkileri: Sorunlar ve Beklentiler, Danışma Toplantılarının Sonuçları ve Değerlendirme Raporu, Türkiye Üçüncü Sektör Vakfı (TÜSEV), Aralık Ibid. 137 İlerleme Raporu, Bečići Konferansı ndan Bu Yana, Şubat, 2011 Batı Balkanlar ve Türkiye de Yerel Yönetimlerle STK lar Arasında İşbirliği, TACSO, Ocak Uzman Fikret Toksöz tarafından TACSO Türkiye için Batı Balkanlar ve Türkiye de Yerel Yönetimlerle STK lar Arasındaki İşbirliği bölgesel raporunun güncellenmesi bağlamında hazırlanan yayınlanmamış değerlendirme. Bulgular için bakınız: Bečići Konferansı ndan Bu Yana, Şubat, 2011 Batı Balkanlar ve Türkiye de Yerel Yönetimlerle STK lar Arasında İşbirliği, TACSO, Ocak Ibid.

42 42 Sivil Toplum İhtiyaç Analizi Raporu Önceki Madde 75 Değişik Madde 75 Belediyeler, görev ve sorumluluk alanları içine giren konularda, yapılan anlaşmalar doğrultusunda ve Belediye Meclisi kararıyla kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, kamu yararına çalışan dernekler, özürlü dernek ve vakıfları, Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınmış vakıflar ve 507 sayılı Esnaf ve Küçük Sanatkârlar Kanunu kapsamına giren meslek odaları ile ortak hizmet projeleri gerçekleştirebilir. Belediyeler kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, kamu yararına çalışan dernekler, özürlü dernek ve vakıfları, Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınmış vakıflar ve 507 sayılı Esnaf ve Küçük Sanatkârlar Kanunu kapsamına giren meslek odaları ile ortak hizmet projeleri gerçekleştirebilir. Diğer dernek ve vakıflarla gerçekleştirilecek hizmet projelerinde, bölgenin en yüksek idari merciinden izin alınması gerekir. Uzman görüşünü temel alan TÜSEV 2012 Sivil Toplum İzleme Raporu yeni maddenin ne desteklenecek hizmet etkinliklerinin türleri ve mahiyeti, ne de izin kriterleri açısından bir açıklık getirdiğini belirtmektedir. Dolayısıyla bu değişiklik aslında merkezi hükümetin kendi takdir hakkı alanını genişletmekte, dolayısıyla örgütlenme özgürlüğünü daraltmaktadır. 140 Son olarak STK lar başarılı işbirliği örnekleri arasında, Yerel Eşitlik Eylem Planlarının (YEEP) uygulanmasındaki deneyimlerine işaret etmektedir. YEEP programı, toplumsal cinsiyet eşitliğini yerel politikalara ve yönetişime dahil etmek için yerel yönetimler için mekanizmalar oluşturulmasını amaçlamaktadır. Program; valilik, belediye, ilgili kamu kurumları, kadın hakları alanında çalışan STK lar, üniversiteler ve ilgili diğer STK lardan oluşan eşgüdüm komitelerinin kurulmasını öngörmektedir yılı itibarıyla Türkiye de 15 kent YEEP uygulamak üzere protokol imzalamıştır. Kadın hakları alanındaki STK lar, YEEP hazırlama süreçlerinin ve Yurttaş Meclisleri bünyesinde Kadın Konseyleri oluşturulmasının, kamu mercileri ile kadın kuruluşları arasındaki işbirliğin ve diyalogun geliştirilmesi açısından işlevli olduğunu belirtmektedir. 141 Aşağıdaki şekil, TACSO İhtiyaç Analizi kapsamında sorulara yanıt verenlerin yerel yönetimlerle STK lar arasındaki diyalog ve işbirliği yapı ve mekanizmalarına ilişkin değerlendirmelerini vermektedir: Merkezi düzeydeki katılım mekanizmaları ile yerel düzeydeki katılım mekanizmaları arasında karşılaştırma açısından araştırma kapsamındaki yanıtlar incelendiğinde, STK ların katılım mekanizmalarının ve yapılarının yerel düzeyde daha az işlevsel olduğunu, ancak bu düzeyde daha fazla adım atıldığını düşündükleri görülmektedir. Ne var ki, merkezi düzeydekilere göre yerel düzeydeki yapı ve mekanizmalardan yararlandığını söylenenlerin yüzdesi düşüktür. 1.5 Sivil Topluma ve Bölümlerine ilişkin Kamu Algısı ve Desteği Türkiye de halkın STK lara güveni azdır. Sivil topluma ilgi duyan genç sayısındaki artışa karşın, gerek yerel gerekse merkezi düzeyde gönüllülük kültürünün zayıf olması ve aktif gönüllü desteğinin olmayışı bir sorun olarak ortada durmaktadır. Türkiye nin nüfusu dikkate alındığında, gönüllülerin ve üyelerin yüzdesi (1.1.5 e bakınız) %15 in altındadır. Bu yüzde, Avrupa ülkeleri bir yana, örneğin Hindistan gibi başka ülkelerdeki yüzdelerden de düşüktür. 142 DD tarafından 2013 yılında hazırlanan bir raporda 143 yer alan aşağıdaki tablo Türkiye de sivil toplum üyeliğindeki durumu altı ülke ile karşılaştırmaktadır: 140 TÜSEV Sivil Toplum İzleme Raporu, Sivil Toplum Kuruluşları ve Kamu Sektörü İlişkileri: Sorunlar ve Beklentiler, Danışma Toplantılarının Sonuçları ve Değerlendirme Raporu, Türkiye Üçüncü Sektör Vakfı (TÜSEV), Aralık yılında Hindistan da den fazla STK bulunduğu tahmin edilmektedir. 143 Uluslararası Sivil Toplum Raporu, Dernekler Dairesi, İçişleri Bakanlığı, Temmuz 2013.

43 Sivil Toplum İhtiyaç Analizi Raporu 43 Ülke Dernek, Hayır Kurumu, STK Sayısı Nüfus STK başına kişi sayısı Almanya (dernekler) ABD (STK lar) Hırvatistan (STK lar) İngiltere (Hayır) Kanada (STK lar) Macaristan (STK lar) Türkiye (dernekler) Burada dikkat edilmesi gereken nokta, yukarıdaki tabloda geçen altı ülkede kaydın zorunlu tutulmamasıdır (Türkiye den farklı olarak). Dolayısıyla devlet kayıtlı olmayan STK ların sayısını bilmemektedir. Yukarıda sözü edilen altı ülkede sivil toplum etkinliklerine katılımın tabloda gösterilene göre çok daha yüksek olduğu rahatlıkla ileri sürülebilir. Görülebileceği gibi, gerek STK sayısı gerekse STK üyeliği henüz hem bu ülkelerin hem de raporda kapsanmayan diğer ülkelerin çok gerisindedir. Türkiye de halkın katılımının düşüklüğünü değerlendirip analiz eden az sayıda araştırma ve çalışma bulunmaktadır. Bunlardan biri, TACSO 2011 İhtiyaç Analizi Raporunda atıfta bulunulan CSI araştırmasıdır: CSI 2010 araştırmasına göre düşük üyelik, gönüllülük, siyasal faaliyet ve topluluk katılımı düzeyleri, Türkiye de yurttaşların çoğunluğunun sivil toplum hareketinden ayrı kaldığını ortaya koymaktadır. Sosyal ve siyasal kuruluşların aktif üyesi olan yurttaş oranı ilkinde %4,5, ikincisinde ise %5,3 tür. Gönüllülük söz konusu olduğunda ise katılım düzeyi daha da düşmektedir: Yurttaşların yalnızca %2,5 I sosyal kuruluşlara gönüllülük temelinde katılmaktadır; siyasal çalışmalara gönüllü katılım ise %4,2 ile bunun biraz üzerindedir. (WVS, 1999 ve 2007). Halkın katılımı ve sivil topluma destekle ilgili bu düzey düşüklüğünü belirleyen faktörlerin tamamının analizi bu raporun kapsamı dışında kalır. Bununla birlikte, istişareler sırasında STK lar tarafından dile getirilen bir engeli belirtmekte yarar var. Bu raporlardan birine göre, kamu kurumları ve hükümet temsilcileri STK ların aleyhinde olacak şekilde konuşup hareket edebilmektedir ve bu da STK ların inandırıcılığı ve yapabilirliğine gölge düşürmektedir. Örneğin, hak temelli STK lardan kimilerinin yöneticileri sürekli kovuşturmaya uğramaktadır ve başlarına böyle bir durum gelmesinden endişe edenler de örgütlenme haklarını kullanmakta daha isteksiz davranmaktadır. Yetkililerin LGBTT leri ve engellileri hedef alan karalayıcı sözleri de bu kesimlerin örgütlenmesi açısından caydırıcı olmaktadır yılında Sivil Toplum Kuruluşları Algısı Araştırması adlı küçük ölçekli bir araştırma 145 bir firma tarafından 504 kişiyle çevrimiçi gerçekleştirilmiştir. Kasım 2013 te yayınlanan rapora göre araştırmaya katılanların %75 i STK ların çalışmalarını yetersiz bulurken, yalnızca %20 lik bir bölüm yeterli bulmaktadır. Araştırmadan elde edilen ilginç bir bulgu, araştırmaya katılanların, daha iyi hizmet için yapılması gereken en önemli iyileştirmenin hukuksal düzenlemeler alanında olacağını düşünmeleridir. 144 Sivil Toplum Kuruluşları ve Kamu Sektörü İlişkileri: Sorunlar ve Beklentiler, Danışma Toplantılarının Sonuçları ve Değerlendirme Raporu, Türkiye Üçüncü Sektör Vakfı (TÜSEV), Aralık

44 44 Sivil Toplum İhtiyaç Analizi Raporu Kaynak: DORInsight, Kasım 2013 STK ların en büyük sorununu tanımlamaları istendiğinde yanıtlayıcıların %40 ı siyasetle ilişkiden söz etmiştir. Aşağıdaki şekil soruya verilen yanıtların dağılımını göstermektedir: Kaynak: DORInsight, Kasım 2013 Araştırma kapsamındaki sorulara yanıt verenlerin %89 u 146 herhangi bir STK ya üye olmadığını belirtirken, %86 sı da bir STK tercihinde bulunurken STK ların yürüttükleri çalışmaları dikkate alacağını söylemiştir. Bu kişilerin STK lara güveni ortalama düzeydedir ve yanıt verenlerin %59 u STK lara 146 Ibid.

45 Sivil Toplum İhtiyaç Analizi Raporu 45 güvendiklerini söylemiştir. Bununla birlikte, STK lara güven duymayan %41 lik önemli bir kesim de vardır. Ayrıca %71 lik bir kesimin de STK ları saydam bulmadığını eklemek gerekir. STK ların var olmasını önemli bulup bulmadıkları sorulduğunda katılanların çoğunluğu buna olumlu yanıt vermiştir. Aşağıdaki şekil bu soruya verilen yanıtların dağılımını göstermektedir: Kaynak: DORInsight, Kasım 2013 Halkın güveninin ve desteğinin az olmasına karşın, Mayıs-Haziran 2013 Gezi Parkı olayları birçok kuruluş tarafından Türkiye de aktif yurttaşlığın gelişmekte olduğunun bir işareti olarak kabul edilmiştir. Örneğin AB Türkiye İlerleme Raporu 2013 te şöyle denilmektedir: Türkiye de büyüyen ve aktif bir sivil toplum vardır. Mayıs-Haziran aylarında İstanbul daki Gezi Parkı gösterileri ve Türkiye nin diğer yerlerinde bununla ilişkili olarak gerçekleşen eylemler canlı ve aktif bir yurttaşlık anlayışının ortaya çıktığını göstermektedir. İçişleri Bakanlığı tarafından hazırlanan Gezi raporunda da Herhangi bir protesto gösterisinin gerçekleşmediği Bingöl ve Bayburt dışında Türkiye nin 79 ilinde 2,5 milyon kişinin gösterilere katıldığı 147 belirtilmektedir. KONDA nın Gezi Parkı araştırması: Kimler, neden oradaydılar ve ne istiyorlardı? adlı çalışmasına 148 göre katılımcıların %55,6 sı Gezi nin katıldıkları ilk protesto eylemi olduğunu belirtmiştir. Bununla birlikte, protesto gösterilerine katılım düzeyinin artmasının STK etkinliğini de artıracağını ileri sürmek için henüz erkendir. KONDA araştırmasına göre ankete katılanların %79 u herhangi bir siyasal partiye ya da STK ya (girişim, dernek, vakıf ya da platform) üye olmadıklarını belirtmiştir. Gezi deneyimi ve burada sözü edilen türde araştırmaların sonuçları, örgütlenme biçimleri, aktif katılım, mevcut STK yapılarının ve dışa uzanma yöntemlerinin etkisizliği gibi konularda sürecek tartışmaların önünü açmıştır. 1.6 Sivil Toplum ve Medya Türkiye de medyanın genel olarak ele alındığında, sivil toplum dostu olmadığı rahatlıkla söylenebilir. TÜSEV 2012 Sivil Toplum İzleme Raporu na göre yazılı medyada STK lar çoğu kez haber (%46) ve kısa haber (%26) olarak yer almaktadır. Buna karşılık köşe yazılarında yer alma yüzdesi %22 dir. Haber yorum Araştırma Gezi Parkı ndan kişiyle 6-7 Haziran 2013 tarihinde gerçekleştirilmiştir.

46 46 Sivil Toplum İhtiyaç Analizi Raporu ları ve başyazılar söz konusu olduğunda ise STK lardan söz edilme oranı %3 e düşmektedir. 149 Raporun ilgili bölümünde yer alan diğer kimi ilginç bulgular şöyledir: Medya da STK larla ilgili haber ve yorumların %83 ü ülke ölçeğinde çalışan STK ları konu almaktadır. Bölge ölçeğinde çalışan STK ların toplam STK haberleri içindeki payı %4,6 iken yerel düzeydeki STK ların payı ancak %3,9 dur. Bu pay, uluslararası STK lar ve faaliyetleri söz konusu olduğunda ise %8,3 tür. Ana akım basılı medyada yer bulma açısından en önde gelen üç STK tipi şunlardır: (1) savunuculuk çalışmaları yapan STK lar, (2) sosyal yardım programları uygulayan şirketler ve aile vakıfları ve (3) mesleki/profesyonel kuruluşlar. Çevre, insan hakları, kadın ve çocuk hakları gibi yaşamsal önem taşıyan kimi STK etkinlikleri Türkiye deki ana akım basılı medyada pek az yer bulabilmektedir. Aynı durum, yardım, yoksulluk, göç/ mültecilik ve gönüllülük gibi alanlarda çalışan STK lar için de geçerlidir. STK ların medya tarafından kapsanmasında kritik eşiğe ulaşma açısından önemli bir güçlük, Türk medyasının aşırı kutuplaşmış durumudur. Bu, son on yıldır sürüp giden bir sorundur ve gerek kutuplaşma gerekse medya yoğunluğu 2013 te daha da artmıştır. Bu aşırı kutuplaşma STK ların medyada yer bulmalarını daha da güçleştirmektedir. Gazi Parkı olaylarıyla birlikte Radyo ve Televizyon Üst Kurulu nun (RTÜK) radyo ve TV kanallarına yönelik müdahaleleri artmıştır. AK 2013 Türkiye İlerleme Raporu şu gerçeğe değinmektedir: Haziran da RTÜK, Gezi Parkı gösterilerini canlı olarak veren bir dizi televizyon kanalına objektif yayıncılık ilkesini ihlal ettikleri gerekçesiyle uyarıda bulunmuş, şiddeti tahrik ettikleri için para cezası kesmiştir. İlgili tüm kanallar bunun üzerine mahkemeye başvurmuşlardır ve davalar sürmektedir. 150 Ana akım yayıncılığın yanı sıra internet de baskı altındadır. Alternatif Bilişim Derneği nin Türkiye de İnternet in Durumu 2013 raporuna göre Nisan 2013 ten bu yana geçen altı ayda yaklaşık 5000 alan adına erişim 5651 sayılı Yasa ya dayanılarak engellenmiştir. 151 Son olarak, çeşitli kuruluşların raporlarına göre 152, farklı medya kanallarında görev yapan gazeteciler, haberciler, ana haber sunucuları, prodüktörler ve diğer çalışanlar siyasal baskılar sonucunda ya işlerinden çıkartılmışlar ya da ayrılmak zorunda kalmışlardır. Bu kişilerden bir kısmı diğer medya kuruluşlarında yeni iş bulurken, diğerleri internet aracılığıyla (örneğin bloglar, internet gazeteciliği siteleri, sosyal medya) çalışmalarını sürdürmüşlerdir. Tüm bu güçlüklere karşın medya cephesinde iki önemli gelişme görülmektedir. Bunlardan biri, sosyal medyanın, yalnızca sosyalleşme açısından değil, haber ve bilgi paylaşımı, bildirimler alanındaki rolünün de artmasıdır. Ana akım medyada görünürlük açısından güçlüklerle karşılaşan kuruluşlar için sosyal medya, kamuoyunu şekillendirmede ve hedef kesimlere hitap etmede son derece önemli bir alternatif haline gelmiştir. 153 Türkiye de Facebook ve Twitter kullanıcılarının sayısının giderek arttığı belirtilmektedir ve buna göre bu sayı daha şimdiden kimi Avrupa ülkelerindeki sayıyı aşmış durum- 149 TÜSEV Sivil Toplum İzleme Raporu, AK Türkiye İlerleme Raporu, de_%c4%b0nternet in_2013_durumu tgc.org.tr/duyuru.asp?did=600; com/medya/isten-cikarilan-gazeteciler-dernek-kurdu/ /; 153 TÜSEV Sivil Toplum İzleme Raporu, 2012.

47 Sivil Toplum İhtiyaç Analizi Raporu 47 dadır. 154 Dolayısıyla STK ların iletişimden sorumlu çalışanları sosyal medyaya daha fazla yoğunlaştıkça STK ların Facebook ve Twitter deki hesapları ve sayfaları da artmaktadır. Özellikle Gezi eylemlerinden sonra hem internet haberlerinin ve yurttaşların habercilik girişimlerinin hem de bunları izleyenlerin sayısı artış göstermiştir. Ne var ki, özellikle Gezi eylemleriyle birlikte sosyal medyanın gücü artarken, yetkililerin bu duruma yönelik eleştirileri ve denetleme girişimleri de artmıştır. Bu durum AK Türkiye İlerleme Raporu nda da tespit edilmektedir: Üst düzey yetkililer, çeşitli vesilelerle sosyal medyayı topluma yönelik bir tehdit olarak eleştirmiştir. Kimi yurttaşlar, Gezi Parkı gösterilerine ilişkin Twitter mesajları nedeniyle gözaltına alınmış, ancak daha sonra serbest bırakılmıştır. 155 İlgili yasal düzenlemede 156 Şubat 2014 te yapılan bir değişiklik, pek çok STK, aktivist ve akademisyen tarafından interneti daha fazla denetim altına alıp sansürlemeye yönelik bir girişim olarak değerlendirilmektedir. TACSO tarafından yayınlanan bir raporda yer verilen görece olumlu bir başka gelişme ise yerel medyanın STK ların yerel yetkililerle işbirliği ile ilgili konulara yer verme kapasitesindeki ve istekliliğindeki artışı gösteren kanıtlardır. 157 Gerçekten de bu rapora göre, STK lar kendi savunuculuk çalışmalarında yerel medyayı kullanmakta, karar verme süreçlerine yurttaş katılımını kolaylaştırıcı mekanizmaların tanıtımını bu kanalla yapmaktadır. TACSO İhtiyaç Analizi Araştırması na katılanlar, görünürlüğün artırılması açısından güçlendirilmesi gereken beceriler olarak şunlara işaret etmiştir: 154 & 155 AK Türkiye İlerleme Raporu, Yasa için, ve kimi eleştiriler için, İlerleme Raporu, Bečići Konferansı ndan Bu Yana, Şubat, 2011 Batı Balkanlar ve Türkiye de Yerel Yönetimlerle STK lar Arasında İşbirliği, TACSO, Ocak 2013.

48 48 Sivil Toplum İhtiyaç Analizi Raporu 2. STK LARIN ÖRGÜTSEL KAPASİTESİ 2.1 Türkiye de Sivil Toplum Camiasına Genel Bakış Örgüt Çeşitleri, Büyüklükleri ve Sahadaki Varlıkları & Faaliyet Türleri (örneğin hizmet sunumu, savunuculuk, kendi sorunlarını çözme vb.) ve Faaliyet Sektörü Raporun 1.1 bölümünde söz edildiği gibi, sivil toplum ve sivil toplum kuruluşu tanımları henüz ilgili yasal düzenlemelerde ve politika belgelerinde yer almamaktadır. 158 Türkiye de STK lar için tanımlanan tek hukuksal statü dernek ya da vakıftır. Oysa örneğin girişim, platform vb. gibi diğer bir araya geliş biçimleri sivil alanda önemli özneler olarak varlıklarını sürdürmektedir. Giderek artan önemlerine karşın bu bir araya geliş modelleri ayrı birer tüzel kişilik olarak tanınmadığından, bunların niceliğine ve kapasitesine ilişkin herhangi bir veri bulmak mümkün değildir. Vakıflar ve dernekler farklı mevzuatlara tabidir ve farklı kamu kurumları tarafından düzenlenmektedir. İdari görevleri ve rehberlik rolleriyle birlikte Dernekler Dairesi ve Vakıflar Genel Müdürlüğü STK verilerinin toplanmasından ve istatistiklerin tutulmasından sorumlu iki yetkili mercidir. Dernekler ve vakıflarla ilgili genel istatistiklerin açık paylaşımı yönünde son zamanlarda görülen kimi girişimlere karşın, STK istatistikleri henüz Türkiye İstatistik Kurumu tarafından yürütülen resmi istatistik programına dahil edilmemiştir. Dernekler ve vakıflar Dernekler Dairesi ve Vakıflar Genel Müdürlüğü ne yaptıkları yıllık bildirimlerde yasa gereği güncel bilgiler verme yükümlülüğü altındadır. Ne var ki, bu yetkili mercilerin açıkladıkları bilgi ve istatistikler nicel ve nitel anlamda yetersizdir. Dernekler Dairesi Başkanlığı tarafından sağlanan verilere göre Ocak 2014 itibarıyla Türkiye de yaklaşık faal dernek vardır 159 ve Vakıflar Genel Müdürlüğü de vakıf sayısını olarak açıklamıştır Türkiye deki Derneklerin ve Yeni Kurulan Vakıfların Coğrafi Dağılımı Eşitsiz dağılıma karşın sivil toplum kuruluşları Türkiye nin tüm illerinde faaldir. Bu kuruluşlar dikkat çekici biçimde kentsel alanlara yoğunlaşmış durumdadır. Dernekler Dairesi verilerine göre derneklerin %34,9 u Marmara bölgesindedir. Orta Anadolu (%18,6) ve Ege (%14) bölgeleri dernek sayısının yüksek olduğu yerler arasındadır. 161 Dernek sayısının en fazla olduğu yerler İstanbul (19.771), Ankara (9.475) ve İzmir dir (5.521). 162 Vakıflar da derneklere benzer bir dağılım sergilemektedir. VGM verilerine göre vakıfların %38 i Marmara bölgesinde (1.808 vakıf), %26 sı Orta Anadolu da (1.245 vakıf) ve %10 u da Ege bölgesindedir (485 vakıf). 163 Derneklerin ve yeni vakıfların coğrafi dağılımı doğu, kuzeydoğu ve güney Anadolu bölgelerindeki STK ların sayısının görece az olduğunu göstermektedir. Yoğunlaşmadaki farklılaşmalar, katılım düzeyi, finansal kaynakların bulunabilirliği ve insan kaynakları eksikliği gibi farklı nedenlere bağlanabilir. 158 TÜSEV Sivil Toplum İzleme Raporu, , Cumhuriyet dönemiyle birlikte yeni vakıflar kurulmuştur. Osmanlı döneminde ise 279 eski vakıf, 166 dinsel-azınlık vakfı ve bir zanaatkar vakfı bulunmaktaydı. 161 Dernekler Dairesi Başkanlığı Ocak Dernekler Deiresi Başkanlığı, Ocak Vakıflar Genel Müdürlüğü. Ocak,

49 Sivil Toplum İhtiyaç Analizi Raporu 49 Kaynak: DD, Eylül 2013 Kaynak: VGM, Faaliyet Türleri STK ların faaliyetleri değişkenlik göstermektedir. Dernekler Dairesi tarafından sağlanan verilere göre, Türkiye deki derneklerin %17,4 ü sporla ilgili, %17,1 i de dinsel hizmetler vermektedir. Derneklerin %16,3 ü sosyal dayanışma derneği, %12,4 ü hemşerilik ve sosyal dernek niteliğinde iken, %11,7 lik bir oran da kalkınma konularıyla ilgilenmektedir. Kültür, konut ve sağlık alanındaki derneklerin payı %11,6, mesleki dayanışma derneklerinin payı da %10,1 dir. Bu verilere göre Türkiye deki derneklerin %65 ten fazlası dayanışma, sosyal hizmetler ve hizmet sunum alanlarında faaliyet göstermektedir. Haklar temelinde faaliyet gösteren dernek sayısı görece azdır. 164 Vakıflar da faaliyet türleri açısından benzer bir örüntü sergilemektedir. Vakıflar Genel Müdürlüğü nün 2012 verilerine göre, Vakıflarca bildirilen 13 binden fazla etkinlik (%42) sosyal yardımlar ve kalkınma gibi alanlardadır. Eğitim ve kültür alanlarında gerçekleştirildiği belirtilen faaliyetler de önemli bir yer tutmaktadır (%42). Buna karşılık haklarla ilgili alanlar ve çevre konularında gerçekleşen etkinliklerin toplam içindeki payı yalnızca %5 tir (VGM, 2012). 165 Belirli çalışma alanlarına yoğunlaşmaya ek olarak, STK ların yürüttükleri faaliyet türleri de STK ların sosyal alanlara aşırı yoğunlaştıklarını göstermektedir. En başta gelen üç STK faaliyeti sosyal amaçlı toplantı düzenlenmesi (%66,1), akşam yemeği düzenlenmesi (%63,1) ve ünlülerle buluşmadır (%50,1) Türkiye de Gönüllü Kuruluşlarda Sivil Toplum Kültürü, Nisan 2010, YADA,

50 50 Sivil Toplum İhtiyaç Analizi Raporu Belirli çalışma alanlarına yoğunlaşmaya ek olarak, STK ların yürüttükleri faaliyet türleri de STK ların sosyal alanlara aşırı yoğunlaştıklarını göstermektedir. En başta gelen üç STK faaliyeti sosyal amaçlı toplantı düzenlenmesi (%66,1), akşam yemeği düzenlenmesi (%63,1) ve ünlülerle buluşmadır (%50,1) Hedef Gruplar DD 2013 verilerinden derlenen aşağıdaki şekilde gösterildiği gibi, Türkiye deki derneklerin %50 sinden fazlası hedef grup olarak tüm insanlığı görmektedir. 168 Bu verilerin dernekler tarafından sağlanan ve zorunlu tutulan yıllık bildirimlerden derlendiği dikkate alındığında, STK ların özellikle hizmet sunan ve dayanışma amaçlı derneklerin- belirli bir hedef grup tanımlamada stratejik yaklaşıma sahip olmadıkları söylenebilir. Kaynak: DD, 2013 Kaynak: VGM, 2012 (*Tek bir vakfın birden fazla hedef grubu olabilir) 167 Türkiye de Gönüllü Kuruluşlarda Sivil Toplum Kültürü, Nisan 2010, YADA, 168

51 Sivil Toplum İhtiyaç Analizi Raporu 51 TACSO İhtiyaç Analizi Araştırması nın sonuçları STK ların hedef grupları açısından daha çeşitli bir tablo sunmaktadır. Araştırmaya yanıt veren 102 STK dan 89 u hedefleri arasında kadınlar, mülteciler, çocuklar vb. gibi farklı grupların olduğunu belirtmiştir. (*Tek bir yanıtlayıcının birden fazla hedef grubu olabilir) 98 yanıtlayıcıdan gelen verilere göre katılan STK ların %48 i gençleri kendi faaliyet alanları içinde sayarken, %40 da eğitim ve öğretime odaklanmaktadır. İnsani yardımlar ve sivil koruma (%34,7) ve sanat ve kültür çalışmaları (%31,6) da katılımcı STK ların yaygın faaliyet gösterdikleri alanlar arasındadır. Aşağıdaki şekilde de gösterildiği gibi, eğitim, dayanışma ve yardımlaşma ve savunuculuk, TACSO İhtiyaç Analizi Araştırması kapsamındaki 89 kuruluş tarafından en önde gelen üç işlev olarak belirtilmiştir.

52 52 Sivil Toplum İhtiyaç Analizi Raporu

53 Sivil Toplum İhtiyaç Analizi Raporu İnsan Kaynakları ve Teknik Beceriler İnsan Kaynakları Türkiye deki sivil topluma ilişkin kimi bulgular: Dönemeç Noktasında Raporu 169 Türkiye deki STK ların insan kaynakları konusunda şunları saptamaktadır: STK ların %57 si ücretli personel çalıştırmamaktadır; çok sayıda kuruluşta ise insan kaynakları 6-20 gönüllüyle sınırlıdır. STK ların çoğunluğu insan kaynakları açısından kendi durumundan memnun değildir: Gönüllüleri olan kuruluşların %71 i, ücretli personel çalıştıranların da %85 i hedeflerine ulaşma açısından insan kaynaklarının yetersiz kaldığını belirtmektedir. Ücretli personelin konumuna gelince, bunların %60 ı idari ve mali işlerle ilgilenmekteyken, %15 i uzman durumundadır ve yalnızca %8,5 lik bir kesim profesyonel yönetici konumundadır. Ayrıca vakıflar arasında ücretli personel çalıştıranların oranı yüksekken (%71,2), derneklerde bu oran çok daha düşük kalmaktadır (%27,2). Vakıflar Genel Müdürlüğü nün Kasım 2013 verilerine göre vakıftan yalnızca i (%39,1) ücretli personel çalıştırmaktadır ve bu kuruluşlar için çalışan toplam kişi sayısı dir. Yukarıda bölümünde değinildiği gibi vakıftan yalnızca 645 i (%13,7) gönüllülerle çalıştığını belirtmiştir. Toplam gönüllü sayısı ise tır. Dernekler Dairesi çalışan ve gönüllü sayısı hakkında veri yayınlamamaktadır. TACSO İhtiyaç Analizi Araştırması (2013) sonuçları şunlara işaret etmektedir: 90 STK nın 2 den az ücretli personeli vardır. 20 STK 50 den fazla gönüllüyle çalışmaktadır. 32 STK kuruluş bütçesinin %70 inin insan kaynaklarına harcandığını belirtmiştir. 64 STK dan 40 ı yetkin kişileri kendilerine çekip istihdam etmeye yönelik stratejik planları olduğunu belirtmiştir. 169

54 54 Sivil Toplum İhtiyaç Analizi Raporu Teknolojik Beceriler Türkiye de Sivil Toplum: Dönemeç Noktasında raporuna göre STK ların çoğu telefon, bilgisayar ve internet gibi teknolojik kaynaklardan düzenli olarak yararlanabilmektedir. STK ofislerine daha ayrıntılı bir bakış, STK ların çoğunun masa başı bilgisayar, DSL internet bağlantısı, televizyon ve telefona sahip olduklarını göstermektedir. 170 Derneklerde bilgisayar sahipliğinin bölgesel dağılımı, derneklerin genel coğrafi dağılımı ile benzerlik göstermektedir. DD 2013 istatistiklerine göre Marmara, İç Anadolu ve Ege bölgelerindeki dernekler bilgisayara sahip olma bakımından en önde gelmektedir. Buna karşılık, Doğu ve Güneydoğu Anadolu da derneklerin yalnızca %3-4 ünde bilgisayar bulunmaktadır. Eylül 2013 e ait DD istatistiklerine göre Türkiye de dernek, de belirtildiği gibi kamu kurumlarıyla olan idari işlemlerinde e-dernek (DERBIS) kullanmaktadır yılında bu sistemin kullanıcı sayısının olduğu düşünülürse bu çok büyük bir artıştır. Bununla birlikte dikkat edilmesi gereken önemli husus, bilgisayarı olmayan çok sayıda derneğin, çevrimiçi başvurular ve diğer idari işler için internet kafe gibi yerleri kullanmalarıdır. 170

55 Sivil Toplum İhtiyaç Analizi Raporu 55 Aşağıdaki şekil, İhtiyaç Analizi Araştırması (2013) kapsamında yer alan STK ların teknolojik araçlar dahil olmak üzere altyapıya sahiplik oranlarını vermektedir: Yönetişim Türkiye de Sivil Toplum: Dönemeç Noktasında Raporu 171 bir gerçeğin altını çizmektedir: Kurumsallaşma ihtiyacı giderek artmaktadır ve iç yönetişim süreçlerini başlatma açısından bilgi ve deneyim eksikliği görülmektedir. Aynı rapor STK ların iç yönetişim tarzını ve yukarıdan aşağıya karar alma süreçlerini başlıca sorun alanları olarak görmektedir. STK ların çoğunluğu gündelik olarak yönetilmektedir. Temel kararlar (tipik olarak rutin işlemlerle ve proje etkinlikleriyle sınırlı kalan kararlar) yönetim kurullarınca kısa vadeli alınmaktadır. Mevcut hukuksal ortam STK larda paylaşımlı karar süreçlerini engellemektedir. Örnek olarak, Van Valiliği Kasım 2013 te yeni kurulan Gençlik ve Ekoloji Derneği ne (EKOGENÇ) karşı dava açmıştır. Van Valiliği İl Dernekler Müdürlüğü ne na göre derneğin tüzüğünde yer alan şu ifade kabul edilemez içeriktedir: Derneğin tüm üyeleri derneğin aldığı kararlardan sorumludur. Herhangi bir üye alınan kararların değiştirilmesi için aktif faaliyette bulunabilir; üyeler karar toplantılarına katılıp karar alabilir. Van İl Dernekler Müdürlüğü tüzükteki bu ifade değiştirilmediği takdirde derneğin feshi için dava açılacağını belirtmiştir. 172 Birçok STK temsilcisi yönetim organlarının Yönetim Kurulları, Genel Kurul- işlevlerini gerektiği gibi yerine getiremediğini ve/ya da yönetimin stratejik liderliği anlamında pek az katkı sağladığını ileri sürmektedir. Yukarıda değinildiği gibi, pratikte çok sayıda STK tek kişilik örgüt gibi faaliyet göstermektedir. Başka bir deyişle, her tür liderlik, yönetim ve idare işlevleri tek kişide toplanmıştır. İhtiyaç Analizi (İA) Araştırması sonuçları ise biraz daha farklı bir tabloya işaret etmektedir. Araştırma kapmasındaki 62 yanıtlayıcıdan %45 ine göre yönetici ve onun altında çalışanlar bir karara varmak için birlikte hareket etmektedir ve ast durumunda olanlar belirli bir karar için gerekli uzmanlığa ve bilgi erişimine sahiptir. Yanıtlayıcıların %42 si ise kararların yönetici ile onun yardımcıları arasında eşgüdümle alındığını, ancak bu konuda son sözün yöneticiye ait olduğunu belirtmektedir. TACSO STK larda Kalite Güvence Sistemleri ve İyi Yönetişim Araştırması 110 STK yı kapsamıştır. 173 Bu STK lar aşağıda belirtilen kesimlere karşı hesap verebilir olmaları gerektiğini belirtmiştir: (1) çalışanlar ve gönüllüler, (2) üyeler, (3) hedef gruplar, (4) toplum, (5) donörler ve fon sağlayanlar ve (6) hükümet kurumları. Ancak aynı kuruluşlar, Türkiye de özyönetim mekanizmalarına sektörel bir yaklaşım benimsenmesi açısından başlıca engeller olarak elverişli ortamların bulunmayışının yanı sıra finansal kaynak, insan kaynakları ve bilgi yetersizliklerine işaret etmişlerdir TACSO STK larda Kaliteli Güvence Sistemleri ve İyi Yönetişim Raporu, TACSO 2013, erişim org/doc/qas_tr_report.pdf

56 56 Sivil Toplum İhtiyaç Analizi Raporu 2.3 STK ların İzleme ve Değerlendirme (İ/D) Kapasiteleri STK ların izleme ve değerlendirme kapasitesine ilişkin genel veriler bulunmamaktadır. Bununla birlikte, Türkiye deki STK ların İ/D etkinliklerini kurumsal temelden çok, proje bazında gerçekleştirdiklerini söylemek mümkündür. Kuruluş içi izleme ve değerlendirme uygulamaları sorulduğunda, İhtiyaç Analizi Araştırması kapsamındaki STK ların 37 si izleme ve değerlendirme çalışmalarını proje bazında gerçekleştirdiklerini belirtmiştir. 24 STK kurumsal performans alanında da izleme ve değerlendirme yaptıklarını söylemiştir. Görüldüğü kadarıyla STK lar İ/D çalışmalarını fon sağlama çabalarının bir parçası olarak, özellikle donör kuruluşlar kaynak sağladıkları proje için ara dönem/nihai rapor istediklerinde yaşama geçirmektedir. Sınırlı sayıda kuruluş İ/D çalışmalarını yaşama geçirecek, bağımsız uzman istihdam edecek finansal ve örgütsel kapasiteye sahiptir. Bu açıdan bakıldığında, belirli bir projenin ya da organizasyonun sosyal, ekonomik ve çevresel etkilerini değerlendiren sosyal etki analizi gibi yöntemler kullanan STK lara pek az örnek verilebilir. 2.4 Türkiye deki STK ların Stratejik ve Analitik Kapasitesi SWOT analizi, ihtiyaçların tanımlanması ve geleceğe yönelik hedeflerin belirlenmesinde bir araç olarak stratejik planlamaya başvuran STK ların sayısı artmaktadır. Bununla birlikte, finansal yetersizlikler ve insan kaynaklarının olmayışı nedeniyle, Türkiye deki STK ların stratejik planlama kapasitesi hala yetersizdir. 174 TACSO nun daha önceki İhtiyaç Analizi çalışmalarında da işaret edildiği gibi, analiz kapasitesinin düşüklüğü STK ların başlıca zaaflarından biri olarak varlığını sürdürmektedir. Analiz kapasitesine ilişkin güncel bilgiler bulunmadığından, bu konuda genel bilgi vermek ve TACSO İhtiyaç Analizi Raporunda yer alan daha önceki bulgularla bir karşılaştırma yapmak mümkün değildir. İhtiyaç Analizi Araştırmasına katılan STK ların %55 i savunuculuk politikalarını geliştirip uygularken araştırmalar ve analizlerden yararlandıklarını belirtmiştir. STK ların kendi analiz çalışmalarını artırma konusuna öncelik tanımadıklarını ve bu alana yoğunlaşmadıklarını söylemek mümkündür. İhtiyaç Analizi araştırmasına katılan STK ların yalnızca %9 u araştırma çalışmaları yaptıklarını belirtmiştir. Bu kuruluşların da yalnızca %8 i araştırma çalışmalarının sonuçlarını yayınlamaktadır. 174 TÜSEV Sivil Toplum İzleme Raporu, 2012.

57 Sivil Toplum İhtiyaç Analizi Raporu 57 Haklar alanında çalışan kuruluşların izleme projeleri ve raporları 2000 li yıllarda ivme kazanmıştır. Bugün haklar alanında çalışan pek çok kuruluş yıllık düzenli izleme raporları hazırlamaktadır. Pek çok örnekte STK lar bu izleme raporlarını kaynak olarak kullanmakta, raporlardaki bulgulardan savunuculuk ve lobi çalışmalarında yararlanmaktadır Diğer Aktörlerle İlişkiler Ağ Oluşturma ve Ortaklıklar STGM nin Etki Değerlendirme Raporu na göre, kişilerin birinci derecede akrabaları, yakın dostları ve ilişkileri, başlangıç döneminde STK ların çalışmalarında önemli bir role sahip olabilir, çünkü STK lar doğası gereği, ortak sorunlar ve amaçlar çevresinde bir araya gelen gönüllü kişilerin etkinliklerine dayanır. Bununla birlikte, Türkiye deki STK ların bir eksikliği, bu durumun daha sonraki evrelere de uzanarak STK ların kurumsallaşmasını geciktirmesidir. STK lar arasındaki etkileşim, kuruluşların içindeki kişilerin birinci derecede yakınlıklarına tabi olduğundan, bu etkileşim yeni ortaya çıkan ve ivedi sorunlar kaynaklı belirli ihtiyaçlara dayanmaktadır. Aynı rapora göre, pek çok örnekte bu durum STK lar arasında bir işbirliği kültürünün oluşmasını engellemiştir ve bu da yerel, ulusal ve uluslararası düzeylerdeki ağların ya da şemsiye örgütlenmelerin sayıca azlığında kendini göstermektedir. 176 Aynı durum bir başka raporda şu sözlerle değerlendirilmektedir: STK ların büyük bölümü son aylar içinde en fazla beş başka kuruluşla temas halinde olmuştur. Başka bir deyişle bu sektörde geniş ağlar ve çok taraflı ortaklıklar pek yaygın değildir. 177 Odak grup toplantılarına ve derinlemesine görüşmelere katılan STK temsilcileri, STK ların ağ oluşturma ve ortaklıkların önemini daha iyi kavradıklarını ve birlikte çalışma becerilerinin de hızla geliştiğini belirtmektedir. Girişimlerin ve platformların sayısındaki ve görünürlüğündeki artış bu gelişme eğiliminin göstergesi olarak alınabilir. Ortak çalışmaların sayısında bir artış olmakla birlikte, bu İhtiyaç Analizi çalışması çerçevesinde ağlar, girişimler ve platformlarla gerçekleştirilen odak grup toplantılarına katılanlar, sivil toplumdaki diğer aktörlerle ilişkilerinin zayıf kaldığını, pek çok durumda bilgi eksikliği nedeniyle erişim sağlanamadığını belirtmişlerdir. Ağların ve platformların diğer sivil toplum aktörleriyle karşılıklı bağlantılarını özendirmek ve desteklemek önem taşırken, platformların/girişimlerin tüzel kişilik kazanmalarını sağlayacak mevzuatın olmayışı bu çevrelerin kurumsallaşma ve kaynak yaratma çabalarını sınırlandırmaktadır. Odak grup toplantılarına katılanlar, finansal ve insan kaynaklarında çekilen sıkıntının, ağların ve platformların daha geniş bir STK grubuyla iletişime geçmesini ve ortaklık kurmasını engellediğini belirtmişlerdir (Odak grup toplantısı raporu için bakınız Ek II). İhtiyaç Analizi araştırması kapsamındaki 32 katılımcıdan %59,4 ü uluslararası ağlarda yer aldıklarını belirtmiştir. Bölgesel ağlara üye olanların oranı %65,6 dır. STK ların %78,1 i ulusal ağlara üye olduklarını belirtirken yerel ağlarda yer alanların oranı %53,1 dir. Uluslararası kuruluşlarla ağ oluşturulması ve ortaklıklar kurulması da Türkiye deki STK lar açısından önemli fırsatlar sağlamaktadır. Uluslararası düzeydeki STK etkinlikleri çoğunlukla toplantılara, konferanslara ve ağlara katılım, çalışma gezileri düzenlenmesi, ortak projelerin yaşama geçirilmesi ve uluslararası toplantılara ev sahipliği gibi alanlarda yoğunlaşmaktadır. 178 Ancak STK ların uluslararası iletişimi ve ortak çalışması, bu kuruluşların finansal ve insan kaynakları kapasitesine bağlı olmak üzere bölgeden bölgeye değişmektedir. 175 STK ların izleme projeleri ve raporları konusunda daha ayrıntılı bilgi için bakınız, usrfiles/files/sivilizlemeeng_15_08_13.pdf Ibid.

58 58 Sivil Toplum İhtiyaç Analizi Raporu 2.6 Maddi ve Finansal İstikrar ve Dayanıklılık/Örgütsel Sürdürülebilirlik İhtiyaç Analizi Araştırması kapsamında yer alan 101 STK dan %61,1 i uluslararası planda fon sağlama kapasitelerinin, kurumsal stratejik planlarında tanımladıkları ihtiyaçlara göre sınırlı kaldığını belirtmiştir. Kurumsal kapasite inşa ihtiyaçları sorulduğunda STK ların %56,9 u fon yaratma kapasitesinde artış ihtiyacından söz etmiştir. Kuruluşun bir önceki yılda gelir kaynaklarının neler olduğu sorusuna 50 STK yanıt vermiştir. Araştırmada elde edilen bulgular, AB nin Türkiye deki STK lar için başlıca kaynak sağlayıcısı olma konumunu sürdürdüğünü göstermektedir. Ayrıca 58 yanıtlayıcının %86 sı AB projelerinin uygulanmasında teknik yardım ve rehberlikten yararlandıklarını belirtmiştir. STK LARIN GELİR KAYNAKLARI Türkiye de Sivil Toplum: Bir Dönemeç Noktası Raporu (TÜSEV, 2011) başlıklı belgeye göre, kuruluşlar faaliyetlerini asgari düzeyde maddi imkânlarla yürütmektedir. STK ların hemen hemen yarısının (%44,6) yıllık gelirleri TL nin (5.000 Euro) altındayken yıllık geliri yılda TL den (1.000 Euro) az olan STK ların sayısı da önemlidir (STK ların %15,7 si). Yıllık gelir açısından bakıldığında vakıfların durumu derneklere göre çok daha iyidir; vakıfların ortalama yıllık geliri TL iken derneklerinki TL dir. STK LARIN YILLIK GELİRLERİ 200,00 : üzeri 50, ,000 25, ,000 10,001-50,000 5,001-25,000 2,001-10,000 1,001-10, : 1000 altı

TÜSEV YASAL ÇALIŞMALAR DANIŞMA TOPLANTISI 13.05.2014 Cezayir Restaurant, İstanbul

TÜSEV YASAL ÇALIŞMALAR DANIŞMA TOPLANTISI 13.05.2014 Cezayir Restaurant, İstanbul TÜSEV YASAL ÇALIŞMALAR DANIŞMA TOPLANTISI 13.05.2014 Cezayir Restaurant, İstanbul Toplantı Türü : TÜSEV YASAL ÇALIŞMALAR DANIŞMA TOPLANTISI Tarih : 13 Mayıs 2014 Yer : İstanbul, Türkiye TÜSEV Yerel İstişare

Detaylı

20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010

20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010 T.C. BAŞBAKANLIK AVRUPA BİRLİĞİ GENEL SEKRETERLİĞİ Siyasi İşler Başkanlığı 20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010 - Reform İzleme Grubu nun (RİG) 20. Toplantısı, Devlet Bakanı ve Başmüzakerecimiz

Detaylı

SİVİL TOPLUM VE SU. Serap KANTARLI Türkiye Tabiatını Koruma Derneği. skantarli@ttkder.org.tr

SİVİL TOPLUM VE SU. Serap KANTARLI Türkiye Tabiatını Koruma Derneği. skantarli@ttkder.org.tr SİVİL TOPLUM VE SU Serap KANTARLI Türkiye Tabiatını Koruma Derneği skantarli@ttkder.org.tr SİVİL TOPLUM Prof.Dr.Fuat KEYMAN a göre 21.yüzyıla damgasını vuracak en önemli kavramlardan biri "Dostluk, arkadaşlık

Detaylı

Etkinlik Raporu AYRIMCILIKLA MÜCADELE VE EŞİTLİK YASASI HAZIRLIK SÜRECİNE SİVİL TOPLUM KATILIMI STK ÇALIŞTAYI. 23 Aralık 2014, Ankara

Etkinlik Raporu AYRIMCILIKLA MÜCADELE VE EŞİTLİK YASASI HAZIRLIK SÜRECİNE SİVİL TOPLUM KATILIMI STK ÇALIŞTAYI. 23 Aralık 2014, Ankara 17 Etkinlik Raporu AYRIMCILIKLA MÜCADELE VE EŞİTLİK YASASI HAZIRLIK SÜRECİNE SİVİL TOPLUM KATILIMI STK ÇALIŞTAYI 23 Aralık 2014, TACSO Türkiye Tunus Caddesi 85/8 Kavaklıdere 06690 t:/f +90 312 426 4451

Detaylı

FASIL 6: ŞİRKETLER HUKUKU

FASIL 6: ŞİRKETLER HUKUKU FASIL 6: ŞİRKETLER HUKUKU 6.A. Avrupa Birliği ndeki Genel Sektörel Durum Analizi Şirketler hukuku mevzuatı, şirketler ile muhasebe ve denetim konularını kapsamaktadır. Şirketler konusuna ilişkin kurallar,

Detaylı

TÜSİAD Kayıtdışı Ekonomiyle Mücadele Çalışma Grubu Sunumu

TÜSİAD Kayıtdışı Ekonomiyle Mücadele Çalışma Grubu Sunumu TÜSİAD Kayıtdışı Ekonomiyle Mücadele Çalışma Grubu Sunumu Ekonomi Koordinasyon Kurulu Toplantısı, İstanbul 12 Eylül 2008 Çalışma Grubu Amacı Kayıtdışı Ekonomiyle Mücadele M Çalışma Grubu nun amacı; Türkiye

Detaylı

AB nin İstihdam ve Sosyal Politikası

AB nin İstihdam ve Sosyal Politikası AB nin İstihdam ve Sosyal Politikası Büyümenin ve istihdamın artırılması için 2005 yılında kabul edilen Yenilenmiş Lizbon Stratejisi kapsamında, Avrupa Sosyal modelini yeniden şekillendiren Sosyal Gündem

Detaylı

Bu rapor, 6085 sayılı Sayıştay Kanunu uyarınca yürütülen düzenlilik denetimi sonucu hazırlanmıştır.

Bu rapor, 6085 sayılı Sayıştay Kanunu uyarınca yürütülen düzenlilik denetimi sonucu hazırlanmıştır. T..C.. SAYIIŞTAY BAŞKANLIIĞII KÜLTÜR VE TURİİZM BAKANLIIĞII 2012 YIILII DENETİİM RAPORU EYLÜL 2013 T.C. SAYIŞTAY BAŞKANLIĞI 06100 Balgat / ANKARA Tel: 0 312 295 30 00; Faks: 0 312 295 40 94 e-posta: sayistay@sayistay.gov.tr

Detaylı

Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313

Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313 Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313 Amaç MADDE 1 KENT KONSEYİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar (1) Bu Yönetmeliğin amacı; kent yaşamında, kent vizyonunun

Detaylı

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI Uluslararası Arka Plan Uluslararası Arka Plan Birleşmiş Milletler - CEDAW Avrupa Konseyi - Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi

Detaylı

2008 yılında gönüllü çabalarla kurulan Uluslararası Şeffaflık Derneği ülkenin demokratik, sosyal ve ekonomik yönden gelişimi için toplumun tüm

2008 yılında gönüllü çabalarla kurulan Uluslararası Şeffaflık Derneği ülkenin demokratik, sosyal ve ekonomik yönden gelişimi için toplumun tüm 2008 yılında gönüllü çabalarla kurulan Uluslararası Şeffaflık Derneği ülkenin demokratik, sosyal ve ekonomik yönden gelişimi için toplumun tüm kesimlerinde şeffaflık, dürüstlük ve hesap verebilirlik ilkelerini

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI

AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI AVRUPA BİRLİĞİ ve KADIN Avrupa Birliği Bakanlığı Sunum İçeriği AB nin kadın-erkek eşitliği ile ilgili temel ilkeleri AB nin kadın istihdamı hedefi AB de toplumsal cinsiyete duyarlı

Detaylı

Türk Göç ve İltica Hukukunun Temelleri:

Türk Göç ve İltica Hukukunun Temelleri: Türk Göç ve İltica Hukukunun Temelleri: Yasal Statünün Belirlenmesine İlişkin Sorunlar Prof. Dr. Bülent ÇİÇEKLİ HSYK Sunum Planı 1) Terminoloji 2) Disiplin Olarak 3) Göç ve İltica Hukukunun Kaynakları

Detaylı

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELE İÇİN KADIN KONUKEVLERİ PROJESİ 7 MAYIS 2014-ANKARA. Saygıdeğer Misafirler, Değerli Basın Mensupları

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELE İÇİN KADIN KONUKEVLERİ PROJESİ 7 MAYIS 2014-ANKARA. Saygıdeğer Misafirler, Değerli Basın Mensupları KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELE İÇİN KADIN KONUKEVLERİ PROJESİ 7 MAYIS 2014-ANKARA Saygıdeğer Misafirler, Değerli Basın Mensupları Aile içi Şiddetle Mücadele İçin Kadın Konukevleri Projesi nin açılış

Detaylı

18- EĞİTİM, ÖĞRETİM VE GENÇLİK

18- EĞİTİM, ÖĞRETİM VE GENÇLİK 18- EĞİTİM, ÖĞRETİM VE GENÇLİK Göçmen İşçi Çocuklarının Eğitimine İlişkin Yönetmelik, 14 Kasım 2002 tarih ve 24936 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu yönetmelik kapsamında yapılan

Detaylı

Yabancı STK lar Açısından İzin Başvurusu ve Sonrası ile İlgili Dernekler Mevzuatı

Yabancı STK lar Açısından İzin Başvurusu ve Sonrası ile İlgili Dernekler Mevzuatı T.C. İÇİŞLERİ BAKANLIĞI DERNEKLER DAİRESİ BAŞKANLIĞI Yabancı STK lar Açısından İzin Başvurusu ve Sonrası ile İlgili Dernekler Mevzuatı 2014 SUNU İÇERİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM (Türkiye de Faaliyet Göstermek İsteyen

Detaylı

SİVİL DÜŞÜN AB PROGRAMI

SİVİL DÜŞÜN AB PROGRAMI SİVİL DÜŞÜN AB PROGRAMI VAKA ANALIZI S İ V İ L TOPLUM İZLEME RAPORU 2 0 1 3 TÜSEV in hazırladığı Sivil Toplum İzleme Raporu 2013 Hollanda Başkonsolosluğu nun Matra Programı kapsamında sağlanan finansman

Detaylı

MMKD Stratejik İletişim Planı Araştırma Sonuçları

MMKD Stratejik İletişim Planı Araştırma Sonuçları MMKD Stratejik İletişim Planı Araştırma Sonuçları 29 Mayıs 2013 tarihinde MMKD Stratejik İletişim Planı nı oluşturmak amacıyla bir toplantı yapıldı. Toplantının ardından, dernek amaç ve faaliyetlerinin

Detaylı

MFİB Tarafından Açılan Üç Yeni Hibe Programının Tanıtımı. 6 Temmuz 2012 2012 yılı 2. ABUDYK Toplantısı Antalya

MFİB Tarafından Açılan Üç Yeni Hibe Programının Tanıtımı. 6 Temmuz 2012 2012 yılı 2. ABUDYK Toplantısı Antalya MFİB Tarafından Açılan Üç Yeni Hibe Programının Tanıtımı 6 Temmuz 2012 2012 yılı 2. ABUDYK Toplantısı Antalya 1 1) Kadına Yönelik Şiddetle Mücadelede Yerel ve Ulusal STK ların Kapasitesinin Güçlendirilmesi

Detaylı

FASIL 5 KAMU ALIMLARI

FASIL 5 KAMU ALIMLARI FASIL 5 KAMU ALIMLARI Öncelik 5.1 Kamu alımları konusunda tutarlı bir politika oluşturulması ve bu politikanın uygulanmasının izlenmesi görevinin bir kuruma verilmesi 1 Mevzuat uyum takvimi Tablo 5.1.1

Detaylı

KADIN DOSTU KENTLER - 2

KADIN DOSTU KENTLER - 2 KADIN DOSTU KENTLER - 2 KADIN DOSTU KENT NEDİR? KADINLARIN Sağlık, eğitim ve sosyal hizmetlere İstihdam olanaklarına Kaliteli, kapsamlı kentsel hizmetlere (ulaşım, konut vb) Şiddete maruz kaldıkları takdirde

Detaylı

11 Eylül: AET Bakanlar Konseyi, Ankara ve Atina nın Ortaklık başvurularını kabul etti.

11 Eylül: AET Bakanlar Konseyi, Ankara ve Atina nın Ortaklık başvurularını kabul etti. ARAŞTIRMA RAPORU ÖZEL ARAŞTIRMA--AVRUPA BİRLİĞİ TÜRKİYE KRONOLOJİSİ 20/06/2005 1959 1963 1964 1966 1968 1970 1971 1972 1973 31 Temmuz: Türkiye, AET ye ortaklık için başvurdu. 11 Eylül: AET Bakanlar Konseyi,

Detaylı

YENİ DERNEKLER KANUNU

YENİ DERNEKLER KANUNU makaleler Şerafettin GÖKALP YENİ DERNEKLER KANUNU Av. Şerafettin GÖKALP * Sivil toplum kuruluşları içinde önemli bir yer tutan derneklerin kuruluş yapısı ve denetimine dair yasal düzenlemeler o ülkenin

Detaylı

18 Aralık 2009, İstanbul Ayşen SATIR

18 Aralık 2009, İstanbul Ayşen SATIR Çevre Alanında Kapasite Geliştirme Projesi AB Çevresel Bilgiye Erişim Direktifi nin Uyumlaştırılması ve Sivil Toplum Kuruluşlarının Rolü Semineri 18 Aralık 2009, İstanbul Ayşen SATIR 1 2003/4 Çevresel

Detaylı

Fark Ettikçe, Birlikte Güçleniyoruz...

Fark Ettikçe, Birlikte Güçleniyoruz... Kadın Örgütlerinin Engelli Kadınlarla İlgili Farkındalıklarının Arttırılması Projesi Fark Ettikçe, Birlikte Güçleniyoruz... Sabancı Vakfı Toplumsal Gelişme Hibe Programı kapsamında desteklenen Kadın Örgütlerinin

Detaylı

TÜRK TABİPLERİ BİRLİĞİ MERKEZ KONSEYİ BAŞKANLIĞINA

TÜRK TABİPLERİ BİRLİĞİ MERKEZ KONSEYİ BAŞKANLIĞINA TÜRK TABİPLERİ BİRLİĞİ MERKEZ KONSEYİ BAŞKANLIĞINA Sağlık Bakanlığı Sertifikalı Eğitim Yönetmeliği taslağı tarafımızca incelenmiş olup, aşağıda taslağın hukuka aykırı ve eksik olduğunu düşündüğümüz yönlerine

Detaylı

STÖ Ağları/Platformlar için Açık Çağrı: Stratejik İletişim Kapasite Geliştirme Eğitim Programı. Arka Plan. Program Hakkında

STÖ Ağları/Platformlar için Açık Çağrı: Stratejik İletişim Kapasite Geliştirme Eğitim Programı. Arka Plan. Program Hakkında TACSO Sivil Toplum Kuruluşları için Teknik Destek - 2 (TACSO 2) AB IPA Ülkeleri; EuropeAid/133642/C/SER/Multi STÖ Ağları/Platformlar için Açık Çağrı: Stratejik İletişim Kapasite Geliştirme Eğitim Programı

Detaylı

Avrupa Ekonomik ve Sosyal Komitesi. Avrupa Ekonomik ve Sosyal

Avrupa Ekonomik ve Sosyal Komitesi. Avrupa Ekonomik ve Sosyal Avrupa Ekonomik ve Sosyal Komitesi Avrupa Ekonomik ve Sosyal Komitesi ve y Uzun bir ortak tarih Türkiye, Avrupa Ekonomik Topluluğu na (EEC) katılmak için ilk kez Temmuz 1959'da başvuru yaptı. EEC yanıt

Detaylı

T.C. İzmir Büyükşehir Belediyesi Strateji Geliştirme Dairesi Başkanlığı Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik

T.C. İzmir Büyükşehir Belediyesi Strateji Geliştirme Dairesi Başkanlığı Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik T.C. İzmir Büyükşehir Belediyesi Strateji Geliştirme Dairesi Başkanlığı Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik BİRİNCİ BÖLÜM Amaç ve Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç ve Kapsam Madde 1 Bu Yönetmeliğin

Detaylı

Yasal Çerçeve (Bilgi Edinme Kanunu ve Diğer Gelişmeler) KAY 465 Ders 1(2) 22 Haziran 2007

Yasal Çerçeve (Bilgi Edinme Kanunu ve Diğer Gelişmeler) KAY 465 Ders 1(2) 22 Haziran 2007 Yasal Çerçeve (Bilgi Edinme Kanunu ve Diğer Gelişmeler) KAY 465 Ders 1(2) 22 Haziran 2007 Ders Planı Ders İçeriği: Yasal Çerçeve Bilgi Edinme Kanunu Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu Çalışma Usul ve Esasları

Detaylı

(Resmî Gazete ile yayımı: 11.12.1992 Sayı : 21432 Mükerrer)

(Resmî Gazete ile yayımı: 11.12.1992 Sayı : 21432 Mükerrer) 25 Kamu Hizmetinde Örgütlenme Hakkının Korunmasına ve İstihdam Koşullarının Belirlenmesi Yöntemlerine İlişkin 151 Sayılı Sözleşmenin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun (Resmî Gazete ile yayımı:

Detaylı

YÜKSEKÖĞRETİM KALİTE KURULU BİLGİ NOTU

YÜKSEKÖĞRETİM KALİTE KURULU BİLGİ NOTU YÜKSEKÖĞRETİM KALİTE KURULU BİLGİ NOTU Yükseköğretim Kalite Kurulunun Kurulma Nedeni Yükseköğretimde yapısal değişikliği gerçekleştirecek ilk husus Kalite Kuruludur. Yükseköğretim Kurulu girdi ile ilgili

Detaylı

Şeffaflık, Sürdürülebilirlik ve Hesap Verilebilirlikte Yeni Yaklaşımlar: Finansal Raporlama ve Denetim Penceresinden Yeni TTK

Şeffaflık, Sürdürülebilirlik ve Hesap Verilebilirlikte Yeni Yaklaşımlar: Finansal Raporlama ve Denetim Penceresinden Yeni TTK Şeffaflık, Sürdürülebilirlik ve Hesap Verilebilirlikte Yeni Yaklaşımlar: Finansal Raporlama ve Denetim Penceresinden Yeni TTK Prof. Dr. Serdar ÖZKAN İzmir Ekonomi Üniversitesi İzmir Ticaret Odası Meclis

Detaylı

Madde 3 - (1) Bu Yönetmelik; 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanununun 76 ncı maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.

Madde 3 - (1) Bu Yönetmelik; 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanununun 76 ncı maddesine dayanılarak hazırlanmıştır. KENT KONSEYİ YÖNETMELİĞİ İçişleri Bakanlığından: Resmi Gazete Tarihi : 08/10/ 2006 Resmi Gazete Sayısı : 26313 BİRİNCİ BÖLÜM : Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç Madde 1 - (1) Bu Yönetmeliğin amacı;

Detaylı

2015 YILI KURUMSAL MALİ DURUM VE BEKLENTİLER RAPORU

2015 YILI KURUMSAL MALİ DURUM VE BEKLENTİLER RAPORU T.C. İÇİŞLERİ BAKANLIĞI KAMU DÜZENİ VE GÜVENLİĞİ MÜSTEŞARLIĞI 2015 YILI KURUMSAL MALİ DURUM VE BEKLENTİLER RAPORU 2015 YILI KURUMSAL MALİ DURUM VE BEKLENTİLER RAPORU GİRİŞ Kamu mali sistemini düzenleyen

Detaylı

BASIN AÇIKLAMASI: İnsan Hakları Ortak Platformunun TBMM de yeni Anayasa ile ilgili çalışmaları yürütecek olan Komisyonun işleyişine dair önerileri

BASIN AÇIKLAMASI: İnsan Hakları Ortak Platformunun TBMM de yeni Anayasa ile ilgili çalışmaları yürütecek olan Komisyonun işleyişine dair önerileri BASIN AÇIKLAMASI: İnsan Hakları Ortak Platformunun TBMM de yeni Anayasa ile ilgili çalışmaları yürütecek olan Komisyonun işleyişine dair önerileri 18.10.2011 Kamuoyunun da bildiği üzere, 19 Ekim 2011 tarihinde

Detaylı

FASIL 10 BİLGİ TOPLUMU VE MEDYA

FASIL 10 BİLGİ TOPLUMU VE MEDYA FASIL 10 BİLGİ TOPLUMU VE MEDYA Öncelik 10.1. 2002 AB düzenleyici çerçevesi için anahtar başlangıç koşullarının kabul edilmesinin ve uygulanmasının tamamlanması 1 Mevzuat uyum takvimi Tablo 10.1.1 1 2002/20/AT

Detaylı

BİR AVUKAT YANINDA AYLIKLI OLARAK ÇALIŞAN AVUKATIN DURUMUNUN AVUKATLIK YASASI AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ

BİR AVUKAT YANINDA AYLIKLI OLARAK ÇALIŞAN AVUKATIN DURUMUNUN AVUKATLIK YASASI AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ BİR AVUKAT YANINDA AYLIKLI OLARAK ÇALIŞAN AVUKATIN DURUMUNUN AVUKATLIK YASASI AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ Güneş GÜRSELER * Hiçbir planlama yapılmadan birbiri ardına açılan hukuk fakültelerinin yılda ortalama

Detaylı

TC. YÜKSEK ÖĞRETİM KURULU BAŞKANLIĞI Bilkent/ANKARA. 26 Temmuz 2006

TC. YÜKSEK ÖĞRETİM KURULU BAŞKANLIĞI Bilkent/ANKARA. 26 Temmuz 2006 TTB Merkez Konseyi YÖK Başkanı sayın Erdoğan Teziç ile 26 temmuz çarşamba günü görüştü. Görüşmede TTB Mezuniyet Öncesi Tıp Eğitimi 2006 Raporu sunuldu. Yeni tıp fakülteleri açılması, öğrenci sayıları,

Detaylı

KAMU İÇ KONTROL STANDARTLARI UYUM EYLEM PLANI REHBERİ. Ramazan ŞENER Mali Hizmetler Uzmanı. 1.Giriş

KAMU İÇ KONTROL STANDARTLARI UYUM EYLEM PLANI REHBERİ. Ramazan ŞENER Mali Hizmetler Uzmanı. 1.Giriş KAMU İÇ KONTROL STANDARTLARI UYUM EYLEM PLANI REHBERİ 1.Giriş Ramazan ŞENER Mali Hizmetler Uzmanı Kamu idarelerinin mali yönetimini düzenleyen 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu 10.12.2003

Detaylı

GİRİŞ. A. İç Kontrolün Tanımı, Özellikleri ve Genel Esasları:

GİRİŞ. A. İç Kontrolün Tanımı, Özellikleri ve Genel Esasları: GİRİŞ 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile kamu da mali yönetim ve kontrol sisteminin bütünüyle değiştirilerek, uluslararası standartlara ve Avrupa Birliği Normlarına uygun hale getirilmesi

Detaylı

FİKRİ MÜLKİYET HAKLARI KORUMA DERNEĞİ ÇALIŞMA GRUPLARI VE KOMİTELER YÖNETMELİĞİ

FİKRİ MÜLKİYET HAKLARI KORUMA DERNEĞİ ÇALIŞMA GRUPLARI VE KOMİTELER YÖNETMELİĞİ FİKRİ MÜLKİYET HAKLARI KORUMA DERNEĞİ ÇALIŞMA GRUPLARI VE KOMİTELER YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Hukuki Dayanak ve Tanımlar Amaç Madde 1 Bu Yönetmeliğin amacı, Fikri Mülkiyet Hakları Koruma Derneği

Detaylı

Demokratik Yönetişimde Vatandaş Şikayetinin Rolü. Fikret Toksöz May 12, 2015

Demokratik Yönetişimde Vatandaş Şikayetinin Rolü. Fikret Toksöz May 12, 2015 Demokratik Yönetişimde Vatandaş Şikayetinin Rolü Fikret Toksöz May 12, 2015 Demokratik Yönetişimde Vatandaş Şikayetinin Rolü İçin Taslak Yasal Temeller Merkez Düzey Yerel Düzey Müdahale Mekanizmaları Geleneksel

Detaylı

İçindekiler. Hakkımızda Misyon Vizyon TKYD Üyelik Ayrıcalıkları Faaliyetler

İçindekiler. Hakkımızda Misyon Vizyon TKYD Üyelik Ayrıcalıkları Faaliyetler w İçindekiler Hakkımızda Misyon Vizyon TKYD Üyelik Ayrıcalıkları Faaliyetler Çalışma Grupları Eğitim Programları İhtisas Programları Anadolu Seminerleri Kurumsal Yönetim Kütüphanesi Yayınlar Zirve ve Paneller

Detaylı

Danıştayın yürütmesini durduğu konular: 1. Mesai dışı çalışma,

Danıştayın yürütmesini durduğu konular: 1. Mesai dışı çalışma, Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumuna Bağlı Sağlık Tesislerinde Görevli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Yönetmelik Hakkında Danıştay 11.Daire nin Esas No 2013/1812 Sayılı Kararı ve Yürütmeyi Durdurma Kararına

Detaylı

Assan Alüminyum, Türkiye deki İşçi Hakları Endişeleri ile ilgili Şikayetler Hakkında PAYDAŞ DEĞERLENDİRMESİ

Assan Alüminyum, Türkiye deki İşçi Hakları Endişeleri ile ilgili Şikayetler Hakkında PAYDAŞ DEĞERLENDİRMESİ Assan Alüminyum, Türkiye deki İşçi Hakları Endişeleri ile ilgili Şikayetler Hakkında PAYDAŞ DEĞERLENDİRMESİ 22 Temmuz Uyum Danışmanlığı / Ombudsmanlığı Uluslararası Finans Kurumu / Çok Taraflı Yatırım

Detaylı

Piyasaya Hazırlık Ortaklık Girişimi

Piyasaya Hazırlık Ortaklık Girişimi Piyasaya Hazırlık Ortaklık Girişimi Geleceğin Karbon Piyasaları Şekilleniyor Pazara Hazırlık Ortaklık Girişimi (PMR) Kyoto Protokolü nün ilk yükümlülük döneminin sona ereceği 2020 yılı sonrası yeni iklim

Detaylı

MUSTAFA KEMAL ÜNİVERSİTESİ STRATEJİ GELİŞTİRME DAİRE BAŞKANLIĞI KAMU HİZMET STANDARTLARI TABLOSU

MUSTAFA KEMAL ÜNİVERSİTESİ STRATEJİ GELİŞTİRME DAİRE BAŞKANLIĞI KAMU HİZMET STANDARTLARI TABLOSU MUSTAFA KEMAL ÜNİVERSİTESİ STRATEJİ GELİŞTİRME DAİRE BAŞKANLIĞI KAMU HİZMET STANDARTLARI TABLOSU SIRA NO 1 HİZMETİN ADI Ayrıntılı Harcama Finansman Programı Tekliflerinin Hazırlanması ve uygulanması 2

Detaylı

187 SAYILI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİNİ GELİŞTİRME ÇERÇEVE SÖZLEŞMESİ, 2006

187 SAYILI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİNİ GELİŞTİRME ÇERÇEVE SÖZLEŞMESİ, 2006 187 SAYILI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİNİ GELİŞTİRME ÇERÇEVE SÖZLEŞMESİ, 2006 ILO Kabul Tarihi: 15 Haziran 2006 Yürürlüğe Giriş Tarihi: 20 Şubat 2009 Uluslararası Çalışma Örgütü Genel Konferansı, Uluslararası

Detaylı

Dünya Bankası Finansal Yönetim Uygulamalarında Stratejik Yönelimler ve Son Gelişmeler

Dünya Bankası Finansal Yönetim Uygulamalarında Stratejik Yönelimler ve Son Gelişmeler Dünya Bankası Finansal Yönetim Uygulamalarında Stratejik Yönelimler ve Son Gelişmeler ECA Bölge Perspektifi Marius Koen TÜRKİYE: Uygulama Destek Çalıştayı 6-10 Şubat 2012 Ankara, Türkiye 2 Kapsam ve Amaçlar

Detaylı

Ocak 2014 TACSO 2. Broşür. Technical Assistance for Civil Society Organisations. This project is funded by the European Union.

Ocak 2014 TACSO 2. Broşür. Technical Assistance for Civil Society Organisations. This project is funded by the European Union. Ocak 2014 TACSO 2 Broşür Technical Assistance for Civil Society Organisations This project is funded by the European Union. - - - TACSO nun hedefi STK ların kapasitelerini arttırmak ve demokratik süreçler

Detaylı

EIPA LÜKSEMBURG İLE İŞBİRLİĞİ KAPSAMINDA GERÇEKLEŞTİRİLEN FAALİYETLER

EIPA LÜKSEMBURG İLE İŞBİRLİĞİ KAPSAMINDA GERÇEKLEŞTİRİLEN FAALİYETLER EIPA LÜKSEMBURG İLE İŞBİRLİĞİ KAPSAMINDA GERÇEKLEŞTİRİLEN FAALİYETLER I. EIPA Lüksemburg ile İşbirliği Kapsamında 2010 Yılında Gerçekleştirilen Faaliyetler AB Hukuku ve Tercüman ve Çevirmenler için Metotlar

Detaylı

ISSAI UYGULAMA GİRİŞİMİ 3i Programı

ISSAI UYGULAMA GİRİŞİMİ 3i Programı ISSAI UYGULAMA GİRİŞİMİ 3i Programı 3i Programme Taahhütname ARKA PLAN BİLGİSİ Temel denetim alanları olan mali denetim, uygunluk denetimi ve performans denetimini kapsayan kapsamlı bir standart seti (Uluslararası

Detaylı

Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu

Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu İş Sağlığı ve ne İlişkin İşveren Görüşleri 24. İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ HAFTASI Konya, 4 Mayıs 2010 Müşavir Avukat Z. Ulaş YILDIZ Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu İÇERİK I. Bölüm: Uluslararası

Detaylı

EURO TREND YATIRIM ORTAKLIĞI A.Ş BİLGİLENDİRME POLİTİKASI

EURO TREND YATIRIM ORTAKLIĞI A.Ş BİLGİLENDİRME POLİTİKASI EURO TREND YATIRIM ORTAKLIĞI A.Ş BİLGİLENDİRME POLİTİKASI 1 AMAÇ VE KAPSAM: Euro Trend Yatırım Ortaklığı A.Ş bilgilendirme politikasının amacı Sermaye piyasası Mevzuatı, ilke kararları ve Kurumsal Yönetim

Detaylı

BİRİNCİ BOLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

BİRİNCİ BOLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar T.C. İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ BASIN YAYIN VE HALKLA İLİŞKİLER DAİRE BAŞKANLIĞI AVRUPA BİRLİĞİ VE İSTANBUL ULUSLARARASI FİNANS MERKEZİ (İFM) ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BOLÜM

Detaylı

İZMİR YÜKSEK TEKNOLOJİ ENSTİTÜSÜ.TOPLULUĞU TÜZÜĞÜ

İZMİR YÜKSEK TEKNOLOJİ ENSTİTÜSÜ.TOPLULUĞU TÜZÜĞÜ İZMİR YÜKSEK TEKNOLOJİ ENSTİTÜSÜ.TOPLULUĞU TÜZÜĞÜ MADDE 1- DAYANAK Topluluğu İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü Öğrenci Toplulukları Yönergesi doğrultusunda kurulur ve faaliyette bulunur. MADDE 2- TOPLULUĞUN

Detaylı

(31.12.2005 tarih ve 26040 4. Mükerrer Sayılı Resmi Gazete de yayımlanmıştır) Harcama Yetkilileri Hakkında Genel Tebliğ (Seri No: 1)

(31.12.2005 tarih ve 26040 4. Mükerrer Sayılı Resmi Gazete de yayımlanmıştır) Harcama Yetkilileri Hakkında Genel Tebliğ (Seri No: 1) (31.12.2005 tarih ve 26040 4. Mükerrer Sayılı Resmi Gazete de yayımlanmıştır) Maliye Bakanlığından : Harcama Yetkilileri Hakkında Genel Tebliğ (Seri No: 1) 1. Giriş Bilindiği üzere, 24/12/2003 tarihli

Detaylı

Sayı : B.13.1.SGK.0.(İÇDEN).00.00/04 18/01/2008 Konu : İç Denetim Birimi GENELGE 2008/8

Sayı : B.13.1.SGK.0.(İÇDEN).00.00/04 18/01/2008 Konu : İç Denetim Birimi GENELGE 2008/8 Sayı : B.13.1.SGK.0.(İÇDEN).00.00/04 18/01/2008 Konu : İç Denetim Birimi GENELGE 2008/8 Bilindiği üzere; 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile yeni mali yönetim ve kontrol sisteminin gereği

Detaylı

4- SERMAYENİN SERBEST DOLAŞIMI

4- SERMAYENİN SERBEST DOLAŞIMI 4- SERMAYENİN SERBEST DOLAŞIMI Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu, 17 Haziran 2003 tarih ve 25141 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. I- ÖNCELİKLER LİSTESİ ÖNCELİK 4.1 Türkiye deki

Detaylı

STRATEJĠ GELĠġTĠRME MÜDÜRLÜĞÜ PROSEDÜRÜ

STRATEJĠ GELĠġTĠRME MÜDÜRLÜĞÜ PROSEDÜRÜ Hazırlayan Strateji Geliştirme Müdürü Kontrol Başkanlık Hukuk Danışmanı Onay Belediye Başkanı Yürürlük Tarihi 01.02.2010 Sayfa 1 / 9 1. AMAÇ Bu prosedürün amacı; Kartal Belediyesi Strateji Geliştirme Müdürlüğü

Detaylı

Yerel Yönetim Reformuna Destek Projesi

Yerel Yönetim Reformuna Destek Projesi Yerel Yönetim Reformuna Destek Projesi Proje Finansmanı: Avrupa Komisyonu Yararlanıcı Kurum: İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü Proje Yürütücüsü: Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı

Detaylı

Trans Terapi ve Dayanışma Grubu Toplantılarının Yedincisi Gerçekleşti. SPoD CHP Beyoğlu Belediyesi Başkan Aday Adayı Gülseren Onanç ile görüştü

Trans Terapi ve Dayanışma Grubu Toplantılarının Yedincisi Gerçekleşti. SPoD CHP Beyoğlu Belediyesi Başkan Aday Adayı Gülseren Onanç ile görüştü Trans Terapi ve Dayanışma Grubu Toplantılarının Yedincisi Gerçekleşti SPoD un ve Uzman Psikiyatrist Dr. Seven Kaptan ın gönüllü işbirliğiyle düzenlenen Trans Terapi Toplantısı nın yedincisi 4 Eylül Çarşamba

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ GENEL SEKRETERLİĞİ. Mehmet Cangir Avrupa Birliği Genel Sekreterliği Genel Sekreter Yardımcısı

AVRUPA BİRLİĞİ GENEL SEKRETERLİĞİ. Mehmet Cangir Avrupa Birliği Genel Sekreterliği Genel Sekreter Yardımcısı AVRUPA BİRLİĞİ GENEL SEKRETERLİĞİ VALİLİKLERİN AB SÜRECİNDE ETKİNLİĞİNİN ARTIRILMASI PROJESİ Proje Değerlendirme ve İllerimiz AB ye Hazırlanıyor Programı Bilgilendirme Toplantısı 23 Şubat 2011 Mehmet Cangir

Detaylı

İktisadi Kalkınma Vakfı

İktisadi Kalkınma Vakfı İktisadi Kalkınma Vakfı Türkiye-AB ilişkilerinin tarihi kadar eski ve köklü bir kurum olan İktisadi Kalkınma Vakfı, Türkiye ile AB arasındaki ortaklık ilişkisini başlatan Ankara Anlaşması nın imzalanmasından

Detaylı

YENİ TÜRK TİCARET KANUNU

YENİ TÜRK TİCARET KANUNU YENİ TÜRK TİCARET KANUNU İsmail YÜCEL İç Ticaret Genel Müdür V. 8 Şubat 2012 Yeni Türk Ticaret Kanunu - Şeffaflık, - Hesap Verebilirlik, - Kurumsallaşma, - Elektronik Ortamda Hukuki İşlem Tesis Edebilme

Detaylı

GÜNCEL FONLAR SON BAŞVURU TARİHİ KURUM PROGRAM ADI TOPLAM HİBE BÜTÇE PROJE SÜRESİ. 15 Aralık son raporların teslim tarihine göre proje süresi kısıtlı

GÜNCEL FONLAR SON BAŞVURU TARİHİ KURUM PROGRAM ADI TOPLAM HİBE BÜTÇE PROJE SÜRESİ. 15 Aralık son raporların teslim tarihine göre proje süresi kısıtlı GÜNCEL FONLAR KURUM PROGRAM ADI TOPLAM HİBE BÜTÇE PROJE SÜRESİ SON BAŞVURU TARİHİ Toplum Gönüllüleri Vakfı (TOG) Üreme Sağlığı Küçük Proje Destek Programı BELİRTİLMEMİŞ ( toplamda 5 kurum kabul ediliyor)

Detaylı

6645 SAYILI SON TORBA KANUN İLE İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ ALANINDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER

6645 SAYILI SON TORBA KANUN İLE İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ ALANINDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER 6645 SAYILI SON TORBA KANUN İLE İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ ALANINDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER Bekir AKTÜRK* 52 1. GİRİŞ Türkiye Büyük Millet Meclisinin 7 Haziran 2015 Pazar günü yapılacak olan 25 inci dönem milletvekili

Detaylı

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI NA

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI NA TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI NA Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu nda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifimiz ve gerekçesi ek tedir. Gereğini saygılarımızla arz ederiz. GENEL GEREKÇE

Detaylı

Kadın Dostu Kentler Projesi. Proje Hedefleri. Genel Hedef: Amaçlar:

Kadın Dostu Kentler Projesi. Proje Hedefleri. Genel Hedef: Amaçlar: Kadın Dostu Kentler Projesi İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğünün ulusal ortağı ve temel paydaşı olduğu Kadın Dostu Kentler Projesi, Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu-UNFPA ve Birleşmiş Milletler

Detaylı

Bu bağlamda katılımcı bir demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları alanındaki çalışmalarımız, hız kesmeden devam etmektedir.

Bu bağlamda katılımcı bir demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları alanındaki çalışmalarımız, hız kesmeden devam etmektedir. İçişleri Bakanı Sayın İdris Naim ŞAHİN nin Entegre Sınır Yönetimi Eylem Planı Aşama 1 Eşleştirme projesi kapanış konuşması: Değerli Meslektaşım Sayın Macaristan İçişleri Bakanı, Sayın Büyükelçiler, Macaristan

Detaylı

UNESCO MİLLÎ KOMİSYONLAR TÜZÜĞÜ

UNESCO MİLLÎ KOMİSYONLAR TÜZÜĞÜ UNESCO MİLLÎ KOMİSYONLAR TÜZÜĞÜ Genel Konferansın 20. Oturumunda benimsenmiştir. (*) Giriş Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumu nun amacının UNESCO Kuruluş Sözleşmesi tarafından belirlendiği

Detaylı

SERMAYE PİYASALARI. Halka Arz Çalıştayı 17 Şubat 2010

SERMAYE PİYASALARI. Halka Arz Çalıştayı 17 Şubat 2010 TÜSİAD SERMAYE PİYASALARI P ÇALIŞMA GRUBU ÖNERİLERİ Halka Arz Çalıştayı 17 Şubat 2010 Genel Tespitler Payların Kurul Kaydına Alınmasına ve Satışına İlişkin Esaslar Tebliğ (Seri: I, No:26) nde getirilen

Detaylı

FASIL 23 YARGI VE TEMEL HAKLAR

FASIL 23 YARGI VE TEMEL HAKLAR FASIL 23 YARGI VE TEMEL HAKLAR Öncelik 23.1 Yargının verimliliği, etkinliği ve işlevselliğinin arttırılması 1 Mevzuat Uyum Takvimi Tablo 23.1.1 No Yürürlükteki AB mevzuatı Taslak Türk mevzuatı Kapsam Sorumlu

Detaylı

Sosyal Girişimler ve Türkiye

Sosyal Girişimler ve Türkiye Sosyal Girişimler ve Türkiye İhtiyaç Analizi Raporu Yönetici Özeti Yazarlar: Tevfik Başak Ersen Derya Kaya Zeynep Meydanoğlu Yayına Hazırlayan: Tuğçe Demir Giriş Türkiye Üçüncü Sektör Vakfı (TÜSEV) ve

Detaylı

* Kuruluşunuzun Adı. 1) STK ya İLİŞKİN BİLGİLER 2) 1. BAĞLANTI KİŞİSİNE İLİŞKİN BİLGİLER. Page 1

* Kuruluşunuzun Adı. 1) STK ya İLİŞKİN BİLGİLER 2) 1. BAĞLANTI KİŞİSİNE İLİŞKİN BİLGİLER. Page 1 1. Hayata Destek Derneği (HDD), Mahalle Afet Gönüllüleri Vakfı (MAG), Mavi Kalem Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (MK) bir araya gelerek Sivil Toplum Afet Platformunu (SİTAP) kurmak üzere çalışmalara

Detaylı

BAKANLIĞIMIZ İÇ KONTROL SİSTEMİ ÇALIŞMALARININ TAMAMLANMASI STRATEJİ GELİŞTİRME BAŞKANLIĞI

BAKANLIĞIMIZ İÇ KONTROL SİSTEMİ ÇALIŞMALARININ TAMAMLANMASI STRATEJİ GELİŞTİRME BAŞKANLIĞI BAKANLIĞIMIZ İÇ KONTROL SİSTEMİ ÇALIŞMALARININ TAMAMLANMASI STRATEJİ GELİŞTİRME BAŞKANLIĞI OCAK 2015 Sunum Planı İç Kontrol ün Tanımı ve Amaçları Birimlerin Sorumlulukları İç Kontrol Standartları Bakanlıkta

Detaylı

TEŞVİK YASASI R. G. 98 14.08.2000. 47/2000 Sayılı Yasa. 1. Bu Yasa, Teşvik Yasası olarak isimlendirilir. BİRİNCİ KISIM Genel Kurallar.

TEŞVİK YASASI R. G. 98 14.08.2000. 47/2000 Sayılı Yasa. 1. Bu Yasa, Teşvik Yasası olarak isimlendirilir. BİRİNCİ KISIM Genel Kurallar. R. G. 98 14.08.2000 TEŞVİK YASASI 47/2000 Sayılı Yasa Kısa İsim 1. Bu Yasa, Teşvik Yasası olarak isimlendirilir. BİRİNCİ KISIM Genel Kurallar Tefsir 14/2000 Amaç Kapsam 2. Bu Yasada metin başka türlü gerektirmedikçe:

Detaylı

6- REKABET POLİTİKASI

6- REKABET POLİTİKASI 6- REKABET POLİTİKASI 8 Mart 2001 tarihli Katılım Ortaklığı Belgesinin yayımlanmasından bugüne kadar yapılmış olan idari düzenlemeler Ek 6.1 de gösterilmiştir. I- ÖNCELİKLER LİSTESİ ÖNCELİK 6.1 Rekabet

Detaylı

TÜRKİYE NİN ÜSİ ODAKLI SÜREÇLERİ 2011-2014 (23.BTYK - 27.BTYK) 2014 ve Sonrası (27. BTYK - )

TÜRKİYE NİN ÜSİ ODAKLI SÜREÇLERİ 2011-2014 (23.BTYK - 27.BTYK) 2014 ve Sonrası (27. BTYK - ) TÜRKİYE NİN ÜSİ ODAKLI SÜREÇLERİ 2011 öncesi ( - 23. BTYK) 2011-2014 (23.BTYK - 27.BTYK) 2014 ve Sonrası (27. BTYK - ) ANA HEDEF 2023 YILINDA DÜNYANIN EN BÜYÜK 10 EKONOMİSİNDEN BİRİSİ OLMAK!!! 500 Milyar

Detaylı

TBMM DIŞİLİŞKİLER VE PROTOKOL MÜDÜRLÜĞÜ TARAFINDAN HAZIRLANMIŞTIR

TBMM DIŞİLİŞKİLER VE PROTOKOL MÜDÜRLÜĞÜ TARAFINDAN HAZIRLANMIŞTIR A V R U P A B İİ R L İİ Ğ İİ H U K U K U 1)) AVRUPPA TOPPLLULLUK HUKUKUNU OLLUŞŞTURAN TEEMEELL ANTLLAŞŞMALLAR BİRİNCİ İL HUKUK 1951-Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu Antlaşması 18/3/1951 de Paris'de imzalandı.

Detaylı

2 Kasım 2011. Sayın Bakan,

2 Kasım 2011. Sayın Bakan, SayınSadullahErgin AdaletBakanı Adres:06659Kızılay,Ankara,Türkiye Faks:+903124193370 E posta:sadullahergin@adalet.gov.tr,iydb@adalet.gov.tr 2Kasım2011 SayınBakan, Yedi uluslarası insan hakları örgütü 1

Detaylı

SPoD, Ruh Sağlığı Çalıştayının 5 incisini Düzenledi

SPoD, Ruh Sağlığı Çalıştayının 5 incisini Düzenledi SPoD, Ruh Sağlığı Çalıştayının 5 incisini Düzenledi Ruh sağlığı uzmanlarıyla beraber yürütülen 40 saatlik çalıştay programının, trans danışanlara yönelik beşinci ve son kısmı; 3 Kasım'da İstanbul Bilgi

Detaylı

İSTANBUL İL GÖÇ İDARESİ MÜDÜRLÜĞÜ ULUSLARARASI KORUMA ÇALIŞMA GRUP BAŞKANLIĞI

İSTANBUL İL GÖÇ İDARESİ MÜDÜRLÜĞÜ ULUSLARARASI KORUMA ÇALIŞMA GRUP BAŞKANLIĞI İSTANBUL İL GÖÇ İDARESİ MÜDÜRLÜĞÜ ULUSLARARASI KORUMA ÇALIŞMA GRUP BAŞKANLIĞI 1 GİRİŞ TÜRKİYE DE ULUSLARARASI KORUMA MEVZUATI GÖÇ İDARESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ GENEL İLKELER-TANIMLAR Göç İdaresi Genel Müdürlüğü,

Detaylı

Türkiye de Sivil Toplumu Geliştirme ve Sivil Toplum-Kamu Sektörü Diyaloğunu Güçlendirme Projesi

Türkiye de Sivil Toplumu Geliştirme ve Sivil Toplum-Kamu Sektörü Diyaloğunu Güçlendirme Projesi Türkiye de Sivil Toplumu Geliştirme ve Sivil Toplum-Kamu Sektörü Diyaloğunu Güçlendirme Projesi Uluslararası Konferans Sivil Toplum-Kamu Sektörü İşbirliği 25-26 Nisan 2013, İstanbul 2 nci Genel Oturum

Detaylı

İZLEME DEĞERLENDİRME BİRİMİ SIKÇA SORULAN SORULAR. Başvuru sahibi kimdir? Proje nedir?

İZLEME DEĞERLENDİRME BİRİMİ SIKÇA SORULAN SORULAR. Başvuru sahibi kimdir? Proje nedir? Proje nedir? Mali destekten yararlanmak üzere Ajansa sunulan belli bir amaca odaklanmış, bütçesi ile bütünlük arz eden, belirli, süreli ve düzenli faaliyetler bütününe denir. Başvuru Rehberi nedir? Ajans

Detaylı

SAĞLIK YÖNETİMİ TÜRKİYE DE SAĞLIK HİZMETLERİNİN GELİŞİMİ VE ÖRGÜTLENMESİ

SAĞLIK YÖNETİMİ TÜRKİYE DE SAĞLIK HİZMETLERİNİN GELİŞİMİ VE ÖRGÜTLENMESİ SAĞLIK YÖNETİMİ TÜRKİYE DE SAĞLIK HİZMETLERİNİN GELİŞİMİ VE ÖRGÜTLENMESİ Kaynak: Sağlık İşletmeleri Yönetimi Prof. Dr. Dilaver TENGİLİMOĞLU Doç. Dr. Mahmut AKBOLAT Yrd. Doç. Dr. Oğuz IŞIK *Türkiye de Sağlık

Detaylı

T.C. CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ DIŞ İLİŞKİLER BİRİMİ YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

T.C. CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ DIŞ İLİŞKİLER BİRİMİ YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar T.C. CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ DIŞ İLİŞKİLER BİRİMİ YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç ve kapsam MADDE 1 Bu Yönerge, Cumhuriyet Üniversitesi nin ulusal ve uluslararası akademik

Detaylı

örnekengelsizkentlerprojesiörnekeng elsizkentlerprojesiörnekengelsizkentl erprojesiörnekengelsizkentlerprojesi

örnekengelsizkentlerprojesiörnekeng elsizkentlerprojesiörnekengelsizkentl erprojesiörnekengelsizkentlerprojesi T.C. BAŞBAKANLIK ÖZÜRLÜLER İDARESİ BAŞKANLIĞI ÖRNEK ENGELSİZ KENT PROJESİ KARAMAN [Metni yazın] Sayfa 0 1. PROJENİN TANIMI 1.1. PROJENİN İSMİ: ÖRNEK ENGELSİZ KENT PROJESİ 1.2. PROJE ALANI: KARAMAN KENTSEL

Detaylı

YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİ TEKNOLOJİ TRANSFER OFİSİ YÖNERGESİ

YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİ TEKNOLOJİ TRANSFER OFİSİ YÖNERGESİ YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİ TEKNOLOJİ TRANSFER OFİSİ YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 Bu Yönergenin amacı; Yeditepe Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisinin yönetimi ve

Detaylı

olmamalıdır. Raporlama süreci saydam olmalıdır; raporlar katılımcılar ile paylaşılmalıdır.

olmamalıdır. Raporlama süreci saydam olmalıdır; raporlar katılımcılar ile paylaşılmalıdır. Milli Eğitim Şurası, Milli Eğitim Bakanlığı nın en yüksek danışma kuruludur ve eğitim alanındaki en köklü kurullardan biridir. Yasal tanımı gereği, Türkiye de eğitim sistemini geliştirmek ve eğitimin niteliğini

Detaylı

BURSA KENT KONSEYİ BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ NİN KATKILARIYLA

BURSA KENT KONSEYİ BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ NİN KATKILARIYLA BURSA KENT KONSEYİ BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ NİN KATKILARIYLA KENT KONSEYİ MEVZUATI YASA 5393 SAYILI BELEDİYE KANUNU (TC Resmi Gazete Tarih: 13 Temmuz 2005, Sayı 25874) Kent Konseyi MADDE 76 Kent Konseyi

Detaylı

SAĞLIK BAKANLIĞI STRATEJİ GELİŞTİRME BAŞKANLIĞININ GÖREV ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNERGE İKİNCİ BÖLÜM. Amaç ve Kapsam

SAĞLIK BAKANLIĞI STRATEJİ GELİŞTİRME BAŞKANLIĞININ GÖREV ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNERGE İKİNCİ BÖLÜM. Amaç ve Kapsam Amaç SAĞLIK BAKANLIĞI STRATEJİ GELİŞTİRME BAŞKANLIĞININ GÖREV ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNERGE BİRİNCİ BÖLÜM Amaç ve Kapsam MADDE 1- Bu Yönerge nin amacı; Sağlık Bakanlığı Strateji Geliştirme

Detaylı

MESGEMM İSG/Mevzuat/Yönetmelikler. Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyi Yönetmeliği Resmi Gazete Yayım Tarih ve Sayısı : 05.02.

MESGEMM İSG/Mevzuat/Yönetmelikler. Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyi Yönetmeliği Resmi Gazete Yayım Tarih ve Sayısı : 05.02. MESGEMM İSG/Mevzuat/Yönetmelikler İçindekiler Birinci Bölüm - Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Madde 1 Amaç ve kapsam Madde 2 Dayanak Madde 3 Tanımlar İkinci Bölüm - Konseyin Kuruluş Amacı, Oluşumu ve

Detaylı

Balkan Sivil Toplum Müktesebatı STK ların Savunuculuk ve İzleme Potansiyellerinin Güçlendirilmesi Projesi 2 8. 0 3. 2 0 1 3

Balkan Sivil Toplum Müktesebatı STK ların Savunuculuk ve İzleme Potansiyellerinin Güçlendirilmesi Projesi 2 8. 0 3. 2 0 1 3 Balkan Sivil Toplum Müktesebatı STK ların Savunuculuk ve İzleme Potansiyellerinin Güçlendirilmesi Projesi 2 8. 0 3. 2 0 1 3 BCSDN Hakıında Balkan Sivil Toplum Geliştirme Ağı (BCSDN) Arnavutluk, Bosna-Hersek,

Detaylı

İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesine İlişkin 30.11.2007 Tarihli Yönetmeliğin 11 ve 19. Maddeleri Anayasaya Aykırıdır

İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesine İlişkin 30.11.2007 Tarihli Yönetmeliğin 11 ve 19. Maddeleri Anayasaya Aykırıdır İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesine İlişkin 30.11.2007 Tarihli Yönetmeliğin 11 ve 19. Maddeleri Anayasaya Aykırıdır Doç. Dr. Tuğrul KATOĞLU* * Bilkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Ceza

Detaylı

KAMU HİZMET STANDARTLARI TABLOSU STRATEJİ GELİŞTİRME DAİRE BAŞKANLIĞI

KAMU HİZMET STANDARTLARI TABLOSU STRATEJİ GELİŞTİRME DAİRE BAŞKANLIĞI KAMU HİZMET STANDARTLARI TABLOSU STRATEJİ GELİŞTİRME DAİRE BAŞKANLIĞI SIRA ADI 1 Ayrıntılı Harcama Finansman Programı Tekliflerinin Hazırlanması ve uygulanması 1-Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol

Detaylı

KAMU İDARELERİNDE STRATEJİK PLANLAMAYA İLİŞKİN USUL VE ESASLAR HAKKINDA YÖNETMELİK

KAMU İDARELERİNDE STRATEJİK PLANLAMAYA İLİŞKİN USUL VE ESASLAR HAKKINDA YÖNETMELİK KAMU İDARELERİNDE STRATEJİK PLANLAMAYA İLİŞKİN USUL VE ESASLAR HAKKINDA YÖNETMELİK Karar Tarihi Yönetmelik No: 5018 YT 015 Yürürlük Tarihi Yayın Tarihi RG Sayısı 26179 BİRİNCİ BÖLÜM AMAÇ, KAPSAM, DAYANAK

Detaylı

SOKAKTA YAŞAYAN VE/VEYA ÇALIŞAN ÇOCUKLARA YÖNELİK HİZMET MODELİ BURSA İL EYLEM PLANI

SOKAKTA YAŞAYAN VE/VEYA ÇALIŞAN ÇOCUKLARA YÖNELİK HİZMET MODELİ BURSA İL EYLEM PLANI SOKAKTA YAŞAYAN VE/VEYA ÇALIŞAN ÇOCUKLARA YÖNELİK HİZMET MODELİ BURSA İL EYLEM PLANI ÇALIŞMA ALANI MÜDAHALE AKTİVİTE SÜRE UYGULAYICI İHTİYAÇ KAYNAK RİSK ALTINDAKİ ÇOCUKLARA ULAŞMA / SOSYAL MOBİLİZASYON

Detaylı

15. TÜRKİYE TEKSTİL İSİMLERİ VE ETİKETLEMEYE İLİŞKİN AB MEVZUATINA NE KADAR UYUMLU?

15. TÜRKİYE TEKSTİL İSİMLERİ VE ETİKETLEMEYE İLİŞKİN AB MEVZUATINA NE KADAR UYUMLU? TEKSTİL VE HAZIR GİYİM SANAYİİ 15. TÜRKİYE TEKSTİL İSİMLERİ VE ETİKETLEMEYE İLİŞKİN AB MEVZUATINA NE KADAR UYUMLU? Tekstil İsimlerine ilişkin AB Direktifi nin Türk mevzuatındaki karşılığı olan Tekstil

Detaylı