AYLIK FİKİR VE SANAT DERGİSİ DOÇ. DR. TURAN YAZGAN Devlet Görevi ve İnsan Hakkı Olarak Sosyal Güvenlik DOÇ. DR. MEHMET ERÖZ Türk Yemek Adetleri YETİK

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "AYLIK FİKİR VE SANAT DERGİSİ DOÇ. DR. TURAN YAZGAN Devlet Görevi ve İnsan Hakkı Olarak Sosyal Güvenlik DOÇ. DR. MEHMET ERÖZ Türk Yemek Adetleri YETİK"

Transkript

1

2 AYLIK FİKİR VE SANAT DERGİSİ DOÇ. DR. TURAN YAZGAN Devlet Görevi ve İnsan Hakkı Olarak Sosyal Güvenlik DOÇ. DR. MEHMET ERÖZ Türk Yemek Adetleri YETİK OZAN Kırık Çiçekler DR. TUNCER GÜLENSOY Eski Türk ve Moğol Askeri Teşkilatının Benzeyen Taraflarıyla Çinggis Khan'ın Büyük Yasasındaki Askerî Cezalar ARİF NİHAT ASYA Beyaz Atlı MEHMET ŞAHİN Milli Sterotipler A. ERGENEKON Hangi Derdim Söyleyem MEHMET ÇINARLI Sanatçı Dcstlanm I. Munis Faik Ozansoy ACLAN SAYILGAN Aşık Veysel M, SERÇİNLİOĞLU Aşık Veysel'de Göçtü AŞIK KEMÂLOĞLU Yetik Ozan'a EVLİYA ÇELEBİ Temaşa-1 Sanepıa N. YILDIRIM GENÇOSMANOĞLU Dede Korkut Destanından SUAT IŞIKLI Milli Musikîmiz Hakkında

3 SADIK KEMAL TURAL Milli Estetik Meselemiz MURAT BARDAKÇI İsmail Baha Sürelsan İle Bir Konuşma OĞUZATA ALTAYLI Türkiye J de Yeraltı Sineması SABAHATTİN ENGİN Tiyatro Eseri ve Değeri AYŞE KAHRATLI Sanat'dan Haberler MUSTAFA KARAPINAR Bize Gelen Kitaplar ŞEVKET BÜLENT YAHNİCİ Uçurumun Kenaırındaki Türkiye ve TÖS Dosyss: AHMET METİN ŞAHİN Değişik 'Sesler TARIK BUĞRA Kemal Tafıir İçin YIL 5 SAYI 24 DEVRE 2 M AYIŞ 1973 Kurucusu : HALİDE NUSRET ZORLÜTUNA Sahip ve Neşriyat Müdürü : EMİNE IŞINSU İdare Müdürü MUSTAFA KARAPINAR Merkez Temsilcisi : DENİZ DAĞOĞLU Merkez Sekreteri : RUHl ÖZKANLI Ankara Temsilcisi : ŞEVKET YAHNİCİ Her türlü haberleşme adresi TÖRE PK. 211 Kızılay ANKARA Havale numaralı posta çeki İLAN : ÖZEL ŞARTLARA TABİDİR ABONE ŞARTLARI Altı aylık 30 TL. Yurt içi yıllık 60 TL. Yurt dışı yıllık 120 TL. Dergimizdeki yazılar, dergimizin ismi ve yazının çıktığı sayı ve sayfa belirtilmeden iktibas edilemez. Merkez ; İstanbul Şube : Ankara

4 DOÇ. DR. TURAN YAZGAM v /'t a U. TM &r/n&*7 fak //est DEVLET GÖREVİ VE İNSAN HAKKI OLARAK SOSYAL GÜVENLİK Sosyal güvenlik, insanlık tarihinin ince tecrübelerine bağlı olarak bir insan hakkı ve devlet görevi olarak kabul edilmiştir. «Atlantik Şartı» ve «İnsanlık Hakları Evrensel Beyannamesi» ve hemen hemen bütün millî anayasalar bunu teyit ve ilân etmiştir. Sosyal güvenlik ihtiyacı ile karşı karşıya olan insanların çoğu kendi güvenliklerini kendi güçleriyle karşıiayamıyacak kadar yoksuldurlar; karşılayabilecek güçte olan insanların çoğu da yeteri kadar basiretli değildirler. Bundan dolayı da insanlık, bilhassa sanayi inkılâbından sonra, koyu sefalete boğulmuştur. Halbuki sanayi bu sefaleti ortadan kaldıracak kaynaklara potansiyel olarak her zaman sahip olmuştur. Bu potansiyelin tam mânâsı ile harekete geçirilmesi; insanların kendi kusurları, arzu ve iradelerinin dışında bir takım sebeblerden dolayı sefaletin kucağına düşmemesi, ihtiyaçlarının esiri olmaması, pahalı ve yüz kızartıcı tecrübelerden sonra, mümkün olabilmiştir. 3

5 TURAN YAZGAN Bugün de insanların büyük bir çoğunluğu sosyal güvenlik hakkına ancak kâğıt üzerinde sahiptir. Yeryüzü hâlâ kendi iradeleri dışındaki sebeblerden dolayı ihtiyacın esiri olan insanlarla dolu bulunmaktadır. Buralarda sosyal güvenlik ile iktisadî kalkınma birbiriyle çatışan iki uç kabul edilmekte ve devletler sosyal güvenliği baskı guruplarının sosyal talebi olarak değerlendirip bu gurupların baskıları ölçüsünde ve sadece bu guruplar için, üstelik bazan lüks seviyede karşılayarak diğer grupları yetersiz, sürekli olmayan, belirsiz ve garanti teşkil etmeyen sosyal yardımların himayesine terketmektedirler. Kalkınmış ülkeler ise sosyal güvenliği «Millî yaşantılarının başlıca unsuru», millî politikalarının en başta gelen konusu saymaktadırlar. A. G. B. Fisher 1945'te yayınladığı bir eserinde şöyle demektedir: «Sosyal güvenlikle iktisadî kalkınma arasında bir çatışma varsa bile ikincisi birincisine feda edilmeli, yahut en azından makul bir güvenlik seviyesi garanti edilinceye kadar tehir edilmelidir.» Arthur Levvis de bu konuda şunları söylemiştir : «... İşsizler, yaşlılar, yetimler... işgöremezler için gerekli hizmetlerin çatısını kurmak, daha fazla radyo ve bisiklet imâl etmek için gerekli fabrikaların inşasına ayrılacak tasarruflar kadar önemlidir... Sabırsız iktisatçıların tavsiyelerini kabul etmiş olanlar, kendilerini ihtilâl içinde bulurlar.» Kaldı ki sosyal güvenlik; beşeri sermayeye bir ilâve, şahsi tatmin ve yardımdan emin olma şeklinde gayrimaddî bir istihsal, mecburi bir tasarruf vasıtası olarak yatırımların hızlandırıcısı, ekonomide talep istikrarının sağlayıcısı, gelirin adil dağılışına yol açarak millî istihsalin faydasını azamîleştiren bir mekanizma kabul edilmektedir. Başka bir deyişle sosyal güvenlik meselâ eğitim gibi sadece sosyal talep açısından değerlendirildiği gibi insan gücü açısından da değerlendirilebilir ve iktisadi kalkınmanın bir unsuru haline getirilebilir. Ondan farklı olarak da : 1 ) Hiç eğitim ihtiyacı duymayan bir cemiyet düşünülebilir, fakat sosyal güvenlik ihtiyacı duymayan bir cemiyet düşünülemez. 2 ) Her cemiyet, devlet ilgilensin ilgilenmesin, kendi şartlarına göre sosyal güvenlik ihtiyacını mümkün olduğu ölçüde karşılamaya çalışır. Bu görevi devletin üzerine alması cemiyete bütünüyle yeni bir yük yüklemek anlamına gelemez. 3 ) Sadece eğitim, insanın müstahsil' olması için yeterli olsa bile verimli olması için yeterli olamaz. İnsanın yarın endişesinden hiç değilse insan haysiyetine yaraşır bir ölçüde uzak olması gerekir. 4

6 DEVLET GÖREVİ 4 ) Eğitim beşerî sermayeyi kıymetlendirir, sosyal güvenlik hem beşerî sermayeyi kıymetlendirir hem de tasarruf yoluyla maddî sermaye yaratabilir. 5 ) Sosyal güvenliğin yarattığı «tatmin» derhal, eğitimin uzun va delidir. Sosyal güvenliğin, devletçe, en az eğitim kadar, aslî bir görev kabul edilmesi için başka hususlar da ileri sürülebilir. Ancak sosyal güvenliğin süratle benimsenis ve yayılışına bakarak, onun getirdiği «munzam yük» ün her cemiyet için katlanılmağa değer olduğunu ve insan hakkı - devlet görevi olarak kabulünün zaruri olduğunu söyleyebiliriz. Bizim Anayasa'mızda da bu zaruret aynen kabul edilmiştir. Ancak fiili durum farklıdır. Memleketimizde bir taraftan sosyal güvenlikle iktisadî kalkınma arasındaki çatışma münakaşaları devam ederken, diğer taraftan sosyal güvenlik alanında önemli adımlar atılmaktadır. Ancak bu adımlar mütemadiyen teşkilâtlı baskı guruplarını hedef almakta, diğer gurupların ise adetâ insan olduğu ve insan olarak onların da bu hakka sahip olduğu unutulmaktadır. Bundan dolayı sosyal güvenlik, siyasetin bir vasıtası haline getirilmiş bulunmaktadır. Üstelik Türk sosyal güvenliği geliştirilirken, millî ve sosyal şartlar da dikkate alınmamış, sistem olmaktan uzak, tasarrufu baltalayıcı geliri «düşük gelir guruplarından» «orta ve yüksek gelir guruplarına» doğru tersine yeniden dağıtan, temaruzu ve sahtekârlığı teşvik eden muayyen gurupları imtiyazlı hâle getiren, iktisadî şartlarımıza da uymayan bir acaip müesseseler topluluğu olmuştur. Bu «özelliklerini» ileride ayrı ayrı ele alacağız. Yepyeni bîr «mîllî sosyal güvenlik sis Şimdiden şunu söylemeliyiz: temi» kurmanın zamanı gelmiştir, Uçurumun Kenarındaki Türkiye : 1 TÖS DOSYASI'NI Okudunuz mu? TÖRE - DEVLET YAYİNLARİ - PK. 151 Bakanlıklar - Ankara 5

7 DOC. DR. MEHMET ERÖZ TÜRK YEMEK ÂDETLERİ Bu yazımızda, maddî ve maddî olmayan kültürü birleştiren bazı eski Türk yemeklerinden ve yemek etrafında teşekkül etmiş olan yemek geleneklerinden bahsedeceğiz. Bunların çoğu kaybolmuş ve kaybolmakta bulunan, Türk kültür yadigârlarıdır. Yerlerini, şehir «yaşantı» sının ve sanayileşmenin getirdiği, biraz da zaruri olan, «benzi solmuş sandöviç», tost, hamburger almıştır. Heyecanlı, acele^ ci bir hayat tarzının getirdiği, ayak üstü yeniveren yemeğin, eskisi ile kıyaslanması mümkün değildir. Türk töresinde yemeğin yeri büyüktü. İçtimai hayatın hemen her safhasında, sosyal münasebetlerin çoğunda, yemek işin esası olurdu. Doğumlar, sünnet düğünleri, düğünler, bayramlar, yağmalı toylar, imece toplantıları ve ölüm hâdiseleri hep yemekle bir arada gidere di. Geleneğin tesbit ettiği şekilde, sofralar hazırlanır, yemekler çıkarılır, bütün oymak, boy veya köy halkı birlikte yer, birlikte eğlenir veya acıyı paylaşırdı. Anadolu'da halâ bu gelenek yaşamaktadır. Yağmalı toylarda, verilen ziyafetten sonra, ayrılan şeyler potlaçvarî bir şekilde yağma edilirdi. Bu bir Oğuz geleneğidir ve diğer Türk ulus ve uruklarında da mevcut olmuştur. Kımızların sağdırılıp, tapeler gibi etlerin yığ^ dırıldığı ve herkesin doyumlduğu şr>lenlerde, güreşler, yarışlar, eğlenceler hep yemekten sonra olurdu. Ekin biçme işinde, eşi dostu, konu komşuyu davet eden tarla sahibi, imeceye gelenlere ziyafet verir, emeklerinin karşılığını dar iktisadî düşünceler ötesinde, tatlı tatlı söyleşip, tatlı tatlı yenilen yemekle mükâfatlandırmış olurdu. Doğumlarda, sünnet düğünlerinde, herkesin damakları tatlandıktan sonra, gönülleri tatlanır, eğlenilir, gülünür oynanılırdı. Ölüm hadi- 6

8 TÜRK YEMEK sesi meydana gelmiş evin acısına katılmak için oraya önce komşuların yemekleri gider, sonra komşular giderdi. Birlikte yemek yenilir, birlikte acı duyulurdu. Yakınını kaybetmiş olan üçüncü veya yedinci günü, bir horoz veya kudreti varsa oğlak veya koyun keser, pilâv ve diğer yemekler hazırlanır ve bütün oymak veya köy halkı davet edilirdi. Buna Göktürk kitabelerinde «Yuy» denmektedir. Kaşgarlı Mahmud, bundan «Yoğ» ve «Yoğ-basan» diye bahseder. Bugün Türkiye'de bundan «ölü yemeği», «ölü aşı», «can aşı», «hayır aşı», «hayır» veya «üç hayrı», «yedi hayrı», «kırk hayrı» adı verilir. Göktürk Kitabelerinde «Aş», «yemek» manasına geliyor. Aydın taraflarında, bir dilekte bulunan kimse, isteğine erince, adak olan horoz veya koyunu keser, bir kazan bulgur pilâvı pişirir ve mahallenin çocuklarını çağırır, her çocuk kaşığını alıp bu ziyafete koşar. Buna «Dede aşı» adı verilir. Alevî Türkmenlerin bir Hıdırellez şenliğinde, yemeğin nasıl eğlencenin, inançların tezahür şekli olduğunu yakından müşahade etmişizdir. üzeri, önümüze her evden Akşam yünden dokunmuş bir sofra içinde birkaç yemek konuyordu. Birkaç lokma alıyor, dua ediyorduk. Bu sofralar küçük topluluklar halinde çayırlara oturmuş guruplara giderek devrolunuyordu. Yemeği yiyen hayır dua ediyor, yemekten hem yiyen hayır görüyor, hem sofra sahibi ev hayır görüyordu. Yemek etrafında şekillenmiş kaideler, yalnız istihlâk yollarını, yemek adabını değil, birçok kültür motifini de ihtiva ediyordu. Şimdi kısaca ele almış bulunduğumuz bu yemek geleneğinden sonra, eski Türk yemeklerinden bazılarını ele alalım. Alfabe sırası ile, bazıları hakkında kısa bilgi verelim. Akıtmaç : Yörük ve Türkmenlerin saç üzerinde yaptıkları hafif bir hamur yemeğidir. Deve veya koyun sütü ile olur. Deve doğurunca alınan ilk sütten (Ağın'dan), veya koyunun ilk sütünden (Ağız) yapılır. Bu süt unla karıştırılır ve saç üzerinde hazırlanır. Bulamaç : Un, yağ ve yoğurtla yapılır. Kaşgarlı'nın Divan'ında «pişirmek» demek oluyor. «Bula», Keşkek : En iyi buğdaydan ve etle pişirilerek yapılır, delikanlılar tarafından kepçelerle döğülür, lâstik gibi olunca, üzerine kırmızı biberle eritilmiş yağ gezdirilir ve düğünlerin zerde ve pilâvla birlikte gelen baş yemeği, lezzetli, haşmetli yemeğidir. Höşmerim : Yörüklerin meşhur peynir tatlısıdır. Yağ ve şekerden de yapılır. Edremit ve Tekirdağ'da tatlıcılar tarafından yapılıp satıldığını gördük. Rize taraflarında «Höşmerli» diye anıldığını da işittik. 7

9 MEHMET ERÖZ Mantı : Çok eski bir Türk yemeğidir. Orta Asya'da bu yemeğe «Menti» denilir. Kazak ve Uygur Türklerinden böyle dendiğini işittik. Kayseri taraflarında çok meşhur olmuştur. Başka yerlerde «Tatar Böreği» de elenmektedir ve çok çeşitleri vardır. Samsa : Uygur Türkleri, kuru boğaca şeklindeki bir hamur yemeğine «Samsa» derler. Buna, bu satırların yazarının ninesi «Yaylankı» derdi. Osman Gazi'nin silah arkadaşlarından birinin adı «(Samsa Çavuş» idi. Türkiye' de «Samsa Tatlısı» bilinmektedir. Bulgaristan Türkleri, baklava dilimine «samsa» derler. «Bir samsa baklava», «bir samsa koymuş tabağa» şeklinde söylenir. Tutmaç : Kaşgarlı Mahmud, bu yemeği şöyle anlatır : «Türklerin tanınmış bir yemeği. Bu yemek Zülkarneyn'in yaptığı azıklardandır; yapılmıştır: Zülkarneyn, şöyle karanlıktan çıktıktan sonra azıkları azalmış; Zülkarneyn'e açlıktan yakınmışlar; ona (bizi aç tutma) demek olan (bizni tutma aç) diyerek (yolumuzu aç, biz yurtlarımıza gidelim) gibi sözler söylemişler. Zülkarneyn, bilginlerle konuşmuş, bu yemeği çıkarmışlar, işbu yemek, bedeni kuvvetlendirir, yüze kırmızılık verir, kolaylıkla sindirilmez. Tutmaç yenildikten sonra suyundan da içilir. Türkler bu yemeği gördükten sonra (Tutmaç) demişler. Aslı (Tutma aç) tır» (Diban, 452). Tutmaç çöpi : tutmaç yapılmak için kıyılan yufka parçalarının herbiri«(divan, III, 119). «Ol tutmaç bulgadı = o tenceredeki turnacı bulandırıcı, karıştırıcı» (Divan, III, 289). Yumurtalı hamurdan yapılmış yufka, et, tereyağı ile yapılan güzel bir yemektir. Bulgar Dağlarında yaylıyan bütün Yörükler ve Konya Ereğlisi'nda oturan Bekdik oymakları, halen biliyor ve yapıyorlar. Bekdik oymağında, analar çocuklarına sağrısını sallandırsın», «ata binip, atın yani kuvvetli olsun diye tutmaç yedirir. Büyük Türk hakanı Tuğrul Beğ de, Türkmen oymakları arasında yediği tutmacı çok sinde «Senin için böyle güzel tutmaç pişirdim. Sen kibirleniyor, yemiyorsun... Tutmacın hamurunu beğenmiş. Bunu okuduğumuz yeri hatırhyamıyoruz. Mevlâna'nın Mesnevi'- istemezsen suyunu ye, kendine gıda et» deniyor (M. Zeki Oral, Selçuk Devri Yemekleri, Türk Etnografya 31). Dergisi, II, Yufka : Yörüklerin, Türkmenlerin ekmeğidir, Saç üzerinde yapılan, mayasız ekmektir. Bin üç yüz yıl önce Türklerin bu ekmeği yediklerini Göktürk kitabelerinden anlıyoruz. Orada, «Yuyka» diye geçer (H. N. Orkun, Eski Türk Yazıtları, I, 104). Yoğurt : Eski bir Türk yiyeceğidir. Bulgar'lar kendilerine mal etmek istiyor. Onlara da Sılavlaşmadan önceki Bulgar Türklerinden kalmıştır. Kaşgar- 8

10 TÖRE DEVLET YAYIN VE DAĞITIMI 1 MİLLİYETÇİ EĞİTİM SİSTEMİ Doç. Dr. Necmettin Hacıeminoğlu İlaveli ikinci baskısı hazırlanıyor H-f>$ V^-fflTs^ İsteme Adresi : Konur Sokağı No:57 c/8 Bakanlıklar Ankara ve Türk Ermeni Münasebetleri «Dokuz Işık» açısından Tarım ve Toprak Reformu 2 MESELE Dündar Taşer 25 TL. Kurucu Meclisin Perde Arkası İnsan ve Teknik 9 Işık üzerine incelemeler Uçurumun Kenarındaki Türkiye 3 3 Uçurumun Kenarındaki Türkiye 1 TÖS DOSYASI 10 TL. 5 Uçurumun Kenarındaki Türkiye 2 TİP DOSYASI 10 TL 4 Huri Aşkı Dilaver Cebeci 5 TL. Iı Mahmud, bu meşhur Türk yiyece- dir. Yoğurt da böylece bizden geçmişğinden «Yoğurt» diye bahsetmekte- tir. dir (Divan, I, 182, 208, II, 189, III, 164, Burada kısaca bahsettiğimiz Türk 190). Rumeli Türkleri patlıcan salatasına «Köpoğlu» derler. Romanyalılar yemek geleneği ve yemekleri ile, Türk Almanya ve İngiltere'ye sevkettikleri kültürünün kaybolmakta olan bir yökonservelerinden birinin adı «Köpogli» nüne birazcık ışık tutmak istedik. 9

11 KIRIK ÇİÇEKLER Üç bıçak, üç çığiik, üç ölü çocuk Ve bir yalçın dağın varılmazlığı.. Kana katmış taşır, uykusuz oluk Düşman kinindeki durulmazlığı. Kör, sağır gecenin kafatasından Silkinirken güneş, ana yasından Sırıtır suç ile öç arasından Bir dikenli telin kırılmazlığı. Nice ki hıncı var; kök, bir gün taşar, Işkın ışkın kara toprağı aşar, Her dalın ucunda dikence yaşar Kırık çiçeklerin dirilmezliği. YETİK OZAN Rodop kurbanlarına v*>. & 10

12 DR. TUNCER GÜLENSOY Türk ve Moğol Askerlik Teşkilâtının Benzeyen Taraf lanyle Çînggîs Khan'mn Büyük Yasası'ndaki Askeri fezalar Zamanımızdan yüzlerce yıl önce Orta Asya'nın doğusunda Çin Şeddi ile Baykal Gölü (Tenggis) arasında «Moğol»; batısında Ural Altay Dağlarının münbit eteklerinin uzandığı geniş sahalarla Hazar Denizinin kuzey ve kuzey-doğu bozkırlarında «Türk» adı verilen iki büyük millet yaşıyordu. Yeryüzünde büyük imparatorluklar kurmuş olan bu iki milletin müşterek yönleri lisaniyatçı, tarihçi ve etnologlar tarafından araştırma mevzuu yapıldı. Dil yönünden, Ural-Altay dil grubunun Altay koluna bağlı olduğu bugün için su götürmez bir gerçek olarak ortaya kondu. İTürk ve Moğol türeyiş efsânelerinde görülen benzerlik de üzerinde durulması gereken bir husustur. Türk yaratılış ve türeyiş efsânesinde görülen «kurt» ve «geyik» motifleri Moğolların Gizli Tarihi adlı büyük Moğol tarihi ile yine bir Moğol kroniği olan Altan Tebçi'de «Börte Çino=Bozkurt: çino çinoa» ve «Goa maral=beyaz dişi geyik» olarak görülmektedir. Bu gibi benzerliklerin yanında, bozkır kütürü ile yoğrulmuş bu iki milletin aile düzeni ve yaşayışlarındaki benzerlikleri şöyle gösterebiliriz : Türklerdeki «oba» veya «oymak» teşkilâtı Moğollarda «obok - omok» olarak görülür- Her oymağın bir başkanı, oymaklar birliğinin de bir hakan'ı (Moğolca: kağan >ka'an, kan ka) bulunur. Aileler Türklerdeki gibi «yurt» adı verilen arabalı çadırlarda yaşarlar. Büyük kurultaylarda (kurultay < Moğolca: kuriltahu=toplanma) hakan'ın sağında hatun (Moğolca,- katun kadım < Türkçe) yer alırdı. Bu kadar benzerliklerle bezenmiş bu iki milletin askerî teşkilâtlarının da benzemesi yadırganacak bir husus değildir. ilk defa Hun Türkleri tarafından tatbik edilip sonraları Uygurlar, Göktürkler, Karahanlılar, Selçuklular ve Osmanlılar tara- 11

13 TUNCER GÜLENSOY fından geliştirilen «onlu sistem»e Moğol askerî teşkilâtında da rastlıyoruz. Bu onlu sistemdeki rütbeler şöyledir : Türklerde onbaşı (manga komutanı) yüzbaşı (bölük komutanı) binbaşı (alay veya tabur komutanı) tümen komutanı Moğollarda harban-u noyan (harban arban=on; noyan=bey, prens) cagun-u noyan (cagun>ca'un=yüz) mingkan-u noyan (mingkan< Türkçe: ming, bîng, bin) tümen-ü noyan (tümen < Türkçe-: ) Bunların yanında Moğollarda, Çinggiskahan tarafından kurulan «hassa ordusu»nun kepte'ül «Gece vazife gören muhafızlar» < kebtegü=yatmak. turkah (çoğulu: turka'ut): «gündüz vazife gören muhazıflar.» keşikten (çoğulu: keşiktü) «kebte'ül ve turkah'ın hepsine birden verilen isim»: keşik, kesek «kısım, kıta, nöbet». Keşikten adı verilen bu «hassa ordusu», Moğol noyan (=memur, komutan, asilzade, efendi, prens, bey)'ları arasından ve binliklerden seçilen kuvvetlerden teşekkül eder ve Moğol hanının elinde kuvvetli bir silâh olarak bulunurdu. Noyanlar, kabilenin büyüğü, soyun reisi sıfatiyle değil, kuvvetli, becerikli ve idareli oldukları için hakimiyeti elde ediyorlardı. Çinggis zamanında ise, ister küçük, ister büyük olsun, bütün askerî beyler bir tek adla, yâni noyan ile anılırlardı. Bunlar ekseriya kendilerinin kim olduklarını gösteren lâkaplar da taşırlardı : bagatur «bahadır»: Naçin-bakatur, Yesügei-bagatur «Çinggis'in babası» (Moğolların Gizli Tarihi). seçen «akıllı»: Dei-seçen (M.G.T.) mergen «usta, nişansı»: Koriçar-mergen (M.G.T.) bilge «hakim» : Senggun-bilge (M.G.T.) boko bökö büke «pehlivan» : Böribökö (M.G.T.) v.b. gibi. Çinggis-kahan zamanında bütün Moğol askeri ve dolayısiyle Moğol halkı da eski bozkır örf ve âdetine göre iki kola ayrılıyordu: 1. Sol kol (Moğolca : ce 5 ün<cegün gar), 2. Sağ kol (Moğolca : bara'un<baragun gar). Sağ ve sol koldan başka, ayrıca merkez kısmı da bulunurdu. Bu ordu binliklerinin başında devletin en tecrübeli kumandanlar bulunur; bundan başka, bütün ordunun başında kağanla beraber bir başkomutan (Moğolca: yeke noyan=büyük komutan) da yer alırdı. Meselâ: Çinggis-kahan zamanında oğullarından Tuluy, başkumandandı. İlhanlılar zamanında bu mevkie bilhassa liyakatli generaller geçerdi. Tümen'i, yâni kişilik kolorduyu büyük kabileler grupu teşkil ediyor ve bu tümene kendi adlarını veriyorlardı. Meselâ T Uriyangkan tümen (rrrurenhalar tümeni veya kavmi) gibi. Yukarıda da işaret ettiğimiz gibi tümenleri «tümen-ü noyan» idare ederdi. Daha yüksek askerî kumandanlar kagan'ın muhitinden çıkardı ki, bunlara nököd (nökör nöker'ib çoğulu) adı verilirdi. Bunlara karşı mahiyetindeki kumandan ve askerler bir nevi vassallık mahiyetinde idiler. Moğol ordusu son derece disiplinli idi İtaatsizlik gayet nâdir görülür ve ekseriya ölümle cezalandırılırdı. Her askerî kumandan, yâni noyan, âmirinin emrine itaate mecburdu. Hele kendi hanına ihanet etmek er» büyük suçtu. Moğolların Gizli Tarihi'nde (s. 149) geçen şu konuşma bu konuda en güzel örnektir <! 12

14 ESKI TÜRK «Biz, Tarhutai-kîriltug'u yakalamış ve sana geliyorduk. Fakat ona ihanet edemedik: (Öz hanımızı nasıl olur da göz göre göre ölüme sürükleyebiliriz?) diyerek onu serbest bıraktık ve Çinggis-kahan'ın emrinde hizmete geldik-» «Bunun üzerine Çinggis-kahan i (Hanınız Tarhutai'yı yakalayıp getirmiş olsaydınız, sizleri, kendi hanına ihanet eden köleler gibi bütün akraba ve yakınlarınızla idam ettirmiş olurdum. Kendi hanınıza el kaldırmayarak doğru hareket etmişsiniz) dedi ve Naya'a'yı taltif etti». Moğol ordusu savaşa çıkarken askerin önünde manglai adı verilen uç (öncü) kolu bulunur; uçlar da ileriye keşif kolları (karakol postaları: kara'ul < karagül = bekçi, nöbetçi, karakol karşılığı. Türkçe: karagül karaul, karakol <karamak «bakmak») çıkarırlardı. Ayrıca bir de sa'urin kara'ul (saürin, Moğ. «yer, taht, mevki») adı verilen sabit keşif kolları vardı. Arkadan gelen asıl ordunun önünde kağan'ın «dokuz parçalı tuğ»u bulunur; kağan, muhafız kıtası ile beraber savaşa katılırdı- Çinggis-kahan, muhafız kıtasının seçimine çok önem verirdi. Bu husustaki bir emri şöyledir (Moğolların Gizli Tarihi, s. 224): «Binlik, yüzlük, onluk komutanları ve erat, bu emrin tebliğinden sonra itaatsizlik gösterdikleri takdirde cezalandırılacaklardır. Yanımızda muhafızlık yapacak askerlerin içersinde vazifesinden kaçınan, isteksizlik gösteren veya artık vazife göremeyecek vaziyete düşenler olursa, bunların yerine başkaları tayin edilecek, fakat (suçlular da) cezalandırılarak uzak memlekete sürülecektir. Kendi arzusuyla bize gelerek hizmet etmek isteyenlere engel çjıkarılmasın». Çinggis devrinde, askerî emir ve cezalardan yazılı olarak elimizde bulunanlar şöyledir (bk., Moğollar Gizli Tarihi, s. 227) : A. Kıta komutanı (nöbetçi subayı), kendisine düşen muhafız kıtasının tekmilini alarak (vazifesi başına gidecek) üç gün sonra değişecektir, 2. Muhafızlardan biri yoklamada bulunmazsa üç değnek vurularak cezalandırılacaktır, 3. Yine aynı adam hasta olmayıp, veya komutanından izinsiz üçüncü defa yoklamada bulunmadığı takdirde, otuzyedi değnek vurularak cezalandırılacaktır, 4< Bundan sonra bu adam, artık yanımızda hizmet görmeye lâyık olmadığından uzak bir mıntakaya sürülecektir, 5. Kıta komutanları, her üç günde bir, nöbetin değişimi esnasında bu emri muhafız kıtalarına tebliğ edeceklerdir, 16. Bu emrin tebliğini ihmal eden kıta komutanları cezaya çarptırılacaklardır, '7. Tebliğden sonra itaatsizlik gösteren veya yoklamada bulunmayanlar, emir gereğince cezalandırılacaklardır, 8. Kıta komutanları, emirleri altında bulunan muhafızlarımızı, «üstümi» diyerek bizden habersiz azarlamasınlar. Kanuna aykırı hareket edenleri doğruca bize bildirsinler. Eğer onların suçu kafalarının kesilmesini icabettiriyorsa, biz onların kafalarını keseriz, tevbihleri icabediyorsa, tevbih ederiz. «Üstümi» diyerek muhafızlarıma karışır, onları el, ayak veya değnekle döverseniz, sizirp her değneğinize karşı değnekle ve her yumruğunuza karşı yumrukla ceza verilecektir. Çinggis-kahan'ın muhafızları da ayrı blf statüye tâbi idiler. Onlar : 1. Hariçteki binbaşılara karşı üst sayılırlar, 2. Onların emrinde bulunanlar da, hariçteki yüzbaşı ve onbaşılara karşı üst sayılırlardı. 3. Silâhşorlar (Moğolca: korçin) ve gündüz muhafızları, yerlerini alarak vazifelerini gördükten sonra, güneş batmadan önce yerlerini gece nöbetçilerine terkederek, dışarda gecelerler, A. Dışarda gecelemiş olan silâhşorlar, gündüz nöbetçileri ve aşçılar, kağan sabah* 13

15 TUNCER GÜLENSOY.çorbasını (Moğolca; şulen «çorba») içerken, tavla civarında toplanarak gece nöbetçileriy- 1e karşılaştıktan sonra nöbeti teslim alırlar, 5. Sabah çorbasından sonra silâhşorlar silâhları başına, gündüz nöbetçileri nöbetleri başına ve aşçılar da mutfağa giderlerdi. Nöbet devir ve teslimi her defasında böyle cereyan ederdi ki, bu Çinggis-kahan'ın.emri idi (bk. M-G.T., s. 229). Yine gece muhafızları : 1. Saray hanımlarına (Moğolca: Çerbin),.saray gençlerine, deve çobanlarına dikkat ederler, % Tuğ, davul, mızrak ve mutfak edevatı da onların nezaretinde bulunurdu, 3. Saray mensuplarının yiyecekleri ve içeceklerine bakarlar, taze etin, gece esnasında, pişirilmesine nezaret ederler, 5. Saraya (Moğolca: ordo ger=hükümdar evi, saray) giriş çıkışı yine bunlar tanzim eder, 6. Birisi kapının dibinde, iki kişi de büyük şarap fıçısının başında bulunurlardı. «BÜYÜK YASA»DAKİ ASKERİ CEZALAR : Moğollar Çinggis-kahan tarafından siyasî bir birlik haline getirilinceye kadar, yaz'lmajnış örf ve âdet hukukuna göre yaşamakta îdiler. Bu büyük cihangir, kendisinin bir millet hâline getirdiği bu göçebe kavme ilk yazılı hukuku da verdi. «Büyük Yasa» (yasak. casak) adı ile anılan bu yasanın orijinal metni bugün elimizde bulunmamakla beraber, bunun bazı parçaları veya muhtevası hakkında İranlı ve Arap tarihçileri ile Avrupalı seyyahların hatıralarından bilgi edinmekteyiz. Yasa'nın elde mevcut 36 maddelik kısmının :tam metin olduğu şüpheli olmakla beraber,.mevcudiyeti şüphesizdir. Makrizîye göre, Yasa'nın metni Çinggiskahan'ın emri üzerine çelik levhalara kazılmıştır (ki, bu kayıt doğru ise o zaman Uygur yazısı kullanılmış olmalıdır) ve yazılış tarihinin (?) olması ihtimali vardır. Yasa, yalnız Moğolistan'da değil, ele geçen bütün ülkelerde yürürlüğe konulmak üzere hazırlanmışsa da Moğolistan dışında pek güç uygulanabilmiştir. Yasa'nın Moğollarda ne kadar zaman yürürlükte kaldığı bilinmemekte ise de yürürlükte bulunduğu sıralarda olağanüstü saygı gördüğü kaydı vardır. Çinggis, Yasa'nın demir gibi hükümleri ile milletinin birliğini koruyabilmiş, sükfln ve intizamı temin ettiği gibi, büyük fetihlerini de bu sayede gerçekleştirebilmiştir. Yasa'daki askerlikle ilgili (6, 7, 9, 20, 22, 23, 24, 27 ve 32. maddeler) hükümler şunlardır : 6. madde : Kim esir alanın izni olmadan bir esire yiyecek veya giyecek verirse ölümle cezalandırılır. 7. madde : Kim kaçmış olan bir köleyi veya esiri bulur ve onu eski zilyedine geri vermezse ölümle cezalandırılır. 9. madde : ister saldırıda, ister geri çekilmede olsun bir kimse savaşta çıkınını, yayını veya eşyasından bir şeyi düşürürse, arkasındaki adam attan inmeli ve bunu ona vermelidr. Bunu yapmayan ölümle cezalandırılır. 20. madde : Seferden dönen birlikler hükümdara belli vergiler vermek mecburiyetindedirler..22. madde : Birliklerin başında her bin, yüz ve on er için bir lider bulunur. 23. madde i Eğer birlik liderlerinin en yaşlısı yanlış bir iş yapar ve hükümdar onu cezalandırmak için hizmetçilerinden en sonuncusunu ona gönderirse, o bu berikine teslim olmalı ve ölüm cezası bile olsa ceza infaz edilinceye kadar önünde diz çökmelidir. 14

16 ESKİ TÜRK 24. madde ; Birlik liderleri hükümdardan başka kimseye baş vuramazlar, yoksa ölümle cezalandırılırlar, izin almadan yerini değiştiren de ölümle cezalandırılır. 27. madde : Askerler ihmalden ötürü cezalandırılmalıdırlar; sürek avında bir hayvanı vuramayan avcılar sopa ile veya ölümle cezalandırılmalıdır. 32. madde s Çok yemek yemekten ötürü kim kusarsa, onu çadırda sürüklemeli ve hemen öldürmeli. Bunun gibi, ordu komutanının çadırının eşiğine ayakla basanı da öldürmeli. Yukarıdan beri izah etmeye çalıştığımız gibi, Türk ve Moğollarda askerî teşkilât bir çok yönden benzerlik göstermekte; gerek kuruluş ve gerek disiplin, bu iki büyük milletin cihan imparatorlukları kurmasında en önemli âmil olarak yer almaktadır. Bugün büyük Türk ordusunu ayakta tutan disiplin temelini binlerce yıllık kültürünün günümüze kadar gelmiş olan ahlâk ve" töresinde aramak gerekmektedir. BİBLİYOGRAFYA 1. Ahmet Temir, Moğolların Gizli Tarihi, L Tercüme. Ankara Bertold Spuler, İran Moğolları. (Çeviren ; Cemal Köprülü), Ankara 1S B. Y. Viladimirtsov, Moğolların İçtimaî Teşkilâtı. (Çeviren : Abdülkadir înan), Ankara Curt Alinge, Moğol Kanunları. (Çeviren; Coşkun Üçok), Ankara KUTLUĞ YAYINEVİ MİLLİYETÇİ ESERLERLE YAYIN HAYATINA BAŞLAMIŞTIR. İstanbul, Cağaloğlu, Babıâli Cad. P.K. 1260, Sirkeci İstanbul 1S

17 520 inci yıl I-V r~3&*.--?» ftp*> BEYAZ ATLI Kıvrak atı deryada köpüklerle savatlı, Fatihlerin en gencini gördüm beyaz atlı... Hayran sana ceddin ki, dedim, kaldı Fırat'da. «Oldu Fırat'lı.» 16

18 Tarihte bir resmi geçit şimdi alınlar, Yifcler ve göğüsler ki zaferlerle beratl'ı. Göklerde Sinan, onlar için kendi eliyle Asude saraylar hazır etmiş yedi katlı. Gördükleri rüyada bu imanlı yürekler Allarla mübeşşerdi, yeşillerle muratlı.. Hiddetleri, şiddetleri, savletleri korkunç; Sohbetleri tatlı. Yüzlerce fetih destanının en güzelinde Fatihlerin en gencini gördüm beyaz atlı. Dağdan aşarak indi Donanma-yı Hümayun Kalyonları durgun suya yelkenli, halatlı.. Gülsün kıyı, açsın suda bakir nilüferler: Zincirli Haliç artık azatlı! * Bir dil konuşur Kayser'e toplar topu Şâhi Dev lehçeli, tehdit lugatlı. Şarkî Roma'nm burcuna tırmandı Hasan'lar; Yoldaşları, «Şahin», «Ali», «İsa», «Hızır» adlı.. Ellerde kılıçlar, yatağanlar ki su içmiş Seyhun'dan, Aral'dan; Kızılırmak'iı, Murat'Iı. Onlardı gelenler karadan çığ gibi âni; Onlardı kopan her köşeden atlı, pusatlı. Atlar var, o yıllar yılı göçlerde sabırmış; Atlar var, akınlarda kanatlı. Türk ırkı bu.. Genç Osman açar Bağdad'ı orda; Bayrak diker İstanbul'a burdan Ulubat'lı! Fethin yüce serdarı gelip girdi Bizans'a.. Bir yüz ki güzel, taze., fakat bârika hatiı. Yüzlerce fetih destanının en güzelinde Fatihlerin en gencini gördüm beyaz atlı! ARİF NİHAT ASYA

19 <y^fawac/t-fty(a cz'topn- t 1933 (N=100) Yıllar 1950 (M=333y Amerikalılar MİLLÎ STEROTÎPLER Çalışkan Zeki Maddeci İhtiraslı İlerici İngilizler Sportmen Zeki Görenekci Gelenek aşığı Muhafazakâr 48 m S Zenciler MEHMET ŞAHİN Batıla inanan Tembel Kaygusuz Cahil Müziksever Yahudiler Amerika'da basılmış bir kitapdan okuyorum: «Her ferdin rastladığı veya işittiği diğer fertlerin kaliteleri ve özellikleri hakkında kafasında dosya tutamayacak kadar dünya karmaşık bir haldedir. İnsan beyni sınırlı bir kapasiteye sahip olduğuna göre sterotiplendirme (kalıplandırma) gibi kestirme yollara başvurmak gerekir. Halklar kategorilere ayrılır ve biâhere bu kategoriler çeşitli halk grupları hakkında düşünülürken kullanılır. G.M. Gilbert millî sterotipler (kalıplar) hakkında yaptığı bir deneyde fakülte talebelerinden, belirli millî ve etnik gruplara atfettikleri özelliklerin listesini yapmalarını istemiştir. Bu deneyin 1932 de ve daha sonra 1950 de elde edilen sonuçları aşağıdaki tabloda gösterilmiştir. Bu veriler Amerikalıların kafasındaki bazı sterotiplerîn yapısına ait bir göstergedir.» Cinfikirli Menfaatperest Çalışkan Haris Zeki İtalyanlar Sanatkâr ruhlu Atılgan Ateşli Sinirli Müziksever Almanlar Bilimsel kafalı Çalışkan Duygusuz Zeki Metodik

20 MÎLLÎ STEROTİPLER Japonlar Çinliler Zeki Çalışkan ilerici Cin fikirli Kurnaz Batıla inanan 34 ıs Kurnaz 29 4 Muhafazakâr Gelenek aşığı Aileye bağlı İrlandalılar Kavgacı Sinirli Nüktedan Mutaassıp Dürüst Türkler Zalim, kıyıcı Mutaassıp Hain Şehvete düşkün Cahil Yukardaki tablo birkaç bakımdan çok ibret vericidir. Dikkat edilirse her millete iyi ve kötü özellikler atfedilmektedir. Batıda ençok horlanan zencilerin bile az bir puan da almış olsa bir müsbet özellikleri; müzikseverlikleri zikredilmiştir. Türklere ait sayılan özelliklerin ise hepsi menfidir. Burada hemen şunu belirtmek gerekir ki Türklere ait bu menfi fikirler sadece Amerikalıların değil bütün Batılıların müşterek fikirleridir. Zaten Amerikan milleti Avrupa'dan göç etmiş insanlardan meydana geldiğine göre bu tartışmasız bjr gerçektir. İleriki yazılarımda diğer Batılı milletlerin de kafalarındaki Türkler'e ait olumsuz fikirler hakkında değişik örnekler vermeye çalışacağım Yukardaki tablo üzerinde biraz duralım: Acaba Batılıların Türkler hakkındaki bu menfî fikirleri nereden gelmektedir? Birinci sual budur. İkinci sual ise k ; Türkler buna karşı ne yapmaktadırlar? Şu bir gerçektir ki Batılıların Türkler'e karşı tutumlarının temelinde halâ Haçlı Seferleri zihniyetinin kesin izleri bulunmaktadır. Asırlarca inanç yönünden ve askerî bakımdan Avrupayı tehdit altında bulundurmuş olan Türkler, dün olduğu gibi bugün de Avrupa'nın hışmından kurtulamamaktadırlar. Hıristiyan taassubunun zirvesinde olan bir Avrupa, Türkler'i imha etmek, inançlarını yeryüzünden kaldırmak için tarihin en gaddar. en zalim seferlerini düzenlemişlerdir. Haçlı Seferleri muvaffak olamayınca da Türkler'in Avrupa'da ilerleyişlerini durdurmak ve kendi milletlerinin islâmiyetin cazibesine kapılma-' sini önlemek için korkunç bir iftira kampanyasını sürdürmüşlerdir. Politikacıların ve papazların yürüttüğü bu kampanya asırlarca Avrupalı'nın kafasını kirlendirmiştir. Son iki asırda ise Avrupalı'nın kafasındaki bu kin Yunanistan'ın bağımsızlık savaşında ve bilhasa Bayron'la zirveye ulaşarak Türkler'in adım adım Avrupa'dan atılıp imha edilmeleri plânının kaynağı olmuştur. Bu kin Avrupalıya, Kuzey Afrika'da, Arabistan'da, Balkanlar'da, Çanakkale'de ve Anadolu'nun işgalinde Türkler'e karşı giriştikleri en zalim imha hareketini mazur göstermiştir. Türkler yok olursa Eski Yunan ihya olacaktır, Bizans ihya olacaktır. Batıda her İncil kitabının arkasında, Filistin'i, Lübnan'ı, Suriye'yi ve bütün Anadolu'yu içine alan bir Mukaddes Topraklar haritası vardır, ilkokul kültürünü kilise mekteplerinde alan Avrupalı, bu Mukaddes Toprakları ellerinde tutan Türkler'e karşı sinsi bir kinle yetişir, eğitilir. Avrupalı Amerika'ya gittiği zaman bu kin orada devam etmiştir. Son iki asırda Yunanlıların ve Ermenilerin de kitleler halinde oraya yerleşmesiyle Türkler aleyhinde propoganda yoğunlaşmış ve Türkleri insan eti yiyen yamyamlar olarak görmeğe pek he- 19

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Türklerin Anayurdu ve Göçler Video Ders Anlatımı

Türklerin Anayurdu ve Göçler Video Ders Anlatımı Türklerin Anayurdu ve Göçler Video Ders Anlatımı III. ÜNİTE TÜRKLERİN TARİH SAHNESİNE ÇIKIŞI VE İLK TÜRK DEVLETLERİ ( BAŞLANGIÇTAN X. YÜZYILA KADAR ) A- TÜRKLERİN TARİH SAHNESİNE ÇIKIŞI I-Türk Adının Anlamı

Detaylı

İLK TÜRK DEVLETLERİNDE HUKUK

İLK TÜRK DEVLETLERİNDE HUKUK İLK TÜRK { DEVLETLERİNDE HUKUK Hukuk Anlayışı Hukuk fertlerin bir arada barış ve güven içinde yaşamasını sağlamak amacıyla oluşturulan hak ve kanunların bütünüdür. Bir devletin uzun ömürlü olabilmesi için

Detaylı

Kazak Hanlığı nın kuruluşunun 550. yılı dolayısıyla Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümümüzce düzenlenen Kazak

Kazak Hanlığı nın kuruluşunun 550. yılı dolayısıyla Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümümüzce düzenlenen Kazak Kazak Hanlığı nın kuruluşunun 550. yılı dolayısıyla Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümümüzce düzenlenen Kazak Hanlığı ve Kazakistan konulu bu toplantıda Kısaca Kazak

Detaylı

11.SINIF TÜRK EDEBİYATI DERSİ KURS KAZANIMLARI VE TESTLERİ

11.SINIF TÜRK EDEBİYATI DERSİ KURS KAZANIMLARI VE TESTLERİ EKİM AY HAFTA DERS SAATİ KONU ADI YENİLEŞME DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATI TANZİMAT DÖNEMİ EDEBİYATININ OLUŞUMU KAZANIMLAR.Osmanlı Devleti ni güçlü kılan sosyal, siyasi düzenin bozulma nedenlerini.batı düşüncesine,

Detaylı

Göç yani hicret dini bir vazifedir.insanların dinlerini daha iyi yaşamaları,hayatlarını devam ettirebilmeleri için göç bir ihtiyaçtır.

Göç yani hicret dini bir vazifedir.insanların dinlerini daha iyi yaşamaları,hayatlarını devam ettirebilmeleri için göç bir ihtiyaçtır. TÜRKİYE'DEKİ GÖÇLER VE GÖÇMENLER Göç güçtür.hem güç ve zor bir iştir hem de güç katan bir iştir. Göç yani hicret dini bir vazifedir.insanların dinlerini daha iyi yaşamaları,hayatlarını devam ettirebilmeleri

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Ali GURBETOĞLU İstanbul Ticaret Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi

Yrd. Doç. Dr. Ali GURBETOĞLU İstanbul Ticaret Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Türk Eğitim Tarihi Yrd. Doç. Dr. Ali GURBETOĞLU İstanbul Ticaret Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi İslam Öncesi Türklerde Eğitimin Temel Özellikleri 2 Yaşam biçimi eğitimi etkiler mi? Çocuklar ve gençlerin

Detaylı

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Yakın Doğu Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi ne aittir. Bu ders içeriğinin bütün hakları saklıdır. İlgili kuruluştan

Detaylı

KİŞİSEL GELİŞİM NASIL BAŞLAR?

KİŞİSEL GELİŞİM NASIL BAŞLAR? KİŞİSEL GELİŞİM NASIL BAŞLAR? Kişisel gelişim, insanın gelişimi merak etmesi, yeni insanlar tanıması, gazetede güzel yazı yazan veya kitap yazmış insanları merak ederek onları tanımak, sadece yazılarından

Detaylı

"Satmam" demiş ihtiyar köylü, "bu, benim için bir at değil, bir dost."

Satmam demiş ihtiyar köylü, bu, benim için bir at değil, bir dost. Günün Öyküsü: Talih mi Talihsizlik mi? Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir adam yaşıyormuş. Çok fakirmiş. Ama çok güzel beyaz bir atı varmış. Kral bu ata göz koymuş. Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir

Detaylı

Sunum ve Sistematik 1. BÖLÜM: MUSTAFA KEMAL İN HAYATI

Sunum ve Sistematik 1. BÖLÜM: MUSTAFA KEMAL İN HAYATI Sunum ve Sistematik 1. BÖLÜM: MUSTAFA KEMAL İN HAYATI KONU ÖZETİ Bu başlık altında, ünitenin en can alıcı bilgileri, kazanım sırasına göre en alt başlıklara ayrılarak hap bilgi niteliğinde konu özeti olarak

Detaylı

2014 2015 DERS YILI MEV KOLEJİ ÖZEL ANKARA ANADOLU LİSESİ VE FEN LİSESİ 10. SINIFLAR TÜRK EDEBİYATI DERSİ YARIYIL ÖDEVİ

2014 2015 DERS YILI MEV KOLEJİ ÖZEL ANKARA ANADOLU LİSESİ VE FEN LİSESİ 10. SINIFLAR TÜRK EDEBİYATI DERSİ YARIYIL ÖDEVİ 2014 2015 DERS YILI MEV KOLEJİ ÖZEL ANKARA ANADOLU LİSESİ VE FEN LİSESİ 10. SINIFLAR TÜRK EDEBİYATI DERSİ YARIYIL ÖDEVİ 1. Alp Er Tunga öldi mü Issız ajun kaldı mu Ödlek öçin aldı mu Emdi yürek yırtılur

Detaylı

frekans araştırma www.frekans.com.tr

frekans araştırma www.frekans.com.tr frekans araştırma www.frekans.com.tr FARKLI KİMLİKLERE VE YAHUDİLİĞE BAKIŞ ARAŞTIRMASI 2009 Çalışmanın Amacı Çalışma Avrupa Birliği tarafından finanse edilen Türk Yahudi Cemaati ve Yahudi Kültürünü Tanıtma

Detaylı

Y.Selçuk TÜRKOĞLU Bursa Milletvekili Aday Adayı. Biz Bir Ekibiz Ekibimiz Milletimiz

Y.Selçuk TÜRKOĞLU Bursa Milletvekili Aday Adayı. Biz Bir Ekibiz Ekibimiz Milletimiz Y.Selçuk TÜRKOĞLU Bursa Milletvekili Aday Adayı Biz Bir Ekibiz Ekibimiz Milletimiz MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ Bursa Milletvekili Aday Adayı Türk Milleti karar arifesindedir. Ya İkinci Endülüs, ya da yeniden

Detaylı

Siirt'te Örf ve Adetler

Siirt'te Örf ve Adetler Siirt'te Örf ve Adetler Siirt'te diğer folklor grupları gibi örf ve adetlerde ke NİŞAN Küçük muhitlerde görülen erken evlenme adeti Siirt'te de görülür FLÖRT YOK Siirt'te nişanlıların nişandan evvel birbirlerini

Detaylı

Kulenizin en üstüne koşup atlar mısınız? Tabii ki, hayır. Düşmanınıza güvenip onun söylediklerini yapmak akılsızca olur.

Kulenizin en üstüne koşup atlar mısınız? Tabii ki, hayır. Düşmanınıza güvenip onun söylediklerini yapmak akılsızca olur. 33 Ders 4 Günah Bir dostunuzun size, içi güzel şeylerle dolu ve bütün bu güzelliklerin tadını çıkarmanız için bir saray verdiğini düşünelim. Buradaki her şey sizindir. Dostunuzun sizden istediği tek şey,

Detaylı

BİR BAYRAK RÜZGÂR BEKLİYOR

BİR BAYRAK RÜZGÂR BEKLİYOR ÖTÜKEN Ârif Nihat Asya BİR BAYRAK RÜZGÂR BEKLİYOR Şiirler: 1 BİR BAYRAK RÜZGÂR BEKLİYOR Servet Asya ya Armağanımdır. DESTAN O zaferler getiren atların Nalları altındanmış; Gidişleri akına, Gelişleri akındanmış.

Detaylı

Şiir. Kategori: Şiir Cuma, 23 Nisan 2010 16:15 tarihinde yayınlandı. Gösterim: 4075. 1 / 7 Phoca PDF 1. SEN (1973) Senden, senden, hep senden,

Şiir. Kategori: Şiir Cuma, 23 Nisan 2010 16:15 tarihinde yayınlandı. Gösterim: 4075. 1 / 7 Phoca PDF 1. SEN (1973) Senden, senden, hep senden, Çemberlitaş taki dedesinin konağında büyüyen şair, Amerikan ve Fransız kolejlerinde başladığı ilk ve lise öğrenimini Deniz Lisesi nde tamamladı. İ. Ü. Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü nü 1924 te bitirince

Detaylı

Hikaye uzak bir Arap Alevi köyünde geçer. Ararsanız bambaşka versiyonlarını da bulabilirsiniz, hem Arapça hem Türkçe.

Hikaye uzak bir Arap Alevi köyünde geçer. Ararsanız bambaşka versiyonlarını da bulabilirsiniz, hem Arapça hem Türkçe. Sitti Cemili ve Meryem im Ben çocukken pek çok Arapça hikâye dinledim anneannemden. Sitti Cemili den anneanne diye bahsetmek de tuhafmış. Arapça da onun adı Sitti yani benim ninem. Söylemeden geçemeyeceğim,

Detaylı

Sosyal bilgiler öğretmeninin verdiği bu bilgiye dayanarak Mustafa Kemal Paşa ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Sosyal bilgiler öğretmeninin verdiği bu bilgiye dayanarak Mustafa Kemal Paşa ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir? S-1 Sosyal bilgiler öğretmeni: (ikinci Meşrutiyet in ilanının ardından (Meşrutiyet karşıtı gruplar tarafından çıkarılan 31 Mart Ayaklanması, kurmay başkanlığını Mustafa Kemal in yaptığı Hareket Ordusu

Detaylı

Kütahya Gazeteciler Cemiyeti Ziyareti:

Kütahya Gazeteciler Cemiyeti Ziyareti: Türk Ocakları Genel Merkezi Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Efendi BARUTCU, Türk Ocakları nın 100 üncü kuruluş yıldönümü kutlamaları çerçevesinde, Sönmeyen Ocak Türk Ocakları ve Türkiye nin Geleceği konulu

Detaylı

Musul Sorunu'na Lozan'da bir çözüm bulunamadı. Bu nedenle Irak sınırının belirlenmesi ileri bir tarihe bırakıldı.

Musul Sorunu'na Lozan'da bir çözüm bulunamadı. Bu nedenle Irak sınırının belirlenmesi ileri bir tarihe bırakıldı. MUSUL SORUNU VE ANKARA ANTLAŞMASI Musul, Mondros Ateşkes Anlaşması imzalanmadan önce Osmanlı Devleti'nin elinde idi. Ancak ateşkesin imzalanmasından dört gün sonra Musul İngilizler tarafından işgal edildi.

Detaylı

İÇİNDEKİLER SUNUŞ İÇİNDEKİLER... III GİRİŞ... 1 BİRİNCİ BÖLÜM BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI ÖNCESİ DÜNYADA SİYASİ DURUM 1. Üçlü İttifak... 5 2. Üçlü İtilaf...

İÇİNDEKİLER SUNUŞ İÇİNDEKİLER... III GİRİŞ... 1 BİRİNCİ BÖLÜM BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI ÖNCESİ DÜNYADA SİYASİ DURUM 1. Üçlü İttifak... 5 2. Üçlü İtilaf... İÇİNDEKİLER SUNUŞ İÇİNDEKİLER... III GİRİŞ... 1 BİRİNCİ BÖLÜM BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI ÖNCESİ DÜNYADA SİYASİ DURUM 1. Üçlü İttifak... 5 2. Üçlü İtilaf... 7 a. Fransız-Rus İttifakı (04 Ocak 1894)... 7 b. İngiliz-Fransız

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ. Doç. Dr. Rıza BAĞCI

ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ. Doç. Dr. Rıza BAĞCI ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ ÖĞRENİM DURUMU Lisans: 1976-1980 Doç. Dr. Rıza BAĞCI İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ/TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI BÖLÜMÜ Yüksek Lisans: 1984-1987 EGE ÜNİVERSİTESİ SOSYAL

Detaylı

İSLAMİYET ÖNCESİ TÜRK TARİHİ TEST

İSLAMİYET ÖNCESİ TÜRK TARİHİ TEST İSLAMİYET ÖNCESİ TÜRK TARİHİ TEST TANER ÖZDEMİR DETAY TARİHÇİ TÜRK TELEKOM NURETTİN TOPÇU SOSYAL BİLİMLER LİSESİ TARİH ÖĞRETMENİ İSLAMİYET ÖNCESİ TÜRK TARİHİ TEST 1 1) Türklerin Anadolu ya gelmeden önce

Detaylı

ÖYKÜLERİ Yayın no: 170 ADALET VE CESARET ÖYKÜLERİ

ÖYKÜLERİ Yayın no: 170 ADALET VE CESARET ÖYKÜLERİ ADALET ve CESARET ÖYKÜLERİ Yayın no: 170 ADALET VE CESARET ÖYKÜLERİ Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür İç düzen: Durmuş Yalman Kapak: Zafer Yayınları İsbn: 978 605 4965 24 3 Sertifika no: 14452 Uğurböceği

Detaylı

Asker hemen komutanı süzerek cevap vermiş; 1,78! Komutan şaşırmış;

Asker hemen komutanı süzerek cevap vermiş; 1,78! Komutan şaşırmış; Yemek Temel, Almanya'dan gelen arkadaşı Dursun'u lokantaya götürür. Garsona: - Baa bi kuru fasulye, pilav, üstüne de et! der. Dursun: - Baa da aynısından... Ama üstüne etme!.. Ölçüm Bir asker herkesin

Detaylı

Şimdi noktalama işaretlerinin neler olduğunu ayrıntılarıyla görelim. Anlamca tamamlanmış cümlelerin sonunda kullanılır.

Şimdi noktalama işaretlerinin neler olduğunu ayrıntılarıyla görelim. Anlamca tamamlanmış cümlelerin sonunda kullanılır. NOKTALAMA İŞARETLERİ Dilimizde ilk kez Tanzimat döneminde kullanılan noktalama işaretleri, yazının daha kolay anlaşılmasını sağlar. Yazının okunmasını kolaylaştırır ve anlam karışıklığına düşülmesine engel

Detaylı

Aynı kökün "kesmek", "kısaltmak" anlamı da vardır.

Aynı kökün kesmek, kısaltmak anlamı da vardır. Kıssa, bir haberi nakletme, bir olayı anlatma hikâye etmek. Bu Arapça'da kassa kelimesiyle ifade edilir. Anlatılan hikâye ve olaya da "kıssa" denilir. Buhâri, bab başlıklarında "kıssa"yı "olay" anlamında

Detaylı

Necip Fazıl ın Yaşamındaki Düşünce Labirentleri - Genç Gelişim Kişisel Gelişim

Necip Fazıl ın Yaşamındaki Düşünce Labirentleri - Genç Gelişim Kişisel Gelişim Yusuf Yeşilkaya www.yusufyesilkaya.com yusufyesilkaya@gmail.com 26 Mayıs 1904 tarihinde İstanbul Çemberlitaş ta dünyaya gelen Necip Fazıl, hem kültürlü hem de varlıklı bir ailenin çocuğudur. Dört-beş yaşında

Detaylı

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU Nereden geliyor bitmek tükenmek bilmeyen öğrenme isteğim? Kim verdi düşünce deryalarında özgürce dolaşmamı sağlayacak özgüven küreklerimi? Bazen,

Detaylı

Doğuştan Gelen Haklarımız Sadece insan olduğumuz için doğuştan kazandığımız ve tüm dünyada kabul gören yani evrensel olan haklarımız vardır.

Doğuştan Gelen Haklarımız Sadece insan olduğumuz için doğuştan kazandığımız ve tüm dünyada kabul gören yani evrensel olan haklarımız vardır. Dersin Adı Tema Adı Kazanım Konu Süre : İnsan Hakları, Yurttaşlık ve Demokrasi : İnsan Olmak : Y4.1.2. İnsanın doğuştan gelen temel ve vazgeçilmez hakları olduğunu bilir. : Doğuştan Gelen Haklarımız :

Detaylı

BURDURLU HOCA DAN YURT SÖYLENCELERÝ

BURDURLU HOCA DAN YURT SÖYLENCELERÝ BURDURLU HOCA DAN YURT SÖYLENCELERÝ Her yönüyle edip (edebiyatçý) ve öðretmen Ýbrahim Zeki Burdurlu nun ölümsüz bir yapýtý elinizi öpüyor. Burdurlu bu çalýþmasýnda, cennet Anadolu nun deðiþik yörelerinden

Detaylı

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor.

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor. OKUMA - ANLAMA: ÖĞRENCİLER HER GÜN NELER YAPIYORLAR? 1 Türkçe dersleri başladı. Öğrenciler her gün okula gidiyorlar, yeni şeyler öğreniyorlar. Öğretmenleri, Nazlı Hanım, her Salı ve her Cuma günü sınav

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ ΕΞΙ ( 6 ) ΣΕΛΙΔΕΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ ΕΞΙ ( 6 ) ΣΕΛΙΔΕΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ 2011-2012 Μάθημα: Τουρκικά Επίπεδο: 1 Διάρκεια: 2 ώρες Ημερομηνία:

Detaylı

ZONGULDAKLI GENÇ ŞAİR VE BÜLENT ECEVİT ÜNİVERSİTESİ DİN KÜLTÜRÜ ÖĞRETMNENLİĞİ BÖLÜMÜ ÖĞRENCİSİ UFUK SİLİK ŞİİR İLE HAYATIM YENİDEN ŞEKİLLENDİ

ZONGULDAKLI GENÇ ŞAİR VE BÜLENT ECEVİT ÜNİVERSİTESİ DİN KÜLTÜRÜ ÖĞRETMNENLİĞİ BÖLÜMÜ ÖĞRENCİSİ UFUK SİLİK ŞİİR İLE HAYATIM YENİDEN ŞEKİLLENDİ ZONGULDAKLI GENÇ ŞAİR VE BÜLENT ECEVİT ÜNİVERSİTESİ DİN KÜLTÜRÜ ÖĞRETMNENLİĞİ BÖLÜMÜ ÖĞRENCİSİ UFUK SİLİK ŞİİR İLE HAYATIM YENİDEN ŞEKİLLENDİ SORU- Bize kısaca kendinizi tanıtır mısınız ve hangi okulları

Detaylı

AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE

AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE Portal Adres AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE : www.gorelesol.com İçeriği : Gündem Tarih : 06.10.2014 : http://www.gorelesol.com/haber/haber_detay.asp?haberid=19336 1/3 AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE 2/3 AHMET ÖNERBAY

Detaylı

5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ

5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ 5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ HAZIRLIK SINIFI EKİM AYI ŞARKILARIMIZ OKULUMA BAŞLADIM BİR DÜNYA BIRAKIN SONBAHARIN SESLERİ SEVİMLİDİR HAYVANLAR HOŞ GELİŞLER OLA Her gün erken kalkarım Önce yüzümü

Detaylı

İÇİNDEKİLER GİRİŞ...III

İÇİNDEKİLER GİRİŞ...III İÇİNDEKİLER GİRİŞ...III Bölüm I Çocuk Edebiyatı ve Gelişimle İlgili Temel Kavramlar 15 Fiziksel (Bedensel)Gelişim 20 İlk Çocukluk Döneminde(2-6)Fiziksel Gelişim 21 6-12 Yaş Arası Fiziksel Gelişim 23 12-18

Detaylı

Azrail in Bir Adama Bakması

Azrail in Bir Adama Bakması Mevlâna (1207 1273) Güçlü bir bellek, çağrışım yeteneği, üretkenlik, olağanüstü görüş ve anlatım gücü, derin duygusallık ve hüzün, her yönüyle İslam kültürüne hâkimiyet... İşte Mevlâna deyince akla gelen

Detaylı

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER YAPTIK?

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER YAPTIK? DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER SERBEST ZAMAN YAPTIK? Çocuklara sporun önemi anlatıldı ve her sabah spor yaptırıldı. Çocuklar ilgi köşelerinde öğretmen rehberliğinde serbest oyun

Detaylı

"medya benim ayağımın altına muz kabuğunu biraz zor koyar" vari açıklamalarda bulunuyordu ki Olanlar oldu

medya benim ayağımın altına muz kabuğunu biraz zor koyar vari açıklamalarda bulunuyordu ki Olanlar oldu - Aman ormancı, yaman ormancı Bıraktın bizde derin bir acı - Dua ile bisiklet gider mi?... - Özbek Paşa'dan AKP falı... Ve - Bush'tan "beni kimse sevmiyor" sendromu RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender

Detaylı

Dr. Öz ün Yunan Kahvesi Tanıtımına Karşı İmza Kampanyası Saturday, 04 May 2013 15:23

Dr. Öz ün Yunan Kahvesi Tanıtımına Karşı İmza Kampanyası Saturday, 04 May 2013 15:23 Türk asıllı Amerikalı ünlü doktor Mehmet Öz, geçenlerde yaptığı bir televizyon programında, kültürel mirasımız Türk kahvesini Yunan kahvesi adı altında tanıtarak Türk Amerikan toplumunu hayrete düşürdü.

Detaylı

AVRUPA DA MEYDANA GELEN TEKNİK GELİŞMELER : 1)BARUTUN ATEŞLİ SİLAHLARDA KULLANILMASI: Çinliler tarafından icat edilen barut, Çinlilerden Türklere,

AVRUPA DA MEYDANA GELEN TEKNİK GELİŞMELER : 1)BARUTUN ATEŞLİ SİLAHLARDA KULLANILMASI: Çinliler tarafından icat edilen barut, Çinlilerden Türklere, COĞRAFİ KEŞİFLER 1)YENİ ÇAĞ AVRUPASI AVRUPA DA MEYDANA GELEN TEKNİK GELİŞMELER : 1)BARUTUN ATEŞLİ SİLAHLARDA KULLANILMASI: Çinliler tarafından icat edilen barut, Çinlilerden Türklere, Türklerden Müslüman

Detaylı

Bazen tam da yeni keþfettiðiniz, yeni tanýdýðýnýz zamanda yitirirsiniz güzellikleri.

Bazen tam da yeni keþfettiðiniz, yeni tanýdýðýnýz zamanda yitirirsiniz güzellikleri. C i h a n D e m i r c i Damdaki Mizahçý 90 Yaþýnda Eskimeyen Bir Usta: Haldun Taner Bazen tam da yeni keþfettiðiniz, yeni tanýdýðýnýz zamanda yitirirsiniz güzellikleri. 1986'da yitirdiðimiz Haldun Taner

Detaylı

SORU CEVAP METODUYLA TEKRAR (YÜKSELİŞ-DURAKLAMA VE AVRUPA)

SORU CEVAP METODUYLA TEKRAR (YÜKSELİŞ-DURAKLAMA VE AVRUPA) SORU CEVAP METODUYLA TEKRAR (YÜKSELİŞ-DURAKLAMA VE AVRUPA) Osmanlı devletinde ülke sorunlarının görüşülüp karara bağlandığı bugünkü bakanlar kuruluna benzeyen kurumu: divan-ı hümayun Bugünkü şehir olarak

Detaylı

Arapgirli Haşim Koç. - şiirler - Yayın Tarihi: 6.7.2006. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Arapgirli Haşim Koç. - şiirler - Yayın Tarihi: 6.7.2006. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 6.7.2006 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir. Şiirlerin

Detaylı

Vakıfların toplumsal yaşamımızdaki hizmetlerini şöyle sıralayabiliriz. 1. Dini hizmetler. 2. Sağlık hizmetleri. 3. Eğitim ve öğretim hizmetleri

Vakıfların toplumsal yaşamımızdaki hizmetlerini şöyle sıralayabiliriz. 1. Dini hizmetler. 2. Sağlık hizmetleri. 3. Eğitim ve öğretim hizmetleri Bir hizmetin sürüp gidebilmesi için, kişilerin kendi istekleriyle bağışladıkları para ve mülklere Vakıf denir. Bağışlanan mülklerin, eserlerin geleceğe sağlıklı kalabilmeleri korunmalarına bağlıdır. Geçmişin

Detaylı

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz.

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz. Bozuk Paralar KISA FİLM Yaşar AKSU İLETİŞİM: (+90) 0533 499 0480 (+90) 0536 359 0793 (+90) 0212 244 3423 SAHNE 1. OKUL GENEL DIŞ/GÜN Okulun genel görüntüsünü görürüz. Belki dışarı çıkan birkaç öğrenci

Detaylı

BİN YILLAR BOYU AZİZ İSTANBUL

BİN YILLAR BOYU AZİZ İSTANBUL BİN YILLAR BOYU AZİZ İSTANBUL Sana dün bir tepeden baktım Aziz İstanbul Görmedim gezmediğim, sevmediğim hiçbir yer Ömrüm oldukça gönül tahtıma keyfinle kurul Sade bir semtini sevmek bile bir ömre değer

Detaylı

Yeryüzünde Çocuklar. Sınıfa girmeden önce çocuk fotoğraflarını yerküre üzerinde farklı yerlere yerleştiriniz.

Yeryüzünde Çocuklar. Sınıfa girmeden önce çocuk fotoğraflarını yerküre üzerinde farklı yerlere yerleştiriniz. UYGULAMA REHBERI Yeryüzünde Çocuklar Okul Öncesi ve İlkokul 1. Sınıf Malzemeler Yerküre, çocuk fotoğrafları Zihinsel Hazırlık Sınıfa girmeden önce çocuk fotoğraflarını yerküre üzerinde farklı yerlere yerleştiriniz.

Detaylı

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA Chp Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kahramanmaraş ın Elbistan İlçesi nde siyaseti sadece insan için yaptıklarını, iktidara gelmeleri halinde terörü sonlandırıp ülkeye huzuru getireceklerini

Detaylı

ESKİ TÜRK EDEBİYATI TARİHİ- 14.YÜZYIL TEMSİLCİLERİ

ESKİ TÜRK EDEBİYATI TARİHİ- 14.YÜZYIL TEMSİLCİLERİ ESKİ TÜRK EDEBİYATI TARİHİ- 14.YÜZYIL TEMSİLCİLERİ a. 14.Yüzyıl Orta Asya Sahası Türk Edebiyatı ( Harezm Sahası ve Kıpçak Sahası ) b. 14.Yüzyılda Doğu Türkçesi ile Yazılmış Yazarı Bilinmeyen Eserler c.

Detaylı

1-MERKEZ TEŞKİLATI. A- Hükümdar B- Saray

1-MERKEZ TEŞKİLATI. A- Hükümdar B- Saray 1-MERKEZ TEŞKİLATI A- Hükümdar B- Saray MERKEZ TEŞKİLATI Önceki Türk ve Türk-İslam devletlerinden farklı olarak Osmanlı Devleti nde daha merkezi bir yönetim oluşturulmuştu.hükümet, ordu ve eyaletler doğrudan

Detaylı

3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (17 Aralık 2012 25 Ocak 2013) Sayın Velimiz, 17 Aralık 2012 25 Ocak 2013 tarihleri arasındaki temamıza ait bilgiler bu

3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (17 Aralık 2012 25 Ocak 2013) Sayın Velimiz, 17 Aralık 2012 25 Ocak 2013 tarihleri arasındaki temamıza ait bilgiler bu 3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (17 Aralık 2012 25 Ocak 2013) Sayın Velimiz, 17 Aralık 2012 25 Ocak 2013 tarihleri arasındaki temamıza ait bilgiler bu bültende yer almaktadır. Böylece temalara bağlı düzenlediğimiz

Detaylı

İSTİKLÂL MARŞI'MIZ. Her milletin bir milli marşı var fakat bizimkisi ayrı. Bizimkisi İstiklal Marşıdır, başka yazılamaz gayrı.

İSTİKLÂL MARŞI'MIZ. Her milletin bir milli marşı var fakat bizimkisi ayrı. Bizimkisi İstiklal Marşıdır, başka yazılamaz gayrı. İSTİKLÂL MARŞI'MIZ Her milletin bir milli marşı var fakat bizimkisi ayrı. Bizimkisi İstiklal Marşıdır, başka yazılamaz gayrı. Kimisi yazılmış bilmem hangi krala; lorda, barona. Küçümsemem ama, benzetirim

Detaylı

Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um. Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun. O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş. Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz

Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um. Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun. O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş. Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz ÜNİTE 4 Şimdiki Zamanın Rivayeti Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz Siz gid-iyor-muş-sunuz

Detaylı

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi.

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. ANKET SONUÇLARI Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. Bu anket, çoğunluğu Ankara Kemal Yurtbilir İşitme Engelliler Meslek Lisesi öğrencisi olmak üzere toplam 130 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya

Detaylı

T.C. İSTANBUL 13. AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI (T.M.K. 10. MADDE İLE YETKİLİ) TUTANAK

T.C. İSTANBUL 13. AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI (T.M.K. 10. MADDE İLE YETKİLİ) TUTANAK T.C. İSTANBUL 13. AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI (T.M.K. 10. MADDE İLE YETKİLİ) ESAS N0:2009/191 03.08.2012 TUTANAK 27.07.2012 tarihli oturumda saat 19.27 sıralarında Mahkeme Başkanı tarafından duruşmanın

Detaylı

timasokul.com / bilgi@timasokul.com

timasokul.com / bilgi@timasokul.com OKUMAYI SEViYORUM DiZiSi zç Yayın Yönetmeni Savaş Özdemir Hazırlayan Reşhat Yıldız Kapak Tasarım M. Aslıhan Özçelik Grafik Tasarım M. Aslıhan Özçelik Esra Bayar Resimler shutterstock.com Sevengül Sönmez

Detaylı

Yak ndo u Medyas nda Türkiye ve AB Müktesebatlar - srail örne inde

Yak ndo u Medyas nda Türkiye ve AB Müktesebatlar - srail örne inde Yak ndo u Medyas nda Türkiye ve AB Müktesebatlar - Dr. Gil Yaron Dostumun dostu, benim en iyi dostumdur - veya İsrail gözüyle Türkiye AB Geçenlerde Tel Aviv kentinin en merkezi yeri olan Rabin Meydanı

Detaylı

DESTANLAR VE MASALLAR. Muhsine Helimoğlu Yavuz HILE İLE DILE. Masal. KÜRT MASALLARI Resimleyen: Claude Leon

DESTANLAR VE MASALLAR. Muhsine Helimoğlu Yavuz HILE İLE DILE. Masal. KÜRT MASALLARI Resimleyen: Claude Leon Muhsine Helimoğlu Yavuz HILE İLE DILE KÜRT MASALLARI Resimleyen: Claude Leon DESTANLAR VE MASALLAR Masal Muhsine Helimoğlu Yavuz HILE İLE DILE KÜRT MASALLARI Resimleyen: Claude Leon Yayın Yönetmeni: Samiye

Detaylı

Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti

Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti Leyla Tavflano lu Çok sıklıkla Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan a gittiğim için olsa gerek beni bu oturuma konuşmacı koydular. Oraların koşullarını

Detaylı

Dil Gelişimi. temel dil gelişimi imi bilgileri

Dil Gelişimi. temel dil gelişimi imi bilgileri Dil Gelişimi Yaş gruplarına göre g temel dil gelişimi imi bilgileri Çocuklarda Dil ve İletişim im Doğumdan umdan itibaren çocukların çevresiyle iletişim im kurma çabaları hem sözel s hem de sözel olmayan

Detaylı

ÝÇÝNDEKÝLER. Diyalog Tamamlama...24 2. Haftanýn Testi...25

ÝÇÝNDEKÝLER. Diyalog Tamamlama...24 2. Haftanýn Testi...25 ÝÇÝNDEKÝLER A. BÝRÝNCÝ TEMA: BÝREY VE TOPLUM Küçük Cemil...11 Bilgi Hazinemiz (Hikâye Yazmaya Ýlk Adým)...14 Güzel Dilimiz (Çaðrýþtýran Kelimeler - Karþýlaþtýrma - Þekil, Sembol ve Ýþaretler - Eþ Anlamlý

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý.

Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý. Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý. Üstüne, günlerin yorgunluðu çökmüþtü. Bunu ancak oyunla atabilirdi. Caný oyundan

Detaylı

2015 KIZILAY Haftası İlköğretim 1.-4. sınıf Takdimci El Kitabı

2015 KIZILAY Haftası İlköğretim 1.-4. sınıf Takdimci El Kitabı Bu el kitabı, 2015 yılı Kızılay Haftası okul etkinlikleri için Türk Kızılayı şube, bölge ve yerel merkezlerine hazırlanmıştır. İlköğretim 1., 2., 3. ve 4. sınıf öğrencilerine yönelik hazırlanan sunumun

Detaylı

İçindekiler. 1PERESE adalet

İçindekiler. 1PERESE adalet İçindekiler Acaba Ben...2 Adaletli Biri Aranıyor...4 Sen Olsaydın Ne Gelirdi Diline?...5 Dilekçe...6 Kurumsal Adalet...7 Adalete Yardım Edenler...8 Duruşma Salonu...10 Problem Çözüyoruz...12 Logo Puanlama

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΕΘΝΙΚΗΣ ΠΑΙ ΕΙΑΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Milli Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM

Detaylı

İş ve Meslek Bakımından Ayırım Hakkında Sözleşme 44

İş ve Meslek Bakımından Ayırım Hakkında Sözleşme 44 İş ve Meslek Bakımından Ayırım Hakkında Sözleşme 44 Milletlerarası Çalışma Bürosu Yönetim Kurulu tarafından toplantıya çağırılarak 4 Haziran 1958 de Cenevre de kırk ikinci toplantısını yapan, Milletlerarası

Detaylı

İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali

İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali Aşağıda verilen isimleri örnekteki gibi tamamlayınız. Örnek: Ayakkabı--------uç : Ayakkabının ucu İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali Kalem sap Çanta renk Araba boya Masa kenar Deniz mavi Rüzgar şiddet

Detaylı

TÜRK MİTOLOJİSİ DR.SÜHEYLA SARITAŞ 1

TÜRK MİTOLOJİSİ DR.SÜHEYLA SARITAŞ 1 TÜRK MİTOLOJİSİ DR.SÜHEYLA SARITAŞ 1 Çeşitli Türk topluluklarının mitolojileriyle ilgili malzemelerin bir çoğunu bilim adamları, misyonerler, seyyahlar ya da bazı yabancı araştırmacılar tarafından derlenmiştir.

Detaylı

#1 Leading Turkish-American web portal www.turkishny.com

#1 Leading Turkish-American web portal www.turkishny.com TRUSA NY CORP. 1711 Kings Highway, 2 nd Fl, Brooklyn, NY 11229 TEL 1-718-375 7904 FAX 1-718-375 7906 Amerika dan yaptığı yayınlar ile başta Amerika olmak üzere tüm dünyaya ulaşan Turkishny.com, Türk- Amerikan

Detaylı

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ VAKFI ADIGÜZEL ANAOKULU GÖKYÜZÜ SINIFI KASIM AYI KAVRAM VE ŞARKILAR

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ VAKFI ADIGÜZEL ANAOKULU GÖKYÜZÜ SINIFI KASIM AYI KAVRAM VE ŞARKILAR RENKLER Ben bir küçük ressamım Pembe sarı boyarım Yeşil yeşil ormanlar Mavi mavi denizler Turuncudur portakal Gökte sarı güneş var Fırça kalem ve kağıt Olmazsa resim olmaz Reklerle oynamaktan Hiç bir çocuk

Detaylı

100. Yılında Çanakkale ye Develi den güzel bir ziyaret gerçekleştirildi. Fethinin 562. Yılı olması münasebetiyle gezinin ilk yarısı İstanbul a

100. Yılında Çanakkale ye Develi den güzel bir ziyaret gerçekleştirildi. Fethinin 562. Yılı olması münasebetiyle gezinin ilk yarısı İstanbul a 100. Yılında Çanakkale ye Develi den güzel bir ziyaret gerçekleştirildi. Fethinin 562. Yılı olması münasebetiyle gezinin ilk yarısı İstanbul a ayrıldı. İki önemli tarih, iki önemli şehir bu gezide buluştu.

Detaylı

Ali Rıza Malkoç. - şiirler - Yayın Tarihi: 6.8.2005. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Ali Rıza Malkoç. - şiirler - Yayın Tarihi: 6.8.2005. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 6.8.2005 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir. Şiirlerin

Detaylı

SÜMBÜL DAĞI NIN KARLARI

SÜMBÜL DAĞI NIN KARLARI Cahit Kayra SÜMBÜL DAĞI NIN KARLARI 1946 YILINDA BİR HAKKÂRİ SEYAHATİ İstanbul, Mayıs 2014 Tarihçi Kitabevi Yayınları 58 Genel Yayın Yönetmeni Necip Azakoğlu Editör Emre Tomruk Kapak ve sayfa tasarımı

Detaylı

T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük ATATÜRK Ü ETKİLEYEN OLAYLAR VE FİKİRLER

T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük ATATÜRK Ü ETKİLEYEN OLAYLAR VE FİKİRLER 1 1789 da gerçekleşen Fransız İhtilali ile hürriyet, eşitlik, adalet, milliyetçilik gibi akımlar yayılmış ve tüm dünyayı etkilemiştir. İmparatorluklar yıkılmış, meşruti yönetimler kurulmaya başlamıştır.

Detaylı

RUMELİ DEN GELEN SON MÜBADİL KAFİLESİ

RUMELİ DEN GELEN SON MÜBADİL KAFİLESİ RUMELİ DEN GELEN SON MÜBADİL KAFİLESİ BAKİ SARISAKAL RUMELİ DEN GELEN SON MÜBADİL KAFİLESİ Türk tarihinin, matemli bir sahnesi daha kapandı. Karasudan, Teselya Ovasına, Alasonya Geçitlerinden, Kayalar

Detaylı

Yayın no: 133 ÇANAKKALE SAVAŞI. Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür Yayınevi editörü: Özkan Öze Dizi editörü: Prof. Dr. Salim Aydüz

Yayın no: 133 ÇANAKKALE SAVAŞI. Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür Yayınevi editörü: Özkan Öze Dizi editörü: Prof. Dr. Salim Aydüz Zehra Aydüz, 1971 de Balıkesir de doğdu. 1992 yılında İstanbul Üniversitesi Tarih Bölümü nü bitirdi. Özel kurumlarda Tarih öğretmenliği yaptı. Evli ve üç çocuk annesi olan yazarın çeşitli dergilerde yazıları

Detaylı

Aile Bülteni. ANKA Çocuk Destek Programı nın Tanıtımı Yapıldı. aile.gov.tr

Aile Bülteni. ANKA Çocuk Destek Programı nın Tanıtımı Yapıldı. aile.gov.tr Aylık Süreli Elektronik Yayın ANKA Çocuk Destek Programı nın Tanıtımı Yapıldı Bakan İslam, 2015 yılı sonuna kadar, yurt ve yuvalarda şu anda kalmakta olan bin civarında çocuğumuzun da çocuk evlerine geçişini

Detaylı

12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-BİROL BAŞARAN

12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-BİROL BAŞARAN 12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-İROL AŞARAN : Efendim : İyiyim sağol sen nasılsın : Çalışıyorum işte yaramaz birşey yok : Kim yazmış bunu : Kim yazmış bunu Milliyet te : Yani sen sen birşey yollamış mıydın

Detaylı

AHIRIN İÇİNDEKİ SARAY 300 Ispartalı filmini hatırladınız mı?

AHIRIN İÇİNDEKİ SARAY 300 Ispartalı filmini hatırladınız mı? AHIRIN İÇİNDEKİ SARAY 300 Ispartalı filmini hatırladınız mı? Ve orada kötü kalpli olarak gösterilen Pers İmparatoru Darius u Diğer ismiyle Dara yı Tarih 300 lü yılları gösteriyor. Ama İsa henüz doğmamış.

Detaylı

Soðaným da kar gibi Elma gibi, nar gibi Kim demiþ acý diye, Cücüðü var bal gibi

Soðaným da kar gibi Elma gibi, nar gibi Kim demiþ acý diye, Cücüðü var bal gibi BÝRÝNCÝ BÖLÜM 1 Dünya döndü Son ders zili çalýnca tüm öðrenciler sevinç çýðlýklarý atarak okulu terk etti. Ýkili öðretim yapýlýyordu. Sabahçýlar okulu boþaltýrken, öðleci grup okula girmeye hazýrlanýrdý.

Detaylı

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı

Niye Bilge Kağan?, Bilge Bir İsim midir?

Niye Bilge Kağan?, Bilge Bir İsim midir? "Bilge" sözü Bilge Kağan'ın öz adı değil; yalnızca unvanı idi. Eski Türk devlet anlayışına göre iyi bir kağanın başlıca iki özelliği olmalıydı. Her şeyden önce "bilge" yani bilgili olması gerekti. Niye

Detaylı

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz.

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz. Söylenen her söz, içinden çıktığı kalbin kılığını üzerinde taşır. Ataullah İskenderî Söz ilaç gibidir. Gereği kadar sarf edilirse fayda veriri; gerektiğinden fazlası ise zarara neden olur. Amr bin As Sadece

Detaylı

Paragraftaki açıklamaya uygun düşen atasözü aşağıdakilerden hangisidir?

Paragraftaki açıklamaya uygun düşen atasözü aşağıdakilerden hangisidir? 1) İnsanlar, dağlar gibi yerlerinden kımıldamayan cansızlar değildir. Arkadaşlar, tanışlar birbirlerinden ne kadar uzakta olursa olsun ve buluşmaları ne kadar güç olursa olsun, günün birinde bir araya

Detaylı

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,

Detaylı

3647 SAYILI ve 2008 (3647/2008) TARİHLİ YUNANİSTAN VAKIFLAR YASASI VE UYGULAMALARI

3647 SAYILI ve 2008 (3647/2008) TARİHLİ YUNANİSTAN VAKIFLAR YASASI VE UYGULAMALARI Yrd. Doç. Dr. Turgay CİN* 3647 SAYILI ve 2008 (3647/2008) TARİHLİ YUNANİSTAN VAKIFLAR YASASI VE UYGULAMALARI Ortodoks Hıristiyanlık hukukunda vakıf var mı, yok mu, bir sorgulayın. Birinci sorum bu Hıristiyan

Detaylı

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç katıyordu. Bulutlar gülümsüyor ve günaydın diyordu. Melek

Detaylı

MEHMET AKİF ERSOY UN EDEBÎ KİŞİLİĞİ 1

MEHMET AKİF ERSOY UN EDEBÎ KİŞİLİĞİ 1 MEHMET AKİF ERSOY UN EDEBÎ KİŞİLİĞİ 1 Türk edebiyatında Mehmet Akif kadar hayatı, edebiyat anlayışı ile şiirleri arasında büyük bir uygunluk bulunan pek az şair vardır. 2 Akif II. Meşrutiyet in ilan edildiği

Detaylı

Biz Fakir Okuluz Bizim Velimiz Bize Destek Olmuyor Bizim Velimizi Sen Bilmezsin Biz Bağış Alamıyoruz Cümlelerini kurarken bir daha düşüneceksiniz.

Biz Fakir Okuluz Bizim Velimiz Bize Destek Olmuyor Bizim Velimizi Sen Bilmezsin Biz Bağış Alamıyoruz Cümlelerini kurarken bir daha düşüneceksiniz. Aşağıda Emek vererek Yazmış olduğumuz yazı ve bilgileri 5 dakika ayırıp okur inceler ve bizden ücretsiz bir örnek kayıt dosyası talep ederseniz. Biz Fakir Okuluz Bizim Velimiz Bize Destek Olmuyor Bizim

Detaylı

Svl.Me.Alev KESKİN-Svl.Me.Betül SAYIN*

Svl.Me.Alev KESKİN-Svl.Me.Betül SAYIN* Svl.Me.Alev KESKİN-Svl.Me.Betül SAYIN* * Gnkur.ATASE D.Bşk.lığı Türk kültüründe bayrak, tarih boyunca hükümdarlığın ve hâkimiyetin sembolü olarak kabul edilmiştir. Bayrak dikmek bir yeri mülkiyet sahasına

Detaylı

ŞİİR, HİKÂYE, MAKALE. Ekim 2013 Sayı 1. Yazar; HARUN ŞEN

ŞİİR, HİKÂYE, MAKALE. Ekim 2013 Sayı 1. Yazar; HARUN ŞEN ŞİİR, HİKÂYE, MAKALE Ekim 2013 Sayı 1 Yazar; HARUN ŞEN 1 İçindekiler KALDIRIMLAR 1... 3 DİYET... 4 ÇOCUKLARINIZA ZAMAN AYIRIN... 5 2 KALDIRIMLAR I Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında; Yürüyorum, arkama

Detaylı

DUA ETTİĞİNİZDE. J. Robert Ashcroft. ICI Elemanlarıyla İşbirliği İçinde Hazırlanmıştır Resimler: David Cahill Çeviren: Hande Taylan ICI

DUA ETTİĞİNİZDE. J. Robert Ashcroft. ICI Elemanlarıyla İşbirliği İçinde Hazırlanmıştır Resimler: David Cahill Çeviren: Hande Taylan ICI DUA ETTİĞİNİZDE J. Robert Ashcroft ICI Elemanlarıyla İşbirliği İçinde Hazırlanmıştır Resimler: David Cahill Çeviren: Hande Taylan ICI Yeni Yaşam Yayınları İsteme Adresi: ICI P.K.: 33 Bakırköy İstanbul

Detaylı

Menümüzü incelediniz mi?

Menümüzü incelediniz mi? by elemeği Menümüzü incelediniz mi? Yılmaz Usta nın hikayesini duydunuz mu? Niçin Nevale? Yılmaz Usta nın hikayesi Bir insan pasta ustası olmaya nasıl karar verir? Yani 1972 yılında Kastamonu da doğduğunuzu

Detaylı

MehMet Kaan Çalen, 07.04.1981 tarihinde Edirne nin Keşan ilçesinde doğdu. İlk ve orta öğrenimini Keşan da tamamladı. 2004 yılında Trakya

MehMet Kaan Çalen, 07.04.1981 tarihinde Edirne nin Keşan ilçesinde doğdu. İlk ve orta öğrenimini Keşan da tamamladı. 2004 yılında Trakya ÖTÜKEN MehMet Kaan Çalen, 07.04.1981 tarihinde Edirne nin Keşan ilçesinde doğdu. İlk ve orta öğrenimini Keşan da tamamladı. 2004 yılında Trakya Üniversitesi, Tarih Bölümü nden mezun oldu. 2008 yılında

Detaylı

Türkçe. Cümlede Anlam 19.02.2015. Cümlenin Yorumu. Metinde Kazandıkları Anlamlara Göre Cümleler

Türkçe. Cümlede Anlam 19.02.2015. Cümlenin Yorumu. Metinde Kazandıkları Anlamlara Göre Cümleler Metinde Kazandıkları Anlamlara Göre Cümleler 16-20 MART 3. HAFTA Cümledeki sözcük sayısı, anlatmak istediğimiz duygu ya da düşünceye göre değişir. Cümledeki sözcük sayısı arttıkça, anlatılmak istenen daha

Detaylı