Göçün 50.Yılında Almanya daki Türkler

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Göçün 50.Yılında Almanya daki Türkler"

Transkript

1 Göçün 50.Yılında Almanya daki Türkler

2 gündem Göçün 50. Yılında Almanya daki Türkler Dr. M. Fevzi Hamurcu Yurt Dışı Türkler Daire Başkanı Yarım asır önce Türkiye den Avrupa ya doğru başlayan göçün başlıca sebebi ekonomikti. İlk yıllarda ev sahibi ülkeler, gerekli işgücü açığını kapattıklarında misafir işçileri ülkelerine geri yollamayı düşünüyorlardı. Gidenlerin de niyeti birkaç sene sonra memlekete dönmekti. Ancak memleketteki hesap Avrupa daki hesaba uymamıştı. 1-2 Kasım 2011 tarihlerinde Almanya nın başkenti Berlin de bir sempozyum gerçekleştirildi. Yeni kurulan T.C. Başbakanlık Yurt dışı ve Akraba Topluluklar Başkanlığı tarafından organize edilen sempozyuma yurt içinden ve yurt dışından çok sayıda bürokrat, akademisyen, bilim insanı, sivil toplum kurumlarının temsilcileri ve vatandaşlar ile Türk ve Alman parlamenterler ve siyasetçiler katıldı. Yazımızda çok geniş katılımlı bu sempozyumun kısa bir özetini sunmaya çalışacağım. Sempozyum 1 Kasım 2011 Salı günü saat da yarım asırlık göç hikâyesinin başladığı günlerin hatırlandığı kısa bir film gösterisi ile başladı ve ardından açılış konuşmalarına geçildi. Berlin Büyükelçisi Ahmet Acet ve Yurt Dışı ve Akraba Topluluklar Başkanı Kemal Yurtnaç ın açılış konuşmalarının ardından Almanya Federal Cumhuriyeti Göç, Mülteciler ve Uyumdan Sorumlu Aralık

3 Devlet Bakanı Prof. Dr. Maria Böhmer konuklara hitap etti. Başbakan Yardımcımız Bekir Bozdağ ın konuşmalarının ardından Fotoğraflarla Türk Göçü Sergisi gezildi. Sempozyumun birinci günündeki oturumlarda sırasıyla aşağıdaki konular ayrıntılı bir şekilde ele alındı ve tartışıldı: Entegrasyonu Yeniden Entegre Etmek: Kavramlar, Teoriler, Paradigmalar Göçmenlikten Yurttaşlığa Geçiş Göçmenin Yanındaki Aktör: Sivil Toplum Kuruluşları Çok Kültürlülük Üzerine Yeniden Düşünmek Ortak Alanı İnşa Etmenin Anahtarı: Siyasal Katılım Bu oturumların ardından Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan, sempozyum için gelen katılımcılara ve bini aşkın Türk ve Alman davetlilere bir yemek verdi. 2 Kasım Çarşamba günü yapılan oturumlarda ise aşağıdaki konular ele alınıp tartışıldı: Siyaset ve Göç Almanya da İslam Tartışmaları: Alman İslam Konferansı ve İslamofobi Haklar ve Eşit Katılım Sosyal Sorunlar ve Nedenleri Dinî Çoğulculuk ve Bir Arada Yaşama Eğitim Sisteminde Fırsat Eşitliği ve Çok Kültürlülük Medyada Göç ve Göçmen Algısı İş Hayatında Yeni Yönelimler Alman Bakan Maria Böhmer, sempozyumun kapanış akşamında katılımcılara bir resepsiyon verdi. İki gün süren etkinlikte ele alınan ve tartışılan konular ve dile getirilen görüşler çerçevesinde göçün başladığı ilk günlerden günümüze kadar geçirdiği süreçten söz etmek istiyorum. Göçün Başlangıcı Batı Avrupa ülkeleri II. Dünya Savaşı ndan sonra sanayide büyük bir ilerleme kaydetmiş ve bunun neticesinde oluşan işgücü açığını kapatmak için misafir işçilere ihtiyaç duymuşlardı. Bu çerçevede 1961 yılında Türkiye ile Almanya arasında bir işgücü anlaşması imzalandı. Bu anlaşmayla her iki ülke arasında ve ikili ilişkilerde yeni bir sayfa açılmış oldu yılında bu anlaşmanın üzerinden tam 50 yıl geçmiş oldu. Türkiye, Almanya nın ardından 1964 yılında Avusturya, Belçika ve Hollanda ile ve 1965 yılında Fransa de işgücü anlaşmaları imzalamıştı. Yarım asır önce Türkiye den Avrupa ya doğru başlayan göçün başlıca sebebi ekonomikti. İlk yıllarda ev sahibi ülkeler, gerekli işgücü açığını 6 Aralık

4 Köln Camii kapattıklarında misafir işçileri ülkelerine geri yollamayı düşünüyorlardı. Gidenlerin de niyeti birkaç sene sonra memlekete dönmekti. Ancak memleketteki hesap Avrupa daki hesaba uymamıştı.1970 li yılların başında Türk göçmenler Batı Avrupa ülkelerinde misafir olmaktan çıkıp kalıcı olmaya başladılar yılındaki petrol krizinin yol açtığı ekonomik durgunluk döneminde Avrupa ülkeleri, işgücü göçünü durdurup mevcutları da kendi ülkelerine geri göndermeyi veya ev sahibi topluma entegre etmek için aileleriyle birleştirmeyi kararlaştırdılar ki bu durum, Türkiye den giden vatandaşlarımızın Avrupa da kalıcı olmalarının önemli sebeplerinden birisi oldu. Misafirlikten Kalıcı Olmaya Geçiş 50 yıllık göç tarihinin ilk yıllarında büyük bölümü erkeklerden oluşan, neredeyse tamamı işçi olan Türk toplumu, aradan geçen sürede ciddi bir yapısal değişiklik geçirmiştir. Aile birleşimleri sayesinde kadın ve çocukların sayısı artmış, farklı alanlarda meslek sahibi olmuşlar, ev sahibi ülkelerin sosyal, kültürel, ekonomik ve siyasal hayatına girerek daha görünür olmaya başlamışlardır. Bugün Almanya da yaşayan yaklaşık 3 milyon Türk nüfusu, bazı Avrupa Birliği ülkelerin nüfusundan çok daha fazladır ve bu nüfusun yaklaşık 1 milyonu Alman vatandaşıdır. Hollanda da yaşayan 400 bin Türk ün 300 bine yakını Hollanda vatandaşı, Fransa daki 400 bin ve Avusturya daki 250 bin Türk ün yarısı o ülkelerin vatandaşıdır. Avrupa da bugün 140 bin civarında olan Türk işletmeleri yaklaşık 650 bin kişiye istihdam sağlamakta ve bu işletmelerin yıllık toplam cirosu 50 milyar Avro yu aşmaktadır. Son istatistiklere göre, Batı Avrupa daki Türklerin tüketim harcamaları 22,7 milyar Avro dur. Yerleşik Hayata Geçmenin Sancıları Göç edilen yere uyum sağlama, göçmenlerin karşılaştığı sorunların başında gelmektedir. Farklı sosyo-kültürel hayata alışmak ve uyum sağlamak gerçekten de zordur. Avrupa ya göç eden vatandaşlarımız sebebiyle ev sahibi ülkelerin sosyal ve demografik yapısındaki heterojenlik artmış, çok kültürlü bir toplumsal yapı oluşmaya başlamış ancak onlar da bu değişimin getirdiği sorunlardan ve sıkıntılardan fazlaca nasiplerini almışlardır. Kültürel dokunun ve sosyal hayatın unsurlarının bir bütünlük içinde birbirine bağlanması uzun bir süreçtir ve hem ev sahibi toplumun hem de misafir kültürün bilinçli çabalarına ihtiyaç duyar. Bunlardan birinin eksikliği veya isteksizliği, süreci gecik- Aralık

5 Duisburg Pollman Camii tireceği gibi imkânsız hâle de getirebilir. Aslında sosyo-kültürel alanda bütünleşmenin sağlanması ve uyumun gerçekleştirilmesi, hem o ülkeye zenginlik getirir hem de uluslararası barışa ve hoşgörüye hatırı sayılır bir katkı sağlayabilir. Uyum ya da diğer bir ifadeyle entegrasyon, aslında sadece göçmenleri ilgilendiren bir husus olmayıp aksine ev sahibi toplumu da en az göçmenler kadar ilgilendiren bir gerçekliktir. Ev sahibi toplumun/kültürün, tüm kurum ve kuruluşlarıyla göçmenleri bu sürece katması, sabır ve hoşgörü göstermesi, dışlamayan ve ötekileştirmeyen bir dil kullanması ve empati kurması beklenir. Yani kısacası onlara dayatarak değil, onlarla birlikte bu süreci yürütmesi ve yönetmesi beklenir. Almanya başta olmak üzere Batı Avrupa ülkelerinde Avrupalı Türklerin çok çeşitli sorunlar yaşamasında bu hususların göz ardı edilmesinin payı büyük olmuştur. Gelinen bu noktada uyum/entegrasyon(!) çabaları çoğu zaman uyumsuzlukları ve sıkıntıları getirmişse, ev sahibi kültürün kendisini yeniden değerlendirmesi yararlı olacaktır. Objektif bir özeleştiri yaptıklarında belki de, yıllardır entegrasyon yapmaya çalışırken göçmen toplumu asimile ederek kimliksizleştirmeye ve kişiliksizleştirmeye çalıştıklarını bir nebze anlayabilecektir. Ve bunu başardıklarında Avrupalı Türkleri yutulması ve sindirilmesi gereken sorunlu bir kitle olarak görmek yerine, onların potansiyellerine ve ürettiği değerlere saygı ve takdirle bakabilecek ve onları kendi toplumuna zenginlik katan unsurlar olarak görebilecektir. Bu sürecin başarıyla gerçekleşebilmesi için ev sahibi ülkelere görev düştüğü gibi misafirlere de karşılıklı görevler düştüğü göz ardı edilmemelidir. Avrupalı Türkler Nasıl Bir Avrupa da Avrupalı Türklerin, uyum ya da uyumsuzluk sorunlarından başka sıkıntıları da bulunmaktadır. Yabancı düşmanlığının, dışlanmanın ve ötekileştirilmenin de etkisiyle işsizlik öncelikli bir sorundur yılında Almanya da yapılan bir araştırmada en büyük sorun olarak Türklerin %32 si işsizliği göstermiştir. %13.8 oranıyla dil sorunu ikinci sırayı almaktadır. Bu sorun yetişkinlerin iş bulmalarından çocukların eğitimine, vatandaşlarımızın içinde yaşadıkları topluma uyumundan Türkiye ile ilişkilerine pek çok alanda karşımıza çıkan önemli bir sorundur. Bu sorun yaşanılan ülkenin dilini öğrenmekte olduğu kadar, üçüncü ve dördüncü neslin Türkçeyi öğrenme ve yetkin kullanma konusunda problem olmaya devam etmektedir. Gittikçe küçülen küresel köyde 8 Aralık

6 Duisburg Marxloh Camii Türk çocuklarının ve gençlerinin başarılı olabilmeleri, her iki dilde de yetkin olmalarına bağlıdır. Bu yetkinlik, aynı zamanda eğitimde fırsat eşitliğine ulaşabilmenin şartlarından biridir. Anılan araştırmaya göre, önemli sorunların sıralamasında %10 ile Almanların ön yargıları üçüncü sırada, %8 ile yabancı düşmanlığı dördüncü sırada gelmektedir. 11 Eylül saldırıları, tüm dünyada olduğu gibi Avrupa da da Müslümanlara bakışı daha da kötüleştirmiş, İslamofobi giderek derinleşmiştir. Büyük oranda Müslüman ülkelerden göç alan Almanya, Fransa, Hollanda ve Avusturya, İslam a karşı önyargıların giderek arttığı ülkeler olarak temayüz etmektedir. Medyanın ve bazı politikacıların sorumsuzca söylem ve eylemleri ve yanlış uyum politikaları bu olumsuzlukları daha da artırmaktadır. Bu duruma bir de Türkler hakkındaki yanlış ve eksik bilgiler eklendiğinde Avrupalı Türklerin hayatı oldukça zorlaşmaktadır. Avrupa da giderek ötekileştirilen Müslümanlar ve Türklerin maruz kaldıkları ayrımcılığın örnekleri Avrupa Irkçılık ve Yabancı Düşmanlığını İzleme Merkezi (EUMC) raporunda bariz şekilde görülebilir. Diğer sorunların oranı ise sırasıyla; aile parçalanması %6.8, çifte vatandaşlık %5.2, sosyal güvenlik sorunları %4.6, örgütlenme ve dayanışma eksikliği %3.4 tür. Yarım asır önce misafir olarak gittikleri ülkelerde artık ev sahibi konumuna geçen ve kalıcı olmaya başlayan Avrupalı Türkler, yarım asırlık geçmişte sayısız sorunları çözdükleri gibi bugünkü sıkıntıları aşabileceklerdir. Sempozyumun gösterdiği önemli noktalardan birisi de budur. Daha bilinçlenmiş, daha organize olmuş ve daha teşkilatlanmış bir Türk toplumu var artık Avrupa da. Sorunları elbette var ve hayat devam ettikçe hep olacaktır da. Birinci nesil göçmen deniyordu ancak sonraki nesiller için daha çok göçmen kökenli Avrupalı Türkler deniyor. Onların, bize ait ve bizden bir parça oldukları kadar; doğup büyüdükleri, eğitim gördükleri, çalıştıkları, seçme ve seçilme haklarını kullandıkları o ülkelere ve toplumlara ait oldukları da unutulmamalıdır. İki gün süren sempozyumda geleceğe dair umutların biraz daha güçlendiği görülmüştür. Berlin Şehitlik Camii Aralık

7 gündem 50 Yılda Yaşadığımız Bazı Değişimler Dr. Yaşar Seracattin Baytar Frankfurt Din Hizmetleri Ataşesi 50 yılda Almanlar, Almanya yı ikinci vatan edinen Türklerin kültürünü ve Müslüman Türkü daha yakından tanıma imkânını buldular. Müslüman Türk milletinin kimliğine damgasını vuran ahlak, vefa, sadakat, dostluk, dürüstlük, çalışkanlık ve temizlik gibi değerlerin tanınması, İslam ve Müslüman algısındaki olumsuz ön yargıların kırılmasına önemli katkılar sağladı. Türk halkının, 3 Kasım 1961 de işgücü göçüyle başlayan Almanya serüveni -dile kolay- 50. yılına ulaşmış bulunmaktadır. 50 yıl; yarım asır uzun bir süredir. Uzun olduğu için de, birçok şeyi değiştirmiştir. Değişimin kendini gösterdiği alanların başında insanların fizikleri, bedenleri, bizzat kendi varlıkları gelmektedir. Şöyle ki; 60 lı, 70 li yıllarda yaşlarında, ömürlerinin baharında, Almanya ya göç etmiş 1. kuşak neslin bir çoğu, şu anda ya vefat etmiş, ya da yaşlarına merdiven dayamış durumdadırlar. 50 yıl, düşünce dünyasında da bazı değişikliklerin olmasını sağlayacak kadar uzun bir süre olmuştur. Nitekim düğün parasını biriktirip dönmeyi düşünen Ahmet Amca nın, bir traktör ve bir tarla parası denkleştirip köyüne dönmeyi düşünen Mehmet Amca nın, bir ev alabilmek ya da bir iş kurabilmek için birikim yapmak üzere gurbet yollarına düşmüş Hasan Dayı nın torunları, 10 Aralık

8 bu gün artık Almanya yı gurbet olarak görmemekte, dahası burada eğitim, iş, siyaset ve sanat dünyasında söz sahibi olabilmenin planlarını yapmaktadırlar. 50 yılda Almanya da dinîkurumsal anlamda da bazı güzel değişikliklerin meydana geldiğini gözlemlemek mümkündür. Başlangıçta cuma-bayram namazlarını eda etmek üzere kiralanan kilise salonlarının, fabrika avlularının yerlerini, bugün mülkiyeti alınmış, içlerinde eğitimli din görevlilerinin bulunduğu camiler almıştır. Bunlardan sadece DİTİB e bağlı olanların sayısı, yaklaşık olarak 900 ü bulmakta Ingolstadt Kocatepe Camii Başlangıçta cuma-bayram namazlarını eda etmek üzere kiralanan kilise salonlarının, fabrika avlularının yerlerini, bugün mülkiyeti alınmış, içlerinde eğitimli din görevlilerinin bulunduğu camiler almıştır. ve toplamda sayıları 2000 e ulaşmaktadır. Bu 50 yıl, sadece göçmen Türklere has değişikliklerin yaşandığı bir yarım asır olmakla kalmamış, aynı zamanda ev sahibi kimliğini taşıyan Almanlarda da bir takım mantalite değişikliğine yol açmıştır. Bu yarım asırlık süre, İslam ın, resmî ve en üst düzey devlet temsilcilerince Almanya coğrafyasının bir gerçeği olarak kabul edilmesinin de bir süreci olmuştur. Geçen 50 yılda Almanlar, Almanya yı ikinci vatan edinen Türklerin kültürünü daha yakından tanıma imkânını buldular. Milletimizin kimliğine damgasını vuran ahlak, vefa, sadakat, dostluk, dürüstlük, çalışkanlık ve temizlik gibi değerlerin tanınması, İslam ve Müslüman algısındaki olumsuz ön yargıların kırılmasına önemli katkılar sağladı. Kısaca 50 yıl çok şeyi değiştirdi. Bu kaçınılmaz değişim sürecinde başta millî ve manevî değerlerimize bağlılığımız, aile yapımız, dilimiz, birlik ve beraberlik anlayışımız, değişmemesi gerekenler olarak bilinmelidir. DİTİB Göttingen Camii Aralık

9 gündem Hollanda da Cami Dernekleri ve Kadınlar Dr. Zekiye Demir Hollanda ya, Avrupa Birliği Eğitim Programı kapsamında, bir haftalık Yetişkin ve Meslek Eğitimi konulu çalışma ziyaretine katılmak üzere gittim. Hollanda; özgürlüklerin sınırlarının olabildiğince sınırsız olduğu bir ülke. Türkiye den birçok Batı Avrupa ülkesine olduğu gibi, Hollanda ya da çalışmak amacı ile göç 1960 lı yıllarda başladı. Başlangıçta, misafirlik gibi gidip bir süre kaldıktan sonra dönüleceği düşünülmüştü. Ancak yıllar geçtikçe misafir olarak gidilen ülkelerde yerleşilip kalındı. Bugün Almanya dan sonra Avrupa da Türk nüfusun en yoğun olduğu yer Hollanda dır. Hollanda ya, Avrupa Birliği Eğitim Programı kapsamında, bir haftalık Yetişkin ve Meslek Eğitimi konulu çalışma ziyaretine katılmak üzere gittim. Hollanda; özgürlüklerin sınırlarının olabildiğince sınırsız olduğu bir ülke. Çalışma ziyareti gün boyu yoğun geçti. Bazı geceler de tartışmak için toplanıldı. Toplantıdan arta kalan zamanları ve hafta sonunu Hollanda Diyanet Vakfı nı, yetkililerini, görevlilerini, vakfa ait cami dernekleriyle irtibatlı kadınları ve genç kızları ziyaret ederek geçirdim. Türkiye dekinin aksine, bazı Avrupa ülkelerinde olduğu gibi Hollanda da cami dernekleri sadece namaz kılınan ibadethanedeğil; aynı zamanda birçok özel-resmî programların düzenlendiği toplantı salonunu, marketi, kahvehanesi, bilardo gibi oyun salonları, Kur an, din dersleri, biçki dikiş, bilgisayar vs. gibi kursların verildiği derslikleri, çocuklara okul derslerinde yardımcı olunan etüt salonları, hatta kuaförü, berberi ve güzellik salonunuyla bir kültür merkezidir. 12 Aralık

10 Şimdiki nesil şanslı diyor, birinci kuşak Hollanda da yaşayan Türkler. Birinci kuşak, bırakın cuma namazı kılacak mekâna sahip olmayı, senede iki defa olan bayram namazı kılacak yere dahi sahip değillermiş. Önceleri, gece kulüplerini, kiliseleri kiralayıp, akşamdan temizleyip sabah bayram namazı kılarlarmış. Sonraları bakmışlar Türkiye ye dönüş kısa vadede görünmüyor, tekstil fabrikası, kilise, sinagog, okul, yeter ki dört duvarı olsun, geri kalanı onlar halletmişler. Sonuçta bugünkü camiler ortaya çıkmıştır; Zaandam Sultan Ahmet, Kocatepe, Gültepe, Anadolu, Muradiye, Mevlana, Laleli, Fatih, Yunus Emre, Ulu cami Şu an Diyanet le işbirliği içerisinde hizmet yürüten 141 cami derneği var Hollanda da. Bir hafta içinde yirmiye yakın cami derneği ile ilgili kadınlar kolu başkanı veya sorumlusuyla görüştüm. Bir kısmı cami derneğine bağlı kadınlar kolu kurmuşlar, bir kısmı bağımsız kadın dernekleri. Bir kısmı da ayrı bir kadın kolu faaliyeti yerine cami derneği yönetiminde yer alarak faaliyetlerde bulunmayı tercih etmişler. Cami dernekleri ile ilişkili kadınlar örgütlenmeleri arasında faaliyet, sorunlara bakış ve yapı farklılıkları bulunabilmekte, ama hepsinin amacı ortak; Hollanda daki Türk kadınları için bir şeyler yapabilmek, genç neslin millî ve manevî değerlerden uzaklaşıp, eriyip gitmesini önlemek. Bu kaygılar, beyaz yaşmaklı teyzeleri, ablaları aktif olarak kadın derneklerinde rol almaya itmiş. Türkiye de kadın derneklerinde pek görmeye alışık olmadığımız kadınlar... Yine bu kaygılar genç kızları da kadın derneklerine çekebilmek için yöntem aramaya itmiş. Bunun sonucu bazı derneklerin başına yirmili yaşlardaki gençler getirilmiş, bazıları da yönetime genç kızları dâhil etmiş. Cami dernekleri ile ilişkili kadınların neler yaptıkları merak edilebilir, işte bazıları: Kutlu Doğum Haftası, kandiller, anneler günü, kadınlar günü, Çanakkale Zaferi gibi önemli gün ve geceler için programlar hazırlamak, Hollanda eğitim sisteminde başarılı olmak, hukukî sorunları ve çözüm yolları gibi konferanslar düzenlemek. Ayrıca; sertifika ve başarı belgesi, 23 Nisan eğlencesi, çocuklar için eğitim faaliyetleri; resmî dil olan Felemenkçe öğrenimi, okul dersleri ile ilgili eğitimler, ev ödevi kursları, kısaca dershane faaliyetleri, spor faaliyetleri, dikişelişi-yemek kursları, folklor çalışmaları, tefsir çalışmaları yapmak. Hollanda toplumuna sıcak mesajlar adına paskalya yemeği verenler de var. Yukarıda sayılan etkinliklerin bir kısmı cami dışı kuruluşlar tarafından da yapılıyor olabilir. Ancak kadınlar en çok cami derneklerine rahat ve güven içinde gidiyorlar. Tabi eşler, babalar da bu rahat ve güveni hissediyorlar. Cami dernekleri ile ilişkili kadın örgütlenmeleri arasında faaliyet, sorunlara bakış ve yapı farklılıkları bulunabildiğini söylemiştim. Buna birkaç örnek vereyim: Zaandam Sultan Ahmet Camii Kadınlar cami derneğine bağlı olarak örgütlenmişler. Kadınlar kolu Aralık

11 başkanı yirmi yaşlarında bir genç hanım. Yeni gelmiş göreve, ne yapmak istediklerini sıralıyor: Kadın kolları deyince pasta börek akla geliyor. Biz eğitim üzerinde odaklanmak istiyoruz. Genç kızlarımıza hobi kazandırmak istiyoruz. Hobilerle burada (cami derneğinde) hizmet edebilmelerini istiyoruz. Eğitim konusunda yardıma ihtiyacımız var. Bize kim olduğumuzu, tarihimizi anlatacak kişiler lazım. Çocuklara güven vermek istiyoruz. Kendileri ile gurur duysunlar, Türkler olarak Hollandalılara ne sağladık, bunları bilsinler istiyoruz. Rotterdam Gültepe Camii Kadınlar cami derneğinden bağımsız dernek kurmuşlar. Yönetimde yine yirmili yaşlarda genç bir kadın var. Ama üyelerden uzun yıllar kadınlar kolunda çalışmış tecrübeliler de var. Yani yaşlının tecrübesi ile gencin enerjisini birleştirmeye çalışmışlar. Bağımsız faaliyet gösteren bir kadın kuruluşu olduklarından Yerel Yönetimlerden finans yardımı alıyorlar. Ancak bu yardımlar (kendi deyimleri ile supsidiler) her konuda alınamıyor. Özellikle sosyo-kültürel aktiviteler ve entegrasyon ile ilgili çalışmalarda alınıyor. Eindhoven Fatih Camii Hollanda nın minareli ilk camilerinden. Gültepe gibi buradaki kadınlar da bağımsız kadın derneği kurmuşlar. Kadınlarla ilgili faaliyetlerini kurdukları komisyonlarla yürütüyorlar; sosyal, eğitim, gençlik, din işleri komisyonları gibi. Sliedirechtle Ulu Camii Kadınlar cami derneği yönetimde yer alıyorlar. Ayrı bir kadın kolu kurmamışlar, ama dernek faaliyetlerinde kadınların sesi olmuşlar. Hollanda da bulunduğum süre içinde vaize olarak görev yapan tek bir hoca hanım vardı. Özel otomobili ile cami cami dolaşıyordu vaaz için. Orada yaşayan kadınlar bu türden dinî hizmet istiyorlar. Diyorlar ki; Bizde elif ba yı öğretecek kişiler var. Ama bize vaaz edecek, sorularımızı cevaplayabilecek, ufkumuzu açacak hocalara ihtiyacımız var. Hocadan ve ihtiyaçtan bahsederken ekliyorlar: Camilere gönderilen erkek hocalar genç olmalı. Bunun şöyle yararı var: Genç hocanın eşi de genç oluyor ve bizimle ilgilenebiliyor. Ayrıca genç hocanın ya çocuğu yoktur, ya da küçüktür. Yani ailesini toplayıp buraya gelebilir. Ailesiyle beraber gelen hocalardan daha çok istifade ediyoruz. Çünkü hocaların kendilerine soramadığımız sorularımızı eşlerine soruyoruz. Ailesi ile gelemeyen hocadan yeterince istifade edemiyoruz. Hocanın da aklı Türkiye de kalıyor ve bir an önce işini bitirip, Türkiye ye dönmek istiyorlar. Ayrıca kariyer planı Mevlana Camii, Rotterdam olan hocalar da göndermeyin. O da hizmetten çok, ne tür kariyer yapabilirim diye düşünüyor. Ardına ekliyorlar: Her şeye rağmen biz şanlıyız, çünkü bilgi ve yardımlaşma açısından büyük yerleşim yerlerindeki camiler ve cemaatleri avantajlı, küçük yerleşim yerleri bilgiye çok aç. Türk hanımlar Ramazan ve Kutlu Doğum gibi özel günler için daha çok kısa dönemli görevli istiyorlar. His oluşturmak kadar oluşan hissi de diri ve canlı tutmak lazım. Bu tür programlar onların dinî ve millî hassasiyetlerini diri tutuyor. Camilerin kendi cemaatleri için düzenledikleri programların yanı sıra, çok sık olmasa da, bir araya gelinerek ortak, büyük programlar yapmak gerek diyorlar. Yaşadıkları bir örnekte bu tür faaliyetlerin 14 Aralık

12 etkisini/faydasını görmüşler yılında Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla Rotterdam da Hollanda Diyanet Vakfına bağlı altı caminin kadın kolları Gültepe Camii din görevlisinin organizesi ile bir program düzenlemiş. Program için 1000 kişilik bir salon hazırlanmış. Katılanların sayısı ise 1500 kişiyi bulmuş. Bu program Hollanda medyasında yer alıp büyük ses getirmiş. Bunun üzerine siyasiler, gazeteciler, yerel yöneticiler cami derneklerini ziyaret etmişler isteklerini, beklentilerini sormuşlar. Biraz da Hollanda da cami derneklerine gelen genç kızlardan bahsetmek istiyorum. Bir akşam yaşları on beş - yirmi beş arası olduğunu tahmin ettiğim on iki genç kızla buluştuk, sohbet ettik. Her şeyden önce bu gençlerde dikkatimi çeken ideal eksikliğiydi. Deventer Merkez Camii- Hollanda Hollanda da yaşayan Türk kadınları ve genç kızlar düne nazaran epey yol kat etmişler, ama kat edecekleri daha çok yolları var. Eğitim, kültür, çalışma, din vb. alanlarda ataşelikler, müşavirlikler aracılığıyla anavatanı arkalarında hissetmek, en azından yanlarında görmek istiyorlar. Gelecekle, iş hayatı ile ilgili çıtayı alçak tutuyorlardı. Ne olmak istedikleri hakkında konuşulduğunda eczacı asistanı, doktor asistanı diyorlar da, doktor ya da eczacı demiyorlar. Çocuklar üniversitede okuma konusunda istekli değil. Bunun iki nedeni olabilir; ulaşamayacaklarını düşünüyorlar ya da bir an önce hayata atılmak istiyorlar. Büyük ideallere yönlendirilmeye, güzel prototipleri tanımaya ihtiyaçları var. Kendilerinin bazı Türk gençlerinden daha iyi durumda olduklarını düşünüyorlar. Osmanlı dendiğinde o ney diyen, ya da peynir markası sanan arkadaşlarımız var, diyorlar. Kendileri de farkında; onlara kim olduklarını, tarihlerini anlatacak, yol gösterecek rehberlere, Türkiye yi tanımaya ihtiyaçları var. Cami derneklerinden istekleri var: Oturup sohbet edecekleri, bilardo oynayacakları, film seyredecekleri mekânlar istiyorlar. Yaşıtımız Hollandalılar puplara gidiyor, erkek Türk gençleri de cami derneklerinin oyun ve sohbet salonlarından yararlanabiliyor, bizim için bu tür mekânlar yok diyor genç kızlar. Camilerde hem öğrenmek hem eğlenmek istiyorlar. Görüştüğüm bu kızların hemen hepsi aile zoruyla değil, kendi istekleri ile geliyorlar camilere. Hollandalı yetkililer entegrasyon sorunundan bahsediyorlar, ama bu sorunun ortaya çıkışında kendi katkılarını göz ardı ediyorlar. Hollanda eğitim sisteminin her ne kadar eşitlikçi olduğu söylense de iş pek göründüğü gibi değil. Hollandalılar bulundukları semtteki okulda Türkler yoğunluktaysa başka semte gönderiyorlar çocuklarını. Ya da okul idaresi Hollandalıları bir sınıfa topluyor. Rotterdam da liseyi bitirmiş bir genç kız anlatıyor bunları ve ekliyor: Lise boyunca sadece bir tane Hollandalı sınıf arkadaşım oldu. Türkçe rahat okuyup anlayacakları yayın sorunu var. Kendilerine yönelik yayınlar istiyorlar. Onlar için hazırlanan yayınlarda, bir bilinmeyenin başka bir bilinmeyenle anlatıldığını söylüyorlar. Kendi durumları dikkate alınarak hazırlanmış yazılı ve görsel yayına acil ihtiyaç hissediliyor. Görünen o ki; Hollanda da yaşayan Türk kadınları ve genç kızlar düne nazaran epey yol kat etmişler, ama kat edecekleri daha çok yolları var. Eğitim, kültür, çalışma, din vb. alanlarda ataşelikler, müşavirlikler aracılığıyla anavatanı arkalarında hissetmek, en azından yanlarında görmek istiyorlar. Bu sağlanabildiği takdirde; Avrupa da Türkiye adına güçlü bir ses, Hollanda gündeminde de yönlendirilen değil, gündem belirlemede etkin olmaları hayal değil. Aralık

13 gündem Göçün 50. Yılında Avusturya da Din ve Diyanet Dr. Sabri Çap Salzburg Din Hizmetleri Ataşesi Din, kültürler arasındaki münasebetleri hızlandırmakta ve kuvvetlendirmektedir. Avrupa daki Müslümanların en hızlı ve sağlıklı ilişki kurdukları kurum veya kuruluşların başında dinî kurum veya kuruluşların geldiği görülmektedir. Yabancı düşmanlığının ardında İslam- Hırıstiyanlık çatışmasının olmadığı bir gerçektir. Anadolu nun çeşitli şehirlerinden binlerce insan, yarım asır önce sadece bir müddet çalışıp biraz para kazandıktan sonra tekrar memleketlerine dönmek düşüncesiyle Avrupa nın muhtelif ülkelerine doğru bir yolculuğa çıkmıştı. Ancak, ne kendilerinin ne de bulundukları ülkelerin hesap etmedikleri bir şekilde, kalıcı olarak yerleşmeyi düşünmeden geldikleri ülkelerde, zamanla vatanlarına dönme düşünceleri değişerek birden göçmen oldular ve dönmemek üzere Avrupa ülkelerine yerleştiler. Nihayet geçen yarım asır içinde Avrupa da doğan, büyüyen yeni nesiller oluştu. Altmışlı yıllardan itibaren insanlarımızın iş gücü olarak gelip yerleştikleri ülkelerden biri de Avusturya dır. Avusturya tarih boyunca ilişkilerimizin olduğu bir ülkedir. Osmanlı döneminin uzun bir döneminde Avusturya 16 Aralık

14 aynı zamanda komşumuz olmuştur. Viyana Kuşatmasından sonra da Avusturya ile güzel ilişkilerimiz oldu. Her şeyden önce I. Dünya Savaşı nda birlikte savaştık. Bugün Avusturya-Türk Toplumu ilişkilerinin öncelikle I. Dünya Savaşı esnasındaki birlikteliği ile değil de Viyana Kuşatmasıyla hatırlanması bir talihsizliktir. Diğer taraftan Avusturya İslam ı resmî din olarak kabul eden ve tanıyan ilk Avrupa ülkesidir den beri İslam Avusturya da resmî olarak tanınmış bulunmaktadır. Önümüzdeki yıl İslam ın Avusturya da resmî olarak tanınmasının yüzüncü yılı kutlanacaktır. Avusturya da yaşayan 250 binden fazla Türkün yaklaşık yarısı, Avusturya vatandaşlığına geçmiş bulunmaktadır. Türk nüfusunun neredeyse yarısı Viyana da toplanmış olmasına rağmen, Avusturya nın istihdam şartlarının farklılığı sebebiyle vatandaşlarımız daha küçük yerleşim birimlerine kadar dağılmış bulunmaktadırlar. Diyanet İşleri Başkanlığı, Avusturya da ATİB (Avusturya Türk-İslam Birliği) çatısı altında vatandaşlarımıza ve Türk asıllı Avusturya vatandaşları ile birlikte diğer ülke Müslümanlarına din hizmeti sunmaktadır. Artık Göçmen Değiliz Elli yıl önce birinci nesil Türkiye den geldi. İkinci nesil de aynı şekilde. Dönmek için geldiler, fakat kader farklı tecelli etti. Dönmemeye karar verdiler. Onlar göçmenler. Başka yerde doğdular. Fakat burada bulunan üçüncü kuşak ise göçmen çocuklarıdır. Onlar göçmen değiller. Doğum yerleri Avusturya, okulları, mahalleleri, oyunları, okul arkadaşları Avusturya dan. Dedelerinin geldiği ülkeyi sevmeleri, anadillerini konuşmaları, kültürlerini koruyarak varolmak istemeleri ise Avusturya yı sevmelerine engel değildir. Onların gönülleri sınırsız sevgiyi alacak kadar geniştir. Din ve Dünya Barışı Farklı din mensuplarının barışını sağlamadan dünya barışını sağlamak mümkün değildir. Avrupa daki insanımız bu açıdan dünya barışına büyük bir katkı sağlamıştır. Avrupa nın tarihi dikkate alındığında sömürgecilik vakıası dışında diğer dinlerle bir arada yaşama tecrübesinin olmadığı görülecektir. Müslümanların Avrupa daki sıkıntılarının arkasında Batı nın böyle bir tarihî tecrübeden mahrum olması yatmaktadır. Bu açıdan Avrupa ülkelerinde bulunan Türkler ve diğer Müslümanların Batı medeniyetine bu tecrübeyi yaşattıkları söylenebilir. Göçmenler, aynı zamanda anavatanlarıyla yaşadıkları ülkeler arasında köprü görevi görmektedirler. Din, kültürler arasındaki münasebetleri hızlandırmakta ve kuvvetlendirmektedir. Avrupa daki Müslümanların en hızlı ve sağlıklı ilişki kurdukları kurum veya kuruluşların başında dinî kurum veya kuruluşların geldiği görülmektedir. Yabancı düşmanlığının ardında İslam-Hırıstiyanlık çatışmasının olmadığı bir gerçektir. Camilerin kiliselerle hiç bir problemi yoktur. Birçok yerde cami/dernek inşaatına en büyük destek kiliselerden gelmektedir. Söz konusu bu problem büyük oranda tarihî geçmişin etkisinden kurtulamamaktan veya sosyal ve ekonomik sıkıntılara sorumlu aramaktan kaynaklanmaktadır. Avrupa daki hiç bir cami, çevresindeki Avrupalıları İslamlaştırma hedefi gütmemektedir. Hiç bir camiden komşularına misyonerce bir yaklaşım örneği gösterilemez. Yapılan camiler, insanımızın temel insan hakları çerçevesinde hakları olan inançlarını yaşama çabasıdır. Kültür ve Entegrasyon Merkezi Derneklerimiz Avrupa ülkelerine işçi olarak gelen ve daha sonra da bulundukları ülkelere yerleşen Anadolu insanının en önemli faaliyetlerinden biri, ibadetlerinden düğün törenine, din eğitiminden spor aktivitelerine kadar birçok faa- Aralık

15 Çocuklarımızın ve gençlerimizin dinî tecrübe edinme, millî kimlik ve şahsiyet kazanma, birbirleriyle görüşüp kaynaşma açısından en etkili kuruluşlar, başlangıçta öncelikle cuma ve teravih namazları olmak üzere ibadetlerimizi rahatça eda etme düşüncesiyle kurulan cami derneklerimizdir. liyetlerini gerçekleştirdiği cami derneklerini kurmalarıdır. Avusturya dikkate alındığında bu gerçek daha bariz görünmektedir. Zira Avusturya daki Türk derneklerinin neredeyse yüzde doksanı cami eksenlidir. Cami derneklerimiz kültürümüzü, benliğimizi, dilimizi, örf ve âdetimizi korumada en büyük rolü oynamaktadır. Camilerimiz ve derneklerimiz bir taraftan bulunduğumuz ülkeyle entegrasyon merkezi, diğer taraftan da kimliğimizi ve sahip olduğumuz güzelliklerimizi yaşatma merkezi görevi görmüştür ve görmeye devam edecektir. Her ne kadar derneklerimiz öncelikle bir cami derneği ise de; her birinde din hizmetleri ile birlikte eğitim, kültür ve sosyal faaliyetler de yapılmaktadır. Avusturya, yüzyıl önce İslam ı resmî din olarak tanımış olmasına rağmen günümüzde hâlen cami inşaatı, kubbe veya minare tartışmalara konu olmaktadır. İslam resmî olarak tanınmış olmasına rağmen, İslam ın mabedinin özelliklerini kabullenmede zorluk çekiliyor. İki toplumun da henüz birbirini çok iyi tanıdığını söylemek mümkün değildir. Birinci nesil dil bilmediği için kendini iyi tanıtamamış olabilir. Ancak tamamen burada doğup büyüyen, buradaki okullarda okuyan çocuklarımızın da okul veya iş arkadaşları tarafından din ve kültür açısından doğru tanındıklarını söylemek zordur. Eğer hakkımızda doğru olmayan algılar varsa, bunların giderilmesini tamamen Avusturya toplumundan bekleyemeyiz. Bizim de kendimizi anlatma ve tanıtma adına yapmamız gereken çok şey olmalı. Bugün siyasî partilerin ve mahallî idarelerin entegrasyon birimleri bulunmaktadır. Buna karşılık bizim de derneklerimiz bünyesinde veya müstakil olarak kendimizi tanıtacak ve Avusturya resmî veya sivil kuruluşlarıyla işbirliği yapacak entegrasyon birimlerimiz olmalıdır. Kendimizi doğru tanıtma metodlarını geliştirmemiz, artık birlikte kimliğimiz ve değerlerimizle bu topluma nasıl katkı sağlıyacağımızı ele almamız gerekmektedir. Her iki toplumda da entegrasyon ve birbirini tanıma adına çabaların her geçen gün arttığını görmekteyiz. Avrupa daki Türk toplumunun en önemli problemlerinin başında eğitim, işsizlik, ailenin zayıflaması, kültürel değerlerin korunması, anadil öğrenimi ve entegrasyon gibi konular gelmektedir. Bunların her biri aynı zamanda diğerini etkilemektedir. Çocuklarımızın ve gençlerimizin dinî tecrübe edinme, millî kimlik ve şahsiyet kazanma, birbirleriyle görüşüp kaynaşma açısından en etkili kuruluşlar, başlangıçta öncelikle cuma ve teravih namazları olmak üzere ibadetlerimizi rahatça eda etme düşüncesiyle kurulan cami derneklerimizdir. Bu dernekler kültürel ve sosyal etkinliklerden eğitim ve sanata kadar birçok alanda hizmet geliştirmektedirler. Millî ve manevî değerler bakımından hâlen derneklerimiz tek alternatif olarak duruyor. Zamanla artan ve çeşitlenen ihtiyaçlarımız karşısında derneklerimiz yetersiz, fakat aynı zamanda alternatifsiz durumdadır. Dolayısıyla derneklerimizin kurumsal yapılarını yeni ihtiyaçlara göre hızla değiştirmeleri ve geliştirmeleri gerekmektedir. Nereden nereye geldiğimizi unutmadan, daha nerelere ulaşmamız gerektiğini de göz ardı etmemek zorundayız. Çok şeyler yapılmış durumda, fakat daha yapılacak çok şey var. 18 Aralık

16 gündem Camisiz Köy, İmamsız Cami Kalmasın Mustafa Kılıç Din İşleri Yüksek Kurulu Uzmanı Şimdi Pırnalı ve Süpürge de çok az insan yaşıyor. Dürbeli de kimse kalmamış Hepsi 1950 li yıllarda evlerini, ahırlarını, tarlalarını, keçilerini, koyunlarını, öküzlerini, camızlarını kısaca her şeylerini Yugoslavya Devletine bağışlayıp Türkiye ye göçmüşler. Şimdi Dürbeli ye bir Fatiha okuyan bile yok Pırnalı, Dürbeli Makedonya nın başkenti Üsküp e uzaklığı 135 km., Radoviş e 8 km. Karaman dan gelmiş Yörüklerin köyleri. Çok Yörük yaşamış vaktiyle buralarda, çok mezar taşı var çünkü Üstelik mezar taşları mermer, kimi mezar taşlarının üst tarafı sarık şeklinde yontulmuş. Ocaymış meğer altında yatan kahraman. Define arayanlar birçok mezarı kazmışlar, birçok mezar taşını kırmışlar Yaklaşık 600 senelik bir mezarlık. İnsan vücudunun iki kat kalınlığında meşe ağaçları var içinde. Ecdadımızdan duyduğumuza göre bu bölgenin en büyük pehlivanı Dürbeli de yaşarmış demişti fahrî imam; Koca Çınar 70 lik Süleyman Yakup Hoca. Başka bir bölgeden yenilmeyen bir Pehlivan Dürbeli ye gelir. Dürbeli Pehlivanı tarlada öküzlerle çift sürerken bulur. Gel be Pelvan, bi güleşelim be der. Dürbeli Pehlivan yüzündeki terleri siler. Gel şuraya otur, önce bi ayran içelim, sonra bakarız be pelvan. der. Otururlar bir ayran içerler. Yenilmeyen Pehlivan göz ucuyla Dürbeli Pehlivanın kollarının Aralık

17 Mustafa Paşa Camii, Üsküp, Makedonya uzunluğuna, pazılarına, bileklerine, belinin kalınlığına, ellerinin büyüklüğüne, parmaklarına bakar. Biraz endişe doğar içine ama pehlivanlık işte Yense de yenilse de yüreği güp güp eder. Dürbeli Pehlivan ölçer rakibini. Çok zayıf görünür gözüne Be Pelvan der Güleşmeden, te bu ayvanlarda bi deneelim kendimizi be. Öküzün altına kocaman kollarını uzatır. Bacaklarını açar Yalla bismillaah der ve başlar öküzü kaldırmaya. Yenilmez Pehlivanın gözleri fal taşı gibi Bakar Dürbeli ye hayran hayran Öküzün dört ayağı da yerden kesilir Dürbeli devam eder yukarıya doğru kaldırmaya Ardıç ağacından yapılmış, kara saban da başlar havaya doğru kalkmaya Be Dürbeli Pelvan bırak şu ayvancaazı be, kaanını arıdacasın. der yenilmez adsız pehlivan. Dürbeli gözünün ucuyla adsız pehlivana bakar ve İşte gördün mü be aga? der gibi yavaş yavaş aşağıya doğru indirir öküzü. Önce kara saban değer yere, sonra öküzün arka ayakları, arkadan da ön ayakları. Öküz tanır Dürbeliyi. Huysuzluk etmez. Yenilmez Pehlivan uzat be aga, öpeyim elini Lâzım diil güleşmek kayrı. Te gösterdin marfetini. Adi, akını elal et. Ayranını içtim Gider atsız Pehlivan Dürbeli yi de Pırnalı yı da Süpürge yi de arkada bırakarak Şimdi Pırnalı ve Süpürge de çok az insan yaşıyor. Dürbeli de kimse kalmamış Hepsi 1950 li yıllarda evlerini, ahırlarını, tarlalarını, keçilerini, koyunlarını, öküzlerini, camızlarını kısaca her şeylerini Yugoslavya Devletine bağışlayıp Türkiye ye göçmüşler. Şimdi Dürbeli ye bir Fatiha okuyan bile yok Bir ben, bir de Koca Çınar dediğim Süleyman Yakup Hoca. Oturduk Dürbeli nin mezarlığına, üç İhlas bir Fatiha okuduk. Sonunda ulaştık Süpürge ye Süpürge dünyanın bittiği yer. Oradan öteye yol yok. Yürümek isterseniz geri döneceksiniz. Özür diledim Dürbeli den ve Dürbeli mezarlığında yatan binlerce Karamanoğlundan, Yörüklerden. Bir Yasin okumadan mezarlıklarından ayrıldığım için. Süpürge vaktiyle büyük bir köymüş. 15 hane şimdi. Derenin bir tarafı bir ağanın diğer tarafı öteki ağanınmış. Köyün tam ortasından bir dere geçiyor. Köyün girişinde Yörük köpekleri 20 Aralık

18 karşıladı bizi Yörük ten başkasını sokmuyorlar bu kartal yuvasına, bu Yörük obasına. Hemen sığındık arabaya Küçük bir ev büyüklüğünde bir cami var Süpürge de. İmamı da yok, minaresi de, ezan okuyanı da, namaz kıldıranı da Tütünlerini kurutmaya çalışanlar var evlerinin önlerinde. Sera gibi şeyler yapmışlar, üstünü plastikle örtmüşler. O sıcakta içine girip tütünlerini diziyorlar. Yaprakları teker teker dikip, evet dikiş makinesi gibi bir makine ile dikip, o sıcak seranın içine asıyorlar. Orada kuruyacak. İşleri var onların Onlar bir kuru ekmek parası, bir de sarı, yeşil güllü; kırmızı renkli Yörük entarisi dikecekleri 5-10 metre bez almak için uğraşıyorlar. Küçük bir ev büyüklüğünde cami dedim ya. Eski bir ev gibi Kapısında kilit bile yok. İple bağlamışlar kapıyı. Caminin yanında damlar gibi akan bir çeşme var. Saat suları. Abdest aldım orada. İple bağlı kapıyı açtım. Halıları bile yok. Birkaç parça bez, birkaç parça çul. Caminin kıble duvarındaki Allah ve Muhammed yazan levhalar bile ters İsak Bey Camii, Üsküp, Makedonya astırılmış Olsun Süpürgeliler Allah (c.c.) ı da Muhammed (s.a.s.) i de çok seviyorlar ya Levhaların ters takılmasının ne önemi var İnsanın düşeceği kadar yüksek bir merdivenle kadınlar mahfiline çıkılıyor. Önce iki rekât tahiyyetü l mescit (mescidi selamlama) namazı kıldım. Sonra kadınlar mahfiline çıktım. Oranın örtüsü aşağıdan da fakir. Birkaç tane post var sadece. Merdiven içten inşa edildiği için mekânın yarısını da o kaplamış. Mescidin kuzey tarafında bir oda daha var. Düğünlerde bayramlarda orada yemek yermiş Süpürge li Yörükler. Öyle anlattı Süleyman Hoca. Köyün en yaşlısı 78 yaşındaki Adem Arslan bastonuna dayana dayana, topallaya topallaya bize doğru geldi. Tam bir Türk kibarlığı ve saygı ile bize hoş geldiniz dedi. Bizi evine davet etti. Neler anlattı neler Bir roman yazılır Ben kendimi nasıl tanıtayım Adem Amca ya? Ben Din Hizmetleri Müşaviri Vekiliyim demeye utandım. Çünkü caminin imamı yok. İmam tayin etmek çok zor değil. İştip te Türkçe eğitim veren bir İmam-Hatip Lisesi var. Makedonya nın yegâne Türkçe eğitim veren İmam-Hatip Lisesi. Mezunları yeterince iş bulamıyorlar. Süpürge liler bir imamın maaşını ödeyemezler. Ancak bir cenaze olursa komşu köylerden bir imam bulup getirecekler. Bir cuma günü Süpürge ye giderek cuma namazı kıldırmaya söz vererek Adem Arslan dan izin istedim. Renkli Camii, Kalkandelen, Makedonya Aralık

19 gündem İstanköy (Kos) de Hoş Bir Sadâ Yunus Keleş Din İşleri Yüksek Kurulu Uzmanı Adadaki Türkler çok sıcakkanlı, misafirperver ve sempatik insanlar. Türkçe konuşmalarında Anadolu nun deyim ve kalıplarını hemen fark ediyorsunuz. Hiç yabancılık çekmiyorsunuz. Diyanet İşleri Başkanlığı, ramazan aylarında her yıl çeşitli ülkelere din görevlisi göndermektedir. Bu yıl Başkanlığın ilk defa din görevlileri göndereceği 1700 kadar Müslüman soydaşımızın yaşadığı Yunan adalarından İstanköy e gittim. Yunanlılar bu adaya Kos diyorlar. Ancak uzun yıllar Osmanlı hâkimiyetinde kalan adaya Türkler, İstanköy adını vermişler. İstanköy anlam olarak, istenen köy ifadesinin kısaltılmışı olarak söylenegelmiş. İstanköy ve Ecdadın Emanetleri Adada ikisi faal ayakta kalan dört adet cami var. Birisi Germe de. Hasan Paşa Camii 1700 lü yıllarda yapılmış. (Lale Devri) Buranın imamı Şükrü Hoca (Damatoğlu), Suriye de, Medine de ve Mısır da eğitim görmüş, vakıfların atadığı görevli. Kendisi Dedeağaçlı. 18 yıldır itina ile vazifesini sürdüren bilgili, gayretli bir din görevlisi. Hem turizmin hem de asimile olmanın etkileriyle birçok İslamî hassasiyetin kaybolduğu adada Şükrü Hoca, çok zorluklarla karşılaştığını ifade ediyor. Yazın çocuklara Kur an eğitimi veriyor. Aynı zamanda yerel televizyonda da programlara çıkarak konuşmalar yapıyor. 22 Aralık

20 Diğer cami, şehrin merkezinde Defterdar İbrahim Paşa Camii lü yıllarda yapılmış, Caminin altında bedestenleri, avlusu ve şadırvanı ile şirin bir yapı gözünüze çarpıyor. Camii imamı Hayati Hoca, İskeçe Müftülüğü aracılığı ile burada görevlendirilmiş, Bursa İlahiyat ı bitirmiş, genç ve hafız. O da Dedeağaçlı. Hayati Hoca, Türk ailelerin yoğun olduğu bölgede bulunan dernek merkezinde ramazanda bayanlara ve çocuklara mukabele başlattığından ikindi üzeri camide ben mukabele okurken o da Germe ye gidiyordu. Türklerin bir arada yaşadığı mahalle olması sebebiyle Germe Camii daha kalabalık oluyor. Ancak Germe de ilk günler bir program başlatamamıştık. Oysa esas muhatap olacağımız cemaatin yoğunluğu burada olduğundan Defterdar Camii nin yanı sıra burada da görev yapmak için gerekli görüşmeleri yapıp, Rüştü Hoca yla bir program üzerinde anlaştık. Dikkat çeken bir husus da, Yunan Hükümeti, resmî imama nikâh tescil yetkisi vermiş. Müslümanlardan evlenenlerin tüm nikâh işlemlerini imam yapıyor. Adadaki Türkler çok sıcakkanlı, misafirperver ve sempatik insanlar. Türkçe konuşmalarında Anadolu nun deyim ve kalıplarını hemen fark ediyorsunuz. Hiç yabancılık çekmiyorsunuz. Bilhassa Kıbrıs Barış Harekâtı ndan sonra, adada yaşayan Türkler için zor günler başlamış. Daha önce kendi okullarında Türkçe eğitim verebilen Türklerin okulları kapatılmış, Türkçe eğitim dönemi bitmiş. Türkler daha yoğun bir asimile faaliyetine maruz kalmışlar. İstanköy Müslüman kültürünü yaşatma amacıyla kurulan dernek vasıtasıyla yaz tatilinde iki ay boyunca, İzmir deki dernekle kurulan işbirliği sayesinde çocuklara Türkçe dersi ve folklor dersi vermek üzere iki öğretmen görevlendirilmiş. Her iki camide de mozaik bir cemaatle karşılaşıyorsunuz. Türklerin yanı sıra, Pakistan dan, Bangladeş ten, Mısır dan, Suriye den göçmen olarak gelmiş onlarca Müslüman, cemaate devam ediyor. Diğer bir cami, yine şehrin merkezinde Lonca Camii diye isimlendirilen Hasan Paşa nın yaptırdığı nefis mimarisiyle küçük bir külliye tarzında bedestenleri, hamamı, hanı, şadırvanı olan bir yapı. Maalesef işyeri olarak kullanılan bedesten ve hamam dışındaki yerler, bakımsızlıktan harap olmaya terk edilmiş durumda. Minaresinde hasar oluşmuş, pencereleri dökülmeye başlamış, içyapısında duvarların yüzü yıpranmış, kapıları ve merdivenleri tahrip olmuş, mihrabı ve minberinin yüzü solmuş, elleri boynuna asılmış bir esir gibi mahzun ve kederli, yılların ihmaliyle suskun ve küskün bir cami. İçine özel izinle girdiğimizde karşılaştığımız bu manzara içimizi burkuyor, gözlerimizi buğulandırıyor. Tahta zeminde dikkatli yürüyoruz, çünkü çökme tehlikesi var. Ancak buna rağmen mihrap ve minber yıkılmadık ayaktayız dercesine müminleri sabırla bekliyor. Buram buram Anadolu kokan bir mekân ve mimariyle karşı karşıyasınız. Şirin olduğu kadar ferah, ferah olduğu kadar estetik yapısıyla göz dolduran Lonca Camii, elinden tutarak ayağa kaldıracak, yarasını beresini silecek, gözyaşını dindirecek şefkatli elleri bekliyor. Caminin şadırvanının hâli de aynı durumda. Aralık

21 Çeşmeleri iptal edilmiş, taşlarının bir kısmı düşmüş, çatısı eğilmiş. Caminin etrafındaki ve altındaki bedesten ve medreseler ise envai çeşit turistik eşya satan işyerleri olarak kullanılıyor. Vakıflar Yunan hükümetine bağlı olduğundan gerek buradaki gerek diğer yerlerdeki bedestenlerin gelirlerinin çoğu vergi olarak kesiliyor. Vakıfların imarı için harcanmıyor. Şehirdeki vakıflar önceleri iyi yönetilemediği için, kimi yerler tarumar olmuş, harap olmuş, kimi yerler kaybolmuş. Şimdi vakfın başına bunların farkında olan bir ekip getirilmiş, ama ellerinde imkân olmadığı için kalan yerleri imar edemiyorlar. Türkiye nin Yunan Hükümetiyle irtibata geçip, gerekli girişimleri acilen başlatması gerektiğinde herkes hemfikir olmuş durumda. Adada Hoş Bir Sadâ Tam bir Anadolu insanı, çilelerin izi, simasındaki ümidin, neşenin ve sımsıcak sevgi parıltıların arasında kaybolmuş fedakâr bir insan Mehmet (Raşidoğlu) Amca. Hani bazı insanların iç dünyası yüzüne yansır, görür görmez hemen ülfet eder, güven duyar, kırk yıllık arkadaş gibi bir candan duygular sezersiniz, işte Mehmet Amca tam böyle birisi de Türkiye de Diyanet İşleri Başkanlığı adaya ilk defa din görevlisi göndermiş. O sıralarda Mehmet Amca 25 yaş civarında. Dinî hayata uzak, camiye sadece cumalarda gelirse gelen bir delikanlıymış. Gelen hocalardan biri öyle bir ezan okudu, kalbime öyle bir tesir etti ki, insan bir anda değişir mi, müthiş bir değişim yaşadım, Allah ve Peygamber sevgisi kalbime nüfuz etti, Allah ı zikrederek, ağlayarak tarlayı tapanı bırakıp camiye koştum, diyor Mehmet Amca. Allah aşkından günlerce başka hiçbir şeyi gözüm görmez oldu, kendimi dağlara vuracak oldum, öyle bir coşkunluk yaşıyordum ki, yolda yürürken Allah diye vecde gelirdim, diye ekliyor. Türkler, imamsız kalacağız, cenazelerimizi kaldıracak kimseyi dahi bulamayacağız diye endişeye kapılmışlar. Çocuklarını camiye teşvik etmeye başlamışlar. İş başa düştü diyor Mehmet Amca. Cemaatin onayıyla artık hem imamlık, hem müezzinlik, hem öğretmenlik yapmaya başladım, diyor. Her iki açık olan cami kapanmasın diye bir cuma Germe Camii nde diğer cuma Defterdar Camii nde, nöbetleşe namaz kıldırmaya yıllarca devam ettiğini söyleyen Mehmet Amca, görevdeyken aynı zamanda Türk mezarlıklarıyla da ilgilenmiş, mezarlıkların bakım, onarım işlerini bizzat kendisi üstlenmiş. Şu anda mevcut iki Türk Mezarlığı var. Adanın değişik yerlerinde parça parça olan mezarlıklar, yerleşim yeri ve yol yapımı gibi sebeplerle bozulun- 24 Aralık

22 ca kemikler eski mezarlığa taşınıp toplu olarak gömülmüşler. Yeni mezarlığa ise, yüzlerce kimi 200 ila 350 yıllık Osmanlı tarzı işlenmiş mezar taşları getirilip atılmış. Mezar taşlarını incelerken, yerlere atılmış, darü l-fünun mektebinin, rüştiye mektebinin, limanın ve Tabakhane Camii diye bir caminin kitabelerini görüyoruz. Gençler yoğun iş mevsimine ve sıcağa rağmen yılmadan derneğe gelip, Kur an öğrenme dâhil tüm faaliyetlere katılıyorlar. Onların bu heyecanını görünce gözlerinizde bir ışıltının parladığını hissediyorsunuz. Gerçekte kat edilecek çok mesafe var, ama kervan bir kere yola çıktı mı, ne aşılmadık dağlar kalır, ne geçilmedik vadiler. Gidip geldiğimiz yollar üzerinde karşılaştığımız Türk esnaflarla ayaküstü hasbihaller yapıyorduk. Önceleri hiç oruç kaçırmadıklarını, teravihlere devamlı geldiklerini söyleyen birçok kardeşimiz, ticari hasat mevsimi olması ve çok yoğun çalışma durumunda kalmaları sebebiyle teravihe gelemediklerini üzülerek belirtiyorlar. Defterdar Camii, şehrin merkezinde olduğundan turistlerin sık uğradığı bir tarihi mekân. Bodrum dan günü birlik gelen Türk ve yabancı turistlerin de ilk uğrak yerlerinden. Türkçe konuştuğumuzu duyan vatandaşlarımız, caminin açık olmasına çok sevindiklerini, burada faal bir cami görmenin kendilerini şaşırttığını söylüyorlar. Yabancı turistlerin ürkek ve endişeli tavırları dikkatinizi çekiyor. İçeri davet edip, güler yüzle ilgi gösterince rahatlıyorlar. Yandı mı? İftara gittiğimiz ailelerden biri de Alilerin ailesi. Levent Hoca anlatıyor. İftara yakın bir saatte baktım, Ali terasta uzaktaki arkadaşına bağırıyor: -Yandı mı? Diye. Arkadaşı da uzaktan: -Daha yanmadı diye bağırıyor. Yandı diye heyecanlı avazı duyunca, Ali başlıyor ezan okumaya. Terastan karşıda Türkiye sahillerinde Turgut Reis teki minarelerin ışıklarına bakıyorlarmış, minare yandığında da vakit girdi diye ada semalarının hasret kaldığı ezanı aşkla okumaya başlıyor Ali. Bu manzara karşısında kendimi tutamadım diyor, Levent Hoca. Bayram sabahı gelip çatıyor. Bayram namazına daha önce teravihe gelemeyen kardeşlerimiz de geldiğinden cami almıyor. Bayram vaazında daha çok İslam kardeşliği, birlik, bütünlük, birbirimize sahip çıkma konularına ağırlık verdim. Namazdan sonra adada bulunan sakal-ı şerif ziyaretini tertip ettik. Adet üzere namazdan sonra evlere gidilmeden mezarlığa ziyarete gittik. Artık ayrılış vakti geldiğinde Mehmet Amca, boğazına düğümlenen bir ses tonuyla beni uğurlarken, gözyaşına hâkim olamadı. Gemiyle Bodrum a doğru yola çıktığımda bir ayda yaşananları film şeridi gibi gözümden geçirip, anlatılamayan hislerle adaya veda ettim. Aralık

23 gündem Bir Gurbetçi ile Söyleşi... İmam Hüseyin Yaşar Dachau DİTİB Camii Din Görevlisi Yurt dışındaki çocuklarımıza-gençlerimize tavsiyem odur ki; ilk önce dillerini ve dinlerini iyice öğrensinler. Örfadetlerini ve geleneklerini yaşasınlar, unutmasınlar. Tatillerde imkânlar elverdiğince Türkiye ye gitsinler, görsünler. Akrabalarını ziyaret etsinler, tanısınlar. Mutlaka okusunlar, okusunlar, okusunlar. Yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın her birisinin acı-tatlı muhakkak bir hikayesi vardır. Özellikle gurbetin ilk yıllarında dinî hayat ile ilgili yaşanan sıkıntıların hikayesi, diğer çekilen sıkıntı ve zorlukların üzerine tabiri caizse tuz biber olmuştur. O zor anlarda insanı yaşama bağlayan, moral ve manevî gücün yoksunluğu, ruhlarda derin yaralar bırakmıştır. Allah a şükürler olsun ki, 2. ve 3. kuşaklar bu travmayı yaşamadılar. Şimdi, sayıları bir hayli azalan ilk jenerasyondan ve Dachau/ Münih DİTİB Camii üyesi ve cemiyet eski başkanı Mustafa Denel bey ile geçmiş üzerine gayet içten ve samimi bir ortamda yaptığımz söyleşiyi siz değerli okuyucularımızla paylaşıyoruz. İlgiyle okuyacağınızı düşünüyoruz. Mustafa Bey, bize kendininizi kısaca tanıtır mısınız? -Merhaba Hocam. Ben Mustafa Denel, Aydın Nazilli denim. Aslen Yörüğüm. Emekliyim. 26 Aralık

24 Almanya ya ilk ne zaman geldiniz? lerin başında geldim Almanya ya. Ama rahmetli babam daha önce gelmişti. Rahmetli ilk trene binenlerden yani. -Evet aynen öyle. Gerçi malumu ilam olacak ama, yine de sormak istiyorum. Neden geldiniz Almanya ya? -Tabiki gezip-tozmaya gelmedik. Neden gelinirki Hocam. Fukaralıktan, yokluktan Rahmetli babam yetimdi ve yeni evlenmişti. Epeyce de borçlanmıştı o zaman. Bakmış herkes geliyor, O da atlamış trene. Ekonomik sıkıntılardan geldik kısacası. Bu anlamda ne ummuştunuz ne buldunuz? Yani ekonomik olarak değdi mi? -Yaradanıma şükürler olsun, evlerim de var, bağlarım da var Türkiye de. Ama ben burada kirada oturuyorum. Ne yaman çelişki değil mi? Bir kaç evin olacak memlekette, ama burada kiracı olacaksın. Ne zaman döneceğiz Allah bilir. Belki de kendi evimde oturmak hiç nasip olmayacak. Buradan belki de tabutumuz gider (Bir iç çektikten sonra) Neyse, Rabbim öbür dünyada ev nasip etsin Amin. Size, Almanya da yabancı, Türkiye de ise gurbetçi diyorlar. Bu konuda neler söylersiniz? -Evet, malesef öyle oldu Hocam. Ağlar mısın, güler misin bu hâlimize? Biz her zaman üvey evlat olduk. Ne anavatana ne babavatana sığabildik. Burada yabancı (Müslüman Türk), Türkiye de Alamancı. Aşık Veysel in dediği gibi: Benim yarim kara topraktır. Enindesonunda asıl yurdumuza gideceğiz, ne de olsa bizler bu dünyada misafiriz. Bu arada Türkiye deki akrabalarla ilişkileriniz nasıldı? Sizlerden beklentileri oldu mu? -İlk zamanlar çok iyiydi. Büyüklerimiz göçüp gitti. Dile kolay aramıza koskoca 50 yıl, çocuklar, torunlar ve gurbet girdi. İster istemez zamanla ilişkiler soğudu. Tabiki ihtiyacı olarlara yardım ettik. Tarlalarımızı, evlerimizi kullandılar. Hayır dediğimiz zamanlarda ne yazık ki, akrabalarla aramız açıldı, küstüler Ne yapalım hayat işte devam edip gidiyor. Geldiğiniz dönemde dinî hayat nasıldı, bulunduğunuz çevre itibarıyla. Mesela cuma ve bayram namazlarını kılma imkanınız oldu mu? -Hocam yaramıza tuz bastınız bu soruyla. İlk geldiğimiz zamanlar dinî hayatımız diye bir şey yoktu. Dil bilmiyor, yol bilmiyorduk. Herkes ayrı yerlerde çalışıyor, ayrı yerlerde kalıyordu. Ara sıra arkadaşlarla, hemşehrilerle tatil günlerinde barlarda, gazinolarda ya da işçi yurtlarında biraraya gelirdik, konuşurduk, sohbet ederdik, kısacası hasret giderirdik. Memleketten gelen mektupları göz yaşları içinde okurduk, dertlerimizi paylaşırdık. Sonraları yavaş, yavaş Müslümanlığımız aklımıza geldi. Cumayı, ramazanı, bayramı düşünmeye başladık. Dachau da papazdan müsaade aldık, kilisenin salonunda Aralık

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA Chp Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kahramanmaraş ın Elbistan İlçesi nde siyaseti sadece insan için yaptıklarını, iktidara gelmeleri halinde terörü sonlandırıp ülkeye huzuru getireceklerini

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi.

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. ANKET SONUÇLARI Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. Bu anket, çoğunluğu Ankara Kemal Yurtbilir İşitme Engelliler Meslek Lisesi öğrencisi olmak üzere toplam 130 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya

Detaylı

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ Kendinizden biraz bahseder misiniz? -1969 yılında Elazığ'da dünyaya geldim. İlk orta ve liseyi orada okudum. Daha sonra üniversiteyi Van 100.yıl Üniversitesi'nde okudum. Liseyi

Detaylı

Avrupa nın imamları Mainz de yetişecek. ACG nin mesajı: Gençler zenginliğimizdir. Maneviyatsız bereket olmaz. Bereketin anahtarları.

Avrupa nın imamları Mainz de yetişecek. ACG nin mesajı: Gençler zenginliğimizdir. Maneviyatsız bereket olmaz. Bereketin anahtarları. Gemeinschaft. Community. Communauté. İslam Toplumu Millî Görüş» www.igmg.org 09 Ekim 2015 Sayı 69 HASENE KURBAN KAMPANYASINDA YENİ REKOR: 161.500 HISSE s. 21 GENEL MERKEZ 27. Avrupa Kur ân-ı Kerîm Tilavet

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

Diyanet'in yaz Kur'an kursları bugün başladı

Diyanet'in yaz Kur'an kursları bugün başladı On5yirmi5.com Diyanet'in yaz Kur'an kursları bugün başladı Türkiye ve İstanbul çapında verilecek olan Yaz Kur an Kursu eğitimlerini İstanbul Müftü Yardımcısı Mehmet Yaman ile konuştuk Yayın Tarihi : 15

Detaylı

zaferin ve başarının getirdiği güzel bir tebessüm dışında, takdir belgesini kaçırmış olmanın verdiği üzüntü. Yanımda disiplinli bir öğretmen olarak bilinen ama aslında melek olan Evin Hocam gözüküyor,

Detaylı

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Hiroşima da büyüdüm. Ailem ve çevrem Budist ti. Evimizde küçük bir Buda Heykeli vardı ve Buda nın önünde eğilerek ona ibadet ederdik. Bazı özel günlerde de evimizdeki

Detaylı

SAMSUN BÜYÜKŞEHIR BELEDİYE BAŞKANI YUSUF ZİYA YILMAZ & SAM-DER Avusturyada yaşayan Samsunlular Derneğinin

SAMSUN BÜYÜKŞEHIR BELEDİYE BAŞKANI YUSUF ZİYA YILMAZ & SAM-DER Avusturyada yaşayan Samsunlular Derneğinin SAMSUN BÜYÜKŞEHIR BELEDİYE BAŞKANI YUSUF ZİYA YILMAZ & SAM-DER Avusturyada yaşayan Samsunlular Derneğinin (kısa adı ile SAM-DER in) davetlisi olarak 2010 yılında kurulduğu dönemde Sam-der e geldim ve büyük

Detaylı

Ü N İ T E L E N D İ R İ L M İ Ş Y I L L I K D E R S P L A N I

Ü N İ T E L E N D İ R İ L M İ Ş Y I L L I K D E R S P L A N I Ş U B A T 25.02.203 / 0.03.203 8.02.203 / 22.02.203 Tel : 0 26 39 59 38 Faks : 0 26 334 96 96 http://pamem.meb.k2.tr ÖĞRETİM YILI : 202 / 203 İN ADI : DİN KÜLTÜRÜ VE MESLEK AHLAKI ÖĞRETMENLERİ : YAVUZ

Detaylı

Avrupa daki Medya ve Gazetesi nin Başarı Öyküsü

Avrupa daki Medya ve Gazetesi nin Başarı Öyküsü Avrupa daki Medya ve Gazetesi nin Başarı Öyküsü Avrupa daki Türk Nüfusu Federal Almanya daki ve Avrupa daki Türk Göçmenler ALMANYA Veriler T.C. vatandaşlarının toplam sayısı 1.760.000 Alman vatandaşlığını

Detaylı

DAMLA PROJESİ HATAY PROGRAMI HAKKINDA BASINDA ÇIKAN HABERLER

DAMLA PROJESİ HATAY PROGRAMI HAKKINDA BASINDA ÇIKAN HABERLER DAMLA PROJESİ HATAY PROGRAMI HAKKINDA BASINDA ÇIKAN HABERLER "DAMLA" HATAY DA GÖNÜLLERE DOLUYOR Gençlik ve Spor Bakanlığı nın sosyal sorumluluk projelerinden "Damla Projesi" kapsamında gönüllü gençler

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΕΘΝΙΚΗΣ ΠΑΙ ΕΙΑΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Milli Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM

Detaylı

DAMLA PROJESİ 29 MART 3 NİSAN 2015 HATAY PROGRAM AKIŞI. Hep birlikte Bakanlıkta yemek yenecek

DAMLA PROJESİ 29 MART 3 NİSAN 2015 HATAY PROGRAM AKIŞI. Hep birlikte Bakanlıkta yemek yenecek DAMLA PROJESİ 29 MART 3 NİSAN 2015 HATAY PROGRAM AKIŞI 1.GÜN 29 MART 2015 PAZAR... -11:00 : Bakanlıkta Toplanma Aşti ve Havaalanından misafirlerimizin, Bakanlığa ulaşımı sağlanacak. 12:15-13:00 : Öğle

Detaylı

AK PARTİ YURT DIŞINDAKİ

AK PARTİ YURT DIŞINDAKİ AK PARTİ YURT DIŞINDAKİ... GENÇLERIMIZIN YANINDA 1 Kasım 2015 Genel Seçimleri Yurt Dışı Gençler Seçim Beyannamesi ... IÇINDEKILER MUSTAFA YENEROĞLU SUNUS 04 --------------------------------- YURT DIŞINDAKİ

Detaylı

Müslüman kadın futbolcular Berlin'de buluştu ALMANYA...

Müslüman kadın futbolcular Berlin'de buluştu ALMANYA... Müslüman kadın futbolcular Berlin'de buluştu ALMANYA... http://www.dw.de/müslüman-kadın-futbolcular-berlinde-buluş... GÜNDEM / ALMANYA ALMANYA Müslüman kadın futbolcular Berlin'de buluştu 'Discover Football'

Detaylı

ihh 6. ULUSLARARASI ÇOCUK BULUŞMASI RAPORU

ihh 6. ULUSLARARASI ÇOCUK BULUŞMASI RAPORU ihh 6. ULUSLARARASI ÇOCUK BULUŞMASI RAPORU 18 EKiM 2014 Uluslararası Çocuk Buluşması, İHH İnsani Yardım Vakfı nın dünyanın farklı coğrafyalarında gerçekleştirdiği yetim çalışmalarını Türkiye halkına anlatmak

Detaylı

3. Hangi ülkenin vatandaşlığını taşıyorsunuz? Alman vatandaşlığı: evet Başka bir ülkenin vatandaşlığını taşıyorum:...

3. Hangi ülkenin vatandaşlığını taşıyorsunuz? Alman vatandaşlığı: evet Başka bir ülkenin vatandaşlığını taşıyorum:... Übersetzungshilfe - Anket çevirisi Size anketi doldurmanız için kolaylık sağlamak istiyoruz, bu yüzden size göç ve entegrasyon ile ilgili bu çeviriyi hazırladık. Lütfen cevaplarınızı bu kâğıta yazmayınız,

Detaylı

Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu

Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu Hayallere inanmam, insan çok çalışırsa başarır Pelin Tüzün, Bebek te üç ay önce hizmete giren Şef makbul Ev Yemekleri nin

Detaylı

TÜRK TURİSTİN İLGİSİNİ ÇEKEN OSMANLI MİRASINA SAHİBİZ

TÜRK TURİSTİN İLGİSİNİ ÇEKEN OSMANLI MİRASINA SAHİBİZ İ Bu yılki fuarda iyi bir tanıtım gerçekleştiren Kosovalılar, ülkelerine daha fazla turist gelmesiyle ekonomilerinin daha da gelişeceğine vurgu yaptılar. Sona eren Travel Turkey İzmir fuarının bu yılki

Detaylı

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri Eflref Ar kan Bildiğiniz gibi Almanya aile birleşiminin gerçekleşmesi konusunda göç yasasında bazı değişiklikler yapmıştır. Bu değişiklikleri eleştirenler ve olumlu görenler bulunmaktadır. Ben göç yasasının

Detaylı

Doğuştan Gelen Haklarımız Sadece insan olduğumuz için doğuştan kazandığımız ve tüm dünyada kabul gören yani evrensel olan haklarımız vardır.

Doğuştan Gelen Haklarımız Sadece insan olduğumuz için doğuştan kazandığımız ve tüm dünyada kabul gören yani evrensel olan haklarımız vardır. Dersin Adı Tema Adı Kazanım Konu Süre : İnsan Hakları, Yurttaşlık ve Demokrasi : İnsan Olmak : Y4.1.2. İnsanın doğuştan gelen temel ve vazgeçilmez hakları olduğunu bilir. : Doğuştan Gelen Haklarımız :

Detaylı

berekettir Recep Tayyip Erdoğan Gençlik Parkı nda Ramazan Özel Etkinlikleri ve Mahalle İftarları ile

berekettir Recep Tayyip Erdoğan Gençlik Parkı nda Ramazan Özel Etkinlikleri ve Mahalle İftarları ile GAZİOSMANPAŞA DA BU RAMAZAN ÇOK ÖZEL Recep Tayyip Erdoğan Gençlik Parkı nda Ramazan Özel Etkinlikleri ve Mahalle İftarları ile Ramazan ın coşkusunu, heyecanını ve sevincini birlikte yaşayalım. Ramazan

Detaylı

Ulusal Entegrasyon Plani: Ulusal Entegrasyon Entegrasyon siyasetinin motoru Plani: Entegrasyon siyasetinin motoru Ulusal Entegrasyon Plani:

Ulusal Entegrasyon Plani: Ulusal Entegrasyon Entegrasyon siyasetinin motoru Plani: Entegrasyon siyasetinin motoru Ulusal Entegrasyon Plani: Ulusal Entegrasyon Plani: Entegrasyon Ulusal Entegrasyoun siyasetinin Plani motoru Ulusal Entegrasyon Entegrasyon siyasetinin motoru Plani: Entegrasyon siyasetinin motoru Ulusal Entegrasyon Plani: Stand

Detaylı

TÜRK TURİSTİN İLGİSİNİ ÇEKEN OSMANLI MİRASINA SAHİBİZ

TÜRK TURİSTİN İLGİSİNİ ÇEKEN OSMANLI MİRASINA SAHİBİZ TRAVEL TURKEY İZMİR FUARI NIN PARTNER ÜLKESİ KOSOVA DAN TÜRK TURİSTE DAVET VAR Bu yılki fuarda iyi bir tanıtım gerçekleştiren Kosovalılar, ülkelerine daha fazla turist gelmesiyle ekonomilerinin daha da

Detaylı

Proje: COMPASS 510858-LLP-1-AT-LEONARDO-LMP. Proje hakkında açıklayıcı bilgiler

Proje: COMPASS 510858-LLP-1-AT-LEONARDO-LMP. Proje hakkında açıklayıcı bilgiler Proje: COMPASS 510858-LLP-1-AT-LEONARDO-LMP Proje hakkında açıklayıcı bilgiler Bu anketin amacı, niteliksel bilgilerin toplanıp, belirli formlarda yardım ve ihtiyacı olan, 15-25 yaş arası göçmen yada farklı

Detaylı

2016 YILI 1. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI VAAZIN

2016 YILI 1. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI VAAZIN 2016 YILI 1. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI VAAZIN VAİZİN TARİHİ GÜNÜ VAKTİ ADI SOYADI ÜNVANI GÖREV YAPACAĞI YER KONUSU 1.01.2016 Cuma Öğleden Önce Şevket ŞİMŞEK Uzman Vaiz Mermerler Camii SORUMLU

Detaylı

Siirt'te Örf ve Adetler

Siirt'te Örf ve Adetler Siirt'te Örf ve Adetler Siirt'te diğer folklor grupları gibi örf ve adetlerde ke NİŞAN Küçük muhitlerde görülen erken evlenme adeti Siirt'te de görülür FLÖRT YOK Siirt'te nişanlıların nişandan evvel birbirlerini

Detaylı

Türkiye de üniversiteye giremeyen öğrenciler Fas ta üç dil öğreniyor

Türkiye de üniversiteye giremeyen öğrenciler Fas ta üç dil öğreniyor Türkiye de üniversiteye giremeyen öğrenciler Fas ta üç dil öğreniyor Türkiye deki üniversite imkanlarının zorluğu ve kontenjan sıkıntısı öğrencileri değişik arayışlara itiyor. Her yıl 50 binin üzerinde

Detaylı

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor.

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor. OKUMA - ANLAMA: ÖĞRENCİLER HER GÜN NELER YAPIYORLAR? 1 Türkçe dersleri başladı. Öğrenciler her gün okula gidiyorlar, yeni şeyler öğreniyorlar. Öğretmenleri, Nazlı Hanım, her Salı ve her Cuma günü sınav

Detaylı

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin Bir bahar günü. Doğa en canlı renklerine büründü bürünecek. Coşku görülmeye değer. Baharda okul bahçesi daha bir görülmeye değer. Kıpır kıpır hareketlilik sanki çocukların ruhundan dağılıyor çevreye. Biz

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Mayıs 2010 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Mayıs 2010 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙ ΕΙΑΣ, ΙΑ ΒΙΟΥ ΜΑΘΗΣΗΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Eğitim, Hayatboyu Öğrenme ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri

Detaylı

KURAN IN ANLAMI İLE BULUŞMAK ARAŞTIRMASI

KURAN IN ANLAMI İLE BULUŞMAK ARAŞTIRMASI KURAN IN ANLAMI İLE BULUŞMAK ARAŞTIRMASI Kasım 2007 İÇİNDEKİLER Metodoloji I. Araştırmanın Metodoloji ve Örneklemin Yapısı II. Örneklemin Mezhep Bağlılığı ile İlgili Yapısı III. Dindarlık Algısı IV. Din

Detaylı

Uyum Araştırması 2015

Uyum Araştırması 2015 Uyum Araştırması 2015 Araştırmamıza katıldığınız ve değerli vaktinizi ayırdığınız için teşekkür ederiz. Çeşitli üniversitelerin desteğiyle başka ülkelerden Türkiye ye göç etmiş kişilerin toplumsal, ekonomik

Detaylı

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz.

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. TATÍLDE Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. Ízin zamanı yaklaşırken içimizi bir sevinç kaplar.íşte bu yıl da hazırlıklarımızı tamamladık. Valizlerimizi

Detaylı

Tarihi Evlerin Restorasyon ve İmar Projesi Projenin Önemi: Projenin amacı: Projenin Uygulanması: Projenin Maliyeti:

Tarihi Evlerin Restorasyon ve İmar Projesi Projenin Önemi: Projenin amacı: Projenin Uygulanması: Projenin Maliyeti: Tarihi Evlerin Restorasyon ve İmar Projesi Kutsal Mescid in kutlu komşularının evlerini restore ederek onlara karşı vefa borcumuzu öderken Aksa dan Müslümanları uzaklaştırıp Yahudilere yer açmaya çalışan

Detaylı

2014 YILI FAALİYETLERİ

2014 YILI FAALİYETLERİ 2014 YILI FAALİYETLERİ 28 Ağustos 2013 tarihinde Dekanımız Prof. Dr. Bayram Ali ÇETİNKAYA görevine başladı. 27 Eylül 2013 tarihinde Dekanımız Prof. Dr. Bayram Ali Çetinkaya Atatürk Üniversitesinde düzenlenen

Detaylı

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU Nereden geliyor bitmek tükenmek bilmeyen öğrenme isteğim? Kim verdi düşünce deryalarında özgürce dolaşmamı sağlayacak özgüven küreklerimi? Bazen,

Detaylı

ÜLKEMİZE GÖÇ EDEN SÜRİYELİ MÜLTECİLERİN İZMİR'DEKİ SOSYO-EKONOMİK VE KÜLTÜREL DURUMLARI

ÜLKEMİZE GÖÇ EDEN SÜRİYELİ MÜLTECİLERİN İZMİR'DEKİ SOSYO-EKONOMİK VE KÜLTÜREL DURUMLARI ÜLKEMİZE GÖÇ EDEN SÜRİYELİ MÜLTECİLERİN İZMİR'DEKİ SOSYO-EKONOMİK VE KÜLTÜREL DURUMLARI Araştırma Grubu : Osman GÖREN Taha AKSOY Serhat ALP İsmail AKINCI Doğan BOĞDU Mehmet Siraç AKAN Danışman : Yrd. Doç.

Detaylı

RUMELİ DEN GELEN SON MÜBADİL KAFİLESİ

RUMELİ DEN GELEN SON MÜBADİL KAFİLESİ RUMELİ DEN GELEN SON MÜBADİL KAFİLESİ BAKİ SARISAKAL RUMELİ DEN GELEN SON MÜBADİL KAFİLESİ Türk tarihinin, matemli bir sahnesi daha kapandı. Karasudan, Teselya Ovasına, Alasonya Geçitlerinden, Kayalar

Detaylı

17.10.2014 11:30-12:30 24.10.2014 11:30-12:30 31.10.2014 11:30-12:30 7.11.2014 11:30-12:30 14.11.2014 11:30-12:30 AYHAN KAYA 21.11.

17.10.2014 11:30-12:30 24.10.2014 11:30-12:30 31.10.2014 11:30-12:30 7.11.2014 11:30-12:30 14.11.2014 11:30-12:30 AYHAN KAYA 21.11. MERSİN İL MÜFTÜLÜĞÜ İÇEL TV-YÖRÜK FM PROGRAM TABLOSU Cami ve Gençlik ( gençlerin camiye ilgisi,hz peygamber ve gençlik (kaynak : DİB cami-gençlik sayfası) İsraf duyarlılığı ya da Tüketim Ahlakı (Hasan

Detaylı

Edirne Camileri - Eski Cami. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı

Edirne Camileri - Eski Cami. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Edirne Camileri - Eski Cami Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Aralık 25, 2006 2 İçindekiler 0.1 Eski Cami (Cami-i Atik - Ulu Cami).............. 4 0.1.1 Eski Cami ve Hacı Bayram Veli Söylencesi.......

Detaylı

7- Peygamberimizin aile hayatı ve çocuklarla olan ilişkilerini araştırınız

7- Peygamberimizin aile hayatı ve çocuklarla olan ilişkilerini araştırınız 4. SINIFLAR (PROJE ÖDEVLERİ) Öğrenci No 1- Dinimize göre Helal, Haram, Sevap ve Günah kavramlarını açıklayarak ilgili Ayet ve Hadis meallerinden örnekler veriniz. 2- Günlük yaşamda dini ifadeler nelerdir

Detaylı

http://www.duzce.gov.tr/default_b0.aspx?id=183

http://www.duzce.gov.tr/default_b0.aspx?id=183 http://www.duzce.gov.tr/default_b0.aspx?id=183 DÜ Hayat Boyu Öğrenme Projesi Heyetinden, Vali ye Ziyaret Avrupa Birliği Bakanlığımızın yürüttüğü, Avrupa Birliği ve Gençlik Programları, Hayat Boyu Öğrenme

Detaylı

OSMANİYE KAHRAMANMARAŞLILAR YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİNE GÖRKEMLİ AÇILIŞ.

OSMANİYE KAHRAMANMARAŞLILAR YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİNE GÖRKEMLİ AÇILIŞ. OSMANİYE KAHRAMANMARAŞLILAR YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİNE GÖRKEMLİ AÇILIŞ. Osmaniye de yaşayan Kahramanmaraş lılar tarafından kurulan Osmaniye Kahramanmaraşlılar Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği nin

Detaylı

frekans araştırma www.frekans.com.tr

frekans araştırma www.frekans.com.tr frekans araştırma www.frekans.com.tr FARKLI KİMLİKLERE VE YAHUDİLİĞE BAKIŞ ARAŞTIRMASI 2009 Çalışmanın Amacı Çalışma Avrupa Birliği tarafından finanse edilen Türk Yahudi Cemaati ve Yahudi Kültürünü Tanıtma

Detaylı

T.C. BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ GÖNEN MESLEK YÜKSEKOKULU TURİZM VE OTELCİLİK BÖLÜMÜ İNANÇ TURİZMİ

T.C. BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ GÖNEN MESLEK YÜKSEKOKULU TURİZM VE OTELCİLİK BÖLÜMÜ İNANÇ TURİZMİ T.C. BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ GÖNEN MESLEK YÜKSEKOKULU TURİZM VE OTELCİLİK BÖLÜMÜ İNANÇ TURİZMİ DANIŞMAN:Özer YILMAZ HAZIRLAYAN: Erşad TAN,Tacettin TOPTAŞ İÇİNDEKİLER GİRİŞ I-İNANÇ TURİZMİ A- İnanç Kavramı

Detaylı

İLKADIM İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI EYLEM PLANI

İLKADIM İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI EYLEM PLANI İLKADIM İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 04 YILI EYLEM PLANI DİN HİZMETLERİ ALANINDA PLANLANAN EYLEMLER NO PLANLANAN EYLEM AÇIKLAMA BAŞLAMA BİTİŞ Din görevlileri tarafından vatandaşlar için Camilerde Kur an Öğretimi Kursları

Detaylı

ESENYURT BELEDİYESİ ERİŞİLEBİLİRLİK ÇALIŞMALARI

ESENYURT BELEDİYESİ ERİŞİLEBİLİRLİK ÇALIŞMALARI ESENYURT BELEDİYESİ ERİŞİLEBİLİRLİK ÇALIŞMALARI Türkiye İstatistik Kurumu ve Özürlüler İdaresi Başkanlığı tarafından yapılan Türkiye Özürlüler Araştırması sonuçlarına göre, ülkemizde yaklaşık 8,4 milyon

Detaylı

NİLÜFER İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2012 YILI RAMAZAN AYI ÖZEL VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI

NİLÜFER İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2012 YILI RAMAZAN AYI ÖZEL VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI 24.07.2012 23.07.2012 TESİ 22.07.2012 21.07.2012 RTESİ 20.07.2012 19.07.2012 RAMAZAN TARİH GÜN VAKİT VAİZİN ADI VE SOYADI VA ZIN KONUSU NİLÜFER İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2012 YILI RAMAZAN AYI ÖZEL VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI

Detaylı

EUROSTUDENT ULUSAL ARAŞTIRMASI: TÜRKİYE SONUÇLARI

EUROSTUDENT ULUSAL ARAŞTIRMASI: TÜRKİYE SONUÇLARI EUROSTUDENT ULUSAL ARAŞTIRMASI: TÜRKİYE SONUÇLARI Prof. Dr. Nezih Güven (ODTÜ, Rektör Danışmanı) Doç. Dr. Ayşe Gündüz Hoşgör (ODTÜ,Sosyoloji Blm.) Y. Doç. Dr. Mustafa Şen (ODTÜ, Sosyoloji Bölümü) Bağlantı

Detaylı

23.03.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi

23.03.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi 23.03.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi Dünyada En Hızlı Yaşlanan İkinci Ülke: Türkiye 18-24 Mart Yaşlılara Saygı Haftası kapsamında,izmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek

Detaylı

2014 YILI AİLE VE DİNİ REHBERLİK BÜROSU FAALİYETLERİ ELAZIĞ KADIN KONUK EVLERİ VE SEVGİ EVLERİNDE AİLE SEMİNERLERİ DEVAM EDİYOR

2014 YILI AİLE VE DİNİ REHBERLİK BÜROSU FAALİYETLERİ ELAZIĞ KADIN KONUK EVLERİ VE SEVGİ EVLERİNDE AİLE SEMİNERLERİ DEVAM EDİYOR 2014 YILI AİLE VE DİNİ REHBERLİK BÜROSU FAALİYETLERİ ELAZIĞ KADIN KONUK EVLERİ VE SEVGİ EVLERİNDE AİLE SEMİNERLERİ DEVAM EDİYOR Elazığ İl Müftülüğü Aile İrşat ve Dinî Rehberlik Bürosu görevlilerinden İl

Detaylı

CULTIFEST,iN KULTUREL ETKINLIGI

CULTIFEST,iN KULTUREL ETKINLIGI Turkish Lifestyle Kültür-Sanat-Eglence-Turizm-Saglik-Fuar-Alis-Veris-Tiyatro-Yöresel Gösteriler- Konser-Konferans-Cocuk Eglence ve daha fazlasi CultiFest 2014,de CultiFest, farklı kültürlerden oluşan katılımcıları

Detaylı

KARİYER GÜNLERİ PROJESİ. Şaban İNAT. N. Berrak ERKILIÇ

KARİYER GÜNLERİ PROJESİ. Şaban İNAT. N. Berrak ERKILIÇ KARİYER GÜNLERİ PROJESİ Şaban İNAT N. Berrak ERKILIÇ 2014-2015 PROJE SAHİBİ OLAN OKUL PROJENİN ADI PROJENİN AMACI KARATAY ANADOLU LİSESİ KARİYER GÜNLERİ PROJESİ KARATAY ANADOLU LİSESİ KARİYER GÜNLERİ >

Detaylı

Kahraman Kit Misafirlikte

Kahraman Kit Misafirlikte Technical Assistance for Promoting Registered Employment Kayıtlı İstihdamın Teşviki için Teknik Destek Projesi Bu proje Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından finanse edilmektedir. This project

Detaylı

DEREÜSTÜ KÖYÜNDE ARHAVİ EVİ İNŞASINDA BAŞKAN SERENDERDEN KONUŞTU

DEREÜSTÜ KÖYÜNDE ARHAVİ EVİ İNŞASINDA BAŞKAN SERENDERDEN KONUŞTU DEREÜSTÜ KÖYÜNDE ARHAVİ EVİ İNŞASINDA BAŞKAN SERENDERDEN KONUŞTU Son dönemlerde özellikle başbakan Recep Tayyip Erdoğan ın seçim sonrası başlattığı balkon konuşmasının bir benzerini Arhavi Belediye başkanı

Detaylı

ŞUHUT MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI II. DÖNEM (NİSAN-MAYIS-HAZİRAN) VA'Z VE İRŞAD PROGRAMI

ŞUHUT MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI II. DÖNEM (NİSAN-MAYIS-HAZİRAN) VA'Z VE İRŞAD PROGRAMI ŞUHUT MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI II. DÖNEM (NİSAN-MAYIS-HAZİRAN) VA'Z VE İRŞAD PROGRAMI AY S.N ADI VE SOYADI ÜNVANI VAAZ YAPACAĞI YER TARİHİ GÜNÜ VAKTİ Ana Konu Alt Konu Vaaz Konusu 1 H.Basri DÜZDAŞ Müezzin-Kayyım

Detaylı

Anlamı. Temel Bilgiler 1

Anlamı. Temel Bilgiler 1 Âmentü Haydi Bulalım Arkadaşlar aşağıda Âmentü duası ve Türkçe anlamı yazlı, ancak biraz karışmış. Siz doğru şekilde eşleştirebilir misiniz? 1 2 Allah a 2 Kadere Anlamı Ben; Allah a, meleklerine, kitaplarına,

Detaylı

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 8 (ΟΚΣΩ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή:

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 8 (ΟΚΣΩ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή: ΚΥΠΡΙΑΚΗ ΔΗΜΟΚΡΑΤΙΑ ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΓΙΔΤΘΤΝΗ ΜΔΗ ΔΚΠΑΙΓΔΤΗ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ ΜΑΘΗΜΑ: ΣΟΤΡΚΙΚΑ ΕΠΙΠΕΔΟ: Γ ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011

Detaylı

DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI

DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI BÖLÜM I: CAMİ YÖNETİM VE KADRO BİLGİLERİ Caminin Adı Cami Kodu Hizmet Kim Tarafından Veriliyor? Sözleşmeli İmam-Hatip Vekil Müezzin-Kayyım Cami/Mescitte Namaz Kılınmıyor Sözleşmeli

Detaylı

SOSYALLEŞEBİLEN ÖĞRENCİNİN İLETİŞİMİ DE GÜÇLÜ OLUYOR

SOSYALLEŞEBİLEN ÖĞRENCİNİN İLETİŞİMİ DE GÜÇLÜ OLUYOR 2007 yılında Çankaya Üniversitesi İşletme Bölümü nden birincilikle mezun olan, ayrıca Uluslararası Ticaret Bölümümüzde çift ana dal yapan, 2010 yılında da İşletme Yönetimi Yüksek Lisans Programı ndan mezun

Detaylı

15 Ekim 2014 Genel Merkez

15 Ekim 2014 Genel Merkez ÇİN Yatırım Fırsatları Paneli 15 Ekim 2014 Genel Merkez İş Dünyamızın Saygıdeğer Mensupları, Değerli MÜSİAD üyeleri, Değerli Basın Mensupları, Toplantımıza katılımından dolayı teşekkür ediyor, Sizleri

Detaylı

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf ilk yar'larımızın sevgili dostları, ilkyar desteklerinizle giderek büyüyen bir aile olarak varlığını sürdürüyor. Yeni yeni ilk yar'larımızla tanışırken bir taraftan fedakar gönüllülerimizi, ve bir zamanlar

Detaylı

2014 YEREL SEÇİM FAALİYET RAPORU

2014 YEREL SEÇİM FAALİYET RAPORU AK PARTİ PENDİK İLÇE KADIN KOLLARI BAŞKANLIĞI 2014 YEREL SEÇİM FAALİYET RAPORU (30 Aralık 2013 29 Mart 2014) Hazırlayan: Ayser SOY Pendik İlçe Kadın Kolları Başkanı (07 Nisan 2014) GİRİŞ Pendik İlçe Kadın

Detaylı

Türkiye-Almanya Sosyal Güvenlik Sözleşmesi nin 50 nci Yılı Konferansı Ankara da Düzenlendi

Türkiye-Almanya Sosyal Güvenlik Sözleşmesi nin 50 nci Yılı Konferansı Ankara da Düzenlendi Türkiye-Almanya Sosyal Güvenlik Sözleşmesi nin 50 nci Yılı Konferansı Ankara da Düzenlendi Sosyal Güvenlik Kurumu(SGK), Ankara Üniversitesi ve Ziraat Bankası işbirliği ile Türkiye-Almanya Sosyal Güvenlik

Detaylı

BİZ KİMİZ? ODTÜ Atatürkçü Düşünce Topluluğu, Atatürk ü ve ideolojisini daha iyi tanımak ve tanıtmak için 1989 yılında ODTÜ Kültür İşleri Müdürlüğü bünyesinde kurulmuş olan bir düşünce topluluğudur. Atatürkçü

Detaylı

Ünite 01: Arapçada Kelime ve Cümle Çeşitleri

Ünite 01: Arapçada Kelime ve Cümle Çeşitleri Ünite 01: Arapçada Kelime ve Cümle Çeşitleri :١ mı, mi? baba ( ) uzaklaştım uzaklaştırmak uzaklaştırmak evin kapıları babam yetişiyorum eğitim görüyorum ecdadım, atam saygı otur! seviyorum seni seviyorum

Detaylı

ÇANAKKALE İLİ GELİBOLU İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2016 YILI 1. DÖNEM (OCAK-ŞUBAT-MART) VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI

ÇANAKKALE İLİ GELİBOLU İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2016 YILI 1. DÖNEM (OCAK-ŞUBAT-MART) VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI Sıra No ÇANAKKALE İLİ GELİBOLU İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2016 YILI 1. DÖNEM (OCAK-ŞUBAT-MART) VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI VAAZ EDENİN VAAZIN ADI SOYADI ÜNVANI YERİ TARİHİ GÜNÜ VAKTİ KONUSU Dr. İbrahim ÖZLER İlçe Müftüsü

Detaylı

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi Murat Çokgezen Prof. Dr. Marmara Üniversitesi 183 SORULAR 1. Ne zaman, nasıl, hangi olayların, okumaların, faktörlerin veya kişilerin tesiriyle ve nasıl bir süreçle liberal oldunuz? 2. Liberalleşmeniz

Detaylı

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a):

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): da: - Yavrum ne oldu niye acele acele camiye koşuyorsun? der. Bu soruya karşılık çocuk - Efendim,

Detaylı

Aile Bülteni. ANKA Çocuk Destek Programı nın Tanıtımı Yapıldı. aile.gov.tr

Aile Bülteni. ANKA Çocuk Destek Programı nın Tanıtımı Yapıldı. aile.gov.tr Aylık Süreli Elektronik Yayın ANKA Çocuk Destek Programı nın Tanıtımı Yapıldı Bakan İslam, 2015 yılı sonuna kadar, yurt ve yuvalarda şu anda kalmakta olan bin civarında çocuğumuzun da çocuk evlerine geçişini

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI 7 Ocak 2015 İstanbul, Sabancı Center Sayın Konuklar, Değerli Basın Mensupları,

Detaylı

Avrupa Kazak Dernekleri Federasyonu (FEKA) Başkanı, Almanya

Avrupa Kazak Dernekleri Federasyonu (FEKA) Başkanı, Almanya 59 AVRUPA YA GÖÇ ÜN 50. YILINDA KAZAK DİASPORASI NIN BUGÜNÜ VE GELECEĞİ Dr. Abdulkayyum KESİCİ Avrupa Kazak Dernekleri Federasyonu (FEKA) Başkanı, Almanya Geçtiğimiz yıl, Avrupa da Kazak Diasporasının

Detaylı

İSMEK İN USTALARI SANATA ADANMIŞ BİR ÖMÜR ETEM ÇALIŞKAN ETEM ÇALIŞKAN KALİGRAFİ SERGİSİ

İSMEK İN USTALARI SANATA ADANMIŞ BİR ÖMÜR ETEM ÇALIŞKAN ETEM ÇALIŞKAN KALİGRAFİ SERGİSİ İSMEK İN USTALARI ETEM ÇALIŞKAN KALİGRAFİ SERGİSİ SANATA ADANMIŞ BİR ÖMÜR ETEM ÇALIŞKAN ETEM ÇALIŞKAN KALİGRAFİ SERGİSİ 10-17 MART 2014 / Dolmabahçe Sanat Galerisi Başkan dan eserlerin hiçbiri zahmetsiz,

Detaylı

Defne Öztürk: Atatürk ün herkes mutlu ve özgür olsun diye hediye ettiği bayramdır.

Defne Öztürk: Atatürk ün herkes mutlu ve özgür olsun diye hediye ettiği bayramdır. 30.10.2015 DENİZATI ndan Herkese Merhaba! Haftanın ilk günü sohbet saatimizde herkes hafta sonu neler yaptığını anlattı. Duvarda asılı olan Atatürk resimlerine dikkat çeken öğretmenimiz onu neden asmış

Detaylı

14.30-16.00: II. OTURUM GÖÇ KONULARINDA KAMU GÜVENİ İNŞA EDİLMESİ OTURUMU GENEL KONUŞMA NOTU

14.30-16.00: II. OTURUM GÖÇ KONULARINDA KAMU GÜVENİ İNŞA EDİLMESİ OTURUMU GENEL KONUŞMA NOTU 14.30-16.00: II. OTURUM GÖÇ KONULARINDA KAMU GÜVENİ İNŞA EDİLMESİ OTURUMU GENEL KONUŞMA NOTU 1 SAYIN BAKANLAR, KIYMETLİ TEMSİLCİLER; ÖNCELİKLE BURADA BULUNMAKTAN DUYDUĞUM MEMNUNİYETİ İFADE ETMEK İSTİYORUM.

Detaylı

Türkiye nin köklü şirketlerinden PET HOLDİNG 40 yaşında

Türkiye nin köklü şirketlerinden PET HOLDİNG 40 yaşında Türkiye nin köklü şirketlerinden PET HOLDİNG 40 yaşında 23 Nisan 2014 Çarşamba 17:23 Devremülk Turizm inden Sağlık Turizm ine, madencilik ve mermerden gayrimenkule kadar farklı alanlarda faaliyet gösteren

Detaylı

Vakıfların toplumsal yaşamımızdaki hizmetlerini şöyle sıralayabiliriz. 1. Dini hizmetler. 2. Sağlık hizmetleri. 3. Eğitim ve öğretim hizmetleri

Vakıfların toplumsal yaşamımızdaki hizmetlerini şöyle sıralayabiliriz. 1. Dini hizmetler. 2. Sağlık hizmetleri. 3. Eğitim ve öğretim hizmetleri Bir hizmetin sürüp gidebilmesi için, kişilerin kendi istekleriyle bağışladıkları para ve mülklere Vakıf denir. Bağışlanan mülklerin, eserlerin geleceğe sağlıklı kalabilmeleri korunmalarına bağlıdır. Geçmişin

Detaylı

KÜLTÜREL YAPILANMA GRUBUNUN (KYG) DEĞERLENDİRME ANKETİ

KÜLTÜREL YAPILANMA GRUBUNUN (KYG) DEĞERLENDİRME ANKETİ KÜLTÜREL YAPILANMA GRUBUNUN (KYG) DEĞERLENDİRME ANKETİ Kasım, 2006 Değerli Arkadaşlar, Bildiğiniz gibi 7 Temmuz, 2006 da başlayan ve 27 Ağustos 2006 da tamamlanan Kültürel Yapılanma Grubumuzu ve Etkinliklerini

Detaylı

Kiliseler ile yap lan Resmi Sözleflmeler ve her iki ülkede ibadet yerlerininin yap m

Kiliseler ile yap lan Resmi Sözleflmeler ve her iki ülkede ibadet yerlerininin yap m Kiliseler ile yap lan Resmi Sözleflmeler ve her iki ülkede ibadet yerlerininin yap m Rainer Korten 6 yıldan beri Türkiye de yaşama memnuniyetini tadiyorum ve sayıları yaklaşık 12-14000 i bulan, ana dili

Detaylı

AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE

AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE Portal Adres AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE : www.gorelesol.com İçeriği : Gündem Tarih : 06.10.2014 : http://www.gorelesol.com/haber/haber_detay.asp?haberid=19336 1/3 AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE 2/3 AHMET ÖNERBAY

Detaylı

KARİKATÜRİST VE RESSAMLAR, ARTIK AYA NİKOLA KİLİSESİNDE

KARİKATÜRİST VE RESSAMLAR, ARTIK AYA NİKOLA KİLİSESİNDE KARİKATÜRİST VE RESSAMLAR, ARTIK AYA NİKOLA KİLİSESİNDE Bodrum Hilmi Uran Meydanı nda uzun bir süre Halk Eğitim Merkezi olarak kullanılan ve geçtiğimiz yıl, 1960 lı yıllarda sonradan eklenen kısımları

Detaylı

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ 215 DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 25 Kasım 1981 tarihli ve 36/55 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

UKBA. e Bülten TACİKİSTAN DAN TÜRKİYE YE UKBA DERNEĞİ AMERİKA DA SOHBET MECLİSLERİ KURDU KARDEŞLERİMİZLE PİKNİKTEYİZ

UKBA. e Bülten TACİKİSTAN DAN TÜRKİYE YE UKBA DERNEĞİ AMERİKA DA SOHBET MECLİSLERİ KURDU KARDEŞLERİMİZLE PİKNİKTEYİZ UKBA e Bülten UKBA - ULUSLARARASI KARDEŞLİK BARIŞ VE AHLÂK DERNEĞİ YAYIN ORGANI EYLÜL - ARALIK 2012 SAYI / 1 TACİKİSTAN DAN TÜRKİYE YE KARDEŞLERİMİZLE PİKNİKTEYİZ ŞEMSEDDİN BEKTAŞOĞLU İLE HİNDİSTAN DAYIZ

Detaylı

DİNİ VE MİLLİ BAYRAMLAR

DİNİ VE MİLLİ BAYRAMLAR DİNİ VE MİLLİ BAYRAMLAR Bütün ülkelerin din ve kültürlerinde kutlanan özel günler vardır. Bu özel günler, bir tarihi veya dini amaçla kutlanır. Böyle günler o ülkenin dini ve resmi günleridir. Bu günlere

Detaylı

Duygusal ve sosyal becerilere sahip Genç profesyoneller

Duygusal ve sosyal becerilere sahip Genç profesyoneller Duygusal ve sosyal becerilere sahip Genç profesyoneller Y jenerasyonunun internet bağımlılığı İK yöneticilerini endişelendiriyor. Duygusal ve sosyal becerilere sahip genç profesyonel bulmak zorlaştı. İnsan

Detaylı

Beyin Gücünden Beyin Göçüne...

Beyin Gücünden Beyin Göçüne... On5yirmi5.com Beyin Gücünden Beyin Göçüne... Beyin göçü, yıllardır pek çok ülkenin kan kaybı... Peki gençler neden ülkelerini tekederler? Hangi sebepler ülkelerin beyin gücünü kaybetmesine sebep olur?

Detaylı

ANTROPOLOG TANIM A- GÖREVLER

ANTROPOLOG TANIM A- GÖREVLER TANIM Antropolog, evrenin ve dünyanın oluşumu, yaşamın başlangıcı ve gelişimi, insanın biyolojik evrimi, ırkların doğuşu, insan topluluklarının fiziki yapı, kültür ve davranış özelliklerini ve diğer topluluklarla

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ: 2013-2014 Μάθημα: Τουρκικά Επίπεδο: Ε3 Διάρκεια: 2 ώρες Ημερομηνία:

Detaylı

Fotoğraf Sevdalısı Bir Doktor:

Fotoğraf Sevdalısı Bir Doktor: Kültür ve Sanat Fotoğraf Sevdalısı Bir Doktor: NESRİN AKÇA AKOĞUL Nesrin Akça Akoğul Eyüp Devlet Hastanesinde. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı olarak görev yapan Nesrin Akça Akoğul. 1992 yılında fotoğraf

Detaylı

YECDER. l.ulusal DIN GüREVLILERI SEMPOZYUMU TEBLIGLERI

YECDER. l.ulusal DIN GüREVLILERI SEMPOZYUMU TEBLIGLERI YECDER KiTAPLARI ı YECDER l.ulusal DIN GüREVLILERI \J SEMPOZYUMU TEBLIGLERI (22 Mayıs 2010) V. BÖLÜM 1- YAYGIN VE ÖRGÜN DİN EGİTİMİNDE CAMi MODELİ Kurban EREZ- İmam Hatip 1 İstanbul Giriş İslam, İnsanlığın

Detaylı

VEKÂLET YOLUYLA KURBAN KESİMİ

VEKÂLET YOLUYLA KURBAN KESİMİ 1 VEKÂLET YOLUYLA KURBAN KESİMİ Değerli Kardeşlerimiz, Öncelikle kurban bayramınızı tebrik eder, hayırlı ve uğurlu olmasını yüce Allah tan niyaz ederiz. Bilindiği gibi hâli vakti yerinde olan mü minlerin

Detaylı

Amasya da Kadın İstihdamının Artırılmasına Destek Projesi. Ülker Şener 1 Temmuz 2011, Amasya

Amasya da Kadın İstihdamının Artırılmasına Destek Projesi. Ülker Şener 1 Temmuz 2011, Amasya Amasya da Kadın İstihdamının Artırılmasına Destek Projesi Ülker Şener 1 Temmuz 2011, Amasya Projenin Hedefleri Projenin hedefi: Amasya da çalışmayan ama çalışmak isteyen ya da aktif olarak iş arayan 300

Detaylı

Menümüzü incelediniz mi?

Menümüzü incelediniz mi? by elemeği Menümüzü incelediniz mi? Yılmaz Usta nın hikayesini duydunuz mu? Niçin Nevale? Yılmaz Usta nın hikayesi Bir insan pasta ustası olmaya nasıl karar verir? Yani 1972 yılında Kastamonu da doğduğunuzu

Detaylı

2015 KIZILAY Haftası İlköğretim 1.-4. sınıf Takdimci El Kitabı

2015 KIZILAY Haftası İlköğretim 1.-4. sınıf Takdimci El Kitabı Bu el kitabı, 2015 yılı Kızılay Haftası okul etkinlikleri için Türk Kızılayı şube, bölge ve yerel merkezlerine hazırlanmıştır. İlköğretim 1., 2., 3. ve 4. sınıf öğrencilerine yönelik hazırlanan sunumun

Detaylı

2- Takside. Türk kadınla Alman kadın aynı yerden taksiye bindiler aynı mesafeyi gidip aynı yerde indiler.

2- Takside. Türk kadınla Alman kadın aynı yerden taksiye bindiler aynı mesafeyi gidip aynı yerde indiler. Alman televizyon kanalı RTL de pazartesi akşamı yayınlanan Ekstra Magazin (Extra-Das RTL-Magazin) adlı program, bir Türk ve bir Alman kadını Türkiye ye tatile gönderdi ve yaşadıklarını başından sonuna

Detaylı

Bu resmi ne yönden yada nasıl gördüğünüz,nasıl yorumladığınız çok önemli! Çünkü medya artık hayatımızın her alanında ve her an yanı başımızda!

Bu resmi ne yönden yada nasıl gördüğünüz,nasıl yorumladığınız çok önemli! Çünkü medya artık hayatımızın her alanında ve her an yanı başımızda! SUNUMUMUZA HOŞGELDİNİZ Bu resmi ne yönden yada nasıl gördüğünüz,nasıl yorumladığınız çok önemli! Çünkü medya artık hayatımızın her alanında ve her an yanı başımızda! Haber ve bilgi verme amacı başta olmak

Detaylı