BANU GÜVEN: Kamu düzeni o kelimelerden, o kavramlardan biri midir mesela?

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "BANU GÜVEN: Kamu düzeni o kelimelerden, o kavramlardan biri midir mesela?"

Transkript

1 BANU GÜVEN: Merhaba. Kürt Meselesi'nin çözümü ve demokratikleşmeye dönük son derece önemli bir kavşakta, önemli bir söyleşi için KCK Yürütme Kurulu Eş Başkanlarıyla, Sayın Cemil Bayık ve Bese Hozat la bir aradayız. Merhaba. BESE HOZAT: Merhaba. Hoş geldiniz. BANU GÜVEN: Teşekkürler. Sağ olun. Şimdi bu çözüm sürecine anahtar olan taslak neler getirecek? Sizin talepleriniz bu taslağı okumanız nasıl bunlara gireceğiz ama öncesinde ben size şunu sormak isterim 23 Şubat 28 Şubat tarihleri arasında beklentiler gitti geldi ve 28 Şubat ta ortak açıklama geldi. Bu beş gün, bir hafta içinde nasıl bir trafik oldu? Kim, hangi konuda, nasıl adımlar atmak zorunda kaldı? Bu açıklamaların yapılamama ihtimali var mıydı? Buna bir açıklık getirebilir miyiz? CEMİL BAYIK: Öncelikle bütün izleyicileri saygıyla selamlıyorum. HDP heyeti Önder Apo'yla görüşmüştü. Önder Apo bir açıklamanın yapılabileceğini kendilerine söylemişti. Hem HDP heyeti hem Türk devletinin heyeti görüşmede hazırlardı. Türk devletinin heyeti bu durumu biliyordu. Hem heyet hem de devlet heyeti ortak bir metin hazırlayacaklardı. O metni birlikte önderliğe götüreceklerdi. Fakat devlet heyeti, HDP heyetine Siz metni hazırlayın, sonra biz bakarız demişlerdi. HDP heyeti bir metin hazırlamıştı. Önderliğin daha önce sunduğu demokratik müzakere taslağı vardı, yine görüşmelerde belirli hususlar vardı. Bütün onları dikkate alarak bir taslak hazırlamıştı. O taslağı heyetle birlikte hazırlamamışlardı. Heyet taslağı bize gönderdi. Biz o taslak hakkında düşüncelerimizi kendilerine ilettik. Dedik ki: Bu taslak iki tarafın ortak hazırladığı bir taslak değil. Tek taraflı, sizin hazırladığınız bir taslak. Eğer iki taraf taslağı hazırlayıp bize göndermiş olsaydınız, biz ona göre düşüncelerimizi belirtebilirdik, doğru olan da buydu. Fakat madem böyle hazırlamışsınız, bu taslağı Türkiye tarafı ile görüşürsünüz ve önderliğe götürürsünüz. BANU GÜVEN: O on maddeden söz ediyoruz öyle değil mi? CEMİL BAYIK: On maddeyi de içeren bir açıklamaydı. BANU GÜVEN: Yani o duyduğumuz açıklamayı kastediyorsunuz. CEMİL BAYIK: Hayır, öncesini açıklıyorum. Önder Apo'ya götürürsünüz taslağı, Önder Apo da incelesin, Önder Apo son şeklini versin, ondan sonra bunu açıklayabilirsiniz, kamuoyuna duyurabilirsiniz. Biz bunu kendilerine iletmiştik. Biz heyetle bir mektup göndermiştik, AKP'nin hükümetin yaklaşımlarını eleştiren bir mektuptu, içeriğinde onlar da vardı. Bu mektubu heyet aldığında Türk heyeti ile görüşüyor. Türkiye heyeti bir metin hazırlıyor ve önderliğin yanına gidiyor, önderliğe metni sunuyor. O, HDP'nin hazırladığı metinde bazı değişiklikler yapıyor. BANU GÜVEN: Bülent Arınç Yüzde altmış değişti metin demişti. CEMİL BAYIK: Pek öyle değil. Yani bazı değişiklikler yapıyor mesela, bazı maddeleri öne alıyor, öndekileri arkaya alıyor, böyle bazı değişiklikler yapıyor. Bir de bazı kelimeleri değiştiriyor, çıkarıyor, kendilerine göre biraz daha uygun kelimeler koyuyorlar. BANU GÜVEN: Kamu düzeni o kelimelerden, o kavramlardan biri midir mesela? CEMİL BAYIK: Sorun zaten görüşmelerde de çok tartışılmıştı. Devletin, hükümetin kamu düzenine yaklaşımıyla bizim, Önder Apo nun yaklaşımı aynı değil, farklıdır. Farklı bakış açısına sahibiz. Onlar da belki kamu düzenini sağlamak istiyor, biz de kamu düzeninin sağlanmasını istiyoruz ama, onların

2 istediği tarzda kamu düzenin sağlanamayacağını defalarca Önder Apo onlara söyledi. İşte hazırlanan o metni önderliğe götürüyorlar, önderlik okuyor inceliyor, ondan sonra önderlik bazı değişiklikler yaparak o metni imzalıyor. Daha sonra imzalanan metni Türk heyeti getirip HDP heyetine veriyor, heyet o metni bize gönderdi. Baktık önderlik imzalamış, altında imzası var o metnin. Biz yine bir mektup yazdık, gönderdik. HDP heyetine dedik ki: Bu mektubu da önderliğe ulaştırın, bizzat önderliğe verin okusun." Heyet o mektubu da götürmüştü, önderlik okumuştu, hem de iki kez okumuştu... Ondan sonra demişti ki, Arkadaşların belirttiklerine anlam veriyorum. BANU GÜVEN: Ne demiştiniz o mektupta? CEMİL BAYIK: Yani bizim bazı eleştirilerimiz vardı hükümete, hükümetin yaklaşımlarına. BANU GÜVEN: Onları paylaşmak ister misiniz? CEMİL BAYIK: Yani onları kamuoyuna şimdi duyurmak istemiyoruz. Pek uygun olmaz ahlaki açıdan çünkü. BANU GÜVEN: Bilmediğimiz türde, bilmediğimiz şeyler mi? CEMİL BAYIK: Değil, yani az çok bildiğiniz, az çok tahmin ettiğiniz eleştirilerdir. Önder Apo anlam vermişti, Anlam verdiğini söylemişti. O metin daha sonra ortak açıklandı. Sırrı Süreyya onu Dolmabahçe'de okudu. Yani metnin okunmasından önceki süreç böyle gelişti, trafik yoğun oldu. Öyle ulaşıldı. BANU GÜVEN: Evet ama 28 Şubat anladığım kadarıyla son tarih olarak belirlenmişti. Öyle değil mi? CEMİL BAYIK: Evet Önder Apo zaten açıklamanın 28 Şubat'ta yapılmasını istemişti. Çünkü biliniyor 28 Şubat Türkiye'deki demokrasi güçleri açısından da önemli bir tarih. O tarihte bir darbe gerçekleştirilmişti, biz darbelere karşı olan bir hareketiz. 28 Şubat'ta öyle bir açıklamanın yapılması anlamlıydı. O darbeye karşı bizim tutumumuzu ifade ediyordu. Bu açıdan 28 Şubat tarihini Önder Apo oldukça önemsedi ve mutlaka açıklamanın o tarihte yapılmasını istedi ve o tarihte yapıldı. BANU GÜVEN: O açıklamada Abdullah Öcalan niyet beyanı diyordu. Başbakan Davutoğlu New York'ta yaptığı bir açıklamada şöyle ifade etti, PKK nin silah bırakacağını söyledi. Siz de önce çözüm, sonra silah bırakma diyorsunuz. Şimdi kamuoyu bundan ne anlamalı? BESE HOZAT: Ben de öncelikle 8 Mart Dünya Kadınlar günün kutluyorum tüm kadınların. Hükümet farklı bir algı oluşturmaya çalışıyor. Baştan beri yaklaşımı böyleydi. Yani 28 Şubat öncesi de PKK'nin silah bırakacağına dönük yoğun açıklamalar oldu. Açıklama olacak, ortak açıklama, ve Öcalan çağrı yapacak, PKK silah bırakacak. Hükümet yetkilileri bu temelde yoğun açıklamalar yaptılar. Bir gündem oluşturdular, bir algı operasyonu geliştirdiler. 28 Şubat açıklamasında da, bu algıyı daha fazla pekiştirmeye dönük bir seçim propagandasına dönüştürmeye çalıştılar. Metin dikkatli incelendiğinde - ki sanıyorum sizler de incelemişsiniz-, böyle bir açıklamanın, böyle bir çağrının olmadığı anlaşılır. Zaten çağrıda önderliğimizin direkt ifadesiyle niyet beyanı, irade beyanı olarak geçiyor. Niyet beyanı ayrı bir şeydir, apayrı bir şeydir, silah bırakacaklar çağrısı apayrı bir şeydir. Biri talimattır, kesin bir karardır, ifadedir, diğeri de sürecin önünü açmak için müzakere sürecinin on başlık üzerinden geliştirilmesi için iyi niyet yaklaşımıdır, yeniden bir şans tanımadır, sürecin önünü açmadır. Birbirinden farklı yaklaşımlardır bu anlamda. Biz böyle ele alıyoruz. Bir iyi niyet yaklaşımı olarak, yeni

3 bir şans olarak, hükümete tanınan yeni bir şans olarak... Bu anlamda çok ciddi, anlamlı ve önemli siyasi bir hamle olarak değerlendiriyoruz, öyle de ele alıyoruz. Bu anlamda hükümetin de belgenin ruhuna uygun, gerçeğine, hakikatine uygun yaklaşmasını açıkçası bekliyoruz. BANU GÜVEN: Top şu ana her iki saha da mı, yoksa hükümetin sahasında mı? BESE HOZAT: Hükümetin adım atması lazım tabii. Şimdiye kadar süreç tek taraflı yürüdü. Önderliğimizin büyük çabasıyla sabrıyla, fedakarlığıyla ona paralel hareketin yine büyük çaba ve emeğiyle tek taraflı bir biçimde yürüdü. Adımlar da tek taraflı atıldı, ateşkes süreci öyledir. Tek taraflı bir ateşkes sürecidir. Çift taraflı bir ateşkes değil şu anda yürüyen. Karakol yapımından tutalım, baraj yapımına kadar... Birçok bölgede operasyon var, keşif uçakları dolaşıyor, sınır hatlarında bombalamalar oluyor, yoğun... Özellikle sınır hatlarında obüs saldırıları gerillaların eski noktalarına sürekli oldu. Şimdiye kadar da bu var, keşif devam ediyor. Rojava'da yürüyen bir savaş var, yani çift taraflı bir ateşkesten söz edemeyiz. Ateşkesin kendisi de tek taraflı bir ateşkes oldu, güçler çekildi, adım atılacaktı, yasal düzenlemelere gidilecekti, yasa çıkacaktı... Bu konuda hükümetten doğru bir şey olmadı. BANU GÜVEN: Önderliğin sabrı derken, ya da iyi niyeti mi dediniz? Yani onu somutlaştırmak gerekiyor. Bir izleme kurulu bekleniyordu mesela, sekretarya bekleniyordu, bunlar olmadı hala değil mi? BESE HOZAT: Önderliğimiz AKP'yi çözüme çekmek için, masaya çekmek için, yani müzakere sürecine çekmek için gerçekten büyük bir emek verdi. Bir güvence yokken, yasal hukuki bir güvence yokken gerillaya güçleri sınır dışına çekme çağrısı yaptı. Bu çok büyük bir fedakarlıktı pratiği var... Biz yüzlerce arkadaşı şehit verdik, yasal bir güvencesi yoktu bunun. Operasyonlar oldu geri çekilmede ve onlarca arkadaşımız toplu şehit düştü. Bunun hiçbir yasal güvencesi yoktu, bu büyük bir risk almaktır, büyük bir fedakarlıktır tabii ki. Yasal bir güvence yokken böyle bir çağrı yaptı ve sizler de yakından izlediniz, güçler sınır dışına çekildi. BANU GÜVEN: Ama şimdi yine dönenler de var öyle değil mi? BESE HOZAT: E tabii ki hükümet adım atmadı. Hükümet adım atmayınca süreç tek taraflı gidince... Süreç eş zamanlı gidecekti, yani adım attığımızda ona paralel hükümet de bir adım atacaktı, yasalar çıkaracaktı. Bu süreci kalıcı bir barış sürecine, tahkim edilmiş bir ateşkes sürecine dönüştürmenin pratik, somut, hukuki, siyasi adımlarını atacaktı, bunun üzerinden bir konsensüs vardı. Fakat bu konuda hükümetten doğru, devletten doğru herhangi bir adım atılmadı. Şimdi tabii ki top hükümettedir. Somut, pratik adım atması gerekiyor. Bundan sonra gelişecek süreç kesinlikle eş zamanlı, karşılıklı pratik adımların atılmasına bağlı olacak ve ilk adımı hükümetin atması lazım. BANU GÜVEN: Nisan ayında PKK'nin kongre yapacağı konuşuluyor, tarih olarak Nisan telaffuz ediliyor. Bu mümkün müdür, bunun öncesinde hangi somut adımların atılması gerekmektedir, o kongreden ne beklenebilir? Kongrenin olması için ne olması lazım her şeyden önce? CEMİL BAYIK: Şimdi PKK Kongresinin toplanıp karar alabilmesi için Türk Devleti ve hükümetinin atması gereken adımlar var. Bu adımları atmadan hareketimize, halka, Türkiye'deki demokrasiye, sosyalist güçlere güven vermeden kesinlikle kongrenin toplanması, onların belirttiği gibi kararlar alması düşünülemez. Çünkü ne deniliyor? Kongre toplanacak, silahlı mücadeleyi sonlandıracak, bu söyleniyor. Şimdi biz 1993'ten beri Kürt sorununu demokratik siyasal yöntemle çözmeye çalışıyoruz.

4 Bunun için defalarca ateşkesler geliştirmişiz. Biz bugün silahlı mücadeleyi sonlandırmadan söz etmiyoruz, 1993'ten beri bunu söylüyoruz. Sadece söylemiyoruz, bunun pratik adımlarını da geliştiriyoruz. Bunun zeminini de yapmaya çalışıyoruz. Şimdi bizim öyle bir kongreyi toplayıp karar alabilmemiz için Türk Devlet ve hükümetinin atması gereken adımlar var. BANU GÜVEN: Somut olarak, ilk ne olmalı mesela? CEMİL BAYIK: Biz kendi cephemizden bütün adımları attık, atmamız gereken bütün adımları attık. Arkadaşımın da belirttiği gibi Türk devlet ve hükümetinin adımlar atması gerekiyor. Mesela iç güvenlik paketi var mecliste; bu sadece PKK'yi, Kürtler i ilgilendiren bir paket değil. Bu bütün Türkiye'deki halkları, demokrasi güçlerini, sosyalist güçleri, liberal güçleri, kadını, gençliği, Aleviler i, herkesi ilgilendiren bir paket. Bu paketin bir kere geriye çekilmesi gerekiyor. Madem ki Kürt sorunu gibi bir sorun çözümlenmek isteniyor, o zaman bu antidemokratik yasaların geriye çekilmesi gerekiyor. BANU GÜVEN: Geriye çekilmesi mi yoksa, Pervin Buldan ın bahsettiği gibi kabul edilen on altı maddenin komisyona geri çekilmesi mi? CEMİL BAYIK: Ya bunun geri çekilmesi gerekiyor ya da bunların değiştirilmesi, demokratik yasaların geliştirilmesi gerekiyor, özgürleşme yasalarının, buna hizmet edecek yasaların geliştirilmesi gerekiyor. Çünkü Kürt sorunu çözümlenmek isteniyor. Kürt sorununun çözümünü amaçlayan demokratik yasalar çıkarır, öyle antidemokratik yasalar çıkaramaz, bir. İkincisi, bir kere bizim yönetimimizin Önder Apo'yla görüşmesi gerekiyor. Bu görüşme sağlanmadan... BANU GÜVEN: Bu Nisan'da kongrenin toplanması için bu bir ön koşul mu? CEMİL BAYIK: Elbette... Bu adımların atılması gerekiyor. Yine kalekol yapımlarının durdurulması gerekiyor, çeteciliğin, köy koruculuğunun geliştirilmemesi gerekiyor, askeri yolların yapılmaması gerekiyor, askeri amaçlı barajların yapılmaması gerekiyor, operasyonların, keşiflerin durdurulması gerekiyor. Bu tip adımlar atılırsa, bize, halka, Türkiye'deki bütün demokrasi güçlerine güven verebilirler. Bunlar atılmadan, müzakere kabul edilmeden, müzakere için öngördüğümüz on madde kabul edilmeden, böyle bir kongreyi toplamamızı kimse bizden bekleyemez. BANU GÜVEN: Şimdi on madde başlık olarak kabul edildi ama bunlara eşlik eden mesela, sizin Oslo görüşmelerinde de talep ettiğiniz, O kolay yaparız denilen bir doğrudan görüşme talebi var. Bu somut bir talep olarak, olmazsa olmaz mıdır kongrenin toplanması için? CEMİL BAYIK: Elbette sürecin çözüm yönünde gelişebilmesi ve sonuç verebilmesi için bizim önderimizle görüşmemiz gerekiyor. Bu görüşme olmadan süreç nasıl bir ilerleyebilecek, nasıl sonuç alınabilecek, bu çok zordur. Sanıyorum bunu herkes de takdir eder. Kendileri söylüyor, işte diyor ki; Önder Apo ile Kandil arasında kopukluklar var. Madem ki kendileri bunu dillendiriyor, o zaman bu kopuklukların giderilmesi gerekiyor. Bu kopukluk nasıl giderilebilir? Ancak yönetimimiz Önder Apo yla görüşürse bu giderilebilir. Yine PKK kongresinin toplanması, silahlı mücadeleye son verebilmesi için bu kongreye Önder Apo'nun katılması gerekiyor. Önder Apo bu kongreye katılmadan, kongre böyle bir kararı alamaz. Yine silahlı güçlerin silahlı mücadeleden vazgeçebilmesi için, onların çokça dillendirdiği gibi, bu güçlerin dağdan inebilmesi için, Önder Apo'nun gelip gerillalarla görüşmesi gerekiyor. Önder Apo gerillalarla görüşmeden kim gerillayı dağdan indirebilir. Hiç kimse indiremez. Biz eş başkanlarız, bu hareketi yürütüyoruz, biz bile gerillayı bu konuda ikna edemeyiz.

5 BANU GÜVEN: Geri çekilme, yani Türkiye sınırlarında çıkmak konusunda da bir ikna meselesi vardı öyle değil mi? Özellikle siz söylediniz şimdi 99'da yaşanan acı tecrübenin ardından o bile kolay değildi belki? BESE HOZAT: Kolay değildi. Son yaptığımız geri çekilmede de güçlerle çok yoğun tartışmalar oldu. Önderliğimizin İmralı'da heyetle yaptığı görüşme notları güçlere okundu, tartışıldı, ikna süreci epey uzun bir zaman aldı, ciddi tartışmalar yürütüldü, toplantılar yapıldı. Ardından zaten hükümet hiçbir adım atmadı süreci boşa çıkardı, tekrardan güçler yerlerine döndü. Geri çekilen birçok güç, yani yüzde doksan yerlerine dönmüş durumda. Şimdi tekrardan benzer bir süreç, hiçbir şey ortada yokken zaten düşünülemez, bunun tartışılması bile yürütülemez. Böyle bir şey gündeme gelemez yani. BANU GÜVEN.: Şunu sorabilir miyim? Geçen Newroz'da Ne mesaj verilecek diye herkes merak içindeydi. Çünkü bir önceki Newroz'da verilen mesaj ciddi bir umut uyandırdı, tarihiydi. Sonra aradan bir yıl geçti ve bir durağanlık söz konusuydu. Geçen yıl mesajlarınızı oluştururken sıkıntı çektiniz mi? CEMİL BAYIK: Şimdi 2013 Newroz'unda verilen mesaj belirttiğiniz gibi tarihiydi ve bütün dünyanın şahitliği önünde bu mesajlar verildi. Önder Apo çok açıkça yaklaşımını niyetini ortaya koydu. Ama AKP o geliştirilmek istenilen süreci tıkadı. Yani AKP'nin zihniyetinde herhangi bir değişiklik olmadı. AKP çözüm için çaba göstermedi. Önder Apo hareketimiz, halkımız, demokrasi güçleri çaba gösterdi, müzakerelerin gelişebilmesi için, ama AKP süreci hep erteledi, oyaladı ve tıkadı. BANU GÜVEN.: O yüzden soruyorum 2014 Newroz u mesajını çıkarırken sizler o yüzden sıkıntı çektiniz mi? CEMİL BAYIK: Elbette, elbette biz sıkıntılar yaşadık, çünkü süreç tıkatıldı. Tıkatılan süreci biz nasıl açabiliriz, bunun çabasına girdik. Önder Apo bunu aşmak için yoğun bir çaba yürüttü. Daha sonra demokratik müzakere taslağını geliştirdi. Bu taslakla 2013 Newrozu'ndaki geliştirdiği tarihi açıklamaları daha ilerletmek istedi, müzakereyi zorlamak istedi, tıkanıklığı aşmak istedi. Fakat AKP yine tıkadı. Çünkü Önder Apo bu müzakere taslağında tarihler belirtmişti, bu tarihlere göre müzakerelerin olup pratikleşmesi gerekiyordu. AKP çeşitli oyalama taktikleriyle yine tıkattı. Tıkatınca tehlikeli bir durum ortaya çıktı. Önder Apo yine bu tıkanıklığı aşmanın çabasına girdi. Son açıklama aslında bu tıkanıklığı gidermeye yönelik bir adımdır, bir siyasi hamledir. Bu açıklamaları sürekli Önder Apo niye geliştirdi? Hem tıkanıklarını aşmak, Kürt sorunu gibi bir sorunu çözmek, Türkiye'yi demokratikleşme yönünde ilerletmek için... BANU GÜVEN: Şu yüzden de soruyorum bu soruyu. Hükümet Kandil'i ve son dönemlerde HDP Eş Genel Başkanları ndan Selahattin Demirtaş'ı Abdullah Öcalan'la ayrı düşmüş gibi sunuyor. Bazı açıklamalarında Kandil'i süreci geciktirmekle suçluyor. Bülent Arınç Demirtaş ı barışın önünde engel gibi bir ifade ile tanımladı. Bu yüzden de herkes Abdullah Öcalan ın mesajı ne oluyor, Kandil'in mesajı ne oluyor, başkası ne diyor, buna çok bakıyordu. O açıdan da bir problem, bir sıkıntı yaşadınız mı diye merak ediyorum. CEMİL BAYIK: Kamuoyunun şunu iyi bilmesi gerekiyor, Önder Apo sadece PKK'ye ve Kürtler e karşı sorumluluk duymuyor. PKK ve Kürtler e sorumluluk duyduğu kadar, Türkiye'deki bütün halklara karşı da sorumluk duyuyor ve bu sorumlukları her şart altında yerine getirmeye çalışıyor. Önder Apo

6 sadece Kürt sorununun çözümü ile uğraşmıyor, aynı zamanda Türkiye'nin demokratikleşmesiyle de uğraşıyor, bu yönde yoğun çaba yürütüyor. BANU GÜVEN: Bu konuda tereddüdü olanları, örgütün neden böyle bir çabası olsun diye düşünenlere duruşunuzu nasıl açıklarsınız? CEMİL BAYIK: Evet dikkat edilirse mesela geliştirdiği on madde var, on madde tümüyle Türkiye'nin demokratikleşmesini hedefliyor, sadece Kürt Sorununu çözmeyi hedeflemiyor. Önder Apo daha bu hareketi oluştururken ilk kez yanında yer alan Haki Karer ve Kemal Pir'di. Hiçbir şey ortada yokken önderlikle yoldaşlık yapan iki arkadaştır. Bunlar Kürdistanlı ve Kürt falan değildir. Önder Apo bu arkadaşların şahsında halkların birliğini en üst düzeyde gerçekleştirmiştir ve sürekli bu arkadaşların şahsında halklara karşı sorumluluk duymuştur. Bu sorumluluğu her şart altında yere getirmeye çalışmıştır. Onun için sürekli Kürt sorununu çözmeye çalışırken aynı zamanda Türkiye'nin sorunlarını da esas almıştır. Bütün müzakere taslaklarında bütün görüşmelerde bunları açıkça dile getirmiştir. Önder Apo nun böyle bir gerçekliği vardır. Yani Türk toplumu şunu iyi bilmeli, Önder Apo sadece Kürt sorununun çözümüyle uğraşmıyor, bütün Türkiye nin demokratikleşmesi için, hatta onu da aşan Ortadoğu'nun demokratikleşmesiyle uğraşıyor. Böyle bir gerçekliği var. Öyle dar bir yaklaşımı yoktur, milliyetçi bir yaklaşımı yoktur. Tam tersine Kürtler e duyduğu sorumluluğu diğer halklara karşı da duyuyor. Diğer kültürlere, diğer dinlere karşı da duyuyor. Bir bütün olarak ele alıyor. Öyle Kürt sorununu Türkiye'nin demokratikleşmesinden kopararak ayrı ele almıyor. Kürt sorununun çözümünü Türkiye'nin demokratikleşmesinde görüyor. BANU GÜVEN: Şöyle diyebilir miyiz? Demokratikleşme olmadan Kürt sorununun çözümü konusunda bir rahatlama, mutabakat sağlamak, bir tatmin sağlamak sizin açınızdan mümkün olmayacaktır. Yani demokratikleşme ile Kürt meselesinin çözümü el eledir, biri olmadan ötekisi olmaz diyebiliyor mu Kürt hareketi? Bu soruyu soranlar var elbette Türkiye de. BESE HOZAT: Şimdi Kürt Sorunu ile Türkiye nin demokratikleşme sorunu çok iç içe geçen sorunlardır. Kürtler e karşı Türk devletlerinin, hükümetlerinin, siyasi iktidarların uyguladığı siyaset, genel bir siyasete dönüşüyor Türkiye'de. Yani şu mümkün müdür? Kürdistan'da demokratik bir siyaset yürütecek AKP, Türkiye'de son derece antidemokratik baskıcı bir siyaset yürütecek. Olabilir mi böyle bir şey? Ya da tersini düşünelim. Türkiye'de çok demokratik bir siyaseti öngörecek, geliştirecek, Kürdistan'da da son derece baskıcı, sömürgeci, soykırımcı bir siyaset yürütecek. Bu mümkün değildir. Kürtler e karşı baştan itibaren, yüz yıllık Türkiye tarihi öyledir. Gelmiş geçmiş bütün hükümetlerin iktidar tarihi öyledir. Kürtler e karşı yürüttükleri baskıcı, soykırımcı, antidemokratik siyaset, bütün Türkiye halklarını, toplumunu, kadınları, gençleri doğrudan etkilemiştir. Kürtler i ezdikçe tüm Türkiye toplumunu ezmiştir. Aynı siyaset, genel bir siyaset haline gelmiştir. Türkiye siyaseti haline gelmiştir. O açıdan Kürt sorununun çözümü, kendisiyle birlikte Türkiye'nin demokratikleşmesini de getirecektir. Türkiye de bu kadar baskıcı, antidemokratik, faşizan siyasetin dayandığı temel, Kürt toplumu üzerindeki, Kürt halkı üzerindeki inkar, imha siyasetidir. Sömürülen bir halk, Türkiye'de tüm halkların sömürüsünü ezilmesini, dışlanmasını, ötekileştirilmesi beraberinde getirmiştir. Bütün kimlikler yok sayılmıştır. O açıdan Kürtler üzerindeki bu inkar-imhanın kalkması, Kürt sorununun demokratik temelde çözülmesi, siyasal yöntemlerle çözülmesi, genel anlamda demokratik siyasetin de Türkiye'de hakim olmasını getirecek ve tüm toplumsal sorunları kendisiyle birlikte çözecek, Türkiye'yi demokratikleştirecek.

7 BANU GÜVEN: Şimdi bunu üzerinde durmamın önemli sebebi, seçim öncesinde özellikle bu temanın zaman zaman canlanması, altının çizilmesi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu geçtiğimiz günlerde HDP ile AK Parti nin seçim iş birliği yaptığını söyledi. Kürt hareketinin aslında başkanlık sisteminde Erdoğan'la fikren buluştuğu ve hadisenin bir anlaşmaya doğru evrildiği, böyle ikincil bir takım niyetlerle hareket edildiği tartışmaları, senaryoları konuşuluyor bazen. Bu konudaki şüpheler konusunda ne söylemek istersiniz? BESE HOZAT: Pekiyi neye dayanarak söylüyorlar bunu? Yani AKP'nin on iki yıllık iktidarı süresince Kürtler e uyguladığı siyaset ortadadır. Şimdiye kadar biz dokuz ateşkes yaptık, dokuz ateşkese karşılık hiçbir somut adım görmedik. Buna karşı toplumsal mücadele, direniş sürdü. Özellikle yıllarında çok şiddetli bir savaş sürecini yaşadık. 6-9 Ekim serhildanları var, AKP'nin Kobani, Rojava politikasında kaynaklı ortaya çıkan çok güçlü bir toplumsal direniş söz konusu. AKP'ye karşı söylemimiz ortada, eylemimiz ortada, dilimizle pratiğimiz aynı. Yani şu andaki duruşumuz, tavrımız, verdiğimiz mücadele çok somut, ortada. Siyasi olarak da öyle, toplumsal olarak da öyle, askeri pozisyon olarak da nettir duruşumuz, açıklamalarımız, yaklaşımımız ve mücadelemiz... Şimdi CHP veya herhangi bir parti neye dayanarak böyle bir iddiada bulunuyor. Yani şimdi AKP iktidardayken, bu sorunu çözmeyen bir iktidar, HDP meclisin dışında olur, kendisi dört yüz milletvekili ile meclise girer, baskın bir anayasayı da yapacak düzeyde nitel olarak da nicel olarak da belirleyici olursa, bu iktidar mı Kürt sorununu çözecek? Yani buna inanan akıl nasıl bir akıldır? Böyle düşünen, böyle kurgulayan bir akıl neyin aklıdır? Yani çok tarihten kopuk, hakikatten kopuk, siyasetten kopuk, mevcut gerçeklikten kopuk, PKK gerçeğini tanımaktan kopuk bir akıl var ortada. Sorun anlamama, tanımama da değil, yani ben çok oradan da bakmıyorum konuya. Bir özel savaş olarak değerlendiriyorum. BANU GÜVEN: Ya da seçim öncesi bir politika olarak? BESE HOZAT: Bir politika, bir özel savaş... CHP de kendi cephesinden böyle bir algı yaratmaya çalışıyor. Nasıl AKP Öcalan çağrı yaptı, PKK ye silah bırakma çağrısı diyorsa, bu anlamda gündemi saptırıyorsa, o metnin içeriğini de çarpıtmaya çalışıyorsa, farklı bir algı oluşturup bunu seçim malzemesine dönüştürmeye, propagandaya dönüştürmeye çalışıyorsa, CHP de kendi cephesinden HDP'yle AKP anlaştı, o yüzden HDP partiyle seçime giriyor, biliyor ki barajın altında kalacak ve kalacak, yüksek bir oyla, dört yüz milletvekili ile AKP mecliste yer alacak ve anayasayı çıkaracak. İşte AKP o zaman Kürt sorununu çözecek diyor. Yani bütünen hakikatten uzak bir argüman, bir söylem, bir siyaset tarzı. Bu bir propagandadır, seçim propagandasıdır, bu bir özel savaştır. CHP de böyle bir algı oluşturmaya çalışıyor, bir algı operasyonu yapmaya çalışıyor, AKP'yi taklit ederek, o da tersinden... Fakat bunu gerçeklikle hiçbir bağlantısı yok. AKP'nin söylemi neyse, hangi zihniyete dayanıyorsa, CHP'nin söylemi de, siyaseti de aynı, zihniyeti de aynı şeye dayanıyor. Bu bakımdan birbirinden çok farklı da değiller. BANU GÜVEN: Pekiyi seçimde ne olacak? HDP faktörü nasıl bir faktör, barajı geçerek mecliste olması ne getirir, olmaması da ne götürür, onları da konuşacağız, ama kısa bir ara verelim, ondan sonra.

8 BANU GÜVEN: KCK Yürütme Kurulu Eş Başkanları Bese Hozat ve Cemil Bayık'la bir aradayız. Seçimlerde kalmıştık. Tam burada devreye girip Birleşik Haziran açıklamasını sorayım size. Yani prensiplerde dayanışma olur, ama doğrudan desteklemiyoruz ya da katılmıyoruz herhangi bir ittifaka dediler. CEMİL BAYIK: Şimdi, zaten başka bir açıklama beklenemezdi Birleşik Haziran Hareketi'nden. CHP ile ittifak yapsa, o hareket zarar görür, HDP ile yapsa, yine zarar görür. Onun için en doğru yol Birleşik Haziran Hareketi açısından böyle bir açıklama yapmasıydı ve öyle yaptı. Beklenen bir açıklamaydı. Çünkü o harekette yer alanların farklı farklı yaklaşımları var... BANU GÜVEN: Zarar görürler, dağılır anlamında mı? CEMİL BAYIK: Elbette dağılabilirdi. Dağılmaması için o hareketin devam edebilmesi için böyle bir açıklama yapıldı. Şimdi sorun ondan da ötededir. Şimdi dikkat edilirse Erdoğan, Davutoğlu sürekli 6-7 Ekim olaylarını dillendirdi, sürekli bunu işledi, topluma mesaj verdi. Verilen mesaj neydi: Büyük bir tehlike var, bu tehlikenin önlenmesi gerekiyor bunu da ancak ben önleyebilirim. Başkası önleyemez. Bu propagandalar üzerinden verilen mesajlar üzerinden Erdoğan topluma şunu mesaj olarak verdi: Dört yüz milletvekili ile AKP parlamentoya gelmeli, eğer dört yüz milletvekili gelirse, buna göre yeni bir anayasa oluşturabiliriz, başkanlık sistemini geliştirebiliriz ve bu tehlikeyi böyle önleyebiliriz. Aksi takdirde tehlikeyi önleyemeyiz. Bunu toplumun önüne koydu ve ardından bildiğimiz güvenlik iç paketini getirdi. Bunlar hep birbiriyle ilintili, birbirini tamamlayan öğelerdir. Bu aslında AKP'nin Önder Apo'nun tıkanıklığı aşma, Türkiye yi demokratikleştirme, Kürt sorununu çözme hamlesine karşı geliştirdiği bir karşı hamledir. BANU GÜVEN: AKP burada geri adım atmak geri adım atma zorunda kalmamış mıdır? CEMİL BAYIK: Onu belirteceğim. Önder Apo'nun geliştirdiği hamleyi tıkamak, onu boşa almak, kendi hamlesini ise başarıya götürmek, amaçlarını gerçekleştirmek için bütün bu propagandalar ve adımlar atıldı. Bir karşı hamledir bu. Bu hamle eğer başarıya giderse oldukça tehlikeli bir durumu Türkiye açısından ortaya çıkaracaktır. Sadece Kürtler açısından değil. Bir bütün Türkiye'deki demokrasi güçleri açısından, sosyalist güçler açısından, ekolojist, emekçiler açısından, herkes açısından oldukça tehlikeli bir durum yaratacaktır. Çünkü AKP, Tayyip Erdoğan hegemonya peşinde koşuyor. BANU GÜVEN: Biraz önce bu on madde içinde yer alan yeni anayasayı nasıl bir meclis yapacak sorusunu şu yüzden de sordum. Yani anayasa kurucu mecliste yapılmalıdır. Dolayısıyla HDP'nin de orada olması önem arz edecektir. Ama bu durum zaten diğer bütün maddelerle ilgili de geçerli değil mi? BESE HOZAT: Tabii ki bu seçimlerin şöyle bir önemi var, diğer seçimlere nazaran gerçekten stratejik seçimler oluyor. Çünkü bu seçimlerde ön görülen, yeni bir anayasanın demokratik bir anayasanın yapılmasıdır, bu anlamda bu meclis bir bakıma kurucu meclis rolü oynayacak. Demokratik çoğulcu bir anayasanın yapılmasında kurucu bir rol oynayacak. Dolayısıyla HDP'nin de yüksek bir sayıyla bu mecliste yer alması oldukça önemlidir. 28 Şubat'ta bu deklarasyonun açıklanmasının, ortak açıklanmasının esas amaçlarından, hedeflerinden biri de budur, bunu öngörüyor. Bu deklarasyonda, ortak açıklama metninde hükümetin, devletin bizzat imzası olmasa da ortak bir açıklama olduğu için bunu kabul ediyor, anlamına geliyor. On maddeyi, metnin bütün içeriğini kabul ediyor, bunu da onaylıyor. Bu süreci geliştirecek bunun kendisi açısından da bir irade ortaya koymadır. Dolayısıyla yani

9 bu seçimlerin çok demokratik bir ortamda geçmesi gerekiyor ve demokrasi güçlerinin HDP çatısı altında altmış-yetmiş milletvekiliyle meclise girmesi gerekiyor ki, bu meclis kurucu bir meclis olsun ve bu mecliste demokratik bir anayasa yeniden oluşturulsun, yapılsın. Bu anlamda böyle bir önemi var tabii ki bu seçimlerin. BANU GÜVEN: O on madde de hedeflenen bazı değişikliklere somut örnekler verebilir misiniz? Mesela demokratik çözümün ulusal ve yerel boyutundan söz ediliyor. Buradan ne anlamak gerekiyor en somut haliyle, en öz haliyle bir cümleyle ne anlamamız gerekiyor? BESE HOZAT: Yerel demokrasi, özerklik tabii. Fakat bu özerlik hükümetin de dahil olduğu bazı çevrelerin, tartıştığı biçimiyle bir özerklik değil. Erdoğan ın sürekli ifadelendirdiği tarzıyla bir özerlik değil, ya da MHP'nin dillendirdiği tarzda bir özerklik değil. Onların kafasındaki özerklik ayrı bir devlettir, Türkiye'nin bölünmesidir, parçalanmasıdır. Yani bizim özerklik olarak ortaya koyduğumuz projenin kendisi tüm Türkiye çapında Kuzey Kürdistan da dahil, Türkiye de dahil yerel demokrasinin örgütlenmesi. Bir bakıma yetkinin, merkezi yetkinin yerele dağıtılması, yerelle paylaşılması. Kürdistan boyutuyla da Kürtlerin bu anlamda kendi kendisini yönetmesi, bir Marmara bölgesinin kendi kendisini yönetmesi, özyönetimini oluşturması. Her bölgenin neden parlamentosu olmasın? Yani Türkiye nüfusu bugün sorunlarıyla her açıdan mevcut merkezi biçimde yönetilemez, bu mümkün değil. BANU GÜVEN: Yani şöyle diyorsunuz. İzmir neden Ankara dan yönetilsin? BESE HOZAT: Tabii ki, İzmir'den yönetilsin. İstanbul, bugün nüfusu milyonlarcadır, değil mi? İstanbul İstanbul'dan yönetilsin, İzmir İzmir'den yönetilsin, Hakkari Hakkari den, Dersim Dersim'den... BANU GÜVEN: Pekiyi bu nasıl gerçekleşecek? Halkın doğrudan katılımını sağlayacak bir takım mekanizmaların da olması gerekir o zaman, değil mi? BESE HOZAT: Bunu müzakere etmek lazım, tartışmak lazım. Yerel parlamentolar olabilir, yerel yönetimler olabilir, öz yönetimler bölgeler düzeyinde olabilir her bölgenin kendi parlamentosu olabilir, bölgenin sorunlarını bölge parlamentoları tartışır, komisyonları olur. Yani şu anda Türkiye Büyük Millet Meclisi birçok alt parlamentolara dönüşebilir. En üstte de bir bakıma bütün parlamentolarında ortak temsiliyetini oluşturan bir meclis yapılanmasına gidebilir. Bu, Türkiye'yi daha demokratik kılar, Türkiye'de yaşanan birçok sorunu, sadece Kürt sorununu değil, Alevi sorununu, diğer toplumsal kesimlerin sorununu, emekçilerin sorununu, kadınların sorununu, çevre sorununu çözer, yerelinde çözer. O anlamda halk doğrudan, toplum doğrudan yönetime dahil olur, söz sahibi olur, karar sahibi olur, uygulama sahibi olur aynı zamanda. Doğrudan demokrasinin kendisi de budur, radikal demokrasinin kendisi de budur. Halkın doğrudan yönetime katılmasıdır. Kendi hakkında karar vermesidir. Kendi kendini yönetmesidir. Türkiye yi demokratikleştirecek olan budur. Yani yerel demokrasiden kastedilen de budur. Genel Türkiye nin demokratikleşmesinden kast edilen de budur. Demokrasi siyasetinin kendisi toplumsal siyasettir. Yani halkın kendi kendisini yönetmesi, yönetime dahil olmasıdır. BANU GÜVEN: Bir başka maddeden devam etmek isterim. Özgür vatandaşlığın yasal ve demokratik güvenceleri deniliyor. Somut olarak bundan ne anlamalıyız? Geri dönüşlerin de mümkün olmasını sağlayacak bir takım yasal düzenlemeler mi? En somut haliyle izleyicilerimize söyler misiniz?

10 CEMİL BAYIK: Şimdi Türkiye cumhuriyeti Devleti ulus devlete göre oluşturulan bir devlet yapısına sahip, bir ulus yapısına sahip. Ulus devleti esas aldığı için vatandaşlığı da buna göre şekillendirmiştir. Ulus devlet anlayışında tek millet, tek dil, tek vatan, tek bayrak... Tek, tek, tek biçiminde somutlaştırılması söz konusudur. Bunun içinde faşizm uygulanmıştır. Yani halklar, kimlikler reddedilmiştir. Türiye'deki bütün katliamların, asimilasyonların nedeni buradan kaynaklanıyor. Bir kimliğin dışında herhangi bir kimlik kabul etmiyor. Ama lafta Herkes anayasa karşısında özgür vatandaştır deniliyor. Herkesin hakları vardır deniliyor. Bireysel anlamda böyle formülleştirilmiş durumda, anayasayı da buna göre şekillendirmiş durumda. Türkiye deki anayasa tamamen ulus devlet anlayışına göre şekillendirilen bir anayasa. Her ne kadar anayasa karşısında Herkes eşittir deniliyorsa da, öyle herhangi bir eşitlik söz konusu değildir. Türkiye'de birçok halk yaşıyor, dinler var, mezhepler var, kültürler var. Bütün bunların inkarı söz konusudur. Asimilasyonlarla, soykırımlarla tek bir ulus yaratılmak isteniyor. Tek bir din, işte onun mezhebi egemen kılınmak isteniyor. Onun için bütün halklar, kültürler diller, kimlikler reddediliyor. Herhangi bir eşitlik söz konusu değildir. İşte özgür vatandaşlıkla kastedilen aslında bu anayasasının değiştirilmesidir, ulus-devlet anlayışından vazgeçilmesidir. Onun anayasasından, onun yasalarından vazgeçilmesidir. Demokratik bir ulusun esas alınmasıdır. Yani Türkiye'de yaşayan bütün halkların, dinlerin, özgürce kendisini örgütleyip kendisini ifade etmesi gerekiyor. Bunu da anayasal güvence altına alması gerekiyor. BANU GÜVEN: Sizin için anayasanın olmazsa olmazı nedir, bu mudur? CEMİL BAYIK: Elbette yeni bir anayasa dediğimiz tarzda oluşturulmazsa kesinlikle ne Türkiye de demokratikleşme olur, ne Kürt sorunu, ne Alevi sorunu, ne emekçilerin sorunu ne hiç kimsenin sorunu çözülür. Şimdiye kadar nasıl ki diyelim asimilasyon sürdürülmüşse, kültürel soykırımlar sürdürülmüşse, inkarlar, imhalar sürdürülmüşse, yine bunlar sürdürülecektir. Dikkat edilirse bizim hareket olarak çıkışımız, mücadelemiz bu inkar ve imhaya karşıdır, ulus devlet anlayışına karşıdır. Demokratik bir ulusun oluşturulması için biz mücadele yürütüyoruz. İşte bunu anayasal bir güvenceye, yasal bir güvenceye kavuşturmak istiyoruz. Özgür yurttaşlıkla kastettiğimiz, amaçladığımız budur. Yani Türkiye'de herkesi kimliğiyle, değerleriyle, kültürüyle yaşatmayı hedefliyoruz. BANU GÜVEN: Kadın ve ekoloji konularında Kürt hareketinin kat ettiği yol ve yaklaşım, hükümetinkiyle farklı yerlerde. Bu on madde içinde özellikle dikkat çeken, kadınlara dair, kültürel meselelere dair ve ekolojik meselelere dair yeni bir yaklaşım gerekliliği. Buna dair somut ne düşünmeliyiz? Bese Hozat, ne elde edilmek isteniyor? BESE HOZAT: Demokrasinin kalitesini, niteliğini belirleyen kadın özgürlüğü ve eşitliğidir, demokratik siyasetin kendisi de odur. Kadının öz iradesiyle öz bilinciyle, kimliğiyle siyasete etkili katılmasıdır. Siyasette özne olmasıdır kadın kimliğinin. BANU GÜVEN: Sizin hareket içinde eş başkanlık sistemi var. Yüzde elli kota da önemli bir yaklaşımdır. Ama biz onu iktidar partisinde göremiyoruz, birçok partide göremiyoruz Türkiye'de. Yasal düzenlemelerle bu konularda bir kazanım sağlamak, bir öncelik mi sizler için? BESE HOZAT: Tabii ki kadın hareketi adına Ceylan Bağrıyanık'ın müzakere heyetine dahil olması doğrudan kadın sorununun demokratik çözümüyle bağlantılıdır. Şudur yani, yapılacak yeni anayasada kadının eşit bir biçimde yaşamın her alanında yer alması, kadın öz örgütlenmesinin anayasada da tanınmasının, bunun güvenceye bağlanması, bu müzakere sürecinde çok önemli... Bir demokratik müzakere sürecinin gelişmesinde önemli bir yaklaşım ve anlayıştır. Genel olarak şöyle bir teori var.

11 Türiye demokratikleşirse, Kürt Sorunu çözülürse, zaten kadın sorunu da beraberinde çözülür. Bu çok klasik bir sol yaklaşımdır, şimdiye kadar da yani bu temelde, bu anlayışla, zihniyetle yürütülen birçok mücadele var, belki de devrimler de olmuş, ama kadın sorunu çözülmemiştir. Devrimden sonra da kadın yine eve kapatılmış, devrimden sonra da kadın yine siyasetin dışına itilmiş, yaşamın dışına itilmiş, ötekileştirilmiş, ezilmiş, sömürülmüş ve köleleştirilmiş. Onlarca, yüzlerce deneyim vardır yani dünya tarihine bakıldığında, insanlık tarihine bakıldığında. PKK'nin kadın özgürlük hareketinin örgütlenmesinin esas gerekçesi bu. En son kırk yıllık kıyasıya bir özgürlük savaşı var, mücadelesi var. Bu savaşta da devletin yürüttüğü, Kürdistan a dönük, Kürt halkına dönük, Türkiye toplumuna dönük savaşta da en fazla zarar gören, mağdur olan, acı çeken, kaybeden, ezilen, sömürülen, kadın olmuştur. Şimdi bu müzakere sürecinde kadın mevcut durumda bir taraf durumundadır. Bu savaş sürecinde devletin izlediği antidemokratik, baskıcı, sömürgeci politikalarla zarar gören kadınlar, mağdur olan kadınlar, göçertilen, tecavüze uğrayan, faili meçhule giden, zindanlara kapatılan... Binlerce böyle olay ve durum var. Bunların açığa çıkartılması gerekiyor. Devletin bu gerçeklikle yüzleşmesi gerekiyor. Bunları kökten aşması, Türkiye'yi demokratik temelde yeniden yapılandırma perspektifinin oturması, bu temelde bir yeni sistemin kuruluşu için kadının da kendi öz kimliğiyle kendisini örgütlemesi gerekiyor. Öz mekanizmalarına kendisini kavuşturması gerekiyor. Genel sistem örgütlemesi içerisinde bu kadının güvencesidir. Bunun da bir yasal düzenlemeye ve anayasal bir güvenceye kavuşturulması gerekiyor. BANU GÜVEN: Anadilinde eğitim tek başına bir başlık olarak biraz daha arkalarda kaldı ya da çok telaffuz edilmez oldu, çünkü daha büyük başlıklar üzerinden daha çok konuşulur oldu. Anadilinde eğitimin yeri nedir bütün bu tablo içinde, olmazsa olmazlar içinde? BESE HOZAT: Anayasanın zaten temel şeyi odur. Yeni anayasa Kürt kimliğini tanımalıdır. BANU GÜVEN: Yani anadilinde eğitim olmazsa, bu sorun çözülür mü çözülmez mi? BESE HOZAT: Anadilinde eğitim şarttır. Yeni anayasa hangi anlayışla yeni anayasa olacak? Kürtler e anadilinde eğitim yapma hakkını tanımayan, özyönetim hakkını tanımayan, kültürünü tanımayan, demokratik siyaset hakkını tanımayan bir anayasa yeni anayasa, demokratik çoğulcu bir anayasa olabilir mi? Özgürlükçü bir anayasa olabilir mi? Olamaz. Temel şartlardan biri tabii ki anadilinde eğitimdir. BANU GÜVEN: Bu on madde bir birliktelik iradesini dışa vuran, demokratikleşmeyle beraber bir çözüm arayışını ortaya koyan maddeler. Mesela demokratik çözümün sosyo-ekonomik boyutu başlığı var ve sizin bazılarının tepkisini çeken özerklik yaklaşımınızla birleşiyor. Yerel kaynakların ve yerel üretimden gelen, ortaya çıkan gelirin yerel tarafından kullanılması gibi fikirler telaffuz edildiğinde de benzer tepkiler çıkmıştı ortaya. Sosyo ekonomik boyutla kastedilen bu mudur? CEMİL BAYIK: Şimdi Türkiye'de bütün emekçilerin, ezilenlerin, toplumun gerçekten ciddi ekonomik sorunları var. Bu sorunların çözümlenmesi gerekiyor, bu sorunların çözümlenebilmesi için Türkiye nin demokratikleşmesi gerekiyor. Türkiye demokratikleştirilmeden ekonomik sorunlar çözümlenemez. Ekonomik sorunların çözümü demokratikleşmenin düzeyi ile bağlantılıdır. Şimdi Türkiye'de bir sistemin ekonomik politikaları uygulanılıyor, bu politikalarla zengin daha zengin yapılıyor, yoksul daha da yoksullaştırılıyor. Türkiye'deki ekonomik politikanın özü budur. Bütün değerler halktan alınıyor. Bir takım yerlere taşınıyor, bir takım egemen güçlere taşınıyor. Buna da işte ekonomik sistem deniliyor.

12 Şimdi bunun ekonomiyle bir ilişkisi yoktur. Onun için Türkiye de ekonomik sorunları çözmek için bu sistemin demokratikleştirilmesi gerekiyor, değiştirilmesi gerekiyor. BANU GÜVEN: Somut olarak ne yapılması gerekiyor? CEMİL BAYIK: Somut olarak, diyelim, birçok bölgede imkanlar var, olanaklar var, ama o yerin halkı onlardan yararlanmıyor, oradan alınıyor, başka yerlere taşınıyor. Oradaki halk belki çalışıyor da ama onlardan yararlanamıyor. Onun için ekonomik dağılımın dengeli yapılması gerekiyor. Daha çok yerellere, topluluklara burada önem verilmesi gerekiyor. Eğer topluluklara, yerellere bu konuda imkan tanınmazsa, Türkiye'de ekonomik sorunlar çözümlenemez. İşte yerel boyut bu açıdan önemli. Yani ekonominin demokrasiyle doğrudan bağı vardır. Yani demokratikleşme geliştirilmeden ekonomi geliştirilemez, toplumun ekonomik sorunları çözümlenemez. Onun için biz Türkiye'nin demokratikleştirilmesini oldukça önemsiyoruz. Yerelleşmeyi önemsiyoruz, çünkü yerelleşmenin demokrasiyle bağı var. BANU GÜVEN: Şimdi bütün bunlar bir çırpıda gerçekleştirilebilecek değişiklikler değil. Bu sözünü ettiğiniz yaklaşım değişikliklerinin, yasal düzenlemelerin, sizin de sözünü ettiğiniz gibi yeni bir meclis tarafından yapılması gerekiyor. Bütün bunlar da bir zaman alacak. Bir taraftan da Nisan da bir kongre düşüncesi konuşuluyor, bir kere Bu kongre Nisan'da ancak Abdullah Öcalan'nın katılımıyla olur diyorsunuz. O zaman bu işin zamanlaması nasıl olacak? Açıklamada benim dikkatimi çeken, sürece dinamik yaklaşımlar gibi bir ifade vardı. Bu, takvimle, taleplerin gerçekleşeceği zamanlarla ilgili bir esneklik mi ifade ediyor? Siz Öcalan'nın katılmadığı bir kongre toplamaz mısınız? Bu adımların hangisi atılmadan kongreyi toplamazsınız? CEMİL BAYIK: Şimdi ben daha önceki konuşmalarımda Türk devleti ve hükümetinin yerine getirmesi gereken bazı görevlerinden bahsettim. Bunları yerine getirmeden, bu adımları atmadan ne hareketimize güven verebilir, ne Kürt toplumuna güven verebilir, ne Türkiye'deki demokrasi güçlerine ne sosyalist güçlere güven verebilir. Şimdi güvenin yaratılmadığı bir ortamda kesiklikle adımlar atılamaz, sonuçlar alınamaz. Bu adımlar mutlaka atılması gerekiyor. O güvenin mutlaka oluşturulması gerekiyor. BANU GÜVEN: Size Abdullah Öcalan ın bir Newroz'da ya da olası bir kongrede bizzat bulanabileceğine dair bir ümit ya da teminat verildi mi, bu konuşuldu mu? CEMİL BAYIK: Daha önceki diyalog süreçlerinde bizim önder Apo ile görüşme önerilerimiz olmuştur ve bu olumlu da karşılanmıştı. BANU GÜVEN: Oslo'dan mı söz ediyorsunuz? CEMİL BAYIK: Evet, o süreçte. BANU GÜVEN: Sonrasında da CEMİL BAYIK: O süreçten söz ediyorum, fakat hiçbir zaman bu söz yerine getirilmedi. BANU GÜVEN: Ne bahanelerle, nasıl? Yani Oslo... CEMİL BAYIK: Bırakalım görüşmeyi normal olarak, diyelim Önder Apo'nun koşulları bile değiştirilmedi. Değil ki, yönetimimizden bazı arkadaşlar gidip görüşebilsin. Kaldı ki, bütün bu süreci geliştiren Önder

13 Apo'dur. Bütün tıkanıklıkları aşan Önder Apo'dur. Bütün Türkiye'deki halklara karşı sorumluluk duyan, bu sorumlulukların gereklerini yerine getiren Önder Apo'dur. Eğer Türkiye, AKP, gerçekten Kürt sorununu çözmek istiyorsa, böyle bir amacı varsa, o zaman Önder Apo'nun koşullarını düzeltmesi gerekiyor. Önder Apo'nun bu süreci ilerletmesi için ona olanakların sunulması gerekiyor. Ama bırakalım ona olanak sunmasını, eskiden nasıl yaklaşıldıysa hala yaklaşımlar onu ifade ediyor. Onu çok aşan herhangi bir yaklaşım söz konusu değil. BANU GÜVEN: Bir dönem, Emre Taner'in MİT müsteşarı olduğu dönem, sürecin nihayetinde Abdullah Öcalan'ın Güney Kürdistan'a gelmesinin konuşulduğu raporlara yansıdı. Sizler de biliyorsunuz, bunlar konuşuluyordu. Yani bugün de bunların konuşulduğu kabulünden hareket edebilir miyiz? Bir zaman diliminde ve bu çok da uzak olmadan, bunun gerçekleşebileceği vaadinde bulunuldu mu size? CEMİL BAYIK: Bize böyle bir vaatte bulunma söz konusu değil. Sorun vaatte bulunup bulunmamada değildir. Eğer Türkiye gerçekten Kürt sorununu çözmek istiyorsa, adımlar atmak zorundadır. Bunların başında gelen de bizim önderliğimizle ilişkimizi sağlamak zorundadır, görüşmemizi sağlamak zorundadır. Bu olmadan süreci ilerletmek zordur. Bunun mekanizmalarının yaratılması gerekiyor. BANU GÜVEN: Siz Önderimiz olmadan kongreyi toplamayız dediğinizde, Abdullah Öcalan'ın yapmış olduğu çağrıyı sadece ertelemiş mi olursunuz? Nasıl anlaşılmalı bu? Yani bir açmaza doğru gidiliyor gibi bir his doğuyor. BESE HOZAT: Yani bu sürecin gelişmesine bağlıdır. Nasıl gelişeceğine daha doğrusu bağlıdır. Bu süreç zarfında AKP hükümeti on başlık üzerinde İmralı'da izleme heyetinin de dahil olduğu biçimiyle bir müzakere sürecini geliştirirse, on başlık üzerinde tek tek her başlık masaya yatırılır, kapsamlı tartışılır, ortak bir kanaate ve uzlaşmaya gidilirse, uzlaşma temelinde de meclis yasal düzenlemelere giderse, bunun yasasını çıkarırsa, yasal güvenceye alırsa bu atılan adımları, bu anlamda somut pratik adımlarda atarsa... Yani somut pratik adımlar nedir? Bir: En başta önderliğimizin mevcut koşullarının değişmesi gerekiyor. BANU GÜVEN: Bunu daha açık söyler misiniz? BESE HOZAT: Daha açık söylemek şudur. Yani eğer hükümet, devlet Kürt sorununu çözmeye karar vermişse. Şimdiye kadar vermemiş. Şimdiye kadar bir niyet yaklaşımı da ortaya koymamış. Son 28 Şubat açıklaması ortak bir açıklamaydı. Biz biraz da böyle yorumlamak görmek isteriz ve bu pratiğe de bağlı. Şimdi bundan sonra atılacak adımlar bunu gösterecek, ne kadar bunun niyetini ortaya koyuyor? Ortak açıklama, bir bakıma kendisinin de o on başlığı kabul etmesi anlamına geliyor. Herkes de böyle böyle algılıyor sanıyorum, biz de böyle algılıyoruz. Biz pratikte bunu göreceğiz, ne kadar kabul edip etmediğini, bunun da ne kadar seçim malzemesi yapılacağını. Şimdi koşulların iyileştirilmesi şudur: Bu müzakere süreci İmralı da yürütülecek bu süreç. Bu sürecin mevcut durumda dışarıda yürütülmesinin koşulları oluşturulmamış. Adımlar atılmamış. Gerçekçi yaklaşırsak bu müzakere süreci İmralı'da yürütülecek. Baş müzakereci olarak da biz zaten önderliğimizin yanında yer aldığımızı söyledik. Halkımızın iradesi, siyasi iradesi olduğunu belirtti. Baş müzakereci olarak önderliğimiz bu süreci yürütecek. Fakat bu sürecin yürütülmesinde bir usul var, sürecin kuralları var izlenmesi gereken, metotlar var. Nedir bu? Bir izleme heyetidir. İzleme heyeti bu müzakere sürecini izleyecek, kendisi de takip edecek bir göz olacak, yani üçüncü bir göz olacak. Bu on

14 başlık üzerinde müzakere yapılacak, uzlaşma sağlanacak ve Meclis'e gelecek. Kurucu meclis bunun yasalarını çıkaracak, kurucu meclis bu yasalar temelinde yeni bir anayasa çıkaracak. Şimdi bu noktaya gelirse süreç, kuşkusuz PKK bir kongre toplayacaksa ve bu süreci önderliğimiz götürmüşse, çok doğal olarak önderliğimizin PKK'nin toplayacağı kongreye katılması gerekiyor. BANU GÜVEN: Bu kongreye katılım uzaktan, işte bir telekonferans yöntemiyle, mesajla olur mu olmaz mı, bunlar tartışılıyor mu hiç? CEMİL BAYIK: Bizim istediğimiz bir telekonferans falan değil. Bizzat önderliğimizin gelip kongreye hitap etmesidir. BANU GÜVEN: O zaman seçimden önce olmayacağını mı düşüneceğiz? AKP seçimden önce bunu yapabilir mi? CEMİL BAYIK: Eğer AKP dediğimiz tarzda adımlar atarsa seçimleri de bulabilir. Ama AKP'nin bu yönde adım atacağı pek görülmüyor. Bize bu yönlü güven veren herhangi bir adım söz konusu değil. Onun için AKP bu yaklaşımlarını sürdürdüğü müddetçe öyle bir kongrenin toplanması, öyle bir kararın alınması beklenmemelidir. Ancak dediğimiz tarzda adımlar atarlarsa böyle bir kongrenin toplanma zemini olursa ve önderliğimiz de gelip bu kongreye hitap ederse kongre olabilir. BANU GÜVEN: Pekiyi, bir de yine HDP nin bir grup başkan vekili Abdullah Öcalan ın bir de onama çağrısı yapacağını söylemişti. Nedir onama çağrısından kastedilen? CEMİL BAYIK: Şimdi önderliğimiz niyet beyan etti, karar belirtmedi. Karar belirtilmesi için AKP'nin adımlar atması gerekiyor. Bunların sonucunda o zaman niyet karara dönüşebilir. BANU GÜVEN: Onama çağrısından kastedilen nedir? CEMİL BAYIK: O zaman işte bu karar onaylanabilir. BANU GÜVEN: Yani silah bırakma olarak tabir edilen CEMİL BAYIK: Silah bırakmıyoruz, silahlı mücadeleyle Kürt sorununu çözme yöntemini bırakırız o zaman. Sorunu siyaset yoluyla yürütürüz o zaman. Silah bırakma ayrı bir şeydir. BANU GÜVEN: Şimdi herhalde bu ortamda da örgütün burada Güney Kürdistan da silah bırakacağını düşünmek pek kolay olmasa gerek, çünkü bölgesel bir takım gerçeklikler de var. Kamuoyunun tam olarak anlaması gereken şeyin ne olduğunu biraz daha ayrıntısıyla ifade edin lütfen. CEMİL BAYIK: Sadece sorun Güney Kürdistan da silah bırakıp bırakmama değildir. Şimdi Türkiye'de Türkiye hangi adımı attı ki biz silahlı mücadeleyi bırakalım, o kararı verelim. Hala daha müzakere yapıp yapmayacağını, müzakere yapılsa dahi bu müzakerelerin nasıl oluşacağı belli değildir. Bu koşullarda biz nasıl silahlı mücadeleden vazgeçeceğiz? BANU GÜVEN: Şu an içinde bulunduğumuz durum, siz biraz önce o ifadeyi kullandınız, tahkim edilmiş ateşkes midir? CEMİL BAYIK: Evet.

15 BANU GÜVEN: (Bese Hozat a) Böyle mi dersiniz? BESE HOZAT: Şu andaki durum öyle değil. Şu andaki durum tek taraflı bir ateşkestir. Devlet tarafından da sürdürülen bir savaş var, tahkim edilmiş bir ateşkesin sağlanması için bunun zemininin, koşullarının hazırlanması gerekiyor. Yani bunun çift taraflı bir ateşkese dönüşmesi gerekiyor ve çift taraflı ateşkesin de her türlü koşulunun zemini hazırlanması gerekiyor. Mesela kalekol yapımlarını, karakol yapımlarını sonlandırmak lazım, baraj yapımlarını sonlandırmak lazım, Kürdistan da ciddi bir güç yığınağı var, bu güçleri çekmek lazım. Çok büyük oranda olağanüstü hal durumunu Kürdistan yaşıyor. Kürdistan'da bu durumun normalleşmesi lazım, binlerce tutuklunun bırakılması lazım, onlarca şey sıralayabiliriz. BANU GÜVEN: Tahkim edilmiş bir çatışmasızlık o zaman ortaya çıkar diyorsunuz. En son aşamada da Türkiye 'ye karşı silahlı mücadeleye son verilmesinden söz ediyorsunuz, yani bir kongre toplanırsa, bizim bekleyeceğimiz karar bu mu olacaktır, bunun bir önceki aşaması mı olacaktır, duruma göre değişir mi? CEMİL BAYIK: Şimdi biz istediğimiz zaman, her zaman kongreyi toplayabiliriz. Sorun kongreyi toplayıp toplamamak sorunu değildir. Sorun silahlı mücadeleyle Kürt Sorununu çözmeyi bırakma sorunudur. Bunun zemini yaratılmadan, bunun güvenceleri yaratılmadan PKK kongresi toplanıp da öyle bir karar alamaz. Kongreyi topladık, kongre başka kararlar aldı... Her zaman toplanıp kararlar aldık, ama öylesi bir kararı alabilmesi, o amaçla kongrenin toplanabilmesi için Kürt sorununun müzakere edilmesi gerekiyor. Müzakerelerle bazı sonuçların ortaya çıkması gerekiyor, güvencelerin oluşması gerekiyor bu olmadan PKK kongresi toplanıp da silahlı mücadeleye son verdiğini açıklayamaz. BANU GÜVEN: Siz şimdi bu ifadeleriniz duyulduğunda hükümetten bazı kişiler tarafından gene ayak sürümekle vesaire itham edebilir misiniz, bilmiyorum. Selahattin Demirtaş'a da böyle yüklenildiği için insan düşünüyor tabii. Bunu neden yapıyor iktidar? Bir, sizle ilgili neden yapıyor? İki, seçim bağlantılı değerlendirirseniz eğer, Selahattin Demirtaş'la ilgili niye yapıyor? CEMİL BAYIK: Şimdi Türkiye Devleti özel savaş üzerinde oluşan bir devlettir, onun için sürekli parçalamayı, düşman üretmeyi esas alan bir devlettir. Bu olmadan bu devletin, rejimin yürümesi zordur. Dikkat edilirse sürekli düşman üretiyor, sürekli parçalanmayı, güçsüzleştirmeyi, birbirine vurdurmayı esas alıyor ve bunun üzerinde yürüyor. Şu anda geliştirilen de aslında psikolojik savaş yöntemidir. Psikolojik savaşta kafalar bulandırılmaya çalışılıyor. Mümkünse, acaba çelişkiler yaratılabilir mi bunun peşinde. Çözüm peşinde olan birileri bugün bu yöntemlere başvurmaz. Bu bile onların çözüme ne kadar samimi yaklaştıklarını gösteriyor. BANU GÜVEN: Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç dedi ki mesela, Selahattin Demirtaş bir kere İmralı ya gitti, sonra gidemedi. İstenmediği imasında kuvvetlice bulundu diyebiliriz. Sizce Selahattin Demirtaş istese, İmralı'ya gitmesinde bir sorun olur mu? Ya da sizinle görüşmesinde? CEMİL BAYIK: Şimdi dünyada nerede görülmüş, hem devlet heyetini devlet, hükümet oluşturacak, hem de karşı tarafın heyetini hükümet oluşturacak. Bunun bir örneği yoktur ve bunun demokrasiyle hiçbir ilişkisi yoktur. Bunun karşısındakinin iradesini kabul etmekle de hiçbir alakası yoktur. Türk Devletinin bir mantığı bir felsefesi var genlerine kadar bu işlemiş. Meşhurdur. Eğer Türkiye'ye bilmem nasıl bir rejim getirilecekse biz getiririz... Yani 'bu toplum herhangi bir şey isteyemez. Herhangi bir şeyi çözemez, ciddiye almayız, ne olacaksa biz karar veririz, ne verilecekse biz veririz'. Felsefesi budur.

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Cumhuriyet Halk Partisi AB Konseyi Başkanı Herman Van Rompuy Türkiye de temaslarına CHP Lideri Kılıçdaroğlu ile görüşerek başladı. Görüşmeye katılan Loğoğlu açıklamalarda bulundu ve soruları yanıtladı.

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Cumhuriyet Halk Partisi CHP ile, üniversitelerde okuyan gençlerin temsilcileri bir araya geldi, 15 sorun belirledi ve bu sorunların nasıl çözüleceği konusunda görüş birliğine vardı. Tarih : 04.12.2014

Detaylı

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19 09/04/2010 BASIN BİLDİRİSİ Anayasa değişikliğinin Cumhuriyetin ve demokrasinin geleceği yönüyle neler getireceği neler götüreceği dikkatlice ve hassas bir şekilde toplumsal uzlaşmayla değerlendirilmelidir.

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu: Gezi Parkından dünyaya yansıyan ses daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi sesidir. Tarih : 15.06.2013 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye de görev yapan yabancı

Detaylı

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu..

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. 28 Nisan 2014 Basın Toplantısı Metni ; (Konuşmaya esas metin) Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. -- Silahlı Kuvvetlerimizde 3-4 yıldan bu yana Hava Kuvvetleri

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Kılıçdaroğlu: İş adamı konuşuyor tehdit, gazeteci konuşuyor tehdit, belediye başkanı konuşuyor tehdit, ne olacak tehditlerin sonu? Tarih : 04.06.2011 -BATMAN MİTİNGİ- Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu,

Detaylı

PKK'nın silah bırakması siyasi bir mesele

PKK'nın silah bırakması siyasi bir mesele On5yirmi5.com PKK'nın silah bırakması siyasi bir mesele Prof. Abbas Vali, PKK yönetiminin, aktif olarak barış sürecinde yer almak isteyeceğini söyledi. Yayın Tarihi : 4 Şubat 2013 Pazartesi (oluşturma

Detaylı

İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ ANKARA DEMOKRATİKLEŞME SÜRECİNDE KÜRT VE ERMENİ MESELELERİNİ TARTIŞTI!

İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ ANKARA DEMOKRATİKLEŞME SÜRECİNDE KÜRT VE ERMENİ MESELELERİNİ TARTIŞTI! İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ ANKARA DEMOKRATİKLEŞME SÜRECİNDE KÜRT VE ERMENİ MESELELERİNİ TARTIŞTI! Türkiye nin önemli toplumsal ve politik konularının tartışıldığı İstanbul Aydın Üniversitesi

Detaylı

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014 Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye ile Kürdistan arasındaki ekonomik ilişkiler son yılların en önemli rakamlarına ulaşmış bulunuyor. Bugünlerde petrol anlaşmaları ön plana

Detaylı

KOPENHAG ZİRVESİ IŞIĞINDA TÜRKİYE AB İLİŞKİLERİ

KOPENHAG ZİRVESİ IŞIĞINDA TÜRKİYE AB İLİŞKİLERİ 16 Prof. Dr. Atilla ERALP KOPENHAG ZİRVESİ IŞIĞINDA TÜRKİYE AB İLİŞKİLERİ Prof. Dr. Atilla ERALP ODTÜ Uluslararası İlişkiler Bölümü Kopenhag Zirvesiyle ilgili bir düşüncemi sizinle paylaşarak başlamak

Detaylı

TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ - 8 ÇÖZÜM SÜRECİ ÖZEL ARAŞTIRMASI

TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ - 8 ÇÖZÜM SÜRECİ ÖZEL ARAŞTIRMASI TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ - 8 ÇÖZÜM SÜRECİ ÖZEL ARAŞTIRMASI NİSAN 2013 Araştırmacılar Derneği üyesi olan GENAR, araştırmalarına olan güvenini her türlü denetime ve bilimsel sorgulamaya

Detaylı

Sosyal Araştırmalar Enstitüsü 1 Kasım 2015 Genel Seçim Sandık Sonrası Araştırması

Sosyal Araştırmalar Enstitüsü 1 Kasım 2015 Genel Seçim Sandık Sonrası Araştırması Sosyal Araştırmalar Enstitüsü 1 Kasım 2015 Genel Seçim Sandık Sonrası Araştırması 4 Kasım 2015 Not: bu dosyada iletilen veriler görselleştirilirken slide da belirtilen logo, örneklem bilgisi (n=) ve Ipsos

Detaylı

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu v TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ÖNSÖZ Yirmi birinci yüzyılı bilgi teknolojisi çağı olarak adlandırmak ne kadar yerindeyse insan hakları çağı olarak adlandırmak da o kadar doğru olacaktır. İnsan

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI 7 Ocak 2015 İstanbul, Sabancı Center Sayın Konuklar, Değerli Basın Mensupları,

Detaylı

TÜRKİYE NİN NABZI AĞUSTOS 2015 ERKEN SEÇİM ÖNCESİ SİYASAL DURUM DEĞERLENDİRMESİ

TÜRKİYE NİN NABZI AĞUSTOS 2015 ERKEN SEÇİM ÖNCESİ SİYASAL DURUM DEĞERLENDİRMESİ TÜRKİYE NİN NABZI AĞUSTOS 2015 ERKEN SEÇİM ÖNCESİ SİYASAL DURUM DEĞERLENDİRMESİ MetroPOLL Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi A.Ş. Cinnah Caddesi No: 67/18 06680 Çankaya/ANKARA Tel: (312) 441 4600

Detaylı

2 Ekim 2013, Rönesans Otel

2 Ekim 2013, Rönesans Otel 1 MÜSİAD Brüksel Temsilciliği Açı çılışı ışı 2 Ekim 2013, Rönesans Otel T.C. AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış,.... T. C. ve Belçika Krallığının Saygıdeğer Temsilcileri, 1 2 STK ların Çok Kıymetli

Detaylı

AĞUSTOS 2015 GÜNDEM ARAŞTIRMASI NA DAİR

AĞUSTOS 2015 GÜNDEM ARAŞTIRMASI NA DAİR AĞUSTOS 2015 GÜNDEM ARAŞTIRMASI NA DAİR Marpoll Kamuoyu Araştırma Şirketi, kamuoyunu yani halkın kanaatlerini karar alıcıların ve uygulayıcıların meşruiyetini sürdüren önemli bir faktör olarak görmektedir.

Detaylı

Ayşegül DEDE / Etüd Araştırma Servisi / Uzman 2009 YILI TÜRKİYE-AB İLİŞKİLERİ GENEL DEĞERLENDİRME

Ayşegül DEDE / Etüd Araştırma Servisi / Uzman 2009 YILI TÜRKİYE-AB İLİŞKİLERİ GENEL DEĞERLENDİRME Ayşegül DEDE / Etüd Araştırma Servisi / Uzman 2009 YILI TÜRKİYE-AB İLİŞKİLERİ GENEL DEĞERLENDİRME 2009 yılı, Türkiye-AB ilişkileri için son derece önemli bir dönüm noktasıdır. 2008 yılı AB açısından verimli

Detaylı

ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00

ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00 ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00 A. ANLATIM SORUSU (10 puan) Temsilde adalet yönetimde istikrar kavramlarını kısaca açıklayınız. Bu konuda

Detaylı

ACR Group. NEDEN? neden?

ACR Group. NEDEN? neden? ACR Group NEDEN? neden? CİNSİYET YÜZDE % Kadın Erkek 46,8 53,2 YAŞ - - - - - - 18-25 26-35 20,1 27,6 36-45 46-60 29,4 15,2 60+ 7,7 I. AMAÇ Bu çalışmanın amacı, aylık periyotlar halinde düzenlediğimiz,

Detaylı

20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010

20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010 T.C. BAŞBAKANLIK AVRUPA BİRLİĞİ GENEL SEKRETERLİĞİ Siyasi İşler Başkanlığı 20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010 - Reform İzleme Grubu nun (RİG) 20. Toplantısı, Devlet Bakanı ve Başmüzakerecimiz

Detaylı

ARAŞTIRMA GRUBU. Prof. Dr. Özer SENCAR Prof. Dr. İhsan DAĞI Prof. Dr. Doğu ERGİL Dr. Sıtkı YILDIZ Dr. Vahap COŞKUN MAYIS - 2011

ARAŞTIRMA GRUBU. Prof. Dr. Özer SENCAR Prof. Dr. İhsan DAĞI Prof. Dr. Doğu ERGİL Dr. Sıtkı YILDIZ Dr. Vahap COŞKUN MAYIS - 2011 ARAŞTIRMA GRUBU Prof. Dr. Özer SENCAR Prof. Dr. İhsan DAĞI Prof. Dr. Doğu ERGİL Dr. Sıtkı YILDIZ Dr. Vahap COŞKUN MAYIS - 2011 Bu rapor Mayıs-2011 araştırmasının II. kısmıdır. Araştırmanın bu kısmında;

Detaylı

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI Sayın Katılımcılar, değerli basın mensupları Avrupa Konseyi

Detaylı

Şiddete Karşı Kadın Buluşması 2

Şiddete Karşı Kadın Buluşması 2 Şiddete Karşı Kadın Buluşması 2 Evde, Okulda, Sokakta, Kışlada, Gözaltında Şiddete Son 18-19 Mart 2006, Diyarbakır ŞİDDETE KARŞI KADIN BULUŞMASI 2 EVDE, OKULDA, SOKAKTA, KIŞLADA, GÖZALTINDA ŞİDDETE SON

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUHARREM YILMAZ IN DEMOKRASİNİN KURUMSALLAŞMASI VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ KONFERANSI AÇILIŞ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUHARREM YILMAZ IN DEMOKRASİNİN KURUMSALLAŞMASI VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ KONFERANSI AÇILIŞ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUHARREM YILMAZ IN DEMOKRASİNİN KURUMSALLAŞMASI VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ KONFERANSI AÇILIŞ KONUŞMASI 27 Kasım 2013 The Marmara Taksim Oteli, İstanbul Sayın Konuklar, Değerli

Detaylı

ANAYASA DERSĐ (41302150) (2010-2011 GÜZ DÖNEMĐ YILSONU SINAVI) CEVAP ANAHTARI

ANAYASA DERSĐ (41302150) (2010-2011 GÜZ DÖNEMĐ YILSONU SINAVI) CEVAP ANAHTARI ANAYASA DERSĐ (41302150) (2010-2011 GÜZ DÖNEMĐ YILSONU SINAVI) CEVAP ANAHTARI ANLATIM SORULARI 1- Bir siyasal düzende anayasanın işlevleri neler olabilir? Kısaca yazınız. (10 p) -------------------------------------------

Detaylı

TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ -6-

TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ -6- TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ -6- EKİM 2012 Araştırmacılar Derneği üyesi olan GENAR, araştırmalarına olan güvenini her türlü denetime ve bilimsel sorgulamaya açık olduğunu gösteren Onur Sözleşmesini

Detaylı

Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ. Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar

Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ. Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar İÇİNDEKİLER İÇİNDEKİLER...v GİRİŞ... 1 Birinci Bölüm Antik Demokrasi I. ANTİK DEMOKRASİNİN

Detaylı

12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-BİROL BAŞARAN

12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-BİROL BAŞARAN 12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-İROL AŞARAN : Efendim : İyiyim sağol sen nasılsın : Çalışıyorum işte yaramaz birşey yok : Kim yazmış bunu : Kim yazmış bunu Milliyet te : Yani sen sen birşey yollamış mıydın

Detaylı

Sizleri şahsım ve TOBB adına saygıyla selamlıyorum. Biliyorsunuz başkasına gönderilen selam kişinin üzerine emanettir.

Sizleri şahsım ve TOBB adına saygıyla selamlıyorum. Biliyorsunuz başkasına gönderilen selam kişinin üzerine emanettir. Sayın Sizleri şahsım ve TOBB adına saygıyla selamlıyorum. Biliyorsunuz başkasına gönderilen selam kişinin üzerine emanettir. Başkanımız Rifat Hisarcıklıoğlu TUSAF yönetimi başta olmak üzere, kongremizin

Detaylı

Etkinlik Listesi BÖLÜM II İLİŞKİLENDİRME AŞAMASI 67

Etkinlik Listesi BÖLÜM II İLİŞKİLENDİRME AŞAMASI 67 İçindekiler Etkinlik Listesi Önsöz XII XIV BÖLÜM I GİRİŞ 1 1. Danışmanlık ve yardım nedir? 3 Bölüm sonuçları 3 Danışmanlık, psikoterapi ve yardım 4 Danışmanlık nedir? 9 Yaşam becerileri danışmanlığı yaklaşımı

Detaylı

İKV DTSO BİLGİLENDİRME TOPLANTISI İKV Başkanı Ömer Cihad Vardan Açış Konuşması Diyarbakır, 26.05.2014

İKV DTSO BİLGİLENDİRME TOPLANTISI İKV Başkanı Ömer Cihad Vardan Açış Konuşması Diyarbakır, 26.05.2014 İKV DTSO BİLGİLENDİRME TOPLANTISI İKV Başkanı Ömer Cihad Vardan Açış Konuşması Diyarbakır, 26.05.2014 Sayın Valim, Sayın Belediye Eş Başkanları, Sayın Başkanlar, Saygıdeğer Protokol, Değerli Davetliler

Detaylı

Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti

Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti Leyla Tavflano lu Çok sıklıkla Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan a gittiğim için olsa gerek beni bu oturuma konuşmacı koydular. Oraların koşullarını

Detaylı

Haziran 25. Medya ve Güven. Gündem. Tüm hakları gizlidir.

Haziran 25. Medya ve Güven. Gündem. Tüm hakları gizlidir. Haziran 25 Medya ve Güven 2013 Tüm hakları gizlidir. Gündem 1. Yöntem Bu araştırma Xsights Araştırma ve Danışmanlık, bu konu hakkında online araştırma yöntemiyle, toplamda 741 kişi ile bir araştırma gerçekleştirmiştir.

Detaylı

KÜRT SİYASETİNDE TARİHİ FIRSAT SÖYLEMİ VE ANALİZİ MAYIS 2009

KÜRT SİYASETİNDE TARİHİ FIRSAT SÖYLEMİ VE ANALİZİ MAYIS 2009 İÇ POLİTİKA KÜRT SİYASETİNDE TARİHİ FIRSAT SÖYLEMİ VE ANALİZİ MAYIS 2009 SARIKONAKLAR İŞ MERKEZİ C. BLOK D.16 AKATLAR İSTANBUL-TÜRKİYE 02123528795-02123528796 www.turksae.com KÜRT SİYASETİNDE TARİHİ FIRSAT

Detaylı

MetroPOLL Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi A.Ş. Cinnah Caddesi No: 67/18 06680 Çankaya/ANKARA Tel: (312) 441 4600 Faks: (312) 441 7490

MetroPOLL Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi A.Ş. Cinnah Caddesi No: 67/18 06680 Çankaya/ANKARA Tel: (312) 441 4600 Faks: (312) 441 7490 MetroPOLL Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi A.Ş. Cinnah Caddesi No: 67/18 06680 Çankaya/ANKARA Tel: (312) 441 4600 Faks: (312) 441 7490 www.metropoll.com.tr Yerel seçimlerden sonra ülke gündeminde

Detaylı

Doğruluk Payı Aylık Rapor Kasım 2014

Doğruluk Payı Aylık Rapor Kasım 2014 Doğruluk Payı Aylık Rapor Kasım 2014 Ortak Gelecek için Diyalog Derneği tarafından 20 Haziran 2014 tarihinde yayın hayatına başlatılan Doğruluk Payı, herhangi bir partiyle ilişkisi olmayan tamamiyle bağımsız

Detaylı

34 PKK 'lı Habur Sınır Kapısı'ndan girip teslim oldu

34 PKK 'lı Habur Sınır Kapısı'ndan girip teslim oldu 19 Ekim 2009, Pazartesi 34 PKK 'lı Habur Sınır Kapısı'ndan girip teslim oldu Video'yu izleyemiyorsanız tıklayın KİMLİKSİZ GELDİLER Terör örgütü lideri Abdullah Öcalan'ın, çağrısı üzerine Kandil ve Mahmur

Detaylı

GENÇLİK ŞÛRASI ÖN KOMİSYON RAPORU DEMOKRASİ BİLİNCİ VE KATILIM 14 18 MAYIS 2012

GENÇLİK ŞÛRASI ÖN KOMİSYON RAPORU DEMOKRASİ BİLİNCİ VE KATILIM 14 18 MAYIS 2012 14 18 MAYIS 2012 GENÇLİK ŞÛRASI ÖN KOMİSYON RAPORU DEMOKRASİ BİLİNCİ VE KATILIM ANKARA - 2012 D E M O K R A S İ B İ L İ N C İ V E K A T I L I M GİRİŞ İ nsana yatırımı öncelemek, gelecek nesilleri güvence

Detaylı

Müzakere Becerileri ile Satış Performansını Geliştirmek

Müzakere Becerileri ile Satış Performansını Geliştirmek Müzakere Becerileri ile Satış Performansını Geliştirmek Wilson Learning in yaptığı araştırma, Evet e Doğru Müzakere eğitiminin satış performansı üzerindeki etkisini değerlendirmek üzere geliştirilmiştir.

Detaylı

İSİPAB Dördüncü Müslüman Kadın Parlamenterler Konferansı Raporu nun Sunumu

İSİPAB Dördüncü Müslüman Kadın Parlamenterler Konferansı Raporu nun Sunumu İSİPAB Dördüncü Müslüman Kadın Parlamenterler Konferansı Raporu nun Sunumu Sayın Başkan, Değerli Meclis Başkanları, Değerli Katılımcılar, Dördüncü Müslüman Kadın Parlamenterler Konferansı Raporu nu sunmak

Detaylı

15 Ekim 2014 Genel Merkez

15 Ekim 2014 Genel Merkez ÇİN Yatırım Fırsatları Paneli 15 Ekim 2014 Genel Merkez İş Dünyamızın Saygıdeğer Mensupları, Değerli MÜSİAD üyeleri, Değerli Basın Mensupları, Toplantımıza katılımından dolayı teşekkür ediyor, Sizleri

Detaylı

TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ SEPA 5

TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ SEPA 5 TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ SEPA 5 HAZİRAN 2012 Araştırmacılar Derneği üyesi olan GENAR, araştırmalarına olan güvenini her türlü denetime ve bilimsel sorgulamaya açık olduğunu gösteren Onur

Detaylı

Türkiye de Kutuplaşmanın Boyutları Araştırması. 1 Şubat 2016

Türkiye de Kutuplaşmanın Boyutları Araştırması. 1 Şubat 2016 Türkiye de Kutuplaşmanın Boyutları Araştırması 1 Şubat 2016 Yöntem ve Künye Araştırma çalışması, 3-10 Aralık 2015 tarihleri arasında, Türkiye 18+ yaş nüfusunu temsil eden 1024 kişiyle, 16 ilin kentsel

Detaylı

3 Kasım 2002 Seçimlerine Doğru: Senaryolar ve Alternatifler...

3 Kasım 2002 Seçimlerine Doğru: Senaryolar ve Alternatifler... 3 Kasım 2002 Seçimlerine Doğru: Senaryolar ve Alternatifler... Seçime Doğru Giderken Kamuoyu: 3 Kasım 2002 seçimlerine bir haftadan az süre kalmışken, seçimin sonucu açısından bir çok spekülasyon bulunmaktadır.

Detaylı

TÜRKİYE DE KADINLARIN SİYASAL HAYATA KATILIM MÜCADELESİ VE POZİTİF AYRIMCILIK

TÜRKİYE DE KADINLARIN SİYASAL HAYATA KATILIM MÜCADELESİ VE POZİTİF AYRIMCILIK TÜRKİYE DE KADINLARIN SİYASAL HAYATA KATILIM MÜCADELESİ VE POZİTİF AYRIMCILIK TürkİYE KADIN DERNEKLERİ FEDERASYONU Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu 1976 Yılında kurulmuş ülke genelinde 50.500 üyesi

Detaylı

Günlük Ulusal Gazete. ilgili soruyu açıklamadıkları. çıktı. Edinilen bilgilere. görüşülerek yürütülmesine. nasıl bakıyorsunuz.

Günlük Ulusal Gazete. ilgili soruyu açıklamadıkları. çıktı. Edinilen bilgilere. görüşülerek yürütülmesine. nasıl bakıyorsunuz. 1 NİSAN 2013 www.reisgida.com.tr Destek görmedi!.. AKP LİLERİN halk desteğinin yükseldiğinin en önemli kanıt olarak gösterdikleri çözüme desteğin yüzde 58 olarak çıktığı iddia edilen ankette Erdoğan ın,

Detaylı

Temiz üretimin altı çizilmeli ve algılanması sağlanmalıdır

Temiz üretimin altı çizilmeli ve algılanması sağlanmalıdır KSS Söyleşileri Temiz üretimin altı çizilmeli ve algılanması sağlanmalıdır Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı (TTGV) Çevre Projeleri Koordinatörü Ferda Ulutaş ile Vakfın faaliyetleri, kurumsal sosyal sorumluluk

Detaylı

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri 1 Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri Bugün kızla tanışma anında değil de, flört süreci içinde olduğumuz bir kızla nasıl konuşmamız gerektiğini dilim döndüğünce anlatmaya

Detaylı

BASIN AÇIKLAMASI: İnsan Hakları Ortak Platformunun TBMM de yeni Anayasa ile ilgili çalışmaları yürütecek olan Komisyonun işleyişine dair önerileri

BASIN AÇIKLAMASI: İnsan Hakları Ortak Platformunun TBMM de yeni Anayasa ile ilgili çalışmaları yürütecek olan Komisyonun işleyişine dair önerileri BASIN AÇIKLAMASI: İnsan Hakları Ortak Platformunun TBMM de yeni Anayasa ile ilgili çalışmaları yürütecek olan Komisyonun işleyişine dair önerileri 18.10.2011 Kamuoyunun da bildiği üzere, 19 Ekim 2011 tarihinde

Detaylı

Sayın Büyükelçiler, Değerli Kongre üyeleri, Çok değerli dostum Sayın Zügayir ve Brosh, Kıymetli basın mensupları,

Sayın Büyükelçiler, Değerli Kongre üyeleri, Çok değerli dostum Sayın Zügayir ve Brosh, Kıymetli basın mensupları, Sayın Büyükelçiler, Değerli Kongre üyeleri, Çok değerli dostum Sayın Zügayir ve Brosh, Kıymetli basın mensupları, Ankara Forumunun beşinci toplantısını yaptığımız için çok mutluyum. Toplantıya ev sahipliği

Detaylı

TANDEM - KÜLTÜR YÖNETİCİLERİ DEĞİŞİM PROGRAMI TÜRKİYE - AVRUPA BİRLİĞİ 2015-2016

TANDEM - KÜLTÜR YÖNETİCİLERİ DEĞİŞİM PROGRAMI TÜRKİYE - AVRUPA BİRLİĞİ 2015-2016 TANDEM - KÜLTÜR YÖNETİCİLERİ DEĞİŞİM PROGRAMI TÜRKİYE - AVRUPA BİRLİĞİ 2015-2016 SIK SORULAN SORULAR 1. TANDEM: Kültür Yöneticileri Değişimi Nedir? TANDEM Kültür Yöneticileri Değişimi Türkiye-Avrupa Birliği

Detaylı

BAŞKA BİR OKUL MÜMKÜN DERNEĞİ DEMOKRATİK EKSEN DEĞERLENDİRME FORMU

BAŞKA BİR OKUL MÜMKÜN DERNEĞİ DEMOKRATİK EKSEN DEĞERLENDİRME FORMU BAŞKA BİR OKUL MÜMKÜN DERNEĞİ DEMOKRATİK EKSEN DEĞERLENDİRME FORMU Tarihi Okulun İsmi Formu Dolduranın Adı Soyadı Formu Dolduranın Asli Görevi : / / : : : Bu form Başka Bir Okul Mümkün Derneği ne protokolle

Detaylı

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA Chp Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kahramanmaraş ın Elbistan İlçesi nde siyaseti sadece insan için yaptıklarını, iktidara gelmeleri halinde terörü sonlandırıp ülkeye huzuru getireceklerini

Detaylı

6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı

6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı 6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı Sosyal Güvenlik Kurumu(SGK) ve Uluslararası Sosyal Güvenlik Teşkilatı(ISSA) işbirliği ile Stratejik İnsan Kaynakları Politikaları ve İyi Yönetişim

Detaylı

Metodoloji Türkiye Ne Diyor?

Metodoloji Türkiye Ne Diyor? HAZİRAN 2013 Metodoloji Türkiye Ne Diyor? Araştırması İNC Araştırma ve İletişim Danışmanlığı tarafından 24-29 Haziran 2013 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın alan uygulaması NUTS 2 sınıflamasına

Detaylı

Şiddete Karşı Kadın Buluşması I

Şiddete Karşı Kadın Buluşması I Şiddete Karşı Kadın Buluşması I Evde, Okulda, Sokakta, Kışlada, Gözaltında Şiddete Son 10-11 Aralık 2005, Diyarbakır ŞİDDETE KARŞI KADIN BULUŞMASI 1 EVDE, OKULDA, SOKAKTA, KIŞLADA, GÖZALTINDA ŞİDDETE SON

Detaylı

SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ

SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ Bismillairrahmanirrahim 1. Suriye de 20 ayı aşkın bir süredir devam eden kriz ortamı, ülkedeki diğer topluluklar gibi

Detaylı

Hasankeyf ve Dicle Vadisi Sempozyumu Sonuç Bildirgesi

Hasankeyf ve Dicle Vadisi Sempozyumu Sonuç Bildirgesi Hasankeyf ve Dicle Vadisi Sempozyumu Sonuç Bildirgesi 07-08 Mayıs 2016, Batman ve Hasankeyf En az 12 bin yıllık sürekliliği olan, doğa, kültür ve insanın bütünleştiği, dünyada eşi benzeri olmayan bir kültürel

Detaylı

4.2 Radikal demokrasinin kurucu gücü olarak kadın özgürlük deneyimleri

4.2 Radikal demokrasinin kurucu gücü olarak kadın özgürlük deneyimleri Bu konuşma 3-5 Şubat arası Hamburg Üniversitesi'nde düzenlenen Kapitalist moderniteye karşı Alternatif konseptler ve Kürtlerin arayışı isimli konferansta yapıldı. Bütün program, ses kaydı, daha fazla metin

Detaylı

Seçmen sayısı. Böylesine uçuk rakamlar veren bir YSK na nasıl güvenilir?

Seçmen sayısı. Böylesine uçuk rakamlar veren bir YSK na nasıl güvenilir? Değerli arkadaşlar, 7 Haziran 2015 günü yapılacak olan 25. dönem Milletvekili seçiminin nasıl sonuçlanacağı haklı olarak büyük merak konusu... Bu nedenle aylardan beri kamuoyu yoklamaları yapılıyor, anketler

Detaylı

EKİM 2014 KAHRAMANMARAŞ SELİM IŞIK

EKİM 2014 KAHRAMANMARAŞ SELİM IŞIK EKİM 2014 KAHRAMANMARAŞ SELİM IŞIK TEMEL KAVRAMLAR Kamu Kamuoyu Bir ülkedeki halkın bütünü, halk, amme. Belirli bir konu ve olay hakkında toplumun büyük bir kesimi veya belli gruplar tarafından benimsenen

Detaylı

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları PA 101 Kamu Yönetimine Giriş (3,0,0,3,5) Kamu yönetimine ilişkin kavramsal altyapı, yönetim alanında geliştirilmiş teori ve uygulamaların analiz edilmesi, yönetim biliminin

Detaylı

TÜRKİYE NİN NABZI KASIM 2014 Cumhurbaşkanlığı Sarayı, İş Kazaları, Barış Süreci ve Sığınmacılar Sorunu

TÜRKİYE NİN NABZI KASIM 2014 Cumhurbaşkanlığı Sarayı, İş Kazaları, Barış Süreci ve Sığınmacılar Sorunu TÜRKİYE NİN NABZI KASIM 2014 Cumhurbaşkanlığı Sarayı, İş Kazaları, Barış Süreci ve Sığınmacılar Sorunu MetroPOLL Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi A.Ş. Cinnah Caddesi No: 67/18 06680 Çankaya/ANKARA

Detaylı

Bilmek Bizler uzmanız. Müşterilerimizi, şirketlerini, adaylarımızı ve işimizi biliriz. Bizim işimizde detaylar çoğu zaman çok önemlidir.

Bilmek Bizler uzmanız. Müşterilerimizi, şirketlerini, adaylarımızı ve işimizi biliriz. Bizim işimizde detaylar çoğu zaman çok önemlidir. Randstad Group İlkesi Başlık Business Principles (Randstad iş ilkeleri) Yürürlük Tarihi 27-11 -2009 Birim Grup Hukuk Belge No BP_version1_27112009 Randstad, çalışma dünyasını şekillendirmek isteyen bir

Detaylı

Takdim. Bu, Türkiye nüfusu göz önüne alındığından her 90 kişiden birinin aday olması anlamına geliyor (TV, 17.00 Haberleri, 20.10.2013).

Takdim. Bu, Türkiye nüfusu göz önüne alındığından her 90 kişiden birinin aday olması anlamına geliyor (TV, 17.00 Haberleri, 20.10.2013). Takdim Biliyor musunuz? Bir televizyon haberine göre Türkiye de 2014 yerel seçimlerinde muhtar adaylarıyla birlikte 830 bin kişinin aday olması bekleniyordu. Bu, Türkiye de yaklaşık her 90 kişiden birinin

Detaylı

YILDIZ TEKNİKTE YENİ ANAYASA PANELİ

YILDIZ TEKNİKTE YENİ ANAYASA PANELİ YILDIZ TEKNİKTE YENİ ANAYASA PANELİ Yıldız Teknik Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü, 24 Kasım 2011 Perşembe günü Üniversitemiz Merkez Kampüsü Hünkar Salonu nda, hem Üniversitemizin

Detaylı

Trans Terapi ve Dayanışma Grubu Toplantılarının Yedincisi Gerçekleşti. SPoD CHP Beyoğlu Belediyesi Başkan Aday Adayı Gülseren Onanç ile görüştü

Trans Terapi ve Dayanışma Grubu Toplantılarının Yedincisi Gerçekleşti. SPoD CHP Beyoğlu Belediyesi Başkan Aday Adayı Gülseren Onanç ile görüştü Trans Terapi ve Dayanışma Grubu Toplantılarının Yedincisi Gerçekleşti SPoD un ve Uzman Psikiyatrist Dr. Seven Kaptan ın gönüllü işbirliğiyle düzenlenen Trans Terapi Toplantısı nın yedincisi 4 Eylül Çarşamba

Detaylı

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim 1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim Türkiye de 2007 genel milletvekili seçimlerine ilişkin değerlendirme yaparken seçim sistemine değinmeden bir çözümleme yapmak pek olanaklı değil. Türkiye nin

Detaylı

BİRLEŞİK METAL İŞ SENDİKASI GENEL BAŞKANI ADNAN SERDAROĞLU NUN 2011 MESS GREVLERİ İLE İLGİLİ BASIN AÇIKLAMASI

BİRLEŞİK METAL İŞ SENDİKASI GENEL BAŞKANI ADNAN SERDAROĞLU NUN 2011 MESS GREVLERİ İLE İLGİLİ BASIN AÇIKLAMASI BİRLEŞİK METAL İŞ SENDİKASI GENEL BAŞKANI ADNAN SERDAROĞLU NUN 2011 MESS GREVLERİ İLE İLGİLİ BASIN AÇIKLAMASI 16 ŞUBAT 2011 CVK OTEL- İSTANBUL Tarihi günler yaşıyoruz. 10 Şubat-15 Şubat tarihleri arasında

Detaylı

A N A L İ Z. 7 Haziran dan 1 Kasım a Seçim Beyannameleri: Metin Analizi. Furkan BEŞEL

A N A L İ Z. 7 Haziran dan 1 Kasım a Seçim Beyannameleri: Metin Analizi. Furkan BEŞEL A N A L İ Z 7 Haziran dan 1 Kasım a Seçim Beyannameleri: Metin Analizi Furkan BEŞEL Ekim 2015 7 HAZİRAN DAN 1 KASIM A 7 Haziran 2015 te yapılan 25. Dönem milletvekili genel seçiminde 53.741.838 kayıtlı

Detaylı

Sivil Toplum Geliştirme Merkezi KATILIMCI DEMOKRASİDE YEREL YÖNETİM-STK İŞBİRLİĞİ 1. TOPLANTI

Sivil Toplum Geliştirme Merkezi KATILIMCI DEMOKRASİDE YEREL YÖNETİM-STK İŞBİRLİĞİ 1. TOPLANTI Sivil Toplum Geliştirme Merkezi KATILIMCI DEMOKRASİDE YEREL YÖNETİM-STK İŞBİRLİĞİ 1. TOPLANTI 25-26 Kasım 2005, İstanbul Sivil Toplumun Geliştirilmesi İçin Örgütlenme Özgürlüğünün Güçlendirilmesi Projesi,

Detaylı

Blogger bunu uyguluyor!

Blogger bunu uyguluyor! Giriş Merhaba backlinkagi.com projemizin ilk adımını atmış bulunmaktasınız. Aramıza hoş geldiniz diyorum. Öncelikle sizlere bu projenin nasıl geliştiğini ve neye dayanarak oluşturulduğunu anlatacağım.

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

YENİ AKİT GAZETESİ İNTERNET SAYFASINDAKİ 16 03 2015 TARİHLİ HABERE İLİŞKİN YORUMUM AŞAĞIDADIR. Erdoğan: Bedeli suç işleyen ödesin

YENİ AKİT GAZETESİ İNTERNET SAYFASINDAKİ 16 03 2015 TARİHLİ HABERE İLİŞKİN YORUMUM AŞAĞIDADIR. Erdoğan: Bedeli suç işleyen ödesin YENİ AKİT GAZETESİ İNTERNET SAYFASINDAKİ 16 03 2015 TARİHLİ HABERE İLİŞKİN YORUMUM AŞAĞIDADIR Erdoğan: Bedeli suç işleyen ödesin Erdoğan, Balıkesir Ekonomi Ödülleri Töreni nde konuştu: Ben diyorum ki,

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN İŞ DÜNYASI BAKIŞ AÇISIYLA TÜRKİYE DE YOLSUZLUK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN İŞ DÜNYASI BAKIŞ AÇISIYLA TÜRKİYE DE YOLSUZLUK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN İŞ DÜNYASI BAKIŞ AÇISIYLA TÜRKİYE DE YOLSUZLUK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI 26 Kasım 2014 İstanbul, Sabancı Center TÜSİAD İş Dünyası Bakış Açısıyla Türkiye de

Detaylı

DEMOKRASİ VE SAYDAMLIK ENSTİTÜSÜ www.dse.org.tr

DEMOKRASİ VE SAYDAMLIK ENSTİTÜSÜ www.dse.org.tr DEMOKRASİ VE SAYDAMLIK ENSTİTÜSÜ www.dse.org.tr YENİ ANAYASA DEĞİŞİKLİK ÖNERİLERİMİZ (TCBMM Başkanlığı na iletilmek üzere hazırlanmıştır) 31.12.2011 İletişim: I. Anafartalar Mah. Vakıf İş Hanı Kat:3 No:

Detaylı

N OLACAK ŞİMDİ? BEKİR AĞIRDIR. 26 Kasım 2015

N OLACAK ŞİMDİ? BEKİR AĞIRDIR. 26 Kasım 2015 N OLACAK ŞİMDİ? BEKİR AĞIRDIR 26 Kasım 2015 SİYASİ İRADENİN ÖNÜNDE İKİ SENARYO Kapsamlı bir reform ve kalkınma hareketine girmek Toplumsal barış Çözüm süreci Yeni anayasa Başkanlık arayışı ve kutuplaşma

Detaylı

Türkiye Siyasi Gündem Araştırması

Türkiye Siyasi Gündem Araştırması I. AMAÇ Bu çalışmanın amacı, aylık periyotlar halinde düzenlediğimiz, Türkiye nin Siyasi Gündemine paralel konuların ele alınarak halkın görüşlerini tespit etmek ve bu görüşlerin NEDENİ ni saptamak adına

Detaylı

Sayın Büyükelçi, Değerli Konuklar, Kıymetli Basın Mensupları,

Sayın Büyükelçi, Değerli Konuklar, Kıymetli Basın Mensupları, Sayın Büyükelçi, Değerli Konuklar, Kıymetli Basın Mensupları, Bugün, ulusal savunmamızın güvencesi ve bölge barışı için en önemli denge ve istikrâr unsuru olan Türk Silahlı Kuvvetleri nin etkinliğini ve

Detaylı

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi tarafından tam algılanmadığı, diğer bir deyişle aynı duyarlılıkla değerlendirilmediği zaman mücadele etmek güçleşecek ve mücadeleye toplum desteği sağlanamayacaktır.

Detaylı

İş Kazalarının Önlenmesi konusunda Öneriler

İş Kazalarının Önlenmesi konusunda Öneriler İş Kazalarının Önlenmesi konusunda Öneriler Z.İlhan ÖLÇER ( İnşaat Yüksek Mühendisi) A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı 11 Ocak 2016 Pazartesi İş Güvenliğinin Önceliğiniz Olduğunu Söylemeyin! İş yerindeki güvenliği

Detaylı

2015 Genel Seçim Sandık Sonrası Araştırması

2015 Genel Seçim Sandık Sonrası Araştırması Sosyal Araştırmalar Enstitüsü için gerçekleştirilmiştir. 2015 Genel Seçim Sandık Sonrası Araştırması 8 Haziran 2015 2015 Ipsos. Tüm Hakları Saklıdır. Bu dosya içeriği, Ipsos'un izni olmaksızın medya da

Detaylı

Yaz l Bas n n Gelece i

Yaz l Bas n n Gelece i Emre Aköz Yeni Okur-Yazarlar ve Gazetelerin Geleceği ABD li serbest gazeteci Christopher Allbritton õn yaşadõklarõ bize yazõlõ medyanõn (ki bu tabirle esas olarak gazeteleri kastediyorum) geleceği hakkõnda

Detaylı

A. Buğra : Konuşmadığımız süre içinde asgari ücret tespit edildi.

A. Buğra : Konuşmadığımız süre içinde asgari ücret tespit edildi. 14.07.2004 Ayşe Buğra ve Çağlar Keyder le Sosyal Politika Forumundan Ö. Madra: Günaydın Ayşe A. Buğra: Günaydın E.Altuğ: Günaydın Ayşe Hanım A. Buğra : Günaydın Ö. Madra: Evet. Bugün biraz asgari ücretten

Detaylı

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ 209 ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 20 Aralık 1993 tarihli ve 47/135 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi Murat Çokgezen Prof. Dr. Marmara Üniversitesi 183 SORULAR 1. Ne zaman, nasıl, hangi olayların, okumaların, faktörlerin veya kişilerin tesiriyle ve nasıl bir süreçle liberal oldunuz? 2. Liberalleşmeniz

Detaylı

ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI Ve TÜRKİYE ÜZERİNE ETKİLERİ

ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI Ve TÜRKİYE ÜZERİNE ETKİLERİ ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI Ve TÜRKİYE ÜZERİNE ETKİLERİ ÇERÇEVE SUNU Gülçiçek ÖZKORKMAZ Başkanlık Baş Danışmanı Mukim Özel Temsilciler Direktörü ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI ve TÜRKİYE ÜZERİNE

Detaylı

CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİNE 50 GÜN KALA TÜRKİYE DE SON SİYASİ DURUM

CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİNE 50 GÜN KALA TÜRKİYE DE SON SİYASİ DURUM CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİNE 50 GÜN KALA TÜRKİYE DE SON SİYASİ DURUM CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİNE 50 GÜN KALA TÜRKİYE'DE SON 1 SİYASİ DURUM Web: Eposta: bilgi@tusiar.com Adres: Yenişehir Mahallesi Hastane Caddesi

Detaylı

frekans araştırma www.frekans.com.tr

frekans araştırma www.frekans.com.tr frekans araştırma www.frekans.com.tr FARKLI KİMLİKLERE VE YAHUDİLİĞE BAKIŞ ARAŞTIRMASI 2009 Çalışmanın Amacı Çalışma Avrupa Birliği tarafından finanse edilen Türk Yahudi Cemaati ve Yahudi Kültürünü Tanıtma

Detaylı

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı - 'Büyük haber gazetecinin ayağına gelmezse o büyük haberin ayağına nasıl gider? - Söz ağzınızdan bir kez kaçınca rica minnet yemin nasıl işe yaramaz? - Samimi bir itiraf nasıl harakiri ye dönüştü? - Evren

Detaylı

BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU CHP NİN HİÇ DEĞİŞMEYEN 2 ÖZELLİĞİ İL SİYASİ VE HUKUKİ İŞLER BAŞKANLIĞI YIL: 2012 SAYI : 161 5-12 KASIM 2012. 3 te.

BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU CHP NİN HİÇ DEĞİŞMEYEN 2 ÖZELLİĞİ İL SİYASİ VE HUKUKİ İŞLER BAŞKANLIĞI YIL: 2012 SAYI : 161 5-12 KASIM 2012. 3 te. AZİZ BABUŞCU AK PARTİ İL BAŞKANI CHP NİN HİÇ DEĞİŞMEYEN 2 ÖZELLİĞİ 4 te AK YIL: 2012 SAYI : 161 5-12 KASIM 2012 BÜLTEN İL SİYASİ VE HUKUKİ İŞLER BAŞKANLIĞI T E Ş K İ L A T İ Ç İ H A F T A L I K B Ü L T

Detaylı

KARARSIZ AK PARTĠ SEÇMENĠ PARTĠSĠNE DÖNÜYOR

KARARSIZ AK PARTĠ SEÇMENĠ PARTĠSĠNE DÖNÜYOR Türkiye 7 Haziran 2015'te yapılacak milletvekili genel seçimlerine hazırlanırken araştırma şirketleri de seçmenlerin nabzını tutmaya devam ediyor. Genel seçim öncesi Politic's Araştırma Şirketi'nce yapılan

Detaylı

İZMİR TİCARET ODASI MECLİS TOPLANTISI 29.07.2015

İZMİR TİCARET ODASI MECLİS TOPLANTISI 29.07.2015 İZMİR TİCARET ODASI MECLİS TOPLANTISI 29.07.2015 Ekrem DEMİRTAŞ İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Acımasız savaşın kanı ülkemize de sıçradı Şanlıurfa nın Suruç kentinde gerçekleştirilen bombalı

Detaylı

İşten Atılan Asil Çelik İşçilerinin okuduğu basın açıklaması: 15/03/2012

İşten Atılan Asil Çelik İşçilerinin okuduğu basın açıklaması: 15/03/2012 15 Mart 2012 Perşembe günü işlerinden atılan Asilçelik işçileri Bursa nın Orhangazi ilçesi cumhuriyet meydanında basın açıklamasıyla İşimizi İstiyoruz talebini dile getirdikleri ve işlerine geri dönene

Detaylı

Atölye Çalışması I Eğitim ve Vatandaşlık. 11-13 Nisan 2003 Lidra Palas, Lefkoşa, Kıbrıs

Atölye Çalışması I Eğitim ve Vatandaşlık. 11-13 Nisan 2003 Lidra Palas, Lefkoşa, Kıbrıs Atölye Çalışması I Eğitim ve Vatandaşlık 11-13 Nisan 2003 Lidra Palas, Lefkoşa, Kıbrıs 11-13 Nisan 2003 üç atölye çalışması (iki toplumluk ve bir toplumlararası) gerçekleştirildi. Bu atölye çalışmalarına

Detaylı

DİŞ HEKİMLERİ İSYAN BAYRAĞINI ÇEKTİ http://www.zamanindahaber.com/saglik/dis-hekimleri-isyan-bayragini-cekti-h50455.html 23.12.

DİŞ HEKİMLERİ İSYAN BAYRAĞINI ÇEKTİ http://www.zamanindahaber.com/saglik/dis-hekimleri-isyan-bayragini-cekti-h50455.html 23.12. DİŞ HEKİMLERİ İSYAN BAYRAĞINI ÇEKTİ http://www.zamanindahaber.com/saglik/dis-hekimleri-isyan-bayragini-cekti-h50455.html 23.12.2014 Dişhekimleri, Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu'ndan randevu bekliyor

Detaylı

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ Kendinizden biraz bahseder misiniz? -1969 yılında Elazığ'da dünyaya geldim. İlk orta ve liseyi orada okudum. Daha sonra üniversiteyi Van 100.yıl Üniversitesi'nde okudum. Liseyi

Detaylı

ANKARA NIN OYLARI SEÇİM GÜNLÜĞÜ

ANKARA NIN OYLARI SEÇİM GÜNLÜĞÜ ANKARA NIN OYLARI SEÇİM GÜNLÜĞÜ Ortak Nokta Derneği ile Ankara Kent Forumu Derneğinin önderliğinde, sivil toplum kuruluşlarının desteği ve gönüllülerin katılımıyla bağımsız bir platform olan Ankara nın

Detaylı