Sevgili Peygamberimiz (s.a.s.) in

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Sevgili Peygamberimiz (s.a.s.) in"

Transkript

1

2

3 başyazı Rahman ve Rahim olan Allah ın adıyla. Prof. Dr. Mehmet Görmez Diyanet İşleri Başkanı Hz. Peygamber ve İnsan Onuru Sevgili Peygamberimiz (s.a.s.) in insanlığa getirdiği mesajın varlık anlayışında insan, yaratılmışların en saygını (eşref-i mahlukat) ve varlığın özüdür (zübde-i âlem). İnsanın fıtrat ve yaratılış itibarıyla onurlu bir varlık olması, İslam ın varlık, bilgi ve değer anlayışını şekillendiren en temel unsurlardan biri olmuştur. Bununla birlikte insanoğlunun, son iki yüzyılda bilimsel ve teknolojik alanlarda gösterdiği olağanüstü ilerlemeyi, ne yazık ki insan onurunun korunması ve yüceltilmesi konusunda gösteremediği bir gerçektir. Geride bıraktığımız yüzyıl, daha şimdiden insanlık onurunun had safhada zedelendiği talihsiz bir zaman dilimi olarak anılmaktadır. Ayrımcılık, ötekileştirme, ırkçılık, şiddet, işkence, terör, savaş, gelir adaletsizliği, zulüm, sömürgecilik, eğitim eşitsizliği, emeğe saygısızlık, istismar, kürtaj, açlık ve kıtlık gibi onur kırıcı küresel sorunların kıskacındaki insanlık, tarihte görülmemiş bir sınavdan geçiyor. Göğün kapılarına sırt çeviren insanoğlu, kendi eliyle ürettiği yapay sorunların açılmak bilmeyen kapıları önünde yorgun ve bitkin bir hâlde bekliyor. Bilim ve tekniğin son imkânlarıyla ürettiği en modern anahtarlar, kilitli kapıların açılmasında ona yardımcı olmuyor. Kendi ürettiğinin esiri olan insanlık, kendini hapsettiği karanlık zindanlardan çıkış yolları arıyor. Bu yüzden de özlediği aydınlığı, peşinde koştuğu idealleri nerede ve nasıl araması gerektiğini yeniden düşünmesi gerekiyor. İşte bu sebeple Kutlu Doğum Haftası münasebetiyle Hz. Peygamber ve İnsan Onuru temasının hem ülkemiz insanının hem de bütün insanlığın gündemine taşınması son derece önem arz etmektedir. İslam ın, insan onurunu merkeze alarak tesis ettiği insan anlayışının esaslarını Hz. Peygamber (s.a.s.) in çağlar üstü örnek hayatında, sünnet-i seniyyesinde, söz ve davranışlarında, en genel hatlarıyla da Veda Hutbesi nde görmek mümkündür. Rahmet Peygamberi (s.a.s.), on binlerce insana hitaben yaptığı o tarihî konuşmasında insanların canlarının, mallarının ve ırzlarının yani kişilik değerlerinin ve insanlık onurlarının dokunulmaz olduğunu bildirmiştir. Böylece o, İslam ın, insanın yaşama ve

4 02 başyazı / diyanet aylık dergi mülkiyet hakkı ile manevi kişiliğine ilişkin bütün haklarını aynı ölçüde güvence altına aldığını ilan etmiştir. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s.) in tanımıyla iyi Müslüman, din kardeşinin canına ve malına olduğu gibi kişilik onuruna da saygı gösteren ve onun şahsiyetini dokunulmaz gören kimsedir. Şurası iyi bilinmelidir ki onurlu olarak yaratılan insanı onurlu veya onursuz kılan temel ölçüt de davranışlarıdır. Davranışları kendisini onurlandırmayan kimseyi harici hiçbir aidiyet onurlandıramaz. İnsan, ırk, renk, zenginlik, soy-sop gibi maddi, izafi ve geçici ölçülere göre değerlendirilmemelidir. Nice kapılardan kovulmuş üstü başı perişan insan vardır ki, Allah a yemin etse Allah onu yemininde haklı çıkarır. (Müslim, Birr ve Sıla, 138.) buyuran Sevgili Peygamberimiz (s.a.s.), insan onurunu maddi ölçütlerle değerlendirmenin yanıltıcı olabileceğine işaret etmiştir. İnsan bizatihi değerli ve onurlu bir varlıktır. Efendimiz (s.a.s.) in nazarında onun siyahı da değerlidir beyazı da; fakiri de onurludur, hizmetçisi de. İnsan onurunun beşerî ve ilahî yönü birbirinden ayrı tutulamaz. Bütünüyle insanı merkeze alarak aşkın hiçbir gerçekliği tanımayan bir bakış açısı, insanı bir bütün olarak kuşatmaktan uzak olacaktır. İnsan ve insan onuru, maddesi ve manasıyla; bedeni ve ruhuyla bir bütündür, parçalanamaz. Hiçbir insancıl düşünce ve ideoloji, İslam ın insan onuru konusundaki ayrıcalıklı konumuna alternatif oluşturamaz. Aşkın değerlerden soyutlanmış, metafizik ilkelere bağlı olmayan bir insan onuru insana hak ettiği değeri veremediği gibi insanı daha da onursuz bir hale getirmektedir. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s.) in kutlu doğumu vesilesiyle bir kez daha hatırlatmak gerekir ki insanın ucuzladığı, bir meta hâline dönüştüğü, insan onurunun göz ardı edildiği, zedelendiği, ayaklar altına alındığı, insanlığın kaybolmaya yüz tuttuğu, insanı onursuzlaştırma, itibarsızlaştırma, değersizleştirme ve değerlerinden soyutlama gayretlerinin küresel ölçekte politikalar hâline geldiği günümüzde bütün âlemleri onurlandırmak için gönderilen rahmet yüklü adalet, hikmet yüklü ahlak peygamberinin onur mücadelesini ve insana bakışını yeniden keşfetmeye ve bu keşfimizi toplumun bütün katmanlarına açmaya her zamankinden daha fazla muhtacız. Hiç kuşkusuz Peygamber Efendimiz (s.a.s.) in örnekliği ve rehberliği, insanlığın bugün içine düştüğü her türlü badireyi atlatması, zedelenen insanlık onurunun tekrar yücelmesi ve özlenen aydınlığa kavuşması yolunda yegâne melcedir. Bu duygu ve düşüncelerle aziz milletimizin, yurtdışında yaşayan vatandaşlarımızın, gönül coğrafyamızdaki kardeşlerimizin ve tüm İslam âleminin Kutlu Doğum Haftasını tebrik ediyor; haftanın, özellikle Suriye de, Irak ta, Arakan da, Afrika da, Somali de, Mali de, Filistin de ve dünyanın muhtelif yerlerinde çiğnenen ve zedelenen insanlık onurunun yeniden yücelmesine ve korunmasına vesile olmasını Yüce Rabbimden niyaz ediyorum.

5 editörden Dr. Yüksel Salman Dini Yayınlar Genel Müdürü Yüce Allah insanı düşünen ve muhakeme yapabilen saygın bir varlık olarak yaratmış, yaratılanlar arasında insana üstün bir şeref ve itibar bahşetmiştir. Kur an-ı Kerim, insanın mükerrem bir varlık olduğunu ifade etmiş (İsra, 17/70.), insanlar arasındaki üstünlük ölçüsü de Allah'ın emir ve yasaklarına uymada gösterilen hassasiyetle belirlenmiştir. (Hucurat, 49/13.) Hz. Peygamber, Mümin onur ve kerem sahibidir. (Ebu Davud, Edep, 5.) buyurarak, onur ve haysiyetin inanan insanın en belirgin vasıflarından biri olduğunu beyan etmiştir. Esasen bütün peygamberlerin onurlu mücadelesinin önemli bir parçasını insana bahşedilen şeref ve haysiyetin korunması oluşturmaktadır. Bu yüzden bütün ilahî dinlerde insanın din, can, akıl, nesil ve mal güvenliğini korumaya yönelik hükümler konulmuş ve insan haysiyetini zedeleyecek her türlü tutum ve davranış yasaklanmıştır. Rabbimiz, insanı ilahî hitabına mazhar kılarak mükellefiyet yüklemiş ve iradesinde serbest bırakmıştır. Yüce Yaratıcının insana doğrudan hitabı bile onun mahlukat arasındaki değerinin en anlamlı göstergesidir. Kur'an-ı Kerim'de de insanın bazı zafiyetlerine dikkat çekilmekle birlikte, diğer canlılardan üstün kılındığı ve mükemmel yaratıldığı ifade edilmiştir. (Tin, 95/4.) İnsanoğlu Yüce Allah ın yeryüzündeki halifesidir. (Bakara, 2/30.) Bu yüzden insan onuruna yakışır bir şekilde yaşayacağı ve huzur bulacağı bir dünyayı inşa etme gibi bir sorumluluğa sahiptir. Ne yazık ki tarih boyunca insanlığı hakka, adalete, insani ve ahlaki erdemlere çağıran rahmet elçilerine rağmen savaşlar, işkence, haksızlık ve esaret, kısacası insan haysiyetini çiğneyen tutum ve uygulamalar hiç eksik olmamıştır. Günümüzde de bu konuda yaşanan sorunların çözümüne ilişkin küresel çabalara karşın hâlâ istenilen bir noktaya gelinememiş olması üzücüdür. Allah ın insana bahşettiği şeref ve haysiyeti korumak, insan onurunu zedelemeye yönelik ihlaller ve bunlara karşı geliştirilen çözümler konusunda bugün nerede bulunduğumuzu ortaya koymak ve muhtemel olumsuzlukları ortadan kaldırabilmek adına, düşünce ve eylem planında neler yapılabileceğine dair mütevazı bir katkı sunabilmek amacıyla bu ayki gündem konumuzu insan onuru merkezli belirledik. Prof. Dr. Hasan Kamil Yılmaz, onur kavramının insana özgü bir haslet olduğundan yola çıkarak mükerrem olmanın anlamını ayet ve hadisler ışığında bizimle paylaştı. Dr. Yaşar Yiğit, Temel Hak ve Hürriyetler Bağlamında İnsan Onuru başlıklı yazısında; Onuru yaşat ki insanlık yaşasın söyleminden hareketle; insan hak ve özgürlüklerinin kaynağı olan bu değerin korunması ve saygı gösterilmesi gerektiğini ifade etti. Prof. Dr. Abdullah Kahraman, Hz. Peygamber ve İnsan Onuru yazısında; insan onur ve haysiyetinin korunması bağlamında insanlığa iftihar tablosu sunan Hz. Peygamber in örnekliğinde konuyu ele aldı. Prof. Dr. Musa Bilgiz, Kadınlık Onuruna Dair başlıklı yazısında İslam dininin, hiçbir ayırım yapmaksızın kadın ve erkeğe aynı statüde baktığını, kadının değerini yükselterek şerefini ve saygınlığını artırdığını ayet ve hadislerden yola çıkarak bizimle paylaştı. Mukadder Arif Yüksel, ahlaki bir erdem olarak insanlık onurunun, her zaman ve zeminde korunması gerektiğine vurgu yaptı. Dergi gündemimizle birlikte, Kutlu Doğum Haftası boyunca gerçekleştirilecek "Hz. Peygamber ve İnsan Onuru" başlıklı bütün faaliyetlerin bu konuda yeni bir duyarlılık oluşturmasını diliyorum. Bir sonraki sayıda buluşmak dileğiyle

6 içindekiler 268 gündem 06 Mükerrem Olmak Demek Prof. Dr. H. Kâmil Yılmaz Diyanet İşleri Başkanlığı Adına Sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni Dr. Yüksel Salman Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Dr. Faruk Görgülü Mali İşler ve Dağıtım Sorumlusu Mustafa Bayraktar (Dön. Ser. İşl. Müd.) Yayın Koordinatörleri Mustafa Bektaşoğlu Dr. Elif Arslan Kâmil Büyüker Tashih Mesut Özünlü Teknik Servis Latif Köse Arşiv Ali Duran Demircioğlu Yönetim Merkezi Dini Yayınlar Genel Müdürlüğü Üniversiteler Mahallesi Dumlupınar Bulvarı No:147/A Çankaya/ANKARA Tel: (0312) Fax: (0312) Abone İşleri Tel : (0312) Fax : (0312) Abone Şartları Yurt içi yıllık: 33,60 TL Yurt dışı yıllık: ABD, 30 ABD Doları AB Ülkeleri, 30 Euro Avustralya, 50 Avustralya Doları İsveç ve Danimarka, 250 Kron İsviçre, 45 Frank Abone kaydı için, ücretin Döner Sermaye İşletme Müdürlüğü nün T.C. Ziraat Bankası Ankara - Akay şubesindeki IBAN: TR no lu hesabına yatırılması ve makbuzun fotokopisi ile abonenin hangi sayıdan başlayacağını bildirir bir dilekçe, mektup, yazı, faks veya e-postanın Diyanet İşleri Başkanlığı Döner Sermaye İşletme Müdürlüğü Üniversiteler Mahallesi Dumlupınar Bulvarı No:147/A Çankaya /ANKARA adresine gönderilmesi gerekir. Yayın Türü: Aylık, Yerel, Süreli Yayın Diyanet Aylık Dergi (Türkçe) Temsilcilikler: Yurt içi: İl Müftülükleri, İlçe Müftülükleri Yurt dışı: Din Hizmetleri Müşavirlikleri, Din Hizmetleri Ataşelikleri Yayınlanacak yazılarda düzeltme ve çıkartmalar yapılabilir. Yazıların bilimsel sorumluluğu yazarlarına aittir. Tasarım: Acar Basım ve Cilt Sanayi ve Ticaret A.Ş. Beysan Sanayi Sitesi Birlik Caddesi No: 26 Acar Binası Haramidere / Beylikdüzü / İstanbul - Türkiye Tel: (0.212) / Faks: (0.212) Baskı: Korza Yayıncılık Basım Sanayi Tic. Ltd. Şti. Ankara - Türkiye Tel: (0.312) / Faks: (0.312) Basım Yeri: Ankara / Basım Tarihi: ISSN

7 din düşünce yorum din ve sosyal hayat örnek hayatlar 26 İslam Dini ve İnsan Onuru Selva Özelbaş 34 Ekmeğimizi ve Geleceğimizi İsraf Etmeyelim Dr. Muhlis Akar 68 Ahlakçı Bir Edebiyat Hocası: İbrahim Aşkî Tanık ( ) Yusuf Turan Günaydın Temel Hak ve Hürriyetler Bağlamında İnsan Onuru Dr. Yaşar Yiğit Hz. Peygamber ve İnsan Onuru Prof. Dr. Abdullah Kahraman 18 İslam da Kadınlık Onuruna Dair Prof. Dr. Musa Bilgiz Ahlaki Bir Erdem Olarak Onur, Şeref ve İzzet Mukadder Arif Yüksel Kulluk Bilinci Dediğimiz Şey Yrd. Doç. Dr. Nihat Uzun Çocuk Eğitiminde Maneviyat Prof. Dr. Abdülkerim Bahadır Bireyselleşme ve Değerlerimiz Prof. Dr. Ertuğrul Yaman Vakti Öldürmek Değil, Diriltmek Gerek Prof. Dr. İbrahim Hilmi Karslı Her İnsan Fıtrat Üzere Doğar Elif Erdem Ölüm: Allah a Kavuşma Ayşe Serra Kara Kalu Bela daki Andımız: Vefa Mustafa Özçelik Fıkıh Köşesi Din İşleri Yüksek Kurulundan Firavun un Sarayında Bir Musa, Mısır da bir Yusuf Olabilmek Sacid Ekerim Âdem (Adam) Kafelnikow İslam a Yolculuğum Haz. Metin Karabaşoğlu Din Hizmetinde Madde Bağımlılığı ile Mücadele İsmail Özgören 32 Dosta Özlem Dr. Bahattin Akbaş 56 Ömür Mevsimi Hilal Küçük 76 İnsan Onuru ve İnsan Hakları Rukiye Aydoğdu 37 Müslümanlık Dersi Dr. Ahmet Çekin 58 Hat Sanatı Dr. Zübeyde Cihan Özsayıner 79 Kitap Tanıtımı Hüseyin Arı

8 06 gündem / diyanet aylık dergi gündem Mükerrem Olmak Demek Prof. Dr. H. Kâmil Yılmaz Diyanet İşleri Başkan Yrd. İnsan bedeniyle de, ruhuyla da mükerrem ve onurludur. İnsanın beden ve suret itibarıyla mükerrem ve en güzel bir biçimde yaratılması, organlarına mütenasip bir suret verilerek onurlandırılmasıdır. İnsan bedeniyle mükerrem ve onurlu olduğu için onun şerefini haleldar edecek her türlü muamele Allah ın yasakladığı hususlardır.

9 gündem / diyanet aylık dergi 07 Mükerrem olmak demek, göklerde ve yerde bulunan her şeyin ilahî bir rahmet olarak insana verilmesi, her şeyin onun emrine müsahhar kılınması demektir. İnsanın mükerremliği Kur an ın beyanıyla sabittir. Allah Teala insanı mükerrem, şerefli ve onurlu olarak yarattığını ve bu yüzden diğer yaratıkların çoğundan üstün kıldığını şöyle ifade buyurmaktadır: And olsun ki Biz, âdemoğullarını/insanları mükerrem/ onurlu kıldık. Onları, karada ve denizde taşıdık, kendilerine güzel güzel rızıklar verdik; onları, yarattıklarımızın pek çoğundan üstün kıldık. (İsra, 17/70.) Öyleyse mükerrem olmak ne demektir? ayet-i kerimeler ve hadis-i şerifler çerçevesinde bu sorunun cevabına şöyle bir bakalım: Mükerrem olmak demek, Allah ın halifesi (Bakara, 2/30.) olarak yeryüzünü yönetmek/ imaret; (İsra, 17/85.) arzda, arzı imar etmek için var olmak demektir. (Hud, 11/61.) Mükerrem insan demek, Allah ın eliyle (Sad, 38/75.) ve bütün esma-i ilahîyesinin kâmil tecellisi olarak yarattığı varlık demektir. Böylece ilahî sanatın zirvesi olarak âlemi süslemek demektir. Nitekim Süleyman Çelebi bu hususu Mevlid inde şöyle ifade eder: Hak Teâlâ çün yarattı Âdem i Kıldı Âdem le müzeyyen âlemi.

10 08 gündem / diyanet aylık dergi Mükerrem olmak demek, göklerin ve yerin çekemediği ağır yükü sırtlanmak; ilahî emaneti yüklenmek demektir. (Ahzab, 33/72.) Mükerrem olmak demek, göklerde ve yerde bulunan her şeyin ilahî bir rahmet olarak insana verilmesi, her şeyin onun emrine müsahhar kılınması demektir. (Casiye, 45/13.) Mükerrem olmak demek, gaye varlık olmak demektir. Bu âlemin var olması insan içindir. İnsanın var olması da Hakk a kulluk içindir. (Zariyat, 51/56.) Bu yüzden insan, Hakk a kulluğu kadar mükerremdir. Nefse ve yaratılmışlara kul oldukça gerçek değerini yitirir. Mükerrem olmak demek, ahsen-i takvim sırrına ermek demektir. (Tin, 95/4.) Ahsen-i takvim, kâinatın sırlarını ve eşyanın hakikatini idrak kabiliyetidir. Bu da mutlak cemal ve hüsn sahibi Allah ın kemalini kavrayabilmek demektir. Çünkü ahsenü lhalikıyn olan, en güzel yaratan O dur. Mükerrem olmak demek, Allah ın topraktan yaratıp kendi ruhundan nefh ederek (Hicr, 15/29; Secde, 32/9.) onurlandırdığı varlık olmak demektir. Dolayısıyla insan bedeniyle de, ruhuyla da mükerrem ve onurludur. İnsanın beden ve suret itibarıyla mükerrem ve en güzel bir biçimde yaratılması, organlarına mütenasip bir suret verilerek onurlandırılmasıdır. İnsan bedeniyle mükerrem ve onurlu olduğu için onun şerefini haleldar edecek her türlü muamele Allah ın yasakladığı hususlardır. Nitekim insanın her uzvu; derisi, saçı, tırnağı ve kılı işkence ve zulümden; hatta ölü bedeni her türlü insanlık onurunu zedeleyen kötü davranışlardan korunmuştur. Manevi mükerremliği sayesinde ruhu bedenle buluşmadan önce Allah insanla konuşmuştur. Ruhlara: Ben sizin Rabbiniz değil miyim? diye sormuş, ruhlar da: Evet ya Rabbi! Sen bizim Rabbimizsin. diye mukabele etmiştir. (A raf, 7/172.) Mükerrem olmak demek, Allah ın koyduğu fıtrat gereği insanın O na kulluğa yönelmesidir. (Rum, 30/30.) Yaratılmadan önce alınan kulluk sözü ve fıtrat üzere halk edilerek insana akıl ve

11 gündem / diyanet aylık dergi 09 irade bahşedilmesidir. Peygamber gönderilip kitaplar indirilerek delil ve mucizelerle Hakk a çağrılmasıdır. Mükerrem olmak demek, halk/yaratılma cihetinden olduğu gibi hulk ve ahlak açısından da mükemmel bir kabiliyet ve istidatta olmak demektir. Ruhani ve ahlaki mükerremlik, sırat-ı müstakim yolculuğunda nefis ve benliği aşmak; Hakk a ulaşmak ve O nun ahlakıyla ahlaklanmak demektir. Ruhani mükerremlik, inanma istidadında ve amel-i salih/ güzel davranış potansiyelinde olmak ve bunları kullanabilmektir. İnsanın mükerremlik ve onuru, ruhu ve manasıyladır. Dolayısıyla kulluktaki kemali, ruhundaki derinliği kadardır. Yaratılış gayesini idraki ise ibadet, taat ve ilahî hududu koruduğu nispettedir. Mükerrem olmak demek, yaratılanlarla ilişkide mükemmel olmak demektir. Mükerrem olmak demek, Allah ın gönlü kırık insanların yanında olduğuna inanarak yıkık gönüllü, statüsüz, fakir ve yoksul insanlarla beraber olmak, onlara değer vermek demektir. Rahman ın arşı mesabesinde gönül taşıyan insanın kâinattaki hemcinslerine ve diğer varlıklara bakışı, Allah ın Rahman ismi gereği olmalıdır. O nasıl inanan-inanmayan, kulluk eden ve etmeyen herkese Rahman ismi gereği nimet sofrasını ve rahmetini açıyorsa mükerrem insan da gönlünü herkese açmalıdır. Karşısındakini karşılıksız sevmeyi ve ona vermeyi bilmelidir. Zahiri farklılıklara bakarak kimseyi hor hakir görmemeli, herkesi aziz bilmelidir. Nitekim şair bu hakikati ne güzel ifade etmiştir: Harâbât ehline hor bakma zâhid, Defîneye mâlik vîrâneler var! Mükerrem olmak demek, güçlü-güçsüz, sağlıklı-hastalıklı, bilgili-cahil, varlıklı-yoksul herkesi saygın, onurlu ve değerli görmek demektir. Mükerrem olmak demek, Allah ın gönlü kırık insanların yanında olduğuna (Feyzü l-kadîr, I, 519; II, 69.) inanarak yıkık gönüllü, statüsüz, fakir ve yoksul insanlarla beraber olmak, onlara değer vermek demektir. Nitekim Peygamberimiz buyurur: Nice üstü başı tozlu, saçları dağınık, kılık kıyafeti eski kişiler vardır ki, Allah adına yemin etseler, Allah yeminlerini boşa çıkarmaz. (Müslim, Birr, 138, Cennet, 48.) Böyle birinin gönlüne dokunmak Allah okuna dokunmak demektir. Yunusça söylersek: Fukara gönlüne her kim dokuna, Dokuna sinesi, Allah okuna.

12 10 gündem / diyanet aylık dergi "Yar ol, bar olma." Hat: Ebuzer Özkan Mükerrem olmak demek, ruhi kemale kanat açmak demektir. Mükerremlik ve insani onur, birlikte yaşama sırasında başkalarına gösterilecek hoşgörüdür. Mükerrem bir mümin yüreği, Allah ın kullarına karşı hüsnüzan besler, değer verir, güzel muamelede bulunur. Nitekim Gazali İnsanlarla güzel güzel konuşun. (Bakara, 2/83.) ayetinin tefsirinde İbn Abbas (r.a.) tan şu nakilde bulunur: Sana selam veren Mecusi de olsa selamını al. Zira Allah Teala Kur an-ı Kerim de buyurur: Size bir selam verildiği zaman, ondan daha iyisiyle veya ayniyle mukabele edin. (Nisa, 4/86; Gazzâlî, İhyâu ulûmi d-dîn, Kâhire, ts., III, 116.) Mükerrem olmak demek, toplumda ırk, din, dil ve cinsiyet ayrımı gözetmeden bütün insanlarla iyi geçinmektir. Herkese karşı güzel söz ve hüsnümuaşeret içinde bulunmaktır. Sevgi ve kardeşlik duygularıyla insanlarla kaynaşmak, düşmanlıkları sona erdirmektir. Allah ın kıymet verdiği insanı küçük, değersiz ve onursuz görmemektir. Mükerrem olmak demek, yerine göre karşısındakinin ezalarına bile katlanabilmek demektir. Başkalarına yâr olup bar olmamaktır. Yük almak; asla yük olmamaktır. İnsanların kahrını çekmektir. Hafız Şirazi, mükerrem insanın dost ve düşman, yaratılan herkese karşı takınması gereken üslubu şöyle anlatır: Emn ü safâ bulayım dersen dünyâ ve ahret Dostlara ihsân eyle, düşmanı idâre et! Mükerrem olmak demek, Hakk ın kendi suretinde yarattığı Âdem olmak demektir. (Buhari, İsti zan, 1; Müslim, Birr, 115.) Ancak bu yaratılış abes, boş ve anlamsız değildir. (Müminun, 23/115.) İnsan başıboş salıverilmeyecektir. (Kıyame, 75/36.) Mükerrem olmak demek, insan olmak demektir. İnsandaki üns anlamıyla Allah a ve yarattıklarına ünsiyete aday, nisyan anlamıyla isyana yatkın olduğunu bilmek ve sonunda hesabın bulunduğunu unutmadan yaşamak demektir. (Tekâsür, 102/8.) Velhasıl mükerrem olmak demek her âdem, bir âlem demektir. Çünkü her insan kâinatın küçültülmüş bir suretidir. Yani insan makro kozmosa göre mikro kozmostur. Mükerremliği bilmenin biri objektif, diğeri subjektif olmak üzere iki boyutu vardır. İnsanın kendisinin mükerremliğini bilmesi subjektif bir durumdur. İnsana kendi değerinin farkında olma ve şükür sorumluluğu yükler. Diğer insanların mükerrem olduğunu bilmek ise objektif bir durum olup insanın karşısındakini değerli ve saygın görmesini sağlar ve öteki ile ilişkilerinin seviyesini yükseltir. İnsani münasebetlerde her insanı mükerrem/onurlu bir varlık ve potansiyel Müslüman olarak görmek İslami bir davranıştır. Nitekim İslam ın yüce peygamberi bütün insanları potansiyel Müslüman olarak görür ve onlara karşı yüksek bir hoşgörü ve güzel bir iletişim içinde bulunurdu. Herkese Allah ın yarattığı mükerrem ve onurlu bir varlık olarak bakmak, insanları ötekileştirmenin önünde büyük engeldir.

13 gündem / diyanet aylık dergi 11 Temel Hak ve Hürriyetler Bağlamında İnsan Onuru Vahiy geleneğinin son halkası olan dinimiz İslam, insan için vazgeçilmez nitelikte olan onur kavramı üzerinde hassasiyetle durmuş, insan haysiyetini zedeleyen ya da ihlal eden hiçbir tutum ve davranışa müsamaha göstermemiştir. Dr. Yaşar Yiğit Din Hizmetleri Genel Müdürü Hak ve Hürriyet kavramları geçmişte olduğu gibi günümüzde de çeşitli vesilelerle sıkça gündeme gelen ve farklı boyutları ile tartışmalara konu olan iki terimdir. Bu iki terimin insanla ilgili oluşu, tartışmalara ayrı bir boyut ve anlam kazandırmaktadır. Aslında söz konusu kavramların kapsamında yer alan haklar ve bu hakların gereğinin yerine getirilebilmesi imkânı, insanın onurlu bir yaşam sürmesinin vazgeçilmez unsurudur. Hak, Hukukun koruduğu menfaat ; insan hakları da, İnsana insan olduğu için, diline, dinine, ırkına, cinsiyetine, milliyetine, sosyal statüsüne ve rengine bakılmaksızın tanınan haklar şeklinde tanımlanabilir. Ayrıca insan haklarını, insanın sahip olduğu özgürlüklerin belirgin ve kullanılabilir hâle gelmesi şeklinde tanımlamak da mümkündür. Ayet ve hadislerde hak kavramı, doğru, gerçek, görev, sorumluluk, borç gibi anlamları yanında korunması, gözetilmesi ya da sahibine ödenmesi gerekli olan maddi ve manevi imkân, değer, pay, eşya ve menfaatler için de kullanılmıştır. (bkz. Zariyat, 51/19; Mearic, 70/24; İsra, 17/26; Rum, 30/38.) İnsan hak ve özgürlüklerinin temeli olarak insan onuru, her durum ve koşulda mutlak olarak korunması ve saygı gösterilmesi gereken temel bir değerdir. Onur kelimesi, insanın kendine karşı duyduğu saygı, şeref, özsaygı, haysiyet, izzetinefis ve diğer bir tanımlama ile de başkalarının gösterdiği saygının dayandığı kişisel değer, şeref, itibar olarak anlamlandırılmıştır. (T.D.K, Büyük Türkçe Sözlük) Onur; bir yönüyle insanın kendisine duyduğu öz saygı, izzetinefis anlamına gelirken diğer yönüyle de bir insana başkalarının gösterdiği saygının dayandığı kişisel değere, gurura ve şerefe vurgu yapar. Aslında her iki anlamda da onur, insanın duyan, düşünen ve özgür bir varlık olarak taşıdığı değeri, şeref, haysiyet ve itibarı ifade etmektedir. (Musa Bilgiz, Kur an da İnsan Onuru, s. 11.)

14 12 gündem / diyanet aylık dergi Onur, Yüce Kudretin mükerrem bir varlık olarak yarattığı insana özgü bir değerdir. İnsanlığa gönderilen bütün ilahî mesajlarda insanın manevi şahsiyetinin en önemli unsurlarından biri olan onura özel bir vurgu yapılmıştır. Vahiy geleneğinin son halkası olan dinimiz İslam, insan için vazgeçilmez nitelikte olan onur kavramı üzerinde hassasiyetle durmuş, insan haysiyetini zedeleyen ya da ihlal eden hiçbir tutum ve davranışa müsamaha göstermemiştir. Alay, tahkir, gıybet ve koğuculuk ile ayıp ve kusurların ifşa edilmesinin yasaklanması, insan onurunun korunmasına yönelik uygulamalardan sadece birkaçıdır. Aslında dinin ibadet, ahlak ve muamelat şeklinde tasnif edilen hükümlerinin hemen her biri insanın onurunu korumaya bir başka ifadeyle onun onurlu bir hayat sürmesine yönelik düzenlemelerdir. İbadetin sadece Yüce Allah a özgü kılınışı, ahlakın bireyi deruni ve dışsal olumsuzluklara/günahlara karşı çevreleyen bir zırh oluşu, muamelatın insanı toplumsal hayatta meşruiyet zemininde kalmaya sevk edişi, insanın onurunu korumaya yönelik düzenlemeler olarak okunabilir hatta okunmalıdır. Peygamber Efendimiz de sözleriyle insan onur ve haysiyetinin ne derece değerli olduğunu açıklamakla kalmamış, insan onurunu yücelten ve koruyan uygulamalarıyla insanlığa yol göstermiş ve rehber olmuştur. Onun (s.a.s.), insanların ayıp ve kusurlarının af ve setrine yönelik çağrıları, suçu sabit olan insanlara dahi sergilemiş olduğu merhamet ve şefkati muhtevi adaleti, onların izzet ve şereflerini muhafazada gösterdiği titizlik, öteden beri mümin ve munsıf gönüllerde iz bırakmıştır, bırakmaya da devam edecektir. Bütün bu uygulamalar, mükerrem, halife bir varlık olan insanın onurunun zedelenmemesi, incitilmemesi, onun ilahî kudret tarafından biçilen saygın konumunun örselenmemesine yönelik gayretlerdir. Deyim yerindeyse İnsanlık o nurla onurlandı. Rahmet Elçisinin vahyi tebliğ ettiği ortam ve toplumu dikkate aldığımızda bu söylem hiç de haksız değildir. Söz konusu Bosna / Srebrenitsa şehitleri ortamı merhum Mehmet Akif Bir Gece isimli şiirinde: Sırtlanları geçmişti beşer yırtıcılıkta; Dişsiz mi bir insan, onu kardeşleri yerdi! Dizeleriyle ne kadar da güzel resmetmektedir. Aynı şiirin devamında yer alan: Dünya neye sâhipse, onun vergisidir hep; Medyûn ona cem'iyyeti, medyûn ona ferdi. Medyûndur o ma'sûma bütün bir beşeriyyet... Yâ Rab, bizi mahşerde bu ikrâr ile haşret. dizeleri de Rahmet Elçisinin insanlığa kazandırdıkları bağlamında hislerimize yeteri kadar tercümandır. Kutlu Nebi (s.a.s.), kuma gömülen kız evladına, haysiyeti ayaklar altında tarumar edilen kadına, hak, adalet, ahlak tanımaz zihniyete onurlu ve haysiyetli bir iklim sunmuştur.

15 gündem / diyanet aylık dergi 13 Modern zamanlarda insanın ve ona bağlı olarak onurunun ne denli acımasız saldırılara maruz kaldığı bilinen bir gerçektir. Yakın-uzak coğrafyalarda insan haklarına ve insan onuruna yönelik saldırılara hemen her gün farklı sahnelerle şahit olmaktayız. Bu tabloların hemen her biri bizleri derinden yaralamaktadır. Bir taraftan iletişim ve teknoloji alanlarında baş döndürücü bir ivme ile ilerleyen insanlık, diğer taraftan insanı insan yapan değerler hususunda aynı oranda bir yozlaşmaya, yoksunluğa tanık olmaktadır. Bu değerler erozyonu, çoğu zaman insanlık için vurdumduymazlığı, terör ve şiddeti, acımasızlığı, adaletsizliği ve yaşam ilkelerini ahlakilik kriterinde sorgulama yetisini/sorumluluğunu göz ardı etmeyi beraberinde getirmektedir. İktidar hırsı, bencillik, merhametsizlik ortada ne hak, ne hukuk ne de onur bırakmaktadır. İşte böyle- si bir gidişat karşısında dinin ve dindarların ya da insani erdemleri yeğleyen kesimlerin söyleyecek sözleri olmalıdır. Şüphesiz bu katkı sadece söz bağlamında kalmayıp söz konusu aşınmışlıklara merhem olacak eylemleri de gerekli kılmaktadır. Her duyarlı insanın hangi coğrafyada vaki olursa olsun bu çığlığa, merhamet ve şefkatin, hak ve hukukun, onur ve şerefin dirilişi ya da diri tutuluşu adına ses vermesi hem dinî hem de insani bir gerekliliktir. Ne zaman ki insanlık bütünüyle bu çığlığa dinî, etnik, siyasi, ekonomik kaygıları önceleyerek duyarsız kalırsa işte insanlığın kıyameti o zaman kopmuştur denilebilir. Hele hele biri diğerine göre yekvücut, birbirine kenetlenmiş binalar hatta kardeşler olarak nitelendirilen Müslümanların, vuku bulan bu olumsuzluklara bigâne bir şekilde sırt çevirmeleri, duyarsız kalmaları, ne ilahî vahiy ne de Rahmet Elçisinin perspektifinden onaylanabilir. Ayet ve hadislerde, insana büyük değer verildiği değişik vesilelerle dile getirilmiştir. Yüce Allah, her şeyden önce insanı yeryüzünde iradesini temsil etmek üzere yarattığını, Hatırla ki Rabbin meleklere: Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım, dedi... (Bakara, 2/30.) şeklinde ifade etmektedir. Andolsun, biz insanoğlunu şerefli/onurlu kıldık (İsra, 17/70.) ayetiyle de insana yaratılıştan onur gibi bir değerin verildiğini belirtmektedir. İslam, bir taraftan insana böylesi ağır bir sorumluluk yüklerken, diğer taraftan ona haklar tanımış ve bu hakların korunması için birtakım maddi ve manevi yaptırımların uygulanmasını da gerekli kılmıştır. İnsanın hayatını onurlu bir şekilde sürdürebilmesi için vazgeçilmez kabul edilen temel hakları vardır. Din, can güvenliği, aklın korunması, ırz, namus ve mal güvenliği bu hakların en önde gelenleridir. Söz konusu haklar, İslam hukuk doktrininde, zaruriyyat şeklinde nitelendirilmiştir. (bkz. Gazzâlî, el-mustasfâ, Bulak, ty., I, 288; Şatıbî, el-muvafakat, II, 324.) Hangi açıdan bakılırsa bakılsın bu niteleme oldukça anlamlıdır. Söz konusu değerler, insanın

16 14 gündem / diyanet aylık dergi Her duyarlı insanın hangi coğrafyada vaki olursa olsun bu çığlığa, merhamet ve şefkatin, hak ve hukukun, onur ve şerefin dirilişi ya da diri tutuluşu adına ses vermesi hem dinî hem de insani bir gerekliliktir. onurunun, onurlu bir hayat sürmesinin temel unsurlarıdır. İnsanın Yüce Allah ın hedeflediği bir şekilde hayat sürmesinin ve hayatından huzur ve mutluluk duymasının zeminini, belirtilen hakların varlığı teşkil eder. İnsanın şahsiyeti, kimliği, kişiliği, ahlakı belirtilen haklara sahip oluşuyla yakından ilintilidir. Din ve inanç özgürlüğü, can ve mal güvenliği, ırz ve namus masuniyeti bulunmayan bir vasatta insanın onurlu bir yaşam sürmesi mümkün müdür? Bu soruya verilecek cevap elbette olumsuz olacaktır. Dinî literatürde zaruriyyat şeklinde nitelendirilen temel değerler, belirli ölçütler göz önünde bulundurularak bir sıralamaya tabi tutulmuştur. Bu sıralamada hangi hakkın diğer haklara nispetle korunmasının daha öncelikli olduğu çeşitli kriterler esas alınarak tespit edilmeye çalışılmıştır. İnsanlara sağlanan bu hakların dokunulmazlığı temel ilkedir. Bu dokunulmazlık, din, cinsiyet ve ırk gibi kriterlere bağlı değildir. İnsanın sahip olduğu bu haklar, kişinin sırf insan olduğu için doğuştan kazandığı, vazgeçilmez, devredilmez nitelikli haklardır. Bu haklara yöneltilen haksız saldırılara karşı nitelik ve niceliği değişse de çeşitli türden yaptırımlar konulma gereği duyulmuş ve hemen her hukuk sistemi tarafından tarih boyunca bu doğrultuda düzenlemeler yapılmıştır. Onurlu bir yaşam için tarihsel süreç içinde insanlık hakikaten ağır bedeller ödemiştir, ödemeye devam etmektedir de. Bugün yüksek sesle telaffuz edilen insan haklarının her birine ulaşmak için en tabii hayat haklarını feda eden, onur mücadelesi veren kahramanları unutmamak gerekir. İslam dini, insanların ırz, namus, şeref, onur ve haysiyetlerine saygılı olunmasını emreder, onların onurlarını zedeleyici alay, küfür ve hakaret, gıybet, haset, iftira, işkence, baskı gibi her türlü tutum ve davranışı da yasaklar. (bkz. Hucurat, 49/11, 12; Nur, 24/4; Buhari, Mezalim, 3. Tirmizi, Birr, 18.) Nitekim Peygamberimiz...Her Müslümana, diğer Müslüman ın kanı (canı), namusu ve malı haramdır. Takva işte buradadır (kalptedir). Bir kimsenin Müslüman kardeşini hor görmesi kendisine yapacağı kötülük olarak yeter. (Buhari, Mezalim, 3. Tirmizi, Birr, 18. Diyat, 8.), Kişiye Müslüman kardeşini hakir gömesi kötülük olarak yeter. Müslüman ın her şeyi, kanı, malı ve onuru Müslüman a haram (dokunulmaz)dır. (Müslim, Birr, 32.), Kim Müslüman kardeşinin onurundan yana her türlü kötülüğü savarsa Allah da kıyamet gününde onun yüzünden cehennem ateşini savar. (Tirmizi, Birr ve Sıla, 20.), Mümin onurlu ve kerem sahibidir. (Ebu Davud, Edeb, 5.) buyurmak suretiyle bu hususlara vurgu yapmıştır. Sonuç olarak belirtmek gerekirse, temel hak ve hürriyetlerin varlığı insan onurunun korunmasının vazgeçilmez şartıdır. Literatürümüzde zaruriyyat olarak nitelendirilen bu haklar insanın insanca yaşaması, sağlıklı bir kişilik inşasında ve neticede huzurlu, birbiriyle uzlaşı içinde yaşayan bir toplum teşkilinde asla göz ardı edilemeyecek haklardır. Bu itibarla Onuru yaşat ki insanlık yaşasın söylemi oldukça manidardır. İnsanı yaşatacağımız vasat, ilahî mesajların ve Efendimizin sahih sünnetinin bireysel ve toplumsal hayatımızda etkin oluşuyla yakından ilintilidir. Çünkü Allah ve Rasulü, insanlığa hayat verecek, onu onurlu kılacak olana çağırır. (Enfal, 8/24.) Mükerrem oluşu ve onurlu bir duruşu, ancak bize çizilen yolu müstakim bir yürüyüşle muhafaza edebiliriz.

17 gündem / diyanet aylık dergi 15 Hz. Peygamber ve İnsan Onuru Onun ebedî mesajı ile insanlık sadece saygıyı değil, hem kendine hem de başkalarına saygılı davranmayı öğrenmiştir. Onu imanla takip edenler, onur kelimesinin sadece adını değil, onur adına nasıl mücadele edileceğini ve nasıl onurlu yaşanılacağını da öğrenmişlerdir. Prof. Dr. Abdullah Kahraman Marmara Üniv. İlahiyat Fak. Her yönüyle örnek ve önder olan Hz. Peygamber, aynı zamanda bir onur, şahsiyet ve erdem insanıdır. İnsanlık onur adına ne kaybetmişse onun mesajında bulmuştur ve bulacaktır. Bu yüzden Hz. Peygamber insanlığın iftihar tablosudur. Onu tanıyanlar ve örnek alanlar için bu ifadeler hakikatin ifadesinden başka bir şey değildir. Rasul-i Ekrem i tanımayanlar ve örnek şahsiyetinden haberdar olmayanlar bu ifadeleri hamasi ve duygusal olarak değerlendirebilirler. Aslında bunlar hamasetin yansıması değil ona olan hasretin tezahürüdür. Hz. Peygamber, kendinden önce gelen peygamberlerin nurlu izini takip ederek insana insanlığı, hakkı, adaleti, şahsiyetli olmayı, onuru, insan onur ve şerefine uygun olarak yaşamayı yeniden öğretmiştir. Onun ebedî mesajı ile insanlık sadece saygıyı değil, hem kendine hem de başkalarına saygılı davranmayı öğrenmiştir. Onu imanla takip edenler, onur kelimesinin sadece adını değil, onur adına nasıl mücadele edileceğini ve nasıl onurlu yaşanılacağını da öğrenmişlerdir. Her şeyi yaratan, yaptığı ve yarattığı her şeyde bir hikmet bulunan Yüce Allah ı bırakıp basit putlara tapmak insanın yaratıcısına, kendisine ve inanca saygısını ve aynı zamanda onurunu yitirmesi demekti. Hz. Peygamber tevhit eğitimi boyunca bunu hatırlattı ve insanın önce kendisini sonra da Rabbini tanımasını temin etti. Zira kendini, nereden ve niçin geldiğini bilen Rabbini bilir. Özgürlüğünü arayan insanın neye inanacağını doğru tespit etmesi tanımanın ve özgürlüğün temel şartıdır. Böylece Hz. Peygamber in mesajından nasiplenenler, evrendeki yerlerini, konumlarını ve sorumluluklarını öğrenmiş oldular. Rabbini tanıyan insan, onuruna ve şahsiyetine zarar verecek davranışları da öğrendi. Böylesi sorumluluk bilinciyle dolu olan insan elbette diğer insanlardan farklı olacaktı. Bu sebeple Kur an onun önüne takva diye bir hedef koydu ve bu hedefe göre hareket edenleri müttaki olarak tanımladı. Kur an tarafından verilen bu sıfat çok özeldi ve mümini diğer insanlardan ve hatta bilinçsiz Müslümanlardan farklı kılıyordu. Çünkü takva, kendini, Rabbini, onurunu, şahsiyetini ve sorumluluğunu bilen Müslümanı ifade ediyordu. Böylece insanda doğuştan var olan en üstün olma duygusu takva ile karşılık buldu ve üstünlük için takva ilahî bir ölçü olarak belirlendi. Aynı zamanda takva onurlu yaşamanın da en önemli yollarından biri oldu. Takva hedefi, müminler için

18 16 gündem / diyanet aylık dergi "Andolsun, size kendi içinizden öyle bir peygamber gelmiştir ki, sizin sıkıntıya düşmeniz ona çok ağır gelir. O size çok düşkün, mü'minlere karşı da çok şefkatli ve merhametlidir." (Tevbe, 9/128.) Hat: Abdurrahman Depeler âdeta kalite kontrol mekanizması olarak kabul edildi. Artık üstünlük yarışı yapanlar takvada yarışmalıydılar. Nitekim sahabe içerisinde özellikle bazıları böyle bir yarışa girmiş, kendilerini biraz da sıkıntıya sokmuş ve Peygamber (s.a.s.) tarafından dengeli davranmaya davet edilmişlerdi. Hz. Peygamber in insanlığı kurtuluşa erdiren mesajının rahmet pınarından süzülen zülal kıvamındaki sular insanların gönül bahçelerini suladı. İslam a girmek için tamamen bilerek, inanarak ve özgür ifadeleriyle tekrar ettikleri la ilahe illallah ifadesi, müminler için hem bir bağlılık yemini, hem iman akdi hem de gerçek özgürlüğün ilanı idi. Kur an daki ifadesiyle (İbrahim, 14/24.) şecere-i tayyibe yani temiz, asil ve bereketli bir ağaç olan bu kelime-i tayyibe ile Müslümanlar bütün beşerî tutsaklıklardan kurtuldular. Aslında bu, bir farkındalık bilinciydi. Evrendeki konumlarını bilenler, insan olmak için onur ve şahsiyetin vazgeçilmezliğine inananlar bundan sonra onurlu olmanın ve onurlu yaşamanın mücadelesini vermeye başladılar. Şahsiyet ve onurlarını hiçbir şeye değişmeyerek insanlık için numune hâline geldiler. Bu yüzden asr-ı saadet aynı zamanda insanın onurunu tanımasının, bulmasının ve korumasının altın ve örnek çağıdır. Hz. Peygamber in mesajını doğru okuyan İslam âlimleri, insanın üç temel hakla doğduğunu tespit etmişlerdir. Bunlar, mülkiyet, hürriyet ve ismettir. Yani insan doğuştan çalışıp kazanma ve mülkiyet elde etme hakkına sahiptir. Onu yaratan hür olarak yaratmıştır. Allah a kul olan insan hiç kimsenin ve hiçbir nesnenin esiri ve kölesi olmaz. Kölelik, sonradan olan, insanın aslına, orijinal kimliğine aykırı ve onurunu zedeleyen bir durumdur. İnsanın doğuştan sahip olduğu ismet ise, onun onur ve şerefinin Allah tarafından temin edildiğini anlatır. İnsan, temel hakları olan şahsiyet haklarını hiçbir varlıktan ve sonradan değil, doğuştan ve doğrudan Allah tan alır. O, Allah ın kulu olduğu için dokunulmazdır. Bunu formüle eden İslam âlimleri masumiyet âdemiyet iledir demişlerdir. Yani insan hak ve özgürlüklerine dokunulmama hakkını, âdemoğlu oluşundan alır. İnsana temel hak ve özgürlükleri veren sadece Allah olduğu için, hiçbir varlığın ve otoritenin onları alma hak ve yetkisi yoktur. İnsanlık, haklarının doğuştan olduğunu, onurunun Allah tarafından korunduğunu ve onurlu yaşamanın gerçek ve müttaki müminlerin ayrılmaz vasfı olduğunu Hz. Peygamber den öğrenmiştir. Ona vahyedilen Kur an ın insana verdiği değer (Tin, 95/4.), insanlık tarihinde inanılmaz bir çığır açmıştır. Hz. Peygamber de bu ayetleri sünnetiyle hem açıklamış hem de yaşayıp örneklendirmiştir. Bu yüzden onun hayatı, onurlu yaşamanın en güzel örneğidir. İnsanlık bundan sonra ona alternatif geliştiremez. Ancak o örneği taklit eder, çoğaltır ve ona onurluca tabi olur.

19 gündem / diyanet aylık dergi 17 Kur an insan onuruna aykırı birtakım davranışları sayar ve yasaklar. Bu ayetlerden her biri, Hz. Peygamber in diliyle de en güzel şekilde açıklanır ve fiili sünnetiyle örneklendirilir. Mesela, Kur an değişik vesilelerle insan onurunu zedeleyen davranışların temeli olan yalan söylemeyi yasaklar ve yalancıları zemmeder. (Münafıkun, 63/1.) Yalanı münafıklık alameti sayan (Buhari, İman, 24.) Hz. Peygamber ayrıca şu açıklamayı yapar: Size doğru olmanızı emrederim; çünkü doğruluk iyi olmaya, iyilik (birr) de cennete götürür. İnsan, doğrulukta sebat ederek Allah katında sıddik diye yazılır. Sizi yalan söylemekten de menederim; çünkü yalan suç işlemeye suç (fücur) da cehenneme götürür. İnsan yalan söyleye söyleye sonunda Allah katında kezzab diye yazılır. (Buhari, Edeb, 69; Müslim, Birr, ) Kur an, bir Müslümanı küçümsemeyi, alaya almayı ve lakap takmayı insan onuruna aykırı bulduğu için yasaklar. (Hucurat, 49/11.) Hz. Peygamber de bunların Müslüman şahsiyet ve ahlakına aykırı olduğunu ifade etmiştir. (Müslim, Birr, 10.) Kur an gıybeti ölü eti yemek kadar çirkin bulur. (Hucurat, 49/12.) Hz. Peygamber de ilgili hadisinde gıybetin insan onurunu zedeleyici yönüne dikkat çeker. (Müslim, Birr, 20.) Kur an insanlara el açıp dilenmeyi alışkanlık hâline getirmeyi insan onuruna aykırı bulup tenezzülsüz ve gani gönüllü (afif) olmayı önerirken (Bakara, 2/273.), Hz. Peygamber, dilenciliği meslek hâline getirmenin bir iffetsizlik olduğunu belirtmiştir. Elinin emeğiyle geçinme imkânı varken dilenerek mal biriktirenlerin, ahirette yüz etleri soyulmuş vaziyette Allah ın huzuruna çıkarılacaklarını da ifade etmiştir. (Buhari, Zekât, 52; Müslim, Zekât, 103, 104.) Böylece insanlık, gıybet, çekiştirme, lakap takma, gammazlık yapma gibi davranışların hem kötü hem de insan onurunu zedelediğini Kur an ile ve onun en güzel müfessiri olan Hz. Peygamber ile öğrendi. Bu sebeple bir bütün olarak insanlık hak, özgürlük, adalet İnsanlık hak, özgürlük, adalet ve onur adına ne elde etmişse bunu başta Allah a, tüm Allah elçisi olan peygamberlere ve peygamberler zincirinin son ve mükemmel halkası olan Hz. Muhammed Mustafa (s.a.s.) ya borçludur. ve onur adına ne elde etmişse bunu başta Allah a, tüm Allah elçisi olan peygamberlere ve peygamberler zincirinin son ve mükemmel halkası olan Hz. Muhammed Mustafa (s.a.s.) ya borçludur. O, yirmi üç yıllık çileli hayatı boyunca insanlık adına bir onur mücadelesi vermiştir. Hürriyeti insanın doğuştan elde ettiği en temel hak olarak kabul eden ve öğreten Hz. Peygamber, onurları örselenmiş ve köleleştirilmiş insanların bu ezeli haklarını elde etmeleri için elinden gelen bütün gayreti sarf etmiştir. Böylece köleler, köleliğin bir yazgı olmadığının farkına varmışlardır. Onuru zedelenen ve elinden alınan kadınlar onun yerinde ve zamanında müdahaleleriyle haklarını elde edip onurlarını korumaya başlamışlardır. Böylece erkekler tarafından her şeyleri sömürülen dişi varlıklar olmanın ötesinde, kişiliklerini ön plana çıkarmayı da öğrenmişlerdir. Allah a kul, Allah ın emirlerine muhatap olma noktasında erkeklerden farkları olmadığını Hz. Peygamber den öğrenen kadınlar cemaatle ibadet edip mabet iklimini soluma bahtiyarlığını elde etmişlerdir. Hz. Peygamber e: Allah ın kadın kullarını Allah ın mescitlerinden engellemeyin. fermanını ilan ettiren kadınlar, aynı zamanda mabet adabını, mabet ikliminden yararlanma esaslarını, vakur ve onurlu İslam kadını olmanın en güzel ilkelerini âlemlerin Efendisinden öğrenmişlerdir.

20 18 gündem / diyanet aylık dergi İslam da Kadınlık Onuruna Dair İslam, bir insan olarak erkeğe tanınan temel insan haklarını kadına da tanımıştır. Buna göre hayat hakkı, mülkiyet ve tasarruf hakkı, kanun önünde eşitlik ve adaletle muamele görme hakkı, mesken dokunulmazlığı, şeref ve onurunun korunması, inanç ve düşünce hürriyeti, evlenme ve aile kurma hakkı, özel hayatın gizliliği ve dokunulmazlığı gibi temel haklar bakımından kadınla erkek arasında fark yoktur. Prof. Dr. Musa Bilgiz Atatürk Üniv. İlahiyat Fak. İslam öncesi hemen hemen bütün toplumlarda ve dünyanın her yerinde kadın, aşağılanmış ve horlanmıştır. (Geniş bilgi için bkz. Musa Bilgiz, Kur an da İnsanlık Onuru, s ; ) İslam'dan önceki Araplarda bazı soylu aile kızları, birtakım imtiyazlara sahip olsalar da genelde kadının durumu çok kötüydü. Cahiliye Arab ında kadın, savaş sonunda herhangi bir eşya gibi, kendisinden çeşitli yollarla yararlanılan bir ganimet kabul edilirdi. Kadınlığın iffeti unutulmuş ve insanların gözünde hiçbir değeri kalmamıştı. Aslında kadın, erkeklerin zevk ve eğlencelerinde bir oyuncak ve bir nesne olarak niteleniyordu. Hatta bazıları şeref ve itibarlarını düşüreceği inancıyla kız çocuklarını öldürüyorlardı. Kadınlık şerefini zedeleyici bu ve benzeri davranışlar, bütün insan neslini yıkıma uğratıyor, evlilik kurumunun değerini azaltıyor ve tam bir zulme dönüştürüyordu. Bu durumda, kız çocuklarının ileride fahişeliğe düşürüleceğinden kaygı duyan bazı müşrik Araplar, yeni bir kız çocuğunun doğumunu utanç verici bir olay sayarlardı. Hatta bunu önlemek için kız çocuklarını diri diri toprağa gömdükleri olurdu. Kız çocuklarını öldürmeyi, geçim zorluğu yüzünden yapanlar da vardı. (Zuhruf, 43/17-18; Nahl, 16/57-59; Tekvir, 81/8-9.) İslam âleminde, Hz. Peygamber devrinde yani miladi VII. asırda hazırlanan Medine Anayasası, ilk insan hak ve hürriyetleri bildirisi diyebileceğimiz Veda Hutbesi ve Kur'an ile sünnetin beyanları, günümüzdeki anlamıyla insan hak ve hürriyetlerini tespit ve tayin etmiştir. İslam'da kadın, erkek, çocuk, genç, yetişkin ve yaşlı kim olursa olsun, hiçbir cins, renk, yaş ve statü farkı gözetilmeksizin hepsi aynı

21 gündem / diyanet aylık dergi 19 öneme sahiptir. İslam ın, insanlığa, özellikle de kadınlara yönelik nimetleri, yalnızca cahiliye âdet ve inançlarından kaynaklanan iğrenç suç ve uygulamaları yasaklamak olmamıştır. İslam, çocuğun kız olmasının utanılacak bir olay olmadığı inancını da zihinlere yerleştirmiştir. Bununla birlikte İslam, kız çocuğuna daha iyi davranmayı, iyi bir eğitim vermeyi büyük bir fazilet, takva ve ibadet olarak kabul etmiştir. İslam, toplumun bu konuyla ilgili yanlış görüşlerini bütünüyle değiştirmiş ve kadınlık onurunu, adalet ve merhamet ilkelerine dayalı olarak belirlemiştir. İslam'da, insanlık ve Allah'a kulluk bakımından kadınla erkek arasında bir fark yoktur. Temel hak ve sorumluluklar açısından da kadının durumu erkekten farklı değildir. Kadınlar hakkında ibadetlere ilişkin bazı özel düzenlemelerin bulunması, onların ikinci derecede kabul edilmesi anlamında değildir. Bunlar kadının fıtri özelliklerine yönelik olarak konmuş hükümlerdir. İslam, bir insan olarak erkeğe tanınan temel insan haklarını kadına da tanımıştır. Buna göre hayat hakkı, mülkiyet ve tasarruf hakkı, kanun önünde eşitlik ve adaletle muamele görme hakkı, mesken dokunulmazlığı, şeref ve onurunun korunması, inanç ve düşünce hürriyeti, evlenme ve aile kurma hakkı, özel hayatın gizliliği ve dokunulmazlığı gibi temel haklar bakımından kadınla erkek arasında fark yoktur. Bir başka ifadeyle kadının maddi ve manevi kişiliği, malı, canı ve ırzı erkeğinki gibi değerlidir; her türlü hakaret, saldırı ve iftiradan korunmalıdır. Kadın, yaratılış itibarıyla erkeğe göre ikinci derecede bir değere sahip değildir. Çünkü insanın kendi cinsiyetini belirleme hakkı yoktur. Bu Allah ın iradesine bağlıdır. (Şura, 42/49-50.) İlke olarak insanların en değerlisi, takvada yani Allah ın emir ve yasaklarına saygılı davranma konusunda en üstün olanıdır. (Hucurat, 49/13.) Kur'an-ı Kerim'de, farklı fizyolojik ve psikolojik yapıya sahip olan kadın ve erkekten her biri diğerinin tamamlayıcısı olarak kabul

22 20 gündem / diyanet aylık dergi Kadın olmayınca ne Âdem olur, ne cennet, ne de aile. Bütün insanlığın hayatı, hanımların rahimlerinde ve ellerinde başlar. edilmiştir. (Bakara, 2/187.) Erkek ve kadının kendi dünyalarında yaptıkları hizmetler, eşit olarak faydalı, değerli ve elzemdir. Ne salt erkeklik muteberdir, ne de kadınlık yüz kızartıcı bir şeydir. İslam dini, kız çocuklarının hor görülmesini kesinlikle yasaklamış, kız evlat ile erkek evlat arasında hiçbir değer farkının bulunmadığını belirtmiştir. (En'am, 6/151; İsra, 17/31; Nahl, 16/56-59.) Kadının fizyolojik bakımdan erkeğe göre zayıf olduğu gerçeği kabul edilmekle birlikte (Nisa, 4/34.), bu onun için aşağılanma sebebi sayılmamaktadır. Aksine, kadını himaye etme, sevgi ve şefkat gösterme, ihtiyaçlarını karşılama, hizmet etme gibi görevler erkeğe yüklenmiştir. (Nisa, 4/34.) Kur an, kadına anne olması itibarıyla, hiçbir medeniyette benzeri görülmeyen bir yücelik ve değer vermiştir. (İsra, 17/23-25.) Peygamberimiz de, Cennet annelerin ayakları altındadır. (Nesai, Cihad, 6.) buyurarak annelik ve kadınlık onuruna verdiği değeri göstermiştir. Yahudi ve Hristiyanlara göre, Âdem'i "asli günah" işlemeye eşi Havva kışkırtmıştır. Yani kadın, daha başlangıçta suçlu olarak görülmektedir. Nitekim Tevrat'ta "yasak meyveyi, yılanın kadına, kadının da Âdem'e yedirdiği belirtilmektedir. (Kitab-ı Mukaddes, Tekvin, bab: 3.) Böylesi bir inanç ve anlayış, Kur'an-ı Kerim'deki bilgilerle bağdaşmaz. Kur'an'da, "Şeytan ikisinin de ayağını kaydırdı." (Bakara, 2/36.) buyurularak her ikisini de şeytanın aldattığı belirtilmektedir. Başka bir ayette, Havva'dan hiç söz edilmeyip, şeytanın doğrudan doğruya Âdem'e seslendiği ve "Ey Âdem! Sana sonsuz hayat ağacını ve dolayısıyla, ebediyen yok olmayacak bir hükümranlığın yolunu göstereyim mi?" dediği ifade edilir. (Taha, 20/120.) Yaratılışın amacı, Allah a doğru kemal sürecini sürdürmektir. Kadınsız Âdem yarımdır. Âdem in kemali Havva iledir. İki erkekten bir şey çıkmaz. Kadın olmayınca ne Âdem olur, ne cennet, ne de aile. Bütün insanlığın hayatı, hanımların rahimlerinde ve ellerinde başlar. Kadınlar, anneler, emeklerini, kocalarının ve evlatlarının hayatları uğrunda harcamaktadırlar. Anneler, çocuklarını dokuz ay rahimlerinde, iki-üç yıl kucaklarında, on-on beş yıl ellerinde, ölünceye kadar da kalplerinde terbiye ederler. Yani bütün hayatlarını eş ve çocuklarına vakfederler. (Carullah, Musa, Hatun, s. 47, 48, 103.) Anne rahmine rahim veya rahm denmesinin sebebi, annelerin karınlarının, çocuklarını büyüttükleri mekânın merhamet kaynağı olmasındandır. Çünkü rahm ve merhamet aynı kökten gelmektedir. Rahm, merhamet yuvası demektir. İslam dininde nikâh, mukaddes bir akittir. Bu akdi muhafaza etmek farz, keyfi olarak bozmak ise, haramdır, zulümdür. Ancak evlilik hiçbir şekilde çekilemez bir hâl almışsa, o takdirde boşama, bir insanı özgürlüğe kavuşturmak kadar değerli bir nimet, bir saadet olur. Hanımlar için evlilik akdi konusunda sadakat ne kadar gerekli ise erkekler için de o derece gereklidir. Yani nikâhın kutsallığına sadık kalmak iki taraf için de zorunludur. Bir başka ifadeyle iffetli yani namuslu olmak, kadın için ne kadar gerekli ise, erkek için de o kadar hatta daha fazlasıyla gereklidir. Kadın, kocasını seçmekte tam bir serbestliğe sahiptir. Hiç kimse onu isteği dışında evlendiremez. (Buhari, Nikâh, 41, 42.) Kur an-ı Kerim, eş, çocuk ve diğer aile fertlerinin dünya ve ahirete yönelik haklarının korunmasını ister. (Tahrim, 66/6.) Karı-kocanın karşılıklı hakları vardır. Kur an bu hususta şöyle demektedir: Erkeklerin kadınlar üzerin-

23 gündem / diyanet aylık dergi 21 de bulunan hakları gibi kadınların da erkekler üzerinde hakları vardır. (Bakara, 2/228.) Peygamberimiz Veda Haccı'nda karı-koca haklarına yer vermiş ve şöyle buyurmuştur: "Ey insanlar, kadınların haklarına riayet etmenizi ve bu hususta Allah'tan korkmanızı size tavsiye ederim. Siz kadınları Allah emaneti olarak aldınız. Onların iffet ve ismetlerini Allah adına söz vererek helâl edindiniz. Sizin kadınlar üzerinde haklarınız, onların da sizin üzerinizde hakları vardır." (Müslim, Hac, 19.) Peygamberimiz (s.a.s.) bir soru üzerine kadının kocası üzerindeki haklarını şöyle açıklamıştır: Yediğin zaman ona yedirmek, giydiğin zaman ona da giydirmek, yüzüne vurmamak, hakaret etmemek, küsüp evi terk etmemek. (Ebu Davud, Nikâh, 41.) Kocanın hakları ve kadının vazifeleri olarak da kocanın istemediği kimseyi eve almamak, meşru isteklerini yerine getirmektir. Ayrıca karşılıklı kusur ve aksaklıklarda sabır, tahammül ve iyi niyet esastır. Kur an, Hanımlarınıza güzel davranın. Onlardan hoşlanmayacak olsanız bile, sizin hoşlanmadığınız bir şeyi, Allah pek çok hayra sebep kılmış olabilir. (Nisa, 4/19.) demektedir. Erkekler, açık bir hayâsızlık yapmadıkça kadınlara sevgi ve merhametle yaklaşmalı, tatlı dilli, güler yüzlü ve insaflı olmalıdır. Onlardan hoşlanılmadığı takdirde bile, sırf bu yüzden yuvalarının yıkılmasına çalışmamalıdır. İffetli yani namuslu olmak, kadın için ne kadar gerekli ise, erkek için de o kadar hatta daha fazlasıyla gereklidir. Peygamberimiz, horlanan, aşağılanan hatta zaman zaman dövülen kadınları âdeta yetimler gibi telakki etmiş ve şöyle buyurmuştur: Allahım! İki zayıf kimsenin, yetimle kadının hakkını zayi etmekten herkesi şiddetle sakındırıyorum. (İbn Mace, Edeb, 6.) Peygamberimiz, erkeklere şu tavsiyede bulunmaktadır: Müminlerin iman bakımından en mükemmeli, ahlakı en iyi olanıdır. Sizin en hayırlınız, kadınlarına karşı hayırlı olanlardır. (Tirmizi, Rada, 11.) Kişi zevcesinin yüzüne sevgi ve merhametle baktığı vakit zevcesi de onun yüzüne aynı duygularla bakarsa Allah her ikisine de rahmet nazarıyla bakar. Keza erkek hanımının ellerini avucuna alınca, o da zevcinin ellerini tutarsa parmaklarının arasından günahları dökülür. (Feyzü'l-Kadir, 2/333.) Efendimiz, İslam ahlakını özümsemiş, nitelikli bir hanımın erkekler için bulunmaz bir nimet olduğunu bildirmiştir: Dünya geçici bir faydadan ibarettir. Onun fayda sağlayan en hayırlı varlığı ise saliha kadındır. (Müslim, Rada, 64.) Hatta Peygamberimiz, kocalar ile uyum içerisinde olan kadınları müjdelemiş ve şöyle buyurmuştur: "Kadın beş vakit namazını kılar, ramazan orucunu tutar, iffetini korur ve kocasına saygı gösterirse kendisine, hangi kapısından istersen cennete gir." denilir. (et-tergîb ve't-terhîb, c. III, s. 52.) İslam, kadının statüsünü yükselterek onun şerefini, saygınlığını ve erkeğin sahip olduğu hak ve imtiyazları vermiştir. Kur an-ı Kerim, hiçbir ayırım yapmaksızın kadın ve erkeğe aynı şekilde muamele eder: "...Ben, sizden, erkek-kadın hiçbir çalışanın amelini zayi etmeyeceğim." (Al-i İmran, 3/195.) Bu da göstermektedir ki, Allah katında bütün insanlar, kul olma yönünden eşittir. Çünkü erkek olsun, kadın olsun hepsi için aynı adalet ve hüküm ölçüsü uygulanmaktadır. "Erkek veya kadından her kim inanarak iyi işlerden bir iş yaparsa, işte öyle kimseler cennete girerler ve zerre kadar haksızlığa uğratılmazlar." (Nisa, 4/124.) Bir başka ayette ise: "Erkek ve kadından her kim inanmış olarak iyi bir iş yaparsa, onu (dünyada) hoş bir hayatla yaşatırız (daima huzur içinde bulunur, hâlinden memnun olur. Ahirette ise) onların ücretini yaptıklarının en güzeliyle veririz." (Nahl, 16/97.) buyrulmaktadır.

AİLE: HAYATA AÇILAN PENCERE

AİLE: HAYATA AÇILAN PENCERE AİLE: HAYATA AÇILAN PENCERE Aile, tek başına olmaktan kurtulup, can yoldaşına kavuşmaktır Aynı çatı altında yalnızlık ve yabancılık değil! Ve O, iki eşi, erkeği ve kadını yarattı. (Necm, 53/45) Kadınlar,

Detaylı

İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016. Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü

İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016. Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016 EN GÜZEL İSİMLER O NUNDUR Aziz Müminler! Okuduğum âyet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: O, yaratan, yoktan var eden, şekil veren Allah tır. Güzel isimler O nundur.

Detaylı

Gıybet (Hadis, Tirmizi, Birr 23)

Gıybet (Hadis, Tirmizi, Birr 23) Dedikodu (Gıybet) Gıybet Dedikodu (gıybet), birisinin yüzüne söylenmesinden hoşlanmadığı şeyleri arkasından söylemektir. O kimse söylenen şeyi gerçekten yapmış ise bu gıybet, yapmamış ise iftira olur (Hadis,

Detaylı

Allah Kuran-ı Kerim'de bildirmiştir ki, O kadın ve erkeği eşit varlıklar olarak yaratmıştır.

Allah Kuran-ı Kerim'de bildirmiştir ki, O kadın ve erkeği eşit varlıklar olarak yaratmıştır. İslam a göre kadınlar erkeklerden daha değersiz kabul edilmez. Kadınlar ve erkekler benzer haklara sahiptirler ve doğrusu bazı hususlarda kadınlar, erkeklerin sahip olmadığı bazı belirli ayrıcalıklara

Detaylı

ÇANAKKALE İLİ GELİBOLU İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2016 YILI 1. DÖNEM (OCAK-ŞUBAT-MART) VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI

ÇANAKKALE İLİ GELİBOLU İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2016 YILI 1. DÖNEM (OCAK-ŞUBAT-MART) VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI Sıra No ÇANAKKALE İLİ GELİBOLU İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2016 YILI 1. DÖNEM (OCAK-ŞUBAT-MART) VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI VAAZ EDENİN VAAZIN ADI SOYADI ÜNVANI YERİ TARİHİ GÜNÜ VAKTİ KONUSU Dr. İbrahim ÖZLER İlçe Müftüsü

Detaylı

7- Peygamberimizin aile hayatı ve çocuklarla olan ilişkilerini araştırınız

7- Peygamberimizin aile hayatı ve çocuklarla olan ilişkilerini araştırınız 4. SINIFLAR (PROJE ÖDEVLERİ) Öğrenci No 1- Dinimize göre Helal, Haram, Sevap ve Günah kavramlarını açıklayarak ilgili Ayet ve Hadis meallerinden örnekler veriniz. 2- Günlük yaşamda dini ifadeler nelerdir

Detaylı

5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu aleyhi ve sellem) ümmetiyim. 6 Müslüman mısın? Elhamdülillah, Müslümanım.

5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu aleyhi ve sellem) ümmetiyim. 6 Müslüman mısın? Elhamdülillah, Müslümanım. TEMEL DİNİ BİLGİLER 1 Rabbin kim? Rabbim Allah. 2 Dinin ne? Dinim İslam. 3 Kitabın ne? Kitabım Kur ân-ı Kerim. 4 Kimin kulusun? Allah ın kuluyum. 5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu

Detaylı

KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ

KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ Kur an-ı Kerim : Allah tarafından vahiy meleği Cebrail aracılığıyla, son Peygamber Hz. Muhammed e indirilen ilahi bir mesajdır. Kur an kelime olarak okumak, toplamak, bir araya

Detaylı

2014 YILI KUTLU DOĞUM HAFTASI SEMPOZYUMU HZ. PEYGAMBER VE İNSAN YETİŞTİRME DÜZENİMİZ

2014 YILI KUTLU DOĞUM HAFTASI SEMPOZYUMU HZ. PEYGAMBER VE İNSAN YETİŞTİRME DÜZENİMİZ 1 2014 YILI KUTLU DOĞUM HAFTASI SEMPOZYUMU HZ. PEYGAMBER VE İNSAN YETİŞTİRME DÜZENİMİZ DÜZENLEYEN Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü SEMPOZYUMUN GEREKÇESİ Yüce Allah, tekamül ve gelişime

Detaylı

3. Farz Dışında Yaptığı İbadetler

3. Farz Dışında Yaptığı İbadetler 3. ÜNİTE: EN GÜZEL ÖRNEK HZ. MUHAMMED İN İBADETLERİ 3. Farz Dışında Yaptığı İbadetler KAZANIMLARIMIZ O Bu ünitenin sonunda öğrenciler Hz. Muhammed'in: O 1. Öncelikle bir kul olarak davrandığını kavrar.

Detaylı

Dua Dua, insan ile Allah arasında iletişim kurma yollarından biridir. İnsan, dua ederken Allah ın kendisini işittiğinin bilincindedir. İnsan dua ile dileklerini aracısız olarak Allah a iletmekte ondan

Detaylı

2016 YILI 1. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI VAAZIN

2016 YILI 1. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI VAAZIN 2016 YILI 1. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI VAAZIN VAİZİN TARİHİ GÜNÜ VAKTİ ADI SOYADI ÜNVANI GÖREV YAPACAĞI YER KONUSU 1.01.2016 Cuma Öğleden Önce Şevket ŞİMŞEK Uzman Vaiz Mermerler Camii SORUMLU

Detaylı

2015 2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ

2015 2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ KONU VE ININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ Öğrenme Alanı: İNANÇ 1. ÜNİTE: KAZA VE KADER EYLÜL Öğrencilerle Tanışma, Dersin Amacı ve İşleniş Şekli. Öğretmeni tanır ve dersin amacı, derste işlenecek

Detaylı

Ramazan ve Bayram Ramazan Ramazan Allah a yakınlaşmak için yegane bir zaman. Allah dünyada kendisi ve insanlar arasına perdeler koymuş. Bu perdeleri açmak ve aşmak, Allah a yakınlaşmak, onu hissetmek için

Detaylı

2014 2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ

2014 2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ KONU VE ININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ Öğrenme Alanı: İNANÇ 1. ÜNİTE: KAZA VE KADER EYLÜL Öğrencilerle Tanışma, Dersin Amacı ve İşleniş Şekli. İlk Ders Genelgesi 1. Allah Her Şeyi Bir Ölçüye

Detaylı

Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları

Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları Kur ân-ı Kerim de Oruç Ey müminler! Sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de sayılı günler içinde Oruç tutmanız farz kılındı. Umulur ki, bu sayede, takva mertebesine

Detaylı

1.Birlik ilkesi: İslam inancına göre bütün varlıklar, bir olan Allah tarafından yaratılmıştır.

1.Birlik ilkesi: İslam inancına göre bütün varlıklar, bir olan Allah tarafından yaratılmıştır. İnsanın toplumsal bir varlık olarak başkaları ile iyi ilişkiler kurabilmesi, birlik, barış ve huzur içinde yaşayabilmesi için birtakım kurallara uymak zorundadır. Kur an bununla ilgili ne gibi ilkeler

Detaylı

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir.

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir. İBADET 1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir. 2 İslam ın şartı kaçtır? İslam ın şartı beştir.

Detaylı

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ 215 DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 25 Kasım 1981 tarihli ve 36/55 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

Anlamı. Temel Bilgiler 1

Anlamı. Temel Bilgiler 1 Âmentü Haydi Bulalım Arkadaşlar aşağıda Âmentü duası ve Türkçe anlamı yazlı, ancak biraz karışmış. Siz doğru şekilde eşleştirebilir misiniz? 1 2 Allah a 2 Kadere Anlamı Ben; Allah a, meleklerine, kitaplarına,

Detaylı

Efendim, öğrendiklerimin ikincisi; çok kimseyi, nefsin şehvetleri peşinde koşuyor gördüm. Şu âyet-i kerimenin mealini düşündüm:

Efendim, öğrendiklerimin ikincisi; çok kimseyi, nefsin şehvetleri peşinde koşuyor gördüm. Şu âyet-i kerimenin mealini düşündüm: Hatim-i Esam hazretleri, hocası Şakik-i Belhi hazretlerinin yanında 33 sene kalır, ilim tahsil eder. Hocası, bu zaman içinde ne öğrendiğini sorduğu zaman, sekiz şey öğrendiğini söyler ve bunları hocasına

Detaylı

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 1. DÖNEM )

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 1. DÖNEM ) İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 1. DÖNEM ) TARİH GÜN SAAT İLÇE YER VAİZE ADI/SOYADI 01.01.2014 Çarşamba 10:30 Bornova Debre Camii Fatma Özmen ERGEN Ölüm ve Ömür Muhasebesi 01.01.2014

Detaylı

T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı ORTAOKUL TEMEL DİNÎ BİLGİLER DERSİ (İSLAM; I-II) ÖĞRETİM PROGRAMI

T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı ORTAOKUL TEMEL DİNÎ BİLGİLER DERSİ (İSLAM; I-II) ÖĞRETİM PROGRAMI T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı ORTAOKUL TEMEL DİNÎ BİLGİLER DERSİ (İSLAM; I-II) ÖĞRETİM PROGRAMI ANKARA 2012 1.GİRİŞ Yaratılıştan itibaren hayata yön veren, temel hak ve

Detaylı

Bu ay içinde orucu ve namazı o kişiye kolaylaştırılır. Bu ay içinde orucu ve namazı ALLAH tarafından kabul edilir.

Bu ay içinde orucu ve namazı o kişiye kolaylaştırılır. Bu ay içinde orucu ve namazı ALLAH tarafından kabul edilir. 1- Ramazan ayının birinci gecesi kılınacak namaz: Bu gecede bir kimse 2 rekat namaz kılsa, her rekatta da KADİR SÜRESİNİ okursa; ALLAHÜ Teâlâ ( cc ) o kişiye 3 türlü kolaylık verir. Bu ay içinde orucu

Detaylı

2015 YILI KUTLU DOĞUM HAFTASI SEMPOZYUMU. Hz. Peygamber ve Birlikte Yaşama Hukuku

2015 YILI KUTLU DOĞUM HAFTASI SEMPOZYUMU. Hz. Peygamber ve Birlikte Yaşama Hukuku 2015 YILI KUTLU DOĞUM HAFTASI SEMPOZYUMU Hz. Peygamber ve Birlikte Yaşama Hukuku DÜZENLEYEN Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü SEMPOZYUMUN AMACI VE GEREKÇESİ Etnik, dini ve siyasi

Detaylı

GEREDE MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI IV. ÜNCÜ DÖNEM (EKİM-KASIM-ARALIK AYLARI) VAAZ PROGRAMI

GEREDE MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI IV. ÜNCÜ DÖNEM (EKİM-KASIM-ARALIK AYLARI) VAAZ PROGRAMI GEREDE MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI IV. ÜNCÜ DÖNEM (EKİM-KASIM-ARALIK AYLARI) VAAZ PROGRAMI TARİH GÜN VAKİT ADI SOYADI UNVANI VAAZIN KONUSU VAAZIN YAPILDIĞI YER 3.10.2014 CUMA ÖĞLEDEN ÖNCE HASAN İZMİRLİ İlçe Müftüsü

Detaylı

3 Her çocuk Müslüman do ar.

3 Her çocuk Müslüman do ar. TAHR C * 1 Sözlerin en güzeli Allah ın kitabı, yolların en güzeli Muhammed in yoludur. Buhari, Edeb, 70; tisam, 2. z Müslim, Cuma, 43. z Nesai, Iydeyn, 22. z bn Mace, Mukaddime, 7. z Darimî, Mukaddime,

Detaylı

Ü N İ T E L E N D İ R İ L M İ Ş Y I L L I K D E R S P L A N I

Ü N İ T E L E N D İ R İ L M İ Ş Y I L L I K D E R S P L A N I Ş U B A T 25.02.203 / 0.03.203 8.02.203 / 22.02.203 Tel : 0 26 39 59 38 Faks : 0 26 334 96 96 http://pamem.meb.k2.tr ÖĞRETİM YILI : 202 / 203 İN ADI : DİN KÜLTÜRÜ VE MESLEK AHLAKI ÖĞRETMENLERİ : YAVUZ

Detaylı

Kur an ın varlık mertebelerini beyan eder misiniz ve ilahi vahiyde lafızların yerinin ne olduğunu

Kur an ın varlık mertebelerini beyan eder misiniz ve ilahi vahiyde lafızların yerinin ne olduğunu Question Kur an ın varlık mertebelerini beyan eder misiniz ve ilahi vahiyde lafızların yerinin ne olduğunu belirtir misiniz? Kur an ın lafızdan soyut olduğu bir merhale var mıdır? Answer: Her şeyin lâfzî

Detaylı

2015 YILI 3. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI. 20.7.2015 Pazartesi Öğleden Önce Şevket ŞİMŞEK Uzman Vaiz Kapucu Camii

2015 YILI 3. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI. 20.7.2015 Pazartesi Öğleden Önce Şevket ŞİMŞEK Uzman Vaiz Kapucu Camii VAAZIN 2015 YILI 3. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI VAİZİN TARİHİ GÜNÜ VAKTİ ADI SOYADI ÜNVANI GÖREV YAPACAĞI YER KONUSU 20.7.2015 Pazartesi Öğleden Önce Şevket ŞİMŞEK Uzman Vaiz Kapucu Camii PEYGAMBERİMİZİN

Detaylı

RAMAZAN AYI ETKİNLİK TAKVİMİ

RAMAZAN AYI ETKİNLİK TAKVİMİ RAMA ZAN GÜNÜ TARİH / GÜN İFTAR PROGRAMI VE YERİ SOHBET PROGRAMI KONULARI SOHBET PROGRAM KONUKLARI İFTAR SAATİ PROGRAM 1 18 Perşembe AKKUŞ Cumhuriyet Meydanı Ramazan ve Oruç Mustafa KOLUKISAOĞLU Ordu Müftüsü

Detaylı

Orucun tutulacağı günler olduğu gibi tutulmayacağı günlerde vardır. Resûlüllah sav bizzat bunu yasak etmiştir.

Orucun tutulacağı günler olduğu gibi tutulmayacağı günlerde vardır. Resûlüllah sav bizzat bunu yasak etmiştir. Hastalık ve Yolculukta: Eğer bir insan hasta ise ve yolcu ise onun için oruç tutmak Kur an-ı Kerim de yasaktır. Bazı insanlar ben hastayım ama oruç tutabilirim diyor veya yolcuyum ama tutabilirim diyor.

Detaylı

T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı

T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı İMAM HATİP ORTAOKULU TEMEL DİNÎ BİLGİLER DERSİ (İSLAM; 5, 6,7 ve 8.Sınıflar) ÖĞRETİM PROGRAMI ANKARA 2012 1.GİRİŞ Yaratılıştan itibaren hayata

Detaylı

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE KUR AN

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE KUR AN KUR AN KARANLIKLARDAN AYIDINLIĞA ÇIKARIR Peygamber de (şikayetle): Ya Rabbi! Benim kavmim bu Kur an ı (okumayı ve hükümlerine uymayı bırakıp hatta menedip onu) terkettiler. dedi. (Furkân /30) Elif, Lâm,

Detaylı

Rahmân ve Rahîm Ne Demektir?

Rahmân ve Rahîm Ne Demektir? Besmele Kitapcığı Besmelenin Anlamı Besmele, bütün varlıkların hal diliyle ve iradeli varlık olan insanın lisanıyla ve haliyle meşru olan her işine Allah ın ismiyle başlamasıdır. En önemli dua ve zikirlerdendir.

Detaylı

Azrail in Bir Adama Bakması

Azrail in Bir Adama Bakması Mevlâna (1207 1273) Güçlü bir bellek, çağrışım yeteneği, üretkenlik, olağanüstü görüş ve anlatım gücü, derin duygusallık ve hüzün, her yönüyle İslam kültürüne hâkimiyet... İşte Mevlâna deyince akla gelen

Detaylı

KURAN YOLU- DERS 3. (Prof.Dr. Mehmet OKUYAN ın Envarul Kuran isimli 3 no lu dersinin ilk 50 dakikasının özeti)

KURAN YOLU- DERS 3. (Prof.Dr. Mehmet OKUYAN ın Envarul Kuran isimli 3 no lu dersinin ilk 50 dakikasının özeti) KURAN YOLU- DERS 3 (Prof.Dr. Mehmet OKUYAN ın Envarul Kuran isimli 3 no lu dersinin ilk 50 dakikasının özeti) DERSTE GEÇEN KAVRAMLAR 1) Mübin : Açık ve Açıklayan. Kur an ın sıfatlarındandır. Kur an sadece

Detaylı

11.05.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi

11.05.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi 11.05.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi Prof. Dr. Köse: Organ Bağışının Dinen Sakıncası Yoktur İzmir İl Sağlık Müdürlüğü, İzmir İl Müftülüğü ve İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi

Detaylı

HATAY BOZGUNCULUĞA VE AYRIMCILIĞA İZİN VEREMEZ!!!

HATAY BOZGUNCULUĞA VE AYRIMCILIĞA İZİN VEREMEZ!!! HATAY BOZGUNCULUĞA VE AYRIMCILIĞA İZİN VEREMEZ!!! Antakya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkan Yardımcısı Remzi Güzel,Yaptığı Yazılı Açıklamada: ''Milli Dayanışma ve Birlik Ruhu Hatay da Bitmez.''Dedi.

Detaylı

AİLE DİNİ REHBERLİK BÜROSU

AİLE DİNİ REHBERLİK BÜROSU DİN HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TİREBOLU MÜFTÜLÜĞÜ AİLE VE DİNİ REHBERLİK BÜROSU MUTLULUĞUNUZA REHBERLİK EDER Yüce Allah ın aileye bahşettiği sevgi ve rahmetin çeşitli unsurlarla beslenmesi gerekir. Bunların

Detaylı

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz.

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz. Söylenen her söz, içinden çıktığı kalbin kılığını üzerinde taşır. Ataullah İskenderî Söz ilaç gibidir. Gereği kadar sarf edilirse fayda veriri; gerektiğinden fazlası ise zarara neden olur. Amr bin As Sadece

Detaylı

GENEL YAYIN YÖNETMENÝ VE SORUMLU YAZI ÝÞLERÝ MÜDÜRÜ TALÝP ARSLAN

GENEL YAYIN YÖNETMENÝ VE SORUMLU YAZI ÝÞLERÝ MÜDÜRÜ TALÝP ARSLAN 1 ÝMTÝYAZ SAHÝBÝ MUSTAFA KOÇ GENEL YAYIN YÖNETMENÝ VE SORUMLU YAZI ÝÞLERÝ MÜDÜRÜ TALÝP ARSLAN BASKI YERÝ ÇAÐLAYAN A.Þ. TS EN ISO 9001:2008 SER NO: 300-01 SARNIÇ YOLU ÜZERÝ NO:7 GAZÝEMÝR / ÝZMÝR TEL: 0

Detaylı

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a):

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): da: - Yavrum ne oldu niye acele acele camiye koşuyorsun? der. Bu soruya karşılık çocuk - Efendim,

Detaylı

(1) BÜYÜK PEYGAMBER (S.A.A) KONULU, BÜYÜK YARIŞMA

(1) BÜYÜK PEYGAMBER (S.A.A) KONULU, BÜYÜK YARIŞMA (1) BÜYÜK PEYGAMBER (S.A.A) KONULU, BÜYÜK YARIŞMA Birinci Ehlibeyt (a.s) Kültür ve Sanat Festivaline Davet Kısa Filmler ve İngilizce Kitap Yazımı bölümlerinde Büyük Peygamber (s.a.a) konulu ve büyük hediyeli

Detaylı

ŞUHUT MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI II. DÖNEM (NİSAN-MAYIS-HAZİRAN) VA'Z VE İRŞAD PROGRAMI

ŞUHUT MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI II. DÖNEM (NİSAN-MAYIS-HAZİRAN) VA'Z VE İRŞAD PROGRAMI ŞUHUT MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI II. DÖNEM (NİSAN-MAYIS-HAZİRAN) VA'Z VE İRŞAD PROGRAMI AY S.N ADI VE SOYADI ÜNVANI VAAZ YAPACAĞI YER TARİHİ GÜNÜ VAKTİ Ana Konu Alt Konu Vaaz Konusu 1 H.Basri DÜZDAŞ Müezzin-Kayyım

Detaylı

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu v TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ÖNSÖZ Yirmi birinci yüzyılı bilgi teknolojisi çağı olarak adlandırmak ne kadar yerindeyse insan hakları çağı olarak adlandırmak da o kadar doğru olacaktır. İnsan

Detaylı

BANDIRMA MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI RAMAZAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI (27 Haziran - 28 Temmuz)

BANDIRMA MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI RAMAZAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI (27 Haziran - 28 Temmuz) BANDIRMA MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI RAMAZAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI (27 Haziran - 28 Temmuz) V A İ Z İ N ADI - SOYADI ÜNVANI VAAZIN YERİ VAAZIN GÜNÜ VE SAATİ VAAZIN KONUSU Cahit ÇETİN Müftü Haydarçavuş Camii

Detaylı

KUR'AN SÛRELERİNİN RESMİ VE İNİŞ SIRALAMASI

KUR'AN SÛRELERİNİN RESMİ VE İNİŞ SIRALAMASI GÜNÜMÜZDEKİ RESMİ SIRALAMA KUR'AN SÛRELERİNİN RESMİ VE İNİŞ SIRALAMASI YAYGIN İNİŞ SIRALAMASI - OSMAN BİN AFFAN FARKLI İNİŞ (NÜZÛL) SIRALAMALARI (TERTİPLERİ) Sûre No Sûre Adı Nüzul Sırası Âyet Sayısı Nüzul

Detaylı

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI 2. DÖNEM BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ (NİSAN-MAYIS-HAZİRAN )

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI 2. DÖNEM BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ (NİSAN-MAYIS-HAZİRAN ) İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI 2. DÖNEM BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ (NİSAN-MAYIS-HAZİRAN ) TARİH GÜN SAAT İLÇE YER VAİZE ADI/SOYADI KONULAR 01.04.2014 Salı 14:00 Bornova Yeşilova Camii Fatma Özmen ERGEN Sağlık

Detaylı

2016 YILI RAMAZAN AYI VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI

2016 YILI RAMAZAN AYI VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI 1 İsmail İPEK İl Müftüsü Sultan Bayezit Camii 5.6.2016 Pazar Yatsı Rahmet Ayı Ramazan 2 Mehmet BUŞKUN Vaiz Sultan Bayezit Camii 6.6.2016 Pazartesi Öğle Rahmet Ayı Ramazan 3 Adem AYRANCI Müftü Yardımcısı

Detaylı

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE SADAKA-I FITR İbni Abbas (r.a) şöyle buyurmuştur:

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE SADAKA-I FITR İbni Abbas (r.a) şöyle buyurmuştur: ATEŞTEN KORUNMANIN YOLU: SADAKA Arınmak için, malını (sırf Allah rızası için) veren en takvâlı (Allah ın emirlerine en uygun yaşayan) kimse ise, o (ateşin azabı)ndan uzaklaştırılacaktır. Leyl/17-18 Sevdiğiniz

Detaylı

TEPEBAŞI İLÇESİ 2016 YILI RAZAMAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI

TEPEBAŞI İLÇESİ 2016 YILI RAZAMAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI S.NO TEPEBAŞI İLÇESİ 2016 YILI RAZAMAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI VAAZ EDENİN VAAZIN TARİH ADI SOYADI UNVANI YERİ VAKTİ KONUSU Tepebaşı Camii 1 05.06.2016 29 Şaban Nalbant Camii Rahman Camii Ramazan'a

Detaylı

SEÇİM VE GEÇİM Perşembe, 31 Ekim 2013 09:31

SEÇİM VE GEÇİM Perşembe, 31 Ekim 2013 09:31 Tarih boyunca hayatın her alanında özellikle de evlilik-aile hayatı ve yönetim-iktidar alanında seçim ve geçim çok önemli unsurlardır. Seçim ile geçim iç içedir, geçim seçime bağlıdır. Geçim yani nasıl

Detaylı

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun da acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a):

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun da acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun da acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): - Yavrum ne oldu, niye acele acele camiye koşuyorsun? der. Çocuk da: - Efendim, namaza gidiyorum.

Detaylı

Kur an ın Bazı Hikmetleri

Kur an ın Bazı Hikmetleri Kur an ın Bazı Hikmetleri Allah Teala kıble hususunda derin tartışmalara giren insanların görüşünü: İyilik, yüzlerinizi doğuya ve batıya çevirmeniz değildir. ayetiyle reddetmiştir. Ki onların bir kısmı,

Detaylı

T.C. 8. SINIF I. DÖNEM. ORTAK SINAVI 26 KASIM 2014 Saat: 11.20

T.C. 8. SINIF I. DÖNEM. ORTAK SINAVI 26 KASIM 2014 Saat: 11.20 T.. 8. SINIF I. DÖNEM ORTAK SINAVI 26 KASIM 2014 Saat: 11.20 1. İnsanın sorumlu bir varlık olması aşağıdakilerden hangisiyle ilgilidir? A) Düşünmesi B) Konuşması ) Yürümesi D) Beslenmesi 4. Hz. Muhammed

Detaylı

İslam Hukukunun kaynaklarının neler olduğu, diğer bir ifadeyle şer î hükümlerin hangi kaynaklardan ve nasıl elde edileceği, Yemen e kadı tayin edilen

İslam Hukukunun kaynaklarının neler olduğu, diğer bir ifadeyle şer î hükümlerin hangi kaynaklardan ve nasıl elde edileceği, Yemen e kadı tayin edilen İslam Hukukunun kaynaklarının neler olduğu, diğer bir ifadeyle şer î hükümlerin hangi kaynaklardan ve nasıl elde edileceği, Yemen e kadı tayin edilen Muâz b. Cebel'in Hz. Peygamber in (s.a.v.) sorduğu

Detaylı

Yaratanlar arasında şerefli bir yere sahip olan insanın yaşam hakkı da, Allah tarafından lutfedilmiş bir temel haktır.

Yaratanlar arasında şerefli bir yere sahip olan insanın yaşam hakkı da, Allah tarafından lutfedilmiş bir temel haktır. Yaratanlar arasında şerefli bir yere sahip olan insanın yaşam hakkı da, Allah tarafından lutfedilmiş bir temel haktır. Kur'an-ı Kerimde bir kimseye hayat vermenin adeta bütün insanlara hayat verme gibi

Detaylı

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 2. DÖNEM )

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 2. DÖNEM ) İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 2. DÖNEM ) TARİH GÜN SAAT İLÇE YER VAİZE ADI/SOYADI D 1.4.2014 Salı 14:00 Bornova Yeşilova Camii Fatma Özmen ERGEN Sağlık ve Önemi 1.4.2014 Salı 14:00

Detaylı

VEKÂLET YOLUYLA KURBAN KESİMİ

VEKÂLET YOLUYLA KURBAN KESİMİ 1 VEKÂLET YOLUYLA KURBAN KESİMİ Değerli Kardeşlerimiz, Öncelikle kurban bayramınızı tebrik eder, hayırlı ve uğurlu olmasını yüce Allah tan niyaz ederiz. Bilindiği gibi hâli vakti yerinde olan mü minlerin

Detaylı

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller yayın no: 117 PEYGAMBERİMİZİN DİLİNDEN HİKMETLİ ÖYKÜLER Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür Yayınevi

Detaylı

DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI - TÜRKİYE DİYANET VAKFI. Allah a yakınlaşma ve muhtaçlara destektir. Kurbanlarımızla kardeşliğimizi güçlendirelim.

DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI - TÜRKİYE DİYANET VAKFI. Allah a yakınlaşma ve muhtaçlara destektir. Kurbanlarımızla kardeşliğimizi güçlendirelim. DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI - TÜRKİYE DİYANET VAKFI Kurban Allah a yakınlaşma ve muhtaçlara destektir. Kurbanlarımızla kardeşliğimizi güçlendirelim. Yurtiçinde Kestirmek İsteyenler İçin Kurban Bedeli 550TL

Detaylı

Kadınların Dövülmesi. Konusuna Farklı Bir Bakış. (Nisa [4] 34)

Kadınların Dövülmesi. Konusuna Farklı Bir Bakış. (Nisa [4] 34) Nisa [4] 34 Nuşûz Darabe Boşanmadan Önceki İşler Hz. Muhammed Hiç Kimseyi Dövmemiştir Dövmek Yasaklanmış Eşini Döven Hayırsızdır Ayetin Mantığı Kaynakça Kadınların Dövülmesi (Nisa [4] 34) Konusuna Farklı

Detaylı

11. Kullara rızık olması için birbirine girmiş, küme küme tomurcukları olan uzun boylu hurma

11. Kullara rızık olması için birbirine girmiş, küme küme tomurcukları olan uzun boylu hurma KURAN'I KERİM TÜRKÇE MEALİ (DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI) 50-KAF SURESİ Mekke'de inmiştir. 45 (kırkbeş) âyettir. "Kaf" harfi ile başladığı için bu adı almıştır. Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'ın adıyla. 1.

Detaylı

2015 YILI İKİNCİ DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- İRŞAT PROGRAMI

2015 YILI İKİNCİ DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- İRŞAT PROGRAMI VAAZIN 2015 YILI İKİNCİ DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- İRŞAT PROGRAMI VAİZİN TARİHİ GÜNÜ VAKTİ ADI SOYADI ÜNVANI GÖREV YAPACAĞI YER KONUSU 2.4.2015 PerşembeÖğleden Önce Şevket ŞİMŞEK Uzman Vaiz Huzurevi Mescidi

Detaylı

Resulullah ın Hz. Ali ye Vasiyyeti

Resulullah ın Hz. Ali ye Vasiyyeti Resulullah ın Hz. Ali ye Vasiyyeti Hz. Ali (kv) bildiriyor: Resulullah (sav) bir gün beni huzuruna çağırdı: "Ya Ali! Senin bana yakınlığın, Harun Peygamberin Musa Aleyhisselama olan yakınlığı gibidir.

Detaylı

Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır BÜLTEN İSTANBUL B İ L G. İ NOTU FİLİSTİN MESELESİ 12 de. 2014 İÇİN 3 HEDEFİMİZ, 3 DE ÖDEVİMİZ VAR 3 te

Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır BÜLTEN İSTANBUL B İ L G. İ NOTU FİLİSTİN MESELESİ 12 de. 2014 İÇİN 3 HEDEFİMİZ, 3 DE ÖDEVİMİZ VAR 3 te 9 da AK YIL: 2012 SAYI : 164 26 KASIM 01- ARALIK 2012 BÜLTEN İL SİYASİ VE HUKUKİ İŞLER BAŞKANLIĞI T E Ş K İ L A T İ Ç İ H A F T A L I K B Ü L T E N İ 4 te Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır

Detaylı

Ünite 01: Arapçada Kelime ve Cümle Çeşitleri

Ünite 01: Arapçada Kelime ve Cümle Çeşitleri Ünite 01: Arapçada Kelime ve Cümle Çeşitleri :١ mı, mi? baba ( ) uzaklaştım uzaklaştırmak uzaklaştırmak evin kapıları babam yetişiyorum eğitim görüyorum ecdadım, atam saygı otur! seviyorum seni seviyorum

Detaylı

Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli?

Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli? Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli? EVLENİRKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİ? Peygamber (sav) Efendimiz den Abdullah ibn-i Ömer RA ın bir hadisini bu münasebetle hatırlayalım, duymuşsunuzdur: (Lâ tenkihun-nisâe

Detaylı

17.10.2014 11:30-12:30 24.10.2014 11:30-12:30 31.10.2014 11:30-12:30 7.11.2014 11:30-12:30 14.11.2014 11:30-12:30 AYHAN KAYA 21.11.

17.10.2014 11:30-12:30 24.10.2014 11:30-12:30 31.10.2014 11:30-12:30 7.11.2014 11:30-12:30 14.11.2014 11:30-12:30 AYHAN KAYA 21.11. MERSİN İL MÜFTÜLÜĞÜ İÇEL TV-YÖRÜK FM PROGRAM TABLOSU Cami ve Gençlik ( gençlerin camiye ilgisi,hz peygamber ve gençlik (kaynak : DİB cami-gençlik sayfası) İsraf duyarlılığı ya da Tüketim Ahlakı (Hasan

Detaylı

Terim olarak kader, "Allah'ın her şeyi belirli bir ölçü, düzen ve uyum içerisinde yaratmasına ve yaratılmış olan her şeyi programlamasına " denir.

Terim olarak kader, Allah'ın her şeyi belirli bir ölçü, düzen ve uyum içerisinde yaratmasına ve yaratılmış olan her şeyi programlamasına  denir. On5yirmi5.com Kaza ve kader nedir? Kader; planlamak, değerlendirmek, ölçmek ve programlamak gibi anlamlara gelir. Kaza ise, kesin karar vermek, düzenlemek, gerçekleştirmek ve yaratmak anlamına gelir. Yayın

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Takdim... 9 İTİKAD ÜNİTESİ. I. BÖLÜM Din Din Ne Demektir?... 11 Dinin Çeşitleri... 11 İslâm Dini nin Bazı Özellikleri...

İÇİNDEKİLER. Takdim... 9 İTİKAD ÜNİTESİ. I. BÖLÜM Din Din Ne Demektir?... 11 Dinin Çeşitleri... 11 İslâm Dini nin Bazı Özellikleri... IGMG Islamische Gemeinschaft Millî Görüş e. V. İslam Toplumu Millî Görüş Eğitim Başkanlığı İÇİNDEKİLER Ders Kitapları Serisi Takdim... 9 İTİKAD ÜNİTESİ Din Din Ne Demektir?... 11 Dinin Çeşitleri... 11

Detaylı

Aynı kökün "kesmek", "kısaltmak" anlamı da vardır.

Aynı kökün kesmek, kısaltmak anlamı da vardır. Kıssa, bir haberi nakletme, bir olayı anlatma hikâye etmek. Bu Arapça'da kassa kelimesiyle ifade edilir. Anlatılan hikâye ve olaya da "kıssa" denilir. Buhâri, bab başlıklarında "kıssa"yı "olay" anlamında

Detaylı

3984 sayılı kanunda şeref ve haysiyet

3984 sayılı kanunda şeref ve haysiyet 3984 sayılı kanunda şeref ve haysiyet Fikret İlkiz Anayasaya göre; herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde

Detaylı

UMRE YAPMANIN FAZİLETİ

UMRE YAPMANIN FAZİLETİ UMRENİN FAZİLETİ UMRE YAPMANIN FAZİLETİ İbn Mâce deki rivayet şöyledir: Hz. Aişe (r.a) der ki: Ey Allah ın Resulü, kadınlara da cihad var mıdır? Efendimiz (s.a.v): Evet, içinde savaş olmayan bir cihad

Detaylı

"Âyinesi iştir kişinin lafa bakılmaz. Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde" diyen Ziya Paşa nın sözleri ne kadar da manidardır.

Âyinesi iştir kişinin lafa bakılmaz. Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde diyen Ziya Paşa nın sözleri ne kadar da manidardır. "Âyinesi iştir kişinin lafa bakılmaz. Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde" diyen Ziya Paşa nın sözleri ne kadar da manidardır. Bazı insanlar vardır ki, yapmadıkları halde yapmış gibi övünürler İmkânlar

Detaylı

Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü. Kadına Şiddet Raporu

Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü. Kadına Şiddet Raporu Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü Kadına Şiddet Raporu 1 MİRBAD KENT TOPLUM BİLİM VE TARİH ARAŞTIRMALARI ENSTİTÜSÜ KADINA ŞİDDET RAPORU BASIN BİLDİRİSİ KADIN SORUNU TÜM TOPLUMUN

Detaylı

ORDU İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 YILI 2. DÖNEM (NİSAN-MAYIS-HAZİRAN) ÜÇ AYLIK VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI

ORDU İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 YILI 2. DÖNEM (NİSAN-MAYIS-HAZİRAN) ÜÇ AYLIK VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI 1 M.Süleyman KAYIŞ VAİZ AKYAZI MH. C. Ö.ÖNCE TEVBE VE İSTİĞFAR Raşit DEMİR VAİZ KARŞIYAKA MH. MERKEZ C. Ö.ÖNCE TEVBE VE İSTİĞFAR Mustafa FIRAT VAİZ AZİZİYE (YALI) C. Ö.ÖNCE TEVBE VE İSTİĞFAR ZEYNEP TEKİN

Detaylı

namazı kılmaları hususunda şöylesi bir yanlış ve tehlikeli bir uygulama vardır.

namazı kılmaları hususunda şöylesi bir yanlış ve tehlikeli bir uygulama vardır. Türkiye de Diyanet İşleri Başkanlığı nın belirlediği ve uyguladığı imsak vakti, oruca başlama ve sabah ezanın okunması ile Müslümanların sabah namazı kılmaları hususunda şöylesi bir yanlış ve tehlikeli

Detaylı

EDİRNE İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 MERKEZ 4. DÖNEM VAAZ (EKİM, KASIM, ARALIK) VE İRŞAT PROGRAMI

EDİRNE İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 MERKEZ 4. DÖNEM VAAZ (EKİM, KASIM, ARALIK) VE İRŞAT PROGRAMI 5.10.2015 Pazartesi 06.10 2015 Salı Y.ÇİFTÇİ S.AL Y.ÇİFTÇİ 7.10.2015 Çarşamba Y.ÇİFTÇİ 15:00 8.10.2015 Perşembe S.AL S.AL 9.10.2015 Cuma E.ÜZÜM S.AL Y.ÇİFTÇİ 15:00 E.ÜZÜM (Siyer ) Mirac ve Hediyesi Namaz

Detaylı

Doğuştan Gelen Haklarımız Sadece insan olduğumuz için doğuştan kazandığımız ve tüm dünyada kabul gören yani evrensel olan haklarımız vardır.

Doğuştan Gelen Haklarımız Sadece insan olduğumuz için doğuştan kazandığımız ve tüm dünyada kabul gören yani evrensel olan haklarımız vardır. Dersin Adı Tema Adı Kazanım Konu Süre : İnsan Hakları, Yurttaşlık ve Demokrasi : İnsan Olmak : Y4.1.2. İnsanın doğuştan gelen temel ve vazgeçilmez hakları olduğunu bilir. : Doğuştan Gelen Haklarımız :

Detaylı

1-Anlatım 2-Soru ve Cevap 3-Sunum 4-Tartışma

1-Anlatım 2-Soru ve Cevap 3-Sunum 4-Tartışma DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS ARAP DİLİ VE EDEBİYATI I İLH 103 1 2+0 2 3 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Yüz Yüze / Zorunlu

Detaylı

+ Eğer size yasaklanan (günah)ların büyüklerinden kaçınırsanız, sizin küçük günahlarınızı örteriz ve sizi güzel bir yere koyarız.(4.

+ Eğer size yasaklanan (günah)ların büyüklerinden kaçınırsanız, sizin küçük günahlarınızı örteriz ve sizi güzel bir yere koyarız.(4. KUR AN VE HADİSLERE GÖRE BÜYÜK GÜNAHLAR Yüce Rabbimiz Kur an-ı Kerimde şöyle buyuruyor: + Eğer size yasaklanan (günah)ların büyüklerinden kaçınırsanız, sizin küçük günahlarınızı örteriz ve sizi güzel bir

Detaylı

İslam'ın başlıca ibadetlerinden birisi de ramazan ayında oruç tutmaktır.

İslam'ın başlıca ibadetlerinden birisi de ramazan ayında oruç tutmaktır. Lise 2. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Video Ders Anlatımları Oruç Hac ve Zekat Video Ders Anlatımı 2.2. Oruç İslam'ın başlıca ibadetlerinden birisi de ramazan ayında oruç tutmaktır. Oruç, niyet ederek

Detaylı

21. Yüzyılda Aile Sempozyumu 14-16 Kasım 2014

21. Yüzyılda Aile Sempozyumu 14-16 Kasım 2014 21. Yüzyılda Aile Sempozyumu 14-16 Kasım 2014 1. Amaç ve Gerekçe İnsanlık tarihi kadar köklü bir geçmişe sahip olan aile kurumu, tüm dünyada birtakım kırılmalar yaşamaktadır. Mutlu aile fotoğrafının yerini

Detaylı

SINIF DEFTERİ. Gurup. Muallim/e:

SINIF DEFTERİ. Gurup. Muallim/e: SINIF DEFTERİ Gurup Muallim/e: Yaz Okulu 2014 Devam Çizelgesi 18 Haziran 2014 Çarşamba 19 Haziran 2014 Perşembe 20 Haziran 2014 Cuma 23 Haziran 2014 Pazartesi S. No Öğrenci İsim Soyisim 1 2 3 4 5 6 7 8

Detaylı

2015-2016 ÖĞRETİM YILI YERKÖY İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ KUR AN KURSU DİNİ BİLGİLER (EK ÖĞRETİM) PROĞRAMINA GÖRE DERS PLANI

2015-2016 ÖĞRETİM YILI YERKÖY İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ KUR AN KURSU DİNİ BİLGİLER (EK ÖĞRETİM) PROĞRAMINA GÖRE DERS PLANI HAFTA 1 6 DİN, İMAN VE İNSAN 2 6 ALLAH-İNSAN VE ÂLEM İLİŞKİSİ 3 6 ALLAH A İMAN 4 6 MELEKLERE İMAN 5 6 KİTAPLARA İMAN 6 6 PEYGAMBERLERE İMAN 7 6 AHİRETE İMAN 8 6 KADER VE KAZAYA İMAN 1. Dinin İnsan Hayatındaki

Detaylı

Sıra no Sûre Adı. Âyet sayısı O.B.E.B

Sıra no Sûre Adı. Âyet sayısı O.B.E.B Kimi sayılar aralarında asal dır. Hangi sayıların aralarında asal olduğunu belirlemek için ortak bölenlerin en büyüğünü (O.B.E.B.) bulmak gerekir. Örnek: O.B.E.B. kavramını açıklamak için 12 ve 18 sayılarını

Detaylı

Genç Kız ve Erkeklerin Evlilik Algısı

Genç Kız ve Erkeklerin Evlilik Algısı Genç Kız ve Erkeklerin Evlilik Algısı Kadın - Erkek Algısı I (Gelenekten ve Yanlış Din Algısından Kaynaklı) Kadın, erkeğin kaburga kemiğinden yaratılmıştır. Kadın erkeğin hizmetine verilmiştir. Erkek,

Detaylı

Recep in İlk Üç Orucunun Fazileti

Recep in İlk Üç Orucunun Fazileti Mektub-u Attar Muhammed İlyas Kadiri Razavi tarafından tüm İslami Erkek Kardeşlerine ve İslami Kız Kardeşlerine, Medaris El Medine ve Camiat El Medine nin erkek öğretmenler, erkek öğrenciler, kadın öğretmenler

Detaylı

Kurban Nedir Ve Niçin Kesilir?

Kurban Nedir Ve Niçin Kesilir? Kurban sözlükte yaklaşmak, yakınlaşmak gibi anlamlara gelmektedir. Kurban, Allah a yaklaşmak ve onun hoşnutluğunu kazanmak amacıyla belirli bir zamanda uygun nitelikteki bir hayvanı kesmektir. Kesilen

Detaylı

Faiz Parasıyla Yapılan Evde Namazın Hükmü

Faiz Parasıyla Yapılan Evde Namazın Hükmü Faiz Parasıyla Yapılan Evde Namazın Hükmü Soru: Esselamu aleykum ve rahmetullahi ve berekatuhu. Benim sorum şudur: Faizden kazanılan para ile yapılan evde kılınan namazın hükmü nedir? Cevap: Aleykum selam

Detaylı

Y.Selçuk TÜRKOĞLU Bursa Milletvekili Aday Adayı. Biz Bir Ekibiz Ekibimiz Milletimiz

Y.Selçuk TÜRKOĞLU Bursa Milletvekili Aday Adayı. Biz Bir Ekibiz Ekibimiz Milletimiz Y.Selçuk TÜRKOĞLU Bursa Milletvekili Aday Adayı Biz Bir Ekibiz Ekibimiz Milletimiz MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ Bursa Milletvekili Aday Adayı Türk Milleti karar arifesindedir. Ya İkinci Endülüs, ya da yeniden

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

İstanbul İmam Hatip Liseliler Derneği

İstanbul İmam Hatip Liseliler Derneği BİRİ MATEMATİK Mİ DEDİ? BİZ KİMİZ? Yüce Rabbimiz dünya hayatını insanoğluna imtihan yeri kılmış, sırat-ı müstakim olarak göndermiş olduğu dinin yaşanabilmesi ve birbirlerine ulaştırılabilmesi için Müslümanları

Detaylı

ZAFER TALHA ÇİMEN 8/E - 1453

ZAFER TALHA ÇİMEN 8/E - 1453 ÖZEL EGE LİSESİ (ORTAOKULU) DİN KÜLTÜRÜ ve AHLAK BİLGİSİ KAZA VE KADER (Allah, herkesin ne yapacağını bilip yazdığına göre, insanların hayır işlemesinin bir anlamı var mı? İslam da İnsanın İradeli Fiilleri

Detaylı

T.C. 8. SINIF II. DÖNEM. ORTAK (MAZERET) SINAVI 10 MAYIS 2014 Saat: 11.20

T.C. 8. SINIF II. DÖNEM. ORTAK (MAZERET) SINAVI 10 MAYIS 2014 Saat: 11.20 T.C. 8. SINIF II. DÖNEM ORTK (MZERET) SINVI 10 MYIS 2014 Saat: 11.20 D DİN KÜLTÜRÜ VE HLK BİLGİSİ 1. Biz herşeyi bir ölçüye göre yarattık. (Kamer suresi, 49. ayet) Bu ayette ölçü kelimesi hangi anlamda

Detaylı

YASIYOR. MUYUZ. SASIYOR.. MUYUZ? Bismillahirrahmanirrahim MUHİDDİN YENİGÜN. (e-posta: muhiddin@yenigun.name.tr) yayınevi sertifika no: 14452

YASIYOR. MUYUZ. SASIYOR.. MUYUZ? Bismillahirrahmanirrahim MUHİDDİN YENİGÜN. (e-posta: muhiddin@yenigun.name.tr) yayınevi sertifika no: 14452 YASIYOR. MUYUZ yayınevi sertifika no: 14452 Yayın no: 11 YAŞIYOR MUYUZ ŞAŞIYOR MUYUZ? Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür İç düzen: Durmuş Yalman Kapak: Zafer Yayınları İSBN: 978 975 261 200 6 1. Baskı: Eylül,

Detaylı