Belirli Çap ve Boydaki Dental İmplantların Dinamik Yorgunluk Ölçümlerinin Değerlendirilmesi

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Belirli Çap ve Boydaki Dental İmplantların Dinamik Yorgunluk Ölçümlerinin Değerlendirilmesi"

Transkript

1 OP-01 Belirli Çap ve Boydaki Dental İmplantların Dinamik Yorgunluk Ölçümlerinin Değerlendirilmesi Gökay Karapınar 1, Özge Özdal Zincir 1, Çiğdem Mercan 1, Gülay Katiboğlu 2, A. Bülent Katiboğlu 1 1 İstanbul Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Ağız, Diş, Çene Cerrahisi Anabilim Dalı, İstanbul, Türkiye 2 Protez Uzmanı, İstanbul Amaç: Dental implantlar günümüzde diş eksikliklerinin giderilmesinde sıklıkla kullanılmaktadır. Dental implantların ağızda fonksiyon görebileceği protetik aşamaya gelebilmesi için osseointegrasyon sürecinin başarılı bir şekilde tamamlanması gerekir. Bu süreç tamamlandıktan sonra implant ağız içerisinde çiğneme fonksiyonlarını yerine getirmek üzere çeşitli kuvvetlere maruz kalır. Uzun yıllar başarılı şekilde bu fonksiyonun devam ettirilmesi implantın biyomekanik stabilitesi ve dayanıklılığı ile doğrudan ilişkilidir. İmplant kırığı oluşumundaki en önemli etkenlerden biri yorgunluktur. Bu çalışmada belirli çap ve boydaki implantların dinamik yorgunluk testleri yapılmış ve sonuçların değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Metod: ISO test protokolü uygulanmıştır. Bulgular: Testlerde sonucu devir sayısında 360 N ve daha küçük kuvvetlerde dental implantlar güvenli olarak bulunmuşlardır. Sonuçlar: Özellikle implantlar ağızda fonksiyon görmeye başladıktan 5 yıl ve sonrasında önem kazanan bir faktör olarak yorgunluğun gerek üretici firmalar gerekse dental implantı uygulayan diş hekimlerince iyi bilinmesi gerekmektedir. Evaluation of Dynamic Fatigue Measurement of Dental Implants in Certain Diameter and Length Gökay Karapınar 1, Özge Özdal Zincir 1, Çiğdem Mercan 1, Gülay Katiboğlu 2, A. Bülent Katiboğlu 1 1 Istanbul University, Faculty of Dentistry, Department of Oral and Maxillofacial Surgery, Istanbul, Turkey 2 Prosthodontics, Istanbul Objective: Dental implants are nowadays widely used to replace missing teeth. In order for the dental implants to reach functional prosthetic phase, the osseointegration process must be completed succesfully. After completing a succesful osseointegration process, implants are exposed to various functional forces in mouth to maintain chewing functions. Succesful preservation of functions is directly related to biomechanical stability and resistance of dental implant. Fatigue is one of the most important factors resulting in implant fractures. The aim of this study is to evaluate the dynamic fatigue test results of dental implnats. Method: ISO test protocol was used. Results: Test results conclude that dental implants are safe under the condition 360 N or less with cycles. Conclusions: Dental implant fatigue should be well considered by both manufacturer and practising dentist because the significance of fatigue mostly occurs after five years of function. OP-02 Muronj (Medikasyona Bağlı Çenelerde Görülen Osteonekroz) Riski Olan Hastalarda İmplant Planlanmalı Mı? Osman Taha Köseoğlu 1, Hakan Tüz 1, Serhat Ünal 2, Aylin Ekmekçioğlu 1, Selen Adiloğlu 1, Alper Aktaş 1, Ahmet Çağkan İnkaya 2 1 Hacettepe Üniversitesi Dişhekimliği Fakültesi Ağız, Diş, Çene Hastalıkları ve Cerrahisi Anabilim Dalı, Ankara, Türkiye 2 Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları Anabilim Dalı, Ankara, Türkiye Medikasyona bağli çenelerde görülen osteonekroz (MRONJ) antiresorptif ve antianjiojenik ilaç tedavisi altındaki hastaların maksillofasial bölgede ilaç reaksiyonlarına bağlı ileri derecede kemik yıkımını ifade eder. Antiresorptif ve antianjiojenik tedavisi altında olan, 8 haftadan fazla iyileşmeyen kemik açıklıkları, maksillofasial bölgede ekstraoral veya intraoral fistülleri olan, radyoterapi veya çene metastazı hikayesi olmayan hastalar MRONJ olarak değerlendirilebilir. Maksilla ve mandibulada giderek artan antiresorptif ve antianjiojenik ilaçlarla ilişkili osteonekroz vakalarından sonra özel komite BRONJ (Bifosfanata bağlı osteonekroz) teriminin MRONJ (Medikasyona bağlı osteonekroz) olarak değiştirilmesini teklif etti. Medikasyon, bifosfanatlar ve bifosfanat olmayanlar (antiresorptif ve antianjiojenik ilaçlar) olarak ikiye ayrıldı. Intravenöz bifosfonatlar, osteoklastik aktivite üzerinde inhibitör etkileri ve antianjiojenik özellikleri nedeniyle kemik metastazlarıyla seyreden meme kanserleri, prostat kanserleri, akciğer kanserleri ve multiple myeloma gibi malignitelerin tedavisinde kullanılırken, oral bifosfanatlar osteoporoz, osteopeni, Paget hastalığı, osteopetrozis ve osteogenezis imperfekta gibi sistemik sağlık sorunlarının standart tedavisinde kullanılmaktadır. Bifosfanat kullanan hastalarda görülen implant osseointegrasyonuyla ilişkili çalışmalar bifosfanatın kemik dansitesini artırdığını ve implantın çıkartılması için gerekli olan kuvvetin artması gerektiğini gösterir. Bu sunumda öncesinde implant yapılmış ve sonrasında antirezorptif ilaç kullanmış 3 vaka ve bifosfanat tedavisi görürken implant yapılmış 1 vaka, toplamda 4 vaka sunularak MURONJ ve implant osseointegrasyon ilişkisi tartışılmıştır. 39

2 Can We Plan an Implant Surgery on Patients Who Have a Risk of Mronj (Medication- Related Osteonecrosis of the Jaw)? Osman Taha Köseoğlu 1, Hakan Tüz 1, Serhat Ünal 2, Aylin Ekmekçioğlu 1, Selen Adiloğlu 1, Alper Aktaş 1, Ahmet Çağkan İnkaya 2 1 Hacettepe University, Faculty of Dentistry, Department of Oral and Maxillofacial Surgery, Ankara, Turkey 2 Hacettepe University, Faculty of Medicine Department of Internal Medicine, Ankara, Turkey Medication-related osteonecrosis of the jaw (MRONJ) is an adverse drug reaction consisting of progressive bone destruction in the maxillofacial region of patients under current or previous treatment with antiresorptive and antiangiogenic medications. Patients may be considered to have MRONJ if all these characteristics are present: Antiresorptive or antiangiogenic agent, exposed bone or bone that can be probed through an intraoral or extraoral fistula in the maxillofacial region that has persisted for >8 weeks, no history of radiation therapy or obvious metastatic disease to the jaws. The Special Committee recommends changing the nomenclature of bisphosphonate-related osteonecrosis of the jaw (BRONJ) to the term medication-related osteonecrosis of the jaw (MRONJ) because of growing number of osteonecrosis cases involving the maxilla and mandible associated with other antiresorptive (denosumab) and antiangiogenic therapies. Medications will be grouped into two categories, BP and non-bp (other antiresorptive or antiangiogenic medications). Intravenous (IV) bisphosphonates (BPs) are antiresorptive and antiangiogenic medications used to manage cancer-related conditions associated with bone metastases in the context of solid tumors such as breast cancer, prostate cancer, lung cancer and multiple myeloma. Oral bisphosphonates are approved for treatment of osteoporosis, osteopenia, osteopetrosis, Paget's disease and osteogenesis imperfecta. In some studies about the implant osseointegration in patients who use bisphosphonates (BPs) showed that BPs are increasing significantly the bone density and the pull-out forces necessary to remove the implant. In this presentation; 4 MRONJ cases in 4 patients will be reported; in 3 of them the patients started the anti-resorptive agents after implant placement, in the last one the patient was taking bisphosphonate when she was performed implant surgery; and discussed correlation with dental implant osseintegration and MRONJ. OP-03 Diyabetik Ratlarda Kantaronun (Hypericum Perforatum) Ağız Mukozasındaki Yara İyileşmesine Etkisi Ahmet Altan 1, Mutan Hamdi Aras 2, İbrahim Damlar 1, Hasan Gökçe 3, Oğuzhan Özcan 4, Cansu Alpaslan 5 1 Mustafa Kemal Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Ağız, Diş, Çene Cerrahisi Anabilim Dalı, Hatay, Türkiye 2 Gaziantep Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Ağız, Diş, Çene Cerrahisi Anabilim Dalı, Gaziantep, Türkiye 3 Mustafa Kemal Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Patoloji Anabilim Dalı, Hatay, Türkiye 4 Mustafa Kemal Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Biyokimya Anabilim Dalı, Hatay, Türkiye 5 Gazi Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Ağız, Diş, Çene Cerrahisi Anabilim Dalı, Ankara, Türkiye Amaç: Bu çalışmanın amacı; Hypericum perforatum un (kantaron) topikal olarak uygulanmasının, deneysel olarak diyabet oluşturulmuş ratlarda, ağız mukozasındaki yara iyileşmesine etkilerinin, histopatolojik ve biyokimyasal olarak araştırılmasıdır. Materyal ve metod: Çalışmada 48 adet, 5 aylık, erkek, Wistar Albino rat kullanıldı. Deney hayvanları kontrol ve çalışma grubu olmak üzere, her biri 24 rattan oluşan 2 ana gruba ayrıldı. Ana gruplar hayvanların sakrifiye edileceği günlere göre üç alt gruba ayrıldı. Tüm ratlara 60 mg/kg dozunda streptozotosin verildi ve 72 saat sonra yapılan ölçümlerde kan glikoz seviyesi 200 mg/dl nin üzerinde olanlar çalışmaya dahil edildi. Ratlarda palatal bölgede, mukozal defekt oluşturuldu. Çalışma grubunda yaraya kantaron yağı, günde iki defa topikal olarak uygulandı. Kontrol grubunda yaraya herhangi bir uygulama yapılmadı. Sakrifiye edilen tüm gruplarda damakta oluşturulan yaralardan 3, 7 ve 10. günlerde örnekler alındı. Alınan örnekler üzerinde histopatolojik ve biyokimyasal analizler yapıldı. Bulgular: Yapılan istatistiksel analiz sonucunda 3. gün grupları arasında anlamlı bir fark görülmedi (p>0.05). 7. günde ise ülserasyon, nekroz, epitelizasyon, PNL ve hidroksipirolin parametrelerinde istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulundu (p<0.05). Bu parametrelerden ülserasyon, nekroz ve PNL değerlerinin kontrol grubunda yüksek olduğu; epitelizasyon ve hidroksipirolin değerlerinin ise kantaron uygulanan grupta daha yüksek olduğu tespit edildi. 10. gün gruplar arasında sadece hidroksipirolin değerleri arasında anlamlı bir fark tespit edilmiş olup, kantaron uygulanan grupta hidroksipirolin seviyesinin yüksek olduğu görüldü (p<0.05). The Effect of St. John s Wort (Hyperıcum Perforatum) on Wound Healing of Oral Mucosa in Diabetic Rats Ahmet Altan 1, Mutan Hamdi Aras 2, İbrahim Damlar 1, Hasan Gökçe 3, Oğuzhan Özcan 4, Cansu Alpaslan 5 1 Mustafa Kemal University, Faculty of Dentistry, Department of Oral and Maxillofacial Surgery, Hatay, Turkey 2 Gaziantep University, Faculty of Dentistry, Department of Oral and Maxillofacial Surgery, Gaziantep, Turkey 3 Mustafa Kemal University, Faculty of Medicine, Department of Pathology, Hatay, Turkey 4 Mustafa Kemal University, Faculty of Medicine, Department of Biochemistry, Hatay, Turkey 40

3 5 Gazi University, Faculty of Dentistry, Department of Oral and Maxillofacial Surgery, Ankara, Turkey Objective: To investigate the histopathological and biochemical effects of the topical application of Hypericum perforatum on wound healing in the oral mucosa of experimentally induced diabetic rats. Materials and methods: In the study, 48 adult, 5-months-old male Wistar Albino rats were used. The animals were divided into two main groups as control and study group, each consisting of 24 rats. The main groups were divided into three subgroups according to the days when the animals would be sacrificed. All rats were given streptozotocin in 60 mg/kg dosage and after 72 hours, the ones with measured blood glucose levels above 200 mg/dl were included in the study. Mucosal defects were created in the palatal area of rats. Hypericum perforatum oil was applied topically twice a day to the wounds of rats in the study group. No applications to the wounds were made in the control group. In all groups sacrificed, samples were taken from the palate wounds created on the 3rd, 7th and 10th days. Histopathological and biochemical analyses were performed on the samples taken. Results: The statistical analysis performed, no significant difference between 3rd day groups was observed (p>0.05). On the 7th day, ulceration, necrosis, epithelialization, polymorphonuclear leucocytes (PNL) and hydroxyproline parameters showed statistically significant differences (p<0.05). It was found that values of ulceration, necrosis and PNL were higher in the control group; whereas the epithelialization and hydroxyproline values were found to be higher in the Hypericum perforatum group. Among 10th day groups, there was only a statistically significant difference between the values of hydroxyproline, whereas the Hypericum perforatum treated group showed high hydroxyproline levels (p<0.05). Conclusions: This study indicated that, topically applied Hypericum perforatum does not create any difference for experimentally induced diabetic rats on the 3rd day, while the wound healing rate accelerated on 7th and 10th days. OP-04 Geçirilmiş Vertigo Hikayesi Olan Hastada İnternal Sinüs Lifting Sonrası Gelişen Uzun Süreli Benign Paroksismal Pozisyonel Vertigo Hüseyin Akçay, Murat Ulu, Seyfi Kelebek, Muhammet Furkan Cıcık İzmir Katip Çelebi Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Ağız, Diş, Çene Cerrahisi Anabilim Dalı, İzmir, Türkiye Giriş: Benign Paroksismal Posizyonel ertigo (BPP ) osteotom ile sinüs tabanı yükseltme ve takiben implant yapılmasından sonra gelişebilen iyi bilinmeyen ve nadir bir komplikasyondur. Çekiç ve osteotomlarla iletilen titreşim kuvvetlerinin ve işlem sırasında başın aşırı ekstansiyonunun otolitlerin yer değiştirmesine yol açarak endolenf içerisinde yüzmesi sıklıkla BPPV'ye neden olmaktadır. Olgu: Bu olgu sunumunda osteotomla sinüs tabanı yükseltilmesi (OSTY) ve takiben implant yapılmasından sonra gelişen inatçı BPP anlatılmaktadır. 43 yaşındaki bayan hastada OSTY yoluyla implant yerleştirildikten hemen sonra şiddetli baş dönmesi ve bulantı şikayeti olmuştur. Daha sonra hastayla tekrar görüşüldüğünde son yıl içerisinde iki defa vertigo hikayesi olduğu öğrenilmiştir. İmplant ameliyatının gecesinde dış merkeze başvuran hastaya bir uzman tarafından Nootropik ilaç verilmiş ve manevra yapılarak otolitler repoze edilmeya çalışılmış ancak durum düzelmemiştir. Hasta tam olarak iyileşememiş ve bir ay sonra tekrar bir uzmana başvurmuştur. Tekrarlayan manevralardan, doz İ serum ve Piracetam uygulamasından sonra hasta tamamen iyileşmiştir. Son tedavi 10 gün sürmüş ve hasta baş dönmesi şikayeti tekrarlamaksızın tamamen iyileşmiştir. Tartışma: Geçirilmiş vertigo hikayesi olan hastalarda OSTY işlemi yerine lateral yaklaşımla sinüs lifting işlemi yapılması düşünülebilir. Aynı zamanda operasyon sırasında aşırı ekstansiyonu önlemek için hastanın baş pozisyonuda kontrol edilmelidir. Hastalardan anamnez alınırken bu tür konular daha dikkatli irdelenmelidir. Protracted Benign Paroxysmal Positional Vertigo as a Complication of Internal Sinus Lifting in Patient with Antecedents of Vertigo Hüseyin Akçay, Murat Ulu, Seyfi Kelebek, Muhammet Furkan Cıcık Izmir Katip Celebi University, Faculty of Dentistry, Department of Oral and Maxillofacial Surgery, Izmir, Turkey Introduction: Benign paroxysmal positional vertigo (BPPV) is an unfamiliar and rare complication occurred following osteotome sinus floor elevation (OSFE) and simultaneous implant placement. Etiology of this disorder is commonly displacement of otoliths by vibratory forces transmitted by osteotomes and mallet along with the hyperextension of the head during the operation, causing them to float around in the endolymph. Case: This report presents a case of protracted BPPV following OSFE and simultaneous implant placement. A 43-year-old female suffered intense vertigo and nausea immediately after implant placement using an OSFE procedure. Upon further questioning after the procedure she gave an account of two times vertigo history within the last 9 years. Despite Nootropic drug medication and canalith repositioning procedure applied by a specialist at operation night, the condition did not improve. Patient did not totally recovered and admitted to a specialist one month later again. After repeating maneuvers, 9 dosage intravenous 41

4 serous fluid and Piracetam administration the patient recovered. Duration of these procedures took ten days and the patient was successfully treated with no recurrence of dizziness. Discussion: Sinus lifting via lateral approach instead of OSFE may be considered in patients with antecedents of vertigo. In addition, the head position of patient during operation should be controlled to prevent hyperextension. These conditions like vertigo history should be further questioned during medical history taking. OP-05 Peri İmplant Defektlerde Rezorbe Olabilen Membran İle Birlikte Kullanılan Farklı Materyallerin Yeni Kemik Oluşumundaki Etkinliğinin Araştırılması Orhan Geçör 1, Serkan Polat 1, Ahmet Hüseyin Acar 2, Zeynep Burçin Gönen 3, Ali Keleş 4, Mustafa Sancar Ataç 5 1 İnönü Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Ağız Diş ve Çene Cerrahisi Anabilim Dalı, Malatya, Türkiye 2 Bezmialem akıf Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Ağız Diş ve Çene Cerrahisi Anabilim Dalı, İstanbul, Türkiye 3 Erciyes Üniversitesi, Genom ve Kök Hücre Merkezi, Kayseri, Türkiye 4 Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Endodonti Anabilim Dalı, Samsun, Türkiye 5 Gazi Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Ağız, Diş, Çene Cerrahisi Anabilim Dalı, Ankara, Türkiye Amaç: Bu çalışmanın amacı peri implant defektlerde rezorbe olabilen membran altında lokal Alendronat (ALN) uygulanmasının, trombositten zengin fibrinin (TZF) ve deproteinize kemik greftinin (ksenogreft) yeni kemik oluşumundaki etkisinin araştırılmasıdır. Metod: Çalışmamızda kullanılan biyobozunur membran ağırlıkça % 0 poli(laktik asit) ve %10 poli(etilen glikol) karışımı ile 200 mikron metre kalınlığında üretilmiş bir polimerdir. Çalışmamızın deneysel aşamasında 16 adet Yeni Zelanda tavşanı kullanılmıştır. Her tavşanın tibialarına ikişer adet 5 mm çapında mono kortikal standart defektler açılmış ve 3,3 mm çapında 8 mm boyunda dental implantlar yerleştirilmiştir. Defektlerden birisi kontrol grubu, diğer üç grup ise deney grubu olmuştur. Kontrol grubunda peri implant defektler boş bırakılmıştır. Birinci deney grubunda defektler deproteinize kemik grefti (ksenogreft) ile doldurulmuştur. İkinci deney grubunda defktlere TZF konulmuştur. Son deney grubunda ise ALN solüsyonu 60 sn boyunca defekti içeren implant kavitelerine uygulanmıştır. Tüm gruplarda implantlar kemik seviyesinde yerleştirilmiş ve üzerleri rezorbe olabilen biobozunur membran ile örtülmüş ve membranı sabitlemek amacıyla doku yapıştırıcısı ile kemiğe sızdırmaz bir şekilde yapıştırılmıştır. Hayvanların yarısı 6. hafta diğer yarısı ise 12. hafta sonunda sakrifiye edilmiştir. Tavşanlardan elde edilen numunelerin Mikro-Bilgisayarlı tomografi (Mikro-BT) görüntüleri alındıktan sonra histolojik ve histomorfometrik analizleri yapılmıştır. Mikro-BT incelemesinde, peri implant defektlerde oluşan yeni kemik hacmi hesaplanmıştır. Histomorfometrik incelemelerde ise oluşan yeni kemik alanı ve kemik iplant temas alanı hesaplanmıştır. Bulgular: Histomorfometrik inceleme ve Mikro-BT analizlerine göre lokal ALN uygulanan grupta yeni kemik oluşumu 12. hafta sonundada diğer gruplara göre istatistiksel olarak anlamlı bulundu (p<0,01). Yine lokal ALN uygulanan grupta 6. e 12. haftalarda yeni kemik oluşumundaki artış diğer tüm gruplara göre istatistiksel olarak anlamlı bulundu (p< 0,01). Sonuçlar: Sonuç olarak peri implat defektlerde lokal ALN uygulaması yeni kemik oluşumunu artırmaktadır. The Investigation of the Effectiveness of Resorbable Membrane with Used Different Materials on New Bone Formation in Peri-implants Defects Orhan Geçör 1, Serkan Polat 1, Ahmet Hüseyin Acar 2, Zeynep Burçin Gönen 3, Ali Keleş 4, Mustafa Sancar Ataç 5 1 Inonu University,Faculty of Dentistry,Department of Oral and Maxillofacial Surgery, Malatya, Turkey 2 Bezmialem Vakif University, Faculty of Dentistry, Department of Oral and Maxillofacial Surgery, Istanbul, Turkey 3 Genome and Stem Cell Center, Erciyes University, Kayseri, Turkey 4 Ondokuz Mayıs University, Faculty of Dentistry, Department of Endodontics, Samsun, Turkey 5 Gazi University, Faculty of Dentistry, Department of Oral and Maxillofacial Surgery, Ankara, Turkey Objective: The present study aimed to investigate the effectiveness of locally administered alendronate (ALN) treatment, platelet-rich fibrin (PRF) and deproteinized bovine bone graft (xenograft) with resorbable mebrane on bone regeneration. Methods: Biodegradable membranes, a polymer consist of 90% by weight poly (lactic acid) and 10% poly (ethylene glycol) with thickness of 200 micron, were used in our study. 16 New Zealand rabbits were used in the study. On the tibias of each rabbit, 2 standarized monocortical defects, 5-mm in diameter, were created. One of the defects was used as control and the other three were used as experimental groups. The first experimental defects were filled with PRF The second experimental defects were filled with deproteinized bovine bone graft (xenograft), and the third experimantal defects the ALN solution was injected with a syringe into the hole for 60 sn. All implants were placed with in bone level and covered with biodegradable resorbable membrane. Membranes adhered tightly to the bone tissue with adhesive. Half of the rabbits were sacrificed at 6th week (T1) and 42

5 other half sacrificed at 12th week (T2). The volüme of new bone formed in peri implant defect were calculated bu micro-ct examination. In the histomorphometric analysis, the new bone areas and bone to implant contacts area were calculated. Results: Histomorphometric and micro-ct analysis showed that locally administered ALN significantly increased bone regeneration T2 (p<0.01). However increase in new bone formation in the local ALN treatment group at T1 and T2 were statistically significant compared to all other groups (p <0.01). Conclusions: To conclude, locally administered Alendronate increases new bone formation in peri implant defects. Key Words: Peri implant defect, locally Alendronate, Platelet rich fibrin, Micro-CT, rabbit. OP-06 Mental Sinirde Nöropatik Ağrı Oluşturulan Tavşanlarda Puls Radyofrekans Ve Kriyoablasyonun Ağrı Kesici Etkilerinin Karşılaştırılması Dilek Gunay Canpolat 1, Fatma Dogruel 1, Nukhet Kutuk 1, Emrah Soylu 2, Mustafa Denizhan Yildirim 3, Fatih Ugur 4 1 Erciyes Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Ağız, Diş, Çene Cerrahisi Anabilim Dalı, Kayseri, Türkiye 2 Gaziosmanpaşa Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Ağız, Diş, Çene Cerrahisi Anabilim Dalı, Tokat, Türkiye 3 Erciyes Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Çocuk Diş Hekimliği Anabilim Dalı, Kayseri, Türkiye 4 Erciyes Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı, Kayseri, Türkiye Amaç: Mental sinirdeki hasarın derecesine bağlı olarak çeşitli duyusal sorunlar ortaya çıkabilir. Duyudaki değişiklikler hafif paresteziden tam anesteziye kadar değişik durumlarda ortaya çıkabileceği gibi nöropatik ağrı da izlenebilir. Nöropatik ağrı ise tedavisi ve idaresi klinik olarak zor olan bir durumdur. Bu çalışmanın amacı mental sinirde deneysel olarak nöropatik ağrı oluşturulan tavşan modelinde puls radyofrekans (PRF) ve kryoablasyonun ağrı kesici etkilerinin karşılaştırılmasıdır. Gereç ve Yöntem: 15 Yeni Zelanda tavşanı 3 gruba ayrıldı. Her grupta tavşanların mental sinirleri 4/0 ipek sutur ile bağlandı. 1. Grupta PRF in elektrotu mental sinire temas ettirildi fakat uyarı verilmedi, 2. Grupta PRF ile mental sinire uyarı verildi ve 3. Gruptaki tavşanların mental sinirlerine kriyoablasyon uygulandı. Tavşanların termal ve mekanik uyarılara verdiği yanıtlar 1., 2., 3., ve 4. haftalarda ölçüldü. Bulgular: Mental sinirin bağlanmasından 10 gün sonra tüm gruplarda nöropatik ağrı oluştu. Sıcak uyarana karşı termal geri çekme testinde ölçüm yapılan 4 haftada da gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmadı (p>0.05). Mekanik uyarı testinde ise 3.ve 4. Haftalarda gruplar arasında anlamlı fark bulundu (p<0.05). 3. ve 4. hafta da yapılan ölçümlerde mekanik geri çekme test değerlerinin 1. grupta diğer gruplara oranla anlamlı derecede düşük olduğu görüldü. Sonuç: PRF ve kriyoablasyon tedavi yöntemleri, tavşanlarda deneysel olarak oluşturulan nöropatik ağrının tedavisinde başarılıdır. Comparison of the Analgesic Effects of Pulse Radiofrequency and Cryoablation in Rabbits with Mental Nerve Neuropathic Pain Dilek Gunay Canpolat 1, Fatma Dogruel 1, Nukhet Kutuk 1, Emrah Soylu 2, Mustafa Denizhan Yildirim 3, Fatih Ugur 4 1 Erciyes University, Faculty of Dentistry, Department of Oral and Maxillofacial Surgery, Kayseri, Turkey 2 Gaziosmanpasa University, Faculty of Dentistry, Department of Oral and Maxillofacial Surgery, Tokat, Turkey 3 Erciyes University, Faculty of Dentistry, Department of Pediatric Dentistry, Kayseri, Turkey 4 Erciyes University, Faculty of Medicine, Department of Anesthesiology Kayseri, Turkey Background: Depending on the degree of mental nerve injury, several sensory disorders may occur. The alterations in sensation may differ from mild paresthesia to complete anesthesia, or neuropathic pain. Neuropathic pain is a difficult clinical condition to manage. The aim of the present study was to compare the analgesic effects of Pulsed Radiofrequency (PRF) and cryoablation in an experimental mental nerve neuropathic pain model in rabbits. Methods: 15 New Zealand rabbits were divided into 3 groups of 5. One-third to one half of the mental nerve was ligated with 4-0 silk sutures in all groups. In group 1, a PRF electrode was placed on the mental nerve without processing, whereas the mental nerve was exposed to PRF in group 2. In group 3, the cryoablation was processed. The responses of the rabbits to thermal and mechanical stimulus were measured at 1st, 2nd,, 3rd and 4th weeks. Results: Neurophatic pain occured 10 days after the mental nerve ligation in all groups. There were no statistically significant differences among the groups for thermal withdrawal latency to heat stimulation, at all weeks (p>0.05). However, significant difference was found among the groups (p<0.05) at 3rd and 4th weeks. At 3rd and 4th weeks, mechanical withdrawal latency values were significantly lower in Group 1 than in Groups 2 and 3. Conclusions: Both PRF and cryoablation therapies are successful in the treatment of experimentally induced mental nerve neuropathic pain in rabbits. OP-07 43

6 Nasopalatine Kanal Kisti mi Genişlemiş Nasopalatine Kanal mı? : Vaka Raporu Çağrı Akçay, Mehmet Ali Erdem, Abdulkadir Burak Çankaya, Banu Gürkan Köseoğlu İstanbul Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Ağız, Diş, Çene Cerrahisi Anabilim Dalı, İstanbul, Türkiye Giriş: Nasopalatine kanal, stenson foraminası ile burun boşluğuna, insiziv foramen ile ağız boşluğuna bağlanan bir kanaldır.. Nasopalatine kanal içinde inen nasopalatine arter ve nasopalatine sinirin terminal dalları bulunmaktadır. Nasopalatine kanal kisti ağız boşluğunun en yaygın gelişimsel, epitelyal non-odontojenik kistidir. Nasopalatine kanal kisti, gelişmekte olan fetusta nazal kavite ve ön maksilla arasındaki iletişimi sağlayan nasopalatine kanal epitel kalıntılarından kaynak alır. Radyolojik olarak kist genellikle maksilla ön bölgede iyi sınırlı radyolüsensi şeklinde görülür. Hastalar genellike asemptomatiktir ve kist rutin radyografiler ile tespit edilir. Genişlemiş bir nasopalatine kanal da kist şeklinde radyografik görüntü vereceğinden kesin tanı, klinik, radyolojik ve histopatolojik değerlendirmeye dayalı olmalıdır Vaka Raporu: 45 yaşında kadın hasta İstanbul Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Oral Diagnoz ve Radyoloji Bölümü tarafındanaynı fakültenin Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Anabilim Dalına sevk edildi. Hastada herhangi bir travma öyküsü bulunmamaktaydı. Ekstraoral ve intraoral muayenede belirgin bir semptom yoktu ve hiçbir lenfadenopati gözlenmedi. Maksiller daimi kesici dişler, elektriksel ve termal duyarlılık testlerine olumlu yanıt verdi. Hastada herhangi bir semptom yaratmayan maksilla ön bölgedeki radyolusent lezyon rutin panoramik radyografide tespit edildi. Hastadan konik ışınlı bilgisayarlı tomografi ( CBCT ) alındı ve radyolusent alan yaklaşık 41 mm2 olarak ölçüldü. Kesin tanı için lokal anestezi altında lezyonun enükleasyonuna karar verildi. Bu sunumun amacı nasopalatine kanal kistinin tanısında konik ışınlı bilgisayarlı tomografi ( CBCT) ve histopatolojik incelemenin önemini ortaya koymaktır. Panoramik radyografi nasopalatine kanal kistinin tanısı için yeterli değildir. Tartışma: Nasopalatine kanal kisti populasyonun yaklaşık % 1 inde görülür. Kist genelikle asemptomatiktir, semptom verdiğinde sert damakta şişlik, ağrı ve drenaj yaratır. İyi sınırlı, yuvarlak, oval veya kalp şeklinde radyolusensi radyografilerde görülür. Patolojisinde enflamatuar hücre infiltrasyonu olan skuamöz epitel, solunum epiteli veya bunların kombinasyonunu içeren hücreler içerir. hücre tipleri. Enükleasyon düşük nüks oranları ile tercih edilen tedavi şeklidir. Nasopalatine Duct Cyst or Wıdened Nasopalatine Canal? : A Case Report Çağrı Akçay, Mehmet Ali Erdem, Abdulkadir Burak Çankaya, Banu Gürkan Köseoğlu Istanbul University, Faculty of Dentistry, Department of Oral and Maxillofacial Surgery, Istanbul, Turkey Introduction: The nasopalatine canal (NC) is connected to the nasal cavity through the foramina of Stenson, and to the oral cavity through the incisive foramina. The NC contains the terminal branch of the descending nasopalatine artery and the nasopalatine nerve. Nasopalatine duct cysts (NPDC) is the most common developmental, epithelial non-odontogenic cyst in the oral cavity. A developmental cyst, NPDC is believed to arise from epithelial remnants of the nasopalatine duct, the communication between the nasal cavity and anterior maxilla in the developing fetus. Radiographically, NPDCs are usually well-circumscribed radiolucencies of the anterior maxilla. Patients may be asymptomatic, with the lesion being detected on routine radiographs. But the definite diagnosis should be based on clinical, radiological and histopathologic evaluation. Because if the NC is widened on the radiography, the specialists think that it is NPDC. Case Report:A 45-years-old female patient was referred to the Istanbul University, Faculty of Dentistry, Department of Oral and Maxillofacial Surgery by Oral Diagnosis and Radiology Department of same faculty.. There was no previous history of trauma. Extra-oral examination and intra oral examination were unremarkable and there was no lymphadenopathy. The maxillary permanent incisors responded positively to electrical and thermal sensibility testing. Patient was asymptomatic, the radiolucent lesion was detected on routine orthopantomographic radiography. Then cone beam computerized tomography (CBCT) was taken and area approximately was 41 mm2. For the definite diagnosis we decided to operate The operation was applied under local anaesthesia. The purpose of this presentation is to present the importance of cone beam computerized tomography (CBCT) and histopathology to detect NPDC. Orthopantomographic view isn t always as clear as to detect nasopalatine duct cyst. Discussion:Nasopalatine duct cyst occurs in approximately 1% of the population. Presentation may be asymptomatic or include swelling, pain, and drainage from the hard palate. A well-circumscribed, round, ovoid, or heart-shaped radiolucency is seen on computed tomography. Pathological findings reveal squamous or respiratory cell types, or a combination of these, infiltrated by inflammatory cells. Enucleation is the preferred treatment with low recurrence rates. OP-08 Zihinsel Engelli veya Uyum Sağlanamayan Bireylerde Maksillofasiyal Bölgenin Sedasyon Altında Elde Edilen Bilgisayarlı Dental Tomografik Görüntü ile Değerlendirilmesi Emrah Soylu 1, Alper Alkan 2, Salih Doğan 4, Yakup Üstün 3, Mustafa Denizhan Yıldırım 2, Dilek Günay Canpolat 2, Yıldıray Şişman 5 1 Gaziosmanpaşa Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız Diş e Çene Cerrahisi Anabilim Dalı, Tokat, Türkiye 44

7 2 Erciyes Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız Diş e Çene Cerrahisi Anabilim Dalı, Kayseri, Türkiye 3 Erciyes Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Endodonti Anabilim Dalı, Kayseri, Türkiye 4 Erciyes Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Çocuk Diş Hekimliği Anabilim Dalı, Kayseri, Türkiye 5 Erciyes Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız Diş e Çene Radyolojisi Anabilim Dalı, Kayseri, Türkiye Amaç: Bu çalışmanın amacı; rutin radyolojik değerlendirmenin yapılamadığı zihinsel engelli ya da uyum sağlanamayan bireylerde, radyolojik muayene gerekliliğinin sedasyon altında elde edilen dental tomografik görüntülerle değerlendirilmesidir. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya zihinsel engelli ya da uyum sağlanamayan ve rutin radyolojik muayenenin yapılamadığı 8 hasta dahil edildi. Hastalardan intravenöz sedasyon altında konik ışınlı bilgisayarlı dental tomografi (KIBDT) aracılığıyla radyolojik görüntüler elde edildi ve hastaların radyolojik muayeneleri yapılarak bulgular hazırlanan forma kaydedildi. Hastalar dental tedavilerinin yapılması amacıyla genel anestezi altında uyutuldu ve ağız içi muayeneleri yapılarak bulgular hazırlanan forma kaydedildi. 50 hastanın ağız içi ve radyolojik muayeneleri ile tedavi uygulamaları Çocuk Diş Hekimliği Uzmanı tarafından, 48 hastanın işlemleri ise Endodonti Uzmanı tarafından gerçekleştirildi. Hastaların ağız içi ve radyolojik muayene bulguları ile tedavi sonuçları karşılaştırıldı. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen çocuk (15 yaş altı) hastaların yaş ortalaması, 42, yetişkin (15 yaş üzeri) hastaların yaş ortalaması 23, 7 olarak gerçekleşti. Çocuk hastaların radyolojik ve ağız içi muayeneleri karşılaştırıldı ve konulan endikasyonların %43, 8 oranında uyumlu olduğu görüldü. Bu oran yetişkin hastalarda %48 olarak gerçekleşti. Çocuk hastalarda yapılan tedaviler ile radyolojik muayenenin %41,, ağız içi muayenenin ise % 3, 3 oranında uyumlu olduğu anlaşıldı. Yetişkin hastalarda yapılan tedaviler ile radyolojik muayenenin %53, ağız içi muayenenin ise % 1, 8 oranında uyumlu olduğu anlaşıldı. Radyolojik değerlendirme sırasında hastaların asemptomatik bulguları değerlendirildi. Çocuk hastaların %50 sinde dentigeröz kist, gömülü 20 yaş dişi, 2. Premolar dişin kongenital eksikliği ve mandibular 2. Premolar dişin gömülü olması gibi durumlarla karşılaşıldı. Bu oran yetişkin hastalarda %66 olarak gerçekleşti. Sonuç: Bu çalışmanın sonuçlarına göre; zihinsel engelli bireylerde en uygun şekilde radyolojik muayene ve incelemenin yapılması gerekmektedir. Çocuk hastalarda ağız içi muayene ile uygulanan tedavilerin % 3, 3 oranında uyumlu olması çocuk hastalarda radyolojik inceleme yapmadan sadece ağız içi muayene ile tedavilerin yapılabileceğini göstermektedir. Yetişkin hastalarda ise asemptomatik bulgularla karşılaşma oranının yüksek olması ve ağız diş ve çene yapılarının nispeten stabil olması nedeniyle yetişkin olan (15 yaş üzeri ) zihinsel engelli bireylerde işlem öncesi radyolojik muayene yapılması önerilmektedir. Ayrıca zihinsel engelli bireylerin radyolojik muayenesinin yapılması bünyesinde KIBDT cihazı, anestezi uzmanı, yardımcı personel, işlem sonrası bakım için derlenme odası bulunduran merkezlerin varlığı ile mümkündür. Ülkemizde bu merkezlerin sayılarının artması gerekmektedir. Computed Tomographic Assesment of the Maxillofacial Region of Mentally Disabled or Uncooperative Patients Under Sedation Anesthesia Emrah Soylu 1, Alper Alkan 2, Salih Doğan 3, Yakup Üstün 4, Mustafa Denizhan Yıldırım 2, Dilek Günay Canpolat 2, Yıldıray Şişman 4 1 Gaziosmanpasa University, Faculty Of Dentistry Department Of Oral And Maxillofacial Surgery 2 Erciyes University, Faculty of Dentistry, Department of Oral and Maxillofacial Surgery, Kayseri, Turkey 3 Erciyes University, Faculty of Dentistry, Department of Endodontics, Kayseri, Turkey 4 Erciyes University, Faculty of Dentistry, Department of Pediatric Dentistry, Kayseri, Turkey 5 Erciyes University, Faculty of Dentistry, Department of Oral and Maxillofacial Radiology, Kayseri, Turkey Purpose: The purpose of this study was to evaluate the necessity of the radiological examination of the mentally handicapped (MHP) or uncooperative patients (UP) computed tomographic images that obtained under intravenous sedation. Material and Methods: Number of 98 MHPs or UPs underwent cone beam dental tomographic (CBCT) evaluation under sedation anesthesia. All patients dental treatment were done under general anesthesia and oral examination was done during the treatment procedure. 50 patients (children) radiological examination and oral examination were evaluated and findings were listed to an evaluation form by a pediatric dentist. Same procedure was done by an endodontist for the other 48 patients (adults). Then the forms were evaluated. Results: Mean age of children was 9, 42 and adults were 23, 7. Radiological and oral diagnosis of children were 43, 8% compatible, however; it was 48% in adults. Radiological and oral diagnosis of children and adults compared separately with the treatment results. Radilogical diagnosis was 41, 9% compatible with treatment results, while oral diagnosis was 93, 3% compatible with treatment results in children. In adult patients radiological diagnosis was 53% compatible with treatment result, while oral diagnosis was 91, 8%. Incidental findings were also recorded and 25 (50%) of children had asymptomatic conditions, such as; dentigerous cyst (2%, n=1); wisdom tooth (10%, n=5); congenital agenesis of second premolars (4%, n=2); embedded second mandibular premolar (2%, n=1). This ratio was 66% (n=32) in adult patients. Conclusion: Due to results of this study, MHPs or UPs cannot benefit from radiological examination, because conventional radiologic examinations such as panoramic or periapical radiographs are not suitable for these patients. CBCT evaluation is recommended for adult patients instead of children, because adult patients have a more stabil oral condition when compared with 45

8 the children. For this purpose, numbers of the dental clinics which have CBCT, anesthesiologist, a post-operative care unit and trained crew, should be increased. OP-09 Ratlarda Oluşturulan Kritik Boyutlu Kemik Defektlerine Doksisiklin veya Rifamisin ile Karıştırılarak Uygulanan Sığır Kaynaklı Demineralize Kemik Greftinin Kemik İyileşmesine Olan Etkisinin Histomorfometrik Olarak İncelenmesi Koray Özer 1, Hüseyin Köşger 2, Dila Çelikkol 2, M. Emre Benlidayı 3 1 Serbest Hekim, İstanbul, Türkiye 2 Cumhuriyet Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Ağız Diş e Çene Cerrahisi Anabilim Dalı, Sivas, Türkiye 3 Çukurova Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Ağız Diş e Çene Cerrahisi Anabilim Dalı, Adana, Türkiye Amaç: Bu çalışmada rifamisin veya doksisiklin ile sığır kaynaklı demineralize kemik greftini karıştırıp defekt bölgesine uyguladıktan sonra rifamisin ve doksisiklinin o bölgedeki yeni kemik oluşumu üzerine etkisini histomorfometrik olarak incelemek amaçlanmıştır. METOD: Deneysel çalışmamızda 24 adet Wistar Albino rat kullanılmıştır. Deney hayvanları her birinde 8 rat olacak şekilde 3 gruba ayrılmıştır. 5mm çapında standart kritik boyutta kemik defekti, sağ mandibula angulus bölgesinde oluşturulmuştur. Defekt bölgesine kontrol grubunda sığır kaynaklı demineralize kemik grefti, birinci deney grubunda rifamisin ile karıştırılan sığır kaynaklı demineralize kemik grefti, ikinci deney grubunda doksisiklin ile karıştırılan sığır kaynaklı demineralize kemik grefti uygulanmıştır. Tüm hayvanlar 28. günde sakrifiye edilmiştir. Histomorfometrik analiz için undekalsifiye kesitler hazırlanmıştır. eriler istatistiksel olarak analiz edilmiştir. Bulgular: Gruplara ilişkin yeni oluşan kemik hacimleri karşılaştırıldığında farklılık önemli bulunmuştur (p0,05). Sonuçlar: Sonuç olarak rifamisin ve doksisiklinin kemik iyileşmesine olumsuz etkileri olmadığı için sığır kaynaklı demineralize kemik grefti ile karıştırılarak defekt bölgesine uygulanabilir. Ayrıca rifamisinin yeni kemik oluşumu üzerine olumlu etkisi olduğu saptanmıştır. Anahtar kelimeler: Sığır kaynaklı demineralize kemik grefti, rifamisin, doksisiklin, histomorfometri. Histomorphometric Investigation of the Bone Healing Effects of Demineralized Bone Graft of Bovine Origin Combined With Doxycycline or Rifamycin on Critical Sized Bone Defects of Rats Koray Özer 1, Hüseyin Köşger 2, Dila Çelikkol 2, M. Emre Benlidayı 3 1 Dentist, Istanbul 2 Cumhuriyet University, Faculty of Dentistry, Department of Oral and Maxillofacial Surgery, Sivas, Turkey 3 Çukurova University, Faculty of Dentistry, Department of Oral and Maxillofacial Surgery, Adana, Turkey Objective: The aim of this study is to histomorfometrically investigate the effect of rifamycin and doxycycline on new bone formation by applying the demineralized bone graft of bovine origin combined with rifamycin or doxycycline on bone defects. Methods: 24 Wistar Albino rats were used in our experimental study. Test animals were divided into 3 groups with 8 rats each. Critical size bone defect with standardized 5mm diameter were created in the right mandibular angle region of rats. In the control group, bovine originated demineralized bone graft, in the first experimental group rifamycin mixed with demineralized bone graft of bovine origin, in the second group doxycycline mixed with demineralized bone graft of bovine origin was applied to the defects. All animals were sacrificed on 28th day. Undecalcified sections were prepared for histomorphometric analysis. Results: Statistically significant differences were found when newly formed bone volumes were compared for the groups (p0.05). Conclusions: As a result, rifamycin and doxycycline could be used mixed with demineralized bone graft of bovine origin on the bone defects, because they don t have negative effects on the bone healing. It was also observed that rifamycin has a positive effect on new bone formation. Key words: Demineralized bone graft of bovine origin, rifamycin, doxycycline, histomorphometry. OP- 10 Serum Biomarkerları Bifosfanata Bağlı Çene Osteonekrozu Tedavisi İçin Önemli Bir Gösterge midir? Pilot Çalışma Gonca Duygu Çapar 1, Gül Merve Yalçın 2, Nilay Er 1, Ceyda Özçakır Tomruk 2 1 Trakya Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Ağız, Diş, Çene Cerrahisi Anabilim Dalı, Edirne, Türkiye 2 Yeditepe Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Ağız, Diş, Çene Cerrahisi Anabilim Dalı, İstanbul, Türkiye Amaç: Bifosfanata bağlı çene osteonekrozunda olası riskleri değerlendirmek için serum biomarkerları önerilmektedir ancak bu konuda kesin bir fikir birliği yoktur. Bu çalışmanın amacı farklı tedavi yöntemleri sonrası oluşan C-terminal telopeptide (CTX), 46

9 Tartrate-resistant acid phosphatase 5b (TRACP 5b) ve Alkaline phosphatase (ALP) değerlerinin bifosfanata bağlı çene osteonekrozu tedavisini öngörmede etkili olup olmadığını deneysel havyan çalışması ile ortaya çıkarmaktır. Gereç ve Yöntemler: Çalışmada her biri altı rat içeren toplam dört grup incelendi (n:24). Kontrol grubu dışındaki üç grupta bulunan toplam 18 rata, sekiz hafta süreyle haftada üç kez zoledronik asit (ZA) enjekte edildi. Sekiz hafta sonunda üç gruba farklı tedavi yöntemleri uygulandı. Grup I: kontrol grubu, ZA enjeksiyonu yapılmadı, diş çekimi yapıldı; Grup II: ZA enjeksiyonu yapıldı, sadece diş çekimi yapıldı; Grup III: ZA enjeksiyonu yapıldı; diş çekimi ve mukozal flep ile kapama yapıldı; Grup I : ZA enjeksiyonu yapıldı; diş çekimi yapıldı, doksisiklinli sünger uygulaması ile mukozal flep kapama yapıldı. Cerrahi uygulama sonrası sekiz hafta daha beklenen iyileşme dönemi sonrası tüm hayvanlardan kan örnekleri alındı ve serum CTX, TRACP 5b ve ALP seviyeleri analiz edildi ve klinik bulgular kaydedildi. Bulgular: Klinik olarak bifosfanata bağlı çene osteonekrozu, grup II de, diğer gruplara göre daha belirgindir. Grup III ve Grup I de benzer şekilde mukozal iyileşme gözlendi. Tüm gruplar arasında biomarker seviyeleri açısından istatistiksel olarak anlamlı fark bulunamadı. Sonuçlar: Bizim çalışmamızın sonuçlarına göre serum CTX, TRACP 5b ve ALP biomarkerları, bifosfanata bağlı çene osteonekrozu değerlendirmesi için etkili biomarkerlar değildir. Ancak farklı zaman aralıkları içeren başka hayvan deneyleri ve klinik çalışmalara ihtiyaç vardır. Are Serum Biomarkers an Important Indicator for Treatment of Bisphosphonate Related Osteonecrosis of the Jaws? A pilot study Gonca Duygu Çapar 1, Gül Merve Yalçın 2, Nilay Er 1, Ceyda Özçakır Tomruk 2 1 Trakya University, Faculty Of Dentistry, Department of Oral and Maxillofacial Surgery, Edirne, Turkey 2 Yeditepe University, Faculty Of Dentistry, Department of Oral and Maxillofacial Surgery, Istanbul, Turkey Objective: Serum biomarkers have been suggested for the risk assessment for bisphosphonate-related osteonecrosis of the jaw (BRONJ); however no consencus have been reached. The aim of this study is to investigate the effectiveness of Cterminal telopeptide (CTX), Tartrate-resistant acid phosphatase 5b (TRACP 5b) and Alkaline phosphatase (ALP) as possible biomarkers for BRONJ in an experimental animal model. Methods: The study examined a total of four groups each consisting of six rats (n = 24). 18 rats in the three experimental group, (except for the control group) injected by Zoledronic acid (ZA) three times a week for eight weeks. At the end of the eight weeks, different treatment modalities have been performed on three experimental groups. Group I: control group, no ZA injection, tooth extraction performed; Group II: ZA injection, only tooth extraction performed; Group III: ZA injection, tooth extraction and mucosal flap covering performed; Group IV: ZA injection, tooth extraction and mucosal flap covering with sponges loading with doxycycline was performed. After recovery period of eight weeks from the surgery; blood samples were collected from all animals and serum CTX, TRACP 5b and ALP levels were analyzed and clinical findings were recorded. Results: Clinically; BRONJ occurrence was significantly higher in group II. Group III and Group IV showed similar mucosal healing after eight weeks. There was no statistically significance difference between four groups in terms of biomarker levels. Conclusions: Our results show that serum CTX, TRACP-5b, ALP are not possible biomarkers for BRONJ. However, further animal studies and also clinical trials are needed to investigate these and other biomarkers with different time intervals. OP-11 Maksiller Sinüs Tabanı Yükseltme İşleminde Borik Asit Kullanılmasının Yeni Kemik Oluşumu Üzerine Etkisinin Araştırılması Murat Ulu 1, Nükhet Kütük 2, Muhammet Furkan Cıcık, Süheyb Bilge 1, Seyfi Kelebek 1, Suna Sayğılı 3, İbrahim Tuğlu 3, Alper Alkan 2 1 İzmir Katip Çelebi Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Ağız, Diş, Çene Cerrahisi Anabilim Dalı, İzmir, Türkiye 2 Erciyes Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Ağız, Diş, Çene Cerrahisi Anabilim Dalı, Kayseri, Türkiye 3 Celal Bayar Üniversitesi, Histoloji ve Emnriyoloji Anabilim Dalı, Türkiye Giriş: Şiddetli atrofi gösteren posterior maksillada rezidüel alveoler kemiğin yetersiz olduğu durumlarda implant yerleştirmek mümkün olmayabilir. Bu gibi durumlarda ilgili bölgede başarılı implant tedavisi için maksiller sinüs tabanı yükseltilmesi (MSTY) işlemi ile alveoler kemik yüksekliğinin artırılması için son derece etkili bir tedavi seçeneğidir. Bu çalışmada, tavşanlarda MSTY işlemi sırasında sistemik ve lokal olarak borik asit kullanıldı. MSYT işlemi sonrası elde edilen yeni kemik yapı histolojik olarak borik asit kullanılmayan grupla karşılaştırıldı. Metod: Bilateral olarak MSTY işlemi yapılan 40 adet tavşan 3 gruba ayrıldı. Birinci gruptaki 20 deneğin MSTY yapılan sağ sinüslerine otojen kemik (OK) deproteinize sığır kemiği (DSK) yerleştirilirken sol sinüslere OK DSK karışımına lokal borik asit ilave edidi. Ikinci gruptaki 10 deneğe sadece OK DSK çift taraflı uygulandı. Üçüncü gruptaki 10 deneğe çift traflı OK DSK uygulandıktan sonra denekler normal diyete ilave oral olarak 3 mg/kg borik asit ile beslendi. Denekler 4. ve 8. haftalarda sakrifiye edildikten sonra histolojik inceleme yapıldı. 47

10 Bulgular: Yapılan histolojik incelemeler sonucu borik asitin lokal uygulandığı grupta yeni kemik oluşumunun borik asitin sistemik olarak verildiği gruba kıyasla daha kısa sürede gerçekleştiği gözlemlendi. Borik asitin sistemik olarak verildiği grupta ise ilave hiçbir işlem yapılmayan gruba göre yeni kemik oluşum hızı daha yüksek olarak tespit edildi. Sonuçlar: Dental implantların rutin klinik uygulamarında en sık karşılaşılan sorun yetersiz kemik miktarıdır. Bu sorunu gidermek adına çeşitli cerrahi teknikler ve biyomateryaller kullanılmaktadır. MSTY işleminden sonra hastalar genellikle 6- aylık bir süre beklemektedir. Kemik tamirini hızlandırdığı çeşitli çalışmalarda gösterilen bor materyali bu çalışmada da lokal olarak uygulandığında yeni kemik oluşumu üzerine olumlu etki yaptığı tespit edilmiştir. Effect of using boric acid on new bone growing in the process of maxillary sinus floor lifting Murat Ulu 1, Nükhet Kütük 2, Muhammet Furkan Cıcık, Süheyb Bilge 1, Seyfi Kelebek 1, Suna Sayğılı 3, İbrahim Tuğlu 3, Alper Alkan 2 1 Izmir Katip Çelebi University, Faculty of Dentistry, Department of Oral and Maxillofacial Surgery, Izmir, Turkey 2 Erciyes University, Faculty of Dentistry, Department of Oral and Maxillofacial Surgery, Kayseri, Turkey 3 Celal Bayar Unıversıty Department Of Hıstology And Embrıology Introduction: Loading implant based on the limited volume of residual alveolar bone at posterior maxillae showing severe atrophy may be problematic. Maxillary sinus floor lifting (MSFL) with increasing volume of alveolar bone are one of the most effective and predictable treatment for a successful implant treatment in this region. In this study, the local and systemic application of boron mineral in rabbits were done during MSFL process. The histomorphometric comparison of new bone formed as a result of MSFL process with the use of local boron and without boron was done. Methods: 4o rabbits applied bilaterally MSFL were separated into 3 groups. In group 1, right sinuses applied MSFL of rabbits were augmented with autogenous bone (AB) + deproteinized bovine bone (DBB) mixture and the left sinuses were augmented with AB+DBB and local boric acid mixture. In group 2, ten rabbits bilaterally were augmented only AB+DBB mixture only. In group 3, ten rabbits were bilaterally augmented with AB+DBB mixture and these rabbits were fed with normal diet and additionally 3 mg/kg systemic boric acid orally. Histological evaluations were done after rabbits had sacrificed at 4 week and 8 week. Results: After histological evaluations, it ensued that new bone formation occurred in a short time when boric acid was applied locally than applied systemic way. Also, it was detected that new bone formation rapidity was higher in systemic boric acid applied sinuses than any agent applied sinuses. Conclusion: Deficiency of bone volume is the major problem of application of dental implants in routine clinic. There are lots of surgical techniques and biomaterials being used to solve this problem. Patients stands by during 6-9 months after MSFL procedure. Boron showed to accelerate bone repair process on many studies was detected to affect new bone formation positively when applied locally in this study. OP-12 Evaluation of calcified carotid atheroma on panoramic radiographs and doppler ultrasonography in an older population Yusuf Atalay 1, Fatih Asutay 1, Kamil Serkan Ağaçayak 2, Mahmut Koparal 3, Fahri Adalı 4, Belgin Gülsün 2 1 Afyon Kocatepe Diş Hekimliği Fakültesi Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Anabilim Dalı, Afyon, Türkiye 2 Dicle Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Anabilim Dalı, Türkiye 3 Adıyaman Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Anabilim Dalı, Türkiye 4 Afyon Kocatepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Kardiyovasküler Cerrahi Anabilim Dalı, Afyon, Türkiye Aim: It is aimed to determine the reliability of panoramic radiograph (PR) as a screening tool for the detection of calcified carotid atheroma (CCA) by comparing it with doppler ultrasonography (DU) examination. A second aim was to evaluate the relationship among CCA, systemic diseases, smoking and body mass index (BMI) in an older population Materials and Methods: During the years 2013 to 2014, a random sample of 1650 PRs was collected from patients older than 45 years who were being treated by the Faculty of Dentistry, Afyon Kocatepe University. Medical data was collected from the archival records of the dental school. The patients were divided into 2 groups as; Group A (Study Group) CCA findings were confirmed by DU (n=59), Group B (Control Group) CCA findings were not confirmed by DU (n=34) Results: Of the 1650 individuals, 93 (5.63%) were detected to have CCA on PR. The population consisted of 43 males and 50 females with mean age of 5.84±10. 2 years. No difference was determined in respect of CCA between the genders (p=0.745).there was a significant difference between Group A and Group B in respect of hypertension. (P=0.004) But there was no difference between Group A and Group B in respect of age (p=0.495), BMI (P=0.756), diabetes (P=0.168), and smoking (p=0.482) distribution. Conclusions: Although PR cannot be used as a inital diagnostic method when searching for CCA, dentists should be aware of CCA on a routine PR, particularly in older patients who may also have the risk factors of obesity, diabetus mellitus, hypertension and smoking. Recognizing of CCA especially in hypertensive patients could potentially increase the length and quality of life for individuals. 48

11 Key words: Panoramic radiograph, Calcified carotid atheroma, Atherosclerosis, Risk factors, Ultrasonography OP-13 Pistacia Terebinthus improves bone regeneration in the repair of critical size defects Muhammed İsa Kara 1, Mustafa Kırtay 2, Ümit Yolcu 2, Yusuf Atalay 3, Işıl Aydemir 4, Sevinç İnan 4 1 İzmir Katip Çelebi Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Ağız, Diş, Çene Cerrahisi Anabilim Dalı, İzmir, Türkiye 2 İnönü Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Ağız, Diş, Çene Cerrahisi Anabilim Dalı, Malatya, Türkiye 3 Afyon Kocatepe Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Ağız, Diş, Çene Cerrahisi Anabilim Dalı, Afyon, Türkiye 4 Celal Bayar Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Histoloji ve Embriyoloji Anabilim Dalı, Türkiye Objective: The goal of this study was to evaluate the effectiveness of systemic administration of Pistacia terebinthus (PT) in improving new bone regeneration in critical size bone defects in rat mandibles. Materials and Methods: Twenty-four male Wistar albino rats were randomly separated into the following 4 groups (n=6 each): (1) control, 15 days (C-15); (2) control, 45 days (C-45); (3) systemic PT, 15 days (PT-15), and (4) systemic PT, 45 days (PT-45). In the PT group, 100 mg PT/kg was systemically administered through orogastric tubes. All critical size defects were filled with B-TCP graft material. No additional treatment was performed on the control group. After 15 and 45 days, rats were euthanized according to their study groups. New bone formation, the number of osteoblasts and capillaries, and the intensity of the inflammatory cells were examined histomorphometrically. An immunohistochemistry analysis of BMP-2, TGF-β1, EGF, OPG, and RANKL examinations was also performed. Results: On days 15 and 45, new bone regeneration considerably increased in the PT groups compared to the control groups. Additionally, PT groups demonstrated superior histomorphometric and immunohistochemistry markers compared to the control groups. Conclusion: The results of this study demonstrated that PT may promote bone formation and reduce the healing period of grafted areas. It may also contribute new insights into therapeutic strategies to improve graft materials and to decrease the disadvantages of said graft material OP-14 Kritik boyuttaki defektlerin tamirinde borik asit ve düşük doz lazer tedavisinin (LLLT) kemik greftleri üzerinde tek başına veya kombinasyon olarak kullanımı Mustafa Kırtay 1, M. İsa Kara 2, Hüseyin Akçay 2, Hasan Akgül 3, Sevinç İnan 4, Işıl Aydemir 4 1 İnönü Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Ağız, Diş, Çene Cerrahisi Anabilim Dalı, Malatya, Türkiye 2 Katip Çelebi Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Ağız, Diş, Çene Cerrahisi Anabilim Dalı, İzmir, Türkiye 3 Gaziantep Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü 4 Celal Bayar Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Histoloji ve Embriyoloji Anabilim Dalı, Türkiye Amaç: Çok sayıda çalışma kemik tamiri üzerinde antioksidanların veya düşük doz lazer tedavisinin (LLLT) etkilerini değerlendirmiştir; fakat bu işlemlerin kombinasyonunun değerlendirilmesi henüz yapılmamıştır. Bu çalışmanın amacı, ratların mandibulasındaki kritik boyuttaki defektlerin tamirinde düşük doz lazer tedavisi (LLLT) ve borik asidin kemik greftleri üzerindeki etkilerini incelemektir. Materyal ve Metot: Erkek wistar albino ratlar (n=48) her grupta altı rat olacak şekilde rastgele sekiz gruba ayrıldı: (1) kontrol, 15 gün (C-15), (2) kontrol, 45 gün (C-45), (3) Borik asit (B), 15 gün (B-15), (4) Borik asit, 45 gün (B-45), (5) LLLT (L), 15 gün (L-15) ve (6) LLLT, 45 gün (L-45), (7) LLLT ve B, 15 gün (L B-15), (8) LLLT ve B, 45 gün (L B-45). Bütün gruplarda defektleri doldurmada β-trikalsiyum fosfat greft materyali kullanıldı. Kontrol gruplarında hiçbir ilave tedavi uygulanmadı. Sistemik borik asit grupları greft materyaliyle beraber orogastrik yolla günde 0,3 mg/kg boric asit aldı. Borik asit sakrifikasyon sırasında ratlara günlük olarak uygulandı. L gruplarında, greft bölgesi üzerinde LLLT tedavisi (15 gün, her gün, 8 J/cm2) uygulandı. L B grubunda, L ve B işlemleri aynı şekilde gerçekleştirildi. Yeni kemik oluşumu, osteoblast ve damarlanma sayısı ve inflamatuar hücrelerin yoğunluklarını analiz etmek için histomorfometrik inceleme yapıldı. Sonuçlar: 15. ve 45. günlerde, L B gruplarında yeni kemik alanları L, B ve kontrol gruplarına göre bariz şekilde arttı. L ve B grupları ayrıca, kontrol grubuna göre daha iyi bir kemik rejenerasyonu gösterdi. Sonuç: Bu çalışmanın sonucuna göre, sadece LLLT veya borik asit tedavisiyle karşılaştırıldığında, LLLT ve boric asit kombinasyon tedavisi histolojik olarak yeni kemik rejenerasyonunu arttırabilir ve greftlenmiş sahanın iyileşme süresini kısaltabilir. Use alone or in combination of low-level laser therapy (LLLT) and boric acid on bone grafts in the repair of critical size defects 49

12 Mustafa Kırtay 1, M. İsa Kara 2, Hüseyin Akçay 2, Hasan Akgül 3, Sevinç İnan 4, Işıl Aydemir 4 1 İnönü University, Faculty of Dentistry, Department of Oral and Maxillofacial Surgery, Malatya, Turkey 2 Katip Çelebi University, Faculty of Dentistry, Department of Oral and Maxillofacial Surgery, Izmir, Turkey 3 Gaziantep University, Department of Biology, Turkey 4 Celal Bayar Unıversıty Department Of Hıstology And Embrıology, Turkey Purpose: Numerous studies have evaluated the effects of either low-level laser therapy (LLLT) or antioxidants on bone repair; however, an assessment of the combination of these procedures (LLLT+Antioxidant) and has not yet been evaluated. The goal of this study was to examine the effects of LLLT + Boric acid (as an antioxidant) on bone grafts in the repair of critical size defects in the mandible of rats. Materials Methods: Male wistar albino rats (n=48) were randomly separated into eight groups of six rats each: (1) control, 15 days (C-15), (2) control, 45 days (C-45), (3) Boric acid (B), 15 days (B-15), (4) Boric acid, 45 days (B-45), (5) LLLT (L), 15 days (L-15) and (6) LLLT, 45 days (L-45), (7) LLLT and B, 15 days (L+B-15), (8) LLLT and B, 45 days (L+B-45). β- Tricalcium Phosphate graft material was used for filling defects in the all groups. No additional treatments were used in the control groups. In systemic boron (SB) groups received graft material plus 0.3 mg/kg boric acid daily with oro-gastric pathway. B was administered to the rats daily during sacrification. In L groups, LLLT therapy (15 days, daily, 8 J/cm2) was performed on the graft area. In L+B group, both L and B procedures were performed in a same manner. Histomorphometric examination was carry out in order to analyze new bone formation, number of osteoblast, and capillaries and intensities of inflammatory cells. Results: On 15 and 45. days new bone area increased significantly in L+B groups than L, B and control groups. L and B groups were also showed superior bone regeneration than control group. Conclusion: According to results of study combined LLLT + Boric acid treatment may increase new bone regeneration histologically, and decreasing the length of the healing period of grafted areas, when compared to treatment with LLLT or boric acid alone. OP-15 Sistemik Teriparatid Uygulamasının Yönlendirilmiş Kemik Rejenerasyonundaki Etkinliğinin Araştırılması Cem Özgür 1, Hilal Alan 1, Mehmet Gül 2, Mustafa Sancar Ataç 3, Ahmet Hüseyin Acar 4, Birgül Yiğitcan 2 1 İnönü Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Ağız, Diş, Çene Cerrahisi Anabilim Dalı, Malatya, Türkiye 2 İnönü Üniversitesi, Histoloji ve Embriyoloji Anabilim Dalı, Malatya, Türkiye 3 Gazi Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Ağız, Diş, Çene Cerrahisi Anabilim Dalı, Ankara, Türkiye 4 Bezmialem akıf Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Ağız Diş ve Çene Cerrahisi Anabilim Dalı, İstanbul, Türkiye Amaç: Bu çalışmada; sentetik greft materyali olarak hidroksiapatit beta trikalsiyum fosfat (HA/βTCP) ve osteoanabolik etkili teriparatid uygulamasının titanyum bariyer ile birlikte kullanılmasının yeni kemik oluşumundaki etkinliğini araştırmayı amaçladık. Metod: Çalışmada, 24 adet beyaz erişkin erkek Yeni Zelanda tavşanı kullanıldı. Her tavşanın kafatasına orta hattın sağında ve solunda olmak üzere 2 adet bariyer yerleştirildi. Çalışmadaki tüm hayvanların sol tarafına sabitlenen kubbelerin altında dekortikasyonla kanamalı bir alan oluşturuldu ve sentetik greft materyali olarak HA/βTCP (Straumann Bone Ceramic) kullanıldı. Sağ taraftaki kubbelerin altına herhangi bir materyal yerleştirilmeyip sadece dekortikasyonla kanamalı bir alan oluşturuldu. Hayvanların yarısına haftada 3 kez subkutanöz dorsal bölgeye her uygulamada 10 μg/kg olacak şekilde teriparatid (Forsteo) uygulandı. İlaç uygulamasına operasyon gününden sakrifikasyon işleminin gerçekleştirildiği güne kadar devam edildi. Hayvanların yarısı 1. ayın sonunda diğer yarısı da 3. ayın sonunda sakrifiye edildi. Bulgular: Numuneler histolojik ve histomorfometrik olarak değerlendirildi. Histomorfometrik analiz sonucunda dekortikasyon yapılıp HA/βTCP kullanılan gruplarda sadece dekortikasyon yapılan gruplara göre üçüncü ayda yeni kemik oluşumunda istatistiksel olarak anlamlı bir artış gözlendi (p<0,05). Dekortike edilerek teriparatid uygulanan grupta sadece dekortike edilen gruba göre birinci ve üçüncü ayda yeni kemik oluşumunda istatistiksel olarak anlamlı bir artış gözlendi (p<0,05). Bariyer altına greft konularak teriparatid uygulanan grupta, sadece greft konulan gruba göre üçüncü ayda yeni kemik oluşumunda istatistiksel olarak anlamlı bir artış gözlendi (p<0,01). Sonuç: Sonuç olarak, fibröz dokunun titanyum bariyerlerin içerisine girişi engellenip sabit bir çatı sağlandığında, iskeletsel sınırların dışında sadece dekortikasyon ile yeni kemik oluşturulabildiği görülmektedir. Titanyum bariyerler ile birlikte kullanılan HA/βTCP greft materyalinin ve osteoanabolik etkili teriparatid in hem kısa hem de uzun dönemde yeni kemik oluşumunu artırdığı anlaşılmaktadır. The Investigation of Effectiveness of Systemic Teriparatide Administration On Guided Bone Regeneration Cem Özgür 1, Hilal Alan 1, Mehmet Gül 2, Mustafa Sancar Ataç 3, Ahmet Hüseyin Acar 4, Birgül Yiğitcan 2 1 Inonu University,Faculty of Dentistry,Department of Oral and Maxillofacial Surgery, Malatya, Turkey 2 Inonu University,Faculty of Medicine,Department of Histology and Embryology, Malatya, Turkey 50

13 3 Gazi University, Faculty of Dentistry, Department of Oral and Maxillofacial Surgery, Ankara, Turkey 4 Bezmialem Vakif University, Faculty of Dentistry, Department of Oral and Maxillofacial Surgery, Istanbul, Turkey Objective: In this research, it is aimed to search the effect of usage of hydroxyapatide beta tricalcium phosphate (HA/ βtcp) as a graft material and osteoanabolic effective teriparatide together with titanium barrier on new bone growing activity. Methods: In this research 24 mature male New Zealand rabbit were used. Two barriers were placed to the skulls of rabbits, each on the right and left parietal bone. In the research, a bleeding area was constituted by decortications and HA/βTCP (Straumann Bone Ceramic) as a synthetic graft material was used under the domes placed to the left side. As for the right side, no material was placed under the domes but a bleeding area was constituted by decortication. Half of the animals were applied 10 μg/kg teriparatide (forsteo) in subcutaneous dorsal region 3 times in a week. Medicine application was conducted from the date of operation until the day of sacrification. Half of the animals were sacrificed at the end of the first month, the other half were sacrificed at the end of the 3rd month. Results: The histologic and histomorphometric examination of samples were made for evaluate to new bone growing. As a result of histomorphometric examination, there was statistically significant difference in between HA/βTCP groups and groups with only decortication at the end of the third month (p<0.05). There was statistically significant difference in between decorticated and teriparatide applied group and decorticated group at the end of the first and 3rd month (p<0.05). There was statistically significant difference in between teriparatide applied with graft under barrier group and the group just with the graft under barrier at the end of first and third month (p<0.01). Conclusions: As a result, when the accession of fibrous structure into titanium barriers are inhibited and a roof is constituted, only with the decortication it is possible for new bones to grow out of skeletal borders. It is understood that HA/βTCP graft material used with titanium barriers and osteoanabolic effective teriparatide promotes new bone growing in a short and long term. OP-16 Greft materyali kullanılmadan maksiller sinüs ogmentasyonu ve implant uygulamasının Değerlendirilmesi Emre Dikicier 1, Sibel Dikicier 2, Ümit Karaçaylı 3 1 Çorlu Askeri Hastanesi, Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Anabilim Dalı, Tekirdağ, Türkiye 2 Çorlu Askeri Hastanesi, Protetik Diş Tedavisi Anabilim Dalı, Tekirdağ, Türkiye 3 Gülhane Askeri Tıp Akademisi, Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Anabilim Dalı, Ankara, Türkiye Kısmen atrofik posterior maksilladaki dişsizlik, çeşitli sinüs ogmentasyon teknikleri ve kemik greftleri kullanılarak implant yerleştirilmesiyle başarıyla restore edilmektedir. Greft materyalinin gerekli olduğu düşünülse de, geçmiş birçok araştırma, greft materyali kullanılmadan sinus mukozasının elevasyonu ve implantın simültane olarak yerleştirilmesi tekniğinin, yeterli kemik oluşumunu sağladığını göstermektedir. Buna ilave olarak, hastanın periferal venöz kanı implant etrafına uygulanarak sinüs membranına destek sağlanabilir. Bu sunumun amacı; ilave greft materyali olmaksızın, sinus membran elevasyonu ve simültane implant yerleştirilmesinin maksiller sinüs ogmentasyonunda geçerli bir teknik olup olmadığının değerlendirilmesidir. Sunulan olgular; bu tekniğin maksiller sinus ogmentasyonu için güvenilir bir teknik olduğunu göstermiştir. The evaluation of the maxillary sinus augmentation and implant placement without graft material Emre Dikicier 1, Sibel Dikicier 2, Ümit Karaçaylı 3 1 Çorlu Military Hospital, Department of Oral and Maxillofacial Surgery, Tekirdağ, Turkey 2 Çorlu Military Hospital, Department of Prosthodontics,Tekirdağ, Turkey 3 Gülhane Military Medical Academy, Department of Oral and Maxillofacial Surgery, Ankara, Turkey Restoration of lost dentition in the severely atrophic posterior maxilla has been successfully treated with various sinus augmentation techniques such as using bone grafts and bone substitutes are frequently used to enable placement of dental implants. The use of graft material is thought to be necessary; however, recent studies have demonstrated that the mere lifting of the sinus mucosal lining and simultaneous placement of implants without using a grafting material has resulted in sufficient bone development. Furthermore, the collected peripheral venous blood can be applied to support the sinus membrane over the implant apex. The aim of this presentation was to evaluate whether sinus membrane elevation and the simultaneous insertion of titanium implants without additional grafting material constitute a valid technique for bone augmentation of the maxillary sinus floor. Presented cases have shown that sinus membrane elevation without the use of bone graft material was found to be a predictable approach for bone augmentation of the maxillary sinus floor. 51

14 OP-17 İki Aşamalı Yerleştirilen Titanyum İmplantların Yumuşak Doku Reaksiyonunun Histopatolojik Olarak İncelenmesi Nihan Aksakallı 1, Çağrı Delilbaşı 2, Umut Çakan 3, Emrah Dilaver 2 1 İstanbul Üniversitesi Onkoloji Enstitüsü, Tümör Patolojisi ve Onkolojik Sitoloji Bilim Dalı, İstanbul,Türkiye 2 İstanbul Medipol Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi, Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Anabilim Dalı, İstanbul,Türkiye 3 İstanbul Medipol Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi, Protetik Diş Tedavisi Anabilim Dalı, İstanbul,Türkiye Amaç: Titanyum ve titanyum içerikli metal alaşımları diş hekimliğinde sıklıkla kullanılmaktadır. Titanyum biyolojik olarak uyumlu olmasına rağmen diğer metal iyonları gibi dokularda değişiklikler yapabilir. Bu çalışmadaki amacımız iki aşamalı yerleştirilen implantların titanyum kapatma vidasını örten dişeti dokusunun histopatolojik olarak incelenmesidir. Metod: Çalışmaya iki aşamalı implant yerleştirilmesi planlanan 20 hasta dahil edildi. İlk aşamada mukoperiosteal flap kaldırılarak implantlar yerleştirildi ve titanyum kapatma vidası takıldı. Flep kapatılmadan önce kenarından biyopsi alındı ve daha sonra primer olarak sütüre edildi. Alınan yumuşak doku örneği histopatolojik incelemeye gönderildi (kontrol grubu). İlk operasyondan 3 ay sonra implantların üzerini örten diş eti dokusu yumuşak doku punch ile eksize edilerek iyileştirme başlıkları takıldı. Eksize edilen dokular histopatolojik incelemeye gönderildi (çalışma grubu). Bulgular: Rutin histopatolojik hazırlık sonrası elde dilen kesitler ışık mikroskobunda incelendi. Doku reaksiyonları histometrik olarak belirlenen 3 alanda incelendi. (1. seviye, 2. seviye ve 3. seviye). Çalışma gruplarında 1. seviyede (epitel doku seviyesi) 2 örnekte yapısal hafif displazi, 12 örnekte orta derecede displazi, 2 örnekte ağır displazi ve 3 hastada da hücresel hafif displazi görülmüştür. 2. seviyede (submukozal seviyede) 7 örnekte lenfosit, plazmosit ve histiyosit infiltrasyonu izlendi. örneklerin 5 inde submukozadaki kollagen liflerde normalden artmış görüldü, 15 örnekte ise hiyalinizasyon saptandı. 3. seviyede (bağ dokusu seviyesi) 8 örnekte lenfosit, plazmosit ve histiyosit infiltrasyonu izlendi. Bunlardan 6 sında infiltrasyon yaygınlığı %10 un altında, 1 inde %10-%25 arasında, 1 nde %50 nin üzerinde saptandı. Örneklerin tümünde bağ dokusunda hiyalinizasyon görüldü. Sonuçlar: Titanyumla temas eden yumuşak dokuda değişik derecelerde enflamatuvar cevap geliştiği görüldü. Bazı örneklerde epitelyal displazi görülmesi nedeniyle titanyum reaksiyonuna yönelik ileri çalışmaların yapılması gerektiğini düşünmekteyiz. Histopathological Examination of the Soft Tissue Reaction of Two Stage Placed Titanium Implants Nihan Aksakallı 1, Çağrı Delilbaşı 2, Umut Çakan 3, Emrah Dilaver 2 1 Istanbul University Institute of Oncology, Department of Tumor Pathology and Oncological Cytology, Istanbul, Turkey 2 Istanbul Medipol University School of Dentistry, Department of Oral and Maxillofacial Surgery, Istanbul, Turkey 3 Istanbul Medipol University School of Dentistry, Department of Prosthodontics, Istanbul, Turkey Purpose: Titanium and metal alloys containing titanium are frequently used in dentistry. Although titanium is biocompatible like other metal ions, it may cause changes in body tissues. The purpose of this study was to histopathologically examine the soft tissue reaction of two-stage placed dental implants. Methods: Twenty patients who have undergone two-stage implant placement were included in this study. At first stage implants are placed after mucoperiosteal flap elevation and then titanium cover screw was inserted. Before closure of the flap soft tissue biopsy was harvested and sutured primarily. Soft tissue samples (control group) were processed for histopathological examination. 3 months following the first operation, soft tissue over the cover screw was excised with tissue punch and healing abutments were inserted. Excised soft tissue samples were processed for histopathologic examination. Results: Sections obtained after routine histopathologic preperation were examined under the light microscope. Tissue reactions were analyzed histometrically in three levels (first level, second level and third level). In the study group, first level (epithelial tissue level) showed mild structural dysplasia in 2 samples, moderate dysplasia in 12 samples, severe dysplasia in 2 samples and cellular mild dysplasia in 3 patients. At level two (submucosal level) lymphocytes, plasmocyte and histiocyte infiltration was observed in 7 samples. Five of the samples showed higher values than normal collagen fibers. In 15 samples hyalinization was detected. At third level (connective tissue level) lymphocytes, plasmocyte and histiocyte infiltration was observed in eight patients. Infiltration extent was below %10 in 6 of the samples and between % of the samples and above %50 in 1 sample. Hyalinization was observed in all connective tissues. Results: Different levels of inflammatory response was observed in the soft tissues in contact with titanium. Since epithelial dysplasia has been observed in some samples, further studies evaluating titanium reaction are required. OP-18 Estetik Bölgelerde Modifiye Vaskülarize İnterpozisyonal Periosteal-Bağ Dokusu Flep Uygulamaları 52

15 Özge Doğanay, Yusuf Emes, Buket Aybar, Belir Atalay İstanbul Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Ağız, Diş, Çene Cerrahisi Anabilim Dalı, İstanbul, Türkiye Giriş: Alveolar kemik rezorpsiyonu diş çekimi sonrasında her yönde, özellikle ilk 3 ay içerisinde görülmektedir. Yumuşak doku ile ilişkili alveolar kenar defekti gösteren estetik bölgelerde operasyon kemik içi implant yerleşimi için sakıncalı olabilmektedir. Yumuşak doku ogmentasyonu ile birlikte yapılan immediyat implantasyon bu gibi patolojik durumların ortaya çıkmasını engellemektedir. Anterior bölgede kenar defektlerinin düzeltilmesinde çeşitli yumuşak doku ogmentasyon prosedürleri kullanılmaktadır. Olgu bildirimi: Bu olgu, uygun olmayan yumuşak doku yapısı gösteren estetik implant bölgelerinin rekonstrüksiyonuna izin verecek vaskülarize interpozisyonel periosteal-bağ dokusu flep tekniğini anlatmaktadır. Tartışma: Soket koruma yöntemlerinin spesifik bir tipi olan modifiye vaskülarize bağ dokusu flep tekniğinin, diş çekimi sonrasında oluşabilecek yumuşak doku deformasyonu ve alveolar kemik rezorpsiyonu gibi durumları önlediği düşünülmektedir. Buna ek olarak, bu teknik, anterior bölgede eş zamanlı sert ve yumuşak doku ogmentasyonuna izin vermektedir. Modified Vascularized Interpositional Periosteal-Connective Tissue Flap in The Esthetic Sites Özge Doğanay, Yusuf Emes, Buket Aybar, Belir Atalay Istanbul University, Faculty of Dentistry, Department of Oral and Maxillofacial Surgery, Istanbul, Turkey Introduction: Alveolar bone resorption after teeth extraction occurs in all dimensions, especially within the initial 3 months. The esthetic sites, showing alveolar ridge deficiency associated with soft tissue, operation can be unfavorable for endosseous implant placement. Immediate implantation together with soft tissue augmentation may prevent these pathologic conditions. Various soft tissue augmentation procedures are available to correct the ridge defects in the anterior region. Case report: This case report presents the newer technique, named vascularized interpositional periosteal-connective tissue (VIP-CT) flap which allows for the reconstruction of esthetic implant sites showed improper soft tissue architecture. Discussion: The modified VIP-CT flap technique, a specific type of socket preservation technique, should be considered to prevent expected alveolar bone resorption and soft tissue deformation after tooth extraction. Additionally, this technique is presented for simultaneous hard and soft tissue augmentations in the anterior region. OP-19 Relationship of Temporomandibular joint dysfunction with sleep quality and depression Fatma Arslan 1, Fatma Duman 2, İbrahim Damlar 3, M. Hanifi Kokaçya 4, Soydan Kılıç 3 1 Private Practice, Phsycal Medicine 2 Mustafa Kemal University, School Of Physiotherapy And Rehabilitation 3 Mustafa Kemal University, Faculty of Dentistry, Department of Oral and Maxillofacial Surgery, Hatay, Turkey 4 Mustafa Kemal University, Faculty Of Medicine, Psyciatry Temporomandibular joint disorders is a situation at which a group of etiology, finding and symptom commonly come across, and put forth different results on studies. The purpose of this study is to investigate activation of TMJ on patients diagnosed by Temporomandibular Joint Dysfunction, existence of the escorted symptoms, trigger point tenderness on neck muscles and muscles of mastication, normal neck joint movements and muscle power activation, the tie between dysfunction and sleep quality in person and depression at the same time. 34 patients, aged between (n=34, 26 female- 8 male, x=27.15), diagnosed of temporomandibular joint dysfunction in the, Mustafa Kemal University, Faculty of Dentistry, Department of Oral and Maxillofacial Surgery Clinic were included the study. With posture analysis, Temporomandibular Joint Dysfunction and cervical zone normal joint movements were measured. Trigger points on cervical muscles and muscles of mastication were spotted with palpation. Temporomandibular Joint Dysfunction Pains of patients in mornings, nights, during and after eating were evaluated with Visual Analog Scale. With the Pittsburgh Sleep Quality Index, activation in sleep quality, and with Beck Depression İnventory, psychological activation were spotted. Anterior tilt in posture analysis of facts were founded in rate %97,1(n=33). One sided chewing in rate %100(n=34), Bruxism and narrowness at chin in rate % 85,3(n=29), joint sounds in rate %73,5(n=25) were founded. The most activation in Cervical zone normal joint movement measurement were seen in flexion angle(x=27,4), The most depression(x=37,3) and protrusion(x=5,7) were seen in Temporomandibular Joint Dysfunction normal joint movement measurement. It was seen that Temporomandibular Joint Dysfunction pains usually rose during eating (x=6,74). Trigger points were mostly seen in masseter muscles, and right masseter muscle was more affected by left masseter muscle. BDI point average(x=16,82) and PSQI point average(x=8,852 ) were founded in high degree. Poor Sleep in %82,4 of the facts were seen. Statistically, significant tie between BDI and PSQI were founded.(r=,629 **, p=,000). The study results are in 53

16 harmony with literature. The Temporomandibular Joint Dysfunction increases pshycological activation of patients and decreases the sleep quality. OP-20 Dental İmplant Uygulama Öncesi Sert Doku Greftleme İhtiyacı: 4 Yıllık Retrospektif Çalışma Osman Fatih Arpağ 1, İbrahim Damlar 2 Ahmet Altan 2, Burak Doğan 1 1 Mustafa Kemal Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Periodontoloji Anabilim Dalı, Hatay, Türkiye 2 Mustafa Kemal Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Anabilim Dalı, Hatay, Türkiye Amaç: Bu çalışmanın amacı; dental implant yapılması planlanan çene kemiklerinde işlem öncesi sert doku hazırlığının gerekliliğini retrospektif olarak araştırmaktır. Materyal ve metod: Mustafa Kemal Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi kliniklerinde yılları arasında implant yapılan hastaların kayıtları geriye dönük olarak tarandı. Çalışmamızda implant yerleştirme öncesinde ve esnasında yapılan onley greftleme, otojen blok greftleme (iliak, simfiz, ramus), soket preservasyonu, yönlendirilmiş kemik rejenerasyonu, açık sinüs lifting, ridge split osteotomi, alveolar distraksiyon osteogenezi, inferior alveoler sinir repozisyonu uygulamaları kaydedildi. Bulgular: 3186 implant yapılan, 1086 hastanın kaydına ulaşıldı. 2 5 (% 27.1) hastada, 655 (%20.5) implant için farklı yöntemlerle greftleme veya augmentasyon işlemleri uygulandığı görüldü. Greftleme ve augmentasyon yapılan hastaların 30 u erkek (% 47.2), 346 sı kadındı (%52.8). Greftleme yapılan implantlarda 286 (% 43,7) onlay greftleme, (%1.4) yönlendirilmiş kemik rejenerasyonu, 271 (% 41.3) açık sinüs lifting, 62 (%.5) alveoler ridge splitting, 2 (% 0.3) alveoler sinir repozisyonu ve 2 (%0.3) distraksiyon osteogenezisi uygulandı. En sık tercih edilen onlay blok grefti iliak (% 64.2) olurken; ramus (% 17. ) ve simfiz ( % 17. ) için bu oran eşitti. Sonuçlar: Dişlerini kaybeden bireylerin doğru bilinçlendirilmesi ve dişsiz kalma sürelerinin mümkün olduğu kadar kısaltılması augmentasyona duyulacak ihtiyacı da azaltacaktır. Requırement of Hard Tissue Preparation Prior to Dental Implant Placement: A Four Years Retrospective Study Osman Fatih Arpağ 1, İbrahim Damlar, 2 Ahmet Altan 2, Burak Doğan 1 1 Mustafa Kemal University, Faculty Of Dentistry, Department Of Periodontology, Hatay, Turkey 2 Mustafa Kemal University, Faculty Of Dentistry, Department Of Oral And Maxillofacial Surgery, Hatay, Turkey Objective: The purpose of this study is to investigate requirement of hard tissue preparation prior to dental implant placement. Materials and methods: In this retrospective study, records of 1086 patients who referred to Mustafa Kemal University, Faculty of Dentistry, Hatay for dental implant between 2011 and 2015 were investigated. The obtained frequency of patients onlay grafting, autogenous block grafting (iliac, symphysis, ramus), socket preservation, guided bone regeneration, open sinus lifting, ridge split osteotomy, alveolar distraction osteogenesis, inferior alveolar nerve repositioning were analysed. Results: 3186 dental implants in 1086 patients were investigated. In 295 (27.1%) patients, for 655 (20.5 %) dental implants grafting or augmentation procedures performed with different methods. Patients who underwent grafting and augmentation of 309 men (47.2 %), 346 were female (52.8 %). The grafting performed with 286 (43.7 %) onlay grafting, 9 (1.4 %) guided bone regeneration, 271 (41.3 %) open sinus lifting, 62 (9.5 %) alveolar ridge splitting, 2 (0.3%) alveolar nerve repositioning and 2 (0.3%) distraction osteogenesis. The most common block graft that applied was iliac (64.2 %) and there was no difference between ramus and symphysis (17.9 %). Conclusions: According to knowledge of patients and duration after extraction of teeth, requirement of hard tissue preparation could be decreased. OP-21 Dental İmplantlarda Primer Stabilite Çiğdem Mercan 1, Aslı Günay Bulutsuz 2, Diren Demirci 1, Ahmet Bülent Katiboğlu 1 1 İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız- Diş ve Çene Cerrahisi Ana Bilim Dalı, İstanbul, Türkiye 2 Yıldız Teknik Üniversitesi Makina Mühendisliği Makina Malzemesi ve İmalat Teknolojisi Dental implantlar uzun yıllardan beri eksik dişlerin rehabilitasyonunda başarıyla uygulanan tedavi seçeneklerinden biridir. Primer stabilite cerrahi işlemden hemen sonra elde edilen, implantın kemik kavitesinde mikro hareketi olmaksızın rijit fiksasyonudur. Primer stabiliteye etki eden birçok faktör bulunmaktadır. Bu çalışmada implant dizaynı, kemik kalitesi ve cerrahi tekniklerin etkisinin primer stabiliteye etkisi incelenecektir. 36 adet (Dentalİmplant KA-Mode Medikal, İstanbul) 2 farklı (bone 54

17 level ve gingival) dental implant sisteminin 4.1mm çapında 10mm uzunluğunda standart drilleme ya da undersized dirilleme ile spongioz ve kortikal kemikte Maximum Insertion Torque (MIT) ve İmplant stability Quotient (ISQ) değerleri kaydedilmiştir. Undersized dirilleme ile Kanselloz ve kortikokanselloz kemikte standart drillemeye göre anlamlı bir fark bulunamamıştır. Gingival formunda, kortikokanselloz kemikte ve standart drillemede anlamlı derecede MIT ve ISQ değerleri yüksek bulunmuştur. (p < 0.05).Bu exvivo çalışma ile gingival implant sistemi diğer sistemlere göre daha iyi primer stabilitesinin olduğu, kanselloz kemikte primer stabilitenin kortiko kanselloz kemiğe göre daha az olduğu ancak undersized drillemede ikisi arasında anlamlı bir fark olmadığı gözlenmiştir. Primary Stability of Dental Implants Çiğdem Mercan 1, Aslı Günay Bulutsuz 2, Diren Demirci 1, Ahmet Bülent Katiboğlu 1 1 Istanbul University, Faculty of Dentistry, Department of Oral and Maxillofacial Surgery, Istanbul, Turkey 2 Yıldız Technical University Dental implants have been used for rehabilitation of missing teeth for many years in dentistry. Primary stability that is rigid fixation of the implant into the bone cavity without micro movements is obtained after surgical procedure. Many factors affect the primary stability. In this study, the effect of the implant design, surgical technique and bone quality to primary stability was examined. 36 dental implants (Dental Implant KA-Mode Medical, İstanbul);two different macromorphology (bone level and gingival) in 4.1mm diameter, 10 mm length, different surgical procedure; standard drilling or undersized drilling, different bone quality cancellous and corticocancellous bone were choosed. Maximum Insertion Torque (MIT) and implant stability Quotient (ISQ ) values were recorded.there is no significant difference between undersize drilling of cortical and corticocancellous bone. Gingival type in cortico cancellous bone and standard drilling MIT and ISQ values were significantly higher. (p <0.05).In this exvivo study shows that there is no significant difference surgical technique ( standart and undersized drilling). Primary stability of gingival type is better than the other system and cancellous bone has the less primary stability. Nonetheless there is no significant difference between undersize drilling of cortical and cortico cansellous bone. OP-22 Trigeminal Nevralji Tanı Ve Tedavisinde Güncel Yaklaşımlar Mutlu Mercan 1, Çiğdem Mercan 2, Ahmet Bülent Katiboğlu 2 1 GOP Taksim Eğitim Araştırma Hastanesi, Nöroloji Kliniği, İstanbul 2 İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız- Diş ve Çene Cerrahisi Ana Bilim Dalı, İstanbul, Türkiye Trigeminal nevralji;.kraniyal sinirin bir ya da daha fazla dalına yayılım gösteren, ani başlayıp sonlanan, tek taraflı, kısa süreli, elektrik çarpar tarzda ağrı ile karakterize rekürren bir hastalıktır. The International Classification of Headache Disorders (3rd edition,2013) sınıflamasına göre trigeminal nevralji Ağrılı Kraniyal Nöropati ve Diğer Fasiyal Ağrılar sınıfında gösterilmiş olup kendi içinde de klasik trigeminal nevraji( purely paroksismal, persistant fasiyal ağrının eşlik ettiği) ve ağrılı trigeminal nöropati (akut HZ, postherpetik, post travmatik, demiyelizan, YKL, diğer hastalıklar) olarak sınıflandırılmıştır. Tedavisinde medikal tedavi(karbamazepine, oxcarbazepine, lamotrigine, gabapentin, baclofen ve diğer ilaç kombinasyonları), mikrovasküler dekompresyon, stereotaktik radiosurgery, perkutanöz nörocerrahi teknikler kullanılmaktadır. Bu çalışmada, klinik pratikte, bireysel faktörler göz önüne alınarak uygun medikal tedavi seçimi ve ne zaman invaziv girişimlerin düşünüleceği konusunda güncel yaklaşımları değerlendirmek amaçlanmıştır. Current Approaches in Trigeminal Neuralgia Diagnosis And Treatment Mutlu Mercan 1, Çiğdem Mercan 2, Ahmet Bülent Katiboğlu 2 1 GOP Taksim Hospital, İstanbul 2 Istanbul University, Faculty of Dentistry, Department of Oral and Maxillofacial Surgery, Istanbul, Turkey Trigeminal neuralgia is a recurrent disorder characterized by electric-shock-like pains, sudden in onset and stopped, unilateral, distributions one or more branches of V. cranial nerve. Trigeminal neuralgia is classified in group of Painful cranial neuropathies and other facial pains by The International Classification of Headache Disorders (3rd edition, 2013).Trigeminal neuralgia also is diminished to Classical trigeminal neuralgia (purely paroxysmal, with concomitant persistent facial pain) and Painful trigeminal neuropathy (acute Herpes zoster, Post-herpetic, Painful post-traumatic, attributed to multiple sclerosis (MS) plaque, pace-occupying lesion, others). Medical treatment (carbamazepine, oxcarbazepine, lamotrigine, gabapentin, baclofen and drugs of combination), micro vascular 55

18 decompression, stereotactic radiosurgery, percutaneous destructive neurosurgical techniques have been using in treatment of trigeminal neuralgia. The aim of this study is to evaluate the current approaches in trigeminal neuralgia treatment and discuss which proper treatment are chosen (medical or invasive procedure) in view of individual factors in clinical practice. OP-23 Dekortikasyon Miktarının Yönlendirilmiş Kemik Rejenerasyonundaki Etkisinin Histomorfometrik Olarak İncelenmesi Ahmet Hüseyin Acar 1,Hilan Alan 2,Nigar ardı 3,Cem Özgür 2,Çiğdem Güler 4 1 İstanbul Bezmialem Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Ağız, Diş, Çene, Cerrahisi Anabilim Dalı, İstanbul, Türkiye 2 İnönü Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Ağız Diş ve Çene Cerrahisi Anabilim Dalı, Malatya, Türkiye 3 İnönü Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Histoloji ve Embriyoloji Anabilim Dalı, Malatya, Türkiye 4 Ordu Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Pedodonti Anabilim Dalı, Ordu, Türkiye Amaç:Bu çalışmanın amacı dekortikasyon miktarının ve şeklinin yönlendirilmiş kemik rejenerasyonunda oluşan yeni kemik dokusuna etkisinin araştırılmasıdır. Materyal ve Metod:Bu çalışmada 16 adet, erkek Yeni Zelanda tavşanı kullanılmıştır. Çalışmada biri kontrol grubu olmak üzere toplam 4 adet grup bulunmaktadır. Sekiz tavşanın kafatasının sol tarafına herhangi bir işlem yapılmayıp, sağ tarafında tüm kortikal kemik kaldırılmıştır. Diğer 8 tavşanın kafatasının sol tarafında 1 delikli dekortikasyon yapılıp, sağ tarafında ise 5 delikli dekortikasyon yapılmıştır. Tavşanların kafataslarına iki taraflı hidroksiapatit (HA)/ betatrikalsiyum fosfat (βtcp) ile birlikte 2 adet titanyum kubbe yerleştirilmiştir. Tüm hayvanlar cerrahi işlemden 3 ay sonra sakrifiye edilmiştir. Elde edilen numuneler histolojik ve histomorfometrik olarak incelenmiştir. Bulgular: Histolojik ve histomorfometrik inceleme sonuçlarına göre dekortikasyon işlemi kemik rejenerasyonunu istatistiksel olarak anlamlı ölçüde artırmaktadır (p< 0.05). Fakat çalışma grupları arasında istatistiksel olarak bir fark görülmemiştir. Sonuç: Kortikal kemikte yapılan dekortikasyonun yönlendirilmiş kemik rejenerasyonunda olumlu etkisi vardır. Bununla birlikte ideal dekortikasyon şekli ve miktarıyla ilgili çalışma yapılması gerekmektedir. Histomorphometric analysis of the effects of decortication rate on guided bone regeneration Ahmet Hüseyin Acar 1,Hilan Alan 2,Nigar ardı 3,Cem Özgür 2,Çiğdem Güler 4 1 Bezmialem Vakif University, Faculty of Dentistry, Department of Oral and Maxillofacial Surgery, Istanbul, Turkey 2 Inonu University, Faculty of Dentistry,Department of Oral and Maxillofacial Surgery, Malatya, Turkey 3 Inonu University,Faculty of Medicine,Department of Histology and Embryology, Malatya, Turkey 4 Ordu University, Faculty of Dentistry, Department of Pediatric Dentistry, Ordu, Turkey Objective: The aim of this study is to evaluate the possible effectiveness of decortication rate on new bone formation on guided bone regeneration. Material and Methods: In this study, sixteen male New Zealand rabbits were used. There were four groups including three experimental groups and one control group. In 8 rabbits, no any process was done at left side of calvarium and compact bone was completely removed at right side of calvarium. In other 8 rabbits, one hole decortication was done at left side of calvarium and five hole decortication was done at right side of calvarium. Two titanium domes were placed on calvarium of each rabbtis with hydroxyapatite (HA)/beta-tricalcium phosphate (βtcp). All animals were sacrified at third month and specimen were evaluated by histologically and histomorphometry. Results: Histological and histomorphometric analysis showed that decortication with burr significantly increased bone regeneration (p< 0.05). However there was no statistical differences between study groups. Conclusion: Cortical bone decortication has positive effect on guided bone regeneration. However decortication rate should be studied for ideal decortication procedure OP-24 Mandibular Gömülü Yirmi Yaş Dişi Cerrahisi Sonrası Soket İçine Uygulanan Lökositten Zengin Fibrinin (L-Prf) Postoperatif Etkilerinin Araştırılması Gökhan Gürler, İpek Güldiken Kaçar, Çağrı Delilbaşı, Emine Esen Öğüt İstanbul Medipol Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Anabilim Dalı, İstanbul, Türkiye 56

19 Amaç: Lökositten zengin fibrin (L-PRF), kişinin kendi kanından santrifüj yoluyla anti-trombotik ajan içermeyen tüpler kullanılarak elde edilen, trombositten ve büyüme faktörlerinden zengin otolog bir materyaldir. Bu çalışmanın amacı, çekim soketine uygulanan L-PRF'nin postoperatif etkilerinin araştırılmasıdır. Metod: Bu çalışmaya en az bir adet çekim endikasyonu olan tam gömülü mandibular yirmi yaş dişine sahip 35 hasta dahil edildi. Çalışma grubundaki hastalara (17 hasta) cerrahi diş çekimini takiben 20 cc (2 tüp) kan alınarak L-PRF hazırlandı ve çekim soketine yerleştirilerek üzeri primer olarak kapatıldı. Kontrol grubunda (18 hasta) ise cerrahi diş çekimin takiben soket içi boş bırakılarak cerrahi bölge sadece primer olarak kapatıldı. Tüm hastalar postoperatif ağrı, ödem ve ağız açıklığı, alveolit, uyku düzeni, günlük aktiviteleri sürdürebilme, konuşma, yemek yeme ve iş gücü kaybı bakımından değerlendirildi. Bulgular: İncelenen parametreler açısından iki grup arasında istatistiksel olarak anlamlı farklar bulunmadı (p>0.05). Sonuçlar: Cerrahi diş çekimi sonrası sokete uygulanan L-PRF'nin postoperatif komplikasyonlar üzerine anlamlı bir etkisinin olmadığı düşünülmektedir. Evaluation Of The Effects Of Leukocyte Rich Fibrin (L-Prf) On Postoperative Complicatons Of Mandibular Impacted Third Molar Surgery Gökhan Gürler, İpek Güldiken Kaçar, Çağrı Delilbaşı, Emine Esen Öğüt Istanbul Medipol University, Faculty of Dentistry, Department of Oral and Maxillofacial Surgery, Istanbul, Turkey Objective: The aim of this study is to evaluate the treatment outcomes and the severity of complications after impacted third molar surgery with the use of L-PRF. Method: 35 patients who required surgical extraction of at least one impacted mandibular third molar were included in the study. In the study group (n=17), after surgical extraction of the tooth, L-PRF was prepared by withdrawing 20 cc (2 tubes) of blood. Prepared L-PRF was placed in the socket followed by primary of the wound, whereas extraction socket was left empty and only primary closure was performed in the control group (n=18). All the patients were assessed regarding postoperative pain, swelling, maximum mouth opening, dry socket, sleeping, daily activities, phonetics, eating and loss of work. Results: None of the parameters evaluated in this study showed significant difference (p>0.05). Conclusions: It is thought that, application of L-PRF in the extraction socket does not significantly affect the postoperative complications following of surgically tooth removal. OP-25 Diş Hekimliğinde Profilaktik Antibiyotik Kullanımı Hilal Alan 1, Çiğdem Güler 2, Ümit Yolcu 1, Mahmut Koparal 3, Ömer Pirinç 1, Cemil Çolak 1 1 İnönüÜniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Anabilim Dalı, Malatya, Türkiye 2 Ordu Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Anabilim Dalı, Ordu, Türkiye 3 Adıyaman Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Anabilim Dalı, Türkiye Amaç: Bu çalışmanın amacı; profilaktik antibiyotik kullanımı konusunda Diş Hekimlerinin bilgi düzeylerinin belirlenmesidir. Materyal ve Metod: Çalışmaya Malatya, Ordu, Adıyaman ve Elazığ da; üniversite hastanesi, ağız diş sağlığı merkezleri ve özel muayenehanede görev yapan 150 diş hekimi katılmıştır. Hekimlere 20 sorudan oluşan bir anket yapılarak hekimlerin demografik bilgileriyle birlikte profilaktik antibiyotik kullanımına yönelik sorular sorulmuştur. Sonuçlar Pearson Ki Kare testi ile değerlendirilmiştir. Bulgular: Çalışmaya katılan diş hekimlerinin % 82 si hastanın sistemik bir hastalığı mevcutsa doktorundan mutlaka konsültasyon istenmesi gerektiğini belirtti. Katılımcıların % 68 i endokardit profilaksisinde ilk tercih edilecek ilacın amoksisilin klavulanik asit olduğunu, %4 u Kalp pili taşıyan hastalara, %26 sı hepatit b hastalarına, %34 ü 3 yıl önce by pass yapılmış hastaya profilaksi yapılması gerektiğini ifade etmektedir. Katılımcıların %17 si pulpitis şikayetiyle başvuran hastaya endodontik tedaviden önce, % 50 si ise gömülü diş ameliyatından sonra antibiyotik tedavisi yapılması gerektiğini belirtmiştir. Sonuç: Uygunsuz antibiyotik kullanımı ne yazık ki ülkemizde yaygındır. Bütün infeksiyon hastalıklarında olduğu gibi dental enfeksiyonlarda da akılcı ve kanıta dayalı bir antibiyotik kullanım politikası olması gerekliliği ve diş hekimliğinde meslek içi eğitimlerin yapılmasıyla uygulama hatalarının önüne geçilebileceği kaçınılmaz bir gerçektir. Aynı zamanda antibiyotiklerin doğru kullanımı ile antibiyotiğe bağlı maliyet, direnç ve yan etkiler azaltılabilir. Prophylactic Antibiotic Use in Dentistry Hilal Alan 1, Çiğdem Güler 2, Ümit Yolcu 1, Mahmut Koparal 3, Ömer Pirinç 1, Cemil Çolak 1 1 İnönü University, Faculty of Dentistry, Department of Oral and Maxillofacial Surgery, Malatya, Turkey 2 Ordu University, Faculty of Dentistry, Department of Oral and Maxillofacial Surgery, Ordu, Turkey 3 Adıyaman University, Faculty of Dentistry, Department of Oral and Maxillofacial Surgery, Turkey 57

20 Objective: The aim of this study is that determining the level of knowledge of dentists about the prophylactic use of antibiotics. Methods: The study was attended by 150 dentists working in private practice, university hospital and oral health care centers in Malatya, Ordu, Adıyaman and Elazığ. Dentists conducted a questionnaire consisting of 20 questions and demographic information and questions were asked regarding the use of prophylactically antibiotics. The results were evaluated by Pearson's Chi-square test. Results: In the study, 82% of the participating dentists said that it should be asked to present the doctor must consult the patients with a systemic disease. 68% of respondents said that the drug of first choice in endocarditis prophylaxis is amoxicillin + clavulanic acid. 49 % of respondents think prophylaxis is required for patients white pace-maker. 26 % of respondents think prophylaxis is required for patients white hepatit b. 17% of respondents think prescribing antibiotics is required for patients white pulpitis. 50% of respondents think prescribing antibiotics is required after surgical extraction of 3th molar tooth. Conclusions: Unfortunately, improper use of antibiotics is widespread in our country. As with all infectious diseases in dental infection an evidence-based policy and the rational use of antibiotics is necessary. Application errors can be avoided by making the profession of dentistry training. Moreover, cost, resistance, and adverse effects of antibiotics can be decreased by using antibiotics, judiciously. OP-26 Üst Çene Gömülü Üçüncü Molar Dişlerin Çekiminde Kullanılan İki Farklı Flep Yönteminin Postoperatif İyileşme Üzerine Etkilerinin Araştırılması: Randomize Klinik Araştırma Bahadır Kan 1, Eser Tutuş 1, Pınar Çelik Topçu 1, Esra Güzeldemir Akçakanat 2, Canan Baydemir 3 1 Kocaeli Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Anabilim Dalı, Kocaeli, Türkiye 2 Kocaeli Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi, Periodontoloji Anabilim Dalı, Kocaeli, Türkiye 3 Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi, Temel Tıp Bilimleri, Kocaeli, Türkiye Gömülü üçüncü azı dişlerin çekilmesi oral ve maksillofasiyal cerrahide en sık yapılan operasyondur. Yirmi yaş dişlerinin cerrahi olarak çekiminin endikasyonları; kemik veya mukoza retansiyonlu yirmi yaş dişlerinin enfeksiyonu, restore edilemeyen çürükler, pulpal ve periapikal patolojiler, dişin kırılması ve kist gelişimidir. Gömülü üçüncü molarların çekimi sırasında farklı flep tasarımları kullanılabilir. En sık kullanılan flep tasarımları zarf ve triangular fleplerdir. Bu iki flep tasarımını mandibulada karşılaştıran çok sayıda çalışma bulunmasına rağmen maksillada bu fleplerin postoperatif iyileşme ve hastaların konforları üzerine etkisini gösteren yeterli sayıda çalışma bulunmamaktadır. 14 yaşından büyük, sağlıklı, bilateral maksiller simetrik gömülü üçüncü molar dişlere sahip on yedi hasta çalışmaya dahil edilmiştir. İlgili dişlerin cerrahi çekimlerinde bir tarafta zarf flep tekniği uygulanırken, diğer tarafa triangular flep tekniği uygulanmıştır. Bu pilot araştırmanın sunumunda, flep tasarımlarının maksillar yirmi yaş dişlerinin çekimi sonrası postoperatif olarak gelişen trismus, ağrı, şişlik, komşu dişin periodontal sağlığı ve alveolitis insidansı üzerine etkileri anlatılacaktır. Abstract Investigation of Two Different Flap Technique Effects on Postoperative Recovery After Extraction of Maxillary Impacted Third Molar Teeth: A Randomized Clinical Trials Bahadır Kan 1, Eser Tutuş 1, Pınar Çelik Topçu 1, Esra Güzeldemir Akçakanat 2, Canan Baydemir 3 1 Kocaeli University Faculty of Dentistry Department of Oral and Maxillofacial Surgery, Kocaeli, Turkey 2 Kocaeli University Faculty of Dentistry Department of Periodontology, Kocaeli, Turkey 3 Kocaeli University Faculty of Medicine The most common operations undertaken in oral and maxillofacial surgery is the removal of maxillary and mandibular wisdom teeth. Indications of the surgical removal of the wisdom teeth are infection that is impacted against bone or soft tissues, unrestorable caries, pulpal and periapical pathology, fracture of the tooth and cystic development. Different flap designs can be performed during the surgical removal of the impacted third molars. The most common flap designs are envelope and triangular flaps. Although there are numerous studies which compare these two flap design in the mandible, there are not a sufficient number of studies showing the effect of postoperative healing and patient comfort of these flaps in the maxilla. Seventeen healty patients who are older than 14 years old and have symmetrically bilateral maxillary impacted third molars,were included in the study. An envelope flap technique was applied on one side of the upper jaw and a triangular flap technique was applied on the other side when the teeth surgically extracted. In this pilot study presentaton, we ll describe the influence of flap design on postoperative trismus, pain, swelling, periodontal health of the neighbour tooth and the incidince of alveolitis after the surgical removal of maxillary wisdom teeth. OP-27 58

ÖZGEÇMİŞ. 1. Adı Soyadı : Suzan BAYER. : Adnan Menderes Bulvarı (Vatan Cad.) P.K.: 34093 Fatih / İstanbul : (212) 523 22 88 - Dahili 1139 :

ÖZGEÇMİŞ. 1. Adı Soyadı : Suzan BAYER. : Adnan Menderes Bulvarı (Vatan Cad.) P.K.: 34093 Fatih / İstanbul : (212) 523 22 88 - Dahili 1139 : ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı : Suzan BAYER İletişim Bilgileri Adres Telefon Mail : Adnan Menderes Bulvarı (Vatan Cad.) P.K.: 34093 Fatih / İstanbul : (212) 523 22 88 - Dahili 1139 : : : 2. Doğum Tarihi : 3.

Detaylı

A UNIFIED APPROACH IN GPS ACCURACY DETERMINATION STUDIES

A UNIFIED APPROACH IN GPS ACCURACY DETERMINATION STUDIES A UNIFIED APPROACH IN GPS ACCURACY DETERMINATION STUDIES by Didem Öztürk B.S., Geodesy and Photogrammetry Department Yildiz Technical University, 2005 Submitted to the Kandilli Observatory and Earthquake

Detaylı

KANSER HASTALARINDA ANKSİYETE VE DEPRESYON BELİRTİLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ UZMANLIK TEZİ. Dr. Levent ŞAHİN

KANSER HASTALARINDA ANKSİYETE VE DEPRESYON BELİRTİLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ UZMANLIK TEZİ. Dr. Levent ŞAHİN T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI İZMİR KATİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ ATATÜRK EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ AİLE HEKİMLİĞİ KLİNİĞİ KANSER HASTALARINDA ANKSİYETE VE DEPRESYON BELİRTİLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ UZMANLIK TEZİ

Detaylı

THE IMPACT OF AUTONOMOUS LEARNING ON GRADUATE STUDENTS PROFICIENCY LEVEL IN FOREIGN LANGUAGE LEARNING ABSTRACT

THE IMPACT OF AUTONOMOUS LEARNING ON GRADUATE STUDENTS PROFICIENCY LEVEL IN FOREIGN LANGUAGE LEARNING ABSTRACT THE IMPACT OF AUTONOMOUS LEARNING ON GRADUATE STUDENTS PROFICIENCY LEVEL IN FOREIGN LANGUAGE LEARNING ABSTRACT The purpose of the study is to investigate the impact of autonomous learning on graduate students

Detaylı

Dr. Semih Demir. Tez Danışmanı. Doç.Dr.Barış Önder Pamuk

Dr. Semih Demir. Tez Danışmanı. Doç.Dr.Barış Önder Pamuk T.C. İZMİR KATİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ ATATÜRK EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ İÇ HASTALIKLARI KLİNİĞİ GEÇİRİLMİŞ GESTASYONEL DİYABETES MELLİTUS ÖYKÜSÜ OLAN BİREYLERDE ANJİOPOETİN BENZERİ PROTEİN-2 ( ANGPTL-2

Detaylı

T.C. SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ ISPARTA İLİ KİRAZ İHRACATININ ANALİZİ

T.C. SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ ISPARTA İLİ KİRAZ İHRACATININ ANALİZİ T.C. SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ ISPARTA İLİ KİRAZ İHRACATININ ANALİZİ Danışman Doç. Dr. Tufan BAL YÜKSEK LİSANS TEZİ TARIM EKONOMİSİ ANABİLİM DALI ISPARTA - 2016 2016 [] TEZ

Detaylı

İŞLETMELERDE KURUMSAL İMAJ VE OLUŞUMUNDAKİ ANA ETKENLER

İŞLETMELERDE KURUMSAL İMAJ VE OLUŞUMUNDAKİ ANA ETKENLER ANKARA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ HALKLA İLİŞKİLER VE TANITIM ANA BİLİM DALI İŞLETMELERDE KURUMSAL İMAJ VE OLUŞUMUNDAKİ ANA ETKENLER BİR ÖRNEK OLAY İNCELEMESİ: SHERATON ANKARA HOTEL & TOWERS

Detaylı

HATHA YOGANIN VE KALiSTENiK EGZERSiZLERiN STATiK DE GE ÜZERiNDEKi ETKiLERi

HATHA YOGANIN VE KALiSTENiK EGZERSiZLERiN STATiK DE GE ÜZERiNDEKi ETKiLERi Spor Bilimleri Dergisi Hacettepe 1. ofsport Sciences 2003,14 (2), 83-91 HATHA YOGANIN VE KALiSTENiK EGZERSiZLERiN STATiK DE GE ÜZERiNDEKi ETKiLERi Ummuhan BAŞ ASLAN, Ayşe L1VANELlOGLU Hacettepe Üniversitesi,

Detaylı

Derece Bölüm/Program Üniversite Yıl Y. Lisans DİŞHEKİMLİĞİ İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ 2002

Derece Bölüm/Program Üniversite Yıl Y. Lisans DİŞHEKİMLİĞİ İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ 2002 ÖZGEÇMİŞ Adı Soyadı: EMRE AYTUĞAR Öğrenim Durumu: DOKTORA Bölümü: Ağız, Diş ve Çene Radyolojisi Derece Bölüm/Program Üniversite Yıl Y. Lisans DİŞHEKİMLİĞİ İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ 2002 FAKÜLTESİ Doktora/S.Yeterlilik

Detaylı

Yüz Tanımaya Dayalı Uygulamalar. (Özet)

Yüz Tanımaya Dayalı Uygulamalar. (Özet) 4 Yüz Tanımaya Dayalı Uygulamalar (Özet) Günümüzde, teknolojinin gelişmesi ile yüz tanımaya dayalı bir çok yöntem artık uygulama alanı bulabilmekte ve gittikçe de önem kazanmaktadır. Bir çok farklı uygulama

Detaylı

İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ VE GAZİ ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ AĞIZ, DİŞ VE ÇENE CERRAHİSİ ANABİLİM DALI ORTAK DOKTORA PROGRAMI

İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ VE GAZİ ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ AĞIZ, DİŞ VE ÇENE CERRAHİSİ ANABİLİM DALI ORTAK DOKTORA PROGRAMI İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ VE GAZİ ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ AĞIZ, DİŞ VE ÇENE CERRAHİSİ ANABİLİM DALI ORTAK DOKTORA PROGRAMI Program Yürütücüsü Programın Kadrolu Öğretim Üyeleri :PROF. DR. SERKAN

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. 1. Adı Soyadı: Arif ŞAYBAK. İletisim Bilgileri. Adres: Toros. M. 78028 S. Özbey APT K:11 D:11 Çukurova/ ADANA(Aile) Telefon: +905368823282

ÖZGEÇMİŞ. 1. Adı Soyadı: Arif ŞAYBAK. İletisim Bilgileri. Adres: Toros. M. 78028 S. Özbey APT K:11 D:11 Çukurova/ ADANA(Aile) Telefon: +905368823282 ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı: Arif ŞAYBAK İletisim Bilgileri Adres: Toros. M. 78028 S. Özbey APT K:11 D:11 Çukurova/ ADANA(Aile) Telefon: +905368823282 Mail: arif_saybak@yahoo.com 2. Doğum Tarihi: 1984 3. Unvanı:

Detaylı

daha çok göz önünde bulundurulabilir. Öğrencilerin dile karşı daha olumlu bir tutum geliştirmeleri ve daha homojen gruplar ile dersler yürütülebilir.

daha çok göz önünde bulundurulabilir. Öğrencilerin dile karşı daha olumlu bir tutum geliştirmeleri ve daha homojen gruplar ile dersler yürütülebilir. ÖZET Üniversite Öğrencilerinin Yabancı Dil Seviyelerinin ve Yabancı Dil Eğitim Programına Karşı Tutumlarının İncelenmesi (Aksaray Üniversitesi Örneği) Çağan YILDIRAN Niğde Üniversitesi, Sosyal Bilimler

Detaylı

ÇEVRESEL TEST HİZMETLERİ 2.ENVIRONMENTAL TESTS

ÇEVRESEL TEST HİZMETLERİ 2.ENVIRONMENTAL TESTS ÇEVRESEL TEST HİZMETLERİ 2.ENVIRONMENTAL TESTS Çevresel testler askeri ve sivil amaçlı kullanılan alt sistem ve sistemlerin ömür devirleri boyunca karşı karşıya kalabilecekleri doğal çevre şartlarına dirençlerini

Detaylı

Spinal Tumors. Başar Atalay M.D. Yeditepe University Faculty of Medicine Department of Neurosurgery. Tuesday, April 3, 12

Spinal Tumors. Başar Atalay M.D. Yeditepe University Faculty of Medicine Department of Neurosurgery. Tuesday, April 3, 12 Spinal Tumors Başar Atalay M.D. Yeditepe University Faculty of Medicine Department of Neurosurgery Spinal tumor localisation Extradural Intradural extramedullary Intradural intramedullary Age By aging

Detaylı

Kanser Hastalarında Dental Yaklaşım. Dr.Kıvanç Bektaş-Kayhan İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız, Diş, Çene Cerrahisi Anabilim Dalı

Kanser Hastalarında Dental Yaklaşım. Dr.Kıvanç Bektaş-Kayhan İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız, Diş, Çene Cerrahisi Anabilim Dalı Kanser Hastalarında Dental Yaklaşım Dr.Kıvanç Bektaş-Kayhan İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız, Diş, Çene Cerrahisi Anabilim Dalı İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi- İstanbul

Detaylı

TÜRKiYE'DEKi ÖZEL SAGLIK VE SPOR MERKEZLERiNDE ÇALIŞAN PERSONELiN

TÜRKiYE'DEKi ÖZEL SAGLIK VE SPOR MERKEZLERiNDE ÇALIŞAN PERSONELiN Spor Bilimleri Dergisi Hacettepe]. ofsport Sciences 2004 1 15 (3J 125-136 TÜRKiYE'DEKi ÖZEL SAGLIK VE SPOR MERKEZLERiNDE ÇALIŞAN PERSONELiN ış TATMiN SEViYELERi Ünal KARlı, Settar KOÇAK Ortadoğu Teknik

Detaylı

2011-2012 B.E.Ü DİŞ HEKİMLİĞİ FAKÜLTESİ DİŞ HEKİMLİĞİ BÖLÜMÜ DERS KATALOĞU BÖLÜM KODU : 12101 1. SINIF 2. SINIF. Ders Kodu

2011-2012 B.E.Ü DİŞ HEKİMLİĞİ FAKÜLTESİ DİŞ HEKİMLİĞİ BÖLÜMÜ DERS KATALOĞU BÖLÜM KODU : 12101 1. SINIF 2. SINIF. Ders Kodu B.E.Ü DİŞ HEKİMLİĞİ FAKÜLTESİ DİŞ HEKİMLİĞİ BÖLÜMÜ DERS KATALOĞU BÖLÜM KODU : 12101 2011-2012 1. SINIF 2. SINIF Adı Dönemi İngilizce Adı TE PR TE PR AKTS Adı Dönemi İngilizce Adı TE PR TE PR AKTS DIS 101

Detaylı

KANSER HASTALARINDA PALYATİF BAKIM VE DESTEK SERVİSİNDE NARKOTİK ANALJEZİK KULLANIMI

KANSER HASTALARINDA PALYATİF BAKIM VE DESTEK SERVİSİNDE NARKOTİK ANALJEZİK KULLANIMI T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI İZMİR KATİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ ATATÜRK EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ AİLE HEKİMLİĞİ KLİNİĞİ KANSER HASTALARINDA PALYATİF BAKIM VE DESTEK SERVİSİNDE NARKOTİK ANALJEZİK KULLANIMI UZMANLIK

Detaylı

ÖZET Amaç: Yöntem: Bulgular: Sonuçlar: Anahtar Kelimeler: ABSTRACT Rational Drug Usage Behavior of University Students Objective: Method: Results:

ÖZET Amaç: Yöntem: Bulgular: Sonuçlar: Anahtar Kelimeler: ABSTRACT Rational Drug Usage Behavior of University Students Objective: Method: Results: ÖZET Amaç: Bu araştırma, üniversite öğrencilerinin akılcı ilaç kullanma davranışlarını belirlemek amacı ile yapılmıştır. Yöntem: Tanımlayıcı-kesitsel türde planlanan araştırmanın evrenini;; bir kız ve

Detaylı

Okul Öncesi (5-6 Yaş) Cimnastik Çalışmasının Esneklik, Denge Ve Koordinasyon Üzerine Etkisi

Okul Öncesi (5-6 Yaş) Cimnastik Çalışmasının Esneklik, Denge Ve Koordinasyon Üzerine Etkisi Okul Öncesi (5-6 Yaş) Cimnastik Çalışmasının Esneklik, Denge Ve Koordinasyon Üzerine Etkisi Kadir KOYUNCUOĞLU, Onsekiz Mart Üniversitesi, Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu, Çanakkale, Türkiye. koyuncuoglu45@gmail.com

Detaylı

ANAOKULU ÇOCUKLARlNDA LOKOMOTOR. BECERiLERE ETKisi

ANAOKULU ÇOCUKLARlNDA LOKOMOTOR. BECERiLERE ETKisi Spor Bilimleri Dergisi Hacettepe 1. ofsport Sciences 2004, 15 (2), 76-90 GELişTiRiLMiş OYUN-EGZERSiZ PROGRAMıNıN ANAOKULU ÇOCUKLARlNDA LOKOMOTOR. BECERiLERE ETKisi Fabna KERKEZ ÖZET Bu çalışmanın amacı

Detaylı

(1971-1985) ARASI KONUSUNU TÜRK TARİHİNDEN ALAN TİYATROLAR

(1971-1985) ARASI KONUSUNU TÜRK TARİHİNDEN ALAN TİYATROLAR ANABİLİM DALI ADI SOYADI DANIŞMANI TARİHİ :TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI : Yasemin YABUZ : Yrd. Doç. Dr. Abdullah ŞENGÜL : 16.06.2003 (1971-1985) ARASI KONUSUNU TÜRK TARİHİNDEN ALAN TİYATROLAR Kökeni Antik Yunan

Detaylı

MAKSİLLER ANTERİOR SEGMENTAL OSTEOTOMİ İLE KLAS II ANTERİOR OPEN-BİTE TEDAVİSİ. Orhan GÜVEN*, Ahmet KESKİN**, Adnan ÖZTÜRK*** ÖZET

MAKSİLLER ANTERİOR SEGMENTAL OSTEOTOMİ İLE KLAS II ANTERİOR OPEN-BİTE TEDAVİSİ. Orhan GÜVEN*, Ahmet KESKİN**, Adnan ÖZTÜRK*** ÖZET G.Ü. Dişhek. Fak. Der. Cilt X, Sayı 1, Sayfa 175-180, 1993 MAKSİLLER ANTERİOR SEGMENTAL OSTEOTOMİ İLE KLAS II ANTERİOR OPEN-BİTE TEDAVİSİ Orhan GÜVEN*, Ahmet KESKİN**, Adnan ÖZTÜRK*** ÖZET Apertognati

Detaylı

Diyabetik Ayakta Hiperbarik Oksijen Tedavisi

Diyabetik Ayakta Hiperbarik Oksijen Tedavisi IV. UDAIS 5-7 MAYIS 2016, ISTANBUL Diyabetik Ayakta Hiperbarik Oksijen Tedavisi Güncel kanıtlar MESUT MUTLUOĞLU GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi Sualtı Hekimliği Ve Hiperbarik Tıp Servisi Diyabetik Ayakta

Detaylı

ÜZERiNE ETKiSi. performansı etkilemediğini göstermektedir. Anahtar Kelime/er: Kreatin, kreatin fosfat, futbol, slalom koşusu, performans.

ÜZERiNE ETKiSi. performansı etkilemediğini göstermektedir. Anahtar Kelime/er: Kreatin, kreatin fosfat, futbol, slalom koşusu, performans. Spor Bilimleli Dergisi Hacettepe f. ofsport SCİences 2000, 11 (1-2-3-4), 56-63 KREATiN YÜKLEMENiN DÜZ VE SLALOM KOŞULARıNDA, SPRiNT PERFORMANSı ÜZERiNE ETKiSi Asaf ÖZKARA *, Rüştü GÜNER**Burak KUNDURACIOGlU*

Detaylı

ÖNSÖZ. Bayram NCE 2009 / Diyarbak r

ÖNSÖZ. Bayram NCE 2009 / Diyarbak r I ÖNSÖZ Tezimin ba ndan sonuna kadar, bana hep destek olan dan man hocam Doç. Dr. Sema ÇELENK, Anabilim Dal Ba kan Yrd. Doç.Dr. Özkan ADIGÜZEL ba ta olmak üzere bölümümdeki bütün hocalar ma, tezimde eme

Detaylı

6. Seçilmiş 24 erkek tipte ağacın büyüme biçimi, ağacın büyüme gücü (cm), çiçeklenmenin çakışma süresi, bir salkımdaki çiçek tozu üretim miktarı,

6. Seçilmiş 24 erkek tipte ağacın büyüme biçimi, ağacın büyüme gücü (cm), çiçeklenmenin çakışma süresi, bir salkımdaki çiçek tozu üretim miktarı, ÖZET Bu çalışmada, Ceylanpınar Tarım İşletmesi'nde bulunan antepfıstığı parsellerinde yer alan bazı erkek tiplerin morfolojik ve biyolojik özelikleri araştırılmıştır. Çalışma, 1995 ve 1996 yıllarında hem

Detaylı

ELDAŞ Elektrik Elektronik Sanayi ve Tic.A.Ş.

ELDAŞ Elektrik Elektronik Sanayi ve Tic.A.Ş. Sayfa (Page): 2/9 LVD Deney Raporu LVD Testing Report İÇİNDEKİLER (Contents) 1 Dokümantasyon Sayfa (Documentation) 1.1 DGC, Çevre Koşulları ve Sembollerin Tanımları 3 (Conditions/Power Utilized,Description

Detaylı

T.C. TRAKYA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ AŞIRI PLASTİK DEFORMASYON METOTLARININ ALÜMİNYUM ALAŞIMLARININ MEKANİK ÖZELLİKLERİNE ETKİSİ

T.C. TRAKYA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ AŞIRI PLASTİK DEFORMASYON METOTLARININ ALÜMİNYUM ALAŞIMLARININ MEKANİK ÖZELLİKLERİNE ETKİSİ T.C. TRAKYA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ AŞIRI PLASTİK DEFORMASYON METOTLARININ ALÜMİNYUM ALAŞIMLARININ MEKANİK ÖZELLİKLERİNE ETKİSİ Mak. Müh. Kaan ÖZEL YÜKSEK LİSANS TEZİ Makina Mühendisliği ANA

Detaylı

YARASA VE ÇİFTLİK GÜBRESİNİN BAZI TOPRAK ÖZELLİKLERİ ve BUĞDAY BİTKİSİNİN VERİM PARAMETRELERİ ÜZERİNE ETKİSİ

YARASA VE ÇİFTLİK GÜBRESİNİN BAZI TOPRAK ÖZELLİKLERİ ve BUĞDAY BİTKİSİNİN VERİM PARAMETRELERİ ÜZERİNE ETKİSİ ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ DOKTORA TEZİ YARASA VE ÇİFTLİK GÜBRESİNİN BAZI TOPRAK ÖZELLİKLERİ ve BUĞDAY BİTKİSİNİN VERİM PARAMETRELERİ ÜZERİNE ETKİSİ TARIMSAL YAPILAR VE SULAMA ANABİLİM

Detaylı

ALT EKSTREMİTEDEKİ FLEP UYGULAMALARI

ALT EKSTREMİTEDEKİ FLEP UYGULAMALARI T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI İZMİR ATATÜRK EĞİTİM ARAŞTIRMA HASTANESİ ORTOPEDİ VE TRAVMATOLOJİ KLİNİĞİ ALT EKSTREMİTEDEKİ FLEP UYGULAMALARI UZMANLIK TEZİ Dr. Kaya TURAN TEZ DANIŞMANI Prof. Dr. Muhittin ŞENER

Detaylı

BİR OLGU NEDENİYLE CLEIDOCRANIAL DYSOSTOSIS

BİR OLGU NEDENİYLE CLEIDOCRANIAL DYSOSTOSIS G.Ü. Dişhek. Fak. Der. Cilt II, Sayı 1, Sayfa 205-211, 1985 BİR OLGU NEDENİYLE CLEIDOCRANIAL DYSOSTOSIS Yıldız BATIRBAYGİL* Alparslan GÖKALP** Cleidocranial Dysostosis veya «Marie and Sainton» Sendromu

Detaylı

T.C. Hitit Üniversitesi. Sosyal Bilimler Enstitüsü. İşletme Anabilim Dalı

T.C. Hitit Üniversitesi. Sosyal Bilimler Enstitüsü. İşletme Anabilim Dalı T.C. Hitit Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İşletme Anabilim Dalı X, Y, Z KUŞAĞI TÜKETİCİLERİNİN YENİDEN SATIN ALMA KARARI ÜZERİNDE ALGILANAN MARKA DENKLİĞİ ÖĞELERİNİN ETKİ DÜZEYİ FARKLILIKLARININ

Detaylı

Diagnostik Görüntüleme ve Teknikleri

Diagnostik Görüntüleme ve Teknikleri Diagnostik Görüntüleme ve Teknikleri Diagnostik görüntüleme ve teknikleri, implant ekibi ve hasta için çok amaçlı tedavi planının uygulanması ve geliştirilmesine yardımcı olur. 1. Aşama Görüntüleme Aşamaları

Detaylı

BOĞAZİÇİ UNIVERSITY KANDİLLİ OBSERVATORY and EARTHQUAKE RESEARCH INSTITUTE GEOMAGNETISM LABORATORY

BOĞAZİÇİ UNIVERSITY KANDİLLİ OBSERVATORY and EARTHQUAKE RESEARCH INSTITUTE GEOMAGNETISM LABORATORY Monthly Magnetic Bulletin May 2015 BOĞAZİÇİ UNIVERSITY KANDİLLİ OBSERVATORY and EARTHQUAKE RESEARCH INSTITUTE GEOMAGNETISM LABORATORY http://www.koeri.boun.edu.tr/jeomanyetizma/ Magnetic Results from İznik

Detaylı

KULLANILAN MADDE TÜRÜNE GÖRE BAĞIMLILIK PROFİLİ DEĞİŞİKLİK GÖSTERİYOR MU? Kültegin Ögel, Figen Karadağ, Cüneyt Evren, Defne Tamar Gürol

KULLANILAN MADDE TÜRÜNE GÖRE BAĞIMLILIK PROFİLİ DEĞİŞİKLİK GÖSTERİYOR MU? Kültegin Ögel, Figen Karadağ, Cüneyt Evren, Defne Tamar Gürol KULLANILAN MADDE TÜRÜNE GÖRE BAĞIMLILIK PROFİLİ DEĞİŞİKLİK GÖSTERİYOR MU? Kültegin Ögel, Figen Karadağ, Cüneyt Evren, Defne Tamar Gürol 1 Acibadem University Medical Faculty 2 Maltepe University Medical

Detaylı

nhtdemirtas@gmail.com AKADEMİK BİLGİLER

nhtdemirtas@gmail.com AKADEMİK BİLGİLER Adı ve Soyadı Ünvanı Doğum Tarihi 1986 AĞIZ DİŞ ve ÇENE CERRAHİSİ ANA BİLİM DALI Nihat DEMİTAŞ Asistan Dt. Telefon +90 212 453 17 00 e-posta nhtdemirtas@gmail.com Faks +90 212 533 23 26 AKADEMİK BİLGİLER

Detaylı

EMBEDDED SYSTEMS CONTROLLED VEHICLE

EMBEDDED SYSTEMS CONTROLLED VEHICLE EMBEDDED SYSTEMS CONTROLLED VEHICLE İbrahim TEMEL Danışman : Y. Doç. Dr. Rıfat EDİZKAN Elektrik Elektronik Mühendisliği Günümüzde kullanılan birçok gömülü sistemin uygulamaları çevremizde mevcuttur. Bu

Detaylı

Doktora Tezi : Çenelerin dentoalveoler inflamatuar lezyonlarının mikrobiyolojik olarak incelenmesi (2000-2004)

Doktora Tezi : Çenelerin dentoalveoler inflamatuar lezyonlarının mikrobiyolojik olarak incelenmesi (2000-2004) 1. Adı Soyadı: MUSTAFA TEK 2. Doğum Tarihi: 28/01/1976 3. Unvanı: YARDIMCI DOÇENT 4. Öğrenim Durumu: Derece Alan Üniversite Yıl Lisans DİŞ HEKİMLİĞİ İSTANBUL 1999 Y. Lisans DİŞ HEKİMLİĞİ İSTANBUL 1999

Detaylı

Yrd.Doç.Dr. Mesut Korkut PARLAR (Ph.D, DDS)

Yrd.Doç.Dr. Mesut Korkut PARLAR (Ph.D, DDS) ADRES: İstanbul Aydın Üniversitesi Diş.Hek.Fak. Ağız Diş Çene Cerrahisi A.B.D. TEL: 0555 557 33 10 E-MAİL:mkparlar@yahoo.com Yrd.Doç.Dr. Mesut Korkut PARLAR (Ph.D, DDS) AĞIZ, DİŞ, ÇENE CERRAHİSİ UZMANI

Detaylı

KUSMA REFLEKSİ VE DENTAL RADYOGRAFİDEKİ ÖNEMİ* Kemal KARAKURUMER * * Sedat Par*** Haluk ÖZTUNÇ***** Tuncer ÖZEN**** ÖZET

KUSMA REFLEKSİ VE DENTAL RADYOGRAFİDEKİ ÖNEMİ* Kemal KARAKURUMER * * Sedat Par*** Haluk ÖZTUNÇ***** Tuncer ÖZEN**** ÖZET G.Ü. Dişhek. Fak. Der. Cilt VII, Sayı 2, Sayfa 95-100, 1990 KUSMA REFLEKSİ VE DENTAL RADYOGRAFİDEKİ ÖNEMİ* Kemal KARAKURUMER * * Sedat Par*** Haluk ÖZTUNÇ***** Tuncer ÖZEN**** ÖZET Araştırmamızda 903 hastada

Detaylı

2014-DUS İLKBAHAR DÖNEMİ GENEL YERLEŞTİRME SONUÇLARINA GÖRE EN KÜÇÜK VE EN BÜYÜK PUANLAR (GENEL)

2014-DUS İLKBAHAR DÖNEMİ GENEL YERLEŞTİRME SONUÇLARINA GÖRE EN KÜÇÜK VE EN BÜYÜK PUANLAR (GENEL) EN KÜÇÜK VE EN BÜYÜK PUANLAR () 102911011 ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ DİŞ HEKİMLİĞİ FAKÜLTESİ AĞIZ, DİŞ VE ÇENE CERRAHİSİ 1 1 0 62,91719 62,91719 102911074 ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ DİŞ HEKİMLİĞİ FAKÜLTESİ ÇOCUK

Detaylı

SBR331 Egzersiz Biyomekaniği

SBR331 Egzersiz Biyomekaniği SBR331 Egzersiz Biyomekaniği Açısal Kinematik 1 Angular Kinematics 1 Serdar Arıtan serdar.aritan@hacettepe.edu.tr Mekanik bilimi hareketli bütün cisimlerin hareketlerinin gözlemlenebildiği en asil ve kullanışlı

Detaylı

Küçük Hücreli Dışı Akciğer Karsinomunda Neoadjuvant Kemoterapi

Küçük Hücreli Dışı Akciğer Karsinomunda Neoadjuvant Kemoterapi Küçük Hücreli Dışı Akciğer Karsinomunda Neoadjuvant Kemoterapi Prof. Dr. Hakan Bozcuk Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Antalya Plan } KHDAK da kemoterapinin lokal tedavilere

Detaylı

A5. M.Metin, İ.Şener, M.Tek. Impacted Teeth and Mandibular Fracture. Eur J Dent. January 2007; Vol 1 Issue 1 18 20.

A5. M.Metin, İ.Şener, M.Tek. Impacted Teeth and Mandibular Fracture. Eur J Dent. January 2007; Vol 1 Issue 1 18 20. 1 ESERLER A. Uluslararası hakemli dergilerde yayımlanan makaleler : A1. A.Alkan, M.Metin, S.Arıcı, I.Sener. A Prospective Randomised Cross-over Study of the Effect of Local Haemostasis after Third Molar

Detaylı

: Multipl Myeloma Kanser Kök Hücresinin Akım Sitometri İle Belirlenmesi ve Prognoza Etkisi

: Multipl Myeloma Kanser Kök Hücresinin Akım Sitometri İle Belirlenmesi ve Prognoza Etkisi ANKARA ÜNİVERSİTESİ BİLİMSEL ARAŞTIRMA PROJELERİ KOORDİNASYON BİRİMİ KOORDİNATÖRLÜĞÜNE Proje Türü : Hızlandırılmış Destek Projesi Proje No :12H3330002 Proje Yöneticisi Proje Konusu :Prof. Dr. Osman İlhan

Detaylı

ANTRAL EKTOPİK DİŞ ECTOPIC TOOTH IN MAXILLARY SINUS ANTRUM Rinoloji

ANTRAL EKTOPİK DİŞ ECTOPIC TOOTH IN MAXILLARY SINUS ANTRUM Rinoloji ANTRAL EKTOPİK DİŞ ECTOPIC TOOTH IN MAXILLARY SINUS ANTRUM Rinoloji Başvuru: 07.11.2015 Kabul: 18.12.2015 Yayın: 18.12.2015 Özlem Çelebi Erdivanlı1, Kadir Çağdaş Kazıkdaş2, Zerrin Özergin Coşkun1, Abdulkadir

Detaylı

24. ULUSAL TÜRK OTORİNOLARENGOLOJİ & BAŞ - BOYUN CERRAHİSİ KONGRESİ

24. ULUSAL TÜRK OTORİNOLARENGOLOJİ & BAŞ - BOYUN CERRAHİSİ KONGRESİ 24. ULUSAL TÜRK OTORİNOLARENGOLOJİ & BAŞ - BOYUN CERRAHİSİ KONGRESİ 23 Eylül - 27 Eylül 1997 Antalya TÜRK OTORİNOLARENGOLOJİ & BAŞ - BOYUN CERRAHİSİ DERNEĞİ Editör Prof. Dr. Asım KAYTAZ 24. ULUSAL OTORİNOLARENGOLOJİ

Detaylı

Dersin Kodu Dersin Adı Dersin Türü Yıl Yarıyıl AKTS

Dersin Kodu Dersin Adı Dersin Türü Yıl Yarıyıl AKTS Dersin Kodu Dersin Adı Dersin Türü Yıl Yarıyıl AKTS 507004832007 KALİTE KONTROLÜ Seçmeli 4 7 3 Dersin Amacı Günümüz sanayisinin rekabet ortamında kalite kontrol gittikçe önem kazanan alanlardan birisi

Detaylı

KAMU PERSONELÝ SEÇME SINAVI PUANLARI ÝLE LÝSANS DÝPLOMA NOTU ARASINDAKÝ ÝLÝÞKÝLERÝN ÇEÞÝTLÝ DEÐÝÞKENLERE GÖRE ÝNCELENMESÝ *

KAMU PERSONELÝ SEÇME SINAVI PUANLARI ÝLE LÝSANS DÝPLOMA NOTU ARASINDAKÝ ÝLÝÞKÝLERÝN ÇEÞÝTLÝ DEÐÝÞKENLERE GÖRE ÝNCELENMESÝ * Abant Ýzzet Baysal Üniversitesi Eðitim Fakültesi Dergisi Cilt: 8, Sayý: 1, Yýl: 8, Haziran 2008 KAMU PERSONELÝ SEÇME SINAVI PUANLARI ÝLE LÝSANS DÝPLOMA NOTU ARASINDAKÝ ÝLÝÞKÝLERÝN ÇEÞÝTLÝ DEÐÝÞKENLERE

Detaylı

HEARTS PROJESİ YAYGINLAŞTIRMA RAPORU

HEARTS PROJESİ YAYGINLAŞTIRMA RAPORU HEARTS PROJESİ YAYGINLAŞTIRMA RAPORU BOLU HALKIN EGITIMINI GELISTIRME VE DESTEKLEME DERNEGI TARAFINDAN ORGANİZE EDİLEN YAYGINLAŞTIRMA FAALİYETLERİ - TURKİYE Bolu Halkın Egitimini Gelistirme ve Destekleme

Detaylı

ÖZET Amaç: Materyal ve Metod: P<0,05 Bulgular

ÖZET Amaç: Materyal ve Metod: P<0,05 Bulgular ÖZET Amaç: Bu çalışmada Misgav Ladach ve Pfannenstiel Kerr insizyon metodları arasında operasyon süresi, kanama miktarı, hastanede kalış süresi, enfeksiyon gelişip gelişmediği, postoperatif ağrı ve analjezi

Detaylı

Başlık: Yanık Olgularında Enfeksiyon Gelişim Nedenleri ve Enfeksiyonların Önlenmesi Üzerine Yapılan Çalışmalar

Başlık: Yanık Olgularında Enfeksiyon Gelişim Nedenleri ve Enfeksiyonların Önlenmesi Üzerine Yapılan Çalışmalar Başlık: Yanık Olgularında Enfeksiyon Gelişim Nedenleri ve Enfeksiyonların Önlenmesi Üzerine Yapılan Çalışmalar Amaç : Bu derlemenin amacı, yanıklı olguların tedavisi surecinde gelişen enfeksiyonların tanımı,

Detaylı

MESLEK YÜKSEKOKULLARINA SINAVLI VE SINAVSIZ GEÇİŞ SİSTEMİ İLE YERLEŞEN ÖĞRENCİLERİN PERFORMANSLARININ KARŞILAŞTIRILMASI

MESLEK YÜKSEKOKULLARINA SINAVLI VE SINAVSIZ GEÇİŞ SİSTEMİ İLE YERLEŞEN ÖĞRENCİLERİN PERFORMANSLARININ KARŞILAŞTIRILMASI MESLEK YÜKSEKOKULLARINA SINAVLI VE SINAVSIZ GEÇİŞ SİSTEMİ İLE YERLEŞEN ÖĞRENCİLERİN PERFORMANSLARININ KARŞILAŞTIRILMASI PERFORMANCE COMPARASION OF VOCATIONAL SCHOOL STUDENTS ENROLLED VIA ENTRY EXAM AND

Detaylı

Yaz okulunda (2014 3) açılacak olan 2360120 (Calculus of Fun. of Sev. Var.) dersine kayıtlar aşağıdaki kurallara göre yapılacaktır:

Yaz okulunda (2014 3) açılacak olan 2360120 (Calculus of Fun. of Sev. Var.) dersine kayıtlar aşağıdaki kurallara göre yapılacaktır: Yaz okulunda (2014 3) açılacak olan 2360120 (Calculus of Fun. of Sev. Var.) dersine kayıtlar aşağıdaki kurallara göre yapılacaktır: Her bir sınıf kontenjanı YALNIZCA aşağıdaki koşullara uyan öğrenciler

Detaylı

2013-DUS İLKBAHAR DÖNEMİ GENEL YERLEŞTİRME SONUÇLARINA GÖRE EN KÜÇÜK VE EN BÜYÜK PUANLAR (GENEL)

2013-DUS İLKBAHAR DÖNEMİ GENEL YERLEŞTİRME SONUÇLARINA GÖRE EN KÜÇÜK VE EN BÜYÜK PUANLAR (GENEL) VE LAR () YERLEŞEN BOŞ 100311014 ADNAN MENDERES ÜNİVERSİTESİ DİŞ HEKİMLİĞİ FAKÜLTESİ ÇOCUK DİŞ HEKİMLİĞİ 1 1 0 63,01326 63,01326 100311023 ADNAN MENDERES ÜNİVERSİTESİ DİŞ HEKİMLİĞİ FAKÜLTESİ ORTODONTİ

Detaylı

2014-DUS SONBAHAR DÖNEMİ GENEL YERLEŞTİRME SONUÇLARINA GÖRE EN KÜÇÜK VE EN BÜYÜK PUANLAR (GENEL)

2014-DUS SONBAHAR DÖNEMİ GENEL YERLEŞTİRME SONUÇLARINA GÖRE EN KÜÇÜK VE EN BÜYÜK PUANLAR (GENEL) 2014-DUS SONBAHAR DÖNEMİ YERLEŞTİRME SONUÇLARINA GÖRE VE LAR () YERLEŞEN BOŞ 102911011 ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ DİŞ HEKİMLİĞİ FAKÜLTESİ AĞIZ, DİŞ VE ÇENE CERRAHİSİ 1 1 0 64,45240 64,45240 102911074 ÇUKUROVA

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl ÖZGEÇMİŞ Adı Soyadı: GÖKÇE AYKOL ŞAHİN Unvanı: Yrd. Doç. Dr. Öğrenim Durumu Derece Alan Üniversite Yıl Yüksek Lisans Diş Hekimliği İstanbul Üniversitesi 2003 Doktora Periodontoloji Anabilim Dalı İstanbul

Detaylı

10.7442 g Na2HPO4.12H2O alınır, 500mL lik balonjojede hacim tamamlanır.

10.7442 g Na2HPO4.12H2O alınır, 500mL lik balonjojede hacim tamamlanır. 1-0,12 N 500 ml Na2HPO4 çözeltisi, Na2HPO4.12H2O kullanılarak nasıl hazırlanır? Bu çözeltiden alınan 1 ml lik bir kısım saf su ile 1000 ml ye seyreltiliyor. Son çözelti kaç Normaldir? Kaç ppm dir? % kaçlıktır?

Detaylı

AİLE İRŞAT VE REHBERLİK BÜROLARINDA YAPILAN DİNİ DANIŞMANLIK - ÇORUM ÖRNEĞİ -

AİLE İRŞAT VE REHBERLİK BÜROLARINDA YAPILAN DİNİ DANIŞMANLIK - ÇORUM ÖRNEĞİ - T.C. Hitit Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Felsefe ve Din Bilimleri Anabilim Dalı AİLE İRŞAT VE REHBERLİK BÜROLARINDA YAPILAN DİNİ DANIŞMANLIK - ÇORUM ÖRNEĞİ - Necla YILMAZ Yüksek Lisans Tezi Çorum

Detaylı

YRD. DOÇ. DR. ŞEREF EZİRGANLI ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ. Derece Bölüm/Program Üniversite Yıl

YRD. DOÇ. DR. ŞEREF EZİRGANLI ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ. Derece Bölüm/Program Üniversite Yıl YRD. DOÇ. DR. ŞEREF EZİRGANLI ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ ÖZGEÇMİŞ Adı Soyadı: ŞEREF EZİRGANLI Öğrenim Durumu: DOKTORA Bölümü: AĞIZ, DİŞ VE ÇENE CERRAHİSİ Derece Bölüm/Program Üniversite Yıl Lisans DİŞHEKİMLİĞİ

Detaylı

Filiz METE, Ahmet ASAR

Filiz METE, Ahmet ASAR 1 Filiz METE, Ahmet ASAR Öz: n l olarak zorunlu v program ve dersleri ile Anahtar kelimeler:. Study of Program Competences of Turkish Teacher as a Foreign Language in the University Programs The process

Detaylı

BİR ÜNİVERSİTE HASTANESİ NDE YAPTIRILAN DOĞUMLARIN İNCELENMESİ

BİR ÜNİVERSİTE HASTANESİ NDE YAPTIRILAN DOĞUMLARIN İNCELENMESİ TAF Preventive Medicine Bulletin, 2006: 5 (6) ARAŞTIRMA RESEARCH ARTICLE BİR ÜNİVERSİTE HASTANESİ NDE YAPTIRILAN DOĞUMLARIN İNCELENMESİ Atilla Senih MAYDA*, Türker ACEHAN**, Suat ALTIN**, Mehmet ARICAN**,

Detaylı

MESİO-DİSTAL KÖK AÇISININ BELİRLENMESİNDE PANORAMİK VE PERİAPİKAL RADYOGRAFİNİN KARŞILAŞTIRILMASI

MESİO-DİSTAL KÖK AÇISININ BELİRLENMESİNDE PANORAMİK VE PERİAPİKAL RADYOGRAFİNİN KARŞILAŞTIRILMASI MESİO-DİSTAL KÖK AÇISININ BELİRLENMESİNDE PANORAMİK VE PERİAPİKAL RADYOGRAFİNİN KARŞILAŞTIRILMASI THE COMPARISON OF PANORAMIC AND PERIAPICAL RADIOGRAPHS IN DETERMINATION OF MESIO-DISTAL ROOT ANGULATION

Detaylı

Numune Kodu ve parti no

Numune Kodu ve parti no Numune Kodu ve parti no Numune tipi Kimin tarafından üretildiği Numune formu ve şekli Sertifikalandıran Kurum Konsantrasyonlar Elde edilen konsantrasyon değerleri Ortalama Standart Sapmalar % 95 Karbon

Detaylı

THE ROLE OF GENDER AND LANGUAGE LEARNING STRATEGIES IN LEARNING ENGLISH

THE ROLE OF GENDER AND LANGUAGE LEARNING STRATEGIES IN LEARNING ENGLISH THE ROLE OF GENDER AND LANGUAGE LEARNING STRATEGIES IN LEARNING ENGLISH THESIS SUBMITTED TO THE GRADUATE SCHOOL OF SOCIAL SCIENCES OF MIDDLE EAST TECHNICAL UNIVERSITY BY OKTAY ASLAN IN PARTIAL FULFILLMENT

Detaylı

AEROBiK VE ANAEROBiK EGZERSiZ

AEROBiK VE ANAEROBiK EGZERSiZ Spor Bilimleri Dergisi Hacettepe,. ofsport Sciences 2000, 11 (1-2-3-4), 47-55 AEROBiK VE ANAEROBiK EGZERSiZ SONRASı insülin VE KAN GliKOZ DEGERlERiNiN incelenmesi Cüneyt AYDIN". Kadir GÖKDEMIR"", ıbrahim

Detaylı

ASEMPTOMATİK BİLATERAL PNOMOTORAKS

ASEMPTOMATİK BİLATERAL PNOMOTORAKS Olgu sunumu / Case report ASEMPTOMATİK BİLATERAL PNOMOTORAKS Sami Doğan*, Hakan Ateş**, Mesut Erbaş**, Ömür Öztürk**, Suat Gezer***, Sami Karapolat***, * Düzce Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Genel Cerrahi

Detaylı

Biyolojik Biyomekanik İmplant Başarısızlığı İmplant Başarısızlığı Krestal Kemik Kaybı Protez Komplikasyonları Mekanik Süreçler

Biyolojik Biyomekanik İmplant Başarısızlığı İmplant Başarısızlığı Krestal Kemik Kaybı Protez Komplikasyonları Mekanik Süreçler F. Emir Biyolojik İmplant Başarısızlığı Cerrahi başarısızlık İyileşme Krestal Kemik Kaybı Periosteal Refleksiyon(kaldırma) Otoimmün (bakteriyel etki) Biyolojik mikro aralık Protez Komplikasyonları Vida

Detaylı

NADİR HASTALIKLAR VE ORPHANET-TÜRKİYE. 2007- sonrası. Prof.Dr. Uğur Özbek Orphanet-Türkiye Koordinatörü İstanbul Üniversitesi, DETAE

NADİR HASTALIKLAR VE ORPHANET-TÜRKİYE. 2007- sonrası. Prof.Dr. Uğur Özbek Orphanet-Türkiye Koordinatörü İstanbul Üniversitesi, DETAE NADİR HASTALIKLAR VE ORPHANET-TÜRKİYE 2007- sonrası Prof.Dr. Uğur Özbek Orphanet-Türkiye Koordinatörü İstanbul Üniversitesi, DETAE Nadir hastalık ve yetim ilaç tanımı Ülkemizdeki durum Nadir hastalıkların

Detaylı

Rejyonel Anestezi Sonrası Düşük Ayak

Rejyonel Anestezi Sonrası Düşük Ayak Rejyonel Anestezi Sonrası Düşük Ayak Zeliha Korkmaz Dişli 1, Necla Tokgöz 2, Fatma Ceyda Akın Öçalan 3, Mehmet Fa>h Korkmaz 4, Ramazan Bıyıklıoğlu 2 1 Anesteziyoloji Bölümü, Malatya Devlet Hastanesi 2

Detaylı

Tablo 2 Üniversitelerdeki Tıpta Uzmanlık Eğitimi Yapılacak Programlar ve Ek Kontenjanları*

Tablo 2 Üniversitelerdeki Tıpta Uzmanlık Eğitimi Yapılacak Programlar ve Ek Kontenjanları* Programın Kodu Eğitim Süresi Puan Türü Genel Ek Kontenjan Yabancı Uyruklu Ek Kontenjanı 2014-TUS Ek Tercih Program Adı Özel Koşullar ve Açıklamalar* (1) (2) (3) (4) (5) (6) (7) Üniversitelerdeki Tıpta

Detaylı

The Study of Relationship Between the Variables Influencing The Success of the Students of Music Educational Department

The Study of Relationship Between the Variables Influencing The Success of the Students of Music Educational Department 71 Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, Yıl 9, Sayı 17, Haziran 2009, 71-76 Müzik Eğitimi Anabilim Dalı Öğrencilerinin Başarılarına Etki Eden Değişkenler Arasındaki İlişkinin İncelenmesi

Detaylı

Hemşirelerin Hasta Hakları Konusunda Bilgi Düzeylerinin Değerlendirilmesi

Hemşirelerin Hasta Hakları Konusunda Bilgi Düzeylerinin Değerlendirilmesi Sağlık Akademisyenleri Dergisi 2014; 1(2):141-145 ISSN: 2148-7472 ARAŞTIRMA / RESEARCH ARTICLE Hemşirelerin Hasta Hakları Konusunda Bilgi Düzeylerinin Değerlendirilmesi Assessıng Nurses Level of Knowledge

Detaylı

Tablo 2 Üniversitelerde Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yapılacak Programlar ve Kontenjanları*

Tablo 2 Üniversitelerde Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yapılacak Programlar ve Kontenjanları* Program Kodu Eğitim Süresi Genel Kontenjan Yabancı Uyruklu Kontenjanı 2014-DUS Tercih Program Adı Özel Koşullar ve Açıklamalar* (1) (2) (3) (4) (5) (6) Üniversitelerde Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi

Detaylı

Tablo 2 Üniversitelerde Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yapılacak Dallar ve Kontenjanları*

Tablo 2 Üniversitelerde Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yapılacak Dallar ve Kontenjanları* Uzmanlık Dal Kodu Öğretim Süresi Genel Kontenjan Yabancı Uyruklu Kontenjanı 2014-DUS ilkbahar Tercih Kılavuzu Uzmanlık Dal Adı Özel Koşullar ve Açıklamalar* (1) (2) (3) (4) (5) (6) Üniversitelerde Diş

Detaylı

Araziye Çıkmadan Önce Mutlaka Bizi Arayınız!

Araziye Çıkmadan Önce Mutlaka Bizi Arayınız! Monthly Magnetic Bulletin March 2014 z BOĞAZİÇİ UNIVERSITY KANDİLLİ OBSERVATORY and EARTHQUAKE RESEARCH INSTITUTE GEOMAGNETISM LABORATORY http://www.koeri.boun.edu.tr/jeofizik/default.htm Magnetic Results

Detaylı

Hasta Çalışan Güvenliğinde Enfeksiyon Risklerinin Azaltılmasına Yönelik Đstatistiksel Kalite Kontrol Çalışmaları

Hasta Çalışan Güvenliğinde Enfeksiyon Risklerinin Azaltılmasına Yönelik Đstatistiksel Kalite Kontrol Çalışmaları Çalışan Güvenliğinde n Risklerinin Azaltılmasına Yönelik Đstatistiksel Kalite Kontrol Çalışmaları Yrd.Doç. Dr. Arzu ORGAN PAU. Đ.Đ.B.F. Kınıklı Kampüsü DENĐZLĐ Tarık GÜRBÜZ BSK nesi DENĐZLĐ 1.Özet 2009

Detaylı

KONGRE BAŞKANI DÜZENLEME KURULU

KONGRE BAŞKANI DÜZENLEME KURULU KONGRE BAŞKANI Prof. Dr. Sebahattin ÖZCAN Ankara Üniversitesi DÜZENLEME KURULU Prof. Dr. Mehmet KARATAŞ Düzenleme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Dilek TURGUT BALIK Düzenleme Kurulu Başkan Yardımcısı Doç. Dr.

Detaylı

2011 TUS İLKBAHAR DÖNEMİ MERKEZİ YERLEŞTİRME SONUÇLARINA GÖRE EN KÜÇÜK VE EN BÜYÜK PUANLAR (GENEL) (SINAV TARİHİ : 15 Mayıs 2011)

2011 TUS İLKBAHAR DÖNEMİ MERKEZİ YERLEŞTİRME SONUÇLARINA GÖRE EN KÜÇÜK VE EN BÜYÜK PUANLAR (GENEL) (SINAV TARİHİ : 15 Mayıs 2011) 1011163 ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ ÇOCUK SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI K 2 2 0 57.524 57.858 1011196 ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ GÖĞÜS HASTALIKLARI K 1 1 0 59.979 59.979

Detaylı

Kamuran Özlem Sarnıç (Sanatta Yeterlik Tezi)

Kamuran Özlem Sarnıç (Sanatta Yeterlik Tezi) OPTİK YANILSAMA ve SERAMİK SANATINDA KULLANIMI-UYGULAMALARI Kamuran Özlem Sarnıç (Sanatta Yeterlik Tezi) Eskişehir, Ağustos 2011 OPTİK YANILSAMA ve SERAMİK SANATINDA KULLANIMI- UYGULAMALARI Kamuran Özlem

Detaylı

MAKSİLLER SİNÜS SEPTA: BİLGİSAYARLI TOMOGRAFİ VE PANORAMİK RADYOGRAFİ İLE DEĞERLENDİRME

MAKSİLLER SİNÜS SEPTA: BİLGİSAYARLI TOMOGRAFİ VE PANORAMİK RADYOGRAFİ İLE DEĞERLENDİRME MAKSİLLER SİNÜS SEPTA: BİLGİSAYARLI TOMOGRAFİ VE PANORAMİK RADYOGRAFİ İLE DEĞERLENDİRME MAXILLARY SINUS SEPTA: EVALUATION WITH COMPUTED TOMOGRAPHY AND PANORAMIC RADIOGRAPHY Yrd. Doç. Dr. İlker ÖZEÇ* Yrd.

Detaylı

HÜRRİYET GAZETESİ: 1948-1953 DÖNEMİNİN YAYIN POLİTİKASI

HÜRRİYET GAZETESİ: 1948-1953 DÖNEMİNİN YAYIN POLİTİKASI T.C. ANKARA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ GAZETECİLİK ANABİLİM DALI HÜRRİYET GAZETESİ: 1948-1953 DÖNEMİNİN YAYIN POLİTİKASI Doktora Tezi Selda Bulut Tez Danışmanı Prof.Dr.Korkmaz Alemdar Ankara-2007

Detaylı

Sasmazer Endüstriyel Ürünler ve Ambalaj Paz. San. Tic.

Sasmazer Endüstriyel Ürünler ve Ambalaj Paz. San. Tic. Sasmazer Endüstriyel Ürünler ve Ambalaj Paz. San. Tic. Şaşmazer Design müşterilerinin beklentilerine ve pazar dinamiklerine göre gereksinimleri belirleyen, üretim ve teknoloji çatısı altında çalışmalarını

Detaylı

Cukurova Medical Journal

Cukurova Medical Journal Cukurova Medical Journal Araştırma Makalesi / Research Article 2008 2012 Yılları Arasında Adli Toksikoloji Laboratuvarına Gelen Olguların Değerlendirilmesi Evaluation of Cases Consulted to Forensic Toxicology

Detaylı

CV - AKADEMİK PERSONEL

CV - AKADEMİK PERSONEL FOTOĞRAF: 1. ADI: Oğuz 2. SOYADI: Ozan 3. DOĞUM YERİ: Ankara 4. DOĞUM TARİHİ(GG.AA.YYYY): 26.07.1978 5. İLETİŞİM BİLGİLERİ: 5.1. BÖLÜM: Diş Hekimliği Fakültesi, Protetik Diş Tedavisi Anabilim Dalı 5.2.

Detaylı

İçerik AKUT APANDİSİT TANISINDA TESTLERİN DEĞERİ VE KULLANIMI. Testler. Öykü ve fizik muayene. Öykü

İçerik AKUT APANDİSİT TANISINDA TESTLERİN DEĞERİ VE KULLANIMI. Testler. Öykü ve fizik muayene. Öykü 1 2 AKUT APANDİSİT TANISINDA TESTLERİN DEĞERİ VE KULLANIMI İçerik Karın ağrısı olan hastanın akut apandisit olup olmadığını değerlendirmede kullandığımız testlerin değerliliği kullanımları tartışılacaktır

Detaylı

Handan Tanyıldızı 1, Nami Yeyin 2, Aslan Aygün 2, Mustafa Demir 2, Levent Kabasakal 2 1. İstanbul Üniversitesi, Fen Fakültesi, Nükleer Fizik ABD 2

Handan Tanyıldızı 1, Nami Yeyin 2, Aslan Aygün 2, Mustafa Demir 2, Levent Kabasakal 2 1. İstanbul Üniversitesi, Fen Fakültesi, Nükleer Fizik ABD 2 Yttrium-90 mikroküre tedavisinde radyasyon kaynaklı karaciğer hastalığı (RILD) analizi ve terapötik aktivite miktarı ile karaciğer fonksiyonu arasındaki ilişkinin incelenmesi Handan Tanyıldızı 1, Nami

Detaylı

2014-TUS SONBAHAR DÖNEMİ GENEL YERLEŞTİRME SONUÇLARINA GÖRE EN KÜÇÜK VE EN BÜYÜK PUANLAR (YABANCI UYRUKLU)

2014-TUS SONBAHAR DÖNEMİ GENEL YERLEŞTİRME SONUÇLARINA GÖRE EN KÜÇÜK VE EN BÜYÜK PUANLAR (YABANCI UYRUKLU) VE LAR ( ) 100211042 ADIYAMAN ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ ÇOCUK SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI K 1 0 1 --- --- 100211139 ADIYAMAN ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ İÇ HASTALIKLARI K 1 0 1 --- --- 100311014 ADNAN MENDERES

Detaylı

MAKSİLLER SİNÜSTE BİR YABANCI CİSİM OLARAK KANAL GÜTASI ÖZET

MAKSİLLER SİNÜSTE BİR YABANCI CİSİM OLARAK KANAL GÜTASI ÖZET G.U. Dişhek. Fak. Der. Cilt VIII, Sayı 1, Sayfa 173-179 1991 MAKSİLLER SİNÜSTE BİR YABANCI CİSİM OLARAK KANAL GÜTASI Yrd. Doç. Dr. Selçuk BASA* Dt. Mehmet KÜRKÇÜ** ÖZET Maksiller sinüste yabancı maddelere

Detaylı

Elazığ İli Karakoçan İlçesinden Elde Edilen Sütlerde Yağ ve Protein Oranlarının AB ve Türk Standartlarına Uygunluklarının Belirlenmesi

Elazığ İli Karakoçan İlçesinden Elde Edilen Sütlerde Yağ ve Protein Oranlarının AB ve Türk Standartlarına Uygunluklarının Belirlenmesi ISSN: 2148-0273 Cilt 1, Sayı 2, 2013 / Vol. 1, Issue 2, 2013 Elazığ İli Karakoçan İlçesinden Elde Edilen Sütlerde Yağ ve Protein Oranlarının AB ve Türk Standartlarına Uygunluklarının Belirlenmesi Muhammet

Detaylı

Eğitim Süresi Puan Türü

Eğitim Süresi Puan Türü Program Kodu Eğitim Süresi Puan Türü Genel Kontenjan Yabancı Uyruklu Kontenjanı Tablo 3 Sağlık Bakanlığı Eğitim ve Araştırma Hastanelerinde, Sağlık Bakanlığı Adına Tıp Program Adı Özel Koşullar ve Açıklamalar*

Detaylı

Ağız Hastalıkları (2 0) Doç. Dr. Osman A. ETÖZ

Ağız Hastalıkları (2 0) Doç. Dr. Osman A. ETÖZ AĞIZ, DİŞ VE ÇENE CERRAHİSİ ANABİLİM DALI 2014-2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI /GÜZ/ ADI Dt. Halis Ali ÇOLPAK Dt. Ömer ÜLKER Dt. Halis Ali ÇOLPAK Dt. Ömer ÜLKER Dt. Veysel KALKAN Dt. Halis Ali ÇOLPAK Dt. Ömer

Detaylı

PİEZOELEKTRİK YAMALARIN AKILLI BİR KİRİŞİN TİTREŞİM ÖZELLİKLERİNİN BULUNMASINDA ALGILAYICI OLARAK KULLANILMASI ABSTRACT

PİEZOELEKTRİK YAMALARIN AKILLI BİR KİRİŞİN TİTREŞİM ÖZELLİKLERİNİN BULUNMASINDA ALGILAYICI OLARAK KULLANILMASI ABSTRACT PİEZOELEKTRİK YAMALARIN AKILLI BİR KİRİŞİN TİTREŞİM ÖZELLİKLERİNİN BULUNMASINDA ALGILAYICI OLARAK KULLANILMASI Uğur Arıdoğan (a), Melin Şahin (b), Volkan Nalbantoğlu (c), Yavuz Yaman (d) (a) HAVELSAN A.Ş.,

Detaylı

Atatürk Üniv. Diş Hek. Fak. Derg. J Dent Fac Atatürk Uni Cilt:22, Sayı: 2, Yıl: 2012, Sayfa: 138-142 ABSTRACT

Atatürk Üniv. Diş Hek. Fak. Derg. J Dent Fac Atatürk Uni Cilt:22, Sayı: 2, Yıl: 2012, Sayfa: 138-142 ABSTRACT Araştırma/ Research Article 38 VAKALIK SERİDE ÇENELERDEKİ KİSTLERİN RETROSPEKTİF OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ A RETROSPECTIVE EVALUATION OF THE JAW CYSTS IN 38 CASES Makale Kodu/Article code: 829 Makale Gönderilme

Detaylı

Sağlık Bakanlığı Eğitim ve Araştırma Hastanelerine Alınacak Asistan Sayıları

Sağlık Bakanlığı Eğitim ve Araştırma Hastanelerine Alınacak Asistan Sayıları Program Kodu Eğitim Süresi Puan Türü Genel Kontenjan Yabancı Uyruklu Kontenjanı 2015-TUS Tercih Program Adı Özel Koşullar ve Açıklamalar* (1) (2) (3) (4) (5) (6) (7) Sağlık Bakanlığı Eğitim ve Araştırma

Detaylı

Industrial pollution is not only a problem for Europe and North America Industrial: Endüstriyel Pollution: Kirlilik Only: Sadece

Industrial pollution is not only a problem for Europe and North America Industrial: Endüstriyel Pollution: Kirlilik Only: Sadece INDUSTRIAL POLLUTION Industrial pollution is not only a problem for Europe and North America Industrial: Endüstriyel Pollution: Kirlilik Only: Sadece Problem: Sorun North: Kuzey Endüstriyel kirlilik yalnızca

Detaylı

ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ BEDEN EĞİTİMİ ve SPOR BÖLÜMÜ ÖĞRENCİLERİNİN ÖSS ve ÖZEL YETENEK SINAVI PUANLARINA GÖRE GENEL AKADEMİK BAŞARILARI

ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ BEDEN EĞİTİMİ ve SPOR BÖLÜMÜ ÖĞRENCİLERİNİN ÖSS ve ÖZEL YETENEK SINAVI PUANLARINA GÖRE GENEL AKADEMİK BAŞARILARI Uludağ Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi Cilt: XVII, Sayı: 1, 2003 ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ BEDEN EĞİTİMİ ve SPOR BÖLÜMÜ ÖĞRENCİLERİNİN ÖSS ve ÖZEL YETENEK SINAVI PUANLARINA GÖRE GENEL

Detaylı

Akciğer Kanserinde Güncel Tanı ve Tedavi Yaklaşımı

Akciğer Kanserinde Güncel Tanı ve Tedavi Yaklaşımı Akciğer Kanserinde Güncel Tanı ve Tedavi Yaklaşımı Editör Abdullah İrfan Taştepe Temmuz 2014 Copyright 2014 ISBN : 978-605-5121-12-9 Eser Editör : Akciğer Kanserinde Güncel Tanı ve Tedavi Yaklaşımı : Abdullah

Detaylı