Okumaya, istediğiniz sayfadan başlayabilirsiniz. 1 ZAMANIN KIYISINDA

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Okumaya, istediğiniz sayfadan başlayabilirsiniz. 1 ZAMANIN KIYISINDA"

Transkript

1 Okumaya, istediğiniz sayfadan başlayabilirsiniz. 1 <html> <head> <title> </title> <head> <body> ZAMANIN KIYISINDA Güzeldir kentlerin yıkıntılarını seyretmek mezarcı; ama insanların yıkıntılarını seyretmek daha da güzel. Lautréamont, Maldoror un Şarkıları Bomboş unutabilsek, unutmadan yanayım ben... Ama unuttukça insanın anıları çoğalıyor. Latife Tekin, Unutma Bahçesi Edebiyatta kimse orijinal olduğunu iddia edemez; tüm yazarlar, var olan arketiplerin çevirmeni, çırağı ve yorumcusudur. J. L. Borges Annem birini gönderip, Küçük Madlen denilen, bir tarak midyesinin oluklu çenetleri arasında biçimlendirilmiş gibi görünen o kısa, tombul keklerden aldırırdı. M. Proust, Kayıp Zamanın İzinde Yolculuk Sizi, anlatı cambazlıkları yaparak ordan oraya süreklemekten keyif almıyorum. Derdim neyse onu anlatacağım. Öyleyse, Mehmet in geleceği otobüsü bekleyen anne ve babasının, yarım saat önce aynı otogarda biricik kızları Melek i, tüm ısrarlarına rağmen, Bursa dan hangi şehre geçeceğini öğrenemedikleri yolculuğa uğurladıklarını belirtmem gerek. Hikayenin tam merkezinde (böyle bir merkez varsa tabii) Melek değil de, Mehmet yer alıyor. Mehmet, hafta sonu tatilini geçirmeyi düşündüğü Gölcük e 1, ailesiyle paylaşmak istediği sırrını da yanında götürüyor. Ailesinin Mehmet e vereceği sır da, elbette ablası Melek in neden evden ayrıldığı üzerine olacak. 1 Gölcük, İzmir in şirin bir kasabası. Dağların tepesinde oluşmuş doğal bi r göletin etrafına kurulu tatlı yerleşim alanı. Uzaktan görseniz, burayı sadece içinde yaşayanların bildiğini ve bürokrasinin Gölcük e hiç ulaşmadığını düşünürsünüz. Sizin için kasabanın internet sitesinden şu ayrıntılara ulaştım: Mücavir alanımız Gölcük yaylası rakımı 1050 Mt. olup, ilçemiz Ödemiş'e uzaklığı 18 Km. d ir. Komşu ilçe Salihli - Bozdağ beldesi üzerinden 45 Km. asfalt yol ile bağlıdır. 810 nektar bir krater gölün bulunduğu yayladır. Çok eski tarihlerde bu yayla Zeytinlik, Oğuzlar ve Bayırlı köy lerinin merası iken 1976 yılında Bakanlar Kurulu Kararı ile Zeytinlik Belediyesinin mücavir alanı olmuştur. Yine eski yıllarda Gölcük yaylasının meralarının bir kısmı Karaosman-Oğullarının at besledikleri alanlar iken zamanın Başbakanı merhum Şükrü SARAÇOĞ LU tarafından bu alanlar parsellenerek halkımıza dağıtılmıştır. Ödemiş patatesi diye tabir edilen en kaliteli patatesler yaylamızda üretilmekte olup, aynca elma, ceviz, kestane, erik, kiraz vb. meyveler de bu yaylamızda yetiştirilmektedir. Gölcük yaylamız yaz aylarında ilçemiz Ödemiş'te sıcaklık derece iken aynı saatlerde Gölcük'te derece olmaktadır. Bu iklim değişikliği yerli ve yabancı turistlere cazip gelmektedir. Konaklama yeri olarak 1 adet belediyemize ait 1 adet de Özel İdare Müdürlüğü ne ait otel yıl 12 ay hizmet vermektedir. Siteden arakladığım birkaç fotoğrafı da kaynakça kısmına ekleyeceğim. E, tabii unutmazsam :))

2 Okumaya, istediğiniz sayfadan başlayabilirsiniz. 2 Mehmet in otobüsü Susurluk ta mola verdiğinde, Melek bavulunu daha yeni hazırlıyordu. Melek ve Mehmet in neden otogarda rastlaşmadıkları sorusuysa, öyküdeki sırların ve bu iki kardeşin birbirlerine teğet geçmesinin büyülü bir gerçek yaratabileceğine olan masum inancım diyerek yanıtlanabilir. Mehmet, Susurluk ta mercimek çorbasını sadece yükümlülük olduğu için içtiğinden çorbadan tiksindi. Annesi, Mehmet in yola her çıkışında ona mutlaka yapılacak birkaç görev (Bunlar görevdi, yoksa annesi çok kızardı.) buyururdu. (Aklımdayken ekleyeyim. Mehmet yirmili, Melek de otuzlu yaşların başlarında. Öykünün sonuna dek sabredebilecek okurlarıma daha ne sırlar vereceğim bilemezsiniz.) Mehmet in yolculuğundaki görev listesi, bakkala (ya da markete) alışverişe giden çocuğun elinde tuttuğu listeden farksızdı. Muhtemelen şöyleydi: 1- Biletini alırken mutlaka kontrol et. 2- Kirli çamaşırlarını da getir. (Annesi yıkayınca tertemiz olur, arap sabunu kokar.) 3- Otobüste bir şeyler yiyip içme. Hepsi hazır gıda, sağlıksız. 4- Yanında oturanla sohbet et, yoksa yol çekilmez olur. 5- Susurluk ta mutlaka çorba iç. 6- Bavulunu molada çalmasınlar, dikkat et. 7- Otobüsten her inişinde ceketini giy, üşütme. (Zaten bizim buralara kar yağıyor, gelirken sıkı giyin.) Ve bunlar gibi yaklaşık yirmi görev daha. Mehmet çorbasını içip kaşığını masaya bıraktıktan sonra, görevini yerine getirmenin verdiği hazla garsondan çay istedi ve dışarıya çıkıp sigarasını yaktı. Oysa aynı saatlerde, Gölcük teki evde muhteşem bir sessizlik hakimdi. Melek bavulunu toplarken, annesi gözyaşlarına Mehmet e hazırladığı yemeğin soğanlarını sebep gösteriyor, babası da arka bahçede onları otogara götürecek Focus larının paspaslarını silkeliyordu. Melek, bavuluna odasından hiçbir şey almadı. Komidinin üstündeki bileti cüzdanına koymak dışında, odada vakit geçirmesi; sadece mutfağa gidip annesinin yalvar yakarlarına daha fazla katlanmamak, babasının somurtuşuna, kısır bir dul kadının olgunluğuyla yaklaşıyormuş gibi (Benzetme de çok saçma oldu ya, neyse artık.) yapmamak istediğindendi. Tabii yine Melek, öykümüzün baş kahramanı olmadığından; en sonunda bavuluyla odasından çıkışını, annesinin ondan son kez gitmemesini rica edişini ve babasının susarak, varoluşçu yönetmenleri örnekleyen bir filmin En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu ödülü aday adaylığına soyunmuş oyuncu tavrına bürünüverdiğini anlatmak haddinden fazla yersiz ve öykünün yazarı olarak beni de yoracak bir uğraş olur. Focus un içinde baba, şoförü; anne, kocasına sadık eşi ve arka koltukta Melek, başına buyruk evladı oynayarak ve kalan tüm kelimeleri Focus un motorunun dile getirmesini bekleyerek, aile fertlerimiz otogara doğru yola koyuldular.

3 Okumaya, istediğiniz sayfadan başlayabilirsiniz. 3 Gölcük te söylediklerim yaşanırken, Mehmet de Susurluk ta dondurulmuş bir vidyo gibi beklemiyordu elbette. Görevlerinden üçünü daha tamamlamış (çorba, çay ve sağ gözüyle otobüsün her an açılıp da içinden bavulunun çalınabileceği bagajının kontrolü), otobüste yan koltuktaki yaşlı amcayla sohbeti geliştirmek üzere moladan ayrılarak otobüse, dolayısıyla İzmir e doğru ilerlemişti. Mehmet in yanındaki yaşlı amca, öğretmen emeklisi bilge duruşuyla, emeklilik tazminatı ile aldığı Ferrari sini az önce satmış ve organik bir hayatın başlangıcı olacak, doğaya yerleşme kararıyla yola çıkan sapık ve lüzumsuz insan imajı yaratıyordu. İzmir e varmalarının nerden baksanız üç saat süreceği gerçeğiyle yüzleştiklerinde, vakit daha hızlı geçer diye Mehmet ve yan koltuktaki yaşlı amca sırayla birbirlerine fıkra anlatmaya karar verdiler. Öykümüzün çok fazla bir kısmını oluşturmasını istemediğim için, bu yolculuktan size sadece iki tane fıkra aktarabiliyorum. Sevgili okurum lütfen kusura bakma. Mehmet in Fıkrası Temel in biri, bir gün heyecanla eve gelmiş ve demiş ki, Fadime, çabuk koş, kapıları perdeleri kapa ve hemen yanıma gel. Fadime de heyecanlanmış tabii. Koşup kapıları kapamış, perdeleri çekmiş ve tüm çekiciliğiyle ve şuh kahkahasıyla Temel in yanına oturmuş: Söyle yiğidim, nedir bu ateşli hallerin böyle? Temel de demesin mi: Bak Fadime, fosforlu saat aldım. Nasıl, beğendin mi? (Mehmet fıkrayı, Temel ve Fadime nin şivelerini de yaparak anlattığından bizim yan koltuktaki yaşlı amca, oldukça mest olmuş, Mehmet i yine erdemli bir tavırla tebrik etmişti.) Yan Koltuktaki Yaşlı Amcanın Fıkrası Nasreddin hoca, yağmurlu bir günde evinin camından, yolda koşmakta olan bir tanıdığına seslenir: Yahu adam, der, adamın haline gülerek, Allah ın verdiği nimetten kaçılır mı? Adam, hocanın onunla dalga geçmesine alınır, ama yine de hocaya karşılık veremez. Fıkra bu ya, aradan uzunca zaman geçer, bu defa Nasreddin hoca yağmurlu günde koşa koşa eve gitmektedir. Geçenlerde alay ettiği adam, evini camından hocayı görünce bağırır aşağıya: Ne o hocam, Allah ın verdiği nimetten mi kaçıyorsun? Hoca yapıştırır cevabı hemen: Yok evladım, onun verdiği nimeti daha fazla çiğnememeye çalışıyorum. (Bir sonraki bölümü, şu ana kadar yazdığım kısmı gözden geçirip olay örgüsünü ve anlatım biçimini değerlendirdikten sonra yazmaya karar verdim sevgili okurum. İstersen sen de burda bir mola verip bir iki gün sonra kaldığın yerden okumaya devam edebilirsin.) Mehmet in Gölcük e Yolculuğu (devamı) Buraya kadar yazdıklarım kafamdakilerle uyuşuyor, pek fazla açılıp saçılmamışım. Yalnız, bilinç akışını kesmesin

4 Okumaya, istediğiniz sayfadan başlayabilirsiniz. 4 diye defterime yazdığımdan, daha sonra bilgisayarıma aktarmak oldukça zahmetli bir iş. Nerde kalmıştık? Mehmet in yol arkadaşı, yan koltuktaki yaşlı amca İzmir e iki saatlik mesafe kala aniden uykuya daldı ve Mehmet i cam kenarında, geçtikleri tarlaları izlerken, bahar geldiğinde buralarda ne yetişeceğini düşündüğü uzun bir yalnızlığa terk etti. Aslına bakarsanız, Mehmet bu yalnızlık anını pek sevdi. Böylece, iki gece önce yattığı kadının o güzel ve iri memelerini yeniden hem de rahat rahat düşleyebilecekti. Kadın, çırılçıplak aklının ucunda yürürken, bütün gece durmaksızın anlattığı şirketlerinin büyüme potansiyeli ve isterse Mehmet e de masa başı iş ayarlayabileceği gevezeliği, resmin üzerine yapıştırılmış uyduruk ses kaydı gibi, Mehmet in beyninde yankılanıp duruyordu. Hayatında ilk defa sarışın bir kadınla yatmış olmanın verdiği gereksiz şaşkınlığı daha üstünden atamadan, iki gündür İstiklal de gördüğü her sarışını o kadına benzetiyor, her an birinin kolundan tutup size aşık olmak istiyorum deyivereceğinden korkuyordu. Ateşli sevişmenin etkisinden kurtulamadığını hisseden Mehmet, son kırk altı saattir döndüğü her sokak başında o kadına (Meltem di adı.) yeniden rastlayıvereceğinin ilizyonuyla yaşıyor ve sigarasının izmaritinin yola her fırlatışında mazgallardan içeriye sokabilirse, Meltem i yeniden o mini eteği ve pembe sutyeniyle yatağında beklerken bulacağının hayaliyle avunuyordu. Şimdi de, İzmir e bir saat on yedi dakikalık yol kaldığında, Mehmet in gözleri geri bıraktıkları zeytinliklerde takılı kalmışken, cep telefonuna düşen mesajı, otobüs herhangi bir kırmızı ışıkta durmadan olanca hızıyla açabilirse mesaj Meltem den geliyor ve yeni buluşmanın (sevişmenin de denebilir) detaylarını yazıyor olacaktı. Oysa otobüs, Mehmet mesaja bakamadan kırmızı ışıkların birinde durdu ve Mehmet mesajı açtığında içi burularak tahmin ettiği gibi annesi otobüsün İzmir e yaklaşıp yaklaşmadığını- vb. Kasaba Simurg Seyahat A.Ş. nin 1488 sayılı, İstabul-İzmir seferini yapan otobüsü, İzmir terminalindeki yerini aldığında, Mehmet, babasını otobüsün orta kapağının açılmasını beklerken buldu. Annesi çok gerilerden, Focus un arka koltuğunda kalan çantasını kapıp olanca hızıyla, oğlunu karşılamaya koşturuyordu. Mehmet otobüsten inip anne ve babasının elini öptüğünde, her ikisinin de az önce onca ah vah ederek ablası Melek i iki yan terminalden uğurladıklarını hissetmedi bile. Mehmet in bavulunu Focus un bagajına koyduktan sonra, eve doğru yola çıkmak için çekirdek ailemizin arabanın içinde aldığı konum, Melek in uğurlanışından farksızdı. Yaklaşık iki saat sonra, Focus, Gölcük e doğru önündeki tepeyi onca gücüyle tırmanırken; anne, az sonra hazırlayacağı köftelere ne kadar harç katacağını, Mehmet ve babasının çarşıya uğrayıp uğramayacaklarını düşünüyordu. Gölün elli metre ilerisinde, sararmış panjurlarıyla yıllara meydan okuyan evlerinin önünde durduklarında, Mehmet ve babası, Asım bey, yemek hazırlanana

5 Okumaya, istediğiniz sayfadan başlayabilirsiniz. 5 kadar kahvehanede birer çay içmeye karar verince, Türkan hanımı ve bavulu evin önüne bırakıp çarşıya doğru yollarına devam ettiler. Refik in ayaklarını göle uzatmış eski püskü kahvehanesinde, kışın soğuğundan kaçıp, gürül gürül yanan sobanın himayesine sığınan kasabanın yaşlı amcalarına selam verdikten sonra, Asım bey ve Mehmet, çay ocağının yakınında, buruşturulmuş gazetelerle dolu bir masaya oturdular. Kahveci Refik (Refik güzel isim), Mehmet e hoş geldin diyerek, her zamanki bol tarçınlı sahlebinden iki fincan koydu önlerine. Asım bey, gazetedeki ekonomi haberlerine içerlenirken, koalisyon hükümetinin yine enflasyonu tavan yaptırdığına dikkat çekti. Uzunca bir süre, patatesin bu yıl da pek bir getirisi olmadığında ve ümitlerini bostana bıraktıklarında hemfikirleştiler. İçerideki kasvetli muhabbetlerden bunalan Mehmet, gözlerini dışarıya, göle doğru diktiğinde, Yusuf Ka. nın çöp kovasına kağıtlar attığını gördü. Yusuf Ka., yıllarca romanlar, öyküler yazmış ama ne hikmetse, hiçbir yazdığı basılmamış, okunmamış ve adı sanı duyulmamış bir yazar olarak hem köyün alay konusu hem de seçim ve felaket zamanları, kasabanın akıl hocası sayılacak rütbede, ellili yaşlarda bir amcamızdı. Mehmet sigara içme bahanesiyle dışarı fırladı. Yusuf un çöpe attığı yırtılmış defter parçalarını topladı. Hengameden sağlam kurtulmuş birkaç parçada yazılı şiirleri okumaya, anlamaya çabaladı. 2 2 Üç Renk/I. Mavi/sen üzülürsen karşıda kadıköyde biri vurulur/birkaç tavuk komşunun/bahçesine yumurtlar/saatlerin pilleri biter/zamanını beklediğim bir acı var/mavi gözlü kadının lafını ettiği/o tavuklar ve saatlerin çoğu da bu kadınındır/sen vurulursan/birkaç tavuk üzülür/kadıköyde saatçide mavi gözlü kadınlar ismini anar durur/kadıköyde vurulursan/üstünde gazeteler/altında soğuk kaldırım/ben de bir saatçi de vurulurum/çiçekçiler siyah çelenk satacak müşteri bulur/bakarsan yummadan gözlerini hayata kaldırım taşlarına sıkışmış madeni paralar farklı renk aynı desen eldivenler ağır aksak yürüyen abiler orkestraların piyanist şantörlerinin sana çaldığı oyun havalarını nefret etmek için inatlaşmalarını yüzünün bir yanını yırtan kendini ve ergen aşklarına dertlenip şairleşen gençleri bulursun/bakarsan karşıdan kadıköye ne beni bulursun ne de seni/saatçiler azdır ve mavi gözlü kadınlar falcıyken patavatsızdır/iki saat pilinin parasına söyleyiverirler erken ölümünü bir ergenin/tavuklardan yumurtalardan şehirlerden otel odalarından ve boğazlardan geçince/büyük gemilerin büyük dalgaları gibi en derin acılarmız hep midemize vurur/ama yine de sen üzülürsen/ben üzülürüm/gözlerimi hayata yummadan bakarsan bana kusma derim yol tutmasın seni annene babana /saygıda kusur et kendine bu kadar yüz verme ama ölürsem kaç tavuk üzülür/kaç yumurta kırlır bildiğimiz omlete/ölürsem /elbet karşıda kadıköyde biri vurulur/soğuk yatarım kaldırıma/gazeteler bırakırım/ölürsem/balkon yapın bizim eve/bakarsın sabaha karşı iskender okuruz/ii. Kırmızı/Şimdi seninle uçak olmak vardı ya ben pamuk helvayı tercih ettim/her şeyin kıyısında/zamanın bile/o elini beline atıp iç çamaşırının kıvrımını hisseden/kahrolası dijital gülümsemeler/geçmişine sığınıp gerçeğini arayan/ah nasılda 23 için sevinirdik biz/koşa koşa bir sabah/uyanmasın diye sen ekmek almadan/düşmemiş miydin bir başka kıvrıma/sümüklü oğlan çocuğu olup ağlamamış mıydın beceriksiz/senin neyine 23 olmak/kıyısı var mı yaşadığın şehrin buruk gülümsemelere/kıyısı var mı zamanın senin şehrinde/şimdi koşup hangi otobüse binsen hangi gizi bulacaksın/hem de hangi terli iç çamaşırında/ah seninle otobüs olmak vardı/belediye şoförü sürerdi bizi/bizi anca belediyeden bir şoför sürebilirdi/şoförle birlikte 47 olurduk/o derdi gelin böğürtlen yiyelim. Sen derdin bizim neyimize be abi böbürtlen hayatımız böğürtlen olmuş koşardık sonra uyanmasın diye şoför biz sevişmeden senin kıvrımlarında zaman su muydu ki aksın kasıklarında ayıptı şoförün yanında böyle konuşulmazdı ah nazım derdin sen bağıra bağıra herkes o şaire seslendiğini sanır aldanırdı ah nazım derdin içimde kal yanlış anlasın diye kıyılar beklerdin biz seninle hiç mi otobüs olmadık be 83 hiç mi zamanı avlamadık sapanlarla çırılçıplak uyurken uyanmayalım diye erkenden şoför hiç mi koşmadı ekmek

6 Okumaya, istediğiniz sayfadan başlayabilirsiniz. 6 Ablasının, ona doğum günü hediyesi olarak aldığı deniz mavisi zippoyla sigarasını yakıp, dumanını gölün üzerine çaresizlikle dökülen kar tanelerine doğru üfledi. Kasabayı, Gölcük ü, gölün kıyısında geçen çocukluk yıllarını özlediğini tam da o anda fark etti. Ne kadar büyük şehrin kalabalığında kaybolsa da, onu Gölcük e iten saçma sapan gücün büyük ihtimalle yok oluşuna tanıklık ettiği ilkokul arkadaşlıkları ve zamanın avucunun içinden uçup gidivermediği anlar- vb. Mehmet gölün kıyısında, karın altında dördüncü sigarasını yaktığında, Asım bey Focus un kornasına basarak, eve gitme vaktinin geldiğine işaret ediyordu. Mehmet bulunduğu yerden, kahvehaneye doğru, eve yürüyerek gideceğini anlatır hareketlerle, Asım bey i eve gönderdi. Eve yürümeden, son sigarasından son dumanı içine çekince, izmarite diş etlerinden bulaşan kanı gördü. Göle ve gölün kıyısına birikmiş karın üzerine ağzındaki kanı tükürdü ve yola koyuldu. Kahvehanenin arkasındaki şeftali ağaçlarının çevrelediği yoldan karşıya geçerek, bir zamanlar Yalnızlık Odaları sloganıyla büyük şehirlerden ve Avrupa ülkelerinden sayısız turist çeken yıkılmaya yüz tutmuş pansiyonun sokağına saptı. Pansiyonun az ilerisinde terk edilmiş Harunoğulları Köşkü ne varırken, almaya erkenden sırf biz duşa çıkıp çırılçıplak utanmayalım diye sen yine başka sayılar olurdun bu ne sikim laflar derdin post romantik edalarla ben derdim sus da azıcık sevişelim/iii. Beyaz/senin adın şehsuvar/dokunma ona bin yaşasın/tusunamiler okyanusta olur nehir kıyısında aldanmayasın/erguvan arıyorsan da rumeli taraflarını dolaş/hem uzun yürümek sağlığa iyi gelir/sigara içersin üstelik yolda şehsuvar/bozkır mozkır sana uzak/yumru bitkileri yiyemezsin/hatırlasana babanın patates düşmanlığını karbonhidrat yüzünden/pireye kızıp köpek yakılır mı/senin baban manyaktı şehsuvar/annenle anlaşamazdı/pipisi küçük koca olmaz derdi annen/rahmim büyük benim dünyayı doğurdum/onlara kızma şehsuvar onlar çocuk/anne babalar ne kadar büyüse de çocuklarının gözünde hep çocukturlar/çiçek besleme şehsuvar/oksijenini çalarlar gece uyurken/hırsızın önde gideni onlar/fesleğen alman güzel şehsuvar ama insan sevdiğine gül alır/abine aşıksan utanma/baban da dayısını seviyordu darbe zamanı/söyleyemedi/annen annesine aşıktı/halan görümcesine hayrandı/komşunuz ayfer teyze afife yengenden hoşlanırdı/söyleyemedi/her pazar buluşup örgü örerlerdi dayınlarda/baban manayla anneni almaya giderdi/sen şimdi yok artık diyeceksin şehsuvar/deme/masum sanma insanları/sorular cevaplar değişti şehsuvar/mor kadınların rengidir diyen öküz kim/halanı en güzel turuncu anlatırdı/ve yine aynı halan ocakta kutlardı kadınlar gününü/kadınlar gününde annene ruj alan öküz yine babandı şehsuvar/beni anla artık şehsuvar/devletin ve tabiatın ortak ve yanlış sorusu şuydu/bu kadar gereksiz döl maveraünnehire mi dökülür/şimdi susacaksın biliyorum/susma/herkes sustuğundan yalnız kaldı/bak yine gönderme yapacaksın/yapma/kafkanın babasını belediye kovalasın/kafana takma/sen sen ol şehsuvar/anlatacak hikayen yoksa sus/görgüsüzlük yapma/baban muzu kabuğuyla yerdi/haberin yok/ki nerden bilesin/sen piçsin şehsuvar/piç geldin piç gideceksin/üzülmek boşa piç de olsan geldin işte/piçsin diye de muz yememezlik olmaz/muz da ye kiraz da armut da ye/kulaklarına takarsın kirazları/kadınlar seni beğenir/orospular seni beğenir/bakarsın dayın da seni beğenir/al hadi mor da senin olsun şehsuvar/ama nolur kelimelerle oynama/bir gün bir yerlerine kaçıracaksın/senin sigortan yok onları çıkarttırmaya/endoskopi dedikleri kadar zevk vermiyormuş/abartma/bak bunları etrafındaki herkes biliyordu/söyleyemedi/utandılar şehsuvar/adın şehsuvar diye utandılar senden/senin adın bir şehir ismi olmalıydı/ah şu baban denen öküz yok mu/sen yapılırken tren izlemeseydi hala/annen babanın öküzlüğünü kırk yıl önce fark etseydi/inan bana şehsuvar/dünya bambaşka olurdu/en azından anayasa bu kadar çok değişmezdi/öptüm seni şehsuvar iki yanağından fırsatın olursa ara beni/abinle gelir gökkuşağına boyarız seni/mor sana yetmez bilirim şehsuvar/mor zaten seni anlatmaz/anlatılmazsın şehsuvar

7 Okumaya, istediğiniz sayfadan başlayabilirsiniz. 7 anneannesinin yıllarca köşkte yaşadığını iddia ettiği hayalet gelini ve damadı hatırladı. Gelinin düğün gecesi gölette boğulduğunu, otopside iki aylık hamile olduğunun anlaşılması üzerine, damadın da haftasına varmadan gölün kıyısında, gelinin öldüğü yerde av tüfeğiyle kendi canına kıydığını yeniden anneannesinden dinler gibi oldu. Olayın ardından Gölcük ten taşınan aile, kiracılarından, gelin ve damadın hayaletlerinin eve gelip kayıp bir çocuğu sorduklarını öğrendi, ama bir daha da köşke hiçkimse girmedi. Yıllarca, gelin ve damadın öyküsünü yazan Yusuf Ka. nın ömrü boyunca aldığı tek ödül, Gölcük Belediyesi 1. Patates Bereketi Öykü Yarışması ödülüydü ve maddi değeri, o zamanın parasıyla iki çuval patates fiyatına denkti. Dış kapının ziliyle, Türkan hanım hamurlu elleriyle Mehmet i karşılamaya koştu. Mehmet botlarındaki karları silkeledi. Holden, Asım bey in salonda televizyonun karşısına kurulmuş, yemeğin hazırlanmasını beklediğini gördü. Elbette ki, Türkan hanım ın hazırladığı dolmanın ve portakallı kek in kokusu tüm evi sarmıştı. Elinde montuyla salona ilerlerken, kapısı aralık kalmış ablasının odasına dalıverdi. İçeride, annesinin, eşyalar kokmasın diyerek sıktığı oda parfümüne mi, yoksa ablasına mı ait olduğunu çözemediği bir koku burnuna çarptı. İlkokulun sonuna kadar ablasıyla paylaştığı bu odayı, annesi, Melek in kendini rahat hissetmediğini düşündüğü yirmili yaşlarında Melek e vermiş, Mehmet de üst kata, tavan arasına taşınmıştı. Mehmet, camın kenarındaki salıncaklı sandalyede oturup dışarıyı beyaza boyayan karı ve odadaki eşyaları bir bir izlemeye koyuldu. Anneannesinin vefatıyla ablasına kalan yatak, başucunda duran bol çekmeceli komidin ve gece lambası; odaya, Cumhuriyetin ilk yıllarında doğmuş ve o günden bu yana hep yirmili yaşlarda kalmış (ölümsüzlük iksirini hatayla da olsa bir maden suyu şişesinden içmiş), gösterişli ve oturaklı genç kadının, yani Melek in bu odada yaşadığına işaret ediyordu. Annesi, yıllarca, geceleyin odasını havasız bıraktığını iddia etse de, Melek in inatla yetiştirdiği begonyalarla, hemen karşısında göle bakan penceresinden, dedesinin üç yıl süren askerlik görevinden dönüşünde bahçeye diktiği erguvanlar, dostlukla Mehmet i selamladı. Pencereyi hafif aralayarak, yemekten önce sigarasını yakan Mehmet, Melek in yatağında öylece bırakılmış aile albümünden her bir fotoğrafı ve çekildiği günü hatırlamaya çalıştı. Anneannesi Müzeyyen hanım ın hem Melek e hem de Mehmet e aldığı kırmızı pinokyo bisiklet, fotoğrafın birinde, başından ve sonundan çekilerek iki kardeş arasında hüzünle paylaşılmayı bekliyordu. Türkan hanım ve Asım bey yüzlerindeki hafif tebessümle büyük ihtimal bisiklet alınmadan bir yıl kadar önce, kalp krizinden kaybettikleri Turgut bey in yasını hala taşıdıklarını hissettiriyorlardı. Bir diğeri de, Asım bey ve Mehmet in herhangi bir pazar tatili uğradıkları Şirince deki şarap mahsenlerinden biriydi: Hiçbir kronolojik sıralama göz önüne alınmadan oluşturulmuş albümde, Mehmet anne ve babasının düğün

8 Okumaya, istediğiniz sayfadan başlayabilirsiniz. 8 fotoğraflarına rastladığında, Türkan hanım şimdiki zamanda Mehmet i sofraya çağırıyordu: MEHMET Geliyorum. MEHMET İN EVİ - SALON ASIM BEY, TÜRKAN HANIM, MEHMET İÇ-GÜN Masada biber dolması, köfte, yoğurt ve pilav. Türkan hanım tabaklara yemek doldurur. Asım bey, haberlerin olduğu bir kanalı açar. Mehmet bardaklara su doldurur. Uzun bir süre sessizce yemek yerler. Çatal, bıçak sesleri. MEHMET (Türkan hanım a) Ablam, teyzemlerden bu hafta sonu dönmeyecek miydi? Türkan hanım ve Asım bey soruyu geçiştirmek ister. ASIM BEY Dün döndü. Bugün sabah erkenden Bursa ya gitti. MEHMET Ne işi var Bursa da? TÜRKAN HANIM Selin in düğününe yetişecekmiş. Uzun bir süre sessizlik. Çatal, bıçak sesleri. MEHMET (Şüpheli) Selin in düğünü Ekim de değil miydi? TÜRKAN HANIM Yok oğlum, Ekim de nişanı yapmışlardı. ASIM BEY Boşverelim ablanı. Bir dahaki geldiğinde görürsün. Anneni aradığında sesin kötü geliyormuş. Bir derdin mi var? MEHMET (Kafasını kaldırmadan) Yoo...

9 Okumaya, istediğiniz sayfadan başlayabilirsiniz. 9 TÜRKAN HANIM Birden haftasonu eve gelmem lazım deyince... MEHMET Yok bir şeyim anne. İşten bunaldım biraz. Kafamı dinleyeyim dedim. (Tabağını annesine uzatır.) Biraz daha dolma koyar mısın? ASIM BEY Türkan, bana da. (Bunları niye yapıyorum, bilmiyorum. Kendimi de vazgeçiremiyorum, ama zeki okurum, artık meselenin şekil ve biçimlerin ardında saklı, daha elle tutulur ve sadece susarak anlatılabilecek başka mevzular olduğunu hissedecek ve öyküye elindeki kalemle, onun sağını solunu kırmızıya, maviye boyayarak yaklaşıyorsa, söz konusu tavrından utanıverecektir.) Mehmet yemeğin üstüne, Asım bey in demlediği o ünlü çaylardan birini daha tadarken, annesinin portakallı keklerini, karşı konulmaz iştahıyla mideye yuvarladı. Çocukluklarında, ablasıyla zeytin bahçelerinde ellerinde birer dilim portakallı kekle otururken, birbirlerinin cinsel organlarını merak ettikleri o hafif esintili ağustos günü ve kekiklerin kokusu geldi, çarptı burnuna. Asım bey, bakkaldan bir koşu gidip aldığı çerez ve cipsle, akşamki Galatasaray-Fenerbahçe derbisini beklemeye koyuldu. Türkan hanım, Mehmet in bavulunu üst kata çıkardı ve mutfağa koşup Melek in aldığı kestaneleri ocakta yanmaktan son anda kurtardı. Hakemin düdüğüyle, Asım bey televizyonun sesini üç kademe daha yükselttiğinde, Mehmet in ruhu bedeninden ayrılıp tavana kadar yükseldi ve ailenin birbirine tutunmaya çalışan fertlerine biraz hüzün biraz da acımsızlıkla baktı. Mehmet sigara yaktı, Türkan hanım salonun penceresini açtı. Dışarıdan karlı havanın esintisi, çok üşümüş birkaç köpeğin sesi uzanıp Asım bey in ensesinden içeriye sarktı. Maçın onuncu dakikasında, her zaman olduğu gibi ilk golü Fenerbahçe attı. Şehir Nişantaşı nın arka sokaklarında Zevzek Bar da, Mehmet i lavaboda ağzını çalkalarken bulabilirsiniz. Hatta bakın, ellerini saçlarında kuruttu ve bira fıçılarının arasından geçerek bardaki yerini alıyor. Aslı nın müziğine tüm bar eşlik ederken, Mehmet de gelecek bir sonraki siparişi bekliyor. Bakın, şimdi yeni siparişimiz de, lafının üstüne kendi ayaklarıyla bara yaklaşıyor. Merhaba, diyor çakırkeyf edayla Mehmet e, Votka-enerji verir misin? Mehmet arkasında bardaklara ve buza uzanırken, kadın tutuyor elinden. Meltem, ben. Mehmet, ben de. Seni daha önce görmemiştim burda. Ben de sizi daha önce görmemiştim burda. Tanıştığımıza

10 Okumaya, istediğiniz sayfadan başlayabilirsiniz. 10 memnun oldum. Ben de. Votka-enerjisinden yudumluyor Meltem, boynundaki ter damlaları göğsüne doğru süzülüyor. Mehmet peçete uzatıyor, silmeye. Teşekkür ederim. Rica ederim. Peçete alışverişinde eller birbirine değiyor, Meltem in parfümü Mehmet e uzanıyor, gözler çarpışıyor, votkanın buzu eriyor, Meltem in mini eteği azcık daha açılıyor, Mehmet in cinsel organı Ben de buradayım, diyor- vb. Hollywood filmlerini andıran bölük börçük resimler arasında, Meltem ve Mehmet i git gide derinleşen sohbetin içinde buluyoruz. Meltem, aynı eteği lisede de giydiğinden bahsediyor. Hiçkimse fark etmeden mailler, telefonlar paylaşılıyor. Arka masalardan iki kişi bira istiyor, biraların uzatılmasına Meltem yardımcı oluyor, tıpkı dolmuşlarda arkadan uzatılan para gibi. Mehmet, sanırsınız bahsettiğim Hollywood filminde dolmuş şoförünü oynuyor. Acıktım, diyor Meltem, Tostunuz var mı? Marketten getirelim, yoksa hamburger yer misiniz? Sorun değil benim için. Hamburgeri bardan içeri taşıyor marketin çırağı gecenin alengirli saatinde. Meltem iştahla ısırıyor hamburgeri. Lisede her öğle arası hamburger yerdik. Gülüşüyorlar. Hamburgerini Mehmet e ısırtıyor. Gülüşüyorlar. Kahkahalara dönüşüyor gülüşmeler. Ketçap ve mayonez kokusu karışıyor gülücüklere. Meltem in boynundaki terin kokusu hamburgere siniyor. Mehmet yine peçete uzatıyor. Aslı yı dinlemeye geldiğini öğreniyoruz Meltem in, arkadaşıymış. Mehmet e diyor, İstersen sana da bizim şirkette iş ayarlayalım, zor olur böyle. Alıştım ben. Müziğin gürültüsü konuşmalarını bastırıyor. Her ikisi de çıkardıkları sesleri duymadan anlaşmaya çalışıyorlar. Mehmet ses diyor, Meltem seks anlıyor. Meltem başının döndüğünü işaret ediyor. Kafein lazım. Seks kafein barındırır, diyor Mehmet. Gülüşüyorlar. Sırnaşıyorlar. Hoşlaşıyorlar. Meltem in parfümü, Mehmet in teninin sıcaklığı, şakalar, geyik, gülmece. Aslı nın sesi. Taksici. Taksici? Evet, Galata ya gidiyoruz. Meltem in başı, Mehmet in omzuna düşüyor taksinin arka koltuğunda. Meltem, Mehmet in kulağına fısıldıyor: Brad Pitt e benziyorsun. Neresine? Taksici lafa karışıyor. Yirmi lira! Ne? Ücret. Ha!? Merdivenlerde düşe kalka Galata nın virane, cumbalı Rum evlerinden birine giriyorlar. Meltem salondaki koltuğa atıyor kendini. Mehmet kahve yapıyor. Meltem kahveyi içtikçe kusuyor, kustukça açılırım derken öpüşüyorlar Mehmet le. O kusmuklu dudaklarını Mehmet e dayayıp götünü avuçlayınca... Yatak odası nerdeydi? Salonda mı? Olmaz, salon dağılmasın. Yatakta sevişsinler. Portmantodan elbiseler devriliyor yere. Koltuklardan birine yıkılıyorlar. Elbiseler hangi ara çıkmıştı? Tuvalette mi? Bol tükürüklü öpüşüyorlar. Meltem in boynundaki ter damlaları nereye gitti? Birbirlerinin cinsel organlarını aynı iştahı koruyarak yalıyorlar. Mehmet yine abarttı. Meltem in rahmine bakıp ne yapacaksın deli çocuk! Meltem in parfümü ter kokusunu bastırmakta güçlük çekiyor. Mart kedileri gibi inliyorlar. Hem üst kattan hem de alt kattan komşular, evin tavanına, tabanına süpürge sapıyla vuruyorlar. Salya, sümük, kusmuk içinde orgazm oluyorlar. Peçete? Mehmet peçete uzatıyor. Aradan beş dakika geçiyor, Meltem salonun orta

11 Okumaya, istediğiniz sayfadan başlayabilirsiniz. 11 yerine kusuveriyor. Valla! (Ne pis kadınmış bu ya!) Tuvaleti de leş gibi kokutmuş. İnsan sifonu çeker. Ah zavallı Mehmet! Ne? Yine mi? Yine sevişilecek? Salya, sümük, döl ve bok içinde? Yuh artık! Mehmet ve Meltem in kalan yedi sevişmeleri tahminimce aşağıdaki davranışların tekrarından ibaretti: Sabah. Meltem gitmiş. Şimdi, Beşiktaş ta İklim le buluşmalı. Akşam Aslı da mı kaldı acaba? Fotoğraf işini halletti mi? Mehmet in dün geceye dair tek hatırladığı: SONRAKİ SAYFAYA GEÇİNİZ!

12 Okumaya, istediğiniz sayfadan başlayabilirsiniz. 12 BU SAYFA BİLİNÇLİ OLARAK BOŞ BIRAKILMIŞTIR.

13 Okumaya, istediğiniz sayfadan başlayabilirsiniz. 13 Mehmet, o günkü gazetede, birkaç ay önce evlerine tanrı misafiri diye gecenin bir vakti çatkapı geliveren Cemal in, Şişli deki siyasi bir cinayetin katil zanlısı olarak tutuklandığını gördü. Yoksa o gece üst kattakiler Cemal diye birini tanıyor muydu? İklim e söylemeli mi? Saat kaç oldu? İklim nerde kaldı? Şehir; arabaları, gemileri, uçakları, insanları, kuşları, kedileri ve otobüsleriyle ardından akıp giderken, Mehmet, Beşiktaş-Kadıköy iskelesinin yanı başında, Kadıköy ü hafif karşısına alarak akarsuyun içinde öylece bekledi. Tuzlu suyla sahilin birleştiği yerden, büyük bir örtüymüşçesine denizi kaldırdı. Üstündeki vapurlar, takalar, gemiler Anadolu Yakası na doğru kaydı. Açılan aralıkta, yolunu şaşırmış birkaç sazana boğulmak üzereyken yardım etti. Bir eliyle denizi kaldırmış tutarken, diğeriyle içini uzun uzun kurcaladı. Aradığının ne olduğunu tam bilemesek de; annesinin dua ederken, ablasının sonu bilinmez bir yolculuğa çıkarken, babasının rakı kadehlerinde, kendisinin Meltem in apış arasında aradığına; sizin ve benim yukarıdaki tüm satırlarda aradığımıza yakın bir şeyler olduğu ortada. Biten sigarasını aralıktan içeriye attı. Çalan telefona cevap vermek için denizi yerine bıraktı, vapurlar rotasını düzeltti. Arayan şüphesiz Meltem di. MELTEM Çantam sende mi kalmış? Vapurun düdüğü öyle bir çaldı ki, Meltem in sözleri gökyüzüne süzüldü. Yankılana yankılana yörüngeden çıktı. Ay a çarptı, Mars a sekti. Ordan Venüs e derken, hoplaya zıplaya karanlığa karıştı gitti. Karanlıkta parlayan bir çift otobüs farı, Mehmet e aniden, bu gece ikideki İzmir otobüsüne yer ayırtması gerektiği hatırlattı. EKLER VE NOTLAR 1) Bu öyküdeki kişi ve kurumların tamamı uydurmadır, gerçek kişi kurumlarla ilgileri yoktur. 2) Metinden atılan kısım: Mehmet in Rüyası Mehmet rüyasında, Melek ve Meltem i Beşiktaş ta bir kafede kahve içerken görüyor. Masalarına yaklaşacağı sırada, kafeye gelen İklim, Melek ve Meltem e selam veriyor. Garson kızı da,

14 Okumaya, istediğiniz sayfadan başlayabilirsiniz. 14 her ne hikmetse, üçlü uzun zamandır tanıyor sanki. Şakalaşıyorlar. Bir ara Melek in telefonu çalıyor, kafeden çıkıyor. Geri döndüğünde Türkan hanım da var yanında. Kadınlar sohbetleşip kahve içiyorlar. Mehmet aniden fark ediyor ki, Yusuf Ka. da aynı masadaymış. Hem de Melek in falına bakıyor: Falda uzun boylu, yakışıklı bir erkek- vb. 3) Okurdan ve eleştirmenden önce, yayıncıdan biricik isteğim: Yukarıdaki resmi kafandaki kurallarla bozmaman. 4) Gölcük resimleri: 5) Öyküyü yazarken, yazarın odasındaki halini merak edecek okurların, şuna benzer bir fotoğraf işlerini görecektir, umarım: Ekim Nisan 2011 </body> </html> - Yusuf DEMİRKOL

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ ΕΞΙ ( 6 ) ΣΕΛΙΔΕΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ ΕΞΙ ( 6 ) ΣΕΛΙΔΕΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ 2011-2012 Μάθημα: Τουρκικά Επίπεδο: 1 Διάρκεια: 2 ώρες Ημερομηνία:

Detaylı

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç katıyordu. Bulutlar gülümsüyor ve günaydın diyordu. Melek

Detaylı

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 6 (ΔΞΙ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή:

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 6 (ΔΞΙ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή: ΚΥΠΡΙΑΚΗ ΔΗΜΟΚΡΑΤΙΑ ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΓΙΔΤΘΤΝΗ ΜΔΗ ΔΚΠΑΙΓΔΤΗ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ ΜΑΘΗΜΑ: ΣΟΤΡΚΙΚΑ ΕΠΙΠΕΔΟ: A ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011

Detaylı

Engin arkadaşına uğrar, eve gelir duşunu alır ve salona gelir. İkizler onu salonda beklemektedirler.

Engin arkadaşına uğrar, eve gelir duşunu alır ve salona gelir. İkizler onu salonda beklemektedirler. ENGİN VE İKİZLER ALIŞ VERİŞTE Hastane... Dr. Gamze Hanım'ın odası, biraz önce bir ameliyattan çıkmıştır. Elini lavaboda yıkayarak koltuğuna oturur... bu arada telefon çalar... Gamze Hanım telefon açar.

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ : 2014 2015 Μάθημα : Τουρκικά Επίπεδο : Ε1 Διάρκεια : 2 ώρες

Detaylı

KURALLI VE DEVRİK CÜMLELER. --KURALLI CÜMLE: İş, hareket, oluş bildiren sözcükler cümlenin sonunda yer alıyorsa denir.

KURALLI VE DEVRİK CÜMLELER. --KURALLI CÜMLE: İş, hareket, oluş bildiren sözcükler cümlenin sonunda yer alıyorsa denir. --KURALLI CÜMLE: İş, hareket, oluş bildiren sözcükler cümlenin sonunda yer alıyorsa denir. Örnek: Mustafa okula erkenden geldi. ( Kurallı cümle ) --KURALSIZ (DEVRİK) CÜMLE: Eylemi cümle sonunda yer almayan

Detaylı

Seçelim ve yerleştireli. Kutlu : Merhaba. Sophie : Kutlu :. Kutlu... e?

Seçelim ve yerleştireli. Kutlu : Merhaba. Sophie : Kutlu :. Kutlu... e? Seçelim ve yerleştireli. erelisi iz? e i adı e u oldu erha a Türk ü sizi adı ız erelisi iz? Kutlu : Merhaba. Sophie : Kutlu :. Kutlu.... e? Sophie : Be i adı Sophie. Kutlu : Memnun oldum. Sophie : Be de..

Detaylı

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz.

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. TATÍLDE Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. Ízin zamanı yaklaşırken içimizi bir sevinç kaplar.íşte bu yıl da hazırlıklarımızı tamamladık. Valizlerimizi

Detaylı

A1 DÜZEYİ B KİTAPÇIĞI NOT ADI SOYADI: OKUL NO:

A1 DÜZEYİ B KİTAPÇIĞI NOT ADI SOYADI: OKUL NO: A1 DÜZEYİ ADI SOYADI: OKUL NO: NOT OKUMA 1. Aşağıdaki metni -(y/n)a, -(n)da, -(n)dan, -(y/n)i ve -(I)yor ekleriyle tamamlayınız. (10 puan) Sevgili Ayşe, Nasılsın? Sana bu mektubu İstanbul dan yazıyorum.

Detaylı

MERHABA ARKADAŞLAR BEN YEŞİLCAN!

MERHABA ARKADAŞLAR BEN YEŞİLCAN! MERHABA ARKADAŞLAR BEN YEŞİLCAN! Sağlıklı olan ne varsa yaparım. Zararlı olan her şeyle savaşırım. Kötülerin düşmanı, iyilerin dostuyum. Zor durumda kaldığınızda İmdaat! diye beni çağırabilirsiniz. Sesinizi

Detaylı

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin Bir bahar günü. Doğa en canlı renklerine büründü bürünecek. Coşku görülmeye değer. Baharda okul bahçesi daha bir görülmeye değer. Kıpır kıpır hareketlilik sanki çocukların ruhundan dağılıyor çevreye. Biz

Detaylı

BARIŞ BIÇAKÇI Aramızdaki En Kısa Mesafe

BARIŞ BIÇAKÇI Aramızdaki En Kısa Mesafe BARIŞ BIÇAKÇI Aramızdaki En Kısa Mesafe BARIŞ BIÇAKÇI 1966 da Adana da doğdu. Hüseyin Kıyar ve Yavuz Sarıalioğlu ile birlikte Ocak 1994 ve Ekim 1997 de iki şiir kitabı yayımladı. İletişim Yayınları nca

Detaylı

ISBN : 978-605-65564-3-2

ISBN : 978-605-65564-3-2 ISBN : 978-605-65564-3-2 1 Baba, Bal Arısı Gibi Olmak İstemiyorum ISBN : 978-605-65564-3-2 Ali Korkmaz samsun1964@hotmail.com Redaksiyon : Pelin GENÇ Dizgi/Baskı Kardeşler Ofset Matbaacılık Muzaffer Ceylandağ

Detaylı

Dört öğrenci sabahleyin uyanamamışlar ve matematik finalini kaçırmışlar, ertesi gün hocalarına gitmişler, zar zor ikna etmişler. Arabaya bindik yolda

Dört öğrenci sabahleyin uyanamamışlar ve matematik finalini kaçırmışlar, ertesi gün hocalarına gitmişler, zar zor ikna etmişler. Arabaya bindik yolda Bir gün sormuşlar Ermişlerden birine: Sevginin sadece sözünü edenlerle, onu yaşayanlar arasında ne fark vardır? Bakın göstereyim demiş Ermiş. Önce sevgiyi dilden gönle indirememiş olanları çağırarak onlara

Detaylı

Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý.

Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý. Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý. Üstüne, günlerin yorgunluðu çökmüþtü. Bunu ancak oyunla atabilirdi. Caný oyundan

Detaylı

FORUM EGE GÜNEŞİ ANAOKULU CİVCİVLER SINIFI MAYIS AYI AYLIK EĞİTİM PROGRAMI. Tekerlemeler: Arabam Geliyor, El El Emek tekerlemelerini öğreniyorum.

FORUM EGE GÜNEŞİ ANAOKULU CİVCİVLER SINIFI MAYIS AYI AYLIK EĞİTİM PROGRAMI. Tekerlemeler: Arabam Geliyor, El El Emek tekerlemelerini öğreniyorum. FORUM EGE GÜNEŞİ ANAOKULU CİVCİVLER SINIFI MAYIS AYI DİL BECERİLERİM VE BEN AYLIK EĞİTİM PROGRAMI Hikâye / Öykü / Masal Tekerlemeler: Arabam Geliyor, El El Emek tekerlemelerini öğreniyorum. Bilmeceler:

Detaylı

Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um. Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun. O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş. Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz

Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um. Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun. O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş. Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz ÜNİTE 4 Şimdiki Zamanın Rivayeti Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz Siz gid-iyor-muş-sunuz

Detaylı

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERİSTESİ VAKFI ADIGÜZEL OKULLARI ÇEKMEKÖY ANAOKULU TAVŞANLAR SINIFI MAYIS AYI KAVRAM VE ŞARKILAR

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERİSTESİ VAKFI ADIGÜZEL OKULLARI ÇEKMEKÖY ANAOKULU TAVŞANLAR SINIFI MAYIS AYI KAVRAM VE ŞARKILAR ANNEM ANNEM Annem annem canım annem, Gönlüm senle kalbim senle Canım annem gülüm annem Dünyam sensin benim bir tanem.. Biliyorum elbet bir gün gelecek Bir başka bebekte bana annem diyecek Bende hep iyi

Detaylı

Einstufungstest / Seviye tespit sınavı

Einstufungstest / Seviye tespit sınavı Einstufungstest / Seviye tespit sınavı Dil: Türkçe Seviye: A1/A2 1. Günaydın, benim adım Lavin, soyadım Çeşme. (a) Günaydın ben adım Lavin, soyadım Çeşme. Günaydın benim ad Lavin, soyad Çeşme. 2. Ben doktorum,

Detaylı

YIL DEDE'NİN DÖRT KIZI

YIL DEDE'NİN DÖRT KIZI Hafta Sonu Ev Çalışması YIL DEDE'NİN DÖRT KIZI Zaman adlı ölümsüz bir dev vardı. Bir gün Zaman, Yıl Dede'yi dört kızıyla birlikte yeryüzüne indirdi. Kızlar, yeryüzünü çok sevdiler. Hepsi bir yana dağılıp

Detaylı

þimdi sana iþim düþtü. Uzat bana elini de birlikte çocuklara güzel öyküler yazalým.

þimdi sana iþim düþtü. Uzat bana elini de birlikte çocuklara güzel öyküler yazalým. Kaybolan Çocuk Çocuklar için öyküler yazmak istiyordum. Yazmayý çok çok sevdiðim için sevinçle oturdum masanýn baþýna. Yazdým, yazdým... Sonra da okudum yazdýklarýmý. Bana göre güzel öykülerdi doðrusu.

Detaylı

Güzel Bir Bahar ve İstanbul

Güzel Bir Bahar ve İstanbul Güzel Bir Bahar ve İstanbul Bundan iki yıl önce 2013 Mayıs ayında yolculuğum böyle başladı. Dostlarım, sınıf arkadaşlarım ve birkaç öğretmenim ile bildiğimiz İstanbul, bizim İstanbul a doğru yol aldık.

Detaylı

A1 DÜZEYİ A KİTAPÇIĞI NOT ADI SOYADI: OKUL NO:

A1 DÜZEYİ A KİTAPÇIĞI NOT ADI SOYADI: OKUL NO: A1 DÜZEYİ ADI SOYADI: OKUL NO: NOT OKUMA 1. Aşağıdaki metni -(y/n)a, -(n)da, -(n)dan, -(y/n)i ve -(I)yor ekleriyle tamamlayınız. (10 puan) Sevgili Ayşe, Nasılsın? Sana bu mektubu İstanbul dan yazıyorum.

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΕΘΝΙΚΗΣ ΠΑΙ ΕΙΑΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Milli Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM

Detaylı

(22 Aralık 2012, Cumartesi) GRUP A. 2012-2013 Türkçe Ortak Sınavı Lise Hazırlık Sınıfı

(22 Aralık 2012, Cumartesi) GRUP A. 2012-2013 Türkçe Ortak Sınavı Lise Hazırlık Sınıfı 2012-2013 Türkçe Ortak Sınavı Lise Hazırlık Sınıfı AÇIKLAMALAR 1. Soruların cevaplarını kitapçıkla birlikte verilecek optik forma işaretleyiniz. 2. Cevaplarınızı koyu siyah ve yumuşak bir kurşun kalemle

Detaylı

ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ ΕΠΤΑ (7) ΣΕΛΙΔΕΣ

ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ ΕΠΤΑ (7) ΣΕΛΙΔΕΣ ΚΥΠΡΙΑΚΗ ΔΗΜΟΚΡΑΤΙΑ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΜΑΘΗΜΑ: ΤΟΥΡΚΙΚΑ ΕΠΙΠΕΔΟ: B ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ:

Detaylı

Anne Ben Yapabilirim Resimleyen: Reha Barış

Anne Ben Yapabilirim Resimleyen: Reha Barış Anne Ben Yapabilirim Resimleyen: Reha Barış MERAKLI KİTAPLAR 3. B A S I M Çocuklarla İlgili Her Türlü Faaliyette, Çocuğun Temel Yararı, Önceliklidir! 2 Süleyman Bulut Anne Ben Yapabilirim 4 Süleyman

Detaylı

ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI. Betül Tarıman. Öykü GÖKYÜZÜ PRENSİ PO İLE KÜÇÜK KIZ. 2. basım. Resimleyen: Uğur Altun

ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI. Betül Tarıman. Öykü GÖKYÜZÜ PRENSİ PO İLE KÜÇÜK KIZ. 2. basım. Resimleyen: Uğur Altun Resimleyen: Uğur Altun Betül Tarıman GÖKYÜZÜ PRENSİ PO İLE KÜÇÜK KIZ ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI Öykü 2. basım Betül Tarıman GÖKYÜZÜ PRENSİ PO İLE KÜÇÜK KIZ Resimleyen: Uğur Altun Yayın Koordinatörü: İpek Şoran

Detaylı

ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI. Betül Tarıman. Öykü GÖKYÜZÜ PRENSİ PO İLE KÜÇÜK KIZ. Resimleyen: Uğur Altun

ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI. Betül Tarıman. Öykü GÖKYÜZÜ PRENSİ PO İLE KÜÇÜK KIZ. Resimleyen: Uğur Altun Resimleyen: Uğur Altun Betül Tarıman GÖKYÜZÜ PRENSİ PO İLE KÜÇÜK KIZ ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI Öykü Betül Tarıman GÖKYÜZÜ PRENSİ PO İLE KÜÇÜK KIZ Resimleyen: Uğur Altun Yayın Koordinatörü: İpek Şoran Editör:

Detaylı

Motelimiz, 7 iki kişilik oda, 2 üç kişilik oda ve 3 bungalowdan oluşuyor. Bungalowlarda 2 yatak odası ve 4 yatak var.çocuklu Aileler için çok ideal

Motelimiz, 7 iki kişilik oda, 2 üç kişilik oda ve 3 bungalowdan oluşuyor. Bungalowlarda 2 yatak odası ve 4 yatak var.çocuklu Aileler için çok ideal Adres : Çıralı - Olimpos - Kemer - Antalya - Türkiye Tel : 0090 242 825 73 27-825 73 28 Fax : 0090 242 825 71 28 Web : www.orangemotel.net E-mail : info@orangemotel.net Motelimiz, 7 iki kişilik oda, 2

Detaylı

TEŞEKKÜR. Kısa Film Senaryosu. Yazan. Bülent GÖZYUMAN

TEŞEKKÜR. Kısa Film Senaryosu. Yazan. Bülent GÖZYUMAN TEŞEKKÜR Kısa Film Senaryosu Yazan Bülent GÖZYUMAN Sahne:1 Akşam üstü/dış Issız bir sokak (4 sokak çocuğu olan Ali, Bülent, Ömer ve Muhammed kaldıkları boş inşaata doğru şakalaşarak gitmektedirler.. Aniden

Detaylı

Hafta Sonu Ev Çalışması HAYAL VE GERÇEK

Hafta Sonu Ev Çalışması HAYAL VE GERÇEK Hafta Sonu Ev Çalışması HAYAL VE GERÇEK Babasının işi nedeniyle çocuğun orta öğretimi kesintilere uğramıştı. Orta ikideyken, büyüdüğü zaman ne olmak ve ne yapmak istediği konusunda bir kompozisyon yazmasını

Detaylı

A) kanepe B) televizyon C) masa D) buzdolabı

A) kanepe B) televizyon C) masa D) buzdolabı 8CD 2 nd SEMESTER TURKISH FINAL REVIEW PACKET ADI SOYADI: SINIF: TARIH:.. 1. Eşyalardan hangisi oturma odasında bulunmaz? A) kanepe B) televizyon C) masa D) buzdolabı 2. Ağaç nerede? A) bahçede B) yatak

Detaylı

FORUM EGE GÜNEŞİ ANAOKULU SINIFI ŞİRİNLER SINIFI MAYIS AYI AYLIK EĞİTİM PROGRAMI

FORUM EGE GÜNEŞİ ANAOKULU SINIFI ŞİRİNLER SINIFI MAYIS AYI AYLIK EĞİTİM PROGRAMI FORUM EGE GÜNEŞİ ANAOKULU SINIFI ŞİRİNLER SINIFI MAYIS AYI DİL BECERİLERİM VE BEN AYLIK EĞİTİM PROGRAMI Hikâye / Öykü / Masal Tekerlemeler: Tümevarım tekniği ile "Arabam" ve "Trafik" tekerlemelerini öğreniyorum.

Detaylı

ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ 6 (ΕΞΙ) ΣΕΛΙΔΕΣ

ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ 6 (ΕΞΙ) ΣΕΛΙΔΕΣ ΚΥΠΡΙΑΚΗ ΔΗΜΟΚΡΑΤΙΑ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΜΑΘΗΜΑ: ΤΟΥΡΚΙΚΑ ΕΠΙΠΕΔΟ: A ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ:

Detaylı

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU. NİSAN AYI 1. ve 2. HAFTASINDA NELER YAPTIK?

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU. NİSAN AYI 1. ve 2. HAFTASINDA NELER YAPTIK? DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU NİSAN AYI 1. ve 2. HAFTASINDA NELER SERBEST ZAMAN YAPTIK? Çocuklara sporun önemi anlatıldı ve her sabah spor yaptırıldı. Çocuklar ilgi köşelerinde öğretmen rehberliğinde serbest

Detaylı

3 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir?

3 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir? 3 YAŞ AYIN TEMASI Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir? Vücudumuzun bölümleri ve iç organlarımız nelerdir? Ne işe yarar? İskelet sistemi nedir? Ne işe yarar? Aile ve aileyi

Detaylı

OKUMA ANLAMA ANLATMA. 1 Her yerden daha güzel olan yer neresiymiş? 2 Okulda neler varmış? 3 Siz okulda kendinizi nasıl hissediyorsunuz?

OKUMA ANLAMA ANLATMA. 1 Her yerden daha güzel olan yer neresiymiş? 2 Okulda neler varmış? 3 Siz okulda kendinizi nasıl hissediyorsunuz? Aşağıdaki şiiri okuyunuz. Soruları cevaplayınız. OKULUMUZ Her yerden daha güzel, Bizim için burası. Okul, sevgili okul, Neşe, bilgi yuvası. Güzel kitaplar burda, Birçok arkadaş burda, İnsan nasıl sevinmez,

Detaylı

Asker hemen komutanı süzerek cevap vermiş; 1,78! Komutan şaşırmış;

Asker hemen komutanı süzerek cevap vermiş; 1,78! Komutan şaşırmış; Yemek Temel, Almanya'dan gelen arkadaşı Dursun'u lokantaya götürür. Garsona: - Baa bi kuru fasulye, pilav, üstüne de et! der. Dursun: - Baa da aynısından... Ama üstüne etme!.. Ölçüm Bir asker herkesin

Detaylı

İşitme Engelli Öğrenciler için Tek Kart Resimler ile Kelime Çalışması. Hazırlayan Engin GÜNEY Özel Eğitim Öğretmeni

İşitme Engelli Öğrenciler için Tek Kart Resimler ile Kelime Çalışması. Hazırlayan Engin GÜNEY Özel Eğitim Öğretmeni İşitme Engelli Öğrenciler için Tek Kart Resimler ile Kelime Çalışması Hazırlayan Özel Eğitim Öğretmeni gökkubbede hoş bir seda bırakmak adına ÖNSÖZ İşitme engelli öğrencilerin kelime dağarcıklarının yetersizliği

Detaylı

Ürünü tüketmesini/satın almasını/kullanmasını ne tetikledi?

Ürünü tüketmesini/satın almasını/kullanmasını ne tetikledi? Alkollü İçecek: 18.12.2011 Gün içinde ürünü ne zaman satın aldı/tüketti/kullandı? -Akşam yemeğinden sonra saat 20:00 civarında. Ürünü kendisi mi satın aldı, başkası mı? Kim? -Kendim satın almadım. Kız

Detaylı

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz.

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz. Bozuk Paralar KISA FİLM Yaşar AKSU İLETİŞİM: (+90) 0533 499 0480 (+90) 0536 359 0793 (+90) 0212 244 3423 SAHNE 1. OKUL GENEL DIŞ/GÜN Okulun genel görüntüsünü görürüz. Belki dışarı çıkan birkaç öğrenci

Detaylı

Gülmüştü çocuk: Beni de yaz öyleyse. Yaz ki, kaybolmayayım! Ben babamı yazmamıştım, kayboldu!

Gülmüştü çocuk: Beni de yaz öyleyse. Yaz ki, kaybolmayayım! Ben babamı yazmamıştım, kayboldu! Kaybolmasınlar Diye Mesleğini sorduklarında ne diyeceğini bilemezdi, gülümserdi mahçup; utanırdı ben şairim, yazarım, demeye. Bir şeyler mırıldanırdı, yalan söylememeye çalışarak, bu kez de yüzü kızarırdı,

Detaylı

Dünya Onlarla Daha Renkli

Dünya Onlarla Daha Renkli Dünya Onlarla Daha Renkli Okudunuzsa bileceksiniz, yıllar önce yayımladığım bir kitaba, Dünyanın sahipleri arasında biz insanların yanı sıra başka canlılar da olduğunu ilk ne zaman düşünmüştüm? diye bir

Detaylı

Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri

Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri Sohbetler *Kendimi tanıyorum (İlgi ve yeteneklerim, hoşlandıklarım, hoşlanmadıklarım) *Arkadaşlarımı tanıyorum *Okulumu tanıyorum

Detaylı

5.SINIF TÜRKÇE (GENEL DEĞERLENDİRME TESTİ) almıştır?

5.SINIF TÜRKÇE (GENEL DEĞERLENDİRME TESTİ) almıştır? 5.SINIF TÜRKÇE (GENEL DEĞERLENDİRME TESTİ) Öğle üstü bir cip gelip obanın çadırları önünde durdu. Çocuklar hemen çevresinde toplaştılar. Cipten önce veteriner, sonrada kaymakam indi. Obanın yaşlıları hemen

Detaylı

Murat Çelebi 2. - şiirler - Yayın Tarihi: 28.5.2015. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Murat Çelebi 2. - şiirler - Yayın Tarihi: 28.5.2015. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 28.5.2015 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı

Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir?

Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir? Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir? Hayatımızın en değerli varlığıdır anneler. O halde onlara verdiğimiz hediyelerinde manevi bir değeri olmalıdır. Anneler için hediyenin maddi değeri değil

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

6. Sınıf sıfatlar testi testi 1

6. Sınıf sıfatlar testi testi 1 6. Sınıf sıfatlar testi testi 1 1. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde soru anlamını sağlayan kelime sıfat değildir? A) Kaç liralık fatura kesilecek? B) Oraya gidip de ne iş yapacaksın? C) Ne kadar güzel konuşuyor

Detaylı

Okuma- Yazmaya Hazırlık. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim. Fen Ve Doğa Etkinlikleri

Okuma- Yazmaya Hazırlık. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim. Fen Ve Doğa Etkinlikleri Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim Sohbetler *Tatilde neler yaptık? *Hava nedir? Hangi duyu organımızla hissederiz? *Tatildeyken hava nasıl değişimler oldu? *Müzik dendiğinde

Detaylı

CÜMLE BİLGİSİ. ( Cümle değildir. Anlamı yok)

CÜMLE BİLGİSİ. ( Cümle değildir. Anlamı yok) CÜMLE BİLGİSİ Bir duyguyu, düşünceyi, isteği veya haberi anlatan sözcük yada sözcük grubuna cümle denir. Bir söz gurubunun cümle olabilmesi için anlamlı olabilmesi gerekir. Haberi tam olarak anlatamayan

Detaylı

Evimi misafirlerim gidince temizlemek için saatlerce uğraşıyorsam birçok arkadaşım

Evimi misafirlerim gidince temizlemek için saatlerce uğraşıyorsam birçok arkadaşım Yeni evli bir çift vardı. Evliliklerinin daha ilk aylarında, bu işin hiç de hayal ettikleri gibi olmadığını anlayıvermişlerdi. Aslında birbirlerini sevmiyor değillerdi. Son zamanlarda o kadar sık olmasa

Detaylı

Bir sözcüğün zihinde uyandırdığı ilk anlama gerçek anlam denir. Kelimelerin sözlükteki ilk anlamıdır. Bu yüzden sözlük anlamı da denir.

Bir sözcüğün zihinde uyandırdığı ilk anlama gerçek anlam denir. Kelimelerin sözlükteki ilk anlamıdır. Bu yüzden sözlük anlamı da denir. A.SÖZCÜKTE ANLAM GERÇEK (TEMEL) ANLAM Bir sözcüğün zihinde uyandırdığı ilk anlama gerçek anlam denir. Kelimelerin sözlükteki ilk anlamıdır. Bu yüzden sözlük anlamı da denir.

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Mayıs 2010 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Mayıs 2010 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙ ΕΙΑΣ, ΙΑ ΒΙΟΥ ΜΑΘΗΣΗΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Eğitim, Hayatboyu Öğrenme ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri

Detaylı

ÖZEL GÜNLER. Doğum günü/kadınlar günü/anneler günü/babalar günü/sevgililer günü/ Öğretmenler günü

ÖZEL GÜNLER. Doğum günü/kadınlar günü/anneler günü/babalar günü/sevgililer günü/ Öğretmenler günü ΕΘΝΙΚΟ & ΚΑΠΟΔΙΣΤΡΙΑΚΟ ΠΑΝΕΠΙΣΤΗΜΙΟ ΑΘΗΝΩΝ ΤΜΗΜΑ ΤΟΥΡΚΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ ΚΑΙ ΣΥΓΧΡΟΝΩΝ ΑΣΙΑΤΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ Μάθηµα : ΤΟΥΡΚΙΚΗ ΓΛΩΣΣΑ II ΔΕΞΙΟΤΗΤΕΣ ΣΤΟΝ ΠΡΟΦΟΡΙΚΟ ΛΟΓΟ (70005Γ) ÖZEL GÜNLER Aşağıdaki önemli günlerden

Detaylı

yaşam boyu bağlanırsanız.

yaşam boyu bağlanırsanız. Size nasıl tarif etsem ki... İlk görüşte âşık olmak gibi bir duygu. " İşte bu benim aradığım kadın," dersiniz ya, işte öyle bir şey. Önce teknenize âşık olacaksınız sonra satın alacaksınız. Eğer sevmeden,

Detaylı

Günler süren yağmurdan sonra bulutlar kayboldu. Güneş, ışıl ışıl yüzünü gösterdi. Yıkanan doğanın renklerine canlılık gelmişti. Ağaçlardan birinin

Günler süren yağmurdan sonra bulutlar kayboldu. Güneş, ışıl ışıl yüzünü gösterdi. Yıkanan doğanın renklerine canlılık gelmişti. Ağaçlardan birinin Günler süren yağmurdan sonra bulutlar kayboldu. Güneş, ışıl ışıl yüzünü gösterdi. Yıkanan doğanın renklerine canlılık gelmişti. Ağaçlardan birinin kökünden kahverengi, pırıl pırıl bir şerit uzanıyordu.

Detaylı

2. SINIF İŞİTME ENGELLİ ÖĞRENCİLERİ İÇİN TEST ÇALIŞMASI. Hazırlayan Engin GÜNEY İşitme Engelliler sınıf Öğretmeni

2. SINIF İŞİTME ENGELLİ ÖĞRENCİLERİ İÇİN TEST ÇALIŞMASI. Hazırlayan Engin GÜNEY İşitme Engelliler sınıf Öğretmeni 2. SINIF İŞİTME ENGELLİ ÖĞRENCİLERİ İÇİN TEST ÇALIŞMASI Hazırlayan İşitme Engelliler sınıf Öğretmeni 1 Saçları hangisi tarar? o A) Bıçak o B) Tarak o C) Eldiven o D) Makas 2 Hangisi okul eşyası değil?

Detaylı

5. SINIF TÜRKÇE NOKTALAMA İŞARETLERİ TESTİ

5. SINIF TÜRKÇE NOKTALAMA İŞARETLERİ TESTİ 1- Bir gün Nasreddin Hoca şehre gelip bir arkadaşıyla birlikte handa kalmış ( ) Gece yarısı arkadaşı sormuş ( ) ( ) Hocam ( ) uyudunuz mu ( ) ( ) Buyurun bir şey mi var ( ) ( ) Biraz borç para isteyecektim

Detaylı

Soðaným da kar gibi Elma gibi, nar gibi Kim demiþ acý diye, Cücüðü var bal gibi

Soðaným da kar gibi Elma gibi, nar gibi Kim demiþ acý diye, Cücüðü var bal gibi BÝRÝNCÝ BÖLÜM 1 Dünya döndü Son ders zili çalýnca tüm öðrenciler sevinç çýðlýklarý atarak okulu terk etti. Ýkili öðretim yapýlýyordu. Sabahçýlar okulu boþaltýrken, öðleci grup okula girmeye hazýrlanýrdý.

Detaylı

ΕΘΝΙΚΟ & ΚΑΠΟΔΙΣΤΡΙΑΚΟ ΠΑΝΕΠΙΣΤΗΜΙΟ ΑΘΗΝΩΝ ΤΜΗΜΑ ΤΟΥΡΚΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ ΚΑΙ ΣΥΓΧΡΟΝΩΝ ΑΣΙΑΤΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ Μάθηµα : ΤΟΥΡΚΙΚΗ ΓΛΩΣΣΑ II ΔΕΞΙΟΤΗΤΕΣ ΣΤΟΝ

ΕΘΝΙΚΟ & ΚΑΠΟΔΙΣΤΡΙΑΚΟ ΠΑΝΕΠΙΣΤΗΜΙΟ ΑΘΗΝΩΝ ΤΜΗΜΑ ΤΟΥΡΚΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ ΚΑΙ ΣΥΓΧΡΟΝΩΝ ΑΣΙΑΤΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ Μάθηµα : ΤΟΥΡΚΙΚΗ ΓΛΩΣΣΑ II ΔΕΞΙΟΤΗΤΕΣ ΣΤΟΝ ΕΘΝΙΚΟ & ΚΑΠΟΔΙΣΤΡΙΑΚΟ ΠΑΝΕΠΙΣΤΗΜΙΟ ΑΘΗΝΩΝ ΤΜΗΜΑ ΤΟΥΡΚΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ ΚΑΙ ΣΥΓΧΡΟΝΩΝ ΑΣΙΑΤΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ Μάθηµα : ΤΟΥΡΚΙΚΗ ΓΛΩΣΣΑ II ΔΕΞΙΟΤΗΤΕΣ ΣΤΟΝ ΠΡΟΦΟΡΙΚΟ ΛΟΓΟ (70005Γ) DİNLEME İSTEKLER (9) Metinleri dinleyelim

Detaylı

SAKLAMBAÇ. Müge İplikçi

SAKLAMBAÇ. Müge İplikçi SAKLAMBAÇ Müge İplikçi ON8 roman 22 SAKLAMBAÇ Yazan: Müge İplikçi Yayın yönetmeni: Müren Beykan Yayın koordinatörü: Canan Topaloğlu Son okuma: Hande Demirtaş ON8, 2013 Tüm yayın hakları saklıdır. Tanıtım

Detaylı

TÜRKÇE PAMUK DEDE soruları yukarıdaki metne göre cevaplayınız. 1) Aşağıdakilerden hangisi Pamuk dede nin yaptığı işlerden birisi değildir?

TÜRKÇE PAMUK DEDE soruları yukarıdaki metne göre cevaplayınız. 1) Aşağıdakilerden hangisi Pamuk dede nin yaptığı işlerden birisi değildir? ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkok TÜRKÇE PAMUK DEDE Pamuk dede hiç durmadan çalışıyordu. Çünkü o çalışmayı çok seviyordu. Her

Detaylı

Ilgaz (14 Şubat 2010) Yazı ve fotoğraflar: Hüseyin Sarı (huseyinsari.net.tr)

Ilgaz (14 Şubat 2010) Yazı ve fotoğraflar: Hüseyin Sarı (huseyinsari.net.tr) Ilgaz (14 Şubat 2010) Yazı ve fotoğraflar: Hüseyin Sarı (huseyinsari.net.tr) 14 Şubat 2010 Pazar günü, Fotoğraf Sanatı Kurumu (FSK) organizasyonluğunda 26 kişilik bir grupla günübirliğine Ilgaz a gidiyoruz.

Detaylı

6 Çocukla Ahır'da Yaşam Mücadelesi

6 Çocukla Ahır'da Yaşam Mücadelesi 6 Çocukla Ahır'da Yaşam Mücadelesi Kahramanmaraş ın Ekinözü İlçesine bağlı Alişar Köyünde 54 Yaşındaki Mehmet Göyün 6 Çocuğu ile birlikte tek göz kerpiç odanın içinde verdiği yaşam Mücadelesi yürekleri

Detaylı

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen Yayın no: 168 SAYGI VE HÜRMET ÖYKÜLERİ Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür İç düzen: Durmuş Yalman Kapak: Zafer Yayınları İsbn: 978 605 4965 18 2 Sertifika no: 14452 Uğurböceği Yayınları, Zafer Yayın Grubu

Detaylı

1.Aşağıdaki isimlere uygun sıfatkarı getiriniz.(büyük, açık, tuzlu, şekerli, soğuk, uzun,güzel, zengin)

1.Aşağıdaki isimlere uygun sıfatkarı getiriniz.(büyük, açık, tuzlu, şekerli, soğuk, uzun,güzel, zengin) Birnci vize 1.Aşağıdaki isimlere uygun sıfatkarı getiriniz.(büyük, açık, tuzlu, şekerli, soğuk, uzun,güzel, zengin) a)... su b)... otel c)... kahve ç)... çay d)... yemek e)... boylu f)... adam g)... kız

Detaylı

ABDULLAH ALİYE CAN ANAOKULU ÇİÇEKLER SINIFI ARALIK AYI BÜLTENİ

ABDULLAH ALİYE CAN ANAOKULU ÇİÇEKLER SINIFI ARALIK AYI BÜLTENİ ABDULLAH ALİYE CAN ANAOKULU ÇİÇEKLER SINIFI ARALIK AYI BÜLTENİ BELİRLİ GÜNLER VE HAFTALAR İnsan Hakları ve Demokrasi Haftası Yerli Malı Haftası Yeni yıl (31 Aralık-1 Ocak) GÜNE BAŞLAMA ETKİNLİKLERİ Oyun

Detaylı

Başarıda İç Disiplin. Herkes insanlığı değiştirmeyi düşünür. Ama kimse önce kendini değiştirmeyi düşünmez.

Başarıda İç Disiplin. Herkes insanlığı değiştirmeyi düşünür. Ama kimse önce kendini değiştirmeyi düşünmez. Başarıda İç Disiplin Herkes insanlığı değiştirmeyi düşünür. Ama kimse önce kendini değiştirmeyi düşünmez. İÇ DİSİPLİN NEDİR? Her zaman yaptığınız veya yapmak zorunda olduğunuz işleri iki şekilde yaparsınız:

Detaylı

ŞEKİL KAVRAMI TEMA ÇALIŞMALARIMIZ KAVRAMLAR RENK KAVRAMI SAYI KAVRAMI SES KAVRAMI ÖZEL BİLGİ İLKÖĞRETİM OKULU ANASINIFI

ŞEKİL KAVRAMI TEMA ÇALIŞMALARIMIZ KAVRAMLAR RENK KAVRAMI SAYI KAVRAMI SES KAVRAMI ÖZEL BİLGİ İLKÖĞRETİM OKULU ANASINIFI ÖZEL BİLGİ İLKÖĞRETİM OKULU ANASINIFI 1 31 MART TEMA ÇALIŞMALARIMIZ Merakla ve sabırsızlıkla ilkbaharı bekliyoruz..gelir umuduyla.. Bu ay temamız İlkbahar.. Kışı gördük, iliklerimize kadar yaşadık aylardır..

Detaylı

1. SINIF TÜRKÇE. Copyright 2015. YAZAR Ahmet KÜÇÜKAYDIN Hacer KÜÇÜKAYDIN. KAPAK TASARIMI Resul KÖSE. DİZGİ - SAYFA TASARIMI Resul KÖSE

1. SINIF TÜRKÇE. Copyright 2015. YAZAR Ahmet KÜÇÜKAYDIN Hacer KÜÇÜKAYDIN. KAPAK TASARIMI Resul KÖSE. DİZGİ - SAYFA TASARIMI Resul KÖSE 1. SINIF TÜRKÇE Bu kitabın bütün hakları Hacer KÜÇÜKAYDIN a aittir. Yazarın yazılı izni olmaksızın kısmen veya tamamen alıntı yapılamaz ve çoğaltılamaz. Copyright 2015 YAZAR Ahmet KÜÇÜKAYDIN Hacer KÜÇÜKAYDIN

Detaylı

Bir küçücük aslancık varmış

Bir küçücük aslancık varmış Hopla Topla Geldik bir oyunun sonuna Bak çok dağılmış oda Oyun bitince etrafı Toparlamak lazım sonra Bebekler rafa haydi Arabalar kutuya haydi Tüm oyuncaklar dolaplara Hadi hop hop Hadi hopla topla Odanı

Detaylı

A1 DÜZEYİ A KİTAPÇIĞI NOT ADI SOYADI: PASAPORT NO:

A1 DÜZEYİ A KİTAPÇIĞI NOT ADI SOYADI: PASAPORT NO: A1 DÜZEYİ ADI SOYADI: PASAPORT NO: NOT OKUMA 1 HASTANEDE Doktor: Merhaba..(1) nedir? Meral Hanım: Meral Yılmaz. Doktor: Şikâyetiniz nedir? Meral Hanım: Kendimi hiç iyi..(2). Çok hâlsizim. Boğazım ağrıyor

Detaylı

Müşteri: Üç gece için rezervasyon yaptırmak istiyorum. Tek kişilik bir oda.

Müşteri: Üç gece için rezervasyon yaptırmak istiyorum. Tek kişilik bir oda. TÜRKÇE 12-13: OKUMA - ANLAMA - YAZMA OKUMA - ANLAMA 1: Rezervasyon Müşteri: Üç gece için rezervasyon yaptırmak istiyorum. Tek kişilik bir oda. Duşlu olması şart. Otel görevlisi: Tek kişilik odamız kalmadı

Detaylı

Ramazan Manileri // Ramazan Manileri. Editors tarafından yazıldı. Cuma, 25 Eylül 2009 17:55

Ramazan Manileri // Ramazan Manileri. Editors tarafından yazıldı. Cuma, 25 Eylül 2009 17:55 Ramazan Manileri // Ahmet ağa uyursun uyursun Uykularda ne bulursun Kalk al abdest, kıl namaz Sabahleyin cenneti bulursun Akşamdan pilavı pişirdim Gene karnımı şişirdim Çok mani diyecektim ama Defteri

Detaylı

25. Aşağıdaki deyimlerle anlamca üçlü bir grup oluşturulduğunda hangisi dışta kalır? A) eli bol B) eli açık C) eli geniş D) eli kulağında

25. Aşağıdaki deyimlerle anlamca üçlü bir grup oluşturulduğunda hangisi dışta kalır? A) eli bol B) eli açık C) eli geniş D) eli kulağında 21. Hangi cümlede "mi" farklı anlamda kullanılmıştır? A) O bu resmi gördü mü? B) O buraya geldi mi bayram olur. C) Zil çaldı mı içeri girer. D) Yemeği pişirdi mi ocağı kapat. 22. "Boş boş oturmayı hiç

Detaylı

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 8 (ΟΚΣΩ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή:

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 8 (ΟΚΣΩ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή: ΚΥΠΡΙΑΚΗ ΔΗΜΟΚΡΑΤΙΑ ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΓΙΔΤΘΤΝΗ ΜΔΗ ΔΚΠΑΙΓΔΤΗ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ ΜΑΘΗΜΑ: ΣΟΤΡΚΙΚΑ ΕΠΙΠΕΔΟ: Γ ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011

Detaylı

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER YAPTIK?

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER YAPTIK? DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER SERBEST ZAMAN YAPTIK? Çocuklara sporun önemi anlatıldı ve her sabah spor yaptırıldı. Çocuklar ilgi köşelerinde öğretmen rehberliğinde serbest oyun

Detaylı

Eşeğe Dönüşen Kabadayı Makedonya Masalı (Herşeyin bir bedeli var)

Eşeğe Dönüşen Kabadayı Makedonya Masalı (Herşeyin bir bedeli var) Eşeğe Dönüşen Kabadayı Makedonya Masalı (Herşeyin bir bedeli var) Yazan: Yücel Feyzioğlu Resimleyen: Mert Tugen Ne varmış, ne çokmuş, gece karanlık, güneş yokmuş. Her kasabada kabadayı insanlar varmış.

Detaylı

Bu kitabın sahibi:...

Bu kitabın sahibi:... Bu kitabın sahibi:... Dinle bir tanem, şimdi sana, bir çocuğun öyküsünü anlatmak istiyorum... Uzun çoooooooook uzun adı olan bir çocuğun öyküsü bu! Aslında her şey onun dünyaya gelmesiyle başladı. Kucakladılar

Detaylı

HAYAT BİLGİSİ A TEMASI: OKUL HEYECANIM. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir?

HAYAT BİLGİSİ A TEMASI: OKUL HEYECANIM. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir? 1. SINIF OKULA YARDIMCI VE SINAVLARA HAZIRLIK A TEMASI: OKUL HEYECANIM TEST-1 1. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir? A) Okula gitmemiz

Detaylı

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ VAKFI ADIGÜZEL ANAOKULU GÖKYÜZÜ SINIFI KASIM AYI KAVRAM VE ŞARKILAR

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ VAKFI ADIGÜZEL ANAOKULU GÖKYÜZÜ SINIFI KASIM AYI KAVRAM VE ŞARKILAR RENKLER Ben bir küçük ressamım Pembe sarı boyarım Yeşil yeşil ormanlar Mavi mavi denizler Turuncudur portakal Gökte sarı güneş var Fırça kalem ve kağıt Olmazsa resim olmaz Reklerle oynamaktan Hiç bir çocuk

Detaylı

5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ

5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ 5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ HAZIRLIK SINIFI EKİM AYI ŞARKILARIMIZ OKULUMA BAŞLADIM BİR DÜNYA BIRAKIN SONBAHARIN SESLERİ SEVİMLİDİR HAYVANLAR HOŞ GELİŞLER OLA Her gün erken kalkarım Önce yüzümü

Detaylı

TEMA: OKULUMUZU TANIYALIM KONU: OKULUMUZ TARİH: 01 EYLÜL / 30 EYLÜL YAŞAYAN DEĞERLER: SEVGİ

TEMA: OKULUMUZU TANIYALIM KONU: OKULUMUZ TARİH: 01 EYLÜL / 30 EYLÜL YAŞAYAN DEĞERLER: SEVGİ Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri TEMA: OKULUMUZU TANIYALIM KONU: OKULUMUZ TARİH: 01 EYLÜL / 30 EYLÜL YAŞAYAN DEĞERLER: SEVGİ Bu ayki yaşayan değerimiz Sevgi.

Detaylı

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri 1 Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri Bugün kızla tanışma anında değil de, flört süreci içinde olduğumuz bir kızla nasıl konuşmamız gerektiğini dilim döndüğünce anlatmaya

Detaylı

Demodur Kırmızı yazılar sizin sipariş verirken yollamış olduğunuz yazılardır.

Demodur Kırmızı yazılar sizin sipariş verirken yollamış olduğunuz yazılardır. Demodur Kırmızı yazılar sizin sipariş verirken yollamış olduğunuz yazılardır. / /20 YAZI ARKASINDA SİZİN FOTOĞRAFINIZ KULLANILMAKTADIR En Kıymetlim, Sonsuz AĢkım Gözlerinde sevdayı bulduğum, ellerinde

Detaylı

ÖYKÜLERİ Yayın no: 170 ADALET VE CESARET ÖYKÜLERİ

ÖYKÜLERİ Yayın no: 170 ADALET VE CESARET ÖYKÜLERİ ADALET ve CESARET ÖYKÜLERİ Yayın no: 170 ADALET VE CESARET ÖYKÜLERİ Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür İç düzen: Durmuş Yalman Kapak: Zafer Yayınları İsbn: 978 605 4965 24 3 Sertifika no: 14452 Uğurböceği

Detaylı

5 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, fiziksel özelliklerim nelerdir? Vücudumuzun bölümleri ve iç organlarımız nelerdir? Ne işe yarar?

5 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, fiziksel özelliklerim nelerdir? Vücudumuzun bölümleri ve iç organlarımız nelerdir? Ne işe yarar? 5 YAŞ AYIN TEMASI Cinsiyetim, adım, fiziksel özelliklerim nelerdir? Vücudumuzun bölümleri ve iç organlarımız nelerdir? Ne işe yarar? İskelet sistemi nedir? Ne işe yarar? Aile nedir? Aileyi oluşturan bireylerin

Detaylı

ANKARA ÜNİVERSİTESİ TÖMER TÜRKÇE ÖĞRETİM ARAŞTIRMA VE UYGULAMA MERKEZİ TÜRKÇE SINAVI

ANKARA ÜNİVERSİTESİ TÖMER TÜRKÇE ÖĞRETİM ARAŞTIRMA VE UYGULAMA MERKEZİ TÜRKÇE SINAVI ANKARA ÜNİVERSİTESİ TÖMER TÜRKÇE ÖĞRETİM ARAŞTIRMA VE UYGULAMA MERKEZİ TÜRKÇE SINAVI T105004 ADI SOYADI NOSU UYRUĞU SINAV TARİHİ ÖĞRENCİNİN BÖLÜM Okuma Dinleme Yazma Karşılıklı Konuşma Sözlü Anlatım TOPLAM

Detaylı

Woyzeck: Öğleyin güneş tepeye çıkıp da dünya ateşe düşmüş gibi yanmaya başlayınca, işte o zaman korkunç bir ses bir şeyler diyor bana.

Woyzeck: Öğleyin güneş tepeye çıkıp da dünya ateşe düşmüş gibi yanmaya başlayınca, işte o zaman korkunç bir ses bir şeyler diyor bana. Konu: "Woyzeck ve "Matmazel Julie Adlı Eserlerde Kullanılan İmge ve Simgelerin Eserlerin Tezlerine Katkısı Adı-Soyadı: Halil İbrahim Yüksel No: 149 Sınıfı: 11-D WOYZECK VE MATMAZEL JULIE DE İMGE VE SİMGE

Detaylı

Eğirdir-Kovada-Yazılıkanyon (21-22 Haziran 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı

Eğirdir-Kovada-Yazılıkanyon (21-22 Haziran 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı Eğirdir-Kovada-Yazılıkanyon (21-22 Haziran 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı 21-22 Haziran 2008 tarihleri arasında Fotoğraf Sanatı Kurumu (FSK) organizasyonunda 25 kişilik bir gurupla konaklamalı

Detaylı

1 Anne çocuğuna ne öğütlüyor?

1 Anne çocuğuna ne öğütlüyor? . Sınıfı Hatırlıyorum Türkçe Noktalama İşaretleri 1. Hafta Aşağıdaki şiiri iki defa okuyunuz. Verilen soruları cevaplandırınız. TEMİZ ÇOCUK Temiz çocuk hasta olmaz. Gönlü acı ile dolmaz. Hiçbir vakit benzi

Detaylı

ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI. Refik Durbaş. Şiir BEZ BEBEKLE KUKLASI. Resimleyen: Burcu Yılmaz

ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI. Refik Durbaş. Şiir BEZ BEBEKLE KUKLASI. Resimleyen: Burcu Yılmaz Refik Durbaş BEZ BEBEKLE KUKLASI ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI Şiir Resimleyen: Burcu Yılmaz Refik Durbaş BEZ BEBEKLE KUKLASI Resimleyen: Burcu Yılmaz Yayın Koordinatörü: İpek Şoran Editör: Ebru Akkaş Kuseyri

Detaylı

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik KISKANÇLIK KRİZİ > > ADAM - Kiminle konuşuyordun? > > KADIN - Tanımazsın. > > ADAM - Tanısam sormam zaten. > > KADIN - Tanımadığın birini neden soruyorsun? > > ADAM - Tanımak için. > > KADIN - Peki...

Detaylı

YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN

YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN 2011 PAZARTESĐ SAAT- 07:42 Sahne - 1 OTOBÜS DURAĞI Otobüs durağında bekleyen birkaç kişi ve elinde defter, kitap olan genç bir üniversite öğrencisi göze çarpar. Otobüs gelir

Detaylı

KÜÇÜK UYKULAR BAHÇESİ

KÜÇÜK UYKULAR BAHÇESİ Mustafa Köz KÜÇÜK UYKULAR BAHÇESİ YARATICI OKUMA DİZİSİ Şiir Resimleyen: Yasemin Ezberci Yaratıcı Okuma Dosyası: Mustafa Köz Mustafa Köz KÜÇÜK UYKULAR BAHÇESİ Resimleyen: Yasemin Ezberci Yayın Koordinatörü:

Detaylı

Panayır, önce büyük bir insan kalabalığı demektir Kasabanın sakin hayatı bir anda birkaç günlüğüne hareketlenir, nüfusu 5 e 10 a katlanır

Panayır, önce büyük bir insan kalabalığı demektir Kasabanın sakin hayatı bir anda birkaç günlüğüne hareketlenir, nüfusu 5 e 10 a katlanır Değerli Dostlar, PANAYIR deyince aklınıza ne gelir? Kaybolmaya yüz tutan bu geleneğimizin son kalelerinden birine çocukluğumdan 50 yıl sonra, 2009 eylül ayında şahit oldum Hiç panayır gördünüz mü? Peki,

Detaylı

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı