İSTİKLAL ORTAOKULU YAZARLIĞA İLK ADIM 2 GÜZ DÖNEMİ

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "2014-2015 İSTİKLAL ORTAOKULU YAZARLIĞA İLK ADIM 2 GÜZ DÖNEMİ"

Transkript

1 İSTİKLAL ORTAOKULU YAZARLIĞA İLK ADIM 2 GÜZ DÖNEMİ

2 ÖN SÖZ Edebiyat egzersizi çerçevesindeki bu yıla ait çalışmalarımızı güz ve bahar dönemi olmak üzere iki aşamalı olarak programladık. Daha önceki dergimizi hatırlayanlar bilir. Öğrencilerimiz kişisel becerileri ve edebî türlere yönelik edindikleri bilgilerle oluşturmuşlardı yazılarını. Bu yıl da yine benzer bir yolculuğa çıktık. Bu defa önceden belirlenmiş konu başlıkları oluşturdu etkinliğimizi. Metaforik unsurları, çağrışım ve hayallerimizi kullanarak yazılarımızı yazdık. Sonuç olarak da edebî, düşünsel ve duygusal yönü olan okunası yazılar ortaya çıktı. Paylaşmadan olmaz diyerek beğenilerinize sunduk biz de Keyifli okumalar Ferda BİRİNCİ KABATAŞ

3 YENİDEN KEŞFEDELİM Bir kâşif olsak diye başladık yazıya O güne kadar keşfedilmemiş bir yerküreyi keşfetsek, ideal bir dünyayı yeniden oluştursak? Haliyle gençlik var, enerji var, azim var. Dünyamızı yeniden oluşturmaya kim engel olabilir ki?

4 Küçükken hep sorarlardı, ''Issız bir adaya düşseniz yanınıza alacağınız üç şey ne olurdu?'' Arkadaşlarım o üç şeyi düşünürlerken ben yeni bir Dünya hayal ederdim. Kavganın, dövüşün ve ihanetin bilinmediği bir yer küre. Hep hissederdim öyle bir yer olduğunu. Bir gün açtım önüme haritayı, koyuldum yollara. Bir çok yer gezdim Belki bir çok insanın hayal ettiği yerlerdi ama benim değil. Bir yolcu gemisine atladım. Yorgunluğumu uyuyarak giderdim. Sabah uyandığımda gözüme yansıyan güneş, temiz hava, çiçeklerden gelen mis gibi koku beni kuşkulandırdı doğrusu. Burası bir başkaydı. Nedensizce yüzümdeki gülümsemeye engel olamadım. Duyduğum sese doğru ilerledim. Ses kayalıkların ardından geliyordu. Kayalığın arkasına geçtim ve etrafı bir parıltı sardı. Parıltı azaldıkça, kahkaha atan, birbirlerine yardım eden insanlar belirmeye başladı. Bir kaç gün sessizce onları izledim. Artık sabredemedim, karşılarına çıktım. Onlara böyle bir yer olduğunu hissettiğimi söyledim. Beni hiç yabancılamadan aralarına aldılar. İçimdeki mutluluğu dışarıya ''Burası bir Sevgi Dünyası'' diye bağırarak yansıttım. Hani bir klişe söz vardır ya ''mutluluğun resmini çizebilir misiniz?'' Buyurunuz Sevgi Dünyası'nın resmini çizdim. Yorum sizin... Miraç SAİSOĞLU

5 Sonunda gözlerimi açabilmiştim. Uzun bir gemi seyahatine çıkmıştım. Fakat hava durumunun yanlış bilgisi üzerine gece denizin ortasında büyük bir fırtına yüzünden gemim batmış ve yeni bir yerküreye düşmüştüm. İlginç ağaçlar, değişik hayvan türleri olan bu yerküre ilgimi çekmişti. Dünyanın hangi bölümüne düştüğümü o kadar merak ediyordum ki! İçimden bir ses sürekli olarak bana şunu söylüyordu. ''Keşfe çık, keşfe çık ve keşfe çık...'' Bu sese kulak verdim, keşif şapkamı takıp keşfe çıktım. Palmiye ağaçlarının ve değişik hayvan türlerinin arasında adeta kaybolmuştum. Ardından bitkiler aşıp boş alana gelmiştim. Etrafı gözlerken bir çift bakış dikkatimi çekti. Kayalıkların arasında zenciye uzak, beyaza daha uzak tene sahip, buz mavisi gözleri, karamel renginde örgülü saçları olan kız bana beyaz inci dişleri ile gülümseyerek bakıyordu. Eliyle ''gel'' işareti yapması üzerine dikkatli ama kararlı adımlarla yürüdüm. Yanına vardığımda bana gösterdiği tarafa doğru kafamı çevirdiğimde hayrete düşmüştüm. Büyük şelaleden akan su en berrak haliyle parlıyor,içinde ise gümüş renginde kayalar ve yeşilin en güzel tonunu yansıtan su yapraklarının üzerlerinde uyumlu pembe nilüferler vardı. Bu yerkürenin keşfedilmiş olmasına imkan yoktu! Eğer varlığı bilinseydi benim gibi ünlü bir kaşifin kulağına mutlaka adı gelirdi. Ben keşfetmiştim burayı, benim adamdı burası. Bu ada Madison adasıydı. SEDA ÇOK

6 Ben bir kaşifim. Arkadaşlarımla her ay keşfe çıkarım. Bu ay bir uçakla Hindistan'a gideceğiz. Bu yüzden de çok heyecanlıyım. Hemen eşyalarımı topladım ve yola koyuldum. Arkadaşlarımla havaalanında buluştuk. Bu anı çok uzun zamandır bekliyordum. Bu yüzden herkes uyurken ben neler bulabileceğimi düşünüyordum. Neredeyse ben de uykuya dalarken uçak birden sallanmaya başladı. Bağırma sesleri oldukça fazlaydı ve kulağımı tırmalıyordu. Sonra gözümü açtım ve etrafımda büyüleyici bir yerküre. Bir süre başım zonkladı, bayılmıştım herhalde. Bağırdım ama hiç kimseden cevap alamayınca savrulduğumu anladım. Ben de etrafımı incelemeye başladım. Keşfe gidiyordum sonuçta. Çok güzel bir yerdi burası. Müthiş bir şelale içime akıyordu adeta. Görkemli ağaçlar başımı döndürüyordu. Bu yerküreye hiçbir insanın ayak basmadığı çok belliydi. Çünkü burası tertemizdi. Doğayı asıl kirleten insanlar değil midir zaten? Burası o kadar temiz, o kadar huzur vericiydi ki ömrümün sonuna kadar kalabilirdim burada. Belki de burada kendi dünyamı kurardım. Bu yerküreye sadece çevreye duyarlı insanları alırdım ki hiçbir yer kirlenmezdi. Barışçıl insanları alırdım, hiç savaş çıkmazdı. Doktorları alırdım, insanları tedavi ederdi. Öğretmenleri alırdım ki insanlara eğitim verirlerdi. Öncelikle buraya bir ad koymalıydım. Bir ağacın gölgesinde oturdum. Su sesleri, kuş cıvıltıları eşliğinde düşünmeye başladım. Eğer kendi adımı koyarsam fazla bencilce, eğer bir ırkın adını koyarsam fazla faşistçe olurdu. Burası barış ve huzur ortamı olmalıydı. Adını koymayı düşünürken uyuyakalmışım. Uyandığımda uçak inişe geçmişti. Anladım ki keşfim bir rüyadan ibaretti. Oysaki ne çok sevmiştim bu yerküreyi. GÜLBEN EMANET

7 KONUŞAN KİTAP Kitaplar dosttur, bilgi, görgü ve neşe kaynağıdır. Bilge ansiklopediler, maceracı öyküler, romantik romanlar daha neler neler? Peki, hiç konuşan kitap gördünüz mü hayatınızda? Kulak verin bakalım, neler söyleyecekler sizlere?

8 Babamı büyük çabalarım sayesinde sonunda kütüphaneye sokabilmiştim.o kendine uygun bilim kitaplarının bulunduğu bölüme doğru ilerlerken, ben de değişik kitap türlerinin arasında kaybolmuştum adeta.arkamdan gelen ''Hey'' sesi ile döndüm ama kimseler yoktu.tekrar bir ''hey'' sesi ile gördüğüm manzara beni şoka uğrattı. Benim gördüklerimi başkası da görüyor mu diye baktığımda yalnız başıma olduğumu farkettim.yerde yaklaşık üç dört kitap bana doğru bakıyordu. Aralarından biri konuşmaya başladı.''merhaba küçük kız kitap okumaya mı geldin?'' Sakince kafamı sallayarak cevap verdim.bir diğeri atılarak, ''Ne tür kitap arıyorsun peki?''dedi.''bilmiyorum, daha karar vermedim''dedim.''o zaman senin yaşına uygun gençlik romanlarına bakabilirsin.senin gibi kızlar bu kitapları sever.''dedi.konuşan kitabı elime aldım ve sayfalarını yavaş yavaş çevirdim.kitap İpek Ongun'a aitti.güzel bir kitaptı ama bana uygun değildi.''hayır'' anlamında kafamı salladım.ilk konuşan kitap bana döndü ve ''Öyleyse macera kitaplarına ne dersin? Define aramaktan tut,esrarengiz adalara yolculuğa çıkmak eğlenceli olmaz mı?'' Konuşan kitaba baktığımda Jules Verne'e aitti.fakat bu kitaplar artık eskisi kadar ilgimi çekmiyordu.''hayır''dedim tekrar. Hiç konuşmayan siyah kaplı kitap ''Sanırım aradığın şey bende var.korku,aksiyon ve biraz da aşk...'' Büyük bir merak ile kitabı elime aldım.anne Rice tan Pandoraydı bu kitap.kitabın dışındaki vampir kız resmi ilgimi çekmişti.arkasında yazan ''Bir şeytan, bir melek ile lanetlenebilir miydi ki?'' yazısı ile heyecanım zirveye çıkmıştı. Büyük bir sevinç ile kafamı salladım.beni bekleyen babamın yanına gittim.eve gidip kitabı okumak için sabırsızlanıyordum. Sizler de bir kitabı almadan önce size uygunluk derecesine bakın. Unutmayın her kitap sizin kitabınız değildir. Seda ÇOK

9 Günlerden pazartesi, saat sabahın yedisi. Dükkânın camından kırılma sesleri geliyordu. Ses o kadar şiddetliydi ki kulaklarımı tırmalıyordu. En sevdiğim arkadaşım Pollyanna Hırsız var! diye bağırdı. Onun sesine uyandık. Etrafa bakıyorduk kimseyi göremiyorduk, zaten karanlıktı. Bir yerden çıtırtı duyduk. Hepimiz ürkmüştük ve neler olduğunu anlamamıştık doğrusu. Mobidik, Sesin geldiği tarafa bakalım. dedi ve oraya yöneldik. Uyuyan Güzel, her zamanki gibi uyuduğu için onu çağırmamıştık. Hansel ve Gretel in başında bir çocuk bekliyordu. Siması tanıdık geliyordu. Okumayı sevmeyen, kitaplardan nefret eden haşarı çocuk değil miydi bu? Ne amacı olabilirdi ki onları kaçırmakla? Heidi korkmuştu ve kaçarken ayağı takılınca yere kapaklandı. Canının yandığını, bağırmasından anlamıştık. Öyle bir bağırıyordu ki, çocuk bile duymuştu sesini. Bu tarafa geliyor. dedi Mobidik. Heidi hariç hepimiz saklanmıştık. Çocuk, Heidi yi avucunun içinde bırakmaksızın tutuyordu. Biz de hemen Hansel ve Gretel in yanına koşup ilk onları kurtardık. Heidi yi kurtarmaya gittiğimizde ise, onun çoktan kendini kurtarmış olduğunu fark ettik. Dükkâna dönmemiz gerektiğini düşünüyorduk çünkü Peter Pan i, Uyuyan Güzel in başında durması için bırakmıştık. Yola koyulduk. Dükkâna geldiğimizde hepimizin uykusu bastırmıştı. O kadar yorgunduk ki olduğumuz yerde uyuyakalmışız. Aslı KUNDUZ

10 Üstü tozlanmış, sayfaları yıpranmış bir kitap mı? O benim. Kütüphanenin en arka raflarından birinde duruyordum. Hiç okunmadığımdan dolayı üstüm çok tozlanmıştı. Yanımdaki kitapları okumak için eline alırlarken beni tercih etmiyorlardı. Oysa ki ben bir macera kitabıydım. Beni okuyacak olana ne kadar zevk verirdim? Ama ne yazık ki okunmuyordum işte. Her zamanki gibi bir umut vardı içimde. İçeri bir müşteri girdi ve emektar bakıcımıza macera kitabı istediğini söyledi. İçimdeki kıpırtı artmıştı. Bulunduğum kısma geldi ve arkadaşlarımı inceledi. Sıra bana gelmişti. Beni eline aldı ve sayfalarıma baktı. Yüzünde bir tebessüm oluşmuştu. İşte bu dedi ve beni ödeme kasasına bıraktı. Emektar "Bu kitap mı? Emin misiniz? dedi. Beni alan adam "Bunda ne var ki? Kitaplar görüntüsü için alınmaz, onları okumak için alırız diyerek yanıtladı.ben ise sevinçten coşuyordum.amacıma ulaşmıştım. Beni bir poşete koydular. Evine vardığımızda bir doğum günü partisinin olduğunu anladım.poşetten çıkar çıkmaz kendimi bir kızın elinde buldum. Beni alan kişi "Al kızım, bu senin için.doğum günün kutlu olsun"dedi.kız beni merakla açmıştı.sayfalarıma baktı ve suratı asıldı. Ben senden oyuncak istiyordum. Bu eski püskü kitabı değil diyeyanıtladı. Bir kitap da olsam kalbim kırılmıştı. Ertesi gün kız beni çantasına koydu. Pikniğe gideceklermiş. Arabadan indiğimizde çantasından beni çıkardı ve bir kenarı attı. Canım çok acımıştı. Babası ve annesi kıza yürümeye gideceklerini söylediler.başbaşa kalmıştık. Rüzgârın esintisiyle sayfalarım açıldı. Kız bana hayretle baktı. Resimlerim hoşuna gitmişti anlaşılan. Beni eline aldı. Çok beğenmişti sanırım. Anne ve babası geldiğinde kız babasına "Baba aslında bu kitabı beğenmemekte hata yapmışım. Ben bu kitabı elime aldığımda çok kötü görünüyordu. dedi. Babası Böyledir sevgili yavrum, her kitap bir dünyadır. İçine girmeden, sayfalarıyla buluşmadan değerini bilemeyiz." Sevde Nisanur Derin

11 Yıllardır harabe bir kütüphanede okunmayı bekliyordum. Ve beklediğim an gelmişti, bir çocuk bana yöneldi ve beni alıp masanın üzerine bıraktı, Kahvesini aldı masanın üzerine bıraktı. Beni okurken diğer eliyle de kahvesini kavramaya çalışıyordu. Birden kahve üzerime döküldü. Korkudan sayfalarım titredi adeta. Sonradan da fark ettim ki uuu şekerli kahve en sevdiğimden Songül Orhan

12 İlk dersimize henüz daha yeni girmiştik ki Müdür Bey'in sınıfa gelmesiyle hepimiz ayağa kalktık.'' Oturun çocuklar,bugün ilk iki dersiniz boş olacak,öğretmeninizin acil bir işi çıktığı için dersinize giremeyecek''dedi.biz de o sırada çalışma kitabındaki etkinlikleri yapabilir veya ses çıkarmadan serbest etkinlik yapabilirmişiz.müdür Bey sınıftan çıktıktan sonra herkes bir yana koşuşturmaya başladı.ben de resim defterimi çıkardım ve kitap resimleri çizmeye başladım.ilk çizdiğim kitap resmi çok güzel olmamıştı,başka bir sayfa çevirdim ve tam yeni bir kitap resmi çizmeye başlayacakken sayfa kendi kendine kıprdadı.ilk önce aldırmadım ama ben çizmeye başlayınca sayfadan bir çığlık sesi geldi.az önce sınıfın hepsi bir tarafa koşarken şimdi hepsi o sesin nereden geldiğini anlamaya çalışıyordu.bir ses daha geldi şimdi ''Ne yaptığını sanıyorsun sen?'' diye.önceki sayfamı çevirdim ve çizdiğim kitap resminin canlandığını gördüm.sınıftan biri ''ben rüyada mıyım cimcikleyin de ayılayım'' diye komik bir şaşkınlık belirtti.sonra her kafadan bir ses çıkmaya başladı ''sihir mi yaptın sen?'' diyen mi dersin''sınıfa ufo girmiş''diyene güler misin? Ben de ne yapacağımı şaşırdım.kitabı aldım ve sınıftan çıktım.kitap ''oh be rahatladım şu seslerden.neden daha önce yapmadın bunu'' dedi.cevap veremedim çünkü aklıma diyecek hiçbir şey gelmiyordu.kitap sözlerine devam etti ''Beni sen yarattın,şimdi ne yapmam gerektiğini de sen söyleyeceksin.ama ben önce kitaplar hakkında kısa bir bilgi vermek istiyorum sana''dedi. Ben hala şaşkınlıkla bir kitabın nasıl canlanabileceğini düşünüyordum.hiçbir şeyi anlamadan ''anlat,dinliyorum''dedim.kitap açtı ağzını yumdu gözünü, başladı konuşmaya; ''Kitaplar eğiticidir, bir sürü türleri vardır.denemeler,öyküler,şiirler ve yazılar hatta daha bir çoğu.kitaplar,herşeyden önce dosttur,insandan her şey gider,arkadaşı gider, sevdikleri gider, herkes ihanet edebilir bir insana ama kitaplar asla.onlar bırakmaz,bazen okuduğun bir kitap olur yaşadıklarını anlatır,bazen bir kitap olur yaşamak istediklerini anlatır bazen de öyle bir kitap çıkar ki karşına her şey vardır içinde.yaşadıkların,yaşamak istediklerin,belki de o anda duygularına tercüman olan her şey.ama en önemlisi hayata hazırlar insanı kitaplar.sen de kendi duygularının kitabını yazacaksın yani beni. Ben senin eserin olacağım.bu yüzden uzun uzun konuştum.seçim senin her şey senin elinde '' diyerek bitirdi konuşmasını.tam o sırada omzumda bir el hissettim ve gözümün önündeki

13 her şey birden kayboldu.hayal kurmuşum meğer.farkında bile değilim oysa ki.her neyse artık hayalimde bile olsa etkilemişti beni kitabın anlattıkları.sonra tam kitabın dedikleriyle ilgili bir resim çizecektim ki zil çaldı. Bir dahaki hayalime artık dedim ve sınıftan ayrıldım. YAREN SÜMEYYE GÖKBAYRAK

14 HAYALİMDEKİ OKUL Şüphesiz evimiz kadar yuvadır bize okulumuz..düşündük k i bir de hayal ettiğimiz gibi bir okulda geçse yıllarımız?öğrenme isteğimiz, başarımız, duyduğumuz sevgi de artmaz mıydı doğal olarak? Haydi gelin, hayal ettiğimiz okulların kapısından beraber girelim..

15 Okul dört duvar arasında sıkışıp kalmak demek değildir ki. Bir deniz kenarında beş on sıra, o beş on sırayı dolduracak yakın arkadaşlarım ve bir öğretmenimiz olsa da ben oraya okul derdim. Ne zil sesi var ne de giriş saati. Hangi dersi işleyeceğimize de ruh halimiz karar verirdi. Sınav diye bir şey de olmazdı ayrıca. Kitaptaki bilgileri ezberleyip kağıda aktardığımız zaman zekamız belli olacaksa, o kalsın. Serbest kıyafet olurdu kesinlikle. Paket gibi sarılıp okula gelmektense zevkimi yansıtmayı tercih ederim. Şimdi diyeceksiniz ki yazın deniz kenarı tamam peki kışın ne olacak? Doğrusu ben kışın deniz kenarında terlikle gezmeyi hayal eden kişiler tanıyorum. Malum zevkler tartışılmaz. Ama bence kışın orman çok hoş olurdu. Çadırlar eğlenceli bir hava katabilirdi bu sürece. Akşamları ateş başında bir müzik dersinin de tadına doyum olmazdı. Ormanda hayvan sevgisi aşılamak da zor olmazdı herhalde. Hayal değil mi işte, doruklara bile gidilebiliyor. Miraç SAİSOĞLU

16 Kaliteli bir eğitimin verildiği, sporun her dalıyla ilgili faaliyetlerin bulunduğu, dalında en başarılı öğretmenleri barındıran bir okulda siz de eğitiminizi sürdürmek istemez misiniz? Eğitimde öğrencinin çabası kadar okulun ortamı da çok önemlidir bence. Daha faaliyetli bir okul sizce de olumlu etki oluşturmaz mı? Her derse ayrı ayrı önem verilen, dersler için alanlarıyla ilgili sınıflar bulunduran bir okul. Ne kadar da faydalı olur. Her derse ilgi ve alaka fazlasıyla artar.spor için ayrılmış bir bölüm, büyük bir salon ve yapılabilecek çoğu spor dalının ortamı var. Teneffüsleri güzel bir mola olarak geçirmek için, kantinin bulunduğu bir salon, önünde birçok masa ve koltuklar sizce de hoş değil mi? Öğretmenlerin her konuda, her şekilde öğrencileriyle ilgilenmeleri, onları sevmelerini ve derslerine olan ilgilerini arttıracaktır bence. İşte böyle bir okul bence hem başarıyı hem de sosyal yaşamı geliştirir. Şeyma KALKAN

17 Hayallerimi zorladım biraz; Bir okul düşünüyorum kendimce, üniforma olmasa herkes kendi zevkince giyinirdi. Kalkar kalkmaz tek düğme ile okula ışınlansak. Okul ile evim arasında buluttan bir asansör olsa geç kalma olasılığı kalmazdı. Gökyüzünde bir okul, masmavi bulutların arasında gözükmüyor bile. Tüm öğrenciler kendi adını söylediğinde bulutlar çekilirdi ve okula girerdik. Böylelikle özel olduğumuzu hissederdik. Aynı zamanda güvenli bir okul olurdu. Hiç yönetici olmasa kurallar da olmazdı ne güzel. Bu sayede öğrenciler okulu daha çok severdi.bir sürü eğlenceli etkinlikler yapardık. Mesela dersleri bulutların üstünde işlesek, fen dersinde gezegenleri gezsek, inkılap dersinde ışınlanıp canlı olarak gözlerimizle görerek, o anı yaşayarak öğrensek ne güzel olurdu. Öğrenciler okula gelmek için can atardı. Hayal ya nasıl olsa bedava SONGÜL ORHAN

18 HER İYİLİK BİR SADAKADIR Toplumsal huzurun temininde ne çok değerlidir birbirimize gösterdiğimiz iyilikler.allah katında her bir iyiliğin yerini bulacağı gibi, hepimizin hayatında er veya geç unutamadığımız bir iyiliğin hatırası yerini alacaktır..anı türündeki yazılarımızı bu bakışla oluşturduk.

19 Her iyilik bir sadakadır. der Peygamber Efendimiz. İyilik yapmanın da bir ölçüsü yoktur. Bir gün okula doğru giderken, yaşlı bir amca gördük. Belli ki yürüyecek hali yoktu. Tam kaldırımdan inerken, ayağı kayınca yere düştü. Her zamanki gibi, mahallenin haylazları amcaya güldüler. Biz de gidip hemen yardım ettik. Okul vakti yaklaşıyordu. Tam oradan uzaklaşacakken, amca bizi çağırıp, atıştıracak bir şeyler ısmarladı. Teşekkür ederek oradan uzaklaştık. Sınıfa girdiğimizde, öğretmen çoktan derse başlamıştı. O günün konusu da Her iyilik bir sadakadır. hadisi üzerineymiş. Öğretmen bizden, yakın zamanlarda yaptığımız bir iyiliği yazmamızı istemişti. Yazdığım yazıyı okumak için el kaldırdım ve okuduğumda çok beğendiler. Eve gidince olanları ailemle paylaştım. Gece boyunca konumuz, iyiliğin ne kadar insani bir davranış biçimi olduğu, insanı nasıl da yücelttiği idi. Aslı KUNDUZ

20 Anılar yaşanmış olaylara tanıklıktır.çoğu iyi ve güzel izler bırakır bizlerde.kötülerini ise hatırlamak dahi istemeyiz.yaşanmış bir olayı hatırladığımda kalbime doğru bir gülümseme ile aydınlanırım. Geçen sene üst komşumuz olan Hasan amcanın güzel köstekli bir saati vardı.bu köstekli saatin ucunda eski ve önemli bir para asılıydı.bu parayı herkesten saklardı ve hiç harcamazdı.biz arkadaşlar arasında Hasan amcaya cimri lakabını takmıştık.hasan amca bir gün beni ve arkadaşlarımı yanına çağırarak neden parayı harcamadığını ve neden o paranın köstekli saatinde asılı olduğunu anlatmaya başladı: -Çocuklar sizin yaşınızdayken karşımızda oturan Sevgi abla vardı.bu ablanın ailesi çok ama çok zengindi.sevgi abla ailesini küçükken kaybetmişti ve şimdi ise çok zor yürüyordu.ayrıca ellerini ve kollarını fazla kullanamıyordu.sevgi abla mahallenin en zenginiydi.bu yüzden de kimseye güvenemez ve yalnız yaşardı.herkes onu parsı için seviyordu. Ama ben onun ne hissettiğini anlayabiliyordum.çünkü benim de babam ölmüştü ve şimdi anneme bakmalıydım. O gün sabah erkenden uyandım,annemin ilaçları bitmişti ve onun ilaçlarını almak için evden çıktım. Yanımda sadece 10 tl vardı.beni eczaneye giderken gören Sevgi ablaya gülümseyerek yoluma devam ettim.eve eli boş döndüğümü ferk eden Sevgi abla nedenini öğrenmek için beni yanına çağırdı ve şöyle dedi: -Ne oldu...neden annenin ilaçlarını almadın? Ben ise utanarak "Şey...İlaçlar kalmamış."dedim.yalan söylediğimin farkında olan Sevgi abla bana dönerek "Yalan söyleme, ne oldu anlat!"dedi."eczaneye gittim ama ilaçlar çok pahalıydı,alamadım,".sonra ağlamaya başladım.benim durumumu gören Sevgi ablanın çok üzüldüğünü gözlerinden anlamıştım.sevgi abla dönerek bana şöyle dedi:"gel seninle bir anlaşma yapalım.annenin ilaçlarını alırım ve bakımı için ne gerekiyorsa yaparım ama sende bana yardım edeceksin."ben de kabul ettim. Annem için her şey yapılmıştı.ama bir akşam annem son sözlerini bana sölüyordu.çünkü hastalık bedenini amansızca sarmıştı.bana:

21 "Oğlum karşıdaki sandıkta senin için hazırladığım ve dar zamanlar için kullanasın diye biriktirip aldığım bir şey var."diyerek hayata gözlerini yumdu.ağlayarak sandığın yanına gittim.sandığı açtığımda ucunda değerli bir para bulunan köstekli saat ve bir mektuptu gördüğüm.mektupta şöyle yazıyordu: -Oğlum bu köstekli saati ve parayı sana bırakıyorum.sakın kaybetme.çünkü bir gün senin de bırakacağın biri olur,unutma! BERİVAN YAKUT

22 YAPIŞIK KELİMELER Hayat zıtlıkların varlığıyla tanımlanır.iyi, kötünün sayesinde değerlidir; güzelse çirkinin Yapışık kelimeler metaforundan yola çıktık.zıtları ile düşünülen enaz iki sözcük belirleyerek ideal insan kimdir onu sorguladık.bakalım okuduğunuzda kendinizi nerede konumlandıracaksınız?

23 İnsanı diğer varlıklardan ayıran özelliği düşünebilmesi değil midir? O zaman bir düşünelim ; İdeal insan mıyız? İdeal insan özü sözü bir olandır. Yüreği yumuşacıktır. Söylemleri yüksektir, sesi değil.insanların kusurlarını değil, onların hoş hallerini, iyiliklerini görür. İçinden geldiğini söyler. Ama kırmadan, incitmeden, usulca. İnsanları sever, sevdiği kadar da sevilir. Çevresindekilere güven verir. Sorumluluklarını yerine getirir. Kalbini okumak zor değildir ideal insanın. Gözlerinin içine bakmak yeterlidir. Miraç SAİSOĞLU

24 İnsanların sevdiği, hayranlık duyduğu, "işte ideal insan budur" dedikleri birey her zaman sevilen kişi mi, yoksa kıskanılan kişi midir? Her insanın içinde, ortaya hiçbir zaman çıkmayacak bile olsa kıskançlık duygusu azıkcık da olsa bulunur, sözüyle hemfikirim. Kıskançlık duygusunu farklı biçimlerde incelememiz bence mümkün. Örneğin, anne ve babasını başka bir kardeş ile paylaşmak istemeyen çocuk, anne ve babasına duyduğu sevginin eksik kalacağını ve kendisine duyulan sevginin biteceğini düşünür ve sevdiklerini paylaşmak istemez. Daha farklı bir örnekle, şımarıklığı kıskançlık duygusu altında pekiştiren bir kız. Çok beğendiği bir çantayı hiçbir yerde bulamıyor ve pek haz etmediği bir kız arkadaşında görüyor, o çantanın sahibinin kendisi olması gerektiğini kesin duygular içinde bilincine yerleştiriyor. Yani kıskançlık hoş bir duygu durumu değil. Ne kişiyi diğer insanlardan farklı kılar ne de üstün gösterir. Aksine insanın yalnız kalmasında, sevilmemesinde etken olur. Şeyma KALKAN

25 Ne tür insanlar sevilir çevreleri tarafından?herkesin sevebileceği ideal bir insan nasıl olmalıdır sizce? Bence ideal insan sevmeli.taşı da toprağı da sevmeli. Eğer herkesi sevebilirse insan hiçkimseyi üzemez. Anneleri yeni doğan bebeklerine kıyamazlar ya seven insanlar da öyle kıyamazlar kimseye.sevgidir insanı ayakta tutan. Her insanın içinde bir paça olsun sevgi vardır. Hiçkimseyi sevmiyorsa annesini,babasını seviyordur. Ailesini sevmeyecek kadar gaddar da değildir herhalde. Sonuç olarak insan sevgiyi biriktirmezse içinde kin biriktirir.hayatta da mutlu olamaz o zaman. Sevgi diğer özellikleri de kendiliğinden getirir.örneğin paylaşım gibi.böyle bir insan herkesi sevdiği için herkes de onu sever... GÜLBEN EMANET

26 GEZİ YAZILARI İnsan, zaman ve mekanla sınırlıdır varlık olarak.hayatın zorunluluklarını ve çabucak geçip gittiğini düşündüğümüzde gezip görerek öğrenme hayallerimizde kalır ancak.hepiniz duymuşsunuzdur çevrenizdeki kişilerden,piyango biletine para çıkarsa nerelere gideceklerine dair hayallerini.bizler de önce araştırdık gitmek istediğimiz ülkelerin özelliklerini, sonra da hayal ettik Gitmiş, görmüş kadar olduk anlayacağınız.

27 TOKYO GEZİSİ Daha önceki Uzak doğu seyahatlerimin tadı damağımda kalmıştı.uzun zamandır ara verdiğim seyah atlerime yine bir Asya ülkesine giderek devam etmek istiyordum. Birçok yer arasında kararsız kaldım fakat en sonunda Tokyo'da karar kıldım. Yaptığım araştırmalardan sonra atladım Tokyo uçağına. Yaklaşık saat sonra kendimi Narita Havaalanında buldum. Tokyo Narita Havaalanından şehir merkezine gitmek için havaş benzeri otobüsler veya tren kullanabilirsiniz. Ayrıca Tokyo'da metro oldukça gelişmiş ve yaygındır.ben de havaalanından çıkıp metroya bindim. Metroda şunu gözlemledim ki, tüm insanların elinde telefon var ve hiçkimse başını onlardan kaldırmıyor. Aslında biraz da çocuk ruhlular, daha çok cicili bicili oyunlar oynuyorlar. Çok fazla asosyaller. Metrodan indiğimde bulunduğum yeri şöyle bir inceledim. Beni ikinci şaşırtan konu da dükkanların, reklam panolarının, metro vagonlarının rengarek oluşuydu. Daha çok pembe, sarı, kırmızı renkleri kullanmışlardı. Bana bugünlük bu kadar inceleme yetmeliydi çünkü akşam vakti turistlik yerleri gezemezdim. Fakat çok acıkmıştım. Fazla önerildiği üzere Tokyo yemeklerinin yapıldığı ünlü restoranta gitmeye karar verdim. Tabi ki sushinin her türlü çeşidi menünün başında geliyordu ama ben, çiğ balığı tercih edeceğimi pek zannetmiyordum. Ben de listede sushiden sonra gelen "yakitori" yemeğini tercih ettim. Bizdeki tavuk şiş benzeri, bol soslu, Japonlar tarafından balıktan sonra en çok sevilen yemek imiş. Lezzeti de gayet iyiydi. Çok fazla yorulmuştum. Otelim bulunduğum yere çok yakındı. Hemen gidip uyumak istiyordum. Kaldığım otel gayet konforlu idi. Güzel bir uyku çekmiştim. Sabah kahvaltısına inmiştim. Kahvaltı, beni çok zorlayan öğün olmuştu. Çünkü kahvaltıda çiğ veya pişmiş balık, çorba çeşitleri, pilav gibi yiyecekleri görünce iştahım kaçmıştı açıkçası. Bizdeki zeytini veya peyniri görmek neredeyse imkansızdı. Ben de manavdan bir tane muz, biraz yeşillik alıp idare ettim. Gezmeye başlamak için hazırdım. Caddeye çıktığımda birbirine benzeyen milyonlarca insanın içinde kendimi gerçekten çok farklı hissettim. Japonlar gerçekten birbirlerine çok benziyorlardı. Bir de Japon halkında şunu

28 gözlemledim ki, göz teması denilen bir şey gerçekten yok. Herkes kendi dünyasında ve etraf ile hiç alakalı değiller. Ben geziye ilk olarak Tokyo Uluslararası Müzesi'nden başladım.bu müze 1872 yılında kurulmuş ve burası Japonya'nın en eski ulusal müzesi olma özelliğine sahip. Burada alışık olduğumuz tarz eserlerin dışında çok ilginç koleksiyonlar var. Japon filmlerinde gördüğümüz kılıçlar ve geleneksel kıyafetler onların gerçekte var olduğunun birer kanıtı gibi. Yayogi Parkını, Herajuku'yu da gezdikten sonra son durağım olan Odaiba'ya geldim. Burası Tokyo Körfezi'nde 1850'lerde savunma amaçlı inşa edilmiş, daha sonra yerleşim yerleri ve eğlence alanlarıyla dolmuş yapay bir ada. Trenden inip, deniz kenarına doğru yürüdükten sonra parkların ve ağaçların ardından bir anda karşınıza bir kumsal çıkıyor. Tokyo gibi kalabalık bir şehirde bulunan bu güzel ve huzurlu sahilde denize girmek maaselef yasak, fakat oyun oynamak, piknik yapmak ve güneşlenmek serbest. Benim bugün dönüş vaktim olduğundan burada çok kalamadım. Tokyo gezim gayet güzel geçmişti. Uçağım bir saat sonra kalkacaktı. Buradan çıkıp hemen otele geldim. Bavulumu topladım ve metroya binip havaalanına gittim. " İnsanın kendi ülkesi gibi yok" sözünü savunan ben, Tokyo'yu gördükten sonra bunu biraz daha düşünmeye başladım. Şeyma KALKAN

29 DUBAİ YE GİDİYORUM Çok heyecanlıydım. Dubai ye gidecektik ve orada yepyeni yerler görecektik. Havaalanına gidip uçağa bindik. Dubai nin en popüler şehri olan Deyra ya geldiğimizde, bizi rehberimiz olan Naomi karşılamıştı. Kalacağımız otele geldiğimizde, Deyra nın en meşhur yemeği olan küçük şevirme adı verilen dönerlerden yedik. Bu dönerler sadece, Dubai nin lüks otellerinde bulunurmuş. Karnımızı doyurup, kendimizi sokağa attık. Saat daha 9 du. Gezecek çok yer vardı. İlk olarak Palm Cumeyra ya gittik. Burası, Dubai kıyı şeridini toplamda 520 km arttırmış bulunmaktaymış. Buraya gelenler, gecelerini buranın manzarasını izlemekle geçirirlermiş. Fotoğraflar çekip sabaha kadar partiler verirlermiş. Biz de birkaç fotoğraf çekip oradan uzaklaştık. Sırada, çeşitli kutlamalar yapılan, şarkılar söylenen, Zafer Dansı adı da verilen Yovalah dansının olduğu meydana gitmek vardı. Meydana geldiğimizde dansın başlamasına yarım saat vardı. Naomi; Emirati erkeklerinin birçoğu; ayak bileğine kadar inen, beyaz renkli kandura, kadınlar ise; abiye adı verilen siyah bir üst giysisi giyerler. dedi ve bizi o meşhur kıyafetleri giymemiz için ikna etti. Meydana geri döndüğümüzde Yovalah Dansı başlamıştı. Bu dansta özel olarak; erkeklerin ellerinde silah ve kılıç bulundurmaları gerekliymiş. Dans bitmek üzereydi ama biz yorulduğumuz için otele döndük. Sabah kalktığımızda birkaç yiyecek atıştırdık ve Naomi bizi kentin en büyük alışveriş merkezi olan Emirates Mall a götürdü. Her yerin turistlerle dolu olduğu ve turistlerin en çok dikkatini çeken suk adı verilen pazarlar olduğunu farkettik. Dubai nin daha az bilinen bir yönü çağdaş sanat galerilerine verdiği önemdir den beri Karbon 12 Dubai, Yeşil Sanat, Isabelle van den Eynde ve Üçüncü Hat galerileri kente uluslararası sanat haritasını taşımaktaymış. Buraları da gezdikten sonra, Dubai nin en popüler nargile ve kahve salonuna gittik. Burada nargileye huka veya şişe adı verilmekteymiş. Yetişkinlerin nargile içtiği burada bizler sağlıklı birer genç olarak kahvenin tadına baktık. Kahveleri bitirdikten sonra, kendimizi Dubai nin gece yaşamı ile bilinen Dubai Bar a attık.

30 Gece bitmişti. Yorgunluğumuzu atmak için yataklarımıza yattık. Ertesi gün eve döneceğimiz aklımıza geldikçe heyecanlanıyorduk. Aslı KUNDUZ

31 MAKALELER Makale yazmak alan bilgisi gerektirir.tıp alanında bir makale,o alana yönelik akademik donanım gerektirir örneğin.peki bu yaşta ve donanımda makale nasıl yazabiliriz? Tabi ki iyi bir araştırma, okuduklarımızı kavrama ve analiz etme yöntemiyle. Merak ettiğimiz konuların peşine düştük, bilgilendik, sizleri de bilgi sahibi yapmak istedik.ne güzel demiş Sokrates: Bildiğim bir şey varsa o da hiçbir şey bilmediğimdir. diye.

32 YAŞLILIK Küçüklüğümden beri "yaşlılık"ve"insanın yaşlanma" sürecini yaşlılığın evrelerini yaşlılığın insanlarda yarattığı değişimleri çok merak ettiğim için makale konu başlığımı "yaşlılık"olarak seçtim. Yaşlılık olgunlaşmanın ardından kendine özgü ruhsal değişimin ortaya çıktığı son evredir.bu evre her canlı için geçerlidir.yaşlanma doğal süreçtir. Genel olarak yaşlılık algılama,yaratıcılık ve yeteneklerin azalmasıyla kendini belli eden bir durumdur.yaşlılığın başlangıcı olarak kesin bir yaş verilmez.ama yaşlılık dönemini geciktirmek insanın elindedir.mesela insanlar vardır çabuk yaşlanmazlar. Çünkü hayata hep pozitif bakarlar,her zaman eğlenceli olurlar,spor yaparlar.bir insan kendini yaşlı hissettiğinde,yaşlı gibi davrandığında yaşlanmış demektir.yaşlılık genelde içe kapanma,yaşamdan zevk almama gibi davranışlarla kendini belli eder.bu değişimler karşısında kimileri kötümserliğe kapılabilir.yaşamda isteklerini gerçekleştirmemiş olanlar,yaşlanma döneminde seçeneklerinin iyice azalmış olduğunu görürler.ama bu durum kişiye olumlu açılımlar da sağlayabilir. Gençlik dönemimizde çeşitli sebeplerden gerçekleştiremediğimiz arzularımızı yaşlılığın sakin kucağında yeniden ele alabiliriz. Öyleyse gençler sözüm size yaşlandığımızda kendimizi boşlukta ve amaçsızca hissetmemek için hayat yolculuğumuzu hazırlıklı ve donanımlı geçirelim... BERİVAN YAKUT

33 FUTBOL Tipik bir kavga.dizi izlemek isteyen bir kadınla futbol izlemek isteyen adamın kumanda savaşları. Evet neredeyse her evde olur bu kavga.bu durumdan hareketle teorik olarak futbolu tanımlamak isterim. Genel olarak bakarsak yirmi iki adamın bir topun peşinde koşmasıdır futbol.bir takım atak yaparken diğeri savunmaya geçer.üç hakem onların hareketlerini kontrol eder.top bir ayaktan diğerine geçer.hedef kale...yani topun gireceği yer.ayrıntıya girecek olursak işte dünyanın en popüler sporlarından olan futbol ilk olarak 26 Ekim 1863 tarihinde oynanmaya başlanmıştır.sahada her oyuncunun belli bir rolü vardır.kaleci kaleyi savunmakla görevlidir. Sağ ve sol bekler de savunma oyuncularıdır. Bir futbol sahasının uzunluğu metre, genişliği metre arasında değişir. Bu alanın dışında kalan 4,5 metrelik alan serbest atış alanıdır. Ayakkabılarının ise burnu düzdür ve altlarında krampon denilen çıkıntılar vardır. Topu incelersek deriden olmalıdır ve oyunculara zarar verebilecek bir madde bulunmamalıdır içinde. Çevresi en çok 71, en az 68 cm olacak,ağırlığı ise 453 gramdan fazla, 396 gramdan az bulunmayacaktır. Oyunculardan bahsedersek bir futbol takımı on bir oyuncudan oluşur ve biri kaptandır. Kaptan oyuncular arasında en yaşlılısı veya en tecrübelisidir. Kaptan bütün arkadaşlarının hareketlerinden sorumludur.oyun sahasında ayrıca her oyunu idare etmek üzere saptanmış bir hakem ve iki yan hakem de bulunur.hakemin oyunla ilgili noktalar hakkında verdiği kararlar oyunun sonucu bakımından kesindir. Bir de oyunun genel olarak kurallarına bakalım; oyun süresi iki devredir.her devre 45 dakikadan olmak üzere toplam 90 dakikadır.oyun anında yapılan beklemeler oyun sonunda 90 dakikaya ilave edilir.iki devre arasındaki ara 15 dakikayı geçmemelidir. Oyunu hangi takımın başlatacağını belirlemek için oyundan önce kura çekilir. Başlangıç düdüğünden sonra top bir kez kendi ekseni etrafında döndükten sonra oyuna girmiş sayılır.bir sayının kaydedilmesi için yani gol olması için topun kale hattının iki direği arasından üstü direğin altından geçmesi şarttır.top savunma savunma yapan bir oyuncu tarafından sahanın

34 dışına yollanırsa korner veya köşe atışı atılır. Bir de hiçbir kızın asla açıklayamayacağı terimler: Faul:Topla kurallara saygı göstermeden oynayan herhangi bir oyuncu faul yapmış sayılır.oyunculardan biri faul yaparsa takımı aleyhine verilecek direkt bir serbest vuruşla cezalandırılır.eğer bir oyuncu penaltı sahasının içinde faul yaparsa karşı takım bir penaltı vuruşu kazanır.penaltı vuruşunda penaltıyı atan futbolcu ile kaleci arasında hiçbir futbolcu bulunmaz. Taç:Taç atarken dikkat edilecek şey,topun baş üzerinde atılması ve ayaklarının yerden kesilmemesidir. Ofsayt:Topun oynandığı anda rakip kale hattına toptan daha yakın bulunan bir oyuncu ofsayt kabul edilir.ancak bu oyuncu kendi yarısahasında bulunuyorsa veya topu doğrudan doğruya bir avut vuruşu,bir korner,taç veya hakem atışından almış ise,o oyuncu rakip kale hattına toptan daha yakından bulunsa da ofsayt olarak cezalandırılamaz. İşte erkeklerin izlerken de,oynarken de çok zevk aldıkları; kadınların ise izlerken "Ne zaman bitecek" diye bekledikleri futbolun özeti. GÜLBEN EMANET

35 ASTRAL SEYAHAT Spritüel (ruhçu düşünce) konulara merak ettiğimden dolayı astral seyahati araştırmaya karar verdim ve bir sürü bilgi edindim.bunları sizlerle paylaşmak isterim. Astral seyahat nedir? Astral seyahat bilinçli olarak yapılan bir beden transferidir.insanın fiziksel bedeninden başka bir çok enerji bedeni vardır. Aurabeden,Astral Beden bu bedenlerden bazılarıdır.bu seyahatde kişi, fiziksel bedeninden Astral bedenine geçiş yapar. Bu sayede fiziksel bedeniyle yapamayacağı birçok şeyi yapabilir. Farklı galaksileri gezebilir,farklı boyutlara geçiş yapabilir,o boyutlarda yaşayan varlıkları görebilir hatta onlarla iletişime bile geçebilir. Astral Seyahati Herkes Yapabilir mi? Astral seyahat her insanın yapabileceği bir şeydir.kimi kişilerde bu yetenek fazla körelmez, o yüzden o kişiler daha çok deneyim yaşayabilir.astral seyahat yapmak isteyen bir kişinin kesinlikle korkmaması gerekir, çünkü korku ve heyecan astral çıkışı engelleyen en büyük etkenlerdir. Korkarsanız ve bundan dolayı kendinizi sıkarsanız tabi ki zarar görmüş olursunuz ama bunun dışında başka hiç bir zararı yoktur. Astral Seyahat Hakkında Bilinen Yanlış Astral seyahat hakkında bilinen en büyük yanlış ruhun bedenden çıkması.astral seyahat, astral beden ile yapılır. Kişi fiziksel bedeninden, astral bedene geçiş yapar. Astral Seyahat Örneği Her insanda olmayan bu durumun bir çok örnekleri vardır. Bu örneklerin bir tanesine bakacak olursak;

36 New York da yaşayan A.S. gireceği sınavdan bir gün önce uykusunda sınav sorularının bulunduğu odaya girdiğini iddaa etmiş, hatta soruları söylemiş kimse inanmamış. Sınav sonrası çıkan sorular görülünce bu durum çok dikkat çekmiş. Astral Seyahat Nasıl Yapılır? Astral seyahatin yapılışı şu şekildedir; 1-) Gevşeme: Rahat bir yatak ve sessiz bir ortam seçimi yapılmalıdır. Yatağımızın karşında varsa bir tabloya yoksa herhangi sade bir yere yoğunlaşmak gerekir. Bu tablo ya da herhangi bir yere sadece bakmak için değil yoğunlaşmak için bakılmalıdır. Daha sonra telkin edici Göğsümden yukarıdaki bölüm ağırlaşıyor. Gözkapaklarım ağırlaşıyor. Gittikçe bütün bedenimin ağırlaştığını hissediyorum. gibi cümleleri de 4-5 kez tekrarladıktan sonra gözlerinizi açın. Fakat durumunuzu kesinlikle bozmayın ve yerinizden kıpırdamayın. Artık astral seyahate hazırsınız. 2-) Uygulama: Uygulama için sessiz ve rahat bir ortam şarttır. İlk başta ruhun seyehat edeceği yer belirlenmelidir. Bu yer bedenimizden 2 metre uzaklıkta belirgin bir yer olmalıdır. Gözlerimizi kapattığımız andaki karşımıza çıkan Siyahlığa konsantre olmalıyız. Daha sonra bir gücün sizi yukarıya çekmek istediğini düşünün ve bunu gerçekten isteyerek yapın. Vücudunuzdan çıtırdamalar, kulaklarınızdan çınlama sesleri ve kalp atışlarında hızlanma meydana gelecektir. Bundan sakın korkmayın. Bu çok doğaldır. Eğer korkunuzu yenemezseniz astral seyahati asla gerçekleştiremezsiniz. Gelelim bu şekilde yapılan ya da istem dışı olan astral seyahat tehlikeli midir? Sorusunun cevabına;

37 Şimdiye kadar yapılan ya da yapılmış olan denemelerde hiç tehlikeli duruma rastlanılmamıştır. Bazıları tarafından ölümle sonuçlanabileceği söylense de tam aksine hiç olmadığı kadar güven taşıyan bir durumdur. Yukarıdaki gibi evre evre aşamaları verilen astral seyahatin bu kadar kolay olabileceğini düşünmüyorum şahsen. Mümkün olduğu ihtimalinden yola çıkarsak eğer fikrim şu ki, bedavaya gerçekleştirilen bu seyahat şekli, yeni yerler görmek, yeni insanlar tanımak açısından hoş olmalı. Sevde Nisanur Derin

38 AYNALAR İnsanlar hep merak etmiştir bir başkasının gözünden kendini. Bu sayede aynaya ihtiyaç doğmuştur bence. Peki ilk ayna insan için nedir biliyor musunuz? İnsanlara ilk aynayı doğa verdi; bu durgun bir su yüzeyiydi. Bu aynaya bakan Narsis ( güzelliğiyle ün salmış bir efsane kişisi) yüzünün suda yansımış şeklini o kadar beğendi ki, kendine aşık oldu. Kendini beğenme anlamına gelen " Narsasizm " adını burdan alır. Halk ağzında bir suyun durgunluğunu ve temizliğini ifade etmek için < ayna gibi > deyimi eskiden beri kullanılmaktadır. İnsanoğlu daha ilk çağlarda bile ayna yapmak için hematit, demir, bakır priti, siyah kehribor, yanardağ taşı, demiroksit gibi mineralleri ve özellikle madenleri kullanmayı düşünmüştür. Yine ilk çağlarda süsleme eşyası arasında önemli bir yeri olan aynaları Mısırlı, Yunanlı ve Romalı kadınlar çok kullanmışlardır. Bu arada optik bilimin kurucusu sayılan Grekler in bu iş için düz, yuvarlak ve parabolik aynalardan yararlandıklarını da hatırlatalım. Eski Hindistan da yoksullar kendi yüzlerini görebilmek için dibi koyu renkte bir çanağın içindeki suya bakmakla yetinirken, zenginler sedef bir sapın ucuna tutturulmuş bakır yada altın bir diske bakarlardı. O çağlarda süslenme eşyasının en lüksü sayılan aynalar yalnız kadınların kullandığı bir nesne değildi; Mayalar da ayna yalnız erkeklerde bulunurdu ve daima üzerlerinde taşırlardı.ortaçağ da madeni aynalar çok rağbet görmüştü. Özellikle çelik olanlarının bunların arasında ayrı bir yeri vardı. On ikinci yüzyılda arkası kurşun levhayla kaplı cam ortaya çıktı, on üçüncü yüzyılda ise cilalama tekniği işe karıştı. Aynaların cilalanması uzun süre, tarihteki en ilginç icatlardan biri olarak görüldü. Aynalar, fizik ve astronomi alanında çok önemli rol oynar ve çok hassas olmaları gerekir. Bugünkü teleskoplarda kullanmak üzere hazırlanan kocaman cam diskleri elde etmek ( akıtılması, soğutulması, perdahlanması ) için yıllar boyu süren çalışmalar yapmak gerekir.bu aynalar yerlerine yerleştirildikten sonra da özel bir bakım gerekir. İşte bu yüzden optik uzmanı André Couder, Haute Provence deki gözlemevinde bulunan büyük teleskobun 1 metre 93 santim çapındaki aynası için ; gecelerin havanın soğuması sonucunda camda meydana gelecek biçim bozulmalarına engel olacak elektrik rezistanslarıyla donatılmış bir ısıtma tertibatı kurmayı düşünmüştür. Bu aynaların cilalanması sırasında, arkaları bir gümüş

39 tabakasıyla kaplanacağı yerde aynanın bu yüzeyine buharlaşmış alüminyum püskürtülerek parlak bir tabaka meydana getirmesi sağlanır. Kendimizi görmek için baktığımız bu aynalara bundan sonra bir de bu bilgiler ışığında bakalım. SONGÜL ORHAN

40 OKUL PSİKOLOJİSİ Hayatımızın nerdeyse on altı yılını olkulda geçiririz. Malum bu ortamın psikolojik boyutunu merak etmemek elde değildir. Ben de bu konuyla ilgili bazı bilgilere ulaştım. Buyrun, sizin de yaşamış olabileceğiniz bu okul psikolojisini birlikte inceleyelim. Çocuğun ailesinde aldığı ilk eğitimden sonra, kendi kendine yeterli bir yetişkin olarak toplumsal yaşama katılması ve gelecekteki gibi gelişimi için gerekli bilgileri verme görevini okul üstlenir. Bununla birlikte ailenin koruyucu kanatlarından çıkıp okul yaşamına geçiş her zaman kolay değildir. Neredeyse hepimizin yaşadığı şu olay, çocuk henüz tanımadığı yaşıtlarının arasında kaybolmuş durumdadır; aile dışındaki otoritenin ilk temsilcisi öğretmenle ilişkisinde kararsız ve kendisini bekleyen yeni görevler karşısında güçlük içindedir. Ancak bununla birlikte büyüklerinin dünyasında yer almaktan dolayı gururludur. ANNE VE BABANIN ROLÜ Çocuklar ilkokula başladıklarında anne ve babalarının davranışları değişir. Çocuklarının bilgi alanındaki gerçek ilerlemelerini hemen görmek isterler.anne baba ilk sözcüklerini, ilk adımlarını, ilk buluşlarını büyük bir coşkuyla karşıladıkları bebeklerinin yerinde artık başarıyı kendi çabalarıyla elde eden bir çocuk bulurlar. SINIF ARKADAŞLARI Çocuğun sosyalleşme sürecinde ve kişiliğinin biçimlenmesinde okul arkadaşlarının çok önemli ve anlamlı rolü vardır. Gerçek yaşamda çocuk yalnızca anne babanın ve öğretmenlerin değerlendirmeleriyle karşılaşmaz. Aynı zamanda kendisini yeni arkadaşlarıyla karşılaştırır, onlarla özdeşleşmeye ya da rekabet etmeye çalışır. Bu arkadaşlıklar genellikle uzun sürelidir.büyüyebilmek için temel bir aşama olan "anne babaya karşı olan hayal kırıklığı" yla daha iyi mücadele etmede arkadaşlarının çocuğa büyük yararı olur. Böylece gruplar oluşur ve

41 çocukta " katılım zevki " olarak tanımlayabileceğimiz yeni bir duygu gelişir. Bu duygunun en belirgin özellikleri başarı ve dayanışmadır. ÖĞRENME GÜÇLÜKLERİ Çoğumuzda olan okula uyum sağlayamamanın nedenlerine de bir bakalım isterseniz. 1-) Zihinsel gerilikten, zekayla ilgili bazı kusurlardan ya da sinir sistemi düzeyindeki bir hasardan kaynaklanan organik nedenler. 2-) Çevreye bağlı olarak ortaya çıkan ya da öğretmenin değerlendirme ve yöntemlerdeki yanlışlıklar sonucunda gelişen kültürel ve pedegojik nedenler. 3-) Dengesizliğe, dikkat eksikliğine ve sevgi yokluğuna bağlı olarak gelişen duygusal nedeneler. OKUL KORKUSU Bu korku daha çok tek erkek çocuklarda görülür. Genellikle normalin ya da ortanın biraz üstünde bir zeka seviyesimne sahip kişilerde, 5-15 yaş arasındaki dönemde ortaya çıkar. Akılcı olmayan nedenlerle okula gitmeyi reddetmek okul korkusunu yansıtır. Bu çocuklar okula gitmeye zorlandıklarında, çok belirgin kaygı tepkileriyle karşı koyarlar. Klasik klinik tablo, ani başlayan kaygı krizidir.çoğu olguda bu tabloya, genellikle okula gidiş saatlerinde ortaya çıkan ishal,kusma, karın ağrıları gibi fiziksel belirtiler eşlik eder. Çocuk evde kalmasına izin verileceğine inandığında sakinleşir. Uysal ve uslu bir hal alır.ertesi gün okula gideceğine söz verir ve evde ödevlerini yapmayı istekle kabul eder. Genellikle bu sorun, anne baba ile çocuk arasındaki ilişkinin bir bozukluğunun ifadesidir.çoğunlukla anne kaygılı, aşırı koruyucu, beklentileri ve sorumlulukları konusunda kararsız bir tiptir.baba pek ortada yoktur; zayıf ve az güven vericidir.böylece erkek çocuk, anneyi mtlu eden, edilgen bir davranışla ona sığınır ve ancak bu biçimde kendini güven içerisinde bulur.

42 Alt başlıklarıyla öğrendiğimiz bu konu, hayatımızın öğrenmeye merhaba dediği dönemleri ne kadar dikkate almamız gerektiğini bize kanıtlamaktadır bence. Şeyma KALKAN

43 HİKAYEMİ YAZIYORUM Anahtar sözcüklerimiz var bu yazımızda: Umut, azim, fedakarlık. Öykümüzü bu sözcüklerden hareketle kurguladık. Vardığımız yer erdemli insanların ülkesiydi İnsanlık vizesiyle girebilirsiniz

44 Telefonum ders boyunca susmamıştı.kim olduğuna bakmak için cebimden çıkardım ve numarayı tuşlayarak aradım.bir iki çalışta açtı.hatta ki adam endişe ile ''Merhaba efendim,rahatsız ediyorum ama konu çok önemli.çocuğunuz trafik kazası geçirdi.durumu kritik. Hemen hastaneye gelmelisiniz.'' dedi. Adamın söylediği her kelimede sanki sol yanım parçalanıyordu.yıkılmıştım.acele ile adresi aldım ve arabama doğru yol aldım.yolun bulanık gözükmesine aldırmadan göz yaşlarımı sildim.hastaneye varmıştım. Danışmadan ameliyathanenin yerini öğrendim ve koşar adım merdivenleri tırmandım.sonunda ameliyathaneye varmıştım.bir,iki,üç Saatler ilerliyordu ama ne gelen vardı ne giden.sadece karşımdaki duvar ile bakışıyordum.en sonunda doktor çıkmıştı.hemen konuşmaya başladı.''ben çok üzgünüm ama çocuğunuzu kurtaramadım.kazada beynine aldığı darbe yüzünden beyin ölümü gerçekleşti.diğer organları sağlam.''benim çocuğum ölmüştü.''sizden bir fedakarlık yapmanızı istiyorum. Anlamayan gözlerle doktorabaktım. Tanıdığım bir hastam tam beş gündür kalp nakli bekliyor.ailesinin durumu kötü.çocuk yüksek bir lisede burslu okuyor.eğer oğlunuzun kalbini naklederseniz yapacağınız fedakarlık ona umut olabilir.''düşüneceğimi söyledim. Benim oğlum ölmüştü.yapacağım fedakarlık azim ile çalışan bir çocuğa umut olabilir miydi? Belki,hatta evet. Hemen doktorun yanına koştum ve kalp naklini onayladım.belki benim çocuğumun hayatı son bulmuştu ama bu bitiş başka birisine nefes kaynağı olmuştu.en azından diğer aile mutluydu. Seda ÇOK

45 Küçük bir kasabada yaşayan Mehmet evin ilk çocuğuydu.mehmet hem okuluna gider hem de kardeşine bakardı.birgün Mehmet tarlada çalışırken yaramaz arkadaşı Ali gelir ve kardeşin hastayken zaten başarılı olamazsın,der.mehmet buna içerlenir.ben hem okuluma giderim hem de kardeşime bakarım,diye düşünür ve daha çok çalışmaya gayret eder. Yine böyle birgünde tarlada çalışırken komşunun kızı koşarak gelir ve kardeşi Ahmet'in hastaneye kaldırıldığını söyler.mehmet doktorla babasının konuştuğuna tanık olur.kardeşi böbrek hastasıdır ve eğer nakil yapılmazsa ölecektir.mehmet hiç düşünmeden böbreğinin birini vermeye karar verir.ertesi gün ameliyat gerçekleşecektir.doktor iki kardeşi operasyona hazırlar ve ameliyathaneye götürürler.ameliyat çok başarılı geçer. Hastenede 1-2 hafta kaldıktan sonra evlerine giderler.mehmet okuluna devam eder ve derslerinde başarılı olur. Aradan yıllar geçer ve Mehmet doktor olur.yaşadığı olay,doktorluğun ne kadar kutsal bir meslek olduğunu yaşatmıştır kendisine. Hayatının en anlamlı fedakarlığını yaptığı o günü yani kardeşine hayat verdiği günü asla unutmaz. FEYZA ÖZDEMİR

46 ŞİİRLER Şiir, duyguların sözcükler eşliğinde dansıdır bir bakıma. Bu dansa tanıklık etmek ister misiniz?

47 ÇAY Tepside iki çay,günlerden Kız Kulesi Seni beklerim her pazartesi Martılara simit atar gibi Severim ben seni Bir pazartesi daha geçti Sensiz, sessiz Bitsin artık bu vuslat Kalbimin tek sahibi Sevde Nisanur Derin BEN Ne olsa benden, benim yüzümden Yağmur yağsa, şimşek çaksa Yolcu vapuru biraz yan yatsa Benim yüzümden. Hava çok ısınsa, dağdan çığ yuvarlansa Benim yüzümden Depremler olsa, dünyayı sel bassa Komşunun ayağı taşa takılsa Benim yüzümden Hepsi benim yüzümden Ben ben ben! Ben neymişim ben? Aslı KUNDUZ

48 AŞK Her insan tadar bu duyguyu Kiminin acıyla biter sonu Kiminin ise sonsuzluğa sürer mutluluğu Aşktır işte bu. Kimi ayrılıkla sonlanır Kimi ise evliliğe yol alır Sevdin mi karşılıksız sevmeli En güzel duygu bu değil mi? Aşk, acısıyla,mutluluğuyla aşktır. Bu duyguyu yaşamayanın sevgisi yoktur Acıyla bitse de sonu, İleride gülerek hatırlayacaktır bu durumu BERİVAN YAKUT

49 YUVAM Gözümü açtığımda Bir sığınağım vardı Adına anne dediğim. İlk annemden öğrendim yuvamı Mis kokusuyla bana sarıldığında İşte benim sonsuz yuvam. Büyüdüm okullu oldum. Öğrendim ki orası ikinci yuvam Ama sorsalar en güzel yuvam neresi Annem derim Çünkü benim yuvam annemin kucağıdır. FEYZA ÖZDEMİR

50 İNSAN VE BENCİLLİĞİ İnsanlar vardır aşk acısı çeker Kimisinin yüreği yana yana sever Hiç düşünmez diğerinin çektiği acıyı Sanır sadece kendi içinin yandığını İnsanlar vardır kendisini beğenmez Engelliler vardır hiç düşünmez Çirkin sanır kendini Yüzü yananı bile vardır oysaki Bencildir insanoğlu Kendisinden başkasını düşünmez Beğenir sadece kendi huyunu Azıcık şükretse halbuki bir şeyi eksilmez GÜLBEN EMANET

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç katıyordu. Bulutlar gülümsüyor ve günaydın diyordu. Melek

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ : 2014 2015 Μάθημα : Τουρκικά Επίπεδο : Ε1 Διάρκεια : 2 ώρες

Detaylı

Okuma- Yazmaya Hazırlık. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim. Fen Ve Doğa Etkinlikleri

Okuma- Yazmaya Hazırlık. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim. Fen Ve Doğa Etkinlikleri Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim Sohbetler *Tatilde neler yaptık? *Hava nedir? Hangi duyu organımızla hissederiz? *Tatildeyken hava nasıl değişimler oldu? *Müzik dendiğinde

Detaylı

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz.

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. TATÍLDE Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. Ízin zamanı yaklaşırken içimizi bir sevinç kaplar.íşte bu yıl da hazırlıklarımızı tamamladık. Valizlerimizi

Detaylı

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz.

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz. Bozuk Paralar KISA FİLM Yaşar AKSU İLETİŞİM: (+90) 0533 499 0480 (+90) 0536 359 0793 (+90) 0212 244 3423 SAHNE 1. OKUL GENEL DIŞ/GÜN Okulun genel görüntüsünü görürüz. Belki dışarı çıkan birkaç öğrenci

Detaylı

Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri

Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri Sohbetler *Kendimi tanıyorum (İlgi ve yeteneklerim, hoşlandıklarım, hoşlanmadıklarım) *Arkadaşlarımı tanıyorum *Okulumu tanıyorum

Detaylı

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERİSTESİ VAKFI ADIGÜZEL OKULLARI ÇEKMEKÖY ANAOKULU TAVŞANLAR SINIFI MAYIS AYI KAVRAM VE ŞARKILAR

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERİSTESİ VAKFI ADIGÜZEL OKULLARI ÇEKMEKÖY ANAOKULU TAVŞANLAR SINIFI MAYIS AYI KAVRAM VE ŞARKILAR ANNEM ANNEM Annem annem canım annem, Gönlüm senle kalbim senle Canım annem gülüm annem Dünyam sensin benim bir tanem.. Biliyorum elbet bir gün gelecek Bir başka bebekte bana annem diyecek Bende hep iyi

Detaylı

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU Nereden geliyor bitmek tükenmek bilmeyen öğrenme isteğim? Kim verdi düşünce deryalarında özgürce dolaşmamı sağlayacak özgüven küreklerimi? Bazen,

Detaylı

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin Bir bahar günü. Doğa en canlı renklerine büründü bürünecek. Coşku görülmeye değer. Baharda okul bahçesi daha bir görülmeye değer. Kıpır kıpır hareketlilik sanki çocukların ruhundan dağılıyor çevreye. Biz

Detaylı

Evimi misafirlerim gidince temizlemek için saatlerce uğraşıyorsam birçok arkadaşım

Evimi misafirlerim gidince temizlemek için saatlerce uğraşıyorsam birçok arkadaşım Yeni evli bir çift vardı. Evliliklerinin daha ilk aylarında, bu işin hiç de hayal ettikleri gibi olmadığını anlayıvermişlerdi. Aslında birbirlerini sevmiyor değillerdi. Son zamanlarda o kadar sık olmasa

Detaylı

ÖYKÜ NÜN GÜNLÜĞÜ GÜNLÜĞÜM

ÖYKÜ NÜN GÜNLÜĞÜ GÜNLÜĞÜM ÖYKÜ NÜN GÜNLÜĞÜ Merhaba arkadaşlar, adım Öykü ilköğretim 2. sınıf öğrecisiyim. Gün içinde düşüncelerimi, duygularımı, hissettiklerimi yazdığım bir günlük defterim var. Günlük defterime bugün not aldığım,

Detaylı

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri 1 Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri Bugün kızla tanışma anında değil de, flört süreci içinde olduğumuz bir kızla nasıl konuşmamız gerektiğini dilim döndüğünce anlatmaya

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

YARATICI OKUMA DOSYASI. En sevdiğiniz tatil kitabını anlatan bir resim çiziniz.

YARATICI OKUMA DOSYASI. En sevdiğiniz tatil kitabını anlatan bir resim çiziniz. YARATICI OKUMA DOSYASI En sevdiğiniz tatil kitabını anlatan bir resim çiziniz. MAVİŞ Mavişe göre Dünya nın ¾ nün suyla kaplı olmasının nedeni nedir?...... Maviş in gözünün maviden başka renk görmemesinin

Detaylı

TAVŞANCIK A DOĞUM GÜNÜ SÜRPRIZI

TAVŞANCIK A DOĞUM GÜNÜ SÜRPRIZI TAVŞANCIK A DOĞUM GÜNÜ SÜRPRIZI Güneşli bir günün sabahında, Geyikçik uyandı ve o gün en yakın arkadaşı Tavşancık ın doğum günü olduğunu hatırladı. Tavşancık arkadaşlarına her zaman yardımcı oluyor, ben

Detaylı

YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN

YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN 2011 PAZARTESĐ SAAT- 07:42 Sahne - 1 OTOBÜS DURAĞI Otobüs durağında bekleyen birkaç kişi ve elinde defter, kitap olan genç bir üniversite öğrencisi göze çarpar. Otobüs gelir

Detaylı

22-27 EYLÜL 2014 FİNLANDİYA GEZİMİZ 22,09,2014 PAZARTESİ - BULUŞMA VE PISA 23.09.2014 SALI - ALVAR AALTO SAĞLIK VE SPOR FAKÜLTESİ

22-27 EYLÜL 2014 FİNLANDİYA GEZİMİZ 22,09,2014 PAZARTESİ - BULUŞMA VE PISA 23.09.2014 SALI - ALVAR AALTO SAĞLIK VE SPOR FAKÜLTESİ 22-27 EYLÜL 2014 FİNLANDİYA GEZİMİZ 22,09,2014 PAZARTESİ - BULUŞMA VE PISA Gece geç saatlerde Helsinki yolculuğumuz başlayacak. Uzun bir uçak yolculuğu yapacağız.ardından bir saatlik bir uçuş sonunda Jyvaskyla

Detaylı

İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali

İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali Aşağıda verilen isimleri örnekteki gibi tamamlayınız. Örnek: Ayakkabı--------uç : Ayakkabının ucu İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali Kalem sap Çanta renk Araba boya Masa kenar Deniz mavi Rüzgar şiddet

Detaylı

ÇEVREMİZ VE BİZ 1.park 2.büfe 3.okul 4.banka 5.otel 6.market 7.alışveriş merkezi 8.kafe 9.hastane 10.köprü 11.nehir 12.kafe 13.spor salonu 14.

ÇEVREMİZ VE BİZ 1.park 2.büfe 3.okul 4.banka 5.otel 6.market 7.alışveriş merkezi 8.kafe 9.hastane 10.köprü 11.nehir 12.kafe 13.spor salonu 14. ΕΘΝΙΚΟ & ΚΑΠΟΔΙΣΤΡΙΑΚΟ ΠΑΝΕΠΙΣΤΗΜΙΟ ΑΘΗΝΩΝ ΤΜΗΜΑ ΤΟΥΡΚΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ ΚΑΙ ΣΥΓΧΡΟΝΩΝ ΑΣΙΑΤΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ Μάθηµα : ΤΟΥΡΚΙΚΗ ΓΛΩΣΣΑ II ΔΕΞΙΟΤΗΤΕΣ ΣΤΟΝ ΠΡΟΦΟΡΙΚΟ ΛΟΓΟ (70005Γ) ÇEVREMİZ VE BİZ 1.park 2.büfe 3.okul

Detaylı

Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir?

Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir? Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir? Hayatımızın en değerli varlığıdır anneler. O halde onlara verdiğimiz hediyelerinde manevi bir değeri olmalıdır. Anneler için hediyenin maddi değeri değil

Detaylı

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi.

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. ANKET SONUÇLARI Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. Bu anket, çoğunluğu Ankara Kemal Yurtbilir İşitme Engelliler Meslek Lisesi öğrencisi olmak üzere toplam 130 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya

Detaylı

MAYIS 2014 BÜLTENİ. Merhaba! Mayıs ayı boyunca yaptığımız etkinlikleri bulabileceğiniz. bültenimizi sizinle paylaşmanın sevinci ve gururu. içindeyiz.

MAYIS 2014 BÜLTENİ. Merhaba! Mayıs ayı boyunca yaptığımız etkinlikleri bulabileceğiniz. bültenimizi sizinle paylaşmanın sevinci ve gururu. içindeyiz. MAYIS 2014 BÜLTENİ Merhaba! Mayıs ayı boyunca yaptığımız etkinlikleri bulabileceğiniz bültenimizi sizinle paylaşmanın sevinci ve gururu içindeyiz. DOĞUM GÜNLERİMİZ Şirinlerden Arda, Elif Sena ve Kerem

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ: 2013-2014 Μάθημα: Τουρκικά Επίπεδο: Ε3 Διάρκεια: 2 ώρες Ημερομηνία:

Detaylı

ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ ΕΠΤΑ (7) ΣΕΛΙΔΕΣ

ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ ΕΠΤΑ (7) ΣΕΛΙΔΕΣ ΚΥΠΡΙΑΚΗ ΔΗΜΟΚΡΑΤΙΑ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΜΑΘΗΜΑ: ΤΟΥΡΚΙΚΑ ΕΠΙΠΕΔΟ: B ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ:

Detaylı

HAYAT BİLGİSİ A TEMASI: OKUL HEYECANIM. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir?

HAYAT BİLGİSİ A TEMASI: OKUL HEYECANIM. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir? 1. SINIF OKULA YARDIMCI VE SINAVLARA HAZIRLIK A TEMASI: OKUL HEYECANIM TEST-1 1. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir? A) Okula gitmemiz

Detaylı

Eze meze Yýllar geçti geze geze. Neler gördüm neler! Daðlar gördüm yerden biter, gökte yiter. Daðlar gördüm kayalý, kayalarý oyalý.

Eze meze Yýllar geçti geze geze. Neler gördüm neler! Daðlar gördüm yerden biter, gökte yiter. Daðlar gördüm kayalý, kayalarý oyalý. Eze meze Yýllar geçti geze geze. Neler gördüm neler! Daðlar gördüm yerden biter, gökte yiter. Daðlar gördüm kayalý, kayalarý oyalý. Aðaçlar gördüm yeryüzü yaþýnda; Gölgesinde yaz uyur, kýþ uðuldar baþýnda.

Detaylı

Günler süren yağmurdan sonra bulutlar kayboldu. Güneş, ışıl ışıl yüzünü gösterdi. Yıkanan doğanın renklerine canlılık gelmişti. Ağaçlardan birinin

Günler süren yağmurdan sonra bulutlar kayboldu. Güneş, ışıl ışıl yüzünü gösterdi. Yıkanan doğanın renklerine canlılık gelmişti. Ağaçlardan birinin Günler süren yağmurdan sonra bulutlar kayboldu. Güneş, ışıl ışıl yüzünü gösterdi. Yıkanan doğanın renklerine canlılık gelmişti. Ağaçlardan birinin kökünden kahverengi, pırıl pırıl bir şerit uzanıyordu.

Detaylı

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER YAPTIK?

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER YAPTIK? DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER SERBEST ZAMAN YAPTIK? Çocuklara sporun önemi anlatıldı ve her sabah spor yaptırıldı. Çocuklar ilgi köşelerinde öğretmen rehberliğinde serbest oyun

Detaylı

ANASINIFI PYP VELİ BÜLTENİ (8 Eylül 2014 17 Ekim 2014 )

ANASINIFI PYP VELİ BÜLTENİ (8 Eylül 2014 17 Ekim 2014 ) ANASINIFI PYP VELİ BÜLTENİ (8 Eylül 2014 17 Ekim 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca her

Detaylı

Hazırlayan: Tuğba Can Resimleyen: Pınar Büyükgüral Grafik Tasarım: Ayşegül Doğan Bircan

Hazırlayan: Tuğba Can Resimleyen: Pınar Büyükgüral Grafik Tasarım: Ayşegül Doğan Bircan Hazırlayan: Tuğba Can Resimleyen: Pınar Büyükgüral Grafik Tasarım: Ayşegül Doğan Bircan Mart 2009 Kendi Yaşam Öykünüzü Yazın Diyelim ki edebiyatla uğraşmak, yazı yazmak, bir yazar olmak istiyorsunuz. Bu

Detaylı

Doğuştan Gelen Haklarımız Sadece insan olduğumuz için doğuştan kazandığımız ve tüm dünyada kabul gören yani evrensel olan haklarımız vardır.

Doğuştan Gelen Haklarımız Sadece insan olduğumuz için doğuştan kazandığımız ve tüm dünyada kabul gören yani evrensel olan haklarımız vardır. Dersin Adı Tema Adı Kazanım Konu Süre : İnsan Hakları, Yurttaşlık ve Demokrasi : İnsan Olmak : Y4.1.2. İnsanın doğuştan gelen temel ve vazgeçilmez hakları olduğunu bilir. : Doğuştan Gelen Haklarımız :

Detaylı

5 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, fiziksel özelliklerim nelerdir? Vücudumuzun bölümleri ve iç organlarımız nelerdir? Ne işe yarar?

5 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, fiziksel özelliklerim nelerdir? Vücudumuzun bölümleri ve iç organlarımız nelerdir? Ne işe yarar? 5 YAŞ AYIN TEMASI Cinsiyetim, adım, fiziksel özelliklerim nelerdir? Vücudumuzun bölümleri ve iç organlarımız nelerdir? Ne işe yarar? İskelet sistemi nedir? Ne işe yarar? Aile nedir? Aileyi oluşturan bireylerin

Detaylı

TEMA: OKULUMUZU TANIYALIM KONU: OKULUMUZ TARİH: 01 EYLÜL / 30 EYLÜL YAŞAYAN DEĞERLER: SEVGİ

TEMA: OKULUMUZU TANIYALIM KONU: OKULUMUZ TARİH: 01 EYLÜL / 30 EYLÜL YAŞAYAN DEĞERLER: SEVGİ Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri TEMA: OKULUMUZU TANIYALIM KONU: OKULUMUZ TARİH: 01 EYLÜL / 30 EYLÜL YAŞAYAN DEĞERLER: SEVGİ Bu ayki yaşayan değerimiz Sevgi.

Detaylı

İTÜ GELİŞTİRME VAKFI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU VE ÖZEL İLKÖĞRETİM OKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 8.VELİ BÜLTENİ

İTÜ GELİŞTİRME VAKFI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU VE ÖZEL İLKÖĞRETİM OKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 8.VELİ BÜLTENİ İTÜ GELİŞTİRME VAKFI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU VE ÖZEL İLKÖĞRETİM OKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 8.VELİ BÜLTENİ 1 Değerli Velimiz, İnsan yetiştirmek başka hiç bir canlıyı yetiştirmeye benzemez.

Detaylı

Otistik Çocuklar. Berkay AKYÜREK 7-B 2464

Otistik Çocuklar. Berkay AKYÜREK 7-B 2464 Otistik Çocuklar Otistik olmak normal insan olmaktan çok farklı değildir aslında, sadece günlük ihtiyaçlarını karşılayamıyorlar. Yani bizim kendi başımıza yapabildiğimiz (yemek yeme, kıyafet giyme, oyun

Detaylı

MERSİN HALK SAĞLIĞI MÜDÜRLÜĞÜ ÇEKÜSH ŞUBESİ ÇOCUK GELİŞİMCİ DAMLA ATAMER

MERSİN HALK SAĞLIĞI MÜDÜRLÜĞÜ ÇEKÜSH ŞUBESİ ÇOCUK GELİŞİMCİ DAMLA ATAMER MERSİN HALK SAĞLIĞI MÜDÜRLÜĞÜ ÇEKÜSH ŞUBESİ ÇOCUK GELİŞİMCİ DAMLA ATAMER BEBEKLİK DÖNEMİNDE (0 3 YAŞ) ERKEN TANI İÇİN KRİTİK DÖNEMLER Bebeklik dönemi, gelişimin en hızlı ilerlediği dönemdir. Çevrelerine

Detaylı

ALTIN BALIK. 1. Genç balıkçı neden altın balığı tekrar suya bırakmayı düşünmüş olabilir?

ALTIN BALIK. 1. Genç balıkçı neden altın balığı tekrar suya bırakmayı düşünmüş olabilir? ALTIN BALIK Bir zamanlar iki balıkçı varmış. Biri yaşlı, diğeriyse gençmiş. İki balıkçı avladıkları balıkları satarak geçinirlermiş. Bir gün yine denize açılmışlar. Ağı denize atıp beklemeye başlamışlar.

Detaylı

Dinleme, Okuma, Konuşma, Yazma Kuralları

Dinleme, Okuma, Konuşma, Yazma Kuralları Dinleme, Okuma, Konuşma, Yazma Kuralları ÇALIŞMA KAĞIDI - 1 Aşağıdaki ifadelerden doğru olanların başına, yanlış olanların başına ise çiziniz. İlk cümle size yardımcı olmak için örnekte gösterilmiştir.

Detaylı

TEMA: OKULUMUZU TANIYALIM KONU: OKULUMUZ TARİH: 01 EYLÜL / 30 EYLÜL YAŞAYAN DEĞERLER: SEVGİ

TEMA: OKULUMUZU TANIYALIM KONU: OKULUMUZ TARİH: 01 EYLÜL / 30 EYLÜL YAŞAYAN DEĞERLER: SEVGİ Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri TEMA: OKULUMUZU TANIYALIM KONU: OKULUMUZ TARİH: 01 EYLÜL / 30 EYLÜL YAŞAYAN DEĞERLER: SEVGİ Bu ayki yaşayan değerimiz Sevgi.

Detaylı

KASIM AYI 4 YAŞ GRUBU AYLIK BÜLTENİ

KASIM AYI 4 YAŞ GRUBU AYLIK BÜLTENİ KASIM AYI 4 YAŞ GRUBU AYLIK BÜLTENİ 10 KASIM ATATÜRK Ü ANMA ŞİİRLER 10 Kasım geldi işte Üzgünüz biz milletçe Atatürk! ü anarız O bizim kalbimizde 10 Kasım geldi işte Koşarız Anıtkabir e Atatürk ü anarız

Detaylı

Eskiden Amcam Başkötü ye ait olan Bizim Eski Yer,

Eskiden Amcam Başkötü ye ait olan Bizim Eski Yer, Eskiden Amcam Başkötü ye ait olan Bizim Eski Yer, DEŞŞET ORMANI, YARATIKKÖY Anneciğim ve Babacığım, Mektubunuzda sevgili bebeğinizin nasıl olduğunu sormuşsunuz, hımm? Ben gayet iyiyim, sormadığınız için

Detaylı

ÖZEL KIRAÇ ORTAOKULU 2014-2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DEĞERLER EĞİTİMİ RAPORU (NİSAN 2015) KARŞILIKSIZ İYİLİK YAPMAK

ÖZEL KIRAÇ ORTAOKULU 2014-2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DEĞERLER EĞİTİMİ RAPORU (NİSAN 2015) KARŞILIKSIZ İYİLİK YAPMAK ÖZEL KIRAÇ ORTAOKULU 2014-2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DEĞERLER EĞİTİMİ RAPORU (NİSAN 2015) KARŞILIKSIZ İYİLİK YAPMAK 5.sınıf öğrencileriyle Karşılıksız İyilik Yapmak ne demektir? sorusu üzerine sınıfta beyin

Detaylı

3 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir?

3 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir? 3 YAŞ AYIN TEMASI Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir? Vücudumuzun bölümleri ve iç organlarımız nelerdir? Ne işe yarar? İskelet sistemi nedir? Ne işe yarar? Aile ve aileyi

Detaylı

Uzun Bir Köpek Hakkında Kısa Bir Öykü. Henry Winker. İllüstrasyonlar: Scott Garrett. Çeviri: Bengü Ayfer

Uzun Bir Köpek Hakkında Kısa Bir Öykü. Henry Winker. İllüstrasyonlar: Scott Garrett. Çeviri: Bengü Ayfer Uzun Bir Köpek Hakkında Kısa Bir Öykü Henry Winker İllüstrasyonlar: Scott Garrett Çeviri: Bengü Ayfer 4 GİRİŞ Bu sendeki kitaplar Dyslexie adındaki yazı fontu kullanılarak tasarlandı. Kendi de bir disleksik

Detaylı

ŞİİR, HİKÂYE, MAKALE. Ekim 2013 Sayı 1. Yazar; HARUN ŞEN

ŞİİR, HİKÂYE, MAKALE. Ekim 2013 Sayı 1. Yazar; HARUN ŞEN ŞİİR, HİKÂYE, MAKALE Ekim 2013 Sayı 1 Yazar; HARUN ŞEN 1 İçindekiler KALDIRIMLAR 1... 3 DİYET... 4 ÇOCUKLARINIZA ZAMAN AYIRIN... 5 2 KALDIRIMLAR I Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında; Yürüyorum, arkama

Detaylı

AKÇAY SANİYE KARAGÖZOĞLU ANAOKULU DEĞERLER EĞİTİMİ PROJESİ NİSAN AYI FAALİYET RAPORU

AKÇAY SANİYE KARAGÖZOĞLU ANAOKULU DEĞERLER EĞİTİMİ PROJESİ NİSAN AYI FAALİYET RAPORU AKÇAY SANİYE KARAGÖZOĞLU ANAOKULU DEĞERLER EĞİTİMİ PROJESİ NİSAN AYI FAALİYET RAPORU KONU: İYİLİK VE HOŞGÖRÜ Nisan ayı boyunca aşağıda ismi geçen iyilik ve hoşgörü konulu sınıf içi etkinlikleri gerçekleştirilmiştir.

Detaylı

ALTIN KALPLİ ÖĞRETMENİM

ALTIN KALPLİ ÖĞRETMENİM ALTIN KALPLİ ÖĞRETMENİM Bu zamana kadarki okul hayatım boyunca birçok öğretmenim oldu. Şu an düşündüğüm zaman, aslında her birinden bir şeyler öğrendiğimi ve her birinin hayatımın şekillenmesinde azımsanmayacak

Detaylı

BİRLİKTE YAŞAMA VE KARDEŞLİK

BİRLİKTE YAŞAMA VE KARDEŞLİK ÖZEL ANAKENT İLKOKULU 2013-2014 EĞİTİM ve ÖĞRETİM DÖNEMİ DEĞERLER EĞİTİMİ PROJESİ KASIM - ARALIK SAYFASI Birlikte Yaşama Kültürü ve Hoşgörü Gel Bize Katıl Bize! Şarkısını Söyledik Sınıf içinde, arkadaşlarımızla

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΕΘΝΙΚΗΣ ΠΑΙ ΕΙΑΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Milli Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM

Detaylı

Kulenizin en üstüne koşup atlar mısınız? Tabii ki, hayır. Düşmanınıza güvenip onun söylediklerini yapmak akılsızca olur.

Kulenizin en üstüne koşup atlar mısınız? Tabii ki, hayır. Düşmanınıza güvenip onun söylediklerini yapmak akılsızca olur. 33 Ders 4 Günah Bir dostunuzun size, içi güzel şeylerle dolu ve bütün bu güzelliklerin tadını çıkarmanız için bir saray verdiğini düşünelim. Buradaki her şey sizindir. Dostunuzun sizden istediği tek şey,

Detaylı

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU. NİSAN AYI 1. ve 2. HAFTASINDA NELER YAPTIK?

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU. NİSAN AYI 1. ve 2. HAFTASINDA NELER YAPTIK? DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU NİSAN AYI 1. ve 2. HAFTASINDA NELER SERBEST ZAMAN YAPTIK? Çocuklara sporun önemi anlatıldı ve her sabah spor yaptırıldı. Çocuklar ilgi köşelerinde öğretmen rehberliğinde serbest

Detaylı

ÇANKIRI-ILGAZ (19-20 Şubat 2011)

ÇANKIRI-ILGAZ (19-20 Şubat 2011) ÇANKIRI-ILGAZ (19-20 Şubat 2011) 19 Şubat cumartesi sabah saat 07.30 da FSK Başkanı Ahmet Bozkurt un öncülüğünde Çankırı ve Ilgaz a gitmek için yola çıkıyoruz. Hava biraz kapalı, hafiften yağmur çiseliyor.

Detaylı

VÜCUDUMUZUN BİLMECESİNİ ÇÖZELİM

VÜCUDUMUZUN BİLMECESİNİ ÇÖZELİM ÜNİTE 1 VÜCUDUMUZUN BİLMECESİNİ ÇÖZELİM DESTEK VE HAREKET SİSTEMİ - 1 Ad :... Soyad :... Vücudumuzu ayakta tutan, hareket etmemizi sağlayan ve bazı önemli organları koruyan sert yapıya iskelet denir. İskelet

Detaylı

Minti Monti. Tilki Tilki Baksana. Bana bak! Hayır, bana bak! Yavru Tilki Neyin Peşindesin? Okula Hazırlık İçin 5 Öneri TİLKİ OKULU

Minti Monti. Tilki Tilki Baksana. Bana bak! Hayır, bana bak! Yavru Tilki Neyin Peşindesin? Okula Hazırlık İçin 5 Öneri TİLKİ OKULU Minti Monti Çocuklar için eğlenceli poster dergi Ücretsizdir Sonbahar 2012 Sayı:7 ISNN: 2146-281X Tilki Tilki Baksana Bana bak! Hayır, bana bak! Yavru Tilki Neyin Peşindesin? Okula Hazırlık İçin 5 Öneri

Detaylı

Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um. Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun. O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş. Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz

Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um. Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun. O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş. Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz ÜNİTE 4 Şimdiki Zamanın Rivayeti Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz Siz gid-iyor-muş-sunuz

Detaylı

UYGULAMA 1 1. Aşama Şimdi bir öykü okuyacağım, bakalım bu öykü neler anlatıyor?

UYGULAMA 1 1. Aşama Şimdi bir öykü okuyacağım, bakalım bu öykü neler anlatıyor? ALAY ETME Amaç : Başkalarına saygı duymayı öğrenme.alay etme ile baş edebilme becerisini kazandırma Düzey : 1. sınıf ve üstü Materyal: Uygulama 1 için:yazı tahtası, kağıt, kalem, Uygulama 2 : Kuklalar,oyuncak

Detaylı

1. Bölüm. Uçağın kalkmasına bir saat vardı. Birkaç dakika içinde kapıya çağırılacaklardı. Eğer yapacaksa, şimdi yapması gerekiyordu.

1. Bölüm. Uçağın kalkmasına bir saat vardı. Birkaç dakika içinde kapıya çağırılacaklardı. Eğer yapacaksa, şimdi yapması gerekiyordu. 1. Bölüm Uçağın kalkmasına bir saat vardı. Birkaç dakika içinde kapıya çağırılacaklardı. Eğer yapacaksa, şimdi yapması gerekiyordu. Tim ayağa kalktı. İpi çekti. Grk ayağa kalktı, JFK Uluslararası Havaalanı

Detaylı

PİNOKYO EĞİTİM KURUMLARI MART AYI AYLIK EĞİTİM PROGRAMI 1. HAFTA

PİNOKYO EĞİTİM KURUMLARI MART AYI AYLIK EĞİTİM PROGRAMI 1. HAFTA 1. HAFTA TARİH : 01 MART 2016 04 MART 2016 KONU : YEŞİLAY 1- Yeşilay nedir? Ne işe yara? Faaliyetleri nelerdir? Nefes akciğer yapalım. Vücudumuzu 2- Sigara ve alkolün zararlarını hep birlikte öğrenelim

Detaylı

Yabancı Dil Ööğreniminde Güçlü Hafıza Teknikleri - Genç Gelişim Kişisel Gelişim

Yabancı Dil Ööğreniminde Güçlü Hafıza Teknikleri - Genç Gelişim Kişisel Gelişim Yabancı dil öğreniminde kelime ve anlamını ezberleme oldukça önemli bir yere sahiptir. En sık kelime ezberleme yöntemi ise tekrardır. Yani sık sık kelimenin ve anlamının tekrar edilmesidir. Bu kelimelerin

Detaylı

BÜLTENİMİZDE NELER VAR?

BÜLTENİMİZDE NELER VAR? 2013-20142014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI BÜLTENİMİZDE NELER VAR? ETKİNLİKLERİMİZ GEMS ETKİNLİKLERİMİZ KURBAĞALAR KİTAP ATÖLYESİ YAZAR ETKİNLİĞİMİZ OKUMA YAZMA HAZIRLIK ÇALIŞMALARIMIZ GEZİLERİMİZ SİNEMA ETKİNLİĞİMİZ

Detaylı

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ REHBERLİK POSTASI 4

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ REHBERLİK POSTASI 4 ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ REHBERLİK POSTASI 4 22 Mart 2013 Sayın Velimiz, Dördüncü rehberlik postamızda sizlerle, Davranış ve Değerler Eğitimi Programı kapsamında

Detaylı

AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE

AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE Portal Adres AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE : www.gorelesol.com İçeriği : Gündem Tarih : 06.10.2014 : http://www.gorelesol.com/haber/haber_detay.asp?haberid=19336 1/3 AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE 2/3 AHMET ÖNERBAY

Detaylı

Günaydın, Bana şiir yazdırtan o parmaklar. (23.06.2004) M. Mehtap Türk

Günaydın, Bana şiir yazdırtan o parmaklar. (23.06.2004) M. Mehtap Türk - Günaydın Günü parlatan gözler. Havayı yumuşatan nefes. Yüzlere gülücük dağıtan dudaklar. Konuşmadan anlatan kaşlar. Bana şiir yazdırtan o parmaklar. (23.06.2004) M. Mehtap Türk - Günaydın Günaydın...

Detaylı

Ek 3. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI OKUL ÖNCESİ EĞİTİM PROGRAMI MAYIS AYI KAZANIM GÖSTERGELERİ : SELAHATTİN MÜZEYYEN KAÇAKER ANAOKULU

Ek 3. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI OKUL ÖNCESİ EĞİTİM PROGRAMI MAYIS AYI KAZANIM GÖSTERGELERİ : SELAHATTİN MÜZEYYEN KAÇAKER ANAOKULU MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI OKUL ÖNCESİ EĞİTİM PROGRAMI MAYIS AYI KAZANIM GÖSTERGELERİ Okul Adı : SELAHATTİN MÜZEYYEN KAÇAKER ANAOKULU Tarih : MAYIS AYI Yaş Grubu (Ay) : 36-66 AY Öğretmen Adı : AYLAR MAYIS

Detaylı

FORUM EGE GÜNEŞİ ANAOKULU 2 YAŞ MİNİK ARILAR SINIFI AYLIK EĞİTİM VE BRANŞ DERSLERİ PROGRAMI

FORUM EGE GÜNEŞİ ANAOKULU 2 YAŞ MİNİK ARILAR SINIFI AYLIK EĞİTİM VE BRANŞ DERSLERİ PROGRAMI FORUM EGE GÜNEŞİ ANAOKULU 2 YAŞ MİNİK ARILAR SINIFI AYLIK EĞİTİM VE BRANŞ DERSLERİ PROGRAMI DİL BECERİLERİM VE BEN Hikâye / Öykü / Masal: Paylaşalım bunları adlı hikâyemizi biz hazırladık. Tekerlemeler:

Detaylı

Parlar saçların güneşin rengini bana taşıyarak diye yazıvermişim birden.

Parlar saçların güneşin rengini bana taşıyarak diye yazıvermişim birden. BEYAZIN PEŞİNDEKİ TATİL Geçen yıllarda Hopa da görev yapan bir arkadaşım Adana ya ziyaretime gelmişti. Arkadaşım Güney in doğal güzelliğine bayılıyorum deyince çok şaşırmıştım. Sevgili okuyucularım şaşırmamak

Detaylı

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 6 (ΔΞΙ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή:

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 6 (ΔΞΙ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή: ΚΥΠΡΙΑΚΗ ΔΗΜΟΚΡΑΤΙΑ ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΓΙΔΤΘΤΝΗ ΜΔΗ ΔΚΠΑΙΓΔΤΗ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ ΜΑΘΗΜΑ: ΣΟΤΡΚΙΚΑ ΕΠΙΠΕΔΟ: A ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011

Detaylı

Sosyal Ajan. Melek mi Şeytan mı? ÖYKÜ. Marka Uzmanı GİZEM. Kokusunda Davet var ÖZKAN

Sosyal Ajan. Melek mi Şeytan mı? ÖYKÜ. Marka Uzmanı GİZEM. Kokusunda Davet var ÖZKAN Sosyal Ajan Marka Uzmanı GİZEM Melek mi Şeytan mı? ÖYKÜ Kokusunda Davet var ÖZKAN Y eni yepyeni bir dergiyle karşınızdayız. Sosyal medyada tanımanız gereken, takip etmeniz gereken kişileri mercek altına

Detaylı

2011-2012 EĞİTİM-ÖĞRETİM DÖNEMİ EYLÜL AYI HAZIRLIK-ARI GRUBU BÜLTENİ

2011-2012 EĞİTİM-ÖĞRETİM DÖNEMİ EYLÜL AYI HAZIRLIK-ARI GRUBU BÜLTENİ 2011-2012 EĞİTİM-ÖĞRETİM DÖNEMİ EYLÜL AYI HAZIRLIK-ARI GRUBU BÜLTENİ OKULA UYUM OKULUM, BEN VE ARKADAŞLARIM Okulunu tanıma Okulunun ismini söyleme Öğretmen ve arkadaşlarını tanıma Okulda çalışanları gözlemleme

Detaylı

Rutinler temamız kapsamında sabah sporu yaptık, grup sohbetleri ile paylaşımlarda bulunduk. Sabah sporunda reçel yaptık, hayali reçellerimizi

Rutinler temamız kapsamında sabah sporu yaptık, grup sohbetleri ile paylaşımlarda bulunduk. Sabah sporunda reçel yaptık, hayali reçellerimizi Rutinler temamız kapsamında sabah sporu yaptık, grup sohbetleri ile paylaşımlarda bulunduk. Sabah sporunda reçel yaptık, hayali reçellerimizi pişirdik. Topla tanışma oyunları oynadık. Heykel ol, adını

Detaylı

Bir gün insan virgülü kaybetti. O zaman zor cümlelerden korkar oldu ve basit ifadeler kullanmaya başladı. Cümleleri basitleşince düşünceleri de basitleşti. Bir başka gün ise ünlem işaretini kaybetti. Alçak

Detaylı

SINAV KAYGISI. Sınav Kaygısının Belirtileri Nelerdir? * Fiziksel Belirtiler

SINAV KAYGISI. Sınav Kaygısının Belirtileri Nelerdir? * Fiziksel Belirtiler SINAV KAYGISI Kaygı, stresli bir durum karşısında hepimizin yaşadığı uyarılmışlık halidir. Ancak kaygının belli bir miktarda yaşanmasının olumlu işlevleri de vardır. Bir miktar kaygı günlük hayatta bizi

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ ΕΞΙ ( 6 ) ΣΕΛΙΔΕΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ ΕΞΙ ( 6 ) ΣΕΛΙΔΕΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ 2011-2012 Μάθημα: Τουρκικά Επίπεδο: 1 Διάρκεια: 2 ώρες Ημερομηνία:

Detaylı

Müşteri: Üç gece için rezervasyon yaptırmak istiyorum. Tek kişilik bir oda.

Müşteri: Üç gece için rezervasyon yaptırmak istiyorum. Tek kişilik bir oda. TÜRKÇE 12-13: OKUMA - ANLAMA - YAZMA OKUMA - ANLAMA 1: Rezervasyon Müşteri: Üç gece için rezervasyon yaptırmak istiyorum. Tek kişilik bir oda. Duşlu olması şart. Otel görevlisi: Tek kişilik odamız kalmadı

Detaylı

5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ

5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ 5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ HAZIRLIK SINIFI EKİM AYI ŞARKILARIMIZ OKULUMA BAŞLADIM BİR DÜNYA BIRAKIN SONBAHARIN SESLERİ SEVİMLİDİR HAYVANLAR HOŞ GELİŞLER OLA Her gün erken kalkarım Önce yüzümü

Detaylı

ÖZEL EFDAL ANAOKULU YILDIZ GRUBU MART AYI BÜLTENİ

ÖZEL EFDAL ANAOKULU YILDIZ GRUBU MART AYI BÜLTENİ ÖZEL EFDAL ANAOKULU YILDIZ GRUBU MART AYI BÜLTENİ BU AY ÖĞRENDİKLERİMİZ SU- BİTKİLER Su ile ilgili bildiklerimiz kavram haritası oluşturduk. Su çeşitlerini listeledik. Suyu kullandığımız yerlere göre grupladık.

Detaylı

ÇOKLU ZEKA ÖZELLİKLERİ

ÇOKLU ZEKA ÖZELLİKLERİ ÇOKLU ZEKA ÖZELLİKLERİ I- Açıklama Sizi tam olarak tanımladığına inandığınız her cümlenin yanına 1 yazın. Eğer ifade size uygun değilse, boş bırakın. Sonra her bölümdeki sayıları toplayın. Bölüm 1 Nesneleri

Detaylı

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Hiroşima da büyüdüm. Ailem ve çevrem Budist ti. Evimizde küçük bir Buda Heykeli vardı ve Buda nın önünde eğilerek ona ibadet ederdik. Bazı özel günlerde de evimizdeki

Detaylı

Nepal Gezisi (Holi Festivali'nde Nepal'e gidiyoruz!)

Nepal Gezisi (Holi Festivali'nde Nepal'e gidiyoruz!) Tur Başlık: Nepal Gezisi (Holi Festivali'nde Nepal'e gidiyoruz!) Tur İçeriği: Günümüz insanı neden sürekli bir gezme isteği ile yanıp tutuşur? The Patika olarak bu soruya verilebilecek tek bir doğru cevap

Detaylı

edersin sen! diye ciyaklamış cadı. Bunun hesabını vereceksin! Kadının kocası kendisini affetmesi için yarvarmış cadıya. Karısının bahçedeki marulları

edersin sen! diye ciyaklamış cadı. Bunun hesabını vereceksin! Kadının kocası kendisini affetmesi için yarvarmış cadıya. Karısının bahçedeki marulları RAPUNZEL Bir zamanlar bir kadınla kocasının çocukları yokmuş ve çocuk sahibi olmayı çok istiyorlarmış. Gel zaman git zaman kadın sonunda bir bebek beklediğini fark etmiş. Bir gün pncereden komşu evin bahçesindeki

Detaylı

Çocuğunuzun uyumu, öğrenimi ve gelişimi

Çocuğunuzun uyumu, öğrenimi ve gelişimi Çocukları çocuk bakım evi yolunda olan ebeveynlere Århus Kommune Børn og Unge Çocuğunuzun uyumu, öğrenimi ve gelişimi Tyrkisk, Türkçe 2-3 yaşındaki çocuk hakkında durum ve gelişim görüşmesi Çocuk bakım

Detaylı

Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý.

Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý. Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý. Üstüne, günlerin yorgunluðu çökmüþtü. Bunu ancak oyunla atabilirdi. Caný oyundan

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Mayıs 2010 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Mayıs 2010 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙ ΕΙΑΣ, ΙΑ ΒΙΟΥ ΜΑΘΗΣΗΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Eğitim, Hayatboyu Öğrenme ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri

Detaylı

Ilgaz (14 Şubat 2010) Yazı ve fotoğraflar: Hüseyin Sarı (huseyinsari.net.tr)

Ilgaz (14 Şubat 2010) Yazı ve fotoğraflar: Hüseyin Sarı (huseyinsari.net.tr) Ilgaz (14 Şubat 2010) Yazı ve fotoğraflar: Hüseyin Sarı (huseyinsari.net.tr) 14 Şubat 2010 Pazar günü, Fotoğraf Sanatı Kurumu (FSK) organizasyonluğunda 26 kişilik bir grupla günübirliğine Ilgaz a gidiyoruz.

Detaylı

FORUM EGE GÜNEŞİ ANAOKULU 3 YAŞ DENİZYILDIZLARI SINIFI AYLIK EĞİTİM VE BRANŞ DERSLERİ PROGRAMI

FORUM EGE GÜNEŞİ ANAOKULU 3 YAŞ DENİZYILDIZLARI SINIFI AYLIK EĞİTİM VE BRANŞ DERSLERİ PROGRAMI FORUM EGE GÜNEŞİ ANAOKULU 3 YAŞ DENİZYILDIZLARI SINIFI AYLIK EĞİTİM VE BRANŞ DERSLERİ PROGRAMI DİL BECERİLERİM VE BEN Hikâye / Öykü / Masal: Yardımlaşalım adlı hikayemizi biz hazırladık. Tekerlemeler:

Detaylı

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ REHBERLİK POSTASI 1

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ REHBERLİK POSTASI 1 ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ REHBERLİK POSTASI 1 15 Kasım 2013 Sayın Velimiz, Anabilim Anaokulları Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Hizmetleri kapsamında, öğretim

Detaylı

Ürünü tüketmesini/satın almasını/kullanmasını ne tetikledi?

Ürünü tüketmesini/satın almasını/kullanmasını ne tetikledi? Alkollü İçecek: 18.12.2011 Gün içinde ürünü ne zaman satın aldı/tüketti/kullandı? -Akşam yemeğinden sonra saat 20:00 civarında. Ürünü kendisi mi satın aldı, başkası mı? Kim? -Kendim satın almadım. Kız

Detaylı

FORUM EGE GÜNESI ANAOKULU 3-4 YAS GRUBU AYLIK PROGRAMI

FORUM EGE GÜNESI ANAOKULU 3-4 YAS GRUBU AYLIK PROGRAMI FORUM EGE GÜNESI ANAOKULU 3-4 YAS GRUBU AYLIK PROGRAMI DIL BECERILERIM VE BEN Hikaye / Öykü / Masal Tekerlemeler: Skinner tekniği ile okulum,tik tak,her sabah,çocuklar adli tekerlemelerini öğreniyorum.

Detaylı

SAKLAMBAÇ. Müge İplikçi

SAKLAMBAÇ. Müge İplikçi SAKLAMBAÇ Müge İplikçi ON8 roman 22 SAKLAMBAÇ Yazan: Müge İplikçi Yayın yönetmeni: Müren Beykan Yayın koordinatörü: Canan Topaloğlu Son okuma: Hande Demirtaş ON8, 2013 Tüm yayın hakları saklıdır. Tanıtım

Detaylı

İTÜ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU, İLKOKULU VE ORTAOKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 30.VELİ BÜLTENİ

İTÜ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU, İLKOKULU VE ORTAOKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 30.VELİ BÜLTENİ İTÜ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU, İLKOKULU VE ORTAOKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 30.VELİ BÜLTENİ 1 Değerli Velimiz, Bu hafta eğitim ve öğretim çalışmalarımız planlanan çalışmalar

Detaylı

Minti Monti. B u İşte Bir Tuha flık V. Sonbahar 2014 Sayı:15 ISNN: 2146-281X. Çocuklar için eğlenceli poster dergi Ücretsizdir

Minti Monti. B u İşte Bir Tuha flık V. Sonbahar 2014 Sayı:15 ISNN: 2146-281X. Çocuklar için eğlenceli poster dergi Ücretsizdir Minti Monti Çocuklar için eğlenceli poster dergi Ücretsizdir Sonbahar 2014 Sayı:15 ISNN: 2146-281X... e c n ü y ü y ü B n Be e i Me slek H ayalimd k B u İşte Bir ar Tuha flık V slekler İlg inç Me İ K E

Detaylı

2015-2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 3. SINIFLAR VELİ BİLGİLENDİRME MEKTUBU 2

2015-2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 3. SINIFLAR VELİ BİLGİLENDİRME MEKTUBU 2 2015-2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 3. SINIFLAR VELİ BİLGİLENDİRME MEKTUBU 2 Sayın Veli, Bu mektubumuzda, 2015-2016 Eğitim - Öğretim yılı MEV Koleji Özel Güzelbahçe İlkokulu,3. Sınıflar sınıf öğretmenleri zümresi

Detaylı

www.esmarinkonaklari.com

www.esmarinkonaklari.com www.esmarinkonaklari.com GENEL BİLGİLER ES MARIN KONAKLARI 8262 m 2 arsa alanı, 23754,68 m 2 inşaat alanından oluşuyor. Ferah bir yaşam sürmeniz için sitenin %60 ı yeşil alanlar ve sosyal aktiviteleriniz

Detaylı

Okul günüm. Anne-babalar ve çocuklar için için okula başlama rehberi. Niedersächsisches Kultusministerium

Okul günüm. Anne-babalar ve çocuklar için için okula başlama rehberi. Niedersächsisches Kultusministerium Derste biraz önce resim yaptık. Şimdi öğretmen resimlere bakıp neyi daha iyi yapabiliriz diye bize öneride bulunuyor. Öğlenleri okulumuzun yemekhanesinde yemek yiyorum. Yemekler çoğunlukla lezzetli ve

Detaylı

Eylemlerin, eylemsilerin, sıfatların ve zarfların anlamlarını çeşitli yönden etkileyen sözcüklere zarf denir. Ör. Büyük lokma ye: büyük konuşma. Ör.

Eylemlerin, eylemsilerin, sıfatların ve zarfların anlamlarını çeşitli yönden etkileyen sözcüklere zarf denir. Ör. Büyük lokma ye: büyük konuşma. Ör. Eylemlerin, eylemsilerin, sıfatların ve zarfların anlamlarını çeşitli yönden etkileyen sözcüklere zarf denir. Eylem ve eylemsilerin anlamalarını durum yönünden tamamlayan zarflardır. Eylem ya da eylemsiye

Detaylı

MEB Okul Öncesi Yeni Programına Uygun MAYIS AYLIK PLAN. 11 Eylül 2013. eğiten kitap

MEB Okul Öncesi Yeni Programına Uygun MAYIS AYLIK PLAN. 11 Eylül 2013. eğiten kitap 5 MEB Okul Öncesi Yeni Programına Uygun AYLIK PLAN eğiten kitap 11 Eylül 2013 i MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI...OKULU AYLIK EĞİTİM PLANI Tarih :... Yaş Grubu :... Öğretmen Adı :... AYLAR KAZANIM VE GÖSTERGELER

Detaylı

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller yayın no: 117 PEYGAMBERİMİZİN DİLİNDEN HİKMETLİ ÖYKÜLER Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür Yayınevi

Detaylı