Dü ünceniz genç kal DÜŞÜNCE & FİKİR DERGİSİ SAYI: 13 YIL: 2 MART / 2014

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Dü ünceniz genç kal DÜŞÜNCE & FİKİR DERGİSİ SAYI: 13 YIL: 2 MART / 2014"

Transkript

1 Dü ünceniz genç kal Kardeşim kan kokuyor İslam da Eğitim düzeni Biz sövmeyiz severiz Aile ve çocuk terbiyesi Rachel Corrie Dünya yı yöneten kukla yöneticiler Ülkem gibi kokuyorsun sen Alevi Asimilasyonu DÜŞÜNCE & FİKİR DERGİSİ SAYI: 13 YIL: 2 MART / 2014 fotoğraf: Mohammed Abed / AFP / Getty Images

2

3 Editörden... Karanlıkta bırakıp gizlemeye çalıştığımız ve kimselerin göremeyeceğini düşündüğümüz nice yanlarımız, normal zamanlarda da herkesten gizlediğimiz asıl yüzümüzü günü geldiğinde yüzleştirilmek üzere karşısına çıkarıldığımız ilahi ayna. Oysa her gördüğümüz de birer ayna değil mi? Tenkit ettiklerimiz, övdüklerimiz, aşağıladıklarımız, yücelttiklerimiz, baş tacı yaptıklarımız, dışladıklarımız, canımızı feda ettiklerimiz ve gözümüzü kırpmadan öldürdüklerimiz Evlerimiz, bahçelerimiz, davarlarımız, arabalarımız ve saltanatımız yani dünyalıklarımız. Her varlıkta görünen ve fakat bir türlü görmek istemediğimiz suretimiz ve biz Kurtulmak isteyip de ve fakat vazgeçemediğimiz en ağır günahlarımız. Herkesten gizlediğimizi asıl hesap vereceğimiz makamdan ne kadar gizleyebiliriz? Karanlık çöktüğünde her zerrenin üstüne, bir yol belirlenir gece yürüyüşüne çıkanlar için. Yıldızlardan yol bilinir, ışıksa gecenin sırrıdır. Sırrı sır olanın yolu aydınlık olur ve yeni bir gün düşlerimizi, hayal kırıklığımızı gece boyu işlediğimiz cinayetler iflah ettiğimiz bedenler tapınaklarımız ve bizi mesut etmeyen aşklar günahlardan arınmak isterken içimizdeki şeytana secde ederiz çoğu zaman ne cennetimiz var bu alemde nede cennette bizi bekleyen vaad edilmiş makamlar insanca yaşıyoruz sözde oysa en kor ateş özde yanıyor ve şimdi! şimdi diye başlayıp da çıkıyorum kabuğumdan zaman yeniden başlama zamanıdır, uzunca bir yol omuzlarımıza yüklediğimiz o kirli bohçaları bir bir atma zamanıdır şimdi bu bir hicrettir dua makamına münacat azığımız, dilimiz zikre dursun hayat zikirdir, hayatı hakça zikredelim içimizde kurduğumuz küçük küçük cumhuriyetler kurduğumuz sarayların en yüce yerine oturttuğumuz bebek yüzlü şeytanlar söz/ün miracına varmak tek muradımız olsun. Sözde kalın, özünüzü bulmak için her şeytan ayrı yerden saldırıyor. ibadetlerimiz

4 KÜNYE FİKİR VE DÜŞÜNCE DERGİSİ Yayın Süresi: Düşünceniz genç kalsın... MART Yıl: 2 Sayı: 13 Sorumlu Yazı İşleri Müdürü & Editör Aydın ALTAY Genel Yayın Yönetmeni Ferşid PİROUZNİA Haber Müdürü Mehmet GÜRHAN Tercüme Fatma BATKİTAR Fatma Zehra YÜCEL Dilek Çetin Kültür Sanat & Sinema Turgay CANDAN Sanat Yönetmeni Eyyüp Sultan SOYLU Dizgi & Tasarım ERS REKLAM İletişim 6/9 10/19 20/21 22/25 Yusuf Özkan Özburun Kardeşim kan kokuyor Ali Sefai İslam da Eğitim düzeni Ali Şeriati Nevruz Yağmur Beyaz Nevruz

5 İÇİNDEKİLER Hasan Kanaatli 26/31 Biz sövmeyiz severiz 44/45 Şiir Mahmut Özdemir Abbas Karimi 32/35 Aile ve çocuk terbiyesi 46/49 Tevekkül Erol Dünya yı yöneten kukla yöneticiler Fatma Sevimli 36/37 Veda 50/51 Muhammed Bakan Ülkem gibi kokuyorsun sen Rachel Corrie 38/43 52/55 Özgür Arapoğlu Alevi Asimilasyonu

6 Kardeşim, kan kokuyor gözlerin Sana bir merhaba niyetine tüm bu Kabil soyuna inat Habil in tavrını hatırlatıyorum Tam askerlik süresinin kısaltılmasından (Türkiye tarihinde ciddi anlamda ilk defa) bahsedilir Tam (yine ilk defa) ordunun iç harcamaları Sayıştay tarafından denetlenmeye başlar, yıllardır sorgulanamayan örtülü ödenek, doğru dürüst denetlenemeyen kışla kantininden orduevine kadar iç mekanizma sivil irade tarafından denetlenmeye başlar Askeri müzik ne kadar müzikse askeri yargı da o kadar yargıdır diyen dü- şünürü hatırlatan askeri yargı nın, sivil yargının denetim ve gözetimine verilmesi ciddi anlamda gündeme gelir, hatta kimi küçük örnekleri kendini gösterir Tam bedelli askerlik uygulaması ufukta tüllenir. Askeri kafa, askeri söylem karşısında; koyu militarizm katkılı, din soslu, biraz tarih garnitürlü, bol milli-manevi değerlerimiz nutuklu kara milliyetçilik karşısında insan hatırlanır, birbirine açılmaktan bahsedilir, ibre manevi değerlerden yana kaymaya başlar, güç karşısında Söz yükselişe geçer Tam ülkenin ekonomik tarihinde ilk 6 7SÖZ

7 defa ülke kaynakları bünyenin kılcal damarlarına doğru yürür, paylaşım çok adil olmasa da yukarılarda buharlaşmadan aşağıya inmeye, memleket insanına insanlığını hatırlatacak projeler konuşulmaya başlar. Devlet, çatık kaşlı agresif dövlet baba modundan çıkıp anaç bir edaya bürünür gibi olur. Sosyal devletten, herkesi kucaklamaktan, ırkçılığın dar girdabını parçalamaktan, geniş düşünmenin, en azından dünya haritası ölçeğinde düşünmenin öneminden bahsedilir Tam ülkeyi 1980 lerin ortalarına kadar Ruanda, Uganda tipinde içine kapalı, kontrolü kolay, ikide bir dayak atılan ezilmiş bir çocuk gibi idare edenler ve bundan da gayet memnun gözüken eli sopalı, dili Yerli malı Türk ün malı herkes onu kullanmalı teraneleriyle gürültülü, Bize bizden gayrı dost yok diye diye, memleket evladının tamamına yaylalar yaylalar dedirte dedirte güya komşu kızını zapt-u rapt altına alanlar geri basar gözükür Yıllarca halının altına süpürülmüş temel sorunlar, doğrudan insana ilişkin problemler bir bir ele alınmaya, en azından sözkonusu edilmeye başlanır, kadın hatırlanır, erkek hatırlanır, cinnet geçiren aile hatırlanır, merhamet hatırlanır, Somalili kardeşin insani çığlığı hatırlanır, hatırlanır oğlu hatırlanır Dış politikanın stratejik derinliği Suriye aynasında bir kez daha kendini gösterecek olur, Türkiye dışına çıkıldığında yaşanan Allah affetsin Türkiyeliyim sendromu yine ilk defa yerini net ve diri bir duruşa bırakmaya koyulur. Yere baka baka enseyi karartan insanlar ülkesi biraz olsun ufka bakanlar ülkesi ne dönüşmeye yüz tutar Peki bütün bunlar olurken bilin bakalım ne olur? Ve kan kokusu her yanı kaplar, bir anda kan rengi bulutlar afakı sarar Kandan duvaklara sarınmış tabut gelinleri suyun başındaki yedi başlı ejderhaya kurban verilir ve bu tam zamanında yapılır. Flaşlar patlar, kameralar çalışır, haber bültenlerinin seküler vahyi andıran velveleli sayhası her eve, her göze, her gönle düşer Yine başa dönülür, silbaştan yaz bu mutantan hikayeyi katip Militarizmin derin homurtuları cezbeyle kükremeye başlar. Milliyetçiliğin kara baharı yeniden yeşerir Hükümet istifa diye boğuk bir ses yükselir Altı okun biri yine böğrümüze batar Çullan hükümete, çullan insanın ense köküne Televizyonu, radyosu, gazetesi, interneti, büyük sahra topları gibi kardeş gönüllerin tepelerini dövmeye başlar Soykırımsa soykırım yetti artık diyeninden tutun da Zerdüşt ün izinde kan pahasına alınması gereken öç ten bahsedenine kadar ortalık Türk ulusalcılığının karanlığından Kürt ulusalcılığının mezbelesine yuvarlananlarla dolar Yine Siirt li Abdülkadir Çorum lu Mehmet i ya da Kırşehir li İbrahim Mardin li Bilal i vurmuştur, olan onlara olmuştur Kampanya onların canları üzerinden yürütülen derin, pahalı, iştah kabartan bir kampanyadır Bol taşeronlu katılımla gerçekleşen bir kan kampanyası Sonra açıklama aniden gelir: Bakan Askerlik süresiyle ilgili hiçbir çalışmamız yok der. Bir anda. Halbuki kısa bir süre ARALIK

8 önce ciddi anlamda çalışmalar olduğuna, askerliğin süresinin mutlaka kısaltılacağına ilişkin haberler kamuoyunda tartışılmıştı. Yükselen duygusal mantık yürütmeye dayalı sesler karşısında hükumet ister istemez sertleşir, dövlet baba hissiyatı nüksetmeye başlar (Ama birader bu hep böyledir yahu ) Bıçak kemiğe dayanmıştır, Ramazan daki sabır bile tükenmiştir, bundan böyle söz değil eylem görülecektir. Onca çaba, onca alınan mesafe güme Ellerini oğuşturan derin militarizm, dip milliyetçilik bıyıksız dudağında uçuk bir gülümsemeyle yine oradadır. Kendisinden toplumun nefsi kavramını öğrendiğim Malik bin Nebi, bir memleketi oluşturan tek tek insanların gönlünde yatan aslanların, kafasında oynaşan fikirlerin, kalbinde kıvılcımlanan hislerin çoğunluğunun genel istikametini, toplumun nefsini oluşturduğunu söyler Bu manada Türkiye insanlarının tekil olarak zihin ve kalplerinde menhus bir militarizm ve faşizm damarı, meş um bir ulusalcılık eğilimi olmasa acaba toplumun nefsi nin ibresi bu kadar şaşar mıydı? Sinelerdeki manevi terör olmasaydı, sosyal terör bunca tesir icra eder miydi? diye sorasım geliyor. Bir zamanlar ünlü bir yazar Her evde bir general var! diye yazmıştı, benimse her gönülde diyesim geliyor Onsekizinde bir delikanlıyken kendisinden Militarizmin Kökenleri ni ders aldığım Arnold Toynbee daha en başta bize barışçı güçlerin savaş güçlerine üstün geleceğini müjdeliyor. İlginçtir, hep olduğu gibi şu anki mücadele de barışçı güçlerle savaş güçleri arasındadır. Bu anlamda saf 8 7SÖZ

9 tayini yapmak elzem gözüküyor. ( Ak parti 6 ay içinde istifaya zorlanacak, ciddi bir eylem planı devreye konulacak, bunun da ilk adımı şehit cenazeleri ile atılacak, ardından hükumete rota değişimi yaptırılacak meailinde ifadeler kaleme alan Emre Uslu enteresan bir öngörüyle acaba neyin işaretini veriyor bize?) Kılıcı yerine koy, kılıcı çekenler yine onunla öldürülecekler diyor Hazreti İsa Yükselen bu kan dalgası karşısında bilhassa kılıcına sarılanlar, hükumet ve halk, doğu ve batı, her kesimi bu sözü iyi anlamalılar. İpek mendili havaya atıp kılıcını altına tutarak ikiye bölen hükümdarın soft power ı ile gürzünü taşa vurup parçalayan kralın hard power ı iyi kıyaslanmalıdır. Zamanın ruhu yumuşak güçten yanadır. Kandil i askeri uçaklarla hep yapıldığı gibi bombalarınızla yerle bir ettiniz, tamam haklılık payınız var, tamam kızgınız, peki bir kısım yüreklerdeki Kandil i ne yapacaksınız, Ötüken i, Orta Asya steplerini ne yapacaksınız? Biz topuz değil nur gösteririz demişti Said Nursi Kardeşim asıl sen ne diyorsun, onu söyle hele. Gönlünde yatan aslandan ne haber, hele onu haber ver Kardeşim gözlerin kan kokuyor, sıkılmış yumruğunu görüyorum. Bense sana bir merhaba niyetine tüm bu Kabil soyuna inat Habil in tavrını hatırlatıyorum: Ey kardeşim Kabil, eğer beni öldürmek için elini uzatırsan ben seni öldürmek için elimi uzatmam. Ben isterim ki, hem benim günahımı hem de kendi günahını yüklenip ateşin dostlarından olasın. İşte zalimlerin cezası budur Yusuf Özkan ÖZBURUN Ve kan kokusu her yanı kaplar, bir anda kan rengi bulutlar afakı sarar Kandan duvaklara sarınmış tabut gelinleri suyun başındaki yedi başlı ejderhaya kurban verilir ve bu tam zamanında yapılır. Flaşlar patlar, kameralar çalışır, haber bültenlerinin seküler vahyi andıran velveleli sayhası her eve, her göze, her gönle düşer MART

10 İslam da eğitim düzeni İslam da eğitim yönteminden sonra İslam da eğitim düzenine ulaşırız. Bu düzenli yapıda tezkiye, talim, tezekkür, tedebbür, tefekkür ve taakkule değinmek lazım. İlk bölümde özgürlük, tezkiye ve terbiyeye değineceğiz. ÖZGÜRLÜK VE TEZKIYE Doğru yolu bulmak ve hakikate ulaşmak isteyen kimse için sadece düşünce sahibi olmak yeterli değildir. Gerçi tefekkür eğitimin altyapısı ve gelişim sebebidir. Engin tefekkürlerle Hakk a ulaşmadığı gibi aksine ümitsizliğe düşen kalan ya da sapıp giden birçok kişi görüyoruz. Bu her iki grup da az değiller ve belliler de. Amaca ulaşmak isteyen kişi hem yürümeli, hem yoldan yürümeli ve yolda başlamalı. Yoksa sadece gitmek, sonuca ulaştırmaz. Ali Safai Bir araştırmacı doğru bir şekilde araştırmaya başlarsa ve doğru bir yöntemi kullanırsa gerçeğe ulaşabilir. Araştırmacı her şeyden önce kendini her türlü inanç ve ekolün çekiminden kurtarmalıdır. İnsanın düşüncesi, bir pusula gibi yolu aydınlatıp belirleyebilir. Pusula, çekim güçlerinin etkisi altında kalmadığı sürece. Bir pusula, güçlü bir mıknatısın yanında yer alır ve manyetik alanı değişirse, artık kuzey ve güney kutbunu belirtmez ve yolu göstermez, bu pusulaya güvenerek hareket eden insan mutlaka yolunu kaybeder. Söylediğim gibi bu bozulmuş pusulanın tehlikesi, pusulasız olmaktan daha az değildir, hatta daha fazladır. Karışık ve tutsak düşüncelerle hareket edenler, hiç düşüncesi olmayan ve bir işe başlamamış olanlardan çok daha fazla yolla- 10 7SÖZ

11 rını kaybetmiştir. İnsanın düşüncesi, alışkanlıklardan, taklitlerden, menfaatlerden, güdülerden ve taassuplardan ne çok etkilenmektedir ve sonuçta bu düşünce yine bunlarla sonlanır, hakikatle değil. Sonucu bunlardır, hakikat değil. Büyüklerden biri, kuyu suyu ile ilgili araştırma yapmıştı ve şu sonuca ulaşmıştı: Kuyu suyu, değişmediği, rengi, kokusu ve tadı değişmediği sürece necis olmayacaktır ve kullanılabilecektir. Bu araştırmayı bitirdiğinde kendi evinde bir kuyu olduğunun farkına vardı. Böylece kendi kendine dedi ki belki de bu kuyu ve kendi rahatım için bu fetvayı vermiş ve bu sonuca ulaşmışımdır. Bu yüzden kuyuyu doldurmalarını söyledi ve sonra tekrar araştırmaya başladı. Kuyusu olmadan ve menfaatleri onu yanıltmadan. İnsan harekete başlamadan önce özgür olmalı, menfaatlerden, heveslerden, taassuplardan, alışkanlıklardan ve taklitlerden kendini kurtarmalıdır. Şimdi insanın bu çekim faktörlerinden kendini nasıl kurtarabileceği sorusuna ulaşıyoruz. Cevap: İnsan meraklılık ve hakikat arayışı gibi iki güce sahiptir. Merak, düşünceyi harekete geçirir ve hakikat arayışı onu kontrol eder. Bu kontrol gücü menfaatlerin, heveslerin ve taassupların önüne geçebilir. Bir amaca doğru hareket etmek ve bu amaca ulaşmak isteyen kişi, artık babasının gittiği yoldan veya evinin yanındaki yoldan başlamayı düşünmez veya bu yolda benim için menfaat var, para gerektirmiyor, bu yoldan gideyim demez. Biz Tahran a doğru gitmek istiyorsak ve orada işimiz varsa, örneğin orada İsfahan a bedava giden araçlar da olsa, örneğin Kaşan yolu hemen yakınımızda da olsa veya babamız Kaşan a gitmiş olsa da Tahran yolundan vazgeçmeyiz. Hakk a ulaşmak isteyen, Hakk ı isteyen kişi de Hakk ta faydalar olduğunu ve gelişimin olduğunu keşfeden kişi de, artık menfaatler, hevesler veya yanlış taassuplar hatırına ondan vazgeçmez. Bu hakikati arama gücü ve bu güçlü amil, insanı heva ve hevesten, menfaat ve taassuplardan kurtarır. Alışkanlık ve taklitler ise kişilik gelişimi ve kişilik oluşumu ile ortadan kalkar. Taklit, kişilik yokluğunun gereğidir ve insanda kişilik oluştuğu zaman taklit ve alışkanlıklar ortadan kalkar. İnsanda kişilik özelliklerini artıran ve onu büyüten faktörler çeşitlidir. Telkin, mukayese, rekabet, saygı ve ihtiram kişiliğin gelişimine yardım eder. Benim başkasından ne eksiğim var veya onun benden ne fazlası var ki ben onun peşine düşeyim ve onu takip edeyim? Eğer onun delili ve mantığı varsa neden mantık olmaksızın onu kabul edeyim? Eğer ortada mantık yoksa neden kendim bir plan yapmayayım? Eğer ben taklit edici ve tabi olacaksam öyleyse Hakk en iyi örnek ve en iyi tabi olunan dır. Bizim kalbimiz var, beynimiz var, kullanmak istediğimiz yeteneklerimiz ve sermayelerimiz var. Karşımızda çeşitli yollar ve kullanımlar var, örneğin bizim kalbimiz, insanların kalbi, dünya, şeytan ve Allah. Bunlar, yeteneklerimizi kullanma konuları olabilir. Şimdi bu yollardan hangisinde daha fazla kar ve geri dönüşüm olduğuna bakmalıyız. Nefis, diğer insanlar, dünya, şeytan ve Allah; bunlardan hangisi bizim için daha faydalıdır. Ben Allah ın şu ana kadar bize verdiği nimetleri hesaba katmadan konuşuyorum, hiçbir şey verilmediğini farzedelim. Ve Allah gelecekte bize bir şey verecek ve ödüller bahşedecek demiyorum. Farzedelim ki ortada ödül vs. yok. Bu iki farz ile yukarıdakilerden hangisinin daha layık ve hak eden, ihtiyaçsız, daha güzel ve daha kamil oldu- MART

12 ğunu görmek istiyoruz. Bunlardan hangisi diğerlerinin üzerinde egemendir? Ve bunlardan hangisi daha güçlü ve izzet sahibidir? Bu alemde her halukarda tükendiğimize göre kim kendisi için tükenmeye daha layıktır? Biz eğer bu şekilde özgür olursak, bu şekilde özgürce düşünürsek ve kıyaslarsak sonuca ulaşırız. Ayrıca nefis, insanlar, dünya ve şeytan sadece tüketicidir, hiç fayda sağlamazlar ve sadece bizim yeteneklerimizi yutarlar. Bunların hiçbir şeyi yoktur ve hiçbir şey vermezler. Bir şey verecek olsalar da vermeden önce alırlar ve sonra verirler. Bunlar baştan sona ihtiyaç sahibidir. Eğer istemeseler de biz ihtiyaçlarının esiri oluruz ve deliklerinden birinde gömülürüz. Ama Allah ın ihtiyacı yoktur ve bizi yolunda feda edeceği bir isteği yoktur. Biz servetlere ve hazlara da ulaşsak, çok para da kazansak bu servet ve lezzet bize hangi yeteneği kazandırır? Servetleri çoğaltan biziz ama ya servetler sadece bizim gücümüzü tüketmiş ve üst üste birikmiştir. Farzedelim bize refah ve huzur sağlasalar da daha fazlasını bizden almışlardır. Biz sadece refah için mi bu kadar yeteneğe sahibiz? Refah için bir insan olmaya ihtiyacımız olmazdı. Bir keçi, koyun veya bal arısı bu kadar yeteneğe sahip olmadan da daha yüksek bir refah derecesine sahiptir. Düşünce, akıl, irade, vicdan ve furkana sahip olmadan. Onların giysileri yanlarında, yiyecekleri ellerinin altında. Hiçbir zaman intihar da etmediler; çünkü kendilerinden haberleri yoktu. Özetle nefis, halk, dünya ve şeytan yolunda kulluk etmek kaybedilmekten başka bir şey, hüsrandan başka bir şey değildir. Bunlara kul olmak esirliktir ve Hakk a kul olmak özgürlüktür. Elinde yemek olan ve üstünde elbise olan güzel bir çocuk, onun güzelliğine, yemeğine ve elbisesine göz diken kişilerin eline düşerse, hangisine dönse bunlardan birini kaybeder. Ona bir şey verseler de daha önemli bir şeyi alacakları içindir. Bu anda çocuk babasının esiri olursa, ona dönerse ve onun kölesi olursa kesinlikle hiçbir şey kaybetmez, aksine kazanır. Babaya esir olmak, özgürlüktür ve Hakk a kulluk kurtuluştur. Tağutlardan ve her biri sermayelerimizden birine göz dikmiş ve varlığımızın bir kısmı için planlar yapmış hırsızlardan kurtuluş. Bazıları, özgür olmasalar da arınmasalar da düşüncelerinin sonuca ulaşacağını zannediyorlar. Bunlar aynı necisliklere bulaşan ve bunlardan arınmak yerine kendine pahalı parfümler süren kişi gibidir. Bu zavallı, bu kadar harcamaya rağmen çok çekici bir varlık olmayacaktır, herkes ondan kaçacaktır, hatta parfümün kokusunu da pisliğe karıştıracaktır. Bunlar, hızlı bir araç ile yolsuz bir alanda hızla giden kişiler gibidir. İyi bir araç yola çıkmadığında sadece kayolmaya neden olur. Öyleyse yolu bulmak için birkaç gün durakladıysak ve kirliliklerden arınmak için bir saat harcadıysak yoldan geri kalmamışızdır, amaçtan geri kalmamışızdır ve boş oturmamışızdır. Tersine en büyük işleri yapmışızdır. İnançlar için kıyam etmek ve alışkanlıklara, taassuplara, menfaatlere, taklitlere ve Hakk dışındaki her şeye karşı ayaklanmak, necislikten ve kirliliklerden arınmak ve tezkiye; karmaşık, esir ve bulaşmış düşünceden daha önemlidir. Bu kıyam için ilk aşamada merak ve hakikat arayışı faktörlerinden faydalanıyoruz. Merak bizi harekete geçirir ve hakikat arayışı bu hareketi kontrol eder ve ona rehberlik eder. Bunlar ilk aşamada gerçekleşir. Sonra takva, özgürlük ve eğitim ve öğretimden elde edilen bilgi faktörleri vesilesiyle daha çok özgürlüğe ulaşabiliriz. 12 7SÖZ

13 İnsanın büyüklüğünü tanımak, yolun genişliğini tanımak, Allah ın rahmetini tanımak, dertleri ve acıları tanımak, ölümü tanımak bizi daha büyük ve çeştli özgürlüklere götürür. Bu yüzdendir ki Kur an da özgürlük, bazen eğitimden sonra bazen de ondan önce ortaya konmaktadır. Çünkü özgürlükle ilgili faktörlerden bir kısmı eğitime ihtiyaç duymamaktadır, merak ve hakikat arayışı gibi. Diğer kısmı ise eğitimin, geniş bilginin ve takva faktörlerinin sonucudur. EĞITIM VE ÖĞRETIM Çok güçlü yeteneklerle donanmış insanlar vardır. Bunlar, kendi kendilerine bir işe başlayabilir hatta çok büyük sonuçlara da ulaşabilirler. Terzilik, marangozluk veya elektrik ve tamircilik gibi işlerde kendi başlarına ve usta olmaksızın bir işe devam edebilirler. Ama bu kişiler doğru yolu bulabilmek, ipin ucunu yakalayıp ileri koşabilmek için engin yeteneklerinin bir kısmını yollarda ve çıkmazlarda tüketmek zorundadırlar. Eğer bunların bir ustası olsaydı ve eğitim alsalardı kesinlikle daha çok ilerleme kaydederlerdi ve daha çok kar elde ederlerdi. Bunların kendi başlarına ve usta olmaksızın bir yere gelmiş olmaları ve ustalaşmaları bizi aldatmamalıdır. Bu kişilerin eğitim aldıkları takdirde ne kadar ilerleyebileceklerini ve ne kadar sürede maharet ve ustalığa ulaşabileceklerini değerlendirmemiz gerek. Bu noktadan habersiz olmak, yalnız ve üstat varlığına önem vermeyen kişilerin bir köşeden başlayıp yenilgiler ve tecrübeler sonucu yeteneklerinin bir kısmını boşa harcamalarına veya zorluklarla ve çıkmazlarla karşılaşma sonucu ümitsizliğe düşmelerine ve sonuçta inişe geçmelerine veya nefretin esiri olmalarına sebep olur. Araba kullanmayı öğrenmek için kendi başına arabalara binmek ve çaba harcayarak sonuca ulaşmak mümkündür; ama vites değiştirmek için debriyaja basmak gerektiğini öğrenene kadar kaç araba bozulacaktır! Eğiticinin olmaması sonucu kazalar olabilir, kanlar dökülebilir ve yetenekler yok olabilir. Veya yenilgi ve zarar sonucu amaçtan vazgeçilebilir ve araba sürmekten bıkılabilir. Ama eğer program dairesinde ve eğiticinin rehberliğinde eğitim alınırsa çok çabuk sonuca ulaşılır. Eğitim meselesinde ve tedebbür ve MART

14 tefekkür için birçok yetenek sahibi kendi başına gelişebilir, kendine bir yol bulabilir ve sonuçlara da ulaşabilir; ama geri kalmışlıklar, tehlikeler, yenilgiler ve ümitsizlikler, yol üzerinde bekleyen uçurumlardır ve geçişe engel olurlar. Bu yüzden kendi başına başlayanların birçoğu kendi düşünceleriyle yanlış sonuçlara ulaşmış, yoldan sapmış veya çıkmaza girmiş ve kalmışlardır. İşin kötü olan tarafı ise bu kişilerin bu sapmayı veya çıkmazı ve düşüşü kabullenmeleri, tahammül etmeleri, bunu doğal ve normal kabul etmeleri ve hiçbir zaman bu çıkmazın ve sapmanın nereden kaynaklandığını öğrenmeyi düşünmemeleridir. Eğitici, bu tek başına yürümeler karşısında uyanık bir şekilde konum almalıdır; çünkü bu yalnız gidişlerin çeşitli sebepleri ve motivasyonları vardır. Eğitici bulmaktan ümidini kesmek, bozuk kişiliklerle karşılaşma veya eğitici görünümlü soğuk ve halsiz kişilerden dolayı soğumak gibi sebepler. Ya da gurur, bencillik, kibir gibi diğer faktörler insanı eğiticiden ve üstattan ayırabilir, tek başına yürümeye itebilir, onun yok oluşuna veya engin yeteneklerinin kaybedilmesine yardımcı olur. Eğitici bu gruba karşı gururlarını kırmayacak şekilde davranmalıdır, hatta öğrenci kisvesinde onlara ders vermelidir, onlara müjde vermeli, onları ümitlendirmeli ve demelidir ki: Varlığın büyük eğiticisi Allah tır ve O, özleyen gönülleri yalnız bırakmaz. Varlığın büyük eğiticisi, hareket etmek isteyenleri yalnız bırakmaz, aksine onlara rehberlik eder. Yürümek zorunda olduklarını anlayan ama yoldan habersiz olanlar ve rehberi olmayanlar, O nun hidayetine ulaşacaklardır ve doğru yolu bulacaklardır. O kadar ki varlık sınıfında karıncalardan ders alabilirler, bulutların hareketinden ve yaprakların sallanışından, yağmurun yağışından ve dalgaların titreyişinden, karanlıktan ve ışıktan hakikatleri bulabilir ve ilerleyebilirler. Doğru yolu bulmak ve kurtuluş için hiç 14 7SÖZ

15 ümidi olmadığı halde istek ve talep anında yola ulaşan ve ileri koşan birçok kişiyi tanıyorum. İnsanları bir araya getiren ve ilişkileri düzenleyen O dur: Rabbimiz bizi bir araya getirir ve O Fettah tır, Alim dir. Bizim tesadüf olarak gördüğümüz ve yüzeysel bir karşılaşma olarak kabul ettiğimiz buluşmalar, O n u n ince planlaması iledir, O nun rehberliğinde ve tamamen hesaplanmıştır. Kendilerini yalnız görenler bu noktaya dikkat etmeli ve yalnız olduklarını ve ortada eğiticinin olmadığını düşünmemelilerdir. O, insanlar yayılmadan önce, Adem i (as) (eğiticiyi) yeryüzüne koydu ve yolları gösterdi. Büyük eğitici O dur ve kim isterse, talep ederse ve kendini O na teslim ederse, O nu yanında bulacaktır ve sorumlusu olarak görecektir. O, eğitimini vermeye başlayacak, davranışlarını düzenleyecek ve yolunu açacaktır. Eğiticiyi ulaşılabilir kılacaktır. Ve bu eğitici, latiftir. İnsanı kendinde saklar ve kendinde meşgul eder, nefsiyle meşgul olmasına izin vermez. Bu eğitici bir köprü gibi insanı Hakk a ulaştırır. Bir set gibi kendi arkasında tutmaz. Bu eğitici cam gibi bakışı geçirir ve Hakk a yöneltir. Alim olmanın kriteri ilim değildir, göz aldatmaca ve riyazet de değil. Alim, kendisini gördüğümüzde Hakk ı hatırladığımız kişidir, kendisinde takılıp bağlı kalmadığımız ve kendisini put yapmadığımız kişi. Sadece bu. Gerçekten de kriterleri bilmemek ve görmezden gelmek sonucu insan ne uçurumlara düşüyor, ne sarp kayalıklarda kalıyor ve ne gerçek dışı şeylere gönül bağlıyor! Zannediyor ki az yemek, az giysi, riyazet, göz aldatmaca, büyüleme, etkisi altına alma veya gönlünden haber verme, içindekini anlatma veya diğer ilimler, alim olmanın kriteridir. Biz eğitici ve alimin bizde neyi uyandırdığına ve canlandırdığına bakmalıyız. Nefsimizi mi Hakk ı mı dünyayı mı halkı mı? Hem de bizim onda neyi canlandırdığımıza bakmalıyız. Heva ve hevesi mi, tamah ve hırsı mı, yönetme isteğini ve otoriterliği mi yoksa Hakk a karşı sorumluluğu ve Hakk ı ve sabrı tavsiyeyi mi? Eğitici eğer sorumluluklarından ilham alırsa ve Hakk ı tavsiye etmekten ilham alırsa ister istemez bizde Hakk ı uyandırır ve canlandırır ve bizi O na yaklaştırır ve O ndan başkasından azat eder. Böyle bir eğiticinin bakışları derstir, susması derstir, konuşması derstir. Bu eğitici, bir karıncadan, kuru bir yapraktan veya meyve dolu bir daldan, sakin bir geceden, turuncu bir günbatimindan bize ders verir. Gözüne görünen her şey, senin için bir ders ve vaaz olabilir. Biz kulak olursak varlığın tümü derstir, biz göz olursak kainatın tümü yoldur. Ve bu yolları yol gitmişler tanır ve bakışlarıyla, sükutlarıyla, yönelimleri veya gülmeleri, ağlamaları, gelmeleri ve gitmeleriyle sen yollara erişirsin, yolları görürsün ve onların heyecanı, aşkı ile yola düşersin ve onların yüceliği ve özgürlüğü ile özgürleşirsin. Gerçekten de yolu aydınlatan, Hakk ı gösteren ve O nu hatırlatan bu ışıklardır. Halkı kendine bağlayan, kendine çeken, onlara özgürlük değil esirlik ve kulluk dersi veren, onları bilinçli bir muvahhit değil putperest yapan şekil ve ş ler, Firavun ve haramiler değil. Ve bu ışıklar yoldadır. İsteyen ve talep eden kimse yolda bunlarla karşılaşır, onların ışığından faydalanır, aşklarından aşk alır. Bu müjde, soğumuş ve kendini yalnız hisseden kişiler içindir. MART

16 Hiçbir zaman kendi başına yola ulaşılamaz. Talep etmek ve sormak gerekir. İmamsız, rehbersiz, eğiticisiz olunamaz; çünkü şeytanlar pusu kurmuştur. Eğiticinin belli bir şekli ve rengi yoktur. Bizi O na ulaştıran ve O nu hatırlatan herkes alimdir, eğiticidir ve rehberdir. Bu şekilde eğitici bize her şeyden ders verir, tedebbürü ve tefekkürü bize öğretir. O büyük Resul (sav), kupkuru çölden bir dağ toplayıp ders verirdi. Kendisi çarşıya gidip alışveriş yapardı ve az parayla çok kar elde ederdi ve ders verirdi. Yemek zamanında camiye gelir, Suffe de oturur ve ders verirdi. Saltanat ve kudret zamanında tevazu gösterirdi ve ders verirdi. Her durumda, bakışı, gülüşü, gazabı ve öfkesi, gelişi ve gidişi dersti ve eğitimdi. Her olaydan faydalanırdı, ders çıkarırdı ve gösterirdi: Ayetlerini onlara okur ve hatırlatırdı. Onlara Kitap ı ve hikmeti öğretirdi. O, hesaplanmış sorular sorarak kişileri harekete geçirir, düşünceyi çalıştırırdı. Çünkü bu sırada ve soru karşısında cevap hazırlamak gerekir, cevap için düşünmek ve harekete geçmek gerekir. Büyük Resul (sav) ve bilinçli eğitici, halka bu şekilde rehberlik ediyor ve onları ileri götürüyordu. Düşünceyi harekete geçirmek için bazen delillendirmeyle başlarız ve delil ve mantıkla düşünceyi harekete geçiririz. Ama aslında bu, harekete geçirmek değildir, aksine düşünceyi bir şeye zorlamaktır. Bu yöntem, düşünceyi meşgul eder, durdurur ve zorlar. İstidlalin, delil getirmenin ağırlığı düşünceyi aşağı çeker ve ortada bir hareket varsa da düşüncenin hareketi değildir. Bu istidlalin kendisinin ve mantığın kendisinin hareketidir. Düşünceyi harekete geçirmenin en iyi yolu hesaplanmış sorular sormaktır. İnsan sorular karşısında cevap vermek ister ve cevabı elde etmek için düşünmek ve çabalamak zorundadır. Sonuçta, düşünce harekete geçmiştir. Sorular hesaplanmış ve dakik olursa, düşünce daha çabuk bilgiyle, inançla, ilgiyle, hareketle ve amelle sonuçlanır. Düşünsel hareket için soru sormak, peygamberlerin kullandığı ve Kuran ın bahsettiği yoldur. Düşüncenin hareketini fitilleyen ve Kuran da kullanılan soruları görüyoruz. Bilinçli bir eğitici, istidlallerin ağırlığıyla düşünceyi yorup tembelleştireceğine sorular ve rehberliklerle düşünceyi hazırlar, harekete geçirir ve maksada ulaştırır. Bilinçli eğitici kişilerin yerine düşünen, delillendiren, anlayan ve gören kişi değildir. Bilinçli eğitici, delilleri bulmaları ve anlamaları ve güzellikleri görmeleri için kişilerin gözünü açan, perdeleri açan ve düşünceyi hareket ettiren kişidir. Bu şekilde deliller direk olarak bulunmuştur ve ağırlık olmaksızın düşüncede hazmedilmişlerdir. Ayrıca, kişilerin şahsiyeti ve istiklali zedelenmemiştir. Soru sorma işi bilinç ve dikkatle gerçekleşmelidir, hücum ve saldırı ile değil. Sadece temel sorularla insan herekete geçirilip ilerletilebilir. Sorulara yukarıdan başlayan ve yapraklardan başlayan ve yaprakların şekliyle, rengiyle, göreviyle kendilerini yoran kişiler neticeye ulaşamazlar. Çünkü bu şekil ve renk; gövdede, köklerde, dallarda ve kabuklarda yuvalanan faktörlerin bir sonucudur. İslam la, Allah la ve kainatla ilgili sorulan sorular, ikinci el ve klişe sorulardır; çünkü insan meçhul olduğu sürece İslam malum olmayacaktır, kainat ve Allah tanınmayacaktır: Kim kendini tanırsa Rabbini tanır. İnsan sadece bir boğaz ve mideden ibaret olduğunda, ne İslam a ne dine ne akla ne düşünceye ne yüce eğilimlere ihtiyacı olur. Yemek için sadece bu alt güdü yeterli olacaktır. 16 7SÖZ

17 Ama insanın varoluşu ve nasıl varoluşu cevap bulduğunda, onun nasıl yaşayacağı ve nasıl öleceği de belli olur. Böylece temel sorular buradan başlar: -Var mıyım? -Neden bu varlığa son vermiyorum? -Neden bu yükü taşıyorum? -Bu tekrarların ve tedrici ölümün ne tadı var? -Gitmekten korkmak ve kalmaktan heyecan duymak neden? -Varolmak daha iyiyse ve hayat tercih ediliyorsa o zaman bu hayatta ne istiyorum? -Aslında hayatta ne istemeliyim? Hedefim ve isteğim hangi meselelerle ilgilidir? -Bu hedef benim yeteneklerim ve ihtiyaçlarımla ilgili midir ve onlarla mı belirlenir? -Öyleyse benim yeteneklerim ne kadardır ve ben ne kadarım? -Ne kadar değerliyim? -Benim nelere ihtiyacım var? Bu seviyede yetenekler, yeteneklerin miktarı ve insanın yaratılışı hakkında düşünerek herkesi İslam ın dünya görüşündeki bilgi ve tanımalara ulaştırabiliriz. Bu tür derin ve saldırgan olmayan sorularla hareket ve tefekkür tohumu yavaşça kaçan ve yorgun zihinlere yerleşir, büyür ve zamanla doğar. Elbette şunu söylemem gerek ki aceleyle çok hızlı sonuç almayı beklemek olmaz. Çünkü bir tanenin filizlenmesi, sürmesi ve büyümesi aylar sürer. Biz aceleyle hem karşı tarafı zedeleriz hem kendimiz ümitsizliğe düşeriz. Bir eliyle karpuz kabuğunu koyunun ağzına verirken diğer eliyle ağırlaştı mı ve koyun şişmanladı ve semizleşti mi diye kuyruğunu tartan koyunca gibi. Bir elle yiyecek verip diğer elle kuyruğu kontrol edenler, sadece işlerinden geri kalırlar ve ümitsizliğe düşerler. Eğitici, uyanık bir şekilde soruları kişilerin içine eker, içlerinde talebi yeşertir, onları döngüye sokar, sonra onlara araştır- MART

18 malardan, tedebbür ve tefekkürden sonuç çıkartma yolunu öğretir. O, her şeyden önce bu engin tefekkür için daha geniş çalışmalar hazırlamak zorundadır. İştahlı misafire daha fazla yemek lazımdır. Engin ve hazır tefekkür, daha fazla düşünsel materyale ihtiyaç duyar. Ve engin tefekkürlerle, araştırmalar defter ve kağıdın ötesine geçmeli, kainatın genişliğine doğru yol almalı ve her olaydan dersler, sonuçlar ve değerler çıkarmalıdır. Bu aşamada araştırma, tefekkür ve sonuç çıkarma yönteminin üzerindeki perdeyi kaldırmalıdır. İnsanın sonuçlara, nitelemelere ve tefekkürlere ulaşması için birkaç asıl gereklidir: -Her olayda bir ders ve her tesadüfte bir düzen olabileceği ihtimali. Bu bilgiye sahip insan, bu topraklarda bir cevherin gizli olabileceği ve bir yüzüğün kaybolmuş olabileceği ihtimaliyle yüzeysel geçmez, aksine duraklar, orayı kazar, alt üst eder, tedebbür eder. -Hadiseyi bir ana hapsetmeyen bir bakış ve gözlük. Halının çiçeğini ve çay bardağını bir ana ve şimdiki zamana hapsetmez. Çünkü her hadisenin geçmişle bağlantısı vardır ve gelecekte bir akışı. Dünü, bugünü ve geleceği bir yerde gören kişi, hareketleri daha iyi hisseder, düşüşü daha iyi anlar, kaybetmeyi daha derin hisseder, böylece daha çok ve daha iyi fayda sağlar. -Olayları içine alan ve hazmeden bir özgürlük ve yalnızlık. Yorgun bir zihin ve meşgul bir düşünce bir çıkarım yapamayacaktır. İnsan zihni, olayları önemlerine ve ona karşı duyduğu ilgi ve sevgiye göre sınıflar. Zihin, kendine göre önemli ve ilgi duyduğu konunun içinde yer aldığında daha nüfuzlu ve 18 7SÖZ

19 güçlü olacaktır ve sonuçta derinlerden daha önemli bir şey getirecektir. Bir konuyla ilgili daha çok çıkarım yapmak istediğinde kendini sıkıştımamalı ve düşünceni kazanımsız yormamalısın. Hadisenin zarureti ve önemi belli olunca düşünce ister istemez onunla ilgilenir ve ona yönelir. Hadisenin önemini akıl terazisi ile de ölçmek mümkündür. Zihinleri bir meseleyle meşgul olan ve başka bir meseleyle ilgili araştırma yapan kişiler bir sonuca ulaşamazlar. Zihnin boşluğu ve yalnızlık çıkarımların artışına yardımcı olur. Yorgun, meşgul ve kalabalık bir zihnin çıkarımı yoktur. Bu yüzden yol gitmişler, her ay, her hafta, her gün hatta her saat ve her an zihinlerini ve içlerini gözlerlerdi ve hesaplamalarla önemleri dikkate alırlardı. Gözlemelerle parazitleri engellerlerdi, iç dünyanın boşluğu ve tenhalığı sayesinde hatta dışarının kalabalığında bile çıkarım yapıp sonuç alabilirlerdi. Tedebbür bölümünde zikrettiğimiz örnekler, bize çıkarım yapma tarzını öğretiyor, mesela dalgaların titreyişinden, balıkların hareketinden, yaprakların dansından, halıların renksiz çiçeklerinden ve kirli çay bardaklarından nasıl ders alacağımızı. Bu örneklerle ve bu zihin boşluğu ve yalnızlıkla, o bakış ve gözlükle, geçmişe, şimdiye ve geleceğe dikkat ederek, o ihtimalle ve o bilgiyle, çıkarımlar artar. Kainatın düzenini ve onun sebep-sonuç ilişkisini keşfetmiş ve onun uyum ve bağlantılarını anlamış olanlar hiçbir olaydan hiçbir tesadüften yüzeysel geçmezler. Dahası, uyarılar ve hatırlatmalar, kaçırılmış olayları ve unutulmuş dersleri de akla getirir. MART

20 Ali Şeriati nin Çöl (Kevir) adlı kitabından seçmeler NEVRUZ Nevruz a dair yeni bir söz söylemek zor. Nevruz her sene kutlanan ve her sene hakkında konuşulan milli bir kutlama. Çok söylediler ve çok dinlediniz. Öyleyse tekrara gerek yok mu? Bilakis var. Kendiniz Nevruz u tekrar etmiyor musunuz? Öyleyse Nevruz a dair sözleri de tekrar dinleyin. Bilimde ve edebiyatta, tekrar sıkıcı ve boştur. Akıl tekrarı beğenmez, ama duygular tekrarı sever. Tabiat tekrarı sever. Toplumun tekrara ihtiyacı vardır. Tabiat, tekrardan yaratılmıştır, toplum tekrarla güçlenir. Duygular tekrarla canlanır ve Nevruz, doğanın, duyguların ve toplumun üçünün de işin içinde olduğu güzel bir hikayedir. Tüm dünyadaki kutlamaların karşısında asırlardır kendiyle övünen Nevruz, tam bu sebeple yapay bir sosyal sözleşme veya siyasi olarak zorla kabul ettirilmiş bir kutlama değildir. Dünyanın kutlamasıdır ve yeryüzünün mutluluk günü. Gökyüzü, güneş ve tomurcuklanmaların coşkusu, doğuşların ve başlangıçların heyecanıyla dopdolu. Nevruz büyük bir hatıra tazelemedir. İnsanın tabiatla olan akrabalığı hatırasının. Her sene, kendi yapay işleriyle ve kendi yaptığı karmaşık şeylerle meşgul olarak annesini unutan bu evlat, Nevruz un heveslendirici hatırlatmalarıyla onun eteğine geri döner ve bu ona dönüşü ve onunla buluşmayı kutlar. Evlat, annesinin kucağında kendini tekrar bulur ve annenin yüzü evladının yanında mutluluktan gül açar. Şevk yaşı yağar. Mutluluk feryatları eder. Gençleşir. Tekrar hayat bulur ve Yusuf unu görünce gözleri görür ve uyanır. Bizim yapay medeniyetimiz, kompleksleştikçe ve ağırlaştıkça, insanın içinde tabiata dönüş ve tabiatı yeniden tanıma ihtiyacını daha hayati kılıyor ve böylece Nevruz yaşlanan, yıpranan ve bazen gereksizleşen bazı geleneklerin tersine güçleniyor ve her şekilde daha genç ve parlak bir geleceği var. Nevruz sadece huzur, eğlence ve güzel vakit geçirmek için bir fırsat değildir, toplumun zaruri ihtiyacı ve bir milletin hayati gıdasıdır da. Değişim ve dönüşüm, çözülme ve yok olma, bozulma ve kaybol- 20 7SÖZ

21 ma üzerine kurulmuş olan dünyada, sabit olan, hiçbir zaman değişmeyen ve kalıcı olan tek şey değişimdir ve değişkenlik. Hangi şey bir milleti bir toplumu acımasız zaman arabasında her şeyi ezip geçen ve giden- yok olmaktan uzak tutabilir? Nevruz merasimini düzenlediğimiz zaman, sanki kendimizi bu topraklarda her sene kutlanan tüm Nevruzlar ın içinde buluyoruz ve böylece kadim milletimizin tarihinin karanlık ve aydınlık sahneleri ve siyah ve beyaz sayfaları gözlerimizin önünden geçiyor. Nevruz her zaman değerliydi, Moğan ın (eski Mehrperestan dininin önde gelenleri) gözünde, Mubedan ın (Zertüşt din adamı) gözünde ve Müslümanlar ın gözünde. Hatta eski filozoflar ve bilim adamları şöyle derlerdi: Nevruz yaratılışın ilk günüdür ki o gün Ahuramezda (Allah) cihanı yaratmaya başlamıştır ve 6 gün bu işi yapmıştır. Altıncı günde cihanın yaratılışı sona ermiştir. Bu yüzden Ferverdin (yılın ilk ayı) ayının 6. gününü mukaddes saymışlardır. Ne güzel bir efsane! Gerçeklikten daha güzel! Gerçekten de herkes baharın ilk gününün yaratılışın ilk günü olduğunu hissetmiyor mu? Eğer Allah dünyayı bir gün başlattıysa o gün, kesinlikle bu Nevruz günüydü. Kesinlikle bahar, yaratılışın ilk mevsimi, Ferverdin ilk ayı ve Nevruz ilk günüdür. Allah asla cihanı ve tabiatı, sonbaharla, kışla veya yazla başlatmamıştır. Mutlaka baharın ilk günü yeşillikler büyümeye başlamıştır, nehirler akmaya, goncalar açmaya ve tomurcuklar çıkmaya. Şüphesiz, ruh bu mevsimde doğmuştur, aşk bu günde ortaya çıkmıştır ve güneş ilk defa, ilk Nevruz da doğmuştur ve zaman onunla başlamıştır. MART

22 Nevruz Beyaz Yağmur Nevruz, genel anlamda bir doğa bayramı dır. Baharın başlangıcı, hem insanın hem de doğadaki tüm canlıların organizmalarının kıpırdanışı, tazelenmesidir. Toprağın nefes alması ve mahsulün bolluğu dileğidir. Bu nedenle, her şeyi ile toprağa bağlı olarak yaşayan eski toplumlar, daha çok verim alabilmek, daha çok mutlu olabilmek için, doğanın yenilendiği günü bayram kabul ederek, çeşitli geleneksel etkinliklerle kutlamaktadırlar. Nevruz, İran takviminde birinci ay olan Ferverdin in ilk günüdür ve bu gün kuzey yarım kürede bahar ekinoksunun (gün tün eşitliği) oluştuğu gündür. Güneşin ekvatora dik açı ile gelir. Gece ve gündüz birbirine eşitlenir. Ayrıca hem kuzey hem de güney kutbu aynı anda gündoğumu hattındadırlar ve gün ışığı her iki yarımküre arasında eşit olarak paylaşılmaktadır. Astrolojik olarak 21 Mart, burçlar sırasında ilk olarak yer alan koç burcunun başlangıç günüdür yılında, kuzey yarımkürede ekinoks, 20 Mart tarihinde saat 20:27:07 de gerçekleşmiştir. İran ve Afganistan da bu zamandan sonra yeni yıl başlıyor. Nevruz takvimi ve Nevruz bayramı, yazılı ve sözlü kaynaklarda çeşitli olaylara ve kişilere bağlanmıştır. Bu rivayetlerin en yaygınlarından bazıları şunlardır: Nevruz geleneğinin tarihin en son Buzul Çağı nın bitmesinden hemen önceki günlere yani yıl öncesine kadar uzanır. Efsanevi Pers Kralı Cemşid, İndo-İranlılar ın avcılıktan hayvancılığa ve yerleşik yaşama geçişini temsil eder. O çağlarda mevsimler insanoğlunun hayatında günümüzdekinden daha yaşamsal bir önem arz ediyordu ve ya- 22 7SÖZ

23 şamla ilgili her şey dört mevsim ile çok yakından ilgiliydi. Zor geçmiş bir kışın ardından gelen bahar, tabiat ananın çiçekler, yeşillenen bitkilerle uykusundan uyanması ve sığırların yavrulaması, insanoğlu için büyük bir fırsat ve bolluğun canlanması demekti. İşte böyle bir dönemde bu Nevruz kutlamalarını başlatanın Kral Cemşid olduğu söylenir... -İran evrenbiliminin mimarlarından ve Zerdüştler in Peygamberi olan Zerdüşt birçok bayramın kurumsallaşmasını sağlayan kişidir. Nevruz, belki de Zerdüşt tarafından kurumsallaştırılan bayramlardan biridir. - İran evrenbiliminin mimarlarından ve Zerdüştlerin Peygamberi olan Zerdüşt birçok bayramın kurumsallaşmasını sağlayan kişidir. Nevruz eskiden beri İran dan Çin e, Anadolu ve Batı Trakya dan Sibirya tepelerine kadar çok geniş bir coğrafyada kutlanıyor. Tükler in İslamiyet i kabul etmeden önce, bahar aylarında açık arazilerde, ekin ve mahsulün bol olması dilek ve temennilerini ifade etmek için çeşitli etkinlikler yaptıklarını, hatta Oğuzlar ın, bahar ayının başlangıcını yılın başı olarak kabul ettiklerini bazı kayıtlardan öğrenebiliyoruz. Osmanlılar da padişahlara ve devletin ileri gelenlerine Nevruziyye Pişkeşi adıyla çeşitli armağanlar verilirdi. Divan şairleri de padişahlara Nevruziyye kasideleri sunarlardı. Yine Osmanlılar da Nevruz bayramında türlü baharat ve kokulu otların karışımıyla hazırlanan ve Nevruziyye denilen mesir macunu yemek âdeti vardı.. Günümüzde Nevruz un en çok kutlandığı ülke İran dır. Nevruz gelenekleri İran da hala eskisi gibi devam etmekte. Nevruz İran ın geleneksel bahar bayramı olup tam olarak gündönümüne tekabül eder ve aynı zamanda İran takvimine göre yeni yılın gelişini simgeler. Nevruz en az 3000 yıldır kutlanmaktadır. İranlılar her zaman Nevruzu büyük bir şevkle kutladılar. Yüzyıllar boyu Nevruzun narin manevi anlamı, yeniden doğuş mesajı ve ruhun hayatın melodilerine uyanışının habercisi olageldiler. Nevruz geleneklerinin yaşatıldığı İran da, ev temizliği, büyük çaplı alışverişler ve taşınmalar da genelde bu günlerde yapılıyor. İranlıların çok önem verdikleri günlerden biri olan Nevruz, ülkenin en büyük bayramı olarak kutlanıyor. İranlılar, yarından itibaren iki haftalık tatile girecek. İran daki Nevruz kutlamalarının en önemli bölümüyse s harfiyle başlayan 7 şeyin bulunduğu sofranın (sofrayı haft sin) hazırlanması oluşturuyor. Nevruz dan önce hazırlanan ve iki hafta boyunca evin bir köşesinde duran bu sofrada, sebze (yeşillik), sib (elma), sirke, sekke (demir para), sir (sarımsak), semenu (buğdaydan yapılan bir tür tatlı) ve senced (iğde) bulunuyor. Bu 7 şeyin bereket ve uğur getireceğine inanılıyor. Bu bayram günü İranlılar heft sin /yedi s adını verdikleri bir tatlı yaparlarmış. Bu tatlı Osmanlılara da bir ilaç özelliği taşıdığı inancıyla, macun adıyla geçmiş. Nevruziyye adını taşıyan bu tatlı/macunda bulunan maddeler: Sebze (yeşillik), sumak, sümbül, semek (balık), sirke, sir (sarımsak), senced (iğde). Osmanlı Sarayı nda bu macunu hekimbaşılar yapar (daha doğrusu hazırlatır), bu macunu bahar armağanı olarak padişaha ve öteki devletlilere sunduğunda ödüllen- MART

24 dirilirmiş. İki hafta boyunca süren Nevruz kutlamaları, yılın 13. günü yapılan Sizdeh Beder pikniğiyle sona eriyor. İran da, 13 rakamını uğursuz olduğuna inanılıyor ve yılın 13. gününde evde oturmak kötü sayılıyor. Bu günü dışarda piknik yaparak geçiren İranlılar, Nevruz dan önce alınan balıkları ve yetiştirilen yeşillikleri suya atarak kötülüklerden kurtulduklarına inanıyor. İNANIŞ VE RIVAYETLER : Nevruz bayramının çıkışı, amacı ve geleneği ile ilgili çok eski devirlerden beri halk arasında yaygın olan pek çok inanış ve rivayetlerin olduğu görülmektedir. Bu inanış ve rivayetlerden bazıları şunlardır: -Hz. Adem in yaratıldığı gündü. Bütün insanoğlunun bayramıdır. -Dünyanın yaratıldığı gündü. -Nuh Peygamber in gemisinin Tufandan sonra karaya oturduğu gündü. Kâinattaki tüm canlı varlıkların kurtuluş bayramıdır. -Hz. Nuh un (a.s) gemisinin karaya Nevruz da çıktığı, Hz. İbrahim in (a.s) kavminin putlarını Nevruz günü kırdığı nakledilmiştir. (Bihar-ul Envar c.59 s.92 / c. 12, s. 43) -Hz. İmam Cafer Sadık tan (a.s) nakledilen bazı hadislerde, Nevruz a manevi bir boyut kazandırabilecek bir takım olayların bugünde cereyan etmiş olduğu kaydedilmektedir. Örneğin, Mualla b. Hüneys in, O hazretten naklettiği bir hadiste şöyle geçmektedir: Nevruz, Allah ın insanlardan, sadece O na tapmaları, şerik koşmamaları, Peygamberlerine, hüccetlerine ve imamlara 24 7SÖZ

25 iman getirmeleri için ahit aldığı gündür... (Dairet-ul Mearif s.1260) -Mualla bin Hüneys in İmam Cafer Sadık tan (a.s) nakletmiş olduğu ve İslam dan önce cereyan eden olaylara değindiği hadisin devamında, İslam dan sonra Nevruz günü yaşanan bir takım olaylara da işaret edilmiştir. Örneğin; - Hz. Cebrail Peygambere (s.a.a) bu günde nazil olmuştur. - Peygamber Efendimiz (s.a.a) Kâbe üzerindeki putları kırması için Hz. Ali yi (a.s) bugünde omuzlarına almıştır. - Hz. Mehdi nin (a.s) zuhuru Nevruz günü gerçekleşecektir. - Hz. Mehdi (a.s) Deccal a karşı bugünde zafer kazanacaktır. Her Nevruz geldiğinde biz, zamanın imamının zuhuruna ümitleniriz. Zira o gün bizim ve dostlarımızın günüdür. (Bihar-ül Envar, c. 59, s. 92) Şeyh Tusi (ö.460 h.), Ehlibeyt ten gelen duaları içeren El-Misbah-ül Müteheccid adlı kitabında Mualla bin Hüneys in Hz. İmam Cafer Sadık tan (a.s) şöyle naklettiğini kaydeder: İmam Cafer Sadık (a.s) şöyle buyurdular: Nevruz günü gusül al, en temiz elbiselerini giy, en güzel kokuları kullan ve bu gün oruç tut... (Misbah-ül Müteheccid, c. 2, s. 591) Nevruz la birlikte Allah ın bütün yarattıkları yenilenir. Hayat yeniden başlar, çevreyle birlikte insan da yeni bir hayata başlıyor, ruhu ve düşüncesi tazeleniyor. Yeni hayatınız kutlu olsun Hz.İmam Cafer Sadık (a.s); MART

26 Hasan KANAATLI Biz sövmeyiz severiz Batılı emperyalistler ile Yahudi Siyonistler, hiç sevmez hep söverler. Neye mi? Kutsallara, peygamberlere, kendileri dışındaki her şeye ve her kese! Biz Müslümanlar ise, yaratılışa bakış felsefemizde Allah sevgisi bulunduğundan, sevgilinin hatırına, yaratılan her şeyin O nu bize hatırlattığı için onları da severiz. Bundan dolayı büyüklerimiz bu duyguyu şu müthiş vecizede şöyle özetlemişlerdir ; Yaratılanı severiz Yaratandan ötürü. Onların hayata bakış felsefeleri enaniyet(egoist) temellidir.. Kur an ın da şahitliğiyle şöyle derler : Biz Allah ın oğulları ve sevdikleriyiz (Maide/18) Bizim haricimizdekiler bize hizmet için köle olarak yaratılmışlardır! Sahip oldukları bu düşünce ve insanlığa bakış felsefesidir ki, tarih süreci içerisinde onları sürekli kendileri dışındakilere karşı zulme, işkenceye, sömürüye, can almaya, toprakları işkal etmeye, ırza tecavüze, katliamlara, karalamalara, kısacası insanlık dışı tüm şenaet ve denaetlere tahrik etmiştir. Bu çıkarcı Kabil nesli, İslam ın doğuşundan itibaren orta doğuda yaşayan Müslüman toplulukların üzerlerine beş yüzden fazla kutsal haçlı seferleri tertiplemiş, son seferlerinde de gayri meşru çocukları Siyonist İsrail i orta doğunun kucağına oturtmuşlardır! Zihniyetsel olarak İslam ın savaş açtığı tağuti düşüncenin membaını oluşturan bu nesil, işaret ettiğim kötülükleri kendilerinden olmayanlara karşı yaptıkları gibi yekdiğerine de uygulamakta bir beis görmemişlerdir. Rönesans tan önceki orta çağın vahşi karanlık yüzü mahiyetlerini, kurdukları engizisyon mahkemeleri adalet anlayışlarını, gerçekleştirdikleri birinci dünya savaşı doymak bilmeyen hırslarını ve ikinci dünya savaşlarında kendilerinden öldürdükleri altmış milyon insan ve yıkıp yok ettikleri yüzlerce şehirleri, ilahlaştırdıkları şovenizmi ortaya koyan belgelerdir. İkinci dünya savaşının acı ve bir o kadar da ağır faturasını ödeyen bu zihniyet, daha sonra çok zaman geçirmeden akıllarını başlarına toplayıp kendi biri birleriyle savaşmayı terk ettiler ve bir araya gelerek kendi dışındakilere karşı güç birliği yapma yoluna gittiler. Varılan karar; iki hedef düşman ve bu düşmanları yok etmek için 26 7SÖZ

27 iki ayrı silah! Düşmanlarından biri sosyalizm diğeri de antiemperyalist İslam! Çünkü onlara göre bu iki düşman, emperyal ve kapital emellerinin önündeki en büyük engellerdi. Kapitallerinin önünde engel olan sosyalizm i kapitalist silahıyla, emperyallerinin önünde engel olan antiemperyalist İslam ı da şovenist ve mezhep ihtilaf silahıyla yok etmeliydiler. Nitekim öyle de yaptılar. Kapitalizm in en güçlü silahlarından biri olan soğuk savaş ve medya gücüyle Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler birliğini, şovenizm ve mezhep ihtilaflarıyla da orta doğu Müslüman halkları parçalayıp dağıttılar. Biri birleriyle olan inanç ve iman bağlarını yok edip tam tersi bir düşmanlık icat ettiler. Filistin, Afganistan, Irak işgalleri ve yine İran, Somali, Eritre ve Güney Afrika daki bir çok Müslüman ülkelerin bunların soğuk ya da sıcak savaşlarına maruz kalmaları, onların bu uğursuz düşünce ve planlarının birer mahsulüdür. Yine bu malum zihniyet, o iki silahlarının dışında bir yandan varlık âlemindeki maddi ve fiziki yıkımlara sebebiyet verirken, diğer yandan da insanlığın duygu ve düşünce gibi maneviyatını da yıkıma uğratmaktan geri durmadılar! Diğer bir ifadeyle; yeryüzünde maddi ve manevi her şeyi tahrip ve tahrife koyuldular. Hava, su, toprak, tabiat, nebatat, bu zihniyetin eliyle tahrip edilip zehirlendiği gibi, duygu, düşünce, aşk, sevgi, siyaset, aile yapısı, toplumsal ve bireysel ahlak da bunların eliyle zehirlenip gitti! Nasıl ki üzerinde hayatın idame ettirilmesine vesile olan tabiat zehirlendiği takdirde bir ölüm küpüne dönüşüyorsa, insanlığın hidayeti bulmasına vesile olan akıl, düşünce ve ilahi rehberlere dair tasavvur da zehirlendiğinde, kuşkusuz insanlığın felaket çukuruna yuvarlanmasının önünü açıyor! Akılcılığı (sekülerizm) çok seven bu zihniyet, o sevgilerini zehirleyip aklı putlaştırdıkları gibi, kutsallarından olan Hz. İsa (a.s) ı da çok sevmiş ve bu sevgilerinin içerisine zehir katıp onu da ilahlaştırmışlardır! Işık olmaktan çıkarılıp put konumuna getirilen akıl ile kulluktan çıkarılıp ilahlığa terfi ettirilen İsa, içerisinden bir daha çıkamayacakları bir bataklığa dönüşüvermiştir! Sevmede bu denli aşırı davranan zihniyet, sövme, zulüm ve hakarette de aynı dengesizliği göstermişlerdir. Bu zihniyete karşı ise yüce İslam dini, âlemlerin Rabbi ne laf etmeye yeltenip de kimse kendini daha fazla alçaltmasın diye biz Müslümanları müşriklerin putlarına dahi sövmekten sakındırmış ve başkalarına hakaret etmeyi küfür olarak nitelendirmiştir. Örtmek ve bir hakkı perdelemek anlamına gelen küfür,insan denilen bu yaratığın her kim olursa olsun sahip olduğu keramet ini perdelediğinden, dinimizde yasak kılınmıştır! Fakat gel gör ki sahip olduğu insanlık mayasındaki keramet kimyasını bozan bu zihniyet yalnızca Müslümanların değil, kendi değerlerine dahi küfretmiş ve hakarette bulunmakta bir sakınca görmemiştir! Yahudilerin Hz. Meryem (a.s) a isnat ettikleri iftira ve Hz. İsa (a.s) hakkındaki karalamaları, ağza alınmayacak kadar çirkin ve bir o kadar da menfurdur. Katolik lerin Ortadoks lara, Protestan ların diğerlerine yaptıkları iftira ve hakaretler, ellerindeki kutsal kitaplarının kayıtlarındadır. Hz. Nuh, Lut, Musa, Davud, Süleyman, İsa ve Hz. Meryem (a.s) bunların hakaretlerinden nasibini alan enbiya ve evliyalardan bazılarıdır. Bunlar, nebilerden bir kısmını fiziksel olarak katlettikleri gibi, bir bölümünü de şahsiyetsel olarak katletmiş lerdir! O halde kendi değerlerine bu denli zulmü reva gören bir zihniyetten başkalarının değerlerine saygı göstermelerini beklemek safdillik olur. Zira kendi kutsalına saygı göstermeyen, başkasının kutsalına saygı duymaz. Kutsala saygı duymayanın ise imanı olmaz. İmanı olamayanın da ne Allah tan ne de kuldan hayâsı olur. Hayâsızlık; cibilliyetin bozukluğunu gösterir! Oysaki yüce kitabımız, pey- MART

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz.

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz. Söylenen her söz, içinden çıktığı kalbin kılığını üzerinde taşır. Ataullah İskenderî Söz ilaç gibidir. Gereği kadar sarf edilirse fayda veriri; gerektiğinden fazlası ise zarara neden olur. Amr bin As Sadece

Detaylı

Aynı kökün "kesmek", "kısaltmak" anlamı da vardır.

Aynı kökün kesmek, kısaltmak anlamı da vardır. Kıssa, bir haberi nakletme, bir olayı anlatma hikâye etmek. Bu Arapça'da kassa kelimesiyle ifade edilir. Anlatılan hikâye ve olaya da "kıssa" denilir. Buhâri, bab başlıklarında "kıssa"yı "olay" anlamında

Detaylı

Erhan tarafından yazıldı. Çarşamba, 31 Ekim 2012 18:03

Erhan tarafından yazıldı. Çarşamba, 31 Ekim 2012 18:03 Erhan tarafından yazıldı. Çarşamba, 31 Ekim 2012 18:03 Antakya Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Yardımcısı Remzi Güzel, Alevilerin 1400 yıllık gelenekleri olan Ğadir Hum Bayramı nın bir sevgi günü olduğunu

Detaylı

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir.

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir. İBADET 1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir. 2 İslam ın şartı kaçtır? İslam ın şartı beştir.

Detaylı

SAHİP OLDUKLARIMIZI KORUMANIN 4 RUHSAL ADIMI

SAHİP OLDUKLARIMIZI KORUMANIN 4 RUHSAL ADIMI 1 KORUMANIN 4 RUHSAL Çoğu insan nasıl dua edeceğini bilemez. Bu yüzden size yardımcı olabilecek örnek bir dua metni hazırladım. Bu duayı sesli olarak okuyabilir ya da içinizden geldiği gibi dua edebilirsiniz.

Detaylı

Recep in İlk Üç Orucunun Fazileti

Recep in İlk Üç Orucunun Fazileti Mektub-u Attar Muhammed İlyas Kadiri Razavi tarafından tüm İslami Erkek Kardeşlerine ve İslami Kız Kardeşlerine, Medaris El Medine ve Camiat El Medine nin erkek öğretmenler, erkek öğrenciler, kadın öğretmenler

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

Azrail in Bir Adama Bakması

Azrail in Bir Adama Bakması Mevlâna (1207 1273) Güçlü bir bellek, çağrışım yeteneği, üretkenlik, olağanüstü görüş ve anlatım gücü, derin duygusallık ve hüzün, her yönüyle İslam kültürüne hâkimiyet... İşte Mevlâna deyince akla gelen

Detaylı

Ramazan ve Bayram Ramazan Ramazan Allah a yakınlaşmak için yegane bir zaman. Allah dünyada kendisi ve insanlar arasına perdeler koymuş. Bu perdeleri açmak ve aşmak, Allah a yakınlaşmak, onu hissetmek için

Detaylı

Allah Kuran-ı Kerim'de bildirmiştir ki, O kadın ve erkeği eşit varlıklar olarak yaratmıştır.

Allah Kuran-ı Kerim'de bildirmiştir ki, O kadın ve erkeği eşit varlıklar olarak yaratmıştır. İslam a göre kadınlar erkeklerden daha değersiz kabul edilmez. Kadınlar ve erkekler benzer haklara sahiptirler ve doğrusu bazı hususlarda kadınlar, erkeklerin sahip olmadığı bazı belirli ayrıcalıklara

Detaylı

Anlamı. Temel Bilgiler 1

Anlamı. Temel Bilgiler 1 Âmentü Haydi Bulalım Arkadaşlar aşağıda Âmentü duası ve Türkçe anlamı yazlı, ancak biraz karışmış. Siz doğru şekilde eşleştirebilir misiniz? 1 2 Allah a 2 Kadere Anlamı Ben; Allah a, meleklerine, kitaplarına,

Detaylı

5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu aleyhi ve sellem) ümmetiyim. 6 Müslüman mısın? Elhamdülillah, Müslümanım.

5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu aleyhi ve sellem) ümmetiyim. 6 Müslüman mısın? Elhamdülillah, Müslümanım. TEMEL DİNİ BİLGİLER 1 Rabbin kim? Rabbim Allah. 2 Dinin ne? Dinim İslam. 3 Kitabın ne? Kitabım Kur ân-ı Kerim. 4 Kimin kulusun? Allah ın kuluyum. 5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu

Detaylı

Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri

Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri Sohbetler *Kendimi tanıyorum (İlgi ve yeteneklerim, hoşlandıklarım, hoşlanmadıklarım) *Arkadaşlarımı tanıyorum *Okulumu tanıyorum

Detaylı

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE KUR AN

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE KUR AN KUR AN KARANLIKLARDAN AYIDINLIĞA ÇIKARIR Peygamber de (şikayetle): Ya Rabbi! Benim kavmim bu Kur an ı (okumayı ve hükümlerine uymayı bırakıp hatta menedip onu) terkettiler. dedi. (Furkân /30) Elif, Lâm,

Detaylı

MÜBDÎ. Allah MUHSÎ dir. MUHSÎ, her şeyin sayısını bilen demektir.

MÜBDÎ. Allah MUHSÎ dir. MUHSÎ, her şeyin sayısını bilen demektir. Hiçbir müzisyen, bülbülün ötüşünden daha güzel bir şarkı söyleyemez. Bütün bu güzel şeyleri Allah yapar ve yaratır. Allah ın güzel isimlerinden biri de HAMÎD dir. HAMÎD, övülmeye, hamd edilmeye, şükür

Detaylı

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Hiroşima da büyüdüm. Ailem ve çevrem Budist ti. Evimizde küçük bir Buda Heykeli vardı ve Buda nın önünde eğilerek ona ibadet ederdik. Bazı özel günlerde de evimizdeki

Detaylı

Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır BÜLTEN İSTANBUL B İ L G. İ NOTU FİLİSTİN MESELESİ 12 de. 2014 İÇİN 3 HEDEFİMİZ, 3 DE ÖDEVİMİZ VAR 3 te

Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır BÜLTEN İSTANBUL B İ L G. İ NOTU FİLİSTİN MESELESİ 12 de. 2014 İÇİN 3 HEDEFİMİZ, 3 DE ÖDEVİMİZ VAR 3 te 9 da AK YIL: 2012 SAYI : 164 26 KASIM 01- ARALIK 2012 BÜLTEN İL SİYASİ VE HUKUKİ İŞLER BAŞKANLIĞI T E Ş K İ L A T İ Ç İ H A F T A L I K B Ü L T E N İ 4 te Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır

Detaylı

Diyanet'in yaz Kur'an kursları bugün başladı

Diyanet'in yaz Kur'an kursları bugün başladı On5yirmi5.com Diyanet'in yaz Kur'an kursları bugün başladı Türkiye ve İstanbul çapında verilecek olan Yaz Kur an Kursu eğitimlerini İstanbul Müftü Yardımcısı Mehmet Yaman ile konuştuk Yayın Tarihi : 15

Detaylı

1.Birlik ilkesi: İslam inancına göre bütün varlıklar, bir olan Allah tarafından yaratılmıştır.

1.Birlik ilkesi: İslam inancına göre bütün varlıklar, bir olan Allah tarafından yaratılmıştır. İnsanın toplumsal bir varlık olarak başkaları ile iyi ilişkiler kurabilmesi, birlik, barış ve huzur içinde yaşayabilmesi için birtakım kurallara uymak zorundadır. Kur an bununla ilgili ne gibi ilkeler

Detaylı

(1) BÜYÜK PEYGAMBER (S.A.A) KONULU, BÜYÜK YARIŞMA

(1) BÜYÜK PEYGAMBER (S.A.A) KONULU, BÜYÜK YARIŞMA (1) BÜYÜK PEYGAMBER (S.A.A) KONULU, BÜYÜK YARIŞMA Birinci Ehlibeyt (a.s) Kültür ve Sanat Festivaline Davet Kısa Filmler ve İngilizce Kitap Yazımı bölümlerinde Büyük Peygamber (s.a.a) konulu ve büyük hediyeli

Detaylı

TÜRKÇE. NOT: 1. 2. 3. soruları yukarıdaki metne göre cevaplayınız. cümlesinin sonuna hangi noktalama işareti konmalıdır?

TÜRKÇE. NOT: 1. 2. 3. soruları yukarıdaki metne göre cevaplayınız. cümlesinin sonuna hangi noktalama işareti konmalıdır? TÜRKÇE Hiçbir zaman elinde sapan olan bir arkadaşım olmadı. Daha doğrusu, öyleleri ile arkadaşlık yapmadım. Çünkü minicik bir kuşun canına kıyarken acıma duygusu olmayan kişi, zor duruma düşene elini uzatmaz.

Detaylı

2015 2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ

2015 2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ KONU VE ININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ Öğrenme Alanı: İNANÇ 1. ÜNİTE: KAZA VE KADER EYLÜL Öğrencilerle Tanışma, Dersin Amacı ve İşleniş Şekli. Öğretmeni tanır ve dersin amacı, derste işlenecek

Detaylı

2016 YILI 1. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI VAAZIN

2016 YILI 1. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI VAAZIN 2016 YILI 1. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI VAAZIN VAİZİN TARİHİ GÜNÜ VAKTİ ADI SOYADI ÜNVANI GÖREV YAPACAĞI YER KONUSU 1.01.2016 Cuma Öğleden Önce Şevket ŞİMŞEK Uzman Vaiz Mermerler Camii SORUMLU

Detaylı

GADİR ESİNTİLERİ -9- Şiir: İsmail Bendiderya

GADİR ESİNTİLERİ -9- Şiir: İsmail Bendiderya GADİR ESİNTİLERİ -9- Şiir: İsmail Bendiderya GADİR ESİNTİLERİ (9) Şiir: İsmail Bendiderya Edit: Kadri Çelik - Şaduman Eroğlu Son Okur: Murtaza Turabi Hazırlayan: D.E.K. Kültürel Yardımcılık, Tercüme Bürosu

Detaylı

2014 2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ

2014 2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ KONU VE ININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ Öğrenme Alanı: İNANÇ 1. ÜNİTE: KAZA VE KADER EYLÜL Öğrencilerle Tanışma, Dersin Amacı ve İşleniş Şekli. İlk Ders Genelgesi 1. Allah Her Şeyi Bir Ölçüye

Detaylı

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı

Ü N İ T E L E N D İ R İ L M İ Ş Y I L L I K D E R S P L A N I

Ü N İ T E L E N D İ R İ L M İ Ş Y I L L I K D E R S P L A N I Ş U B A T 25.02.203 / 0.03.203 8.02.203 / 22.02.203 Tel : 0 26 39 59 38 Faks : 0 26 334 96 96 http://pamem.meb.k2.tr ÖĞRETİM YILI : 202 / 203 İN ADI : DİN KÜLTÜRÜ VE MESLEK AHLAKI ÖĞRETMENLERİ : YAVUZ

Detaylı

ÇİÇEK GRUBU 2013-2014 HAZİRAN AYI BÜLTENİ YAZ MEVSİMİ BABALAR GÜNÜ DÜNYA ÇEVRE GÜNÜ TATİL Yaz mevsiminde havada meydana gelen değişiklikler neler? Yaz mevsiminde hayvanlarda ne gibi değişiklikler olur?

Detaylı

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik KISKANÇLIK KRİZİ > > ADAM - Kiminle konuşuyordun? > > KADIN - Tanımazsın. > > ADAM - Tanısam sormam zaten. > > KADIN - Tanımadığın birini neden soruyorsun? > > ADAM - Tanımak için. > > KADIN - Peki...

Detaylı

7- Peygamberimizin aile hayatı ve çocuklarla olan ilişkilerini araştırınız

7- Peygamberimizin aile hayatı ve çocuklarla olan ilişkilerini araştırınız 4. SINIFLAR (PROJE ÖDEVLERİ) Öğrenci No 1- Dinimize göre Helal, Haram, Sevap ve Günah kavramlarını açıklayarak ilgili Ayet ve Hadis meallerinden örnekler veriniz. 2- Günlük yaşamda dini ifadeler nelerdir

Detaylı

Örnek alınacak en güzel insan Hz. Muhammed hayatı boyunca görüntüsüne ve hareketlerine dikkat etmiştir.

Örnek alınacak en güzel insan Hz. Muhammed hayatı boyunca görüntüsüne ve hareketlerine dikkat etmiştir. Örnek alınacak en güzel insan Hz. Muhammed hayatı boyunca görüntüsüne ve hareketlerine dikkat etmiştir. Görünümü Elbiseleri Hz. Peygamber çeşitli renk ve desenlerde elbiseler giymiştir. Ancak daha çok

Detaylı

Orucun tutulacağı günler olduğu gibi tutulmayacağı günlerde vardır. Resûlüllah sav bizzat bunu yasak etmiştir.

Orucun tutulacağı günler olduğu gibi tutulmayacağı günlerde vardır. Resûlüllah sav bizzat bunu yasak etmiştir. Hastalık ve Yolculukta: Eğer bir insan hasta ise ve yolcu ise onun için oruç tutmak Kur an-ı Kerim de yasaktır. Bazı insanlar ben hastayım ama oruç tutabilirim diyor veya yolcuyum ama tutabilirim diyor.

Detaylı

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a):

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): da: - Yavrum ne oldu niye acele acele camiye koşuyorsun? der. Bu soruya karşılık çocuk - Efendim,

Detaylı

Türkiye nin köklü şirketlerinden PET HOLDİNG 40 yaşında

Türkiye nin köklü şirketlerinden PET HOLDİNG 40 yaşında Türkiye nin köklü şirketlerinden PET HOLDİNG 40 yaşında 23 Nisan 2014 Çarşamba 17:23 Devremülk Turizm inden Sağlık Turizm ine, madencilik ve mermerden gayrimenkule kadar farklı alanlarda faaliyet gösteren

Detaylı

Tövbe ve Af Dileme-4

Tövbe ve Af Dileme-4 Tövbe ve Af Dileme-4 Kutsalsın, Kutsalsın, Kutsalsın ey güçlü Rab Tanrı; Yer ve gök Sana verilen hamtlarla doludur. Rabbin adına gelen ve tekrar gelecek olana en yücelerde hamtlar olsun. Baba ya, Oğul

Detaylı

Bir$kere$güneşi$görmüş$ olan$düşmez$dara$

Bir$kere$güneşi$görmüş$ olan$düşmez$dara$ ilk yar'larımızın değerli dostları, çoktandır ekteki yazıyı tutuyordum, yeni gönüllülerimizin kaçırmaması gereken bir yazı... Sevgili İbrahim'i daha önceki yazılarından tanıyanlar ekteki coşkuyu çok güzel

Detaylı

ÖYKÜLERİ Yayın no: 170 ADALET VE CESARET ÖYKÜLERİ

ÖYKÜLERİ Yayın no: 170 ADALET VE CESARET ÖYKÜLERİ ADALET ve CESARET ÖYKÜLERİ Yayın no: 170 ADALET VE CESARET ÖYKÜLERİ Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür İç düzen: Durmuş Yalman Kapak: Zafer Yayınları İsbn: 978 605 4965 24 3 Sertifika no: 14452 Uğurböceği

Detaylı

Selin A.: Yağmur yağdığında neden gökkuşağı çıkar? Gülsu Naz Ş.: Neden sonbaharda yapraklar çok dökülür? Emre T.: Yapraklar neden sararır?

Selin A.: Yağmur yağdığında neden gökkuşağı çıkar? Gülsu Naz Ş.: Neden sonbaharda yapraklar çok dökülür? Emre T.: Yapraklar neden sararır? İSTEK ÖZEL KEMAL ATATÜRK ANAOKULU MARTILAR SINIFI Mevsimler Geçtikçe Doğadaki Canlıların Yaşam Biçimleri de Değişir Konusu İle İlgili Neler Biliyoruz? Ece S. : Yaz mevsimi olunca hayvanlar daha da heyecanlanır.

Detaylı

Zengin Adam, Fakir Adam

Zengin Adam, Fakir Adam Çocuklar için Kutsal Kitap sunar Zengin Adam, Fakir Adam Yazarı: Edward Hughes Resimleyen: M. Maillot ve Lazarus Uyarlayan: M. Maillot ve Sarah S. Tercüme eden: Nurcan Duran Üreten: Bible for Children

Detaylı

CÜMLE BİLGİSİ. ( Cümle değildir. Anlamı yok)

CÜMLE BİLGİSİ. ( Cümle değildir. Anlamı yok) CÜMLE BİLGİSİ Bir duyguyu, düşünceyi, isteği veya haberi anlatan sözcük yada sözcük grubuna cümle denir. Bir söz gurubunun cümle olabilmesi için anlamlı olabilmesi gerekir. Haberi tam olarak anlatamayan

Detaylı

Göç yani hicret dini bir vazifedir.insanların dinlerini daha iyi yaşamaları,hayatlarını devam ettirebilmeleri için göç bir ihtiyaçtır.

Göç yani hicret dini bir vazifedir.insanların dinlerini daha iyi yaşamaları,hayatlarını devam ettirebilmeleri için göç bir ihtiyaçtır. TÜRKİYE'DEKİ GÖÇLER VE GÖÇMENLER Göç güçtür.hem güç ve zor bir iştir hem de güç katan bir iştir. Göç yani hicret dini bir vazifedir.insanların dinlerini daha iyi yaşamaları,hayatlarını devam ettirebilmeleri

Detaylı

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU Nereden geliyor bitmek tükenmek bilmeyen öğrenme isteğim? Kim verdi düşünce deryalarında özgürce dolaşmamı sağlayacak özgüven küreklerimi? Bazen,

Detaylı

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin Bir bahar günü. Doğa en canlı renklerine büründü bürünecek. Coşku görülmeye değer. Baharda okul bahçesi daha bir görülmeye değer. Kıpır kıpır hareketlilik sanki çocukların ruhundan dağılıyor çevreye. Biz

Detaylı

4 YAŞ EKİM AYI TEMASI

4 YAŞ EKİM AYI TEMASI 4 YAŞ EKİM AYI TEMASI Mevsimlerden sonbaharı öğreniyoruz. Sonbahar mevsiminde havadaki değişiklikler nelerdir? Çiftlikte hangi hayvanlar yaşar? Çiftlik hayvanlarının bize faydaları nelerdir? Sebze ve meyvelerin

Detaylı

Soðaným da kar gibi Elma gibi, nar gibi Kim demiþ acý diye, Cücüðü var bal gibi

Soðaným da kar gibi Elma gibi, nar gibi Kim demiþ acý diye, Cücüðü var bal gibi BÝRÝNCÝ BÖLÜM 1 Dünya döndü Son ders zili çalýnca tüm öðrenciler sevinç çýðlýklarý atarak okulu terk etti. Ýkili öðretim yapýlýyordu. Sabahçýlar okulu boþaltýrken, öðleci grup okula girmeye hazýrlanýrdý.

Detaylı

Kulenizin en üstüne koşup atlar mısınız? Tabii ki, hayır. Düşmanınıza güvenip onun söylediklerini yapmak akılsızca olur.

Kulenizin en üstüne koşup atlar mısınız? Tabii ki, hayır. Düşmanınıza güvenip onun söylediklerini yapmak akılsızca olur. 33 Ders 4 Günah Bir dostunuzun size, içi güzel şeylerle dolu ve bütün bu güzelliklerin tadını çıkarmanız için bir saray verdiğini düşünelim. Buradaki her şey sizindir. Dostunuzun sizden istediği tek şey,

Detaylı

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERİSTESİ VAKFI ADIGÜZEL OKULLARI ÇEKMEKÖY ANAOKULU TAVŞANLAR SINIFI MAYIS AYI KAVRAM VE ŞARKILAR

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERİSTESİ VAKFI ADIGÜZEL OKULLARI ÇEKMEKÖY ANAOKULU TAVŞANLAR SINIFI MAYIS AYI KAVRAM VE ŞARKILAR ANNEM ANNEM Annem annem canım annem, Gönlüm senle kalbim senle Canım annem gülüm annem Dünyam sensin benim bir tanem.. Biliyorum elbet bir gün gelecek Bir başka bebekte bana annem diyecek Bende hep iyi

Detaylı

Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir?

Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir? Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir? Hayatımızın en değerli varlığıdır anneler. O halde onlara verdiğimiz hediyelerinde manevi bir değeri olmalıdır. Anneler için hediyenin maddi değeri değil

Detaylı

"Satmam" demiş ihtiyar köylü, "bu, benim için bir at değil, bir dost."

Satmam demiş ihtiyar köylü, bu, benim için bir at değil, bir dost. Günün Öyküsü: Talih mi Talihsizlik mi? Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir adam yaşıyormuş. Çok fakirmiş. Ama çok güzel beyaz bir atı varmış. Kral bu ata göz koymuş. Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir

Detaylı

Günaydın, Bana şiir yazdırtan o parmaklar. (23.06.2004) M. Mehtap Türk

Günaydın, Bana şiir yazdırtan o parmaklar. (23.06.2004) M. Mehtap Türk - Günaydın Günü parlatan gözler. Havayı yumuşatan nefes. Yüzlere gülücük dağıtan dudaklar. Konuşmadan anlatan kaşlar. Bana şiir yazdırtan o parmaklar. (23.06.2004) M. Mehtap Türk - Günaydın Günaydın...

Detaylı

[Kurban Duaları] (ondalık-sunu-sadaka üzerine)

[Kurban Duaları] (ondalık-sunu-sadaka üzerine) [Kurban Duaları] (ondalık-sunu-sadaka üzerine) ONDALIK-SUNU-SADAKA Kurbanlarımızı şükran ve dua ile sunarız. Bu kurbanları dua ve tapınmanın bir parçası olarak, övgü ve şükran sunusu olarak Tanrı ya sunarız.

Detaylı

SANAT FELSEFESİ. Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni

SANAT FELSEFESİ. Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni SANAT FELSEFESİ Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni Estetik güzel üzerine düşünme, onun ne olduğunu araştırma sanatıdır. A.G. Baumgarten SANATA FELSEFE İLE BAKMAK ESTETİK Estetik; güzelin ne olduğunu sorgulayan

Detaylı

...Bir kitap,bir mesaj!

...Bir kitap,bir mesaj! ...Bir kitap,bir mesaj! Bu dünyada ne yapıyorum sorusuna yanıt veren bir kitap Tüm soru ve şüphelerınize yanıt verebilecek bir kitap. Bu kitap sizin doğal olarak Tanrı dan ayrı olduğunuzu anlatacak, ancak

Detaylı

Kurban Nedir Ve Niçin Kesilir?

Kurban Nedir Ve Niçin Kesilir? Kurban sözlükte yaklaşmak, yakınlaşmak gibi anlamlara gelmektedir. Kurban, Allah a yaklaşmak ve onun hoşnutluğunu kazanmak amacıyla belirli bir zamanda uygun nitelikteki bir hayvanı kesmektir. Kesilen

Detaylı

TEST. 7. Dişer ne zaman fırçalanmalıdır? A. Yemeklerden sonra B. Okuldan gelince C. Evden çıkmadan önce

TEST. 7. Dişer ne zaman fırçalanmalıdır? A. Yemeklerden sonra B. Okuldan gelince C. Evden çıkmadan önce ÖDEV- 3 ADI SOYADI:.. HAYAT BİLGİSİ Tırnaklar, el ve ayak parmaklarının ucunda bulunur. Tırnaklar sürekli uzar. Uzayan tırnakların arasına kir ve mikroplar girer. Bu yüzden belli aralıklarla tırnaklar

Detaylı

11. Kullara rızık olması için birbirine girmiş, küme küme tomurcukları olan uzun boylu hurma

11. Kullara rızık olması için birbirine girmiş, küme küme tomurcukları olan uzun boylu hurma KURAN'I KERİM TÜRKÇE MEALİ (DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI) 50-KAF SURESİ Mekke'de inmiştir. 45 (kırkbeş) âyettir. "Kaf" harfi ile başladığı için bu adı almıştır. Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'ın adıyla. 1.

Detaylı

AVCILIK. İnsanlığın tarihi kadar eski bir fenomen ve bir faaliyettir.

AVCILIK. İnsanlığın tarihi kadar eski bir fenomen ve bir faaliyettir. AVCILIK İnsanlığın tarihi kadar eski bir fenomen ve bir faaliyettir. Avcılık İnsanlığın tarihi kadar eski bir fenomen Avcılık eskiden; İnsanın kendisini korumak, Karnını doyurmak, Hayvan ehlileştirmek,

Detaylı

Menümüzü incelediniz mi?

Menümüzü incelediniz mi? by elemeği Menümüzü incelediniz mi? Yılmaz Usta nın hikayesini duydunuz mu? Niçin Nevale? Yılmaz Usta nın hikayesi Bir insan pasta ustası olmaya nasıl karar verir? Yani 1972 yılında Kastamonu da doğduğunuzu

Detaylı

Paragraftaki açıklamaya uygun düşen atasözü aşağıdakilerden hangisidir?

Paragraftaki açıklamaya uygun düşen atasözü aşağıdakilerden hangisidir? 1) İnsanlar, dağlar gibi yerlerinden kımıldamayan cansızlar değildir. Arkadaşlar, tanışlar birbirlerinden ne kadar uzakta olursa olsun ve buluşmaları ne kadar güç olursa olsun, günün birinde bir araya

Detaylı

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ VAKFI ADIGÜZEL ANAOKULU GÖKYÜZÜ SINIFI KASIM AYI KAVRAM VE ŞARKILAR

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ VAKFI ADIGÜZEL ANAOKULU GÖKYÜZÜ SINIFI KASIM AYI KAVRAM VE ŞARKILAR RENKLER Ben bir küçük ressamım Pembe sarı boyarım Yeşil yeşil ormanlar Mavi mavi denizler Turuncudur portakal Gökte sarı güneş var Fırça kalem ve kağıt Olmazsa resim olmaz Reklerle oynamaktan Hiç bir çocuk

Detaylı

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun da acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a):

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun da acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun da acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): - Yavrum ne oldu, niye acele acele camiye koşuyorsun? der. Çocuk da: - Efendim, namaza gidiyorum.

Detaylı

5 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, fiziksel özelliklerim nelerdir? Vücudumuzun bölümleri ve iç organlarımız nelerdir? Ne işe yarar?

5 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, fiziksel özelliklerim nelerdir? Vücudumuzun bölümleri ve iç organlarımız nelerdir? Ne işe yarar? 5 YAŞ AYIN TEMASI Cinsiyetim, adım, fiziksel özelliklerim nelerdir? Vücudumuzun bölümleri ve iç organlarımız nelerdir? Ne işe yarar? İskelet sistemi nedir? Ne işe yarar? Aile nedir? Aileyi oluşturan bireylerin

Detaylı

Türkçe. Cümlede Anlam 19.02.2015. Cümlenin Yorumu. Metinde Kazandıkları Anlamlara Göre Cümleler

Türkçe. Cümlede Anlam 19.02.2015. Cümlenin Yorumu. Metinde Kazandıkları Anlamlara Göre Cümleler Metinde Kazandıkları Anlamlara Göre Cümleler 16-20 MART 3. HAFTA Cümledeki sözcük sayısı, anlatmak istediğimiz duygu ya da düşünceye göre değişir. Cümledeki sözcük sayısı arttıkça, anlatılmak istenen daha

Detaylı

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller yayın no: 117 PEYGAMBERİMİZİN DİLİNDEN HİKMETLİ ÖYKÜLER Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür Yayınevi

Detaylı

Hocam Prof. Dr. Nejat Göyünç ü Anmak Üzerine Birkaç Basit Söz

Hocam Prof. Dr. Nejat Göyünç ü Anmak Üzerine Birkaç Basit Söz Hocam Prof. Dr. Nejat Göyünç ü Anmak Üzerine Birkaç Basit Söz PROF. DR. 133 Prof. Dr. Alaattin AKÖZ SÜ Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Hiç unutmadım ki! Akademik olarak hem yüksek lisans, hem de doktora

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Takdim... 9 İTİKAD ÜNİTESİ. I. BÖLÜM Din Din Ne Demektir?... 11 Dinin Çeşitleri... 11 İslâm Dini nin Bazı Özellikleri...

İÇİNDEKİLER. Takdim... 9 İTİKAD ÜNİTESİ. I. BÖLÜM Din Din Ne Demektir?... 11 Dinin Çeşitleri... 11 İslâm Dini nin Bazı Özellikleri... IGMG Islamische Gemeinschaft Millî Görüş e. V. İslam Toplumu Millî Görüş Eğitim Başkanlığı İÇİNDEKİLER Ders Kitapları Serisi Takdim... 9 İTİKAD ÜNİTESİ Din Din Ne Demektir?... 11 Dinin Çeşitleri... 11

Detaylı

ÇOKLU ZEKA ÖZELLİKLERİ

ÇOKLU ZEKA ÖZELLİKLERİ ÇOKLU ZEKA ÖZELLİKLERİ I- Açıklama Sizi tam olarak tanımladığına inandığınız her cümlenin yanına 1 yazın. Eğer ifade size uygun değilse, boş bırakın. Sonra her bölümdeki sayıları toplayın. Bölüm 1 Nesneleri

Detaylı

TEMA: OKULUMUZU TANIYALIM KONU: OKULUMUZ TARİH: 01 EYLÜL / 30 EYLÜL YAŞAYAN DEĞERLER: SEVGİ

TEMA: OKULUMUZU TANIYALIM KONU: OKULUMUZ TARİH: 01 EYLÜL / 30 EYLÜL YAŞAYAN DEĞERLER: SEVGİ Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri TEMA: OKULUMUZU TANIYALIM KONU: OKULUMUZ TARİH: 01 EYLÜL / 30 EYLÜL YAŞAYAN DEĞERLER: SEVGİ Bu ayki yaşayan değerimiz Sevgi.

Detaylı

İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016. Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü

İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016. Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016 EN GÜZEL İSİMLER O NUNDUR Aziz Müminler! Okuduğum âyet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: O, yaratan, yoktan var eden, şekil veren Allah tır. Güzel isimler O nundur.

Detaylı

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 8 (ΟΚΣΩ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή:

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 8 (ΟΚΣΩ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή: ΚΥΠΡΙΑΚΗ ΔΗΜΟΚΡΑΤΙΑ ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΓΙΔΤΘΤΝΗ ΜΔΗ ΔΚΠΑΙΓΔΤΗ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ ΜΑΘΗΜΑ: ΣΟΤΡΚΙΚΑ ΕΠΙΠΕΔΟ: Γ ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011

Detaylı

MERSİN İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 YILI RAMAZAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI VAİZİN

MERSİN İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 YILI RAMAZAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI VAİZİN VAİZİN TARİHİ VAKTİ ADI VE SOYADI UNVANI İLÇESİ YERİ KONUSU İbrahim KADIOĞLU İl Müftü Yard. Akdeniz Ulu Camii 17 Haziran 2015 Çarşamba 18 Haziran 2015 Perşembe 19 Haziran 2015 Cuma Yunus GÜRER İl Vaizi

Detaylı

Yahya Kemal Beyatlı 100. Yıl İlkokulu Gazetesi. Okulumuzdan Haberler

Yahya Kemal Beyatlı 100. Yıl İlkokulu Gazetesi. Okulumuzdan Haberler Yahya Kemal Beyatlı 100. Yıl İlkokulu Gazetesi B ü l ten Ta r ihi:04. 04.2 0 16 Cilt 1, Sayı 1 M ü dü rü n Adı : Hasa n CE Rİ T M ü dü r Ya rdı mc ı sı nı n A dı : Şe no l T ÜM TA Ş Okulumuzdan Haberler

Detaylı

İslamiyet in dirilmesi bizden fidye ister. Cenab-ı Hak:

İslamiyet in dirilmesi bizden fidye ister. Cenab-ı Hak: Cenab-ı Hak: En iyi işleri yaparak kendini büsbütün Allah a teslim eden ve daima doğru yoldan giden İbrahim in dinine uyan kimseden, din bakımından daha iyi kim olabilir? Allah, İbrahim i kendine dost

Detaylı

Rahmân ve Rahîm Ne Demektir?

Rahmân ve Rahîm Ne Demektir? Besmele Kitapcığı Besmelenin Anlamı Besmele, bütün varlıkların hal diliyle ve iradeli varlık olan insanın lisanıyla ve haliyle meşru olan her işine Allah ın ismiyle başlamasıdır. En önemli dua ve zikirlerdendir.

Detaylı

Gıybet (Hadis, Tirmizi, Birr 23)

Gıybet (Hadis, Tirmizi, Birr 23) Dedikodu (Gıybet) Gıybet Dedikodu (gıybet), birisinin yüzüne söylenmesinden hoşlanmadığı şeyleri arkasından söylemektir. O kimse söylenen şeyi gerçekten yapmış ise bu gıybet, yapmamış ise iftira olur (Hadis,

Detaylı

Ilgaz (14 Şubat 2010) Yazı ve fotoğraflar: Hüseyin Sarı (huseyinsari.net.tr)

Ilgaz (14 Şubat 2010) Yazı ve fotoğraflar: Hüseyin Sarı (huseyinsari.net.tr) Ilgaz (14 Şubat 2010) Yazı ve fotoğraflar: Hüseyin Sarı (huseyinsari.net.tr) 14 Şubat 2010 Pazar günü, Fotoğraf Sanatı Kurumu (FSK) organizasyonluğunda 26 kişilik bir grupla günübirliğine Ilgaz a gidiyoruz.

Detaylı

1. Soru. Aşağıdakilerden hangisi bu paragrafın sonuç cümlesi olabilir? olaylara farklı bakış açılarıyla bakalım. insanlarla iyi ilişkiler kuralım.

1. Soru. Aşağıdakilerden hangisi bu paragrafın sonuç cümlesi olabilir? olaylara farklı bakış açılarıyla bakalım. insanlarla iyi ilişkiler kuralım. 1. Soru Kitap okumak insanı özgürleştirir. Okuyan insan yeni düşünceler edinir, zihnine yeni pencereler açar. Okumak olaylara bakış açımızı bile etkiler. Kalıplaşmış salt düşünceler, yerini farklı ve özgür

Detaylı

4. SINIF FEN VE TEKNOLOJİ DERSİ II. DÖNEM GEZEGENİMİZ DÜNYA ÜNİTESİ SORU CEVAP ÇALIŞMASI

4. SINIF FEN VE TEKNOLOJİ DERSİ II. DÖNEM GEZEGENİMİZ DÜNYA ÜNİTESİ SORU CEVAP ÇALIŞMASI 4. SINIF FEN VE TEKNOLOJİ DERSİ II. DÖNEM GEZEGENİMİZ DÜNYA ÜNİTESİ SORU CEVAP ÇALIŞMASI 1. Dünya mızın şekli neye benzer? Dünyamızın şekli küreye benzer. 2. Dünya mızın şekli ile ilgili örnekler veriniz.

Detaylı

KİTABIN TANITIM YAZISI Cuma, 12 Ekim 2012 14:57

KİTABIN TANITIM YAZISI Cuma, 12 Ekim 2012 14:57 Eğitimci yazar M. Emin KARABACAK ın BAYRAMLIK İSTEMEYEN ÇOCUKLAR (Çocukların Okul Başarısını Artırmada Anne Babalara Düşen Görevler) kitabından sonra ikinci kitabı BİLİNÇALTI APTALDIR ŞAKADAN ANLAMAZ kitabı

Detaylı

PİNOKYO EĞİTİM KURUMLARI MART AYI AYLIK EĞİTİM PROGRAMI 1. HAFTA

PİNOKYO EĞİTİM KURUMLARI MART AYI AYLIK EĞİTİM PROGRAMI 1. HAFTA 1. HAFTA TARİH : 01 MART 2016 04 MART 2016 KONU : YEŞİLAY 1- Yeşilay nedir? Ne işe yara? Faaliyetleri nelerdir? Nefes akciğer yapalım. Vücudumuzu 2- Sigara ve alkolün zararlarını hep birlikte öğrenelim

Detaylı

Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları

Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları Kur ân-ı Kerim de Oruç Ey müminler! Sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de sayılı günler içinde Oruç tutmanız farz kılındı. Umulur ki, bu sayede, takva mertebesine

Detaylı

14 12 Bu ifadenin ne zaman kaba olduğu ne zaman gerekli olduğu konusunda onunla konuşabilirsiniz. Annebaba yanındayken ona nazikçe teklif edilen bir şeyi istemediğini Hayır diye bağırarak ifade etmek doğru

Detaylı

GADİR ESİNTİLERİ -10- Şiir: İsmail Bendiderya

GADİR ESİNTİLERİ -10- Şiir: İsmail Bendiderya GADİR ESİNTİLERİ -10- Şiir: İsmail Bendiderya GADİR ESİNTİLERİ (10) Şiir: İsmail Bendiderya Edit: Kadri Çelik - Şaduman Eroğlu Son Okur: Murtaza Turabi Hazırlayan: D.E.K. Kültürel Yardımcılık, Tercüme

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

Efendim, öğrendiklerimin ikincisi; çok kimseyi, nefsin şehvetleri peşinde koşuyor gördüm. Şu âyet-i kerimenin mealini düşündüm:

Efendim, öğrendiklerimin ikincisi; çok kimseyi, nefsin şehvetleri peşinde koşuyor gördüm. Şu âyet-i kerimenin mealini düşündüm: Hatim-i Esam hazretleri, hocası Şakik-i Belhi hazretlerinin yanında 33 sene kalır, ilim tahsil eder. Hocası, bu zaman içinde ne öğrendiğini sorduğu zaman, sekiz şey öğrendiğini söyler ve bunları hocasına

Detaylı

ÇANAKKALE İLİ GELİBOLU İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2016 YILI 1. DÖNEM (OCAK-ŞUBAT-MART) VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI

ÇANAKKALE İLİ GELİBOLU İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2016 YILI 1. DÖNEM (OCAK-ŞUBAT-MART) VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI Sıra No ÇANAKKALE İLİ GELİBOLU İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2016 YILI 1. DÖNEM (OCAK-ŞUBAT-MART) VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI VAAZ EDENİN VAAZIN ADI SOYADI ÜNVANI YERİ TARİHİ GÜNÜ VAKTİ KONUSU Dr. İbrahim ÖZLER İlçe Müftüsü

Detaylı

Aile Bülteni. ANKA Çocuk Destek Programı nın Tanıtımı Yapıldı. aile.gov.tr

Aile Bülteni. ANKA Çocuk Destek Programı nın Tanıtımı Yapıldı. aile.gov.tr Aylık Süreli Elektronik Yayın ANKA Çocuk Destek Programı nın Tanıtımı Yapıldı Bakan İslam, 2015 yılı sonuna kadar, yurt ve yuvalarda şu anda kalmakta olan bin civarında çocuğumuzun da çocuk evlerine geçişini

Detaylı

ALTIN BALIK. 1. Genç balıkçı neden altın balığı tekrar suya bırakmayı düşünmüş olabilir?

ALTIN BALIK. 1. Genç balıkçı neden altın balığı tekrar suya bırakmayı düşünmüş olabilir? ALTIN BALIK Bir zamanlar iki balıkçı varmış. Biri yaşlı, diğeriyse gençmiş. İki balıkçı avladıkları balıkları satarak geçinirlermiş. Bir gün yine denize açılmışlar. Ağı denize atıp beklemeye başlamışlar.

Detaylı

Kelime anlamı itibarıyla kudsi,mukaddes,bütün kusur ve noksanlıklardan uzak,pâk ve temiz olan anlamınadır.

Kelime anlamı itibarıyla kudsi,mukaddes,bütün kusur ve noksanlıklardan uzak,pâk ve temiz olan anlamınadır. KUDDÜS Kelime anlamı itibarıyla kudsi,mukaddes,bütün kusur ve noksanlıklardan uzak,pâk ve temiz olan anlamınadır. Hz.Ali-nin kullandığı altı isimden biridir. Sabah ve akşam namazından sonra 33 defa okunmasının

Detaylı

KOÇLUK NEDİR? İNCİ TOKATLIOĞLU Profesyonel Koç-Uzman Eğitimci

KOÇLUK NEDİR? İNCİ TOKATLIOĞLU Profesyonel Koç-Uzman Eğitimci KOÇLUK NEDİR? İNCİ TOKATLIOĞLU Profesyonel Koç-Uzman Eğitimci Neden Koçluk? İnsanların günlük koşuşturma içinde hayatlarının bazı yönlerinde dengenin kaçtığını fark edemez. (iş, aile, dostlar ve kendimiz

Detaylı

Atatürk ün Kişisel Özellikleri. Elif Naz Fidancı

Atatürk ün Kişisel Özellikleri. Elif Naz Fidancı Atatürk ün Kişisel Özellikleri Atatürk cesur ve iyi bir liderdir Atatürk iyi bir lider olmak için gerekli bütün özelliklere sahiptir. Dürüstlüğü ve davranışları ile her zaman örnek olmuştur. Gerek devlet

Detaylı

Defne Öztürk: Atatürk ün herkes mutlu ve özgür olsun diye hediye ettiği bayramdır.

Defne Öztürk: Atatürk ün herkes mutlu ve özgür olsun diye hediye ettiği bayramdır. 30.10.2015 DENİZATI ndan Herkese Merhaba! Haftanın ilk günü sohbet saatimizde herkes hafta sonu neler yaptığını anlattı. Duvarda asılı olan Atatürk resimlerine dikkat çeken öğretmenimiz onu neden asmış

Detaylı

Evimi misafirlerim gidince temizlemek için saatlerce uğraşıyorsam birçok arkadaşım

Evimi misafirlerim gidince temizlemek için saatlerce uğraşıyorsam birçok arkadaşım Yeni evli bir çift vardı. Evliliklerinin daha ilk aylarında, bu işin hiç de hayal ettikleri gibi olmadığını anlayıvermişlerdi. Aslında birbirlerini sevmiyor değillerdi. Son zamanlarda o kadar sık olmasa

Detaylı

3 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir?

3 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir? 3 YAŞ AYIN TEMASI Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir? Vücudumuzun bölümleri ve iç organlarımız nelerdir? Ne işe yarar? İskelet sistemi nedir? Ne işe yarar? Aile ve aileyi

Detaylı

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 1. DÖNEM )

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 1. DÖNEM ) İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 1. DÖNEM ) TARİH GÜN SAAT İLÇE YER VAİZE ADI/SOYADI 01.01.2014 Çarşamba 10:30 Bornova Debre Camii Fatma Özmen ERGEN Ölüm ve Ömür Muhasebesi 01.01.2014

Detaylı

GÜL-AY Basın-Meslek İlkelerine Uyar. Yazı ve ilanlar imza sahiplerine aittir. Köşe yazılarına ücret ödenmez. Makalelerinden kendileri sorumludur.

GÜL-AY Basın-Meslek İlkelerine Uyar. Yazı ve ilanlar imza sahiplerine aittir. Köşe yazılarına ücret ödenmez. Makalelerinden kendileri sorumludur. 06 EKİM 2014 REKLAM HABERLER Gül-Ay - Sayfa 3 06 EKİM 2014 Gül-Ay - Sayfa 5 HABERLER Erdemli de üzüm festivali yapıldı Erdemli'ye bağlı Üzümlü köyünde Üzüm festivali yapıldı. Erdemli Belediyesi tarafından

Detaylı

Okuma- Yazmaya Hazırlık. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim. Fen Ve Doğa Etkinlikleri

Okuma- Yazmaya Hazırlık. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim. Fen Ve Doğa Etkinlikleri Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim Sohbetler *Tatilde neler yaptık? *Hava nedir? Hangi duyu organımızla hissederiz? *Tatildeyken hava nasıl değişimler oldu? *Müzik dendiğinde

Detaylı

VERİMLİ DERS ÇALIŞMA YOLLARI DAHA İYİ OLABİLMEK BAŞARMA DUYGUSUNU YAŞAMAK KENDİN OLABİLMEK BASKIYI TAKDİRE ÇEVİREBİLMEK KIYASLANMAYI ENGELLEMEK İÇİN

VERİMLİ DERS ÇALIŞMA YOLLARI DAHA İYİ OLABİLMEK BAŞARMA DUYGUSUNU YAŞAMAK KENDİN OLABİLMEK BASKIYI TAKDİRE ÇEVİREBİLMEK KIYASLANMAYI ENGELLEMEK İÇİN VERİMLİ DERS ÇALIŞMA YOLLARI DAHA İYİ OLABİLMEK BAŞARMA DUYGUSUNU YAŞAMAK KENDİN OLABİLMEK BASKIYI TAKDİRE ÇEVİREBİLMEK KIYASLANMAYI ENGELLEMEK İÇİN Uyarılara kulak verin! Stephen R. Covey, Etkili İnsanların

Detaylı

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 2. DÖNEM )

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 2. DÖNEM ) İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 2. DÖNEM ) TARİH GÜN SAAT İLÇE YER VAİZE ADI/SOYADI D 1.4.2014 Salı 14:00 Bornova Yeşilova Camii Fatma Özmen ERGEN Sağlık ve Önemi 1.4.2014 Salı 14:00

Detaylı