ATATÜRK, GENÇLİK VE SİYASET

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "ATATÜRK, GENÇLİK VE SİYASET"

Transkript

1 ATATÜRK, GENÇLİK VE SİYASET Konuşmacı: CHP Başkan Vekili İstanbul Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu Yer: Atılım Üniversitesi Cevdet Kösemen Konferans Salonu Tarih: Sunucu: Sayın Değerli Fakülte Dekanlarım, Sayın Öğretim Üyelerim, Sevgili Arkadaşlar Atılım Üniversitesi Atatürkçü Düşünce Topluluğunun düzenlemiş olduğu Atatürk, Gençlik ve Siyaset konulu konferansa hepiniz hoş geldiniz. Cumhuriyet Halk Partisi Başkan Vekili İstanbul Milletvekili Sayın Kemal Kılıçdaroğlu bugün genç kurmaylarıyla aramızdalar Cumhuriyet Halk Partisi Gençlik Kolları Genel Başkan Yardımcısı okulumuz Hukuk Fakültesi Öğrencilerinden Sayın Mithat Doğan aramızdalar hoş geldiniz. Cumhuriyet Halk Partisi Gençlik Kolları Ankara İl Başkanı Sayın Umut Tunç aramızdalar hoş geldiniz. Ben sözü fazla uzatmadan Sayın Rektörüme hoş geldiniz demek istiyorum. Konuşmasını yapmak üzere kürsüye davet ediyorum. Prof. Dr. Abdurrahim Özgenoğlu; Atılım Üniversitesi Rektörü: Sayın Milletvekilim, Sayın Konuklar, Değerli Mensuplarımız, Sevgili Öğrenciler; üniversitemiz Atatürkçü Düşünce Topluluğunun düzenlediği Atatürk, Gençlik ve Siyaset konulu konferansa hoş geldiniz. Konuğumuz Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu. Basından, televizyondan izlediğimiz kadarıyla Sayın Kılıçdaroğlu nun çok yoğun programı var. Buna rağmen bu yoğun programı arasında bize de zaman ayırıp üniversitemize geldiği için kendisine şükranlarımızı arz ediyorum, sağ olsun var olsun. Konferansın konusu çok önemli Atatürk, Gençlik ve Siyaset, sanırım siz sevgili gençlere söyleyeceği çok şey vardır Sayın Kılıçdaroğlu nun. Herhalde giderek daha da önem kazanıyor. Gençlerimizin bence siyasete katılması gerekiyor. Siyasetimizin yeni kanlara ihtiyacı var. Gençliğimiz bu anlamda da bence çok başarılı bir sınav verecektir. O bakımdan benim gençlere güvenim sonsuz zaten yüce Atatürk de öyle dememiş mi. O bakımdan gençlerimize güvenmemiz gerekiyor gençlerimize önem vermemiz gerekiyor ve gençleri sevmemiz gerekiyor. Ben tekrar Sayın Kılıçdaroğlu na aramızda bulunduğu için üniversitemizde bulunduğu için bir kez daha teşekkür ediyorum ve mikrofonu kendisine bırakıyorum. Kemal Kılıçdaroğlu; CHP Genel Başkan Yardımcısı: Saygı Değer Rektörümüz, Değerli Hocalarım kendisinden feyiz aldığım beraber çalıştığım Sayın Bakanım Nami Çağan özellikle kendisine saygılarımı sunuyorum. Ben bürokrat kendisi siyasetçiydi bugün hocamız burada hocalık görevine döndü. Evet, kendisinin bulunduğu ortamda konuşmanın da bana ayrı heyecan verdiğini itiraf edeyim. Sevgili Gençler Atatürk ü ve Siyaseti ve Gençliği. Mustafa Kemal Nutuk a şöyle başlar 1919 Mayıs Samsun a indi ve Atatürk ün Gençliğe Hitabesiyle Nutuk unu bitirir. O süreçte Samsun a inmesi, Havza ya gelmesi, Amasya Tamimini yayınlaması Erzurum Sivas Kongreleri, kendisine düzenlenen suikastlar Kırşehir ve Nevşehir Uludağ arası Ankara da parlamentosu kurması yani Büyük Millet Meclisi ni kurması bu süreç içinde süratle gelişen olaylar ama bu olayların temel vurgusu gençliğin Mustafa Kemal in ilkelerine sahip olması gerekliliği üzerine Nutuk u bitirmiş olmasıdır. O kadar ki Mustafa Kemal Nutuk unda gençliğin ülke zaptedilse dahi onu koruyacak temel gücün temel dinamizmin gençlikte olduğunu söylemiştir. 1

2 Soru bir acaba ne için Mustafa Kemal gençlere güvenmiştir? Niçin başka bir yere değil de ülkeyi gençlere emanet etmiştir? Orduya değil, üniversitelere değil bürokrasiye değil, hiçbir yere değil ama gençliğe emanet ediyor. Neden? Gençliğe emanet etmesinin temelinde yatan felsefe gençliğin kendi ideolojisiyle yani güçlü ideoloji çağdaş uygarlık ideolojisiyle beslenmiş olmasıdır. Gençliğin dinamizmidir gençliğin bireysel çıkar peşinde koşmayan bir yapıya sahip olmasındandır. Gençliğin ulusal çıkarları bireysel çıkarlarının üzerinde tutan bir anlayışı benimsemiş olmasındandır gençlik budur. Bu gençlik acaba gerçekten şuanda geldiğimiz gençlik midir? Mustafa Kemal in idealize ettiği ülkeyi emanet ettiği gençlik acaba bugün ne durumda bunu da tartışacağız burada da tartışmalarımız olacak. Siyaset nedir? İkinci sorumuz. Eğer ülkeyi yönetme sanatıysa siyaset ve siyaset ülkenin sorunlarını çözme sanatıysa gençlik bu sorunun çözümünde nerede yer alacaktır nerede yer almalıdır veya mademki gençlikle siyaseti birleştiriyoruz. Gençlikte sorunlara duyarsız kalmaması gereken temel bir öğe olarak karşımızda duruyor. Gençlik gerçekten ülkenin sorunlarını yakından izliyor. Bizim gençliğimizde biz sorunları olabildiğince yakından izlemeye çalışırdık. Köşe yazarlarını okurduk. Kitapları ezberler gibi okurduk. Acaba yeni bir kitap çıktı mı, Türkiye nin sorunlarıyla ilgili yeni bir kitap çıktı mı diye kitapçıları gezerdik. Her bir gencimizin kendine özgü kütüphanesi vardı. O zaman tabii internet yoktu, bilgisayar yoktu, televizyonda yoktu. Tek çıkışımız kitaplar ve gazetelerdi. Ama ülkenin yaşadığı sorunlar çok ciddi geldi gençliğin üzerine de geldi ve darbeler yapıldı gençliğin üzerinden silindir gibi geçildi. Gençler asıldı hatta o kadar ki yaşı küçük olduğu için yaşını büyütüp astık bazı gençleri ve o toplum yeni bir genç kuşak yarattı. Sorunlara biraz daha uzak mesafede duran bir gençlik yarattı. Anneleriniz ve babalarınız yani bizler çocuklarımızı üniversiteye gönderirken aman sakın bir yerde bir olay olursa sakın girme, sakın karışma uzağında dur diyoruz. Çünkü onlar çok ağır faturalar ödediler ve onlar çocuklarının o ağır faturaları ödemesini istemiyorlar. Ama bugün geldiğimiz noktada geçmişteki çatışmadan artık gençlerin kurtulması lazım aynı düşünce değil çok farklı düşüncelerin seslendirilmesi lazım, çok farklı düşünceler seslendirilmeli ki bir düşünce tez onun karşısında antitez olabilmeli ki bir sentezde buluşalım. O nedenle daha hoşgörülü düşünceleri paylaşan karşı düşünceleri de özgürce dile getirebilen bir yeni yapı ortaya çıktı, bu yeni yapı filizleniyor. Bu filizlenmenin daha gür olmasını istiyoruz. İstiyoruz ki üniversitelerde gençler özgürce her şeyi tartışabilsinler kırmadan, dökmeden birbirlerine şiddet uygulamamalı herkes düşüncesini özgürce dile getirmeli ve ülkenin sorunlarını tartışabilmeli. Eğer bunu yaratabilirsek o zaman Türkiye de yeni bir kapıyı daha uygar, daha çağdaş daha güzel bir kapıyı insana saygılı bir kapıyı açmış olacağız. Bu kapı aralanıyor ama tam açılmış değil bu kapı üniversitelerde açılacak ama üniversite gençliğinin de bir şekilde siyasetin içine girmesi lazım öyle ya siyaset nedir? Siyasetin tarihsel sürecine baktığımızda çok hızlı bir değişim aslında geçirmiştir. Ama o gün geldiğimiz noktada doğrudan insanın sorunlarıyla ilgilenen sorunları çözen artı ülkenin sorunlarıyla ilgilenen sorunları çözen, toplumsal sorunlarla ilgilenen onları çözmeyi düşünen bir özel alandır siyaset. Geçmişte başka alanlarda siyasetin konusu oldu fakat o alanlarda insanlık tarihi çok ağır bedeller ödedi. Benim öğrenciliğimde siyaset tarihi dersinde 100. Yıl Savaşları diye bir bölüm vardı bize onu öğretirlerdi Yıl Savaşları aynı hepsi Hıristiyan farklı mezheplerden bir 100 yıl birbirini öldürmüşler farklı inandıkları için ve 100 yılın sonunda niye biz birbirimizi öldürüyoruz demişler herkesin inancı kendisine ait. Aynı şekilde üstünlük kavgası çıkmış yine örf dediğimiz bir olayı alıyoruz ve üstünü örtüyoruz yola çıkıyoruz milyonlarca insan ölüyor ve sonuçta çağdaş dünya iki alanı 2

3 siyasetin dışına çıkarıyor bir din, iki örf, etnik kimlik, bunlar siyasetin konusu değildir gerçekten de değil. Örneğin ben size şu soruyu sorsam içinizde kim anne ve babasını seçme özgürlüğüne sahip böyle bir şey yok o zaman biz niye ırkı ya da etnik kimliği siyasetin odağı haline getirebiliyoruz. Herkesin etnik kimliği saygındır. Herkesin etnik kimliğine saygı duymak zorundayız. Peki, siyasetin konusu nedir o zaman? Siyasetin konusu kişiliksiz mi? Sizler yarın üniversiteyi bitireceksiniz. Her üniversiteyi bitiren iş bulacak diye bir kural yoktur diyor Sayın Başbakanımız. Peki, binlerce işsiz üniversite mezunu ne olacak? Güzel her üniversiteyi bitirenin iş bulacağı diye bir kural yok tabii. Babalarınız varlıklı olabilir, durumunuz iyi olabilir fabrikalarınız olabilir, çiftlikleriniz olabilir, başka uğraş alanlarınız olabilir. Ben üniversiteyi sadece bilgimi birikimimi artırmak için okuyabilirim. Ama genelde bizim ülkemizde üniversiteye çocuklar daha iyi okullarda okusunlar, daha iyi yetişsinler daha iyi yaşam standartları yakalansınlar, daha iyi ücretler elde etsinler, çocukları daha iyi koşullarda okusunlar diye gönderiyoruz. İşsizliğin yoğunlaştığı bir yerde üniversiteyi bitirmenin bir sorun olarak algılandığı bir toplum olursak o zaman ciddi bir sorunumuz var demektir. Demek ki siyasetin birinci konusu insanı yaşadığı toplumda mutlu kılmaktır. Mutlu kılmanın ölçüsü nedir? Onun karnını doyurabileceği tasarruf yapabileceği, kültürel gelişmeleri izleyebileceği sinemaya tiyatroya gidebileceği basit ya da sıradan ya da biraz daha ileriye gidersek araba otomobil alacağı bir yaşam standardını sağlayabileceği bir alandır siyasetin konusu. Siyaset mutlu edip insanları yaratmak ister. Eğer siyaset bir çekişme mutsuz alanlar yaratıyorsa orada siyasetin farklı bir alanı var demektir farklı bir konu var demektir. Siyaseti toplumu yönetme sanatı olarak algılarsak o zaman şunu soracağız. Siyaseti yapan parlamentoda gerçekten toplumu yönetecek yani milletin vekili dediğimiz kişilerin olması gerekiyor mu, gerekmiyor mu? Herhalde milletin vekili dendiğine göre toplumun çıkarlarını savunan kişilerin olması lazımdır. Ama bir parlamentoda naylon faturacı olursa ihaleye fesat karıştıran olursa veya kalpazanlıktan yargılanan olursa o zaman siz o parlamentoya saygı duyabilir misiniz? Demek ki siyasetin temel normlarından birisi siyaset kurulunun halka güven vermesinde yatar. Halkın güven vermenin temel ölçütü nedir? Parlamentoda görev yapan milletvekillerinin bireysel veya çevresindekilerin çıkarlarını değil, toplumun çıkarlarını düşünmesinden geçer. Toplumun çıkarlarının öne çıkarılmasından geçer. Gençliğin siyasete ilgi duymasının temel argümanı da budur aslında. Gençlik idealize olmuş insanlar grubu demektir. Bireysel çıkarları düşünmez toplumun ve ülkesinin çıkarını düşünür. Gençlik kendi çıkarlarından çok daha farklı ülkesinin çıkarları için çaba harcar. O nedenle gençliğin siyasetle mutlaka gelmesi gerekir. Siyasette yerini alması gerekir. Bir başka soru biz bu kadar gençlik gençlik diyoruz ama gençlik siyasette yerini alıyor mu? Ülkenin nüfusunun %53 ü genç, parlamentoya bakıyorsunuz %53 ü bırakın %50 bile yansımıyor %40 bile yansımıyor o zaman sorun ne? Mademki gençlik siyasete girecek, gençler ülkeyi yönetmeye talip olacak var de ki gençlik değişik siyasal partilerde ülkelerin çıkarlarını kendi düşünceleri paralelinde koruyacaklar, savunacaklar. O zaman gençlik niye siyasette yer almıyor? Bunun birinci nedeni ve temel nedeni siyasal partiler yasasının mutlaka değişmesi gerektiğinden geçer. Gençliğin önünün açılması biraz buna bağlı siyasal partiler yasası siyasal partilerin kendi içinde demografikleşmesi gençlere daha fazla olanak sağlamaları partilerin gençlik kolları daha güçlü hale getirmek, kadın kollarını daha güçlü hale getirmek siyasete olan ilginin alanını mutlaka çekilecektir. Siyasette bir başka şeye daha kısaca değineyim. Mademki siyaset sorun çözme sanatıdır diyor ve mademki Mustafa Kemal le başladık. Mustafa Kemal savaşı bitirdikten sonra 1923 te İzmir İktisat Kongresini 3

4 topladı. Çünkü Ulusal Kurtuluş Savaşını verenlerin hiçbirisi iktisatçı değildi. İktisat sözcüklerinin çoğunu bilmezler ama onlar bir savaş verdiler ve sonra dediler ki meydanlarda kazanılan zaferin mutlaka ekonomik zaferler taçlandırması gerekir. Ekonomik zaferler taçlandırılmayan bir zaferin başarıya ulaşamayacağını gördüler. İzmir İktisat Kongresini topladılar. Ama o kongreden çıkan sonuçta ülkenin kalkınması için yetmedi ve doğal olarak başka bir yönde yakaladılar. Devletçilik dediğimiz bir modeli kurdular ve o model üzerinde çalışmaya başladılar. O modelden size bir bölüm sunmak istiyorum. 15 Ağustos 1925 daha yeni kurmuşuz Cumhuriyetimizi Ağustos Kayseri de ilk uçak fabrikasının temelini atıyoruz. Kendi uçağımızı yapmaya karar veriyoruz. Fazla değil 3 Mayıs yıl sonra Kayseri den kalkan ilk uçağımız Ankara ya iniyor. Düşünün insanlar ekonomist değil Ulusal Kurtuluş Savaşı vermişler ama ekonomi ne kadar önemli olduğunu biliyorlar. Ekonomi eğer güçlü olmadıkça hayata tutunmanın yaşama tutunmanın sağlıklı güçlü bir ülke olmanın koşullarının gerçekleşmeyeceğini biliyor ve bu arada Haliç te ilk denizaltısının omurgası kuruluyor batırılıyor. Kendi uçağımızı ve kendi denizaltımızı yapacağız diyoruz. 4 Haziran 1944 Osmanlı nın borcu son kuruşuna kadar ödüyoruz. Osmanlı dan devralınan borç reddedilmiyor. O borç bizim borcumuzdur deniyor 1944 te son kuruşuna kadar Osmanlı nın borcu ödeniyor. Peki, ne yapıyor bu arada? Ülke demir ağlarla örülüyor. Sümerbanklar, Etibanklar yapılıyor. Yurdun her tarafına fabrikalar kuruluyor okullar kuruluyor de Çocuk Esirgeme Kurumu kuruluyor. Savaşta ölen gençlerin erkeklerin küçük çocukları yetim kalmasın onlara devlet baksın diye yaklaşık 2 milyona yakın çocuk, çocuk esirgeme kurumlarında yetiştiriliyor ve ülkeye kazandırılıyor ve bir şey daha söyleyeyim size bütün bunlar yapılıyor. ll. Dünya Harbi ondan sonrası 22 Eylül 1947 Merkez Bankası bir açıklama yapıyor. Merkez Bankası nın kasasında 176 ton altın var deniyor. Soru şu o yoksul ülke hiç kimseden borç almadan, kimseye muhtaç olmadan, kimsenin peşinde koşmadan IMF nin kapısında beklemeden kendi uçağını yapıyor, kendi gemisini yapıyor, kendi fabrikalarını kuruyor. Kendi ülkesini demir ağlarla örüyor. Kendi üniversitelerini kuruyor ve kendi özgüvenine dayanarak bütün bunların tamamını yapıyor. Osmanlı nın borcunu ödüyor ve 176 ton altını var. Dönüyoruz günümüze XXI. yüzyıla Mustafa Kemal in Türkiye sinden yeni Türkiye ye geliyoruz. Borçlarımız felaket işsizlik sizler henüz daha tanık olmadınız önümüzde mezun olunca tanık olacaksınız işsizliğe. Ne oldu da tanık olacaksınız işsizliğe ve ne kadar dramatik sonuçlar doğurduğuna da tanık olacaksınız. Yoksulluk gene aynı tablo toplumun her kesiminde bir nevi isteksizlik var. Demokrasimizi geliştirelim dedik orada sınıfta kaldık oraya da geleceğim. Demokrasi özgüven nedir ne değildir onu da tartışacağız gençlerle de tartışmamız gerekiyor. Bu arada ne oluyor biliyor musunuz? Bu yolu açan ne oluyor? Deniyor ki efendim sizin uçak üretmenize ne gerek var ve size uçağı bedava vereceğiz. Sizin gemi yapmanıza ne gerek var biz size gemi filan bedava vereceğiz. Efendim siz Kırıkkale de silah üretiyormuşsunuz. Efendim gerek yok ki biz size silah vereceğiz ve böyle üretmeyen bir toplum haline geldik. Üretemeyen bir toplum birilerinin tutsağı olmak zorundadır. Gençler eğer siyasete atılacaksak kendi tarihlerini çok iyi bilmek zorundadırlar. Ulusal Kurtuluş Savaşını veren tek ülke olduğumuza göre ve Ulusal Kurtuluş Savaşı sonrasında kalkınmayı hiçbir yerden yararlanmaksızın sağladığımıza göre neden şimdi her tarafa borçlu hale geldik neden şimdi içinden çıkılmaz ekonomiyle karşı karşıyayız? O toplumdan sonra ne oluyor biliyor musunuz? 14 Temmuz 1958 ilk niyet mektubunu verdiğimiz tarih 4 Ağustos 1958 bir ay sonra açıklandı. Moratoryum yani iflas ettiğimizi dünyaya ilan ettiğimiz tarihtir. O nedenle gençler siyasete atılırken kendi tarihlerini çok iyi bilmek zorundadırlar. 4

5 Birilerinin tutsağı olmamayı çok iyi bilmek zorundadırlar. Güzel bir kitap var aslında genç arkadaşlarımdan okuyan var mı bilmiyorum. İş Bankası yayınları arasında çıktı ve ilginç bir kitaptır. Eski bir Maliye Müfettişi uzun yıllar devlette çalışmış Cahit Kayra nın 1938 kuşağı.(38 kuşağı: anılar / İstanbul: 681 s. Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları 2002; Edebiyat Dizisi: 192) Cahit Kayra Cumhuriyet in ilk yıllarını anlatır kitabında. O kitabın 282. sayfasında çok ilginç bir şey vardır. Der ki Dünya Bankası ndan iki tane uzman geldi. Uzmanlara ben çevirmenlik yapıyordum. Türkiye nin petrol sorununu çözmek için Akdamar Adası nın kendilerine verilmesini istediler. Akdamar ı verirseniz biz Türkiye nin petrol sorununu çözeriz diye. Buradaki temel sorun şu Ulusal Kurtuluş Savaşı veren bir ülkede kendi ülkesinin çıkarlarını kan dökerek savunan bir ülkede nasıl olur da birileri gelip Akdamar Adası nı verin sizin sorunlarınızı çözeceğiz deme cesaretini gösterir sorun bu. Bu noktaya bir toplumu taşıdıysak o zaman bir sorunumuz var demektir. Kendi kültürel köklerinden kurtarılan bir toplum yaşayamaz. Yine gençlere ilginç bir örnek vermek isterim de parlamento topladı meclis toplandıktan sonra İlk mecliste bir anket düzenleniyor. Milletvekilleri arasında anket düzenleniyor. O ankette Türkiye nin geleceğiyle ilgili bazı anketler sorular var. Tunalı Hilmi Bey e de soruyorlar. Diyorlar ki Türkiye nin geleceğini ve kurtuluşunu nasıl görüyorsunuz nerede yatıyor diye verdiği cevap önce Türkçede İstiklâl diyor, Türkçeyi bağımsız bir dil yapmak yani bağımsız dediği yabancı dillerin boyunduruğundan kurtarıp kendi öz dilimizi kazanmak ve güçlendirmek, hepiniz Tunalı Hilmi diye geziyorsunuz değil mi? Geziyorsunuz. Bu arada Türkçe tabela bulmak bile zor. Ne için acaba? Eğer Batılı bir ülke olsaydı en azından Tunalı Hilmi nin anısına saygı göstererek en azından orada Türkçe sözcük kullanabilirdik. Türkçe sözcüğü bütün tabelalara yazabilirdik. Buna baktığımız zaman gerçekten de toplum olarak ciddi kültürel sorunlarla karşı karşıya kalıyoruz. Efendim siyaset nedir? Siyaset aynı zamanda yurttaşın hak arama özgürlüğü demektir. Hak arama özgürlüğüne saygı göstermektir. Biz haklarımızı arıyor muyuz? Yurttaş olarak haklarımızı arıyor muyuz? Ben size bir soru sormak isterim. Genç arkadaşlarım ödediğiniz vergilerin nereye gittiğini bilen arkadaşım var mı? El kaldırabilir mi? Yok. Bu ülkelerin bağımsızlığı vergilerden geçmiştir hep. Ben vergi veriyorum bu vergi nereye gitti? Birilerinin bunun hesabını sorması lazım. Neden vergi vermek ve vergi verdiğinin hesabının sorulması neden çok önemli? Çünkü bütçe yasaları farklı düzenlenmiştir. Diğer yasalar gibi değildir. Bizim anayasamızda iki yasa için çok farklı düzenlemeler görülmüştür bir anayasa değişiklikleri, iki bütçeler. Bütçeler belirli bir tarihte parlamentoya gelmek zorundadır. Belirli süre görüşülmek zorundadır yıl sonuna kadar ekimde gelirse yıl sonuna kadar görüşülmek zorundadır. Bir günde bütçe yasasını çıkaramazsınız. Çünkü temel amacı bütçeler görüşülürken yurttaşların bilgi sahibi olmalarını sağlamaktır. Parlamentoda bütçeler tartışılırken ödenen vergilerin nereye gittiğini yurttaşların öğrenmesini sağlamaktır. Ama bunu biz hiç öğrenemiyoruz. Hiç öğrenemediğimiz için de bizde vergi kaçakçılığı ulusal spor haline gelmiştir. Oysa yurttaş olmanın temel felsefesi ödenen vergilerin nereye harcandığını hep sorgulanmasından başlar. Siyasetçi ya da yurttaş sorgulama hakkını kullanamazsa o ülkede demokrasi gelişemez. Demokrasinin gelişmesi için bireyin hele hele üniversitelilerin, hele hele aydınların, hele hele sokaktaki yurttaşın sivil toplum kuruluşlarının mutlaka toplumu ve siyasetçiyi sorgulaması lazım. Peki, siyasetçi sorgulandığı zaman mutlu olur mu? Bizle Batılı arasında bir fark vardır. Bizde hesap vermek zül addedilir hesap verecek bir şekilde. 5

6 Oysa saygın bir toplumda siyasetçi topluma hesap vermeyi onurlu bir görev kabul eder, çünkü biz oy istiyoruz. Oy isterken size bir sürü vaatte bulunuyoruz. O zaman siz bunun hesabını soracaksınız. Ne oldu sizin verdiğiniz vaatlere diye. O hesap sorulmadığı için peki Türkiye her zaman çıkmaz alanlar içinde kalmıştır. Size çok komik bir şey anlatacağım hesap sormamanın ilginç bir örneği günümüzde. Hollanda yı bilmem içinizde gezip gören var mı bilmiyorum. Hollanda dağ olmayan dünyadaki ender ülkelerden birisidir dümdüz bir ülkedir. O yüzden Fransızlar alçak ülke der ve Hollandalılar da dağı merak eder. Hollandalılar kendi ülkelerine göre otobüs üretirler tanesi 1 milyon 200 bin Euro. Düz yolda gider şoför, şoför olmadan da otobüs gider duraklarda durur ona göre donanımı yapılır. Biz bu otobüslerden aldık ama İstanbul Yeditepe yokuş çıkmıyor. Peki, sorduk mu tanesi 1 milyon 200 bin Euro yu niye aldık bir otobüse alıp niye depolarda tutarız. Dünyanın en pahallı hurdası bizimdir. Ama hesabını sormadığımız için acı olan da bu. Hesabını sormadık aynı kişi tekrar getirdik belediye başkanı yaptık demek ki aldığı otobüs sayısı yetersiz. Bir başka örnek daha vereyim Ayaş Tünelini duyan oldu mu arkadaşlar? Ankara İstanbul hızlı tren yolu yapacağız yapıyoruz da Ayaş Tünelini açıyoruz. Tünel daha başlarındayken 1 milyar Dolar para veriyoruz. Sonra bakıyoruz ki zemini uygun değil çünkü işe başlamadan önce inceleme yapmamışız. 1 milyar dolar para verdiğimiz yer şimdi soğuk hava deposu olarak kullanıyoruz. Dünyada 1 milyar Dolar soğuk hava deposu yapan başka bir ülke yok ama biz yaptık. Yapanları da omuzlarımızda taşıdık. Demek ki daha fazla soğuk hava deposu ihtiyacımız var. O nedenle biz hayatı sorgulamak zorundayız. Hayatı sorgulamadığımız zaman doğruları bulamıyoruz. Hayatı sorgulamadığımız zaman seçim sandığına başka güdülerle gidiyoruz veya oy kullanmıyoruz aman ya bana ne benim bir sorunum yok ben oy kullanmıyorum. Oy kullanacağız. Düşüncemize felsefemize inançlarımıza uygun düşen siyasal partiler için oy kullanmamız lazım. Oy kullanacağız ki hesap sorma hakkımızı elde etmiş olalım. Biz bunu yapmak zorundayız. Bunu yapacağız ki biz siyaseti daha yakından sorgulama hakkına sahip olalım. Siyasete girmenin yolu bütün bunları bilmekten geçiyor. Sizce çağdaş bir ülkede ödenen vergilerin hesabını verdiği bir ülkede siyasetçinin hesap verdiği namusu bir görev kabul ettiği bir ülkede uçak inmeyen havaalanı yapılır mı, yapılmaz ama bizde yapılır. Havaalanı yaparız sonra düşünürüz ki uçak inmiyor ne için efendim yan tarafta bir dağ varmış. Dağı daha önce görmediniz mi siz daha önce planlanmadı mı, Türkiye nin temel sorunu bu. Neden 1925 de bu uçağını gemisini yapan bir ülkeyle 2000 lerde havaalanı yapıp uçak indirimi yapan ülke konumuna geldik. İlerisinde toplanan her kuruş verginin hesabı verildi. Her kuruş vergi halk için harcandı, halkın çıkarları için harcandı, ülkenin kalkınması için harcandı. Ama daha sonra birilerinin cebi dolsun diye paralar harcanmaya başlandı, çünkü hesap verilmiyordu. Çünkü yapanın yanında kar kalır mantığı toplumda egemen bir kültür olarak yerleşmeye başladı. Mustafa Kemal diyoruz, Atatürkçülük diyoruz, siyaset diyoruz, gençlik diyoruz, hep güzel şeylerden bahsediyoruz. Bahsetmek yetmez ki ortada bir de gerçekler var, o gerçekler ya geçmişimizi iyi bilmediğimizden ya da geçmişimizi bildiğimiz halde şimdiye kayıtsız kaldığımızdan kaynaklanıyor. Mustafa Kemal in bir ideali var savaşı kazandı cehalet ve sefaletle de mücadelede de başarılı olacağız demiştir, cehalet ve sefalet. Cehalet ve sefaletle mücadele de başarıya ulaştığımızı söyleyen arkadaşım var mı acaba? Niye başarıya ulaşamadık? Mustafa Kemal hayatın her tarafına girdi. Cebinden parasını ödeyip Kur-an ı Türkçeye tercüme ettirdi insanlar okusun anlasın diye. Kadınlara İsviçre den önce seçme seçilme hakkı verildi ama kadınların çoğu farkında 6

7 bile değil. Mücadele hayatın her alanında yapılmalı, kadınlar yapmalı, erkekler yapmalı, gençler yapmalı, doğrudan yana çağdaşlıktan yana uygarlıktan yana mücadele yapılmalı şimdi anayasa değişiyor. Anayasa değişiklikleri konusunda bilgisi olan arkadaşım var mı? Anayasalar acaba böyle mi yapılır? Anayasalar her yurttaşın eline aldığı zaman benim anayasamdır diyecek metinlerdir. Anayasalar bir siyasal partinin mutfağında hazırlanmaz. Üç kişi bir araya gelip anayasa hazırlamazlar. Anayasa kurucu iradenin felsefesini yansıtmak zorundadır. Nedir o kurucu irade? Yani Milli İrade dediğimiz irade nedir? Kurucu irade Ulusal Kurtuluş Savaşına çıkmış olan iradedir. Halkın egemenliğine dayanan iradedir. Milletle halk kavramını zaman zaman karıştırıyoruz. Millet sözcüğünün içerisinde bir tarihsel derinlik vardır. Türk Milleti dediğimiz zaman Orta Asya dan başlar, günümüze kadar herkesi kapsar. Ama Türk Halkı dediğimiz anda milletin yaşayan kesimidir halk. O zaman Milli irade kavramının anlamı daha farklıdır kurucu irade o açıdan çok önemli. Siz kurucu iradenin iradesini değiştirmeye kalkarsanız. Benim çoğunluğum var her şeyi yaparım olmaz. Halklar, özgürlükler, referandum konusu olamaz. O nedenle anayasalar değişirken bir toplumsal bir uzlaşma arıyoruz biz. İşçisi, işvereni, çiftçisi, emeklisi, üniversitelisi, hukuk fakülteleri, ben merak ediyorum. Anayasa değişiyor üniversitelerden görüş alındı mı bilmiyorum, sizlerden alınmadı. Niye üniversitelerden görüş alınmaz? Üniversiteler bizim ülkemizin üniversiteleri değil mi? Hukuk fakülteleri bizim ülkemizin hukuk fakülteleri değil mi? Çıkarız televizyonlara hep aynı 5 kişi bütün kanallarda konuşurlar. Niye 6. kişi olmaz 7. kişi olmaz? Bu ülkede başka bir üniversiteler yok mu? Başka öğretim üyeleri yok mu? Hayatın her tarafında sendikalar yok mu? Bütün bunların hepsini mutlaka sorgulanması ve üzerinde durulması gerekiyor. Siyaset yurttaşla kul arasındaki ilişkiyi çözen kavramdır. Kul otoriteye biat eder hayatı sorgulamaz her talimata olduğu gibi uyar. Yurttaş biat kültürünün dışında hayatı sorgulayan kişi demektir. O nedenle kulla yurttaş arasında temel bir farklılık vardır. Size çok çarpıcı bir örnek vereceğim kulla yurttaş arasındaki tanımın ne olduğunu göstermek için. Sadaka devlet mantığı dediğimiz olguyu anlatmak için söylüyorum. Bir kişiye bir yoksula makarna kömür dağıtırsanız. O onu yurttaşlık hakkının bir gereği olarak aldığını hiçbir zaman algılamaz. Ama ona sosyal güvenlik şemsiyesi içinde aile sigortasından düzenli aylık bağlarsanız onun yurttaş olmanın ve sosyal devletin gereği olarak aldığını düşünür. İkisinin arasındaki temel fark şu; para olarak verdiğiniz ve düzeni yasalara göre hiçbir ayrım yapmaksızın objektif kurallara göre verdiğiniz zaman yurttaş o parayla geçinemiyorsa siyasetçilere ben bu aylıkla geçinemiyorum der, çünkü bunu hak olarak algılar, emekli gibi memur gibi işçi gibi. Benim aldığım aylık azdır der, çünkü o hakkıdır. Ama ona yiyecek verirseniz hak olarak algılamaz. Çünkü onun arkasının gelip gelmeyeceğini bilir. Kul mu yaratmak istiyorsunuz yurttaş mı işte temel norm budur. O halde siyaset çok boyutlu bir olay bir tarafında özgürlükler var, bir tarafında insanın doyması var, neden biz sosyal devlet diyoruz temel ilkesi bu mutlu yurttaş yaratmak. Gelecek kaygısı olmayan yurttaş yaratmak eğer bir yurttaşta gelecek kaygısı varsa o ülkede siz barışı yakalayamazsınız. O ülkede siz kardeşlik dediğimiz hoşgörü dediğimiz kavramları toplumun içselleştirmesinin önüne geçmiş olursunuz. Siyaset aynı zamanda ayrım yapan toplumu ayrıştıran bir kurum da değildir bizim anladığımız anlamda siyasetten kastediyorum. Siyaset ulusal bütünlüğü sağlayan paylaşmayı sağlayan aidiyet duygusunu yurttaş arasında güçlendiren bir kurum olmak zorundadır. Hangi görüşten olursa olsun siyasette elbette ki farklı görüşler olacaktır elbette ki farklı çözümler olacaktır. Ama ortak paydaların da siyasette olduğunu unutmamız gerekiyor. 7

8 Özet olarak bir cümleyle yine ifade etmek gerekirse gençlerin siyasete girmesinin yolu hayatı sorgulamalarından geçer. Eğer siz bizi ne için siyasetin içine almıyorsunuz, siyaset neden gençlere kapalı diye bir soruyu yüksek sesle dillendirirseniz siyasetçi sizin sesinize kulak asmak zorundadır. Gençler bağırıyor o halde benim gençleri mutlaka almam lazım. Gençler ülkenin sorunlarına ilgi gösteriyor diye ona karşı duyarsız kalmamış olurlar. Bunu her yerde her ortamda ifade etmeniz gerekiyor. Bugünkü eğitim sisteminin tabii üniversitelerin sorunları var yaşamın sorunları var, özgürlük sorunları var, özgürce düşünme sorunları var size çok yine basit bir örnek vererek sözlerimi bitireyim. Bundan 10 yıl önce ya iki örnek vereyim izninizle 1960 ların Amerika sını Amerikan filmlerinden izlersiniz. Zencilerin ve beyazların çocukları aynı okula gitmez. Aynı lokantada yemek yiyemezler, aynı otobüse binemezler. Aynı mahallelerde oturamazlar bir zenci Amerika da başkan, onlar birleştiler. Bizim 1960 larda hiçbir sorunumuz yoktu, 2010 biz ayrışan bir topluma dönüştük. O zaman her gencimizin şapkasını önüne koyup düşünmesi lazım Amerika niye birleşiyor da biz ayrışıyoruz. Acaba birileri böl, parçala, yönet dediği bir alanı bir düşünceyi Türkiye de mi sergilemek istiyorlar. Bunu mutlaka bizim değerlendirmemiz lazım. Ayrışmadan beraber insana saygı göstererek ve kendi sorunlarımızı kendi iç dinamiklerimizle çözerek biz çok mesafeyi kat edebiliriz. Ama burada temel sorun gençlerin bu olayı kovalamasındadır. Çünkü gençler sormuşlar biz siyasete ne kadar ilgi göstermiyoruz deseler de bir gün gelecekler onlar kendilerini siyasetin içinde bulacaklar. Onların içinden bakanı da milletvekili de bürokratı da üst düzey bürokratı da çıkacaktır. Dolayısıyla siyaset hayatın her alanını nüfuz ettiğine göre ona duyarsız kalmak hemen hemen her genç için mümkün değil ama hayatı sorgulayarak doğruları yakalarsak biz sorunu büyük ölçüde çözmüş oluruz. Bundan 10 yıl önce telefonlarımızda rahat konuşuyorduk. Şimdi rahat konuşuyor muyuz? Acaba dinleniyor muyuz diye kaygılanıyoruz. Ne oldu bize? Ne oldu birden bire özgürlük alanlarımız kısıtlanmaya başlandı ve Ulaştırma Bakanı çıkar meclis kürsüsünden şunu söyler. Eğer dinlenmek istemiyorsanız telefonda konuşmayın ne güzel çözüm değil mi? Böyle bir çözüm demokrasilerde olabilir mi? Benim yaşamımın gizliliği nasıl birileri tarafından dinlenebilir nasıl buna izin verilebilir? Bunun alt yapısı nasıl oluşturulabilir? Bunları hepimizin sorgulaması gerekiyor. Atılım Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğrencisi Celal Taş: Sayın Kılıçdaroğlu öncelikle hoş geldiniz okulumuza. Gerçekten çok güzel konferans oldu hepimiz için. Ben Celal Taş Hukuk Fakültesi 2. sınıf öğrencisiyim. Ben biraz da gündemle ilgili size soru sormak istiyorum. Biliyorsunuz demokratik açılım söz konusu hükümetimizin politikasını tasdik eden olur etmeyen olur yani o konuda ucu açık bir konu bu. Yalnız şöyle bir şey var televizyonda izlemiştim haberlerde. Sizin şöyle bir açıklamanız var eğer Milli Birlik ve Bütünlüğü perçinleyecekse sağlayacaksa genel affa da varız. Hatta ve hatta eski Meclis Başkanımız ve Manisa Milletvekili Sayın Bülent Arınç da bu konuda bir şeyler söyledi. Şimdi bu konuda bizi aydınlatır mısınız? Çünkü sonuç olarak burada herkes biliyor ki CHP nin bir duruşu var. Sanki orada bir yanlış anlaşılma oldu ya da biz tam olarak her şeyi anlayamadık. Çünkü medyada bazen çarpıtılabiliyor. Bir de buradan birinci ağızdan duysak çok iyi olabilir? Atılım Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğrencisi Canan Ata: Çağdaş siyasetten çıkarıldı dediğiniz etnik kimlik bugün birçok sorunun temelini oluşturuyor. Herkesin etnik kimliği değerlidir dediğinize karşın bunun pratikte bazılarının etnik kimlikleri daha da değerlidir denilen bir hal alıyor. Bir diğer husus ise siyaset insanı mutlu 8

9 kılabilme sanatıdır dediniz sinemaya tiyatroya gidebilen mutlu insanlardan söz ettiniz. Günümüz Türkiye sinde ekonomik şartları çalışma şartları ile sinema tiyatro ve buna benzer uğraşlara zaman ayırabilecek sosyal doyuma ulaşmış, yalnızca karnı doyduğu için cümleten bir toplum dışında sağlıklı, mutlu bireyler yaratmak için sizin siyaset sanatınızda bunlara ürettiğiniz çözümler nelerdir? Soru: Hukuk Fakültesi öğrencisiyim. Siyasetten yani toplum yöneticiliğinden bahsettiniz. Bunun için birazda toplum kısmına getirmek istiyorum. Arkadaşlarım mutlaka Servet-i Fünun ismini bir yerlerden hatırlıyorlardır. Ne yönde üniversitelere buraya hazırlanırken dönemin baskıcı yapısından aydınlarına ve toplumun hani yönlendiren o zamanın medyası dediğimiz içinde yapılan baskı edebiyata nasıl yansıdı. Konular toplumsallıktan uzaklaşıp piyasa karşılığına ilerledi yani Aşk-ı Memnu o dönemde yazıldı. Bugüne geldiğimizde 2000 li yıllardayız. Yine belki adı baskıcı pek konulmasa da alenen medyada televizyonlarda her yerde gördüğümüz medya patronlarının yazarların şunu yazma şu yazsın şu yazmasın dediği gene bir zamana yönlendirdik. Bu seferde Aşk-ı Memnu yu okumuyor izliyoruz eskiden okuyorduk. Şimdi bu sefer Aşk-ı Memnu yu izliyorduk. Değişmelerden bahsediyoruz bunun ilerlemesinden bahsediyoruz. Acaba bazı dönemler değişimler bu halkımız toplumumuzun şekil değiştirerek tekrar önümüze sürülüyor biz mi bunu talep ediyoruz. Değişikliğin birazdan buradan başlaması gerekmez mi? Kemal Kılıçdaroğlu: Batman a gittiğimde işsizlik gençler arasında %52, %52 işsizlik olduğu bir yerde siz barışı sağlayamazsınız. İnsanlar farklı güdülerin peşinde giderler. Orada söylemek istediğim şuydu 1-İşsizliğin yenilmesi lazım. 2-Yoksullukla mücadelenin etkin ama sosyal devlet anlayışıyla yapılması lazım. 3-Tütün üreticilerine getirilen yasakların kaldırılması lazım. 4-Özelleştirmenin o bölgelerde kesinlikle olmaması lazım. 5-Et Balık Kurumu nun yeniden kurulup o bölgelerde hayvancılığın yeniden geliştirilmesi ve desteklenmesi lazım. Aç ve susuz yoksul kimse kalmadığı zaman herkesin evine ekmek gittiği zaman bir toplumsal barış olacaktır. Eğer biz toplumsal uzlaşmayı da sağlayacaksak toplumsal barışın ve uzlaşmanın bir parçası af olacaksa biz ona da evet deriz söylemek istediğim buydu. Burada cümle tamamen kesilmiş makaslanmış. Efendim işte biz sözde birden bire çıktık dedik ki genel af istiyoruz böyle bir şey yok. Toplumsal barışın toplumsal uzlaşmanın olmadığı bir yerde barışın yani affında olup olmayacağını hepimizin kabul etmesi gerekir söylemek istediğim temel nokta oydu. Şimdi bir başka arkadaşım da söyledi belki yoksullukla ilgili işsizlikle ilgili çözümler nedir sizin çözümleriniz diye ekonomik koşullar var mutlu insanlar yaratmak istiyoruz fakat bir de etnik kimlik konusu. Şimdi etnik kimlik Mustafa Kemal çok sayıda etnik kimlikten bir ülke oluşturdu. Çünkü biz imparatorluktan devraldık. Bizim içimizde sadece Türkler yok Kürtler var Ermeniler var Araplar var, Çerkezler var benim adını bilemediğin çok sayıda etnik kimlikten insanımız var. İlk kez bir ulus olarak Anadolu coğrafyasında uluslaşma sürecini yaşıyoruz. Türk Ulusu ilk kez Anadolu coğrafyasında uluslaşıyor. Çünkü ondan önce bir uluslaşma süreci yok biz uluslaşma sürecini yaşarken daha güçlü, daha dinamik, geleceğe daha iyi bakan kendi sorunlarını çözen özgüveni olan bir Türkiye yaratmak istiyoruz ama birileri bunu istemiyor. O nedenle ben şahsen PKK yı emperyalizmin elinde Türkiye için kullandığı bir sopa olarak görüyorum. Hemen olaylar çıkıyor onun arkasında bize dost görünüp ama onlara destek veren unsurlar var. Siz bu kadar insanı besleyeceksiniz silah alacaksınız imkanı sağlayacaksınız bu kaynaklar nereden geliyor. Bize dost görünüp ama ikiyüzlü politikalarla arkamızdan kuyumuzu kazanları bilmemiz lazım. Türkiye bunların hepsini 9

10 bilmek zorundadır. Bunları bilip politikaları bunun üzerine inşa etmek zorundadır. Bunu öyle yapamazsanız sağlıklı politika geliştiremezsiniz. Etnik kimliği siyasetin öznesi haline getirenler aslında ülkeye ihanet edenlerdir. Her birinizin belki bu salonda çok farklı etnik kimliklerden arkadaşlarınız vardır. Hepimiz o Türk Ulusu dediğimiz ulusun şuanda bir parçasıyız. Mustafa Kemal ne diyor Türkiye Cumhuriyeti yle oluşturan halka Türkiye Halkı diyoruz yanlış hatırlamıyorsam öyle bir tanımlaması da var Mustafa Kemal in o da biliyordu zaten çok farklı kimlikler olduğunu. Ama biz hiçbir zaman etnisiteyi esas alıp bir siyasal politika oluşturmak sürecine girmedik ama girenler oldu, yapanlar oldu buna göz yumanlar oldu. Ne zaman büyüdü acaba biliyor musunuz? 12 Eylül den sonra. Bir siyasetin özeti ne zaman getirildi biliyor musunuz? 12 Eylül den sonra. Onlar palazlandı ama bu ülkede yurtseverlerin idam sehpalarında hesap verdiler. Ben 1925 sürecinden sonra gelen süreci şunun için özellikle anlattım. O dönemin insanları yoksuldur ama dürüsttür. O dönemin insanları ülkelerinin çıkarını savunuyordu bireysel çıkarları değil. Demek ki siz doğru durursanız ülkenizin kaynaklarıyla çözemeyeceğiniz hiçbir şey yoktur. Üniversitelerimiz var. Bugün çok iyi dünya çapında üniversitelerimiz var. Mimarlarımız var, mühendislerimiz var, yazarlarımız var, çizerimiz var, her alanda çok yetkin insanımız var. Bana söyler misiniz her alanda yetkili olan bu kadar güzel bir toplumda kaç tane düzgün siyasetçiyi bulabilirsiniz temel sorunumuz bu zaten. Eğer siyasetçiler halkı aldatmayıp toplanan vergileri halkın çıkarları için kullansalardı biz bu sorunları çoktan aşmıştık ama yapmadık. Çözümler çok çözüm için toplantı yaparsanız ben gelip bizim partimizin en azından kendi dünya görüşümüzü çözümleri anlatabilirim. İşsizlikle ilgili ne yapacağız yoksullukla ne ilgili ne yapacağız. Bölgelerarası dengesizliği gidermek için ne yapacağız çözümler var. Ben yoksulluk için şunu söyleyeyim temel sorundur yoksulluk. İktidarın politikası geniş halk kitlelerini sürekli yoksul tutmak ve onların yoksulluğunu sömürerek iktidarda kalmak. Biz de diyoruz ki yoksullukla mücadele etmek istiyorsanız aile sigortasını kuracaksınız. Uluslararası Çalışma Örgütünün kabul ettiği 9 sigorta dalından birisidir. 8 i Türkiye de uygulanıyor 9. sigorta dalı uygulanmıyor. Niçin? Çünkü yoksullukla mücadele sosyal devlet bağlamında olmasın diye sadaka devlet mantığı yayılsın diye kul anlayışı egemen olsun biat kültürü egemen olsun diye yanaşmıyorlar. Eğer siz aile sigortasını Türkiye de uygularsanız o zaman sorun çözülecek böyle bir tablo kalmayacak. Ne kömür ne makarna ne yiyecek dağıtımı yok böyle bir şey hiçbir çağdaş toplumda yoktur. Diyeceksiniz ki aile sigortasını niye kabul etmedik hiç geçmedi mi ki parlamentodan? 1971 yılında Türkiye aile sigortası kuracağını taahhüt etmiş. Parlamentodan geçirdi 102 sayılı Ulusal Çalışma Örgütü Sözleşmesi kabul edildi ama bunu yapmak zorundayız. Baskı ve medyayla ilgili bir soru daha geldi. Medya tek parti iktidarların döneminde ya da tek parti iktidarı heveslerinin olduğu dönemde de baskı altında kalmıştır. Sayın Başbakan geçenlerde şöyle bir açıklaması olmuş şöyle bir açıklama yaptı. Köşe yazarlarına parayı gazete faturalarına veriyor. Gazete faturaları geldiğine göre patron istemediği yazıyı yazmaz yazarsa da tutar kulağından atar. Şimdi bu mantığa sahip olan bir ülkede ya da bu mantığa sahip olan bir siyasetçi de siz demokrasi kavramını gelişebileceğini düşünüyor musunuz? Bir siyasetçinin temel görevlerinden birisi de eleştirilere tahammül etmek ve eleştirilerden ders çıkarmaktır. Eğer siz eleştiriye karşıysanız ve de eleştirenleri ben yok edeceğim beni eleştirenleri ben susturacağım derseniz olmaz. O nedenle medyada da çeşitlilik olmalı elbette ki köşe yazarları herkes kendi düşüncelerini özgürce söyleyebilmeli CHP yi de eleştirebilmeli, AKP yi de, MHP yi de ve kendi düşüncelerine göre bunu yapabilme bu çeşitlilikleri olabilmeli ama siz başbakan olarak çıkıp şu gazeteleri almayın derseniz o da yok hiçbir ülkede böyle bir 10

11 şey olmaz. Böyle bir şeyi bir Alman ya da bir Fransız ya da bir İngiliz başbakanı söylese o ülkede kıyamet kopar. Biz sessizliğimizi koruyoruz şimdi. Niye? Toplum olarak daha demokrat bir ülke olmanın yolu sorgulamadan geçer demiştim ve cümlelerimi de öyle bitirmiştim. Sorgulamayı ne aracılığıyla yapacağız? Medya aracılığıyla. Medya ne demek? Halkın gözü, kulağı ve sesi demek peki bizim medyamız gerçekten halkın gözü kulağı ve sesi mi? En ufak bir şeyde bile bu kadar baskının olduğu bir yerde medya nasıl halkın sorunlarını yansıtmış olacak. Demek ki demokrasiyi ya da özgürlüklerin hayatı her alanında katmak zorundayız. Medya nasıl düzelir? Onunla ilgili de isterseniz düşüncemi söyleyeyim. İki temel değişiklik yapmak gerekiyor. 1-Hiçbir medya patronu doğrudan veya dolaylı hiçbir kamu ihalesine girmemeli. Medya patronunun kamu ihaleleriyle ilişkisini keseceksiniz. Yani besleme basın ya da yandaş medya kavramı olmayacak. Devletten beslenen medya patronu olmayacak. 2-Her medya çalışanı mutlaka sendikalı olması lazım. Çünkü medya çalışanı yazdığı haberin ardında durabilmeli medya patronuna rağmen durabilmeli. Benim yazdığım haber doğrudur ve ben bu haberi kendi gazetemde yayınlayacağım demeli o özgüveni vermeliyiz. O nedenle bu alanda bu şekilde çözülebilirse daha sağlıklı daha güçlü halkın sorunlarını daha iyi anlatan bir medya kuşağı yaratmış oluruz. Atılım Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğrencisi Ergül Güngör: Gözümüzde öyle bir canlanıyor ki tabii ki bunlar iktidar ne kadar orası tartışılır iktidar her şey iktidar; Alevi iktidar, Kürt iktidar, Romen iktidar. Hikmet Güler in CHP adlı kitabında Siyaset Okulu diye addedilen CHP nin bu girişimlerinden olması gerekmez mi? Yani ilk olarak bu açılımları CHP den bir halk partisi olarak beklenmesi gerekmez mi? Soru: Hatırlarsanız geçen yıllarda Manisa Milletvekilimiz Bülent Arınç bir tane söylemde bulundu. 12 Eylül 1980 lerde ülkede yeni gruplar demokrasinin üzerine çekilen ama 12 Eylül 1980 darbesini hazırlayan meseleyi darbeciler bütün uğraşlarda neredeyse fikir alarak bir şekilde anayasayı tekrar yürürlüğe koymaya çalıştılar. Şimdi günümüz Türkiye sine bakılınca tekrar hazırlanan bu anayasada 4 kişinin ortak kararı olan anayasa yürürlüğe girmek üzere eğer geçerse tabii sizce bunun hangisi demokrasi hangisi değil biz hangi tarafta yer alalım? Atılım Üniversitesi İşletme Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğrencisi Veysel Koç: Konuşmanızda gençlerin siyasete girmeleri için hayatı sorgulamaları gerek demiştiniz. Ben de arkadaşlarıma bakıyorum. Hepimiz Ankara da yaşıyoruz. Ankara nın en büyük sorunu hakkında kimse soru sormadı Sayın Kılıçdaroğlu na. Benim kendi içimde genelde aklıma gelen hep bir şey var sürekli böyle dolaştığım yerlerde okulda hep aklıma geliyor ve ben Ankara da yaşıyorum ve Ankara nın bana verdiği hizmetlerden hiç ve hiç hoşnut değilim şuanda ve size sormak istediğim kısa bir soru var az ve öz. Kemal Kılıçdaroğlu neden Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığına adaylığını koymadı? Kemal Kılıçdaroğlu: Üç soru da yine açılımlar ve diğer konular neden CHP nin bir öncülüğü yok ya da bu konularda düşüncesi yok. Aslında bütün bu konularda bizim düşüncelerimiz çok açık kurultayımızda kabul edilen parti programımız 350 sayfalık bir kitapçık onu okuyabilirseniz her konuda bizim çözümlerimiz orada var biz o çözümleri dile getirdik. Ama biz toplumu ayrıştıran değil toplumda entegrasyonu yaratan politikalardan yanayız. Yani asimilasyona değil entegrasyona vesile olan bir partiyiz. Bir her yerde dediğim gibi parti programımızda yazmışız, Alevilerle ilgili, 11

12 Romen vatandaşlarımızla ilgili, Kürt vatandaşlarımızla ilgili o bölgenin kalkınmasıyla ilgili ne düşüncelerimiz varsa onlar orada ifade edilmiş durumda. Belki bunları biraz daha yüksek sesle dillendirmek gerekiyor. Bu konuda da bir küçük kitapçığımız oldu. Bu kitapçığı da şimdi bastık matbaada Türkiye genelinde dağıtmaya çalışıyoruz. Bülent Arınç ın söylediği ve Anayasa 12 Eylül le ilgili söylemlerini dile getirdiniz. Bülent Arınç aslında çok ilginç bir insan yani söylediği ve eylemleri tamamen zıt olan gülmekle ağlamak arasındaki çizgisi çok dar olan bir insan, o nedenle Arınç ı özel bir değerlendirmeye almak gerekiyor. Ama o beni bile aşan bir olay yani o konunun uzmanı tarafından Arınç ın değerlendirmesi lazım. 12 Eylül AKP ye ve onlara yaramıştır. 12 Eylül döneminde bu ülkede ülkücülerle solcular hapishanelerde işkencelerden geçmiştir. Ama onlar onların sırttı sıvazlanmıştır. Onlar iyi yetiştirilmiştir onların büyümesine olanak sağlanmıştır ve bugünkü noktaya gelmiştir. Yani AKP yi yaratan besleyen aslında 12 Eylül dür. Ben bunu parlamento kürsüsünde söylediğim için burada da rahatlıkla söylüyorum. Sayın Bülent Arınç da Sayın Recep Tayyip Erdoğan da 12 Eylül ürünü birer politikacıdır. Ankara nın bana verdiği hizmetlerden mutlu değilim diyen arkadaşım neden Ankara dan Anakent Belediye Başkanı olmadınız diye: Benim İstanbul Anakent Belediye Başkanı adaylığım açıklanmadan yaklaşık 1,5 ay önce Sayın Karayalçın ın Ankara Anakent Belediye Başkanlığı açıklanmıştı. Dolayısıyla ben istesem de burada aday olma şansım yoktu. Ama bir şekilde Ankara nın da İstanbul un da sorunu çözülecek tabii. Burada bizim temel bir hatamız oldu. Biz rahat koltuklarımızda oturduk uzun dönem uzun dönem iç çekişmelerle geçti. Parçalandık bölündük ama artık bugün toplumun her kesimini ve her kuşağını gençleri, yaşlıları, kadınları, erkekleri bir şekilde toplumun dokusuna işleyip artık raydan çıkmış olan lokomotifi alıp yeniden raya oturtmak görevimiz var. Yani ben şunu açık yüreklilikle söyleyeyim. Türkiye nin yeniden bir Ulusal Kurtuluş Mücadelesine ihtiyaç var. Biz kendi ülkemizin çıkarlarını tüm çıkarların üstünde tutarak, kendi ülkemizin çıkarlarını savunarak kendi özgüvenimizi yaratarak kendi medyamızı kendi televizyonlarımızı yaratarak onların özgürce yayın yapmalarını sağlayarak bireysel hak ve özgürlükleri genişleterek yaratılan katma değerin adil bölüşmesini hakça bölüşmesini yollarını ve alt yapısını oluşturarak yeni ve güçlü bir Türkiye yaratmak zorundayız. Yanlış siyaset anlayışı Türkiye yi çıkmazlara sokmuştur. Sokuyor da zaten onu görüyoruz hep beraber. Umuyorum hep beraber bunların üstesinden geleceğiz. Atılım Üniversitesi İşletme Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğrencisi Leyla Çınar: Benim sorum kısa ve net biliyorum ki köklü geçmişi olan siyaseti görmüş geçirmiş nice partilerin kapatıldığına şahit olan CHP ne için yıllardır yeni bir değişim, yeni bir yapılandırma yani iktidara doğru gidişe değil de yıllardır ana muhalefet partisi olarak karşımızda. Soru: Mütercim Tercümanlık Bölümü 3. sınıf öğrencisiyim. Her gün televizyonu açtığımızda bütün siyasi liderler birbirlerine sürekli hakaret kavga içerisindeler. Biz gençlerin siyasete bu şekilde özendirilmesini istiyoruz. Fakat sizce gençler o siyasi liderleri gördükten sonra o hakaretlerin, o kavgaların üzerine nasıl özenebilirler? Soru: Kemal Ağabey gençlerin daha çok siyasete katılmasından mı bahsediyorsunuz? Benim babam ülkücü görüşlü birisi, onun arkadaşlarından dolayı ülkücülüğün ne olduğunu az çok bilirim. Annem sosyal demokrat görüşlü birisi. Onun arkadaşlarından ve ondan da bazı görüşleri biliyorum. Tarikata yakın olan arkadaşlarımız da oldu öğrenecek daha çok şey var. İki tarafı da az çok bildiğim 12

13 düşüncesindeyim ben. Şimdi gençlerin siyasete girmesini istiyorsunuz. Ben tarikata üye olan bir arkadaşımla sohbet etmeye başladığım zaman benim annem heyecanlanıyor endişeleniyor. Kim vurduya gidersin diyor. Şimdi ben burada AK Partiyi öven bir şey yapsam buradaki insanların çoğu içinden bana kötü sözler sarf edebilir. Yani insanlar şuanda en azından gençler kendi aralarında siyaset yapabilecek olgunluğa sahip değiller bence. Sırf bu yüzden bazı üniversitelerde harcı savunayım diye ülkücü geçinen bazıları satırla saldırıyor ya da buna benzer bir sürü olay oluyor. Yani siyasi görüş ortaya çıktığı zaman insanlar kavga etmeye başlıyor tekme tokatla satırla vs. İşi kısa olarak şöyle sorayım. Komünist görüşlüyle ülkücü görüşlü birini aynı masaya oturtabilmek için illa ikisini de aynı koğuşa mı sokmak gerekiyor? Kemal Kılıçdaroğlu: Evet güzel bir soru 12 Eylül de onlar aynı koğuşa girdiler ve ikisinin de iki tarafında ülkeyi kurtarmak için nasıl birbirlerini öldürdüklerini fark ettiler. Ama silahları başkaları vermişti onların eline. O nedenle ben size konuşurken hitap ederken değişik görüşler olabilir, farklı görüşleri olabilir saygıyla dinlemeliyiz. Birisinin söylediğini tez olarak kabul edip karşı görüşü antitez olarak alır. Ama maalesef tabii gençler çok heyecanlı haksızlıklara en hızlı tekniği gençler verebilir. Adı üstünde delikanlı diyoruz. Dolayısıyla ama üniversite gençliğinin artık bunu aşması lazımdır. Komünistlerle ülkücülerin aynı koğuşa girmesine gerek yok komünistlerle ülkücüler beraber bir araya gelip tartışabilirler. Kendi ülkelerinin çıkarlarını savunabilirler. Elbette ki dünya görüşleri farklı olacaktır. Zaten herkesin dünya görüşü aynı olursa üniversite kurmaya gerek yok ki üniversiteler nedir? Değişik düşüncelerin özgürce ifade edildiği mekanlardır. Burada kavgayla değil düşüncelerle yarışma olmalıdır. İnsanlar düşüncelerini ifade etmelidir. Ülke nasıl kalkınacak nasıl bağımsızlığımızı koruyacağız, nasıl kurumlarımızı güçlendireceğiz, kurum kültürünü nasıl oluşturacağız; kimler nerede nasıl Türkiye ye şu ya da bu şekilde saldırıyor bunları göreceğiz, bütün bunlarla hayatı sorgulayacağız. Dolayısıyla kavga etmeden anlaşarak bunu yapmak zorundayız. Tarikat vs şunu kesinlikle her genç arkadaşımın bilmesini isterim: Hangi inançtan olursa olsun inançların siyaset konusu olduğu bir yerde özgür düşüncede biter. İnançlara saygı göstereceğiz ve o inançlar siyasetin dışında olacak. Farklı şeyleri düşünebiliriz. Farklı anlayışlarımız olabilir, farklı inançlarınız da olabilir. Kişiyle tanrı arasındaki ilişkiyi bizim denememize sınamamıza ve onu sorgulamamıza veya onun yeterli olup olmadığını bilmemize zaten olanak yok. İnançlar farklıdır, inançları hayatın içine koyup koymamak o manevi dünyamızda yer alan bir olgudur. Onu günlük yaşamımızın içine koyduğumuz zaman ilişkiler çatışmaya dönüşebiliyor. Bu tehlikeye hepimizin dikkat etmesi gerekiyor diye düşünüyorum. Gençler siyasette diyorlar işte gençler kavga ediyorlar birbirlerine hakaret ediyorlar. Politikacılar kavga ediyorlar. Gençler de dolayısıyla televizyonları açtığı zaman siyasetten soğuyorlar. Eğer politikacılar kavga ederse gençlerin de kavga etmeleri zemin hazırlıyorlar gibi söylediğimiz odur. Aslında siyaset tartışma alanıdır, kavga alanı değildir. Neden tartışma alanıdır? Çünkü farklı görüşler tartışılacak farklı düşünceler tartışılacak. Dinleyen yurttaşlar kimin haklı olup olmadığını aynı şekliyle karar verecek. Ama ben size gerçekten burada Sayın Başbakanın kullanacağı bazı ifadeleri kullanmaktan utanırım. Ama kullanıyor Sayın Başbakan bunları. Şimdi kullanıyor da biz bu ifadelerin hiçbirisini kullanmıyoruz. Kavga olmamalı ama tartışma olmalı ama tartışma saygı içinde olmalı saygı gösterilerek olmalı bunun önderliğini de Sayın rahmetli Ecevit yapmıştır. Oldukça saygılı oldukça güzel bir üslup kullanarak toplumda bunu örnek almıştır aslında baktığınız zaman bizim o kavgadan değil dostluktan hoşgörüden yana olmamız 13

14 gereken bir siyaset anlayışını topluma egemen kılınması lazım onu yapacak olan da politikacılar. Ama gerginlik bazen politikacıların işine yarıyor toplum gerildikçe toplum kutuplaştıkça kendisine oy vermeyecek olan kitlelerin ve ortada kalan kitlelerin kendisine doğru bir çekim merkezi haline gelebileceğini düşünüyorum sorun da bu. Bu sorunu aşmak da toplumun elinde sizlerden tek isteğim var sandıkta o politikacıların ağzına kırmızıbiber sürün. Bir diğer soru gençlerde yeni bir yapılanma içinde değil niçin muhalefete muhalefet yapılıyor? CHP nin bir şansızlığı var şanssızlığı şu biz insanlara diyorsunuz ki işsizliğiniz var yoksulluğunuz var bunları çözeceğiz. Onlar diyorlar ki benim inancım var benim etnik kimliğim var. Biz diyoruz ki sizin inanç ve etnik kimliğinize saygılıyız. Ama siz işsizsiniz ama o işsizliğinizi unutmanız gerekmiyor. Bu yapı bizim çözmekte zorlandığımız bir yapı kalıpları yıkmak çok zor size bir örnek olay sunacağım. Bu örnek olay Türkiye de insanların yaşamı nasıl ve ne kadar sorguladıklarına çok tipik bir örnektir. Geçen Yasama döneminde Adalet ve Kalkınma Partisi bir yasa çıkardı 5310 sayılı Sosyal Sigortalar ve Yerel Sağlık Sigortası yasası. Bu yasanın bir maddesinde der ki Milli Gelir ne kadar artarsa artsın emekliye buradan pay verilmez. Emekli ne demektir bir, ikinci sınıf yurttaş demektir. Bu yasa çıktığında biz meclisi terk ettik. Dedik ki emekliye bunu yapamazsınız emekli de bu ülkenin birinci sınıf yurttaşıdır. Ona yaratılan katma değerden pay almak zorundadır. AKP nin oyu %34, seçim oldu AKP nin oyu oldu %41 e 9 milyon emekli var isterlerse tek bir siyasi partiyi iktidara getirebilirler. O zaman nedir bunu yapan güç nedir? İşte o etnik kimlik ve inanç dediğimiz siyaset alanına alınan iki alan insanların kafasında dar ve çözülmez kalıplar yaratıyor. Bunların kırılması o kadar zor ki bunları kıracağız. İnançlara saygılıyız diyoruz siz hayatı sorgulayın, şimdi geçinemiyoruz diye bize şikayet ediyorlar. İyi de bu yasa çıktığı zaman biz söyledik. Yapmayın bak siz bununla geçinemezsiniz daha da yoksullaşacaksınız dedik gidip oylarını kendilerini bitiren partiye verdiler büyük ölçüde. O zaman nedir siz doğruları ne kadar söylerseniz söyleyin o dar alanda insanların düşüncelerini hapsedildiği alandan o insanları çıkarmak son derece zor ama gideceğiz ama çalışacağız ama uğraşacağız, başkada seçeneğimiz yok. O nedenle biz her olumsuzluğu çözümüyle beraber halkı ikna edebileceğimiz onun anlayabileceği dille beraber götürebilirsek çözümü iktidar olma şansını yakabileceğimiz kanaatindeyim. Soru: Hep gençlerden bahsettik hani şeyin başından beri CHP nin mayıs ayında yapacağı kurultayda gençlere ne kadar yer verecek CHP ve bu değişim süresince neler sağlayacaklar? Bu kadro değişecek mi ayrıca yoksa kadro aynen devam mı edecek ve son bir sorum daha %10 barajı hakkında ne düşünüyorsunuz? Atılım Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Öğrencisi Sevgi Gök: Ben soru sormak istemiyorum bir olay anlatmak istiyorum. Yani seneye de seçimler var başıma gelen bir şeyi anlatacağım sizlere ben Marmarisliyim ve Marmaris te çok özel yani ultra ultra özel bir yatta hostes olarak çalışıyorum. İlk çalıştığım sene ilk müşterilerimden biri de Hacı Boydak tı İstikbal Bellona nın sahibi olan belki tanırsınız onları ağırladık. Teknemizin günlüğü 5 bin Euro civarında bir şey ve bir haftadan aşağıya kiralayamıyorsunuz. Yani 3 günde kalsanız 1 haftanın parasını ödüyorsunuz 35 bin Euro civarında bir şey ödüyorsunuz. Fakat Hacı Boydak Beyler tekneye geldiklerinde 10 gün kaldılar ve o zaman 2007 seçimleriydi yani seçim zamanındaydı. 14 günlük parası ödemek zorundaydılar 10 gün kaldılar. Çünkü seçimde oy vermek için çıkıp gideceklerdi ve gittiler. Onlar seçimde oy verebilmek için bu kadar acele edip o kadar parayı verip gidiyorlardı. Fakat binlerce yat binlerce tekne bunların içinde en az 6 14

15 tane personel var ve bizim o taraflar genelde CHP lidir yani bunu savunur görüş düşüncemiz böyledir. Biz oy kullanamadık kullanmadık çünkü çalışıyoruz. Diyor ki arkadaşlar biz oy kullanmak zorundayız. Mutlaka zorundayız yani onca insan gidip kullanıyorsa ben AKP ye gitmeliyim bir oy vermeliyim diyorsa bu kadar parayı bırakıp bizler de kullanmak zorundayız oyumuzu ve ben Ankara ya geldiğimde şunu gördüm. Bir başkent görmedim. Başkent başkent diyorlar geldim çok pişmanım işin açıkçası ve komşularım şöyle diyor işte ben AKP ye oyumu vermiyorum burada Melih Gökçek e oy veriyorum. Çünkü çok şey yaptı 15 yıldan beri. Bende anlatıyorum Hatice Teyze Fatma Abla ne yaptı 15 yıldan beri, ben geldim gördüm ama hiçbir şey göremedim yani buraya geldim hiçbir şey yok. Melih Gökçek burada yapması gerekeni yaptı. Yani bunları yapmak zorunda bir alt geçit bir üst geçit yaptı şunu yaptı bunu yaptı değil bunları yapmak zorunda bir Belediye Başkanı zaten, yani dikkat edelim seneye seçimler var oyumuzu kime verdiğimize çok dikkat edelim. Ulaşımda her konuda her şeyi eleştirmek gerekiyor. Hiçbir şekilde kendi düşüncelerimizi savunmuyoruz. Yani özel üniversitelerin hayatta başka bir yerde adı geçmiyor. Soru: Atatürk ün gençliğe verdiği önem ortada iken neden Cumhuriyet Halk Partisi nin mevcut yönetimi ve milletvekillerinin yaş ortalaması bu kadar yüksek bunun makul bir açıklamasını sizden bekliyorum. Soru: Ben Bilişim Sistemleri birinci sınıf hazırlık öğrencisiyim ve size bir anekdot sunmak istiyorum. Zeki Alaysa Metin Akpınar tiyatrosunun iki ayrı zamanını yani şuan ki durumumuza bize bağlamak istiyorum. 25 yıl öncesinden bahsediyor bir sarhoş gelmiş Beyoğlu İlkyardım Hastanesine kavga ettiği adamı anlatıyor Metin Akpınar da hasta bakıcı. Ha o senin dediğin SODEP lidir o SODEP li diyor onlar hala sizde mi birleşelim bizde mi birleşelim, seneye kadar bir karara varacaklar Allah bu memlekete sabır versin. Bu memleketi inşallah İnönü nün torununun çocuğu kurtarır o da belki diyordu. Yani gerçekten bunu gördük 30 yıla yakın bir zaman geçti. Özal zamanı gördük. Özal ı görünce pek çok şeyin de ne demek olduğunu anladık ve ardından hala bakıyoruz DSP var, CHP var, DSHP kuruldu, SHP vardı, Alevi delegasyonun yeni kuracağı bir parti var ve biz aslan Sosyal Demokratları artık tekrar bir arada görmek ve %42 leri tekrar ülkede görmek istiyoruz. Gençler bugünleri tekrar yaşamak istiyor öncelikle bunu söyleyeceğim ve sizin partinizde de diğer sosyal demokrat partilerden kişileri gelecek seçimde görecek miyiz bunu sormak istiyorum. Atılım Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğrencisi Alperen Kılıç: Belki konu basit kaçabilir fakat çok merak ediyorum. Geçen ay biliyorsunuz bir Altındağ da gecekondu ziyareti olmuştu. Sanırım siz de vardınız, milletvekilleri vardı daha sonra Sayın Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek demişti ki akrabalarını ziyaret ettiler. İşin aslı nedir sizden öğrenebilir miyiz? Kemal Kılıçdaroğlu: Mayıs Kurultayıyla ilgili sorular geldi şunu söyleyeyim bu kurultayda partinin yönetim anlayışı tümüyle değişiyor. Yeni bir parti tüzüğü kayda geçecek. O parti tüzüğüne göre partinin merkez yönetim kurulunda görev alacak olan genel başkan yardımcıları parti meclisinden belli konularda belirli olarak seçilecekler gençlik kollarından sorumlu gibi, ekonomiden sorumlu gibi, dış politikadan sorumlu genel başkan yardımcıları gibi her genel başkan yardımcısın da kendi altında bir uzman kadrosuyla çalışmasına olanak veriliyor. Eğer bu şekilde bir anlayış partide egemen olduğu gibi ve yasal kurultayda kabul edilirse partinin farklı hem sesle hem farklı yüzle ortaya çıkacağı kanısındayım. Oy kullanalım diye bir düşünce var elbette 15

16 oy kullanmamız gerekiyor. Keşke bütün yurttaşlarımız sandıklara gidip oy kullansalar ama geleneksel bir yapımız var bizim hava güzelse pikniğe gitmeliyiz oy kullanmayız. Ama onlar kesinlikle giderler oylarını kullanırlar keşke bizler de aynı sorumluluğu paylaşabilsek. Mademki gençlerden Atatürk ten söz ediyoruz. Niye milletvekillerinin yaş ortalaması bir hayli ileri ve gençler siyasete girmiyorlar diye soruldu. Aslında tabii girmesi gerekiyor. Gençlerin biraz daha siyasetin içinde aktif olmaları gerekiyor. Partilerin içine girmeleri gerekiyor gençlerin gençlik kollarının görev almaları ve orada daha yüksek daha güçlü bir ses çıkarmaları gerekiyor. Tabii gençlerin birden bire politikaya atılmalarını da çok kolay olmadığını da ifade edeyim. Çünkü örgütün tanınması veya seçimler olacaksa o seçimler için önceden çalışması ve çaba harcaması ve buna benzer birden fazla olay var ve seçime girmek için asgari bir gelirinin olması gerekiyor. Seçime girerken para ödüyorsunuz bir miktar partilere ödüyorsunuz, bir miktar kendi seçim harcamalarınız için bunu sağlıyorsunuz. O nedenle hani üniversiteyi her bitiren seçime girecek ve milletvekili olacak dersek biraz kendi kendimizi kandırmış oluruz. Hayatta tutunmak belli bir yer edinmek belli bir gelir elde etmek ve ondan sonra siyasete ilgi gösterip siyasette yer etmek belirli özgürlük içinde onları dile getirmek gerekiyor. Gençler bu açıdan mutlaka birilerinin siyaset gencin siyasetçi olması demek mutlaka milletvekili olacak diye de algılanmaması lazım. Gençler siyasetin her alanına girebilirler gençlik kollarında diğer alanlarda yer alabilirler elbette parlamentoda da görev yapmalı onların en doğal hakkı. Aslan Sosyal Demokratlar ne olacak diye birleşmiyorlar diye eleştirildi. Çok samimi düşüncemi söylüyorum bölünmenin tek bir şeyi var koltuk sevdası başkada bir şeyi yok. Bana kimse diğer sosyal demokrat partilerle CHP nin şu görüş ayrılığı vardır diye söylerse ben merak ediyorum hangi görüş ayrılığı var yok bir görüş ayrılığı. Bu milletvekili olmak galiba çok ilginç bir olay herkesin böyle ben olayım ben olayım diye ayrıştığı, bölündüğü, küstüğü, kavga ettiği bir alan olmaktan çıkarılmalı onun için baştan dedik siyasi partiler yasasının değişmesi ve siyasetin daha demokratik bir süreç içinde mutlaka yerini alması gerekiyor diye ifademin nedeni oydu. Gecekondu ziyaretiyle ilgili söylediniz: İlk gittiğimizde Altındağ da bir eve gittik. Bir arkadaşımızın akrabasıydı. Bir eve ziyarete giderken komşumuza bile haber veririz ona da haber verdik. Çünkü bize gözleme falan yapacaklardı. Biz geliyoruz bize gözleme hazırlayın dedik öyle gittik. Sayın Gökçek vay efendim oraya haberli gittiler. Oraya gittik doğru kadınlar vardı mahallede kadınlara haber verilmiş onlar da gelmişlerdi. Onlarla oturduk onlar dertlerini anlattılar biz söyledik dinledik. Gökçek dedi ki siz niye habersiz gitmiyorsunuz. Ertesi gün de habersiz gittik bu sefer habersiz gittik bir eve uğradık. Mahalleye gittik sokaktaki yurttaşlarla karşılaştık kadınlarla konuştuk onların dertlerini dinledik. Yani haberli habersiz çok önemli değil, önemli olan şu sosyal demokratların alt ve orta gelir gruplarına daha fazla gitmeleri gerekiyor. O insanların sorunlarını daha fazla ilgi göstermeleri gerekiyor. O insanlarla daha fazla kucaklaşmaları gerekiyor. Onları potansiyel AKP li müşterisi olarak görmemeleri gerekiyor. Toplumun her kesimine bizim mutlaka gitmemiz gerekiyor. Gidersek o insanlarla elbette beraber oluruz beraber oturur konuşuruz. Son bir şey daha vardı %10 barajı için ne düşünüyorsunuz diye. Benim kişisel kanaatim %10 barajının çok yüksek olduğu kanısındayım. Daha makbul düzeye çekilmesi AB standartlarına olabilir yani orada da oran vardır o orana çekilebilir. Çünkü %10 barajın sadece AKP ye hizmet eden bir baraj olduğu kanısında değilim. Ama tabii buna karar verecek olan bizden çok, mevcut çoğunluğu elinde tutan siyasal iktidar yani orada %10 barajı değiştirmediği sürece tek partisi olarak bizler diğer muhalefet partilerinin bu barajı değiştirme şansları söz konusu değildir. 16

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA Chp Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kahramanmaraş ın Elbistan İlçesi nde siyaseti sadece insan için yaptıklarını, iktidara gelmeleri halinde terörü sonlandırıp ülkeye huzuru getireceklerini

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Kılıçdaroğlu: İş adamı konuşuyor tehdit, gazeteci konuşuyor tehdit, belediye başkanı konuşuyor tehdit, ne olacak tehditlerin sonu? Tarih : 04.06.2011 -BATMAN MİTİNGİ- Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu,

Detaylı

10SORUDA AİLE SİGORTASI

10SORUDA AİLE SİGORTASI 10 SORUDA AİLE SİGORTASI T.C. ANAYASASI MADDE 60: Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir. Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar. 1. AİLE SİGORTASI Nedir? Aile Sigortası,

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Cumhuriyet Halk Partisi CHP ile, üniversitelerde okuyan gençlerin temsilcileri bir araya geldi, 15 sorun belirledi ve bu sorunların nasıl çözüleceği konusunda görüş birliğine vardı. Tarih : 04.12.2014

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu: Gezi Parkından dünyaya yansıyan ses daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi sesidir. Tarih : 15.06.2013 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye de görev yapan yabancı

Detaylı

TÜRKİYE DE KADINLARIN SİYASAL HAYATA KATILIM MÜCADELESİ VE POZİTİF AYRIMCILIK

TÜRKİYE DE KADINLARIN SİYASAL HAYATA KATILIM MÜCADELESİ VE POZİTİF AYRIMCILIK TÜRKİYE DE KADINLARIN SİYASAL HAYATA KATILIM MÜCADELESİ VE POZİTİF AYRIMCILIK TürkİYE KADIN DERNEKLERİ FEDERASYONU Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu 1976 Yılında kurulmuş ülke genelinde 50.500 üyesi

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI 7 Ocak 2015 İstanbul, Sabancı Center Sayın Konuklar, Değerli Basın Mensupları,

Detaylı

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri Eflref Ar kan Bildiğiniz gibi Almanya aile birleşiminin gerçekleşmesi konusunda göç yasasında bazı değişiklikler yapmıştır. Bu değişiklikleri eleştirenler ve olumlu görenler bulunmaktadır. Ben göç yasasının

Detaylı

DALKARA'DAN PAZARCIK TA GÖVDE GÖSTERİSİ

DALKARA'DAN PAZARCIK TA GÖVDE GÖSTERİSİ DALKARA'DAN PAZARCIK TA GÖVDE GÖSTERİSİ Cumhuriyet Halk Partisi 25.Dönem Kahramanmaraş Milletvekili Adayı Efsane Başkan Kamil Dalkara memleketi Pazarcık ta Gövde gösteri yaptı. CHP Kahramanmaraş Milletvekili

Detaylı

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi.

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. ANKET SONUÇLARI Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. Bu anket, çoğunluğu Ankara Kemal Yurtbilir İşitme Engelliler Meslek Lisesi öğrencisi olmak üzere toplam 130 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya

Detaylı

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi tarafından tam algılanmadığı, diğer bir deyişle aynı duyarlılıkla değerlendirilmediği zaman mücadele etmek güçleşecek ve mücadeleye toplum desteği sağlanamayacaktır.

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

Takdim. Bu, Türkiye nüfusu göz önüne alındığından her 90 kişiden birinin aday olması anlamına geliyor (TV, 17.00 Haberleri, 20.10.2013).

Takdim. Bu, Türkiye nüfusu göz önüne alındığından her 90 kişiden birinin aday olması anlamına geliyor (TV, 17.00 Haberleri, 20.10.2013). Takdim Biliyor musunuz? Bir televizyon haberine göre Türkiye de 2014 yerel seçimlerinde muhtar adaylarıyla birlikte 830 bin kişinin aday olması bekleniyordu. Bu, Türkiye de yaklaşık her 90 kişiden birinin

Detaylı

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi Murat Çokgezen Prof. Dr. Marmara Üniversitesi 183 SORULAR 1. Ne zaman, nasıl, hangi olayların, okumaların, faktörlerin veya kişilerin tesiriyle ve nasıl bir süreçle liberal oldunuz? 2. Liberalleşmeniz

Detaylı

Sevgi evlerinde kalan kardeşlerimize konser düzenledik. Huzurevi ziyaretlerimiz ara sıra oluyor,gönül Köprüsü diye bir proje de yer alıyoruz.

Sevgi evlerinde kalan kardeşlerimize konser düzenledik. Huzurevi ziyaretlerimiz ara sıra oluyor,gönül Köprüsü diye bir proje de yer alıyoruz. Hitit Üniversitesi Aktif Yaşam Kulübü olarak,engelli kardeşlerimize farklı eğlenceler düzenledik. Farkındalık programları yaptık, 2 yılda 5 okula kitap yardımında bulunduk. Sevgi evlerinde kalan kardeşlerimize

Detaylı

Bodrumlu seçmenden yoğun katılım

Bodrumlu seçmenden yoğun katılım Bodrumlu seçmenden yoğun katılım Kocadon ve CHP ye Demir, CHP ye katılan vatandaşlara rozet taktı CHP li Başkan Kocadon: Barışa en yakın parti CHP dir CHP li Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon, CHP

Detaylı

ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00

ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00 ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00 A. ANLATIM SORUSU (10 puan) Temsilde adalet yönetimde istikrar kavramlarını kısaca açıklayınız. Bu konuda

Detaylı

ACR Group. NEDEN? neden?

ACR Group. NEDEN? neden? ACR Group NEDEN? neden? CİNSİYET YÜZDE % Kadın Erkek 46,8 53,2 YAŞ - - - - - - 18-25 26-35 20,1 27,6 36-45 46-60 29,4 15,2 60+ 7,7 I. AMAÇ Bu çalışmanın amacı, aylık periyotlar halinde düzenlediğimiz,

Detaylı

Haziran 25. Medya ve Güven. Gündem. Tüm hakları gizlidir.

Haziran 25. Medya ve Güven. Gündem. Tüm hakları gizlidir. Haziran 25 Medya ve Güven 2013 Tüm hakları gizlidir. Gündem 1. Yöntem Bu araştırma Xsights Araştırma ve Danışmanlık, bu konu hakkında online araştırma yöntemiyle, toplamda 741 kişi ile bir araştırma gerçekleştirmiştir.

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Cumhuriyet Halk Partisi AB Konseyi Başkanı Herman Van Rompuy Türkiye de temaslarına CHP Lideri Kılıçdaroğlu ile görüşerek başladı. Görüşmeye katılan Loğoğlu açıklamalarda bulundu ve soruları yanıtladı.

Detaylı

İşten Atılan Asil Çelik İşçilerinin okuduğu basın açıklaması: 15/03/2012

İşten Atılan Asil Çelik İşçilerinin okuduğu basın açıklaması: 15/03/2012 15 Mart 2012 Perşembe günü işlerinden atılan Asilçelik işçileri Bursa nın Orhangazi ilçesi cumhuriyet meydanında basın açıklamasıyla İşimizi İstiyoruz talebini dile getirdikleri ve işlerine geri dönene

Detaylı

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor.

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor. OKUMA - ANLAMA: ÖĞRENCİLER HER GÜN NELER YAPIYORLAR? 1 Türkçe dersleri başladı. Öğrenciler her gün okula gidiyorlar, yeni şeyler öğreniyorlar. Öğretmenleri, Nazlı Hanım, her Salı ve her Cuma günü sınav

Detaylı

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI Sayın Katılımcılar, değerli basın mensupları Avrupa Konseyi

Detaylı

EMRE KÖROĞLU BAŞKANLIK İÇİN ADAYLIĞINI AÇIKLADI

EMRE KÖROĞLU BAŞKANLIK İÇİN ADAYLIĞINI AÇIKLADI EMRE KÖROĞLU BAŞKANLIK İÇİN ADAYLIĞINI AÇIKLADI EMRE KÖROĞLU CHP BODRUM İLÇE BAŞKANLIĞINA YENİLİKÇİ VE BAŞARI ODAKLI BİR SİYASET İÇİN ADAY OLDUĞUNU AÇIKLADI Emre Köroğlu 29 Kasım 2015 Pazar günü yapılacak

Detaylı

Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti

Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti Leyla Tavflano lu Çok sıklıkla Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan a gittiğim için olsa gerek beni bu oturuma konuşmacı koydular. Oraların koşullarını

Detaylı

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu v TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ÖNSÖZ Yirmi birinci yüzyılı bilgi teknolojisi çağı olarak adlandırmak ne kadar yerindeyse insan hakları çağı olarak adlandırmak da o kadar doğru olacaktır. İnsan

Detaylı

BURSA KENT KONSEYİ BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ NİN KATKILARIYLA

BURSA KENT KONSEYİ BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ NİN KATKILARIYLA BURSA KENT KONSEYİ BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ NİN KATKILARIYLA KENT KONSEYİ MEVZUATI YASA 5393 SAYILI BELEDİYE KANUNU (TC Resmi Gazete Tarih: 13 Temmuz 2005, Sayı 25874) Kent Konseyi MADDE 76 Kent Konseyi

Detaylı

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ Kendinizden biraz bahseder misiniz? -1969 yılında Elazığ'da dünyaya geldim. İlk orta ve liseyi orada okudum. Daha sonra üniversiteyi Van 100.yıl Üniversitesi'nde okudum. Liseyi

Detaylı

12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-BİROL BAŞARAN

12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-BİROL BAŞARAN 12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-İROL AŞARAN : Efendim : İyiyim sağol sen nasılsın : Çalışıyorum işte yaramaz birşey yok : Kim yazmış bunu : Kim yazmış bunu Milliyet te : Yani sen sen birşey yollamış mıydın

Detaylı

YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA GÜÇLÜ NÜN KONUŞMASI

YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA GÜÇLÜ NÜN KONUŞMASI KEMAL KILIÇDAROĞLU NUN KONUK KONUŞMACI OLDUĞU TOPLANTI YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA GÜÇLÜ NÜN KONUŞMASI 1 ARALIK 2014 İZMİR Cumhuriyet Halk Partisi nin çok değerli Genel Başkanı ve çalışma arkadaşları,

Detaylı

11.12.2015 Cuma İzmir Basın Gündemi. Edebiyattan sinemaya, sinemadan sosyolojiye Türkiye de sosyal bilimler

11.12.2015 Cuma İzmir Basın Gündemi. Edebiyattan sinemaya, sinemadan sosyolojiye Türkiye de sosyal bilimler 11.12.2015 Cuma İzmir Basın Gündemi Edebiyattan sinemaya, sinemadan sosyolojiye Türkiye de sosyal bilimler İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi, Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi, Akademik Düşünce Konferansları

Detaylı

İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ ANKARA TÜRKİYE DE SOL GELENEĞİNİ VE SİYASİ LİDERLİĞİ TARTIŞTI

İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ ANKARA TÜRKİYE DE SOL GELENEĞİNİ VE SİYASİ LİDERLİĞİ TARTIŞTI İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ ANKARA TÜRKİYE DE SOL GELENEĞİNİ VE SİYASİ LİDERLİĞİ TARTIŞTI Türkiye nin gündemine damgasına vuran önemli toplumsal ve politik konularının tartışıldığı İstanbul

Detaylı

İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ ANKARA DEMOKRATİKLEŞME SÜRECİNDE KÜRT VE ERMENİ MESELELERİNİ TARTIŞTI!

İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ ANKARA DEMOKRATİKLEŞME SÜRECİNDE KÜRT VE ERMENİ MESELELERİNİ TARTIŞTI! İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ ANKARA DEMOKRATİKLEŞME SÜRECİNDE KÜRT VE ERMENİ MESELELERİNİ TARTIŞTI! Türkiye nin önemli toplumsal ve politik konularının tartışıldığı İstanbul Aydın Üniversitesi

Detaylı

ISBN : 978-605-65564-3-2

ISBN : 978-605-65564-3-2 ISBN : 978-605-65564-3-2 1 Baba, Bal Arısı Gibi Olmak İstemiyorum ISBN : 978-605-65564-3-2 Ali Korkmaz samsun1964@hotmail.com Redaksiyon : Pelin GENÇ Dizgi/Baskı Kardeşler Ofset Matbaacılık Muzaffer Ceylandağ

Detaylı

Şöyle ki ; Etnik köken olsaydı Bir şiir yüzünden yere düşen yiğidi %85 oy ve Üç Millet Vekili ile Parlamentoya gönderilmezdi,

Şöyle ki ; Etnik köken olsaydı Bir şiir yüzünden yere düşen yiğidi %85 oy ve Üç Millet Vekili ile Parlamentoya gönderilmezdi, BELEDİYEDE II.SELİM DÖNEMİ Merhabalar ;Bildiğiniz gibi genelde mali konularda yazılar yazarak sizleri bilgilendirmekteyim Ancak;Bu günkü konumu siyasi içerikli olarak yerel seçim sonuçlarına ayırdım, Öncelikle

Detaylı

2 Ekim 2013, Rönesans Otel

2 Ekim 2013, Rönesans Otel 1 MÜSİAD Brüksel Temsilciliği Açı çılışı ışı 2 Ekim 2013, Rönesans Otel T.C. AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış,.... T. C. ve Belçika Krallığının Saygıdeğer Temsilcileri, 1 2 STK ların Çok Kıymetli

Detaylı

zaferin ve başarının getirdiği güzel bir tebessüm dışında, takdir belgesini kaçırmış olmanın verdiği üzüntü. Yanımda disiplinli bir öğretmen olarak bilinen ama aslında melek olan Evin Hocam gözüküyor,

Detaylı

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı - 'Büyük haber gazetecinin ayağına gelmezse o büyük haberin ayağına nasıl gider? - Söz ağzınızdan bir kez kaçınca rica minnet yemin nasıl işe yaramaz? - Samimi bir itiraf nasıl harakiri ye dönüştü? - Evren

Detaylı

Page 1 of 6. Öncelikle, Edirne de yaşanan sel felaketi için çok üzgünüz. Tüm Edirne halkına, şahsım ve üniversitem adına geçmiş olsun demek istiyorum.

Page 1 of 6. Öncelikle, Edirne de yaşanan sel felaketi için çok üzgünüz. Tüm Edirne halkına, şahsım ve üniversitem adına geçmiş olsun demek istiyorum. Page 1 of 6 Edirne Valisi Sayın Dursun Ali Şahin, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Sayın Recep Zıpkınkurt, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası nın değerli üyeleri ve temsilcileri, Bilgi birikimi ve üslubunu,

Detaylı

TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ SEPA 5

TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ SEPA 5 TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ SEPA 5 HAZİRAN 2012 Araştırmacılar Derneği üyesi olan GENAR, araştırmalarına olan güvenini her türlü denetime ve bilimsel sorgulamaya açık olduğunu gösteren Onur

Detaylı

E-demokrasi Projesi Anket Sonuçları

E-demokrasi Projesi Anket Sonuçları E-demokrasi Projesi Anket Sonuçları (Üniversite Gençleri İçin E-Demokrasi Projesi Anket Çalışması ) Sonuçlar Bu sorgudaki kayıt sayısı: 261 Anketteki toplam kayıt: 261 Toplama göre yüzde: 100.00% 1. Cinsiyetiniz?

Detaylı

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19 09/04/2010 BASIN BİLDİRİSİ Anayasa değişikliğinin Cumhuriyetin ve demokrasinin geleceği yönüyle neler getireceği neler götüreceği dikkatlice ve hassas bir şekilde toplumsal uzlaşmayla değerlendirilmelidir.

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Cumhuriyet Halk Partisi Kılıçdaroğlu: Başbakan ın yüreği yine hoplayacak ama doğalgazın bir kısmını bedava vereceğiz. Tarih : 22.02.2011 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu haftalık olağan TBMM grup toplantısında

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Mayıs 2010 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Mayıs 2010 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙ ΕΙΑΣ, ΙΑ ΒΙΟΥ ΜΑΘΗΣΗΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Eğitim, Hayatboyu Öğrenme ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri

Detaylı

"Satmam" demiş ihtiyar köylü, "bu, benim için bir at değil, bir dost."

Satmam demiş ihtiyar köylü, bu, benim için bir at değil, bir dost. Günün Öyküsü: Talih mi Talihsizlik mi? Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir adam yaşıyormuş. Çok fakirmiş. Ama çok güzel beyaz bir atı varmış. Kral bu ata göz koymuş. Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir

Detaylı

Yılın Filo Yöneticisi ödüllerinde Jüri Özel Ödülü Genel Müdürlüğümüzün oldu.

Yılın Filo Yöneticisi ödüllerinde Jüri Özel Ödülü Genel Müdürlüğümüzün oldu. Yılın Filo Yöneticisi ödüllerinde Jüri Özel Ödülü Genel Müdürlüğümüzün oldu. Capital ve Ekonomist Dergileri ile LeasePlan Türkiye Genel Müdürlüğü tarafından bu yıl ikincisi gerçekleştirilen Yılın Filo

Detaylı

ANAYASA DERSĐ (41302150) (2010-2011 GÜZ DÖNEMĐ YILSONU SINAVI) CEVAP ANAHTARI

ANAYASA DERSĐ (41302150) (2010-2011 GÜZ DÖNEMĐ YILSONU SINAVI) CEVAP ANAHTARI ANAYASA DERSĐ (41302150) (2010-2011 GÜZ DÖNEMĐ YILSONU SINAVI) CEVAP ANAHTARI ANLATIM SORULARI 1- Bir siyasal düzende anayasanın işlevleri neler olabilir? Kısaca yazınız. (10 p) -------------------------------------------

Detaylı

R A P O R. Doç. Dr. Fatih YARDIMCIOĞLU Arş. Gör. Furkan BEŞEL. Mayıs 2015

R A P O R. Doç. Dr. Fatih YARDIMCIOĞLU Arş. Gör. Furkan BEŞEL. Mayıs 2015 R A P O R 1 Doç. Dr. Fatih YARDIMCIOĞLU Arş. Gör. Furkan BEŞEL Mayıs 2015 Sunuş 4.264 kişi ile yüz yüze görüşme şeklinde yapılan anket bulgularına dayanan bu rapor, Mart- Nisan 2015 tarihinde Sakarya ilinin

Detaylı

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ 209 ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 20 Aralık 1993 tarihli ve 47/135 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

Biz Fakir Okuluz Bizim Velimiz Bize Destek Olmuyor Bizim Velimizi Sen Bilmezsin Biz Bağış Alamıyoruz Cümlelerini kurarken bir daha düşüneceksiniz.

Biz Fakir Okuluz Bizim Velimiz Bize Destek Olmuyor Bizim Velimizi Sen Bilmezsin Biz Bağış Alamıyoruz Cümlelerini kurarken bir daha düşüneceksiniz. Aşağıda Emek vererek Yazmış olduğumuz yazı ve bilgileri 5 dakika ayırıp okur inceler ve bizden ücretsiz bir örnek kayıt dosyası talep ederseniz. Biz Fakir Okuluz Bizim Velimiz Bize Destek Olmuyor Bizim

Detaylı

Emekliler Gelecek Stratejileri Konferansı

Emekliler Gelecek Stratejileri Konferansı Emekliler Gelecek Stratejileri Konferansı SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANI FATİH ACAR: -EMEKLİLERİMİZİN, EMEKLİLİK HAKLARINI EN İYİ ŞEKİLDE KULLANABİLMELERİ DEVLETİN ÖNDE GELEN GÖREVLERİ ARASINDADIR -EMEKLİLERİMİZ

Detaylı

Böylesine anlamlı ve sevinçli bir günde sizlerle birlikte olmaktan mutluluk duyuyorum. Türkiye İş Bankası adına sizleri kutluyorum.

Böylesine anlamlı ve sevinçli bir günde sizlerle birlikte olmaktan mutluluk duyuyorum. Türkiye İş Bankası adına sizleri kutluyorum. Sayın Kaymakam, Sayın Belediye Başkanı, Sayın Milli Eğitim Müdürü, Darüşşafaka Cemiyeti nin Sayın Başkanı ve Yöneticileri, Saygıdeğer Öğretmenlerimiz, Darüşşafaka daki temel öğrenimlerini başarıyla tamamlayıp,

Detaylı

frekans araştırma www.frekans.com.tr

frekans araştırma www.frekans.com.tr frekans araştırma www.frekans.com.tr FARKLI KİMLİKLERE VE YAHUDİLİĞE BAKIŞ ARAŞTIRMASI 2009 Çalışmanın Amacı Çalışma Avrupa Birliği tarafından finanse edilen Türk Yahudi Cemaati ve Yahudi Kültürünü Tanıtma

Detaylı

BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU CHP NİN HİÇ DEĞİŞMEYEN 2 ÖZELLİĞİ İL SİYASİ VE HUKUKİ İŞLER BAŞKANLIĞI YIL: 2012 SAYI : 161 5-12 KASIM 2012. 3 te.

BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU CHP NİN HİÇ DEĞİŞMEYEN 2 ÖZELLİĞİ İL SİYASİ VE HUKUKİ İŞLER BAŞKANLIĞI YIL: 2012 SAYI : 161 5-12 KASIM 2012. 3 te. AZİZ BABUŞCU AK PARTİ İL BAŞKANI CHP NİN HİÇ DEĞİŞMEYEN 2 ÖZELLİĞİ 4 te AK YIL: 2012 SAYI : 161 5-12 KASIM 2012 BÜLTEN İL SİYASİ VE HUKUKİ İŞLER BAŞKANLIĞI T E Ş K İ L A T İ Ç İ H A F T A L I K B Ü L T

Detaylı

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim 1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim Türkiye de 2007 genel milletvekili seçimlerine ilişkin değerlendirme yaparken seçim sistemine değinmeden bir çözümleme yapmak pek olanaklı değil. Türkiye nin

Detaylı

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf ilk yar'larımızın sevgili dostları, ilkyar desteklerinizle giderek büyüyen bir aile olarak varlığını sürdürüyor. Yeni yeni ilk yar'larımızla tanışırken bir taraftan fedakar gönüllülerimizi, ve bir zamanlar

Detaylı

Üniversite Gençleri İçin E-Demokrasi Projesi Anket Çalışması

Üniversite Gençleri İçin E-Demokrasi Projesi Anket Çalışması Üniversite Gençleri İçin E-Demokrasi Projesi Anket Çalışması Bu ankette 30 soru var Grup 1 1 [1]Cinsiyetiniz? Erkek Kadın 2 [2]Yaş aralığınız? 17-22 23-30 30 ve üzeri 3 [3]Ailenizin Gelir düzeyi (Maaş,

Detaylı

Göç yani hicret dini bir vazifedir.insanların dinlerini daha iyi yaşamaları,hayatlarını devam ettirebilmeleri için göç bir ihtiyaçtır.

Göç yani hicret dini bir vazifedir.insanların dinlerini daha iyi yaşamaları,hayatlarını devam ettirebilmeleri için göç bir ihtiyaçtır. TÜRKİYE'DEKİ GÖÇLER VE GÖÇMENLER Göç güçtür.hem güç ve zor bir iştir hem de güç katan bir iştir. Göç yani hicret dini bir vazifedir.insanların dinlerini daha iyi yaşamaları,hayatlarını devam ettirebilmeleri

Detaylı

"Kentsel Dönüşümün Anahtarı Kooperatiflerde"

Kentsel Dönüşümün Anahtarı Kooperatiflerde "Kentsel Dönüşümün Anahtarı Kooperatiflerde" 16 Ağustos 2014 Haber Linki: http://www.egemetropolgazetesi.com/haber/kentsel-donusumun-anahtari-kooperatiflerde-17554.html S.S. Batı Anadolu Konut Yapı Kooperatifleri

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu İstanbul da Dünya İş Konseyi Liderler toplantısında soruları yanıtlarken, Devlet kinle, öfkeyle, duygularla, önyargıyla yönetilmez, akılla ve mantıkla

Detaylı

3647 SAYILI ve 2008 (3647/2008) TARİHLİ YUNANİSTAN VAKIFLAR YASASI VE UYGULAMALARI

3647 SAYILI ve 2008 (3647/2008) TARİHLİ YUNANİSTAN VAKIFLAR YASASI VE UYGULAMALARI Yrd. Doç. Dr. Turgay CİN* 3647 SAYILI ve 2008 (3647/2008) TARİHLİ YUNANİSTAN VAKIFLAR YASASI VE UYGULAMALARI Ortodoks Hıristiyanlık hukukunda vakıf var mı, yok mu, bir sorgulayın. Birinci sorum bu Hıristiyan

Detaylı

İNSAN HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ

İNSAN HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ İNSAN HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ Yönetmen Berat İlk Kurgu-Montaj Mehmet Kocaoğlu Çizer Oğuz Demir Tasarım Pelin Telyak Seslendiren; Gülce Şengül Bu çalışma İstanbul Hollanda Konsolosluğu nun ve İstanbul

Detaylı

İLETİŞİM TEKNİKLERİ UYGULAMALARI

İLETİŞİM TEKNİKLERİ UYGULAMALARI İLETİŞİM TEKNİKLERİ UYGULAMALARI Ne söylediğinizi önce siz anlayın, Ne istediğinizi bilin, İletişim kurduğunuz kişi yada kişilerin durumunu iyi gözlemleyin, uygun olunmayan bir zamanda iletişim kurmaya

Detaylı

Sizleri şahsım ve TOBB adına saygıyla selamlıyorum. Biliyorsunuz başkasına gönderilen selam kişinin üzerine emanettir.

Sizleri şahsım ve TOBB adına saygıyla selamlıyorum. Biliyorsunuz başkasına gönderilen selam kişinin üzerine emanettir. Sayın Sizleri şahsım ve TOBB adına saygıyla selamlıyorum. Biliyorsunuz başkasına gönderilen selam kişinin üzerine emanettir. Başkanımız Rifat Hisarcıklıoğlu TUSAF yönetimi başta olmak üzere, kongremizin

Detaylı

Sayın Büyükelçiler, Değerli Kongre üyeleri, Çok değerli dostum Sayın Zügayir ve Brosh, Kıymetli basın mensupları,

Sayın Büyükelçiler, Değerli Kongre üyeleri, Çok değerli dostum Sayın Zügayir ve Brosh, Kıymetli basın mensupları, Sayın Büyükelçiler, Değerli Kongre üyeleri, Çok değerli dostum Sayın Zügayir ve Brosh, Kıymetli basın mensupları, Ankara Forumunun beşinci toplantısını yaptığımız için çok mutluyum. Toplantıya ev sahipliği

Detaylı

Başlamadan, önce KMO Yönetim Kurulu ve şahsım adına sizleri sevgi ve saygı ile selamlarım.

Başlamadan, önce KMO Yönetim Kurulu ve şahsım adına sizleri sevgi ve saygı ile selamlarım. Sayın Birlik Başkanım, Odamızın Değerli Yöneticileri, Sevgili Öğrenci Arkadaşlarım; Başlamadan, önce KMO Yönetim Kurulu ve şahsım adına sizleri sevgi ve saygı ile selamlarım. İstanbul dan, İzmir den, Sivas

Detaylı

ARAŞTIRMA GRUBU. Prof. Dr. Özer SENCAR Prof. Dr. İhsan DAĞI Prof. Dr. Doğu ERGİL Dr. Sıtkı YILDIZ Dr. Vahap COŞKUN MAYIS - 2011

ARAŞTIRMA GRUBU. Prof. Dr. Özer SENCAR Prof. Dr. İhsan DAĞI Prof. Dr. Doğu ERGİL Dr. Sıtkı YILDIZ Dr. Vahap COŞKUN MAYIS - 2011 ARAŞTIRMA GRUBU Prof. Dr. Özer SENCAR Prof. Dr. İhsan DAĞI Prof. Dr. Doğu ERGİL Dr. Sıtkı YILDIZ Dr. Vahap COŞKUN MAYIS - 2011 Bu rapor Mayıs-2011 araştırmasının II. kısmıdır. Araştırmanın bu kısmında;

Detaylı

İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını

İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını denetleyen en yüksek organ ise devlettir. Hukuk alanında birlik

Detaylı

Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu

Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu Hayallere inanmam, insan çok çalışırsa başarır Pelin Tüzün, Bebek te üç ay önce hizmete giren Şef makbul Ev Yemekleri nin

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUHARREM YILMAZ IN DEMOKRASİNİN KURUMSALLAŞMASI VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ KONFERANSI AÇILIŞ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUHARREM YILMAZ IN DEMOKRASİNİN KURUMSALLAŞMASI VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ KONFERANSI AÇILIŞ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUHARREM YILMAZ IN DEMOKRASİNİN KURUMSALLAŞMASI VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ KONFERANSI AÇILIŞ KONUŞMASI 27 Kasım 2013 The Marmara Taksim Oteli, İstanbul Sayın Konuklar, Değerli

Detaylı

11- Tasarlayacağımız yer hakkında bilgilere nasıl ulaşabiliriz? Yanıt-11 Lütfen şartnameyi bir kez daha inceleyiniz.

11- Tasarlayacağımız yer hakkında bilgilere nasıl ulaşabiliriz? Yanıt-11 Lütfen şartnameyi bir kez daha inceleyiniz. Değerli Akademisyen ve Öğrenciler. Çalışmaların son teslim tarihinin 15 Haziran 2012 olduğunu bir kez daha hatırlatmak isteriz. Basılı şartname sayfa 10 daki 1 Ağustos günü deyişini lütfen dikkate almayınız.

Detaylı

KPSS'de çok konuşulan 'vitamin' sorusu ve çözümü

KPSS'de çok konuşulan 'vitamin' sorusu ve çözümü On5yirmi5.com KPSS'de çok konuşulan 'vitamin' sorusu ve çözümü Kaç gündür bir 'vitamin' sorusudur gidiyor. İşte geçtiğimiz günlerde yapılan KPSS sorularında yer alan 'vitamin' sorusu ve çözümü... Yayın

Detaylı

OSMANİYE KAHRAMANMARAŞLILAR YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİNE GÖRKEMLİ AÇILIŞ.

OSMANİYE KAHRAMANMARAŞLILAR YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİNE GÖRKEMLİ AÇILIŞ. OSMANİYE KAHRAMANMARAŞLILAR YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİNE GÖRKEMLİ AÇILIŞ. Osmaniye de yaşayan Kahramanmaraş lılar tarafından kurulan Osmaniye Kahramanmaraşlılar Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği nin

Detaylı

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik KISKANÇLIK KRİZİ > > ADAM - Kiminle konuşuyordun? > > KADIN - Tanımazsın. > > ADAM - Tanısam sormam zaten. > > KADIN - Tanımadığın birini neden soruyorsun? > > ADAM - Tanımak için. > > KADIN - Peki...

Detaylı

------------- İSLAM DÜNYASI ------------- İSTANBUL ÖDÜLLERİ SUNUŞ

------------- İSLAM DÜNYASI ------------- İSTANBUL ÖDÜLLERİ SUNUŞ ------------- İSLAM DÜNYASI ------------- İSTANBUL ÖDÜLLERİ SUNUŞ İslam Ülkeleri Düşünce Kuruluşları Platformu (İSTTP); TASAM öncülüğünde İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi devletlerin temsilcileri ile dünyanın

Detaylı

Kapitalistler Halka İstemediği Bir Şeyi Satabilir mi?

Kapitalistler Halka İstemediği Bir Şeyi Satabilir mi? Kapitalistler Halka İstemediği Bir Şeyi Satabilir mi? Aslam Effendi Tota 1, kapitalistlerin reklamların gücüyle, gerçekten ihtiyaçları olmasa bile her çeşit malı insanlara satabileceklerine inanır mısın?

Detaylı

Sayın Bülent SOYLAN Yeminli Mali Müşavir (E. Hesap Uzmanı)

Sayın Bülent SOYLAN Yeminli Mali Müşavir (E. Hesap Uzmanı) Yeminli Mali Müşavir (E. Hesap Uzmanı) 12.11.2011, Şişli-İstanbul 108 Dursun Ali Yaz Özgeçmiş PTT çalışanı olan babasının memuriyeti dolayısıyla bulunduğu Adapazarı nda 1949 yılında doğdu.baba tarafından

Detaylı

Araştırmanın Künyesi;

Araştırmanın Künyesi; Araştırmanın Künyesi; Araştırma; 05 06 Nisan 2008 günleri Türkiye nin 7 coğrafi bölgesinde, 26 il ve 68 ilçede bunlara bağlı 81 mahalle ve köyde, 18 yaş ve üstü seçmen nüfusunu temsil eden 724 ü kadın

Detaylı

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz.

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz. Bozuk Paralar KISA FİLM Yaşar AKSU İLETİŞİM: (+90) 0533 499 0480 (+90) 0536 359 0793 (+90) 0212 244 3423 SAHNE 1. OKUL GENEL DIŞ/GÜN Okulun genel görüntüsünü görürüz. Belki dışarı çıkan birkaç öğrenci

Detaylı

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 8 (ΟΚΣΩ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή:

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 8 (ΟΚΣΩ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή: ΚΥΠΡΙΑΚΗ ΔΗΜΟΚΡΑΤΙΑ ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΓΙΔΤΘΤΝΗ ΜΔΗ ΔΚΠΑΙΓΔΤΗ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ ΜΑΘΗΜΑ: ΣΟΤΡΚΙΚΑ ΕΠΙΠΕΔΟ: Γ ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011

Detaylı

MEZUNLARIMIZIN OKULUMUZ HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİ

MEZUNLARIMIZIN OKULUMUZ HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİ MEZUNLARIMIZIN OKULUMUZ HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİ Onur BİÇER Yüksekokulumuza 2006 yılında görevime başlamış olup 2008 yılında kazanmış olduğum muhasebe ve vergi uygulamaları (İÖ) Programını okuyup 2010 yılında

Detaylı

Sosyal Araştırmalar Enstitüsü 1 Kasım 2015 Genel Seçim Sandık Sonrası Araştırması

Sosyal Araştırmalar Enstitüsü 1 Kasım 2015 Genel Seçim Sandık Sonrası Araştırması Sosyal Araştırmalar Enstitüsü 1 Kasım 2015 Genel Seçim Sandık Sonrası Araştırması 4 Kasım 2015 Not: bu dosyada iletilen veriler görselleştirilirken slide da belirtilen logo, örneklem bilgisi (n=) ve Ipsos

Detaylı

YENİ AKİT GAZETESİ İNTERNET SAYFASINDAKİ 16 03 2015 TARİHLİ HABERE İLİŞKİN YORUMUM AŞAĞIDADIR. Erdoğan: Bedeli suç işleyen ödesin

YENİ AKİT GAZETESİ İNTERNET SAYFASINDAKİ 16 03 2015 TARİHLİ HABERE İLİŞKİN YORUMUM AŞAĞIDADIR. Erdoğan: Bedeli suç işleyen ödesin YENİ AKİT GAZETESİ İNTERNET SAYFASINDAKİ 16 03 2015 TARİHLİ HABERE İLİŞKİN YORUMUM AŞAĞIDADIR Erdoğan: Bedeli suç işleyen ödesin Erdoğan, Balıkesir Ekonomi Ödülleri Töreni nde konuştu: Ben diyorum ki,

Detaylı

HAZİRAN 2012 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

HAZİRAN 2012 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili HAZİRAN 2012 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Mersin CHP İl Kongresine katılarak bir konuşma

Detaylı

ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΙΓΡΤΜΑ ΓΙΑΥΔΙΡΙΗ ΑΠΟΓΔΤΜΑΣΙΝΩΝ ΚΑΙ ΒΡΑΓΙΝΩΝ ΔΠΙΜΟΡΦΩΣΙΚΩΝ ΠΡΟΓΡΑΜΜΑΣΩΝ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ

ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΙΓΡΤΜΑ ΓΙΑΥΔΙΡΙΗ ΑΠΟΓΔΤΜΑΣΙΝΩΝ ΚΑΙ ΒΡΑΓΙΝΩΝ ΔΠΙΜΟΡΦΩΣΙΚΩΝ ΠΡΟΓΡΑΜΜΑΣΩΝ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΙΓΡΤΜΑ ΓΙΑΥΔΙΡΙΗ ΑΠΟΓΔΤΜΑΣΙΝΩΝ ΚΑΙ ΒΡΑΓΙΝΩΝ ΔΠΙΜΟΡΦΩΣΙΚΩΝ ΠΡΟΓΡΑΜΜΑΣΩΝ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΣΕΛΙΚΕ ΕΝΙΑΙΕ ΓΡΑΠΣΕ ΕΞΕΣΑΕΙ ΥΟΛΙΚΗ ΥΡΟΝΙΑ: 2012-2013 Μάθημα: Σοσρκικά

Detaylı

Türkiye de çocuk, çocuk olmak ve. Türkiye de Çocuk Çalışmaları Konferansı 25.01.2013, ODTÜ Emrah Kırımsoy

Türkiye de çocuk, çocuk olmak ve. Türkiye de Çocuk Çalışmaları Konferansı 25.01.2013, ODTÜ Emrah Kırımsoy Türkiye de çocuk, çocuk olmak ve Türkiye de Çocuk Çalışmaları Konferansı 25.01.2013, ODTÜ Emrah Kırımsoy Türkiye de çocuk, çocuk olmak ve Mitler «Gelecek nesil!» «Bugünün küçüğü yarının büyüğü.» «Çocuklar

Detaylı

Bu devlet KPSS 50 ile Sağlık memuru, KPSS 40 ile imam atıyor. 20 BİN İŞSİZ ZIRAAT MÜHENDİS VAR.. Gıda tarım ve Hayvancılık bakanlığını da da 23 bin

Bu devlet KPSS 50 ile Sağlık memuru, KPSS 40 ile imam atıyor. 20 BİN İŞSİZ ZIRAAT MÜHENDİS VAR.. Gıda tarım ve Hayvancılık bakanlığını da da 23 bin Bu devlet KPSS 50 ile Sağlık memuru, KPSS 40 ile imam atıyor. 20 BİN İŞSİZ ZIRAAT MÜHENDİS VAR.. Gıda tarım ve Hayvancılık bakanlığını da da 23 bin kadro açığı varmış.. Neden bizi almıyorlar.. lütfen baskı

Detaylı

BİZ KİMİZ? ODTÜ Atatürkçü Düşünce Topluluğu, Atatürk ü ve ideolojisini daha iyi tanımak ve tanıtmak için 1989 yılında ODTÜ Kültür İşleri Müdürlüğü bünyesinde kurulmuş olan bir düşünce topluluğudur. Atatürkçü

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΕΘΝΙΚΗΣ ΠΑΙ ΕΙΑΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Milli Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM

Detaylı

ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI Ve TÜRKİYE ÜZERİNE ETKİLERİ

ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI Ve TÜRKİYE ÜZERİNE ETKİLERİ ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI Ve TÜRKİYE ÜZERİNE ETKİLERİ ÇERÇEVE SUNU Gülçiçek ÖZKORKMAZ Başkanlık Baş Danışmanı Mukim Özel Temsilciler Direktörü ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI ve TÜRKİYE ÜZERİNE

Detaylı

Meclis'te sık sık. Babası yoksa

Meclis'te sık sık. Babası yoksa 4 NİSAN 2013 www.reisgida.com.tr Babası yoksa CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç'in, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan a yönelik sözleri TBMM Genel Kurulu'nda gerginliğe neden oldu. Genç, eleştirileriyle

Detaylı

AKP ye Soruyoruz CHP EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI

AKP ye Soruyoruz CHP EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI AKP ye Soruyoruz CHP EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI AKP, Kendinden Önceki 42 Hükümetin, 56 Yılda Kullandığı Paranın 2 Katından Fazla Parayı 10,5 Yılda Kullandı Türkiye de, çok partili

Detaylı

Son 5 Yılda Türkiye Medyasında İnsan Hakları ve Nefret Söylemi. Şubat 2015

Son 5 Yılda Türkiye Medyasında İnsan Hakları ve Nefret Söylemi. Şubat 2015 Son 5 Yılda Türkiye Medyasında İnsan Hakları ve Nefret Söylemi Şubat 2015 Son 5 Yılda Türkiye Medyasında İnsan Hakları ve Nefret Söylemi Medya ve İletişim Merkezi İstanbul Enstitüsü İstanbul Enstitüsü

Detaylı

2015 Genel Seçim Sandık Sonrası Araştırması

2015 Genel Seçim Sandık Sonrası Araştırması Sosyal Araştırmalar Enstitüsü için gerçekleştirilmiştir. 2015 Genel Seçim Sandık Sonrası Araştırması 8 Haziran 2015 2015 Ipsos. Tüm Hakları Saklıdır. Bu dosya içeriği, Ipsos'un izni olmaksızın medya da

Detaylı

AĞUSTOS 2015 GÜNDEM ARAŞTIRMASI NA DAİR

AĞUSTOS 2015 GÜNDEM ARAŞTIRMASI NA DAİR AĞUSTOS 2015 GÜNDEM ARAŞTIRMASI NA DAİR Marpoll Kamuoyu Araştırma Şirketi, kamuoyunu yani halkın kanaatlerini karar alıcıların ve uygulayıcıların meşruiyetini sürdüren önemli bir faktör olarak görmektedir.

Detaylı

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,

Detaylı

ÇEVRENİN GENÇ SÖZCÜLERİ

ÇEVRENİN GENÇ SÖZCÜLERİ ÇEVRENİN GENÇ SÖZCÜLERİ KENTSEL DÖNÜŞÜM Öğrencinin adı- soyadı: ERDEM EGE MARAŞLI Proje Danışmanı: MÜGE SİREK Bahçeşehir - İSTANBUL Kentsel Dönüşüm Son günlerde haberlerde gazetelerde çok fazla rastladığımız

Detaylı