A.B.D. SEC MLER 2004

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "A.B.D. SEC MLER 2004"

Transkript

1 A.B.D. SEC MLER 2004

2 Kapak: Bir asr a k n süredir Amerikal seçmenlerin yakalar kampanya rozetleriyle süslenmi tir. Bu sadece ba kanl k seçimlerinin canl l n n de il ayn zamanda güç ve duygusall n n da bir simgesidir. Yan sayfa: Beyaz Saray, Washington, D.C. Ç NDEK LER Sayfa 2 Sayfa 7 Sayfa 12 Sayfa 16 Sayfa 18 Sayfa 22 Sayfa 27 Sayfa 31 Sayfa 35 Sayfa 37 GENEL YAYIN MÜDÜRÜ: George Clack ED TÖR: Paul Malamud SANAT YÖNETMEN /TASARIMCISI: Thaddeus A. Miksinski, Jr. RES M YÖNETMEN : Joann Stern A.B.D. DE S YAS PART LER JOHN F. BIBBY BA KANLIÊA ADAY BEL RLENMES VE AMER KAN DEMOKRAS S STEPHEN J. WAYNE A.B.D. SEÇ M USULLER MICHAEL W. TRAUGOTT 2004 SEÇ M TAKV M THOMAS MANN LE 2004 SEÇ M KAMPANYASI HAKKINDA SÖYLE PAUL MALAMUD KONGRE SEÇ MLER JOHN H. ALDRICH SEÇ M ANKETLER, EKSPERLER VE 2004 SEÇ MLER JOHN ZOGBY KAMPANYA F NANSMAN DURUMU JOSEPH E. CANTOR SEÇ MLER SÖZLÜÊÜ B BL OGRAFYA VE NTERNET S TELER FOTO RAF KAYNAKLARI All engravings courtesy Bureau of Printing and Engraving. Cover and inside cover: courtesy New York Historical Society. 2: HultonArchive by Getty Images. 3: HultonArchive by Getty Images. 4: HultonArchive by Getty Images (4). 5: HultonArchive by Getty Images (3). 7: Getty Images. 8: Krause Publications (2); Bettmann/CORBIS. 9: REUTERS. 10: (George Bush): Stephen Crowley/The New York Times. 11: CORBIS; Krause Publications (2). 12: Republished with permission of The Globe Newspaper Company, Inc. Vincent Laforet/The New York Times. 13: REUTERS; Shane Young/The New York Times Suzanne DeChillo/The New York Times Andrew Itkoff/The New York Times Rob Crandall/The Image Works. 14: Jenni Girtman/Atlanta Journal Constitution Jim West/The Image Works. 15: AFP/CORBIS : Richard Anderson. 23: AP/Wide World Photos Doug Mills/The New York Times. 25: Doug Mills/The New York Times; AP/Wide World Photos (3). 26: AP/Wide World Photos c AFP/CORBIS. 27: CORBIS Bettmann/CORBIS Philip Jones Griffiths/Magnum Photos. 28 Getty Images. 29: Bob Daemmrich/The Image Works (2) 30: c Brooks Kraft/CORBIS courtesy Meet the Press (2). 31: Paul Hosefros/The New York Times REUTERS. 33: AP/Wide World Photos REUTERS Mark Peterson/CORBIS SABA. 34: AP/Wide World Photos. 37: (George Bush portrait): Najlah Feanny/CORBIS SABA. Back cover: courtesy New York Historical Society. A.B.D. SECiMLERi 2004 Bu yay n, A.B.D. nin seçim uygulamalar ve gelenekleri konusunda bilgi sahibi olmayan ki ilere Amerikan seçim süreçleri hakk nda genel tan t m bilgileri sa lamak amac yla haz rlanm t r. A.B.D. Seçimleri 2004 ü haz rlamak için, ço u siyaset bilimci olan yedi uzmandan, farkl seçim sistemlerine sahip uluslararas toplum üyelerine önümüzdeki Amerikan seçimlerinin önemli özelliklerini aç klamalar n istedik. John F. Bibby tart may, Amerikan sisteminde siyasi partilerin rolünü gözden geçirerek ba lat yor. Partiler, 1789 tarihli Amerikan Anayasas nda yer almamalar na ra men, 1800 lü y llar n ba lar nda, ilk kurulu lar ndan beri geli- erek Amerikan demokrasisinin temel özelliklerinden biri haline gelmi tir. Baz kimseler Amerikan yönetiminin istikrar n n kayna n, yüzy ld r siyasi alana hakim iki partinin mevcudiyetine ba lamaktad r. kinci olarak Stephen Wayne, uzun süreli Ba kanl k kampanyas n ve aday gösterme sürecini aç kl yor. Amerikan seçim sisteminin, partilerin aday seçim kongreleri ve aday yoklamalar gibi Anayasada yer almayan ana unsurlar ndan büyük bir k sm, Amerika Cumhuriyeti nin ilk y llar nda temeli at lm olan tarihi geli menin sonucunda ortaya ç km t r. Michael W. Traugott, daha sonra, seçim kurumlar n n uygulad seçmenleri kaydetme, oylar sayma, oy pusulas n yap land rma yöntemlerini tart arak, adaletin ne ekilde sa land n ayr nt l olarak aç kl yor. Brookings Institution da görevli ünlü siyasi analist Thomas Mann la görü memizin ana konusu önümüzdeki seçimler olmu tur. Ocak 2004 tarihli ilk Ba kan aday n seçme kozas ndan birkaç ay önce görü tü ümüz Mann, önümüzdeki seçimlerde hangi konulara dikkat edilmesi gerekti ini aç kl yor. John H. Aldrich, 2004 y l nda, Ba kanl k seçimlerinin yan s ra, Temsilciler Meclisi ndeki 435 üyenin ve Senatodaki 100 üyenin üçte birinin de seçilece ini hat rlat yor. Seçimler ayr ca Valileri, Belediye Ba kanlar n ve eyalet yasama organlar n da kapsayacak. Seçimleri ilginç k lan bir nokta da Beyaz Saray a gelecek olan parti ile Kongre Meclisleri nden birine veya ikisine hakim olan partilerin farkl olma ihtimalidir. A.B.D. de yürütme ve yasama organlar n n seçimi, parlamenter sistemlerden farkl olarak, birbirinden ba ms z olarak gerçekle mektedir. Son olarak, modern seçimlerde hayati önem kazanm olan bir sürecin iki boyutunu inceliyoruz: kamuoyu ara t rmalar ve seçim kampanyas finansman mevzuat. Kamuoyu ara t rma uzman John Zogby, ara t rma sonuçlar n n adaylar n seçmenlerin önemli buldu u konular saptamas na yard mc oldu unu fakat, sonuçlar tahmin etme alan nda kötüye kullan labilece ini veya yanl yorumlanabilece ini de belirtiyor. Joseph E. Cantor, seçimlerdeki masraf ve katk lar düzenleyen karma k yasalar k saca aç kl yor 2000 y l Ba kanl k seçimlerinde 607 milyon dolar harcanm t. Siyasi kampanyalar n düzenlenmesi, Amerikanl lar n iki ana de er unsuru aras nda do abilecek çat ma konusunu da içermektedir: Amerikan Anayasas n n Birinci Düzeltme Maddesi (Amendment) olan konu ma özgürlü ü ve tüm adaylara adil ve e it f rsatlar tan nmas n sa lamak konusu. Yazarlar n birço unun belirtti i gibi, Amerikan seçim sisteminin bir kaç yüzy ll k özelli i, ayn zamanda modernle me ve de i iklik ihtiyac na da cevap veren temel istikrar unsurudur. Tüm dünyadaki okurlar n, bu kitapç n önümüzdeki aylarda geli melerini izleyece imiz 2004 seçimlerinin tarihi içeri i ve seçim kampanyas n n özellikleri alan ndaki rehberli ini yararl bulaca n ümit ediyoruz. 3

3 A.B.D. DE S YAS PART LER JOHN F. BIBBY George Washington Federalist (Ba kan, ) Altta: Büyük Ulusal bayra, 1880; ba kan aday (ba ar l ) General James A. Garfield ve önerilen Ba kan Yard mc s Chester A. Arthur un foto raf yla. yayg n olsa da, seçimlerin ço- unda sendika üyelerinin en az üçte birinin lere oy vermeleri beklenmektedir y ll nda Parti, sendika oylar n n %46 s n alm t r y l nda sendika üyeleri ve aile fertlerinin %37 si lere oy vermi tir. Genellikle gelir seviyesi art nca lara verilen destek azald halde, partili Ba kan- Amerika Cumhuriyeti nin kurucular 1787 y l nda Anayasay haz rlad klar nda, siyasi partilere yönetimde bir rol öngörmemi lerdi. Aksine, Cumhuriyetin Kurucular, güçlerin ay r m, yasama, yürütme ve yarg kuvvetlerinin birbirinden ayr olmas ve di erlerini denetlemesi, federal sistem ve Ba kan n seçim kurulu (electoral college) taraf ndan dolayl olarak seçilmesi gibi anayasal tedbirler alarak yeni cumhuriyeti siyasal partilerden ve hizipten korumaya çal t lar. A.B.D., kurucular n bu niyetlerine ra men, 1800 y l nda ulusal tabanl partiler kuran ve yürütme erkinin bir siyasi gruptan di erine seçimle aktar lmas n sa layan ilk ülke olmu tur. S YAS PART LER N DO U U VE YAYGINLA MAS Siyasi partilerin geli imi, 1800 y llar n n ba nda, oy kullanabilmek için gayrimenkul sahibi olma gereklili inin iptal edilmesiyle olu an seçmenlik hakk n n yayg nla t r lmas yla yak ndan ba lant l d r. Seçmenlerin önemli oranda artmas ndan dolay onlar harekete geçirmek için yeni bir araca ihtiyaç duyulmaya ba land. Siyasi partiler, bu esas görevi yerine getirmek için kurumsal bir yap lanmaya gittiler ve böylece Amerikan siyasi partileri bu demokratik geli menin bir sonucu olarak ortaya ç k p 1830 lu y llara gelindi inde siyasi ortamda sa lam bir yer edindiler. Günümüzde ve Partiler siyasi sürece hakim durumdad r. Amerikal lar n %60 kendilerini veya olarak nitelendirir ve ba ms z olduklar n söyleyenlerin bile partizanl k e ilimleri ve partiye ba l l yüksektir. Örne in 1980 ile 1996 y llar aras ndaki 5 Ba kanl k seçiminde veya Parti ye e ilimi olan seçmenler, tercih ettikleri partinin ba kan aday na oy verdiler y l nda Parti ye e ilimi olanlar n %79 u George W. Bush a oy verirken, Parti ye e ilimi olanlar n %72 si oylar n Parti aday Al Gore a verdiler. Partizanl k etkisini yönetimdeki partide de göstermektedir. ki büyük parti Ba kanl k, Kongre, Valilik ve Eyalet Yasama organlar na da hakim olmu tur y l ndan beri tüm Ba kanlar veya Parti mensubu olmu tur ve II Dünya Sava ndan sonraki dönemde iki ana partinin ba kanl k için toplad oylar ortalama %94.8 civar ndad r y l Kongre ve yerel seçimler sonucunda, Senato daki 100 üye aras nda sadece bir ba ms z senatör vard ve Temsilciler Meclisi ndeki 435 üyenin sadece ikisi ba ms zd. Eyalet seviyesindeki 50 Valinin tümü veya Parti ye ba l yd ve 7300 eyalet yasama kurulu üyesinden sadece 21 i (%0.003) veya Parti nin d ndan seçilmi ti. Bu iki büyük parti hem ulusal hem eyalet seviyesinde, hükümete hakimdir. Amerika daki siyasi partilerin ideolojiye ve programa ba l l, genellikle birçok demokratik ülkedeki partilerinkinden daha az olmas na ra men, bu partiler kamu politikas n yönlendirme aç s ndan önemli ve kesin bir rol oynamaktad r seçimlerinden beri Kongre deki ve üyelerin siyasi görü leri aras nda önemli farkl l klar gözlemlenmi ve parti içi birlik, geçmi e k yasla büyük bir art kaydetmi tir. ki parti aras ndaki siyasi anla mazl klar, iki y lda bir gerçekle tirilen Temsilciler Meclisi ve Senato seçimleri çerçevesinde, bu kurumlar kontrol eden partileri de i tirme potansiyeline sahiptir. Son y llarda, politik fikir ayr l ve bu kurumlar n kontrolü için geli tirilen hararetli rekabet ortam, hem Senato hem Temsilciler Meclisi nde partiler aras s cak bir çat ma ortam na yol açm t r seçimleri için yap lan haz rl klarda, her iki partinin Kongre liderleri, ik Parti nin Ba kan adaylar ve Bush yönetimi, seçimlerde avantaj sa lamak için bir dizi tedbir almaktad r. NEDEN K PART L B R S STEM? ki partili rekabet sistemi Amerikan siyasi sisteminin en belirgin ve dura an özelliklerinden biri olarak kar m za ç kar. ler ve lar 1860 dan beri seçim politikas na hakim olmu tur. Ayn iki partinin sürekli olarak ulusal seçim politika ortam n tekelinde tutmas, hem siyasi sistemin yap sal özelliklerini, hem Amerikan siyasi partilerinin özel niteliklerini yans tmaktad r. Amerika da ulusal ve eyalet a amas nda yasama organ n seçmek için uygulanan standart yöntem tek üyeli bölge sistemidir. Oylar n ço unlu unu elde eden (bir seçim bölgesinde en fazla oy alan) ki i seçilir. Orant l sistemden farkl olan tek üyeli sistem, bir bölgede sadece tek partinin kazanmas na imkan verir. Bu sistem, seçim bölgelerinde ço unlu u elde edebilecek iki geni tabanl parti kurmay te vik ederek, küçük üçüncü partileri sürekli olarak kaybetmeye mahkum eder bu durumda küçük partiler büyük partilerden biriyle güç birli i yapmad takdirde bu küçük partilerin uzun süre ayakta kalma ihtimali çok dü üktür. Fakat, eyaletlerin büyük bir ço unlu unda, bir aday n birden fazla partinin aday olmas na izin verilmemesi yüzünden, küçük partilerin ço u için, büyük bir partiyle güç birli i yapmak mümkün de ildir. ki partili sistemi destekleyen di er bir kurumsal unsur da ba kanlar seçmek için uygulanan Seçim Kurulu (electoral college) sistemidir. Bu sisteme göre Amerikal lar direkt olarak bir adaylar listesine oy vermek yerine, her eyalette Ba kanl k adaylar ndan birine ba l olan bir Seçim Kurulu listesine oy verirler. Ba kan n, seçilmek için 50 eyaletteki 538 oyun mutlak ço unlu unu elde etmesi gereklidir. Bu zorunluluk üçüncü bir partinin Ba kanl a ula mas n hemen hemen imkans z bir hale getirir; zira bireysel eyalet oylar n n da t m kazanan tümünü al r sistemine göre uygulanmaktad r. Yani bir eyaletteki oylar n, az farkla olsa bile, ço unlu- unu kazanan aday, tüm eyaletin oylar n kazanm say l r. Seçmenler Kurulu sistemi de, tek üyeli bölge sistemi gibi, bir eyaletin oylar n kazanma olana dü ük olan ve Ba kan seçtirecek say da eyaletin oylar n kazanma ans na sahip olamayan üçüncü partilerin aleyhine çal maktad r. lar n ve lerin devlet mekanizmas n kontrol alt nda tutmas ndan dolay büyük partilere avantaj sa - layan seçim kurallar koymalar a rt c de ildir. Yeni bir partinin ad n eyalet oy pusulalar na dahil etmek bile zor ve pahal bir giri imdir. Örne in Kuzey Carolina eyaletinde, 2004 seçimlerinde, yeni bir partinin aday n n ad n eyalet oy pusulalar na koydurabilmek için seçmen taraf ndan imzalanm bir dilekçe verilmesi gereklidir. Bunun yan s ra, Federal Seçim Kampanyas Yasas n n büyük partilere sa lad avantajlar ve Ba kanl k kampanyalar na sa lanan kamu deste inin, son seçimlerde %5 lik taban a an partiler dahil olmak üzere, tüm küçük partilere sa - lanan destekten çok daha fazla olmas da önemli etkenlerdir. Amerika n n özel aday gösterme süreci de üçüncü partiler için ek bir yap sal engel olu turmaktad r. Amerika, tüm dünya demokrasileri aras nda, hem Kongre ve eyalet dairelerindeki görev adaylar, hem Ba kanl k adaylar için eyalet seviyesinde ön seçim uygulayan tek ülkedir. Bu aday gösterme sisteminde, seçmenler, genel seçimler için kendi parti adaylar n ön seçimle tespit ederler. Bu adaylar, ülkelerin ço unda, parti lideri veya parti örgütü taraf ndan seçilir. Amerika da ise ve adaylar n kimler olaca konusundaki son karar seçmenler taraf ndan verilmektedir. Her ne kadar bu sistem parti içi organizasyonunu di er demokrasilere k yasla zay flatsa da, bu kat l mc aday seçme süreci, ve lar n 150 y ll k hakimiyetine katk da bulunmu tur. Ön seçim sistemi arac l yla parti adayl na gelen muhalifler, üçüncü bir parti kurmak zorunda kalmadan, genel seçim oy pusulas na girme ve kazanma f rsat n elde ederler. lk aday seçme süreci bu ekilde ihtilaflar iki büyük partiye do ru yönlendirerek, muhalifleri, zor bir süreç olan üçüncü bir parti kurma zahmetinden kurtar r. Ayr ca, bu ön seçim sistemi iki partiyi çok geçirgenle tirerek, zaman zaman marjinal sosyal hareketlerin temsilcilerine veya d ardan adaylara da aç k olmalar na sebebiyet verir. GEN TABANL DESTEK VE MERKEZC POZ SYONLAR Amerikan partilerinin seçmenleri çok s n fl ve geni tabanl d r y l nda %90 parti aday na oy veren Afrika kökenli Amerikal lar n d nda, gerek gerek partiler toplumdaki tüm sosyo-ekonomik gruplardan önemli oranda destek görmektedir. Sendika üyelerinin aile fertlerinin genellikle Partiye oy verdi i dü üncesi her ne kadar John Adams Federalist ( ) Altta: Büyük Ulusal bayra, 1880; partinin ba kan adaylar n n foto raf yla. Thomas Jefferson - ( ) 4 5

4 Yukar dan a a ya do ru: John Fremont ile Ba kan Yard mc s aday William Drayton un adayl n destekleyen 1856 tarihli afi. Ba kan aday William McKinley in erefine bestelenen Two-Step dans n müzik kapa seçiminde Ulysses S. Grant ve Ba kan Yard mc s aday Schuyler Colfax gösteren Parti Kampanya posteri seçiminde Abraham Lincoln ve Ba kan Yard mc s aday Hannibal Hamlin i gösteren posteri. James Madison - ( ) l k adaylar üst orta s n fa mensup seçmenlerden de önemli oranda destek alabilir. Örne in, Parti aday Al Gore, 2000 y l nda, geliri dolar n üzerinde olan ailelerin oylar n n %43 ünü alm t r. A.B.D.deki siyasi partilerin içinde genellikle birlik zay ft r ve ideolojik ve politik amaçlara s k bir ba l l k yoktur; partilerin ana kayg lar her eyden önce seçimleri kazanmak ve devlet yönetimini eline geçirmektir. Amerikan siyasi partileri, seçmenlerin geni sosyo-ekonomik taban na ve ideolojik aç dan a r uçlara meyilli olmayan bir topluma hitap etmek ihtiyac na uygun ekilde, kendilerine merkezi pozisyonlar seçmi tir. Ayr ca politika konusunda oldukça esnek davranmaktad rlar. Dogmac olmayan bu tutum, ve lar n kendi içlerinde büyük bir çe itlili i kabul etmesine imkan vermekte ve üçüncü partileri ve protestocu ak mlar da içlerine almalar na olanak sa lamaktad r. MERKEZ YETÇI OLMAYAN S YAS PART LER Amerikan siyasi partilerinin merkeziyetçi olmayan bir yap da oldu unu ne kadar vurgulasak azd r. Tarihsel aç dan, iktidardaki partinin ba kan Kongre deki parti üyelerinin kendi program na yüzde yüz destek vermesini bekleyemez ve Kongre deki parti ba kanlar parti mensuplar n n parti çizgisi do rultusunda oy verece ini de varsayamaz. Parti örgütü dahilindeki ve Kongre Üyesi ve Senatör Seçim Kampanyas Komiteleri, Ba kanl a yönelik ulusal parti komitelerinden ve Parti Ulusal Komiteleri ba ms z olarak hareket eder. Ayr ca ulusal parti örgütleri, ulusal aday seçme kongrelerindeki delege seçimi yöntemleri haricinde, eyaletlerin parti faaliyetlerine çok ender durumlarda müdahale ederler. Organizasyonun bu ekilde bölünmü olmas anayasada belirtilen güçlerin ay r l sistemini yans tmaktad r yasama, yürütme ve yarg lama organlar n n farkl yöntemlerle seçilmesi, farkl hizmet sürelerine sahip olmas ve birbirinden ba ms z olmas. Bu ekilde ayr lm güçler sistemi, yasama organ mensuplar ile parti ba kan aras ndaki birli i ancak k s tl oranda te vik eden bir durum olu turur. Bu durum gerek Kongre üyeleri ile kendi partilerinin ba kan, gerek eyalet milletvekilleri ile vali aras ndaki ili kiler için geçerlidir. Çok tabakal federal, eyaletsel ve yerel hükümet sistemini olu turan anayasaya dayal federal sistemi yine federal, eyalet ve yerel düzeyde, binlerce seçim bölgesini ve yetkilileri meydana getirerek partilerinin merkeziyetçi olmamas n te vik eder. Daha önce belirtildi i gibi aday göstermek için kullan lan ön seçimler de partilerin kendi adaylar n seçme olana tan mayarak parti te kilat n daha da zay flat r. Bu nedenle her bir aday n, önce ön seçimi kazanmak sonra genel seçimi kazanmak için kendi ki isel seçim kampanya örgütlerini olu turmas te vik edilmektedir. Parti örgütlerinin maddi kaynaklar genelde az oldu u ve özelikle federal seçim kampanyalar nda sa layabilecekleri parasal deste i yasa taraf ndan çok s n rland r lm oldu u için seçim kampanyas na maddi kaynak sa lamak bile aday adaylar n n ki isel sorumlulu udur. AMER KALILARIN S YAS PART LERE DUYDU U GÜVENS ZL K Amerikan siyasi sisteminde halk n partilere ayr ld gerçe inin ne kadar etkileyici oldu u ve sa lam kan tlara dayal olsa da Amerikan sivil kültürünün do as ndaki en önemli unsur, siyasi partilere duydu u güvensizliktir. Ön seçim sisteminin kongre ve eyalet düzeyindeki adaylar göstermek için benimsenmesi ve ba kanl k seçimlerinde belirleyici bir rol oynamaya ba layan daha yak n bir geçmi e dayal ba kanl k ön seçimleri kamunun partilerle ya ad kar tl n n bir delilidir. Amerikal lar parti te kilat liderlerinin hükümette fazla güce sahip olmalar ndan çok rahats zd rlar. Yap lan kamuoyu anketleri sürekli olarak, seçmenlerin büyük bir k sm n n, partilerin sorunlar çözüme ula t rmaya de il daha karma k bir hale getirmekte i e yarad na inand n ve oy pusulas nda partilerin bulunmamas n n daha iyi olaca n dü ündü ü ortaya koymaktad r. Amerikan siyasi partileri, genelde dü manca bir kültürel ortamda faaliyet göstermekle kalm yor ayn zamanda partiye ba l l a önem verenlerin say s n n gittikçe azalmas sorunuyla da kar kar yad r. Partilere olan ba l l n seçmenlerde zay flad n n göstergelerinden biri pusula bölünmesi olaylar yani ayn seçimde farkl partilerden gelen adaylara oy vermek. Örne in 2000 y l nda seçmenlerin %20 si, farkl partilere mensup olan ba kanl k ve Temsilciler Meclisi adaylar na oy vererek pusulalar n bölmü lerdir. Dolay s yla George W. Bush un ba kanl k seçiminde kazand 40 Temsilciler Meclisi bölgesinde, adaylar seçilmi tir. Birçok Amerikal n n parti ba l l n n zay f olmas, kendilerini ba ms z olarak gören seçmen say s n n fazla olmas ve vatanda lar n önemli bir k sm n n oy pusulas n bölme e ilimi nedeniyle Amerikan siyaseti parti merkezli de il aday merkezli olarak tan mlanabilir. Bu- nun sonucunda devletin yürütme ve yasama organlar n n partiler taraf ndan bölü ülmesi hem ulusal düzeyde hem de 50 eyalet düzeyinde yayg n oldu. Örne in 1980 y l ndan bu yana ba kanl k ve Kongre nin en az bir meclisin farkl partilerin kontrolünde olmad yaln zca 4 y l vard y l nda yap lan seçimlerden sonra eyaletlerin 29 unda (%58) farkl partiler iktidar payla m lard r. ÜÇÜNCÜ PART LER VE BA IMSIZ ADAYLAR A a daki tabloda görüldü ü gibi yukar da belirtilen engellere ra men üçüncü partiler ve ba- ms z adaylar Amerikan siyasetinde dönem dönem rol oynam t r. Genelde büyük partilerin yüzle mek istemedi i sosyal sorunlar kamu gündemine ve hükümet gündemine getirmi lerdir. Yine de üçüncü partilerin ço u ancak bir seçim için ayakta kalmay ba arm lard r, ondan sonra yok olur, önemsiz hale gelir veya büyük partilerin birinin bünyesine girer li y llardan bu yana büyük bir parti olmay ba aran tek parti ler olmu tur. Burada ülkeyi bölen ciddi bir ahlak sorunu söz konusuydu, bu sorun aday toplamak ve seçmenleri harekete geçirmek için sa lam bir temel olu turmaktayd. Tablodaki veriler üçüncü partilerin uzun vadede sürdürülebilir olmas yönünde fazla kan t sa lamasa da bu partilerin seçim sonuçlar konusunda çok etkileyici olabilece i yönündeki kan tlar mevcuttur. Örne in Theodore Roosevelt in 1912 y l ndaki üçüncü bir partiden aday olmas geleneksel seçmenleri bölerek aday olan Woodrow Wilson un toplam oylar n yar s ndan az yla seçilmesine neden oldu y l nda H. Ross Perot un ba ms z aday olmas, 1980 den beri lere oy veren seçmenleri çekerek görevli ba kan George H. W. Bush un yenilmesine neden oldu. George W. Bush ile Al Gore aras ndaki son derece yak n olan 2000 seçiminde Ye il Parti aday Ralph Nader Florida oy pusulas nda gösterilmeseydi Gore o eyaletin seçim kurul oylar n kazanabilir ve ba kan olarak seçilmek için gerekli olan seçim kurulunun ço unlu unu elde edebilirdi l y llardan bu yana kamuoyu anketlerinde, halk n üçüncü bir partinin kurulmas fikrine s cak bakt hep gözlemlenmi tir seçiminden önce yap lan Gallup Anketi sonuçlar na göre Amerikal lar n %67 si ba kanl k, Kongre ve eyalet düzeyinde ve adaylara kar aday gösterecek bir partinin kurulmas n desteklediler y l nda Texasl milyarder Perot un ba kanl k seçiminde oylar n %19 unu almas na sebebiyet veren ey de halk n bu fikri ve tabii ki çok para harcam olmas. Yine de bu, Theodore Roosevelt in (Progressive Party) 1912 y l nda oylar n %27 sini almas ndan bu yana üçüncü bir partinin en büyük ba ar s yd. Üçüncü bir partinin kurulmas için olas deste in mevcut olmas yönündeki göstergelere ra men üçüncü bir partinin ba kanl k seçimini kazanmas na ya da çok say da senatör veya temsilciyi seçtirmesine engel olan a lmas güç engeller var. Yukar da belirtilenlere ek olarak seçmenler aras ndaki en yayg n korku, üçüncü bir partinin aday na oy vererek oyunu bo una kullanm olaca korkusu. Üçüncü bir partinin aday n n kazanamayaca n sezdiklerinde seçmenlerin ikinci tercihlerine oy vererek stratejik oylama politikas na gittikleri gözlemlenmi tir y l nda seçim öncesi anketlerde seçmenlerin %15 i Ralph Nader i George W. Bush ve Al Gore a tercih ettiklerini belirttiler ama Ralph Nader toplam oylar n yaln zca %2.7 sini ald. Ayn ekilde 1992 y l nda Ross Perot u di er adaylara tercih edenlerin %21 i oylar n ba ka adaylara vermi tir. Bir de üçüncü partilere protest oy verme olay var. Örne in 1992 y l ndaki Gallup Anketlerine göre Perot a oy verenlerin %5 i onun kazanabilece ini dü ünseydiler ona oy vermeyeceklerini söylediler. Üçüncü bir partinin aday n n veya ba ms z bir aday n ba kanl k seçimini kazanmas durumunda seçim sonras nda ba edilmesi zor bir sorunla kar la acaklar. Büyük bir partiden gelmeyen bir ba kanla i birli i yapmak için ç kar az olan ve lar n hakimiyetinde bir Kongre ile çal mak ve kabineyi olu turmak yönetme i inin ba l ca sorunu olacakt r. John F. Bibby, Wisconsin Üniversitesi Milwaukee Siyasal Bilgiler Fakültesinde Profesör Emeritus ve Amerikan Siyasal Bilgiler Derne inin siyasi partiler bölümünün eski ba kan d r. A.B.D. siyaseti ve devlet konular nda uzmanla m Bibby Politics, Parties and Election in America isimli kitab n yazar d r. James Monroe - ( ) Yukar dan a a ya do ru: lar n ba kan ve ba kan yard mc s adaylar Horatio Seymour ve Frank Blair i destekleyen 1868 tarihli afi. adaylar General George McClellan ve ba kan yard mc s aday George Pendleton n 1864 tarihli kampanya afi i. lar n ba kan ve ba kan yard mc s adaylar Samuel Tilden ve Thomas Hendricks i destekleyen 1876 tarihli poster. 6 7

5 SEÇ M KURULU Seçim Kurulu, eyaletler baz nda siyasal eylemci ve parti üyelerinin aday gösterdi i bir grup seçmene verilen isimdir. Bu kurul üyeleri seçim günü, bir aday seçmeyi taahhüt etmi olarak, oy çoklu u baz nda seçilirler. Ba kanl k seçimlerini takip eden Aral k ay içinde seçim kurulu üyeleri kendi eyaletlerinin ba kentinde bir araya gelerek, Ba kan ve Ba kan Yard mc s için oy kullan rlar. Seçilmek için bir Ba kan n 270 oy almas gerekmektedir. Adaylar aras ndaki oy fark n n birbirine çok yak n oldu u bir seçimde veya çok partili bir seçimde seçim kurulunun herhangi bir adaya 270 oy vermemesi durumda, Ba kan, Temsilciler Meclisi taraf ndan seçilir. Seçim kurulu sistemi A.B.D. Anayasas Madde II, Bölüm I de gösterilen ekilde kurulmu tur. Son y llarda hafif tart malara yol açt halde, yine de seçimlerde dengeleyici bir güç olarak nitelendirilmektedir. SEÇ M KURULU BUGÜN NASIL ÇALI MAKTADIR Ba kanl k seçim y l nda, Eylül ay n n birinci Pazartesini takiben ilk Sal gününde, Washington D.C. ve 50 eyaletteki kay tl seçmenler ba kan ve yard mc ba kan için oy kullan rlar. Eyaletteki genel oylamay kazanan adaylar genellikle o eyaletin seçim oylar n kazan rlar. Bir eyaletin seçim kurulu üyesi say s, o eyaletin senatör ve temsilcilerinin toplam say s na e ittir. Kongre de oy kullanan temsilcileri olmayan Washington D.C. nin üç seçim kurulu oyu vard r. Ba kanl k seçiminin oldu- u bir y lda, Aral k ay n n ikinci Çar ambas n takiben birinci Pazartesi gününde, seçim kurulu üyeleri bir araya gelerek, Ba kan ve Ba kan Yard mc s için resmi olarak oy kullan rlar. 538 seçim kurulu üyesi oldu una göre seçim kurulunu kazanmak için en az 270 oy gerekmektedir. Hiç bir ba kan aday seçim kurulunda oylaman n ço unlu unu, Temsilciler Meclisi seçim kurulunda en çok oy alan üç aday aras ndan kazanan seçmek zorundad r. Bunun için Temsilciler Meclisi üyeleri eyaletlere göre oy kullan rlar: Her bir eyaletten gelen delegeler bir oy kullan rlar. Hiç bir ba kan yard mc s aday seçim kurulunda oylaman n ço unlu unu kazanmazsa, Senato seçim kurulunda en çok oy alan iki aday aras ndan kazanan seçmek zorundad r. Ba kan ve ba kan yard mc s, seçimleri takiben 20 Ocak tarihinde yeminlerini ederler ve görevlerine ba larlar. AMER KA TAR H NDEK ÜÇÜNCÜ PART LER Üçücü Parti Y l Toplam Oy Seçim Kurulu Sonraki Seçimdeki Oylar Oylar Eylem Anti Masons Whig aday n destekledi Free Soil Oylar n %5 ini ald lere temel att. Whig-American Parti feshedildi. Southern Democrat Parti feshedildi. Constitutional Union Parti feshedildi. People s (Populist) aday n destekledi Progressive (T. Roosevelt in partisi) lere kat ld Socialist Oylar n %3.2 sini ald Progressive (R. La Follette nin partisi) lere kat ld State s Rights Parti feshedildi. Progressive (H. Wallace) Toplam oyun %1.4 ünü ald American Independent (G. Wallace) Toplam oyun %1.4 ünü ald John B. Anderson te aday olmad. H. Ross Perot Reform Partisini olu turup 1996 da tekrar seçime girdi Reform (Perot) Pat Buchanan aday olarak gösterdi, oylar n %0.5 ini ald Green (R. Nader) Seçmen Kurulunun Eyalet Baz ndaki Oy Da l m Alabama 9 Alaska 3 Arizona 10 Arkansas 6 California 55 Colorado 9 Connecticut 7 Delaware 3 District of Columbia 3 Florida 27 Georgia 15 Hawaii 4 Idaho 4 Illinois 21 Indiana 11 Iowa 7 Kansas 6 Kentucky 8 Louisiana 9 Maine 4 Maryland 10 Massachusetts 12 Michigan 17 Minnesota 10 Mississippi 6 Missouri 11 Montana 3 Nebraska 5 Nevada 5 New Hampshire 4 New Jersey 15 New Mexico 5 New York 31 North Carolina 15 North Dakota 3 Ohio 20 Oklahoma 7 Oregon 7 Pennsylvania 21 Rhode Island 4 South Carolina 8 South Dakota 3 Tennessee 11 Texas 34 Utah 5 Vermont 3 Virginia 13 Washington 11 West Virginia 5 Wisconsin 10 Wyoming 3 BA KANLIÊA ADAY BEL RLENMES VE AMER KAN DEMOKRAS S STEPHEN J. WAYNE AB.D. Ba kanl na aday gösterme sistemi karma k, hatta kaos gibi görünür, ve öyledir li y llarda ve Partileri Ba kan ve Ba kan Yard mc s adaylar n seçme kurallar reformunu ba latt klar ndanberi sistem bir de i im içindedir. En ba ar l adaylar da bu güçlükleri anlayan ve onlar n içinde ve etraf nda gerekti i gibi hareket etmesini bilenler olmu tur. Yarat c politikac lar n yapt da siyaset oyununu ö renmek ve h rsla ve ustaca bu oyunu oynamakt r. PART LER VE ADAY GÖSTERMELER : TAR HÇE Ba kan seçmek için uygulanan Seçmenler Kurulu sisteminden farkl olarak, ba kan adaylar n gösterme usulleri A.B.D. Anayasas nda ayr nt l olarak belirtilmemektedir. Anayasan n yaz ld ve onayland 1700 lü y llar n sonunda siyasi partiler mevcut de ildi. Partiler, hükümet i lerlik kazanmaya ba lay nca ve Amerikan n ilk ba kan George Washington un uygulad politikalar n sonucu olarak geli meye ba lam lard r dan itibaren zaman n partilerinden birine ba l olan A.B.D. Kongresi üyeleri, gayri resmi olarak bir araya gelerek partilerinin ba kan n ve ba kan yard mc s adaylar n belirlerlerdi. King Caucus olarak bilinen parti adaylar n seçme sistemi yakla k 30 y l boyunca kullan ld y l nda, A.B.D. nin bat ya do ru yay lmas yla birlikte, siyasi partilerin bünyesindeki gücün merkezden uzakla mas, sistemin art k i lemez olmas na neden oldu. Ulusal Aday Belirleme Konvansiyonlar (toplant lar ) King Caucus un yerini ald de küçük ve önemi az olan Anti- Masonlar Partisi Maryland eyaletinin Baltimore kentinde bir barda, adaylar n ve platformlar n (bir parti veya aday n kabul etti i ilke ve politikalar içeren deklarasyon) saptamak için bir araya geldiler. Bir y l sonra lar adaylar n belirlemek için ayn barda bulu tular. O zamandan beri ba ta gelen partiler ve küçük partilerin ço u, ba kan ve ba kan yard mc s adaylar n ve politikalar n saptamak amac yla eyalet delegelerinin de kat ld Ulusal Aday Belirleme toplant lar düzenlemi lerdir. 19. yüzy l boyunca ve 20. yüzy la girildi inde aday belirleme toplant lar, eyalet delegelerinin tek tek seçilmesi için nüfuzlar n kullanarak toplant da do ru oy kulland klar ndan emin olmak isteyen, eyalet parti liderleri taraf ndan kontrol ediliyordu. Bu parti liderlerinin tahakkümü nihayet parti içinde sorun olmaya ba lad. Yerle mi patron lar n adaylar belirlemelerinden memnun olmayanlar, eyalet içindeki parti üyelerine ön seçimlerde genel seçimlerden önce yap lan seçimler Kongre delegelerini seçme hakk n sa layan reformlar desteklediler y l na gelindi inde, eyaletlerin yar s ndan fazlas nda ba kanl k ön seçimleri düzenleniyordu. Ancak kendilerini parti taraftar addeden daha çok ki inin partilerinin ba kan n seçme sürecine kat lmalar n te vik eden hareket uzun sürmedi. Birinci Dünya Sava ndan sonra, ön seçimlerin hakimiyetlerini tehdit etti ine inanan parti liderleri, eyalet kanun koyucular n ikna etmek için bunlar n pahal ya mal olduklar n ve az say da ki inin kat ld n iddia ederek, ön seçimleri iptal ettirmeyi ba ard lar. Aday olabilecek baz ki iler de, eyalet parti liderlerinin deste ine sahip olduklar ndan ve bu deste i halk oylamas nda kaybetme riskini göze almad klar ndan, ön seçimlere kat lmay reddetmi lerdi. Ayr ca baz eyaletlerde ba kan tercihi yaln zca tavsiye niteli inde idi; büyük toplant delegeleri ba ka ekilde seçilirdi y l na gelindi inde ba kanl k ön seçimi düzenlemeye devam eden oniki kadar eyalet kalm t. John Quincy Adams - ( ) Ortadaki resim: Los Angeles, California da yap lan 2000 ik Ulusal Konvansiyon da lar bayrak sall yorlar. Andrew Jackson ( ) 8 9

6 IOWA CAUCUS U: LEME EKL 1. Iowa eyaletinin 2000 den fazla seçim bölgesinde 99 ilçe konvansiyonuna kat lacak 1500 den fazla delege seçmek için Caucus lar düzenlenir. 2. lçelerde düzenlenen konvansiyonlar be Kongre bölgesi konvansiyonuna 3000 delege seçmek için düzenlenir. 3. Kongre bölgelerinde düzenlenen konvansiyonlar ulusal parti konvansiyonlar na kat lacak bölge delegelerini seçer. Ayn delegeler eyalet konvansiyonuna da kat l r. 4. Eyalet konvansiyonlar nda ulusal parti konvansiyonuna serbest delegeler seçilir. lar da eyalet partisi ve seçilmi resmi delegelerini belirlerler. Üstte: 1908 tarihli ulusal konvansiyonunda delege rozeti. Altta: Ba kan aday (ba ar l olamayan) Samuel Tilden ve Ba kan yard mc s aday n destekleyen 1876 seçiminde tak lan ni an. Ortadaki resim: 1880 konvansiyonunun gravürü. leti im teknolojisinin geli mesiyle kinci Dünya Sava ndan sonra demokratikle me bask lar tekrar ortaya ç kt. Televizyon, insanlara kendi oturma odalar ndan siyasi kampanyalar görmek ve duymak olana n sa l yordu. Adaylar televizyonu karizmalar n, popülerliklerini ve seçilebilirliklerini göstermek için kullanabiliyorlard. Aday olarak Dwight Eisenhower, John Kennedy ve Richard Nixon çe itli eyaletlerde, önemli mali ve ki isel çaba pahas na ön seçimlere kat larak bir generalin, bir Katoli in ve bir kez kazanamayan bir ba kan aday n n bir genel seçimi kazanabilece ini * Caucus: mahalli, parti meclisi toplant s kendi partilerine ispat ettiler. Ve ba ar l oldular. Her biri kendi partisi taraf ndan aday gösterildi ve ba kanl a seçildi. Buna ek olarak, 1960 lar n ortalar nda ba layan ve 1970 lere kadar süren Vietnam Sava, Parti de iç bölünmelere neden oldu, bunlar da ek reformlar için bask yaratt Parti aday belirleme süreci bu hareketi ba latt. Sava kar t hareket Parti yi böldü ve o y l parti konvansiyonunu misafir eden Chicago sokaklar nda iddet gösterilerine yol açt. Toplant s ras ndaki huzursuzlu a ra men parti, sava kar t protestolara hedef olmamak için hiçbir ön seçimine kat lmayan ba kan Yard mc s Hubert Humphrey i seçti. Humphrey i aday gösterdikten sonra bölünmü bir partiyi birle tirmek çabas nda olan ik konvansiyon, partinin ba kan aday n seçme sürecini tekrar gözden geçirmek için bir komitenin görevlendirilmesini kabul etti. Bu komite, bir aday seçiminde daha geni parti kat l m ve aday belirleme konvansiyonunda partinin daha adil bir ekilde temsil edilmesine çal acakt. Parti taraf ndan kabul edilen reformlar, ba ta gelen iki partinin adaylar n n seçilmesini demokratikle tiren bir süreç ba latm t r. GÜNÜMÜZDE ÖNSEÇIM VE CAUCUS* S STEMLER lar n ba latt önemli reformlar, kendi seçim yasalar n ç karan eyaletlerin ço unu önseçimler düzenlemeye te vik etmi tir. imdiki ekliyle önseçim, ayn partiyi destekleyenler aras nda genel seçimlere kat lacak parti adaylar n belirlemek için yap lan bir seçimdir. Eyalet yasalar na göre seçmenler, bir partinin ba kan aday na oy verebilirler veya dolayl olarak oylar n o adaylara taahhütleri olan konvansiyon delegelerine verirler. Bugünkü sisteme göre eyaletlerin bir seçene i daha olabilir, bu da çok basamakl bir caucus/konvansiyon düzenleyerek, bir ufak co rafi bölgede bir yerel seçim bölgesi ikamet eden parti üyelelerinin bir araya gelerek belirli adaylar desteklemeyi taahhüt eden delegelere oy vermeleridir. Bu delegeler eyalet konvansiyonunda kat lacak delegelerin seçildi i ilçe konvansiyonunda kendi seçim bölgelerini temsil ederler. Eyalet konvansiyonu delegeleri de, eyaleti ulusal konvansiyonda temsil edecek delegeleri seçer. Bu sistem birkaç ayl k bir süreç olmas na kar n, aday tercihleri genellikle ilk oylamalarda belli olur. Ulusal aday belirleme konvansiyonuna kat lacak eyalet heyetinin üye say s, her parti taraf ndan haz rlanan bir formülle hesaplan r; burada eyaletin nüfusu, partinin ulusal adaylar na geçmi te verdi i destek, ve bu anda kamu görevi yapan seçilmi yetkililer ve parti liderlerinin say s dikkate al n r. lar n ulusal konvansiyonlarda kulland tahsis formülü, lere k yasla delege say s n n iki kat daha fazla olmas na neden olur. A.B.D. Anayasas na göre eyaletler, Kongrenin belirledi i kural ve ko ullar çerçevesinde, kendi seçim yasalar n haz rlayabilirler. Eyaletler, ön ve caucus seçimlerinin tarihlerini saptamakta serbest olmalar na kar n, A.B.D. Anayasa Mahkemesi, ulusal konvansiyonlara kat lanlar için partilerin kendi kurallar n belirlemek ve uygulamak hakk na sahip olduklar na karar verdi- inden, aday belirleme mücadelelerini parti kurallar na uygun ekilde yürütmeyi tercih etmek durumundad rlar. Dolay s yla, parti kurallar na uygun olmayan ekilde parti konvansiyonu delegelerinin seçilmesine izin veren partilerin delegeleri, ulusal parti konvansiyonuna gittiklerinde ge- çersiz olduklar iddia edilebilir veya kurallar n ihlal etti i için delegasyon üyelerinin say s n n parti taraf ndan azalt lmas na yol açabilir. Bugün partilerinin ulusal konvansiyonuna kat lan delegelerin %80 inden ço u, kay tl veya kendisi taraf ndan veya oldu unu beyan eden herkese aç k olan önseçimlerde seçilir. Parti tüm eyalet kollar na bir dizi ulusal kurallar koymu tur; Parti bunu yapmam t r. Parti kurallar na göre eyaletler, ba kan aday belirleme mücadelelerini bir ba kan seçimi y l n n ubat ay n n ilk Sal s ile Haziran ay n n ikinci Sal s aras nda düzenlemeleri gerekmektedir. Daha küçük olan Iowa ve New Hampshire eyaletlerine, ilk caucus ve ön seçimleri düzenleme gelenekleri yüzünden, daha önce oy vermek için resmi izin verilmi tir. Bir eyaletin içindeki topluluklarda yo un olarak bulunabilen az nl klar n temsil edilmelerini art rmak için lar, bir eyalet heyetinin 3 May s 2003 tarihinde South Carolina da yap lan münazaraya giren dokuz ümitli Parti ba kan aday adaylar. Soldan sa a do ru: Kongre üyesi Dennis Kucinich, Kongre üyesi Richard Gephardt, Rev. Al Sharpton, Senator Joseph Lieberman, eski Senatör Carol Moseley Braun, eski Vali Howard Dean, Senatör John Edwards, Senatör Bob Graham ve Senatör John Kerry. %75 inin bir Kongre seçim bölgesinden daha büyük olmayan bölgelerden seçilmesini istemektedir. Ayr ca, belirli adaylar desteklemeyi taahhüt eden delege say s, kendilerinin veya adaylar n n elde etti i oylara orant l olarak saptan r. lar n, kendi eyaletlerinde önseçimleri kazanm olmalar na ra men belirli adaylar desteklemek zorunda olmayan ba ka delegeleri parti liderleri ve seçilmi yetkililer de vard r. Son olarak da, lar eyalet delegelerinin e it say da erkek ve kad ndan olu mas mecburiyetini de getirmi tir. Parti kurallar ndaki farkl l klara kar n ler, onlara ba l eyalet kollar n n kararlar na uyar, lar uymaz iki önemli e ilim ortaya ç kmaktad r: Aday adaylar n n belirlemesini daha fazla etkileyebilmek, adaylar eyaletin gereksinim ve ç karlar n dikkate almaya te vik etmek ve kampanyalar n n bunlara para harcamalar n sa lamak için önseçim ve caucus lar n seçimin sürecinin ba lar nda düzenleyen eyalet say s gittikçe fazlala maktad r. Buna ön-yükleme ( front-loading ) denir. Bölgele tirme denen bir usul ile eyaletler, bir bölgenin etkisini art rmak amac yla birbirlerile i birli i yaparak önseçim ve caucus lar n ayn tarihte düzenlemektedirler. Bu e ilimlerin her ikisi, ilk seçimlerin yap ld eyaletlerde yerlerini garantilemek için adaylar n kampanyalar na daha erken ba lamalar n zorunlu k lm t r. Ayr ca, önseçimlerini ayn gün düzenleyen birçok eyaletteki seçmenlere ula malar na yard mc olmalar için adaylar, kitle araçlar na, özellikle radyo ve televizyona, ve eyalet parti liderlerinin deste ine güvenmek zorunda kalm lard r. Ba kanl k adaylar n n önseçimlerde belirlenmesi sürecinin ön-yükleme ve bölgele tirilmesi, para, medya ve örgütsel destek sahibi olan görevdeki ba kanlar, önemli eyaletlerin valileri ve A.B.D. Senatosu üyeleri gibi ulusal düzeyde tan nan adaylara yarar sa lam t r. Örne in, 2004 ba kan adayl - na yol açan önseçimlere bakal m. Sekiz aday, ilk caucus veya önseçim tarihinden 10 aydan fazla bir süre önce yakla k $25 milyon toplam lar ve Mart 31, 2003 e kadar $ 7 milyon harcam lard. Bu adaylar n aras nda en çok paray toplayanlar, en çok tan nan siyasi dan manlar i e alanlar ve en büyük kampanya örgütünü geli tirenler Kongre üyesi olanlar olmu tur. Önseçimlerin k sa zaman s n rlamalar, 1976 da Jimmy Carter ve 2000 y l nda John McCain gibi, aday olarak belirlenmeleri için önseçim ve caucus e ihtiyac olanlara kar i lemektedir. Aday belirleme sürecindeki sürekli de i iklikler tüm adaylar etkilemektedir. Görevde olan ba kanlar bile tekrar aday olarak belirleneceklerine güvenemezler de George H.W. Bush, muhafazakâr televizyon söyle ileri üstad ve gazete kö e SEÇ M BÖLGELER CAUCUS LARININ LK RAUND USULLER lar: Yaln z bölgede ikamet eden ve oy vermeye hakk olan, kay tl lar kat labilir. Kat lanlar n aday tercihi gruplar na girmeleri istenir. Bir grubun geçerli olabilmesi için, haz r bulunanlar n en az %15 inden olu mal d r. Geçerli olmayan gruplar iptal edilir ve bunlar n üyeleri geçerli gruplara kat labilirler. Toplant n n bu safhas nda önemli lobby faaliyetleri yer al r. Delegeler, grubun tüm caucus a oran baz nda adaylara tahsis edilir. ler: Oy hakk na sahip olan, ancak olarak kay tl olmalar gerekmeyen kat l mc lar, ba kan tercihlerini gizli oyla belirtirler. Oylar eyalet baz nda bir say m cetveline kaydedilirler. Bundan sonra ilçe konvansiyonu delegeleri caucus un seçti i herhangi bir yöntemle, ya do rudan seçim ( kazanan hepsini al r ) veya orant l olarak bir nab z yoklama oylamas yla seçilir. Martin Van Buren ( ) 10 11

7 + ~n seçim eyaletlerinden seçilen parti liderleri ve seçilen devlet yetkilileri dahil * Ba lay c olmayan ba kanl k tercih oylamas n yapan ama delegeleri eyelet caucuslerde ve konvansyonlarda seçen Vermont dahil de ildir. Kaynaklar: için, F. Christopher Arterton, Campaign Organizations Face the Mass Media in the 1976 Presidential Nomination Process (Annual Meeting of the American Political Science Association toplant s nda sunulan yaz, Washington, D.C., 1 4 Eylül, 1977); için, Austin Ranney, Participation in American Presidential Nominations, 1976 (Washington, D.C.: American Enterprise Institute, 1977) tablo y l n n rakamlar Austin Ranney in Ulusal Committee ve Ulusal Committee nin da tt materyallerden derledi i rapordan al nm t r. Yazar, 1980 den bu yana yap lan seçimlerin verilerini and Ulusal Komiteleri ve Federal Seçim Komisyonunun sa lad raporlardan ald. yazar Pat Buchanan yüzünden önseçimlerde utand r c yenilgilerle kar la m t r. Tersine, 1996 da Bill Clinton, kendi partisinden ona kar yar an bir aday vazgeçirmek için önceden önemli paralar toplam t. Clinton bu paray, caucus ve önseçimlerin ba ndan ba lamak üzere ulusal seçimlerin sonuna kadar süren medya destekli bir seçim kampanyas n sürdürmek için kullanm t. PART ADAY BEL RLEMELER VE DEMOKRAS Ba kan aday n belirleme sürecindeki reformlar kamu kat l m DEMOKRAT+ YIL taban n kesinlikle geni letmi tir y l nda, bu sürece yak n zamanda getirilen de i ikliklerden önce, seçmen olabilme ya ndaki nüfusun yaln zca yakla k %11 i olan 12 milyon ki i önseçimlerde oy kullanm t r y l nda ise seçmenlerin yakla k %15 ini olu turan 35 milyon kat ld y l ba kanl k seçimleri öncesinde, George W. Bush ile di er adaylar kar kar ya getiren mücadelede 20 milyon ki i oy vermi, Ba kan Yard mc s Al Gore ile Senato eski üyesi Bill Bradley i kar kar ya getiren seçimlerinde ise 15 milyon oy verilmi ti. PART BAZINDA BA KANLIK ÖNSEÇ M N N SAYISI VE ÖN SEÇ M EYALETLER NDEN GELEN KONVANS YON DELEGELER N N YÜZDES EYALET ÖNSEÇ M SAYISI ÖNSEÇ ME KATILAN EYALETLER N DELEGE YÜZDES Halk n artan kat l m yan s ra, modern aday belirleme yöntemi ile her partiyi olu turan seçim koalisyonunu içeren gruplar n temsil edilme düzeyi yükselmi tir. Demografik temsil, aday belirleme konvansiyonlar ndaki parti delegeleri aras nda rk ve cinsiyet bak m ndan geni lemi ise de, ideolojik temsil geni lememi tir. Bunun nedeni de, aday belirleme sürecinde daha yüksek bir kat l m oran elde edenlerin, genellikle, s radan parti taraftarlar ndan daha ideolojik e ilimli parti eylemcileri olmalar d r. Sonuçta konvansiyonlarindaki delegeler, seçmenlerinden daha mu- CUMHUR YETÇ YIL EYALET ÖNSEÇ M SAYISI ÖNSEÇ ME KATILAN EYALETLER N DELEGE YÜZDES % % * * * * hafazakâr, delegeler de daha liberal olmaya e ilimlidirler. Yukar da belirtildi i gibi, reformlar ayn zamanda eyalet parti liderlerinin gücünü azaltm, partileri taraf ndan aday gösterilmek isteyenleri geni tabanl ça r larda bulunmaya sevketmi tir. Bu ça r lar, adaylarla destekleyicilerinin çekirdek taban aras ndaki ba güçlendirmi, seçilenleri de kampanya esnas ndaki vaatlerini yerine getirmeye te vik etmi tir. Ba kan olduktan sonra George W. Bush, ilk y l tüm enerjisini vergilerin azalt lmas, e itim reformu, daha iyi bir askeri haz rl k ve muhafazakâr politik taban na yönelik politika giri imleri gibi ba ta gelen kampanya hedeflerine ula maya yöneltmi ti. Aday belirleme reformlar n n ço u bu sürecin demokratla mas na katk da bulunmas na kar n, istisnalar halen görülmektedir. Önseçimlere kat lanlar n daha e itimli, daha yüksek gelirli ve ve seçmen ortalamas ndan daha ya l olduklar görülmektedir. Ek olarak ve herzaman oldu- u gibi, adaylara veya gayelerine mali destekte bulunanlar n üst sosyo-ekonomik s n fta yer ald klar da dikkat çekmektedir. Böylece seçim sonuçlar nda daha güçlü bir sese sahip olmalar da kaç n lmaz olmaktad r. Son olarak da, bu aç k ve çeki meli aday belirleme süreci partiler bünyesinde hiziple melere neden olmaktad r. Aday gösterilmek isteyenlerin aras ndaki rekabet çok h rsl oldu unda, partinin, aday için ba ar l bir ba kanl k seçimi kampanyas düzenleyebilmesi bu bölünmelerin bir an önce ortadan kald r lmas na ba l olmaktad r. S YAS KONVANS YONLARIN ETK S Ba kan aday n belirleme sürecindeki de i ikliklerin di er bir sonucu da partinin ulusal aday belirleme konvansiyonunun öneminin azalmas olmu tur. Günümüzde ba kan aday, aday belirleme sürecinin erken safhalar seçmenler taraf ndan belirlenmektedir. Ba kan aday da, genellikle konvansiyon toplanmadan önce ba kan yard mc s aday için tercihini belirtir. Kazanan aday parti platformunun haz rlanmas n kontrol eder. O zaman, Amerikan halk n n televizyonlar n n önünde zaman harcayarak konvansiyonlar izlemesine bir neden var m? Asl nda insanlar n ço u bunu yapm yor. Konvansiyonlar n izlenmesi son y llarda azald gibi, ana televizyon kanallar n n bu toplant lar n en çok izlenme saatlerinde (prime time) yay nlar n da k saltm t r. Her iki partinin konvansiyonlar n n düzenlendi i 2000 y l yaz nda sürdürülen anketlerin sonuçlar na göre, televizyon seyircilerinin yar s bunlar izlememi tir. Televizyon seyircilerinin azalmas na kar n, konvansiyonlar haberlerde ve gazetelerde önemlerini korumaktad r. Ayn anketlere göre kamuoyu duyarl l 2000 y l nda konvansiyonlar esnas nda ve sonras nda artm, ayn ekilde adaylar ve politikalar hakk ndaki bilgiler de artm t r. Demek ki konvansiyonlar n seçmenleri bilgilendirmeye, desteklerini sa lamla t rmaya, parti taraftarlar aras nda heyecan art rmaya ve ülkenin dikkatini genel seçime odaklamaya yarad klar söylenebilir. Ba kan aday n belirleme süreci mükemmel de ildir, fakat son ony llarda kat l m art rm, demografik temsili iyile tirmi ve s radan vatanda ile adaylar aras ndaki ba güçlendirmi tir. Bu günkü ekliyle bu süreç, daha çok tan nan, daha çok para bulabilen, daha etkin kampanya düzenleyebilen ve ba kanl k önseçimi mevsiminin erken safhalar nda seçmenler aras nda daha çok heyecan yaratabilen adaylara avantaj sa lamaktad r. Orta: Ulusal Konvansiyonunun Baltimore de topland n gösteren eski bir gravür. Sa da: 1940 ba kan aday Wendell Willkie rozeti seçiminde Lincoln dürüst Abe olarak tasvir eden Lincoln/Hamlin ni an. Stephen J. Wayne Washington, D.C. Georgetown Üniversitesi nde Yönetim Profesörüdür ve The Road to the White House 2004 (Thomson/Wadsworth, 2004) adl kitab n yazar d r. William Henry Harrison Whig (1841) John Tyler Whig ( ) 12 13

8 A.B.D. SEÇ M USULLER MICHAEL W. TRAUGOTT Üstte: Halifax, Massachusetts 5 Kas m 2002 tarihinde seçmenler ara seçimde oy kullan yorlar. Orta: Miami, Florida da seçmenler yeni elektronik oy makineleriyle oy kullanmaya haz rlan yor 4 Kas m James K. Polk ( ) Amerikal lar genel olarak, di er demokrasilere k yasla, çok daha fazla seçime kat lma olana na sahiptirler. Baz Amerikal lar y lda be veya alt kez oy verme imkân n bulabilirler, kulland klar her oy pusulas, hükümetin farkl kademelerindeki mevkiler için farkl seçenekler sunar. Ulusal hükümet ve eyalet hükümetlerinin belirgin yetkileri olan federal sistemde, A.B.D. de seçim günü, ayr idari usullerle e zamanda yap lan eyalet ve yerel seçimleri kapsar. A.B.D. siyasi sisteminde birçok mevkiye gelecek ki iler seçimle saptan r, bunlar n d nda da e itim için destek veya parklar ve yollar gibi eyalet ve yerel düzeydeki hizmetler konusundaki kararlar da halk taraf ndan seçim sand klar ndan ç kar. Gittikçe artan politik kararlar bu tür seçmen referandum ve giri imleri ile al n r. Baz siyaset bilimcilerine göre, A.B.D. de son 50 y lda seçime kat l m n azalmas seçimlerin s kl ndan kaynaklanmaktad r. Ayr ca Amerikal lar, parti üyesi adaylar n ço- unu, seçim yöneticileri taraf ndan düzenlenen ve asl nda siyasi parti toplant lar olan birle imlerde seçerler. OY VERME SÜREC A.B.D. seçimlerinin bu yerel yap s ndan dolay, bunlar n düzenleme ve yönetiminden sorumlu binlerce yönetici sonuçlar cetvel halinde s ralar ve do rular. Bu yetkililerin önemli ve karma k görevleri vard r Bunlar seçim tarihlerini saptamak, adaylar n seçilebilirli ini tasdik etmek, oy hakk na sahip olanlar n kayd n yapmak ve seçmen listelerini haz rlamak, seçim araçlar n seçmek, oy pusulalar n tasar mlar n yapmak, seçim gününde oy verme i lemlerini yönetecek büyük bir geçici i gücü bulundurmak, oylar saymak ve sonuçlar do rulamakt r. Geleneksel olarak Amerika seçimleri pek yak n sonuçlar vermemi tir. Oy pusulas ndaki mevkilerin ço u yerel olmaktad r, ve seçim bölgeleri s n rlar, ço u zaman, iktidardaki parti taraf ndan tarihsel oy verme ekillerine dayanarak saptand - ndan, bu görevlerin, partilerin biri veya di eri taraf ndan al nmas bir yerde garanti edilmektedir. Ancak belli ve yak n zamanda görülen istisnalar vard r y l ba kan seçimi sonuçlar Amerika tarihinde oylar n birbirlerine en yak n oldu u ba kanl k seçimlerinde, kazanan saptamak için uzun süreli çeki me Amerikal lar ilk defa bu yönetimsel sorunlarla kar kar ya b rakm t r. A.B.D. de oy verme iki kademeli bir süreçtir. Geçerli Seçmen Ulusal Listesi olmad için vatanda kaydolarak seçmen olma özelli ini kazan r. Vatanda lar oturduklar yere göre oy verirler; ba ka bir yere ta nd klar zaman tekrar kaydolmal d rlar. Kay t sistemleri hileleri ortadan kald racak ekilde düzenlenmi tir. Ancak seçmen kayd usülleri eyaletlerde farkl d r. Eskiden seçmen kayd usulu, baz seçmenleri kat lmaktan vazgeçirmek için de kullan l- m t r. Yak n zamanda kay t i lemlerini kolayla t rmaya yönelik bir e ilim sayesinde 1993 tarihli Ulusal Seçmen Kay t Yasas ( Motor Voter yasas ) ki ilerin, sürücü ehliyetlerini yeniledikleri zaman seçmen kay tlar n yapmalar n mümkün k lmaktad r. Seçim yönetmenlerinin en önemli i levlerinden biri oy verme hakk na sahip herkesin listelerde yer almalar n, ehliyetli olmayan kimsenin de listelere yaz lmamalar n sa lamakt r. Genel olarak, yerel seçim yetkililerinin e ilimi, ehliyetli olabilecek ki ileri ç karmaktansa, yak n zamanda oy vermedikleri halde baz seçmenlerin ad n listelerden silmeme hatas n göze almakt r. Listelerde adlar bulunmayan ki iler seçim sand - na geldikleri zaman, geçici bir oy pusulas verilir ve oylar kaydedilir. Daha sonra oylar onaylanmadan önce durumlar gözden geçirilir. SEÇ M YÖNET C LER N N ROLÜ A.B.D. de seçim yönetimle ilgili bir etkinliktir belirli bir bütçe ile yerel olarak yap l r ve amac, ehliyetli seçmenlerin tercihlerini do ru ve zaman nda belirlemektir. Bu da genelde ilçe veya kent kâtibi olan seçim yöneticilerinin i inin göz korkutucu oldu u anlam na gelir. Y l boyunca seçmenleri kaydetmek ve belirli bir seçimde kimin oy kullanma hakk na sahip oldu unu saptamakla yükümlüdürler. Hak sahibi tüm aday adlar n n listede bulundu unu ve karar verilecek her hususun do ru ekilde yaz lm oldu unu kontrol ederek, her seçimde kullan lacak oy pusulalar n haz rlamal d rlar. Ve oy pusulas n n imkân oldu u kadar basit ve anla l r olmas n sa lamaya çal mal d rlar. Günümüzde oy pusulas formlar veya oy verme araçlar n n ulusal standartlar yoktur. Ço u zaman seçim sorumlular, oy pusulalar n birçok dilde, hatta farkl formlar olarak haz rlamak durumundad rlar. Baz idari bölgelerde aday ve partiler geli i güzel s ralanmal d rlar. Son olarak da yerel seçim yöneticileri, kullan lacak özel oylama makinelerini seçmelidirler ve oy pusulalar makinelere uygun olmal d rlar y l nda ba kanl k seçimlerinde Florida eyaletinde ç kan problemlere yan t olarak, eyalet ve ilçelerin en modern ve güvenilir oylama usullerinin uygulanmalar n sa lamak amac yla onlara mali yard m sunmaya yönelik yasalar Kongre den geçmi tir. Seçimler aras devirlerde, bu yetkililer oylama araçlar n n depolanmas ve bak m ndan sorumludurlar, genellikle bu i ler daimi personel yerine, ta eronlar taraf ndan yap l r. En zor i lerinden biri de, seçim günü tek ve uzun bir süre (genellikle saat) çal acak çok say da geçici personel istihdam etmek ve bunlar e itmektir. Seçim aralar nda oylama araçlar veya oy pusulalar de i irse, bu e itim süreci daha da göz korkutucu olabilir. Oylama araçlar n n bir yerden bir yere ta ma lojisti i ile personelin i e al nmas ve e itilmesi bazen o kadar zor olmaktad r ki, seçmenlerin ehliyetinin kontrol edilmesi ba ta gelen siyasi partilerin gönderdi i gönüllülere b rak lmaktad r. Gönüllüler, genellikle, siyasi parti temsilcileri olduklar na göre, baz yerel seçimlerin yürütülmesiyle ilgili önlenemeyen anla mazl klar arada bir ortaya ç kmaktad r. OY PUSULASI KULLANIMININ YAPISI Oy verme sürecinin ikinci a amas, bir oy pusulas na eri menin halka aç k olmas d r. Oy verme hakk na sahip seçmenlerin ço u için bunun anlam, evlerine yak n bir oy sand mahalline gidip oylar n vermek demektir. Ülke çap nda co rafi bak mdan seçim bölgelerinin büyüklükleri ile her birinde ehliyetli ve oy vermeye kay tl seçmen say s nda önemli bir çe itlilik vard r. Bu sistemlerin masraf yerel düzeyde kar land ndan, araç ve pusula formlar yerel düzeyde kararla t r l r. Dolay s yla, ki ilerin oy verme ekilleri kulland klar araçlar ve bunlar n bak m durumlar bölgelerinin sosyo-ekonomik durumu ve vergi taban na ba l d r. Yerel vergi gelirleri ayn zamanda okullara, polis ve itfaiye hizmetlerine, park ve e lence yerlerine fon sa lad ndan, oy verme teknolojisine ço u zaman dü ük bir öncelik tan nm t r. A.B.D. de çok çe itli oy verme cihaz bulunmakta ve oylama teknolojilerinin manzaras sürekli de i mektedir. Eskiden oldu u gibi, bir aday ad n n yan na bir X i areti konan kâ t pusulalar n kullan ld çok az yer olmaktad r; ancak bugün birçok bilgisayar destekli sistemler, halâ, içi doldurulan daireler veya birle tirilen çizgilerin bulundu u kâ t pusulalara dayanmaktad r. Bu pusulalar daha sonra mekanik olarak kontrol edilmekte ve oylar kaydedilmektedir. Birçok bölgede, halâ, seçmenlerin tercih ettikleri aday ad n n Orta: Dixville Notch, New Hampshire belediye memuru 2000 ba kanl k seçiminde sembolik olan ilk oyu kullan yor. Sa kenarda, yukar dan a a ya do ru: 2000 ba kanl k seçiminde bisikletli bir bayan oy pusulas n Portland, Oregon da resmi bir toplanma yerine b rak yor. Kuzeydo u da k z n kuca nda tutan bir kad n oy kullanmak için bekliyor. Emeklilerin Florida da ya ad bir toplumda ya l lar 2000 y l ba kanl k seçiminde oy kullan yorlar. Zachary Taylor Whig ( ) 14 15

9 Millard Fillmore Whig ( ) Orta: Ekim 2002 de Georgia eyaletinde bir ilçe memuru dokunmatik bir oy makinesini kullan yor. Sistem Kas m da yap lacak seçimler için haz rlan yordu. Altta: Dearborn, Michigan 7 Kas m 2000 tarihinde seçim görevlisi seçmen kay tlar n kontrol ediyor. Franklin Pierce ( ) veya bir meselenin, destekledikleri taraf n n yan na, küçük bir manivela çevrilen manivelal makineler kullan lmaktad r. Bu sürecin sonunda büyük bir manivela çevrilerek oylar kaydedilir. Bu makineler 30 y ldan daha uzun bir süredir imâl edilmediklerinden bak mlar güç ve pahal d r. Dolay s yla bunlar yava yava kullan mdan kald r lmaktad r. S kl kla kullan lan di er bir ayg t da kart-delgi (punch-card) makinesidir. Oy pusulas bir aday ad n n yan na delikler delinen bir kart olabilir veya kart, bir oy pusulas remiyle ayn hizaya gelen bir yuvaya yerle tirilir ve delikler delinir y l A.B.D. Florida ba kan seçimlerinde ihtilâfa yol açan ey bu pusulalar olmu tu, dolay s yla bu kart-delgi cihazlar da kullan mdan ç kar lmaktad r. Günümüzde otomatik banka makinelerine benzer bilgisayar destekli dokunmatik ekranlar olan, do - rudan kaydeden elektronik ayg tlar n (DRE direct recording electronic device) kullan lmas na do ru bir e ilim vard r. Süreci kolayla t rmak için bilgisayar veya nternet arac l yla oy kullanma ve böyle bir sistem Arizona da bir ön seçimde kullan lm t r hakk nda uzun tart malar devam ederken, güvenlik uzmanlar bu sistemlerin geli tirilmesi üzerinde çal t klar ndan, imdilik kullan mlar pek yayg n de ildir. Yak n zamanda, seçmenlerin seçim gününden önce pusula alabilmelerini sa layan usullerin kabul edilmesi, oy pusulas kullan m na anlaml bir de i iklik getirmi tir. Bu e ilim, seçim gününde evlerinde (ve oy verme yerlerinde) bulunamayacaklar n tahmin eden seçmenlere oy pusulalar n n verilebilmesi namevcut pusulas (absentee ballots) ko ullar n n saptanmas yla ba lam t r. Baz yerlerde bu ko ullar zaman içinde liberalize edilmi, vatanda lar n sürekli mevcut olmayan seçmen olarak kaydedilmelerine olanak tan nm ve rutin olarak adreslerine bir oy pusulas n n postalanmas n mümkün k lm t r. Di er yeni bir olanak da erken oy kullanma d r. Bunun için oy verme makineleri al veri merkezlerine ve halka aç k ba ka mekânlara seçim gününden üç hafta öncesine kadar yerle tirilir. Vatanda lar istedikleri zaman gidip burada oylar n verebilirler. Baz eyaletlerde ise vatanda lar oylar n posta ile gönderebilmektedirler. Oregon eyaletinde, seçimden 20 gün önce tüm vatanda lara bir oy pusulas postalan r ve bunu posta ile geri gönderebildikleri gibi, belirli yerlere ahsen b rakabilirler. Washington eyaletinde Seattle ve King County gibi yerlerde posta ile oy verme kabul edilmesine kar n, buraya yak n yer-lerde halâ DRE veya kartdelgi ayg tlar kullan lmaktad r. A.B.D. nin tamam nda, seçmenlerin be te birinden fazlas, eskiden seçim günü olarak bilinen günden önce oy verirler. OYLARIN SAYIMI Seçim gününden önce oy veren vatanda lar n oran artt kça, Kas m ay n n ilk Pazartesi sinden sonraki ilk Sal gününü Amerikan n geleneksel Ba kan Seçimi Günü seçim günü olarak de- il, say m günü olarak kabul etmek daha uygun olacakt r. Erken oy pusulalar n n gittikçe daha popüler olmalar na ra - men, oy saymaya seçim günü geç vakit geçilir, dolay s yla sand klar kapanmadan önce hangi aday n ilerde veya geride oldu u hakk nda hiçbir bilgi aç klanamaz. Bu tür ön bilgi, kampanya stilleri ve çabalar ile seçmen kat l m n etkileyebilir y l Ba kanl k seçimlerinden oy pusulas say m ile ilgili çok çarp c dersler ç km t r. Bu ihtilâfl seçim hakk nda karara var rken A.B.D. Anayasa Mahkemesi nin saptad gibi, Florida da en önemli problem de i ik tipteki oy pusulalar n saymak için tek standart kullan lmas olmu tur. Baz bölgelerde, yerlerinde bulunmayan seçmenlerin kulland oy pusulalar, seçim bölgelerinde kullan lan oy verme ayg tlar ndakilerden farkl d r. Sonuçta, birden fazla cetvel haz rlamak gerekmektedir. Baz bölgelerde ise, ba çeken iki aday aras ndaki oy fark ndan az namevcut pusulas varsa bunlar hiç say lmamaktad r y l ndaki seçim, oy verme makinelerinin herhangi bir elektro-mekanik ayg ttan farks z olduklar n göstermi tir: bunlar n bir hata tolerans varsa da, en do ru ekilde i leyebilmeleri için düzenli aral klarla sürekli bak m gerekmektedir. Bir seçimde oy fark çok az oldu unda, oylar tekrar say ld nda cetvel düzenleme makinelerinden ufak farklar olan toplamlar ç kabilir. Bir ulusal seçim halk oylamas nda nüfusun %0.5 inden daha az taraf ndan kararla t r ld nda ve bir eyalette bu örnekte Florida George W. Bush ve Al Gore a verilen 5.8 milyon oyda aradaki fark 202 ise, kullan lan ayg tlar ile ilgili olarak uygulanan cetvel düzenleme usulleri tart ma konusu olabilir. Florida daki oylar n büyük ço unlu u kart-delgi sistemiyle verilmi ti. Tart man n iki oda, ayg tlar n bak m ile seçmenlerin kartlar na düzgün delik açma kabiliyetleri oldu. Baz yerlerde oy pusulalar n dizayn seçmenleri, özellikle ya l seçmenleri a rtm, bunun sonucunda oylar n vermek istedikleri adaya de il de ba kas na oy verebilmi lerdir. Florida da seçim sonuçlar n n birbirlerine bu kadar yak n olmas ve say m tamamlayan son eyalet olmas, seçim sonras ndaki haftalarda Florida, Bush ve Gore taraftarlar n n özel hedefi haline gelmesine neden olmu tur. Amerikan seçim sisteminin yerel yap s yüzünden ve seçmenler kurulunun (electoral college) eyaletlerde kazanan, her eyi al r (winner takes all) ilkesini uygulad ndan, her iki taraf eyalet mahkemelerinde dava açt. Taraflar, itiraz ettikleri yasal hususlar ve baz özel oylar sorgulama kabiliyetleri bak m ndan en ba ar l olabilecekleri bölgeleri seçtiler. Hiçbir taraf tüm eyaletin oylar n n tekrar say lmas n talep etmedi. Netice olarak dava nihai karar n verilmesi için A.B.D. Anayasa Mahkemesi ne gönderildi. Anayasa Mahkemesi tekrar say m n durdurulmas na ve Florida D i leri Bakan n n ilk onay n n geçerli say lmas na karar verdi. Böylece Florida n n Seçmenler Kurulu nun 25 oyu George W. Bush a giderek, Seçmenler Kurulu nun ço unlu u ile ba kan olmas n sa lad. REFORM HAREKET 2000 y l seçiminde ç kan en önemli ders, Florida da kar la lan seçim yönetimi, oylama ve oy pusulas sayma sorunlar n n bir dereceye kadar A.B.D. nin herhangi bir bölgesinde meydana gelebilece idir. Seçim sonuçlar 2000 y l Ba kan Seçimi nde oldu u kadar az farkl olmas nadiren görüldü ünden, ayn sonuçlar do urmalar pek olas olmamakla beraber, bir dizi sorun aç a ç km t r. Birçok ara t rma ba lat lm, çe itli panellerde uzman ahitler dinlenmi ve reform gere i konusunda beyanlar kaydedilmi tir. Gözden geçirme ve reform tekliflerini desteklemekte partilerle ilgili unsurlar bulunmas na kar n, 2004 y l seçimlerinden önce baz eylemlerin gerekli oldu u alg lanm t r y l nda 107. Kongre, kayda de er hususlar içeren Amerikan n Oy Vermesine Yard m Yasas n (Help America Vote Act HAVA) kabul etti. Evvelâ, federal hükümet eyaletlere, eskimi kart-delgi ve manivelal makineler sistemlerinin yerine al nacaklar n bedelini ödemeyi teklif etti. Ayr ca, Yerel Seçim Yönetimi Yetkilileri ne teknik yard m sunma ve oylama ayg tlar standartlar n saptama görevini, kurulan bir Seçim Yard m Komisyonu na verdi. Seçim Yard m Komisyonu, oy verme sistemlerine ve oylama sistemleri malzeme ve yaz l m na ili kin ihtiyari rehberler teklif edecektir. Komisyonun görevleri aras nda: oylama makineleri ve oy pusulas dizayn, kay t yöntemleri, geçici oy verme ve hile cayd r c yöntemler, seçimde çal acak ki ilerin i e al nmas ve e itimi usulleri, seçmenlere yönelik e itim programlar, federal mevkilerle ilgili olarak, eyalet tekrar sayma süreçlerinde daha fazla tutarl l k gerekip gerekmedi i, ve federal görevler için mevki seçimleri alternatif yöntemler konular nda ara t rma programlar n n ba lat lmas da dahildir. Federal hükümetin imdiye kadar yerel yönetim meselesi olarak gördü ü seçimlere kar maktan kaç nmas HAVA ile de i mi tir y l seçiminden sonra, özellikle Florida ile ilgili çeki meden sonra, bu usul reformu çabas, Amerikal lar n seçim sistemlerine olan güvenlerini güçlendirmeye yard mc olmu tur. Seçimin, i leyen bir demokrasinin hukuki temeli oldu- u dü ünülürse, bu reformlar n maliyetinin pek yüksek olmad görülecektir. Michael W. Traugott Michigan Üniversitesi nde leti im ve Siyasal Bilimler Profesörüdür. Voter s Guide to Election Polls and Election Polls, the News Media and Democracy nin ortak yazar d r. imdiki ara t rma konusu, seçim yönetimi reformunun etkisi üzerinde odaklanmaktad r. 17 Ekim 2000 tarihinde Bombay, Hindistan daki A.B.D. konsoloslu unda Amerikal diplomatlar ve aile fertleri posta yoluyla oy kullan yorlar. James Buchanan ( ) 16 17

10 SEÇ M TAKV M Ba kanl k Ön Seçim Tarihleri, Partilerin Mahalli Aday Belirleme Toplant lar (Caucus) ve Aday Seçme Kongreleri Amerika Birle ik Devletleri nde partilerin aday belirleme toplant lar ve ön seçimler Ba kanl k seçiminin vazgeçilmez unsurlar d r. Bu takvim, 2004 ulusal seçimleri öncesindeki Ba kanl k ön seçimlerini ve aday belirleme toplant lar n n listesini sunmaktad r. (Aday belirleme toplant lar italik yaz ile belirtilmi tir.) Bu ba lamda, caucus partilerin yerel üyelerinin, Ba kan aday n belirledi i eyalet çap ndaki toplant manas nda kullan lmaktad r. Caucus sisteminin amac delegelerin seçimi çerçevesinde, parti üyelerinin hangi Ba kan aday n destekledi inin belirlenmesidir. Ön seçimler ise yak n bir amaca hizmet etmekle birlikte, belirli bir kamu görevi için, bir siyasi parti aday seçmeye yarayan direkt seçimlerdir. çinde bulunulan eyaletin yasalar na göre, seçmenler ya istedikleri Ba kan aday için do rudan oy kullan rlar, ya da parti kongresinde istedikleri Ba kan aday n seçmeyi taahhüd eden bir delegeyi oylar yla seçerler. 19 OCAK Iowa 27 OCAK New Hampshire 3 UBAT Arizona Delaware Missouri Oklahoma Güney (South) Carolina () New Mexico () Kuzey (North) Dakota 7 UBAT Michigan () 8 UBAT Maine () 10 UBAT Tennessee Virginia District of Columbia () 14 UBAT District of Columbia () Nevada () 17 UBAT Wisconsin 24 UBAT Utah () Hawaii Idaho 2 MART California Connecticut Georgia Maryland Massachusetts New York Ohio Rhode Island Vermont Washington Minnesota 9 MART Florida Louisiana Mississippi Texas 13 MART Kansas () 16 MART Illinois 20 MART Alaska () Wyoming () 13 NISAN Colorado () 27 NISAN Pennsylvania 4 MAY S Indiana Kuzey (North) Carolina 6 8 MAY S Wyoming () 11 MAY S Nebraska West Virginia 15 MAY S Wyoming () 18 MAY S Arkansas Kentucky Oregon 25 MAY S Idaho 1 HAZIRAN Alabama New Mexico Güney (South)Dakota 8 HAZIRAN Montana New Jersey TEMMUZ Ulusal Demrokrat Parti Kongresi, Boston 30 A USTOS 2 EYLÜL Ulusal Parti Kongresi, New York City 18 19

11 THOMAS MANN LE 2004 SEÇ M KAMPANYASI HAKKINDA SÖYLE PAUL MALAMUD Abraham Lincoln ( ) Andrew Johnson Union ( ) S: 2004 Seçim Kampanyas n n ana konular nelerdir? C: Tüm kampanyalar çe itli evrelerinde bir çok de i ik konu üzerinde dururlar, ama önümüzdeki seçim kampanyas en belirgin olarak iki ana konu üzerinde odakla acak gibi görünüyor. Bir tanesi ekonomik büyüme ve A.B.D. nin genel mali politikas gibi ekonomi ile ilgili sorunlar. kinci önemli konu ise fiziki güvenlik. Amerikal lar n ülkedeki terörizm tehditi kar s nda kendilerini güvencede hissetmeleri, ulusal güvenlik politikas ve Afganistan ve Irak taki askeri harekatlar n sonuçlar n da kapsayan konular. S: Alelade Amerikal lar d ili kiler politikalar ile ilgileniyorlar m? C: D ili kiler politikalar na olan toplum ilgisi uluslararas çevre ile ba lant l olarak ini li ç k l d r. Daha aç kça söylemek gerekirse, So uk Sava süresinde Amerikal lar n d ili kiler politikalar ile çok yak ndan ilgilendikleri zamanlar olmu tur; örne in Vietnam Sava Amerikal lar için çok önemli bir meseleydi. Kan mca, 2004 seçimlerinde d ili kiler politikalar 11 Eylül sald r lar ndan dolay önemli olacakt r. Dünya Ticaret Merkezi ve Pentagon a yap lan terörist sald r lar, Amerikal lara sand m z kadar güvende olmad m z net bir ekilde göstermi tir ve bundan dolay vatanda lar m z n büyük ço unlu u Ba kan Bush un sava cephesinin teröristlerin bahçelerine götürülmesi gerekti i fikrine onay vermi tir. 11 Eylül olaylar, Amerikal lar n ülkedeki güvenlik ile ülke d politikalar aras nda bir ba - lant oldu unu anlamalar na neden olmu tur. Ba kan Bush un halk n gözünde kazanm oldu u dramatik popülerlik ve kararl lider imaj, ülkedeki yönetimin ba ar s ndan çok, yurtd ndaki uygulam oldu u politikalar n n sonucudur. 11 Eylül den sonra ler, seçim anketlerinde toplumun ulusal güvenlik konusunda itimat etti i parti olarak büyük bir avantaj yakalam bulunmaktad rlar ve bu da Ba kan n tekrar seçilmesinde çok önemli bir etkendir. Beyaz Saray a giri hakk kazanmak için lar n, bu avantaj bertaraf etmeleri gerekmektedir. A.B.D. liderli indeki Koalisyon Kuvvetleri nin Agfanistan ve Irak ta kazand belirgin zaferler, yerini çok daha karma k sava sonras yap lanma konular na b rak nca, imdiki yönetimi ele tirenlere, bunlar kendi kampanyalar nda konu olarak kullanma f rsat do mu tur. S: Bundan önceki 2000 y l Ba kanl k seçimleri Bush ve Gore aras nda çok yak n bir çeki me çerçevesinde cereyan etmi ti. Oy miktarlar n n yak nl önümüzdeki 2004 seçimlerini taktik ve strateji bak m ndan nas l etkileyecektir? C: 2000 y l seçimleri Yarg tay n Florida Eyaleti oylar n n 5 4 yeniden saymamas karar ile sonuçlanm t r. Burada önemli olan, 2000 seçimlerinin seçim konusu olacak her mevkii ve seçmenler baz nda lar ve ler aras nda bizim baz nda bölünmü bir ulus oldu umuz gerçe ini bir kere daha gözler önüne sermi olmas d r. Bunun neticesinde, 2004 seçimlerinde, her iki parti seçimin yak n olaca n dü ünerek strateji belirlemektedir. Her iki parti de taban n harekete geçirmenin önemini kavram vaziyette oldu undan, da n k seçmenleri tek tek toplamak için ola anüstü bir gayret sarfedecektir. Kan mca, televizyon reklamc l n n yine fazla olacak olmas na ra - men seçmen kimlikleri ve, haydi sand k ba na! kampanyalar daha çok önem kazanarak ola anüstü bir kaynak yarat c l görmek üzereyiz. Her iki parti ve ilgili gruplar, seçmenlerini oy sand klar na getirebilmek için çok büyük yat r mlar yapacaklard r. lar, 2000 y l ndaki Florida sonuçlar n n yaratt mutsuzlu u, taban seçmenlerini oy sand na getirmek için bir itici güç olarak kullanabilirler. unu hat rlamakta yarar var ki, Kongre deki 2002 y l ara seçimlerinde seçmenleri sand a çekme mücadelesini ler kazanm t r. ler destekçilerini harekete geçirmekte daha ba ar l olmu lar ve bu ba ar onlara ara seçimleri kazand rm t r. S: Partiler seçmenlerin oy vermesini nas l sa l yorlar? C: Oy vermenin zorunlu oldu u veya yüksek oy verme oran na sahip ülkelerde, bu konular ayn ekilde gündeme gelmemektedir. A.B.D.de ise Ba kanl k seçimlerinde, oy verme ya ndaki seçmen nüfusun yüzde 50 sinin oy vermesi standart kabul edildi inden, seçmenleri oy vermeye motive etmek ba l ba na çok önemli bir konu haline dönü mektedir. Amerikal lar n oy verip vermemesini hangi faktörlerin etkiledi ini sorarsan z, en etkin faktör bilgidir. Oy verecek insanlar bir seçim oldu unun bilincindeler mi? Adaylar n kimler oldu- unu biliyorlar m? Partiler ve adaylar aras ndaki farklar n fark ndalar m? kinci olarak, bu partilerden birine bir ba l l klar var m? Seçimlerdeki yar an birimler ile bir ba lant lar var m? Üçüncü olarak, hiç kimse onlardan oy vermelerini istedi mi? Oy vermeleri için, oy sand klar n n nerede oldu unu ve saat kaçtan kaça kadar aç k oldu unu bildirmek için hiç kimse onlarla ba lant kurdu mu? Bu son faktör, sand k ba na! kampanyalar n n odak noktas d r. Bu a amada yap lmas gereken yerel te kilatlar kurmakt r. Bilgisayar vas tas ile olas destekçileri belirleyip, onlar ile telefon, posta ve, hepsinden iyisi, ahsen muhatap olmakt r. ahsi görü meler için görü ülecek ahs n tan d, kendi toplumundan güvenilir birinin seçilmesi daha iyi sonuç verir. Ayr ca, seçim günü seçmene telefon ile oy verip vermedi inin sorulmas, hatta oy sand na vas ta temini de fayda verir. Bu asl nda hakikaten ola anüstü gayret gerektiren bir safhad r. S: Tabii ki, harekete geçirilmesi en kolay grup parti taban d r. Bu iki partinin taban hangi kesimlerden olu maktad r? C: Michigan Üniversitesi, Siyasal Bilimler Merkezi demografik analizi: [http://www.umich.edu/ nes/nesguide/nesguide.htm] iki siyasi partinin tabanlar hakk nda farkl l klar belirmektedir. En kuvvetli destekçileri Afrikal Amerikal lard r ve dokuza-bir partiye oy verirler. spanyol ve Latin kökenliler de genellikle Parti yi destelemektedirler ama burada s n r ikiye-bir veya daha a a dad r. Sendika mensubu aileler orant l olmayan bir ekilde parti taraftar d rlar. Dü ük gelir sahipleri genelde lara oy vermektedir, ama bunlar n baz lar sosyal muhafazakard r ve zaman zaman, hat r say l r bir bölümleri de lere oy vermektedirler. Parti yi destekleyen orta s n f beyaz erkekler ile i çi s n f için sosyal ve kültürel konular önem ta maktad r. Bo anm insanlar ve tek reisli aileler, genellikle, daha Parti taraftar iken, geleneksel evli çiftler daha olmaktad rlar. lere oy verenler için dini mezhepler, dindarl k ve kiliseye devam etme al kanl önemli konulard r. Bir insan n kiliseye düzenli gitme al kanl varsa, o insan genellikle ya dir ya da Parti ye oy verme e ilimindedir. Laikler ço unlukla olmaktad rlar. Yüksek gelirli insanlar ço unlukla olmaktad rlar. Bilhassa küçük i letme sahiplerinden büyük giri imlerin üst düzey yetkililerine kadar ticaret ile u ra anlar genellikle dir. Buna ra men, yeti en iyi okumu ve lisans üstü derece yapm yeni nesil profesyoneller, Parti ye oy vermektedirler. Son olarak, iki partinin seçmen baz nda, co rafya da farkl l k yaratmaktad r. Biz bu ay r m k rm z ve mavi eyaletler ismi alt nda yapmaktay z. Bu da son seçimlerde televizyonda gösterilen Amerika Birle ik Devletleri haritas ndan kalm bir al kanl kt r. Haritada Do u ve Bat k y lar nda ve Kuzey s n r çizgisinde yeralan mavi eyaletler lara oy vermi tir. K rm z eyaletler, yani ler e oy verenler ise genellikle ülkenin Güney k sm nda, k rsal tar m yapan ve Rocky Mountains bölümünde ve Ortabat daki eyaletlerdir. Eyaletler içinde de parti da l m saptanabilir. lar daha çok ehirlerde ve ehre yak n banliyölerde oturmaktad rlar, ler ise d banliyölerde ve k rsal alanlarda ya amaktad rlar. lar yüksek teknoloji alanlar nda ya amakta, ler ise nüfus kayb na u rayan bölgelerde ikamet etmektedirler. Parti, nüfusu h zla artan tüm güney banliyölerinden (örn. Atlanta, Georgia) çok iyi oy toplam t r. Sonuç olarak, Parti dindar ve kültürel muhafazakarlar n, i kad n ve erkeklerinin, Güney in, da l k eyaletlerin, Ortabat n n, k rsal alanlar n ve d banliyölerin partisi olarak dü ünülebilir. Buna kar l k Parti, az nl klar n, laiklerin, sosyal liberallerin, sendikac ailelerinin, büyük ehrin dü ük gelirli kesiminin, Do u ve Bat k y lar n n partisidir. Elbette tüm bu s n fland rmalar genel e ilimler çerçevesinde yap lm t r. Tüm demografik gruplar içinde de politik e ilim konusunda farkl l klar görülmektedir. S: Görevdeki Ba kanlar n seçimlerde ne gibi avantaj ve dezavantajlar bulunmaktad r? C: Birincisi, görevdeki Ba kanlar n seçime kat lmalar halinde kazanmalar tarihte genellikle ba ar ile sonuçlanm t r. Elbette hepsi de kazanmam lard r, ve son zamanlarda da seçime kat l p da kazanamayan bir kaç görevli Ba kan görmü bulunuyoruz de ilk Ba kan Bush ve 1980 de Ba kan Carter seçimi kazanamam lard r. Gerald Ford da Ba kanl k seçimini kazanmadan Ba kanl a getirilmi ve 1976 daki tekrar seçilme devresinde de ba ar l olamam t r. Buna ra men görevdeki Ba kanlar genellikle ikinci kere seçilmektedirler. Bunun nedeni biraz da seçilmelerini engelleyebilecek olan tenkitlere aç k yönlerini ortaya koyacak ön seçimlerden kaç nmalar d r. Buna ra - men ilk Ba kan Bush, Ba kan Carter ve Ba kan Ford ön seçimlere kat lm lard r. imdiki Ba kan George W. Bush un Parti adayl nda herhangi bir rakibinin olmamas kendisi için büyük bir avantajd r. kincisi, görevdeki Ba kanlar Theodore Roosevelt in zorbal k kürsüsü diye adland rd imkana sahiptirler; yani gündemi tayin etmek ve kamuoyunu kendi avantajlar na çal acak konular üzerinde odaklamak imkan na haizdirler. Bazen de, d ili kiler veya yurtiçi ekonomik politikalar na yön verip gündemi de- i tirerek, toplumu seçim baz nda kendi lehlerinde etkilemek ans n da elde edebilirler. Ayr ca, görevdeki Ba kan olmak nedeniyle kaynak bulma ve para toplama i lerinde daha fazla imkan sahibidirler. Parti çal anlar aras nda da tabilecekleri yararlar da kendilerine seçimde fayda sa lamaktad r. Görevli Ba kan n dezavantaj ise kendi Ba kanl süresinde ya anm iyi eyleri kendine mal ederken, ayn ölçüde kötü olay- Ulysses S. Grant ( ) Rutherford B. Hayes ( ) 20 21

12 James A. Garfield (1881) Chester A. Arthur ( ) lar n da hesab n vermek zorunda kalabilir; bu konulardaki ba ar y veya kabahati hak edip etmediklerine bak lmaz. Sonuç olarak, iyi dönemlerde görevdeki Ba kan olarak seçime girmek tekrar seçilmek demek olsa da, ekonominin bozuk oldu u veya d politikalar n n kötü gitti i dönemlerde bu durum, belirgin bir dezavantaj haline dönü ür. Seçimler, büyük ölçüde görevdeki yönetimin performans na not verilen referandum niteli indedirler. Her ey iyi ise, bu bir avantaj olur, ama kötü ise, kesinlikle dezavantaja dönü ür. S: Ba kan olarak Ba kan Bush un siyasi taban ortadad r. Öte yandan, Parti adaylar n n kongre üyesi, senatör, vali ve general gibi bir çok de i ik görevde bulunduklar da görülmektedir. Bu pozisyonlar onlar n Ba kan olmalar nda ne gibi roller oynayabilirler? C: Her A.B.D. Senato üyesinin sabah uyan p aynaya bakt nda kar s nda potansiyel bir Ba kan gördü ü söylenir. Ama gerçekte, bir çok senatör aday gösterilir ama sadece bir kaç seçilir. Senato dan Ba kanl k seçimini son kazanan 1960 y l nda John Kennedy olmu tur. O günden beri bir kaç senatör aday olmu fakat hepsi de kaybetmi lerdir, örne in 1996 da Bob Dole ve 1972 de George McGovern gibi. Bu Senato nun, Ba kanl k seçimi için pek de iyi bir ba lang ç noktas olmad n n göstergesidir. Ba kanl k seçimini kazanan adaylar n ço u Ba kan Yard mc l ndan veya valilikten gelmi bulunmaktad r. Ba kan Yard mc l Ba kanl k yar için do al bir platform olu turmakla beraber, 2000 y l nda Al Gore un da ö rendi i gibi, görevdeki Ba kan Yard mc s her zaman ba ar l olmam t r. Valilikler, Ba kanl k için çok uygun ba lang ç noktalar olmu lard r, buna örnek olarak son y llarda George W. Bush, ve ondan önce Bill Clinton, Ronald Reagan, Jimmy Carter gösterilebilir ki, bu asl nda ola anüstü bir say d r. Askeri meslek ise 19. yüzy l Ba kanlar için çok uygun bir ba lang ç platformu te kil etmi ken, modern ça da sadece Dwight Eisenhower askeri kumandanl ktan Ba kumandanl a gelebilmi tir. S: Kampanya finansman yasalar bu seçim sonucunu nas l etkileyecek? C: George Bush 2000 y l ndaki adayl k sürecinde, kamu (A.B.D. hükümeti) fonlar n almay reddeden ilk ba ar l Ba kan aday olmu tur. Bundan dolay, yasal olarak s n rlamalar da olmad - ndan, 2000 y l nda $100 milyonun üzerinde para toplayarak rakibini saf d b rakmay ba arm t r. Kamu fonlar ndan yararlanm olsayd, bunu yapmas na olanak olmayacakt y l nda, yasal olarak aday katk limitleri birey baz nda $1000 dan $2000 e katlanm oldu undan, adayl k sürecinde Bush kampanyas yine kamu fonlar ndan vazgeçerek $200 milyon toplamay ba aracakt r. Parti adayl nda bir rakibi olmad ndan dolay, Ba kan Bush un kampanyas, bu paray Parti aday n halka tan tmak istedikleri gibi sunduktan sonra da, da n k seçmenleri toplayacak te kilatlar n i lerine harcayabilirler. Bu ola anüstü bir avantajd r. Parti adaylar ndan hiçbiri parti önseçim devresinde ayn ekilde para toplama ba ar s n gösterememi lerdir. Bu durumda e er kamu fonlar n kabul ederlerse, yakla k $50 milyonu a mayacak ekilde para harcayabilirler ki, bunun ço u 2003 y l ndaki ön seçimin ba lar nda ve 2004 y l n n ilk aylar nda adayl kazanmak için harcanacakt r. Bundan sonra bir aday belirlendi inde ve parti kongresi vakti geldi inde, geriye ya çok az, ya da hiç paralar kalmam olacakt r. Bu potansiyel farkl l k, bir veya daha fazla aday n n kamu fonlar n geri çevirerek kendi paralar n toplama yoluna gitmelerine yol açabilir. Ön seçim kampanyalar sona erdikten ve parti kongreleri yap ld ktan sonra, adaylar genel seçimler için kamu fonlar n kabul edip etmemek konusunda tekrar bir karar a amas na gelirler. Bu a amadaki kamu fonlar n, gerek Ba kan Bush un ve gerekse Parti aday n n kabul etmesi beklenmektedir. S: Ba kanl k yar nda para gerçekten bu kadar büyük bir fark yap yor mu? C: Para, baz yar larda ve baz artlar alt nda di erlerinden daha fazla fark yaratmaktad r. Temsilciler Meclisi, Senato ve valilik yar lar nda para çok önemlidir zira, seçime yeni kat lm adaylar n seçmenler taraf ndan tan nabilmek ve bilinmezlik örtüsünden s yr lmalar için çok miktarda paraya gereksinmeleri vard r. Ba kanl k aday olmak sürecinde, adaylar henüz yeteri kadar tan nmad ndan, adaylar n kendi reklamlar n yapmak, platformlar n ve te kilatlar n kurmak için paraya ihtiyaçlar vard r. Genel seçimlerde, paran n önemi azal r çünkü o noktadan itibaren yar n önemi çerçevesinde yeterli bedava medya ilgisi olu mu bulunmaktad r. Televizyon kanallar nda tart ma programlar yay nlanmaktad r. nsanlar, kendi partilerin adaylar na kar bir yak nl k hissederler. Buna ra men, k l pay gerçekle en seçimlerde, para yine büyük rol oynar. S: 2004 seçimlerinde, Parti aday n n Ba kan Bush u tenkit etmesi yeterli olacak m yoksa lar n seçimi kazanmak için daha olumlu bir temaya m ihtiyaçlar olacakt r? C: Ba ar l olmak için lar n iki eye ihtiyaçlar olacakt r. En önemlisi, Ba kan Bush u insanlar n bir daha seçmemesi için bir nedene gereksinmeleri vard r. Bu, bir farkl programdan çok, George Bush un liderli i alt nda ülkenin nas l yönetildi inin olumsuz referandumu çerçevesinde olacakt r. lar n Beyaz Saray ve Kongre de kontrolü tekrar kazanma ans n elde etmeleri için, çok miktarda seçmenin öyle bir dü ünceye gelmesi gereklidir. Ben hem ekonomik rahat m konusunda kendimi daha güvencesiz ve hem de terör kapsam ndaki sava ve Irak taki kar k durum dolay s yla fiziki olarak daha az güvende hissediyorum. Bu dü ünce tarz elzem olmakla beraber, lar n 2004 y l nda Beyaz Saray kazanmalar na gene de yeterli olmayabilir. kincisi, lar n inan l rl n e i inden atlamalar gereklidir. lar n, güvenli- i koruyacak ve Amerikal lar için riskten çok f rsat içeren, ç lg n ve uç noktada olmayan politikalar yürütecek oldu una, Amerikan halk n n güvenece i bir adaya ihtiyaçlar vard r. lar n, inan l r bir ulusal güvenlik stratejisi, inan l r ekonomik ve yurtiçi politikalar sunabilecek bir aday bulmalar gerekmektedir. Ço u Amerikal lar Ba kan Bush un politikalar n lar nkiyle kar la t rmayacaklard r ama buna ra men, Amerikal lar Ba kan n sicilinin, onu bir defa daha yenilememek gerekti ini dü ünseler bile, lara yak ndan bakacaklar ve öyle diyeceklerdir: Onlara güvenebilir miyiz?. te tam burada, muhalefetteki partinin inan l r ve olumlu bir seçenek geli tirip sunmas gereklidir. S: Ba kanl k ön seçimlerinde, adaylar n parti taban n n gözüne girebilmek için en uç noktalara gitmeyi kabul ettiklerini ve lar n sola, ler in sa a yöneldiklerini belirten bir atasözü vard r. Bu gerçekten do ru mu ve bu davran önümüzdeki y llarda siyasi hareket tarz n etkiler mi? C: Ba ar l Ba kan adaylar son seçimlerde bu tuza a dü memi lerdir. Örne in, 2000 y l nda George Bush, kampanyas n, parti taban n çok mutlu k lan bir müstakil politikay l ml ve merhamet dolu bir söz sanat çerçevesinde öne ç kararak, adayl kazand ktan sonra fazla sa c ve muhafazakar olarak nitelenmekten kurtulmu tur. Bill Clinton, kendi partisi içindeki geleneksel sol sa yakla m n reddederek tabana ve sallant daki oylara ba ka yollarla ula maya çal m t r. Ön seçimlerde partililer ideolojik olarak daha uç noktalarda bulunabilmekteler; lar için daha sol uç ve ler için daha sa uç; ama buna ra - men istekleri ve konular genel seçim kampanyas ndaki pozisyonuna zarar vermeyecek tarzda ekillendirmek de mümkündür. S: Bu Ba kanl k seçiminde sizce internet in rolü daha artacak m? C: Bu ba lamda internet in rolü bir toplu ileti im arac veya bir televizyon reklamc l n n yerini alan bir araç olmayacakt r. Bunun yerine, internet, gönüllüleri i e alan ve te kilatland ran, para toplamaya, sokaktaki insanlara yönelik kampanya ve anketler yürütmeye ve destekçilere bilgi ula t rmaya yarayan bir kampanya organizasyon ekli haline dönü mü tür y l nda, Howard Dean, John McCain in ba ar s na internet üzerinden önemli miktarlarda para toplayarak yard mc olmu tur. Dean ve di er Parti adaylar internet i te kilatlar n yap land rmak için kullanmaktad rlar. Bush taraftarlar da bunun önemini kavram vaziyetteler. Onlar da internet i para toplamak, yerel te kilatlar n yap land rmak ve eylemcilerle ileti im kurarak kaynaklar n harekete geçirmek için yo- un bir ekilde kullanmaktad rlar. Bunlardan dolay bu seçimlerde internet fevkalade önemli bir güç te kil edecektir. S: Elbette ki, Ba kanl k seçiminden ba ka Temsilciler Meclisi ve Senato da da seçimler yap lacak. Bu seçimler nas l gözüküyor? C: u anda, her iki parti içinde oylar n büyük ço unlu unu toplayacak gibi bir vaziyet gözükmüyor. Aksine oylar birlerlerine yak n da l m gösterecektir seçimlerinden beri Parti Temsilciler Meclisi nde ço unluktad r. Senato da da çok yak n bir ço unluktayd lar ama Senatör Jim Jeffords un istifas ve Ba ms z olmas ile bu ço unlu u kaybettiler y l nda, ler Senato da tekrar ço unlu u elde ettiler. E er ani ve beklenmeyen bir ekilde olaylar Partinin lehine dönmezse, analistler, Temsilciler Meclisi ve Senato nun seçim yap lar ndan dolay, lerin bu on y l n sonuna kadar bu ço unlu u sürdüreceklerini dü ünmekteler. Bu sonuç, k smi olarak Temsilciler Meclisi ndeki rekabetçi seçmen bölgelerinin azalmas na ba l d r ki bu da farkl nedenlerden kaynaklanmaktad r. Son y llarda, lerin eyalet baz nda yeni bölgelerin kurulma sürecinde, seçmenlerini daha kapsaml yerle tirmi olmalar da bu neticeye neden olmu tur. Önümüzdeki seçimde, 435 sandalye için yap lacak yar n, ancak yüzde 10 unda ciddi bir çeki me ya anacakt r. Ve Parti nin iktidarda olmas nedeniyle, daha fazla para toplayabilece i ve bölgeler konusunda da ba ar l oldu u göz önünde bulunduruldu unda, ço unlu u b rakmayaca dü ünülmektedir. Senato da de i ecek sandalyesinden çok sandalyesi bulunmaktad r. Hat rlarsan z, Senato nun üçte biri her seçim y l nda alt y ll na tekrar seçilmektedir. De i ecek olan sandalyeleri de George Bush un 2000 seçimlerini kazanm oldu- u k rm z (daha muhafazakar) eyaletlerde bulunmaktad r. Bundan dolay ancak lar lehine, ezici ço unluk oyu ile kazan lan bir seçim oldu u takdirde, lar n Kongre deki ço unluk partisi olmalar na imkan do ar. Grover Cleveland ( ) ( ) 22 23

13 KONGRE SEÇ MLER Benjamin Harrison ( ) JOHN H. ALDRICH Medya, tüm ilgisini 2004 Ba kanl k seçimine odaklam iken, Amerikal lar ayn zamanda binlerce insan de i ik makamlara getirmek için oy kullanacaklard r. Özellikle A.B.D. Kongresi için olan seçimler, Ba kanl k seçimi kadar rekabetçi ve ayn öneme haiz olabilir. imdiki durumda, Kongre deki iki parti aras ndaki denge fevkalade hassas bir durumdad r. ler in Temsilciler Meclisi nde 12 sandalyelik (435 içinden) bir üstünlü ü bulunurken, Senato da 100 sandalyeden 51 ine sahiptirler. Kongre seçimleri, Kongre nin yasama merkezi olmas ndan dolay çok önemlidir. Parlamenter sistemden farkl olarak, Amerikan sistemi, gücü Ba kan ve Kongre aras nda böler. Tüm yasalar Kongre de yaz l r ve Kongre taraf ndan onaylanmak zorundad r. Ayr ca, parlamenter sistemlerden farkl olarak, parti politikas disiplini daha l ml olarak uygulan r. Kongre üyeleri, kendilerinin tekrar seçilmesi de dahil olmak üzere, uygun gördükleri konularda oy vermekte serbesttirler. Kongre liderleri ba ar l bir koalisyon olu turmak için, tüm partinin deste i aramak yerine, üyeleri koalisyona birey olarak dahil etmekte ve bu ekilde her Kongre baz ndaki zaferi ve yenilgiyi, her iki partiye de önemli hale getirmektedirler. Her birim için ayr ve ba ms z seçimlerin yap lmas, bir partinin Kongre yi kontrol alt na almas na imkan sa larken, di er partiden birinin de Ba kan olmas na olanak verir. Bu bölünmü hükümet formülü al agelmi ekilde yürümektedir. Son 24 y l n 16 y l nda Temsilciler Meclisi nde ve Ba kanl k makam nda de i ik partiler egemen olmu lard r y l ndan beri Temsilciler Meclisi nde ço unluk lerin olmu tur. ler, ayr ca, 1994 y l ndan 2000 y l na kadar, Ba kan Bill Clinton un son alt y ll k Ba kanl süresince Senato da da ço unlu u elde tutmu lard r seçimleri lerin Ba kanl kazanmas ve Temsilciler Meclisi nde ço unlu u elde tutmas ile sonuçlanm t r. Buna ra men, her iki parti de Senato da 50 er sandalye sahibi olmu tur. Anayasa, Ba kan Yard mc s na ( Dick Cheney) Senato da e itlik bozucu oy hakk n sa lad ndan, ço unluk k l pay ile lere geçmi ve onlara federal hükümetin birle ik kontrolünü sa lam t r. Senatör James Jeffords Haziran 2000 de partiden istifa edince, Senato nun kontrolü lara geçmi ve hükümet bölünmü konuma gelmi tir. lar 2002 y l ndaki seçimlerde, bu k l pay ço unlu u kaybetmi ler ve ler bir kez daha hükümetin birle mi kontrolünü sa lam lard r. KONGRE NASIL SEÇ L R? Senato nun ve Temsilciler Meclisi nin yetkileri a a yukar e it olmakla beraber, seçili ekilleri farkl d r. Amerikan Cumhuriyeti nin Kurucular, Temsilciler Meclisi üyelerinin halka yak n olmalar n, onlar n istek ve gayelerini yasamada dikkatle uygulamalar n amaçlam lard r. Bu nedenden dolay Kurucular, Meclisin kalabal k olmas n ve s k seçim uygulamas n (2 y lda bir) uygun görmü lerdir. lk ba larda, iki y ll k bir devre bile fazla uzun bulunmu tur. Bugünlerde ise s k seçim uygulamas görevdekilerin sürekli seçim haz rl nda olmalar n ve ülke için neyin iyi oldu undan çok, kendilerinin tekrar seçilmeleri için neyin iyi oldu u pe inde olma olas l n do urmu tur. Her meclis sandalyesi bir co - rafi bölgeyi temsil etmektedir ve her meclis üyesi kendine münhas r veya tek-üye ço unluk oyu ile yani en çok oy alan n kazand usul ile seçilmektedir. Her 50 eyaletin, Meclis te en az bir sandalyesi bulunmakta olup, di er sandalyeler nüfus yo unlu una göre eyaletler aras nda pay edilmi tir. Örne in, çok az nüfusu olan Alaska n n Meclis te sadece bir sandalyesi vard r, buna kar l k en kalabal k eyalet olan California, 53 sandalye sahibidir. Senato eyaletleri temsil etmek amac yla kurulmu tur ve ilk ba ta senatörler, eyalet yasama kurullar taraf ndan seçilmekteydiler y l ndaki Anayasa n n On yedinci De i iklik çerçevesinde, senatörler kendi eyaletlerinin seçmenleri taraf ndan seçilmeye ba land lar. Her eyaletin alt y ll k süre için seçilen iki senatörü bulunmaktad r ve Senato nun üçte biri, iki y lda bir seçime girmektedir. Senatörler ço unluk oyu ile tek-üye bölgesi say lan eyaletlerden seçilmektedirler. Tek-üye bölgelerinden ço unluk oy ile yap lan seçimler, genellikle her iki büyük siyasi partiye de hak tan yan bir sistem içinde sonuçlanmaktad r. Üçüncü bir partinin aday n n seçilme ans son derece azd r. Seçmenler, ümitsiz kampanyalar olarak tan mlad klar adaylar için oylar n ziyan etmeyi istemediklerinden, seçimi kazanmak isteyen adaylar n iki büyük partiden biri ile ba lant l olmas gerekmektedir. Az nl k haklar iki büyük partiden biri taraf ndan temsil edildikleri için marjinal temsilcili i bulunmamaktad r. A.B.D. tarih boyunca, iki büyük partiden fazlas na hiçbir zaman sahip olmam t r. Aday-odakl seçimlerin en popüler zaman Milyon Dolar olan imdi bile, üçüncü partiler ve adaylar ortaya ç kmas na ra - men, seçim kazand klar pek görülmemektedir seçimleri sonuçlar na göre, Temsilciler Meclisi nin 435 üyesinden sadece iki tanesi ba ms zd r ve 100 üyelik Senato da da bir ba ms z senatör görev yapmaktad r. Tüm geri kalan sandalyeler 1860 y l ndan beri Amerika n n iki büyük partisi olan Parti ve Parti aras nda payla lm t r. ki Y ll k Seçim Dönemi EK L 1 KONGRE SEÇ MLER NDEK ETKENLER A.B.D. tarihi boyunca, kongre seçimleri parti-odakl olmu tur. Seçmenlerin partilerden birine veya di erine olan yak nl klar, oylar n o parti adaylar do rultusunda kullanmalar sonucunu do urmu tur. Oy verenlerin bir partiyi tutmas ile, Kongre üyeleri ço unlukla tekrar tekrar seçilir ve üyeliklerini on y llar boyu sürdürebilirler. Birey olarak ahsi gayret ve becerileri, kendilerine gösterilen destekte ancak çok minimal farklar yaratmaktad r. Ancak son y llarda, adaylar n karakterleri ve konular, parti ba l l n müspet olarak etkileyen güçler haline gelmi tir lardan beri seçimler, gittikçe artan bir ekilde adayodakl olmaya dönü mü tür. Adaylar n televizyon kanallar nda kampanya yürütmeleri, büyük miktarlarda para toplamalar, ve anketler düzenlemeleri, seçmenlerin adaylar birey olarak tan malar n sa lam t r. Bunun neticesinde, seçmenler taraf ndan, her iki aday n kuvvetli ve zay f yönleri de, parti ba l l çerçevesinde de erlendirilmektedir. Aday-odakl de erlendirilme, Kongre deki görev yapan üyelerin tekrar seçilme anslar n artt ran bir olgudur. Görevdeki Kongre üyeleri, televizyon kanallar ve gazetelerde genellikle kar lar ndaki yeni adaylar n ald ndan daha fazla ilgi görmektedir. Medya deste i sayesinde de kampanyalar nda kullanmak üzere daha fazla para toplama imkan n elde etmektedirler. Bu sebepler neticesinde, seçime giren görevdeki üyeler, tekrar seçilme ans n yakalayabilmektedirler y l nda, Temsilciler Meclisi nin 398 üyesi seçime girmi ve sadece 16 s tekrar seçilmeyerek saf d kalm t r; seçime giren 26 senatörden de EK L 1: Parti Siyasi faaliyet komitesinin A.B.D Temsilciler Meclisine, y llar aras ndaki katk lar. Kaynak: A.B.D statikleri Özeti DEMOKRATLAR CUMHURIYETÇ LER Ba kan Yard mc s, Dick Cheney, A.B.D. Senatosunda 23 May s 2003 tarihinde bu meclisin ba kan rolünde hakem oyu kullan yor te deneyimli West Virginia l Senatör Robert Byrd Senato salonunun d nda bir grupla konu uyor

14 EK L 2: Görevdeki üyeler ve seçime yeni kat lanlar n siyasi faaliyet komitelerinin, A.B.D Temsilciler Meclisine, y llar aras ndaki katk lar GÖREVDEK ÜYELER SEÇ ME YEN KATILANLAR William McKinley ( ) yaln z 3 tanesi seçimi kaybetmi tir. Senato dakiler için tekrar seçilme oran yüzde 88, Temsilciler Meclisi ndekiler için yüzde 96 oldu undan, seçimlerin sadece aday-odakl de il, ayn zamanda görevdeki adaya odakl oldu u söylenebilir. Daha fazla para ve medya deste i sayesinde, görevdeki üyeler seçmenler taraf ndan tan nd klar ndan dolay seçilebilmekteler, halbuki yeni seçime kat lanlar n böyle bir anslar bulunmamaktad r. Anketlerin gösterdi ine göre, anketleri cevaplayanlardan, on ki iden dokuzu Temsilciler Meclisi veya Senato nun halen üyesi olan adaylar n isimlerini bildikleri halde, yeni seçime kat lan en önemli aday n ismi, seçim kampanyas n n sonunda bile, ancak cevaplayanlar n yar s ndan az taraf ndan bilinmektedir. Yeni adaylar n bu kadar az tan nmas onlar n para toplama konusunda da ba ar s z ki Y ll k Seçim Dönemi EK L 2 olmas na sebep olmaktad r. Bu da maalesef potansiyel olarak kuvvetli yeni adaylar n görev ba ndaki tan nm adaylara kar seçime girmekten çekinmelerine yol açmakta ve seçime giren ans dü ük olanlar da kampanyalar n ba latmak için para toplayamamaktad r. Siyasi komitelerin Kongre seçimlerine kat lacak adaylara yapt mali katk miktar, partiye göre ve aday n hali haz rda Kongre üyesi olup olmamas na göre ayarlanmaktad r. Siyasi komitelerin y llar aras nda yapt klar katk lar Tablo 1 de belirtilmi tir (2000 y l bu rakamlar n verildi i son y ld r). Tablo bu süre içinde seçimler için toplanan tüm para miktarlar n göstermektedir. Ço unluk partisi olduklar y llar içinde, 1994 y l da dahil olmak üzere, lar n siyasi komiteler çerçevesinde belirgin bir avantaj ya ad görülmektedir. Son üç seçim devresinde ise ler, siyasi komite katk s baz nda lara yeti mi lerdir. Bu kadar s k bir rekabet çerçevesinde, u anda her iki parti de siyasi komitelerden ayn miktarda katk almaktad rlar. Tablo 2, siyasi komitelerin seçime kat lan görevdeki üyelere ve yeni adaylara yapt katk lar göstermektedir. Hali haz rda üye olan adaylar n para toplama konusundaki avantaj her seçimde fevkalade belirgindir. Son yirmi y l zarf nda, siyasi komitelerin, üye olan adaylara yapt katk önemli oranda artm olup, yeni adaylara yap lan katk lar ise orant l olarak daha az artm t r. Bu tablo, hali haz rda üye olan adaylar n tekrar seçilme nedenlerini aç kça göstermektedir. Yeni adaylar seçmen kitlesi taraf ndan tan nd klar nda, daha e it bir davran a tabi tutulurlar ve bu durumda seçmenler daha Milyon Dolar kuvvetli mesaj verdi ine inand klar adaya oy verirler. Kongre seçimlerinde hangi yakla mlar daha etkili olmaktad r? Bu da özellikle son seçimler de büyük de i imlere u ram bir konudur. Son y llara kadar, Kongre seçimleri genellikle ulusal olaylar kaale almadan, bir bölgenin özel ihtiyaçlar ve problemleri çerçevesinde cereyan etmekteydiler. Bu bilhassa Ba kan n dört y ll k görev süresinin ortas na rastlayan ve Ba kanl k kampanyas n n ulusal oda ndan uzak olarak düzenlenen, yar dönem seçimleri için geçerli idi. Bu seçimler aday-odakl seçimlerin yerel olarak dikkat oda haline gelmesini sa layarak, adaylar n kendi bölgelerinin ihtiyaçlar na uygun politika geli tirmelerine imkan tan maktayd seçimleri ay r m noktas olmu tur. Parti nin Senato da ço unlu u bulunmaktayd ayr ca Parti den 52 sandalye alarak, 40 y ldan beri ilk defa Temsilciler Meclisi nde de ço unluk elde etmi ti. Temsilciler Meclisi ndeki Ba kanlar Newt Ginrich in stratejisinin bir bölümü Amerika ile Kontrat ad n ta yan on maddelik yasama program idi. Bu program adaylar n ço unlu u taraf ndan kampanya ba ndan itibaren benimsenmi ti ve seçim sonras nda da çok daha önemli hale geldi. Ginrich son derece inan l r bir ekilde, lerin bu Kontrat tan esinlenen yasalar hayrete dü ürecek çok k sa bir zamanda 100 gün içinde geçirece ini deklare etti. Bu odaklanma ler ve liderli inin itibar n yükseltmeye yaram t r. Bu ekilde de, ulusal meselelerin bir çe it ulusal parti platformunda ele al nmas, yar dönem devre kampanyalar n n standart bir parças haline gelmi oldu ten sonra düzenlenen iki ayr yar dönem seçimi de 1994 seçimleri kadar sürprizli olmu tur y l nda, 1934 ten beri ilk kez olarak, görevdeki Ba kan n partisi sandalye art (Temsilciler Meclisi nde 5, Senato da 6 sandalye) sa lam t r. ler Kongre deki ço unlu a sahip olmaya devam ettikleri halde onlara, 1998 seçimlerini kaybetmi gözü ile bak lm t r. Parti içinden bir çok ki i, bu yenilgiyi partinin ulusal konularda net bir tutum almam olmas na ba lam lard r seçimlerinde, lar sandalye kazanmay ve ço unluk elde etmeyi ba aramam lar ve parti içindeki pek çok lider bunu, parti baz nda bir ulusal platform olu turulamamas na ba lam lard r KONGRE SEÇ MLER Kongre seçimlerinin son on y ldaki dramatik dönü ve savrulu lar, sa l kl tahminleri imkans z hale getirmi tir. En önemli olgular, seçimlerin eski düzenleni ekillerinin art k etkili olmad ve seçmenlerin karar verme tarzlar n de i tiriyor olmalar d r. Yine de 2004 seçimleri konusunda üzerinde durulacak baz noktalar bulunmaktad r seçimleri için en can al c soru lar n Temsilciler Meclisi nde tekrar ço unlu u elde edecek kadar sandalye kazan p kazanmayacaklar d r. Senato da seçim kapsam ndaki 34 sandalye nin, 19 u lar n elinde bulunmaktad r. Buna ilave olarak, geçen seçimde k l pay seçimi kazanan ler çok azd ve 22 seçim alan da George Bush un 2000 y l nda kazand eyaletlere rast gelmektedir. Bu durumda da lar n bu seçimlerde Senato da sandalye kazanmalar zor gibi görünmektedir. Senato daki ço unlu u kesin gibi görününce, dikkatler Temsilciler Meclisi ne çevrilmektedir. Her iki parti de en kuvvetli adaylar kadrolar na dahil etmeye çal makta ve Meclis seçimleri için tüm kaynaklar n seferber etmektedirler. Meclis için kadroya al nacak yeni adaylar n seçim tecrübelerinin olmas ve hatta yasama kurullar nda görev yapm olmalar çok önemlidir. Bir partinin Ba kanl k aday n n Meclis e girecek adaylar, bilhassa imdiki sahibinin seçime girmedi i sandalyeler baz nda, ne kadar kuvvetlendirdi i veya zay flatt da ayn derecede önemlidir. Tecrübeli ve etkileyici Meclis adaylar ve sa lam bir Ba kanl k kampanyas ile birlikte hareket ettiklerinde, her iki partinin de sandalye say lar aras nda büyük de i ikliklere sebebiyet verebilirler. Son yirmi otuz y l içinde, Ba kan n ceketinin uzunlu u olarak nitelendirilen, Ba kana oy veren seçmenlerin Kongre de de ayn partiye oy vermesi durumu, azalm bulunmaktad r. Bugünlerde, bu iki grup oy birbirinden ba ms z hale gelmi tir. Ayr ca, 2000 y l nda, her iki Ba kan aday n n da çok yak n say da oy alm olmas ndan dolay, bundan her iki parti de Kongre seçimlerinde bir yarar sa layamayacaklard r. Tekrar Orta: Kas m 2002 de Temsilciler Meclisinin yeni üyeleri için çekilecek grup foto raf için haz rlan rken Temsilci Kathleen Harris, Florida-Cum. Temsilci Kendrick Meek, Florida-Dem. ile tokala yor. Sa kenarda, yukar dan a a ya do ru: A ustos 2002 de önseçimde kongre aday Denise Majette kendi destekçilerine te ekkür ediyor. 7 Kas m 2000 de Austin daki Texas Eyaleti Saray d nda zafer konu mas yapt ktan sonra Texas Senatör Kay Bailey halka el sall yor. Ayn tarihte Kentucky, Ernie Fletcher Kongre ye yeniden seçili ini kutluyor

15 Theodore Roosevelt ( ) seçime giren görevdeki Ba kan n varl ve her iki partinin de yak n olan Kongre üye say s ndan dolay, Kongre deki dengenin Ba kanl k aday na verilecek oylara ba l olma ans yüksektir. E er George Bush, Irak Sava esnas nda ve hemen sonras ndaki yüksek reytinglerini devam ettirmeyi ba ar rsa, partisinin hem Senato hem de Temsilciler Meclisi ndeki durumunu kuvvetlendirebilir. Oysa e er reytingler herhangi bir sebepten, örne in ekonomik nedenlerle dü dü ü takdirde de Meclis teki on y ll k ço unlu- unu kendi dü ü üyle birlikte lara kapt rabilir. Ulusal meseleler Kongre seçimlerinin gittikçe daha önemli bir parças haline dönü mekte iken, 2004 y l n n en önemli ulusal etkeni Ba kanl k adaylar ve onlar n sunduklar politik kampanya olacakt r. Seçimin bu bölümü hakk nda tahmin yürütmek çok zordur. Bu yaz yaz ld - zaman lar taraf nda durum halen bir kaç aday aday n n, aday olma beklentisi içinde oldu u ve hiçbirinin ba çeken bir durumda olmad görülmektedir. Bu a amada, liberal veya l ml sava kar t sava yanl s bir aday n seçilece i bilinmemektedir. E er, beklendi i gibi Ba kan Bush seçime girerse, parti aday olarak seçilece ine inanmaktay z seçimlerinde, yurtiçi politikalar n en önemli konular olarak ortaya ç kaca kesindir. Buna ra men, terörizm ile olan sava d politikada önemini koruyacakt r. Sovyetler Birli i nin da lmas ndan bu yana, uluslararas konular halen Ba kanl k seçimlerinde çok önemli bir rol oynamam t r ve her iki taraf n da tart may nas l sunaca ve toplum reaksiyonun ne olaca bilinmemektedir. Buna ra men, bu a amada A.B.D. ekonomisinin seçmenler için en önde gelen konu olaca san lmaktad r. Fakat yine de, ekonominin iyiye gitti i görü ünün egemen olup lere avantaj m yarataca veya tam aksine, ekonominin zay flad ve hatta durgunlukta oldu u dü ünülüp, lara bir yeniden do ma ans n n m tan naca bilinmemektedir. Sonuç olarak, her iki partinin de son on y ld r devam eden yak n dengesinden dolay 2004 seçimlerinde her iki partinin Temsilciler Meclisiyle Senatoyu kaybetme/kazanma ihtimali vard r. Bu ba lamda, bir partinin veya di erinin veya hiçbirinin kontrol edemedi i politikalar n gidi at, Amerikan demokrasisini çok kritik bir duruma götürebilir. Kongre seçim sonuçlar, toplumun her iki Ba kan aday na yönelik tepkileriyle veya parti adaylar n n kimler olaca ve toplumun onlara nas l tepki gösterece iyle de belirlenebilir. Bütün bunlar belirsizli i daha da artt r rken, 2004 seçimlerinin fevkalade heyecanl olmas beklenmektedir. John H. Aldrich, Duke Üniversitesi, Pfizer-Pratt Siyasal Bilimler Profesörü. Aldrich Amerikan siyaseti ve davran biçimleri, biçimsel teori, ve metodoloji konular nda uzmand r. Neden Partiler? (Why Parties?); Kongre Öncesinde: Ba kanl k Kampanyalar nda Stratejiler ve Seçimler (Before the Convention: Strategies and Choices in Presidential Campaigns); Çizgisel Olas l k (Linear Probability); Logit ve Probit Modelleri (Logit and Probit Models) in ve seçimler hakk nda di er kitaplar n yazar d r; kitaplar ndan en sonuncusu 2000 ve 2002 Seçimlerinde De i iklikler ve Devaml l k (Change and Continuity in 2000 and 2002 Elections) yeni bas lm t r. Makaleleri bir çok dergide yay nlanm t r. Üstte: Temsilciler Meclisinin üyeleri 7 Ocak 1997 tarihinde 105. Kongrenin ba lang c nda yemin ediyor. Altta: Ba kan George W. Bush 27 ubat 2001 tarihinde A.B.D. Temsilciler Meclisiyle Senatonun ortak toplant s nda ilk konu mas n yap yor. SEÇ M ANKETLER, EKSPERLER VE 2004 SEÇ MLER JOHN ZOGBY Amerikal lar n ço u siyasi seçim anketlerini sever, baz lar da onlardan nefret etmeyi sever. Seçim anketlerini sevenler siyaset oyunundan ho lananlard r; bu ki iler kimin daha ileride, kimin kazanma ans daha fazla, sa l k hizmetleri konusunda veya ekonomi baz nda, kimin daha popüler bir konumda olmas na ilgi duyanlard r. Bu siyaset ba ml lar Ba kanlar n, valilerin ve belediye reislerinin performans s n fland rmalar n yak ndan takip ederler. Seçmenlerden ço u toplum içindeki ve ülkelerindeki di er insanlarla ba lant da olmak fikrinden ho lan rlar. Bir çok Amerikal n n kendi i odac klar nda s k m vaziyette oldu u ve i ve ev aras nda uzun süren gidip gelmelerden bunalm bulundu u bir ça da, seçimler tüm vatanda lara di er insanlara k yasla toplumun bir parças olarak nerede durduklar n n bilincine vard rmaya yaramaktad r. Seçim anketçilerinin mesle i tart mal bir meslektir. Ço u zaman, kamu-oyunun adaylar ve konular baz ndaki dalgalanmalar n ölçmekten ziyade, kullan lmaya haz r seçilmi adaylar n üzerinde bir eyhin etkisine sahip olup, seçmenleri maniple ederek seçim sonuçlar n etkilemekle suçland m z olmu tur. Buna ra men, yirmi y ll k profesyonel anketçilik ya am mda, anketlerden en çok ikayet edenlerin, anket sonuçlar n ezbere en iyi bilenler oldu una ahit olmu umdur. GEÇM TEK VE GÜNÜMÜZDEK ANKETÇ L K Eskiden sahnede sadece bir veya iki anket te kilat vard. Günümüzde ise, haz r haber ça nda ya amam zdan dolay, Internet, 24 saatlik kablolu haber kanallar büyük haber bo luklar devaml olarak çe itli kaynaklar n resmi ve gayr resmi anket sonuçlar yla doldurulmaktad r. lk Seçim anketi 1824 y l nda, Harrisburg, Pennsylvania daki yerel bir gazete taraf ndan organize edilmi ama ba ms z anketler, 1930 lara kadar medyan n siyasi kampanyalar hakk nda haber sunarken s kça kulland bir araç olmam t r. lk modern ve kaliteli siyasi anketler Gallup ve Roper taraf ndan düzenlenmi, daha sonralar herkesin bildi i Sindlinger, Yankelovich ve Harris gibi isimler de bu alanda belirmi lerdir. 70 li y llara gelindi inde Amerika n n önde gelen üç televizyon kanal Ba kanl k seçimleri için kendi anketlerini düzenlemeye ba lad lar, k sa süre içinde önemli valilikler ve Kongre seçimleri de anket kapsam na al nm oldu. Bir gazete ve televizyon kanal ortakl nda düzenlenen medya anketleri, (örne in CBS/New York Times, ABC/Washington Post veya NBC/Wall St. Journal gibi) özel olarak adaylar ve siyasi partiler için düzenlenen anketlerden fakl d rlar ve bunlar siyasi sürecin önemli bir parças haline gelmi lerdir. Aralar ndaki en belirgin fark, medya anketleri kamuya aç k olmalar ve düzenlenme amaçlar n n topluma siyasi yar ta önde giden aday göstermek olmas d r. Bu anketler ba ms z ve tarafs z olmak üzere tasarlan rlar. Örne in, eskiden bir aday kendini, gerçe in aksine, öndeymi gibi gösterebilirdi. Son on y l çerçevesinde, ba ms z anketler seçim yar lar n daha tarafs z bir bak aç s ile, her aday n kuvvetli ve zay f taraflar n de erlendirerek ve her aday destekleyen demografik gruplar n analizini de sunarak ele almaya ba lam lard r. Bu ba ms z anketler gazetecilere ve editörlere, kampanyan n gidi at hakk nda do ru yorum yapma imkan n sa lamaktad rlar. Ba ms z anketlerdeki effafl k okuyuculara ve izleyicilere faydal bilgiler vermektedir. Buna ra men, ba ms z anketler bile problem yaratabilir y - San Diego da 1996 y l nda konvansiyon delegeleri Senatör Robert Dole u ba kanl k için destekliyor. Yukar dan a a ya do ru: Bir adam Ba kan Johnson n tekrar aday olmama karar n aç klayan Chicago Tribune isimli 1 May s 1968 tarihli gazeteyi okuyor. ba kan aday Eugene McCarthy Nisan 1968 de Cleveland daki Case Western Reserve Üniversitesinde ö rencilerle konu uyor

16 William Howard Taft ( ) Sa da: Los Angeles de 17 A ustos 2000 tarihinde medya çal anlar Konvansiyonunda web siteleri üzerinde çal yor. l nda, eski Senato lideri Bob Dole görevdeki Ba kan Clinton a kar Ba kanl k için aday olmu tu. Ço u anketler, kampanya süresince Dole u 25 puan arkada gösterirken, Reuters için yapt m anketler 7 12 puan arkada oldu unu göstermeye ba lam lard. Buna ra men, di er te kilatlar n a lar ve anketleri medyada daha etkin konumda olduklar ndan, gün ve gün Ba kan Clinton, Dole u 25 puan arkada olan takipçisi olarak nitelendirmeye devam etti. Tek tarafl anketler bir kampanyan n gidi at için kullan ld nda, habercili i ciddi olarak etkileyebilir, neticenin ne olaca na i aret ederek kendi kendini gerçekle tiren bir kehanet haline gelebilir. Di er taraftan da o aday için para toplama ve kendini topluma anlatma konular nda büyük zorluklar te kil edebilir. Bu durum, seçim öncesi anketlerinin seçmeni ve/veya sonuçlar etkiledi ini mi göstermektedir? Genelde cevap hay r d r. Dole ve Clinton anketleri Senatör Dole için ciddi problemler yaratt ysa da, Dole un seçimi kazanabilece ine dair hiç bir ciddi kan t mevcut de ildi. Anketler taraf ndan daha arkada gösterildi inden dolay seçimi kaybeden bir adaya da bugüne kadar rastlanmam t r. Buna ra men, baz lar etrafta çok fazla anketçilik, bir tür anket kirlili i oldu unu iddia etmektedirler. 24 saat yay n yapan kablolu televizyon haber kanallar ve onlar n doldurmalar gereken büyük haber bo luklar na zaten de indim. Siyasi anketlerin çoklu unun bir nedeni bunlard r. Medya organizasyonlar aras ndaki k ran k rana rekabet bir ikinci nedendir y l nda, en a a 14 kapsaml ba ms z siyasi anket te kilat vard ve bunlar n sonuçlar her zaman tutarl de ildi. Buna ra men, seçmenlerin ikayet etmemeleri gerekir çünkü seçenekler vard r ve seçmenlerin anketleri izlerken araba veya ev almaya niyetlendikleri zamanlardaki gibi dikkatli al c olmalar gerekmektedir. Anket de erlendirmek için baz temel kurallar mevcuttur ve size anketleri de erlendirmenize yard mc olmak için kendi özel kurallar m sunuyorum. ÖRNEK GRUPLAR VE YANILMA PAYI Bir tak m seçim anketleri Ba kan n Ulus a Sesleni i veya adaylar aras ndaki tart ma gibi önemli olaylar n hemen akabinde düzenlenirler. Genelde bu gibi anketler ertesi gün hemen yay nlanabilmeleri için bir gece içinde düzenlenmekte ve ülke çap nda sadece 500 yeti kinin cevaplar n kapsamaktad rlar. Bundan dolay bu tür bir gecelik anketler kamuoyunun reaksiyonunu an nda ölçme yoluna giderken, uzmanlar taraf ndan güvenilir olarak nitelendirilmez. 500 ki inin 280 milyonluk bir kamuoyunu temsil için yetersiz bir say oldu u kesindir. Her ne kadar art veya eksi yüzde 4.5 yan lma pay baz nda yüzde 95 do ru bir fikir elde edilse de, bunun bir Ba kanl k veya eyalet seçimi gibi çok önemli konularda yeterli olmad dü ünülmektedir. Buna ilaveten, ahsi görü üme göre, 500 ki ilik bir anket ulusal veya önemli bir eyalet seçimi baz nda statistik bak m ndan gerekli alt grup analizini temin etmek için yetersizdir. Bundan ba ka, metodoloji ile ilgili problemler de bulunmaktad r. Bir gecede haz rlanan bu tür anketlere kat lanlar aras nda halk n önemli bir demografik bölümünü temsil edenlerin evde olmama ihtimali vard r. Anketçiler her ne kadar, örnek gruplar, nüfusun demografilerini yans tacak ekilde ayarlamaya çal salar da, bu çabalara ra men hiç temsil edilmemi bir bölüm kalabilmektedir. Örne in, bir gecelik bir anket, Afrikal Amerikal lar n orant l bir ekilde kapsama al nmamas na neden olabilir. Veya bir ba ka anket, Nebraska ve Kansas tan çok fazla Afrikal Amerikal y kapsad - halde, New York, Mississippi veya Güney Carolina dan hiç Afrikal Amerikal dahil etmemi olabilmektedir. Acele anketler konusunda ba ka bir problem de muhtemel seçmenleri de il yeti kinleri örnek grup kapsam na almakt r. Bu iki grup aras ndaki demografik fark çok belirgin olabilir. Genel olarak, yeti kinler havuzu daha fazla az nl k, dü ük gelir düzeyi ve sendikac ailelerini kapsamaktad r. Bu gruplar n hepsinin Parti ye e ilimli olmalar ndan dolay, bu havuzdaki temsil fazlal anket sonuçlar n çarp tabilir. Örnek gruplardaki ki i say s n n ve bu ki ilerin olu umunun incelenmesinde fayda bulun- maktad r. A.B.D. de yap lm iyi bir ulusal seçim anketinin en az 1000 ki iye soru yöneltmi olmas ve art veya eksi üç puan yan lma pay ndan fazlas n n bulunmamas gerekmektedir. ZAFER GERÇEKTEN ZAFER OLMAYINCA Anketler de, Mona Lisa tablosu veya herhangi bir büyük edebi yap t kadar yoruma aç kt rlar. Bundan ba ka da, onlar okuyan gazeteciler ve eksperler için bir beklenti yarat rlar. Böylece eksperler ve anketçiler o elle tutulamayan geleneksel bilgeli i geli tirirler. Ve her iki grup da adaylar n bu geleneksel bilgeli- e kar gelmesinden haz duyarlar. Böylelikle, tarih, erken anket sonuçlar n n tahmininin aksine sürü den yükselmi adaylarla doludur. Örne in, 1968 de, Ba kan Lyndon Johnson a kar aday olan Senatör Eugene McCarthy nin Vietnam kar t kampanyas n ve Ba kan Johnson a kar mücadelesini ele alal m. Her ne kadar, sava kar t dü ünce o tarihlerde A.B.D. de güçlenmekte ise de, hiç kimse pek tan nmam Minnesota l bir senatörün, güçlü Ba kan Johnson kar s nda bu kadar etkili bir kampanya yürütebilece ini dü- ünemezdi. lk önseçimden (New Hampshire) sonra oylar say ld - nda, McCarthy nin yüzde 41 oy, Ba kan Johnson n ise yüzde 49 oy ald meydana ç km t. Ba kan n ismi oy pusulas nda yaz l bile olmad ndan ve ona oy vermek isteyenlerin yazmalar gerekti i halde, eksperler McCarthy nin seçim öncesi anketlerindeki tüm beklentileri a t n belirterek onu galip ilan ettiler. McCarthy zaferi siyaset dünyas n a k na çevirince, iki hafta içerisinde Ba kan Johnson seçimlerden adayl n çekmeye karar verdi. Eksperler taraf ndan deklare edilmi bir ba ka zafer de 1972 deki New Hampshire Parti önseçimlerinde ya anm t r de sava kar t ideolojisi ile Parti içinde bir reform hareketi düzelemi olan Güney Dakota Senatörü George McGovern, Ba kan adayl için aç kça en önde yar an Senatör Edmund Muskie nin kar s na ç km t. McGovern in ahsi anketleri New Hampshire - deki önseçimlerde yüzde 40 tan yüksek oy alabilece ini göstermekte oldu undan, kendisi gayet ak ll ca medya ya yüzde 35 ile mutlu olaca n belirtmi ti. Önseçimlerde Muskie nin yüzde 48 ine kar yüzde 43 oy ald nda, ayn 1968 y l nda oldu u gibi, bas n, eksper beklentilerini a t için kendisini galip ilan etmi ti de oldu- u gibi, zafer McGovern a tarihçilerin söyledi i gibi, New Hamsphire de kazanm olman n faydalar n, yani medya, para ve h z bah etmi tir. McGovern Parti Ba kan adayl n da hak kazanm fakat genel seçimlerde Ba kan aday Richard Nixon un kar s nda ezici ço unlukla kaybetmi tir y l nda, eski Georgia Valisi Jimmy Carter a Washington bas n taraf ndan önceleri Hangi Jimmy diye isim tak lm t. Carter n New Hampshire daki daha iyi tan nm be Parti aday aras nda ald yüzde 28 lik rating i onu en öndeki aday statüsüne getirmi ve ona Ba kan adayl n kazand rm t. Böylelikle, bütün bu örneklerden al nacak ders, seçim öncesi anketlerinin önde giden bir aday n pozisyonunu sa lamla t rabilece i veya alt n kazabilece- idir. Anketler, asl nda kampanyalar n gidi at hakk nda standartlar te kil ederken, zafer beklentileri çerçevesinde de geleneksel bilgelik sa larlar. ÇIKI ANKETLER Ç k anketleri 1970 lerden beri A.B.D. deki ulusal ve eyalet seçimlerinin önemli bir unsuru haline gelmi tir. Ayr ca bu anketler, yeni oy kullanm insanlarla oy sand klar n n ç k kap s nda yap lan ve zaferi tahmin etmeye yönelik anketler olarak, zaman m z n en tart mal anketleridir y l ndaki Ba kanl k seçimlerinde, ç k anketleri, televizyon kanallar taraf ndan kötü kullan lm ve Florida seçmenleri taraf ndan kimin seçildi ine dair, bir de il iki yanl tahmin yap larak özellikle kötü ün kazanm lard r. Buna ra men, ç k anketleri do ru kullan ld sürece, anketçiler, bas n ve akademisyenler için çok etkili bir araç olmaktad r. Seçim gecesindeki galipleri tahmin etmekten ba ka, uzmanlara ve siyasal bilimcilere belirli demografik gruplar n oy verme detaylar n ve verilen oylar n nedenlerini temin etmektedir. Ayr ca, anketçilerin gelecek seçimler için seçmenin sand a gitme olas l - n belirleyen modelleri geli tirmelerine yani ve her bir demografik grubun içinden, bir seçimde tahminen kaç ki inin oy verece ini belirmelerine yard mc olmaktad r. Bu bilgiler, gelecekteki anket gruplar n n demografik olarak temsil baz n- Woodrow Wilson ( ) Soldan sa a do ru: Texas daki ler 2000 de Al Gore ile George W. Bush aras nda yap lan ilk münazaray TV den seyretmek için toplanm lar. Los Angeles li bir kad n önseçimlerde oy kulland ktan sonra ç k anketini dolduruyor

17 Sa da: Ba kan aday ba kanl k seçim kampanyas s ras nda George W. Bush Hardball with Chris Matthews isimli tart ma program na kat lm t r. Altta: George W. Bush Meet the Press isimli TV tart ma program na kat l yor. Warren G. Harding ( ) da yeterlili i ve do rulu u aç s ndan çok önemlidir. Ç k anketleri, seçimi kimin kazanaca n tahmin etmek için kullan l rsa problem yaratabilmektedir. Bir ç k anketinde, birey ve grup seçimleri ne kadar titizlikle yap lm olursa olsun, yine de bir yan lma pay olabilmektedir. E er seçim ezici fark içeriyorsa, bunun pek önemi olmaz ama yak n bir fark söz konusu ise, yan lma pay belirgin olarak ortaya ç kmaktad r y l nda, seçim öncesi anketleri ve ç k anketleri çerçevesinde, George W. Bush veya Al Gore dan hangisinin kazand n, Florida eyaletindeki tüm oylar n say lmas ndan evvel, hiçbir televizyon kanal n n tahmin etmesine olanak yoktu. Burada tahmini ilk olarak ortaya koymak iste i, tahmini do ru olarak yapmak durumunun önüne geçmi tir. Profesyonel bir anketçiden gelmesi a rt c olabilir ama Kas m 2000 ç k anketlerinden çok önemli bir ders alabiliriz. Bir seçimde kimin kazand n gerçek say lar aç klanmadan evvel ö renmek zorunlulu unda de iliz. Ç k anketlerinin, seçim ak am süresince kimin hangi nedenle oy verdi ini ayd nlatmalar, kan mca seçimlerin sa l bak m ndan çok daha yerinde olacakt r. ANKET ENDÜSTR S B R KR Z Ç NDE M? Bugünlerde anketlere verilen cevap oranlar nda dü ü oldu u söylenmektedir. Ben bu mesle e girdi imde, cevap oranlar yüzde 65 civar nda idi, yani telefon ile ula lan her üç ki iden ikisi ankete kat lmay kabul etmekte idi. Bugün, ortalama anket cevaplama oranlar yüzde 30 civar nda olup, metropol alanlarda daha da a a dü mektedir. Baz eksperler s rf bu yüzden anketçili in öldü ünü iddia etmektedirler. Ama bu hiç do ru de ildir. Dü ük cevap alma durumu anketlerin toparlanmas nda yava lamaya sebep olmaktad r ama iyi anket gruplar elde etmek hala imkan dahilindedir. Anket irketlerinin baz önemli seçimlerde yanl tahminlerde bulundu u konusunda, benimki de dahil olmak üzere, pek çok ele tiri yap lm t r ama buna ra - men genelde hepimiz yan lma paylar çerçevesinde sonuçlara ula m durumday z y l seçimleri için haz rlan rken uygulayabilece imiz en do ru yakla m n, tüketici siyasi bilgisine kar sa l kl bir ku kuculuk çerçevesinde, anketler hakk nda gerçekçi beklentiler içinde bulunmak oldu unu söyleyebilirim. Anketçi John Zogby, 1984 y l nda kurdu u Zogby International anket firmas n n Ba kan ve Genel Müdürüdür. Zogby International, Reuters ve NBC Televizyonu için anketler düzenlemektedir. Zogby, Karar 2002: ler Neden Kazand. (Decision 2002: Why the Republicans Gained) kitab n n yazar d r. Yazar hakk nda daha fazla bilgiyi sitesinden bulabilirsiniz. KAMPANYA ANYA F NANSMAN DURUMU JOSEPH E. CANTOR Bir zamanlar, bir Amerikan politikac s para, siyasetin ana sütüdür demi tir. Amerika n n demokratik hükümet eklinin özgür ve effaf seçimlere ve de rekabetçi ç karlar n kamuoyunu etkilemesine yönelik bir ço ulculuk gelene ine ba l oldu u dü ünülürse, bu pek de a rt c de ildir. Bu nitelendirme bugün için çok uygundur zira seçmen miktar n n çoklu u, belli ba l görevler için yap lan seçimlerde, seçmenlere ula mak için kitle haberle me araçlar n n kullan m n zorunlu k lmaktad r. Yay na ç kmak topluma kitlesel olarak ula mak için etkili ama pahal bir yoldur. Amerika da kamu görevlerine aday olanlar genellikle dört kampanya fonundan faydalanmaktad rlar: (1) Do rudan katk da bulunan bireyler; (2) kendi siyasi partileri; (3) siyasi komiteler vas tas yla ç kar gruplar ; (4) ahsi ve aile kaynaklar. Be inci bir kaynak olarak 1970 lilerden bu yana, ba ta ba kanl k seçimlerinde olmak üzere, baz seçimlerde kamu fonlar ndan yararlan lm t r. Televizyonun vazgeçilmez hale dönü mesi ve siyasetin profesyonelle mesi, seçim kampanyalar n gittikçe daha pahal hale getirmektedir y l seçimlerinde, Ba kanl k adaylar $607 milyon, Kongre adaylar ise $1 milyardan fazla harcam lard r. A.B.D. Senatosu nu kazanan ortalama bir aday $7.4 milyon, Temsilciler Meclisi ni kazanan bir ortalama aday ise $ harcam bulunmaktad r. Partiler ve ç kar gruplar direkt olarak seçmen ileti iminde daha önemli bir rol oynad klar ndan, adaylar taraf ndan seçimleri etkilemek için yap lan harcamalar, toplam n içinde gittikçe daha az pay tutmaktad r. Geleneksel olarak, siyasi partiler ve ç kar gruplar, seçmenlerle ileti im kurmalar n sa lamak için adaylar n kendilerine parasal katk da bulunmaktayd lar. Seçmenlerle kurulacak ileti im, reklamlar ve posta yolu ile seçmenleri oy kullanmaya ikna etmek için yap lmakta idi. Günümüzde ise siyasi partiler ve ç kar gruplar tercih ettikleri aday için parasal katk lar n direkt olarak kullanmakta ve bu ekilde de seçim sonuçlar da kendilerini daha etkin k lacak ekilde para harcamaktad rlar. Bu olgu seçimlerde adaylar n do rudan kontrolünde olmayan paran n ak n kontrol etmeye çal an politikac lar n i ini daha da zorla t rmaktad r. Ele tirmenler eskiden beri, A.B.D. seçimlerinde harcanan büyük paralar n ve ah slar n özel kaynaklar n n kullan m n n, zengin bireylerin ve ç kar gruplar n n kamu politikas üzerindeki etkisinin çok fazla oldu unu dile getirmektedirler. Siyasette dönen paralar n hükümet taraf ndan daha fazla kontrol alt nda tutulmas, seçim finansman n n topluma daha effaf bir ekilde yans mas ve bu meyanda özel ç karlar n kamu ç karlar na galip gelmesinin önlenmesi önerilmektedir. Reformcular, seçim harcamalar n n günümüz- Üstte: Temsilci, Marty Meehan, D-Mass. (solda), ve Temsilci, Chris Shays, R-Conn. (sa da), Mart 2002 de Temsilciler Meclisinde kampanya finansman reformu konusunda yap lan ba ar l bir oylaman n sonucunu kutluyorlar. Orta: McCain- Feingold kampanya finans reform yasas n n anayasaya uygunlu unun ele al nd bir duru madan sonra Sen. Russ Feingold, D-Wis. (solda), and Sen. John McCain, R-Ariz. (sa da), Eylül 2003 te A.B.D. Anayasa Mahkemesinin önünde bas n mensuplar yla konu uyor. Calvin Coolidge ( ) 32 33

18 Herbert Hoover ( ) Franklin D. Roosevelt ( ) deki mal ve hizmet maliyetleri ve hükümet bütçeleri çerçevesinde uygun oldu unu dü ünenler taraf ndan, tenkit edilmektedirler. Bu ekilde dü ünenler, seçim harcamalar n demokrasinin seçim rekabeti baz nda vermeye zorunlu oldu u bir ödün ve ç kar gruplar taraf ndan yap lan büyük parasal katk lar da, Amerikan ço ulculuk gelene inin bir parças olarak nitelendirmektedirler. Hükümetin adli kanad da seçim kampanyalar n düzenleme konusunda bir sorun öne sürmektedir. Bu da ba ç lar n katk lar n s n rlaman n onlar n siyasi arenadaki anayasadan do an özgür konu ma haklar n da fazlas yla s n rlayabilece i konusudur. u anda geçerli olan A.B.D. kampanya finansman sistemi, reformcular n ve geçerli uygulaman n savunucular n n inan lar ve de hükümet parametrelerini düzenleyen hukuki kararlar çerçevesinde yürütülmektedir. Sistem, yasala t r lm ve korunmakta olan kanunlar ve Amerikan siyasetinin zaman içindeki geli imini yans tmaktad r. DEMOKRAS N N S YAS S STEMLER NDEK FARKLILIKLAR Amerikan seçim finansman sisteminin di er demokrasilerdeki sistemlerle kar la t r lmas, bize Amerikan sisteminin benzersiz yönlerini aç klayabilir. ADAY ODAKLI SEÇ MLER Amerika n n di er demokrasilerde uygulanmakta olan parlamenter sisteminden en belirgin olarak ayr ld nokta, di er demokrasilerin siyasi partileri seçimin merkezine koymas ve hükümete bu ekilde görev yapt rmas d r. Amerikan seçimlerinde partiler önemli rol oynamakta iseler de, 20. yüzy lda yap lm olan reformlar ve de i ikliklerden önce oynad klar role k yasla imdi daha az önem ta maktad r. Sonucu iyi olsa da olmasa da Amerika Birle ik Devletleri nin u anda geçerli olan seçim sistemi parti odakl olmaktan çok, aday-odakl d r. Adaylar, kariyerlerini veya aday olmalar n parti ileri gelenlerinden ziyade, önseçim seçmenlerine borçlu olan ba ms z birimlerdir. Bu ba ms zl k, daha fazla effafl k ve sorumluluk çerçevesinde sayg duyulacak etkiler yaratmakla birlikte, adaylar n gerek duydu u fonlar ve neredeyse-ba ms z kampanya mekanizmas nda, seçim harcamalar n da yükseltmi tir. Ayr ca, ça da seçmenlerin ço u kendilerini parti etiketlerinden ba ms z tutarak, partiye de il, adaya oy verdiklerini gurur ile belirtmekte ve bu meyanda da aday a, bir kamu görevlisi olarak, daha fazla kendini anlatma sorumlulu unu yüklemektedirler. B R NC DE KL K (THE FIRST AMENDMENT) A.B.D. sisteminin bir di er kendine münhas r yönü, A.B.D. Anayasa s n n Birinci De i iklik taraf ndan garanti alt na al nm olan ve siyasi çerçevede önemli bir rol oynayan iyi tan mlanm özgür konu ma ve toplanma hakk d r. Söz konusu haklarla, geçerli yasalar n aras nda ihtilaf olup olmad na karar vermek ise hukukun görevidir. Buckley Valeo ya Kar davas nda 1976 da al nan dönüm noktas hüküm çerçevesinde, A.B.D. Yarg tay, siyasi partilerin ve ç kar gruplar n n kampanyalarda seçmenlerle ileti im baz ndaki miktar s n rlamalar n kald rm, ve sadece seçimler ile ilgili varl klar n fon kaynaklar na s n rlamalar getirmi tir. Yarg tay, seçmenler ile ili ki kurmak için yap lan harcamalar çerçevesinde herhangi bir s n rlaman n özgür konu ma haklar na müsaade edilemez bir k s tlama getirece ine karar vermi tir. Yarg tay, kaynaklar baz nda s n rlamalar n da (örne in ba lar) özgür konu ma haklar na k s tlama getirebilece ini onaylarken, hükümetin, sistemi, adaylarla ba yapanlar aras ndaki kar l kl ili kilerden kaynaklanan hakiki veya aibeli yolsuzluklardan koruma sorumlulu u çerçevesinde makul s n rlamalar n getirebilece ine karar vermi tir. Para harcama hakk n özgür konu ma hakk yla e it tutan ve bir aday a do rudan verilecek para ile o aday n harcad paran n aras nda ayr m yapan bu ve di er alt mahkeme kararlar A.B.D. siyasetindeki para ak n ve uygulamalar n önemli oranda etkilemi tir. S YASETE HÜKÜMET DESTE Di er demokrasilerin seçim süresince devlet hazinesini daha geni bir ekilde kullanmalar, bu demokrasilerdeki uygulamalar n A.B.D. den farkl oldu u bir ba ka taraft r. Uluslararas arenada hükümetlerin siyasi partilere olan sübvansiyonlar al lm bir uygulamad r. A.B.D. nin aksine, televizyonlardaki yay nlar da hükümet taraf ndan sahip olunan kanallarda paras z olarak yap lmaktad r. Devlet bütçesinden yap lan yard mlar ve bedava televizyon yay n imkanlar beraberce politikac lar n para toplama gereksinmelerini hafifletmektedirler. Baz Amerikal lar da seçim kampanyalar için hükümet yard mlar n, ve bedava veya daha ucuz tarifeli televizyon yay n hakk elde etmeyi eskiden beri arzulamaktad rlar. Bu istek do - rultusunda da baz haklar elde etmeyi ba arm lard r. Buna ra - men, bu haklar, teorik bazda (vergi yükümlülerinin istemedikleri adaylara destek olmaya zorunlu k l nmalar gibi) ve pratik aç dan da (kampanyalar n en adil ekilde desteklenmesinin sa lanmas konular nda) muhalefetle kar lanm t r. Hükümet taraf ndan kampanyalar n desteklenmesini isteyenler, 1970 lerde Ba kanl k adaylar ve baz yerel ve eyalet seçimleri baz nda bir tak m haklar n yasalla t r lmas n sa lam larsa da, bu haklar Kongre seçimleri için geçerli olmam t r y l ndan beri, ba ta gelen Ba kanl k adaylar, otomatikman genel seçim yard m (2000 y l nda George W. Bush ve Al Gore $67 er milyon) alm lar- d r. Partiler, ayr ca, aday belirleme kongreleri için de yard m almakta ve önseçimlerde adaylara yap lan küçük miktardaki özel ba lar tutar nda hükümet yard mlar da sa lanmaktad r. Yarg tay n iste e ba l ba olmas ndan ötürü izin verdi i bu fonlar elde edebilmek için adaylar n kampanya harcamalar nda baz s n rlamalara raz olmalar gerekmektedir. Buna ra men, bu s n rlamalar n etkinli i, ilgili birey ve gruplar n, adaylara yard m çerçevesinde yapt klar ba lar n, kanuni olmakla beraber federal yasa taraf ndan tahmin edilmeyen yollardan (a a da bahsedilen yumu ak para gibi) gelmesi nedeniyle a nd r lmaktad r. FEDERAL YASA NIN BA LICA LKELER 1970 lerden beri, Amerika Birle ik Devletleri Ba kanl k ve Kongre seçimleri federal yasan n üç ana ilkesi çerçevesinde yönetilmektedir. (Yerel ve eyalet seçimleri için her 50 eyaletin kendi yasas geçerlidir.) Bu ilkeler a a da belirtilmi tir. Finansal Aktivitenin Kamuya Açiklanmasi Paran n varl n n kamuya aç k ve gerek muhalefetteki partiler, adaylar ve gerekse medya taraf ndan incelenmesinin mümkün olmas, kampanyalara yap lan katk lar ve harcamalar konusunda olabilecek herhangi bir yozla maya kar en belirgin cayd r c unsur olarak görülmektedir. Devlet uygulamas n n bu yönü hakk nda, en az ndan ilke baz nda, geni bir fikir birli i söz konusudur. Federal seviyede ise bu uygulama, $200 n üzerindeki mebla lar için toplamlar ve ayr nt l hesaplar içeren periyodik raporlar gerektirmektedir. Fon Kaynaklari Üzerindeki Yasaklar irketler, ulusal bankalar ve i çi sendikalar uzun zaman önce kasalar ndaki paralar irket karlar ve sendika gelirlerini federal seçimleri etkilemek üzere kullanmaktan men edilmi lerdir (yine de birçok eyalet kendi seçimlerinde bu paralar n kullan lmas n kabul etmektedirler.) Buna ra men, bu varl klar siyasi komiteler kurma yoluna giderek üst düzey yetkililerden, hisse sahiplerinden ve sendika üyelerinden ba- toplayabilirler. Toplanan bu ba lar federal seçimlerde kullan larak, sözkonusu sponsor irketin, veya sendikan n etkisini seçimlere yans tabilir. A.B.D. seçimlerinde yabanc uyruklu birey veya gruplardan da ba al nmas yasaklanm t r. Fon Kaynaklari Üzerindeki Sinirlamalar Federal yasa, federal seçimlerde adaylara, partilere ve gruplara, bireyler, siyasi komiteler veya partiler taraf ndan yap lacak ba- miktarlar n s n rlamaktad r. Bir birey, bir seçim kampanyas için bir adaya en fazla $2000, veya iki y ll k seçim devresi içinde tüm adaylara, partilere ve siyasi komitelere $ ba yapabilir. Bir siyasi komite her seçim için bir adaya $5000 verebilir ama tek bir varl n yapaca ba lar için toplam s n rlamas bulunmamaktad r. KAMPANYA F NANSMANINDAK REFORM GÜDÜSÜ Para ve siyaset taraf ndan öne ç kart lan meseleler, kampanya finansman n Amerika Birle ik Devletleri nde daimi bir tart ma konusu haline getirmi tir ve 1990 larda, reform öncüleri 1970 lerde yasala m olan uygulamay, paran n siyasi sistem içindeki önemini azaltacak ekilde düzenlemeye çal m lar fakat ba ar s z olmu lard r y l nda yasala an kanun, beklentiyi pek kar layamam t r. Önceki çabalar, yürürlükte olan federal düzenleme sistemini geli tirmeyi amaçlarken 2002 y l nda ç kan Çift partili Kampanya Reform Yasas n n amac (öneren iki senatörün ismi ile an lan, McCain-Feingold yasas ), destek verenlerin federal seçim kampanya finansman yasas ndaki yasal bo luklar suistimal etti ini dü ündükleri faaliyetleri federal yönetmeli e tabi tutarak bu sistem kurtarmakt r lerin ba ndan itibaren, ulusal siyasi partiler federal yasa taraf ndan teknik olarak izin verilenin çok üzerinde miktarlarda para toplamaya ba lam lard r. Bu toplanan para görünürde federal seçimler için toplanmamaktayd lerdeki reformlarla dizginlenmi gibi görünen güçlü ve zengin para babalar nin geri dönü ü, Amerikan seçimlerindeki yumu ak para n n yükseli ini beyan etti. Yumu ak para terimi, federal yasa çerçevesinin d nda toplanan ve harcanan ve do rudan olmasa da dolayl olarak federal seçimleri etkileyebilecek paraya verilen isimdir. Sert para terimi ise federal seçim yasas na göre toplanan ve harcanan para için kullan lmaktad r. Beklenildi i gibi, federal seçimlerde kullan lmas yasaklanan kaynaklardan toplanm olan yumu ak para ba lar partilere, gündelik insanlara yönelik operasyonlar ve seçmen se- Yukar dan a a ya do ru: Haziran 2002 de Augusta, Maine de demokrat vali aday John Baldacci destekçilerine konu ma yap yor seçimi Maine deki adaylar n kampanyalar için kamusal para ald klar ilk seçimdi. Ba kan Bush Haziran 2003 te Los Angeles te yap lan ba toplama etkinli inde destekçilerine el sall yor. Ba toplama etkinli i s ras nda New York Eyalet valisi George Pataki bir destekçiyle tokala yor. Harry S Truman ( ) Dwight D. Eisenhower ( ) 34 35

19 John F. Kennedy ( ) May s 1999 de California eyalet meclisindeki ler spanyol kökenli ki ilerin federal ve eyalet siyasetine kat l m n art rmak için tasarlanm yeni bir siyasi komitenin olu turulmas n beyan ediyorlar. ferberli i sa lamak maksad ile kullan lmak üzere verilmi tir. Bu tarz aktiviteler geli tirilerek, eyalet ve yerel seçimlerdeki adaylarla birlikte, amaçland gibi federal adaylara destek sa - lanm t r. Buna ilave olarak, ulusal parti görevlilerinin, federal seçim adaylar n n ve ilgili tüm görevlilerin para toplama konusundaki mü terek gayretleri, bu toplanan paran n zaten federal seçim adaylar na yönelik oldu unu dü ündürmektedir. Düzenleyici sistemin iflas e i inde oldu u fikri ancak 1996 seçimlerinde yayg nla m t r. O y l siyasi partiler taraf ndan toplanan yumu ak para miktar $900 milyonu bulmakla kalmam, bunun yan nda siyasi partiler ve ç kar gruplar federal seçimleri federal s n rlamalar n d ndan etkileyecek seçim bazl konu destekleme metodunu bulmu lard. Bu uygulama adaylar hakk nda onlar n kazanmalar veya kaybetmeleri aç kça desteklenmeden, belirli konular çerçevesinde tart lmas eklinde cereyan etmekteydi. Mahkemelerin Buckley Valeo ya Kar karar n, ileti imlerin hükümet düzenlemelerine tabi olmas için, belirli kelime haznesine sahip olmas gerekçesi ile yorumlamalar ndan dolay, siyasi gruplar istedikleri aday hakk nda müspet veya menfi görü leri federal suç kapsam na girme tehlikesi ya amadan beyan etmek yoluna gitmeye ba lad lar y l ve onu takip eden seçimlerde, bu tarz uygulamalar için onlarca milyon dolar n harcand tahmin edilmektedir, hiçbir kay t veya hesap istenmedi inden, harcanan paran n as l miktar n belirlemek imkans zd r. MCCA N-FE NGOLD ETK S 1996 y l ndan sonra, reformcular dikkatlerini siyasi komiteler, kampanya için toplanan paralar ve harcamalar konusundaki s n rlamalardan ziyade, federal uygulamalar etkisiz k lan kaçamak noktalar oldu unu dü ündükleri konulara çevirerek ara t rmaya ba lad lar y l nda yasala an McCain-Feingold Yasas genel olarak tüm ulusal partileri ve federal adaylar yumu ak para toplama ve kullan m ndan men etmektedir. Ayr ca, eyalet ve yerel partilerin federal seçim aktiviteleri olarak nitelendirilen eylemler için de yumu ak para kullanmas n yasaklamaktad r. Yeni yasa, konu bazl destekleme çerçevesinde yay nlanacak ve federal seçimde yer alan adaylar aç kça belirtecek tüm reklamc l k içeri- inin önseçimlerde yay ndan 30 gün evvel, genel seçimlerde yay ndan 60 gün evvel aç klanmas n öngörmekte ve irket ve sendika kasalar ndan para kullan m n yasaklamaktad r. McCain-Feingold Yasas n n geçirilmesinden sonraki y llar boyunca süren tart malarda daima anayasaya uygunluk unsuru yer alm t r. Kongre taraf ndan tahmin edilemeyen ama federal seçimlerdeki büyük para ak na imkan sa layan bir uygulamay yaratan karar olan 1976 Buckley Valeo ya Kar karar ndan sonra bunun kaç n lmaz oldu u dü ünülebilir. Yasa tasar s yasalla maya yakla t kça, anayasaya uygunluk unsuru tekrar tart ma oda haline gelmi tir seçimleri için kampanyalar ba lam halde iken ve politikac lar yeni yasay uygulamaya çal rken, siyasi toplum McCain- Feingold un zorunlu k ld h zland r lm hukuki incelemeyi beklemektedir. 2 May s 2002 tarihinde söz konusu kararlar n ilki, District of Columbia Bölge Mahkemesinde görülen McConnell FEC e Kar davas ndan gelmi tir: Mahkeme, ulusal partiler taraf ndan toplanan ve eyalet ve yerel partiler taraf ndan kullan lan yumu ak para toplama yasa n kald r rken, federal seçimleri do rudan etkileyebilecek olan kamu ileti imi ve federal adaylar ve görevliler taraf ndan yumu ak para toplanmas yla ilgili yasaklar oldu u gibi b rakm t r. Buna ilaveten mahkeme, federal adaylara ait televizyon yay n reklamlar n n zaman baz ndaki kurallar n iptal ederek, reklam n ne zaman yay nlanaca na de il, sadece reklam n aday desteklemesi veya yermesi konusuna geçi hakk tan m t r. Bu karar konuyu takip edenleri a rtt çünkü burada daha öznel bir kriter kullan lmaktad r. Bu karar daha sonra 2004 y l seçimlerine kat lanlara daha fazla kar kl k yaratmamas için ask ya al narak Eylül de bu davay ele alacak olan Yarg tay n karar na kalm t r. Acaba Yarg tay Buckley Valeo ya Kar davas n n karar na uyum sa layarak, özgür konu ma arenas nda düzenleme yapan yeni yasan n uzant s n geri mi çevirecek? Yoksa yüklü kan tlar n ve eski yasa ile ya anm y llar n tecrübesi çerçevesinde yozla man n ve zengin birey ve gruplar n a r etkisinin yarataca tehlikeyi önlemek için daha kapsaml düzenlemelerin mi gerekti ine karar verecek? Net olan tek ey, önümüzdeki Yarg tay kararinin, gelecekteki siyasi para ak n düzenleme çabalar n n üzerinde derin bir etkisi olaca d r. Joseph E. Cantor Amerikan Ulusal Devlet i konusunda uzmand r ve Kongre Ara t rma Servisinde olan Kongre Kütüphanesinde görevli. Buradaki görevine 1973 y l nda Johns Hopkins Üniv ersitesi nden mezun olduktan sonra ba lam t r dan itibaren kampanya finansman konusunda uzmanla m olup, bu konuda Kongre ye bilgi ak sa lam ve Kongre için gerekli konular ve ilgili yasadaki de i iklikleri analiz etmi tir SEÇ MLER SÖZLÜK Caucus Amaçlar siyasi ve organizasyon de i iklikleri yapmak olan bir grubun toplant s. Amerikan Ba kanl k siyaseti çerçevesinde ise, caucus kelimesi, her partinin yerel siyasi aktivistlerinin Ba kan aday n tayin etmek üzere bir araya geldikleri toplant manas nda kullan lmaktad r. Dereceli bir caucus sistemi çerçevesinde, yerel parti aktivistleri, seçim yöresi kapsam nda çal ma ba latarak ilçe toplant lar için delegeleri seçerler. lçe delegeleri de eyalet toplant lar na kat lacak delegeleri belirlerler. Eyalet çap ndaki toplant larda, partinin ulusal kongresine kat lacak olan delegeler seçilir. Caucus sisteminin amac, delege seçimi baz nda, her partinin eyalet seçmenleri taraf ndan Ba kan aday n n belirlenmesini sa lamakt r. Caucus sistemi, aday tercihleri seçim yöresi a amas nda belirlendi inden, tüm Ba kan aday tayininin demokratik çerçevede yürütülmesinde etkili olmaktad r. Ceket Kuyru u (Coattails) Bir centilmenin frak kuyru una gönderme yapan bir terimdir. Amerikan siyaset lisan nda popüler bir aday n popülaritesi sayesinde, partisinin di er adaylar için de zafer sa lamas anlam na gelmektedir. Bir aday n pe ine tak lan di erlerini de fra n n kuyru unda zafere ta d anlam na gelir. Muhafazakarlar Merkezden hafif sa a kayandan ba layarak, merkezden oldukça uzak olan noktaya kadar tüm siyasi görü ler. A.B.D. deki iki büyük partiden biri olan Partisi genelde daha muhafazakar olarak tan mlanmaktad r. Genelde A.B.D. de siyasi muhafazakarlar serbest piyasa bazl ekonomik ilkeler, dü ük vergi oranlar n destekler ve federal hükümetin güç sahibi olmas na üpheyle bakarlar. Bu gücün yerel veya eyalet düzeyinde olmas gerekti ine inan rlar. Konvansiyon S çray (Convention Bounce) veya Partinin Ulusal Konvansiyondaki Ba kanl k adayl n n aç klanmas n n hemen akabinde, anketler taraf ndan bir aday n n popülaritesindeki art n belirlenmesi. Tart ma (Debate) ki veya daha fazla say da bireyin bir konu üzerinde tart ma yürütmesi. Tart malar, son y llar içindeki Amerikan siyaset çevresinde, tüm Ba kan ve Ba kan Yard mc s adaylar n n televizyonda medya veya seyircilerden gelen sorulara verdikleri cevaplar çerçevesinde ortaya koyduklar ahsi ve parti politikalar ile ba da t r lmaktad r. Tart malar radyo kanallar ndan da yay nlanmakta olup, hükümetin her seçime tabi pozisyonu için yap labilir. Bölünmü Hükümet (Divided Government) Bu terim, Ba kan n bir partiye mensup olmas ve Kongre nin en az bir biriminin (Senato veya Temsilciler Meclisi) di er parti taraf ndan kontrol edilmesi manas na gelir. Ayn durum eyalet baz nda da bir partinin valili i di er partinin de eyalet yasama kurulunu kontrol etmesi ile gerçekle ebilir. A.B.D. siyaset sisteminde bölünmü hükümet s kça rastlanan bir olgudur. Geçmi te daima radikal de- i ikliklerden cayd r c ve her iki partiyi de uzla maya yönlendirici etkisi olmu tur. Seçim Kurulu (Electoral College) Amerikal seçmenler Ba kan aday na oy vermek için sand klara gittiklerinde, bir ço u do rudan do ruya Ba kan seçtiklerine inanmaktad r. 18. as rdan kalma bir anayasal zorunluluk olan Seçim Kurulu ad verilen bir birimin varl ndan dolay, bu teknik olarak do ru de ildir. Seçim Kurulu, eyaletler baz nda aday gösterilen bir grup seçmene verilen isimdir. Bu kurul üyeleri seçim günü, bir aday seçmeyi taahhüt etmi olarak, oy çoklu u baz nda seçilirler. Seçimleri takip eden Aral k ay içinde seçmenler toplulu- u kendi eyaletlerinin ba kentinde biraraya gelerek, Ba kan ve Ba kan Yard mc s için oy kullan rlar. Seçilmek için bir Ba kan n 270 oy almas gerekmektedir. Federal Seçim Komisyonu (Federal Election Commission FEC) Federal kampanya finansman yasas n uygulamakla görevlendirilmi ba ms z bir düzenleyici birim Federal Seçim Kampanyas Yasas nda yap lan 1974 de i ikli i ile yürürlü e girmi bulunmaktad r. Ön Yükleme (Front-loading) Parti içindeki eyalet caucuslar ve önseçimlerini, gittikçe genel seçimlerden önceye programlamak usulü için kullan lan terimdir. Önseçimleri daha erken tarihlere almakla, eyaletler bir veya iki Ba kanl k aday na h z kazand rarak, her partinin aday tayininde kayda de er etki yaratmaya çal rlar. Ba Çekmek (Front-runner) Bir seçim veya aday tayini a amas nda en popüler olan ve kazanmas beklenen aday. Cinsiyet Ayr m Yak n geçmi teki seçimlerde Amerikan kad nlar erkeklerden farkl bir e ilimde olup genelde lerden çok adaylara veya siyasi adaylar aras ndaki liberal olanlara oy vermektedir. Medya bunu cinsiyet ayr m olarak adland rm lar. Sert para/yumu ak para (Hard money/soft money) Federal Kampanya Finansman Yasas düzenlemeleri taraf ndan kontrol alt nda olan ve olmayan kampanya fonlar n ay rt etmek için kullan lan terimler. Sert para, yasalar taraf ndan kontrol alt nda tutulan ve federal seçimlerin sonuçlar n etkilemek için, yani bir seçmeni desteklemek için kullan lmas yasaya uygun olan parad r. Yumu ak para, yasa kontrolü alt nda olmayan ve adaylar n ulusal görevlere seçilmesinde etkili olmayacak; seçmen kay tlar, parti kuvvetlendirme aktiviteleri, yönetim giderleri gibi yerlerde ve eyalet ve yerel seçimlerde adaylara yard m amac yla harcanabilen fonlar kapsamaktad r. At Yar (Horse race) At yar n n heyecan verici olgusunun seçimler için benzetme olarak kullan lmas d r. Terim, ayr ca kampanyalar n medya takibini, adaylar n kamuoyu anketleri ile belirlenen durumlar n anlatmak için de kullan lmaktad r çünkü medya genelde ciddi siyasi platformlarla seçilmeye çal an insanlar olarak de il yar an atlarm gibi bunlar haber konusunu yapmaktad r. Liberal A.B.D. siyasi ortam nda liberaller merkezden hafiften solda veya merkezden uzak olarak tan mlan r. ki büyük partilerden lar genelde daha liberal olarak görülür. Siyasi liberaller toplumsal adaletsizli i düzeltmek için federal hükümetin müdahale etmesini destekler ve kültürel arenada liberaller feminizmi, az nl k haklar ve ki isel davran özgürlü ünden yanad rlar. Lyndon B. Johnson ( ) Richard M. Nixon ( ) Gerald Ford ( ) 36 37

20 Jimmy Carter ( ) Ronald Reagan ( ) George Bush ( ) Yar Dönem Seçimleri (Midterm election) A.B.D. Senato ve Temsilciler Meclisi ndeki sandalyeler için yap lan ve Ba kanl k görev süresinin ortas na, yani Ba kan n görevdeki ikinci y l na rastlayan seçimlerdir. Sonuçlar bazen Ba kan n ilk iki y ll k performans hakk nda halk görü ünü aç klayan bir referandum gibi alg lanmaktad r. Yar dönem seçimleri Senato nun bir bölüm, ve Temsilciler Meclisi nin tüm üyelerini de i tirir. Ayr ca eyaletler baz nda da üye de i imine neden olur. Olumsuz Reklamlar (Negative ads) Bir aday n ahsiyetine veya konular baz nda hareketlerine sald r p, kötü görünmesini sa layarak seçmenleri di er aday a oy vermeleri için ikna etmeye çal an reklamlar. Platform A.B.D. siyaset sözlü ü ba lam nda, bu terim bir siyasi partinin ilkelerini ve amaçlar n içeren, Ba kanl k aday belirleme sürecinde haz rlanan, yay nlanan yaz l ve resmi bildirisidir. Son y llarda, parti platformlar, televizyonlar n her aday n ahsiyeti ve görünen liderlik kapasitesine odaklanmas neticesinde önemlerini biraz yitirmi lerdir. Çokluk (Plurality) Kazanan aday n en fazla oy alarak seçimi kazanmas metodudur. Çokluk oyu bir aday n, di er adaylar n herhangi birinden daha fazla ama genellikle oy ço unlu unun yüzde 50 sinden az oy almas durumudur. Adaylardan biri yüzde 30 oy, ikinci aday da yüzde 30 oy, ve üçüncü aday yüzde 40 oy ald nda, üçüncü aday oylar n çoklu u durumunda seçimi kazanm olur. Önseçim (Primary Election) Herhangi bir görev için bir siyasi partinin aday n belirlemek üzere yap lan seçim. Önseçimler, yerel belediye Ba kanl klar, Temsilciler Meclisi üyelikleri için yerel seçimler, valilikler, Senato seçimleri ve A.B.D. Ba kanl k seçimleri gibi hükümetin her seviyesi için düzenlenebilirler. Kapal önseçimlerde, sadece partilerin kay tl üyeleri oy kullanabilirler. Aç k önseçimlerde ise bir partinin oy kullananlar, bir ba ka partinin önseçimlerinde oy kullanabilirler. Ba kan adaylar için yap lan önseçimler, eyaletlerde ya ayanlar n hangi Ba kan aday n n parti aday olmas n tercih ettiklerinin belirlenmesi için eyalet düzeyinde yap lmaktad r. Her eyaletin kendi yasas çerçevesinde, seçmenler Ba kanl k seçimi için do rudan oy vermekte veya kongrede Ba kan seçecek olan delegeler için oy kullanmaktad rlar. Eyalet önseçimleri, e er siyasi sezonun ba lar nda yer al yorlarsa, bazen önde giden Ba kan adaylar n n yolunu keserek, daha az tan nm bir aday n yolunu açabilirler. Önseçimler, aday seçimindeki caucus sisteminin bir alternatifidirler. Protesto Oyu (Protest vote) Kazanmas muhtemel olmayan bir üçüncü adaya veya küçük bir partinin aday na, iki büyük partinin adaylar ndan memnun olmad klar n belirtmek için verilen oy. Yeni Bölge Düzenlemesi (Redistricting) Kongresel bazdaki bölgelerin co rafi s n rlar n n, Temsilciler Meclisi üyelerinin seçildi i eyaletler baz ndaki seçmen bölgelerinin tekrar düzenlenmesi. lar ve ler bu düzenlemeyi yapmaya imkan sa layacak hukuki ve siyasi mekanizmalar, eyalet yasama kurulunu kontrol ederek elde etmek için iddetli rekabet içindedirler. Bu hakk elde eden parti, kongresel bölgelerin s n rlar n tekrar düzenleyerek kendi partisine seçmen baz nda avantaj kazand rabilmektedir. Bölgele tirme (Regionalization) A.B.D. nin 50 eyaleti gayr resmi olarak co rafi ve kültürel özellikleriyle birbirine benzeyen alt bölgede gruplanm t r. Ba kanl k önseçim devresinde, bölgele tirme eyaletlerin ayn bölgedeki di er eyaletler ile biraraya gelerek, önseçimleri ayn günde düzenleyerek, seçim baz nda kendi bölgelerinin gücünü artt rma durumudur. Tek-Üye Bölgesi (Singlemember district) A.B.D. deki geçerli ulusal ve eyalet meclis üyelerinin seçimi, her yasama bölgesi için bir üyenin seçilmesi ve sonunda en fazla oyu alan üyenin galip olarak tan mlanmas eklinde düzenlenmektedir. Tek-üye metodu her bölgede sadece bir ki inin kazanmas n sa lamaktad r. Bu yöntem, birkaç üyenin, partilerinin ald oy oran baz nda, ayn anda seçildi i daha büyük bölgelerde düzenlenen orant l sistemin tam kar t d r. Do ru Söz (Sound Bite) Bir aday n söylemi oldu u radyo ve televizyonlarda s k s k tekrarlanan k sa ve öz bir kaç söz. Medya Dan man (Spin doctor) Bir aday n her durumda en olumlu ekilde yorumlanmas n sa - lamak için tutulan medya dan man veya siyasi dan man. Örne in, Ba kanl k adaylar aras ndaki bir tart man n arkas ndan, her aday n spin doctor gazetecilerle bir araya gelerek aday n kuvvetli noktalar n aç klayarak, kendi aday n n tart mada daha üstün oldu unu vurgulayarak, gazetecileri etkilemeye ve halka o ekilde yans t lmalar n sa - lamaya çal r. Bu terim, sözkonusu medya dan manlar n n mesleklerini ifa ederken dönüp durmalar ndan türemi tir. Üçüncü Parti (Third Party) A.B.D. de 20. as rda Amerikan siyasetine egemen olan ve Partilerden ba ka herhangi bir parti. Oy Payla t rmas (Ticket Splitting) Ayn seçimde de i ik partilerin adaylar için oy kullanma durumu, örne in, Parti Ba kanl k aday ve bir Senatör için ayn seçimde oy kullanmak. Oy payla t ranlar ayn partinin adaylar na oy vermedikleri için, oylar n payla t rd klar söylenir. ehir Toplant s (Town Meeting) Bir aday n genellikle yerel olarak bir grup insanla birlikte yapt, kat l mc lar n aday a soru yöneltebilecekleri resmi olmayan ve herkesin e it oldu u bir toplant. zleme Anketi (Tracking Survey) Adaylar n izleyebilece i, seçmenlerin hissiyat n gösteren bir çe it kamu-oyu anketi. lk a ama için anketçiler, üst üste üç ak am ayn say da bireyle konu abilir, örne in gecede 400 ki i ve toplam olarak 1200 ki i gibi. Dördüncü ak am, anketçi 400 de i ik ki i ile daha görü ür ve onlar n cevaplar n ankete eklerken, ilk 400 ki inin cevaplar n ç kart r. Bu ekilde devam ederek, anketin kapsam n sürekli 1200 ki i-de tutar. Belirli bir zaman evresi içinde, anketteki tüm veriler olaylar n etkisini ve geli mesini gösterecek ekilde güncel olacakt r. B BL YOGRAF OGRAFYA VE NTERNET S TELER Kitaplar Abramson, Paul R., John Aldrich ve David Rohde Seçimlerinde De i iklikler ve Devaml l k. CQ Press, 2003, 400 s. Bibby, John, F. ki Parti mi Fazlas m? Amerikan Parti Sistemi, 2. bask, CQ Press, 2002, 168 s. Brinkley, Alan ve Davis Dyer Amerikan Ba kal na Okuyucu nun Yard mc s. Houghton Mifflin, 2000, 368 s. Coleman, Kevin, J., Joseph E, Cantor ve Thomas H. Neale Amerika Birle ik Devletlerinde Ba kanl k Seçimleri: Okuma Kitab Kongre Ara t rma Servisi, Kongre Kütüphanesi, 2000, 53 s. organization/22616.pdf Flanigan, William H. ve Nancy Zingale Amerikan Seçmeninin Siyasi Davran. 10. bask. CQ Press, 2002, 220 s. Goldstein, Michael, L Ba kanl k Seçimi için Rehber. CQ Press, 2003, 140 s. Gregg, Gary L. Demokrasiyi Güvenceye Almak: Seçmenlik Toplulu u Neden Var? ISI Books, 2001, 197 s. Maisel, L. Sandy Partiler Cevap Veriyor: Amerikan Partilerinde De i im ve Kampanyalar. 4. bask. Westview Press, 2002, 400 s. Moore, John Leo A dan Z ye Seçimler, 2. bask, CQ Press, 2003, 614 s. Polsby, Nelson W. ve Aaron Wildavsky Ba nanl k Seçimleri: Amerikan Siyasetinin Stratejileri ve Yap s, 10. bask, Chatham House, 2000, 352 s. Thomas, Norman G. ve Joseph A. Pika Ba kanl k Politikalar nda Seçim Politikalar, 5. bask, CQ Press, 2001, 510 s. Thompson, Dennis Sadece Seçimler, University of Chicago Press, 2002, 240 s. Traugott, Michael ve Paul J. Lavrakas Seçim Anketleri, Haber Medyas & Demokrasi, Chatham House Publishers, 2000, 368 s. Wayne, Stephen J. Beyaz Saray a Giden Yol, 2004, 7. bask, Wadsworth Publishers, 2003, 336 s. Zogby, John Karar 2002: ler Neden Kazand lar. Zogby International, 2003, 234 s. nternet Siteleri Duyarl Siyaset Merkezi Amerikan Kad nlar ve Siyaset Merkezi Oy verme ve Demokrasi Merkezi Amerikan Seçmenlerini Ara t rma Komitesi Ulusal Komitesi Federal & Eyalet Seçim Kaynaklar roundup25.htm Kad n Seçmenler Birli i Ak ll Oy Projesi Ulusal Komitesi A.B.D. Federal Seçim Komisyonu Yabanc Bas n Merkez Kampanyas 2004 nternet Ba lant lar nsan Haklar ve Demokrasi Elektronik Bülteni Demokrasi Say lar : Adil ve Özgür Seçimler, Eylül itdhr/0996/ijde/ijde0996.htm Makaleler Brooks, David. Biraz Bölünebilir bir Millet, Atlantic Monhly, Aral k, 2001 s issues/2001/12/brooks.htm Benenson, Bob. Özel Rapor, Seçim 2004, CQ Weekly, 9 A ustos, 2003, s Cantor, Joseph E. Kampanya Finansman Kongre Ara t rma Servisi, Kongre Kütüphanesi, 2002, 14s. organization/20708.pdf Cook, Charles E. Sil Süpür veya Payla, Washington Quarterly, Sonbahar 2003, s docs/03autumn_cook.pdf Dunham, Richard S. Seçim 04:Ba lad ve Gidiyor; Ba kanl k Önseçimleri sezonu tam h z giderken, Bush un tekrar seçilmesini belirleyecek dört unsur. (WASHINGTON WATCH) Business Week Online, 2 Eylül, bwdaily/dnflash/sep2003/ nf _1665_db015.htm Faucheux, Ron. 04 için Erken Senato Engellemesi. (Kaydedilmi )) (A.B.D. Seçimleri) Campaigns & Elections, Nisan 2003, 7 s ü Hedeflerken: Bush tanklar ve vergi indirimleri platformundan bir daha seçim kazanabilir mi? Kampanya oyun kitab na içeriden bir bak. (Nation) Time,5 May s,2003, 32 s. pubs/election04/biblio.htm Bill Clinton ( ) George W. Bush (2001 den bugüne) 38

SİİRT ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar. Amaç

SİİRT ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar. Amaç SİİRT ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı; Siirt Üniversitesi Uzaktan Eğitim Uygulama

Detaylı

YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI ENGELLİLER DANIŞMA VE KOORDİNASYON YÖNETMELİĞİ (1) BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI ENGELLİLER DANIŞMA VE KOORDİNASYON YÖNETMELİĞİ (1) BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI ENGELLİLER DANIŞMA VE KOORDİNASYON YÖNETMELİĞİ (1) BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (Değişik:RG-14/2/2014-28913) (1) Bu Yönetmeliğin amacı; yükseköğrenim

Detaylı

BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar ATILIM ÜNİVERSİTESİ KALİTE GÜVENCESİ YÖNERGESİ Amaç BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Madde 1 Bu Yönergenin amacı Atılım Üniversitesinin eğitim-öğretim ve araştırma faaliyetleri ile idarî

Detaylı

YÖNETMELİK KAFKAS ÜNİVERSİTESİ ARICILIĞI GELİŞTİRME UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ

YÖNETMELİK KAFKAS ÜNİVERSİTESİ ARICILIĞI GELİŞTİRME UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ 22 Mayıs 2012 SALI Resmî Gazete Sayı : 28300 Kafkas Üniversitesinden: YÖNETMELİK KAFKAS ÜNİVERSİTESİ ARICILIĞI GELİŞTİRME UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve

Detaylı

Giresun Üniversitesi Akademik Değerlendirme Ve Kalite Geliştirme Uygulama Yönergesi

Giresun Üniversitesi Akademik Değerlendirme Ve Kalite Geliştirme Uygulama Yönergesi Giresun Üniversitesi Akademik Değerlendirme Ve Kalite Geliştirme Uygulama Yönergesi Amaç Madde 1- Bu Yönergenin amacı; Giresun Üniversitesi'nin akademik değerlendirme ve kalite geliştirme ile stratejik

Detaylı

1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ

1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ 1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ 1. GİRİŞ Odamızca, 2009 yılında 63 fuara katılan 435 üyemize 423 bin TL yurtiçi fuar teşviki ödenmiştir. Ödenen teşvik rakamı, 2008 yılına

Detaylı

Danışma Kurulu Tüzüğü

Danışma Kurulu Tüzüğü Uygulamalı Bilimler Yüksek Okulu Otel Yöneticiliği Bölümü Danışma Kurulu Tüzüğü MADDE I Bölüm 1.1. GİRİŞ 1.1.1. AD Danışma Kurulu nun adı, Özyeğin Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Yüksek Okulu ve Otel

Detaylı

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Değerlendirme Notu Sayfa1

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Değerlendirme Notu Sayfa1 Sağlık Reformunun Sonuçları İtibariyle Değerlendirilmesi 26-03 - 2009 Tuncay TEKSÖZ Dr. Yalçın KAYA Kerem HELVACIOĞLU Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Türkiye 2004 yılından itibaren sağlık

Detaylı

LÜLEBURGAZ BELEDİYESİ İNSAN KAYNAKLARI VE EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ NÜN ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK

LÜLEBURGAZ BELEDİYESİ İNSAN KAYNAKLARI VE EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ NÜN ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK LÜLEBURGAZ BELEDİYESİ İNSAN KAYNAKLARI VE EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ NÜN ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK BİRİNCİ BÖLÜM Amaç ve Kapsam, Dayanak Amaç ve kapsam Madde 1- Bu Yönetmeliğin amacı; Lüleburgaz

Detaylı

SERA GAZI EMİSYONLARI Ahmet Cangüzel Taner Fizik Yüksek Mühendisi Türkiye Atom Enerjisi Kurumu ( acant@taek.gov.tr )

SERA GAZI EMİSYONLARI Ahmet Cangüzel Taner Fizik Yüksek Mühendisi Türkiye Atom Enerjisi Kurumu ( acant@taek.gov.tr ) SERA GAZI EMİSYONLARI Ahmet Cangüzel Taner Fizik Yüksek Mühendisi Türkiye Atom Enerjisi Kurumu ( acant@taek.gov.tr ) Şimdiye kadar, bir rapordaki tablonun, grafik ve matematiksel denklem niteliğinde olan

Detaylı

İSTANBUL KEMERBURGAZ ÜNİVERSİTESİ BURS YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

İSTANBUL KEMERBURGAZ ÜNİVERSİTESİ BURS YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar İSTANBUL KEMERBURGAZ ÜNİVERSİTESİ BURS YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç: Madde 1. (1) Bu yönergenin amacı, İstanbul Kemerburgaz Üniversitesinin önlisans, lisans ve lisansüstü

Detaylı

İZMİR KÂTİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ ENGELSİZ ÜNİVERSİTE KOORDİNATÖRLÜĞÜ VE ENGELLİ ÖĞRENCİ BİRİMİ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI BİRİNCİ BÖLÜM

İZMİR KÂTİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ ENGELSİZ ÜNİVERSİTE KOORDİNATÖRLÜĞÜ VE ENGELLİ ÖĞRENCİ BİRİMİ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI BİRİNCİ BÖLÜM İZMİR KÂTİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ ENGELSİZ ÜNİVERSİTE KOORDİNATÖRLÜĞÜ VE ENGELLİ ÖĞRENCİ BİRİMİ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak, Tanımlar ve Genel Esaslar Amaç Madde 1- (1)Bu

Detaylı

Parti Program ve Tüzüklerin Feminist Perspektiften Değerlendirilmesi i

Parti Program ve Tüzüklerin Feminist Perspektiften Değerlendirilmesi i Parti Program ve Tüzüklerin Feminist Perspektiften Değerlendirilmesi i Parti içi disiplin mekanizması (cinsel taciz, aile içi şiddet vs. gibi durumlarda işletilen) AKP CHP MHP BBP HDP Parti içi disiplin

Detaylı

İNGİLTERE DE ÜNİVERSİTE PLANLAMA VE BÜTÇELEME ÖRGÜTÜ

İNGİLTERE DE ÜNİVERSİTE PLANLAMA VE BÜTÇELEME ÖRGÜTÜ İNGİLTERE DE ÜNİVERSİTE PLANLAMA VE BÜTÇELEME ÖRGÜTÜ University Grants Committee (UGC) Çeviren : Doç. Dr. M. ÂDEM UGC, üniversitenin parasal gereksinmeleri konusunda Hükümete danışman olarak Temmuz 1919'da

Detaylı

Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar,

Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar, Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar, Orman ve Su İşleri Bakanımız Sn. Veysel Eroğlu nun katılımları ile gerçekleştiriyor olacağımız toplantımıza katılımlarınız için teşekkür ediyor,

Detaylı

ULUSAL VE RESMİ BAYRAMLAR İLE MAHALLİ KURTULUŞ GÜNLERİ, ATATÜRK GÜNLERİ VE TARİHİ GÜNLERDE YAPILACAK TÖREN VE KUTLAMALAR YÖNETMELİĞİ

ULUSAL VE RESMİ BAYRAMLAR İLE MAHALLİ KURTULUŞ GÜNLERİ, ATATÜRK GÜNLERİ VE TARİHİ GÜNLERDE YAPILACAK TÖREN VE KUTLAMALAR YÖNETMELİĞİ 5899 ULUSAL VE RESMİ BAYRAMLAR İLE MAHALLİ KURTULUŞ GÜNLERİ, ATATÜRK GÜNLERİ VE TARİHİ GÜNLERDE YAPILACAK TÖREN VE KUTLAMALAR YÖNETMELİĞİ Bakanlar Kurulu Kararının Tarihi : 16/4/2012 No : 2012/3073 Yayımlandığı

Detaylı

Kurumsal Yönetim ve Kredi Derecelendirme Hizmetleri A.Ş. Kurumsal Yönetim Derecelendirmesi

Kurumsal Yönetim ve Kredi Derecelendirme Hizmetleri A.Ş. Kurumsal Yönetim Derecelendirmesi Kurumsal Yönetim ve Kredi Derecelendirme Hizmetleri A.Ş. Kurumsal Yönetim Derecelendirmesi 30 Temmuz 2012 ĐÇĐNDEKĐLER Dönem Revizyon Notları........ 3 Derecelendirme Metodolojisi........ 5 Notların Anlamı.........

Detaylı

Tıp Fakültesi Dönem Temsilcileri Grubu Yönergesi

Tıp Fakültesi Dönem Temsilcileri Grubu Yönergesi KARADENİZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ Tıp Fakültesi Dönem Temsilcileri Grubu Yönergesi Amaç MADDE 1 Bu yönergenin amacı, Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi ne kayıtlı öğrencilerin eğitim, sağlık, spor

Detaylı

S V L TOPLUM, YEREL YÖNET MLER VE GENÇL K AB ÜYEL YOLUNDA" S V L TOPLUMLA D YALOG TOPLANTISI 4 SONUÇ B LD RGES 11 ARALIK 2010, STANBUL

S V L TOPLUM, YEREL YÖNET MLER VE GENÇL K AB ÜYEL YOLUNDA S V L TOPLUMLA D YALOG TOPLANTISI 4 SONUÇ B LD RGES 11 ARALIK 2010, STANBUL S V L TOPLUM, YEREL YÖNET MLER VE GENÇL K AB ÜYEL YOLUNDA" S V L TOPLUMLA D YALOG TOPLANTISI 4 SONUÇ B LD RGES 11 ARALIK 2010, STANBUL "Sivil Toplum, Yerel Yönetimler ve Gençlik AB Üyeli i Yolunda Sivil

Detaylı

Kurumsal Yönetim ve Kredi Derecelendirme Hizmetleri A.Ş. Kurumsal Yönetim Derecelendirmesi

Kurumsal Yönetim ve Kredi Derecelendirme Hizmetleri A.Ş. Kurumsal Yönetim Derecelendirmesi Kurumsal Yönetim ve Kredi Derecelendirme Hizmetleri A.Ş. Kurumsal Yönetim Derecelendirmesi 28 Aralık 2012 İÇİNDEKİLER Ara Dönem Revizyon Notları........ 3 Derecelendirme Metodolojisi........ 5 Notların

Detaylı

T.C. AMASYA BELEDİYESİ VETERİNER İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Hukuki Dayanak, İlkeler ve Tanımlar

T.C. AMASYA BELEDİYESİ VETERİNER İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Hukuki Dayanak, İlkeler ve Tanımlar Amaç: T.C. AMASYA BELEDİYESİ VETERİNER İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Hukuki Dayanak, İlkeler ve Tanımlar Madde 1- Bu yönetmeliğin amacı; Amasya Belediyesi Veteriner

Detaylı

ÇALIŞAN SAĞLIĞI BİRİMİ İŞLEYİŞİ Hastanesi

ÇALIŞAN SAĞLIĞI BİRİMİ İŞLEYİŞİ Hastanesi KİHG/İŞL-005 19.08.2009 07.08.2012 2 1/8 GÜNCELLEME BİLGİLERİ Güncelleme Tarihi Güncelleme No Açıklama 11.11.2009 1 Belge içeriğinde ve belge numarasında değişiklik yapılması 07.08.2012 2 Komite, başlık,

Detaylı

ÇANKAYA BELEDİYE BAŞKANLIĞI STRATEJİ GELİŞTİRME MÜDÜRLÜĞÜ KURULUŞ, GÖREV, YETKİ, SORUMLULUK ÇALIŞMA USUL VE ESASLARINA İLİŞKİN YÖNETMELİK

ÇANKAYA BELEDİYE BAŞKANLIĞI STRATEJİ GELİŞTİRME MÜDÜRLÜĞÜ KURULUŞ, GÖREV, YETKİ, SORUMLULUK ÇALIŞMA USUL VE ESASLARINA İLİŞKİN YÖNETMELİK ÇANKAYA BELEDİYE BAŞKANLIĞI STRATEJİ GELİŞTİRME MÜDÜRLÜĞÜ KURULUŞ, GÖREV, YETKİ, SORUMLULUK ÇALIŞMA USUL VE ESASLARINA İLİŞKİN YÖNETMELİK BİRİNCİ BÖLÜM Genel Hükümler Amaç ve kapsam MADDE 1- (1) Bu yönetmeliğin

Detaylı

Özet şeklinde bilgiler

Özet şeklinde bilgiler Kurzhinweise in türkischer Sprache TR İşçi Temsilciliği seçiminin açılışı ve yapılış usulü hakkında Özet şeklinde bilgiler Bu nedenle yakında İşçi Temsilciliğinin seçimi yapılacaktır. Şu an okumakta olduğunuz

Detaylı

Kurumsal Yönetim ve Kredi Derecelendirme Hizmetleri A.Ş.

Kurumsal Yönetim ve Kredi Derecelendirme Hizmetleri A.Ş. Kurumsal Yönetim ve Kredi Derecelendirme Hizmetleri A.Ş. 27 Şubat 2016 ÜNSPED GÜMRÜK MÜŞAVİRLİĞİ VE LOJİSTİK HİZMETLER A.Ş. Kurumsal Yönetim Notu: 7.30 Priv. YÖNETİCİ ÖZETİ ÜNSPED Gümrük Müşavirliği ve

Detaylı

ADANA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJELERİ

ADANA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJELERİ ADANA KENT SORUNLARI SEMPOZYUMU / 16 2008 BU BİR TMMOB YAYINIDIR TMMOB, bu makaledeki ifadelerden, fikirlerden, toplantıda çıkan sonuçlardan ve basım hatalarından sorumlu değildir. ADANA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ

Detaylı

Araştırma Notu 15/177

Araştırma Notu 15/177 Araştırma Notu 15/177 02 Mart 2015 YOKSUL İLE ZENGİN ARASINDAKİ ENFLASYON FARKI REKOR SEVİYEDE Seyfettin Gürsel *, Ayşenur Acar ** Yönetici özeti Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yapılan enflasyon

Detaylı

ASHOKA VAKFI 1 OCAK - 31 ARALIK 2014 HESAP DÖNEMİNE AİT FİNANSAL TABLOLAR VE BAĞIMSIZ DENETÇİ RAPORU

ASHOKA VAKFI 1 OCAK - 31 ARALIK 2014 HESAP DÖNEMİNE AİT FİNANSAL TABLOLAR VE BAĞIMSIZ DENETÇİ RAPORU 1 OCAK - 31 ARALIK 2014 HESAP DÖNEMİNE AİT FİNANSAL TABLOLAR VE BAĞIMSIZ DENETÇİ RAPORU 31 ARALIK 2014 TARİHİ İTİBARİYLE BİLANÇO Aktifler 31 Aralık 2014 Dönen varlıklar Hazır değerler 740.363 Bankalar

Detaylı

KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ

KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ 12 NİSAN 2013-KKTC DR. VAHDETTIN ERTAŞ SERMAYE PIYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ Sayın

Detaylı

Başbakanlık Mevzuatı Geliştirme ve Yayın Genel Müdürlüğü 07.03.2012 06:18

Başbakanlık Mevzuatı Geliştirme ve Yayın Genel Müdürlüğü 07.03.2012 06:18 http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2012/03/201203... 1 of 5 6 Mart 2012 SALI Resmî Gazete Sayı : 28225 Atatürk Üniversitesinden: YÖNETMELİK ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ ASTROFİZİK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ

Detaylı

SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN. GYODER ZİRVESİ nde YAPTIĞI KONUŞMA METNİ 26 NİSAN 2007 İSTANBUL

SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN. GYODER ZİRVESİ nde YAPTIĞI KONUŞMA METNİ 26 NİSAN 2007 İSTANBUL SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN GYODER ZİRVESİ nde YAPTIĞI KONUŞMA METNİ 26 NİSAN 2007 İSTANBUL Sözlerime gayrimenkul ve finans sektörlerinin temsilcilerini bir araya

Detaylı

Proje Yönetiminde Toplumsal Cinsiyet. Türkiye- EuropeAid/126747/D/SV/TR_Alina Maric, Hifab 1

Proje Yönetiminde Toplumsal Cinsiyet. Türkiye- EuropeAid/126747/D/SV/TR_Alina Maric, Hifab 1 Proje Yönetiminde Toplumsal Cinsiyet Türkiye- EuropeAid/126747/D/SV/TR_Alina Maric, Hifab 1 18 Aral k 1979 da Birle mi Milletler Genel cinsiyet ayr mc l n yasaklayan ve kad n haklar n güvence alt na alan

Detaylı

I. EIPA Lüksemburg ile İşbirliği Kapsamında 2010 Yılında Gerçekleştirilen Faaliyetler

I. EIPA Lüksemburg ile İşbirliği Kapsamında 2010 Yılında Gerçekleştirilen Faaliyetler I. EIPA Lüksemburg ile İşbirliği Kapsamında 2010 Yılında Gerçekleştirilen Faaliyetler 1. AB Hukuku ve Tercüman ve Çevirmenler için Metotlar Eğitimi (Ankara, 8-9 Haziran 2010) EIPA tarafından çeşitli kamu

Detaylı

MUŞ ALPARSLAN ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ

MUŞ ALPARSLAN ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ MUŞ ALPARSLAN ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı; Muş Alparslan Üniversitesi Uzaktan

Detaylı

MEHMET AKİF ERSOY ÜNİVERSİTESİ STRATEJİK İŞBİRLİĞİ PROJE DANIŞMANLIK EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ

MEHMET AKİF ERSOY ÜNİVERSİTESİ STRATEJİK İŞBİRLİĞİ PROJE DANIŞMANLIK EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ MEHMET AKİF ERSOY ÜNİVERSİTESİ STRATEJİK İŞBİRLİĞİ PROJE DANIŞMANLIK EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı,

Detaylı

İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ SOSYAL TESİSLERİ YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM

İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ SOSYAL TESİSLERİ YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ SOSYAL TESİSLERİ YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 - (1) Bu Yönergenin amacı, İstanbul Üniversitesi Sosyal Tesislerinin kuruluşu ile çalışma usul

Detaylı

YURTDIŞI VATANDAŞLAR DANIŞMA KURULUNUN ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK

YURTDIŞI VATANDAŞLAR DANIŞMA KURULUNUN ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK 24 Aralık 2010 CUMA Resmî Gazete Sayı : 27795 YÖNETMELİK Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığından: YURTDIŞI VATANDAŞLAR DANIŞMA KURULUNUN ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK BİRİNCİ

Detaylı

Bilgilendirme Politikası

Bilgilendirme Politikası Bilgilendirme Politikası Şirketin bilgilendirme politikası kurumsal internet sitesinde yayınlanmakta olup, bilgilendirme politikası ile ilgili işlerin izlenmesi, gözetimi ve geliştirilmesi sorumluluğu

Detaylı

Araştırma Notu 11/113

Araştırma Notu 11/113 Araştırma Notu 11/113 29 Nisan 2011 MİLLETVEKİLİ DAĞILIM SENARYOLARI VE YENİ ANAYASA Seyfettin Gürsel 1 Yönetici Özeti 12 Haziran milletvekili seçimlerinden çıkacak yeni TBMM nin bileşimi sadece iktidarı

Detaylı

TUġBA BELEDĠYESĠ KADIN VE AĠLE HĠZMETLERĠ MÜDÜRLÜĞÜ YÖNETMELĠĞĠ

TUġBA BELEDĠYESĠ KADIN VE AĠLE HĠZMETLERĠ MÜDÜRLÜĞÜ YÖNETMELĠĞĠ BĠRĠNCĠ BÖLÜM Genel Hükümler Amaç TUġBA BELEDĠYESĠ KADIN VE AĠLE HĠZMETLERĠ MÜDÜRLÜĞÜ YÖNETMELĠĞĠ Madde 1 :Bu yönetmeliğin amacı, Kadın ve Aile hizmetin tür ve niteliğini, işleyişini, işleyişine ilişkin

Detaylı

Ara rma, Dokuz Eylül Üniversitesi Strateji Geli tirme Daire Ba kanl na ba

Ara rma, Dokuz Eylül Üniversitesi Strateji Geli tirme Daire Ba kanl na ba 1.1 Ara rman n Amac Ara rmada, Dokuz Eylül Üniversitesi Strateji Geli tirme Daire Ba kanl na ba olarak hizmet vermekte olan; 1. Bütçe ve Performans Program ube Müdürlü ü 2. Stratejik Yönetim ve Planlama

Detaylı

MUSTAFA KEMAL ÜNİVERSİTESİ ÖĞRETİM ELEMANLARININ YURTİÇİ VE YURTDIŞI GÖREVLENDİRME YÖNERGESİ

MUSTAFA KEMAL ÜNİVERSİTESİ ÖĞRETİM ELEMANLARININ YURTİÇİ VE YURTDIŞI GÖREVLENDİRME YÖNERGESİ MUSTAFA KEMAL ÜNİVERSİTESİ ÖĞRETİM ELEMANLARININ YURTİÇİ VE YURTDIŞI GÖREVLENDİRME YÖNERGESİ MART 2016 MUSTAFA KEMAL ÜNİVERSİTESİ ÖĞRETİM ELEMANLARININ YURTİÇİ VE YURTDIŞI GÖREVLENDİRME YÖNERGESİ BİRİNCİ

Detaylı

Özelge: 4632 sayılı Kanunun Geçici 1. maddesi kapsamında vakıf/sandıklardan bireysel emeklilik sistemine yapılan aktarımlarda vergilendirme hk.

Özelge: 4632 sayılı Kanunun Geçici 1. maddesi kapsamında vakıf/sandıklardan bireysel emeklilik sistemine yapılan aktarımlarda vergilendirme hk. Özelge: 4632 sayılı Kanunun Geçici 1. maddesi kapsamında vakıf/sandıklardan bireysel emeklilik sistemine yapılan aktarımlarda vergilendirme hk. Sayı: 64597866-120[94-2014]-131 Tarih: 28/08/2014 T.C. GELİR

Detaylı

REFORM EYLEM GRUBU BİRİNCİ TOPLANTISI BASIN BİLDİRİSİ ANKARA, 8 KASIM 2014

REFORM EYLEM GRUBU BİRİNCİ TOPLANTISI BASIN BİLDİRİSİ ANKARA, 8 KASIM 2014 REFORM EYLEM GRUBU BİRİNCİ TOPLANTISI BASIN BİLDİRİSİ ANKARA, 8 KASIM 2014 Reform Eylem Grubu nun (REG) ilk toplantısı, Adalet Bakanı Sayın Bekir Bozdağ, Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Sayın Volkan

Detaylı

Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası

Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası 2007 NİSAN EKONOMİ Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası Türkiye ekonomisi dünyadaki konjonktürel büyüme eğilimine paralel gelişme evresini 20 çeyrektir aralıksız devam ettiriyor. Ekonominin 2006 da yüzde

Detaylı

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog KONYA KARAMAN BÖLGESİ BOŞANMA ANALİZİ 22.07.2014 Tarihsel sürece bakıldığında kalkınma,

Detaylı

ZAĞNOS VADİSİ KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJESİ

ZAĞNOS VADİSİ KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJESİ ADANA KENT SORUNLARI SEMPOZYUMU / 15 2008 BU BİR TMMOB YAYINIDIR TMMOB, bu makaledeki ifadelerden, fikirlerden, toplantıda çıkan sonuçlardan ve basım hatalarından sorumlu değildir. ZAĞNOS VADİSİ KENTSEL

Detaylı

BASIN DUYURUSU 2001 YILI PARA VE KUR POLİTİKASI

BASIN DUYURUSU 2001 YILI PARA VE KUR POLİTİKASI Sayı: 42 BASIN DUYURUSU 2001 YILI PARA VE KUR POLİTİKASI Gazi Erçel Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası 22 Aralık 2000 Ankara 2001 yılında uygulanacak para ve kur politikasının çerçevesi, uygulama prensipleri

Detaylı

BİRİNCİ BÖLÜM Genel Hükümler

BİRİNCİ BÖLÜM Genel Hükümler SÜLEYMANPAŞA BELEDİYE BAŞKANLIĞI BASIN YAYIN VE HALKLA İLİŞKİLER MÜDÜRLÜĞÜ KURULUŞ, GÖREV, YETKİ, SORUMLULUK ÇALIŞMA USUL VE ESASLARINA İLİŞKİN YÖNETMELİK Amaç ve kapsam, dayanak ve tanımlar Amaç ve kapsam

Detaylı

T.C. NUH NACİ YAZGAN ÜNİVERSİTESİ YAZILIM KULÜBÜ TÜZÜĞÜ. BİRİNCİ BÖLÜM Kuruluş Gerekçesi, Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

T.C. NUH NACİ YAZGAN ÜNİVERSİTESİ YAZILIM KULÜBÜ TÜZÜĞÜ. BİRİNCİ BÖLÜM Kuruluş Gerekçesi, Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar T.C. NUH NACİ YAZGAN ÜNİVERSİTESİ YAZILIM KULÜBÜ TÜZÜĞÜ BİRİNCİ BÖLÜM Kuruluş Gerekçesi, Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Kuruluş Gerekçesi Kulüp, Nuh Naci Yazgan Üniversitesi, Yazılım Kulübü ismi ile

Detaylı

T.C. BİLECİK İL GENEL MECLİSİ Araştırma ve Geliştirme Komisyonu

T.C. BİLECİK İL GENEL MECLİSİ Araştırma ve Geliştirme Komisyonu Rapor No:01 Rapor Tarihi: 10.03.2011 muz İl Genel Meclisimizin 01.03.2011 tarih ve 2011/33 sayılı kararı doğrultusunda 08-09-10 Mart 2011 tarihlerinde toplanmıştır. İdaremiz araç parkında bulunan makine

Detaylı

ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ PROJE YÖNETİMİ OFİSİ YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ PROJE YÖNETİMİ OFİSİ YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ PROJE YÖNETİMİ OFİSİ YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç Madde 1- Bu yönergenin amacı, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Rektörlüğüne bağlı, Proje Yönetimi

Detaylı

a) Birim sorumluları: Merkez çalışmalarının programlanmasından ve uygulanmasından sorumlu öğretim elemanlarını,

a) Birim sorumluları: Merkez çalışmalarının programlanmasından ve uygulanmasından sorumlu öğretim elemanlarını, NİĞDE ÜNİVERSİTESİ TÜRKÇE ÖĞRETİMİ UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu yönetmeliğin amacı, Niğde Üniversitesine bağlı olarak kurulan

Detaylı

EK 2 ORTA DOĞU TEKNĐK ÜNĐVERSĐTESĐ SENATOSU 2011 YILI ÖSYS KONTENJANLARI DEĞERLENDĐRME RAPORU

EK 2 ORTA DOĞU TEKNĐK ÜNĐVERSĐTESĐ SENATOSU 2011 YILI ÖSYS KONTENJANLARI DEĞERLENDĐRME RAPORU EK 2 ORTA DOĞU TEKNĐK ÜNĐVERSĐTESĐ SENATOSU 2011 YILI ÖSYS KONTENJANLARI DEĞERLENDĐRME RAPORU Orta Doğu Teknik Üniversitesi, 1995 yılından bu yana, hazırladığı ve titizlikle uygulamaya çalıştığı Stratejik

Detaylı

KADININ STATÜSÜ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ. Tarımda Kadınların Finansmana Erişimi Esra ÇADIR

KADININ STATÜSÜ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ. Tarımda Kadınların Finansmana Erişimi Esra ÇADIR KADININ STATÜSÜ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ Tarımda Kadınların Finansmana Erişimi Esra ÇADIR Sektörlere Göre Dağılım 60 %52 50 %39 %46 Tarım 40 Sanayi 30 % 14 %19 %21 İnşaat 20 %8 10 % 1 Hizmetler 0 KADIN ERKEK 2

Detaylı

KÜÇÜK VE ORTA ÖLÇEKLİ İŞLETMELERİ GELİŞTİRME VE DESTEKLEME İDARESİ BAŞKANLIĞI (KOSGEB) KOBİ VE GİRİŞİMCİLİK ÖDÜLLERİ UYGULAMA ESASLARI

KÜÇÜK VE ORTA ÖLÇEKLİ İŞLETMELERİ GELİŞTİRME VE DESTEKLEME İDARESİ BAŞKANLIĞI (KOSGEB) KOBİ VE GİRİŞİMCİLİK ÖDÜLLERİ UYGULAMA ESASLARI KÜÇÜK VE ORTA ÖLÇEKLİ İŞLETMELERİ GELİŞTİRME VE DESTEKLEME İDARESİ BAŞKANLIĞI (KOSGEB) KOBİ VE GİRİŞİMCİLİK ÖDÜLLERİ UYGULAMA ESASLARI BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1- Bu uygulama

Detaylı

ANKARA ÜNİVERSİTESİ SENATO KARAR ÖRNEĞİ

ANKARA ÜNİVERSİTESİ SENATO KARAR ÖRNEĞİ Karar Tarihi : 07/07/2014 Toplantı Sayısı : 392 Karar Sayısı : 3304 ANKARA ÜNİVERSİTESİ SENATO KARAR ÖRNEĞİ 3304- Yönetmelik Komisyonu tarafından incelenen, Ankara Üniversitesi Burs Yönergesi taslağının

Detaylı

Yapı ve Deprem Yönetmelikleri, alan kullanım yönetmeliklerinin gözden geçirilmesi ve gerekiyorsa yeniden düzenlenmesi

Yapı ve Deprem Yönetmelikleri, alan kullanım yönetmeliklerinin gözden geçirilmesi ve gerekiyorsa yeniden düzenlenmesi Afet Yö netimi İnsan toplulukları için risk oluşturan afetlerin önlenmesi ve zararlarının azaltılması, afetlere karşı hazırlıklı olunması, afet anında hızlı ve etkili bir kurtarma, ilk yardım, geçici barındırma

Detaylı

TMMOB EH R PLANCILARI ODASI TRABZON UBES III. DÖNEM (2014-2016) ÇALI MA PROGRAMI

TMMOB EH R PLANCILARI ODASI TRABZON UBES III. DÖNEM (2014-2016) ÇALI MA PROGRAMI TMMOB EH R PLANCILARI ODASI TRABZON UBES III. DÖNEM (2014-2016) ÇALI MA PROGRAMI I. KURUMSALLA MA VE ÖRGÜTLENMEN N GEL LMES Trabzon ubesi nin kurumsal ve örgütlenme yap güçlendirerek daha etkin ve verimli

Detaylı

Meriç Uluşahin Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Başkan Vekili. Beşinci İzmir İktisat Kongresi

Meriç Uluşahin Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Başkan Vekili. Beşinci İzmir İktisat Kongresi Meriç Uluşahin Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Başkan Vekili Beşinci İzmir İktisat Kongresi Finansal Sektörün Sürdürülebilir Büyümedeki Rolü ve Türkiye nin Bölgesel Merkez Olma Potansiyeli 1 Kasım

Detaylı

DENETİM VE SİVİL TOPLUM: KORE DENEYİMİ

DENETİM VE SİVİL TOPLUM: KORE DENEYİMİ Sayıştay Denetçisi DENETİM VE SİVİL TOPLUM: KORE DENEYİMİ Çev.: Musa KAYRAK Demokrasinin gelişimi ile birlikte, vatandaşların devlet yönetiminden haberdar olma düzeyleri artmış ve vatandaşlar, vergi verenler

Detaylı

Veri Toplama Yöntemleri. Prof.Dr.Besti Üstün

Veri Toplama Yöntemleri. Prof.Dr.Besti Üstün Veri Toplama Yöntemleri Prof.Dr.Besti Üstün 1 VERİ (DATA) Belirli amaçlar için toplanan bilgilere veri denir. Araştırmacının belirlediği probleme en uygun çözümü bulabilmesi uygun veri toplama yöntemi

Detaylı

DÜNYA EKONOMİK FORUMU KÜRESEL CİNSİYET AYRIMI RAPORU, 2012. Hazırlayanlar. Ricardo Hausmann, Harvard Üniversitesi

DÜNYA EKONOMİK FORUMU KÜRESEL CİNSİYET AYRIMI RAPORU, 2012. Hazırlayanlar. Ricardo Hausmann, Harvard Üniversitesi DÜNYA EKONOMİK FORUMU KÜRESEL CİNSİYET AYRIMI RAPORU, 2012 Hazırlayanlar Ricardo Hausmann, Harvard Üniversitesi Laura D. Tyson, Kaliforniya Berkeley Üniversitesi Saadia Zahidi, Dünya Ekonomik Forumu Raporun

Detaylı

KAHRAMANMARAŞ SÜTÇÜ İMAM ÜNİVERSİTESİ BİLİMSEL DERGİLER YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

KAHRAMANMARAŞ SÜTÇÜ İMAM ÜNİVERSİTESİ BİLİMSEL DERGİLER YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Senato: 2 Mart 2016 2016/06-6 KAHRAMANMARAŞ SÜTÇÜ İMAM ÜNİVERSİTESİ BİLİMSEL DERGİLER YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç ve Kapsam MADDE 1- Bu Yönergenin amacı, Kahramanmaraş

Detaylı

Türkiye Büyük Millet Meclisinin Dış İlişkilerinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun

Türkiye Büyük Millet Meclisinin Dış İlişkilerinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun 141 Türkiye Büyük Millet Meclisinin Dış İlişkilerinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun (Resmî Gazele ile yayımı : 6.4.1990 Sayı : 20484) Kanun No. Kabul Tarihi Dış ilişkiler - MADDE 1. Türkiye Büyük Millet

Detaylı

HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU HUKUKİ MÜZAKERE TOPLANTILARI PROJE FİŞİ

HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU HUKUKİ MÜZAKERE TOPLANTILARI PROJE FİŞİ HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU HUKUKİ MÜZAKERE TOPLANTILARI PROJE FİŞİ GİRİŞ Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) yeni yapısıyla göreve başladığı günden bugüne yargının daha etkin ve verimli bir

Detaylı

KURUL GÖRÜ Ü. TFRS 2 Hisse Bazl Ödemeler. Görü ü Talep Eden Kurum : Güreli Yeminli Mali Mü avirlik ve Ba ms z Denetim Hizmetleri A..

KURUL GÖRÜ Ü. TFRS 2 Hisse Bazl Ödemeler. Görü ü Talep Eden Kurum : Güreli Yeminli Mali Mü avirlik ve Ba ms z Denetim Hizmetleri A.. KURUL GÖRÜ Ü TFRS 2 Hisse Bazl Ödemeler Görü ü Talep Eden Kurum : Güreli Yeminli Mali Mü avirlik ve Ba ms z Denetim Hizmetleri A.. Kurul Toplant Tarihi : 18/10/2011 li kili Standart(lar) : TFRS 2, TFRS

Detaylı

AMASYA ÜNİVERSİTESİ ETİK KURUL YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

AMASYA ÜNİVERSİTESİ ETİK KURUL YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar AMASYA ÜNİVERSİTESİ ETİK KURUL YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç Madde 1 (1) Bu Yönergenin amacı; Amasya Üniversitesi bünyesinde kurulan Etik Kurulun oluşumunu, görevlerini

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85 i Bu sayıda; 2013 Cari Açık Verileri; 2013 Aralık Sanayi Üretimi; 2014 Ocak İşsizlik Ödemesi; S&P Görünüm Değişikliği kararı değerlendirilmiştir.

Detaylı

İÇİNDEKİLER SAYFA Önsöz 4 Stratejik Planlama ve Bütçe Yol Haritası 5 Örnek İşletme Hakkında 6 Gider Yükleme Sistemi 8 Satış Bütçesi Oluşturma 9 Faaliyet Gider Bütçesi Oluşturma 12 Bütçe Sistem Otomasyonu

Detaylı

CMK 135 inci maddesindeki amir hükme rağmen, Mahkemenizce, sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişiminin tespitine karar verildiği görülmüştür.

CMK 135 inci maddesindeki amir hükme rağmen, Mahkemenizce, sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişiminin tespitine karar verildiği görülmüştür. Mahkememizin yukarıda esas sayısı yazılı dava dosyasının yapılan yargılaması sırasında 06.05.2014 günlü oturum ara kararı uyarınca Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı ndan sanık... kullandığı... nolu,

Detaylı

MADDE 3 (1) Bu Yönetmelik, 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 14 ve 49 uncu maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır.

MADDE 3 (1) Bu Yönetmelik, 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 14 ve 49 uncu maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır. AĞRI İBRAHİM ÇEÇEN ÜNİVERSİTESİ YABANCI DİLLER YÜKSEKOKULU EĞİTİM, ÖĞRETİM VE SINAV YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı Ağrı İbrahim Çeçen

Detaylı

Öncelikle basın toplantımıza hoş geldiniz diyor, sizleri sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle basın toplantımıza hoş geldiniz diyor, sizleri sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum. Gümrük Ve Ticaret Bakanı Sn. Nurettin CANİKLİ nin Kredi Kefalet Kooperatifleri Ortaklarının Borçlarının Yapılandırılması Basın Toplantısı 24 Eylül 2014 Saat:11.00 - ANKARA Kredi Kefalet Kooperatiflerinin

Detaylı

GAZİ ÜNİVERSİTESİ AKADEMİK PERSONEL YURTİÇİ VE YURTDIŞI GÖREVLENDİRME YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam ve Dayanak

GAZİ ÜNİVERSİTESİ AKADEMİK PERSONEL YURTİÇİ VE YURTDIŞI GÖREVLENDİRME YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam ve Dayanak GAZİ ÜNİVERSİTESİ AKADEMİK PERSONEL YURTİÇİ VE YURTDIŞI GÖREVLENDİRME YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam ve Dayanak Amaç Madde 1 Bu yönergenin amacı Gazi Üniversitesi öğretim elemanlarının yurt içi ve

Detaylı

BEBEK VE ÇOCUK ÖLÜMLÜLÜĞÜ 9

BEBEK VE ÇOCUK ÖLÜMLÜLÜĞÜ 9 BEBEK VE ÇOCUK ÖLÜMLÜLÜĞÜ 9 Attila Hancıoğlu ve İlknur Yüksel Alyanak Sağlık programlarının izlenmesi, değerlendirilmesi ve ileriye yönelik politikaların belirlenmesi açısından neonatal, post-neonatal

Detaylı

MERSİN BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ. Genel Sekreterlik. AR-GE ve Projeler Şube Müdürlüğü. Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik BİRİNCİ BÖLÜM

MERSİN BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ. Genel Sekreterlik. AR-GE ve Projeler Şube Müdürlüğü. Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik BİRİNCİ BÖLÜM MERSİN BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ Genel Sekreterlik AR-GE ve Projeler Şube Müdürlüğü Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik BİRİNCİ BÖLÜM Amaç Kapsam Dayanak ve Tanımlar Amaç Madde 1- (1) Bu Yönetmeliğin

Detaylı

Akaryakıt Fiyatları Basın Açıklaması

Akaryakıt Fiyatları Basın Açıklaması 23 Aralık 2008 Akaryakıt Fiyatları Basın Açıklaması Son günlerde akaryakıt fiyatları ile ilgili olarak kamuoyunda bir bilgi kirliliği gözlemlenmekte olup, bu durum Sektörü ve Şirketimizi itham altında

Detaylı

ALANYA BELEDİYE BAŞKANLIĞI İNSAN KAYNAKLARI VE EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Hukuki Dayanak ve Tanımlar

ALANYA BELEDİYE BAŞKANLIĞI İNSAN KAYNAKLARI VE EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Hukuki Dayanak ve Tanımlar ALANYA BELEDİYE BAŞKANLIĞI İNSAN KAYNAKLARI VE EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Hukuki Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu yönetmeliğin amacı, Alanya Belediyesi

Detaylı

17-19 EYLÜL 2010 TARİHLERİ ARASINDA MEHMET AKİF ERSOY ÜNİVERSİTESİN DE YAPILAN ADIM ÜNİVERSİTELERİ İDARİ GRUP TOPLANTI KARARLARI

17-19 EYLÜL 2010 TARİHLERİ ARASINDA MEHMET AKİF ERSOY ÜNİVERSİTESİN DE YAPILAN ADIM ÜNİVERSİTELERİ İDARİ GRUP TOPLANTI KARARLARI 17-19 EYLÜL 2010 TARİHLERİ ARASINDA MEHMET AKİF ERSOY ÜNİVERSİTESİN DE YAPILAN ADIM ÜNİVERSİTELERİ İDARİ GRUP TOPLANTI KARARLARI GENEL SEKRETERLER TOPLANTI TUTANAĞI 1-Bilginin elektronik ortamda paylaşımı

Detaylı

TETAŞ TÜRKİYE ELEKTRİK TİCARET VE TAAHHÜT A.Ş. GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

TETAŞ TÜRKİYE ELEKTRİK TİCARET VE TAAHHÜT A.Ş. GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TETAŞ TÜRKİYE ELEKTRİK TİCARET VE TAAHHÜT A.Ş. GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YÖNERGE 10 BÜTÇE YÖNERGESİ T E T A Ş TÜRKİYE ELEKTRİK TİCARET VE TAAHHÜT ANONİM ŞİRKETİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ BÜTÇE YÖNERGESİ TÜRKİYE ELEKTRİK TİCARET

Detaylı

BÜRO YÖNETİMİ VE SEKRETERLİK ALANI HIZLI KLAVYE KULLANIMI (F KLAVYE) MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI)

BÜRO YÖNETİMİ VE SEKRETERLİK ALANI HIZLI KLAVYE KULLANIMI (F KLAVYE) MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Çıraklık ve Yaygın Eğitim Genel Müdürlüğü BÜRO YÖNETİMİ VE SEKRETERLİK ALANI HIZLI KLAVYE KULLANIMI (F KLAVYE) MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) 2009 ANKARA ÖN SÖZ Günümüzde

Detaylı

T.C. KÜÇÜKÇEKMECE BELEDİYE BAŞKANLIĞI MALİ HİZMETLER MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV, YETKİ VE SORUMLULUKLARI İLE ÇALIŞMA USUL VE ESASLARINA DAİR YÖNETMELİK

T.C. KÜÇÜKÇEKMECE BELEDİYE BAŞKANLIĞI MALİ HİZMETLER MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV, YETKİ VE SORUMLULUKLARI İLE ÇALIŞMA USUL VE ESASLARINA DAİR YÖNETMELİK Meclis Karar No: Meclis Karar Tarihi: T.C. KÜÇÜKÇEKMECE BELEDİYE BAŞKANLIĞI MALİ HİZMETLER MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV, YETKİ VE SORUMLULUKLARI İLE ÇALIŞMA USUL VE ESASLARINA DAİR YÖNETMELİK BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam,

Detaylı

ATAÇ Bilgilendirme Politikası

ATAÇ Bilgilendirme Politikası ATAÇ Bilgilendirme Politikası Amaç Bilgilendirme politikasının temel amacı, grubun genel stratejileri çerçevesinde, ATAÇ İnş. ve San. A.Ş. nin, hak ve yararlarını da gözeterek, ticari sır niteliğindeki

Detaylı

SAVUNUCULUK, E M VE H ZMETLERE ULA TIRMA YOLU LE ANNE SA LI ININ

SAVUNUCULUK, E M VE H ZMETLERE ULA TIRMA YOLU LE ANNE SA LI ININ SAVUNUCULUK, E M VE H ZMETLERE ULA TIRMA YOLU LE ANNE SA LI ININ LE LMES PROJES (Bu proje, T.C. Sa k Bakanl Türkiye Üreme Sa Program kapsam nda Avrupa Birli i taraf ndan finanse edilmi tir. Bu yay n içeri

Detaylı

ÖNSÖZ. Sevgili MMKD üyeleri,

ÖNSÖZ. Sevgili MMKD üyeleri, İçindekiler ÖNSÖZ... 2 GİRİŞ... 3 Genel Kurul Toplantısı... 3 Yönetim Kurulu nda Üye ve Görev Değişiklikleri... 3 MMKD Stratejik Plan Çalışması... 3 PROJELER... 4 Kapılar Müzecilere Açık Projesi... 4 Derneklere

Detaylı

TÜBİTAK ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ DAİRE BAŞKANLIĞI ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI

TÜBİTAK ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ DAİRE BAŞKANLIĞI ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI TÜBİTAK ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ DAİRE BAŞKANLIĞI ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI Amaç ve kapsam MADDE 1- (1) Bu çalışma usul ve esasları ile Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu bünyesinde yer alan

Detaylı

ANKARA EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ULUSLARARASI BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU ÜÇÜNCÜ 3 AYLIK RAPOR

ANKARA EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ULUSLARARASI BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU ÜÇÜNCÜ 3 AYLIK RAPOR ANKARA EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ULUSLARARASI BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU ÜÇÜNCÜ 3 AYLIK RAPOR Bu rapor Ankara Emeklilik A.Ş Gelir Amaçlı Uluslararası Borçlanma Araçları Emeklilik Yatırım

Detaylı

YÖNETMELİK. c) Merkez (Hastane): Selçuk Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezini (Selçuklu Tıp Fakültesi Hastanesini),

YÖNETMELİK. c) Merkez (Hastane): Selçuk Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezini (Selçuklu Tıp Fakültesi Hastanesini), 31 Mart 2012 CUMARTESİ Resmî Gazete Sayı : 28250 Selçuk Üniversitesinden: YÖNETMELİK SELÇUK ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

Detaylı

2.000 SOSYOLOG İLE YAPILAN ANKET SONUÇLARINA DAİR DEĞERLENDİRMEMİZ. Anayasa nın 49. Maddesi :

2.000 SOSYOLOG İLE YAPILAN ANKET SONUÇLARINA DAİR DEĞERLENDİRMEMİZ. Anayasa nın 49. Maddesi : 2.000 SOSYOLOG İLE YAPILAN ANKET SONUÇLARINA DAİR DEĞERLENDİRMEMİZ Anayasa nın 49. Maddesi : A. Çalışma Hakkı ve Ödevi Çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir. Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek,

Detaylı

BİLİŞİM TEKNOLOJİLERİ ÜÇ BOYUTLU GRAFİK ANİMASYON (3DS MAX) MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI)

BİLİŞİM TEKNOLOJİLERİ ÜÇ BOYUTLU GRAFİK ANİMASYON (3DS MAX) MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü BİLİŞİM TEKNOLOJİLERİ ÜÇ BOYUTLU GRAFİK ANİMASYON (3DS MAX) MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) 2015 ANKARA ÖN SÖZ Günümüzde mesleklerin değişim

Detaylı

PATOLOJİ DERNEKLERİ FEDERASYONU ETİK YÖNERGE TASLAĞI. GEREKÇE: TTB UDEK kararı gereğince, Federasyon Yönetim

PATOLOJİ DERNEKLERİ FEDERASYONU ETİK YÖNERGE TASLAĞI. GEREKÇE: TTB UDEK kararı gereğince, Federasyon Yönetim PATOLOJİ DERNEKLERİ FEDERASYONU ETİK YÖNERGE TASLAĞI GEREKÇE: TTB UDEK kararı gereğince, Federasyon Yönetim Kurulunun önerileri doğrultusunda bu çalışma yapılmıştır. GENEL KONULAR: Madde 1.Tanım: 1.1.

Detaylı

COP 21 Paris Değerlendirme Toplantısı Herkes elini taşın altına koymalı!

COP 21 Paris Değerlendirme Toplantısı Herkes elini taşın altına koymalı! COP 21 Paris Değerlendirme Toplantısı Herkes elini taşın altına koymalı! TÜSİAD ve Birleşik Krallık Ankara Büyükelçiliği Refah Fonu İşbirliği, REC Türkiye ve Amerikan Büyükelçiliği desteği ile yapılan,

Detaylı

Ödeme Gücü Olmayan Vatandaşların Tedavi Giderlerinin Yeşil Kart Verilerek Devlet Tarafından Karşılanması Hakkında Kanun

Ödeme Gücü Olmayan Vatandaşların Tedavi Giderlerinin Yeşil Kart Verilerek Devlet Tarafından Karşılanması Hakkında Kanun Ödeme Gücü Olmayan Vatandaşların Tedavi Giderlerinin Yeşil Kart Verilerek Devlet Tarafından Karşılanması Hakkında Kanun Tarihi:18.06.1992 Sayısı:3816 R.G. Tarihi:03.07.1992 R.G. Sayısı:21273 Kanun Numarası

Detaylı