TÜRK YEREL YÖNETIMLERİNDE YENİDEN YAPıLANMA

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "TÜRK YEREL YÖNETIMLERİNDE YENİDEN YAPıLANMA"

Transkript

1 TÜRK YEREL YÖNETIMLERİNDE YENİDEN YAPıLANMA Selçuk Y ALÇINDAC* GİRİş Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü tarafından Devlet Planlama Teşkilatının isteği üzerine başlatılan ve yaklaşık üç yıla yakın süren Kamu Yönetimi Araştırma Projesi (KAYA) çalışmaları sonuçlanmış ve proje raporu DPT'a verilmiş bulunmaktadır. Türk kamu yönetiminin geniş bir bölümünü ele alarak sorunlarını irdeleyen ve çözüm yolları öneren KAYA Projesi çalışmalarında, yerel yönetim kurumumuz üzerinde ayrıntılı olarak durulmuş ve taşradaki toplum kesimine hizmet üreten gerek merkez yönetimin taşra kuruluşları, gerekse yerel yönetim birimleri olarak kamu yönetiminin bu bölümünde radikal bir değişikliğe ve yapısal yenilenmeye gerek bulunduğu görüşünde birleşerek, yeni bir model önerilmiş bulunmaktadır. Aşağıda bu çalışmalar çerçevesinde KAYA Yerel Yönetimler Araştırma Grubunda elde edilen temel bulgular, saptanan sorunlar ve bunların çözümü için önerilen modele ilişkin temel özellikler ve nitelikler özetlenmektedir. YEREL YÖNETİM KURUMUNUN NİTELİCİ 1. Evrensel tanımı ile yerel yönetimler, belirli bir coğrafi alanda (kent, köy, il, vb.) yaşayan yerel topluluğun bireylerine, birarada yaşamak nedeniyle kendilerini ençok ilgilendiren konularda hizmet üretmek amacı ile kurulan, karar organları (kimi durumlarda yürütme organları) yerel toplulukça seçilerek göreve getirilen, yasalarla belirlenmiş görevlere ve yetkilere, özel gelirlere, bütçeye ve personele sahip, merkez yönetimi ile ilişkilerinde yönetsel özerklikte~ yararlanan kamu tüzel kişileridir. 2. Yerel yönetim kuruluşları, ülkenin yönetim sisteminin bütünlüğü içinde yer alırlar. Kuruluş ilkeleri, görev ve yetkileri, gelir sistemleri yasama organı tarafından belirlenir. Yerel yönetimler, merkez yönetiminin hiyerarşik denetimi altında değillerdir. Merkez yönetimi, yerel yönetimler üzerinde hukuka uygunluk denetimi yürütür. Ayrıca ülke yönetiminde birlik ve bütünlüğü sağlamak amacı ile yerel yönetimlerin de uymaları gereken ulusal amaçlar, hedefler, ilkeler ve standartları belirler. Buna karşılık yerel yönetimler, yürütülmesi kendilerine bırakılmış olan kamu hizmetlerine ilişkin kararları almak, tercihleri yapmak, bunlar için (vergi salmak yetkisini içerecek biçimde) çeşitli yollarla kaynak bulmak, bu kaynakları hizmetler için kullanmak ve hizmetleri yürütmek için örgüt yapılarını kurmak konularında yönetsel özerklikten yararlanırlar... Dr., Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitütüsü Öğretim Üyesi.

2 124 AMME İDARESİ DERGİSİ 3. Yerel yönetim kurumunun temelinde, yerel demokrasi değerleri vardır. Bu değerler, yerel toplulukların kendilerini en çok ve yakındarı ilgilendiren konularda kendi-kendilerini özgürce ve demokratik yol ve yöntemlerle yönetmelerini öngörmektedir. 4. Bu demokratik değerler yanında yerel yönetim kuruluşları üstlendikleri kamu hizmetlerinin yürütülüşünde, merkez yönetimine göre etkilik ve verimliliği daha üst düzeyde gerçekleştirebilen kuruluşlar olarak değerlendirilmektedir. 5. Yukarıda belirtilmiş olanlar, yerel yönetimler için Birleşmiş Milletler, Avrupa Konseyi, Uluslararası Yerel Yönetimler Birliği (IULA) gibi kuruluşların ülkemiz tarafından da onaylanmış olan belgelerinde dile getirilmiş olan niteliklerdir. TÜRKİYE'DE YEREL YÖNETİMLER Durum 1. Kendi toplumsal koşullarımızın yarattığı bir kurum olmamakla birlikte, ülkemizde yüzyılı aşkın bir yerel yönetim geleneğinin varlığından sözedilebilir. Bugünkü belediyelerimizin temeli, XIX. yüzyılın ortalarında İstanbul'un Beyoğlu ve Galata yöresinde, deneme niteliğinde bir belediye şubesi olarak atılmıştır. Cumhuriyet dönemine, Osmanlı İmparatorluğundan devralınan belediye sayısı 389'dur. Bugünkü belediyelerimizin temel yasası da 1930 yılında kabul edilmiştir. Geleneksel bir kurum olan köye, günümüzdeki niteliği 442 sayılı yasa ile 1924'de verilmiştir. İl özel yönetimlerinin günümüzde de kimi maddeleri yürürlükte olan kuruluş yasası, 1913 yılında kabul edilmiştir. 2. Türkiye'de yerel yönetim, bir Anayasa kurumudur. Anayasamıza göre «İdarenin kuruluş ve görevleri, merkezden yönetim ve yerinden yönetim esaslarına dayanır.» (Md. 133) ve «Mahalli idareler, il, belediye veya köy halkının mahalli, müşterek ihtiyaçlarını karşılamak üzere kuruluş esasları kanunla belirtilen ve karar organları gene kanunla gösterilen, seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan kamu tüzelkişileridir.» (Md. 126) 3. Günümüzde ülkemizde üç ayrı türde yerel yönetim kuruluşu vardır. Bunlar; kentsel yörelere hizmet eden belediyeler, kırsal topluluklar yerel yönetim kuruluşu olan köyler, il sınırları içindeki yerel topluluğa hizmet yapan il özel yönetimleridir yılında büyükşehir niteliğinde olan beldeler için yeni bir belediye modeli oluşturulmuştur. Belediye modeli içinde yer alan «mahalle yönetimi» birçok yönlerden yerel yönetim kuruluşuna benzemekle birlikte, tüzelkişiliğe sahip değildir ve sistemimizde yerel yönetim kurulu olarak kabul edilmemektedir. 4. Aşağıda çizelgede yerel yönetim kuruluşlarımızın sayısal durumu görülmektedir:

3 TÜRK YEREL YÖNETİMLERİNDE YENİDEN YAPıLANMA 125 Yerel Yönetim Birimleri (1990 Ağustos) Yerel Yönetim Birimi Sayısı İl Özel Yönetimi 73 Belediyeler 2052 (Büyük şehirler dahil) Büyükşehir Belediyeleri 8 Köyler Sorunlar Yukarıda evrensel tanıma ilişkin olarak yapılmış olan açıklamalar, KAYA araştırmasının sonuçları ile değerlendirildiğinde, Türk yerel yönetim kuruluşlarının, bu kuruma gerçek niteliğini kazandıran öğelerin çoğundan yoksun olduğu, açıkça ortaya çıkmış bulunmaktadır. Herşeyin başında yerel yönetim kuruluşlarımızın, halkımızın beklediği oranda etkili ve verimli hizmet üretemedikleri görülmektedir. Bununla birlikte Türkiye'de yerel yönetimler konusunun yalnız yönetsel etkililik ve verimlilik gibi örgütsel ve yönetsel bir boyutta ele alınmaması gerekmektedir. Çünkü yerel yönetim kurumu, demokrasinin kökleşmesi ve aksaksız işlemesi bakımından önemi olan demokratik değerler ve uygulamalarla yakın ilişkisi bulunan bir kurumdur. Türkiye gibi demokrasiyi yaşam tarzı olarak seçmiş ve aynı değerlere sahip Avrupa Topluluğu' nun üyesi olmayı amaçlayan bir toplum için demokrasinin aşağıdan yukarıya yönelen bir süreç içerisinde kökleşmesi ve pekişerek, aksaksız işlemesi açılarından yerel yönetim kurumunun nerede ise «olmazsa olmaz» ölçüsünde önemi vardır. Öte yandan yerel yönetim kurumumuzun sorunlarının yalnız bugünkü yerel yönetim birimleri çerçevesinde ele alınması da yetersiz olacaktır. Çünkü günümüz Türkiyesi'nde kamu hizmetlerinin yerel topluluklara götürülmesi bakımından ortaya çıkmış olan etkililik ve verimlilik sorunu, hem yerel yönetim birimlerini, hem de merkezin taşra kuruluşlarını ilgilerıdirmektedir. Bu nedenle konuya bütüncül biçimde yaklaşmak ve bugünkü modelin yerine taşrada gerek merkezin kuruluşlarını, gerekse yerel yönetimleri kapsayacak nitelikte, Türkiye koşullarına ve gereksinimlerine uygun yeni bir modeloluşturulması, bir başka deyişle yerel düzeyde kamu yönetim sistemimizin yeniden yapılandırılması gerekmektedir. Yerel yönetim sistemimizin yeniden yapılandırılmasını gerektiren nedenler üç temel alanda yoğunlaşmış bulunmaktadır:

4 126 AMME İDARESi DERGİSİ a. Yerel Yönetim Kurumumuz Yeterince Demokratik Değildir. Bir yerel yönetim sistemine demokratik nitelik kazandıran öğeler açısından değerlendirildiğinde yerel yönetim sistemimiz için aşağıdaki saptamalar yapıhibilir. - Yerel Toplulukların Kendi-kendilerini Yönetme Yetkileri Yerel yönetim kurumunun varlık nedenini oluşturan bu nitelik, yerel topluluklara temsil edici organlar aracılığı ile, yerel hizmetler üzerinde uygulanabilir nitelikte kararlar oluşturarak kendi kendilerini, tercihleri yönünde, özgürce yönetme olanağını vermektedir. Oysa ülkemizde yerel topluluklar bu olanaktan geniş ölçüde yoksundurlar. Yerel yönetim kuruluşlarımızın merkez yönetiminin koyu vesayeti altında olması, bu kuruluş organlarının yürütülür nitelikte kararlar almalarını, bir başka deyişle, kendinin kentini, köylünün köyünü, yönetmesini dolayısıyla yerel yönetimlerimizin yönetsel özerkliğini önlemektedir yılından bu yana gerçekleştirilmiş olan kimi geliştirmelere karşın, yerel yönetimlerin yönetsel özerkliğine çağdaş boyut kazandırılabilmesi için başta Anayasa'nın vesayetle ilgili hükümleri olmak üzere, bir çok yasa hükmünün değiştirilmesi gerekmektedir. - Hemşeri Katılımı, Denetimi ve Temsil Yerel yönetim kurumuna demokratik nitelik kazandıran en önemli değerlerden birisi, bu kuruluşlara halk katılımı yollarının açık olması ve katılım sürecine işlerlik kazandırılmasıdır. Yerel yönetim kuruluşlarının kararlarını etkileme olanağını yerel topluluklara veren katılım süreci, halk denetiminin etkililiğini de artırarak, yerel demokrasiye gerçek niteliğini kazandırmaktır. Seçimler dahil öteki temsil sistemleri başta olmak üzere seçim dönemleri arasındaki halkın yerel yönetimlerin karar sürecini etkilemesine olanak sağlayan yol ve yöntemler, bu açıdan önem taşımaktadır. Oysa yerel yönetim sistemimizde katılım olanakları çok sınırlıdır. Yönetsel Saydamlık Özellikle 1970'lerden sonra yerel yönetim kurumumuzun gündemine girmiş olmasına karşılık, bu kurumun, hemşerinin yerel yönetimlerde olan bitenlerden düzenli biçimde bilgi edinmesine ve kendi sesini bu kuruluşlara duyurmasına yeterince olanak sağlayacak niteliklere ulaşamadığı kuşkusuzdur. Oysa yerel topluluk tarafından oluşturulan ve varlık nedeni bu topluluğa hizmet etmek olan yerel yönetimlerin planları, programları, uygulama kararları üzerinde; hemşerilerin bilgi sahibi olması günümüzde ((bilgi edinme hakkı» bağlamında değerlendirilmektedir. Bu açıdan Türk yerel yönetimlerinin önemli sorunlarının var olduğu gözlenmektedir.

5 TÜRK YEREL YÖNETİMLERİNDE YENİDEN YAPıLANMA 127 b. Yerel Yönetim Kuruluşlarımız Yeterince Güçlü Değildir. Bir yerel yönetim sistemindeki kuruluşların güçlü olabilmesi için özellikle üç alanda geniş yetkilere sahip olmaları gerekmektedir: Yerel Kamu Hizmetleri Üzerinde Yetki ve Sorumluluk Yerel nitelikli kamu hizmetlerini yürütme sorumluluğu V! yetkisinin yerel yönetimlere bırakılmasındaki sınır, bu kuruluşların gücünü belirleyen göstergelerden birisidir. Yerel yönetim kurumunun oluşmasını sağlayan temel öğeler, yerel nitelikli kamu hizmetlerinin yürütülmesinde yetki ve sorumluluğun doğalolarak bu kuruluşlara bırakılmasını gerektirmektedir. Oysa ülkemizde yerel yönetimlerin görevalanları hem çok dardır, hem de bu alan giderek başlangıçta öngörüldüğü sınırın da altına düşmüş, yerel yönetimlerin yetkisindeki birçok görev merkez yönetimince üstlenilmiştir yılından sonraki kimi düzenlemelere karşılık merkez yönetim ile yerel yönetimler arasındaki görev bölüşümünün, yerinden yönetim ilkesi doğrultusunda, radikal biçimde yeniden düzenlenmesi gerekmektedir. - Yerel Yönetimlerin Kesin, Yürütülür Karar Alma Yetkisi Yerel yönetimlerin demokratik olma niteliği ile doğrudan ilişkili olan bu yetki, bu kuruluşların gücünü belirleyen ikinci önemli ölçüttür. Üstlendikleri hizmetlere ilişkin temel tercihleri yapma ve uygulama kararlarını da içerecek biçimde kural oluşturma (düzenleyici metinler dahil), planlama, personel, iç örgütlenme konularında yerel yönetimlerin merkez yönetiminin onayına gerek kalmadan uygulanabilir nitelikte kararlar almaları, yerel yönetimin gerçek anlamda demokratik ve güçlü kamu kuruluşları niteliği kazanmalarını vazgeçilmez koşuludur. Bu kararların yerel gereksinimlere ve etkilik / verimlilik ölçeklerine uygunluğunun denetimi, yerel topluluğun yetkisinde olması gereken, siyasal nitelikli denetimdir. Kararların hukuka uygunluğu bakımından denetim merkez yönetimince yapılabilir, yapılmalıdır. Bu alanda da son söz yargı organına- ait olmalıdır. Yukarıdaki açıklamaların ışığında 1982 Anayasası'nda merkez yönetiminin yerel yönetimler üzerinde; doplum yararının korunması ve yerel gereksinimlerin istenen biçimde karşılanması amacıyla» idari vesayet yetkisi kullanabileceğine ilişkin hükümlerin (Md. 127/2-6) gözden geçirilmesi ve yasalardaki vesayet kurallarının değiştirilmesi gerekmektedir.

6 128 AMME İDARESİ DERGİSİ Kuşkusuz merkez yönetiminin ulusal amaçlar, hedefler, ilkeler ve standartlarla ilgili olarak yerel yönetimlere yön vermesi gerekecektir. Ancak bunlar hukuk normları biçimine sokularak, yerel yönetimlerin bunlara uyup, uymadığı hukuk denetimi çerçevesinde yapılmalıdır. -Akçal Kaynak Yeterlillği ve Kaynak Yaratma Yetkisi Yerel yönetimlere özerk ve güçlü kuruluş niteliği kazandıran en önemli öğe, bu kuruluşların yeterli akçal kaynaklara sahip olmaları ve bu açıdan merkez yönetimine bağımlı kalmamalarıdır. Gerçek anlamda demokratik ve güçlü yerel yönetim kurumuna sahip ülkelerde bu amacın gerçekleştirilmesinde baş vurulan temel çözüm, ilke olarak yerel yönetimlere kaynak yaratma yetkisinin tanınmasıdır. Yerel vergi koyma ve merkez yönetimince toplanan vergilere ekleme yapma olanağını da içeren bu yetki, yerel yönetimlere hizmet gereklerine uygun kaynak yaratma fırsatı verme yanında, yerel topluluğun sağladığı akçal kaynakların harcanmasını daha titizlikle denetlemesi ve dolayısı ile yönetsel etkililik ve verimliliğin daha üst düzeyde sağlanması sonucunu yarattığı bilinmektedir. Kuşkusuz birçok durumlarda merkez yönetiminin, yerel yönetimlere akçal yardım yoluyla kaynak aktarması gerekmektedir. Burada önemli.olan yapılacak yardımların nesnel koşullarda gerçekleştirilmesini sağlayacak bir düzenin kurulmasıdır. Türk yerel yönetimlerinin akçal kaynak konusunda yukarıda belirtilen üç alanda da önemli sorunları vardır. Özetle belirtmek gerekirse, 1983'den sonraki geliştirmelerden sonra'da; - Yerel yönetimlerimizin akçal kaynakları yetersizdir. - Akçal kaynakları açısından yerel yönetimlerimizin özkaynak yaratma yetkileri sınırlıdır. Özellikle vergi koyma yetkileri yoktur. - Merkez yönetimi yardımları konusunda geniş kapsamlı bir akçal denge sistem oluşturulamamıştır. Bu nedenle, yerel yönetimlerin akçal kaynak sorununa güçlü ve demokratik yerel yönetim kurumu anlayışı doğrultusunda geliştirme yapılması zorunludur. c. Yönetsel ve Örgütsel Sorunlar Yerel yönetim kuruluşlarımız, günümüzde toplumumuzun beklentileri oranında etkili ve verimli hizmet üretememektedir. Bunun temelinde ilke olarak bundan önceki paragraflarda sıralanmış olan sorunlar yatmaktadır. Bununla birlikte konunun önemli örgütsel ve yönetsel boyutları da vardır. Bunlar şöylece özetlenebilir:

7 TÜRK YEREL YÖNETİMLERİNDE YENİDEN YAPıLANMA 129 Kırsal Alanda Yönetim Boşluğu Günümüzde kırsal alanlara merkez yönetiminin taşra kuruluşları ve yerel yönetim birimleri eliyle götürülmesine çalışılan hizmetler açısından, «yönetim boşluğu» olarak isimlendirilebilecek önemli bir yönetsel ve örgütsel sorun ortaya çıkmış bulunmaktadır. Bu sorunun temel nedenleri şunlardır: İl Sistemimiz, kuruluşunda öngörülen önemli ve temel bir niteliğini, taşrada merkezin kuruluşları arasında uyum ve bütünlük sağlama işlevini, azımsanamayacak oranda yitirmiş bulunmaktadır. İl sistemi içinde «temel hizmet birimi.> olarak düşünülmüş olmasına karşılık ilçe, bu işlevine uygun yetki, işlev, kaynak ve donanıma sahip kılınmamıştır. İl özel idareleri kırsal yörelere etkinlikle hizmet götürmek için gerekli yetki, görev, örgüt ve kaynaklarla donatılmamış, güçsüz ve etkisiz bir birim olma niteliğinden kurtarılamamıştır.. Köyler ve kırsal nitelikli küçük belediyeler de «küçük boyut»un yarattığı akçal ve beşeri kaynak sorunu nedeni ile üstlendikleri önemli hizmetleri etkililik ve verimlilik yürütme olanağına sahip olamamışlardır. Dolayısı ile günümüzde hem merkezin taşrada örgütlenmesi, hem de yerel yönetim birimleri bağlamında kırsal topluluklara hizmet üretimi bakımından ortaya çıkmış olan yönetsel ve örgütsel boşluğu dolduracak bir yeniden yapılanmaya, önemli ölçüde gereksinim vardır. Büyük Şehir Modelinde Aksakirklar 1980'lerden sonra oluşturulan «Büyük Şehir Modelümin temelde uygun bir seçim olduğu anlaşılmaktadır. Bununla birlikte modelin ilçe belediyeleri düzeyinde kuruluş, görev ve yetki bölüşümü, ilişkiler, kentsel hizmetlerde eşgüdüm ve uyum vb. alanlarda önemli sorunları vardır. - Çağdaş Yönetim Tekniklerinden Uygulamada Yeterince Yararlanılmaması Bu sorun özellikle belediyelerimizde belirgin bir biçimde görülmektedir. Belediyelerimizde (ve il özel yönetimlerimizde) hizmetlere plan program disiplini içinde yaklaşım, iç örgütlenme, liderlik, iletişim, eşgüdüm, denetim, değerlendirme, performans bütçe, mali analiz, insan gücü istihdamı, hizmet-içi eğitimi alanlarında çağdaş yönetim tekniklerinden genellikle hiç yararlanılmamakta, kimi belediyelerde bu konularda çok sınırlı uygulamalara başlandığı gözlenmektedir.

8 130 AMME İDARESİ DERGİSİ YEREL YÖNETİMLERİ GELİşTİRME ÇALIŞMALARI Yerel yönetim sistemimizdeki kuruluşların zaman zaman ortaya çıkmış olan sorunlarına çözüm getirmek amacı ile Cumhuriyet'in ilk dönemlerinden bu yana çalışmalar yapılmıştır. Bu çalışmalar özellikle 1960'lardan sonra hız kazanmıştır. 19S0'lere kadar yapılan geliştirme çalışmalarının üç özelliğinden söz etmek mümkündür. 1. Geliştirme çalışmaları yerel yönetim kuruluşlarının güncel ve en belirgin sorunlarına çözüm bulmayı amaçlayan çabalar niteliğindedir. Yerel yönetim sistemi bir bütün olarak ele alınıp, günün koşulları ile uyum sağlayıp sağlamadığı irdelenmemiş, yerel yönetim kurumunun çeşitli ulusal koşullara yapabileceği katkı üzerinde durulmamıştır. Dolayısı ile geliştirme çalışmaları belli bir yönetim ve sistem anlayışından uzak, bütüncül olmayan, birbiri ile ilişkileri tam kurulmamış, münferit çabalar olmaktan öteye gidememiştir. 2. Üç yerel yönetim birimine ilişkin olarak hazırlanan kimi bir ölçüde kapsamlı yasa.tasarıları hiçbir zaman yasalaşmak şansına sahip ofamamıştır. '3. Yerel yönetimleri geliştirmek amacı ile yapılan çalışmalar, tam tersine sonuç vermiş, yerel yönetimler zaman içinde giderek yetki, kaynak kaybına uğrayarak, kuruldukları günden de daha güçsüz duruma düşmüşlerdir, Yerel yönetimlerle ilgili ilginç kimi geliştirme çalışmaları 19S0'lerden sonra gündeme gelmiş bulunmaktadır. Bu dönemde yerel yönetimlerin güçlendirilmesi yönünde önemli adımlar atılmıştır. İmar planı yapma yetkilerinin belediyelere devredilmesi, kimi personel işlemlerinde merkez yönetimi onayı zorunluluğunun kaldırılması, emlak vergisinin yerel yönetimlere bırakılması, merkez eliyle toplanan vergi hasılatından yerel yönetim paylarının artırılması gibi düzenlemeler ye'rel yönetimlerin güçlendirilmesi yönünde atılmış olan önemli adımlardır. İl özel idarelerinin güçlendirilmesini amaçladığı ifade edilen yasal düzenleme ise beklenen sonucu yaratmamıştır. Öte yandan ilk kez yönetim sistemimizde radikal bir değişiklik anlamına gelecek «İlçede bir yerel yönetim birimi» kurulması ilkesi Vi. Beş Yıllık Kalkınma Planında ve Yıllık Programlarda yer almış bulunmaktadır. Bu ve öteki çabalar Türkiye'de yerel yönetimler konusunda çağın gereklerine uygun güçlü ve demokratik bir yerel yönetim kurumu oluşturulması açısından ümit verici gelişmeler olarak değerlendirilebilir. Bununla birlikte yerel yönetim sistemimize ilişkin olarak yukarıda açıklanmış olan sorunlara kökten ci bir çözüm henüz gerçekleştirilememiştir. Bunun temel nede

9 TÜRK YEREL YÖNETİMLERİNDE YENİDEN YAPıLANMA 131 ni ülkemizde uzun yıllardan beri egemen olmuş olan merkeziyetçi-bürokratik yönetim geleneğinin bir türlü terkedilememiş olmasıdır. Bunun doğal sonucu olarak, yen'l toplulukların kendi kentlerini, köylerini, il ve ilçelerini, kendi oluşturdukları yerel yönetimler aracılığı ile özgürce yönetmelerine olanak sağlayan bir yönetim sistemi oluşturulamamıştır. 4. Günümüzde yerel yönetimlerin görev, yetki, akçal kaynaklar, insangücü, örgütlenme açılarından karşı karşıya bulundukları sorunların temelinde bu yanlış yönetim felsefesi yatmaktadır. Oysa günümüzün siyasal, toplumsal ve ekonomik koşulları ve toplumumuzun beklentileri ile tümden ters düşen bu yanlış yönetim anlayışı. kamu yönetiminin yerel düzey~e örgütlenmesi bakımından ortaya çıkmış olan sorunlara, köktenci ve tutarlı çözümler üretilmesini önlemektedir. 5. Bu nedenle merkez yönetiminin taşra kuruluşları ile yerel yönetimleri ortak bir yönetim anlayışı içinde birlikte ele alacak bir yeniden yapılanmanın gerçpklpştirilmesi artık bir zorunluluk haline gelmiş bulunmaktadır. 6. Böyle bir yeniden yapılanma için aşağıda belirtilen temel iki toplumsal hpdpf, ana temeli oluşturmalıdır. Bu hedeflerden birincisi, Yirmibirinci Yüzyılın eşiğinde ve Avrupa Topluluğuna katılmayı amaçlayan Türk toplumunun, demokrasi yönündeki tercihleri ve özlemleridir. İkinci toplumsal hedef kamu yönetim sisteminin topluma nitelikli, ucuz, verimli ve istenen yönde hizmet üretmesidir. ÖNERİLEN MODEL Önerilen Modelin Temel Niteliği Yukarıda anılmış olan hedefler gözönünde tutularak, bu Raporda yerel düzeydeki yönetim sistemi için önerilen modelin; katılınan, 1. Yerel demokrasiyi güçlendirici, yerel toplulukça denetlenen ve etkiiilikle 2. Saydam, 3. Kaynaklar ve özellikle öz kaynaklar açısından güçlü, 4. Kendi yerel toplumu ile ilgili kararları, kendi organları aracılığı ile alıp kendi birimleri aracılığı ile uygulanabilen, bağlı, 5. Merkez yönetiminin yerindelik denetimine değil hukuka uygunluk denetimine

10 132 AMME İDARESİ DERGİSİ 6. Merkez yönetiminden destek ve nesnel koşullarda yardım alan, 7. Ülke yönetimin sistemi ile, yönetimin birliği ilkesi ve planlama disiplini içerisinde, bütünleşen, 8. Yönetsel etkililiği ve verimliliği gerçekleştiren. bir yerel yönetim kurumu niteliklerine sahip olması öngörülmüştür. Özetle belirtmek gerekirse, günümüzde hala daha merkeziyetçi-bürokratik nitelikleri ağır basan yerel düzeydeki sistemimize; güçlü, demokratik ve etkili/verimli hizmet üreten bir yerel yönetim kurumu niteliği kazandırılması Raporun temel hedefi olmuştur. Ana Ilkeler 1. Yeniden düzenlemede, demokratik yerel yönetim kuruluşlarının yerel toplulukların temel hizmet birimleri olarak kabul edilmeleri esas olmalıdır. 2. Bu amaçla halen merkez yönetiminin taşra kuruluşları eliyle yürütülen hizmetlerin çok büyük bölümü, yerel yönetim birimlerine, örgüt, personel ve kaynakları ile devredilmelidir. 3. Nüfusu SOO'ün üzerinde olan tüm köyler, gerekirse bir geçiş dönemi içinde, belediye statüsüne kavuşturulmalıdır. 4. Yerel yönetimlere özkaynaklarını artırma olanağı sağlanmalı, özellikle vergi koyma ve merkezce toplanan vergilere ekleme yapma yetkisi tanınmalıdır. 5. Merkez yönetiminin yerel yönetimleri denetlemesi ilke olarak «hukuka uygunluk denetimi» İle sınırlanmalı, modeldeki yerel yönetim birimleri ve basamakları arasında demokratik yönetsel vesayet ilişkilerine olanak sağlanmalıdır. «Yönetsel Vesayebe ilişkin olarak bu Raporda önerildiği biçimde Anayasal değişiklikler gerçekleşinceye kadar, Anayasa'nın 12Tnci maddesi, yerel yönetim özerkliğini zedelemeyecek biçimde esneklikle uygulanmalıdır. 6. Yerel yönetimlerle ilgili tek bir yasa çıkarılmalı, il ve ilçe yerel yönetimleri, belediye, büyük şehir belediyesi ve köy yerel yönetimleri, aralarında uyum sağlanarak, bu yasanın ayrı bölümlerinde düzenlenmelidir. Yerel yönetim gelirleri ve seçimleri için de ortak yasalar hazırlanmalıdır. 7. Anayasa'daki hüküm ve Anayasa Mahkemesi'nin kararları dikkate alınarak, yanlış anlamları önlemek için yerel yönetimlerin ((encümen, daimi komisyon» gibi or

11 TÜRK YEREL YÖNETİMLERİNDE YENİDEN YAPıLANMA 133 ganlarının tümü «Yürütme Kurulu» olarak isimlendirilmeli ve seçilmiş üyelerle, hizmet birim başlarından oluşmahdır. 8. Hemşerilere, hemşeri olma sıfatı ile yerel yönetim birimlerinin kesinleşmiş kararlarına karşı yönetsel yargıda iptal davası açma hakkı tanınmalıdır. 9. Yerel yönetim meclis üyelerine, yönetimden bilgi ve belge isteme yetkisi verilmelidir. 10. Yerel yönetim meclisleri kimi konularda zorunlu olarak, kimi konularda da gerek görürlerse, kamuoyuna başvurabilmelidirler. yaşı 11. Yerel yönetimlerde seçmen yaşı 18, meclis üyeliğine ve başkanlığına seçilme 25 olarak belirlenmelidir. 12. Yerel yönetim birimleri kendi aralarında, merkez yönetiminin onayına gerek kalmadan birlik kurabilmelidirler. Kırsal Yöre Yerel Yönetim Modelinin Temel Özellikleri 1. Kırsal yörede üç basamakh bir yerel yönetim modeli önerilmektedir. 2. Modelde temel hizmet birimi «İlçe yerel yönetimi»dir. «iı yerel yönetimi" üst basamak, küçük belediyelerle, köyler alt basamak birimini oluşturmaktadır. 3. Vali ve kaymakam için modelde, yürütme organı işlevi öngörülmektedir. (İller ve ilçelerde merkez yönetiminin görevlerinin çok büyük bir kesiminin modelde il ve ilçe yerel yönetimlerine bırakılması önerildiği için, merkezle yerel yönetimler arasında bir denge ögesi olarak vali ve kaymakamın yürütme organı görevini üstlenmesi düşünülmüştür. Buna karşıhk modelde il ve ilçe meclislerinin konumu, güçlendirilmiştir. ) 4. Modeldeki yerel yönetim basamakları arasında demokratik yönetsel vesayet ilişkileri kurulmalıdır. 5. Yerel görevler, modeldeki birimler arasında esnek biçimde bölüştürülmeli, gereksinimlere göre değişik düzenlemeler yapılmalıdır. Kentsel Yöre Yerel Yönetimler Modelinin Temel Özellikleri 1. Günümüzdeki belediye ve büyükşehir modelleri ilke olarak uygun görülmektedir. 2. Ancak her iki modeldeki belediye birimlerine daha demokratik ve güçlü, dahfl etkili ve verimli hizmet üreten kuruluşlar niteliği kazandırılmahdır.

12 134 AMME İDARESİ DERGİSİ 3. Belediye meclisi seçimlerinde, seçim çevresi mahalle olmalı, mahalle örgütü' ne sosyal-kültürel alanlarda ve kimi kent hizmetleri bakımından işlev verilerek canlı bir birim niteliği kazandırılmalıdır. 4. Belediyeler, görevler açısından gruplandırılmalıdır. Görevlerin Merkez Yönetimi lle Yerel Yönetimler Arasında Bölüşülm(l'si 1. Görev bölüşülmesi açık ve belli ölçütlere dayanmalı, yerel yönetimlere verilene görevlerin tanımı, yanlış anlamaya neden olmayacak biçimde, açıkça ve belirleyici özellikleriyle yapılmalıdır. 2. Yerel yönetime yerel halkın yaşayışı, eğitimi, sağlığı, kültürü ve eğlenip dinlenmesi ile o yerin imar ve bayındırlığı, tarımsal ve ekonomik kalkınması, o yerdeki sosyal düzenin denetim altında bulundurulması ile ilgili görevler verilmelidir. 3. Bu görevlerden, yerel yönetimin sınırlarını aşan ve ulusal nitelikte olanlar. merkez yönetiminin sorumluluğuna bırakılmalıdır. 4. Yerel yönetimlere bırakılan görevlerin yerel yönetim basamakları arasındaki dağılımında, bu birimlerin görev ve sorumluluklarını yeterli ve etkili bir biçimde yerine getirebilme yetenekleri dikkate alınmalıdır. 5. Üstün derecede uzmanlık, teknoloji, büyük sermaye yatırımı ya da göreceli olarak geniş bir bölge teşkilatını gerektiren hizmetler, hizmet gereğine göre il ya da ilçe yerel yönetimlerine ya da çok nüfuslu büyük belediyelere bırakılmalıdır. 6. Yetki ve görev dağılımı yönünden yerel yönetimler, nüfus ölçütüne göre sınıflandırılmalıdır. 7. Yerel yönetimlerin karşılıklı anlaşma yoluyla bir hizmeti ortaklaşa yürütmelerine ya da bir birimin bir görevi diğerinin adına yapılmasına olanak sağlanmalıdır. 8. Yerel yönetimlere görevler yasalarla verilmekle birlikte, yasalarda kimin yapacağı belli olmayan, yerel nitelikli ihtiyaçların karşılanmasında yerel yönetimler yetkili olmalıdır. 9. Görev bölüşümünde, bir yandan yerel yönetimlere, yerel hizmetleri yerel girişimciliğe ve yerel özelliklere uydurulmasına olanak sağlayacak bir biçimde yönetme yetkisi verilmeli, diğer yandan kaynakların ulusal planlara uygun bir biçimde kullanılması konusunda merkez yönetimine tanınacak sorumluluklarla, hizmet etkinliği için gerekli denge sağlanmalıdır. Merkez Yönetiminin Yerel Yönetimlerle ılgili Görevleri ve Kuruluşu Merkez yönetiminin, yerel yönetimlerle ilgili görevleri şunlar olmalıdır:

13 TÜRK YEREL YÖNETİMLERİNDE YENİDEN YAPıLANMA Yerel yönetimlere bırakılan görevlerin yerine getirilmesinde uyulacak asgari standartları saptamak, 2. Yerel yönetimler üzerinde, ulusal politikaları gerçekleştirmek ve yasalara uygunluğu sağlamak amacıyla denetim yapmak, 3. Yerel yönetimlerin sorumluluğunda olan hizmetlerin en etkin bir biçimde yürütülmesini gerçekleştirmek amacıyla; a - Yerel yönetimlere teknik destek ve mali yardım sağlamak, b Yerel yönetimleri geliştirmek, yeteneklerini artırmak, personel eğitmek, c - Yerel yönetimlerle ilgili araştırmalar yapmak, bunlara dayanarak, sirküler, örnek talimatlar, el kitapları vb. ile yol gösterici çalışmalarda bulunmak, 4. Yukarıdaki üç görevin uygulanışında şu temel ilkelere uyulmalıdır: a - Bu görevler yapılırken, yerel yönetimlerin demokratik yapısı ve demokratik gelişmesi engellenmemelidir. b Mali ve teknik yardımlar yerel yönetimleri denetlemenin bir aracı olarak kullanılmamalı, uygulama nesnel kurallar içinde yapılmalıdır, c - Denetimler ilke olarak hukuka uygunluğu sağlamak amacı ile yapılmalıdır. 5. Yerel hizmetlerle ilgili bulunan her bakanlığın yerel yönetimlerle yukarıda belirtilen ölçüde ilişkileri olması doğalolmakla birlikte, ayrıca, yerel yönetimlerden genelolarak sorumlu olacak koordinatör bir bakanlık da bulunmalıdır. Bu bakanlığın görev ve yetkileri şunlar olabilir: a Yerel yönetimlere ilişkin temel düzenlemeleri yapmak, b - Yerel yönetimlerin öneminin anlaşılmasına yönelik çalışmaları yürütmek, c Yerel yönetimlerle ilgili olan çeşitli bakanlıklar arasında eşgüdüm sağlamak, bu tür çalışmalarda yerel yönetimlerin sözcülüğünü yapmak, d Yerel yönetimler arasında eşgüdüm sağlamak, yol göstericilik ve danışman yapmak, lık e Yerel yönetimlerle ilgili araştırmalar yapmak, sonuçlarını yerel yönetimlerin bilgisine sunmak, bu yolla onların hizmet etkifliğini artırmak, f Yerel yönetimler üzerinde hukuka uygunluk denetimi yürütmek.

14 136 AMME İDARE si DERGİsİ Merkez Yönetiminin Taşra Kuruluşları 1. İl'de vali, İlçe'de kaymakam bugün olduğu gibi Devletin ve hükümetin temsilcileri ve il ve ilçe yönetiminin başı olarak görevlerini sürdürmelidirler. 2. Her iki yönetici aynı zamanda il ve ilçe yerel yönetimlerinin yürütme organı olarak görev yapacaklarından merkez yönetimine karşı da il ve ilçeyi temsil edeceklerdir. 3. Görevleri il yerel yönetimine devredilecek olan tüm birimler, il'de küçük birer grup olarak korunmalıdır. Bunların temel işlevleri şunlar olmalıdır: a - Sorumlu oldukları Bakanlık hizmetleri açısından valiye danışmanlık yapmak, b Merkez yönetiminin saptadığı politikalarla temel hizmet standartları açısından yerel yönetimlerin çalışmalarını izlemek, denetlemek, bu çalışmalarla ilgili olarak yardımda bulunmak, yol göstermek, c - Devletin yerel yönetimlere yaptığı şartlı yardımları kanalize etmek, izlemek. rapor vermek, d - Merkezden alacağı emirleri ve görevleri yerine getirmek. Bu birimlerin örgüt ölçekleri yukarıda belirtilen görevleri oranında küçük tutulmalıdır. Yerel Yönetim Personeli 1. Yerel yönetimlerin büyüklüklerine ve görevlerine göre oluşturulan gem~l bir kadro ve maaş standartlarının merkez yönetimince saptanmasından sonra, personelin tüm özlük işlemleri (atama dahil) yerel yönetimlerin yetkisine bırakılmalıdır. 2. Yerel yönetimlerin personel eğitimi sorumluluğu çeşitli örgütler arasında paylaştırılmalıdır. Sorumluluk ilke olarak yerel yönetimlerin bölgeselolarak kuracakları «Eğitim Birliklerİ>me ait olmalı, bu birliklerin kurulması, programların geliştirilmesi. eğiticilerin yetiştirilmesine TODAİE Yerel Yönetimler Araştırma ve Eğitim Merkezi yardımcı olmalıdır. Merkez yönetimi her aşamada eğitim çalışmalarını desteklemelidir. 3. Yerel yönetimlerde memurlar tarafından yürütülmesi gereken hizmetler için sürekli ya da geçici işçi çalıştırılması önlenmeli, memur ve işçi tanımına kesin ölçütler getirilmelidir. 4. Yerel yönetimlerde hangi tür görevler için sözleşmeli personel çalıştırılabileceği kesin tanım ve ölçülerle saptaninalıdır. Belli hizmetler için yerel yönetimlerin

15 TÜRK YEREL YÖNETİMLERİNDE YENİDEN YAPıLANMA 137 büyüklüklerine göre değişen, belli sayıda sözleşmeli personel çalıştırma hakkı tanındıktan sonra, bu çalıştırma ile ilgili olarak merkezi yönetime herhangi bir vesayet yetkisi bırakılmamalıdır. 5. Sözleşmeli personele verilecek aylık ya da yıllık ücretin tamamı Bakanlar Kurulu tarafından her yıl saptanmalıdır. 6. Aşağıda belirtilen amaçları gerçekleştirmek üzere, tüm yerel yönetimler için ortak, tüzelkişiliğe sahip, merkezi bir personel kurumu ve sistemi oluşturulmalıdır. a - Memurların diğer yönetim birimlerine geçişlerini düzenleyerek, onların meslekleri içinde gelişme ve ilerlemelerine imkan vermek, b - Boş olan görevler hakkında bilgi alınmasını kolaylaştırmak, c - İş ve nakil başvurularının incelenmesinde nesnel kural ve yöntemler uygulayarak tüm taraflara güven vermek,. d Kırsal yörelere hizmet veren yerel yönetim birimlerinin özellikle teknik personel bulmak ve onları elde tutmadaki sıkıntılarını hafifletmek. 7. Bu merkezi kurum, yapacağı araştırmalarla, yerel yönetimlerin hangi tür mesleklerde personel ihtiyacı olduğunu saptamalı, merkezi sınav yoluyla memur adaylarını belirlemeli ve yerel yönetimlerin bunlar arasından atama yapmasına olanak sağlaninalıdır. Ayrıca boş kadroların isteklilerine duyurulması yoluyla personelin yönetimler arası geçişlerini kolaylaştırmalıdır.. Yerel Yönetimlerin Akçal Kaynakları 1. Kamusal gelirlerin merkez yönetimi ile yerel yönetimler arasında, hizmet etkililiğini gözeten adalet ve eşitlik ilkeleri içinde bölüşülmesi için önce yerel yönetimlere verilecek görevler kesin ve açık tanımlarıyla belirtilmiş olmalıdır. 2. Devletin, yerel yönetimlerin yapmasını istediği hizmetler açıkça ve tüm boyutlarıyla belli olduktan sonra yerel yönetimlerin bu görevlerin üstesinden gelmeleri için gerekli önlemleri almak da yine Devlete düşmekte, gelir bölünüşünün buna göre yapılması gerekmektedir. 3. Yerel yönetimler, yeterli gelir kaynaklarına kavuşturulmalıdır. 4. Yerel yönetimlere yasalarla belirlenen tavan-taban sınırları içinde vergherne yetkisi tanınmalı, ancak bu yetkinin vergi kaynaklarının aşırı tüketilmesine ve savurganlığa yol açmaması sağlanmalıdır.

16 138 AMME İDARESİ DERGİSİ 5. Kamu hizmetlerinde ihtiyaç duyulan belli önceliklerin gözetilmesi ve bölgesel farklılıkların giderilmesi için yapılacak belli amaçlı Devlet yardımları, nesnel yöntemlere bağlanmalı ve en az düzeyde kullanılmalıdır. 6. Devletin gelirlerinden ayrılıp yerel yönetimlere dağıtılacak payların, yerel gelir kaynaklarını tamamlayıcı ve kamu ihtiyaçlahnın giderilmesinde yerel koşul ve özelliklerden kaynaklanan farklılaşmayı düzeltici nitelikte olmasına dikkat edilmelidir. 7. Pay dağıtımında, temel ölçüt olarak nüfus gözönünde bulundurulmakla birlikte, yerel yönetimlerin özgelir gücü, kalkınmada öncelikli yörelerde olma özelliği, (turistik yörelerde olduğu gibi) değişen nüfusa sahip olmaları, çevre yerel yönetimleri için onların yararlandığı merkezi bir konumda olma durumu, hızlı nüfus artışı ve öncelik verilmesi gereken hizmetlerle ilgili ölçütler de dikkate alınmalı ve bu paylar tamamen önceden belli nesnel ölçütler içinde ve bir akçal denge sistemi içinde dağıtılmalıdır. 8. Emlak vergisinin tahakkuk ve tahsil yetkisi, nüfusu 20 binin altındaki belediyelerden alınarak ilçe yerel yönetimlerine bırakılmalı, toplanan gelirden belediyelere belli ölçüler içinde pay verilmelidir. 9. Arazi ve bina vergisinde kırsal yöre ile ilgili muafiyetler kaldırılmalı ve bundan sağlanacak gelir ilçe yerel yönetimlerine bırakılmalıdır. 10. Yerel yönetim hizmetlerinden en çok etkilenen ve yararlanan bir hemşeri grubu olduklarında kuşku bulunmayan (kaldırılan meslek vergisine tabi olan), ilçe ve belediye sınırları içinde ticari, sınai veya serbest meslek faaliyetlerinde bulunanların ya da motorlu taşıtlarla ticari amaçlı yük ve yolcu taşımacılığı yapanların, kazanç sağlayıcı faaliyetleri oranında, (bu faaliyetlerin kayıtlara göre kara dönüştürülüp dönüştürülmemesi sözkonusu olmadan) yerel yönetimlere yasal biçimde mali katkıda bulunmaları sağlanmalıdır. 11. Yerel ekonomi ile ilgili olan akaryakıt tüketim ve haberleşme etkinliklerinin vergilendirilmesinde yerel yönetim payı artırılmalıdır. 12. Tahakkuk ve tahsili yerel yönetimlerin elinde olmayan haberleşme vergisi ve elektrik ve havagazı tüketim vergisi gibi vergiler için de alt ve üst sınırı yasa ile tesbit edilecek biçimde yerel yönetimlere oran ekleme yetkisi tanınmalıdır. 13. Devlet, temel gelir kaynaklarına, gelir vergisi, kurumlar vergisi, katma değer vergisi ve çeşitli tüketim vergileriyle el koymuştur. Yerel yönetimlerin temel görevleri, Devlet gelirlerinden ayrılan paylarla en alt düzeydeki standartlar içinde, karşılandıktan sonra, hizmet kalitesini artırmak iste

17 TÜRK YEREL YÖNETİMLERİNDE YENİDEN YAPıLANMA 139 yen halka ve yerel yönetimlere, yukarda sayılan temel gelir matrahıarından meclisleri kararıyla ve belli sınırlar içinde, yararlanma ve ek yükümlülükler ekleme yetkisi tanınmalıdır. 14. İlçe yerel yönetimi sınırları içinde belediye ve köy bütçelerine, ilçenin yürüttüğü hizmetlere karşılık olmak üzere «İlçe payı» adı altında bir gider konuımalı, bu pay miktarı ve ilçe yerel yönetimine ödeme şekilleri yasa ile belirlenmelidir. İl Yerel Yönetimİ Görevler a. Bugün il düzeyinde merkez yönetiminin taşra kuruluşları olarak görev yapan milli eğitim, sağlık, bayındırlık ve iskan, tarım-köy işleri ve orman, köy hizmetleri, sanayi ve ticaret, kültür, turizm, sosyal hizmetler, spor ve beden terbiyesi müdürlüklerinin ve (bölgesel kuruluşlar dahil) öteki kuruluşların tüm yerel nitelikli hizmetleri, örgüt, personel, araç-gereç ve akçal her türlü kaynaklarıyla birlikte, il yerel yönetimine devredilmelidir. b. İl Yerel yönetimi çeşitli yollarla yeni görevler üstlenmeye özendirilmelidir. c. İl yerel yönetimine verilecek görevler, diğer kuruluşlarla görev karışımına yer vermeyecek şekilde yasa ile belirlenmelidir. Bu temel ilkeler doğrultusunda il yerel yönetimine verilebilecek görevler ayrıntılı biçimde ilgili bölümde belirtilmiştir. Anılan görevlerin ilçe yerel yönetimi ile esnek bir. yöntem çerçevesinde paylaştırılacağı gözönünde tutulmalıdır. Organlar a. İl genel meclisi, mevcut yapısını korumalıdır. b. İl genel meclisi üyeleri milletvekilliği hariç başka bir yerel yönetim biriminde de görevalabilmelidir. Bu, hizmetlerde eşgüdüm sağlamada yararlı olabilir. c. Meclis üye sayısı artan nüfusa göre çoğaltılmaktadır. Bu sayı gibi bir rakamla sınırlı tutulmalıdır. Bu, seçilecek üye sayısını belirleyen nüfus dilimlerinde değişiklik yapılarak sağlanabilir. d. Genel meclis olağanüstü toplantıları kolaylaştırılmalıdır. Üyelerin 1/3 yazılı başvurusu veya valinin isteği üzerine olağanüstü toplantı yapılabilmelidir. e. Meclis gündemine yeni maddeler eklenmesi için meclisin alelade çoğunlukla karar vermesi yeterli sayılmalıdır.

18 140 AMME İDARESİ DERGİSİ f. Meclisin toplantı zamanı ve gündemi alışılmış araçlarla en geniş şekilde ilan edilmelidir. g. Meclis çalışmalarını aksatmayacak bir şekilde dinleyicilerin soru sormaları ve öneride bulunmaları mümkün olabilmelidir. h. Meclisin tüm kararlarında salt çoğunluk aranmasına gerek yoktur. İlke olarak nisbi çoğunluk yeterli olmalı, ancak önemli hallerde değişik nisablar aranmalıdır. i. Valinin meclis kararlarını onaylaması şeklinde uygulama kaldırılmalıdır. Vali, yasa ve kamu yararına uygun görmediği kararların bir daha görüşülmesini meclisten isteyebilmelidir. Meclisin ısrarı halinde bu kararların iptali için idari yargıya başvurulabilmelidir. j. Valinin izahnamesinin mecliste 2/3 çoğunlukla reddedilmesi halinde, İçişleri Bakanlığı Danıştay'dan kararın iptalini isteyebilmelidir. Yargı kararlarına göre Bakanlıkça işlem yapılmalıdır. k. Meclis üyelerinin ödenekleri, meclisçe saptanmahdır. L. Genel meclisin feshi, yalnız «meclisin görevlerini süresi içinde yapmaktan çekinme ve genel meclise ait işleri sekteye veya geciktirmeye uğratması halinde)) Danıştay kararı ile mümkün olabilmelidir. Yasanın 125 nci maddesindeki diğer şartlar kaldırılmalıdır. m. Soruşturma nedeniyle meclis üyelerinin görevden uzaklaştırılması halinde, yedek üyeler göreve çağrılarak meclisin çalışması sağlanmalıdır. n. İl'in yürütme ve yönetim organı olan kurulda, hem seçilmiş üyeler, hem de il hizmet birimlerinin uzman yöneticileri bulunmalıdır. o. Vali, idari yargıya götürdüğü yürütme kurulu kararlarının uygulanmasını durdurmamalı, yürütmeyi durdurmayı yargıdan isteyebilmelidir. p. Valiye tanınan yürütme kurulu kararlarının yeniden görüşülmesini isteıne yetkisi, belli koşullarla kurul üyelerine de verilmelidir. r. Valinin bugünkü statüsü korunmalıdır. Örgütlenme İl yerel yönetimleri verilen görevleri yerine getirebilecek düzeyde kendi hizınn örgütlerini kurmalıdır.

19 TÜRK YEREL YÖNETİMLERİNDE YENİDEN YAPıLANMA 141 Akçal Kaynaklar a. İl yerel yönetiminin gelirleri ile ilgili hükümler, yerel yönetimler gelirleri ortak yasasında yer almalıdır. b. Kaynak ayırımında özkaynaklara öncelik verilmelidir. c. Devlet bütçesinden verilen payların dağıtımında, sadece «nüfus» ölçüsünün kullanılması, yeterli değildir. Nüfus faktörü yanında, ilin köy sayısı, alanı, bulunduğu bölgenin gelişmişliği gibi alt yapı hizmetlerini etkileyen öteki öğelerin de dikkate alınması gerekmektedir. d. iı yerel yönetimlerinin ve öteki yerel yönetimlerin görevleri dikkate alınarak Anayasamızın öngördüğü şekilde görev-gelir dengesini sağlayacak bir akçal denkleştirme yasası çıkarılmalıdır. e. Merkez yönetimince toplanan vergilerle, kamu kuruluşlarınca yerel topluluğa götürülen (PTT, TEK, TV. gibi) kimi hizmetler için bu kuruluşlarca alınan ücretlere, yasa ile belirlenecek alt-üst sınırları içinde il genel meclisi kararı ile ekleme yapma yetkisi, il yerel yönetimine tanınmalıdır. ilişkiler a. İl yerel yönetiminin, merkez yönetimi ile ve diğer yerel yönetim birimleriyle ilişkileri, ülke, il ve ilçe çapındahizmet bütünlüğünü sağlamak amacıyla ve demokratik yerel yönetim anlayışı içinde düzenlenmelidir. b. İl yerel yönetimi, ilçe yerel yönetimi ile demokratik vesayet ilişkileri çerçev~sinde yakın bir işbirliği içinde çalışmalıdır. Bu amaçla ilçe planları ve yıllık programları başta olmak üzere ilçe meclisinin kimi kararlarına karşı il meclisine itiraz hakkı vali, kaymakam, meclis üyesi, meclis parti grupları ve kimi hallerde vatandaşları tanınmalıdır. Her iki durumda da il meclisinin kısa sürede karar vermesi yasal düzenleme ile sağlanmalıdır. ilçe Yerel Yönetİmi ilçe yerel yönetimi; - Hizmet gereksinimlerinin saptanması ile önem ve öncelik sırasının belirlenmesinde, hizmetin planlanmasında ve uygulanmasında karar almaya ve eylemlerde bulunmaya yetkili; Halkın yönetime ve hizmetlere katkısını sağlayabilecek; Hizmeti yürütebilecek kaynaklarla donatılmış,

20 142 AMME İDARESİ DERGİSİ - İlçe, il ve ülke çapında hizmet bütünlüğünü bozmayacak biçimde, görev ve yetki yönünden üst makamlarla ilişkileri demokratik anlayış içinde düzenlenmiş; niteliklere sahip, özel bütçeli, özerk bir tüzelkişilik olmalıdır. Görevler halkını a. İlçe yerel yönetimi, ilçe alanı içindeki yerleşim yerlerine yönelik olarak, - Köy ve küçük belediyeler eliyle yürütülemeyen konmün hizmetlerinden, Bugün merkez yönetimi tarafından yürütülen, ilçe alanı içinde ve sadece ilçe ilgilendiren yerel nitelikli tüm hizmetlerden ve, Toplum kalkınması hizmetlerinden sorumlu olmak üzere, kurulmalıdır. b. Bugün ilçe düzeyinde görev yapan tüm merkez yönetimi kuruluşlarının yerel nitelikli hizmetleri, örgüt, personel, araç-gereç, akçal ve öteki her türlü kaynaklarıyla birlikte ilçe yerel yönetimine devredilmelidir. Organlar a. İlçe yörei yönetimin karar organı, o ilçeden seçilen ve ilçeyi il genel meclisinde temsil eden üyelerle, ilçe sınırları içindeki belediye başkanlarından ve belirli sayıda köy muhtarlarından oluşmahdır. b. İlçenin ikinci derecedeki karar ve yönetim organı olan yürütme kurulunda. hem seçilmiş üyeler, hem de ilçe yönetiminin doktor, veteriner, mühendis, tarım mühendisi, eğitimci gibi uzman birim başları, bugün belediye encümenlerinde olduğu gibi üye olarak görevalmalıdır. c. İlçe meclisinin ve yürütme kurulunun başkanı, yürütmenin başında olan kaymakam olmalıdır. Örgüt, Personel, Kaynaklar ve ılişkiler a. İlçe yerel yönetiminin görevlerine paralel, kendine ait hizmet örgütü, personeli ve görevleriyle orantılı gelir kaynakları olmalıdır. (Yeni bir modelolması nedeniyle bu konulardaki ayrıntılı önerilen ilgili bölümde verilmiş, burada yinelenmemiştir.) b. Uygulamanın ilk aşamasında, ileride geliştirilecek biçimde, ilçe yerel yönetimine devredilecek merkez yönetiminin ilçe birimleri ve personeli bu birimin hizmet kuruluşlarını oluşturacaktır. c. İlçe yerel yönetimi, sınırları içindeki köyler ve küçük belediyelerle, il yerel yöntimi ile ilçe arasındakine benzer demokratik vesayet ilişkileri içinde olmalıdır.

21 TÜRK YEREL YÖNETİMLERİNDE YENİDEN YAPıLANMA 143 Köy Yerel Yönetimi Köyle kent yönetimi arasındaki farkı ortadan kaldırmak için gelişmiş ülkelerdeki uygulamaları da gözönünde bulundurarak ilke olarak tüm yerleşim birimlerinde belediye (komün) yönetimi kurulması öngörülmüştür. Bu amaca ulaşabilmek için, Köylerin belediye yönetimine dönüştürülmesi diğer ülkelerdeki örnekleri de dikkate alınarak aşamalı olmalıdır. Yaklaşık 10 yıllık bir dönem içinde önce 500 nüfustan yukarı köylerde Belediye kurulmalı, uygulamadan edinilecek deneyime göre daha az nüfuslu köylerin belediye haline dönüştürülmesine, on yılın sonunda karar verilmelidir nüfustan küçük köylerin ya kendi aralarında birleşerek belediye haline gelmeleri ya da komşu belediyelere katılmaları, çıkarılacak bir yasa ile özendirilmeli ve kırsal kesimde dağınık ve küçük yerleşim birimlerinin sayısı zaman içinde mümkün olabildiğinde azaltılmalıdır. - Köy belediyelerinde örgütlenme çok sade olmalıdır. Personel sayısı bir muhasebe, yazı-işleri memuru, bir belediye zabıta memuru ve çok yönlü yetiştirilmiş iki işçi ile sınırlandırılmalıdır. Bu norm kadroya zorunlu haller dışında uyulmalıdır. Organlar a. Köy tüzelkişiliğine ilişkin, köy derneği, ihtiyar meclisi ve muhtar üçlüsünden oluşan yönetim organları korunmalıdır. b. Köy derneğinin adı «Köy Meclisi»> ihtiyar meclisinin adı «Köy Yerel Yürütme Kurulu» olarak değiştirilmelidir. c. Köy Meclisine üye olmak veya köyde seçmen olabilmek için o köyde 6 ay oturmuş olmak koşulu aranmamalı, «O köyde yerleşmek kastı ile oturmak» yeterli olmalıdır. d. Köyde doğup büyüyen ve o köyde maddi ilişkisi devam eden kişilerin başka merkezden göç etseler bile köy meclisi üyesi olmaları ve köy yerel yönetim seçimlerine seçmen olarak katılmaları, hemşerilik duygusunu ayakta tutabiirnek açısından uygun olacaktır. e. Köy meclisi, köy yerleşme planını, 5 yıllık köy kalkınma planını ve 5. yıllık köy imar programını, köy bütçesini, kesin hesabı, köy muhtarının yıllık çalışma raporunu, görüşüp kabul etmelidir. f. Köy Meclisi kararlarına karşı yargı yolu açık olmalıdır.

22 144 AMME İDARESİ DERGİSİ g. Belediye başkanlığı, il genel meclisi üyeliği ve belediye meclis üyeliği ile köy muhtarlığı, ihtiyar meclisi üyeliği aynı şahsın uhdesinde birleşebilmelidir. h. Köy muhtar ve ihtiyar meclisi üyeliği için adaylık usulü getirilmeli, siyasi partiler aday gösterebilmelidir. ı. Köy muhtarının kararları kesin olmalı en son yargı yoluna başvurabilmelidir. Kaymakama yetki veren 40. madde kaldırılmalıdır. Görevler a. Büyük yatırım, teknik personel, araç-gereç ve donanım gerektiren köy hizmetleri, üst yerel yönetim birimlerince (il ve ilçe) yürütülmelidir. b. Köye, ölçek küçüklüğü içinde rasyonelolarak yürütülebileceği küçük boyutlu ve sınırlı görevler bırakılmalıdır. Akçal Kaynaklar Köy Yerel Yönetimlerin üstleneceği yeni görevlerle ilgili giderlerini karşılamak üzere yeni köy gelirlerinin aşağıdaki ilkelere göre düzenlenmesi önerilmektedir. (Ayrıntılı bilgi ilgili bölümdedir.) a. Köy gelirleri köy yerel yönetimlerinin ü~tleneceği görevleri yerine getirebilecek düzeyde olmalıdır.. b. Köy gelirleri, zaman içindeki değişmelere fiyat hareketlerine ve hızlı enflasyona kendiliğinden uyum sağlayabilecek bir mekanizmaya kavuşturulmalıdır. c. Köy halkının, geliriyle orantılı olarak, yerel nitelikteki kamu hizmetlerine katılımını ve katkısını sağlamak üzere makul ölçüler içinde vergilendirilmesi yoluna gidilmelidir. d. Köy yerel yönetimlerinin en küçük yerel yönetim birimleri oldukları gözönünde bulundurularak gelirlerinin tahakkuk ve tahsilatı kolay ve basit yöntemlere bağlanmalı, karmaşık düzenlemelerden kaçınılmalıdır. Belediyeler - Nüfusu SOO'ün üzerinde olan tüm köyler, gerekirse bir geçiş dönemi içinde, belediye statüsüne kavuşturulm~lıdır. - Belediye, belediye şuheleri, mahalle kurulması, bir beldeden ayrılma, başka bir beldeye bağlanma işlemleri için halk oylamasına başvurulmalıdır.

23 TÜRK YEREL YÖNETİMLERİNDE YENİDEN YAPıLANMA 145 Belediye kurulması ve kuruluş sonrasındaki aşamalarda, Danıştay ve idare kuruharına, görüş bildirmek, karar almak ve onaylamak biçiminde tanınan yetkiler il ve ilçe merkezi belediyeleri. için il yerel meclisince, diğer belediyeler için, ilçe yerel meclisince kullanılmalıdır. - Mahalle kurulması, kaldırılması, ad ve sınırlarının değiştirilmesine ilişkin belediye meclisi kararlarının onaylanması konusunda valilere tanınan yetki kaldırılmalı, bu yetki il ve ilçe merkezi belediyeleri için il yerel meclisine, diğer belediyeler için ilçe yerel meclisine verilmelidir. Büyükşehir tanımı, daha belirgin niteliklere göre yeniden yapılmalı, nüfus Vp alan büyüklükleri ve bu alan içerisinde, bir çekirdek kent -Anakent- ile ona bağımlı küçük yerleşim yerleri -uydukent- oluşumu, önemli öğeler olarak gözönünde bulundurulmalıdır. - Büyükşehire bağlı alt kademe belediyeleri alan ve nüfus büyüklükleri bakımından fiziki koşulların elverdiği ölçüde, birbirleri ile dengeli duruma getirilmelidir. - Büyükşehire bağlı alt kademe belediyeleri ilçe belediyesi olarak değil, semt belediyeleri olarak düşünülmeli, semt belediyeleri sınırları mülki kuruluşa bağlı kalmaksızın kent içi ilişkilere Yetkiler göre saptanmalıdır. a. Belediyelere, görevlerini yerine getirebilmeleri amacı ile tanınan hak, ayrıcalık, bağışıklık ve yetkilerin kullanılmasında merkezi yönetime tanınan vesayet ilişkileri tümüyle kaldırılmalı, belediyeler bu hak, ayrıcalık, bağışıklıklardan kendi alacakları kararlarla yararlanabilmeli, yetkilerine dayanarak alacakları kararlar, merkezi yönetimin izin ve onayına bağlı olmadan hemen uygulamaya konulmalıdır. b. Belediyelere tanınan bütün hak, ayrıcalık, bağışıklık ve yetkilerin, yerel yönetimlerin kuruluş görev ve örgütlerini belirleyen ortak temel yasada yer alması ilke olarak benimsenmeli, ayrı yasalarla ayrıntılı bir biçimde düzenlenmelerinde zorunluluk bulunan, imar, sağlık, çevre, gelirler vb. gibi hizmetler için, temel yasalara yollama yapılmak koşuluyla, bağımsız dilzenlemeler yapılabilmelidir. c. Küçük belediyelerin, uzman personel, teknik araç ve gereç yokluğundan etkin bir biçimde kullanamadıkları yetkiler, onların hizmet alanları içinde, ilçe yerel yönetimince kullanılmalıdır. Organ/ar a. Belediye Meclisi, belediye encümeni, belediye başkanı'ndan oluşan üçlü sistem korunmalı, ancak tartışmaları ortadan kaldırmak ve işlevini tam olarak yansıtabilmesi için, belediye encümeninin adı, «Belediye Yürütme Kurulu» olarak değiştirilmelidir.

24 146 AMME İDARE si DERGİsİ b. Organların görevleri yasa'da ayrı ayrı sayılmalıdır. c. Belediye ile hemşerisi arasındaki ilişki koparılmamalı, hemşerilere hem oturmakta oldukları beldedeki hem de hemşerisi oldukları beldedeki seçimlere katılabilme hakkı tanınmalıdır. d. Yerel yönetim organlarının seçimlerine ilişkin düzenlemeler tek bir yasa ile düzenlenmeli ve sık sık değiştirilmemelidir. e. Belde halkının belediye yönetimine katılımını artırmak ve yönetimle halk arasındaki iletişimi kolaylaştırmak bakımıarından, belediye meclisi üyeleri seçiminde seçim çevresi mahalle olmalıdır. f. Belediye meclislerinin dönem başı ve bütçe toplantıları dışındaki toplantıları yasa ile belirlenmeyip, meclisin takdirine bırakılmalıdır. Toplantı süreleri de meclisçe kararlaştırılmalı, olağanüstü toplantıya çağırma konusunda valiler, toplantı sür~lerinin uzatılması konusunda valilerle İçişleri Bakanlığı devreden çıkartılmalıdır.' g. Üyelere verilecek huzur hakkına ilişkin meclis kararları, İçişleri Bakanlığının onayına gerek kalmadan, doğrudan uygulamaya konulmalıdır. h. Belediye meclisi ile halk arasındaki ilişki canlı ve sıcak tutulmalı bu amaçla, meclis toplantıları gerektiğinde halkın kolaylıkla izleyebileceği mekanlarda yapılabilmeli; meclis kararları ve müzakere zabıtları aleni olmalı; isteyene verilmeli, meclis toplantısına katılan kişiler soru sorabilmeli, bunların yanıtlanması zorunlu olmalıdır. Meclisin gündemi, halka önceden duyurulmalı, karar özetleri yerine meclis kararları yayınlanmalıdır. i. Belediye meclisi ile belediye encümeni ve belediye başkanının bazı kararlarının, merkezi yönetim kuruluşlarının onayı ile kesinleşmesini öngören sistem bırakılmalı, yerel yönetimlerin organları, kararları ve işlemleri üzerindeki ve say et yetkileri de, tümüyle kaldırılmalıdır. j. Merkezi yönetime, belediye ve diğer yerel yönetimlerin seçilmiş organlarının kararları üzerinde yalnız hukuka uygunluk denetimleri yapma yetkisi tanınmalı, yetki, kararların kendisine gönderileceği mülki amir tarafından kullanılmalı, mülki amir kararda yasa, norm ve standartlara aykırılık görürse, meclisin tekrar görüşmesini isteyebilmeli, meclisin ilk kararında 2/3 oranınıda ısrar etmesi durumunda konuyu idare yargısına götürebilmeli, kesin hüküm yargı tarafından verilmelidir. k. Meclis başkanlık divanında ve meclis tarafından oluşturulan çeşitli kokmis bulunan veya bağımsız olan üyelere de güçleri oranında temsil yonlarda, azınlıkta edilme hakkı tanınmalıdır.

25 TÜRK YEREL YÖNETİMLERİNDE YENİDEN YAPıLANMA 147 L Meclis üyelerine, belediyenin iş ve işlemleri konusunda bilgi ve belge isteme hakkı, belediye başkanlığına da bu istemi ivedi yerine getirme yükümlülüğü tanınmalıdır. m. Belediye encümenının seçilmiş ve atanmış üyelerle oluşmasını öngören karma sistem sürdürülmelidir. n. Encümen üyelerine, belediye encümeninin gündemine madde eklenınesi ve gündemden bazı maddelerin çıkarılması konusunda yetki tanınmalı, önerinin encüınen çoğunluğu ile kabul edilmesi durumunda gereği yapılmalıdır. o. Belediye başkanının ödeneği, yasayla belirlenecek sınırlar içinde, belediye meclisince kararlaştırılmalıdır. p sayılı yasanın seçilmiş görevlerinin, aynı kişi üzerinde birleşemiyeceğini belirleyen 28. maddesi, değiştirilmeli, bu görevlerden en az ikisinin aynı kişi üzerinde birleşebileceğini öngören bir düzenleme yapılmalıdır. r. Büyükşehir belediye meclisi üyeleri, büyükşehir belediye sınırları içinde oturan seçmenler tarafından doğrudan seçmeli; büyükşehir ve ilçe belediyeleri arasında gerekli eşgüdüm ve işbirliğinin sağlanmasına yardımcı olmak üzere, ilçe belediye başkanlarının büyükşehir belediyesinin doğal üyeleri olmalarına ilişkin düzenleme aynen sürdürülmelidir. s. Diğer belediyelerde olduğu gibi, büyükşehir belediye encümenlerinde de, memur üyelerinin yanı sıra, büyükşehir belediye meclisinin seçilmiş üyelerine de yer verilmelidir. t. Büyükşehir belediye başkanlarına, Uygulama Yönetmeliğinin 42. maddesi ile tanınan, büyükşehir ve ilçe belediye meclisi kararlarını onaylama ve değiştirerek onaylama yetkileri kaldırılmalı, bu madde, 3030 sayılı yasanın 14. maddesi doğrultusunda; «başkanın kendisine gönderilen meclis kararlarını, yeniden görüşülmesi istemi ile geriye çevrilebileceğini, meclislerin ilk kararlarında 2/3 çoğunlukla ısrar etmeleri durumunda, kararın kesinleşeceğini» belirleyecek biçimde yeniden düzenlenmelidir. Yönetmelikle ayrıca, 3030 sayılı yasanın 6/b. maddesiyle tanınımış olan, ilçe belediyelerince yapılıp, ilçe belediye meclislerince kabul edilen İmar Uygulama Planları'nın, Nazım Plan'a uygunluğunu inceleyip onaylama yetkisinin, büyükşehir belediye başkanı tarafından değil, büyükşehir belediye meclisi tarafından kullanılacağı da belirtilmelidir. u. Büyükşehir belediye başkanı vekili, büyükşehir belediye meclisi üyeleri ara büyükşehir belediye başkanı tarafından seçilmelidir. sından,

26 148 AMME İDARESİ DERGİSİ V. İlçe belediyeleri arasında veya ilçe belediyeleri ile büyükşehir belediyesi arasında çıkabilecek anlaşmazlıkları çözümlernek ve ilçe belediyelerindeki değişik uygulamaları birleştirmek amacıyla önlem alma yetkisi; büyükşehir belediye meclisi tarafından kullanılmalı; meclis toplantı durumunda değilse, yetki encümen tarafından kullanılmamalı, büyükşehir belediye meclisi ivedi toplantıya çağrılıp konuyu kendisi göruşmelidir. Büyükşehir belediye meclisinin, bu amaçlarla alacağı önlem kararlarına karşı, ilgililer valilere değil, idare yargısına başvurabilmelidir. Görevler a. Kentlerle ilgili hizmetleri yürütme yetki ve sorumluluğu ilke olarak tamamen belediyelere verilmelidir. Görev belirlenmesinde liste ilkesi yanında genellik ilkesi de geçerli olmalıdır. b. Belediye görevalanları aşağıdaki hizmetleri kapsarnahdır: - İmar Planlaması - Bayındırlık ve İskan Arsa, Konut, Kentleşme, Gecekondu Islahı - Çevre Koruma, Geliştirme - Sağlık - Sosyal Yardım Eğitim, Kültür ve San'at Tarım ve Veterİnerlik - Esenlik Turizm - Çeşitli Görevler c. Bu görevler; belediye grupları, büyükşehir ve büyükşehir ilçe belediyeleri ve ilçe yerel yönetimleri arasında başta nüfus olmak üzere, çeşitli ölçütlere göre böıüştürülmelidir. Örgüt ve Personel a. Belediyeler gelişen ve değişen durumlara göre, örgütlerinde gerekli değişiklikleri yapabilmeli, yeni hizmet birimleri kurabilmeli, bunlar için uygun nitelikte perso

27 TÜRK YEREL YÖNETİMLERİNDE YENİDEN YAPıLANMA 149 nel sağlayabilmelidir. Bu gibi durumlarda merkez yönetiminden onay ve izin alınmasına gerek bulunmamahdır. b. Belediye örgütünü oluşturan hizmet birimleri arasında, hizmet bütünlüğünü bozan, eşgüdüm ve işbirliği sağlanmasını güçleştiren görev ve yetki girişimleri ve ikilemelerine son verilmelidir. c. Belediyelerde modern yönetim ve personel yönetimi teknikleri kullanılmalı, iş analizleri~ iş ölçmeleri ve görev ve pozisyon tanımlamaları yapılarak, hizmetler buna göre gruplandırılmalı, etkili ve verimli bir çalışma düzeni kurulmalıdır. d. Hizmet içi eğitim yoluyla belediye personeli yeterli duruma getirilmelidir. İçişleri Bakanlığı bu konuda uzman kuruluş olan TODAİE ile işbirliği yaparak. belediyelerde eğitim gereksinimini belirleyecek ortak çalışmalar yapmalı, bu araştırmaların sonuçlarına göre bir genel hizmet içi eğitim planı hazırlanarak, bu plana göre TODAİE Yerel Yönetimler Araştırma Eğitim Merkezi tarafından programlar yapılıp uygulanmalıdır. e. Nüfus ve alan büyüklükleri, coğrafi konumları ve sosyo-ekonomik durumlarına göre gruplara ayrılacak belediyelerde, hizmet birimlerinin kurulmasında uyulması gereken ölçütler -örgüt standartları- ve her grup belediyede çalıştırılabilecek optimum personel sayıları -Norm Kadro- merkez yönetimince belirlenmeli, mel'kezi yönetim bu standart ve normlara uygun davranılıp davranılmadığını denetleyebilmeli, aykırılıkların saptanmasında konuyu yargıya götürebilmelidir. f. Diğer belediye ve büyükşehir belediyesi personeli gibi, büyükşehir belediyesi g<>nel sekreteri de, büyükşehir belediye başkanı tarafından doğrudan atanmalı, İçişleri Bakanlığına tanınan onaylama yetkisi kaldırılmalıdır. g. Büyükşehir belediye başkanının başkanlığında toplanan Alt Yapı ve Ulaşım Koordinasyon Merkezi Kurullarının alacakları kararlara ilgili merkez ve yerel yönetim birimlerince uygulanmasını güvence altına almak üzere büyükşehir belediye başkanına yasal yaptırım yetkisi tanınmalıdır. h. Gerek Alt Yapı Koordinasyon Merkezinin -AYKOME- ve gerekse ıılaşım Koordinasyon Merkezinin -UYKOME- Sekreteryalarını ve işlevlerini yerine getirmek üzere, örgütte belirli bir statü ve yeri olan birimler kurulmalıdır. ı. Belediyeleı'e. planlı-programlı çalışma alışkanlıkları kazandırılması için gerekli yardım sağlanmalı, belli bir büyüklüğe erişmiş belediyelerde APK birimleri kurularak, performans bütçe, mali analiz, OxM, insan-gücü planlaması gibi çağdaş yönetim tekniklerinin uygulamaya geçirilmesi sağlanmalı, bu amaçla TODAİE Yerl'I Yönetimler Araştırma ve Eğitim Merkezi çalışmalarından yararlanmaları üzerindp durulmalıdır.