KUDÜS SEYAHATİ DOSYASI.

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "KUDÜS SEYAHATİ DOSYASI."

Transkript

1 1

2 GÖNÜLDEN ESİNTİLER. KUDÜS SEYAHATİ DOSYASI. (20-24-nisan-2017) Perşembe-Pazartesi. DERLEYEN NECDET ARDIÇ TERZİ BABA HATIRALARI Ve seyahate iştirak eden bazı kardeşlerimizin de hatıraları İRFAN SOFRASI NECDET ARDIÇ TASAVVUF SERİSİ (116) 2

3 ÖN SÖZ Bismillâhirrahmânirrahîm. (2017) Kudüs seyahati hatıraları dosyası. (20-nisan-2017) Perşembe. (24-nisan-2017) Pazartesi Mart ayı başlarında Sıla turizm Musa kardeşimizden bir telefon geldi, bu telefonda (20-24) nisan ayı günlerinde bir Kudüs programı olduğu ve bu tura katılabileceğimiz hakkın da haber veriliyor idi. Bende haber verdiği için kendisine teşekkür ederek biraz düşünmemiz lâzım geldiğini, çünkü Nüket Annenin rahatsızlığı yüzünden fazla yol yürüyemediği için bu yolculuğun bizim için biraz zor olacağını, ancak gene de bir düşünelim diyerek, böylece telefon konuşmamızı bitirmiş olduk. Ertesi gün Fa oğlumuzu arayıp sıla tur Musa kardeşimizden Kudüs seyahati hakkında daha geniş bilgi almasını istedim ve bu konu hakkında düşünelim demiş idim. Bu haberi alan Fa oğlumuz daha sonradan belirttiği gibi çok memnun olmuş kendi hatıralarında bu husus bildirmektedir Hacc kuraları çekildiği ve bize yine hacc nasib olmadığını öğrenince 10 yıldır içimde hasret olan Kudüs yolculuğunu gerçekleştirmek için internetten araştırma yapmaya başladım. Bir gün Terzi Babam aradı ve bu sene Kudüs seyahati düşündüklerini söyledi. Hem Kudüs hem de Terzi Babamlarla birlikte olacak diye çok sevindim F.B. O nun ve birçok kişinin de böyle bir arzuları olduğunu görünce Kudüs ziyaretini gerçekleştirmeyi niyetleyip gerekli muameleleri yapmaya başladık. Bu hususta şirken gezi programını istedik. Aşağıdaki program bilgilerini gönderdiler. Oradan takib ederek nerelerinin ziyaret edileceği hakkında bilgilerde almış olduk. Böylece kesinleşmiş olan Kudüs seyahatimizin her türlü hazırlıklarını yapmaya başlamış olduk. Aşağıya şirketten gönderilen seyahat programını da ilâve ediyorum. 3

4 MİRAÇ KANDİLİ 2017 PEYGAMBERLER VE NEBİLER DİYARI KUDÜS TURU CUMA NAMAZI MESCİD-İ AKSA DA 4 GECE 1. Gün, 20 Nisan 2017 Perşembe : Sabah Saat 04:00 S.GÖKÇEN Havalimanı dış hatlar terminalinde acenta yetkilisi ile buluşma. Check in işlemlerinin tamamlanmasının ardından, Pegasus Havayollarına ait uçakla 06:30 da Tel Aviv e uçuş. Saat 08:45 de Tel Aviv e varış. Pasaport ve Gümrük işlemlerinden sonra otobüsümüzle Yafa şehrine hareket. burada (Yafa) Şehir turu; Mahmudiye külliyesi ve Camii ile Sultan Abdülhamid in yaptırdığı saat kulesi ve Osmanlı çeşmesinin görülmesi, ziyaretler sonrasında Konaklama yapacağımız Kudüs teki otelimize hareket. Otelimize varış ve yerleşme, akşam yemeği ve geceleme otelimizde. 2. Gün, 21 Nisan 2017 Cuma : Sabah namazı için Mescid-i Aksa ya gidiş dönüş. Kahvaltıdan sonra saat 07:30 da otelden hareket. Eski Kudüs şehri ve çarşılarını gezerek ve Çile yolundan geçerek Kıyamet kilisesine varış. Burayla ilgili bilgilendirmenin ardından Hz. Ömer Camii görülmesi ve Burak (Ağlama) duvarının görülmesi sonrasında tarihi Kudüs çarşılarını gezerek Mescid-i Aksa ya gidiş. Burada açık olduğu takdirde Burak Mescidinin ziyaret edilmesi, Cuma namazının kılınmasından sonra Mescid-i Aksa nın tanıtımı ve içerisindeki Mervan Mescidi, Kadim Mescid, Kıble Camii ve Kubbet üs-sahra nın ziyaret ve gezilmesi ile günlük turumuzu tamamlıyoruz. Serbest zaman. Akşam yemeği, ve geceleme otelimizde. 3. Gün, 22 Nisan 2017 Cumartesi : Sabah namazı için Mescid-i Aksa ya gidiş dönüş, Otelde kahvaltıdan sonra saat 08:30 da otelden hareket ile Zeytin dağına hareket, Zeytin Dağından panoramik manzara eşliğinde Mescid-i Aksa Hakkında bilgilendirme ve kısa bir fotoğraf molasının ardından Selman-ı Farisi ve Rabiat ul-adeviyye nin makamlarının ziyaret edilmesi sonrası ERİHA şehrine gidiş. Ölü denize (Lut Gölü) bölgesinin görülmesi. Yol üzerinde Hz. Musa nın külliyesini ve makamını ziyaret. Dünya tarihinin en eski şehirlerinden olan ERİHA şehrinde bir süre istirahat ve şehir turunun akabinde Emevi döneminden kalma Hişam ın sarayı kalıntılarının görülmesi ardından Kudüs e dönüş. Akşam yemeği ve geceleme otelimizde. 4. Gün, 23 Nisan 2017 Pazar : Mi raç Kandilimiz Mübarek Olsun. 4

5 Sabah namazı için Mescid-i Aksa ya gidiş dönüş, Otelde alınacak kahvaltıdan sonra alışveriş yapıp, şehrin sokaklarını keşfedebileceğiniz serbest vakit. Mescid-i Aksa da münferit ibadetlerimizle Mi raç Kandili nin eşsiz atmosferini yaşıyoruz. Akşam yemeği ve geceleme otelimizde. 5. Gün, 24 Nisan 2017 Pazartesi : Sabah namazı için Mescid-i Aksa ya gidiş dönüş. Kahvaltıdan hemen sonra rehberimizin belirteceği vakitte EL HALİL şehrine hareket. Yaklaşık bir saatlik yolculuğun ardından El Halil şehrine varış. Halilürrahman Camii nde Hz. İbrahim, Hz. İshak, Hz. Yakup ve Hz. Yusuf (hepsine selam olsun) Peygamberlerin ve zevcelerinin kabirlerinin ziyaret edilmesi sonrasında BEYTLAHM şehrine hareket, burada; Hz. İsa a.s. ın doğduğu yer olarak inanılan kutsal doğuş kilisesinin ziyaret edilmesi ve kilisenin karşısındaki Hz. Ömer Camii nin görülmesi ile Kudüs e dönüş ve Davud (as) makamını ziyaret ile turumuzu tamamlıyoruz. Verilecek serbest vakti değerlendirdikten sonra 17:45 otelde buluşma ve saat 18:00 de otelden Tel Aviv havalimanına hareket, yaklaşık bir saatlik yolculuğun ardından Havalimanına varış. Check in ve pasaport işlemlerinin ardından Pegasus Havayollarına ait uçakla saat 22:10 İstanbul a (S.GÖKÇEN) uçuş. Saat 00:10 da İstanbul a hoş geldiniz. Programda bahsedildiği gibi her yerler gezdirildi ve istanbuldan naklen telefon vasıtası ile gezilen yerlerin hepsinin tarihi geçmişleri ve özellikleri Musa kardeşimiz tarafından herkese verilen telsiz cihazları ile birer, birer dinletildi bütün bu anlatımları kayıt cihazına da aldım ancak yazı kaydına dökülmeleri çok uzun süreceğinden gezide görebildiklerimizi bende orada aldığım küçük notlarla ve seyahate katılan kardeşlerimizin de bazılarının hatıralarını da ilâve ederek küçük bir Kudüs seyahati dosyası hazırlamaya çalıştım inşeallah faydalı olur. Henüz oralara gidemeyenler gerek bu dosyadan gerek kayda aldığım sesleri dinleyerek bir miktar olsun meraklarını gidermiş olacağını sanıyorum. Bu husus yeterli değildir imkânı olabilen kimselerin adeta ikinci bir umre düzeyinde olan o yerleri de görmelerini tavsiye ederim. Gerçekten çok garip kalmış yerlerdir. Oralara gidilmesi ve oralarda Müslüman kitlelerin görülmesi, Yahudilerin oraya göz dikmelerine gıyaben de olsa bir mania olacağı aşikârdır. Zaten onların gayesi oralara artık Müslümanların girmelerine engel olmaya çalışmaktır. Bu yüzden de sudan sebeblerle zorluklar çıkarmaktadırlar. Oralar ziyaretsiz kalırsa adeta onlara buyurun gelin demek gibi olur ki. Bu da onların çok işlerine gelir. Oraları bu hallere düşürmemekte bizlerinde görevlerimiz vardır. O halde imkânlarımız müsaade ettiği kadar oralara yardım ve ziyaretler bizlere ma nevi birer görev durumundadır. Sağlıkla ziyaretimizi yapıp 5

6 geri döndükten sonra Sıla tur a teşekkürlerimizi bildiren bir mail de göndermiş idim sağ olsunlar, tekrar teşekkür ederiz. Seyahatimiz sırasında alabildiğim notlarımı da aşağıya yazacağım, gerek gördüklerimizden, gerek hatıralarımızdan, ayrıca kardeşlerimizn de göndermiş oldukları hatıralarından, ve gerekse internetten indirdiğim bilgiler ile oralarını adeta hep birlikte gezmiş gibi sizlerinde istifadelerine sunmaya çalışacağım. Cenâb-ı Hakk faydalandırsın İnşeallah. T.B. Kudüs seyahatine iştirak eden kardeşlerimizin listesidir. Hayırlı Günleriniz olsun Babacığım Kudüs Seyahati kişi listesi aşağıdaki gibidir. Aslında gurubumuzun tamamı (90) kişi civarında idi, ben sadece bizim kardeşlerimizin listesini gönderdim. Hürmetle sizin ve validemin ellerinden öpüyorum oğlunuz Fa. Bu 1 Ne Ar. 2 Nü Ar 3 Ce Ar. 4 Nu. Gö.. 5 Mu. Pa. 6 Ay. Pa. 7 So. Sa. 8 Me. Sa. 9 Me. He. An. 10 Ha. Gö. Em. 11 Sa. Em.. 12 Al. Ca. Er. 13 Ke.. Er.. 14 Te. Çi.. 15 Mü. Al. 16 Me. Fa. Bu. 17 Ab.. Çe.. 18 Oz. Sa. Şe.. Teşekkür. 1 Mayıs 2017 Hayırlı geceler Musacığım hamdolsun sayenizde gidebildiğimiz Kudüs seyehatimizden sağlıkla İstanbula döndük, oradanda hemen sonra İzmire yolculuk yaptık bu arada teşekkür etmeye ancak vakit bulabildim Sağ olasınız tekrar teşekkür ederiz. Her şey çok güzeldi bilhassa telsiz sistemi çok güzeldi bu sebeble sizide hep yanımızda hissettik. ekip başlarımızda çok iyi yetişmiş kimselerdi, Kaldığımız otelimiz gezi programları yolculuklarımızın hepsi çok güzeldi. 6

7 Kudüs te kabz ve bast, hüzün ve sevinç birlikte yaşanmakta. Adeta İbrahim (a.s.) dan başlayıp günümüze kadar gelen insanlık tarihi bir arada yaşanmakta olduğu açık olarak görülüyor ve hissediliyor idi. Ancak daha evvelce kuds-ü şerifte olan esma ve sıfat mertebelerinin zuhur ve tecellileri oraya akmakta iken (Fevelli vecheke şetral mescidil harami-2-144) âyet-i kerîmesi ile Mekke Kâ'beye alındığından bu tecelliler orada yoktur Ancak Mescid-il aksa ve diğer islâmi sahalarda zat-i tecellinin devam ettiği açık olarak görülüyor idi. Dünyanın üçüncü, bir duruma göre ikinci mukaddes şehrini evvelâ Rabbımızın sonrada sizin sa'yenizde ziyaret etmek nasib oldu hizmeti geçen herkese,. her ikimizde teşekkür ederiz Cenâb-ı Hakk dünya ahret işlerinizde kolaylıklar başarılar ve bereketler nasib eylesin İnşeallah. Bizden istediğiniz veya soracağınız bir şeyler varsa her zaman sorabilirsiniz telefon ve bilgisayar mail hatlarımız her zaman açıktır çekinmeden arayabilirsiniz. Sevgi ve muhabbetlerimizle selâmlar ederiz hoşça kalın T.B. Yafa mahmudiye külliyesi camiinin içindeyiz. Şimdi yavaş, yavaş evvelâ şirketimizin belirlediği birinci gün programını aktaralım, sonra o program üzerindeki gezilerimizin özetle o günlerde, tutulmuş olan Kudüs seyahati hatıra kayıtlarını da yazmaya ve buraya aktarmaya çalışalım. 7

8 1. Gün, 20 Nisan 2017 Perşembe : Sabah Saat 04:00 S.GÖKÇEN Havalimanı dış hatlar terminalinde acenta yetkilisi ile buluşma. Check in işlemlerinin tamamlanmasının ardından, Pegasus Havayollarına ait uçakla 06:30 da Tel Aviv e uçuş. Saat 08:45 de Tel Aviv e varış. Pasaport ve Gümrük işlemlerinden sonra otobüsümüzle Yafa şehrine hareket. burada (Yafa) Şehir turu; Mahmudiye külliyesi ve Camii ile Sultan Abdülhamid in yaptırdığı saat kulesi ve Osmanlı çeşmesinin görülmesi, ziyaretler sonrasında Konaklama yapacağımız Kudüs teki otelimize hareket. Otelimize varış ve yerleşme, akşam yemeği ve geceleme otelimizde. ( Çarşamba) günü Tekirdağından İstanbuldaki evimize geldik. ( Perşembe,) gece saat (2;30) da kalktık, Oz Mu Ab bizi aldılar. Ha Sa. Ve Me.Sa. Fransadan Kudüs seyahatine katılmak için bize gelmişlerdi. Arabalara eşyaları yerleştirdik. Sabiha Gökçen hava limanına doğru yola çıktık arabaları parka bıraktık, servis aracı ile hava limanına geldik. Birçok pasaport işlemlerinden ve kontrollarından sonra nihayet uçağa binme vakti geldi, uçağa bindik. Saat (6,30) idi Uçak Pegasus hava yollarına ait idi, çıkış kapısı (301) Koltuk, (4-d-f-) sefer no, (pc 6902) Saat (6,30) uçak hareket etti, güneş yeni doğmaya hava aydınlanmaya başlamış idi. Uçak bulunduğu yerden çıkıp piste girdi motorlar tam gaz çalışmaya başladı, saat tam (6,44) uçağın tekerlekleri karadan kesilip havalanmaya başladı. Bizim Burak artık gök ehli olmuş havada uçuyor idi. Kaptanın bildirdiğine göre, uçuşumuz, bir saat elli dakika sürecek imiş, Telaviv Türkçesi, bahar bahçesi imiş. Muhammediyyetten Museviyyete gidiyoruz. Ancak orada geçmişten kalma her şey var. İbrahimiyyet, Museviyyet, İseviyyet ve Muhammediyyete yolculuk. Altımızda bulutlardan kadife yastıklar üzerinde yolumaza devam ediyoruz, bu arada sefer duası da yapıldı, yolculuk devam ediyorken bir ara bir yolcu rahatsızlandı ona baktılar, nihayet inişe geçildi, Telavivin üstünden geçiyoruz tekerlekler saat tam (8,16) yere değdi ve bizler gene gök ehlinden yer ehline geçtik. Nihayet buralarını da görmek nasib olacaktı. Epey bekledikten sonra, nihayet gümrük işlerimiz de bittikten sonra, biraz bekledik, her kes geldi, sonra telaviv den yola çıkmak için seyehat otobüsüne bindik. Oradan Yafa şehrine geldik, orada resim çektik ve çektirdik. Mahmudiye külliyesi, ve camiinde ziyaret namazı kıldık. 8

9 Yafa dan Telaviv in bahar bahçesi gökdelenlerinin görünüşü. Vaktiyle buralarda Filistinliler küçük evlerde yaşarlarmış onlara büyük paralar vererek arazilerini almışlar ve çevreden de alınan arazileri birleştirerek bu gökdelenleri kurmuşlar ve böylece yeni bir şehir ortaya çıkarmışlar aslında buraları yafaya bağlı civar köyler imiş. Ve programda bildirilen diğer yerler de gezildikten sonra, Kudüse doğru yola çıkıp saat (1,30) da (Holy Land) kutsal toprak oteline geldik, o da No-su-126-kat-1-) imiş, elektronik anahtarımızı aldık odamıza çıktık, eşyalarımızı yerleştirdik. Saat (16,00) da diğer ziyaretlere gitmek için lobiye indik, herkes geldikten sonra kafile ile birlikte yürüyerek yola çıktık, ilk ziyaretimiz, Mescidi-l-Aksa ziyareti idi. Burası sur içi etrafı surlarla çevrili eski Kudüs şehri idi. Otelden yürüyerek, Nüket Anneyi İstanbuldan getirdiğimiz portetif araya bindirerek yola çıktık, otelin hemen sokağından çıkınca karşı tarafında olan Zehra kapısından sur içine girdik, sola döndük, yol meyilli ve merdivenlerden oluşuyor idi, yavaş yavaş aşağı doğru inmeye başladık. Sur içinde dört mahalle varmış bunlar, Müslüman, hrıstiyan, Musevi ve ermeni mahalleleri imiş. Müslüman mahallesinden aşağıya doğru inmeye devam ederek nihayet sağa dönüp Mescidi-l-Aksa mahalline geldik. Önümüze tekrar surlar çıktı ve gene bir kapı geldi Bu kapının ismi Bab-ı-Hıtta idi bu kapıyı görünce, günümüzden adeta yaklaşık üç bin beş yüz sene geriye gittim veya o günü bu güne getirdim. Defalarca Kur an-ı Kerîm de Bakara ve A raf surelerinde bahsedilen Beni İsrâil-in Mısırdan çıkıp uzun süreler sonra Kudüs şehrine geldikleri zaman kendilerine buradan girin denilen yerde bulunduğumuzu o günlerin hayali ile yaşamaya başlamış idim. Gerçekten çok tarihi derinlere giden ve ibretlik bir sahne idi. Aşağıya fotoğrafını da ilâve ettim. Ayrıca yanındaki binanın No-Su da (53) idi ve ayrıca resimde de görüldüğü gibi kapı tabelâsının altında olan 9

10 (356) sayısı da açık olarak görülmektedir. Bu sayının sağdaki 6 rakkamını biraz yana çekersek geriye (35) kalır, tersten okunması ise zaten (53) tür. (6) ise bu hallerin altı cihetten yaşanmasıdır ki büyük bir irfaniyyet halidir. Museviyyet hakikatine (53) ile (6) cihetten giriştir. Ancak zahiren çok üzülünecek bir hal ise Mescidi-l-Aksa sahasına girmek için geçilmesi lâzım gelen bütün kapılardan girerken kapının dışında İsrâil askerleri tam techizatlı üç dört kişi nöbet tutuyorken, kapılardan içeriye girince de içeride sadece bir tek Filistin Müslüman nöbetçisi bulunmakta ve üstünde hiçbir koruyucu malzemesi bulunmamakta, sadece sivil bir kıyafetle nöbet beklemekte idiler. Oldukça hazin bir tablo idi. İşte Bab-ı Hıtta ve yan tarafta az da olsa görülen kapısı Şimdi Kur an-ı kerîm in ayetleri ile bu sahneyi gene yaşamaya çalışalım ki böylece ayet-i kerîmeler yaşanan canlı hayat sahnelerine dönüşerek yaşayan Kur an-ı idrak etmiş olalım. Ve Kelâm-i İlâhinin sadece bahsi geçen günlerin hatırlanması değil bizzat nefs ve ruhlarda her an yaşanması gerektiğini idrak edelim. İşte o zaman bizler samit olan Mushaf-ı-sahife halinden çıkarıp varlıklarımızda Hay olarak yaşayan bir Hakikat olduğunu ve onunla her mahalde hayat bulduğumuzu ve bu hallerden nasıl ibret alabileceğimizi düşünelim. و ا ذ ق ل ن ا اد خ ل وا ه ذ ه ال ق ر ي ة ف ك ل وا م ن ه ا ح ي ث ش ئ ت م ر غ د ا و اد خ ل وا ال ب اب 10

11 س ج د ا و ق ول وا ح ط ة ن غ ف ر ل ك م خ ط اي اك م و س ن ز يد ال م ح س ن ين Kuranı Kerim Türkçe okunuş: Ve iz Kulnedhulû hâzihil Karyete fekulû minhâ haysu şié'tum rağadev vedhulul bâbe succedev ve kûlû hittatun nağfirlekum hatâyâkum, ve senezîdul muhsinîn. Diyanet Meali: Hani, "Şu memlekete girin. Orada dilediğiniz gibi, bol bol yiyin. Kapısından eğilerek tevazu ile girin ve "hıtta!" (Ya Rabbi, bizi affet) deyin ki, biz de sizin hatalarınızı bağışlayalım. İyilik edenlere ise daha da fazlasını vereceğiz" demiştik. Bil ki Allah Teala bu ayeti A'raf suresinde de şu şekilde zikretmiştir: و ا ذ ق يل ل ه م اس ك ن وا ه ذ ه ال ق ر ي ة و ك ل وا م ن ه ا ح ي ث ش ئ ت م و ق ول وا ح ط ة و اد خ ل وا ال ب اب س ج د ا ن غ ف ر ل ك م خ ط يپ ات ك م س ن ز يد ال م ح س ن ين ف ب د ل ال ذ ين ظ ل م وا م ن ه م ق و ل ا غ ي ر ا ل ذ ى ق يل ل ه م ف ا ر س ل ن ا ع ل ي ه م ر ج ز ا م ن الس م اء ب م ا ك ان وا ي ظ ل م ون Ve iz Kîle lehumuskunû hâzihil garyete ve kulû minhâ haysu şié'tum ve kûlû hıttatuv vedhulul bâbe succeden nağfirlekum hatîâtikum, senezîdul muhsinîn Febeddelellezîne zalemû minhum Kavlen ğayrallezî kîle lehum feerselnâ aleyhim riczem mines semâi bimâ kânû yazlimûn. "O zaman onlara, "Şu kasabada yerleşin. Onun istediğiniz yerinden yeyin. Kapısından hepiniz secde ederek girin ki hatalarınızı bağışlayalım. Muhsin olanlara daha fazlasını da vereceğiz" denilmişti. Fakat içlerindeki o zulmedenler, kendilerine söylenen sözü değiştirdiler. Biz de üzerlerine, zulmettikleri için gökten murdar bir azab indirdik" (A'raf, ). Hıttatün ح ط ة demeleri, sonra da secde ederek kapıdan girmeleri olduğunu; günahsız olanlarının ise öncelikle ibadetle, ikinci derecede de nefsin kibrini kırmak ve ibadetten dolayı düşeceği ucbünü gidermek için tevbe ile meşgul olmaları gerektiğini söylemek mümkündür. Bundan dolayı günahsız olanların secde ederek kapıdan girmeleri, daha sonra da "bizi bağışla" demeleri gerekir. Ayetin muhatablarının böyle iki kısma ayrılmaları ihtimal dahilinde olunca, Cenab-ı Allah da bu iki kısımdan her birine ait hükmü ayrı surelerde zikretmiştir. hasenat 11

12 Kapısından eğilerek tevazu ile girin ve "hıtta!" (Ya Rabbi, bizi affet) deyin Arapçada Hitta» (Buğday) demektir. [786] Ben-i İsrâil Mısırdan çıkıp, uzun yolculuklardan sonra kudüse girmek için bu kapının bulunduğu yere gelince Yukarıda bahsi geçen Ayet-i kerîmelerde, bahsi geçen bu hadiseyi Mevlâm rahmet eylesin tefsir okurken bu ayetlere geldiğimizde, Ahmet hocam, şöyle ifade etmişti. Beni İsrail bu sahaya geldikleri zaman Kapısından eğilerek tevazu ile girin ve "hıtta!" (Ya Rabbi, bizi affet) deyin Hükmüne karşılık, o zaman Kudüste yaşayan savaşçı bir kavim varmış Ben-i İsrâil biz o kavimle savaşamayız sen git Rabbınla onlarla savaş daha sonra biz oraya gireriz demişler ve sen bize hıtta-i hamra kırmizı buğday bul veya ver, demişlerdir. Bunun üzerine Cenâb-ı Hakk onları kırk yıl sahralarda dolaştırmış ne zaman ki oraya girmeyi reddeden nesil çöllerde öldükten sonra, ancak yeni neslin kudüse girebildiğini belirtmiş idi. İşte o kapının önünde bunları düşünerek ve huşu ile içeriye girmek için hep birlikte dar ve taş yoldan yüyerek nihayet Hıtta kapısından içeriye giriyorduk. Bu arada adeta Nur-u Muhammedinin muhabbet esintileri etrafımızda dolaşarak ve bizleri sararak hoş geldiniz diyordu. Tarih tekerrürde, halen daha beni İsrâil-in zalim asker suretleri gene kapının dışında, ehli İmân ise kapıdan gönül secdesi ve büyük bir muhabbetle içeriye girmenin büyük hazzını yaşamaktadırlar. Rabb-ımıza şükrederiz. Bu düşünceler içinde kapıdan iç avluya girince hepimizi bir bastgenişlik ve huzur hali sardı girdiğimiz yer geniş bir alandı sonradan rehberimizden öğrendiğimize göre bu alanın tamamı (144) dönüm, yani (144-bin metre kare) alan imiş. İşte buranın tamamının ismi Mescidi-l- Aksa imiş. Bu alanın içinde açık ve kapalı yani yer üstü ve yer altı olarak birçok mescit varmış. HABER 61 (Haberin net adresi.) Mescid-i Aksa nerede? Mescidi Aksa'nın önemi nedir 12

13 Mescid-i Aksa, sahası içinde olan Kıble mescid-i-cum a mescid-i ve daha başkada isimleri olan büyük mescid. T.B. Mescid-i Aksa, Kudüs'ün doğusundaki Eski Şehir bölgesinde yer alır. Mescid-i Aksa adlandırması, surlarla çevrili eski şehrin güney doğu köşesinin en uzak noktasına kadar uzanan, surla çevrili bölge içerisindeki alanın tamamı için kullanılır. Bu alanın yüzölçümü yaklaşık 144 dönüm olup, Kubbet-üs-Sahra, Kıble Mescidi ve sayısı 200'e ulaşan birçok esere sahiplik eder. Mescid-i Aksa "Morya Tepesi" adı verilen küçük bir tepe üzerine inşa edilmiş olup, Kubbet-üs-Sahra'nın üzerine kurulduğu kaya bu tepenin en yüksek noktası olarak kabul edilir. Mescid-i Aksa Kur'ân-ı Kerîm'de şu şekilde geçer: "Kulunu (Muhammed'i) bir gece Mescid-i Haram'dan (Mekke'den), kendisine bir kısım ayetlerimizi göstermek için, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa'ya (Kudüs'e) götüren Allah'ın şânı ne yücedir. Doğrusu O, işitir ve görür." Peygamber Muhammed ise Mescid-i Aksa hakkında şöyle demiştir: "Yolculuk ancak şu üç Mescid'den birine olur: Benim şu mescidime (Mescid-i Nebevî), Mescid-i Haram'a ve Mescid-i Aksa'ya."[2] Bu hadis etrafında Mescid-i Aksa, Mescid-i Nebevî ve Kâbe ile birlikte üç harem bölgesinden biri olarak kabul edildiği için "Harem-i Şerîf" adını da alır. 13

14 Mescid-i Aksa, sahasının yukarıdan görünüşü. Ortada görülen sarı kubbeli mescid Kubbetüs-sahra mescididir. Efendimizin Mi raca çıktığı kayanın üzerine kurulmuştur. T.B. Mescid-i Aksa'yı Yahudiler de kutsal kabul etmekte ve bu bölgeye Süleyman'ın inşa ettiği Tapınağa nispetle Tapınak Tepesi adını vermektedirler. Burayı Tapınak bölgesi olarak gördükleri için, birçok radikal Yahudi grup aynı bölgede yeniden Süleyman Tapınağını inşa etmek üzere kurumsal çabalar içerisine girmiştir. Bu çabaların bir parçası olarak İsrail Devleti, Mescid-i Aksa'nın altında, tapınağın kalıntılarını bulmayı amaçlayan arkeolojik kazılara girişmiştir. İKİNCİ KAYNAK En uzak noktadaki mescit" anlamına gelen Mescid-i Aksa, pek çok peygamberin gelip geçtiği, epeyce bir kısmının da içerisinde metfun bulunduğu, miraç yolculuğunda Hz. Peygamberin uğradığı ve de Hicretten yaklaşık on yedi ay sonrasına kadar Müslümanlar'a kıble olan bir mekan olmasından dolayı Müslümanlar nezdinde ayrı bir değere sahip olan kutsal bir mekandır. Hz. Muhammed'in, Miraç gecesinde Kudüs e gelerek Mescid-i Aksâ da namaz kıldığı rivayet edilir. Hz. Muhammed'in; Yalnız üç mescide ziyaret için gidilir: Mescid-i Harâm, Mescid-i Aksâ ve benim bu mescidim (yâni Mescid-i Nebî). buyurarak methettiği Mescid-i Aksâ, hicretten on altı ay sonraya kadar 14

15 Müslümanların kıblesi olarak kaldı. 638 (H.16) senesinde Ömer radıyallahü anh, Suriye seferinde, Şam dan sonra Kudüs e uğrayıp Mescid-i Aksâ yı ziyaret etti. Uzun senedir kendi hâline terk edilen Mescid-i Aksâ da biriken ve etrafı kirleten pislikleri temizletti. Ezan okutarak cemaatle namaz kıldırdı. Yahudilere mescide emniyetle girmek hakkını tanıdı. Hıristiyanlara da, Yahudileri aralarına sokmamalarını tavsiye etti. Kudüs teki kiliselere dokunulmaması için emir verip, Hıristiyanlarla antlaşma yaptı. Mescid-i Aksa, sahası içinde olan Kıble mescid-i-cum a mescid-i ve daha başkada isimleri olan büyük mescid. T.B. Kudüs'teki Mescid-i Aksa: Ana Britannica ansiklopedisinin 22. cildinin 304, 305. sayfalarında, Mescid-i Aksa maddesi karşılığında şu bilgiler verilmektedir: Kudüs'te, Eski Kent'teki Harem'ş-Şerif'te, Kubbetü's-Sahra'nın hemen güneyinde yer alan ve İslâm'ın en kutsal yerlerinden biri sayılan cami.... İlk biçiminin Bizans imparatoru I. İustinianos'un (hd ) yaptırdığı bir bazilika olduğu kabul edilir. Hz. Ömer 638'de Kudüs'ü aldıktan sonra yapıyı, değişiklik yaptırmadan camiye çevirtti. Emevî halifesi I. Velid de (hd ) çok büyük bir onarımdan geçirerek baştan aşağı yeniledi.... Bugün Kudüs'teki Mescid-i Aksa adıyla bilinen yapı tarihî kayıtlara göre peygamberimiz döneminde bir bazilika idi. Bu yapıya Mescid-i Aksa adının ne zaman ve kim tarafından verildiği ise ansiklopedide belirtilmemiştir. Bazilika nedir? Bazilika, Hristiyanlığın ilk dönemlerinde ibadet için kullanılan yapıdır. 15

16 Kubbet-üs-Sahra. Bu yer hakkında internetten aldığım genel bilgilerden sonra biz notlarımıza devam etmeye çalışalım. Hıtta kapısından içeriye girdikten sonra karşımıza çıkan bu hem içi hem dışı mehteşem manzara idi. Kapıdan girdikten ve epey yürüdükten sonra on civarında geniş merdivenler ile yukarıya çıkılıyor ve yüksek revakların altından geçilerek tepe düzlüğe çıkılıyor ve ortadaki muhteşem Kubbet-üs-Sahra, bütün ihtişamı ile daha yakından görülüyor idi. Ayrıca yanın da da aynı mimariye sahip küçük bir maketi var idi adeta bir baba oğul el ele tutuşmuşlar İlâh-i bir yolda yürüyorlar gibi idi. Aşağıda ismi geçen siteden aldığımız bilgi ile bu iki benzer eserin nasıl olduğu ve hakkındaki genel açıklamayı da ilâve etmeyi uygun buldum. Siteden hizmeti geçenlere teşekkür ederiz. T.B. 16

17 islamiforumlar.net - Muallak taşı "Kubbetüssahra Müslümanların Hıristiyan mimarisi karşısında kendi mimarisinin varlığını hissettiren önemli bir eserdir. Caminin doğu cephesinde ise bire bir aynısı olan maketi yer almaktadır. Burayı yapan mimar, projesini çizdikten sonra nasıl duracağını görmek için önce maketini yapmış, maketin hoş durması üzerine de asıl proje yapılmaya başlanmıştır" MUALLÂK TAŞI Kontrol noktasını geçtikten sonra Kubbetüssahra nın büyüleyen o muhteşem görüntüsü karşımıza geliyor. Kubbetüssahra Arapçada kayanın üzerindeki kubbe anlamına geliyor. Cami tarihleri arasında Emevi halifesi Abdulmelik Bin Mervan tarafından, peygamber efendimizin üzerinde Mirac a yükseldiği büyük kayanın üzerine yapılmış. Bu kayaya muallâk taşı denilmektedir. Peygamberimiz miraca yükseldiğinde bu taş da peygamber efendimizle birlikte yükselir. Peygamber efendimiz durumun farkında olunca taşa dur der ve taşı kaldıran kudret, taşı o halde durdurur. Taş bir süre havada asılı kaldıktan sonra yerine yeniden oturur. Bundan dolayı taşa muallâk taşı denilmektedir. Taş kuzey-güney istikametinde 18 metre, doğu-batı istikametinde ise 13.5 metre çapındadır. Muallâk taşının en yüksek yeri 2, en düşük yeri ise 1.25 cm yüksekliğindedir. Altın kubbenin çapı büyüklüğündeki kaya nın altında bir oyuk bulunmaktadır. Bu oyuğa merdivenle inilmektedir. Küçük bir mescit görünümündeki oyukta kişi namaz kılabilmektedir. Kubbesi Ürdün kralı Hüseyin tarafından altınla kaplanan camide kaya kubbenin altında bulunuyor. 17

18 Muallak Taşının altındaki oylukta müslümanlar namaz kılıyor Muallak taşının altındaki oyuk HAREM-İ ŞERİFİN İKİ İNCİSİ MESCİD-İ AKSA VE KUBBETTÜSSAHRA Kubbetüssahra camii taşın etrafında konuşlandırıldığından ilginç bir mimariye sahip. Sekizgen olan camiinin dört yöndeki duvarlarıda dört ayrı kapı bulunmakta. Bu kapılardan birisi güneye bakmaktadır ki, imamın namaz kıldırdığı mihrap ta bu kapının önünde yer almaktadır. Kıble yönünden de içeriye girilebilen dünyadaki tek cami sanırım Kubbetüssahra dır. Kubbe mevsimleri belirten 4 ana sütun ile ayları simgeleyen 12 sütun üzerine oturtulmuştur ve üzeri altın varak ile kaplanmıştır. İçeriden ahşap süslemeleri ve rengârenk mozaikleri dış cephesindeki çini süslemeleri ile bu yapı Kudüs ün İslami yüzünü gösteren muhteşem bir sanat harikasıdır da Kudüs ü ele geçiren Hıristiyanlar burayı kilise olarak kullanmışlar, Selahaddin-i Eyyübi in Kudüs ü yeniden 1187 de fethetmesiyle birlikte mescit 88 yıl aradan sonra asli fonksiyonuna geri döndürülmüş. Caminin dışında yer alan çini süslemeleri Kanuni Sultan Süleyman devrine aittir. Kubbetüssahra nın sekizgen dış duvarının üst tarafına Yasin-i Şerif i yazdıran padişah ise II. Abdülhamit tir. Gerek Osmanlılar gerekse diğer devletlerden Kudüs e sahip olanlardan her padişah, her paşa veya her Kudüs valisi Harem-i Şerif in içerisine bir hizmet yapmak istemiş. Harem bundan dolayı irili ufaklı onlarca tarihi eseri barındıran doğal bir tarihi müze haline gelmiştir. Harem-i Şerif in 144 bin metrekarelik kutsal alanının her tarafı ayrı dönemlere ait tarihi eserlerle doludur. 18

19 Ön cepheden Mescid-i Aksa Kubbetüssahra Müslümanların Hıristiyan mimarisi karşısında kendi mimarisinin varlığını hissettiren önemli bir eserdir. Caminin doğu cephesinde ise bire bir aynısı olan maketi yer almaktadır. Burayı yapan mimar, projesini çizdikten sonra nasıl duracağını görmek için önce maketini yapmış, maketin hoş durması üzerine de asıl proje yapılmaya başlanmıştır. Kubbetüssahra nın güney batısında açık alanda bir mihrap bulunuyor. Bu mihrap açık havada namaz kılmak için yapılmış. İslam beldelerinde açık havada namaz kılma, yakın zamana kadar devam ede gelen bir gelenektir. Aynı zamanda de peygamber sünnetidir. Hazreti Muhammed in (S.A.S) Medine de zaman zaman değişik yerlerde tek veya cemaatle namaz kıldığı bilinmektedir. Anadolu nun bazı kentlerinde de başta Cuma ve bayram namazları olmak üzere büyük kalabalıklarla kılınan namazlar ismi namazlık veya mihrap olan bu tür yerlerde halen de kılınmaktadır. Konya da musalla mezarlığının içinde böyle bir yer mevcuttur. Konya Büyükşehir belediyesi burayı restore etmiştir. Çocukluğumun geçtiği Malatya nın Battalgazi ilçesinde adına mihrap dediğimiz açıkta namaz kılınan böyle bir yer vardı. Bayramların bahar ve yaz aylarına geldiği yıllarda bayram namazlarını burada kıldığımızı hatırlamaktayım. Kubbetüssahra da önce muallak taşını, ardından caminin diğer bölümlerini ziyaret etik. Muallak taşının güneyinden bulunan bir merdivenden, taşın altındaki mağara şeklindeki oyuğa inerek burada iki rekat namaz kıldık. Vakit akşam olduğundan ve ezan okunduğundan akşam namazını da cemaatle burada kılmak kısmet oldu. 19

20 Kubbetüssahra yı ziyaret ettikten sonra kıble istikametine doğru yürüyerek yüzyıllara meydan okuyan, peygamber efendimizin miraç yolculuğundaki birinci durağı Mescid-i Aksa ya yöneldik. Mescid-i Aksa ile Kubbetüssahra nın arası yaklaşık metre. Kubbetüssahra biraz daha yüksekte kalıyor. Kubbetüssahra dan Mescid-i Aksa ya ulaşmak için dört kemerli revaklardan geçip 20 basamak aşağı inmek gerekiyor. Merdivenlerden indikten sonra mermer kaplı geniş bir meydana geliniyor. Mescit in giriş kapıları kuzeye, yani Kubbetüssahra ya bakıyor. Kubbetüssahra da namaz kılan birisi kıble olarak hem Mescid-i Aksa yı hem de Kabe yi karşısına almış oluyor. Mescit e girilen geniş kemerli kapının sağında ve solunda üçer kemer bulunuyor. Kemerlerle başlayan revaklar kuzey-güney istikametinde mescidin bir başından diğer başına kadar devam ediyor. Mescid-i Aksa kuzey-güney istikametli 15 kemerden oluşurken, bu kemerlerden bugüne sadece 7 si kalabilmış. Bölge deprem bölgesi olduğundan zamanla diğerleri yıkılmış. Bugüne kalan yapının sağında ve solunda eskiden mescit alanı olduğunu belgeleyen sütun kalıntılarına rastlamak mümkün. Mescidin bulunduğu araziye ilk mescit Hz. Ömer tarafından 637 yılında yaptırılmış. Hazreti Ömer Kudüs ü fethettikten sonra, ilk iş olarak buraya küçük bir cami yaptırmış. Günümüzde var olan mescidi ise 709 yılında Emevi Sultanı Velid Bin Abdulmelik yaptırmış. Mescit klasik Arap mimarisiyle inşa edilmiş ve giriş kapısından mihraba doğru uzanan üç revaktan oluşmuştur. Mihraba yakın ahşap süslemeli bir kubbesi bulunan mescit, Hıristiyan işgaline kadar birçok tamir geçirmiştir. Haçlılar burayı işgal edince de bir süre Kilise ye çevirmişler. Maalesef alt bölümlerini ise ahır olarak kullanmışlar. Alt bölümler olarak adlandırılan kısım Namaz kılınan mevcut mescidin bodrumları olarak düşünülebilir. Mescit in güney duvarı ile kuzey duvarı arasında (Tepe olduğu için) kod farkı olduğundan, bodrum olarak nitelendirilen kısma kuzey yönünde uzun merdivenlerle inilirken, güney tarafı yüksekte kaldığı için pencereler güneydeki Silvan vadisine bakmaktadır. Mescidin alt bölümleri yine kod farkından dolayı birbirine kendi içinde merdivenlerle bağlanmaktadır. Alt bölümlerin büyüklüğü alan itibariyle, üstteki yapıdan birkaç kat büyüktür. Mescid-i Aksa depremlerde birçok kez yıkıldığından ve her seferinden ayrı dönemlerde, ayrı mimari tarzlarla yeniden yapıldığından yekpare bir mimari yapıya sahip değildir. Birbirine benzemeyen sütunlar, farklı kemer ve farklı tavan kaplamaları ile Mescid-i Aksa 8. yüzyıldan günümüze bütün dönemlerin farklı mimari esintilerini yaşatmaktadır. Selahaddin i Eyübi nin Kudüs ü fethiyle birlikte yapı tekrar mescit haline dönüştürülmüş. Eyyübi Sultanı İsa döneminde camiye bazı ilaveler yaptırılarak cami genişletilmiş. Osmanlı döneminde ise Kanuni, II. Mahmut, Abdülmecit ve II. Abdülhamit, Cami nin bakım ve onarımıyla yakından ilgilenmişler yılında fanatik bir Yahudi Mescid i yakma teşebbüsünde bulunmuş ve mescide önemli ölçüde zarar vermiş. Eyyübi Sultanı Nureddin Zengi döneminde Halep te yaptırılıp getirilen ve Abanoz 20

21 ağacından yapılmış harika sanat eseri minber bu yangında maalesef kül olmuş. Birbirinin aynısı olan ve yine Nureddin Zengi tarafından yaptırılan diğer minber ise halen Halil kentinde bulunan Hz. İbrahim Külliyesinde mevuttur. Mescid-i Aksa nın içerisinde tamamı mermer olan ve Hz. Zekeriya ya atfedilen bir minber bulunuyor. Müslümanlar burayı da ziyaret ederek, Hz. Zekeriya ya dualar gönderiyorlar. Yazan : Nurettin BAY Bu güzel çalışması ve hizmetinden dolayı Nurettin beye teşekkür ederiz. T.B. Biz gene kaldığımız yerden kayıtlarımıza dönelim. Peygamberimizin Mi raca yükseldiği yerin içerisine, Kubbetüssahra girdik. Rehberimiz Sıla türizm den İstanbuldan musa kardeşimiz telefon konferans şekli ile oraların tarihi hallerini anlatıyor idi. Şirket yolcuların hepsine küçük kulaklıklı birer telsiz verdi. Bu konuşmaları bütün yolcular dinliyorlar idi bende dinliyor ve ayrıca da kayıt cihazı ile kayda da alıyordum. Ancak onları yazıya dökmek pek mümkün olmadığından kayıt cihazında hepsi mevcuttur isteyene ses dosyası olarak vermek için bu dosyanın ses bölümüne ilâve ettim oradan diğer bir cihaza aktarmak sureti ile alınabilir. Bu arada ikindi namazı olmuştu, o nu da eda ettikten sonra, (200) metre kadar ileride olan Aksa camiine geldik. Yukarıda ifade edildiği gibi orasıda çok muhteşemdi, dik dörtken büyük bir yapı idi. Her taraf pırıl, pırıl fayans ve camlardaki vitraylar ile süslenmiş idi. Çevrede daha birçok yapı var idi. Onlarıda görüp verilen bilgi sesleride kaydedip, bazı resimlerde çektikten sonra, nihayet bu günkü programımız dolmuş ve vakitte epey ilerlemiş olduğundan otele döndük. Akşam yemeğimizi yedik gene odamıza çıkıp akşam namazını kılıp, yatsıyıda kılıp biraz lobiye indik orada kardeşlerle bir müddet sohbet ettikten sonra yukarı odamıza çıktık. Böylece ilk günümüz epey yorgun ancak çok bereketli geçmiş idi. Bu arada odamızın camından dışarı bakınca karşımızda Kubbetissahra nın muhteşem kubbesiyle üst kısımları tam penceremizin hizasında bizlere muhabbetle bakıyor bizde ona bakıyor sanki Peygamber efendimizin Mi raca yükselişini penceremizden seyreder gibi oluyorduk. Yarın İnşeallah programda bahsedilen yerlerin ziyaretleri için yola çıkılacak. 2. Gün, 21 Nisan 2017 Cuma : Sabah namazı için Mescid-i Aksa ya gidiş dönüş. Kahvaltıdan sonra saat 07:30 da otelden hareket. Eski Kudüs şehri ve çarşılarını gezerek ve Çile 21

22 yolundan geçerek Kıyamet kilisesine varış. Burayla ilgili bilgilendirmenin ardından Hz. Ömer Camii görülmesi ve Burak (Ağlama) duvarının görülmesi sonrasında tarihi Kudüs çarşılarını gezerek Mescid-i Aksa ya gidiş. Burada açık olduğu takdirde Burak Mescidinin ziyaret edilmesi, Cuma namazının kılınmasından sonra Mescid-i Aksa nın tanıtımı ve içerisindeki Mervan Mescidi, Kadim Mescid, Kıble Camii ve Kubbet üs-sahra nın ziyaret ve gezilmesi ile günlük turumuzu tamamlıyoruz. Serbest zaman. Akşam yemeği, ve geceleme otelimizde. ( Cum a) Sabah saat (4,00) te kalktık, (4,30) lobi de buluşup Aksa Camiine sabah namazına gittik. Namaz vakti oldu namazlarımızı kılmaya başladık, birinci rek atte bir miktar Kur an ı Kerîm okuyan imam, devamında İsra suresine başladı oradan devam etti. Hatimle okuyorlarmış yani her gün belirli bir süre hep kaldıkları yerden devam ediliyormuş, ikinci rek atte gene kalındığı yerden hatime devam edildi sonra tekbir getirilip rukü yapıldı, daha sonra Semiallahu limen hamide deyip kıyama kalkıldı, ancak secdeye gidilmeden eller açılıp dua edildi, onların mezhebe üzere dua bittikten sonra, doğrudan secdeye gidilip daha sonra tahiyyatta oturulup devamında selâm verilip namaz bitirilmiş oldu. Bu sabah namazın da adeta isra suresinin okunması ile birinci ayetinin batın ma nâsını hal ile yaşıyormuşçasına bir sabah namazı kılmış olduk. Çünkü ayet-i kerîmenin bahsettiği çevresinin de kendisinin de mübarek olarak vasıflandırıldığı mahal ve mekânda idik. Aynı Hıtta kapasının önünde hatırasının yaşandığı gibi oranın halinide idrak edebildiğimiz kadar yaşamış olduk. Bu husustaki daha geniş bilgiyi İsra suresinden aktarımla yazımın sonuna ilâve edeceğim İnşeallah. Sonra tekrar geldiğimiz yoldan geri dönerek merdivenli yoldan yukarı çıkarak ve Kubbetüssahra Camiinin yanından geçerek, çünkü orası yatsı ve geceleri kapalı imiş, otelimize döndük, oraya kadar oldukça uzun bir yürüyüş gerekiyor idi. Bu yüzden Nüket Anne de yol yürüyemediği için onu İstanbuldan getirdiğimiz tekerlekli sandalyesi ile ziyaretlere götürüyor idik. Ancak yollarda genel merdivenler çok olduğundan buralardan indirilmesi tekrar dönerken çıkartılması oldukça zor oluyordu. Ancak cenâb-ı Hakk Kolaylığını da ihsan ediyordu evlâtlardan üç tanesi onu arabası ile kaldırıp bir üst basamağa çıkarıp yolumuza devam ediyorduk. Nihayet otelimize geldik, kahvaltı saatine daha vakit olduğundan odamıza çıktık biraz istirahat ettikten ve abdest aldıktan sonra yemekhaneye inip kahvaltımızı yaptık. Burada yazı yazmaya pek vakit bulunamıyor idi. Aynı zaman da gerçekten de bir kabz-sıkıntı hali vardı. 22

23 Mekke de Celâl tecellisi, Medine de Cemâl tecellisi. Burada ise kabz ve bast tecellisi birlikte yaşanıyordu. Museviyyet ve iseviyyet simgesel gezi yerlerinde kabz ve sıkıntı. Muhammed-i gezi ve ziyaret yerlerinde ise bast ve ferahlık hali yaşanıyordu. Çünkü buralarının makam ve yerlerinin hali açık ve net olduğundan, o günlerden beri devam edip gelen net ve ruhaniyetlerinin de kemalde olmasından ve Hakk tan gelmesinden idi. Diğerlerinin ise halkıyyetten ve neftsen gelmesinden idi. Kendi zahiri hayali itikatlerine göre doğru zannettikleri bilgileri ve mekânları, kendi nefsi ve beşeri anlayışları üzere düzenlenmiş olduklarından, o yüzden beşer kokusu ve kabz sıkıntısı hüküm sürdüğü açık olarak görülüyor idi. Ne yazıkki Mescid-i Aksa sahasına giren bütün kapıların dış kısımlarında İsrail askerleri, iç kısımlarında ise Filistin askerleri nöbet tutuyordu. Arada bir duvar kapı genişliğinde bir yer vardı. Bir taraftan çok üzüntü verici bir hadise iken, diğer taraftan çok ibret verici bir hadise idi. Musa (a.s.) devrindeki gibi, halen daha beni İsrail mescidil Aksanın kapısında beklemekte idiler. Onlar gönül mescidine bir türlü giremezler çünkü sokulmazlar. Belki silâh zoru ile zaman zaman zahiren girmiş gibi olsalar bile, ancak batınen ebedi olarak gönül mescidil Aksa sına putperest olduklarından giremeyeceklerdir. Şöyle bir söz vardır. Girmem dersin, seni oraya komazlarki!. İşte bizlerde gönül mescidlerimiz de, böyle her zaman dışarıdan içeriye girmek için kapının dışında fırsat kollayan nefsi emmâre askerlerine karşı, içeride kendi nöbetimizde uyanık olmamız lâzımdır ki, dışarıdan içeriye girmek kudsiyyetimize zarar vermek için fırsat kollayıp nöbette bekleyen nefsi emmâre askerlerine yol vermeyelim. İşte bu yüzden Kudsiyyet askerlerinin çok dikkatli ve uyanık olmaları lâzım gelmektedir. Yeryüzünde dört Mukaddes belde vardır, birincisi, Mekke-i Mükerreme, ikincisi Medine-i Münevvere, Üçüncüsü Kudüs-i Şerif, dördüncüsü ise, İnsan-ı Kâmil-Kâmil insandır. Birincisi. Mekke-i Mükerreme nettir. Allah ismi camiinin, genelde Celâl tecellisi ile birlikte zuhurdadır, ve bütün mertebeleri kendi bünyesinde bulundurup barındırmaktadır. Ve Ulûhiyet kelime-i tevhid, Lâ ilâhe ilâllah bayrağı Kâbe-i Muazzamada asılıdır. İkincisi. Medine-i Münevvere de ise, Zât-ın Cemâl tecellisi ile hakikat-i Muhammed-i olan bütün mertebeleri ile zuhurdadır ve Risalet, Muhammedurrasulüllah bayrağı asılıdır. Ayrıca bu bayrak Liva-il Hamd bayrağıdır. Geçici olan üçüncüsü. Kudüs-i Şerif,te ise Fevelli vecheke şetral mescidil haram (2-144) ayeti gelinceye kadar, Museviyet ve İseviyyet 23

24 hakikati üzere olan Kudsiyyet bayrağı asılı idi. Ancak ondan sonra bu ayetin hükmü ile Kudsiyyet mertebeleri Mekke, Beyt-ül Haram a aktarıldığından bu mertebeler temsil yeri Kâbe-i Muazzamanın iki köşesirüknünde temsil edilmeye başlamıştır, ve kelime-i tevhid, bünyesine dahil edilmiştir. Kudüs-i şerifte bulunan. Mescid-il Aksa sahasında ise, vekâleten Muhammedurrasulüllah bayrağı asılıdır. İşte bu yüzden burada bastgenişlik vardır, diğer yönlerde de, oralarda kudsiyyet kalmadığı için kabz ve sıkıntı vardır. Dördüncüsü. Irak küfede ise, Ali veliyyullah velâyet, İnsan-ı Kâmil bayrağı asılıdır. Ancak orası nokta makam sahasıdır. Kâmil insanın mertebesi ise bütün arzdır. Kudüs-i şerifin sur girişlerinin birinin kapısında mahalli olarak lâilâhe illâllah İbrahim halilullah kitabesi-tabelesi-bayrağı asılıdır oda orada dalgalanmaktadır. Her ne kadar şimdi oralarda zahiren nefsi İsrail bayrağı asılı ise de bu bayrak ma na aleminde hükümsüzdür. Bir gün gelecek oradan indirilecektir. Her ne kadar daha evvel Müslümanlar ilk namaz farz olduğu devrelerde Kudüs -e doğru dönüp orası kıbleleri idi isede fevelli vecheke şetral mescidil haram (2-144) yüzünü mescid-il Harama döndür. Ayeti geldiği zaman Müslümanlar yüzlerini, Mekke mescid-i Haram e çevirip secdegahları orası oldu, bunun sebebi bu ayeti kerime ile makam-ı cem in, beş makamın beytullahta tolanması idi. Daha evvelce esma Museviyyet, sıfat İseviyyet, mertebelerinin zuhur ve tecelli yeri Kuds-i şerif iken, bahsi geçen ayeti kerime ile bu iki tecellide mescid-i haram a nakledilmiş olduğundan kuds-i şerif o hadiseden sonra daha evvelce, içinde yaşamış olan esma ve sıfat tecellisine zuhur yeri olan kuds-i şerif te bulunan museviyyet ve iseviyyet makamlarının sahaları bu mertebelerin kabirleri olmuştur. Yani daha evvelce buralarda yaşamış olan esma ve sıfat mertebeleri buradan alınıp mertebe-i cem de toplanmışlardır. Bu yüzden burası bu ma naların kabristanlık ziyareti haline dönüşmüştür. İşte bu yüzden oralarda kabz-sıkıntı ve hüzün tecellileri hakimdir. Buna delil istenirse bahsi geçen ayet-i kerimenin sayısal değerleri çok açıktır. (2-144) yukarılarda da belirtildiği gibi sur içi Kudüs şehrinde bulunan Mesci-i Aksa sahası (144) dönüm, olarak bildirilmiş idi. Aynı ayet sayı değeri ile orası ma nen Kâ be ye aktarılmıştır. Sure sayısının iki olması da İslâmda kıbleteyn, iki kıble gerçeğinin olmasıdır. İşte böylece, aynı zamanda Mesci-i Aksa biri ma nevi biri fiziki olmak üzere iki yerde Mekke ve kudüs de temsil edilmesidir. İşte bu hakikat kişinin seyru sülûkunda çok önemli bir hakikat ve dönüşüm sahasıdır. Ancak bu hakikat ve yaşantılarının kanzanılması gerçek bir irfaniyyet işidir. 24

25 https://hayatkisadunyabuyuk.wordpress.com/tag/cile-yolu/ İsanın çile yolu ve Kutsal Kabir Kilisesi: Kudüs ün Musevi ve Müslüman inancındaki öneminden sonra, sıra Hıristiyanları anlatmaya geldi. Kudüs te bence en çok onların ağırlığı hissediliyor. Çünkü Meryem in İsa yı dünyaya getirdiğine inanılan yer, Meryem kabrinin bulunduğu yer, İsa nın havarileri ile sohbet ettiği, yemek yediği yer derken herbirinde görkemli binalar şeklinde çok sayıda kilise var. Bunlar arasında tabiî ki en önemlisi Kutsal Kabir Kilisesi (Holy Sepulchre) diğer adıyla Yeniden Diriliş Kilisesi. İnanışa göre; İsa Zeytin Dağının eteklerinde tutuklanıp, yargılandıktan sonra bugün Çile Yolu (Via Dolorosa) adı verilen yolda sırtında çarmıhı taşıttırılarak, Golgotha tepesine getirilir, burada çarmıha gerilir, naaşı burada gömülür, ama yeniden dirilmek üzere göğe yükselir. Biz de rehberimiz eşliğinde çile yolundan yürüyerek (ki bu yolda 14 istasyon var; İsanın annesi Meryem ile karşılaştığı nokta, yere düşüp kalktığı, elini duvara dayadığı, ikinci kere düştüğü vs. gibi) Kutsal Kabir Kilisesine vardık. Burası çok büyük, yatayda ve dikeyde çok katmanlı bir kiliseler kompleksi. Rehbersiz gezerseniz, bazı mekanları fark etmeden geçmek mümkün, ama kalabalıkları takip ederek hepsine ulaşabilirsiniz sanırım. Çünkü gerçekte her noktasında oldukça kalabalık Hıristiyan hacılarla karşılaşacaksınız. Tabiki bu yapı kompleksi Hiristiyanlıktaki tüm mezhepler tarafında paylaşılamaz kutsallıkta olduğu için Kudüs Rum Ortodoksları yanında başka birçok kilise tarafından ortak kullanılmakta; bunlar Katolik, Rum Ortodoks, Ermeni Apostolik Ortodoks, Süryani Kadim Ortodoks, İskenderiye Kıpti ve Habeş Ortodoks Kilisesi imiş. Yapı içinde hepsinin ayrı ayrı şapelleri ve hakimiyet sınırları var. Önce kapıdan girince tam karşıda İsanın çarmıhtan indirilen naşının yatırıldığına inanılan taşı gördük. Öpenler, el sürenler, yanlarında getirdikleri eşyaları taşa sürtenler vs. bizdeki türbe ziyaretlerini hatırlattı bana. Kapıdan girip hemen sağdan yukarı çıktığınızda ise İsanın çarmıha gerildiği yer (Golgotha) olarak tanımlanan insanların eğilip öptüğü, el sürdüğü kayayı çevreleyen şapele geleceksiniz. Yine uzun kuyruklar var tabi ama küçük bir mekan olduğundan kenardan onları izleyip fotoğraf çekilebiliyor. İşte size bir kutsal kaya daha, Hıristiyanlarca Hz. Adem în kafatasının da burada gömülü olduğuna inanılıyor. Yani Kudüs ün her taşı kayası kutsal. Üç ibrahimi dinin kaynağı olan bu kentte başka türlüsü de beklenemezdi zaten. Makalenin yazarına teşekkür ederiz. T.B

26 Yahudilerin ağlama duvarı, Süleyman mabedinden kalan bir duvar olduğu söylenir Mescid-i Aksa, sahasının içerisindeki, Mervan Mescidi, Kadim Mescid, Kıble Camii, ve Cum a mescid-i isimleriyle anılan Caminin içi. Burada birçok tarihi bölümler vardır. Buraları gezdikten sonra Yukarıda resmi görülen birçok ismi olan camide Cum a namazını kılıp daha sonra dinlenmek için otelimize gittik. Daha sonra serbest zamanda dolaştıktan sonra o günümüzde böyle geçmiş idi. 26

27 3. Gün, 22 Nisan 2017 Cumartesi : Sabah namazı için Mescid-i Aksa ya gidiş dönüş, Otelde kahvaltıdan sonra saat 08:30 da otelden hareket ile Zeytin dağına hareket, Zeytin Dağından panoramik manzara eşliğinde Mescid-i Aksa Hakkında bilgilendirme ve kısa bir fotoğraf molasının ardından Selman-ı Farisi ve Rabiat ul-adeviyye nin makamlarının ziyaret edilmesi sonrası ERİHA şehrine gidiş. Ölü denize (Lut Gölü) bölgesinin görülmesi. Yol üzerinde Hz. Musa nın külliyesini ve makamını ziyaret. Dünya tarihinin en eski şehirlerinden olan ERİHA şehrinde bir süre istirahat ve şehir turunun akabinde Emevi döneminden kalma Hişam ın sarayı kalıntılarının görülmesi ardından Kudüs e dönüş. Akşam yemeği ve geceleme otelimizde Cumartesi. Gene diğer günler gibi sabahleyin erkenden. Otelimizden çıkıp sokağımızda biraz ilerleyip ana caddeye çıktığımızda karşı tarafta olan bize en yakın Zehra kapısından içeri girdiğimizde biraz yürüdükten sonra sur içi ana caddeye çıkılmaktadır. Ana cadde deyince aklınıza çift gidiş gelişli bir yol gelmesin, yolun beklide en geniş yeri (3) (3,5) metre civarındadır bazı yerlerinde ise (2) metreye kadar düşmektedir. Vasıta hiçbir şekilde girememektedir çünkü yolun büyük bir bölümü merdivenlerle inilip çıkılmaktadır. Daha aşağılarda bazı düz merdivensiz yerlerde bazı araçlar girip park yapmış iselerde aracın yanında kalan yaya geçitleri çok daralmış olduğundan geçenlere sıkıntı olmaktadırlar. Ayrıca mescid-i Aksa sahasında kendi hizmet ihtiyaçları için kullanılan birkaç küçük eletrikli hizmet vasıtasından başka hiçbir araç yoktur. Namazımızı kılıp otele dönüp kahvaltımızı ettikten sonra, bu günün programı içinde olan yolculuğumuza çıkmak için. Hazırlanıp (08,30) da otobüsümüze binip, meşhur zeytin dağını ve diğer ziyaret yerlerini görmek için hareket ettik. Zeytin dağına geldiğimizde, burası yüksekçe bir yer olduğundan her yer kuşbaşı halinde börülüyor idi oralarda epey resimler çekip seyirlerimizi yaptıktan sonra Yolumuza devam ederek diğer ziyaret yerlerine geldik. 27

28 Musa makamı ziyaret yerinin girişi. 28

29 Eriha bölgesinde musa (a.s.) ait olduğu söylenilen bir makam, külliye var oraya ziyarete gittik, burasını da gene Müslümanlar kurmuşlar, ve bakımını onlar temin ediyorlar, ülül azm bir Peygamber olan Musa (a.s.) belirli bir kabri bile yok. Beni İsrail nasıl bir kavimmiş ki, son zamanlarında demekki Peygamberlerini yalnız bıraktılar ki kendi yanın da kalmış olan belki ailesi ile birlikte bir yere defnettiler, daha sonra onlarda dünyadan gidince defnedildiği yer de unutuldu gitti. Dini form İslâm arşivi. Hz.Musa Nerede Vefat Etti, Mezarı Nerede? Mûsâ aleyhisselâmın nerede vefât ettiği ve kabrini nerede olduğu husûsunda muhtelif rivâyetler vardır. Kudüs civarında veya Nebû Dağında olduğu bu rivâyetlerdendir. Musa a.s Tih çölünde, Harun a.s''dan sonra öldü. İsrailoğullarını Arzı Mukaddes'e sokamadı. Öldüğünde yüz yirmi yaşında idi. Buhari, onun ölümü ile ilgili olarak şunları rivayet ediyor. Ölüm meleği geldiğinde, Musa a.s onun yüzüne dikkatle baktı. Canını almaya gelen Azrail a.s korktu ve gözü karardı. Sonra: Yarabbi, beni bir kuluna gönderdin ki, ölmek istemiyor" diye tazarru eyledi. Allah Teala, o hali üzerinden kaldırarak, tekrar Musa'ya gönderdi: Söyle, sayılı olmak şartıyla istediği kadar yaşasın. Hz. Musa: Yarabbi, sonra ne olacak?" dedi. Öleceksin" buyuruldu. Öyle ise ölüm şimdi gelsin niyazında bulundu. Sonra Allah Teâlâ'dan, kendisini bir taş atımı Beyti Makdis'e yaklaştırmasını, orada ölmesini ve oraya gömülmesini istedi. Ebu Hureyre r.a şöyle diyor: Rasulullah s.a.s Eğer ben sizinle beraber orada bulunsaydım, onun yol kenarında ve kızıl bir kum tepesinin yanında bulunan kabrini size gösterirdim buyurdu. 29

30 Ölü deniz Lut gölü. -- yandex.com.tr Lut Gölü Hakkında Bilgi ve Hikayesi Afrika ve Suriye ayrımında yaklaşık 600 kilometrekarelik bir alanı kaplayan Lut Gölü, 422 metre ile deniz seviyesinden en çok aşağıda olan göl olma unvanına sahiptir. Aynı zamanda Dünya nın en tuzlu üçüncü gölü olması nedeniyle de neredeyse hiç kıpırdamadan bel hizasının biraz üzerinde bir yere kadar batmadan suda durabilmek mümkündür. Gölün sıklıkla kullanılan adı ise Dead Sea, yani Ölü Deniz dir. Göle Lut Gölü isminin verilmesinin nedeni ise; Hz. Lut un peygamber olarak gönderildiği Lut Kavmi nin yaşadığı Sodom ve Gomore şehirlerinin, bu gölün altında kaldığına dair olan inançtır. Kuran -ı Kerim de Araf ve Hicr Sureleri nde bu konu hakkında şu ayetler yer almaktadır; Hani Lut da kavmine şöyle demişti: Sizden önce alemlerden hiç kimsenin yapmadığı hayasız-çirkinliği mi yapıyorsunuz? Gerçekten siz kadınları bırakıp şehvetle erkeklere yaklaşıyorsunuz. Doğrusu siz, ölçüyü aşan (azgın) bir kavimsiniz. Ve onların üzerine bir (azab) sağanağı yağdırdık. Suçlu-günahkarların uğradıkları sona bir bak işte. (Araf Suresi, 80-84) Anında (yurtlarının) üstünü altına çevirdik ve üzerlerine balçıktan pişirilmiş taş yağdırdık. Elbette bunda derin bir kavrayışa sahip olanlar için gerçekten ayetler vardır. O (şehir de) gerçekten bir yol üstünde (hala) durmaktadır. Elbette, bunda iman edenler için gerçekten ayetler vardır. (Hicr Suresi, 74-77) Bu şehirlerin sular altında kaldığı ile ilgili tam olarak netleşmiş veriler yoktur. Ancak Kuran-ı Kerim de yazılanlardan ve tarih bilgilerinden yola çıkılarak bölgede yer alan volkanik kalıntılar, deprem izleri, çoraklaşmış toprak ve kraterlerin oluşumu gibi birçok detay incelenmiş ve şehrin bu gölün altında yer aldığına kanaat getirilmiştir. Ölü Deniz in tuz oranı nedeniyle burada yüzmek oldukça ilgi çekici bulunur. Bunun yanı sıra, buradaki çamurun ve göl suyunun ise birçok cilt sorununa iyi geldiği ve şifalı olduğu söylenir. Hatta birçok kozmetik firması buradaki çamuru bazı ürünlerinin içeriğine karıştırmaktadır NOT= Yukarıda bahsi geçen. buradaki çamurun ve göl suyunun ise birçok cilt sorununa iyi geldiği ve şifalı olduğu söylenir. Hatta birçok kozmetik firması buradaki çamuru bazı ürünlerinin içeriğine karıştırmaktadır. İfadesi İsrail-in bir ticaret aldatmacasıdır. Çünkü bu su azap suyudur. Azap suyundan ise şifa beklemek mümkün değildir. Bekleyenler var ise Allah-ın adalatine karşı geldiklerini bilmelidirler. 30

31 Lut gölünün güneyinde ve doğusunda, bugün tamamen ıssız olmuş bölgelerinde birçok eski yerleşim merkezinin kalıntıları ve izleri bulunmaktadır. Bu izlerden, bu bölgenin vakti ile kalabalık ( civarında) bir nüfusa sahip olduğu anlaşılmaktadır. Tarihçilere göre Hz. İbrahim'in M.Ö. 200 yılları civarında burada yaşamış olduğu tahmin edilmektedir. Bundan dolayı, bölgenin en iyi döneminin Hz. İbrahim ile yeğeni Hz. Lut devrinde yaşadığını kabul edilmektedir. Ürdün'ün nüfus bakımından en kalabalık ve her tarafı yeşil olan bölgesi, Tevrat'ta Sodom adı ile geçen vadidir. Cenab-ı Allah, Sodom ve Gomorre' yi mahvetmeden önce buralar Bağ (Aden) ve Mısır gibi imar edilmiş bölgelermiş. Eriha bölgesinde Hişamın saray kalıntıları. Erihaya geldiğimiz zaman şirketimiz bizi oralara göre büyükçe bir marketin önüne getirdi oradan hurmalarımızı almamızı tavsiye ettiler. En güzel hurmaların burada bulunacağını söylediler. Böylece bizlerde otobüsten inip hurmalarımızı aldık sonra da gezilerimize devam ettik. Bu günkü gezilerimiz böylece sona ermiş olduğundan geldiğimiz yollardan tekrar geriye dönerek otelimize geldik. Akşam yemeğimizi yedikten sonra gene Mescid-i Aksaya gidip yatsı namazlarımızıda kıldıktan sonra odalarımıza istirahate çekildik böylece bu günümüzde güzel bir şekilde geçmiş oldu. 4. Gün, 23 Nisan 2017 Pazar: Mi raç Kandilimiz Mübarek Olsun. Sabah namazı için Mescid-i Aksa ya gidiş dönüş, Otelde alınacak kahvaltıdan sonra alışveriş yapıp, şehrin sokaklarını 31

32 keşfedebileceğiniz serbest vakit. Mescid-i Aksa da münferit ibadetlerimizle Mi raç Kandili nin eşsiz atmosferini yaşıyoruz. Akşam yemeği ve geceleme otelimizde Pazar. Gündüz otelde dinlendik biraz daha yazılarıma devam ettim. Akşam namazına yetiştik akşam namazından sonra iki namaz arasında kısa sohbet yaptık daha sonra yatsıyı kılıp döndük. Ancak o akşam Mi raç Kandili olduğundan Cami de tesbih namazı kılınacaktı, epey uzun olacağından tesbih namazını kılmaya kalamadık yatsıyı bitirince çıkıp, aynı gelmiş olduğumuz merdivenli yollardan geçerek dinlenmek için otelimize döndük. Orada Mi raç Kandilini bir gün sonra kutluyorlar imiş. 5. Gün, 24 Nisan 2017 Pazartesi : Sabah namazı için Mescid-i Aksa ya gidiş dönüş. Kahvaltıdan hemen sonra rehberimizin belirteceği vakitte EL HALİL şehrine hareket. Yaklaşık bir saatlik yolculuğun ardından El Halil şehrine varış. Halilürrahman Camii nde Hz. İbrahim, Hz. İshak, Hz. Yakup ve Hz. Yusuf (hepsine selam olsun) Peygamberlerin ve zevcelerinin kabirlerinin ziyaret edilmesi sonrasında BEYTLAHM şehrine hareket, burada; Hz. İsa a.s. ın doğduğu yer olarak inanılan kutsal doğuş kilisesinin ziyaret edilmesi ve kilisenin karşısındaki Hz. Ömer Camii nin görülmesi ile Kudüs e dönüş ve Davud (as) makamını ziyaret ile turumuzu tamamlıyoruz. Verilecek serbest vakti değerlendirdikten sonra 17:45 otelde buluşma ve saat 18:00 de otelden Tel Aviv havalimanına hareket, yaklaşık bir saatlik yolculuğun ardından Havalimanına varış. Check in ve pasaport işlemlerinin ardından Pegasus Havayollarına ait uçakla saat 22:10 İstanbul a (S.GÖKÇEN) uçuş. Saat 00:10 da İstanbul a hoş geldiniz Pazartesi. Sabah saat (04) te kalkıp (04,30) da Mescid-il Aksaya sabah namazına gittik vakit gelince namazı kıldık daha sonra gene otele döndük kahvaltı ettik sonra odamıza çıktık. Abdest yenileyip eşyalarımız ile birlikte lobiye indik. Bu günkü ziyaretlerimizi yapmak için otobüsümüz hazırdı saat (08) de Halilürrahman ve Beyt lâhem şehirlerine doğru ziyaretler için yola çıktık etrafları seyrederek yola devam ediyoru Mahihaber com. 32

33 Halilürrahman Camiinin. Mihrabı. Halilürrahman Camii; Yahudi, Hıristiyan ve Müslümanlar için önemini altındaki Mahpela Mağarası ndan alıyor. Bu mağarada Hazreti İbrahim in, oğlu Hazreti İshak ın, onun oğlu Hazreti Yakup un, Hazreti İbrahim in ilk eşi Hazreti Sare ve Hazreti İshak ın eşi Hazreti Rifka nın mezarları bulunuyor. Yahudiler bu üç peygamberi dinlerinin atababaları kabul ettiklerinden mağaraya Atababalar Mağarası da diyorlar. Caminin girişindeki ilk kabir Hazreti Sara validemize ait. Halen Müslümanların namaz kıldıkları bölümde ise Hazreti İshak ve eşinin kabirleri bulunuyor. Caminin kuzey batı köşesinde ise peygamberlerin atası hazreti İbrahim in kabri bulunuyor. Hazreti İbrahim ile Hazreti Saravalidemizin kabirlerinin yarısı cami kısmında diğer yarısı ise sinagog kısımda bulunuyor. Her iki dinin mensupları ziyarete geldiklerinde arada duvar olduğundan birbirlerini görememektedirler. Ancak demir parmaklıklar arkasında kabirleri görebilmekteler. Müslümanlar ve Yahudiler ziyaret esnasında birbirlerinin seslerini ise duyabilmekteler. Hazreti İshak ve eşinin kabirleri cami tarafında bırakılmış. Buna karşılık Hazreti Yakup ile eşinin kabirleri ise Sinagog bölümde kalmış. Yahudilerin hazreti Yakup u tercih etmelerinin çok önemli bir nedeni var. Yahudilerin tahrif ettikleri Tevrat ta, Hazreti Yakup tan İsrail olarak bahsedilmektedir. Dolayısıyla onlara göre İsrailoğulluluk Hazreti Yakup ile başlamaktadır. Hazreti Yusuf un mezarının da burada olduğu yönünde bir inancın korunmuş olduğunu hatırlatıyor. İsrailiyat kaynaklarına göre, Hazreti Yusuf Mısır da vefat edeceği zaman neslinden gelip Beni İsrail i ata topraklarına geri götürecek olan Hazreti Musa ya kendi naaşını da yanında götürmesi vasiyetini bırakmış. Nablus ta bulunduğu söylenen Hazreti Yusuf Kabri nin Peygamber Hazreti Yusuf ile alakası yok. Osmanlı döneminde yaşamış Şeyh Yusuf adında birinin kabrini Yahudiler bu şekilde kendilerine mal etmeye çalışmışlar. deniliyor 33

34 Bugün Atababalar Mağarası na kimse giremiyor. Çünkü mağaranın üstünde bugünkü hâlini Selahaddin Eyyubi döneminde almış olan Halilürrahman Camii bulunuyor. Camide mağaradaki kabirlere karşılık gelen lahitler bulunuyor. BENİ İSRAİL İN ANNESİ: RAHEL Beytüllahm daki Rahel Türbesi nin Müslümanlar için anlamı Halilürrahman Camii nden biraz farklı. Müslümanlar Rahel e bir peygamber hanımı olmasından dolayı, Yahudiler ise onu Kudüs te Ziyaret Edilecek Kabirler Hz. İbrahim, Hz. İshak, Hz.Yakup (a.s) Kabirleri Beni İsrail in annesi olarak kabul ettikleri için saygı duyuyor. Eski Ahit in anlatısına göre Hazreti Yakup (Bir ismi de İsrail olduğundan evlatlarına Beni İsrail deniyor) Lea ve Rahel adında iki kız kardeşle evleniyor. Yakup Aleyhisselam ın Lea ve diğer eşlerinden on çocuğu, Rahel den de Yusuf ve Bünyamin Aleyhimüsselam doğuyor. Rahel e Hıristiyanlar da Hazreti İsa Hazreti Yusuf un soyundan olduğundan hürmet gösteriyor. Caminin içinde Hazreti İshak ve eşi Hazreti Rifka nın lahitlerin Müslümanların, Hazreti Yakup ve Hazreti Yusuf a atfen yapılmış olan lahit Yahudilerin tarafında kalıyor. Hazreti İbrahim ve Hazreti Sare ye atfedilen lahitler ise iki penceresinden Yahudilerin, iki penceresinden Müslümanların bakabilecekleri şekilde ortada bırakılıyor. Ramazan ve Kurban bayramlarında Müslümanlar Yahudi tarafını, Yahudilerin bayramlarında da Yahudiler Müslüman tarafını ziyaret edebiliyorlar. Ancak cami genel olarak ağır bir İsrail askerî kontrolünde tutuluyor. Müslümanlar vakit namazları için camiye girerken bile röntgen cihazlarından geçiyor, iki defa kontrol ediliyor ve cami içinde de sürekli olarak kameralarla takip ediliyorlar Doğuş Kilisesi Bethlehem Kudüs ün yaklaşık 10 km dışında, Filistin yönetim bölgesinde yeralan Doğuş Kilisesine (Church of Nativity) giderken, kontrol noktalarından geçiyoruz. Şehrin içinde örülmüş duvarları ve diğer tarafa geçmek için askeri kontrol noktalarını görünce ürperiyoruz. Rehberimiz şehri terörden korumak için bu yöntemin uygulandığını söylüyor. NOT= Bethlehem, Arapça et evi-aş evi demekmiş. 34

35 Doğuş Kilisesi nin altında 12 metre uzunluğunda, 3 metre eninde Doğuş Mağarası bulunuyor. Hz. Meryem in doğum yaptığı yerde, 14 köşeli bir Beytlehem yıldızı var. Üzerinde de Hic de Virgine Maria Jesus Christus natus est (İsa Meryem den burada doğdu) yazılı. Mağaranın bir yanında da, İsa nın doğduktan sonra beşik niyetine konduğu yemlik buluyor. MERAKLISINA; Bethlehem in içinde ve çevresinde çoğunluğu Müslüman olan civarında insan yaşıyor, ancak çoğu Ortodoks olan önemli miktarda Hıristiyan da varmış. Doğuş Kilisesi, Roma nın ilk Hıristiyan İmparatoru I. Konstantin in, annesi Helena tarafından, Hz. İsa nın doğduğu yer olduğuna inanılan mağaranın üstüne kurulmuş. MS. 339 da tamamlanan kilise, MS. 529 daki Samiri İsyanları sırasında yakıldığından Bizans İmparatoru Jüstinyen tarafından 565 de aslına bağlı kalınarak yeniden yaptırılmış. Doğuş Kilisesi, UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi ne alınan Filistin Yönetimi ndeki ilk sit alanı. Bethlehem den dönerken tekrar kontrol noktalarından geçiyoruz. Duvarlar ve dikenli teller den geçip Kudüs e giriyoruz. Akşam hava kararmış, Haas Gezinti Yeri ve Barış Parkı olarak adlandırılan tepe üzerindeki bir seyir terasından; hem Doğu Kudüs hem Batı Kudüs ü izliyoruz deki Altı Gün Savaşının, Ürdün askerlerinin İsrail askerlerine bu tepelerde ateş açması sonucu başladığını öğreniyoruz rehberimizden. 35

36 Gezinti yerlerinden aşağıya doğru Barış Ormanı uzanıyor. Bu orman Altı Gün Savaşı nın sonunda, Yahudi Ulusal Fonu tarafından kurulmuş. Kudüs ün doğu ve batı kısımlarının 1967 de yeniden birleştirilmesini simgeliyormuş. Kudüs Belediyesi, bu ormanda kentte doğan her çocuk için bir fidan dikiyormuş. İsa nın Son Akşam Yemeği ni Yediği Yer ve King David Mezarı Siyon kapısından geçerek, İsa nın Son Akşam Yemeği ni yediği yere gidiliyor. Hz. İsa nın havarileriyle birlikte Son Akşam Yemeği ni yediğine inanılan yerde şimdi Haçlılar Döneminden kalma iki katlı bir bina var. Hz İsa nın Havarileri ile son akşam yemeği yediği oda. Üst kat (üst oda), Hz. İsa nın Son Akşam Yemeği ni yediği (bu yemekten sonra Getsemani bahçelerine gitmiş ve tutuklanmıştı), ölümünden sonra da havarilerinin zaman zaman bir araya geldikleri yer olarak kabul ediliyor. MERAKLISINA; Son akşam yemeği veya son yemek adıyla bilinen, 15. yüzyılda Leonardo da Vinci tarafından, Duke Lodovico Sforza nın isteği üzerine yapılmış fresk bu olayı anlatmaktadır. Fresk İtalya nın Milano şehrinde Santa Maria delle Grazie Kilisesinin duvarında yer almakta Binanın alt katında ise King David in mezarı bulunuyor. (peygamber olarak değil kral olarak kabul ediyorlar, zaten Yahudiler Hz. Musa dışında peygamber kabul etmiyorlar. Nuh diyor peygamber demiyor lafı da buradan geliyormuş) 36

37 Onlara göre Ozan, Kıral Davud-un aynı yerdeki heykeli, T.B. Kadınlar ve erkekler ayrı taraflardan giriyor ve kadınların başını örtmesi, erkeklerin ise kippa denilen küçük takkeleri takması gerekiyor. Kadınlar kısmı sakin, duamızı edip çıkıyoruz. Erkekler kısmından ise coşkulu dua, ilahi ve müzik sesleri geliyor, fotoğraf makinelerimizi gruptaki erkek arkadaşlara verip bizim için de görüntü almalarını rica ediyoruz. Bina bir kilise iken Osmanlılar tarafından camiye çevrilmiş. Şimdi ise ne kilise ne de cami. Biz oradayken Yahudiler akşam duası yapıyorlardı Yukarıda aldığımız bölümlerin yazarlarına ve sitelerine teşekkür ederiz, ancak bütün bunları ve daha çok fazlalarını bizim seyehat rehberimiz bizlere çok güzel anlattılar ancak, ses kayıt cıhazında olan bu bilgileri buraya aktarma zaman ve imkânım olmadığından sizleride özetlede olsa oralarda biraz gezdirmek istediğimden böyele bir Kudüs seyahati dosyası ortaya çıkmış oldu İnşeallah meraklılarına faydalı olur. Seyahat hakkındaki rehberlerimizin yaptığı bütün konuşmalar ve çok sayıda görüntüler genel Kudüs dosyası nda mevcuttur. Gayret bizden muvaffakiyet haktandır. Başka bir yazıda buluşmak üzere şimdilik hoşça kalın. T.B. 37

38 Altın yamudi şamdanı. Eski kudüsteki Yahudi mahallesinin bir küçük meydanın da biraz yüksek bir yerde cam koruyucu içinde açıkta sergilenen bu altın Yahudi şamdanı, onların inançlarına göre bir gün gelip eski Süleyman mabedeni inşa edince, zaten hazır olan bu şamdanı yerine koyacaklarına inaniyorlar ve daha şimdiden bu şamdanı hazır tutuyorlar imiş. İşte bu yüzden Mülümanlar olarak bizlerde Kudüs e sahip çıkıp oraları da diğer yerler gibi kaybetmeyelim İnşeallah. T.B. Yolculuğumuz sona erince hüzünlü olarak eşyalarımızı alarak dönüş yoluna çıkmak için otelimizden hava limanına gitmek için ayrıldık. Hava limanına vardık bütün pasaport işlemlerinden sonra uçağa bindik, uçak belirlendiği saat (22,10) da hareket etti bulunduğu yerden piste girdi hızlandı ve saat (22,26) tı da havalandı tekrar gök ehli olmuş olduk. Nihayet gene plânlanan saatte uçak İstanbul Atatürk hava alanına indi, gümrükten pasaport kontrolundan çıktıktan ve bavullarımızı da aldıktan sonra, servise binip arabalarımızı park ettiğimiz yere geldik arabalarımızı aldık ve oradan evlerimize çok şükür sağlık ve selâmetle güzel bir yolculuktan daha dönmüş olduk. 38

39 Evvelâ rabbımıza daha sonrada emeği geçen herkese teşekkür ederiz. T.B. Şimdi sırası ile seyehate gelen bazı kardeşlerimizin de hatıralarını ilâve edelim. Kudüs Seyahati Fa. Bu. 12 Haziran Babacığım hayırlı günleriniz olsun Kudüs seyahati dosyasını word olarak maile ekledim. Biraz geç kaldım ama kusuruma bakmayın lütfen affınıza sığınıyorum. Sizin ve validemin ellerinden öpüyorum oğlunuz fa. Necdet Ardıç Sana da hayırlı günler hayırlı Ramazanlar. Fazıl oğlum. Gönderdiğin yazını indirdim okudum çok güzel olmuş ellerine sağlık, geç kalmış değil merak etme hatıraların unutulmasın diye istemiştim. Elimdeki işleri bitirince o dosyaya başlayacağım inşeallah. Herkese selâmlar hoşça kal Efendi baban. Kudüs gezisi Sa. Em 28 Nisan. Hayırlı günler Efendi babacım. Nükhet annem ve siz dinnenebilmişsinizdir inşallah. Bizler hala Kudüs'ün etkisinden kurtulabilmiş değiliz. Sayenizde çok güzel günler geçirdik Büyük heyecan ve arzu içinde,sonunda Kudüs'e gelmiştik. Telaviv den Kudüs'e olan otobüs yolculuğumuzda, İsrail askerlerinin müslüman kardeşlerimizi kontrol altında tutmak için yaptığı yüksek duvarları gördük. Acaba bunlar kendi içimizde kendi kendimize ördüğümüz duvarlarmıydı. Otelimize yerleşip rehberimizle birlikte Kubbetül sahra ya gitmek üzere yola çıktık. Yürüyüş yolu boyunca heyecan içinde idim. Acaba bu kutsal mekanda Nasıl bir idrak ve tecelli yaşayacaktım veya yaşayabilecekmiydim. Dar sokaklardan geçtikten sonra yahudi askerlerinin beklediği kapıdan içeri girdik. Girerken rehberimiz,bu kapı tövbe kapısıdır, buradan girerken tövbe edilmesi gerektiğini söyledi. Bende dalgın bir 39

40 şekilde kapıdan girdim. Tövbe etmeyi unuttum diye düşünürken, Efendi babamın sesini duydum. Yahudilerin kendileri tövbe etsin dedi. Bu sözü üzerine; evet ben zaten Efendi babamın elini öptüğümde tövbe etmiştim, bu bizim için değil dedim. Ertesi gün yine çok heyecan verici idi. Rehberimiz, başta Efendi babam ve Nükhet annem olmak üzere bizleri Kudüs sokaklarını gezdirmek üzere yola çıkardı. Müslüman, yahudi ve Ermeni sokaklarını gezdik. Burada duygudan duyguya geçen bir yoğunluk yaşadım. Kah zahir kah batın olmak üzre. Yanımdan geçen insanlara baktığımda kimi yahudi, kimi hıristiyan, kimi Ermeni, müslüman hepsi burada Cem olmuştu,tek olan Allah a ulaşmaya çalışıyordu. Halbuki din tekti, oda İslam' dı. Bu kargaşanın nedeni neydi. Sonra kendi iç alemimizdeki kargaşayı düşündüm. Biz müslümanlar olarak hepimizin içinde bir din karmaşası mevcut. İş yine benim iç alemime dönmüştü. Kısacası Kudüs, bize bizi bildirecek Kocaman bir ayna olmuştu. Sizi daha fazla yormamak adına yazımı burada sonlandırıyorum. Sayenizde yazıya dökemediğim daha bir çok idrak yaşadık Elhamdülillah. Size ve Nükhet anneme, bize böyle bir tecrübe yaşattığınız için çok çok teşekkür ediyorum. Allah sizden razı olsun. Hürmetle Sa.. kızınız Me.. hanım kızınız Nefs-i Marziyye Not 47 Kudüs te tüm kızlarınıza yöneldiğiniz Zor olan ağzını mı dilini mi tutmak? sorusuna cevap olarak dilimi tutmaya çalışacağım Efendim tutamadığım zamanlar için sizden özür dilerim. Kudüs Kudüs için izin verildi fakat İsrail e gideceğimi yazdığım için bana turun ismini sordular. Yani Müslüman olduğum anlaşıldı sanırım. Çok büyük bir sıkıntı yok ama diğer benzeyen olaylar üst üste gelince 1 1 Olaylar şunlar: - kaybolan bir öğrencimize ulaşabildiğimde Müslüman oldum deyince ben de diye söyledim; - eski dekanım Hikmet ile ilgili bir Enstitü 40

41 demek ki iş hayatımda Müslümanlığımı yakında ilan etme olasılık göründü diye düşündüm. Kudüs e nisan, 18 kişilik bir grup olarak gidildi. Sabiha Gökçen havalimanına taksi ile F oğlunuz, N ve C kızlarınız ile gittik. Kaldığımız otelin ismi Holy Land veya Arapça olarak Funduk el Arzi el Mukaddes. Kudüs beni şaşırttı hem pozitif hem de negatif olarak. Özellikle El Halil in durumu şoke etti ama sadece orası değil, Kudüs ün çarşısı da mesela. Esma el Husna Gitmeden önceki günlerde çok fazla çalıştım hazırlıklar yoğun geçti. Her şeyi hazırlayabildiğim için şükrettim /04 gecesi yarı uykudan uyanmış gibi oldum. Vaktim yetişiyor El Wasi ye şükür, Allah a şükür. Zaman kavramı yoktur diye düşündüm sonra uyandım. Otelde (22/04) Cumartesi günü Fransa dan katılan M. ile kafeteryada akşam yemeğini beklerken turdan bir hanım yaklaştı ve bana M. hanım, isminizi K. hanımdan (A.C. oğlunuzun eşi) öğrendim, bir şey soracağım diye seslendi. Bundan bir şey çıkar diye ismine baktım: Afife Fettah(...). Hemen El Fettâh dedim ve o hanım sevinerek bizimle beraber oturdu, Huvallehullezi ile başlayıp tüm Esma el Husna ları saydı. Sonra benden fotoğraf makinesiyle kendisini çekmemi istedi (!). Bu olay beni düşündürdü ve sonraki günlerde ona bir sürü olay eklendi: - Salı günü (döndüğümüz gün) işe gittim fakat anahtarımı unuttuğum için bir çalışana açtırdım. Bana gülerek Hocam, anahtarın olmadığı yerde ben varım diye seslendi. Söyleyenin ismi Hayati... - Sonraki sabah çarşamba günü Mec. hanım kızınız bana watsaptan 24 tane Esma el Husna yolladı - Aynı gün akşam İstanbul daki dergaha gittik, geldiğimde elinizi bile öpemedim çünkü yapılacak çok şey vardı. Ama bir ara salona girdiğimde misafirlerinize tam da bunu söylüyordunuz sanırım: (Kudüs tan bahsedince) oralarda tüm Esma el Husna faaliyette. - Döndüğümüzde havaalanında A. ve N. kızlarınız arasında geçen bir konuşmaya kulak misafiri olmuştum, Esma el Husnalara yönelmeleri ve anlamları araştırma gerektiğini söylüyorlardı... Kudüs te iken N. kızınız bir kuş koleksiyonu yaptığını söylemişti. Cuma günü evimde bulunan küçük bir kuş bibloyu ona hediye etmek istedim. Onu çevirdiğimde şaşa kaldım: altında Fettâh 20 (veya 29) yazıyordu... konuşmasına davet etti, orada Müslüman olduğumu ve sizin yolunuzda olduğumu söyledim (dinleyenler arasında bir İtalyan araştırmacı vardı ona da söyledim); - arızalı watsap ı yeniden yüklendirdiğimde ve çalışan sorduğunda ismim M. olduğunu söyledim, farkına varmadan böylece o isim herkes tarafından gözüktü. Bir gün öğrenciler bu ismimi sordu, ben yazmadım dedim ama bir soru işareti bıraktı; - Bir lokantada eski bir öğrencimi tanıyan bir öğrenci ile tanıştım. Bana danışmadan lokantayı işleten kadın o öğrenciye Müslüman olduğunu söyledi. 41

42 Böylece El Wasi ile açılan Esmalar dünyası ısrarla karşıma net, çok net bir şekilde açıklamalarıyla beraber- çıktı. İnşeallah Allah ın güzel isimlerini az da olsa bilme, anlama, keşfetme, ve algılama fırsatım olur. Amin. Hiç bu kadar net bir şekilde açılacağını düşünmemiştim. Allah sizden razı olsun. Ayrıca yine aynı şeyi gördüm: ayrı olsak ta sizin frekansınıza girdikten sonra aynı frekansa dalıyoruz Allah a şükür... Ef al âlemi Efendim, Kudüs te (23/04) Pazar günü yine aynı yerde bu sefer yalnız oturup Gece ve kandil kitabınızı, İsrâ ve Mi râc bahsi bölümünü okumaya başladım. Ef âl âlemi, en uç ve son zuhur, aynı zamanda en uzak Mescid (Mescid-i Aksâ) ifadesiyle belirtilmiştir. Dolayısıyla üzerinde yaşadığımız yerküre, gafletle yaşadığımızda bizim için esfel-i sâfîlin/aşağıların aşağısı; hakikatiyle yaşadığımızda ise mukaddes şehir, mukaddes ev (Beytül Makdis) olmaktadır Sayfa 57. Bunları okuduğumda içinde bulunduğum biraz gerginliği anlamaya başladım: gözlerimizin önünde Ef al âlemi tüm yönleriyle sergilenmişti. Bu yüzden hem Hıristiyan hem Musevi hem Müslüman bulunuyor. Gerginlikler, çirkinlikler de güzellikler, sakinlikler de zıtlıklar da aynı yerde sergileniyor. Yani Ef âl âlemi tüm zıtlıklarla beraber, tüm Esma el Husna ile beraber sergilendi. Sonraki sabah namaza giderken A. kızınız bana önceki akşam üstü erkeklere yaptığınız bir sohbeti dinletti ve dinlediğim kısmında yine yukarıdaki fikrine değdiniz. Yine aynı sonuca vardım: ayrı olsak ta sizin frekansınıza girdikten sonra grup olarak aynı frekansa dalıyoruz Allah a şükür... Ef al âleminden Esma âlemine Yukarıdakiler kitabınızın devamını düşündürdü doğal olarak: Seyr-i sulük te ilk etapta gidiş Ef al âleminden Esma âlemine doğru yöneliyor. Sonra, bir videonuzu seyrettim ve bu konuyu daha iyi kavrayabilmem için açıklayıcı oldu. (https://www.youtube.com/watch?v=cvl2pozvcmw&index=127&list=pl ZgVESErSVBZE0Z7XpAHibLR56XOUuqFj). Allah sizden razı olsun. Nerede olursanız olun onun istikametine yüzlerinizi oraya çevirin. (...) Veçhini Mescid-i Haram a (Esma âlemi) döndür (...) Gerçek Müslümanlığa geçiş mutlaka Ef al âleminden (Mescid-i Aksa) Esma âlemi ne (Mescid-i Haram)dir ; Kendindeki hazineyi dışarıya aktarabilecek biri arıyor, Kendini seyredebilecek bir ayna arıyor (...) La fail-e illallah: aslında Onun veçhinden başka bir şey yok. O videoda verdiğiniz örnek Vahiy yoluyla gelen ilk ayet (ki Fatih grubu olarak adlandırdığımız küçük grubumuzun geçen sene ilk çalıştığı ayettir) Alak suresi (96/1) خ ل ق ال ذ ي ر ب ك ب اس م اق ر أ «Rabbinin ismi ile oku» Esma âlemi referans ettiğini söylediniz o videoda, daha doğrusu 42

43 Rabbin Hakk isminin zuhurudur, bu yüzden Hakkı tanımak istersen, Mahrem hakikatini bil diye söylüyorsunuz sanırım. Ne kadar güzel bir yöntem, ne kadar zarif, ince bir yöntem, hayret ettim yine şaşırmamak imkânsız... Detaylara kadar.. sizinle beraber Kudüs e giden neredeyse tüm grup Fatih grubu ndan ibaretti, en son olarak N. kızınıza giden Fettah isminde kuşu da o esma ile yanında Fatih grubuna bir atıfta bulundu sanki.. genel olarak Ef al âleminden (Mescit-i Aksa) Esma âlemi ne (Mescit-i Haram) yönelme ve geçen sene çalıştığımız «Rabbinin ismi ile oku» yu yeniden düşünme fırsatı verdi. Allah a şükür. Bu noktaya varınca tabii ki yukarıda yazdıklarımı düşündüm çünkü o videoda Ef al âleminden (Mescid-i Aksa) Esma âlemi ne (Mescit-i Haram) geçiş Gerçek Müslümanlığa geçiş olduğunu söylüyordunuz. Yani ilan etme eğilim bu yönden bakılabilir. İster ef al aleminde yaşa esma alemine çıkmaya çalış, ister esma aleminde yaşa sıfat alemine çıkmaya çalış ister (...) bulunduğun akıl boyutundan hangi düzeyden çıkarsan çık Mescit-i Harama döndür yüzünü yani gerçek varlığını. Mescit-i Haram hakikati de, Allah ın hakikatinden başka bir şey değildir. Eskiden yaşadığın hayatını tamamen değiştir ve tekliğe, hakikate yönelen olarak yaşa... Bu da Beratını almak anlamında geliyor dediniz. İnşeallah Beratını almış olanlardan olurum. Amin. Kudüs te iken bir kaç tesadüf yaşandı: - 4 kere uzun zamandır görmediğimiz evlatlarınızdan bir çift ile karşılaştık: namaz vakti Kıble camiinde, Burak mescidi yakınında, Hz. Rabia nın makamında ve sanırım Hz. Musa nın külliyesinde. - Fransa dan gelen M. bana Kudüs ile ilgili bir kitabı okuyup yazarını (Talha Uğurluel) övüp onunla tanışmak istediğini söyledikten bir kaç saat sonra onunla Mescid-i Aksa da küçük grubumuzla karşılaştık hatta beraber bir fotoğraf çektirdik. Ayrıca bu notları yazdığımda Pazar günü Kudüs e gittiğimi bilmeyen üst komşum bana iki kitap hediye etti. Biri Okyanusta bir Türk kızı, öbürü Talha Uğurluel in Arzın kapısı Kudüs Mescid-i Aksa. Baya şaşırdım. Not: İnşeallah yazdıklarım anlaşılmıştır. Bazıları Kudüs te iken yazmıştım bazıları (çoğu) evde iken hatta yazmakta olduğumda ortaya çıktı. Tefekkürler çok Kerîm olarak ortaya çıktığını algıladım Allah a şükür. Fikir çok gelince aktarması daha zor oldu, İnşeallah anlaşılmıştır. Allah a şükür, Allah sizden razı olsun. Amin. Kudüs ziyareti Al Ca Er. 21 May1s Hayırlı akşamlar Efendi Babacım KUDÜS ziyareti notlarımı sunuyorum. Son birkaç senedir UMRE ye giderken, Efendimizce ziyaret edilmesi gereken üç mescidin üçüncüsü olan hem Musevilerin hem İsevilerin, bir 43

44 süreliğine de Müslümanların kıblesi olan, birçok peygamberin ayak bastığı, Efendimizin imamlığında tüm peygamberlerin namaz kıldığı, Efendimizin MİRAC a çıktığı MESCİD-İ AKSA ı görmek nasip olsa diyordum. Terzi Babamla Kudüs ü ziyaret edeceğimizi öğrenince Rabbime Şükrettim. 20 Nisan Perşembe günü Terzi Babam, Nüket annem ve kardeşler Sabiha Gökçen de buluşup Pegasus hava Yollarına ait uçakla 06,30 da hareket edip 08,45 de Tel Aviv e indik. Şehir turunun ardından otelimize gelip 114 no lu odaya yerleştikten sonra namaz için MESCİD-İ AKSA ya gittik ve oraya HİTTA kapısından girdik Kapının dışında İsrail askerleri, içinde silahsız FİLİSTİN polisleri bekliyordu. MSCİD-İ AKSA nın bir cami olduğunu zannediyordum,halbuki 144 dönümlük etrafı surlarla çevrili, 11 kapısı olan büyük bir kutsal alan olduğunu görüp öğrendim; İçinde Muallak kaya ve bu kayanın en tepesinde bu kayayı da kısmen içine alan muhteşem bir yapı KUBBETÜS SAHRA ilerisinde KIBLE MESCİDİ (CUMA MESCİDİ), BURAK MESCİDİ, NEBİ MİHRABI, MİRAÇ KUBBESİ, HIZIR KUBBESİ gibi mekanlar vardı. 21 Nisan Cuma günü: Kıyamet kilisesini, Hz İSA nın geçtiği söylenen ÇİLE YOLU nu, ÖMER CAMİ ini görüp Cuma namazını KIBLE MESCİDİ n de eda ettik. 22 Nisan Cumartesi günü: Zeytin dağına, SELMAN-I FARİSİ, RABİAT UL ADEVİYYE Makamlarını, Hz MUSA Makamını Hişam sarayı kalıntıları LUT gölünü gördük. 23 Nisan Pazar günü MİRAÇ kandili idi, MİRAÇ kandilini KIBLE MESCİDİ nde kutlayıp Efendi Babamızın sohbetini Dinledik; FİLİSTİNLİ kardeşlerimiz kandili bir gün sonra kutladılar. 24 Nisan pazartesi günü: EL HALİL şehrine gidip HALİLLÜRAHMAN MESCİDİ ni ziyaret ettik; Mescidin etrafı İsrail Askerlerinin kontrolünde demir parmaklıklarla çevrili idi ve havada da insansız hava aracı dolaşıyordu. Mescidin içinde Hz İBRAHİM as, Hz İSHAK as, Hz YAKUB as, Hz YUSUF as, SARA validemizle birlikte üç peygamberin eşleri validelerimizin KABİRLERİ vardı; Namazlarımızı kılıp dualarımızı ettik. FİLİSTİNLİ kardeşlerimizin İsrail in zulmünden ve işgalinden kurtulması için dua ederek saat 22,10 da Tel Aviv den Ayrılıp 00,10 da Ülkemize döndük çok şükür. Efendi Babacığım sizin ve Nüket annemin ellerinden sevgi ve saygı ile öperim 44

45 Kudüs ziyareti Me. Fa. Bu. Tenzih o Sübhana ki kulunu bir gece Mescidi haramdan o havalisini mübarek kıldığımız Mescidi Aksâya isrâ buyurdu ona âyetlerimizden gösterelim diye, hakıkat bu: odur o işiden gören ( İsra /1) Ebû Hüreyre radıyallahu anh, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'in şöyle buyurduğunu haber vermiştir: "(İbâdet için) sadece şu üç mescide yolculuk yapılır: Mescid-i Harâm, Mescid-i Nebî ve Mescid-i Aksâ..." (Buhâri) İsra Suresinin ilk ayetini ve 3 mescid hadisini okuduktan sonra içimde Mescid-i Aksa yı ziyaret etmek arzusu oluştu yılında Ce. ablamla Mirac gecesinde Kudüs te olabilmek için Sıla Turizm ile anlaştık ve gerekli bütün işlemleri yaptık. Amma velakin israil den vize alamadığımız için gidemedik Hacc kuraları çekildiği ve bize yine hacc nasib olmadığını öğrenince 10 yıldır içimde hasret olan Kudüs yolculuğunu gerçekleştirmek için internetten araştırma yapmaya başladım. Bir gün Terzi Babam aradı ve bu sene Kudüs seyahati düşündüklerini söyledi. Hem Kudüs hem de Terzi Babamlarla, birlikte olacak diye çok sevindim. Bu arada pasaportumun süresi bittiğini hatırladım Cuma günü pasaport için randevu almak için internet başına geçtim. Ama maalesef 1 aydan öncesine randevu bulamıyordum. Turizm şirketi ile görüştüm, eğer 1 ay sonrasına başvurursam yetişemeyeceğimi söylediler. Tekrar internet başına döndüm bir daha siteye girdim pazartesi günü için bir kişilik randevu açılmıştı ve hemen aldım. Allah a ne kadar şükretsem azdır. Seyahatimiz için 1 aydan biraz fazla bir zamanımız vardı. Kudüs ile ilgili Talha Uğurluel in hazırlamış olduğu kitabı alıp okumaya başladım. Gitmeden önce bilgi sahibi olmak ve gittiğimiz yeri gezerken o bilgileri hatırlamak benim için güzel olacağını düşündüm. 20 Nisan yani Rasulullah ın miladi olarak mevlid gününde yola çıktık ve yaklaşık 2 saatlik bir yolculuktan sonra Tel-aviv e vardık. Uçaktan indikten sonra kısa bir Yafa turundan sonra Kudüs e geçtik. İlk gün olması, yorgunluk, hapishane şekline alınmış Filistin şehirlerini görmek ve israil in her yerde silahlı askerlerinin bulunması bende biraz kabz hali yarattı. Otele yerleşip kısa bir dinlenmeden sonra Mescid-i Aksa ya ikindi namazına gitmek için yola çıktık. Mescid-i Aksa ya Bab-ı Hıtta kapısından geçerek girdik. Bu arada Bab-ı Hıtta yazısının yanında 53 rakkamını gördük. Kudüs ün o kadar karmaşasına rağmen Mescid-i Aksa huzur yeri, Darus-selâm dı. Mescid-i Aksa da bir kuş dikkatimizi çekti. Uzun gagalı, yaklaşık kumru büyüklüğünde sürekli yerde toprağı eşeleyen bir kuş, kardeşlerden biri ağaçkakan olabileceğini söyledi. İnternetten araştırdığımız hüd hüd kuşu olduğunu öğrendik. Başka bir gün Hz. Süleyman ın makamının yanında otururken yine hüd hüd kuşuna rastladık. İlk gündeki kabz hali Mescid-i Aksa yı görmemle kayboldu. Zaten kendimi yabancı bir yerde de hissetmedim. Bir gün istanbul dan 45

46 aldığım kitapla Mescid-i Aksa yı gezerken kitabın yazarına rast geldik ve kitabımı imzalattım. Mirac gecesinin ertesi günü El-halil şehrine gittik. Daha önce yapılan anlaşmalarda bu kent Filistin kenti iken maalesef israil fiili işgale başlamış ve büyük bir siyonist mahallesi kurmuş. El-halil kentinde şehrinde Halilürrahman camiine ziyarete giderken rehberimizden Hz. İbrahim, Hz. İshak, Hz. Yakub ve Hz. Yusuf peygamberlerimizin kabirlerinin olduğunu ve tüm bölümlerinin Müslümanlara sadece 1 yılda 10 gün ziyaret hakkı verildiğini öğrendik. Mirac kandili dolayısıyla tüm bölümler açıktı. Ziyaretlerimizi yaptık ve çok feyizlendik. Mescid-i Aksa ve Halilürrahman Camii müslümanlara sanki unutturulmaya çalışılıyor. Gittiğimde o kadar kendimden bir parça gibi hissettim ki, bir kardeşimizin dediği gibi bundan sonra ki tatil planımız belli, bir sene umre, bir sene Kudüs. İnşeallah Allah tekrar gitmeyi nasib eyler. Aslında anlatılacak yerler o kadar fazla idi ki Terzi Babam ayrıntıları ile yazacağı için bunları tekrar etmek istemedim. Bu seyahati bizlere nasib eyleyen Allah a sonsuz hamdü senalar ve rasulune salatu selam olsun. Terzi Babamıza ve Nüket anneme de çok teşekkür ederim. Allah başımızdan eksik eylemesin. Amin Kudüs ziyareti Mü Al. Kudüs Yolculuğu Öncesi aldığım notlar: İsrail oğullarının sayısı 12 olan kavimlerinin isimleri, sembolleri, ver renkleri (Yahudi kaynaklardan): 1. Ruben (Kırmızı, su) 2. Simon (yeşil, kılıç, kapı) 3. Levi (siyah, kırmızı, beyaz, aslan) 4. Yuda (gözkyüzü mavisi, aslan) 5. Dan (mavi, yılan, at) 6. Naftali (orta kırmızı, dişi geyik) 7. Gad (kırmızı, beyaz, atlı asker) 8. Aşer (deniz rengi, kadeh) 9. İsakar (siyah, eşek) 10. Zebulun (beyaz, gemi) 11. Yusuf (siyah, zeytin ağacı, oklar) 12. Bünyamin (karışık, kurt) Hz. Süleyman (as) tahtı Mescid-il Aksa sınırları içersindeymiş. Çile yolu, Hz. İsa (as) çarmıha şu an Kıyamet kilisesine götürüldüğü güzergah, ve bu yolda 14 hadise yaşanmış. Mescid-il Aksa nın 13 kapısı var. Kudüs Yolculuğu: 46

47 Akşam 20:45 te Denizli den İstanbul a uçak ile gelip, kardeşime geçiş yaptım. Sonrasında buluşma saatinde Sabiha Gökçen havalimanına geldim. Grubumuzla beraber 19 no lu güvenlik kapısından geçtikten sonra 301A nolu kapıdan uçağa biniş yaptık. Uçak 06:30 da hareket etti. Tel Aviv e geldikten sonra Yafa tepesinden Tel Aviv ve sahil kıyısını görme fırsatımız oldu. Hemen tepeden aşağı inişte Osmanlı vali konağı, Mahmudiyye medresesi ve Camisi ve Abdülhamit Han ın tahta çıkışının 25. yılı anısına dikilen saat kulesi ziyaretlerini yaptık. Arada biraz yemek yedikten sonra Kudüs teki otelimize geçiş yaptık saat 13:35. Terzi Babam ile sohbetten alınan notlar: Yeryüzünde genel huzurun bulunamaması, kişinin kendi beden mülkünde mutmain olması, Şam da, Kudüs te herşey bizde mevcut Kıble nin Kudüs ten Kabe ye taşınması, İseviyet ve Museviyet mertebelerinin İbrahimiyet ve Muhammediyyet mertebeleri ile buluşması ve tevhid olması Kudüs e yapılan ziyaret vefat edilen bir evliya türbesine yapılan ziyaret hükmünde (Makamlar Kabe ye taşındığı için) Terzi Babamızın tur rehberimize sorduğu bir soru, Kenan ili coğrafi olarak nerede? Kubbet-üs Sahra ziyaretini yaptık. Kubbet-üs Sahra 8 kenarlı (Cennet), 4 dikdörtgen ve 12 silindir sütun, 4 kapısı olan bir Şam Emevi mimarisi. Bu mescidde sarı-yeşil ve sarı-mavi renkler ağırlıkta. Peygamberimizin ayak izinin olduğu bir yer mevcut kayanın üsütünde. Yahudiler Kudüs ile ilgili Hz Davud (as) ın 137. mezurundaki; Ey Kudüs/ Seni unutursam, ey Kudüs/ Sağ elim hünerini unutsun! gibi dua ediyorlarmış Sabah namazı Mescid-il Aksa da kıldık. Tarihi Kudüs gezisini yaptık. Çile yolu ve Kıyamet kilisesini ziyaret ettik. Hz Ömer (ra) Camisini, ağlama duvarını gördük. Ardından Mescid-il Aksa ya geri dönüş. Ab., Fa. ve Oz. abi Nükhet Anne yi otele götürdü. Cuma namazı öncesi Terzi Babam sohbet etti. Cuma namazı sonrasında otele döndük. Sonrasında küçük bir grupla (Fa., Oz., Mü., Mu., Ay., Nu., Ab.) Kadim Mescidi, Hz Ömer (ra) Mescidi, Pazar yerlerini ve Kıyamet Kilisesini ziyaret ettik. Hz. Süleyman (as) makamını Hintli müslüman bir grubun ardından Cuma mescidinin imamı vasıtasıyla ziyaret ettik. Kendisiyle kısa sohbet ettik. Bahçede Hüt hüt kuşu gördük. Gece 23:00, Oz. abi ile odada sohbet. Oz. abi ve Ab. kardeşimle kalıyorum. Sohbette bahsedilen kavramlar; Nefs, Akıl, Ruh, Gönül, Abd. Nefs irade etmek, miracı (yükselmeyi) ve yeri (nüzulu) irade etmek. İrade eden ve irade edilen var. Bu ikisi arasında muhabbet doğuyor. İradenin içinde bu muhabbet gizli. 47

48 Akıl bilmek. Aynı şekliyle bilen ve bilinen var. Ruh hayat. Ruh olmadan akıl ve nefs olmuyor. Abd acizlik makamı ve gönülde. Gönülde de Allah (cc) var Sabah namazını Mescid-il Aksa da niyaz ettik. Ardından Zeytin dağı ziyareti, Selman-ı Farisi (ra), Hz Rabia (ra) makamlarını ziyaret ettik, ve Eriha ya gittik. Yolda hurmalar alındı. Lut gölünü uzaktan gördük, gerçekten çok sıcaktı. Hişam sarayı harabelerini ziyaret ettik. Hz Musa (as) makamına dönüşte uğradık. Bakım çalışmaları yapılıyordu. Ardından otele döndük. Yatsı namazından otele dönerken Mu. ve Ta. ile Türk sineması üzerine sobet ettik. Yatsı namazından sonra otelde Terzi Babam sohbet etti. Ardından kardeşlerle terasta muhabbete devam ettik. Gördüğüm zuhuratın etkisiyle gece 02:00 da uyandım ve zuhuratımı not ettim. Fotoğraf çekilmeye çalışıyoruz Terzi Babam, Nükhet Annem ve Terzi Babam ile beraber. Çok kalabalık. Zaman alıyor, birkaç tane çekim yapılıyor ama istenildiği gib değil. Ben içeri giriyorum, dışarı çıkıyorum birkaç kardeşimle beraber. Şakalar yapılıyor. Sonrasında Terzi Babam Çok uğraştın, biraz önce şöyle yaptın şu oldun, şimdi şunu yapıyorsun diyor. Şimdi de araba ol bakalım diyor ve cebinden çıkardığı mavi kalemi bana veriyor. Ben anlamak için Terzi Babam a bakarken, O Araba vitesi gibi istediğin vitese tak, gidersin diyor Terzi Babam ve Nükhet Anne otelde dinlendiler. Sabah ve öğle namazlarını Mescid-il Aksa da kıldık. Sabah ve öğle namazı arası müslüman mezarlık ziyareti yaptık. Ardından Mervan Mescidi, Hz Meryem (as) ve Hz. Isa (as) makamlarını ziyaret ettik. Burak Mescidine uğradık. İslam müzesini de ziyaret etme fırsatımız oldu. Ardından tarihçi Talha Uğurluel ile karşılaştık ve fotoğraf çektirdik. Ağlama duvarına doğru yürüyüş, Kıyamet kilisesinden geçtik. Ünlü Arap tatlılarını yapan bir lokantaya gittik. Kapıda Ermeni asıllı Türkçe konuşan birisiyle sohbet ettim. Otele dönerken Terzi Babam ve Nükhet Annem e yemek aldık. Otelin çatısına Ab. ve Ta. ile çıkıp yemeğimizi yerken sohbet ettik. Dinlendikten sonra akşam yemeğinin ardından, Miraç kandilinde Akşam ve Yatsı namazları için Mescid-il Aksa Cuma Camiine gittik. Terzi Babam sohbet etti. Kısa aldığım notlar: Sen atmadın, O (Allah) attı. Fiili bizim yapmadığımız idrak etmemiz gerekiyor. Kağıdın kaleme muhabbeti ile yazı ortaya çıkıyor. Kalem ortaya çıkarmaya çalışıyor, kağıt ise ortaya çıkarılan mekan oluyor

49 Mu. Pa. Terzi Baba ve Nüket Anne ile Kudüs Seyahati Seyahatleri değerli kılan nedir diye hep düşünmüşümdür. Seyahatin menzili mi daha kıymetlidir yoksa seyahatin bizzat kendisi mi? Seyahate konu olan mekanlar mı önemlidir yoksa ziyaret edilen mekanın içindeki insanlar mı? Terzi Baba ile birlikte çıkılacak bir seyahat için bu sorulara verilecek cevap gayet basit: Seyahat, tefekkür ufkunu derinleştiriyorsa kıymetlidir; seyahat, gidilen mekanın zahirindeki ya da tarihindeki yaşantısını aşıp batına taşıyabiliyorsa değerlidir. Aksi takdirde seyahatin kuru bir gezme ve görme ameliyesinden bir farkı kalmayacaktır. Belki de Terzi Baba nın sık dillendirdiği Zikir o ki fikri aça ifadesi seyahat için de uyarlanabilir: Seyahat o ki tefekkürü aça. Tefekkür ufku adına bu seyahatin nasıl bir katkısı oldu? Evvela Kur ân da zikredilen ve ziyaret edilmesi gereken üç mühim kutsal beldeden birisi kabul edilen ve insanlık alemine kıblelik vazifesi yapmış bir mekandan, Kudüs den bahsettiğimizi not etmeliyim. Birçok peygambere ev sahipliği yapmış, Efendimiz (sav) in müminlere en büyük hediyelerinden birisi olan mirac hakikatine şahitlik etmiş bir mekan Kudüs. Seyahatimiz sırasında Terzi Baba dan dinlediğim, tefekküre vesile olan, görünen kısımdan görünmeyene yelken açtıran, ufuk açıcı meseleleri sırayla paylaşmak istiyorum. Kimileri direkt Mescid-i Aksa ile ilgili kimileri değil. Ama ilgili görünmeyenlerin bile tefekkür halkalarında birbirine bağlanabildiğini görmek insanın hayret duygusunu arttırıyor. Notlar arasında Terzi Baba nın bizleri daha uzun bir tefekkür sürecine dahil ettiği sadece soru olarak bıraktığı hususlar da var. Tabi bütün notlar benim idrak sınırlarım içerisinde bir genişliğe sahip. Mevcut kusurlar bununla ilgili olacaktır. Yahudi Hz. Yakub un büyük oğlu Yehuda dan gelenlere verilen isim. Musevi ise Hz. Musa ya mensup olanlara verilen bir isim. Hangi yerden (sefere) çıkarsan (namazda) yüzünü Mescid-i Haram tarafına döndür. Bu (emir de) Rabbinden (gelen) mutlak bir Hak dır. Allah yapacaklarınızdan gafil değildir. (Bakara-144) ayetiyle müslümanların kıblesi Mescid-i Aksa dan Mekke ye döndürülmüştür. Aynı zamanda bu ayetle Mekke nin fethi de müjdelenmiş olmaktadır. Allah indinde en makbul namaz hangisidir? Kılanın içinde kaybolduğu namazdır. (Risale-i Gavsiyye den) Salât, sahibinin Zat ıyla zuhur ettiği mahallin adıdır. Her şey mutlak Hakk a dönücüdür. Peki hangi şekilde? Vücudumuz Mescid-i Aksa, gönlümüz Mescid-i Haram. Bunu idrak edince biz salât ız. 49

50 Kendini bilme yolculuğunda ilk 7 mertebe, mirac mucizesinde Mekke den Kudüs e yapılan yatay yolculuğa karşılık gelir. Kudüs de Mescid-i Aksa dan göğe doğru yapılan yolculuk ise 5 hazret mertebelerini temsilen dikey yolculuğa karşılık gelir. Esas fakr manevi olarak da varlık sahibi olmadığını anlamaktır. Mükellefiyet sahasında varız. Fiili yaparken yokuz. Pîri fani görünümlü mudile dikkat. Zekeriyya (as) düşmanlarından kaçıyor. Yolda gördüğü ak sakallı, pîri fani görünümlü iblis, Zekeriyya (as) a bir ağacın kavuğunda saklanmasını salık veriyor. Zekeriyya (as) inanıyor. İblis, Zekeriyya (as) ı ağacın kovuğuna saklıyor ama kıyafetinin bir parçasını dışarıda bırakıyor. Düşmanlar geldiğinde iblis sesiyle burada kimse yok diyor fakat eliyle açıkta bıraktığı kıyafeti işaret ediyor. Ve Zekeriyya (as) orada ağaçla birlikte kesilerek şehit ediliyor.... Attığın zaman da (Habibim) sen atmadın, ancak Allah attı... (Enfal-17) ayeti ile Kulumu sevince gören gözü, duyan kulağı, tutan eli olurum. Artık o benimle duyar, benimle görür, benimle tutar, benimle yürür. hadis-i kudsisi arasında ne fark var? Hadis-i kudsi risalet ve uluhiyet muhabbeti ile çıkan bir ilimdir. Elif harfi ahadiyet i temsil ediyor, Lam harfi uluhiyet i temsil ediyor. Lam Elif e şöyle diyor: Ben yokum, sen varsın. Elif de Lam a şöyle diyor: Sen olmasan ben zuhura çıkmam. Lamelif harfindeki birleşme yuvarlağı da alemlerin zuhuru oluyor. Şehadet aleminin bir diğer ismi Mescid-i Aksa dır. Müslüman için bütün her yer secdegâhdır. Alemde 4 kudsi mekan yer alır: Mekke, Medine, Mescid-i Aksa, İnsan. Mescid-i Aksa da 4 makam var. İkisi vekaleten makam: Lailahe illallah İbrahim Halilullah (El Halil Kapısı) ve Lailahe illallah Muhammed Resulullah (Kıble Camii). İkisi de kaldırılmış makam: İseviyet ve museviyet. İseviler ve museviler halihazırda bu iki makamın burada asaleten olduklarını vehmettikleri için Kudüs de barış ve huzurun iseviler yahut museviler tarafından tesis edilmesi mümkün değil. Bunun için 4 makamı asılları itibariyle idrak edebilecek tevhidi bir yaklaşıma ihtiyaç var. Ayrıca Zekerriya (as) ın mihrabı ile Hz Meryem in mekanı Mescid-i Aksa da muhammediyet sancağı altında korunuyor. Mirac kandiline denk gelen Kudüs seyahatimizle ilgili şahit olduğum üç hatırayı da eklemek istiyorum. Birkaç arkadaşımızla beraber bazı mekanları tekrar gezmeye karar vermiştik. Yolumuz Kıyamet kilisesine 50

51 de düştü. Burada yılın bu zamanlarına denk gelen büyük bir buluşma olduğunu öğrendik. İçeriye girdiğimizde Osmanlı askeri kıyafetleri giymiş birkaç insan gördük ve şaşırdık. Merakımız meselenin aslını öğrendiğimizde düşündürücü bir sükunete erişti. Osmanlı muhafız kıyafetleri giyen bu insanlar tıpkı Osmanlı zamanında olduğu gibi ayin sırasında heyetin koruyuculuğunu üstlenen bir temsili canlandırıyordu. Osmanlı nın mirasından istesek bile kaçamayacağımıza orada da şahit olmuştuk. İnsanın tüylerini diken diken eden Osmanlı muhafızlarının ellerindeki asayı yere vuruşları unutamayacağımız bir ritim olarak hafızalarımıza kazındı. Bu sahne bizi duygusal bir boyuta taşırken bir başka sahnede Mescid-i Aksa ya girerken kapıda kontrol vazifesiyle bulunan gayri müslim israil askerlerinin rahatsız edici tavırlarıyla karşılaşıyorduk. İbretlik bu iki sahne yaşadığımız duygusallığı bir kenara koyup aklıyla hareket eden, tefekkürü bırakmayan, feraset sahibi dosdoğru Müslüman olmamız gerektiğini hatırlatıyordu. İkinci hatıra yine birkaç arkadaşla birlikte ziyaretçiler tarafından pek bilinmeyen ve ziyarete kapalı Hz. Süleyman (as) ın kabrine gitmemizdi. Mescid-i Aksa imamının anlatımıyla adeta gizlenmiş bu kabri ziyaret etmek Hz. Süleyman ın hüt hüt kuşunu hemen yanı başımızda hissetmemize vesile oldu. Üçüncü hatıra ise El-Halil kenti hakkında. Birçok peygamberin asıl kabirlerini barındıran bu mekanı son derece gergin bir atmosferde ziyaret ettik. İsrail in rahatsız edici işgalinin hissedildiği El Halil de mekanların ve orada yaşayan müslümanların garipliği hüzün ve ibret vericiydi. Bu güzel seyahati yapmamıza imkan tanıyan Terzi Babamıza ve Nüket Annemize sonsuz şükranlarımı sunarak yazıyı sonlandırmak istiyorum

52 Kudüs ziyareti Ay. Pa.. Efendi Babam, Nüket Annem ve uşşaki canlarıyla çıktığımız Kudüs yolculuğu benim için ilginç bir tecrübeydi. Evvela evlâtlarımdan (biri on, diğeri altı yaşında) ilk kez bu kadar süreyle ayrı kalacaktım. Bu bakımdan bir ilk tecrübe ydi. Oğlumun dünyaya gelmesinden bir müddet sonra Eyüp te dedemin kabrini ziyaretimiz sırasında dayım dedeme bu da Ayşe nin yeni dünyası şeklinde tanıtmıştı Ahmet i. Tokat yöresinde bebeğin yeni dünyayla eş anlamda kullanıldığını ilk kez o gün öğrenmiştim. Gerçekten annelikle birlikte yaşanan durumu çok iyi şerh ediyordu bu ifade. Ne gariptir ki insan varlığını kendisine izafe ettiği gibi evlâdını/evlâtlarını dahi mülk ediniyor ve kendisinin zannediyor. Hasılı ben de Kudüs yolculuğuma dünyamı/dünyalarımı geride bırakarak çıkacaktım. Bu cihetten yeni bir müşahede alanı açılmıştı önümde. Kudüs e gidişimiz son dakika netleştiği için Kudüs ü çalışamadan, hazırlıksız yakalanmıştım bu yolculuğa. Oysa öyle bir mekâna ayak basmıştım ki varlık mülkünün sultanlarının her birinin ayak izlerini sürmek mümkündü bu yolculuğun her adımında. Bir makamlar, mertebeler resmigeçidinde gibiydik adeta. Öyle ki âlem varolduğundan beri herkesin yolu Kudüs ten geçmişti. Bir başka cihetten temizlik, paklık, arılık, kutsallık ve mübareklik anlamlarını taşıyan Kudüs, insanın içinin de bir temsili gibi okunabilirdi. İnsan, ruhuna üflenen hilafetle kutsaldı. İnsanın içindeki kutsala, hilafete ulaşması ise ancak her köşesi yol kesicilerle tutulmuş bu meşakkatli yolculuğu göze alması ve kendisine Hakk ı/hakikati rehber edişiyle mümkündü. El tutmadan, bir pire, bir rehbere intisap etmeden yol almak ise hayalden başka bir şey değildi. Ne mutlu bize ki Efendi Babamız lutfetmiş, elimizden tutmuş, bizi kör kuyulardan çıkarmıştı. Elbette yol çok çetin ve uzundu. Bir Hakk yolcusunun yol meşakkatlerini ve yolculuk merhalelerinin bir izdüşümünü izliyorduk sanki Kudüs yolculuğumuzda. Mescidi Aksa adıyla anılan sahanın kapısında bekleyen eli silahlı bekçiler/askerler ve Mescidi Aksa dışındaki farklı inanışların temsilcileri bana şunları düşündürdü: Evvela onları kendimden ayrı görmedim. Benim içimdeki rollerden birini üstlenmişti sanki her biri. Bir Hakk yolcusunun önüne çıkabilecek engelleri, düşüş hikâyelerini bir bir izah ediyorlardı sanki. Bu cihetten hakikaten ürperticiydi. Herkes samimiyetle inanıyordu ve son durağın, son merhalenin, son mertebenin içinde bulundukları hâl olduğuna iman etmişlerdi adeta. Vehmi yaşayan her kimse ona müptela oluyor ve varlığı yahut var sandıkları gözlerini perdeliyordu. Tam da bu noktada görünenler, düşüş hikâyelerinin kahramanlarının hakikate kör kalışlarının izahını sunuyordu. Kişinin yaşadığı bu deneyimler ne yazık ki insanı yoldan alıkoyan gerçekten korkunç bir hayalin ve vehmin eseriydi. İnsanın Hakk ı bulayım derken kendini kuyularda kaybedişinin temsili gibiydi gördüklerim. Ve herkes kuyusuna müptelaydı, tıpkı bebeğin ana rahmine müptela oluşu gibi. Yeni bir âleme doğmak gerçekten cesaret istiyordu ve insana onu yaşatacak, 52

53 onun elinden tutacak bir ümm (ana, anne, yol, kaynak, çıkış noktası) gerekiyordu. Kudüs yolculuğu sonrasında üzerine düşündüğümde Feridüddin i Attar ın Kuşların Dili yle de benzerlikler fark ettim yolculuk sırasındaki müşahedelerimle. Eserde kuşların başlangıçta kendi zaaflarını bahane ederek Simurg a ulaşamayacaklarını söylemeleri aslında bulundukları makama/mertebeye olan kör tutkularından kaynaklanıyordu. Oysa piri, mürşidi temsil eden Hüdhüd yani kuşların yolculuklarındaki rehberi, kuşların bahanelerini bir bir çürütüyor ve onlara hikmeti fısıldıyordu. Kudüs gezimizin bir gününde serbest saatler sırasında gruptan arkadaşlarla Mescidi Aksa daydık. Kubbetüs Sahra ve Kıble Camii nde arkadaşlarla birlikte namaz kıldık, dualar ettik. Daha sonra bir kısmımız otele döndü. Biz de otele dönmekten son anda vazgeçtik ve Mescid-i Aksa da tefekkür edelim istedik. Beş kişi kalmıştık. Bir müddet oturup Efendi Babamın kitabını okuduk. Daha sonra Fa. bizi Mescidi Aksa adıyla anılan bu alanın kuytu bir köşesinde yer alan ve Hz. Süleyman ın kabrinin bulunduğu söylenen küçük, mütevazı bir yapının önüne götürdü. Çoğu kez kilitli olan bu mekân ilginç bir şekilde açıktı. İçeride sanıyorum Hindistanlı ya da Pakistanlı Müslüman bir grup vardı. Mekânın sorumlu kişisi beklememizi istedi. Biz de sakince bekledik. Grup çıktıktan sonra bizi içeri aldı. Kapıları tekrar kapattı. Bir okul, bir medrese, bir kütüphane şeklinde tasarlanmış bir mekândı. Sıralara oturduk. Bizlere birkaç soru sordu ve sonrasında birkaç şey anlattı sorumlu kişi. Daha sonra kütüphane kısmının arkasındaki kalın yeşil perdeyi hafifçe araladı ve Hz. Süleyman ın kabrini ziyaret etmemize müsaade etti. Ardından Süleyman peygamberin kabrinin ayakucunda iki sahabenin de kabri bulunduğunu söyledi ve ziyaret için oradaki perdeyi de araladı. Doğaçlama gelişen Mescid-i Aksa içindeki bu saklı mekânı ziyaretimiz, hakikaten büyük bir lütuftu. Oradan çıktığımızda kuşlar gibiydik adeta. Elhamdülillah sesleri göğe yükseliyordu. O gündü sanıyorum yine Hz. Süleyman ın kabrinin bulunduğu bu mekânın hemen yakınında oturup Efendi Babamın kitabını okuyup tefekkür ediyorduk beşimiz. Bu sırada bir kuş gördük yakınlarımızda. Agaçkakan dedi arkadaşlar ama otele gelip internetten incelediğimizde Hüdhüd kuşu olduğunu anladık gördüğümüzün. Bu da ayrı bir heyecan kaynağı oldu bizler için. Kudüs te gördüğüm bir zuhurat ise şöyleydi: Rüyamda bir kuş görüyorum. Boyut yönüyle tavus kuşuna da benziyor ama Hüdhüd kuşu. Hüdhüd kuşu beni kanatlarıyla kavramaya çalışıyor. Kuşun boyutu sebebiyle biraz ürküyorum. Sonrasında rüyamda rüyamı, Hüdhüd kuşunu gördüğümü anlatıyorum. Ardından birkaç köpek görüyorum. Murat bu köpeklerden korkuyor. Ona korkmamasını ve yanlarından geçmesini söylüyorum. ( , Kudüs) Bu rüya üzerine daha sonra düşündüğümde Hüdhüd ün Tavus kuşuna benzemesi açıkçası biraz endişelendirdi beni. Bu iki temsilin yer değiştirmesi yol kesicilere tutulmak demekti. Zira rehber olan Hüdhüd idi. Tavus kuşu ise kişinin zaaflarını temsil ediyordu ve kişi 53

54 zaaflarını/nefsini rehber edinirse yoldan çıkması an meselesiydi. Allah cümlemizi muhafaza buyursun. El Halil şehrini ziyaretimizde Müslüman çocukların ziyaretçilerden para istemeleri ve adeta birbirlerini ezmeleri bana bir hayli tesir etti. Zira Süleyman mülkünün, ilim mülkünün, Efendimiz in varisleri olan insanın/insan yavrularının dilenmesi hakikaten insanın içini parçalıyordu. Bu şehirde korku saltanat sürüyordu. Bu çocuklara ellerindeki taramalılarla korku salanlar, onları günü kurtarma telaşına düşürüp dilencilik oyununa mahkum etmişlerdi adeta. El Halil dönüşü hüzün yoldaşımızdı. İlim, mülk-i Süleymân ın mührüdür. Bütün âlem surettir ve ilim cândır. Süleyman (a.s.) kendisine Hakk ın ihsânı olan bir mühür ile mülk-i âlemi nasıl teshir etmiş ise, bu âlim dahi gürûh-ı cühelâyı ve suver-i âlemi, ilim kuvveti ile öylece teshir eder. Ve cân sûrette nasıl tasarruf ederse, ilim dahi bütün âlemin suretlerinde öyle tasarruf eder. (Mesnevi-i Şerif Şerhi, A. Avni Konuk, Kitabevi Yayınları, İstanbul: 2009, 1. cilt, beyit 1044, s. 329) Bu cihân zindandır ve biz zindânîleriz. Zindanı del ve kendini kurtar./dünyâ nedir? Hudâ dan gafil olmaktır. Metâ ve gümüş ve evlâd ve kadın değildir./hak için yüklendiğin mala resûl, iyi mal ne güzeldir, buyurdu./geminin içindeki su, geminin helâkidir; geminin altındaki su, bir arkadır./vaktâki malı ve mülkü kalbden sürdü, o sebebden Süleyman kendisini miskinin gayri çağırmadı. Süleyman (a.s.) bu kadar saltanat-ı azîmesiyle berâber mal ve mülk muhabbetini kalbden sürüp çıkardı ve kendisini fakîrler silkine koydu. Bu sebeble kesret-i mâl ve mülk aslâ ona zarar vermedi. Nitekim hazretin ahvâli tefsirlerde mündericdir. (Mesnevi-i Şerif Şerhi, A. Avni Konuk, Kitabevi Yayınları, İstanbul: 2009, 1. cilt, beyit , s ) Hz. Mevlânâ nın beyitlerinin şerh ettiği üzere kendini maldan mülkden azade kılmış Hz. Süleyman ın saklı kalmış, mütevazı, adeta görünmeyen kabri de saltanatı reddedişinin bir temsiliydi. İlim mülkünün habercisi Hüdhüd de bize kendini göstermişti Kudüs yolculuğumuz sırasında, elhamdülillah. Dilerim ki her birerlerimiz gönül evimizi dolduran türlü dünyalıktan, mülkten gönül âlemimizi temizler, ilim mülküyle, O nun mülküyle hemhal olarak Hakk ın evini Hakk a teslim ederiz. Allah yolun afetlerinden, hayal ve vehim tuzaklarından her birerlerimizi muhafaza buyursun. Bize lütfedilen, insanlık macerasının bir resmigeçidini sunan temsillerle dolu bu güzel yolculuk için Efendi Babamıza ve Nüket Annemize şükranlarımızı sunarız. Ay. Pa

55 Kudüs ziyareti Ta. Ci. Kudüs yolculuğumuza çıkarken öncelikle Efendi Baba mla ve Nüket annemle, sonrada diğer kardeşlerimle birlikte yola çıkmanın, birlikte yol alacak olmanın heyecanıyla doluydum. Havaalanından inip de Kudüs e vardığımda en yoğun hissettiğim duygu bir daralma ve sıkışma hissiydi. Bu duruma başlangıçta çok şaşırmıştım. Kendi kendime Konya ya gittiğimizde içimize dolan manevi huzur hissiyatı, bu şehirde neden tecelli etmedi diye düşündüm. Nedenini bir türlü anlayamadığım bir his. Belki yüzyıllardır bu topraklarda süren hak ve batılın mücadelesinin, belki de ümmetin bu topraklarda çektiği acıların kokusu sinmişti bu diyarlara. İlk iki gün bu daralma hissini yaşadım ancak daha sonra bu his kayboldu. Bu sıkışma durumu konuşulurken Efendi Baba mın şu sözlerini not almıştım: Dünyanın genelinde mutlak huzur yoktur. Huzur ancak kendi bünyemizde bulunabilir. Nefs-i Emmare tüm dünyayı örümcek ağı gibi sarmışken dünyada huzur mu olur? Kudüs de bizde, Mekke de bizde, Medine de bizde İnsan kendini bildiğinde huzuru da bulmuş olacaktır. Efendi Baba m, Kudüs ü ziyaret etmenin iki evliya türbesini ziyaret etmek gibi olduğunu ifade ettiler. Çünkü buradaki Peygamberlerin makamları Kâbe ye taşınmış. Hz. İbrahim makamı, Hz. Musa makamı, Hz. İsa makamı, bu peygamberlerin tümünün makamları Kâbe ye taşınmış. Efendi Babam o nedenle artık Kudüs ün maneviyat açısından boşaldığını buyurdular. Bir sabah namazı çıkışında hava oldukça serindi. Efendi Baba m üzerine ceket almamıştı, üzeri de biraz inceydi. Ben kendi ceketimi çıkarıp Efendi Baba mın omuzlarına koydum. Çünkü o serinlikten üşütmesini ve rahatsızlanması istemiyordum. Efendi Baba m ceketimi hemen üzerinden çıkardı ve şöyle buyurdu; Yola çıktığımızda başımıza her şey gelebilir. Rüzgâr da esebilir, yağmur da yağabilir, soğuk da sıcak da olabilir. Yoldayken kendimizi her şeye hazırlamamız gerekir. Efendi Baba m bu küçük olay vesilesiyle bile bize hikmet dolu bir ders verdi. Allah O ndan razı olsun ve O nu başımızdan eksik etmesin. Bu gezide hayatımın en önemli anlarından birini yaşadım. Yaklaşık bir buçuk yıl önce Efendi Baba mla tanışmıştım. Sohbetlerine gidiyor, kitaplarını okuyordum. Kendisi lütfedip bana dersimi de vermişti. Ancak henüz bana el vermemişti, biat edememiştim. Ve biat etmemiş olmak gönlümün bir yerinde, bana küçük bir üzüntü de veriyordu. Fa. kardeşime de bu durumu açmıştım. Kendisi de Efendi Baba ma benim bu hissiyatımı söyledi. Miraç kandilinin olduğu gece, yatsı namazından sonra Kubbet-üs Sahra da Efendi Baba ma biat etme şerefine nail oldum. Kendisi lütfedip bana el verdi. Elhamdülillah! 55

56 Mescid-i Aksa nın bütün kapılarında İsrail askerleri nöbet bekliyor. Kimine kimlik, kimine pasaport soruyorlar. Efendi Baba m bu durum için şunu buyurdu; Bu kapılarda bekleyen askerler, gönül kapımızda bekleyen nefsimizin askerleri gibidir. Nasıl ki bu askerler, izin verilse Mescid-i Aksa yı işgal edeceklerse, eğer biz de izin verirsek, gönlümüzü, nefsin askerleri işgal eder. Burada kardeşlerimizin yazıları bittikten sonra. Seyehatimiz ile ilgili olan ve İsra (17-1-) ayetinde bahsedilen, Mescid-i Haramdan Mescid-i Aksaya olan Peygamber efendimizin yürütülmesini ifade eden İlâh-i tarifleri takib ederek bizde o halleri yaşamaya gayret edelim. T.B. BAŞLARKEN: Bismillâhir rahmânir rahîm. TERZİ BABA (1) kitabı sayfa (132) den başlayarak bazı aktarımlar yapalım. 6. Kadıköy tarafında bir yerdeyim. Banliyö kazası olmuş, İstanbula dönmek için vasıta bakıyorum. O arada bir postacı fakirin yanına geldi. Çantasından bir kağıt çıkardı. Arapça yazı ile ikiye katlanmış olarak etrafı Fatiha Sûresindeki gibi süslemeli ve işlemeli sûreyi okudum. Fakat aklımda kalmadı. O Sûre fakire gelen Sûre imiş. Necdet Beyin rû yasında gördüğü sûrenin daha sonra yapılan araştırma ve çalışmalar ile (Necm Sûresi) olduğu müşahâde edilmiştir. Necm Sûresi ve onun arasındaki bağ ve hakikatleri daha sonraki bölümde ele alacağız. 7. Bir gece kalktığımda, fenecceynake yani sana kurtuluş verdik, dendiğini işitiyorum. Uyku ve uyanıklık arasında gerçekleşen bu tecelli üzerinde çok durulabilir. Ancak yeri olmadığı için bu kelimenin, Tahâ sûresinin yani 20. Sûre nin 40. Âyetinde geçtiğini ve bütün mertebelerde Hakikat-i Muhammed-i üzere Kurtuluşa erdirme olduğunu kısaca belirtelim. 11. Kûr ân-ı Keriym okuyorum, içinde bazı yerlerde Necdetim diye geçtiğini görüyorum. Necdet Bey in bu rû yasını kendisinden dinleyen Mürşidi Nûsret Tura O na Gördüğün en güzel zuhuratlarından biri bu, demiştir. Kûr ân-ı Keriymde Necdetim kelimesi geçmemekle birlikte bu 56

57 kelimenin aslını oluşturan Necat kelimesi 40 sûre 41. Âyetinde beyan edilmektedir. 13. Hacca gitmişim, KÂ BE-i Şerifin içindeyim fakat başka hiç kimse yok. İçerisi boş, bulunduğum yer, Fetih ile Umre kapısının arası; bomboş ben içerideyim. Bütün hacılar tavafı Kâ be nin dışından yapmaktalar. Say yerindeki camlar gibi süslemeli demir parmaklıklı gibi camların arkasında dışarıdan tavaf edenleri görüyorum. Umre ile Fetih kapısı arasındayım, özel yapılmış gizli bir kapım var. O kapı o kadar değişik yapılmış ki demir oymalı şekillerin arasından açılabilen kapı, kapanınca kapı olduğu anlaşılmıyor. Cam süslemeli gibi duruyor. Ben o kapının iç tarafında duruyorum. Tanıdık ve aşina birisi geçerse içeriye alayım, diye orada bekliyorum. O kapı bize aitmiş, özel olarak verilmiş. Ancak dışarıda, içerideki tavafın tersi yönünde sağa doğru da tavaf yapılıyor olarak görüyorum ve duvarların dışında yapılıyor. Bu zuhuratın yorumu vardır fakat yeri olmadığı için gerek görmedim. NECDET Bey in rû yasında müjdelenen bu kapı, Mescid-i Harem de Fetih ile Umre kapısı arasında yer alan 53 no.lu kapı olduğunu da kendisiyle beraber bizzât müşahâde ettik. Bu konuda açık gönül Kâ be sine girilen kapının ve kabiliyetlilerinin oradan alma selâhiyetinin kendisine verildiği gösterilmiştir. Bu konuda açıklayıcı bilgi Terzi Baba (1) kitabımızın, Umre seyahati notları bölümünde verilmiştir. Şimdi biz yine yolumuza, Terzi Baba (1) kitabımızın (sayıların dilinden) bölümünü aktararak devam edelim. Cenâb-ı Hakk her birerlerimize kendi ilmi Zâtî si olan (İlmi ledün) ünden nasib etsin İnşeallah. Ç.H.U İSRÂ SÛRESİ "EuzüBillâhi mineş şeytanir racîm" Bismillâh'ir-Rahmân'ir- Rahîm Bu gün yeni bir sohbete başlamaktayız, mevzuumuz İsrâ Sûresi dir. Bilindiği gibi İsrâ Sûresi, Kûr ân-ı kerîm in (17) dinci Sûresi dir. İçinde birçok İlâh-î hakikatlerden bahsedilmektedir, Cenâb-ı Hakk tan niyazımız, bu Sûrenin içinde bulunan gerçekleri bizlere idrak ettirerek tamamına erdirsin İnşeallah. Âyet: sayısı Yüz on bir dir, (111) = (1+1+1=3), İlmel, Aynel, Hakkel yakîn mertebeleri itibariyle de bu Âyetlere bakalım, yani sadece ilim olarak değil, aynel ve hakkel yakînlik itibariyle de bakalım. Kelime sayısı (1563) tür. = =15 (3) + (15) = 18 sayısına ulaşıyoruz. Harfler in sayısı ise (6460) ( =16) dır. 57

58 Fâsılası: ( ) elif ve ( ) rı harfleridir. rı yalnızca birinci İsrâ âyetindedir. Diğer bütün Âyetlerin sonları elif ile bitmektedir. Yani (110) Âyet elif harfi ile bitmekte, sadece birinci, (Sübhanellezi esrâ) Âyet-i Kerîme si (basîr) rı harfi ile bitmektedir ki, çok mânidardır. Ayrıca elif ile rı birleştirildiği zaman, er olurki, ma nâsı bellidir. Ve Arif demektir. (ârif (A.) [ عارف ] bilen, arif, irfan sahibi.) Arapça Arif yazısının içinde dahi aynı zaman da elif ile rı harfleri vardırki, er aynı ma nâya dır. Bunların Ebced hesabıyla sayı değerlerine bakalım: Rı harfinin sayı değeri (200) dür, sıfırları kaldırırsak geriye (2) kalır ki; bu hakikatlerin zâhir ve bâtın anlaşılmasının gereğidir diyebiliriz. Ayrıca, Rı harfi Rahmâniyyet-i ifade ederki, zâten bu hakikatler kaynağını Rahmâniyyet mertebesinden almaktadırlar. Demek ki Âyet ve kelime sayısı ile bu sûrenin içerisinde Onsekizbin âlem gizli imiş, aslında gizli değil aşikâr dır ve bu durum da bu aşikârlığı belirtiyordur. Kelime ve harflerin birlikte toplamı (15+16=31)dir tersi ise 13, tür ki, Hakikati Muhammediyye dir. Ayrıca (55) Rahmân Sûresinde geçen ve (13) üncü Âyetinden başlayarak ve (31) kere tekrarlanan Fe Bi eyyi alâi Rabbiküma tükezziban; Hadi bakalım inkâr edin Rabbinizin size verdiği nimetlerini, hangisini inkâr edebileceksiniz Âyetinin sayısıdır. Ayrıca tek, tek toplarsak ( =13) gene (13) tür. Ve, (1+5=6) (1+6=7) (67) Allah isminin sayısıdır. İlk Âyette geçen esrâ kelimesinin Lâtin harfleriyle Ebced sayı değeri (262) dir (2+6+2=10) sıfırı ayırdığımızda (1) kalıyor ki, bu da Vahdet tir. esrâ ( ) Arapça harfleriyle Ebced sayı değeri ise (283) tür. Kendi içinde toplarsak, (2+8+3=13) tür ve görüldüğü gibi hayrettir. Yine ilk Âyette geçen Sübhân kelimesi Lâtin harfleriyle Ebced hesabıyla sayı değeri (120) dir. (1+2+0=12) bu da, oniki mertebeyi ifade etmektedir, yani kemâlât mertebelerini ifade etmektedir, Elif harfi de bilindiği gibi on iki noktadan meydana gelmektedir, bir de üzerinde gaybi lâtif olan (13) üncü noktası-mertebesi vardır. Bunların yedisi nefs mertebeleri, beşi ise hazeratı hamsedir. Sübhân ( ) Arapça harfleriyle Ebced sayı değeri ise (133) (13 ve 3) tür ki buda ne kadar açık ve ne kadar çok manidardır. Mi rac kelimesinin Lâtin harfleriyle Ebced sayı değeri (244) tür (2+4+4=10) Bu sayıya arifler aşere-i kâmile-kâmil (10) sayısı derler, yani tek sayıların sonu çift sayıların başlangıcıdır. Diğer ifade ile içinde 58

59 hem kesret hemde vahdet mevcuttur. Ayrıca İseviyyet ve fenâfillâh mertebelerini de ünyesinde bulundurmaktadır. Mi rac ( ) Arapça harfleriyle Ebced sayı değeri ise, (326) dır. (3+2+6=11) dir, bu ise zâhir bâtın tevhid ve Hazret-i Muhammed mertebesidir. Sûre sayısı, (17) cüz sayısı, (15) tir. Toplarsak, ( =14) tür ki, bütün mertebelerin nûr-u olan, nûr-u Muhammed-î dir. Bu sûrenin başında bir Âyet esrâ Necm sûresinde onsekiz Âyet mi rac tan bahsetmektedir, bunların toplamı (1+18=19) (1+9=10). On sayısının rakkamlarını ayırdığımızda, (1) ahadiyet mertebesi, bu (1) rakkamının yuvarlandıktan sonraki hali olan (0) bir (1) in yanına konuldukça kesret oluşmuş, ahadiyyet, yokluk âlemine ayna olunca onda meydana gelen çokluk bizi kesrete götürmüş, oysa bütün varlığın Hakikati tek olan ahad, ahadiyyet mertebesidir. Sıfırı (0) ortadan ikiye böldüğümüzde oluşan yarım iki yay şekli, Efendimizin mi rac gecesi, (Necm, 53/9) Âyet Fekâne kabe kavseyni ev edna; İki yayın birleşimi veya daha yakın oldu dediği hâdisedir, yani orada abdiyyet mertebesi ile Ulûhiyyet mertebesi o kadar birleşti ki, az daha birbirinde kaybolacaktı, fakat iki mertebede hallerini koruması gerektiğinden bu şekilde izah edilmişlerdir. (18+1) (1) aynı zamanda ahadiyyet mertebesinin her makam ve mertebede zuhur mahalli olan İnsân-ı kâmildir yani onsekizbin âlem ve İnsân-ı kâmil birleştiği zaman Ondokuz (19) sayısı meydana gelmektedir, işte çok sık bahsedilen ondokuz (19) un hakikati budur, (1+9=10) bununda sıfırını ayırdığımızda kalan yine İnsân-ı kâmildir yani bütün âlemlerde varolan İnsân-ı kâmildir. Aslında İnsân-ı Kâmil, sıfat mertebesinin isimlerinden bir isimdir, diğer ismi de, Hakikat-i Muhammed-î dir. Bu ise (Allah) isminin bütün kemâliyle zuhur mahallidir. Ve onun nokta zuhur mahalli ise Hz. Muhammed (s.a.v.) dir. Ve bu âlemde tek İnsâ-ı Kâmil de, o dur, diğerleri ise, Kâmil İnsân lar dır. Eğer gelecekte bu âlemin varlığını daha geniş bir biçimde tesbit etmek mümkün olursa, zannediyorum ki, büyük bir ihtimalle İnsân sûretinde olduğu görülecektir. Yukarıda Fâsılası: ( ) elif ve ( ) rı harfleridir. rı yalnızca birinci İsrâ âyetindedir. Diğer bütün Âyetlerin sonları elif ile bitmektedir. Yani (110) Âyet elif harfi ile bitmekte, sadece birinci, (Sübhanellezi esrâ) Âyet-i Kerîme si (basîr) rı harfi ile bitmektedir ki, çok mânidardır. Demiştik. Basar, dış görüş, zâhire şekle bakmak (basîr) ise iç görüş, bâtına her şeyin hakikatine bakıp öyle karar varmektir. (El basîr) ismi Hakk a ait olduğundan bütün âlemi zâhir ve bâtın hakikatiyle görüyor demektir. Aslında bu âlemlerin hakikati de O dur. Kullardaki, (basîr) esmâsı ne zaman ki, irfaniyyetle ortaya çıktığında işte orada olan bakış Hakk ın 59

60 (basîr) isminden kulu indindeki bakıştır. Hadîs-i kudside belirtilen gözünde göreni olurum.. gibi. Ve mü minin firasetinden sakının zira o Allah ın nuruyla bakar ve diğer haberlerde de olduğu gibi basiret bakışı irfaniyyetle kul yönünden Hakk a aittir. (110) fâsıla ise elif idi bilindiği gibi elif in sayı değeri (1-13) tür. Daha başka değerleride vardır ama esas bağlantıları bunlardır. Bunların da ne olduğunu zâten bilmekteyiz. Böyle muhteşem bir uyum zâten ancak Allah ın kelâmında bulunur kulların kelâmı ve ilmi bu hakikatleri ne bilir ve ne de böylece düzenlemeyi bilir. Diyerek ve okuyucularımızın idraklerine aktararak Kûr ân-ı Kerîm de ki, yolculuğumuza devam etmeye çalışalım. (1) (Sübhânellezî esra Bi abdihi leylen minel Mescidil Harami ilel Mescidil Aksallezî barekna havlehu linüriyehu min ayatina* innehu HÜves Semî'ul Basıyr;) Tenzih o Sübhana ki kulunu bir gece Mescid-el Haram dan o çevresini mübarek kıldığımız Mescid-el Aksâ ya isrâ buyurdu ona âyetlerimizden gösterelim diye, hakikat bu; O dur Semi (işiten), Basîr (gören) Bu Âyet-i Kerîme, âlemlerde ilk def a zat mertebesi itibariyle tahakkuk eden Mi racı Şerif in ilk bölümü olan Mescid-el Haram dan Mescid-el Aksâya gidişi göstermek-tedir. Bütün bu âlemler Sübhân, esra ve mirac kelimeleri içerisinde toplanmıştır, yani bütün bu âlemlerin hakikati ve Kûr ân-ı Kerîm in hakikatide bu üç kelime içerisinde adeta toplanmıştır. Hakikati Muhammed-î mertebesini kulunun hakikatine yani Muhammed (Hamdedici) kulunun hakikatine ilka ederek, yani onunla birlikte o mertebeyi yürüttü. Ulûhiyyet mertebesini abdiyyet mertebesine yükleyerek, gecenin bir vaktinde yani fenâfillâh mertebesinde yürüttü. Dünya zamanı olarak gecenin kısa bir vaktinde olan bu hâdise mânâ âlemi itibarıyla fenâfillâh (İseviyet-Sıfat mertebesi) ile, kendi beşeri varlığının tamamen hiç olduğu, görünmez hale geldiği, beşeriyetinin istilâ halinde olduğu halde, Efendimiz (s.a.v) beden olarak vardı fakat orada hakikati İlâhiyye ye hâvi olarak, Ulûhiyyet mânâsıyla birlikte yürüttü. 60

61 Bu hâdise âlemde tek olan bir oluşum dur, ki ancak Hz. Resûlüllah (s.a.v) ın şahsına has bir oluşum dur, başka hiçbir varlıkta olmamıştır ve olmaz da. Cenâb-ı Hakk murat ettiki Mescid-el Haramdan Mescid-el Aksâ ya kadar bu âlemler manzumesi içerisinde seyretsin, Allah bütün varlığıyla bu işi nasıl yapacak, bütün âlemlerin tamamen inkılâb olması lâzım, o zaman bütün âlemler ortadan kalkar fakat Hakikat-i Muhammediyye ye bu saltanatı verip onda zuhur ederek gecenin bir vaktinde yürüttü. Herşeyi şartlanmalarımız çerçevesi içinde çözmeye çalıştığımız için hemen beşer tarafımıza kayıyoruz ve Hz. Resûlüllah (s.a.v) ın bizler gibi beşer varlığı içerisinde bu hâdiselerin oluştuğunu zannediyoruz ve öyle değerlendirip anlamaya gayret ediyoruz, tabii bu da hâlin bir yönü olarak şeriat mertebesinde, zâhiri olarak doğrudur, fakat tevhid ehli için bunların içerisinde çok büyük sırlar ve hakikatler vardır, bize de lâzım olan bunlardır. Bu olayı daha iyi anlayailmemiz için esrâ kelimesinin üzerindede biraz durmamız lâzımdır. Esrâ nın başlangıcı olan isr Yâkûb (a.s.) ın lâkâbı ve zâhiren evvelâ oradan başlamaktadır. Bilindiği gibi Yâkûb (a.s.) ın ikiz kardeşiyle kendisi arasında çıkan anlaşmazlıktan dolayı, Yâkûb (a.s.) başka bir şehirdeki akrabalarının yanına gitmiş ve oraya giderken hem tedbir acısından hem de gündüz sıcağından korunmak için gece seyahat etmiş ve lâkâbı da bu yüzden isr olarak kalmıştır, ayrıca Yâkûb (a.s.) İbrâni lügatında isminin anlamı abdullah ve saffetullah anlamlarına geliyormuş. Bu açıklamalar dahilinde isr denildiği zaman anlam şöyle olmaktadır: Ey gece yürüyen Allah ın saf ve temiz kulları demektir. Bunlar kimlerdir? Kim gece kalkıp belirli ibadetlerini yapıyorsa o benî isrâîl dendir, yani Allah ın gece yürüyen ef âl, esmâ, ve sıfat mertebesi kullarından dır. Esra ise gece Hakk tarafından yürütülen Hakikati Muhammed-î mensûbu olan abd kullardır. Arada ne kadar büyük fark vardır, biri başlangıç diğeri ise neticedir. Birinde kul kendi çabası ile yürür diğerinde ise lûtfu İlâh-î olarak Hakk kulunu kendi yürütür. Yani kulu ile birlikte âlemlerini seyertmek için kendi yürür. Gerçek yapılan her zikir bizi bir yerlere, bir yolculuğa götümektedir, oturarak yapsakta o zikir bizi gönülden bir yerlere götürüyordur, yeter ki bizler o zikri hakkıyla yapmaya çalışalım. İşte müslümanların gece yolculuğu budur ve bunu ilk defa en güzel şekilde yapan da Hz. Resûlüllah (s.a.v.) Efendimizdir, kim bu hakikati en güzel şekilde idrak etmiş ise aynı hitap kendisinede olmaktadır, evvelâ Efendimize (s.a.v) ondan da ümmetinedir. Çünkü Kûr ân-ı Kerîm herbirerlerimize özel olarak geldi, ayrı, ayrı geldi, sadece Efendimize (s.a.v) gelmedi, onun şahsında ona geldi, ümmeti çoğaldıkca bunlarda çoğaldılar, yani aynıları ortaya getirildi, günümüz deyimi ile kopyalama yolu ile fakat aslının kopyası olarak, ilâve 61

62 birimler ve yanlış kopyalar değil, Hz. Resûlüllah (s.a.v.) a gelen ilk Kûr ân ın bunlar kopyalarıdır, asılları üzere olan kopyalarıdır. Bizlerde Hakikati Muhammedinin kopyalarıyız, iyi düşünelim, Kûr ânı Kerîm, yani Allah (cc) kelâmı nasıl çoğaltılmışsa, Hz. Resûlüllah, Hakikati Muhammedi öyle çoğaltıldı, bizlerde kopyalarıyız, yeter ki hakikatimizi idrak edip ne olduğumuzu bilelim. Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurdu El fahri fakri yani Ben fakirlikle iftihar ederim, bütün âlemler kendisi için varedilmiş böyle bir insân nasıl fakir olur, buradaki anlam nefsinin fakiri olmasıdır, kendinde nefse ait bir şey olmaması ve bu fakirliğin yerinde Ulûhiyyetin zenginliği vardır onun üstünde, bu her birerlerimizde de vardır, yeter ki bizler onu ortaya çıkaralım, faaliyet sahasına geçirelim. Bütün âlemlerin sûltanı olan Efendimiz (s.a.v.) ve bütün âlemlerin sahibi olan Allah (c.c.) ımız var, yine gariplik çekiyoruz, işte gecenin oluşumunda bizim nefsi varlığımız ortadan kalktığı zaman O nun İlâh-î varlığı bizde de olacaktır. Aslında o bizde her zaman vardır ancak bunu fark etmek ve yaşamak bir irfaniyyet işidir. Mescidil Haram dan yürüttü; Mescid-el Haram, adı üzerinde mahrem, yani Hakikati İlâhiyye nin olduğu yer, kendisine mi rac ın olduğu yer, Hz. Resûlüllah (s.a.v) hem kendi zâtında ve hem de zaten Ulûhiyyetin zatındadır. Eğer Mescid-el Haram dan Mescid-el Aksâ ya gidiş hâdisesi olmasaydı mi râc hâdisesi zuhura gelmezdi, Hz. Resûlüllah (s.a.v.) Efendimizin kendi bünyesinde kalır, zuhura gelmezdi çünkü bir şeyin anlaşılabilmesi için dışarıda bir tezahürünün olması gereklidir. İşte bu yürütme zat mertebesinden sıfat mertebesine gönderilmesidir, ki tekrar zat mertebesine dönülsün. Mescid-el Aksâ sıfat ve esmâ mertebesidir, ikisinide kendisinde bulundurmaktadır. Cenâb-ı Hakk kendi zâtından İlâh-î tecellisi ile sıfat mertebesine oradanda esmâ mertebesine, yani İseviyyet ve Mûseviyyet mertebesine tenezzül etti. Mescid-el Aksâ, kelime anlamı olarak en uzak mescid tir, yani eskiden Kâ be ye en uzak olan mescid tir. Oluşum olarak oradaki Süleyman mabedini gösteriyorsada gerçek Mescidi Aksa bizim bu içinde yaşadığımız dünyamız, hatta dünya merkez olmak sûretiyle ef al âlemi, bu âlemin tamamıdır. Tecellii İlâhiyye nin en son noktası ve kemâlâtıdır, buda sadece insânlara mahsus bir hâdisedir, melekler ve cinler buraya ulaşıp, bedenlenerek yaşayamıyorlar, insânın kaynağı görüldüğü gibi Ahadiyet mertebesinden Mescidi Aksâyadır, bütün bu âlemlerin en evvelinden en sonuna en ucuna kadar insanın seyir sahasıdır. Meleklerin seyir sahası bunun ortalarıdır, insân seyyahı o kadar büyük bir seyyah ki bütün âlemleri seyretmektedir, işte insânın diğer varlıklardan üstünlüğü bu yönledir ve halife özelliği dolayısıyla her mertebede kendi hakikati olduğundan halifeliği geçerli olmaktadır. 62

63 Esfeli sâfilîn denilen bu âlemi, bu anlama getiren bizleriz, aslında burası aynı zamanda Alâyı İlliyyîn ve Mescid-el Aksâ dır. Ayrıca burası vuslat âlemidir, buraya gelmeseydik ne Rabbimizi bilirdik ne peygamberimizi (s.a.v.) tanırdık, gerçi daha öncesindende Hakk ın varlığında idik fakat deryadaki su damlaları gibiydik, birbirimizden farklarımız yoktu, ne zaman ki o deryadan çıkarılıp bir kâseye, kadehe konulduk, onun içinde anlayabildik isek varlığımızı anladık, eğer kendimizi sadece o içinde bulunduğumuz kadeh zannetmiş isek işimiz orada bitmiş oluyordur. Bu dünyada yaşamış olduğumuz insâni hakikatlerin değerini, yüceliğinin gerçek değerini şuur etmemiz mümkün değildir, biraz bu hakikatlerden bize bildirmiş olsalar burada yaşayamayız, bu âlemin şartlarına uyamayız, o nedenle bunlar ilmel yakîn olarak bilgide veriliyor, aynel yakîn olarak sonradan verilecektir. Burada ilmi yakîne ulaşmış olanlar orada aynel yakîne ulaşılacak derler yani müşahedeye ulaşacak, aradığını bilmeyen bulduğunu anlayamaz denir, bizler ne aradığımızı bilirsek, bulduğumuz zamanda, işte bu, veya değil, diyerek tespitte bulunabiliriz. O Mescid-el Aksâ nın etrafını mübarek kıldık; Esmâ ve sıfat mertebesinin tecellisi olan yerin çevresini de bereketli kıldık, feyizli kıldık. Bir insân Mûseviyyet ve İseviyyet mertebesinde yaşıyorsa onun çevresi dahi bereketlidir, mübarektir. Onun çevresi denilen beden mülküdür, yani gönlünde Mûseviyyet ve İseviyyet mertebesi olan varlığın bedeni mübarektir. Âyetlerimizi göstermek için; İşte bunların hepsi Âyettir, Âyet işaret demektir. Burada yazılı olan Kûr ân daki Âyetler, orada faaliyette olan yaşanan Âyetlerdir. Muhakkak O Semi ve Basir dir; Burada Ahadiyyet mertebesinden Allah ı tanıtım vardır. Bütün bu hâdiseleri aynı zamanda O duymakta ve O görmekte ve göstermekte, ki bu da O nun sağlamlığını bu ibareyi sona koymasıyla gösteriyordur. Yukarıda da bahsedildiği gibi, birinci Âyet-i Kerîme, Mi râc hadisesinin birinci esrâ bölümünü bildirmektedir. Bu husuta daha geniş bilgi (mübarek geceler ve bayramlar) isimli kitabımızda iki bölümden oluşan Mi râc bölümünden okuyabilirsiniz. Bende faydalı olur düşüncesiyle, birinci esrâ bölümünü buraya ilâve etmeyi uygun gördüm. Ayrıca ikinci bölümü (Necm Sûresi) isimli kitabımızda da mevcuttur dileyenler oraya da bakabilirler. (-6-Mübarek geceler.) sohbetten özet D Ö R D Ü N C Ü B Ö L Ü M 63

64 İSRÂ VE Mİ RÂC BAHSİ BİRİNCİ KISIM Bu gün Cuma günü, Akşam bilindiği gibi Mi râc gecesi idi, bu sebeble sohbetimiz Mi râc hakkında olacaktır. (İsra Sûresi 17-1) Cenâb ı Hakk Mi râc hadisesinin birinci kısmını İsrâ Kûr ân-ı Keriym inde Sübhanellezî esrâ bi abdihi leylen minel mescidil harami ilel mescidil aksallezî barekna havlehü linüriyehü min ayatina innehü hüvessemîul besîrü. Kulu Muhammed i bir gece Mescid-el Haram dan kendisine Âyetlerimizi göstermek için, çevresini mübarek kıldığımz Mescidi Aksâ ya götüren Allahın şanı yücedir. Doğrusu o, işitir ve görür Âyeti ile bildirmiştir. Mi râc hadisesinin ikinci kısmını ise,kûr ân-ı Kerîminde (Necm Sûresi 53/1-18) belirtilmiştir, yeri geldiğinde inceliyeceğiz. Peygamber (s.a.v.) efendimiz Mi râc hakkında şöyle buyurmuştur: Malik b. Sa saa r.a dan: Ben Kâbe-i Muazzama da, iki kişi arasında uyku ile uyanıklık arasında yatmakta iken, içi imân ve hikmetle dolu altından bir leğen getirdiler. Boğazımdan karnıma kadar göğsümü yardılar. Zemzem suyu ile yıkayıp, imân ve hikmetle doldurdular ve katırdan küçük, merkebten büyük, Burak denilen beyaz bir hayvan getirdiler, Cibril ile birlikle gittik. Birinci semaya gelince; - Kim o? denildi. Cebrâîl: Cebrâîl dedi. - Yanındaki kim? Denildi. 64

65 Cebrâîl: Muhammed dedi. - Ona buraya gelme daveti gönderildi mi? denildi, Cebrâîl: evet dedi. - Hoş geldi, o ne güzel bir misafirdir! denildi. Bunu müteakib Âdem (a.s.) a geldim, selâm verdim. Hoş geldin, evlad ve peygamber! dedi.] Bir rivayette şöyle: [Dünya semasına yükselince, sağında ve solunda insân kalabalığı olan bir zat gördüm. Sağına bakınca gülüyor, soluna bakınca ağlıyordu. Hoş geldin sâlih peygamber, sâlih evlâd! dedi. - Ben: Bu kim ey Cibril? diye sordum. - Cibril: Bu, Âdem (a.s.)dır, sağında ve solunda gördüğün bu kalabalık oğullarının ruhlarıdır. Sağındakiler cennetlik, solundakiler de cehennemlik olanlardır. Bunun için sağına baktığı zaman gülüyor, soluna baktığı zaman ağlıyor, dedi. Sonra ikinci semaya geldik. - Kim o? denildi - Cebrâîl Al: Ben Cebrâîl. Dedi. - Yanındaki kim? denildi. - Cebrâîl Al.: Muhammed. Dedi. - O na buraya gelme daveti gönderildi mi? denildi. Cebrâîl Al. evet. dedi. - Hoş geldin, ne güzel bir misafir geldi! denildi. Bunu müteakip İsa ile Yahya (as)lara rastladım. Her ikisi de: Hoş geldin kardeş, hoş geldin peygamber! dediler. Sonra, üçüncü semaya geldik. - Kim O? denildi. - Cebrâîl. diye cevap verildi. - Yanındaki kim denildi. - Muhammed diye cevap verildi. - O na buraya gelme daveti gönderildi mi? diye soruldu. Cebrâîl: Evet dedi. - Hoş geldin, ne güzel bir misafir geldi! denildi. Bunu müteakip Yusuf (as) a rastladım. Selâm verdim. - Hoş geldin kardeş ve peygamber! dedi. 65

66 Sonra dördüncü semaya geldik, - Kim o? denildi. - Cebrâîl diye cevap verildi. - Yanındaki kim? diye soruldu. - Muhammed. diye cevap verildi. - Ona buraya gelme daveti gönderildi mi? Denildi. - Evet diye cevap verildi. - Hoş geldin, ne iyi misafir geldi! denildi. Bunu müteakip İdris (as) a rastladım. Selâm verdim. - Hoş geldin kardeş ve Peygamber! dedi. Sonra beşinci semaya geldik. - Kim o? denildi. - Cebrâîl diye cevap verildi. - Yanındaki kim? diye sorulu. - Muhammed diye cevap verildi. - Hoş geldin, ne iyi misafir geldi! denildi, bunu müteakip Harun (a.s.)a rastladık. Kendisine selâm verdim. - Hoş geldin kardeş ve peygamber! dedi. Sonra altıncı semaya geldik. - Kim o? denildi. - Cibril diye cevap verildi. - Yanındaki kim? diye soruldu. - Muhammed denildi. - Ona buraya gelme daveti gönderildimi? diye soruldu. - Cibril evet dedi. - Hoş geldin, ne iyi misafir geldi denildi. Buna müteakip Mûsâ (a.s.)a rastladım. Selâm verdim. - Hoş geldin kardeş ve peygamber! dedi. Kendisinden ayrılınca ağlamaya haşladı. Cenâb-ı Hakk kendisine: Ne diye ağlıyorsun? diye sordu. Mûsâ (a.s.) Ya Rabbi, benden sonra peygamber olan bu delikanlının ümmetinden cennete benimkinden daha fazla insânlar girecektir, bunun için ağlıyorum. dedi. Sonra yedinci semâya geldik. - Kim o? denildi. - Cibril diye cevap verildi. 66

67 - Yanındaki kim? diye soruldu. - Muhammed diye cevap verildi. - Ona buraya gelme daveti gönderildi mi ki?. - Cibril evet dedi. - Hoş geldin, ne iyi misafir geldi. denildi. Bunu müteakip İbrâhîm (a.s.)a rastladım. Selâm verdim. - Hoş geldin, evlad ve peygamber! dedi. Derhal bana Beyt ül Ma mür gösterildi. Cibrile sordum. Cebrâîl Bu, Beyt ül Ma mür dur. Her gün yetmiş bin melek orada namaz kılar ve çıkarlar, çıkarlar da bir daha artık oraya dönmezler dedi. Bana Sidre tül Münteha da gösterildi. Bir de ne göreyim, - Bu ağacın meyveleri meşhur Hacer beldesinin büyük destileri, - yaprakları da, büyüklükte fillerin kulakları gibi idi. - Altından dört nehir kaynıyordu, ikisi bâtın, ikisi zâhir. Cibrile bu nehirler hakkında sordum. - Cibril (a.s.): Bâtın, yani görünmeyen iki nehir cennette, zâhir, yani görünenler de Nil ile Fırattır. dedi. Bir rivayetle: sonra o kadar yükseğe çıkarıldım ki, orada mukadderatı yazan kalemlerin sesini işitir oldum. Sonra üzerime elli (50) vakit namaz farz kılındı. Döndüm. Mûsâ. (a.s.) a gelince, - Mûsâ bana: Ne oldu? diye sordu. Üzerime elli vakit namaz farz kılındı. dedim. - Mûsâ (a.s.): Ben insânları senden daha iyi tanırım. Beni İsrâîl ile çok uğraştım. Senin ümmetinin buna gücü yetmez. Rabbine dön, bu namazları azaltmasını niyaz et! dedi. Döndüm, niyaz ettim. Allah bunları kırka indirdi. Sonra yine Mûsâ (a.s.) a geldim. Aynı şeyi söyledi. Döndüm, Allah namazları otuza indirdi. Yine aynı şey tekrarlandı. Döndüm, Allah namazları yirmiye indirdi. Yine Mûsâ (a.s.) a geldim. Aynı şeyi söyledi. Döndüm, Allah a niyaz ettim. Allah namazları beş vakte indirdi. 67

68 Yine Mûsâ (a.s.) a geldim Ne yaptın? dedi. Allah namaz vakitlerini beşe indirdi dedim. Mûsâ (a.s.) yine gidip, daha da indirmesi için Allah a yalvarmamı söyledi ise de, ben: Hayır, razı oldum dedim. Bunun üzerine Allah tarafından bir nida geldi: Farzım kesinleşmiştir. Kullarıma gerekli kolaylığı yaptım. Her iyi iş mukabilinde da on sevap vereceğim. * (1) *(1) TAC Terc ümesi cilt 3 sayfa 486 İsrâ ve Mi râc! Evvelâ kısaca bu iki kelimeyi lügat mânâsı ve harfleri itibariyle anlamağa çalışalım. İsr kelime olarak gece yürüme, Mir âc ise merdiven, yükselme demektir. Kûr ânı Kerîm in bir çok yerinde Ya beni isrâîl denildiğinde bu lâkap bize evvelâ Yakub (a.s.) oğullarını ve soyunu hatırlatmaktadır. Kardeşi ile aralarında meydana gelmiş bir anlaşmazlık yüzünden bulunduğu yeri terkederken geceleri yürüyerek yol aldığından kendisine bu lâkab verilmiştir. Bu gün için ise, isr kelimesinin ifadesi! ey gece yürüyen yani gece kalkıp mânâ âleminde namaz, dua, zikr ve tefekkürle (yol alan) Allah dostlarının çocukları mânâsında olmalıdır. İSR (elif, sin, ra) harflerinden meydana gelen bu kelime de; ( ) elif insân; (birinci) ( ) ( ) sin insân; (ikinci) ra rububiyyet, hakikatlerini ifade etmektedir. - Buradaki ( ) (elif) yani birinci insân, daha henüz insânlık mertebesine erişmemiş, ancak kendisinde bu kabiliyyet ve gayret bulunan ve namzet olan insân dır, - ikinci insân ( ) (sin) ise, gerçek insân olma yolunda yürüyen ve benliğini aşan kimse demektir. - ( ) (ra) rububiyyet yani esmâ, isimler mertebe-sini ifade etmektedir. Böylece Mi râc ın birinci bölümünün mertebe ve ifadesi: 68

69 Hakk yolunda seyr ini sürdüren kişinin belirli eğilimlerle kendisini rububiyyet esmâ âlemi itibariyle tanımaya başlamasıdır. Mi râc (mim, ra, elif, cim) harflerinden oluşmuştur. Mi râcın ikinci kısmını ifade eden bu kelime de ( ) mim, hakikati Muhammedî, ( ) ra Rahmâniyyet, ( ) elif Ahadiyyet, ( ) cim Cemâl-i İlâh-î dir. Hâl böyle olunca çıkan mânâ: ey gönül âleminde yürüyerek esmâ âlemine ulaşan, oradan Hakikat-i Muhammed-î ile Rahmâniyyet âlemini idrak ederek, sıfat, zat ve Ahadiyyet mertebelerine yükselip, böylece İlâh-î cemâli seyre başlayan kimse olmaktadır. İşte bu oluşum İnsânlığın temel gayesidir. Yani bu âlemin hakikatini ve kendi hakikatini idrak etmektedir. Âdem (a.s.) da ve nefahtü (Hicr 15/29) yani Ruhumdan nefhettim hükmü ile başlıyan esfeli sâfili nden aslına dönüş men reâni fekad reel Hakk ile yani bana bakan ancak Hakk ı görür hükmü ile Zatına ulaşıp kemâle ermiş oldu. İşte bu yüzden Mi râc hadisesi bizler için çok önemli bir oluşum ve bilgi kaynağı olmalıdır. Eğer Mi râc yapılamamış olsaydı, insânlık asla ebedi varlığa ulaşamaz, hasret ve gurbette kalırdı. Hakikat-i Muhammedi nin yer yüzünde zuhur mahalli olan peygamber/rasûl ve İnsân-ı Kâmil/Hazret-i Muhammed (a.s.) olmasaydı insânlık âlemi için bu oluşum hayal olurdu. İnsânlığın o zâtın şahsında ulaştığı son nokta Mi râc tır. O yüzdende kendisi son peygamber, kitabı da son kitap olmuştur ve sadece o gecede insân beyni Akl-ı kül itibariyle tam kapasite ile çalışmıştır. Bilindiği gibi insân beyni Akl-ı cüz itibariyle yaklaşık %6-8 kapasite ile çalışmaktadır. Gayemiz bu çok değerli atıl kapasiteyi daha geniş ufuklara akl-ı kül e yöneltip arttırmak olmalıdır. İlk Mi rac (yükseliş) olayı İdris (a.s.) hakkında bildirilmiştir. (Kûr ân-ı Kerîm de Meryem Sûresi 19/56-57 ayetlerinde) 69

70 vezkur fiy l kitabi idriyse innehü kane sıddıykan nebiyyen (56) ve refa nahü mekânen âliyyen (57) Ey Muhammed! Kitab da İdris e dair söylediklerimizi de an; çünkü o dosdoğru bir peygamberdi. Onu yüce bir yere yükselttik. Bu hususta bir çok rivayetler vardır, dileyen araştırabilir, yeri olmadığı için bu kadarla iktifa ediyoruz. İkinci Mi râc, (yükseliş) olayı Mûsâ (a.s.) hakkında bildirilmiştir. (Kûr ân-ı Kerîm de A raf Sûresi 7/143 Âyetinde) ve lemma câe mûsâ limiykatina ve kellemehü rabbühü kâle rabbi erinî enzur ileyke kâle len teranî ve lakininzur ilel cebeli feinistekarre mekanehü fesevfe teraniy felemma tecella rabbühü lil cebeli ce alehü dekken ve harre musa sa ıkan felemma efaka kale sübhaneke tübtü ileyke ve ene evvelül mumıniyne Mûsâ tayin ettiğimiz vakitte gelip Rabbi onunla konusunca Mûsâ: Rabbim! Bana Kendini göster. Sana bakayım dedi. Allah: Sen Beni göremessin ama dağa bak, eğer o yerinde kalırsa, Sen de Beni göreceksin buyurdu. Rabbi dağa tecelli edince onu yerle bir etti ve 70

71 Mûsâ da baygın düşdü; ayılınca Ya Rabbi, münezzehsin, sana tevbe ettim, ben inananların ilkiyim dedi. Rabbı nın sesini çok yakından işiten Mûsâ (a.s.) Rabbim hana kendini göster. Sana bakayırn dedi bunun üzerine, len terâni sözüne muhatap oldu yani sen beni göremezsin dedi, Çünkü Mûseviyyet tenzih mertebesi itibariyle düzenlenmiştir. Bu mertebe de tenzih eden ve edilen ikiliği vardır, dolayısıyla Hakk ı müşşahede etmek mümkün olamamaktadır. Üçüncü Mi râc (yükseliş) olayı İsâ (a.s.) hakkında bildirilmiştir. (Kûr ân-ı Kerîm de Âli İmrân Sûresinde 3/55) ya İsâ inniy müteveffiyke ve rafi uke ileyye Ey İsâ! Ben seni eceline yetireceğim seni kendime yükselteceğim. (Kûr ân-ı Kerîm de Nisa Sûresinde 4/158) bel refe ahullahü ileyhi Allah onu kendi katma yükseltti. İnsânoğlunun ezeli arzusu olan aslına, yani Rabbına ulaşma duygusu yavaş yavaş tatbik sahasına konmuş, her peygamber kendi mertebesi itibarile bu yolda birer menzil katetmiş ve nihayet Hakikat-i Muhammedi nin dünyadaki zuhuru olan Hazret-i Muhammed in (s.a.v.) Mi râc-ı ile kemâle ermiştir, şimdi O nun Mi râcını gayretimiz nisbetinde anlamağa ve tatbik etmeye çalışalım. Yukarıda belirtilen hadis ve Âyetler de Cenâb-ı Hakk Mi râc hadisesinin hakikatlerini o günün insânına o günün anlayışı içersinde bir çok misaller vererek anlatmıştır. Bu misaller de o günün insânının düşünebileceği, tahayyül ve tasavvur edebileceği şekillere büründürülerek ifade edilmiştir. Bu günün insânı o gün verilen misalleri daha iyi yorumlamaktadır. Bu günün insânının aklı şuuru, yaşantısı, görüşüde çok süratli artmış ve genişlemiştir. O gün çölde yaşayan insânların kendileri için değer arzeden vahası, suyu, kırbası devesi ve hurması idi. Böyle dar bir çerçevede yaşayan, insânlara Cenâb-ı Hakk a giden Mi râc yolunu anlatmak her halde pek kolay bir iş değildi. Ancak Kelâm-ı İlâh-î en güzel ifadelerle hem o günün hem de ilerki zamanlarda gelecek insânların da anlayışlarına sunulan gizli ifadeleriyle izah edilmeye çalışılmıştır. Ey sâlik! Dikkat et ki, bu olay aynı zamanda senin de Mi râcın dır. 71

72 Regaib gecesi itibariyle Hakk a olan rağbetin arttığında, Mevlüt gecesi ile ifadesini bulan Hakikat-i Muhammedi gönlünde doğar. Faaliyele geçen Hakikat-i Muhammedi yaşamı güçlenerek Berat gecesi ifadesiyle nefsinden kurtuluşun beratını alır ve Mi râc yolculuğuna çıkmaya namzet olursun, gayretini eksiltmezsen yoluna devam edersin. Hazret-i Rasûllüllah ın basından geçmiş İsrâ ve Mi râc hadisesi din mevzuları arasında izahı en güç olanlardan biri veya birincisidir. Bu oluşumu daha iyi anlamak için Hazarat-ı Hamse beş hazret mertebelerini bilmek faydalı olur. Ancak at ve deve hızını bilen bir kavme, gecenin çok kısa bir zaman diliminde bütün âlemleri gezerek gördüğünü ve bunu ispatlıyarak gerçek olduğunu anlatmak o kadar kolay olmasa gerek. En hızlı vasıtanın at olduğu bir devirde sonsuz âlemlere açılıp, bu âlemlere gidiş gelişin nasıl bir vasıta ile yapıldığım izah etmek ancak onların seyahat vasılalarına benzer bir şekilde attan küçük, katırdan büyük sözleriyle ifade edilmiştir. Burak ismi verilen bu vasıtadan sonraki yükselişe merdiven ve daha sonraki yükselişe de Ref Ref tabiri kullanılmıştır. İsrâ Burak ile yapılmıştır, bunun Berk ten geldiği yani yıldırım ışık hızı gibi bir şey olduğu bildirilmiştir. Şimdi gelelim Mi râc ın birinci bölümünü bildiren, İsrâ Süresinin ilk Âyetine; (İsrâ Sûresi 17/1) sübhanelleziy esrâ bi abdihi leylen minel mescidil harami ilel mescidil aksalleziy barekna havlehü linüriyehu min Âyâtina innehü hüves semîul besîrü Kulu Muhammed-i bir gece Mescid-el Haram -dan kendisine bir kısım Âyetlerimizi göstermek için, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-el Aksaya götüren Allah ın şanı yücedir. Doğrusu o işitir ve görür. Şekliyle belirtilen bu Âyet-i kerîme yi daha yakından incelemeye çalışalım. Başta ifade edilen sübhân kelimesi tenzih mertebesi itibariyle Allah (c.c.) demektir. Tenzih ise, Cenâb-ı Hakkı (c.c.) her türlü kusur, noksan, şerik gibi hallerden uzak bilmektir. 72

73 Mi râc, Hz. Rasülüllah ın seyri sülük udur. Ümmetleri olmamız hasebeyle bizim de Mi râc dan nasibimiz vardır, bunu belirtmek için hadisi şerifle namaz mü minin mi râc ıdır buyurmuştur. Bu hususta, Salât isimli kitabımızın incelenmesinde yarar vardır. Peygamberimizin (s.a.v.) yaşamış olduğu bu hadise, düşüncelerimizin tamamen fevkinde ve dışında olan bir hadisedir. Maddi ölçülerle ifade edilemiyen, Allah ın zatında meydana getirmiş olduğu hakikatler manzumesidir. Dolayısıyla beşeriyelimizle bunları anlamamız mümkün değildir. Ancak Akl-ı cüzü müzü Akl-ı kül e ulaştırabilirsek mümkün olabilir; bu da bir eğitim işidir. Aslında Mi râc bir gecede değil, seyri sülük ile oldukça uzun bir sürede meydana gelir, ancak bir geceye hasredilmesi toplu olarak anlatılması icabıdır. İşte bu yüzden sübhân yani Allah c.c her türlü noksanlıktan tenzih edilir. Onun gücü, beşeriyet aklı ile idrak edilemiyen her türlü işi yapacak kudrettedir. elleziy O öyle bir Allah tır ki esrâ bi abdihi leylen kulunu gecenin bir vaklinde yürüttü ifadesiyle genel anlamda yorumlanan Âyetin bu bölümüne, öz anlamıyla bakmağa çalışalım. esrâ yürüttü, yani kendi gerçek hakikatine yürüttü, bi abdihi kulu ile yani abdiyyet ve ulûhiyyet mertebeleri ile. leylen gecenin bir vaktinde yani beşeriyetinden yok olduğunda, minel mescidil harami ilel mescidil aksa Mescid-el Haramdan, Mescid-el Aksa ya yürüttü Şimdi; Âyet-i kerîme nin bu bölümünde akla bir sual geliyor, - niçin Mi rac doğrudan Kabe-i şerif den olmadı da, Kuds-ü şerife gidip oradan vaki oldu? - El cevap: Çünkü Kâ be-i şerif beytullah tır. Allahın evi, makam-ı zat tır, mertebe-i ahadiyyet tir. Orada gerçek anlamda var olan daima Gönül Mi râc ında dır. Hz. Rasûllüllah devamlı Hakk ın huzurunda olduğundan devamlı Mi râc halindeydi. Bu oluşumu ümmetlerine de bildirmesi için zâhiren de Mi râc ın olması gerekiyordu. İşte o sebebden; zat âleminin ifadesi olan Mescid-el Haram dan sıfat âleminin ifadesi olan Mescid-el Aksa ya 73

74 ahadiyyet ulûhiyyet ve rububiyyet mertebeleri itibari ile yürüttü. Bunun için zat âleminin dışına çıkılması lâzım geldi ki tekrar zat alemine dönüş, yani Mi râc mümkün olsun. Şimdi; tekrar başka bir yönden Mescid-el Aksa nın ne olduğunu idrak etmeye çalışalım. Aksa lügat manası itibarile, en uzak, en son, nihayet demektir. Hal böyle olunca Mescid-el Aksa en uzak mescid anlamındadır, yani yapıldığı tarihlerde Mescid-el Haram a en uzak mübarek mescid olarak vasıflandırılmıştır. Bilindiği gibi bu mescid Küds-ü şerif te ve diğer ismi de Beyt-ül Makdis mukaddes ev dir. Kulunu gecenin bir vakti Mescid-el Haram dan Mescid-el Aksa ya yürüttü ifadesi, Makamı Zat tan Makam-ı Zatıyla yürüttü ki oradan Esma ve Ef al âlemlerine nüzul ederek (inerek) âlemdeki tüm zuhurları müşahede edip tekrar uruc ederek (yükselerek) zatına ulaşsın, yani Mirac-ı Hakiki sini yapsın. Kuds-ü şerif yani Mukaddes şehir ve orada Beyt-ül Makdis ve Mukaddes ev, İşte Cenâb-ı Hakk ın sıfat mertebesinin ifadesi olan bu terimler, aynı zamanda Mertebe-i İseviyyet ve Mûseviyyetin de kaynağıdır. Mertebe-i Muhammedîyye nin kaynağı ise zat tır ve onun ifadesi de Beytullah Beytül Haram, Beytül Atik Mescid-el Haram Kâbe gibi kelimelerle belirtilmektedir. Yukarıda Mescid-el Aksa nın en uzak mukaddes mescid olduğu ifade edilmişti. İşte bu terimin bâtıni mânâsı budur ki, içinde yaşadığımız, genel olarak bu âlem, özel olarak bu dünya ve has olarak bu bedenler, İlâh-î zuhurun sonu, yani en son mertebesi olduğundan mukaddes beyt tirler. Ey talib-i Hakk! Kendi hakikatini ve âlemin hakikatinı iyi anlamaya çalış. Üzerinde bulunduğun şu dünyada birimsel varlığınla ve nefsinle yaşarsan orası sana esfel-i safilin olur. Eğer gerçek kimliğinle, İlâh-î benliğinle yaşarsan orası senin Kuds ün mukaddes şehrin ve Beyt-ül Makdis mukaddes evin olur. Oradan da Hacc ını ifa ederek Beytullah a dâhil olursan, Allah ehli / ehlullah zat ehli olur ve emin beldenin sakinleri arasına girerek ebedî zat ehli olursun. Yeri gelmişken kısaca şu Âyetlere de bir bakalım. (Et-tin Sûresi 95/ ) 74

75 vettîni vezzeytuni (1) ve turi sînîne (2) ve hazel beledil emîni (3) lekad halakne l insâne fî ahseni takvîmin (4) sümme redednahü esfele safiliyne (5) İncire, zeytine, Sina dağına, emin heldeye Mekkeye and olsun ki, Biz insânı en güzel sûretle tüm varlığı ile halk ettik, sonra onu esf el-i safiline reddettik (gönderdik) denmektedir. Batınî anlamda; incir vahdette kesret, yani Birlikte çokluk. Zeytin ise kesrette vahdet, yani çokluktaki birlik i, anlatmaktadır. Turisinine sine turu yani kişinin ruh âlemindeki turları, yükselişlerini ifade etmektedir. Ve hezel beledil emin Emin belde Mekke şehri yani içinde Allah ın evinin bulunduğu şehir. Diğer yönüyle Cenâb-ı Hakk ın zâtî zuhurunu bütün mertebeleriyle zuhura getiren Hazret-i İnsân, dır. İşte Mekke de kâ be, insân-ı kâmilde gönül, emin beldedir. Kim oralara sığınırsa her şeyden emin olur. Biz insân-ı en güzel sûrette halk ettik ifadesiyle kendini bilerek tanıyan ve (Hicr Sûresi 15/29) ve nefahtü fiyhi min ruhiy ben ona ruhumdan nefy ettim (üfledim) sırrına vasıl olmuş olan insâna ne mutlu. Zâhir ve bâtın; (ef al, esmâ, sıfat ve zat) mertebelerini câmi olarak zuhur eden, Cenâb-ı Hakk ın zâtî zuhurunu meydana getiren kendini ve 75

76 nefs ini tanıyan o mübarek insân, zâhîr ve bâtın en güzel sûrette halk olmazda hangi varlık olur? Sonra esfel-i sâfilîn-e reddettik (gönderdik) ifadesiyle, zat âleminden sıfat âlemine, sıfat âleminden esmâ âlemine esmâ âlemin den de ef al alemine gönderdik denmekledir. İşte ef al âlemi en uç zuhur, son zuhur, nihaî zuhur; en uzak mescid, Mescid-el Aksa ifadesiyle belirtilmiştir. Dolayısıyla üzerinde yaşadığımız yer kürede gaflet haliyle yaşadığımız zaman esfel-i sâfilîn aşağıların aşağısı, fakat gerçek anlamıyla yaşağıdımız zaman ise, mukaddes şehir mukaddes ev Beyt-ül Makdis olmaktadır. Ne olaydı ey insân! üstünde yaşadığın yerin gerçek halini ve kendi üstünde taşıdığın yükün ne olduğunu gerçek anlamıyla bir bilebilseydin! Ef al alemine gelmiş olan kimse aldığı eğitim ile geçtiği yollardan tekrar geri dönerek yine ef al den esmâ ya, esmâ dan sıfata sıfattan zat âlemine mi râc eder (yükselir). Beytullah Mescid-el Haram gibi ifadeler de zat mertebesini belirtmektedir. ellezî bareknâ havlehü O öyle bir beyt ki, biz onun etrafını mübarek kıldık. Yani mukaddes şehirde bulunan mukaddes evin etrafını da mübarek bereketli kıldık. Sıfat mertebesi itibariyle gerçek yaşamını sürdüren kişinin bulunduğu yer mübarek şehir ve kendi de mübarek evdir. Dolayısıyla çevresi de mübarekti, bereketlidir. Ona yaklaşan Allah a yol bulur. Burası gerçek İseviyyet mertebesi dir. linürriyehü min âyatina ayetlerimizden bazılarını göstermek için kulunu Mescid-el Haram dan Mescid-el Aksa ya yürüttü. Âyet, Kûr ân ın kısa bölümlerinin ifadesi olduğu gibi, ayrıca iş âriişaret anlamına da gelmektedir. Murad-ı İlâh-î böyle işaretlerle zâtını tanıtmayı ve oraya giden yolu açmayı diledi, ve bu ibareleri kullandı. Böylece zâtına ulaşan yolu Mi râc hadisesinin tümü içersinde bildirmiş oldu, yeterki bizler bunları anlamağa çalışalım. innehü hüvessemîul basîru muhakkak ki o işitir ve görür. 76

77 Tabiiki bu merlebeye ulaşan Sıfat mertebesi itibariyle Hakk sözü işitir ve gerçekleri görür. İsrâ Sûresi nin 1 inci Âyetinde; Mi râc hadisesinin birinci bölümü olan Mescid-el Haram dan / Kâ be den Mescid-el Aksa-ya / Kudüse gidiş anlatılmakladır. İkinci bölüm olan göklere açılış ise, Necm Sûresi 53/1-18 Âyetlerinde anlatılmaktadır. Oraya geçmeden evvel bazı oluşumları da idrak etmeye çalışmalıyız. Alâi tefsirinden Alûsinin naklettiğine göre genel olarak Mi râc ın oluşumundaki seyr 5 şekilde bildirilmiştir. 1 - Burak 2 - Mİ râc merdiven 3 - Melekler ile 4 - Cebrâîl ile 5 - Ref ref, ayrıca birde dönüşü vardır. - Mekke den Kudüs-e Burak ile; - Küdüsten semaya Mi rac merdiven ile; - yedi kat sema melekler ile; - oradan Sidretül Münteha ya Cebrâîl in kanatları ile; - daha yukarıya da Ref ref ile gidilmiştir, diye bildirilmiştir. Bu ifadeler hem mecaz hem de gerçektir. MÂnâ âleminde öyle yaşamlar vardır ki hakikatlerini anlamak ancak müşahede ile mümkün olur. Değişik bilgi ve idrak düzeyinde olan kimselere bazı ince hakikatler mecaz yani misallerle, benzetmelerle, anlatılmağa çalışılır. Hz. Mevlânâ Mesnevî-i şerifin Birinci cildinde mecaz hakikatin köprüsüdür diye buyurmuşlardır. Kûr ân-ı Kerîm de de (Haşr Sûresi 59/21) ve tilkel emsalü nadribüha linnasi le allehüm yetefekkerune Bu misalleri insanlar düşünsünler diye veriyoruz, diye buyurmaktadır. umulur ki onlar tefekkür ederler Eğer mecâzî ifadeler kullanılmasaydı hakikatleri çok daha az kimseler anlayabilirdi. 77

78 İşte Mi râc hadisesini de daha çok kimselerin anlayabilmesi için mecazî ifadeler kullanılmıştır, irfan ehli mecazları köprü yapıp onların hakikatlerine kanat açar. Hz. Rasûllüllah fendimizin Mi râcı bir gecede meydana gelen bir oluşum değildir. Belki Hira dağındaki tefekkürlerinin ve ibadetlerinin ilk günlerinden başlıyarak o geceye kadar süren ortalama 15 senenin neticesidir. İşte ey sâlik! Mi râc etmek isliyorsan nasıl çalışman gerektiğini anlamaya gayret et. Yukarıda Mi râcın 5 yükseliş hali bildirildi. Diğer bir ifadeyle; ilk Mi râc ef al âleminde kendini tanıma, ikinci Mi râc ef âl âleminden esmâ alemine, üçüncü Mi râc esmâ âleminden sıfat âlemine, dördüncü Mi râc sıfat âleminden zat âlemine yükseliş, beşinci Mi râc ise kişinin zat âleminde kendini bulmasıdır. Mi râc ın bedensel mi yoksa rûhen mi yapıldığı hakkında çok sözler vardır. Genel yargı hem rûhla hem de bedenle olduğu yolundadır. Bizim anlayışımıza göre ise, Mekkeden Kudüse kadar olan yolculuk beden ve ruhla, Oradan ötesi ise sadece ruh ve şuurla yaşandığı istikametindedir. Allah-u âlem (hakikatini Allah bilir.) İleride bu mevzua tekrar temas etmek üzere şimdilik bu kadarla bırakıyoruz.. T.B. Yukarıda bahsi geçen Esfeli sâfilîn hakkında yazdığım bir yazıyı da ilâve etmeyi uygun gördüm. T.B. Esfel-i sâfilîn: ( ) Mekke-Kâ be Varılacak son hedef. Okun ulaştığı son menzil. Okun vurduğu en büyük av. Vuslat evi. Güzellik vâdîsi. Likâ köşkü. Yokluk içindeki varlık. Son tenzil, son indirme. Risâletin sebebi. Nübüvvetin zuhuru. Son menzil. Son verılan yer. 78

79 İnsân-ı Kâmilin bastığı yer. Kûr'ân-ın indiği yer. Muhammed (s.a.v.) min bastığı toprak. İki cihân'ın giriş çıkış kapısı. Kâ'be-i Muazzama'nın mahalli. Mescid-i Nebevî-nin mahalli. Cennet'in de, cehennem'in de giriş kapısı. Kendinden kendine yolculuk durağı. Ariflerin mekân-ı. Sadıkların dîvân-ı. Şehitlerin şehitlik kazandıkları yer. Hakk'ın Zâtıyla zuhur ettiği yer. Âlem-i ef'âl. Hazret-i Şehâdet tir, esfel-i (sâfilîn) Bu kadeh ile ortaya çıkan kimliğimiz dolayısıyla biz anlıyoruz ki o deryadan bir farkımız yoktur, özü itibarıyla deryanın aynıyız, başka türlü halife olmak mümkün değildir. Terzi Baba Baskısı olan kitaplar. 1. Necdet Divanı: 2. Hacc Divanı: 3. İrfan Mektebi, Hakk Yolu nun Seyr defteri: 4. Lübb ül Lübb Özün Özü, (Osmanlıca dan çeviri): 5. Salât- Namaz ve Ezan-ı muhammedi de Bazı hakikatler: İngilizce, İspanyolca 6. İslâm da Mübarek Geceler, bayramlar ve Hakikatleri: (Fransızca) 7. İslâm, İmân, İhsân, İkân, (Cibril Hadîs i): 8. Tuhfetu l Uşşâkiyye, (Osmanlıca dan çeviri): 9. Sûre-i Rahmân ve Rahmâniyyet: 10. Kelime-i Tevhid, değişik yönleriyle: 11. Vâhy ve Cebrâil: 12. Terzi Baba (1) ve Necm Sûresi: 13. (13) On üç ve Hakikat-i İlâhiyye: 14. İrfan mektebi, Hakk yolu nun seyr defteri ve şerhi Pey- (1) Hz. Âdem Safiyyullah (a.s.) 16. Divân (3) 19. Sûre-i Feth ve fethin hakikat-i Pey-(2) Hz. Nûh Neciyyullah: (a.s.) 22. Sûre-i Yûsuf ve dervişlik: Pey-(3) Hz. İbrâhîm Halîlûllah: (a.s.) 35. Fâtiha Sûresi: 39. Terzi Baba: (2) 41. İnci tezgâhı: Yâ sîn, Sûresi: Pey-(4) Hz. Mûsâ Kelîlmullah: (a.s.) 79

80 60. 6 Pey-(5) Hz. Îsâ Rûhullah: (a.s.) Pey-(6) Hz. Muhammed: (s.a.v.) Mülk Sûresi: 88- Nusret Tura-Divanı. Erler demine. 91-Terzi Baba (7) Biismi has Selâm (13) 95- Terzi Baba-(8) (19/53) Fussilet Sûresi Terzi Baba kitapları sıra listesi KAYNAKÇA 1. KÛR ÂN VE HADîS : 2. VEHB : Hakk ın hibe yoluyla verdiği ilim. 3. KESB : Çalışılarak kazanılan ilim. 4. NAKİL : Muhtelif eserlerden, Mesnevi i şerif, İnsân-ı Kâmil, Fusûsu l Hikem ve sohbetlemizden müşahede ile toplanan ilim. (Gönülden Esintiler) 1. Necdet Divanı: 2. Hacc Divanı: 3. İrfan Mektebi, Hakk Yolu nun Seyr defteri: 4. Lübb ül Lübb Özün Özü, (Osmanlıca dan çeviri): 5. Salât- Namaz ve Ezan-ı muhammedi de Bazı hakikatler: İngilizce, İspanyolca 6. İslâm da Mübarek Geceler, bayramlar ve Hakikatleri: (Fransızca) 7. İslâm, İmân, İhsân, İkân, (Cibril Hadîs i): 8. Tuhfetu l Uşşâkiyye, (Osmanlıca dan çeviri): 9. Sûre-i Rahmân ve Rahmâniyyet: 10. Kelime-i Tevhid, değişik yönleriyle: 11. Vâhy ve Cebrâil: 12. Terzi Baba (1) ve Necm Sûresi: 13. (13) On üç ve Hakikat-i İlâhiyye: 14. İrfan mektebi, Hakk yolu nun seyr defteri ve şerhi Pey- (1) Hz. Âdem Safiyyullah (a.s.) 16. Divân (3) 17. Kevkeb. Kayan yıldızlar. 18. Peygamberimizi rû ya-da görmek. 19. Sûre-i Feth ve fethin hakikat-i. 20. Terzi Baba Umre (2009) Pey-(2) Hz. Nûh Neciyyullah: (a.s.) 80

81 22. Sûre-i Yûsuf ve dervişlik: 23. Değmez dosyası: Pey-(3) Hz. İbrâhîm Halîlûllah: (a.s.) Köle ve incir dosyası: 26. Bir zuhûrât ın düşündürdükleri: Genç ve elmas dosyası: 28. Kûr ân da Tesbîh ve Zikr: 29. Karınca, Neml Sûresi: 30. Meryem Sûresi: 31. Kehf Sûresi: Terzi Baba İstişare dosyası: 33. Terzi Baba Umre dosyası: (2010) Bakara dosyası: 35. Fâtiha Sûresi: 36. Bakara Sûresi: 37. Necm Sûresi: 38. İsrâ Sûresi: 39. Terzi Baba: (2) 40. Âl-i İmrân Sûresi: 41. İnci tezgâhı: Nisâ Sûresi: Mâide Sûresi: A raf Sûresi: İbrâhîm Sûresi: 46. İngilizce, Salât-Namaz: 47. İspanyolca, Salât-Namaz: 48. Fransızca İrfan mektebi: Yâ sîn, Sûresi: İnsân, Sûresi: Tekvir, Sûresi: Fecr, Sûresi: 53. Hazmi Tura: Beled-Tîn, Sûresi: Kasas, Sûresi: 56. İrfan-Mek-Şer-Fransızca-Baba: TÂ HÂ Sûresi: 58. Mirat-ül-İrfan-ve-şerhi: Pey-(4) Hz. Mûsâ Kelîlmullah: (a.s.) Pey-(5) Hz. Îsâ Rûhullah: (a.s.) Pey-(6) Hz. Muhammed: (s.a.v.) Bir ressam hikâyesi: 63. İnci mercan tezgâhı 64. Ölüm hakkında: 65. Reşehatt an bölümler: 66. Risâle-i Gavsiyye: Mülk Sûresi: Namaz Sûrereleri: Namaz Sûrereleri: 70. Yahova Şahitleri: 71. Mü-Geceler-Fran-les-nuits: 81

82 72. Îman bahsi: 73. Celâl cemâl Celâl: Umre dosyası: 75. Gülşen-i Râz şerhi: Doğdular, yaşadılar hikâyesi: 77. Aşk ve muhabbet yolu: 78. A yân-ı sâbite. Kazâ ve kader: 79- Terzi Baba-(4) İstişare dosyası. 80- Terzi Baba-(5) İstişare dosyası. 81- Hayal vâdîsi nin çıkmaz sokakları: 82- Mektuplarda yolculuk-m.nusret-tura Umre dosyası. 84- Nusret Tura-Vecizeler ve ata sözleri. 85- Nusret Tura-Tasavvufta aşk ve gönül. 86- Terzi Baba-(6) İstişare dosyası. 87- Terzi Baba-İlâhiler derleme. 88- Nusret Tura-Divanı. Erler demine Her şey merkezinde hikâyesi. 90- İnsân-ı Kâmil A.K.C. Cild (1-kitap-1) şerhi. 91- Terzi Baba (7) Biismi has Selâm (13) 92- İnsân-ı Kâmil A.K.C. Cild (2) şerhi İngilizce. İslâm, İmân, İhsân, İkân, (Cibril Hadîs i): 94- Mescid-i Dırarr-Kubbet-ul Kara. 95- Terzi Baba-(8) (19/53) Fussilet Sûresi Umre dosyası. 98- Solan bahçenin kuruyan gülleri. 99- Terzi Baba-(9) İstişare dosyası İrfan mektebi ve şerhi-ispanyolca Bosna Hersek dosyası. 102-The SCHOOL OF WISDOM (irfan mektebi) 103-terzi Baba yüksek lisans tezi. 104-Hacc Umre ve hakikatleri. 105-Cemo ve Farko. 106-(2016) Umre dosyası. 107-Vahy ve Cebrâîl- (Fransızca) 108-Tezi Baba ile ilgili zuhuratlar. 109-terzi Baba tasavvufi izahlar Şeker risalesi. 111-Lübb-ül lübb-özün özü ve şerhi. 112-Bir kardeşin soruları ve cevapları 113- İnsân-ı Kâmil A.K.C. Cild (1-kitap-2) şerhi İnsân-ı Kâmil A.K.C. Cild (1-kitap-3) şerhi İnsân-ı Kâmil A.K.C. Cild (1-kitap-4) şerhi Kudüs seyahati dosyası Altı peygamber serisi: Pey-(1) Hz. Âdem Safiyyullah (a.s.) Pey-(2) Hz. Nûh Neciyyullah: (a.s.) Pey-(3) Hz. İbrâhîm Halîlûllah: (a.s.) 82

83 Pey-(4) Hz. Mûsâ Kelîlmullah: (a.s.) Pey-(5) Hz. Îsâ Rûhullah: (a.s.) Pey-(6) Hz. Muhammed: (s.a.v.) Terzi Baba kitapları serisi: Terzi Baba-(1) Terzi Baba-(2) Terzi Baba-(3) İstişare dosyası Terzi Baba-(4) İstişare dosyası Terzi Baba-(5) İstişare dosyası Terzi Baba-(6) İstişare dosyası Terzi Baba (7) Biismi has Selâm (13) 8-95-Terzi Baba-(8) (19/53) Terzi Baba-(9) İstişare dosyası Terzi baba yüksek lisans tezi Tezi Baba ile ilgili zuhuratlar terzi Baba tasavvufi izahlar Şeker risalesi Bir hikâye birçok yorum serisi Köle ve incir dosyası: Genç ve elmas dosyası: Bakara dosyası: 4-61-Bir ressam hikâyesi: 5-76-Doğdular, yaşadılar hikâyesi: 6-89-Her şey merkezinde hikâyesi Dîvanlar serisi: 1-1-Necdet Divanı: 2-2-Hacc Divanı: 3-16-Divân (3) 4-87-Terzi Baba-İlâhiler derleme Nusret Tura-Divanı İbretlik dosyalar serisi kevkeb-kayan yıldızlar İbretlik değmez dosyası Celâl Cemâl Celâl hayalî Kamer in hayal vâdîsi 4-81-Hayal vadisinin çıkmaz sokakları Mescid-i dırar/kubbet-ul kara Solan bahçenin/kuruyan gülleri Cemo ve Farko Bir kardeşin soruları ve cevapları Umre dosyaları serisi 83

84 1-2. Hacc Divanı: Terzi Baba Umre (2009) Terzi Baba Umre dosyası: (2010) Umre dosyası: Umre dosyası Umre dosyası (2016) Umre dosyası Hacc Umre ve hakikatleri Diğer dillere çevrilen Terzi Baba kitapları serisi 1-5. Salât- Namaz ve Ezan-ı muhammedi de Bazı hakikatler: İngilizce, İspanyolca 2-6. İslâm da Mübarek Geceler, bayramlar ve Hakikatleri: (Fransızca) İngilizce, Salât-Namaz: İspanyolca, Salât-Namaz: Fransızca İrfan mektebi: Mü-Geceler-Fran-les-nuits: İngilizce. İslâm, İmân, İhsân, İkân, (Cibril Hadîs i): İrfan mektebi ve şerhi-ispanyolca Vahy ve Cebrâîl- (Fransızca) Mektuplar ve zuhuratlar serisi: Terzi Baba İnternet dosyaları: Terzi-Baba-Mektuplar ve zuhuratlar Terzi-Baba-Mektuplar ve zuhuratlar Terzi-Baba-Mektuplar ve zuhuratlar Terzi-Baba-Mektuplar ve zuhuratlar Terzi-Baba-Mektuplar ve zuhuratlar Terzi-Baba-Mektuplar ve zuhuratlar Terzi-Baba-Mektuplar ve zuhuratlar

85 Terzi-Baba-Mektuplar ve zuhuratlar Terzi-Baba-Mektuplar ve zuhuratlar Kitaplar devam ediyor şu an Yekün= (116+86=202) NECDET ARDIÇ Büro : Ertuğrul mah. Hüseyin Pehlivan caddesi no. 29/4 Servet Apt Tekirdağ. Ev : 100 yıl Mahallesi uğur Mumcu Cad. Ata Kent sitesi A Blok kat 3 D Tekirdağ Tel (ev) : (0282) Cep : (0533) Veb sayfası: Amerika: <http:// necdetardic. org/ Veb sayfası: Amerika: <www.necdetardic.info> Veb sayfası: Almanya: <www.terzibaba.com> Site adresi (form): < İnternet, MSN Adresi: Necdet Ardıç 85

86 86

2015-2016 UMRE ORGANİZASYONU 13 GÜNLÜK EKONOMİK KUDÜS BAĞLANTILI UMRE PROGRAMI

2015-2016 UMRE ORGANİZASYONU 13 GÜNLÜK EKONOMİK KUDÜS BAĞLANTILI UMRE PROGRAMI 2015-2016 UMRE ORGANİZASYONU 13 GÜNLÜK EKONOMİK KUDÜS BAĞLANTILI UMRE PROGRAMI (3 gün veya gece Kudüs, 3 gün veya gece Medine, 7 gün veya gece Mekke) Kudüs te İkamet : Holyland, St George, Royal Wings

Detaylı

Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır BÜLTEN İSTANBUL B İ L G. İ NOTU FİLİSTİN MESELESİ 12 de. 2014 İÇİN 3 HEDEFİMİZ, 3 DE ÖDEVİMİZ VAR 3 te

Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır BÜLTEN İSTANBUL B İ L G. İ NOTU FİLİSTİN MESELESİ 12 de. 2014 İÇİN 3 HEDEFİMİZ, 3 DE ÖDEVİMİZ VAR 3 te 9 da AK YIL: 2012 SAYI : 164 26 KASIM 01- ARALIK 2012 BÜLTEN İL SİYASİ VE HUKUKİ İŞLER BAŞKANLIĞI T E Ş K İ L A T İ Ç İ H A F T A L I K B Ü L T E N İ 4 te Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır

Detaylı

demir ve bronz çağlarının kalıntılarına ulaşılmış, medeniyetlerin doğup yıkıldığı Mezopotamya toprakları üzerindeki Ürdün de, özellikle Roma ve

demir ve bronz çağlarının kalıntılarına ulaşılmış, medeniyetlerin doğup yıkıldığı Mezopotamya toprakları üzerindeki Ürdün de, özellikle Roma ve İsrail - Ürdün Turu Büyük manzaraları görmek için plan yapın, ancak, sokaklarda dolaşmak ve böylesine eski ve kutsal bir yerin gündelik hayatına kendinizi kaptırmak için biraz zaman ayırın. Tarih : 12-09-2016-16-09-2016

Detaylı

Question. Neden Hz İsa Ruhullah (Allah ın ruhu) olarak adlandırılmıştır? Yüce Allah ın kendi ruhundan. Peygamberi Âdem e üflemesinin manası nedir?

Question. Neden Hz İsa Ruhullah (Allah ın ruhu) olarak adlandırılmıştır? Yüce Allah ın kendi ruhundan. Peygamberi Âdem e üflemesinin manası nedir? Question Neden Hz İsa Ruhullah (Allah ın ruhu) olarak adlandırılmıştır? Yüce Allah ın kendi ruhundan Peygamberi Âdem e üflemesinin manası nedir? Answer: Bazı özellikler değişik ve birçok şey ve bireylerde

Detaylı

Bayram hutbesi nasıl okunur? - İlyas Uçar - Ebû Rudeyha - Evvâh - Kişisel Bilgi Sitesi

Bayram hutbesi nasıl okunur? - İlyas Uçar - Ebû Rudeyha - Evvâh - Kişisel Bilgi Sitesi Allâhu Ekber Allâhu Ekber Allâhu Ekber Allâhu Ekber Lâ ilâhe illallâhü vallâhü Ekber. Allâhu Ekber ve lillâhil'hamd, Allâhu Ekberu kebiiraa velhamdülillahi kesiiraa ve sübhaanallaahi bükratev ve esıila

Detaylı

T.C. BAŞBAKANLIK Diyanet İşleri Başkanlığı D O S Y A

T.C. BAŞBAKANLIK Diyanet İşleri Başkanlığı D O S Y A Evrak Tarih ve Sayısı: 19/11/2015-E.46458 T.C. BAŞBAKANLIK Diyanet İşleri Başkanlığı *BE5FFAN4* Pin: 51051 Sayı :12373329-300- Konu :Kudüs Umre Programı. Başkanlığımızca 2015-2016 umre sezonunda; D O S

Detaylı

(Dersini sabah namazından sonra yapmanı tavsiye etmekle birlikte, sana uygun olan en münasip bir vakitte de yapmanda bir sakınca yoktur.

(Dersini sabah namazından sonra yapmanı tavsiye etmekle birlikte, sana uygun olan en münasip bir vakitte de yapmanda bir sakınca yoktur. 3 1 Değerli Kardeşim; Unutma! Dünya hayatı çabuk geçer, önemli olan bu dünya hayatında kendine, ailene, ümmete ve tüm insanlığa ne kadar faydalı olduğuna bakman ve bunun muhasebesini yapmandır. Toplumun

Detaylı

İmam Tirmizi nin. Sıfatlar Hususundaki Mezhebi

İmam Tirmizi nin. Sıfatlar Hususundaki Mezhebi İmam Tirmizi nin Sıfatlar Hususundaki Mezhebi İmam Ebu İsa Muhammed İbni İsa Tirmizi (209H-274H) Cami'u Sünen Tirmizi www.almuwahhid.com 1 بسم هللا الرحمن الرحيم İmam Tirmizi de kendi dönemindeki hadis

Detaylı

SELANİK AYASOFYA CAMİSİ

SELANİK AYASOFYA CAMİSİ SELANİK AYASOFYA CAMİSİ BAKİ SARI SAKAL SELANİK AYASOFYA CAMİSİ Aya Sofya (Azize Sofya) tapınağı Selanik in merkezinde, Ayasofya ve Ermou sokaklarının kesiştiği noktadadır. Kutsal İsa ya, Tanrının gerçek

Detaylı

Dünya Mirası Gezginleri Derneği ile 9 UNESCO Dünya Mirası nın ve 10 Adayının görüleceği. İsrail Turu. 2 Kasım 2014 9 Kasım 2014

Dünya Mirası Gezginleri Derneği ile 9 UNESCO Dünya Mirası nın ve 10 Adayının görüleceği. İsrail Turu. 2 Kasım 2014 9 Kasım 2014 Dünya Mirası Gezginleri Derneği ile 9 UNESCO Dünya Mirası nın ve 10 Adayının görüleceği İsrail Turu 2 Kasım 2014 9 Kasım 2014 1 1. Gün: 2 Kasım 2014 Pazar İstanbul Tel Aviv Beer Sheba Eilat Kızıl deniz

Detaylı

Altın Üçgen Hindistan

Altın Üçgen Hindistan Türk Hava Yolları ile Altın Üçgen Hindistan Agra, Fatehpur Sikri, Jaipur, Delhi Tüm Öğle Ve Akşam Yemekleri Dahil 5* Otellerde Konaklama 23 Ocak - 29 Ocak 2017 (7 gün - 6 gece) Tur Programı 1. gün - 23

Detaylı

الصيام برؤية واحدة اسم املؤلف حممد بن صالح العثيمني

الصيام برؤية واحدة اسم املؤلف حممد بن صالح العثيمني 1436 HİLALİN BİR YERDE GÖRÜLMESİYLE ORUCA BAŞLAMAK الصيام برؤية واحدة باللغة الرتكية Muhammed b. Salih el-useymîn اسم املؤلف حممد بن صالح العثيمني Çeviren Muhammed Şahin ترمجة حممد شاهني Gözden Geçiren

Detaylı

tarafından yazıldı. Pazartesi, 13 Ağustos :33 - Son Güncelleme Pazartesi, 13 Ağustos :52

tarafından yazıldı. Pazartesi, 13 Ağustos :33 - Son Güncelleme Pazartesi, 13 Ağustos :52 ASİLDER in organize ettiği ve çok sayıda genç üyemizin katılımı ile 2-16 Temmuz 2012 tarihleri arasında gerçekleşen ASİLDER Umre Organizasyonumuz güzel bir şekilde tamamlanmıştır. Rabbim, bu güzel organizasyona

Detaylı

Dünya Mirası Gezginleri Derneği ile 9 UNESCO Dünya Mirası nın ve 10 Adayının görüleceği. İsrail Turu. 10 Kasım 2014 17 Kasım 2014

Dünya Mirası Gezginleri Derneği ile 9 UNESCO Dünya Mirası nın ve 10 Adayının görüleceği. İsrail Turu. 10 Kasım 2014 17 Kasım 2014 Dünya Mirası Gezginleri Derneği ile 9 UNESCO Dünya Mirası nın ve 10 Adayının görüleceği İsrail Turu 10 Kasım 2014 17 Kasım 2014 1 9 Kasım 2014 Pazar günü saat 23:00 te Atatürk Havaalanında buluşuyoruz.

Detaylı

Bazı Dini/Tarihi Yapıların Sırları

Bazı Dini/Tarihi Yapıların Sırları Zigurat Taoizm de Tapınaklar Kiliseler Medine deki Eğik Minarenin Sırrı Hacer-i Muallak Kâbe Ölçülerindeki Cami: İsmail Ağa Camii Sivas Divriği Ulu Camiindeki Gölgeler Süleymaniye Camii İs Odası Şemsi

Detaylı

HZ. PEYGAMBER (S.A.V) İN HOŞGÖRÜSÜ VE AFFEDİCİLİĞİ

HZ. PEYGAMBER (S.A.V) İN HOŞGÖRÜSÜ VE AFFEDİCİLİĞİ ب س م الله الر ح من الر ح يم الل ه ل نت ل ه م و ل و ك نت ف ظ ا غ ل يظ ال ق ل ب ف ب م ا ر ح م ة م ن لا نف ض وا م ن ح و ل ك İmran, 159) (Al-i HZ. PEYGAMBER (S.A.V) İN HOŞGÖRÜSÜ VE AFFEDİCİLİĞİ Muhterem Müslümanlar!

Detaylı

فضل صالة الرتاويح اسم املؤلف حممد صالح املنجد

فضل صالة الرتاويح اسم املؤلف حممد صالح املنجد 1436 TERÂVİH NAMAZININ FAZÎLETİ فضل صالة الرتاويح باللغة الرتكية Muhammed Salih el-muneccid اسم املؤلف حممد صالح املنجد Çeviren Muhammed Şahin ترمجة حممد شاهني Gözden Geçiren Ali Rıza Şahin مراجعة يلع

Detaylı

İLİM HALKALARI PROJESİ

İLİM HALKALARI PROJESİ Takdim İşgal devleti İsrail in 2004 yılında, Gazze ve Batı Şeria sınırları ile 1948 topraklarını ayırmak için bir duvar inşa etmiştir. Bu duvarların inşa edilme sebebi İsrail in işgal topraklarında yapacak

Detaylı

118. SOHBET Kadir Suresi SÛRE VE MEÂLİ:

118. SOHBET Kadir Suresi SÛRE VE MEÂLİ: 118. SOHBET Kadir Suresi SÛRE VE MEÂLİ: الرحيم الرحمن الله بسم * ا ن ا ش ه ر ف ي ا ن ز ل ن اه ت ن ز ل ال ق د ر ل ي ل ة ال م ل اي ك ة و م ا و الر وح ا د ر اك م ا ل ي ل ة ال ق د ر * ل ي ل ة ال ق د ر خ ي

Detaylı

Türk Hava Yolları ile. Japonya. Kurban Bayramı'nda Japonya. Tokyo - Kyoto - Osaka. 28 Ağustos - 04 Eylül 2017 (8 gün - 7 gece)

Türk Hava Yolları ile. Japonya. Kurban Bayramı'nda Japonya. Tokyo - Kyoto - Osaka. 28 Ağustos - 04 Eylül 2017 (8 gün - 7 gece) Türk Hava Yolları ile Japonya Kurban Bayramı'nda Japonya Tokyo - Kyoto - Osaka 28 Ağustos - 04 Eylül 2017 (8 gün - 7 gece) Tur Programı 1. gün - 28 Ağustos 2017, Pazartesi İstanbul Tokyo 27 Ağustos saat

Detaylı

Türk Hava Yolları Tarifeli Seferi ile. Hindistan. Kurban Bayramı'nda Hindistan. Jaipur-Agra-Varanasi-Delhi. 10 Eylül - 18 Eylül 2016 (9 gün - 8 gece)

Türk Hava Yolları Tarifeli Seferi ile. Hindistan. Kurban Bayramı'nda Hindistan. Jaipur-Agra-Varanasi-Delhi. 10 Eylül - 18 Eylül 2016 (9 gün - 8 gece) Türk Hava Yolları Tarifeli Seferi ile Hindistan Kurban Bayramı'nda Hindistan Jaipur-Agra-Varanasi-Delhi 10 Eylül - 18 Eylül 2016 (9 gün - 8 gece) Tur Programı 1. gün - 10 Eylül 2016, Cumartesi İstanbul

Detaylı

Gizlemek. أ Helak etmek, yok etmek أ. Affetmek. Açıklamak. ا ر اد Sahip olmak, malik olmak. Đstemek,irade etmek. Seçme Metnler 25

Gizlemek. أ Helak etmek, yok etmek أ. Affetmek. Açıklamak. ا ر اد Sahip olmak, malik olmak. Đstemek,irade etmek. Seçme Metnler 25 136. Ey iman edenler, Allah'a, elçisine, elçisine indirdiği kitaba ve bundan önce indirdiği kitaba iman edin. Kim Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, elçilerini ve ahiret gününü inkar ederse, uzak bir sapıklıkla

Detaylı

20 Mayıs - 26 Mayıs 2017 (7 gün - 6 gece)

20 Mayıs - 26 Mayıs 2017 (7 gün - 6 gece) Türk Hava Yolları Tarifeli Seferi ile Baharda Japonya Türk Hava Yolları Tarifeli Seferi ile Baharda Japonya Tokyo-Kyoto-Osaka 20 Mayıs - 26 Mayıs 2017 (7 gün - 6 gece) Tur Programı 1. gün - 20 Mayıs 2017,

Detaylı

ANTAKYA SAMANDAĞ GEZİSİ I 25 HAZİRAN 2012 MUSA DAĞI SİMON DAĞI

ANTAKYA SAMANDAĞ GEZİSİ I 25 HAZİRAN 2012 MUSA DAĞI SİMON DAĞI ANTAKYA SAMANDAĞ GEZİSİ I 25 HAZİRAN 2012 MUSA DAĞI SİMON DAĞI Harbiye de kaldığımız Otelde akşam Antakya mezeleri ile özel tavuk yedik, Antakya mezelerini tattık, sabah kahvaltıdan sonra, özel minibüslerle

Detaylı

Altı aylık iken anne karnından düşen ceninin cenaze namazını kılmanın hükmü

Altı aylık iken anne karnından düşen ceninin cenaze namazını kılmanın hükmü Altı aylık iken anne karnından düşen ceninin cenaze namazını kılmanın hükmü ] ريك Turkish [ Türkçe Muhammed b. Salih el-useymîn Terceme : Muhammed Şahin Tetkik : Ali Rıza Şahin 2013-1434 الصلاة ىلع السقط

Detaylı

Türk Hava Yolları ile. Japonya. Şeker Bayramı'nda Japonya. Japonya. 24 Haziran - 30 Haziran 2017 (7 gün - 6 gece)

Türk Hava Yolları ile. Japonya. Şeker Bayramı'nda Japonya. Japonya. 24 Haziran - 30 Haziran 2017 (7 gün - 6 gece) Türk Hava Yolları ile Japonya Şeker Bayramı'nda Japonya Japonya 24 Haziran - 30 Haziran 2017 (7 gün - 6 gece) Tur Programı 1. gün - 24 Haziran 2017, Cumartesi İstanbul - Tokyo 23 Haziran saat 22.30 da

Detaylı

KUREYŞ SÛRESİ Nuzul 21 / Mushaf 106

KUREYŞ SÛRESİ Nuzul 21 / Mushaf 106 KUREYŞ SÛRESİ Nuzul 21 / Mushaf 106 Surenin Adı: Kureyş sûresi, adını, Kur an da geçtiği tek yer olan ilk âyetinden alır. Kureyş kelimesi iki köke nispet edilir. Birincisi; köpek balığı anlamına gelen

Detaylı

İRAN GEZİ PROGRAMI 10 GECE 11 GÜNLÜK BİR TARİH VE KÜLTÜR GEZİSİ

İRAN GEZİ PROGRAMI 10 GECE 11 GÜNLÜK BİR TARİH VE KÜLTÜR GEZİSİ GEZİ PROGRAMI 10 GECE 11 GÜNLÜK BİR TARİH VE KÜLTÜR GEZİSİ 1.GÜN 24 Mayıs 2015 Pazar Ankara Tahran 2. GÜN 25 Mayıs 2015 Pazartesi Tahran Tebriz Saat 18.00 de Ankara Esenboğa Havalimanı Dış hatlar servisinde

Detaylı

ÜÇ AYLAR DÖNEMİ UMRE Medine (2) Mekke (4) Türk Hava Yolları ile 6 Gece

ÜÇ AYLAR DÖNEMİ UMRE Medine (2) Mekke (4) Türk Hava Yolları ile 6 Gece ÜÇ AYLAR DÖNEMİ UMRE Medine (2) Mekke (4) Türk Hava Yolları ile 6 Gece 04 Mayıs (Şaban), 25 Mayıs (Ramazan Programı), 01 Haziran (Ramazan) 2017 Hareket 7 Gece 5* OTELLER DE KABE YE 150 MT., MESCİDİ NEBEVİYE

Detaylı

- 61 - Muhteşem Pullu

- 61 - Muhteşem Pullu Asaf Bey Çıkmazı Kabaltısı Sancak Mahallesindedir. Örtüsü sivri tonozludur. Sivri kemerle güneye ve ahşap-beton sundurmalı sivri kemerle kuzeye açılır. Üzerinde kesme ve moloz taşlardan yapılmış bir ev

Detaylı

Yahudiliğin peygamberi Hz. Musa dır. Bu nedenle Yahudiliğe Musevilik de denir. Yahudi ismi, Yakup un on iki oğlundan biri olan Yuda veya Yahuda ya

Yahudiliğin peygamberi Hz. Musa dır. Bu nedenle Yahudiliğe Musevilik de denir. Yahudi ismi, Yakup un on iki oğlundan biri olan Yuda veya Yahuda ya VAHYE DAYALI DİNLER YAHUDİLİK Yahudiliğin peygamberi Hz. Musa dır. Bu nedenle Yahudiliğe Musevilik de denir. Yahudi ismi, Yakup un on iki oğlundan biri olan Yuda veya Yahuda ya nispetle verilmiştir. Yahudiler

Detaylı

SIRADIŞI FRANSIZ ŞATOLARI

SIRADIŞI FRANSIZ ŞATOLARI SIRADIŞI FRANSIZ ŞATOLARI 25 Mayıs 2017 itibariyle Her Perşembe / 3 Gece 4 Gün Loire, Fransa nın gözbebeği Şatoları, tarihsel dokusu ve şaraplarıyla ünlü bölgesi. Zamanın Rönesans döneminde donup kaldığı,

Detaylı

ه: د ع ل ض ب او ت ن ل ه ب م ذ ت خ أ إن ا م م كي ف ت ر ك ت د ق ي فإ ن يت للا س ن و با ك ت

ه: د ع ل ض ب او ت ن ل ه ب م ذ ت خ أ إن ا م م كي ف ت ر ك ت د ق ي فإ ن يت للا س ن و با ك ت ف إ ن ي ق د ت ر ك ت ف يك م م ا إ ن أ خ ذ ت م ب ه ل ن ت ض ل وا ب ع د ه : ك ت اب الل و س ن تي "Size iki emanet bırakıyorum, onlara sarılıp uydukça yolunuzu hiç şaşırmazsınız O emanetler, Allah ın kitabı

Detaylı

Kars Fethiye Camii önünde

Kars Fethiye Camii önünde 27 HAZİRAN 2010 PAZAR Yusufeli nden ayrıldık, hava kararmadan KARS a girdik. Ben Kars a ilk defa geliyordum. Önce Kale mahallesine gittik. Kars Kalesi ni uzaktan gördük. Bayrak dalgalanıyor. Kale Mahallesi

Detaylı

KRONOLOJİK İSLAM MİMARİSİ 2 SASANİLER-İSPANYA EMEVİLERİ-TULUNOĞULLARI

KRONOLOJİK İSLAM MİMARİSİ 2 SASANİLER-İSPANYA EMEVİLERİ-TULUNOĞULLARI KRONOLOJİK İSLAM MİMARİSİ 2 SASANİLER-İSPANYA EMEVİLERİ-TULUNOĞULLARI SASANİLER (226-651) Sasaniler daha sonra Emevi ve Abbasi Devletlerinin hüküm sürdüğü bölgenin doğudaki (çoğunlukla Irak) bölümüne hükmetmiştir.

Detaylı

İRAN. Türk Hava Yolları 7 Gece / 8 Gün. 16 Mayıs, 19 Eylül 2015. Neden Gitmeli?

İRAN. Türk Hava Yolları 7 Gece / 8 Gün. 16 Mayıs, 19 Eylül 2015. Neden Gitmeli? İRAN Türk Hava Yolları 7 Gece / 8 Gün Tahran İsfahan Şiraz 16 Mayıs, 19 Eylül 2015 Neden Gitmeli? Yanı başımızdaki ama bilmediğimiz İran ı görmek, tanımak ve yaşamak için gitmeli. Ne Yapmalı? Tahran ı

Detaylı

MİMARİ RESTORASYON ÖĞRENCİLERİ EĞİTİM GEZİSİ

MİMARİ RESTORASYON ÖĞRENCİLERİ EĞİTİM GEZİSİ MİMARİ RESTORASYON ÖĞRENCİLERİ EĞİTİM GEZİSİ Maltepe Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Mimari Restorasyon Programı olarak 01 Kasım 2013 Cuma günü Koruma Kuramı ve Geleneksel Yapı Bilgisi I dersleri kapsamında

Detaylı

İNSAN ALLAHIN HALİFESİ Mİ? (HALEF- SELEF OLAYI) Allah Teâlâ şöyle buyurur:

İNSAN ALLAHIN HALİFESİ Mİ? (HALEF- SELEF OLAYI) Allah Teâlâ şöyle buyurur: İNSAN ALLAHIN HALİFESİ Mİ? (HALEF- SELEF OLAYI) Allah Teâlâ şöyle buyurur: و ا ذ ق ال ر ب ك ل ل م لا ي ك ة ا ن ي ج اع ل ف ي ا لا ر ض خ ل يف ة ق ال وا ا ت ج ع ل ف يه ا م ن ي ف س د ف يه ا و ي س ف ك الد م

Detaylı

SULTAN IZZETTIN KEYKAVUS TÜRBESİ, 1217, SİVAS

SULTAN IZZETTIN KEYKAVUS TÜRBESİ, 1217, SİVAS SELÇUKLU MİMARİSİ Selçuklular Orta Asya dan Anadolu ve Ön Asya ya yolculuklarında Afganistan, İran, Irak, Suriye topraklarındaki kültürlerden ve mimari yapılardan etkilenmiş, İslam dinini kabul ederek

Detaylı

KRONOLOJİK İSLAM MİMARİSİ

KRONOLOJİK İSLAM MİMARİSİ KRONOLOJİK İSLAM MİMARİSİ 1 632-1258 HALİFELER DÖNEMİ (632-661) Hz. Ebubekir, Hz. Ömer, Hz. Osman ve Hz. Ali, her biri İslam ın yayılması için çalışmıştır. Hz. Muhammed in 632 deki vefatından sonra Arap

Detaylı

Selanik(1Gece)-Atina(2 Gece)-Kalambaka/Meteora-Kavala(1Gece)

Selanik(1Gece)-Atina(2 Gece)-Kalambaka/Meteora-Kavala(1Gece) Selanik(1Gece)-Atina(2 Gece)-Kalambaka/Meteora-Kavala(1Gece) TUR PROGRAMI 14.10.2013 P.tesi İSTANBUL-SELANİK/THESSALONİKİ Akşam belirlenen yer ve saatlerde hareket. İstanbul Tekirdağ yolu üzerinden İpsala

Detaylı

AFRİKA DAKİ AKDENİZLİ TUNUS Türk Hava Yolları ile - 3 Gece 4 Gün

AFRİKA DAKİ AKDENİZLİ TUNUS Türk Hava Yolları ile - 3 Gece 4 Gün AFRİKA DAKİ AKDENİZLİ TUNUS Türk Hava Yolları ile - 3 Gece 4 Gün 04 07 Ekim 2014 Kurban Bayramı Turu Neden Gitmeli? Hem Afrika hem de Akdeniz in havasını teneffüs edebileceğiniz, kendine has kültürü ile

Detaylı

Neden Hisar Turizm? 2015 Hac ve Umre sezonunda bizi sektörün en zirvesine taşıyan, siz gönül dostlarımıza teşekkür ederiz.

Neden Hisar Turizm? 2015 Hac ve Umre sezonunda bizi sektörün en zirvesine taşıyan, siz gönül dostlarımıza teşekkür ederiz. Neden Hisar Turizm? Hisar Turizm; 29 Yıllık Hac ve Umre tecrübesi ve Türkiye nin en büyük Hac ve Umre seyahat acentası güvencesi ile Tam hizmet Tam ibadet anlayışı ile Sünneti Seniyye ye uygun Hac ve Umre

Detaylı

REFERANS AYET: HİCR 87

REFERANS AYET: HİCR 87 REFERANS AYET: HİCR 87 Hicr Suresi nin 87 nci ayeti Tekrarlanan İkilinin verildiğini ve verilen iki sayıdan birinin 7 olduğunu bildiren tek ayettir. Ayrıca bu ayet peygambere indirilen vahyin hem sayısal

Detaylı

Kabirleri ziyaret etmenin, Fatiha sûresi okumanın ve kadınların kabirleri ziyaret etmelerinin hükmü

Kabirleri ziyaret etmenin, Fatiha sûresi okumanın ve kadınların kabirleri ziyaret etmelerinin hükmü Kabirleri ziyaret etmenin, Fatiha sûresi okumanın ve kadınların kabirleri ziyaret etmelerinin hükmü ] ريك Turkish [ Türkçe Muhammed b. Salih el-useymîn Terceme : Muhammed Şahin Tetkik : Ali Rıza Şahin

Detaylı

94. SOHBET İslam da İbadet Kavramı Çerçevesinde "Çalışmak İbadet "midir?

94. SOHBET İslam da İbadet Kavramı Çerçevesinde Çalışmak İbadet midir? 94. SOHBET İslam da İbadet Kavramı Çerçevesinde "Çalışmak İbadet "midir? Neden ve Niçin Çalışırız? Çalışmak, bir iş meydana getirmek için zihnî ve bedenî güç sarf etmek, gayret etmek, uğraşmak demektir.

Detaylı

FOSSATİ'NİN "AYASOFYA" ALBÜMÜ

FOSSATİ'NİN AYASOFYA ALBÜMÜ FOSSATİ'NİN "AYASOFYA" ALBÜMÜ Ayasofya, her dönem şehrin kilit dini merkezi haline gelmiştir. Doğu Roma İmparatorluğu'nun İstanbul'da inşa ettirdiği en büyük kilisedir. Aynı zamanda dönemin imparatorlarının

Detaylı

Tur Danışmanımız: Ali Canip Olgunlu

Tur Danışmanımız: Ali Canip Olgunlu Ali Canip Olgunlu ile Kapadokya Tur Programı Göreme, 6-8 Eylül 2013 Tur Rehberimiz: Tur Danışmanımız: Ali Canip Olgunlu Öne Çıkanlar: Ali Canip Olgunlu nun anlatımlarıyla Kapadokya Anadolu daki ilk kiliselerden

Detaylı

Tuvâlet ihtiyacını giderirken önünü veya arkasını kıbleye dönmenin hükmü nedir?

Tuvâlet ihtiyacını giderirken önünü veya arkasını kıbleye dönmenin hükmü nedir? Tuvâlet ihtiyacını giderirken önünü veya arkasını kıbleye dönmenin hükmü nedir? ما حكم ستقبا لقبلة ستدبا ها حا قضا حلاجة ] تريك Turkish [ Türkçe Muhammed b. Salih el-useymîn Terceme : Muhammed Şahin Tetkik

Detaylı

Edirne Camileri - Eski Cami. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı

Edirne Camileri - Eski Cami. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Edirne Camileri - Eski Cami Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Aralık 25, 2006 2 İçindekiler 0.1 Eski Cami (Cami-i Atik - Ulu Cami).............. 4 0.1.1 Eski Cami ve Hacı Bayram Veli Söylencesi.......

Detaylı

األصل الجامع لعبادة هللا وحده

األصل الجامع لعبادة هللا وحده األصل الجامع لعبادة هللا وحده İBADETİN MANASI Şeyh Muhammed bin Abdilvehhab (rh.a) www.almuwahhid.com 2 بسم هللا الرمحن الرحيم Şeyh Muhammed bin Abdilvehhab (rh.a) diyor ki: 1 Sana, tek olan Allah a ibadetin

Detaylı

sonrası Hayfa ya dogru yöneliyoruz. Haifa'daki kisa panoramik turumuzun ardından otelimize yerleşiyoruz. Aksam yemegi ve Konaklama Hayfa daki

sonrası Hayfa ya dogru yöneliyoruz. Haifa'daki kisa panoramik turumuzun ardından otelimize yerleşiyoruz. Aksam yemegi ve Konaklama Hayfa daki İsrail Turu Büyük manzaraları görmek için plan yapın, ancak, sokaklarda dolaşmak ve böylesine eski ve kutsal bir yerin gündelik hayatına kendinizi kaptırmak için biraz zaman ayırın. Tarih : 25-04-2017-30-04-2017

Detaylı

Hac ve Umre İle İlgili Mekânlar

Hac ve Umre İle İlgili Mekânlar Hac ve Umre İle İlgili Mekânlar Mikat Sınırları Kâbe (Beytullah) Makam-ı İbrahim Safa ve Merve Tepeleri Zemzem Kuyusu Arafat Müzdelife Mina 1 Hac ve Umre İle İlgili Mekânlar Mekke deki Önemli Ziyaret Mekânları

Detaylı

Tur Programı. Van Gogh'un tablolarından çıkmış gibi, rüya gibi bir yolculuk

Tur Programı. Van Gogh'un tablolarından çıkmış gibi, rüya gibi bir yolculuk Toskana - Portofino - Cinque Terre Van Gogh'un tablolarından çıkmış gibi, rüya gibi bir yolculuk Tarih : 15-05-2017-20-05-2017 Şehirler : Bologna, La Spezia, Lucca, Siena Otel : 4* Ulaşım : Türk Hava Yolları

Detaylı

1- EBEVEYNLERİN ÇOCUKLAR ÜZERINDEKİ HAKLARI

1- EBEVEYNLERİN ÇOCUKLAR ÜZERINDEKİ HAKLARI Ders : 107 Konu : İSLAMDA AİLE - BİREYLERİNİN SORUMLULUKLARI - 2 1- EBEVEYNLERİN ÇOCUKLAR ÜZERINDEKİ HAKLARI Saygı Çocukların anne-baba üzerinde hakkı olduğu gibi, anne babanın da çocukları üzerinde hakkı

Detaylı

Tur Programı. İlginç bir şekilde sakin ve mütevazi, fiyortlar, dağlar ve kuzey ışıkları ile masalsı bir diyar

Tur Programı. İlginç bir şekilde sakin ve mütevazi, fiyortlar, dağlar ve kuzey ışıkları ile masalsı bir diyar Norveç Fiyortları İlginç bir şekilde sakin ve mütevazi, fiyortlar, dağlar ve kuzey ışıkları ile masalsı bir diyar Tarih : 02-08-2017-06-08-2017 Şehirler : Bergen, Flam, Hardanger, Oslo Otel : 4* Ulaşım

Detaylı

TİN SURESİ. Rahman ve Rahim Olan Allah ın Adıyla TİN SURESİ TİN SURESİ TİN SURESİ TİN SURESİ TİN SURESİ TİN SURESİ. 3 Bu güvenli belde şahittir;

TİN SURESİ. Rahman ve Rahim Olan Allah ın Adıyla TİN SURESİ TİN SURESİ TİN SURESİ TİN SURESİ TİN SURESİ TİN SURESİ. 3 Bu güvenli belde şahittir; Rahman ve Rahim Olan Allah ın Adıyla 3 Bu güvenli belde şahittir; 1 4 1 İNCİR AĞACI ve zeytin (diyarı) şahittir! 4 Doğrusu Biz insanı en güzel kıvamda yaratmış, 2 İncir ile Hz Nuh un tufan bölgesi olan

Detaylı

Ders : 57 Konu: Şeytanla Mücadele

Ders : 57 Konu: Şeytanla Mücadele Ders : 57 Konu: Şeytanla Mücadele Hani Rabbin (ezelde) Ademoğullarının sulblerinden zürriyetlerini almış, onları kendilerine karşı şahit tutarak, Ben sizin Rabbiniz değil miyim? demişti. Onlar da, Evet,

Detaylı

(40 Hadis-7) SEÇME KIRK HADİS

(40 Hadis-7) SEÇME KIRK HADİS www.behcetoloji.com (40 Hadis-7) SEÇME KIRK HADİS BİRİNCİ HADİS ف ض ل ت ع ل ى ا ل ن ب ي اء ب س ت أ ع ط يت ج و ام ع ال ك ل م و ن ص ر ت ل ي ال غ ن ائ م و ج ع ل ت ل ي ا ل ر ض ط ه ور ا و م س ج د ا و أ ر س

Detaylı

Hem Müslüman hem Hıristiyan dünyasının izlerini, ve Flamenko nun doğuşunu sağlayan bir coğrafya...

Hem Müslüman hem Hıristiyan dünyasının izlerini, ve Flamenko nun doğuşunu sağlayan bir coğrafya... Endülüs Hem Müslüman hem Hıristiyan dünyasının izlerini, ve Flamenko nun doğuşunu sağlayan bir coğrafya... Tarih : 25-04-2017-30-04-2017 Şehirler : Cordoba, Granada, Malaga, Sevilla Otel : 4* Ulaşım :

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Takdim... 9 İTİKAD ÜNİTESİ. I. BÖLÜM Din Din Ne Demektir?... 11 Dinin Çeşitleri... 11 İslâm Dini nin Bazı Özellikleri...

İÇİNDEKİLER. Takdim... 9 İTİKAD ÜNİTESİ. I. BÖLÜM Din Din Ne Demektir?... 11 Dinin Çeşitleri... 11 İslâm Dini nin Bazı Özellikleri... IGMG Islamische Gemeinschaft Millî Görüş e. V. İslam Toplumu Millî Görüş Eğitim Başkanlığı İÇİNDEKİLER Ders Kitapları Serisi Takdim... 9 İTİKAD ÜNİTESİ Din Din Ne Demektir?... 11 Dinin Çeşitleri... 11

Detaylı

Namazlardan sonra yapılan duâ ve zikirleri, sünneti edâ ettikten sonraya ertelemenin hükmü

Namazlardan sonra yapılan duâ ve zikirleri, sünneti edâ ettikten sonraya ertelemenin hükmü Namazlardan sonra yapılan duâ ve zikirleri, sünneti edâ ettikten sonraya ertelemenin hükmü [ حريك Turkish ] Türkçe Muhammed Salih el-muneccid Terceme : Muhammed Şahin Tetkik : Ali Rıza Şahin 202-433 ن

Detaylı

Catania Turu TUR ÖZELLİKLERİ. 1.Gün: İstanbul Catania. 2.Gün: Catania. 3.Gün: Catania. 4.Gün: Catania İstanbul

Catania Turu TUR ÖZELLİKLERİ. 1.Gün: İstanbul Catania. 2.Gün: Catania. 3.Gün: Catania. 4.Gün: Catania İstanbul Catania Turu 02.11.2017'den itibaren kalkışlı 349,00 EUR 1.365,67TL TUR ÖZELLİKLERİ 1.Gün: İstanbul Catania Atatürk Hava Limanı Dış Hatlar terminali Türk Hava Yolları kontuarı önünde buluşma. Check in

Detaylı

5. Peygamberimizin Medine'ye hicret ettikten sonra yaptırdığı caminin adı nedir? 1. Aşağıdakilerden hangisi dinin faydalarından biri değildir?

5. Peygamberimizin Medine'ye hicret ettikten sonra yaptırdığı caminin adı nedir? 1. Aşağıdakilerden hangisi dinin faydalarından biri değildir? Din Kültürü. Aşağıdakilerden hangisi dinin faydalarından biri değildir? Düşünmeyi öğretir Hayata anlam katar Sabretmeyi öğretir Herkesten yardım istemeyi öğretir Özgür olmayı öğretir. Peygamberimizin Medine'ye

Detaylı

Deniz Esemenli ile Üsküdar Turu 27 Ekim 2013, Pazar

Deniz Esemenli ile Üsküdar Turu 27 Ekim 2013, Pazar Deniz Esemenli ile Üsküdar Turu 27 Ekim 2013, Pazar Tur Danışmanımız: Doç. Dr. Deniz Esemenli, Sanat Tarihçisi Buluşma Noktası: Üsküdar Meydanı, III. Ahmet Çeşmesi önü Tur başlama saati: 09.00 Gezimizin

Detaylı

AÇIKLAMALI SÛRE MEÂLLERİ

AÇIKLAMALI SÛRE MEÂLLERİ BİLİM ve İNSAN VAKFI ELMALILI HAMDİ YAZIR KUR AN AKADEMİSİ KUR ÂN-I KERÎM EĞİTİM ve ÖĞRETİM PROGRAMLARI TASHÎH-İ HURÛF DERSLERİ AÇIKLAMALI SÛRE MEÂLLERİ Hazırlayan : Yrd. Doç. Dr. Fatih Çollak 1 ÂYETLERİN

Detaylı

2017 İlkbahar- Kandil ve Ramazan Umre Programları Fiyat Listesi

2017 İlkbahar- Kandil ve Ramazan Umre Programları Fiyat Listesi 2017 İlkbahar- Kandil ve Ramazan Umre Programları Fiyat Listesi Mekke Otelleri Krokisi 2 3 Medine Otelleri Krokisi 2017 İlkbahar - Kandil Umre Programları 401.Grup 14 Günlük Mirac Kandili Mekke Umre Programı

Detaylı

Abd-i Kethüda (Cücük) Camisi

Abd-i Kethüda (Cücük) Camisi Eski Mağara Camisi'ne Yeni Mağara Camisi'nin batı duvarının yanından gidilerek ulaşılmaktadır. Tamamen terk edilmiş olan yapının içinin ve cephesi her geçen gün daha fazla tahrip olduğu görülmektedir.

Detaylı

BOSNA HERSEK VE SIRBİSTAN 4 GECE 5 GÜN

BOSNA HERSEK VE SIRBİSTAN 4 GECE 5 GÜN BOSNA HERSEK VE SIRBİSTAN 4 GECE 5 GÜN 1.Gün - Saraybosna Sabah Atatürk havalimanı Türk Hava Yolları A/B kontuarı önünde Yağmur Tur yetkilisi ile buluşarak kontuar işlemlerinin başlaması ve bavulların

Detaylı

ÇANKIRI-ILGAZ (19-20 Şubat 2011)

ÇANKIRI-ILGAZ (19-20 Şubat 2011) ÇANKIRI-ILGAZ (19-20 Şubat 2011) 19 Şubat cumartesi sabah saat 07.30 da FSK Başkanı Ahmet Bozkurt un öncülüğünde Çankırı ve Ilgaz a gitmek için yola çıkıyoruz. Hava biraz kapalı, hafiften yağmur çiseliyor.

Detaylı

tyayin.com fb.com/tkitap

tyayin.com fb.com/tkitap 2. Dönem konu 7 İşaret isimleri tyayin.com fb.com/tkitap Yakın İçin Kullanılan İşâret İsimleri Cemi(Çoğul) Müsenna(İkil) Müfred(Tekil) ه ذ ا ه ذ ه ه ذ ان - ه ا ت ن - ه ذ ي ن ه ات ي ه ؤال ء هؤ ال ء Bunlar

Detaylı

Okul Öncesi İçin DUÂLAR SÛRELER. Melek BOZDOĞAN Murat BOZDOĞAN

Okul Öncesi İçin DUÂLAR SÛRELER. Melek BOZDOĞAN Murat BOZDOĞAN Okul Öncesi İçin DUÂLAR ve SÛRELER Melek BOZDOĞAN Murat BOZDOĞAN KİTAPTAN SEÇİLMİŞ ÖRNEK SAYFALAR Okul Öncesi İçin DUÂLAR ve SÛRELER Melek BOZDOĞAN Murat BOZDOĞAN OKUL ÖNCESİ İÇİN DUALAR VE SURELER 3 Melek

Detaylı

Baştan Başa Fas Turu

Baştan Başa Fas Turu Baştan Başa Fas Turu Rengarenk medina leri, filmlerde gördüğümüz palmiyeli vahaları, uçsuz bucaksız geçit vermez dağları ve çarpıcı Mağribi mimarisi ile Fas Efsanevi Kazablanka, imparatorluk şehri Rabat,

Detaylı

2. Gün 30/10/2016 Tebriz Sabah kahvaltımızın ardından tam günlük turumuza başlıyoruz ve 1958 tarihinde kurulmuş ve üç büyük salon, bahçe, ofis

2. Gün 30/10/2016 Tebriz Sabah kahvaltımızın ardından tam günlük turumuza başlıyoruz ve 1958 tarihinde kurulmuş ve üç büyük salon, bahçe, ofis İran Turu Geniş topraklarının binlerce yıllık geçmişi sizi insanlık tarihinin bir retrospektifine çağırıyor... Kültürel ve siyasal değişimler bir tarih kitabının en kapsamlı içeriğini oluşturur cinsten...

Detaylı

Değerli Kardeşler, Aziz Öğrenciler ve Aziz Osmanlı Torunları,

Değerli Kardeşler, Aziz Öğrenciler ve Aziz Osmanlı Torunları, KUDÜS DAVAMIZ ب س م الل الر ح ن الر ح يم ا ل ح م د لل ر ب ال ع ال م ني. و ص ل الل و س ل م ع ل س ي د ن ا م م د و ع ل ا ل ه و ص ح ب ه ا ج ع ني. Âlemlerin rabbi Allah a hamd, Efendimiz Muhammed aleyhisselama,

Detaylı

JAPONYA & KORE TURU 28 Mart 18 Nisan 23 Mayıs 20 Haziran 29 Ağustos /2.Gün İstanbul Seul (Uçakta) Tokyo 3.Gün Tokyo 4.

JAPONYA & KORE TURU 28 Mart 18 Nisan 23 Mayıs 20 Haziran 29 Ağustos /2.Gün İstanbul Seul (Uçakta) Tokyo 3.Gün Tokyo 4. JAPONYA & KORE TURU Asiana Hava Yolları uçuşu ile Tokyo(3) Kyoto (1) Osaka (2) Seul (2) 09 Gece / 10 Gün 28 Mart 18 Nisan 23 Mayıs 20 Haziran 29 Ağustos 2017 1./2.Gün İstanbul Seul (Uçakta) Tokyo Gezimiz,

Detaylı

Süha Derbent Danışmanlığında Botswana da Helikopter ile Foto safari

Süha Derbent Danışmanlığında Botswana da Helikopter ile Foto safari Süha Derbent Danışmanlığında Botswana da Helikopter ile Foto safari Johannesburg (1) / Maun (9) BU SEYAHATTE... Okavango Deltası Afrika daki en büyük tatlı su alanı olup dünyanın denize açılmayan en büyük

Detaylı

EV SOHBETLERİ. (Allah) her şeyi yaratmış, ona ölçü, biçim ve düzen vermiştir. (Furkan, 25:2)

EV SOHBETLERİ. (Allah) her şeyi yaratmış, ona ölçü, biçim ve düzen vermiştir. (Furkan, 25:2) Ders: 13 Konu: Kader ve Kazaya İman (1) İmanın şartlarının 6.sı Kaza ve Kadere inanmaktır. Kader ne demektir? Kaza ne demektir? Önce kısaca bunların tarifini yapacağız, sonra da konuyu anlamaya çalışacağız.

Detaylı

NAMAZ. 2 Namaz kimlere farzdır? Ergenlik çağına gelmiş, akıllı ve Müslüman olan herkese farzdır.

NAMAZ. 2 Namaz kimlere farzdır? Ergenlik çağına gelmiş, akıllı ve Müslüman olan herkese farzdır. NAMAZ 1 Namazın önemi ve faydaları nelerdir? 1. İslam ın şartlarından biridir. 2. Kulu, Allah a yaklaştırır. 3. Cemaatle kılınması, birlik ve beraberliği pekiştirir. 4. Sorumluluk bilincini geliştirir.

Detaylı

100. SOHBET. EV SOHBETLERİ 100. Sohbet Kuran da Peygamber Kıssaları - HZ. DÂVÛD (as)

100. SOHBET. EV SOHBETLERİ 100. Sohbet Kuran da Peygamber Kıssaları - HZ. DÂVÛD (as) 100. SOHBET Kuran da Peygamber Kıssaları - HZ. DÂVÛD (as) Kur an da kıssalar yaklaşık kitabın üçte birine tekabül etmektedir. Peygamber kıssaları da bu üçte birlik bölümün en önemli unsurudur. Ev Sohbetlerimizin

Detaylı

ASKON ADANA UMRE PROGRAMI 31 OCAK 08 ŞUBAT 2013

ASKON ADANA UMRE PROGRAMI 31 OCAK 08 ŞUBAT 2013 ASKON ADANA UMRE PROGRAMI 31 OCAK 08 ŞUBAT 2013 Sayın üyemiz, ASKON Umre programımız, 31 Ocak - 08 Şubat 2013 tarihleri arasında gerçekleştirilecektir. Bu organizasyonla ASKON üyeleri, Umre'nin hazzını

Detaylı

Siirt'te Örf ve Adetler

Siirt'te Örf ve Adetler Siirt'te Örf ve Adetler Siirt'te diğer folklor grupları gibi örf ve adetlerde ke NİŞAN Küçük muhitlerde görülen erken evlenme adeti Siirt'te de görülür FLÖRT YOK Siirt'te nişanlıların nişandan evvel birbirlerini

Detaylı

Arafat'ta vakfenin vakti

Arafat'ta vakfenin vakti Arafat'ta vakfenin vakti ] ريك Turkish [ Türkçe Muhammed Salih el-muneccid Terceme : Muhammed Şahin Tetkik : Ali Rıza Şahin 2011-1432 وقت الوقوف بعرفة» اللغة الرت ية «م صالح املنجد رمجة: مد مسلم شاه مراجعة:

Detaylı

ĐSTANBUL KÜLLĐYELERĐ (FATĐH / SULTAN SELĐM / ŞEHZADE MEHMET) TEKNĐK GEZĐSĐ RAPORU

ĐSTANBUL KÜLLĐYELERĐ (FATĐH / SULTAN SELĐM / ŞEHZADE MEHMET) TEKNĐK GEZĐSĐ RAPORU ĐSTANBUL KÜLLĐYELERĐ (FATĐH / SULTAN SELĐM / ŞEHZADE MEHMET) TEKNĐK GEZĐSĐ RAPORU Fakültemiz lisans programında açılan MĐM 376 Anadolu Uygarlıkları Teknik Seçmeli Dersi kapsamında yapılması planlanan Đstanbul

Detaylı

Özellikle uzman olduğumuz bir alanımız var. Umre ve hac

Özellikle uzman olduğumuz bir alanımız var. Umre ve hac UMRE PROGRAMI 1993 yılının sonbaharında Türkiye de Umre ve Hac yapmak isteyenlere daha kaliteli hizmet sunmak maksadıyla dört ortak tarafından, İstanbul'da kurulmuş ve faaliyetine başlamıştır. O yıllarda,

Detaylı

ardından, ufak bir ortaçağ kasabası olan Langeais kasabasında kısa bir yürüyüş turu gerçekleştiriyoruz. Gezinin sonunda Tours'daki otelimize hareket

ardından, ufak bir ortaçağ kasabası olan Langeais kasabasında kısa bir yürüyüş turu gerçekleştiriyoruz. Gezinin sonunda Tours'daki otelimize hareket Fransa Şatolar Loire Vadisi ve Cher nehri kıyılarına kurulmuş surlar ve asma köprüler ile çevrili Ortaçağ şatolarını gezerken, Loire vadisinin ünlü üzüm bağlarını ziyaret ediyoruz. Tarih : 26-10-2016-30-10-2016

Detaylı

KRONOLOJİK İSLAM MİMARİSİ 3 FATIMİLER-GAZNELİLER

KRONOLOJİK İSLAM MİMARİSİ 3 FATIMİLER-GAZNELİLER KRONOLOJİK İSLAM MİMARİSİ 3 FATIMİLER-GAZNELİLER Fatımiler Hz. Muhammed in kızı Fatma nın soyundan geldiklerine inanılan dini bir hanedanlıktır.tarihsel olarak Fatımiler İspanya Emevileri ile Bağdat taki

Detaylı

TURİZM SEYA Y HAT A A CENTA T SI

TURİZM SEYA Y HAT A A CENTA T SI Nura Doğru TURİZM SEYAHAT ACENTASI 2013 HAC PROGRAMLARI HAKKIMIZDA Şirketimizin merkezi Aksaray olmak üzere Ankara ve Tokat/Turhal'da ki şubeleri ile de hizmet vermektedir. Şirketimiz A grubu olarak 3735

Detaylı

Anlamı. Temel Bilgiler 1

Anlamı. Temel Bilgiler 1 Âmentü Haydi Bulalım Arkadaşlar aşağıda Âmentü duası ve Türkçe anlamı yazlı, ancak biraz karışmış. Siz doğru şekilde eşleştirebilir misiniz? 1 2 Allah a 2 Kadere Anlamı Ben; Allah a, meleklerine, kitaplarına,

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Rahmân ve Rahîm olan Allâh ın ismiyle Hamd, - Allâh a mahsustur. O na hamd eder, O ndan yardım ve mağfiret dileriz. Nefislerimizin şerrinden ve

Rahmân ve Rahîm olan Allâh ın ismiyle Hamd, - Allâh a mahsustur. O na hamd eder, O ndan yardım ve mağfiret dileriz. Nefislerimizin şerrinden ve إن ال ح م د ل ل ب س م االله الر ح م ن الر ح يم ذ و ع ي و س ت غ ف ر يى و س ت ع و ح م د ي ب ب ل ل م ه ش ر ر أ و ف س ىب م ه ئب ت سي أ ع م بل ىب م ه د ي ا ل ل ف ال م ض ل ل م ه ي ض ل ل ف ال ب د ي ل ي د أ ن

Detaylı

7- Peygamberimizin aile hayatı ve çocuklarla olan ilişkilerini araştırınız

7- Peygamberimizin aile hayatı ve çocuklarla olan ilişkilerini araştırınız 4. SINIFLAR (PROJE ÖDEVLERİ) Öğrenci No 1- Dinimize göre Helal, Haram, Sevap ve Günah kavramlarını açıklayarak ilgili Ayet ve Hadis meallerinden örnekler veriniz. 2- Günlük yaşamda dini ifadeler nelerdir

Detaylı

Edirne Çarşıları. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı

Edirne Çarşıları. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Edirne Çarşıları Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Aralık 25, 2006 2 İçindekiler 0.1 Edirne Çarşıları ve İş Merkezleri................ 4 0.1.1 Alipaşa Çarşısı(Kapalı Çarşı).............. 4 0.1.2

Detaylı

GÜNEY İTALYA TURUMUZ HAZIR

GÜNEY İTALYA TURUMUZ HAZIR GÜNEY İTALYA TURUMUZ HAZIR 18-25 Ekim tarihleri arasında Napoli,Pompei, Sorrento, Matera, Lecce, Alberobello ve Bari gibi İtalya'nın en gözde şehirleri ile sahillerini görme fırsatı bulabileceğiniz turumuz

Detaylı

AÇIKLAMALI SÛRE MEÂLLERİ

AÇIKLAMALI SÛRE MEÂLLERİ BİLİM ve İNSAN VAKFI ELMALILI HAMDİ YAZIR KUR AN AKADEMİSİ KUR ÂN-I KERÎM EĞİTİM ve ÖĞRETİM PROGRAMLARI TASHÎH-İ HURÛF DERSLERİ AÇIKLAMALI SÛRE MEÂLLERİ Hazırlayan : Yrd. Doç. Dr. Fatih Çollak 1 8. HAFTA

Detaylı

Antakya & Halep & Antep Mutfağı Break

Antakya & Halep & Antep Mutfağı Break Antakya & Halep & Antep Mutfağı Break Antakya, Halep, Gaziantep 19 22 Mayıs, 2011 3 Şehir 3 Mutfak Baharın enerji veren güzel havası eşliğinde üç şehri hem kültürel zenginlikleriyle hem de özgün mutfaklarıyla

Detaylı

Hâmile kadın için haccın hükmü

Hâmile kadın için haccın hükmü Hâmile kadın için haccın hükmü ] ريك Turkish [ Türkçe Muhammed Salih el-muneccid 0Terceme: 0TMuhammed Şahin Tetkik: Ali Rıza Şahin 20-432 جم حج احلامل» اللغة الرت ية «مد صالح املنجد رمجة: مدد مسلم شاه

Detaylı

T.C. BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ GÖNEN MESLEK YÜKSEKOKULU TURİZM VE OTELCİLİK BÖLÜMÜ İNANÇ TURİZMİ

T.C. BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ GÖNEN MESLEK YÜKSEKOKULU TURİZM VE OTELCİLİK BÖLÜMÜ İNANÇ TURİZMİ T.C. BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ GÖNEN MESLEK YÜKSEKOKULU TURİZM VE OTELCİLİK BÖLÜMÜ İNANÇ TURİZMİ DANIŞMAN:Özer YILMAZ HAZIRLAYAN: Erşad TAN,Tacettin TOPTAŞ İÇİNDEKİLER GİRİŞ I-İNANÇ TURİZMİ A- İnanç Kavramı

Detaylı

Haccı mı edâ etmesi yoksa oğlunu mu evlendirmesi gerekir?

Haccı mı edâ etmesi yoksa oğlunu mu evlendirmesi gerekir? Haccı mı edâ etmesi yoksa oğlunu mu evlendirmesi gerekir? ] ريك Turkish [ Türkçe Muhammed b. Salih el-useymîn 0Terceme: 0TMuhammed Şahin Tetkik: Ali Rıza Şahin 20-432 ماذا ب عليه: حلج أم تزو ج ابنه» اللغة

Detaylı

www.karyatech.com.tr LVOV 08-11 KASIM 2013

www.karyatech.com.tr LVOV 08-11 KASIM 2013 www.karyatech.com.tr LVOV 08-11 KASIM 2013 08 KASIM 2013 İSTANBUL-LVOV Saat 08:35 de Sabiha Gökçen Havalimanı nda kurulacak olan deskimizde buluşuyoruz. Bilet ve pasaport işlemlerinin ardından Pegasus

Detaylı