DENİZ TİCARETİ. Denizcilik Müzeleri ve Müze Gemiler. Türkiye de Limanlar ve Liman İşletmeciliği. Su Altı Fotoğrafçılığında Dünya Şampiyonu

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "DENİZ TİCARETİ. Denizcilik Müzeleri ve Müze Gemiler. Türkiye de Limanlar ve Liman İşletmeciliği. Su Altı Fotoğrafçılığında Dünya Şampiyonu"

Transkript

1 Aralık 2012 Yıl 21 Sayı 247 DENİZ TİCARETİ Denizcilik Müzeleri ve Müze Gemiler Türkiye de Limanlar ve Liman İşletmeciliği Su Altı Fotoğrafçılığında Dünya Şampiyonu

2 MDTO nın Aylık Yayın Organı Aralık 2012 Yıl: 21 Sayı: 247 MDTD Basın Meslek İlkelerine Uyar. İÇİNDEKİLER Yılı Böyle Geçti 8-11 Denizcilik Müzeleri ve Müze Gemiler MDTO dan Haberler Kısa Kent Haberleri Denizcilik Haberleri Hatıra Kent Mersin Türkiye de Limanlar ve Liman İşletmeciliği Gemi Sevk Sistemleri Tarihine Bakış Midhat Paşa ve Ortadoğu 43 Deniz Feneri Sualtı Fotoğrafçılığında Dünya Şampiyonu MIP den Haberler 50 İstatistik 2012 yi Uğurlarken... Zaman en iyi ilaçtır derler Gerçekten öyle mi? Hele hele boş geçen zaman bırakın ilaç olmayı hastalıktır bana göre! Bu nedenle zamanı iyi değerlendirmek çok önemli. Çünkü, zaman su gibi akıp geçer... Bir bakmışsınız ki bir yıl geçmiş siz aynı yerdesiniz! 2012 de geldi ve geçti e yelken açtık... Her yeni yıl yeni umutların başlangıcı demektir. Çünkü umut insanı yaşama bağlayan en önemli etkenlerden biridir. Ancak, geçen zamanın bir hesabını yapmanın da yararını unutmamak gerek! 2012 yi geride bırakırken, acaba bir yılı iyi değerlendirebildik mi? Bunu Mersin açısından ele aldığımız zaman ortaya nasıl bir tablo çıkar? Çünkü, 2011 yılı biterken, 2012 için çok şey planlanmıştı. Kazanlı Seyhan Turizm Bölgesi nde turistik tesislerin temeli atılacaktı Uluslararası Çukurova Havaalanı nın temeli atılacaktı Mersin Lojistik Köy Projesi hayata geçirilecekti Yeni bir konteyner limanı için çalışmalar başlayacaktı. Mersin 2013 Akdeniz Oyunları tesislerinin yapımına başlanarak en kısa sürede bitirilecekti. Velhasıl planlanan daha bir çok iş vardı 2012 için.. Tabloya baktığımız zaman yalnızca Akdeniz Oyunları için temeli atılan tesislerin yapımının hızla devam ettiğini görüyoruz. Diğer projeler cekte, cakta, cıkta kalmış! Koskoca 365 gün 6 saatin nasıl geçtiği anlaşılmamış. Şimdilerde yine aynı söylemler kaldığı yerden devam mı edecek, yoksa işi dört elle sarılarak zaman en iyi şekilde değerlendirilecek mi? Boşa geçen zamanın faturası ağır olur. Çünkü, Mersin için yapılacak çok şey var. Dünya Kenti Mersin diyorsak, bunun gereğini hep birlikte yerine getirmek zorundayız. Siyasetçisinden, kamu yöneticisine, yerel yöneticisinden sivil toplum örgütlerine ve de kent yaşayanına kadar herkes sorumluluğun bilincinde olarak üzerine düşeni yapmalıdır. Bu Mersin in geleceği için önemlidir. Yoksa bir yıl daha geride kaldı Yaşasın Yeni Yıl demek, idare-i maslahattan öteye gitmez!.. İdare-i maslahattan da kimseye yarar gelmez!.. Bizden anımsatması! Saygıyla Ali ADALIOĞLU Sahibi ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürü (MDTO adına): M. Cihat LOKMANOĞLU Genel Koordinatör: Ali ADALIOĞLU Yayın Kurulu: M. Cihat LOKMANOĞLU, Jozef ATAT, A.Kahraman YAVUZ, Mişel ŞAŞATİ, İskender BOTROS, Bedii CANATAN, Özcan BARUT, Korer ÖZBENLİ Yayın Planlama Yönetimi: Tetis Medya Ajansı Basım Yeri: Mattek Matbaacılık - Adakale Sokak no:32/27 Kızılay - ANKARA Basım Tarihi: Aralık 2012 Yönetim Yeri: Pirireis Mah. İsmet İnönü Bulvarı No: Pk: 45 Mersin/Türkiye Tel: (pbx) Faks: E-posta:

3 2012 Yılı Böyle Geçti Geride bıraktığımız 2012 yılında Türkiye ve dünya gündemine damga vuran olayları Deniz Ticareti Dergisi okurları için derledik. Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI), 2011 yılında dünyada 103 gazetecinin öldürüldüğünü açıkladı. IPI'nin yayımladığı bildiride, 36 gazetecinin öldürüldüğü Latin Amerika'nın en çok gazetecinin hayatını kaybettiği bölge olduğu belirtildi. IPI ın alt kuruluşu olan Viyana merkezli Güney-Doğu Avrupa Medya Örgütü (SEEMO), 2011 yılında Arnavutluk, Bosna Hersek, Belarus, Bulgaristan, Hırvatistan, Kıbrıs, Çek Cumhuriyeti, Yunanistan, Macaristan, Kosova, Makedonya, Moldova, Montenegro, Polonya, Romanya, Sırbistan, Slovakya, Slovenya, Türkiye ve Ukrayna'da basın özgürlüğünün 684 kez ihlal edildiğini açıkladı. Özel yetkili İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekilliği, İrtica ile Mücadele Eylem Planı davası kapsamında, eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ hakkında soruşturma başlattı. Hakkında başlatılan soruşturma kapsamında tutuklanan Başbuğ, adliyeden çıkarılırken, Türkiye Cumhuriyeti'nin 26. Genelkurmay Başkanı, terör örgütü kurmaktan ve yönetmekten tutuklandı. Takdir yüce Türk milletinindir dedi. İtalyan kruvaziyer gemisi Costa Concordia, İtalya nın Toskana kıyılarındaki Giglio Adası nda kayalıklara çarparak yan yattı ve battı. Lüks yolcu gemisinde, bini mürettebat 4 bin 234 kişi bulunuyordu. 32 yolcunun öldüğü deniz kazasından geminin kaptanı Francesco Schettino sorumlu tutuldu. Deniz kazası sonrası gemisini terk etmek, kaza sırasında kaptan köşkünde bulunmamak ve rotadan çıkarak yolcuların hayatını tehlikeye atmak suçlarıyla yargılanan Schettino, ev hapsine alındı. Yaşamı boyunca Kıbrıs davası ile ilgili mücadele veren Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, kalp ve akciğer sorunları nedeniyle tedavi altına alındığı Yakındoğu Üniversitesi Hastanesi'nde 88 yaşında vefat etti. Denktaş'ın ölümü nedeniyle KKTC'de ve Türkiye'de ulusal yas ilan edildi. Fransa Senatosu, 1915 olaylarıyla ilgili Ermeni iddialarının inkarını suç sayan yasa teklifini kabul etti. 86'ya karşı 127 oyla kabul edilen yasa teklifinde, "Kanunlar tarafından tanınan soykırımların inkarı yasaklanır" ifadesi yer alıyordu. Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış teklifin kabul edilmesine sert tepki gösterdi. Davos dönüşü Zürih'te yaptığı açıklamada, "1915 olayları soykırım değildir diyorum, gelsinler beni tutuklasınlar" dedi. Fransa Anayasa Konseyi, bir grup milletvekili ve senatörün yasanın iptali için yaptıkları başvuruyu değerlendirdi ve söz konusu yasayı iptal etti. Anayasa Konseyi'nin gerekçeli kararında, "Yasanın ifade ve iletişim özgürlüğüne aykırı olduğu" belirtildi. Türkiye'de ilk yüz nakli gerçekleştirildi. Akdeniz Üniversitesi Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Özkan ve ekibi tarafından gerçekleştirilen operasyonla, beyin ölümü gerçekleşen Ahmet Kaya'dan alınan yüz, 19 yaşındaki Uğur Acar'a nakledildi. Amerikalı ünlü pop şarkıcısı Whitney Houston, 48 yaşında hayatını kaybetti. Houston, Los Angeles'ta Beverly Hilton Oteli'ndeki odasının küvetinde ölü bulundu. Whitney Houston'ın ölüm sebebinin uyuşturucu kullanımı ve kalp hastalıklarının da etkisiyle kazayla boğulma olduğu açıklandı. Somalili korsanlar tarafından 8 Eylül 2010 tarihinde kaçırılan Malta bandıralı ticari gemide bulunan 3 Türk ve 15 Gürcü toplam 18 denizci serbest bırakıldı. Denizciler, AirZena Havayolları'na ait uçakla Somali'den İstanbul'a getirildi. Gürcistan Devlet Başkanı Mikhail Saakaşvili ve Başbakan Erdoğan, 16 aydır rehin tutulan mürettebatı Atatürk Havalimanı'nda karşıladı. Milli Eğitim Bakanlığı, 19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı kutlamalarının başkent dışında stadyumlarda değil, sadece okullarda öğrencilerle kutlanmasını öngören genelge yayımladı. Afganistan'da NATO'ya bağlı Uluslararası Güvenlik Destek Gücü (ISAF) bünyesinde Kabil Bölge Komutanlığı'nda görevli Türk 4 5

4 askerlerini taşıyan helikopterin düşmesi sonucu 12 asker şehit oldu. Türk Lirasının simgesi değişti. Türk Lirası'nın itibarını perçinlemek ve bilinirliğinin arttırmak amacıyla açılan simge yarışmasında birincilik ödülü alan Tülay Lale'nin tasarımı olan yeni simgenin çıpayı andırdığı ve güvenli limanı temsil ettiği açıklandı.. Rusya da devlet başkanlığı seçimi yapıldı. İki dönem ard arda devlet başkanlığı yapan ve son 4 yıldır da başbakan olan Vladimir Putin, Mart ayında yapılan seçimde, oyların yüzde 63,82'sini alarak üçüncü kez devlet başkanı seçildi. Putin, seçimlerin ardından zafer konuşmasını yaparken gözyaşlarını tutamadı. Dünyanın en itibarlı üniversitelerinin açıklandığı 2012 sıralamasında ABD'nin Harvard ve Massachusetts Institute of Technology (MIT) üniversiteleri ilk iki sırayı aldı. ODTÜ ilk 100 üniversite arasına girdi. Sivas'ta, 2 Temmuz 1993'te Madımak Oteli'nin yakılması ve 37 kişinin ölümüne ilişkin davada zamanaşımı kararı verildi. Davada 5 kişi yargılanıyordu. Norveç'te geçen Temmuz'da iki ayrı terör saldırısında düzenlediği saldırılarla 77 kişiyi öldüren, 40 kişiyi yaralayan Norveçli terörist Anders Behring Breivik yargılandı. Breivik, saldırıları kendisinin düzenlediğini itiraf etti ancak bunun bir suç olmadığını söyledi. Ülkesini İslam a ve Müslüman göçmenlere karşı korumak için saldırıları düzenlediğini belirten Breivik, 21 yıl hapis cezasına mahkum oldu. Cannes'te Nuri Bilge Ceylan'a "Altın Fayton" (2012 Carosseed'or) sinema ödülü verildi. Ödül töreninden önce Ceylan'ın Avrupa'da tanınmasını sağlayan "Mayıs Sıkıntısı" adlı filmi gösterildi. Törende, Ceylan'ın, dünya sinemasına katkısı, sinemayı anlama ve aktarma biçimi konusundaki farklı tarzı ve performansı dolayısıyla bu yılki ödüle layık görüldüğü belirtildi. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı'nın işbirliğinde hayata geçirilen 'Okul Sütü Programı' kapsamında ilk sütler dağıtıldı. Türkiye genelinde 7 milyon 200 bin öğrenciye her gün 200 ml'lik süt dağıtılması hedefiyle başlatılan programın ilk gününde çeşitli illerde bazı öğrenciler rahatsızlanarak hastaneye kaldırıldı. Bunun üzerine okul sütlerinden numune alınarak analize gönderildi. Norveçli ressam Edvard Munch'un "Çığlık" tablosu, New York'ta yapılan müzayedede rekor fiyatla 119 milyon 922 bin 500 dolara (yaklaşık 212 milyon TL) alıcı buldu. Yaklaşık 100 yılda bir yaşanan Venüs ün Güneş in önünden geçişi dünyanın değişik yerlerinden izlendi. Yüzyılın en önemli gök olaylarından biri kabul edilen bu geçiş tam yedi saat sürdü. Bu geçiş bir daha 105 yıl sonra yani 2117 yılında gerçekleşecek. Mısır'da 30 yıllık Mübarek rejiminin devrilmesinin ardından yapılan ilk demokratik seçimleri Müslüman Kardeşler in siyasi uzantısı Hürriyet ve Adalet Partisi adayı Muhammed Mursi kazandı. Mursi'nin zaferi, Kahire'nin Tahrir Meydanı'nda toplanan Müslüman Kardeşler taraftarları arasında büyük sevinç gösterisiyle karşılandı. Malatya daki 7 nci Ana Jet Üssü ndeki Hava Kuvvetlerine ait RF-4E keşif uçağı Akdeniz de düşürüldü. Suriye yetkilileri jetin hava sahasını ihlal ettiği için kendileri tarafından düşürüldüğünü açıkladı. Türkiye ise saldırının uluslararası hava sahasında gerçekleştiğini iddia etti. 13 gün süren arama çalışmalarının ardından düşen uçağa ulaşıldı ve kayıp 2 pilotun şehit oldukları anlaşıldı. İsviçre-Fransa sınırında yer alan, CERN adıyla bilinen Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi'ndeki (Cern) dünyanın en büyük parçacık çarpıştırıcısı olan Büyük Hadron Çarpıştırıcısı'ndaki deneylerde yeni bir atomaltı parçacık bulundu. Tanrı Parçacığı da denilen Higgs Bozonu sayesinde evrenin oluşumuna ve maddenin kütlesine ilişkin önemli bilgiler edinilebileceği açıklandı. Ramazan Bayramı'nın ikinci gününde Gaziantep'teki Karşıyaka Polis Merkezi yakınında terör örgütü üyeleri tarafından zaman ayarlı bomba yüklü araç patlatıldı. Olayda 3'ü çocuk 10 kişi öldü, 65 kişi yaralandı. Kamuoyunda olarak bilinen ve zorunlu eğitimi kademeli olarak 12 yıla çıkaran kanun teklifi, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilerek yasalaştı. Yeni yasal düzenlemeler sonucunda 66 aylık çocuklar ilköğretime başladı. Yasa teklifi, Türkiye nin eğitim sistemini olumsuz yönde etkileyeceği, gerekçesiyle eğitimciler ve sivil toplum örgütleri tarafından tepkiyle karşılanmış, söz konusu yasanın ilk 4 yılın ardından açıköğretimin önünü açması nedeniyle zorunlu eğitimi aslında 4 yıla indireceği belirtilmişti. Afyonkarahisar da askeri mühimmat deposunda patlama meydana geldi. Tasnif sırasında meydana geldiği ve iş kazasından kaynaklandığı bildirilen patlamada, 25 asker şehit oldu, 15 asker yaralandı. İzmir'in Menderes İlçesi Ahmetbeyli Baradan mevkisi açıklarında kaçak göçmen taşıyan ''Sailor'' adlı tekne battı. Kazada 3'ü bebek 61 kişi hayatını kaybetti. İsrail asıllı ABD vatandaşı Sam Bacile tarafından çekilen "Müslümanların Masumiyeti" adlı film Hz. Muhammed e hakaret içerdiği gerekçesiyle İslam dünyasında büyük tepki yarattı. Filmin yaklaşık 14 dakikalık fragmanı sosyal paylaşım sitesi Youtube'a yüklendikten sonra infiale yol açtı. 5 milyon dolara çekildiği belirtilen film, başta Kuzey Afrika ülkeleri olmak üzere dünyanın her yerinde protesto edildi. Libya'nın Bingazi kentinde bir grup protestocu ABD Konsolosluğuna saldırarak binayı ateşe verdi. Saldırıda ABD Büyükelçisi Chris Stevens ve 3 Amerikalı çalışanı hayatını kaybetti. 43 yaşındaki Avusturyalı hava dalışçısı Felix Baumgartner, serbest düşüşte ses duvarını aşan ilk insan olarak tarihe geçti. "Korkusuz Felix" adıyla anılan sporcu, 1360 kilogram ağırlığındaki kapsülle çıktığı stratosfer tabakasında, metre yükseklikten kendini boşluğa bıraktı. Saatte 1,342 km hıza ulaşan Baumgartner ın hava dalışı 9 saniye sürdü. Tarihe geçen dalışın yarısı serbest atlayış diğer yarısı ise 1,600 metre yükseklikte açılan paraşütle gerçekleşti. Venezüella da yapılan başkanlık seçimlerini 3. kez sosyalist lider Hugo Chavez kazandı. Chavez oyların yüzde 54 ünü aldı. Son bir yıldır kanser tedavisi gören ve birkaç kez Küba da ameliyat olan Chavez, yeni dönem için daha iyi bir başkanlık sözü verdi. Cumhuriyet Bayramı etkinliğine katılanların Anıtkabir'e yürümek istemesi nedeniyle polis katılımcılara, biber gazı, tazyikli su ve gaz bombasıyla müdahale etti. Yaşanan arbedenin ardından polis barikatları kaldırıldı ve on binlerce kişi Anıtkabir e yürüdü. 80 yıldır aralıksız yayınlanan Amerikan haber dergisi Newsweek, 31 Aralık 2012 den itibaren sadece elektronik ortamda yayınlanacağını açıkladı. Dergi dört yıldır ekonomik krizdeydi. Tirajının en yüksek olduğu dönemlerde 3 milyon adetlik satışa ulaşan derginin satışları son dört yılda yarı yarıya azalarak 1,5 milyona inmişti. Newsweek'in son baskısının kapağında New York'taki Newsweek binasının siyah beyaz bir fotoğrafı ve "Basılan Son Sayımız" başlığı yer aldı. Haiti ve Karayipler de başlayıp ABD ve Kanada ya ulaşan Sandy Kasırgası iki ülkede de büyük paniğe neden oldu. Hızı saatte 140 kilometreyi bulan Sandy Kasırgası nedeniyle 157 kişi hayatını kaybetti. Kasırga nedeniyle ABD nin başkenti Washington da federal kurumlar ve okullar kapatıldı, uçak, tren, metro ve otobüs seferleri durduruldu. New York Borsa sı 100 yıl sonra 2 gün arda arda kapalı kaldı, New Jersey ve Manhattan sular altında kaldı, 8 milyon eve günlerce elektrik verilemedi. Kasırganın yol açtığı zarar 50 milyon doları buldu. Zehirlendiğine yönelik iddialar nedeniyle 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal ın kabri açıldı. Yapılan otopsi sonucunda Özal ın naaşında zehir bulunduğu ancak ölümüne bu zehirlerin neden olmadığı bildirildi. Avrupa Birliği genelinde, milyonlarca çalışan artan işsizlik ve tasarruf tedbirlerini, başlattıkları eylem ve grevlerle protesto etti. Portekiz, İspanya, İtalya, Belçika başta olmak üzere 23 ülkede sendikaların çağrısıyla gösteriler yapıldı. Bir çok yerde grevler hayatı durdurdu. Maya takvimine göre 21 Aralık 2012'de dünyanın sonunun geleceği söylentisi tüm dünyayı sardı. Dünya nın yok olacağına inanan binlerce insan, kopacak afetlerden korunmak için sığınaklara kaçtı, erzak depoladı, ayinler düzenledi. Kıyamet söylentilerinin gerçek olmadığı konusunda Vatikan ve NASA açıklama yapmak zorunda kaldı. İstanbul Şile'de 'Volgo Balt 199' adlı kuru yük gemisi şiddetli fırtına nedeniyle battı. Geminin kaybolan 7 mürettebatını aramak üzere başlatılan arama-kurtarma çalışmalarına katılmak üzere bölgeye sevk edilen Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü'ne bağlı tahliye botu da fırtınanın etkisiyle kayalıklara çarparak alabora oldu. Kurtarma personelinden 2 kişi ile bir balıkçı hayatını kaybetti. Türkiye'nin ilk yerli keşif uydusu Göktürk 2 Çin'deki Jiuquan Fırlatma Üssü'nden uzaya gönderildi. Göktürk 2 uydusu, dünyadan 686 kilometre yükseklikteki yörüngesine ulaştı. 6 7

5 Osman Öndeş Araştırmacı Gazeteci Denizcilik Müzeleri ve Müze Gemiler Avrupa da, Amerika da liman kentlerinde muhakkak bir deniz müzesi ve müze gemiler vardır.bu ülkelere ne zaman seyahat ettiysem, memleketimiz adına hayıflanmışımdır. Bir yıla yakın zamandır, Müze Gemiler konusunda çalışma yapmaktayım. Refah Faciası başlıklı eserimi belgesel olarak çeken Akademi Production ekibiyle Mersin e geldiğimizde Tarsus ta da çekim yapıldı. Orada Nusret Mayın Gemisi nin replikasının olması gurur verici bir örnektir. Denizlerin ekonomik ve sosyal olarak vazgeçilmez önemini idrak etmiş ülkelerde özellikle deniz müzelerine bağlı olarak, ya da bizzat geminin adını taşıyan Tarihî Müze Gemileri yer almaktadır. Çalışmalarım sonucunda dünya genelinde 400 e yakın müze gemi olduğunu saptadım. Bu gemilerden 126 sını örnek olarak seçtim ve tamamladığım eserime Müze Gemiler adını verdim. Tek amacım var; uygar dünya ülkelerinde denizlere ve denizciliğe verilen önemin kalıcı eserleri olan müze gemilerden Türkiye olarak bizim de esinlenmemiz ve harekete geçmemiz. Önceliği İstanbul Haliç te asıl adıyla Tersâne-i Âmire den kalan Haliç Tersanesi almalıdır. Bu tersane denizcilik müzesi olmalıdır ve kuru havuzlarından birinde Mahmudiye Kalyonu replikası sergilenmelidir. Osmanlı İmparatorluğu devrinde de çok önemli bir liman kenti olan İzmir ve Mersin için de bu, çok önemsenecek bir proje olmalıdır derim. Bana gelince; Müze Gemiler i Türkiye de neşredecek bir yayınevi olamaz. Zira alıcısı çok azdır, yayınevi zarar eder. Benden yazması! Bu eserden birkaç müze gemisini öyküleriyle ve fotoğraflarıyla özet halinde vermek isterim; HMS Victory, USS Constitution gibi devirlerinin tarihî deniz zaferlerini yaşatan kalyon tipi harp gemileri yanında, sayıları 400 e yakın gerçek veya replika müze gemiler dünya genelinde birçok ülkede korunmakta, milyonlarca kişi tarafından ziyaret edilmektedir. İngiltere nin Portsmouth daki tarihi tersane alanında Amiral Nelson un 1765 inşa sancak gemisi HMS Victory, 1860 yılında inşa edilmiş dünyanın ilk sac gövdeli stimli gemisi HMS Warrior gibi, 1545 yılında inşa edilmiş Mary Rose un battığı yerden çıkartılarak yeniden müze gemi olarak sergilenmesi gibi, Stockholm daki Vasa Museet, Danimarka da Ebeltoft ta sergilenen müze gemi Jylland fırkateyni, James Cook un ünlü gemisi Endeavor replikası, 1757 inşa HMS Rose fırkateyni replikası, Hollanda nın 1628 inşa birdiğer ünlü kalyonu Batavia, Londra Bilim Müzesi nde sergilenen 1340 inşa Kampen, Paris Musée National de la Marine, Madrid Museo Naval, Bremerhaven deki Schiffahrtsmuseum, Münih teki Deutsche Museum, Lisbon daki Museu de Marinha, Kopenhag daki Orlogsmuseet, Danimarka Roskilde deki Vikingeskibsmuseet, Venedik teki Museo Storico Navale, Stockholm daki Sjöhistoriska Museet, Hamburg daki Internationales Maritimes Museum, Londra Greenwich deki British National Maritime Museum, İstanbul daki İstanbul Deniz Müzesi ve Haliç teki Rahmi Koç Sanayi Müzesi, Oslo daki Norsk Sjofartsmuseum, yine Hamburg daki Museum Fuer Hamburgische Geschichte ve diğerleri, deniz müzesi kimliğiyle ve birçoğu müze gemilerle çok daha engin değerler kazanmış olarak, uygarlığın denizlerdeki özünü ve gücünü anlatmaktadırlar. Bu müzelerde, gemilerin asırlar boyunca geçirdikleri evreleri gemi modellerinden oluşan koleksiyonlarından da görmek mümkün olmaktadır. Bu bakımdan Paris teki Musée National de la Marine, dünyanın en zengin model gemi koleksiyonuna sahip müze sayılmaktadır. Yine gemi modelleri koleksiyonu ile ikinci sırada yer alan Newyork Seaport Street Denizcilik Müzesi gibi, Türkiye de Arkas Holding Onursal Başkanı Lucien Arkas ın Bornova daki Arkas Deniz Tarihi Merkezi giderek çok daha zengin gemi modelleriyle dünya sıralamasındaki yerini almaktadır. Osmanlı İmparatorluğu nun dünya denizlerindeki bir devir hakimiyeti dikkate alındığında, Osmanlı Donanması ndan hiç olmazsa bir geminin aslı veya replikası Haliç te müze gemi olarak yer almalıydı. Devrinin en büyük harp gemisi olan ve Haliç Tersâne-i Âmire kızaklarında inşa edilmiş Mahmudiye Kalyonu replikası, büyük bir anlamda görsel ve kültürel zenginlik ve şenlik yaratırdı. Osmanlı İmparatorluğu donanmalarında kadırga, kalyon tipi nice ünlü harp gemilerinin biri ikisi seçilerek replikası inşa edilebilirdi. Dünyanın ilk denizaltılarından olan Abdülhamid ve Abdülmecid denizaltıları bloklar halinde Tersane-i Amire kızaklarında inşa edilmişti. İstanbullu Rumların gönderdikleri paralarla alınan Averof zırhlısını müze gemi yaparak yaşatan Yunanistan dan ders alarak, aslını hurdacıya verip yok ettiğimiz Hamidiye kruvazörünün replikasına bile sahip değiliz. Yok Edilen Deniz Tarihimiz başlıklı bir makaleden çok düşündürücü bir bölümü nakletmek isterim; Çanakkale Savaşı nın yıldızı Muavenet-i Milliye ve I. Dünya Savaşı nın simgesi Yavuz dan Kurtuluş'un bayrağı Bandırma ya kadar Türk tarihinde önemli yeri olan 10 geminin 8 i artık yok Tarihimizle övünmeyi genellikle seviyoruz ama ona saygı göstermeyi nedense pek beceremiyoruz. Bunun en iyi örneği tarihimize mal olmuş gemiler. Kırım Savaşı na katılan Mahmudiye den, Kurtuluş un simgesi Bandırma ya, Çanakkale Savaşı nda ünlü İngiliz gemisi Goliath ı batıran Muavenet-i Milliye den I. Dünya Harbi nin simgesi haline gelmiş Yavuz a kadar tarihte çok önemli görevler üstlenmiş gemilerden geriye hiçbir şey kalmadı. Onlar müze yaptı. Türkiye tarihe mâlolmuş bu efsane gemilerin yok olmasına gözyumarken, birçok ülke böylesi manevi değerlerine sahip çıkıyor Yunanlılar, I. Dünya Harbi ndeki ünlü gemileri Averof Zırhlısı nı, Bulgaristan da Hamidiye Kruvazörünü bir torpido ile yaralayan Drutsky torpidosunu Müze Gemi yaptı Rusya da Aurora, İngiltere de Victory, Belfast ve Cutty Sark, ABD de Texas, Intrepid, Constitution ve sayılamayacak daha niceleri günümüzde birer müze-gemi olarak hizmet vermeye devam ediyor da Japonya'da batan Ertuğrul Firkateyni nin adını alan Ertuğrul yatı, 1903 te İngiltere de inşa edildi 1904 te İstanbul a geldi Yat 1933 te hizmetten çıkarılarak söküldü. İlk transatlantiğimiz Gülcemal, 1875 te İngiltere de Atlantik Okyanusu'nu geçmek üzere inşa edilen iki transatlantikten biriydi 1900 lerin başlarında bir Kanada şirketi Avrupa dan göçmen taşımada kullandı 1911 de Sultan Reşad satın aldı Gemiye, Sultan ın annesinin adı olan Gülcemal ismi verildi Ekonomik ömrünü doldurmuş olmasına rağmen onarıma alındı ve 1937 ye kadar kullanıldı Türk Denizciliğinin amiral gemisi oldu Atatürk ün de seyahat etmekten büyük keyif aldığı gemi, 1930 lu yılların sonunda Haliç e çekilip depo olarak kullanıldı 1945 te sökülmek üzere İtalya'ya götürüldü da Almanya dan satın alınan Muavenet-i Milliye adlı torpidobot, Binbaşı Ahmed Bey komutasında, Çanakkale Savaşı nda 12 Mayıs 1915 i 13 Mayıs a bağlayan gece İngiliz savaş gemisi Goliath ı batırdı ve savaşın kaderini etkiledi Nusret le birlikte savaşta çok kritik bir rol oynayan iki savaş gemisinden biri oldu Bu torpidobot, 1923 de hizmet dışı kaldıktan sonra 1953 te hurdaya ayrılarak söküldü. Dünyanın son dretnotu Yavuz Yavuz Zırhlısı nın Yüzüncü yılında Gölcük teki Donanma Komutanlığı nda konferans düzenlenerek anma töreni yapılmış ve davetlilere Öğretmen Binbaşı Ersan Baş ın hazırladığı Türk Tarihinde Yavuz Zırhlısı nın rolü başlıklı bir eser armağan edilmişti. Bu eser, Yavuz un başlangıç noktası diyeceğimiz SMS Goeben adıyla Alman donanmasındaki yıllarından gelerek, hizmet dışı bırakılmasını takiben Başka alıcıların bulunamaması nedeniyle 25 milyon liraya MKE Kurumu na satılışını ayrıntılarıyla anlatmaktaydı. TCG Yavuz, Cumhurbaşkanı ile yurt gezisine katılan Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Kemal Kayacan nın bulunamadığı, Donanma Komutanı Koramiral Hilmi Fırat ve Alman Deniz Kuvvetleri Ateşesi Von Rodbertus un katılımıyla 7 Haziran 1973 tarihinde yapılan son ve hizmetten ayrılış töreninden sonra, Gölcük te Poyraz Rıhtımı ndan römorkörlerle yedeklenerek İzmit Körfezi nde Seymen de sökümü için 6.5 milyon lira masrafla tesis edilen kıyıya giderek yokluğa intikaline dek bu sahilde sessizce ölümünü beklemişti. Yavuz dan geriye ne kalmış.. Babamın makine zabiti olması nedeniyle olduğu kadar, mesleğinin son yıllarında Yavuz Başçarkıcısı olarak görev yaptığı yıllarda çocukluğumun nice anılarında Yavuz daki günlerim de yer alır. Zira, babam arada bir beni Yavuz a götürürdü. Ne acı kaderdir ki, Yavuz un sökülmesi görevine babam görevlendirilmişti. Ben ise, Yavuz un SMS Goeben yazılı çanını İskenderun da buldum! Bu çan, haber vermem üzerine İstanbul Deniz Müzesi ne nakledilmiştir. Yavuz un sökümüne önce güvertesindeki toplar, bacalar ve bayrak direklerinden başlamışlar. Daha sonra güverte kısmının birinci katının sökümüne geçilmişti. SAM firmasınca başlanan söküm ve parçalama işlemleri, 20 Şubat 1976 tarihinde Doğan firmasınca tamamlanmış. Yavuz zırhlısının parçalanması sonucunda kg. zırh çeliği, kg. demir çelik, kg. bakır, kg pirinç, kg kablo, kg ahşap malzeme, kg. diğer çeşitli metal, kg çöp kalmış! Yavuz dretnotu, XX. yüzyıl muharebe gemileri teknolojisine İngilizler in HMS Dreadnought adıyla kazandırdıkları yeni bir savaş gemisi sınıfının Alman dizaynerleri elinde geliştirilmiş en mükemmel ve en son örneği idi. Yavuz u parçaladığımız için, dünyada kalmış en mükemmel ve en eski dretnot da yok olup gitti. Deniz tarihçisi, araştırmacı yazar Reuben Goossens Türkiye de müze gemi olması gereken gemileri işaret ederken, Paşabahçe Vapuru nu da saymıştır. Paşabahçe vapuru daha seferlerine devam ederken, Almanya da inşa edilmiş ve dünyanın bu özellikteki tek yolcu gemisi idi. Şöyle soruyordu Türk denizciliğinin her biri bir dünya mirası olan bu klasik gemileri, gelecek kuşaklara miras bırakmak yerine, hurdaya mı gönderecekler.. Hurdaya mı gönderilmeli? Paşabahçe yi ve Akdeniz yolcu vapurunu korumak için harekete geçmenin zamanıdır. İki vapura Glasgow talip oldu Türkiye Denizcilik İşletmeleri nde (TDİ) Kaptan Muzaffer Akkaya nın genel müdür olduğu 90 lı yıllardı. Iskoçya/Glasgow Kent Belediyesi Kutlama Vakfı tarafından adıma yazılmış bir mektup ulaştı. Kent yaşamında iz bırakmış her olay ve eser, Glasgow a yeniden kazandırılmak isteniyordu. Fairfield Gemi İnşa Tersanesi, Glasgow tarihinde unutulmaz yeri olan bir sanayinin adıydı ve en büyük gemi inşa tersanesiydi de krizden çıkamadı ve Norveçli Kvaerner firmasına satıldı. Fakat Kvaerner 1999 da gemi inşaatı alanından çekilince Glasgow da kalan son gemi inşa tersanesi kapandı ve tarih oldu. TDİ, 1960 yılında Fairfield e Şehir Hatları için 781 grostonluk 10 adet vapur sipariş etmişti. Bu gemilerin Türkiye deki aracı firması Moda lı James Whittoll & Co.Ltd. şirketi idi. Firmaları Karaköy deydi. Kanlıca, Kuzguncuk, Ataköy, İnkılap, Ali İhsan Kalmaz, Turan Emeksiz 1995 yılında halen çalışmakta olduklarını saptadığım vapurlardı. Demek ki, diğer dördü kadro dışı kalmıştı. Glasgow Kent Belediyesi Kutlama Vakfı temsilcisi olan zat, birkaç hafta sonra İstanbul a geldi. Bu vapurların dünyada kalan ve çalışmakta olan son stimli yolcu vapuru olduklarını, gemi inşa tarihi kadar, Glasgow kent tarihi açısından da hudutsuz değer ifade ettiğini söylüyor ve iki vapuru satın almak kararıyla yardımcı olmamı rica ediyordu. Bu vapurlardan geriye dördü kaldığında, akıbetlerine kararlar verildi; Glasgow Tarihî Gemiler Koruma Birliği nin satın almak istediği Şehir Hatları vapurlarından İnkılap Vapuru halen Yalova da karada sergilenmekte. İnkilap dünyanın buharlı yolcu vapurlarından çalışır halde olan son dört vapurundan biriydi. Yalova Belediye Başkanlığı nın girişimleriyle nikah salonu, restoran ve müze olarak kullanılmak üzere Yalova ya getirildi. Bir ara yerinden sökülerek Yalova Üniversitesine (YÜ) verilmesi önerildi. Yüzdürülmesi de sorun oluşturan İnkilap, sonunda kentin bir meydanına taşındı. İnkilap Vapuru gibi 8 9

6 son dört vapurdan biri olan Turan Emeksiz, Mudanya Güzelyalı da Turhan Emeksiz Otantik Oteli olarak yaşamını sürdürmektedir. Anıtlar Kurulu tarafından 2008 yılında Korunmaya Değer Kültür Varlığı olarak kabul edilen Maltepe vapuru, 1960 yılında İngiltere den inşa ettirilen buharlı dokuz stimli vapurların dizayn ve mimarisinden yararlanarak İstinye Tersanesi nde inşa edilmişti. İlk seferini 28 Kasım 1962 yılında Kadıköy-Köprü arasında gerçekleştiren Maltepe Vapuru, 2010 yılında Şile Belediyesi tarafından satın alındı. Şile Mendireği içinde bağlı olan Maltepe Vapuru artık Şile Kültür Merkezi ve Nikah-Düğün Salonu dur. O yıllarda diyordum ki; kalan bir vapur restore edilsin ve nostaljik turist gezileri için yaşatılsın. Ya da müze gemi olarak Rahmi Koç Müzesi ne armağan edilsin. Şöyle yazmıştım; Geçenlerde Dresden de Elbe Nehri üzerinde yandan çarklı stimli yolcu vapurlarının ihtişamlı geçit resmi vardı. Dresden Kent Meclisi nice yıllar öncesinde dünyanın en yaşlı ve en büyük yandan çarklı stimli yolcu vapurlarının sahibi olan şirketlere koruma desteği vermişti. İnşa yılları 1885 ile 1929 arasında değişen yandan çarklı stimli, dünyanın en eski ve en büyük sekiz yolcu vapuru arada bir kazanlarından stim koyvererek onları seyreden binlerce Dresden liye ve turistlere caka sattılar ve gelecek yıllarda da aynı gösterilerine devam edeceklerini ilan ederek mazinin renklerine renk kattılar. Ülkemizde ise, çok zengin bir mazi hurdacıların elinde yok edildi. Müze gemiler içinde seçtiğim bir örnek Saint Petersburg daki Aurora Kruvazörü dür. başlamıştır. Bu nedenledir ki Potemkin episodu 1925 de Sergei Eisenstein tarafından Potemkin zırhlısı -Boretz za Svobodu (Bağımsızlık Savaşçısı) adıyla sessiz flim olarak sinema tarihine geçmiş ve ileriki yıllarda yeniden sinemaya aksetmiş, adına kitaplar yayınlanmıştır. Gemideki 1905 ayaklamasının ardından geminin adı Panteleimon olarak değiştirilmişti de yeniden Potemkin adı verilmiş, bir sene sonra Boretz za Svobodu (Bağımsızlık Savaşçısı) adı verilmiştir. I.Dünya Harbi sonlarında Alman güçlerinin eline düşmüş, ardından Beyaz Rus Ordusu tarafından yeniden geri alınmıştır. Ancak 1919 da Bolşeviklerin eline geçmemesi için Sivastopol da batırılmıştır. Komünist İhtilali nin durulmasından sonra yüzdürülmesine karşın, yeniden onarılmasına imkan kalmadığından hurdaya gönderilmiştir. Potemkin eğer batırılmasaydı, en az Aurora kadar Müze Gemisi olarak korunacak ve gelecek kuşaklara bir devrin hatırası olmayı sürdürecekti Rus İhtilali öncesinde ana eğitim gemisi olarak kullanılan Aurora Kızıl İhtilal de ana gemi görevini üstlenmiştir Ekim 1917 gecesi kurusıkı atış yaparak Kış Sarayı na saldırmaları için isyancı işçilere, askerlere ve bahriyelilere ihtilal işaretini veren gemi Aurora dır. Çarlık Rusya İmparatorluğu nu tarihe gömecek çok kanlı bir ihtilalin ve 80 yıl sürecek Komünist Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği tarihinin ilk kıvılcımındaki dramatik öykü, Aurora ile anılmaktadır. rıhtımlar boyunca uzandığı Fulton Caddesi nin Bankerler Bölgesi ile kesiştiği bir bölgede yaşatılmaktadır. Bu bölgede tarihî yapısı korunarak restore edilmiş olan birdiğer ilginç yer Fulton Fish Market- Fulton Balık Pazarı dır. Burada turistler için alışveriş yapacakları mağazalar, restoranlar ve Brooklyn Köprüsü nü seyreden gece eğlencesine katılmak mümkün olmaktadır. Seaport ın giriş holündeki tarihî bir denizcilik anıtı ise Titanic Anıt Feneri dir.. Müzenin asıl gelişmesi, 1998 de Amerika nın Milli Denizcilik Müzeleri konusunda Kongre nin aldığı kararlarla olmuştur. Müzenin karadaki binası 2,800 metrekarelik bir alandadır. Bu binada muhtelif galeriler, eğitim odaları, güçlü bir kütüphane, deniz yaşamının muhafazasına ait teknikleri içeren bir laboratuar, model hobi atölyesi vardır. Özel müteşebbislerin oluşturduğu bir vakıf yapısına sahip bu müzedeki müze gemilerin her biri, bu ülke insanının hayran olunacak ayrıntılarla denizlerdeki yaşama nasıl sahip çıktıklarını gösterir. Müze gemiler şunlardır; 1911 inşa dört direkli ticaret gemisi Peking, 1885 inşa tam donanımlı yük gemisi Wavertree, 1885 inşa uskuna Pioneer, 1893 inşa uskuna Lettie G. Howard, 1908 inşa fener gemisi Ambrose, 1900 inşa liman römorkörü Helen McAllister, 1930 inşa liman römorkörü W.O. Decker, 1932 inşa kumanya motoru Marion M. Rotterdam Milli Denizcilik Müzesi ve Müze Gemiler 1894 de hizmet dışı bırakılmış olan Buffel, çoğunlukla Amsterdam limanında bağlı olarak çeyrek asır genç denizciler için yatak gemisi görevini yaptı den itibaren müze gemisi olarak Rotterdam Maritiem Museum da korunmaya alınmıştır. XIX. Yüzyıldan kalan Kraliçe Victoria devri tek Harp gemisi HMS Warrior HMS Varrior gece ışıklarıyla Dünyanın ilk sac gövdeli inşa edilmiş, zırhlı ve stim-yelken tahrikli harp gemisi olan HMS Varrior, bir müze gemi olarak tarihi Portsmouth Tersanesi nde muhafaza edilmekte. HMS Varrior ayni zamanda Kraliçe Victoria devrinin Black Battle Fleet olarak adlandırılan siyah bordalı harp gemilerinden oluşan donanmadan günümüze kadar gelebilmiş tek harp gemisi olmakta. Fransızlar, stimli sac tekneli harp gemisi La Gloire ı dizayn eden devrinin müthiş gemiinşa mühendisi Stanislas Charles Henri Dupuy de Lome sayesinde harp gemileri teknolojisinden bir devrim yapmışlardı. La Gloire, saç göndeli, zırhlı stim makinesi olan pervaneli ve yedek olarak yelkenle seyredebilen çok yeni bir harp gemisi tipşi olmuştu. İngiltere Deniz Kuvvetleri Admiralty Birinci Lordu Sir John Somerset Pakington, bu gemiden daha güçlü ve ileri bir harp gemisi sınıfı dizayn edilmesini emretmişti. O kadar ki, silahları daha güçlü olacaktı; daha yüksek seyir gücüyle, daha uzun süre denizde kalabilecekti. HMS Warrior devrimsel uygulamalar sayesinde, daha kalın zırhlarına ve daha büyük toplar taşımasına rağmen daha yüksek sürat yapabiliyordu de harp gemileri inşaatında elde edilen yenilikler nedeniyle muharip gemi olmaktan sahil güvenlik gemisi seviyesine çekildi ve ihtiyat filoya alındı. Aurora 1956 dan buyana Saint Petersburg daki Petrovskaya Naberezhnaya daki Nakhimov Deniz Akademisi rıhtımlarına bir iskele ile geçilebilecek şekilde şamandıralara bağlı olarak korunan bir müze gemisidir. Gemiyi gezmek ücretsizdir. Sadece makine dairesine yapılacak gezi ayrıca bir ücrete tabi bulunmaktadır. Çarlık Rus İmparatorluğu nu tarihe gömen ihtilalin iki harp gemisinden birincisi Potemkin (Kniaz Potemkine Tavritchesky) muharebe gemisi ve diğeri Aurora kruvazörüdür. Potemkin adı, Çarlık saltanatının ünlü askeri prensi Grigori Aleksandrovich Potemkin in adına izafeten verilmiştir. Potemkin, Çarlık Donanmasının Karadeniz filosundaki dretnot öncesi muharebe gemilerinden (Bronenosets) bir harb gemisiydi Ekim ayında Nikolayev Tersanesi nde inşaatına başlanmış ve 1900 da denize indirilmesine karşın 1904 de tamamlanarak hizmete girmiştir. Komünist ihtilalin ilk ayaklanması Haziran 1905 de bu gemide örülmüştür. Böylece 1917 İhtilali nin ilk kıvılcımı Potemkin isyanı ile NY-South Street SeaportMuseum un müze gemileri; (Önden arkaya doğru) Ambrose fener gemisi, Peking vewavertree yük gemileri. New York un Müze gemileri South Street Seaport 1967 yılında New York un sadece denizcilik tarihi değil, asıl bu muhteşem kentin tarihini, ticarî ve kültürel geçmişi, devlet ve topluma yansımalarını yaşatmak amacıyla kurulmuştur. Müze, 17.No lu Rıhtım boyunca aborda edilmiş müze gemilerle değil, fakat onları bütünleyen, renklendiren tüm yan olayların muhtelif galerilerde daimi sergileriyle veya zaman zaman düzenlenen sergilerle ziyaretçilerin belleklerine sunulmaktadır. New York un Manhattan bölgesinde South Street in liman kıyısına bağlandığı bölgedeki Seaport Museum, ayni zamanda XIX.Yüzyılda New York un en işlek toptancı ambarlarının, depolarının XIX. Yüzyıl çelik zırhlı Ironclad tip mahmuzlu harp gemisi- HNLMS Buffel Rotterdam Milli Denizcilik Müzesi, Hollanda Prensi Henry tarafından 1873 de kurulmuştur. Müzenin bir özelliği rıhtımında ziyarete açık tutulan XIX.yüzyıl zırhlı mahmuzlu harp gemisi Buffel dır. Müzede yoğun bir programla sergiler düzenlemektedir. Ayrıca limanın muhtelif devrelerine ait çok zengin film koleksiyonu ziyaretçiler tarafından seyredilebilmektedir. Müze nin rıhtımlarında portal liman vinçleri, maçunalar, deniz feneri, buharlı ve dizelli römorkör müze gemileri yer almaktadır. Temmuz ve Ağustos aylarında ve Pazar günleri genellikle nehir veya limana buharlı römorkörlerle geziler düzenlenmektedir Buffel, 1868 yılında Glasgow İskoçya da inşa edildi. Bu savaş gemisi Kraliyet Hollanda Bahriyesi adına inşa edilmiş, yelkenli olmayan stimli ve çift pervaneli ilk gemidir den 1960 a kadar ihtiyat filo envanterinden korunan HMS Warrior Londra ve Westminster milletvekili Sir John Smith in Eğer XIX. yüzyıldan kalan harp gemilerinden yaşatılması gereken bir gemi varsa, ilk tercih edilecek gemi Warrior dur önerisi üzerine 1968 de Edinburgh Dükü ü başkanlığında toplanan Avam Kamarası Warrior un geleceğini tartışarak Müze Gemisi olarak korumaya alınması kararını verdi de Tarihî Gemileri Koruma Vakfı na devredilerek 1985 den başlayarak Portsmouth Hictoric Dockyard daki yerini aldı. Müze Gemiler konusunu çalışırken dikkatimi çeken çok önemli bir ayrıntı, özellikle Amerika Birleşik Devletleri nde müze gemi olarak tespit edilen gemilerin tüm onarımlarının ve yeniden inşasının ve müteakiben idamesi için müze kurulmasının hemen büyük çoğunlukla halkın bağışlarından oluştuğunu fark etmem olmuştur. Halk, denizlere, denizciliğe ve yaşadığı kentin tarihine, kültürüne, sanatına, ve dolaylı olarak turizme renk ve anlam katacak böylesine sosyal faaliyetlere gönüllü olarak maddeten ve manen katkısını ortaya koymaktadır

7 Balast Suyu Çalıştayı nın İkincisi Düzenlendi MDTO DAN HABERLER Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) ve Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) desteğinde Balast Suyu Eğitim Çalıştayı nın ikincisi Aralık tarihleri arasında İstanbul da gerçekleştirildi. Kasım ayında gerçekleştirilen ilk çalıştayın başarısı neticesinde, düzenlenen bu ikinci çalıştayda eğitimler Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Bakan Müşaviri Hüseyin Cahit Yalçın, Karadeniz Teknik Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Ersan Başar, ve GloBallast temsilcisi Murat Korçak tarafından verildi. İstanbul The Ramada Plaza Otel de yapılan çalıştaya gemi işleticisi firmalar, liman işletmecileri, deniz endüstrisi ve teknoloji geliştirme kurumları gibi kamu ve özel sektör temsilcileri katıldı. Balast Suyu Çalıştayı na Mersin Deniz Ticaret Odası nı temsilen Genel Sekreter Yardımcısı Mesut Öztürk katıldı. Çalıştay ın konusunu oluşturan Gemi Balast Suları ve Sedimanların Kontrolü ve Yönetimi Uluslararası Sözleşmesi ne ilişkin notlar şöyle: Balast suları açık denizde değiştirilebilecek Balast suyu ile taşınan mikroorganizmaların denizlerin ekolojik dengesini bozan etkileri nedeniyle, IMO tarafından birtakım çalışmalar gerçekleştirilmiş, söz konusu sorunun çözümüne yönelik bölgesel işbirliği ve politikaların harmonizasyonunu sağlamak üzere hazırlanan Gemi Balast Suları ve Sedimanların Kontrolü ve Yönetimi Uluslararası Sözleşmesi IMO tarafından 2004 yılında kabul edilmiştir. Balast suları ve sedimanlarının kontrolü ve yönetimine ilişkin teknik standartları belirleyen sözleşmeye Türkiye'nin bu yıl içinde taraf olması beklenmektedir. Balast Suyu Uluslararası Sözleşmesi dünya denizcilik filosunun tonaj olarak %35 ini oluşturan 30 ülke tarafından imzalandıktan 12 ay sonra yürürlüğe girecektir. Sözleşme 2012 yılı Ekim ayı itibariyle dünya denizcilik filosunun %29.07 unu oluşturan 36 ülke tarafından imzalanmıştır. Yılda 23 milyon ton balast suyu, gemilerle taşınarak kıyılarımıza boşaltılmaktadır. Bunun sonucu olarak 263 yabancı türün kıyılarımıza istilacı olarak yerleştiği kayıt altına alınmıştır. Türkiye BWM (Ballast Water Management) sözleşmesini imzalama kararı almıştır. TBMM Genel Kurulu nda ön sıralarda bulunan sözleşmenin dünyada en geç 2013 yılında yürürlüğe girmesi beklenmektedir. Sözleşmenin yürürlüğe girmesi ile birlikte balastlı olarak limanlara gelme durumunda olan gemiler ya idarenin onaylamış olduğu arıtma cihazını bulunduracak ve cihaz faal olacak, yada arıtma cihazı takana kadar balast sularını değiştirerek limanlara girebileceklerdir. Balast arıtma cihazının kullanıma başlanmasıyla beraber açılacak marketin tahminen milyar dolar civarında olduğu belirtilmektedir. Balast suyu değişimi yapmak zorunda olan gemiler bunu her yerde yapamayacaktır. Gemilerdeki balast suyu; deniz mili açıkta ve 200m. derinlikte, bu mümkün değilse, - 50 deniz mili açıkta ve 200m. derinlikte, bu mümkün değilse, - Liman Devleti tarafından belirlenmiş alanlarda, ancak Geminin rotasından sapmasına yada gecikmesine neden olmadan, geminin emniyetini sağlamak koşulu ile yapılabilecektir. Sözleşmenin yürürlüğe girmesi ile birlikte Liman Devleti Kontrollerinde (PSC); - Uluslararası BSY (Balast Suyu Yönetimi) sertifikasının detaylı incelenmesi, - Balast Suyu Kayıt Defterinin detaylı incelenmesi, - Balast Suyu alımı/deşarjına ilişkin kayıtların incelenmesine başlanacaktır. Geminin yada donanımının içinde bulunduğu koşullar sertifikaların belirlediği özelliklerle somut bir şekilde örtüşmediğinde Açık Gerekçeler oluştuğundan detaylı denetime gidilecektir

8 MDTO DAN HABERLER Kastamonu ve Sinop Valilerinden MDTO ya Ziyaret Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı (KUZKA) Başkanı ve Kastamonu Valisi Erdoğan Bektaş, Sinop Valisi Dr. Ahmet Cengiz, Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Doç. Dr. Hüseyin Şen ve beraberlerindeki heyet, 21 Aralık Cuma günü Mersin Deniz Ticaret Odası nı (MDTO) ziyaret etti. MDTO DAN HABERLER 2013 YENİ BİR SAYFA OLACAK MDTO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Mersin Lojistik Platformu Başkanı Jozef Atat, Mersin Üniversitesi Radyosu nda Uzm. Recep Ünal ın sunduğu Gündem programına katıldı. Jozef Atat, 2013 yılında Mersin Lojistik Merkezi nin temelinin atılacağına inandığını belirtti. Programın ilk bölümünde lojistik sektörüne ilişkin genel bir değerlendirmede bulunan Jozef Atat, lojistiğin dünyadaki en eski sektörlerden olduğunu ifade etti. Batı da olan üretimin, Çin, Vietnam, Endonezya, Malezya gibi ülkelere kayması nedeniyle bu ülkelerde olan üretimin deniz veya havayoluyla Batı ya taşınması ve Batı da da bu tür malların en seri şekilde dağıtılması için lojistik sektörünün öne çıktığını söyleyen Atat, Türkiye nin sektör adına önemli bir ülke olduğunu vurguladı. Doğu-Batı ve Kuzey-Güney hattının birleştiği Türkiye nin enerji ve mal dağıtımının kavşak noktasında olduğunu belirtti. Genelde Türkiye nin özelde de Mersin in lojistik üs haline gelmesinin gerekliliği üzerinde duran Jozef Atat, 2007 de kurulan Mersin Lojistik Platformu nun bu konuda yaptığı çalışmaları da hatırlattı. Atat, Mersin de öne çıkan sivil toplum kuruluşları, belediye, valilik, özel idare, üniversite, MTSO, MDTO, Ticaret Borsası ile birlikte hareket ederek kişilik bir grup oluşturduk. Bağımsız bir kuruluşa Mersin Master Planı nı çıkarttırdık. Mersin in Lojistik Üs olması için ilgili Bakanlıklara gerekli müracaatları yaptık. Hükümetimiz de bu konuda gayet iyi çalışıyor yılının bizim için yeni bir sayfa olacağına ve ufak tefek sorunların da çözülerek Lojistik Merkezi nin temelinin atılacağına inanıyorum dedi. Bu konuda yetkililerden söz aldıklarını ve devletten yatırım anlamında beklentilerinin fazla olmadığını belirten Jozef Atat, Her türlü yatırımı özel sektör yapacak. Biz sadece demiryolu ve otoban bağlantılarıyla gerekli altyapının sağlanmasını, yatırımcılara arsaların satılmasını istiyoruz. Yatırımcılar hazır. 46 parsel var ama 150 ye yakın müracaat var Lojistik Merkezi için. Epey yol aldık. Bizim merkezi yapabilmemiz için ilgili bakanlıklardan bazı izinler almamız gerekiyor. En kısa sürede bu işlerin çözüleceğine ve Lojistik Merkezi nin başlayacağına inanıyorum şeklinde konuştu. Mersin Limanı nın gelişim süreci, Mersin Lojistik Platformu nun limanın gelişimindeki rolü, Mersin Limanı ndaki faaliyetlerin ve hizmetlerin geliştirilmesine yönelik yapılan çalışmalar, limanların geliştirilebilmesi amacıyla alınabilecek teknik ve mali destekler gibi konularda bilgi edinmek amacıyla Mersin de bulunan Kastamonu ve Sinop Valileri ile beraberlerindeki heyet, Mersin Deniz Ticaret Odası nı da ziyaret ederek Oda yetkilileri ile görüştü. Yönetim Kurulu Başkanı Cihat Lokmanoğlu, Başkan Yardımcısı ve Lojistik Platformu Başkanı Jozef Atat, Yönetim Kurulu Üyesi Özcan Barut ve idari yetkililer tarafından karşılanan heyete Mersin Limanı nın yanı sıra Mersin Serbest Bölgesi ve Lojistik Köy projeleri hakkında da bilgi verildi

9 KISA KENT HABERLERİ KISA KENT HABERLERİ 14. Dünya Turunçgil Kongresi Mersin de 2020 yılında dünyanın 56 ülkesinden 1500 delegenin katılımıyla gerçekleşen Dünya Turunçgil Kongresi nin 14 üncüsüne Mersin ev sahipliği yapacak. Yenişehir ilçe sınırları içerisindeki Çoruhlu Plaza da bulunan konsolosluktaki kurdele kesiminin ardından açılış etkinlikleri Hilton SA Oteli ndeki resepsiyonla devam etti. Gecede Vali Güzeloğlu nun yanı sıra Meksika Büyükelçisi Garcia Amaral, Mersin Milletvekili İsa Gök, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Macit Özcan, Sahil Güvenlik Komutanı Deniz Kurmay Kıdemli Albay Rahim Conguroğlu, İl Jandarma Alay Komutanı Albay Bedri Dursun, İl Emniyet Müdürü Arif Öksüz, ilçe kaymakamları, ilçe belediye başkanları ile il protokolü yer aldı. Sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerinin de katıldığı resepsiyonda konuşan Güzeloğlu, Meksika nın Türkiye genelindeki üçüncü konsolosluğu olan Mersin-Adana Fahri Konsolosluğu nun ilimizle buluşması, Mersin in güçlenen uluslararası kimliğinin göstergesidir. Ekonomik anlamda dünya genelindeki en güçlü ülkelerden birisi olan Meksika ile her alandaki atılımlarıyla büyük bir geleceğe doğru emin adımlarla yürüyen ülkemiz önemli işbirliklerine imza atacaktır. Mersin de ülkemizin elde ettiği başarılı büyüme oranlarının zenginleştiricisidir. Fahri konsolosluğumuzun açılmasındaki amacımız önce iki ülke arasındaki dostluğun sonra Meksika ile Mersin arasındaki ticaretin geliştirilmesidir. Önemli olan inanmaktır. 160 milyar dolar ile Cumhuriyet tarihinin ihracat rekoru kırılırken, Mersin bu sürecin en zenginleştirici kenti konumundadır. Mersin olarak ülkemizi ve kendimizi daha ileri noktalara taşıyacak zenginliğin adıyız dedi. Akdeniz İhracatçı Birliğinde (AKİB) gerçekleşen kongrede konuşan Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan Mersin in sadece Çukurova ve Türkiye nin değil her alanda dünyanın en önemli merkezlerinden biri olacağını söyledi. Dünya Turunçgil Kongresi nin Mersin e kazandırılma sürecinden de bahseden Bakan Çağlayan söz konusu süreç ile ilgili şöyle konuştu: Bu kongreyi durup dururken Mersin de düzenlemek için bize vermediler. Bizi çok sevdikleri için de vermediler. Kara kaşımıza ve gözümüze, boyumuza posumuza da vermediler. Mersin i, Çukurova yı ve gelişen Türkiye ekonomisini görerek verdiler. Çukurova; Adana, Hatay ve Mersin ile öncelikli ve önemli yere sahiptir. Çukurova herkes tarafından bilindiği gibi Türkiye nin narenciye üretim merkezidir. Türkiye nin dünyadaki tanınırlığı sayesinde biz bu ev sahipliğini kazandık. Bunda ihracatçılarımızın çok önemli başarısı var Meksika Mersin-Adana Fahri Konsolosluğu Açıldı Mersin merkezli hizmet verecek Meksika Mersin-Adana Fahri Konsolosluğu nun açılışı Mersin Valisi Hasan Basri Güzeloğlu tarafından gerçekleştirildi. Açılışta Vali Güzeloğlu na Meksika Büyükelçisi Garcia Amaral da eşlik ederken Güzeloğlu, Fahri konsolosluğumuzun açılmasındaki amacımız önce iki ülke arasındaki dostluğun sonra Meksika ile Mersin arasındaki ticaretin geliştirilmesidir dedi. Meksika Büyükelçisi Garcia Amaral ise Türkiye ile Meksika arasında yapılacak birçok işin olduğunu belirtti. İlk aşamada Türkiye ile Meksika nın birbirini tanıması gerektiğine vurgu yapan Amaral, Meksika ve Türkiye dolayısıyla Mersin arasındaki ilişkiler Mersin Fahri Konsolosluğu nun çalışmaları ile birlikte daha da güçlenecektir. Ülkemizle Mersin arasındaki ilişkiler artarak devam edecek ifadesini kullandı. Meksika-Mersin Fahri Konsolosu Sabahattin Memiş de Türkiye ile Meksika arasındaki diplomatik ilişkilerin 1927 yılında yapılan anlaşmanın 1928 yılında yürürlüğe girmesiyle başladığı bilgisini vererek konsolosluğun açılmasına yönelik çalışmalara katkı vermesi nedeniyle Vali Hasan Basri Güzeloğlu na teşekkür etti. Konuşmaların ardından Meksika Mersin-Adana Fahri Konsolosu Sabahattin Memiş e Konsolosluk Mazbatası teslim edilirken, Vali Güzeloğlu tarafından Meksika Büyükelçisi Amaral a bir plaket verildi. Mersin Değişiyor Mersin de 1/100 bin ölçekli Çevre Düzeni Planı süreci başladı. Mersin Valisi Hasan Basri Güzeloğlu, planın hazırlanmasında Mersin de yaşayan herkesin görüşlerinin alınacağını ve çalışmalara konu edileceğini söyledi. Mersin in ekonomik, sosyal ve kentsel olarak sürdürülebilir biçimde gelişmesini sağlamak üzere, vizyon ve perspektif koymak amacıyla başlatılan 1/100 bin ölçekli Çevre Düzeni Planı sürecine ilişkin bilgilendirme toplantısı Hilton SA Oteli nde yapıldı. Toplantıda ValiGüzeloğlu, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Macit Özcan, İl Emniyet Müdürü Arif Öksüz, ilçe kaymakamları, ilçe belediye başkanları ile sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri yer aldı. Toplantıda Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü Tabiat Varlıkları Koruma Şube Müdür Vekili Yasemel Çetin tarafından bir sunum yapıldı. Toplantıda konuşan Vali Güzeloğlu, planların kentin anayasası olduğunu belirterek, Planlar kentlerin en önemli gelişme, kalkınma ve ilerleme metinleridir. Planlar yapıldığı dönem içinde geçerli değil, kısa orta ve uzun dönemleri kapsayan ve gelecek yönelimli hedefler bildirgesidir. Planlar; tarım, turizm, sanayi ve hizmetler sektörü başta olmak üzere, ilçelerin ve tüm kentin sosyal, toplumsal, ekonomik beklentilerinin karşılanarak açıklandığı ve anlamlarının ayrıldığı bir bütünlüktür. Kentler 1/100 binlik çevre düzeni planıyla nasıl bir gelecek beklentisinde olduğunu ortaya koymalıdır. Bunu yaparken de sağlıktan eğitim tesislerine, imar ve ulaşım alanlarına kadar tüm detayları düşünmek ve plan bütünlüğü içerisinde, Nasıl bir gelecek ve nasıl bir kent? sorusunu cevaplamalıyız dedi. Yeni çevre düzeni planının 2023 hedefinin elde edilmesine katkı sağlayacağına vurgu yapan Güzeloğlu şunları kaydetti: Herkesin çıkacak sonuçtan beklentileri var. Benim beklentim de herkesin kendi üzerine düşeni en iyi şekilde yapmasıdır. Katılımcı bir şekilde hazırlanacak planda herkesin önerisi değerlendirilecek, her düşünce uygulanabilir boyutta ele alınacaktır. Konuşmasının ardından toplantıya katılanların sorularını cevaplayan Mersin Valisi Hasan Basri Güzeloğlu nun, planla ilgili görüşleri de aldı. 6 ıncı Mersin Kent Edebiyat Ödülü Şair-Yazar Ahmet Oktay ın Şair ve Yazar Ahmet Oktay Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) tarafından bu yıl 6 ncısı düzenlenen Kent Edebiyat Ödülü nün sahibi oldu. Mersinli şair ve yazar Özdemir İnce de MTSO daki ödül töreninde yer aldı. Şair ve yazar Metin Cengiz ile Yücel Kayıran ın, Ahmet Oktay ın şiirlerini değerlendirdiği törende konuşan Özdemir İnce, Ahmet Oktay ile 1956 dan bu yana yakın arkadaşız. Oktay ın çağında yazı yazdığı dergilerde yazmaktan büyük bir onur duydum. Mersin kentinin verdiği ödülü kabul ettiği için de kendisine Mersin kenti ve jüri üyeleri adına teşekkür ediyorum dedi yılında, bir kent adına konulan tek edebiyat ödülü olan Mersin Kenti Edebiyat Ödülü nün altıncısını gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşadıklarını belirten MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Şerafettin Aşut, Mersin i sanatla özdeştiren bu ödülle, yeni bir dünya yaratmaya çalışıyoruz. Bu yolculuğa başladığımız günden itibaren; bu vizyonu göremeyen, bu işin ruhunu anlayamayan, kendine yabancılaşmış bazı çevrelerce, bize hep şu söylendi: Sizler iş insanısınız, iş dünyasını temsil ediyorsunuz ama sürekli sizi eleştirenlere, sermayeyi kötüleyenlere, zenginleşmeyi olumsuz bir şey görenlere ve hatta sizleri kapitalist ve sömürücü olarak görenlere her yıl ödül veriyorsunuz. Bu ifadelerin hiç birine katılmadık ve inanmadık. Bizler de bu coğrafyanın, bu iklimin çocuklarıyız. Aynı kökten besleniyoruz. Biriz ve bütünüz. Bizler de, ödüller verdiğimiz değerli sanatçılarımızın karşı çıktığı ve başkaldırdığı; acımasızlıkların, adaletsizliklerin, sömürülerin, baskıların ve yoksulluğun içinden gelen insanlarız Yaşar Kemal in, Fakir Baykurt un, Orhan Kemal in anlattığı acılar bizim de acılarımızdır Tahsin Yücel in, Nezihe Meriç in, Osman Şahin in, Latife Tekin in, Leyla Erbil in yüzümüze vurduğu gerçekler, hepimizin gerçekleridir diye konuştu. Zamanın tanıklığı çerçevesinde karşılıklı etkileşimin gelişmesinde, sanatçıların ve edebiyatçıların önemli bir yeri olduğunu belirten Mersin Valisi Hasan Basri Güzeloğlu da, Bir şairin ve sanatçının sınırlanabileceğini ve tanımlanabileceğini düşünmüyorum. Çünkü zenginleştirici olmak hür olmayı gerektirir ve her dem uçabilmeyi içerir. Mevlana nın Bir yerden bir yere konmak ve her gün bir yerden bir yere göçmek ne kadar güzel dediği gibi konmak ve göçmek arasındaki yolculuk belki sürgün olmayı gerektirir. Sanatçı sürgünü tercih etmiş, gönüllü sürgünlüğünde kendisi ile birlikte çevresini ve o sürgünü yerleşik hale getirmek için değil, sadece takdim etmek için dizelere, yazılara, tuvallere, fotoğraflara hükmetmiş biridir şeklinde konuştu. Konuşmaların ardından Vali Güzeloğlu, Özdemir İnce, MTSO Meclis Başkanı Faik Burakgazi ve Yönetim Kurulu Başkanı Şerafettin Aşut Ahmet Oktay a ödülünü verdi.ödülünü aldıktan sonra bir konuşma yapan Oktay, Burada benim için çok güzel şeyler söylendi. Buna teşekkür edecek kelime bulamıyorum. Bütün yazar ve şair arkadaşlarımın benim yaşıma ulaşmalarını diliyorum ve ödül gecesini onurlandıran herkese de teşekkür ediyorum ifadelerini kullandı

10 KISA KENT HABERLERİ Mersin 2013 Akdeniz Oyunlarına Hazır Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Macit Özcan ı makamında ziyaret eden Akdeniz Oyunları Komitesi Başkanı (ICMG) AmarAddadi, bütün altyapının hızla devam ettiğini ve birçok bölümünün tamamlandığını gördüklerini belirterek yapılan çalışmalardan duydukları memnuniyeti dile getirdi. Başkan Özcan ise büyükşehir belediyesi olarak üzerlerine düşen görevin yüzde lık bölümünü tamamladıklarını söyledi. Gelinen noktada bilgi alışverişinin ve iletişimin çok iyi ilerlediğini de sözlerine ekleyen Addadi Şubat ayında koordinasyon komitemiz, Nisan ayında ise yönetim kurulu olarak çalışmaları gezeceğiz. Global olarak kendimize ve size güvenimiz sonsuz. Çok başarılı bir organizasyonla Akdeniz Oyunları gerçekleştirilecektir. Biz hazırız diye konuştu. Ziyaretten duyduğu memnuniyeti ifade eden Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Macit Özcan ise 2013 Akdeniz Oyunları nın Mersin e verilmesinde Addadi nin çok büyük katkısının olduğunu söyledi. Başkan Macit Özcan Sayın Başbakanın mektubu ve 500 milyon TL yardımı neticesinde spor tesisleri yüzde 80 aşamasında bitirilmek üzere. Biz de Büyükşehir Belediyesi olarak yolları, altyapıyı, kanalizasyonu ve içme suyunu götürüyoruz şeklinde konuştu. Akdeniz Oyunları için gerekli desteği şimdiye kadar verdiklerini bundan sonra da vermeye devam edeceklerini dile getiren başkan Macit Özcan şunları kaydetti: Üzerimize düşen görevin yüzde ını bitirmiş durumdayız. Sadece asfalt ve aydınlatma işleri kaldı. Bunları bitirince yolları Akdeniz Oyunları na hazırlamış oluyoruz. Diğer spor tesisleri de büyük bir hızla sürüyor. Komitenin bu konuda huzurlu olmasını diliyoruz. Teknoloji Transfer Ofisi İle Üniversite-Sanayi İşbirliği Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TUBİTAK)Teknoloji Transfer Ofislerini Destekleme Programı kapsamında Mersin de oluşturulan Teknoloji Transfer Ofisi nin (TTO) tanıtım toplantısı Mersin Üniversitesi ev sahipliğinde yapıldı. Mersin Valisi Hasan Basri Güzeloğlu başkanlığında yapılan toplantıda projenin amacı, kapsamı ve olası sonuçları hakkında bilgi verildi. 25 Aralık Salı günü Mersin Teknopark Toplantı Salonu nda yapılan toplantıya Mersin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Suha Aydın, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Şerafettin Aşut, Mersin Deniz Ticaret Odası Genel Sekreteri Korer Özbenli, Ticaret Borsası Genel Sekreteri İsmail Sarı, Akdeniz İhracatçı Birliği Genel Sekreter Yardımcısı Ümit Sarı, Mersin Teknopark Genel Müdürü Özgür Durmaz ve Mersin Tarsus Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Üyesi Kürşat Hattat katıldı. Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Vali Güzeloğlu Mersin Üniversitesi bünyesinde kurulacak olan Teknoloji Transfer Ofisi nin Mersin in gelişmesi ve her yönüyle kalkınması adına çok önemli ve değerli bir kazanım olduğunu belirtti. Kalkınmanın en önemli ve belirleyici unsurlarının bilimsel bilgi üretmek ve üretilen bilgiyi kent için ekonomik bir ürün haline getirmek olduğunu söyleyen Vali Güzeloğlu, Üniversiteler şüphesiz bilimsel gelişmenin hazırlayıcısı ve öncülüğünü yapan kurumlardır. Üniversite temelinde hazırlanan ve ortaya konan bu gelişmelerin reel kesim sektörü ile sıkı bir işbirliği içerisinde bir değere dönüştürülmesi ve ekonomik bir ürün olarak sunulması gerekir dedi. belirterek Bu hem ilimiz, hem bölgemiz hem de ülkemiz için hayati derecede önemli bir olaydır şeklinde konuştu. Vali Güzeloğlu nun konuşmasının ardından bir sunum yapan MEÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yüksel Özdemir de programın amacı ve modülleri hakkında bilgi verdi. Özdemir, ilk 5 yıl için Mersin, Çağ ve Toros Üniversiteleri ile araştırma enstitülerindeki araştırmacılara ve Mersin deki sanayi kuruluşlarına hizmet vermek amacıyla hayata geçirilen Teknoloji Transfer Ofisi Projesi nin ikinci 5 yılda başta Çukurova Bölgesi olmak üzere, Doğu Akdeniz bölgesindeki diğer üniversite ve sanayi kuruluşlarına hizmet vermesinin planlandığını söyledi. Toplantının sonunda Mersin Üniversitesi ilesanayi kurum ve kuruluş temsilcileri arasında işbirliğine yönelik bir protokol imzalandı yılı hedeflerine ulaşılabilmesi için Türkiye nin özellikle ihracatta yüksek katma değerli ve inovasyon ölçeğindeki ürünleri üretmesinin önemine değinen Güzeloğlu, bunun patent sayısındaki artışı, Ar-Ge faaliyetlerindeki yoğunlaşmayı ve bunların sonucunda da katma değeri yüksek ürünlerin üretimini zorunlu hale getirdiğini 18 19

11 DENİZCİLİK HABERLERİ DENİZCİLİK HABERLERİ KARDEN LOJİSTİK İTALYAN ARMATÖR MED CROSS LINE IN TÜRKİYE GENEL ACENTESİ OLDU Karden Lojistik temsil ettiği Med Cross Line ın gemileri ile 5-6 Şubat tarihi itibariyle İstanbul, 7-8 Şubat itibariyle İzmir limanlarından düzenli/direkt Libya ve Adriyatik limanlarına karşılıklı servis vermeye başlayacak. Karden Lojistik tarafından yapılan açıklamaya göre; konteyner, ro-ro, trailer, genel kargo, proje kargo, her türlü yürüyen araç ve iş makinaları yükleri kabul edilebilecek ve ilk gemi RO/RO TYCHY olup, Koper, Venice, İstanbul, İzmir, Benghazi, Misurata, Tripoli, Koper rotasını izleyecek. P&I DENİZ KAZALARI SİGORTA PRİMLERİNİ YÜKSELTTİ P&I (Koruma ve Tazmin) Kulüpleri, sigorta kulüplerini tedirgin eden artan gemi kazalarında oluşan hasarların faturasını yine armatöre kesti. Sigorta primlerinde yüzde 5 ile 10 arasında artış ön görülüyor. Denizcilik tarihinin en büyük enkaz kaldırma operasyonu olarak kabul edilen Costa Concordia nın denizcilik sektörüne maliyeti pahalıya patlayacak. Sadece enkazı kaldırma maliyetinin 300 milyon euroyu bulacağı belirtiliyor. P&I kulüpleri bu zararı armatörlerden almak için gelecek yıl primlere yüzde 10 zam yapmaya hazırlanıyor. 14 Ocak 2012 gecesi Giglio adasında kayalıklara oturup yan yatan Costa Concordia enkazını kaldırma çalışmaları başladı. Enkazın kaldırılmasının bir yılı bulabileceği ve yüksek bir maliyet oluşturacağı belirtiliyor. Hasar maliyetini her ne kadar geminin sigorta şirketi karşılayacak olsa da, aslında buraya harcanan para armatörlerden tahsil edilecek. 50 milyon dolara kadar olan kaza olaylarında, hasar maliyetini kazayı yapan geminin sigorta kulübü karşılıyor. 50 milyon doları aşan kazalarda ise hasar, tüm sigorta kulüplerinin oluşturduğu havuz tarafından karşılanıyor. 300 milyon euroyu aşması beklenen Costa Concordia enkazının çıkarma maliyeti de, bu havuz tarafından karşılanacak. Bu nedenle kendilerini sağlama almak isteyen P&I (Koruma ve Tazmin) Kulüpleri, gelecek yıl genel ve reasürans primlere yüzde 10 a varan zam yapmaya hazırlanıyor. İlk adım American Clup tan geldi ve 2013 için primleri yüzde 10 artırdığını bildirdi. Diğer sigorta kulüplerinin de benzer oranda zam yapması bekleniyor. OMNİ Sigortacılık Brokeri Murat Volkan a göre, genel ve reasürans primlerine yapılacak zamlar, genel primleri yüzde 5 ile 10 arasında artıracak. Bu durum, giderlerin gelirlerden yüksek olduğu piyasa koşullarında, gemi işletmelerinin giderlerini biraz daha artacak. Sigorta primlerini yükseltecek bir diğer unsurun ise, son yıllarda artan gemi kazaları ve hasar oranlarından kaynaklandığı belirtiliyor. Para kazanamayan armatörlerin gemi bakımlarını ihmal etmesi, maaş alamayan personelin bozulan konsantrasyonu kazaları artıran unsurlar olarak kabul ediliyor.(vira Haber) KYOTO PROTOKOLÜ UZATILDI 2012 itibariyle geçerliliğini yitiren Kyoto Protokolü nün 18. Birleşmiş Milletler İklim Konferansı sonunda, ikinci taahhüt dönemi olarak 2020 ye kadar uzatılmasına karar verildi. Ancak, sivil toplum kuruluşları koyulan hedeflerin çok zayıf ve iklim değişikliğini önlemede etkisiz olacağı görüşünde. Doha da konferansı takip eden Greenpeace Akdeniz İklim ve Enerji Kampanyası Sorumlusu Pınar Aksoğan, çıkan sonucu değerlendirerek: İklim değişikliği ile mücadelenin önümüzdeki 7 yılını, belki de en kritik zamanlarını belirleyecek iklim anlaşması bu sene de çıkmadı. İklim değişikliğine karşı acil müdahale için gerekli adımlardan çok uzakta olan bu yeni protokol kabul edilemez. Açıkça görülüyor ki, hükümetler kısa dönem ulusal çıkarlarını uzun dönem küresel iklim dengesinin önünde tutuyor. Bugüne kadar müzakerelerde lider konumda olan Avrupa Birliği, bu sefer karbon salımlarını artırmak isteyen Polonya nın tarafında yer aldı, %20 azaltım hedefinden vazgeçerek zayıf hedeflerle süreci tamamladı. Amerika 2. yükümlülük döneminde de sürecin dışında kalıyor. Çin, Hindistan, Güney Afrika ve Brezilya gibi gelişen ekonomiler ise 2015 iklim anlaşması için daha yapıcı bir rol izlemenin yanı sıra 2020 öncesinde salımlarını azaltacaklar. Dominik Cumhuriyeti de 2030 yılına kadar salımlarını 1990 seviyesinden %25 azaltacağını, bunu kendi finansal kaynaklarıyla gerçekleştireceğini söyleyerek, gelişmiş ülkelerin yapamadığını yaptı. Doha daki iklim müzakerelerinde maalesef az gelişmiş ve iklim değişikliğinden en çok etkilenecek ülkeler yine gelişmiş ülkelerin ekonomik çıkarları karşısında 1-0 yenik düştü dedi.(vira Haber) GEMİ MÜHENDİSLERİ ODASI 58 YAŞINDA Gemi Mühendisleri Odası nın (GMO) 58. kuruluş yıl dönümü Crowne Plaza İstanbul-Asia da düzenlenen programla kutlandı. Denizcilik sektörünün temsilcileri GMO nun öncülüğünde bir araya geldi.toplantıda Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım a, denizcilik sektörüne desteğinden dolayı plaket de verildi. Bakan Yıldırım, ulaştırma sektörüne son 10 yılda yapılan yatırımlarla bu sektörün, 2023 hedefine en yakın sektör olduğuna dikkat çekti. Yıldırım, yaşanan olumsuzluklara da değinerek, Gemi inşaat sektörümüz daraldı mı, daraldı bin doğrudan çalışandan 15 bine düştü. Tersanelerimiz yeni sipariş alamadılar. Bunlar doğru. Ama her şeye rağmen, bugün Türk tersaneleri elindeki 2012 deki 112 siparişle Vietnam dan sonra 5 inci sıradaki yerini koruyor. Çünkü büyük tersaneler, büyük gemi inşaatçısı ülkeler şu anda bu krizi daha derinden yaşıyorlar diye konuştu.(vira Haber) DENİZ PİLOTLUĞU EĞİTİMİ 2007 yılından itibaren İzmit Körfezi nde havadan çevre kontrolü yapan Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, artık pilot yetiştirecek. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Türkiye de ilk, Avrupa da da üçüncü olma özelliğini taşıyan Deniz Pilot Eğitim Merkezi ni açtı. Konu ile ilgili basın toplantısı düzenleyen Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu, projenin hayata geçmesiyle birlikte İstanbul Büyükşehir Belediyesi nin de havadan denetime başlayacağını kaydederek, Böylelikle sadece Kocaeli değil, tüm Marmara temizlenmiş olacak. Körfezin bu denli temizleneceğine inanmak zordu ancak biz bunu deniz uçaklarımız sayesinde başardık. Deniz uçakları, denize atık atanlar için caydırıcı da oldu. Şu anda Körfez deki evsel atıkların yüzde 98 i denize ulaşmıyor. Bu hedefi yüzde 100 e ulaştırmayı hedefliyoruz. Sanayi atıkları da büyük oranda düştü. Şimdi de deniz uçaklarımızı kullanmak isteyenler için eğitime başlıyoruz dedi. Körfez in temizlenmesindeki en büyük payın deniz uçaklarına ait olduğunu kaydeden eğitmen pilot Hasan Osanmaz ise, Bugünden itibaren bu uçaklardan faydalanmak isteyenlerin eğitimine başlanacak. Çevre Koruma Daire Başkanlığının hava üssü olarak kullandığı alanı Deniz Uçağı Eğitim Merkezi haline getirdik. Büyükşehir Belediyesi nin sonsuz desteği sayesinde yurt dışında eğitim almayı maliyetli bulan pilotlar burada eğitim alabilecek. Avrupa daki merkezler hava şartları nedeniyle fonksiyonel olmuyor. ABD ve Kanada ise maliyetli ve uzak kalıyor. Bu sebeple uluslararası düzeyde bir eğitim merkezine sahip olduk. şeklinde konuştu. Eğitim almak için hem pilot hem de amatör denizcilik belgesine sahip olmak gerektiğini kaydeden Osanmaz, Eğitimler 15 sürecek ve her öğrenci 24 saat yer dersi ve 11 saat uçuş dersi alacak. 7 bin euroluk bedelle eğitim tamamlanmış olacak dedi. Yeni yasayla birlikte göllerde de uçuş yapılabileceğini kaydeden Osanmaz, Bu eğitimi alanlar Türkiye nin her yerine uçuş yapabilecek. Deniz uçakları sahil güvenlik botlarına göre çok daha avantajlı. Bir sahil güvenlik botuna karşılık 144 deniz uçağı alınabilir. Ayrıca deniz uçakları botlardan daha süratli ve daha az yakıt harcıyor diye konuştu. (Vira Haber) 20 21

12 DENİZCİLİK HABERLERİ DENİZCİLİK HABERLERİ YUNUSLAR İÇİN İMZA KAMPANYASI Yunus gösteri ve terapi merkezlerinde esaret altında tutulan yunusların özgürlüğüne örnek olması umuduyla birçok kez kanunsuzluklarla anılan Kaş Yunus Parkı na karşı Buket Uzuner imza kampanyası başlattı. Romanları sekiz farklı dile çevrilen ve Cumhuriyetin 75 Başarılı Kadını ndan biri olarak anılan yazar Buket Uzuner, dünya çapında değişimi hedefleyen Change.org sitesinde Yunuslara Özgürlük mesajıyla imza kampanyası başlattı. Kampanyanın hedefinde, yunusları ticari çıkarları doğrultusunda deniz kafesinde tutan, geçtiğimiz yıldan bu yana türlü hukuksuzluklara rağmen ruhsat alma süreci iptal edilmeyen Kaş Yunus Parkı var. adresinden ulaşılabilen imza kampanyası, Yunus parkları, yunuslar için birer işkence kampıdır ve kapatılmalıdır; kesinlikle yenileri açılmamalıdır mesajıyla başlıyor. Yunus parklarının neden açılmaması gerektiğine kısaca değinen Uzuner, aynı zamanda Kaş Yunus Parkı nın usulsüzlüklerini gözler önüne sererek Başbakanlık, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ve Kaş Belediye Başkanı Abdullah Gültekin başta olmak üzere yetkili makamlara sesleniyor. Yunuslara Özgürlük Platformu sözcülerinden Derya Özkan ise, Buket Uzuner in başlattığı kampanyanın, farkındalık oluşturma açısından çok önemli olduğunu söylüyor ve sözlerine şöyle devam ediyor: Hayvanların eziyet gördüğü, doğal yaşam ortamlarından koparılarak hapsedildiği ve türlü kazalara, hastalıklara zemin oluşturduğu bilimsel verilerle kanıtlanan bu tür ilkel eğlence anlayışının hakim olduğu tesislere Türkiye çapında yasal olarak izin verilmemelidir. Kaş Yunus Parkı tamamen kapatıldığı takdirde, yeterli kaynak ve yetkin uzmanlara ulaşılarak doğaya geri dönemeyen yunusların, başka parklara yine ticari bir meta gibi satılmadan, ömürlerini tamamlayana dek çalıştırılmadan ve komut-yemek döngüsü ile robotlaştırılmadan, mümkün olan en iyi şekilde bakılmaları sağlanmalıdır. Bu da yetkili kurumların yapıcı ve örnek bir adım atarak, ülkemizde bir örneği olduğu gibi içkili lokanta ruhsatlarıyla açılabilen usulsüz yunus parkları yerine, karaya vuran veya yunus parklarından kurtarılan deniz memelileri için Türkiye de bir rehabilitasyon merkezinin açılmasıyla mümkündür. Tutsak gösteri yunuslarının Kaş a getirildiği Aralık 2011 tarihinden itibaren Türkiye de ve dünyada tepki toplayan Kaş Yunus Parkı, ruhsatlandırma süreci boyunca birçok sivil toplum kuruluşu ve duyarlı vatandaş tarafından yazılı başvurularla ve ilçede düzenlenen etkili bir eylemle protesto edilmiş, kamuoyunda farkındalık yaratılması amacıyla Yunuslara Özgürlük Platformu ve yerel STK lar tarafından Kaş okullarında bilgilendirme seminerleri düzenlenmişti. Oscar ödüllü The Cove belgeselinin yaratıcısı ve Flipper ın eski eğitmeni dünyaca ünlü aktivist Richard O Barry ise, dünya çapında verdiği mücadelenin benzerini Kaş için vermiş, ilk etapta Kaş taki yunus parkıyla birlikte Türkiye deki tüm yunus parklarının kapatılmasını ve yenilerinin açılmamasını talep eden ortak bir uluslararası imza kampanyasıyla Yunuslara Özgürlük Platformu yla beraber çalışmıştı. (Vira Haber) İMEAK DTO DAN SİMÜLATÖR DESTEĞİ İMEAK Deniz Ticaret Odası (DTO), denizcilik eğitimine destek vermeye devam ediyor. DTO, Gaziantep Zirve Üniversitesi nin Mühendislik Fakültesi ne, fakülte bünyesinde kurulan simülasyon laboratuvarı, makine dairesi ve haberleşme sistemini hibe etti. Gaziantep Zirve Üniversitesi nde kurulan Simülasyon Laboratuvarları nın açılışı, Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, Hükümet Sözcüsü Hüseyin Çelik, TOBB Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu ve İMEAK DTO Başkanı Metin Kalkavan ın katılımıyla gerçekleşti. Yapılan açılış töreninde, İMEAK DTO nun üniversiteye hibe ettiği simülatörler hizmete girdi. İMEAK DTO Yönetim Kurulu Başkanı Metin Kalkavan da, İstanbul Boğazı simülasyonunda gemi kullandı. Bakan Hüseyin Çelik in, Çarp bakayım görelim, kaza olsun görelim simülasyonda sözleri üzerine dümende bulunan Metin Kalkavan ın gemiyi kıyıya çapmasıyla salondakiler kendilerini gülmekten alamadı. İMEAK DTO Başkanı Kalkavan, törende yaptığı konuşmada, Zirve Üniversitesi uzman akademik kadrosuyla geleceğin kaptanlarını yetiştiriyor. Genç kaptan adaylarına denizcilerin diliyle yolunuz açık olsun dedi. Simülasyon laboratuvarının açılışında konuşan Zirve Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adnan Kısa ise denizi olmayan Gaziantep te öğrencilere denizcilik eğitimi verdiklerini belirterek, Dünya ticaretinin yüzde 90 ı deniz yolu aracılığıyla yapıldığı günümüzde denizcilik bölümünün önemi ortaya çıkıyor. Ayrıca yaz tatilli boyunca açık denizlerde staj yapan kaptan adaylarımız simülasyon laboratuvarlarında edindikleri bilgi ve beceriyi pratikte hayata geçirme şansını da elde ediyorlar diye konuştu. Denizcilik bölümüne bayan öğrencilerin de rağbet ettiğine dikkat çeken Kısa, Bayan öğrencilerimiz bu konuda çok istekli. Kaptanlığın bayanlar için uygun olmadığı düşüncesini çürütüyorlar dedi. Rektör Kısa, üniversite ve sanayi işbirliği çerçevesinde üretilen ebru halılardan bakanlara ve protokole hediye etti.(vira Haber) DENİZ TEKNOPARKI Yıldız Teknik Üniversitesi bir ilke imza atarak denizcilik sektörü için Ar-Ge çalışmaları yürütmek amacıyladeniz sanayinin içine teknopark kuruyor. Tuzla da GİSAŞ ve GİSBİR işbirliği ile hayata geçirilecek proje dahilindekiteknoparkta,aynı ortamda çalışma imkanı bulan tersane mühendisleri, akademisyenlerin desteğini de alarak sektörün dünya tersanelerine karşı rekabet gücünü artıracak. Basına, konuyla ilgili ilk açıklamaları yapan YTÜ Akademisyenleri ve deniz sektörünün önde gelen isimleri, Denizcilik Teknoparkıprojesi ile sağlanacak faydaları değerlendirirlerken, komisyonlar belirleyip, yol haritası çizdi. Yıldız Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Yüksek in de katılımıyla gerçekleşen toplantıda, GİSBİR ve YTÜ den 4 er kişi olmak üzere toplam 8 kişiden oluşan proje takip ekibi kurularak, YTÜ Akademisyenlerinden Tamer Yılmaz koordinatörlüğünde çalışmalara başladı. Rektör İsmail Yüksek Teknik anlamda kariyer ve kalitesini ispatlamış olan üniversitemizin, kariyerini denizcilik sektörünün hizmetine sunduğu bu çalışmalar sonunda, kazanan hiç şüphesiz Türkiye ve Denizcilik Sanayii olacaktır dediği toplantıda GİSBİR Yönetim Kurulu Başkanı Murat Kıran da bizler bu konuda oldukça heyecanlı ve istekliyiz. En kısa zamanda akademisyenlerinizle sektörümüzü biraraya getirmek istiyoruz dedi. Toplantının ardından GİSBİR Yönetim Kurulu Başkanı Murat Kıran ve YTÜ Rektörü İsmail Yüksek birbirlerine günün anısına birer plaket takdim ettiler. (Vira Haber) GEMİ SEKTÖRÜNÜN CAN SİMİDİ LABORATUVAR Ata Nutku Gemi Model Deney Laboratuvarı Sorumlusu Doç. Dr. Emin Korkut, 1953 yılında ilk defa Ordinaryüs Profesör Ata Nutku tarafından, Gemi Enstitüsü adıyla İTÜ Taşkışla da kurulan laboratuvarın bugün alanında Türkiye nin tek deney havuzu olduğunu söyledi yılında Gemi İnşaatı ve Deniz Bilimleri Fakültesi nin Ayazağa Kampusu ndaki yeni binasına taşınması ile Taşkışla daki deney havuzu terkedilerek yeni yapılan 160 metrelik havuzun devreye girdiğini söyleyen Korkut, 1993 yılında deney havuzunun adı kurucusuna ithafen Ata Nutku Gemi Model Deney Laboratuvarı olarak değiştirildiğini belirtti. Korkut, Ata Nutku Gemi Model Deney Laboratuvarı alanında ülkemizdeki tek deney havuzu olduğuna dikkat çekerek, sivil ve askeri gemi sektörüne uzun yıllardan beri hizmet ettiğini kaydetti. 160 metre boyundaki Deney Havuzu, 6 metre genişliğinde ve 3.4 metre derinliğe sahip. 5 metre boya kadar modeller bir çekme arabasıyla sakin suda saniyede 6 metre hıza kadar çekilebiliyor. 6x1,5x0.7 metre boyutlarındaki Sirkülasyon Kanalı nda saniyede 2 metre akım hızı sağlanabiliyor ve özellikle akım görüntüleme deneyleri yapılabiliyor. Modelhanede değişik malzemelerden her türlü boyut ve tipte deniz aracının modeli imal edilebiliyor. Ata Nutku Gemi Model Deney Laboratuvarını gemi sektörünün bir çözüm merkezi olarak kabul edilebileceğini vurgulayan Doç. Dr. Emin Korkut, Türkiye de bu alanda hizmet veren tek kuruluş olduklarını bir kez daha yineleyerek şunları söyledi: Laboratuvar, 1960 yılından bu yana büyük çoğunluğu son 20 yıl içinde merhum Prof. Dr. Yücel Odabaşı nın Türkiye ye dönüşüyle birlikte 400 e yakın deneysel proje ile ülkemizin gemi inşaatı teknolojisine önemli katkılar sağlamıştır. Özel sektörün yanında resmi, askeri gemi sektörüne de hizmet verilmektedir. Yurtdışından da çeşitli firma ve kuruluşlara hizmet verildiğini söyleyen Korkut, Uluslararası EUCLID (NATO) projesinin ve laboratuvarımızda Prof. Dr. Mustafa İnsel in yürütücülüğünü yaptığı SMOOTH isimli Avrupa Birliği Projesinin ilgili model deneylerinin bu havuzda gerçekleştirildiğini ifade etti.(vira Haber) 22 23

13 Hatıra Kent Mersin İşgal Günlerinden Bir Sahife Esir Edilen Fransız Birliğinin Komutanı Mesnil ve Eşi Edrige Aubery nin Kendi Ağızlarından Esaretlerinin Serüveni 3 Ocak ta kentimizin kurtuluşunun 90. yılını geride bırakıyoruz. Yıldırım Orduları Komutanlığı görevini bırakarak, İstanbul a gitmeye hazırlanan Mustafa Kemal Paşa,5 Kasım 1918 günü Mersin e gelmiş ve Uray Caddesi nde Mustafa Gazioğlu nun evinde kiracı olarak bulunan 23. Tümen Komutanı Albay BahattinBey e bir gece misafir olmuştu. Misafirlikte Mutasarrıf Galip Beyve bazı askeri kişilerle bir araya gelinmişti. Mustafa Kemal Paşa toplantıda; Harp bitmemiştir demiş, karakolların artırılmasını ve depolardaki yeni silah ve mühimmatın dağ köylerine dağıtılması nı önermişti. Bu görüşmeden çok kısa bir süre geçti. Kilikya işgali başladı günü sabahı, saat 9 da Mersin Gümrük İskelesi ne yanaşan filikadan çıkan bir İngiliz Subayı, İskele Komiser muavinine, Mutasarrıf a iletilmek üzere bir zarf vermişti. Tercüme ettirilen zarf muhteviyatı yazıda asayişi sağlamak amacı ile Kilikya nın işgaline Mersin den başlanacağı bildiriliyordu. İşgalin geçici olacağı, memurlara karışılmayacağı, halkın heyecana kapılmaması gerektiği gibi hususlarla birlikte kentin nerelerine yerleşecekleri de belirtiliyordu tarihinde İngilizler çekildi. İşgal Fransızlara kaldı. Meşhur Fransız yazarı PierLoti nin; Fransız siyasi tarihinin kara bir lekesi olarak vasıflandırdığı Fransız işgali üç yıl sürdü. İşgalin sürdüğü günlerde gerek Mersin de gerek Tarsus ta ve gerekse Adana da insanlar zulüm gördüler. Halkın bir kısmı; çoluk çocuğu ile (hala halk arasında Kaç Kaç olarak anılan)göç zorunluluğunda kaldı. Savaşlar oldu. Şehitler verdik. İşgalciler çok kayıp verdiler.işgal komutanlarından General Defieux, ülkemizi terk ederken ölen Fransızların mezarında; Sizlerin kanını boş yere akıttık diyebilmişti. İşgal yıllarının önemli olaylarından birisi büyük bir Fransız birliğinin milli kuvvetlerce esir alınmasıdır. Olay, tarihimizin işgale ait bölümünde teferruatı ile anlatılmıştır. Ancak biz bu yazımızda; esaret serüvenini Fransız Kumandanı Mesnil ve eşi Edrige Aubery nin kendi ağızlarından nakledeceğiz.1 Önce olay kahramanlarını tanıyalım: Mesnil, Birinci Dünya Savaşı nda verdiği hizmetle Verdün Kahramanı unvanını kazanmış bir Fransız binbaşısıdır. Zehirli gazla öldürülmek istenmiş, savaşı bırakmamış, gözü görmeyince bırakmaya mecbur olmuş bir subay. Önce Tarsus Kumandanlığı na atanmış, sonra da Alman cephesinde savaşmış bir birlik takviyeli Menil taburunun komutanı olmuş. Edrige Auberyüç yıl tıp tahsili yapmış, savaşlarda eşiyle birlikte hastanelerdeki üstün hizmetiyle tanınmış bir hemşire. Hem tedavi edici, hem moral verici. Esaretten kurtulduktan sonra Legion D honneeur nişanı ile taltif edilmiş. 90. yaşında öldüğünde, kahramanlık yapmış generallere yapılan törenle toprağa verilmiş. Tarih 8.Nisan.1920; Madam Mesnil anlatıyor; Belemedik deki Fransız Hastanesi nde bulunuyordum. Belemedik, Türk Kuvvetleri tarafından kuşatıldı. Ben şimendifer hattı Baş Mühendisi Mösyö Mavro nun evine sığındım. Karyolanın altına gizlendim. Tabancamı elime aldım.belemedik Garnizonu düşünce bu evi kontrol etmek için çete kıyafetli bir genç geldi. İki elinde de tabanca vardı. Tabancanın tetiğine dokunmak üzereyken, karyola çarşafının titremesinden fark etmiş olacak, - Teslim ol, yoksa yakarım dedi ve tabancasını bana çevirdi. - Ben Pozantı Garnizon Kumandanı nın eşiyim dedim, tabancamı kendisine verdim. Bir süre sonra durumu kocama yazmam istendi, şunları yazdım. Bugün Türklere teslim oldum. Hayatım güven altındadır. Türk kıtalarının başındaki subaylar centilmence muamele ediyorlar.senin de kan dökülmeden teslimini istiyorlar.milli Kuvvetler ve başındakiler pek güçlüdürler. Mesnil; eşine gönderdiği cevapta, Benim görevim, son askerime ve son kuruşuma kadar savaşa devam etmektir demiş. Mm. Mesnil, M. Kemal Paşa yla tanışmasını şöyle anlatıyor. Tarihini tam hatırlayamamakla beraber, Kayseri den geçmekte iken, kendilerini büyük bir subayın göreceğini haber vermişler. Genç,sarışın,güzel,sevimli bir kumandan Kocamla beni ( ) kabul etti. Bize onun M.Kemal Paşa olduğunu sonradan söylediler Konuşmamız beş dakika sürdü,sürmedi, sigara ikram etti Tarih 29 Mart 1920 Pozantı Türk birliklerince muhasara altına alınıyor. Mm. Mesnil in esir oluşundan sonra, Fransızlar üzerinde büyük bir çöküntü başlamış, bundan yararlanan milli kuvvetlerimiz Pozantı muhasarasını şiddetlendiriyor ve Mesnil e teslim ol çağrısı yapılıyor. Her seferinde bunu reddeden Mesnil, kurtulma yollarını arıyor. General Dufieuz, muhasarayı yararak Mersin e ulaşıp buradaki Fransız kuvvetleri ile birleşmesini öneriyor. Tarih; 26 Mayıs 1920 Fransız Birliği; Mersin e ulaşmak için yola çıkıyor. Kendilerine bir Türk köylüsü rehberlik yapıyor. Üç gün sonra bir boğaza giriyorlar ve bir ateşle pusuya düştüklerini anlıyorlar. Kayaların arasına gizlenmiş, milli güçlerin ateşi şiddetleniyor. Ve iki ateş arasında kalıyorlar. Yapacak birşeyleri kalmayınca; günü, beyaz bayrak çekerek teslim oluyorlar. Savaşın Komutanı Hasan Akıncı, 2 Fransız komutanla Esaret Protokolü nün imzalıyor. Sonucunda; 1 Binbaşı, 3 Yüzbaşı, 5 Teğmen, 1 Doktor, 522 Er, 150 Yaralı Esir; Maraş ta esir alınan 175 Fransız la birlikte Talas a yerleştiriliyorlar. Aileleri ile haberleşmeleri, eşya getirebilme olanağı sağlanıyor. Komutanın kılıcı alınmıyor. Mesnil ve eşinin Türkiye deki esaretleri tarihinde sona ermiştir. Mesnil hatıra defterinin sonuna şöyle yazmış: Hürriyet güzel şey, bir hayat bitti, yeni bir hayat başlıyor. Kilikya da gayesine varmayan, döktüğümüz kanlara içim yanarak acıyorum. Dipnotlar: 1. Rahmetli Taha Toros; olayların kahramanı Fransız Kumandanı Mesnil ve eşinden olayı bizzat dinlemiş ve yayınlamıştır. Yazımız bundan yararlanılarak kaleme alınmıştır. 2. Çukurova nın Kurtuluş Savaşı nda; üstün hizmetleri ile tanınmış bir subaydır. Jandarma Albaylığı ndan emekli olmuş,1970 yılında Mersin de vefat etmiştir.

14 Meryem Boğa MDTO Proje Finans Uzmanı Türkiye de Limanlar ve Liman İşletmeciliği Dünyada ve Türkiye de son yıllarda yaşanan ekonomik gelişmeler, denizcilik sektörünün en önemli bütünleyicisi olan limancılık ve liman işletmeciliği sektörünü de yakından etkilemiştir. Uluslararası ticarette büyük miktarda yüklerin en ekonomik şekilde taşınmasına olanak veren denizyolu taşımacılığı; dünya ticaretine konu olan metaların %75 inin taşınması için tercih edilen ilk yoldur. Dolayısıyla limanlar ve liman işletmeciliği sektör içinde ekonomik faaliyetlerin devamı için oldukça önemli bir yere sahiptir. Bunun sebebi oldukça basittir; tüm yük ve yolcu taşıma faaliyetleri bir limanda başlar ve başka bir limanda sona erer yılında Türkiye de faaliyet gösteren tüm limanlarda liman işlem hacminde 2010 yılına göre %4 lük bir artış görülmüştür. Elleçlenen toplam yükün son on yılda ortalama artışı ise %8 olarak gerçekleşmiştir. Türkiye de elleçlenen yüklerin% 45 i konteyner, %36,3 ü dökme yük, %15,4 ü genel kargo ve %3,3 ü araç içi taşıma olarak kaydedilmiştir. Bu oranlar Türkiye yi Avrupa da en çok yük elleçleyen 4. ülke konumuna taşımasına rağmen, Türkiye nin dünyadaki payı sadece %4,3 tür. Dünyada en fazla konteyner elleçlemesi yapan ilk on liman ve bulundukları ülkeler aşağıdaki listede verilmiştir yılında Türkiye de aktif olarak çalışan tüm limanlarda elleçlenen toplam konteyner miktarı 2006 yılına göre %73 artarak 6,6 milyon teu olarak gerçekleşmiştir. Ancak bu rakam Çin in tek bir limanında elleçlenen toplam konteyner miktarının %20 si kadardır. Dolayısıyla limanlarımıza daha fazla yatırım yapılması gerektiği gözle görülür bir gerçektir. Limancılık Dünyada birçok ülkenin denize kıyısının olması ve denizciliğin yüzyıllardır evrilen bir geleneğinin oluşu liman kentlerinin doğmasına ve gelişmesine neden olmuştur. Limanlar ve liman işletmeciliği giderek önemi anlaşılan ve ekonomik anlamda rekabet gücünü arttıran kavramlar haline gelmiştir Limanlar bir ülke için havaalanları ve karayolu sınır kapıları gibi stratejik öneme sahip yerler olmasının yanı sıra, kentlerin oluşumunu da etkilemektedirler. Liman kentlerinin sosyal, kültürel ve ekonomik yapıları denize kıyısı olmayan kentlere göre daha farklıdır. Liman kentleri genellikle ekonomik kalkınma çeşitliliğine sahip kentlerdir. Türkiye nin coğrafi konumu nedeni ile kıyılarında irili ufaklı birçok liman ve Mersin International Port Mersin Limanı iskele bulunmakta ve bulundukları kentin ticaretini ve kalkınmasını etkilemektedir. (UTİKAD ın 2011 verilerine göre ülkemizde 176 adet ticari amaçlı liman ve iskele vardır ve bunların 48 adeti liman statüsündedir). Ülkemizdeki İşlem Hacmi Yüksek Bazı Limanlar ve Liman kentleri bölgelere göre şu şekilde sıralanabilir: 26 27

15 Türkiye nin birçok liman kentine sahip olması ve uluslararası ticarette giderek artan hacminin etkisi ile liman işletmeciliği konusunda ülkemizin standartlarının arttırılması çalışmaları yapılmaktadır. Bu çalışmalar, ülkemizin ithalat ve ihracat hacminin artmasına olumlu katkılar sağlayacak, önemli konumlarda bulunan limanlarımızın birer transit limana dönüşmesie ve işlem hacminin artmasına destek olacaktır. Yukarıdaki haritada liman kentlerimiz görülmektedir. Mersin, İzmir, İzmit, İstanbul limanları yolcu ve yük kapasitesi açısından en işlek limanlardır. Yukarıda mavi olarak işaretlenmiş limanlar yük hacmi yüksek limanları göstermektedir. Akdeniz ve Karadeniz e kıyısı olan ülkelerde siyasi istikrarın sağlanması durumunda Mersin, İskenderun ve Trabzon limanları hub port olarak tabir edilen transit yük limanı özelliklerine kavuşacaklardır. Yolcu ve yük akışı hacmi artarak devam edecektir. Liman İşletmeleri ve Özelleştirilmesi Başlıca liman hizmetleri şu şekilde sıralanabilir: Kılavuzluk hizmetleri, Romörkaj hizmetleri, Yükleme/Boşaltma hizmetleri. Özellikle son yıllarda özelleştirilen limanlar, yerli ve yabancı yatırımcıların ileri teknoloji ürünü yükleme, boşaltma, depolama ve koordinasyon hizmetlerini tercih etmeleri sayesinde dünya standartlarını yakalamış durumdadırlar. Özel limanlardaki bu olumlu gelişmeler uluslararası şirketler tarafından tercih edilmelerini sağlamıştır. Devlet, limanların özelleştirilmesi ile oldukça önemli bir kaynak tasarrufuna gitmiştir. Bunun yanı sıra limanların özelleştirmesi bürokratik işlemleri azaltmış, limanların teknolojik altyapısını iyileştirmiş ve serbest rekabet koşulları içinde kar oranlarını arttırarak daha fazla katma değer yaratılmasını sağlamıştır. Liman idaresinin özelleştirme işlemleri, şirketlere belirli süre devredilmesi, liman donanımlarının kiraya verilmesi, liman arazisinin kiraya verilmesi, liman arazisinin üstyapı yatırım yapma koşuluyla kiraya verilmesi, yap-işlet-devret modeli gibi çeşitli yöntemlerle yapılabilmektedir. Bilindiği gibi ticaretin son derece dinamik bir sektör olması ve teknolojik gelişmelerin hızlı bir şekilde yenilenmesi sürekli takip ve yatırım planlaması gerektirmektedir. Hem ülkeler hem de liman işletmesi yapan özel şirketler, limanlarda kullanılan liman donanımlarının yenilenmesi, deniz temizliği konusundaki uluslararası standartlara uyulması, kullanılan sinyalizasyon sistemlerinin geliştirilmesi ve liman tarifeleri konusunda dünyadaki gelişmeleri takip edip hızlıca uygulamak zorundadırlar. Özelleştirilen limanlar bu gereklilikleri daha hızlı yerine getirmektedirler. Liman işletmeciliği yapan resmi kurumlar ya da özel şirketlerin liman donanımları ve limanda çalışan personel yatırımları konusunda çok boyutlu olarak düşünmesi ve stratejik planlar yapması gerekliliği, dünyanın giderek küreselleşmesinin getirdiği bir gerçektir. İleri teknoloji ürünü kullanabilecek, çok dilli ve iyi eğitimli personel ihtiyacını karşılamak amacıyla kamu ya da özel eğitim kurumları bünyelerinde denizcilik alanında çalışacak iş gücünü yetiştirmek için yeni bölümler açmaktadırlar. Ülkemizdeki liman kentlerinde yaşanan ekonomik gelişmeler, deniz yolu taşıma verileri ile paralellik göstermektedir. Yani deniz yolu taşımacılığındaki artış liman kentinin ekonomisini olumlu yönde etkilemektedir ve kentin kalkınması Türkiye ekonomisine yansımaktadır. Örneğin Ambarlı limanı gibi iş hacmi yüksek olan limanların çoğu Marmara bölgesinde bulunmaktadır ve Marmara bölgesi Türkiye nin kalkınmada en üst sıralarında yer alan illerin bulunduğu bir bölgedir. Mersin Limanı ikinci bir örnek olarak verilebilir. Limanın özelleştirilmesinden sonra artan iş hacmi bölgede daha fazla istihdam yaratmış ve bölgeye yerli ve yabancı yatırımcıların çekilmesinde önemli bir etken olarak Mersin in kalkınmasına doğrudan etkide bulunmuştur. Bununla birlikte Çukurova bölgesi ve Mersin Limanı hinterlandındaki ihracatçıların iş hacimlerinin de arttığı gözlemlenmiştir. Bu durumun benzeri bölgesel kalkınmada da görülmektedir. Örneğin limanlarda elleçlenen yük miktarlarının denizlere göre dağılımında baktığımızda; Karadeniz de toplam yüklerin %8.8 inin, Marmara da %41,22 sinin, Ege de %16,13 ünün, Akdeniz de % ünün elleçlendiğini görüyoruz. Bu bölgelerin kalkınmışlık düzeyi de verilen oranlarla paralellik göstermektedir. Karadeniz e kıyısı olan liman kentlerinde bulunan limanlardan en çok elleçleme yapılan liman Karadeniz Ereğli Erdemir Limanı olurken, Marmara denizinde Kocaeli Tüpraş Terminali, Ege denizinde Aliağa TüpraşTerminali ve son olarak Akdeniz de Mersin Uluslararası Limanı dır. Bu limanların hepsi özelleştirilmiş limanlardır. Sonuç Dünya denizcilik sektöründe olduğu gibi Türkiye de de yük, yolcu, araç transferi, kılavuzluk, çekici, tersane, bakım-onarım, acentecilik, kumanya temini gibi faaliyetler liman işletmeciliğinin konusuna girmektedir. Türkiye deki limanların durumu gün geçtikçe iyileşme göstermekte ve özel ya da devlete ait limanlarda hizmet kalitesinin arttırılmasına çalışılmaktadır. Limancılık hizmetleri hem ticaretin hem de turizmin gelişmesine önemli katkılar sağlamaktadır. Örneğin dünya kruvaziyer turizmi 2011 yılında 14 milyon kişinin gemilerle seyahat etmesine olanak sağlamıştır. Limanlarımızda artan hizmet kalitesi ve çeşitliliği Türk limanlarını dünya limanlarıyla boy ölçüşebilir hale getirmiştir yılında yürürlüğe giren ISPS Kodu Uluslararası Gemi ve Liman Tesisleri Güvenlik Kodu uygulamaları neticesinde limanlarımızın rekabet gücü artmıştır. TÜRKLİM in verilerine göre; 2011 yılı sonunda Türkiye de gerçekleşen konteyner hareketlerinin %85,88 i, genel kargo ve katı dökme yük hareketlerinin %92,83 ü, dökme sıvı yük hareketlerinin %92,52 si özel sektör limanları (Türkiye nin çeşitli kentlerinde TÜRKLİM üyesi olan 56 adet liman işletmesi) tarafından gerçekleştirilmiştir. Özel sektör liman işletmeleri tarafından limanların gelişmeleri önündeki bazı darboğazlar, ulusal denizcilikte politikasının eksikliği, planlamadaki yetersizlikler, ulaşım altyapısındaki aksamalar, mevzuat ve bürokrasinin ağır işlemesi olarak sıralanmaktadır. Limanların gelişmesi için bu engellerin aşılmasının yanı sıra liman yönetim modellerinin çağdaşlaştırılması, iç taşımacılıktaki düzenlemeler, limanlara yapılacak karayolu ve demiryolu bağlantılarının hızlandırılması, gümrük işlemlerinin kolaylaştırılması, limanlar üzerindeki mali yüklerin azaltılması, liman yatırımcılarına yönelik teşviklerin arttırılması ve kalifiye eleman eksikliğinin giderilmesi olarak önerilmektedir. Sonuç olarak liman işletmeciliği çok iyi bilgi birikimi isteyen, yüklü miktarda kaynak yatırımı gerektiren ve iyi eğitimli personel istihdamının şart olduğu bir sektördür. Bu etkenler paralelinde getirisi de oldukça yüksek bir sektör olması nedeni ile özel şirketler liman işletmeciliğine yatırım yapmakta ve devletler limanları çeşitli yollarla özelleştirerek ithalat ve ihracat potansiyelini yükseltmektedirler. Dolayısıyla limanlar ve liman işletmeciliği her geçen gün getirisi yükselen daha kalifiye bir sektöre dönüşmektedir. Aksa Akrilik Kimya San. A.Ş. Limanı Dünyadaki limanların idari yapıları kanunlarla belirlenir. Liman idarelerinin sorumlulukları ve yetkileri her ülkede farklıdır, hatta ülke içerisinde dahi farklılık gösterebilir. Türkiye de limanların özelleştirilmesi 1994 yılında yürürlüğe giren 4046 sayılı özelleştirme kanunu uyarınca; 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamalarının Düzenlenmesine ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun kapsamında yürütülmektedir (4046 sayılı Kanun,1994:20). Ülkemizde genel uygulama, limanların 30 ya da 40 yıl gibi uzun dönemler için, yerli ya da yabancı firmalara ihale usulü ile kiralanmasıdır. Liman işletmelerinin esas sorumluluk alanları limanların altyapılarını kurmak ya da var olanı iyileştirmek, liman hizmetlerini sunabilmek için gerekli tesisleri kurmak ve kanunlarla belirlenen yetki ve sorumluluklarını yerine getirmektir. Petkim Petrokimya Holding A.Ş. Limanı Liman Kentleri Bölgelere göre gruplandırdığımızda, Karadeniz e kıyısı olan liman kentleri batıdan doğuya şu şekilde sıralanabilir: Kırklareli, İstanbul, Yalova, Kocaeli, Sakarya, Düzce, Zonguldak, Bartın, Kastamonu, Sinop, Samsun, Ordu, Giresun, Trabzon, Rize, Artvin. Marmara denizine kıyısı olan liman kentleri; Çanakkale, Tekirdağ, İstanbul, Kocaeli, Yalova, Bursa, Balıkesir dir. Ege denizine kıyısı olan liman kentleri; İzmir, Aydın ve Muğla dır. Akdeniz e kıyısı olan liman kentleri ise; Antalya, Mersin, Adana ve Hatay dır. Marport Liman İşletmeleri San. Tic. A.Ş. Limanı 28 29

16 DENİZCİLİK HABERLERİ Yasemin ARIKAN Y.T.Ü. Gemi İnşaatı ve Denizcilik Fakültesi Ali DOĞRUL Y.T.Ü. Gemi İnşaatı ve Denizcilik Fakültesi Fahri ÇELİK Y.T.Ü. Gemi İnşaatı ve Denizcilik Fakültesi Gemi Sevk Sistemleri Tarihine Bakış Tarih boyunca gemilerin makineler ile tahriki geniş bir araştırma alanı yaratmış ve bu alanda birçok keşif yapılmıştır. Makineler ile enerji dönüşümü, enerji aktarımı ve itme kuvveti elde edilmesi için üretilmiş fikirler sınırsız sayıdadır. Da Vinci, Daniel Bernoulli, Leonhard Euler gibi araştırmacılar dönen kanat yerleşimleri ile pervane dizaynı için ilk çalışmaları yapmışlar ve turbo makinelerin temellerini atmışlardır yılında Daniel Bernoulli Hydrodynamica adlı eserinde jet sistemlerinin temelini oluşturacak olan suyun kanallar içinde gemi gövdesi boyunca pompalanması fikrinden bahsetmiştir. [1] Böylece o yıllardaki çalışmalar bugünkü sevk sistemlerinin temellerini oluşturmuştur. Gemilerin makineler ile sevki karmaşık ve zorlu bir hedef olmuş olup temel prensiplerin pratikte uygulama bulabilmesi uzun zaman almıştır. Gemi sevki alanında yapılan çalışmalar iki kısma ayrılmaktadır. Bunlardan birincisi makine, aktarma ve sevk organı konularındaki çalışmalar, ikincisi isegemi direnç kuvvetlerinin bulunarak uygun sevk sistemleri ile bunların aşılmasını kapsayan çalışmalardır. Bu çalışmaları zorlaştıran gemilerin sadece durgun sularda değil aynı zamanda dalgalı denizlerde ilerlemesi ve rüzgara maruz kalmasıdır. Günümüzde sevk sistemlerine yönelik çalışmalar içinde gemi gövdesi, pervanesi ve dümeni arasındaki etkileşim, serbest su yüzeyindeki dalga profili ve gemi gövdesindeki sürtünmeden kaynaklı sınır tabaka ve sevk sistemi ile makine arasındaki etkileşim konuları sayılabilir. Metodik çalışmalar ve hesaplama yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde bu karmaşık teknik yapıların geliştirilmesi ve iyileştirilmesi mümkün olmaktadır. KÜREK VE ÇARK UYGULAMALARI Gemilerin sevki için kullanılan en eski yöntem değnek ve kürek kullanımıdır. Uzun değneklerin nehir tabanında ittirilmesi ile elde edilen itme kuvveti ile yaya hızında yani 5-6 km/saatlik bir hıza ulaşılmaktaydı. [1] Şekil 1.Hollanda da nehirlerde değnek kullanımına ait 1880 yılına ait bir çizim[1] Padıl kürek kullanımının ise 2004 yılında Bulgaristan ın Dobrich kentinde yapılan kazılardan bulunan kayık ve kürek kalıntılarına dayanarak M.Ö yıllarına uzanan bir geçmişe sahip olduğu düşünülmektedir [2]. Günümüzden yaklaşık 3000 yıl önce gemilerde padıl kürek kullanımından gemilerin bordasına sabitlenmiş kürek kullanımına geçilmiştir. Böylece elde edilen itme kuvveti gemiye insandan değil bordaya sabit bir noktadan aktarılmaya başlanabilmiştir. Gemilerde kürek kullanımının yanı sıra 1624 yılında Hollandalı Cornelius von Drebbel Londra da kürek ile sevk edilen ilk denizaltıyı inşaa etmiş (Şekil 2) ve Times nehrinde birçok başarılı seyire imza atmıştır.[2] Şekil 2. Tweedale tarafından yapılan Cornelius un denizaltısının resmi[2] Kürek kullanımının ilerleme hareketini çevrimsel olarak sağlaması çark kullanımını ilgi çekici kılmıştır. Çark kullanımının antik çağlardan bu yana bilinen bir yöntem olduğu düşünülmektedir. Tarihsel kaynaklar çarkların gemilerin yanlarına yerleştirildiği gibi gemi kıçına da yerleştirildiğini göstermektedir. Kullanılacak çarkların sayısı değişiklik gösterebildiği gibi iki yanında beş çark yerleştirilmiş gemi uygulamalarının da bulunduğu düşünülmektedir. [1] Şekil 3.Galloway e ait 1829 yılına ait bir çark çizimi ile çarklı gemilere ait 1472 yılına ait bir çizim [1] 30 31

17 1449 yılında nehirlerde çark kullanımı için İtalyan Mariano Taccola özel bir çark uygulaması olarak De Machinis adlı eserinde sabitlenmiş bir ipin çarka dolanmasıyla nehirde akıntı yönüne karşı hareketi sağlayan bir sistemden bahsetmiştir. [1] 1472 yılında Robertus Valturius, Verona da çark ile sevk edilen bir geminin Çin de yapılmış olduğu düşünülen resmini yayınlamış ancak sevk sistemi ile ilgili ayrıntılı bir bilgi vermemiştir. [1] 16. yüzyılın ikinci yarısından itibaren gemilerin kürek ve yelken dışında da sevkini sağlayabilecek araçların kullanımı ile ilgili çalışmaların sayısı artmıştır. Bu sistemlerin hareketi için gerekli enerji kaynağı olarak insan ve hayvan gücü vurgulanmaktadır.[1] Şekil 5.Amerikan iç Savaşında kullanılan HUNLEY denizaltısının manuel manivelalı sevk sistemi [1] İnsan kuvveti ve çark sistemi kullanımından denizaltılarda da faydalanılmak istenmiştir te Amerikalı David Bushnell TURTLE isimli bir deniz taşıtı geliştirmiştir. Her ne kadar bu araç Amerikan özgürlük savaşı esnasında İngiliz amiral gemisi EAGLE a karşı kullanılmış olsa da başarılı olamamıştır. [1] Yedekte çekme esnasında halat açısından dolayı gemiyi kıyıya çeken bir kuvvet oluşmaktadır. Geminin doğru istikamette ilerlemesini sağlamak için mümkün olduğunca uzun bir halat kullanılarak yedekte çekme direğinin en üst noktasına bağlanarak dümene uygun istikamet verilmiş ve geminin kıyıya yanaşması önlenmeye çalışılmıştır. [1] bölgelerde 2:1 olarak verilmiştir. Örneğin Volga nehri üstünde bir insan 5 ton, bir at ise 20 tona kadar ağırlık çekebilmekteydi ve dağ yolu için fiyatlar vadi yolunun 20 katıydı yılında Fransa da ton ağırlığındaki mavnaların m/s hız ile günde 7-15 km yol katedebildiği Büyük Meyer lugatinde belirtilmiştir. Yedekte çekme uygulaması kazancı yüksek olan bir meslek olmasına rağmen 20. yüzyılda buhar gemilerinin büyük nehir ve akarsularında faaliyetlerinin ağırlık kazanması ve küçük nehirlerdeki taşımacılığın yerini demiryollarının alması ile son bulmuştur.[1] Papirüsten yapılmış hasırlar (Mısır, M.Ö. 3000) Örülmüş palmiye yaprakları (Asya, Afrika) pirinç ya da bambus şeritleri (Çin) Deri (Antik Yunan,M.Ö. 8.yy,Romalılar,M.Ö.50, Cermenler) Keten veya pamuklu kumaşlar (Antik Yunan, M.Ö. 6.yy) [1] Pancivolli 1587 de hayvan gücünden faydalanan 6 adet çarkı bulunan bir gemiyi betimlemektedir. Morisotus 1643 te çarktan, gemiler için potansiyel sevk sistemi olarak değinmekte ve antik çağdan bu yana kullanıldığından bahsetmektedir. [1] Şekil 4.Morisotus tarafından 1643 yılına ait çark kullanımı için bir çizim [1] Bu sevk sistemlerinin iç sular ve nehirlerde kullanım alanı bulduğu varsayılmaktadır. Rüzgar yönünün her zaman uygun olmaması ve nehirlerin genişliğinin geminin hareket kabiliyetini sınırlandırmasından dolayı, Nil Nehri dışında, nehirlerde yelkenli gemiler kullanılamamıştır. 17. yüzyılın sonunda rüzgar yönünden bağımsız ilerleyebilmek için, çarkların bir geminin üstüne kurulmuş bir rüzgar değirmeniyle döndürülmesi fikri oluşmuştur. Ancak bu uygulamada rüzgar değirmeninin kendisinin bir yelken görevi göreceği ve rüzgar yönünde sevk edebilmenin imkansız hale geleceği unutulmuştur. Bu her ne kadar çarpıcı olsa da gerçekleştirilmesi imkansız bir fikir olmuştur. [1] Şekil 6.Amerikalı Bushnell in 1787 de geliştirdiği dalış botu [1] 19. yüzyılın ikinci yarısında denizaltı deneyleri başladığında sevk sistemi olarak ancak insan gücü ve çark kullanımı söz konusuydu. Alman topçu astsubayı Wilhelm Bauer 1850 de Almanya-Danimarka Savaşı esnasında pedallı bir denizaltı geliştirmiş ancak denemeler sırasında denizaltı batmış, Bauer iki muhafızı ile batan gemiden sağ olarak kurtulabilmiştir. [1] Şekil 7.Drestner Askeri müzesinde sergilenmekte olan W. Bauer in geliştirdiği pedal ile sevk edilen ilk denizaltı [1] YEDEKTE ÇEKME UYGULAMASI Bir geminin iç sularda sevkini sağlayan güvenilir ve ekonomik bir diğer yöntem ise yedekte çekmedir. Henüz eski çağlarda ağır yüklerin su yolu ile naklinin sürtünme kuvvetinin daha düşük olmasından dolayı kara taşımacılığına göre daha kolay ve ucuz olduğu farkedilmiştir.yedekte çekmenin en geç Antik Roma döneminde başladığı ancak çok daha önce de Dünya nın çeşitli bölgelerinde uygulanmış olabileceği düşünülmektedir.bir ip yardımıyla kıyı şeridi boyunca gemi, insan veya hayvan gücü ile çekilmektedir. [1] Şekil y.y. a ait İngiltere de bulunan bir minyatür [1] 20. yüzyıla varıncaya kadar tüm Dünya da gemiler kıyı boyunca çekilmiştir. Günümüzde Çin de bulunan Mavi Nehir de (Yangtse-kiang) M.Ö. 100 senesine ait yedekte çekme halatlarının izleri hala görülebilmektedir. Yedekte çekmenin özel bir uygulaması ise kıyı şeridinin iki tarafına simetrik olarak yerleştirilmiş elektrikli lokomotifler ile günümüzde Panama Kanalı nda görülebilmektedir. [1] Şekil 9.Hollanda da kullanılan bir yedekte çekme gemisi [1] Günümüze daha yakın kaynaklardan incelendiği üzere, yedekte çekme direği geminin üçte biri uzunlukta olacak şekilde gemi başına yerleştirilmiştir. Böylece çekme kuvveti ile gemiye etkiyen direç ve dümen kuvveti neredeyse eşitlenmekte ve gemiyi kıyıya yönlendiren döndürme momenti oluşmamaktadır. Aynı zamanda direğin ucundan etkiyen çekme kuvveti gemiye daha iyi manevra kabiliyeti kazandırmakta ve yüksekliğinden dolayı kıyı şeridinde engelle karşılaşma olasılığını azaltmaktaydı. [1] Şekil 10.Düsseldorf ta kullanılan bir yedekte çekme gemisi [1] Yedekte çekme uygulamasının sağladığı taşıma kolaylığı ve güvenilirliği ortaçağdan 19. yüzyılın başlarına kadar nehirlerde düzenli bir hizmetin doğmasını sağladı. Örneğin Berlin ile Charlottenburg arasında günde pek çok sefer düzenlenmekte; Amsterdam-Harlem su yolu üstünde çalışan 23 gemi ile 1648 yılında kişi Harlem e ve kişi Amsterdam a taşınmıştır. [1] Yedekte çekme uygulamasının kara taşımacılığı ile ekonomik olarak karşılaştırılmasında kazanç oranı vadilerde 10:1 ve dağlık Şekil 11.Panama Kanalı [1] Günümüzde yedekte çekme uygulamasına yönelik hayatta kalmış tek uygulama Panama Kanalı havuzuna iki taraflı baştan çekici ve kıçtan frenleyip durdurma özelliğine sahip elektrikli lokomotiflerle gemiyi yedekte çeken sistemdir. [1] YELKENLİ GEMİLER Güneş enerjisi Dünya üzerinde yarattığı ısı farkı dolayısıyla basınç değişimleri meydana getirir. Yüksek basınç alanlarından alçak basınç alanlarına olan hava hareketlerirüzgarları oluşturmaktadır. Gemilerde rüzgar enerjisinden faydalanılması yelken kullanımı ile mümkündür. Tarihte yelken kullanımı ile ilgili bilinen en eski kanıt M.Ö yılına ait ve Luksor da bir mezarda bulunmuş,üzerinde yelkenli gemi tasviri olan bir kaptır. Yelken kullanımının değişik kültürlerde hemen hemen eş zamanlarda ortaya çıktığı düşünülmektedir. Kullanılan yelkenlerde temel farklılığın o coğrafyada kullanılan malzemeden kaynaklanan yelken formunun olduğu düşünülmektedir. Ancak kalıntılardan yelken formları ile ilgili bilgi edinmek güçtür. Bunun yerine mevcut resimli tasvirlerden faydalanılır. Yelken formlarındaki farklılığın nedenleri olarak; Geminin imalat tekniği Yelkenin kullanıldığı bölge ve rüzgar yönleri Yapılan manevralar Yelken yapımında kullanılanmalzemeler gösterilebilir. Tarih boyunca yelken yapımında kullanılmış olan malzemeler şunlardır: Şekil 12.Santa-Cruz adalarında kullanılan yengeçayağı formunda bir yelken [1] Günümüzde ise yelken yapımında sentetik kumaşlardan hafif metallere kadar birçok malzeme kullanılmaktadır. Dışbükey yüzeyler üzerindeki basınç dağılımını ilk olarak Paris te 1910 yılında Eiffel kulesinin de tasarımcısı olan Gustave Eiffel ölçmüştür. Böylece yelkenin rüzgarüstü yüzeyinde rüzgaraltı yüzeyinin 3 ile 4 katı büyüklüğünde bir emme etkisi olduğunutespit etmiştir. [1] Şekil 13.Yelken etrafındaki akım [1] Şekil 14.İki adet yelken kullanımı gemiye tek yelkene göre daha büyük bir hız kazandırır. Mavi hatlar iki yelkene ait akım hatlarını sarı çizgiler tek yelken için akım hatlarını gösterir. [1] 32 33

18 yılları arasında yük taşımacılığında yelkenli gemiler en parlak dönemlerini yaşamışlardır. [1] Yelkenli gemilerdeki hız arayışı yelken sporunun doğmasını sağlamıştır. M.Ö 1550 yılında Mısır da düzenlenen kürek ve yelkenli gemi yarışları su sporlarının başlangıcı kabul edilmektedir. Daha sonra hızlı yatlar ile yelken sporu 17. yy da Hollanda ile İngiltere de kraliyet ve soylu ailelerin düzenlediği yarışlar ile başlamıştır. [1] Rotorun etkisi 1852 de Berlinli fizikçi H. Gustav Magnus un yaptığı deneyler ile gösterilmiştir. Magnus, dönen bir merminin yandan etkiyen rüzgar altındaki etkisini incelemiş ve bir balistik uzmanı olarak sonuçlarını Mermilerin Sapması Üzerine adlı makalesinde yayınlamıştır. [1] Bu konudaki çalışmalaraalman tekniker Anton Flettner ( ) Flettner Rotorunu geliştirerek devam etmiştir. Şekil 15.Tüm yelkenleri açık durumda üç direkli bir yelkenli gemi. Yelken kullanımı çok sayıda mürettebat gerektirmekteydi.[1] 19. yy ın ikinci yarısı Amerikan yelkenli gemileri ileingiliz pervaneli gemileri arasındaki rekabete sahne olmuştur. Rakip gemilerinin üretimi ve kullanımı pahalı iken Amerikan yelkenli gemileri daha büyük ambarları ile daha avantajlı bir durumdaydı. Ancak 1870 yılında makine kullanımı galip gelerek Avrupa ve Kuzey Amerika hattında üstünlüğü ele geçirmiştir. Başka hatlarda yelkenli gemi kullanımı devam etmiş olsa da zamanla bu hatlarda da buharlı gemi kullanımı yaygınlaşmıştır. 20. yy ın ikinci yarısına kadar yelkenli gemilerin taşımacılık alanında kullanımı devam etmiştir. [1] yılları arasında navlun fiyatlarındaki 1/3 oranındaki düşüş denizciliği ve gemi inşaatını kuvvetli bir şekilde etkilemiştir yılına ait çeşitli ülkelerdeki yelkenli ve buharlı gemi tonajları Tablo 1 deki gibidir: Tablo yılına ait yelkenli ve buharlı gemi tonajları [1] Yelkenli Gemiler (Milyon ton) Günümüzde yakıt tasarrufu amacı ile taşımacılık alanında rüzgar gücünden faydalanılmasışekil arasında gösterildiği gibi yelkenlerin değişik uygulamalarını gündeme getirmiştir. Naijjen in çalışmasında da belirtildiği gibi yelken kullanımı ile tankerlerde %5 oranında bir yakıt tasarrufunun sağlanabileceği vurgulanmaktadır[3]. Şekil16.Paraşüt (Kite) uygulaması [3] Şekil17.Paraşüt (Kite) uygulaması [4] İngiltere 3,0 5,0 A.B.D. 2,0 2,0 Fransa 0,4 0,5 Almanya 0,6 0,7 Avusturya-Macaristan 0,2 0,1 İtalya 0,6 0,2 Rusya 0,3 0,2 Buharlı Gemiler (Milyon ton) Şekil 18.Paraşüt (Kite) uygulaması [5] Şekil 19.Winship Projesi [6] FLETTNER ROTORU Rüzgar gücünden gemilerde faydalanılması ile ilgili bir diğer yöntem Flettner rotorudur. Yaygın uygulama alanı bulamamış bir buluş olan Flettner rotorunda narin ve dönebilen bir kulenin, 10 katı büyüklüğünde bir yelken alanınınyerini tutabileceği fikrinden yola çıkılmıştır. Yelkenli gemiler bakım ve tutumlarından kaynaklanan yüksek maliyetlerinden dolayı çok sayıda mürettebata ihtiyaç duyarlar. Flettner rotorunda ise sadece devir sayısının azaltılması ile yelkenlerin küçültülmesine eşdeğer bir etki elde edilebilir. Devir sayısı sıfır olduğunda ise sadece rotorun kendi alanı rüzgar direncine maruz kalmaktadır. Şekil 20.Flettner rotorunun uygulandığı BUC- KAU gemisi[7] Flettner ilk başta yelken yerine uçak inşaasından etkilenerek profil kullanmak istemiştir. Ancak fırtına esnasında profil alanını küçültmek için bir çözüm bulamamıştır yılında Göttingen de rotorlar ile ilgili yapılmış araştırmayı incelemesinin ardından Flettner, Berlin Wannsee de model gemiler ile deneyler yapmaya başlamıştır. Ekim 1924 te üç direkli yelkenli BUCKAU,rotorlu gemiye dönüştürülerek deneme seferlerine başlamıştır. Uygulama Flettner tarafından 23 Ağustos 1923 te başvurulmuş ve 4 Kasım 1925 te kabul edilen patente dayanmaktadır. [1] BUCKAU gemisi 1920 de Krupp Germania Tersanesi tarafından üç direkli bir yelkenli olarak inşaa edilmiştir. Tahrik sistemi Birinci Dünya Savaşı nda kullanılmış bir denizaltından alınmıştır. Flettner tarafından kullanılan geminin yıldırım çarpması sonucu rotorları sökülmüş ve daha sonra 1927 de Cap Halteras ta çıkan kasırgada kaybolmuştur.[1] Şekil 21.Magnus etkisi[8] Dönen bir silindire gelen uniform akım sebebiyle silindirde oluşan kaldırma kuvveti Magnus Etkisi olarak tanımlanır. Akıntı yönünün aksi istikamette hareket eden silindirin yüzey alanı havanın oluşturduğu sürtünme kuvvetinin etkisiyle akışkanın yavaşlamasına ve Bernoulli kanununa göre de basıncın artmasına sebep olmaktadır, silindirin diğer tarafında ise basınç düşmesi gerçekleşmektedir. Yüzeyin iki farklı noktası arasındaki basınç farkı silindirin dönme hızına bağlı olan bir itme kuvveti oluşturur. Oluşan itme kuvvetinin yanında akış yönüne ters bir direnç kuvveti meydana gelir. Bu açıdan rotor, daha düşük dirence sahip olan profil ya da yelkene göre daha elverişsiz durumdadır. Şekil 22.Bir aerofoilde kaldırma kuvveti [9] Dönen silindir bir aerofoil gibi davranmaktadır ancak aerofoiller çok daha az bir direnç ile ve mekanik bir harekette bulunmadan kaldırma kuvveti üretirler. Dönen silindir için; İtme kuvveti: FQ=cq.p/2.v 2.A (1) Direnç kuvveti : FW=cw.p/2.v 2.A (2) Alan: A=2.r.h (3) cq ve cw katsayıları 1924 de Göttingen de bulunan Aerodinamik Deney Merkezi nde ölçülmüştür. Katsayılar silindirin dönme hızı u ve rüzgar hızı v ye bağımlı olarak aşağıdaki gibi verilmiştir: u/v=2 cw=1.4 cq=4.7 u/v=3 cw=3.6 cq=8.2 Yelken için;cw=0.2 cq=0.8 Bu değerler doğrultusunda 12m/s lik bir rüzgar hızında ve 33m. yüksekliğinde, 7m. çapında, 231m 2 yüzey alanına sahip, 36m/s dönme hızı ya da 100 dev/dak. yani u/v oranı 3 e denk olacak şekilde dönen bir silindir için FQ=166kN ve FW=73.5 kn olarak bulunur. Üç direkli yelkenli BUCKAU 1924 yılında Kiel de bulunan Germania tersanesinde iki adet dönen silindirin yerleştirilmesi ile yenilenmiştir. Çelik silindir kuleler 2.8 m. çapında ve 18.3 m. yüksekliğinde olup 45 Hp gücündeki diesel jeneratör ile 700 dev./dak. devir ile döndürülebilmekteydi. Silindir kulelerinin ağırlığı 4 ton olup daha önce kullanılan yelken donanımı 35 ton ağırlıktaydı. Silindirlerin yüzey alanı daha önce kullanılan yelken alanının 1/10 una denk gelmekteydi ve duran silindirlerin direnci bile yelken donanımının ve yelkenlerin toplanmış halindeki direncinden düşüktü. Rüzgar hızında bir azalmanın gemi üzerinde az bir etkisi olmaktaydı. Başarılı deneme seferlerinin ardından Danzig e hareket eden gemi kereste yükü ile İskoçya ya oradan da kömür taşıyarak Hamburg a dönmüştür. Halk tarafından büyük ilgi ile karşılanan geminin bu sefer ismi BADEN-BADEN olarak değiştirilerek Amerikan kıyılarında çalıştırılmasına karar verilmiş ancak bu sefer başarılı olunamamıştır yılı sonlarında BUCKAU gemisi New York tan Philadelphia ya Dünya Fuarı nda segilenmek üzere gitmiştir. Fuarda büyük ilgi ile karşılanan bu uygulama teknik olarak olumlu karşılanmak ile beraber ekonomik olarak aşması 34 35

19 gereken engeller olduğu vurgulanmıştır yılında inşaa edilen üç rotoru bulunan gemi BARBARA dan elde edilen deneyimler de benzerlik göstermektedir. [1] 130 m. uzunluğunda ve 22.5 m. genişliğinde, kw makine gücünde ve 17.5 knot hızındaki gemide rotor kullanımı ile %30 civarında bir yakıt tasarufu beklenmektedir. Gemiye yerleştirilmiş rotorların çalışma prensibi Şekil 26 da gösterilmektedir. Geçmişe oranla günümüzde petrol fiyatlarındaki artış bu sistemin karlılığa olan etkisinin tartışılmasını yeniden gündeme getirmektedir. Doç. Dr. Mustafa Hergüner Şekil 23.Rotorlu gemi Barbara ve Flettner in rotorlu yat uygulaması [7] Flettner bu iki gemi dışında rotorla sevk edilen iki tane daha yat yapmıştır ancak rüzgardan kaynaklanan belirsizlikler ve petrol fiyatlarının çok düşmesi ve diesel motorlarının kullanımı ile rotor rekabet ortamı bulamamış ve yelkenlilerin estetik görüntüsüne karşılık alışılmadık görüntüsü ile kullanımı yaygınlaşmamıştır. Ek sevk sistemi olarak kullanımı düşünülmüş olsa da donanım ve kullanımının sağlayacağı%10-30 arasındaki yakıt tasarufunun,inşaat ve kullanımından kaynaklanacak masrafların önüne geçemeyeceği düşünülmüştür. [1] Günümüzde ise Enercon firmasının yakıt tasarufu amacı ile rüzgar türbini parçaları taşımacılığında kullanılacak 25m. uzunluğunda dört adet rotor yerleştirdiği gemisi E-Ship 1 Flettner rotoru uygulamasının güncel bir örneğidir. Şekil 24.Enercon firmasının inşaa ettirdiği E-Ship 1 rotorlu gemisi [10] Şekil 25.Enercon firmasının inşaa ettirdiği E-Ship 1 rotorlu gemisi [10] Şekil 26.Rotorların çalışma prensibi [11] Kaynaklar 1. Schiffsantriebe 5000 Jahre Innovation, Hans Jürgen Warnecke, Koehlers Verlag, Hamburg, http://tr.wikipedia.org/wiki/Orta_ Ta%C5%9F_%C3%87a%C4%9F%C4%B1 3. Naaijen, Peter, Performance of Auxiliary wind Propulsion for Merchant Ships Using a Kite 4.Ockels, Wubbo J., Ship Propulsion by Wind Energy İndependent from the Wind Direction 5. Ship&Port, 2009, 1 6.www.ibiblio.org/hyperwar/NHC/CRS/propulsion.htm www.avalanche-center.org/Education/topics/cornices.php 9.www.hysucat.net/catamaran/en/technology/hydrofoil.html 10.WindblattMagazin für Windenergie, Enercon, 2010,02 11.www.marinebuzz.com/2008/08/08/e-ship-1-with-sailingrotors-to-reduce-fuel-costs-and-to-reduce-emissions/ Midhat Paşa ve Ortadoğu Ortadoğu sahip olduğu yerüstü ve yeraltı zenginlikleri, batıyla doğu arasındaki İpek, Baharat ve denizyolu ulaştırması ve daha da önemlisi dünyanın iki büyük okyanusu olan Atlantik ve Hint Okyanuslarının birleştiği coğrafyada bulunması nedeniyle tarih boyunca ilgi odağı olmuştur. Tarihte büyük uygarlık kurmuş olan imparatorluklar daima Bağdat ta egemen olmak istemiştir. Hatta bunlardan Abbasi İmparatorluğu Bağdat ı kendine başkent bile yapmıştır. Bilindiği gibi XIX. YY. dünya tarihi için sosyal ve siyasal anlamda bir dönüm noktasıdır. Bu husus Osmanlı tarihi için de böyledir. Gelişen tekniğin ihtiyaç duyduğu ham madde temini ve elde edilen işlenmiş maddelerin pazarlanması ülke coğrafyalarında yeni düzenlemeler gerektirmiştir. Sanayileşmekte ve bu bağlamda kapital yapısını geliştirmekte olan ülkeler (İngiltere, Fransa ve Almanya) Osmanlı nın Balkan ve özellikle Ortadoğu topraklarına göz diktiler. Osmanlı idarecileri Batı nın bu programına karşı koymak için ülkede sosyal ve ekonomik açılardan köklü reformlar programlamak veya "Hassas Denge Politikaları" yapmayı denediler. Nitekim Padişah III. Selim ( ) den itibaren giderek artan reform girişimlerinin temelinde Devletin dağılmasını önlemek stratejisi vardır. Ama ne var ki bu gayretlerin hiç birisi Midhat Paşa nın Niş, Tuna, Bağdat, Selanik, Suriye ve Aydın valiliği, iki defa getirildiği sadrazamlığı ve yine iki defa getirildiği adliye nazırlığı kadar başarılı olamadı yılında İstanbul da doğan Midhat Paşa 1840 yılında Sadaret Kalemi nde memuriyete başladı yılında Aydın valisi iken görevden alındı. O nun devlet hizmetinde bulunduğu 41 yıllık süre içinde pek büyük başarıları vardır. Bizce başarılarının özeti iki noktada toplanmaktadır. Görev yaptığı vilayetlerde ekonomik, sosyal ve kültürel yönden yaptığı atılımlarla halkın devletle bütünleşmesini sağlaması Yapılan hizmetlerin; Anayasa, Vilayet Nizamnamesi gibi düzenlemelerle kalıcı esaslara bağlanmasıdır. Bu nedenledir ki dönemin ünlü devlet adamlarından Bismarck Midhat Paşa yüzyılımızın büyük adamlarındandır derken, İngiltere nin İstanbul Büyükelçisi Londra ya yazdığı bir raporda onu Hürriyet ve Meşrutiyet Türkiye sinin yetiştirdiği en büyük adam olarak tanıtıyordu1. Midhat Paşa nın görev yaptığı vilayetlerin hemen tamamının deniz kıyısı ve/veya nehir (Tuna Dicle ve Fırat Nehirleri) kıyısındadır. Bu nedenle onun çalışmalarında genellikle denizcilikle ilgili faaliyetler yer almaktadır2. Diğer taraftan Midhat Paşa nın devlet görevinde bulunduğu yıllarda Balkanlar Avusturya ve Rusya nın, Ortadoğu ise Fransa ve İngiltere nin tam bir mücadele alanıdır. İkinci Dünya savaşı sonlarına kadar kıyasıya devam eden bu mücadele günümüzde de devam etmektedir. Biz aşağıda Midhat Paşa nın önce Tuna ve Aydın vilayetlerindeki faaliyetlerini kısaca anlatacak, daha sonra Ortadoğu bölgesinde bulunan Bağdat ve Suriye vilayetlerindeki çalışmalarını değerlendireceğiz. MİDHAT PAŞA NIN TUNA VALİLİĞİ Midhat Paşa nın ilk valilik görevi bir Tuna vilayeti olan Niş eyaletinde olmuştur yılında Manastır eyaletinden ayrılan Niş te Avrupa nın kışkırtması ile asayişsizlik hüküm sürmekte idi yılında vezaret rütbesi ile Niş e vali atanan Midhat Paşa burada üç yıl çalıştı. Vilayetin ulaşım ve haberleşme imkanlarının gelişmesi için büyük gayretler harcadı ve bunda da başarılı oldu. Öte yandan bölgede hırsızlık ve yol kesme olayları halkı bezdirmişti. Paşa Müslüman ve Hristiyan halkın arasında güven ve düzenin yeniden sağlanması için her türlü önlemi aldı. Bu arada halkın ekonomik yönden yeniden güçlenmesi için vergilerde kolaylıklar sağlarken kurduğu yardım sandıkları ile çiftçinin sermaye ihtiyacına çareler getirdi. (Bu yardım sandıkları daha sonra Ziraat Bankası na dönüşecektir). Çalışmalarının başarılı olması üzerine Hükümetçe alınan kararla komşusu Prizen eyaleti de Niş valiliğine bağlandı. Paşa nın Niş eyaletindeki çalışmaları hükümet tarafından takdirle karşılandı. İstanbul a çağırılarak Vilayet Nizamnamesi hazırlaması istendi. Bu arada Niş eyaleti Silistire ve Vidin eyaletleri ile birleştirilerek Tuna eyaleti teşkil olundu, valiliğine de yine Midhat Paşa atandı (1864). Paşa nın Tuna valiliği dört yıl sürdü. Tuna nehri 2850 km lik uzunluğu ve saniyede 6500m3 olan debisi ve 817 bin km karelik havzası ile Avrupa nın ikinci büyük nehridir4. Bulgaristan, Romanya, Sırbistan, Macaristan ve Avusturya nın sulama, ulaştırma ve iletişim yönünden faydalandıkları bu nehir tarihin her döneminde jeostratejik önemini korumuştur. Bu gün Main ve Sen nehirlerinin birleştirilmesi ile meydana gelen Tuna-Main kanalı veya Sen-Tuna kanalı, Atlantik Okyanusu nu Karadeniz e bağlamaktadır. Dahası yakında yapımı planlanan Kanal İstanbul ve onun devamı Gelibolu dan Süleymaniye kıstağı ile Saros Körfezi ne çıkış sağlanacaktır. Böylece Atlantik Okyanusu Tuna-Main kanalı, Kanal İstanbul, Marmara-Saros Körfezi ve Ege

20 Doğu Akdeniz ile Kızıl Deniz e yani Hint Okyanusu na bağlanmış olacaktır. Böylece kötü hava ve deniz koşullarından korunmalı bir suyolu ile Atlantik Okyanusu, Hint Okyanusu birleşecek, Avrasya nın en kuzeyi en güneyine etkin bir suyolu ile bağlanacaktır5. Midhat Paşa Tuna da göreve başladığında 6000 köyü kapsayan sorumluluk alanında öncelikle ulaştırma ve iletişim faaliyetlerine önem verdi. Bu bağlamda, küçük yerleşim birimlerini ( mezralar) birleştirdi. Bunun için bölgede 3000 km den fazla yol 1420 adet köprü yaptı. Vidin-Selanik karayolunu birleştirerek Ege nin Tuna ve Karadeniz ile, bağlantı kurmasını sağladı6. (Bilindiği gibi bu yol halen Yunanistan ve Bulgaristan arasında kullanılmaktadır). Kurduğu zaptiye teşkilatı, tarım kooperatifleri, yardım sandıkları, okul ve hastaneler bölgenin bir taraftan güvenliğini sağlarken, diğer taraftan da sosyal ve ekonomik yönden kalkınmasını sağladı. Bu arada eyalet merkezinde bir de matbaa kurdurdu ve Tuna adlı bir gazetenin yayınlanmasını destekledi7. Paşa nın zaman zaman makaleler de yazdığı ve/veya düşüncelerini yansıttığı Tuna Gazetesi, bölgedeki her türlü faaliyetin kaydının bulunduğu en önemli arşiv belgesidir. Midhat Paşa nın valiliği sırasında bir önemli sorumluluğu da Tuna Nehir Nakliyatı idi. O nun göreve geldiği 1864 yılında, Rusçuk ta 65, Silistre de 17, Lom da 5, Odima da 55 adet tüccar teknesi, bulunmakta idi. 30 ile 50 ton kapasitesinde olan, yelken ve buhar (makine) ile işleyen bu gemiler bölgenin lojistik nakliyatını yapmakta idiler. Bu sırada Tuna daki taşımacılık Lloyd Austrica Company adlı Avusturya-Macaristan uyruklu bir denizcilik firması tarafından yapılmakta idi yılında Osmanlı Hükümeti nden aldığı imtiyazla çalışan bu firma faaliyetlerini 1914 yılına kadar devam ettirmiştir8. Tuna nehrinin daha rantabl ve devlet kontrolünde kullanılması için 1864 yılında İdareyi Nehriyye adlı vapurculuk şirketini kurdu9. Önce Kılıç Ali, Hayreddin, Islahat ve Nusretiye adlı dört vapur ile sefere başlandı. Nehriyye İdaresi nin başarılı olması ve yeni kapasiteye ihtiyaç göstermesi üzerine Niş, Seyyare, Sofya ve Aziziye adlı gemiler satın alındı m boylarında ve ton olan kapasiteleri ile Nehriyye gemileri bölgenin ekonomik ve sosyal gelişimine büyük hizmetler verdiler. Geçen zaman içinde gelişmesini sürdüren İdareyi Nehriyye 1870 li yıllara geldiğinde gemi sayısı 20 ye çıkmış, gemiler Batı Karadeniz limanlarına ve İstanbul a da seferler yapar olmuştu. Öte yandan idarenin tertip, düzen ve disiplini de üstün bir seviyede idi. Nitekim Sultan Abdülaziz ( ) Avrupa seyahati dönüşünde 31 Temmuz 1867 de Budapeşte den İdareyi Nehriyye nin, Midhat Paşa adlı vapuru (sonradan bu vapurun adı Aziziye olmuştur) ile Vidin e gitmiş, vali Midhat Paşa tarafından karşılanmıştı. Padişah gördüğü nizam, intizam ve gemiadamlarının kıyafetlerinden son derece etkilenmiş ve idarenin Avusturya ya mı ait olduğunu sormuştur 10. Midhat Paşa nın başarılı çalışmaları uluslararası anlamda da büyük yarar sağlamış 1866 da Paris te toplanan Avrupa Komisyonu Tuna nehrinin idaresini tekrar Osmanlı Devleti ne bırakmıştır 11. MİDHAT PAŞA NIN AYDIN VALİLİĞİ Midhat Paşa Suriye valiliğinden 4 Ağustos 1880 de Aydın valiliğine tayin oldu. Sultan Abdülaziz in ölümünden sorumlu tutulup Yıldız da kurulan mahkemeye götürülmek üzere 18 Mayıs 1881 günü tutuklanmasına kadar 8 buçuk ay Aydın da görev yaptı. Bu dönemde Aydın vilayeti, Saruhan (Manisa), İzmir, Aydın, Denizli ve Menteşe (Muğla) sancaklarını kapsamaktadır ve vilayet merkezi İzmir dedir. Midhat Paşa nın Aydın a tayin edilmesinde ana amaç İstanbul a yakın ve kontrolünün daha kolay olmasının sağlanmasıdır. Öte yandan Midhat Paşa artık 58 yaşına gelmiştir ve 40 yıllık devlet hizmeti onu yormuştur eski ataleti yoktur. Buna rağmen yine de bölgede genelde ulaştırma ağırlıklı- pek çok hizmet yapar. Vilayette polis ve jandarma örgütü kurar. Mezbahayı şehir dışına çıkartır, bölgeye gelen göçmenlerin sorunlarını çözer12. Ama asıl hizmeti bölgenin coğrafi özelliğini değerlendirerek deniz ve kara ulaştırmasını entegre edilmesine yönelik çalışmalar yapmasıdır. O nun döneminde tren istasyonun bulunduğu Menemen in Foça ve Bergama ya birleştirilmesi için mevcut yolların ve köprülerin onarımına başlanır. Dikili iskelesi ile Bergama arasında 6 yıl önce yapılmış olan 20 km lik yol onarılır. Urla İskelesi nden kasabaya (Urla kasabası) kadar olan şose yapılır. Bu arada Gediz nehrinin İzmir Limanı na verdiği zarara engel olmak üzere 6-7 yıldır yapılan nehir yatağının değiştirilmesine ilişkin çalışmalar hızlandırılır, ancak nehrin yatağı Midhat Paşa dan beş yıl sonra 1886 yılında değiştirilecektir13. Midhat Paşa nın üzerinde durduğu en önemli konulardan biri de 1887 yılında faaliyete geçen İzmir Rıhtımını Basmane ve Alsancak ta bulunan tren istasyonlarına birleştirmektir14. Hatta Basmane den Urla ya kadar bir sahil yolunu açarak İzmir Limanı nı Urla ya irtibatlandırmak ister. Bu maksatla Alsancak Garı ile Basmane arasında ve Basmane ile Sarıkışla (veya Kışlayı Hümayun şimdiki Orduevi nin bulunduğu yer) arasında açılacak yolun İzmir in ekonomik ve sosyal gelişimi üzerine yapacağı olumlu etkileri uzun uzun Bab-ı Ali ye yazar (26 Eylül 1880) bu arada Basmane, Kışlayı Hümayun arasındaki 1350 m uzunluğunda açılacak bu yolun Göztepe-İzmir arasında bir tramvay yolu yapılması imtiyazının kendilerine verilmesi için Bab-ı Aliye devamlı talepte bulunmaktadır. Midhat Paşa bu tramvay işletmeciliğinin milli sermaye ile yapılmasını arzu etmektedir lira sermaye ile kurulacak Osmanlı Tramvay Kumpanyası çıkartılacak 10 liralık hisse senetlerinin bölge halkı tarafından alınacağına, bu para ile hem istimlak hem de işletme masraflarının karşılanacağını dolayısı ile hiçbir şekilde hükümete yük olunmayacağını 2 Kasım 1880 tarihli yazı ile Bab-ı Ali ye bildirir. Gelen ilk cevap olumlu ise de ikinci ferman ile bu iznin kabul edilmediği bildirilir15. Buna rağmen Paşa Fahrettin Altay meydanına kadar uzanan caddenin önemli bir bölümünü açtırmayı başarmıştır ve bu suretle İzmir Rıhtımını Basmane İstasyonu na entegre ederek İzmir in çağdaş anlamda gelişmesini sağlamıştır. Bilindiği gibi Padişah II. Abdülhamid, Midhat Paşa yı Sultan Abdülaziz in ölümünden sorumlu tuttuğundan 18 Mayıs 1881 de tutuklatarak İstanbul a getirtir. Böylece Midhat Paşa nın devlet hizmeti sona ermiştir16. MİDHAT PAŞA NIN BAĞDAT VALİLİĞİ Midhat Paşa 1869 yılı Mayıs ayında Bağdat Valiliği ne gönderildi yılına kadar devam eden bu üç yıllık görev sırasında başta ulaştırma olmak üzere haberleşme, güvenlik, sağlık ve ekonomik konularında, pek büyük hizmetlerde bulundu. Ülkemizden çıkarak Basra Körfezi ne dökülen bu iki nehirden Dicle, 523 km si ülkemizde olmak üzere 1900 km uzunluğa ve saniyede 629 m3 debiye, Fırat 1200 km si ülkemizde olmak üzere 2800 km uzunluğa ve saniyede 909 m 3 debiye sahiptirler17. Bu iki nehir kısaca Mezopotamya olarak bilinen bölgenin tarihinde çok önemli rol oynamıştır. Bu günde Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) nin temel kaynağı bu nehirlerdir. Ulaştırma, sulama ve enerji konularında bitmez tükenmez kaynağı ile bölgenin sosyokültürel ve sosyoekonomik yapısında büyük etkileri olmaktadır. Ancak XIX. Yy dan itibaren Ortadoğu nun en önemli bir kapısı durumundaki bu bölgenin stratejik değeri daha da artmıştır. Bu bağlamda İngiltere, Kaptan CHESNEY adlı bir denizciyi bölgedeki nehirleri ve nehirlerin mensabında inceleme yapmak üzere 1831 yılında Bağdat a göndermişti. Bu tarihlerde henüz Süveyş Kanalı açılmadığından Akdeniz in Hint Okyanusu na bağlantısı için tek güzergah İskenderun-Birecik Bağdat ekseninde bulunmakta idi. Bu nedenle Batı Avrupa ülkeleri (İngiltere, Fransa ve Almanya) Ortadoğu hakimiyeti için bu İskenderun dan Basra Körfezi ne giden bu ulaşım eksenini ele geçirmeyi planlamakta idi. Kaptan CHESNEY, yaptığı çalışmalardan sonra bölgenin suyolu ulaştırması için uygun olduğu raporunu vermiştir. Bunun üzerine İngiliz Hükümeti, Dicle ve Fırat nehirlerinde buharlı tekneler (vapurlar) çalıştırılması için Padişah ll. Mahmut ( ) dan izin talebinde bulunmuştu. Bu sırada Bağdat Valisi bulunan Ali Paşa ( ) izinin verilmesine karşı çıkmıştı. Çünkü bu takdirde lrak bölgesi İngiliz misyonerleri tarafından ırk, din ve mezhep konularında kışkırtılacak, bölge giderek Osmanlı dan ayrılacaktı. Böylece İngilizlerin Ortadoğu ve Uzakdoğu ya yerleşme politikalarının gerçekleşmesi sağlanacaktır18. Bu sırada Mısır Valisi Mehmet Ali Paşa ile başı dertte olan Bab-ı Ali ister istemez İngilizlere müsaadeyi verir. Bunun üzerine İngiliz uyruklu Leng adlı bir denizcilik şirketi kurulur ve iki vapur parçalar halinde deniz yolu ile İskenderun limanına getirilir. İskenderun dan parçalar halinde ve develere yüklenen iki vapur Birecik e getirilir. Burada monte edilerek Dicle ve Fırat isimlerini alan vapurlar 1836 da deneme seferlerine, 1840 senesinde de tarifeli seferlere başlarlar. Bu arada İngilizler gerek bu şirket aracılığı ve gerekse diğer yollardan bölgenin hidrografik ve oşinografik incelemelerini yaparak geleceğe ait planlamalarının bilgilerini hazırlarlar. İngiliz Leng Şirketi nin Dicle ve Fırat ta yaptığı nehir nakliyatının başarı ile yürütülmesi, Bağdat valilerinin dikkatini çekmektedir. Gerek kazancın yüksek olması ve gerekse devletin nakliyata olan ihtiyacı ve daha da önemlisi bölge halkı üzerinde devlet otoritesinin temini yönünden nehir nakliyatının Osmanlı kuruluşlarınca yapılması önemli bir gereksinim idi. Bunun için Vali Mehmet Namık Paşa ( ) tarafından sermayenin yarısı devlet, diğer yarısı da bölgeki sermayedarlar tarafından temin edilmek üzere İDAREYİ UMMAN-l OSMANİYE adlı bir şirket kurulmuştu19. Bu bağlamda olarak alınan Bağdat ve Basra adlı vapurlar seferlerine başlamış, işletmenin başarılı olması üzerine; Musul, Fırat ve Risafe adlı vapurların siparişleri de verilmişti. Osmanlı Hükümeti yeni kurulan bu denizcilik şirketini desteklemekte idi. Nitekim Bab-ı Ali den gelen 17 Mayıs 1865 tarihli fermandan Tersaneyi Amire (Osmanlı Donanmasının merkez üssü/kasımpaşa) tarafından Bağdat a iki vapurun daha gönderildiği, Basra ve Birecik te bulunan tersane ve onarım kademelerinin geliştirilmesi /yenileştirilmesi için gerekli ödeneğin tahsis edildiği anlaşılmaktadır20. Midhat Paşa Bağdat valiliğine atandığında nehir nakliyatının durumu bu şekilde idi. Midhat Paşa nın Bağdat Valiliği ne atandığı Mayıs 1869 da Süveyş Kanalı nın henüz açılışı tamamlanmamıştı. (Kanalın açılışı 17 Kasım 1869) dur. Ama ne var ki 1854 te çalışmalarına başlanan Süveyş Kanalı nın tamamlanması ile birlikte Akdeniz, Hint Okyanusu ile bilfiil birleşmiş oluyordu21. Bu suretle Ortadoğu ve Uzakdoğu daki menfaatlerini düşünen İngiltere için Dicle ve Fırat nehir ulaştırması eski önemini kaybediyordu. Ancak bu görünüşte böyledir. Bugün bile Hint Okyanusu nun bir körfezi olan Basra Körfezi ile Atlantik Okyanusu nun bir körfezi olan Akdeniz arasındaki en rantabl ve kısa yol yine İskenderun-Bağdat eksenidir. Bu gerçeği Midhat Paşa vilayette yayınlattığı Zevra Gazetesi ne yazdığı makalesinde şu şekilde dile getirmektedir: Her ne kadar Süveyş Kanalı açılmakla Akdeniz Hint Okyanusu na irtibatlandırılmış ise de Ortadoğu nun kapısı yine Bağdat ve Basra Körfezi dir. Ve buralara ancak Dicle ve Fırat ile ulaşılabilir. Dolayısı ile Süveyş, Ortadoğu kompleksinde bir elemandır ve Ortadoğu ile vardır. Güçlü bir kara ve deniz kuvveti ile Bağdat merkez olmak üzere tüm Arap yarımadası ve Doğu Afrika kontrol altında tutulabilir. Ancak bunun için Bağdat ın güçlü olması, Karadeniz, Anadolu ve Akdeniz den buraya gelecek kara ve demiryollarının Dicle ve Fırat nehirleri ile irtibatlandırılması ve yapılacak ulaştırmanın sağlıklı bir şekilde yerine getirilmesi gerekmektedir22. Ama ne var ki Midhat Paşa nın bu fikrinin gerçekleşmemesi yani Midhat Paşa nın Bağdat ta başarılı olmaması için İngiltere ve Rusya elinden geleni yapacaktır. Bilindiği gibi bu tarihler Alman birliğinin geçekleşmesi (1871) ve bu devletin de Ortadoğu ya açılma girişimlerinin başladığı yıllardır. Anadolu Bağdat demiryolu yani Atlantik Okyanusu nun Hint Okyanusu ile birleştirme planlamaları da yine bu yıllarda yine Almanlar tarafından geliştirilmektedir. Bu nedenle tarih kitaplarında İngiltere nin Midhat Paşa dan memnun olduğu şeklindeki değerlendirmeyi kabul etmiyoruz. Burada bir başka ilavede daha bulunalım. Basra Körfezi ndeki Kuveyt, Bahreyn ve Katar gibi kazalar da O nun zamanında Osmanlı Devleti egemenliğine geçmişlerdir. Basra Körfezi nin jeostratejik değerinin bilincinde olan Midhat Paşa Osmanlı hakimiyetindeki Arabistan Yarımadasının kuzey sahillerinin yani Basra Körfezi nin batı kıyılarının Osmanlı egemenliğine girmesini sağlamıştır. Bu suretle hem Basra Körfezi kontrol altına alınacak, hem de Süveyş Kanalı nın devamı olan Kızıldeniz in öbür yakasını oluşturan Arabistan yarımadası da emniyete alınmış olacaktır. Bu bağlamda Osmanlı hakimiyetini kabul ettirdiği Kuveyt, Bahreyn ve Katar gibi kazalara idari, sosyal, güvenlik ve lojistik gereksinimleri yerine getirmek üzere memurlar göndermiştir. Gönderilen memurlar Birinci Dünya Savaşı Öncesine kadar yani yaklaşık 50 yıl Osmanlı ya tabi bir şekilde çalışacak, zaman-zaman İngiltere ile bu konuda da anlaşmazlıklar olacaktır23. Nihayet İngiltere I. Dünya Savaşı nda buraya bütün gücü ile saldıracak ve Sabis, Kut ül Amare gibi mevkilerde yaptığı savaşlarda büyük yenilgilere uğrayacaktır. İngiltere nihai hedeflerine savaştan sonra 30 Ekim 1918 de imzalanan Mondros Mütarekesi nden sonra erişebilecektir. Burada bir ilavede daha bulunalım; İttihat ve Terakki nin üç liderinden biri olan ve kendisinden övgüyle söz edilen Bahriye Nazırı Ahmet Cemal Paşa ( ) 1913 yılı ortalarında Basra Körfezi ağzındaki Kuveyt, Bahreyn ve Katar gibi stratejik kazaların yönetimini İngiltere ye verilmesini savunmaktadır. Paşa hatıralarında (sayfa 114) bu hususu gururla anlatmaktadır. Aynı husus dönemin Sadrazamı Mahmut Şevket Paşa nın da hatıralarında mevcuttur. Paşa günlüğünün 11 Mart 1913 tarihli sayfasında şöyle yazar: "Kabine toplantısında İngilizler in Kuveyt ten başka Katar a da tasallut ettikleri meselesi görüşüldü. Bu toprakların İngiltere ye değilse bile İngiltere nin nüfuz ve himayesine bırakılmasından başka çare göremiyorum. Fakat Şura-yı Devlet Reisi Said Paşa itiraz etti. Bu hususun hükümetin salahiyeti dışında olduğu, Meclis-i Mebusan toplanıp karar vermedikçe toprak terk edilmeyeceğini söyledi. Oysa Kuveyt ve Katar gibi çölden ibaret iki kaza yüzünden İngiltere yle ters düşemezdik". Sonuçta Osmanlı Devleti ve İngiltere arasında 29 Temmuz 1913 tarihinde yapılan antlaşma ile Kuveyt ve Katar da İngiltere nin egemenliği kabul olunmuştur24. Midhat Paşa bölgeyi askeri denizcilik açısından da değerlendirmiş ve bu bağlamda 38 39

Güncel Bilgiler. y a y ı n l a r ı

Güncel Bilgiler. y a y ı n l a r ı DÜNYA - SİYASET 2012 yılının Şubat ayında Tunus ta yapılan Suriye nin Dostları Konferansı nın ikincisi Nisan 2012 de İstanbul da yapıldı. Konferansta Esad rejimi üstündeki uluslararası baskının artırılması,

Detaylı

Afyonkarahisar Chamber E- BÜLTEN of Commerce and Industry

Afyonkarahisar Chamber E- BÜLTEN of Commerce and Industry Afyonkarahisar Chamber E- BÜLTEN of Commerce and Industry EYLÜL 2015 Afyonkarahisar AFYONKARAHİSAR Chamber of Commerce TİCARET VE and Industry SANAYİ ODASI YÖNETİM KURULU FAALİYET RAPORU (28.08.2015-18.09.2015)

Detaylı

Eylül 2013 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

Eylül 2013 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili Eylül 2013 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Mersin/Yenişehir İlçesi CHP Belediye Başkanı aday

Detaylı

AVRUPA MİRAS GÜNLERİ. Umut Özdemir. Kültür ve Turizm Uzmanı T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı

AVRUPA MİRAS GÜNLERİ. Umut Özdemir. Kültür ve Turizm Uzmanı T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı AVRUPA MİRAS GÜNLERİ Umut Özdemir Kültür ve Turizm Uzmanı T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Avrupa Miras Günleri fikri Fransa da 1984 yılında başlatılan Kapıları Açık Anıtlar tasarısının tüm Avrupa ya yayılmasının

Detaylı

T.C. Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Deniz Ticareti Genel Müdürlüğü. Deniz Ticareti. İstatistikleri

T.C. Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Deniz Ticareti Genel Müdürlüğü. Deniz Ticareti. İstatistikleri T.C. Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Deniz Ticareti Genel Müdürlüğü Deniz Ticareti İstatistikleri 2012 İÇİNDEKİLER 1. BÖLÜM: DENİZYOLU TAŞIMA İSTATİSTİKLERİ...3 LİMANLARIMIZDA ELLEÇLENEN YÜK

Detaylı

Fransa ya Yelken Açtı

Fransa ya Yelken Açtı Fransa ya Yelken Açtı 2005 Yılında Fransa ya yerleşerek aldığı eğitimlerin ardından 2011 yılında 6,5 metrelik yatıyla Dünya nın önemli açık deniz yelkencilik yarışmalarından biri olan Mini Transat a katılan

Detaylı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ın, Saray Engelsiz Yaşam, Bakım ve Rehabilitasyon Merkezini Ziyareti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ın, Saray Engelsiz Yaşam, Bakım ve Rehabilitasyon Merkezini Ziyareti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ın, Saray Engelsiz Yaşam, Bakım ve Rehabilitasyon Merkezini Ziyareti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan eşi Emine Erdoğan ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur

Detaylı

Afyonkarahisar Chamber E- BÜLTEN of Commerce and Industry

Afyonkarahisar Chamber E- BÜLTEN of Commerce and Industry Afyonkarahisar Chamber E- BÜLTEN of Commerce and Industry AĞUSTOS 2015 Afyonkarahisar AFYONKARAHİSAR Chamber of Commerce TİCARET VE and Industry SANAYİ ODASI YÖNETİM KURULU FAALİYET RAPORU (24.07.2015-27.08.2015)

Detaylı

T.C. Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Deniz Ticareti Genel Müdürlüğü. Deniz Ticareti. İstatistikleri

T.C. Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Deniz Ticareti Genel Müdürlüğü. Deniz Ticareti. İstatistikleri T.C. Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Deniz Ticareti Genel Müdürlüğü Deniz Ticareti 2012 İstatistikleri 2013 İÇİNDEKİLER 1. BÖLÜM: DENİZYOLU TAŞIMA İSTATİSTİKLERİ...1 LİMANLARIMIZDA ELLEÇLENEN

Detaylı

Sosyal Faaliyetler. Ankara Sanayi Odası. 2008 Yılı Faaliyet Raporu

Sosyal Faaliyetler. Ankara Sanayi Odası. 2008 Yılı Faaliyet Raporu Sosyal Faaliyetler 29 Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği tarafından Türkiye deki oda ve borsalar arasında düzenlenen futbol turnuvası nın Ankara bölgesi grup maçları Odamızın ev sahipliğinde 15 Mart 2008

Detaylı

T.C. ANTALYA VALİLİĞİ ATATÜRK ÜN ANTALYA YA GELİŞİNİN 81 NCİ YILDÖNÜMÜ KUTLAMA PROGRAMI

T.C. ANTALYA VALİLİĞİ ATATÜRK ÜN ANTALYA YA GELİŞİNİN 81 NCİ YILDÖNÜMÜ KUTLAMA PROGRAMI T.C. ANTALYA VALİLİĞİ ATATÜRK ÜN ANTALYA YA GELİŞİNİN 81 NCİ YILDÖNÜMÜ KUTLAMA PROGRAMI 06 MART 2011 TC ANTALYA VALİLİĞİ KONU : Atatürk ün Antalya ya 06 Mart 2011 Gelişinin 81. Yıldönümü. İLGİLİ MAKAMA

Detaylı

İZMIR TİCARET ODASI MIAMI SEATRADE KRUVAZİYER, GEMİCİLİK FUARI VE KONFERANSI 12-15 MART 2012 MIAMI/ABD. Hazırlayanlar: Mine Güneş Aykut Terzioğlu

İZMIR TİCARET ODASI MIAMI SEATRADE KRUVAZİYER, GEMİCİLİK FUARI VE KONFERANSI 12-15 MART 2012 MIAMI/ABD. Hazırlayanlar: Mine Güneş Aykut Terzioğlu İZMIR TİCARET ODASI MIAMI SEATRADE KRUVAZİYER, GEMİCİLİK FUARI VE KONFERANSI 12-15 MART 2012 MIAMI/ABD Hazırlayanlar: Mine Güneş Aykut Terzioğlu MIAMI SEATRADE KRUVAZİYER, GEMİCİLİK FUARI VE KONFERANSI

Detaylı

CRUISE SHIPPING MIAMI KRUVAZİYER, GEMİCİLİK FUARI VE KONFERANSI 16-19 MART 2015 MIAMI/ABD. Hazırlayanlar: Mine Güneş Kaya Aykut Terzioğlu

CRUISE SHIPPING MIAMI KRUVAZİYER, GEMİCİLİK FUARI VE KONFERANSI 16-19 MART 2015 MIAMI/ABD. Hazırlayanlar: Mine Güneş Kaya Aykut Terzioğlu CRUISE SHIPPING MIAMI KRUVAZİYER, GEMİCİLİK FUARI VE KONFERANSI 16-19 MART 2015 MIAMI/ABD Hazırlayanlar: Mine Güneş Kaya Aykut Terzioğlu 0 CRUISE SHIPPING MIAMI KRUVAZİYER, GEMİCİLİK FUARI VE KONFERANSI

Detaylı

İZMİR TİCARET ODASI MECLİS TOPLANTISI 30.09.2015

İZMİR TİCARET ODASI MECLİS TOPLANTISI 30.09.2015 İZMİR TİCARET ODASI MECLİS TOPLANTISI 30.09.2015 Ekrem DEMİRTAŞ İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Her gün gelen şehit haberlerine YETER İki yıldır bitmeyen seçim maratonuna YETER Siyasetçilerin

Detaylı

Kırıkhan Ticaret ve Sanayi Odası. 2014 Yılı Faaliyet Raporu

Kırıkhan Ticaret ve Sanayi Odası. 2014 Yılı Faaliyet Raporu Kırıkhan Ticaret ve Sanayi Odası 2014 Yılı Faaliyet Raporu BAŞKANDAN Odamızın kurumsal yapısı ve yarım asırlık tarihinden elde ettiği tecrübe ve birikim sayesinde, son derece sağlam temeller üzerinde yapılanmıştır.

Detaylı

Afyonkarahisar Chamber E- BÜLTEN of Commerce and Industry

Afyonkarahisar Chamber E- BÜLTEN of Commerce and Industry Afyonkarahisar Chamber E- BÜLTEN of Commerce and Industry NİSAN 2015 Afyonkarahisar AFYONKARAHİSAR Chamber of Commerce TİCARET VE and Industry SANAYİ ODASI II- İLİMİZ İHRACAT RAKAMI 2015 MART / AFYONKARAHİSAR

Detaylı

SIRA SAYISI: 481 TÜRKÝYE BÜYÜK MÝLLET MECLÝSÝ. Sırbistan Cumhuriyeti Hükümeti Arasında

SIRA SAYISI: 481 TÜRKÝYE BÜYÜK MÝLLET MECLÝSÝ. Sırbistan Cumhuriyeti Hükümeti Arasında TÜRKÝYE BÜYÜK MÝLLET MECLÝSÝ YASAMA DÖNEMİ YASAMA YILI 24 3 SIRA SAYISI: 481 Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Sırbistan Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Diplomatik Misyon ve Konsolosluk Mensuplarının Aile

Detaylı

İTO Başkanı İbrahim Çağlar: İstanbul yerli ve yabancı yatırımcıya muazzam fırsatlar sunuyor

İTO Başkanı İbrahim Çağlar: İstanbul yerli ve yabancı yatırımcıya muazzam fırsatlar sunuyor İstanbul görkemli maketi ve inşaat firmalarıyla MIPIM Fuarı nda İTO Başkanı İbrahim Çağlar: İstanbul yerli ve yabancı yatırımcıya muazzam fırsatlar sunuyor "Nasıl ki Nuri Bilge, Cannes film festivalinin

Detaylı

HAZİRAN 2012 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

HAZİRAN 2012 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili HAZİRAN 2012 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Mersin CHP İl Kongresine katılarak bir konuşma

Detaylı

ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013. Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2

ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013. Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2 ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013 Başkent Pekin Yönetim Şekli Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2 Nüfus 1,35 milyar GSYH 8,2 trilyon $ Kişi Başına Milli Gelir 9.300 $ Resmi

Detaylı

EKİM AYI MECLİS TOPLANTISI / YÖNETİM KURULU FALİYET RAPORU SUNUMU. YÖNETİM KURULU AYLIK FAALİYET RAPORU 27 Ekim 2014

EKİM AYI MECLİS TOPLANTISI / YÖNETİM KURULU FALİYET RAPORU SUNUMU. YÖNETİM KURULU AYLIK FAALİYET RAPORU 27 Ekim 2014 YÖNETİM KURULU AYLIK FAALİYET RAPORU 27 Ekim 2014 Ekim ayı içerisinde Odamız tarafından; üyelerimizce talep edilen 37 adet Kapasite Raporu, 15 adet Ekspertiz raporu ve 6 adet de Fiili Tüketim Belgesi düzenlenmiştir.

Detaylı

Mevzuat Değişikliklerinin Meslek Alanımıza ve Odamıza Yansıması

Mevzuat Değişikliklerinin Meslek Alanımıza ve Odamıza Yansıması İçindekiler 44. Dönem Genel Kurul Gündemi... 11 43. Dönem Organları... 12 43. Dönem Şube Yönetim Kurulları... 16 44. Dönem Şube Yönetim Kurulları... 18 İnşaat Mühendisleri Odası Temsilcilikleri... 20 18

Detaylı

Tarih: 13 Temmuz 2012 Daha fazla bilgi için Nurgül Usta Genel Md. Yardımcısı Tel: 0212 349 48 50 E mail:nurgul.usta@dorinsight.

Tarih: 13 Temmuz 2012 Daha fazla bilgi için Nurgül Usta Genel Md. Yardımcısı Tel: 0212 349 48 50 E mail:nurgul.usta@dorinsight. BASIN BÜLTENİ Tarih: 13 Temmuz 2012 Daha fazla bilgi için Nurgül Usta Genel Md. Yardımcısı Tel: 0212 349 48 50 E mail:nurgul.usta@dorinsight.com Hitay Yatırım Holding firmalarından Türkiye nin en büyük

Detaylı

İZMİR TİCARET ODASI MECLİS TOPLANTISI 24.06.2015

İZMİR TİCARET ODASI MECLİS TOPLANTISI 24.06.2015 İZMİR TİCARET ODASI MECLİS TOPLANTISI 24.06.2015 Ekrem DEMİRTAŞ İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı 2001 yılında Üniversitemizin ilk açılışında bizimle birlikteydi 10 yıl boyunca İzmir Ekonomi

Detaylı

OCAK 2013 FAALİYET RAPORU

OCAK 2013 FAALİYET RAPORU OCAK 2013 FAALİYET RAPORU 03 Ocak 2013 2012 Yılı Değerlendirme Toplantısı 2012 Yılının İstanbul Turizmi açısından değerlendirilmesinin yapıldığı, İstanbul Valisi Sayın Hüseyin Avni Mutlu nun teşrifleri

Detaylı

Lozan Barış Antlaşması (24 Temmuz 1923)

Lozan Barış Antlaşması (24 Temmuz 1923) Lozan Barış Antlaşması (24 Temmuz 1923) Lozan Antlaşması, Türk Kurtuluş Savaşı nı sona erdiren antlaşmadır. Bu antlaşma ile Misak-ı Milli büyük ölçüde gerçekleşmiştir. Şekil 1. Kasım 1922 de Lozan Konferansı

Detaylı

Ağustos 2013 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

Ağustos 2013 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili Ağustos 2013 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Mersin/Tarsus CHP İlçe Örgütünü ziyaret ederek,

Detaylı

DEĞERLENDİRME NOTU: İsmail ÜNVER Mevlana Kalkınma Ajansı, Konya Yatırım Destek Ofisi Koordinatörü

DEĞERLENDİRME NOTU: İsmail ÜNVER Mevlana Kalkınma Ajansı, Konya Yatırım Destek Ofisi Koordinatörü DEĞERLENDİRME NOTU: İsmail ÜNVER Mevlana Kalkınma Ajansı, Konya Yatırım Destek Ofisi Koordinatörü KONYA ÖZELİNDE YABANCI SERMAYELİ FİRMALARIN ÜLKE BAZLI ANALİZİ 06.08.2014 1 DEĞERLENDİRME NOTU: İsmail

Detaylı

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU Yayın Tarihi :06.12.2014 Sayfası :1-16. Syf Yayın Tarihi :06.12.2013 Sayfası :10.Syf Yayın Tarihi :06.12.2014 Sayfası :7. Syf Yayın Tarihi :06.12.2014 Sayfası :1-11. Syf Yayın Tarihi :06.12.2014 Sayfası

Detaylı

Bakanımız, Çocuk Bakım Kuruluşları Öz Değerlendirme Toplantısında

Bakanımız, Çocuk Bakım Kuruluşları Öz Değerlendirme Toplantısında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Yayın Organı Mart 2014 Yıl: 1 Sayı: 10 Bakanımız, Çocuk Bakım Kuruluşları Öz Değerlendirme Toplantısında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam, Çocuk Hizmetleri

Detaylı

AĞUSTOS 2015 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

AĞUSTOS 2015 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili AĞUSTOS 2015 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili 1 BASINA YÖNELİK ÇALIŞMALAR 1. Prof. Dr. Aytuğ Atıcı, basın özgürlüğü kapsamında yaptığı açıklama nedeniyle hakkında hazırlanan fezlekeden

Detaylı

HABER BÜLTENİ /OCAK 2015 HABER BÜLTENİ /OCAK 2015 GERÇEKLEŞEN TEMAS,ZİYARET VE TOPLANTILAR TARKEM II. OLAĞAN GENEL KURUL TOPLANTISI

HABER BÜLTENİ /OCAK 2015 HABER BÜLTENİ /OCAK 2015 GERÇEKLEŞEN TEMAS,ZİYARET VE TOPLANTILAR TARKEM II. OLAĞAN GENEL KURUL TOPLANTISI GERÇEKLEŞEN TEMAS,ZİYARET VE TOPLANTILAR TARKEM II. OLAĞAN GENEL KURUL TOPLANTISI Tarihi Kemeraltı İnşaat Yatırım Ticaret A.Ş. nin II. Olağan Genel Kurul Toplantısı 19 Kasım 2014 Çarşamba günü Tarihi Havagazı

Detaylı

KONYA HAVA KARGO TERMİNALİ Ahmet ÇELİK

KONYA HAVA KARGO TERMİNALİ Ahmet ÇELİK 1. GİRİŞ Konya Havalimanı, 2 yılında hizmete girmiş, 21 de dış hatlar yolcu trafiğine açılmış olup, yıllık uçak kapasitesi 17.52 dir. Havaalanı 196. m² alan üzerine kurulmuştur. Konya Havalimanı 213 yılı

Detaylı

HAYRABOLU TİCARET BORSASI 2014 YILI FAALİYET RAPORU

HAYRABOLU TİCARET BORSASI 2014 YILI FAALİYET RAPORU HAYRABOLU TİCARET BORSASI 2014 YILI FAALİYET RAPORU Türkiye Muharip Gaziler Derneği Hayrabolu Temsilci Ali Güz Borsamızca Derneklerine yapılan yardımlardan dolayı Borsamız Yönetim Kurulu Başkanı Süreyya

Detaylı

Beşiktaş Gazetesi. Günlük web Gazetesi 03.11.2012. Salkım Söğüt Saç

Beşiktaş Gazetesi. Günlük web Gazetesi 03.11.2012. Salkım Söğüt Saç Beşiktaş Gazetesi Günlük web Gazetesi 03.11.2012 Salkım Söğüt Saç Beşiktaş Belediyesi'nde belgesel film gösterimleri tüm hızıyla devam ediyor. Levent Kültür Merkezi'nde sinema gösterimleri için de Salkım

Detaylı

Afyonkarahisar Chamber E- BÜLTEN of Commerce and Industry

Afyonkarahisar Chamber E- BÜLTEN of Commerce and Industry Afyonkarahisar Chamber E- BÜLTEN of Commerce and Industry MART 2015 Afyonkarahisar AFYONKARAHİSAR Chamber of Commerce TİCARET VE and Industry SANAYİ ODASI İLİMİZ İHRACAT RAKAMI 2015 ŞUBAT / AFYONKARAHİSAR

Detaylı

TÜRKİYE NİN İHTİYAÇ DUYDUĞU FUAR 3.ELECTRONIST FUARI

TÜRKİYE NİN İHTİYAÇ DUYDUĞU FUAR 3.ELECTRONIST FUARI TÜRKİYE NİN İHTİYAÇ DUYDUĞU FUAR 3.ELECTRONIST FUARI Sektörlerindeki ürünlerin, en son teknolojik gelişmelerin, dünyadaki trendlerin ve son uygulamaların sergilendiği, 25-28 Eylül 2014 tarihleri arasında

Detaylı

24 HAZİRAN 2014 İSTANBUL

24 HAZİRAN 2014 İSTANBUL 24 HAZİRAN 2014 İSTANBUL UNCTAD Dünya Yatırım Raporu Türkiye Lansmanı Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Örgütü «UNCTAD» ın Uluslararası Doğrudan Yatırımlara ilişkin olarak hazırladığı Dünya Yatırım

Detaylı

Bu nedenle çevre ve kalkınma konuları birlikte, dengeli ve sürdürülebilir bir şekilde ele alınmalıdır.

Bu nedenle çevre ve kalkınma konuları birlikte, dengeli ve sürdürülebilir bir şekilde ele alınmalıdır. 1992 yılına gelindiğinde çevresel endişelerin sürmekte olduğu ve daha geniş kapsamlı bir çalışma gereği ortaya çıkmıştır. En önemli tespit; Çevreye rağmen kalkınmanın sağlanamayacağı, kalkınmanın ihmal

Detaylı

TAHLİSİYE SANDALI İNCELEME ve ARAŞTIRMA PROJESİ

TAHLİSİYE SANDALI İNCELEME ve ARAŞTIRMA PROJESİ TAHLİSİYE SANDALI 1 TAHLİSİYE SANDALI İNCELEME ve ARAŞTIRMA PROJESİ TAHLİSİYE SANDALI ve DENİZDEN CAN KURTARMA TARİHİ 18. yüzyılın sonuna doğru 1790 lı yıllarda, tahlisiye - denizden can kurtarmanın başladığını

Detaylı

KÜLTÜR VE TURĐZM BAKANI Ertuğrul GÜNAY

KÜLTÜR VE TURĐZM BAKANI Ertuğrul GÜNAY 1 KÜLTÜR VE TURĐZM BAKANI Ertuğrul GÜNAY 28 Mart - 03 Nisan 2011 tarihleri arasında kutlanacak olan 47. KÜTÜPHANE HAFTASI'nın açılış törenini onurlandırmanızı diler. Tarih: 28 Mart 2011 Saat: 14:00 : Antik

Detaylı

Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Sayın Egemen Bağış ve Avrupa Birliği Genel Sekreterliği. Haftalık Türkiye - AB Gündemi 14. Hafta (5-11 Nisan 2010)

Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Sayın Egemen Bağış ve Avrupa Birliği Genel Sekreterliği. Haftalık Türkiye - AB Gündemi 14. Hafta (5-11 Nisan 2010) Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Sayın Egemen Bağış ve Avrupa Birliği Genel Sekreterliği Haftalık Türkiye - AB Gündemi 14. Hafta (5-11 Nisan 2010) 5 NİSAN 2010, PAZARTESİ 09:30-16:30 Avrupa Birliği Genel

Detaylı

MODERNLEŞME DÖNEMİNDE OSMANLI DENİZ TEKNOLOJİSİ VE TERSANE-İ AMİRE

MODERNLEŞME DÖNEMİNDE OSMANLI DENİZ TEKNOLOJİSİ VE TERSANE-İ AMİRE MODERNLEŞME DÖNEMİNDE OSMANLI DENİZ TEKNOLOJİSİ VE TERSANE-İ AMİRE Prof. Dr. Tuncay Zorlu İstanbul Teknik Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Bölümü 6.1.2016 1 Çeşme Bozgunu (1770) ve Modernleşmenin

Detaylı

EKİM 2014 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

EKİM 2014 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili EKİM 2014 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Mersin/Aydıncık İlçesi nde meydana gelen dolu yağışı

Detaylı

15 Ekim 2014 Genel Merkez

15 Ekim 2014 Genel Merkez ÇİN Yatırım Fırsatları Paneli 15 Ekim 2014 Genel Merkez İş Dünyamızın Saygıdeğer Mensupları, Değerli MÜSİAD üyeleri, Değerli Basın Mensupları, Toplantımıza katılımından dolayı teşekkür ediyor, Sizleri

Detaylı

HAZİRAN AYINDA ÖNE ÇIKAN GELİŞMELER. AB Liderleri Jean-Claude Juncker in AB Komisyonu Başkanı Olması İçin Uzlaştı

HAZİRAN AYINDA ÖNE ÇIKAN GELİŞMELER. AB Liderleri Jean-Claude Juncker in AB Komisyonu Başkanı Olması İçin Uzlaştı SİYASİ GELİŞMELER HAZİRAN AYINDA ÖNE ÇIKAN GELİŞMELER AB Liderleri 27 Haziran da Jean- Claude Juncker i AB Komisyon Başkan adayı olarak belirledi. Schulz yeniden AP Başkanı oldu. AB Liderleri Jean-Claude

Detaylı

4. ULUSLARARASI ELECTRONIST FUARINDAN 2016 YILI İÇİN ÜMİT VADEDİCİ KAPANIŞ

4. ULUSLARARASI ELECTRONIST FUARINDAN 2016 YILI İÇİN ÜMİT VADEDİCİ KAPANIŞ 4. ULUSLARARASI ELECTRONIST FUARINDAN 2016 YILI İÇİN ÜMİT VADEDİCİ KAPANIŞ Elektronik yan sanayi sektörünü bir araya getiren tek organizasyon Uluslararası Electronist Fuarı yerliyabancı birçok farklı şehir

Detaylı

IUA. Ortak yönetim kültürünü paylaşan ülkelerdeki devlet taşra temsilcileri arasında bilgi birikimi ve. Uluslararası. İdareciler Birliği IUA

IUA. Ortak yönetim kültürünü paylaşan ülkelerdeki devlet taşra temsilcileri arasında bilgi birikimi ve. Uluslararası. İdareciler Birliği IUA Uluslararası IUA İdareciler Birliği Ortak yönetim kültürünü paylaşan ülkelerdeki devlet taşra temsilcileri arasında bilgi birikimi ve tecrübe paylaşımına zemin hazırlamak amacıyla 21-23 Kasım 2012 tarihlerinde

Detaylı

Makedonya Cumhuriyeti ; 1991 yılında Yugoslavya Sosyalist Federatif Cumhuriyeti nin iç savaşlara girdiği dönemde bağımsızlığını ilan etmiştir.

Makedonya Cumhuriyeti ; 1991 yılında Yugoslavya Sosyalist Federatif Cumhuriyeti nin iç savaşlara girdiği dönemde bağımsızlığını ilan etmiştir. Makedonya Cumhuriyeti ; 1991 yılında Yugoslavya Sosyalist Federatif Cumhuriyeti nin iç savaşlara girdiği dönemde bağımsızlığını ilan etmiştir. Kuzeyde Sırbistan ve Kosova batıda Arnavutluk, güneyde Yunanistan,

Detaylı

TÜRÇEV 20 YAŞINDA! ÜÇ AYLIK TÜRÇEV E-BÜLTENİ 30 Eylül 2013. www.turcev.org.tr www.mavibayrak.org.tr www.ekookullar.org.tr. Çevrenin Genç Sözcüleri

TÜRÇEV 20 YAŞINDA! ÜÇ AYLIK TÜRÇEV E-BÜLTENİ 30 Eylül 2013. www.turcev.org.tr www.mavibayrak.org.tr www.ekookullar.org.tr. Çevrenin Genç Sözcüleri TÜRÇEV 20 YAŞINDA! www.turcev.org.tr www.mavibayrak.org.tr www.ekookullar.org.tr İÇİNDEKİLER 2014 Yılı Mavi Bayrak Başvuruları- Son Gün 15 Kasım 2013! Plajlarda Çevre Bilinçlendirme Projesi'nin Dördüncüsü

Detaylı

TÜRKİYE FİLATELİ DERNEKLERİ FEDERASYONU İSTANBUL 14.01.2014 KONU: 2014 KIBRIS TÜRK POSTALARI 50. YILI ULUSLARARASI PUL SERGİSİ

TÜRKİYE FİLATELİ DERNEKLERİ FEDERASYONU İSTANBUL 14.01.2014 KONU: 2014 KIBRIS TÜRK POSTALARI 50. YILI ULUSLARARASI PUL SERGİSİ TÜRKİYE FİLATELİ DERNEKLERİ FEDERASYONU İSTANBUL 14.01.2014 KONU: 2014 KIBRIS TÜRK POSTALARI 50. YILI ULUSLARARASI PUL SERGİSİ 6-11 Ocak 2014 tarihleri arasında KKTC Lefkoşa kentinde yapılmış bulunan KIBRIS

Detaylı

İZMIR TİCARET ODASI SEATRADE MED AKDENİZ KRUVAZİYER FUARI VE KONFERANSI 27-29 KASIM 2012 MARSİLYA/FRANSA. Hazırlayanlar: Mine Güneş Gündem Kont

İZMIR TİCARET ODASI SEATRADE MED AKDENİZ KRUVAZİYER FUARI VE KONFERANSI 27-29 KASIM 2012 MARSİLYA/FRANSA. Hazırlayanlar: Mine Güneş Gündem Kont İZMIR TİCARET ODASI SEATRADE MED AKDENİZ KRUVAZİYER FUARI VE KONFERANSI 27-29 KASIM 2012 MARSİLYA/FRANSA Hazırlayanlar: Mine Güneş Gündem Kont SEATRADE MED AKDENİZ KRUVAZİYER FUARI VE KONFERANSI27-29 KASIM

Detaylı

Bir Kadın 3 Sanat Sergisi açıldı

Bir Kadın 3 Sanat Sergisi açıldı Bir Kadın 3 Sanat Sergisi açıldı Muğla Valisi Amir Çiçek in katılımı ile Menteşe Belediyesi nin katkıları ile Konakaltı Kültür Merkezi nde gerçekleştirilen törenle sanatçı Eda Özdemir in Bir Kadın Üç Sanat

Detaylı

T.C. EKONOMİ BAKANLIĞI İhracat Genel Müdürlüğü PAZARA GİRİŞ KOORDİNASYON YAPISI VE HEDEF ÜLKELER

T.C. EKONOMİ BAKANLIĞI İhracat Genel Müdürlüğü PAZARA GİRİŞ KOORDİNASYON YAPISI VE HEDEF ÜLKELER T.C. EKONOMİ BAKANLIĞI İhracat Genel Müdürlüğü PAZARA GİRİŞ KOORDİNASYON YAPISI VE HEDEF ÜLKELER 4 Haziran 2012 SUNUŞ GÜNDEMİ Pazara Giriş Koordinasyon Yapısı Yeni Yaklaşım Pazara Giriş Komitesi Ülke Masaları

Detaylı

ALO 170 Sivas ta Hizmet Vermeye Başladı

ALO 170 Sivas ta Hizmet Vermeye Başladı ALO 170 Sivas ta Hizmet Vermeye Başladı MİLLİ SAVUNMA BAKANI İSMET YILMAZ: -VATANDAŞLAR ALO 170 HATTI SAYESİNDE HER TÜRLÜ SORU VE SORUNLARINI OLDUKLARI YERDEN BİR TELEFONLA ÇÖZEBİLİYORLAR -AÇILAN ÇAĞRI

Detaylı

2. GENEL BİLGİLER TABLOSU (2012)

2. GENEL BİLGİLER TABLOSU (2012) T.C. EKONOMİ BAKANLIĞI 2013 A. MISIR GENEL BİLGİLERİ 1. HARİTA ve BAYRAK 2. GENEL BİLGİLER TABLOSU (2012) Nüfusu : 85 milyon Yüzölçümü : 1.001.450 km 2 Dil : Arapça Din : Sünni Müslüman %90, Kıpti %9,

Detaylı

Bu bölümde A.B.D. nin tarihi ve A.B.D. hakkında sıkça sorulan konular hakkında genel bilgilere yer verilmektedir.

Bu bölümde A.B.D. nin tarihi ve A.B.D. hakkında sıkça sorulan konular hakkında genel bilgilere yer verilmektedir. - 1 - I. A.B.D. HAKKINDA GERÇEKLER Bu bölümde A.B.D. nin tarihi ve A.B.D. hakkında sıkça sorulan konular hakkında genel bilgilere yer verilmektedir. 1- Genel bakış A.B.D. nin değişen nüfus yapısı: http://usinfo.state.gov/journals/itsv/0699/ijse/ijse0699.htm

Detaylı

BURSA KENT KONSEYİ BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ NİN KATKILARIYLA

BURSA KENT KONSEYİ BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ NİN KATKILARIYLA BURSA KENT KONSEYİ BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ NİN KATKILARIYLA KENT KONSEYİ MEVZUATI YASA 5393 SAYILI BELEDİYE KANUNU (TC Resmi Gazete Tarih: 13 Temmuz 2005, Sayı 25874) Kent Konseyi MADDE 76 Kent Konseyi

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Sayın Egemen Bağış ve Avrupa Birliği Genel Sekreterliği. Haftalık Türkiye - AB Gündemi 5. Hafta (31 Ocak 6 Şubat 2011)

Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Sayın Egemen Bağış ve Avrupa Birliği Genel Sekreterliği. Haftalık Türkiye - AB Gündemi 5. Hafta (31 Ocak 6 Şubat 2011) Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Sayın Egemen Bağış ve Avrupa Birliği Genel Sekreterliği Haftalık Türkiye - AB Gündemi 5. Hafta (31 Ocak 6 Şubat 2011) 31 OCAK 2011, PAZARTESİ 09:30-12:30 Avrupa Birliği Genel

Detaylı

KİŞİSEL BİLGİLER EĞİTİM

KİŞİSEL BİLGİLER EĞİTİM KİŞİSEL BİLGİLER Adı Soyadı : Ahmet Yağlı Doğum Tarihi : 16.09.1977 Doğum Yeri : İzmir E-posta : ahmetyagli@maltepe.edu.tr EĞİTİM 2009 Galatasaray Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Kamu Hukuku anabilim

Detaylı

MART 2014 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

MART 2014 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili MART 2014 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. CHP Mersin Büyükşehir ve ilçe belediye başkan adaylarının

Detaylı

NİSAN 2014 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

NİSAN 2014 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili NİSAN 2014 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili 1 CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Mezitli Belediye Başkanı nı makamında ziyaret ederek

Detaylı

TürkiyeEnerjiForumu. Enerji profesyonellerinin vazgeçilmez doruğu 12.yaşında! ANTALYA. 15-19 Nisan 2014. Club Med Palmiye, Kemer

TürkiyeEnerjiForumu. Enerji profesyonellerinin vazgeçilmez doruğu 12.yaşında! ANTALYA. 15-19 Nisan 2014. Club Med Palmiye, Kemer Uluslararası 06 TürkiyeEnerjiForumu 12. Yıl Club Med Palmiye, Kemer 2014 ANTALYA 15-19 Nisan 2014 Enerji profesyonellerinin vazgeçilmez doruğu 12.yaşında! Antalya da unutulmuz tarihi zirve için geriye

Detaylı

SEKTÖRÜN BENİMSENEN FUARI ELEX

SEKTÖRÜN BENİMSENEN FUARI ELEX SEKTÖRÜN BENİMSENEN FUARI ELEX 3. ELEX FUARI 25-28 EYLÜL 2014 TARİHLERİ ARASINDA İSTANBUL FUAR MERKEZİ NDE SEKTÖRÜN EN ÖNEMLİ BULUŞMASINA İMZA ATTI 25-28 Eylül 2014 tarihleri arasında organize edilen ve

Detaylı

TÜRKİYE NİN TEK ULUSLARARASI GÜVENLİK, YANGIN VE RFID FUARI ISAF BU YIL %17 BÜYÜDÜ

TÜRKİYE NİN TEK ULUSLARARASI GÜVENLİK, YANGIN VE RFID FUARI ISAF BU YIL %17 BÜYÜDÜ TÜRKİYE NİN TEK ULUSLARARASI GÜVENLİK, YANGIN VE RFID FUARI ISAF BU YIL %17 BÜYÜDÜ 22-25 Eylül 2011 tarihleri arasında organize edilen Türkiye nin tek Uluslararası Güvenlik ve Yangın Fuarı ISAF, bu yılını

Detaylı

TÜRKİYE RÜZGAR ENERJİSİ KONGRESİ

TÜRKİYE RÜZGAR ENERJİSİ KONGRESİ TÜRKİYE RÜZGAR ENERJİSİ KONGRESİ (TÜREK 2014 ) 5-6 Kasım 2014, İstanbul Fotoğraf: Emrah TAŞKIRAN TÜRKİYE RÜZGAR ENERJİSİ KONGRESİ / 5-6 KASIM Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) tarafından üçüncüsü

Detaylı

2010-2013 İZMİR BÖLGE PLANI İLÇE LANSMAN SÜRECİ KARŞIYAKA SONUÇ RAPORU

2010-2013 İZMİR BÖLGE PLANI İLÇE LANSMAN SÜRECİ KARŞIYAKA SONUÇ RAPORU 1 2010-2013 İZMİR BÖLGE PLANI İLÇE LANSMAN SÜRECİ KARŞIYAKA SONUÇ RAPORU Tarih: 8 Aralık 2010 Yaklaşık Katılımcı Sayısı: 40 Katılımcı listesindeki Sayı: 36 Katılımcı Düzeyi ve Profili: 2 3 4 Dağıtılan

Detaylı

AB CUSTOMS AGENCY ACADEMY

AB CUSTOMS AGENCY ACADEMY Özet Beyan 2013 AB Gümrük Müşavirliği ve Danışmanlık A.Ş Uzmanları Tarafından Hazırlanmıştır Tüm Hakları Saklıdır. https://www.abcustoms.eu SUNUŞ Dış ticaret mevzuatı sıklıkla revizyona tabi tutulması

Detaylı

1.- GÜMRÜK BİRLİĞİ: 1968 (Ticari engellerin kaldırılması + OGT) 2.- AET den AB ye GEÇİŞ :1992 (Kişilerin + Sermayenin + Hizmetlerin Serbest Dolaşımı.

1.- GÜMRÜK BİRLİĞİ: 1968 (Ticari engellerin kaldırılması + OGT) 2.- AET den AB ye GEÇİŞ :1992 (Kişilerin + Sermayenin + Hizmetlerin Serbest Dolaşımı. TÜRKİYE AB İLİŞKİLERİ HAFTA 2 Roma Antlaşması Avrupa Ekonomik Topluluğu AET nin kurulması I. AŞAMA AET de Gümrük Birliğine ulaşma İngiltere, Danimarka, İrlanda nın AET ye İspanya ve Portekiz in AET ye

Detaylı

Ak Parti 14.Dönem Siyaset Akademisi Ödül Töreni Yapıldı

Ak Parti 14.Dönem Siyaset Akademisi Ödül Töreni Yapıldı Ak Parti 14.Dönem Siyaset Akademisi Ödül Töreni Yapıldı 14. Dönem Siyaset Akademisi Lider Ülke: Türkiye Yerel Yönetimler-II programında dereceye girenler ödüllerini Sayın Başbakanımızın elinden aldı. Mart

Detaylı

Türkiye de Sivil Toplumu Geliştirme ve Sivil Toplum-Kamu Sektörü Diyaloğunu Güçlendirme Projesi

Türkiye de Sivil Toplumu Geliştirme ve Sivil Toplum-Kamu Sektörü Diyaloğunu Güçlendirme Projesi Türkiye de Sivil Toplumu Geliştirme ve Sivil Toplum-Kamu Sektörü Diyaloğunu Güçlendirme Projesi Uluslararası Konferans Sivil Toplum-Kamu Sektörü İşbirliği 25-26 Nisan 2013, İstanbul 2 nci Genel Oturum

Detaylı

ZİYARETÇİ ARAŞTIRMASI ÖZET SONUÇLARI 9 12 Ocak 2013

ZİYARETÇİ ARAŞTIRMASI ÖZET SONUÇLARI 9 12 Ocak 2013 ZİYARETÇİ ARAŞTIRMASI ÖZET SONUÇLARI 9 12 Ocak 2013 TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi Büyükçekmece İstanbul 1 İÇİNDEKİLER SAYFA 1. ARAŞTIRMA KONUSU 3 1.1. FUAR KÜNYESİ 3 1.2. ARAŞTIRMANIN AMACI 3 1.3. ARAŞTIRMANIN

Detaylı

BASIN YAYIN BİRLİĞİ OCAK-ŞUBAT 2015 ETKİNLİK BÜLTENİ

BASIN YAYIN BİRLİĞİ OCAK-ŞUBAT 2015 ETKİNLİK BÜLTENİ BASIN YAYIN BİRLİĞİ OCAK-ŞUBAT 2015 ETKİNLİK BÜLTENİ 1. 2014 Türkiye Kitap Pazarı İstatistikleri Açıklandı. Kültür ve Turizm Bakanlığı ISBN Ajansı, Telif Hakları ve Sinema Genel Müdürlüğü ve Yayımcı Meslek

Detaylı

TMMOB Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği 41. DÖNEMDE RESİMLERLE TMMOB

TMMOB Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği 41. DÖNEMDE RESİMLERLE TMMOB TMMOB Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği 41. DÖNEMDE RESİMLERLE TMMOB 2010-2012 ISBN 978-605-01-0372-4 Baskı Mattek Basın Yayın Tanıtım Tic. San. Ltd. Şti Adakale Sokak 32/27 Kızılay/ANKARA Tel: (312)

Detaylı

2013 EYLÜL FAALİYET RAPORU

2013 EYLÜL FAALİYET RAPORU 2013 EYLÜL FAALİYET RAPORU 06 Eylül 2013- (Hande Tibuk) Kuzey Ren-Vestfalya Ekonomi Bakanlığı ve Nrw.Invest tarafından ikinci kez Türk firmalarına Kuzey Ren-Vestfalya da gerçekleştirdikleri başarılı ve

Detaylı

Uluslararası İzmir Film Festivali ilk kez 1990 yılında düzenlenmeye başladı. 11 kez düzenlenen Festivale 2000 yılında ara verildi.

Uluslararası İzmir Film Festivali ilk kez 1990 yılında düzenlenmeye başladı. 11 kez düzenlenen Festivale 2000 yılında ara verildi. Uluslararası İzmir Film Festivalinin Tarihçesi Uluslararası İzmir Film Festivali ilk kez 1990 yılında düzenlenmeye başladı. 11 kez düzenlenen Festivale 2000 yılında ara verildi. İzmir Film Festivali, 11

Detaylı

TÜRKİYE NİN EN TEKNİK ELEKTRİK FUARI: 4. ULUSLARARASI ELEX FUARI 2015 YILINDA DA HEYECAN VERDİ

TÜRKİYE NİN EN TEKNİK ELEKTRİK FUARI: 4. ULUSLARARASI ELEX FUARI 2015 YILINDA DA HEYECAN VERDİ TÜRKİYE NİN EN TEKNİK ELEKTRİK FUARI: 4. ULUSLARARASI ELEX FUARI 2015 YILINDA DA HEYECAN VERDİ 4. ULUSLARARASI ELEX FUARI 01-04 EKİM 2015 TARİHLERİ ARASINDA İSTANBUL FUAR MERKEZİ NDE SEKTÖRÜN EN ÖNEMLİ

Detaylı

Dr. Mustafa KURUCA Isparta da Sosyal Güvenlik Reformunun Yansımaları ve Sosyal Güvenlikte Teşvik Uygulamaları konulu konferans verdi

Dr. Mustafa KURUCA Isparta da Sosyal Güvenlik Reformunun Yansımaları ve Sosyal Güvenlikte Teşvik Uygulamaları konulu konferans verdi Dr. Mustafa KURUCA Isparta da Sosyal Güvenlik Reformunun Yansımaları ve Sosyal Güvenlikte Teşvik Uygulamaları konulu konferans verdi Isparta Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünce düzenlenen Sosyal Güvenlik Reformunun

Detaylı

SONUÇ RAPORU. CYF Fuarcılık A.Ş.

SONUÇ RAPORU. CYF Fuarcılık A.Ş. SONUÇ RAPORU Bitki sektörünün dev buluşması bu yılda 28 Kasım - 01 Aralık 2013 tarihleri arasında, İstanbul Fuar Merkezi nde gerçekleşti. Kıtaların buluşma noktası İstanbul da 21 farklı ülkeden gelen 286

Detaylı

3 OCAK 2013 10 OCAK 2013 14 OCAK 2013 15 OCAK 2013 16 OCAK 2013

3 OCAK 2013 10 OCAK 2013 14 OCAK 2013 15 OCAK 2013 16 OCAK 2013 3 OCAK 2013 Yönetim Kurulumuz Komisyon Başkanlarımız ile toplantı yaptı. Toplantıda önümüzdeki aylarda yapılacak etkinlik ve eğitimlerle ilgili komisyon çalışmaları hakkında görüş alışverişinde bulunuldu.

Detaylı

Türkiye İle Yabancı Ülkeler Arasında Kültür, Eğitim, Bilim, Basın-Yayın, Gençlik Ve Spor Alanlarında Mevcut İşbirliği Anlaşmaları

Türkiye İle Yabancı Ülkeler Arasında Kültür, Eğitim, Bilim, Basın-Yayın, Gençlik Ve Spor Alanlarında Mevcut İşbirliği Anlaşmaları Türkiye İle Yabancı Ülkeler Arasında Kültür, Eğitim, Bilim, Basın-Yayın, Gençlik Ve Spor Alanlarında Mevcut İşbirliği Anlaşmaları - Türkiye ile Afganistan arasında 7 Kasım 1959 tarihinde Ankara'da "Kültür

Detaylı

ELECO 2005 3. Uluslar arası Elektrik, Elektronik, Aydınlatma, Otomasyon ve İletişim Fuarı. 7 11 Aralık 2005. Ziyaretçi Araştırması Özet Sonuçları

ELECO 2005 3. Uluslar arası Elektrik, Elektronik, Aydınlatma, Otomasyon ve İletişim Fuarı. 7 11 Aralık 2005. Ziyaretçi Araştırması Özet Sonuçları ELECO 2005 3. Uluslar arası Elektrik, Elektronik, Aydınlatma, Otomasyon ve İletişim Fuarı 7 11 Aralık 2005 Ziyaretçi Araştırması Özet Sonuçları TÜYAP BURSA FUARCILIK A.Ş. TÜYAP Bursa Uluslararası Fuar

Detaylı

İsrail. 08 Haziran 2010 TÜRK KIZILAYI MÜDAHALE FAALİYETİ. Yaralıların Tahliye Operasyonu. Afet Yönetimi Müdürlüğü FAALİ YET RAPORU

İsrail. 08 Haziran 2010 TÜRK KIZILAYI MÜDAHALE FAALİYETİ. Yaralıların Tahliye Operasyonu. Afet Yönetimi Müdürlüğü FAALİ YET RAPORU İsrail Yaralıların Tahliye Operasyonu FAALİ YET RAPORU TÜRK KIZILAYI MÜDAHALE FAALİYETİ 08 Haziran 2010 Afet Yönetimi Müdürlüğü A. GENEL DURUM Ulusal ve uluslararası çeşitli sivil toplum örgütleri tarafından

Detaylı

Resmî Gazete Sayı : 29361

Resmî Gazete Sayı : 29361 20 Mayıs 2015 ÇARŞAMBA Resmî Gazete Sayı : 29361 TEBLİĞ Orman ve Su İşleri Bakanlığından: HAVZA YÖNETİM HEYETLERİNİN TEŞEKKÜLÜ, GÖREVLERİ, ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA TEBLİĞ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam,

Detaylı

KRUVAZİYER TURİZMİ ve DESTİNASYONA KATKISI. Erkunt Öner 2012

KRUVAZİYER TURİZMİ ve DESTİNASYONA KATKISI. Erkunt Öner 2012 KRUVAZİYER TURİZMİ ve DESTİNASYONA KATKISI Erkunt Öner 2012 1 1. Kruvaziyer Endüstrisinin Gelişimi Global olarak kruvaziyer endüstrisi, son 5 yılda turizmin en fazla büyüme gösteren alanı olmuştur. Yapılan

Detaylı

ŞANLIURFA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ Basın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü İNTERNET HABERLERİ. İnternet Haber Sitesi : www.sanlıurfa.com Tarih: 31.01.

ŞANLIURFA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ Basın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü İNTERNET HABERLERİ. İnternet Haber Sitesi : www.sanlıurfa.com Tarih: 31.01. Günlük Haber Bülteni 01.02.2015 İnternet Haber Sitesi : www.sanlıurfa.com Tarih: 31.01.2015 İnternet Haber Sitesi : www.sanlıurfa.com Tarih: 31.01.2015 İnternet Haber Sitesi : www.sanlıurfa.com Tarih:

Detaylı

Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Sayın Egemen Bağış ve Avrupa Birliği Genel Sekreterliği. Haftalık Türkiye - AB Gündemi 10. Hafta (8 14 Mart 2010)

Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Sayın Egemen Bağış ve Avrupa Birliği Genel Sekreterliği. Haftalık Türkiye - AB Gündemi 10. Hafta (8 14 Mart 2010) Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Sayın Egemen Bağış ve Avrupa Birliği Genel Sekreterliği Haftalık Türkiye - AB Gündemi 10. Hafta (8 14 Mart 2010) 8 MART 2010, PAZARTESİ 09:00-17:00 Avrupa Birliği Genel Sekreterliği

Detaylı

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Yakın Doğu Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi ne aittir. Bu ders içeriğinin bütün hakları saklıdır. İlgili kuruluştan

Detaylı

Komisyon EN GÜNCEL BİLGİLER VE SORULAR ISBN 978-605-364-502-3. Kitapta yer alan bölümlerin tüm sorumluluğu yazarlarına aittir.

Komisyon EN GÜNCEL BİLGİLER VE SORULAR ISBN 978-605-364-502-3. Kitapta yer alan bölümlerin tüm sorumluluğu yazarlarına aittir. Komisyon EN GÜNCEL BİLGİLER VE SORULAR ISBN 978-605-364-502-3 Kitapta yer alan bölümlerin tüm sorumluluğu yazarlarına aittir. 2013, Pegem Akademi Bu kitabın basım, yayın ve satış hakları Pegem Akademi

Detaylı

YOZGAT TİCARET VE SANAYİ ODASI. 2014 Yılı Faaliyet Raporu

YOZGAT TİCARET VE SANAYİ ODASI. 2014 Yılı Faaliyet Raporu YOZGAT TİCARET VE SANAYİ ODASI 2014 Yılı Faaliyet Raporu Yozgat Ticaret ve Sanayi Odası 2014 Yılı Oda Faaliyetlerimiz 69 Slayt 31.01.2014 AB Slovenia Projesi Denetimi 03.01.2014 Belediye Başkan Adayı Kazım

Detaylı

2013 KASIM FAALİYET RAPORU

2013 KASIM FAALİYET RAPORU 2013 KASIM FAALİYET RAPORU www.howtoistanbul.com Tanıtım Toplantısı 12 Kasım 2013 A. Murat Ersoy İstanbul Valiliği'nin, İstanbul Kalkınma Ajansı desteği ile İl Kültür Turizm Müdürlüğü Ortaklığı, TÜRSAB

Detaylı

ZİYARETÇİ ARAŞTIRMASI ÖZET SONUÇLARI 21 24 Nisan 2012

ZİYARETÇİ ARAŞTIRMASI ÖZET SONUÇLARI 21 24 Nisan 2012 ZİYARETÇİ ARAŞTIRMASI ÖZET SONUÇLARI 21 24 Nisan 2012 29. Uluslararası Tekstil Makineleri Fuarı 4. İstanbul Teknik Tekstiller ve Nonwoven Fuarı 9. Uluslararası İstanbul İplik Fuarı Hazırlayan TEKNİK Fuarcılık

Detaylı

http://www.haber18.com

http://www.haber18.com http://www.haber18.com Haberin Ayrıntıları: 5 Haziran Dünya Çevre Günü Karatekin Parkı nda Çankırı Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından düzenlenen programla kutlandı. Programa Valimiz Vahdettin

Detaylı

BACADER e-bülten OCAK 2015

BACADER e-bülten OCAK 2015 BACADER e-bülten OCAK 2015 ENERJİ VE TESİSAT HABER PORTALI NDA VE TERMO KLİMA DERGİSİ NDE "DOĞRU BACALAR İLE ZEHİRLENMELER ÖNLENEBİLİR" BAŞLIKLI YAZIMIZ YAYINLANDI.. 05 Ocak 2015 tarihinde Enerji ve Tesisat

Detaylı

2014-2015 AKADEMİK YILI ERASMUS ARTI (+) PROGRAMI BİLGİLENDİRME TOPLANTISI

2014-2015 AKADEMİK YILI ERASMUS ARTI (+) PROGRAMI BİLGİLENDİRME TOPLANTISI 2014-2015 AKADEMİK YILI ERASMUS ARTI (+) PROGRAMI BİLGİLENDİRME TOPLANTISI SUNUM PLANI Erasmus artı( +) Programı Nedir? Erasmus artı (+) Programının Amacı? Programa Kapsamındaki Ülkeler Program Kapsamında

Detaylı

Plast Eurasia İstanbul 2015 Fuar Sonuç Raporu

Plast Eurasia İstanbul 2015 Fuar Sonuç Raporu Plast Eurasia İstanbul 2015 Fuar Sonuç Raporu 2 BAŞARI GÜVEN TECRÜBE BİLGİ TEKNOLOJİ Plast Eurasia İstanbul Avrasya Plastik Sektörünün Buluşma Noktası T 10 Salon 98.000 m2 S Avrasya nın En Büyüğü SAYISAL

Detaylı

Türkiye-Almanya Sosyal Güvenlik Sözleşmesi nin 50 nci Yılı Konferansı Ankara da Düzenlendi

Türkiye-Almanya Sosyal Güvenlik Sözleşmesi nin 50 nci Yılı Konferansı Ankara da Düzenlendi Türkiye-Almanya Sosyal Güvenlik Sözleşmesi nin 50 nci Yılı Konferansı Ankara da Düzenlendi Sosyal Güvenlik Kurumu(SGK), Ankara Üniversitesi ve Ziraat Bankası işbirliği ile Türkiye-Almanya Sosyal Güvenlik

Detaylı

Şişecam, Yenişehir de dünya genelinde tek lokasyonda kurulu en büyük Cam Kompleksi nin yeni yatırımlarını açtı.

Şişecam, Yenişehir de dünya genelinde tek lokasyonda kurulu en büyük Cam Kompleksi nin yeni yatırımlarını açtı. Basın Bülteni Şişecam, Yenişehir de dünya genelinde tek lokasyonda kurulu en büyük Cam Kompleksi nin yeni yatırımlarını açtı. Şişecam, Yenişehir Cam Kompleksi nde yer alan Anadolu Cam Fabrikası 4. Cam

Detaylı