Açıklama [t1]: HALİL İBAN HALİL İBAN KÜÇÜK ALİ ( ROMAN) KÜÇÜK ALİ

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Açıklama [t1]: HALİL İBAN HALİL İBAN KÜÇÜK ALİ ( ROMAN) KÜÇÜK ALİ"

Transkript

1 Açıklama [t1]: HALİL İBAN HALİL İBAN KÜÇÜK ALİ ( ROMAN) KÜÇÜK ALİ 2

2 KÜÇÜK ALİ Ali, doğarken annesini yitirmişti. Dünyaya aç, susuz ve çırılçıplak gelmişti. Henüz Acıktım, susadım. Demeyi de bilmiyordu. Doğa O na bir ağlama yeteneği vermiş, o da sivrisineğin vızıltısı gibi, çok kısık, ve de kısa sureli idi. Onun gelişi ile, ailenin içine bir üzüntü, bir karabasan, bir uğursuzluk gelmiş gibi görülüyordu. Kimse bu zavallı öksüzle ilgilenmiyordu. Önceleri, ne ölçüde sevilip, anlaşıldığı bilinmeyen, zavallı anne, şimdi bir melek olarak kabul edilmiş, daha EELvarsa bağrışıp çağrışmalar unutulmuş. O, artık bir melek olarak kabul edilmişti. Adı, her anıldığında: Zavallı, çocuğunu da göremeden gitti. Allah rahmet eylesin. O,bir şehit oldu. Şimdi cennettedir. Diye anılmaktadır.( Yerleşik inanca göre doğumda ölen anneler şehit olurmuş.) Eskiden olmuş olacağını varsaydığımız kötülükler, küskünlükler artık unutulmuş görülmektedir. Bu arada dünyaya birkaç sat önce gelmiş olan zavallı bebek, suçunu biliyormuş gibi susuyordu. Yanı başında oturan yaşlı Firuze Hanımefendi, bitişik komşuları idi. Kimsenin bebekle ilgilenmediğini anlayınca, onu alıp çantasına koydu ve ayni 3

3 kattaki bitişik dairesine götürdü. O anda evde olan küçük gelini Şenel i yanına çağırıp: O na: Al kızım, bu yavrucuk sana teslim. Onun kendinden başka hiçbir şeyi ve de senden ve benden gayri ilgilenecek kimsesi yoktur. Ne sağlaya bilirsen sağla. Şimdilik İkimizden başka kimsesi olmadığına göre gerisini de ben sağlamaya çalışırım. Bir kaç gün kendi çocuğumuz gibi bakacağız. Sakın, bizde olduğunu kimseye söylemeyesin. Hele kendi ailesi, başlarındaki bu sıkıntıyı, bu acıyı biraz olsun atabilsinler,(bu acı, bu sıkıntı ancak mahşerde biter.) O zaman, haber veririz. Diye sıkı tembih etti. Çarşıdan alınması gereken ne varsa aldırıp geline verdi. Sonra bir sütanne bulup çocuğu doydurttu. Bebek, doyurulup Şenel Hanımın verdiği giysileri giydirilince hemen uyuyuverdi. Firuze Hanım bu işleri bitirince geri komşuya gitti. Bebeğin ailesi, henüz işin farkında bile değillerdi. Onlar, bir genç anne yitirmişler, O acının üzüntüsü ve şaşkınlığı içindeydiler. Henüz yeni doğmuş bebek, akıllarına bile gelmiyordu. Aradan yedi gün geçti. Aile, hala giden için ağlıyordu. Buna ağlamak dene bilir miydi? Henüz yirmi iki yaşını bitirmemiş, gencecik güzel bir kadın, ilk çocuğunu doğururken, çocuğunu bile görmek olanağı bulamadan çekip gidiveriyor. Buna hangi yürek, hangi can dayanabilir? Gelinin annesi baygın, kaynana bir yatakta, anne bir yatakta yatarken görümce, ablaların acı feryatları hiç durmuyor, coşuyorlar. Gençler, birbirleri ile sanki ağlama yarışına girmişler gibi coşup maniler, türkülerle evi dolduran kalabalığı da 4

4 coştururken gelen yavrucak sanki unutulmuştu. Gelen İçin kimsenin ağzından bir kelime çıkmıyordu. O gün, hafızlar gelmiş, kuran ve mevlit okunuyor. Gidene dualar ediliyor, Fatihalar okunuyordu. Biraz sonra işi biten hafızlar ve mevlit okuyanlar izin isteyip kalkıp gittiler. Hemen arksından aileden olmayan çağrılı konuklar da kalktılar. Evde yalnız aileden olanlar ve bir de Firuze Hanımefendi kalmışlardı. FİRUZEHANIEFENDİ:(Birden sesini yükselterek ): Zavallı Gelin, çekip giderken size bir emanet bırakmıştı. Hani nerede O? Onu, göremiyorum. Deyince, bu olay, TÜM AİLEYİ başka bir üzüntüye sokmuştu. Tümü birden adeta derin bir uykudan uyanmışçasına birbirlerine sorup duruyorlardı. Bir hafta akıllarına bile getiremedikleri bebeğe ne olmuştu? Herkes, birbirini suçlamaya Sorgulamaya başlamışlardı ki, yine: FİRUZE HANIMEFENDİ:- Baktı ki aile bireyleri biri birlerini suçlamaya başlamışlardı. İşin sonu iki ailenin arasını açacak duruma gelebilirdi. Çünkü her iki aile de ölçüyü kaçırabilirdi. Şurada bir beze sarılı duran bebek ne olmuştu? Uçup gitmemişti ya bu yavrucak? Bunu kalabalık içinden bir bebek hırsızı çalıp götürebilirdi. Ya da iki aileden biri diğerinden kaçıra bilirdi. Ölmüş olsa ölüsü nerede? Yoksa bir organ mafyası mı kaçırdı? Gibi sorular giderek çoğalıyordu. Tam burada, FİRUZE HANIEFENDİ:(İmdada yetişti). Durun komşular, hemen telaşlanıp birbirimizi suçlamayalım. Sonra gönül kırar Üzülürsünüz. Çocuk kendi evinde ilk yatırdığınız divanın üstünde mışıl, mışıl uyuyor. Bu güne değin teyzesinin konuğu 5

5 olarak bizdeydi. Çırılçıplaktı geldiğinde. Acıkmıştı, öylesine acıkmıştı ki nerdeyse acından ölmek üzereydi. Bana ağlayarak içini açtı. Teyzeciğim acımdan ölmek üzereyim. Bana bir içimlik anne sütü, bir de çok üşüyorum. Bana giydirebileceğiniz bir giysi bulursanız çok sevinirim. Böylece hem açlıktan hem soğuktan dolayı ölmekten kurtarırsınız. Diye çok yalvardı. Ben de dayanamayıp, Ona hem bir sütanne buldum. Hem de benim küçük gelinden artık onun işine yaramayan bebek giysilerini alıp ona giydirdim. Gelin bu eski giysileri ona geçici olarak giydirdi. Onun yeni giysileri tüm gereksinimleri ile yanındaki bohçada kullanılacağı zamanı bekliyorlar. Biz, Ona gösterip sorduk: Beğendiniz mi küçük Beyefendi? Dedik. O da: Çok beğenmiş olduğunu O küçücük dilini çıkartarak belirtti. Ben de lafı çok uzattım. Tümünüzden bağışlamanızı dileyerek anneanne ve babaanneleri, teyzeleri, ve halayı ayrıca bebeği görmek isteyenleri Küçük Bey in yanına çağırıyorum. Buyurun Hanımefendiler. Küçük Beyimiz sizleri bekliyorlar. Yalnız Küçük Beyin bir ilkesi var, onu söylemeden kapı açılamayacak. Sevgili hanımlar. Küçük Beyefendi aşırı gürültüden, gösteriden ve de ağıttan hiç hoşlanmazlar. O nedenle yanında ağıt, üzüntü ve de aşırı sevinç istemezler. Buna çok dikkat ediniz. Diyerek odanın kapısını vurdu. Kapı açıldı. İçerde iki genç hanım oturuyordu. Hanımlardan birisi Firuze Hanımefendi nin küçük gelini idi. Onu biliyorlardı. İkinci genç bayan kimdi? Kucağında bir de çocuk vardı. İçeri girenler şaşkın, şaşkın odada sanki daha başka birini arıyorlarmış gibi Bakınırken yine 6

6 FİRUZE HANIMEFENDİ:- Ayol, ne duruyorsunuz. Bakın torununuz, sizi bekliyor, tanışmak için. Yoksa siz,onu kucaklamaya korkuyor musunuz?. Sütannesinin kucağından alıp, bağrınıza bassanıza. Deyince. Önce anneanne ve babaanneler koştular, sonra hala ve teyzeler koşup bebek i kucaklarına aldılar. Dünyaya gelişi tam yedi gün olan bebek, o anda iki ninenin, bir halanın ve üç teyzenin kalplerine sevgi tahtını kurmuştu. Anneannesi: Bu yavrucuğun adı nedir? Diye sorunca, Babaanne: Göbek adı kondu. Hem de anneciği tarafından kondu. Doğumdan iki gün önceydi hep birlikte konuşuyorduk. O gün annesi : Karnımdaki bebek, erkek olursa baba, senin adın onun göbek adı olacaktır. Kız olursa, anneciğim, senin adın da onun göbek adı olacaktır. Biz babası ile anlaştık. İkinci adlarını da sizlere bıraktık. Demişti. Babası da onu doğruladı. Şimdi bu bebeğin göbek adı anne ve babasının kararı ile Ali dir adını annesi verdi. Ömrünü de Allah versin. Nasıl uygun mu? Diye sorunca oradaki herkes, uygundur. Adı kendisine ve ailesine uğurlu olsun diyerek onayladılar. Bu onay alınınca anneanne yeni bir öneri getirdi: HATİCE KOCA:-Mademki rahmetli kızım ve damadım bize bir hak tanımışlar, ben de ikinci adının öbür dedesinin adı olsun derim. Lütfen bu teklifimi de onaylayın diye sözlerini bitirdi. Bunun üzerine babaanne: EMİNE ENDER:-Bu öneriyi ben getirecektim. Ama kardeşim benden önce davrandı. Öneri bizim de önerimizdir. Doğrudur. Biz de onaylıyoruz. Hasan Ali adı Küçük Âlimize uğurlu olsun. Allah onu Hasan Ali nin toprağınca yaşatsın. 7

7 Akşam babası ve dedeleri gelince onlara da söyleyelim. Dinimizin kurallarına göre ad koyma töreni düzenlesinler. Akşam olunca, baba ve iki dede eve geldiler. ALİ ENDER Dede, yerine oturup, iyice yerleştikten sonra: ALİ ENDER: -Gel bakalım, şöyle yanıma otur da anlat, Hanım Sultanım anlat, bugün ne işler çevirdiniz? Başka neler oldu anlat da dinleyelim. EMİNE ENDER:-(Koltukta kocasına biraz daha yaklaşarak):-bak neler, neler oldu Efendi. Sana bir, bir anlatayım da, sen de hayret et bizim gibi. Bu gün rahmetlinin yedinci günüydü. Onu andık, kuran ve mevlit okuttuk. Hocalara ve gelen konuklara yemekler verdik. Akşama doğru hocalar gidince onların arkasından konuklar da kalkıp gittiler. Yalnız bizim bitişik komşu Firuze Hanımefendi kalmıştı. Bizim hiç birimize fırsat vermeden yüksek sesle konuşmaya başladı: FRİRUZE HANIMEFENDİ:- Bana bakın komşular. Sizlere bir şey soracağım. Beni iyi dinleyin. Benim de çok sevdiğim, gençliğine, güzelliğine imrendiğim rahmetli Olcay, bir daha geri dönmemek üzere giderken sizlere bir armağan bırakmıştı. Ben, bugün onu göremiyorum. O nerededir? Diye sorunca bizleri yeni bir korku yeni bir üzüntüye soktu. Gerçekten doğduğundan beri bebeği ne gördük ne de adını andık. O zaman, biz birbirimizin yüzüne bakarak kuşkulanmaya başladık. O bunu anlayınca, FRUZE HANIMEFENDİ:-Bana bakın Komşular hemen birbirinizi suçlamaya kalkmayın. O bendeydi. Şu anda da kendi evinde yatmaktadır. Sizleri de görmek istemektedir. Diye torunumuzu görmeye çağırdı. Şimdi ben de sizleri 8

8 çağırıyorum. Haydi, Buyurun o sizleri görmek, tanışmak istemektedir. Şimdi sizlere bir şeyler daha söylemem gerekir. Şu anda küçük beyimiz sizleri görmeye, babasının ve dedelerinin ellerini öpüp tanışmaya gelecek. Yalnız bizim küçük Beyin bir temel ilkesi var. Kendisi buradayken ne ağıt, ne üzüntü, ne de aşırı coşku olsun. Buna dikkat edin lütfen. Kızım Macide, Küçük Beyimiz atık buraya gelebilirler. Deyince, Macide, kucağında bir çocukla çıkageldi. Önce babasına vermek istedi. O dedelerini göstererek onlara vermesini işaret etti. Macide Önce babası Ali Ender in önünde durup ona uzattı. ALİENDER:-Gel kuzucuğum. Gel Aslanım. Diyerek aldı bağrına bastırdı. Sonra bir şeyler mırıldandı. Ya dua ediyor ya da kurandan bir şeyler okuyordu Dudaklarının oynaması bitince Macide ye almasını işaret edip serbest olan elini ve başını öperek Hasan Koca Dedesine yolladı. HASAN KOCA:-Gel Benim Dedi. Gerisini söyleyemedi. Başını bebeğin sarılı olduğu giysilere gömerek bir süre öyle kaldı. Bu süre içinde Macide yaşından beklenmeyen bir olgunluk gösterip hiç bir şey yapmadan ve de demeden Hasan Koca nın işinin bitmesini bekledi. Hasan Koca hiçbir şey yapmıyor, bebeği yüzüne siper etmiş ağlıyordu. Macide bunu görüyordu. Bu olayı gördüğünü ne kendi kendine ne de ölünceye değin kimseye söylemeyeceğine. Söz veriyordu. Öyle de yaptı. Hasan Koca, O nu uzun bir süre bırakmadı. O dedesinin yüzünü kapattığı sürece Macide ses çıkarmadan ve hiçbir davranışta bulunmadan bekledi, durdu. Sonra Hasan Koca O nu Macide ye verdi. O da alıp Ağabey i Hikmet e verdi. 9

9 Hikmet çocuğunu alarak doğru odasına koştu. Onun böyle yaptığını gören annesi Emine ve babası Ali Ender Hemen Macide ye işaret ederek Sen oraya koş! Dediler. Macide koşarak Ağabeyi Hikmet in odasına gitti. Gördü ki Hikmet, Oğlunu bir divana yatırmış kendisi de yanına uzanmış, ağlayıp duruyor. Hiç sesini çıkarmadan O da bir koltuğa oturup beklemeye başladı. EMİNE ENDER:-(Yeniden söze başlayarak) Benim söyleyeceklerim daha bitmedi. İzin verin de bitireyim. ALİ ENDER:-Buyurun Sultanım, diyerek ona yol verdi. EMİNE ENDER:-Tam bu sırada, kardeşim Hatice Hanım, Pek güzel de bu çocuğun adı nedir? Adını koymadınız mı? Diyerek bizi uyardı. O zaman ben de: Doğumdan iki gün önceydi. Topluca oturmuş konuşuyorduk. Annesi birden Karnımdaki çocuk, erkek olursa baba, senin adın onun göbek adı olacaktır. Eğer kız olursa anne, senin adın da onun göbek adı olacaktır. Biz babasıyla konuştuk, bu kararı aldık. Eğer ikinci bir ad verilirse onu seçmek ve çocuğa vermek hakkını da sizlere bıraktık. Diye söyledi, Dedim. Tam sözüm bitmişti ki Hatice kardeşim birden söze girerek: HATİCE KOCA:- Mademki sevgili damadım ve rahmetli kızım, bize bir hak tanımışlar, ben de ikinci adının da öbür dedesinin adı olmasını öneriyorum. Böylece çocuğun adı Hasan Ali olsun derim. EMİNE ENDER:-Ben de ayni şeyi düşünmüştüm ki kardeşim benden önce davranarak ortak torunumuzun adını belirlemiş oldu. Şimdi yapılacak iki işimiz var, her ikisi de biz kadınların değil siz iki Dedenin el ele vererek yapabileceği 10

10 işlerdir. Her ikiniz de maşallah bu işe en uygun kişilersiniz. Birinci iş, Hemen bu cuma günü açık alanda bir toplantı düzenleyip Dinimizin gereği gibi bir ad koyma şöleni yapmaktır. Kentimizde nence yoksul, düşkün, yardım Edilecek kişi varsa onların tümünü bu şölene çağırmak, Düşkünleri hastaları evlerinde ağırlamak, Hafızlara Kur an, Mevlit hanlara Mevlit okutmak, yemeğe gelen yoksulara, en az birer fitre, para vermek. Dualarını almak, ikinci işiniz de Firuze Hanımefendi ye bu yaptığı iyiliğe karşı, bir hediye almak. Oldu mu? Hasan ve Ali Beyler. Haydi rastgele! ALİ ENDER:-Benim gözüm nuru, başım tacı Sultanım, sizin bu sözleriniz, bir ricadan, bir emirden çok bir kesin uyarı oldu. Buna yok yapamayız demek, iki ulus arasında savaş yapmayı gerektirir. Bizimse böyle bir gücümüz (özellikle sizlere karşı ) yoktur. Bu yüzden Emirleriniz Baş üstünedir. Birinci göreve üç günümüz var. Onu olmuş bitmiş saya bilirsiniz. İkinci göreve gelince onu biraz bekleyeceğiz. Hemen şimdi yaparsak ayıp olur. O nedenle uygun bir olay, ya da uygun bir zaman gözetleyeceğiz. Oldu mu Sultanım? EMİNE ENDER:- Olur, nasıl bilirseniz öyle olsun. Siz bizden daha iyisini bilirsiniz. Sonunda beklenen Cuma geldi. Her şey çok güzel hazırlanmıştı. Kentin içinde çok geniş boş bir alan bulunmuş, orası yapılacak işe uygun hale getirilmiş. Yemek verilecek konuklara yetecek ölçüde kurbanlar kesilmiş, usta servis elemanları tutulmuş, bu işler hep gece yapıldığı için kimseler görüp rahatsız olmamış. Şimdi meydanda mikrofon ve hoparlör düzenlemeleri yapılıyor. Hocalar Cuma namazından 11

11 çıkınca gelecekler. O zaman mevlit, arkasından kuran okunacak, sonra da çocuğun adı konulacak. Alana gelememiş düşkün ve yatalak hastaların evlerine servis elemanlarınca yemek dağıtımı sabahleyin başladı. Akşama değin sürdürülecektir. Sonun da camiden Cuma namazından çıkan cemaat ve hocalar da geldiler. Hafızlar, Kuran okumaya başladılar. En sonra semt camiinin imamı adı konulacak çocuğu kucağına alıp adını koydu. Artık çocuğun adı konmuş işi bitmişti. O gitti yerine Hasan Ali, geldi. Hoş geldin Hasan Ali. * * * Hasan Ali, Gün geçtikçe büyüyor, gelişiyor evin içinde de yaramazlığı bitmiyordu. Zavallı babaanne, anneanne onun yaramazlıklarına, şımarıklıklarına katlanıyor fakat kendilerinde de güç, takat kalmıyordu. Bütün bu davranışlarına karşın ikisinin de ağzından Bir kelime bile çıkmıyordu. Babaanne gece ve gündüz onunla birlikte idi. Anneanneye, gelince Sabah namazını kılıp Hasan Koca nın kahvaltısını yaptırıp onu işe yollayınca, O, da Hasan Ali sine koşardı. Akşam Yatsı namazında evinde olmaya çalışır kimi zaman onu da Hasan Ali nin yanında kılardı. Hasan Ali, en çok bu iki yaşlı kadının namaz kılmalarını severdi. Onlar, tahiyyata oturdular mı hemen sırtlarına biner kıyamda, rükûda, sücuda vardıklarında sırtlarında kalır tekrar tahiyyata gelince inerdi. Onun bu oyunu, kadınların da hoşuna giderdi. Kimi zaman birisi namaz kılarken öbürü onu kendine 12

12 çağırır, namaz kılıyormuş gibi yaparak, hem torununu eğlendirir hem de arkadaşının namazını korumuş olurdu. Küçük Ali, artık sütten kesilmiş, her şeyi yiyebilecek çağa gelmişti. İki büyük annesi nereye giderlerse O nu da yanlarında götürürlerdi. Yoksa kıyameti koparırdı. Bu alışkanlık Ali den daha çok Büyükannelerden kaynaklanmaktadır. Onlar, Ali ye öylesine bağlanmışlardı ki gece ve gündüz bir saniye ayrılmak istemiyorlardı. İşte bu ortamda yetişen Hasan Ali, altı yaşına gelmişti. Bu yaşa gelmiş olan erkek çocuk, hiç istemediği iki olayla karşılaşmak zorundadır. Birisi sünnet olayıdır ki, çocuk bunu hiç istemez. İkincisi, okula başlamak. Birinci olayda bıçak vardır, kesme vardır yaralanma vardır. Ondan korkar. İkinci olayda ise evden ayrılıp yalnız başına alışkın olmadığı bir kalabalığın içinde kedisini kaybolmuş gibi bir duyguya kaptırmak var. Bu duygu çocuğu daha çok etkiler korkutur ve şaşırtır. Bu Şaşkınlık ve korku etkisi ile ağlamaya başlar. Eğer o anda yakınlarından birisi, yanında olmazsa korku kendini bırakmaz. Eğer olursa da çocuk bu kez de her zaman yanında bir yakını bulunmasına alışır ki bu daha kötüdür. Büyük anneler şimdi bununla meşguller.görevleri:çocuğun sünnete alıştırılmasını ve bu işi severek ve isteyerek yaptırmasını sağlamaktır. Bir kaç gün düşünür danışırlar. Sonunda babaanne bir çözüm bulur. Ve anneanneye: EMİNE ENDER:-Bak, Hatice kardeşim, ben yarın Hasan Ali ye akşam annen bana geldi. Senin artık erkek olman gerektiğini söyledi. Ben erkek çocukları çok severim. Küçük Ali me selam söyleyin. Onu çok seviyorum. Beni kırmasın. 13

13 Hatırım için erkek olsun dedi. Diyeceğim Sen de beni desteklersen, bu iş olur. Sen ne diyorsun? HATİCE KOCA:-Ne diyeyim, aklımıza gelen Herşeyi denemekte yarar vardır. Ben inşallah başarırız. Derim. Diyerek onay verdi. Son on beş yirmi gündür Küçük Ali, KÜÇÜK ALİ:-Ben erkek olmak istemiyorum Beni zorla sünnet ettirecekler. Ve de zorla erkek ettirecekler. Diye çoğu kez ağlayarak evde dolaşıyor. İki zavallı nine de onun peşinden koşturup duruyorlardı. Bir Sabah EMİNE ENDER nine yeni uyanmış Daha yatağında oturuyordu. Hasan Ali yi yanına çağırdı. Ona: EMİNE ENDER:-Bak Hasan ALİ, az önce Senin annenle birlikteydik. Bana seni sordu. iyi olduğunu söyledim. Çok sevindi. Selam söyledi. Ali me, Annen istiyor, hemen erkek ol deyi ver. Dedi ve birden gidiverdi. HASAN ALİ:-Sahi böyle dedi mi Babaanne? Sen bana hiç yalan söylemezsin? Değil mi? EMİNE ENDER:-Neden söylemezmişim.herakşam anlattığım masalların tümü yalan değil mi? Derken kapı çalındı. Hasan Ali hemen Anne annem geldi. Diyerek kapıya koştu. Kapıyı Açar açmaz anneanneyi karşısında görünce ona: HASAN ALİ-:Biliyor musun akşam annem gelip babaanneme benim erkek olmamı çok İstediğini söylemiş. Biraz önce babaannem anlattı. Ben de karar verdim. Annem istediği için çok acısa da erkek olacağım. Deyince Hatice Koca, birden çok sevinerek: 14

14 HATİCEKOCA:-Oh ne güzel, ne güzel. Kutlarım seni aferin, benim güzel erkeğim. Sen çok akıllı, çok güçlü, çok da bilgili olursun inşallah. Diye onu sarılıp öptü, birlikte Emine Nine nineye giderlerken Hikmet in içerden gelen sesini duyan Macide O nun yanına giderek: MACİDE:-Ağabey sen konuşuyorsun artık. HİKMET:-Evet kardeşim. Birden rahat konuşmaya başladım. MACİDE:-Öyleyse ben bunu herkese duyura bilir miyim? HİKMET:-Tabii, neden olmasın? Sevgili kardeşim. MACİDE:- Hemen koşup oturma odasındaki herkese sanki bir bayram müjdesi verirmiş gibi altı yıldır ağzından bir kelime çıkmayan Hikmet Ağabeyim şimdi bülbül gibi konuşuyor. Diye bağırarak girince herkese her şeyi unutturmuştu. O akşam Hikmet in Konuşmasından başka bir laf edilmedi. Hikmet i de oturma odasına almış onunla konuşuyorlardı. Herkes çok mutlu çok sevinçli idi. Hatta Hasan Ali nin Erkek olmaya karar vermiş olması bile ikinci plana gerilemişti. Ertesi gün Hikmet, akıllarına getirdi, işe başladılar. Önce uzaktan gelecek konukların listeleri yapıldı. Sonra ayni kentte oturanların listeleri hazırlandı. Uzaktan gelecekler içinde yurt dışından olanlar da vardı. Çağrılanların gelebilecekleri zamana uygun düşecek bir gün karalaştırıldı. Yeterince hatta biraz da fazla çağrı bastırıldı. Çağrılar postaya verildi Sünnet yapmak için bir profesörle anlaşıldı. O nun bağlı olduğu hastanede yapılacaktı. Çocuk hastaneden gelince mevlit okunacak. Kur an okutulacaktı. Yemek, davul zurna, 15

15 halay ve zeybek havaları evin dışında açık alanda her kese açık olacaktı Ayrıca yoksul aile çocukları da sünnet ettirilecekti. Bu çocukların Sünnetle ilgili tüm giderleri Ender ve Koca aileleri tarafından karşılanacaktı. Tüm giderleri bu iki aile tarafından karşılanacaktı. Annem istedi Gelmiş babaanneme söylemiş,ben de annem istediği için erkek oldum. Diye dolaşıyordu. Düğün, dernek, eğlence bitmiş, bir akşam iki aile oturmuş konuşuyorlardı. Derken Hasan Ali nin, okula başlamasına sıra geldi. Her iki dede de artık başlaması iyi olur dediler. Hanımlar da bu görüşe katılınca Baba Hikmet e bir görev verildi. Sen yarın şu bizim eve yakın ilkokulla bir görüş, Ne gerekiyorsa öğren bize bildir. Dediler. Ekrem, ertesi sabah O İlkokula giderek okul müdürü ile konuşup görüşüp okulun kayıt kabul şartlarını alarak babasının yanına gitti. Hasan Koca da gelmiş oturmuş kahvelerini içiyorlardı. Hikmet içeri girince, Ne yaptın? Öğrenebildin mi? Diye sordular. Hikmet susmuş cevap vermiyordu. Biraz bekledikten sonra Hasan Ali iki ninenin ellerinden tutmuş olarak Dedeler ben okullu oldum. Babam beni okula yazdırdı. Bakın bu da Okulun bana verdiği kimliğim. Diyerek dedelerine gösterip ellerini öptü. Onlar da kendisini kutlayarak: Hadi gidip biz de senin okul giysilerini alalım. Diyerek onu elinden tutup okul giyimleri satan bir yere götürmek istediler. Hasan Ali: Gereği yok dedeciğim iki Ninem o işi de yaptılar. Meğer Hikmet, okul müdürü ile görüşüp okula yazılma koşullarını aldıktan sora, eve geri dönüp Hasan Ali yi almak istemiş. Annesi Emine ve Kayın Validesi Hatice Hanım da illa 16

16 biz de geliriz diye tutturmuşlar. Hikmet de bu iki kişinin isteğine boyun eğerek ses çıkarmamış. Önce bir fotoğrafçıya giderek Hasan Ali nin fotoğrafını çektirmişler. Okul, altı tane istemiş bizimkiler on iki demişler. Diğer isteklerini de tamamladıktan sonra geri okula dönüp kayıt işini bitirmişler. Oradan çıkıp Dedelerinin yanına gelirken okul giysileri satan mağazaya da uğramış, değişikli olsun diye iki giysi almışlar. Çocuğa kimi dar, kimisi de bol gelince, Tezgâhtar: İsterseniz, çocuğun üstüne tam olsun diye ölçüsünü alıp kendisine özel dikelim. Deyince, Hepsi birden Olur. Ama ne zaman alabiliriz. Dediler. Tezgâhtar:- En geç Bu akşam saat 21de evinizde olur. Siz hiç yorulmayın dağıtım elemanlarımız vardır. Onlar getireceklerdir. Yalnız siz bize ev adresinizi bırakınız. Onlar size bir teslim alma belgesi verecekler. Aldığınızı çocuğun üstüne deneyin. Beğenirseniz alın. Yok, eğer bir itirazınız varsa almayın. O zaman size verilen kağıdı da imzalamadan bize getirin Akşam kendi başlarına evde oturmuş konuşurlarken saat tam yirmide kapının zili çaldı. Hemen koşup kapıyı açtılar. İki genç bayan ve bir genç erkek: İyi geceler Efendim. Bizler çocuğunuzun yeni aldığınız giysilerini getirmiştik. İzin verirseniz arkadaşlarımız içeri girip çocuğu giydirip bakacaklar. 17

17 Kapıyı açanlar:-iyi geceler. Hoş geldiniz. Buyurun, buyurun! Diyerek, O, üç kişiyi içeri aldılar. İçlerinden biri, galiba MACİDE:- Başka arkadaşınız var mıydı? Diye sorunca, bir de şoförümüz var, Efendim. Dediler. MACİDE:-Peki onu niye içeri almadınız? Diye sorunca: YENİ GELEN KIZLARDAN BİRİSİ:-Efendim, Vallahi suç bizde biz alıştırmadık. O zavallı da biz çıkıncaya değin itiraz etmeden bekler oturur. MACİDE:-Ben bu kuralı yıkıp arkadaşınızı çağırırsam kızar mısınız? YENİGELEN KIZLARDAN İKİSİ BİRDEN:- Ne kızması. Hem arkadaşımızın gönlünü almış, hem de bize çok önemli bir arkadaşlık dersi vermiş olursunuz. Size candan ve gönülden teşekkür ederiz. Macide bu sözleri duyunca koşup kapıya gitti. Bir de ne görsün? Şoför arabanın içinde bir simit yemekle meşgul, değil mi? Bunu gören Macide, MACİDE:-Arkadaşlarınız sizi çağırıyorlar. Lütfen içeri gelir misiniz? Şoför elindeki simidi katlayıp cebine koyarak arabadan indi. Macide, O arabadan inerken kapıyı açmak için ona sırtını dönüp gözünün yaşını sili verdi. Kapıyı açtı adamı içeri aldı. Adam içeri girer girmez doğru kızların yanına gidip Beni çağırmışsınız ablalar, hayrola bir şey mi vardı? Diye sordu. KIZLAR:- Bir şey yok Osman Efendi. Seni öylece çağırdık. Onlar böylece kızlarla konuşurken Macide annesine 18

18 zavallı şoförü anlatıyordu. Emine ENDER, kızını dinlerken o da üzülüp gözyaşlarını siliyordu. Ana, kız birlikte çok üzülmüşlerdi. Sonunda Mutfaktaki işlerini bitirerek kızları ve erkek arkadaşlarını sofraya buyur ettiler. Macide baktı ki üçü geliyor, şoför arkadaşları yerinden kalkmıyor. MACİDE:- Siz neden kalkmıyorsunuz? Ben adınızı da bilmiyorum. Sahi sizin adınız nedir? ŞOFÖR :-Adım, Osman dır. Efendim. MACİDE:-Osman Efendi, beni çok üzdünüz. Bakın daha önce giden arkadaşlarınız da kalkmış buraya geliyorlar. Böyle yapmanız hiç doğru değildir. Hadi onlar gelip sana bir şey söylemeden, sen kalk da biz ikimiz birlikte gidelim. Deyince Osman, biraz yumuşamış göründü. Tam bu sırada arkadaşları da gelmiş Ona neden gelmediğini soruyorlardı. Genç Bayanlar:- Osman bize kızmış O nedenle gelmiyor, bunu biz biliyoruz. Özür dileriz. Bir hata, bir cahillik ettik. Aklımızı başımıza aha şu kız getirdi. Gece veya gündüz, nereye gidersek gidelim, seni yanımıza almadan gitmeyeceğimize, yemin ediyor ve senden bir daha, bir daha özür diliyoruz. Diyerek Kızlar, onun kollarına sarılarak adeta sürüklercesine götürdüler. Böylece sorun giderilmiş ve herkes rahatlamış oldu. Dördünün de karnı açmış, sabahtan beri hiçbir şey yeme olanağı bulamamışlar. Emine ENDER İN hazırladığı nefis akşam yemeği ile karınlarını doyurup bir de kahvelerini içince hepsi birden sanki yeniden canlanmış gibi oldular. Hele Hasan Ali yeni giysilerini giyinip Karşılarına geçince neşeleri bir kat daha arttı. Kendilerinin bugünkü son görevleri olduğu için hiç 19

19 acele etmeden hem Hasan Ali nin giysilerini giydirip kontrol ettiler hem de geç vakitlere değin eğlendiler, Bu arada şoför Osman onlara birkaç türkü söyledi. Meğer Osman ın sesi de çok güzelmiş hepsi birden çok beğendiler. Gece saat yirmi üçte ayılırlarken ev halkı kendilerine yine bekleriz. Diyerek açık davetiye vermiş oldular. Getirdikleri giysileri çok beğenip teşekkür ettiler. İmzalanması gereken belgeyi de vererek kendilerini uğurladılar. Onlar çekip gittikten sonra Macide ile annesi, ertesi gün, akşam üzeri evde oturmuş konuşuyorlardı. EMİNE HANIM:-Biliyor musun Macide bu dört genç insanın hali dün akşamdan beri, bana çok dokundu. O dört genç insan sabahtan beri aç ve susuz dolaşmaktan ne hale düşmüşlerdi. İyi ki Biz düşündük de onların karınlarını doyurduk MACİDE:-İyi ki anne, sen benim gördüğümügörmedin. O, Osman dedikleri şoför arabasının içinde kuru bir simit geveliyordu. İçime öyle bir dokundu ki, birden gözyaşlarımı tutamadım. Adamdan utandım. Sırtımı döndüm, gözyaşlarımı silmeye çalıştım. Sonra o, kızların, yanlarındaki gencin, şoför Osman ın giyimleri neydi öyle.? Utanmasam kızlara kendi giysilerimi verecektim. Sonra ayıp olur, diye düşünüp vazgeçtim. Diye konuşurlarken baba Ali ENDER, Hikmet le birlikte yanlarına geldiler. Baba Ali ENDER:-Nedir o hanım kızınla baş başa vermiş ne çekiştiriyorsunuz. Biz de aranıza katılıp dinlesek nasıl olur? Dedi, otururken Hikmete de: 20

20 ALİ ENDER: Sen de yarın şu okula uğra da senin oğlanın okulu ne zaman açılacakmış onu konuş. Dedi. HİKMET:- Olur Baba, diye yanıtladı. Aile o akşam geç vakte değin söyleşip. Birbirlerine söylemek istediklerini anlattılar. Ayrıca söyleşi içinde anımsadıklarını da dile getirdiler. Saat yirmi üçü de geçmiş, nerdeyse yirmi dört olacaktı. Ali Ender saate baktı ve: -Oooo! Saat yirmi üç otuz. Nerdeyse sabah olacak. Haydin bakalım her kes yataklarına. Diyerek kalktı giderken Hepinize Allah Rahatlık versin. İyi Geceler deyip yatmak üzere odasına giriverdi. Tabii Emine Hanım da peşinden gidiverdi. Bunu gören diğer oturanlar da kalkınca başlayan söyleşi de bitirilmiş oldu. Yarın pazartesi, okullar açılıyor. o nedenle Hatice Anneanne de bu akşam Hasan Ali lerde yatmıştı. Yarın onu babaannesi ile birlikte okula götüreceklerdi. Tüm aile sabah erken uyanmış temizliklerini yapıp giyinmiş ve kahvaltılarını da yapmışlardı. Hasan Ali yi de doyurup giydirdikten sonra okula gitmeye hazır hale getirdiler. İki Nine biri sağ diğeri sol elini tutarak ortalarına aldıkları sevgili torunlarını okula değin birlikte götürdüler. Derse girinceye değin beklediler. Onlar öğlen olup yemek tatiline çıkınca geri geldiler. Torunlarını ellerinden tutup eve götürdüler karnını doyurup geri okula getirdiler. Çocuğun eve döneceği saatte tekrar okulun önüne gelerek onu yine alıp eve getirdiler. Böylece hiç usanıp yorulmadan bu işi bir ay sürdürdüler. Bir ayın sonunda bir gün Bir Bayan Öğretmen okul kapısında onları yakalayarak: 21

21 BAYAN ÖĞRETMEN:- Hanımefendiler, Siz Hasan Ali nin Nineleri oluyorsunuz galiba. Ben de torununuzun öğretmeniyim. Adım da Şenel dir. Okullar açılalı tam bir ay oldu. Dikkatle sizleri izliyorum. Günde üç kez bu işi yapmaktan usanmadınız mı? Diyelim ki siz usanmadınız. Ya torununuzun usanıp artık sizi istemeyeceğini düşünmediniz mi? Bu da olmaz diyelim. O zaman bu yavrucuğu hiç mi düşünmüyorsunuz. Şu bir ay içinde hiçbir arkadaş edine bildi mi? Sizinle gidip geldiği okulun başka bir yolu daha var mıdır? Bir ay içinde yüzlerce çocuk arasından bir arkadaş seçememiş, ninelerinin getirip götürdüğü yoldan başka yol öğrenememiş bu çocuk yarın siz kendisini herhangi bir nedenle bırakırsanız, bu güne değin hiç tanıyamadığı çevreyi, hiç bilmediği insanları nasıl tanıyacak, nasıl güvenecek. BU davranışınızla çocuğunuza iyilik yapmıyorsunuz. Yalnız kendi sevginizi tatmin etmiş olmuyor musunuz? Ben, bir Öğretmen olarak sizden rica ediyorum, lütfen çocuğu rahat bırakın. O, şu karmaşık dünya içinde yolunu ve arkadaşını kendisi bulsun, kendisi seçsin. Sakın bana gücenmeyin bir öğretmen olarak bunları anlatmak benim görevimdi. Ben görevimi yapmaya çalıştım. Eğer sizleri kırdıysam bağışlayın lütfen zamanım çok daraldı zil çalmak üzeredir. Son olarak size bir öneride bulunacağım. Lütfen yarından başlayarak bir hafta bu işi bırakın. Hafta sonunda torununuza bir sorun Biz seni okula götürelim mi? Deyin. Bakalım o size ne diyecektir. Lütfen bunu bir deneyin. Zil çaldı sınıfa koşmam gerek. Hadi kalın sağlıcakla deyip koşarak sınıfına gitti. Hatice ve Emine Hanımlar, süt dökmüş kedi gibi orada kaldılar. Bir süre kendilerine gelmek için bekledi ve sonra 22

22 evlerine döndüler. Ağızlarından ne kendi kendilerine ne de biri birlerine bir tek kelime çıkmıyordu. Sessiz ve dalgın eve geldiler. Bir ayın yorgunluğu üstlerine çökmüş gibi oldular. Hemen uyumuşlar. Öylesine uyumuşlar ki onlar öğleyi beklerken ikindi olmuş.hasan Ali nin eve geldiğini duyunca uyandılar., HATİCE VE EMİNE HANIM İKİSİ BİRLİKTE-0oo! Geldin mi? Hasan Ali, Seni beklerken uyuya kalmışız. Hadi yemeğini ye de seni okuluna götürelim. HASAN ALİ: Ne okulu? Ben,okuldangeliyorum.Bugünlük okul bitti. Deyince iki kadın da kendilerine gelerek saati sordular. Saatin on altı otuz olduğunu duyunca anladılar ki torunları okula kendi başına gidip gelmeği öğrenmiş. Bunu düşününce akılları başlarına gelerek: Demek ki, Öğretmen haklıymış. Dediler. Ve torunlarını götürüp getirmeği bıraktılar. Bir hafta sonra Hasan Ali ye: Yine seni okula biz birlikte Götürelim mi? Deyince Hasan Ali, HASAN ALİ:-Hayır, Biz arkadaşlarla birlikte daha güzel gidip geliyoruz. Diyerek O da Öğretmenini doğruladı. Ve Böylece iki yaşlı ninenin etkisinden kurtularak kendi yaşındaki arkadaşlarla birlikte olmanın özgülüğüne kavuşmuş oldu. Her gün eve gelişinde, nineler ve halası onun anlattıklarını oturup dinlerler. Onlar da bundan çok mutlu olurlardı. Hasan Ali, Okulda bir başarı kazandı mı onu hemen herkese duyurur. Ben bugün öğretmenimden aferin aldım. Ben bugün, sınıf birincisi oldum. Öğretim yılı sonunda sınıfımı geçtim. En güzel karne benim karnemdir. Diye bağıra çağıra eve gelirdi. İşte günler, haftalar, aylar, yıllar böyle geçip gidiyordu. Bir gün evlerinin 23

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

DENEYLERLE BÜYÜYORUZ

DENEYLERLE BÜYÜYORUZ BU AY HANGİ KAVRAMLARI ÖĞRENECEĞİZ? Hızlı-Yavaş Ön-Arka Sağ- Sol BEYİN FIRTINASI YAPALIM Büyüdüğünde hangi mesleği seçeceksin ve nasıl bir yerde yaşayacaksın? Bir gemi olsaydın nerelere giderdin? Neler

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ : 2014 2015 Μάθημα : Τουρκικά Επίπεδο : Ε1 Διάρκεια : 2 ώρες

Detaylı

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz.

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz. Bozuk Paralar KISA FİLM Yaşar AKSU İLETİŞİM: (+90) 0533 499 0480 (+90) 0536 359 0793 (+90) 0212 244 3423 SAHNE 1. OKUL GENEL DIŞ/GÜN Okulun genel görüntüsünü görürüz. Belki dışarı çıkan birkaç öğrenci

Detaylı

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz.

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. TATÍLDE Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. Ízin zamanı yaklaşırken içimizi bir sevinç kaplar.íşte bu yıl da hazırlıklarımızı tamamladık. Valizlerimizi

Detaylı

Engin arkadaşına uğrar, eve gelir duşunu alır ve salona gelir. İkizler onu salonda beklemektedirler.

Engin arkadaşına uğrar, eve gelir duşunu alır ve salona gelir. İkizler onu salonda beklemektedirler. ENGİN VE İKİZLER ALIŞ VERİŞTE Hastane... Dr. Gamze Hanım'ın odası, biraz önce bir ameliyattan çıkmıştır. Elini lavaboda yıkayarak koltuğuna oturur... bu arada telefon çalar... Gamze Hanım telefon açar.

Detaylı

Bu kitabın sahibi:...

Bu kitabın sahibi:... Bu kitabın sahibi:... Dinle bir tanem, şimdi sana, bir çocuğun öyküsünü anlatmak istiyorum... Uzun çoooooooook uzun adı olan bir çocuğun öyküsü bu! Aslında her şey onun dünyaya gelmesiyle başladı. Kucakladılar

Detaylı

(22 Aralık 2012, Cumartesi) GRUP A. 2012-2013 Türkçe Ortak Sınavı Lise Hazırlık Sınıfı

(22 Aralık 2012, Cumartesi) GRUP A. 2012-2013 Türkçe Ortak Sınavı Lise Hazırlık Sınıfı 2012-2013 Türkçe Ortak Sınavı Lise Hazırlık Sınıfı AÇIKLAMALAR 1. Soruların cevaplarını kitapçıkla birlikte verilecek optik forma işaretleyiniz. 2. Cevaplarınızı koyu siyah ve yumuşak bir kurşun kalemle

Detaylı

I. Metni okuyunuz ve soruları cevaplayınız. ÖNEMLİ BİR DERS

I. Metni okuyunuz ve soruları cevaplayınız. ÖNEMLİ BİR DERS I. Metni okuyunuz ve soruları cevaplayınız. ÖNEMİ BİR DERS Genç adam evlendiğinden beri evinde kalan babası yüzünden eşiyle sürekli tartışıyordu. Eşi babasını istemiyordu. Tartışmalar bazen inanılmaz boyutlara

Detaylı

Zeynep in Günlüğü. Hikaye Yazarı Sevinç DOĞAN ( Türkçe Öğretmeni ) Fatma BAŞA. Kapak Tasarımı ve Sayfa Tasarımı Ahmet ŞAMLI

Zeynep in Günlüğü. Hikaye Yazarı Sevinç DOĞAN ( Türkçe Öğretmeni ) Fatma BAŞA. Kapak Tasarımı ve Sayfa Tasarımı Ahmet ŞAMLI Hikaye Yazarı Sevinç DOĞAN ( Türkçe Öğretmeni ) İmtiyaz Sahibi Adına Ramazan BALCI Okul Müdürü Fatma BAŞA ( Özel Eğitim Öğretmeni ) Kapak Tasarımı ve Sayfa Tasarımı Ahmet ŞAMLI ( Görsel Sanatlar Öğretmeni

Detaylı

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor.

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor. OKUMA - ANLAMA: ÖĞRENCİLER HER GÜN NELER YAPIYORLAR? 1 Türkçe dersleri başladı. Öğrenciler her gün okula gidiyorlar, yeni şeyler öğreniyorlar. Öğretmenleri, Nazlı Hanım, her Salı ve her Cuma günü sınav

Detaylı

ISBN : 978-605-65564-3-2

ISBN : 978-605-65564-3-2 ISBN : 978-605-65564-3-2 1 Baba, Bal Arısı Gibi Olmak İstemiyorum ISBN : 978-605-65564-3-2 Ali Korkmaz samsun1964@hotmail.com Redaksiyon : Pelin GENÇ Dizgi/Baskı Kardeşler Ofset Matbaacılık Muzaffer Ceylandağ

Detaylı

ÇiKOLATAYI KiM YiYECEK

ÇiKOLATAYI KiM YiYECEK ÇiKOLATAYI KiM YiYECEK Geçen gün amcam bize koca bir kutu çikolata getirmişti. Kutudaki çikolataların her biri, değişik renklerde parlak çikolata kâğıtlarına sarılıydı. Mmmh, sarı kâğıtlılar muzluydu,

Detaylı

MERAKLI KİTAPLAR. Alfabe

MERAKLI KİTAPLAR. Alfabe MERAKLI KİTAPLAR Alfabe Bu kitabın sahibi:... Dinle bir tanem, şimdi sana, bir çocuğun öyküsünü anlatmak istiyorum... Uzun çoooooooook uzun adı olan bir çocuğun öyküsü bu! Aslında her şey onun dünyaya

Detaylı

Ramazan Manileri // Ramazan Manileri. Editors tarafından yazıldı. Cuma, 25 Eylül 2009 17:55

Ramazan Manileri // Ramazan Manileri. Editors tarafından yazıldı. Cuma, 25 Eylül 2009 17:55 Ramazan Manileri // Ahmet ağa uyursun uyursun Uykularda ne bulursun Kalk al abdest, kıl namaz Sabahleyin cenneti bulursun Akşamdan pilavı pişirdim Gene karnımı şişirdim Çok mani diyecektim ama Defteri

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ: 2013-2014 Μάθημα: Τουρκικά Επίπεδο: Ε3 Διάρκεια: 2 ώρες Ημερομηνία:

Detaylı

de hazır değilken yatağıma gelirdi. O sabah çarşafların öyle uyandırmıştı; onları suratıma atarak. Kız kardeşim makas kullanmayı yeni öğrendi ve bunu

de hazır değilken yatağıma gelirdi. O sabah çarşafların öyle uyandırmıştı; onları suratıma atarak. Kız kardeşim makas kullanmayı yeni öğrendi ve bunu İgi ve ben Benim adım Flo ve benim küçük bir kız kardeşim var. Küçük kız kardeşim daha da küçükken ismini değiştirdi. Bir sabah kalktı ve artık kendi ismini kullanmıyordu. Bu çok kafa karıştırıcıydı. Yatağımda

Detaylı

CİN ALİ İLE BERBER FİL

CİN ALİ İLE BERBER FİL ....... CiN ALl'NIN HiKAYE KiTAPLAR! SERiSiNDEN BAZILARI 1 - Cin Ali'nin Atı 2 - Cin Ali'nin To'Ju ' 3 - Cin Ali'nin Topacı 4 - Cin Ali'nin Karagözlü Kuzusu 5 - Cin Ali'nin Oyuncakları 6 - Cin Ali Okula

Detaylı

DEMET İN PAMUK DEDESİ İLE AŞÇI NİNESİ

DEMET İN PAMUK DEDESİ İLE AŞÇI NİNESİ DEMET İN PAMUK DEDESİ İLE AŞÇI NİNESİ Bir yaz mevsimiydi. Demet okulların kapanmasına sevinmiş, evlerinin bahçesinde koşturuyor ve bisiklet sürüyordu. Bisikleti babası ona derslerindeki başarısından dolayı

Detaylı

ABLA KARDEŞ Gerçek bir hikayeden alınmıştır.

ABLA KARDEŞ Gerçek bir hikayeden alınmıştır. SOKAK - DIŞ - GÜN ABLA KARDEŞ Gerçek bir hikayeden alınmıştır. Batu 20'li yaşlarında genç biridir. Boynunda asılı bir fotoğraf makinesi vardır. Uzun lensli profesyonel görünşlü bir digital makinedir. İlginç

Detaylı

Yönetici tarafından yazıldı Pazartesi, 24 Ağustos 2009 04:42 - Son Güncelleme Çarşamba, 26 Ağustos 2009 19:20

Yönetici tarafından yazıldı Pazartesi, 24 Ağustos 2009 04:42 - Son Güncelleme Çarşamba, 26 Ağustos 2009 19:20 Düğünlerde Takılan Sahte Paralar Yüksek eğitimini tamamlamış, babası ticaretle uğraşan, annesi ise bir bankada görevli bulunan bir ailenin tek kızıydı. Okul arkadaşı ile evlenmeye karar vermişlerdi. Damat

Detaylı

Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý.

Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý. Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý. Üstüne, günlerin yorgunluðu çökmüþtü. Bunu ancak oyunla atabilirdi. Caný oyundan

Detaylı

ANOREKTAL MALFORMASYON DERNEĞİ

ANOREKTAL MALFORMASYON DERNEĞİ ANOREKTAL MALFORMASYON DERNEĞİ www.armtr.org Yazan: Billur Demiroğulları Çizen: Yasemin Erdem Kontrol: Özlem Küçükfırat Bilgi (Çocuk Gelişim Uzmanı) Bu hikaye kitabının her türlü yayın hakkı Anorektal

Detaylı

A1 DÜZEYİ B KİTAPÇIĞI NOT ADI SOYADI: OKUL NO:

A1 DÜZEYİ B KİTAPÇIĞI NOT ADI SOYADI: OKUL NO: A1 DÜZEYİ ADI SOYADI: OKUL NO: NOT OKUMA 1. Aşağıdaki metni -(y/n)a, -(n)da, -(n)dan, -(y/n)i ve -(I)yor ekleriyle tamamlayınız. (10 puan) Sevgili Ayşe, Nasılsın? Sana bu mektubu İstanbul dan yazıyorum.

Detaylı

Gülmüştü çocuk: Beni de yaz öyleyse. Yaz ki, kaybolmayayım! Ben babamı yazmamıştım, kayboldu!

Gülmüştü çocuk: Beni de yaz öyleyse. Yaz ki, kaybolmayayım! Ben babamı yazmamıştım, kayboldu! Kaybolmasınlar Diye Mesleğini sorduklarında ne diyeceğini bilemezdi, gülümserdi mahçup; utanırdı ben şairim, yazarım, demeye. Bir şeyler mırıldanırdı, yalan söylememeye çalışarak, bu kez de yüzü kızarırdı,

Detaylı

Müşteri: Üç gece için rezervasyon yaptırmak istiyorum. Tek kişilik bir oda.

Müşteri: Üç gece için rezervasyon yaptırmak istiyorum. Tek kişilik bir oda. TÜRKÇE 12-13: OKUMA - ANLAMA - YAZMA OKUMA - ANLAMA 1: Rezervasyon Müşteri: Üç gece için rezervasyon yaptırmak istiyorum. Tek kişilik bir oda. Duşlu olması şart. Otel görevlisi: Tek kişilik odamız kalmadı

Detaylı

&[1 CİN ALİ'NİN HİKAYE KİTAPLAR! SERIS.INDEN BAZILARI. l O - Cin Ali Kır Gezisinde. Öğ. Rasim KAYGUSUZ

&[1 CİN ALİ'NİN HİKAYE KİTAPLAR! SERIS.INDEN BAZILARI. l O - Cin Ali Kır Gezisinde. Öğ. Rasim KAYGUSUZ CİN ALİ'NİN HİKAYE KİTAPLAR!.. SERIS.INDEN BAZILARI 1 - Cin Ali'nin Atı 2 - Cin Ali'nin Topu 3 - Cin Ali'nin Topacı 4 - Cin Ali'nin Karagözlü Kuzusu 5 - Cin Ali'nin Oyuncakları 6 - Cin Ali Okula Başlıyor

Detaylı

DDD. m . HiKAYE. KiTAPLAR! . CİN. ALİ'NİN. SERiSiNDEN BAZILARI. Öğ. Rasim KAYGUSUZ

DDD. m . HiKAYE. KiTAPLAR! . CİN. ALİ'NİN. SERiSiNDEN BAZILARI. Öğ. Rasim KAYGUSUZ . CİN. ALİ'NİN. HiKAYE. KiTAPLAR! SERiSiNDEN BAZILARI 1 - Cin Ali'nin Atı 2 - Cin Ali'nin Topu 3 - Cin Ali'nin Topacı 4 - Cin Ali'nin Karagözlü Kuzusu 5 - Cin Ali'nin Oyuncakları 6 - Cin Ali Okula Başlıyor

Detaylı

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç katıyordu. Bulutlar gülümsüyor ve günaydın diyordu. Melek

Detaylı

Dört öğrenci sabahleyin uyanamamışlar ve matematik finalini kaçırmışlar, ertesi gün hocalarına gitmişler, zar zor ikna etmişler. Arabaya bindik yolda

Dört öğrenci sabahleyin uyanamamışlar ve matematik finalini kaçırmışlar, ertesi gün hocalarına gitmişler, zar zor ikna etmişler. Arabaya bindik yolda Bir gün sormuşlar Ermişlerden birine: Sevginin sadece sözünü edenlerle, onu yaşayanlar arasında ne fark vardır? Bakın göstereyim demiş Ermiş. Önce sevgiyi dilden gönle indirememiş olanları çağırarak onlara

Detaylı

HAYAT BİLGİSİ A TEMASI: OKUL HEYECANIM. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir?

HAYAT BİLGİSİ A TEMASI: OKUL HEYECANIM. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir? 1. SINIF OKULA YARDIMCI VE SINAVLARA HAZIRLIK A TEMASI: OKUL HEYECANIM TEST-1 1. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir? A) Okula gitmemiz

Detaylı

tellidetay.wordpres.com

tellidetay.wordpres.com Peşin Alınmış Ücret Gecenin oldukça ilerlemiş bir vaktinde özel bir kliniğin önünde duran taksiden üç kişi indi. Şoför yarı baygın yaşlıca bir adamın bir koluna aynı yaşlarda görünen hanımı ise diğer koluna

Detaylı

Anne Ben Yapabilirim Resimleyen: Reha Barış

Anne Ben Yapabilirim Resimleyen: Reha Barış Anne Ben Yapabilirim Resimleyen: Reha Barış MERAKLI KİTAPLAR 3. B A S I M Çocuklarla İlgili Her Türlü Faaliyette, Çocuğun Temel Yararı, Önceliklidir! 2 Süleyman Bulut Anne Ben Yapabilirim 4 Süleyman

Detaylı

ANKARA ÜNİVERSİTESİ TÖMER TÜRKÇE ÖĞRETİM ARAŞTIRMA VE UYGULAMA MERKEZİ TÜRKÇE SINAVI

ANKARA ÜNİVERSİTESİ TÖMER TÜRKÇE ÖĞRETİM ARAŞTIRMA VE UYGULAMA MERKEZİ TÜRKÇE SINAVI ANKARA ÜNİVERSİTESİ TÖMER TÜRKÇE ÖĞRETİM ARAŞTIRMA VE UYGULAMA MERKEZİ TÜRKÇE SINAVI T105004 ADI SOYADI NOSU UYRUĞU SINAV TARİHİ ÖĞRENCİNİN BÖLÜM Okuma Dinleme Yazma Karşılıklı Konuşma Sözlü Anlatım TOPLAM

Detaylı

þimdi sana iþim düþtü. Uzat bana elini de birlikte çocuklara güzel öyküler yazalým.

þimdi sana iþim düþtü. Uzat bana elini de birlikte çocuklara güzel öyküler yazalým. Kaybolan Çocuk Çocuklar için öyküler yazmak istiyordum. Yazmayý çok çok sevdiðim için sevinçle oturdum masanýn baþýna. Yazdým, yazdým... Sonra da okudum yazdýklarýmý. Bana göre güzel öykülerdi doðrusu.

Detaylı

A1 DÜZEYİ A KİTAPÇIĞI NOT ADI SOYADI: OKUL NO:

A1 DÜZEYİ A KİTAPÇIĞI NOT ADI SOYADI: OKUL NO: A1 DÜZEYİ ADI SOYADI: OKUL NO: NOT OKUMA 1. Aşağıdaki metni -(y/n)a, -(n)da, -(n)dan, -(y/n)i ve -(I)yor ekleriyle tamamlayınız. (10 puan) Sevgili Ayşe, Nasılsın? Sana bu mektubu İstanbul dan yazıyorum.

Detaylı

Başarı Hikayelerinde Söke Ekspress Gazetesi ve Cumhuriyet Ofset Matbaasının sahibi, 1980 yılından bu yana üyemiz olan Yılmaz KALAYCI ya yer verdik.

Başarı Hikayelerinde Söke Ekspress Gazetesi ve Cumhuriyet Ofset Matbaasının sahibi, 1980 yılından bu yana üyemiz olan Yılmaz KALAYCI ya yer verdik. Başarı Hikayelerinde Söke Ekspress Gazetesi ve Cumhuriyet Ofset Matbaasının sahibi, 1980 yılından bu yana üyemiz olan Yılmaz KALAYCI ya yer verdik. Sizi tanıyabilirmiyiz? 1953 Söke doğumluyum. Evli, 2

Detaylı

Okul günüm. Anne-babalar ve çocuklar için için okula başlama rehberi. Niedersächsisches Kultusministerium

Okul günüm. Anne-babalar ve çocuklar için için okula başlama rehberi. Niedersächsisches Kultusministerium Derste biraz önce resim yaptık. Şimdi öğretmen resimlere bakıp neyi daha iyi yapabiliriz diye bize öneride bulunuyor. Öğlenleri okulumuzun yemekhanesinde yemek yiyorum. Yemekler çoğunlukla lezzetli ve

Detaylı

Bir akşam vakti, kasabanın birine bir atlı geldi. Kimdir bu yabancı diye merak eden kasabalılar, çoluk çocuk, alana koştular. Adam, yanında atı,

Bir akşam vakti, kasabanın birine bir atlı geldi. Kimdir bu yabancı diye merak eden kasabalılar, çoluk çocuk, alana koştular. Adam, yanında atı, Bir akşam vakti, kasabanın birine bir atlı geldi. Kimdir bu yabancı diye merak eden kasabalılar, çoluk çocuk, alana koştular. Adam, yanında atı, elinde boş bir çuval, alanın ortasında öylece dikiliyordu.

Detaylı

Pirinç. Erkan. Pirinç (Garson taklidi yaparak) Sütlükahve söyleyen siz değil miydiniz? Erkan

Pirinç. Erkan. Pirinç (Garson taklidi yaparak) Sütlükahve söyleyen siz değil miydiniz? Erkan 1. Sahne (Koruluk. Uzaktan kuş cıvıltıları duyulmaktadır. Sahnenin solunda birbirine yakın iki ağaç. Ortadaki ağacın hemen yanında, önü sahneye dönük, uzun ayaklık üzerinde bir dürbün. Dürbünün arkasında

Detaylı

Asker hemen komutanı süzerek cevap vermiş; 1,78! Komutan şaşırmış;

Asker hemen komutanı süzerek cevap vermiş; 1,78! Komutan şaşırmış; Yemek Temel, Almanya'dan gelen arkadaşı Dursun'u lokantaya götürür. Garsona: - Baa bi kuru fasulye, pilav, üstüne de et! der. Dursun: - Baa da aynısından... Ama üstüne etme!.. Ölçüm Bir asker herkesin

Detaylı

Kahraman Kit ve Akıllı Can. Technical Assistance for Promoting Registered Employment. Kayıtlı İstihdamın Teşviki için Teknik Destek Projesi

Kahraman Kit ve Akıllı Can. Technical Assistance for Promoting Registered Employment. Kayıtlı İstihdamın Teşviki için Teknik Destek Projesi Technical Assistance for Promoting Registered Employment Kayıtlı İstihdamın Teşviki için Teknik Destek Projesi Bu proje Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından finanse edilmektedir. This project

Detaylı

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU Nereden geliyor bitmek tükenmek bilmeyen öğrenme isteğim? Kim verdi düşünce deryalarında özgürce dolaşmamı sağlayacak özgüven küreklerimi? Bazen,

Detaylı

Soðaným da kar gibi Elma gibi, nar gibi Kim demiþ acý diye, Cücüðü var bal gibi

Soðaným da kar gibi Elma gibi, nar gibi Kim demiþ acý diye, Cücüðü var bal gibi BÝRÝNCÝ BÖLÜM 1 Dünya döndü Son ders zili çalýnca tüm öðrenciler sevinç çýðlýklarý atarak okulu terk etti. Ýkili öðretim yapýlýyordu. Sabahçýlar okulu boþaltýrken, öðleci grup okula girmeye hazýrlanýrdý.

Detaylı

OKUMA ANLAMA ANLATMA. 1 Her yerden daha güzel olan yer neresiymiş? 2 Okulda neler varmış? 3 Siz okulda kendinizi nasıl hissediyorsunuz?

OKUMA ANLAMA ANLATMA. 1 Her yerden daha güzel olan yer neresiymiş? 2 Okulda neler varmış? 3 Siz okulda kendinizi nasıl hissediyorsunuz? Aşağıdaki şiiri okuyunuz. Soruları cevaplayınız. OKULUMUZ Her yerden daha güzel, Bizim için burası. Okul, sevgili okul, Neşe, bilgi yuvası. Güzel kitaplar burda, Birçok arkadaş burda, İnsan nasıl sevinmez,

Detaylı

Tek başına anlamı ve görevi olmayan ancak kendinden önce gelen sözcükle öbekleşerek anlam ve görev kazanan sözcüklerdir. Edatlar şunlardır:

Tek başına anlamı ve görevi olmayan ancak kendinden önce gelen sözcükle öbekleşerek anlam ve görev kazanan sözcüklerdir. Edatlar şunlardır: EDAT-BAĞLAÇ-ÜNLEM EDATLAR Tek başına anlamı ve görevi olmayan ancak kendinden önce gelen sözcükle öbekleşerek anlam ve görev kazanan sözcüklerdir. Edatlar şunlardır: 1-GİBİ Cümleye benzerlik, eşitlik,

Detaylı

Yazan : Osman Batuhan Pekcan. Ülke : FRANSA. Şehir: Paris. Kuruluş : Vir volt. Başlama Tarihi : Bitiş Tarihi :

Yazan : Osman Batuhan Pekcan. Ülke : FRANSA. Şehir: Paris. Kuruluş : Vir volt. Başlama Tarihi : Bitiş Tarihi : Yazan : Osman Batuhan Pekcan Ülke : FRANSA Şehir: Paris Kuruluş : Vir volt Başlama Tarihi : 4.7.2017 Bitiş Tarihi : 9.8.2017 E-posta : bat.pekcan@gmail.com Herkese Paris ten selamlar. Dün itibariyle 1

Detaylı

Cadı böyle diyerek süpürgesine bindi. Daha yüz metre uçmadan. paldır küldür yere düştü. Ağaçtaki kargalar Gak gak diye güldüler.

Cadı böyle diyerek süpürgesine bindi. Daha yüz metre uçmadan. paldır küldür yere düştü. Ağaçtaki kargalar Gak gak diye güldüler. MASAL CADISI Masal Cadı sının canı sıkılıyordu. Ormandaki kulübesinde tek başına otururdu. Yıllardır insan yüzü görmemişti. Bu gidişle bütün yeteneklerim kaybolacak, diye düşünüyordu. Süpürgemle uçabileceğimi

Detaylı

TOPLANTI BİLGİLERİ MUTLU GÜNLERİMİZ KONUKLARIMIZ

TOPLANTI BİLGİLERİ MUTLU GÜNLERİMİZ KONUKLARIMIZ K.R. RAVINDRAN U.R. Başkanı 2015 16 Canan ERSÖZ U.R. 2430. Bölge Guvernörü 2015 16 Firuz Harbiyeli 3. Grup Guvernör Yardımcısı Hüseyin MURSAL (Başkan) Süleyman ÇOLAKOĞLU (Asbaşkan) Okşan HALEFOĞLU (Kulüp

Detaylı

KOKULU, KIRIK BİR GERÇEĞİN KIYISINDA. ölüler genelde alışık değiliz korkulmamaya, unutulmamaya... (Özgün s.67)

KOKULU, KIRIK BİR GERÇEĞİN KIYISINDA. ölüler genelde alışık değiliz korkulmamaya, unutulmamaya... (Özgün s.67) KOCAER 1 Tuğba KOCAER 20902063 KOKULU, KIRIK BİR GERÇEĞİN KIYISINDA... Hepsi için teşekkür ederim hanımefendi. Benden korkmadığınız için de. Biz ölüler genelde alışık değiliz korkulmamaya, unutulmamaya...

Detaylı

Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um. Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun. O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş. Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz

Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um. Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun. O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş. Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz ÜNİTE 4 Şimdiki Zamanın Rivayeti Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz Siz gid-iyor-muş-sunuz

Detaylı

BARIŞ BIÇAKÇI Aramızdaki En Kısa Mesafe

BARIŞ BIÇAKÇI Aramızdaki En Kısa Mesafe BARIŞ BIÇAKÇI Aramızdaki En Kısa Mesafe BARIŞ BIÇAKÇI 1966 da Adana da doğdu. Hüseyin Kıyar ve Yavuz Sarıalioğlu ile birlikte Ocak 1994 ve Ekim 1997 de iki şiir kitabı yayımladı. İletişim Yayınları nca

Detaylı

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi.

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. ANKET SONUÇLARI Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. Bu anket, çoğunluğu Ankara Kemal Yurtbilir İşitme Engelliler Meslek Lisesi öğrencisi olmak üzere toplam 130 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya

Detaylı

25. Aşağıdaki deyimlerle anlamca üçlü bir grup oluşturulduğunda hangisi dışta kalır? A) eli bol B) eli açık C) eli geniş D) eli kulağında

25. Aşağıdaki deyimlerle anlamca üçlü bir grup oluşturulduğunda hangisi dışta kalır? A) eli bol B) eli açık C) eli geniş D) eli kulağında 21. Hangi cümlede "mi" farklı anlamda kullanılmıştır? A) O bu resmi gördü mü? B) O buraya geldi mi bayram olur. C) Zil çaldı mı içeri girer. D) Yemeği pişirdi mi ocağı kapat. 22. "Boş boş oturmayı hiç

Detaylı

CÜMLE TÜRLERİ YÜKLEMİNİN TÜRÜNE GÖRE. Fiil Cümlesi. *Yüklemi çekimli fiil olan cümlelere denir.

CÜMLE TÜRLERİ YÜKLEMİNİN TÜRÜNE GÖRE. Fiil Cümlesi. *Yüklemi çekimli fiil olan cümlelere denir. CÜMLE TÜRLERİ YÜKLEMİNİN TÜRÜNE GÖRE Fiil Cümlesi *Yüklemi çekimli fiil olan cümlelere denir. İnsan aklın sınırlarını zorlamadıkça hiçbir şeye erişemez. Seçilmiş birkaç kitaptan güzel ne olabilir. İsim

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ ΕΞΙ ( 6 ) ΣΕΛΙΔΕΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ ΕΞΙ ( 6 ) ΣΕΛΙΔΕΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ 2011-2012 Μάθημα: Τουρκικά Επίπεδο: 1 Διάρκεια: 2 ώρες Ημερομηνία:

Detaylı

Evimi misafirlerim gidince temizlemek için saatlerce uğraşıyorsam birçok arkadaşım

Evimi misafirlerim gidince temizlemek için saatlerce uğraşıyorsam birçok arkadaşım Yeni evli bir çift vardı. Evliliklerinin daha ilk aylarında, bu işin hiç de hayal ettikleri gibi olmadığını anlayıvermişlerdi. Aslında birbirlerini sevmiyor değillerdi. Son zamanlarda o kadar sık olmasa

Detaylı

Şehirdeki Yeni Hayatımız Başlıyor

Şehirdeki Yeni Hayatımız Başlıyor Şehirdeki Yeni Hayatımız Başlıyor CAAARTTTT! CAARRTTTT! Az önce annemin yanına gidip, Bu sesi seviyor olsaydım, eve böyle öten bir kuş alırdım dedim. Annem, gözlerini şaşı yapıp suratıma baktı. Şakalarımı

Detaylı

Vakti zamanında bir padişahın üç kızı varmış. Padişah bir gün vezirini -anma alarak geziye çıkmış.

Vakti zamanında bir padişahın üç kızı varmış. Padişah bir gün vezirini -anma alarak geziye çıkmış. TANITIM: İyiliği öğütlemek, merak uyandırmak amaçlarıyla anlatılan sözlü edebiyat türüdür. Olağanüstü, büyüye, sihire dayalı olaylar bulunur. Küçük çocukların başarması onları yetiştirmek içindir. METİN:

Detaylı

ORTA HAZIRLIK TÜRKÇE ORTAK SINAVI-1 2015-2016. Açıklamalar GRADE. (20 Aralık 2015, Pazar)

ORTA HAZIRLIK TÜRKÇE ORTAK SINAVI-1 2015-2016. Açıklamalar GRADE. (20 Aralık 2015, Pazar) (20 Aralık 2015, Pazar) GRADE ORTA HAZIRLIK 2015-2016 ORTAK SINAVI-1 Açıklamalar 1. Bu sınav 50 adet çoktan seçmeli sorudan oluşmaktadır. 2. Üç yanlış cevap bir doğru cevabı götürür. 3. Sınavın Süresi

Detaylı

SATILMAZ EĞİTİM AMAÇLI KULLANILMAK İÇİN ÇOĞALTILMIŞTIR

SATILMAZ EĞİTİM AMAÇLI KULLANILMAK İÇİN ÇOĞALTILMIŞTIR CİN ALİ'NİN. HİKAYE. KİTAPLAR! SERiSiNDEN BAZILARI l - Cin Ali'nin Atı 2 - Cin Ali'nin Topu 3 - Cin Ali'nin Topacı 4 - Cin Ali'nin Karagözlü Kuzusu 5 - Cin Ali'nin Oyuncakları 6 - Cin Ali Okula Başlıyor

Detaylı

"Satmam" demiş ihtiyar köylü, "bu, benim için bir at değil, bir dost."

Satmam demiş ihtiyar köylü, bu, benim için bir at değil, bir dost. Günün Öyküsü: Talih mi Talihsizlik mi? Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir adam yaşıyormuş. Çok fakirmiş. Ama çok güzel beyaz bir atı varmış. Kral bu ata göz koymuş. Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir

Detaylı

zaferin ve başarının getirdiği güzel bir tebessüm dışında, takdir belgesini kaçırmış olmanın verdiği üzüntü. Yanımda disiplinli bir öğretmen olarak bilinen ama aslında melek olan Evin Hocam gözüküyor,

Detaylı

Derleyen: Yücel Feyzioğlu Resimleyen: Mert Tugen

Derleyen: Yücel Feyzioğlu Resimleyen: Mert Tugen Derleyen: Yücel Feyzioğlu Resimleyen: Mert Tugen Azerbaycan Masalı Derleyen: Yücel Feyzioğlu Resimleyen: Mert Tugen Azerbaycan Masalı Var varanın, sür sürenin, vay haline izinsiz bağa girenin... Bir

Detaylı

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri 1 Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri Bugün kızla tanışma anında değil de, flört süreci içinde olduğumuz bir kızla nasıl konuşmamız gerektiğini dilim döndüğünce anlatmaya

Detaylı

Kahraman Kit Misafirlikte

Kahraman Kit Misafirlikte Technical Assistance for Promoting Registered Employment Kayıtlı İstihdamın Teşviki için Teknik Destek Projesi Bu proje Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından finanse edilmektedir. This project

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

Çocuklar için Kutsal Kitap sunar. Samuel, Tanrı Çocuğu Hizmetkarı

Çocuklar için Kutsal Kitap sunar. Samuel, Tanrı Çocuğu Hizmetkarı Çocuklar için Kutsal Kitap sunar Samuel, Tanrı Çocuğu Hizmetkarı Yazarı: Edward Hughes Resimleyen: Janie Forest Uyarlayan: Lyn Doerksen Tercüme eden: Nurcan Duran Üreten: Bible for Children www.m1914.org

Detaylı

BAĞLAÇ. Eş görevli sözcük ve sözcük gruplarını, anlamca ilgili cümleleri birbirine bağlayan sözcüklere "bağlaç" denir.

BAĞLAÇ. Eş görevli sözcük ve sözcük gruplarını, anlamca ilgili cümleleri birbirine bağlayan sözcüklere bağlaç denir. BAĞLAÇ Eş görevli sözcük ve sözcük gruplarını, anlamca ilgili cümleleri birbirine bağlayan sözcüklere "bağlaç" denir. Bağlaçlar da edatlar gibi tek başlarına anlamı olmayan sözcüklerdir. Bağlaçlar her

Detaylı

TEŞEKKÜR. Kısa Film Senaryosu. Yazan. Bülent GÖZYUMAN

TEŞEKKÜR. Kısa Film Senaryosu. Yazan. Bülent GÖZYUMAN TEŞEKKÜR Kısa Film Senaryosu Yazan Bülent GÖZYUMAN Sahne:1 Akşam üstü/dış Issız bir sokak (4 sokak çocuğu olan Ali, Bülent, Ömer ve Muhammed kaldıkları boş inşaata doğru şakalaşarak gitmektedirler.. Aniden

Detaylı

Uzun Bir Köpek Hakkında Kısa Bir Öykü. Henry Winker. İllüstrasyonlar: Scott Garrett. Çeviri: Bengü Ayfer

Uzun Bir Köpek Hakkında Kısa Bir Öykü. Henry Winker. İllüstrasyonlar: Scott Garrett. Çeviri: Bengü Ayfer Uzun Bir Köpek Hakkında Kısa Bir Öykü Henry Winker İllüstrasyonlar: Scott Garrett Çeviri: Bengü Ayfer 4 GİRİŞ Bu sendeki kitaplar Dyslexie adındaki yazı fontu kullanılarak tasarlandı. Kendi de bir disleksik

Detaylı

Tanrı İbrahim in Sevgisini Deniyor

Tanrı İbrahim in Sevgisini Deniyor Çocuklar için Kutsal Kitap sunar Tanrı İbrahim in Sevgisini Deniyor Yazarı: Edward Hughes Resimleyen: Byron Unger ve Lazarus Uyarlayan: M. Maillot ve Tammy S. Tercüme eden: Nurcan Duran Üreten: Bible for

Detaylı

YAZAR:VOLKAN MESTANDOĞAN BETA YAYINEVİ

YAZAR:VOLKAN MESTANDOĞAN BETA YAYINEVİ YAZAR:VOLKAN MESTANDOĞAN BETA YAYINEVİ DERS:TÜRKÇE Konu: FİİLER Fillerinde ismi vardır, buna isim-fiil denir. Dikkat: İsim-fiiller bir yönüyle isim oldukları için isim çekim eklerini alırlar. Okumayı,

Detaylı

Bilgi güçtür. Sevdiğiniz kişiyi dinleyin ve kendinizi eğitin.

Bilgi güçtür. Sevdiğiniz kişiyi dinleyin ve kendinizi eğitin. Bu kitapçığı, büyük olasılıkla kısa bir süre önce sevdiklerinizden biri size cinsel kimliği ile biyolojik/bedensel cinsiyetinin örtüşmediğini, uyuşmadığını açıkladığı için okumaktasınız. Bu kitapçığı edindiğiniz

Detaylı

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin Bir bahar günü. Doğa en canlı renklerine büründü bürünecek. Coşku görülmeye değer. Baharda okul bahçesi daha bir görülmeye değer. Kıpır kıpır hareketlilik sanki çocukların ruhundan dağılıyor çevreye. Biz

Detaylı

Yüreğimize Dokunan Şarkılar

Yüreğimize Dokunan Şarkılar On5yirmi5.com Yüreğimize Dokunan Şarkılar Gelmiş geçmiş en güzel Türkçe slow şarkılar kime ait? Bakalım bizlerin ve sizlerin gönlünde yatan sanatçılar kimler? Yayın Tarihi : 6 Ocak 2010 Çarşamba (oluşturma

Detaylı

MERHABA ARKADAŞLAR BEN YEŞİLCAN!

MERHABA ARKADAŞLAR BEN YEŞİLCAN! MERHABA ARKADAŞLAR BEN YEŞİLCAN! Sağlıklı ve faydalı olan ne varsa yaparım. Zararlı olan her şeyle savaşırım. Kötülerin düşmanı, iyilerin dostuyum. Zor durumda kaldığınızda İmdaat! diye beni çağırabilirsiniz.

Detaylı

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 6 (ΔΞΙ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή:

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 6 (ΔΞΙ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή: ΚΥΠΡΙΑΚΗ ΔΗΜΟΚΡΑΤΙΑ ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΓΙΔΤΘΤΝΗ ΜΔΗ ΔΚΠΑΙΓΔΤΗ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ ΜΑΘΗΜΑ: ΣΟΤΡΚΙΚΑ ΕΠΙΠΕΔΟ: A ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011

Detaylı

KEREM ASLAN Her Şey Dahil

KEREM ASLAN Her Şey Dahil KEREM ASLAN Her Şey Dahil KEREM ASLAN 1987 de Ankara da doğdu. TED Ankara Koleji ve Yahya Kemal Beyatlı Lisesi ni bitirdi, Uludağ Üniversitesi Felsefe Bölümü nden mezun oldu. Eğitimine devam etmek için

Detaylı

edersin sen! diye ciyaklamış cadı. Bunun hesabını vereceksin! Kadının kocası kendisini affetmesi için yarvarmış cadıya. Karısının bahçedeki marulları

edersin sen! diye ciyaklamış cadı. Bunun hesabını vereceksin! Kadının kocası kendisini affetmesi için yarvarmış cadıya. Karısının bahçedeki marulları RAPUNZEL Bir zamanlar bir kadınla kocasının çocukları yokmuş ve çocuk sahibi olmayı çok istiyorlarmış. Gel zaman git zaman kadın sonunda bir bebek beklediğini fark etmiş. Bir gün pncereden komşu evin bahçesindeki

Detaylı

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen Yayın no: 168 SAYGI VE HÜRMET ÖYKÜLERİ Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür İç düzen: Durmuş Yalman Kapak: Zafer Yayınları İsbn: 978 605 4965 18 2 Sertifika no: 14452 Uğurböceği Yayınları, Zafer Yayın Grubu

Detaylı

Samuel, Tanrı Çocuğu Hizmetkarı

Samuel, Tanrı Çocuğu Hizmetkarı Çocuklar için Kutsal Kitap sunar Samuel, Tanrı Çocuğu Hizmetkarı Yazarı: Edward Hughes Resimleyen: Janie Forest Uyarlayan: Lyn Doerksen Tercüme eden: Nurcan Duran Üreten: Bible for Children www.m1914.org

Detaylı

Gülmekten Öldüren Fıkralar - Genç Gelişim Kişisel Gelişim

Gülmekten Öldüren Fıkralar - Genç Gelişim Kişisel Gelişim AMİN Çok iyi giyimli bir iş adamı Vatikan'a gelir papayla görüşmek istediğini söyler. Kendisini bir Kardinal'e götürürler. Adam ısrar eder. - Sizinle değil, doğrudan Papa ile ve yalnız görüşmek istiyorum.

Detaylı

ÇAYLAK. Çevresinde güzel bahçeleri olan bir villaydı.

ÇAYLAK. Çevresinde güzel bahçeleri olan bir villaydı. ÇAYLAK Çevresinde güzel bahçeleri olan bir villaydı. Alt katta genel tıbbi muayene ve müdahaleleri yapılıyordu. Bekleme salonu ve küçük bir de laboratuar vardı. Orta katta diş kliniği ve ikinci bir muayene

Detaylı

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller yayın no: 117 PEYGAMBERİMİZİN DİLİNDEN HİKMETLİ ÖYKÜLER Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür Yayınevi

Detaylı

o ( ) (1 CİN ALİ'NİN HiKAYE KiTAPLAR! SERiSiNDEN BAZILARI Öğ. Rasim KAYGUSUZ

o ( ) (1 CİN ALİ'NİN HiKAYE KiTAPLAR! SERiSiNDEN BAZILARI Öğ. Rasim KAYGUSUZ o /i@ ( ) (1 il )..... CİN ALİ'NİN HiKAYE KiTAPLAR! SERiSiNDEN BAZILARI 1 - Cin Ali'nin Atı 2 - Cin Ali'nin Topu 3 - Cin Ali'nin Topacı 4 - Cin Ali'nin Karagözlü Kuzusu 5 - Cin Ali'nin Oyuncakları 6 -

Detaylı

5.SINIF TÜRKÇE (GENEL DEĞERLENDİRME TESTİ) almıştır?

5.SINIF TÜRKÇE (GENEL DEĞERLENDİRME TESTİ) almıştır? 5.SINIF TÜRKÇE (GENEL DEĞERLENDİRME TESTİ) Öğle üstü bir cip gelip obanın çadırları önünde durdu. Çocuklar hemen çevresinde toplaştılar. Cipten önce veteriner, sonrada kaymakam indi. Obanın yaşlıları hemen

Detaylı

YIL DEDE'NİN DÖRT KIZI

YIL DEDE'NİN DÖRT KIZI Hafta Sonu Ev Çalışması YIL DEDE'NİN DÖRT KIZI Zaman adlı ölümsüz bir dev vardı. Bir gün Zaman, Yıl Dede'yi dört kızıyla birlikte yeryüzüne indirdi. Kızlar, yeryüzünü çok sevdiler. Hepsi bir yana dağılıp

Detaylı

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktin soğuk geciktim kış geciktiniz kış mevsiminde uç, sınır, son, limit bulunuyor/bulunur

Detaylı

Üç nesil Anneler Günü

Üç nesil Anneler Günü Üç nesil Anneler Günü Mayıs 10, 2015-11:45:00 AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hotar, siyasete başladığında 1,5 yaşında olan ve adeta "parti içinde büyüyen" 15 yaşındaki kızı Ayşe ve her zaman kendisine

Detaylı

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen Yayın no: 169 VEFA VE CÖMERTLİK ÖYKÜLERİ Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür İç düzen: Durmuş Yalman Kapak: Zafer Yayınları İsbn: 978 605 5523 15 2 Sertifika no: 14452 Uğurböceği Yayınları, Zafer Yayın Grubu

Detaylı

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik KISKANÇLIK KRİZİ > > ADAM - Kiminle konuşuyordun? > > KADIN - Tanımazsın. > > ADAM - Tanısam sormam zaten. > > KADIN - Tanımadığın birini neden soruyorsun? > > ADAM - Tanımak için. > > KADIN - Peki...

Detaylı

ALTIN KALPLİ ÖĞRETMENİM

ALTIN KALPLİ ÖĞRETMENİM ALTIN KALPLİ ÖĞRETMENİM Bu zamana kadarki okul hayatım boyunca birçok öğretmenim oldu. Şu an düşündüğüm zaman, aslında her birinden bir şeyler öğrendiğimi ve her birinin hayatımın şekillenmesinde azımsanmayacak

Detaylı

Bir gün Pepe yi görmeye gittim ve ona : Anlayamıyorum her zaman bu kadar pozitif olmak mümkün değil, Bunu nasıl yapıyorsun? diye sordum.

Bir gün Pepe yi görmeye gittim ve ona : Anlayamıyorum her zaman bu kadar pozitif olmak mümkün değil, Bunu nasıl yapıyorsun? diye sordum. PEPE NİN HİKAYESİ Pepe, herkesin olmak isteyeceği türden bir insandı. Her zaman neşeli olup, her zaman, söyleyeceği pozitif bir şey vardı. Birisi istediğinde hemen gidiyor, daima : Daha iyisi olamaz! diye

Detaylı

Bir Şizofrenin Kendisine Sorulan Sorulara Verdiği 13 Rahatsız Edici Cevap

Bir Şizofrenin Kendisine Sorulan Sorulara Verdiği 13 Rahatsız Edici Cevap Bir Şizofrenin Kendisine Sorulan Sorulara Verdiği 13 Rahatsız Edici Cevap Şizofreninin nasıl bir hastalık olduğu ve şizofrenlerin günlük hayatlarında neler yaşadığıyla ilgili bilmediğimiz birçok şey var.

Detaylı

Kızım, evde köpek. bu köpeği eve? dedi. annesi. Zaten hep beni suçlarsın! dedi Cimcime. Mıyk! diye sızlandı köpek. Hemen gidecek bu köpek!

Kızım, evde köpek. bu köpeği eve? dedi. annesi. Zaten hep beni suçlarsın! dedi Cimcime. Mıyk! diye sızlandı köpek. Hemen gidecek bu köpek! Kızlar, ben geldim, dedi Gönül Hanım. Hav! Cimcime! Bu köpek nereden geldi? Sen zaten hiç köpek sevmiyorsun! dedi Cimcime. Evde köpeğin ne işi var? Miyav! Miyav! Miyav! diye ağladı kedi Köfte dığı odadan.

Detaylı

Turkiye' ye dönmeden önce üniversiteyi kazandığımı öğrenmistim. Hayatımın en mutlu haberini de orada almıştım.

Turkiye' ye dönmeden önce üniversiteyi kazandığımı öğrenmistim. Hayatımın en mutlu haberini de orada almıştım. Meraba, Ben Asena Ünğan. 19 yaşındayım. 1-22 Eylül 2016 tarihinde Güney Kore'de, Incheon, Seoul,Jeonju,Gyeonju ve Busan da bulundum. Güney Kore topraklarına sevdam 9 yaşında iken, Taekwondo ile başladı.

Detaylı

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a):

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): da: - Yavrum ne oldu niye acele acele camiye koşuyorsun? der. Bu soruya karşılık çocuk - Efendim,

Detaylı

OYUNCAK AYI. Aysel çok mutluydu. Çünkü bugün doğum. Annesi Elvan a oyuncak bir ayı aldı. Elvan. günüydü. Babası Aysel e hediye aldı.

OYUNCAK AYI. Aysel çok mutluydu. Çünkü bugün doğum. Annesi Elvan a oyuncak bir ayı aldı. Elvan. günüydü. Babası Aysel e hediye aldı. OKUMA ANLAMA ÇALIŞMASI 1 OYUNCAK AYI Annesi Elvan a oyuncak bir ayı aldı. Elvan ayının adını Yumoş koydu. Halasına oturmaya giderken Yumoş uda götürdü. Halasının kızı Songül ile birlikte oynadılar. Sorular:

Detaylı

UYGULAMA 1 1. Aşama Şimdi bir öykü okuyacağım, bakalım bu öykü neler anlatıyor?

UYGULAMA 1 1. Aşama Şimdi bir öykü okuyacağım, bakalım bu öykü neler anlatıyor? ALAY ETME Amaç : Başkalarına saygı duymayı öğrenme.alay etme ile baş edebilme becerisini kazandırma Düzey : 1. sınıf ve üstü Materyal: Uygulama 1 için:yazı tahtası, kağıt, kalem, Uygulama 2 : Kuklalar,oyuncak

Detaylı