Ferhat Özgür Şehir Defteri City Log

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Ferhat Özgür Şehir Defteri City Log"

Transkript

1 Ferhat Özgür Şehir Defteri City Log

2 Ferhat Özgür Şehir İnsanları City Log Yapı Kredi Yayınları -???? ISBN ??-???? Sergi Organizasyonu / Exhibition Organization Veysel Uğurlu Yayına Hazırlayan / Editor Mine Haydaroğlu Fotoğraflar / Photographs Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık Arşivi için fotoğraflayan Hakan Ezilmez Grafik / Graphic Design Yeşim Balaban Düzelti / Proofreading Mahmure İleri Baskı / Print Mas Matbaacılık A.Ş. Dereboyu Cad. Zara İş Merkezi B. Blok No: 1 Maslak / İstanbul Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık Ticaret ve Sanayi A.Ş. Sertifika No: Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık A.Ş. İstiklal Caddesi No: 161, Beyoğlu İstanbul Tel.: (0212) (pbx) - Faks: (0212) Bu sergi kitabı, Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık A.Ş. tarafından, 6 Şubat - 10 Mart 2009 tarihleri arasında Yapı Kredi Kâzım Taşkent Sanat Galerisi nde açılan Ferhat Özgür Şehir Defteri sergisi dolayısıyla Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. için hazırlanmıştır. This exhibition book has been prepared by Yapı Kredi Cultural Activities, Arts and Publishing, for Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. on the occasion of the exhibition Ferhat Özgür City Log, held between February 6 - March 10, 2009 at the Yapı Kredi Kâzım Taşkent Art Gallery.

3 İ Ç İ N D E K İ L E R C O N T E N T S 7 Ferhat Özgür ün Şehir Defteri nden Seçtikleri Üzerine Düşünceler ZEYNEP YASA YAMAN 19 Ferhat Özgür: Şehir Defteri BURCU PELVANOĞLU 39 Ferhat Özgür AHU ANTMEN 43 KATALOG 70 BİYOGRAFİ 7 Thoughts On Ferhat Özgür s Selections From His City Log ZEYNEP YASA YAMAN 19 Ferhat Özgür: City Log BURCU PELVANOĞLU 39 Ferhat Özgür AHU ANTMEN 43 CATALOGUE 70 BIOGRAPHY

4 Ferhat Özgür ün Şehir Defteri nden Seçtikleri Üzerine Düşünceler Thoughts On Ferhat Özgür s Selections From His City Log Zeynep Yasa Yaman Ankara nın değişim/dönüşüm serüvenine tanıklık eden Ferhat Özgür, bu tanıklığın anamorfik farkındalıklarını yapıtlarına Şehir Defteri adıyla taşıyor. Şehir Defteri nde, gecekondu bölgelerinde yaşayan halkın kendi mekânı üzerindeki denetimden yoksunluğunu, yeniden ve modern inşa adına kent mekânında yaşanan kentsel dönüşüm yıkımlarının sosyal yıkım a dönüşmesini, Cumhuriyet Türkiyesi nin bu en hızlı eylem sürecini, planlamadan yoksun, kamu yararı ve toplumsal adalet kaygılarını dışlayan günümüz kentsel yıkım projelerini, kentin varoşlarını tutanların merkezin kıyılarında, olanaksızlıkların ortasında kendileri için oluşturdukları işyerlerinin, iş alanlarının onlarla birlikte yok oluşunu, sorunsallaştırarak irdeliyor. Ülkeyi giderek yıkım alanına dönüştüren kentsel dönüşüm projeleri nin, gecekonduların yerlerine modern toplu konutlar inşa etmek amacıyla her türlü sosyal gereksinim ile birlikte tasarladığı yeni yerleşim merkezlerine ilişkin metamorfik genel söylemi, Ankara daki Çankaya, Dikmen, Konya Yolu, Altındağ, Mamak bölgelerinin kentsel dönüşümü için de benzer bir öykünün başlangıcıydı. 1 Having witnessed the odyssey of Ankara s change/transformation, Ferhat Özgür brings the anamorphic awarenesses of this witness to his works under the name City Log. In this log, through problematizing he probes the lack of control over their own space experienced by people living in squatter towns; the way in which urban transformation in the name of new and modern construction turns to social ruin in the city, this process of action unparalleled for speed in Republican Turkey, the presentday projects of urban demolition, devoid of planning and heedless of the public good or social justice, and the way in which those who live on the outskirts of the city, having created places and fields of work for themselves out of nothing away from the center, now see the fruits of that effort disappearing along with themselves. Increasingly, projects of urban transformation are turning this country into a scene of ruin, and their metamorphic overall discourse (regarding new residential centers purposing to replace squatter towns with modern mass housing designed to include every sort of social necessity) was the beginning of a similar story for the urban transformation of many districts in Ankara, for example Çankaya, Dikmen, the Konya Highway, Altındağ and Mamak. 1 Lying at the foot of the Ankara Citadel and on the hills opposite, Altındağ is a poor district of problems and a high crime rate, but one which has inspired literature and films. The urban Thoughts On Ferhat Özgür s Selections From His City Log 7

5 Zeynep Yasa Yaman Ferhat Özgür ün Şehir Defteri nden Seçtikleri Üzerine Düşünceler Ankara Kalesi eteklerine ve karşı tepelerine yerleşen Altındağ ı, edebiyata, filmlere esin kaynağı olan bu suç oranı yüksek sorunlu yoksul bölgeyi yıkarak, yükselen apartmanlar, parklar, bahçeler, ticaret merkezleri, pazar alanları, spor salonları, park, kreş, gençlik, kadın, çocuk kulüpleri, eğitim kuruluşları, kültür merkezleri ile dikensiz gül bahçesi ne 2 dönüştüren kentsel dönüşüm projesi ne farklı bir perspektiften bakan Ferhat Özgür, izleyiciyi de, çocukluğunun ve ilk gençliğinin geçtiği bu bölgenin kolluk güçlerinin önlem almasına gerek kalmadan, halktan tepki almadan becerilmiş/başarılmış lığına birlikte tanıklık etmeye çağırıyor. İnsanların yaşamsal ortamlarından söküldüğü, mağdur edilmemelerine hassasiyet gösterilerek ve modern yaşamın tüm gerekleri düşünülerek yapıldığı belirtilen yeni imar projeleri, yaşamı yalnızca modern inşaata indirgeyerek belleği silen bir yok sayma eylemine dönüşüyor. Uygarlaşmanın belleğinden ve sürecinden koparılan kentlerin pazarlanacak bir meta, kent ticaretinden elde edilecek akçenin simgelediği rant mekânları haline gelmesi, toplumsal yaşamın ve bu yaşamsal belleğin öznesi olan kent halkının ise yine aynı kentsel dönüşüm projeleri adına sermaye egemen bir kurgunun/kurulumun nesnesi olmasındaki geriye dönül-e-mez durum, yok edilişin betonlaştırarak çirkinleştirme, modernleştir-e-me-me; havası, suyu, florası, faunası vakumlanmış bu önüne geçilmez imarlaştırma hızının imkânsızlaştırma ya da insa-n/f-sızlaştırma öyküsü, Ferhat Özgür ün yapıtlarının içeriğini oluşturuyor. Öte yandan da, Binaların birbirlerine yakınlığı bir tür kurtarılmış bölge ya da denetim alanı metaforu çıkarıyor ortaya. Yakınlık ve espasın kaybolması iktidarın bireyler üzerindeki denetimlerini kolaylaştırıyor, ideolojileri perçinliyor diyor Özgür. 3 transformation project to tear it down and replace it with a thornless rose garden, complete with towering apartment blocks, parks, gardens, commercial centers, marketplaces, gyms, parking areas, daycare centers, clubs for women, children and teenagers, educational institutions and cultural centers 2 is viewed from a different perspective by Ferhat Özgür, who spent his childhood and early teens in this district and calls on the spectator to also bear witness to how the violating operation succeeded without any need for measures by the security forces, since the people there showed no reaction or resistance. Such projects of new public improvement, tearing the people of squatter towns out of their vital surroundings while supposedly taking care not to discommode them and to provide every necessity of modern life, reduce life to a matter of modern construction and turn into an act of memory-erasure and total disregard. When cities are ripped from the memory and process of civilization to become a marketable commodity, a set of income-generating spaces symbolized by money, and a place merely to divvy up the loot from urban commerce; when an irreversible process makes an object of capital-governed operations (in the name of the same urban transformation ) out of the city s people, who should be the subject of social life and the memory pertaining to that life; when annihilation becomes hideous (supposedly modernizing but in fact unable to modernize) as frozen in concrete; when its air, water, flora and fauna are vacuumed up ineluctably by the pace of public improvements that make life impossible, pitiless and peopleless; then it makes for a tragic story, one that forms the content of Ferhat Özgür s work. Meanwhile he says that the proximity of the buildings to one another generates the metaphor of a sanitized zone or area of control. Proximity and the loss of space facilitates the control of power over individuals, Düşüncenin, entellektüel bakışın odak tuttuğu mekânını ticaretin belirleyiciliğine bırakan kent, bireysel ve siyasal özgürlüklerini yaşayamadığı, yaşam kalitesi, çağdaş kent ve çevre standartlarının gözetilemediği, küreselleşme, neoliberalleşme politikaları ile giderek dinin biçimlendirdiği bir yaşantıya itildi. Kent/li, yaşadığı kentin yazgısı üzerindeki söz hakkını yitirdi; sürekli göç ve şantiye halindeki yapboz kültürün eklentisi haline geldi. Şükriye Mahallesi: Heteroglossia ve Yıkımın İkonografisi Ferhat Özgür, yıkımla gelen kentsel değişim/dönüşümün ve yeni yaşam modellerinin bireyler üzerinde yarattığı travma, zorlama, başkalaşım ve yabancılaşmaya dair farkındalığını sergi mekânını kuşatan fotoğraflara yansıtıyor. Sistematik kapitalist üretimin, toplumun geleneksel düzenini bütünüyle değiştirerek dayattığı çok katlı apartman yaşamının gecekondu bölgelerindeki görüntüsü yıkım ve mutasyon olarak adlandırılabilir. Bir tür melezleşmeyle düşünsel, biçimsel ve yaşamsal olarak birbirlerine ve Batı daki modernliğe hem benzer, hem benzemez bu yaşam alanlarında belediye ve müteahhitler arasındaki anlaşmazlıkların çözümünü bekleyen halk, bir yandan duygusal olarak direnirken öte yandan başlarını sokabilecekleri bir ev özlemiyle yıkım ın çabuklaşması için duaya duruyorlar. Altındağ a, Şükriye Mahallesi ne gittiğimde, 2005 yılıydı, manzara inanılmazdı. Dozerler girmiş ve yıkım çoktan başlamıştı. Sanki bir gecede devrimin ilk adımı atılmış gibiydi. Bir süre gözlemledim. Bizim mahalleye bu kadar yaklaşacaklarını zannetmiyordum yılında gittiğimde Pieta da gördüğün atmosfer çıkmıştı ortaya. O atmosferi gördüğümde tasarlamaya başladım Pieta yı. diyor Özgür. 4 and reinforces ideologies. 3 Its space has been the focus of reflection and intellectual scrutiny, but the city has allowed this to be determined by commerce, as with neoliberalizing and globalizing policies it is increasingly pushed into a zone of life shaped by religion. The city and its denizens have lost their say in the fate of the city where they live; social control has diminished, individual and political liberties are unable to hold sway, while the quality of life goes unheeded, as do modern urban and environmental standards, as the heart of the city becomes the scene of continual migration and the culture of construction sites, a mere adjunct to a process of tearing down and then building. The Şükriye Neighborhood: The Iconography of Heteroglossia and Demolition The urban change/transformation that has come with demolition, the new models of life, have created in the individual trauma, strain, metamorphosis and alienation, the awareness of which Ferhat Özgür reflects in photographs that embrace the exhibition space. Systematic capitalist production totally alters the traditional order of society by imposing life in multstoried apartments, and the result in the squatter towns may be called demolition and mutation. In a kind of hybridization, intellectually, formally and vitally these zones of living do and do not resemble each other and the modernity of the West, and in them the people await a resolution of the conflict between the municipality and contractors, resisting in their hearts but at the same time praying that the demolition will be quick so they can have a roof over their heads. As Özgür says, When I went to the Şükriye Neighborhood in Altındağ it was the year 2005 and the scene that greeted me was unbelievable. The bulldozers had moved in and the demolition long since commenced. As if overnight the first Zeynep Yasa Yaman Thoughts On Ferhat Özgür s Selections From His City Log 8 9

6 Zeynep Yasa Yaman Ferhat Özgür ün Şehir Defteri nden Seçtikleri Üzerine Düşünceler Şarkı Söyleyebilirim [7, DVD, video, 2008] çekimi sırasında. During the shooting of I Can Sing [7, DVD, video, 2008]. step had been taken toward revolution. For awhile I just took it in. I hadn t thought they d get so close to our neighborhood. When I went back in 2006 the atmosphere had emerged which you see in Pieta. It was when I saw that atmosphere that Pieta began to take shape in my mind. 4 In photographs, Ferhat Özgür captures the demolition psychology of the cities (which are considered the centers of democratic consciousness), and in particular of the citizens of Ankara/ Altındağ. He gives form to the feelings aroused by the process of confronting this demolition, and brings them to the exhibition space. The government had asked the media for support in its decision to rid the center of Ankara from these cancerous growths, saying When we carry out demolition, and the security forces, the demolition teams, arrive on the scene and the people who go up on the rooftops to throw tiles at them are made to seem pitiable, nothing can be accomplished. And then, as the last straw, when you back up the news with tear-jerking music, citizens say, What a ruthless government this is. We need your support in this matter. 5 Özgür attaches importance to this statement, and, to the request not to present the TV news about squatter home demolition with a background of tear-jerking music, comes forward with the contribution of the videos It s Time to Dance Now [6 10, DVD, video, 2008] and I Can Sing [7, DVD, video, 2008]. He questions the relations between, on the one hand, the way in which the Urban Demolition Project results sometimes in scenes which resemble, or actually become, a battleground, and on the other hand religion, doctrines and social belief, all the while emphasizing connotations and feeling the need to find a symbolic context for what is happening. Ferhat Özgür returns to an historical painting approach which encompasses mythologies, portraits, landscapes and scenes Ferhat Özgür demokrasi bilincinin merkezi sayılan kentlerin, özelde ise Ankara-Altındağ/lı nın yıkım psikolojisini fotoğraflara yansıtıyor. Yıkımla yüzleşme sürecinin duyumsattıklarını kurgulayarak sergi mekânına taşıyor. Hükümetin Ankara nın merkezini ve çevresini urlardan temizleme kararına medyadan destek isterken dillendirdiği Yoksa biz bu yıkımı yaparken, emniyet mensupları, yıkım ekipleri oraya geldiğinde, affedersiniz çatıya çıkıp oradan kiremit sallayanları acınır hale getirirsek, bu işi başaramayız. Hele hele bir de böyle acıklı, dokunaklı müzikle haberleri beslediğiniz zaman vatandaş da diyor ki; Bu ne hain bir hükümettir. Bu konuda desteklerinize ihtiyacımız var 5 sözlerini önemsiyor, TV lerden kondu yıkımı haberlerinin acıklı, dokunaklı müzikle verilmemesi dileğine Şimdi Dans Zamanı / It s Time to Dance Now [6 10, DVD, video, 2008] ve Şarkı Söyleyebilirim / I Can Sing [7, DVD, video, 2008] videolarıyla katkı sağlıyor. Dönüşüm projelerinin kimi yerlerde bir savaş alanı gerçeği/görüntüsü yaratmasının toplumsal inançla, dinle ve doktrinlerle olan ilişkisini sorguluyor, yan anlamlar üzerinde duruyor, olup biteni simgesel düzende bir yere oturtmayı gereksiniyor. Ferhat Özgür mitolojileri, portreleri, manzaraları, günlük yaşam sahnelerini barındıran tarihi resim anlayışına geri dönüyor; fotoğraf ve video aracılığıyla yarattığı imgelerde döneme yaklaşımındaki kişisel ikonografi anlamları pekiştirip belirginleştiriyor. Yıkım fikrinin di-l/n-sel figürleri, aziz-e-leri, melekleri, döneme mal olmuş efsaneleri ve kahramanları popüler kültür açısından kara mizaha bulanıyor. Bu, kurgu ile belgesel arasında duran öyküsel/anlatımcı yaklaşım, onu duygusal, eleştirel tonda anamorfik bir bakışa 6 sürüklüyor. Açıkça ifade edilemeyen politik görüşler, inanç-lı/sız-larla ilgili düşünceler, toplumsal ve kültürel değerlerin eleştirel okumaları için görsel dilin ikonografik yöntemine başvuruyor. of everyday life, as in images he creates through the intermediary of photographs and video, he reinforces and clarifies the meanings residing in the personal iconography in his take on the period. The linguistic and religious figures of the idea of demolition or ruin, its saints and angels as well as its myths and heroes who have been appropriated by the period, from the standpoint of popular culture have become contaminated by black humor. This, together with a story-like/narrative approach somewhere between fiction and documentary, draws him into an anamorphic way of looking the tone of which is at once emotional and critical. 6 He has recourse to the iconographic methodology of visual language to read critically political views which cannot be openly expressed, thoughts on the faithful and unfaithful, and social and cultural values. Ferhat Özgür s City Log exhibition renders visible a milieu which can be elucidated using the concept of heteroglossia (different-speech-ness), used as a linguistic term by Mikhail Bakhtin, who defines it as the coexistence of clearcut differences within the codes of a single language. 7 City Log, in a kind of confused note-taking process, shows to the spectator the coexistence and contention of differing situations various faces of and facts concerning the demolition in Ankara, the language of narration, the discourses of those who convey, the characteristics of discourses, and so on. In this melange one is struck by the flaneur attitude of the artist, as on the one hand he protectively conceals himself, and on the other shows his face as an observer. He concentrates on differing social stratifications, cultural encodings, fashions, jargons, various patterns of faith and lifestyle, the forms of dress related to these, and the meanings, the modes of acceptance of these encoded forms in the visual language to discuss his own viewpoint and values while preserving equal=different distances vis-à-vis a number of situations. Zeynep Yasa Yaman Thoughts On Ferhat Özgür s Selections From His City Log 10 11

7 Zeynep Yasa Yaman Ferhat Özgür ün Şehir Defteri nden Seçtikleri Üzerine Düşünceler Ferhat Özgür ün Şehir Defteri sergisi, Mikhail Bakhtin in dilbilimsel bir terim olarak kullandığı ve tek bir dilin kodları içindeki belirgin farklılıkların bir arada varoluşları olarak tanımladığı heteroglossia (different-speech-ness) kavramı ile açımlanabilecek bir ortamı görünür kılıyor. 7 Şehir Defteri, Ankara daki yıkımın farklı yüzlerini ve gerçekliklerini, anlatımın dili, aktaranların söylemleri, söylemlerin karakteristikleri gibi farklı durumların biraradalıkları ve ihtilafları açısından karışık notlamalar halinde gösteriyor izleyiciye. Bu karmaşada, sanatçının kendini bir yandan saklayarak koruyan, bir yandan gözetleyerek gösteren flaneur tavrı dikkat çekiyor. Özgür, dönemin inanç sistemindeki çelişki, inkâr ve uzlaşmazlıkları, çok bakışlı bir melezlik içinde ifade ediyor. Farklı toplumsal katmanlaşmalar, kültürel kodlamalar, modalar, jargonlar, farklı inanç ve yaşam kalıpları, bunlara ilişkin giyim kuşam biçimleri, kodlanan bu biçimlerin görsel dildeki anlamları, kabulleri üzerinde yoğunlaşarak kendi bakış ve değerlerini tartışıyor, birçok duruma aynı=farklı mesafelerde duruyor. The Ideological Togetherness of Women and the Minaret: Thanks Be/Praise Be/Hallelujah Starting in the 1980s a rapid transformation has been undergone by the cities, where a neognostic awareness and tolerance have come to characterize discussions, and even an embracing, of such ethical, ethnical and ideological concepts as race, religion, nationality, sex and sexual preference, which the dominant culture had traditionally treated as alien and other, sometimes, indeed, acting toward them aggressively. The complex web of relationships and interaction marking popular culture in various spaces of the city was determining, as was its effect in the building of marginal identities; the concepts of space, alienation and futurism gained popularity, and so did the disturbing use of images pertaining to these concepts. So then, in this process Ferhat Özgür found it possible to follow, in their natural setting and at various times, the residents, families, women, men and children of the Şükriye Neighborhood, witnessing up close the phenomena of suspicion, fear, debate and persuasion. He uses minarets spared by the demolition together with a transmogrified image of woman in videos where he also broaches discussion of the ideological infrastructure underlying urban transformation projects. Sung cheerfully and happily to give thanks to the Lord, the motto Hallelujah/Thanks be is at the core of his video I Can Sing [7, 2008], which features a hymn/song form rendered sexy as a headscarfed woman sings via the playback of a male voice; and with the aid of body language it turns into a lament that might be expressed as homage to orgasm plus doubt concerning this emotional performance. Minare ve Kadın ın İdeolojik Birlikteliği: Şükürler Olsun/Alhamdulillah/ Hallelujah 1980 lerden başlayarak hızlı bir dönüşümün yaşandığı kentlerde, geleneksel baskın kültürel yapının yabancıladığı, öteki leştirerek zaman zaman saldırdığı ırk, din, ulus, cinsiyet, cinsel yeğleme gibi etik, etnik ve ideolojik kavramlar neognostik bir farkındalık ve hoşgörüyle tartışılır, kucaklanır oldu. Popüler kültürün kentin farklı mekânlarındaki karmaşık ilişki ve etkileşim ağı, marjinal kimliklerin inşasındaki etkisi belirleyiciydi; mekân, yabancılaşma ve gelecekçilik kavramları ve bu kavramlara ilişkin imgelerin rahatsız edici kullanımı popülerlik kazandı. İşte bu süreçte, Ferhat Özgür, Şükriye Mahallesi nin oturanlarını, ailelerini, kadınlarını, erkeklerini, çocuklarını doğal ortamlarında değişik zamanlarda izleme olanağı buldu. Kuşku, korku, tartışma, ikna süreçlerine yakından tanıklık etti. Yıkımların koruduğu minareleri, dönüştürülen kadın imgesiyle birarada kullandığı videolarında kentsel dönüşüm projelerinin ideolojik altyapısını da tartışmaya açtı. Tanrı ya şükretmek için neş e ve mutlulukla söylenen Hallelujah/Şükürler olsun sözüne yaslanan Şarkı Söyleyebilirim / I Can Sing [7, 2008] videosunda, ilahi/şarkı formu, türbanlı bir kadının ağzından erkek sesiyle playback yapılarak seksi bir biçime sokuluyor; beden dilinin de katkısıyla orgazma saygı ve bu duygusal seslendirişe ilişkin kuşku olarak ifade edilebilecek bir kahrediş e dönüşüyor. Videoda, dini şarkılarda, ilahilerde, dua ederek yakarmanın, tapınma sırasında şükretmenin bir ifadesi olan Hallelujah/Şükürler olsun sözüne yüklenen ironi, Tanrı nın varlığına, sonsuz derinliği ve gerçeği içinde yüce aşk a duyulan inanca karşın dünyasal yaşamdaki sevgi ya da varoluş biçiminin üstünlük ve silah gücüne dayanan gerçekliği dillendiriliyor. İfade olanaklarını sınırlayan egemen erkek sesi, sözünü de elinden alıyor Şükriye nin. O, şarkı söyleyebileceğini anlatmaya çalışıyor, yılanı deliğinden çıkaracak hileli yollara başvuruyor, karmaşık bir zihinsellik içinde sözünü söylemeyi deniyor. Dünyasal adaleti dağıtmayı vaat eden cinsiyetin iktidarını ve onun yarattığı düş kırıklığını görünür kılıyor. Şükredişin soğuk ve kırık tonuyla son buluyor şarkı: Geceyi aydınlatan hiç-bir-ışık yok. Soğuk ve karanlıktır gece. In this video there is irony attached to the idea of Hallelujah/Thanks be as it is expressed through praising God in religious songs, hymns, supplicative prayer, and worship, and this is set off by the fact of reliance on armed might, coupled to the supremacy of love and existence in the worldly sense, despite faith in the existence of God and in divine love as it occurs in God s infinite profundity and reality. Pushing the limits of expression, the dominant male voice steals Şükriye s thunder. Şükriye tries to say that it can sing, resorting to wiles that would coax the serpent from its lair and, in the grips of a complex mentality, attempting to have its say. It (recalling that Şükriye is also a woman s name perhaps we should say she ) renders visible not only the rule of the gender which has promised to dispense worldly justice, but also the disappointment which has ensued. The song closes on a cold, halting note of thanksgiving: No light shines in the night. The night is cold and dark. In I Can Sing, emotional witness to this historical event (the demolition and urban transformation in Ankara) is represented by a woman with her head covered, who wears an unusual coat and headscarves as if they were another free choice related to her self-expression, in the process multiplying the details of her identity; and as she gives thanks at the same time turns the song into a lament. A dynamic tension is created between, on the one hand, the modern multistoried apartments born from the rubble, the minarets that vie with these apartments for height, and the mosques that complete the city s skyline, and, on the other hand, the physiological, social and spiritual state of woman. She gives thanks for the new life that has been planned for her on the drawing board, and cornered both within and outside the zone of modern life spawned by a space-annihilating Single Intelligence that tears down and then creates anew, she offers up supplication: Hallelujah. She lets it all hang out. Zeynep Yasa Yaman Thoughts On Ferhat Özgür s Selections From His City Log 12 13

8 Zeynep Yasa Yaman Ferhat Özgür ün Şehir Defteri nden Seçtikleri Üzerine Düşünceler Şarkı Söyleyebilirim de, Ankara daki yıkımın ve kentsel dönüşümün, bu tarihsel olayın duygusal tanıklığını temsil eden türbanlı kadın, kendini dışa vurmanın bir diğer özgür seçimi gibi gözüken değişik manto ve başörtüleri içinde kimliğinin ayrıntılarını çoğaltıyor; şükrederken bir yandan da şarkıyı ağıtlaştırıyor. Yıkıntılardan yeniden doğan modern çok katlı apartmanlar, apartmanlarla boy ölçüşen minareler, kentin siluetini tamamlayan camiler ile kadının fizyolojik, toplumsal ve ruhsal durumu arasında dinamik bir gerilim yaratılıyor. Kadın, projelendirilmiş yeni yaşamı için şükrediyor, uzamı yok eden Tek Akıl ın merkezden yönetip yönlendirdiği, yıkıp yeniden yarattığı bu modern yaşam alanının içinde ve dışındaki kıstırılmışlığında yakarıyor: Hallelujah. Dizginlerinden boşanıyor. Öte yanda kentin değişimine periferideki bir tepeden bakarak dans eden kara çarşaflı genç kız, kendini techno ritmine terk ederek bir cins arınmaya ulaşıyor, müziğin melez biçemi ile bütünleşiyor, örtük bedeni içindeki ruhunu dışa vuruyor. Geç kapilatist kültürün yarattığı fütüristik ve kurgusal geleceğin-in doruk noktasında kendinden geçiyor. Gecekondular, yıkıntılar, yeni yerleşim mekânları, minareler, yollar, fırıl fırıl çevresini kuşatıyor, başını döndürüyor. Merkezi tutan bu teknolojik tinin, yaşamı ve bedeni makineleştiren hızı-na ayak uyduruyor: Şimdi Dans Zamanı / It s Time to Dance Now [6 10, DVD, video, 2008]. Yıkımın Diğer Yüzü: Kapıyı Vurmadan Girin ya da Coca Cola Kültürü nün Çalış-k-a-nları Ferhat Özgür, dönüşüm ve yıkım olgusuna yaklaşımını mimari ve kent planlaması ile sınırlı tutmuyor. Yıkılan pazarların, çöpe giden kullanım dışı atıkları ayrıştırıp, istifleyip geri dönüşüm Meanwhile a chador-garbed young girl looks down from a hill on the periphery of the city s change and dances, abandoning herself to a techno rhythm as she reaches a kind of purgation to become one with the music s hybrid style, her swathed body giving vent to the soul within. At the peak point of the science-fiction-like future (her future as well) created by the culture of late capitalism, she loses herself in this dance. Surrounded on all sides by squatter homes, rubble, new residences, minarets and roads, her head spins. And she matches her steps to the life-mechanizing, body-mechanizing pace of this center-occupying technological spirit: It s time to dance now [6 10, DVD, video, 2008]. The Other Face of Demolition: Come In Without Knocking or The Minions Of The Coca Cola Culture Ferhat Özgür does not restrict his treatment of the transformation and demolition phenomenon to architectural and urban planning. He also bears witness to the differing situations and appearance of torn-down marketplaces and the shops which sort out their unusable waste from the trash, stack it up, and with recycling methods make it once again available to production as raw materials. From the standpoint of the relationship between the city and the culture to which they belong, he probes and questions the minions of the marketplace and the poor people who work for junk dealers, most of these people living in squatter towns or on the outskirts of the city. His is a historical act of witnessing that centers on the daily life reflected by the tensions of modernity, on the illusions generated by the ideology of consumption, and on the violence wrought by the instruments of power; it is an attempt to make visible the unseen opposition, the will to resist and rebel. Zeynep Yasa Yaman yöntemleri ile hammadde olarak yeniden üretim süreçlerine kazandıran atölyelerin kent içindeki farklı durumlarına, görünümlerine de tanıklık ediyor. Çoğunluğu kentin varoşlarında, gecekondularda oturan pazarcıları, hurdacıların yoksul çalışanlarını, kent ile ait oldukları kültür arasındaki ilişki açısından sorup soruşturuyor. Modernite gerilimlerinin yansıdığı gündelik yaşamı, tüketim ideolojisinin yarattığı yanılsamaları, iktidar aygıtları tarafından uygulanan şiddeti merkeze alan tarihi bir tanıklıktır onunki; gözükmeyen muhalefet, direniş ve başkaldırının görünür kılınması çabası. Biz Hurda Sesleriyle Konuşuruz / We Speak Through The Sound of Junks da [7 50, DVD, Video, 2006] da Ulus, İtfaiye Meydanı, Samanpazarı, Çıkrıkçılar Yokuşu ve Ankara Kalesi ile belirlenen tarihi merkezin bulunduğu bölgede üç genç adam, sabahtan akşama, toplanan metal atığı geri dönüşüm sürecinde kullanılabilmesi için presleyip eş büyüklükte bloklara dönüştürüyor, üst üste yığıyorlar. Çalışma eylemi, bu küçük atölyenin içinde yankılanan metalik seslerin yarattığı değişim müziğinin (change music) 8 de eklendiği bir performansa dönüşürken İstanbul a gönderilmek üzere sıkıştırılan metallerin yarattığı görsellik César Baldaccini nin atık metallerle gerçekleştirdiği heykellerle benzer bir estetiğe yaklaşıyor. Bu marjinal mesleklerin emek yoğun yalnızlığı ile postmodern geç kapitalist niyetin birarada ve çelişkili duruşu, hâkim üretim tarzının tarihindeki yeni bir aşamanın kültürel belirtisiydi. Frederic Jameson ın Postmodernism, or, The Cultural Logic of Late Capitalism makalesinde tartıştığı, tüketim toplumu nun yeni varoluş biçimine ucundan tutunan bu atölye, modernleşmesini tamamlamış, kapitalizm öncesi toplumsal biçimlerin ortadan kaldırdığı son kalıntı kategorisindeki yerini In We Speak Through The Sound of Junks [7 50, DVD, Video, 2006], three young men work from morning to night in the area which boasts the historical center defined by Ulus, İtfaiye Meydanı (Firefighters Square), Samanpazarı (Haymarket), Çıkrıkçılar Yokuşu (Spinningwheel- Makers Hill) and the Ankara Citadel. All day long they recycle metal waste, pressing it into blocks of equal size which they then stack. In this diminutive shop the act of work becomes a performance to which is added the change music 8 created by the echoing metallic sounds, while visually the metal compressed down for sending to Istanbul approaches an aesthetic similar to the sculptures made by César Baldaccini out of waste metal. The labor-intensive solitude of these marginal occupations coexists with the postmodern capitalist intention and contradicts it, this bipolarity constituting the cultural symptom of a new stage in the history of the dominant mode of production. Clinging by a thread to the new modes of existence of the consumer society discussed by Frederic Jameson in his article Postmodernism, or, The Cultural Logic of Late Capitalism, this shop, perhaps near the end and perhaps for the last time, hammers out a place for itself (as evidenced artistically by Özgür) in the last remaining category of pre-capitalism, one eliminated by social structures which have completed their modernization. In thus bearing witness, was he thinking that very soon the spaces and lifestyles that make possible these shops and ways of living, together with all pristine nature and himself, will vanish or be destroyed? From the junk shop in Ankara s historical center Ferhat Özgür makes his way to the marketplace in Maltepe, a bustling district of Yenişehir. Until it was torn down, this marketplace in Maltepe was one of those to be found in districts within the boundaries of the Ankara municipa- Thoughts On Ferhat Özgür s Selections From His City Log 14 15

9 Zeynep Yasa Yaman Ferhat Özgür ün Şehir Defteri nden Seçtikleri Üzerine Düşünceler belki de son -a yakın- kez Özgür ün sanatsal tanıtlığında var ediyor. Çok yakında, bu atölyeleri ve yaşam biçimlerini besleyen, ayakta tutan mekân ve yaşantıların el değmemiş bütün doğal alanlar ve kendisiyle birlikte yok olacağını/edileceğini düşünerek mi? Ferhat Özgür, Ankara nın tarihi merkezindeki hurda atölyesinden Yenişehir in işlek semtlerinden Maltepe deki pazara uzanıyor. Ankara belediye sınırları içinde kurulan semt pazarlarından biri de yıkılmadan önce Maltepe de kurulurdu. Sebze ve meyve pazarı olarak kullanılan mekânını pazartesi hariç haftanın diğer günlerinde elektrik/elektronikten süs eşyasına, belli markaların taklitlerinden, ikinci el eskiler, tamir takımları vb. alet edavata kadar çeşitli ürünlerin yer aldığı bir cins küçük fuar niteliği ile Maltepe Pazarı, dar gelirli kentlinin, öğrencilerin ve moda nesneleri ucuza almak isteyenlerin uğrak yeri haline gelmişti lerin ikinci yarısında Sovyet Rusya nın dağılmasından sonra eski komünist bloğa ait ülkelerden gelenlerin bavul ticareti için beraberlerinde getirdikleri malları sattıkları bu yer sonraları Çin Pazarı halini aldı. Giderek yoğunlaşan ve sosyete pazarı, tuhafiye ve konfeksiyon pazarı, Rus pazarı, Çin pazarı gibi adlarla anılan, vergi mükellefi olmayan kişilerin mallarını sattıkları bu pazarlar esnaf ve sanatkârların da tepkisini çekiyordu. Ferhat Özgür, meyve sebze tezgâhlarına terkedecekleri yerlerini Pazar-tesiye hazırlayan pazarcıları kaydettiği Günlerden Pazar-tesi / Today is Sun/Monday [6 20, DVD, Video, 2005] videosunda, bir tür tekerlekli gecekondu olan bu dükkânların otoparka yolculuk sürecini konu ediyor. İllegal, muhalif pratikleri kaydettiği videolarında Özgür, daha sonra büyük bir alışveriş merkezi yapılmak üzere yıkılacak pazar yerindeki seyyar dükkânlar üzerinden geleceğin eleştirisini yapıp dünyevi emeği kutsarken, bir yandan da amnezi siyaseti yapıp belgesel ile fantastiği karıştırıyor; lity. Part of it was set aside for fruit and vegetables, but except for Mondays this was reserved for all sorts of goods, everything from electrical/electronic wares, ornaments and name brand imitations to second-hand items, repair kits and tools, making the Maltepe Market a kind of small fair favored by city dwellers of limited income, students, and those wishing to purchase fashionable items cheaply. In the second half of the 1980s, after the break-up of the Soviet Union, people came from countries of the former communist bloc with wares carried in suitcases, selling them in this place, which subsequently became a sort of Chinese Market. Ever more crowded and known as the society market, the accessories and ready-wear market, the Russian market and the Chinese market, such markets were where people sold goods without paying taxes, and they naturally earned the resentment of tradespeople and artisans. Let us note that in Turkish Sunday is Pazar günü, and that pazar means market. In a video that captures the minions of the marketplace as they prepare to yield their places to the fruit and vegetable counters of Market Monday (the word for Monday is Pazartesi and the title of the video is Today is Sun/Monday [6 20, DVD, Video, 2005], Ferhat Özgür treats of these shops, which are in a way squatter homes on wheels, and of the trip they make to the parking garage. In videos that record their illegal, dissenting practices, Özgür performs a critique of the future via the travelling shops in the marketplace that would later be torn down to make a large shopping center, in the process sanctifying worldly labor while at the same time carrying out the politics of amnesia as he combines the documetary with the fantastic, rejecting both chronology and the anachronic. A video without any historical referent whatsoever deals with the interest shown by postmodern society (which is surrounded by malls) in this primitive shopping space, an interest kronolojik olanı da anakronik olanı da dışlıyor. Herhangi bir tarihsel göndergenin olmadığı videoda, mall ların kuşattığı postmodern toplumun bu ilkel alışveriş mekânına gösterdiği ilgiyi gecenin karalığındaki bir takibe dönüştürüyor. Pazarın görünmeyen belirlenemez cemaati için gerçekleştirilen bu gece enstalasyonu, kuşku ve korku yaratıyor. Modern kültürün tersine demotic postmodern kültürde alt ve üst türlerin ortadan kalkması, yeni ve eski nin birlikteliği, doğası temizlenmiş böyle bir dünyada sermayenin sınırlarındaki genişleme, günlük yaşantıları, alışkanlıkları ve bunlara dair kültürel birikimleri de yıkım ve dönüşüm le var/yok etmektedir. Ferhat Özgür ün Şehir Defteri ndeki sayfalarda, çağdaş sermayenin proje adamları ve yöneticilerine, denetçi ve güvenlikçilerine, idareci ve spekülatörlerine; yani, hiçbir sabit toplumsal yapı ve kararlı kimlik tanımayan parasal evrenin fonksiyonlarına 9 teslim olan kentin ve onun yaratıcısı burjuvanın eylediklerini izliyoruz. Notlar 1 Altındağ Belediyesi, Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında yönetime geçtiği 2005 ten başlayarak AKTAŞ-TOKİ toplu konut projesi kapsamında e yakın gecekondu yıkımı gerçekleştirdi. 2 Donat,Yavuz. Ankara nın Başkenti Altındağ, Sabah, html (Erişim: 12 Ocak 2008). 3 Ferhat Özgür e aracılığıyla sorduğum soruya verdiği yanıttan alıntı (11 Ocak 2008). 4 Ferhat Özgür e aracılığıyla sorduğum soruya verdiği yanıttan alıntı (11 Ocak 2008) Slovaj Zizec in yamuk bakmak olarak adlandırdığı bakış. 7 (Erişim: 13 Ocak 2009) which Özgür turns into a pursuit in the dark of night. This nocturnal installation is done for the invisible, indescribable community of the marketplace, but it inspires them with suspicion and fear. Contrary to modernism, in the demotic postmodern culture there is no more distinction between higher and lower genres, and this, combined with the coexistence of new and old plus the expansion, in a world so cleansed of its nature, on the borders of capital brings about/annihilates, through demolition and transformation, daily ways of life, habits, and the cultural accumulation relative to them. In the pages of Ferhat Özgür s City Log we see the deeds of the city and the bourgoisie who created it the city which has surrendered to the planners and managers, controllers and guardians, administrators and speculators of modern capital; which is to say the functions of a monetary universe that recognizes no fixed social structure or decisive identity 9. Translation from Turkish to English: Fred Stark Notes 1 As part of the AKTAŞ-TOKİ mass housing project started in 2005 in the context of the Urban Transformation Project, the Altındağ Municipality tore down nearly 14,000 squatter homes. 2 Donat, Yavuz. Ankara nın Başkenti Altındağ (Ankara s Capital Altındağ), Sabah, April 30, (Accessed: January 12, 2008). 3 Quoted from Ferhat Özgür s answer to a question I had asked him by (January 11, 2008). 4 Quoted from Ferhat Özgür s answer to a question I had asked him by (January 11, 2008) 5 6 A way of looking that is dubbed the crooked gaze by Slovaj Zizec. Zeynep Yasa Yaman Thoughts On Ferhat Özgür s Selections From His City Log 16 17

10 Zeynep Yasa Yaman 8 Çevre seslerini müzikleştiren John Cage-vari bir tadı olan seslere gürültü demeye insanın dili varmıyor. 9 Perry Anderson, The Origins of Postmodernity, 1998, s dan aktaran Terry Eagleton, Kuramdan Sonra, s. 17. Yararlanılan Kaynaklar Anderson, Perry. Postmodernitenin Kökenleri, (Özgün Adı: The Origins of Postmodernity, 1998; çev. Elçin Gen), İstanbul, İletişim Yayınları, Anonim, (Haber), Kondu yıkımlarını acıklı müzikle vermeyin, Yeni Şafak, com/?a= (Erişim: 12 Ocak 2008). Bahtin, Mikhail. Sanat ve Sorumluluk. İlk Felsefi Denemeler, (Özgün Adı: Art and Answerability. Early Philosophical Essays, 1990), İstanbul, Ayrıntı Yayınları, (Erişim: 13 Ocak 2009). Donat, Yavuz. Ankara nın Başkenti Altındağ, Sabah, html (Erişim: 12 Ocak 2008). Eagleton, Terry. Kuramdan Sonra, (Özgün Adı: After Theory, 2003; çev. Uygar Abacı), İstanbul, Literatür Yayıncılık, 2. B, Jameson, Frederic. Culture: Postmodernism, or, The Cultural Logic of Late Capitalism, Postmodernism, or, The Cultural Logic of Late Capitalism (Post-Contemporary Interventions), ABD, Duke University Press, 9. B. 2001, s (İlk yayımı, New Left Review, No. 146 (July-August 1984), s da) Mc Leod, K. Space oddities: aliens, futurism and meaning in popular music, Popular Music (2003), No. 22/3. s (Accessed: January 13, 2009) 8 One can t bring oneself to call these sounds noise, for they have a f lavor reminiscent of John Cage, who made music out of ambient sounds. 9 Perry Anderson, The Origins of Postmodernity, 1998, pp as quoted by Terry Eagleton, After Theory, p. 17. Bibliography Anderson, Perry, Postmodernitenin Kökleri (The Origins of Postmodernity), 1998, tr. into Turkish by Elçin Gen), Istanbul, İletişim Yayınları, Anonymous, (News item), Kondu yıkımlarını acıklı müzikle vermeyin (Don t back up reports of squatter home demolition with tear-jerking music), Yeni Şafak, April 13, (Accessed: January 12, 2008). Bahtin, Mikhail. Sanat ve Sorumluluk. İlk Felsefi Denemeler, (Art and Answerability. Early Philosophical Essays, 1990), Istanbul, Ayrıntı Yayınları, (Accessed: January 13, 2009). Donat, Yavuz. Ankara nın Başkenti Altındağ (Ankara s Capital Altındağ), Sabah, April 30, (Accessed: January 12, 2008). Eagleton,Terry. Kuramdan Sonra (After Theory, 2003, tr. Uygar Abacı), Istanbul, Literatür Yayıncılık, 2. B Jameson, Frederic. Culture: Postmodernism, or, The Cultural Logic of Late Capitalism, Postmodernism, or, The Cultural Logic of Late Capitalism (Post-Contemporary Interventions), USA, Duke University Press, 9. B. 2001, pp (First published, New Left Review, No. 146 (July-August 1984), on pp ) McLeod, K. Space oddities: aliens, futurism and meaning in popular music, Popular Music, No. 22/3, pp Zeynep Yasa Yaman Ferhat Özgür: Şehir Defteri Ferhat Özgür: City Log Burcu Pelvanoğlu Ferhat Özgür, Ankara doğumlu bir sanatçı. Halen Ankara da yaşıyor ve çalışıyor. Video, resim, fotoğraf, yerleştirme gibi farklı disiplinlerde çalışmalar gerçekleştiriyor. Ferhat Özgür ün resim kökenli olması ona yeni medyayla kurduğu ilişkide hissedilebilir görsel avantajlar sağlıyor. Zira son derece üretken bir sanatçı örneği sergileyen Özgür ün resimlerini bu sergide, şimdilik, göremiyor olsak da, çalışmalarının genelinde kendisinin öznel dünyası ile olduğu kadar yaşadığı dönemin toplumsal, siyasal ve kültürel özelliklerinin yansımalarını buluyoruz. Kullandığı teknik ve ele aldığı tema ne olursa olsun, sanatçının tüm yapıtlarında gözlemlenen performatif kurgu farklı dönemleri birbirine bağlayan ana öğe olarak beliriyor. Sanatçının Şehir Defteri adlı bu sergisinde daha önceden kimi ulusal ve uluslararası sergilerde de gösterilmiş olan yapıtlarının yanı sıra son dönem fotoğraf ve videoları yer alıyor. Böyle bir bileşim, çeşitli grup sergilerinde tek tek gördüğümüz yapıtların ortak bir tema ve biçimsellik bağlamında bir araya geldiğinde yaratacağı etkiyi görebilmek ve şu an içinde bulunduğumuz karma karışık imge bolluğunda onları yeniden hatırlayabilmemiz açısından önemli. Şehir Defteri nde Özgür, ağırlıklı olarak Ankara nın kentsel dönüşümüne, kent ve birey arasındaki ilişkilere odaklanıyor. Şehir Defteri nin manifestosunda, kentin her yönüyle kendisinin kılcal damarlarının içine kadar sızmış, onunla yaşayan, kimi zaman zehirleyen kimi zaman da Ferhat Özgür is an Ankara-born artist. He still lives and works in Ankara. He creates works in various disciplines such as video, painting, photography and installation. Coming from a painting background enables him visual advantage in his relations to the new medium. While we do not see Özgür s paintings who is an example of a very productive artist in this exhibition, we see in his works in general not only the reflections of his private world but also the reflections of social, political and cultural attributes of the current times. No matter what technique he uses and what theme he addresses, the performative construct that can be observed in all his works appears as a main element that interlocks different periods. In this exhibition of the artist, entitled City Log, not only his works that have been previously shown in national and international exhibitions, but also his most recent photographs and videos are displayed. Such a combination is important in that we can now, in the context of a common theme and form, see the impact of his works we had previously seen piece by piece in various group exhibitions. It is also important from the perspective of remembering them in the midst of this chaotic state of abundance of imagery. In City Log Özgür focuses on Ankara s urban transformation, on the relationships between the city and the individual. In the manifesto of City Log, Özgür attests that the city is a peculiar Ferhat Özgür: City Log 18 19

11 Burcu Pelvanoğlu Ferhat Özgür: Şehir Defteri hayatta kalması için gereken enerjiyi ateşleyen tuhaf bir yaratık olduğunu dile getiren Özgür, bu açıdan bakıldığında modernliğin hem en iyi temsilcisi hem de en sorunlu iki olgusuna dikkat çekiyor: Kent ve birey. Besim Dellaloğlu, Kent Öznenin Evidir başlıklı makalesinde insanların genellikle içinde yaşadıkları kentleri inşa ettiklerini düşündüklerini, ancak kentlerin de insanları inşa ettiklerini dile getirir. 1 Modernizmin hem en iyi temsilcisi hem de en sorunlu iki olgusu olan kent ve bireyin ilişkisi de bu noktada ortaya çıkar. Kent ve özne aynı yolun yolcusudur; birinin varlığı diğerinin önkoşuludur. Kent, öznenin hem doğduğu hem de paradoksal bir biçimde öldüğü yerdir. Bu anlamda kentin öznesi hem bir kimsedir; hem de hiç kimse Kentin öznesi, hiç kimse ile herkesin kesişme noktasıdır diyen Dellaloğlu, kentin öznesinin ben sözcüğünü çok kullandığını, ama herkesin ben olduğu bir yerde aslında hiç kimsenin ben olamayacağını; bu durumda ben in kentte içi boş bir iddiaya dönüşeceğini belirtir. Dolayısıyla kent, her zaman çelişkilerin merkezi olmuştur. Ben i hiç kimse ye dönüştürmüş; öznesini hem doğurmuş hem öldürmüş; bireyi ürettiği gibi tüketmiştir de Ferhat Özgür de 1990 lardan bu yana bireyin yaşadığı yerleri, sosyo-kültürel ve politik açıdan sorguluyor. Özgür ün çalışmalarında, özellikle küreselleşme sürecinde güncel sanat tarafından genel kabul görmüş kimlik, aidiyet, göç, doğum-ölüm karşıtlığı, savaşlar, kültürel farklılıklar gibi temalar dikkati çekiyor. Atölyesinin içinde yaşadığı kentin bizzat kendisi olduğunu dile getiren Özgür, 2 deyim yerindeyse kenti didik didik ederek, altını üstüne getirerek malzemesini topluyor. Kuşkusuz bu durum malzemeyi de çok özel kılıyor ve böylelikle her malzeme kendine has bir belleğe sahip oluyor. Ferhat Özgür ün Şehir Defteri, bir kentin, Ankara nın değişim hızının, kentsel dönüşüm projelerinin kent ve birey üzerindeki yansımalarının fotoğraf ve videolardan oluşan bir günlüğü. Bu günlük, Ankara nın 1990 sonrası, başka bir deyişle Melih Gökçek in Büyükşehir Belediye Başkanlığı sonrasında maruz kaldığı tahribatı, deformasyonu, kentsel dönüşüm adı altında her geçen gün bir kez daha maziye karışan, eskiyen yüzünü konu ediniyor. Gelelim günlüğün tek tek yapraklarına Serginin en eski tarihli işi Bugün Herkes Bahçeye (2000) adlı fotoğraf lı yılların başında sanatçının ürettiği Toprak adlı dizi resimlerin ardından toprak kavramı bu sefer farklı bir medyumla metaforik olarak karşımıza çıkıyor. Fotoğraf stüdyolarında hatıranın anonimleştirilmiş görüntüsü olarak okuyacağımız aile fotoğrafları geleneği fotoğrafın icadından bugüne her dönemde popülerliğini koruyor. Sanatçı böyle bir olgudan hareketle aile üyelerini stüdyoya creature that infiltrates into his capillaries, that lives with him, even poisons him, and sometimes fires up the energy necessary for him to be alive. and from this viewpoint draws attention to both the best representative and also the most problematic phenomena of modernity; The city and the individual. Besim Dellaoğlu, in his essay entitled The City is the Home of the Subject depicts that human beings usually think that they build up the cities they live in, however the reverse is also true in that the cities also build up the human beings. 1 The relationship between the city and the individual, both the best representatives of modernism and also the most problematic phenomena of modernity, appears just at this point. The city and the subject are on the same boat; the existence of one is the precondition for the other. The city is both where the subject is born, and paradoxically also dies. From this perspective the subject of the city is both somebody, and also nobody... Dellaloğlu says that the subject of the city is the intersection point of nobody and everybody, and points out that the subject of the city uses the word I too often, but where everybody is an I, actually nobody can be an I ; and in this case, I would transform into a hollow allegation. The city, therefore, has been the center of contradictions. She has transformed I into a nobody ; she gave birth to and also killed her subject; while she produced the individual she also consumed it... Since the 1990 s, Ferhat Özgür also questions, from socio-cultural and political perspectives, the places where the individual lives. In Özgür s works what draws attention are particularly themes such as identity, belonging, immigration, birth-death contradiction, wars and cultural diversification, themes that have gained acceptance in contemporary art within the process of globalization. Özgür who has said that the city he lives in is in fact he himself in his workshop, searches in every nook and cranny and ransacks the city, so to speak, to collect his material. 2 This situation no doubt makes the material very special and each material, in this way, acquires a memory peculiar to itself. Ferhat Özgür s City Log is a diary of a city, Ankara, from the perspective of the city s velocity of change and the reflections of urban transformation projects on the city and the individual, displayed in the form of photographs and videos. This diary discusses Ankara after 1990, in other words when Ankara was exposed to depredation, deformation under Melih Gökçek as the mayor of the metropolitan city, when the city s perishable features that belong to the past were depreci- Sanatçının aile fotoğraf arşivinden, 1997, sanatçının izniyle. From the artist s family photographs archive, Courtesy of the artist. Burcu Pelvanoğlu Ferhat Özgür: City Log 20 21

12 Burcu Pelvanoğlu Ferhat Özgür: Şehir Defteri çağırmak yerine kendi ikamet yerleri olan gecekondu içerisindeki küçük bir bahçede poz vermeye davet ediyor. Bahçenin kendisi çok belirgin değil, ama arkadaki duvardan buranın ne tür bir atmosfer olduğuna ilişkin ipuçları alabiliyoruz. Figürler hatıra fotoğraflarından bildiğimiz şıkmakyajlı imajların tersine, ısrarla tektipleştirilmiş olarak beyaz tişörtleriyle kameranın karşısına geçmiş gibiler, ancak onları hem aynılaştıran hem de farklılaştıran şey tişörtlerinin üzerindeki imgeler. Bu imgeler aile bireylerinin her birinin en çok özdeşleştiği imgeler. Baba: şarap şişesi, anne: süpürge ve faraş, büyük oğul: çalıştığı ilaç firmasının klasörü, küçük oğul: delisi olduğu basketbol topu. Sanatçı böylece figür, kostüm ve atmosfer aracılığıyla, izleyici olarak bir ailenin hayatına nüfuz etmemizi sağlayacak ipuçlarını sunuyor, bir tür görsel-kısa öykü yaratıyor. Sanatçının bu yapıttan üç yıl sonra çektiği Bugün Herkes Dışarı adlı fotoğraf (2003), bu yıllarda onda tutku haline gelmiş bir temanın ulaştığı farklı bir boyutu gösteriyor. Fotoğraf Özgür ü doğup büyüdüğü sokak ile yeniden bir araya getiriyor. Ankara nın Altındağ bölgesinde, bir yanında cezaevi, diğer yanında hastanenin bulunduğu Yan Sokak ta doğan Özgür, güneşli ve berrak bir pazar günü bu sokağa gidiyor ve tek tek kapıları çalıyor: Bir yanında Ankara Yarı Açık Ceza Evi, diğer yanında Büyük Ankara Hastanesi nin bulunduğu bir sokak Yan Sokak. Doğup büyüdüğüm mahallenin adı nedense tuhaf bir isimle Şükriye Mahallesi olarak belirlenmiş. Çocukluğum ve ilk gençlik yıllarım burada geçti. Sonra Demirlibahçe de yaşadım, ta ki on iki yıldır ikame etmekte olduğum Oran Şehri ne yerleşene kadar. Düzenli olarak ziyaret ettiğim Yan Sokak a bir Pazar günü gittiğimde yapmak istediğim şey, bu sokakta ikamet edenlerin kapılarını tıklatmak ve onları sokak boyunca tek bir sıra halinde dizmekti. Geriye kalan şey, onları sokağın bir girişinden bir de çıkışından (gerçekte çıkmaz bir sokaktı burası) görüntülemekti. İlk kez tüm mahalleli, tek bir ortak anı paylaşmak üzere dışarıdaydı yılında Proje4L İstanbul Güncel Sanat Müzesi ndeki Plajın Altında Kaldırım Taşları, 2004 yılında da Ankara Siyah-Beyaz Sanat Galerisi ndeki Monologlar adlı sergilerde gösterilen Bugün Herkes Dışarı ; Şener Özmen in de dikkati çektiği gibi, hastane ve hapishane arasına sıkışıp kalan, yolu bu iki mekâna da sıklıkla düşen bir gecekondu mahallesinde Özgür ün herkes dışarı çağrısına kulak verenleri belki ikinci kez gerçekleşmeyecek bir buluşmada bir araya getiriyor. 4 Evrim Altuğ sanatçının bu yapıtını şöyle değerlendirmişti: Ron Mueck in hakikat garibesi heykellerini anımsatan Ferhat Özgür, müzedeki fotoğraf düzenlemesiyle bir sokağı, bir ülkenin atardamarı gibi görüntülemeyi, hepimizi itmeyi başarıyor. Özgür ün mahalle sakinleri tek bir hat üzerinde yaşarken, bu kişilerin yaşadıkları ve sadece o fotoğraf bünyesinde paylaştıkları yalnız hayatları, pamuk ipliğinin belki de imar izni alınmamış bir dışavurumu gibi de kendisini duyumsatabiliyor. İlk kez ve Özgür ce bu bakış, içinde o kanı sokağa boşaltacak yorgun ve dürüst bir kudret muhafaza ediyor. Belki de gördüğünüz en delikanlı hayatlar oralarda yaşanıyor. İçi boşaltılmadan. Piç edilmeden. Bugün herkes dışarı. Kim bilir, belki de sistem ofsayta düşsün diye. 5 Bugün Herkes Dışarı, kamusal alanda sanat uygulamalarının özellikle 2000 lerin ortalarında geçirdiği dönüşümü örneklemesi açısından da anılmaya değer. Bilindiği gibi, kamusal alanda sanat ya da kamusal sanat, İngilizce literatürdeki public art ın karşılığı olarak kullanılmaktadır. Public art da, kamusal alana konan her türlü sanat nesnesini karşılayan bir terimdir. Kamusal alanda, bir parkta, meydanda, havaalanında, garda, yani kamunun ortak kullandığı mekânlara konan sanat nesnesinin ontolojik olarak müzede olan sanat nesnesinden herhangi bir farkı bulunmamaktadır. Yeni tip kamusal sanat adı verilen pratikler ise, kamusal alandaki sanat uygulamalarından temelli bir biçimde ayrılmaktadır. Yeni tip kamusal sanatta kamunun olma ated in the name of urban transformation. Let us now look at the diary s pages, one by one... The earliest work in the exhibition is the photograph entitled Everyone Outside Today (2000). Following the Land entitled series paintings from the beginning of the 1990 s, this time the concept of land appears in a different medium as a metaphorical entity. The tradition of family photographs shot in studios which we might read as the anonymized image of reminiscence, has retained its popularity ever since the photograph was invented. The artist, based on such a fact, chooses to invite the family members to pose in a small garden inside the shanty house they live in instead of inviting them to his studio. The garden itself is not very pronounced but from the wall in the background we can grasp what kind of atmosphere this place, in fact, is. The figures, contrary to the trendy-madeup images we are used to seeing in reminiscence photographs, are in front of the camera all wearing white t-shirts as if standardized, but what makes them both the same and also differentiates them from each other are the images on their t-shirts. These images in fact are images that the family members most identify with. Father: wine bottle, mother: broom and dustpan, elder son: the folder of the pharmaceutical company that he works in, younger son: the basket ball he is crazy about. In this way the artist offers the hints to penetrate into the life of a family by way of figures, costumes and atmosphere. The photograph entitled Everyone Outside Today (2003) which the artist took three years after the above work, shows a different dimension of a theme which had become an ambition for him in those years. The photograph brings Özgür together with the street he grew up in. Özgür, who was born in Yan Sokak in Ankara s Altındağ district, a street on one side of which was a prison, and on the other a hospital, goes to this street on a sunny and bright Sunday and knocks on each door: Yan Sokak was a street on one side which was the Ankara Semi-Open Prison and on the other Principal Ankara Hospital. The neighborhood I grew up in was given a strange name Şükriye (he/she who is being grateful) for some reason. My childhood and early teenage years elapsed here. I then lived in Demirlibahçe up till I settled in Oran City in which I have been living for some twelve years.. When I went to Yan Sokak which I visited regularly, on a Sunday, what I wanted to do was to knock on the door of everyone who resided in this street, and to line them all up in a row all along the street. The only thing left for me to do was to photograph them once from the entrance and once from the exist of the street (this was in reality a dead-end street). It was the first time that all of the dwellers of the neighborhood was out to share a common moment. 3 Everyone Outside Today which was also displayed in 2003, in Project4L İstanbul Contemporary Arts Museum as part of the exhibition Pavement Under the Beach, and in Ankara Siyah-Beyaz Art Gallery as part of the exhibition Monologues in 2004, gathered together, as Şener Özmen draws attention to, everyone who attended Özgür s invitation everyone come out in a meeting that would probably not realize again in a slum neighborhood squeezed in between a hospital and a prison and whose road frequently happens to pass by these two buildings. 4 Evrim Altuğ evaluated this specific work of the artist: Ferhat Özgür who reminds us of the realist sculptures of Ron Mueck, achieves via his photography installation in a museum to display a street as if it is the artery of the whole country, and manages to pull us after him. While Özgür s neighborhood dwellers live on a thin thread, what these people live through and what they share merely by way of this photograph, their lonely lives, can be felt as perhaps they are hung by a thread expressing the fact that they do not have a construction permit. For the first time, this vision peculiar to Özgür conserves in itself a tired Burcu Pelvanoğlu Ferhat Özgür: City Log 22 23

13 Burcu Pelvanoğlu Ferhat Özgür: Şehir Defteri postal Ankara yı gerçekten simgeleyecekse, üzerinde bir yıkım görüntüsü taşımasına şaşırmamak gerekir. Tanıl Bora nın, Melih Gökçek döneminde üzerinde kentsel dönüşüm projeleriyle yeniden kurgulanan Ankara yı bir mega-taşrapol olarak adlandırdığını aktaran Antmen, bir Ankara kartpostalında hangi Ankara fotoğrafının aranması gerektiğini de sorar. 8 Sorunun cevabı ise bellidir: Bu çifte yıkımla, gecekondunun ve ana-oğulun yıkımıyla, kenti ve özneyi bir kez daha iç içe sokan Ankara nın fotoğrafı. Pieta, deyim yerindeyse, kentin özneyi parçalayışının, yuvasını yapışının resmidir! Şehir Defteri nin bir başka yaprağında yer alan Kucaklaşma (2003), bir kat daha çıkma ihtimaliyle damlarında demir filizleri görünen gecekonduları birbiriyle kucaklaştırırken bir başka evrensel gerçekliğe daha işaret eder: İnsanlık hallerine Ferhat Özgür, Kucaklaşma yı şöyle yorumluyor: Irak savaşının öncesinde oluşturulmaya başlanan ve sonrasındaki sürece de göndermelerde bulunan ve bilinçli olarak şiirselliği hedefleyen bu mizansen, ısrarlı bir biçimde bir inşaat alanı içerisinde gerçekleştiriliyor. Birbirlerini kucaklamış figürlerle, onları kuşatan mekânın anatomisi arasında açıktan açığa hissedilen bir bağ var. Sanki hepsi sessizce bize aynı şeyi mırıldanıyorlar gibi: İnşaat alanında birbirimizi kucaklıyoruz, çünkü barış da hâlâ inşa halinde. 9 Kucaklaşma İsrail in Filistin topraklarına saldırdığı bu günlerde de güncelliğini koruyor. Kuşkusuz Kucaklaşma yı bir başka açıdan da okumak mümkün: En başta belirttiğim gibi, insanlar içinde yaşadıkları kenti inşa ederler, ama kent de onları inşa etmekten geri kalmaz. Kentin mi insanı insanın mı kenti inşa ettiği sorusu ise, tavuk mu yumurtadan çıkar yoksa yumurta mı tavuktan? sorusuna benzer. Kentin bireyi bireyin kenti inşa edişi tamamlanması neredeyse imkânsız olan bir sürece işaret eder. Kucaklaşma da bu süreçten bir kesit sunar bize zorunluluğu vardır, ancak kamusal alan zorunluluğu yoktur. Yeni tip kamusal sanat, katılımcı bir özellik göstermesiyle kamusal alanda sanat uygulamalarından ayrılır. 6 Bugün Herkes Dışarı, Yan Sokak, Özgür ün birçok çalışmasında olduğu gibi sokak sakinlerinin katılımıyla oluşan bir fotoğraf olarak bu yeni tip kamusal sanatın çarpıcı bir örneğini oluşturur. Öte yandan diğer işlerinde de farklı biçimlerde bir gereklilik olarak görünmeye devam eder. Örneğin Şimdi Dans Etme Zamanı (2008) adlı son videosunda kısa bir sekans olarak belirip kaybolan bu sokağa dikkatle baktığımızda, sokağın en ucunda görünen gecekonduların yerine dikilmiş apartmanları görürsünüz. Şehir Defteri nin bir başka sayfasında karşımıza Özgür ün Pieta sı (Merhamet) (2006) çıkıyor. Bilindiği gibi Pieta, kucağında ölü İsa yı tutan Meryem Ana heykeline verilen isim ve Özgür ün kartpostal olarak ürettiği Pieta sında da çehresi tamamen değişen Altındağ da, sırtını kentin yeni yüzüne dayamış, yıkılan gecekondu kalıntıları arasında oturan bir ana oğul görünüyor. Anneyi Özgür ün ablasının, çocuğu da o bölgede işsiz bir ailenin çocuğunun canlandırdığı Pieta, aslında kente yakılan bir ağıt niteliğinde belki de. Sadece Ankara ya da değil; 1960 lar sonrasında göçle büyüyen ve göçeni önce bünyesine katıp sonra onu kapı dışarı eden tüm kentlere ilişkin bir ağıt Ahu Antmen in dediği gibi, Ferhat Özgür ün Pieta sındaki ana-oğul, ana kentin önce yuttuğu sonra kustuğu bütün insanlara yönelik bir merhamet taşıyor; geldiler, kentleri köy ettiler söylemine sarılanları utandırırcasına, o gelenlerin neden geldiğini, gelmek zorunda kaldığını sorgulama zamanının hiç gelmeyişinin kederini yansıtıyor. 7 Ahu Antmen, Ferhat Özgür ün Pieta için mecra olarak kartpostalı seçmiş olmasının da anlamlı olduğunun altını çiziyor. Antmen e göre, günümüzde Ankara dan gönderilecek bir kartand honest power, an energy to empty the blood on to the street. Maybe the most juvenile lives you might ever encounter are experienced there. Without emptying the content. Without illegitimizing them. Let everyone come out today. Who kows, maybe to put the system offside. 5 Everyone Outside Today is worth mentioning also in terms of its being an example to the transformation that art implementations in public spaces went through especially in the mid 2000 s. The terms kamusal alanda sanat or kamusal sanat corresponds to pıublic art in English literature. And the term public art implies any art object put in a public domain. An art object that is put in spaces where the public commonly uses, such as a park, a square, airport, railway station, is ontologically no different from an art object in a museum. The practices named New Type of Public Art, on the other hand, diverge completely from art practices in public domains. In the new practices of public art there is the need for public as a must, but there is no obligation for public domain. The new practices of public art with its participatory practices diverge from art in public domain. 6 Everyone Outside Today, Yan Sokak, like in Özgür s many other works, is a striking example of the new type of public art, as a photograph composed by the participation of the street s dwellers. On the other hand, it appears in his other works, also, as an exigency in differing forms. In his last video entitled It s Time to Dance Now (2008) when we look carefully at this street which appears and disappears in a sequence, we see the building blocks built in place of the once squatter houses. In another page of City Log we come across with Özgür s Pieta (Mercy) (2006). As is well known, Pieta is the name given to the sculpture of Virgin Mary holding dead Jesus in her arms and in the Pieta that Özgür produced as a post card we see a mother and son who, in Altındağ the look of which has changed completely, sit among the demolished squatter remnants with their backs to the new face of the city. Pieta in which the mother was represented by Özgür s elder sister, and the child by the son of an unemployed family living in these quarters, is perhaps a lamentation dedicated to the city. And not only to Ankara; it is a lamentation to all the cities which expanded by immigration in the 1960 s, which first incorporated the migrant and yet showed the door to him/her... As Ahu Antmen comments, The mother-son in Ferhat Özgür s Pieta bears a mercy towards all the people that the mother city first swallowed and then threw up; as if to embarress embarrass those who clinged to the discourse they came and made the cities like their villages ; Özgür s work reflects the grief of the fact that the time to question why all those who came choose to come came, anyway, why they were obliged to come, would perhaps never arrive. 7 Ahu Antmen also draws attention to the fact that Ferhat Özgür s choice of a post card as the medium of expression for Pieta is highly meaningful. According to Antmen, if a post card to be sent nowadays from Ankara is expected to really symbolize the city, then it should not surprise us if it carries an image of destruction. Antmen cites that Tanıl Bora calls Ankara a mega-provincepol after Ankara s rebuilding through urban transformation projects in Melih Gökçek s time and asks which Ankara photograph should take place on an Ankara post card. 8 The answer to this question is obvious: This is the photograph of Ankara that interlocks the city and the subject, through this double destruction, the destruction of the squatters, on the one hand, and of that of the mother-and-son, on the other. If I may say so, Pieta is the photograph of the city tearing the subject into pieces, giving him/her comeuppance. Embrace (2003) which appears in another page of City Log, makes the squatters on whose Burcu Pelvanoğlu Ferhat Özgür: City Log 24 25

14 Burcu Pelvanoğlu Ferhat Özgür: Şehir Defteri Piero Manzoni, Sanatçının Nefesi ( Artist s Breath ), (Bu eserden geri kalan sönük balon, tahta ve kurşun mühürlerden oluşan heykel Tate Koleksiyonu ndadır. 35 x 180 x 185 mm) Piero Manzoni, Artist s Breath, (Deflated balloon, wood and lead seals left over from this art work is in the Tate Collection. 35 x 180 x 185 mm) Bizim Mahalle (2006), Şehir Defteri nde, yıkıntıların içinde omuz omuza vermiş üç çocuğun sözlerini bize aktaran bir başka sayfadır. Çocukların üzerine oturdukları taşlar mahallelerinden bir parçayı gösterir bize, yerle bir edilmiş Aradan geçen yol, belki de top koşturdukları bir alan Yüzlerini döndükleri alanda gecekondularla yan yana, arka arkaya yükselen yeni konutlar görülür. Bu çok katlı konutlar, modern kentin yeni siteleri arttıkça onların mahallelerinden eser kalmayacaktır geriye Gökten Şehir İndi (2006) de tıpkı Bizim Mahalle de olduğu gibi, kentin hızla değişen çehresine tanık olma durumunu görselleştirir. Bizim Mahalle nin tanıkları çocuklarken, Gökten Şehir İndi de tanık bir melek olur, ancak buradaki melek de çocuklar gibi çaresizdir, elinden hiçbir şey gelmez. İçimde Şehrin Nefesi Var (2006) ise, kentin henüz dönüşüme tabi tutulmamış bir bölgesini sunar bizlere. Sanat anlayışını, Modernleşme sürecini yaşayan kentte, yoksul sınıfa mensup bireylerin gerçeklikleriyle ilgileniyorum. Onların hayatları, alışkanlıkları, inançları, saplantıları, korkuları ve her türden beklenti ve mücadelelerinde, hem kendi geçmişimden hem de Türkiye gerçekliğiyle ilgili izler buluyorum 10 cümleleriyle açıklayan Ferhat Özgür, İçimde Şehrin Nefesi Var adlı fotoğrafında da, modernleşme sürecini halen deneyimlemekte olan Ankara da yoksul sınıfa mensup bireylerin yaşadığı bir bölgenin kuşbakışı görünümüne odaklanıyor. Sanatçının sanat tarihinin vurucu örneklerine baktığını görüyoruz. Piero Manzoni nin Artist s Breath adlı yapıtının izini süren Özgür, üzerinde iki plastik torbanın balon misali uçtuğu bölgede, gecekonduların sıra sıra ve tepe boyunca dizildiği bir görüntü sunar bize. Daha uzaklarda ise, siluet halinde bürokrasinin şehri Ankara yer alır. Cumhuriyet in merkezi Ankara nın ikinci yüzüne işaret eder İçimde Şehrin Nefesi Var. Ankara, devletin merkezidir; ama kendi çevresine dahi sahip çıkamaz. O nedenle, bu şehir farklıdır Bu yapıtına yönelik notlarında şöyle diyor sanatçı: Ankara Kalesi nin bir ucundan bakıldığında Altındağ ın bu siluetini dramatikleştirecek bir öğe aramaktaydım. Biz çocukken uçurtmaları kendimiz yapardık. O zamanki adı çıtalı olan başka uçurtmalar hazır yapım olduğu için dükkânlarda satılırdı ve pahalı olduğundan alamazdık. Bugün de Ankara kalesinde çıtalı satın alamayan çocuklar şimdi kendi uçurtmalarını yapmanın yolunu bulmuşlar. Evlerindeki plastik poşetlere bir ip bağlıyorlar ve onları şehrin boşluğuna salıyorlar. Şehrin nefesi uçurtmaların içini dolduruyordu, onları boşluğa gönderiyordu. Bu nefesi o gün içimde hissettim. 11 Kırda Öğle Yemeği (2008) tıpkı Pieta gibi sanat tarihinin başyapıtlarından birine referans. Kırda Öğle Yemeği, Eduard Manet nin ( ), 1863 yılında, Salon des Refusés de roofs iron ores are seen with the hope that one day another storey may be added, embrace each other, also implies another universal reality: To humankind demeanor... Ferhat Özgür interprets Embrace as such : This mise an scene which was begun to be composed before the Iraqi war and which presents references to the stages later on, targeting also poetry, is realized persistently inside a construction area. There is a conspicuous connection between the figures who embrace each other and the anatomy of the space that surrounds them. It is as if they silently murmur the same thing: We embrace each other in a construction area because peace is also under construction. 9 Embrace keeps up to date these days, also, when Israel attacks the Palestinian land. It is no doubt possible to comprehend Embrace from another perspective: As I indicated at the very beginning, people construct the city they live in but the city, in turn, constructs people also. The question of whether the city constructs the people or vice versa is similar to the question, does the chicken emerge from an egg, or the egg from a chicken? The complementation of the city constructing the individual and the individual the city implies a process which is almost impossible. Embrace presents us a crossection from this process... Our Neighborhood (2006) in City Log is another page which conveys the wordings of three children who lean their shoulders against each other in the ruins. The stones the children sit on show a part of their wrecked neighborhood... The road that passes by is perhaps the area where they used to play football... In the direction they look at are seen new residences that rise one after the other next to the squatters. As these multi-storey residences, the new building complexes of the modern city increase, there will be no more left from their neighborhoods... Shanty Angel (2006) visualizes, just as Our Neighborhood does, the state of witnessing the rapidly changing countenance of the city. While the witnesses of Our Neighborhood are children, in Shanty Angel, the witness is an angel, but the angel here is as helpless as the children, he/she is not able to do anything. In his photograph The City s Breath Inside Me (2006) he presents us a district of the city which has not yet underwent transformation. Ferhat Özgür explains his understanding of art with the sentences, Within the city which lives through modernization, I am interested in the realities of the individuals who belong to the distressed classes. In their lives, habits, beliefs, obsessions, fears and all kinds of expectations and struggles, I find traces both from my own past and from Turkey s reality. 10 In The City s Breath Inside Me, also, he focuses on the bird seye view of a district where poor people live in within the broader picture of the modernization process of Ankara that is still in progress. We see that the artist considers the striking examples of the history of art. Özgür who traces Piero Manzoni s work Artist s Breath, presents us an image where two plastic bags fly like a baloon in a district where the squatter houses align in rows up a hill. Farther away is Ankara, the city of bureaucracy in silhouette. He points out to the second countenance of Ankara, the center of the Republic, and in The City s Breath Inside Me Ankara is the center of the state; but it can not attend to even its own vicinity. For this reason, this city is different... In his notes concerning this work of his, the artist says as such: When looked from one end of the Ankara Citadel I was in search of an element that would dramatize this silhouette of Altındağ. Because other kites which were called lathes were ready-made, they were sold in stores and we could not buy them because they were expensive. Today also the children in the Ankara Citadel who can not buy lathes, find a way to make their own kites. They tie a string in the plastic bags in their houses and let them go off to the emptiness of the city. The breath of the city filled in the cavity of the kites, sending them to emptiness. I felt that breath in me that day. 11 Burcu Pelvanoğlu Ferhat Özgür: City Log 26 27

15 Burcu Pelvanoğlu Ferhat Özgür: Şehir Defteri Edouard Manet, Kırda Öğle Yemeği, 1863, tuval üzerine yağlıboya, 208 x 264 cm, Musée d Orsay, Paris. Edouard Manet, The Luncheon on the Grass, 1863, oil on canvas, 208 x 264 cm, Musée d Orsay, Paris. Luncheon on the Grass (2008) is a reference to one of the masterpieces of the history of art such as Pieta was. Luncheon on the Grass a tableu by Eduard Manet ( ) which he exhibited in 1863 at Salon des Refuses (Lounge of the Refused) and which drew reaction because he went beyond academism, also caused him to be selected as the leader of a group that was in search of a new pursuit by both artists and critics. This tableau which is considered among the pioneers of modernism has underwent criticism because his technique is very free at large and fast, the artist sees everything in flecks, and he chooses topics from contemporary life, but the most serious criticism was no doubt the subjectmatter of the tableau. The theme of Lunch in the Countryside is a topic that has been processed throughout the history of art, but the figures used here are selected from real life, and this was what drew the most reaction. The woman in nude in the painting was Victorine Meurent, Manet s permanent model; one of the men is the artist s relative, and the other is a sculptor. Manet, by gathering together two contemporary-dressed men and a naked woman makes the topic up-to-date and this draws reaction. Moreover, the fact that Manet in this tableau of his has been inspired by Giorgione s Fetés Champetres (Pastoral Symphony) and by an engraving in one tableau of Raffaello, giving, what s more, references to these two masters, has been interpreted as presumption. Although Manet s technique and his references to the world of art might have been interpreted as presumption, it is obvious that with Luncheon on the Grass an epoch came to an end, a new epoch opened, and modernism in art commenced. Together with Manet who enabled the redefinition of the canvass, a break away from tradition began. Painting is a window since Renaissance and (Reddedilenler Salonu) sergilediği, bir yanıyla akademizmin dışına çıktığı için çok tepki çeken, diğer yanıyla da Manet nin gerek sanatçılar ve gerekse eleştirmenler tarafından yeni bir arayış içindeki grubun önderi olarak karşılanmasına neden olan tablosunun adıdır. Modernizmin öncülerinden olduğu kabul edilen tablo, tekniğin çok serbest ve hızlı olması, sanatçının her şeyi lekeler halinde görmesi ve çağdaş yaşamdan konular seçmesi gibi çeşitli nedenlerle eleştirildiyse de, en büyük eleştiri kuşkusuz, tablonun konusuna gelmiştir. Kırda öğle yemeği teması, sanat tarihi boyunca işlenmiş bir konudur, ancak burada kullanılan figürler gerçek yaşamdan seçilmiştir ve asıl tepkiyi de bu çekmiştir. Resimdeki çıplak kadın, Manet nin daimi modeli olan Victorine Meurent; erkeklerden biri ressamın akrabası ve diğeri de bir heykeltıraştır. Manet, iki çağdaş giysili adamla çıplak bir kadını birlikte vererek konuyu güncelleştirmiştir ve bu da tepki çekmektedir. Manet nin bu tablosunda Giorgione nin Fetés Champetres (Pastoral Senfoni) ve Raffaello nun bir tablosundan yapılmış olan bir gravürden esinlenmesi, bu iki ustaya referans veriyor oluşu da, kendini bilmezlik olarak yorumlanmıştır. Manet nin tekniği ve sanat dünyasına referansları kendini bilmezlik olarak yorumlansa da, Kırda Öğle Yemeği ile bir dönemin kapanıp bir başka dönemin açıldığı, sanatta modernizme geçildiği aşikârdır. Tuvalin işlevinin yeniden tanımlanmasını sağlayan Manet ile birlikte artık gelenekten bir kopuş söz konusudur. Resim, Rönesans tan beri bir penceredir ve izleyici onun ardındaki dünyaya bakmaktadır. Bu dünya ise, oldukça yanılsamacı, gerçeğin kopyası ve derinliği olan bir dünyadır. Kırda Öğle Yemeği ile başlayansa, modle ve perspektif etkilerinin, dolayısıyla tuval yüzeyinin en aza indirgenmesidir. Böylelikle izleyici resmi renk lekeleriyle kaplanmış yassı bir düzlem olarak algılayacak; konu önemsiz olup, giderek bir motif niteliğine gelecektir. the spectator looks at the world behind it. This world is highly illusive, is a copy of the real, and happens to have depth. What began with Luncheon on the Grass is the reduction of the model and perspective effects and therefore the canvass surface to the minimum. The spectator would, therefore, comprehend the painting as a flat plane covered with color clouds; the topic consequently becomes unimportant assuming a motive attribute. Ferhat Özgür s Luncheon on the Grass (2008) while stands in silence in respect for Manet, also criticizes it harsly. Özgür s subjectmatter is as current as Manet s. The location is again a district of Ankara which has been subjected to urban transformation, in between the Airport road and Pursaklar district, a landscape where the TOKİ housing settlement has been going on under the directorate of the State. This landscape also constitutes the main atmosphere of the artist s last video I Can Sing (2008). In both of his works he insists on this landscape. The reason is that the route between the airport and the city is the first landscape encountered in access to the city. The first contact with the city begins through this route. The airport road, therefore, is perhaps among the most spartan expressions which shows what kind of modernization the city has been undergoing. The character of the city begins to appear here. In the photograph, although the new building complexes are seen in the background, the part where figures appear is most probably the countryside of the past. In the middle of the composition are a table and two small children; there is a gun on the table. It is not only the city that modernization transforms; it becomes apparent that human relationships also are devastated. The couple on the back right shows us that woman-man relationships also degenerated gradually because there is beating at lunch! The back of the girl on the left is facing us and we can not have any information as to her expression Burcu Pelvanoğlu Ferhat Özgür: City Log 28 29

16 Burcu Pelvanoğlu Ferhat Özgür: Şehir Defteri Ferhat Özgür ün Kırda Öğle Yemeği (2008), Manet ye saygı duruşunda bulunduğu gibi onu tersyüz de ediyor. Özgür ün konusu, Manet de olduğu gibi güncel bir konu. Mekân yine Ankara nın kentsel dönüşüme tabi olmuş bölgelerinden biri: Havaalanı Yolu ile Pursaklar bölgesi arasında, devlet eliyle yürütülen TOKİ yapılaşmasının devam etmekte olduğu bir peyzaj. Bu peyzaj sanatçının Şarkı Söyleyebilirim (2008) adlı son videosunun ana atmosferini oluşturuyor aynı zamanda. Her iki çalışmada da bu peyzajda ısrarlı davranıyor. Zira havaalanı-kent arasındaki güzergâh, her durumda bir şehre girişte karşılaşılan ilk peyzajdır. Şehir ile ilk temas bu yol aracılığıyla başlar. Dolayısıyla havaalanı yolu aynı zamanda şehrin ne türden bir modernizasyona tabi tutulduğunu gösteren belki de en yalın ifadelerden biridir. Şehrin karakteri buradan itibaren belirmeye başlar. Fotoğrafta arkada yeni siteler görünüyorsa da figürlerin bulunduğu kısım muhtemelen eskinin kır ı. Kompozisyonun tam ortasında bir masa ve iki küçük çocuk; masanın üzerindeyse silah var. Modernliğin dönüştürdüğü sadece kent değil; aynı zamanda insan ilişkilerinin de yıkıma uğradığı anlaşılıyor. Zira arkada sağdaki çift bize kadın-erkek ilişkilerinin de giderek yozlaştığını gösteriyor; öğle yemeğinde dayak var! Soldaki kızın arkası bize dönük ve ifadesine yönelik bir bilgi edinemiyoruz, ama onun da eliyle işaret ettiği nokta şehir değil boşluğun ta kendisi. Ferhat Özgür, Kırda Öğle Yemeği nde modernleşmenin çarpıklığını, kentleşmenin çarpıklığıyla ve insan ilişkilerinin çarpıklığıyla kesiştiriyor. Başlarken, Ferhat Özgür ün çalışmalarında özellikle küreselleşme sürecinde güncel sanat tarafından genel kabul görmüş olan kimlik, aidiyet, göç, doğum-ölüm karşıtlığı, savaşlar, kültürel farklılıklar gibi temaların dikkati çektiğini ve Özgür ün kent-birey ilişkileri çerçevesinde bu temalara yer verdiğini belirtmiştim. Kentsel dönüşümün kurbanı olan kentte gün be gün artan kültürel farklılıklar da Özgür ün sık işlediği konular arasında. Özgür ün Şimdi Dans Etme Zamanı (2008) adlı videosunu da bu açıdan değerlendirmek mümkün. Şöyle ki: 1980 ler, yerelliğin patladığı, bir kültürel çoğullaşmanın yaşandığı yıllardır, ama diğer yandan bütün bu patlamalar küresel basınçlarla birlikte şekillenmiştir. Bu yıllarda bir aidiyet duygusu gelişmiş; ama bu duygu kaçınılmaz olarak bir yerellik ideolojisini, yerel olanın asıl sahibinin kim olduğunu belirlemeye yönelik bir iktidar mücadelesini de beraberinde getirmiştir. Kültürel kimlikler artık kendilerini bir siyaset dolayımı olmadan da ifade edebilmektedir; ancak bu kimliklerin birbirleriyle karşılaşabileceği, birbirlerini etkileyebileceği, birbirlerini dönüştürebileceği siyaset alanı gücünü yitirmiş; kamu denen alan toplu bir kayıtsızlığa dönüşmüştür. Nurdan Gürbilek, bu durumu şöyle açıklar: 80 ler Türkiyesi, bugün sonuçlarını çok daha net görmemize rağmen yadırgama gücümüzü yitirdiğimiz için bize daha karmakarışık görünen bütün bu kültürel karşıtlıkları olanca çıplaklığıyla görmemizi sağladı. Bunun da ötesinde kültürün illa bastırma, dışlama ya da feragate zorlama gibi ilkelerle değil, çok daha kuşatıcı olabilecek başka ilkelerle de örgütlenebileceğini, kültür tarihinde yeraltına itilmiş içeriklerin sırf bastırılmış oldukları için yıkıcı ya da özgürleştirici olmayabileceğini de gösterdi li yılların ilk yarısına darbenin, baskının, şiddetin; ikinci yarısına ise göreli bir özgürleşmenin, daha modern, daha sivil bir iktidarın damgasını vurduğu görülür. Ancak mesele daha derinden ele alındığında, bu iki strateji 1980 li yıllar boyunca hiçbir zaman birbirinin yerini almamıştır; hep birbirini çağıran, birbirine ihtiyaç duyan, meşruluklarını birbirine borçlu biçimler olmuşlardır. Başka bir deyişle, ilkinin bastırdığını ikincisi kışkırtmış, ikincisinin kışkırttığını ilki bastırmıştır. İki strateji, iki iktidar olma biçimi, iki farklı söylem, devletin yasaklayıcı söylemiyle daha özgürleştirici vaatlerle dolu, daha sivil bir söylem, 1980 li yıllarda çakışmıştır. but what she denotes with her hand is not the city but the very emptiness, itself. Ferhat Özgür in his Luncheon on the Grass intersects the distortion of modernization with urban distortion and distortion in human relationships. In the beginning of this essay I had indicated that in Ferhat Özgür s works what draw attention are themes such as identity, belonging, immigration, birth-death antinomy, wars, cultural differences which have been generally accepted by current art especially in the process of globalization, and that Özgür deals with these themes within the framework of city-individual relationships. Cultural differences which compound with each day in the city which is the victim of urban transformation are also among the topics Özgür treats. It is possible to evaluate Özgür s video It s Time to Dance Now (2008) from this perspective, as well. Namely: The 1980s are years when localism exploded and when cultural plurality was on the agenda. All these explosions, however, have been shaped by global pressures. A feeling of belonging has developed during these years; this feeling, however, inevitably brought about a localism ideology, a power struggle to detemine who is the real owner of that which is local. Cultural identities would express themselves without a political mediation; the political arena, however, in which these identities would meet each other, affect each other, and transform each other has lost its strength; what is called public has transformed into collective apathy. Nurdan Gürbilek explains this situation as such: The 1980 s Turkey has enabled us to see all these cultural adverseness in all its true colors although it had appeared to us as complicated, before, due to the fact that we had then lost our judgement power, whereas we can see the results with much more clarity, today. Beyond that, it also showed us that culture need not be organized using such principles as repression, exclusion and renunciation but, on the contrary, with much more embracing principles, while also showing us that within the domain of the history of cultures, the contents which have been forced underground would not necessarily be destructive or liberalizing just because they have been suppressed. 12 It is observed that what made a mark on the first half of the 1980 s were military takeover, oppression and violence; on the second half, on the other hand, a relative liberation, a government which is more modern, more civil. When we look at the matter from a more in-debth perspective, however, we see that in the 1980 s these two strategies have never replaced each other; they have always been forms which evoked each other, felt the necessity for each other and became grateful to each other for their reciprocal legitimacy. In other words, what the first suppressed the second provoked, and what the second provoked, the first suppressed. The two strategies, the forms of governing, two different discourses, a discourse full of liberalizing promises, in contrast to the prohibitive discourse of the state, collided with each other in the 1980 s. The cultural formations of the 1980 s have been determined by these clashes. By way of capital transfer to culture and the bans to cultural domains and with the demolishment of the institutions where masses could express their demands resulted in the apperance of adverseness. As Nurdan Gürbilek expresses, Turkey went through this road in the1980 s: She seperated the world with affluence and possibilities from the world of hardship and impossibilities, into two camps where they would not contact each other, in whose camps where there would not be any passage in between. Now is the time to ask: would a new power which would translate the possibilities of the first and the character of revolt of the second ever revive? 13 When Nurdan Gürbilek published her book Living in Display, the Cultural Climate of the 1980 s (first published in 1992) a new power was already awakening. During this epoch in contrast to Burcu Pelvanoğlu Ferhat Özgür: City Log 30 31

17 Burcu Pelvanoğlu Ferhat Özgür: Şehir Defteri 1980 li yılların kültürel oluşumlarını da bu iki çakışma belirlemiştir. Kültürel alandaki yasaklar ile kültüre sermaye akıtılması, kitlelerin taleplerini dile getirebilecekleri kurumların yok edilmesi ile neredeyse ilk kez kitle kültürünün ortaya çıkması gibi karşıtlıklar bir arada olmuştur. Nurdan Gürbilek in ifade ettiği gibi, Türkiye 1980 lerde şunu denemiştir: Varlığın ve imkânların dünyasıyla yokluğun ve imkânsızlığın dünyasını, birbirine temas etmeyecek, birbirine geçişi olmayan iki kampa ayırdı. Şimdi sormak gerekiyor: Birincisinin imkânlarını ikincisinin isyanına tercüme edecek bir güç yeniden uyanacak mı? 13 Nurdan Gürbilek, Vitrinde Yaşamak 1980 lerin Kültürel İklimi adlı kitabını yayımladığında (söz konusu kitabın ilk baskı tarihi 1992 dir) yeni bir güç uyanmaktadır bile. Bu dönemde 1980 lerin yükselme, yaşama ve tüketme arzusuna karşılık gelen arabesk, İslami ve liberal değerlerle harmanlanmış; 1990 ların ortalarına gelindiğinde İslami hareket kendi orta sınıfını, aydınlarını, profesyonellerini oluşturmuş ve bu kesimlerin giderek bireyselleşmesi, piyasa ekonomisi, medya ve sanat dünyası içinde yer almaları, İslami hareketin evrimini, dinamiklerini değiştirmeye başlamıştır. Nilüfer Göle ye göre, Müslümanların yeni yaşam tarzları karşısında seçim yapmak zorunda kalmaları kendi iç dünyalarında da karmaşa yaratmış ve bunu edebiyat, yazı, deneme aracılığıyla ifade etme yoluna gitmişlerdir. İslami hareketin kendini kültürel alanda çoğaltabilmesi, Müslüman öznelliğin ortaya çıkmasıyla mümkün olmuştur. 14 Ferhat Özgür ün Şimdi Dans Etme Zamanı (2008) adlı videosu da tastamam yeni yaşam tarzları karşısında seçim yapmak durumunda kalan Müslüman bir kadını yansıtıyor. Videoda kara çarşafa bürünmüş ve sadece gözleri görünen kadın, kentin farklı noktalarına yayılmış gecekondu bölgelerinde son derece enerjik bir biçimde bir tekno müzik eşliğinde dans ederken görülüyor. Aynı şekilde Şarkı Söyleyebilirim (2008) adlı videosunda da Ferhat Özgür, pardösüsü ve türbanı ile geleneksel kıyafetler içerindeki bir kadını hem iç mekânda hem de dış mekânda şarkı söylerken gösteriyor. Her iki videonun da dayandığı ortak nokta, dönüşüm geçiren kentte bireylerin konumu. Kent dönüşürken bireyler inançlarını koruyorlar ama özgürce, modernleştirerek ve dönüştürerek. Özgür, Şehir Defteri başlıklı bu sergiye ait manifestosunda, onun için bir evin içi ile sokak arasındaki sınırın o kadar da kesin olmadığını; iç ya da dış mekânın, bir şekilde kentin farklı yüzlerinin toplandığı ortak bir pota olduğunu belirtiyor. Bu açıdan bakıldığında Şarkı Söyleyebilirim yeni yaşam tarzları karşısında seçim yapmak durumunda kalan Müslüman bir kadını yansıttığı gibi, 1980 lerin baskı döneminin kamusal alanı nasıl dönüştürdüğünü, kamusal alan-özel alan ayrımını nasıl ortadan kaldırdığını da gözler önüne seriyor. Her baskı dönemi sokağa, işyerine, siyasi örgüte, sivil toplum kuruluşuna yapılan her baskı insanları ister istemez içe kapanmaya, kişiselliğe zorlasa da, 1980 lerde Türkiye de bu tür bir içe kapanmanın aksine, bir dışa açılma yaşanır. Yakın zamana dek mahrem kabul edilen her şey habere dönüşür ve bu da özel ve kamusal alan arasındaki sınırı kaldırır, öznelliğin diliyle kamunun dilini iç içe geçirir ve farkları belirsizleştirir. Resmi ideolojinin kamu kavramı, devletin dışında oluşmuş bir sivil alanı değil, devlet himayesinde, devlet kontrolünde var olmuş bir alanı tarif etmektedir. Kamu kavramını, devlet kavramıyla özdeş kılan süreç, kent yaşamını da etkilemektedir. Ancak kamu sözcüğü, sözcüğün resmi çağrışımları dışında, şehirde birbirine yabancı insanların ilişkiye geçebilecekleri çeşitli zeminleri, modern kent yaşamının geçişliliğini de tarif etmektedir li yıllara kadar Türkiye de özel hayat-kamu karşıtlığından söz edildiğinde, büyük ölçüde özel hayatın devletle ya da politikayla olan ilişkisinden söz edilmiş olunur; çünkü Türkiye de kamu alanı, the upsurge, the desire of good living and high comsumption characterizing the 1980 s, emerged a new way blended with arabesque, Islamic and liberal values; when we come to the mid-1990 s, the Islamic movement has established its own middle class, intellectuals and professionals and the individualization of these segments while taking part in the market economy, the media and art world has begun to change the evolution of the Islamic movement, its dynamics. According to Nilüfer Göle, the fact that the Muslims needed to choose between new styles of living created a chaos in their inner world and they chose to express this via literature, writings, and essays. The augmentation of the Islamic movement in the cultural arena became possible with the advancement of Muslim subjectivity. 14 Ferhat Özgür s video It s Time to Dance Now (2008) reflects a Muslim woman who is to choose among the new styles of life. The woman who, in the video is wrapped in chador and whose only eyes are visible is seen to dance, very energetically, to techno music. Similarly in his video I Can Sing (2008) Ferhat Özgür displays a woman dressed traditionally in her topcoat and turban singing in both inside and outside locations. The common point that both the videos are based upon is the status of the individuals in a transforming city. The individuals keep their beliefs while the city transforms, but in freedom, and by modernizing and transforming them. Özgür in the manifesto of this exhibition which he entitled City Log indicates that to him the border between indoors and the street is not very precise; that the inner and outer spaces constitute a common melting pot where different faces in the city assemble. From this perspective, I Can Sing while reflecting a Muslim woman who is to choose from among the new, different life styles, also exhibits how the 1980 s period of coercion transformed the public domain, how it abolished the public domain-private domain differentiation. While in every period of coercion, each coercion on the street, the work place, political organization, non-government organizations compels people to inevitably turn inward, to intimacy, during the 1980 s in Turkey what is experienced is opening to the outer world let aside turning inward. What has been accepted as private not long ago has been in the news, and this lifts the border between private and public domains, mingles the languages of subjectivity and the public, and makes differences vague.the concept of public pertaining to the official ideology describes not a civil domain outside the state, but a domain under the auspices of the state, which has existed under the control of the state. The process which made the concept of the public and that of the state identical, has impact on the life in the city, as well. We must add, however, that the word public, apart from the word s official associations, also describes various grounds where people foreign to each other come together and meet, and the transitivity of the modern city life. Until the 1980 s when private life-public antinomy was mentioned, what was meant, most probably, was the relationship between private life and the state or politics; the reason is the public domain in Turkey has been established by the state or politics. However, a change experienced after the 1970 s attracts attention: Politics in the 1970 s brings together people from different classes who otherwise would not normally come together and makes them bind under the promise of a common life. Both of Ferhat Özgür s videos It s Time to Dance Now and I Can Sing offers a crosssection of people who come from different classes and get together under the promise of a common life. After the 1980 s, the appearance of new power networks and new life styles, the Asian Dragons, China s economic breakthrough, the break down of the Union of Soviet Socialist Republics, the Burcu Pelvanoğlu Ferhat Özgür: City Log 32 33

18 Burcu Pelvanoğlu Ferhat Özgür: Şehir Defteri devlet ya da politika tarafından kurulmuştur. Ancak 1970 li yıllar sonrasında yaşanan bir değişim dikkat çekicidir: 1970 lerde politika, hayatlarının normal seyri içinde bir araya gelemeyecek farklı sınıflardan insanları bir araya getirir ve onları aynı ortak yaşam vaadi etrafında buluşturur. Ferhat Özgür ün Şimdi Dans Etme Zamanı videosu da, Şarkı Söyleyebilirim videosu da, bu farklı sınıflardan olup ortak yaşam vaadi etrafında buluşan insanlardan bir kesit sunar ler sonrasında yeni iktidar ağlarının ve yaşam biçimlerinin ortaya çıkması, Asya Kaplanları, Çin in ekonomik atılımları, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği nin parçalanışı, Soğuk Savaş döneminin sona erişi, Berlin Duvarı nın yıkılışı gibi örnekler büyük bir değişime, yeni egemenlik anlayışlarına işaret etmektedir. Bu, Michael Hardt ve Antonio Negri nin belirttiği gibi, yeni bir emperyal makine olan imparatorluk 15 anlayışının da ortaya çıkışı anlamına gelmektedir. Yeni emperyal makinenin ortaya çıktığı yer ise sınırların bulunmadığı küresel bir sahnedir. Ferhat Özgür ün Bugün Günlerden Pazar/tesi (2005) adlı videosu, bu küresel sahneyi şöyle tasvir eder: Videonun konusu, Ankara daki Maltepe Pazarı dır. Bu pazar, Sovyetler Birliği nin çöküşü sonrasında eski komünist bloktan gelen sığınmacıların Türkiye ye göç ederken beraberinde getirdikleri çeşitli eşyaları satmalarından ötürü ilk olarak Rus Pazarı adıyla anılmıştır. Belli bir süre için malların KDV siz ve devlet kontrolünden uzak olarak satıldığı bu pazar, daha sonra semtin adıyla, yani Maltepe Pazarı olarak anılmaya başlamıştır. Burada haftada bir gün, başka bir meyve-sebze pazarı da kurulduğu için tüm tezgâhlar tekerlekli ve taşınabilir dükkânlardan oluşmaktadır. Özgür ün bu videosu, farklı yapıdaki iki pazarın kuruluş aşamalarını, çekicilerin tekerlekli tezgâhlarla olan mücadelelerini çarpıcı bir dille sunar. Yapıt ilk kez 2006 yılında, Torino da, küratörlüğünü Lorena Tadorni nin yaptığı Video Dia Longhi adlı sergide gösterilmişti. Sokağın uyanışını, seyyar arabaların yavaş yavaş bütün alanı kaplamasını, satıcıların siluetlerini betimleyen Özgür ün tekniğini Tadorni şöyle yorumluyor: Sanatçı stereotipleri reddedip, betimlediği görüntülere çok yakın bir ilgiden kaçınarak özellikle görsel yapıya dikkatini yönlendiriyor. Daha çok salt anlatının ötesine geçen ve öneriler aracılığıyla ileri doğru hareket eden bir yapıyı takip etmeye çalışıyor. Belgesel ile video art arasındaki sınır o kadar belirtilmiş değil ve bu cinslerin bolca melezlenmesi bu çalışmanın ilginç noktasını oluşturuyor. 16 Ferhat Özgür ün atölyeye kapanmak yerine kentin nimetlerinden faydalanmayı tercih ettiğini daha önce de belirtmiştim. Şehir Defteri nin yapraklarından birinde yer alan Biz Hurda Sesleriyle Konuşuruz (2006) isimli video çalışması da bunun en açık örneklerinden biri. Biz Hurda Sesleriyle Konuşuruz Ankara da, Şahinler Metal adlı küçük bir atölyede gerçekleştirilmiş. Video, günde ortalama 60 kg hurda alabilen bir konteynırı ve burada çalışan, on yıldır hurda sesleriyle yaşayan Recep, Turan ve Duran ı konu alıyor. Konteynıra yerleştirilen hurdalar daha sonra geri dönüşüm sürecinde kullanılmak üzere Ankara dan İstanbul a naklediliyor. Atölye, son derece gürültülü ve bu gürültülerden elde edilmiş özel ses efektleri de videoya eşlik ediyor. Ferhat Özgür, burada ilginç olan noktanın, hurdalarla cebelleşen işçilerin, César, Warhol gibi sanatçıların çalışma yöntemlerini çağrıştırması olduğunu ve bu nedenle bu ortamın bir sanatçı atölyesiyle de pekâlâ özdeşleşebileceğini belirtiyor. 17 Gerçekten de videoda César a ve Warhol a göndermeleri fark etmemek mümkün değil. Konteynırdan dökülen sıkıştırılmış metal kutular, César ın asamblajlarını akla getirdiği gibi; görüntünün Coca Cola markasına odaklanmasıyla da Özgür, Pop Sanat ın ustası Andy Warhol a selam gönderiyor. Sıkıştırılmış metal kutular önünde kadraja giren atölye çalışanları da bizi başka türlü düşündürüyor: Buna tüketirken harcadığımız end of the Cold War and the demolishment of the Berlin Wall all draw attention to a big change, new sovereignty comprehension. As Michael Hardt and Antoniu Negri indicate, this also means the appearance of the emperorship 15 approach which is a new imperial machine. The place where the new imperial machine appears is where there are no boundaries, which is a global stage. Ferhat Özgür s video Today is Sun/Monday (2005) depicts this global stage as such: The subjectmatter of the video is Ankara s Maltepe Market. This market was intially named the Russian Market because upon the breakdown of the Soviets the refugees who came to Turkey from the old communist bloc brought with themselves various commodities and sold them there. This market where commodities were sold without VAT (value-added tax) and beyond the control of the state, later on began to be called Maltepe Pazarı from the name of the neighborhood. Because one day a week another vegetable-fruit market is also established here, all the benches are made of mobile and wheeled counters. Özgür s video exhibits the establishment phases of these two different markets and the struggle between the coaches and the wheeled benches in a striking language. The work was first shown in Torino in the exhibition Video Dia Longhi whose curatorship was assumed by Lorena Tadorni. Tadorni interprets Özgür s technique who depicts the revival of the street, the mobile benches covering slowly the whole area, the silouettes of the peddlers as such: The artist refuses the streotypes and evading a very close affinity with the images he depicts, focuses his attention on especially the visual structure. He is trying to follow a structure which goes beyond mere narration and which moves forward by way of suggestions. The borderline between a documentary and video art is not clearcut and the ample crossbreed of these kinds is what makes this work interesting. 16 I had indicated before that Ferhat Özgür instead of shutting himself up in his workshop, prefers to make use of the blessings of the city. His video work We Speak Through the Sounds of Junks (2006) which is on one of the pages of the City Log, is one of the most apparent examples of this view. We Speak Through the Sounds of Junks has been actualized in Ankara, in a small workshop called Şahinler Metal. The video shows a container which can hold 60 kg of junk, in the average, a day, and Recep, Turan and Duran who work here, and have been living to the sound of the junks. The junks which have been collected in the container are transported, later on, from Ankara to İstanbul to be recycled. The workshop is extremely noisy and special sound effects derived from this noise accompanies the video. Ferhat Özgür indicates that what is interesting here is that the workers wrestling with the junks is reminiscent of the working methods of artists such as César and Warhol, and therefore this environment can just as well be identified with an artist s workshop. 17 It is indeed impossible not to notice the referrals in the video to César and Warhol. While the compressed metallic boxes dropping from the container reminds us of César s assemblages, through the scene focusing on the Coca Cola brand, Özgür sends his regards to the master of Pop Art, Andy Warhol. The workers in the workshop who enter into viewfinder in front of the metallic boxes make us think otherwise: Would it make sense if we call this the unrecycling of the moments we spend while comsuming? Ferhat Özgür s most recent works in particular focus on the relationship between the modern city and the individual. I had indicated above that the city both bears the subject and also kills him/her; that the subject of the city is both somebody and nobody. The subject corresponding to both somebody and also nobody is no doubt ironic. Irony, on the other hand, is one of the indispensable refuges of the subject of the modern city. Irony which has by far become a rule, invites Burcu Pelvanoğlu Ferhat Özgür: City Log 34 35

19 Burcu Pelvanoğlu Ferhat Özgür: Şehir Defteri anların geri dönüşümsüzlüğü desek doğru olur mu acaba? Ferhat Özgür özellikle son dönem çalışmalarında modern kentin bireyle olan ilişkisine odaklanıyor. Yukarıda kentin özneyi hem doğurduğu hem öldürdüğünü; kentin öznesinin hem bir kimse hem de hiç kimse olduğunu belirtmiştim. Öznenin hem kimseye, hem de hiç kimseye karşılık gelmesi, kuşkusuz ironik bir durum. İroni ise, modern kentin öznesinin vazgeçilmez sığınaklarından biri. Artık bir kural haline gelmiş ironi, melankoliye; kontrolden çıkmış melankoli de şizofreniye davetiye çıkarır. Kentin öznesi melankoli ile şizofreni arasına sıkışıp kalmıştır. Frederich Schlegel, ironiyi, kendini üretim ile kendini yok etme arasında sürekli bir gidip gelme olarak tanımlarken de, aslında tam olarak bunu kasteder. Kent, bu gidip gelmenin mekânıdır. 18 Kentin böylesine gelgitler yaşayan öznelerini Ferhat Özgür ün bu sergide sunduğu yapıtlarında görmekteyiz. Ferhat Özgür, modernleşme sürecinin açmazlarını ortaya koyan bir sanatçı. Resimden fotoğrafa, fotoğraftan performansa, enstalasyona uzanan bir malzeme skalası içinde Şehir Defteri ndeki hikâyelerinde Ankara dile geliyor. Ankara, Cumhuriyet le birlikte inşa edilmiş bir kent. Dolayısıyla Ankara nın dile gelişiyle sadece kentin ve kentli olmanın sorunları değil; modernleşen Türkiye nin sorunları da dile geliyor. Ferhat Özgür ün Şehir Defteri, aynı zamanda Türkiye nin de defteri 2 Ferhat Özgür, On My Works, My Artistic Attitude, 3 Ferhat Özgür, Let s Everybody Come Out Today, 4 Şener Özmen, Tuhaflıklar Anı, Aykırı Deneyimler: Ferhat Özgür ün Bazı İşleri Hakkında, Sanat Dünyamız, Sayı 106, Bahar 2008, YKY, 2008, s Evrim Altuğ, Plajın Altından Notlar, Art-ist Güncel Sanat Seçkisi, Sayı 6, Yıl: 2003, s Zerrin İren Boynudelik, Yeni Tip Kamusal Sanat, Çağdaş Sanat Konuşmaları, Haz., Levent Çalıkoğlu, YKY, İstanbul, 2005, s Ahu Antmen, Gecekonduya Biraz Merhamet, Milliyet Sanat, Sayı 598, Ocak 2009, s Ahu Antmen, a.g.y., s Şener Özmen, Seni Öldüreceğim İçin Çok Üzgünüm (Sergi Kataloğu), İstanbul, 2003 (Sayfa no suz). 10 Ahu Antmen, a.g.y., s Sanatçının notlarından, Nurdan Gürbilek, Vitrinde Yaşamak 1980 lerin Kültürel İklimi, Metis Yayınları, İstanbul, 2007, s Nurdan Gürbilek, a.g.y., s Nilüfer Göle, Melez Desenler: İslam ve Modernlik Üzerine, Metis Yayınları, İstanbul, 2000, s Bkz. Michael Hardt, Antonio Negri, İmparatorluk, Çev. Abdullah Yılmaz, Ayrıntı Yayınları, İstanbul, Lorena Tadorni, Video Dia Loghi, Rh + Sanart, Sayı 37, Şubat 2007, s Ferhat Özgür, We Speak Through the Sounds of Junks, 18 Besim F. Dellaloğlu, Kent Öznenin Evidir, 21. Yüzyıl Karşısında Kent ve İnsan, Yay. Haz. Firdevs Gümüşoğlu, Bağlam Yayıncılık, İstanbul, 2001, s. 75. Notlar 1 Besim F. Dellaloğlu, Kent Öznenin Evidir, 21. Yüzyıl Karşısında Kent ve İnsan, Yay. Haz. Firdevs Gümüşoğlu, Bağlam Yayıncılık, İstanbul, 2001, s.73. melancholy; and melancholy which is out of control invites schizoprenia. The subject of the city is squeezed in between melancholy and schizoprenia. Indeed when Frederich Schlegel defines irony as the oscillation in between self reproduction and self destruction, he means exactly the same thing. The city is the space of this oscillation. 18 We see the subjects of the city who live through such tides in Ferhat Özgür s works in this exhibition. Ferhat Özgür is an artist who displays the catch-22 of the modernization process. Within a material scala extending from painting to photography, from photography to performances, to installation, Ankara is revived in the stories in City Log. Ankara is a city which was founded at the same time as the Republic. By expressing Ankara, therefore, not only the problems related to the city and being a citizen, but also the problems of Turkey s modernization process are expressed. Ferhat Özgür s City Log is also Turkey s Log... Notes 1 Besim F. Dellaloğlu, Kent Öznenin Evidir (The City is the Home of the Subject), 21. Yüzyıl Karşısında Kent and İnsan (The City and the Human Being Confronting the 21st Century), Edit. Firdevs Gümüşoğlu, Bağlam Yayınları, İstanbul, 2001, p Ferhat Özgür, On My Works, My Artistic Attitude, 3 Ferhat Özgür, Let Everybody Come Out Today, 4 Şener Özmen, Tuhaflıklar Anı, Aykırı Deneyimler: Ferhat Özgür ün Bazı İşleri Hakkında (The Moment of Bizarreness, Antithetic Experiences: On Some Works of Ferhat Özgür...), Sanat Dünyamız, pp.106, Spring 2008, YKY, 2008, pp Evrim Altuğ, Plajın Altından Notlar (Notes from Under the Beach), Art-ist Güncel Sanat Seçkisi, Sayı 6, Yıl: Zerrin İren Boynudelik, Yeni Tip Kamusal Sanat (New Type of Public Art), Çağdaş Sanat Konuşmaları (Contem- porary Art Talks), Haz. Levent Çalıkoğlu, YKY, İstanbul, 2005, pp Ahu Antmen, Gecekonduya Biraz Merhamet (A Little Mercy to the Squatter), Milliyet Sanat, Issue.598, January 2009, pp Ahu Antmen, ibid. p Şener Özmen, Seni Öldüreceğim İçin Çok Üzgünüm / I am Too Sad to Kill You, (Exhibition Catalogue), İstanbul, 2003 (without page number) 10 Ahu Antmen, ibid, p From the notes of the artist, Nurdan Gürbilek, Vitrinde Yaşamak, 1980 lerin Kültürel İklimi (Living in Display, The Cultural Climate of the 1980 s), Metis Yayınları, İstanbul, 2007, pg Nurdan Gürbilek, ibid, p Nilüfer Göle, Melez Desenler: İslam ve Modernlik Üzerine (Crossbred Patterns: On Islam and Modernity), Metis Yayınları, İstanbul, 2000, pg See: Michael Hardt, Antonio Negri, İmparatorluk (Empire), Trnsl. to Turkish: Abdullah Yılmaz, Ayrıntı Yayınları, İstanbul, Lorena Tadorni, Video Dia Loghi, Rh + Sanart, Issue 37, February 2007, pg Ferhat Özgür, We Speak through the Sounds of Junks, 18 Besim F. Dellaloğlu, Kent Öznenin Evidir (The City is the Home of the Subject), 21. Yüzyıl Karşısında Kent and İnsan (The City and the Human Being Confronting the 21st Century), Edit. Firdevs Gümüşoğlu, Bağlam Yayınları, İstanbul, 2001, p.75. Burcu Pelvanoğlu Ferhat Özgür: City Log 36 37

20 Ferhat Özgür* Ahu Antmen 1990 larda gerçekleştirdiği Toprak başlıklı resimler dizisinden başlayarak insanın yaşadığı yeri/yerleri coğrafi, ekonomik ve kültürel anlamlarıyla sorgulayan Ferhat Özgür, yapıtlarında göç olgusunu, büyük kent yaşamı bağlamında kimlik/aidiyet sorunlarını, yerinden edilmişliğin yarattığı sıkıntılı varoluşların çilesini yansıtan bir sanatçı. İfade türü olarak resimle başlayan, ama zaman içinde bu tür temalara duyulan ilginin getirdiği arayışlarla yeni yöntemlere, farklı malzemelere eğilim gösteren sanatsal yaklaşımı ise, kuşkusuz en çok dikkat çeken yönü. Kendisini türler arasında bir göçer olarak nitelendirmemize yol açacak bir çoğulluk ve deneysellik içinde çalışan sanatçı, performanstan enstalasyona, fotoğraftan videoya uzanan bir çeşitlilik içinde çalışıyor; güncel olgulara/sorunlara yönelik gözlemlerini, görselliğin ifade gücünden en çarpıcı şekilde faydalanabileceği mecralara aktarıyor. Son yıllarda daha çok fotoğraf ve filmle uğraştığını görüyoruz; ama fotoğraflarında performans, performanslarında film, filmlerinde ise zamanımızın fotoğrafları var. Büyük kent olgusunu ve kentsel dönüşüm gelgitlerini irdelemek, değişen yerler ve zamanlarla ilgili bellek kırıntılarına tutunmak, toprak nasıl kent oluyor sorusuna yanıtlar aramak için yola çıkmış bir hali var Ferhat Özgür ün. Bir gecekondu mahallesinde birbirine sarılmış insanları gösteren fotoğ- Ferhat Özgür, Bir Göçün Çok Yönlü Görsel Analizi A Multi-Dimensional Visual Analysis of a Migration, 1996, ayrıntı / detail. Ferhat Özgür is an artist who questions the geographical, economic and cultural location/s people live; and, beginning with his Land paintings in the 1990 s, reflects aspects of the phenomenon of immigration, of problems of identity/belonging in the big city, of the painful depression of being deterritorialized. While he initially began his artistic endeavour as a painter, his interest in such themes resulted in a tendency for new approaches and different materials, and it is this artistic approach which is for sure one of his main characteristics. We can thus see in his plurality and experimentality a nomad among different forms of expression: he will move from performance to installation, from photography to film, he will reflect his observations about actual events in the medium most suitable. In recent years, he has clearly been more veered towards film and photography; but there is performance in his photographs, film in his performances, and actual photographs of the times we live in in his films. It is as if Ferhat Özgür proceeds to examine the metropolitan city and its urban transformational tides as a phenomenon, to grab memory fragments of memory with respect to changing places and times, to search answers to the question of how any place, any piece of land becomes a city. From his photographs of people embracing in a slum neighborhood to his video performance where he tries to jump to the highest * Kaynak Source: Ahu Antmen, Ferhat Özgür, Transfer Das Internationale Künstler-und Kunstaustauschprogramm des NRW KULTURsekretariats, NRW Kultursekretariat, Wuppertal, Ferhat Özgür 38 39

HEARTS PROJESİ YAYGINLAŞTIRMA RAPORU

HEARTS PROJESİ YAYGINLAŞTIRMA RAPORU HEARTS PROJESİ YAYGINLAŞTIRMA RAPORU BOLU HALKIN EGITIMINI GELISTIRME VE DESTEKLEME DERNEGI TARAFINDAN ORGANİZE EDİLEN YAYGINLAŞTIRMA FAALİYETLERİ - TURKİYE Bolu Halkın Egitimini Gelistirme ve Destekleme

Detaylı

MİMARİ YÖNLENDİRME SİSTEMLERİ ARCHITECTURAL WAYFINDING SYSTEMS KİMLİKLENDİRMELER IDENTIFICATIONS

MİMARİ YÖNLENDİRME SİSTEMLERİ ARCHITECTURAL WAYFINDING SYSTEMS KİMLİKLENDİRMELER IDENTIFICATIONS MİMARİ YÖNLENDİRME SİSTEMLERİ ARCHITECTURAL WAYFINDING SYSTEMS KİMLİKLENDİRMELER IDENTIFICATIONS KİMLİK- LENDİRME PROJELERİ Kurumsal kimlik, hedef kitleye kendini doğrudan anlatmayı, yüzünü görünür kılmayı

Detaylı

Exercise 2 Dialogue(Diyalog)

Exercise 2 Dialogue(Diyalog) Going Home 02: At a Duty-free Shop Hi! How are you today? Today s lesson is about At a Duty-free Shop. Let s make learning English fun! Eve Dönüş 02: Duty-free Satış Mağazasında Exercise 1 Vocabulary and

Detaylı

ALANYA HALK EĞİTİMİ MERKEZİ BAĞIMSIZ YAŞAM İÇİN YENİ YAKLAŞIMLAR ADLI GRUNDTVIG PROJEMİZ İN DÖNEM SONU BİLGİLENDİRME TOPLANTISI

ALANYA HALK EĞİTİMİ MERKEZİ BAĞIMSIZ YAŞAM İÇİN YENİ YAKLAŞIMLAR ADLI GRUNDTVIG PROJEMİZ İN DÖNEM SONU BİLGİLENDİRME TOPLANTISI ALANYA HALK EĞİTİMİ MERKEZİ BAĞIMSIZ YAŞAM İÇİN YENİ YAKLAŞIMLAR ADLI GRUNDTVIG PROJEMİZ İN DÖNEM SONU BİLGİLENDİRME TOPLANTISI ALANYA PUBLIC EDUCATION CENTRE S FINAL INFORMATIVE MEETING OF THE GRUNDTVIG

Detaylı

(1971-1985) ARASI KONUSUNU TÜRK TARİHİNDEN ALAN TİYATROLAR

(1971-1985) ARASI KONUSUNU TÜRK TARİHİNDEN ALAN TİYATROLAR ANABİLİM DALI ADI SOYADI DANIŞMANI TARİHİ :TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI : Yasemin YABUZ : Yrd. Doç. Dr. Abdullah ŞENGÜL : 16.06.2003 (1971-1985) ARASI KONUSUNU TÜRK TARİHİNDEN ALAN TİYATROLAR Kökeni Antik Yunan

Detaylı

İŞLETMELERDE KURUMSAL İMAJ VE OLUŞUMUNDAKİ ANA ETKENLER

İŞLETMELERDE KURUMSAL İMAJ VE OLUŞUMUNDAKİ ANA ETKENLER ANKARA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ HALKLA İLİŞKİLER VE TANITIM ANA BİLİM DALI İŞLETMELERDE KURUMSAL İMAJ VE OLUŞUMUNDAKİ ANA ETKENLER BİR ÖRNEK OLAY İNCELEMESİ: SHERATON ANKARA HOTEL & TOWERS

Detaylı

a, ı ı o, u u e, i i ö, ü ü

a, ı ı o, u u e, i i ö, ü ü Possessive Endings In English, the possession of an object is described by adding an s at the end of the possessor word separated by an apostrophe. If we are talking about a pen belonging to Hakan we would

Detaylı

Grade 8 / SBS PRACTICE TEST Test Number 9 SBS PRACTICE TEST 9

Grade 8 / SBS PRACTICE TEST Test Number 9 SBS PRACTICE TEST 9 Grade 8 / SBS PRACTICE TEST Test Number 9 SBS PRACTICE TEST 9 1.-5. sorularda konuşma balonlarında boş bırakılan yerlere uygun düşen sözcük ya da ifadeyi bulunuz. 3. We can t go out today it s raining

Detaylı

İNGİLİZCE. My Daily Routine. A) It's one o'clock. It s on Monday. Zeka Küpü Yayınları

İNGİLİZCE. My Daily Routine. A) It's one o'clock. It s on Monday. Zeka Küpü Yayınları 5. SINIF My Daily Routine 1. 3. UNIT-1 TEST-1 do you go to school? At 8.30 Sevgi Ýlhan Saati ifade eden seçenek aşağıdakilerden hangisidir? A) Where B) Who C) What time D) What 4. A) It's one o'clock.

Detaylı

ENGiN GÜNEYSU. +90 530 290 20 20 / enginguneysu@gmail.com. enginguneysu@gmail.com 530 290 20 20 mobile

ENGiN GÜNEYSU. +90 530 290 20 20 / enginguneysu@gmail.com. enginguneysu@gmail.com 530 290 20 20 mobile ENGiN GÜNEYSU +90 530 290 20 20 / enginguneysu@gmail.com Engin Guneysu was born in 1981 in Samsun In 2004,he began to work as photography editor for Cena advertisement agency. In 2004, he worked for Bodrumun

Detaylı

Virtualmin'e Yeni Web Sitesi Host Etmek - Domain Eklemek

Virtualmin'e Yeni Web Sitesi Host Etmek - Domain Eklemek Yeni bir web sitesi tanımlamak, FTP ve Email ayarlarını ayarlamak için yapılması gerekenler Öncelikle Sol Menüden Create Virtual Server(Burdaki Virtual server ifadesi sizi yanıltmasın Reseller gibi düşünün

Detaylı

SEO YOUNG DEOK ANA / MAIN SPONSOR SEO YOUNG DEOK

SEO YOUNG DEOK ANA / MAIN SPONSOR SEO YOUNG DEOK ANA / MAIN SPONSOR SEO YOUNG DEOK MODERN TIMES INFECTION Seo Young Deok Until I entered university, I lived in a small, rural province. I first came to Seoul because of my entrance into college, and the

Detaylı

Yüz Tanımaya Dayalı Uygulamalar. (Özet)

Yüz Tanımaya Dayalı Uygulamalar. (Özet) 4 Yüz Tanımaya Dayalı Uygulamalar (Özet) Günümüzde, teknolojinin gelişmesi ile yüz tanımaya dayalı bir çok yöntem artık uygulama alanı bulabilmekte ve gittikçe de önem kazanmaktadır. Bir çok farklı uygulama

Detaylı

HOW TO MAKE A SNAPSHOT Snapshot Nasil Yapilir. JEFF GOERTZEN / Art director, USA TODAY

HOW TO MAKE A SNAPSHOT Snapshot Nasil Yapilir. JEFF GOERTZEN / Art director, USA TODAY HOW TO MAKE A SNAPSHOT Snapshot Nasil Yapilir JEFF GOERTZEN / Art director, USA TODAY HEADLINE: How many minutes a day do you or someone else walk your dog? 0 minutes 13% 1-19 minutes 24% 20-39 minutes

Detaylı

"Farklı?-Evrensel Dünyada Kendi Kimliğimizi Oluşturma" İsimli Comenius Projesi Kapsamında Yapılan Anket Çalışma Sonuçları.

Farklı?-Evrensel Dünyada Kendi Kimliğimizi Oluşturma İsimli Comenius Projesi Kapsamında Yapılan Anket Çalışma Sonuçları. "Farklı?-Evrensel Dünyada Kendi Kimliğimizi Oluşturma" İsimli Comenius Projesi Kapsamında Yapılan Anket Çalışma Sonuçları. Survey Results Which Were Done in Comenius Project named'' Different? Building

Detaylı

Present continous tense

Present continous tense Present continous tense This tense is mainly used for talking about what is happening now. In English, the verb would be changed by adding the suffix ing, and using it in conjunction with the correct form

Detaylı

HÜRRİYET GAZETESİ: 1948-1953 DÖNEMİNİN YAYIN POLİTİKASI

HÜRRİYET GAZETESİ: 1948-1953 DÖNEMİNİN YAYIN POLİTİKASI T.C. ANKARA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ GAZETECİLİK ANABİLİM DALI HÜRRİYET GAZETESİ: 1948-1953 DÖNEMİNİN YAYIN POLİTİKASI Doktora Tezi Selda Bulut Tez Danışmanı Prof.Dr.Korkmaz Alemdar Ankara-2007

Detaylı

.. ÜNİVERSİTESİ UNIVERSITY ÖĞRENCİ NİHAİ RAPORU STUDENT FINAL REPORT

.. ÜNİVERSİTESİ UNIVERSITY ÖĞRENCİ NİHAİ RAPORU STUDENT FINAL REPORT .. ÜNİVERSİTESİ UNIVERSITY... /... AKADEMİK YILI... DÖNEMİ... /... ACADEMIC YEAR... TERM ÖĞRENCİ NİHAİ RAPORU STUDENT FINAL REPORT Deneyimleriniz hakkındaki bu rapor, Mevlana Değişim Programı nın amacına

Detaylı

bedroom chairs / 58 Kugu 17 Yıldız 54 Kugu 07 Kupa 21 Ekim 35-39 Burçak 42 Yıldız 48-51 - 56 Fulya 57 diningroom

bedroom chairs / 58 Kugu 17 Yıldız 54 Kugu 07 Kupa 21 Ekim 35-39 Burçak 42 Yıldız 48-51 - 56 Fulya 57 diningroom bedroom Kugu 07 Kupa 21 Ekim 35-39 Burçak 42 Yıldız 48-51 - 56 Fulya 57 diningroom Kugu 13 Kupa 29 Ekim 37-41 Burçak 46 Yıldız 50-52 Fulya 57 wall unit Kugu 17 Yıldız 54 chairs / 58 MODERN BEDROOM&DININGROOM

Detaylı

PROJENİN TANITIMI OUR PROJECT

PROJENİN TANITIMI OUR PROJECT PROJENİN TANITIMI OUR PROJECT Mihrimah anlam olarak, Güneş ile Ay demektir. Güneş in ışıltısından ve Ay ın zerafetinden ilham alarak tasarlanmış olan projemizde, Güneş i simgeleyen sarı tonlar, Ay ı simgeleyen

Detaylı

hakkımızda about us ISO 14001 ISO 9001 ISO 18001

hakkımızda about us ISO 14001 ISO 9001 ISO 18001 about us hakkımızda ISO 9001 ISO 18001 ISO 14001 Firmamız ATO'da 1967 yılında başlayan faaliyeti, inşaat sektöründe kendisine hak ettiği yeri aramasiyla devam etmektedir. Kuruluşumuzdan bu güne bitirilen

Detaylı

PROJENİN TANITIMI OUR PROJECT

PROJENİN TANITIMI OUR PROJECT PROJENİN TANITIMI OUR PROJECT Mihrimah anlam olarak, Güneş ile Ay demektir. Güneş in ışıltısından ve Ay ın zerafetinden ilham alarak tasarlanmış olan projemizde, Güneş i simgeleyen sarı tonlar, Ay ı simgeleyen

Detaylı

AİLE İRŞAT VE REHBERLİK BÜROLARINDA YAPILAN DİNİ DANIŞMANLIK - ÇORUM ÖRNEĞİ -

AİLE İRŞAT VE REHBERLİK BÜROLARINDA YAPILAN DİNİ DANIŞMANLIK - ÇORUM ÖRNEĞİ - T.C. Hitit Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Felsefe ve Din Bilimleri Anabilim Dalı AİLE İRŞAT VE REHBERLİK BÜROLARINDA YAPILAN DİNİ DANIŞMANLIK - ÇORUM ÖRNEĞİ - Necla YILMAZ Yüksek Lisans Tezi Çorum

Detaylı

TRANSFER MARLEEN P. ATAY STEPHANIE PAINE SUZANNE POSTHUMUS ARAS SEDDIGH

TRANSFER MARLEEN P. ATAY STEPHANIE PAINE SUZANNE POSTHUMUS ARAS SEDDIGH TRANSFER MARLEEN P. ATAY STEPHANIE PAINE SUZANNE POSTHUMUS ARAS SEDDIGH 14 HAZİRAN 30 TEMMUZ 2012 JUNE 14 JULY 30 KARE ART GALLERY Transfer, dünyayı algılama ve yorumlama yollarımızı keşfe çıkan dört sanatçının

Detaylı

İngilizce de selamlaşma maksatlı kullanılabilecek pek çok yapı vardır. Bunlar Türkçeleri ile beraber aşağıda verilmektedir:

İngilizce de selamlaşma maksatlı kullanılabilecek pek çok yapı vardır. Bunlar Türkçeleri ile beraber aşağıda verilmektedir: İngilizce de selamlaşma maksatlı kullanılabilecek pek çok yapı vardır. Bunlar Türkçeleri ile beraber aşağıda verilmektedir: Informal Greetings (Gayri Resmi selamlaşmalar) - Hi. (Merhaba) -Hello. (Merhaba)

Detaylı

Fatih Merter Saklı Senfoni / Hidden Symphony. Fatih Merter Saklı Senfoni / Hidden Symphony

Fatih Merter Saklı Senfoni / Hidden Symphony. Fatih Merter Saklı Senfoni / Hidden Symphony Fatih Merter Saklı Senfoni / Hidden Symphony Fatih Merter Saklı Senfoni / Hidden Symphony Fatih Merter Saklı Senfoni / Hidden Symphony Biyografi 16 Nisan 1981 de İstanbul da dünyaya gelen Fatih Merter,

Detaylı

Start Streamin. now! MiniPod Bluetooth Streamin speakers

Start Streamin. now! MiniPod Bluetooth Streamin speakers Start Streamin now! MiniPod Bluetooth Streamin speakers Streamin PodSpeakers True stereo great design P3-4 P5-6 P7-8 MicroPod Bluetooth Great sounding stereo streamed from your Bluetooth device SmallPod

Detaylı

HAKKIMIZDA. Zaman her zamankinden daha değerli...

HAKKIMIZDA. Zaman her zamankinden daha değerli... HAKKIMIZDA Zaman her zamankinden daha değerli... Asya Kent Saatleri, sürekli değişen kentsel dinamiklere karşı, kültürel ve tarihsel bir bağ, bir diyalog kurmaktadır. Saatler sadece zamanı göstermez, mekanın

Detaylı

Devrim Erbil Contemporary Istanbul 2013

Devrim Erbil Contemporary Istanbul 2013 Devrim Erbil Contemporary Istanbul 2013 Devrim Erbil Contemporary Istanbul 2013 1 2 Devrim Erbil 1937 de Uşak ta doğdu. 1955 de İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümü ne girdi. Galeride

Detaylı

BALANS - İLKE KUTLAY

BALANS - İLKE KUTLAY BALANS - İLKE KUTLAY BALANS - İLKE KUTLAY 17 Eylül - 5 Ekim 2012 Balans ironik yönü kuvvetli sirk temalı resimlerden oluşuyor. Çalışmalarda hayvanları da ortak eden figürlerin oluşturduğu yapay bir gösteri

Detaylı

İKRAMETTİN KARAMAN ÇALIŞMALARINDAN ÖRNEKLER

İKRAMETTİN KARAMAN ÇALIŞMALARINDAN ÖRNEKLER İKRAMETTİN KARAMAN Erzurum doğumlu. İstanbul Atatürk Eğitim Enstitüsü Resim iş Bölümü mezunu. Eskişehir Anadolu üniversitesinde Lisans tamamladı. 1985-1993 yılları arasında Yıldız Teknik Üniversitesi Kocaeli

Detaylı

1. English? a. She is b. Is c. He d. Is she. 1. This is an office, and tables. a. those are b. that are c. these d. that is. 1. This is girlfriend.

1. English? a. She is b. Is c. He d. Is she. 1. This is an office, and tables. a. those are b. that are c. these d. that is. 1. This is girlfriend. 1. English? a. She is b. Is c. He d. Is she 1. This is an office, and tables. a. those are b. that are c. these d. that is 1. This is girlfriend. a. hers b. to him c. of her d. his 1. There are people

Detaylı

Lesson 33: Interrogative forms of be going to, be + verb~ing for expressing near future

Lesson 33: Interrogative forms of be going to, be + verb~ing for expressing near future Lesson 33: Interrogative forms of be going to, be + verb~ing for expressing near future Ders 33: Yakın gelecekten bahsederken be going to, be + verb~ing kalıplarının soru zamiri formları Reading (Okuma)

Detaylı

Lesson 19: What. Ders 19: Ne

Lesson 19: What. Ders 19: Ne Lesson 19: What Ders 19: Ne Reading (Okuma) What is it? (O nedir?) What is your name? (İsmin nedir?) What is the answer? (Cevap nedir?) What was that? (O neydi?) What do you want? (Ne istersin?) What did

Detaylı

29mm. eco spring grass

29mm. eco spring grass 2 3 18mm. winter grass Kullanım trafiği yoğun olmayan alanlar için dizayn edilmiş olan Kış 18 mm, yeşil alan olarak projelendirilmiş mekanlar için ekonomik çözüm sunmaktadır. (18 mm Winter Grass which

Detaylı

myp - communıty&servıce ınstructıons & forms

myp - communıty&servıce ınstructıons & forms myp - communıty&servıce ınstructıons & forms P r i v a t e I s t a n b u l C o ş k u n M i d d l e Y e a r s P r o g r a m m e C a n d i d a t e S c h o o l Özel İstanbul Coşkun Orta Yıllar Programı Aday

Detaylı

Lesson 23: How. Ders 23: Nasıl

Lesson 23: How. Ders 23: Nasıl Lesson 23: How Ders 23: Nasıl Reading (Okuma) How are you? (Nasılsın?) How are your parents? (Ailen nasıl?) How was the interview? (Görüşme nasıldı?) How is your work? (İşin nasıl?) How do you go to school?

Detaylı

TEST RESULTS UFED, XRY and SIMCON

TEST RESULTS UFED, XRY and SIMCON TEST RESULTS UFED, XRY and SIMCON Test material : SIM card Tested software : UFED 3.6, XRY 6.5, SIMcon v1.2 Expected results : Proper extraction of SMS messages Date of the test : 02.04.2013 Note : The

Detaylı

Bağlaç 88 adet P. Phrase 6 adet Toplam 94 adet

Bağlaç 88 adet P. Phrase 6 adet Toplam 94 adet ÖNEMLİ BAĞLAÇLAR Bu liste YDS için Önemli özellikle seçilmiş bağlaçları içerir. 88 adet P. Phrase 6 adet Toplam 94 adet Bu doküman, YDS ye hazırlananlar için dinamik olarak oluşturulmuştur. 1. although

Detaylı

TÜRKÇE ÖRNEK-1 KARAALİ KÖYÜ NÜN MONOGRAFYASI ÖZET

TÜRKÇE ÖRNEK-1 KARAALİ KÖYÜ NÜN MONOGRAFYASI ÖZET TÜRKÇE ÖRNEK-1 KARAALİ KÖYÜ NÜN MONOGRAFYASI ÖZET Bu çalışmada, Karaali Köyü nün fiziki, beşeri, ekonomik coğrafya özellikleri ve coğrafi yapısının orada yaşayan insanlarla olan etkileşimi incelenmiştir.

Detaylı

A LANGUAGE TEACHER'S PERSONAL OPINION

A LANGUAGE TEACHER'S PERSONAL OPINION 1. Çeviri Metni - 9 Ekim 2014 A LANGUAGE TEACHER'S PERSONAL OPINION Why is English such an important language today? There are several reasons. Why: Neden, niçin Such: gibi Important: Önemli Language:

Detaylı

04 www.borpanel.com.tr

04 www.borpanel.com.tr BANYO MOBiLYALARI 04 Kalite Yönetim Modern yaşamın koşuşturmasında Belgeleri klasikten vazgeçemeyenlere konfor ve estetiği bir arada sunan Efes, banyolarınızın atmosferini değiştirecek. 05 06 KURUMSAL

Detaylı

1. A lot of; lots of; plenty of

1. A lot of; lots of; plenty of a lot of lots of a great deal of plenty of çok, bir çok many much çok, bir çok a little little az, biraz a few few az, birkaç 1. A lot of; lots of; plenty of a lot of ( en yaygın olanıdır ), lots of, plenty

Detaylı

ISBN NUMARASI: 84354975 ISBN NUMARASI: 84354975 ISBN NUMARASI: 84354975 ISBN NUMARASI: 84354975

ISBN NUMARASI: 84354975 ISBN NUMARASI: 84354975 ISBN NUMARASI: 84354975 ISBN NUMARASI: 84354975 Bu formun ç kt s n al p ço altarak ö rencilerinizin ücretsiz Morpa Kampüs yarıyıl tatili üyeli inden yararlanmalar n sa layabilirsiniz.! ISBN NUMARASI: 84354975 ISBN NUMARASI: 84354975! ISBN NUMARASI:

Detaylı

Freedom of Thought, Conscience & Religion Case study

Freedom of Thought, Conscience & Religion Case study This project is co-financed by the European Union and the Republic of Turkey Benim için İnsan Hakları Human Rights for Me Freedom of Thought, Conscience & Religion Case study Ton VEEN This project is co-financed

Detaylı

Newborn Upfront Payment & Newborn Supplement

Newborn Upfront Payment & Newborn Supplement TURKISH Newborn Upfront Payment & Newborn Supplement Female 1: Bebeğim yakında doğacağı için bütçemi gözden geçirmeliyim. Duyduğuma göre, hükümet tarafından verilen Baby Bonus ödeneği yürürlükten kaldırıldı.

Detaylı

YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK VE MİMARLIK FAKÜLTESİ

YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK VE MİMARLIK FAKÜLTESİ ÖĞRENCİ NİN STUDENT S YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİ STAJ DEFTERİ TRAINING DIARY Adı, Soyadı Name, Lastname : No ID Bölümü Department : : Fotoğraf Photo Öğretim Yılı Academic Year : Academic Honesty Pledge I pledge

Detaylı

SATURN RAF TEKNOLOJİSİNDE YENİ DEVRİM

SATURN RAF TEKNOLOJİSİNDE YENİ DEVRİM 1 SATURN RAF TEKNOLOJİSİNDE YENİ DEVRİM Saturn, adına ilham olan oval açılı formları sayesinde farklı mekanlara uyum göstererek, birim alanda maksimum fayda sağlar. Kolonların ve diğer geometrik duvar

Detaylı

bab.la Cümle Kalıpları: Kişisel Dilekler İngilizce-İngilizce

bab.la Cümle Kalıpları: Kişisel Dilekler İngilizce-İngilizce Dilekler : Evlilik Congratulations. Wishing the both of you all the happiness in the world. Congratulations. Wishing the both of you all the happiness in the world. Yeni evli bir çifti Congratulations

Detaylı

Passages. Production : Diagonal Reklam Tanıtım Printing : A4 Ofset Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti. Gallery :Ekavartgallery

Passages. Production : Diagonal Reklam Tanıtım Printing : A4 Ofset Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti. Gallery :Ekavartgallery Production : Diagonal Reklam Tanıtım Printing : A4 Ofset Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti. Gallery :Ekavartgallery Adres : Ritz Carlton Otel, Süzer Plaza No:15 Gümüşsuyu / İstanbul Tel: 0212 252 81 31

Detaylı

YAPI ATÖLYESİ. make difference.. DESIGN & CONSTRUCTION ENGINEERING ARCHITECTURE CONTRACTING. Design & Construction

YAPI ATÖLYESİ. make difference.. DESIGN & CONSTRUCTION ENGINEERING ARCHITECTURE CONTRACTING. Design & Construction ENGINEERING ARCHITECTURE CONTRACTING Design & Construction DESIGN & CONSTRUCTION make difference.. ABOUT US Our company is specialized in four main subjects; CONSTRUCTION, INTERNATIONAL TRADE, NATURAL

Detaylı

PROJE. NEO TEK kent ekipmanlari

PROJE. NEO TEK kent ekipmanlari PROJE NEO TEK kent ekipmanlari Hakkımızda Şirketimiz Perakende satışı olmayan ve öncelikle Müşterinin gereksinimlerine duyarlı Projeleri en uygun ve ekonomik şekilde hayata kavuşturan, dinamik ekibiyle

Detaylı

a) Must: meli malı. Bir eylemin yapılmasının zorunluluğunu belirten must ile ifade edilen kişinin kendi isteğinden kaynaklanmaktadır.

a) Must: meli malı. Bir eylemin yapılmasının zorunluluğunu belirten must ile ifade edilen kişinin kendi isteğinden kaynaklanmaktadır. a) Must: meli malı. Bir eylemin yapılmasının zorunluluğunu belirten must ile ifade edilen kişinin kendi isteğinden kaynaklanmaktadır. Olumlu cümle I must go: Gitmeliyim. (Ben böyle istemiyorum) He must

Detaylı

Let s, Shall we, why don t. Let s, let us: Öneri cümlesi başlatır. Let s elim anlamına gelir. Let s play basketball. Haydi basketball oynayalım.

Let s, Shall we, why don t. Let s, let us: Öneri cümlesi başlatır. Let s elim anlamına gelir. Let s play basketball. Haydi basketball oynayalım. Let s, Shall we, why don t Let s, let us: Öneri cümlesi başlatır. Let s elim anlamına gelir. Let s play basketball. Haydi basketball oynayalım. Yes, let s. Evet haydi oynayalım. No, let s not. Hayır, oynamayalım.

Detaylı

Helping you to live more independently. Insanlari ve bagimsiz yasami destekleme. Daha bagimsiz yasamak için size yardim ediyor

Helping you to live more independently. Insanlari ve bagimsiz yasami destekleme. Daha bagimsiz yasamak için size yardim ediyor The Supporting People Logo Insanlari ve bagimsiz yasami destekleme The Supporting People Door in Watermark The Supporting People Introduction Helping you to live more independently Daha bagimsiz yasamak

Detaylı

Y KUŞAĞI ARAŞTIRMASI. TÜRKİYE BULGULARI: 17 Ocak 2014

Y KUŞAĞI ARAŞTIRMASI. TÜRKİYE BULGULARI: 17 Ocak 2014 Y KUŞAĞI ARAŞTIRMASI TÜRKİYE BULGULARI: 17 Ocak 2014 Yönetici Özeti Bu araştırma, 2025 yılında iş dünyasının yüzde 25 ini oluşturacak olan Y Kuşağı nın iş dünyasından, hükümetten ve geleceğin iş ortamından

Detaylı

EK: SENATO ONAYI ALMIŞ MEVCUT EKDAL PROGRAMLARI A) GENEL EKDALLAR Genel ekdallar tüm öğrencilere açıktır.

EK: SENATO ONAYI ALMIŞ MEVCUT EKDAL PROGRAMLARI A) GENEL EKDALLAR Genel ekdallar tüm öğrencilere açıktır. EK: SENATO ONAYI ALMIŞ MEVCUT EKDAL PROGRAMLARI A) GENEL EKDALLAR Genel ekdallar tüm öğrencilere açıktır. HUKUK EKDALI (Aşağıdaki derslerden 4/5 adet) LAW250 Main Concepts of Turkish Law/IR 263 Fundamental

Detaylı

Aşk hayatımızın en güzel şeyi. İşte İngilizce de aşk üzerine söylenmiş çok güzel sözler ve onların çevirileri.

Aşk hayatımızın en güzel şeyi. İşte İngilizce de aşk üzerine söylenmiş çok güzel sözler ve onların çevirileri. Sevgili dostlar, Aşk hayatımızın en güzel şeyi. İşte İngilizce de aşk üzerine söylenmiş çok güzel sözler ve onların çevirileri. Aşk tadında yaşamanız dileğimizle I love you! > Seni I love you more than

Detaylı

THE IMPACT OF AUTONOMOUS LEARNING ON GRADUATE STUDENTS PROFICIENCY LEVEL IN FOREIGN LANGUAGE LEARNING ABSTRACT

THE IMPACT OF AUTONOMOUS LEARNING ON GRADUATE STUDENTS PROFICIENCY LEVEL IN FOREIGN LANGUAGE LEARNING ABSTRACT THE IMPACT OF AUTONOMOUS LEARNING ON GRADUATE STUDENTS PROFICIENCY LEVEL IN FOREIGN LANGUAGE LEARNING ABSTRACT The purpose of the study is to investigate the impact of autonomous learning on graduate students

Detaylı

Eco 338 Economic Policy Week 4 Fiscal Policy- I. Prof. Dr. Murat Yulek Istanbul Ticaret University

Eco 338 Economic Policy Week 4 Fiscal Policy- I. Prof. Dr. Murat Yulek Istanbul Ticaret University Eco 338 Economic Policy Week 4 Fiscal Policy- I Prof. Dr. Murat Yulek Istanbul Ticaret University Aggregate Demand Aggregate (domestic) demand (or domestic absorption) is the sum of consumption, investment

Detaylı

Arýza Giderme. Troubleshooting

Arýza Giderme. Troubleshooting Arýza Giderme Sorun Olasý Nedenler Giriþ Gerilimi düþük hata mesajý Þebeke giriþ gerilimi alt seviyenin altýnda geliyor Þebeke giriþ gerilimi tehlikeli derecede Yüksek geliyor Regülatör kontrol kartý hatasý

Detaylı

Derya Oktay Kent Kimliğine Bütüncül Bir Bakış. 62 Meltem Uçar & Mert N. Rifaioğlu Yerel Kimliğin Mekânsal Temsili ve Québec Kentinde Korunması

Derya Oktay Kent Kimliğine Bütüncül Bir Bakış. 62 Meltem Uçar & Mert N. Rifaioğlu Yerel Kimliğin Mekânsal Temsili ve Québec Kentinde Korunması Mekân ve Kimlik Sayı 3, Mayıs 2011 İçindekiler Takdim 5 Mustafa Altunoğlu Makaleler 8 Derya Oktay Kent Kimliğine Bütüncül Bir Bakış 20 Nuri Bilgin Sosyal Düşüncede Kent Kimliği 48 Şerife Geniş Küreselleşme,

Detaylı

Turkish and Kurdish influences in the Arabic Dialects of Anatolia. Otto Jastrow (Tallinn)

Turkish and Kurdish influences in the Arabic Dialects of Anatolia. Otto Jastrow (Tallinn) Türk Dilleri Araştırmaları, 21.1 (2011): 83-94 Turkish and Kurdish influences in the Arabic Dialects of Anatolia Otto Jastrow (Tallinn) Özet: Anadolu Arapçası, ayrı lehçeler (Sprachinseln) biçiminde ortaya

Detaylı

CORPORATE PRESENTATION FILE. Marble, Granite, Travertine, Project, Design, Manufacturing. Dealer Technistone Aegean region

CORPORATE PRESENTATION FILE. Marble, Granite, Travertine, Project, Design, Manufacturing. Dealer Technistone Aegean region CORPORATE PRESENTATION FILE Marble, Granite, Travertine, Project, Design, Manufacturing. Dealer Technistone Aegean region Asiye KURT Coordinator Mehmet AVCI Foreign Trade Manager INDEX ABOUT US SHOWRROM,

Detaylı

Educational On-line Programmes for Teachers and Students

Educational On-line Programmes for Teachers and Students Educational On-line Programmes for Teachers and Students Hamit İVGİN - İstanbul Provincial Directorate of National Education ICT Coordinator & Fatih Project Coordinator in İstanbul Kasım 2014 - İSTANBUL

Detaylı

Industrial pollution is not only a problem for Europe and North America Industrial: Endüstriyel Pollution: Kirlilik Only: Sadece

Industrial pollution is not only a problem for Europe and North America Industrial: Endüstriyel Pollution: Kirlilik Only: Sadece INDUSTRIAL POLLUTION Industrial pollution is not only a problem for Europe and North America Industrial: Endüstriyel Pollution: Kirlilik Only: Sadece Problem: Sorun North: Kuzey Endüstriyel kirlilik yalnızca

Detaylı

Lesson 18 : Do..., Don t do... Ders 18: yap, yapma

Lesson 18 : Do..., Don t do... Ders 18: yap, yapma Lesson 18 : Do..., Don t do... Ders 18: yap, yapma Reading (Okuma) Walk on this road. (Bu yoldan yürü.) Write an email to me. (Bana bir e-posta yaz.) Dance on the stage! (Sahnede dans et!) Good night,

Detaylı

(Bu örnekte görüldüğü gibi aktive cümlenin nesnesi, pasif cümlenin öznesi konumuna geçmektedir.)

(Bu örnekte görüldüğü gibi aktive cümlenin nesnesi, pasif cümlenin öznesi konumuna geçmektedir.) Passive voice "edilgen" anlamındadır. Bir cümlenin Active kullanımında yüklemi yapan bellidir ve özne olarak adlandırılır. Passive kullanımında ise özne yüklemden etkilenir. Eylemi yapanın, yani öznenin

Detaylı

ISSN:2149-7710 BORNOVA BÜYÜK PARK

ISSN:2149-7710 BORNOVA BÜYÜK PARK ISSN:2149-7710 BORNOVA BÜYÜK PARK K N A AR PRO 1 OK Y Ü ÜN V R N B R N Ü Ü R V B P AN A A ANAB A K N A AR PRO RA 2 3 Y O A A B B B BİF (Bornova İçin Fikirler) Bir kenti tasarlamak, o kent için bir yașam

Detaylı

MİMARİ TASARIM 7 / ARCHITECTURAL DESIGN 7 (Diploma Projesi / Diploma Project) 2015 2016 Öğrenim Yılı Bahar Yarıyılı / 2015-2016 Academic Year Spring

MİMARİ TASARIM 7 / ARCHITECTURAL DESIGN 7 (Diploma Projesi / Diploma Project) 2015 2016 Öğrenim Yılı Bahar Yarıyılı / 2015-2016 Academic Year Spring MİMARİ TASARIM 7 / ARCHITECTURAL DESIGN 7 (Diploma Projesi / Diploma Project) 2015 2016 Öğrenim Yılı Bahar Yarıyılı / 2015-2016 Academic Year Spring Term Gr.1 ZEYTİNBURNU ODAKLI MİMARİ / KENTSEL YENİLEME

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

BELEDİYEDE YAPILAN CBS ÇALIŞMALARINDAN ELDE EDİLEN 2 BOYUTLU VE 3 BOYUTLU TEMATİK HARİTALARIN SUNUMU

BELEDİYEDE YAPILAN CBS ÇALIŞMALARINDAN ELDE EDİLEN 2 BOYUTLU VE 3 BOYUTLU TEMATİK HARİTALARIN SUNUMU TMMOB COĞRAFİ BİLGİ SİSTEMLERİ KONGRESİ 2011 31 Ekim - 04 Kasım 2011, Antalya BELEDİYEDE YAPILAN CBS ÇALIŞMALARINDAN ELDE EDİLEN 2 BOYUTLU VE 3 BOYUTLU TEMATİK HARİTALARIN SUNUMU Eylem Kaya 1, M. Erkan

Detaylı

T.C. SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ ISPARTA İLİ KİRAZ İHRACATININ ANALİZİ

T.C. SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ ISPARTA İLİ KİRAZ İHRACATININ ANALİZİ T.C. SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ ISPARTA İLİ KİRAZ İHRACATININ ANALİZİ Danışman Doç. Dr. Tufan BAL YÜKSEK LİSANS TEZİ TARIM EKONOMİSİ ANABİLİM DALI ISPARTA - 2016 2016 [] TEZ

Detaylı

This empire began in 330 and lasted until 1453, for 1123 years.

This empire began in 330 and lasted until 1453, for 1123 years. This empire began in 330 and lasted until 1453, for 1123 years. The Byzantine Empire began with the Emperor Constantine who reigned for thirteen years a total of 88 emperors were to reign during the course

Detaylı

Mart Ayı Değerler Eğitimi. Samimiyet

Mart Ayı Değerler Eğitimi. Samimiyet Mart Ayı Değerler Eğitimi Samimiyet Darüşşafaka Orta Okulu Mart Ayı değeri olan Samimiyet değeri kapsamında etkinlik ve paylaşımlar düzenlemiştir. Yabancı diller bölümü; Samimiyet konusuyla ilgili olarak

Detaylı

Turkish Vessel Monitoring System. Turkish VMS

Turkish Vessel Monitoring System. Turkish VMS Turkish Vessel Monitoring System BSGM Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Balıkçılık Müdürlüğü ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü İstatistik ve Bilgi Sistemleri İstatistik Daire Başkanlığı ve Bilgi Sistemleri

Detaylı

Beylikdüzü'nün en yeni mahallesi The newest neighborhood in Beylikduzu

Beylikdüzü'nün en yeni mahallesi The newest neighborhood in Beylikduzu Beylikdüzü'nün en yeni mahallesi The newest neighborhood in Beylikduzu Bizim mahallede mutluluktan daha fazlası vardır. There is more than just happiness in our neighborhood. Mahalle dediğin sadece sokaklar

Detaylı

Mezun ( ) Sınav Salon Numarası GENEL AÇIKLAMA (GENERAL INSTRUCTIONS) In the test,

Mezun ( ) Sınav Salon Numarası GENEL AÇIKLAMA (GENERAL INSTRUCTIONS) In the test, Karadeniz Teknik Üniversitesi Yabancı Uyruklu Öğrenci Sınavı (KTÜYÖS) Karadeniz Technical University The Examination for Foreign Students A TEMEL ÖĞRENME BECERİLERİ TESTİ / THE BASIC LEARNING SKILLS TEST

Detaylı

a) Present Continuous Tense (Future anlamda) I am visiting my aunt tomorrow. (Yarin halamı ziyaret ediyorum-edeceğim.)

a) Present Continuous Tense (Future anlamda) I am visiting my aunt tomorrow. (Yarin halamı ziyaret ediyorum-edeceğim.) a) Present Continuous Tense (Future anlamda) I am visiting my aunt tomorrow. (Yarin halamı ziyaret ediyorum-edeceğim.) He is having an exam on Wednesday. (Çarşamba günü sınav oluyor-olacak.) Mary is spending

Detaylı

Grundtvig Öğrenme Ortaklığı Projesi CRISTAL Common References in Sustainable Training in Adult Learning 2011-2013

Grundtvig Öğrenme Ortaklığı Projesi CRISTAL Common References in Sustainable Training in Adult Learning 2011-2013 Grundtvig Öğrenme Ortaklığı Projesi CRISTAL Common References in Sustainable Training in Adult Learning 2011-2013 Bu proje Avrupa Komisyonu tarafından finanse edilmektedir. İletişim: Afyonkarahisar İl

Detaylı

Genellikle onlar bahçede mı? Onlar şimdi bahçede mı? Yazın bir otelde kalır mısın? O her gün evde mı? Ödev zor mu? Ben yiyorum çünkü açım.

Genellikle onlar bahçede mı? Onlar şimdi bahçede mı? Yazın bir otelde kalır mısın? O her gün evde mı? Ödev zor mu? Ben yiyorum çünkü açım. Oda genellikle dağınık ve oda şimdi dağınık. Genellikle onlar bahçede mı? Onlar şimdi bahçede mı? O otobüste. O sabahları otobüs ile işe gider. Ben akşamları İngilizce çalışmam. Yazın bir otelde kalır

Detaylı

hkm Jeodezi, Jeoinformasyon ve Arazi Yönetimi Dergisi 2008/2 Sayý 99 www.hkmo.org.tr Türkiye de Kentsel Teknik Altyapý Tesisleri Uygulamalarýnda Koordinasyonun Önemi ve Altyapý Koordinasyon Merkezleri

Detaylı

The Otonomi of First The epicenter of investments with the latest technological equipments and strategic location

The Otonomi of First The epicenter of investments with the latest technological equipments and strategic location www.otonomi.com.tr BİR İLKİN OTONOMİSİ Son Teknoloji Donanımlar ve Stratejik Konum ile Yatırımların Merkez Üssü The Otonomi of First The epicenter of investments with the latest technological equipments

Detaylı

TR2009/0136.01-02/409 Benim için İnsan Hakları «Human Rights for Me» Body of Knowledge for AC/HR Education

TR2009/0136.01-02/409 Benim için İnsan Hakları «Human Rights for Me» Body of Knowledge for AC/HR Education Benim için İnsan Hakları «Human Rights for Me» Body of Knowledge for AC/HR Education Benim için İnsan Hakları «Human Rights for Me» DVE/İHE için Bilgi Bankası FLOW CHART Overall framework: Bologna Functional

Detaylı

Technical Assistance for Increasing Primary School Attendance Rate of Children

Technical Assistance for Increasing Primary School Attendance Rate of Children This Project is co-financed by the European Union and the Republic of Turkey. Technical Assistance for Increasing Primary School Attendance Rate of Children This project is co-financed by the European

Detaylı

SBS PRACTICE EXAM 4. Grade 8 / SBS PRACTICE TEST Test Number 4* 1. Aşağıdaki cümleyi tamamlayan sözcük hangi seçenektedir?

SBS PRACTICE EXAM 4. Grade 8 / SBS PRACTICE TEST Test Number 4* 1. Aşağıdaki cümleyi tamamlayan sözcük hangi seçenektedir? SBS PRACTICE EXAM 4 1. Aşağıdaki cümleyi tamamlayan sözcük hangi seçenektedir? 4. Düşünce balonundaki cümleyi doğru tamamlayan sözcüğü seçiniz. You are not a hardworking student, Mike! Jeff is a/an friend.

Detaylı

THE ASSOCIATION OF ACTIVE PUBLIC EMPLOYEES 2006-2011 (2006)

THE ASSOCIATION OF ACTIVE PUBLIC EMPLOYEES 2006-2011 (2006) THE ASSOCIATION OF ACTIVE PUBLIC EMPLOYEES 2006-2011 (2006) Country : Turkey Province : KÜTAHYA Name Of The Organisation : TAMDER Tüm Aktif Memurlar Derneği (The Association of Active Officers) Address

Detaylı

IDENTITY MANAGEMENT FOR EXTERNAL USERS

IDENTITY MANAGEMENT FOR EXTERNAL USERS 1/11 Sürüm Numarası Değişiklik Tarihi Değişikliği Yapan Erman Ulusoy Açıklama İlk Sürüm IDENTITY MANAGEMENT FOR EXTERNAL USERS You can connect EXTERNAL Identity Management System (IDM) with https://selfservice.tai.com.tr/

Detaylı

Fıstıkçı Şahap d t c ç

Fıstıkçı Şahap d t c ç To and from We have already seen the suffıx used for expressing the location of an object whether it s in, on or at something else: de. This suffix indicates that there is no movement and that the object

Detaylı

Yrd.Doç.Dr Ahmet Kesgin, İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesii Felsefe Bölümü, Sistematik Felsefe ve Mantık

Yrd.Doç.Dr Ahmet Kesgin, İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesii Felsefe Bölümü, Sistematik Felsefe ve Mantık Yrd.Doç.Dr Ahmet Kesgin, İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesii Felsefe Bölümü, Sistematik Felsefe ve Mantık Adı Soyadı (Unvanı) Ahmet KESGİN (Yrd. Doç. Dr.) Doktora: Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler

Detaylı

www.ozteknikis.com.tr

www.ozteknikis.com.tr www.ozteknikis.com.tr INDEX HAKKIMIZDA / ABOUT US... 8-9 Paslanmaz Çelik / Stainless Steel... 10-21 Krom - Nikel Kaplama / Chromium Nickel Plated... 22-33 Boyalı / Painted... 34-40 Plastik / Plastic...

Detaylı

Ali Kablan 1. UFRS nin Ülkemizdeki Muhasebe Uygulamaları

Ali Kablan 1. UFRS nin Ülkemizdeki Muhasebe Uygulamaları UFRS nin Ali Kablan 1 Abstract: Standardization has become neccessary because of some reasons such as the removal of borders between countries,increase in competition,the expansion of trade,rapid globalization

Detaylı

ATILIM UNIVERSITY Department of Computer Engineering

ATILIM UNIVERSITY Department of Computer Engineering ATILIM UNIVERSITY Department of Computer Engineering COMPE 350 Numerical Methods Fall, 2011 Instructor: Fügen Selbes Assistant: İsmail Onur Kaya Homework: 1 Due date: Nov 14, 2011 You are designing a spherical

Detaylı

GENİŞ ZAMAN SIMPLE PRESENT TENSE

GENİŞ ZAMAN SIMPLE PRESENT TENSE GENİŞ ZAMAN SIMPLE PRESENT TENSE Does he go to the theater? O tiyatroya gider mi? ÖRNEK CÜMLELER VE KALIPLAR Yes, he goes to the theater. Evet, o tiyatroya gider. Do you like swimming? Yüzmeyi sever misin?

Detaylı

Yaz okulunda (2014 3) açılacak olan 2360120 (Calculus of Fun. of Sev. Var.) dersine kayıtlar aşağıdaki kurallara göre yapılacaktır:

Yaz okulunda (2014 3) açılacak olan 2360120 (Calculus of Fun. of Sev. Var.) dersine kayıtlar aşağıdaki kurallara göre yapılacaktır: Yaz okulunda (2014 3) açılacak olan 2360120 (Calculus of Fun. of Sev. Var.) dersine kayıtlar aşağıdaki kurallara göre yapılacaktır: Her bir sınıf kontenjanı YALNIZCA aşağıdaki koşullara uyan öğrenciler

Detaylı

Teknoloji Servisleri; (Technology Services)

Teknoloji Servisleri; (Technology Services) Antalya International University Teknoloji Servisleri; (Technology Services) Microsoft Ofis Yazılımları (Microsoft Office Software), How to Update Office 365 User Details How to forward email in Office

Detaylı

LIU BOLIN ART. Liu Bolin in insan ve devlet. Röportaj / Interview: Tabitha Karp

LIU BOLIN ART. Liu Bolin in insan ve devlet. Röportaj / Interview: Tabitha Karp OCTOBER 2015 LIU BOLIN ART Röportaj / Interview: Tabitha Karp Liu Bolin in insan ve devlet - Kredi / Credit: Liu Bolin / Courtesy Galerie Paris-Beijing 15 Sanatsal ifade biçimleri açısından, heykelden

Detaylı

2015 2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI YARIMBAĞ İLKOKULU 3/ A SINIFI İNGİLİZCE DERSİ ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK DERS PLANI

2015 2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI YARIMBAĞ İLKOKULU 3/ A SINIFI İNGİLİZCE DERSİ ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK DERS PLANI EKİM 12-1 EKİM 201 UNIT 1 WHEEL OF FORTUNE EYLÜL 28 EYLÜL -09 EKİM 2015 2015 201 ÖĞRETİM YILI YARIMBAĞ İLKOKULU 3/ A SINIFI İNGİLİZCE DERSİ LENDİRİLMİŞ YILLIK DERS PLANI 4 2 Asking for permission Giving

Detaylı

HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ GÖÇ VE SİYASET ARAŞTIRMALARI MERKEZİ-HUGO'DAN KÜRESEL BAŞARI:

HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ GÖÇ VE SİYASET ARAŞTIRMALARI MERKEZİ-HUGO'DAN KÜRESEL BAŞARI: HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ GÖÇ VE SİYASET ARAŞTIRMALARI MERKEZİ-HUGO'DAN KÜRESEL BAŞARI: ULUSLARARASI METROPOLIS KONGRESİ 2017'DE BİNİ AŞKIN UZMANLA HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ EV SAHİPLİĞİNDE YAPILACAK Göç ve

Detaylı