Kubbealtı Gençlerinden MERHABA

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Kubbealtı Gençlerinden MERHABA"

Transkript

1 Kubbealtı Gençlerinden MERHABA Kubbealtı Akademi Mecmuası'nın ücretsiz ekidir Yayına Hazırlayanlar: Dr. Nevnihal BAYAR Kübra YETİŞ ŞAMLI Kapak Tasarım: Tûba ŞAMLI Basım: ÖZAL Matbaası Dağıtım: Ertuğrul MAYUK Yazışma Adresi : Kubbealtı Akademisi Kültür ve San at Vakfı Köprülü Mehmed Paşa Medresesi Peykhâne Sokak No:3 Çemberlitaş İSTANBUL Tel: Faks: Yazılarınız, görüş ve eleştirileriniz için Merhaba Kış 2010 / 1

2 İÇİNDEKİLER İLHAN AYVERDİ NİN GENÇLERİ Dr. Fahrünnisa BİLECİK ÂBİDE BİR ŞAHSİYET: ZÎNET İLHAN AYVERDİ Cemil ALTINBİLEK ÜÇ UÇ BEYİ Buğra ŞAMLI ZIRHLI GEMİ Gülmisal GÜRSOY EZELDEN EBEDE İZZETLENMİŞ ŞAHSİYET : İLHAN AYVERDİ B. İzzet TAŞÇI CEVÂBIM SEN SİN Ali Şîr OLGAÇ İLHAN AYVERDİ OKULU Dr. Nevnihal BAYAR ÜÇ AYVERDİ ÜÇ MÜCÂHİT ÜÇ AKINCI... E. Seval YARDIM İLHAN AYVERDİ HAKKINDA FAHRÜNNİSA BİLECİK İLE RÖPORTAJ Hazırlayan: Mübin SOYYER ÖYLE BİR GİDİŞ Kİ Aliye AREN SÖZLÜKLERİN EFENDİSİ, SÖZCÜKLERİN EFENDİSİ Dr. Mustafa Sinan YARDIM BİR BÜYÜK KAYBIN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ Doç. Dr. Güleda ENGİN GÜL MASALI Kübra YETİŞ ŞAMLI BİR HAYAT BİN DOST Yard. Doç. Dr. Murat AŞICI İLHAN TEYZE Yard. Doç. Dr. Gülberk BİLECİK ŞİİR Şehkâr FAYDA KINIK BİR HÂTIRA Sertac Fuad KARAAOĞLU BİR ÂBİDE ŞAHSİYETİ DAHA ANLATAMAMAK Semânur ALTUĞ FAYDA YÜKSEK BİR ŞAHSİYETLE DOSTLUK Murat EMİNOĞLU İLHAN AYVERDİ NİN ARDINDAN Nazlı SARI İLHAN HALA İlhan TAHRALI / Merhaba Kış 2010

3 KUBBEALTI GENÇLERİNDEN MERHABA Değerli Merhaba Okurları, 50. sayımızla yeniden karşınızdayız. Merhaba nın 50. sayısı hüzün ve hasretle hazırlandı. Kubbealtı Gençleri nin her faâliyetinde olduğu gibi Merhaba Dergisi nin yayın hayâtına başlamasında da fikir annemiz, yol gösterenimiz, cesâret verenimiz ve dâimî destekleyenimiz olan, Vakfımızın Mütevelli Heyeti Başkanı Muhterem İlhan Ayverdi Hanımefendi 6 Kasım 2009 târihinde Hakk a yürüdü. Paylaşmakla bir nebze olsun teselli bulduğumuz hüznü bu sayfalara taşıyan, hislerimize tercüman olan tüm yazarlarımıza teşekkür ederiz. Yine yakın târihte kaybettiğimiz kıymetli büyüğümüz, Vakfımızın Kurucular Heyeti Üyesi, gazeteci, yazar Ergun Göze Beyefendi yi de rahmetle anıyoruz. Merhaba Yayın Kurulu edilmiştir Bu sayı Kubbealtı Gençleri tarafından İlhan Ayverdi ye ithaf Merhaba Kış 2010 / 3

4 İLHAN AYVERDİ NİN GENÇLERİ Dr. Fahrünnisa BİLECİK Sevgili Gençler! Gençliğin zekâtı hizmettir. Tabiî ki hayâtınızı yaşayacaksınız. Okuyacak, çalışacak, evlenecek, evlât sâhibi olacaksınız ama bütün bunların yanında hizmet etmeye zaman ayıracaksınız. İhtiyaçlılara, yaşlılara sâhip çıkacaksınız ki size de sâhip çıkanlar olsun. Hayırlı işlerde birbirinizle yarışacaksınız. Hizmet fırsatı çıktığında Neden hep ben değil, çok şükür ki ben. diyeceksiniz. Bunu yaparken kendinizi göstermeyeceksiniz. Hizmet ön planda olacak, siz değil. Memleket meselelerine kayıtsız kalamazsınız. Fikir üretecek, projeler yapacak, uygulayacak, vatanımızın, milletimizin gelişmesine, ilerlemesine katkıda bulunacaksınız. Ben ne yapabilirim ki, meseleler dağ gibi, nasıl başa çıkarım? demeyeceksiniz. Bu yol ümitsizlik yolu değildir. Himmeti gayret getirir. Boşuna Baba himmet, oğul gayret. dememişler. Yılmadan, yorulmadan, bıkmadan, hizmetin büyüğü, küçüğü demeden, benliğe düşmeden, birbirinize sıkı sıkı sarılarak çalışacaksınız. Bu bir bayrak yarışıdır, yarıda bırakmayacaksınız. Birbirinizin kusûrunu görmeyeceksiniz. Her insanın bir güzel tarafı, iyi tarafı vardır, siz onu bulmaya çalışacaksınız. Sevmeyebilirsiniz ama hürmet etmeye mecbursunuz. Kırmayacaksınız, kırılmayacaksınız. Yaratılanı Yaratan dan ötürü hoş göreceksiniz. Başkası hakkında zanda, yorumlarda bulunacağınıza kendinizi tahlil edeceksiniz. Kötü huylarınızın yerine iyilerini koymak için çalışacaksınız. Cemiyetlerin nefis terbiyesi yeri olduğunun şuûruyla hareket edecek, her türlü sürtüşmeden, sen ben dâvâsından uzak duracaksınız. Küslük, dargınlık bizim için geçerli değildir. Affedeceksiniz, kin gütmeyeceksiniz. Herkesle iyi geçinmeye ve faydalı olmaya çalışacaksınız. İncelikle, gönül kırmadan, karşınızdakini ezmeden söyleyecek ve hareket edeceksiniz. Edep insanın her hâlinde olmalıdır. Yâni, göz ile Hak tan başka bir şey görmeyecek, lisanla bir şeye îtiraz etmeyecek, Allah ın buyruğunu tutacak, yasakladığından kaçacaksınız. Bunlar sizde yer ederse adâletten ayrılamaz, kimsenin kalbini kıramazsınız. Ancak bu şekilde Allah ın rızâsını kazanabilirsiniz. 4 / Merhaba Kış 2010

5 Cömert olacaksınız. Verecek bir şeyiniz yoksa insanlara iyi davranacaksınız, güler yüzlü davranacaksınız. Her gördüğümüz, her duyduğumuz şeyde bize bir mesaj, bir ibret dersi vardır. Onu yakalayabilmemiz lâzım. Zaman sermâyedir. Onu isrâf edip hebâ etmeyin! Sözünüzde durun! Zîra söz yemindir. Nefis muhâsebesini elden bırakmayın! Hak için halka hizmeti düstur edinin! Bu sözlere, vasıflara daha niceleri eklenebilir. Fakat mühim olan bunları saymak değil, hangisine ne ölçüde sâhibiz, ne ölçüde yapabiliyoruz, ona cevap verebilmektir. Biz bize düşeni yapalım, Allah da elbet şânına düşeni yapar. demiştiniz. İlhan Ayverdi nin Gençleri veya sizin koyduğunuz isimle Kubbealtı Gençleri, bu sözlerin sorumluluğunu taşıyarak, hizmetlerine daha nicelerini ekleyerek, günden güne büyüyerek, sen ben dâvâsına düşmeden yoluna devam ediyor. Faâliyetlere başladığımız 1999 senesinden bu güne kadar bizi bir an olsun yalnız bırakmadınız, yol gösterdiniz, akıl verdiniz, sevinçlerimizi, acılarımızı paylaştınız. Bizimle güldünüz, bizimle ağladınız. Sofranızda, evinizde nasiplendik. Hep verdiniz, veren el, vakıf el oldunuz. Bundan sonra da attığımız her hayırlı adımda, başladığımız her faydalı işte mânevî destek ve himmetinizin bizimle berâber olacağına inancımız tamdır. Şimdi sıra bizde, şimdi sizden duyduklarımızı, gördüklerimizi işlemek vakti Sözümüz sözdür, sözümüz yemindir vesselâm. Merhaba Kış 2010 / 5

6 ÂBİDE BİR ŞAHSİYET; ZÎNET İLHAN AYVERDİ 1 Cemil ALTINBİLEK Manisa Akhisar doğumlu, ama kökenlerinin bir ucu Dağıstan da bir ucu Balkanlar da, tam bir Osmanlı âilesi ve belki de son Osmanlı. Babası Murat Tolun Bey, İstiklâl Harbi mücâhitlerinden Akhisar Cephesi Kuvâ-yı Milliye kumandanı. O dönem Gālip Hoca diye bilinen Celal Bayar, evlerinde kurtuluş planları yaptığı silâh arkadaşı. Yunanlıların Akhisar ı yakma teşebbüsünde, çoğunluğu çocuk ve kadınlardan oluşturduğu treni hareket ettirmek istemeyen Rum makinistin şakağına tabancasını dayayarak, trenin hareket etmesini sağlayan ve tren halkını Yunan kuvvetlerinin elinden kurtarmış, gözüpek bir kahraman ve de İstiklâl Şeref Madalyası sâhibidir. Kurtuluştan sonra Akhisar Tayyâre Cemiyeti Başkanlığı yapmış, Akhisar I, Akhisar II uçaklarının alınmasına gayretleri ile büyük katkı sağlamış, Akhisar Kültür Merkezi ve Tayyâre Sineması nın yapılmasına önayak olmuş bir teşkîlâtçıdır. Z. İlhan AYVERDİ nin, Akhisar İlk ve Ortaokulu ve İzmir Karataş Lisesi ni müteâkip, İstanbul Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyâtı Bölümü nü seçimi, İstanbul yıllarının ve Türkoloji dünyâsındaki emsalsiz yerinin de başlangıcı olacaktır. Asıl dönüm notası ise, mütefekkir ve yazar Sâmiha AYVERDİ nin Yaşayan Ölü adlı romanını Cağaloğlu nda alış-veriş yaptığı kitapçının tavsiyesi ile alıp, bilâhare İstanbul Maârif Müdürlüğü nde birlikte çalıştığı Mehmet Örtenoğlu (Mehmet Dede) vâsıtası ile Sâmiha AYVERDİ nin önce sohbet ve muhabbet halkasına girmesi, sonra da Sâmiha Hanım ın ağabeyi Ekrem Hakkı AYVERDİ nin zevcesi olarak âile içine dâhil olması ile gerçekleşecektir. Bundan böyle de bu üçlü, yirminci asırdaki kültür dünyâsının merkezi hâline gelir lı yıllarda İlhan AYVERDİ, önce eşi yüksek mîmar, mühendis ve müteahhit Ekrem Hakkı AYVERDİ ile birlikte, Anadolu ve Rumeli yi karış karış gezer, Osmanlı mîmârî eserleri; fotoğrafları, mîmârî proje, rölöve ve hâtıraları ile tespit edilir. 20 yıllık bir çalışma sonunda dört ciltlik devâsâ bir eser meydana çıkar. Bugün birçoğu yıkılıp yok edilmeye devam eden Osmanlı medeniyetimizin, mîmârî eserlerimiz ile vücut bulmuş ve asırlarca bulundukları yerlerde Osmanlı nın tapuları olmuş eserler, gelecek kuşaklara ibret vesîkaları olarak tespit edilir. Kütüphânelerde baş mürâcaat eseri olma vasfındaki 1 Manisa Denge Gazetesi nde yayımlanmıştır. 6 / Merhaba Kış 2010

7 Osmanlı Mîmârî Eserleri kitapları tamamlanır. Bu çalışmada İlhan Hanım, Ekrem Hakkı AYVERDİ nin eşi ve yardımcısı olarak devamlı yanında bulunmuştur li yıllarda İlhan AYVERDİ nin, aynı zamanda isim anası olduğu Kubbealtı Akademisi Kültür ve Sanat Vakfı nın kuruluş çalışmaları, yine Sâmiha, Ekrem Hakkı ve İlhan AYVERDİ üçlüsü başkanlığında gerçekleştirilir. Kubbealtı; Osmanlı sarayında devlet işlerini görüşmek üzere vezirlerin ve diğer görevlilerin toplanıp karar aldıkları yerin adıdır. Uzun süre Mütevellî Heyeti Başkanlığı nı İlhan AYVERDİ nin yürüttüğü Kubbealtı Vakfı nın kuruluş gāyesi, Vakıf senedinde; İlim, sanat ve mûsikîde Türk milletine has târihten gelen haslet ve değerleri esas tutan millî tefekkür ve millî san atın ilelebed pâyidâr olmasına yardımcı olmaktır. Bu sebeple, gāyesiyle alâkalı gördüğü bilcümle ilmî ve içtimâî faaliyetlerde bulunmak şeklinde açıklanmıştır. Kubbealtı Vakfı nın kuruluşu ile yaşıt bir başka proje de Kubbealtı Lugatı olmuştur. Aynı yıllara yaşanan dil karmaşası ve kavgaları AYVERDİ üçlüsünü harekete geçirmiş ve zamânın Nihad Sâmi Banarlı, Fâruk Kadri Timurtaş, Tahsin Banguoğlu, Fâruk Nâfiz Çamlıbel, Orhan Seyfi Orhon gibi zirve edebiyat ve dil âlimlerinin de iştirâk ettiği bir danışma heyeti ile yola koyulunmuş ve bilâhare teşekkül eden çalışma heyetinin başına İlhan AYVERDİ bizzat geçerek, otuz dört yıllık ibâdet ciddiyetindeki bir çalışma sonunda, yaklaşık bin yıllık yazılı edebiyat târihine dâir eserler taranarak, fişlenerek, yorumlanarak, üç cilt ve 3549 sayfalık Türkçenin bugüne kadar yapılmış en büyük lugatı olan, Asırlar Boyu Târihî Seyri İçinde Misalli Büyük Türkçe Sözlük, 2005 yılının sonunda Türk dil ve kültür hayâtına kazandırılmıştır. Şâir ne güzel ifâde etmiş: İlhan Ayverdi Hanım Türkçemizi derlemiş, Sabrının gergefinde rengârenk örneklemiş. İlhan AYVERDİ nin dernek, vakıf ve Türkoloji çalışmaları yanında, mânâ ve ruh ufuklarına yolculuğu da bu üçlü ile birlikte seyretmiş ve Sâmiha AYVERDİ nin; Allah ın iç ve dış güzelliği berâber vermiş olduğu ihlâs âbidesi İlhan. ifâdesi ve Ezelden ebede izzetlenmiş, ağabeyimin yâr-ı vefâdarı, hayâtım boyunca beni hoşnut eden İlhan AYVERDİ den Allah da iki cihanda hoşnut olur inşaallah. hayır duâları, basılı evrak içine kadar girmiştir. Merhaba Kış 2010 / 7

8 ÜÇ UÇ BEYİ Buğra ŞAMLI İstanbul Fâtih te, Hırka-i Şerif Mahallesi ndeki Sâdettin Efendi Sokağı nın 4 numaralı kapısına cephesini dönen biri başını sola çevirince, Kırtay Sokağı numara 10 daki konağı görür. Üst paralelinde sürekli işleyen Fevzi Paşa Caddesi nin gürültüsüne kıyasla sokağın sükûneti, bu iki kapının bir zamanki mukîmleri arasındaki ezelî râbıtayı kendi dilince söyler durur gibidir. Konak, sivil Türk mîmârisinin yüzyılların imbiğinden süzerek kazandığı üslûbun bir eseri olarak, vakar ve tevâzuyla yükselmekte olduğu noktadan sokağa hâkim konumuyla sanki sokağın sâhibidir. Üç katlı müstakil eve gelince, bir cephesi günlük telaş ve koşturmacaya dönük ve ön kapısı bu dünyâya açılırken, arka cephesi, çok kimsenin yana yakıla aradığını fark bile etmediği huzûra varan, gözlerden uzak bir yol üzerindedir. Tıpkı bir zamanlar bu evde yaşamış üç Ayverdi nin halka hizmetle geçen ömürleri boyunca, bu Dost kapısına bağlı olmaları gibi. Sâmiha, İlhan ve Ekrem Hakkı Ayverdi Her biri için söylenecek söz bulmak hiç de zor değil. Eserleri ortada olan insanlar hakkında yazmak, konuşmak neden zor olsun? Mühim olan, bu aziz şahsiyetlerin eserlerini görmemiş, duymamış, bilmemiş olanlara onları lâyıkıyla anlatacak kelimeleri seçebilmek. Oysa, anlatılanlar kalemin gücüne veya dile hâkimiyete ve bu ikisi de nakledenin idrâkine tâbi iken, söz okunun hedefini vurması ne kadar mümkün? Tam da burada, Hz. Mevlânâ nın Fayda, harf anmakta sanmam ki var; Harftir bir bağ için çitten duvar. Yok edip ses, söz ve toptan harfleri, Olmadan bâri konuşsak hiçbiri. 1 hikmetli sözünü hatırlıyoruz. Lâkin böyle bir sükûtun hakkını vermek, saatlerce konuşmak veya ciltlerce yazmaktan daha zor olduğu için yazmakta mâzuruz. Üstelik söylenmesi gereken herşeyin zâten söylenmiş olduğunu biliyoruz. Bunun kârı, ne diyeceğimizi bilemediğimizde başvuracak referansların varlığı demek. İşte, Osmanlı ile kemâle ermiş Türk-İslâm kültür ve îman mîrâsını 20.yüzyıla hayatlarıyla taşımış, hizmetleri uç uca eklendiğinde tüm yönleriyle koca bir medeniyete sâhip çıkarak, onu 1 Mesnevî, kendi vezniyle manzum çeviri Dr. Abdullah Öztemiz, Altın Kitaplar Yayınevi, İstanbul 1989, s / Merhaba Kış 2010

9 bihakkın temsil ettikleri görülen üç Ayverdi den bahis açmak için de evvelce yazılmış böyle bir yazı imdâdımıza yetişti. Muhakkak ki muharrir, söz konusu yazıda kendisinden bahsetmiyordu. Ancak kendisini tanıyanların cüretimize hak vereceğini umarak diyoruz ki bizzat kendileri de bu yazıda tasvir ettikleri kimseler cümlesindendir. Bağ Bozumu adlı kitabının Uç Beyleri başlıklı yazısında muhterem Sâmiha Ayverdi şöyle yazmış: Serhad kal alarında, mazgallarda düşmanı gözleyen, fırsat kollayıp akınlara giden, doyumluklar ve ganîmetlerle dönen uç beylerinin kahramanlık devri geçmiş ise de vatan ve îman aşkı ile iç ve dış düşmanların sinsi faaliyet ve savletlerini göğüsleyici olmakta devam eden uç beylerinin kahramanlık ve savaşları bitmiş değildir. 1 Ömürleri bezm-i elesti tasdik mührü olmuş üç Ayverdi, bu devrin uç beylerinden idi. Verdikleri eserler birbiriyle kıyaslandığında, ilk bakışta her birinin farklı işlere eğildikleri sanılabilir. Oysa biraz daha dikkat edilince bu faklılığın bir ayrılığa delâlet etmediği, bilâkis birbiriyle âhenkli bir bütünü meydana getirdiği görülür. Dahası, ortaya çıkan eser ve hizmetlerde üç Ayverdi, elverdiğince maddeten ama her zaman mânen ve fikren işbirliği içinde olmuşlardır. Meselâ, Ekrem Bey in yılları alan gayretiyle Türk kültürüne kazandırdığı Avrupa da Osmanlı Mîmârî Eserleri ciltlerinin yazımında, muhterem İlhan Hanım uzun seyâhatlerinde bizzat yanındadır. Kubbealtı Akademisi Kültür ve San at Vakfı, İstanbul Fetih Cemiyeti, Türk Kadınları Kültür Derneği, Yahyâ Kemal Enstitüsü gibi hizmet odaklı teşekküllerin kuruluş ve faaliyetlerinde elbette çok kişinin emeği olmuştur ama ön safta yine bu üç Ayverdi vardır. Hele Kubbealtı Lugatı ki bu müşterek mesâi ve birliğin dünya planındaki hâtemi 2 denmeye sezâ bir dev eserdir. Eserin, Türk diline hizmeti ve hacmine değinmek bu yazının konusu değildir. Ancak altını çizmeden geçemeyeceğimiz şudur ki, otuz dört yıl alan mesâi ve gayretiyle ortaya çıkardığı bu lugatın kendisi, muhterem İlhan Ayverdi nin ahde vefâ ve dervişin çilesini nasıl çekmesi gerektiğine dâir, görmeyi bilene göze sokmadan verdiği hakîkî bir misaldir. Ziyâ Paşa nın, Âyînesi iştir kişinin lâfa bakılmaz Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde. dediği gibi, biri anıldığında diğer ikisini hatırlamadan edememenin bir diğer sebebi, belki her üçünde de zuhur eden aynı prensip, aynı gayret, aynı ferâgat, aynı gözünü budaktan sakınmama ama hep müşterek bir tevâzu, fazîlet, zerâfet ve asâlet ile iş görmeleridir. 1 Sâmiha Ayverdi, Bağ Bozumu, Hülbe Yayınları, Ankara 1987, s Hem mühür, hem sonuncu mânâlarını hâiz olması sebebiyle bu kelimenin yerine daha yenisini (!) kullanmaya elimiz varmadı. Merhaba Kış 2010 / 9

10 Ayverdileri, ezelden ebede birbirine böylece kenetleyen ve hizmet yoluna gayret kemerini kuşandıran sır da hiç şüphesiz evlerinden çıkınca Sâdettin Efendi Sokağı yla vâsıl olunan konakta gizlidir. 7 Kasım günü merhum İlhan Hanım ın naaşının eller üzerinde katettiği o yol da asla kopmayan bir kulba tutunmuş bir uç beyinin, Yahyâ Kemal in Akıncılar şiirindeki tasvîrine benzer son seferiydi aslında: Bir gün dolu dizgin boşanan atlarımızla Yerden yedi kat arşa kanatlandık o hızla Onlar, diline, îmanına, târihine, iftiharlarına yaylım ateşi açan vatansızlara karşı koyanlar dı; ömürleri şu bin yıllık vatan coğrafyasında sınır bekçiliği etmekle geçmişti. Sâmiha, İlhan ve Ekrem Hakkı Ayverdi, paraya pula, şâna, şöhrete, mevkie, gösterişe yan gözle dahî iltifat etmeyen kahraman gāziler, yiğit ve serdengeçti uç beyleri 1 idiler. Bugün dünyâda oldukları gibi Sultan larının ayak ucunda başka bir âlemi seyrederlerken dahî, fethettikleri gönüllere diktikleri îman ve Türklük sancaklarının gölgesinde, onların yaşayarak öğrettikleri prensiplerden mesûl ve onlarla mahfuz geride kalanların yapacakları daha nice işler var. Emânet ettikleri mîrâsın hakkını verebilmek niyâzıyla 1 Bağ Bozumu, s / Merhaba Kış 2010

11 ZIRHLI GEMİ Gülmisal GÜRSOY Zırhlı bir gemi ile küçük bir yelkencik düşünün. Her ikisi de denizlerde ne de güzel salınır. Hele bir de üzerlerine güneşin cömertçe ışıklarını saldığını hayal edin. Durum daha da bir güzel olmaz mı!? Ancak hayat bu, hep güneşin altında seyrüsefer edilecek değil ya. Gün olur fırtına da kopar, kasırga da kasıp kavurur. Bizim küçük yelkencik fırtına da ne yapar feryat figan sığınacak bir liman aramaktan başka! Onu da zavallıcık ya bulur ya bulamaz ama netîcede batış kaçınılmaz değil midir? Oysa zırhlı bir gemi acaba fırtınadan ne dereceye kadar etkilenir, bir düşünmek lâzım. Zırhlı bir gemi olmaya bakın, cılız bir yelkencik değil. diyen görmüş geçirmiş - bilge- kişilerin seslerini duyar gibiyim. Kimimiz bu seslere îtibar ederiz, kimimiz ise umursamaz güler geçeriz. Fakat bir an kendimize fırsat tanır, ez-kazâ bile olsa kulağımıza çalınmış bu sözdeki mânâ ne ola diye düşünürsek, acaba nasıl cevaplara ulaşabiliriz? Gelin yeni bir beyin fırtınasına daha çıkalım, çıkalım ki gerçek bir zırhlı gemiyi gözden uzak ufuklara uğurlarken, ânıyla, şânıyla, insan olarak yaratılmanın vakarıyla selâmetleme gayretlerimizi ziyâdeleştirebilelim. Zîra bildiğiniz üzere, nice güzellikleri gölgede bırakan bir zarâfetle târihinde Sn. İlhan Ayverdi ebediyete intikal etti. Kendisi Kubbealtı Akademisi Kültür ve Sanat Vakfı nın Mütevellî Heyeti Başkanı, - takdîri bana düşmedi ama yine de söyleyeceğim- edebiyat dünyâsının bir devi, Türkçe nin hâmisi, benim de İlhan Halamdı. O görülebilir ufukları çoktan aştı. Bir kusûrum varsa affola. Bir kusûrumuz varsa affola. Onun gibi güzellikle karşılaşıp şu dünya denilen yerde aynı havayı solumuşsak şükredelim. Seneler süren hastalığına rağmen çevresini kuşatmış kuşatamamış cümle insanlara hatta cümle canlılara sevgisini ilgisini cömertçe sunuştaki hikmetle sarsılıp soralım. Şu âlemden bir İlhan Ayverdi geldi ve geçti. Ondaki sır ne? Niçin Sn. Ayverdi zırhlı bir gemiye benzetilmekte? Zırhtan kasıt ne? Allah niçin bizlere bir İlhan Ayverdi tablosu seyrettirdi? Buradaki hikmet ne? Madde dünyâsının dar kalıpları içine hapsolmuşlar, ne acıdır ki bakın bahse konu zırhı bile nasıl târif ediyor: Efendim, Sn. İlhan Ayverdi yi bu kadar güzel ve özel kılan şey ne bilmem ama tecrübelerim bana öğretti ki; yalnız ve yalnız bencillikler insanı zırhlı kılar. Güç, mevki, para, pul edindikçe, şan şöhret saldıkça insan zırhlanır. Böylece hayâta kuvvetli tutunarak kök salar. Erişilmez, dokunulmaz, yıkılmaz olur. Hiçbir tûfan, hiçbir fırtına böyle bir kimseye zarar veremez. Prestij üzerine prestij koyarak dostlar üzerinde Merhaba Kış 2010 / 11

12 hâkimiyet kurup egemenlik sağlandıkça, zırh şüphesiz daha da ziyâdeleşir. Yeter ki dostum, gemi misâli âlemde salınırken nefisle bezenmek becerilsin. Yeter ki dostum, nefisten bir duvarla zırhlanılabilinsin. Aksi halde yıkım kaçınılmazdır bilesin.. İyi hoş da bu tarz düşünenlerin Sn. İlhan Ayverdi yi yakından veya uzaktan az da olsa tanımalarını çok isterdim. Zîra yukarıda anlatıldığı gibi bir nefsâniyeti hiç bilmeyen, dolayısıyla da kendi dünyâsında hiç yer vermemiş Sn. Ayverdi deki hâli nereye oturtacaklardı şaşarım. Son birkaç aydır hastalığımla ilgili tutulmuş olduğum fırtınada, cılız bir yelkencik misâli dik durmaya çalışırken, âriflerin de dikkat çektiği zırhlı gemi ile cılız ve yaygaracı tekne karşılaştırması zihnimi çok kurcaladı. Mal da yalan, mülk de yalan; var biraz da sen oyalan! hesâbı, seneler ve seneler geçirmişken, hangi nefsânî değer acaba bir zırh kesilip de insan olarak yaratılmışlığın hakkını koruyabiliyordu?.. Başta Prof. Dr. Tarık Akçal olmak üzere desteğini benden esirgemeyen bütün doktorlarıma, hastahâne görevlilerine, telefonlara çıkmama rağmen geçirdiğim seyri tâkip edip duâlarıyla destek olan büyüklerime, küçüklerime, bütün dostlarıma, siz değerli okuyuculara ve tabiî âileme çok teşekkürler. Allah cümlesinden râzı olsun. Allah ın izniyle bir şeyler geldi ve geçti inşaallah. Fakat bu seyir esnâsında bir kez daha anladım ki; yalnız ve yalnız Allah ın dediği oluyor, gayrısı yalan. Ne vücûdunuza, ne paranıza pulunuza, ne başınıza gelen hâdiselere hükmedebiliyorsunuz. Hal bu olunca da nerede kaldı nefisle zırlanmak! Bu hakîkat noktasından hareketle maddeci zihniyeti bir kenara koyalım ve bir de mâneviyat cephesine kulak verelim. Bakalım bu cephe bizlere neler söyleyecek, zırh tâbiriyle İlhan Ayverdi arasındaki bağlantı hakkında nasıl ipuçları içerecek? Zırhın mâneviyat cephesi: Dünya denilen şu âlemde beden geminle seyrüsefer etmektesin. Elbet ki sana barınak olan bu gemiyi maddî mânevî besleyip büyütecek, koruyacaksın. Ama dikkat! Uğradığın her limandan, soluduğun her bir andan kendi gemine dâhil ettiklerin var. Bu yolda nefsinin süfliyeti (alçakları) sana öncü olursa, beden gemini ancak pislikle donatırsın. Oysa özgür olmalısın. Âit olduğun hakîkatin rengine büründükçe özgürleştiğinin farkında olmalısın. Şâyet bunu başarırsan, alışverişinde (seçiminde) yöneldiğin her bir değer sana bir mânâ katar. Sen hayra yönelip gayret gösterdikçe de vicdânın doğru sözlü kesilip, gönlünde karakol misaâi taht kurar ki; gayrı ne istiyorsun? Bak, sen insan olmuşsun. Rabbim Allah. deyip istikāmet ettikçe, râzı olup Hayır olandadır. diyebildikçe yollar aşıyorsun. Kahrı da lûtfu da bir görüp Yaradan dandır diyerek, acıdan bal tadı alan da sen değil misin? Paran gitse üzülmezsin, şöhretin bitse düşünmezsin, eşinden dostundan çoluğundan çoçuğundan darbe yesen güler geçersin, 12 / Merhaba Kış 2010

13 hastalığı imtihan kabul edip Hakk a koşarsın, üzerinden fırtınalar tûfanlar akıp gitse zırhlı bir gemi misâli güçlü, zarif, vakur bir edâyla enginlere akarsın ve artık an gelir zırhlı olup olmamayı da umursamazsın. Zerre misâli varlığını Hakk ın deryâsında öylesine yok kılarsın ki o derya sana zırh kesilir, şaşacak vakit bile bulamaz, yokluğun zevki içinde haşr olursun. Zırh tâbirinin îzâhına yönelik bu iki düşünce tarzını örneklendirmek gerekirse; Sn. İlhan Ayverdi ulviyet çizgisinin en güzel temsilcilerinden biri olarak yorumlanır. Buna karşılık, maddesel zihniyete gömülmek, süfliyet çizgisinin zehir zemberek tadını âşikâr eder, denilir. İkisi birbirine taban tabana zıttır. Bu noktada bizlerin hâli; süfliyete yöneldikçe, şüphesiz fırtınaya tutulmuş bir yelkenciği andıracak ve batmaya mahkûm olacak, ancak ulviyete yöneldikçe de Sn. İlhan Ayverdi ve onun gibileri örnek kabul edip yollar aşmaya aday kesilecektir... Takdir edersiniz ki böyle bir durumda da ister istemez hâtıraların seyri başlar. Neden? Çünkü artık hayatta yollar aşarken, hayran olduğumuz örnek aldığımız kişi veya kişileri, anılar içersinde değerlendirip, onlar yaşasaydı meseleler karşısında ne yapardı, diye sorgularız. Böylesi bir durumda geçmiş gözümüzde canlanır, içlerinden, kendimizce sorularımıza cevaplar bulmaya uğraşırız. Yâni hâtıraları yol gösterici ve öğretici kılarız. İşte onlardan bir küçük örnek: Rahatsızlığım sebebiyle hastahânede yatıyorum. Sn. İlhan Ayverdi nin vefâtından bir iki ay önce. Sn. Ayverdi hasta, duyuyoruz. Konuşmakta, hareket etmekte büyük sıkıntısı var. Buna rağmen ziyâretine giden ortak bir yakınımızın kendisine iyice yaklaşmasını istemiş ve ona güçlükle, büyük bir enerji sarf ederek şöyle söylemiş: Gülmisal e söyle, onu ziyâret etmeyi isterdim. Fakat o benim hâlimi biliyor, ne çâre ki gidemiyorum. Nefsime lânet! Bu selâm benim için ne büyük bir mutluluk vesîlesi. Fakat selâm bir kenara, değerli büyüğümün özeni, hayâta tutunuşu, başkasının acısıyla acılanması, sevinciyle mutlu olması, ben senin yanındayım demesi vs. vs. benim gibiler için ne de büyük bir örnek! (Ben de kendimce önemli bulduğum bir hastalık geçirdim ama hastayken (de?!) kendimden başkasını düşünmüyordum. Fakat O!) Sn. İlhan Ayverdi nin bir başka husûsiyetini ortaya koyduğunu düşündüğüm, küçük bir tespîti de dikkatlerinize sunmadan geçmek istemiyorum. Maalesef ki o da hayâtın acı bir gerçeğidir. Bildiğiniz üzere kimse kimseyi sevmek, beğenmek zorunda değildir. Terbiyesizliktir ama bunu açıkça da dile getirebilir. Yâni; rahatsız olduğumuz şahısla görüşmeyebiliriz. Onu muhâtap kabul etmeyebiliriz. Fikrimizce o bir yerlerde bir yangın çıkarmıştır, suçludur, değildir, kaşının altında gözü vardır, yanımızda olsun Merhaba Kış 2010 / 13

14 istemeyebiliriz. (Eyvallah?!). Ancak, Ey ahâli! Bir yerde bir yangın çıkmış, elbet ki o yangın söndürülecek. Bu yangını söndürmekte her yol mubahtır. Yangını çıkan da şu kişidir. diyemeyiz. Dersek; vasıflarımız, eğitimimiz, bilgi dağarcığımız, elimizdeki verilerimiz yeterli olmadığı halde yargıç kürsüsüne çıkıp oturan, maalesef ki küçük şımarık bir çocuğu andırırız. Üstelik bu hal sâdece çocuksu bir tavır mâhiyetinde kalmaz, istemediğimiz -beğenmediğimiz- kişiyi de herkes için bir hedef olarak gösteririz. Oysa, bir dostumuzda yangın çıkabilir. Elbet ki koşup o yangını söndürmek için -en azındançabada bulunmak bizim görevimizdir. Ancak, bu uğurda her yol nasıl mubah görülebilir! Biz her yolu mubah görürsek; fitneyi, fesatı, yalanı, dolanı, iftirâyı, bütün bunlardan medet ummayı da yangını söndürmek bahânesiyle mubah görürüz. Bunun getirisi hem bizim de hem toplum için fâciadır. Recm bildiğiniz üzere taşlayarak öldürmek mânâsına gelir. Yukarıdaki tablo, bu gün İran da Afganistan da gördüğümüz recm vakalarının, modern toplumlardaki yansımasına zemin hazırlar. Bir topluma bu mikrop bulaştı mı, o toplum iflâh olmaz. Etrâfını da zehirler. Bu gün kurban A ise yarın kurban B denilen bir başkası olur. Devamlı bir kurban arayışı gözlenir. Öte yandan recm vakalarından -hem recm eden, hem de recm edilen anlamında- kurtulan var mıdır? Bilmem. Varsa bile bıyık buranından para sayanına varıncaya kadar, muhtelif tiplerin muhtelif oyunlarına direnç gösterme yolunda lüzumsuz bir mücâdele kapıda demektir. Zîra birileri bir yerde malzeme edilmiştir. Elbet ki birileri de istismar görevini üstelenecektir. Bu doğaldır. Yaşlısı genci artık toplum olarak bir buhrânın içine iyice itilir. Herkes birbirinin kuyusunu kazar hâle gelir, birbirinin ayağını kaydırmak için fırsat kollanır. Bırakın diğer taşları, bir fitne okunun dahî ucu, bu noktalardan geçerek uzadıkça uzar. Ve... vay toplum vay... İşte Sn. İlhan Ayverdi hasta yağında yatsa bile masalsı bir dünyânın değil, hayâtın tam içindeydi. En basit toplumdan en modernine varıncaya kadar, hepsinde maalesef ki gelişebilecek bu ve benzeri olayları eşinden, dostundan, yakın - uzak çevresinden pek çok büyük insanda olduğu gibi ırak etmiş, bu konuda laf değil refleks geliştirmişti. Dolayısıyla O, bu âleme bakan cephesiyle zırhlıydı. Nefis ondan uzak durur, cümle süfliyet ondan ürker, korkar, kaçardı. O kardeşi kardeşe düşürerek değil, birbirine dost kılarak yollar aştı. O hanımefendiliği, zarâfeti, gönlünün paklığıyla ulaşılamayacak kadar üstün, bir o kadar da şefkatliydi. O, âile birliğini, bütünlüğünü korumak, yaşatmak, en başta da âile bilincini aşılamak için uğraş verdi. İnsanlığa örnek olarak yürüdüğü yolda, fırtınaya yakalanmış, oradan oraya koşuşan yelkencikleri de yücelten, güçlendiren, gerektiğinde kucaklayıp, zırhlı bir gemiyi andıran varlığıyla kol kanat geren de O değil miydi? 14 / Merhaba Kış 2010

15 O, vasıflarını sergiledi. Biz bunu gördük veya görmeyi beceremedik, ama O prensiplerinden hiç ödün vermeden yaşadı. O beni beğensin, bu beni takdir etsin diye değil. Doğru bildiği neyse, onu uyguladı. Bunun için hayranlıkla sevildi. Şimdi artık Allah korkusuyla yücelmiş, Allah aşkıyla şahlanmış olarak bilinmez ufuklara yol alıyor ki o mutlu, biz ise hüzünlüyüz. Çünkü bu âlemden bir İlhan Ayverdi geçti kıymetini bildik mi? Acziyetle mahcûbuz. Umarım, onsuz bir yaşamda kendimize düşeni gerçekleştirerek bu mahcûbiyetten bir parça da olsa kurtuluruz. Allah, İlhan Ayverdi ye -İlhan Halacığıma- rahmet eylesin, nurlarda yatırsın, hâlinden, tavrından feyzler alarak yaşamayı nasip etsin inşaallah. Âmin. Merhaba Kış 2010 / 15

16 EZELDEN EBEDE İZZETLENMİŞ ŞAHSİYET : İLHAN AYVERDİ B. İzzet TAŞÇI İlhan Ayverdi Hanımefendi ile ne zaman karşılaşsak, ki bu karşılaşmalar çok uzun sürelere tekābül ediyordu, her seferinde bana hep Sen mesleğin gereği Anadolu yu karış karış geziyorsun. Halk ne âlemde, ne düşünüyor? diye sorardı. Ben de gördüklerimi mümkün olduğunca mizâhî bir üslûpla anlatırdım ki kendileri neşelensinler. Ben anlatırken zamanla yüzüne hüzünlü bir tebessüm yayılırdı. Yüzündeki her biri nice hâdiselere şâhit olmuş kıvrımların derinliği seneler geçtikçe arttı. Ama İlhan Ayverdi nin yüzündeki o hüzünlü tebessüm hiç ama hiç kaybolmadı. İlhan Ayverdi nin kadîm dostları, kendisinin daha çocukluk yaşlarında etrâfına karşı çok müşfik davranması ile fark edildiğini söylerler. Hakîkaten ben kendisinin kemik erimesinden dolayı tahammülsüz ağrılar çekmesine rağmen, bu durumda bile kendisinin değil, bu memleketin meseleleri için üzüldüğüne şâhidim. İlhan Ayverdi nin vefat ettiğini internetten öğrendim. Gözlerim doldu. Yanımdaki meslektaşlarım Bu hanım kimdir? dediler. Ben de Beyler, bu hanım, 34 senesini adadığı lugatın tanıtım toplantısına sıhhî sebeplerle gidemediği için Bu mahrûmiyet nefsimin kabarma ihtimâline karşılık Hak tandır ve en hayırlısıdır. diyen bir âbide şahsiyettir. cevâbını verdim. Kibir ve gurur gibi Hazret-i Kur an da zemmedilen iki sıfata karşılık İlhan Ayverdi den zikredilen bu fevkalâde cümle karşısında diyecek söz bulamıyorum. Alçak gönüllü İlhan Ayverdi etrafındakileri hep karşılıksız sevdi. Sevgisini esirgemedi. İnsanlar, belki korunup kollandıklarının farkında olmadılar ama o hep vazîfesini bazen cehrî bâzen de hafî icra etti. Yazının başlığındaki tanımlamayı Sâmiha Ayverdi, İlhan Ayverdi için yapmış. Kendisinin aziz rûhunun ebede intikal ettiği şu anda bundan daha güzel bir tanımlamaya rastlayamadım. Allah rahmet eylesin ve bizleri de şefâatine nâil etsin. 16 / Merhaba Kış 2010

17 CEVÂBIM SEN SİN Ali Şîr OLGAÇ Saçma ey göz eşkden gönlümdeki odlâre su Kim bu denlû dûtuşan odlâre kılmaz çâre su Fuzûlî, Su Kasîdesi İlhan Ayverdi nin vefâtıyla yaşadığımız büyük his tûfânından sonra insan Fuzûlî gibi kudretli bir kalem olup da, sayfalar, ciltler yerine tek bir cümlede, belki bir berceste beyitte herşeyi anlatabilmek istiyor. Ama ne çâre. Biz yine sayfalar doldurmaya devam edeceğiz. Etmeliyiz de.. Ergun Göze, Sâmiha Ayverdi nin İnsan ve Şeytan adlı romanının üçüncü baskısına yazdığı takdimde batılı bir romancı olan Henry de Montherlant tan şu sözleri alıntılamış: Hikmet bizi terkediyor... Şiirde, tiyatroda, romanda... Bir tutam hikmet bir orman gibi geliyor insana artık. Hikmet gerçekten de yüzyılımızın kaybedilmiş büyük sırrı. Bu, insanın yaradılışından gelen öyle büyük bir ihtiyaç ki herhangi bir yerde kırıntısı bulunduğunda kitleler tarafından büyük rağbet görüyor. Diğer taraftan günün silindir gibi ezici bir tazyikle dayattığı fiziksel ve dünyevî zevk ve mutluluk arayışı hikmete olan ihtiyâcımızı unutturuyor ya da ona ulaşma kanallarını tıkıyor. Hikmetin tanımına Ayverdi Sözlüğü nden 1 baktığımızda kelimenin, maddî, felsefî ve mânevî bilgileri ihtiva çok zengin bir anlamı olduğunu görüyoruz. İçerdiği bütün bu bilgi türlerinin yaşanarak hayâta geçirilmesi sûretiyle ulaşılan seviyeye de hakîmlik, bilgelik deniyor. İnsanoğlu şüphesiz vâroluşundan îtibâren hakîm ve bilge insanlara ihtiyaç duydu, onlarda yaşanırken gördüğü prensip ve değerleri hâl edebildiği derecede ruh sükûnuna, huzûra ve mutluluğa erişti. Günümüz insanının büyük derdi, bu temiz bilgi ve mânâ kaynağıyla arasındaki mesâfeden ibâret. 21. yüzyıla, bilgiye erişim çağı denmesi bu cihetten ne kadar ironik! Modern insan ya çoğunlukla sâdece bilimi, aklı ve ideolojileri rehber edinerek dünyâsını sınırlıyor ya da bunlardan bıkan, yetersizliğini sezen, mânâya aç bir diğer grup ta sapkın ve mesnetsiz kült inanışların girdabında çırpınıyor. Bu iki sınıf içine de alamayacağımız, almamamız gereken İslâm dünyâsı da hikmetten ve hakîmden uzaklaştığı nispette kuru, zevksiz, şeklî ve kimi zaman da tehlikeli bir kalıba kendini ister istemez sokmuş oluyor. 1 İlhan Ayverdi, Misalli Büyük Türkçe Sözlük, Kubbealtı Neşriyâtı, İstanbul Merhaba Kış 2010 / 17

18 İzmir den İstanbul a gelişimden sonra dizi dibinde geçen 15 koca sene boyunca, temsil ettiği hakîmler silsilesinin diğer üyeleri gibi İlhan Ayverdi nin de madde ve mânâyı, akıl ve kalbi olağanüstü büyük mahâretle bünyesinde birleştirmiş ve dengelemiş olduğunu hep müşâhede ettim. Akla gelebilecek tüm erdemleri sıralasak İlhan Ayverdi için hepsinin en i diyecek o kadar çok insan tanıyorum ki, bu da O nu tanımayanlarca beni mübâlâğa etmiş olmakla itham edilmekten kurtarıyor. Şefkat ve merhamette, muhabbet ve sevgide, durup dinlenmeden çalışma ve halka hizmette, cesârette, ihlâsta, îmanda ve takvâda, yumuşak huylu ve hilm sâhibi olmakta, insanları idâre, organize etme, motivasyon, yönetim ve doğru yola sevkte, arabulucu ve birleştirici olmakta, sadâkatte ve vefâda, güvenilirlikte, karakter tahlîlinde, karşısındakinin karakter ve seviyesine göre muâmelede, kırmamak ve kırılmamakta, dile hâkimiyetde ve onu kullanışda, söze ve ahde verilen önemde, az söze büyük mânâlar sığdırmada, edepte ve ahlâkta, sabırda ve tahammülde, sosyal hayâtın içindeki aktif rollerde, tevâzûda ve alçakgönüllülükte, cömertlik ve paylaşmakta, akl-ı selîmde, hâsılı iç ve dış tüm güzelliklerde bir zirve olduğunu, O nu görmüş ve tanımış olanlar hemen teslim edeceklerdir. Bu karakter özelliklerinin tümü, yüzyıllara sığmayacak 83 senelik hayâtında kısa veya uzun temâsı olmuş pekçok şahsen tanıdığım insanın ve bizzat benim hâtıralarımla sâbittir. Esâsen bu hâtıraları yazmak ve toplamak ta onu tanımış olma bahtiyarlığına ermiş olanların büyük ve vazgeçilmez vazîfesidir. İşte bu hâtıralardan ve geriye bırakmış olduğu büyük prensiplerden, yukarıda bahsettiğimiz kitlelerin hikmetin şifrelerinin izini sürmesi ve susuzluğunu gidermesi mümkün olacaktır. İlhan Ayverdi den bahsedip de sözlükten bahsetmemek olmaz. Birgün bir mektup verdiler ve okumamı istediler. Mektup Aliağa Petrol Rafinerisinde üst düzey bir yöneticiden geliyordu. Sözlüğü okumuş, bu büyük hizmetten dolayı kendilerine teşekkür ediyordu. Bir de, mühendis olduğu için, ısı ve sıcaklık maddelerinde teknik bâzı yorumlarda bulunmuş ve bâzı eklemelerin yapılmasını teklif etmişti. İlk bakışta söyledikleri hiç te boş değildi. Benden bu teklif üzerinde düşünmemi, çalışmamı ve sonucu bildirmemi istediler. Ayverdi Sözlüğü ndeki mevzûubahis maddeleri, teklif edilen eklemeleri, ansiklopedileri, interneti uzunca bir süre alt üst ettim, başka mühendislere danıştım. Hummâlı bir çalışma netîcesinde sözlükteki mevcut tanımın, ağyârını mânî efrâdını câmî olduğuna kanâat getirerek, aynen korunmasının en doğrusu olacağını düşündüğümü bildirdim. Sevdiğim en güzel ses teşekkür etti ve: Ali Şîrciğim, bak iki madde için ne kadar çalıştın. Sözlükte bunun gibi altmış bin madde var! dediğinde, 34 sene süren sözlük çalışmasının ne kadar zor ve yıpratıcı olduğunu ancak anlayabilmiştim. Konunun bir uzmanının bir zamanlar bana söylediği İlhan Ayverdi yaşayan en büyük leksikologtur. 1 deyişi o zaman zihnimde bir daha anlam kazandı. Aslında Ayverdi 1 Sözlük bilimci. 18 / Merhaba Kış 2010

19 Sözlüğü hikâyelerini çalışma ekibinde bulunanlardan dinlerken, çekilen sıkıntıları ve omuzlanan yükü hâlâ daha hakkıyla anlayamadığımın farkına varıyorum. Bunun gibi sözlükle ilgili birkaç iş daha vermişlerdi ve ben de zevkle yapmaya gayret etmiştim. Bana verilen bu küçükten küçük işlerin aslında çorbada tuzum bulunması için lûtfedildiğini seneler sonra anlayacaktım. Genelde iş çıkışı ziyârete giderdim. Nedense ve neredeyse hep akşam yemeklerine denk gelirdi. Yüzlerin, binlerin gelip geçtiği Hızır elinin deydiğine şüphe olmayan bu sofrada ne tatlı yemekler yemişimdir. Lokman Hekim in hocasının elinden aldığı kelek karpuzu şapur şupur yemesi miydi benimki? Hayır, hem karpuz kan kırmızıydı, hem hocamın elinden yiyordum. Her zaman huzurlu olduğum fakat bir taraftan da O nunlayken kendime, düşüncelerime ve hislerime çeki düzen verme kaygısıyla hiç rahat olamadığım yine böyle bir akşam yemeği sırasında, kendimi tutamayarak Efendim, bizim karmaşıklaştırdığımız, uzattığımız, anlatmakta zorlandığımız müşkül halleri her zaman o kadar az kelimeyle, o kadar sâde ve veciz ifâde ediyorsunuz ki, hayret ediyorum. Bu herhalde seneler süren sözlük çalışmalarınızın bir bakiyesi olsa gerek. demiştim. Bunu farkeden evlâtlarımızın olmasına şükrediyorum. dedi. Ben okumadım ama İbn-i Arabî nin Füsûsü l-hikem de Hikmeti kelimelerin kalbine indiren Allah a hamd olsun. dediği söylenir. Bunun derin tasavvufî mânâsını pek bilemeyeceğim ama Allah ın kelimelerin kalbine indirdiği o hikmeti, İlhan Ayverdi nin bizler için çıkartıp bize hediye ettiğinden hiç şüphem yok. Cenâzesinde, ziyâdesiyle üzüntülü fakat hüznü ölçülü ve dengeli yaşayan kalabalık bir topluluk hazır bulundu. İzinden gelenler son vazîfelerinde dahî aslında O nun bir nevî sünnetini yerine getirdiler. İlhan Ayverdi, gençliğinde üstâdıyla bir sohbetinden sonra evden ayrılırken, aşkın hislerinin galebesiyle iki gözü iki çeşme ağlıyormuş. Üstâdının hanımının, bu hâli görünce Makbul olan, gözyaşlarını içine akıtmaktır. dediğini bana aktarmıştı. Biz de hiçbir zaman O ndan böyle kontrolsüz his patlamaları zuhur ettiğine şâhit olmadık. Hisleri her zaman aklının kontrolündeydi. Sâmiha Ayverdi nin dediği gibi, gönül ateşinin üstünden akıl maşasını hiç eksik etmediği için etrâfa hiç kıvılcım sıçramıyor ve yangın da çıkarmıyordu. Doğruyu yanlıştan ayırdeden ve her zaman doğruyu seçen bu keskin görüş, bu idrak ve bu hâl, akl-ı selîm değildi de ya neydi? Râbiatü l-adeviye hasta yatağında yatıyorken, ilkbaharın binbir renkleri, cıvıl cıvıl sesleri ve benzersiz kokuları câzibesiyle mest olan yardımcısı dışarıdan içeriye seslenmiş: Efendim, keşke çıkıp dışarıda Allah ın yarattıklarını seyretseniz. Hazret cevap vermiş: Sen içeri gel ve Allah ın Cemâl ini seyret! İlhan Ayverdi de ömrünün son altı senesini, birçoğu ifrat derecede çalışmaktan kaynaklanan farklı hastalıklar sebebiyle çoğunlukla yatağa bağlı geçirdi. Biz de işte bu altı sene boyunca aynı Cemâl i görmek için dışardaki Merhaba Kış 2010 / 19

20 baharın sarhoşluğundan kafamızı kaldırdığımız her anda onun odasına, içeriye koştuk durduk. Tüm rahatsızlık, yorgunluk, acı ve ağrılarına rağmen, bunları bize hissettirmeden hep güleryüzle bizi kabul etti, dinledi, dertlerimize çözümler buldu, doğru yola sevketmeye devam etti. Üzerimde öyle olağanüstü bir tesiri vardır ki, mânâ ve akla müteallik ne birikimim varsa ona borçluyum. Kâh O ndan öğrendim, kâh sâyesinde. Başka yerlerden öğrendiklerim ve zâten bildiklerim de O nunla anlam kazandı. Bu noktada da yalnız değilim, pekçok kişi benzer ifâdelerle bunu îtiraf ediyor. İttifak ettiğimiz bir diğer nokta da bu borcun ödenemeyeceği. Bir insanın nasihat etmeden, direktif vermeden, emir vermeden, sâdece söylediklerini yaşayarak, büyük insan gruplarını nasıl etkilediğini ve kendine hiçbir emrin ve korkunun bağlayamayacağı sağlamlıkta râm ettiğini görmek hayretimi artırıyor. Zâten Ehlullah ın bir büyük özelliğinin de kalpleri teshir olduğu söylenmez mi? Bu perspektiften baktığımda Şeyh Gālib in: Efendimsin cihânda îtibârım varsa sendendir Meyân-ı âşıkānda iştihârım varsa sendendir. beyiti, bana bir insanın herşeyi muhtaç olduğu üstâdına olan duygularını ve minnetini ifâde kuvveti açısından uzun zaman aşılamaz gelmiştir. Tâ ki Yaşayan Ölü adlı romanı bu sene içinde tekrar okurken daha önce farketmediğim bir Mevlânâ rubâisine çarpılıncaya kadar. Gerçi Sâmiha Ayverdi, romanında bu rubâinin Yaratan a bir hitap olduğunu îmâ etse de, benim bulunduğum seviyede bu ancak Efendi ye en güzel bir hitap hâlini aldı. Vefâtından önce altı ay kadar bir süre hastalığı çok ağır seyrettiği için İlhan Ayverdi ye ziyârete gidemiyorduk. Bu en uzun ayrılığımdı. Ekim ayında iştiyâkım o dereceye vardı ki artık dayanamadım ve izin isteyerek gittim. İşte bu görüşümde bu rubâiyi kendilerine okumak ve yüzlerindeki o derin ve târifsiz ifâdeyi görmek de nasip oldu. Okuduktan sonra hiç konuşma olmadı ve sessizce ama gözyaşlarımı içime akıtamadan ayrılmıştım. Mevlânâ rubâisinde, onu okurken her defâsında sanki yeni yazılıyormuşçasına şöyle diyor: Hayâtımda bütün hatâ işlesem, sevâbım sensin. Bu harâb ömrümden maksut sen, yalnız sensin... Ben bu âlemden gideceğim zaman, dünyâda ne yaptın, ne iyilikler işledin diye sorarlarsa, ne diyeceğimi biliyorum: Cevâbım Sen, yalnız Sen sin! 20 / Merhaba Kış 2010

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Hocam Prof. Dr. Nejat Göyünç ü Anmak Üzerine Birkaç Basit Söz

Hocam Prof. Dr. Nejat Göyünç ü Anmak Üzerine Birkaç Basit Söz Hocam Prof. Dr. Nejat Göyünç ü Anmak Üzerine Birkaç Basit Söz PROF. DR. 133 Prof. Dr. Alaattin AKÖZ SÜ Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Hiç unutmadım ki! Akademik olarak hem yüksek lisans, hem de doktora

Detaylı

Azrail in Bir Adama Bakması

Azrail in Bir Adama Bakması Mevlâna (1207 1273) Güçlü bir bellek, çağrışım yeteneği, üretkenlik, olağanüstü görüş ve anlatım gücü, derin duygusallık ve hüzün, her yönüyle İslam kültürüne hâkimiyet... İşte Mevlâna deyince akla gelen

Detaylı

İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016. Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü

İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016. Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016 EN GÜZEL İSİMLER O NUNDUR Aziz Müminler! Okuduğum âyet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: O, yaratan, yoktan var eden, şekil veren Allah tır. Güzel isimler O nundur.

Detaylı

Efendim, öğrendiklerimin ikincisi; çok kimseyi, nefsin şehvetleri peşinde koşuyor gördüm. Şu âyet-i kerimenin mealini düşündüm:

Efendim, öğrendiklerimin ikincisi; çok kimseyi, nefsin şehvetleri peşinde koşuyor gördüm. Şu âyet-i kerimenin mealini düşündüm: Hatim-i Esam hazretleri, hocası Şakik-i Belhi hazretlerinin yanında 33 sene kalır, ilim tahsil eder. Hocası, bu zaman içinde ne öğrendiğini sorduğu zaman, sekiz şey öğrendiğini söyler ve bunları hocasına

Detaylı

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a):

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): da: - Yavrum ne oldu niye acele acele camiye koşuyorsun? der. Bu soruya karşılık çocuk - Efendim,

Detaylı

Aynı kökün "kesmek", "kısaltmak" anlamı da vardır.

Aynı kökün kesmek, kısaltmak anlamı da vardır. Kıssa, bir haberi nakletme, bir olayı anlatma hikâye etmek. Bu Arapça'da kassa kelimesiyle ifade edilir. Anlatılan hikâye ve olaya da "kıssa" denilir. Buhâri, bab başlıklarında "kıssa"yı "olay" anlamında

Detaylı

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz.

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz. Söylenen her söz, içinden çıktığı kalbin kılığını üzerinde taşır. Ataullah İskenderî Söz ilaç gibidir. Gereği kadar sarf edilirse fayda veriri; gerektiğinden fazlası ise zarara neden olur. Amr bin As Sadece

Detaylı

Okul Çağı Çocuğunda Sevgi Yetersizliği Çalma Davranışına mı Neden Oluyor? Pazartesi, 02 Eylül 2013 06:14

Okul Çağı Çocuğunda Sevgi Yetersizliği Çalma Davranışına mı Neden Oluyor? Pazartesi, 02 Eylül 2013 06:14 Hiçbir ihtiyacı olmadığı halde sürekli arkadaşlarının kalem ve silgilerini çalan çocukla yaptığım görüşmede, çocuğun anlattıkları hem çok ilginç hem de Kleptomani Hastalığına çok iyi bir örnektir. Çocuk

Detaylı

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU Nereden geliyor bitmek tükenmek bilmeyen öğrenme isteğim? Kim verdi düşünce deryalarında özgürce dolaşmamı sağlayacak özgüven küreklerimi? Bazen,

Detaylı

Ü N İ T E L E N D İ R İ L M İ Ş Y I L L I K D E R S P L A N I

Ü N İ T E L E N D İ R İ L M İ Ş Y I L L I K D E R S P L A N I Ş U B A T 25.02.203 / 0.03.203 8.02.203 / 22.02.203 Tel : 0 26 39 59 38 Faks : 0 26 334 96 96 http://pamem.meb.k2.tr ÖĞRETİM YILI : 202 / 203 İN ADI : DİN KÜLTÜRÜ VE MESLEK AHLAKI ÖĞRETMENLERİ : YAVUZ

Detaylı

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf ilk yar'larımızın sevgili dostları, ilkyar desteklerinizle giderek büyüyen bir aile olarak varlığını sürdürüyor. Yeni yeni ilk yar'larımızla tanışırken bir taraftan fedakar gönüllülerimizi, ve bir zamanlar

Detaylı

KİŞİSEL GELİŞİM NASIL BAŞLAR?

KİŞİSEL GELİŞİM NASIL BAŞLAR? KİŞİSEL GELİŞİM NASIL BAŞLAR? Kişisel gelişim, insanın gelişimi merak etmesi, yeni insanlar tanıması, gazetede güzel yazı yazan veya kitap yazmış insanları merak ederek onları tanımak, sadece yazılarından

Detaylı

Ramazan ve Bayram Ramazan Ramazan Allah a yakınlaşmak için yegane bir zaman. Allah dünyada kendisi ve insanlar arasına perdeler koymuş. Bu perdeleri açmak ve aşmak, Allah a yakınlaşmak, onu hissetmek için

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor.

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor. OKUMA - ANLAMA: ÖĞRENCİLER HER GÜN NELER YAPIYORLAR? 1 Türkçe dersleri başladı. Öğrenciler her gün okula gidiyorlar, yeni şeyler öğreniyorlar. Öğretmenleri, Nazlı Hanım, her Salı ve her Cuma günü sınav

Detaylı

zaferin ve başarının getirdiği güzel bir tebessüm dışında, takdir belgesini kaçırmış olmanın verdiği üzüntü. Yanımda disiplinli bir öğretmen olarak bilinen ama aslında melek olan Evin Hocam gözüküyor,

Detaylı

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı

( Mesnevi den 8 şirli) r H i k â y ele

( Mesnevi den 8 şirli) r H i k â y ele 8 Mesnevi den (şiirli) r l e H i k â e y ÖNSÖZ Hoşgörülülükte deniz gibi ol Mevlâna Celâleddîn Geleceğimizin teminatı olan kıymetli çocuklarımız, Geçmişimizde atalarımızın yaşadığı ve bu günlerde kaybolma

Detaylı

SAHİP OLDUKLARIMIZI KORUMANIN 4 RUHSAL ADIMI

SAHİP OLDUKLARIMIZI KORUMANIN 4 RUHSAL ADIMI 1 KORUMANIN 4 RUHSAL Çoğu insan nasıl dua edeceğini bilemez. Bu yüzden size yardımcı olabilecek örnek bir dua metni hazırladım. Bu duayı sesli olarak okuyabilir ya da içinizden geldiği gibi dua edebilirsiniz.

Detaylı

Soðaným da kar gibi Elma gibi, nar gibi Kim demiþ acý diye, Cücüðü var bal gibi

Soðaným da kar gibi Elma gibi, nar gibi Kim demiþ acý diye, Cücüðü var bal gibi BÝRÝNCÝ BÖLÜM 1 Dünya döndü Son ders zili çalýnca tüm öðrenciler sevinç çýðlýklarý atarak okulu terk etti. Ýkili öðretim yapýlýyordu. Sabahçýlar okulu boþaltýrken, öðleci grup okula girmeye hazýrlanýrdý.

Detaylı

Vakıfların toplumsal yaşamımızdaki hizmetlerini şöyle sıralayabiliriz. 1. Dini hizmetler. 2. Sağlık hizmetleri. 3. Eğitim ve öğretim hizmetleri

Vakıfların toplumsal yaşamımızdaki hizmetlerini şöyle sıralayabiliriz. 1. Dini hizmetler. 2. Sağlık hizmetleri. 3. Eğitim ve öğretim hizmetleri Bir hizmetin sürüp gidebilmesi için, kişilerin kendi istekleriyle bağışladıkları para ve mülklere Vakıf denir. Bağışlanan mülklerin, eserlerin geleceğe sağlıklı kalabilmeleri korunmalarına bağlıdır. Geçmişin

Detaylı

Anlamı. Temel Bilgiler 1

Anlamı. Temel Bilgiler 1 Âmentü Haydi Bulalım Arkadaşlar aşağıda Âmentü duası ve Türkçe anlamı yazlı, ancak biraz karışmış. Siz doğru şekilde eşleştirebilir misiniz? 1 2 Allah a 2 Kadere Anlamı Ben; Allah a, meleklerine, kitaplarına,

Detaylı

Recep in İlk Üç Orucunun Fazileti

Recep in İlk Üç Orucunun Fazileti Mektub-u Attar Muhammed İlyas Kadiri Razavi tarafından tüm İslami Erkek Kardeşlerine ve İslami Kız Kardeşlerine, Medaris El Medine ve Camiat El Medine nin erkek öğretmenler, erkek öğrenciler, kadın öğretmenler

Detaylı

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller yayın no: 117 PEYGAMBERİMİZİN DİLİNDEN HİKMETLİ ÖYKÜLER Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür Yayınevi

Detaylı

TANITIM: Psikolojik romandır. Yazarın hasatalığına bağlı kişi ve olayların anlatılmasıdır. Otobiyografik eserdir.

TANITIM: Psikolojik romandır. Yazarın hasatalığına bağlı kişi ve olayların anlatılmasıdır. Otobiyografik eserdir. TANITIM: Psikolojik romandır. Yazarın hasatalığına bağlı kişi ve olayların anlatılmasıdır. Otobiyografik eserdir. ÖZET : On beş yaşlarında, yıllardan beri dizinden rahatsız olan roman kahramanı çocuk,

Detaylı

Mehmet Ali Aktar. - şiirler - Yayın Tarihi: 12.5.2007. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Mehmet Ali Aktar. - şiirler - Yayın Tarihi: 12.5.2007. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 12.5.2007 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi.

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. ANKET SONUÇLARI Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. Bu anket, çoğunluğu Ankara Kemal Yurtbilir İşitme Engelliler Meslek Lisesi öğrencisi olmak üzere toplam 130 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya

Detaylı

Atatürk ün Kişisel Özellikleri. Elif Naz Fidancı

Atatürk ün Kişisel Özellikleri. Elif Naz Fidancı Atatürk ün Kişisel Özellikleri Atatürk cesur ve iyi bir liderdir Atatürk iyi bir lider olmak için gerekli bütün özelliklere sahiptir. Dürüstlüğü ve davranışları ile her zaman örnek olmuştur. Gerek devlet

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ: 2013-2014 Μάθημα: Τουρκικά Επίπεδο: Ε3 Διάρκεια: 2 ώρες Ημερομηνία:

Detaylı

Necip Fazıl ın Yaşamındaki Düşünce Labirentleri - Genç Gelişim Kişisel Gelişim

Necip Fazıl ın Yaşamındaki Düşünce Labirentleri - Genç Gelişim Kişisel Gelişim Yusuf Yeşilkaya www.yusufyesilkaya.com yusufyesilkaya@gmail.com 26 Mayıs 1904 tarihinde İstanbul Çemberlitaş ta dünyaya gelen Necip Fazıl, hem kültürlü hem de varlıklı bir ailenin çocuğudur. Dört-beş yaşında

Detaylı

MATBAACILIK OYUNCAĞI

MATBAACILIK OYUNCAĞI Resimleyen: Özlem Isıyel Yiğit Bener MATBAACILIK OYUNCAĞI ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI Roman 1. basım Yiğit Bener MATBAACILIK OYUNCAĞI Resimleyen: Özlem Isıyel cancocuk.com cancocuk@cancocuk.com Yayın Koordinatörü:

Detaylı

GADİR ESİNTİLERİ -9- Şiir: İsmail Bendiderya

GADİR ESİNTİLERİ -9- Şiir: İsmail Bendiderya GADİR ESİNTİLERİ -9- Şiir: İsmail Bendiderya GADİR ESİNTİLERİ (9) Şiir: İsmail Bendiderya Edit: Kadri Çelik - Şaduman Eroğlu Son Okur: Murtaza Turabi Hazırlayan: D.E.K. Kültürel Yardımcılık, Tercüme Bürosu

Detaylı

Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir?

Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir? Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir? Hayatımızın en değerli varlığıdır anneler. O halde onlara verdiğimiz hediyelerinde manevi bir değeri olmalıdır. Anneler için hediyenin maddi değeri değil

Detaylı

KİTABIN TANITIM YAZISI Cuma, 12 Ekim 2012 14:57

KİTABIN TANITIM YAZISI Cuma, 12 Ekim 2012 14:57 Eğitimci yazar M. Emin KARABACAK ın BAYRAMLIK İSTEMEYEN ÇOCUKLAR (Çocukların Okul Başarısını Artırmada Anne Babalara Düşen Görevler) kitabından sonra ikinci kitabı BİLİNÇALTI APTALDIR ŞAKADAN ANLAMAZ kitabı

Detaylı

Darüşşafaka Cemiyeti Yönetim Kurulu adına hepinize saygı ve sevgilerimi sunuyorum.

Darüşşafaka Cemiyeti Yönetim Kurulu adına hepinize saygı ve sevgilerimi sunuyorum. Sayın Kaymakamım, Sayın Milli Eğitim Müdürüm, Sayın Belediye Başkanım, Okul Aile Birliğimizin değerli yöneticileri, Saygıdeğer Velilerimiz, Sevgili öğretmenlerimiz ve yöneticilerimiz, Saygıdeğer Bağışçılarımız,

Detaylı

SÂMİHA AYVERDİ KİMDİR? Hazırlayan: E. Seval YARDIM

SÂMİHA AYVERDİ KİMDİR? Hazırlayan: E. Seval YARDIM SÂMİHA AYVERDİ KİMDİR? Hazırlayan: E. Seval YARDIM Handır bu gönlüm, ya misafirhane Derd konuklar, derman konuklar, hayâl konuklar, melâl konuklar; mümkün konuklar, muhal konuklar. Hele hasret, hiç çıkmaz

Detaylı

Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli?

Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli? Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli? EVLENİRKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİ? Peygamber (sav) Efendimiz den Abdullah ibn-i Ömer RA ın bir hadisini bu münasebetle hatırlayalım, duymuşsunuzdur: (Lâ tenkihun-nisâe

Detaylı

Cocuklari icin cirpinan ogretmenleri gordukce hem cok seviniyoruz, hem de onlara yonelik daha fazla birseyler yapabilme derdine dusuyoruz...

Cocuklari icin cirpinan ogretmenleri gordukce hem cok seviniyoruz, hem de onlara yonelik daha fazla birseyler yapabilme derdine dusuyoruz... Kemal Ogretmen fotograflari karne gunu gecince hemen paylasmaliyiz heyecani yasadik, tipki 1 onceki hafta sevgili Selda Ogretmenimizden gelen fotograf ve mektuplari aldigimiz geceki heyecana benzer...

Detaylı

İŞİTME ENGELLİLERDE EVLİLİKTE DAHA AZ SORUN YAŞIYOR! - Genç Gelişim Kişisel Gelişim

İŞİTME ENGELLİLERDE EVLİLİKTE DAHA AZ SORUN YAŞIYOR! - Genç Gelişim Kişisel Gelişim İŞİTME ENGELLİ GÜL USTABAŞ GENÇ İŞİTME ENGELLİLER NORMAL OKULLARDA KAYNAŞTIRMA EĞİTİMİNE TABİ OLMALI. İŞİTME ENGELLİLERDE EVLİLİKTE NORMAL İNSANLAR GİBİ HATTA ONLARDAN DAHA AZ SORUN YAŞIYOR SORU-- Kısaca

Detaylı

Yüz Nakli Doktorları Birbirine Düşürdü

Yüz Nakli Doktorları Birbirine Düşürdü On5yirmi5.com Yüz Nakli Doktorları Birbirine Düşürdü İki kol ve iki bacak nakli yaptığı Sevket Çavdır hayatını kaybedince suçlanan Doç. Dr. Nasır, o günü anlattı. Yayın Tarihi : 29 Mart 2012 Perşembe (oluşturma

Detaylı

6. 1. Hazırlanan Lisans Tezi Ayverdi Lugatı ndaki Tasavvuf Terimlerinin Tespiti ve Diğer Lugatlarle Mukayesesi

6. 1. Hazırlanan Lisans Tezi Ayverdi Lugatı ndaki Tasavvuf Terimlerinin Tespiti ve Diğer Lugatlarle Mukayesesi 1. Adı Soyadı: FAHRÜNNİSA BİLECİK 2. Doğum Tarihi: 19.03.1967 3. Unvanı: Yrd. Doç. Dr. 4. Öğrenim Durumu: Doktora Derece Alan Üniversite Yıl Tez Adı Lisans Türk Dili ve Mimar Sinan 1989 Edirneli Şâhidî

Detaylı

Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular

Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular hazır olun düşüyoruz diyor. Düşüyoruz ama ben dâhil

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. Yrd. Doç. Dr. ÜNAL ŞENEL

ÖZGEÇMİŞ. Yrd. Doç. Dr. ÜNAL ŞENEL ÖZGEÇMİŞ Yrd. Doç. Dr. ÜNAL ŞENEL Eğitim Bilgileri: Derece Program Üniversite Yıl Lisans Türk Dili ve Edebiyatı Dokuz Eylül Üniversitesi 1985 Yüksek Lisans Tıp Tarihi ve Deontoloji Ege Üniversitesi 1988

Detaylı

Revak Kitabevi, 2015 Tüm hakları Revak Kitabevi ne aittir. Sertifika No: 23108. Revak Kitabevi: 30 Bektaşîlik Serisi: 4. Fakrnâme Vîrânî Abdal

Revak Kitabevi, 2015 Tüm hakları Revak Kitabevi ne aittir. Sertifika No: 23108. Revak Kitabevi: 30 Bektaşîlik Serisi: 4. Fakrnâme Vîrânî Abdal Revak Kitabevi, 2015 Tüm hakları Revak Kitabevi ne aittir. Sertifika No: 23108 Revak Kitabevi: 30 Bektaşîlik Serisi: 4 Fakrnâme Vîrânî Abdal Yayına Hazırlayan Fatih Usluer ISBN: 978-605-64527-9-6 1. Baskı:

Detaylı

Yaptığım şey çok acayip bir sır da değildi aslında. Çok basit ama çoğu kişinin ihmal ettiği bir şeyi yaptım: Kitap okudum.

Yaptığım şey çok acayip bir sır da değildi aslında. Çok basit ama çoğu kişinin ihmal ettiği bir şeyi yaptım: Kitap okudum. Türkiye deki en büyük emek israflarından birisi İngilizce öğreniminde gerçekleşiyor. Çevremde çok insan biliyorum, yıllarca İngilizce öğrenmek için vakit harcamış, ama hep yanlış yerlerde harcamış. Bu

Detaylı

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun da acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a):

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun da acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun da acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): - Yavrum ne oldu, niye acele acele camiye koşuyorsun? der. Çocuk da: - Efendim, namaza gidiyorum.

Detaylı

1-Anlatım 2-Soru ve Cevap 3-Sunum 4-Tartışma

1-Anlatım 2-Soru ve Cevap 3-Sunum 4-Tartışma DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS ARAP DİLİ VE EDEBİYATI I İLH 103 1 2+0 2 3 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Yüz Yüze / Zorunlu

Detaylı

'Yaşam, seçimler üzerine kurulu'

'Yaşam, seçimler üzerine kurulu' 'Yaşam, seçimler üzerine kurulu' Yeni yıl için yeni kararlar almak, yeni seçimler yapmak zorunda olanlar, Prof. Dr. Kemal Sayar'ın önerilerini okumadan adım atmasın. Psikiyatr olan Prof. Dr. Kemal Sayar

Detaylı

NOT : İMAM-I RABBANİ Hz. bundan önceki mektuplar gibi. bunu da büyük şeyhi Bakibillah'a yazmıştır.

NOT : İMAM-I RABBANİ Hz. bundan önceki mektuplar gibi. bunu da büyük şeyhi Bakibillah'a yazmıştır. 4.MEKTUP MEVZUU : a) Mübarek ramazan ayının faziletleri. b) Hakikat-ı Muhammediye'nin (kabiliyet-i ulâ) beyanı.. Ona ve âline salât, selâm ve saygılar.. c) Kutbiyet makamı, ferdiyet mertebesi.. NOT : İMAM-I

Detaylı

edersin sen! diye ciyaklamış cadı. Bunun hesabını vereceksin! Kadının kocası kendisini affetmesi için yarvarmış cadıya. Karısının bahçedeki marulları

edersin sen! diye ciyaklamış cadı. Bunun hesabını vereceksin! Kadının kocası kendisini affetmesi için yarvarmış cadıya. Karısının bahçedeki marulları RAPUNZEL Bir zamanlar bir kadınla kocasının çocukları yokmuş ve çocuk sahibi olmayı çok istiyorlarmış. Gel zaman git zaman kadın sonunda bir bebek beklediğini fark etmiş. Bir gün pncereden komşu evin bahçesindeki

Detaylı

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ Kendinizden biraz bahseder misiniz? -1969 yılında Elazığ'da dünyaya geldim. İlk orta ve liseyi orada okudum. Daha sonra üniversiteyi Van 100.yıl Üniversitesi'nde okudum. Liseyi

Detaylı

Bugün kadın ve erkeğin daha eşit olacağı bir toplumda yaşamak için sen ne yapacaksın?

Bugün kadın ve erkeğin daha eşit olacağı bir toplumda yaşamak için sen ne yapacaksın? Bugün kadın ve erkeğin daha eşit olacağı bir toplumda yaşamak için sen ne yapacaksın? Çözüm Analizi Araştırma Hakkında 2 Kadın ve Erkeğin Eşit Olduğu Bir Toplum Dünyada ve ülkemizde hemen hemen tüm kurumsal

Detaylı

Çok Mikroskobik Bir Hikâye

Çok Mikroskobik Bir Hikâye Çok Mikroskobik Bir Hikâye ÜMMÜŞ PÖRTLEK İlköğretim Okulu nda sıradan bir ders günüydü. Eğer Hademe Kazım, yine bir gölgelikte uyuklamıyorsa, birazdan zil çalmalıydı. Öğretmenimiz, gürültü yapmadan toplanabileceğimiz

Detaylı

Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları

Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları Kur ân-ı Kerim de Oruç Ey müminler! Sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de sayılı günler içinde Oruç tutmanız farz kılındı. Umulur ki, bu sayede, takva mertebesine

Detaylı

Yayınevi Sertifika No: 14452. Yayın No: 220 HALİM SELİM İLE 40 HADİS

Yayınevi Sertifika No: 14452. Yayın No: 220 HALİM SELİM İLE 40 HADİS Yayınevi Sertifika No: 14452 Yayın No: 220 HALİM SELİM İLE 40 HADİS Genel Yayın Yönetmeni: Ergün Ür Yayınevi Editörü: Ömer Faruk Paksu İç Düzen ve Kapak: Cemile Kocaer ISBN: 978-605-9723-51-0 1. Baskı:

Detaylı

olduğunu fark etti. Takdir ettiği öğretmenleri gibi hatta onlardan bile iyi bir öğretmen olacaktı.

olduğunu fark etti. Takdir ettiği öğretmenleri gibi hatta onlardan bile iyi bir öğretmen olacaktı. MUSA TAKCI KİMDİR? İyi bir öğretmen, koruyucu bir ağabey, saygılı bir evlat, şefkatli bir baba, merhametli bir eş, çok aranan bir kardeş, güçlü bir şair, disiplinli bir yazar, hayırlı bir insan, güzel

Detaylı

Bir$kere$güneşi$görmüş$ olan$düşmez$dara$

Bir$kere$güneşi$görmüş$ olan$düşmez$dara$ ilk yar'larımızın değerli dostları, çoktandır ekteki yazıyı tutuyordum, yeni gönüllülerimizin kaçırmaması gereken bir yazı... Sevgili İbrahim'i daha önceki yazılarından tanıyanlar ekteki coşkuyu çok güzel

Detaylı

Ramazan Manileri // Ramazan Manileri. Editors tarafından yazıldı. Cuma, 25 Eylül 2009 17:55

Ramazan Manileri // Ramazan Manileri. Editors tarafından yazıldı. Cuma, 25 Eylül 2009 17:55 Ramazan Manileri // Ahmet ağa uyursun uyursun Uykularda ne bulursun Kalk al abdest, kıl namaz Sabahleyin cenneti bulursun Akşamdan pilavı pişirdim Gene karnımı şişirdim Çok mani diyecektim ama Defteri

Detaylı

Bu testi yapın, kendinizi tanıyın!

Bu testi yapın, kendinizi tanıyın! Kendini Tanıma Testi Bu testi yapın, kendinizi tanıyın! İnsanlar sizin hakkınızda sandığınızdan farklı izlenimlere sahip olabilir. Gerçekten nasıl algılandığınızı siz de bilmek istemez misiniz? Bu teste

Detaylı

OSMANİYE KAHRAMANMARAŞLILAR YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİNE GÖRKEMLİ AÇILIŞ.

OSMANİYE KAHRAMANMARAŞLILAR YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİNE GÖRKEMLİ AÇILIŞ. OSMANİYE KAHRAMANMARAŞLILAR YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİNE GÖRKEMLİ AÇILIŞ. Osmaniye de yaşayan Kahramanmaraş lılar tarafından kurulan Osmaniye Kahramanmaraşlılar Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği nin

Detaylı

12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-BİROL BAŞARAN

12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-BİROL BAŞARAN 12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-İROL AŞARAN : Efendim : İyiyim sağol sen nasılsın : Çalışıyorum işte yaramaz birşey yok : Kim yazmış bunu : Kim yazmış bunu Milliyet te : Yani sen sen birşey yollamış mıydın

Detaylı

100. Yılında Çanakkale ye Develi den güzel bir ziyaret gerçekleştirildi. Fethinin 562. Yılı olması münasebetiyle gezinin ilk yarısı İstanbul a

100. Yılında Çanakkale ye Develi den güzel bir ziyaret gerçekleştirildi. Fethinin 562. Yılı olması münasebetiyle gezinin ilk yarısı İstanbul a 100. Yılında Çanakkale ye Develi den güzel bir ziyaret gerçekleştirildi. Fethinin 562. Yılı olması münasebetiyle gezinin ilk yarısı İstanbul a ayrıldı. İki önemli tarih, iki önemli şehir bu gezide buluştu.

Detaylı

ÖZEL KIRAÇ ORTAOKULU 2014-2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DEĞERLER EĞİTİMİ RAPORU (NİSAN 2015) KARŞILIKSIZ İYİLİK YAPMAK

ÖZEL KIRAÇ ORTAOKULU 2014-2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DEĞERLER EĞİTİMİ RAPORU (NİSAN 2015) KARŞILIKSIZ İYİLİK YAPMAK ÖZEL KIRAÇ ORTAOKULU 2014-2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DEĞERLER EĞİTİMİ RAPORU (NİSAN 2015) KARŞILIKSIZ İYİLİK YAPMAK 5.sınıf öğrencileriyle Karşılıksız İyilik Yapmak ne demektir? sorusu üzerine sınıfta beyin

Detaylı

AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE

AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE Portal Adres AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE : www.gorelesol.com İçeriği : Gündem Tarih : 06.10.2014 : http://www.gorelesol.com/haber/haber_detay.asp?haberid=19336 1/3 AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE 2/3 AHMET ÖNERBAY

Detaylı

Bir gün insan virgülü kaybetti. O zaman zor cümlelerden korkar oldu ve basit ifadeler kullanmaya başladı. Cümleleri basitleşince düşünceleri de basitleşti. Bir başka gün ise ünlem işaretini kaybetti. Alçak

Detaylı

ÇANAKKALE İLİ GELİBOLU İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2016 YILI 1. DÖNEM (OCAK-ŞUBAT-MART) VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI

ÇANAKKALE İLİ GELİBOLU İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2016 YILI 1. DÖNEM (OCAK-ŞUBAT-MART) VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI Sıra No ÇANAKKALE İLİ GELİBOLU İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2016 YILI 1. DÖNEM (OCAK-ŞUBAT-MART) VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI VAAZ EDENİN VAAZIN ADI SOYADI ÜNVANI YERİ TARİHİ GÜNÜ VAKTİ KONUSU Dr. İbrahim ÖZLER İlçe Müftüsü

Detaylı

YÜKSEL ÖZDEMİR. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.10.2007. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

YÜKSEL ÖZDEMİR. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.10.2007. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 11.10.2007 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı

Kahraman Kit Misafirlikte

Kahraman Kit Misafirlikte Technical Assistance for Promoting Registered Employment Kayıtlı İstihdamın Teşviki için Teknik Destek Projesi Bu proje Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından finanse edilmektedir. This project

Detaylı

Sosyal Ajan. Melek mi Şeytan mı? ÖYKÜ. Marka Uzmanı GİZEM. Kokusunda Davet var ÖZKAN

Sosyal Ajan. Melek mi Şeytan mı? ÖYKÜ. Marka Uzmanı GİZEM. Kokusunda Davet var ÖZKAN Sosyal Ajan Marka Uzmanı GİZEM Melek mi Şeytan mı? ÖYKÜ Kokusunda Davet var ÖZKAN Y eni yepyeni bir dergiyle karşınızdayız. Sosyal medyada tanımanız gereken, takip etmeniz gereken kişileri mercek altına

Detaylı

HADDİNİ BİLMEMEK YA DA İSTİDRAC

HADDİNİ BİLMEMEK YA DA İSTİDRAC Niyeti temiz olan ve haddini bilen bir Müslüman, başarıya, nîmete karşı şükrünü edâ edemez ise, Allah (CC) o kişiyi bir mahrûmiyete, bir sıkıntıya mâruz bırakır. Meselâ, dikkat ediniz, bir başarıya imzâ

Detaylı

İSMEK İN USTALARI SANATA ADANMIŞ BİR ÖMÜR ETEM ÇALIŞKAN ETEM ÇALIŞKAN KALİGRAFİ SERGİSİ

İSMEK İN USTALARI SANATA ADANMIŞ BİR ÖMÜR ETEM ÇALIŞKAN ETEM ÇALIŞKAN KALİGRAFİ SERGİSİ İSMEK İN USTALARI ETEM ÇALIŞKAN KALİGRAFİ SERGİSİ SANATA ADANMIŞ BİR ÖMÜR ETEM ÇALIŞKAN ETEM ÇALIŞKAN KALİGRAFİ SERGİSİ 10-17 MART 2014 / Dolmabahçe Sanat Galerisi Başkan dan eserlerin hiçbiri zahmetsiz,

Detaylı

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz.

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz. Bozuk Paralar KISA FİLM Yaşar AKSU İLETİŞİM: (+90) 0533 499 0480 (+90) 0536 359 0793 (+90) 0212 244 3423 SAHNE 1. OKUL GENEL DIŞ/GÜN Okulun genel görüntüsünü görürüz. Belki dışarı çıkan birkaç öğrenci

Detaylı

2016 YILI 1. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI VAAZIN

2016 YILI 1. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI VAAZIN 2016 YILI 1. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI VAAZIN VAİZİN TARİHİ GÜNÜ VAKTİ ADI SOYADI ÜNVANI GÖREV YAPACAĞI YER KONUSU 1.01.2016 Cuma Öğleden Önce Şevket ŞİMŞEK Uzman Vaiz Mermerler Camii SORUMLU

Detaylı

1. Soru. Aşağıdakilerden hangisi bu paragrafın sonuç cümlesi olabilir? olaylara farklı bakış açılarıyla bakalım. insanlarla iyi ilişkiler kuralım.

1. Soru. Aşağıdakilerden hangisi bu paragrafın sonuç cümlesi olabilir? olaylara farklı bakış açılarıyla bakalım. insanlarla iyi ilişkiler kuralım. 1. Soru Kitap okumak insanı özgürleştirir. Okuyan insan yeni düşünceler edinir, zihnine yeni pencereler açar. Okumak olaylara bakış açımızı bile etkiler. Kalıplaşmış salt düşünceler, yerini farklı ve özgür

Detaylı

Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um. Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun. O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş. Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz

Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um. Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun. O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş. Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz ÜNİTE 4 Şimdiki Zamanın Rivayeti Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz Siz gid-iyor-muş-sunuz

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Kılıçdaroğlu: İş adamı konuşuyor tehdit, gazeteci konuşuyor tehdit, belediye başkanı konuşuyor tehdit, ne olacak tehditlerin sonu? Tarih : 04.06.2011 -BATMAN MİTİNGİ- Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu,

Detaylı

Sayın Okul Müdürüm, Saygıdeğer Basın Mensupları, Değerli Misafirler, Sevgili Öğrenciler,

Sayın Okul Müdürüm, Saygıdeğer Basın Mensupları, Değerli Misafirler, Sevgili Öğrenciler, Sayın Okul Müdürüm, Saygıdeğer Basın Mensupları, Değerli Misafirler, Sevgili Öğrenciler, Azıcık duyarlılık, birazcık özveri! düşüncesiyle 10-16 Mayıs Engelliler Haftasında; farklılıklarımızı değil bizi

Detaylı

Dinleme, Okuma, Konuşma, Yazma Kuralları

Dinleme, Okuma, Konuşma, Yazma Kuralları Dinleme, Okuma, Konuşma, Yazma Kuralları ÇALIŞMA KAĞIDI - 1 Aşağıdaki ifadelerden doğru olanların başına, yanlış olanların başına ise çiziniz. İlk cümle size yardımcı olmak için örnekte gösterilmiştir.

Detaylı

ZONGULDAKLI GENÇ ŞAİR VE BÜLENT ECEVİT ÜNİVERSİTESİ DİN KÜLTÜRÜ ÖĞRETMNENLİĞİ BÖLÜMÜ ÖĞRENCİSİ UFUK SİLİK ŞİİR İLE HAYATIM YENİDEN ŞEKİLLENDİ

ZONGULDAKLI GENÇ ŞAİR VE BÜLENT ECEVİT ÜNİVERSİTESİ DİN KÜLTÜRÜ ÖĞRETMNENLİĞİ BÖLÜMÜ ÖĞRENCİSİ UFUK SİLİK ŞİİR İLE HAYATIM YENİDEN ŞEKİLLENDİ ZONGULDAKLI GENÇ ŞAİR VE BÜLENT ECEVİT ÜNİVERSİTESİ DİN KÜLTÜRÜ ÖĞRETMNENLİĞİ BÖLÜMÜ ÖĞRENCİSİ UFUK SİLİK ŞİİR İLE HAYATIM YENİDEN ŞEKİLLENDİ SORU- Bize kısaca kendinizi tanıtır mısınız ve hangi okulları

Detaylı

ÇAYLAK. Çevresinde güzel bahçeleri olan bir villaydı.

ÇAYLAK. Çevresinde güzel bahçeleri olan bir villaydı. ÇAYLAK Çevresinde güzel bahçeleri olan bir villaydı. Alt katta genel tıbbi muayene ve müdahaleleri yapılıyordu. Bekleme salonu ve küçük bir de laboratuar vardı. Orta katta diş kliniği ve ikinci bir muayene

Detaylı

YIL DEDE'NİN DÖRT KIZI

YIL DEDE'NİN DÖRT KIZI Hafta Sonu Ev Çalışması YIL DEDE'NİN DÖRT KIZI Zaman adlı ölümsüz bir dev vardı. Bir gün Zaman, Yıl Dede'yi dört kızıyla birlikte yeryüzüne indirdi. Kızlar, yeryüzünü çok sevdiler. Hepsi bir yana dağılıp

Detaylı

20 Derste Eski Türkçe

20 Derste Eski Türkçe 20 Derste Eski Türkçe Sunuş: Yaklaşık iki yıldır Osmanlı madeni paraları toplamaktayım. Paraların üzerindeki eski türkçeyi okumak için bir kaç kitap inceledim, olmadı. Bu konudaki kurslara katılmaya da

Detaylı

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER YAPTIK?

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER YAPTIK? DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER SERBEST ZAMAN YAPTIK? Çocuklara sporun önemi anlatıldı ve her sabah spor yaptırıldı. Çocuklar ilgi köşelerinde öğretmen rehberliğinde serbest oyun

Detaylı

Şeytan Der ki Ey İnsan!..

Şeytan Der ki Ey İnsan!.. Şeytan Der ki Ey İnsan!.. Dengenin engelidir, şeytanların çengeli, Eûzu besmeledir, çengellerin engeli. KUR ÂN DİYOR Kİ! (Hesapları görülüp) iş bitirilince, şeytan diyecek ki: Şüphesiz Allah size gerçek

Detaylı

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri 1 Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri Bugün kızla tanışma anında değil de, flört süreci içinde olduğumuz bir kızla nasıl konuşmamız gerektiğini dilim döndüğünce anlatmaya

Detaylı

Sevgi evlerinde kalan kardeşlerimize konser düzenledik. Huzurevi ziyaretlerimiz ara sıra oluyor,gönül Köprüsü diye bir proje de yer alıyoruz.

Sevgi evlerinde kalan kardeşlerimize konser düzenledik. Huzurevi ziyaretlerimiz ara sıra oluyor,gönül Köprüsü diye bir proje de yer alıyoruz. Hitit Üniversitesi Aktif Yaşam Kulübü olarak,engelli kardeşlerimize farklı eğlenceler düzenledik. Farkındalık programları yaptık, 2 yılda 5 okula kitap yardımında bulunduk. Sevgi evlerinde kalan kardeşlerimize

Detaylı

Ailelerle bağlantılar kurmak. İlk Yıllar Öğrenim Çerçevesi ni toplumunuzda yaşama geçirmek

Ailelerle bağlantılar kurmak. İlk Yıllar Öğrenim Çerçevesi ni toplumunuzda yaşama geçirmek Ailelerle bağlantılar kurmak İlk Yıllar Öğrenim Çerçevesi ni toplumunuzda yaşama geçirmek İlk Yıllar Öğrenim Çerçevesi Uygulamasına Dayanan Kaynaklar projesine, Eğitim Çalışma ve İşyeri İlişkileri Bakanlığı

Detaylı

Biz Fakir Okuluz Bizim Velimiz Bize Destek Olmuyor Bizim Velimizi Sen Bilmezsin Biz Bağış Alamıyoruz Cümlelerini kurarken bir daha düşüneceksiniz.

Biz Fakir Okuluz Bizim Velimiz Bize Destek Olmuyor Bizim Velimizi Sen Bilmezsin Biz Bağış Alamıyoruz Cümlelerini kurarken bir daha düşüneceksiniz. Aşağıda Emek vererek Yazmış olduğumuz yazı ve bilgileri 5 dakika ayırıp okur inceler ve bizden ücretsiz bir örnek kayıt dosyası talep ederseniz. Biz Fakir Okuluz Bizim Velimiz Bize Destek Olmuyor Bizim

Detaylı

KTÜ Orman Fakültesi 2013-2014 yılı Mezuniyet Töreni Konuşması, 7 Haziran 2014, AKM

KTÜ Orman Fakültesi 2013-2014 yılı Mezuniyet Töreni Konuşması, 7 Haziran 2014, AKM Sayın Genel müdürüm, Bölge Müdürlerim, Sayın Sivil Toplum Kuruluşlarımızın Temsilcileri, Değerli Yöneticilerimiz, Kıymetli Mesai Arkadaşlarım, Kıymetli Velilerimiz, Varlığımızın Sebebi Sevgili Genç Mezunlarımız

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ. Doç. Dr. Rıza BAĞCI

ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ. Doç. Dr. Rıza BAĞCI ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ ÖĞRENİM DURUMU Lisans: 1976-1980 Doç. Dr. Rıza BAĞCI İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ/TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI BÖLÜMÜ Yüksek Lisans: 1984-1987 EGE ÜNİVERSİTESİ SOSYAL

Detaylı

İçindekiler. Kısaltmalar... 11 Sunuş...13

İçindekiler. Kısaltmalar... 11 Sunuş...13 İçindekiler Kısaltmalar... 11 Sunuş...13 Amacımız... 15 Peygamberimiz in Muhteşem Zarafeti... 17 Ramazan da Aile Hayatı ve Çocuk Terbiyesi... 19 Evladınızı Böyle Yetiştiriniz!... 22 Çifte Kültür...24 Arslanm

Detaylı

alternatif cevabı olabilir fakat anlatmak veya vurgulamak istediğim konu insanların alışveriş merkezlerine ihtiyacı olsun olmasın gitme durumları.

alternatif cevabı olabilir fakat anlatmak veya vurgulamak istediğim konu insanların alışveriş merkezlerine ihtiyacı olsun olmasın gitme durumları. HASTA İŞİ İnsanların içlerinde barındırdıkları ve çoğunlukla kaçmaya çalıştıkları bir benlikleri vardır. O benliklerin içinde yaşadıkları olaylar ve onlardan arta kalan üzüntüler barınır, zaten bu yüzdendir

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΕΘΝΙΚΗΣ ΠΑΙ ΕΙΑΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Milli Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM

Detaylı

VERİMLİ DERS ÇALIŞMA YOLLARI DAHA İYİ OLABİLMEK BAŞARMA DUYGUSUNU YAŞAMAK KENDİN OLABİLMEK BASKIYI TAKDİRE ÇEVİREBİLMEK KIYASLANMAYI ENGELLEMEK İÇİN

VERİMLİ DERS ÇALIŞMA YOLLARI DAHA İYİ OLABİLMEK BAŞARMA DUYGUSUNU YAŞAMAK KENDİN OLABİLMEK BASKIYI TAKDİRE ÇEVİREBİLMEK KIYASLANMAYI ENGELLEMEK İÇİN VERİMLİ DERS ÇALIŞMA YOLLARI DAHA İYİ OLABİLMEK BAŞARMA DUYGUSUNU YAŞAMAK KENDİN OLABİLMEK BASKIYI TAKDİRE ÇEVİREBİLMEK KIYASLANMAYI ENGELLEMEK İÇİN Uyarılara kulak verin! Stephen R. Covey, Etkili İnsanların

Detaylı

www.turkceciler.com Türk Dili ve Edebiyatı Kaynak Sitesi

www.turkceciler.com Türk Dili ve Edebiyatı Kaynak Sitesi www.turkceciler.com Türk Dili ve Edebiyatı Kaynak Sitesi OKUMA GELİŞİM DOSYASI 204 OKUMA ALIŞKANLIĞININ KAZANDIRILMASI Okuma; kelimeleri, cümleleri veya bir yazıyı bütün unsurlarıyla görme, algılama, kavrama

Detaylı