BOLU İL GELİŞME PLANI (BİGEP)
|
|
|
- Serkan Doğu
- 11 yıl önce
- İzleme sayısı:
Transkript
1 T.C. BAŞBAKANLIK DEVLET PLANLAMA TEŞKİLATI MÜSTEŞARLIĞI T.C. BOLU VALİLİĞİ BOLU İL GELİŞME PLANI (BİGEP) BOLU BELEDİYESİ 2003 BOLU TİCARET VE SANAYİ ODASI
2 İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... Vİ TABLOLAR... Xİİİ ŞEKİLLER... XV HARİTALAR... XV 1. GİRİŞ YASAL DAYANAK AMAÇ KAPSAM YÖNTEM İL GELİŞME PLAN BÖLGESİNİN MEVCUT DURUM VE ANALİZİ SOSYO-EKONOMİK YAPI Nüfus ve Sosyal Yapı Tarım Sanayi Hizmetler İnsan Kaynakları : Eğitim, Kültür ve Sağlık Gelir Dağılımı, İstihdam ve Fiyatlar ÇEVRE VE MEKANSAL YAPI YÖNETSEL VE KURUMSAL YAPI TEKNİK ALTYAPI Ulaşım İletişim Enerji Su ve Kanalizasyon BOLU İLİ KUVVETLİ ZAYIF YÖNLER- FIRSATLAR VE TEHDİTLER (SWOT ANALİZİ) İL GELİŞME TEMEL HEDEFLERİ VE STRATEJİLERİ VİZYON TEMEL İLKELER HEDEFLER GELİŞME STRATEJİLERİ GELİŞME ALTERNATİFLERİ VE SENARYOLARI SEKTÖREL GELİŞME STRATEJİLERİ EKONOMİK GELİŞME STRATEJİSİ Tarım Sanayi Hizmetler SOSYAL GELİŞME STRATEJİSİ Yerel Kalkınma Girişimlerinin Desteklenmesi İnsan Kaynakları ÇEVRE VE MEKANSAL GELİŞME STRATEJİSİ KURUMSAL VE YÖNETSEL GELİŞME STRATEJİSİ TEKNİK ALTYAPI GELİŞME STRATEJİSİ i
3 5. ÖNGÖRÜLEN YATIRIM PROGRAM VE PROJELERİ TARIMSAL YAPININ GÜÇLENDİRİLMESİ PROGRAMI SANAYİNİN DESTEKLENMESİ VE GÜÇLENDİRİLMESİ PROGRAMI İNSAN KAYNAKLARINI GELİŞTİRME VE SOSYAL YAPIYI GÜÇLENDİRME PROGRAMI TURİZMİ GELİŞTİRME VE YEREL POTANSİYELİ DEĞERLENDİRME PROGRAMI ÇEVRENİN İYİLEŞTİRİLMESİ VE MEKANSAL KAPASİTENİN GELİŞTİRİLMESİ PROGRAMI KURUMSAL VE YÖNETSEL YAPININ GÜÇLENDİRİLMESİ PROGRAMI ALTYAPIYI GELİŞTİRME PROGRAMI İL GELİŞME UYGULAMA PLANI PLANIN UYGUN GÖRÜLMESİ VE TANITIMI PLAN UYGULAMALARI VE İZLENMESİ PROJE GELİŞTİRME VE UYGULAMA KAYNAKÇA ii
4 T.C. BAŞBAKANLIK DEVLET PLANLAMA TEŞKİLATI MÜSTEŞARLIĞI Bölgesel Gelişme ve Yapısal Uyum Genel Müdürlüğü SAYI : B.02.1.DPT / Ocak 2004 KONU : İl Gelişme Planı BOLU VALİLİĞİNE Ulusal kaynakların en yüksek ekonomik ve sosyal faydayı sağlayacak şekilde geliştirilmesi ve bölgelerarası dengesizliklerin en aza indirilmesi, Kalkınma Planlarımızın temel amaçlardan başlıcaları olmuştur. Kalkınma Planlarımızda yeralan bölgesel gelişme politikalarının uygulanmasında; sürdürülebilirlik, bölgelerarası bütünleşme, sosyal ve ekonomik dengelerin sağlanması, yaşam kalitesinin iyileştirilmesi, fırsat eşitliği, kültürel gelişme ve katılımcılık ilkelerinin esas alınacağı önemle belirtilmiştir. Anayasamızda da belirtildiği üzere, genel yönetimin taşradaki temel yönetim kademesi ve merkezi yönetimin taşradaki en üst yönetim birimi İl dir. İl yönetiminin genel yönetim içindeki özellikli ve öncelikli konumu dikkate alındığında, gerek yönetsel yeniden yapılanmada, gerekse planlı kalkınmada, bu yönetim kademesinin önemi daha iyi anlaşılmaktadır. Ekonomik ve sosyal kalkınmada, bölgesel gelişmişlik farklarının giderilmesinde ve ülke genelinde dengeli bir kalkınmanın sağlanmasında iller, temel birimler olarak değerlendirilmek durumundadır. Planlı kalkınmanın mekan boyutunun, yerel, bölgesel ve ülke basamaklarından oluştuğu düşünüldüğünde, iller, planlamanın ve strateji belirlemenin yerel düzeydeki en önemli yönetsel basamakları olmaktadır. İl sistemimizin bu özelliği, aynı zamanda il ölçeğinde kamu, özel ve gönüllü kuruluşlar arasında örgütlenebilme kapasitesinin varlığına ve yine bu kapsamda yerel düzeyde ortak hedefler temelinde bir uzlaşmanın ortaya çıkmasına olanak sağlamaktadır. Bu potansiyelin il planlarıyla somutlaşması, hem yerel uzlaşma sürecini, hem de belirlenen ortak il hedeflerine ortak çalışma ile ulaşılmasını sağlayacaktır. Bu kapsamda, İl Gelişme Planlarının sağlayacağı başlıca yararlar şöylece sıralanabilir: İllerimizde bulunan tüm kurum ve kuruluşların geniş bir katılım içinde yeraldığı İl Gelişme Planları yoluyla illerimiz; kısa, orta ve uzun vadede gelişmelerine yön verecek genel eğilimleri belirleyip, planlayabileceklerdir. Ulusal ve Bölgesel Kalkınma Planlarıyla uyumlu bir biçimde, illerimizin karşılaştırmalı üstünlüklere dayalı olarak öncelikleri belirlenebilecek ve böylece mevcut ve gelişmesi muhtemel sektörlerde uzmanlaşması sağlanabilecektir. Böylece il gelişme stratejileri, yöresel kaynakları ve potansiyelleri harekete geçiren, geri kalmış yörelerimizin sosyoekonomik düzeyini yükselten, kırsal kalkınmayı sağlayan ve ulusal plan ve programların gerçekleşmesini besleyen bir işlevi yerine getirecektir. iii
5 Bölgesel gelişme stratejileriyle uyumlu bir biçimde hazırlanacak il gelişme stratejileri, ülkemizin hızlı ve dengeli olarak kalkınmasının vazgeçilmez yaklaşımları olacaktır. İllerin temel yönetim birimleri olduğundan hareketle hazırlanacak İl Gelişme Planları; yerel yönetimlerin güçlendirilmesine de katkı sağlayacaktır. Ayrıca, bir yandan ülke ve bölge ölçeğinde planlama, öte yandan il içinde yer alan yerel yönetimlerin planlama çalışmalarının bütünleştirilmesi açılarından gerekli bir basamak olacaktır. Özellikle kent, ilçe, belde ve kırsal alan planlamalarının da etkinleştirilmesi açısından il gelişme planları önemli katkı sağlayacaktır. Yerel katılım ve yerel demokrasiyi ön plana çıkaran, yetki ve kaynak olarak güçlendirilmiş bir yerinden yönetim düzeni oluşmasına katkı sağlayacaktır. Böyle bir sistem içinde il yönetimi, kamusal hizmet ve yatırımları makro politika ve uygulamalarla uyumlaştırarak, hizmetleri eşgüdümleyecektir. Yerel potansiyellerin harekete geçirilmesine katkı sağlayacak ve böylece atıl kapasite kullanımı önlenecek ve girişimcilerin ekonomiye etkin bir biçimde katılımı sağlanacaktır. Kalkınmanın il ölçeğinden başlatılması, topyekün ülke kalkınmasının başarılmasında önemli bir işlev görecektir. İl gelişme stratejilerinin oluşturulmasında ilk adım illerin, yapısal durumunu saptamak ve potansiyellerini ortaya çıkarmaktır. Bununla beraber, il gelişme stratejilerinin, ülke ve bölge gelişme stratejilerinden bağımsız olmaması gerekmektedir. Bölgesel gelişme stratejileri ile bütünleşmiş il gelişme stratejileri, ülkemizin hızlı ve dengeli kalkınmasının vazgeçilmez araçları olmak durumundadır. İl Gelişme Planlarında izlenecek stratejiler, yerel ekonomik kaynakları ve potansiyeli harekete geçiren, il alt bölgesinin sosyo-ekonomik düzeyini adil ve dengeli bir tarzda yükselten, kırsal kalkınmayı ve ulusal plan ve programların gerçekleşmesini sağlayan bir bütünsel çerçevede düzenlenmelidir. İl Gelişme Planlarında; İl in kısa, orta, uzun vadelerde (5 yıl, 10 yıl ve 2023) izleyeceği temel stratejilere, öncelikli/öncü sektörlere ve varılmak istenen sosyal ve ekonomik hedeflere yer verilmesi önem taşımaktadır. Ayrıca, İl in üstünlükleri, gelişmeye elverişli alanları, sektörel öncelikleri, potansiyelleri ile kısıtlarının da belirtildiği bu planların Dünyadaki, Türkiye deki ve ilin bulunduğu bölgedeki gelişmelere de yer verilmesi teknik bir gerekliliktir. Bu çerçevede; üst (Beş Yıllık Kalkınma Planları, Bölgesel Planlar, Düzey 2 Alt Bölge Planları) ve alt ölçekteki (Çevre Düzeni Planları, Kırsal Gelişme Planları, Kentsel Planlar Nazım ve Uygulama İmar Planları) planlarla ilişkisinin ve eşgüdümünün kurulması önem taşımaktadır. Bütüncül bir yaklaşımla hazırlanması gereken ve sürekli yenilenmesi beklenen İl Gelişme Planlarında, plan hazırlama ve uygulama aşamalarında yönteme ilişkin temel strateji katılımcılık olmalıdır. Plan çalışmaları ve uygulamaları başta İl de bulunan kamu, özel ve gönüllü kuruluşlar olmak üzere, gerekli durumlarda ilişkide bulunulan komşu il ve bölgede yeralan kurum ve kuruluşlar ile merkezi idarenin temsilcilerinin işbirliği ve katılımıyla sağlanmalıdır. Yerel, bölgesel ve merkezdeki kurumlar arasında hem plan yapma, hem de uygulama sürecinde bir işbölümünün ve eşgüdümün oluşturulması esas alınmalıdır. Zira, ülkemizin hızla kalkınabilmesi, kalkınma düşüncesi ve amacının yalnız merkezi yönetim (ve onun taşra birimleri) tarafından değil, tüm kuruluşlar ve kişiler tarafından benimsenmesi ve üzerinde birleşilerek uygulamaya geçilmesi ile olanaklıdır. Uzun Vadeli Strateji ve Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı ile uyumlu bulunan ve Müsteşarlığımız teknik desteğinde hazırlanan Bolu İl Gelişme Planı nın, belli aralıklarla gözden iv
6 geçirilerek, plan ve program çalışmaları yanında, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarınca da temel kaynak olarak sürekli gözönünde bulundurulması gerekmektedir. Son düzeltmelerin kısa sürede tamamlanıp, basımının Valiliğinizce yaptırılmasından sonra, dağıtımını rica eder, Bolu İlimizin gelişmesine yararlar sağlamasını dilerim. Dr. Ahmet TIKTIK Müsteşar v
7 ÖNSÖZ Ankara ya 191 km, İstanbul a 262 km mesafede bulunan, İl genelinde toplam nüfusa sahip, topraklarının yüzde 55,7 si ormanlarla kaplı, tarihi, doğal, kültürel, turistik değerlerin uyum içinde özdeşleştiği, ekonomisinde önemli yer tutan tarım sektöründe özellikle kanatlı hayvancılığın geliştiği, küçük ölçekli sanayi tesisleri, varlığını belirgin bir şekilde hissettirmeye başlayan sağlık sektörü ile Bolu, kendisine uygun bir kalkınma güzergahı arayışı içerisine girmiştir lı yıllardan itibaren Beş Yıllık Kalkınma Planlarıyla gelişmesini gerçekleştirmeye çalışan ülkemizde, dünyadaki uygulamalara paralel olarak kent mekanları, bölgesel gelişme ve planlama çalışmalarında en önemli odaklar olarak ortaya çıkmıştır. Çevrenin korunarak kalkınmanın devam ettirilmesini amaçlayan sürdürülebilirlik kavramı, kentsel planlamalarda önemle dikkate alınan bir husustur. Ormanları, yaylaları, göl ve göletleri, tabiatı koruma alanları, yaban hayatı koruma sahaları, termalleri, kayak merkezleri, tarihi ve kültürel değerleriyle Türkiye nin İsviçre si olarak tanımladığımız güzel ilimiz Bolu da, çevrenin korunarak, kalkınmanın gerçekleştirilmesi temel amacımızdır. İl Gelişme Planında bu amacın gerçekleştirilmesi yönünde önemli gayretler sarfedilmiş, uygulamaya konulması öngörülen program ve projeler özenle seçilmiştir. VIII. Beş Yıllık Kalkınma Planı ve bölge planları ile uyumlu il düzeyinde İl Gelişme Planı çalışmaları başlatılması öngörülmüş, Başbakanlık DPT Müsteşarlığı nın tarih ve 3328 sayılı Depremden etkilenen illere öncelik verilmek suretiyle Bölge planı ve Rehabilitasyon projesi hazırlık çalışmalarının yürütülmesi doğrultusundaki yazıları ile Bolu da İl Gelişme Planı çalışmalarına başlanmıştır. 15 Kasım 2000 gün ve sayılı Resmi Gazete de (Mükerrer) yayınlanarak yürürlüğe giren 2001 Yılı Yatırım Programının Uygulanması Koordinasyonu ve İzlenmesine Dair Bakanlar Kurulu Kararı Ek inin Bölge Planlaması Amaç İlke ve Politikaları kısmında yer alan Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığının teknik desteğinde mahalli idareler-üniversiteler işbirliği ile Bolu ve Düzce illeri için İl Gelişme Planları hazırlanacaktır hükmü İl Gelişme Planlaması çalışmalarının yasal dayanağını oluşturmaktadır. Bu çerçevede; Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı nın hazırladığı Bolu İli Gelişme Planı İş Tanımı Taslağı (Kasım 2000) temel alınarak Bolu Valiliği, Bolu Belediye Başkanlığı, Abant İzzet Baysal Üniversitesi Rektörlüğü ve Bolu Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığı ndan oluşan İl Yürütme Kurulu oluşturulmuş, ayrıca Bilim Kurulu, Proje Ekibi ile dokuz ayrı alanda İhtisas komisyonları kurulmuş, iki yılı bulan çalışmalar Abant İzzet Baysal Üniversitesi Rektörlüğü bünyesinde oluşturulan İl Gelişme Planı Koordinatörlüğü tarafından yürütülmüştür. Bolu İl Gelişme Planı ile uygulanacak program, proje ve stratejilere temel teşkil etmek üzere nüfus, gelir dağılımı, istihdam, insan kaynakları, tarım, sanayi, hizmetler, teknik altyapı, çevre ve mekansal yapı, yönetsel ve kurumsal yapı gibi temel konularda ilimizin detaylı bir envanteri çıkartılmıştır. Planda, önümüzdeki yirmi yıl içersinde uygulamaya konulmak üzere Tarımsal Yapının Güçlendirilmesi, Sanayinin Desteklenmesi ve Güçlendirilmesi, İnsan Kaynaklarını ve Sosyal Yapıyı Geliştirme, Turizmi Geliştirme ve Yerel Potansiyeli Değerlendirme, Çevrenin vi
8 İyileştirilmesi ve Mekansal Yapının Güçlendirilmesi, Altyapının Geliştirilmesi başlıkları altında 7 program içersinde yer alan toplam 36 projenin gerçekleştirilmesi öngörülmüştür. Söz konusu 36 projenin bütçelendirilmesi, projelerin maliyet tahminleri, gerçekleştirilmesi hedeflenen yılların belirlenmesi ve finans kaynaklarının sağlanması gibi konuların önümüzdeki faaliyet dönemlerinde uzman elemanlarla bilgi işlem ortamında ikinci bir çalışma ile ele alınması gerekmektedir. İl Gelişme Planında öngörülen hedeflerin gerçekleştirilmesi siyasi karar mercileri, üst bürokratik makamlar, ilimizdeki tüm kamu kurum ve kuruluşları, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarının tam bir koordinasyon ve özverili çalışma arzusu içersinde üzerlerine düşen görevleri titizlikle yerine getirmeleri ile mümkün olacaktır. İl Gelişme Planı, bundan sonraki aşamalarda Bolu ile ilgili konularda önemli bir kaynak eser, yöneticiler için bir uygulama ve planlama rehberi olacaktır. İl Gelişme Planı nda öngörülen hedeflerin gerçekleştirilebilmesi için tüm ilgililerin gayret ve desteklerini bekler, planının ülkemize ve ilimize hayırlı olmasını temenni eder, hazırlanmasında katkısı bulunanlara teşekkür ederim. Mehmet Ali TÜRKER Bolu Valisi vii
9 BOLU İL GELİŞME PLANI (BİGEP) ÇALIŞMALARINDA GÖREV ALANLAR BAŞBAKANLIK DEVLET PLANLAMA TEŞKİLATI MÜSTEŞARLIĞI ÜYELERİ Lütfü ELVAN İsmail SARICA Nevin SORGUÇ Necati DOĞRU Günseli ERŞAHİN İlgen SERİFEKEN Deniz AKKAHVE Bahar BAHTİYAR Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşar Yardımcısı Bölgesel Gelişme ve Yapısal Uyum Genel Müdürü Bölgesel Gelişme Daire Başkanı Uzman Uzman Uzman Uzman Uzman BOLU İL GELİŞME PLANI İL YÜRÜTME KURULU ÜYELERİ Mehmet Ali TÜRKER Yüksel CEYLAN Bolu Valisi Bolu Belediye Başkanı Prof. Dr. Nihat BİLGEN Abant İzzet Baysal Üniversitesi Rektörü / Prof.Dr. Yaşar AKBIYIK Abant İzzet Baysal Üniversitesi Rektörü den itibaren Turgut KALAYCIOĞLU Bolu Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı BOLU İL GELİŞME PLANI GENEL KOORDİNATÖRLERİ Prof. Dr. Nihat BİLGEN Abant İzzet Baysal Üniversitesi Rektörü / Prof. Dr. Yaşar AKBIYIK Abant İzzet Baysal Üniversitesi Rektörü den itibaren viii
10 BOLU İL GELİŞME PLANI PROJE KOORDİNATÖRÜ Prof. Dr. Uğur ESER Abant İzzet Baysal Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı BOLU İL GELİŞME PLANI PROJE YÜRÜTÜCÜLERİ Prof. Dr. Mahir ULUSOY Prof. Dr. Uğur ESER Prof. Dr. Yusuf TATAR Prof. Dr. Nevzat YOSMAOĞLU Öğr. Gör. Fevzi ENGİN Prof. Dr. Ali GÜLER Yrd. Doç. Dr. Talip CAN Yrd. Doç. Dr. Atilla MAYDA Yrd.Doç Dr. Bahadır AYDIN Yrd. Doç Dr. Ramazan SARI Yrd. Doç. Dr. M. Kemal ÖKE Yrd. Doç. Elif YÜCETÜRK Nüfus ve Sosyal Yapı, Abant İzzet Baysal Üniversitesi Sanayi Sektörü, Abant İzzet Baysal Üniversitesi Çevre ve Mekansal Yapı, Abant İzzet Baysal Üniversitesi Hizmetler Sektörü, Abant İzzet Baysal Üniversitesi İnsan Kaynakları, Abant İzzet Baysal Üniversitesi Tarım Sektörü, Abant İzzet Baysal Üniversitesi Gelir Dağılımı ve İstihdam, Abant İzzet Baysal Üniversitesi Yönetsel ve Kurumsal Yapı, Abant İzzet Baysal Üniversitesi Teknik Altyapı, Abant İzzet Baysal Üniversitesi BOLU İL GELİŞME PLANI BÜROSU Mustafa DEĞER Nuray KARATAŞ Bolu Valiliği İl Planlama Müdürü İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekan Sekreteri ix
11 BOLU İL GELİŞME PLANI İHTİSAS KOMİSYONLARINDA ÜYE OLARAK VE KURUMLARINI TEMSİLEN GÖREV ALANLAR 1 Yüksel CEYLAN Bolu Belediye Başkanı Turgut KALAYCIOĞLU Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ahmet ZATEROĞULLARI Bolu Vali Yardımcısı Yener BANDAKÇIOĞLU Baro Başkanı Salih DÖNMEZ Sanayi ve Ticaret İl Müdürü Ruhi KAYGUSUZ Organize Sanayi Bölgesi Mustafa GÜLEN Organize Sanayi Bölge Müdürü İsmail Hakkı PEHLİVAN Gerede Ticaret Sanayi Odası Başkanı Abdulgazi TOMBAY Gerede Deri Organize Sanayi Müdürü Şerafettin ERBAYRAM TOSYÖV Bolu Temsilcisi Umut ORAN Domino Giyim Sanayi Şeref ÖZKUREDE Bey Piliç A.Ş. Kadir ÇALIŞGAN Orim Cam Latif YILDIZ Latif Mobilya Cevdet ÖZGEN Halk Bankası Şube Müdürü Kudret ÖZDEMİR SEDAŞ İl İşletme Müdürü Vedat ALBAYRAK Esnaf Kefalet Kooperatif Başkanı İbrahim KAYGUSUZ Makine Mühendisleri Odası Temsilcisi Nihat A.ÖZTÜRK Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Adnan DAYLAN Bolu Sanayici İşadamları Derneği Başkanı Ufuk MENEKŞE Bolu Genç İşadamları Derneği Başkanı Fikret BAŞGÜNEY Bolu Kalkınma Vakfı Başkanı Turan FINDIK Küçük Sanayi Siteleri Kooperatif Başkanı Ekrem KESKİN Bolu Ticaret ve Sanayi Odası Sekreteri Cumhur MIZRAK İl Turizm Müdürü Ökkeş BAHADIR Batı Karadeniz Bölge Müdürü Cemalettin ÖZTÜRK Orman Bölge Müdürlüğü Temsilcisi Refik ÇİMEN İl Defterdarı Osman NACAROĞLU İl Sağlık Müdürü Mustafa ODABAŞI İl Tarım Müdürü Nadir GARİPOĞLU TMMO Bolu Temsilcisi Yusuf YAHYAOĞLU Özel İdare Müdürü Nihat ÖZTÜRK Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Cahit DİNÇTÜRK Yenihayat Gazetesi Metin FERAH Yenihayat Gazetesi Mustafa NAMDAR Bolu Gündem Gazetesi Sabri İNCELER Erozyonla Mücadele Derneği Temsilcisi Nevzat ANLITAN Bolu Kalkınma ve Tanıtma Vakfı Temsilcisi Mustafa ÖZKUREDE Emekli Orman Bölge Müd.Yrd. Mazhar MÜRTAZAOĞLU Kartalkaya Oteli Temsilcisi Enver GÜNAY Abant Palace Oteli Temsilcisi yıllarında belirtilen kurumlarda görev yaparken sektör ihtisas komisyonları toplantılarına katılan ve/veya raporun hazırlanışına bilgi ve/veya belge vererek katkı sağlayan kişilerin listesi. x
12 Sami ŞENGÜL Termal Oteli Temsilcisi Zeki CİĞERCİ Gerede Esentepe Oteli Temsilcisi Yusuf AVCI Green Park Oteli Temsilcisi Talat AKDAĞ Koru Otel Temsilcisi Reşat DEMİREL Ulusoy Tesisleri Temsilcisi Cemalettin DANIŞMAN Muhtarlar Derneği Başkanı Av.İlhami CANDEMİR Serbest Avukat Yurdaer KALAYCI Yurdaer Otel Saip GARİPOĞLU Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Temsilcisi Mustafa TOKER İl Milli Eğitim Müdürü Muzaffer YERLİKAYA Türkiye İş Kurumu Bolu İl Müdürlüğü Hasan KAPLAN İl Kültür Müdürü Dr. Eyüp OGAN Tabipler Odası Gökhan AYDIN Bolu Gazeteciler Cemiyeti Turgay ÖZBAKIR Atatürkçü Düşünce Derneği Ayten Yavuz Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Nejat YARAŞ Bolu Halkevi Başkanı Mustafa YAMAN İzzet Baysal Vakfı Temsilcisi Ali DURSUN Gerede Kaymakamı Resul KIR Göynük Kaymakamı Cumali ATİLLA Mengen Kaymakamı Ahmet ÖNAL Mudurnu Kaymakamı Cahit IŞIK Yeniçağa Kaymakamı Yusuf AVCI Seben Kaymakamı Yaşar ÇOŞKUN Dörtdivan Kaymakam Vekili Yaşar COŞKUN Dörtdivan İlçe Milli Eğitim Müdür V. Şükrü YILMAZ Kıbrıscık İlçe Yazı İşleri Müdür V. İsmail GÜR Gerede Belediye Başkanı Ömer SAYIN Yeniçağa Belediye Başkanı Mehmet KARAKAŞOĞLU Mudurnu Belediye Başkanı Ali Budak Mengen Belediye Başkanı Nihat ATEŞ Seben Belediye Başkanı Ahmet ÇANKAYA Göynük Belediye Başkanı Ali Bilgin Dörtdivan Belediye Başkanı Hasan Hüseyin YILMAZ Kıbrıscık Belediye Başkanı Fevziye ERTUĞRUL Taşkesti Belediye Başkanı Ramazan ALBAŞ Pazarköy Belediye Başkanı Muammer YILMAZ Gökçesu Belediye Başkanı Necati KILIÇ Karacasu Belediye Başkanı Osman NACAROĞLU İl Sağlık Müdürü İsmail KOCAÇALIKOĞLU İl Milli Eğitim Müdürü Ahmet SAĞLAM Gençlik ve Spor İl Müdürü Yaşar PUR Orman Bölge Müdürü Kemal ÖZÇELİK Valilik İl Mahalli İdareler Müdürü Mustafa DEĞER Valilik İl Planlama ve Koordinasyon Müdürü Rıza ELİBOL Bolu Belediye Başkan Yardımcısı Yusuf AVCI Gerede Tarım İlçe Müdürü Ahmet BAŞ Mudurnu İlçe Tarım Müdürü Yusuf AVCI Seben Tarım İlçe Müdür xi
13 Mustafa Deverenli Kadastro İl Müdürü Eyüp Topçuoğlu Tapu Sicil İl Müdürü Nurettin ATEŞ Orman Fidanlık Müdürü Ali ACAR Tarım Kredi Kooperatif Müdürü Ahmet AK Ziraat Bankası Müdür İbrahim KUYUPINAR Ziraat Odaları Şube Başkanı Celal BİÇER Hayvan Yetiştiriciliği Birliği Temsilcisi Suat TOSUN Batı Karadeniz Orman Araştırma Müdürü Kamber ÖZTOPRAK Bolu Orman İşletme Müdürlüğü Temsilcisi Mustafa Kemal GÜLEN Aladağ Orman İşletme Müdürlüğü Temsilcisi Hakan BAKAN Veteriner Hekimleri Odası Başkan Yardımcısı Zekai BİKMEN Devlet Su İşleri Temsilcisi Zehra ÖZPAY Batı Karadeniz Orman Araştırma Temsilcisi İdris ŞENEL Bolu Orman Kooperatifleri Birlik Başkanı Kemal KIRAN Haccağız Tarım Kalkınma Kooperatif Başkanı İsmail TİTİZ Yeşilçele Tarım Kalkınma Kooperatif Başkanı Hüseyin KOYUNCU Seben Gerenözü Tarım Kalkınma Kooperatif Başkanı Yusuf ŞİRİN İl Çevre Müdürü Ahmet KARAASLAN İl Çevre Sağlığı Şube Müdürü Mustafa RAMAZAN Bayındırlık ve İskan İl Müdürü Kadriye BİKMEN Belediye İmar Müdürü Seval TEKMAN Çevre Vakfı Müdür V. Bülent KÖRPE Belediye Şehir ve Bölge Planlama Uzmanı İzzet BATIK Köy Hizmetleri İl Müdürü Kadir ŞANLI Meteoroloji İl Müdürü Halil Yılmaz Gerede Kadastro İlçe Müdürü Y. Kamil İnan Mudurnu Kadastro İlçe Müdürü Lebibe Özçağlar TEMA VAKFI Bolu Temsilcisi Zekeriya YILMAZ Gerede Belediye Temsilcisi Mehmet KARAKAŞOĞLU Mudurnu Belediye Temsilcisi Aziz OKUR Göynük Belediye Temsilcisi Hüseyin BİLEK Dörtdivan Belediye Temsilcisi Uysal AKDEMİR İl Emniyet Müdürlüğü Temsilcisi Muharrem ŞENGÜL Köy Hizmetleri İl Müdürlüğü Temsilcisi Murat GEZER Bayındırlık ve İskan İl MüdürYrd. A.İlkay AKTUĞ Karayolları 41.Şube Temsilcisi Kurban BEKTAŞ PTT Baş Müdürlüğü Temsilcisi A.Vahap YILDIRIM Telekom İl Müdür Yrd. Nihat A.ÖZTÜRK Şoförler ve Oto.Odası Temsilcisi Naci YÖRÜK Mimarlar Odası Temsilcisi Ali TUGAYTİMUR Elektrik Mühendisleri Odası Temsilcisi İlhan YILMAZ İnşaat Mühendisleri Odası Temsilcisi Gökhan AYDIN Bolu Gazeteciler Cemiyeti Temsilcisi Mehmet Ali ATALAY Köroğlu TV Temsilcisi Mehmet GÜLER Cihan Haber Ajansı Temsilcisi xii
14 TABLOLAR Tablo 1. İktisadi Faaliyet Kollarına Göre Türkiye ve Bolu da Gayri Safi Yurtiçi Hasılanın Dağılımı, 1987 Yılı Fiyatlarıyla, Tablo 2. İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflandırmasına (İBBS-Düzey 3) Göre Seçilmiş Göstergeler Tablo 3. Genel Nüfus Sayımlarına Göre Yıllar İtibariyle Türkiye ve Bolu Nüfusları ve Kır Kent Ayrımına Göre Yıllık Nüfus Artış Hızları (Binde) Tablo 4. Bolu İl Merkezi ve İlçe Merkezlerinin Sayım Yıllarında Nüfusları ve Yıllık Nüfus Artış Hızları (Binde) Tablo 5. Bolu İl Merkezi ve İlçe Merkezlerine Bağlı Köylerin Sayım Yıllarında Toplam Nüfusları ve Yıllık Nüfus Artış Hızları (Binde) Tablo 6. Bolu Nüfusunun Cinsiyet ve Yerleşim Yeri Tiplerinde Dağılımı,% Tablo 7. Bolu da Yerleşim Yeri Tiplerinde Yaş Gruplarına Göre Dağılım, Ortanca Yaş ve Yaş Bağımlılık Oranı,% Tablo 8. Bolu Yerleşim Yeri Tiplerinde Cinsiyete Göre Medeni Durum Dağılımı,% Tablo 9. Bolu da Erkek Nüfusunun Yaş Gruplarına ve Eğitime Göre Dağılımı,% Tablo 10. Bolu da Kadın Nüfusunun Yaş Gruplarına ve Eğitime Göre Dağılımı,% Tablo 11. Bolu da Temel Niteliklere Göre Toplam Doğurganlık Hızı ve Yaş Grubunda Ortalama Çocuk Sayısı, Tablo 12. Bolu Yerleşim Yeri Tiplerinde Kaba Doğum Hızları Tablo 13. Bolu da Yerleşim Yeri Tiplerinde Yıllara Göre Kaba Ölüm Hızları ve Doğal Nüfus Artış Hızları (Binde) Tablo Genel Nüfus Sayımına Göre Bolu İlinin Aldığı ve Verdiği Göç Sayıları (Düzce dahil).. 25 Tablo Genel Nüfus Sayımına Göre Bolu İli İçinde Göç Örüntüsü (Düzce dahil) Tablo 16. Bolu da Yerleşim Yeri Tiplerine Göre Göç Nedenleri,% Tablo 17. Bolu İl ve İlçelerinde Arazinin Kullanma Kabiliyetine Göre Dağılımı (Ha) Tablo 18. İlçelerde Arazinin Kullanımına Göre Yüzde Dağılımı Tablo 19. Tarla Bitkilerinden Elde Edilen Gelirin Ürün Gruplarına Göre Dağılımı, %, Tablo 20. Bitkisel Üretimden Elde Gelirin Dağılımı,% Tablo 21. Alt Sektörler İtibarı ile Tarımsal Faaliyet Gelirleri Tablo 22. Tarım Alanlarının İlçelere Göre Kullanımı (Ha) Tablo 23. Kırsal Kesimde Tarım Alanları ve Nüfusun Dağılımı, Tablo 24. İlçelere Göre Tarımsal Gelirin Dağılımı, Tablo 25. Türkiye ve Bolu Sanayii,1987 Yılı Fiyatlarıyla, Tablo 26. Bolu İmalat Sanayiinde 10 ve Üzerinde Kişi Çalıştıran İşyerleri Tablo 27. İmalat Sanayiinde İşyerlerinin Kuruluş Yıllarına Göre Dağılımı, Tablo 28. İşyerlerinin Hukuki Durumlarına (Şirket Türlerine) Göre Dağılımı, Tablo 29. İmalat Sanayiinde İşyeri Sayısı, Ücretle Çalışanların Yıllık Ortalama Sayısı ve Çalışanların Yıllık Ortalama Sayısı, Tablo 30. İmalat Sanayiinde 10 ve Üzerinde Kişi Çalıştıran İşyerleri,2000,adet Tablo 31. Bolu da 10 ve Üzerinde Kişi Çalıştıran (seçilmiş) Sanayi Kuruluşları, Tablo 32. İmalat Sanayiinde Kullanılan Üretim Kapasitelerine Göre İşyerlerinin Dağılımı,2000,% Tablo 33. İşyerlerinin Tam Kapasite İle Çalışmama Nedenlerine Göre Dağılımı,2000, % Tablo 34. Türkiye de Kullandıkları Teknolojiyi Edinim Kaynaklarına Göre İşyerlerinin Dağılımı,% Tablo 35. Bolu Sanayiinde Kullandıkları Teknolojiyi Edinim Kaynaklarına Göre İşyerlerinin Dağılımı,2000,% Tablo 36. Türkiye ve Bolu İmalat Sanayiinde AR-GE Faaliyeti ve Yenilik Çalışmalarında Bulunan İşyerlerinin Dağılımı,% Tablo 37. Yatırımlar,Kredi Kullanımı,Finansman Güçlüğü ve Teşviklerden Yararlanmalarına Göre İşyerlerinin Dağılımı, 2000,% Tablo 38. Bolu İline Verilmiş Yatırım Teşvik Belgelerinin Sektörel Dağılımı, ,Cari Fiyat,Milyon TL Tablo 39. İhracat Yapan İşyerlerinin İhraç Yollarına Göre Dağılımı,% xiii
15 Tablo 40. Bolu da İhracat Yapan Sanayi Kuruluşları, Tablo 41. Bolu İlinde Organize Sanayi Bölgeleri, Tablo 42. Bolu İlinde Küçük Sanayi Siteleri, Tablo 43. Bolu İli Turizm Kaynakları Envanteri Tablo 44. Bolu İli ndeki Konaklama Tesisleri Toplam Oda-Yatak Kapasitesi, Tablo 45. Bolu İli ndeki Turizm İşletme Belgeli Tesisler, Tablo 46. Türkiye ve Bolu İli ndeki Turizm İşletme Belgeli Tesisler, Tablo 47. Bolu İli nde Aylar İtibariyle Konaklayan Yabancı Turist Sayısı, Kişi, Tablo 48. Bolu İli nde Milliyetlerine Göre Konaklayanlar, Kişi, Tablo 49. Bolu İli nde Konaklama Tesisleri Doluluk Oranları, , % Tablo 50. Bolu İlinde Banka ve Şube Sayıları, Tablo 51. Bolu İlinde Kredilerin Sektörlere Göre Dağılımı, , Cari Fiyatlarla Milyar TL Tablo 52. Türkiye ve Bolu İlinde Krediler, Tablo 53. Bolu İlinde Toplam Kredi / Toplam Mevduat Oranı, ,% Tablo 54. Bolu İli nde Banka Mevduatlarının Dağılımı, , Cari Fiyatlarla Milyar TL Tablo 55. Bolu İlinde Kişi Başına, Banka Başına ve Şube Başına Mevduat, Tablo 56. Bolu İli Genel ve Katma Bütçe Giderleri, ,Cari Fiyatlarla Milyon TL Tablo 57. Kamu Yatırım Harcamaları, ,Cari fiyatlarla Milyon TL Tablo 58. Bolu İli Konsolide Bütçe Gelirlerin Tahsilatı, , Cari Fiyatlarla Milyar TL Tablo 59. Bolu İli Vergi Gelirlerin Tahakkuk ve Tahsilatı, , Cari Fiyatlarla Milyar TL, Tablo 60. Eğitim Kademelerine Göre Okul, Öğrenci ve Öğretmen Sayıları, 2000/2001 Öğretim Yılı Tablo 61. Eğitim Kademelerine Göre Okullaşma Oranları, 2001/ Tablo 62. Abant İzzet Baysal Üniversitesinde Akademik Personel Sayıları, Tablo 63. Nitelikli Ara İşgücü Açığı Olan Sektörler, Tablo 64. Bolu İlinde Temel Sağlık Göstergeleri, Tablo 65. Gayri Safi Yurtiçi Hasıla ve Büyüme Hızı, , 1987 Yılı Fiyatlarıyla Tablo 66. Hanelerdeki Ortalama Kişi Sayısı ve Kişi Başına Düşen Ortalama Gelir (Milyon TL), Tablo 67. Bolu Hanehalklarının Yüzde 20 lik Gelir Dilimlerine Göre Gelir Dağılımı, Tablo 68. Bolu İlinde Genel İşgücü Durumu, Tablo 69. Yoksul Hane Sayısı (Günlük Kişi Başına 1 ABD Dolarından Az Geliri Olanlar) Tablo 70. Yoksul Hane Sayısı (Günlük Kişi Başına 2 ABD Dolarından Az Geliri Olanlar) Tablo 71. Bolu Merkez İlçe ile Komşu İl Merkezleri ve İstanbul Arasındaki Karayolu Uzunlukları Tablo 72. Bolu İlinde Bulunan Yer Altı Kaynakları ve Zuhurları, Tablo 73. Bolu İlinde Türlerine ve Satıh Cinslerine Göre Yollar, Tablo 74. Bolu İli Köy Yollarının Satıh Cinslerine Göre Genel Durumu, Tablo 75. Bolu İli Sabit Telefon Hizmetleri, Tablo 76. Bolu İlinde Kırsal Yerleşim Yerleri Telefonları (köy-belde) Tablo 77. Bolu İlinde Elektrik Tüketiminin Kullanıcı Gruplara Göre Dağılımı (KWh) Tablo 78. Bolu İli Elektrik Enerjisinde Kayıp ve Kaçaklar (KWh) Tablo 79. İlin Darboğazları Avantajları ve Potansiyeli Tablo 80. Bolu İli Gelişme Planı Bölgesinin Seçilmiş Göstergelere Göre Mevcut Durumu Tablo 80. Bolu İli Gelişme Planı Bölgesinin Seçilmiş Göstergelere Göre Mevcut Durumu (devamı) Tablo 80. Bolu İli Gelişme Planı Bölgesinin Seçilmiş Göstergelere Göre Mevcut Durumu (devamı) Tablo 81. Bolu İl i Gelişme Alternatiflerinin Değerlendirilmesi Tablo 82. Bolu İl i Gelişme Senaryosu Tablo 83. Bolu İli Nüfus Projeksiyonları Tablo 84. İkinci Senaryoya Göre Bolu da Kent ve Kır Yüzde Dağılımı Tablo 85. Gayri Safi Yurtiçi Hasıla ve Büyüme Hızı, , 1987 Yılı Fiyatlarıyla xiv
16 ŞEKİLLER Şekil 1. Yıllar İtibariyle Kişi Başına Düşen Gelir (ABD Doları) Şekil 2. Bolu ve Türkiye Yıllık Enflasyon Oranları Şekil 3. Türkiye'nin Genelleştirilmiş Fiziki Haritası ve Bolu nun konumu Şekil 4. Bolu İlinin Sayısal Arazi Yükseklik Verilerinden Bilgisayarla Üretilmiş Üç Boyutlu Resimsel Haritası Şekil 5. Bolu Çevresinde Kuzey Anadolu Fay Kuşağı Diri Fayları Şekil 6. Bolu İl inin Yapılaşmaya Uygunluk Açısından Çok Genelleştirilmiş Bir Haritası Şekil 7. Bolu İli GSYİH Gerçek ve Trend Doğrusu Tahminleri HARİTALAR Harita 1. Bolu İl Haritası... xvii Harita 2. Bolu ve Düzce İlleri Fiziki Haritası...xviii Harita 3. İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflandırması (Düzey 3) Harita 4. İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflandırmasında (Düzey 3) Bolu İl inin Yeri Harita 5. Bolu İli Toprak Grupları Haritası Harita 6. Arazinin Kullanım Kabiliyetine Göre Dağılımı Harita 7. Bolu İli Organize Sanayi Bölgesi Haritası Harita 8. Bolu Turizm Haritası Harita 9. Bolu İli Yerleşim Haritası Harita 10. Bolu İli Şehir Merkezi (Bolu İli CBS den Alınan Uydu Görüntüsü) Harita 11. Bolu İli Coğrafi Varlıklar Haritası Harita 12. Bolu İli Jeoloji Haritası Harita 13. Bolu İli Devlet Yolları Haritası Harita 14. Bolu İli Köy Yolları Haritası xv
17 KISALTMALAR LİSTESİ AB : Avrupa Birliği AİBÜ : Abant İzzet Baysal Üniversitesi BİGEP : Bolu İl Gelişme Planı BOTAŞ : Boru Hatları ile Petrol Taşıma A.Ş. CBS : Coğrafi Bilgi sistemi DİE : Devlet İstatistik Enstitüsü DPT : Devlet Planlama Teşkilatı DSİ : Devlet Su İşleri GBTAE : Gıda Bilimi ve Teknoloji Araştırma Enstitüsü GSMH : Gayrisafi Milli Hasıla GSYİH : Gayrisafi Yurtiçi Hasıla HÜNEE : Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü İBBS : İktisadi Bölge Birimleri Sınıflandırması İGEME : İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi İŞKUR : Türkiye İş Kurumu KOBİ : Küçük ve Orta Boy İşletmeler KOSGEB : Küçük ve Orta Ölçekli Sanayi İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı KÖY : Kalkınmada Öncelikli Yöre KSS : Küçük Sanayi Sitesi KÜGEM : Küçük İşletmeler Geliştirme Merkezi MPM : Milli Prodüktivite Merkezi MTA : Maden Tetkik Arama Enstitüsü OSB : Organize Sanayi Bölgesi TBB : Türkiye Bankalar Birliği TİDEB : Türkiye Bilimsel Araştırma Kurumu Teknoloji İzleme ve Değerlendirme Daire Başkanlığı TTGV : Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı TSE : Türk Standartlar Enstitüsü TÜBİTAK : Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu UKP : Ulusal Kalkınma Planı xvi
18 Harita 1. Bolu İl Haritası xvii
19 Harita 2. Bolu ve Düzce İlleri Fiziki Haritası xviii
20 1. GİRİŞ Son onlu yıllarda yaşanan ekonomik, sosyal, teknolojik, politik, kültürel değişimler ve küreselleşme olgusu geleneksel gelişme kavramını değiştirmiş bulunmaktadır. İletişim ve ulaşım teknolojilerindeki gelişmeler, üretim modundaki değişme, sermayenin dünya ölçeğinde hareketli hale gelmesi, kısaca küreselleşme kentlerde giderek kutuplaşmalara, parçalanmaya, sosyal dışlanma ve çatışmalara yol açmaktadır. Kentleşme sorunlarının çözülememesi, bölgelerarası gelişmişlik farklılıklarının giderek artması ve bölgeler arasındaki büyüme hızı farklılıkları gelişme kavramının yeniden tanımlanmasına yol açmıştır. Bugün gelişme kavramını sadece üretim ya da milli gelir artışına bağlı olarak ele alan geleneksel yaklaşım yetersiz bulunmakta ve kavram toplumsal ihtiyaçlar, kendi kaynaklarına dayalı gelişme, insanın gelişmesi, katılımcı demokrasi, kurumsal işbirlikleri ve çevreye duyarlılık çerçevesinde tanımlanmaktadır. Bu kapsamda, sürdürülebilirlik, gelişme stratejilerinin belirlenmesinde yerini almıştır. Gelişmenin önemli bir bileşeni olan mekan kavramı değişikliğe uğramıştır. Mekan gelişmenin önemli bir ögesidir. İller gelişmenin mekana yansıdığı alanlar, gelişme mekanları olarak ön plana çıkmaktadır. Bunda son yıllarda dünya ekonomisinde ve ekonomik coğrafyada meydana gelen gelişmenin büyük payı vardır. Bölgesel gelişme ve planlama anlayışında analiz birimi artık kent mekanlarıdır. Çünkü değişim en hızlı kentlerde yaşanmaktadır. Kentler üretimin örgütlendiği mekanlar olarak öne çıkmakta, yerel dinamiklerin ulusal kalkınma ve bölgesel gelişme sürecindeki önemi artmaktadır. Mekan kavramının öne çıkmasında ve bölge planlama pratiğinin yeni bir anlayışla ele alınmasında son onlu yıllarda yaşanan küreselleşme ve bölgeselleşme süreçlerinin büyük rolü vardır. Günümüzde yaşanmakta olan küreselleşme ve bölgeselleşme süreçlerinin yol açtığı bölgesel dengesizlikler, mekansal kutuplaşmalar, sosyal bütünleşmenin zayıflaması ve gelir dağılımındaki eşitsizlikler ülkeleri gelişmişlik ayrımı yapmadan bölge ve il düzeyinde planlı ve büyüme merkezli yeni gelişme stratejileri izlemeye yöneltmektedir. Türkiye küreselleşme ve AB ile bütünleşme sürecinde bölgesel gelişme stratejilerini yeniden belirleme ihtiyacı duymaktadır. Türkiye gelişmesini 1960 lı yıllardan bu yana beş yıllık planlara dayalı olarak gerçekleştirmeye çalışmaktadır. Uygulanan beş yıllık kalkınma planları gelişme ile ilgili hedefler ve politikalar içermiş, bölgelerarası dengesizliklerin giderilmesi, gelir dağılımı eşitsizliklerin en aza indirilmesi ve refahın yaygınlaştırılması bölge planlama anlayışının temel hedefleri olmuştur. Ancak bu hedeflere ulaşıldığını söylemek zordur. Ülkemizde bölgelerarası gelişme açığı giderek büyümekte ve bir sorun olarak önemini korumaktadır. İller ve bölgeler itibariyle Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYİH) 2000 yılı sonuçlarına göre, Marmara Bölgesi yüzde 37 lik pay ile GSYİH ya en yüksek katkıyı, Doğu Anadolu Bölgesi ise yüzde 4,1 ile en düşük katkıyı sağlamıştır. Gelişme açığı ve gelir dağılımı dengesizliği iller bazında da gözlenebilmektedir. Türkiye GSYİH sı içindeki paylara göre yapılan sıralamada sanayinin yığıldığı mekanlar en büyük payı almaktadır. Bu sıralamada ilk on il içersinde yer alan İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Kocaeli, Mersin, Antalya, Konya, Bursa ve Manisa nın Türkiye GSYİH sı içindeki payı yüzde 60 dolayındadır. İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflandırması (İBBS) 2001 yılı verilerine göre, İstanbul (yüzde 21,5), İzmir (yüzde 7,6) ve Ankara (yüzde 7,7) GSYİH içindeki en yüksek payı olan illerdir. Kişi başına GSYİH değerleri olarak bakıldığında, 2001 yılında en yüksek kişi başına GSYİH ya sahip il (Kocaeli, Dolar) ile en düşük kişi başına GSYİH ya sahip il (Ağrı, 568 Dolar) arasındaki fark 10,8 kat tır (DPT, 2003). Bu değerler kişi başına GSYİH ile ölçülen refah göstergelerinde bölgeler ve iller arasında dengesizliğin büyük olduğunu göstermektedir. 1
21 Bölgesel önceliklere dayalı devlet destek ve yardımları uzun yıllar sürdürülmüş olmasına rağmen, bölgelerarası farklılıkları gidermede başarılı olunamamıştır. Başlangıçta önemli mesafeler alınmasına rağmen, belli bölgelerde uygulanan Kalkınmada Öncelikli Yöreler politikaları ve Acil Destek programları bekleneni verememiştir. Bölgesel dengesizliklerin giderilememiş olmasında etken olan faktörlerden biri kaynak yetersizliği ise, diğeri mevcut kaynakların bölge ve il düzeyinde rasyonel bir gelişme planlamasına dayalı olarak kullanılmamasıdır. Bölgelerin ve her biri birer bölge olarak değerlendirildiğinde illerin kendi potansiyelini harekete geçirecek sektörlere yönelik olması gereken devlet yardım ve destekleri, uzun süre belli kesimlere (sektör, firma, bölge) kaynak aktarma amacıyla kullanılmıştır. Devlet yardımları illerde ekonomik ve sosyal tüm sorunları çözecek sihirli araçlar olarak görülmekte ve yerel sorunların sadece teşvikler kullanılarak çözüleceğine inanılmaktadır. Günümüzde kentlerin gelişmesi denetlenemez hale gelmiştir. Kentlerin en önemli kaynağı olan kentsel topraklar kentte yaşayanların ortak varlığı olmaktan çıkmış, spekülasyona açık, üzerinde özel mülkiyetin tesis edildiği alanlar haline gelmiştir. Bu alanlarda kentsel rantlar büyük ve kayıt dışılık yaygındır. Doğal kaynaklar hızla tüketilmekte, su havzalarına yönelik baskılar sürmektedir. Sanayi kuruluşlarının belli bölgelerde yoğunlaşması sorun yaratmaktadır. İmar planlarına aykırı ve kaçak yapılaşma, verimli tarım arazileri üzerinde yapılan yanlış sanayi yer seçimi çevre kirlenmesine yol açmakta ve kentsel yaşamın kalitesini düşürmektedir. Kentler göç yorgunudur. Bölgelerarası dengesizliklerin ve artan yoksulluğun yol açtığı göçler önlenememekte, kent merkezlerinin hızlı ve kontrolsüz büyümesi çarpık kentleşmenin en önemli nedeni olarak ortaya çıkmaktadır. Mevcut yasal ve kurumsal-yönetsel yapı kamu kurumlarının etkin çalışmasını engellemekte, verilen kamu hizmetleri halkın ihtiyaçlarını karşılayamamaktadır. Kentlerde planlama ve düzenleyici politikaların eksikliği bugün daha çok hissedilmektedir. Kent planı çağdaş kamu yönetiminin kullandığı bir araçtır. Geleceğe dönük perspektif oluşturmayan, uzun vadeli ve stratejik düşünmeyen kamu yöneticilerinin ve yerel yönetimlerin giderek artan ve karmaşık hale gelen kentsel sorunları çözmeleri giderek imkansız hale gelmektedir. Kentsel gelişmenin planlı olması ve planlamanın da sosyo-ekonomik ve mekansal boyutları kapsaması gerekmektedir. Ülkemizde illerin genelde çok geniş bir coğrafyaya sahip olması, sayılarının son yıllarda artması ve yönetim ölçeklerinin giderek büyümesi gibi nedenlerle bölgesel gelişmişlik farklılıklarının ve yöresel geri kalmışlıkların giderilmesinde sadece ulusal planlar ve bölge planları yapmak yeterli olmamaktadır. Merkezi hükümetler bölgelerarası dengesizliklerin ortadan kaldırılması, gelir dağılımının iyileştirilmesi, kentleşme sorunlarının çözümü için gerekli kaynakları artık sağlayamamaktadır. Planlı kalkınma ve bölgesel gelişme politikalarının araçları olan Organize Sanayi Bölgeleri bugün ayrılan kaynakların yetersiz olması nedeniyle tamamlanamamaktadır. Başlangıçta bir sanayi teşvik politikası olan ve az sayıda da olsa bazı illerde başarılı sonuçlar vermiş olan Kalkınmada Öncelikli Yöreler politikası, kapsamın giderek genişlemesi nedeniyle başarılı olamamış, bu yörelere verilen teşvikler sürekli azalmıştır. Merkezi yönetimler, yerel yönetimlerin çoğu hesapsız harcamalarının bütçeye getirdiği yükün giderek artması nedeniyle harcamalarda kesintiye gitmektedir. Bu nedenlerle kentlerde hem çevresel hem de insani ve sosyal faktörleri göz önüne alan, sosyoekonomik gelişmeye yol gösteren planlama ve düzenleyici politikalara bugün çok daha fazla ihtiyaç duyulmaktadır. Kurulu çevrenin fiziksel, sosyal ve mekansal düzenlenmesini yapmaya dönük bir faaliyet olan planlama çağdaş yönetimlerin kullandığı rasyonel düzenleme araçlardan biridir. İl gelişme planı, kamu yöneticilerine geleceğe dönük bir perspektif oluşturma ve yeni fikirlerin projelendirilmesine imkan sağlayacaktır. Planlama, ilin gelişmesinde ivme yaratan, 2
22 sinerjiyi ençoklaştıran ve potansiyeli harekete geçiren stratejik planlama olmalıdır. Sanayiyi tarım toprağı vasfını yitirmiş araziler üzerinde kuran ve uzak kent mekanlarına yayan, çevre ve mekan kalitesini iyileştiren, öte yandan yüksek katma değer yaratan, teknolojik gelişmenin odak noktasında olan, dışsallıklar yaratan, birden fazla sektöre taşan etkiler yaratabilecek yatırım projeleri ile desteklenmiş stratejik il planlaması, gelecekte yaşanabilir bir kent formu oluşturmak isteyen yerel yönetimlere yol gösterecektir. Bölge ve il gelişme planlarının hazırlanmasında katılımcılığa ve işbirliğine özel bir önem verilmelidir. İl in geleceğini yönlendiren, değişimi yöneten ve geleceğe dönük düşüncelerin projelendirilmesine imkan sağlayan il gelişme planları katılım ve işbirliği ne dayalı olarak hazırlanmalıdır. İl de bütün kurumların temsil edildiği, işbirliği yaptıkları, geniş katılımlı bir süreç içinde hazırlanan planlama çalışmaları, ilin geleceği ile ilgili projeleri olan tüm kesimlerin ortak gelecek ideallerini canlı tutacak, ortak aklın ön plana çıkarılmasına ve ortak düşüncelerin projelere dönüştürülmesine imkan sağlayacaktır. İnsanı hedef alan, çevresel duyarlılığı yüksek, yerel dinamikleri harekete geçirmeyi ve çevre ilçeler ile kırsal yerleşme yerleri arasındaki gelişme farklılıklarını en aza indirmeyi hedefleyen planlama çalışmalarının uygulamadaki başarısı katılımcı, şeffaf, işbirliğine dayalı ve etkileşime açık bir anlayışla hazırlanması halinde çok daha yüksek olacaktır. Kent mekanları, Türkiye de VII. Beş Yıllık Kalkınma Planı dönemine ( ) kadar gelişmenin aktif bir ögesi olmamıştır. İlk defa bu plan döneminde başlayan mekan kavramına ilginin VIII. Beş Yıllık Kalkınma Planı dönemi ( ) ile devam ettiği ve bölge planlama anlayışının illeri analiz birimi olarak aldığı gözlenmektedir. Bu plan döneminde ülkemizde temel yönetim birimleri olan iller için bölge planlama çalışmalarıyla uyumlu İl Gelişme Planlarının hazırlanması öngörülmektedir. Dünya da köklü ekonomik ve sosyal değişimlerin yaşandığı bir dönemde uygulamaya konulan ve Türkiye de Cumhuriyetin 100 üncü kuruluş yıldönümüne rastlayan yıla kadar uzanan, dönemini kapsayan Uzun Vadeli Gelişme Stratejisinin amaçları arasında İl Gelişme Planı çalışmaları da yer almaktadır yılları arasında uygulanacak olan VIII. Beş Yıllık Kalkınma Planı nın bölgesel gelişme hedef ve politikaları kısmında, geleneksel bölgesel gelişme anlayışının değiştiği belirtilerek, illerin ekonomik kalkınma ve bölgesel gelişme sürecindeki rolü vurgulanmaktadır. Bu yaklaşım ülkemizde mekanın kalkınmanın temel ögesi, illerin de ekonomik ve sosyal gelişmenin ve bölgesel kalkınmanın itici gücü olarak kabul edildiğini göstermektedir. İl gelişme plan ve stratejileri uzun dönemli bir toplumsal gelişme stratejisinin temel basamağını oluşturmaktadır. VIII. Beş Yıllık Kalkınma Planının hazırlık çalışmalarında bölgesel gelişme planlarının il gelişme planı ve stratejileri kapsamında değerlendirilmesi, özel ihtisas komisyonlarında il gelişme stratejilerine yer verilmesi bölge planlama anlayışının ve pratiğinin mekan bazında yeniden canlandığını ortaya koymaktadır. Bir taraftan, Dünya daki gelişmelerin yönü ve oluşmakta olan yeni dünya düzeninde değişen koşulların zorlaması, diğer taraftan yıllardır çözülemediği için kronik bir hal alan ekonomik ve sosyal sorunlar Türkiye yi uygulamakta olduğu gelişme stratejilerini ivedilikle gözden geçirmeye zorlamaktadır. AB ile ilişkiler sürecinde, Avrupa Komisyonu tarafından yayınlanan 2002 yılı İlerleme Raporu ve 2003 yılı Katılım Ortaklığı Belgesi nde (KOB) yer alan Ulusal Kalkınma Planı nın (UKP) hazırlık çalışmalarında, Türkiye nin ulusal ve bölgesel gelişme stratejilerini yeniden belirlemesi gerektiği belirtilmektedir. AB ye katılım öncesi işbirliği çerçevesinde, döneminde bölgesel farklılıkların giderilmesi ve uzun vadeli stratejilerin oluşturulması hedefleri doğrultusunda, bölgesel gelişme fonlarından ve uyum fonlarından sağlanacak desteklerden yararlanılması için, Başbakanlık Devlet Planlama Teşkilatı 3
23 Müsteşarlığı bölgesel politikalara yönelik ulusal stratejinin oluşturulması çalışmalarını sürdürmektedir. Bölgelerarası gelişmişlik farklarının azaltılmasını ve gelir dağılımı dengesizliklerinin en aza indirilmesini temel hedefler arasında gösteren VIII.Beş Yıllık Kalkınma Planında, bölgesel gelişmenin hızlandırılması ve rasyonel kaynak dağılımı açısından önem taşıyan, bölge planlarıyla uyumlu, il düzeyinde İl Gelişme Planları çalışmaları başlatılacaktır hükmü yer almaktadır. (Uzun Vadeli Strateji ve Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planının ( ) Uygulandığına İlişkin TBMM Kararı, , Karar No:697). Küreselleşme sürecinde kentlerin öneminin arttığı ve kentler/kent ağları ve bölgelerarası yarışmanın hızlandığı vurgulanan plan metninde, yerel girişimcilik ve yerel potansiyelin harekete geçirilmesi ve kalkınmayı belirli merkezlerden çevreye yaymak bakımından İl Gelişme Planlarının stratejik bir önem taşıdığı belirtilmektedir. Bu çerçevede; İl Gelişme Planının hazırlanmasına veri tabanı oluşturacak olan İl Envanteri ve istatistik raporları hazırlanacak ve bundan böyle yatırımlarda devlet yardımları politikalarının belirlenmesinde, bölgelerin sosyo-ekonomik yapıları ve potansiyelleri dikkate alınacaktır. Bölgesel gelişme politikalarının uygulanmasında sürdürülebilirlik, bölgelerarası bütünleşme, fırsat eşitliği, yaşam kalitesi ve katılımcılık ilkeleri esas alınacaktır. 17 Ekim 2001 gün ve (2. Mükerrer) Sayılı Resmi Gazete de yayımlanan 2002 Yılı Programının Uygulanması, Koordinasyonu ve İzlenmesine Dair Bakanlar Kurulu Kararı ek inde, bölge planlaması ile ilgili amaçlar, ilkeler ve politikalar kısmında da belirtildiği gibi, İl kaynaklarının rasyonel kullanımı, mekansal dağılımın düzenlenmesi, il envanterinin oluşturulması, potansiyelin değerlendirilerek illerin gelişmesini temin etmek amacıyla bölge planlaması ile uyumlu olarak hazırlanacak olan İl Gelişme Plan çalışmaları desteklenecektir. VIII. Beş Yıllık Kalkınma Plan döneminin ilk dilimi olan 2001 yılında uygulanmaya başlanan ve başta KÖY ler olmak üzere tüm illerde uygulaması yaygınlaşan İl Gelişme Planlaması ile Türkiye de bölgesel gelişmişlik farklılıklarının giderilmesi ve ülke genelinde dengeli bir kalkınmanın sağlanması hedeflenmektedir. İl Gelişme Planları yerel yönetimler, üniversiteler ile sivil toplum kuruluşlarının işbirliği ile yapılmaktadır. Aynı zamanda, bölgesel gelişme stratejilerinin de hareket noktası olma özelliği olan İl Gelişme Planları, iller ve bölgeler arasındaki gelişmişlik farklarının kabul edilebilir bir düzeye getirilmesi ve görece geri kalmış bölge ve yörelerin kalkındırılması bakımından büyük önem taşımaktadır Yasal Dayanak Bolu da İl Gelişme Planlaması çalışmalarına, T.C. Başbakanlık Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı Bölgesel Gelişme ve Yapısal Uyum Genel Müdürlüğü nün Bolu Valiliğine ve İl deki Üniversiteye Depremden etkilenen illere öncelik verilmek suretiyle, Bölge Planı ve Rehabilitasyon Projesi hazırlık çalışmaları nın başlatıldığı ile ilgili tarih ve 3328 sayılı yazısı ile başlanmıştır. 15 Kasım 2000 gün ve sayılı Resmi Gazete de (Mükerrer) yayınlanarak yürürlüğe giren 2001 Yılı Yatırım Programının Uygulanması Koordinasyonu ve İzlenmesine Dair Bakanlar Kurulu Kararı Ek inin Bölge Planlaması Amaç İlke ve Politikaları kısmında yer alan Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığının teknik desteğinde mahalli idareler-üniversiteler işbirliği ile Bolu ve Düzce illeri için İl Gelişme Planları hazırlanacaktır hükmü İl Gelişme Planlaması çalışmalarının yasal dayanağını oluşturmaktadır. Plan çalışmaları ile il kaynaklarının rasyonel kullanımı, mekansal dağılımın düzenlenmesi ve il envanterinin oluşturulması, potansiyellerin değerlendirilerek illerin gelişmelerinin sağlanması amaçlanmaktadır. 4
24 1.2. Amaç Bolu İl Gelişme Planı nın (BİGEP) amacı, ulusal ve bölgesel gelişme plan hedefi ve politikalarıyla uyumlu biçimde, ilin yerel potansiyelini harekete geçirmek ve kaynakların rasyonel kullanımını sağlayarak sürekli ve sürdürülebilir bir gelişmeyi planlamaktır. BİGEP, il de kurulu çevrenin (fiziksel, sosyal ve ekonomik) mekansal ve sektörel düzenlemesini yapmaya dönük bir çalışmadır. İl de yaşayanlara ve gelecekte yaşayacaklara yaşanabilir bir kent formu oluşturmayı, bu hedefe ulaşmada izlenecek sektörel gelişme stratejileri ile bir yol haritası sunmayı ve ilin gelişmesi için mutlaka yapılması gerekenleri ortaya koymaktadır. İktisadi sektörlerin geliştirilmesini, sosyal ve teknik alt yapının iyileştirilmesini, kurumsal-yönetsel kapasitenin güçlendirilmesini, çevresel ve mekansal düzenlemeleri içeren BİGEP, kapsamlı ve entegre bir faaliyettir. Bolu ya kuvvetli ve zayıf yönlerini, sektörel darboğazları görme olanağı verecek ve potansiyeli harekete geçirerek gelişmenin merkezden çevre ilçelere yayılmasını başlatacak olan BİGEP, il deki kamu önderlerine, yerel yöneticilere, iş dünyasına ve kentte yaşayanlara kılavuz olacak, bir yol haritası sunacaktır. BİGEP hedeflere yönelik düşünmeyi kolaylaştıracak, ortak düşünceleri ortak projelere dönüştürerek hayata geçirme ve böylece il deki tüm kesimlere gelişmeyi birlikte yönetme imkanı sağlayacaktır. BİGEP, ilin ortak sorunlarına bu coğrafya üzerinde yaşayanlarla birlikte çözüm arayan, bu sorunların çözümü yönünde bir platform oluşturan, herkesi uzun vadeli stratejik düşünmeye ve işbirliği yapmaya çağıran faaliyettir. Kamu sektörünün etkin desteğini de sağlayarak, il in potansiyelini harekete geçirme, kaynaklarını rasyonel kullanma, özel sektör işletmelerinin teşebbüs güçlerinden yararlanma ve yeni yüzyılda sürekli ve sürdürülebilir gelişmesini sağlama fırsatı verecek olan BİGEP, yörede kurumsal işbirliklerinin geliştirilmesine, gelişmenin çevre ilçelere yayılmasına ve ilçeler arasındaki gelişme farklılıklarının en aza indirilmesine de öncülük edecektir Kapsam İl Gelişme Planı için plan alanı Bolu İl idir. Plan, coğrafi olarak Bolu İl i içinde yer alan sekiz ilçeyi kapsamaktadır. Bu ilçeler Merkez, Mudurnu, Göynük, Seben, Kıbrısçık, Yeniçağa, Dörtdivan, Mengen ve Gerede dir. Çalışma alanı kilometrekare olup, il nüfusu 2000 yılında dür (DİE, 2000). Bolu İl Gelişme Planı (BİGEP) dört aşamadan oluşmaktadır: İl envanterinin çıkarılmasına, veri tabanı oluşturarak ilin kuvvetli ve zayıf yönlerinin, sektörel darboğaz ve potansiyellerin belirlenmesine yönelik mevcut durum analizi Vizyon oluşturulması; il in kısa, orta ve uzun vadeli gelişme hedeflerinin ve bu hedeflere ulaşmak için izlenecek stratejilerin belirlenmesi Uygun yatırım alanlarının belirlenmesi, yatırım program ve projelerinin tanıtımı Planın tanıtımı, uygulanmasının izlenmesi, sorumlu kurum ve kuruluşların belirlenmesi 5
25 Bolu İl Gelişme Planı (BİGEP) stratejik planlama süreçleri aşağıda belirtilmiştir: 1. Aşama :Mevcut durum analizi 2.Aşama:Vizyon oluşturma, uzun dönemli gelişme hedeflerinin ve stratejilerinin belirlenmesi Nerede? Ne durumdayız? İl envanterini çıkararak kuvvetli ve zayıf yönleri görmek, fırsat ve tehdit değerlendirmesi yapmak, ilin potansiyelini ve problem yapısını belirlemek, profilini çıkarmak Teknikler: Raporlar, istatistiki bilgiler, saha çalışması, veri toplama, işyeri ziyaretleri, literatür tarama, öncülerle toplantılar, SWOT analizi Nerede olmak, nereye ulaşmak istiyoruz? İzlenecek yol nedir? Gitmek istediğimiz yere nasıl ulaşabiliriz? Ne yapmalıyız? döneminde ilin geleceği ile ilgili perspektifin oluşturulması ve vizyonun belirlenmesi; ulaşılabilir, somut hedeflerin ve bu hedeflere ulaşma yöntemlerinin ortaya konulması Teknikler: Atölye çalışmaları (workshop), danışma toplantıları, derinliğine mülakat ( deep interview), yüzyüze görüşmeler, ihtisas komisyonları ile toplantılar 3.Aşama: Uygun yatırım konularının belirlenmesi, yatırım program/proje önerileri 4.Aşama: İl gelişme planının uygulanması, izlenmesi ve değerlendirilmesi Yatırım programları ve projelerinin tanıtımı Teknikler: Uygun yatırım alanları araştırması, proje profilleri Planının onayı ve tanıtımı; plan uygulamaları ve izlenmesi, proje geliştirme ve uygulama birimlerinin oluşturulması; kurumsal düzenlemeler, İl Gelişme Ajansının ve Kent Meclisinin oluşturulması Bolu İl Gelişme Planı (BİGEP) dokuz projeye dayalı olarak yürütülmüştür. Bu projeler konularına göre aşağıda belirtilmiştir: Nüfus ve sosyal yapı Gelir dağılımı, istihdam ve fiyatlar İnsan kaynakları : Eğitim, kültür ve sağlık Tarım Sanayi: İmalat sanayii, madencilik Hizmetler: Turizm, ticaret, inşaat, bankacılık ve mali yapı Teknik alt yapı: Ulaşım, haberleşme, enerji, su ve kanalizasyon Çevre ve mekansal yapı Yönetsel ve kurumsal yapı 6
26 Plan çalışması dört bölümden oluşmaktadır. Girişi izleyen ikinci bölümde, il GSYİH nın iktisadi faaliyet kollarına göre dağılımı ve İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflandırmasına (İBBS) göre konumu gösterilmiştir. İl gelişme plan bölgesindeki mevcut durum ve analizinin sunulduğu bu bölümde il in sosyo-ekonomik yapısı, çevre ve mekan, kurumsal ve teknik alt yapılarının mevcut durumu ele alınmaktadır. İlin potansiyelinin olduğu, başarı ile yapabildikleri, güçlü ve zayıf yanları, mevcut koşulların il lehine yarattığı fırsatlar ya da aleyhinde olan tehditler birbirleriyle karşılaştırmalı olarak bu bölümde ele alınmakta ve SWOT analizinin sonuçlarına yer verilmektedir. Sektörlerle ilgili ayrıntılı bilgiler sektör raporlarında yer almaktadır. Üçüncü bölümde, il in yılları arasındaki dönemde vizyonu belirlenmekte, izleyeceği gelişme stratejileri, gelişme alternatifleri ve senaryolara yer verilmektedir. Dördüncü bölümde, gelişme hedefleri ve stratejileri ile uyumlu yatırım programları ve projeleri tanıtılmaktadır. Bu dönemde ilin gelişmesine ivme kazandırması beklenen 7 program kapsamında 36 yatırım proje önerisi yapılmaktadır. Plan hedeflerine ulaşılması için gerekli kurumsal destekler, kamu destek ve yardımları bu bölümde yer almaktadır. İl gelişme uygulama planına yer verilen son bölümde ise, planın onayı ve tanıtımı, plan uygulamaları ve uygulamanın izlenmesi ile ilgili öneriler getirilmektedir. Kuşkusuz tüm planlar uygulamak için yapılır. Planda öngörülen stratejilerin, önerilen yatırım program ve projelerinin etkin tanıtımının yapılarak uygulanmasını izleyecek sorumlu kuruluşların belirlenmesinin önemi büyüktür. Yatırımları bölgeye çekecek, önerilen yatırım projelerini destekleyecek ve yatırım programlarının zamanında uygulanabilmesinden sorumlu kurum ve kuruluşlar (Gelişme Ajansı) ile kentte yaşayanların sorunlarını tartıştığı, inisiyatif ve sorumluluk aldığı yerel organizasyonlar bu bölümde önerilmektedir Yöntem İl Gelişme Planlaması bilgi üzerine temellenebilir. Bu bakımdan planın temel amaçlarından biri bilgi üretmektir. Güvenilir istatistikler planlama süreçlerinde olduğu kadar, bu planları etkin bir kamu yönetimi tesisinde kullanacak olan kamu yöneticileri için de gereklidir. Kamuda güvenilir istatistiki bilgilerin üretilmesi, bilgi paylaşımı ve bu paylaşımın kurumsallaşmasının kamu yönetiminde hizmetlerin daha etkin verilmesi bakımından önemi büyüktür. Planlama süreçlerinin başarısı ve tutarlılığı mevcut durumun tüm ayrıntılarıyla doğru olarak belirlenmesine bağlıdır. İl gelişme plan bölgesinde 1999 yılında üst üste yaşanan depremlerin yıkıcı etkisi, ardından il in aynı yılda idari yapısının değişmesi nedeniyle en büyük ilçe olan Düzce nin il olması, istatistiki verilerin derlenmesinde güçlük yaratmıştır yılı öncesine ait istatistiki bilgilerin zayıf ve istenilen nitelikte olmaması, özellikle iktisadi sektörlerle ilgili resmi verilerin eksik ve yetersiz oluşu, ayrıca Bolu-Düzce ayrımında olmaması bu çalışmada hazır verilerden yararlanmayı imkansız kılmıştır. Bu nedenle sektör raporlarının hazırlanmasında oldukça geniş bir saha araştırması yapılması zorunlu olmuş, ayrıca Devlet Planlama Teşkilatı, Devlet İstatistik Enstitüsü, Hazine Müsteşarlığı, Karayolları Genel Müdürlüğü, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü gibi merkezi hükümet kurumlarından ve TÜBİTAK-MAM dan teknik destek sağlanırken, oluşturulan İl İhtisas Komisyonları aracılığıyla kurumların kendi arşivlerindeki her türlü bilgi, belge ve raporlardan da yararlanılmıştır. 7
27 Araştırma ekibi 2001 yılı ortalarında tüm ilçeleri içine alan inceleme gezileri yapmışlar, proje sorumluları bu gezilerde ilgili oldukları sektörlerdeki sorunları ve potansiyelleri yerinde gözlemlemek olanağı bulmuşlardır. İnceleme gezileri ve saha araştırmaları yıl boyunca ve belirli aralıklarla sürdürülmüştür. Mevcut durum analizinde kullanılan istatistiki bilgilerin kaynağını uygulanan anket çalışmaları ve saha gözlemleri oluşturmaktadır. Bu çalışmalar proje sorumluları ve kendilerine bu konuda eğitim verilen üniversite öğrencileri tarafından yürütülmüştür. Demografik verilere Nüfus ve İstihdam Örnekleme Çalışması ; Tarım ile ilgili verilere 2000 Yılı Tarım Anketi; Sanayi sektörü ile ilgili verilere 2000 Yılı İmalat Sanayii İşyerleri Anketi; Gelir dağılımı ile ilgili verilere 2000 Yılı Hanehalkı Gelir Dağılımı Anketi; Teknik alt yapı, çevre ve mekan ile ilgili verilere ise ayrı ayrı anketlerle ulaşılmıştır. İl deki yönetsel ve kurumsal yapı ile ilgili olarak önceden soru setleri hazırlanmış ve yanıtların ilgili kurumlardan bir rapor halinde sunmaları istenmiştir. İl Gelişme Planlama süreçlerinin gerek veri tabanı oluşturarak mevcut durum analizinin yapılması aşamasında, gerekse sektörel gelişme stratejilerinin ve senaryolarının belirlenmesinde katılımcı ve etkileşimci bir yaklaşım uygulanmış; kamu, özel sektör, meslek kuruluşları ve sivil toplum kuruluşlarıyla sıkı işbirliği yapılmıştır. İl Gelişme Planlaması çalışmalarına katılımı en geniş ölçüde sağlamak ve çalışmalardan yöre halkını da bilgilendirmek amacıyla, Bolu Belediye Başkanlığı nın katkısıyla hazırlanan Bolu İl Gelişme Planı ve Temel Stratejisi başlıklı kitapçığın il ve ilçelerde dağıtılması sağlanmış; belirli aralıklarla yerel televizyon kanallarında yapılan programlar, medya duyuruları ve açılan web sitesi aracılığıyla yürütülen çalışmalar hakkında kamuoyuna sürekli bilgi verilmiştir. Araştırmada, Bolu Valiliği nin TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi ne hazırlattığı Bolu İli Coğrafi Bilgi Sistemi çalışmalarındaki uydu görüntüleri, fotoğraf ve haritalar yanında, UTTA şirketine hazırlatılan Bolu ili 1/ Ölçekli Ekonomik, Sosyo-kültürel ve Mekansal Gelişme Deseni ile 1/ Ölçekli Çevre Düzeni Planı nın bulgularından da yararlanılmıştır Proje Yönetimi Organizasyonu Araştırma, Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı Bölgesel Gelişme ve Yapısal Uyum Genel Müdürlüğü nün hazırladığı Bolu İl Gelişme Planı İş Tanımı Taslağına uygun olarak yürütülmüştür. Bolu Valiliği, Bolu Belediye Başkanlığı, Abant İzzet Baysal Üniversitesi Rektörlüğü, Bolu Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığı nın taraf olduğu İl Yürütme Kurulu Üyeleri Şubat 2001 tarihinde bir protokol düzenleyerek İl Gelişme Planı nın hazırlanmasında işbirliği yapmışlardır. Bu taslakta belirlenen iş tanımlarına uygun olarak Abant İzzet Baysal Üniversitesi Rektörlüğü tarafından görevlendirilen proje ekibi 2001 yılı Mart ayında çalışmalarına başlamıştır. Bolu İl Gelişme Planı aşağıda gösterilen organizasyon şemasına uygun olarak hazırlanmıştır. 8
28 BOLU İL GELİŞME PLANI (BİGEP) PROJE YÖNETİMİ ORGANİZASYON ŞEMASI İL YÜRÜTME KURULU BİLİM KURULU SEKRETERYA İL PLANLAMA VE KOORD.MÜD İL GELİŞME PLANI BÜROSU PROJE EKİBİ SEKRETERYA A.İ.B.Ü-İ.İ.B.F. İHTİSAS KOMİSYONLARI NÜFUS VE SOSYAL YAPI TARIM GELİR DAĞILIMI İSTİHDAM VE FİYATLAR SANAYİ İNSAN KAYNAKLARI HİZMETLER TEKNİK ALTYAPI ÇEVRE VE MEKANSAL YAPI KURUMSAL VE YÖNETSEL YAPI 9
29 BOLU İLİ GELİŞME PLANI (BİGEP) PROJE YÖNETİMİ 1. İL YÜRÜTME KURULU Bolu Valiliği Bolu Belediye Başkanlığı Abant İzzet Baysal Üniversitesi Rektörlüğü Bolu Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığı. 2. BİLİM KURULU Genel Koordinatör Proje Koordinatörü Proje Yöneticileri 3. PROJE EKİBİ Proje Koordinatörü Proje Yöneticileri Nüfus ve Sosyal Yapı Gelir Dağılımı İstihdam ve Fiyatlar İnsan Kaynakları Teknik Altyapı Tarım Sanayi Hizmetler Çevre ve Mekansal Yapı Yönetsel ve Kurumsal Yapı 4. İHTİSAS KOMİSYONLARI Nüfus ve Sosyal Yapı İhtisas Komisyonu İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğü İş Kurumu İl Müdürlüğü Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Ticaret ve Sanayi Odası DİE Temsilcisi Gelir Dağılımı İstihdam ve Fiyatlar İhtisas Komisyonu Ticaret ve Sanayi Odası Tarım İl Müdürlüğü Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü İnsan Kaynakları İhtisas Komisyonu İl Milli Eğitim Müdürlüğü İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğü İl Sağlık Müdürlüğü Bolu Belediye Başkanlığı (Sağlık Müdürlüğü) İl Kültür Müdürlüğü Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Meslek Odaları Temsilcilikleri 10
30 Teknik Altyapı İhtisas Komisyonu Köy Hizmetleri İl Müdürlüğü TCK 41.Şube Şefliği Ulaştırma Bakanlığı Bölge Müd.Temsilcisi PTT Başmüdürlüğü Türk Telekom İl Müdürlüğü SEDAŞ İl İşletme Müdürlüğü DSİ 53.Şube Müdürlüğü Bayındırlık ve İskan İl Müdürlüğü İl Emniyet Müdürlüğü (Trafik Tescil Şb.Md.) Şoförler ve Otomobilciler Odası Elektrik Mühendisleri Odası TMMOB İl Temsilciliği Tarım İhtisas Komisyonu Tarım İl Müdürlüğü Orman Bölge Müdürlüğü Batı Karadeniz Orman Bölge Müdürlüğü Orman Fidanlık Müdürlüğü Batı Karadeniz Ormancılık Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü Tarım Kredi Kooperatifleri Tarımsal Amaçlı Kalkınma Kooperatifleri Ziraat Bankası Bolu Şubesi Ziraat Odası Başkanlığı Kadastro Müdürlükleri (Bolu-Gerede-Mudurnu) Ziraat Mühendisleri Odası Temsilciliği Orman Mühendisleri Odası Temsilciliği Tapu Sicil Müdürlüğü Hayvan Yetiştiriciliği Birliği Sanayi İhtisas Komisyonu Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü Ticaret ve Sanayi Odası Organize Sanayi Bölge Müdürlükleri (Bolu-Gerede-Gerede Deri Organize Sanayi) Küçük Sanayi Sitesi Kooperatifleri Halk Bankası Şube Müdürlüğü SEDAŞ İl İşletme Müdürlüğü Esnaf Kefalet Kooperatifleri KOBİ Temsilcilikleri TSE İl Temsilciliği Bolu Belediye Başkanlığı Makine Mühendisleri Odası Temsilciliği Hizmetler İhtisas Komisyonu İl Defterdarlığı İl Kültür Müdürlüğü İl Turizm Müdürlüğü İl Milli Eğitim Müdürlüğü Bayındırlık ve İskan İl Müdürlüğü Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü Belediye Başkanlıkları İnşaat Mühendisleri Odası Temsilciliği Ticaret ve Sanayi Odası Bolu Kalkınma ve Tanıtma Vakfı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı 11
31 Çevre ve Mekansal Gelişme İhtisas Komisyonu Bayındırlık ve İskan İl Müdürlüğü Kadastro Müdürlükleri (Bolu-Gerede-Mudurnu) Tapu Müdürlükleri TMMOB İl Temsilciliği İl Sağlık Müdürlüğü (Çevre Sağ.Şb.Md.) Ticaret ve Sanayi Odası UTTA Temsilcisi Çevre Koruma Vakfı Şehir Plancıları Odası Yönetsel ve Kurumsal Yapı İhtisas Komisyonu Valilik Kaymakamlıklar Belediye Başkanlıkları Ticaret ve Sanayi Odası Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Meslek Odaları Temsilcilikleri Sivil Toplum Örgütleri Temsilcileri (Sendikalar, Dernekler vb.) 12
32 Harita 3. İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflandırması (Düzey 3) 13
33 Harita 4. İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflandırmasında (Düzey 3) Bolu İl inin Yeri 14
34 2. İL GELİŞME PLAN BÖLGESİNİN MEVCUT DURUM VE ANALİZİ Bu bölümde, il in mevcut durum analizi, sırasıyla, sosyo-ekonomik, kurumsal, çevre ve mekan, teknik alt yapı başlıkları altında yapılmaktadır. İl in özelliklerini daha iyi ortaya koyabilmek için, veriler temin edildiği ölçüde, Türkiye ve bölge ile ilgili karşılaştırmalara yer verilmiştir. İl in ekonomik yapısı iktisadi faaliyet kollarına göre Tablo 1 de, İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflandırmasına (İBBS-Düzey 3) göre seçilmiş göstergeler itibariyle durumu ise Tablo 2 de gösterilmektedir. Tablo 1. İktisadi Faaliyet Kollarına Göre Türkiye ve Bolu da Gayri Safi Yurtiçi Hasılanın Dağılımı, 1987 Yılı Fiyatlarıyla, 2000 İktisadi Faaliyet Kolları Değer (Milyon TL) Türkiye Sektör Payları (%) Gelişme Hızı (%) Bolu Değer (Milyon TL) Sektör Payları (%) Gelişme Hızı (%) 1. Tarım ,5 4, ,6-14,6 Çiftçilik-hayvancılık ,5 4, ,5-17,7 Ormancılık ,6 3, ,9 6,8 Balıkçılık ,3 1, ,2-22,0 2. Sanayi ,3 5, ,5-0,3 Madencilik ,4-1, ,4-4,0 İmalat sanayii ,7 5, ,4-0,5 Elektrik gaz ve su ,2 6, ,7 7,6 3. İnşaat sanayii ,1 5, ,7-6,7 4. Ticaret ,3 11, ,5-21,2 Toptan ticaret ,0 10, ,4-23,2 Otel lokanta hizmetleri ,3 16, ,1-8,3 5.Ulaştırma ve haberleşme ,1 5, ,3-7,3 6.Mali kuruluşlar ,5 0, ,8-31,9 7.Konut sahipliği ,7 0, ,4-28,8 8.Serbest meslek ve hizmetler ,3 5, ,2-12,0 9.(-) İzafi banka hizmetleri ,0 0, ,5-32,6 10.Sektörler toplamı ,7 6, ,6-11,7 11.Devlet hizmetleri ,2 1, ,0-34,2 12.Kar amacı olmayan hizm. kur ,3 1, ,0-36,4 13.Toplam ( ) ,2 6, ,7-12,7 14. İthalat vergisi ,5 27, ,3 12,2 15.GSYİH (Alıcı Fiyatlarıyla) (13+14) ,7 7, ,0-11,6 16. Dış alem net faktör gel ,3-74,6 17. GSMH (Alıcı fiyatlarıyla) (15+16) ,0 6,1 Kaynak: DİE İktisadi faaliyet kollarına göre yapılan sınıflandırmaya göre, Bolu da Tarım sektörü 2000 yılı il GSYİH sı içinde yüzde 30,6 ile en büyük payı almaktadır. Hayvancılık il ekonomisinde ve tarım sektörü içinde öncü sektör durumundadır. Bolu, genelde tarım ve ticaret ağırlıklı bir ekonomik yapıya sahiptir yılında tarım sektörünün İl GSYİH sı içindeki payının yüzde 39, 1985 yılında yüzde 32 ve 1995 yılında yüzde 30 dolayında olduğu göz önüne alınırsa, tarım ağırlıklı yapının zaman içinde fazla değişmediği, sanayideki gelişmenin ise yavaş olduğu görülmektedir. Sanayinin il GSYİH sı içindeki payı 1980 yılında yüzde 15 den, 1995 yılında yüzde 20,7 e yükselmişse de sektördeki gelişme oldukça yavaş olmuştur (Bolu Ticaret ve Sanayi Odası,1999). 15
35 İl GSYİH sı içinde yüzde 21,4 lük bir paya sahip olan imalat sanayinde yaratılan katma değerin Türkiye imalat sanayi katma değeri içindeki payı binde 6 dolayındadır. Ulusal Kalkınma Planı kapsamındaki İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflandırmasında, Bolu, Doğu Marmara Bölgesi (Düzey-1) içinde, Kocaeli (Düzey-2) alt bölgesinde, Sakarya, Kocaeli, Düzce ve Yalova illerine komşu bir ildir. Düzey-3 kapsamındaki bu illerin 2001 yılında sabit fiyatlarla Türkiye GSYİH sı içindeki payı yüzde 7,1 dir. Aynı yılda, Dolar tutarında kişi başına GSYİH a sahip olan bölge, kişi başına gelir göstergesinde, Türkiye (2.146 Dolar) ve diğer bölge ortalamalarının üzerinde bir gelişmişlik düzeyine sahiptir yılı iller sıralamasında, Bolu, kişi başına Dolar GSYİH ile Kocaeli nden ( Dolar) sonra ikinci sırayı almıştır. Bölge Birimleri Sınıflandırmasındaki yeri itibariyle en düşük nüfus artış hızına ( döneminde binde 2,90) sahip olan Bolu da, kentsel nüfus artış hızı ( döneminde 28,26) bölge ortalamasının (binde 19,06) oldukça üzerindedir (Tablo 2). İl in kırsal nüfus artış hızı negatif olup, nüfus göç etmektedir. Kentsel nüfus artış hızı itibariyle Düzey-2 alt bölgesi içersinde yer alan iller içinde en yüksek nüfus artışına sahip olan Bolu, kırsal nüfus artış hızı itibariyle en düşük nüfus artışına sahiptir. Sosyal göstergelere bakıldığında; okul öncesi (yüzde10,6) ve mesleki ve teknik eğitim (yüzde 38,9) okullaşma oranlarında oldukça olumlu bir tabloya sahip olan Bolu, diğer eğitim kademelerinde bölge ortalamasının altındadır. Düzey-2 alt bölgesi içersinde yer alan iller arasında en yüksek okul öncesi okullaşma oranına sahip olan il yüzde 13,2 ile Yalova dır. Bolu, ilköğretimde yüzde 88,7 okullaşma oranı ile bu eğitim göstergesinde en alt sıradadır. Benzer durum sağlık ve diğer alt yapı göstergelerinde de gözlenebilmektedir yılında hekim başına düşen nüfus 950 kişidir. Bu sayı Düzey-2 alt bölge ortalamasının (1.069 kişi) altındadır. Sağlık memuru başına nüfus, hemşire başına nüfus ve ebe başına nüfus gibi yardımcı sağlık personeli göstergeleri itibariyle, Bolu, Düzey-2 alt bölgesi içersindeki iller sıralamasında en alt sıradadır. İl de yeterli içme suyu olan kırsal yerleşim yerlerinin oranı yüzde 97; bu yerleşim yerlerinde asfalt yola sahip olanların oranı yüzde 39,7 dir. Kişi başına Kw saat olan elektrik tüketimi, Kw saat olan bölge ortalamasının altındadır. Kırsal yerleşmelerde asfalt yol oranı itibariyle en üst sırada yer alan Yalova, kişi başına elektrik tüketiminde Kocaeli nden sonra ikinci sırayı almaktadır. 16
36 Tablo 2. İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflandırmasına (İBBS-Düzey 3) Göre Seçilmiş Göstergeler GÖSTERGELER BOLU DÜZCE KOCAELİ SAKARYA YALOVA TÜRKİYE İBBS- Düzey 2 Demografik göstergeler Nüfus (Toplam, 2000) Kentsel nüfus Kırsal nüfus Nüfus artış hızı ( ,Yıllık, ) 2,90 13,82 27,04 10,13 22,13 18,28 17,69 Kentsel nüfus artış hızı ( , ) 28,26 21,05 22,07 12,76 12,54 26,81 19,06 Kırsal nüfus artış hızı ( , ) -19,40 8,99 34,97 6,19 37,44 4,21 15,89 Ekonomik ve mali göstergeler Gayrisafi Yurtiçi Hasıla (Cari fiyat,milyon TL,2001) Gayrisafi Yurtiçi Hasıla (1987 fiyat,milyon TL,2001) Kişibaşına Gayrisafi Yurtiçi Hasıla (Cari fiyat,tl,2001) Kişibaşına Gayrisafi Yurtiçi Hasıla (Dolar,2001) Kamu yatırım harcamaları (Cari fiyat,milyon TL,2001) Kişi başına kamu yatırım harcaması (Milyon TL, 2000) Kamu yatırım harcamaları (2001 fiyat,milyon TL, ) Teşvik belgeli yatırımlar (Cari fiyat,milyar TL,2001) Teşvik belgeli yatırımlar (2001 fiyat,milyar TL, ) Toplam banka mevduatı (Cari fiyat, Milyar TL,2000) Kişi başına banka mevduatı (Cari fiyat,milyon TL, 2000) 557,3 326, ,8 411,1 703,0 938,7 727,4 Toplam banka kredileri (Cari fiyat,milyar TL,2000) Kişi başına banka kredisi (Cari fiyat,milyon TL, 2000) 163,9 139,5 782,7 116,2 178,6 706,3 423,5 Sosyal göstergeler Okul öncesi okullaşma oranı (2001/2002,%) 10,6 9,3 5,8 5,2 13,2 6,2 6,8 İlköğretim okullaşma oranı (2001/2002,%) 88,7 105,7 109,4 108,4 112,2 98,0 106,9 Orta öğretim okullaşma oranı (2001/2002,%) 32,4 26,3 39,1 30,7 54,9 36,9 35,6 Mesleki ve teknik lise okullaşma oranı (2001/2002,%) 38,9 35,8 33,8 29,2 31,6 20,5 33,1 Hekim başına nüfus (2000, kişi) Diş hekimi başına nüfus (2000, kişi) Sağlık memuru başına nüfus (2000, kişi) Hemşire başına nüfus (2000, kişi) Ebe başına nüfus (2000, kişi) Toplam sigortalı sayısı (2000, kişi) Emekli aylığı alanların sayısı (2000, kişi) Yeterli içme suyu olan kırsal yerleşim yerlerinin oranı(2000,%) Kırsal yerleşim yerlerinde asfalt yol oranı (2000,%) 39,7 50,7 79,3 79,3 94,3 45,2 62, kişiye düşen özel otomobil sayısı (2000) Kişi başına elektrik tüketimi (Kwh, 2000) Kaynak: DPT, İllere ve Bölgelere Göre Çeşitli Göstergeler, Ağustos, 2002 DPT, İstatistiki Bölge Birimlerine Göre Çeşitli Göstergeler, Nisan, 2003 DİE, 2001 Yılı İller İtibariyle Gayri Safi Yurtiçi Hasıla Sonuçları, Mayıs,
37 2.1. Sosyo-Ekonomik Yapı Nüfus ve Sosyal Yapı Bolu da nüfus dinamikleri ile doğal kaynaklar, insan kaynakları, sosyal ve kültürel yapı arasındaki dengenin il in her düzeydeki planlama ve kentsel politika süreçlerinde gözönünde bulundurulması gereklidir yılı Kasım ve Aralık aylarında, önce Düzce-Kaynaşlı merkezli deprem nedeniyle, kısa bir süre sonra da yürürlüğe giren Bir İl ve İki İlçe Kurulması hakkındaki 584 sayılı Kanun Hükmündeki Kararname ile Düzce ilçesinin il olması ve çok sayıdaki ilçe, bucak, kasaba ve köyün bu il e bağlanması nedeniyle, Bolu önemli demografik ve sosyo-ekonomik değişim yaşamıştır. Yüksek demografik ve sosyal hareketliliği olan il in 1999 yılında yaşanan depremler ve aynı yılda idari yapısının değişmesiyle birlikte sosyal, ekonomik ve demografik yapısı önemli ölçüde değişmiştir Nüfus Artış Hızı 2000 Yılı Genel Nüfus Sayımı sonuçlarına göre, Bolu İl inin toplam nüfusu kişidir. İl nüfusunun Türkiye toplam nüfusu içindeki payı binde 3,8 dir. İl in nüfus artış hızı sürekli olarak Türkiye nüfus artış hızının altında kalmıştır yılları arasında Türkiye nüfus artış hızına çok yakın seyreden il nüfusu, 1935 yılından sonraki Genel Nüfus Sayımı yıllarında sürekli olarak Türkiye nüfus artış hızının altındadır (Tablo 3). Türkiye nin döneminde yıllık nüfus artış hızı binde 18,3, aynı dönemde Bolu da yıllık nüfus artış hızı binde 2,9 olmuştur. Özellikle 1965 den itibaren, dönemi dışında, nüfus artış hızında dikkate değer bir yavaşlama izlenmektedir. Tablo 3. Genel Nüfus Sayımlarına Göre Yıllar İtibariyle Türkiye ve Bolu Nüfusları ve Kır Kent Ayrımına Göre Yıllık Nüfus Artış Hızları (Binde) Sayım Türkiye Nüfusu Türkiye Nüfus Artış Hızları 1 Bolu 2 Yılı (Milyon) Toplam Kent Kır Nüfus Artış hızı , ,2 21,1 17,5 25, , ,8 19,6 26,7 17, , ,8 10,6 15,1 9, , ,9 21,7 22,5 21, , ,1 27,7 55,7 17, , ,8 28,5 49,2 19, , ,4 24,6 39,7 17, , ,6 25,2 47,3 12, , ,3 25,0 41,7 13, , ,7 20,7 30,5 13, , ,7 24,9 62,6-10, * ,5 21,7 43,1-5, * 8, ,9 15,1 28,3-6, * 1, ,4 25,3 25, * 21,0 Kaynak 1: DİE, Genel Nüfus Sayımı 1990 Kaynak 2: DİE, Ekonomik ve Sosyal Göstergeler, Bolu, Kaynak *: Bolu, İl Nüfus Müdürlüğü (Düzce dahil değildir) İl merkez nüfusu yılları arasında sürekli artış göstermektedir. Nüfus artış hızı bu dönemde yılda ortalama binde 35 ler düzeyindedir. İl in nüfus artış hızı, aynı dönemde Türkiye toplam yıllık nüfus artış hızından daha yüksek, yıllık kentsel nüfus artış hızından daha düşük düzeyde gerçekleşmiştir. Türkiye yıllık kentsel nüfus artış hızı yılları arasında binde 18
38 62,6; yılları arasında binde 43,1 dir döneminde Bolu merkez nüfusu yılda binde 35,7; döneminde ise binde 33,1 artış göstermiştir (Tablo 4 ). Tablo 4. Bolu İl Merkezi ve İlçe Merkezlerinin Sayım Yıllarında Nüfusları ve Yıllık Nüfus Artış Hızları (Binde) İlçeler R R R R Bolu merkez ,7 37,9 17,6 33,1 Dörtdivan ,7 10,3 35,6 31,5 Gerede ,9 56,7-34,5 40,5 Göynük ,2 17,7 48,0 11,1 Kıbrıscık ,5-9,8 171,4 25,6 Mengen ,0 17,6 35,7 7,7 Mudurnu ,1 1,5 39,4 8,9 Seben ,6-10,2 37,0 9,2 Yeniçağa ,5 15,2 23,6 21,0 İlçeler Top ,2 29,8 8,0 24,6 Kaynak: DİE, Genel Nüfus Sayımı, İdari Bölünüş, DİE, Genel Nüfus Sayımı, İdari Bölünüş, DİE, Nüfus Tespit Çalışması DİE, Genel Nüfus Sayımı Sonuçları, yılları arasındaki onbeş yıllık dönemde Bolu merkez köylerinin yıllık nüfus artış hızı negatiftir. İlçelere bağlı köylerin tümünün bu yıllar arasında büyük ölçüde nüfus kaybettiği görülmektedir (Tablo 5). İl in verdiği göç, kent merkezinden ve köylerden diğer kent merkezlerine doğrudur. İl in aldığı göç ise Bolu köylerine gelmektedir. Bolu merkeze bağlı köylerin toplam nüfusu döneminde ortalama binde 10,2 gibi bir artış gösterirken, bu artış arasında binde 0,7 olarak gerçekleşmiştir. Dörtdivan İlçe merkezinde ve yılları arasında yıllık nüfus artış hızı oldukça yüksektir arasında bu ilçenin nüfus artış hızı yıllık ortalama binde 31,5 olmuştur. İlçeye bağlı köyler nüfus kaybetmektedir. Gerede İlçe merkezinin yıllık nüfus artış hızı, Bolu merkez dahil, kent merkezlerinin nüfus artış hızından yüksektir arasında ortalama binde 62,9 olan yıllık nüfus artış hızı, arasında binde 40,5 olarak gerçekleşmiştir. Bu ilçede bağlı köylerin de nüfus kaybettiği gözlenmektedir. Yeniçağa İlçe merkezinin arasında nüfusu sürekli artmaktadır. Bu ilçenin köyleri sürekli nüfus kaybetmiştir yılından sonra Yeniçağa köylerinin yıllık nüfus kaybediş hızı binde 40 lara ulaşmaktadır. Kıbrısçık İlçe merkezi de köyleriyle birlikte arasındaki on beş yıllık dönemde sürekli nüfus kaybetmiştir. Bu ilçe nin köyleri, aynı zamanda Bolu ilçeleri arasında en yüksek nüfus kaybediş hızına ( arasında eksi binde 48,3; arasında eksi binde 64,4) sahiptir. İlçeye bağlı köylerin arasındaki nüfus artış hızı ortalama yıllık eksi binde 51,6 olmuştur. Göynük, Mengen, Seben hem ilçe merkezleri hem de köyleriyle birlikte nüfus kaybeden diğer ilçelerdir. Mudurnu da nüfus kaybediş hızları diğer ilçelerdeki gibi büyük boyutlarda değilse de, ilçenin nüfus kaybı vardır ve bunda ilçe ekonomisinde ağırlığı olan Mudurnu Tavukçuluk şirketinin 2000 yılında finansman güçlüğü yaşadığı için faaliyetine son vermesinin büyük rolü vardır. 19
39 Tablo 5. Bolu İl Merkezi ve İlçe Merkezlerine Bağlı Köylerin Sayım Yıllarında Toplam Nüfusları ve Yıllık Nüfus Artış Hızları (Binde) İlçeler R R R R Bolu merkez ,2-8,7 7,0 0,7 Dörtdivan ,6-65,3-30,2-46,1 Gerede ,5-47,3 0,9-32,4 Göynük ,4-26,3 7,4-14,9 Kıbrıscık ,3-64,4-27,3-51,6 Mengen ,7-40,6 1,3-15,5 Mudurnu ,9-15,7-3,0-8,3 Seben ,1-60,9 11,1-32,5 Yeniçağa ,2-40,7-38,4-27,7 Köyler Top ,9-27,8 0,3-15,2 Kaynak: DİE, Genel Nüfus Sayımı, İdari Bölünüş, 1985 DİE, Genel Nüfus Sayımı, İdari Bölünüş, 1990 DİE, Nüfus Tespit Çalışması 1997 DİE, Genel Nüfus Sayımı Sonuçları, Nüfusun Yerleşme Yerlerinde Dağılımı İl de nüfus kent merkezlerinde yığılma eğilimi göstermektedir. Nüfusun yerleşim yerlerine göre dağılımına bakıldığında, il nüfusunun yarısının köylerde yaşadığı görülmektedir. Kent merkezindeki nüfus ilçe merkezlerine göre yüksektir. Nüfusun yüzde 26,8 i Bolu İl merkezinde, yüzde 22,2 si ilçe merkezlerinde, yüzde 51 i de köylerde yaşamaktadır (Tablo 6). İl nüfusunun kent merkezinde yığılma eğiliminde olması nüfusun kır ve kent arasındaki dağılımının giderek bozulması riskini artırmaktadır. Tablo 6. Bolu Nüfusunun Cinsiyet ve Yerleşim Yeri Tiplerinde Dağılımı,% Kent merkezi İlçe merkezi Köyler Toplam Erkek 26,7 23,0 50,3 951 Kadın 26,9 21,4 51,8 931 Toplam 26,8 22,2 51, Kaynak: Bolu İli Örnekleme Araştırması Hane Halkı Anketi, 2001 Türkiye genelinde olduğu gibi, Bolu da da köylerdeki nüfus, kırsal kesimin içinde bulunduğu koşullardan kaynaklanan nedenlerle kentlere itilmektedir. Kırsal alanlarda ekonomik ve kültürel imkanların kısıtlı oluşu köylerdeki nüfusu kentlere iten temel bir nedendir. Kırsal kesimde yaşanan nüfus kaybında, yeterli gelir elde edemeyen, gelecek için güvence bulamayan nüfusun kent merkezlerini çekici bulmasının rolü büyüktür. Bolu da nüfusun il ve ilçe merkezlerinde yoğunlaşmasında bütün bu faktörlerin değişik ölçülerde rolü vardır. Köyleri ile birlikte sürekli nüfus kaybeden Kıbrısçık, nüfus kaybının son yıllarda hızlandığı Seben, bağlı köyleri nüfus kaybeden Dörtdivan ve Yeniçağa ilçelerinde tarımsal gelir az, ürün verimi düşüktür. İl merkezi ve ilçe merkezlerinde iş umudunun fazla olması, bu merkezlerde sunulan hizmetlerden yararlanma olanaklarının yüksek olması da kırsal kesim nüfusunu buralara çeken faktörlerdir Nüfusun Yaş Gruplarına Göre Dağılımı Bolu da, yaş arası faal nüfusun kent merkezlerinde yaşayanların oranı (yüzde 73,5), ilçe merkezleri (yüzde 62,9) ve köyler (yüzde 65,8) ile karşılaştırıldığında daha yüksektir. Buna karşılık, 65 ve üstü yaş grubundaki nüfusun ilçe merkezleri ve köylerde yaşayanların oranı daha yüksektir (Tablo 7). Türkiye de 15 yaş altı nüfusun toplam nüfus içindeki oranı yüzde 31,5 iken, 20
40 Bolu da bu oran yüzde 22,1 e kadar düşmektedir. Buna karşılık, yaş arası nüfusun toplam Türkiye nüfusu içindeki payı yüzde 62,6 iken, bu oran Bolu için yüzde 67,3 e çıkmaktadır. Türkiye de yüzde 5,9 olan 65 yaş üstündeki nüfusun toplam nüfus içindeki oranı Bolu da yüzde 10,6 dır. Tablo 7. Bolu da Yerleşim Yeri Tiplerinde Yaş Gruplarına Göre Dağılım, Ortanca Yaş ve Yaş Bağımlılık Oranı,% Yaş grupları Kent merkezi İlçe merkezleri Köyler Toplam Türkiye * ,1 25,2 21,4 22,1 31, ,5 62,9 65,8 67,3 62, ,4 11,9 12,8 10,6 5,9 Toplam 100,0 100,0 100,0 100,0 100,0 Ortanca yaş ,3 Yaş bağımlılık oranı,% 36,1 59,0 52,0 48,6 59,7 * Kaynak: Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü: Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması, 1998 Yaş bağımlılık oranı ekonomik olarak aktif olmayan 15 yaş altı çocuk nüfusu ile 65 yaş üstü yaşlı nüfus toplamının ekonomik olarak aktif yaş kabul edilen yaşları arasındaki nüfusa oranıdır. Bu oranın küçük olması, ekonomik değer üretmeye yatkın potansiyel nüfusun çokluğunu göstermektedir yılı için sanayileşmiş ülkelerde ortalama yaş bağımlılık oranı yüzde 50,5; aynı yılda Kanada da yüzde 46,9; İsviçre de yüzde 46,0; Federal Almanya da yüzde 43,4 tür (World Bank, 1998). Nüfusun yaş gruplamasına göre dağılımını gösteren Tablo 7 deki değerler, bu oranın Türkiye de yüzde 59,7, Bolu da yüzde 48,6 olduğunu ortaya koymaktadır. İl de yaş bağımlılık oranı Türkiye ortalamasından düşüktür. Bolu nun yaş bağımlılık oranında bir avantajının olduğu söylenebilir Medeni Durum Türkiye de 12 yaş ve üstü kadın nüfusun yüzde 69 gibi büyük bir kısmı evli statüsündedir. Kadınlar için bu oran Bolu merkez ilçede yüzde 61,4 e, ilçe merkezlerinde yüzde 63,9 a, köylerde de yüzde 66,3 e düşmektedir. Buna karşılık, Türkiye kadın nüfusu içinde dul olanların oranı yüzde 1,7 iken, Bolu merkezde bu oran yüzde 9,7 e, köylerde ise daha yüksek bir orana, yüzde 11,7 ye çıkmaktadır (Tablo 8). Bunun nedeni, ekonomik ve sosyal güvencesi olan dul kadınların tekrar evlenmekten kaçınmaları olabilir. Erkekler arasında dulların payı, kadınlara göre çok düşük düzeylerde kalmaktadır. Tablo 8. Bolu Yerleşim Yeri Tiplerinde Cinsiyete Göre Medeni Durum Dağılımı,% Medeni Kent merkezi İlçe merkezleri Köyler Türkiye durum Erkek Kadın Toplam Erkek Kadın Toplam Erkek Kadın Toplam (kadın) * Evli 61,1 61,4 61,2 65,3 63,9 64,6 69,9 66,3 68,1 69,0 Bekar 37,0 28,5 32,8 31,2 24,3 27,7 25,4 20,4 22,9 27,7 Dul 1,4 9,7 5,5 1,8 11,2 6,5 3,4 11,7 7,6 1,7 Boşanmış 0,5-0,2 1,2 0,6 0,9 0,5 0,2 0,4 1,5 Nişanlı - 0,5 0,2 0,6-0,3 0,8 1,2 1,0 - Toplam * Kaynak: Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü: Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması, 1998 Bolu nun her üç yerleşim yeri tipinde boşanmışların payı çok düşük düzeylerde ve Türkiye değerinin de altındadır. Bu durum Bolu da, Türkiye nin genelinde olduğu gibi, evlilik kurumunun kolayca bozulmadığını göstermektedir. Modern sosyal güvenlik kurumlarının yokluğunda ya da etkin olmadığı durumlarda kadınlar sosyal güvenliklerini, özellikle aile gibi geleneksel kurumlarda aramaktadır. Evlilik kurumu, Türkiye de kadın nüfus için sosyal güvence 21
41 sağlayan bir kurum özelliği taşımaktadır. Bu nedenle hem Türkiye genelinde, hem de Bolu da bozulan evlilikler son derece azdır Eğitim Durumu Ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınmada nitelikli insan gücü en önemli yere sahiptir. İstikrarlı ve sürdürülebilir kalkınmanın en önemli öğesi eğitimli, yüksek nitelikli insan gücüdür. Eğitim işsizlikle mücadelenin de anahtarıdır. Eğitim düzeyi, ülkelerin sosyal gelişmişlik düzeyini ölçme aracı olan insani gelişmişlik indeksi nin ölçülmesinde kullanılan üç değişkenden biridir. Tablo 9 ve Tablo 10, erkek ve kadın nüfusun yaş gruplarına ve aldıkları eğitime göre dağılımını göstermektedir. İl de 45 yaşın altındaki erkek nüfus içinde 6-9 yaş grubu (yüzde 20,3) hariç, eğitimsiz olanların oranı düşüktür yaş grubunda eğitimsiz erkeklerin toplam erkekler içindeki oranı yüzde 1 ler düzeyinde kalmakta; 55 yaştan itibaren yüzde 8 lere çıkmaktadır. Kadınlarda ise, 15 yaştan itibaren eğitimsizler görülmeye başlamaktadır. Eğitimsiz kadınların oranı 29 yaşına kadar yüzde 2 ler düzeyinde kalırken, 30 yaştan itibaren yüzde 7 ler düzeyine yükselmektedir. Bolu da kadınlar arasında hiç eğitim almayanlar erkeklere göre daha fazladır. İl deki yaş grubu erkeklerin yaklaşık üçte biri (yüzde 31,3) ilkokul mezunudur. Lise mezunu erkek nüfusun oranı da üçte bir (yüzde 33,7) düzeyindedir. Bu yaş grubundaki erkeklerden bir yüksek öğrenim kurumunu bitirenlerin oranı yüzde 13,3 dür (Tablo 9). İlkokul altı düzeyde eğitimlilerin payı ileri yaş gruplarında artmakta, en yüksek düzeyine yaş grubunda ulaşmaktadır. İleri yaş gruplarında düşük eğitim düzeylerinde yoğunlaşan nüfusun, genç yaşlara doğru gidildikçe eğitim düzeyinin arttığı görülmektedir. Yaş grubu Tablo 9. Bolu da Erkek Nüfusunun Yaş Gruplarına ve Eğitime Göre Dağılımı,% Eğitimsiz Kurs İlkokul bitirmemiş İlkokul mezunu İlköğretim bitirmemiş Orta mezunu + lise bitirmemiş Lise mezunu +önlisans bitirmemiş Ön lisans + fakülte bitirmemiş + fakülte mezunu Gözlem sayısı ,3-24,6-55, ,9-85,9 3, , ,0 13,5 61,8 13,5 1, ,8 19,3 7,3 11,9 42,2 17, ,2-1,2 31,3 7,2 12,0 33,7 13, ,4 7,5 17,0 22,6 9, ,8 46,2 3,8 17,3 25,0 3, ,7 51,7 6,9 13,8 19,0 6, ,7 2,7 2,7 58,9 5,5 8,2 8,2 11, ,5 2,5 5,0 60,0 7,5 2,5 7,5 12, ,6 17,1 14,3 42,9 2,9 2,9 11, ,7 22,6 16,1 41,9 3,2 3,2-3, ,9 21,3 10,6 47,9 1,1 1,1 3,2-94 Toplam 4,6 4,2 6,4 32,0 16,4 13,6 16,2 6,6 850 Kaynak: Bolu İli Örnekleme Araştırması Hane Halkı Anketi, 2001 İl de yaş grubundaki kadın nüfusun yüzde 45,3 ü ilkokul, yüzde 18,9 u lise, yüzde 20 si yüksek okul düzeyinde eğitime sahiptir. Bu yaş grubu kadın nüfusun yüzde 84,2 si bu üç eğitim düzeyinde toplanmıştır. İl in kadın nüfusunda yaş grubun bu özelliği 25 yaş ve üstünde kaybolmakta, lise ve yüksek okulluların oranı azalırken, ilkokul mezunlarının oranı ileri yaş gruplarında giderek yükselmektedir (Tablo 10). 22
42 Yaş grubu Tablo 10. Bolu da Kadın Nüfusunun Yaş Gruplarına ve Eğitime Göre Dağılımı,% Eğitimsiz Kurs İlkokul bitirmemiş İlkokul mezunu İlköğretim bitirmemiş 23 Orta mezunu + lise bitirmemiş Lise mezunu +önlisans bitirmemiş Ön lisans + fakülte bitirmemiş + fakülte mezunu Gözlem sayısı ,4-10,9 2,2 69, ,1 4,7 79,7 1, ,2-2,5 33,3 2,5 43,2 12,3 4, ,1 1,1 5,3 45,3 4,2 4,2 18,9 20, ,2-4,8 69,9 4,8 2,4 9,6 7, ,7-3,8 69,2 3,8 5,8 7,7 1, ,2 2,8 2,8 76,4 1,4 2,8 6,9 2, ,2 2,0-71,4-4,1 6,1 4, ,2 7,6 12,1 48,5 1,5 6,1 1,5 7, ,4 12,2 8,2 46,9 2,0 6,1 2, ,7 2,9 41,2 41, ,4 14,6 16,7 31, , ,0 8,6 13,3 17,1 1,0-1,0-105 Toplam 15,3 3,8 9,1 42,7 11,7 6,6 6,0 4,7 844 Kaynak : Bolu İli Örnekleme Araştırması Hane Halkı Anketi, Doğurganlık ve Ölümler Toplumların demografik hareketliliği doğum, ölüm ve göç gibi sosyal olayların bir bileşkesidir. Doğumlar bir toplumda zaman içinde nüfus hareketliliğini, nesillerin devamını ve nüfusun gençleşmesini sağlayan hayati olaylardır. Bebek ve çocuk ölümleri ülkelerin gelişmişlik endekslerinde yer alan temel değişkenlerdir. Nüfus artış hızının, göçlerin ve doğumların ülkelerin sürdürülebilir gelişmeleri üzerindeki etkisi gözetilir ve doğurganlığın etkilerinin yıl gibi uzun bir dönemde ortaya çıkacağı düşünülürse bu demografik faktörlerin illerin gelişme planlarının hazırlanması sürecindeki önemleri anlaşılır. Türkiye de doğurganlık hızı yüksek olmakla birlikte, bu hız 1970 lerden bu yana azalmaktadır. Bolu da doğurganlık çağının sonuna geldiği varsayılan yaş grubu kadınların toplam canlı doğum ortalamasına bakıldığında, doğurganlık düzeyinin düşük olduğu söylenebilir. Nitekim, 1998 yılında, il de yaş grubundaki kadınlarda 3,26 olan ortalama canlı doğum sayısı, 4,22 olan Türkiye ortalamasından düşüktür (Tablo 11). Bu değer Bolu İl merkezinde daha düşüktür ve kırsal yerleşim yerlerine gidildikçe artmaktadır. Tablo 11. Bolu da Temel Niteliklere Göre Toplam Doğurganlık Hızı ve Yaş Grubunda Ortalama Çocuk Sayısı,1998 Bolu Türkiye* Temel nitelikler Toplam yaş grubu Toplam yaş grubu Doğurganlık Ortalama Canlı Doğurganlık Ortalama Canlı Hızı doğumu hızı doğumu Kent merkezi 2,29 2,45 2,39 3,82 İlçe merkezleri 2,74 2, Köyler 3,28 3,95 3,08 5,02 Eğitimsiz, ilkokul terk 3,74 4,42 3,89 5,63 İlkokul mezunu, orta terk 2,31 2,88 2,55 3,40 Ortaokul ve üstü 0,60 2,40 1,61 1,84 Toplam 2,79 3,26 2,61 4,22 * Kaynak: Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü: Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması 1998 Not: Toplam doğurganlık hızı 2000 yılında Bolu da 1,93, Türkiye de 2,53 olarak ölçülmüştür. Kaynak: İllerin Performans Göstergeleri, DPT,2003.
43 Doğurganlığın standart ölçülerinden biri toplam doğurganlık hızı dır. Bu ölçü, doğurgan çağdaki kadınların doğurganlık hayatları boyunca sahip olacakları ortalama çocuk sayısını gösterir. Bir ülkede nüfusun kendini yenileme düzeyi, toplam doğurganlık hızının 2,1 olduğu nokta olarak alınmaktadır yılında Türkiye de 4,33 olan toplam doğurganlık hızı 22 yıl içinde 2,53 e düşmüştür yılında Bolu da 2,79 olan doğurganlık hızı, 2000 yılında 1,93 olarak gerçekleşmiştir. Bolu da toplam doğurganlık hızı 2000 yılında Türkiye ortalamasının altına düşmüştür. Doğurganlık hızı il in kırsal alanında yüksek, kentlerde daha düşüktür. Araştırmanın yaşa özel doğurganlık hızları ile ilgili bulguları genç nüfusun doğurganlık hızında son yıllarda artış olduğunu ortaya koymaktadır. Kaba doğum hızları, nüfusta doğum nedeniyle olan artış hakkında fikir veren bir göstergedir. İl de yerleşim yeri ayrımı göz ardı edilerek kaba doğum hızının yıllara göre seyri incelendiğinde, depremin yaşandığı yıl olan 1999 yılında önemli bir düşüş olduğu, 2000 yılında binde 20 ler dolayında kaldığı görülmektedir (Tablo 12) yılları arasında il genelinde yıllık ortalama binde 19,4 olan kaba doğum hızı kentlerde (binde 21,9) diğer yerleşim yerlerine göre yüksektir. Tablo 12. Bolu Yerleşim Yeri Tiplerinde Kaba Doğum Hızları Kaba doğum hızları (binde) Yıl Kent İlçe Köy Toplam ,6 19,6 18,3 17, ,4 16,9 13,8 14, ,3 7,2 21,0 19, ,9 16,1 19,5 19,4 Kaynak: Bolu İli Örnekleme Araştırması Hane Halkı Anketi, 2001 Kaba ölüm hızları bir yıl içinde olan ölümlerin yıl ortası nüfusa bölünmesiyle bulunur. Bolu da 1999 ve 2000 yıllarının ortalaması olan yıllık kaba ölüm hızı binde 6,8 dir (Tablo 13). Bu değer Türkiye ortalaması olan binde 9 un altındadır. Kaba ölüm hızlarının kır kent ayrımında dağılımı, beklendiği gibi kent merkezinde köylere göre daha düşüktür. Öte yandan, Bolu da yıllık doğal nüfus artış hızı binde 12,6 dır. Doğal nüfus artış hızı kent merkezinde binde 16 dolayında olup, bu değer binde 15 dolayında olan Türkiye ortalamasına yakındır. Kent merkezinde doğal nüfus artış hızının ilçe merkezleri ve köylerden daha yüksek olduğu görülmektedir. Bunda sadece kent merkezinde kaba doğum hızının yüksek oluşu değil, kırsal alanda kaba ölüm hızının yüksek olması da rol oynamaktadır. Tablo 13. Bolu da Yerleşim Yeri Tiplerinde Yıllara Göre Kaba Ölüm Hızları ve Doğal Nüfus Artış Hızları (Binde) Kaba ölüm hızları (binde) Yıl Kent mrk. İlçe mrk. Köyler Toplam ,3 4,9 9,7 8, ,1 7,2 5,3 5, ,1 6,0 7,4 6,8 Yıllık doğal nüfus artış hızı (binde) ,8 10,1 12,1 12,6 Kaynak: Bolu İli Örnekleme Araştırması Hane Halkı Anketi, 2001 Gelişmişlik düzeyinin bir göstergesi olarak kullanılan bebek ölüm oranları gelişmiş ülkelerde doğal düzey sayılan binde 7 lere kadar düşmüştür. Ülkemizde bebek ölüm oranları demografik araştırmaların yapılmaya başlandığı 1968 yılından beri hesaplanmaktadır li yıllarda binde 140 ün üstünde olan bebek ölüm oranı 2000 yılında binde 43 e kadar düşmüştür. Bolu da bebek ölüm oranı 2000 yılında binde 38 dir. 24
44 Göçler Ülkemizde nüfus sürekli hareket halindedir. Tarım sektöründeki mekanizasyon sonucu bu sektörün ihtiyaç duymadığı insan gücü, diğer taraftan tarımda bir aileyi geçindirmeye yetmeyen işletme büyüklüğü, topraktaki çok parçalılık, tarımsal ürün fiyatlarındaki dalgalanmalar, doğal afetler vb. nedenler Türkiye nüfusunun kentler ve bölgeler arasındaki hareketliliğini artırmaktadır. Bolu, dışarıya göç veren, yani net göçü negatif olan illerimizden biridir Genel Nüfus Sayımına göre Bolu nun (Düzce dahil) arasında göç yüzünden nüfus kaybı kişidir. Bu rakam il in 1990 yılı nüfusunun binde 8,6 sıdır. İl in verdiği göç kent merkezinden ve köylerinden diğer kent merkezlerine doğrudur. İl dışından aldığı göç ise büyük ölçüde Bolu köylerine gelmektedir (Tablo 14). Göç bu düzeyde devam eder ve kontrol edilemezse il ve ilçe merkezlerinde aşırı nüfus yığılmasının olması kaçınılmazdır. Tablo Genel Nüfus Sayımına Göre Bolu İlinin Aldığı ve Verdiği Göç Sayıları (Düzce dahil) Göç Şehirden şehire Köyden şehire Şehirden köye Köyden köye Toplam Aldığı göç Verdiği göç Net göç Kaynak: DİE, Türkiye İstatistik Yıllığı 2000 Not: Daimi ikametgahı bilinmeyenler kapsanmamaktadır. İllerin göç eden nüfusu içinde, daimi ikametgahı yurt dışı olanlar kapsanmamaktadır. İllerin göç eden nüfusu içinde, kendi ili içindeki hareketlilik kapsanmıştır. Aynı il içinde, bir ilçe merkezinden başka bir ilçe merkezine, bir bucak veya köyden bir başka bucak veya köye olan göç ise kapsanmamıştır. İl içindeki nüfus hareketliliğinin merkezi büyük ölçüde köylerdir. İl de göçenlerin yüzde 60,8 i köy çıkışlıdır (Tablo 15). Göçerlerin yarısını (yüzde 50,1) ilçe merkezleri, yaklaşık yüzde 30 nu kent merkezi çekmektedir. Dolaysıyla göçenlerin yüzde 80 i kent merkezi ve ilçe merkezlerinin çekmesi nedeniyle göç etmektedir. Kentsel yerleşim yerlerinde sosyal hizmetlerden yararlanma, iş bulma imkanlarının fazla olması vb. nedenlerin bunda rolü vardır. Köyler ise kaynağı neresi olursa olsun göçerlerin beşte birini (yüzde 20,8) çekmektedir. Tablo Genel Nüfus Sayımına Göre Bolu İli İçinde Göç Örüntüsü (Düzce dahil) Yerleşim yeri tipi Kent merkezi İlçe merkezleri Köyler Toplam % Kent merkezi ,4 İlçe merkezleri ,8 Köyler ,8 Toplam ,0 Yüzde 29,1 50,1 20,8 100,0 - Kaynak: DİE, Türkiye İstatistik Yıllığı 2000 Not: Satırlarda göçün kaynağı, sütunlarda göçün hedefi gösterilmiştir. Aynı il içinde, bir ilçe merkezinden başka bir ilçe merkezine, bir bucak veya köyden bir başka bucak veya köye olan göç ise kapsanmamıştır. Araştırmada kullanılan hane halkı anket verilerine göre, il de göç nedeni olarak toplam 17 faktör saptanmış, yerleşim yerleri tiplerinde yüzde 3 ün üstünde çokluk gösteren göç nedenleri Tablo16 da gösterilmiştir. İl de göçlerin yüzde 90 ı dört nedene bağlı olarak açıklanabilmektedir. Bunlar çokluk sırasına göre evlilik, iş, kiracılık ve memuriyet nedeniyle yapılan tayinlerdir. Deprem nedeniyle göç yalnızca kent merkezinde ve yüzde 5,2 oranında görülmektedir. 25
45 Tablo 16. Bolu da Yerleşim Yeri Tiplerine Göre Göç Nedenleri,% Göç nedeni Kent merk. İlçe merk. Köyler Toplam Evlilik 39,6 49,3 74,3 54,2 İş 24,8 22,9 20,3 22,7 Kiracılık 17,8 6,4 0,5 8,9 Tayin 5,7 5,7 3,0 4,7 Deprem 5,2 0,7-2,3 Çocukların okuluna yakın olmak 0,4 3,6-1,0 Daha iyi evde oturmak 0,4 8,6 0,5 2,4 Göç sayısı Kaynak: Bolu İli Örnekleme Araştırması Hane Halkı Anketi,
46 Harita 5. Bolu İli Toprak Grupları Haritası 27
47 Harita 6. Arazinin Kullanım Kabiliyetine Göre Dağılımı 28
48 Tarım Tarım insanların en temel ihtiyacı olan beslenme ihtiyacını doğrudan karşılayan bir sektör olmanın yanı sıra, sağladığı istihdam, yarattığı katma değer ve ihracat potansiyeli bakımından da önem taşımaktadır. İl de uzun vadeli sürdürülebilir gelişmenin sağlanması ve il ekonomisinin canlandırılması için atılacak ilk adım tarım ve tarıma dayalı sanayinin geliştirilmesi olmalıdır. Tarımsal sanayinin geliştirilmesi tarımsal ürünleri hammadde olarak kullanıp işleyen tarımsal sanayi ürünlerinin üretimden pazarlama aşamasına kadar mevcut sorunlarının çözülmesine bağlıdır. Tarım ve tarıma dayalı sanayi açısından Bolu dinamik ve hızla gelişen bir ildir. İktisadi faaliyet kollarına göre incelendiğinde, tarım sektörü İl GSYİH içinde sürekli en yüksek değeri almıştır yılında tarım sektörünün GSYİH içindeki payı yüzde 32,8, 1995 yılında yüzde 30, 2000 yılında yüzde 30,6 olarak gerçekleşmiştir. Tarıma dayalı sanayide üretim açısından en büyük pay gıda sektöründedir. Bolu da kanatlı hayvancılık en önemli tarımsal sanayi alt sektörüdür. Merkez ilçe, Mudurnu ve Göynük ilçelerinde yapılan broiler piliç üretimi Türkiye beyaz et üretiminin yüzde unu karşılamaktadır Tarım Sektörünün Sorunları Verimli Tarım Alanlarının Sınırlı Olması İl de arazinin çok küçük kısmı birinci sınıf tarım arazisidir. Tablo 17 ve Tablo18, Bolu il ve ilçelerinde arazinin kullanma kabiliyetine ve kullanımına göre dağılımını göstermektedir. Mutlak tarım alanı olarak tanımlanan I, II ve III. sınıf arazi toplamı il arazi varlığının sadece yüzde 11,5 idir. İl in hektarlık alanının yüzde 55,7 sini ormanlık ve fundalık alanlar oluşturmaktadır. Tarım alanları il arazisinin yüzde 17,7 sini oluşturmaktadır. Çayır ve meraların kapladığı alan ise yüzde 14,7 dir. İl arazisinin yüzde 11,8 ini ise tarım dışı alanlar oluşturmaktadır. Tablo 17. Bolu İl ve İlçelerinde Arazinin Kullanma Kabiliyetine Göre Dağılımı (Ha) Yüzölçümü(*) I II III IV V VI VII VIII Diğer Sınıf Sınıf Sınıf Sınıf Sınıf Sınıf Sınıf Sınıf Alan (Ha) Yüzde pay 100,0 4,6 2,6 4,3 6,3 0,1 12,5 68,5 0,5 0,6 Kaynak: TÜBİTAK-MAM, CBS (*) İl in arazi kullanımıyla ilgili Tarım il Müdürlüğünün verileri ile TÜBİTAK-MAM ın CBS tabanlı arazi kullanım verileri birbirini tutmamaktadır. Tablo 17 ve Tablo 18 de tarım alanlarının yüzölçümündeki farklılık bu nedenledir. Mutlak tarım alanları ağırlıklı olarak Bolu Merkez İlçe de bulunmakta, Bolu Ovası olarak tanımlanan bölgede Merkez İlçe tarımsal üretiminin önemli bir kısmı yapılmaktadır (Tablo 18). Mutlak tarım alanlarının bir diğer büyük bölümü Gerede ve Dörtdivan İlçeleri arasında kalan Gerede Ovası ndadır. Mudurnu ile Göynük tarım topraklarına sahip diğer ilçelerdir. Kıbrıscık tarım alanının en az olduğu ilçedir. 29
49 Tablo 18. İlçelerde Arazinin Kullanımına Göre Yüzde Dağılımı Alan Tarım Alanı Orman ve Funda Çayır ve Mera Tarım Dışı İlçeler (Ha) Ha % Ha % Ha % Ha % Merkez , , , ,1 Dörtdivan , , , ,1 Gerede , , , ,5 Göynük , , , ,6 Kıbrıscık , , , ,6 Mengen , , , ,5 Mudurnu , , , ,9 Seben , , , ,8 Yeniçağa , , , ,6 Toplam , , , ,8 Kaynak: Bolu Tarım İl Müdürlüğü Raporu ve 2000 Yılı Tarım Raporu Tarım Alanlarının Amaç Dışı Kullanımı İl de tarım, orman ve mera alanlarının amaç dışı kullanıma açılması, imar planları ve karayolu düzenlemeleri tarım alanlarının azalmasına yol açmaktadır yılında yaşanan deprem sonrasında tarım alanlarının geçici ya da kalıcı konut alanı olarak kullanılması bu alanları daha da daraltmıştır. Organize Sanayi Sitesi ve Küçük Sanayi Siteleri başta olmak üzere, il de dağınık durumda olan sanayi kuruluşları, Merkez İlçenin I. ve II. sınıf tarım toprakları üzerinde yer almaktadır. Yerleşim alanlarının (konut, kamu binaları vb.) tarım alanları üzerinde olması ve gelecekte yerleşim yerlerinin tarım alanlarında yoğunlaşması bu kayıpları daha da artıracaktır Ürün Deseninin Zayıf Olması İl de tarımsal ürün deseni çeşitlilik göstermemektedir yılında tarla bitkileri gelirinin yüzde 47,4 ü yumru bitkilerden, yüzde 43,4 ü tahıllardan elde edilmektedir (Tablo 19). Bu iki ürün grubu toplam tarla ürünlerinden elde dilen gelirin yüzde 90,8 ini oluşturmaktadır. Yumru bitkilerin tamamına yakın kısmı patates olup, tahılların ise yüzde 70 i buğdaydır. Buğday, arpa ve mısır il in toplam tarla ürün gelirinin hemen tamamını oluşturmaktadır. Bolu da endüstriyel bitki üretimi yok denecek kadar az, endüstriyel ürün özelliği taşıyan yağlı tohumların üretimi de ihmal edilecek kadar düşüktür. Hayvancılık açısından önem taşıyan yem bitkilerinden sağlanan gelir yüzde 1,1 düzeyinde iken, yağlı tohumlar toplam gelirin sadece yüzde 1 lik kısmını sağlamaktadır. Tablo 19. Tarla Bitkilerinden Elde Edilen Gelirin* Ürün Gruplarına Göre Dağılımı, %, 1997 % 1998 % 1999 % 2000 % Tahıllar , , , ,4 Baklagiller , , , ,0 Endüstriyel , , , ,0 Yağlı Tohum , , , ,0 Yumru Bitkiler , , , ,4 Yem Bitkileri , , , ,1 Toplam , , , ,0 Kaynak: Bolu Tarım İl Müdürlüğü Raporu ve 2000 Yılı Tarım Raporu * 1997 yılı sabit fiyatlarıyla Milyon TL 2000 yılında bitkisel üretimden elde edilen gelirin yüzde 68,6 sı tarla ürünlerinden sağlanmaktadır. Meyve üretiminden elde edilen gelir yüzde 22,5 ile ikinci sırayı almakta, sebze 30
50 üretiminden elde edilen gelir yüzde 8,9 ile son sırada yer almaktadır. Yıllara göre ise tarla ürünlerinin payı azalırken, meyveciliğin payının arttığı görülmektedir. Sebzede ise büyük bir değişim görülmemektedir (Tablo 20). Tablo 20. Bitkisel Üretimden Elde Gelirin* Dağılımı,% 1998 % 1999 % Değişim 2000 % Değişim Tarla Ürünleri Üretimi , ,2 0, ,6-41,1 Sebze Üretimi , ,0-10, ,9-15,8 Meyve Üretimi , ,8-1, ,5-5,3 Toplam , ,0-0, ,0-33,7 Kaynak: Bolu Tarım İl Müdürlüğü Raporu ve 2000 Yılı Tarım Raporu * 1997 yılı sabit fiyatlarıyla Milyon TL Toprakların Çok Parçalı ve İşletme Ölçeklerinin Küçük Olması Tarım sektöründe işletmeler optimum işletme ölçeğinden uzak şekilde faaliyette bulunmaktadır Köy Envanteri çalışmasına göre, köylerde, sayısı toplam olarak tesbit edilen hanelerin tasarrufunda olan arazi parça halinde dağılmaktadır. Ortalama işletme büyüklüğü 38 dekar; ortalama parça büyüklüğü 4 dekardır. Bolu, ülke ortalamasının (59 dekar) altında ölçeklerde çalışan tarımsal işletmelere sahiptir. Türkiye de işletme büyüklüğü 10 dekarın altında olan işletmelerin oranı yüzde 15,8; Bolu da yüzde 20,8 dir.100 dekardan büyük işletmelerin oranı Türkiye de yüzde 15,1 iken, bu oran Bolu da yüzde 2,5 dir. Tarım topraklarının çok parçalı oluşu sınır belirlemelerinde sorun yarattığı gibi, tarım topraklarının etkin olmayan kullanımına da yol açmaktadır. Toprak sınırları nedeniyle ortaya çıkan tarım alanı kaybı dekar olarak hesaplanmıştır. Bu büyüklük ilin toplam tarım alanının yüzde 3,4 üne tekabül etmektedir Kanatlı Hayvancılığın Önemli Gelir Kaynağı Olması İl yüzölçümünün büyük kısmını (yüzde 55,7) kaplayan orman alanları gelir getiren bir faaliyet değildir. Orman bölgesi olan Bolu da, bu sektördeki faaliyetlerden elde edilen gelir düşüktür ve sektörün tarımsal faaliyet gelirleri içindeki payı yıllar itibarıyla istikrarlı olarak yüzde 3-4 dolayında seyretmektedir. Su ürünlerinin ilin tarımsal faaliyet geliri içindeki payı ihmal edilecek kadar düşüktür. Buna karşın, ilin tarımsal faaliyetlerinde en büyük gelir yaratan alt sektör hayvancılıktır. Hayvansal üretimden elde edilen gelirin tüm tarımsal faaliyet geliri içindeki payı 1998 yılında yüzde 73, 1999 yılında yüzde 62,8, 2000 yılında yüzde 81,8 olarak gerçekleşmiştir (Tablo 21). Hayvansal üretimin dörtte üçü kanatlı hayvancılıktan sağlanmaktadır. Son yıllarda gerek insanların sağlık konusundaki endişeleri, gerek üretim maliyetinin düşük ve verimliliğin yüksek oluşu Bolu da üreticileri piliç eti yanında hindi üretimine de yöneltmiştir. Türkiye de hindi eti ile ilgili entegre tesise sahip az sayıdaki firmalardan biri de Bolu dadır. Tablo 21. Alt Sektörler İtibarı ile Tarımsal Faaliyet Gelirleri* 1998 % 1999 % Değişim 2000 % Değişim Çiftçilik , ,1-0, ,0-33,7 Hayvancılık , ,8-6, ,8 30,2 Ormancılık , ,6 6, ,0 12,0 Su Ürünleri , ,1-31, ,2 24,8 Toplam , ,7-5, ,0 14,0 Kaynak: Bolu Tarım İl Müdürlüğü Raporu ve 2000 Yılı Tarım Raporu * 1997 yılı sabit fiyatlarıyla Milyon TL 31
51 Ekilen Tarla Alanlarının Azalması İl de boş bırakılan tarım alanları artmaktadır. Boş bırakılan tarım alanlarının oranı 1999 yılında yüzde 0,7 den, 2000 yılında yüzde 38,6 ya yükselmiştir. Bunun nedeni ekilen tarla alanlarında yüzde 36 ya varan azalmadır. Ekilen tarla alanlarındaki bu azalma il de tarla bitkileri üretimindeki düşüşün de önemli nedenidir. İl tarımında sebze ve meyve ekim alanlarında önemli bir değişme görülmemektedir (Tablo 22). Tablo 22. Tarım Alanlarının İlçelere Göre Kullanımı (Ha) Ekilen Tarla Sebze Meyve-Bağ Nadas Boş Alan Toplam İlçeler Alan Merkez Dörtdivan Gerede Göynük Kıbrıscık Mengen Mudurnu Seben Yeniçağa Toplam Kaynak: Bolu Tarım İl Müdürlüğü Raporu ve 2000 Yılı Tarım Raporu Tarımsal Gelirin Az Sayıdaki İlçede Yoğunlaşması Tablo 23 nüfusun, Tablo 24 ise tarımsal gelirin ilçeler itibariyle dağılımını göstermektedir. İl nüfusu içindeki payı üçte iki olan Merkez İlçe, Mudurnu ve Göynük İlçeleri, il in toplam tarımsal gelirinin yüzde 80 ini yaratmaktadır. Diğer altı ilçenin tarımsal gelir içindeki payı yüzde 20 dolayındadır. Bolu da tarımsal gelir belirli ilçelerde toplulaşmakta, bu durum tarımda yaratılan gelirin ilçeler arasında dağılımını eşitsiz hale getirmektedir. Tablo 23. Kırsal Kesimde Tarım Alanları ve Nüfusun Dağılımı,2000 Toplam Nüfus Köy Nüfusu Köydeki Hane Sayısı Hanehalkı Büyüklüğü Tarım Arazisi (Ha) Hane Başına Ort.Arazi (Ha) Merkez , ,9 Dörtdivan , ,3 Gerede , ,1 Göynük , ,0 Kıbrıscık , ,1 Mengen , ,8 Mudurnu , ,6 Seben , ,6 Yeniçağa , ,7 Toplam , ,9 Kaynak: Bolu Tarım İl Müdürlüğü Raporu ve 2000 Yılı Tarım Raporu İlçe ekonomileri 2001 yılında yaşanan krizlerden etkilenmiş, tarımsal gelir içindeki payı düşük olan ve alternatif gelir yaratamayan yerleşim yerlerinde işsizlik artmıştır. Kanatlı hayvancılık sektöründe ilin önde gelen şirketi olan Mudurnu Tavukçuluk A.Ş nin 2001 yılında yaşadığı krizin il ekonomisinde yol açtığı gelir kaybı büyüktür. Tek ürüne bağımlı olan ilçe ekonomileri yaşanan krizler ve ürün fiyatlarındaki dalgalanmaların etkisini gelir ve istihdam kaybı olarak yaşamaktadır. İl ve ilçe merkezlerine yönelik nüfus hareketinin nedenlerini buralarda aramak gerekir. 32
52 Tablo 24. İlçelere Göre Tarımsal Gelirin* Dağılımı, 2000 Bitkisel Üretim Hayvansal Üretim Toplam % Merkez İlçe ,3 Dörtdivan ,4 Gerede ,2 Göynük ,6 Kıbrıscık ,2 Mengen ,7 Mudurnu ,3 Seben ,2 Yeniçağa ,9 Toplam ,0 Kaynak: Bolu Tarım İl Müdürlüğü Raporu ve 2000 Yılı Tarım Raporu * 1997 yılı sabit fiyatlarıyla Milyon TL Orman Alanlarında Yapılaşma ve Erozyon Tehdidi TÜBİTAK-MAM tarafından hazırlanan Coğrafi Bilgi Sistemi (CBS) toprak katmanları üzerine serilmiş erozyon derecesi haritasına göre, il topraklarının yüzde 80 inde şiddetli ya da çok şiddetli erozyon tehdidi vardır. Bu tehdit Mudurnu ilçesinde çok daha büyüktür. Göynük, Seben ve Gerede ilçeleri de şiddetli erozyona açık ilçelerdir. Bolu nun, İstanbul ve Ankara gibi metropollere çok yakın ve çekim merkezi olması, artan nüfus yoğunluğu il deki orman, tarım ve su havzalarının ikinci konut ve dinlenme yeri olarak seçilmesine ve orman alanlarının tahrip edilmesine yol açmaktadır. Yakın zamanlarda, başta devlet kuruluşları olmak üzere, milli park ve benzeri koruma alanlarında otel, kır gazinosu, eğitim merkezi, alışveriş merkezi vb. bir çok yapı inşa edilmiştir. Abant başta olmak üzere Gölcük, Kökez, Sülüklügöl, Karagöl vb. rekreasyon alanları kirlenme tehdidi altındadır. Mera ve çayır alanları aşırı ve zamansız otlatma nedeniyle il ekonomisinde büyük kayıplara yol açmaktadır Sulama Tesislerinin İşletme, Bakım ve Onarım Sorunlarının Olması Bolu İl indeki 101 sulama tesisinin 9 u Kooperatif, 1 i Kalkınma Kooperatifi, 1 i, Belediye ve 90 ı da Muhtarlıklar tarafından işletilmekte olup, bu tesislerin 92 si cazibeli, 8 i elektropompaj ve 1 i de sulama göletidir. Gerede İlçesi ndeki Aşağıdülger, Avşar, Ertuğrul, Çalışlar, Hamzabey, Körseli, Salur; Göynük İlçesi ndeki Ahmetbeyler, Dedeler; Kıbrışçık İlçesi ndeki Bölücekaya, Çökeler, Karacaören, Karaköy, Merkez İlçe de Gövem, Güneyfelakettin, Yakabayat; Mudurnu İlçesi nde Merkez, Taşkesti, Munduşlar, Topardıç ve Bektemurlar köylerinde ya ekonomik ömrünü tamamladığından ya da işletme maliyetleri yüksek ve bakım-onarım ihtiyacı olduğundan dolayı sulanamayan tarım alanları vardır. Bu yerleşim yerlerinde Sulama Kooperatifleri ya da Sulama Birliklerinin kurulması ve yapılacak sulama tesisleri ile düşük olan sulama oranlarının artırılması gerekmektedir Tarımsal Faaliyetlerde Örgütlülüğün Zayıf ve Eğitimin Yetersiz Olması Tarım teşkilatlarının gerek hizmet içi eğitim, gerek çiftçiye yönelik çalışmalarının verimli olabilmesinin temel koşulu yeterli teknik donanıma sahip olmasıdır. Teknik donanımın yeterli olmaması, çiftçiye görsel ve uygulamalı hizmet olanağını ortadan kaldırmaktadır. Bolu da gözlenen bu durum, başta bilinçsiz gübre kullanımı olmak üzere tohumlama, ilaçlama ve zirai mücadelede yanlış uygulamalara yol açmakta ve tarımda ürün kaybı ve verim düşüklüğüne yol açmaktadır. Bunun bir örneği, Dörtdivan ilçesinde nemetot lu patates üretiminde yaşanmıştır. Bir 33
53 tür bakteri/virüs olan bu hastalığın ilçede yeterince bilinmemesi ve önlem alınmamış olması nedeniyle hastalıklı tohumlarla yapılan üretim ciddi verim kayıplarına yol açmıştır. Öte yandan, il de tarımsal örgütlülüğün zayıf olması üretim, ürünün saklanması, depolanması ve pazarlanması aşamasında da kayıplara yol açmaktadır. Hemen tamamı ormancılık faaliyetleriyle ilgili olan ve kamu desteğinden yararlanma amacıyla kurulan kooperatifler dışında, tarım amaçlı bir kooperatif ve benzeri yerel tarımsal örgütlenme il de yoktur Sanayi İstanbul ve Ankara metropol pazarlarına yakın, bu iki metropolü birbirine bağlayan koridor üzerinde olmanın avantajlarına sahip ve geleneksel sanayi merkezlerinin ard bölgesinde yer almasına rağmen, Bolu sanayii yatırımcılar için çekim merkezi olamamıştır. İl de sınai gelişme hızı düşüktür. Bunda il yüzölçümünün üçte ikisinin orman, çayır ve mera alanı olmasının, arazi yapısının engebeli ve eğimli oluşunun, ilin deprem kuşağı üzerinde bulunmasının da rolü vardır. Jeolojik ve topoğrafik koşullar sanayi kuruluşlarının yer seçimi kararlarını olumsuz yönde etkilemektedir Sanayi Sektörünün Sorunları Sınai Gelişmenin Yavaş ve Sektörel Çeşitlenmenin Az Olması Bolu da sanayinin gelişme hızı yılları arasında istikrarsız ve Türkiye ortalamasının altındadır yılında Türkiye imalat sanayiinin gelişme hızı bir önceki yıla göre yüzde 5,9 dur. İl imalat sanayiinin gelişme hızı 2000 yılında bir önceki yıla göre yüzde eksi 0,5 olmuştur. Ülke genelinde imalat sanayinin 2000 yılı GSYİH içindeki payı yüzde 23,7, Bolu imalat sanayiinin İl GSYİH sı içindeki payı yüzde 21,4 dür (Tablo 25). İmalat sanayiini sınai göstergeler yardımıyla ve alt sektör ayrımında gösteren Tablo 26, işyerlerinin orman ürünleri, tekstil ve giyim, metal eşya sektörlerinde toplandığını göstermektedir. Tablo 25. Türkiye ve Bolu Sanayii,1987 Yılı Fiyatlarıyla, 2000 Türkiye Bolu Sanayi Değer Sektör PayıGelişme Hızı Değer Sektör Payı Gelişme Hızı (Milyon TL) (%) (%) (Milyon TL) (%) (%) Madencilik ve Taşocakçılığı İmalat Sanayi Elektrik Gaz Su Toplam Kaynak:DİE 1973 yılında Kalkınmada Öncelikli Yöreler (KÖY) kapsamına alınması ve uygulanan teşvik politikaları özel sektör sanayinin bu yıllarda hızlı gelişme göstermesinde etkili olmuştur yılları arasında KÖY kapsamında kalan il de, sanayi, geleneksel sanayi merkezlerindeki sanayilerin bu bölgede yer seçmesi nedeniyle gelişme göstermişse de, bunun ürün çeşitliliği, teknoloji geliştirme ve ihracata yönelme de fazla katkısı olmamış, sağlanan teşviklerin katkısı, çoğu iç pazar alanlarına yönelik üretim yapan sanayi kuruluşları için yer seçiminden öteye geçememiştir.1980 yılında KÖY kapsamından çıkarılması nedeniyle devlet yardım ve destekleri azalmış, 1990 lı yıllarda kamu sanayi kuruluşlarının kapatılması ve bu işletmelerin özelleştirilme kapsamına alınmaları il de sınai gelişmenin duraklamasına yol açmıştır. 34
54 Sektörler Tablo 26. Bolu İmalat Sanayiinde 10 ve Üzerinde Kişi Çalıştıran İşyerleri İşyeri Sayısı Ücretle Çalışan Sayısı Çevirici Güç Kapasitesi (Milyon TL) SabitSermayeye İlaveler (Milyon TL) KatmaDeğer (Milyon TL) Çıktı (Milyon TL) Gıda Tekstil Giyim Orman Ürün Kağıt Basım Kimya Plastik Taş Toprak San Ana Metal San Metal Eşya Diğer İmalat İmalat Sanayi Kaynak:DİE Sanayi Mekanlarının Sınırlı Olması Coğrafi konum ve jeolojik yapı (ormanlık alanın genişliği, düz alanların sınırlı olması, engebeli arazi yapısı ve bölgede diri deprem faylarının olması) sanayi için ciddi kuruluş yeri sorunları yaratmaktadır. Kurulu olan sanayinin aktif deprem faylarına yakın ve tarıma elverişli alanlarda yer seçmesi sakınca oluşturmaktadır. Coğrafi-topoğrafik koşulların getirdiği sınırlamalar tarım alanlarını daralttığı gibi, sanayinin gelişmesini de engellemektedir. Arazi yapısının büyük ölçekli sanayi tesislerinin kurulmasına elverişli olmaması sanayinin gelişmesini engelleyen bir diğer faktördür Maden Kaynaklarının Zayıf ve Geliştirilmemiş Olması İl GSYİH sı içinde madenciliğin payı küçük olmakla birlikte, il de linyit madenciliği, kum, kil ve taş ocakçılığı alt sektörlerinde faaliyette bulunan işletmeler bulunmaktadır. Mengen ve Göynük ilçelerinde linyit kömürü, Seben ilçesindeki mermer yatakları ilin sahip olduğu maden rezervleri arasında yer almaktadır. Göynük ilçesinde hemen hiçbir şekilde değerlendirilmeyen ve kömürden sonra en önemli enerji kaynağını oluşturan bitümlü şistler, sentetik sıvı yakıt olarak kullanılmaları yanında, petro-kimya sanayii için de girdi olma potansiyeline sahiptir. MTA nın il deki maden ve enerji kaynaklarına ilişkin bulguları kireç, alçı taşı yataklarının yanı sıra, Talk (Mudurnu- Dereköy), Manganez (Gerede-Çayırviran), Kaolen (Gerede-Yeniçağa) ve Turba-Turp kömürü (Yeniçağa) maden yataklarının olduğunu, görünür ve muhtemel rezervlerin bulunduğunu ortaya koymaktadır Sanayinin Genç ve Şirketleşmenin Zayıf Olması Bolu imalat sanayii, işletmelerin dörtte üçü 1980 sonrasında kurulmuş olan, oldukça genç işletmelerden oluşmaktadır. İşletmelerin yüzde 47,5 i yılları arasındaki dönemde, yüzde 28,6 sı yılları arasında kurulmuştur. Bolu da arasında kurulan 173 işyerinin 122 si (yüzde 70,5 ) küçük ölçeklidir (Tablo 27). 35
55 Tablo 27. İmalat Sanayiinde İşyerlerinin Kuruluş Yıllarına Göre Dağılımı, 2000 Sektör İşyeri sayısı Gıda Tekstil Orman Kimya Taş Toprak Metal Ana Metal Eşya Diğer İmalat İmalat Sanayi kişi kişi Kaynak: Bolu İmalat Sanayi İşyerleri Anketi, İl sanayi büyük kısmı yan sanayi olarak çalışan ve KOBİ niteliğinde olan işletmelerden oluşmaktadır. Bu işletmelerde şirketleşme zayıf olup, sanayi ağırlıklı olarak tek kişi tarafından ferdi mülkiyet şeklinde kurulmuş, aile fertlerinin bir araya gelerek kurdukları küçük aile işletmesi özelliği göstermektedir (Tablo 28). Küçük ve orta ölçekli işyerlerinde örgütlenmiş olan il sanayiinde küçük ölçekli işyerlerinde şirketleşme eğiliminin beklendiği gibi zayıf, büyük ölçekli işyerlerinde ise yüksek olduğu görülmektedir. Tablo 28. İşyerlerinin Hukuki Durumlarına (Şirket Türlerine) Göre Dağılımı, 2000 İşyeri Ferdi Adi Kollektif Anonim Limited Kooperatif Diğer Sektör sayısı Mülkiyet Ortaklık Şirket Şirket Şirket Gıda Tekstil Orman Kimya Taş Toprak Metal Ana Metal Eşya Diğer İmalat İmalat Sanayi kişi kişi Kaynak: Bolu İmalat Sanayi İşyerleri Anketi, Üretimin Küçük Ölçeklerde Yapılması İl de iç pazarın başlangıçtaki büyüklüğünün sınırlı olması ve üretim ölçeklerinin küçük tutulması sanayinin gelişmesinde önemli bir engel olmuştur. Ölçek, pazar ve finansman sorunları Bolu sanayinin dış pazarlar için üretim yapan, rekabetçi bir yapıda kurulup gelişmesini 2 Veriler, Bolu Ticaret ve Sanayi Odasına kayıtlı, ana faaliyet konusu imalat olan ve üretim birimi il sınırları içinde yer alan tüm işyerlerine 2001 yılı Mart ayında uygulanan anket sonuçlarına dayalıdır. Anket, 1-9 kişi çalıştıran 261 işyeri, 10 ve üzerinde kişi çalıştıran 103 işyeri olmak üzere toplam 364 işyerine uygulanmıştır. İşyeri çalışanlarının yıllık ortalama sayısı ölçek büyüklüğü olarak kullanılmış, yıllık ortalama 10 ve daha fazla kişi çalıştıran işyerleri tam sayım yöntemi, 1-9 kişi çalıştıran işyerleri ise örnekleme yöntemi ile anket kapsamına alınmıştır. İşyerleri önce çalışanlar ortalamasına göre iki ana gruba ayrılmış, sonra bu iki ana grup içersinde yer alan işyerleri ile ilgili veriler, Uluslararası Standart Sanayi Sınıflaması Revize 2 (USSS Rev.2) klasifikasyonu kullanılarak, ikili ve üçlü iktisadi faaliyet kodu ayrımında değerlendirilmiştir. 36
56 engellemektedir. Şahıs ya da aile işletmeciliğinin yaygın oluşu işletme ölçeklerinin küçük tutulmasına ve optimal büyüklükte kurulmamasına yol açmakta, bundan dolayı işletmelerin geniş pazarlara ulaşmaları engellenmektedir. Bolu sanayiinde işyerleri ağırlıklı olarak metal eşya ve makine (yüzde 25,5), tekstil (yüzde 24,5), orman ürünleri ve mobilya (yüzde 23,1) sektörlerinde faaliyette bulunmaktadır (Tablo 29). İmalat sanayinde çalışanların gıda (yüzde 32,8), tekstil (yüzde 30,2), metal eşya ve makine (yüzde 16,8) sektörlerinde yoğunlaştığı görülmektedir. Tablo 29. İmalat Sanayiinde İşyeri Sayısı, Ücretle Çalışanların Yıllık Ortalama Sayısı ve Çalışanların Yıllık Ortalama Sayısı,2000 Ücretle Çalışanların Yıllık Ortalama Sayısı % Çalışanların Yıllık Ortalama Sayısı % Sektör İşyeri Sayısı % Gıda 31 8, , ,8 Tekstil 89 24, , ,2 Orman 84 23, , ,5 Kimya 22 6, , ,4 Taş Toprak 8 2, , ,5 Metal Ana 34 9, , ,4 Metal Eşya 93 25, , ,8 Diğer İmalat 3 0,8 41 0,3 55 0,4 İmalat Sanayi , , ,0 Kaynak: Bolu İmalat Sanayi İşyerleri Anketi, ve daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinin sektörel dağılımı, az sayıdaki orta ve büyük ölçekteki işletmenin sınai istihdamın büyük kısmını sağladığını göstermektedir. İl de kişi çalıştıran 40 adet işyeri bu büyüklük grubundaki işletmelerdeki istihdamın yüzde 4,2 sini sağlarken, 500 den fazla işçi çalıştıran 4 işyeri istihdamın yüzde 54,2 ni sağlamaktadır (Tablo 30). İl de arasında işçi çalıştıran 9 adet, 500 den fazla işçi çalıştıran 4 işyeri bulunmaktadır. Tablo 30. İmalat Sanayiinde 10 ve Üzerinde Kişi Çalıştıran İşyerleri,2000,adet Sektör İşyeri sayısı Gıda Tekstil Orman Kimya Taş Toprak Metal Ana Metal Eşya Diğer İmalat İmalat Sanayi Toplam çalışan (kişi) Dağılım (% ) 100,0 4,2 6,6 10,0 7,3 17,7 54,2 Kaynak: Bolu İmalat Sanayii İşyerleri Anketi, 2001 İl de entegre piliç üretimi (broiler) yapan 6 işletme, 2001 yılı itibariyle Türkiye beyaz et ihtiyacının yüzde ini karşılamaktadır. Bu işletmelerden, Türkiye nin en büyük broiler üreticisi olan ve gıda sektöründe en büyük yüz firma arasında otuzdokuzuncu sırada yer almış, 1999 yılında 235 milyon ABD doları tutarında ihracat gerçekleştirmiş olan Mudurnu Tavukçuluk A.Ş ve 2001 yıllarında yaşanan krizlerin etkisiyle finansman darboğazına düşmüş ve faaliyetini durdurmuştur. Köy-Tur Holding A.Ş nin bir kuruluşu olan Köy-Tur Bolu Tavukçuluk şirketinin de yaşanan kriz nedeniyle faaliyetine son vermiş olması bu sektörde 37
57 yaşanan işsizliği artırmıştır. Tablo 31 de, il sanayiinde faaliyette bulunan orta ve büyük ölçekli işletmeler gösterilmiştir. Tablo 31. Bolu da 10 ve Üzerinde Kişi Çalıştıran (seçilmiş) Sanayi Kuruluşları, 2000 Sektör Firma Faaliyet Çalışan Sayısı Filiz Gıda San. A.Ş. Makarna, irmik, un, kepek 275 Bey Piliç Piliç eti ve ürünleri, kemik unu, broiler civciv Abant Entegre Gıda San.Tic.A.Ş. Suçuk, sosis, salam, jambon 37 Bolu Kalite Yem San.A.Ş. Broiler yemi, damızlık yem, 87 hindi eti ürünleri Er Piliç Entegre Tavuk Ür. Paz. Ltd. Şti. Tavuk eti, tavuk unu, civciv 497 Gıda, İçki, Tütün Ak Piliç Tic.Ltd.Şti. Piliç eti, tavuk unu 83 Lamb-Weston Doğuş Patates San. Tic. A.Ş. Dondurulmuş parmak patates 120 Bey yem Yem Sanayi Tic.A.Ş. Karma yem, damızlık 250 yumurta, broiler civciv Arbil Helvacılık San.Tic.Ltd.Şti. Saray helvası, tahin helvası 72 DanoneSa Gıda İçecek San. Tic.A.Ş. Maden suyu 30 CP Standart Gıda Tic.San.A.Ş. Piliç ürünleri 140 Gentaş Bolu Lamine Lif Levha Entegre Ağaç Kereste, kontroplak, yonga 70 San.Tic.A.Ş. levha Orman Ürünleri Abant Parke San.Tic.A.Ş. Parke, kereste 82 Gentaş Genel Metal San.Tic.A.Ş. Yapı profili, laminat, okul 310 sırası, emprenye kağıt Masstas Mudurnu Sunta San. Tic. A.Ş. Sunta, kaplama 74 Domino Tekstil Ürünleri San. Dış. Tic.A.Ş. Hazır giyim 315 Dokuma Giyim Yeni Dünya Tekstil San.Tic.A.Ş. Hazır giyim 322 Ön Tekstil San.Tic.Ltd.A.Ş. Hazır giyim 89 Taş, Toprağa Bolu Çimento San.A.Ş. Çimento, klinker, hazır beton 293 Dayalı Sanayi Orim Cam San. A.Ş. Beyaz eşya camı 189 ARÇELİK A.Ş. Fırın, ocak-set üstü, aspıratör, 842 Metal Eşya, Gerkonsan A.Ş. Çelik konstrüksiyon, 217 Makine Techizat teknolojik teçhizat USX-Ray Röntgen San.A.Ş. Röntgen cihazı 72 Başoğlu Kablo ve Profil San. A.Ş. Silikon kablo, silikon profil 470 Flopal Teknik Yapı End. Tic.Şti. Döşeme paneli 22 Diğer Sanayiler İzopoli Yapı Elem. San. Tic. Ltd. Şti. Çatı cephe paneli 29 Polyfoom Yalıtım San. Tic. Ltd. Şti. Poliüretan 25 Kaynak: Bolu Ticaret ve Sanayi Odası Kapasite Kullanımının Düşük Olması Artan finansman maliyetleri, talep yetersizliği gibi nedenlerle kapasite kullanımının düşük olması Türkiye sanayinde sıklıkla görülen bir durumdur. Bolu da işyerlerinin büyük kısmı kurulu kapasitelerini düşük bir oranda kullanmaktadır. İç ve dış pazarlardaki talep yetersizliği, ayrıca üretim ve finansman maliyetlerinin yüksek olması sanayinin uzun süredir tam kapasite ile çalışmasını engellemektedir. İl de imalat sanayi işyerlerinin yüzde 44,8 i üretim kapasitelerini ortalama yüzde 39 dan daha az oranda kullandıklarını belirtmektedir. İşyerlerinin yüzde 33,8 i üretim kapasitelerini yüzde arasında, yüzde 14,6 sı ise yüzde arasında değişen bir aralıkta kullanmaktadırlar. Kapasite kullanım oranının üst sınırının Türkiye genelinde ortalama yüzde 80 olduğu kabul edilirse, Bolu da bu sınırı aşan işyerlerinin oranı sadece yüzde 6,8 dir (Tablo 32). Küçük ölçekli işyerlerinde düşük kapasite kullanımı daha belirgindir. Bunda 2001 yılında yaşanan mali krizin etkisi büyük olmuştur. İşyerleri üretim kapasitelerini yeni 38
58 yatırımlarla genişletmek yerine kurulu kapasitelerden azami ölçüde yararlanmayı daha fazla tercih etmektedir. Tablo 32. İmalat Sanayiinde Kullanılan Üretim Kapasitelerine Göre İşyerlerinin Dağılımı,2000,% Kapasite kullanım oranları Sektör Toplam %39 dan az % % % % 100 Gıda 100,0 29,0 38,7 16,1 9,7 6,5 Tekstil 100,0 59,6 31,5 5,6-3,4 Orman 100,0 36,9 36,8 17,9 6,0 2,4 Kimya 100,0 31,8 50,0 18,2 - - Taş Toprak 100,0 37,5 12,5 12,5 37,5 - Metal Ana 100,0 67,6 26,5 5,9 - - Metal Eşya 100,0 37,6 33,3 21,5 7,5 - Diğer İmalat 100,0 66,7-33,3 - - İmalat Sanayi 100,0 44,8 33,8 14,6 4,9 1,9 1-9 kişi 100,0 52,9 35,2 9,2 1,9 0, kişi 100,0 24,3 30,1 28,2 12,6 4,9 Kaynak: Bolu İmalat Sanayii İşyerleri Anketi, 2001 Bolu da imalat sanayi işyerlerinin tam kapasite ile çalışamamalarının en önemli nedeni talep yetersizliğidir. İşyerlerinin yüzde 50,5 i iç pazardaki talep yetersizliğini tam kapasite ile çalışamamalarının nedeni olarak göstermektedir. Finansman sorunlarını tam kapasite ile çalışamama nedeni olarak gösteren işyerlerinin oranı ise yüzde 34,9 dur (Tablo 33). Tablo 33. İşyerlerinin Tam Kapasite İle Çalışmama Nedenlerine Göre Dağılımı,2000, % Tam Kapasite ile Çalışmama Nedenleri Sektör Toplam Hammadde Finansal Talep İşçilik Teknolojik Enerji Diğer Yetersizliği Güçlükler Yetersizliği Sorunları Gerilik Sorunu Gıda 100,0 6,5 48,4 45, Tekstil 100,0 18,0 34,8 40,4 3,4 1,1 1,1 1,1 Orman 100,0 2,4 35,7 52,4 3,6 1,2 1,3 3,6 Kimya 100,0-36,4 50,0 4,5-4,5 4,5 Taş Toprak 100,0-25,0 75, Metal Ana 100,0-17,6 64,7 17, Metal Eşya 100,0 3,2 35,5 53,8 3,2 2,2 1,1 1,1 Diğer İmalat 100,0-66,7 33, İmalat Sanayi 100,0 6,3 34,9 50,5 4,4 1,1 1,2 1,6 Kaynak: Bolu İmalat Sanayii İşyerleri Anketi, İleri Teknoloji Kullanımının Düşük Olması Küreselleşen dünya da Bolu sanayiinin kendisine bir yer bulabilmesinin koşulu, tüm işletmelerin rekabet gücü yüksek, verimlilik artışı sağlayan işletmeler haline gelebilmesidir. Rekabet gücü kazanmanın yolu teknoloji geliştirmek, kalite ve verimlilik artışından geçmektedir. İl sanayiinde işyerlerinin yüzde 84 gibi büyük bir kısmı kuruluş aşamasında üretim teknolojilerini kendi bilgi birikimi ve çabalarıyla elde etmekte ve yerli teknoloji kullanımını tercih etmektedir. Dışarıdan ithal yoluyla ya da lisansörü olan yabancı bir firma ve/veya yabancı ortaklık tesisi ile yoluyla kuruluş teknolojisini elde eden işyerlerinin sayısı azdır. Türkiye de, işletmeler ana üretim birimlerinde kullandıkları teknolojilerin kaynağı olarak yüzde 44,9 oranında kendi bilgi birikimlerini göstermektedir. İşletmelerin yüzde 21 i yerli teknoloji 39
59 kullanımını, yüzde 23,8 i dışarıdan yapılan teknoloji ithalatını, yüzde 2,7 si lisans, know-how anlaşmalarını, yüzde 1,6 sı yabancı ortaklık tesisini ve yüzde 5,8 i ise ürün taklidi vb. yolları kullandıkları teknolojilerin kaynağı olarak göstermektedir (Tablo 34). Tablo 34. Türkiye de Kullandıkları Teknolojiyi Edinim Kaynaklarına Göre İşyerlerinin Dağılımı,% Kendi Bilgi Birikimi Yerli Teknoloji Kullanarak 40 Dışarıdan İthal Yoluyla Yabancı Ortak Lisans Sektör Toplam Anlaşmalar Tesisi Diğer Gıda 100,0 35,7 26,0 26,8 0,8 2,0 8,5 Tekstil 100,0 47,6 19,2 25,7 0,3 1,4 5,5 Orman 100,0 38,1 21,4 38,1 2,3 0,0 0,0 Kimya 100,0 40,3 22,6 25,4 4,8 1,9 4,8 Taş Toprak 100,0 55,1 21,5 17,7 1,8 0,9 2,8 Metal Ana 100,0 54,0 17,3 15,3 2,0 0,0 11,2 Metal Eşya 100,0 46,9 20,6 17,5 7,0 2,1 5,6 Diğer İmalat 100,0 31,0 27,5 34,4 3,4 0,0 3,4 İmalat Sanayi 100,0 44,9 21,0 23,8 2,7 1,6 5,8 Kaynak: DİE,Türkiye İmalat Sanayiinde Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler,1991 Bolu sanayinde de işyerlerinin büyük çoğunluğu üretim teknolojilerini kendi bilgi birikimi ve deneyimleri (yüzde 41,2) ile elde etmekte ve işyerlerinde yerli teknolojiyi (yüzde 43,1) tercih etmektedir. İşletmeler, kısmen de, makina aksamı satın alınması yoluyla, satıcı firmalardan teknik destek de alarak, dışarıdan ithal suretiyle (yüzde 13,5) teknolojiyi edinmektedir. İşyerlerinin çok azı lisansörü olan yabancı firma (yüzde 0,3) ve yabancı ortaklık tesisi (yüzde 1,4) yoluyla ilk kuruluş teknolojisini oluşturmaktadır (Tablo 35). 1-9 arasında kişi çalıştıran küçük ölçekli işyerlerinde yerli teknoloji kullanımı ve işyeri sahiplerinin kendi birikimlerini kullanmaları daha yaygındır. Tablo 35. Bolu Sanayiinde Kullandıkları Teknolojiyi Edinim Kaynaklarına Göre İşyerlerinin Dağılımı,2000,% Sektör Kendi Bilgi Birikimi ile Yerli Teknoloji Kullanarak Dışarıdan İthal Yoluyla Lisans Anlaşmalar ıile Yabancı Ortak Tesisiyle Toplam Diğer Gıda 100,0 16,1 51,6 19,4-9,7 3,2 Tekstil 100,0 33,7 40,4 25, Orman 100,0 50,0 40,5 7,1-1,2 1,2 Kimya 100,0 31,8 45,5 22, Taş Toprak 100,0 12,5 62,5 25, Metal Ana 100,0 50,0 44,1 5, Metal Eşya 100,0 50,5 43,0 5,4 1,1 - - Diğer İmalat 100,0 33,3 33, ,3 - İmalat Sanayi 100,0 41,2 43,1 13,5 0,3 1,4 0,5 1-9 kişi 100,0 50,2 42,9 6, , kişi 100,0 18,4 43,7 32,0 1,0 4,9 - Kaynak: Bolu İmalat Sanayii İşyerleri Anketi, 2001 İl sanayiinde yeni ürün geliştirme, ürün çeşitlendirme, özgün ürün tasarımı, verimlilik artırma vb. firma içi teknolojik değişim ve yenilik (inovasyon) süreçlerinin içinde olan ya da AR-GE gibi ileri düzeyde organizasyon gerektiren faaliyetlerde bulunan işyerinin sayısı çok azdır. İşyerlerinin çok küçük kısmı internet, e-ticaret vb. bilgiye erişim kanallarını kullanmaktadır. Sınai işyerlerinin hemen büyük kısmında kalite standartlarına uygunluk aranmamaktadır. Orta ve büyük ölçekli işyerlerinde görece daha ileri teknoloji kullanılırken, küçük ölçekli işyerleri daha eski teknoloji ürünü makinelerle çalışmaktadır.
60 Tablo 36, Türkiye ve Bolu imalat sanayinde AR-GE ve yenilik çalışmaları bakımından işyerlerinin sektörel dağılımını göstermektedir. Bolu imalat sanayiinde işyerlerinin sadece yüzde 15,9 u düzenli olarak AR-GE faaliyeti yaptıklarını belirtmektedir. Türkiye imalat sanayiinde küçük ve orta ölçekli işletmelerin yaptıkları AR-GE faaliyetleri ile karşılaştırıldığında bu oran oldukça düşüktür.yeni ürün geliştirme, ürün çeşitlendirme ve iyileştirme gibi yenilik çalışmalarında bulunan işyerlerinin görece yüksek ve Türkiye ortalamasına yakın olduğu söylenebilir. Ancak, teknolojik değişim etkinlikleri firmalar tarafından yaygın olarak gerçekleştirilmemektedir. Tablo 36. Türkiye ve Bolu İmalat Sanayiinde AR-GE Faaliyeti ve Yenilik Çalışmalarında Bulunan İşyerlerinin Dağılımı,% AR-GE Faaliyetinde Bulunan İşletmeler Yenilik Çalışmasında Bulunan İşletmeler Sektör Türkiye Bolu Türkiye Bolu Gıda 71,1 41,9 70,8 71,0 Tekstil 79,7 10,1 89,5 84,3 Orman 66,9 3,6 87,6 76,2 Kimya 90,3 31,8 96,3 59,1 Taş Toprak 82,8 37,5 84,7 100,0 Metal Ana 79,3 0,0 93,8 70,6 Metal Eşya 90,7 23,7 94,8 67,7 Diğer İmalat 79,2 33,3 92,7 33,3 İmalat Sanayi 82,0 15,9 89,6 74,2 Kaynak: DİE Türkiye İmalat Sanayiinde Küçük ve Orta Ölçekli İşyerleri(1991),1994. Bolu İmalat Sanayii İşyerleri Anketi, Yatırım Eğiliminin Zayıf, Girişimcilik Kültürünün Gelişmemiş Olması Sanayi kuşağı olarak adlandırılan bir bölgede ve sanayi odağı olabilecek iller arasında gösterilmesi Bolu nun sanayileşmesi için bir fırsat sağlamaktadır. Ancak, il de sermaye birikimi ve yatırım eğilimi zayıftır. Sanayinin yapısını değiştirmeye/yenilemeye yönelik bir vizyon yoktur. Etüd yapan, proje üreten, yenilikçi genç girişimcilerin sayısı azdır. Gıda, orman ve metal eşya sanayiindeki az sayıda işletme dışında, uluslararası düzeyde iş alma kapasitesi yüksek, teknoloji geliştiren, yatırım yapan lider firmalar sayıca azdır. Tablo 37. Yatırımlar,Kredi Kullanımı,Finansman Güçlüğü ve Teşviklerden Yararlanmalarına Göre İşyerlerinin Dağılımı, 2000,% Sektör Son Üç Yılda Yatırım Yapan İşyerleri Finansman Güçlüğü Olan İşyerleri Banka Kredisi Kullanan İşyerleri Teşviklerden Yararlanan İşyerleri Gıda 71,0 64,5 71,0 45,2 Tekstil 27,0 76,4 14,6 15,7 Orman 31,0 73,8 44,0 13,1 Kimya 31,8 68,2 31,8 18,2 Taş Toprak 62,5 75,0 75,0 62,5 Metal Ana 14,7 79,4 41,2 5,9 Metal Eşya 35,5 77,4 53,8 15,1 Diğer İmalat - 100,0 33,3 33,3 İmalat Sanayi 33,5 75,0 41,2 17,9 1-9 kişi 19,2 78,2 34,1 6, kişi 69,9 67,0 59,2 47,6 Kaynak: Bolu İmalat Sanayii İşyerleri Anketi,
61 İl genelinde işletmelerin üçte ikisi son üç yılda kapasite ve verim artırıcı herhangi bir yatırım yapmamıştır. Gıda ve toprak ürünleri sektörleri dışında son üç yılda yatırım yapanların oranı üçte bir dolayında ya da daha azdır (Tablo 37). Daha çok kendi birikimlerini (öz kaynaklarını) kullanan girişimciler arasında bankalardan kredi kullanımı da düşüktür. Alacaklarının tahsilinde sorun yaşayan, kredi kullanmaktan kaçınan işletmeler alternatif finansman kaynaklarını (leasing vb.) fazla tercih etmemektedir. Sanayiide öz kaynak yetersizliği, talep yetersizliği ve kredi faizlerinin yüksek olması yatırım yapılmamasının önemli nedenleridir. Finansman sıkıntısı yaşayan işletmeler mali sistemin dışında kalan finansman yöntemlerini (kendi aralarında borçalacak ilişkileri, akraba ve yakın çevreden borç alma vb.) daha fazla tercih etmektedir. Kredi olanaklarından yararlanamayan işletmeler, ülke genelinde sağlanan teşvikler ve devlet yardımlarından da yeterince yararlanamamaktadır. İl de küçük işletmelerin yatırım eğiliminin çok daha zayıf, finansman sorunlarının fazla olduğu, bu işletmelerin sağlanan teşviklerden de çok az yararlandıkları görülmektedir. Tablo 38 de imalat sanayinde yılları arasında Bolu İline verilen yatırım teşvik belgelerinin sektörel dağılımı gösterilmektedir. Tablo 38. Bolu İline Verilmiş Yatırım Teşvik Belgelerinin Sektörel Dağılımı, ,Cari Fiyat,Milyon TL Yılı Sektörler Belge Sayısı Toplam Yatırım Sabit Yatırım İşletme Sermayesi Döviz Kullanımı (000 $) İstihdam (Kişi) 1996 Tarım 1 643, ,535 8,000 6, İmalat 45 27,632,559 25,476, ,000 95,710 3,387 Hizmetler 30 4,519,737 4,504,637 9,900 33, Toplam 76 32,795,831 30,609, , ,618 4, Tarım 2 3,616,075 3,516, ,000 2, Madencilik 3 648, ,510 25,000 2, İmalat 51 24,183,097 24,104,880 6,140 55,355 2,704 Enerji 1 4,298,000 4,298, , Hizmetler 19 9,642,684 9,642, ,945 1,277 Toplam 76 42,388,366 42,185, , ,873 4, Tarım 3 4,642,548 4,642, , Madencilik 1 302, , İmalat 26 19,141,514 19,093, ,968 2,304 Hizmetler 18 7,466,853 7,466, , Toplam 48 31,553,469 31,505, ,832 3, Tarım 6 12,221,857 12,221, , İmalat ,403, ,403, ,782 4,862 Hizmetler 2 2,357,120 2,357, Toplam ,982, ,982, ,648 5, İmalat 26 41,713,245 41,713, , Hizmetler 4 3,928,335 3,928, Toplam 30 45,641,580 45,641, ,925 1,439 Kaynak: T.C.Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı 42
62 Sektörel Çeşitlenmenin Zayıf Olması; İhracata Yönelik Uzmanlaşmanın Görülmemesi Bolu sanayiinde sektörel farklılaşma/çeşitlenme zayıf olup, ihracat amacıyla üretilen bir üründe uzmanlaşan işyerlerinin sayısı azdır. İl sanayi dışa açık bir yapıya sahip değildir. Sınai ürünlerin ihracatına yönelik uzmanlaşmış bir sınai yapı gözlenmemektedir. Daha çok iç pazar için üretim yapan imalat sanayi işyerlerinin sadece yüzde 11,3 ünün bir ihracat bağlantısı vardır (Tablo 39). İhracat yapan işyerlerinin oranı 1-9 kişi çalıştıran küçük işyerlerinde yüzde 1,9 a kadar düşmektedir. Bu oran, 10 ve üzerinde kişi çalıştıran büyük işyerlerinde yüzde 35 dir. İhracat yapan büyük ölçekli işletmeler kendi işletmeleri (ana sanayi aracılığıyla) kanalıyla ürünlerini pazarlarken, küçük işletmeler başka bir işletme aracılığıyla ihracat yapmaktadır. İşyerleri verimlilik düzeyinin düşük ve rekabet gücünü olumsuz etkileyen üretim maliyetlerindeki artışı ihracatın artırılmamasının nedeni olarak göstermektedir. Tablo 39. İhracat Yapan İşyerlerinin İhraç Yollarına Göre Dağılımı,% Sektör İhracat Yapan İşyeri Sayısı İhracat Yapan İşyerlerinin Sektördeki Toplam İşyerlerine Oranı İhracat Yapan İşyerlerinde Ürünlerin İhraç Yolları Kendi İşletmeleri ile Başka Bir İşletme ile Gıda 7 22,6 85,7 14,3 Tekstil 6 6,7 83,3 16,7 Orman 9 10,7 77,8 22,2 Kimya 4 18,2 75,0 25,0 Taş Toprak 2 25,0 50,0 50,0 Metal Ana 1 2,9 100,0 - Metal Eşya 11 11,8 63,6 36,4 Diğer İmalat 1 33,3 100,0 - İmalat Sanayi 41 11,3 75,6 24,4 1-9 kişi 5 1,9 40,0 60, kişi 36 35,0 80,6 19,4 Kaynak: Bolu İmalat Sanayii İşyerleri Anketi, 2001 Bölgede zengin orman kaynaklarına sahip bir il olmasına rağmen, işletmeciliğin zayıf, ürün veriminin düşük olması ve eski teknolojilerle çalışılması nedeniyle yöredeki orman hammaddesini kullanan ve yüksek katma değer yaratan orman ürünleri sanayi Bolu da fazla gelişmemiştir. Öte yandan, meyve potansiyelinin yüksek olduğu ilçelerde (Seben) gıda sanayiinde sahip olunan potansiyelin değerlendirilemediği görülmektedir. Çabuk bozulabilen bu ürünleri işleyen tesislerin olmaması, soğuk zincirin kurulamamış olması, ulaşım maliyetlerinin yüksekliği, ambalajlama, depolama vb. sorunlardan dolayı bu yörelerde hammaddeye dayalı sanayiler gelişememiştir. Bolu sanayiinde ihracatın konusu olan ürünler çoğunlukla tüketim ve ara malı sanayi ürünleridir yılında yapılan toplam 75,4 milyon ABD doları tutarındaki ihracatın üçte ikisi il deki en büyük metal sanayi kuruluşu olan Arçelik AŞ ve giyim eşyası sanayiindeki beş işletme tarafından gerçekleştirilmiştir. İhracatın yöneldiği pazarlar dokuma-giyim eşyası ve deri sektöründe ABD ve Avrupa ülkeleridir. Diğer sektörlerde ihracatın Orta Doğu, Uzak Doğu ve Türk Cumhuriyetlerine kadar uzanan nispeten geniş pazarlara yöneldiği gözlenmektedir yılında Bolu sanayiinde ihracata yönelik faaliyet gösteren işyerleri, ihracat konuları ve ihracatın yapıldığı ülke itibariyle Tablo 40 da gösterilmiştir. 43
63 Tablo 40. Bolu da İhracat Yapan Sanayi Kuruluşları,2000 Sektör Firma İhracat Ülke Çalışan sayısı Filiz Gıda San ve Tic.A.Ş Makarna ABD, Almanya, Fransa, 275 Gıda Kanada, İngiltere, Mısır, G.Afrika, S.Arabistan, KKTC, Lübnan, Tayvan, Nijerya, Azerbaycan, Makedonya, Bosna, İsveç Sanayii Mudurnu Tavukçuluk AŞ Piliç eti, Yem Azerbaycan, KKTC 1574 Lamb-Weston Doğuş Dondurulmuş parmak Gürcistan 120 San. A.Ş patates Arbil Helvacılık San. A.Ş Saray helvası Almanya 72 Danone-Sa Gıda İçecek Maden suyu İngiltere, Irak, ABD, 30 San. A.Ş Kıbrıs Türkmenistan Abant Parke San. A.Ş Parke, süpürgelik, kereste Almanya, İngiltere, 82 Orman Ürünleri Sanayii Taş-Toprağa Dayalı Sanayii Elektrik Cihazları Sanayii Metal Eşya Sanayii Keşçioğlu Kerestecilik İnş. Mal.Ltd Sti Gentaş Gen. Metal San A.Ş Çam kereste KKTC 4 Yapı profili, Tabure, Masa tablası, Okul sırası, Sandelya arkalığı, Emprenye kağıt, Laminant Almanya,Yunanistan, Bulgaristan,Fas,Ukrayna, KKTC,Rusya,Irak, Tunus, Kıbrıs Mastaş Mudurnu Sunta,Suntalem KKTC, Azerbeycan 74 Sunta San. AŞ Burhan Çelik Ahşap Mam.San Ahşap kaplama Mısır, Yunanistan, Lübnan, Ürdün, ABD 69 Orim Cam San.A.Ş Beyaz Eşya Camı Almanya, Fransa, 189 İngiltere, Diğer ülkeler Tansel Elek. Silikon kablo, Kablo Colombia, Tunus, 30 Malzemeleri San. Tic. grubu, Silikon profil İran, Belçika A.Ş Başoğlu Kablo ve Silikon kablo, Silikon Arabistan, K.Afrika, 470 Profil San. Tic. A.Ş makaron, Silikon Profil G.Afrika, Yunanistan Arçelik A.Ş. Fırın,Ocak setüstü Çeşitli ülkeler 842 US-X Ray Röntgen Muhtelif röntgen Fransa 72 Cihaz.San. cihazları Promet Metal San. Ocak,Fırın üstü, Izgara İsrail 78 Tic. AŞ Karadeniz Döküm San.. Pik döküm Almanya 20 Domino Tekstil Ürün. Pantolon,Etek,Şort ABD, Avrupa ülkeleri 315 Dokuma- San. AŞ Giyim Eşyası- Yenidünya Tekstil San. Pantolon ABD 322 AŞ Deri Sanayii Ön tekstil San. Ltd. Sti Bluz ABD, Avrupa ülkeleri 89 Kardelen Tekstil Boya Pamuklu kumaş boya Serbest bölge 85 San.AŞ Gerede Deri Sanayi Vidala, Açma, Nubuk, Dolaylı yollarla ( 120 işyeri) Safty ihracat Flopal Teknik Yapı End. Yükseltilmiş döşeme Türk Cumhuriyetleri 22 AŞ paneli Diğer Sanayiler İzopoli Yapı Eleman. San. Çatı-cephe paneli İsrail,Bulgaristan,Mısır, Yunanistan, İtalya Rusya, 29 Polyfoam Yalıtım Mal. San Kaynak: Bolu Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü. Poliüretan Senegal,Romanya İsrail, Mısır, Bulgaristan, Yunanistan, Kosova
64 Sanayide Kurumsallaşmanın Zayıf Olması İl sanayiinde kurumsallaşma zayıftır ve işletmeler arasında birlikte iş yapma ve ortak hareket etme kültürü gelişmemiştir. Ana sanayi ve yan sanayi arasında tamamlayıcılık ilişkisinden söz edilememektedir. Birlikte iş yapamayan işletmelerin zor koşullarda biriktirdikleri küçük tasarrufların, son yıllarda, sınai yatırımlar yerine, başta gayrimenkul satın alımı olmak üzere spekülatif yatırımlara yöneldiği gözlenmektedir. Ücret karşılığında işyeri hesabına çalıştırılan taşeron işçi kullanımı (taşeronlaşma) sanayide yaygın değildir. Taşeronluğun bir biçimi olan fason üretim de işletmelerde tercih edilmemektedir. İşyerlerinin önemli bir kısmında üretim sürecinin hemen tüm aşamaları işyeri içinde tamamlanmakta olup, hem ticari düzeyde hem de üretim düzeyinde fason imalat bağlantısı zayıftır. Dokuma ve giyim eşyası, gıda ve metal eşya sanayindeki az sayıda işyeri dışında, fason iş yapan/yaptıran işyerlerinin sayısı oldukça düşüktür. Fason olarak çalışmayan işyerleri üretimlerini büyük ölçüde aldıkları sipariş üzerine ve iç talebe göre belirlemektedir. İmalat sanayiinde kurumsal işbirlikleri de gelişmemiştir. Ölçek, teknoloji, pazarlama ve finansman sorunlarını çözecek dayanışmaya dayalı ağ ilişkileri de görülmemektedir. Küçük işletme yapısına özgü yapı (aile ve tanışıklığa dayalı işletmecilik) Bolu da çok ortaklı şirketlerin kurulmasına, firmalar arasında ağ ilişkilerinin ve işbirliğine dayalı sanayi ağlarının (networks) kurulmasına engel olmaktadır Sanayi Alt Yapısı İçin Kredi Desteğinin Sağlanamaması Ülkemizde Organize Sanayi Bölgeleri büyük çoğunlukla devlet desteği ile kurulmakta ve işletilmektedir. Bolu Organize Sanayi Bölgesi yatırım teşvikleri yönünden sanayi kuşağı üzerinde ve normal iller kapsamındadır. Organize Sanayi Bölgesinin temel sorunu ödeneklerin yetersizliğidir. İlave alandaki arsaların kamulaştırılması ve alt yapı inşaatları için Sanayi ve Ticaret Bakanlığından kredi temin edilememektedir. Organize Sanayi Bölgesi Kanununda ilave organize sanayi bölgeleri müteşebbis heyetin kendi imkanlarıyla yapılacaktır hükmü gereğince, arsa ve alt yapı kredi desteğinin sağlanamaması nedeniyle OSB müteşebbüs heyeti altyapı yatırımlarını tamamlayamamaktadır. İlave alan arsa satış fiyatlarının diğer illere göre yüksek olması ve Bolu nun çevre illere göre teşvik ve kredi desteğinden yararlanamaması nedeniyle satışlarda istenilen hedeflere ulaşılamamaktadır. Bolu, biri 73 hektar alanda kurulan, diğeri 75 hektarlık ilave rezerv alanı olmak üzere toplam 148 hektarlık alanda kurulan Organize Sanayi Bölgesi ile Türkiye nin en küçük Organize Sanayi Bölgesine sahiptir. Bolu OSB de gıda sanayiinde 2, orman ürünlerinde 18, kimya da 3, petro kimya da 1, plastik ürünlerinde 2, giyim eşyasında 3, cam sanayiinde 3, demir çelik de 2, demir dışı metallerde 4, elektriksiz makınalar sanayiinde 6, tarım alet ve makınalarında 1 olmak üzere toplam 45 işyeri faaliyette bulunmakta ve bu işyerlerinde 1900 kişi istihdam edilmektedir (Tablo 41). Tarihsel ve kültürel bir geleneği günümüzde yaşatan,türkiye deri ve deri ürünleri sektöründe üçüncü sırada yer alan Gerede de, 1996 yılında yapımına başlanan ve 2002 yılında tamamlanması öngörülen Gerede Organize Sanayi Bölgesi projesi ile 1999 yılında yapımına başlanan ve 2005 yılında tamamlanması öngörülen Gerede Deri Organize Sanayi Bölgesi projesi için 2003 Yılı Yatırım Programlarında ödenek konulmuş olmakla birlikte, yatırımların gerçekleşmesinin daha uzun süre alacağı tahmin edilmektedir. 45
65 Harita 7. Bolu İli Organize Sanayi Bölgesi Haritası 46
66 Sanayi Bölgesinin Adı Tablo 41. Bolu İlinde Organize Sanayi Bölgeleri, 2002 Kuruluş Yılı Alanı (Ha) Parsel sayısı Üretime Geçen Tesisi Sayısı İnşaat Safhasında Proje Aşamasında Tahsis edilmeyen parsel Toplam çalışan sayısı Bolu OSB Bolu OSB Rezerv Alanı Gerede Gerkonsan OSB Gerede Deri OSB Yeniçağa OSB Kaynak: İl Organize Sanayi Müdürlüğü Bir taraftan mevcut Organize Sanayi Bölgesinde alt yapının tamamlanamaması, diğer taraftan Küçük Sanayi Sitelerindeki düşük doluluk oranları (Tablo 42), Bolu da planlı ve sürdürülebilir kentleşmenin, sanayinin yerelleşerek il içinde daha dengeli dağılımının sağlanmasında önemli rolleri olan bu merkezlerin yeterince rasyonel kullanılamadığını göstermektedir. Tablo 42. Bolu İlinde Küçük Sanayi Siteleri, 2002 Küçük Sanayi Siteleri Kuruluş yılı Alan (Metrekare) İşyeri sayısı Çalışan sayısı Faal işyeri Doluluk oranı,% Bolu KSS Bolu Yeni KSS Gerede KSS ,86 Mudurnu KSS Yeniçağa KSS Göynük KSS Mengen KSS Toplam Kaynak : İlçe KSS Yönetimleri Hizmetler Turizm Turizm, Dünya da olduğu gibi, Türkiye de de hızlı büyüyen, yarattığı katma değer, istihdam ve döviz geliri itibarıyle ülke ekonomisine olduğu kadar il ve bölge ekonomilerinin gelişmesine de öncülük eden bir sektördür. Dünya da petrolden sonra ikinci sırayı alan turizm, Dünya Ticaret Örgütü (WTO) tarafından önümüzdeki 20 yıl içinde en hızlı büyüyecek sektör olarak gösterilmektedir. Türkiye de, yapılan tanıtım ve pazarlama faaliyetlerinin sonucu olarak, turizm büyük gelişme göstermiş, ihracattan sonra ikinci döviz geliri kalemi olmuştur. Tesis sayısının son yıllarda hızlı artış gösterdiği sektörde ürün kalitesi ve çeşitliliği artmış; sektörün ileri ve geri bağlantı etkilerinin yüksek oluşu nedeniyle, diğer alt sektörlerde de belirgin bir canlılık gözlenmiştir yılında 1,2 milyon kişi olan yabancı turist sayısı 2002 yılında 13 milyon kişi dolayına, elde edilen döviz geliri de, aynı dönemde, 326 milyon dolardan 9,6 milyar dolara yükselmiştir. Bolu da hizmet sektörünün 2000 yılında il GSYİH sı içindeki payı yüzde 46,9 dur. Hizmet sektörü kapsamında, ulaştırma ve haberleşme (yüzde 15,3) ve ticaret (yüzde 13,5) sektörleri tarım ve imalat sanayiinden sonra İl GSYİH sı içinde en yüksek payı alan alt sektörlerdir. Turizm, inşaat, mali kuruluşlar, özel hizmetler ile konut sahipliği alt sektörlerinin İl GSYİH içindeki payı düşüktür. Kamu hizmetlerinin de GSYİH içindeki payı düşük ve Türkiye ortalamasının altındadır. 47
67 İl in Turizm Varlıkları Karadeniz Bölgesi, Türkiye de turizme yatırım açısından en bakir alan olmasına karşın en az ilgi gören bölgelerden biridir. Karadeniz Bölgesi içinde yer alan Bolu, diğer iller ile karşılaştırıldığında, turizm sektöründe karşılaştırmalı bir üstünlüğe sahiptir. Sahip olduğu doğal, tarihi ve kültürel zenginliklerine, İstanbul ve Ankara arasında büyük metropollerin tüketim merkezlerine yakın ve kolayca ulaşılabilen coğrafi konumuna karşın Bolu bu potansiyeli yeterince değerlendirememekte ve kitlesel turizm için pazar olamamaktadır. Buna rağmen, turizmin il ekonomisi içindeki önemi ve sürdürülebilir gelişmenin sağlanmasındaki yeri konusunda il de bir görüşbirliği bulunmaktadır. İl in turizm potansiyeli; doğal, tarihi, kültürel ve arkeolojik varlıkları, yörenin folklorik (mutfak, yöre giysi ve oyunları) değerleri, yöresel el sanatları, yayla, kaplıca ve göl alanları, sivil mimarlık eserleri, tarihi kentsel dokular, flora ve fauna alanları, düzenlenen özel günler ve festivallerden oluşmaktadır. İl in turizm varlıkları Tablo 43 de gösterilmiştir. 48
68 * Tabaklar Hamamı * Yıldırım Beyazıt Hamamı * Aşağı Taşhan - Yukarı Taşhan * Fil hanı Tablo 43. Bolu İli Turizm Kaynakları Envanteri İlçeler Merkez Gerede Seben Kıbrıscık Mengen Mudurnu Göynük Dörtdivan Yeniçağa Arkeoloji/ Tarih * Hisartepe Arkeolojik Siti * Frig Kaya Abidesi * Kentsel Sit İdari * Eski Güzel Sanatlar Galerisi * Eski Polis Karakolu * Eski Halk Eğitim Merkezi * Hükümet Binası * Hükümet Binası Askeri * Halıhisarı Kalesi * Asar Kale Kültürel * Kızılay Hamamı * Yıldırım * Yıldırım Hamamı * Çeşme (2 adet) Beyazıt Hamamı * Gazi Süleyman Paşa Hamamı * Gazi Süleymanpaşa Hamamı * Eski Han * Saat Kulesi Dinsel * Saat Kulesi * İmaret Cami * Kadı Cami * Karaköy Cami * Karamanlı Cami * Saraçhane Cami * Semerkant Cami * Tabaklar Cami * Yıldırım Beyazıt Cami Ulu Cami, Büyük Cami, Yeni Cami * Kasım Dede Türbesi * Ümmi Kemal Türbesi * Eski Cami * Aşağı Tekke Cami * İnköy köyü cami * Yıldırım Beyazıt Cami * Aşağı Tekke Türbesi * Nimetli Köyü Cami * Kilise (Çeltik Deresi Köyü) * Hebeler Köyü Cami * Redifler Köyü Cami * Kilise (Şehir Merkezi) * Samsat Cami * Yeni Cami * Yıldırım Beyazıt Cami * Samsat Çavuş Türbesi * Aksungur Cami * Çeşme Cami * Gazi Süleymanpaşa Cami * Hacı Apti Cami * Hacı Kadın Cami * Kebkebir Camii * Sofu Ali Cami * Yayabaşı Cami * Akşemseddin Türbesi * Ömer Sekki Türbesi * Tabak Dede Türbesi * Adsız Türbe Sivil Mimari Doğal Varlık *Somuncu Cami * Sivil mimarlık Örneği (51 adet) 49 * Sivil mimarlık örneği (76 adet) * Çınarağacı (4 adet)
69 Bolu İli Turizm Kaynakları Envanteri (Devamı) İlçeler Merkez Gerede Seben Kıbrıscık Mengen Mudurnu Göynük Dörtdivan Yeniçağa Kültür/ Yerel Yaşam Tarzı * İzzet Baysal Günleri * Tokad-ı Hayrettin Hz.Anma Günü * 1. Gerede Panayırı * Kızık Bayramı * Karagöl Şenlikleri * Babahızır Hz. Anma Günü * Şeyh-ül Ümran Bayramı * Akşemsettin Hz. Anma Günü * Dörtdivan Yayla Şenliği * Şair Dertli yi Anma Günü * Tekke Ümmi Kemal Anma Günü * Atatürk ün Bolu ya Gelişi * Kiraz Bayramı * Köroğlu Kültür-Turizm Festivali * 2. Gerede Panayırı * Mengen Aşçılık ve Turizm Festivali * Ahilik Kültür Haftası * Abant Bayramı Yayla Turizmi * At Yaylası * Değirmenözü Yaylası * Gerede Yaylaları * Seben Yaylaları * Kıbrısçık Yaylaları * Mengen Yaylaları * Mudurnu Yaylaları * Göynük Yaylaları * Sarıalan Yaylası * Gölcük Yaylası * Ardıçtepe Yaylası Doğa/ Manzara Flora ve Fauna * Üstyaka Yaylaları * Yedigöller Milli Parkı * Bolu Fındığı Tabiatı Koruma Alanı * Akdoğan (Ebe Çamı) Tabiatı Koruma Alanı * Sülüklügöl Koruma Alanı * Abant Tabiat Parkı * Kökez Tabiatı Koruma Alanı Göller * Yedigöller * Gölcük Gölü * Karagöl * Karamurat Gölü * Abant Gölü * Çubuk Gölü * Sünnet Gölü * Yeniçağa Gölü * Gölköy Barajı * Akkaya Boğazı * Aladağ Göleti 50
70 Bolu İli Turizm Kaynakları Envanteri (Devamı) İlçeler Merkez Gerede Seben Kıbrıscık Mengen Mudurnu Göynük Dörtdivan Yeniçağa Termal Turizmi * Bolu Kaplıcaları * Bağlum Kaplıcası * Babas Kaplıcaları * Çatak Kaplıcası * Sarot Kaplıcası Kış Sporları * Kartalkaya Kayak Merkezi * Esentepe Botanik * Abant Gölü Çev. Belirlenen Kaynakların Toplamı Yabancı Tur rehberlerinde yer alan kaynaklar
71 Doğaya yönelik turizm faaliyetleri açısından dikkat çeken bir konumda olan Bolu da, turistik işletmeler şehir merkezinde, D-100 karayolu civarında, dağ, orman, göl ve termal su kaynakları gibi doğal çekim merkezlerine yakın yerlerde yoğunlaşmışlardır. Turizm faaliyetleri ağırlıklı olarak özel sektöre ait küçük ve orta ölçekli işletmeler tarafından yürütülmektedir. İl de kamu kuruluşlarının kendi personellerine yönelik kullanılan az sayıda dinlenme tesisi bulunmaktadır. Karacasu termal bölgesi, Mudurnu, Babas ve Seben Kesenözü bölgesi kaplıcaları sağlık turizmi potansiyeli yüksek alanlardır. Bakanlar Kurulu Kararı ile 1982 yılında turizm alanı ilan edilen Köroğlu Turizm Alanı içersinde yer alan Kartalkaya Kayak Merkezi, Sarıalan ve Köroğlu Gelişim Bölgeleri doğa turizmi için çok uygundur. Abant Gölü, Yedigöller, Aladağlar önemli rekreasyon alanlarıdır. Sarıalan Yaylasında, bölgenin 1/ lik çevre düzeni haritası yapılarak imara açılması için Turizm Bakanlığı nda yapılan çalışmalar devam etmektedir. Yürütülen proje kapsamında yatak kapasiteli işletme belgeli otel, apart otel ve günübirlik tesisler ile derinliği 17 metre olan ve 136 hektarlık alanda suni bir göl yapılması planlanmaktadır. Bölge yılın her ayında doğa turizmi ve spor merkezi olarak hizmet verecek potansiyele sahiptir. İl de Turizm Bakanlığı işletme belgeli 13 tesiste 3.151, Belediye belgeli 30 tesiste olmak üzere toplam yatak kapasitesi bulunmaktadır (Tablo 44). Turizm Bakanlığı yatırım belgeli tesis sayısı 10, bu tesislerin oda sayısı 1.142, yatak kapasitesi dür. Tablo 45, Turizm işletme belgeli tesisleri göstermektedir. Tablo 46 da ise turizm işletme belgeli tesislerdeki yatak sayıları Türkiye ile karşılaştırmalı olarak gösterilmektedir. Tablo 44. Bolu İli ndeki Konaklama Tesisleri Toplam Oda-Yatak Kapasitesi, 2001 Kapasite/belgeli tesis Turizm Bakanlığı İşletme Belgeli Tesisler 52 Turizm Bakanlığı Yatırım Belgeli Tesisler Belediye Belgeli Tesisler Tesis Sayısı Oda Sayısı Yatak Kapasitesi Kaynak: Bolu İl Turizm Müdürlüğü Tablo 45. Bolu İli ndeki Turizm İşletme Belgeli Tesisler, 2001 Tesisin Adı Sınıfı Oda Yatak Lokanta Bulunduğu Yer Kapasite (kişi) Abant Palace Otel ***** Abant/Bolu Büyük Abant Otel **** Abant/Bolu Koru Otel **** Bolu Dağı Termal Otel *** Karacasu/Bolu Köroğlu Otel *** Bolu Yurdaer Otel *** Bolu Menekşe Otel * Bolu Kartal Otel *** Kartalkaya/Bolu Dorukkaya Otel *** Kartalkaya/Bolu Esentepe Otel *** Gerede D.Kaya G. Park ** TEM Otoyolu/Gerede Göynük Otel * Göynük Kaşmir Otel ** Bolu Toplam Kaynak: Bolu İl Turizm Müdürlüğü
72 Turizm işletme belgeli tesis sayıları ve bu tesislere ait yatak sayılarında son dört yıllık sürede belirgin bir düşüş gözlenmektedir yılında 18, 1999 ve 2000 yıllarında 17 olan turizm işletme belgeli tesis sayısı 2001 yılında 13 e düşmüştür (Tablo 46). Aynı dönemde, Türkiye genelinde olan turizm işletme belgeli tesis sayısı, izleyen iki yılda azalma göstermiş, 2001 yılında artış göstererek e çıkmıştır. Bolu da tesis ve yatak sayısındaki değişme, 1999 yılına kadar ilçe statüsünde olan Düzce nin, bu yılın Aralık ayında idari yapısının değişmesi ve il statüsünü alıp Bolu dan ayrılmasından kaynaklanmaktadır. Tablo 46. Türkiye ve Bolu İli ndeki Turizm İşletme Belgeli Tesisler, Tesis ve Yatak Sayısı Bolu Tesis Yatak Türkiye Tesis Yatak Kaynak: Turizm Bakanlığı Turizm Sektörünün Sorunları Turist Sayısının Azalması İl i ziyaret eden yerli ve yabancı turist sayısı düşük ve istikrarsız bir gelişme göstermektedir yılında olan yerli turist sayısı, yaklaşık yüzde 9 artış göstererek 1998 yılında yükselmiş olmasına rağmen, takip eden yıllarda giderek düşmüş ve 1999 yılında e, 2000 yılında ise e kadar gerilemiştir yılı itibarıyla, Bolu da i yerli, i yabancı olmak üzere, toplam 265 bin turist konaklama yapmış, bu ziyaretlerden aynı yıl toplam 17 milyon dolar döviz geliri elde edilmiştir. Bolu sağladığı döviz geliriyle 2002 yılı iller sıralamasında onaltıncı sırada yer almıştır. Tablo 47. Bolu İli nde Aylar İtibariyle Konaklayan Yabancı Turist Sayısı, Kişi, Ay/Yıl Ocak Şubat Mart Nisan Mayıs Haziran Temmuz Ağustos Eylül Ekim Kasım Aralık Toplam Kaynak: Bolu İl Turizm Müdürlüğü Sadece yerli turist sayısı değil, yabancı turist sayısı da zaman içinde azalmıştır. İl i ziyaret eden yabancı turist sayısı 1996 ve 1997 yıllarında dolayındadır yılında , 1999 yılında dolayında gerçekleşen yabancı turist sayısı, 2000 yılında e kadar 53
73 düşmüştür. Turist sayısının 1999 ve 2000 yılında azalmasında, 1999 yılında ard arda yaşanan depremlerin de etkisi olmuştur yılında ili ziyaret eden yabancı turist sayısı e yükselmiştir. Turistler genellikle günübirlik ziyaret yapmaktadır. Bölgeye yönelik yabancı turizm talebinin düşük ve istikrarsız olduğunu il de konaklayan yabancı turist sayıları ile konaklayan kişi ve geceleme sayılarını gösteren veriler de doğrulamaktadır. Bolu da konaklayan yabancı turist sayılarının aylar itibariyle dağılımı Tablo 47 de, konaklayanların milliyetlerine göre dağılımı Tablo 48 de gösterilmektedir. Tablo 48. Bolu İli nde Milliyetlerine Göre Konaklayanlar, Kişi, Milliyet Almanya İngiltere Fransa Hollanda Avusturya Belçika İtalya Yunanistan İsveç Danimarka Diğer AB ülkeleri Diğer Avrupa OECD ülkeleri A.B.D Japonya Diğer OECD ülkeleri B.D.T Yugoslavya Romanya Bulgaristan Diğer Doğu Avrupa Ülkeleri Afrika Ülkeleri İsrail Suriye İran Diğer Batı Asya Ülkeleri Güney ve Uzak Asya Okyanusya- Milliyetsiz Toplam Kaynak: Bolu İl Turizm Müdürlüğü Konaklama Tesislerinde Doluluk Oranlarının Düşük Olması Konaklama tesislerinin doluluk oranları, aylar itibariyle değişmekle birlikte, düşüktür. Turistik tesisler atıl kapasite ile çalışmaktadır yılında yüzde 45,7 olan tesislerdeki doluluk oranı, 1999 yılında yüzde 29,4 e, 2000 yılında yüzde 39,3 e ve 2001 yılında yüzde 32,8 e gerilemiştir (Tablo 49). Bu oranlar Türkiye ortalamasının (2001 yılında yüzde 45,6) altındadır. Turistler genellikle günübirlik ziyaretlerde bulunmaktadır. Abant Gölü çevresinde ve Kartalkaya Kayak Merkezi nde az sayıda yüksek kapasiteli tesisler bulunmakla birlikte, kent merkezine yakın konumdaki tesisler ile termal su kaynaklarının çevresindeki konaklama tesislerinin standartları 54
74 düşük ve konaklama arzı sınırlıdır. Bu tesisler daha çok alt gelir gruplarına hitap eder niteliktedir.turist sayısındaki gerilemede, sektörde yeterli tanıtım ve pazarlama faaliyetinin yapılmamasının rolü vardır. Düşük kapasite oranları yeni yatırım yapılmasını engellemekte, işletmeler önce mevcut kapasitelerden yararlanmayı tercih etmektedir. Tablo 49. Bolu İli nde Konaklama Tesisleri Doluluk Oranları, , % Aylar Ocak 42,7 32,7 29,2 25,6 Şubat 50,3 34,1 37,3 38,8 Mart 36,6 31,2 32,9 28,4 Nisan 41,9 25,2 23,9 30,5 Mayıs 37,9 26, ,2 Haziran 47,2 27,6 32,3 35,1 Temmuz 70,2 47,3 66,2 55,5 Ağustos 67,4 36,5 60,9 40,4 Eylül 39,7 19,1 43,3 25,3 Ekim 48,6 30,9 38,1 32,3 Kasım 35 22,8 34,6 21,3 Aralık 31,4 19,1 34,6 23,2 Bolu Yıl Ortalaması 45,7 29,4 39,3 32,8 Türkiye Yıl Ortalaması 46,7 37,0 36,8 45,6 Kaynak: Bolu İl Turizm Müdürlüğü T.C. Turizm Bakanlığı, İl de Turizm Vizyonunun Olmayışı Diğer iller ile karşılaştırıldığında geniş yeşil alanları, yaylaları, gölleri ve kaplıcaları ile doğa sporlarına elverişli turizm potansiyeline rağmen, Bolu da bu potansiyeli iç ve dış pazarlarda en üst düzeyde kullanacak girişimci sayısı azdır. Dünya daki değişen turizm anlayışına uygun potansiyeline ve değişen turist profilinin talep ettiği tüm özelliklere sahip olmasına rağmen, Bolu, az ziyaret edilen, turizm gelirleri düşük bir bölge olarak kalmıştır. Turizm sektörünün il in kalkınmasında oynayacağı rolün önemi kavranamamış, turizm bilinci gelişmemiştir. Sektörde turistik ürünün çeşitlendirilmesine ve bölge pazarlarında tanıtımına yönelik yeni bir yaklaşım ve vizyon işyerlerinde görülmemektedir. İl de turizm bilincinin yeterince gelişmemiş, vizyonun oluşmamış olması sektörün gelişmesinin önündeki en önemli engeldir. Tabiat ve kültür varlıklarının envanterinin çıkarılamamış olması önemli bir eksikliktir Tanıtma ve Pazarlama Sorunları Turizmde ürünün son kullanıcıya ulaşabilmesinde en önemli araç tanıtım ve pazarlamadır. Hedef kitlenin tespiti ve doğru yatırımlar yaparak belirlenmiş hedefler doğrultusunda stratejik pazarlama ve tanıtım faaliyetlerinin önemi büyüktür. Bolu da turizmin gelişmesi her şeyden önce sahip olunan doğal, tarihi ve kültürel varlıkların iç ve dış pazarlarda etkin olarak sunulabilmesine bağlıdır. Oysa, il de turizmi tanıtma ve pazarlama faaliyetleri son derece yetersizdir. Turizm profilini çıkarmaya ve turizm arzına yönelik bir araştırma yapılmamış olup, tanıtma ve dünya pazarlarına açma yönünde ayrılan bir kaynak da bulunmamaktadır. Yabancı turistlere yönelik tur rehberleri, turistik bilgi broşürleri ve etkinlikler (konferans, panel, kongre), iç ve dış pazarlarda Bolu yu tanıtacak, turistik bir imaj kazandıracak ve turistik hedeflerden biri haline getirecek kurumlar (tur acentaları, turizm büroları, tanıtma konseyi vb.) bulunmamaktadır. 55
75 İşyerlerinde yapılan incelemelerde, işletmelerin yeterli pazar araştırması yapmadıkları, tanıtım ve pazarlamanın bu işyerlerinde stratejik bir öncelik almadığı gözlenmiştir Turistik Ürün Arzının Çeşitlendirilememesi Dört mevsim turizm imkanına sahip olan il de ürün çeşitliliğinin zayıf olması, sektörün sahip olduğu potansiyelin yeterince değerlendirilememesinin en önemli nedenidir. Dört mevsim turizm imkanına sahip olan Bolu da turistik ürün çeşitliliği azdır. Kaliteli konaklama ve yeme-içme hizmeti veren, sunduğu zengin menüleri ve temizliğiyle beğeni kazanmış işletmeler bulunmakla birlikte, turizm işletmecilerinin pansiyon, kamping, karavancılık, apart otel vb. alternatif turizm işletmeciliğini tercih etmedikleri gözlenmektedir. Genelde konaklama ve yeme-içme hizmeti veren işletmeler, yalnız bir turizm çeşidine yönelmiş olup, turizmin çeşitlendirilmesine ve 12 aya yayılmasına imkan veren yatırımları tercih etmemektedir Bölgenin Yatırımcılar İçin Bir Çekim Merkezi Olamaması Başta termal ve sağlık turizmi olmak üzere rekreasyon turizminin bütün alanlarında önemli bir potansiyeli olan Bolu, kapasite artırıcı, ürün çeşitlendirici özel sektör yatırımları için bir çekim merkezi olamamış, uygulanmakta olan turizm teşviklerinden de yeterince yararlanamamıştır. Kamu arazilerinin turizm yatırımcılarına tahsisi veya koşullu satışı öncesinde söz konusu arazilere ilişkin yaşanan sorunların çözümlenmemiş olması, ayrıca turizm sektörünün yeniden yapılandırılabilmesi için turizm meslek birlikleri ve altyapı hizmet birlikleri kurulmasına ilişkin yasal ve kurumsal düzenlemenin yapılmamış olması sektörün yaşadığı sorunlar arasındadır. İl deki küçük ve orta ölçekli turizm işletmeleri devlet yardım ve desteklerinden yararlanamamaktadır. Öz sermaye yetersizliği, yatırım maliyetlerinin çok yüksek olması ve yatırımcıların önündeki engeller de sektörün gelişmesini engellemektedir Termal Su Kaynaklarının Değerlendirilememesi İl zengin termal kaynaklarına sahip olmasına rağmen, tesisler düşük kapasite ile çalışmakta ve daha çok alt gelir guruplarına ve iç turizme hitap etmektedir. Ulaşım bu tesislerin pek çoğu için büyük sorundur. Termal tesislerin yapılacak yeni yatırımlarla kapasitelerinin artırılması, işletmelerin modernizasyonu, aktif tanıtım ve pazarlama faaliyetleriyle Bolu nun daha geniş pazarlara yönelmesi mümkündür. İl çevresindeki turistik merkezlere, özellikle termal su kaynaklarının bulunduğu bölgelere ulaşım düşük standarttaki karayolu ile yapılmaktadır. Merkezi turizm yerlerinden biri olan Yedigöller bölgesine ulaşımı sağlayan karayolunun standardı düşük olduğundan bu potansiyelden etkin şekilde yararlanılamamaktadır. Abant yöresindeki aşırı yapılaşma, tesis ve hizmet kalitesi düşük kaplıca işletmeleri sektörün diğer zayıf yönleridir. 56
76 Harita 8. Bolu Turizm Haritası 57
77 İnşaat İnşaat sektörünün 2000 yılı itibarıyla İl GSYİH sı içindeki payı yüzde 4,7 dir yılı Ağustos ayında yaşanan Gölcük depremi ve ardından Kasım ayında yaşanan Düzce- Kaynaşlı merkezli deprem sonrasında Bolu da inşaat sektörü durmuş ve sektör kriz içine girmiştir. Plansız kentleşme ve arazi kullanımı ile imar uygulamalarındaki yanlışların sonucu olarak depremin büyük can ve mal kayıplarına yol açtığı Bolu da, kamu binalarının yüzde 53 ü, özel binaların ise yüzde 46 sı depremden hasar görmüş, sektörde çalışan dolayında çalışan işsiz kalmıştır. Özel binaların yüzde 38 inin az ve orta hasarlı, yüzde 7 sinin ise ağır hasarlı olduğu tesbit edilmiştir. Deprem sonrası hasar durumlarına göre, konutun ağır hasarlı, konutun orta hasarlı ve konutun ise hafif hasarlı olduğu tesbit edilmiştir. İşyerlerinden ağır hasarlı olanların sayısı 220, orta hasarlı olanların sayısı 894, hafif hasarlı olanların sayısı dur. Ayrıca, resmi kurumlara ait binalardan 464 ü, lojmanlardan ise si değişik derecelerde (ağır-orta-hafif) hasar almışlardır yılında yaşanan depremlerden sonra durgunluğa giren inşaat sektöründe, bir taraftan binaların onarım ve güçlendirme çalışmaları devam ederken, sektör ile ilgili yasal-kurumsal düzenlemeler yapılıncaya kadar inşaat ruhsatı verilmemiştir yılının ilk dört ayında, Bolu da onarım, güçlendirme ve tadilat ruhsatları dışında inşaat ruhsatı düzenlenmemiştir. Depremden sonra yeni imara açılan alanlarda az katlı yapılaşmaya izin verilmiş olması inşaat sektörünü olumsuz etkilemiştir. Bolu da orta hasarlı yapıların onarımı ve güçlendirilmesi çalışmaları halen devam etmekte, az katlı yapı projeleri inşaat ruhsatı alabilmektedir. Yapımına başlanan binaların denetimi 4 yapı denetim müşavirlik kuruluşu tarafından gerçekleştirilmektedir İnşaat Sektörünün Sorunları Kent Planı ve Arazi Kullanımına İlişkin Düzenleyici Politika Eksikliği Bolu, çevre ve kentsel mekana duyarlılığı yüksek bir ildir. Doğal olayların bir felakete dönüşmemesi, can ve mal kayıplarının en azda tutulması bakımından önem taşıyan zemin etüdü, arazi kullanımı, yapı denetimi, imar planlarına uygunluk ile ilgili yasal ve kurumsal düzenlemelerin olmaması önemli bir eksikliktir. Bolu Valiliği tarafından bir özel şirkete ihale edilen ve 2001 yılında tamamlanmış olan 1/ ölçekli Bolu İli Çevre Düzeni Planı nın bu bakımdan önemi büyüktür. Üniversite kenti olan ve uzun dönemde hızlı demografik değişme beklenen Bolu da konut talebinin giderek artması kentsel arsa ve konut üretiminin planlamasını gerektirmektedir. Kent planı ve arazi kullanımına ilişkin ileriye yönelik bir stratejinin yerel yönetimler tarafından oluşturulmamış olması ise büyük eksikliktir. İl de inşaat sektörünün darboğazlarından biri, inşat projelerini onaylayacak kurumlarda vasıflı elemanların yetersiz olmasıdır. Yapım sürecinde gerek yapı denetim firmaları gerekse kamu kurumlarındaki nitelikli personel eksikliği denetimin zayıf olmasına yol açmaktadır. İnşat malzemelerindeki kalitesizlik ayrı bir sorundur. İnşaatlarda etüd, proje, müteahhitlik ve yapım hataları, imar planlarına uyulmaması, tarım alanlarında süren yapılaşma, standartlara uygun olmayan malzeme kullanımının denetlenmemesi sektörün zayıf tarafını oluşturmaktadır. 3 Bayındırlık ve İskan İl Müdürlüğüne ait verilerdir. 58
78 Finansman Sorunları ve Yüksek Maliyetler 2000 ve 2001 yıllarında yaşanan krizlerin etkisi devam etmekte, inşaat girdi fiyatlarındaki artışlar ve ekonomideki durgunluk sektörü olumsuz yönde etkilemektedir. Konut ihtiyacı yüksek olan Bolu da, inşaat sektöründe projelerin sağlam finansman kaynaklarına dayanmaması sektörün zayıf tarafıdır. İnşaat sektöründe taahhüt edilen işlerin sermaye yapıları zayıf, yeterli finansman kaynağı olmayan, vasıflı işgücü çalıştırmayan inşaat firmaları tarafından yapılması depremsellik riski yüksek bir il olan Bolu da can ve mal kayıplarını artırmaktadır. Faizlerin yüksek olması inşaat finansman maliyetlerini yükseltmektedir. Sektörde alacakların tahsilinde de sorunlar yaşanmaktadır Ticaret Küçük sermayeleriyle tamirattan imalata kadar çeşitli alt sektörlerde faaliyet gösteren küçük ölçekli ticarethaneler Bolu da ekonomik hayatın vazgeçilemeyecek önemdeki kesimini oluşturmaktadır. İşletme sahipliği ile yöneticiliğinin aynı kişide birleştiği, işletme sahiplerinin fiilen çalıştığı bu işletmeler Bolu da faaliyet alanı itibarıyla çeşitlilik göstermektedir yılı İl GSYİH sı içindeki payı yüzde 13,5 olan toptan ve perakende ticaret, otel ve lokanta sektöründe yaklaşık 20 bin dolayında esnaf ve sanatkar faaliyette bulunmaktadır. İl deki Ticaret ve Sanayi Odası na kayıtlı 13 meslek grubunda toplam kayıtlı üye sayısı dir. Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliğine bağlı 26 oda ve 2 ajanlık da ise toplam olan üye sayısının si faal durumdadır yılı itibariyle Esnaf ve Sanatkar Odaları birliği üyesi iken işyeri kapanan veya oda üyeliğini bırakan işyerlerinin oranı yüzde 52,7 olup, oranın yüksek olmasında, depremlerin etkisi ve yaşanan mali krizin yol açtığı ekonomik durgunluk etkili olmuştur Ticaret Sektörünün Sorunları Sermaye Yetersizliği ve Sağlıksız Çalışma Koşulları İl de ticaret sektöründe faaliyet gösteren esnaf ve sanatkar oldukça dağınık bir yapıda ve mahalle aralarındaki işyerlerinde, son derece sağlıksız ortamlarda çalışmaktadır. Büyük kısmı asgari ücretle, sendikasız ve sigortasız çalışan bu kesim sosyal güvenceden yoksundur. Modern işletmecilik anlayışından uzak bir biçimde faaliyetlerini sürdüren esnaf ve sanatkarlar, yüksek maliyetler yanında, rekabeti etkileyen pazarlama ve satış artırıcı faaliyetleri de yerine getirememektedir. Krizler nedeniyle finansman sıkıntısı içine düşen esnaf ve sanatkarlar, yüksek maliyetler yanında, sektördeki haksız rekabetten de etkilenmektedir. Şehir merkezinde açılan hipermarket ve grosmarket gibi büyük ölçekli alış veriş merkezleri, başta bakkal esnafı olmak üzere hemen her işkolundaki esnaf ve sanatkarı olumsuz etkilemektedir. Marketlerle rekabet edemeyen esnaf ve sanatkarlar ya işyerlerini kapatmakta ya da iş değiştirmek zorunda kalmaktadır yılında Esnaf ve Sanatkarlar Odasına kayıtlı üyeden ı işini bırakmak ya da iş değiştirmek zorunda kalmıştır. Sermaye yetersizliği, teminat gösterme ve kefalet sorunları, alacakların tahsilatındaki güçlükler, Bağ-Kur prim borçlarının ödenememesi, düşük standarttaki emeklilik ve sağlık sigortası uygulamaları, kredilerden yeterince yararlanamamaları bu sektörün en önemli sorunlarıdır yılında yaşanan depremlerden en fazla etkilenen, maddi kayba uğrayan, işyerleri zarar gören esnaf, sanatkar ve küçük işletmeler olmuştur. İşyeri sahiplerinin dörtte üçü doğrudan ya da dolaylı olarak depremlerden zarar görmüştür. Konut, ticari ve sınai yapı, makina-teçhizat ve 59
79 mamul-yarı mamul stoklarda yaşanan kayıplar, ayrıca deprem sonrasında ticari yaşamın bir süre için durması mali bakımdan güç durumda bulunan esnaf ve sanatkarları sıkıntıya sokmuştur Bankacılık Bolu da 2000 yılı sonu itibariyle toplam 15 banka, bu bankalara bağlı 36 şube ile faaliyette bulunmaktadır. Bu bankaların 4 ü kamu sermayeli, 8 i özel sermayeli bankadır. İl de 3 banka tasarruf mevduatı sigorta fonuna (TMSF) devredilmiştir. İl de kalkınma ve yatırım bankası ve yabancı sermayeli bir banka bulunmamaktadır. Şahıs şirketi statüsünde faaliyet gösteren toplam 28 sigorta şirketi yanında, 4 döviz bürosu hizmet vermektedir (Tablo 50). Tablo 50. Bolu İlinde Banka ve Şube Sayıları, 2002 Bankalar Adet Kamusal Sermayeli Bankalar 22 - TC Ziraat Bankası 10 - Türkiye Vakıflar Bankası. 2 - Türkiye Halk Bankası 9 - Türkiye Emlak Bankası (1) 1 Özel Sermayeli Bankalar 11 Akbank 2 Pamukbank 1 Şekerbank 1 Toprakbank (2) 1 Türkiye Garanti Bankası 1 Türkiye İmar Bankası 1 Türkiye İş Bankası 3 Yapı ve Kredi Bankası 1 Tasarruf Mevduat Sigorta Fon. Devreden Bankalar 3 Etibank 1 Sümerbank (3) 1 Türk Ticaret Bankası 1 Kaynak: Türkiye Bankalar Birliği, 2002 (1) tarihinde bankacılık lisansı iptal edilerek Ziraat Bankasıyla birleştirilmiştir. (2) itibariyle satış süreci başlatılmıştır. (3) 'de Oyak grubuna satılmıştır. Bolu da banka şubelerinin çoğu teknolojik gelişmeye uyum sağlamıştır. Banka sayısının artması ve sunulan hizmetlerin çeşitlilik kazanması, kurulan ATM ve Elektronik Fon Transferi (EFT) sistemleri ile birlikte halkın nakit ve kredi kullanım alışkanlıklarının değiştiği gözlenmektedir Banka Kredilerinde Gelişmeler 2000 yılı itibariyle, Bolu da banka kredileri içinde en yüksek payı ihtisas dışı krediler (işletme ve tüketici kredileri vb.) almaktadır. Bu kredilerin payı 1999 yılından yüzde 48,2 iken, 2000 yılında yüzde 56,3 e yükselmiştir. İhtisas kredileri (tarım, sanayi, turizm vb.) içinde en yüksek payı tarım sektörü almakla birlikte, bu sektörün krediler içindeki payı azalmaktadır (Tablo 51). Tarım sektörünün toplam krediler içindeki payı 1999 yılında yüzde 26,7 den, 2000 yılında yüzde 18,6 a kadar gerilemiştir. İl in yüksek gelişme potansiyele sahip olduğu turizm sektöründe kullanılan kredi bulunmamaktadır. 60
80 Tablo 51. Bolu İlinde Kredilerin Sektörlere Göre Dağılımı, , Cari Fiyatlarla Milyar TL Kredi Türleri 1999 % 2000 % Tarım , ,6 Gayrımenkul 245 1, ,5 Mesleki , ,6 Diğer İhtisas Krediler , ,9 İhtisas Dışı Krediler , ,3 Toplam , ,0 Kaynak: Türkiye Bankalar Birliği, 2001 Ciddi boyutlarda finansman güçlüğü içinde olan ve kaynak maliyeti artan Türk bankacılık sisteminde yaşanan krizlere bağlı olarak, kredi geri dönüşlerinde yaşanan güçlükler bankaları kredi arzını daraltmaya yöneltmiş, Bolu da bu durumdan en çok etkilenen, yüksek faiz oranları nedeniyle, kredi temin etme konusunda güçlük çeken KOBİ ler olmuştur. Esnaf ve sanatkarların yaşadığı mali sorunlar, sanayide yatırımların zayıf olması ve mali krizlerin halkın satın alma gücü üzerindeki olumsuz etkileri mali kurumları da etkilemiştir. Bolu nun bankacılık sektörü açısından canlı, hareketli bir il olduğu söylenemez. Tablo 52. Türkiye ve Bolu İlinde Krediler, Toplam kredi (Milyar TL) Türkiye Bolu Kredilerin toplam banka kredileri içindeki payı,% Türkiye Bolu Şube Başına Düşen Kredi (Milyar TL) Türkiye Bolu Kaynak: Türkiye Bankalar Birliği, ,0 0, ,0 0, ,0 0, Bolu, tüm kredi göstergelerinde ülke ortalamasının altında yer almaktadır. Türkiye de 2001 yılında şube başına düşen kredi tutarı ortalama 5.3 Milyar TL iken, Bolu da bu tutar 966 Milyar TL dir (Tablo 52 ). Bolu da kredilerin toplam banka kredileri içindeki payı zaman içinde azalmış ve 2001 yılında yüzde 0,1 e düşmüştür yılları arasında kredi artış hızı bakımından da Bolu en son sıralardadır. İl de kredi/mevduat oranı da yıllar itibarıyla düşmüş, 2001 yılında yüzde 12,6 olarak gerçekleşmiştir (Tablo 53). Tablo 53. Bolu İlinde Toplam Kredi / Toplam Mevduat Oranı, ,% Yıllar Bolu 46,8 18,3 36,1 32,5 38,1 33,6 20,5 29,4 12,6 Karadeniz 85,1 54,2 61,6 38,6 44,8 58,2 56,3 88,2 44,4 Türkiye 79,6 61,2 65,4 62,8 70,2 58,4 45,0 50,0 31,8 Kaynak: Türkiye Bankalar Birliği,
81 Banka Mevduatında Gelişmeler Mevduatın türlerine göre dağılımı incelendiğinde, Bolu da, bankacılık sisteminde döviz mevduatının toplam mevduat içindeki payının yıllar itibariyle hızlı bir artış gösterdiği gözlenmektedir (Tablo 54). Bu durum, Türkiye de son yıllarda satın alma gücü azalan ve değer kaybına uğrayan TL karşısında, toplum kesimlerinin dövize yönelmeleri ve yaşanan para ikamesi nin sonucudur. Bolu da TL cinsinden mevduatın toplam mevduat içindeki oranı 1996 yılında yüzde 41,2 den, 2000 yılında yüzde 35,7 ye gerilemiştir. Buna karşın, toplam banka mevduatı içinde döviz mevduatının oranı aynı dönemde ortalama olarak yüzde 40 ların üzerinde seyretmiş, yılları arasında yüzde 45,5 olarak gerçekleşmiştir. Tablo 54. Bolu İli nde Banka Mevduatlarının Dağılımı, , Cari Fiyatlarla Milyar TL Yıllar Tasarruf Mevduat Resmi K. Ticari K. Bankalar Döviz Diğer Altın Toplam Mevduatı Sertifikası Mevduatı Mevduatı Mevduatı Mevduatı Mevduatı Depo H Kaynak: Türkiye Bankalar Birliği, 2001 Mevduattaki gelişme kişi ve banka-şube başına düşen miktarlar açısından da incelenebilir. Tablo 55 de, Bolu da kişi başına ve banka-şube başına düşen mevduat gösterilmektedir yılında 272 dolar olan kişi başına mevduat, 1995 yılında 302 dolara yükseldikten sonra, 2000 yılında 244 dolara kadar gerilemiştir. İl de banka başına düşen mevduat 1990 yılında 10,4 milyon dolardan, 2000 yılında 5 milyon dolara gerilemiştir. Şube başına düşen mevduat ise 1990 yılında 2,1 milyon dolar, 2000 yılında 6 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir. İncelenen dönemde kişi başına ve banka başına düşen mevduattaki dönemsel değişmenin negatif olduğu gözlenmektedir. Tablo 55. Bolu İlinde Kişi Başına, Banka Başına ve Şube Başına Mevduat, Yıl Dönemsel Değişme,% Kişi Başına Mevduat(Dolar) ,3 Banka Başına (Milyon Dolar) 10,4 12,1 5,0-5,2 Şube Başına (Milyon Dolar) 2,1 3,0 6,0 85,7 Kaynak: Türkiye Bankalar Birliği, Mali Yapı Kamu hizmetlerinden yararlanma ve kamu harcamalarının finansmanına katılma derecesini görmek ilginç bulunabilir. Kamu hizmetlerinin en etkin şekilde verilebilmesi, iller ve bölgeler arasındaki gelişmişlik farklarının azalması bu yörelere kaynak tahsislerine imkan verecek güçlü bir kamu maliyesi ile mümkündür. Kişi başına düşen kamu harcamaları bir ilin kamu hizmetlerinden yararlanma derecesini gösterir. Kamu gelirleri ise kamu hizmetlerinin sağlam finansman kaynaklarına dayalı olması bakımından önemlidir. 62
82 Kamu Harcamaları İl de genel ve katma (konsolide) bütçe giderleri içinde cari harcamalar en yüksek payı almaktadır (Tablo 56) yılında konsolide bütçe içersinde yüzde 80,1 payı olan cari harcamaların (personel ve diğer cari) payı takip eden yıllarda azalmış, 2000 yılında yüzde 72,2 ve 2001 yılında yüzde 76,5 olarak gerçekleşmiştir. Aynı dönemde kamu yatırım harcamalarının il in konsolide bütçesi içersindeki payı yüzde 15 den 1999 yılında yüzde 9,8 e düşmüştür yılında yüzde 23,2 lik bir pay alan kamu yatırım harcamaları 2001 yılında yüzde 17,5 e gerilemiştir. Yatırım harcamalarında 2000 yılındaki artış, 17 Ağustos ve 12 Kasım 1999 depremlerinden sonra bölgeye yönelik kamu yatırım harcamalarından kaynaklanmaktadır.cari harcamalar içersinde yer alan personel harcamalarının 2000 yılında düşmesinin nedeni ise Bolu İl ine bağlı ilçe olan Düzce nin 1999 yılında statüsünün değişmesi ve il olup ayrılmasıdır. Tablo 56. Bolu İli Genel ve Katma Bütçe Giderleri, ,Cari Fiyatlarla Milyon TL Giderler Personel Diğer Cari Yatırım Transfer Yıllar Genel B Katma B Genel B Katma B Genel B Katma B Genel B Katma B Genel B Katma B Kaynak: T.C. Maliye Bakanlığı Bolu nun Türkiye yatırım harcamaları içindeki payı düşüktür ve yıllar itibarıyla değişmemiştir yılında İl in Türkiye kamu yatırım harcamaları içindeki payı yüzde 0,3 dür (Tablo 57). Kamu maliyesinde yaşanan sorunlar yatırımlara ayrılan ödenekleri azaltmakta, başlı durumda olan kamu yatırım harcamalarının tamamlanmasında gecikmeye yol açmaktadır. İlçeleri arasında gelişmişlik farkı büyük ve Türkiye ilçeleri arasında en az gelişmiş ilçeleri (Kıbrısçık, Seben) olan Bolu da kamu yatırımlarının il içindeki dağılımı da dengesizdir. Tablo 57. Kamu Yatırım Harcamaları, ,Cari fiyatlarla Milyon TL Bolu Türkiye Bolu/Türkiye Kaynak: DPT Kamu Gelirleri Vergi gelirleri il in konsolide bütçe gelirlerinin büyük kısmını oluşturmaktadır (Tablo 58) yılında konsolide bütçe gelirlerinin yüzde 86,3 ünü karşılayan vergi gelirleri 2000 yılında yüzde 51,4 e kadar gerilemiştir. Bunda, 1999 yılındaki depremlerden zarar gören vergi mükelleflerinin önceki dönemlere ait vergi borçlarının mücbir sebep kapsamında değerlendirilerek vergi borçlarının silinmesi etken olmuştur. Bölgede yaşanan deprem il maliyesi üzerindeki etkisini vergi tahakkuk ve tahsilat oranlarını düşürerek göstermiştir ve 1998 yıllarında ortalama yüzde 90 lar düzeyinde gerçekleşen tahakkuk/tahsilat oranı, 1999 yılından itibaren gerilemiş ve 2001 yılında yüzde 39,9 a kadar düşmüştür (Tablo 59). Bolu da deprem öncesinde vergilendirme 63
83 dönemine ilişkin tahakkuk etmiş ve vadesi geldiği halde tahsil edilemeyen vergi borcu 50 Trilyon TL dır 4. Tablo 58. Bolu İli Konsolide Bütçe Gelirlerin Tahsilatı, , Cari Fiyatlarla Milyar TL Yıllar Konsolide Bütçe Genel Bütçe Vergi Gelirleri Vergi Dışı Normal G. Özel Gelir ve Fonlar Katma Bütçe Kaynak: T.C. Maliye Bakanlığı İl de 2001 yılı sonu itibariyle vergi mükellefi bulunmaktadır. Toplam gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin yüzde 57,5 i merkez ilçede, yüzde 13,7 si Gerede İlçesindedir yılı sonu itibarıyla toplam vergi yükü yüzde 17,9 olup, bu oran aynı yılda yüzde 26,3 olarak gerçekleşen Türkiye ortalamasının altındadır. Tablo 59. Bolu İli Vergi Gelirlerin Tahakkuk ve Tahsilatı, , Cari Fiyatlarla Milyar TL, Yıllar Tahakkuk(1) Tahsilat(2) Yüzde (2/1) Türkiye Tahsilatı İçindeki Pay ,6 0, ,0 0, ,7 0, ,3 0, ,9 0,09 Kaynak: T.C. Maliye Bakanlığı Bolu da etkin vergi denetimi yapılamamaktadır.vergi yükü düşüktür. Vergi dairelerinin ve diğer kamu hizmet binalarının donanımları eksiktir. İl de vergi kimlik numarasının yaygınlaştırılmasına çalışılmaktadır. Deprem sonrasında uygulanmasına başlanılan ve halen uygulaması süren Terkin Yasası nedeniyle vergi borçlarının silinmesi, vergi kayıp ve kaçaklarının fazla oluşu, kayıt dışı faaliyetler kamu hizmetlerinin finansmanına Bolu nun katkısını düşürmektedir yılında yaşanan depremlerin ticari ve sosyal hayatın bir süre durmasına yol açması nedeniyle, ortaya çıkan üretim ve istihdam kayıplarının vergi gelirinin azalmasında rolü büyüktür. 4 Ağustos ve Kasım 1999 tarihlerinde meydana gelen depremlerden zarar gören mükelleflerin vergi borçlarının silinmesine ilişkin olarak tarihinde çıkarılan terkin yasası ile ilgili Maliye Bakanlığı tebliği tarihinde yayınlanmış ve yasadan yararlanmak için başvuru süresi 2002 yılı Temmuz ayının sonu olarak belirlenmiştir. İlgili yasa, vergi borcunun silinmesini mükelleflerin varlıklarının en az yüzde 10 nu kaybetmiş olma şartına bağlamıştır. Terkin Yasası ile ilgili olarak Bolu İli nde adet mükellef terkin talebinde bulunmuş, talep formları içinde tarihine kadar incelemesi yapılıp talepleri yasalara uygun bulunan 155 mükellef terkinden yararlanmıştır. 64
84 İnsan Kaynakları : Eğitim, Kültür ve Sağlık Dengeli ve sürdürülebilir gelişme hedefi ile uyumlu bir nüfus yapısı, bu nüfusun eğitim, sağlık ve insan gücü yönünden niteliklerinin iyileştirilmesi ve yaşam kalitesinin yükseltilmesi bakımından önem taşımaktadır. Türkiye genelinde olduğu gibi, Bolu da genç bir nüfusa sahiptir. Genç ve dinamik, eğitim düzeyi yüksek nüfus il de gelişmenin itici gücü olacaktır. Nitelikli insan kaynağına dayalı sosyo-ekonomik gelişmenin ön koşulu eğitimdir. Günümüzde bilim ve teknolojideki gelişmeler eğitimi daha da fazla önemli kılmış; eğitim, iktisadi gelişme kadar, sosyal ve siyasal- demokratik gelişmenin en temel koşulu olmuştur. Toplumsal gelişmenin temel bir unsuru olan bireylerin fiziksel, zihinsel, sosyal ve ruhsal sorunlarının çözülmesi, yaşam kalitesinin ve süresinin yükseltilmesi, sağlıklı bir topluma ulaşılması bakımından büyük önem taşımaktadır. Gelişmenin önkoşulu olmasına rağmen, eğitimin ülkemizde siyasal öncelik kazanmış bir konu olduğu söylenemez. Eğitim sistemi konusunda gerek eğitimi alanlar gerekse eğitim sisteminin kurumları arasında sürekli bir hoşnutsuzluk bulunmaktadır. Hoşnutsuzluğun bu kadar yaygın olmasına karşın, toplumda eğitim sisteminin sorunlarının çözümü konusunda ciddi ve çok yönlü çözüm arayışlarının bulunduğunu söylemek zordur. Türkiye de eğitim, kültür ve sağlığa ayrılan kaynaklar yıllardır artırılabilmiş değildir. Türkiye de 2000 yılı için toplam kamu harcamasından eğitime ayrılan pay ortalama yüzde 9,4 iken, AB ülkelerinde toplam kamu harcamalarının yüzde 11,7 si eğitime ayrılmıştır yılında Türkiye de kamu harcamalarından eğitime ayrılan pay yüzde 9,2 dir. Türkiye de kamu eğitim harcamalarının GSYİH ya oranı 2001 yılı itibarıyla yüzde 3,9, AB ortalaması ise yüzde 5,6 dır. Dünya da yaşanmakta olan dönüşümler ve günümüzün hızla değişen yarışmacı ekonomik dünyası medyanın etkisine açık olan çocuğun üzerinde okulun yönlendiriciliğinde önemli ölçüde aşınmalara yol açmakta ve çocuğun toplumsallaşmasını engellemektedir. Diğer taraftan bu yarışmacı ortam, ekonominin yetişmiş insan gücü taleplerini karşılayacak bir eğitim düzeyinin yakalanmasını, eğitim sisteminde de köklü bir dönüşümü zorunlu kılmaktadır. Artık öğretmen merkezli, bilginin nakledilmesine dayalı öğretme modeli terk edilmekte, öğrenci merkezli, bilginin üretilmesine ve yaratıcı kapasitenin geliştirilmesine yönelik öğrenme modeline geçilmektedir. Eğitim sistemlerinde yaşanan dönüşüm, kaçınılmaz olarak okul modelinde de bir dönüşümü getirmekte ve geleneksel eğitim yöntemleriyle çalışan okuldan, öğrenen, değişmeye ve işbirliğine açık bir organizasyon olarak okula geçiş yaşanmaktadır. Her çocuğun eğitim sistemine girmesinin ve gelişmesini yaşam boyu sürdürebilmesinin, kendisini gerçekleştirebilmesinin yollarının açılması eğitim sistemlerinin en temel işlevi haline gelmektedir Eğitim ve Kültür Okul öncesi eğitimi yaygınlaştırmak, okullaşma oranını AB ve OECD ülkeleri düzeyine çıkarmak ve her çocuğun okul öncesi eğitimi almış olarak zorunlu eğitime devam etmesini sağlamak Türkiye eğitim sisteminin temel hedeflerinden biri olmuştur. Eğitim göstergelerinde, Bolu, Türkiye ortalamalarının üzerinde bir düzeydedir. Tablo 60 ve Tablo 61 de, İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflandırmasına (İBBS- Düzey 3) göre eğitim göstergeleri açısından, Bolu diğer iller ile karşılaştırmalı olarak gösterilmektedir. 65
85 İller Tablo 60. Eğitim Kademelerine Göre Okul, Öğrenci ve Öğretmen Sayıları, 2000/2001 Öğretim Yılı Okul sayısı Okul öncesi İlköğretim Ortaöğretim Mesleki ve teknik ortaöğretim Öğrenc Öğret Okul Öğrenci Öğret Okul Öğrenc Öğret Okul Öğrenc i sayısı men sayısı sayısı men sayısı i sayısı men sayısı i sayısı sayısı sayısı sayısı Bolu Düzce Kocaeli Sakarya Yalova İBBS-Düzey Türkiye Kaynak: DPT, İstatistiki Bölge Birimlerine Göre Çeşitli Göstergeler, Nisan 2003 Öğret men sayısı Tablo 61. Eğitim Kademelerine Göre Okullaşma Oranları, 2001/2002 Okul öncesi İlköğretim Ortaöğretim Mesleki ve teknik ortaöğretim İller Kız Erkek Toplam Kız Erkek Toplam Kız Erkek Toplam Kız Erkek Toplam Bolu 10,0 11,1 10,6 86,1 91,3 88,7 31,8 33,1 32,4 23,8 54,6 38,9 Düzce 9,3 9,3 9,3 101,9 109,5 105,7 22,3 30,3 26,3 26,4 45,6 35,8 Kocaeli 5,4 6,1 5,8 105,8 112,8 109,4 37,2 41,0 39,1 24,6 42,8 33,8 Sakarya 4,6 5,7 5,2 104,5 112,3 108,4 28,1 33,1 30,7 18,8 39,0 29,2 Yalova 13,1 13,4 13,2 107,3 116,9 112,2 54,6 55,2 54,9 22,7 40,8 31,6 İBBS-Düzey 2 6,4 7,2 6,8 103,2 110,5 106,9 33,5 37,7 35,6 23,0 43,0 33,1 Türkiye 6,0 6,4 6,2 93,2 102,6 98,0 34,4 39,3 36,9 15,4 25,4 20,5 Kaynak: DPT, İstatistiki Bölge Birimlerine Göre Çeşitli Göstergeler, Nisan
86 İl de okur yazar oranı yüzde 98,1 olup, bu oran Türkiye ortalamasının (yüzde 97) üzerindedir öğretim yılı verilerine göre, okul öncesi eğitimde okullaşma oranı yüzde 10,6 ya ulaşmıştır. Bu oran yüzde 6,2 olan Türkiye ortalamasının üzerinde olmakla birlikte, VIII. Beş Yıllık Kalkınma Planı nın yılı hedefinin (yüzde 25) uzağındadır. Bolu da, okul öncesi eğitimde 68 okul, ve bu sınıflarda eğitim alan öğrenci, görevli 97 öğretmen ve toplam 81 derslik bulunmaktadır. Öğretmen başına 15 öğrenci, derslik başına 18 öğrenci düşmektedir. İlköğretimin amacı, her çocuğun iyi bir yurttaş olarak yetişmesini sağlamak, bunun için gerekli temel bilgi, beceri, davranış ve alışkanlıkları kazandırarak, ilgi ve yetenekleri doğrultusunda hayata hazırlamaktır. Gelişmiş ülkelerde ilköğretimde okullaşma oranı yüzde 100 lere ulaşmakta, zorunlu eğitim süresi de 8-12 yıl arasında değişmektedir. Türkiye de ilköğretimde okullaşma oranı yüzde 98 olup, Bolu da bu oran yüzde 88,7 dir (Tablo 61). İl de 118 okuldaki toplam ilköğretim öğrencisine eğitim öğretim hizmeti verilmekte, öğretmen başına 20 derslik başına 28 öğrenci düşmektedir. Öğretmen ve derslik başına düşen öğrenci sayıları, Millî Eğitim Bakanlığı nın öğretmen ve derslik başına belirlediği 30 öğrenci hedefine yakındır. Orta öğretim kurumlarında öğrenimlerini sürdüren öğrencilere asgarî düzeyde de olsa, genel bir kültürü kazandırmak, öğrencileri ilgi ve yetenekleri doğrultusunda belirli bir mesleğe, iş alanına ya da yükseköğretime hazırlamak amaçlanmaktadır. Türkiye de orta öğretimde okullaşma oranı öğretim yılında yüzde 36,9 olmuştur. Meslekî ve teknik orta öğretimde bu oran yüzde 20,5 dir. Bolu da orta öğretimde okullaşma oranı yüzde 32,4, mesleki ve teknik eğitimde yüzde 38,9 dur. Mesleki ve teknik eğitimde yüksek okullaşma oranına sahip olan Bolu, orta öğretimde ülke ortalamasının altında yer almaktadır. Orta öğretimde (Lise) öğretmen başına 21 öğrenci düşmektedir. Bu oran, Türkiye ortalamasının (20 öğrenci) az da olsa üzerindedir. Yüksek öğretim, orta öğretime dayalı, en az dört yarı yıllık her kademedeki eğitim ve öğretimi kapsamaktadır. Yüksek öğretim, ülkenin bilim politikasına uygun olarak, toplumun yüksek düzeyde insan gücü gereksinimini karşılamayı ve nitelikli insan gücü yetiştirmeyi amaçlamaktadır öğretim yılında, Bolu daki orta öğretim kurumlarından mezun olan öğrenciden yüzde 52,8 i başarı göstererek üniversiteye giriş sınavını kazanmış olmasına rağmen, bu başarı bir sonraki yılda sürdürülememiştir. Abant İzzet Baysal Üniversitesi Bolu ve Düzce illerinde yer alan kampus alanlarındaki 7 fakülte, 5 yüksekokul, 6 meslek yüksek okulu ve lisansüstü eğitim veren 3 enstitü, 3 araştırma merkezi ile yüksek öğretime katkısını sürdürmektedir. Üniversite kampus alanındaki Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Türkiye deki tıp fakülteleri arasında benzeri olmayan özgün bir örnek oluşturmaktadır. Üniversite de 2002 yılı itibariyle 53 profesör, 20 doçent, 194 yardımcı doçent, 472 yardımcı öğretim elemanı olmak üzere toplam 739 akademik personel ile eğitim hizmeti verilmektedir (Tablo 62). Ön lisans, lisans ve yüksek lisans olmak üzere üniversite de toplam öğrenci bulunmaktadır. Üniversitede yılında öğretim üyesi başına 69,3 öğrenci düşmektedir. Bu sayı Türkiye geneli için 61,7 dir. Üniversitenin yatırım ödenekleri kampus alanlarındaki alt yapı ve donanım ihtiyacını karşılayacak düzeyde değildir. Örnek insan İzzet Baysal ın adını taşıyan üniversitenin bina, labaratuar ve donanım ihtiyacı İzzet Baysal Vakfı tarafından karşılanmaktadır yılı itibarıyla il deki 37 ilk ve ortaöğretim tesisi yanında, 53 sağlık ve sosyal hizmet amaçlı tesis İzzet Baysal Vakfı tarafından yaptırılmıştır. Ancak, üniversite kampus alanlarında alt yapı ve çevre düzenlemesi çalışmaları için gerekli ödenekler yetersiz kalmaktadır. Tıp Fakültesinin tıbbi donanımının alımında kullanılacak olan dış kredinin sağlanması hastanenin yataklı tedavi hizmetine bir an önce başlaması bakımından büyük önem taşımaktadır. 67
87 Tablo 62. Abant İzzet Baysal Üniversitesi nde Akademik Personel Sayıları, 2002 Fakülte/Yüksek Okul Prof. Doç. Yard.Doç. Öğ.Gör Okutman Araştırma Görevlisi Uzman Toplam Erk Kad Erk Kad Erk Kad Erk Kad Erk Kad Erk Kad Erk Kad Erk Kad Eğitim Fakültesi Fen-Ede.Fakültesi İktisadi İdari Bil. Fak Orman Fakültesi Teknik Eğitim Fakültesi Tıp Fak. (Düzce) İzzet Baysal Tıp (Bolu) Akçakoca Tur. İşİ. Ot.Y.O Beden Eğt. Spor Y.O Kemal Demir FTRYO Bolu Sağlık YO Düzce Sağlık YO Akçakoca Meslek Y.O Bolu Meslek Y.O Düzce Meslek Y.O Gerede Meslek Y.O Mengen Meslek Y.O Mudurnu Meslek Y.O Sosyal Bilimler Enstitüsü Rektörlük Toplam Kaynak: AİBÜ Personel Daire Başkanlığı 68
88 Eğitim Sektörünün Sorunları Eğitimin Kalabalık Sınıflarda Yapılması, Bazı Branşlarda Öğretmen Açığı Olması İl de ikili öğretim sürmekte, kalabalık sınıflarda yapılan eğitim sunulan hizmetin kalitesini düşürmektedir. Ağır geçen kış koşulları taşımalı eğitimde sorunlara yol açmaktadır. Taşımalı eğitim dolayısıyla kullanılamayan 460 okulda 652 derslik ve 382 lojman atıl durumdadır. Öğretmen sayısındaki yetersizlik ve dağılımındaki dengesizlikleri gidermek için çıkarılan norm kadro uygulamasına rağmen, bazı branşlarda (sınıf öğretmeni, iş eğitimi ) öğretmen fazlalığı, bazı branşlarda ( ingilizce, bilgisayar, rehber öğretmen) öğretmen açığı vardır. Orta öğretimde etkin bir rehberlik ve yönlendirme hizmeti verilememektedir İşsizliği Azaltacak, İşgücünün Niteliğini Yükseltecek Eğitim Programlarının Olmaması Bolu da işgücüne çalışma hayatının gerektirdiği, işgücü piyasasının aradığı nitelikleri kazandıracak mesleki yetiştirme, beceri-deneyim kazandırma ve iş sahibi yapma amacıyla eğitim verecek kurumlar bulunmamaktadır. Son yıllarda kent merkezine çevre ilçelerden göç nedeniyle işgücü arzı artmakla birlikte, göç eden işgücünün niteliği düşüktür. İnsan kaynaklarının geliştirilmesine yönelik yatırımların düşük olduğu il de işletmecilik kültürü de gelişmemiştir. Sanayi işyerlerinde işgücü sıkıntısı çekilmemekle birlikte, işyerleri işgücünün niteliğinden memnun değildir. Nitelikli ara işgücü açığı olan işyerleri vardır (Tablo 63). İmalat sanayi işyerlerinde, alt sektörlere göre değişmekle birlikte, küçük ve orta ölçekli işletmelerde daha belirgin olmak üzere, bir yükseköğretim kurumundan mezun işyeri sahiplerinin sayıca az olması, bu işyerlerinde girişimci ve yönetici eğitimine ihtiyaç olduğunu göstermektedir. Sektörler Tablo 63. Nitelikli Ara İşgücü Açığı Olan Sektörler,2001 Ara işgücü Gıda sanayi Gıda mühendisi,işletmeci,üretim yöneticisi, veteriner hekim Dokuma giyim eşyası ve deri sanayi Tekstil mühendisi, deri teknikeri, deri kimyageri, stilist Orman ürünleri ve mobilya Doğrama ustası, tomruk biçici, karo ustası, marangoz Kimya, kömür üretimi ve plastik ürünleri sanayi Kimyager, maden mühendisi, maden ustası, kaplama ve kalıpçı ustası Metal sanayii Kaynakçı, soğuk demirci, tornacı, frezeci, dökümcü, teknik ressam Kaynak: Bolu İmalat Sanayii İşyerleri Anketi, Sosyo-Kültürel Yaşamın Canlı Olmaması İlde sosyal ve kültürel yaşam canlı değildir. Yakın gelecekte 20 bin öğrenciye eğitim verecek bir üniversite kenti olmasına ve çevre illerden çok sayıda öğrenciyi çekmesine rağmen, bu demografik hareketliliğin Bolu nun sosyo-kültürel yaşamına getirdiği canlılık düşük düzeydedir. İl merkezinde 3 sinema, 1 kültür merkezi, 7 halk kütüphanesi, 1 çocuk kütüphanesi, Üniversite kampusunda ise 1 kültür merkezi ve dokümantasyon bölümü ile kütüphane bulunmaktadır. İl halk kütüphanesi, toplam kitap ve 129 süreli yayınla hizmet vermektedir. Üniversitenin kampüs alanında bulunan Kültür Merkezi çok amaçlı kullanılabilen ve her türlü kültürel etkinliğe yanıt verebilecek salonlara sahiptir. Buna karşın, 12 Kasım depreminde il merkezi ve ilçelerde hasar gören çok sayıdaki tarihi, kültürel ve mimari yapının onarımı tamamlanamamıştır. Deprem nedeniyle çok sayıda tarihî ve kültürel yapı hasar görmüş, onarılmayı beklemektedir. 69
89 İl deki müze, aynı nedenle, onarılmayı beklemekte ve ziyarete açılamamaktadır. İlçe kütüphanelerinde kitap ve süreli yayınların sayısı azdır. Mudurnu ve Göynük İlçelerinde bulunan Osmanlı mimarî tarzını yansıtan tarihî yapıların restorasyonu yapılamadığından ziyarete açılamamaktadır Sağlık Temel sağlık göstergeleri bir toplumun genel sağlık ve sosyo-ekonomik durumunu gösterir. Toplumsal gelişmenin temel unsuru olan bireylerin fiziksel, zihinsel, sosyal ve ruhsal sorunlarının çözülmesi, yaşam kalitesinin ve süresinin yükseltilmesi, sağlıklı bir topluma ulaşılması bakımından büyük önem taşımaktadır. Gelişmenin dengeli ve sürdürülebilir olması, gelişme hedefleri ile uyumlu bir nüfus yapısına ve eğitim düzeyinin gelişmişliğine olduğu kadar, sağlık hizmetleri sunumunun niteliğine de bağlıdır. Sağlık hizmetleri sunumunun niteliği ise, bu hizmeti veren kurumların insan gücü, yönetim, teknoloji ve finansman sorunlarının çözülmüş olması ile yakından ilgilidir. Türkiye de sağlığa kamu kaynaklarından ayrılan pay da yıllardır artırılabilmiş değildir. Kamu sağlık harcamalarının GSYİH ya oranı 2000 yılında yüze 3,5 dur. Bu oran AB ülkeleri ile karşılaştırıldığında nüfusun sağlık ihtiyaçlarını karşılamada yetersiz kalmaktadır yıl verilerine göre AB ülkelerinde bu oran ortalama yüzde 6-8 aralığında değişmektedir. Toplum sağlığının ve sağlık sorunlarının zaman içinde gösterdiği değişimi değerlendirmek, toplumun sağlık düzeyini başka bir toplumun sağlık düzeyi ile karşılaştırmak, sunulan sağlık hizmetlerinin etkinliğini değerlendirmek temel sağlık göstergeleri ile ilgili kayıtların düzenli tutulmasıyla mümkündür. Sağlık düzeyi ölçütlerinin objektif olarak hesaplanmasında, sağlık kayıtlarının tüm bilgileri kapsar biçimde doğru ve zamanında düzenlenmesi, saklanması ve istendiğinde kullanıcıların hizmetine sunulmasının sağlanması gereklidir ve bu sağlık kuruluşlarının en önemli görevlerinden biridir. Bolu da sağlıkla ile ilgili kayıt düzeninin ise sağlıklı tutulduğu söylenemez. Temel sağlık göstergelerini İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflandırmasında yer alan diğer iller ile karşılaştırmalı olarak gösteren Tablo 64 e göre, Bolu yardımcı sağlık personeli bakımından üst sıralarda yer almaktadır. İl de sağlık memuru başına 896, hemşire başına 651 kişi ve ebe başına 902 kişi düşmektedir. İBBS Düzey-2 alt bölgesi içersinde, Yalova ve Kocaeli dışında, Bolu hekim başına nüfus açısından, Türkiye ortalamasının altında yer almakla birlikte, diğer illere göre iyi durumdadır. İl de hekim başına düşen nüfus 950 kişidir Sağlık Sektörünün Sorunları Yatak Doluluk Oranının Düşük Olması Bolu da sağlık hizmetleri 3 ü merkez ilçe de, 3 ü de Gerede, Mudurnu ve Göynük ilçelerinde olmak üzere toplam 6 hastanede verilmektedir. İl de 3 sağlık merkezi ve 30 sağlık ocağı yataksız sağlık kurumları olarak hizmet vermekte, 2 dispanser ve 1 de halk sağlığı laboratuvarı bulunmaktadır. Toplam 676 yatak sayısına sahip olan bu hastanelerde yatak başına düşen hasta sayısı 354 dür. Bu sayı Türkiye geneli olan 384 ün altındadır. Hastanelerde hasta trafiği düşüktür. Yatak işgal oranı yüzde 44 olup, Türkiye ortalaması olan yüzde 60 in altındadır.tıbbi donanımlarının tamamlanmasını bekleyen İzzet Baysal Tıp Fakültesine bağlı Uygulama ve Araştırma Hastanesi nin bütün birimlerinde hasta kabulüne başlamasıyla yataklı tedavi kurumlarından hizmet alanların sayısı artacaktır. 70
90 Tablo 64. Bolu İlinde Temel Sağlık Göstergeleri,2000 Diş hekimi başına Sağlık memuru başına İller Hekim sayısı Hekim başına nüfus Diş hekimi nüfus Eczacı sayısı Eczacı başına nüfus Sağlık memuru sayısı nüfus Hemşire sayısı Hemşire başına nüfus Ebe sayısı Ebe başına nüfus Bolu Düzce Kocaeli Sakarya Yalova İBBS-Düzey Türkiye Kaynak: DPT, İstatistiki Bölge Birimlerine Göre Çeşitli Göstergeler, Nisan
91 Sağlık Personeli Açığının Olması, Tıbbi Alet ve Cihazların Yetersizliği Standart kadroya göre olması gereken sağlık personeli ve bu personelin ilçelere dağılımı açısından bakıldığında, il de uzman sağlık personeli ve yardımcı sağlık personeli açığı vardır. Sağlık Bakanlığına bağlı Devlet Hastanesine bağlı toplam 670 sağlık personelinin yüzde 84 ü il merkezindeki İzzet Baysal Devlet Hastanesi, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi ve İzzet Baysal Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesinde yoğunlaşmaktadır. Buna karşın Gerede, Göynük ve Mudurnu Devlet Hastanelerinde sağlık personeli açığı vardır. İl ve ilçelerdeki hastanelerde standart sağlık personeline karşılık, personel bulunmaktadır. Bu hastanelerde sağlık personeli açığı oranı yüzde 57,9 dur. Birinci basamak sağlık kuruluşları istenilen şekilde hizmet verecek nitelik ve donanıma sahip değildir. Uzman sağlık personelinin merkez ilçe de toplanmış olması nedeniyle çevre ilçeler sağlık hizmetlerinden yeterince yararlanamamaktadır.uzman doktor bulunmayan ilçe ve köylerde, sağlık hizmeti götürecek yardımcı sağlık personeli, araç, tıbbi alet ve cihazlar yetersiz olduğundan koruyucu sağlık hizmetleri yaygın ve sürekli olarak verilememektedir Sosyal Hizmet Kurumlarının Yetersiz Olması İl de sosyal hizmet veren kurumlar yetersiz ve faaliyetleri zayıftır. Çocuklara yönelik öğrenme ve zihinsel faaliyetler bulunmamaktadır. Okul sağlığı, ana-çocuk sağlığı çalışmaları yetersizdir. Ev içindeki zihinsel ve bedensel özürlülerin bağımsızlıklarını artırıcı kurumsal düzenlemeler yapılmamıştır. Ev dışında ise yolların ve toplu taşım araçlarının yürümede problemi olan kişilere göre düzenlenmemesi önemli bir eksiklik oluşturmaktadır. Ayrıca; deprem kuşağı üzerinde olan il de, özellikle muhtemel afet tehlikesi bulunan bölgelerde halkın ilk yardım ve sivil savunma konusunda bilgilenmesini sağlayacak kurum ve kuruluşlara olan ihtiyaç büyüktür Sağlık ve Spor Turizm Merkezi Olma Potansiyeli Sağlık sektöründe fiziki yapılaşmasını büyük ölçüde tamamlamış olan Bolu, gerekli teknik donamı ve yeterli sağlık personelini temin ettiği takdirde bölgesinde sağlık turizmi merkezi haline gelebilir. Bu alanda mevcut kapasitenin bugünkü durumuyla yeterli olduğu söylenemez. Mevcut yatak kapasitesinin yanı sıra, 2003 yılı içinde hizmete açılacak olan 250 yataklı SSK Hastanesi, aynı yıl içinde hizmet verecek olan İzzet Baysal Tıp Fakültesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi ile yapımı planlanan Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi, Bolu yu belirli branşlarda uzmanlaşmış bir tıp merkezi konumuna getirebilir. Kentin iklimi, rakımı, nemliliği, oksijen durumu, hava ve su kalitesi, sessizliği spor kamp merkezi olarak da önemini artırmaktadır. Spor kulüplerinin kamp merkezi olma potansiyeli, spor hekimliği alanında bir çok hizmetin verilebilir olması, Bolu yu spor turizmi için elverişli bir konuma getirmektedir Gelir Dağılımı, İstihdam ve Fiyatlar Büyüme Hızı ve Kişi Başına Gelir Bolu son yıllarda hızla gelişen iller arasında yer almaktadır yılları arasında ortalama olarak her yıl yüzde 3,9 luk büyüme gerçekleştiren Bolu (Düzce dahil), bu sürede GSYİH sını yaklaşık olarak 2 katına çıkarmayı başarabilmiştir. Belirtilen dönemde, en düşük büyüme hızı yüzde -2 ile 1993 yılında, en yüksek büyüme hızı yüzde 21,4 ile 2000 yılında gerçekleşmiştir. Benzer gelişmeyi kişi başına düşen gelirde de görmek mümkündür. Bazı yıllarda görülen düşüşlere rağmen, ABD doları olarak kişi başına düşen gelirde yükselen bir trend görmek 72
92 mümkündür yılında dolar olan kişi başına düşen gelir, 2000 yılında (Düzce dahil) dolar olarak gerçekleşmiştir yıllında, DİE tarafından sadece Bolu için tahmin edilen kişi başına GSYİH dolar dır. DİE nin 2001 yılına ilişkin İstatistiki Bölgelere ve İllere Göre Gayri Safi Yurtiçi Hasıla tahminlerine ve Düzey-2 alt bölgesi kişi başına gelir göstergelerine göre, Bolu, gelişmişlik düzeyi yüksek bir bölgede yer almaktadır. İl in 2001 yılında dolar olan kişi başına GSYİH sı, dolar olan ülke ortalamasının üstündedir (Tablo 65). İl in de içinde yer aldığı Düzce, Kocaeli, Sakarya ve Yalova illerinin oluşturduğu alt bölgenin kişi başına GSYİH ortalaması dolardır. Tablo 65. Gayri Safi Yurtiçi Hasıla ve Büyüme Hızı, , 1987 Yılı Fiyatlarıyla GSYİH Milyar TL Kişi Başına GSYİH (Dolar) Türkiye GSYİH sı İçindeki Pay, % Türkiye Kişi Başına GSYİH (Dolar) Yıl Büyüme Hızı % , ,4 0, ,2 0, ,2 0, ,3 1, ,5 1, ,1 0, ,5 0, ,2 0, ,1 0, ,7 0, ,3 0, ,7 0, (*) ,6 0, (**) (1.205) (3. 512) (21,4) (1,0) (2.941) ,8 0, Kaynak: DİE * Düzce ve bağlı ilçeler hariç ** Düzce ve bağlı ilçeler dahil Şekil 1. Yıllar İtibariyle Kişi Başına Düşen Gelir (ABD Doları) * Hesaplamalara esas olan GSYİH, Bolu ve Düzce illeri değerlerinin toplamıdır. Kaynak: DİE. 73
93 Hanelerin Toplam ve Ortalama Gelirleri Tabakalı çok aşamalı olasılık küme örnekleme yöntemi kullanılarak, il de seçilen 556 hanede uygulanan 2000 Yılı Hanehalkı Gelir Dağılımı Anketi nin sonuçları, gelir dağılımındaki tablonun Türkiye geneliyle büyük benzerlik gösterdiğini ortaya koymaktadır. İl geneli ve yerleşim yerlerine göre hanelerin toplam, ortalama ve kişi başına düşen yıllık gelirleri Tablo 66 da gösterilmiştir. Şekil 1 de Bolu nun arasındaki dönemde kişi başına GSYİH trend değerleri gösterilmektedir. İl genelinde hanelerin yıllık toplam geliri 2000 yılı fiyatlarıyla 2,4 Trilyon TL olarak hesaplanmıştır. Hanelerin yıllık ortalama geliri 4,6 Milyon TL, aylık geliri ise 383 Milyon TL dir. Bu verilere göre, Bolu geneli için kişi başına düşen yıllık ortalama gelir 1,1 Milyar TL olup, kişi başına düşen yıllık ortalama gelirin ABD Doları cinsinden değeri ise yaklaşık olarak dır. Tablo 66. Hanelerdeki Ortalama Kişi Sayısı ve Kişi Başına Düşen Ortalama Gelir (Milyon TL),2001 Toplam Bolu İl Merkezi Diğer Yerleşim Yerleri Anket Uygulanan Kişi Sayısı a Anket Uygulanan Hane Sayısı Hanede Bulunan Ortalama Kişi Sayısı 3,9 3,5 4,2 Hanelerin Yıllık Toplam Geliri ,2 b , ,2 Hanelerin Yıllık Ortalama Geliri 4.599, , ,1 Hanelerin Aylık Ortalama Geliri 383,3 404,3 371,1 Kişi Başına Düşen Yıllık Gelir 1.171, , ,9 Kişi Başına Düşen Yıllık Gelir ($) 1.865, , ,2 a 2000 yılı boyunca hanede bulunan kişi sayısıdır. Askerlik, hastalık, öğrencilik vb. gerekçelerle hanede bulunmayan kişileri içermemektedir. b Hanedeki en az bir kişinin gelir beyanı güvenilir bulunmadığı durumda hanenin toplam geliri hane esaslı gelir analizlerinin dışında tutulmuştur. Bu değer izafi kira gelirlerini içermemektedir. Kaynak: 2000 Yılı Hanehalkı Gelir Dağılımı Anketi İl genelinde ve Bolu il merkezinde 5 kişilik haneler en yüksek yıllık ortalama gelire sahip iken, diğer yerleşim yerlerinde 7 ve daha fazla fertten oluşan haneler en yüksek ortalama geliri elde etmektedir. Bütün yerleşim yerlerinde ise tek kişilik haneler en düşük ortalama gelire sahiptir. Bolu il merkezinde anket uygulanan 185 hanenin yıllık toplam geliri 882 Milyar TL dir. Hanelerin yıllık ortalama geliri 4,8 Milyar TL, aylık gelir 404 Milyon TL dir. Bu bulgulara göre, Bolu il merkezi için kişi başına düşen yıllık ortalama gelir 1,4 Milyar TL olarak hesaplanmıştır. Kişi başına düşen yıllık ortalama gelir yaklaşık olarak Dolardır. İl merkezi dışındaki yerleşim yerlerinde bulunan 371 hanenin yıllık toplam geliri 2000 yılı fiyatlarıyla 1,5 Trilyon TL dir. Hanelerin yıllık ortalama geliri 4,5 Milyar TL, aylık gelir 371 Milyon TL dir. Bu yerleşim yerlerinde kişi başına düşen yıllık ortalama gelir yaklaşık 1 Milyar TL, kişi başına düşen yıllık ortalama gelir Dolardır. İl genelinde hane başına gelir getiren fert sayısı yaklaşık olarak 1,7 dir. Gelir getirenlerin yaklaşık yüzde 70 i erkek ve yüzde 30 u kadındır. Hanehalkı reisleri yüzde 55,8 lik oran ile gelir getirenler arasında ilk sırayı alırken, ikinci sırayı yüzde 17,5 ile 12 yaşından büyük çocuklar, üçüncü sırayı yüzde 13,7 lik oran ile hanehalkı reislerinin eşleri almaktadır. Evli olanlar, gelir 74
94 getirenlerin yaklaşık olarak yüzde 74,3 nü oluştururken, bekarlar, boşanmışlar ve dul fertler geri kalanı oluşturmaktadır. İl de gelir elde edenlerin büyük çoğunluğunu yaş aralığında yer alanlar oluşturmaktadır. Lise öğrenimini bitirme yaşı olan 18 den sonra gelir getiren fertler yüksek bir oran oluştururken, yaş üstü fertlerden gelir elde edenler düşük bir oran oluşturmaktadır Yüzdelik Gelir Dilimlerine Göre Gelir Dağılımı 2000 Yılı Hanehalkı Gelir Dağılımı Anketi nin, gelir dağılımını yüzde 20 lik dilimlere dayalı olarak gösteren sonuçları Tablo 67 de gösterilmektedir. İl de birinci yüzde 20 lik hane halklarının yıllık ortalama geliri yaklaşık olarak 967 Milyon TL iken, en yüksek gelir grubunu temsil eden beşinci dilimdeki hane halklarının yıllık ortalama geliri yaklaşık olarak 12,2 Milyar TL dir. Buna göre, en zengin yüzde 20 lik hane diliminin geliri, en fakir yüzde 20 lik hane diliminin yaklaşık olarak 12,7 katı kadardır. En düşük ve en yüksek hane halkları arasındaki bu farklılık, her bir hane diliminin toplam gelirden aldıkları paylara bakıldığında da görülmektedir. Birinci dilimin gelirden aldığı pay yüzde 4,2 iken, ikinci dilimin payı yüzde 8,3, üçüncü dilimin payı yüzde 13,4, dördüncü dilimin payı yüzde 20,7 dir. En yüksek grubun gelirden aldığı pay, tek başına, toplam gelirin yüzde 53,4 ü kadardır. Birikimli yüzdelere bakıldığında, nüfusun yüzde 80 i toplam gelirden yüzde 46,6 kadar bir pay alırken, nüfusun yüzde 20 lik en zengin bölümü geri kalan yüzde 53,4 lik payı almaktadır. Bu tablo değerleri, Türkiye de gelir dağılımındaki dengesizliğin Bolu İli için de geçerli olduğunu ortaya koymaktadır. Bolu İl i için Gini katsayısı 0,48 olarak hesaplanmıştır. Bu oran Türkiye için hesaplanan orana (yüzde 0,49) yakındır. Hanehalkı Dilimleri Tablo 67. Bolu Hanehalklarının Yüzde 20 lik Gelir Dilimlerine Göre Gelir Dağılımı,2001 Yıllık Ortalama Gelir (Milyon TL) Yıllık Ortalama Gelir ($) Yüzde Pay 75 Türkiye Yüzde Pay a (1994) Birikimli Yüzde Türkiye Birikimli Yüzde 1nci % , ,2 4,9 4,2 4,9 2nci % , ,3 8,6 12,5 13,5 3ncü % , ,4 12,6 25,9 26,1 4ncü % , ,7 19,03 46,6 45,1 5nci % , ,4 54,9 100,00 100,00 Gini Katsayısı (Bolu) 0,48 Gini Katsayısı (Türkiye) 0,49 * 2000 yılı ABD doları kuru yıllık ortalaması DİE kaynaklarında olarak alınmıştır. a Kaynakçada verilen rakamların ondalık değerlerinin yuvarlatılmış olmasından ötürü toplam değer tam olarak 100 olmayabilir. Kaynak: DPT (2001) İşsizlik Bolu sadece gelir açısından değil, istihdam açısından da olumlu bir tabloya sahip değildir yılında Bolu il genelinde işgücüne katılma oranı yüzde 42,1, istihdam oranı ise yüzde 39,2 olarak tahmin edilmiştir (Tablo 68). Her iki oran Türkiye için tahmin edilen oranlara oldukça yakındır. DİE Hanehalkı İşgücü Anketi 2000 yılı verilerine göre, Türkiye için bu oranlar, sırasıyla, yüzde 45,8 ve yüzde 42,5 dir. İl de işsizlik oranı yüzde 7,05 tir. Kadın nüfus da işsizlik erkek nüfusa göre daha yüksek, işgücüne katılım daha düşüktür. İşsizlik oranı erkekler için yüzde 5,9 iken, kadınlar için bu oran yüzde 10,1 e yükselmektedir.
95 Tablo 68. Bolu İlinde Genel İşgücü Durumu,2001 Toplam Erkek Kadın Bolu Türkiye Bolu Türkiye Bolu Türkiye 15 ve Daha Yukarı Yaştaki Sivil Nüfus (%) ,6 49,8 51,4 50,2 İşgücüne Katılma Oranı(%) 42,1 45,8 63,9 66,9 21,6 24,8 İstihdam Oranı(%) 39,2 42,5 60,1 62,1 19,4 23,09 İşsizlik Oranı(%) 7,05 7,08 5,94 7,20 10,16 6,76 Kaynak DİE Hanehalkı İşgücü Anketi(2000) *Bolu ve Türkiye ye ait İşgücü ve istihdam değerleri eksik istihdam değerleri ni içermemektedir. Bolu ya ait değerlerin karşılaştırılabilmesi amacıyla yapılan bu hesaplama yönteminden ötürü Türkiye için hesaplanan işsizlik oranları gerçek işsizlik oranından daha yüksek görünmektedir. İşgücü = İstihdam Edilenler + İşsizler İşgücüne Katılma Oranı = İşgücü*100 / Çalışma Çağındaki Nüfus İstihdam Oranı = İstihdam Edilenler*100 / Çalışma Çağındaki Nüfus İşsizlik Oranı = İşsiz Sayısı*100 / İşgücü Bolu da istihdam yapısı erkek ve kadın nüfus ayrımında incelendiğinde, çalışma çağındaki erkek nüfusun işgücüne katılımının daha yüksek olduğu görülmektedir. İşgücüne katılma oranı erkeklerde yüzde 63,9, kadınlarda yüzde 21,6 dır. İstihdam oranlarında da durum benzerdir. Erkekler için yüzde 60,1 olan istihdam oranı kadınlarda yüzde 19,4 e düşmektedir Yoksulluk Bolu da hane halkları yoksulluk durumlarına göre de incelenmiştir. İl de 1 Doları baz alan mutlak yoksulluk sınırının altında kalan hanelerin oranı yüzde 5,3 tür. Bunların yüzde 14,3 ü kentsel yerleşim birimlerinde, geri kalan yüzde 85,7 si il merkezi dışındaki yerleşim birimlerinde yaşamaktadır (Tablo 69). 1 Doları baz alan mutlak yoksulluk sınırın altında kalan fertlerin tüm fertler içindeki oranı yüzde 6,3 tür. Bunların yüzde 53,4 ü kadınlardan ve yüzde 46,6 sı erkeklerden oluşmaktadır. Yoksulların yüzde 87 si kırsal kesimde yaşamaktadır. Tablo 69. Yoksul Hane Sayısı (Günlük Kişi Başına 1 ABD Dolarından Az Geliri Olanlar) Kent Kır Bolu İl Merkezi Diğer Yerleşim Yerleri Toplam Sayı Tüm Hanelere Göre % 5,3 0,8 4,6 0,6 4,8 Yoksul Hanelere Göre % 100,00 14,3 85,7 10,7 89,3 Kaynak: 2000 Yılı Hanehalkı Gelir Dağılımı Anketi Diğer taraftan, 2 Doları baz alan mutlak yoksulluk sınırının altında kalan hanelerin oranı yüzde 20,8 dir. Bunların yüzde 24,8 i kentsel yerleşim birimlerinde, geri kalan yüzde 75,2 si kırsal yerleşim birimlerinde yaşamaktadır (Tablo 70). İl de 2 Doları baz alan mutlak yoksulluk sınırının altında kalan fertlerin oranı yüzde 25,3 tür. Bunların cinsiyete göre dağılımına bakıldığında, 1 Doları baz alan yoksulluk sınırında yer alan kırsal kesimdekilerin oranı yüzde 77,8 olarak tahmin edilmiştir. 76
96 Tablo 70. Yoksul Hane Sayısı (Günlük Kişi Başına 2 ABD Dolarından Az Geliri Olanlar) Kent Kır Bolu İl Merkezi Diğer Yerleşim Yerleri Toplam Sayı Tüm Hanelere Göre (%) 20,8 5,1 15,6 3,8 16,9 Yoksul Hanelere Göre (%) 100,00 24,8 75,2 18,3 81,6 Kaynak: 2000 Yılı Hanehalkı Gelir Dağılımı Anketi İl de gelir dağılımını belirleyen faktörler şu şekilde sıralanabilir: Göçün işgücü piyasasında yaratığı ucuz işgücü arzı İstihdama katılma oranının düşük olması Kayıt dışı ekonominin varlığı Eğitim fırsat eşitsizliği doğuran eğitim politikası İşgücü piyasası kurumlarının olmayışı Sendikal örgütlerin zayıflığı Tarımda arazinin çok parçalı olmasının yol açtığı verim kaybı İşgücünün kalifiye olmaması Bölgedeki yüksek işsizlik oranı Kadının çalışma hayatına girememesi ve statüsünün düşük olması Teknolojik gelişme sonucu ortaya çıkan sermaye yoğun yatırımlar Fiyat Hareketleri Bolu Ticaret ve Sanayi Odasının 1970 li yıllardan itibaren her ay 4 grup ve 40 mal ayrımında yayınladığı fiyat verileri kullanılarak dönemi için tahmin edilen enflasyon oranları, DİE nin 1994 fiyat endeksini baz alan Türkiye enflasyon oranı ile birlikte Şekil 2 de gösterilmiştir. Bolu da gözlenen fiyat hareketleri Türkiye genelindeki fiyat hareketlerinden farklı değildir. Enflasyon ve disenflasyon (enflasyon oranın düşmesi) dönemleri aynı olmakla beraber, bazı dönemlerde kabul edilebilir bir sapma mevcuttur. Bolu da fiyat hareketlerinin Türkiye genelinde görülen fiyat hareketlerinden farklı olmadığı söylenebilir Şubat 95 Haziran 96 Ekim 97 Mart 99 Temmuz 00 Bolu Türkiye Şekil 2. Bolu ve Türkiye Yıllık Enflasyon Oranları Kaynak: DİE verileri ve Bolu Ticaret Sanayi Odası aylık gazeteleri 77
97 Harita 9. Bolu İli Yerleşim Haritası 78
98 Harita 10. Bolu İli Şehir Merkezi (Bolu İli CBS den Alınan Uydu Görüntüsü) 79
99 2.2. Çevre ve Mekansal Yapı Coğrafi konum Bolu, Batı Karadeniz Bölgesinde ve doğu boylamları ile, ve kuzey enlemleri arasında yer almaktadır. Kuzeyde Zonguldak ve Karabük, doğuda Çankırı, güneydoğuda Ankara, güneybatıda Eskişehir ve Bilecik, batıda Düzce ve Sakarya illeri ile komşudur. İl yüzölçümünün yüzde 56 sı dağlık kesimden, yüzde 12 si ovalardan ve yüzde 0,11 i de su yüzeylerinden oluşmaktadır. Resmi kayıtlara göre İl alanı km 2 dir. Bu alan Türkiye yüzölçümünün ( km 2 ) yüzde 1,08 i kadardır. İl deki 13 belediyenin toplam alanı 138,45 km 2, toplam mücavir alan ise 264,25 km 2 dir. İl arazisinin fiziki yapısı Şekil 3 de görülmektedir. Bolu İl inin sert topoğrafik yapısı, arazı yapısının engebeli oluşu toprağın tarım amaçlı kullanımını engellediği gibi, sanayi kuruluşlarının yer seçiminde de sorun yaratmaktadır. Mekansal yapısının bu özelliğine karşın, Bolu, bazı akarsularındaki kirlenme, tarım arazilerinin yapılaşma amacıyla kullanılması ve orman alanlarında görülen belirli orandaki daralma dışında, henüz ciddi çevre sorunları yaşamamaktadır. İklimi, arazi yapısı, geniş orman alanları, yaylaları, akarsuları, gölleri; Ankara-İstanbul arasında Türkiye nin en fazla nüfus taşıyan bölgesinin ortasında yer alması ve ulaşım kolaylıklarına sahip bulunması Bolu yu hem gelişme potansiyeli olan hem de çevre koruma konusunda ayrıcalıklı bir konuma getirmektedir. Şekil 3. Türkiye'nin Genelleştirilmiş Fiziki Haritası ve Bolu nun konumu Kaynak: meteor.gov.tr. Bolu il merkezi, hem ilçe merkezlerine hem de komşu il merkezlerine yakın mesafede, ulaşım kolaylığına sahiptir. Komşu il merkezleri ile arasındaki karayolu uzunlukları Tablo 71 de görülmektedir. 80
100 Tablo 71. Bolu Merkez İlçe ile Komşu İl Merkezleri ve İstanbul Arasındaki Karayolu Uzunlukları Çevre Varlıkları Merkez adları Uzaklık (km) Bolu - (Yeniçağa) - Zonguldak 130 Bolu - (Gerede) - Karabük 105 Bolu - (Gerede-Çerkeş-Kurşunlu-Ilgaz) - Çankırı 234 Bolu - (Gerede-Kızılcahamam) Ankara 192 Bolu - (Düzce-Adapazarı) - Eskişehir 297 Bolu - (Düzce) - Adapazarı 116 Bolu (Kaynaşlı) - Düzce 47 Bolu İstanbul 262 Kaynak: Karayolları Bolu 41. Şube Şefliği ve Kaynaşlı Otoyol Bakım Şefliği, 2001 İl yüzölçümünün yaklaşık yüzde 56 sı, rakımları metreye kadar çıkan dağlarla kaplıdır. Dağlar kuzeydoğu-güneybatı doğrultusunda sıralanan ve oluşumlarında Kuzey Anadolu fay kuşağı hareketinin etkisi bulunan ovalarla bölünmüştür. Bu kuşağın kuzeyinde, doğudan batıya Göçeler dağı, Bolu dağları ve Elmacık dağı; güneyinde ise Köroğlu dağları, Köroğlu dağı, Abant dağları yer almaktadır. Yükseklikler kuzeyden güneye ve batıdan doğuya gidildikçe artmaktadır. İl yüzölçümünün yüzde 12 lik bir kısmını kaplayan ovaların toplam büyüklüğü ha olup, en geniş ova alanı ha ile Bolu ovasıdır. Ovalar kuzeydoğudan güneybatıya doğru, dağlık araziyi bölecek şekilde uzanırlar. En doğuda Gerede-Dörtdivan ovası, batıya doğru Yeniçağa ve Bolu ovaları; Bolu ovasının güneybatısında Mudurnu ovası, onun da güneybatısında Himmetoğlu ovası yer almaktadır. Şekil 4 de, LANDSAT uydu görüntüsünden yararlanılarak hazırlanan il arazisinin fiziki haritası gösterilmektedir. Bolu arazi yapısı, iklimi, su kaynakları ve doğal bitki örtüsü gibi özellikleriyle yayla zengini illerimizden biridir. Turizm Bakanlığı nın verilerine göre yayla sayısı 300 ü bulmaktadır. Yaz aylarının sadece serinlik içinde geçmesi değil, fazla yağışlı olmaması da Bolu yaylalarının kullanışlılığını artırmaktadır. Yaylaların büyük kısmı orman kenarında, bazıları orman içi konuma sahiptir. Bütün bu olumlu özellikler, Bolu yu yayla turizmi açısından potansiyeli yüksek bir bölge yapmaktadır. Aladağ Yaylaları, Gerede Yaylaları, Kıbrısçık Yaylaları, Mengen Yaylaları, Mudurnu Yaylaları, Göynük ve Seben ilçelerindeki yaylalar bunlardan bir kaçıdır. İl in su kaynakları küçük akarsulardır. Bu akarsular iki havzaya akmaktadır. Bunlar Filyos ve Sakarya havzalarıdır. İl içindeki akarsu yüzeyleri toplamı 260,3 hektardır. Bunun 70 hektarlık kısmı Sakarya havzasına ait akarsulara, 95 hektarı Büyüksu çayına, 75 hektarı Gerede çayına, 20,3 hektarı da diğer yan derelere aittir. İl de kişi başına düşen yıllık kullanılabilir su potansiyeli m 3 olup, Türkiye için bu miktar m 3 tür. Bolu, doğal göl sayısı bakımından da zengin illerimizden biridir. Sayıları 9 u bulan doğal göllerden, Yeniçağa gölü dışındakiler küçük göllerdir. Abant Gölü, Bolu nun 32 km güneybatısında, Abant dağları üzerinde, Kuzey Anadolu fay vadisi içinde ve bu fayın etkisiyle oluşmuş tektonik bir göldür. Yeniçağa Gölü, Yeniçağa ilçe merkezinin kuzey bitişiğindedir ve oldukça sığ bir göldür. Yedigöller, il in 42 km kuzeyinde, gür ormanlar içinde yedi adet küçük gölden oluşan göller topluluğudur. Orman içi dinlenme yeri özelliğine sahip Sünnet Gölü, Göynük ilçesinin 27 km doğusunda yer almaktadır. Karamurat Gölü, Karagöl, Sülük Gölü, Çubuk Gölü diğer göllerdir. 81
101 Harita 11. Bolu İli Coğrafi Varlıklar Haritası 82
102 Bolu termal su kaynakları bakımından da zengindir. Bolu Kaplıcaları, Bolu ovası güney kenarında, ormanlarla kaplı olan dağın eteğindeki Karacasu mevkiinde ve Kuzey Anadolu fayına bağlı olarak oluşmuş 2 kaynaktan beslenmektedir. Babas Kaplıcası, Sarot Kaplıcası, Bağlum Kaplıcaları, Çatak Kaplıcası pek çok hastalığın tedavisi için önerilen ve ilin sağlık turizmi potansiyeli yüksek termal su kaynaklarıdır. Şekil 4. Bolu İlinin Sayısal Arazi Yükseklik Verilerinden Bilgisayarla Üretilmiş Üç Boyutlu Resimsel Haritası. Kaynak: TÜBİTAK-MAM,2002 Şekil üzerinde, il arazisinin fiziki yapısı küçültülmüş olarak, oldukça ayrıntılı ve gerçeğe uygun biçimde yansıtılmaktadır. Gerede, Yeniçağa, Bolu ovası güney kenarı ve Taşkesti yakınından geçen Kuzey Anadolu fay hattı, Köroğlu dağlarının ışınsal vadilerle yırtılmış volkan konisi gibi jeolojik ögeler de tanınabilmektedir. 1-Gerede- Dörtdivan, 2-Yeniçağa, 3-Bolu, 4-Mudurnu, 5-Himmetoğlu ovaları; 6-Göçeler, 7-Bolu, 8-Köroğlu, 9-Abant, 10- Elmacık, 11-Göynük İl in zengin bitki örtüsü, topografyası, su kaynakları ve iklimi yaban hayatı için elverişli koşullar oluşturmaktadır. Bolu, Türkiye nin flora zenginliğinde önemli yeri olan illerindendir. Bolu florasında (Düzce dahil) tür sayısı 882 kadardır. Bunların 84 ü Türkiye endemik türlerindendir. Bolu da endemik olan 3 tür bulunmaktadır. Bunlar Circium boluensis, Crocus abantensis ve Jasione supina akmani dir. İl de 1 milli park, 1 tabiat parkı, 5 tabiatı koruma alanı ve 2 yaban hayvanlarını koruma alanı bulunmakta, ayrıca 36 arkeolojik sit, 2 kentsel sit ve 1 de doğal sit olmak üzere toplam 39 sit alanı yer almaktadır. Bolu İl inin yeraltı zenginlikleri Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü kaynaklarından alınan bilgilerle tablolaştırılarak özetlenmiştir (Tablo 72). 83
103 Tablo 72. Bolu İlinde Bulunan Yer Altı Kaynakları ve Zuhurları,2001 Kaynak Türü Bulunduğu yer Tenör Rezerv Bakır (Cu) Gökçesu yöresi. Yumru ve damarcık - - şeklinde 5 adet malakit ve kalkopirit zuhuru. Çimento hammaddeleri Bolu civarı Bilinmiyor ton mümkün kireçtaşı (Cmh) Demir (Fe) Yeniçağa, Kemaller köyü yüzde 55 Fe 2 O 3 Rezervin tamamına yakın bölümü alınmıştır. Ayrıca Jeotermal sahalar (Jtm) Bolu Kaplıca alanı, Sarot alanı, Mudurnu Babas alanı, Kesenözü alanı, Çatak alanı. yörede bir de zuhur vardır. - - Jips (Jips) Merkez Sülükgölü yatağı ton görünür. Kaolen (Kao) Gerede-Yeniçağa-A.Kilden sahası; yüzde Al 2 O 3 ; yüzde 0.6 Fe 2 O ton görünür+muhtemel. Yatak işletilmektedir. Kaolen (Kao) Mudurnu-Timaraktaş sahası Bilinmiyor ton Manganez (Mn) Gerede- Çayviran sahası yüzde Mn ton muhtemel Manyezit (Mag) Mudurnu-Ilıca sahası yüzde 46 MgO 8000 ton görünür, 4000 ton muhtemel Nikel (Ni) Mudurnu-Akçaalan zuhuru Bilinmiyor Zuhur Perlit (Per) Kıbrıscık-Serke dere yatağı Düşük Bilinmiyor Sepiyolit (Sep) Uşakgöl zuhuru Düşük Zuhur Talk (Talk) Mudurnu-Dereköy-Gözlükbaşı yatağı Düşük Geçmiş yıllarda işletilen yatakta halen bir miktar rezerv vardır. Tuğla-Kiremit (TgKi) Gerede(Avşar-Çayırlı-Karharmanı) Orta-iyi kalite Etüd tamamlanmamış toprakları Turba (Turb) Yeniçağa sahası Kalori değeri AID Yatak işletilmektedir. = 866 Kcal/kg Linyit (Lin) Mengen Salıpazarı görünür 23590, muhtemel 39737, mümkün 14690, x1000 ton. Halen kapalı. Linyit (Lin) Mengen Merkesler Görünür 9051, muhtemel 12236, x1000 ton. Kapalı Linyit (Lin) Göynük Himmetoğlu Görünür 41954, muhtemel 1500, x1000 ton. Açık işletme, yılda ton üretim. Kaynak: mta.gov.tr, 2001 (bazı değişikliklerle). * Göynük te bulunan mermer yataklarında mermer işletmeciliği yapan bir özel şirket yılları arasında çalışmış, 1997 yılından itibaren çalışmalarına ara vermiştir. * Mengen de 50 milyon ton bitümlü şist rezervi bulunduğu tahmin edilmektedir. 84
104 Harita 12. Bolu İli Jeoloji Haritası 85
105 Çevre Sorunları Çevre sorunları, ekosistemlerdeki doğal dengenin bozulmasını ifade etmektedir. Bu sorunlar, sırasıyla çevre bozulması, çevre kirlenmesi ve doğal kaynakların aşırı ve yanlış tüketimi olarak incelenmektedir. Arazi kazanmak amacıyla, örneğin taş ocağı ve maden ocağı işletmesi açılması ya da yol, tünel, hava alanı, baraj gibi yapıların inşası önemli arazi bozulmalarına yol açabilmektedir. Erozyon, taşkın ve sel, heyelanlar, depremler, orman yangınları gibi olaylar da arazi bozulmalarına neden olmaktadır. Bolu da, çok büyük boyutlu olmasa da, taş ve kum ocakları, linyit işletmeleri, yol yapımı gibi çalışmalara bağlı arazi bozulmalarına rastlanmaktadır. TÜBİTAK-Marmara Araştırma Merkezi nin Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü sayısal verilerini kullanarak hazırladığı haritaya göre, il arazisinin yüzde 68 inde şiddetli, yüzde 12 sinde çok şiddetli erozyon yaşanmaktadır. Heyelan riski haritası bulunmamakla birlikte, il de heyelan, taşkın ve sel riski yüksek alanlar vardır. İl in batısında Elmalık-Alpagut köyleri arasında su geçirmeyen alanlarda heyelan tehlikesi yaşanmaktadır. Bolu-Kaynaşlı arasında yaşanan heyelanlar bu bölgenin devamı niteliğindedir İlin Birinci Derece Deprem Kuşağı Üzerinde Olması Bolu birinci derece deprem kuşağı üzerinde bulunmaktadır. İl arazisinin tamamına yakını I. derece deprem kuşağı üzerinde olup, sadece Göynük, Seben ve Kıbrıscık ilçelerinin güney kesimlerindeki çok dar bir alan II. derece deprem kuşağı üzerindedir. Kıbrısçık, Göynük ve Mudurnu dışında Merkez İlçe ile diğer ilçe ve beldelerin zeminleri tamamen ya da kısmen alüvyal, yani gevşek zemindir. Türkiye nin en fazla yıkıcı deprem üreten karasal fay kuşaklarından biri olan Kuzey Anadolu fay kuşağı il arazisini kuzeydoğu-güneybatı doğrultusunda ortalayıp geçmektedir (Şekil 5). Doğrudan depreme bağlı fiziksel arazi bozulmaları, genelde büyüklüğü 7 ve üzerindeki yıkıcı depremler yatay kayma ve büyük yer yarıklarının oluşması biçiminde ortaya çıkmaktadır. Deprem sonrası yıkık binalar ve enkaz dökmesi nedeniyle de arazi bozulmaları oluşmaktadır. Nitekim, 12 Kasım 1999 tarihli deprem sonrasında, Bolu ovasında yer alan değerli tarım arazilerinin geçici barınma yerleri olarak kullanıma açılması bu alanları tarımda kullanılamaz hale getirmiş; ovadan geçen Büyüksu deresi kenarlarına dökülen enkazlar ciddi çevre bozulmasına ve kirlenmeye yol açmıştır. İl de yapılaşma konusunu yakından ilgilendiren en önemli tektonik öge Kuzey Anadolu fay kuşağıdır yılında yaşanan depremler, uzun süre ihmal edilmiş olan yapılaşmada depreme dayanıklılık, yapı denetimi, kent planı ve arazi kullanımını yeniden gündeme getirmiştir. Şekil 5. Bolu Çevresinde Kuzey Anadolu Fay Kuşağı Diri Fayları. Kaynak: mta.gov.tr. 86
106 Bolu da 1999 depremleri öncesindeki yapılaşmada, Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine uyulmamıştır. Tarım topraklarının ve ormanların korunmasına gerekli özen gösterilmemektedir yılında sadece Bolu ovasında yapılaşma amacıyla kullanılan 1. sınıf tarım toprağı genişliği ha dır yılında yaşanılan büyük deprem felaketlerinin de etkisiyle, 2000 yılı itibariyle bu rakamın en az ha civarında olduğu tahmin edilmektedir. Deprem sonrası Bolu ovasında çadır kentler ve prefabrike yerleşimler için kullanılan tarım arazileri tekrar tarımda değerlendirilemeyecek kadar bozulmuştur. Şekil 6. Bolu İl inin Yapılaşmaya Uygunluk Açısından Çok Genelleştirilmiş Bir Haritası. Kaynak: TÜBİTAK/MAM, 2002 den sayfa düzenlemesi değiştirilerek alınmıştır. Depremsellik riski yüksek alanlar ile yapılaşma ve yerleşmeye uygun alanlar Şekil 6 da gösterilmektedir. Kırmızı alanlar deprem riski en yüksek alanlardır Çevre Kirlenme Riskinin Bulunması İl in hava, su, toprak kirliliği, gürültü ve elektromanyetik kirlilik gibi fiziksel çevre bozulmaları ile ilgili envanter bilgisi yetersizdir. İl merkezini doğrudan etkileyen sanayi kirliliği bulunmamakla birlikte, ısınma amaçlı yakıtlardan çıkan baca gazları ile motorlu taşıt araçlarından çıkan eksoz gazları hava kirlenmesine yol açmaktadır. Isınma amaçlı olarak kullanılan kömürün düşük kalitede oluşu da çevre kirlenmesinde rol oynamaktadır. İl in etrafının dağlarla çevrili olması yeterli hava sirkülasyonu oluşmasını engellemektedir. Toprak konusundaki önemli bir çevre sorunu tarım topraklarının tarım dışı amaçla, özellikle geri dönüşü olmayan yapılaşma amacıyla kullanılmasıdır. Aşırı ve bilinçsiz gübreleme, bitki ilaçlaması, kirli sularla sulama, aşırı sulama, sanayi atıklarının düzensiz depolanması toprakta kirlenmeye yol açan faktörlerdir. İl de katı atık deposu alanlarının hepsi düzensiz ve çoğu yerleşim yerlerine yakındır. Atıkların düzenli depolanması, bertarafı ve geri kazanımı ile ilgili olarak herhangi bir atık yönetimi bulunmamaktadır. İlçe ve beldelerde günlük toplam ortalama katı atık miktarı kg; kişi başına düşen günlük katı atık miktarı ise 2,79 kg dır. İl de en fazla kirlenmeye maruz kalan akarsular Merkez İlçeden geçen Büyüksu çayı ile Gerede ilçesinden geçen Gerede çayıdır. Büyüksu çayının kirlilik yükünün artmasında evsel atıklar ile gıda sektörü kaynaklı organik maddeler rol oynamaktadır. 87
107 Gerede çayının (Ulusu deresi) kirlenmesi ise bu ilçede bulunan deri sanayiinden kaynaklanmaktadır. Yeniçağa ve Gerede dışında, il de atık su arıtma tesisi yoktur. Bu ilçeler dışında, diğer belediyeler ve köylerde katı ve sıvı atıklar arıtılmadan doğaya verilmektedir. Öte yandan, yataklı tedavi kurumlarının tıbbi atıklarının katı atık deponi alanlarına götürülmesi belediyelerce ayrı ayrı yapılmakta, ancak diğer atıklarla birlikte ve düzensiz depolanmaktadır. Sağlık ocaklarının tıbbi atıkları da düzensiz olarak depolanmaktadır. Katı atıkların kaynağında ayrılarak geri kazanıma ağırlık verilmemesi, deponi alanlarının düzenli hale getirilmemesi durumunda kentsel ve kırsal alanlarda katı atıkların gelecekte büyük çevre kirlenmesine yol açması beklenmektedir Yönetsel ve Kurumsal Yapı İllerde kamu yönetimi örgütlenmesinin temelini ilin genel idaresi ve il özel idaresi oluşturmaktadır. Bunlardan ilki mülki idare kademesi, ikincisi yerel yönetim birimidir. Her iki yapılanmanın başında da vali bulunmaktadır. Vali, il de hem genel idarenin hem de yerel yönetimin başı ve temsilcisi sıfatını taşımaktadır. İlin genel idaresi il idare şube başkanları ve il idare kurulundan oluşur. Vali il idaresinin, il idare şube başkanları ise ilde bulunan ve hizmet yürüten kuruluşların başıdır. Vali ilde devletin ve hükümetin temsilcisi sıfatıyla, yasa ile verilmiş yetkileri ve sorumluluklarının yanı sıra, genel idarenin başı ve hiyerarşik amiri olarak da kamu kurum ve kuruluşları arasında işbirliği ve koordinasyonu sağlamakla görevlidir. Belediyeler, kentte yaşayan halkın yerel nitelikteki ortak ve medeni ihtiyaçlarını karşılamakla görevli kamu tüzel kişilikleri olup, kent yaşayanların su, kanalizasyon, ulaşım, iskan vb. ihtiyaçlarını karşılamak durumundadır. Kentli nüfusun hızlı artması ve çağdaş kentlinin gereksinimlerinin çeşitlenmesi ve çoğalması, belediyelerin görevlerini daha da ağırlaştırmakta ve belediyelerin sorumluluklarını artırmaktadır sayılı Belediyeler Yasası belediyelere altından kalkamayacağı kadar çok sorumluluk ve görev yüklemektedir. Yasa, belediyelerin görevlerini sıralamakta ve oldukça uzun bir liste sunmaktadır. Anayasanın 127. maddesinin son cümlesinde bu idarelere görevleri ile orantılı gelir kaynakları sağlanır hükmü yer almasına karşın, belediyelerin yeterli mali olanaklara sahip oldukları söylenememektedir. Bolu da biri merkez belediye, diğeri belde belediyesi olmak üzere toplam iki belediye bulunmaktadır. İl genelinde ilçe belediye sayısı 9, belde belediye sayısı 4 olmak üzere toplam 13 belediye bulunmaktadır. Belediye sınırları içerisinde bulunan mahalle sayısı 62, köy sayısı ise 511 dir. Bir ülke ya da bölgenin sosyo-ekonomik gelişmişlik düzeylerinden biri de, yönetsel ve kurumsal yapının verimli ve etkili çalışması, vatandaşın taleplerine duyarlı, hizmet sunma kapasitesi yüksek, kaynakları rasyonel kullanabilen bir özelliğe sahip olmasıdır. Aşağıda, il in yönetsel ve kurumsal yapısı kamu ve özel sektör ile sivil toplum kuruluşları olmak üzere üç ana başlık altında ele alınmakta ve her sektör, sırasıyla, şu konu başlıkları altında değerlendirilmektedir: Yapı Donanım- Bütçe-İnsangücü Teknoloji Mevzuat- Hizmet Kalitesi- Yetki Sorumluluk Dengesi- Uyum Kitle İle İletişim ve Katılım Yapı, Donanım ve Bütçenin Yetersiz Olması Yapı, donanım, bütçe, insangücü ve teknoloji açısından kamu yönetiminde yaşanan sorunlar ve değişim arayışları her zaman gündemdedir. Bolu da kamunun merkezi ve yerel yönetim birimlerinin fiziki mekan sorunları genelde kamu hizmetini aksatacak boyutta değildir. Buna 88
108 karşılık, il idare şube başkanlıklarının hizmetlerin yerine getirilmesini engelleyecek boyutta fiziki mekan sorunları bulunmaktadır. Bolu da kamu hizmetlerinin vatandaşları memnun eden, onların taleplerine cevap veren düzeyde verilmesini engelleyen en önemli sorun bütçenin yetersiz olması ve harcamaların finansmanında yaşanan sıkıntılardır. Merkezi yönetimin taşra örgütleri içinde yer alan ve bütçeleri merkezi yönetim tarafından belirlenen İl İdare Şube Başkanlıkları ve Kaymakamlıklar bütçeleri yetersiz olduğundan kendilerinden beklenen kamu hizmetlerini zamanında yerine getirememektedir. İl genelinde sunulan temel kamu hizmetlerinden, sağlık alanında halkın yüzde 13 ü, eğitim alanında ise yüzde 26 sı sunulan hizmetlerden hiç yararlanamamaktadır. Kamu hizmetlerinin kaliteli ve hızlı sunulmasından sorumlu olan kurumların tamamına yakını, yeterli sayı ve nitelikte araç, malzeme ve donanıma sahip değildir. Kurumların makine-teçhizat donanımı yetersiz ve teknolojik açıdan geridir. Bu kurumların işlevsel hale gelebilmesi ve verimliliğinin arttırılabilmesi için hem donanım eksikliklerinin giderilmesi hem de donanımın günümüz teknolojik koşulları ile uyum sağlanacak şekilde yenilenmesi gerekmektedir. Kamu kuruluşlarının yatırımları ya proje aşamasında ya da ödeneklerinin yetersiz oluşu nedeniyle çok yavaş ilerlemekte ve/veya zamanında tamamlanamamaktadır. Yerel yönetimlerin en önemli birimi olan belediyeler ise merkezi yönetimden kendilerine aktarılan ödeneklerin yetersiz oluşu ve ödeme güçlüğü içinde bulunmaları nedeniyle hizmetleri zamanında ve etkili biçimde sunamamaktadır. Bu durum, Bolu daki merkezi ve yerel tüm kamu kuruluşları için geçerlidir Nitelikli Personelin Az Olması İl in yönetsel ve kurumsal yapısına işlerlik kazandıracak ve kamu hizmetlerinin vatandaşı memnun edecek şekilde sunulmasını sağlayacak olan insangücüdür. Kamu yönetiminde yaşanan sorunlardan biri kamu kaynaklarının hedef ve öncelikler doğrultusunda en etkili biçimde kullanılamaması ise, diğeri de sunulan hizmetlerin niteliğini yükseltecek sayı ve nitelikteki insangücünün bulunmamasıdır. Bolu da kamu kurumlarının insangücü ve kaynak kullanımında etkinlik ve etkililik esasına dayalı bir performans ölçütü uygulanmamaktadır. Kamu yöneticilerinin yarıya yakını personelin niteliklerinden memnun değildir. Kamu sektöründe çalışanların yüzde 65,6 sının eğitim düzeyi lise ve altında olan Bolu da, kamu çalışanlarının sadece yüzde 19 u dört yıllık bir yükseköğretim kurumundan mezundur. İl deki kamu kurumlarının çoğunda, kamu hizmeti veren personelin niteliğinin düşük, verilen hizmetin halkın beklentilerini yeterince karşılamadığı bilinmesine rağmen, sunulan hizmetin verimini ve etkinliğini artıracak hizmet içi eğitim veren kurumların sayısı oldukça azdır. Hizmet içi eğitim verilen kurumlarda eğitimin belli bir standarta dayalı ve düzenli olarak değil, gerek görüldüğünde ya da merkezi yönetimin zorunlu hizmet içi eğitim programı kapsamında verildiği gözlenmektedir. Kamu yönetiminin merkezi ve yerel düzeydeki kurumlarının bir diğer sorunu da, personelin maddi ve moral açıdan tatmin olmamış olmasıdır. Farklı ad ve şekillerde yapılan ücret ödemeleri, asıl maaş ve ücretlerle ek ödemeler arasındaki orantısızlık, aynı işe eşit ücret ödenmemesi ücret adaletsizliğine yol açmakta, bu durum personelin iş doyumunu düşürmektedir. Belediyelerde çalışan işçi ve memur arasında yüzde 50 ye ulaşan ücret farklılıkları ücret rejimindeki karmaşıklığı artırdığı gibi, işteki verimi de düşürmektedir. 89
109 Kamu Hizmetlerinin Niteliğinin Düşük Olması Kamu hizmeti vermekle yükümlü kurumların bütçelerinin yetersiz, donanımlarının eksik, ücretlerinin düşük ve personelin niteliğinin zayıf olması bu kurumların değişen koşullara uyum sağlamasını zorlaştırmakta ve hizmetin kalitesini düşürmektedir. Kamu kurum ve kuruluşlarının çalışma esaslarını düzenleyen mevzuatın sunulan hizmetin hızlı ve kaliteli bir şekilde yerine getirilmesini engelleyen hükümleri kamuda etkinliğin düşük olmasının nedenlerinden biridir lı yıllarda hazırlanmış olan 1580 sayılı Belediyeler Yasası yerel yönetimlerin hizmet üretmesini, kurumlar arasındaki iletişim, işbirliği ve koordinasyonunun sağlanmasını engellemekte, yetki ve sorumluluk karmaşası yaşanmasına yol açmaktadır Aşırı Merkeziyetçi Yönetim Yapısı Kamu yönetimi ile ilgili mevzuatın merkeziyetçi, hiyerarşik bir yönetim yapısı oluşturması, hizmet veren kurumların ihtiyaçlarına göre yetki devreden, onlara daha fazla yetki ve sorumluluk veren, esneklik tanıyan yapıda olmayışı daha kaliteli hizmet sunumunu engellemektedir. Aşırı derecede merkeziyetçi yönetim yapısı nedeniyle yerel hizmetlerle ilgili yetkiler bölge kuruluşları ile bakanlıklara bırakılmaktadır. Bölge müdürlükleri ile yerel mülkü amirler arasında görev, yetki ve sorumluluk tartışması yaşanabilmektedir. Merkezi hükümetin temsilcileri ile yerel yönetimlerin eylem alanı, yetki ve sorumluluklarının açık bir şekilde belirlenmemesi kamu görevlilerinin inisiyatif kullanmalarını engellemekte, kurumların birlikte ve uyum içinde çalışmalarını önlemektedir. Kurumların başında bulunan yöneticiler arasında zaman zaman kişisel çatışmalara da yol açan bu durum, kamu yöneticilerine duyulan güveni azalttığı gibi, örgütsel etkililiği de zayıflatmaktadır. Aşırı merkeziyetçi yönetim, verimsiz ve hantal bürokrasi, gereksiz kırtasiyecilik ve kurumlararası koordinasyon eksikliği kamu yönetiminin halk nezdinde kendilerinden beklenen, vatandaşı memnun eden bir kamu hizmeti verilmesini engelleyen en önemli etkendir İletişimin Zayıf, Katılımın Düşük Olması Bolu da kamu kurumlarının yönetsel yapısında yaşanan sorunlardan bir diğeri, halkın taleplerini dikkate alan, onların karar alma süreçlerini etkileyebilmelerine imkan veren bir iletişim ve katılımın bulunmamasıdır. Bireylerin kamu yönetiminden talepleri, kamu hizmetinin verilmesi sürecinde kamusal kaynakların etkili biçimde kullanılıp kullanılmadığı ile ilgilidir. Bunun altında yatan temel neden, kamu yöneticilerinin, aynı zamanda kamu kaynaklarının kullanılışı ile ilgili hesap verme yükümlülüğünü taşıyan kişiler olmasıdır. Çağdaş yönetsel strateji, geleneksel kamu yönetimi anlayışından farklı olarak, yöneticilere yeterli kaynaklara ulaşma ve onları kullanma konusunda esneklik ve daha fazla yetki tanırken, öte yandan kamu kaynaklarının nereye ve nasıl harcanacağı konusunda hesap verme esasına dayanmaktadır. Bolu da kamu kurumlarının halkın talep ve eğilimlerinin belirlenmesi, kamu kaynaklarının öncelikler doğrultusunda en etkin oldukları alanlarda kullanılıp kullanılmadığını denetleyen bir ölçme ve değerlendirme yapılmamaktadır. Kamu kuruluşlarının halkla ilişkiler bölümü ya bulunmamakta ya da bu hizmet başka birimler tarafından ve kendi asıl görevlerinin yanı sıra yürütülmektedir. 90
110 Sivil Toplumun Gelişmemiş Olması Katılım, günümüz çağdaş yönetim anlayışının en önemli ögesidir. Halkın ve sivil toplum kuruluşlarının ilin yönetimi ile ilgili karar alma süreçlerine katılımı, yerel yöneticilerin kaynakların kullanılması ile ilgili hesap vermesini sağlayacak mekanizmaların oluşması ve yerel projelerin uygulanması bakımından büyük önem taşımaktadır yılında yaşanan Düzce- Kaynaşlı merkezli deprem sonrasında oluşturulan ve kısa bir süre için etkili çalışan Bolu İl Kurultayı, il in sorunlarının çözülmesi ve önemli yerel projelerle ilgili görüş ve kararların oluşturulmasında, merkezi ve yerel yönetim kurumlarını sivil toplum kuruluşları ile bir araya getiren, kentin sorunlarının çözülmesi yönünde tüm kesimlerin birlikte hareket etmesini sağlayan örnek bir platform olmuştur. Ancak, Bolu da halkın ve sivil toplum kuruluşlarının kent ile ilgili sorunların tartışıldığı platformlara fazla ilgi duymadıkları, yönetim ve karar alma süreçlerine katılımlarının sınırlı olduğu gözlenmektedir. Kamu kurumlarının Bolu da halkın bilgi edinme ve sivil toplum kuruluşlarının karar alma süreçlerine katılımı konusunda fazla istekli olmaması nedeniyle, katılım düşük ve işlevsel olmaktan uzak, biçimsel olarak gerçekleşmektedir. Sivil toplum kuruluşları Bolu da çağdaş yönetim anlayışına uygun rol ve işlevini yerine getirmemektedir. Sayıları az olan bu kuruluşlar Bolu da bir baskı grubu oluşturacak ve alınan kararların uygulanması ve denetlenmesi sürecine etkili biçimde katılacak güçte değildir Özel Sektörde Kurumsallaşmanın Zayıf Olması Bolu da, özel sektör de güçlü ve kurumsallaşmış bir yapıya sahip değildir. Özel sermaye birikimi yetersiz; güçlü bir iş dinamiğine sahip yenilikçi girişimci sayısı azdır. İş bölümü ve uzmanlaşma çok ileri düzeye götürülememiştir. İşletme sahiplerinde ortaklık yapma, işbirliği ve stratejik ittifaklar kurma kültürü gelişmemiştir. Genelde küçük ölçekli aile işletmesi özelliği gösteren özel sektörde, yönetim işletme sahiplerince üstlenildiğinden, işletmeler modern yönetim tekniklerini uygulayabilme, bilgi ve iletişim teknolojilerini takip etme olanağından yoksundurlar. İşletmelerinde yönetim ve üretim süreçlerini sürekli geliştirmeyi hedefleyen, yenilikçi, yaratıcı, dinamik çok az sayıda girişimci vardır. Ana sanayi ile birlikte yan sanayi olarak çalışan ve işbirliği yapan az sayıdaki işletme dışında, örgütsel etkinliğin artırılmasına yönelik faaliyetlerin içinde olan, verimlilik esaslarına göre çalışan işyerlerinin sayısı fazla değildir. Bu durum, il de sanayinin değişen rekabet ve pazar koşullarına uyum sağlamasını güçleştirmektedir Teknik Altyapı Kentlerin yaşam kalitesinin göstergelerinden biri de, gelişen bilgi ve iletişim teknolojileri altyapısına sahip olmaları, fiziki alt yapılarını gelişen teknolojilerle uyumlu olarak yenileyebilmeleridir. İl in ulaşım, iletişim, enerji, su ve kanalizasyon altyapısının mevcut durumu aşağıda özet olarak verilmektedir Ulaşım Bolu da yük ve yolcu taşımacılığının tamamı karayolu ile yapılmaktadır. İl de havayolu ulaşımı yapılmamaktadır. Ankara-İstanbul arasında en önemli arter üzerinde olması, D-100 karayolunun kentin içinden geçmesi Bolu ya ulaşım açısından büyük avantaj sağlamaktadır. Ancak il de 91
111 karayoluna alternatif ulaşım ağı yoktur. İl yollarının standardı düşüktür. Bölünmüş yol azdır. Bolu da devlet kara yolunun uzunluğu 131 km si beton asfalt, 217 km si sathi kaplama olmak üzere toplam 348 km dir. İl yolunun uzunluğu 261 km dir (Tablo 73). Otoyollarının toplam uzunluğu ise 130 km dir. Toplam uzunluğu 500 km olan şehir içi yolların yüzde 90 ı beton asfalt kaplamadır. Turizm potansiyeli yüksek, doğa, sağlık ve spor turizm merkezi olmayı hedeflemiş olan Bolu da kent girişleri iyi bir imaj vermemektedir. İl merkezini D-100 karayolu üzerinden kente bağlayan ana arter halihazırda estetik değerlerden uzak, sıradan ve kent imajını olumsuz etkileyen yapılarla sarmalanmıştır. Ticari işyerleri ve konutlar kent merkezini karayoluna bağlayan bu ana ulaşım arterinin kıyısına yerleştirilmiştir. Tablo 73. Bolu İlinde Türlerine ve Satıh Cinslerine Göre Yollar,2001 Satıh Cinsi Devlet Yolu (km) İl Yolu (km) Oto Yol (km) Kaynak: Karayolları 42. Şube Şefliği Brifing Raporu (2001). Toplam (km) Toplamdaki Payı ( %) Beton Asfalt 131 _ ,0 Sathi Kaplama _ ,0 Stabilize _ Parke _ 3 _ 3 0 Geçit Vermez _ ,0 Toplam ,0 ToplamdakiPayı (%) Bolu da kırsal yerleşim yerlerinde asfalt yol oranı 2000 yılı verilerine göre yüzde 39,7 olup, bu oran yüzde 45,2 olan Türkiye ortalamasının altındadır. Asfaltlanmış yol bakımından en iyi durumdaki ilçe Yeniçağa dır. Bu ilçede köy yollarının yüzde 48 i asfaltlanmıştır. Merkez İlçede yolların yüzde 34 ü asfalttır. Kıbrısçık ta ise toplam 124 km lik yol ağının sadece 2 km si asfaltlanmıştır. Göynük de benzer durumdadır ve yol ağı uzunluğunda Merkez İlçeden sonra gelmesine karşın asfaltlanmış yol oranı yüzde 0,6 gibi düşük bir orandır. İl in karayolları makine parkındaki araçların ekonomik ömürleri dolmuş, hizmet maliyetleri yükselmiştir. Karayollarında hizmet gereksiniminin her geçen yıl artmasına karşın, il de bu hizmetleri sunacak personel sayısı değişmemiştir. Geniş bir coğrafi bölgede ve birbirlerinden uzak olmaları nedeniyle köylerde ulaşım sorunu büyüktür. İl deki toplam 511 köy de yol ağının toplam uzunluğu km dir. Ham yol uzunluğu 3 km., tesviyesi yapılmış yol uzunluğu ise 121 km dir. Toplam uzunluğu km olan stabilize yol toplam köy yolunun yüzde 78 ini oluşturmaktadır. Asfalt yolların toplam içindeki payı yüzde 18 olup, uzunluğu ise 613 km dir (Tablo 74). 92
112 Harita 13. Bolu İli Devlet Yolları Haritası 93
113 Harita 14. Bolu İli Köy Yolları Haritası 94
114 Tablo 74. Bolu İli Köy Yollarının Satıh Cinslerine Göre Genel Durumu,2001 Merkez Dörtdivan Gerede Göynük Kıbrısçık Mengen Mudurnu Seben Yeniçağa Toplam Kaynak: Bolu Köy Hizmetleri İl Müdürlüğü, İletişim Yerleşim Yeri (Adet) Yol Durumu (km) İlçe Köy Mah. Toplam Asfalt Stablize Tesviye Hamyol Toplam İletişim alanında yapılan yatırımların büyük kısmı telefon hizmetleri alanındadır. Bolu da iletişim sektöründe arıza ortalaması yüksek, sayısallaşma ve fiber optik kablo uzunluğu düşüktür İl de 1996 yılında 83 olan toplam santral sayısı 2000 yılında 86 ya ulaşmıştır. Toplam santral kapasitesi (hat) ise yüzde 27 lik bir artışla dan a çıkarılmıştır. Türkiye de aynı yıl itibarıyla toplam santral sayısı , santral kapasitesi ise dir (Tablo 75). Tablo 75. Bolu İli Sabit Telefon Hizmetleri, Türkiye 2000* Toplam Santral Sayısı(Adet) Toplam Santral Kapasitesi (Hat) Toplam Çalışan Abone Sayısı (Adet) Bekleyen Talep (Adet) Talepsiz Abone Sayısı (Adet) Toplam Köy-Kasaba (Belde) Sayısı Telefonu Olmayan Köy Sayısı Sayısal (Digital) Santral (%) KTS (Kablosuz Telefon Sistemi) Abone Sayısı (Adet) Ankesör Sayısı (Adet) a) Jeton b) Manyetik c) Masa Tipi d) Kredi Kartlı Kaynak: Bolu İl Telekom Müdürlüğü. *Türk Telekomünikasyon İstatistikleri, Sistem: Baz İst:501 Hat: İlin santral kapasitesini kullanma oranı yüzde 88 olup Türkiye ortalamasına yakındır. Buna karşın, Bolu da telefon santrallerinde sayısallaşma oranı, 1996 yılında yüzde 25,8 ten 2000 yılında yüzde 31,7 e artış göstermişse de, ulusal ortalamanın altındadır. Devre uzunluğuna göre arıza sayısı ise diğer illerle karşılaştırıldığında yüksektir. İller arasında arıza sıralamasında Bolu onyedinci sıradadır. 100 km lik devreye düşen ortalama 32 arıza sayısı ile Bolu, 17,8 olan Türkiye ortalamasının üzerinde yer almaktadır. 95
115 Tablo 76. Bolu İlinde Kırsal Yerleşim Yerleri Telefonları (köy-belde) 2000 Yılında Mevcut Köy-Belde Sayısı Otomatik Şebekeye İrtibatlı Köy Belde Sayısı(*) Evlere Kadar Otomatik Telefon Hizmeti Götürülen Yer Sayısı Santral Kurulu Yer Kablo İle İrtibatlı Sayısı Yer Sayısı Tek Telefonlu Yer Sayısı Havai Hat İrtibatlı Yer Sayısı Radyo Telefonlu Yer Sayısı Bolu Türkiye Kaynak: Türk Telekom, (*) Tablodaki verilere Düzce ili dahildir. İl de 2000 yılı itibariyle 824 köy ve beldenin 122 sinde otomatik telefon santrali kuruludur. 702 köy ise kablo ile irtibatlıdır (Tablo 76). İl de telefon bekleyen abonelerin oranı düşüktür. Telefonsuz köy bulunmamaktadır. Sabit telefon sahipliği Bolu da yüzde 95; cep telefonu sahiplik oranı ise yüzde 61,8 dir. Okulların yüzde 80 inin internete erişemediği Bolu da bilgiye dayalı eğitim teknolojilerinden de yeterince yararlanılamamaktadır. İl de bilgisayar sahipliği oranı yüzde 11, internet bağlantısı olanların oranı ise yüzde 7,1'dir. Bilgisayarı olup da internete bağlanabilenlerin oranı yüzde 60'dır. Kamu kesiminde her 8.5 kişiye bir bilgisayar düşmektedir. Kamu kurum ve kuruluşlarının yüzde 34'ü internete erişebilmektedir. İlçelerde bu oran yüzde 7 e düşmektedir. İşyerlerinde E-ticaret yapanların oranı yüzde 21.4'dür. KOBİ'lerde ortalama dokuz kişiye bir bilgisayar düşmektedir. Bu işletmelerde internet kullanım oranı yüzde 57'dir. Buna karşılık işyerlerinde e-ticaret uygulaması oldukça düşüktür. KOBİ'lerin sadece yüzde 6'sında e-ticaret uygulanmaktadır. Bolu da değişik periyotlarla yayınlanan 13 gazete ve dergi bulunmaktadır. Gerede hariç, ilçelerde yazılı basın yoktur. İl de yerel radyo ve TV olmakla birlikte, merkez ilçede bulunan yerel TV ilçelerden izlenememektedir. Bolu kablo TV sisteminden yararlanan iller arasında değildir Enerji İl de kişi başına düşen elektrik tüketimi KWh olup, bu miktar aynı yılda KWh olan Türkiye ortalamasının üzerinde, VIII.Plan dönemi sonunda hedeflenen kişi başı elektrik tüketiminin (2.773 KWh) altındadır. Bolu da elektrik tüketiminin yüzde 52 si sanayide gerçekleşmektedir. Bu sektörde 2000 yılında tüketilen elektrik enerjisi, KİT ve şantiye kesimi ile birlikte, toplam KWh tir (Tablo 77). 96
116 Tablo 77. Bolu İlinde Elektrik Tüketiminin Kullanıcı Gruplara Göre Dağılımı (KWh) Kullanıcı Y ı l la r Gruplar Resmi Daire Sanayi KİT Şantiye Mesken Belediye Ticarethane Hayır Kurumu Tarımsal Sulama Ücretsiz Aydınlatma Toplam Kaynak: Sakarya Elektrik Dağıtım A.Ş. Bolu İşletme Müdürlüğü. İl deki en büyük sanayi kuruluşu olan Çimento Fabrikası nın elektrik tüketimi toplam il in elektrik tüketiminin yüzde 31 ini oluşturmaktadır yılında tüketilen elektriğin bir önceki yıla göre azalmasının nedeni 17 Ağustos ve 12 Kasım depremlerinin il genelinde yol açtığı elektrik kesintisidir. İl deki en büyük sanayi kuruluşu olan Arçelik Pişirici ve Isıtıcı Cihazlar Şirketinin otoprodüktör şirketten enerji almaya başlaması da bunda rol oynamaktadır yılında elektrik tüketiminin yüzde 22 si meskenlerde, bunun da yüzde 36 sı prefabrik konutlarda gerçekleşmiştir. Ticarethanelerde tüketilen elektrik toplam tüketimin yüzde 5,7 sidir. Tarımsal sulamada kullanılan elektrik tüketiminin zaman içinde dikkat çekici oranlarda artmış olmasının nedeni, yağışların azalması ile oluşan kuraklık sonucu, elektriğin sulama amaçlı açılan sondaj kuyularında kullanılmasıdır. Bolu da enerji kayıp ve kaçağı görece düşük ve Türkiye ortalamasının altındadır. Tablo 78, il deki enerji kayıp ve kaçakları hakkında bilgi vermektedir yılında, Türkiye de, enerji kayıp ve kaçak oranı yüzde 19 dur (Elektrik Enerjisi ÖİK Raporu, 2001). Bolu da, 1999 yılında yüzde 10,33 olarak gerçekleşen elektrik enerjisindeki kayıp oranı, 2000 yılında yüzde 8,91 e gerilemiş, 2001 yılında artış göstererek yaklaşık yüzde 14 olmuştur. Tablo 78. Bolu İli Elektrik Enerjisinde Kayıp ve Kaçaklar (KWh) Yıllar Çekilen Enerji Ücretli Satılan Ücretsiz Satılan Kayıp-Kaçak Enerji Kayıp Oranı , , ,33* ,91 Kaynak: Sakarya Elektrik Dağıtım A.Ş. Bolu İşletme Müdürlüğü. Ülkemizin nadir kaynaklarından olan ve torf olarak da isimlendirilen turba, biyomas kaynakları içinde önemli bir değere sahiptir. İşletmeciliği maden ruhsatı olarak gerçekleştirilmekte olan bu kaynak, Yeniçağa ilçesinde zengin bir rezerve sahiptir. Gerede ve Yeniçağa'da bu enerji kaynağı toplam hektarlık bir alanda bulunmaktadır. Turba nın çıkarılması doğru yöntemlerle yapılamadığından, kaynağın rasyonel kullanımı sağlanamamaktadır. Yeniçağa Gölü'nün çevresinden elde edilen bu kaynağın çıkarıldığı yerlerde drenaj ve tahliye kanalları olmadığı için meydana gelen çukurlara su dolmakta, belli yerlerden alınan olgunlaşmamış ürün tahrip edilebilmektedir. Bolu, doğal gaz kullanımını yurt geneline yaygınlaştırma projeleri kapsamında gaz verilmesi öngörülen iller arasında yer almaktadır. Bu proje gerçekleştiğinde il için en uygun doğal gaz 97
117 iletim hattı olan Pazarcık-Karadeniz Ereğli iletim hattından gaz arzı yapılabilecektir. BOTAŞ tarafından 1988 yılında muhtemel doğal gaz kullanım miktarını belirlemek üzere bir pazar araştırması yapılmıştır yılında doğalgaz talep tahminlerinin yapılarak iletim hatları yatırımlarına başlanması beklenmektedir. İl deki jeotermal kaynaklar, düşük ve orta entalpili sınıfa dahildirler. Seben in 14 km. güneyinde Kesenözü Köyündeki (Bağlum) sıcak su kaynağı doğal çıkışı C ve 4 lt/sn. debiye; Mudurnu nun 30 km. kuzeybatısında, Sarıot (Sarot) çevresinde Ilıca Köyü güneybatısındaki sıcak su kaynağı 63 0 C ve 0.8 lt/sn. debiye; Bolu Merkez ilçe Karacasu beldesinde bulunan sıcak su kaynakları, ortalama 44 0 C ve 14.5 lt./sn. debiye sahiptir. Termal su kaynakları potansiyelini rasyonel şekilde kullanabilirse, Bolu sağlık turizmi merkezi haline kolayca gelebilir Su ve Kanalizasyon Bolu İli ne bağlı Merkez, Mudurnu, Göynük, Gerede, Mengen, Kıbrısçık ilçelerine bağlı köylerde ekonomik ömrünü tamamlayan, DSİ sulama sahasında olduğundan ya da işletme maliyetleri yüksek ve bakım-onarım ihtiyacı olduğundan çalışmayan sulama tesisleri bulunmaktadır. Gerede İlçesi nde altı köy, Göynük ilçesi nde iki köy, Kıbrısçık İlçesi nde beş köy, Merkez ilçe de dört köy, Mudurnu İlçesi nde altı köy bu nedenlerden biri ya da bir kaçı nedeniyle sulama tesislerini çalıştıramamaktadır. Mengen, Seben ve Merkez ilçelerine bağlı köylerde ise çalışır durumda olan sulama tesislerinden ya bakım ve onarım ihtiyacının yüksek olması ya da sulama tesislerinin yetersiz olması nedeniyle verim alınamamaktadır. Bolu da 511 köyün tamamının suyu mevcut olup, 12 köyün suyu yetersiz düzeydedir. Buna karşılık köylerdeki 20 ünitenin suyu yetersiz, üç ünitenin ise hiç suyu yoktur. Yeterli içme suyu olan kırsal yerleşim yerlerinde yaşayan nüfusun toplam kırsal nüfusa oranı yüzden 97 olup, bu oran yüzde 85 olan Türkiye ortalamasının üstündedir. Merkez İlçenin içme suyu, Bayramışlar ve Değirmenözü kaynağından temin edilmektedir. İl in en ünlü doğal kaynak suyu Kökez'dir. İller Bankası tarafından, Bolu nun güneybatısında ve 8 km. mesafede bulunan Gölköy Barajı ndan içme ve kullanma suyu temin etme amaçlı bir proje yürütülmektedir. Merkez İlçe nin içme suyu şebekesi 2021 yılı hedeflenerek oluşturulmuştur. Toplam alan hektar olup, 410 lt/sn. su ihtiyacına göre planlanmıştır. İçme suyu şebekesine 1968 yılında başlanmış, 1988 ve 1992 yıllarında devam edilmiştir. Şebekeye giren ve çıkan su miktarında kontrol sistemlerinin kullanılmaması, belediyelerin sağlıklı su şebeke haritalarının olmaması önemli bir eksikliktir. Bunun yanı sıra bakım ve onarım hizmetlerinin düzenli yapılmaması, abone bağlantılarının tekniğine uygun olmaması, abone kayıt sistemlerinin sağlıklı yapılmamış olması işletmecilik sorunlarını arttırmaktadır. Merkez İlçede kanalizasyon şebekesi günümüz teknolojisine uygun ilaveler şeklinde inşa edilmiştir. Kentin doğu ve batı yakasından toplanan atık su, iki ana kollektör ile Büyük Su'ya deşarj edilmektedir. Gerede ve Yeniçağa hariç, ilçelerde arıtma sistemi bulunmamaktadır. Bolu İl indeki köylerin yüzde 23 ü kanalizasyon altyapısına sahiptir. Merkez ilçe köylerinin yüzde 52 sinde kanalizasyon şebekesi mevcuttur Kanalizasyon atığının yerleşim yerine en yakın akarsuya deşarj edilmesi kirlenmeye yol açmaktadır. İlçelerde kanalizasyon şebekesi olmayan yerlerde ise fosseptik kullanılmaktadır. Kimi ilçelerde kot farkı nedeniyle şebekeye bağlanamayan yerleşim yerleri mevcuttur. Yapılacak yeni tesisler ile kentin pis su atıklarının kanalizasyon arıtma tesisi ile arıtılarak deşarj edilmesi, toplanan atık suların tamamının arıtılarak alıcı ortama bırakılması bir yatırım proje konusu olarak düşünülmelidir. 98
118 2.5. Bolu İli Kuvvetli Zayıf Yönler- Fırsatlar ve Tehditler (Swot Analizi) SWOT analizi, Bolu İl Gelişme Planı hazırlık çalışmaları kapsamında, il merkezindeki ve çevre ilçelerdeki kamu kurum ve kuruluşlarının, yerel yönetimlerin, sanayi ve ticaret odasının ve çalışmaya katkı sağlayabilecek meslek kuruluşları ile diğer sivil toplum örgütlerinin katılımıyla yapılmıştır. SWOT analizi il için hazırlanan gelişme planında yer alan hedefler, stratejiler ve proje önerilerinin belirlenmesinde çerçeve oluşturmuştur. GÜÇLÜ YÖNLER Coğrafi konumu; D-100 karayolu ve otoyol üzerinde önemli bir kavşak noktası olması Metropollerin tüketim merkezlerine ve bölge pazarlarına erişimin kolay olması Coğrafi Bilgi Sisteminin (CBS) kurulmuş ve Çevre Düzeni Planı nın hazırlanmış olması Nüfusun kent- kır arasında dengeli dağılması Tarımsal sanayideki potansiyel; bölgeye özel gıda sanayinin (broiler, hindi üretimi) varlığı Turizm varlıklarının zengin olması Genç ve eğitimli nüfusun olması Mesleki ve teknik eğitimde okullaşma oranının yüksek olması Kentsel hizmetlere erişebilmenin kolay olması ZAYIF YÖNLER Toprakların çok parçalı, işletme ölçeklerinin küçük olması Ürünlerin değerlendirilmesi ve pazarlanmasında sorunlar bulunması Tarımda mono kültür yapı, ürün deseninin basit olması Orman varlığının değerlendirilememesi Tarımda örgütlenmenin ve çiftçi eğitiminin zayıf olması Verimli tarım alanlarının az olması, ekilen tarım alanlarının azalması İnsan kaynaklarının geliştirilmesine yönelik yatırımların eksik olması Turistik tesislerde doluluk oranlarının düşük, tanıtım ve pazarlama faaliyetlerinin yetersiz olması Yatırım ikliminin bulunmaması ve yatırımcılar için çekim merkezi olamaması Sınai üretim kapasitelerinin tam kullanılamaması Ana sanayi yan sanayi ilişkilerinin zayıf olması Şirketleşmenin zayıf ve işletmecilik kültürünün gelişmemiş olması Nüfusun kent merkezlerine yığılması ve yüksek göç baskısının olması Kurumsallaşmanın zayıf, kurumlararası iletişim ve koordinasyonun eksik olması Etüd yapma, proje geliştirme ve değerlendirmenin olmaması İhracata yönelik sektör uzmanlaşmasının öne çıkamaması Bilgiye erişimin ve teknoloji alt yapısının zayıf olması Kamu destek ve yardımlarının yetersiz olması Arazi kullanımı, imar ve yapı denetimi ile ilgili düzenleyici politikaların eksik olması 99
119 Bolu İli Kuvvetli Zayıf Yönler- Fırsatlar ve Tehditler (Swot Analizi) (Devam) FIRSATLAR Geleneksel sanayi merkezlerinin ard bölgesinde ve sanayi kuşağı üzerinde olması Orman varlığının olması Organik tarım için uygun koşulların bulunması Abant İzzet Baysal Üniversitesi ve bağlı fakültelerin olması Doğaya yönelik alternatif turizme uygun olması (doğa turizmi,yayla turizmi, sağlık turizmi, sportif turizm potansiyeli) İlin sorunlarının farkında olan yerel önderlerin olması Organize Sanayi Bölgesinin ve Küçük Sanayi Sitelerinin mevcut olması TEHDİTLER Arazi yapısının engebeli olması ve erozyon tehdidinin bulunması İşyeri, konut ve sanayi tesislerinin aktif deprem fayı üzerinde olması Tarım alanlarının amaç dışı kullanılması ve bu alanlarda yapılaşmanın olması Ekilen tarım alanlarının azalması İmar ve yapı denetiminin zayıf olması Çevresel kirlenme riskinin artması Kamu kuruluşlarında bütçe, araç-gereç ve nitelikli personel sıkıntısı olması Birinci derece deprem kuşağı üzerinde olması Gerek İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflandırması (İBBS) Düzey-3 bazındaki göstergeler gerekse İl Gelişme Planı hazırlık çalışmaları kapsamında sektörlerin mevcut durum değerlendirmesinden elde edilen sonuçlar, Bolu nun hemen hemen bütün sektörlerde darboğazları olduğunu, avantajlarını kullanamadığını ve potansiyellerini değerlendiremediğini göstermektedir. Tablo 79, il in darboğazlarını, avantajlarını ve potansiyelini alt sektörler itibariyle göstermektedir. Tablo 80 de ise seçilmiş göstergeler yardımıyla, ilin mevcut durum analizinden elde edilen bulgulara yer verilmektedir. Tüm göstergelere ilişkin verilerin olmayışı Düzey-3 kapsamındaki iller arasında karşılaştırmalı analizlerin yapılmasını imkansız kılmaktadır. 100
120 Tablo 79. İlin Darboğazları Avantajları ve Potansiyeli Darboğazlar Avantajlar Potansiyel Nüfus Kırsaldan kent merkezlerine ve bölge dışına göçün sürmesi Kent merkezlerine göçle birlikte genç vasıfsız işgücünün artması İşsizlik oranının yüksek olması Nüfus artış hızının düşük olması Nüfusun yaş bağımlılık oranının düşük olması Nüfusun kent ve kır arasında dengeli dağılması Genç ve eğitilebilir nüfusun olması Tarım Verimli tarım alanlarının sınırlı olması Ürünlerin depolanması ve saklanması için tesislerin yetersiz olması Sulama olanaklarının yetersiz olması Ürünlerin değerlendirilmesi ve pazarlanmasında sorunların olması Süt fabrikasının faaliyete geçememesi Mudurnu Tavukçuluk şirketinin faaliyetine son vermesi Kanatlı hayvancılık potansiyelinin yüksek olması Organik tarım için koşulların uygun olması Tarımsal sanayideki yüksek potansiyel Orman varlığının zengin olması Sanayi Sanayi arsasının sınırlı olması Kapasite kullanımının düşük olması Finansman darboğazı yaşanması Organize Sanayi Bölgesinin alt yapı kredi desteğinin sağlanamaması Sanayi kuşağı üzerinde olması Sanayide genç işletmelerin bulunması Orman ürünlerinde potansiyel olması Gıda sanayinde yüksek potansiyelin bulunması 101
121 Darboğazlar Avantajlar Potansiyel Turizm Turistik tesislerdeki düşük doluluk oranları Tanıtma ve pazarlama faaliyetlerinin yetersiz olması Ürün arzının çeşitlendirilememesi Turist sayısının azalması Termal tesislerin modernizasyonunun yapılamaması Esnaf ve sanatkarların sermaye yapılarının zayıf olması, finansman sorunları yaşanması Zengin doğal, tarihi, kültürel varlıkların olması Termal su kaynaklarının varlığı Kış sporları, doğa ve sağlık turizmi için koşulların uygun olması İnsan kaynakları Sekiz yıllık zorunlu eğitim sonrası orta öğretime geçişte kayıpların olması Eğitimin kalabalık sınıflarda yapılması İngilizce, bilgisayar ve rehberlik branşlarında öğretmen açığının olması Mesleki geliştirme, beceri ve deneyim kazandırma amaçlı eğitim kurumlarının olmaması Orta öğretimde okullaşma oranının düşük olması Koruyucu sağlık hizmetlerinin yetersiz olması Sağlık personeli açığının olması Hastanelerde yatak doluluk oranının düşük olması Üniversitenin varlığı İzzet Baysal Vakfının eğitim ve sağlık alanlarındaki yatırımları Mesleki ve teknik eğitimdeki yüksek okullaşma oranı Yaz okulları, kurslar, seminer, sempozyum vb. aktiviteler için merkezi konumda olması 102
122 Çevre ve Mekansal Yapı Yönetsel ve Kurumsal Yapı Teknik Altyapı Darboğazlar Avantajlar Potansiyel Coğrafi Bilgi Sisteminin tamamlanması Kent Bilgi Sisteminin hazırlanıyor olması Tarım alanlarının ve ormanların plansız ve amaç dışı kullanılması Çevre kirliliği riskinin artması İmar uygulamalarında ve yapı denetimindeki eksiklikler İnşaat projelerinin uygun malzeme ve sağlam finansman kaynaklarına dayanmaması Kamu kurumlarının bina, donanım ve bütçelerinin yetersiz olması Kurumsallaşmanın zayıf, iletişim ve koordinasyonun eksik olması Nitelikli personel açığının olması Sivil toplumun gelişmemiş olması Kamu yatırımlarının dengeli dağıtılmaması İletişim sektöründe sayısallaşma oranının düşük ve arıza ortalamasının yüksek olması İl yollarının standardının düşük olması Kırsal yerleşim yerlerinde asfalt yol oranının düşük olması ve ulaşımda güçlük yaşanması Organize Sanayi Bölgesi ve Küçük Sanayi Sitelerinin alt yapı sorunlarının çözülememesi İlin sorunlarına duyarlı kamu önderlerinin olması Ankara ve İstanbul arasında uluslararası karayolu ve otoyol üzerinde olması Doğalgaz kullanımını yaygınlaştırma projesi kapsamında olması Zengin doğal varlıkların ve bozulmamış bir çevrenin olması Zengin Biyomas enerji kaynağına (Turba) sahip olması Petro kimya sanayiinde girdi olabilecek Bitümlü şist rezervinin varlığı Jeotermal alanların genişliği 103
123 Tablo 80. Bolu İli Gelişme Planı Bölgesinin Seçilmiş Göstergelere Göre Mevcut Durumu SEÇİLMİŞ TEMEL GÖSTERGELER BOLU TÜRKİYE Alan (km 2 ) DEMOGRAFİK GÖSTERGELER (2000) Nüfus (kişi) Kentsel nüfus Kırsal nüfus Nüfus yoğunluğu (Kişi/Km 2 ) Şehirleşme oranı (%) Nüfus artış hızı (, ) Kentsel nüfus artış hızı (, ) Kırsal nüfus artış hızı (, ) Ortalama Hane büyüklüğü (kişi) Doğurganlık hızı ( çocuk sayısı) GELİR VE İSTİHDAM GÖSTERGELERİ (2001) Toplam GSYİH (2001,milyon TL,cari fiyatlarla) Toplam GSYİH (2001,milyon TL,1987 fiyatlarıyla) Kişi başına düşen GSYİH (2001, TL,1987 fiyatlarıyla) Kişi başına düşen GSYİH (2001,dolar ) Kişi başına düşen kullanılabilir gelir (dolar) Hane başına ortalama gelir getiren fert sayısı Tarımda çalışanların toplam istihdama oranı (%) Sanayide çalışanların toplam istihdama oranı (%) Ticarette çalışanların toplam istihdama oranı (%) Ücretli çalışanların toplam istihdama oranı (%) İşverenlerin toplam istihdama oranı (%) İşsizlik oranı (%) Erkek Kadın İstihdam oranı (%) Erkek Kadın İşgücüne katılma oranı (%) Erkek Kadın İşgücüne dahil olmayanların oranı (%) Gini katsayısı Hanehalklarının birinci %20 lik gelir diliminin payı (%) Hanehalklarının ikinci %20 lik gelir diliminin payı (%) Hanehalklarının üçüncü %20 lik gelir diliminin payı (%) Hanehalklarının dördüncü %20 lik gelir diliminin payı (%) Hanehalklarının beşinci %20 lik gelir diliminin payı (%) Mutlak yoksulluk oranı-hane (1$,%) Mutlak yoksulluk oranı-fert (1$,%) Enflasyon oranı (2000,yıl sonu,1994 fiyatlarıyla) Enflasyon oranı (2001,yıl sonu, 1994 fiyatlarıyla) ,72 2,90 28,26-19,40 4,23 1, ,7 56,57 11,10 7,32 37,48 1,67 7,05 5,94 10,16 39,18 60,10 19,42 42,15 63,89 21,62 57,85 0,48 4,20 8,30 13,37 20,71 53,42 5,33 6,35 28,41 83, ,90 18,28 26,81 4,21 4,50 2, ,38 13,35 9,67 43,52 2,61 7,08 7,20 6,76 42,53 62,08 23,09 45,77 66,90 24,76 50,79 0,49 4,86 8,63 12,61 19,03 54, ,03 68,53 104
124 Tablo 80. Bolu İli Gelişme Planı Bölgesinin Seçilmiş Göstergelere Göre Mevcut Durumu (devamı) SEÇİLMİŞ TEMEL GÖSTERGELER BOLU TÜRKİYE TARIM GÖSTERGELERİ (2000) Arazi kullanımı (%) Tarım Nadas Orman Çayır ve mera Tarım dışı kullanım Toplam Tarımsal üretim değerinin Türkiye içindeki payı (%) Kırsal nüfus başına tarımsal üretim değeri (milyon TL) SANAYİ GÖSTERGELERİ (İmalat Sanayi,10+kişi, 2000) Katma değer/çalışan sayısı (cari fiyatlarla,milyon TL) Çıktı /girdi Çalışan sayısı / işyeri (kişi) Gayrisafi yatırım / katma değer (%) Ücret / katma değer (%) Kurulu güç kapasite miktarı/çalışan sayısı (BG) Organize Sanayi Bölgesi parsel sayısı (parsel) Küçük Sanayi Sitesi işyeri sayısı (adet) TURİZM GÖSTERGELERİ ( ) Turizm işletme belgeli tesislerde (2001) Tesis sayısı Yatak sayısı Konaklayan kişi sayısı (2000) Yabancı Yerli Toplam Konaklama tesisi doluluk oranı (2001,%) BANKACILIK GÖSTERGELERİ (2002) Banka sayısı Banka şube sayısı Toplam kredi (milyar TL) İhtisas kredileri İhtisas dışı krediler Toplam mevduat (milyar TL) Yabancı para mevduatı TL mevduatı Kredi / Mevduat oranı TL mevduatı / Toplam mevduat (%) Yabancı para mevduatı / Toplam mevduat (%) Kişi başına düşen mevduat (dolar) Şube başına düşen mevduat (milyar TL) Kişi başına düşen kredi (milyon TL) Şube başına düşen kredi (milyar TL) Şube başına düşen kişi sayısı (2000 yılı) 17,7 2,1 55,7 14,7 11,8 100,0 1, , ,7 21,9 10, , ,6 49,6 50, ,4 5,6 27,6 21,9 14,5 100,0 100, , ,6 22,3 11, , ,0 44,5 55,
125 Tablo 80. Bolu İli Gelişme Planı Bölgesinin Seçilmiş Göstergelere Göre Mevcut Durumu (devamı) SEÇİLMİŞ TEMEL GÖSTERGELER BOLU TÜRKİYE ALTYAPI GÖSTERGELERİ (2000) Ulusal karayolu uzunluğu (km) İl yol yoğunluğu (km/km 2 ) TCK asfalt yol oranı (%) Döşenmiş kırsal yolların uzunluğu (km) Kırsal alanda yeterli içme su temin oranı (%) Kırsal alan asfalt yol oranı (%) kişiye düşen otomobil sayısı (adet) Kişi başına telefon kontör değeri (adet) Kişi başına düşen elektrik tüketimi (kwh) EĞİTİM GÖSTERGELERİ (2001/2002) Okur yazar oranı (%) Okul öncesi okullaşma oranı (%) İlköğretim okullaşma oranı (%) Ortaöğretim okullaşma oranı (%) Mesleki eğitim okullaşma oranı (%) İlköğretimde okul başına düşen öğrenci sayısı (2000/2001) İlköğretimde öğretmen başına düşen öğrenci sayısı (2000/2001) Orta öğretimde okul başına düşen öğrenci sayısı (2000/2001) Orta öğretimde öğretmen başına düşen öğrenci sayısı (2000/2001) Yükseköğretimde öğretim üyesi başına öğrenci sayısı (kişi) SAĞLIK GÖSTERGELERİ (2000) Hekim başına düşen nüfus (kişi) Sağlık memuru başına düşen nüfus (kişi) Hemşire başına düşen nüfus (kişi) Eczacı başına düşen nüfus (kişi) Yatak başına düşen hasta sayısı (kişi) Yatak işgal oranı (%) Bebek ölüm oranı (binde) Hekim sayısı (kişi) Diş hekimi sayısı (kişi) Hemşire sayısı (kişi) Sağlık memuru sayısı (kişi) Ebe sayısı (kişi) ÇEVRE VE MEKAN GÖSTERGELERİ (2001) Sit alanları Arkeolojik sit Kentsel sit Doğal sit Tarihi sit Diğer sit Toplam sit alanları Kadastro durumu Kadastrosu tamamlanan alan (Ha) Kadastrosu yapılacak alan (Ha) 739 0,09 98, ,2 39, ,1 10,6 88,7 32,4 38, , ,9 69, , (% 62) (%38) ,08 91, ,0 45, ,0 6,2 98,0 36,9 20, , ,5 61, , (%76) (%24) 106
126 Tablo 80. Bolu İli Gelişme Planı Bölgesinin Seçilmiş Göstergelere Göre Mevcut Durumu (devamı) SEÇİLMİŞ TEMEL GÖSTERGELER BOLU TÜRKİYE KURUMSAL VE YÖNETSEL YAPI GÖSTERGELERİ (2000) İlçe sayısı Belediye Köy İl Özel İdaresi Sigortalı sayısı (kişi) Bağ kurlu sayısı (kişi) Emekli sandığına mensup olanların sayısı (kişi) SSK lı sayısı (kişi) Emekli aylığı alanların sayısı (kişi) Yeşil kartlı kişi oranı (%) MALİ YAPI GÖSTERGELERİ ( ) Konsolide bütçe gelir-gider karşılaştırması (milyar TL,2002) Gelir Gider Gelir/gider (%) İzin verilen yatırım teşvik belgesi (adet,2001) Teşvik belgeli yatırım tutarı (cari fiyatlarla, milyar TL, 2001) Toplam kamu yatırımları (cari fiyatlarla,milyon TL,2001) Kişi başına düşen kamu yatırımı (cari fiyatlarla TL) Kişi başına düşen genel bütçe geliri (cari fiyatlarla,bin TL,2002) Kişi başına düşen genel bütçe gideri (cari fiyatlarla,bin TL,2002) Kişi başına düşen gelir ve kurumlar vergisi (bin TL,2002) Vergi mükellefi (gelir+kurumlar vergisi) sayısı (2002,kişi) Vergi yükü (%,2000) , , , ,3 Kaynak: DPT, İstatistiki Bölge Birimlerine Göre Çeşitli Göstergeler, Nisan 2003 DPT, İllere ve Bölgelere Göre Çeşitli Göstergeler, Ağustos, 2002 DİE, Yıllık İmalat Sanayi İstatistikleri, 2000 DİE, Hanehalkı İşgücü Anketi, 2000 Türkiye Bankalar Birliği, Bolu İl Gelişme Planı (BİGEP) Sektör Raporları,
127 3. İL GELİŞME TEMEL HEDEFLERİ VE STRATEJİLERİ 3.1. Vizyon Bolu İl Gelişme Planı nda vizyon belirlenirken il in güçlü yönleri dikkate alınmıştır. İl İhtisas Komisyonlarının düzenli olarak yaptığı toplantılarda il in güçlü ve zayıf yönleri, avantajları ve potansiyeli değerlendirilerek bir vizyon belirlenmiştir. Sahip olduğu turizm varlıkları, tarımsal sanayideki potansiyeli, üniversite kenti olması, ayrıca İstanbul ile Ankara arasında bu metropollere yakın, uluslararası karayolu ve otoyol üzerinde olması nedeniyle coğrafi konumundan kaynaklanan özellikleri vizyona yansıtılmıştır. İl Gelişme Planı nda, doğayı kirletmeden dünya standartlarında üreten, turizm ve tarımsal sanayideki potansiyelini en üst düzeyde kullanan, rekabet edebilir, sosyo-ekonomik düzeyi yüksek ve yaşamaya değer sosyal bir kent formu hedeflenmiştir. İl Gelişme Planında vizyon şu şekilde belirlenmiştir: Doğaya ve çevreye duyarlı, katma değeri yüksek tarımsal ve sınai ürün üreten; doğa, sağlık ve spor turizm bölgesi; tarımsal sanayi merkezi ve sosyal bir kent 3.2. Temel İlkeler İl Gelişme planı hazırlık çalışmaları kapsamında il merkezi ve ilçe merkezlerindeki kamu kurum ve kuruluşlarının, ticaret ve sanayi odaları temsilcilerinin ve meslek kuruluşları temsilcilerinin katılımıyla düzenlenmiş olan ve atölye çalışmaları şeklinde gerçekleştirilen toplantılarda Bolu İl Gelişme Planı stratejisinin temel ilkeleri şu şekilde belirlenmiştir. Bolu da ekonomik ve sosyal gelişmenin bilinçli bir strateji ile uyarılması gerekmektedir. Başta arazi kullanımı olmak üzere, sektörel düzeyde planlama ve düzenleyici politikalara ihtiyaç vardır. İl Gelişme Planı gelişmenin sürekli ve sürdürülebilir olması bakımından önem taşımaktadır. İl Gelişme Planı iyi bir gelecek kurmak isteyen kamu yöneticilerini uzun vadeli ve stratejik düşünmeye yöneltirken, girişimcilerin düşüncelerinin projelendirilmesine de imkan sağlayacaktır. İl Gelişme Planı, Ulusal Kalkınma Planı nın (UKP) öncelikleri ve bölgesel gelişme politikalarıyla uyumlu olacak, önerilen yatırım proje ve programlarını uygulayacak kurumsal mekanizmaların oluşturulmasında UKP de belirtilen önceliklere ve gelişme hedeflerine uygunluk aranacaktır. Gerek planlama gerekse uygulama aşamasında kurumsal kapasitenin geliştirilmesi öncelik alacaktır. Yerel hükümet kurumlarının, özel sektörün, demokratik kitle örgütlerinin, vakıf ve derneklerin, yerel basının ve halkın planın uygulama süreçlerine en geniş ölçüde katılımı sağlanacaktır. Plan kamu yatırımlarına ağırlık veren bir yaklaşımı benimsemek yerine, bölgedeki potansiyeli harekete geçiren, yatırım iklimini yaratmayı ve özel sektörün güçlendirilmesini 108
128 amaçlayan bir yaklaşımı benimsemiştir. Beşeri, fiziksel ve doğal kaynakları rasyonel kullanmak ve bölgedeki potansiyeli harekete geçirmek İl Gelişme Planı nın temel ilkesidir. Çevre ve mekan kalitesini korumak ve geliştirmek, tarım alanlarının rasyonel kullanımını sağlamak ve verimli tarım arazilerinin işyeri, konut ve sanayi tesislerinin kullanımına açılmasını önlemek planda öncelik alacak, plansız ve çarpık kentsel büyüme denetim altına alınacaktır. Çevreyle uyumlu ve dost olan, ekonomi ile ekoloji arasındaki dengeyi koruyan, ileri teknolojili ve katma değeri yüksek sektörlerde temiz bir üretimi mümkün kılan sürdürülebilir sanayilere yönelik program ve projeler geliştirilecektir. Plan bölgesinde sosyo-ekonomik gelişmişlik düzeyi düşük kırsal alanlarda gelir ve eğitim seviyesinin yükseltilmesine öncelik verilecek, bu yörelerde gelir artırıcı küçük ölçekli proje ve programlar uygulanacaktır. Bu kapsamda gerek küçük tarım işletmelerine gerekse genç girişimcilere Türkiye-AB mali işbirliği çerçevesinde yardım, hizmet ve finans hizmetleri sunacak kurumsal destekler sağlanacaktır. İl Gelişme Planı insan odaklıdır. İnsan kaynaklarının geliştirilmesine yönelik program ve projelerin uygulanması plan ilke ve hedefleri arasında öncelik almaktadır. Kent merkezlerine yönelik göçün kontrol altına alınması, kırsal ve kentsel yerleşim yerleri arasındaki gelişmişlik farklarının azaltılması için yatırım proje ve programlarının istihdam ve gelir yaratan özellikte olması gözetilecektir. Hazırlık aşamasında olduğu gibi, uygulama aşamasında da İl Gelişme Planı nın başarısı kamu kurum ve kuruluşları, yerel yönetimler ve sivil toplum örgütlerinin geniş katılımı ve işbirliği yapmalarına bağlıdır. Bu nedenle, planda öngörülen gelişme hedeflerine ulaşılmasında katılımcılık ilkesi doğrultusunda ilgili kurum ve kuruluşların işbirliği yapmaları sağlanacaktır Hedefler Bolu, gerek tarımsal sanayi ve turizmdeki zengin potansiyeli gerekse coğrafi konumu nedeniyle gelişmiş sanayi merkezlerine yakın ve iki büyük metropolün art bölgesinde yer almasına rağmen bunu gelişmesine yansıtamamıştır yılını hedef alan Bolu İl Gelişme Planı, il in potansiyelini harekete geçirerek sürdürülebilir ekonomik gelişmeyi gerçekleştirmeyi ve sosyal refah düzeyini, yaşam kalitesini yükselterek ilçeler arasındaki gelişmişlik farklarını azaltmayı amaçlamaktadır. Bu kapsamda, kentsel ve kırsal yerleşim birimleri arasındaki etkileşimin güçlendirilerek, görece az gelişmiş bölgelerin gelişmelerine ivme kazandırılması, kaynakların rasyonel kullanımının sağlanması, yerel yönetim birimlerinin kurumsal kapasitelerinin geliştirilmesi temel hedeftir. İl in döneminde insan, çevre ve kurumsal odaklı gelişmesini istikrarlı biçimde gerçekleştirmek için temel hedefler aşağıda özetlenmiştir : Çevre ve mekan kalitesinin korunması, doğal kaynakların rasyonel kullanımının sağlanması; kirliliğin önlenmesi için çevre standartları ve ekolojik kriterlere uyulması Dünya ve Türkiye turizminde kitle turizmi ve kıyı turizmi ekseninde gelişen turizm talebinin değiştiğini gözönüne alarak, turizm pazarlarında talebi giderek yükselen, yüksek katma değer yaratan alternatif turizm türlerine (doğa, sağlık, spor, kültür ve kırsal turizmi) öncelik verilmesi Tarımda mono kültür yapının değiştirilmesi, ürün desenini çeşitlendirerek yüksek katma değerli ürünlerde tarım ve tarıma dayalı sanayideki potansiyelin harekete geçirilmesi, 109
129 İhracata yönelen, teknoloji geliştiren, katma değeri yüksek ürünlerde yatırımı planlayan girişimcilerin proje bazında desteklenmesi, küçük işletmecilerin modern işletmelere dönüşmeleri için gerekli olan kurumsal hizmet desteklerinin sağlanması Ticari ve sınai işletmelerin teknoloji, finansman, yönetim ve pazarlama sorunlarını çözecek kurumsal desteklerin sağlanması, zayıf olan ana sanayi ile yan sanayi bütünleşmesini gerçekleştirecek işbirliği ve üretim ağlarının oluşturulması Gelişmeyi çevre ilçelere ve kırsal kesime yayacak politikalara öncelik verilmesi; nüfusu azalan, göç veren, gelir düzeyi düşük ilçelerde kırsal kalkınma konusuna öncelik verilmesi Bütün eğitim kademelerindeki okullaşma oranlarının artırılması; işlevselliği olan yaygın eğitim programlarının düzenlenmesi; işgücünün mesleki bilgi, beceri ve deneyim kazanmasını sağlayacak eğitim programları düzenleyerek sanayinin ve turizm sektörünün nitelikli eleman ihtiyacının karşılanması Nitelikli ve deneyimli sağlık personelinin il de tutulabilmesi için özendirici önlemlerin alınması; sağlık alanına daha fazla kaynak sağlanarak hizmetlerin halkın ihtiyaç ve beklentilerine uygun, kaliteli, ulaşılabilir ve etkin biçimde sunulmasına çalışılması Kamu hizmeti veren yerel kurumların saydam, yöneticilerinin hesap verdiği, katılımcı, vatandaşın memnuniyetini esas alan bir yaklaşımı benimsemeleri, etkin ve katılımcı bir kurumsal ve yönetsel yapının oluşturulması Halkın başta deprem olmak üzere muhtemel doğal afetlere duyarlılığını artıracak, ilk yardım ve sivil savunma dersleri verecek, çevre koruma bilinci geliştirecek eğitim programlarının periyodik olarak düzenlenmesi 3.4. Gelişme Stratejileri yılları arasında uygulanacak olan İl Gelişme Planı nın hedef ve stratejileri, dönemini kapsayan Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı nda ortaya konulmuş olan ulusal ve bölgesel gelişme hedef ve stratejileriyle ve AB nin bölgesel gelişme politikalarıyla uyumlu olacaktır. İl in potansiyellerini harekete geçirecek, zengin turizm değerlerini ve tarımsal sanayideki avantajlarını kullanacak ortamın yaratılması hedefi ile uyumlu olan gelişme stratejileri şu şekilde belirlenmiştir. Gelişme stratejilerinin belirlenmesinde ilin zayıf olduğu yönler ile darboğazları da dikkate alınmıştır. Arazi yapısının engebeli, verimli tarım arazilerinin az, sanayi için tahsis edilecek arsaların sınırlı olduğu ve birinci derece deprem kuşağı üzerinde olduğu göz önüne alınarak, il arazisinin mevcut durumu kent planı ve arazi kullanımı açısından yeniden değerlendirilecek ve Bolu Valiliği nin hazırlattığı Çevre Düzeni Planı na uyum sağlanacaktır. Depremin yol açtığı can ve mal kayıpları göz önüne alınarak verimli tarım alanları ve zemin etüdü yapılmamış araziler üzerinde yapılaşmaya izin verilmeyecek, plansız ve çarpık kentleşme önlenecektir. Yeni sanayi, işyeri ve konutlar için yeni yerleşim alanları belirlenecektir. 110
130 Sanayi Bakanlığı tarafından ödenek yetersizliği nedeniyle yatırım programından çıkarılan, müteşebbüs heyet in kendi imkanları ile tamamlayamadığı ilave Organize Sanayi Bölgesinin altyapı sorunları sağlanacak kredi desteği ile çözülecek ve sanayi tesislerinin il dışındaki Organize Sanayi Bölgesine kaydırılması sağlanacaktır. Küçük Sanayi Sitelerinin doluluk oranları artırılacaktır. Pazara yönelik, yüksek katma değer içeren tarımsal üretim teşvik edilecek ve ürün desenine çeşitlilik kazandırılacaktır. Bu amaçla TÜBİTAK a bağlı Gıda Bilimi ve Teknoloji Araştırma Enstitüsü nden ( GBTAE) teknik destek sağlanacaktır. Çok parçalı olan toprak üzerinde işletme ölçeklerinin küçük olması nedeniyle yaşanan üretim ve verim kaybını önlemek için arazi toplulaştırılmasına önem verilecek, tarım arazilerinin kabiliyet sınıflarına göre daha etkili kullanılması yoluyla toprak kaynakları korunacaktır. Tarımsal işletmelerin optimum işletme büyüklüğüne ulaşması için sözleşmeli üretim teşvik edilecektir. Organik tarım ile ilgili pilot projeler uygulanacak, kırsal yörelerde tarım ve hayvancılık altyapısını geliştirerek bu yörelerde gelir kaynakları ve istihdam yaratılacaktır. Kentsel alanlara yönelik göçün önlenmesi ve nüfusun kent ve kır arasında dengeli dağılımını sürdürebilmesi için geri kalmış kırsal yörelerde gelir artırıcı küçük ölçekli yöresel projelerin uygulanması yaygınlaştırılacaktır. Sanayide işletmelerin üretim kapasitelerini tam kullanmaları sağlanacak; finansman sorunları nedeniyle teknolojilerini yenileyemeyen ve yatırım yapamayan küçük ve orta ölçekli işletmelerin finansman, teknoloji, eğitim, yönetim ve pazarlama sorunları çözülecektir. Ana sanayi-yan sanayi ilişkileri geliştirilerek bu işletmelerin yatay birleşmeler ya da ortaklıklar oluşturarak işbirliği yapmaları özendirilecektir. Başta KOSGEB-KÜGEM olmak üzere, TÜBİTAK-TİDEB ve TTGV ile uzun vadeli ve bir eylem planına dayalı işbirliği yapılacak, küçük ve orta ölçekli işletmelerin girişimcilik ve endüstriyel yönetim kültürü (teknoloji, yenilik/yaratıcılık ve insan kaynakları yönetimi) kazanmaları için kurumsal destek sağlanacaktır. Turizm potansiyeli harekete geçirilecek ve yüksek katma değer yaratacak alternatif turizm türlerinde (doğa ve kış sporları, termal turizmi ve eko-turizm) turistik ürün arzı çeşitlendirilecektir. Turizm değerlerini iç ve dış pazarlara tanıtmak, turistik bir imaj kazandırmak ve il i bu pazarlarda turistik hedeflerden biri haline getirmek için etkin bir tanıtım ve pazarlama faaliyeti yürütülecektir. Vasıfsız işgücünün eğitimi amacıyla hizmet içi eğitim faaliyetleri düzenlenecek, özellikle genç nüfusun ve kadın işgücünün bilgi ve becerilerinin artırılması sağlanarak gelir getiren faaliyetlerde bulunmaları desteklenecektir. Eğitim ile işgücü piyasası arasındaki bağ güçlendirilecek, işgücü piyasasının ihtiyaç duyduğu/duyacağı insan gücünün yetiştirilmesine yönelik mesleki bilgi ve yeni becerileri kazandıracak mesleki eğitim programları uygulanacaktır. 111
131 Okul öncesi eğitimin yaygınlaştırılmasına çalışılacak, bütün eğitim kademelerindeki okullarda okullaşma oranını artıracak ve bu okulların bina, derslik ve ekipman ihtiyacını karşılayacak önlemler alınacaktır. Uzman hekim ve yardımcı sağlık personeli açığı kapatılacak, hastanelerin ve sağlık ocaklarının tıbbi cihaz ve ekipman ihtiyaçları karşılanarak ilin temel sağlık göstergelerinde ülke ve bölge ortalamasına getirilmesi sağlanacaktır. Kırsal alanda yaşayanların temel sağlık hizmetlerine daha kolay ulaşabilmelerini sağlayacak ve sağlık personelinin bu yörelerde kalmasını özendirecek özel önlemler alınacaktır. Halk sağlığı ve koruyucu sağlık hizmetlerinin etkinliği artırılarak yaygınlaştırılacaktır. Kamu hizmeti veren kurumlar ile sosyal hizmet kurumlarının personel, bütçe ve ekipman ihtiyaçları karşılanarak kurumsal yapıları geliştirilecek, kurumsal kapasiteleri geliştirilerek daha etkin ve etkili hizmet vermeleri sağlanacaktır. Kamu kurumlarının, özel sektör kuruluşlarının, sivil toplum örgütlerinin, meslek odalarının ilin yönetimine katılmaları ve sorumluluk üstlenmeleri sağlanacak, katılımcı bir yaklaşımla oluşturulacak Kent Meclisi ile yerel düzeyde işbirliği, yardımlaşma ve dayanışma teşvik edilecektir. Bolu Belediyesi nin başlattığı Kent Bilgi Sistemi projesi tamamlanacak; Bolu Valiliği nin hazırladığı Coğrafi Bilgi Sisteminin etkin kullanımı sağlanacaktır. İl yollarının düşük olan standardı geliştirilecek, özellikle gelişme potansiyeli yüksek olan kırsal/kentsel yerleşim merkezlerinin pazara erişimi açısından önem taşıyan ulaşım, iletişim altyapı eksiklikleri tamamlanacaktır Gelişme Alternatifleri ve Senaryoları Plan döneminde geliştirilecek faaliyetler için gerekli olan gelişme alternatiflerinin ve büyüme senaryolarının ortaya konulacağı bu kısım da, plan çalışmalarının önceki aşamalarında olduğu gibi katılımcı bir yaklaşımla hazırlanmış, kamu kurumlarının, yerel yönetimlerin, özel sektörün ve sivil toplum örgütlerinin temsilcilerinin katıldığı toplantılarda tüm aktörlerin görüş ve düşünceleri alınmıştır. Gelişme alternatiflerinin belirlenmesinde il in ekonomik, sosyal, kurumsal ve çevresel-mekansal özellikleri değerlendirilmiş ve olası üç gelişme alternatifi öngörülmüştür (Tablo 81). 1. Mevcut eğilimin sürmesi ve durağan büyüme 2. Kamu desteğinde yerel kaynaklara dayalı büyüme 3. Özel sektör öncülüğünde ve güçlü kamu desteğinde sürdürülebilir büyüme Alternatif 1, varolan eğilimlerden hareketle oluşturulmuş, mevcut durumun korunduğu varsayılmıştır. Bu alternatifte, gelişme atıl durumdaki kaynakların kullanılması ile gerçekleşmekte; gelişmenin oldukça yavaş ve plan hedeflerine ulaşmak için yetersiz kalacağı varsayılmaktadır. Bu durumda, yerel potansiyelin harekete geçirilmesine yönelik bir kurumsal yapılanma ve yönetsel organizasyon gerçekleşmemektedir. Bölgeye yatırımcı sermaye girişinin olmadığı, AB kaynaklı fonlardan yararlanılmadığı bu durumda devlet yardım ve desteklerine 112
132 bağımlılık sürmektedir. Sağlanacak gelişmenin sınırını atıl durumdaki kaynakları ve kullanılamayan kapasiteleri harekete geçirme kapasitesi belirleyecektir. Kırsal alandan kent merkezlerine yönelik göç baskısının sürdüğü bu durumda kırsal ekonomilerde bir canlılık beklenmemektedir. Alternatif 2 de, kamu sektörünün kaynak tahsisleri ve bölgesel gelişme politikalarının yönlendirmesiyle yerel kaynaklara ve büyük ölçüde tarıma dayalı büyüme varsayılmaktadır. Kamu kurumlarının yeniden yapılandırılarak kurumsal kapasitelerinin geliştirilmesi ve yerel yönetimler arasında işbirliği yapılması ile il in sosyo-ekonomik yapısında göreli bir canlılık yaşanması mümkündür. Bu alternatifte, Bolu nun gelişmesi kamu sektörünün kaynak tahsislerini yapabilmesine, özel sektörün kamu destek ve yardımlarından (uygun koşullu kredi, vergi kolaylıkları vb.) geniş ölçüde yararlanmasına bağlıdır. Bununla birlikte, bu alternatif altında büyümeyi kısıtlayan faktör doğrudan desteklerin giderek azalmasıdır. Kamu maliyesinde yaşanan darboğazların sürmesi sürekli ve sınırsız destek uygulamasına imkan vermemektedir. Nakit teşvikler büyük ölçüde kalkmıştır. Taraf olduğumuz uluslararası anlaşmalar ve Dünya Ticaret Örgütü nün kuralları da devlet yardımlarının uygulanmasına ciddi sınırlamalar getirmektedir. Alternatif 3 de, özel sektör öncülüğünde, yerel potansiyeli harekete geçiren stratejik planlamaya dayalı sürdürülebilir gelişme öngörülmektedir. İl in istikrarlı ve sürdürülebilir gelişmesi ve planda öngörülen hedeflere ulaşılması için koşulların uygun olduğu bu alternatifte, başta kurumsal kapasitenin geliştirilmesi olmak üzere, yerel kurumların kendi kaynaklarını üst düzeyde kullanabilmelerine imkan verecek yapısal değişikliklerin gerçekleştirildiği varsayılmaktadır. Türkiye de kamu yönetimi reformu, mali sistemin (bankacılık kesiminin) güçlendirilmesi, kamu maliyesinin iyileştirilmesi, küresel ve bölgesel (AB ile ilişkiler) düzeyde gerçekleşecek olumlu gelişmeler yanında, AB nin teknik ve mali desteğinin sağlanmasıyla bu alternatifin başarı şansı yüksek olacaktır. Tarımsal sanayinin gelişmesi, turistik tesislerin doluluk oranlarının artması, yatırım ikliminin oluşması ve ticaret sektörünün canlanmasıyla planda öngörülen yüksek gelişme hızına ulaşmak mümkün olacaktır. 113
133 Tablo 81. Bolu İl i Gelişme Alternatiflerinin Değerlendirilmesi Ekonomik yapı Alternatif 1. Mevcut eğilimin sürmesi ve durağan büyüme İç/yerel pazarlara dönük gelişme, geniş pazarlara erişimin sınırlı olması Küçük ölçek, zayıf ürün deseni Düşük katma değer Yatırım eğiliminin zayıf olması Atıl kapasiteler ve işsizlik Düşük gelir ve büyüme hızları Alternatif 2. Kamu desteğinde yerel kaynaklara dayalı büyüme iç/yerel pazarlara bağımlı ekonomi Ürünlerin tanıtım ve pazarlanmasındaki sorunlar Yerel kaynakların sınırlı kullanımı Atıl kapasitelerin kullanılması Bilgi ve teknolojiye sınırlı erişim Alternatif 3. Planın yaşama geçmesi ve özel sektör öncülüğünde sürdürülebilir büyüme Doğa, sağlık ve spor turizm merkezi Tarımsal sanayiye dayalı hızlı büyüme İleri teknoloji kullanan, katma değeri yüksek sanayi ürünleri Canlılık kazanmış kırsal ekonomiler Üretim gücünün ilçeler arasında dengeli dağılımı Sosyal etkiler Kent-kır farklılaşmasının sürmesi Nüfus azalması ve göç baskısının sürmesi Sosyo kültürel yaşamın durgun olması Nüfusun doğal hızda artması, bölge dışı göçlerde göreli azalma Kırsal ekonomilerde canlılık Sosyo-ekonomik düzeyi yüksek ve yaşamaya değer bir kent Kır-kent arasında bütünleşme Kurumsal ve altyapısal etkiler Çevresel ve mekansal etkiler Kurumlararası iletişim ve koordinasyon eksikliği Kamu hizmetlerinin etkinliğinin düşük olması Kent yönetimine halkın katılımının düşük olması Kentsel arazinin plansız kullanımı, çarpık yapılaşma Çevre kalitesinin düşük olması Kamu kurumlarının yeniden yapılandırılması ve kurumsal kapasitenin güçlendirilmesi Yerel yönetimler arasında işbirliğinin geliştirilmesi Fiziksel çevre ve altyapıyı iyileştirmek için gerekli yatırımların yapılması Saydam ve etkin kamu yönetimi Örgütlü toplum Yüksek katılım ve yerel katkı Kurumsal işbirlikleri ve yerel dayanışma Çevreye duyarlılık Arazinin rasyonel kullanılması Kamu sektörünün rolü Devlet yardımlarına bağımlılık Kamu desteklerinin yetersizliği Kamu yönetiminde yapılacak reformlarla hizmette etkinliğin artırılması Kamu-özel sektör ve sivil toplum örgütlerinin katılımı ve etkileşimiyle sağlanacak sinerji Bolu nun uzun dönemli sürdürülebilir gelişmesi dünya ve bölge ekonomisinde meydana gelen gelişmelerin öngörülebilmesine, il deki kurumsal kapasitenin geliştirilmesine ve bölgedeki potansiyelleri değerlendiren, gelişme sürecini yönlendiren kurumların oluşturulmasına bağlıdır. Yukarıda ortaya konulan ilke, hedef ve stratejiler hem hükümetlerin kısa, orta ve uzun vadeli politikalarının hem de küreselleşme süreci ve AB ile bütünleşme doğrultusunda yaşanacak gelişmelerin etkisine açıktır. Potansiyelini harekete geçirmesi ve dünya pazarlarında mukayeseli üstünlüğe sahip olduğu alanları kendi gelişmesi yönünde kullanabilmesi il in avantajı olacaktır. Bu kapsamda; gerek sağlanacak devlet yardımları bakımından gerekse Türkiye-AB mali işbirliği çerçevesinde sağlanacak finansal destekler bakımından önem taşıyan aşağıdaki hususların öncelikle ele alınması gerekecektir. 114
134 Temel ekonomik göstergeler ve İBBS Düzey-2 bazında verilerin olmayışı rekabet gücü olan sektörlerin analizini ve iller arasında karşılaştırma yapmayı imkansız hale getirdiğinden istatistiki verilerin periyodik olarak üretilmesi ve mevcut bilgilerin güncelleştirilmesi; Potansiyelin yüksek olduğu sektörlerde ve uygun yatırım alanlarındaki projeleri hazırlayacak ve değerlendirecek hizmet ofislerinin kurulması; Kurumsal kapasitenin geliştirilmesi, yatırım program ve projelerini yerel bazda uygulayacak, takip edecek kurumsal mekanizmaların (İl Gelişme Ajansı) oluşturulması gerekecektir. Bolu da güçlü bir sosyo-endüstriyel yapı olmadığından, özel sektörün kendi başına, etkin bir kamu desteği olmadan, plan hedeflerine ulaşmak mümkün görülmemektedir. Yatırım ortamının yaratılması, yeni girişimcilerin desteklenmesi, fiziki ve sosyal altyapı eksikliklerinin tamamlanması bakımından güçlü bir kamu desteğine ihtiyaç duyulacaktır. Planda öngörülen hedef ve stratejilere yönelik olarak ortaya konulan yatırım program ve projelerinin uygulanabilmesi için AB fon kaynaklarından yapılacak desteklerin önemi büyüktür. Bolu da sosyo-ekonomik sorunların başında yüksek işsizlik, göç ve gelirin dengesiz dağılımı gelmektedir yılında yaşanan krizin etkileri 2003 yılında henüz ortadan kalkmış değildir. Merkez ilçe ve Gerede İlçesi hariç, diğer ilçelerin Bolu nun üretim gücüne katkısı düşük düzeydedir. İl in üretim gücünün bu iki ilçede yoğunlaşması gelirin bölge içinde adil ve dengeli dağılmasını engellemektedir. Büyük kısmı Türkiye İlçelerinin sosyo-ekonomik gelişmişlik sıralamasında dördüncü ve beşinci derece gelişmişlik sırasında olan ilçelerde durgun sosyoekonomik yapı yaşanan göçlerin temel nedenidir. Plan bölgesinde yaşayan ve düşük gelir düzeyinde bulunan insanlar arasında işsizliği azaltıcı ve gelir artırıcı aile işletmeciliğine yönelik faaliyetlerin desteklenmesi hem işsizliği önlemek, göç baskısını azaltmak hem de gelirin ilçeler arasında daha dengeli dağılmasını sağlamak bakımından önem taşımaktadır. Plan döneminde ( ) geliştirilecek faaliyetler bir gelişme senaryosu olarak tanımlanmıştır (Tablo 82). Hazırlanan senaryoda planlama dönemi üç bölüme ayrılmıştır: 1. Gelişmenin önündeki engellerin kaldırılması ve yeniden yapılanma için hazırlık dönemi, Yerel potansiyelin harekete geçirildiği, turizm varlıklarının ve tarımsal sanayideki potansiyelin üst düzeyde kullanıldığı hızlı büyüme dönemi, Çevreyle dost, dünya standartlarında üreten sanayilere dayalı sürdürülebilir büyüme dönemi, Gelişme senaryosunda ilk önemli parametre nüfustur. Nüfus artış hızı Türkiye nüfus artış hızının altında olan Bolu da, son yıllarda hızlanan göç nedeniyle nüfus azalmaktadır. Bolu Merkez İlçe ve Mudurnu İlçesi dışındaki ilçelerin köylerinde nüfus kaybı oldukça yüksektir. Bölgede mevcut nüfus eğilimleri ve göç devam eder ise, yapılan projeksiyonlara göre, İl nüfusu 2023 yılında kişi olarak tahmin edilmiştir. Eğer doğal nüfus artısı bölgede kalır, göç olmaz ise, nüfus 2023 yılında kişi olarak tahmin edilmektedir. Bolu İli nüfus projeksiyonları değişik senaryolara göre Tablo 83 de gösterilmiştir. 115
135 1. Nüfus Tablo 82. Bolu İl i Gelişme Senaryosu Aşama 1. Gelişmenin önündeki engellerin kaldırılması ve yeniden yapılanma için hazırlık ( ) Nüfus azalması ve göç baskısı Aşama 2.Yerel potansiyelin harekete geçirilmesi, turizm ve tarımsal sanayi temelinde hızlı büyüme ( ) Doğal nüfus artışı ve net göçün dengelenmesi Aşama 3. Dünya standartlarında üretim ve sürdürülebilir büyüme ( ) Nüfus artışının bölge içinde tutulması ve sınırlı düzeyde içe göç ,7 Nüfus Artış hızı (binde) , ,7 2. İstihdam oranı (%) 39,2 45,0 55,0 3. Büyüme hızı (%) 4,0 5,5 6,0 Tarım 3,5 4,5 6,0 Sanayi 4,5 5,5 5,0 Hizmetler 4,0 5,5 6,5 4.Sosyo-ekonomik özellikler 4. Kurumsal ve altyapısal özellikler 5.Çevresel ve mekansal özellikler Arazi kullanımının iyileştirilmesi Dönüşümlü ekim ve sözleşmeli üretim için hizmet ve finansal destek sağlanması Turizm potansiyelinin tanıtım ve pazarlanması, hizmetlerin çeşitlendirilmesi İmalat sanayiinde atıl kapasitelerin harekete geçirilmesi Yatırımcı rehberi nin hazırlanması ve dağıtılması İşgücünün niteliğini yükseltecek eğitim programlarının uygulanması Eğitim, sağlık ve diğer sosyal hizmetlerin tüm bölgede yaygınlaştırılması Fizik ve sosyal altyapının iyileştirilmesi Yerel yönetimlerin mali yapılarının güçlendirilmesi Yerel işbirliği ve dayanışmayı sağlayacak kurumsal düzenlemelerin yapılması İl Bilgi Sistemi projesinin tamamlanması Çevre Düzeni Planı kararlarının etkin uygulanması CBS nin kullanımının yaygınlaştırılması Doğal kaynakların rasyonel kullanımı bilincinin kazandırılması Tarım, sanayi ve turizmde katma değeri yüksek ürünlerin üretilmesi Tarımsal ürün deseninde çeşitlilik sağlanması Kırsal kalkınma projelerinin uygulanması Orman ürünlerinin veriminin artırılması Termal su kaynaklarının etkin kullanılması Yaşam boyu öğrenmenin eğitim sistemine yansıtılması Sosyo-kültürel yaşamın canlanması Yerel yönetimlerin etkinliğini değerlendiren sistemin kurulması Kent ile ilgili kararların alınması ve alınan kararların uygulanması sürecine halkın etkin katılımının sağlanması Çevre detay envanterinin çıkarılması Çevre izleme, çevresel değerlendirme amaçlı sivil inisiyatifin oluşturulması Turistik imaj kazanmış bir kent, doğa, sağlık ve spor turizmi merkezi Gelişmiş tarımsal sanayi merkezi OSB ve KSS lerde örgütlenmiş çevre dostu sanayiler Saydam, yöneticilerin hesap verdiği, katılımcı bir kamu yönetimi Etkin ve güçlü bir yerel yönetim Halkın kentle ilgili karar alma süreçlerine etkin katılımı Çağdaş bir çevre ve mekan yönetimi Çevresel bilgi alışverişi ve eko-toplum ağının oluşturulması 116
136 Tablo 83. Bolu İli Nüfus Projeksiyonları Yıllar A B C D Göç var Göç Yok Göç yok Göç yok Göç var Göç yok Kaynak: BİGEP, Nüfus ve Sosyal Yapı Raporu,2002 Not: Bu tablo da aşağıdaki dört senaryoya göre projeksiyon yapılmıştır.1999 yılında yaşanan deprem 2000 yılı Bolu merkez ve köy nüfuslarında önemli demografik değişikliğe yol açmıştır. Bu demografik değişme 2000 yılı Genel Nüfus Sayımı ve 1997 yılı Nüfus Tespit Çalışmalarının verilerinin yapılan nüfus projeksiyonunda kullanılmasını güçleştirdiği için bu çalışmada göç içeren nüfus projeksiyonlarında arasındaki yıllık nüfus artış hızları kullanılmıştır. A senaryosu: Demografik parametreler 2023 yılına kadar aynı kalmaktadır. B senaryosu: Demografik parametreler 2023 yılına kadar doğrusal azalmakta; yaşa özel doğurganlık hızlarından sadece ve yaş gruplarında doğurganlık hızları Türkiye ortalaması kadar azalmaktadır. C senaryosu: Demografik parametreler 2023 yılına kadar doğrusal olarak azalmakta; ve yaş gruplarında özel doğurganlık hızları Türkiye ortalaması kadar azalmaktadır. D senaryosu: Demografik parametreler 2023 yılına kadar doğrusal olarak azalmaktadır. Tablo da baz nüfus olarak 2000 yılı Genel Nüfus Sayımı verileri kullanılmıştır. Demografik parametreler kullanılarak yapılan ve göç içermeyen nüfus projeksiyonları en düşük doğurganlık düzeyinde nüfusun kır-kent dağılımında çok az bir değişiklik olduğunu ortaya koymaktadır. Bu durumda 2023 yılına kadar nüfusun kent-kır dağılımında kentin payı yüzde 52,1 den yüzde 52,7 ye çıkmaktadır. Buna karşılık, göçleri de içeren varsayımlara göre yapılan projeksiyonlarda kentin payı yüzde 52,1 den yüzde 71,7 e çıkmaktadır (Tablo 84). İl Gelişme Planında önerilen ve ayrıntıları sektör raporlarında yer alan kırsal yatırım projeleri gerçekleştiğinde, işsizliği azaltıcı ve gelir artırıcı faaliyetlerle birlikte, kent merkezlerine yönelik göç baskısının azalacağı, bununla birlikte plan döneminin sonuna doğru il in bölge dışından göç alabileceği tahmin edilmektedir. Tablo 84. İkinci Senaryoya Göre Bolu da Kent ve Kır Yüzde Dağılımı Göç olmazsa Göç olursa Yıl Kent Köy Kent Köy ,5211 0,4789 0,5211 0, ,5222 0,4778 0,5394 0, ,5231 0,4769 0,5577 0, ,5249 0,4751 0,6038 0, ,5261 0,4739 0,6491 0, ,5270 0,4730 0,6927 0, ,5274 0,4726 0,7178 0,2822 Kaynak: BİGEP, Nüfus ve Sosyal Yapı Raporu,2002 Gelişme senaryosunun hazırlanmasında İkinci önemli parametre büyüme hızıdır. VIII. Beş Yıllık Kalkınma Planı stratejisinde Türkiye nin yılları arasında yıllık ortalama yüzde 7 dolayında büyümesi öngörülmektedir. DPT nin plana hazırlık olarak yaptığı perspektif ön çalışmasında ise GSYİH nın büyüme hızının döneminde yılda yüzde 5,7, döneminde yüzde 6, döneminde yüzde 6,4 olacağı, döneminde yüzde 6,6 lık bir büyüme hızının yakalanacağı tahmin edilmektedir. 117
137 1999 yılı öncesine ait GSYİH ve büyüme hızı verileri Bolu ve Düzce ayrımında mevcut olmadığından gerçek ve trend GSYİH büyüklükleri Bolu+Düzce olarak gösterilmiştir (Şekil 7). GSYİH ve büyüme hızı verileri Bolu+Düzce olarak Tablo 85 te görülmektedir. Tablo 85. Gayri Safi Yurtiçi Hasıla ve Büyüme Hızı, , 1987 Yılı Fiyatlarıyla GSYİH Milyar TL Kişi Başına GSYİH (Dolar) 118 Türkiye GSYİH sı İçindeki Pay, % Türkiye Kişi Başına GSYİH (Dolar) Yıl Büyüme Hızı % , ,4 0, ,2 0, ,2 0, ,3 1, ,5 1, ,1 0, ,5 0, ,2 0, ,1 0, ,7 0, ,3 0, ,7 0, (*) ,6 0, (**) (1.205) (3. 512) (21,4) (1,0) (2.941) ,8 0, Kaynak: DİE * Düzce ve bağlı ilçeler hariç ** Düzce ve bağlı ilçeler dahil DİE nin 1999 yılı için yaptığı kişi başına düşen GSYİH tahmini (Düzce ve ilçeler dahil) Dolardır. İl in idari ve demografik yapısının değişmesi sonrasında, DİE nin 2000 yılı için yaptığı kişi başına düşen GSYİH tahmini ise Dolar dır. İl de kişi başına gelir düzeyini yükselten iki etkenden biri nüfusun önemli bir kısmının (yüzde 52) Düzce İl i sınırları içinde kalmasıdır. Bu yılda Bolu nun nüfusu kişi, Düzce nin nüfusu kişi olarak tahmin edilmiştir. Düzce İli sınırları içersinde kalan ilçelerin toplam GSYİH ya katkısı, Bolu İl sınırları içersinde kalan ilçelerin katkısından azdır. Bolu nun 1999 yılında idari yapısının değişmesini takiben il statüsünü alan Düzce ve bağlı ilçelerin (Akçakoca, Cumayeri, Çilimli, Gölyaka, Gümüşova, Yığılca ve Kaynaşlı) bu yılın İl GSYİH sı içindeki payı yüzde 40 dolayındadır. İdari yapı değişikliği sonrasında, Bolu İl ine kalan yüksek gelir ve düşük nüfus kişi başına düşen geliri yükselten bir faktör olmuştur. İdari yapının değişmediği düşünüldüğünde, Bolu İl inin (Düzce dahil) 2000 yılında kişi başına düşen geliri Dolar olarak gerçekleşmektedir yılları arasında ortalama yüzde 3,7 olarak gerçekleşen büyüme hızı takibeden yıllarda sürdürülememiştir. Büyüme hızı yılları arasında ortalama yüzde eksi 10,7 e kadar gerilemiştir yılında yaşanan depremin ve sonraki yıllarda yaşanan krizlerin bunda payı büyüktür. Yapılan büyüme projeksiyonlarına göre, Bolu da yıllarında büyüme hızının ortalama yüzde 4 olarak gerçekleşmesi öngörülmektedir. Bu dönemde, nüfus büyüklüğünün değişmediği ve mevcut nüfus eğiliminin devam ettiği durumda, kişi başına düşen gelirdeki artışın ülke ortalamanın üstünde olması beklenmektedir. Plan da öngörülen yatırım program ve projelerinin 2003 ve 2004 yıllarından itibaren gerçekleşmesiyle birlikte plan bölgesinde yüksek bir büyüme hızının gerçekleşmesi mümkündür. Bu dönemde tarımda yüzde 3,5, sanayide yüzde 4,5 ve hizmetler sektöründe yüzde 4 büyüme beklenmektedir. Alt yapı sorunlarının çözülmesi, yatırım iklimi yaratılması, KSS lerde doluluk oranlarının artması, OSB nde firmaların eğitim,
138 danışmanlık ve finansman hizmetlerini kapsayan destek sistemleri ile desteklenmesi halinde, gelir ve istihdamdaki çarpan etkisinin ortaya çıkmasıyla birlikte yüksek bir büyüme hızını yakalamak mümkündür. Bolu da bu potansiyel vardır , , , , , , ,0 0, GSYIH Trend GSYIH Şekil 7. Bolu İli GSYİH Gerçek ve Trend Doğrusu Tahminleri Büyüme hızı döneminde yüzde 5,5, döneminde yüzde 6,0 olarak tahmin edilmektedir. Nüfus projeksiyonlarına göre 2010 yılına kadar doğal nüfus artışı ile net göç dengede tutulabilecek, bu yıldan itibaren sınırlı da olsa bölgeye bir iç göç olacaktır. Sanayide atıl durumdaki kapasitelerin harekete geçmesi, tarımda katma değeri yüksek ürünlerin üretilmesi, turistik tesislerin doluluk oranlarının artması ve ticaretin canlanmasıyla çarpan etkisi çok daha büyük olacaktır döneminde yüzde 4,5 olarak öngörülen tarım sektöründeki büyüme hızının yılları arasında ortalama yüzde 6 ya yükselmesi beklenmektedir. Aynı dönemde sanayinin büyüme hızının, sırasıyla, yüzde 5,5 ve yüzde 5 olarak gerçekleşmesi öngörülmektedir. Hizmetler sektöründe öngörülen büyüme ise, aynı dönemde, sırasıyla, yüzde 5,5 ve yüzde 6,5 dir döneminde yüzde 39,2 olan istihdam oranının mesleki eğitimin iyileştirilmesi, meslek edinme kurslarının düzenlenmesi, kırsal kesimdeki kadınların, kent merkezlerinde erkeklerin işgücüne katılım oranının artması ve istihdam yaratan yatırım projelerinin etkisiyle, döneminde yüzde 45 e, döneminde ise yüzde 55 e yükselmesi beklenmektedir. 119
139 4. SEKTÖREL GELİŞME STRATEJİLERİ İl de sürdürülebilir büyümeyi sağlayacak kilit sektörler turizm (doğa, sağlık ve spor turizmi) ve tarımsal sanayidir. Hizmet sektörlerindeki gelişme ve tarımsal sanayiinin canlanması ileri-geri bağlantı etkileri yoluyla imalat sanayinin de gelişmesine katkı sağlayacaktır. İklim ve arazi koşullarının uygun olduğu yerlerde çiftçilerin organik tarıma yönelmeleri ve katma değeri yüksek ürünlerin üretilmesi, ayrıca sağlık, eğitim ve diğer sosyal hizmetlerin yaygınlaştırılması dışa göçü azaltacak, artan nüfusun bölge içinde tutulmasını sağlayacaktır. Sektörel gelişme stratejileri, plan hedefleri doğrultusunda, Ulusal Kalkınma Planı nın (UKP) öncelikleri ve AB nin bölgesel gelişme politikaları da dikkate alınarak, ilin temel sorunlarını çözecek şekilde ifade edilmiştir. Üçüncü bölümde ortaya konulan gelişme hedefleri ve stratejileriyle uyumlu olarak döneminde uygulanacak olan ve ayrıntıları sektör raporlarında bulunan gelişme stratejileri aşağıda özetlenmektedir Ekonomik Gelişme Stratejisi Tarım Bolu da sürdürülebilir gelişmenin sağlanmasında tarım ve tarıma dayalı sanayilerin önemi büyüktür. Gelişme büyük ölçüde bölgede yapılan tarımsal üretime ve tarımsal ürünleri işleyen sanayilere dayalı olacaktır. Tarım sektörünün kırsal kalkınmanın gerçekleşmesindeki rolü ve AB Tarım ve Kırsal Kalkınma Politikalarının Türkiye tarımı ve kırsal yöreleri üzerindeki olası etkileri de göz önüne alınarak tarım sektörü için geliştirilen stratejiler sekiz ana başlık altında toplanmıştır. Tarım arazilerinin kabiliyet sınıflarına göre kullanılması ve verimli tarım toprakları üzerindeki yapılaşmanın önüne geçilmesi Mutlak tarım alanı olarak tanımlanan arazinin toplam arazi varlığının sadece yüzde 11,3 ü olduğu dikkate alınırsa, Bolu da tarım arazilerinin kabiliyet sınıflarına göre daha rasyonel kullanılması zorunludur. Tarımsal amaçla kullanılacak alanlar, kentleşmeye açık alanlar ve korunması gereken alanlar belirlenmeli, birinci sınıf tarım toprakları üzerinde yapılaşmanın önüne geçilmelidir. Ürün deseninin çeşitlendirilmesi, verimliliğin artırılması Toplam tarla ürünleri gelirinin yüzde 90 nın patates, buğday ve arpa üretiminden, hayvansal üretimden elde edilen gelirin de dörtte üçünün kanatlı hayvan üretiminden sağlandığı göz önüne alınırsa, ürün çeşitliliğinin sağlanmasının ne nedenli önem taşıdığı görülecektir. Tarıma uygun toprağın sınırlı olduğu dikkate alınarak, yoğun tarım yapılan bölgelerde entegre tarım ve küçük ölçekli hayvancılık faaliyetleri geliştirilmelidir. Başlıca tarla ürünü olan patates üretiminde verimlilik artırılmalı, üretim çeşitlendirilmelidir. Toplam tarım gelirleri içinde ihmal edilecek kadar küçük payları olan su ürünlerinin ve il yüzölçümünün yüzde 55,7 sini kaplayan orman ürünlerinin il ekonomisine kazandırılması için ürün ve pazar etüdleri yapılmalıdır. 120
140 Topraktaki çok parçalılığın önlenmesi, tarımsal işletmelerin optimal büyüklükte kurulması Çok parçalı toprak sahipliği tarımsal verimliliği düşüren önemli bir sorundur. Arazi toplulaştırma çalışmaları yapılmalı, dağınık durumda olan küçük tarım arazileri verimli çalışan üniteler haline getirilmelidir. Arazi toplulaştırma çalışmalarında köylü bilinçlendirilmeli, toplulaştırmayı özendirecek bilgi, girdi ve teknoloji desteği sağlanmalıdır. Tarımsal işletmelerin optimum işletme ölçeği ile çalışmaları için sözleşmeli üretim yaygınlaştırılmalıdır. Kırsal nüfusun gelirini artıcı küçük ölçekli yöresel projeler uygulanması Kırsal alandaki nüfusun gelirini artırıcı tarımsal faaliyetler ( fidancılık, arıcılık, balıkçılık, meyvecilik, hayvancılık, organik tarım, el ve ev sanatları vb.) desteklenmeli, bu yörelerde yaşayanlara gelir kaynakları sağlanarak yaşam standartları yükseltilmelidir. Organik tarımın teşvik edilmesi Çevre bilinci ekolojik tarımın önemini artırmıştır. Dünyada doğanın özüne dönüş yaşanmaktadır. Pek çok yörede çöp olarak nitelenen ve bu nedenle değerlendirilemeyen ekolojik tarım ürünlerinin son yıllarda Avrupa ve Uzak Doğu Ülkerlerinde rağbet gördüğü bilinmektedir. Yabani otlar, meyve kabukları, şifalı bitkiler, sebzelerin sap ve yaprakları dış pazarlarda ya gıda hammaddesi ya da doğal katkı maddesi olarak talep edilmektedir. İl in iklim ve toprak yapısı organik tarıma (eko-tarıma) uygundur. Katma değeri yüksek, dış pazarlarda şansı olan ürünlerin (tıbbi bitkiler, aromatik bitkiler vb.) üretimi etüd edilmeli ve desteklenmelidir. Raf ömrü uzun ve pazar esnekliği olan kurutulmuş sebze-meyve, bakliyat, işlenmiş (dondurulmuş, konserve edilmiş meyve-sebze) ürünlerden oluşan ekolojik ürün yelpazesi tarım üreticilerinin gelirini artıracak, istihdam alanı yaratacaktır. Tarıma dayalı sanayiinin geliştirilmesi İstihdam yaratan, yüksek katma değerli ve ihracat şansı olan ürünlerde tarıma dayalı sanayi teşvik edilmelidir. Katma değeri yüksek olan ve yurtiçi talebi karşılayamayan endüstriyel bitkilerin, yağlı tohumların ve yem bitkilerinin üretilmesi desteklenmelidir. İl de hayvan yemlerinde dışa bağımlık olduğu göz önüne alınarak mısır ve soya fasulyesi gibi yeni ürünlerin (yem bitkilerinin) üretimi ve silaj yapımı desteklenmelidir. Sözleşmeli üretim modelinin uygulanması ve yaygınlaştırılması Küçük ve dağınık tarım işletmeleri sözleşmeli üretime yönlendirilmeli ve sözleşmeli küçük çiftçilik modeli üreticilere tanıtılmalıdır. Sözleşmeli üretime geçen çiftçilere sulama ve girdi (tohum, ilaç, gübre) temininde kolaylıklar sağlanmalı ve eğitim desteği verilmelidir. Teşviklerde muhtar tüzel kişiliğinin değil, kooperatifler ve üretici birliklerin yararlandırılması yönünde yasal bir düzenleme yapılmalıdır. Sözleşmeli üretim modeli, eğer fiyat ve ödemelerde çiftçi memnun olur ve üretici hakları gözetilirse iyi sonuç verebilir. Tarım teşkilatının yeniden organize edilmesi, çiftçi eğitimine önem verilmesi İl ve ilçe tarım teşkilatlarına makine-teçhizat, yeni tarım teknikleri vb. konularında, çiftçilere ise başta arazi kullanımı ve sulama teknikleri olmak üzere, hayvan sağlığı, gübre kullanımı, tohumculuk, besicilik, ürün geliştirme ve ıslah çalışmaları konusunda yaygın eğitim verilmelidir. Tarımda AR-GE çalışmaları artık tarladan başlayıp ürünün tüketiciye kadar ulaştığı tüm zinciri kapsamaktadır. Bu nedenle, Bolu da tarımsal verimin artırılmasının yolu iyi bir eğitim ve AR- 121
141 GE den geçmektedir. Kamu kurumlarınca verilen eğitim ve yayım hizmetlerinin etkinliğini artırmak için çiftçiler bu faaliyetlere etkin biçimde katılmalı ve eğitilmiş çiftçilerin arazileri uygulama amacıyla kullanılmalıdır. Kırsal alandaki küçük üreticilerin çiftçi kooperatifleri ve üretici birlikleri çatısı altında örgütlenmeleri teşvik edilmelidir Sanayi Orman ve mera alanlarının il arazisinin dörtte üçünü kaplaması ve arazi yapısının engebeli olması nedeniyle yeni sanayi faaliyetler için elverişli mekanın olmaması sorun oluşturmaktadır. Mevcut Organize Sanayi Bölgesinde arsa satış fiyatlarının yüksek olması, kamulaştırma ve altyapı inşaatlarındaki gecikmeler yanında, normal yöre statüsünde olan il in yatırımlarda teşvik tedbirlerinden yararlanamaması sanayi ikliminin yaratılmasını engellemektedir. Bölgedeki küçük ölçekli işletmelerde şirketleşmenin zayıf olması, sanayi yapısını yenilemeye yönelik bir vizyonun (teknoloji geliştirme, AR-GE), işbirliği ve dayanışmanın (ortak tesislerin kullanılması, ortaklaşa hammadde alımı vb.) olmaması sanayinin gelişmesini engellemektedir. Sanayide mevcut potansiyeli harekete geçirecek ortamın yaratılması hedefleri doğrultusunda ve gelişme eğilimleri ile uyumlu dokuz strateji belirlenmiş ve aşağıda özetlenmiştir : Kurulu kapasitelerin tam ve etkin kullanılması Sanayide ve ticari işyerlerinde atıl durumdaki kurulu kapasiteler harekete geçirilmeli ve etkin biçimde kullanılmaları sağlanmalıdır. İşyerlerinin kurulu kapasitelerini düşük bir oranda kullandıkları dikkate alındığında kapasite artırıcı yeni yatırımı beklememek gerekir. İşyerleri üretim kapasitelerini yeni yatırımlarla genişletmek yerine kurulu kapasitelerinden azami ölçüde yararlanmayı tercih etmektedir. Bu nedenle kısa dönemde düşük kapasite ile çalışan sanayide atıl kapasitelerin harekete geçirilmesi gerekmektedir. KOSGEB Destekleri Yönetmeliği (30 Haziran 2003 tarih ve sayılı Resmi Gazete) başarılı küçük işletmelerin, yeni fikir ve buluşlara sahip sanayi işletmelerinin kurulu kapasitelerini tam kullanmaları, verimliliklerini ve üretimlerini artırmaları, ürün kalitelerini ve rekabet güçlerini yükseltmeleri, yeni ürün geliştirmeleri ve ihracata yönelmeleri konularında önemli destekler sağlamaktadır. Çevre dostu ve uygun teknolojilerde seçim yapılması İl in sürdürülebilir gelişmesi için sanayinin çevre dostu ve uygun teknolojilerde seçim yapması gerekir. Yer seçiminde tarıma elverişli alanların kullanılmasından kaçınılmalıdır. Sanayi tesisleri verimli ve sulanabilir alan dışında kalan, tarım toprağı niteliği düşük, aktif deprem fayları üzerinde olmayan zeminlerde yer seçmelidir. Gerçekleştirilmesi planlanan yatırım projelerinin çevreye olabilecek olumsuz etkilerinin önlenmesi için kuruluş yeri ve teknoloji seçiminde Çevresel Etki Değerlendirilmesi Yönetmeliği (ÇED) hükümlerine ve Bolu Valiliği nin hazırlattığı Çevre Düzeni Planı (ÇDP) kararlarına uyulmalıdır. Çevre ve mekan kalitesinin korunması bakımından bu gereklidir. Çevre duyarlılığı yüksek sanayileri özendirici destekler sağlanmalıdır. OSB ve KSS lerin altyapı sorunlarının çözülmesi Yeni kurulacak işletmeler mevcut Organize Sanayi Bölgesi ve Küçük Sanayi Siteleri içersinde yer almalıdır. Mevcut OSB ne ilave alanda müteşebbüs heyet in kendi imkanlarıyla yaptıramadığı altyapı inşaatları ve 740 dönümlük arsanın kamulaştırma bedeli için Sanayi ve Ticaret Bakanlığı ndan kredi desteği alınmalıdır. 122
142 Aynı işkolunda faaliyet gösteren ve büyük sanayi işletmelerine yan sanayi olarak hizmet veren küçük işletmelerin ihtisas KSS çatısı altında toplanmaları sağlanmalı, KSS ve OSB arasında yer alan orta ölçekli sanayi işyerlerinin için ise Örnek Sanayi Siteleri (ÖSS) uygulamaları başlatılmalıdır. Hammadde, makine-teçhizat ve diğer araç gereçlerin ortak kullanımı coğrafi yakınlık sayesinde daha kolay olacaktır. Küçük sanayi potansiyeli olan ve belli sektörlerde uzmanlaşma eğilimi gösteren ilçelerde ihtisas KSS lerinin kurulması halinde, hammadde ve makine-teçhizatın ortaklaşa kullanımı, bilginin paylaşımı yoluyla çok daha yüksek katma değer ve istihdam artışı sağlanabilir. Ana sanayi-yan sanayi ilişkisinin güçlendirilmesi Bolu sanayiinde işletmeler arasında yatay işbirliği ve üretim ağları henüz oluşmuş değildir. İşletmeler ölçeklerinin küçük olması nedeniyle kendileri için yaşamsal önemde olan pek çok hizmeti bünyelerinde gerçekleştirme imkanı bulamamaktadır. Belli bir işletme büyüklüğüne ulaşanların ise birikimlerini ve deneyimlerini aktarabilecekleri, işbirliği yapacakları bir ağ yapısı oluşmuş değildir. Bu nedenle, küçük ve etkin ölçekte çalışmayan işletmeler işbirliği yapmaları ve ortaklık kurmaları için teşvik edilmelidir. Bu işletmelerin tek başlarına altından kalkamayacakları sorunları işbirliği yapmaları ve ortaklıklar kurmaları halinde çok daha kolay çözülecektir. Atölye ve labaratuarların ortak kullanımına açılması halinde işletmelerin teknolojilerini geliştirmeleri, kapasitelerini daha verimli kullanmaları mümkün olacak, işletmeler tek başlarına alamayacakları büyük siparişleri işbirliği yaparak karşılayabileceklerdir. Ana sanayi-yan sanayi ilişkileri proje bazında verilen teşviklerle desteklenmeli, sağlanacak teşviklerden büyük işletmelerle küçük ve orta ölçekli işletmeler birlikte yararlandırılmalıdır. Yan sanayi işletmelerinin teknolojilerini geliştirmeleri, işyerinde eğitim, tezgah ve ekipmanlarının modernizasyonu sağlanmalıdır. Bu işletmelerin hammadde ve yarı mamul malların kalite kontrolü, ürün geliştirme, test ve analiz imkanlarından yararlanabilmeleri için ortak kullanım amaçlı atölye ve labaratuarlar kurulmalıdır. KOSGEB Destekleri Yönetmeliği burada da sanayi işletmelerine destekler sağlamaktadır. İhracata dayalı sanayi yapısı oluşturulması Dış pazarlara yönelik sanayi tabanının oluşturulabilmesi ve uluslararası pazarlarda rekabet gücü yüksek, ihracat potansiyeli olan bir sektör oluşturabilmek için işletmelerin tek bir organizasyon altında örgütlenerek tüm kapasiteleri bir araya getirilmeli ve ihracata yönelik uzmanlaşmaları sağlanmalıdır. KOBİ lerin ihracat yapmalarını teşvik amacıyla çok ortaklı ihracat ve sektörel dış ticaret şirketlerinin kurulması yeni pazarlara girilmesini sağlayacaktır. Sanayi Bakanlığı - KOSGEB, İGEME ve MPM gibi devlet kuruluşlarının desteğinin sağlanması, ürünlerin standart ve kalitelerinin uluslararası normlara uygun hale getirilmesini de sağlayacaktır. Kurumsal hizmet desteklerinin sağlanması Verimlilik düzeyi yüksek, optimum ölçekte kurulmuş, ileri teknoloji kullanan ve yüksek katma değerli ürün üreten bir sanayi oluşturmak için sanayinin ileri teknolojiyi kullanıyor olması gerekmektedir. Bolu sanayiinin gelişmesi teknolojik inovasyona (yenilik, yaratıcılık) ve bunun kaynağını oluşturan bilimsel araştırma ve teknoloji geliştirmeye yönelik bilinç ve kültürün bu işletmelere kazandırılmasına bağlıdır. Küçük işletmeler bu olanağı bulamamaktadır. Bu nedenle, bu hizmetleri veren başta KOSGEB olmak üzere, TÜBİTAK Teknoloji İzleme ve Değerlendirme 123
143 Başkanlığı (TIDEB) ve Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı (TTGV) ile bir işbirliği mutlaka sağlanmalıdır. Nitelikli ara insan gücünün yetiştirilmesi Sanayici ileri teknoloji ile işgücünü buluşturabilmelidir. Sanayinin talep ettiği işgücü profili çıkarılmalı ve ara işgücü açığı olan sektörler belirlenmelidir. Mesleki ve teknik eğitime önem verilmeli, işgücüne çalışma yaşamının gerektirdiği nitelikleri kazandırmaya (mesleki yetiştirme, mesleki ilerleme, beceri kazandırma vb.) yönelik eğitim programları uygulanmalı, işyerlerinin bu programları uygulaması özendirilmelidir. Özel sektörün mesleki ve teknik öğretim kurumu açma ve işletmeleri vergi kolaylıkları, arsa tahsisi vb. teşviklerle desteklenmelidir. OSB alanındaki Çıraklık Eğitim Merkezi bu amaca dönük olarak işlevsel hale getirilmelidir. Üniversite Sanayi işbirliğinin geliştirilmesi Üniversite sanayi işbirliğini oluşturarak üniversitenin sanayideki deneyimi, sanayinin ise üniversitedeki bilgi birikimini paylaşacakları bir ortam yaratılmalıdır. Sanayinin ihtiyaç duyduğu yeni teknolojileri geliştirecek kurumların başında üniversiteler gelmektedir. Sanayide çalışanlarını eğitmek, teknoloji ve AR-GE alanında sanayi ve üniversite arasında ortak projeler geliştirmek, veri tabanı ve bilgi bankası oluşturmak bu işbirliği ile mümkündür. Böyle bir işbirliği üniversitedeki araştırmacı potansiyelin rasyonel kullanılmasını da sağlayacaktır. Sanayinin teknik sorunlarının çözülmesine katkıda bulunmak, eğitim ve bilgilendirme konularında kurs, seminer, konferans ve benzeri etkinlikler düzenlemek amacıyla Üniversite- Sanayi İşbirliği Geliştirme Uygulama ve Ortak Araştırma Merkezi kurulmalıdır. Yerli ve yabancı girişimcileri bilgilendirmek ve doğru yatırım alanlarına yönlendirmek amacıyla uygun yatırım alanlarını içeren Girişimci Yatırım Rehberi hazırlanmalı ve Sanayi Potansiyeli ve Uygun Yatırım Alanları Araştırması Projesi uygulanmalıdır. Yatırım ikliminin yaratılması ve girişimcilerin desteklenmesi Yatırım iklimi iyileştirilmeli ve yatırımların önündeki bürokratik engeller kaldırılarak küçük girişimciler teşvik edilmelidir. Yatırımların önündeki engellerin kaldırılması, yeni iş ve istihdam alanları yaratılarak il dışına ve ilçe merkezlerine yönelen göçün azaltılması ve uzun vadede durdurulması bakımından önem taşımaktadır. İleri teknoloji kullanan, istihdam yaratan ve katma değeri yüksek ürünlerin üretimini hedefleyen girişimcilere uygun arsa, ucuz enerji, düşük faizli kredi desteği, vergi ve sigorta kolaylıkları sağlanmalıdır. İşgücü üzerindeki vergi yükünün azaltılması, yeni işçi istihdamı ve girişimciliğin özendirilmesi ve insan kaynaklarına yatırımın teşvik edilmesine yönelik olarak daha istihdam dostu vergi sistemi uygulanmalıdır. Teşviklerin uygulanmasında seçici olunmalı, pazar etütleri yapılmış, projelendirilmiş, yeniliklere açık, ileri teknoloji kullanan, AR-GE faaliyetine yer veren, istihdam ve katma değer yaratan projelere öncelik verilmelidir. KOBİ lerin çalışma ortamının iyileştirilmesi ve danışmanlık, eğitim ve finansal hizmetleri alabilmeleri için AB Bölgesel Gelişme Fonlarından ve KOBİ ler İçin Çok Yıllı Program dan mali destek sağlanmalıdır Hizmetler Turizm potansiyeli yüksek olan il de doğa, sağlık ve spor turizmi gelişmenin sürükleyici sektörü olacaktır. İl turizmi, Dünya ve Türkiye turizminde son yıllarda talebi giderek artan, katma değeri 124
144 yüksek alternatif turizm türlerine yönelmeli ve tarımsal sanayi ile entegre turizm planlaması çerçevesinde ele alınmalıdır. Zengin turizm varlıklarına rağmen, diğer sektörlerle karşılaştırıldığında il ekonomisine katkısı çok düşük olan, yetersiz tanıtım faaliyetleri ve pazarlama sorunları nedeniyle ülke ve dünya turizm gelirlerinden yeterince pay alamayan Bolu nun turizm gelişme stratejisi ürün desenini çeşitlendirme, etkin tanıtım ve pazarlama faaliyetleri ekseninde oluşturulmuştur. Hizmetler sektöründe gelişme hedefleri doğrultusunda önerilen stratejiler dört başlık altında toplanmıştır. Atıl kapasitelerin harekete geçirilmesi ve tesislerin doluluk oranlarının artırılması Doluluk oranı düşük, atıl kapasiteyle çalışan turistik tesislerin öncelikle mevcut kapasitelerinden azami ölçüde yararlanmaları gerekmektedir. Turist talebini ve kişi başına turizm harcamalarını artıracak spor, eğlence, alış veriş merkezleri gibi ikincil hizmet tesislerine yönelik yatırımlar mevcut kapasitelerin tam olarak kullanılmasını ve tesislerin doluluk oranlarının artmasını sağlayacaktır. Turizm potansiyelinin tanıtılması ve pazarlanması Yerli ve yabancı tüm ziyaretçilere İl in turizm değerleri çeşitli faaliyetlerle tanıtılmalı ve bölgeye yönelik turizm talebi artırılmalıdır. Pazarın büyütülmesi iç ve dış turizm için belirli tanıtım faaliyetlerinin geliştirilmesi ile gerçekleşecektir. Pazar sorununun çözülmesi için diğer kent merkezlerindeki turizm işletmeleri ve tur operatörleriyle işbirliği yapılmalı, ortaklıklar kurulmalıdır. Yörenin iç ve dış turizme kazandırılması ve etkin şekilde tanıtımının yapılması için Turizm Geliştirme Kurulu, Yerel Tanıtım ve Turizm Konseyi oluşturulmalıdır. Yeni turizm ürünlerinin geliştirilmesi ve turistik ürün arzının artırılması Geniş pazarlara hitap edebilen yeni turizm türleri geliştirilmeli ve turistik ürün arzı çeşitlendirilmelidir. Turizm yatırım projeleri ilin doğal zenginliklerini değerlendiren alternatif turizm türlerine yönelecek ve tarımsal sanayi ile entegre turizm planlaması çerçevesinde ele alınmalıdır.turistik ürün desenini geliştirmek için içerikli tanıtım paketleri ile bölge turizm pazarlarına açılmalı, alternatif turizm çeşitleriyle zenginleştirilmiş projeler (çiftlik turizmi, doğa yürüyüşü, tabiat parkı, foto safari, doğal yaşam, av turizmi, golf turizmi, çocuk cenneti (Disneyland) vb.) uygulanmalıdır. Bu tesislerin yapımına yönelik projeler için yurt içi ve dışı yatırımcı kuruluşları bölgeye çekecek destek mekanizmaları oluşturulmalıdır. Sağlık turizmi potansiyeli yüksek olan termal su kaynaklarından üst düzeyde yararlanılmalıdır. Karacasu termal bölgesi ile Mudurnu Babas ve Seben Kesenözü bölgesi kaplıca tesislerini turizme kazandıracak modernizasyon yatırımları yapılmalı, düşük standarttaki karayolu iyileştirilmeli ve etkin bir pazarlama ağıyla bu bölge yurt içi ve yurt dışı termal kür talebini karşılayan sağlık turizmi merkezi haline getirilmelidir. Doğa turizmi için de potansiyeli olan Bolu da yaylaların master planı hazırlanmalı, belirli bir program dahilinde ve kontrollü olarak turizm merkezleri olarak ilan edilmelidir. Bunun için yaylalarla ilgili hukuksal sorunlar çözülmelidir. Yöredeki otantik yaşam, kültür ve mimari yapı korunarak Örnek Yayla Kentler oluşturulmalıdır. Bu kapsamda; Köroğlu Turizm Alanı içindeki Sarıalan II. Gelişim Bölgesi doğa turizmine dönük olarak imara açılmalı, planlanan suni göletin 125
145 inşası yapılmalıdır. Bu alandaki III. Gelişim Bölgesi olarak planlanan Köroğlu Bölgesi nin alt yapı inşaatları yapılarak bölgeyi doğa turizmine açacak proje tamamlanmalıdır. Çalışması tamamlanan Abant Gölü Master Planı uygulamaya konulmalıdır. Gölcük ve Aladağ Örencik yaylalarının turizm master planı ve çevre düzeni yapılmalı, bölgede doğal yapıyı bozmayacak şekilde çeşitli spor dallarında (çim kayağı, buz pateni, dağ sporları vb.) tesisler kurulmalıdır. Kırsal kesimde geleneksel el sanatlarının yaşatılması ve desteklenmesi amacıyla ürünlerin sergileneceği salonlar yapılmalı, örnek El Sanatları Köyü oluşturulmalıdır. Gerede İlçesi kış sporları için uygun bir yerleşim yeridir. İlçe de Ciğerciler Dağı, Rumşen Yaylası ve Keçikale tepesi mevkiinde bulunan ve Gençlik Spor Genel Müdürlüğü nün yaptığı incelemeler sonucu kuzey disiplini kayak sporları için Uluslararası Kayak Federasyonu (FIS) teknik talimatnamesindeki niteliklere sahip olduğu belirtilen 5 km uzunluğundaki doğal pist alanı kış sporları merkezi olarak turizme kazandırılmalıdır. Mudurnu ve Göynük ilçelerindeki sayıları 300 ü bulan tarihi tescilli evlerden bakıma ve onarıma ihtiyaç duyulanların etüdü yapılarak turizme kazandırılmalı, merkez ilçedeki 28 adet tescilli yapının onarılması için sahiplerine kredi kolaylığı sağlanmalıdır. Yeniçağa ilçesindeki göl, doğal yapısını tahrip etmeden, bir master planı çerçevesinde, yerli ve yabancı turistlerin ziyaret edecekleri bir rekreasyon alanı olarak turizme açılmalıdır. Mali yapının güçlendirilmesi Vergi dairesinin ve diğer kamu hizmet binalarının personel ve donanım ihtiyaçları karşılanmalı, Bolu Belediyesinin başlattığı Kent Bilgi Sistemi Projesi tamamlanarak uygulamaya geçilmelidir. Vergi Dairesi Otomasyon Projesi (VEDOP) uygulamasına geçilmelidir. Vergi kayıp ve kaçaklarının önlenmesi ve vergi ödeme bilincinin geliştirilmesine yönelik eğitici programlar uygulanmalı; son yıllarda düşen vergi tahsilat oranlarının artırılması için Vergi İstihbarat Merkezi çalışmaları (BİDDEP) başlatılmalıdır Sosyal Gelişme Stratejisi Nüfusun ve işgücünün niteliklerinin artırılması, insan kaynaklarının geliştirilmesine yönelik sosyal gelişme stratejisi iki alt başlık altında toplanmıştır : Yerel Kalkınma Girişimlerinin Desteklenmesi Gelir getiren faaliyetlerin az ve istihdam imkanlarının sınırlı olduğu kırsal yörelerde gelir artırıcı küçük ölçekli yöresel projeler uygulanmalıdır. Kırsal kalkınma projeleri yoluyla bu yörelerde yaşam standartlarının yükseltilmesi kent merkezlerine yönelik göç baskını hafifletecektir. Bu yörelerde gelir yaratan faaliyetlerin (arıcılık, tohumculuk, su ürünleri, tavukçuluk, fidancılık, meyvecilik, sebzecilik vb.) çeşitlendirilmesine yönelik projeler desteklenmelidir. Kalkınmayı çevre ilçelere ve kırsal kesime yayacak küçük ölçekli projelerin desteklenmesi ve sosyal hizmetlere (eğitim, sağlık vb.) erişimin kolaylaştırılması kent ile kır arasında bütünleşmeyi sağlayacak, yaşam kalitesini yükselterek kent ve kır arasındaki refah farklılıklarını azaltacaktır. 126
146 İnsan Kaynakları Sürdürülebilir gelişmenin ön koşulu insan kaynaklarının geliştirilmesidir. Eğitim düzeyi yüksek, kişisel yeteneklerini geliştirebilen, sağlıklı beslenen, çağın bilgisi ile donanmış, çevresel duyarlılığı yüksek, toplumsallaşmış bireylerden oluşan ülkeler çok daha yüksek gelişme hızları sağlayabilmektedir. İnsan kaynaklarının geliştirilmesi, temel eğitim ve sağlık göstergelerinde ortalamaların yükseltilmesi sadece bireysel yaşam kalitesinin yükseltilmesi açısından değil, sürdürülebilir toplumsal gelişmenin sağlanması, refahın ve zenginliğin yaygınlaştırılması açısından da büyük önem taşımaktadır. İnsan kaynaklarının geliştirilmesi hedefleri doğrultusunda önerilen stratejiler aşağıda belirtilmiştir: Zorunlu temel eğitimin yaygınlaştırılması; kırsal yörelerde kız çocuklarında düşük olan okullaşma oranının yükseltilmesi. Sosyo-ekonomik gelişmişlik düzeyi düşük ilçelerde (Mengen, Kıbrısçık, Seben) başarılı öğrenciler için Yatılı Bölge Okullarının ve pansiyonlu İlk Öğretim Okullarının yaygınlaştırılması. Her kademedeki okullaşma oranlarının AB standartlarına yükseltilmesi, çağ nüfusuna sunulan eğitimin nitelik ve nicelik yönünden iyileştirilmesi. İlçe merkezlerinde ve kırsal yerleşim yerlerinde aile planlaması, koruyucu hekimlik ve halk sağlığı hizmetlerinin yaygınlaştırılması. Eğitimin her kademesinde öğrencilerin ilgi, istek ve yetenekleri doğrultusunda kendilerini gerçekleştirebilmeleri imkanı sağlanması. İngilizce, bilgisayar ve rehber öğretmen açığının kapatılması. Kış koşullarında sorun yaratan taşımalı eğitimin kademeli olarak kaldırılması Kalabalık sınıflarda uygulanan ikili eğitim uygulamasının kademeli olarak kaldırılması Mesleki bilgi ve beceri kazandırmaya yönelik eğitim programlarının uygulanması. Organize Sanayi Bölgesindeki çıraklık okulunun mesleki yetiştirme, mesleki ilerleme eğitimi ve beceri kazandıran bir okul haline getirilmesi; bu merkezde işgücüne çalışma yaşamının gerektirdiği nitelikleri kazandıracak, çıraklık-kalfalık ve ustalık eğitimi verecek programların uygulanması 4702 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu nunda öngörülen İl Mesleki Eğitim Kurulu nun faal hale getirilmesi Yaşam boyu/sürekli eğitim merkezinin kurulması, bu merkezde yaşamın niteliğini yükseltme (kadın eğitimi, aile eğitimi, sağlık eğitimi vb.) kendini gerçekleştirme ( boş zaman eğitimi, emeklilik eğitimi, beceri geliştirme, özürlülerin eğitimi vb.) ve demokrasi kültürünü geliştirmeye (yurttaşlık eğitimi) yönelik kurs ve seminerlerin düzenlenmesi Eğitimin her kademesinde çocukları yönlendirecek, rehberlik ve danışmanlık hizmeti verecek Rehberlik Eğitim Merkezi nin kurulması 127
147 Halk sağlığı ve koruyucu sağlık hizmetlerinin süreklilik ve etkililiğinin artırılması Nitelikli ve deneyimli sağlık personelinin kırsal yörelerde kalmasını özendirecek özel önlemlerin alınması İzzet Baysal Tıp Fakültesi Uygulama ve Araştırma Hastanesinin tıbbi donanımı için gerekli dış kredinin sağlanması, alt yapı ve çevre düzeninin tamamlanması için yeterli ödenek sağlanması Üniversite deki Dil Eğitimi Araştırma ve Uygulama Merkezi nin (DİL-MER) geliştirilerek, yaz aylarında bölge ve ülke düzeyinde yabancı dil bilen ara insangücü (turizm, ahçılık, rehberlik eğitimi vb.) ihtiyacını karşılayacak, yoğunlaştırılmış yabancı dil eğitimi veren bir yabancı dil eğitim merkezi haline getirilmesi İl Kültür Merkezi içinde yer alan müzenin tamir, bakım ve onarımının tamamlanarak ziyarete açılması Güzel sanatlar (heykel, resim) alanında eserlerin sergileneceği mekanların (sanat evi, galeri) oluşturulması; yerel kültür ve el sanatları ürünlerinin tanıtılıp sergilendiği (festivaller, fuarlar, şenlikler) etkinliklerin düzenlenmesi Mudurnu ve Göynük ilçelerindeki tarihi yapıların restorasyonunun yapılarak ziyarete açılması Kadınların statüsünün geliştirilmesi, genç kızların ve kadınların çalışma hayatına atılmalarını kolaylaştıracak sosyal hizmet kurumlarının oluşturulması; zihinsel ve bedensel özürlüleri topluma kazandıracak sosyal hizmetlerin geliştirilmesi 4.3. Çevre ve Mekansal Gelişme Stratejisi Çevre ve mekansal yapı ile ilgili temel strateji, ekonomik ve sosyal gelişmeyi gerçekleştirirken insan ve çevre sağlığını gözetmek ve eko-sistemi korumaktır. Hızlı göçe sahne olan kent merkezlerinde, bu alanlara yönelik göçün dengelenmesi çevre ve mekan kalitesinin korunmasını da sağlayacaktır. Çevrenin korunması ve mekan kalitesinin artırılması hedeflerine yönelik stratejiler yedi başlık altında toplanmıştır : Mevcut ormanların korunması, erozyonun, toprak ve su kirliliğinin önlenmesi Ormanların korunması, çayır ve meraların kullanılması, toprak ve su kirliliğinin önlenmesi ve erozyonla mücadele hedefine uygun olarak özel önlemler alınmalıdır. Erozyona açık alanlarda meralardaki otlatma kontrol altına alınmalı, orman varlığının korunması ve geliştirilmesine yönelik yeni ağaçlandırma çalışmaları yapılmalıdır. Toprak ve su kirlenmesinin yaşandığı yerleşim yerlerinde erozyonla mücadele, meraların ıslahı ve çevre kirliliğinin önlenmesine yönelik her türlü yazılı, görsel materyaller aracılığıyla toprak ve su kaynakları koruma altına alınmalıdır. 128
148 Çevre Araştırma Merkezi kurulması Fiziksel çevre bozulmasının nedenlerini araştıracak, çevreyi kirleten kaynakların detay envanterini çıkartacak, çevre kalite ölçümlerini yapacak ve çevre verilerini güncelleştirecek olan bu merkez, İl Çevre Müdürlüğü, İl Sağlık Müdürlüğü, İl Tarım Müdürlüğü ve çevreyle ilgili diğer kamu kurumlarının yanı sıra, yerel yönetimlerin, iş dünyasının ve sivil toplum kuruluşlarının katılımı ile çalışacaktır. Dünya da, Şehir ve Bölge Planlaması nda, özellikle arazi kullanımı, çevre koruma, kent planlaması faaliyetlerinin yürütülmesinde kullanılan bilişim teknolojilerinden (CBS, Kent Bilgi Sistemi) geniş ölçüde yararlanılmalıdır. Çevre Yönetim Sisteminin kurulması Fiziksel çevrenin iyileştirilmesi ve çevre sorunlarının çözümüne yönelik çevre yönetim ve denetim sistemi orman alanlarını, tarım alanlarını ve su havzalarını kapsamalıdır. Çevre Yönetim Sisteminin uygulanmasında Bolu Valiliği nin hazırladığı Coğrafi Bilgi Sistemi nden ve Bolu Belediyesinin çalışmalarını sürdürdüğü Kent Bilgi Sistemi nden en geniş ölçüde yararlanılmalıdır. Halkın ve sivil toplum örgütlerinin çevre yönetimi ile ilgili karar alma ve uygulama süreçlerine katılımı, çevreyle ilgili bilgilerin tüm kesimler arasında paylaşılması çevreyi korumak, iyileştirmek ve gelişmenin sürdürülebilirliğini sağlamak bakımından gereklidir. Deprem Araştırma Merkezi kurulması Üniversite de kurulacak bu merkez bölgenin depremselliği, yapıların depreme dayanıklılığı, depreme dayanıklı yapı tipleri, depremlerde acil yardım, kurtarma ve rehabilitasyon çalışmaları, şehir planlarının geliştirilmesi konularında her türlü araştırma ve çalışmayı yapmakla yükümlü olmalıdır. Bunun için Üniversite de Mühendislik Fakültesinin faaliyete geçirilerek, İnşaat ve Jeoloji Mühendisliği Bölümlerinin açılması gerekmektedir. Tarım ve Ormancılık Araştırma Merkezi kurulması Kurulacak merkez tarım ve ormancılıkta kalite ve verim artışı, tarım ve orman alanlarının korunması konularında sistemli araştırmalar yapmalı, ayrıca biyolojik çeşitliliğin, endemik bitki sisteminin ve orman eko sisteminin korunup geliştirilmesine yönelik projeler geliştirmelidir. Çevre koruma için yerel hizmet birlikleri oluşturulması Atık arıtma tesislerinin kurulması, atık depolama alanlarının belirlenmesi ve atık yönetimi konularında projeler geliştirmek, ayrıca kirlilik ve fiziksel çevre bozulmalarına karşı önlem alınması kurulacak hizmet birliklerinin görevi olmalıdır. Yerel yönetimler arasında sağlanacak işbirliği hem kentsel çevrenin korunması ve iyileştirilmesi için hem de fiziki ve sosyal altyapıyı iyileştirmek bakımından gereklidir. Arazinin rasyonel kullanılması, yer seçimi ve yapılaşmada etkin denetimlerin yapılması Doğal olayların yeniden bir felakete dönüşmesini önlemek için arazi kullanımı, yer seçimi ve yapı denetimine özen gösterilmeli, Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmelik hükümleri eksiksiz uygulanmalıdır. Bu kapsamda; inşaat sektöründe projelerin sağlam finansman kaynaklarına dayalı olması gerekir. Plansız kentleşme ve arazi kullanımı ile imar uygulamalarındaki hataların tekrarlanmaması için önlemler alınmalıdır. İl arazisi Kent Planı ve Arazi Kullanımı açısından yeniden ele alınarak, sanayi, işyeri ve konutlar için yerleşim alanları 129
149 önceden belirlenmeli, zemin etüdü yapılmamış, depreme dayanıksız çok katlı yapılaşmaya izin verilmemelidir. Depremlerin olumsuz etkilerinin giderilmesi için kalıcı konutların olduğu bölgede kentsel yerleşim yeri için gelişme aksları oluşturulmalıdır. Kentsel fiziki alt yapının ve kamu hizmetlerine yönelik binaların yapım, bakım ve onarımları hızla tamamlanmalıdır Kurumsal ve Yönetsel Gelişme Stratejisi Bolu da gelişmenin uzun dönemde sürdürülebilmesi gelişmenin kurumsal odaklı olmasına bağlıdır. Bu nedenle, planda öncelik alanlarından biri kurumsal kapasitenin geliştirilmesidir. Ulusal Kalkınma Planı nın (UKP) temel stratejisi ve AB politikalarına uyum için gerekli hukuki normlar ve kurumsal düzenlemeler de dikkate alınarak kurumsal ve yönetsel kapasitenin geliştirilmesine yönelik strateji iki ana başlık altında toplanmıştır: Etkin ve etkili bir kamu yönetimi yapısının oluşturulması Kamu yönetiminin en belirgin karakteristiği merkeziyetçi-bürokratik bir yapıya sahip olmasıdır. Kamu hizmetleri etkin ve etkili biçimde verilememektedir. Oysa kamu hizmeti talep edenlerin bu hizmeti en hızlı ve etkin biçimde alabilmeleri modern toplumların kabul ettiği en temel kamu yönetimi ilkesidir. Bu nedenle, kamu yönetimi insan odaklı, hizmet verilen kitlenin beklenti ve gereksinimlerini esas alan, saydam, hesap verebilen ve katılımı ön plana çıkaran bir anlayışı benimsemelidir. Bolu da hızlı kentleşme ve beraberinde getirdiği sorunlar, kamu kurum ve kuruluşları arasında iletişimin kopuk, koordinasyonun zayıf olmasına yol açmaktadır. Merkezi hükümetin ve onun taşradaki kurumlarının etkin, hızlı, rasyonel ve ucuz kamu hizmeti üretebilmesi, öncelikle rasyonel bir yetki ve sorumluluk dağıtımıyla mümkündür. Bu hizmetlerin kalitesinin artırılabilmesi için kamu hizmet birimlerinin bütçe ve teknik donanımlarının iyileştirilmesi, bilgi ve iletişim teknolojilerinin sağladığı olanaklardan yararlanarak hizmet ağının oluşturulması gereklidir. Kamu hizmeti veren kurumlara kurum kültürünün kazandırılması, kurumlar arasında iletişim ve koordinasyonun sağlanması, kurumların nitelikli personel, bütçe ve ekipman ihtiyaçları karşılanarak kurumsal kapasitelerinin geliştirilmesi etkin hizmet vermeleri bakımından gereklidir. Örgütlülük ve katılımın sağlanması Modern kamu yönetiminde yönetilenlerin kararların alınması, uygulanması ve yapılanların denetlenmesi sürecine etkin ve güçlü bir şekilde katılabilmeleri esastır. Kamusal hizmetlerle ilgili tüm kararlar yöneten ve yönetilenler ile birlikte alınmakta, karar alma sürecinin her anında yönetilenler etkin ve etkili olabilmektedirler. İl de yaşayanların yurttaşlık bilgisine ve bilincine sahip, hesap soran, sivil toplum örgüt yapısı içinde sorumluluk üstlenen, kent ile ilgili kararların alınması ve alınan kararların uygulanması sürecine aktif biçimde katılabilen, kente aidiyet duygusu gelişmiş bireyler olabilmeleri için eğitici programlar düzenlenmelidir. İl de yaşayanların sorunlarını tartıştığı, ortak hareket ettiği, inisiyatif aldığı, sorunlara çözüm ürettiği ve sorumluluk üstlendiği bir yapılanmaya ihtiyaç vardır. Bu nedenle plan döneminde il in gelişmesine katkıda bulunabilecek aktörlerin Kent Meclisi çatısı altında bir araya gelerek sorunları tartışacakları platformlar oluşturulmalıdır. Sivil toplum örgütleri, yerel yöneticiler ve merkezi yönetimin yerel temsilcilerinin katılacağı böyle bir platform halkın kentin sorunları ile ilgili karar alma, uygulama ve denetim süreçlerinde inisiyatif almasına imkan sağlayacaktır. İl in potansiyelini en üst düzeyde organize etmek, 130
150 sorunları tesbit etmek, öncelikleri belirlemek ve sorunların çözümü yönünde somut projeler geliştirmek Kent Meclisi nin görevleri arasında olmalıdır Teknik Altyapı Gelişme Stratejisi Bir ülke ya da bölgenin yaşam standardının göstergelerinden biri olan teknik alt yapının gelişmişlik düzeyi o ülke ya da bölgenin sosyo-ekonomik gelişmişliğinin de göstergesidir. Hızlı kentleşme ve sosyal değişme yaşayan Bolu da alt yapı sorunları hizmetlerin kalitesini düşürmekte, kentsel altyapı yatırımlarına olan ihtiyacı artırmaktadır. Alt yapı gelişme stratejisi kentte yaşam kalitesini yükseltecek, toplum ihtiyaçlarına cevap verebilen, güvenli, ekonomik, yenilenebilir bir teknolojiye sahip bir kentsel altyapı oluşturmaktır. Bolu da teknik altyapının iyileştirilmesi stratejileri aşağıdaki altı başlık altında özetlenmiştir. İl yollarının standardının yükseltilmesi Karayolu ile ulaşım açısından en avantajlı illerden biri olan, yük ve yolcu taşımacılığının tamamı karayolu ile yapılan Bolu da, karayolunun standardı düşüktür. Yük taşımacılığında araçların aşırı yüklenmesi yolların ömrünün azalmasına ve yol bakım maliyetlerinin artmasına yol açmaktadır. Bu nedenle il yollarının standardı geliştirilmeli, gelişme potansiyeli olan, ancak ulaşım güçlükleri nedeniyle pazarlara erişim açısından sorun yaşayan çevre ilçeleri (Seben, Kıbrısçık ) il merkezine ve çevre ilçelere bağlayan karayolu iyileştirilmelidir. Özellikle turizm potansiyeli yüksek yerleşim yerlerinde, gezi ve dinlenme alanlarında (Kartalkaya, Yedigöller, Abant, Gölcük ) ulaşımı sağlayan karayolu yeterli ödenekler sağlanarak geliştirilmelidir. Yeni fakültelerin hizmete girmesiyle birlikte hızla gelişen ve öğrenci sayısı artan Üniversiteyi kent merkezine bağlayan alternatif bir ulaşım yolu projelendirilmeli, kent merkezinden üniversite kampüsüne raylı ulaşım sistemi ile ilgili fizibilite etüdleri yapılmalıdır. Doğal gaz kullanımının yaygınlaştırılması Kentin dar bir alanda, engebeli bir arazi yapısı üzerinde kurulmuş olması ve çanak şeklindeki yapısı çevre kirliliğini artırmaktadır. Motorlu araç sayısının fazlalığı, kalitesiz ısınma ve yakıt kullanımı son yıllarda hava kirliliğini artıran etkenlerin başında gelmektedir. Hava kirliliğini önlemek amacıyla doğalgaz kullanımına geçilmesi zorunlu hale gelmiştir. Doğal gazın kullanımının yaygınlaştırılması temiz ve ucuz enerji kullanılmasına imkan verecektir yılında BOTAŞ tarafından yapılması planlanan talep tahmin projesi tamamlanarak kent içi doğal gaz iletim hatlarının yapılmasına başlanmalıdır. İletişim altyapısının geliştirilmesi İletişim hizmetlerinde kaliteyi arttıracak ve işletme maliyetini düşürecek olan fiber optik kablo sistemi il merkezi ve kırsal yerleşme yerlerinde yaygınlaştırılmalıdır. Sayısal haberleşme teknolojisine sahip şebekenin geliştirilmesi bu hizmetlerin kalitesini artıracaktır. Şehir merkezinde telefon ve data hatları kentte görüntü kirliliğine yol açmayacak, estetiğe önem veren şekilde tesis edilmelidir. Kişi başına düşen bilgisayar oranı ülke ortalamasının altında olan Bolu da, bilgi ve iletişim teknoloji altyapısı gelecekteki talebe yanıt verecek şekilde geliştirilmeli; kamu kurumları, ticarethane ve hanelerde düşük oranlarda olan internete erişim yaygınlaştırılmalıdır. 131
151 İl de faaliyette olan yerel televizyon kuruluşu ve beş yerel radyo kuruluşunun frekans tahsis işlemleri tamamlanmalı, bu kuruluşların kadın eğitimi, aile eğitimi, sağlık eğitimi, çiftçi eğitimi vb. programları yapmaları özendirilmelidir. Yapılmakta olan frekans planlamasına Bolu dahil edilmeli ve kablo TV sistemine geçilmelidir. Kamu kurum ve kuruluşları arasında işbirliği ve koordinasyonun sağlanması Yerel kamu hizmetlerinin verilmesi, altyapı tesislerinin tamir, bakım ve onarımında teknik personel ve ekipman yetersizliği kadar, görev yapan kuruluşlar arasında etkin bir koordinasyonun sağlanamamasının da payı vardır. Bu nedenle, altyapı (içme suyu, kanalizasyon, telefon hatları, yol bakım ve onarımı) çalışmalarının sürdürülmesinden sorumlu kuruluşlar arasında işbirliği ve etkin bir koordinasyon sağlanmalıdır. Jeotermal enerji kaynaklarından yararlanılması Jeotermal enerji çevre dostu bir enerjidir. Jeotermal alanlar merkezi ısıtmadan, seraların ısıtılmasına, sanayide ve sağlık turizminde kullanılabilmektedir. Yüzey sıcaklığı itibariyle zengin jeotermal alanlara sahip olan bölgede bu kaynakların kullanımının veriminin artırılması ve ekonomik hale getirilmesine ihtiyaç vardır. Bu çerçevede, jeotermal kaynak açısından zengin olan Karacasu bölgesi, Mudurnu ve Seben İlçeleri ndeki kaplıcalarda jeolojik, jeofizik ve jeokimyasal araştırmaların yapılarak termal enerji kaynaklarının merkezi ısınma, seraların ısıtılması ve sanayide kullanılabilirliği etüd edilmelidir. Kentsel atık su arıtıma sisteminin iyileştirilmesi Çevrenin daha iyi yönetilmesi ve korunması kentsel kanalizasyon alt yapı sisteminin ihtiyaca cevap veren hale getirilmesi ile mümkündür. Hızlı kentleşme ile birlikte kanalizasyon hizmetleri yetersiz kalmış, alt yapı yatırımlarına ayrılan ödeneklerin yetersiz olması sağlanan hizmetlerin kalitesini düşürmüştür. Mevcut kent içi kanalizasyon ve atık pis su arıtma sistemi ile ilgili bilgiler derlenmeli ve toplanan atık suların arıtılarak alıcı ortama bırakılmasını sağlayan yeni tesisler yapılmalıdır. Hizmetin sunumunda görev alan belediyelerin ilgili birimlerinin kurumsal kapasitelerinin verilen hizmetin kalitesini artıracak şekilde güçlendirilmesi gerekmektedir. 132
152 5. ÖNGÖRÜLEN YATIRIM PROGRAM VE PROJELERİ Bolu İl inin gelişmesi 2023 yılına kadar uzanan ve planda önerilen yatırım programları/projeleri ve kurumsal destekler yoluyla gerçekleşecektir. Gelişme hedeflerine ulaşmak için geliştirilen stratejiler de olduğu gibi, önerilen yatırım programı ve projeleri de plan çalışmaları sırasında kamu kuruluşları, yerel yönetimler ve sivil toplum örgütlerinin temsilcilerinin katılımıyla geliştirilmiş, tartışılarak hazırlanmıştır. Yatırım alanlarının belirlenmesinde hammadde ve doğal kaynak potansiyeli, mevcut işletmelerin yatırım eğilimleri ve mevcut yatırım ortamı dikkate alınmış ve uygun yatırım alanları incelenerek proje konuları belirlenmiştir. Yatırım kararlarının rasyonel olabilmesi için proje alanında hangi malların üretilmesi gerektiğinin belirlenmesi, başka bir ifade ile proje seçimi, saha gözlemlerinden çok uzman görüşünü gerektirmektedir. Önerilen yatırım konuları girişimcilere ön bilgi vermek amacıyla hazırlanmıştır. Yatırım kararı öncesinde yatırım projelerinin seçimi ve hedef pazarlarda ayrıntılı arz/talep tahminleri ve mali analizleri kapsayan fizibilite etütlerinin yaptırılması gerekmektedir. Plan da farklı sektörlerle ilgili toplam 7 program ve bu program paketlerinin içinde 36 proje yer almaktadır. Plan ilke, hedef ve stratejileri ile paralellik gösteren yatırım programları ana başlıklar halinde aşağıda gösterilmiştir. Yatırım projelerinin 25 i ilin ekonomik ve sosyal yapısıyla, 11 i çevre, fiziki ve kurumsal altyapı ile ilgilidir. Bu programların/projelerin uygulanabilmesi ve plan hedeflerine ulaşılması hem kamu sektöründe hem de özel sektörde etkili kurumsal yapılanmanın sağlanmasına, kurumsal hizmet desteklerinin alınmasına, devlet yardımları ve Türkiye-AB mali işbirliği çerçevesinde sağlanacak olan fonlardan yararlanılmasına bağlı olacaktır. Proje seçiminde kaynakların iktisadi, sosyal ve çevre değerlendirmelerinin yapılması ve en yüksek getiriyi getiren projelere ayrılması, ayrıca başlanan projelerin plan hedeflerine uygun olarak en kısa zamanda bitirilip olgunlaşma döneminin başlatılması gereklidir. Öngörülen yatırım programları ana başlıkları ile aşağıda gösterilmiştir: 1. Tarımsal Yapının Güçlendirilmesi Programı 2. Sanayinin Desteklenmesi ve Güçlendirilmesi Programı 3. İnsan Kaynaklarını Geliştirme ve Sosyal Yapıyı Güçlendirme Programı 4. Turizmi Geliştirme ve Yerel Potansiyeli Değerlendirme Programı 5 Çevrenin İyileştirilmesi ve Mekansal Kapasitenin Geliştirilmesi Programı 6. Kurumsal ve Yönetsel Yapının Güçlendirilmesi Programı 7. Altyapıyı Geliştirme Programı 5.1. Tarımsal Yapının Güçlendirilmesi Programı Bu program 7 projeden oluşmaktadır. Bunlardan sözleşmeli üretim modeli, orman işletmeciliğinin geliştirilmesi, soy kütüğü kayıt sistemi, sulama kooperatifleri ve birliklerinin kurulması projeleri yasal düzenlemelerin yapılmasını ve kurumsal desteklerin sağlanmasını gerektirmektedir. Sözleşmeli üretim, organik tarım ve kültür balıkçılığı projeleri çiftçilerin teşvik edilmesi ve yaygın olmayan bu faaliyetlerin çitçilere tanıtılması halinde başarılı olabilir. Süt fabrikasının açılması, süt sığırcılığı ve damızlık hayvan yetiştiriciliği projeleri için sermaye sahibi girişimci gerekmektedir. 133
153 1. Sözleşmeli Üretim Modeli Projesi Bu proje ile topraktaki çok parçalılığın ve ölçek küçüklüğü sorunlarının yol açtığı etkinlik ve verim kaybının önlenmesi, tarım işletmelerinin optimal işletme ölçeğine ulaşmaları, küçük ve dağınık durumdaki tarım ünitelerinin verimini artırmak amaçlanmaktadır. Modelin başarılı olabilmesi için çiftçilerin arazilerinin ortak sınırlarının olması, ayrıca sözleşme hükümlerinin açık ve net tanımının yapılarak, sağlanacak kamusal teşvik ve desteklerin açıklıkla belirtilmesi gerekmektedir. Proje ile sözleşmeli üretime geçen çiftçilere sulama ve girdi (tohum, ilaç, gübre) temininde kolaylıklar sağlanacak ve eğitim desteği verilecektir. Proje, Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı nın teknik desteğinde firma, üretici birlikleri ve kooperatiflerin işbirliği ile gerçekleştirilecektir. 2. Bolu Süt Fabrikasının Açılması ve Süt Sığırcılığı ve Damızlık Yetiştiriciliği Projesi Projenin amacı, özel sektör tarafından kurulmuş, ancak çalıştırılamadığından Süt Endüstrisi Kurumu na (SEK) devredilen, daha sonra özel sektör tarafından satın alınan ve mali darboğaz gerekçesiyle faaliyeti durdurulan tesisin il ekonomisine yeniden kazandırılması ve bölgedeki süt üretim potansiyelinin değerlendirilmesidir. Proje ile yörede süt ürünlerinin değerlendirilmesi ve pazarlanmasında yaşanan sorunlar büyük ölçüde ortadan kalkacaktır. Süt fabrikasının açılması projesi, Mudurnu İlçesi nde uygulanacak olan süt sığırcılığı ve damızlık yetiştiriciliği projesi ile birlikte ve entegre olarak uygulanacaktır. Proje hayata geçtiğinde Mudurnu Tavukçuluk AŞ nin kapanması ve yaşanan kriz nedeniyle boş kalan kümesler değerlendirilecek, projeye katılan ve geçimini broiler tavuk yetiştiriciliği ile sağlayan yöre halkı kümeslerinde yapacakları tadilat ile yeni iş imkanı bulacaktır. Projenin hayata geçirilmesi için kurulu durumdaki tesisin sabit yatırım, teknolojik yenilenme ve işletme sermayesi ihtiyacının karşılanması gerekmektedir. Süt fabrikasının faaliyete geçebilmesi için sabit yatırımlar ve işletme giderleri toplamı olarak 28,9 Trilyon TL; Süt Sığırcılığı ve Damızlık Yetiştiriciliği Projesi için 8,3 Trilyon TL nakit ihtiyacı bulunmaktadır. Proje, Tarım İl Müdürlüğü, Mudurnu Tarım İlçe Müdürlüğü ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Merkez Birliği Mudurnu Şubesi nin desteği ile yürütülecektir. Projede yer alan gider kalemlerinden ahır tadilatı ve yem bitkisi ekimi çiftçi tarafından yapılacaktır. Yem bitkisi tohumluklarının temininde ek bir proje ile üreticilere yardımcı olunacaktır. 3. Sulama Birlikleri ve Kooperatiflerinin Kurulması Projesi Proje, su kaynaklarının etkin ve verimli kullanımının sağlanmasını, sulama ağının korunması ve geliştirilmesi yoluyla toprak verimliliğinin artırılmasını amaçlamaktadır. Sulu tarımda yetiştirilen ürünlerden elde edilmesi beklenen verimi artıracak olan bu proje hayata geçtiğinde, sulama tesislerinden ekonomik ömrünü doldurmuş olanların yenilenmesi, bakım ve onarımlarının yapılması, devam eden sulama projeleri uygulamalarının hızlandırılması sağlanacaktır. Kırsal kesimde çiftçilerin gelir düzeyinin yükselmesini destekleyecek olan proje için tarımsal işletmelerde su yönetimi, hammadde kullanımı ve krediler konusunda DSİ, Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü nün (KHGM) desteği alınacaktır. KHGM tarafından yaptırılan sulama tesislerinin işletme, bakım ve onarım usul ve esaslarını düzenleyen yönetmelik gereğince, bu tesislerin bakım ve onarımlarının, çiftçi ve yerel yönetimlerce finansmanı sağlanarak tesisi işleten kurumlarca yapılması gerekmektedir. Doğal su rejimine yapılacak müdahalelerin eko sistemde yol açabileceği tahribat dikkate alınacak, Çevre ve Orman Bakanlığı proje ile ilgili karar verme sürecinde yer alacaktır. 134
154 4. Organik Tarım Projesi Projenin amacı, topraktaki kirlenmeyi önlemek ve verimliliği artırarak tarımda sürdürülebilir gelişmeyi sağlamaktır. Proje gerçekleştiğinde, henüz tanınmayan ancak talebi giderek artan organik tarım ürünleri çitçilere tanıtılacak, bu ürünleri teşvik etmek suretiyle kırsal kesimde gelir artırıcı yeni faaliyet alanları yaratılacaktır. İl de tarımsal işletme ölçeklerinin küçüklüğü ve arazi parçalılığının fazlalığı organik tarım için uygun bir ortam oluşturmaktadır. Kıbrısçık ilçesi, tarım alanlarının daha temiz ve kimyasal girdi kullanımının diğer ilçelere göre daha az olması nedeniyle bu proje için pilot bölge olarak seçilecektir. Yatırım kararı öncesinde organik tarım ürünlerinin seçimi ve hedef pazarlarla ilgili oldukça ayrıntılı talep analizlerinin ve mali analizleri kapsayan yapılabilirlik etütlerinin yapılması gerekecektir. Projenin başarılı olabilmesi için çiftçi eğitimi ve girdi temininde sağlanacak desteklere ihtiyaç vardır. Projenin uygulanmasında TÜBİTAK- Marmara Araştırma Merkezi (MAM) Gıda Bilimi ve Teknoloji Araştırma Enstitüsü nden (GBTAE) teknik destek talep edilecektir. Bu proje de tarım ile biyolojik çeşitliliğin korunması bir bütün olarak ele alınması gerektiğinden ve sürdürülebilir tarım ile eko sistem arasındaki bağlantı organik tarım ile gerçekleşeceğinden Çevre ve Orman Bakanlığı ile Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı nın karar verme sürecinde görüşlerinin alınması gerekmektedir. 5. Orman İşletmeciliğinin Geliştirilmesi ve Orman Ürünlerinin İyileştirilmesi Projesi Orman varlıklarından en üst düzeyde yararlanma olanaklarının artırılması projenin temel amacıdır. Proje ile orman ürünlerinin çeşitlendirilmesi, geliştirilmesi sağlanacak ve gelir artışı sağlayacak yeni faaliyet alanları yaratılacaktır. Proje ile orman köylerinin orman kaynaklarını sürdürülebilir bir şekilde kullanması sağlanacak, orman sektöründe üretim ve verimlilik artırılarak imalat sanayiine girdi sağlayacak bir yapıya kavuşturulacaktır. Odun ürünlerinin standartları ve üretimdeki verimlilik amenajman ve silvikültür planlarına göre yapılmakta olup, fazla bir çalışmaya ihtiyaç duyulmamaktadır. Ancak odun dışı orman ürünleri kaynaklarının envanter ve planlama esaslarını belirleyen bir modelin geliştirilmesi için araştırma yapılmasına ihtiyaç vardır. Projenin uygulanması aşamasında Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı ile Orman Bölge Müdürlükleri nin teknik desteği alınacaktır. 6. Tatlı Su/Kültür Balıkçılığının Geliştirilmesi Projesi Projenin amacı, iç sulardaki tatlı su balık (Alabalık) üretimini yaygınlaştırmak ve pazarlamaktır. Akarsular kuluçkahane kurulmasına uygun olmasa da su sıcaklığı, suyun debisi ve tuzluluk derecesi Alabalık (Salmo Gairdneri) üretimine uygundur. Mevcut Alabalık tesislerinin iyileştirilmesi ve yeni tesisler kurularak tatlı su kültür balıkçılığının desteklenmesi, küçük aile işletmelerinden oluşan çiftliklerin oluşturulacağı kırsal kesimde gelir artırıcı bir faaliyet yaratacaktır. Proje gerçekleştiğinde restoranlara ve doğrudan tüketiciye yapılan satışlar ile yörenin balık ihtiyacı karşılanırken, ölçeğin büyütülmesi ile birlikte yem sanayiine girdi temini de mümkün olacaktır. Yer seçimi, havuzların tasarımı, kuluçka kurulması, balık yemi temini vb. konularda Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı na bağlı İç Sular Balıkçılığı biriminin teknik desteği sağlanacak, bu birim il deki ilgili kurumlar ile yakın işbirliği içinde çalışacaktır. Projenin uygulanabilmesi için uygun su kaynaklarının Çevre ve Orman Bakanlığı, DSİ, Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı ve TÜBİTAK tarafından birlikte araştırılarak tesbit edilmesi, ayrıca mali analizlerin ve pazar etütlerinin yapılması gerekecektir. 135
155 7. Soy Kütüğü Kayıt Projesi Hayvan ıslahının temelini oluşturan, il deki hayvan varlığının verimlilik ve kalitesini artırmak bakımından önem taşıyan bu proje, soy kütüğü kayıtlarının bilimsel yöntemlerle tutulmasını amaçlamaktadır. Böylece hayvan ürünlerinde verim artışı sağlanacak, kaliteli hayvan varlığı ortaya çıkacak, yetiştiriciler daha yüksek gelir etme imkanı bulacaklardır. Bu proje için sabit yatırım ( bina inşaatı, labaratuar kurulması, süt ölçüm kovaları vb. ) olarak 934 Milyar TL, işletme gideri ( kulak küpesi, personel gideri vb.) olarak 47 Milyar TL tutarında finansman kaynağına ihtiyaç olacaktır. Finansman sağlandığında bir yıl içinde tamamlanması mümkün olacak olan projenin uygulanmasında Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı nın teknik desteği alınacak, proje Tarım İl Müdürlüğü nün desteği sağlanarak yetiştirici birlikleri tarafından yürütülecektir. Projenin başarısı için üretici ve yetiştirici birliklerinin bina, altyapı ve ekipman ihtiyaçlarının karşılanması gereklidir Sanayinin Desteklenmesi ve Güçlendirilmesi Programı Bu program 5 projeden oluşmaktadır. Proje konuları imalat sanayinden seçilmiştir. İl sanayiinin potansiyeli, kurumsal kapasitesi ve girişimcilerin iş kurmadaki karşılaştıkları güçlükler göz önüne alınarak sanayinin kurumsallaşmasına yönelik proje konularına öncelik verilmiştir. 1. Küçük Girişimciliği Geliştirme Projesi Bu projenin amacı, bir iş fikrine dayalı olarak kendi işini kurmak isteyen küçük girişimcilerin yeni fikir ve buluşlarını sanayiye kazandırmaktır. Başarılı işletmeleri desteklemek ve yaygınlaştırılmak, girişimcilerin iş kurma güçlüklerine çözüm bulmak bu projenin hedefleri arasındadır. Yeni ve başarılı KOBİ lerin iş kurma ve iş geliştirme projelerinin desteklenmesi amacıyla, Ticaret ve Sanayi Odası nın öncülüğünde, KOSGEB- İş Geliştirme Merkezi (İŞGEM) ile işbirliği yapılacaktır. Dünya Bankası, AB fonları ve benzeri dış kaynaklı proje kredileri kullanılarak genç girişimcilerin desteklenmesine yönelik işyeri tahsisi, uygun koşullu kredi, teknik yardım ve danışmanlık hizmetlerinden (yatırım yönlendirme, atıl kapasiteleri değerlendirme, pazar araştırması, fizibilite etütleri) yararlanmaları sağlanacaktır. 2. Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler İçin Ortak Kullanım Amaçlı Atölye/ Laboratuar ve Eğitim Merkezleri (ORTKA/ORTLAB/ORTEM) Kurulması,Tezgah ve Ekipmanların Modernizasyonu Projesi Proje, işletmeler arası ortaklık ve işbirliği kültürünü geliştirmeyi, bu yolla işletmelerin teknolojilerini yenilemelerini, kapasitelerini etkin kullanmalarını, ürün kalitelerini yükseltmeleri, verimliliklerini ve üretimlerini artırmayı ve sağlanacak desteklerle atölyelerin/ labaratuarların ortak kullanıma sunulmasını amaçlamaktadır. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı na bağlı KOSGEB in desteğinde, TTGV ile de işbirliği yapılarak uygulanacak olan bu proje ile aynı sektörde faaliyet gösteren küçük ve orta ölçekli sanayi işletmelerinin tek başına satın alamayacakları veya alsalar dahi verimli kullanılmayan makine-teçhizatın ortak kullanıma sunulması için satın alınmasına destek verilecek, böylece verimsiz ve atıl yatırımlar önlenecek, işletmelerin modernizasyonu sağlanacak, işletmeler ihracata yöneltilecektir. 3. Sanayi Potansiyelini ve Uygun Yatırım Alanlarını Araştırması Projesi KOSGEB, Üniversite ve Bolu Ticaret ve Sanayi Odası nın işbirliği ile yürütülecek bu proje, yerli ve yabancı girişimcileri bilgilendirmek ve kaynak israfına yol açmadan doğru yatırım konularına yönlendirmek amacıyla uygun yatırım alanlarını içeren Girişimci Yatırım Rehberini hazırlayacaktır. Proje, girişimcilerin yatırım öncesi yer seçimi, yatırım alanlarının tesbiti, uygun üretim konularının seçimine yardımcı olacaktır. 136
156 4. Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler İçin Çok Ortaklı Şirket Modeli Projesi Projenin amacı, ihracat potansiyeli olan ve dış pazarlara yönelik faaliyette bulunan işletmelerin iş kolları itibariyle ihracat şirketi örgüt yapısı içinde bir araya gelip birleşerek uzmanlaşmalarını ve uluslararası pazarlarda rekabet edebilmelerini sağlamaktır. KOSGEB in işletmelerin ihtiyaç duydukları Yurt Dışı Pazar Araştırma Desteği ile hiç ihracat yapmamış ya da az ihracat yapmış olan ve ihracatı geliştirme konusunda faaliyet gösteren işletmelere sağladığı İhracata Yönlendirme Desteği nden yararlanılacaktır. Proje, KOSGEB in kurumsal desteği ve Ticaret ve Sanayi Odasının öncülüğünde, meslek odalarının da katıldığı toplantılarla ihracata yönelik çok ortaklı girişimlerin özendirilmesi ve birlikte iş yapma kültürünün işletmelere kazandırılmasını sağlayacak, AB mevzuatı, yurt dışı iş duyuruları gibi konularda girişimcilere yardımcı olacaktır. 5. Abant İzzet Baysal Üniversitesi - Sanayi İşbirliği Geliştirme Uygulama ve Ortak Araştırma Merkezi Projesi Proje, üniversitedeki teorik bilgi birikimi ile sanayinin pratik/deneysel bilgisini bir araya getirerek ortak projeleri hayata geçirmek, AR-GE, veri tabanı, bilgi bankası ve girişimci eğitimi konularında hizmet veren bir merkezin kurulmasını amaçlamaktadır. Proje uygulandığında işletmelerin teknolojilerini geliştirmeleri, yeni ürün geliştirmeleri, üretim ve verimliliklerini artırmaları sağlanacak, ayrıca üretim, pazarlama, finansman, enformasyon, yönetim, mevzuat gibi konularda işletmelerin bilgi ve becerilerini geliştirmek amacıyla kurs, seminer, konferans vb. organizasyonları düzenleyecektir. Üniversite ve Bolu Ticaret ve Sanayi Odası projenin uygulanmasından sorumlu olacaktır. TÜBİTAK-TİDEB in sanayiciler ile üniversitelerin işbirliğini hedefleyen projelere verdiği destekten yararlanılacaktır İnsan Kaynaklarını Geliştirme ve Sosyal Yapıyı Güçlendirme Programı Bu program 6 projeden oluşmaktadır. Proje konularının seçiminde, plan hedefleri arasında yer alan sosyal hizmetlerin yaygınlaştırılması, eğitim hizmetlerinin artan nitelikli insan gücü ihtiyacını karşılaması, okullaşma oranlarının artırılması, eğitim ile işgücü piyasası arasındaki etkileşimin güçlendirilmesi ve herkese ilgi, istek, yetenek ve yeterlilikleri doğrultusunda en ileri eğitim fırsatlarının sunulması esas alınmıştır. 1. Öğrenme, Beceri Kazandırma ve Mesleki Eğitimin Geliştirilmesi Projesi Projenin amacı, çalışma hayatının gerektirdiği, işgücü piyasasının aradığı nitelikte işgücünü yetiştirme, mesleki yetiştirme, bilgi geliştirme, beceri ve deneyim kazandırma amaçlı eğitim programları uygulamaktır. Proje nitelikli işgücü arzını artırmaya yönelik mesleki ve teknik eğitim merkezlerinin kurulmasını, mevcut çıraklık eğitim merkezinin işlevsel kılınmasını, meslek liselerinin geliştirilmesini, yıl boyu açılacak meslek edindirme kurslarıyla mezunların kendi özelliklerine uygun iş bulmalarını amaçlamaktadır. Proje, Milli Eğitim Bakanlığı nın Mesleki Eğitim Araştırma ve Geliştirme Merkezi (METARGEM), İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Üniversite nin ilgili fakültelerinin işbirliği ile uygulanacak, proje maliyeti yıl boyu ve her yılın genel bütçesinden karşılanacaktır. Projenin uygulanmasında, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı na bağlı KOSGEB in işletmelerin talepleri doğrultusunda düzenlediği Genel Eğitim Programları ndan da yararlanılacaktır. 2. DİL-MER in Yabancı Diller Yüksek Okuluna Dönüştürülmesi Projesi Proje ile Üniversitede faaliyette bulunan Dil Eğitimi Araştırma ve Uygulama Merkezi nin (DİL- MER) Yabancı Diller Yüksek Okulu na dönüştürülmesi ve yaz aylarında bölge ve ülke düzeyinde 137
157 yabancı dil bilen ara insangücü (turizm, ahçılık, rehberlik eğitimi vb.) ihtiyacını karşılayacak, yoğunlaştırılmış yabancı dil eğitimi veren bir yabancı dil eğitim merkezi haline getirilmesi amaçlanmaktadır. Proje ile yaz aylarında, sporla birlikte yoğunlaştırılmış yabancı dil eğitimi verilecek, aynı zamanda turizmde ihtiyaç duyulan yabancı dil bilen ara insangücü yetiştirilecektir. Abant İzzet Baysal Üniversitesi Rektörlüğü nün projenin fizibilite etütlerini yaptırması ve yatırım programı kapsamına alması gerekecektir. 3. Halk Sağlığı Araştırma ve Uygulama Merkezi Projesi Proje, il düzeyinde yeterince yaygınlaştırılamayan halk sağlığını koruma ve koruyucu sağlık hizmetleri amaçlı hizmetlerin iyileştirilmesini ve yaygınlaştırılmasını amaçlamaktadır. Bu hizmetleri yeterince alamayan yerleşim yerlerine mobil sağlık hizmetlerinin verilmesi, atıl durumdaki sağlık evi ve sağlık ocaklarından en üst düzeyde yararlanma imkanlarının araştırılması projenin amaçları arasındadır. Kentsel ve kırsal alanlarda yaşam kalitesini yükseltmesi beklenen bu proje Sağlık Bakanlığı, İl Sağlık Müdürlüğü ve İzzet Baysal Tıp Fakültesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi nin işbirliği ile gerçekleştirilecektir. 4. Sekiz Yıllık Zorunlu Eğitim Sisteminin Desteklenmesi Projesi Proje, sekiz yıllık zorunlu eğitimin yaygınlaştırılmasını, her kademede okullaşma oranlarının artırılmasını, yatılı bölge okullarının sayısının artırılmasını ve özellikle kırsal yörelerde kız çocuklarında düşük olan okullaşma oranının yükseltilmesini ve bu konulardaki çabaların sürdürülmesini amaçlamaktadır. Zorunlu eğitimin yaygınlaştırılmasında sadece merkezi yönetimin değil, yerel yönetimlerin, özel sektörün ve sivil toplum kuruluşlarının da katkısı sağlanacaktır. 5. Yaygın Eğitim Projesi Projenin amacı, örgün eğitim sistemine hiç girmemiş ya da eğitimin herhangi bir kademesinde bulunan veya bu kademeden çıkmış fertlere, ihtiyaç duydukları bilgi, beceri ve deneyimi kazandırmaktır. Zorunlu öğretim çağındaki çocukların okula devamlarının sağlanmasını, zorunlu öğretim çağının dışına çıkmış çocukların ise önce okur yazar hale getirilmesi, sonra yeteneklerine uygun alanlarda kurslardan geçirilerek topluma kazandırılmasını amaçlayan bu proje, Milli Eğitim Bakanlığı nın koordinasyonunda, İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) ve Üniversite nin ilgili birimlerinin işbirliği ile uygulanacaktır. Projenin finansmanı genel bütçeden ve sivil toplum kuruluşlarının katkılarıyla karşılanacaktır. 6. Toplumsal Yaşamın Niteliğini İyileştirme ve Yetenekleri Geliştirme Eğitimi Projesi Yaşam boyu öğrenme yaklaşımını eğitim sistemine yansıtmayı amaçlayan bu proje, sürekli öğrenme ihtiyacının yeterince hissedilmediğini, ayrıca hissedilen ihtiyaçların talebe dönüştürülemediğini göz önüne alarak, öğrenmenin yaşam boyunca devam eden bir faaliyete dönüşmesini hedeflemektedir. Herkes için yeni beceriler kazandırma ( bilgi teknolojisi, yabancı dil, öğrenmeyi öğrenme, beceri yenileme), yaşamın niteliğini iyileştirme (kadın eğitimi, aile eğitimi, sağlık eğitimi vb.), insanların kendilerini gerçekleştirme (boş zaman eğitimi, emeklilik eğitimi, beceri geliştirme, özürlülerin eğitimi vb.) ve demokrasi kültürünü geliştirmeye (yurttaş eğitimi) yönelik kurs ve seminerler düzenlenecektir. İnsan kaynaklarına daha fazla yatırım anlamına gelen ve yıl boyunca uygulanacak olan projenin finansmanı İl Milli Eğitim Müdürlüğü nün ve gönüllü kuruluşların katkılarıyla sağlanacaktır. 138
158 5.4. Turizmi Geliştirme ve Yerel Potansiyeli Değerlendirme Programı Bu program 7 projeden oluşmaktadır. Projelerin seçiminde atıl durumda olan tesis kapasitelerinin kullanılması ve tesislerin doluluk oranlarının artırılması, yetersiz olan turizm potansiyelinin tanıtılması ve yeni turizm ürünlerinin geliştirilerek pazarlanması öncelik almış ve plan hedeflerine uygunluk sağlanmıştır. 1. Yerel Tanıtım ve Turizm Konseyinin Kurulması Projesi Projenin amacı, hem iç hem de dış pazarlarda Bolu nun turistik imajını oluşturmak ve turizm varlıklarının etkin tanıtımını ve pazar araştırmasını yapacak kurumsallaşmayı sağlamaktır. Turizm Bakanlığı nın desteği ve il deki tüm kurumların (Valilik, Belediyeler, Üniversite, Ticaret ve Sanayi Odası, Turizm İl Müdürlüğü, İl Özel İdare Müdürlüğü, DSİ, Orman İşletme Müdürlüğü, Defterdarlık ve sivil toplum örgütleri) işbirliği ve katılımıyla uygulanacak proje ile yerli ve yabancı ziyaretçilerin sayısı ve tesislerin doluluk oranları artacaktır. Kurulacak konsey iç ve dış pazarlarda Bolu yu tanıtacak turistik bilgi broşürlerinin hazırlanması, turizm büroları ve tur acentaları ile bağlantının kurulması ve turizm gelirini artırıcı programların (konferans, panel, kongre) uygulanmasından sorumlu olacaktır. 2. Turizm Ürünlerini Çeşitlendirme Projesi Bu proje, dört mevsim turizm imkanına sahip bölgede, turistik ürün arzını geliştirmeyi, içerikli tanıtım paketleri ile bölgeyi turizm pazarlarına açmayı hedeflemektedir. Alternatif turizm çeşitleriyle zenginleştirilmiş projelerin (kongre turizmi, çiftlik turizmi, doğa yürüyüşü, tabiat parkı, foto safari, doğal yaşam, golf turizmi, sportif olta balıkçılığı, kamp turizmi, cesaret parkurları vb.) olabilirliğini araştıracak, yeni tesislere yönelik yatırımlar için yurt içi ve dışı yatırımcı kuruluşları bölgeye çekecek bu proje, kurulacak Turizm Geliştirme Kurulu ve Yerel Tanıtım ve Turizm Konseyi projesi ile birlikte uygulanacaktır. Projenin uygulanmasında Turizm Bakanlığı nın desteği, Turizm İl Müdürlüğü ve İl Özel İdaresi Müdürlüğü nün işbirliği ve özel sektörün katılımı sağlanacaktır. Proje, bölgede belirlenen mevcut ve potansiyel turizm alanları üzerinde yoğunlaşacak beş alt projeden (Sarıalan bölgesi, Köroğlu gelişim bölgesi, Yedigöller, Aladağlar ve Gölcük) oluşacaktır. 3. Kırsal Alanları Turizme Açma ve Kırsal Turizmi Geliştirme Projesi Turizm Bakanlığı nın teknik desteği ile uygulanacak olan bu proje ile kırsal alanlardaki turizm potansiyelinin harekete geçirilmesi ve gelir getiren turizm faaliyetleri ile kırsal ekonomilerin canlandırılması amaçlanmaktadır. Gelişmemiş kırsal yöreleri turizme özendirmek amacıyla şu alt projeler uygulanacaktır : Yerel el sanatlarının değerlendirilmesi için el sanatları köyü projesi, köy evlerinin restorasyonu projesi, yayla/çiftlik evlerinin geliştirilmesi projesi, tarıma dayalı turizm projesi (çiftlik evlerinde konaklama, el yapımı hediyelik eşyaların pazarlanması ) ve macera turizmi projesi ( ormanlık alanda doğal yaşam, dağ bisiklet turları ). 4. Kongre ve Konferans Merkezi Projesi Yaz turizmine yönelik çalışan otelleri kış aylarında, kış turizmine yönelik otelleri yaz aylarında doldurmanın yolu kongre turizmidir. Kongre turizminin gelişmesi yalnız atıl kapasitenin harekete geçirilmesi açısından değil, bu turizm türünün tatil turizmine göre daha fazla gelir sağlaması açısından da önem taşımaktadır. Proje, bu potansiyele sahip Bolu da, Üniversitenin de desteğini alarak bu merkezin kurulmasını amaçlamaktadır. Turizm Bakanlığı nın teknik desteği 139
159 ile uygulanacak projenin hayata geçmesi halinde, ileri ve geri bağlantı etkisi yüksek diğer alt sektörlerde de (bankacılık, sigortacılık, inşaat) canlanma olacaktır. 5. Köroğlu Sarıalan Entegre Dağ ve Spor Turizmi Projesi Projenin amacı, il merkezine yarım saat, İstanbul a 3 ve Ankara ya 2 saat uzaklıkta kurulacak entegre bir tesis ile yıl boyunca hizmet verilen, ulusal ve uluslararası nitelikte kongrelerin düzenlendiği, alış veriş merkezinin olduğu, çeşitli yaz ve kış sporları için elverişli tesislerin yapılmasıdır. Sanat ürünlerinin sergileneceği, öğrencilerin dinlenme ve spor yapma imkanı bulacakları, yabancı dil öğrenme programını izleyecekleri yaz okulları ile bu bölge eğitim, kültür, sanat ve doğa sporları merkezi haline gelecektir. Konaklama tesislerinin (Chalet tipi evler, tatil köyü, apart otel, oberj ve pansiyon) yapımı için yerli-yabancı ortaklıklar, yap-işletdevret modeli, bankalar arası konsorsiyum, AB fonları ve Dünya Bankası proje kredisi imkanları araştırılacaktır. 6. Karacasu Babas ve Bağlum Termal Turizmi Projesi Projenin amacı, kaplıca bölgelerindeki tesislerin yatırım modernizasyonunu gerçekleştirmek, kaplıca tesislerine ulaşımı sağlayacak karayolunun bakım ve onarımını yapmak ve tesislerin modern işletmecilik bilgisi ile yönetilmelerini sağlamaktır. Proje bu kaplıcalardaki termal su kaynaklarının üçer bin yatak kapasiteli termal tesislerde kullanılabilecek potansiyelini harekete geçirecek ve Bolu yu bir sağlık (termal) turizm merkezi haline getirecektir. Proje, Turizm Bakanlığı nın koordinasyonunda, İl Turizm Müdürlüğü nün ve İl Özel İdaresi nin kurumsal desteği ve özel sektör katımıyla uygulanacaktır. 7. Yeniçağa Gölü Rekreasyon Alanı Projesi Projenin amacı ilçe deki göl çevresinde bisiklet yolları, amatör balıkçılar rıhtımevi, göl tiyatrosu, balık lokantası, tenis kortu, konaklama tesisleri ( bungolov ), yüzme havuzu, futbol sahası vb. yeni rekreasyon alanları oluşturarak ilçe nin sporcuların kamp yapacakları, özellikle kürek takımı ve yelken yarışları düzenleyecekleri bir su sporları turizm merkezi haline getirilmesidir. Proje gerçekleştiğinde geçimini sadece nakliyecilik ve oto yan sanayii ile sağlayan yöre halkı gelir getiren alternatif faaliyet alanlarında iş imkanları bulacak ve ilçe ekonomisi canlılık kazanacaktır. Tahmini yatırım maliyeti, çevre düzenlemesi dahil, 6.6 Trilyon TL olarak tahmin edilen ve 3 yıl içinde tamamlanması beklenen projenin uygulayıcı kurumları Turizm Bakanlığı ve İlçe Belediyesi olacak, projenin finansmanı için Turizm Bakanlığı ve AB bölgesel gelişme fonlarından yararlanılacaktır Çevrenin İyileştirilmesi ve Mekansal Kapasitenin Geliştirilmesi Programı Çevrenin daha iyi yönetilmesi ve çevresel kirlenme riskinin en aza indirilmesi sürdürülebilir gelişmenin sağlanması bakımından önem taşımaktadır. Ekonomik ve sosyal gelişmeyi sağlarken insan sağlığını, ekolojik dengeyi, doğal, kültürel, tarihi ve estetik değerleri korumayı da gözeten planın çevre ve mekan ile ilgili yatırım programı 2 projeden oluşmaktadır. 1. Büyüksu ve Gerede Çayında Kirlilik Araştırması Projesi Projenin amacı, nüfus ve sanayi yoğunluğunun fazla olduğu, kirlenme riski yüksek akarsuların kirlilik yüklerini bilimsel yöntemlerle tesbit etmek ve elde edilen parametrelere göre bu yükü taşınabilir sınırın altına çekecek önlemleri almaktır. Çevre ve Orman Bakanlığı Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü nün görev ve yetki alanı içinde olan bu araştırma en az bir su yılı içersinde 140
160 gerçekleştirilecek olup, numune alma noktalarının belirlenmesi, kirlilik kaynaklarına göre ölçümlerin yapılarak parametrelerin izlenmesi için arazi çalışmalarının yapılması gerekecektir. Proje, Çevre ve Orman Bakanlığı nın koordinatörlüğünde, Sağlık Bakanlığı nın teknik desteği alınarak ve yerel yönetimler, Bolu Valiliği (İl Özel İdaresi), Abant İzzet Baysal Üniversitesi arasında işbirliği yapılarak yürütülecektir. Araştırmanın finansmanı genel bütçeden ve Türkiye- AB mali işbirliği çerçevesinde sağlanacak fonlardan karşılanacaktır. 2. Kent İçi Kanalizasyon Şebekesinin Islahı ve Atık Arıtma Tesisi Projesi Proje, kanalizasyon hizmetlerinde ve atık su alt yapısında mevcut durumun incelemek, verilen hizmetlerle ilgili sorun alanlarını belirlemek ve 2023 yılına kadar ihtiyaç duyulacak kanalizasyon ve atık su bertaraf yatırımlarını gerçekleştirmektedir. Kentin pis su atıklarının kanalizasyon arıtma tesisi ile arıtarak deşarj edilmesini, toplanan atık suların tamamının arıtılarak alıcı ortama bırakılmasını hedefleyen proje gerçekleştiğinde insan ve çevre sağlığı olumlu yönde etkilenecek, başta turizm olmak üzere il ekonomisinde önemli dışsal faydalar sağlanacaktır.atık su deşarj standartlarının ilin koşullarına göre oluşturulmasına imkan sağlanması için Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliğinde ( tarih ve sayılı Resmi Gazete) değişiklik yapılması gerekmektedir. Bolu Belediye Başkanlığı Fen İşleri Müdürlüğü tarafından 3 yıllık proje süresi içersinde toplam 8 Trilyon TL yatırım maliyeti tahmini yapılan projenin gerçekleştirilmesi için İller Bankası ndan sağlanacak finansman kaynaklarına, insan gücüne ve kurumsal kapasitenin güçlendirilmesine ihtiyaç vardır. Bolu Belediyesi ve İller Bankası Genel Müdürlüğü projenin uygulayıcı kurumları olacaktır Kurumsal ve Yönetsel Yapının Güçlendirilmesi Programı İl in sürdürülebilir gelişmesi ile ilgili program ve projeleri yerelde uygulayacak kurumsal mekanizmaların oluşturulması ve yerel kalkınma inisiyatiflerini desteleyecek kurumsal işbirliklerinin oluşturulması büyük önem taşımaktadır. Planda öncelikli alanlardan biri olan kurumsal kapasitenin geliştirilmesi ile ilgili bu program 2 projeden oluşmaktadır. 1. Kent Meclisi Kurulması Projesi Bu proje, il in gelişmesine katkıda bulunabilecek aktörlerin Kent Meclisi çatısı altında bir araya gelerek ortak sorunlarını tartışacakları, bu sorunların çözümü doğrultusunda inisiyatif alacakları ve sorumluluk üstlenecekleri bir yerel organizasyonu gerçekleştirmeyi amaçlamaktadır. Proje ile plan dönemi sonunda kamu hizmetlerinin vatandaşı memnun eden şekilde verilmesini sağlayacak etkili bir kurumsal yapılanma hedeflenmiştir. Hızlı kentleşme nedeniyle giderek artan sorunları tesbit etmek, öncelikleri belirlemek ve somut projeler geliştirmek, ortak hareket etme kültürü kazandırarak kent halkının yerel yönetimlerde karar alma süreçlerine en geniş ölçüde katılımını sağlamak proje ile mümkün olacaktır. Sivil toplum kuruluşlarını daha işlevsel kılacak ve halkın il yönetiminde karar alma sürecine katılımını özendirecek olan bu proje il ve yerel yönetimler, sivil toplum örgütleri, üniversite, dernekler ve meslek odaları arasında işbirliğini kurumsallaştıracaktır. Proje il deki tüm kurum ve kuruluşların katkı ve katımıyla gerçekleştirilecektir. 2. Erişilebilir Kent Bilgi Sistemi (KBS) Projesi Projenin amacı, merkezi hükümet kurumlarının temsilcileri ile yerel yönetimin temsilcilerinin sorumluluk alanına giren konularda, bilişim teknolojilerinin getirdiği imkanları kullanarak hizmetlerin hızlı, daha etkin ve ucuz yapılabilmesini, kararların yerinde ve zamanında alınmasını sağlamaktır. Kamu hizmetlerinin elektronik ortama taşınması ve daha önce kağıt üzerinde 141
161 yapılan işlemlerin büyük kısmının uzaktan erişimli bilgisayarlar aracığıyla yapılmaya başlanması günlük yaşamı kolaylaştırarak hizmetlerin alıcısı olan vatandaşı memnun edeceği gibi yönetimin performansını da artıracaktır. Bolu Belediyesi ve Bolu Valiliği nin işbirliğiyle gerçekleşecek olan CBS tabanlı KBS projesi, kentte bulunan tüm il idare şube başkanlıklarını merkezi bilgisayar sistemine bir on-line ile bağlanacaktır. Bu projeye ayrılacak olan finansal kaynağın büyüklüğü yapılacak ön etütlere bağlı olmakla birlikte, projenin finansmanı, sadece kamu kaynaklarına dayalı değil, her kurumun kendi bütçesinden finansmana katılmaları, ayrıca Türkiye-AB mali işbirliği çerçevesinde elde edilecek fonlarla sağlanacaktır Altyapıyı Geliştirme Programı Çevreye saygılı sürdürülebilir gelişmenin ön koşulu gelişmiş bir kentsel alt yapının oluşturulmasıdır. Hızlı kentleşme ile birlikte yetersiz ve kentleşmenin gerisinde kalan altyapının geliştirilmesi programında 7 proje yer almaktadır. 1. İletişim Ağının Geliştirilmesi Projesi Proje, telekomünikasyon hizmetlerindeki çeşitliliği ve niteliği yükseltmeyi, sayısal teknoloji ve fiber optik kablo kullanımının yaygınlaştırılmasını ve iletişim alt yapısını iyileştirmeyi amaçlamaktadır. Proje ile iletimde kaliteyi arttıracak ve işletme maliyetini düşürecek olan fiber optik kablo sistemi Bolu ili ve kırsalında yaygınlaştırılacak, sayısal haberleşme teknolojisine dayalı mevcut şebeke geliştirilecektir. Bilişim teknolojilerindeki gelişmeleri yerel düzeyde bir sosyal faydaya dönüştürebilmek için eldeki en uygun araçlar olan bilgisayarlar, haberleşmeiletişim kanalları ile bunların bileşimi olan ağ teknolojilerinden oluşan bilgi ve iletişim teknolojileri nin kullanımı il düzeyinde bu proje ile yaygınlaştırılacaktır. Bu projeye ayrılacak finansal kaynağın büyüklüğünün ne olacağı konusunda ayrıntılı bilgi temin edilemediğinden yatırım tutarları konusunda tahmin yapmak mümkün olmamakla birlikte, proje etütlerinin yaptırılarak kamu yatırımı programında yer alması sağlanacaktır. 2. İnternete Erişimin Yaygınlaştırılması ve E-Birey Oluşturma Projesi Proje internet ortamında iletişimi gençlerden başlayarak tüm nüfus katmanlarına ulaştırılmasını, okullarda ve kamu kurum ve kuruluşlarında elektronik ortamda iletişimin yaygınlaştırılmasını amaçlamaktadır. Bu amaca yönelik olarak okullarda internet erişiminin yaygınlaştırılması ve kullanımını özendirecek şekilde eğitici ve tanıtıcı programlar düzenlenecektir. Kamu kuruluşlarına bilginin kamu hizmetlerinin görülmesinde en önemli kaynak olduğu gösterilirken, internet kullanımının çok düşük olduğu KOBİ lerin bilgisayar kullanmalarını teşvik edecek, web sayfası oluşturma ve e- ticaret yapma konusunda bilgi açıklarını kapatacak programlar da düzenlenecektir. Hayata geçmesi yıllara yayılacak olan bu tür projelerin finansal kaynağının ne olacağı kesin olarak belirlenememekle birlikte, kamu yatırım programlarında bu projenin etütlerinin yaptırılarak yatırım tutarlarının ayrı bir kalemde gösterilmesi gerekmektedir. 3. Karayolu Ağının İyileştirilmesi Projesi Proje, kent formuna en uygun yol ağının oluşturulmasını, belirlenen standartlar doğrultusunda kent içi karayolu altyapısının iyileştirilmesini ve ulaşım güvenliğinin sağlanması için gerekli yasal düzenlemenin yapılmasını amaçlamaktadır. Gidiş-gelişli yol ağı kurma ve işletme bakım ve onarım faaliyetlerini geliştirme yoluyla karayolu ağının güçlendirilmesi bu proje kapsamındadır. Trafik kazalarının yoğunlaştığı kara noktaların giderilmesi, köy yollarının bakım ve onarımının yapılması ile İzzet Baysal Tıp Fakültesini kent merkezine bağlayacak alternatif karayolunun yapımı ve kent merkezinden üniversite kampüsüne raylı ulaşım sisteminin 142
162 olabilirliğinin araştırılması da proje kapsamındadır. Projenin uygulayıcı kurumları, DPT nin koordinasyonunda, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Karayolları Genel Müdürlüğü olacaktır. 4. Doğalgazın Kullanımı İçin Talep Tahmini Projesi Projenin amacı, 2003 yılında doğalgaz talep tahminlerinin yapılarak iletim hatları yatırımlarına başlanması beklenen il de, doğal gaz hattının geçeceği yerleşim yerlerindeki konut, sanayi, kamu binaları ve işyerlerinin doğal gaz kullanımına yönelik talebi belirlemektir. Hava kirliliğini önlemek, kentte ucuz ve kaliteli enerji kaynağı sağlamak amacıyla doğalgaz iletim hatlarının yapılmasına ve doğal gazın kullanımının yaygınlaştırılmasına yönelik bir proje halen BOTAŞ tarafından yürütülmektedir. 5. Göynük Bitümlü Şistlerinin Ekonomiye Kazandırılması Projesi Proje ile, linyit üretimi sırasında çıkarıldığı halde hemen hiç bir şekilde değerlendirilmeyen, kömürden sonra en önemli enerji kaynağını oluşturan bitümlü şistlerin ilçe ekonomisine kazandırılması amaçlanmaktadır. Proje, Göynük ilçesinde bulunan Türkiye nin en yüksek kalorili bitümlü şist rezervini, katma değeri yüksek bir ürüne dönüştürerek petro-kimya endüstrisine girdi olarak kazandıracaktır. Ayrıntılı fizibilite etütleri yaptırılacak olan projenin yürütülmesinde Sanayi Bakanlığı ve MTA nın teknik desteği sağlanacaktır. 6. Turba (Torf) Kaynaklarının Etkin Kullanımı Projesi Proje odun, hayvan ve bitki artıklarının yer altında uzun yıllar kalmasıyla oluşan turba (torf) yatakları bakımından zengin rezerve sahip olan Yeniçağa İlçesi nde özel işletmeler tarafından işletilen kaynakların etkin ve verimli kullanımını amaçlamaktadır. Proje, bu ilçe de biyomas üretim potansiyelini belirleyecek, bu kaynakların enerji amaçlı kullanılabilirliğini araştıracaktır. Turba nın çıkarılması sırasında oluşan çukurların tarıma kazandırılması da proje kapsamındadır. Biyomas enerji kaynakları içinde yer alan Turba nın çıkarılması ile ilgili izinler Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği kapsamında Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından verilmektedir. Fizibilite etütlerinin yaptırılması gereken projenin uygulanmasında MTA nın teknik desteği sağlanacaktır. 7. Jeotermal Enerjiden Yararlanma Olanaklarının Araştırılması Projesi Projenin amacı, zengin jeotermal kaynaklara sahip olan kaplıca bölgelerindeki (Karacasu, Mudurnu ve Seben) termal su kaynaklarından merkezi ısınma, seraların ısıtılması, sanayi ve kültür balıkçılığında yararlanma olabilirliğini araştırmaktır. Yüzey sıcaklığı 30-70ºC arasında değişen jeotermal alanların kullanım kapasitelerinin belirlenerek, verimlerinin artırılması ve ekonomik hale getirilmesi bölgedeki tesislerin doluluk oranlarının artırılmasını da sağlayacaktır. Projenin uygulanmasında Turizm Bakanlığı ile işbirliği yapılacak, teknik destek sağlanacaktır. 143
163 6. İL GELİŞME UYGULAMA PLANI Plan hedeflerine ulaşmak bakımından, önerilen yatırım program ve projelerinin uygulanmasından sorumlu kurum ve kuruluşların belirlenmesi ve uygulayıcı kurumlar arasında koordinasyonun sağlanmasının önemi büyüktür. Uygulama planı, İl Gelişme Planı ndaki proje ve programlar için referans niteliği taşımakta olup, amaç sorumlu kurum ve kuruluşların çalışmalarını yönlendirmektir. Bolu nun gelişmesi büyük ölçüde kendi potansiyelini harekete geçirmesine bağlıdır. İl in gelişmesinde ağırlıklı rol özel sektöre düşmektedir. Devletin temel görevi, gelişme stratejilerinde kendisine düşen görevleri etkin biçimde yerine getirerek mevcut potansiyeli harekete geçirmektir. Bu kapsamda; devlet bölgede girişimciliği teşvik etmeli ve özel sektör yatırımlarının önündeki engelleri kaldırarak yatırım için uygun iklimi yaratmalıdır. İl in sosyo-ekonomik gelişmesi için uzun dönemli ve güçlü bir kamu desteğine ihtiyaç vardır. Ülkemizde teşvik belgeli yatırımlar 2002/4367 sayılı Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Karar a bağlı olarak tarih ve sayılı Resmi Gazete de yayımlanan 2002/1 sayılı tebliğde belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde desteklenmektedir. Devletin yürürlükteki teşvik mevzuatları çerçevesinde sağlayacağı teşviklerde, belirli kesimlere (firma, sektör) kaynak aktarımı ile sonuçlanacak ve haksız rekabete yol açacak uygulamalardan kaçınılmalı, devlet yardım ve destekleri ileri teknoloji kullanan, istihdam ve katma değer yaratan girişimcilere yönlendirilmelidir. Planın uygulanmasında devletin sağlayacağı yardım ve destekler açıklanmalı, kurumsal yükümlülükleri belirtilmelidir. İl Gelişme Planı nın uygulanmasında yatırım program ve projelerinin finansmanı bakımından bir diğer kaynak, Türkiye- AB mali işbirliği çerçevesinde sağlanacak fonlardır. Türkiye nin AB tam üyeliğine adaylık statüsünün tescil edildiği 1999 Helsinki Avrupa Birliği devlet ve hükümet başkanları zirvesinde, Türkiye nin, diğer aday ülkeler için olduğu gibi, bir katılım öncesi stratejisi nden yararlanması ve topluluk programlarına katılım imkanına sahip olması kararlaştırılmıştır. Ulusal Kalkınma Planı (UKP) çerçevesinde, bölgelerarası gelişmişlik farklılıklarını ortadan kaldırmak amacıyla il düzeyinde yürütülecek ve Türkiye-AB ortak fonlarından finanse edilecek projeleri il bazında uygulayacak kurumsal mekanizmaların oluşturulması ve geliştirilmesi gerekmektedir. Devlet yardım ve destekleri ile AB fonlarından finanse edilerek yürütülecek programların her birinde mevcut kurumsal kapasitelerin geliştirilmesi ve yenilerinin oluşturulması gerekecektir. Günümüzde, çoğu Avrupa da olmak üzere, bölgesel gelişme politikaları kapsamında, bölgelerin dışarıdan yatırımcı çekmek ve girişimcileri desteklemek için kendi örgütlerini kurdukları görülmektedir. Gelişme ajansları, bölgesel gelişme politikası aracı olarak, bu görevi üstlenmekte ve çevrenin korunmasından, altyapı ( yol, içme suyu, kanalizasyon vb.) çalışmalarına, potansiyel yatırımcılara yol göstermek ve yatırım teşviklerinin yönetiminden, bilgi bankasının kurulması, mesleki eğitim ve danışmanlık hizmetlerinin verilmesine kadar oldukça geniş bir alanda görev üstlenebilmektedir. AB deki ajanslar ofis ortamında çalışmakta, yurt içinde ve yurt dışında ofisler açabilmekte ve çok sayıda personel çalıştırabilmektedir. Ajansların çoğu yerel yöneticiler tarafından yönetilen, kamu ile ilişkileri güçlü ve kamu yetkileri kullanan kuruluşlardır. Bu kurumların hemen hepsi ilke, hedef ve politikaları oluşturmak ve yürütmekle yükümlü bir yönetim kurulu ile çalışan kamu kurumları niteliğindedir. 144
164 İl Gelişme Ajansı (İGA) ilin alt bölgesinde, ilçeler ve bağlı köyler arasındaki gelişme farklılıklarını ortadan kaldırmak ve refahı yaygınlaştırmak amacıyla kurulan; kamu kurumları, özel sektör kuruluşları, üniversite, meslek örgütleri, vakıflar, dernekler ve diğer sivil toplum örgütlerinin geniş katılımıyla oluşturulan yerel bir organizasyondur. Bu kapsamda; illerin plan hedeflerine ulaşmaları bakımından önem taşıyan yatırım programlarının uygulanmasından sorumlu olacak kendi gelişme ajanslarını kurmaları gerekir. UKP kapsamında ve AB ye uyum çerçevesinde çalışmaları tamamlanan İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflandırması Düzey 2 ya da Düzey 3 lerde devlet yardımlarının ve yatırım programlarının izlenmesini sağlayacak kurumların oluşturulması çalışmaları DPT tarafından sürdürülmektedir. Bolu İl Gelişme Uygulama Planı birbirini takip eden üç aşamadan oluşmaktadır Planın Uygun Görülmesi ve Tanıtımı Bolu İl Gelişme Planı nın (BİGEP) tamamlanmasını takiben bu planın il in gelişmesinde bir çerçeve oluşturacağının beyan edilmesi gerekmektedir. Planın Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı tarafından Uzun Vadeli Strateji ve Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı ilke ve hedeflerine uygun bulunması, Bakanlık ve diğer kamu kuruluşlarına dağıtımının yapılarak plan ilke, hedef ve stratejiler doğrultusunda önerilen projelerin kamu yatırım programına alınması gerekmektedir. BİGEP de önerilen yatırım programlarının ve proje konularının girişimcilere tanıtılması ve bölgenin bir yatırım alanı olarak hazırlanması gerekecektir. Planın daha geniş bir kamu desteğini arkasına alarak uygulanabilmesi için plan hedeflerini ve proje önerilerini yerel yönetimler, politikacılar, özel sektör kuruluşları, meslek örgütleri ve diğer sivil toplum kuruluşlarına tanıtacak organizasyonlar düzenlenmeli, yapılacak programlar (panel, seminer, kongre vb.), medya duyuruları ve hazırlanacak tanıtım materyalleri ile Bolu tanıtılmalıdır Plan Uygulamaları ve İzlenmesi BİGEP in etkin bir şekilde uygulanabilmesi mevcut kurumsal kapasitelerin geliştirilmesine olduğu kadar, yeni yasal ve kurumsal düzenlemelerin yapılmasına da bağlıdır. Merkezi kamu yönetiminin yeniden yapılandırılması, yerel yönetimlerin güçlendirilmesi, merkezi yönetim ile yerel yönetimler arasında yeni bir görev ve sorumluluk dağılımının yapılması, yerel düzeydeki işbirliklerinin kurumsallaşması bu aşamada büyük önem taşımaktadır. Plan hedeflerine ulaşmak Bolu da yeni bir kurumsal kapasite tesis etmekle başarılacaktır. Bu aşamada, Bolu İl Gelişme Ajansı nın (İGA) işlevi, Bolu nun uzun vadeli sürdürülebilir gelişmesi sürecinde yerel potansiyeli harekete geçirmek, önerilen yatırım programlarının uygulanmasını izlemek ve kamu sektörünün kurumsal kapasitesini üniversite, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarının bilgi, beceri ve deneyimi ile birleştirerek bir sinerji yaratmaktır. Bolu İGA aşağıdaki görevleri üstlenecektir : 1. Bolu İl Gelişme Planı nın uygulamasını izlemek 2. Yatırım potansiyeli olan, yüksek katma değer yaratan kilit önemdeki sektörleri belirlemek 3. Potansiyel yatırımcılara yol göstermek, bölgeyi yerli ve yabancı yatırımcılara tanıtmak 4. Girişimci potansiyelini geliştirmek, yeni girişimcilere eğitim, teknoloji, finansman ve yatırım desteği sağlamak 145
165 5. Katma değer, istihdam ve verimliliği artırıcı mesleki eğitim, öğrenme ve beceri kazandırma amaçlı projelere kurumsal destek sağlamak 6. Kırsal potansiyeli harekete geçirmek ve bu yörelerdeki yaşam düzeyini yükseltecek kırsal gelişme projelerini desteklemek 7. Çevre kalitesini iyileştirmek ve kenti yaşanabilir bir sosyal mekan olarak geliştirmek 8. Bilgi bankası kurmak ve güncel veri tabanları geliştirmek 9. Etüd yapma, proje geliştirme ve değerlendirme ofisi kurmak 10. Devlet destek ve yardımlarının takibini yapmak ve yurt dışından sağlanacak fonları yönetmek 11. Halkın katılımını artırmak, bölgenin sorunlarını çözme yönünde inisiyatif almasını ve sorumluluk üstlenmesini sağlamak Bolu İGA bir ofis olarak kurulacak, bütçesi ve personeli olacak, kurum elektronik ortamda sanal hizmetler verecektir. İGA nın finansman kaynakları yerel ve merkezi hükümet tarafından verilen fonlar, bölgedeki vergi gelirlerinden alınan pay, hizmet sunumundan elde edilen gelirler, özel kesim kaynaklı fonlar, uluslararası kuruluşlar ve organizasyonlardan sağlanan desteklerdir Proje Geliştirme ve Uygulama Plan da önerilen proje ve programların özel sektör tarafından başlatılması beklenmektedir. Bazı yatırım programlarının uygulanmasında merkezi ve yerel yönetimlerin sorumluluk alması gerekmektedir. Bir kaç yıla kadar uzanan ve uygulanmasında çok sayıda kurum ve kuruluşun sorumluluk ve rol aldığı projelerin öngörülen zamanda tamamlanması için koordinasyonun sağlaması plan hedeflerine ulaşılması bakımından önemlidir. Bolu İl Gelişme Planı nın belli aralıklarla gözden geçirilerek, kamu yatırım plan ve program çalışmaları yanında, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarınca da temel bir kaynak olarak göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Mevcut ve potansiyel girişimcilerin doğru yatırım konularına yönlendirilmesi, yatırımların kaynak israfına yol açmadan rasyonel seçimlerinin yapılması, uygun yatırım alanlarında projelerin hazırlanması, seçimi ve değerlendirmesini yapacak bir ofisin kurulmasına ihtiyaç vardır. Plan da önerilen tüm projeler bir program paketi altında toplanmıştır. Program ve projelerin uygulanmasındaki gelişmeyi izleyebilmek için İGA içersinde bir izleme, yönlendirme ve koordinasyon birimi kurulmalıdır. Bazı proje ve programların uygulanması ve izlenmesi önceden belirlenen uygulayıcı bir kuruma bırakılabilir. Ancak plan uygulamalarının her aşamasında DPT nin inisiyatif alması, başta proje geliştirme, değerlendirme ve kurumlar arasında koordinasyonun sağlanması olmak üzere aktif olarak rol alması gereklidir. 146
166 KAYNAKÇA ABM Mühendislik (2000), Bolu İli Seben Belediyesi Mevzii İmar Planına Esas Jeolojik- Jeoteknik Etüd Raporu, ABM Mühendislik Müşavirlik İnşaat Sondaj Tic.Paz.Ltd.Şti, İzmit. Acar. A. (1998) Küçük Ölçekli İmalat Sanayiinde Rekabet ve İşletme Stratejisi: İçel Örneği, İçel Sanayisinin Gelişme Sempozyumu, Haziran 1999, DİE-Mersin Ticaret ve Sanayi Odası. Akadlı. B. ve Tunçbilek. E. (1987); An Evaluation on the Relation Between Birth Spacing and Infant Mortality in Turkey, Nüfusbilim Dergisi, 9 (28). Akpınar. A. ve Ercan. H. (2002) Mesleki ve Teknik Eğitim Sistemi Raporu, Ulusal Gözlemevi Ülke Raporu 2001, Avrupa Eğitim Vakfı, Mayıs, Ankara Aktimur. T. (Ed.) (1983), Bolu ve Yakın Çevresinin Yerbilim Sorunları ve Muhtemel Çözümleri, MTA Derleme Rapor No: 7387, Ankara. Aksoy. U. (2001), Organik Tarım, Gıda, 2000, Mart. Amin. S., ve Robbins. K. (1990), The Remergence of Regional Economies?, The Mythical Geography of Flexible Accumulation Enviorment and Planning, Society and Space, 8, s.7-34 Ankara Üniversitesi Jeoloji Bölümü (2000), Bolu İli Yerleşim Alanının Jeoteknik İncelemesi, Ankara Armstrong. H. ve Taylor. J., (1993); Regional Economics & Policy, Harvester Wheatsheasf, New York. Ataman. A. (2001), Tarım Alanlarının Kullanımı, Türk Tarımında 2010 Yılı Hedefleri.. Ataay. F. (2001) Türkiye Kapitalizminin Mekansal Dönüşümü, Praksis (2), Ayata. S. (2000), Sermaye Birikimi ve Toplumsal Değişim, Gündoğan Yayınları, Ekim, Ankara. Ayata. S. (1999), İçel de Kent Dokusu Kent Ekonomisi Kent Kimliği, İçel Sanayisini Geliştirme Sempozyumu, Haziran 1999, DİE ve Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Bağbaşı. Ş. ve Sayan. K. (2001), Deprem Bölgesinde Yapılan Yerseçimi, Harita, Plan, Kadastro, İmar Uygulaması, Kamulaştırma, Tescil ve Tahsis Çalışmaları, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Afet İşleri Genel Müdürlüğü Dergisi 1, 44-52, Ankara. Becker. G. S. (1962), Investment in Human Capital: A Theoretical Analysis, Journal of Political Economics, 70(5), Bingöl. N. (2001), İllerde Ekonomik Büyüme, İmalat Sanayinde Yerelleşme ve Ekonomiler , DPT Uzmanlık tezi. Dışsal 147
167 Blinder. A. (1974), Toward An Economic And Theory of Income Distribution, Cambridge: Mass.: M.I.T. Press. Bolu Ticaret ve Sanayi Odası (1998), Sınai Kalkınma Bankası, Sarıalan Dağ Oteli, Fizibilite Etüdü, Ankara. Buğra. A. (1998), Dünya Ekonomisinde Yeni Gelişmeler Işığında Girişimciliğin Kurumsal Çerçevesi, DPT, Yerel Sanayi Odakları-Denizli Gaziantep Semineri, Bolu Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığı (1998), Yerel Ekonomik Gelişme Programı Bolu; Öneri Aşamasına İlişkin Rapor, YEGP-1998/4, Ticaret ve San. Odası, Bolu. Bolu Orman Bölge Müdürlüğü, (2001), Çalışma Raporu. Bolu Tarım İl Müdürlüğü Çalışma Raporu, değişik yıllar. Bolu Toprak Kaynağı Envanter Raporu, (1972). Bolu Valiliği (1997), Bolu İl Turizm Envanteri, Bolu. Bolu Valiliği (1998), Bolu İl Yıllığı, Bolu Bolu Valiliği (1998), Bolu daki Sel, Taşkın ve Heyelanların Nedenleri ve Alınması Gereken Önlemler, Bolu Çevre Bakanlığı (2000), IV. Çevre Şurası Sonuç Raporları, Ankara Çerezci. O. (2001), Elektromanyetik Kirlilik Raporu,Abant İzzet Baysal Üniversitesi, basılmamış, Bolu. Çevre Bakanlığı (1996), Çevre Koruma Rehber Kitabı, Ankara. Çiloğlu. İ. (2000) Teşvik Politikalarının Yönlendirme Gücü, Hazine Dergisi, Sayı:13 Demirtaş. R. (1998), Kuzey Anadolu Fayı nın Abant-Çerkeş Arasında Kalan Bölümünün Paleosismisitesi,Ankara Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, Doktora Tezi, basılmamış, Ankara. Devlet İstatistik Enstitüsü, (1998) Ekonomik ve Sosyal Göstergeler, Bolu, Ağustos, Ankara. Devlet İstatistik Enstitüsü (2001) Hanehalkı İşgücü Anketi, 2000, Ankara. Devlet İstatistik Enstitüsü, İller İtibariyle Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (çeşitli sayıları). Devlet İstatistik Enstitüsü (2001) Türkiye İstatistik Yıllığı 2000, Ankara. Devlet İstatistik Enstitüsü (1999) Hanehalkı İşgücü Anketi Sonuçları, Ekim. Devlet İstatistik Enstitüsü (1999) İmalat Sanayi İşyerleri Anketi Geçici Sonuçları, Ankara, Mart
168 Devlet İstatistik Enstitüsü (1994) Türkiye İmalat Sanayinde Küçük ve Orta Ölçekli İşyerleri, 1991, Ankara, DİE Devlet İstatistik Enstitüsü (1999), 1997 Yılı İçel Sanayi Envanterinin Çıkarılması ve Sanayinin Gelişmesi İçin Gerekli Tedbirlerin Belirlenmesi Projesi, İmalat Sanayi İşyerleri Anketi Geçici Sonuçları, T.C.Başbakanlık DİE Başkanlığı, Tarım ve Sanayi İstatistikleri Dairesi Başkanlığı, Ankara Devlet İstatistik Enstitüsü (1999), İçel Sanayisini Geliştirme Sempozyumu, Haziran 1999, Mersin Devlet İstatistik Enstitüsü (2000) Yıllık İmalat Sanayi İstatistiği, 2000, Ankara. Devlet Planlama Teşkilatı (2000) Küreselleşme, Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Özel İhtisas Komisyonu Raporu, Ankara. Devlet Planlama Teşkilatı (2000) Bölgesel Gelişme, Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Özel İhtisas Komisyonu Raporu, Ankara. Devlet Planlama Teşkilatı (2000) Sanayi Politikaları, Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Özel İhtisas Komisyonu Raporu, Ankara. Devlet Planlama Teşkilatı (2000), Uzun Vadeli Strateji ve Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı , Ankara. Devlet Planlama Teşkilatı (2000), Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı ( ) 2001 Yılı Programı, Ankara. Devlet Planlama Teşkilatı (2000) Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Tarımsal Politikalar ve Yapısal Düzenlemeler Özel İhtisas Komisyonu Raporu, Ankara. Devlet Planlama Teşkilatı (2000) Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Ormancılık Özel İhtisas Komisyonu Raporu, Ankara Devlet Planlama Teşkilatı (2001), Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı, Turizm Sektörü İhtisas Komisyonu Raporu, Ankara Devlet Planlama Teşkilatı (2001), Gelir Dağılımının İyileştirilmesi ve Yoksullukla Mücadele, Özel İhtisas Komisyonu Raporu, Ankara. Devlet Planlama Teşkilatı (2001), Su Havzaları Kullanımı ve Yönetimi, Özel İhtisas Komisyonu Raporu, Ankara. Devlet Planlama Teşkilatı (1997), Arazi Kullanımı ve Kıyı Alanlarının Yönetimi, Ulusal Çevre Eylem Planı, Ankara. Devlet Planlama Teşkilatı (2001), Elektrik Enerjisi Özel İhtisas Komisyonu Raporu, Yayın No:2569, Ankara. Devlet Planlama Teşkilatı (2001), Haberleşme Özel İhtisas Komisyonu Raporu, Yayın No: 2565, Ankara. 149
169 Devlet Planlama Teşkilatı (2002), Bolu İli Raporu, Ankara Devlet Planlama Teşkilatı (2003), İstatistiki Bölge Birimlerine Göre Çeşitli Göstergeler, Nisan, Ankara. Doğan. A.E. (2001) Türkiye Kentlerinde Yirmi Yılın Bilançosu, Praksis (2), Eralp Şti. (2001), Yeniçağa (Bolu) Revize İmar Planına Esas Jeolojik-Jeoteknik Etüd Raporu, ERALP Zemin Etüdü-Jeolojik -Jeoteknik Araştırma Şti, basılmamış, Bolu. Eraydın. A. (1999), Sanayinin Anadolu ya Yaygınlaşması ve Son Dönemde Gelişen Yeni Sanayi Odakları 75 Yılda Çarklardan Çiplere, Tarih Vakfı, İstanbul, Ersoy. M. (2001), Sanayisizleşme Süreci ve Kentler, Praksis (2), Eser. U. vd. (1997), Bolu İli İmalat Sanayiinde Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler Durum Sorunlar ve Öneriler, Abant İzzet Baysal Üniversitesi Araştırma ve Geliştirme Vakfı, Bolu Eser. U. ve Aydın. B., (2000), Bolu İktisadi Raporu, 1999, Mevcut Durum Gelişme Potansiyeli Sektörel Sorunlar ve İl Gelişme Stratejisi, Bolu Ticaret ve Sanayi Odası, Bolu Eser. U. ve İlter. E. (1998), Bolu İli İktisadi Raporu, 1998, Bolu Ticaret ve Sanayi Odası Eser. U. (1999) Deprem Bölgesinde İllerin Değişen Sosyo-ekonomik Durumu İllerin Statüsü Sorunu ve Devlet Desteklerinin Önemi:Bolu İl Raporu, VIII. BYKP Sanayi Politikaları Özel İhtisas Komisyonu Devlet Destekleri Alt Komisyonu Başkanlığına Sunulan Rapor, Aralık 1999 Esen. S. E. (2002) Türkiye nin Kentsel Çevre Altyapısı, Yatırım İhtiyacı, Fayda-Maliyet Analizleri ve Strateji Önerisi ( ), DPT Yayın No: 2656, Kasım, Ankara Gülcan. R. vd. (2002) Bolu İl Gelişme Planı ve Temel Stratejisi: Kültürel ve Sanatsal Gelişim Raporu, tek, Bolu. Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü, (1998), Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması 1998, Measure DHS+, Macro International Inc. Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü, (1980), Türkish Demographic Survey 1978, World Fertility Survey, Ankara. Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü, (1985), Türkiye Doğurganlık Araştırması Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü, (1990), Türkiye Doğurganlık Araştırması 1988, Macro International Inc. Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü, (1994), Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması 1993, Measure DHS+, Macro International Inc. 150
170 Harrıson. B. (1992), Industrial Districts: Old Wine in New Bottles, Regional Studies, 26, s Henderson. V., Shalizi, Z. ve Venables, A. J., (2001), Geography and Development Journal of Economic Geography (1), İller Bankası İçme Suyu Daire Başkanlığı, (1988), Bolu İli İçme Suyu Hidrolojik Raporu. İller Bankası, (1999), Bolu Merkez İçme Suyu Projesi Açıklama Raporu. Keleş, R. (1984), Kentleşme ve Konut Politikası, Ankara Üniversitesi SBF Yayınları No:540, Ankara. Kılıç, R. (2001), Bolu İli II. Etap Yerleşim Alanının Jeolojik, Jeofizik ve Jeoteknik İncelemesi, Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi, Jeol. Müh. Bölümü, basılmamış, Ankara. Koç, İ. (1998); Türkiye de Evliliğe Karar Verme Süreci ve Bu Sürece Etkide Bulunan Faktörler, Nüfusbilim Dergisi, Cilt:20, s:48. Köse, A.H. ve Öncü, A. (1998), Dünya ve Türkiye Ekonomisinde Anadolu İmalat Sanayi: Zenginleşmenin mi yoksa Yoksullaşmanın mı Esirindeyiz? Toplum ve Bilim, 77, Krugman, P. (1995) Development Geography and Economıc Theory, MIT pres, London. Küçüker, C. (1998), Kentsel Büyüme Dinamikleri, Anadolu da Hızla Sanayileşen Kentler: Denizli Örneği, Beşinci Ulusal İktisat Sempozyumu, Türkiye Ekonomi Kurumu, Ankara, Litchfield. J. A. (1999), Inequality: Methods and Tools, Text for World Bank s Web Site on İnequality, Poverty and Socio-economic Performance, World Bank. Millî Eğitim Bakanlığı Araştırma Planlama ve Koordinasyon Kurulu Başkanlığı. (2000) Millî Eğitim Sayısal Veriler 2000, (Baskı yeri yok) Ankara MTA Genel Müdürlüğü (2001), Türkiye 1/ Ölçekli Sayısal Jeoloji Haritası Paftaları, Ankara.. Orme Jeotermal Mühendislik, Sanayi ve Ticaret A.Ş., (2002), Bolu İli Jeotermal Enerji Revize Raporu, Şubat. Özaslan,M. ve Şeftalici,H. (2002) Kayseri İl Gelişme Raporu, DPT, Nisan. Punch, A. ve Pearce, D. L. (Eds.), (2000), Europe s Population and Labour Market Beyond 2000; vol:1,2, Council of Europe. Sakarya Üniversitesi Mühendislik Fakültesi (2001), Bolu İli Karacasu Beldesi, İmar Planına Yönelik Jeolojik Geoteknik Araştırma Raporu, basılmamış, Adapazarı. Sala-İ Martin. X. (1996) Regıonal Cohesion: Evidence and Theories of Regional Growth and Convergence,European Economıc Review, 40,
171 Serdengeçti, T. (2000) Türkiye de Yatırım Teşvik Uygulamaları, Hazine Müsteşarlığı, Mayıs, Ankara. Suher, H. (1996) Şehircilik, İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi, İstanbul. Şengül. H.T. (2001) Kentsel Çelişki ve Siyaset, WALD Demokrasi Kitaplığı, İstanbul Şensöz. S. Koçkar, M. Yorgun S. ve Pütün. E. (1997), Göynük Linyit ve Bitümlü Şistlerinin Sürükleyici Gaz Ortamında Birlikte Pirolizi, Türkiye 7. Enerji Kongresi, Enerjide Teknolojik Gelişmeler, Cilt.2, ODTÜ. Tekeli. İ. (2001) Modernite Aşılırken Kent Planlaması, İmge Kitabevi, İstanbul, Nisan. Tosun. S., Karagül, R., Şimşek. M. vd. (1998), Bolu daki Sel Taşkın ve Heyelanların Nedenleri ve Alınması Gerekli Önlemler, Bolu. TÜBİTAK-MAM (2002), Bolu Coğrafi Bilgi Sistemi, Bolu Valiliği. TÜBİTAK-MAM (2001), Bolu İli Coğrafi Bilgi Sistemi (BCBS) Temel Katmanlarının Kurulması, Ara Rapor, TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi, Yer ve Deniz Bilimleri Araştırma Enstitüsü, basılmamış, Gebze. TÜBİTAK-MAM (2002), Bolu İli Coğrafi Bilgi Sistemi (BCBS) Temel Katmanlarının Kurulması ve Yerleşime Uygunluk Belirlemesi, TÜBİTAK, Marmara Araştırma Merkezi, Yer ve Deniz Bilimleri Araştırma Enstitüsü, basılmamış, Gebze TÜSİAD (2002) Avrupa Birliği Çevre Mevzuatına Uyum Süreci, Eylül, İstanbul. Kültür ve Turizm Bakanlığı (1978), Bolu Turizm ve Rekreasyon Master Planı, Ankara Türkiye Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü (1972) İdarenin Yeniden Düzenlenmesi İlkeler ve Öneriler İdari Reform Danışma Kurulu Raporu, Yayın No:123, Ankara. Türkiye Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü (1991) Kamu Yönetimi Araştırması Genel Rapor, Yayın No:238,Ankara. Türkiye Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü (1992) Kamu Yönetimi Araştırması Yerel Yönetimler Araştırma Grubu Raporu, Yayın no:247, Ankara Türkiye Bankalar Birliği Dergisi (Özel Sayı) (2001), Türkiye de İller ve Bölgeler İtibariyle Banka Sayısı, Şube Sayısı, Toplam Krediler, Toplam Mevduat ( ), Haz. T.Burçak, İstanbul Türkiye Bankalar Birliği (2001), Türk Bankacılık Sisteminde İller ve Bölgelere Göre Şube Sayısı Türkiye Bankalar Birliği (2001), Döneminde İller ve Bölgelere Göre Mevduat ve Kredi Dağılımı. Türkmen, F. (2002) Eğitimin Ekonomik ve Sosyal Faydaları ve Türkiye de Eğitim Ekonomik Büyüme İlişkisinin Araştırılması, DPT, Eylül. 152
172 Türkiye Bilimler Akademisi, (1997) Temel Eğitim Bilim, Eğitim ve Toplumsal Gelişme. Bilimsel Toplantılar Serileri, 8 Ankara. Wodon, Q. ve S. Yitzhaki (2001), Inequality and Social Welfare, in Poverty Reduction Strategy Sourcebook by World Bank. World Bank. (2002), Perspectives For Development, Winter 2001/2002. World Bank, (1996), From Plan To Market; World Development Report 1996, Oxford University Press, New York. World Bank, (1998), World Development Indicators. World Bank (1991), Urban Policy and Economic Development: An Agenda For The 1990 s, Washington DC: World Bank Policy Paper World Bank (2000), World Development Report, The State In A Changing World, Making Cities Work For All, Global Action Plan For City Development Strategies, June World Bank (2000), City Development Strategies, Progress Report To The World Bank s Executıve Board, May 2000 Ulusoy, M. ve Tunçbilek, E, (1987), Türkiye de Akraba Evliliği,. Nüfus Bilim Dergisi: sayı:9 UNDP (1991), Human Development Report 1990, New York, Oxford Press. UNDP (1996), Human Development Report 1996, Oxford University Press, New York. UNDP (2000), Human Development Report 1999, New York, Oxford Press. United Nations (1998) The United Nations Software Package For Mortality Measurement, Interactive Software For the IBM-PC and Compatibles. UTTA Şti ve Kutluay, S. (1999), Bolu İli Çevre Düzeni Planı Raporu, Bolu Valiliği, (basılmamış), Bolu UTTA Şti ve Kutluay, S., (2001), Bolu İli Çevre Düzeni Planı Raporu, Bolu Valiliği, (basılmamış), Bolu. Yenal, O. (1999) Ulusların Zenginliği ve Uygarlığı-Eğitim Boyutu, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Ankara. Yıldırım, A. (2002) Türkiye ve AB Ülkelerindeki Eğitim Sistemleri, Ankara Üniversitesi Avrupa Toplulukları Uygulama ve Araştırma Merkezi, 29. Dönem Temel Eğitim Kursu, Ankara. Yılmaz, O. (2001) Kamu Yönetimi Reformu: Genel Eğilimler ve Ülke Deneyimleri, DPT Yayını, Ankara. 153
173 Yükseköğretim Kurulu Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi. (2001) Öğretim Yılı Yükseköğretim İstatistikleri, Academic Year Higher Education Statıstıcs, ÖSYM Yayınları, No:2001-3, Ankara. Yurt Ansiklopedisi (1982), Bolu (ve Düzce) İli, Anadolu Yayıncılık, İstanbul. 154
174
2014 Yılı Ara Faaliyet Raporu. Interim Report Summary page 155. Ajansa ilişkin Bilgiler Kurumsal Kabiliyet ve Kapasite Mali Tablolar
Ajansa ilişkin Bilgiler Kurumsal Kabiliyet ve Kapasite Mali Tablolar Performans Göstergeleri İstatistikler 2014 Yılı Ara Faaliyet Raporu Interim Report Summary page 155 2014 Yılı Ara Faaliyet Raporu Doküman
HATAY İL ÖZEL İDARESİ STRATEJİK PLANI 2010-2014
HATAY İL ÖZEL İDARESİ STRATEJİK PLANI 2010-2014 Bu stratejik plan Hatay İl Özel İdaresi tarafından Yrd. Doç. Dr. Ali Arslan ve ARGEDA Araştırma Geliştirme Eğitim ve Danışmanlık Merkezi süreç ve yöntem
KOBİ lerin ve Esnaf Sanatkârın Güçlendirilmesi
KOBİ lerin ve Esnaf Sanatkârın Güçlendirilmesi ÖNSÖZ Onuncu Kalkınma Planı (2014-2018), Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından 2 Temmuz 2013 tarihinde kabul edilmiştir. Plan, küresel düzeyde geleceğe
Türkiye de Sürdürülebilir Kalkınmanın Mevcut Durumu
Türkiye nin 2012 BM Sürdürülebilir Kalkınma Konferansına (Rio+20) Hazırlıklarının Desteklenmesi Rio dan Rio ya: Türkiye de Sürdürülebilir Kalkınmanın Mevcut Durumu -2012- Rio dan Rio ya: Türkiye de Sürdürülebilir
YAYIN NO DPT: 2741 TÜRKİYE DE YAŞLILARIN DURUMU VE YAŞLANMA ULUSAL EYLEM PLANI
YAYIN NO DPT: 2741 TÜRKİYE DE YAŞLILARIN DURUMU VE YAŞLANMA ULUSAL EYLEM PLANI SOSYAL SEKTÖRLER VE KOORDİNASYON GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 2007 ISBN 978 975 19-4115 - 5 (basılı nüsha) Bu Çalışma Devlet Planlama Teşkilatının
AVRUPA BİRLİĞİ GENEL SEKRETERLİĞİ
AVRUPA BİRLİĞİ GENEL SEKRETERLİĞİ 2009-2013 STRATEJİK PLAN 3 COUNTRY İÇİNDEKİLER CONTEXT 1- BAKAN SUNUŞU...5 2- GENEL SEKRETER SUNUŞU...7 3- STRATEJİK PLANLAMA EKİBİ SUNUŞU...9 4- STRATEJİK PLAN ÇALIŞMALARINDA
- 1-2013 YILI ARA FAALİYET RAPORU
- 1 - İÇİNDEKİLER TABLOLAR... 4 GRAFİKLER... 5 ŞEKİLLER... 5 KISALTMALAR... 6 YÖNETİM KURULU BAŞKANI SUNUŞU... 8 GENEL SEKRETER SUNUŞU... 9 A. GENEL BİLGİLER... 11 A.1. Misyon ve Vizyon... 11 A.2. Yetki,
TÜRKİYE DE KADIN GİRİŞİMCİLİĞİNE ELEŞTİREL BİR YAKLAŞIM
TÜRKİYE DE KADIN GİRİŞİMCİLİĞİNE ELEŞTİREL BİR YAKLAŞIM Yıldız Ecevit Uluslararası Çalışma Ofisi - ANKARA Copyright Uluslararası Çalışma Örgütü 2007 Birinci baskı 2007 Uluslararası Çalışma Ofisi yayınları,
TÜRKİYE ULAŞIM VE İLETİŞİM STRATEJİSİ
TÜRKİYE ULAŞIM VE İLETİŞİM STRATEJİSİ HEDEF 2023 HEDEF 2023 Çalışmadan, üretmeden rahat yaşamayı alışkanlık haline getirmiş toplumlar; önce haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini, daha sonra da istikbâllerini
İSTANBUL KALKINMA AJANSI 2014 YILI ARA FAALİYET RAPORU
İSTANBUL KALKINMA AJANSI 2014 YILI ARA FAALİYET RAPORU 2 SUNUŞ YÖNETİM KURULU BAŞKANI SUNUŞU 2008 yılının ikinci yarısında Bakanlar Kurulu kararı ile kurulan ve 2009 yılı ikinci yarısından itibaren aktif
5355 SAYILI MAHALLİ İDARE BİRLİKLERİ KANUNU VE KÖY BİRLİKLERİ - TOPLUM KALKINMASI İLİŞKİSİ
Çalışmanın yayınlanmış son hali için lütfen bkz. Palabıyık, H., Kara, M., 5355 sayılı Mahalli İdare Birlikleri Kanunu ve Köy Birlikleri-Toplum Kalkınması İlişkisi, Yerel Yönetimler Üzerine Güncel Yazılar-2:
BECERI 10. UzmanlaşmışMeslekEdindirmeMerkezleriProjesi. UzmanlasmisMeslekEdindirmeMerkezleriProjesi. Her beceri bir altın bilezik...
BECERI 10 Beceri Beceri kazandirma kazandırma ve ve meslek ve iş edindirme seferberligi... seferberliği... UzmanlaşmışMeslekEdindirmeMerkezleriProjesi UzmanlasmisMeslekEdindirmeMerkezleriProjesi Her beceri
OSMANİYE İL TURİZM STRATEJİSİ VE EYLEM PLANI
OSMANİYE İL TURİZM STRATEJİSİ VE EYLEM PLANI 1 2 OSMANİYE İL TURİZM STRATEJİSİ VE EYLEM PLANI ÖNSÖZ Turizm sektörü son yıllarda gelişmekte olan ve gelişmiş ülkeler için giderek daha büyük bir önem kazanmaktadır.
T.C. SERHAT KALKINMA AJANSI AJANS ARA FAALİYET RAPORU
T.C. SERHAT KALKINMA AJANSI AJANS ARA FAALİYET RAPORU AĞUSTOS-2010 SUNUŞ Serhat Kalkınma Ajansı (SERKA) 25.01.2006 tarih ve 5449 sayılı Kalkınma Ajanslarının Kuruluşu, Koordinasyonu ve Görevleri Hakkında
Bu çalıșmada, Türkiye deki ilk İl Gelișme
Türkiye deki İlk İl Gelișme Planı Girișimi: Mersin İl Gelișme Planı Burak BEYHAN Bu çalıșmada, Türkiye deki ilk İl Gelișme Planı (İGP) olan Mersin İGP deneyimini ortaya çıkaran bağlamın irdelenmesi amaçlanmaktadır.
Geleceğin Yol Haritası
1 2 www.dp-ug.com Sevgili Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Halkı... Değerli kardeşlerim; Demokrat Parti-Ulusal Güçler olarak sizin sorunlarınızın bilincindeyiz. Bu sorunların basit, geçici, günü kurtarma,
2012 Yılı Ara Faaliyet Raporu (01.01.2012 30.06.2012) Ağustos 2012
2012 Yılı Ara Faaliyet Raporu (01.01.2012 30.06.2012) Ağustos 2012 AĞUSTOS 2012 Sayfa 0 Ekonomik kalkınma, Türkiye'nin hür, müstakil, daima daha kuvvetli, daima daha refahlı Türkiye idealinin belkemiğidir.
2013 Yılı Genel Faaliyet Raporu
2013 Yılı Genel Faaliyet Raporu Merkezi Yönetim Kapsamındaki İdareler, Sosyal Güvenlik Kurumları ve Mahalli İdareler 2013 Yılı Genel Faaliyet Raporu HAZİRAN 2014 2013 Yılı Genel Faaliyet Raporu 1 2013
Şehit Fethi Bey Cad. No: 49/1 Birlik Plaza K:3 35210 Gümrük İZMİR T (0232) 489 81 81 F: (0232) 489 85 05 www.izka.org.tr [email protected].
Şehit Fethi Bey Cad. No: 49/1 Birlik Plaza K:3 35210 Gümrük İZMİR T (0232) 489 81 81 F: (0232) 489 85 05 www.izka.org.tr [email protected] İzmir Kalkınma Ajansı 2011 Faaliyet Raporu Mart 2012 Baskı Tarihi
Türkiye de Bölgesel Yönetim
TESEV İYİ YÖNETİŞİM PROGRAMI Türkiye de Bölgesel Yönetim Bir Model Önerisi İYİ YÖNETİŞİM PROGRAMI Türkiye de Bölgesel Yönetim Bir Model Önerisi Fikret Toksöz Prof. Dr. Ferhan Gezici Türkiye de Bölgesel
2015-2018 BİLGİ TOPLUMU STRATEJİSİ VE EYLEM PLANI
2015-2018 BİLGİ TOPLUMU STRATEJİSİ VE EYLEM PLANI BİLGİ TOPLUMU DAİRESİ BAŞKANLIĞI Aralık 2014 T.C. KALKINMA BAKANLIĞI 2015-2018 BİLGİ TOPLUMU STRATEJİSİ VE EYLEM PLANI Aralık 2014 Ankara İÇİNDEKİLER İÇİNDEKİLER...1
T.C. Sayıştay Başkanlığı. Türkiye'de Atık Yönetimi. Ulusal Düzenlemeler ve Uygulama Sonuçlarının Değerlendirilmesi. Performans Denetimi Raporu
T.C. Sayıştay Başkanlığı Türkiye'de Atık Yönetimi Ulusal Düzenlemeler ve Uygulama Sonuçlarının Değerlendirilmesi Performans Denetimi Raporu Ocak 2007 Türkiye'de Atık Yönetimi Ulusal Düzenlemeler ve Uygulama
KAHRAMANMARAŞ İL TURİZM STRATEJİSİ VE EYLEM PLANI
KAHRAMANMARAŞ İL TURİZM STRATEJİSİ VE EYLEM PLANI 2012-2015 KAHRAMANMARAŞ İL TURİZM STRATEJİSİ VE EYLEM PLANI 1 ÖNSÖZ Turizm sektörü son yıllarda gelişmekte olan ve gelişmiş ülkeler için giderek daha büyük
Avrupa Birliği ne Yönelik Düzenlemeler Çerçevesinde Türk Tarım Politikaları ve Sektörün Geleceği Üzerine Etkisi
YÖNETİM VE EKONOMİ Yıl:2006 Cilt:13 Sayı:2 Celal Bayar Üniversitesi İ.İ.B.F. MANİSA Avrupa Birliği ne Yönelik Düzenlemeler Çerçevesinde Türk Tarım Politikaları ve Sektörün Geleceği Üzerine Etkisi Neslihan
KÜÇÜK VE ORTA ÖLÇEKLİ SANAYİ İŞLETMELERİ (KOBİ LER)
tmmob makina mühendisleri odası ODA RAPORU KÜÇÜK VE ORTA ÖLÇEKLİ SANAYİ İŞLETMELERİ (KOBİ LER) Genişletilmiş Dördüncü Baskı Hazırlayanlar Yavuz BAYÜLKEN Cahit KÜTÜKOĞLU Nisan 2012 Yayın No: MMO/583 tmmob
T.C. CUMHURBAŞKANLIĞI Devlet Denetleme Kurulu ARAŞTIRMA VE İNCELEME RAPORU RAPORUN KONUSU
T.C. CUMHURBAŞKANLIĞI Devlet Denetleme Kurulu ARAŞTIRMA VE İNCELEME RAPORU RAPORUN KONUSU Türkiye de Sosyal Yardımlar ve Sosyal Hizmetler Alanındaki Yasal ve Kurumsal Yapının İncelenmesi, Aile, Çocuk,
GMKA Çalışma Programı
2015 GMKA Çalışma Programı 0 1 İÇİNDEKİLER İÇİNDEKİLER... 2 ŞEKİLLER... 3 TABLOLAR... 3 1 Giriş... 4 2 2015 Yılı Öncelikleri... 13 3 2015 Yılı Faaliyetleri... 18 3.1 Kurumsal Gelişim ve Yönetim Faaliyetleri...
ULUSAL BİRLİK PARTİSİ HÜKÜMET PROGRAMI
ULUSAL BİRLİK PARTİSİ HÜKÜMET PROGRAMI 11 MAYIS 2009 1 Sayın Başkan, Cumhuriyet Meclisimiz in değerli milletvekilleri, Öncelikle şahsım ve Bakanlar Kurulu üyelerimiz adına sizleri saygı ile selamlıyorum.
2014-2018 Bilgi Toplumu Stratejisi ve Eylem Planı (Taslak)
2014-2018 Bilgi Toplumu Stratejisi ve Eylem Planı (Taslak) Mayıs 2014 İÇİNDEKİLER İÇİNDEKİLER...1 ŞEKİLLER LİSTESİ...2 TABLOLAR LİSTESİ...2 KUTULAR LİSTESİ...3 KISALTMALAR...4 I. GİRİŞ...9 II. BİLGİ TOPLUMU
