CUMHURİYET MECLİSİ TUTANAK DERGİSİ
|
|
|
- Ayla Ayşe Aykaç
- 9 yıl önce
- İzleme sayısı:
Transkript
1 DÖNEM: III YASAMA YILI 1994/2 KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ CUMHURİYET MECLİSİ TUTANAK DERGİSİ 15'inci Birleşim 9 ARALIK 1994, CUMA İÇİNDEKİLER ' Sayfa I. GELEN EVRAK II. BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI A. GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR 1.Toplumcu Kurtuluş Partisi Lefkoşa Milletvekili Sayın ibrahim Koreli'nin "Narenciye Üreticileri ve Poly-Peck Çalışanlarının Sorunları" ile ilgili gündem dışı konuşması Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Sayın özker Özgür'ün konuya ilişkin yanıtı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sayın Özkan Murat'ın konuya ilişkin yanıtı İçişleri Bakanı Sayın Taner Etkin'in konuya ilişkin açıklaması Ulusal Birlik Partisi Gazi Mağusa Milletvekili Sayın Ertuğrul Has ipoğ1u 1 nun konuya ilişkin açıklaması Toplumcu Kurtuluş Partisi Lefkoşa Milletvekili Sayın ibrahaim Koreli'nin Konuya ilişkin açık1aması
2 Sayfa III SORULAR VE YANITLARI 1. Ulusal Birlik Partisi Gazi Mağusa Milletvekili, Sayın Tansel Doratlı'nın "Otellere Yapılan Mazot Karşılığı Para Yardımı" ile ilgili Sözlü Sorusu (S.S.NO: 5/2/94) - Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Sayın Özker Özgür 1 ün ilgili yanıtı. 2. Ulusal Birlik Partisi Gazi Mağusa Milletvekili Sayın Derviş Çobanoğ1u 1 nun "Tohumluk Buğday Yardımı" hakkındaki Sözlü Sorusu (S.S.NO:6/12/94) Tarım, Doğal Kaynaklar ve Ererji Bakan Vekili, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sayın Özkan Murat 1 ın ilgili yanıtı. 3. Ulusal Birlik Partisi Gazi Mağusa Milletvekili Sayın Ruhsan Tuğyan'ın "Harup Ağaçlarının Korunması" hçakkındaki Sözlü Sorusu (S.S.NO: / 2/94) -Tarım Doğal Kaynaklar ve Enerji Bakan Vekili, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sayın Özkan Murat 1 ın ilgili yanıtı.
3 Sayfa 4. Ulusal Birlik Partisi Girne Milletvekili Sayın ilkay Kâmil'in, "Üretilen Enerji Miktarı ile ilgili Sözlü Sorusu (S.S.No:8/2/94) Toplumcu Kurtuluş Partisi Lefkoşa Milletvekili Sayın Gülsen Bozkurt'un, "KKTC Merkez Bankasının Yurt İçi ve Yurt Dışı Döviz Mevduatları ve Bu Mevduatlara Uygulanan Faiz Oranları" ile ilgili Sözlü Sorusu (S.S.No:10/2/94) UBP Girne Milletvekili Sayın İlkay Kâmil'in "Elektrik ücretlerine Yapılan Zammın Geriye Dönük Uygulaması" ile ilgili Sözlü Sorusu (S.S.No:12/2/94) UBP Gazi Mağusa Milletvekili Sayın Derviş Çobanoğ1u'nun, "Paşaköy ve 0 Yöredeki Onüç Köyün Su Sorunu" ile ilgili Sözlü Sorusu (S.S.No:13/2/94) 8. UBP Lefkoşa Milletvekili Sayın irsen Küçük'ün "Ülkemize İthal Edilen Bazı Sebze ve Meyvelerde Kanserojen Madde Kalıntı Limitleri" ile ilgili Sözlü Sorusu (S.S.No:14/2/94) UBP Gazi Mağusa Milletvekili Sayın Ertuğrul Has ipoğ1u'nun, "istikrar Fonuna Kesilen Para Miktarı ve Ne Amaçla Kullanıldığı" hakkındaki Yazılı Sorusu (Y.S.No:2/2/94) 1511
4 I. GELEN EVRAK YASA TASARILARI: 1. Sosyal Konut Yasa Tasarısı (Y.T.No:186/2/94) (Başkanlığa Geliş Tarihi: ) (idari ve Sosyal İşler Komitesine) (Halkın Bi lgisine) 2. Türksoy Kuruluş ve Faaliyet ilkeleri Hakkında Antlaşma (Onay) Yasa Tasarısı (Y.T.NO:187/2/94) (Başkanlığa Geliş Tarihi: ) (Hukuk ve Siyasi işler Komitesine) 3. Siyasal Kamu Görevileri (Değişiklik) Yasa Tasarısı (Y.T.No:188/2/94) (Başkanlığa Geliş Tarihi: ) (İdari ve Sosyal İşler Komitesine) (Halkın Bilgisine) 4. Farklı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Hizmetlerin Birleştirilmesi Yasa Tasarısı (Y.T.No:189/2/94) (Başkanlığa Geliş Tarihi: ) (Halkın Bilgisine) (İdari ve Sosyal İşler KOmitesine) YASA ÖNERİLERİ : 5. DP Gazi Mağusa Milletvekili Sayın Mustafa Adaoğlu ile CTP Gazi Mağusa Milletvekili Sayın Hüseyin celal'ın birlikte sunmuş oldukları Avukatlık Yasa Önerisi (Y.Ö.N0:7/2/94) (Başkanlığa Geliş Tarihi: ) (Hukuk ve Siyasi işler Komitesine) (Başbakanlığa) (Halkın Bilgisine) CUMHURBAŞKANLIĞINCA BİR DAHA GÖRÜŞÜLMEK ÜZERE GÖNDERİLEN YASALAR: 6. İhtiyat Sandığı (Değişiklik) Yasası (Y.T.NO:139/2/94) (Başkanalığa Geliş Tarihi: ) (idari ve Sosyal işler Komitesine) 7. Öğretmenler (Değişiklik N0:3) Yasası (Y.T.NO:179/2/94) (Başkanlığa Geliş Tarihi: ) (İdari ve Sosyal İşler Komitesine)
5 MECLİS ARAŞTIRMALARI 8. Ulusal Birlik Partisi Gazi Mağusa Milletvekili ve Grup Başkanı Sayın Derviş Eroğlu ile Gruba bağlı diğer milletvekillerinin birlikte sunmuş oldukları, "Son Günlerde Yaşanılan LPG ve Benzin Mazot Yokluğunun Nedenleri" ile ilgili Meclis Araştırması Açılması Önergesi (M.A.N0:2/2/94) (Başkanlığa Geliş Tarihi: ) (Başbakanlığa) YAZILI SORU YANITLARI: 9. Ulusal Birlik Partisi Lefkoşa Milletvekili Sayın Günay Caymaz'ın, Özsün Ltd'e Kredi Verilmemesinin Nedenleri ile ilgili Yazılı Sorusuna (Y.S.N0:4/2/94) Başbakanlığın Yanıtı. (Başkanlığa Geliş Tarihi: ) (Soru Sahibine)
6 BİRİNCİ OTURUM Açılış Saati: BAŞKAN - Olgun PAŞALAR KATİP - Mustafa ARABACIOĞLU BAŞKAN - Sayın milletvekilleri; Cumhuriyet Meclisinin, III 1 üncü Dönem, 2'nci Yasama Yılının, 15' inci Birleşimini Açıyorum. Ad okunmak sureti ile yoklama yapılacaktır. Buyurun. (Ad okunarak yoklama yapıldı) KATİP - Toplantı yeter sayısı yoktur Sayın Başkan. BAŞKAN - Sayın milletvekilleri; toplantı yeter sayısı yoktur. Oturuma yarım saat ara veriyoruır.. Kapanış Saati:10.12 İKİNCİ OTURUM Açılış Saati: BAŞKAN - Sayın milletvekilleri; Cumhuriyet Meclisinin, III 1 üncü Dönem, 2'nci Yasama Yılının, 15'inci Birleşiminin, 2'nci oturumunu açıyorum. Ad okunarak yoklama yapılacaktır. (Ad okunarak yoklama yapıldı.)
7 KÂTİP - Toplantı yeter sayısı vardır Sayın Başkan. II, BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI BAŞKAN - Toplantı yeter sayısı vardır. Sayın milletvekilleri; şimdi gündem gereği görüşmelere geçiyoruz. Birinci madde, Başkanlığın Genel Kurula sunuşlarıdır. Bu kısımda önce gündem dışı konuşmalara yer verilecek. Daha sonra onaya ve bilgiye sunuş işlemleri yapılacaktır. Gündemimizde bir gündem dışı konuşma istemi vardır. Toplumcu Kurtuluş Partisi Lefkoşa Milletvekili Sayın İbrahim Koreli'nin, "Narenciye Üreticileri ve Poly-Peck Çalışanlarının Sorunları" ile ilgili gündem dışı konuşma istemi. İstem yazısını okur musunuz lütfen. KATİP Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Meclis Başkanlığına. "Narenciye Üreticileri ve Poly-Peck çalışanlarının sorunları" ile ilgili gündem dışı bir konuşma yapma isteminde olduğumu bildirir, gereğinin yapılmasını saygılarımla arzederim. Sayg11 arımla İbrahim Koreli T.K.P Lefkoşa Mi 1 letveki1 i
8 BAŞKAN - Buyurun Sayın Koreli. KENAN AKIN (Gazi Mağusa) (Yerinden) - Vazgeçti, konuşmayacak galiba. 0 perdeyi açalım mı Koreli? İBRAHİM KORELİ (Lefkoşa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yıllardan beridir bu Meclis kürsüsünden ekonomimizin can damarını oluşturan narenciyenin ve bu sektörden ekmeğini kazanan, bu sektöre kaderini bağlayan onbinlerce üreticinin binlerce paketleme kesim işçisi, liman işçisi ve kamyoncunun ekmeğini kazandığı bu sektörün dövizimizin %70'ini sağlayan bir sektör olması bakımından ve genelde ülke ekonomimizin can damarını oluşturan, bu denli hayati öneme haiz bu sektörün, diğer sektörler gibi desteklenmesi, teşvik edilmesi, üretimin her geçen gün artırılması. Buna paralel olarak ihracatın artırılması ve ülkemizin ihtiyaç duyduğu döviz kaynaklarımızın artırılması doğrultusunda yıllardan beridir eleştiriler getiriyor, öneriler sunmaktayız. Ne var ki, yıllardan beridir devam eden ekonomik yıkım politikaları, ülkemizde üretim yerine tüketimi ön plâna çıkarmış ve narenciye üretimi de genel bu ekonomik uygulamaların sonucu olarak her geçen gün üretim olarak, rekolte olarak azalmakta. İhracat ürünümüz de buna paralel olarak azalmakta. Yine buna paralel olarak da, işçi istihdamı üreticilerin bahçesinden kopması ve dolayısıyla zorunlu ve kaçınılmaz olarak devletimizin ihtiyaç duyduğu döviz girdilerinin azalmasına neden olmuştur.
9 Gelmiş geçmiş hükümetler her zaman için, narenciyenin ülkemiz için yaşamsal önemini vurgulamakta ve bu öneme binaen narenciyenin teşvik edileceğini söylemektedirler. Seçim vaatlerinde bunu söylemektedirler, seçim bildirgelerinde bunu söylemektedirler, hükümet programlarına da bunu koymaktadırlar. Ne var ki, dünyanın tüm narenciye üreten ülkelerinde narenciyeye işinize geldiği zaman ve ağzımızdan düşürmediğimiz Anavatan da dahil, 100 Dolar ton başına teşvik primi vermektedir. İtalya, ispanya gibi ülkeler ton başına 140 Dolar, yani ton başına sizin üreticiye öngördüğünüz fiyatın üzerinde, bir tona biçtiğiniz fiyatın üzerinde sadece italya ve ispanya gibi ülkeler teşvik primi vermektedir. Ton başına altı milyon teşvik primi vermektedir ispanya ve İtalya. Anavatan Türkiye'de ise bu ton başına 100 Dolardır, üç buçuk milyon, dört milyona yakın ton başına^teşvik primi vermektedir. Halbuki sizin sadece narenciye üreticisinin ürününe biçtiğiniz fiyat, net olarak hesaplandığında Anavatanın teşvik primi adı altında ton başına verdiği miktarın altındadır. MEHMET CİVA (Lefkoş a)(yer inden) - İhracatçıya verir... mi verir bunu? MUSTAFA ADAOĞLU (Gazi Mağusa) (Yerinden) - Üreticiye MEHMET CİVA (Yerinden) (Devamla) - Üreticiye değil... İBRAHİM KORELİ (Devamla) - Kime verirsiniz... da MUSTAFA ADAOĞLU (Yerinden) (Devamla) - Onu da açıkla bilsinler. ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI ÖZKAN MURAT (Yerinden) - 0 destektir.
10 İBRAHİM KORELİ (Devamla) - Teşviğini İstemiyoruz. Şimdi ülkemizde narenciyenin paketlemesi ve ihracatı bakımından, ana damarı olan Cypfruvex'in şu anda altı yüz milyarın üzerinde borcu vardır. Neden? Çünkü ve bu sektörde yıllardan beri, bu sektöre girip de paketleme yapan ve ihracat yapan Ten Ten.Frupack, Sunrise, Sanpack, Özpack ve sair özel sektörler, hepsi iflas edip gitmiştir. Bir çoğunun da hem üreticiye borcu kalmıştır, hem işçiye borcu kalmıştır, hem sosyal fonlara borca kalmıştır. Hepsi iflas ederek, defterini dürerek gitmiştir. Cypfruvex'in bugün altı yüz milyarın üzerinde borcu vardır. Gündemimizi son on beş gün içinde büyük ölçüde delen ve gündemin baş maddesi olan Polly Peck, Sunzest, Overjer vesair konular, narenciye bakımından söylüyorum, Sayın Asil Nadir bundan kısa bir süre önce bir şantaj yaparak, şantaj yaparak, bir tehdite dayalı bir şantaj yaparak basına açıklamada bulunmuştur. Ve demiştir ki yirmi beş bin ton greypfrut alacağım. Kesinlikle bu gerçeği yansıtmayan bir olaydır. Asil'in bu açıklaması Hükümete yönelik haciz olayına yönelik, vergi borcuna yönelik, bir taktiği, bir şantajdı. Kesinlikle Asil Nadir'in biz yıllardan beri o sektörde örgütlü bir sendika olarak kendileriyle konuşmaktayız. Bize söyledikleri, kesinlikle biz greypfruta girmeyeceğiz. Çok sınırlı olarak konsantre tesisimiz vardır. Üreticimizin elinden daha ucuz olan ıskartayı alacağız ve sadece konsantreyi çalıştıracağız. Konsantrede kısmen olsun kâr vardır, paketlemede kâr yoktur. Bize söz verildi teşvik primi verilecek. Verilmedi. Dolayısıyla biz girmeyeceğiz. Ama bunları söyleyen, bizimle bu konularda tartışanlar, Sunzest yetkilileri, hemen bu konuşmalarımızın arkasından şantaj pahasına taktik bir oyuna girerek, yirmi beş bin ton alacaklarını söylediler.
11 Üreticimizin ürünü Cypfruvex'in elinde kalmıştır değerli arkadaşlar. Her geçen yıl ürün rekoltesi üretimi azalırsa da, en az bugün ağaçta, narenciye ağaçlarında, bahçelerinde 140,000 ton civarında ürün mevcuttur. 40,000 ton civarında greypfrut, 90,000 ton civarında valensia ve diğer az türden olan limon, yafa, vasington vesaire. 140,000 ton civarına ürün mevcuttur. Cypfruvex'in kapasitesi üreticimizin bu ürününü paketlemeye yetmiyor. Normal zamanlarda bile yetmemiştir. Geçen sene yetmemiştir, bir önceki sene yetmemiştir. Hiçbir narenciye sezonunda Cypfruvex'in elinde bulundurduğu kapasite nedeni ile bu ürünü paketleme olanağı bulmamıştır. Sunzest'in desteği ile efendim Fru-Pack'ın, Ten-Ten'in ve benzeri küçük paketleme evlerinin desteği ile bu üreticinin ürünü büyük ölçüde alınmış, ihraç edilmiştir. Şimdi bakınız her tarafa, göreceksiniz ki tek bir paketleme evi dışında, Cypfruvex'in dışında paketleme alan, yapan, istisnalar kaideyi bozmaz. Belki çok cüzi rakamlarda 3,000 ton, 5,000 ton. Yanılmıyorsam Fru-Pack'ta bir özel tüccar çok düşük kapasite ile 3-5 ton ürün paketlemektedir, dün aldığım bilgiye göre. Söylemek istediğim şudur, değer 1 i milletvekilleri; bu ürün üreticimizin ağacında kalmıştır. Bu ürün ağacın altına düşecektir. Dolayısıyla sizi Hükümet olarak uyarıyorum, tedbir alınız. Bunu Hükümet olarak ivedilikle gündeminize getiriniz ve narenciye üreticisinin ürününün değerlendirilmesi, buna paralel olarak bu değerlendirme sonucunda istihdam olanaklarının yaratılması ve şu anda işsiz kalan binlerce işci m izin yıllardan beri ekmeğini bu sektörde kazanan, bu paketleme evlerinde kazanan işçilerimizin ekmeğine sahip çıkınız. Şimdi değerli milletvekilleri; çok üzülerek Sayın Özkan Murat arkadaşımın biraz önceki, işçinin demokratik yasal hakkını, sedikal hakkını ve özgürlüğünü kullanarak yaptığı bir eylemde, kendisine aslında samimiyetle söylemek gerekirse, kötü niyetle suçlamak istemiyorum. Ancak, bir Çalışma Bakanı olarak, orda işçinin kendi içinden hür iradesini heyecanlı bir şekilde haykırmasını, ızdırabını, acısını dile getirmesi karşısındaki bu tepkisine büyük bir üzüntü duydum.
12 MEHMET CİVA (Lefkoşa) (Yerinden) - Yuhalayarak be Koreli? Be Koreli, yuhalayarak? Ha? BAŞKAN - Lütfen, Sayın Civa müdahale etmeyin konuşmacıya. İBRAHİM KORELİ (Devamla) - İşçi psikolojisini sen çok iyi biliyorsun Sayın Civa. MEHMET CİVA (Yerinden) (Devamla) - Yuhalayarak? İBRAHİM KORELİ (Devamla) - Bu tür eylemlerde sen de çok bulundun, birlikte bulunduk. İnsan psikolojisini çok iyi biliyorsun. Siz zannediyorsanız ki, orda... BAŞKAN - Sayın Koreli, lütfen Genel Kurula hitap edin. Başkan. İBRAHİM KORELİ (Devamla) - Hayır, konu ile ilgili Sayın BAŞKAN - Genel Kurula hitap edin. İBRAHİM KORELİ (Devamla) - Özür dilerim Sayın Başkan. BAŞKAN - Genel Kurula hitap edin lütfen. İBRAHİM KORELİ (Devamla) - Olayla ilgilidir, Sayın Başkan. SONAY ADEM (Gazi Mağusa) (Yerinden) - Sakın heyecanlanma. İBRAHİM KORELİ (Devamla) - Evet, ben Sayın Özkan Murat arkadaşıma üzüldüğümü tekrar bel irterek, konuşmama devam etmek istiyorum. Samimiyetle söylüyorum değerli arkadaşlar, benim sloganlarım saptanmıştır. Ve dürüst ve gerçekçi bir şekilde söylüyorum. Hükümet istifa, istifa sloganını ben orda çağırtmadım, çağıranlara da karşı çıktım. Engellemeye çalıştım. Kesinlikle bizim böyle bir şeyimiz yoktu. Belirlediğimiz 4 tane slogan vardır. Biraz sonra gel, göstereceğim sana Sayın Murat. İşçiler Birleşin. İşçiyiz, güçlüyüz. Müktesep haklarımız, söke söke alırız. Ve iş, emek, özgürlük. 4 sloganımız vardı. Ama Çalışma Bakanı olarak veya herhangi biri, işçiye
13 bir milletvekili de olsa, bir Bakan da olsa, işçinin içinde bulunduğu bu psikolojik durumu, bu ızdırabını ve bu ızdırabını başka kelimelerle veya başka sloganlarla dile getirmesinin normal karşılanması, doğal karşılanması gereken bir olaydır. En azından benim anlayışım böyledir.
14 yok SALİH USAR (Girne) (Yerinden) - Demek ki kontrolün Koreli. İBRAHİM KORELİ (Devamla) - Kontrolüm? Gösteririm kontrolüm olup olmadığını. konuşmayın. BAŞKAN - Lütfen sayın milletvekilleri; karşılıklı SONAY ADEM (Gazi Mağusa) (Yerinden) - Yanlış yönlere yöneldin. Onun için kontrolünü kaybettin. BAŞKAN - Lütfen. İBRAHİM KORELİ (Devamla) - Sayın Başkan, muhterem mi 1letvekiİleri;... MUSTAFA AKINCI (Lefkoşa) (Yerinden) - Bu ülkede kontrol mu kalır be arkadaşlar? Kontrol mu kalır? Her şey kontrol dışına çıktı. Dingili koptu memleketin. BAŞKAN - Sayın milletvekilleri; konuşmacının vaktini alıyorsunuz. Lütfen, vakti tahditlidir. zaten İBRAHİM KORELİ (Devamla) - Ben saatime bakıyorum çalıyorlarsa... BAŞKAN - Buyurun Sayın Koreli. istiyorum. İBRAHİM KORELİ (Devamla) - Dakikalarımı kullanmak MUSTAFA ADAOĞLU (Gazi Mağusa) (Yerinden) - Konuşsun bir şikâyetimiz yok. BAŞKAN - Lütfen.
15 İBRAHİM KORELİ (Devamla) - Sayın Başkan, muhterem milletvekilleri; biz 1982'lerden beridir bu memlekette herkesin kafasına girmesi ve yerleşmesi düşüncesiyle ortaya koyduğumuz görüşler vardır. Bu memleketin cılız ekonomisini, bu memleketin küçük ekonomisini, bu ada ekonomisini kişilerin eline bırakamazsınız. Devletin üzerinde ekonomik güç yaratmayınız. Gün gelir bu büyük ekonomik güç, bu uluslararası tekel gelir sizin siyasi erkinize de müdahale eder ve sizi de alır götürür. MUSTAFA ADAOĞLU (Yerinden) (Devamla) - Ama bize bakma bu konuda. Bize ne bakarsın? İBRAHİM KORELİ (Devamla) - Ben genel konuşurum efendim, anlar, anlarlar efendim, kim ise.anlarlar. MUSTAFA ADAOĞLU (Yerinden) (Devamla) - Hep bize bakan da, bize konuşun. İBRAHİM KORELİ (Devamla) - Biz bu düşüncelerimizi bu ekonomik, bu sosyal ve bu siyasal düşüncelerimizi toplumumuzun geleceği bakımından... MUSTAFA ADAOĞLU (Yerinden) (Devamla) - Aynı şeyleri Bakanlar Kurulunda biz söylemiştik. zamanında İLKAY KAMİL (Girne) (Yerinden) - Ben bilirim senin olmuş... BAŞKAN - Sayın milletvekilleri lütfen. MUSTAFA ADAOĞLU (Yerinden) (Devamla) - Bütün günahlarınızı örtmeye alıştınız. İBRAHİM KORELİ (Devamla) - Hakkımı kullanmak istiyorum. BAŞKAN - Sayın Adaoğlu, lütfen.
16 MUSTAFA AKINCI (Lefkoşa) (Yerinden) - Herkese verilir efendim. Nedir yani bu? Bir tek gündem dışı konuşma var. boşa BAŞKAN - Sayın Adaoğlu, lütfen konuşmacının vaktini harcıyorsunuz. MUSTAFA ADAOĞLU (Yerinden) (Devamla) - Ben anlıyorum, gözlerinizi siz de Ulusal Birlik Partisi saflarına çevriniz. BAŞKAN - Siz laf attınız Sayın Adaoğlu birinci. MUSTAFA ADAOĞLU (Yerinden) (Devamla) - Gayet tabiî. edin. BAŞKAN - Kusura bakmayın lütfen. Evet Koreli devam İBRAHİM KORELİ (Devamla) - Bütün bu uyarılarımız, bu samimi düşüncelerimiz hiç bir zaman dikkate alınmadı. Alınmadı ve de kalınmadı. Onunla da yetinilmedi. Bu düşüncelerimizden dolayı yayın organlarında vatan hainliğine dayanan suçlamalara maruz kaldık, bu uluslararası şirket tarafından.. Uluslararası şirket tarafından vatan hainliği boyutuna varacak suçlamalara maruz kaldık. Bütün gazetesi i le bize saldırdı. SONAY ADEM (Gazi Mağusa) (Yerinden) - Hâlâ devam ediyor Sayın Koreli bizim için bu söyledikleriniz. MUSTAFA AKINCI (Yerinden) (Devamla) - Yok yahu tatlıya bağladınız tamamdır. DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI ÖZKER ÖZGÜR (Yerinden) - Kolay mı?
17 İBRAHİM KORELİ (Devamla) - Ve bütün bu olayların sonucunda dönüp memleketimize, bu küçücük memleketimize baktığımızda işte kapkaranlık bir tablo. Haciz işlemleri, hukuksal sorunlar ve hukuğumuzun, yargı organımızın yıllardan beri çözemediği ve hâlâ daha hukuksal sorunların sırıtıldığı günleri yaşıyoruz. Ve bütün bu sıkıntıları, bütün bu eksiklikleri, bütün bu yanlışlıkları ve sorunların bedelini, faturasını bu memleketin narenciye işçisine, narenciye üreticisine, turizm sektöründeki çalışanlara ödettirmeye çalışıyorlar. Dün akşam geç vakitlere kadar süren Bakanlar Kurulu toplantısı oldu. Bu sorunları kendi düşünceleriniz ve politikalarınız bakımından öyle görünüyor ki, çözme uğraşı içerisine girdiniz.
18 Elbette ki düşünceleriniz ve politikalarınız doğrultusunda birtakım şeyler üretecek, birtakım şeyleri değerlendirecek ve sonuçta düşüncelerinize uygun birtakım kararlar alacaksınız. Ama bu kararların ülkemize getireceği yararları, özellikle spesifik olarak bu Poly-Peck, Sunzest, Voyager vesaire işletmelere ilgili olan üreticiler ve en azından ben kendi şahsım bir sendikacı olarak, temsil ettiğim sektör bakımından, işçiler bakımından, ekmeklerinden olan işçiler bakımından bu aldığınız kararları değerlendirdiğimde, hiç de tatmin edici kararlar olmadığı ortaya çıkmaktadır. Sayın Denktaş... MEHMET CİVA (Yerinden) (Devamla) - Bunu sloganlar söylüyor. Ortaya koy anlayalım ne istediğini biz de. BAŞKAN - Sayın Civa lütfen. Sayın Koreli, sürenizi aştınız. Eğer uzayacaksa Genel Kurulun onayına getirmek mecburiyetindeyim. İBRAHİM KORELİ (Devamla) - Uzayacak Sayın Başkan. BAŞKAN - Çünkü 5 dakika sürenizi aştınız.sayın milletvekilleri; konuşmacının... İBRAHİM KORELİ (Devamla) - 20 dakika daha uzayacak. BAŞKAN - Kaç dakika? İBRAHİM KORELİ (Devamla) - 20 dakika. BAŞKAN - Kusura bakmayın, o kadar gündem dışı olmaz. konuşma MUSTAFA AKINCI (Lefkoşa) (Yerinden) - Ç tek gündem dışı var. BAŞKAN - 20 dakika daha, ayrı bir gündem dışıdır. MUSTAFA AKINCI (Yerinden) (Devamla) - Niyetin, açığa çıkıp konuşma var.
19 MUSTAFA ADAOĞLU (Yerinden) (Devamla) - Konuşsun efendim. BAŞKAN - Sayın milletvekilleri; konuşmacının 20 dakikalık daha konuşma süresine ihtiyacı vardır. MUSTAFA ADAOĞLU (Yerinden) (Devamla) - Konuşsun. Halkın kâbesidir burası, halkın kürsüsü, konuşsun. BAŞKAN - Bu sürenin kendisine verilip verilmemesini Genel Kurulun onayına sunuyorum. Kabul edenler?... MUSTAFA ADAOĞLU (Yerinden) (Devamla) - Evet kabul ediyorum. KENAN AKIN (Gazi Mağusa) (Yerinden) - 90'dan beri ilk defa kürsüye çıkıyor, konuşsun. BAŞKAN - Kabul etmeyenler?... Çekimser?... Oybirliği ile kabul edilmiştir. Buyurun. ÎBRAHİM KORELİ (Devamla) - Teşekkür ederim Sayın milletvekilleri. Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bir önceki Bakanlar Kurulunda alınan ve kamuoyuna, Sayın Denktaş ve Sayın Özker Özgür tarafından yansıyan konulara geçmeden önce, bu gelişen olaylar ve adına kriz dediğiniz sorundan dolayı, özellikle bu tesislerde çalışan işçiler bakımından birçok acı olayların yaşandığını hep birlikte gördük, hep birlikte yaşadık -sanıyorum. Biliyorsunuz Uni-Pack'a gidilmiş, orda 100 tane işçi çalışıyor, ödeneksiz izin. Buyurun. Eğer ödeneksiz izne çıkmak istemezseniz bize özveride bulununuz, fedakârlık yapınız, gelin angarya çalışınız. Anayasaya aykırı olarak angarya çalışınız. etti? HÜSEYİN CELÂL (Gazi Mağusa) (Yerinden) - Kim teklif İBRAHİM KORELİ (Devamla) - İşveren teklif ettiler. Ordan kaçıldı, Palm-Beach'e, Justmin-Court 1 a getirildi. Aynı teklifler orda yapıldı. Sınırlı bazı işçilere de imzalar
20 atıldı. İnsanlar özgürdür. Doğru veya yanlış bir şeyi benimser veya benimsemez, imza atma hakkı var, imza atmama hakkı da var. Bazıları bu hakkını, imza atma hakkını kullandı, belli şeyleri kabul etti. Tabii Sunzest'te çalışanlara da bu teklifler getirildi. Sunzest çalışanları da istisnasız herkes bunları reddetti. Ve tabii bu gelişmeler olurken biz Sayın Başbakanı, Sayın Başbakan Yardımcısı ve Devlet Bakanına konu ile ilgili görüşlerimizi aktarmak, konunun veya bu şirketlerin borçlarının sadece devlete ait borçlar olmadığını, var olan borçların iki mislinin işçiye ait olan borçlar olduğunu söyledik. MUSTAFA ADAOĞLU (Yerinden) (Devamla) - Benim öğrenmek istediğim, sosyal fonların dışındaki sosyal fonlar mı? İBRAHİM KORELİ (Devamla) - Evet. açıkla MUSTAFA ADAOĞLU (Yerinden) (Devamla) - Ha, onu bir bakalım. İBRAHİM KORELİ (Devamla) - Açmak gerekirse, biliyorsunuz devlete bu şirketlerden dolayı 1 14,000,000,000, belki şimdi 120,000,000,000 oldu. Çünkü %7 gecikme zamına tabidir. Vergi Yasasında cezaya tabidir. MUSTAFA ADAOĞLU (Yerinden) (Devamla) - Her ay. İBRAHİM KORELİ (Devamla) - Her ay için. Şimdi 120,000,000,000 oldu herhalde. İhtiyat Sandığına geçen yıl verilen, seçime 1 gün kala verilen 5,500,000 milyon dolar, bugünkü bedeli ile ,000,000,000 İhtiyat Sandığı. Yerel MUSTAFA ADAOĞLU (Yerinden) (Devamla) - Hangi seçimler? seçimler? Genel ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI ÖZKAN MURAT (Yerinden) seçimler.
21 İBRAHİM KORELİ (Devamla) - Sayın Adaoğlu. koyacan. MUSTAFA ADAOĞLU (Yerinden) (Devamla) - Ama tarih de İBRAHİM KORELİ (Devamla) - Genel Seçimlere 1 gün kala... BAŞKAN - Sayın milletvekilleri; lütfen karşılıklı konuşmayın. İBRAHİM KORELİ (Devamla) - Bildiğiniz bir şeyi... BAŞKAN - Sayın Koreli, siz Genel Kurula hitap edin lütfen. İBRAHİM KORELİ (Devamla) - Sayın Adaoğlu bilmediği bir şeyi sorarsa söylerim kendine. Ama bildiği birşeyi soruyor bana. hitap BAŞKAN - Siz konuşmanızı yapın Sayın Koreli, Genel Kurula edin. MUSTAFA ADAOĞLU (Yerinden) (Devamla) - Hayır, bilmeyenler de var. 30 yıl sonra bu tutanakları okuyacaklar. Bugür konuşursak biliyoruz. Geleceğe de konuşuyorsak,bunları bilmeleri açısından.
22 İBRAHİM KORELİ (Devamla) - Genel Seçimlere bir gün kala, ihtiyat Sandığından Endüstri Bankasına verilen, bir yıl vade ile verilen, yanlış söylüyorsam, Sayın Özkan Murat beni düzeltsin. Bir yıl değil mi Sayın Murat? Evet. ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI ÖZKAN MURAT (Yerinden) - İBRAHİM KORELİ (Devamla) - Bir yıl süre ile, vade ile verilen 5.5 milyon Dolar, bugünkü bedeli ile Milyar Türk Lirası. Ve belki bu rakamlara ulaşmazsa bile, kira borçları, Jusmine-Court'un, Paİm-Beach 1 in. Çünkü bunlar devletin öz malı olan ve uzun vade ile bu şirketlere kiralanan tesislerdir. Kira borçları toplam 400 Milyar civarında borç. Ancak enaz o 400 Milyar devlet borcuna yakın işçi borcu da vardır. İşçinin... borcu? MUSTAFA ADAOGLU (Gazi Mağusa) (Yerinden) - Kıdem Tazminatı İBRAHİM KORELİ (Devamla) - Kıdem Tazminatı borcu vardır. İÇİŞLERİ BAKANI TANER ETKİN (Yerinden) - Alacağı mı var, borcu mu var?... İBRAHİM KORELİ (Devamla) - Alacağı var efendim, borcu var. İşçinin 400 Milyar civarında, bu verdiğim 400 Milyar rakamı %5 artı veya eksi değişebilir. Yani 390 Milyar da olabilir, 410 Milyar da olabilir. beş MUSTAFA ADAOGLU (Yerinden) (Devamla) - Yani üç aşağı, yukarı. İLKAY KORELİ (Devamla) - Çünkü her işçinin kıdemine göre hesaplanan, ödenen bir miktardır. Ben global olarak bütün bu Poly-Peck'de veya Asil Nadir grubu şirketlerinde global olarak ve genel olarak yaptığım bir hesaplamanın sonucudur. Bu rakam herhalükarda 350 Milyarın altında değildir. Artı; geçen Eylül ayın sonrası itibarı ile 72 Milyar civarında olan ihtiyat Sandığı ve Sosyal Sigorta borçları herhalde 80 Milyarı aşmış
23 durumda borçlar. Ki bu da direk işçiye ödenen bir para olmamakla beraber, Sosyal Sigortaya, İhtiyat Sandığına ödenmesi gereken ve işçinin menfaat bulduğu, efendim; hastalığı halinde, geçici iş göremezliği halinde, doğumu halinde, geçici iş göremezliği, i ş s i z 1 i k ödenekleri durumunda, faydalandığı şeylerdir. Tabii bunlar da bir seneden, iki seneden beri yatmadığı için, işçiler bundan da yoksun kalmıştır. Şimdi biz diyoruz ki, ortada ciddi bir sorun vardır, ciddi bir sorun yaşanmaktadır. Her ne kadar da yıllardan beri Toplumcu Kurtuluş Partisi olarakj ortaya vatan haini olma pahasına... yahu. MUSTAFA ADAOĞLU (Yerinden) (Devamla) - Bırakın bunları İBRAHİM KORELİ (Devamla) - Söylediğimiz görüşler, düşünceler dikkate alınmadı ve bugünlere gelinmemesi için yaptığımız uyarıların en azından şu andan itibaren dikkatle değerlendirilmesini talep ediyoruz. Ortada büyük çelişki yaşanmaktadır. Savcılığın görüşleri bakımından çelişkiler yaşanmaktadır. Siyasi arkadaşlarımızın ortaya koyduğu görüşler bakımından yaşanmaktadır. Daha dün Savcı, Başsavcı mütalaa veriyor, herkesin güldüğü bir mütalaa değerli arkadaşlar. Devlete borcu vardır, vergi borcu veya kira borcu bu şirketlerin, hangisi verirse ben alırım. Sosyal hukuk devletinde,böyle birşey olamaz değerli arkadaşlar. Hukukun üstünlüğünün egemen olduğu,bir devlette böyle birşey yapılamaz, söylenemez. Yapılamaz değil, söylenemez. Bir Başsavcı çıkıp Voyager mi verecek bu parayı? Asil Nadir mi verecek? Tartışmasını yapamaz. Hukuk kuralları içerisinde oturur kararını verir. TANER ETKİN (Yerinden) (Devamla) - Mahkemede olan bir konuda, Savcı karar veremez, mahkeme verecek kararını. Savcı iki tarafa da eşit muamele eder.
24 BAŞKAN - Sayın Bakan, lütfen. İBRAHİM KORELİ (Devamla) - 0 mahkemelere neler yapıldığını, hangi şeyler altında tutulduğunu... TESPİT EDİLMEYEN BİR MİLLETVEKİLİ - Arada bir doğru söyle Sayın Koreli. MEHMET CİVA (Lefkoşa) (Yerinden) - Başka birşey söyleme da sonra... BAŞKAN - Sayın milletvekilleri; lütfen. Konuşmacının konuşmasına müdahale etmeyin. MUSTAFA ADAOĞLU (Yerinden) (Devamla) - Başına bir dert gelmesin diye telkinde bulunuyor. BAŞKAN - Evet, Sayın Koreli buyurun. İBRAHİM KORELİ (Devamla) - Şimdi tekrar altını çizerek söylüyorum değerli arkadaşlar. En sonunda çok geç de olsa, ilgililer, yetkililer ve siyasi arkadaşlarımız da bu bizim yıllardan beri söylediğimiz sözleri söylemeye başladılar. "Devletin ve Yasaların üstünde bir güç olamaz". Bu sözler yeni yeni söylenmeye başlandı.
25 Halbuki çok kısa bir süre önce Devletin de, Yasaların da üstünde güç varmış gibi icraatlar ve uygulamalara maruz kaldı bu toplum ve sonuçlarını da şimdi hep beraber ödemeye başlıyoruz. Faturası da topluma çıkarılmıştır. MUSTAFA ADAOĞLU (Gazi Mağusa)(Yer inden)- Koreli; bu işçi alacakları konusunda sen de geç kalmadın mı devreye g i rmeye? etmeyin BAŞKAN- Sayın Adaoğlu; lütfen konuşmacıya müdahale lütfen. MUSTAFA ADAOĞLU (Yer inden)(devam1 a)- Yani geç kaldın gibime geliyor bu devreye girmeye. İBRAHİM KORELİ (Devamla)- Hayır, hiç geç kalmadım. vardı MUSTAFA ADAOĞLU (Yer inden)(devam1 a)- Bu kadar alacağı da... İBRAHİM KORELİ (Devamla)- Açacağım. Sayın Adaoğlu açacağım. Ben asında girecektim ona. Şimdi açacağım konuyu. 92 yılından önce^yine bu şirketlerin tabii şu anda kıdem tazminatı gibi bir sorun yoktu o zaman. Şimdi fabrikalar kapandı, işten durdunuz, ödeneksiz izne çıktınız, yani olağanüstü bir durum oldu ve o bakımdan kıdem tazminatı gündeme geldi. Yani işten durmadan bir işçi 7 kıdem tazminatını talep edemez ki. Bu Devlet sektöründe de böyledir, efendim KİT'- lerde de böyle, özel sektörde de böyledir. Yani iş^ sigortalar ve ihtiyat sandığı konusuna geleceğim. 1992'den önce yine bir yıl bir buçuk yıl bir gecikmesi olduydu 92 yılından önce bu şirketlerin. 0 zaman Maliye Bakanı Sayın Coşar'dı. Sayın Ertuğrul Hasipoğlu burda yoktur herhalde, Çalışma Bakanıydı. Müteaddit defalar Sayın Coşar burdadır, kendisiyle görüştüm. Bizim bu şirketlerden ihtiyat Sandığı, Sosyal Sigorta alacağımız vardır. Lütfen Devletin ne alacağı var, vergi borcu vardır ve nitekim gecikme olmakla beraber; 1993 yılı Nisanında
26 Mahkeme, Sayın Coşar Maliye Bakanıydı o zaman, Mahkemeye gidildi. Tabii önceden gidildi, 93 Nisanında da karar verildi, haciz kararı. Tabii siyasiler bunu o günün Hükümeti, sekiz ay efendim geciktirdi. Yeni hükümet 1 Ocak'tan itibaren kuruldu, icraata başladı, on aylık bir gecikme durumu. Şimdi ben şey etmek için söylemiyorum, şimdi arkasından başka şey gelecek ve o bakımdan bunu söylemek ihtiyacını hissettim ve Coşar'la görüştük. Yanlış söylersem düzeltiniz. Geliniz bu kütsüden şey ediniz. Evet. SALİH COŞAR (Lefkoşa)(Yer inden) - Doğru söyle. Gecikme yok, ICP Fabrikasını sattırmadık mı? İBRAHİM KORELİ (Devamla)- Bizim bu girişimlerimiz üzerine Sayın Asil Nadir daha Kıbrıs'ta değildi bu olayların yaşandığı günlerde. Direktörlüğünü yapan, Genel Müdürlüğünü yapan Fahri Tunalıer diye bir vatandaş var, Sunzest'te çalışan veya Polly Peck'te neyse. Onunla müteaddit defalat bunun kavgasını yaptık ve en nihayet Girne View, yine bu şirketlere ait otelleri vardı ve onu, Sayın Coşar yanılıyorsam beni hatırlatsın, 14 milyar liraya ihtiyat Sandığına satıldı o. İhtiyat Sandığına satıldı ve İhtiyat Sandığı kendi işçinin, işverenin yatırmadığı ihtiyat sandığını, o paradan işçinin hakkını yatırdı, sigortayı yatırdı, bakiye parayı da bir miktar arttı ve Polly Peck'e kaldı veya Sunzest'e, neyse. 92 Eylülüne kadar, Ağustos 92, Ağustos sonuna kadar bu paralar yatırılmıştır, o Girne View'in satılmasından sonra. 1 Eylül 92'den bu yana bu paralar yatırılmamıştır ve bunlar şu anda genel olarak söylüyorum, tüm işletmelerinde 80 milyar civarındadır. Şimdi Zefiros Otel o günlerde henüz daha bitmemiş, şu anda da tam bitmemiştir, bitme aşamasına gelmiştir. Geçen yıl yine Salih Coşar Maliye Bakanı olarak çok iyi bilecek, yine bizim Sunzest'te sendikal kavgalarımız sonucunda Zefiros'- un satılma kararı veri İdi.Gidildi Maliye'nin müfettişleri gitti, İhtiyat Sandığı memurları, sigorta memurları ve tespit yaptılar, bir değer tespiti yaptılar ve son aşamaya geldi Zefiros satılacak. Ya Maliye'ye, Devlete, ya Sosyal Sigortaya, ya İhtiyat Sandığına.
27 On gün sonra Asil geldi Kıbrıs'a, "kimin malını kime satacaksınız" diye durduttu. Olay budur. Arkasından tabii malumunuz, erken seçim konusu gündeme geldi, memlekette başka siyasi kaoslar yaşanmaya başladı, 9'lar hareketi, şu, bu falan ve seçimler oldu. 0 günden buraya, yeni hükümetten buraya Sayın Özkan Murat'la bu konuyu haftada bir değil, haftada üç defa, dört defa, daha genel ifade ile, her bulduğum zaman gerek bu Meliste, gerekse aynı bölgede iskân ettiğimiz için Güzelyurt kahvesinde, sokakta, nerde bulduysam hep bu konuyu,belki de bin defa konuştuk. Bunu suçlama olarak şey etmesin yani. 0 değildi. Ben size bir soru sordum, ben olayların akışını şey ediyorum. MUSTAFA ADAOGLU (Yerinden) (Devamla) - benim sorduğum; bu greypfrutu alamayacağınızı bildiğiniz halde dediniz, yani bu Sunzest'in çalışmayacağını bir taktik dediniz. Aylar öncesi bir taktikti bu Sunzest'in... İBRAHİM KORELİ (Devamla) - Aylar öncesi değil efendim. Onbeş gün önce burada... seyrini BAŞKAN - Sayın milletvekilleri; gündem dışı konuşmaların değiştiriyorsunuz. İBRAHİM KORELİ (Devamla) - Aylar öncesi olduğunu ben söylemedim. Haciz olayı ile ilgili olarak bu şantaj ve taktik olayının... Lütfen. BAŞKAN - Karşılıklı soru, cevap şeklinde olamaz efendim. MUSTAFA AKINCI (Yerinden) (Devamla) - Sayın Adaoğlu, sordun kendine, sen geç kalmadın mı, da onu izah ediyor sana. Başka soru sormuş gibi... BAŞKAN - Lütfen Sayın Koreli devam edin. MUSTAFA AKINCI (Yerinden) (Devamla) - Halbuki sorun buydu da, sana izah ediyor.
28 MUSTAFA ADAOĞLU (Yerinden) (Devamla) - Tabii, son derece memnun oluyorum. İBRAHİM KORELİ (Devamla) - Yeni hükümet kurulduğu günden beri, biz olayları ilgili bakanla görüştük. Şimdi Sayın Bakan da bu konuda gayret sarfetmedi diye, bir iddiam da yok. Ama şimdi olaylar o şekilde gelişti ki, biz Toplumcu Kurtuluş Partisi olarak ve bu sektörde çalışan işçilerin Sendika Başkanı olarak, eğer devletin Asil Nadir'den veya şirketlerinden alacağı varsa ve hükümet bunu gündemine getiriyor ve bunu çözme yönüne gidiyorsa, bugün tesislerine kilit vuran ve sokağa atılan işçi haklarının ne olacağını da, bana göre gündeme getirmesi lazımdır. Eğer devletimiz sosyal bir hukuk devleti ise, ve Anayasamızda bulunan amir kurallar uyarınca hareket edilecekse, Anayasamız çalışanların sosyal güvenliğini temin etmekle mükelleftir. Kıdem Tazminatı da bir yasası olmamakla beraber, Anayasanın öngördüğü bir haktır. Anayasamız, çalışanların toplu sözleşme yapma hakkını veriyor. Çalışanlar da toplu sözleşme hakkını kullanarak, yani bu anayasal hakkını kullanarak kıdem tazminatını kazanmıştır. Ve şu anda bir müktesep hak olarak durmaktadır. Hiç kimse Sayın Denktaş'ın dediği gibi, açıklaması var, okuyacağım burdan. Bakanlar Kurulunun sözcülüğünü yaptı. 0 şeye de başkanlıkyaptı Sayın Civa. MUSTAFA ADAOĞLU (Yerinden) (Devamla) - Sözcülüğünü değil, anayasal gereği başkanlık yaptı. İBRAHİM KORELİ (Devamla) - Sayın Hakkı Atun'un yerine o açıklama yaptı ve Sayın Özker özgür... İÇİŞLERİ BAKANI TANER ETKİN (Yerinden) - Dışarda basın mensuplarının sorularını cevaplandırmak zorundaydı herhalde. BAŞKAN - Sayın Koreli, iki dakika süreniz kaldı, o sürenizi değerlendirin lütfen. TANER ETKİN (Yerinden) (Devamla) - Yoktur.
29 İBRAHİM KORELİ (Devamla) - Vardır efendim, vardır. ÖMER KALYONCU (Girne) (Yerinden) - İyi hazırlık yapmadığı için bulamıyor. ki. TANER ETKİN (Yerinden) (Devamla) - Öyle birşey demedi MUSTAFA AKINCI (Yerinden) (Devamla) - Yahu, "işçiler bizim sorunumuz değildir" dedi. Onu söyleycen herhalde Sayın Koreli. ki. TANER ETKİN (Yerinden) (Devamla) - Öyle birşey demedi MUSTAFA AKINCI (Yerinden) (Devamla) - "Asil Nadir'in sorunudur" dedi. "0 Bakanlar Kurulundan çıktı", odur hikaye. İBRAHİM KORELİ (Devamla) - Evet dedi efendim. Dedi. Okuyacağım, okuyacağım. Müsaadenizle efendim, i "İşten Durdurulanlarla" başlıklı. Bu Sayın Denktaş'ın açıklaması. Devlete olan borçlar nedeni ile süresiz ve ücretsiz biçimde işten çıkarılanların durumunun sorulması üzerine ise, Sayın Cumhurbaşkanı şunları söyledi. Basın muhabirinin sorduğu bir soru. "Herhalde Asil Nadir onların icabına bakacaktır". Asil Nadir zaten icabına bakmıştır onların. "Hükümetin o konuda bir sorumluluğu yoktur". Sayın Denktaş'ın açıklamasını okuyorum değerli arkadaşlar. "Asil Nadir, herhalde onların icabına bakacaktır. Hükümetin o konuda bir sorumluluğu yoktur. Hükümet yanlış bir adım atmış değildir. Hükümet gerekeni yapmıştır. Eğer bu tür bir yaklaşım daha önce yapılmış olsaydı, bu iş bu noktaya gelmezdi. Onun için Hükümetin işçilerle ilgili bir sorumluluğu yoktur. Herhalde Asil Nadir, gerekeni yapacaktır". Asil Nadir de gerekeni yapmıştır.
30 MUSTAFA ADAOĞLU (Yerinden) (Devamla) - Bunda ne var?... TANER ETKİN (Yerinden) (Devamla) - Ne var bunda yani? Ne var bunda Sayın Koreli? işçi durdurma sorusu ile ilgili bir soru. BAŞKAN - Sayın Bakan, lütfen. TANER ETKİN (Yerinden) (Devamla) - 0 soruya, "hükümetin sorumluluğu yoktur" dedi. Burda bulunmayan bir bakan için... BAŞKAN - Bakan kalkar o makam için beyanat verir. TANER ETKİN (Yerinden) (Devamla) - Ama hükümet olarak, işsiz kalan vatandaşlarla ilgili bir soru var. Tabii ki hükümetin bir görevidir, görev başka sorumluluk başka.
31 sözleşmeye MUSTAFA ADAOĞLU (Gazi Mağusa)(Yerinden)- Sen toplu BAŞKAN- Evet Sayın Koreli, lütfen... TANER ETKÎN (Yer inden)(devam1 a)- Onda ne var yani?... BAŞKAN- Koreli; lütfen toparlayın konuşmanızı. TANER ETKİN (Yer inden)(devam1 a)- Onda ne var yani?.. Onu da açıkla ne var bunda, onu söyle bize. efendim. İBRAHİM KORELİ (Devamla)- Efendim açıklayacağım TANER ETKİN (Yer inden)(devam 1 a) - Hükümet durdurmadı diyor, o bakımdan Hükümetin sorunu değildir o, ama Hükümetin görevidir işsiz kalanı şey etmek, o var. BAŞKAN- Sayın Etkin lütfen. İBRAHİM KORELİ (Devamla)- Sayın Etkin; isinize geldiği gibi benim sözlerimi almayınız. BAŞKAN- Toparlayın Sayın Koreli. İBRAHİM KORELİ (Devamla)- Ben çok net bir şekilde okudum burdan söyleneni. TANER ETKİN (Yer inden)(devam1 a)- Cevabını vereceğiz. İBRAHİM KORELİ (Devamla)- Sorulan soruyu da çok net bir şekilde okudum. efendim. TANER ETKİN (Yer inden)(devam1 a)- Cevabını vereceğim
32 İBRAHİM KORELİ (Devamla)- İşçinin alacakları ne olacak?"durdurulan işçilerin hakları ne olacak sorusuna bu Hükümetin sorunu değildir, Asil Nadir icabına bakacaktır" cevabı vardır. Ben... TANER ETKİN (Yer inden)(devam 1 a)- 0 değildir, yanlış değerlendiriyorsun. 0 değildir, orda verilen cevap. İBRAHİM KORELİ (Devamla)- Yanlış değerlendirmiyorum. BAŞKAN- Lütfen, Sayın Bakan lütfen. TANER ETKİN (Yer inden)(devam1 a)- Orda verilen cevap durdurma işlemi ile ilgili Hükümetin sorumluluğu yoktur. efend im. İBRAHİM KORELİ (Devamla)- Yanlış değerlendirmiyorum BAŞKAN- Lütfen. Beyler lütfen. İBRAHİM KORELİ (Devamla)- Demagoji yapmayalım lütfen. TANER ETKİN (Yer inden)(devam1 a)- Siz yapıyorsunuz, saptırıyorsunuz. İBRAHİM KORELİ (Devamla)- Muhabir bir soru soruyor, "Hükümetin vergi borçları, vesaire borçlarıyla ilgili görüşünüz ve çözüm olduğunu söylüyorsunuz. Muhabir soru soruyor: "Evet, bu işi çözdük, Sunzest'i bize verecek". Onu tabii ben bu haberi okudum, bu kararın alındığı günden, o anda da böyle bir şeyin olacağına kesinlikle inanmadım. Çünkü hukuki sorunların varolduğunu, biraz önce Sayın Adaoğlu da itiraf etti. Hukuki sorun var halâ daha. Eğer hukuki sorun varsa sen Asil Nadir, kendisine ait olup olmadığı bilinmeyen, Mahkeme Kararıyla tescil edilmeyen, gerçeğin ortaya çıkmadığı bir durumda "Alın size Sunzest'i veririm" deme hakkını nerden buluyor? Bir taraftan Mahkeme devam ediyor, Hukuk
33 mekanizmasında bu sorun çözülecek diyorsunuz, diğer taraftan da oturursunuz Bakanlar Kurulunda ve dersiniz ki "Devletin borçları tamamdır, anlaştık anlaşıyoruz. Anlaştık" açıklama da yapıyorsunuz. DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI ÖZKER ÖZGÜR (Yerinden)- Anlaştık demedik. Anlaştık yok. Hesaplamalar yapı lmadı. yapılmadı. TANER ETKİN (Yer inden)(devam1 a)- Daha hesaplamalar İBRAHİM KORELİ (Devamla)- 0 ayrı bir konu tabii. E o andan, bu kararın ortaya çıktığı andan BAŞKAN- Sayın Koreli; lütfen bağlayın konuşmanızı. İBRAHİM KORELİ (Devamla)- Şimdi efendim, işçinin... dedin. MUSTAFA AKINCI (Lefkoşa)(Yer inden)- Yol bulundu ÖZKER ÖZGÜR (Yerinden)(Devamla)- Bir yol bulundu. Tamam. Yol bulundu ama bitmedi daha. Araştırılıyor. BAŞKAN- Sayın milletvekilleri lütfen. İBRAHİM KORELİ (Devamla)- Ben onu söyledim lütfen. Benim derdim o değil. BAŞKAN- Sayın Koreli lütfen bağlayın konuşmanızı. İBRAHİM KORELİ (Devamla)- Efendim, biz diyoruz Sayın Cumhurbaşkanının dediği gibi değildir. Biz iddia ediyor ve diyoruz ki işçinin Devlet, Hükümet... devam MUSTAFA AKINCI (Yer inden)(devam 1 a)- Halâ Mahkeme eder.
34 BAŞKAN- Sayın milletvekilleri, lütfen. İBRAHİM KORELİ (Devamla)- Hükümet nasıl kendi alacakları bakımından yargı mekanizmasına gitmek, haciz çıkarmak, uygulamak en doğal hakkıdır ve saygı duyuyoruz ve destekliyoruz. Hiçbiri Devletin ve Yasaların üstünde bir güç olamaz. Doğrudur ve destek veriyoruz. Ancak Devlet erkini elinde bulunduran Hükümet, işçi alacakları konusunda da aynı titizliği göstermelidir. Gösteriniz aynı titizliği, gösterin kendinizi, biz size destek vereceğiz değerli arkadaşlar. DERVİŞ EROĞLU (Gazi Mağusa)(Yer inden)- Ne kadar gösterecekler? İBRAHİM KORELİ (Devamla)- Sayın Denktaş'ın dediği gibi, işçi alacaklarıyla ilgili muhatap olduğu soruya... TANER ETKİN (Yer inden)(devam 1 a)- Öyle demedi, bir daha oku. Öyle demedi, bir daha okuyun. İBRAHİM KORELİ (Devamla)- Öyle diyor efendim. Sayın Başkan; müdahale etmesinler efendim. BAŞKAN- Sürenizi tamamladınız, lütfen konuşmanızı bağlayın Sayın Koreli. TANER ETKİN (Yer inden)(devam1 a)- Ediyorum tabii, zabıtlara yanlış şeyler geçiriyorsunuz, düzeltmek durumundayız. İBRAHİM KORELİ (Devamla)- Basındaki açıklamasını ben aynen okudum burda. siz TANER ETKİN (Yer inden)(devam 1 a)- Basındaki açıklamayı okudunuz. etmedim. İBRAHİM KORELİ (Devamla)- Tek bir harf bile ilâve
35 TANER ETKİN- Durdurma işlemiyle ilgilidir. BAŞKAN- Sayın Koreli lütfen bağlayın konuşmanızı. MEHMET CİVA (Lefkoşa)(Yer inden)- Bize güven ve korkma bu konuda. İşçinin haklarını yedirmeyiz. MUSTAFA AKINCI (Lefkoşa)(Yer inden)- Tabii yedirmezsiniz. Tabii yahu. bu konuda. MEHMET CİVA (Yer inden)(devam1 a)- Bize güven ve korkma ÖMER KALYONCU (Girne)(Yer inden)- Yalnız hem Hükümette.. BAŞKAN- Beş dakika ara veriyorum. ( Kapanış saati: )
36 ÜÇÜNCÜ Açılış OTURUM Saati:12.00 BAŞKAN - Sayın milletvekilleri; 15' inci Birleşiminin Üçüncü Oturumunu açıyorum. Ad okunmak sureti ile yoklama yapılacaktır. Ad okunarak yoklama yapılır) KÂTİP - Nisap vardır Sayın Başkan. BAŞKAN - Sayın milletvekilleri; toplantı yeter sayısı vardır. Kaldığımız yerden oturuma devam ediyoruz. Sözlerini tamamlaması ve konuşmasını toparlaması için Sayın Koreli'ye çok kısa olarak söz vereceğim. Buyurun Sayın Koreli.
37 İBRAHİM KORELİ (Lefkoşa) - Sayın Başkan, muhterem milletvekilleri; narenciyede üreticimiz, gerçekten büyük bir çıkmaz içerisindedir. Ürünün ağaç üzerinde kalması gibi çok hayati bir sorunla karşı karşıya bulunmaktadır. Özellikle elektrik kes i nt i 1 er i n i n^ çok yoğun olduğu Mağusa'da ve Cypfruvex'e ait iki paketleme tesisinin Gölbaşı ve Mağusa Paketleme Tesislerinin çalışmaması nedeniyle Cypfruvex'in paketleme kapasitesi %60 civarındadır. %40 işgücü kaybı vardır. Dolayısıyle Hükümetin benim yaptığım bazı tespitlere göre>teknisyen durumunda olan elektrik müstahdemleriyle yaptığım tespitlere göre en azından Mağusa'da mevcut paketleme evlerine Güvercinlik Köyünden bir-bir buçuk mil mesafe vardır elektriğin alınması, Güvercinlik Köyünde her zaman için elektriğin var olduğunu, Dikelya'dan direk oraya elektrik akımının var olduğunu dikkate alarak Hükümetin hiç zaman kaybetmeden ivedilikle birtakım teknik tedbirleri alıp o iki paketleme evine elektriği kanalize etmesi ve o iki fabrikanın da çalışıp üreticinin ürününün değerlendirmesini talep ediyoruz. Tabiidir ki eğer Devlet Sunzest'e sahip çıkmazsa, konunun hukuki boyutunu, sorununu aşıp bu fabrikalara devlet sahip çıkmazsa ki bi bunu öneriyoruz değerli arkadaşlar, biz bunu öneriyoruz, devlet erkini elinde bulunduran iktidar, hükümet bütün hukuki çıkmazları hukuksal çerçeve içerisinde aşarak üreticinin ürününü değerlendirmesi ve işçinin ekmeğinin geri iade edilmesi, işçinin çalışmasını sağlaması için mutlaka ivedilikle bu tedbirleri almak durumunda. Biz üreticilerimiz bakımından siz Hükümete bu uyarıda bulunuyoruz. Çalışanların hakları bakımından ise gerek ihtiyat sandığı, gerek sosyal sigorta ve 400 milyara varan kıdem tazminatı hakları için, Devlet alacakları kadar işçinin haklarına da sahip çıkmanızı talep ediyoruz, hepinize sevgi ve saygılar sunarım.
38 BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Koreli. Başbakan Sayın Hükümet yanıt verecek misiniz? Buyurun Sayın Yardımcısı. DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI ÖZKER ÖZGÜR - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Sayın Koreli'nin çok heyecanlı konuşmasını büyük bir ilgiyle izledik. Şimdi Sayın Koreli kendi açısından haklı. Sayın Koreli diyor ki. Devletin alacakları var. Bir Polly Peck olayı var. Polly Peck Şirketlerinin Devlete borcu var.
39 Devlet de haklı olarak Polly Peck Şirketlerinden borcunu almaya çalışıyor. Fakat diyor, benim işçimi unutmayın. Çünkü işçimin de ayr;l şirketlerden alacağı var ve bunu dile getiriyor. Bir yerde kendine gere kamuoyu oluşturmaya çalınıyor, ilgililerin dikkc.tini çekmeye çaîışsyor. Fakat yüksek müsaadelerine sığınarak söylemek isterim. Sayın Koreli yanlış edre:, seçti # ya do bu işçi arkadaşlar yan'.ış adres seçti. Meclisin önünde hükümeti istifaya çağırdı bı arkadaşlar. Hükümet, bu arkadaşların, işçi arkadaşların haklarını gasbetmiş değildir. Devlet kendi alacaklarını almaya çalışıyor. Elbette bu işçi arkadaşlar da kendi alacakların vmcju 1?ıyabi J i rler. Bu yönde kamuoyu oluşturmak en doğal haklarıdır. Ama, Meclis bu arkadaşların hcklarına karşı değil ki. Hükümet de karşs çiğlidir. Hükümet de işçi arkadaşların haki.irini korumaya çalışmaktadır. Bu Meclis de sc'nırım bütünüyle işçi arkadaşların haklarını korumak ister. 0 nedenle adres yanlış seçilmiştir. HÜSEYİN ANGOLEMLİ (Gazi Mağusa)(Yer inden)- Hükümetin görevi ne Sayın Başbakan. ÖZKER ÖZGÜR (Devamla)- Evet, tamam efendim. Tamam. Ama yani, ortada... geçirmek HÜSEYİN ANGOLEMLİ (Yerinden)(Devam1 a)- Hükümeti harekete lâzım. ÖZKER ÖZGÜR (Devamla)- Ortada bir gasp olayı yoktur ki. Yani, hükümet, birinin hakkını gasbetmemiştir ki ilgili sendika hükümeti... HÜSEYİN ANGOLEMLİ (Yer inden)(devam 1 a)- Başkaları gasbetti, yardımcı olması lâzım. ÖZKER ÖZGÜR (Devamla)- Tamam efendim. HÜSEYİN ANGOLEMLİ (Yer inden)(devamla)- Seyirci değil.
40 ÖZKER ÖZGÜR (Devamla)- Seyirci değil. Elbette seyirci değil. Seyirci olduğunu kim söyledi? lâzım. HÜSEYİN ANGOLEMLİ (Yerinden)(Devamla)- İcraata geçmesi ÖZKER ÖZGÜR (Devamla)- Uğraşıyoruz, çalışıyoruz. Yani devletin haklarını elde etmeye, alacaklarını elde etmeye çalışırken, elbette çalışanları da düşünüyoruz. Şimdi olay şudur: MEHMET CİVA (Lefkoşa)(Yerinden)- Hocam, İhtiyat Sandığı, Sosyal Sigorta, Kıdem Tazminatı işçinin alacağıdır. Bir yanlış anlaşılma olmasın. edin BAŞKAN- Sayın Civa, lütfen konuşmacıyı bırakın. Müsaade lütfen. ÖZKER ÖZGÜR (Devamla)- Tamam efendim, yani, daha çok ilgili sendika, görebildiğim kadarıyla, daha çok kıdem tazminatlarını ön plâna çıkarmaya çalışıyor. İBRAHİM KORELİ (Lefkoşa)(Yerinden)- Hayır efendim. MEHMET CİVA (Yerinden)(Devamla)- İhtiyat Sandığı, kıdem tazminatı, sosyal sigorta. İBRAHİM KORELİ (Yerinden)(Devamla)- Üçü de ön plândadır. İhtiyat Sandığı da işçinin hakkıdır, sosyal sigorta da işçi hakkıdır, kıdem tazminatı da işçi hakkıdır. ÖZKER ÖZGÜR (Devamla)- Ama... Başbakan, İBRAHİM KORELİ (Yer inden)(devam 1 a)- Kaldı ki Sayın müsaadenizle,...
41 BAŞKAN- Sayın Koreli, lütfen, lütfen. İBRAHİM KORELİ (Yerinden)(Devamla)- 13'üncü maaş hakkı var işçinin. Maaşını da almadı. Çalıştığı maaşının karşılığını da almadı. BAŞKAN- Sayın Bakan, Genel Kurula hitabedin. Kişilere yanıt vermeyin lütfen. ÖZKER ÖZGÜR (Devamla)- Ve İhtiyat Sandığı olsun, Sosyal Sigorta primleri olsun, hükümet bunların üzerinde durmaktadır elbette ve gerekli işlemler yapılmıştır, gerekli yazışmalar yapılmaktadır, yani, işçinin hakkını, çalışanın hakkını da almaya çalışıyoruz. Devletin vergi borcunu almaya çalışırken, çalışanan hakkını da, çalışanın alacaklarını da almaya çalışıyoruz, koparmaya çalışıyoruz, yani, bundan herkesin emin olması gerekmektedir. Şimdi nedir olay; Polly Peck'e ait birtakım şirketlerin devlete vergi borcu, sosyal sigorta borcu, ihtiyat Sandığı borcu ve işçilerin tabii kıdem tazminatı borcu var ve mahkeme bizden önce, yani, bu hükümet göreve gelmeden önce, 1993 yılında sanırım, bu konuda karar verdi. Yani, bu hükümet bu bebeği kucağında buldu. SALİH MİROĞLU (Ginre)(Yer inden)- Hade yine. ÖZKER ÖZGÜR (Devamla)- Evet, hükümet bu bebeği kucağında buldu. Göreve geldikten sonra biz, ödenecek mi ödenmeyecek mi? Bu borçlar ödenecek mi ödenmeyecek mi? Bunu sorduk ve bir ödeme plânı yapıldı. Bu borçlar bir taksite bağlandı. Fakat, o ödeme plânına uyulmadı. Taksitler ödenmedi. Dolayısıyle...
42 İBRAHİM KORELİ (Lefkoşa)(Yerinden ) - Sadece vergi borcu ile ilgili efendim. ÖZKER ÖZGÜR (Devamla)- Bir ödeme plânı yapıldı. İBRAHİM KORELİ (Yer inden)(devam1 a)- Vergi Dairesine olan 114 milyarlık borcu ile ilgili. ÖZKER ÖZGÜR (Devamla)- Evet, tamam, evet, tamam, tamam, yani bir yerlerden başlandı ama arkası gelmedi. Bunun üzerine haciz işlemleri başlatıldı.
43 Haciz işlemleri başlatıldıktan sonra, işte birtakım yürüyüşler filan oldu ve birkaç gün önce Bakanlar Kuru 1 unda, acaba bu borçlara karşılık Sunzest'in mülkiyeti Hükümete devredilebilir mi? Böyle bir soruyla karşı karşıya kalmaktayız. Ve bu cazip kaldı. Bir formül, bir çıkış yolu. Hesaplanır, Sunzest'in değeri hesaplanır eğer ilgili şirketlerin borçlarını karşılarsa mümkün olabilir. Bakanlar Kurulunda Başsavcı da vardı ve Başsavcı o noktada bize bir şey demedi, yani olur ya da olmaz demedik. Ama borçlara karşılık eğer Sunzest'in değeri karşılarsa, uygunsa neden olmasın bir çıkış yolu, bir formül. İlk etapta ilk bakışta çekici bir formül. Olabilir, uygulanabilir bir formül gibi göründü. Fakat kuşku yoktur ki ilk etapta uygulanabilir, hayata geçirilebilir gibi görünen bu formülü iyice irdelemek lazımdır. Temeline inmek lazımdır. Herşeyden önce Sunzest'in değeri borcu karşılar mı? Bunu hesaplamak lazım. Sunzest'in değerini bizden önceki Hükümet yaptırtmış. Yani Maliye, bizden önceki Maliye Bakanlığı gitmiş ve değerlendirmiş Sunzest'i. İBRAHİM KORELİ (Lefkoşa) (Yerinden) - Evet 600 milyar değer bi çmi ş. ÖZKER ÖZGÜR (Devamla) - Ve 17 milyon Dolar biçildi. Şimdi bu ne oranda doğrudur. Bunu biz kabul etmedik. 0 günün koşullarında, öyle bir hesaplama yapılmış olabilir. İBRAHİM KORELİ (Yerinden) (Devamla) - Baştan yapsınlar. ÖZKER ÖZGÜR (Devamla) - Bunu tekrar yaptırtıyoruz. Bu hesaplamayı tekrar yaptırtıyoruz. Ne olur ne olmaz. Yani gerçek değerinin ortaya çıkması gerek. Bir de tabii gündeme bu işlemin hukuken mümkün olup olmadığı ortaya çıkıyor. Yani böyle bir sorunla da karşı karşıyayız. Çünkü sözkonusu olan mülkiyetin devridir. Asil Nadir Bey Sunzest'in direktörüdür. Şirketler Mukayyiti iğinde öyle görünmektedir. Bir direktörün, bir işletmenin mülkiyetini başkasına devretmek yetkisi var mı? Yani o şirketin hissedarlarının onayı olmadan bir direktör, bir müdür o işletmenin gayrı menkulünü veya menkulünün mülkiyetini başka birine devretme hakkı var mı? Başka bir deyişle hissedarlarından yetki alması gerekir. Ve eğer Sayın Coşar beni düzeltsin, ICP devredilirken hissedarların onayı alınarak devredildi. 0 nedenle böyle bir sorunla da karşı karşıyayız. Yani birincisi borcu karşılar mı Sunzest'in değeri, ikincisi de hukuken bu mümkün müdür değil midir? Üçüncü sorun, Devlet böyle bir devir işleminden zarar mı görür 5 yoksa yarar mı sağlar?
44 Bu soruyu da sormak lâzımdır. Çünkü alacaksınız Sunzest'i, ne yapacaksınız? Zararda bir şirketse, ya zararda bir işletmeyse, işte başınıza bir ders almış olacaksınız haliyle. Bunu ihaleye çıkaracaksınız veyahut satacaksınız. Zarardaysa kim alacak, kim işletecek. Yani, devletin bu işten yarar mı sağlayacağı, yoksa zarar mı göreceği de ayrıca üzerinde durulması gereken bir konudur. İlk bakışta, söylediğim gibi cazip bir formül, bir çıkış yolu olarak görülebilir. Ama, derinlere ini 1 - dikçe birtakım soru işaretleri belirmektedir. Bunun üzerinde hassasiyetle durmak gerekir. Biz, hükümet olarak kuşkusuz isteriz ki, herşey hukuka uygun olarak yapılsın. Yani, hukuk dışı birşey olmasın. Hukuka uygun olarak yapılsın herşey ve isteriz ki bu işletmelerde, Sunzest'te, UNİPAC'ta, otellerde çalışanlar zarar görmesin. Yani buralarda çalışan emekçiler zarar görmesin ne İhtiyat Sandığı bakımından, ne kıdem tazminatı bakımından, ne de başka bakımlardan, sosyal sigorta primleri, çalışanlar zarar görsün istemiyoruz. Herşey hukuka göre yapılsın, çalışanlar da zarar görmesin. Aynı zamanda, tabii devlet de zarar görmesin. Bu üç ana ilke çerçevesinde soruna yaklaşıyoruz ve sorunu çözmeye çalışıyoruz. Benim söylemek istediklerim bunlar. Tabii, böyle krizli dönemlerde, bunalımlı dönemlerde insanlar heyecanlanır. Doğaldır. Bu heyecanı da yadırgamamak lâzımdır. Ama, darboğazlardan geçerken hep birlikte, ne kadar soğukkanlı olursak, o darboğazları daha kolay 'açabileceğimize inanıyorum. Saygılar sunarım. BAŞKAN- Teşekkür ederim Sayın bakan. Tarım Bakanına söz vereyim. Bilâhare size söz vereceğim. Buyurun Sayın Özkan Murat. MEHMET CİVA (Lefkoşa)(Yer inden)- Tarım Bakan Vekili ve Çalışma Bakanıdır. BAŞKAN- Tarım Bakanı Vekili ve Çalışma Bakanı.
45 İBRAHİM KORELİ (Lefkoşa)(Yer inden)- Genel görüşmeye mi geçtik şimdi? ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI ÖZKAN MURAT (Yerinden)- Cevap vermeyelim mi? BAŞKAN- Sayın bakanlar da kendi bakanlıklarıyla ilgili konulara yanıt verme hakkına sahiptirler. Buyurun Sayın Bakan. ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI ÖZKAN MURAT- Sayın Başkan, muhterem milletvekili arkadaşlarım; sevgili arkadaşım Koreli, söz hürriyetine çok bağlı olan bir arkadaşımdır ve eminim söz isteyenlerin, buna cevap verirken, kendi söylediklerine cevap verirken, söz isteyenleri de anlayışla karşılar. Herhalde yanlış anlaşılmıştır tavrı. Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; doğrudur, bugün bir heyecan yaşanmaktadır. Gerek Koreli arkadaşımı anlıyorum, gerekse alınteriyle geçinen işçi, emekçi kardeşlerimi. Özkan. SALİH MİROĞLU (Girne)(Yer inden)- Emekçiler ayağa kalktı ÖZKAN MURAT (Devamla)- Salih, bundan sen önceleri anlardın. Şimdi pek anlamazsın. SALİH MİROĞLU (Yer inden)(devam1 a)- Ayağa kalktı. BAŞKAN- Lütfen siz, Sayın Bakan lütfen, Genel Kurula hitabedin. Yanıtınızı da Genel Kurula verin. ÖZKAN MURAT (Devamla)- Seneler önce o duygularını kaybettin Salih Miroğlu sen.
46 BAŞKAN- Sayın Başkan, lütfen. SALİH MİROĞLU (Yer inden)(devam1 a)- Eh, zaman farkı oldu. Şimdi de siz kaybettiniz. BAŞKAN- Buyurun, Genel Kurula hitabedin lütfen. Yanıtınızı Genel Kurula vurun. ÖZKAN MURAT (Devamla)- Biz, her zaman olduğu gibi, geçmişte de, bugün de, yarın da, her zaman işçinin yanında olacağız, emekçinin yanında olacağız. Budur bizim kavgamız. Haklının yanında olacağız, hukukun yanında olacağız. Budur bizim yaptığımız. Yıllarca ihmal edilen bir konuya el attık biz ve ben bugün işçinin, bu Meclisin önüne gelmesinden de rahatsız olmuyorum.
47 Ancak tek beni etkileyen bir olay vardı. Gerçekten duygulandım. Yıllarca ihmal edilen bu işçiyi, emekçiyi, üreticinin sorunlarına sahip çıkmaya çalışan bir Hükümetin Bakanı olarak ben yanlarına yaklaştığımda,beklerdim ki Koreli arkadaşımdan bana seslensin ve benimle konuşsun sorunu. Ama beni hiç beklemediğim anda. İBRAHİM KORELİ (Lefkoşa) (Yerinden) - Bugün 2.30'da konuşacağım diye konuşmadım. ÖZKAN MURAT (Devamla) - Bugün hiç beklemediğim anda. İBRAHİM KORELİ (Yerinden) (Devamla) - Senin işçi içine girdiğini gördüm mü ben o heyecan içinde. BAŞKAN - Lütfen, lütfen sayın milletvekilleri. ÖZKAN MURAT (Devamla) - Kendileri için mücadele ettiğimiz ve haklarını almak için elimizden geldiğince gece gündüz demeden uğraş verdiğimiz ve iki buçuk sene ihmal edilen bir parmak bastığımız arkadaşlarımız tabii doğal olarak bir tepki gösterdiler halbuki bizim amacımız onlara konuyu aktarmaktı ve beklerdim ki Sendika Başkanı arkadaşım bu potansiyeli yıllarca kendilerini sömüren ve ezen patronlarına karşı da gösterebilsinler ve ona karşı yön lendirebi 1 s inlerdi. Ben bunu beklerdim. Bir Çalışma Bakanı olarak bunu beklerdim. Evet, Çalışma Bakanı olarak görevimdir, Hükümetin de görevidir, işçinin ihtiyat sandığıyla ilgili, sosyal sigortayla ilgili hatta Devletin alacağından önce onların hakkı vardı. Onların kavgasını veriyoruz biz ve Koreli bunu çok iyi biliyor. Günlerce kendisiyle işbirliği yapıyoruz bu konuda yardımlaşıyoruz. Ben bunu hak etmemi ştim.
48 ne oldu? İBRAHİM KORELİ (Yerinden) (Devamla) - Ne hak ettin MEHMET CİVA (Lefkoşa) (Yerinden) - Yuhaladın bizi. İBRAHİM KORELİ (Yerinden) (Devamla) - Yuhalayan yoktur kardeşim, istismar etmeyin. BAŞKAN - Lütfen, lütfen sayın milletvekilleri. yoktur İBRAHİM KORELİ (Yerinden) (Devamla) - Öyle bir olay ortada. ÖZKAN MURAT (Devamla) - Değerli milletvekilleri... yoktur. İBRAHİM KORELİ (Yerinden) (Devamla) - Yuhalama olayı BAŞKAN - Sayın Koreli lütfen karşılıklı konuşmayın. ÖZKAN MURAT (Devamla) - Evet önemli bir olay yaşıyoruz. Bu Hükümet, iki buçuk sene ihmal edilen bir olayı, senelerce ihmal edilen bir olayın üzerine üzerine gitti. Biz hukuk yoluyla gideriz. Adalet yoluyla gideriz. Hiçbir zaman meselenin üzerine giderken sadece ve sadece duygularla da hareket etmeyiz ve politik çıkar elde etmek için de hareket etmeyiz. Evet bugün... KENAN AKIN (Gazi Mağusa) (Yerinden) - Toplu sözleşme imzalanırken, toplu sözleşme iki buçuk yıldır acaba ihtiyat sandığı, sosyal sigortada aklı nerdeydi Sayın Başkanın. BAŞKAN - Sayın Akın. bu İBRAHİM KORELİ (Yerinden) (Devamla) - Sen anlaman be işlerden.
49 KENAN AKIN (Yerinden) (Devamla) - Ha çok iyi anlarım. İBRAHİM KORELİ (Yerinden) (Devamla) - Bu Yasadır be sosyal sigorta, ihtiyat sandığı... BAŞKAN - Sayın milletvekilleri lütfen Genel Kurulu... İBRAHİM KORELİ (Yerinden) (Devamla) - Yasaları uygulama durumunda olan Hükümettir. BAŞKAN - Sayın milletvekilleri ara vereceğim yine. İBRAHİM KORELİ (Yerinden) (Devamla) - Sendikalar değil. BAŞKAN - Sayın milletvekilleri lütfen. İBRAHİM KORELİ (Yerinden) (Devamla) - Öğren bazı şeyleri. KENAN AKIN (Yerinden) (Devamla) - ^ok iyi biliyorum. BAŞKAN - Sayın Koreli. ÖZKAN MURAT (Devamla) - Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım. BAŞKAN - Sayın Koreli lütfen. KENAN AKIN (Yerinden) (Devamla) - Toplu sözleşme imzalanırken aklınız nerdeydi Sendika Başkanı olarak? BAŞKAN - Sayın Akın lütfen. ÖZKAN MURAT (Devamla) - Değerli milletvekili arkadaşlarım;
50 KENAN AKIN (Yerinden) (Devamla) - Aklın nerdeydi o zaman Sendika Başkanı olarak? BAŞKAN - İdare Amiri lütfen. ÖZKAN MURAT (Devamla) - Önemli bir olay yaşıyoruz. Önemli bir olay yaşıyoruz, olabilir. Biraz konunun tansiyonu yükselebilir ama her halükarda biz mantıkla hareket etmek zorundayız. Olay büyüktür. Doğrudur Koreli arkadaşımın dediği, olay basit değildir. Olay narenciyenin bu sene dalından koparılıp ihraç edilme sorunudur. Olay işçinin, binlerce işçinin iş, ekmek kapısının kapanıp kapanmama konusudur. Onun için doğaldır da, çalışanlarımızın bazı tepkileri var anlıyoruz kendilerini. Sendikamızın da doğaldır tepkileri. Ama ihmalleri varsa vardır, onlar geride kalmıştır, ben bunların da üzerine gidecek değilim. Bugün narenciyeden beklediğimiz rekolte 160 bin tondur. Bunun 12 bini limon, 40 bini greypfruit, 10 bini yafa, 100 bini Valencia civarındadır. Bu rekolteyi Cypfruvex yalnız başına kaldıramaz. Bu bir gerçektir. Bu konuda Hükümetin sorumluluğu vardır. Hükümet bu konuya el atmışır ve kesinlikle üreticimize de şunu belirtmek isterim milletvekili aracılığıyla ve basına da bunu vereceğiz, kesinlikle bir limon, bir greypfruit, bir portokal, bir valencia ağaçta kalmayacaktır. Her türlü sorumluluğu bu Hükümet yüklenecektir. Asil Nadir krizine rağmen. Polly Peck krizine rağmen bütün bunları yapacak ve ürün dalında kalmayacak, ihracatını da gerçekleştirecektir. Ama bütün bunları yaparken önümüzde çok az bir zaman vardır ve sendikayla, sendikalarla ve hatta krizde olduğumuz ilgili firmalarla da bu konuda belli bir işbirliği çerçevesinde haklarını Devletin ve özellikle çalışanların alarak bu ürünü dalında bırakmayacağız.
51 Doğrudur Koreli arkadaşın dediği. Birçok ülkede teşvik verilmektedir narenciye ihracatçısına, üreticisine değil, ihracatçısına. Ama, dolaylı olarak narenciye çalışanına da, narenciye üreticisine de bu yansır. Neden? Çünkü, teşvik alan bir ihracatçı, ona göre kendine de bunu yansıtır, maliyetlerini düşürür ve dolaylı olarak üreticiye de, çalışanına da verir. Bizim Bakanlar Kurulunun gündemindedir. 50 Dolar ton başına öneri vardır Tarım Bakanlığının. Bakanlar Kurulunun gündemindedir. Bu krize gelecek olursak; hükümetin karşı karşıya kaldığı bir sorun da şudur: Bir kısım şirketler vardır. Kimisi Polly Peck der, kimisi Asil Nadir'in şirketleri der, kimisi Nadir Şirketler Grubu der. Ben Çalışma Bakanı olarak ve bir hukukçu olarak da diyorum ki, bizim karşımızda muhtelif şirketler vardır, adları ne olursa olsun ve bizim muhatabımız bunlardır. Bugün bu şirketlerin, devlete 115 milyar vergi borcu var. Bugün bu şirketlerin İhtiyat Sandığına ki bu devletin değil, işçinin kendi parasıdır. Kendi Sandığıdır. Devletin Sandığı değildir burası. Kendi Sandığıdır. 50 milyar borcu vardır. Bugün bu şirketlerin sosyal sigorta, yani işçinin hakkıdır bu, 36 milyar borcu vardır. Bütün bunları topladığımızda 200 milyarı aşkın bir rakam elde ederiz. Sadece İhtiyat Sandığı ve sigorta 86 milyardır. 114 milyar da vergi alacağı, vergi borcudur bu şirketlerin, 200 milyar. Çok acı bir gerçeği daha söyleyeyim. Göremiyorum burda eski çalışma bakanını ama... MEHMET CİVA (Lefkoşa)(Yer inden ) - Arkadadır. ÖZKAN MURAT (Devamla)- Evet, arkada. Ben bunu bu kürsüden çok söyledim. Fakat, bekleyelim ve görelim dendi. Seçime üç gün kala, maalesef hiç dikkat etmeden, hiç araştırma yapmadan, işçinin parası 4.5 milyon dolar bir ayın içinde, muhtelif
52 tarihlerde, hatta sonu da 31 Aralık olmak koşuluyla, 31 Aralık 1 gelecek kaydıyla bugünkü rakamlarla 190 milyar bir bankaya yatırıldı. Bu şirketler grubunun bir ailesinin bankasına yatırıldı. Hepsi de seçime beş kala. Hatta bir kısmı seçimden sonra da devam etti bu yatırımın, işçinin parasıydı bu. VASFİ CANDAN (Lefkoş a)(yer inden)- Neyine güvendiydiniz bu bankaların Ertuğrul Bey. ERTUĞRUL HASİPOĞLU (Gazi Mağusa)(Yer inden)- Şimdi söyleyeceğim. ÖZKAN MURAT (Devamla)- Tarihlerini de söyleyeceğim. Yatırım tarihlerini. Çünkü, bir ara sohbet ederken, Ağustostan Eylül 1 den bahsedildi. 12 Aralık 1993, 12 Kasım 1993, 24 Kasım 1993, 29 Kasım 1993, 30/12/1993, ki hükümet düştüydü. 31/12/1993. Senetlerin tarihleridir bunlar. Bir yıl vadeli 4.5 milyona baliğ döviz hesabı yatırıldı. Benim yanımda Savcılığın raporu da vardır. Aynen okuyorum. VASFİ CANDAN (Yerinden)(Devamla)- Üç ay için de yatırmadınız, bir yıl için. ÖZKAN MURAT (Devamla)- "Yönetim Kurulunun ciddi bir araştırma yapmadığı, sadece bankanın gönderdiği yıllık bilanço ya verdiği faiz oranlarının incelendiği ve bu hususta KKTC Merkez Bankasıyla resmi veya gayrı resmi hiçbir temasları bulunmadığı da tespit edilmiştir bu yatırım yapılırken." Başsavcılığın kendi raporudur bu bize ve biz dedik ki, bu işte zorlanacağız. Başka bir rapordan da bahsedeyim.
53 İhtiyat Sandığının bugün 1 trilyon, 700 milyon civarında parası vardı. Fakat o paraların içindedir bu rakam da. Döviz hesabıbının %50.43'ü bir ayın içinde bir bankaya yatırılıyor. Döviz hesabının %50.43'ü. Bu şunu gösteriyordu. Bile bile bu parayı batırmaktı. Ben daha ilerisini bu konuda söylemek istemiyorum. Çünkü yaptığımız belli işlemler de vardır. Bankacılık konusunda da hassasiyet olduğundan dolayı fazla şey de söylemek istemiyorum. Fakat geçmiş yönetim bu işçi hakları konusunda ne kadar titiz olduğunu buradan da göstermektedir. Bu konuda da biz girişimimizi yaptık ve bu konuda da işçinin, çalışanın parası konusunda da hassasiyetimizi gösterdik. Sigorta, ihtiyat Sandığı konusunda hükümete gelir gelmez ilgili firmalarla görüştük. Bize bir ödeme plânı yapıldı ve 1992 Eylülünden bu yana sadece ve sadece bütün zorlamalarımıza karşın Haziran ayında bize 3 milyar yatırabiidiler. Devam etmedi. Ondan sonra gazetelerde görürsünüz, işte bana ceza davaları açıldı, hapislere gönderecekler beni diye yazılar vardır ilgili şahsın. Evet doğrudur. Biz bu işçinin, bu çalışanın hakkını korumak için hukuk davasının yanında ceza davası da açtık ama bizim amacımız bir hukukçu olarak da hiçbir zaman insanları incitmek değildir. Bir nevi hukuki tazyiktir bu ve işlemlerin daha süratli yapılabilmesi içindir. Bunun için de uğraştık. Sonuç itibariyle; bu kriz öyle bir noktaya geldi, tam da talihsiz bir dönem... önce KENAN AKIN (Gazi Mağusa)(Yerinden) Aralığımdan BAŞKAN - Sayın Akın; lütfen, lütfen gündem dışı konuşmaya yanıt veriyor Sayın Bakan. KENAN AKIN (Yerinden)(Devamla) - Aynı şey Sayın Başkan. BAŞKAN - Soru cevap değildir. Usulü lütfen saptırmayın. ile KENAN AKIN (Yer inden)(devam1 a) - Sayın Başkan; bu konu ilgilidir. BAŞKAN - Lütfen.
54 İhtiyat KENAN AKIN (Yer inden)(devam1 a) - işçinin sigortası, Sandığı... BAŞKAN - Sayın milletvekili; lütfen müsaade edin. KENAN AKIN (Yer inden)(devamla) - Cypfruvex'e niye yatırılmadı? Yatırıldı mı onu da söyle. BAŞKAN - Sayın milletvekili; lütfen müsaade edin Sayın bakan konuşmasını yapsın. Yeni usul çıkardınız. ÖZKAN MURAT (Devamla) - işçi haklarına önem verdiğimizin başka bir göstergsini de söylemek istiyorum. Yıllarca Cypfruvex işçisinin ihtiyat Sandığı paralarını da yatırmadı eski yönetim. Bu da 14 milyar tutardı. Biz geldik, onu da yaptık. 14 milyarı yattı bu çalışanın. Bunu beklerdik ilgili arkadaşımız en azından bunu izah etsin bu mikrofondan. azından. KENAN AKIN (Yerinden)(Devamla) - Koreli söylesin en İBRAHİM KORELİ (Lefkoşa)(Yer inden) - Benim gündemim Sunzest işçileridir; Sayın Özkan Murat. KENAN AKIN (Yerinden)(Devamla) - Narenciyedir. haklarının... ÖZKAN MURAT (Devamla) - Efendim işçilerin ve çalışanların Koreli. MEHMET CİVA (Lefkoşa)(Yerinden) - İşine geldiği gibi ÖZKAN MURAT (Yerinden)(Devamla) - Efendim; has işçilerin ve çalışanların haklarının İBRAHİM KORELİ (Yerinden)(Devamla) - Polly Peck çalışanlarının... ÖZKAN MURAT (Devamla) - Farkında olduğunu, Koreli'nin de takdir ediyoruz, Koreli'nin de bu hakkı takdir etmesi lâzımdı ki iki buçuk sene boyunca kimsenin ilgilenmediği bu
55 çalışanların hakları ile ilgilendik ve her türlü tazyiği yaptık ilgili firmalara. Sonunda öyle bir noktaya geldi, bu mallardan bir kısmını bize devretme önerisi getirilmiştir. Bu devlet alacağı ile ilgili değildi sadece. Bu yanılgı da bu konuda kesinlikle yanlış olarak aktarılmasın. Devlet alacağı derken, sadece vergi alacağı olarak da düşünülmemesi gerekir. Ben buradan izah ediyorum. Devlet alacağı, vergi alacağı sadece 115 milyardır. Gerisi işçinin ve emekçinin hakkıdır. Sigorta hakkıdır, ihtiyat Sandığı hakkıdır ve biz bunun gerekli davalarını da, ceza davası da açtık. Bunun peşine koştuk. EKONOMİ VE MALİYE BAKANI ONUR BORMAN (Yerinden) - 0 da işçinin vergisidir. KENAN AKIN (Gazi Mağusa)(Yer inden) - işçi ne yapacağını şaşırdı Sayın Bakan. ÖZKAN MURAT (Devamla) - Vergi konusunu da söyleyecek olursak devletin derken, devlet çalışanından kesilen vergidir. ONUR BORMAN (Yerinden)(Devamla) - Gelir vergisidir. ÖZKAN MURAT (Devamla) - Yani bu ilgili firmaların kendi vergisi değildi arkadaşlar. Tamamen işçinin cebinden kestiği, işçinin hakkı olan birşeyi kesip, ödemeyen bir miktardı. Bu da işçinin hakkıydı, bu da halkın hakkıydı. Bunun peşinde koşuyoruz ve iki buçuk sene ilgilenilmedi. Biz geldiğimizde bu konunun üzerine gittik. Belli bir dönem aldı, belli pazarlıklar yapıldı. Bu gayet doğaldır, üretimi kesmek değildir ustalık.-önemii olan belli bir mantık içinde alacağını alabilmektir ve bir noktaya geldik ve tıkandı olay. Belli oldu ki para yoktur ortada. Ne yapacaktı bu Hükümet? üzerine gidecekti tabii bu hakkını almak için. Mal satacaksa mal satacak. Bu işçinin alın teridir. Bu halkın alın teridir ve üzerine gittik. Şimdi biz kabahatli mi olduk üzerine gitmek ile?
56 Biz bu işçinin, bu çalışanın hakkını almak için gittik. Bizim üzerimize üzerimize işçiyi yolladılar. Başbakanlığın önüne, Başbakan Yardımcılığının önüne geldi işçi sövdüler bize. Kim yaptı bunu? Ve bugün biz işte bu duygularla bizi etkiliyor çalışanın yine bizim kapımıza gelmesi. Evet haklıdır. Biz hükümetiz, biz devletiz ve bu haklarını savunacağız, alacağız bu insanların vama ayni tepkiyi ilgili yerlerin de göstermelerini isteriz. curt KENAN AKIN (Gazi Mağusa) (Yerinden) - Sendikalar cart yapmasın. ÖZKAN MURAT (Devamla) - Evet biz İhtiyat Sandığı, sigorta konusunda, vergi konusunda gereken girişimlerimizi yaptık. Doğrudur Koreli arkadaşımın dediği, sadece bununla bitmez bu iş. Çalışanların tazminat hakkı da vardır. Bu da toplu sözleşmeden kaynaklanan bir haktır. Yasamızda yoktu bu. Ama kıdem tazminatı doğrudur. Anayasal bir haktır toplu sözleşme, toplu sözleşmenin de bir maddesi budur. Ve Anayasaya girmiştir bu. Bu hak da bu çalışanların vardır ve milyarları aşıyor. Doğrudur. Bizim görevimizdir de ayni zamanda bu işçinin bu hakkını alabilmesi. Ama şunu biraz ayıralım. Sigorta, ihtiyat Sandığı, devlet doğrudan dava açar alır. Çalışma Bakanı olarak benim görevimdir kıdem tazminatı ile ilgilenmek. Hükümetin görevidir bununla da ilgilenmek. Bunun içindir ki değerli arkadaşım Koreli benden randevcı istedi. Ben de kendisine dün verdim bu randevuyu. Fakat kendilerinin eylemleri olduğu için bugün saat 2.30'da görüşüyoruz bu konuyu. Sadece Koreli ile de değil, Tarım-Sen'le de değil. TES ile de yapıyoruz. Metal-Sen'le de yapıyoruz. Yani bu ilgili firmalarda çalışan işçilerimizin kıdem tazminatı konuları veya diğer haklarını korumak için sendikalarla da işbirliği yapıyoruz biz. Biz hiçbir zaman çalışanın hakkını devletin gerisinde görmedik. Devletin hakkını da çalışanlardan farklı birşey yolarak da görmüyoruz. Devletin hakkı da çalışanların, halkın bir hakkıdır. Böyle bir ortamda doğaldır ki bir pazarlık yapılması gerekirdi. Sayın Cumhurbaşkanı birşeyler söyledi bu konu ile ilgili.
57 HÜSEYİN ANGOLEMLİ (Gazi Mağusa) (Yerinden) - Her konuda birşey söylersiniz ortada birşey yok. BAŞKAN - Lütfen. ÖZKAN MURAT (Devamla) - Efendim varolan şey şudur. HÜSEYİN ANGOLEMLİ (Yerinden) (Devamla) - Şov mu yaparsınız, her gün birşey yaparsınız. BAŞKAN - Sayın Bakan lütfen. ÖZKAN MURAT(Devamla) - Sayın Angolemli kimin şov yapıp yapmadığını bu kamera da çok iyi bilir, siz de çok iyi bilgirsiniz. HÜSEYİN ANGOLEMLİ (Yerinden) (Devamla) - Bilir, bilir. Hergün birşeyler söylersiniz. ÖZKAN MURAT (Devamla) - Bu şovmenlik konusunda hiç samimiyetiniz yoktur ha... AHMET DERYA (Lefkoşa) (Yerinden) - Vakit bulamadın çıkarın kameraya da onun için. BAŞKAN - Sayın Bakan... ÖZKAN MURAT (Devamla) - Hiş samimiyetiniz yoktur. Biz gerçekleri açıklıyoruz burda. BAŞKAN - Sayın konuşmacı yeterli süreyi kullanmış bulunuyorsunuz. Lütfen bağlayınız. ÖZKAN MURAT (Devamla) - Efendim görevimiz hükümet olarak hem çalışanın, hem devletin haklarını korumaktır. Ama öncelikle de çalışanın hakkını ve kesinlikle kesinlikle Çalışma Bakanı olarak ve hükümet olarak, çalışanların bir kişisinin bile işsiz kalmasına gönlümüz razı değildir.
58 Onun içindir ki biz bu tesislere el koyacağız gerekirse. Gerek turizm konusunda gerekse narenciye konusunda kesinlikle işçimizi işsiz bırakmayacğız ve herhangi bir hakkının da elinden alınmasına razı değiliz. Bunun da garantisi hükümetimizdir. Teşekkür ederim. BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Bakan. Buyurun Sayın Taner Etkin. HÜSEYİN ANGOLEMLİ (Yerinden) (Devamla) - Şov güzel. İÇİŞLERİ BAKANI TANER ETKİN - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Sayın Koreli bugün gündem dışı konuşma ile gündeme getirdiği konu bana göre enine boyuna tartışılmış oldu. Sayın Koreli kendi düşüncelerini ortaya koydular. Hükümet kanadı Sayın Başbakan Yardımcısı ve Sayın Bakan tarafından görüşler itibarı ile de hükümet tarafının görüşler: ortaya konmuş oldu. Ben o konulaara girecek değilim. Sadece Sayın Koreli'nin konuşması içeriğinde Sayın Cumhurbaşkanımıza da bazı atıflar var. Ben onlara bir açıklık getirmek ve zabıtlara bu açıklığın da geçirilmesi için söz almış bulunuyorum.
59 Herhalde Sayın Cumhurbaşkanı burada olsalardı, kendileri cevap verirlerdi ama burada olmadıklarına göre, bunu, bu açıklığı ben yerine getirmek istedim. Bir defa Sayın Cumhurbaşkanının, Bakanlar Kuruluna başkanlık yapması Anayasanın öngördüğü bir hak ve görev ve yetkidir. Bu Anayasanın öngördüğü yetkiyi kullanarak,sayın Cumhurbaşkanı Bakanlar Kuruluna başkanlık yapmışlardır. Hali ile Sayın Cumhurbaşkanı Bakanlar Kuruluna geldikten, gelirken veya Bakanlar Kurulu toplantısını tamamladıktan sonra çıkışta halkına, basın yolu ile Bakanlar Kuruluna geliş nedenini ve bu nedenin sonucunda gerçekleşen, toplantı nihayetinde sonuçlarını da duyurmak durumundadır. Yoksa Bakanlar Kurulu sözcülüğü yapmış değildir Sayın Koreli'nin söyledikleri gibi. Bu bir. ikincisi; Sayın Cumhurbaşkanının söyledikleri ile ilgili, yani söylediklerinin içeriği ile ilgili olarak bir açıklık getirilmesi gerekir. Sayın Cumhurbaşkanı Nadir Şirketler Grubunun bir veya iki şirketinden eğer işçi durdurulmuşsa, bu Hükümetin sorumluluğunda değildir derken, durdurma işlemi açısından bunu söylemiştir. Bunun kayıtlara geçmesini ben arzu ediyorum. Durdurma işlemini yapan Hükümet değildir, dolayısıyle bu yönde sorumluluğu yoktu. Ama bu deyişin içeriğinde işçimizin işsiz kalması, çalışanımızın işsiz kalmasına kayıtsız kalınacağı, yoktur böyle bir ifade. Ben bunu vurgulamak istedim. Tabiidir ki çalışan eğer işsiz kalmışsa, halkımızda, halkımızın arasında işsizlik varsa, bu işsizliği giderecek tedbirleri de almak veya haksız bir şekilde bir durdurma, bir işsiz kalma durumu ortada varsa, bu haksızlığı ortadan kaldırmak için tedbirler almak Hükümetin görevidir, işte Sayın Cumhurbaşkanının deyişinin içinde sadece durdurma işlemi var. Ben bunun için, kayıtlara geçmesi için vurgulamak istedim. Bu nedenle söz aldım. Yoksa işçinin hakkı mutlaka korunacaktır, arkadaşlarım bunu vurgulamışlardır. İşsiz kalan, istihdam bekleyen işçilerimizin şu veya bu şekilde ekonomik yapımız içerisinde kendilerinin ve ailelerinin gelirlerini sağlayacak, bir iş olanağı da yaratılması da hükümetin görevidir. Bu Hükümet bu görevden kaçmamıştır ve kaçmayacaktır. Teşekkür ederim.
60 BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Bakan. Sayın Hasipoğlu; yanıt hakkını mı kullanacaksınız? Peki buyurun efendim. ERTUĞRUL HASİPOĞLU (Gazi Mağusa)(Yerinden) - Evet. Yalnız elektrikler konusunda, ondan sonra... BAŞKAN - Buyurun. ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI ÖZKAN MURAT (Yerinden)- idareniz Ertuğrul Bey, idareniz. 20 yıllık idareniz. AHMET DERYA (Lefkoşa)(Yer inden) - Sen ki karanlıkta işler çevirmeye alışmış bir adamsın... ERTUĞRUL HASİPOĞLU (Yerinden)(Devamla) - Siz hükümetsiniz hükümet. Hükümetler çare müessesesidir. Bir senedir hazır bırakılanları da birşey yapamadınız. BAŞKAN - Sayın milletvekilleri... ERTUĞRUL HASİPOĞLU (Gazi Mağusa) - Sayın Başkan, muhterem milletvekilleri; bir sene zarfında gözlemlediğimiz CTP'li sayın bakanların iş yerine hep lâf ürettikleridir. ÖZKAN MURAT (Yerinden)(Devamla) - Ne işler becerdik. ERTUĞRUL HASİPOĞLU (Devamla) - Hep yapacağız, edeceğiz, herşey olacak. Santral bırakırsınız sağlam, sağlamlar da gider. Yapılan santrallar, onlar patlar bir senedir elektriksiziikten bu millet yandı. BAŞKAN - Sayın Hasipoğlu; lütfen şahsınızla ilgili atıflara yanıt verin. Lütfen. ÖZKAN MURAT (Yerinden)(Devamla) - Amerika'dan yeni geldin, haklısın. BAŞKAN - Sayın milletvekilleri; lütfen.
61 ERTUĞRUL HASİPOĞLU (Devamla) - İşçi, emekçi yandaşı geçinirler ama bir taraftan da Everest Bankasının, Elmaslar Kredi Şirketinin sahibi olurlar, işçi, emekçi yandaşı geçinirler, hazır olduğu halde Tek Sosyal Güvenliği gündeme getirip geçiremediler. Üç buçuk sene emek verip hazırladığım Tek Sosyal Güvenlik halâ daha orda dururken, daha da duracaktır, bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın... yanıt BAŞKAN - Sayın Hasipoğlu; şahsınızla ilgili hususlara verin. da ERTUĞRUL HASİPOĞLU (Devamla) - Evet efendim, onlara vereceğiz. BAŞKAN - Lütfen. ÖZKAN MURAT (Yer inden)(devam 1 a) - Sen bankadaki paralara bak. BAŞKAN - Lütfen efendim. İBRAHİM KORELİ (Lefkoşa)(Yerinden) - İçtüzük çiğneniyor. Gündem dışı konuşmayı genel görüşmeye çevirdiniz. BAŞKAN- Ben gerekli ikazı yapıyorum. Lütfen Sayın Hasipoğlu. ERTUĞRUL HASİPOĞLU (Devamla) - Halbuki efendim... Sataşma olmuştur. BAŞKAN - Sayın Hasipoğlu lütfen. ERTUĞRUL HASİPOĞLU (Devamla) - UBP işçi hakları hakkında hiçbir şey yapmamıştır denmiştir. Biz onlara yanıt vermek zorundayız, onu veriyoruz.
62 Bu memlekette İLO Sözleşmelerini UBP geçirdi. Gurur duyuyorum. İş Yasasını bir geçirdik bu ülkede. ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI ÖZKAN MURAT (Yerinden)- Cypfruvex'de çoplamayı da siz yaptınız. BAŞKAN - Sayın Bakan lütfen. ERTUĞRUL HASİPOĞLU (Devamla) - Biz geçirdik, işçinin haklarını biz verdik. ÖZKAN MURAT (Yerinden) (Devamla) -... bahset... BAŞKAN - Lütfen Sayın milletvekilleri, lütfen. ERTUĞRUL HASİPOĞLU (Devamla) - Toplu sözleşme, Sendikalar Yasası gündeminde dir. Hala daha geçirmemişlerdir. günler... KENAN AKIN (Gazi Mağusa) (Yerinden) - Yumruk yediğin BAŞKAN - Sayın Kenan Akın lütfen. ERTUĞRU HASİPOĞLU (Devamla) - Biz ihtiyat Sandığı Yasasını... FERİDUN ÖNSAV (Yerinden) (Devamla) - Sataşma hakkında konuşsun, ayrı konuda konuşuyor. BAŞKAN - Gerekli ikazları yaptım ben Sayın Önsav. ERTUĞRUL HASİPOĞLU (Devamla) - Hayır efendim, hayır efendim. İhtiyat Sandığı Yasasını değiştirdik. Ceza getirdik. Hiç olmazsa işçinin parası eskiden ceza verilmiyordu. Kurtulsun diye işçi, hakkını alabilsin diye ihtiyat Sandığı Yasasını biz değiştirdik. ÖZKAN MURAT (yerinden) (Devamla) milyardan bahset.
63 KENAN AKIN (Yerinden) (Devamla) - Küçük esnafı iki günde mahkemeye veriyordunuz, onları da anlat. BAŞKAN - Sayın Hasipoğlu sizin şahsınızla ilgili husulara yanıt verin. ERTUĞRUL HASİPOĞLU (Devamla) - Hepsini açıklayacağız. Biz gazetelerde yazıyor, burdan da ifade edildi. Asil Nadir'in otelini sattıran biziz. Girne-View'ü sattırdık, işçinin hakkını ödedik, işçinin sigorta, ihtiyat Sandığı parasını aldık. Ondan sonra birikenlerdir bu. Hepsi alınmıştır o devrede. ICP'yi sattık, ilaç Fabrikasını, Asil Nadir'in. Vergi borcunu Maliye Bakanı aldı. ÖZKAN MURAT (Yerinden) (Devamla) 'den 1994'e kadar sizdiniz ne yaptınız? ERTUĞRUL HASİPOĞLU (Devamla) Biz Girne-View Otelini.Çalışma Bakanı o 1 arak satt ı rd ı k. Aldık işçinin parasını, koruduk. Döndük oteli sattık, daha fazla paraya sattık. KENAN AKIN (Yerinden) (Devamla) - Maliye Bakanı kimdi? idare BAŞKAN - Sayın Akın lütfen vaz geçin laf atmaktan. Lütfen amirisiniz. KENAN AKIN (Yerinden) (Devamla) - 0 satışların yapıldığı zaman Maliye Bakanı kimdi? yapsın. BAŞKAN - Müsaade edin, sayın milletvekili konuşmasını ERTUĞRUL HASİPOĞLU (Devamla) - İktidarda UBP idi ve UBP'nin bakanı idi. KENAN AKIN (Yerinden) (Devamla) - Kimdi?
64 1473 ERTUĞRUL HASİPOĞLU (Devamla) - UBP'nin bakanı. Kim isterse olsun, önemli değildir, partidir, hükümettir, hükümetin bakanıdır. Elebette ki görevini yapmıştır. Asil Nadir' i dava eden odur. Asil Nadir'i dava eden de biziz ilk. Siz o davaların sonucunu getirmeye çalışıyorsunuz. Hala daha bitiremediniz. ÖZKAN MURAT (Yerinden) (Devamla) - İhtiyat Sandığını nerden dava ettiniz? BAŞKAN - Sayın Bakan lütfen. ÖZKAN MURAT (Yerinden) (Devamla) - Hiç dava açmadınız İhtiyat Sandığı ile Sigortaya. ERTUĞRUL HASİPOĞLU (Devamla) - Hepsine dava açılmıştır. ÖZKAN MURAT (Yerinden) (Devamla) 'den 1994'e bir kuruş para yatmadı. BAŞKAN - Sayın Bakan, lütfen. ERTUĞRUL HASİPOĞLU (Devamla) - Siz geldiniz, dediniz ki biz davaları götüreceğiz. Özel avukatlara vermeyeceğiz dediniz, kalktınız bütün paraları özel avukatlara verdiniz. BAŞKAN - Sayın Hasipoğlu genel kurula hitap ediniz. Ve sizinle ilgili hususlara yanıt verin. ERTUĞRUL HASİPOĞLU (Devamla) - Zikrinizle fikriniz birdir. Halbuki bizim eylemlerimiz en doğrusuydu. BAŞKAN - Sayın milletvekilleri bir kere daha ikaz ediyorum toplantıya ara vereceğim. ERTUĞRUL HASİPOĞLU (Devamla) - Hep laf ürettiniz, iş üretmediniz.
65 BAŞKAN - Sayın Hasipoğlu; lütfen şahsınızla ilgili hususlara yanıt verin. SONAY ADEM (Gazi Mağusa) (Yerinden) - Asil Nadir'in yanındaymışsınız. ERTUĞRUL HASİPOĞLU (Devamla) - Ben partimle ilgili sorulara da cevap vermek zorundayım. Bizi gazetelerin yazdığı bağlamaz. Bizi, bizim eylemlerimiz bağlar. Bizim eylemlerimiz, biz Asil Nadir'in otelini sattırdı. Biz Asil Nadir'in ilaç fabrikasını sattık. Biz onu dava ettik, biz açtık davayı, siz açmadınız. Bizim zamanımızda açıldı bu dava. Onun için hiç burda saptırma yapmayın. İhtiyat Sandığının Endüstri Bankasına yatırılan parasına gelince. Ağustos, Eylül aylarında bu para Merkez Bankasındaydı ve faiz vermiyorlardı. Bu para dövize gene bizim tarafımızdan çevrilmiştir işçinin parası yenmesin diye 9 milyar dolardı. Biz bu Türk Parası değer kaybediyor, kaybetmesin diye dövize çevirdik bu parayı. Merkez Bankasından faiz alınmıyordu. Yönetim Kurulu bir araştırma yaptı, ihale açtı ve en fazla faizi hangi banka veriyor Kooperatif hatırladığım kadarı ile o gün %7 verirdi. Bütün bankalar belli bir faiz verdi. Endüstri Bankası ile yanılmıyorsam %13'e yakın faiz verdi. Şimdi siz alıyorsunuz, inceliyorsunuz herşeyini bankanın bilançosu tamam, herhangi bir problemi yok. Maliye ile de bu konuda istişare yapıyorsunuz. Şimdi siz bu parayı alacaksınız, %7 verene mi vereceksiniz, 13 verene mi? Peki size sormazlar mı niçin %7'ye verdin. Niçin daha hakkını korumadın. Bu, şimdi ilk defa mı para yatırıldı diğer bankalara. Kredi Bankasında İhtiyat Sandığının parası yok mu? Türk Bankasında yok mu? Diğer bankalarda yok mu? Akdeniz'de yok mu? ÖZKAN MURAT (Yerinden) (Devamla) - En fazla faizi...
66 BAŞKAN - Sayın Bakan lütfen. ERTUĞRUL HASİPOĞLU (Devamla) - Kooperatif 1 de, Vakıflar'da yok mu? BAŞKAN - Sayın Bakan lütfen. ERTUĞRUL HASİPOĞLU (Devamla) - Bütün bankalarda parası vardır. Bugün bu memleketi siz o hale getirdiniz ki yerli bankalara güven kalmadı. Siz yaptınız, iki eylemle ve iki bankayı batırmakla bugün bizim... Ziraat Bankasında, İş Bankasında kuyruklar vardır, giremezsiniz içeriye. Gidin yerli bankaların içine tıs tıs eder. Siz onları da tehlikeye attınız, yaptığınız eylemlerle. Bunlar yanlış şeylerdir, doğru şeyler değildir.
67 Ben Bakan olarak,yalnızca Yönetim Kurulunun oybirliği ile, oyçokluğu ile değil, oybirliği ile almış olduğu kararı onayladım. Yönetim Kurulu oybirliği ile muhalifi ile muvafıkı ile oybirliği ile karar almıştır, Endüstri Bankasına para verilecektir diye ve ben bunu onayladım. Bunun dışında başka birşey yoktur. Peki onaylamasam siz çıkıp hesap sormayacak mıydınız? Niye en fazla faizi veren bankaya vermediniz diye? Sormayacak mıydınız? Hesap soracaktınız burada. Onun için... ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI ÖZKAN MURAT (Yerinden)- Şimdi para yoktur meydanda. ERTUĞRUL HASİPOĞLU (Devamla) - Ve oyçokluğu ile değil, oybirliği ile. Bu görev senindir. Hükümette olan sensin. Eğer bu para battıysa senin bunun, kurtarmak zorundasın. Bir senedir iktidarda olan sensin. AHMET DERYA (Lefkoşa)(Yer inden) - Hep siz batıracaksınız, biz de çıkaracağız. ERTUĞRUL HASİPOĞLU (Devamla) - Siz birşey yapmayacaksınız. Siz... AHMET DERYA (Yerinden)(Devamla) - Batırdınız hatırdınız memleketi. Batırdınız, şimdi de biz kurtaralım. ERTUĞRUL HASİPOĞLU (Devamla) - Siz hiçbir şey yapmadınız. BAŞKAN - Sayın Derya; lütfen. ERTUĞRUL HASİPOĞLU (Devamla) - Hiçbir şey yapmayacaksınız. Yalnız dediğim gibi iş değil siz üretemezsiniz, siz yalnız lif üretirsiniz. Teşekkür eder, saygılar sunarım. BAŞKAN - Teşekkür ederim. Sayın milletvekilleri İBRAHİM KORELİ (Lefkoşa)(Yer inden) - Neyi batırdıysanız, kurtarmaya çalışıyoruz. Sayın Başkan cevap hakkım doğdu.
68 BAŞKAN - Cevap hakkınız yoktur. Yerinizden çok kısa. Tatmin oldunuz veya olmadınız... İBRAHİM KORELİ (Yer inden)(devamla) - Cevaplama hakkım var Sayın Başkan içtüzüğe göre. içtüzük diğer arkadaşlara söz verilmekle çiğnenmiştir. Çünkü gündem dışı konudur burada görüşülen. Genel görüme havasına çevirdiniz. Benim İçtüzüğe göre sadece hükümeti... BAŞKAN - Sayın Koreli; benim ne yapacağımı herhalde siz söyleyecek değilsiniz. Üç Sayın Bakan burada yanıt hakkını kullanmak istemiştir, hükümet adına. Ben kendilerine o hakkı verdim. Ben genel görüşme açmadım. var. MUSTAFA AKINCI (Lefkoşa)(Yer inden) - Konuşmacının hakkı İBRAHİM KORELİ (Yerinden)(Devamla) - 0 zaman cevap hakkımı isterim. BAŞKAN - Çok kısa olarak buyurun. Çok kısa olarak. MEHMET CİVA (Lefkoşa)(Yer inden) - Genel görüşme kadar önemlidir. Ne var Koreli? Şikâyetini anlamadım. İBRAHİM KORELİ (Yerinden)(Devamla) - Yok şikâyetçi değilim. Yok ki bana söz hakkı verilmeyecek. BAŞKAN - Söz hakkınızı kimse almadı Sayın Koreli. Yalnız siz zaman zaman sınır dışına çıkıyorsunuz ve süreleri ihlâl ediyorsunuz. Onu da hatırlatmaka görevimdir.
69 1478 İBRAHİM KORELİ (Lefkoşa) - Sayın başkan, muhterem milletvekilleri; ben ülkemizin içinde bulunduğu çok önemli, bini aşkın çalışanı ilgilendiren, on binlerce üreticiyi ilgilendiren, hem bu çalışanlar, hem de üreticiler, hem de devletimizin döviz girdileri bakımıdan, yaşamsal önemine haiz bazı sorunları gündeme getirmiştim, işsizliğe, açlığa mahkûm edilen işçinin sorununu dile getirmiştim, ürününün ağacının üzerinde kalacağını, üreticinin sorununu dile getirdim ve Polly Peck'teki kriz nedeni ile hükümetin aldığı birtakım kararları, vergi borçlarının tahsili ile ilgili aldığı kararları, aynı zamanda varolan işçi hakları bakımından da alınması için hükümeti göreve davet ettim. Bu denli yaşamsal öneme haiz bir sorun buraya getirilir ve tartışılırken, üzülerek müşahade ediyorum ki geçmiş hükümetle, yeni hükümet arasında bu sorun unutturulmaya ve iki hükümet arasında politik bir şov manevrasına geçilmiştir.
70 MEHMET CİVA (Yerinden) (Devamla) - Sayın Koreli işçilerin hakları konusunda Bakan garanti verir sana, daha şovdan bahseden be kardeşim. İBRAHİM KORALİ (Devamla) - Onu yapıyorsunuz karşılıklı. BAŞKAN - Sayın Koreli lütfen. MEHMET CİVA (Yerinden) (Devamla) - Bakan sana hükümet adına teminat veriyor işçilerin hakları konusunda. BAŞKAN - Sayın milletvekilleri; lütfen müsaade edin konuşmasını yapsın. İBRAHİM KORALİ (Devamla) - Sayın Özker Özgür beni yanıtlamak için bu kürsüye gelmiştir. Gayet makul ölçüler içerisinde bir konuşma yapmıştır. Memnuniyetimi belirtmek isterim. Arkasından Sayın Özkan Murat beni yanıtlamaya gelmiştir. Fakat somut olarak ortaya hiçbirşey koymamıştır. Sayın Özkan Murat "Koreli bu konuda haklıdır" dedi. "Sosyal sigorta konusunda haklıdır" dedi. "Kıdem tazminatı konusunda haklıdır" dedi. E, ben zaten haksız olsam haksız bir konuyu gündeme getirmem ki. Önemli olan haklı olduğumuz bu sorunların çözümünü bulmaktır. Şimdi siz hükümet olarak oturdunuz Sayın Cumhurbaşkanının başkanlığında Bakanlar Kurulunda, elbette ki Cumhurbaşkanının anayasal hakkıdır Bakanlar Kuruluna gidebilir, başkanlığını yapabilir. Ben öyle bir eleştiride bulunmadım. Sayın Cumhurbaşkanının Bakanlar Kurulunda alınan kararları kamuoyuna, muhabirlere açıklamasının içeriği ile ilgili ben eleştiri getirdim. Bakanlar Kuruluna katılma hakkı, başkanlık yapma hakkı, demeç verme hakkı gibi yasal, Anayasal özgürlüklerine ben eleştiri getirmedim. İÇİŞLERİ BAKANI TANER ETKİN (Yerinden) - Hayır, sözcülük yaptı dediğiniz için ben öyle dedim. İBRAHİM KORELİ (Devamla) - Basına, açıklamasına eleştiri getirdim. Ve dedim ki muhabirinin sorduğu soruya,
71 çalışanların durumu, hakları ne olacak sorusuna verdiği cevapta " o hükümetin sorunu değildir" cevabını verdi, "bu Asil Nadir'in sorunudur. Herhalde Asil Nadir bunun icabına bakacaktır" TANER ETKİN (Yerinden) (Devamla) - Sayın Koreli bir düzeltme gerekir burda. 0 soru öyle değildi okursanız. Okuduğunuz soru durdurulan işçilerle ilgiliydi. Hükümetin sorunu... İBRAHİM KORELİ (Devamla) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; ben bunu da geçtim ve tekrar soruyorum. Bakanlar Kurulunda hep birlikte hayati bir olay olduğunu kabul ettiğimiz bu sorun Bakanlar Kurulunda görüşülürken çıkıyorsunuz, açıklama yaparsınız. Cumhurbaşkanının açıklamasını da unuttum. Hükümet adaına Sayın Özker Özgür açıklama yapmıştır. Cumhurbaşkanlığının açıklamasına destek vererek ve tatmin olucu olduğunu söyledi. Taraflar tatmin oluştur, demiştir Sayın Özker Özgür. Burda da Denktaş'ın demecinin olduğu yerde onun da demeci var ve taraflar tatmin oluştur demiştir, hangi taraf tatmin olmuştur. Devlet ve Polly-Peck. Çünkü anlaşmayı yapan ikisidir. İşçi tarafı nerde, üçüncü taraf nerde? o lmadı. MUSTAFA AKINCI (Lefkoşa) (Yerinden) - Onlar da tatmin İBRAHİM KORELİ (Devamla) - işçi tarafı memnun olmadı. Çünkü taraf bile olarak kabul edilmemiştir. Sayın Asil Nadir Bakanlar Kuruluna çağrılabi1iyor, konuşulabiliyor, birtakım müzakereler yapılabiliyor ordada, iki taraf tatmin olucu bir noktaya getiriliyor da bu işten milyarlarca 400 milyar civarında para alacağı olan işçi tarafı nerde? 0 taraf yok burda. Ve tatmin olmayan bir taraf orda duruyor. 0 da işçi tarafıdır. ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI ÖZKAN MURAT (Yerinden) - Kıdem tazminatı yeni çıkmış bir olaydır, Allah için olsun.
72 İBRAHİM KORELİ (Devamla) Sayın Başkan, muhterem milletvekilleri; siz eski hükümetle yeni hükümet arasında ne yaparsanız yapın ben burda bu toplum için önemli bir konuyu gündeme getirdim değerli arkadaşlar. BAŞKAN - Sayın milletvekilleri lütfen. verdim. İBRAHİM KORELİ (Devamla) - Ve hükümetinize salık AHMET DERYA (Yerinden) (Devamla) - Sendika Başkanı unuttu getirmedi gündeme kıdem tazminatını kaç zamandır. Şimdi geliyor. BAŞKAN - Sayın Derya lütfen. İBRAHM KORELİ (Devamla) - Sen kıdem tazminatının ne olduğunu bilmiyorsun yıllardan beri sendikacılık yapan bir kişi olarak BAŞKAN - Sayın milletvekilleri lütfen. İBRAHİM KORELİ (Devamla) - Kıdem tazminatının ne olduğunu b ilmiyorusun. AHMET DERYA (Yerinden) (Devamla) - Öğretirim sana. tamamlar BAŞKAN - Sayın Koreli lütfen konuşmanızı mısınız? İBRAHİM KORELİ (Devamla) - Biraz sonra yapacağım açıklamalardan sonra kıdem tazminatının ne olduğunu sana anlatacağım için övünç duyuyorum. Çünkü biraz sonra anlayacaksın ne olduğunu kıdem tazminatının. AHMET DERYA (Yerinden) (Devamla) - Şov yapmaya çalışıyorsun, başka birşey değil.
73 İBRAHİM KORELİ (Devamla) - Değerli arkadaşlar iki gün önce... Oturan bir Hükümet. AHMET DERYA (Yerinden) (Devamla) - Yan geldin, oturdun. Şimdi aslan kesildin. İBRAHİM KORELİ (Devamla) - İki tarafın tatmin olduğu konusunda, hangi tarafın? Devlet ve işveren tarafının tatmin olduğu doğrultusunda. BAŞKAN - Sayın Ahmet Derya. İBRAHİM KORELİ (Devamla) - Basına açıklama, kamuoyuna açıklamada bulunuyor. Bir gün sonra da ama bu yaptığımız yasal mı, ne yaptık yahu biz? Ne yaptığımızın farkında değiliz gibi açıklamalarla karşı karşıya geldi bu toplum. Ve deniliyor Sunzest devri yasal değil mi? Peki oturdunuz anlaştınız,tatmin edici bir anlaşma çıktı ortaya dediniz. Ben soruyorum. Aklınız nerdeydi? MEHMET CİVA (Lefkoşa (Yerinden) - Kim söyledi bunu? Gazete yazar, gazete ile hükümetin ne alakası var. BAŞKAN - Sayın Civa müdahale etmeyin konuşmacıya lütfen. MEHMET CİVA (Yerinden) (Devamla) - Şaşırdın pusulayı Koreli, gazetenin yazısı... İBRAHİM KORELİ (Devamla) - Saptırma Sayın Civa, saptırma. MEHMET CİVA (Yerinden) (Devamla) - Ben hükümet adına söylenenleri... sapt ı rma. İBRAHİM KORELİ (Devamla) - Saptırmayın, saptırma Civa MEHMET CİVA (Yerinden) (Devamla) - Boşver yahu.
74 İBRAHİM KORELİ (Devamla) - Saptırma. BAŞKAN - Sayın Koreli lütfen gündeme gelelim. İBRAHİM KORELİ (Devamla) - Dürüst olunuz bu konuda. Dürüst olunuz. En azından başkanınızın sesine kulak veriniz. MEHMET CİVA (Yerinden) (Devamla) - Bizim dürüstlüğümüz... BAŞKAN - Sayın Koreli... İBRAHİM KORELİ (Devamla) - Sayın Özker Özgür bu konuda geldi ve bu kürsüden dedi ki olayın hukuki boyutları vardır. MEHMET CİVA (Yerinden) (Devamla) - Evet. İBRAHİM KORELİ (Devamla) Sorunları vardır. MEHMET CİVA (Yerinden) (Devamla) - Evet. İBRAHİM KORELİ (Devamla) - E, peki ben soruyorum size. MEHMET CİVA (Yerinden) (Devamla) - Açacağız.
75 İBRAHıM KORELİ (Devamla) - E, ben, peki soruyorum size. Hukuki boyutu olan bir mesele konusunda nasıl görüşebiliyorsunuz... yahu? MEHMET CİVA (Yer inden)(devam 1 a) - Sen ne istiyorsun İBRAHİM KORELİ (Devamla) - Ve tarafları tatmin etmiştir diye andlaşma yaptığınızı söyleyebi1iyorsunuz. gazeteden? MEHMET CİVA (Yer inden)(devam 1 a) - Sen ne istiyorsun İBRAHİM KORELİ (Devamla) - Ve bir gün sonra da... BAŞKAN - Sayın Civa, lütfen. İBRAHİM KORELİ (Devamla) - Bir gün sonra da... MEHMET CİVA (Yer inden)(devam 1 a ) - Senin nedir istediğin? BAŞKAN - Müsaade edin konuşmacıya canım, lütfen. İBRAHİM KORELİ (Devamla) - Hukuki boyutları vardır, hukuki sorunlar vardır diye bu iş bozuldu, diyorsunuz. MEHMET CİVA (Yer inden)(devam1 a) - Bozulmadı, bozulmadı merak etme. Bozulmadı. BAŞKAN - Sayın Koreli, lütfen konuşmanızı bağlayın. İBRAHİM KORELİ (Devamla) - Bitiyor Sayın Başkan, bitiyor. taminatıdır. MEHMET CİVA (Yer inden)(devam 1 a) - Biz, işçinin
76 MUSTAFA AKINCI (Lefkoş a)(yer inden) - Sayın Başkan üç tane Bakan konuşur... ı İBRAHİM KORELİ (Devamla) - Hepsine yanıt vermek lazım. oturanlar MUSTAFA AKINCI (Yer inden)(devam 1 a) - Bu sandalyelerde dinler. BAŞKAN - Sayın Akıncı, Sayın Koreli'ye konunun öneminden dolayı Genel Kurulun onayı ile 45 dakika konuşma hakkı verilmiştir. MUSTAFA AKINCI (Yer inden)(devam 1 a) - Konuşturulmuyor ama konuşmacı. Konuşturulmuyor. Burda çok önemli birşey konuşuluyor. BAŞKAN - Ben ona dikkat ediyorum. MUSTAFA AKINCI (Yer inden)(devamla) - Konuşturulmuyor bu arkadaşımız. Buna müdahale etmeniz lazım. BAŞKAN - Ben gereken müdahaleyi yapıyorum sayın Akıncı. MUSTAFA AKINCI (Yer inden)(devam1 a) - Hükümet oturuyor bütün konuşmacıları dinliyor. BAŞKAN - Ben gerekli müdahaleleri yapıyorum. İBRAHİM KORELİ (Devamla) - Bu kadar önemli bir konu ortada sırıtırken, milletvekili arkadaşlar yerinden laf atarak "aklın nerde idi sendikacı olarak." Değerli arkadaşlar benim aklım başımdadır. Her zaman da başımda olacaktır. Böylesi bir davranış içerisine, böyle basit yaklaşımlar, böyle basit politik yaklaşımlar içerisine girmeyiniz lütfen. Çünkü dönerler ve temsil ettiğiniz insanlar, insanları zor durumda bıraktığınızdan dolayı dönerler ve onlar size hesap sorar. Bir kere şunu iyi bilelim, ihtiyat Sandığı olayı bir yasadır. Sosyal Sigorta bir yasadır. Yasaları uygulayan bu memlekette
77 değerli arkadaşlar; sendikalar mı? Yasaları uygulayan Hükümetlerdir. Geçmişte UBP bunu uygulamamış. Haltetmiş. Özür dilerim. Özür dilerim Sayın Başkan, bu sözden dolayı. zaman? MEHMET CİVA (Yer inden)(devam 1 a ) - Sen ne yaptın o İBRAHİM KORELİ (Devamla) - Geçmiş hükümet... BAŞKAN - Yalnız Sayın Koreli, beş dakikayı aşmaması lazım bu açıklama hakkınız. Siz daha uzun süre kullanıyorsunuz. Lütfen tamamlayın. MEHMET CİVA (Yer inden)(devam 1 a) - Vaz geç de konuştukça sen kendi kendini zora sokuyorsun. BAŞKAN - Lütfen tamamlayın konuşmanızı. İBRAHİM KORELİ (Devamla) - ben kendi kendimi...sayın Başkan, müdahale etmesin lütfen. yürümed in... MEHMET CİVA (Yer inden)(devam 1 a) - Bu kadar sene niye BAŞKAN - Sayın Civa müdahale etmeyin lütfen. Lütfen. İBRAHİM KORELİ (Devamla) - UBP... MEHMET CİVA (Yer inden)(devam,1 a) - UBP'nin üzerine yürümedin bu kadar sene. İBRAHİM KORELİ (Devamla) 'den 1993' ün sonuna kadar bu yasaların uygulanması bakımından yanlış yapmıştır. Söyledik. Siz de Hükümete geldiğiniz günden bu yana bu kadar geciktirmenizden dolayı siz de yanlış yaptınız. MEHMET CİVA (Yer inden)(devam 1 a) - ne yaptık?
78 İBRAHİM KORELİ (Devamla) - Yasaları uygulayan sizsiniz. Sendikaların görevi, bu konularla ilgili baskı unsurudur. MEHMET CİVA (Yer inden)(devam 1 a ) - Cypfruvex 1 tek i parayı biz yatırdık. Burdakilerini de yatırdık. İBRAHİM KORELİ (devamla) - Sendikalar demokratik kitle örgütleridir. Baskı unsuru olurlar ve ben konuşmamın, gündem dışı konuşmamda da bunu açık ve net bir şekilde söyledim. Maliye bakanı Sayın Salih Coşar'la müteaddit defalar konuştuğumu, Girne Viev'in satıldığını, arkasından Zefiros Hotel'in satılmasına beş gün kala Asil Nadir'in geldiği ve o işi bozduğu, "kimin malını kime satacaksınız" dediğini ve o işi bozduğunu anlattım. Yani siz artık sendikaların, yasaları uygulayan örgütler olarak görüyorsanız ve hükümeti iğinizi unutuyorsanız, çekilin hükümetten, gelsin sendikalar ve yasaları sendikalar uygu 1 asın. Değerli arkadaşlar; son bir cümle ile bağlamak istiyorum sayın Başkan.
79 BAŞKAN - Lütfen Sayın Koreli, lütfen. ÖZKAN MURAT (Yerinden) (Devamla) - Yine TKP nerdeydi? İBRAHİM KORELİ (Devamla) - Girre Belediyesinde 88'den beri işçilerin İhtiyat Sandığı yatırılmamaktadır. Var mı o cesaretiniz çıkasınız diyesiniz ki, değiştirin başkanıdır suçlu, çıkın söyleyin bakalım. Dev-iş Başkanı suçludur, bu adamı azmak lâkzım. ÖZKAN MIRAT (Yerinden) (Devamla) - Haziran'dan beridir her ay yatmaktadır yalan söylen. Her ay yatmıştır. Başkanı... İBRAHİM KORELİ (Devamla) - Çünkü 88'den beridir Dev-İş'in BAŞKAN - Sayın Koreli kont dışına çıkıyorsunuz. ÖZ'.AN MURAT (Yerinden) (Devamla) - Bilmeden konuşma, her ay yatırılmıştır Hazirandan beridir. BAŞKAN - Sayın Bakan lütfen, sizi de ikâz ediyorum. Sayın İBRAHİM KORELİ (Devamla) - 88'den bahsederim sana Bakan. var. ÖZKAN MURAT (Yerinden) (Devamla), 88'den gerisi de İBRAHİM KORELİ (Devamla) - Ben suçlamak için söylemiyorum. Bak işte dinlemiyorsunuz. BAŞKAN - Sayın konuşmacı.. İBRAHİM KORELİ (Devamla) - 88, 89, 90, 91, 92, BAŞKAN - Sayın konuşmacı lütfen. İBRAHİM KORELİ (Devamla) sene bu işçinin parası yatırılmedı. Bunun suçlusu Dev-iş başkanı mı? Dev-iş Başkanı mı Sayın Derya size soruyorum?
80 savunuyorsun? ÖMER KALYONCU (Girne)(Yer inden) - Sen geldin, neyi suçlu. İBRAHİM KORELİ (Devamla) - Bu yasaları uygu 1 ayan 1ardır bağlayın. BAŞKAN- Açıklama hakkınızı kullanıyorsunuz, lütfen İBRAHİM KORELİ (Devamla) - Geçmiş bu hataları, bu hataları UBP yaptı, bu işçinin ihtiyat Sandığı, Sigortasına sahip çıkmadı, en azından sizin çıkmanız için demokratik hakkımızı kullanıyoruz, sendikalar demokratik kitle örgütleridir, baskı unsurudurlar ve en doğal haklarıdır, en yasal hakları, demokratik kitle örgütleri olarak eğlem de yaparlar. Siz eylemlere geçmi şte de... de ÖZKAN MURAT (Yerinden) (Devamla) - Patronları için yaparlar. İBRAHİM KORELİ (Devamla) - Çok sempati duyan, birçok eylemlerin içerisinden geçmiş insanlar olarak, beklerdim sizi diyesiniz ki, bravo sizi teprik ederiz, sizin yanınızdayız, destek veriyoruz, hareketinize sempati duyuyoruz diyesiniz. MEHMET CİVA (Lefkoşa) (Yerinden)- Dedik Koreli. BAŞKAN - Sayın Koreli lütfen bağlayın, lütfen. ÖMER KALYONCU (Yerinden) (Devamla) - Ama sen önce Asil Nadir'e gideceksin. Sen önce Asil Nadir'e gideceksiniz. İBRAHİM KORELİ (Devamla) - Son olarak sayın milletvekilleri; tekrar biz Hükümeti, gerek narenciye üreticileri bakımından, gerekse işçilerin ekmeğini kazanması, üretimine kanalize edilmesi ve bu devlet ekonomisine de katkıda bulunmaları için hukuksal yönden, sosyal yönden, ekonomik yönden her türlü tedbirleri çok ivedi olarak gündeme getirmesini, bu sorunların giderilmesini ve bu fabrikaların açılmasını, bu fabrikalara devletin, bu fabrikalara Hükümetin sahip çıkmasını talep ediyoruz. Sevgi ve saygılar sunarım.
81 BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Koreli. MEHMET CİVA (Yerinden) (Devamla) - Sayın Başkan sataşma var söz istiyorum. BAŞKAN - Sayın Civa konu yeterince tartışılmıştır, bu bir genel görüşme değildir. hakkı MEHMET CİVA (Yerinden) (Devamla) - Sataşma var, söz istiyoruz. Civa. BAŞKAN - Kusura bakmayın söz hakkı vermiyorum Sayın Sayın MEHMET CİVA (Yerinden) (Devamla), Bu nasıl demokrasidir Başkan? BAŞKAN - Sayın milletvekilleri; şimdi onaya ve bilgiye sunuş işlemlerine geçiyoruz. MEHMET CİVA (Yerinden) (Devamla) - Nasıl demokrasidir bu Sayın Başkan? BAŞKAN - Onaya ve bilgiye sunulacak hiçbir husus yoktur. 111I SORULAR VE YANıTLAR Sayın milletvekilleri; birinci kısım üzerindeki görüşmeler tamamlanmıştır. Dördüncü kısımda yer alan sorular bölümüne geçiyoruz.bu kısımda birinci sırada yer alan, Ulusal Birlik Partisi GaziMağusa Milletvekili Sayın Tansel Doratlı'nın "Otellere Yaplan Mazot Karşılığı Para Yardımı" hakkında sözlü sorusu bulunmaktadır. Şimdi soruyu okutuyorum. Buyurun.
82 KATİP - DÖNEM : III TARİH : 21 Kasım 1994 YIL : 2 ' SÖZLÜ SORU No : 5/2/1994 ULUSAL BİRLİK PARTİSİ GAZİ MAĞUSA MİLLETVEKİLİ SAYIN TANSEL DORATLI'NIN OTELLERE YAPILAN MAZOT KARŞILIĞI PARA YARDIMI İLE İLGİLİ SÖZLÜ SORUSU Aldığımız duyumlara göre, Turizimden sorumlu Bakan, elektrik kesintilerinden kaynaklanan, jeneratör kullanma zorunluluğunda kalan Otellere, harcanan mazot karşılığını yardım amacı ile, Para verilmiştir. ^ Bu verilen paranın, hangi otellere ve ne miktarda, nakit para yardamı yapıldığının, dökümünün yanıtı rica olunur. BAŞKAN - Sayın Başbakan Yardımcısı buyurun. DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI ÖZKER ÖZGÜR - Sayın Başkan, değerli mi 1letvkei1leri; Sayın Doratlı'nın sorduğu soruya yanıtımız aşağıdaki gibidir. Turistik tesislere jeneratör KVA'ya göre verilen mazot hakkı payları. KVA jenertörün gücünü gösterir. Tesisin adı, toplam KVA ve verilen miktar. Sırası ile okuyorum. 1. Palm Beach Otel, KVA 1500, verilen katkı payı 200 milyon Tl. HÜSEYİN ANGOLEMİ (Gazi Mağusa) (Yerinden)- Bağış? ÖZKER ÖZGÜR (Devamla) - Katkı.
83 Tesis fldı TURİSTİK TESİSLERE JENERATÖR KVA'sına GÖRE VERİLEN MAZOT KATKI PAYLARI Toplam KVA Verilen Miktar 1. Palm Beach Hatel 2. Celebrity Hotel 3. The Olive Tree H.V. Jasmine Court Otel-Apt. 5. Dome Hatel 6. Psrk Hotel 7. Salamİ9 Bay Hotel 8. Mare Monte Hotel 9. Mimoza Hotel 10. Dorana Hotel 11. Sea Side Hotel 12. Boğaz Hotel 13. Hotel l/ieıj 1*4. Cyprus Gardens 15. Acapulco Tatil K. 16. Deniz Kızı Otel 17. Grand Rock Hotel 18. Club Lapethos 19. Top Set Hotel 20. LAS Holiday Centre 21. Kyrenia Oscar Club 22. Club Güzelyalı 23. Onar Holiday \lillage ZU. Saray Otel 25. Hotsl Liman 26. Dağlı Otel-Apt. 27. Riverside H.V. 28. Socrates Hotel 29. Soli Inn 30. Alper Han Otel-Apt. 31. Y.Anadol Otel 32. Atlantis Otel 33. British Hotel Bellapais Gardens 35. Hotel Lapethos Nicosia 36. Espri Otel-Apt. 37. Old Touın Hail 38. Riviera Mocamp 39. The l/illa Club ~ f* İ k l<t İzo Tl Tl Tl( Kira borcu lri.ğ frfen ödare y^nl/redı 1^ Tl Tl H Tl Tl Tl Tl Tl Tl Tl Tl Tl Tl Tl h Tl Tl Tl 8.00D.000.-TI Tl R 32.D Tl 2.0D TI Tl Tl Tl 1.DD TI Tl Tl Tl Tl 15.00D.000.-Tl < Tl t rı « Tl * TL
84 Mİ. İli l.nviıııı \/i.ünye M. l'.-ışynr Llourh Ul:ı?l-/\pt. h2. V/.-unro Ul.nl ' 3. Ilır? Slılp llııt;r?l. (İri g bol. (JtG İ. 'v5. SUlolya Utnl ı,g. HU ver lılnveg Otcl-Opl:. <»7. Mnncılya Utel 'ıo. Mnrmnrlo Utel-/\pfc. 5 İ.ÜOO.UOO.-H 2U 'ı.üuo.uuu.-ll 3 ti U0.-R 1U5 25.UUU.UU0.~a 2.2 l.ooo.000.-a 2.2 ı.uou.uuo.-a 2.2 l.uuü.üüg.-r ÜÜ.ÜU0.-R UU.-R Toplam 2.0' UUU.-a Meclis üyelerinin bilgisine saygı ile arz olunur.
85 Meclisin bilgisine saygı ile sunulur. BAŞKAN - Teşekkür ederim. TANSEL DORATLI (Gazi Mağusa) (Yerinden) - Sayın Başkan bir soru sorabilir miyim? BAŞKAN - Soru soramazsınız, çok kısa olabilir. TANSEL DORATLI (Yerinden) (Devamla) - Bir açıklama isterim konu hakkında. ÖZKER ÖZGÜR (Devamla) - Buyurun. BAŞKAN - Yerinizden sorabilirsiniz çok kısa. var mı? TANSEL DORATLI (Yerinden) (Devamla) - Açıklama hakkımız BAŞKAN- Yok. Çok kısa sorabilirsiniz. Gerekirse bir soru daha sorabilirsiniz? TANSEL DORATLI (Yerinden) (Devamla) - Bir kere bu kilovat şeyine göre, verilmesini ben tatmin olmadım. Bana göre anlayışıma göre doluluk oranına göre otellerin, çünkü çalıştırma süresi önemlidir. Yani bir jeneratörü kilovatı büyük veya küçük bir yana onu kullanım süresi. Çünkü biliyorsunuz ki aylardır elektirik kesintisi mevcut, dolayısıyle jeneratör olabilir, hiç yakan olmaz, kullanan olmaz, kullanmamış olabilir. 0 haksız kazanç elde edecek, diğer yönden devamlı surette çalışmış olan jeneratörde harcama oranı düşünülürse alınan pay karşısında zararlı çıkacaktır. Bu bir. İkinci üzerinde durmak istediğim nokta; bir kere elektirik kesintilerinden kaynaklanan ve mecburen santral, jeneratör çalıştırmak zorunda kalan gerek oteller, gerekse diğer sanayi sektörü ve esnaf zanaatkar, bir noktada mazot veya benzini öderken sanırım bunun bir fon payı vardır. Yani devletin mazot satışından, benzin satışından elde ettiği bir fon vardır, kâr payı vardır, aldığı bir vergi var, dolayılı vergi.
86 AHMET DERYA (Lefkoşa) (Yerinden) - Gündem dışı konuşmaya dönüştü bu Sayın Başkan. TANSEL DORATLI (Yerinden) (Devamla) - Dolayısıyla ödenen bu miktarların bir noktada fondan elde edilen kârın altında olduğu kanaatindeyim, bilmem anlatabildim mi sorumun püf noktasını? Yani vatandaştan.. anlatamadın. HÜSEYİN ANGOLEMLİ (Gazi Mağusa) (Yerinden) - Galiba TANSEL DORATLI (Yerinden) (Devamla) - Orada konuşursak daha güzel olacak, şans verilmiyor. AHMET DERYA (Yerinden) (Devamla) - Gündem dışı konuşma... BAŞKAN - Sayın milletvekilleri; müsaade edin sorusunu ve görüşlerini açıklasın Sayın Milletvekili. TANSEL DORATLI (Yerinden) (Devamla) - Otel mazot kullanıyor, jeneratör veya benzile çalışanlar da var. Bu kullandığı mazot veya benzine ödediği bir fon payı var.
87 Bugün mazotun aşağı yukarı 20 bin lirası fondur. Efendim, benzinin galonunda 40 bin, 45 bin lirası fondur. Benim elektiriğim olmadığı zaman ve jeneratörümü çalıştırırsam, ona ben para veriyorum. Yani bir noktada mecburiyetten devlete de para veririm. Alınan miktar ise, geriye gördüğüm kadarı ile, alınan miktar ise, zaten fondan havadan kesilen, ki mecburidir o parayı ödeyip mazotu koysun çalıştırsın. Ancak karşılar bir kısmını. Bir ikincisi; doluluk oranını da hesaba katarsak, belki de hiç kimsenin olmadığı otele para ödedi, bir yandan fazla jeneratörünü çalıştırmak zorunda kalan, fazla dolu olan kişiye de para ödemiş oluyoruz. ÖMER KALYONCU (Girne)(Yer inden)- Jeneratörü çalıştırdığında ne kadarsa, o kadar verir. adaletli TANSEL DORATLI (Yer inden)(devam1 a) - Yok, alınan kriter değildir. Dorat1ı. ÖZKER ÖZGÜR (Devamla) - Peki, teşekkür ederim Sayın TANSEL DORATLI (Yer inden)(devam 1 a) - İkinci bir soru daha. Bir defaya mahsus mudur, yoksa bu cereyan kesintisi devam ettiği sürece ve bu sektör, ki ülkemizin can damarıdır, devamlı bu haktan yararlanacak mı? Çünkü bir noktada fondan ödüyor zaten bu parayı. Yani geri, yardım değil, ödediği paranın ancak bir kısmını geri alabiliyor. ÖZKER ÖZGÜR (Devamla) - Şimdi bir defa fon, Turizm Fonu, salt jeneratörlere dönük bir fon değildir. Turizm teşvik yasası altında oluşturulmuş bir fondur ve geneldir. Yani salt jeneratörler düşünülerek oluşturulmuş bir fon değildir bu fon. Doğrudur, yani benzinden, mazottan bir kesinti var. Ama başka şeylerden de var. Yalnız benzinden, mazottan fona kesinti yapılmaz. Mesela bilet paralarından da bir kesinti sözkonusudur. Yani fon geneldir. Bu bir ihtiyaçtan doğmuştur.
88 para TANSEL DORATLI (Yer inden)(devam 1 a) - Mecburen fona ödedi. ÖZKER ÖZGÜR (Devamla) - Evet. Yani bu jeneratörlerin ve ölçü olarak KVA güçlerini esas aldık. Çünkü bir otel boşta olsa, dolu da olsa, aydınlatılmak durumundadır. ederim. TANSEL DORATLI (yerinden)(devamla) - Evet, onu kabul ÖZKER ÖZGÜR (Devamla) - Yani şimdi otelde insan kalsa da kalmasa da, turist kalsa da kalmasa da aydınlatılacak ki çalışır durumda olsun. Değil mi? TANSEL DORATLI (yer inden)(devam1 a) - Bütün odalar aydınlatılmaz. Sıcak su belki ama... ÖZKER ÖZGÜR (Devamla) - E, tamam. Jeneratörü çalıştımak zorundasınız. Durum budur. TANSEL DORATLI (Yer inden)(devam,1 a) - devam edecek mı bu yardımlar? ÖZKER ÖZGÜR (Devamla) - Bakacağız, bakacağız. Duruma göre, ihtiyaca göre durumu belirleyeceğiz. Fonun tabii gücüne göre. Teşekkür ederim. teşekkür TANSEL DORATLI (Yer inden)(devam1 a) - Oldu. Biz de ederiz. BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Bakan. Sayın milletvekilleri; şimdi de ikinci sırada yer alan Ulusal Birlik Partisi Gazi Mağusa milletvekili Sayın Derviş Çobanoğ1u 1 nun "Tohumluk Buğday Yardımı" hakkında sözlü sorusu bulunmaktadır. Soruyu okur musunuz lütfen-
89 KÂTİP - ULUSAL BİRLİK PARTİSİ GAZİ MAĞUSA MİLLETVEKİLİ SAYIN DERVİŞ ÇOBANOĞLU'NUN, TOHUMLUK BUĞDAY YARDIMI İLE İLGİLİ SÖZLÜ SORUSU Ekim döneminin devam ettiği bu günlerde Üreticilere kaç ton buğday tohumu dağıtılması plânlanmıştır. Bugüne kadar bölgelere göre yapılan veya yapılması düşünülen tohumluk buğdayın dökümü nedir? ^ BAŞKAN - Buyurun sayın Bakan. ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI VE TARIM, DOĞAL KAYNAKLAR VE ENERJİ BAKAN VEKİLİ ÖZKAN MURAT - Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; Sayın Derviş Çobanoğlu'nun sorduğu bir soru vardı. Buna cevabımız şöyle:
90 Bakanlığımız ile Bakanlığımıza bağlı ilgili teknik dairelerimiz iklim koşullarını dikkate alarak hisbeten daha fazla yağış alan ve yağış rejimi daha düzenli olan; Yeşil ırmak sahil şeridi, Güzelyurt bölgesi. Beşparmak Dağlarının Kuzey-Güney etekleri, Karpaz Bölgesinin tamamını buğday ekim alanları olarak belirlemiş ve ekimi bu bölgelerde teşvik ve tavsiye etmiştir. Belirlenen üretim desenine bağlı olarak Devlet üretme Çiftlikleri Dairesi 400 ton buğday tohumunun çiftçiye dağıtılmasını ninni nını$ l;ı.r.,.. Bakanlığımız tararından saptanan buğflay poletikasımn üretici tarafından benimsenmesi neticesinde yağışların da etkisi ile tohumluk buğday'a talep artmıştır. îlk etapta T.C.den 50 ton sertifikalı yumuşak buğday ithalatı için başlatılan girişimler son aşamasına gelmiş olup, önümüzdeki günlerde bu buğdayın üreticilere dağıtımına başlanacaktır. Tohumluk buğay temini ve dağıtımı kontrollü bir şekilde devam etmektedir. Bakanlığımız tohumluk buğdayı çiftçiye D.U.Çiftlikleri kanalı ile 1- Kooperatifler kanalı ile kredili olarak; ve 2- Peşin satışlar ile gerçekleştirilmiştir. Ayrıca D.U.Ç. bir mik tar tohumluk blığdayı kendi üretim alanlarında kullanmıştır. Tohumluk buğdayın dağıtımı aşağıda görüldüğü şekilde yapılmıştır. 1- Kooperatifler kanalı ile dağıtılan toplam ton Cumhuriyet ton * 1.2. Seri* ton
91 üreticiye Peşin olarak satılan toplam (31.4 ton) 2.1. Cumhuriyet 75 (31.4 ton) 3- Devlet üretme Çiftliklerinde kullanılan Buğday tohumu Ekilen 81.2 ton 3>2. Ekilecek olan (33.6 ton) Yukarıda belirtilen 400 ton tohumluk buğdayın bölgelere göre dağıtımını gösteren listeler ekte sunulmaktadır. Bilgilerinizi saygılarımla arz ederim. Tarını Doğal Kaynaklar ve Enerji Bakanı Vekili Ek: Buğday Dağıtım Listesi. * f
92 G.VV ( -VVa^ılıcynda Tealim JZ.AAe.o lıavu<v\\uv J-Joleö\ V-(<A\ (<V,Uur l v-aû r 1-1 (Pa \!)M4 X <W\ \ ( Z'SO ı s m j c o - İU'N vdc.uv MVAUVL İ W< ^ t- I MüG T l l L S O Ü ' _ DAM 3 \"eoj-i C\ «A\ UV İL M H u 3 H İ Z i-mm H AV» IVSVS2.CO- m o C icuiu.^1 I C /S0 m H W l (.1 'üvıll,'.» MM fil //e»:, lıt: r İD bo ) 'V< V O İ V,nv«LI (S 0 )-A U'^ o ZHöOVSO - ) ( Vi "t llulo^.tn a i 1 5'76'^cc. - so-> (o 1 l'-iilmc. v ^.IclLı^v 11. : ı u 1 6 m M O rt 1/ t ' / e L u C c U lj 1: '/r<j<\ıl / A/o j I : v \ z r s o - «M II ~l~lu SCV 1 ı. (11_ (vj (jo.iiljc. 7,51) : i 'ffo.lto- - MM P, ı-ll.l ) 1 0>u 1 /clııiıcicıl i! // 7oL 160. _ TI f<u)c( 1 u ') 1(1'» \ L lı /('/>)/ LĞGÜ /«i 7 ctj/ H2.0 MM " 1<ııH Lu 1 U Jİ o o L 11 /( M1 /1 J o 0 1 h l M z c o. 'in i i. l./>> >< / / f ( \ 1 /l/)l < fı > /// </(<J^>\ 1 'Udu ' t»
93 lı'.'fm n //>nıc L Cav-İO'iK <\ rfelhikia i ( l H x s l l ü. İZ jt'niır li(( ncl(\l L)<Uic.Cı<:. İ2ĞO l'n! t o -l<hstn ı PİecL'fonf, Acoieoı 3 ü İU }l(lcyc<\ l l ö U 16.Z7/UU - i, '. :!, i I r ^ o i ico. I I İl I luikocn 3 / 5 0 ^ o - - ıı MM J l,/l TM Ji. r<",>>(>',n U u, 1 m o. A a 'W ı l i'mcıın"^1 u aic 1 i Mtf 'JLVÜ-» II 'I 1 / n I.....C.) VC' V U rey. M u :\ 11 c / o i 5 J o ü I! o. +.0 l/olıi Çj)e»'ji,/ 1(1 X\i'c- I H o 7U/<TC>. - i i «ı V( u f U l i OjHil /tl'micc'^ :jdoc.iuûi') 2.UO II*V(.2 1 jvjt ou'ı l\ C tluu*ı» 1 <v Uiü XJi5cAlû. - il.m»l.a aınc ^vu^'m I u G.hu 3 H u s c a - u.'vn ı'l loaım» u V 0 H S O - $ ı».tl î^flmlıl V 1 Kü. W ( \M.M m u : î 3ı \ \ i\o<uo, O»V» I us ü ZCLO 1M.63T 010
94 . W!» 1503 / Ijı ^oy.ojı A c-j /.V< A'.»k.ı /V»// d, Tu/dı U /i' -, / ciüılı A'ı'md UJU (./e m/m/» ı/.-l/o! U <hj L'ıl u (/ v'/u /<va İH MM,» - ),., /(ı/r'ıj 'AU/d'Ü n 'W? 6 '/M*: l/lmylu L HVO'/SO l'l M- ^jouto f/l (/>l»> Alılı/ı r u o 'îoo I^hlull J- ltl'jvj. /.'/UO.j HlLgİV- I 'İM /_/i»»'»..vf/\i(;/jı< /ty/ < t v X )lixt'l'il UlUO / in>yco 'l'i j/u lıllay.sl, <ru /t'io MM /.. e h a. / //lo'ltfl/ /// X> f/lu aco I t İM H i /.ı K c M'* /oso m m asa «Vtv V5 UM ^«VAvIc&M l\ ".R/ MÎ.O. Socû-ff- SOOÖ _ Ü,û<X!> -»ı ı\ SttûO JTööCD i u% K" IK I'.«
95 DUGDAY DAĞITIM LİSTESİ 1 J A / _ :> < 6 7 l 10 M I 9, 14 I j IC rr vs o i v l'l n ı 4 ıc r, <)y> M JÛ Mû^upulse Cdo-/ û( IDO j) l'nl -v» ı; Cı JtmI; jibo^ fluo-p» ^Dopl'r J HlVlülfAİCcüpİjJ ~v>l'< J)fts tj'ol t D o j) ir d $ I; I udn ^t>üp tr d " M ^4,' $ i;' rdsii Hun-lûcfKb&p lj d îmi I 1 1 V l'b b j> O t) -İ> 'l < 'İftUlri'ır&üf frd Hi'U'Jilöı/ Ubyl'nl i l' V.IO» ' m IbOı" C"bl > t(ı ll>'oj> 1( d V> İ! i f J»V.Sr.>» CbÜ IV d MJmJcı' ;todp-tn.l İü» l.u ı(ti[ I' Cr cl V>j'ı L» ey L-l'l fcpt< d \\ 01 i c. Cviv)',) t' fj»ji I) f " wl< u llo ) Tl (J v l ı v\ ** t \îıl VOOİ) Cou,' ('ul Sh«Uc\Cüöp ^rıi S li \ A'i u t l'0,1 IV a $ I; L'İiiAjm» I I Iı( 3 i Vou C M ll(jv Lcö <>4Cl d ^umvuünılui)'/ İl İH»' İlli J\\TU 1%/riM SUDO '/ö/oo GlVsO U6'M0 Insıö 9.3b O AV'jI O l'b'jl O İÎÜGO /jtt'iho M/j M) O 4 (>">4 o 8440O l'.mpo l')/ 'y.u UO r/ıı.' l AMC\ M M O '.»v^ o V H O 'IM.O M O / ') h n İÖ^O V>'J o I I >n Lıiult 75 ["rk'v 32- n o l/ DO T l O IOjO O lû'^mj vı a o 'fl/l-o 'ICC la'mo o \ m o lyvı o ' / h O ÜO AO3 İOj (NO fbo o 315 O 1 'M b.ulupco^p ı:.a * J 14 M O '}>Z (m i c t Lo o p i.t tl -r> L'
96 UIJJUU tı J sl; î>a ^U'uûm ^Cûp K.» $1; I»w i * İIUN O VI > v -HTTÎT7 7öWöT iu.tlı- İ'KO A j'^bo O'jhO «ktül'a ( bilir >J» J 17 İH rtlftı f lfov 31 VPV. LÂLELFCTPOV M ı 'jli (/ U > ' j! < > 2.03 O 4-ü CioU'ılİjjby tı J ^ I» Al 'flijif (jbu? i l i n "OOOO İM'.) /i 1,4?, O AO'J'J İİO IIİOOİ 4-4 IkI &İİ A'ı V.l ''M O Z'IjO / 10O I 036 Oİ A'l İA 'l?, P O ü.&üo '11 % İv t/j M.Ulftb 1 Ubp t( cl ^ b l-lfluvuo M lcopb(l '-»A laiuul.l<w,> ChJ d U ^ li il;.'> Lo^n f c < t.? o p ^ ^ I» lltüm t cop IrJ O [ c \ ı-hmill l< tao? tf J -U b' s» a,1 a k G-i'Ull. L<yı»v> tr vl C ü'icmi CDU^ L d 61 (imzalı boikp t', d 3>+, h a iı» o n\ 10 l/jmöo W ' o M5-30 IİM o UO.OO.6(60 fojbo İIO'MO o ı/ı o H j O I H O i m IGIO o' lu. toüpta & 1; I6S0 mfirn n ı \-n-> OAİ
97 Ben de Meclis veriyorum. BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Bakan. Sayın milletvekilleri; ekler tutanaklarla birlikte sizlere dağıtılacaktır daha detaylı inceleme olanağı bulursunuz. Sayın milletvekilleri; şimdi de üçüncü sırada yer alan Ulusal Birlik Partisi Gazi Mağusa Milletvekili Sayın Ruhsan Tuğyan'ın "Harup Ağaçlarının Korunması" hakkında sözlü sorusu bulunmaktadır. Soruyu okutuyorum. Buyrun.
98 DÖNEM : III YIL : 2 KATIP 1507 TARİH : 21 Kasım 1994 SÖZLÜ SORU NO: 7/2/94 ULUSAL BfRLİK PARTİSİ GAZİ MAĞUSA MİLLETVEKİLİ SAYIN RUHSAN TUĞYAN'IN, HARUP AĞAÇLARININ KORUNMASI İLE İLGİLİ SÖZLÜ SORUSU Karpaz bölgesine yaptığımız inceleme gezisinde, bu yıl harup ağaçlarının büyük oranda, kısmen veya tamamen kuruduğunu gördük. Edindiğimiz bilgiye göre fare mücadelesine uzun bir süre ara verilmiş ve bilahare başlatılan mücadelede fare zehirinin para ile satılması dolayısı ile mücadelenin yeterli olmadığı öğrenilmiştir. Daha sonra az bir miktar ücretsiz zehir verilmesine rağmen, geç kalındığı için harup ağaçları yanında Kıbrısımız için özel bir bitki örtüsü oluşturan şinyaların dahi kuruduğu görülmüştür. Hiç değilse elde kalan, özellikle tarım dışı arazilerdeki harup ağaçlarının korunması ile ilgili ne yapmayı düşünüyorusunuz? Yeni bir kampanya düşünüyorsanız bu mücadelenin daha etkin olması için ne gibi önlemler almayı planlıyorsunuz? Sayın Başbakan veya ilgili Bakandan sorumu cevaplandırmalarını rica ediyorum. BAŞKAN - Sayın Bakan yanıtlayacak mısınız? ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI VE TARIM, DOĞAL KAYNAKLAR. VE ENERJİ BAKAN VEKİLİ ÖZKAN MURAT - (Yerinden)- Evet. BAŞKAN - Buyurun. ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI VE TARIM,DOĞAL KAYNAKLAR VE ENERJİ BAKAN VEKİLİ - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Muhterem Arkadaşımız Sayın Ruhsan Tuğyan'ın Harup Ağaçlarının Korunması ile ilgili bir sorusu vardır:
99 KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ TARIM, DOĞAL KAYNAKLAR VE ENERJİ BAKANLIĞI Sayı : Konu: JJl/2İİ9.'J u S zlü S o r u önergesi. Lefl^oşa, / /12/1994 Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Lefkoşa. Başbakanlığı, İlgi: tarih ve BB/14/94 sayılı yazılan. tlgi yazılarına konu Ulusal Birlik Partisi Gazi Magosa Milletvekili Sayın Ruhsan Tuğyan'ın Harup ağaçlarının korunması ile ilgili sözlü sorusuna Bakanlığımızın yanıtı aşağıda sunulmaktadır. Bilindiği gibi 1993 yılında fare mücadelesinde kullanılmak üzere Tarım Dairesince üreticilere 400,000 gaket ücretsiz zehirli fare yemi dağıtılmıştır. Ancak gr. ağırlığında olması gereken paketlerib bir bölümü 50gr.lık olarak hazırlandığından dağıtılan 400,000 paket gerçekte 250,000 pakete tekabül etmektedir. Şüphesiz 250,000 paketle etkili bir mücadele yapılamamıştır. Kırsal kesimde belli kişiler aracı 1 iği yi '.'tsiz olarak dağıtılan ve!zaten yetersiz olan fare yeminin zay edildiği tarım uzmanlarımızca birçok bölgede yerinde saptanmıştır yılında fare mücadele kampanyasının başlatılması için elde olması gereken ilaç stokları da 1993 yılında tüketilmiş ve 1994 için hiçbir hazırlık yapılmamıştı yılında mevcut ekonomik güçlüğe rağmen fare zehirı ihalesine gidilerek Haziran ayı başlarında fare zehiri temin edilmiş ve 1993 yılında yaşanan dağınıklık ve israfın tekrarlanmaması için gerçekte piyasada 60,000-80,000. TL civarında satılan gr.lık paketler üreticilere sembolik bir fiyat olan 2,000.-TL.den dağıtılmaya başlanmıştır. Bu uygulama ile ayni zamanda karışıklığa yol açmadan, daha adilane ve üreticilere' ihtiyaçları oranında fare yemi dağıtılmıştır. Sözü edilen uygulama sürdürülürken Bakanlığımız ile İçişleri Bakanlığının işbirliği ile Tarım Dairesi'nin gözetim ve denetiminde özellikle fare populasyönunun yoğun olduğu ve zararlanmanın meydana gel- diği harup bölgelerinde yerel yönetimlerinde katılımı ile büyük kampanyalar başlatılmıştır. Kampanyalar ilgili köylerin ücretli ekipleri ve gönüllülerce uygulanmıştır. Bu kampanyalar için hazırlanan fare yemleri Tarım Dairesince tamamen ücretsiz olarak verilmiştir.
100 sinde Bu yıl, Fare Müjadele/ 300,000 paket fare yemi ücretli olarak üreticiye satılmış ve bu arada harup bölgelerindeki kampanyalar için de ücretsiz olarak 350,000 paket fare yemi dağıtılmıştır. Dağıtılan toplam paket sayısı bu yıl 650,000'e ulaşmıştır. Netice olarak 1993 yılında 250,000 fare yemi paketi dağıtılırken 1994 yılında 650,000 paket dağıtılmıştır. Bununla da kalınmayarak başlatılan mücadele kampanyasının sürekliliğini sağlamak amacı ile Tarım Dairesine 1 milyar TL tutarında ek bir finansman kaynağı sağlanmıştır. Sonuç olarak yoğun bir fare populasyonunun oluşmasına neden olan 1993 yılının ihmallerine rağmen alınan önlemler sayesinde gerek harup grününde ve gerekse diğer ürünlerde fare populasyonu büyük çapta baskı altına alınmıştır. Fare populasyonunun ekonomik zarar düzeyinin altına çekilmesi için başlatılan mücadele kampanyası kesintisiz olarak devam edecektir. Bilgilerinize saygılarımla arz ederim. uzkan Murat Tarım Doğal Kaynaklar ve Enerji Bakanı Vekili YV/CV. i f
101 BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Bakan. Sayın milletvekilleri; şimdi de 4'üncü sırada yer alan Ulusal Birlik Partisi Girne Milletvekili Sayın İlkay Kamil'in, "Üretilen Enerji Miktarı" ile ilgili sözlü sorusu bulunmaktadır. Ancak, soru sahibi burada hazır olmadığı için, bir sonraki birleşime bırakıyoruz. 5' inci sırada, Toplumcu Kurtuluş Partisi Lefkoşa Milletvekili Sayın Gülsen Bozkurt'un "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Merkez Bankasının Yurt İçi ve Yurt Dışı Döviz Mevduatları ile bu Mevduatlara Uygulanan Faiz Oranları" ile ilgili sözlü sorusu bulunmaktadır. Sayın Bakan, ilgili Bakan burada hazır olmadığı için, bir sonraki birleşime kalacaktır bu da. 6'ncı sırada, Ulusal Birlik Partisi Girne Milletvekili Sayın İlkay Kamil'in, "Elektrik Ücretlerine Yapılan Zammın Geriye Dönük Uygulanması" ile ilgili sözlü sorusu bulunmaktadır. İlgili Bakan hazır olmadığı için, bir sonraki birleşime kalmıştır. SALİH USAR (Girne) (Yerinden) - Soru sahibi de yok. BAŞKAN - Soru sahibi de yoktur. Özür dilerim. 7'nci sırada, Ulusal Birlik Partisi Gazi Magosa Milletvekili Sayın Derviş Çobanoğ1u'nun, "Paşaköy Ve 0 Yöredeki Onüç Köyün Su Sorunu" ile ilgili sözlü sorusu bulunmaktadır, ilgili Bakan hazır olmadığı için, bir sonraki birleşime kalmıştır. 8 1 inci sırada, Ulusal Birlik Pakrtisi Lefkoşa Milletvekili Sayın İrsen Küçük'ün, "Ülkemize ithal Edilen Bazı Sebze ve Meyvelerde Kanserojen Madde Kalıntı Limitleri" ile ilgili sözlü sorusu bulunmaktadır. İlgili Bakan hazır olmadığı için, soru sahibi de hazır olmadığı için bir sonraki birleşime kalmıştır.
102 Sayın milletvekilleri; başka sözlü sorusu olan var mı? Başka sözlü sorusu olan yok. Bu bölümde, otuz günlük süre içinde yanıtlanmayan, sözlü soruya dönüştürülen yazılı sorulara yanıt vereceğiz. Ulusal Birlik Partisi Gazi Magosa Milletvekili Sayın Ertuğrul Hasipoğlu 1 nun, "İstikrar Fonuna Kesilen Para Miktarı ve Ne Amaçla Kullanıldığı" Hakkında yazılı sorusu bulunmaktadır bu bölümde. Şimdi soruyu okutuyorum. Ancak, ilgili Bakan ve soru sahibi hazır olmadığı için, bir sonraki birleşime kalmıştır. Sayın milletvekilleri; gündem gereği görüşmeler tamamlanmıştır. Gelecek birleşim, 12 Aralık 1994, Pazartesi günü, saat 10.00'da yapılacaktır. Gündem sizlere dağıtılmıştır. Buna bağlı olarak, 12 Aralık, Pazartesi günü, Bütçe görüşmeleri, program çerçevesinde görüşülmeye başlanacaktır. Birleşimi burada kapatıyorum. Teşekkür ederim. Kapanış Saati: 13.42
103 DÖNEM: III YIL: 2 CUMHURİYET MECLİSİ GÜNDEMİ 15'inci Birleşim 9 Aralık 1994, Cuma Saat: GÜNDEM: I. BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI: - Bu Kısımda Gündem Dışı Konuşmalara ve Sunuşlara yer verilecektir. II. ÖZEL GÜNDEMDE YER ALACAK İŞLER. III. SEÇİMLER VE OYLAMASI YAPILACAK İŞLER. IV. SORULAR: (A) SÖZLÜ SORULAR: (1) Ulusal Birlik Partisi Gazi Mağusa Milletvekili Sayın Tansel Ooratlı'nın, Otellere Yapılan Mazot Karşılığı Para Yardımı Hakkında Sözlü Sorusu (S.S.No:5/2/94) (2) Ulusal Birlik Partisi Gazi Mağusa Milletvekili Sayın Derviş Çobanoğlu'nun, Tohumluk Buğday Yardımı Hakkında Sözlü Sorusu (s.s.no:6/2/94) (3) Ulusal Birlik Partisi Gazi Mağusa Milletvekili Sayın Ruhsan Tuğyan'ın, Harup Ağaçlarının Korunması Hakkında Sözlü Sorusu (S.S.No:7/2/94) (4) Ulusal Birlik Partisi Girne Milletvekili Sayın İlkay Kamil'in, üretilen Enerji Mikan ile ilgili Sözlü Sorusu (S.S.No:8/2/94)
104 (5) Toplumcu Kurtuluş Partisi Lefkoşa Milletvekili Sayın Gülsen Bozkurt'un, KKTC Merkez Bankasının Yurt İçi ve Yurt Dışı Döviz Mevduatları ve Bu Mevduatlara Uygulanan Faiz Oranları ile ilgili Sözlü Sorusu (S.S.No:10/2/94) (6) Ulusal Birlik Partisi Girne Milletvekili Sayın İlkay Kamil'in, Elektrik Ücretlerine Yapılan Zammın Geriye Dönük Uygulanması ile ilgili Sözlü Sorusu (S.S.No:12/2/94) (7) Ulusal Birlik Partisi Gazi Mağusa Milletvekili Sayın Derviş Çobanoğlu'nun, Paşaköy ve 0 Yöredeki 13 Köyün Su Sorunu ile ilgili Sözlü Sorusu (S.S.No: 13/2/94) (8) Ulusal Birlik Partisi Lefkoşa Milletvekili Sayın îrsen Kügilk'ün, ülkemize İthal Edilen Bazı Sebze ve Meyvelerde Kanserojen Madde Kalıntı Limitleri ile ilgili Sözlü Sorusu (S.S.No:14/2/94) (B) SÖZLÜ SORUYA DÖNÜŞTÜRÜLEN YAZILI SORULAR: (1) Ulusal Birlik Partisi Gazi Mağusa Milletvekili Sayın Ertuğrul Hasipoğlu'nun, İstikrar Fonuna Kesilen Para Miktarı ve Ne Amaçla Kullanıldığı Hakkkında Yazılı Sorusu (Y.S.No:2/2/94) - Bu bölümde başka Sözlü Sorusu olanlar Sorularını kürsüden sorabileceklerdir. V. GENEL GÖRÜŞME VE MECLÎS ARAŞTIRMASI YAPILMASI. VI. GÖRÜŞÜLECEK TASARI VE ÖNERİLER İLE KOMİTELERDEN GELEN DİĞER İŞLER.
CUMHURİYET MECLİSİ TUTANAK DERGİSİ
DÖNEM : III YASAMA YILI: 1/1994 KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ CUMHURİYET MECLİSİ TUTANAK DERGİSİ 27 1 nci Birleşim 3 Mayıs 1994, Salı Sayfa İÇİNDEKİLER I. GELEN EVRAK 2616 II. BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA
CUMHURİYET MECLİSİ TUTANAK DERGİSİ
DÖNEM: II YASAMA YILI: 1992/2 KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ CUMHURİYET MECLİSİ TUTANAK DERGİSİ 30'uncu Birleşim 10 Nisan 1992, Cuma İÇİNDEKİLER I. GELEN EVRAK II. BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI A.
Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)
Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de
CUMHURİYET MECLİSİ TUTANAK DERGİSİ
DÖNEM : 11 YASAMA YILI: 1990/1 KUZEY KIBRISTÜRK CUMHURİYETİ CUMHURİYET MECLİSİ TUTANAK DERGİSİ 1 1 inci Birleşim 18 Mayıs 1990, Cuma İÇİNDEKİLER Sayfa I. GELEN EVRAK 2 II. MİLLETVEKİLLERİNİN AND İÇMESİ
Şimdi olayı şöyle düşünün. Temel ile Dursun iddiaya giriyor. Temel diyor ki
Bildiğiniz üzere Deutsche bank'ın arzı ile varantlar İMKB'de işlem görmeye başladı. Bu konuda çok soru gelmiş. Basit bir şekilde ne olduğunu açıklamak da bize farz oldu. Fakat hemen şunu belirteyim ki;
Çalışma hayatında barış egemen olmalı
Çalışma hayatında barış egemen olmalı Ocak 19, 2012-3:31:16 olduğunu belirtti. olduğunu belirterek, ''Bu bakış açısı çerçevesinde diyalog merkezli çalışmalarımızı özellikle son 7 aydır yoğun bir şekilde
T.C. İSTANBUL 13. AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI (T.M.K. 10. MADDE İLE YETKİLİ) TUTANAK
T.C. İSTANBUL 13. AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI (T.M.K. 10. MADDE İLE YETKİLİ) ESAS N0:2009/191 03.08.2012 TUTANAK 27.07.2012 tarihli oturumda saat 19.27 sıralarında Mahkeme Başkanı tarafından duruşmanın
Başbakan Yıldırım, Mersin Şehir Hastanesi Açılış Töreni nde konuştu
Başbakan Yıldırım, Mersin Şehir Hastanesi Açılış Töreni nde konuştu Şubat 03, 2017-5:56:00 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Başbakan Binali Yıldırım, Mersin Şehir Hastanesi'nin ve yapımı tamamlanan
KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA
KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA Chp Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kahramanmaraş ın Elbistan İlçesi nde siyaseti sadece insan için yaptıklarını, iktidara gelmeleri halinde terörü sonlandırıp ülkeye huzuru getireceklerini
ΕΘΝΙΚΟ & ΚΑΠΟΔΙΣΤΡΙΑΚΟ ΠΑΝΕΠΙΣΤΗΜΙΟ ΑΘΗΝΩΝ ΤΜΗΜΑ ΤΟΥΡΚΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ ΚΑΙ ΣΥΓΧΡΟΝΩΝ ΑΣΙΑΤΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ Μάθηµα : ΤΟΥΡΚΙΚΗ ΓΛΩΣΣΑ II ΔΕΞΙΟΤΗΤΕΣ ΣΤΟΝ
ΕΘΝΙΚΟ & ΚΑΠΟΔΙΣΤΡΙΑΚΟ ΠΑΝΕΠΙΣΤΗΜΙΟ ΑΘΗΝΩΝ ΤΜΗΜΑ ΤΟΥΡΚΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ ΚΑΙ ΣΥΓΧΡΟΝΩΝ ΑΣΙΑΤΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ Μάθηµα : ΤΟΥΡΚΙΚΗ ΓΛΩΣΣΑ II ΔΕΞΙΟΤΗΤΕΣ ΣΤΟΝ ΠΡΟΦΟΡΙΚΟ ΛΟΓΟ (70005Γ) DİNLEME İSTEKLER (9) Metinleri dinleyelim
KANUNSUZ TALÝMATLARI YERÝNE GETÝRMEK ZORUNDA DEÐÝLSÝNÝZ. Çünkü Anayasa ve yasalar bizden yana: 2 Nisan 2007 Onlarca film ve dizi, 3 yýllýðýna kiraya verildi. TRT ye 40 milyon dolar gelir getirmesi gerekirken,
ATATÜRK KÜLTÜR, DİL VE TARİH YÜKSEK KURUMU YETKİ DEVRİ VE İMZA YETKİLERİ YÖNERGESİ
ATATÜRK KÜLTÜR, DİL VE TARİH YÜKSEK KURUMU YETKİ DEVRİ VE İMZA YETKİLERİ YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak, Tanımlar Amaç ve kapsam MADDE 1- (1) Bu Yönergenin amacı, Atatürk Kültür, Dil ve
02.01.2013. Üç çocuk çünkü...
Üç çocuk çünkü... Başbakan Recep Tayyip Erdoğan nüfusun artması gerektiğini bir kez daha altını çizdi. Erdoğan, Bizim artış hızımızı ikinin üzerinde üçlere ulaşması lazım. Bunu başarmamız gerekiyor. Batı
Cumhuriyet Halk Partisi
1 Cumhuriyet Halk Partisi AB Konseyi Başkanı Herman Van Rompuy Türkiye de temaslarına CHP Lideri Kılıçdaroğlu ile görüşerek başladı. Görüşmeye katılan Loğoğlu açıklamalarda bulundu ve soruları yanıtladı.
DALKARA'DAN PAZARCIK TA GÖVDE GÖSTERİSİ
DALKARA'DAN PAZARCIK TA GÖVDE GÖSTERİSİ Cumhuriyet Halk Partisi 25.Dönem Kahramanmaraş Milletvekili Adayı Efsane Başkan Kamil Dalkara memleketi Pazarcık ta Gövde gösteri yaptı. CHP Kahramanmaraş Milletvekili
Başkentteki Yardımcı Kuruluşlar. Türkiye nin Yönetim Yapısı Doç. Dr. Aslı Yağmurlu
Başkentteki Yardımcı Kuruluşlar Türkiye nin Yönetim Yapısı Doç. Dr. Aslı Yağmurlu Yardımcı Kuruluşlar Hükümete veya bakanlıklara görevlerinde yardımcı olmak, belirli konularda görüş bildirmek, bir idari
Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti
Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti Leyla Tavflano lu Çok sıklıkla Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan a gittiğim için olsa gerek beni bu oturuma konuşmacı koydular. Oraların koşullarını
T U T A N A K. Dönem : 2015 Toplantı : Ocak Birleşim : 4 Oturum : 1 Birleşim Tarihi : 08.01.2015 Birleşim Saati : 15.00
T U T A N A K Dönem : 2015 Toplantı : Ocak Birleşim : 4 Oturum : 1 Birleşim Tarihi : 08.01.2015 Birleşim Saati : 15.00 Gündemin 1. maddesinde yer alan yoklama yapıldı. 34 üyeden müteşekkil İl Genel Meclisinin
Değerli basın emekçileri
Değerli basın emekçileri Sendikamız Yapı Yol Sen Köprü ve Otoyolların özelleştirilmesi gündeme geldiği tarihten itibaren Köprü ve Otoyolların özelleştirilmesine karşı çıkmış olup birçok eylem ve etkinlik
ESAM [Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi] I. Dünya Savaşı nın 100. Yıldönümü Uluslararası Sempozyumu
ESAM [Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi] I. Dünya Savaşı nın 100. Yıldönümü Uluslararası Sempozyumu -KAPANIŞ KONUŞMASI- M. Recai KUTAN 7 Kasım 2014 I. DÜNYA SAVAŞININ 100. YILDÖNÜMÜ ULUSLARARASI
Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri
1 Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri Bugün kızla tanışma anında değil de, flört süreci içinde olduğumuz bir kızla nasıl konuşmamız gerektiğini dilim döndüğünce anlatmaya
2 Ekim 2013, Rönesans Otel
1 MÜSİAD Brüksel Temsilciliği Açı çılışı ışı 2 Ekim 2013, Rönesans Otel T.C. AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış,.... T. C. ve Belçika Krallığının Saygıdeğer Temsilcileri, 1 2 STK ların Çok Kıymetli
uzman yaklaşımı anayasa Branş Analizi Şahin BİTEN
Branş Analizi anayasa Bu yılın vatandaşlık soruları ÖSYM standardının dışına çok da çıkmayan, beklenen aralıkta sorular olmuştur. Soru dağılımları da ÖSYM nin özellikle son yıllarda belirlediği biçime
Cumhuriyet Halk Partisi
1 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu: Gezi Parkından dünyaya yansıyan ses daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi sesidir. Tarih : 15.06.2013 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye de görev yapan yabancı
Kemal Akyer: 18 Ocak 2011 Çarşamba
Vergi borcum benim belimi büküyor Yarış sahalarında fırtınalar estiren bir isimdi... Taa ki o talihsiz gün gelip kapıya dayanıncaya kadar... Bugün sağlık sorunlarıyla mücadele eden Yalçın Akağaç aynı mücadeleyi
Cumhuriyet Halk Partisi
1 Kılıçdaroğlu: İş adamı konuşuyor tehdit, gazeteci konuşuyor tehdit, belediye başkanı konuşuyor tehdit, ne olacak tehditlerin sonu? Tarih : 04.06.2011 -BATMAN MİTİNGİ- Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu,
Yeni dönemin parolası: ÇOKLU STRATEJİ
Yeni dönemin parolası: ÇOKLU STRATEJİ Yahya ARIKAN * Yeni Türk Ticaret Kanunu (TTK) ile meslekte tarihi bir dönüşümün yaşanmakta olduğu fikri bir gerçeklik olarak artık genel kabul gördü. Gerek TÜRMOB,
þimdi sana iþim düþtü. Uzat bana elini de birlikte çocuklara güzel öyküler yazalým.
Kaybolan Çocuk Çocuklar için öyküler yazmak istiyordum. Yazmayý çok çok sevdiðim için sevinçle oturdum masanýn baþýna. Yazdým, yazdým... Sonra da okudum yazdýklarýmý. Bana göre güzel öykülerdi doðrusu.
KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ
KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ 12 NİSAN 2013-KKTC DR. VAHDETTIN ERTAŞ SERMAYE PIYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ Sayın
Asker hemen komutanı süzerek cevap vermiş; 1,78! Komutan şaşırmış;
Yemek Temel, Almanya'dan gelen arkadaşı Dursun'u lokantaya götürür. Garsona: - Baa bi kuru fasulye, pilav, üstüne de et! der. Dursun: - Baa da aynısından... Ama üstüne etme!.. Ölçüm Bir asker herkesin
İşten Atılan Asil Çelik İşçilerinin okuduğu basın açıklaması: 15/03/2012
15 Mart 2012 Perşembe günü işlerinden atılan Asilçelik işçileri Bursa nın Orhangazi ilçesi cumhuriyet meydanında basın açıklamasıyla İşimizi İstiyoruz talebini dile getirdikleri ve işlerine geri dönene
Kadınların Çalışma Deneyimleri
Belkıs Kümbetoğlu: Kadınların Çalışma Deneyimleri Herhangi bir mağazanın, atıyorum işte, özellikle şey, markaların mağazalarına... Gece gidip, işte elimizde cihazla şeyleri, ürünleri sayıyoruz.bunu yapıyoruz
Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Bilim ve Kültür Teşkilatı'nın (UNESCO) 38. Genel Konferansı'na katılmak için gittiği Paris te, UNESCO Genel Direktör
Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Bilim ve Kültür Teşkilatı'nın (UNESCO) 38. Genel Konferansı'na katılmak için gittiği Paris te, UNESCO Genel Direktör Irina Bokova, Afganistan Yüksek Öğretim Bakanı Khatera
21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi
21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi Doğu Akdeniz de Son Gelişmeler ve Kıbrıs, İKÇÜ de Ele Alındı İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Çelebi Avrupa Birliği Merkezi nin
KIBRIS GEÇİCİ TÜRK YÖNETİMİ MECLİSİ. 12'nci Birleşinr 18 ARALIK 1970 CUMA
/ DONEM: II t KIBRIS GEÇİCİ TÜRK YÖNETİMİ MECLİSİ Z A B I T L A R I 12'nci Birleşinr 18 ARALIK 1970 CUMA - 2 - GÜNDEM; BOLUM: A 1. 1970 Disiplin Adliye Kurulları (Geçici Hükümler) Kural Tasarısı. 2. Sosyal
Temsil Tazminatı. I-Genel Açıklama
Temsil Tazminatı I-Genel Açıklama Temsil tazminatı, 12 Şubat 2000 tarih ve 23962 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 4505 sayılı Sosyal Güvenlikle İlgili Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması
10SORUDA AİLE SİGORTASI
10 SORUDA AİLE SİGORTASI T.C. ANAYASASI MADDE 60: Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir. Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar. 1. AİLE SİGORTASI Nedir? Aile Sigortası,
KOBİ ler Nefes alacak / Ankara. TOBB, Ziraat Bankası, Denizbank ve Kredi Garanti Fonu (KGF) ortaklığında hayata
02.12.2016 / Ankara TOBB, Ziraat Bankası, Denizbank ve Kredi Garanti Fonu (KGF) ortaklığında hayata 1/6 geçirilecek olan KOBİ lere Nefes Kredisi için imzalar, Başbakanlık Çankaya Köşkü nde düzenlenen lansman
40 yılı aşkın bir süre, önce öğrenci, sonra değişik unvanlarla öğretim elemanı ve
04.10.2010 Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Sayın Cumhurbaşkanı, Muhterem Konuklar, 40 yılı aşkın bir süre, önce öğrenci, sonra değişik unvanlarla öğretim elemanı ve yönetici olarak içinde yer aldığım Ankara
12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-BİROL BAŞARAN
12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-İROL AŞARAN : Efendim : İyiyim sağol sen nasılsın : Çalışıyorum işte yaramaz birşey yok : Kim yazmış bunu : Kim yazmış bunu Milliyet te : Yani sen sen birşey yollamış mıydın
KIBRIS TÜRK YÖNET+HÎ MECIÎSİ. Vuncü Birleşin 31 EKİİI 1972 SALI
DÖNEM; II YIL: 3 KIBRIS TÜRK YÖNET+HÎ MECIÎSİ Z A B I T L A P. I Vuncü Birleşin 31 EKİİI 1972 SALI - 2 - GÜÎp)EM: BÖIJ^Î: A 1. 1970 ICira Kontrol (Geçici Hü-ümler) Kural Tasarısı 2. 1971 Kıbrıs Türk Yönetimi
TÜRK YARGI SİSTEMİ YARGITAY Öğr. Gör. Ertan Cem GÜL MYO Hukuk Bölümü Adalet Programı
TÜRK YARGI SİSTEMİ YARGITAY Öğr. Gör. Ertan Cem GÜL MYO Hukuk Bölümü Adalet Programı Yargıtay, tanımı Anayasa ile yapılan, işlevleri, mensupları ve bunların seçimi ve diğer kuruluş esasları, Anayasa'da
HEM DÜŞÜNECEĞİZ, HEM ÖĞRENECEĞİZ HEM DE SÜRPRİZ HEDİYELER KAZANMA ŞANSINA SAHİP OLACAĞIZ.
HEM DÜŞÜNECEĞİZ, HEM ÖĞRENECEĞİZ HEM DE SÜRPRİZ HEDİYELER KAZANMA ŞANSINA SAHİP OLACAĞIZ. Sorular her ay panolara asılacak ve hafta sonuna kadar panolarda kalacak. Öğrenciler çizgisiz A5 kâğıdına önce
KKTC YÜKSEK YÖNETİM DENETÇİSİ OMBUDSMAN. 5. Ombudsman ın görev ve yetkileri ile yetki devri. 6. Ombudsman ın yetkisi dışında olan konular
KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ YÜKSEK YÖNETİM DENETÇİSİ (OMBUDSMAN) Adres: 143, Bedrettin Demirel Caddesi, Kat: 4 Lefkoşa Telefon: 22 75 814-22 75 954 Fax: 22 88 907 1. Anayasa nın 114. Maddesi 2. Ombudsman
Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu..
28 Nisan 2014 Basın Toplantısı Metni ; (Konuşmaya esas metin) Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. -- Silahlı Kuvvetlerimizde 3-4 yıldan bu yana Hava Kuvvetleri
Yrd. Doç. Dr. Mehmet ALİ ŞUĞLE Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Teşekkür ediyorum Sayın Başkan. Öncelikle böyle bir güzel toplantıyı
Yrd. Doç. Dr. Mehmet ALİ ŞUĞLE Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Teşekkür ediyorum Sayın Başkan. Öncelikle böyle bir güzel toplantıyı düzenleyenlere teşekkür etmek istiyorum. Barolar gibi
GÖSTERGELER YABANCI HAREKETİ:
Alaattin AKTAŞ [email protected] PROJEKSİYON YABANCI HAREKETİ: Piyasa oyuncuları gelişmeleri yorumlarken üç göstergeye bakıyor; döviz, faiz ve borsa. Döviz geriler, faiz düşer ve borsa çıkarsa, genellikle
Uzun Bir Köpek Hakkında Kısa Bir Öykü. Henry Winker. İllüstrasyonlar: Scott Garrett. Çeviri: Bengü Ayfer
Uzun Bir Köpek Hakkında Kısa Bir Öykü Henry Winker İllüstrasyonlar: Scott Garrett Çeviri: Bengü Ayfer 4 GİRİŞ Bu sendeki kitaplar Dyslexie adındaki yazı fontu kullanılarak tasarlandı. Kendi de bir disleksik
Kapitalistler Halka İstemediği Bir Şeyi Satabilir mi?
Kapitalistler Halka İstemediği Bir Şeyi Satabilir mi? Aslam Effendi Tota 1, kapitalistlerin reklamların gücüyle, gerçekten ihtiyaçları olmasa bile her çeşit malı insanlara satabileceklerine inanır mısın?
10. Herhangi bir sebeple boşalan bakanlığa en geç kaç gün içinde yeni bakan atanır? A) 5 gün B) 10 gün C) 15 gün D) 20 gün E) 25 gün
1. 1982 Anayasasına göre aşağıdaki organlardan hangisinin iptal davası açma yetkisi yoktur? A) Cumhurbaşkanı B) İktidar partisi meclis grubu C) Anamuhalefet partisi meclis grubu D) TBMM üye tamsayısının
Eylemlerin, eylemsilerin, sıfatların ve zarfların anlamlarını çeşitli yönden etkileyen sözcüklere zarf denir. Ör. Büyük lokma ye: büyük konuşma. Ör.
Eylemlerin, eylemsilerin, sıfatların ve zarfların anlamlarını çeşitli yönden etkileyen sözcüklere zarf denir. Eylem ve eylemsilerin anlamalarını durum yönünden tamamlayan zarflardır. Eylem ya da eylemsiye
Cumhuriyet Halk Partisi
1 Cumhuriyet Halk Partisi CHP ile, üniversitelerde okuyan gençlerin temsilcileri bir araya geldi, 15 sorun belirledi ve bu sorunların nasıl çözüleceği konusunda görüş birliğine vardı. Tarih : 04.12.2014
Öğrencilerin çektiği fotokopiye yasal formül şart!
On5yirmi5.com Öğrencilerin çektiği fotokopiye yasal formül şart! Üniversitelerin açılmasıyla birlikte geçen hafta İstanbul Polisi, Beyazıt ve Beşiktaş'ta bir dizi korsan fotokopi baskını gerçekleştirildi.
Birazdan, 2018 / 3. (13/10/2018) Döneminde yapılan SMMM Staja giriş sınavı sorularına ve çözümleri bakacağız.
Değerli Ziyaretçimiz SINAVKOLİK.COM Online Eğitim Sistemine Hoşgeldiniz. Birazdan, 2018 / 3. (13/10/2018) Döneminde yapılan SMMM Staja giriş sınavı sorularına ve çözümleri bakacağız. Çıkmış sınav soruları
Taşeron işçinin hakları mutlaka düzenlenecek
Taşeron işçinin hakları mutlaka düzenlenecek Aralık 08, 2011-4:57:28 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Büyük Anadolu Otel'de düzenlenen Türk-İş 21. Olağan Genel Kurulu'nda konuştu. Çalışma
MILLET MECLISI TUTANAK DERGİSİ. 24 ncü Birleşim. 4. 12. 1975 Perşembe
DÖNEM: 4 CİLT: 14 TOPLANTI: 3 MILLET MECLISI e TUTANAK DERGİSİ 24 ncü Birleşim 4. 12. 1975 Perşembe İÇİNDEKİLER Sayfa I. Geçen tutanak özeti 222 II. Yoklama 222 III. Seçimler 222 1. Millet Meclisi Başkanı
Konumuz sol içi cinayetler, özel olarak da Acilciler bünyesindeki cinayetler
Konumuz sol içi cinayetler, özel olarak da Acilciler bünyesindeki cinayetler Bir cinayetin altı elemanı vardır: Öldürülen kimdir, öldüren kimdir, cinayetin yeri, cinayet günü, nasıl öldürüldü, neden öldürüldü?
Yönetici tarafından yazıldı Pazartesi, 24 Ağustos 2009 04:42 - Son Güncelleme Çarşamba, 26 Ağustos 2009 19:20
Düğünlerde Takılan Sahte Paralar Yüksek eğitimini tamamlamış, babası ticaretle uğraşan, annesi ise bir bankada görevli bulunan bir ailenin tek kızıydı. Okul arkadaşı ile evlenmeye karar vermişlerdi. Damat
İlgili Kanun / Madde 4857 S. İş. K/41
488 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2010/4805 Karar No. 2012/12361 Tarihi: 11.04.2012 Yargıtay Kararları Çalışma ve Toplum, 2013/1 İlgili Kanun / Madde 4857 S. İş. K/41 FAZLA ÇALIŞMA ÜST DÜZEY YÖNETİCİNİN
KKTC YÜKSEK YÖNETİM DENETÇİSİ OMBUDSMAN
KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ YÜKSEK YÖNETİM DENETÇİSİ (OMBUDSMAN) KKTC YÜKSEK YÖNETİM DENETÇİSİ OMBUDSMAN 1. İlk Ombudsman Nail Atalay 2. Anayasa nın 114. Maddesi 3. Ombudsman Yasası 4. Ombudsman ın atanması
KOPENHAG ZİRVESİ IŞIĞINDA TÜRKİYE AB İLİŞKİLERİ
16 Prof. Dr. Atilla ERALP KOPENHAG ZİRVESİ IŞIĞINDA TÜRKİYE AB İLİŞKİLERİ Prof. Dr. Atilla ERALP ODTÜ Uluslararası İlişkiler Bölümü Kopenhag Zirvesiyle ilgili bir düşüncemi sizinle paylaşarak başlamak
Aç l fl Vural Öger Çok değerli misafirler, Konrad-Adenauer vakfının 23 senedir yapmış olduğu bu gazetecilik seminerinde son senesinde bizim de k
Çok değerli misafirler, Konrad-Adenauer vakfının 23 senedir yapmış olduğu bu gazetecilik seminerinde son 10-11 senesinde bizim de katkılarımızın olması bizi her zaman çok mutlu ediyor çünkü Avrupa da yaşayan
> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik
KISKANÇLIK KRİZİ > > ADAM - Kiminle konuşuyordun? > > KADIN - Tanımazsın. > > ADAM - Tanısam sormam zaten. > > KADIN - Tanımadığın birini neden soruyorsun? > > ADAM - Tanımak için. > > KADIN - Peki...
Sirküler Rapor Mevzuat 14.01.2016/33-1 VERGİDEN İSTİSNA KIDEM TAZMİNATI, ÇOCUK YARDIMI VE AİLE YARDIMI İÇİN YAPILAN ÖDEMELERDE İSTİSNA SINIRI
Sirküler Rapor Mevzuat 14.01.2016/33-1 VERGİDEN İSTİSNA KIDEM TAZMİNATI, ÇOCUK YARDIMI VE AİLE YARDIMI İÇİN YAPILAN ÖDEMELERDE İSTİSNA SINIRI ÖZET : 1.1.2016-30.6.2016 ile 1.7.2016-31.12.2016 tarihleri
Tarım alanlarının bölünmesi 50 bin kişiye sorulacak
Tarım alanlarının bölünmesi 50 bin kişiye sorulacak Şubat 29, 2012-1:29:29 Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Türkiye'nin her yıl arazi bölünmesinden, parsel küçülmesinden dolayı yaklaşık 8 milyar
Başbakan Sayın Binali YILDIRIM KANAAT ÖNDERLERİ VE STK İLE BULUŞMASI KAYSERİ
Başbakan Sayın Binali YILDIRIM KANAAT ÖNDERLERİ VE STK İLE BULUŞMASI KAYSERİ 02.04.17 Sayın Başbakanım, Sayın Bakanlarım, Sayın Valim, Milletvekillerim, Büyükşehir Belediyesi Başkanım, İş ve Siyaset Dünyasının,
Prim Rekortmenlerine Ödül Gecesi
Prim Rekortmenlerine Ödül Gecesi ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKAN YARDIMCISI HALİL ETYEMEZ: -İNSAN HAYATININ HER SAFHASINDA SOSYAL GÜVENLİK ÇOK ÖNEMLİ -SOSYAL GÜVENLİK KURUMU PRİM GELİRLERİNİ 10 YILDA
ÇAYLAK. Çevresinde güzel bahçeleri olan bir villaydı.
ÇAYLAK Çevresinde güzel bahçeleri olan bir villaydı. Alt katta genel tıbbi muayene ve müdahaleleri yapılıyordu. Bekleme salonu ve küçük bir de laboratuar vardı. Orta katta diş kliniği ve ikinci bir muayene
2006 Nüfus ve Konut Sayımı Kesin Sonuçları
2006 Nüfus ve Konut Sayımı Kesin Sonuçları (İkinci Aşama Veriler, 14 Şubat, 2007) 2006 Nüfus ve Konut Sayımı Kesin sonuçlarına ilişkin ilk veriler, 1 Şubat tarihinde basına açıklanmış ve ikinci aşamada
EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Mart 2012, No: 26
EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Mart 2012, No: 26 Bu sayıda; 2011 yılı İşgücü ve İstihdam Rakamları değerlendirilmiştir. i İşsizler Tarım sektörüne mi gizlendi? 2011 yılı işsizlik oranı
GJYKATA KUSHTETUESE УСТАВНИ СУД CONSTITUTIONAL COURT. Dava No: KO 29/11. Başvurucu. Sabri Hamiti ve Kosova Meclisinin diğer milletvekilleri
REPUBLIKA E KOSOVËS - РЕПУБЛИКА КОСОВO - REPUBLIC OF KOSOVO GJYKATA KUSHTETUESE УСТАВНИ СУД CONSTITUTIONAL COURT Priştine, 30 Mart 2011 Nr. ref.: OM 108/11 Dava No: KO 29/11 Başvurucu Sabri Hamiti ve Kosova
ŞİKAYET NO : 02.2013/317 KARAR TARİHİ : 21/01/2014 RET KARARI ŞİKAYETÇİ :
ŞİKAYET NO : 02.2013/317 KARAR TARİHİ : 21/01/2014 RET KARARI ŞİKAYETÇİ : ŞİKAYET EDİLEN İDARE : Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü ŞİKAYETİN KONUSU : Özel büro ve turizm tesisleri
ISBN : 978-605-65564-3-2
ISBN : 978-605-65564-3-2 1 Baba, Bal Arısı Gibi Olmak İstemiyorum ISBN : 978-605-65564-3-2 Ali Korkmaz [email protected] Redaksiyon : Pelin GENÇ Dizgi/Baskı Kardeşler Ofset Matbaacılık Muzaffer Ceylandağ
OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ
OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ Kendinizden biraz bahseder misiniz? -1969 yılında Elazığ'da dünyaya geldim. İlk orta ve liseyi orada okudum. Daha sonra üniversiteyi Van 100.yıl Üniversitesi'nde okudum. Liseyi
Devlet BESleniyor. Ben BES i okurken sana yardımcı olmaya geldim dedi.
Devlet BESleniyor Çok sıcak bir gecenin sabahına kalkmak ne kadar zordur bilir misiniz? Bir de 6.30 da kalkıyorsan! Hayat, gerçekten geçilmez oluyor. Bu sabah da böyle bir yorgunluk haliyle kalktım. Tuvalete
Tanrı Zar Atmaz Ya FED?
Tanrı Zar Atmaz Ya FED? Yaklaşık 10 yıllık küresel finans krizinin başladığı yer olan Amerika, krizi dünyaya ithal etmekle kalmadı, bunu kendi bünyesinde de çok ağır yaşadı aslında Özelikle 2008-2009 sürecinde
SOSYAL GÜVENLİK PRİM ALACAKLARININ YENİDEN YAPILANDIRILMASI VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN
9719 SOSYAL GÜVENLİK PRİM ALACAKLARININ YENİDEN YAPILANDIRILMASI VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN Kanun Numarası : 5458 Kabul Tarihi : 22/2/2006 Yayımlandığı R.Gazete : Tarih: 4/3/2006
Devletin Şefleri Cumhurbaşkanları
Devletin Şefleri Cumhurbaşkanları Cumhuriyetin kuruluşu Anadolu insanının iman, namus, bağımsızlık, özgürlük, vatan ve millete sevgi ile bağlılığının inancı ve iradesi ile kendisine önderlik yapan Mustafa
CUMHURIYET MECLISI TUTANAK DERGISI
DÖNEM:III YASAMA YILI 1994/1 KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ CUMHURIYET MECLISI TUTANAK DERGISI 26 1 ncı Birleşim 29 Nisan 1994 Cuma İÇİNDEKİLER Sayfa I. GELEN EVRAK 2558-2562 II. BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA
Sayı: 37/2015 KIBRIS TÜRK SOSYAL SİGORTALAR (DEĞİŞİKLİK) YASASI. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi aşağıdaki Yasayı yapar:
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi nin 29 Haziran 2015 tarihli Yetmişinci Birleşiminde Oyçokluğuyla kabul olunan Kıbrıs Türk Sosyal Sigortalar (Değişiklik) Yasası Anayasanın 94 üncü maddesinin
KRİZ ÖNCESİNİN TEK İYİ HABERİ
KRİZ ÖNCESİNİN TEK İYİ HABERİ Necmi Gürsakal 1 I. GİRİŞ Bursa Ticaret ve Sanayi Odası, Bursa daki 250 Büyük Firma Araştırması nın 2000 yılı sonuçlarını yayınladı. 1997 yılından başlayarak 2000 yılına kadar
Sayı:104 12 Haziran 2007
Sayı:104 12 Haziran 2007 Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi nin 28 Mayıs 2007 tarihli Altmışyedinci Birleşiminde Oybirliğiyle kabul olunan, Faktoring Yasası Anayasanın 94 üncü maddesinin
Kazova: Patronsuz üretim devam ediyor; herkes mutlu, herkes çalışmak istiyor.
Kazova: Patronsuz üretim devam ediyor; herkes mutlu, herkes çalışmak istiyor. İşçi Cephesi: Direnişiniz nasıl başladı? Kazova dan bir işçi: Bizim direnişimiz ilk önce 4 aylık maaşımızı, kıdem ve tazminat
ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ PAKETİ Ne getiriyor, Ne götürüyor? Onur Bakır Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Uzmanı
ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ PAKETİ Ne getiriyor, Ne götürüyor? Onur Bakır Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Uzmanı TOPLUM BİR NOKTADA HEM FİKİR PEKİ AMA NASIL: ÜÇ TEMEL SORU Toplumun görüşleri alındı mı? Katılımcı
İNSAN KAYNAKLARI VE EĞİTİM DAİRESİ BAŞKANLIĞI TEŞKİLAT YAPISI VE ÇALIŞMA ESASLARINA DAİR YÖNERGE
İNSAN KAYNAKLARI VE EĞİTİM DAİRESİ BAŞKANLIĞI MAAŞ TAHAKKUK ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ TEŞKİLAT YAPISI VE ÇALIŞMA ESASLARINA DAİR YÖNERGE BİRİNCİ BÖLÜM AMAÇ, KAPSAM, HUKUKİ DAYANAK, İLKELER ve TANIMLAR Amaç Madde
DEVLET PLANLAMA TEŞKİLATI KURULUŞ VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME
691 DEVLET PLANLAMA TEŞKİLATI KURULUŞ VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME Kanun Hükmünde Kar.nin Tarihi : 19/6/1994, No : 540 Yetki Kanununun Tarihi : 16/6/1994, No : 4004 Yayımlandığı R.G.Tarihi
hizmetlerine ihtiyaç duyan kişi ile thalasaemialı veya orak hücre anemili (sickle-cell) olma halini anlatır.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi nin 31 Mart 2014 tarihli Ellialtıncı Birleşiminde Oybirliğiyle kabul olunan Engellileri Koruma, Rehabilite ve İstihdam (Değişiklik) Yasası Anayasanın 94
