MARKSÝST YÖNTEM ve OPORTÜNÝST YÖNTEM

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "MARKSÝST YÖNTEM ve OPORTÜNÝST YÖNTEM"

Transkript

1

2

3 MARKSÝST YÖNTEM ve OPORTÜNÝST YÖNTEM Geliþme basitten karmaþýða, bir alt biçimden bir üst biçime doðrudur. Geliþmenin basitten karmaþýða doðru oluþu genellikle gözardý ediliyor. Þeyleri duraðan halde gören metafizik yöntem için bu normaldir. Fakat diyalektik yöntem, metafizik yönteme tamamen karþýt olarak, þeyleri hareket halinde, deðiþim ve karþýlýklý etkileþim içinde ele alýr. Ýþçi sýnýfý hareketi içinde de bu marksist yöntemin sýk sýk unutulduðu görülüyor. Marksist diyalektik, geliþmenin karmaþýklýðýný, zenginleþmesini ve temelindeki oluþumu irdeler, ortaya çýkarýr. Basitten karmaþýða, alt biçimlerden üst biçimlere geliþim yasasý, toplumlarýn tarihinde de gözlemlenebilir. Ýlkel komünal toplumdan bugüne gelen toplumsal geliþim basamaðý, bunun en iyi tanýtýdýr. Ýnsanlýk bugün yeni bir geliþim basamaðýna varmýþ bulunuyor. Genel tarihsel geliþmede geçerli olan diyalektik yasalar, her toplum biçiminin kendi iç evrimi için de geçerli. Somut olarak irdelediðimiz kapitalist toplum, ilkel sermaye birikiminden bankalara, borsaya yani mali-sermaye çaðýna ulaþmýþtýr. Bu geliþimle birlikte yeni iþbölümü ve yeni toplumsal iliþkiler oluþmuþtur. Sonuçta kapitalist toplum, sayýsýz çizgiden meydana gelen son derece zengin bir toplumsal yapý olmuþtur. Emperyalizm ve mali-sermaye çaðýnýn bugün geldiði noktayý kavramak için; ilkel sermaye dönemini açýða çýkarmak için gerekenden daha güçlü bir teorik potansiyele ihtiyaç var. Kapitalist sistemin bugünkü geliþimi ve uluslararasý iliþkiler, düne göre çok daha karmaþýktýr. Böylesine karmaþýk iliþkileri açýklamak için bir deha deðil, çok sayýda dahice zeka gerekiyor. Bugün de o- laylarý geliþmeleri derinliðine kavramak için dahice düþünen kimselere gereksinme vardýr; ancak geliþmenin ulaþtýðý karmaþýklýk ve boyut daha çok deha, yani kolektif bir çalýþma gerektiriyor. Ama her þeyden önce marksist diyalektiðin saðlam bir kavrayýþý gerekiyor. Diyalektiðin nasýl baþarýlý olarak kullanýldýðýna en iyi örnek Kapital dir. Marx, Kapital de kapitalist üretim biçimine olabilecek en somut biçimde yaklaþmakla kalmýyor, bunu yaparken kendi bilimsel yöntemini de yetkin olarak kullanýyor. Meta üretimine egemen olan yasalar, bu yasalarýn karþýtýna dönüþmesi ve diyalektik geçiþler, Kapital in konusudur. Sermayenin üretim sürecini teorik olarak çözümlerken Marx, basitten karmaþýða doðru geliþim gösteren meta üretiminin temelinde varolan hareket yasalarýnýn nasýl iþlediðini bize gösteriyor. Böylece Marx, kendi yöntemi sayesinde karmaþýklýk gösteren kapitalist meta üretiminin yalýn ve güçlü bir çözümlemesini yapýyor. Kapital in sistematiði ve kullanýlan bilimsel yöntem, marksizmin bir hazýr-kalýplar sistemi olmayýp, bir irdeleme yöntemi olduðunun iyi bir örneðidir. Meta ýn ilk bakýþta göründüðünün tersine karmaþýk bir þey olduðunu söyleyen Marx, onu, karmaþýk yapýsý içinde ele alýr: Ýlk bakýþta bir meta, çok önemsiz ve kolayca anlaþýlýr bir þey gibi gelir. Oysa metaýn tahlili, aslýnda o- nun metafizik incelikler ve teolojik süslerle dolu pek garip bir þey olduðunu göstermiþtir. Marx ýn yaptýðý metaýn tahlili ni izleyerek, metaýn ilk göründüðü gibi olmadýðýný, çok daha karmaþýk bir þey olduðunu göstermektir. Fakat Marx ýn ulaþtýðý sonuç son derece yalýn ve ikna edici: Maddi üretim sürecine dayanan toplumun yaþam süreci, kendisini saran mistik tülü, üretimin, serbestçe bir araya gelen insanlar tarafýndan ve saptanmýþ bir plana uygun olarak bilinçli bir biçimde düzenlenmesi saðlanmadýkça, soyup atamaz. Meta üretimine dayanan toplumdan tamamen farklý olarak, geleceðin toplumunda maddi yaþamýn üretimi ve yeniden üretimi son derece sade olacaktýr; bu üretim araçlarýnýn üretiminde olduðu gibi, toplumun üyelerine daðýlýmýnda da böyle olacaktýr. Marx, böylesi bir toplumun bir dizi tarihsel geliþmenin sonucu olabileceðini söyler: Ne var ki bu da toplum için belli bir maddi temeli ya da kendileri de uzun zahmetli bir geliþme sürecinin kendiliðinden o- luþmuþ ürünleri olan bir dizi varoluþ koþulunun bulunmasýný öngörür. Dogmatiklerin oportünistlerin hiç anlayamadýklarý þey, böyle bir toplumun maddi koþularýnýn oluþmuþ olduðudur. Hiç þüphesiz, bir þeyin koþulunun oluþmasý ile o þeyin kendisi tamamen farklýdýr. O toplumun kurulabilmesi için komünist bir devrim zorunludur. Yaþam son derece karmaþýktýr ve zengindir. Ýçinde sayýsýz farklý çizgi ve olgu barýndýrýr. Bu gerçekten hareket e- den Lenin Emperyalizm in önsöz ünde: toplumsal yaþamýn görüngülerinin bunca karmaþýklýðý içinde, herhangi bir tezi desteklemek için sonsuz sayýda uygun örnek ya da veri gösterilebilir demektedir. Oportünistlerin tezlerini desteklemek için toplumsal yaþamdan örnek göstermelerinin nedeni, toplumsal yaþamýn bu zenginliðidir. Tam da bu nedenle, toplumsal çözümlemelerde sürekli yanýlgýya düþülür. Kendi tezlerini destekleyecek verileri ya- 35. Sayý / 16 Þubat-2 Mart

4 þamda bulduklarý için iç rahatlýðýyla hareket edenler, tam da bu nedenle büyük sýkýntýlara ve teorik açmazlara düþerler. Çünkü düþünceleri tek yanlýdýr, olaylarýn harekete geçirici temellerini ve yasalarýný anlamaktan uzaktýr. Çünkü yaþam çok karmaþýktýr ve sayýsýz çeliþkilerle doludur. Ýnsan bilinci bu sayýsýz çeliþkileri son nedenine kadar izleyemediði zaman yanýlgýlara düþmekten kurtulamýyor. Olaylarý son nedenine kadar kovalayan ve müthiþ diyalektikçi olan Lenin, yaþamý tasarlanan saflýk içinde deðil de, tüm karmaþýklýðý ve zenginliði içinde irdelemek gerektiðini, doðada ve toplumda (genel olarak yaþamda) hiçbir þeyin saf halde olmadýðýný belirtir ve Marksistlerin izlemesi gereken yolu gösterir: Evrimci bilimsel yöntemin son sözünü oluþturan marksist diyalektik, konunun yalýtýk, tek yönlü, çarpýtýlmýþ ve saptýrýlmýþ deðerlendirmesini yasaklar. Toplumsal olgularý bütün karmaþýklýðý ve baþka olgularla karþýlýklý iliþkisi içinde ele almayýp, saf halde ve yalýtýk biçimde ele almak isteyenler diyalektikle karþý karþýya gelirler. Marksist diyalektik, diyor V. Ý. Lenin, iþte tam da bunu öðretir ve saflýk kavramýnýn, þeyleri bütün karmaþýklýðý içinde ve sonuna kadar kavramayan insan anlayýþýnýn belli bir sýnýrlýlýðý ve tek yanlýlýðý olduðunu gösterir. Lenin, kapitalizmi örnek olarak küçük burjuva iliþkilerden yalýtýk ve saf halde düþünenlerin tek yanlýlýðýný ve sýnýrlýlýðýný gösterir. Olaylarý deðerlendirmede tek yanlýlýða ve sýnýrlýlýða düþmemek i- çin marksist diyalektiði doðru uygulamalýyýz. Engels, Marx tan sonra, materyalist tarih anlayýþýný karikatürize eden materyalistlerin eleþtirisine belli bir aðýrlýk verir. Onlarý, materyalist tarih anlayýþýný bir araþtýrma yöntemi olarak görmek yerine, her tarihsel olaya rahatlýkla uygulanabilen bir denkleme indirgedikleri için eleþtirir: Marx ýn, en iyi yapýtlarýnýn bile iþçiler için yetersiz olduðunu düþündüðünü ve iþçilere en iyinin dýþýnda bir þey sunmayý suç saydýðýný bu baylar bir bilselerdi!... Böyleleri bizde de hiç az deðil. Ekonomik, toplumsal olgular hakkýnda hiç ciddi bir a- raþtýrma yapmadan kolay sonuçlara u- laþan çok sayýda materyalist var. Toplumlarý inceleyerek belli sonuçlar çýkaracaklarýna, kendi dogmalarýný topluma kabul ettirmeye kalkýþýrlar. Sonuçta dar kafalý oportünistler, yüzeysel, uyduruk görüþleriyle yýllarca iþçileri kandýrdýlar. Onlarýn durumlarý ortaya çýkarmak da bize düþüyor. Tarih basit matematik denklemi a- çýklanýr gibi açýklanamaz. Tarih son derece karmaþýk iliþkiler içinde geliþir. Tarihin koþullarý ve öncülleri (ekonomik, politik, hukuki, felsefi, sanatsal vb.), o sayýsýz çeliþki ve iliþkisi içinde incelenmeli. Engels in ifadeleriyle: Böylece, bir bileþke -tarihsel olay- doðuran, birbiriyle kesiþen sayýsýz güç, sonsuz bir kuvvetler paralel kenarý dizisi vardýr. Oportünistler olaylarý, tarihsel koþullarý ve çeliþkileri içinde son nedenine kadar izlemezler; olaylarýn kendisinden hareket ederler. Oysa ki, günlük olaylar belli bir temelde ortaya çýkýp geliþme gösterirler. Temeldeki nedenlerde bir deðiþim olduðu zaman, olaylarýn yönü de deðiþmeye baþlar. Örnek olarak ekonomik krizleri gösterebiliriz. Ekonomik krizler, olaylarýn devrimci bir yönde geliþmesine yol açar. Temeldeki bu neden görülmediði zaman, günlük olaylarýn yönünü doðru olarak anlayamayýz. Materyalist tarih anlayýþý, tarihi a- raþtýrma yöntemi, bir irdeleme yöntemi olarak anlaþýlmaz ve ele alýnmazsa karþýtýna dönüþür; yani olaylara hazýrkalýp yaklaþýma, olaylarý ve olgularý hazýr düþünce kalýplarýna sokmaya çalýþma, özcesi düþünce imalatçýlýðýna dönüþür. Diyalektik yöntem de, olgularý tüm karmaþýklýðý içinde, karþýlýklý etkileþim içinde ve deðiþim içinde ele almazsa, her þeye duraðan halde bakan metafiziðe, karþýtýna dönüþür. Þu anda oportünistlerde olan da bundan baþkasý deðildir. C.DAÐLI Sayý / 16 Þubat-2 Mart 2005 Materyalist tarih anlayýþý, tarihi araþtýrma yöntemi, bir irdeleme yöntemi olarak anlaþýlmaz ve ele alýnmazsa karþýtýna dönüþür; yani olaylara hazýrkalýp yaklaþýma, olaylarý ve olgularý hazýr düþünce kalýplarýna sokmaya çalýþma, özcesi düþünce imalatçýlýðýna dönüþür. Diyalektik yöntem de, olgularý tüm karmaþýklýðý içinde, karþýlýklý etkileþim içinde ve deðiþim içinde ele almazsa, her þeye duraðan halde bakan metafiziðe, karþýtýna dönüþür.

5 En Temel Sorunlar Silahla Çözümlenir Ardý ardýna gelen politik olaylar, iç savaþýn karþýt cephelerini bir kez daha, çok þiddetli çarpýþmalara doðru sürüklüyor. Buna þaþmamalý. Çünkü, sýnýflý toplumlarda, en yaþamsal sorunlar her zaman, þiddet ve iç savaþ yoluyla çözümlenir. Bir yanda Türkiye iþçi sýnýfý ve Kürt halký; diðer tarafta ise sermayedarlar ve onlarýn yönlendiriciliðindeki karþý-devrim cephesi. Her iki tarafta da öfkenin ne denli büyüdüðünü ve dizginlenemez olduðunu, karþýlýklý atýlan adýmlarda görmek mümkün. Her iki cepheyi kaynaþtýrmaya çalýþan her oluþum, daha en baþta ölü doðuyor. Uzlaþma çaðrýlarý da, havada kaybolup gidiyor. Ýþçilerin içinde, ideolojik düzlemde düzene en yakýn olan kesimlerinde bile, sermaye güçleri ve devletle diþe diþ kapýþma eðilimi güçleniyor. Ýzmit SEKA iþçilerinin fabrika iþgali ve kararlý tutumlarý, sýnýfýn diðer kesimleri üzerinde etkili oluyor. Et-Balýk Kurumu iþçileri ayný yola girerken, özellikle Kürdistan da yaygýn olan Tekel fabrika iþçilerinden de kararlýlýk ve öfke dolu sesler yükseliyor. Bu tür kararlý eylemler, her zaman büyük çatýþmalara gebedir. Ýþçiler bunu iyi biliyorlar, farkýndalar ve bu kararlýlýðý göstermek bile, iþçi sýnýfýnýn kendine olan güvenini yükseltiyor. Gerçi sýnýfýn ezici çoðunluðu henüz çok donanýmsýz, hemen hiç silahlarý yok, hareketin gitmesi gereken yönü üzerinde de hiçbir fikir birliði yok. Ama öðrenecekleri iç savaþ dersini almaya doðru gidiyorlar. Devletin þimdilik oyalama taktiðine baþvurmasý, ortamýn çatýþmalý karakterini deðiþtirmez. SEKA iþçileri kararlýlýklarýný devam ettirdikleri sürece, bu çatýþma kaçýnýlmaz olacaktýr. Tek baþýna SEKA ve onun örnek a- lýndýðý diðer eylemler, bir toplumda iç savaþýn yeniden kýzýþmasýna neden olamaz. Fakat SEKA eylemi, iþçi ve emekçileri her yandan kýskaca alan sermaye baskýsý karþýsýnda, artýk kavgayý erteleyecek durumun, olanaklarýn kalmadýðýný gösterir. Ve böylesine bunaltýcý kriz havasýnýn hakim olduðu, emekçiler içinde anlatýlmaz bir sefaletin karabasan gibi hayatý çekilmez kýldýðý ortamlarda, her kararlýk gösterisi, emekçilerde duygu birliði yaratýr; her eylem, genel politik ortamýn daha da ýsýnmasýna neden olur. Ve Siirt Ve Hakkari Hemen hemen ayný koþullar, ezilen Kürt halký arasýnda da hükmünü sürdürüyor. Aradaki fark, Kürt halkýnýn silahlý birliklere ve bilinçli milyonlara sahip olmasýdýr. Kürt halký, kavganýn hangi hedeflere baðlanacaðý konusunda, onu sürekli geri çeken ve kararsýzlaþtýran öncülerine raðmen, her fýrsatta sokaklarý savaþ alanýna çevirmekten geri kalmýyor. Siirt te yaþanan olaylar, bu açýdan oldukça dikkat çekiciydi. Gerilla cenazelerini karþýlamak için toplanan binlerce kiþi, iki gün boyunca kenti, serhýldan dönemlerinin Cizre ve Þýrnak ýna çevirdiler. Kürt halkýnýn bu yoksul kesimleri, belki parti binalarýnýn deðil ama sokaklarýn tek hakimi. Kürt halkýný bu denli öfkeli yapan, e- zilen ulusa karþý egemenlerin katliamcý ve aþaðýlayýcý tutumlarýný sürdürmeleridir. A- ðýr sefalet koþularýna eþlik eden bu muazzam baskýlar, Kürt halkýný sermaye ve o- nun devletine karþý, her an ayaklanma halinde tutuyor. Ýç savaþýn en yoðun çatýþmalarýyla dolu o kan ve gözyaþý yýllarýnýn, eðer her iki taraf da akýlca davranýrsa, yeniden yaþanmayacaðýna dair o safça inanç, reformistlerin amentüsü haline gelmiþti. Oysa, devrim ve karþý-devrim cephelerinde toplumun en keskin biçimde ayrýþtýðý; 35. Sayý / 16 Þubat-2 Mart 2005 bu ayrýþmaya neden olan derin tarihsel ve sosyal koþullarda hiçbir iyileþmenin olmadýðý yerde, akýlcýlýk ve iyi niyet, yalnýzca halklarýn daha fazla acý çekmesine yarýyor. Akýlcýlýk ve iyi niyetler arkasýna gizlenmiþ oportünizm, en kötü oportünizmdir. Uzlaþma Gemisi Batarken Geride kaldýðý düþünülen yoðun savaþ günlerinin, hemen önümüzde durduðuna dair iþaretler çoðaldýkça, sosyal-reformistler ve uzlaþmacýlar, geliþmeleri tersine çevirebilmek için kollarý sývadýlar. Aydýn giriþimleri, canlý kalkanlar, devrimci düþünceyi dýþarýda býrakan yeni zihniyet in halk içinde taban bulmasýna yönelen DTH gibi faaliyetler de hýz kazandý. Öcalan, yaklaþan çatýþmanýn büyüklüðü konusundaki kaygýlarýný ve Kürt halkýna uyarýlarýný þöyle dile getiriyor: Üç bin Kürt köyü boþaltýldý, þimdi kentler de boþaltýlýr Kan deryasýna dönecek Bu sefer Türkiye çok zarar görebilir. Oysa, bu tür geliþmelerin, burada aktarýldýðý gibi, halklar için göz korkutucu bir yaný yok. Böylesi çatýþmalardan, tarihsel olarak aþýlmýþ olan, geleceði olmayan sýnýf, burjuvazi korkar. EMEP ve diðer sosyal-reformistler, o kavga ve devrim dolu günleri kan ve gözyaþý yýllarý olarak anýyorlar. Kahredici bir sefalet ve baský altýnda yaþayan halklar için kan ve gözyaþý yýllarý, kurtuluþ umudunun büyüdüðü yýllardýr. Kürt halký onbinlerce evladýný kayýp verdi ve bu muazzam be- 5

6 delin her damla kanýnýn hesabýný tutmaya devam ediyor. O büyük kavga günlerinde, sadece kan ve gözyaþý görmek, tam da burjuvazinin yýkýlabileceðine olan inancýný yitirmiþ reformist kafalara yakýþýr. Kanýn akmadýðý, gözyaþýnýn dökülmediði tek bir devrim var mýdýr? Kan ve gözyaþý dökmeyen halklar, düþmanýný yere sermek kararlýlýðýný kuþanmak için gereksinim duyduðu öfkeyi nasýl biriktirecek? Ama reformistlerin halklarý böyle korkutmaya çalýþmalarý boþuna. Halklar, onlar gibi karakter yoksunluðu içinde deðiller. Halklarýn, kaybettiklerinin ardýndan, sadece gözyaþý dökmediklerini görmek için, son otuz yýlýn mücadelelerine ve en son örnek olarak Siirt olaylarýna bakmak yeter. Olaylarýn içinden birinin, 65 yaþýnda bir ihtiyar-delikanlýnýn anlattýklarý, Gündem gazetesinde yayýmlandý. Önümüze panzerleri, eli kanaslý özel timleri çýkardýlar. Biz deliye döndük diyordu bu yüreði genç a- dam ve ekliyordu: DEHAP lýlar olmasaydý, bizi kimse durduramazdý. Ne kan ne de gözyaþý geriletiyor Kürt halkýný. Reformistleri ve diðer uzlaþmacýlarý bugün eyvah lara sürükleyen de, iþte halklardaki bu saðlam karakter ve mücadele azmidir. Ýç Savaþýn Burjuvaziyi Korkutan Yüzü Sermayenin devleti, savaþýn yoðun yaþanacaðý yýllarýn uzak olmadýðýný pekâlâ biliyor. Geliþmelerin birçok açýdan gözlerini korkuttuðu ise, dile getirilmeyen bir gerçek. Ama bazen bunu i- tiraf ediyorlar. Radikal gazetesinden Murat Yektin, TSK nýn Kandil Daðý na bir operasyonu göze alamadýðýný yazdý. Kandil Daðý na yapýlacak bir operasyonun önündeki esas engel, ABD deðil, bu korku ve tedirginliktir yýllarýnda en sert biçimlerine ulaþan iç savaþ, Türk sermaye sýnýfýna evrensel bir gerçeði öðretti: Hiçbir düzenli ordu, bu denli uzun bir iç savaþa dayanamaz. Bu ordu, teknik temeli ne denli güçlü olursa olsun, moral bozukluðundan kaçýnamaz. Moral daðýnýklýðý ise, burjuva düzenli ordularýn disiplin ve örgütlenmesini sarsarak, elindeki teknik gücün etkinliðini ve a- vantajýný onun elinden alýr. Yine Murat Yektin in yaptýðý bir röportajda Süleyman Demirel, önemli itiraflarda bulunuyordu. Demirel e göre, ordu içinde generallerin çoðu 97 yýlýndan itibaren, orduyu savaþtan çekip, yerine sivillerin sürülmesini savunuyorlardý. Fakat bu, yine Demirel e göre, çok tehlikeli bir yol olurdu. Bu deðerli itiraf, u- zun süreli iç savaþlarda, karþý-devrimin düzenli ordusunun direncinin nasýl kýrýldýðýnýn bir baþka kanýtý. Tam da bu söz konusu dönemde, emperyalizmin ortak operasyonuyla Türk hükümetine teslim edilen Öcalan ýn yakalanmasý sayesinde, TSK ya ve tüm diðer yöneticilere, ihtiyaçlarý olan büyük moral destek saðlanmýþ oluyordu. Uzun süreli iç savaþlarýn yaþandýðý bütün ülkelerde ayný eðilimi görebiliriz. Düzenli ordular, baþ gösteren moral bozukluðunun bir bozguna yol açmamasý için, bir aþamadan sonra iç savaþýn aðýrlýðýný, silahlý sivil gruplara kaydýrýr. 40 yýldan bu yana süren Kolombiya iç savaþýnda faþist sivil ordunun kullanýlmasý, Guatemala da benzer örgütlerin, bizzat dönemin ABD büyükelçisi Neqroponte (þimdi Baðdat ta) a- racýlýðýyla yönlendirilmiþ olmasý bir tesadüf deðil. Keza, Ýrlanda da yüzyýldan fazla süren iç savaþta Ýngiliz ordusu, iþbirlikçi Ulster gönüllüleri ile, ÝRA ya set çekebildi. Türk tekelci sermayesi, yakýn geçmiþte, benzer bir uygulamayý Hizbullah aracýlýðýyla hayata geçirmeye çalýþtý, fakat baþarýlý olamadý. Onca para, silah ve kadro yardýmýna raðmen Hizbullah, kendini Kürt halký içinde açýkça ifade edebilecek kadar bir güç kazanamadý. Bunun yerine, kentlerin ýssýz ve karanlýk sokaklarýnda silahsýz sivilleri alçakça katleden, ancak bu kadarýna gücü ve yüreði yeten bir katiller sürüsü çýktý ortaya. Oysa bu kadarý, sermayenin iþine yaramazdý. Böyle bir örgüt ne Ýrlandalý Ulster gönüllülerinin ne de Kolombiya ölüm mangalarýnýn yerini tutabildi. Hizbullah, hep yeraltýnda ve karanlýk sokaklarýn gölgelerinde kaldý. Tüm hamasi nutuklara, silahlarýn gücüne olan güvene, gösteriþ meraký ve boþ þiþinmelere raðmen, sermayenin düzenli ordusu, uzun iç savaþlar karþýsýnda çaresizdir, güçsüzdür. Düþünülenin aksine, o kan ve gözyaþý ile anýlan yýllarýn yeniden gelmesinden en çok tedirginlik duyanlarýn baþýnda, TSK geliyor. Bir operasyon için ABD ye yalvarmalarýnýn arkasýnda yatan nedenlerden biri de budur. Yaný Baþýmýzdaki Devrim Ocaðý Türkiye ve Kürdistan da sýnýf savaþýnýn ateþinin yükselmesi, sadece iç siyasi geliþmelerden kaynaklanmýyor. ABD emperyalizminin baþlattýðý ve þu aþamada sürdürmekten baþka bir seçeneðinin olmadýðý 3. Dünya Savaþý, birçok ülkede iç savaþlarý körüklüyor, uyuyan devi uyandýrýyor. Ve reddedilemez bir gerçek olarak; Irak halklarýnýn iþgale karþý baþlattýðý büyük savaþ, ABD yi daha þimdiden yenilgi itiraflarýna sürüklerken, tüm dünyada da sýnýf savaþýmlarýnýn çýtasýný yükseltiyor. Elindeki silahlarla, son derece iyi örgütlenmiþ bir savaþým yürüten Irak halklarý, bir toplumun en önemli sorunlarýnýn ancak zor araçlarýyla çözülebileceðini tüm dünya emekçilerine bir kez daha güçlü bir þekilde gösteriyor. Bu çýta, Vietnam Savaþý sýrasýnda da yükselmiþ, dünyanýn birçok ülkesinde silahlý devrimci gruplar, kimi günümüze dek süren iç savaþlarýn yolunu döþemiþlerdi. Irak taki durum, dünyadaki dengelerin silahlý bir devrimden yana dönmesinde muazzam etki yaratýyor Sayý / 16 Þubat-2 Mart 2005

7 Hemen yaný baþýmýzda, Irak ta yükselen bu ateþ, yarattýðý ö- nemli siyasal ve tarihsel sonuçlarla, Türk tekelci sermayesini gerçekten çok zayýf bir durumda yakaladý. Tam da devrimin boðulmasý yolunda AB emperyalizmine baðlanan umutlarýn suya düþtüðü, AB üyeliði avuntularýyla artýk toplumu denetim altýna almanýn mümkün olmadýðý bir zaman diliminde Türk tekelci sermayesi, sýnýf savaþýmýnýn bu en sert yasalarýna uyum göstermekten baþka ne yapabilirdi ki? Bu, AB ye uyum yasalarý nýn yerini hemen aldý. Ardý ardýna gelen infazlar, katliam tehditleri, tetikteki parmaklarýn beynin yerine düþünmeye baþladýðý umutsuz bir histerinin baþlangýcýdýr. Tarih Tekerrür Etmez Yeniden yükselen bu yoðun iç savaþ dönemi, geçmiþin bir basit tekrarý olmayacaktýr. Geçmiþte burjuva sýnýf, özellikle Türkiye iþçi sýnýfýný temel sorunlara karþý tavýrsýz býrakabilmek için elinde birçok maddi a- raca sahipti. Fakat bu süre içinde emperyalist ilhak alabildiðine ilerledi. Artýk ne para basma yetkisi, ne de bütçe oluþturup bunu yürütme yetkisi, TC nin elinde deðil. Bununla birlikte, sermayenin ulaþtýðý birikim ve merkezileþme, on beþ yýl öncesiyle kýyaslanmayacak düzeydedir. Bu birikimin kendi ihtiyaçlarý ve kýzýþan tekelci rekabetin ekonomide yarattýðý derin bunalým nedeniyle sermaye, iþçi sýnýfýna çok yönlü saldýrýlar ve baskýlar kurmak zorunda kalýyor. Bir yanda gecekondu yýkýmlarý, diðer yanda özelleþtirmeler yoluyla iþsizleþtirmeler; bir yanda olaðanüstü yükselen vergiler, diðer yanda ücretleri düþürüp çalýþma saatlerini yükseltme zorunluluðu; bir yanda sigorta ve saðlýk sisteminin canýna okumak, diðer yanda her grevin güvenlik gerekçesiyle yasaklanmasý Burjuvazi, yeniden yükselen iç savaþta, iþçi sýnýfýnýn o eski günlerdeki tavrýna çok ihtiyaç duysa da, ayný günlerde sýnýfýn öfkesini burnuna getiren bu saldýrýlarý ardý ardýna uygulamaya koymak zorunda kalýyor. Bunlarý ne erteleyebilir ne de yumuþatabilir. Bu nedenle, yeniden yoðunlaþan iç savaþta Türkiye iþçi sýnýfý, çok daha etkin bir rol alacaktýr. Tabii, sosyalreformist partiler ve onlarýn dizlerinin dibinden ayrýlamayan o- portünistler, iþçi sýnýfýnýn oynayacaðý bu rolü etkisizleþtirmek i- çin, daha bugünden ileri sürdükleri çapsýz, ývýr-zývýr talepleri sýnýfa egemen kýlmayý baþaramazlarsa Zafere Çýkan Tek Yol Tüm olaylarýn kanýtladýðý þu tarihi gerçek, bütün emekçilere ve ezilen halklara anlatýlmalýdýr: Bir halk, eðer silahlýysa ve silahlarýn gücüne dayanýyorsa, ancak o zaman burjuvazi için gerçek bir tehdit oluþturabilir. Halkýn ve iþçi sýnýfýnýn çoðunluðunun gerçekleri anlamadýðýna ve burjuvalarca aldatýlmaya her an hazýr olduklarýna dair o sefil söylemin canýna okumalýyýz. Yaþanan her þey iþçilere, emekçilere ve Kürt halkýna her gün birçok defa, bu temel gerçeði gösteriyor. Ve bu kez, iç savaþý kazanabilmek için büyük maddi zeminlere sahibiz. Çatýþmalarýn þurada-burada daðýnýk ve tek tek ortaya çýkýþýna dair, saldýrýlara karþý bütün emekçilerin ve Kürt halkýnýn bir türlü bir araya gelmemesine iliþkin o sapsarý teorileri topraða gömmenin vakti geldi. Eðer mücadelenin koþullarý, çeþitli sýnýflarý kendi iradeleri dýþýnda en sert kavgalara doðru sürüklüyorsa, bu mücadeleci kesimler, binbir yoldan, hiç kimsenin daha önceden aklýna gelmeyen yollardan, birleþmenin, bir güç yaratmanýn önünü mutlaka açarlar. Bu savaþ uzun süredir devam eden ve yine ayný kesintisizlik içinde uzayacak olan bir iç savaþtýr. Halklar sýfýrdan baþlamýyorlar, geçmiþin büyük deneyimleri onlara yardýmcý olacak. Ve bu savaþta kitlelerle baðlar konusunda moda olan kötümser düþüncelerle kendini kötürüm etmeyen bir parti; bulunduðu her alanda sýnýf savaþýmýnýn öncülüðünü ele geçirmek için özel bir çaba ve yetenek gösteren bir parti -bugün ne denli yetersiz görünürse görünsün- ayný zamanda saðlam bir karakter ve kararlýlýk gerektiren bu savaþýn öncüsü olmayý baþaracaktýr. SEKA ve Siirt 2005 yýlý hýzlý baþladý; mücadeleyi yoðun iç savaþa doðru yeniden taþýran olaylar ardý ardýna patlak veriyor. O çýlgýn yýllar ýn yeniden ortaya çýkýþý, bizi devrimci iktidarýn kapýsýnýn önüne götürüp býrakacak. O kapýdan içeri ise, ancak silahla girilir Örgütlü Hareket Etmek 35. Sayý / 16 Þubat-2 Mart 2005 Merhaba Yeni Evrede Mücadele Birliði Okurlarý, Ben 23 yaþýnda genç bir iþçiyim. Þu anda Esenyurt Evren 1 Oto Sanayi Sitesi nde Eylül Tekstil ürünleri yýkama sanayi fabrikasýnda çalýþmaktayým. Çalýþtýðým iþyeri vardiyalý sistem olarak, çift vardiya çalýþýyor (12 saat gündüz, 12 saat gece). Çalýþtýðým iþyerinde 130 iþçi var ve hiçbirinin sigortasý yok. Ý- þin garip yaný, iþçilerde birlik ve beraberlik de yok. Patron hakkýný aramasýný bilen iþçiye milyon sus payý veriyor ki, iþçileri ayaklandýrmasýn diye. Buradan genç bir iþçi olarak tüm halklarýn iþçilerine sesleniyorum: Ýþçiler birleþelim, örgütlenelim, haklarýmýzý alalým. Çalýþtýðýmýz yerlerde bizimle beraber emek gücünü satan, alýn terini döken arkadaþlarýmýza sesleniyorum: Bizi, iþçileri, bizden baþkasý anlayamaz patron senin kolun koptuðunda, bacaðýn kýrýldýðýnda sahiplenmez, SSK ný milyona gideremez. Biz haklarýmýzý ancak örgütlenirsek, birlikte hareket edersek (SEKA gibi, Lider Kargo gibi), patrona karþý olan net kararlýlýðýmýzla alacaðýz. Unutmayalým ki yaþama dair bütün her þeyi bizler, iþçi-emekçiler yaratýyoruz. Birlikte üretiyoruz, öyleyse birlikte hareket etmeliyiz. YAÞASIN ÝÞÇÝLERÝN MÜCADELE BÝRLÝÐÝ! FABRÝKALAR TARLALAR SÝYASÝ ÝKTÝDAR HER ÞEY EMEÐÝN OLACAK! Y. E. Mücadele Birliði Okuru Esenyurt tan Genç Bir Ýþçi 7

8 Emperyalizm açýsýndan sorunlu iki Ortadoðu ülkesinde, Filistin ve Irak ta seçimler yapýldý. Bunlardan ilki, sonuçlarý itibarýyla ABD-Ýsrail çýkarlarý açýsýndan bir trajediye dönüþürken, ikincisi tam bir komedi oldu. Filistin in simge lideri Arafat, bizzat iþbirlikçi Filistin burjuva önderliðinin rol aldýðý bir operasyon i- le ortadan kaldýrýldýðýnda, ABD-Ýsrail barýþ planý nýn önü açýlmýþ olacaktý. Bu hedeflenmiþti. Filistin Devrimi nin dýþarýdan boðulamayacaðýný kesin olarak anlayan emperyalist-siyonist ortaklýk, devrimin karþýsýna bizzat kendi evlatlarýný çýkarmanýn yollarýný arýyordu. Oslo Barýþ Süreci ile baþlatýlan, Filistin Özerk Yönetimi ile yapýlmak istenen buydu aslýnda. Ama Arafat, alttan gelen baskýnýn etkisiyle, bu tam teslimiyet yoluna girmedi. Bir uzlaþmacý, bir ara halka olarak kaldý hep. O, Filistin halkýnýn gözünde Abu Ammar (Kurucu) idi. Halk nezdindeki bu kimliði, Arafat ýn daima Araf ta kalmasýna, uzlaþma çizgisini aþýp teslimiyet rayýna girmesine engel olmuþtu. Þimdiki lider Ebu Mazen (Mahmut Abbas), iþbirlikçi Filistin burjuvazisinin bu seçkin temsilcisi, iç baský ve ABD-Ýsrail dayatmasýyla baþbakan olduðunda, Arafat ý yetkisiz bir baþkana dönüþtürmenin yollarýný aradý. Adýmlar attý. Olmadý. Halk desteðini iyi kullanan Arafat, Ebu Mazen i safdýþý etti. Sonuçta, Arafat hayatta olduðu sürece, ABD-Ýsrail planlarýnýn kazasýz belasýz uygulamaya konamayacaðý açýða çýkmýþ oldu. Öyleyse Arafat ortadan kaldýrýlmalýydý. Öyle de oldu. Bir anda durumu aðýrlaþan Arafat, Fransa ya götürüldü ve orada öldü. Zehirlendiði söylentileri ayyuka çýkmýþken, o- topsi bile yapýlmadan apar topar gömüldü. Hiç kuþku yok ki, baþrolünü Ebu Mazen in çektiði iþbirlikçi ekip, bu imha operasyonunda, bizzat emperyalistlerin desteðiyle hareket etmiþlerdi. Þimdi, Arafat ortadan kaldýrýldýðýna göre, devrimi boðmanýn adýmlarý atýlabilirdi. Arafat ýn yerine kimin geçeceði sorunu çözüme kavuþturulmalýydý önce. ABD-Ýsrail ve AB nin tercihi, Ebu Mazen den yanaydý. Ama Ebu Mazen in adaylýðýna karþýlýk, Mustafa Barguti ve Ýsrail zindanlarýndaki Mervan Barguti adaylýklarýný koydular. Mervan Barguti -ki El Aksa Þehitleri Tugayý nýn lideri durumunda- ilginç yöntemlerle ikna edildi. Þaron yönetimi, Filistinli yetkililerin Mervan Barguti ile görüþmeleri için özel izin verdi. Pazarlýklar, tehditler ve rüþvetler döndü. Sonuçta Mervan Barguti, adaylýktan çekildiðini açýkladý. Bir süre sonra da hücre cezasý kaldýrýlarak normal koðuþa verildi. Mustafa Barguti ye gelince... Seçim kampanyasý sýrasýnda Ýsrail askerlerince saldýrýya uðradý, dövüldü. Böylesine pervasýz bir uygulamayla karþýlaþtý. Sonuç olarak seçimleri Ebu Mazen kazandý. Ebu Mazen derhal barýþ görüþmeleri için kollarý sývadý. Filistinli örgütlerin liderleriyle ateþkes için görüþmelere giriþti. Hamas ve Ýslami Cihad gibi gerici örgütlerle pazarlýða oturdu. Bu arada Gazze Þeridi ndeki sýnýr bölgelerine, silahlý Filistinlileri engellemek için polis kuvveti koydu. Böylece Filistinli savaþçýlarý bizzat Filistin polisi eliyle baský altýna alma yolunu tuttu. Silah taþýmak yasaklandý. ABD-Ýsrail ortaklýðýnýn en temel dileði böylece gerçekliðe dönüþüyordu. Devrimin ulusal renkleri solmaktaydý. Demek ki, sýnýfsal dinamiklerin önü açýlacak, Filistin Devrimi, bir iç savaþ sürecini de kapsayacak yeni bir aþamasýna evrilecekti. Bu arada intihar saldýrýlarýyla direniþin en ses getirici (ve en tartýþýlan) eylemlerini gerçekleþtiren Hamas ve Ýslami Cihad gibi gerici örgütler, bir yandan Ebu Mazen ile koltuk pazarlýðýna giriþirken, diðer taraftan direniþin baþýna geçmeye, alttan yükselen dalganýn sýrtýnda zirveye çýkmaya çalýþýyorlardý. Ýþte bu ortamda yerel seçimler gerçekleþti. Gazze Þeridi nde Sayý / 16 Þubat-2 Mart 2005 Hamas, oylarýn yarýsýndan fazlasýný alarak büyük bir çýkýþ yakaladý. Emperyalistler açýsýndan gerçekten trajik bir geliþmeydi bu. Kendi elleriyle büyüttükleri dinci örgüt, özünde Filistin Devrimi ne pek çok zararlar veren, yaptýðý eylemlerle ayný zamanda ABD-Ýsrail çýkarlarýna da zarar veren bu örgüt, seçim oyunundan güçlenerek çýkýyordu. Ebu Mazen e baðlanan hayaller, bir kez daha yýkýmla karþý karþýya mý geliyordu yoksa? Arafat karþýsýnda yenilen Ebu Mazen, yine Filistin halkýnýn desteðini alamamýþ, yine halka raðmen ABD-Ýsrail planlarý doðrultusunda çalýþmak zorunda kalmýþtý. Seçimler, trajik bir þekilde, emperyalistlerin aleyhine dönmüþ durumda. Irak ta Seçim Güldürüsü Ýkinci seçimler, iþgal altýndaki Irak ta yapýldý. Ýþgale meþruiyet arayan ABD, kendi ajaný Allawi eliyle bu meþruiyeti saðlayamayacaðýný çok iyi biliyordu. Direniþin artan gücü, uluslararasý tepkiler, köþeye sýkýþmýþlýk, ister istemez farklý yöntemleri zorunlu kýlýyordu. Kendi kamuoyunda da bir zafer e ihtiyaç duyan Bush yönetimi, evlere þenlik bir seçimle, Irak a bahþettiði demokrasinin bir yönünü daha tüm dünyaya göstermiþ oldu. Ne seçmenler vardý ortada, ne nüfus sayýmý. Güney Kürdistan da, iþbirlikçi Talabani-Barzani önderliði eliyle bu demokrasicilik oyunu bir parça baþarý saðlayabilirdi. Öte yandan bu durum, Kürtler açýsýndan da, hak ettiklerinin çok gerisinde de olsa, kendi gelecekleri için düþüncelerini açýklama fýrsatý demekti. Seçim sonucunda Kürtlerin %95 inin baðýmsýzlýktan yana oy kullanmalarý, bunun bir göstergesidir. Öbür taraftan Þii ve Sünni Araplarýn bu seçim oyunundaki tutumlarý önem kazanýyordu. Sünniler seçimleri boykot ederek direniþe güç kattýlar. Þiilerin uzlaþmacý liderleri ise seçimlere katýlma yönünde karar aldýlar. Böylece dünyaya üç parçalý bir Irak çýkmýþ oldu. Kuzey de, fiilen özerk (hatta neredeyse baðýmsýz) bir devlet olarak Kürtler, Güney de uzlaþmacý da olsa iþgalciler açýsýndan sorunlu bir Þii bölgesi; ve orta kesimde iþgale karþý þiddetli bir savaþ sürdüren Sünniler. Böyle bir ortamda yapýlan seçimlerin tam bir komedi olacaðý, iþgale hiçbir þekilde meþruiyet kazandýramayacaðý aþikar deðil miydi? Ama denize düþen yýlana sarýlýr! ABD, bu oyunu oynamak zorundaydý. Ve sonuçta sahnelenen bu seçim güldürüsü, amacýn çok ö- tesinde, yeni sorunlar yaratmaktan öte bir anlam ifade etmedi. Hala seçim sonuçlarý açýklanabilmiþ deðil. Hesap kitap iþi devam ediyor. En uygun senaryoya göre bir seçim sonucu açýklanacaktýr. Sonuç ne olursa olsun, fiilen bölünmüþ bir Irak ta, iþler daha da karmaþýk hale gelecektir. Þimdiden ABD basýnýnda bundan duyulan rahatsýzlýk dile getirilir oldu. Kürtlerin baðýmsýzlýðýnýn ABD ile çatýþmalar yaratabileceði yazýlýyor. Kimse, bu seçimlerden doðacak hükümetin iþgale meþru ve haklý bir zemin sunabileceðini ifade etme cesareti gösteremiyor. Kaldý ki, bu saçma seçimin her türlü yoksulluk ve sahtekarlýðý içerdiði bunca ortaya çýkmýþken, kurulacak hükümetin kendisinin meþruiyet sorunu olacaktýr. Sonuç olarak, hem Filistin, hem Irak seçimleri, emperyalistlerin açýsýndan daha ciddi sorunlar yaratacak nitelikte. Pratik durum, hiçbir hesaba uymuyor. Bu trajikomik durum, emperyalizmin inisiyatifini yitirdiðinin, ipleri elinden kaçýrdýðýnýn kanýtlarýndan biridir. Günümüz þartlarýnda emperyalizmin bundan daha iyisini baþarabileceðini de beklememelidir. Tarihsel inisiyatifini çoktan yitiren emperyalist-kapitalist sistem, artýk güncel pratik politikada da sýkça tökezliyor. Dünya, sermayenin egemenliðine karþý dönmeye devam ediyor. Yaþayacak ve göreceðiz. Filistin ve Irak ta SEÇÝMLER

9 APOLETLÝ BURJUVALAR HÝZAYA SOKULUYOR Beklenen oldu. Burjuvazinin kendi iç çatýþmalarý, nihayet ordunun içinde de yankýsýný buldu. Baþka türlü olmasý düþünülemezdi. Burjuva çýkarlara binbir çeþit yönden sýmsýký baðlanmýþ olan ordu, sonunda üzerine örttüðü apoletli parlak þalý bir kenara atýp, toplumun en geri kesimlerine bile kendi öz sýnýf niteliðini göstermekten kaçýnamayacaðý bir kavganýn içine, olaylar tarafýndan adeta arkasýndan itiliyor. Emekli generaller, komuta altýndayken gýklarýný çýkaramadýklarý konularda hamasi nutuklar atmanýn ve karþýlýðýnda bol bol yaltakçý alkýþlar duymanýn sarhoþluðuna kapýlýnca, Genelkurmay onlara ince bir ayar çekiverdi. Eski MGK sekreteri Org. Tuncer Kýlýnç ýn ve eski Deniz Kuv. Komutaný Ýlhami Erdil in, en az altý-yedi yýldýr sümen altý edilen rüþvet dosyalarýnýn kapaðý, birden bire açýlýverdi. Genelkurmay ý bu denli gözü kara bir ince ayara zorlayacak kadar, ne yaptý bu omzu kalabalýklar? Nihayetinde, burjuva toplumla birlikte çürüyen kurumlarýn baþýnda gelen orduda, büyük rütbelilerin ceplerini doldurmayan tek bir adýmýn bile atýlmadýðýný bilmeyen kaldý mý? Çürümüþ burjuva düzenin tipik aydýnlarý olan YÖK profesörlerinin, bu çürümüþ sistemi en iyi koruyacak kurum olarak, en güvenilir ordudur demeleri, boþuna deðil. Bu tip aydýnlarýn en çürük organlarýndan biri, hafýzalardadýr. Ama herkesi kendileri gibi sanmasýnlar. Bu toplumda milyonlarca kiþi, ne 70 li yýllarda patlayan ABD silah tekeli Rocheed skandalýnda ortaya çýkan rüþvetçi generalleri unutur; ne de Rabýta adlý Suudi Finans örgütünün bordrosuna kayýtlý cuntabaþý Kenan Evren i. Ve bu rüþvetin þeref defterinde her zaman ilk sýralarda olan, cuntanýn yöneticisi Tahsin Þahinkaya yý kime unutturabilirler? Bu paþa larýn ö- nünde halen daha düðme ilikleyen Hilmi Özkök ün, ordunun namusunu kurtarmaya soyunduðuna kim inanýr!! Burjuvazinin kendi iç kavgalarýnýn, proletaryanýn devrim savaþýnda nasýl bir önemi var? Her þeyden önce, bu kavgalar sayesinde toplumun en geri kesimleri bile burjuvazinin ve onun kurumlarýnýn gerçek yüzünü görebilme olanaðý buluyor. Burjuvazinin toplumda saygýnlýk ve dokunulmazlýk kazandýrmak için bolca ter ve para akýttýðý kurumlar, tel tel dökülüyorlar. Mafya-Yargýtay skandalýnda, milyonlarca insan yargýnýn burjuva çýkarlara ne denli gözü dönmüþçesine baðlý olduðunu bir kez daha anladý. Þimdi de, birbirleri hakkýnda dosyalar biriktiren ordu generalleri kapýþtýkça, ordunun en üst kademelerinin sürdüðü sefahat ve boðazýna dek çürümüþlüðe bulanmýþ burjuva dünyalarý açýða çýkýyor. 35. Sayý / 16 Þubat-2 Mart 2005 Kayýkçý Dövüþünde Kafasý Kýrýlanlar Radikal gazetesi yazarý Murat Yetkin, son birkaç yýlda, ordunun kilit kademelerine, genellikle NATO da görev yapmýþ komutanlarýn getirildiðine dikkat çekiyordu. NATO i- çinde ABD nin çýkarlarýna baðlanmýþ ama bunu Brüksel tedrisatýndan geçerek AB ile u- yumlulaþtýrmayý öðrenmiþ generallerin, tam da bu dönem TSK içinde aðýrlýðýnýn olmasýnýn özel bir önemi var. Bu süreçte ardý ardýna emekli edilen generaller ise birçok kez, burjuvazinin AB üyeliðine kilitlenen ana gövdesine karþý kýlýç sallamak gibi affedilmez bir hata iþlediler. Kimi, AB cileri açýktan tehdit etti, kimisi yönümüzü Avrasya ya çevirelim dedi. Kimileri de Emin Çölaþan gibi provokatör-faþistler aracýlýðýyla, doðrudan Genelkurmay Baþkaný Hilmi Özkök ü suçladýlar. Nasýl olur da Hilmi Özkök, Erdoðan hükümetiyle bu kadar uyumlu olabilirdi? Genelkurmayý, sümen altýnda bekleyen dosyalarý gündeme getirmeye zorlayan, tam da bu sonuncusu, uyum suçlamasý oldu. Oysa, yanýlýyor emekli tosun paþalar. Eðer orduyla AKP hükümeti arasýnda bir uyum söz konusuysa, bu yalnýzca devrim belasýndan kurtulma umudunun AB üyeliðine baðlanmasý temelindedir. Bu temelin hemen bir adým ötesinde ise, bir çatýþma yaþanýyor. Bu çatýþmanýn iki yönü var. Birincisi, ABD iþbirlikçilerinin kendi konumlarýný koruyarak AB ye girme kavgasýdýr. TSK kurumunun baþýndaki Hilmi Özkök ün çabasý bu yöndedir. Çatýþmanýn daha yaygýn olan i- kinci yaný, hem AB hem de ABD emperyalizmi tarafýndan yürütülen tam ilhak sürecinde, iþbirlikçilik konumunu kaybedenlerin kavgalarýdýr. Ýþte, TSK dan emekli olan paþalar da, en iyi iþbirlikçi kim yarýþmasýnda ortaya çýkan bu kayýkçý dövüþünde taraf oldukça, kafalarýna kürekleri yiyiveriyorlar. Sermayenin Ýç Çatýþmalarý Sertleþiyor ABD nin IMF ile, AB nin ise ü- yelik süreciyle hýzlandýrdýðý tam ilhak sürecinde, konumlarýný kaybeden burjuva kesimler, kuyruklarýna basýlmýþ gibi baðýrmaya baþladýlar. Rahmi Koç, durumu þu sözlerle özetliyor: Dünyada o kadar keskin bir rekabet var ki, herhangi bir konuda ya birinci ya ikinciyseniz þansýnýz vardýr; üçüncüyseniz ortadasýnýzdýr, dördüncü ve beþinciyseniz, hiç þansýnýz yoktur. Yani erozyona ve yok olmaya mahkumsunuz. Bu keskin rekabet koþullarýnda, piyasanýn büyüklerinin en büyüðü olamayýp, konumlarýndan aþaðýya yu- 9

10 varlananlar, iþbirlikçi tekelcilik yarýþýný kazananlarý açýktan tehdit etmeye baþladýlar. Ýþin içine mafya çeteleri, eli kanlý MHP li faþistler, dinci gericiler, Kamu-Sen gibi balon sendikalarda girdiler. Cumhuriyet, Akþam gazeteleri, ATV, bir zamanlar kendi alanlarýnda üçüncü-dördüncü büyük firma olacak kadar büyük sermaye gruplarýnýn farklý yönlerden þovenizmi kýþkýrtan söylemlerine yer veriyorlar. Kamu-Sen Baþkaný karþý tarafý iç savaþ la tehdit ediyor. Serdar Denktaþ silahlanýp savaþýrýz diyor. Ecevitler ise Din elden gidiyor diye feryat ediyorlar. Kaybedenler de büyük sermaye olunca, harekete geçirdikleri araç ve tehditleri de büyük oluyor. Ýþbirlikçi tekelcilik yarýþýný ve bununla birlikte egemenlikteki konumlarýný kaybedenlerin bu kavgalarý, umutsuz bir davadýr artýk. Umutsuzluðu oranýnda, hýrçýnlaþan bir kavga. Kaybeden, hýrçýn bir kavgayla geri çekilecek. Ýþbirlikçilik yarýþýný kazanan tekelci kesim ise, halen daha büyük kalabalýklarý yönlendirme kapasitesine sahip bu tosuncuk sermayeye ihtiyacý olduðunu biliyor; MHP, SP, DSP, DYP gibi partilerin, birçok meslek ve ticaret odalarýnýn içinde örgütlü olan, bu önemli gücü yok sayamaz. Tersine, en büyük iþbirlikçi tekeller, egemenliðini, kaybedenlere de kendi politik üstünlüðünü kabul ettirip, devrim belasýndan kurtulabilmek için bu güçten karþý-devrim için yararlanmaya devam e- decektir. Yani Din elden gidiyor, Musul u almanýn tam da vaktidir ulumalarýnýn tam vaktidir. Bu sayede, yoksulluklarý açlýk sýnýrýnýn altýna itilenleri, mülksüzleþen küçük mülk sahiplerini, proletaryanýn toplumsal devrim savaþýnýn karþýsýna çýkarabileceklerdir. Tek þartla: iþbirlikçi tekelciliðin ve emperyalizmin tam egemenliðini en baþtan kabul etmek. Emekli tosun paþalar, bu tek þartý unutup, konumlarýný kaybeden büyük sermayenin çýkarlarýný savunmaya kalkýnca, kendilerini bir anda rüþvet suçlamasýyla mahkeme salonlarýnda buldular. DENÝZLERÝN YOLDAÞIYIZ Denizlerden aldýðý bayraðý yere düþürmeden taþýyan ve öðrenci gençliði devrimci mücadeleye katma yolunda hýzla ilerleyen DÖB(Devrimci Öðrenci Birliði) yaptýðý çalýþma ve eylemlerle öncü gençliðin tüm dikkatini üzerine çekmeye devam ediyor. Gazi Mahallesi nde öðrencilerin sýklýkla gidip geldikleri sokak ve caddelere Deniz, Yusuf, Ýnan Savaþa Devam, Denizlerin Yolunda DÖB Saflarýna, Gençlik DÖB Saflarýna, Denizler Gibi Olalým Devrim Ýçin Savaþalým, Yaþasýn Devrimci Öðrenci Birliði þeklinde DÖB imzalý bir çok yazýlama yapýldý. Devrim yolunda mücadeleye devam eden DÖB, öðrenci gençliði yaptýðý çalýþmalarla saflarýna katmaya devam e- decektir; çünkü bizler, Denizlerin yoldaþlarýyýz ve onlarýn yolunda ilerlemeliyiz! DENÝZLERÝN YOLUNDA LENÝNÝST SAFLARA! Gazi DÖB Madalyalarýn Gizleyemediði Çürüme Burjuvazinin kendi iç kavgalarýnýn, proletaryanýn devrim savaþýnda nasýl bir önemi var? Her þeyden önce, bu kavgalar sayesinde toplumun en geri kesimleri bile burjuvazinin ve onun kurumlarýnýn gerçek yüzünü görebilme olanaðý buluyor. Burjuvazinin toplumda saygýnlýk ve dokunulmazlýk kazandýrmak için bolca ter ve para akýttýðý kurumlar, tel tel dökülüyorlar. Mafya-Yargýtay skandalýnda, milyonlarca insan yargýnýn burjuva çýkarlara ne denli gözü dönmüþçesine baðlý olduðunu bir kez daha anladý. Þimdi de, birbirleri hakkýnda dosyalar biriktiren ordu generalleri kapýþtýkça, ordunun en üst kademelerinin sürdüðü sefahat ve boðazýna dek çürümüþlüðe bulanmýþ burjuva dünyalarý açýða çýkýyor. Bu tür kavgalar, burjuvalarýn moral güçlerini de zayýflatýyor. Tosun paþalarýn çizmelerini yalayan bir köpek yavrusundan baþka bir þey olmayan Emin Çölaþan bile güvendiðimiz daðlara kar mý yaðýyor demek zorunda kaldý. TSK nýn bugünkü durumu, her devrim öncesi kokusu artýk bastýrýlamayan çürüme, bozulma durumlarýný yansýtýyor. Bugünün tosun paþalarý, girdikleri savaþlardan deðil, girdikleri ihalelerden madalya devþiriyorlar. Rütbeler, alýnýr-satýlýr bir metadan baþka bir þey deðil. Milyon dolarlýk rüþvetler, tekellerle kurulan özel çýkar iliþkileri, aristokrat olan geleneklerini anýmsatan kayýrmacýlýk, bütün bunlar bir subayýn ordunun en üst kademelerine gelmek için ihtiyaç duyduðu esas araçlardýr. Þeref mi? En az göðüslerine taktýklarý madalyalar kadar sahtedir. Ordu, onlarca vakýfla, kendi denetimlerinde tuttuklarý savunma bütçesiyle, kendi kurduklarý komisyonlarca yönlendirilen büyük ihalelerle, kendi burjuvalarýný ve muazzam bir sermaye birikimini yaratýyor. Milli piyango gibi tüm þans oyunlarýndan, petrol tüketiminden, tiyatro ve sinema biletlerinden ve daha burada saymakla bitmez kaynaklardan aktarýlan paralarla tosun paþalar, Uzanlar ý aratmayan bir zenginlik ve sefahat içinde yaþýyorlar. Trilyonluk villalarda otururlarken bile, devletin onlara verdiði lüks lojmanlarý fahiþ fiyata baþkalarýna kiralamaktan geri durmazlar. Ýstanbul Maslak, orduya ait olan ama baþka zenginlere kiralanmýþ sitelerle dolu. Emekçiler, yýllarca vergilerle kimleri nasýl doyurduklarýný, bu kavga sayesinde daha iyi görüyor. Proletarya devrim mücadelesinde, militarizme karþý halk kitlelerini bilinçlendirmek için, ordunun sermaye çýkarlarýyla iç-içeliðini teþhir etmek yolunda her fýrsatý kullanmayý bilmeli. Toplumun en az üçte birinin aç yaþadýðý, diðer üçte birinin yoksulluk sýnýrý altýnda olduðu bu ülkede, servete ve sefahat yaþamýna karþý, en geri kitlelerde bile büyük bir öfke birikmiþtir. Bu öfkenin, emekçi yoksullardan oluþan erler sayesinde ordunun içine yansýmamasý düþünülemez. TSK, bu tehlikeyi gördüðü için, 2004 yýlý içinde bir genelge yayýnlayarak, subaylarýn sahip olduklarý zenginliði sergilememeleri konusunda uyarýlarda bulundu. Burjuvazi, orduyu kaybetmemek için bu tür özel tedbirler alýrken, öte yandan kendi iç kavgalarýyla bu çürümüþ sefahat yaþamlarýný a- çýða çýkartýyorlar. Bolþevikler, çarlýk ordusu içindeki erler arasýnda, kendileri de burjuva olan subaylara karþý öfke yaratmak, kýþlalarýn katý disiplinini bu yoldan çözmek için özel çaba sarfetmiþti. Bu taktikler yerinde ve zamanýnda kullanýldýðýnda etkili olur. Burjuva ordu, kendisini suçüstü yakalamamýz için bize böyle deðerli fýrsatlar verirken, bu fýrsatlarý kaçýrmak devrim iddiasýyla baðdaþmaz. Bitirirken son bir uyarý: Burjuva orduya karþý vatanseverlik söylemiyle bezeli taktiklerin miadý çoktan dolmuþtur. Hele ki bugün, tosun paþalar aracýlýðýyla, egemenliðini kaybeden büyük sermaye kesimleri de ayný söylemi tutturmuþsa, vatanseverlik söyleminden ya da onu çaðrýþtýran emekçi yurtseverliði nden medet ummak, emekçileri bu sermaye kesimlerinin arkasýna takmak olur Sayý / 16 Þubat-2 Mart 2005

11 Emperyalist Saldýrganlýk ve Dünya Sosyal Forumu ABD nin dünya hegemonyasýný her tür yol ve yöntemle yeniden inþaa etmek istediði tarihsel bir süreçten geçiyoruz. 11 Eylül ün yarattýðý etkiyle, tüm dünyayý silahlanma yarýþýna çekerek, çatýþma, gerginlik ve savaþý dünyanýn her yanýna yayarak, ekonomik kaynaklarý denetimi ve sömürüsü altýna almak için saldýrýlarýna devam ediyor. Önce Afganistan ardýndan Irak þimdi de Ýran Irak ta bataða saplanan ABD, þimdi de göreve yeni baþlayan Rice ýn faþist aðzýndan Ýran ý tehdit ediyor ve tiranlýðýn ileri kaleleri olarak Küba, Kuzey Kore, Zimbabwe, Belarus ve Birmanya yý gösteriyor, Venezüella devlet baþkaný Chavez i rahatsýzlýk kaynaðý olarak ilan ediyor. Her zaman olduðu gibi Ortadoðu nun öncelikli konularý arasýnda yer aldýðýný ilan ederek; geniþ Ortadoðu, bir tiranlýk, umutsuzluk ve kýzgýnlýk bölgesi olarak kaldýðý sürece, Amerikalýlar ve dostlarýmýzýn güvenliðini tehdit e- den radikaller ve aþýrý hareketler üretecektir. Yani kýsa ve özcesi, iþçi ve emekçi halklarýn ayaklanmalarýndan kendilerini kurtarmayacaklardýr. Sömürüye iþgale dayalý egemenliklerini daha fazla sürdüremeyeceklerdir. Kapitalizmin yarattýðý felaketin bir sonucu olarak, 200 bine yakýn insanýn yaþamýný kaybettiði tsunaminin ardýndan timsah gözyaþlarý dökmeye hazýrlanan Rice, ABD nin imajýný düzeltmek, Amerikan hükümetinin ve halkýnýn kalbini göstermek için tsunaminin harika bir fýrsat olduðunu söyleyerek bir kez daha gerçek yüzünü ortaya koyuyor. Emperyalist-kapitalist iþgal ve talan politikalarýnýn kendisinde simgeleþtiði isim olan Bush, ikinci kez baþkanlýk görevi için yaptýðý yemin töreninin ardýndan yeni döneme baþlamýþ oldu. Yemin töreninin yapýlacaðý gün, baþkentin tam bir kuþatma altýna a- lýnmasý, nasýl bir korku yaþadýklarýnýn somut göstergesiydi. Savaþ uçaklarý kontrol uçuþlarý yaparken, sokaklar trafiðe kapatýldý, tel örgüler gerildi. Tüm bu önlemlere raðmen, ABD halkýnýn sokaklara dökülmesi engellenemedi. Yemin töreninden birkaç gün sonra gerçekleþtirilen Davos toplantýlarýnda bir araya gelen dünya sermayesi ise gündemini çetin dönemlerde sorumluluk almak olarak belirledi. Emperyalist-kapitalist dünyanýn sömürü politikalarýnýn önündeki en büyük engel, onlarýn egemenliðini bozacak terörist saldýrýlar diye adlandýrdýklarý ayaklanmalar olarak belirlendi. Irak taki savaþ, o- nun bölgeye yayýlma riski ve bunu nasýl engelleyecekleri, baþka bir gündemleri oldu. Davos toplantýlarýna karþý düzenlenen Dünya Sosyal Forumu (DSF) ise, yeniden ilk yapýldýðý adrese dönerek, Brezilya da yapýldý. Dünya Sosyal Forumu, Brezilya da Ýþçi Partisi ve Avrupa da uluslararasý finans iþlemlerden alýnacak binde bir gibi bir 35. Sayý / 16 Þubat-2 Mart 2005 vergi ile küresel adaletsizliðe çözüm aramayý savunan AT- TAC (Finansal Ýþlemlerin Vatandaþlara Yardým Ýçin Vergilendirilmesi Birliði) giriþimleriyle ilk kez 2004 yýlýnda Porto Alegre de toplandý. Bu forum, Davos ta toplanan Dünya Ekonomik Forumu ile ayný tarihte yapýlarak, bir alternatif olmayý hedefledi. Dünya Ekonomik Forumu Microsoft, Monsanto, Nike, General Motors ve yakýn zamana kadar Enron gibi þirketleri de içeren, dünyanýn en büyük þirketlerinden gelen bine yakýn temsilciden oluþan özel üyelere sahip bir örgüttür. Baþka Bir Dünya Mümkün sloganýyla baþlayan DSF ise, ilk yýl 15 bin kiþinin katýlýmýyla organize edildi. Sayý düþük olsa da, Baþka Bir Dünya sloganý büyük bir yanký uyandýrarak tüm eylemlerde haykýrýlan bir slogana dönüþtü yýlýnda ikincisi gerçekleþtirilen foruma, 75 bin kiþi katýldý. Ýlk yýl toplantýlar bütün bileþenlerin katýlýmýyla yapýlmýþ olsa da, ikinci yýl, uzlaþmacý ve reformcu eðilimlere karþý alternatif konferanslar verildi. Porto Alegre de baþlayan forum ikinci yýl Hindistan a taþýnsa da, 2004 yýlýnda yeniden eski adresine dönerek Porto A- legre de yapýldý. 100 bin kiþinin katýldýðý forum, Baþka Bir Dünya Mümkündür sloganýný en reformcu biçimde algýlayarak, aslýnda hiçbir þey söylememiþ oldu. Anti-kapitalist hareketin sonucu olarak oluþan bu forum, kendini reformcu çizgiden kurtaramamýþtýr. Beþincisi Açlýða Karþý Küresel Eylem Çaðrýsý baþlýðý altýnda Porto Alegre de toplanan DSF, uzun tartýþmalarýn ardýndan Porto Alegre Uzlaþma Metni ni imzalayarak sonuç bildirgesini oluþturdu. DSF Sonuç Bildirgesi, þu baþlýklar altýnda toplandý: Yoksul ülkelerin borçlarýnýn silinmesi, uluslararasý mali transferde tobin faizi benimsemesi, vergi kaçýrýlan bölgelerin engellenmesi, ticarette her ülkeye eþit olanaklarýn saðlanmasý, her ülkeye kendi vatandaþlarý için uygun ürün üretim egemenliði yanýnda, onlarýn gýda talebinin garanti altýna alýnmasý, kadýn ve a- zýnlýklara karþý uygulanan ayrýmcýlýk karþýtý politikalarýnýn yerine getirilmesi, Birleþmiþ Milletler in merkezinin New York tan Güney e de taþýnmasýný da içeren uluslararasý örgütlerin demokratikleþmesi talebi yer alýyor. Baþka Bir Dünya Mümkündür sloganýnýn bayraklaþtýrdýðý Dünya Sosyal Forumu, bu dünyanýn nasýl bir dünya olacaðý konusunda, net bir tavýr ortaya koyamadý. Kimi çevrelerin somut o- larak bu da sosyalizmdir belirlemesi, forum bileþenleri tarafýndan tam bir bütünlük içinde ifade edilemedi. Dünya Sosyal Forumu, kendini kapitalizmin iyileþtirilmesi ile sýnýrlandýrdý. Forumun kapanýþ konuþmasýný yapan Hugo Chavez ise, sorunu doðru bir þekilde ortaya koyarak, çözümü de belirlemiþtir: Emperyalist güçler, Latin Amerika ve tüm dünyaya büyük bir darbe indirmeye hazýrlanýyor. Sefalete ve yoksulluða sosyalizm dýþýnda bir çözüm olamaz. Emin olun, bu kapitalist düzende, sefalet ve yoksulluk için çözüm yok. Çünkü bunlara birincil sebep kapitalizm, o da dünyadaki eþitsizliðin, sömürünün ve sefaletin temelini oluþturuyor. Dünyadaki sömürünün, sefaletin, açlýðýn temeli olan kapitalizm ortadan kaldýrýlmadan, insanlýðýn bugün yaþadýðý hiçbir sorunun çözümü bulunamayacaktýr. Geçici çözümler ve ara yollar, sorunlarýn daha da büyümesinden baþka bir þey getirmeyecektir. Kapitalizmin bu yeni evresinde yapýlmasý gereken, kapitalizmin yýkýmýný getirecek toplumsal hareketi baþlatmaktýr. Devrim ve sosyalizm hedefi olan bir mücadeleyi örmektir. Evet baþka bir dünya mümkündür ve bu da sosyalizmdir. 11

12 3. DÜNYA SAVAÞI YAYILIYOR ABD emperyalizminin, dünya e- mekçi halklarýna karþý baþlattýðý dünya savaþý, yeni bir aþamanýn eþiðinde. Dün Irak ta (ondan önce de Afganistan da) baþlatýlan savaþý, yakýn gelecekte Ýran ya da Suriye ye yaymanýn hazýrlýklarý tam gaz sürüyor. ABD emperyalizminin politik temsilcileri, þimdi tüm güçlerini bu hazýrlýklara seferber etmiþ durumdalar. Böylece, ABD tarafýndan baþlatýlan Ortadoðu merkezli dünya savaþý yeni alanlara, yeni ülkelere yayýlma aþamasýna gelmiþ bulunuyor. Bu, beklenmedik bir geliþme deðil. Savaþý sürdürmek ve yeni alanlara yaymak, ABD emperyalizminin bir ihtiyacýdýr. Bu bakýmdan, savaþýn baþlangýç biçimini þimdiden bilmek mümkün olmamakla birlikte, bunun kaçýnýlmaz olduðunu söylemek pekala mümkün. Milyonlarca insanýn gözünün içine baka baka, tanrýyla iliþki kurduðunu söyleyecek kadar yalan söylemede küstahlaþan oðul Bush un, yeniden ABD baþkaný seçilmesi bu ihtiyacýn sonucudur. Dahasý, insan soyundan çok, yýlan türüne yakýn duran Condoleeza Rice a- dýndaki kadýnýn Dýþiþleri Bakanlýðý na getirilmesi de, ayný ihtiyacýn sonucudur. Sadece bu iki geliþmenin bile savaþýn yayýlacaðýna ve þiddetleneceðine iliþkin yeterli kanýt olduðunu, daha önceki sayýlarýmýzda ortaya koymuþtuk. Ortadoðu, savaþýn getireceði büyük yýkýmlara, çalkantýlara ve alt-üst oluþlara gebe. Aslýnda, ABD emperyalizminin hiç beklemediði ve hesaba katmadýðý Irak taki direniþ savaþý olmasaydý, Ortadoðu bu aþamaya çoktan girmiþ olacaktý. Herkes biliyor ve bekliyordu ki, Irak tan sonra, sýra Ýran ve Suriye ye gelecekti. ABD emperyalizminin devlet yöneticileri de zaten bu niyetlerini saklama ihtiyacý duymuyorlardý. Ancak, Irak ta iþbirlikçi burjuva sýnýfa raðmen ortaya çýkan, büyüyen ve her geçen gün daha örgütlü bir nitelik kazanarak þiddetlenen halk direniþ savaþý ABD emperyalizminin tüm hesaplarýný bozdu. Hesaba katmadýðý halk direniþ savaþý karþýsýnda aciz ve çaresiz kalan ABD emperyalizmi, tüm planlarýný ertelemek zorunda kaldý. Ýran, Suriye ya da baþka bir ülkeye saldýrý bu güne kadar sarktýysa, Irak direniþ savaþýnýn bunda belirleyici bir rolü oldu. ABD emperyalizmi, her istediðini yapabilen, istediðini elde edebilen, plan ve politikalarýný istediði gibi yaþama geçirebilen kadir-i mutlak bir güç mü? Irak halkýnýn direniþ savaþý, bunun böyle olmadýðýný bir kez daha gösterdi. Ama sadece Irak halký deðil, Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti ve Küba da ABD emperyalizmine meydan okuyarak, onun herþeye gücü yeten bir emperyalist güç olmadýðýný gösterdiler. Emperyalist iþgal ve ulusal baský, ezilen halklarda direnme ruhunu, baþkaldýrý isteðini uyandýrýr. Leninizme ait bu tespit, Irak halkýnýn direniþ savaþýyla bir kez daha ve þaþmaz biçimde kanýtlandý. ABD emperyalizmine karþý I- rak ta yürütülen direniþ savaþý, her geçen gün halkýn daha geniþ kesimlerini içine alan bir halk direniþ savaþýdýr. Bu, emperyalist iþgal ve ulusal baskýnýn kaçýnýlmaz sonucudur. ABD-Türkiye Ve Ortadoðu ABD emperyalizminin, savaþý yaymak için yaptýðý hazýrlýklarý ve bu hazýrlýklarda Türkiye ye biçtiði rolü görmek için, Ocak ayýnda Türkiye yle yapýlan askeri ve diplomatik görüþmeleri anýmsamak yeterli. Ocak ayýnda ve Þubat ýn ilk haftasýnda Türkiye ye gelen ABD li yetkililerin görev ve ünvanlarý, bize bu konuda yeterli fikir veriyor. Ýþte Türkiye ye bir ay içinde gelen ABD li yetkililerin bir listesi: Irak tan Sorumlu ABD Merkez Kuvvetler Komutaný Org. A- bizaid, ABD Dýþiþleri Bakan Yardýmcýsý Richard Armitage, NATO Müttefik Kuvvetler Komutaný ve ABD nin Avrupa Kuvvetleri Komutaný Org. James John, ABD Savunma Bakan Yardýmcýsý Douglas Feight. Ve bütün bunlarýn arkasýndan, tabloyu tamamlayan, ABD Dýþiþleri Bakaný Rice. Bir ay içinde Türkiye ye peþpeþe gelen ABD li yetkililerin ünvan ve görevleri, geliþ nedenlerini ve amaçlarýný anlatmaya yetiyor. Hepsinin geliþ nedeni, Ýncirlik Üssü nün daha kapsamlý ve esnek kullanýmý; Ýran ve Suriye ye karþý daha çok iþbirliði; I- rak direniþ savaþýna karþý Irak iþbirlikçi burjuva hükümet ve sýnýflarýna daha çok destek saðlamaktý. ABD Sayý / 16 Þubat-2 Mart 2005

13 Þimdi gündemimizde deðil diye a- çýklama yapsa da, Ýran ve Suriye ye karþý bir savaþýn hazýrlýklarýna baþlamýþ bulunuyor. Ýncirlik Üssü nün daha kapsamlý kullanýmý ve iþbirliði talepleri, gelecek savaþta Türkiye ye nasýl bir rol biçtiðinin ipucunu veriyor. Türkiye açýsýndan durum kýsaca þudur: Emperyalizme baðýmlýlýk iliþkileri nedeniyle, Türkiye nin geliþmelerin dýþýnda kalmasý beklenemez. Türk tekelci burjuvazisi istemese dahi, Türkiye savaþýn ortasýna doðru arkasýndan itekleniyor. ABD emperyalizminin önündeki savaþ planlarýnda Türkiye nin aktif bir yeri vardýr. Ýncirlik Üssü ile ilgili talepler, bunun bir örneðidir. Güney Kürdistan daki geliþmeler, olaylarýn Türkiye yi savaþýn içine doðru nasýl çektiðinin bir baþka örneðidir. Türkiye ise çaresiz. Ýçerde, e- mek-sermaye çeliþkisinin, iþçi sýnýfý ve diðer ezilen sýnýflarýn eylemleri; dýþarda emperyalist planlarýn, çýkarlarýn ve çeliþkilerin aðýrlýðý altýnda e- ziliyor. Burjuva aydýn tabakanýn bir kýsmý dahi, Türkiye nin durumunu sallanan ve uçurumun kenarýnda bir devlet þeklinde deðerlendirme noktasýna gelmiþlerdir. Çok farklý çýkar, çeliþki ve çatýþmalar yumaðý altýnda ezilen Türkiye nin gittikçe zayýfladýðý, güçten düþtüðü, derin bir bunalýmýn içinde yuvarlandýðý bir gerçektir. Kerkük-Kürdistan-Irak geliþmeleri çerçevesinde bu gerçeðe bir kez daha tanýk olduk. Bu konularda kendi çýkarlarýný yüksek sesle dile getirmeye baþlayýnca Türkiye, ABD nin parmak sallamasý karþýsýnda sus-pus olmak ve ABD ile iliþkiler her þeyin ü- zerinde olduðunu bir kez daha teyit etmek zorunda kalmýþtýr. ABD, Türk Hükümet ve askeri yetkilileri seslerini yükseltir yükseltmez, Türkiye ye hem ayaðýný denk almasýný, kendi çizdiði sýnýrlar dýþýna çýkmamasýný, hem de Ortadoðu da baþlatacaðý savaþlar için daha fazla iþbirliðini dayatmýþtýr. Türk yetkililerin bu dayatmalar karþýsýndaki tavrý ABD ile i- liþkiler stratejik ortaklýk olduðunu ilan etmek oldu. 35. Sayý / 16 Þubat-2 Mart 2005 Devrimci Politika Buraya kadar söylenenlere çok fazla itirazýn olabileceðini sanmýyoruz. Bunlar, bilinen somut olgulardýr. Demek ki devrimci bir sýnýf partisi ve devrimci proletarya için önemli o- lan, bu somut olgulardan ne gibi sonuçlar çýkarýlacaðý ve nasýl bir pratik politika izleneceðidir. Ortadoðu büyük alt-üst oluþlara gebe, bundan kimsenin kuþkusu yok. Öyleyse, þimdi, Türkiye dahil bütün ülkelerin devrimci proletaryasýnýn izleyeceði yol, büyük bir önem kazanmýþtýr. ABD, Ýran ve Suriye halklarýný demokrasi için kendi iktidarlarýna karþý ayaklanmaya çaðýrarak, ezilen halklarýn mücadele potansiyelini kendi çýkarlarý yönünde kullanmaya çalýþmaktadýr. Elbette, ABD, kendi çýkarlarý açýsýndan doðru olaný yapmaktadýr. Peki ya devrimci proletarya nasýl bir çaðrý yapmalýdýr? Oportünist parti ve örgütlere bakýlýrsa her ülkenin emekçi halklarý, anti-emperyalist bir mücadele için yurtsever bir çizgi izlemelidir. O nedenle, þu sýralar Türkiye de devrimci yurtsever, sosyalist yurtsever, yurtsever vb. söylemlerden geçilmiyor. Bu çizgi, sahipleri tarafýndan açýkça ifade edilmese de, emekçi halklarýn emperyalizme karþý burjuva iktidarlar ya da burjuva sýnýfýn bir kesimi etrafýnda birleþmeleri anlamýna gelir. Kitlelere yönelik yurtseverlik propagandasýnýn baþka bir anlamý yoktur. Bu, küçük burjuvazinin milliyetçi bakýþ açýsýdýr. Devrimci proletarya, küçük burjuvazinin bu milliyetçi bakýþ açýsýna gerileyemez ve kendisini bu noktaya çekme çabalarýna -ister devrimci yurtseverlik, ister sosyalist yurtseverlik ya da baþka bir kavram kullanýlsýn hepsi ayný- kararlýlýkla karþý koymalýdýr. Proletaryanýn baðýmsýz sýnýf çýkarlarý, küçük burjuva bakýþ açýsýnýn gösterdiði noktadan çok daha farklý bir yerdedir. Devrimci proletarya ve onun devrimci sýnýf partisi, her þeyden önce þunu bilir: Hiç bir burjuva hükümet, ülkeyi ve emekçi halklarý, emperyalist savaþlardan ve bu savaþlarýn yýkýcý sonuçlarýndan koruyamaz. ABD tarafýndan topun aðzýna konan Ýran ve Suriye dahil, bütün baðýmlý ve emperyalist ülkelerin halklarý i- çin, bu temel bir gerçektir. Örnegin Ýran ve Suriye halklarý emperyalist savaþtan kaçýnmak istiyorlarsa, burjuva iktidarlar etrafýnda kenetlenmek yerine, kendi burjuva iktidarlarýna karþý ayaklanmak, kendi halk iktidarlarýný kurmak ve sosyalizm yoluna girmek zorundalar. Onlar emperyalist savaþlarýn yýkýcý sonuçlarýndan ancak bu þekilde korunabilirler. Proletarya, ancak emeðin iktidarýný kurduktan ve sosyalist topraklara sahip olduktan sonra emperyalist savaþlara karþý yurtsever bir çizgi izleyebilir. Halen sürmekte olan ve yakýn gelecekte yeni topraklara yayýlmasý kaçýnýlmaz olan emperyalist savaþlara karþý Türkiye ve Kürdistan devrimci proletaryasý, pratik politikalarýný bu Leninist bakýþ açýsýyla belirlemek durumundadýr. Oportünist akýmlar emekçi halklar arasýnda ABD düþmanlýðýnýn yayýlmasýný, küçük burjuva yurtsever çizgiyi yaymak için kullanýyorlar. Leninist Parti ise, Türkiye ve Kürdistan proletaryasýna bambaþka bir yol gösteriyor. Proletaryanýn devrimci sýnýf partisi, içinde bulunduðumuz toplam koþullarýn Türkiye yi getirdiði sallanan ve uçurumun kenarýnda bir devlet durumundan burjuva düzenin, burjuva iktidarýn yýkýlmasý, iktidarýn proletarya ve diðer e- mekçi halklar tarafýndan ele geçirilmesi için yararlanma çaðrýsý yapýyor. Gittikçe yayýlan ABD düþmanlýðýndan yurtsever duygularý körüklemek için deðil, emperyalizme ve kapitalizme karþý iktidar savaþýnýn yükseltilmesi için yararlanýlmalý. Bu nedenle, devrimci faaliyette propaganda ve ajitasyonun temel ekseni, bütün iktidarýn ele geçirilmesi amacý olmalýdýr. Pratik politikanýn a- na ve birinci hedefi budur. Bütün Ýktidar Emeðin Olacak! sloganý proletaryaya bu yolu gösteriyor. 13

14 Kapitalist Toplum Daima Ucu Bucaðý Olmayan Bir Dehþettir Bölüm II ÖLÜM ORUCU SÜRÜYOR Sayý / 16 Þubat-2 Mart 2005 Cezaevleri Artarken, Kazançlar da Artar; Cinayetin Kazançlarý 90 lý yýllarýn baþýndan itibaren, yüzden fazla þirket, cezaevi yapýmý, tasarýmý ve yönetimi alanýnda faaliyet yürütmeye baþladý. Özel þirketlerin cezaevi yapýmý, tasarýmý, yönetimi iþine girmesiyle birlikte özel cezaevi sayýsýnda da büyük bir artýþ baþladý. Özel cezaevi demek, devletin temel bir baský aracýný doðrudan tekellerin ellerine býrakmasý ve yine buradan elde ettiði kârý doðrudan tekellere sunmasý demektir. Bilindiði gibi ABD de ve bir çok Avrupa ülkesinde emek sömürüsü zorunlu çalýþma biçiminde ve neredeyse bir kölenin maliyetine yürütülüyor. Özel þirketler, cezaevi yapýmý ve yönetimi için devletten aldýklarý tatmin edici kazancýn yaný sýra, tutuklu ve hükümlülerin tekellerin mallarýný, bedava denilecek bir ücretle ve her türlü sosyal haktan yoksun olarak üretmeleri sonucu, kasalarýný da dolduruyorlar. Böylece özel cezaevi iþletmeye soyunan tekeller, tekellerarasý acýmasýz rekabetin arenasýnda, emek gücünü en az maliyet ve en yüksek kârla elde edebildikleri, oldukça dinamik bir endüstriye de sahip oluyorlar. Týpký New York Borsasý nda en kazançlý beþ þirketten biri olarak sivrilen ABD nin özel cezaevi þirketi Carrections Corporation gibi. Carrections Corporation, Kentuky Fried Chicken den gelen sermayesiyle 1983 te doðdu. Ve baþlangýçta tavuk gibi cezaevi satacaðýný duyurdu sonlarýnda hisselerin deðeri 70 kat arttý ve þirket artýk Ýngiltere, Avusturya ve Puerto Rico da cezaevleri kuruyor. Ama iç pazarda, cezaevleri peynir ekmek gibi satýlýyor. Cezaevleri, her zaman dolu oteller gibi (Tepetaklak-Galena) Özel cezaevi þirketlerinin bu baþarý tablosuna þaþýrmýyoruz. Ne de olsa günümüz koþullarýnda, kapitalizmin kesinlikle garanti edebileceði tek þey, açlýkla, iþsizlikle yaþamdan kovulan, kapitalizmin yoz kültür bataðýnda çürümeye terk edilen iþçi ve emekçi kitlelerin suç iþlemeye olan eðilimlerinin artmasý ve suç iþlemeye teþvik e- dilmeleridir. Bir baþka özel cezaevi þirketi olan World Research Group Cezaevi Endüstrisi nin, kazancýný en üst seviyeye çýkartmak için yaptýðý üst düzey bir toplantýnýn çaðrý metninde, tutuklu ve hükümlüler artarken, kazançlar da artar; cinayetin kazançlarý diyerek, vahþetle, insan eti ve emeðiyle beslenen yüzlerini tüm çýplaklýðýyla ortaya koyuyorlar. Ýþte hâla iþkence görüntüleri ve acý çýðlýklarýyla gözlerimizin önünde capcanlý duran Ebu Gureyb Cezaevi, bu vahþetin bir ifadesidir. ABD, Irak ýn iþgalinden sonra Irak cezaevi sisteminin yeniden hizmete sunulmasý için, MTC adlý özel cezaevi þirketi ile anlaþtý. Bu þirket, Ebu Gureyb i yeniden inþaa ederek, yönetimini devralarak, baþarýlý siciline Irak halklarýnýn kanýný da ekledi. Ve yine bu þirket, Ýngiltere nin 2003 te baþlattýðý kapsamlý cezaevi özelleþtirmesinde, yeni cezaevi yapýmý ve iþletilmesinin taliplerinden biri olarak dünya pazarýna hizmet vermeyi sürdürüyor. Basýna yansýyan son haberlere bakýlýrsa, ABD nin sýnýrlarý dýþýnda cezaevi kurmaya hýz vereceði anlaþýlýyor. ABD, Guantanamo ve Ebu Gureyb cezaevlerinden sonra, Afganistan, Yemen ve Suudi Arabistan da cezaevi kurmayý planlýyor. ABD li bir yetkili olan Jane Harman, CIA nýn okyanus üzerinde yüzebilen bir cezaevi planý olduðunu söylüyor. Emperyalist ve geliþmiþ kapitalist ülkeler daha çok özgürlük deðil, daha çok vahþet sunuyorlar emekçi halklarýmýza. Ayný zamanda bu ülkeler cezaevlerini hýzla özelleþtirerek aracý konumdan çýkýp, cezaevlerini doðrudan tekellerin ucu bucaðý olmayan dehþetinin ellerine býrakýyorlar. AB ye girme yönünde adýmlarýn hýzlandýrýldýðý bu günlerinde, AB ye girmenin iþçi ve emekçi halklarýmýz için daha çok demokrasi saðlayacaðý yalanýný aðýzlarýndan düþürmeyenler, ABD den hiç de farklý olmayan AB ülkelerinin cezaevi sisteminin aynasýna baktýklarýnda, görecekleri yine sýnýrsýz bir dehþet olacaktýr. Türkiye ve Kuzey Kürdistan da bu sistem bir türlü oturtulmamýþsa, bunun tek nedeni, devrimci mücadelenin güçlü köklere sahip oluþu ve bu güçlü kökten beslenen devrimci ve komünist güçlerin, burjuvazinin uygulamaya çalýþtýðý her türlü baskýyý, baþeðmez bir biçimde karþýlamalarý olmuþtur. Bu yüzden 12 Eylül gibi toplumun üzerindeki baský en yoðun biçimiyle, katliamlarla uygulandýðý dönemlerde bile cezaevleri, iþçi ve emekçi halklarýn mücadelelerinin kaldýracý, inanç ve umut kaleleri olmuþ, iþçi ve emekçilerin zindana çevrilen yaþamlarýna gün ýþýðýný taþýmayý sürdürmüþtür. Bugün, bu ýþýðý besleyen damar, her zamankinden daha güçlüdür. Çünkü yaþadýðýmýz iç savaþýn geldiði düzey, toplumsal bir devrimi yalnýzca bir seçenek olarak deðil, bir ölüm-kalým savaþý olarak dayatýyor. Bu ölüm-kalým savaþýnýn cezaevi cephesine yansýyan yüzü de, yine bu nedenle sert zindan savaþlarý olarak kendini gösteriyor. Burjuvazi, elindeki tüm güçleri iç savaþý kazanmak için seferber ediyor. Bizler de elimizdeki tüm olanaklarý devrimci iç savaþý kazanmak için seferber etmeliyiz. Bu iki sýnýf arasýndaki savaþýn dozunu arttýracak, savaþý daha da þiddetlendirecektir. Lenin, kapitalist toplum daima ucu bucaðý olmayan bir dehþettir ve savaþlarýn en gericisi bu savaþ, bu topluma korkunç bir son hazýrlýyorsa, umutsuzluða düþmemiz için hiçbir neden yoktur diyor; biz, bu deðerli sözleri kendi savaþýmýz özgülünde düþünüyor ve Zafere Kadar Savaþ diyoruz. Sevgi Erdoðan Ölüm Orucu Ekibi nden Fehim Horasan ve Ýnan Iþýk, Ölüm Orucu Eylemini sürdürüyorlar. Fehim Horasan ve Ýnan Iþýk, bugün Ölüm Orucu Eyleminin 212. günündeler. Fehim Horasan, Sincan F Tipi Zindaný nda tutuluyor. Dergimiz yayýna hazýrlanýrken Temel Haklar Ve Özgürlükler Derneði nden aldýðýmýz habere göre Fehim in saðlýk durumu iyi sayýlýr. Ý- nan Iþýk ise, Kýrýklar F Tipi Zindaný nda tutuluyor ve yakýn bir tarihte 2. kez zorla Yeþilyurt Devlet Hastanesi ne kaçýrýlmýþ. Ýnan Iþýk ýn saðlýk durumundan endiþe ediliyor. Ölüm Orucu Savaþçýlarý, her türlü güçlük ve engele karþýn, geleceði yaratýyor olmanýn kararlýlýðýyla yürüyüþlerini sürdürüyorlar. ÖLÜM ORUCU SÜRÜYOR SÜRECEK ZAFERE KADAR! YAÞASIN ÖLÜM ORUCU EYLEMÝMÝZ!

15 Mahþerin Dört Açlýk, salgýn, savaþ ve ölüm Mahþerin dört atlýsý olarak bilinir, insan yaþamýna kýyameti getirdiði için. Kapitalizm besler, semirtir ve sürer onlarý dünyanýn iþçi ve emekçilerinin ü- zerine Dünyanýn her karýþ topraðýna kara bir gölge gibi abanýrlar. Attýðýmýz her a- dýmda ensemizde duyduðumuz soluk onlarýnkidir. Soframýza bizden önce oturur, bizden önce girerler evimize, sokaðýmýza yaþadýðýmýz her yeni güne. Ve onlar ki her yeni yýlýn kapýsýndan yine bizden önce girerler tüm kýyametleriyle. Daha çok açlýk, daha çok hastalýk, daha çok savaþ ve daha çok ö- lümle... iþçi ve emekçilerin geleceðe dair umutlu beklentileri geçemez bu kapýdan Geçse bile, kapitalizmle birlikte geçen her yeni yýlda biraz daha azalýr, biraz daha silikleþir. Ta ki u- mutsuzluðun en koyu olduðu o son ana, son sýnýra dek Ýlk aylarýný yaþamaya baþladýðýmýz bu yeni yýlý da kapitalizmin dört atlýsýyla karþýladýk Yeni yýla saatler kala Güney Asya ülkeleri kapitalizmin büyük bir felaketine dönüþen depremle 200 binin üzerinde kurban verdi ölüme ölmekten kurtulanlarsa þanslý sayamadýlar kendilerini açlýðýn, salgýn hasalýklarýn, tecavüzün ve insan kaçakçýlarýnýn pençelerinde kapitalizmin sömürü pazarýna kâr nesneleri olarak sürüldüler Yeni yýla saatler kala parlak ýþýklar altýnda patlayýncaya kadar yiyip, patlayýncaya kadar içip çýlgýn eðlenceler eþliðinde kendinden geçmeden yeni yýla girmek olur mu hiç! Bir yanda, bu çýlgýn eðlence aleminin içinde saatler sayýlýrken, diðer yanda bir Filistin kampýnýn üzerine yaðdý Siyonist Ýsrail füzeleri yeni yýla saatler kala yaðlý göbeklerini sývazlayan zenginler, en çok da ölü Filistinli çocuklarýn kanlarýyla donattýlar sofralarýný Yeni yýla saatler kala Irak sokaklarýnda ne neþeli sesler ne de gökyüzünü donatan havai fiþekler vardý. Direniþ, öldürülen ananýn, babanýn, kardeþin ve iþgal altýndaki topraðýn intikamý için hiç durmadan sürüyor; doðmaz bize þafak, özgürlüðümüzü kendi ellerimize almadan! sesleri gecede yankýlanýyor Yeni yýla saatler kala dünya uyumuyor. Açlýk da öyle Yeni yýla saatler kala, dakikada ölen insan sayýsý kaçtýr? Kaç insan, çocuðunu yumurta masalý yla uyutup, kaçý taþ baðlamýþtýr, açlýktan guruldayan midelerinin üzerine Yeni yýla dakikalar sayýlýrken, biz bir parça deri altýndan görülen kemiklerini sayarýz yoksul çocuklarýn Dünya yeni yýla kapitalizmin her geçen gün bir öncekini aratan felaketleriyle girdi. Bu felaketlerden Türkiye ve Kuzey Kürdistan iþçi-emekçilerinin payýna düþen de, sermaye sýnýfýnýn yeni saldýrý hazýrlýklarýna hýz vermesi oldu. Atlýsý Þaha Kalktý 35. Sayý / 16 Þubat-2 Mart 2005 Sözcük Oyunlarýyla Daðýtýlan Umut Ve Tekellerin Cebine Giren Paralar Önce vergi müjdesi geldi yýlýndan itibaren, konserve gýda maddeleri, kurutulmuþ sebze ve meyveler, temel ihtiyaç niteliðindeki kimi unlu mamüller için ödenen KDV oraný %18 den %8 e çekilecek, bu da fiyatlarý düþürecekti. Böylece yoksullarýn yaþamý daha da kolaylaþacak, en azýndan karýnlarýný doyurabileceklerdi. Sermayenin dili Erdoðan ýn bu sözlerle pazarlamaya çalýþtýðý vergi müjdesi iþçi ve emekçilerden hiçbir itibar görmedi. Çünkü onlar, sermaye sýnýfýnýn iþçi ve emekçiler yararýna hiçbir adým atmayacaðýný, her müjdenin altýndan kendileri için yeni bir kötülük çýktýðýný çok iyi biliyorlardý, yanýlmadýlar da Vergi müjdesi yalnýzca zenginler içindi. Gelir vergisinde yapýlan indirimler yalnýzca büyük tekellerin ve en tepedeki zenginlerin daha az vergi ödemesini getiriyordu. Gelir vergisinin %90 ýný ödeyen ücretli ve maaþlý çalýþanlarýn yýllýk gelirleri belirlenen 78 milyarýn altýnda olduðu için gelir vergisi indiriminden faydalanamýyordu. Bitmedi Erdoðan kimi mallar ve simit için KDV oranýnýn indirildiðini, bunun halkýn yararýna büyük bir baþarý olduðunu, büyük bir iþ baþarmýþ havasýyla anlata dursun, gerçekte iþçi ve emekçiler üzerinden toplanan toplam vergi oranlarýnda yüzde altmýþ ikilik (%62) bir artýþ hedefleniyordu. Bu durumda kimi mallardaki KDV oranýnýn indirilmesi, göz boyamaktan öte bir an- 15

16 lam taþýmazken, genel vergi oranlarýnýn yükseltilmesi yoksulluðun daha da çekilmez bir hale getirilmesiyle ayný anlama geliyor. Bugün 444 milyon brüt ücret alan bir asgari ücretlinin (%6 lýk zamdan sonra 488 milyon oldu) 120 milyon lira gelir ve dolaylý vergi ödediðini düþünürseniz, bu oranýn daha da arttýrýlmasýnýn nasýl büyük bir vurgun olduðu anlaþýlýr. Bu, zaten yaþayacak kadar o- landan az, ölmeyecek kadar olanýn sýnýrýnda olan bir ücretle çalýþan milyonlarca emekçinin yaþamdan daha hýzlý, daha da kolay kovulmasýný saðlayacaktýr. Bir diðer müjde, sermaye sýnýfýnýn iþçi ve emekçilerin yaþamlarý üzerinde nasýl dalga geçer gibi oynadýklarýnýn göstergesi oldu. Asgari ücrete sürpriz olabilir denildi önce salyalar akan aðýzlarýyla sýrýtarak... Ýþçi ve emekçilere, KDV indirimiyle günde üç öðün simit yeme refahý sunulmuþtu ne de olsa! Bu refah ýn doruk noktasý yine Erdoðan ýn aðzýndan duyuldu; Üç öðün simidin yanýnda birer bardak çay da içebilecekti yoksullar, asgari ücrete yapýlan yüzde altýlýk zamla birlikte. Tabii asýl müjde, üç öðün çay deðildi. Normalde altý ayda bir yapýlan asgari ücret zammýnýn bir yýla çýkarýlmasýydý!.. Müjdeler e devam ediyorlardý utanmazca Verilen bir baþka müjde de, artýk her doðan insanýn sigortalý doðacaðý oldu. Bunu saðlayacak sistem olarak da Genel Saðlýk Sigortasý nýn 2005 sonu itibarýyla yaþama geçirilmesi için hazýrlýklara baþlanmasý gösterildi. GAZÝ DE HALK PLATFORMU Ýþçi-emekçi sýnýfýnýn yoðun olarak yaþadýðý devrimci potansiyelin yüksek olduðu yerlerden birisi olan Gazi Mahallesi nde, son dönemde devletin çok yoðun saldýrýlarý olmaktadýr. Sistem saldýrýlarýný, þimdi kolluk gücü olan devletin eliyle artýrmaktadýr. 95 te katliamla yaptýðýný, þimdi burjuva kültürü dayatarak yapmaktadýr. Uyuþturucuyu, fuhuþu, sokak çetelerini, mafyalarý örgütleyerek gençliði yozlaþtýrarak, insanlara korku, panik, endiþe vererek yapmaktadýr. Bizler, devrimciler olarak bütün bunlara karþý bir araya gelip Gazi Halk Platformu nu oluþturduk. Platformda Mücadele Birliði, DHP, Partizan, DEHAP, Atýlým, Alýnteri siyasetleri yer almaktadýr. Platformun yaptýðý ilk eylem 6 Þubat 2005 Pazar günü saat 15:00 da gerçekleþti. Eylemimiz Kýbrýs Caddesi nden baþladý. Eylem sloganlarla baþladý, yürüyüþ yapýldý. Sonunda ise Gazi nin en merkezi yeri olan Dörtyol da, meydanda basýn açýklamasý yapýldý ve yapýlan bütün saldýrýlara karþý mücadele edilmesi için Gazi Halk Platformu nun örgütlü mücadelesine çaðrý yapýlarak son buldu. Gazi Mücadele Birliði Platformu Ýþçi ve emekçilerin yaþamlarý üzerinde yaratacaðý felaketler itibarýyla ayrýca ele alýnmasý gereken bu sistem, iþçi ve e- mekçilerin var olan tüm saðlýk güvencelerinin ellerinden alýnmasý anlamýný taþýyor. Yani çalýþabildiðin, çalýþabildiðin sürede yüksek saðlýk primlerini ödeyebildiðin ve bunlara ek olarak temel saðlýk hizmeti paketi dýþýndaki tedavilerin yarýsýný karþýlayabildiðin oranda saðlýk hizmeti alabileceksin. Ýþ güvencesinin bulunmadýðý, çalýþanlarýn büyük kýsmýnýn primlerinin patronlarca bir sürü dalavereyle yatýrýlmadýðý koþullarda, saðlýk hizmetine ulaþmak da hayal olacak. Þu anki sosyal güvencelerle bile emekçiler, bugün git yarýn gel lerle, hastane kapýlarýnda sürünüyorlar. Genel Saðlýk Sigortasý ile birlikte, artýk o kapýlara yaklaþamayacaklar bile Þanslýlarsa evlerinde, deðillerse, 21. yüzyýlýn medeniyetinin ortasýnda, sokaklarda vahþice ölüme terk edilecekler. Ýþte sermaye sýnýfýnýn bu yeni yýlda iþçi ve emekçilere vaat ettiði yaþam; Günde üç öðün simidin yanýna birer bardak çay içebilme ve sigortalý doðup, kentlerin ortasýnda sigortalý ölebilme refahý! Ýlk aylarýný yaþadýðýmýz bu yeni yýlýn, iþçi ve emekçi halklarýmýz açýsýndan daha da zorlu geçeceði ortadadýr. Sermaye sýnýfý, attýðý her adýmda iç savaþýn dozunu daha da artýrýyor ve tüm emekçileri açlýðýn, hastalýðýn, savaþýn ve ölümün atlýlarýnýn ayaklarýnýn altýnda yok oluþa sürüklüyor. Ýþçi sýnýfý ve emekçilerin sermaye sýnýfýnýn topyekün saldýrýlarý karþýsýnda yapabileceði ve yapmasý gereken tek þey, sermaye sýnýfýnýn varlýðýna topyekün son vermektir. Bu da ancak devrimci zor araç ve yöntemlerinin yaygýn kullanýmýný saðlayarak, o büyük günün hazýrlýðýna giriþmekle olur. Bu dili kullanmayý öðrenmeyen bir sýnýf, en ufak ekonomik taleplerini dahi elde edemeyeceði gibi, var olanlarý da koruyamaz ve yarýnýn ne olacaðýna dair hiçbir güvenceye sahip olamaz. Kapitalizmin geldiði ölüm-kalým aþamasýnda tüm sorunlarýn çözümü ayný keskin çizgileri taþýyor: ya her þey için savaþýrýz ya da hiçbir þeysiz ölürüz Sayý / 16 Þubat-2 Mart 2005

17 ANTEP DÝK TEN BELEDÝYE ÝÞÇÝLERÝYLE RÖPORTAJ Sendikalý olduklarý için iþten atýlan, 9 gün açlýk grevi yapan, yürüyüþler ve eylemler düzenleyen Özbelde þirketine baðlý belediye iþçileriyle ayrý ayrý yaptýðýmýz röportajý yayýnlýyoruz. DÝK: Bu zamana kadar belediye iþçilerinin vermiþ olduðu mücadeleyi nasýl deðerlendiriyorsunuz? Birinci Ýþçi: Mücadelemiz haklý bir mücadeledir. Þu ana kadar olumlu sonuç alamasak da sendikadan istifa edip iþlerine devam edenlerin fazla olmamasý (24 kiþi) iyi bir durum. Arkadaþlar arasýndaki huzursuzluðu en aza indirmeye çalýþtýk. Þubat ýn 18 inde mahkeme var. Ama asýl mücadelenin 18 inden sonra baþlamasý gerekir. Bu zamana kadar ki eylemlerin yeterli olduðu kanýsýnda deðilim. Açlýk grevinin erken bitirildiðini düþünüyorum ve ayrýca, ülke geneline yayýn yapan kanallarda yeterince yer almamasý olumsuzluktu. Ýkinci Ýþçi: Ýþçilerin oturup beklemesi doðru deðil. Bu saldýrý sadece bize deðil, herkese yöneliktir. Yapýlanlarý yetersiz buluyorum. Baþka bir þeyler yapmak lazým. Üçüncü Ýþçi:Þu ana kadarki mücadelemiz çok iyi ama eksiklerimiz var. Sesimizi tam anlamýyla duyuramadýk. Derdimizi halka yeterince anlatamadýk. Dördüncü Ýþçi: Ýþten çýkarýlma nedenine bir anlam veremiyoruz. Baþbakan televizyonlara çýkýp sendikalý olmayý ö- ðütlerken, sendikalý olduðumuz için iþten çýkarýlmamýz nasýl bir çeliþkidir? Sendikalý olmak suçsa niye bize öðütler veriyorlar? DÝK: Ýþçiler arasýnda birlik ve dayanýþma tam anlamýyla gerçekleþebildi mi? Birinci Ýþçi: Gerçekleþtiðini düþünmüyorum. Ýþten atýlan 164 iþçiden sadece 107 tanesinin avukata vekalet vermesi bunun göstergesi. Bunun da tabii nedenleri var; belediye baþkanýnýn ve bazý yetkili kiþilerin iþçileri kandýrmaya çalýþmalarý, iþsizliðin çok yoðun olmasý, kamuoyunun yeterince bilgilendirilmemesi (Saldýrýnýn sendikasýzlaþtýrma ve iþten atma saldýrýsý olduðunun anlatýlmamasý). Belediye Baþkaný iþçileri iþten atmadýðýný ve gelip çalýþabileceklerini söyleyerek halký kandýrýyor. Ýkinci Ýþçi: Ýþçileri yöneten kiþilerin aldýklarý kararlarý yanlýþ buluyorum. Birlik ve beraberlik dayatma þeklinde oluyor. Ýþçileri bir arada tutup daha iyi örgütlemeleri gerekirken, davaya sahip çýkmalarýný saðlamalarý gerekirken, günübirlik iþ bulanlarýn mahkeme gününe kadar çalýþabilecekleri söylendi. Ve bu þekilde de iþçilerin güvenlerini yitirdiler. Üçüncü Ýþçi: Gerçekleþmedi. Ýþçilerin bazýlarýnda ilgisizlik var. Bazý arkadaþlar sendikadan istifa etti, iþine geri döndü. 35. Sayý / 16 Þubat-2 Mart 2005 Direniþteki iþçilerin bazýlarý ise baþka (sigortasýz) iþlere girdi ve bu durumlar diðer iþçilerde mücadeleye karþý soðumalara yol açtý. Mahkeme tarihi beklendiði için de bir durgunluk baþladý. Dördüncü Ýþçi: Gerçekleþmedi. Þu ana kadar 24 kiþi sendikadan istifa edip iþlerine devam etti. 107 kiþi sendikalý ama mücadelenin yükü az sayýda insanýn sýrtýnda. DÝK: SEKA ve Akgübre iþçilerinin mücadelesi hakkýnda ne düþünüyorsunuz? Birinci Ýþçi: O insanlarýn mücadelesini çok onurlu bir direniþ olarak görüyorum. Onlar örnek alýnmasý gereken bir mücadele içerisindeler. Onlarla bizim yaþadýðýmýz sorunlar hep ayný. Mücadelemiz de bu yüzden ayný olmalý. Ýkinci Ýþçi: Onlarýn yaptýklarý gibi yapamadýk. Onlar iþyerlerini terk etmediler. Bizimkilere ise sendikada oturmak bile zor geliyor. SEKA yý örnek almak gerekir. Onlar davalarýna inandýklarý için kazandýlar. Ama bizde davamýza inanmamýzý saðlayacak fazla bir þey yapýlmýyor. Tam tersine iþçiler mücadeleden soðuyor. Üçüncü Ýþçi:Her zaman yanlarýndayýz. Bizden uzakta da olsalar sonuna kadar yanlarýndayýz. Burada onlar için de bir þeyler yapabilseydik iyi olurdu. Dördüncü Ýþçi: Karýnlarý doymuyor, daha çok yemek istiyorlar. Bu yüzden onlar da bizim gibi sorunlarla karþýlaþýyorlar. Keþke onlarýn bire bir yanlarýnda olabilsek, ama bunun i- çin imkanlarýmýz yok. DÝK: SEKA ilk aþamada mücadeleyi kararlýlýkla sürdürdü ve kazandý. Belediye iþçilerinin mücadelesindeki kararlýlýk konusundaki düþünceleriniz? Birinci Ýþçi: Kararlý olduðumuz gün gibi ortada. Her ne kadar mahkeme tarihine kadar olumlu eylemler yapýlmadýysa da bu kararsýz olduðumuz anlamýna gelmemeli. Öyle bir mücadele vermeliyiz ki bizim kararlýlýðýmýz tüm ülkedeki iþçilere örnek olmalý. Ýkinci Ýþçi:Artýk mahkeme gününü beklemekten baþka çaremiz kalmadý. Ama yine de bir þeyler yapýlabilse iyi olur. Mesela Tayip Erdoðan 19 þubat ta antep e geliyor, onu Antep e sokmamak gerekir. Üçüncü Ýþçi: Eylemlere aðýrlýk verilmeli, sendikada oturmakla olmuyor. Antep i yerinden oynatmalýyýz. Ýþçiler aslýnda kararlý ama birçoðu ilk defa böyle bir mücadeleyle karþýlaþtýklarý için çoðu ne yapacaðýný bilmiyor, bu da onlarý kararsýz kýlýyor. DÝK: Sorunlar her geçen gün daha da artýyor. Bu sorunlara karþý mücadele ancak ýsrarlý ve kararlý bir mücadele þeklin- 17

18 de olursa haklarýmýzý kazanabiliyoruz. Ama belirli bir zaman geçtikten sonra kazandýðýmýz haklarýmýz birer birer geri alýnmaya çalýþýlýyor. Haklarýmýzýn geri alýnmadýðý bir ortamý nasýl yaratabiliriz? Birinci Ýþçi: Birlik ve beraberlik içinde olursak ancak, bunu yaratabiliriz. Bunun için de yapabileceðimiz en güzel þey haksýzlýklarýn karþýsýnda dimdik, kararlý bir þekilde sonuna kadar durabilmektir. Ýkinci Ýþçi: Ýþçiler ve emekçiler mutlaka birleþmeli. Bugün bizlerin baþýna gelenler yarýn baþkalarýnýn baþýna gelecek. Onun için bütün iþçilerin daha duyarlý olmasý gerekir. Birlik olmadýðýmýz sürece mutlaka kaybederiz. Baþka bir DÝK li arkadaþ soruyor: Seçilen insanlar bizim çýkarlarýmýza çalýþmýyor.. iþçiler baþta olsa nasýl olurdu? Mesela Küba hakkýnda ne düþünüyorsunuz? Birinci Ýþçi: Evet, evet. Küba ve Fidel Castro çok güzel bir örnek. Mutlaka iþçilerden birileri baþta olmalý. Baþka Bir Ýþçi: Ýþçilerden birileri baþa geçse ne ABD ile iþbirliði kalýr ne de böyle iþten atýlma sorunu kalýr. Ýþçinin hakkýndan anlayan birileri baþa gelmeli. Ancak bu zaman haklarýmýz geri alýnmaz. DÝK: Devrimci Ýþçi Komiteleri nin mücadelenize desteði hakkýnda neler düþünüyorsunuz? Birinci Ýþçi: Sizleri tanýmamýz açlýk grevi sürecinde gerçekleþti ve bu süreç içerisinde benim üzerimde o kadar büyük bir etki yarattý ki; o an tüm Antep halkýnýn yanýmýzda olduðunu hissettim ve bu haklý davama, haklý direniþime daha bir sýký sarýldým. Sizleri geç tanýdýðým için de büyük üzüntü duydum. Þu da bir gerçek ki; DÝK olarak, bizlerin yapmasý gereken eylemlerin, mücadelenin bizden daha fazla ve yürekli bir þekilde yapýldýðýný söyleyebilirim. Geçen gün yolda yürürken, bir kiþinin durup, yapýþtýrdýðýnýz afiþi dikkatle okumasý beni çok mutlu etti. DÝK in yaptýðý bu çalýþmalar beni ayrýca çok o- nurlandýrdý. Ýkinci Ýþçi: DÝK e çok teþekkür ediyorum. Bu arkadaþlar gibi diðer kurumlarýn da ayný þekilde destek sunmalarý gerekirdi. Bu emekçiyim diyen kurumlarýnda nerede olduðunu merak ediyorum. Sendikanýn yapmadýðýný DÝK in yaptýðýný düþünüyorum. Örneðin arkadaþlar ellerinden geldiðince bir öðle yemeði yaptýrýp buradaki iþçileri çok mutlu ettiler. Ama onlarýn yaptýklarýný sendika düþünmedi. Buradaki arkadaþlar iki aydýr çalýþmýyorlar ve yemek yiyecek paralarý da yok. Baþka bir iþçi araya giriyor: Sizden baþka gelenimiz mi var? Yemek bile yaptýrýp getirdiniz daha ne diyeyim! Üçüncü Ýþçi: Sizlere çok teþekkür ediyoruz. Bizim iþimiz bitse de baþka yerde iþçi arkadaþlarýn yanýnda olmanýzý isterim. Gelmeniz bizlere çok büyük moral verdi. Sizden baþka bizlere destek veren çok yok. Þahinbey, Nurdaðý, Yavuzeli ve diðer iþçilerin yanýnda da olmanýzý isterim. Hepsinin sizin gibi arkadaþlara ihtiyacý var. Bizler için çýkardýðýnýz bildiriler, dergiye yazdýðýnýz yazýlar ve birçok yere yapýþtýrdýðýnýz afiþler bizleri çok sevindirdi. Dördüncü Ýþçi: Çok güzel bir durum. Sizlere çok teþekkür ediyoruz. Bazýlarý bir kez gelip gittiler ama sizler sürekli yanýmýzdasýnýz. Sizlerin sayesinde sesimiz daha güçlü çýkýyor. Açlýk grevindekilere özellikle çok büyük moral verdiniz. Bu bizleri çok mutlu etti. Ayný þekilde bizim yapabileceðimiz bir þeyler olduðunda haber verirseniz mutlaka yanýnýzda olacaðýz. DÝK: Peki iþçilerin komite örgütlenmesi hakkýnda ne düþünüyorsunuz? Birinci Ýþçi: Ben farkýnda olmadan sanýrým komite oluþturmaya doðru gidiyorum. Mücadelemizde yaþanan eksiklikler benim bu þekilde düþünmemi saðlýyor. Mutlaka olmasý gereken örgütlenmeler. Bu zamana kadarki deneyimlerimiz sayesinde sizlerin de katkýlarýmýzla bizim kendimizin de bir þeyler yapabileceðimize inandým. Bizler de komite oluþturmayý düþündük fakat komiteyi oluþturacaðýmýz arkadaþlarýn kafasýndaki soru iþaretleri bu iþin oluþumunu biraz geciktiriyor. Ýkinci Ýþçi:Tek çare budur. Çünkü bu köleleþtirmeye karþý bütün iþçiler birleþmeli. Bu þekilde örgütlenirsek kazandýðýmýz haklarýmýzýn da geri alýnmasý çok zor. Üçüncü Ýþçi: Komiteler olmalý. Birlik, beraberlik ve mücadelede kararlýlýk olmalý. Bu da ancak bu komitelerde var. DÝK: DÝK e önerileriniz var mý? Birinci Ýþçi: Ben isterdim ki, sizlerle bir eylemde deðil, baþka ortamlarda tanýþalým. DÝK i insanlarýn sýkýntýlý olduðu anlarda deðil de normal zamanlarda da yanýmýzda görmek isteriz. Sizleri düðünlerimizde, niþanlarýmýzda, cenazelerimizde, normal yaþantýmýzda da aramýzda görmek isteriz. Ýkinci Ýþçi: Sizler zaten ellerinizden geleni yapýyorsunuz. Gerçekten sizlere çok teþekkür ediyoruz. Emek Platformu nun, sendikalarýn yapamadýðýný zaten siz yaptýnýz. Ben size þu anda baþka da bir þey diyemem. DÝK: Biz de size çok teþekkür ediyoruz arkadaþlar Sayý / 16 Þubat-2 Mart 2005

19 DÝRENÝÞTE OLAN LÝDER KARGO ÝÞÇÝLERÝNE DÝK TEN ZÝYARET Bu Bir Onur Sorunu Haline Geldi Lider Kargo iþçileri, direniþlerinin 92. gününde DÝK tarafýndan ziyaret edildi. Sendikalaþmaya yönelik çalýþmalarý patron tarafýndan öðrenilince, 35 iþçinin iþine son verilmiþti. Direniþin baþlamasýndan bu yana patron, 4 taþeron firmayla anlaþtý. 3 taþeron firma, iþçilerin iknasýyla(!) iþlerini sonlandýrdýlar. Patronun son olarak getirdiði dördüncü taþeron firma ise, güvenlik elemaný olarak alýnmýþ, fakat kargolarýn yüklenmesinde çalýþtýrýlýyorlar. 1 Þubat günü öðle saatlerinde bir grup DÝK li, Lider Kargo iþçilerini ziyaret etti. Yol üzerinden Fabrikalar Tarlalar Siyasi Ýktidar Herþey Emeðin Olacak sloganýyla gelen DÝK lileri iþçiler, güler yüzle ve sloganlarla karþýladý. Yaþasýn Örgütlü Mücadelemiz yazýlý bir pankart önünde yaktýklarý ateþle ýsýnmaya çalýþan iþçiler, DÝK lilerin sýcak sohbetiyle daha da ýsýndýlar. Son süreçte iþçi sýnýfýna yönelik saldýrýlarýn arttýðýný, iþçilerin bu saldýrýlara karþýlýk direndiði ve SEKA ile ilgili yapýlan konuþmalarda Mücadele Birliði temsilcisi, bu saldýrýlarýn emperyalist-kapitalist sistemin ekonomik ilhak politikalarýnýn bir sonucu olduðunu ve iþçi sýnýfýnýn kazanmýþ olduðu ekonomik kazanýmlarýn bir süre sonra ellerinden yine alýndýðý ve buna karþýlýk iþçi sýnýfýnýn iktidarý ele almak için mücadele etmesi gerektiði konusunda konuþma yaptý. Bir iþçi, 17 Ocak ta düzenlemiþ olduklarý bir etkinlikle yoðun destek aldýklarýný söyledi. Ara ara sendikalarýn ziyarete geldiðini söyleyen iþçi, patronun diyaloga geçmediðini belirtti. Patron, eðer sendika örgütlenmesinden vazgeçerlerse tekrar iþe alýnacaklarýný belirtiyor. Bir iþçi, son süreçteki saldýrýlarý cezaevlerine yapýlan saldýrýlara benzetti. Saldýrýlarýn cezaevlerindeki tecridin dýþarýya yansýmasý olduðunu söyledi. Bir iþçi arkadaþ da mücadelelerinin onur sorunu olduðunu ve sonuna kadar direneceklerini söyledi. Uzunca bir sohbetten ve i- çilen çaydan sonra, Lider Kargo Ýþçileri Yalnýz Deðildir sloganlarýyla ziyaret sona erdi. Lider Kargo Ýþçileri 95 Gündür Eylemde * Ýþçiler, Emekçiler, Hemen yaný baþýnýzda Lider Kargo iþçileri eylem yapýyorlar. Onlar 95 gündür, ekmekleri ve onurlarý için kar, fýrtýna demeden Güngören Baðcýlar Organize Sanayi Sitesi Lider Kargo Genel Müdürlüðü önünde yaktýklarý ateþin etrafýnda tek bir yürek olarak kenetlenmiþ direniyorlar. Ýþçiler, Emekçiler, 35 Lider Kargo iþçisi, sendikaya üye olduklarý gerekçesiyle iþten atýlmýþ durumdalar. Ýþçi sýnýfý ve emekçilerin örgütlü olmasýndan korkan patronlar, iþçi ve emekçileri örgütsüzleþtirmek için tüm dünyada bir saldýrý baþlattýlar. Onlar, örgütlü bir halký hiçbir gücün yenemeyeceðini biliyorlar. Ýþçileri ve emekçileri örgütsüz býrakýp, yalnýzlaþtýrmaya, tek baþýna býrakarak sömürü ve zulme sessizce katlanmaya mahkum etmek istiyorlar. Ýçinde bulunduðumuz kapitalist sistem, sömürü düzenidir. Bir avuç azýnlýðýn mutlu yaþamasý için, milyonlarca insanýn açlýða ve yoksulluða mahkum edildiði bir sistemdir. Ancak parasý olanýn yaþayabileceði, ancak parasý olanýn insan gibi giyinip, yiyip içebileceði, barýnabileceði bir sistemdir. Parasý olmayanlarýn ise açlýða ve sefalete sürüklendiði bir sistemdir kapitalizm. Ýþçiler, Emekçiler, Artýk kendinize sefalet, kapitalistlere servet üretmek istemiyorsanýz, bu sömürü sistemine karþý ayaða kalkmalýsýnýz; Düþünün bir! Her þeyi üreten, her þeyi yaratan sizsiniz; sizin hünerli, nasýrlý elleriniz. Siz olmasanýz hayat durur. Kapitalistler, patronlar, þunu þuradan alýp buraya koyamazlar. Buna raðmen siz açsýnýz onlar zevk-ü sefa içindeler. Siz akþam evinize nasýl ekmek götüreceðinizi düþünüyorsunuz, onlarýn yedikleri önünde yemedikleri arkalarýnda. Siz iþinizi kaybetmemek, insanca çalýþmak, üretmek istiyorsunuz. Onlar size iþ bile vermiyorlar. Vurguncuya, soyguncuya, hortumcuya var, ama size yok. Ýþçiler, Emekçiler, Ýsterseniz bu durumu deðiþtirebilir, gündüzlerinde aç gezilmeyen, gecelerinde aç yatýlmayan bir dünya kurabilirsiniz. Hiçbir burjuva hükümet sizin sorunlarýnýza çözüm bulamaz. Görüyorsunuz, gelen gideni aratýyor; çünkü onlarýn hepsi sermayenin emrindeler. Para babalarý ne derse onu yapýyorlar. Emperyalist efendileri ne derse onu yapýyorlar. Siz, kendi devrimci hükümetinizi kurabilirsiniz. Bunun i- çin Devrimci Ýþçi Komitelerinde örgütlenmeli ve iktidarý almak için savaþmalýsýnýz. Kurtuluþ sizin kendi ellerinizdedir. Lider Kargo iþçilerine bakýn. Onlar 95 gündür eylemdeler. Onlara destek olun; iþçileri sahiplenin. Onlar ayný zamanda sizin için de eylemdeler. YAÞASIN ÝÞÇÝLERÝN, EMEKÇÝLERÝN MÜCADELE BÝRLÝÐÝ! FABRÝKALAR, TARLALAR, SÝYASÝ ÝKTÝDAR HERÞEY EMEÐÝN OLACAK! * Lider Kargo direniþinin 95. günü için yayýnladýðýmýz bildiri. 35. Sayý / 16 Þubat-2 Mart

20 Ya Kanlý Kavgalý Savaþ Ya Yokoluþ * SEKA Ýþçileri, 14 Aralýk tan beri eylemdesiniz. Ýþinize, ekmeðinize el uzatanlara karþý, üretmek istediðiniz, yaþamý nasýrlý ellerinizle yeniden yaratmak istediðiniz halde, üretmenize izin vermeyenlere karþý yek vücut mücadele ediyorsunuz. 19 Ocak ta fabrika ya girdiniz ve bir daha çýkmama kararý aldýnýz. SEKA Ýþçileri, Her kim olursa olsun, sizi bu kararýnýzdan döndürememelidir. Hiçbir þey, ekmeðinizden ve onurunuzdan daha deðerli deðil. Bugün bunu korumanýn yolu, mücadele etmenizden hem de her þeyi göze alarak mücadele etmenizden geçiyor. Siz, bu konudaki kararlýlýðýnýzý, fabrikayý ne pahasýna olursa olsun terk etmeme kararý alarak gösterdiniz. Hep bir aðýzdan haykýrdýðýnýz Bizim SEKA dan Ölümüz Çýkar sloganýný iþitmeyen, duymayan kalmadý. Bunun anlamý açýktýr: Her kim ki SEKA yý kapatmaya çalýþacaktýr, karþýsýnda sizin bu öfkeli ve kararlý tavrýnýzý bulacaktýr. Her kim ki, sizi bu tavrýnýzdan vazgeçirmeye, sizin eyleminizi tavsatmaya çalýþacaktýr, karþýsýnda yine sizin birleþik kararlýlýðýnýzý bulacaktýr. SEKA Ýþçileri, Sermayenin saldýrýlarý uluslararasý çaptadýr. Tüm dünyada burjuvalar, iþçi ve emekçilere bir saldýrý baþlattýlar. Bu emperyalist-kapitalist sistemin iþçi ve emekçilere karþý, dünyanýn ezilen halklarýna karþý baþlattýðý tarihi bir saldýrýdýr. Sermaye sýnýfý, tüm dünya üzerinde dizginsiz bir sömürü gerçekleþtirebilmek için, iþçilerin, emekçilerin elinde avucunda ne varsa almak istiyor. O ancak sizleri iþsiz býrakarak, daha fazla sefalete iterek, bunalýmda olan sistemini ayakta tutabileceðini düþünüyor. Artýk kapitalistlere servet, kendimize sefalet üretmek istemiyoruz. Emperyalist-kapitalist sistem tarihi olarak ömrünü doldurduðu için saldýrýyor. Ýþçiler ve emekçiler ise iþlerini, ekmeklerini, o- nurlarýný korumak için savaþmak zorundalar. Gecelerinde aç yatýlmayan, gündüzlerinde aç gezilmeyen bir dünya için savaþmak zorundalar. SEKA Ýþçileri, Üretmek, sermaye sýnýfý tarafýndan yaþamdan kovulmamak istiyorsanýz, onlara tüm ayrýcalýklarý tanýyan, ellerindeki üretim araçlarýna el koymalýsýnýz. Tabi bunun için en baþta siyasi iktidarý ele geçirmelisiniz. Siyasi iktidarý ele geçirip, gerçek bir halk iktidarý kurmak için örgütlenmelisiniz. Komite ve Konseyler devrim ve iktidar hedefiyle mücadele eden, iþçilerin kendi baðýmsýz öz örgütleridir. SEKA Ýþçileri, Komite ve Konseylerde örgütlenerek, mücadele ederek, gerçek anlamda bir savaþ vererek sermayenin iktidarýný yýkabilir, siyasi iktidarý ele geçirebilirsiniz. Kendi iktidarýnýzý kurup, fabrikalarýnýzda, atölyelerinizde istediðiniz gibi üretebilir, ürettiklerinizin bölüþümünü denetleyebilirsiniz Sayý / 16 Þubat-2 Mart 2005 SEKA Ýþçileri, Bunun için Devrimci Ýþçi Komiteleri nde örgütlenin ve mücadeleyi yükseltin. Ýþçilerin mücadele birliðini saðlayacak olan konseylerin örgütlenmesi için güçlerinizi birleþtirin. Ya Kanlý Kavgalý Savaþ, Ya Yokoluþ. Sorun bu kadar açýk ve amansýz konmuþtur artýk. Çözüm sizde, sizin kendi ellerinizdedir. YAÞASIN ÝÞÇÝLERÝN MÜCADELE BÝRLÝÐÝ! FABRÝKALAR TARLALAR SÝYASÝ ÝKTÝDAR HERÞEY EMEÐÝN OLACAK! * SEKA direniþi için yayýnladýðýmýz bildiri. ÝKÝTELLÝ AYIÞIÐI NDA FÝLM GÖSTERÝMÝ Ýkitelli Ayýþýðý Sanat Merkezi nde, 6 Þubat Pazar günü sinevizyon etkinlikleri kapsamýnda, Dünyayý Sarsan On Gün filminin gösterimi yapýldý. Etkinliðe yoðun bir ilgi vardý, yaklaþýk 70 kiþilik bir katýlýmla etkinliðimizi gerçekleþtirdik. 13 Þubat Pazar günü ise, Tanya þiir dramatizasyonu ve Yýlmaz Güney in Arkadaþ filminin gösterimi yapýlacak. Özellikle iþçilerin yoðun ilgi gösterdikleri etkinlikler, devam edecek. Ýkitelli Ayýþýðý Sanat Merkezi Hayatý Yaratan Biz Ýþçileriz Merhaba Mücadele Birliði Okurlarý; Ben Gazi Mahallesi nden DÝK li bir iþçiyim. Arkadaþlar, sizlerle düþüncelerimi paylaþmak istiyorum. Gün geçtikçe iþçilere ve e- mekçilere saldýrýlar artýyor. Ýþten kovulmalarla karþý karþýya kalýyoruz, ceplerimizdeki son paralara kadar soyuluyoruz. Son somut örneði göstermek gerekirse, SEKA Kaðýt Fabrikasý nýn kapatýlmasý... Bizler, iþçiler olarak, TV lerdeki boþ magazin haberlere ve yoz kültüre karþý durmalýyýz. Bizlerin yapamayacaðý hiçbir þey yoktur. Biz durduðumuz zaman hayat durur. Bizler, birlikte çalýþtýðýmýz iþyerlerinde birlik olursak, her türlü zorluklara göðüs gereriz. Ben kendime DÝK liyim diyorum, neden mi? Sizlere ilk önce DÝK i açýklayayým. DÝK, Devrimci Ýþçi Komiteleri dir. Bütün iþçiler, kendi komitelerini kurup, her þeye kendileri karar vermelidir. Ýþyerlerindeki ustabaþý, müdür ve patron iþbirliklerine biz, DÝK le karþý durmalýyýz. Biz iþçiler, sosyalist basýnýmýzý okuyup bilinçlenmeliyiz, olabildiðince kitap okumalýyýz. Ve oturduðumuz emekçi semtlerde varsa kültür sanat merkezlerine giderek oradaki arkadaþlarla sohbet etmeliyiz. Benim oturduðum semtte Ayýþýðý Sanat Merkezi var ve bu açýdan çok þanslýyým, istediðim zaman kitap okuyabiliyorum. Ve bütün iþçilerin kendilerini geliþtirmesi gerek. Hiçbir zaman bana dokunmayan yýlan bin yaþasýn dememeliyiz. Bugün SE- KA daysa özelleþtirme, yarýn bizlerin baþýna gelebilir. Son olarak deðerli arkadaþlar, þunu tekrar etmek istiyorum, Biz durursak hayat durur. Unutmayalým, hayatý yaratan biz iþçileriz. YAÞASIN DEVRÝMCÝ ÝÞÇÝ KOMÝTELERÝ! FABRÝKALAR TARLALAR SÝYASÝ ÝKTÝDAR HERÞEY E- MEÐÝN OLACAK! Gazi den DÝK li Bir Ýþçi

21 BES den Kararlý Eylem Programý Uzun süreden bu yana kamu emekçileri hareketi suskun. Yapýlacak iþler hep birilerine havale edilir durumda. Sendika þubeleri Genel Merkezlerinden, Genel Merkezler KESK ten ve þubelerinden, KESK E- mek Platformundan ve baðlý sendikalarýndan hareketlenme bekleye dursun; BES Genel Kurulu, Merkez Temsilciler Kurulu ve Baþkanlar Kurulu kararlarýný hayata geçirmek üzere eylem takvimi hazýrladý ve 27 Ocak günü Ankara da Güvenpark ta olmak ü- zere bir çok ilde basýn açýklamalarýyla eylem programýný açýkladý. Eylem programýna göre; 4 Þubat günü iþyerleri önünde oturma eylemi-basýn açýklamalarý yapýldý. Ankara da biri Defterdarlýk olmak üzere, sekiz iþyeri önünde eylem gerçekleþti. 9 Þubat günü merkezi basýn açýklamalarý Ankara da Ulus-Heykel de gerçekleþtirilirken, bir çok ilde basýn açýklamalarýný merkezi yerlerde yaptý. Eylem programýnýn bundan sonraki ayaðýný, 22 Þubat Salý günü Ýstanbul dan yola çýkacak yürüyüþ kolunun (Kocaeli, Bursa, Eskiþehir güzergahý izlenerek) 25 Þubat Cuma günü Ankara ya varmasý oluþturuyor. Ankara da kitleyle Lider Kargo Ýþçilerine Emeðe Ezgi Müzik Grubundan Ziyaret buluþma saðlanarak BES in oluþturduðu taleplerin kitlesel basýn açýklamasýyla Baþbakanlýða iletilmesi planlanýyor. Taleplerine cevap alýnamadýðýnda ise BES 4 Mart günü iþ býrakacak. Bunca hareketsizliðin yaþandýðý bir süreçte BES doðru bir iþ yapýyor, kitleleri hareketlendirmeyi hedefliyor. Sonuna kadar sarsýlmadan götürmesi halinde, BES in yaptýklarý sürece ýþýk tutacak, eylem programlarýnýn basitten karmaþýða, kolaydan zora, yerelden merkeziye taþýnmasý, geliþtirilmesinin baþarýsý, uzun zamandan sonra yeniden, hayata geçirilecektir. Özelde kamu emekçileri hareketini, genelde tüm sendikal hareketi hareketlendirebilecek unsurlar taþýyan eylem programý tüm kesimler tarafýndan olduðu gibi devrimcilerce de desteklenmelidir. BES in ortaya koyduðu hedeflere varabilmesi için bu destek önemlidir, kamu emekçilerinin ve sendikalarýnýn içinde bulunduðu kendine güvensizliðin yýkýlmasý için bu destek þarttýr. YAÞASIN DEVRÝMCÝ EMEKÇÝLERÝN MÜCADELE BÝRLÝÐÝ! Lider Kargo iþçilerine destek olmak için 9 Þubat Çarþamba günü Ýkitelli deki Lider Kargo önünde toplandýk. Amacýmýz, sendikal mücadelede örgütlenen ve bu nedenle iþten çýkarýlan Lider Kargo iþçilerinin bu onurlu eylemlerinde her zaman için yanlarýnda olduðumuzu göstermekti. Grev yerine gittiðimizde orada bulunan iþçiler bizleri Yaþasýn Ýþçilerin Mücadele Birliði, Zafer Direnen Emekçinin Olacak sloganlarýyla karþýladýlar. Havanýn o dondurucu soðuðunda onlarý yalnýz býrakmadýðýmýzý gördüklerinde yüreklerindeki sevinç adeta gözlerine vurmuþtu iþçilerin Ýlk önce tanýþmalar ve daha sonra durumlarý hakkýnda konuþmaya baþladýk. Ýlk önce greve ne zaman ve niçin baþladýklarýný anlattýlar. Nasýl sendikal örgütlenmeyi seçtikleri için iþten atýldýklarýný anlattýlar. Kasým 2004 de baþlamýþlar greve. Bu grevin sesini duyurabilmek için bir dizi basýn açýklamasý yapmýþlar ve dört gün gözaltýnda kalmýþlar. Ama ne gözaltýlar ne de havanýn o dondurucu soðuðu yýldýramýyor iþçileri. Ýþyerlerinin önünde çadýr bile kurmalarýna izin verilmemesine raðmen iþçiler greve devam ediyorlar. Biz de Emeðe Ezgi Müzik Grubu olarak müziðimizle onlarýn yanlarýndaydýk. Ýlk önce Yarýnlara giden yolda yürekler kenetleniyor/ alanlarda türkülerle e- mekçiler direniyor sözleriyle baþlayan Haydi Gel isimli bestemizle baþladýk türküler söylemeye en son Avusturya iþçi marþýyla bitirdik dinletimizi. Ayrýlýrken gözlerindeki sevinci artýk dýþarýya vurmuþlardý. Bizi burada ziyaret eden tek müzik grubu sizsiniz, sizlere teþekkür ediyoruz, saðolun demeleri bizleri o kadar sevindirmiþti ki Bizlerin sürekli onlarýn yanýnda olacaðýmýz bildirerek; Yaþasýn Ýþçilerin Mücadele Birliði sloganýyla sonlandýrdýk ziyaretimizi. Emeðe Ezgi Müzik Grubu 35. Sayý / 16 Þubat-2 Mart

22 SEÇÝM DEÐÝL DEVRÝM DEVRÝM ABD postallarý altýndaki Irak ta, seçimlerin yapýldýðý sýralarda tüm dünyada olduðu gibi Türkiye de de eylemler yapýldý. Ýþgal altýndaki I- rak ta direniþçilere destek ve ABD ye lanet eylemleri, dünyanýn her yerinde sürüyor. Seçim sürecine giren Irak halký, seçimlerin silahlarýn gölgesi altýnda yapýldýðýný biliyor. Bu nedenle halkýn büyük çoðunluðu, bu seçimlere katýlmayacaðýný a- çýklýyor. Irak taki seçimleri protesto amacýyla 30 Ocak Pazar günü da Kadýköy Meydaný nda, Irak ta Savaþa Hayýr Koordinasyonu tarafýndan bir miting düzenlendi. Haydarpaþa Numune Hastanesi önünde daha sabahtan toplanan insanlarýn karþýsýna polisin yýðýlmasý, kitlenin kararlýlýðýný etkilemedi. Burada Mücadele Birliði tarafýndan baþlatýlan sloganlar, daha sonra dalga dalga yayýldý. Bir süre sonra baþlayan eylemin önü, polis tarafýndan kesildi; yapýlan görüþmeler sonucu yol açýldý ve kitle yürümeye baþladý. Ýþgale Direnen Irak Halký Seçim Oyununu Bozacak pankartý arkasýnda kortej oluþturan ve kendi pankartlarý bayraklarý ile katýlan devrimci kitle örgütleri, Kadýköy Meydaný na doðru yürüyüþe geçti. Irak ta Ýþgalle Kardeþleþ pankartýyla en önlerde yerini alan Mücadele Birliði de gür sloganlarýyla Kadýköy Meydaný nda oluþan kortej düzeninde yerini aldý. Mücadele Birliði, Irak ta Namlular Ýþgalcilere, Irak ta Tek Çözüm Ya Devrim Ya Ölüm, Seçim Deðil, Devrim Devrim, Kahrolsun Emperyalizm Yaþasýn Devrim ve Sosyalizm, Irak Halký Devrimle Özgürleþecek sloganlarýyla, Irak halkýnýn tek kurtuluþunun ABD emperyalizmine ve iþgale karþý savaþmakta olduðunu, çözümün seçimde deðil devrimde olduðunu gösteriyordu. Koordinasyon tarafýndan okunan basýn açýklamasýndan sonra, Grup Gece Tutuþtu, Grup Vardiya ve Grup Yorum türküler söylediler. Tohum Kültür Merkezi tarafýndan Irak taki seçimleri anlatan bir tiyatro oynandý. Oynan tiyatroda ABD lileri taþ yaðmuruna tutan I- rak lýlar, daha sonra ABD bayraðýný ve temsili seçim sandýðýný yaktý. Mitingden sonra Mücadele Birliði korteji, sloganlarla Kadýköy otobüs duraðýna yürüdü. Burada, atýlan sloganlardan sonra daðýnýldý. ÝZMÝR DE NAZIM ANMASI 15 Ocak Büyük usta bugün doðdu. 103 yýldýr yaþýyor Nazým Usta Biz, Ýzmir in bir iþçi-emekçi semtinde yaþayan iþçi-emekçi Leninistler o- larak, Nazým Usta nýn 103. yaþ gününü bir etkinlikle kutladýk. Etkinliðimiz, bir yoldaþýmýzýn Devrim Yolunda Leninist Saflara! baþlýklý; insanlarýn gündüzlerinde sömürülmediði, gecelerinde aç yatýlmadýðý bir dünya için, devrim için, demokratik halk iktidarý için, sosyalizm için, Devrimci Ýþçi Komiteleri (DÝK), Devrimci Emekçi Komiteleri (DEK) ve Devrimci Öðrenci Birliði nde (DÖB) örgütlenmeye çaðýran bir bildiriyi okumasýyla baþladý. Bir diðer yoldaþýmýzýn, komünist þair Nazým Hikmet in yaþamýna dair bir yazý okumasýyla devam eden etkinliðimiz, þiir grubumuzun, Yaþama Dair, Zafere Dair, Açlýk Ordusu Yürüyor, Yürümek, Dünyanýn En Tuhaf Mahluku, Karanlýkta Kar Yaðýyor vb. þiirlerin okunmasýyla son bulduðunda, etkinliðe katýlanlarýn yüreklerinin ýþýldadýðý ne kadar da belliydi Daha sonra etkinliðimize genel bir sohbetle devam ettik. Nazým, zulmün izleriyle gelmiþti bizimle tanýþmaya. Parlayan yüreklerimizle karþýladýk onu Zekasýný zekamýzla yoðurduk. Tarihsel materyalizmi ve diyalektiði ozanlýk gücüyle uzun uzun anlattý bize Sessizliðin kör düðüme dönüþtüðü yerde, kulaklarý çýnlatan bir bakýþ sundu Günün aðarmasýný bekleme cesaretini ve disiplinini göstererek Bizim Nazým, Vatan hainliðine devam ediyor hala. Pablo Neruda nýn dediði gibi Böyle olduðun için teþekkürler. DÜNYA EMEÐÝN OLACAK! Ýzmir den Genç Leninistler Sayý / 16 Þubat-2 Mart 2005

23

24

DEVRÝMÝN GELÝÞÝMÝ ve Küçük-Burjuva Hareketin Yalpalamasý

DEVRÝMÝN GELÝÞÝMÝ ve Küçük-Burjuva Hareketin Yalpalamasý DEVRÝMÝN GELÝÞÝMÝ ve Küçük-Burjuva Hareketin Yalpalamasý 38. Sayý / 30 Mart-13 Nisan 2005 Devrimci dönemlerin kitle örgütlenme araçlarý genel olarak komitelerdir. Komiteler, komiteleþme üzerine düþünen

Detaylı

Yeni bir dönem açılıyor: Mali çöküş, depresyon, sınıf mücadelesi

Yeni bir dönem açılıyor: Mali çöküş, depresyon, sınıf mücadelesi Yeni bir dönem açılıyor: Mali çöküş, depresyon, sınıf mücadelesi Devrimci Marksizm Yayın Kurulu Uzun vadede bu felâket konusunda suçun nasýl daðýtýlacaðý çok þeyi belirleyecektir. Ýþte bu, önemli bir entelektüel

Detaylı

TMMOB DANIÞMA KURULU 2. TOPLANTISI YAPILDI

TMMOB DANIÞMA KURULU 2. TOPLANTISI YAPILDI TMMOB DANIÞMA KURULU 2. TOPLANTISI YAPILDI TMMOB Danýþma Kurulu 38. Dönem 2. Toplantýsý 16 Nisan 2005'te Ankara'da TMMOB çalýþmalarý üzerine bilgilendirme ve TMMOB çalýþmalarýnýn deðerlendirilmesi gündemi

Detaylı

Tarihte, Günümüzde ve Devrimci Mücadelede Kadýnlar

Tarihte, Günümüzde ve Devrimci Mücadelede Kadýnlar Tarihte, Günümüzde ve ERÝÞ YAYINLARI Bu broþüre yer alan yazýlardan "Tarihte ve Günümüzde Emekçi " yazýsý, Kurtuluþ Cephesi'nin Mart-Nisan 1997 tarihli 36. Sayýsýnda; " " yazýsý, Kurtuluþ Cephesi'nin Mart-Nisan

Detaylı

SAÐLIKTA ÖZELLEÞTÝRME

SAÐLIKTA ÖZELLEÞTÝRME Doç. Dr. Ýlker BELEK Akdeniz Üniversitesi Týp Fakültesi Halk Saðlýðý Anabilim Dalý Öðretim Üyesi SAÐLIKTA ÖZELLEÞTÝRME Burjuva Sýnýf Saldýrýsýnýn Tepe Noktasý Yukarýda tanýmlanan saðlýk sistemi yapýsý

Detaylı

DEVRÝM ÝÇÝN SAVAÞMAYANA SOSYALÝST DENMEZ!

DEVRÝM ÝÇÝN SAVAÞMAYANA SOSYALÝST DENMEZ! DEVRÝM ÝÇÝN SAVAÞMAYANA SOSYALÝST DENMEZ! Silahlý Propaganda ve Gerilla Savaþý Nikaragua da Devrim ve Seçim Proletarya ve Sosyalist Siyasal Bilinç Demokratik Muhalefette Demokrat! Türkiye Devriminde Kürt

Detaylı

ZUBRÝTSKÝ, MÝTROPOLSKÝ, KEROV KAPÝTALÝST TOPLUM ERÝÞ YAYINLARI. Kapitalist Toplum

ZUBRÝTSKÝ, MÝTROPOLSKÝ, KEROV KAPÝTALÝST TOPLUM ERÝÞ YAYINLARI. Kapitalist Toplum ZUBRÝTSKÝ, MÝTROPOLSKÝ, KEROV KAPÝTALÝST TOPLUM ERÝÞ YAYINLARI 1 2 SEKÝZÝNCÝ BASKI KAPÝTALÝST TOPLUM ZUBRITSKI, MITROPOLSKI, KEROV, KUZNETSOV, GRETSKI, LOZOVSKl, KOLOSSOV 3 Y. Kuznetsov [Birinci ve Üçüncü

Detaylı

sayý 94 yýl : 17 MART - NÝSAN 2009

sayý 94 yýl : 17 MART - NÝSAN 2009 sayý yýl : 7 MART - NÝSAN 200 TEKNÝK GEZÝLERÝMÝZ DEVAM EDÝYOR eskisehir.mmo.org.tr No lu telefonu çevirin en yakýn Makina Mühendisleri Odasý Þubesi karþýnýzda olacaktýr. Cep telefonu ile arayan üyelerimiz

Detaylı

EKONOMÝDE GELÝÞMELER

EKONOMÝDE GELÝÞMELER 03 Þubat 2011 Perþembe Kemal AKAR Ýl Baþkan Yard. Ekonomi Ýþleri EKONOMÝDE GELÝÞMELER Kiþi Baþýna Milli Gelir 10 Bin Dolarý Aþtý Teþkilatýmýzýn Deðerli Mensuplarý, Kýymetli Yol Arkadaþlarým, Ak Parti bayraðýnýn

Detaylı

Alt Üst O luþ Sýnýflar mücadelesinin geliþmesi ve temelindeki

Alt Üst O luþ Sýnýflar mücadelesinin geliþmesi ve temelindeki Yeni Evrede Başyazı Alt Üst O luþ Sýnýflar mücadelesinin geliþmesi ve temelindeki nesnel geliþmeler, sürecin yoðunluðuna göre karþýmýza kýsa sürede ya da daha uzun sürede yeni durumlarý çýkarýr. Günümüzde

Detaylı

ADRES: Akyol Mah. Þaban Sok. No:2/6 ANTEP TELEFON NO: 0( 342) 230 38 74

ADRES: Akyol Mah. Þaban Sok. No:2/6 ANTEP TELEFON NO: 0( 342) 230 38 74 Merhaba, Yeni yýlýn bu ilk sayýsýnda sizlerle birlikte olmaktan büyük bir sevinç duyuyoruz. Yeni yýlda umutlarýmýzýn daha da büyümesini, yeni bir devrim dalgasýnýn tüm dünyayý sarmasýný diliyoruz. Kapitalizmin

Detaylı

Bazen tam da yeni keþfettiðiniz, yeni tanýdýðýnýz zamanda yitirirsiniz güzellikleri.

Bazen tam da yeni keþfettiðiniz, yeni tanýdýðýnýz zamanda yitirirsiniz güzellikleri. C i h a n D e m i r c i Damdaki Mizahçý 90 Yaþýnda Eskimeyen Bir Usta: Haldun Taner Bazen tam da yeni keþfettiðiniz, yeni tanýdýðýnýz zamanda yitirirsiniz güzellikleri. 1986'da yitirdiðimiz Haldun Taner

Detaylı

Ýstanbul hastanelerinde GREV!

Ýstanbul hastanelerinde GREV! Ýstanbul hastanelerinde GREV! Onaylayan Administrator Wednesday, 20 April 2011 Orijinali için týklayýn Doktorlar, hemþireler, eczacýlar, diþ hekimleri, hastabakýcýlar, týp fakültesi öðrencileri ve taþeron

Detaylı

DÜNYA PROLETARYASI. kent ve kýr arasýnda bölünmeyi sürdürür.

DÜNYA PROLETARYASI. kent ve kýr arasýnda bölünmeyi sürdürür. DÜNYA PROLETARYASI Proletarya Kapitalizmin geliþmesi ve sermaye birikiminde artýþ demek, proletaryanýn da büyümesi anlamýna gelmektedir. Bu büyüme, belli alanlardan, dünyaya doðrudur. Kapitalizm görüldüðü

Detaylı

KANUNSUZ TALÝMATLARI YERÝNE GETÝRMEK ZORUNDA DEÐÝLSÝNÝZ. Çünkü Anayasa ve yasalar bizden yana: 2 Nisan 2007 Onlarca film ve dizi, 3 yýllýðýna kiraya verildi. TRT ye 40 milyon dolar gelir getirmesi gerekirken,

Detaylı

Saðlýk çalýþanlarý GöREV'de

Saðlýk çalýþanlarý GöREV'de Saðlýk çalýþanlarý GöREV'de Onaylayan Administrator Wednesday, 20 April 2011 Orijinali için týklayýn Saðlýk emekçilerinin 2 gün süren grevleri baþladý. Ülke genelindeki hastanelerin nereyse tamamýnda hastanede

Detaylı

Onuruna sahip çýk! Sýnýfa Karþý Sýnýf Kurultayý'na güç ver!

Onuruna sahip çýk! Sýnýfa Karþý Sýnýf Kurultayý'na güç ver! Ýþçi Bülteni Özel Sayýsý: 69 OSB-ÝMES Ýþçi Bülteni Ýþçi sýnýfýnýn kurtuluþu kendi eseri olacaktýr! Mayýs 2006 Fiyatý 25 YKr Onuruna sahip çýk! Sýnýfa Karþý Sýnýf Kurultayý'na güç ver! Geçtiðimiz kýþ aylarýnda

Detaylı

20 EKÝM DE ALANLARDAYIZ

20 EKÝM DE ALANLARDAYIZ TÜRK MÜHENDÝS VE MÝMAR ODALARI BÝRLÝÐÝ Ekim 2002/Sayý 25 HABER BÜLTENÝ TMMOB 37. DÖNEM 1. DANIÞMA KURULU 14 EYLÜL 2002 DE TOPLANDI 20 EKÝM DE ALANLARDAYIZ Ülkemize, Mesleðimize, Geleceðimize Sahip Çýkýyoruz

Detaylı

Enternasyonalist Komünist Birlik (EKB)

Enternasyonalist Komünist Birlik (EKB) Enternasyonalist Komünist Birlik (EKB) RUSYA DA KARÞI- DEVRÝM VE KAPÝTALÝZMÝN GELÝÞMESÝ geocities.com/icgcikg/turkish RUSYA DA KARÞI-DEVRÝM VE KAPÝTALÝZMÝN GELÝÞMESÝ Devrimin ve Karþý-Devrimin Bilânçosuna

Detaylı

Sendikaların krizi mi, sosyalistlerin krizi mi?

Sendikaların krizi mi, sosyalistlerin krizi mi? Sendikaların krizi mi, sosyalistlerin krizi mi? Sungur Savran Günümüzde sosyalistler arasýnda sendikalar konusundaki en yaygýn tavýr aðlaþmaktýr. En yaygýn kelime ise kriz. Sosyalist solun çok büyük bir

Detaylı

Enternasyonalist Komünist Birlik (EKB) ULUSAL EFSANESÝ VE. geocities.com/icgcikg/turkish

Enternasyonalist Komünist Birlik (EKB) ULUSAL EFSANESÝ VE. geocities.com/icgcikg/turkish Enternasyonalist Komünist Birlik (EKB) ULUSAL KURTULUÞ EFSANESÝ VE KOMÜNÝZM geocities.com/icgcikg/turkish ÖNSÖZ YERÝNE Ýlkin 1981 yýlýnda ispanyolca yazýlmýþ ve yayýmlanmýþ bu makale, daha sonra fransýzca

Detaylı

büyük deðiþiklikler yaratmýþtýr. Halk burjuva partilerinin

büyük deðiþiklikler yaratmýþtýr. Halk burjuva partilerinin OCAK 1999 SAYI: 12 DEVRÝM ÝÇÝN SAVAÞMAYANA SOSYALÝST DENMEZ KENDÝMÝZLE OLAN SAVAÞI AÞI KAZANMALI VE ÖRGÜTLENMELÝYÝZ DURSUN KARATAÞ... Beynimizde, hücrelerimizde burjuvaziye, düzene ait ne varsa söküp atmalýyýz.

Detaylı

NATO DAÐITILACAK BASKILAR BÝZÝ YILDIRAMAZ

NATO DAÐITILACAK BASKILAR BÝZÝ YILDIRAMAZ Merhaba, Bu sayýmýzý da aðýrlýklý olarak Türkiye de yapýlan NATO Zirvesi gündemiyle çýkarýyoruz. Zirve süresince yaþanan sýcak geliþmeler, internet üzerinden baþka basýn yayýn kuruluþlarýna gönderildi.

Detaylı

DEVRİM KOLEKTİF DEHADIR Toplumda her gün tekrarlanan, olup biten olaylara yüzeysel bakmak yaygındır, neredeyse bir düşünce sistemi özelliği

DEVRİM KOLEKTİF DEHADIR Toplumda her gün tekrarlanan, olup biten olaylara yüzeysel bakmak yaygındır, neredeyse bir düşünce sistemi özelliği DEVRİM KOLEKTİF DEHADIR Toplumda her gün tekrarlanan, olup biten olaylara yüzeysel bakmak yaygındır, neredeyse bir düşünce sistemi özelliği kazanmıştır. Özel mülkiyet ilişkilerine dayalı düşünce biçimi

Detaylı

ÜCRETLÝ EMEK VE SERMAYE ÜCRET, ÝYAT VE KÂR

ÜCRETLÝ EMEK VE SERMAYE ÜCRET, ÝYAT VE KÂR KARL MARKS ÜCRETLÝ EMEK VE SERMAYE ÜCRET, ÝYAT VE KÂR ERÝÞ YAYINLARI Karl Marks 1 ÜCRETLÝ EMEK VE SERMAYE ÜCRET, ÝYAT VE KÂR KARL MARKS [75], Aralýk 1847 nin ikinci yarýsýnda kendisi tarafýndan verilen

Detaylı

Liderlik Üzerine Bir Analiz

Liderlik Üzerine Bir Analiz Liderlik Üzerine Bir Analiz Liderlik Üzerine Bir Analiz Gerçekte lider ve liderlik kavramlarý iþletme yönetimi ve örgütsel davranýþ literatüründe her zaman önem taþýmýþtýr. Liderlik ile bilimsel çalýþmalar

Detaylı

SOSYAL BÝLÝMLER 1 TESTÝ (Sos 1)

SOSYAL BÝLÝMLER 1 TESTÝ (Sos 1) Dershanede doðru þýkkýnýz SOSYAL BÝLÝMLER1 TESTÝ (Sos1) Bu testte sýrasýyla, Tarih (113) Coðrafya (1423) Felsefe (2430) ile ilgili 30 soru vardýr. 1. Tarih öncesinde yaþayan insanlar, araç gereç yapýmýnda

Detaylı

TAKIM KURMA. 4) Üyeler arasýnda yüksek derecede güven duygusu geliþmiþtir. 2. TAKIM ÝLE ÇALIÞMA GRUBU ARASINDAKÝ FARKLILIKLAR :

TAKIM KURMA. 4) Üyeler arasýnda yüksek derecede güven duygusu geliþmiþtir. 2. TAKIM ÝLE ÇALIÞMA GRUBU ARASINDAKÝ FARKLILIKLAR : NOT : Bu bölüm önümüzdeki günlerde Prof.Dr. Hüner Þencan ýn incelemesinden sonra daha da geliþtirilerek son halini alacaktýr. Zaman kaybý olmamasý için büyük ölçüde- tamamlanmýþ olan bu bölüm web e konmuþtur.

Detaylı

ÝLKER BAÞBUÐ'UN AÇIKLAMALARI

ÝLKER BAÞBUÐ'UN AÇIKLAMALARI ÝLKER BAÞBUÐ'UN AÇIKLAMALARI Türk Kardeþlik Merkezi GENELKURMAY BAÞKANI ORGENERAL ÝLKER BAÞBUÐ UN TELEVÝZYON PROGRAMINDA YAPTIKLARI AÇIKLAMALAR(TAM METÝN)( 05 Temmuz 2010 ) Uður DÜNDAR : Sayýn Genelkurmay

Detaylı

Olmak ya da Olmamak. Cumhuriyetin temel niteliklerine

Olmak ya da Olmamak. Cumhuriyetin temel niteliklerine 2007y ý l ý ü l k e - m i z için bir ol-mak ya da olmamak savaþýna sahne olacaða benziyor. AKP, çeþitli kesimlerden gelen uya-rýlara raðmen ülkemizi bir is-lâm devletine dönüþtürme tutkusundan vazgeçmedi,

Detaylı

POLÝTÝK MÜCADELE. Proletaryanýn nihai (sonal) amacý sýnýfsýz toplumdur,

POLÝTÝK MÜCADELE. Proletaryanýn nihai (sonal) amacý sýnýfsýz toplumdur, POLÝTÝK MÜCADELE Proletaryanýn nihai (sonal) amacý sýnýfsýz toplumdur, komünizmdir. Bu amaca ancak politik mücadele yoluyla varýlýr. Bunun dýþýndaki yollar, yalnýzca iþçi sýnýfýný amacýndan uzaklaþtýrýr

Detaylı

Yaz l Bas n n Gelece i

Yaz l Bas n n Gelece i Emre Aköz Yeni Okur-Yazarlar ve Gazetelerin Geleceği ABD li serbest gazeteci Christopher Allbritton õn yaşadõklarõ bize yazõlõ medyanõn (ki bu tabirle esas olarak gazeteleri kastediyorum) geleceği hakkõnda

Detaylı

Ýçindekiler Kayseri Ýli Yardým Derneði Ýstanbul Þubesi Adýna Sahibi, Dernek Baþkaný Yayýn Yönetmeni Sorumlu Yazý Ýþleri Müdürü M. Orhan CEBECÝ Dergi Komisyonu Gamze POSTAAÐASI Rýfat DEDEMAN Danýþma Kurulu

Detaylı

Marksizm Nedir? Karl Marx

Marksizm Nedir? Karl Marx ÝÇÝNDEKÝLER Birinci Bölüm: MARKSÝZM NEDÝR? Giriþ Marksizmin sýnýf temeli Marksizmin bilimselliði Pratikten teoriye -Marksizmin birliði Ýkinci Bölüm: MARKSÝZMÝN REVÝZYONLARI Giriþ Kautskyizm Stalnizm Üçüncü

Detaylı

www.tukcev.org.tr www.tupadem.hacettepe.edu.tr Editörler: Prof. Dr. Müberra Babaoðul Araþ. Gör. Uzm. E. Betül Sürgit

www.tukcev.org.tr www.tupadem.hacettepe.edu.tr Editörler: Prof. Dr. Müberra Babaoðul Araþ. Gör. Uzm. E. Betül Sürgit Sanayi ve Ticaret Bakanlýðý nýn katkýlarý ile Tüketici ve Çevre Eðitim Vakfý (TÜKÇEV) ve Hacettepe Üniversitesi, Tüketici - Pazar - Araþtýrma - Danýþma - Test ve Eðitim Merkezi (TÜPADEM) ortak çalýþmasý

Detaylı

Sendikal harekette bir intihar denemesi : Toplumsal Hareket Sendikacılığı

Sendikal harekette bir intihar denemesi : Toplumsal Hareket Sendikacılığı Sendikal harekette bir intihar denemesi : Toplumsal Hareket Sendikacılığı Kurtar Tanyılmaz Giriş Gerek dünyada gerekse Türkiye de 80 li yýllardan günümüze sermayeemek çatýþmasýnýn en somut olarak açýða

Detaylı

PricewaterhouseCoopers CEO Araştõrmasõ

PricewaterhouseCoopers CEO Araştõrmasõ PricewaterhouseCoopers CEO Araştõrmasõ Yönetici Özeti Giriş PricewaterhouseCoopers õn 7. Yõllõk Global CEO Araştõrmasõ Riski Yönetmek: CEO larõn Hazõrlõk Düzeyinin Değerlendirilmesi, mevcut iş ortamõ ve

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN İŞ DÜNYASI BAKIŞ AÇISIYLA TÜRKİYE DE YOLSUZLUK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN İŞ DÜNYASI BAKIŞ AÇISIYLA TÜRKİYE DE YOLSUZLUK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN İŞ DÜNYASI BAKIŞ AÇISIYLA TÜRKİYE DE YOLSUZLUK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI 26 Kasım 2014 İstanbul, Sabancı Center TÜSİAD İş Dünyası Bakış Açısıyla Türkiye de

Detaylı

3. Eðitim - Öðrenim ve Saðlýk Kýrsal yörelerde (köylerde) eðitim ve saðlýk

3. Eðitim - Öðrenim ve Saðlýk Kýrsal yörelerde (köylerde) eðitim ve saðlýk A) Göçler Göçler ikiye ayrýlýr. a. Ýç göçler: Bir ülke içinde bir bölgeden bir baþka bölgeye ya da bir kentten bir baþka kente yapýlan göçtür. Kýsaca ayný ülke içinde yapýlan göçlerdir. Ýç göçler ülkenin

Detaylı

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı. Filistin ile yatıp, Gazze ile kalkıyoruz.

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı. Filistin ile yatıp, Gazze ile kalkıyoruz. - Günlük siyaset acının üstünü nasıl örter? - Gazze yi ve Filistin i içselleştirmek yerine farz olarak görenlerin destansı trajik hali - BM Genel Sekreteri, AKP Kadın Kolları ve Hrant Dink Ortak paydası

Detaylı

KURTULUÞ CEPHESÝ. Sakýp Sabancý sýz Seçimlerin Sayýsal Sonuçlarý Üzerine. Büyük Kentlerin Seçim Sonuçlarý

KURTULUÞ CEPHESÝ. Sakýp Sabancý sýz Seçimlerin Sayýsal Sonuçlarý Üzerine. Büyük Kentlerin Seçim Sonuçlarý H Anti-Emperyalist ve Anti-Oligarþik Mücadelede KURTULUÞ CEPHESÝ Zafer Bizim Olacaktýr! http://www.kurtuluscephesi.com YIL: 13 SAYI: 70 Kasým-Aralýk 20 Sakýp Sabancý sýz Seçimlerin Sayýsal Sonuçlarý Üzerine

Detaylı

1968: Bir Devrimci Dalganın Adı

1968: Bir Devrimci Dalganın Adı 1968: Bir Devrimci Dalganın Adı Sungur Savran Devrimler dalgalar halinde gelir. Bu önermenin biri zamanla, biri mekânla ilgili iki boyutlu bir anlamý var. Ýþin zamanla ilgili boyutu açýsýndan, devrimler

Detaylı

A NADOLU I SUZU Y ILLIK R APOR. isuzu ANADOLU GRUBU

A NADOLU I SUZU Y ILLIK R APOR. isuzu ANADOLU GRUBU A NADOLU I SUZU Y ILLIK R APOR 2001 isuzu Y ý l l a r c a Y o l l a r c a Þ a m p i y o n ANADOLU GRUBU 2 Ý ÇÝNDEKÝLER Yönetim Kurulu Baþkaný nýn mesajý 3 Genel Müdür ün mesajý 4 Anadolu Grubu 5 Anadolu

Detaylı

Soðaným da kar gibi Elma gibi, nar gibi Kim demiþ acý diye, Cücüðü var bal gibi

Soðaným da kar gibi Elma gibi, nar gibi Kim demiþ acý diye, Cücüðü var bal gibi BÝRÝNCÝ BÖLÜM 1 Dünya döndü Son ders zili çalýnca tüm öðrenciler sevinç çýðlýklarý atarak okulu terk etti. Ýkili öðretim yapýlýyordu. Sabahçýlar okulu boþaltýrken, öðleci grup okula girmeye hazýrlanýrdý.

Detaylı

SÖZCÜKTE ANLAM. Gerçek Anlam Yan Anlam Mecaz Anlam Terim Anlam Sözcükler Arasý Anlam Ýliþkileri Anlam Olaylarý Söz Öbeklerinde Anlam

SÖZCÜKTE ANLAM. Gerçek Anlam Yan Anlam Mecaz Anlam Terim Anlam Sözcükler Arasý Anlam Ýliþkileri Anlam Olaylarý Söz Öbeklerinde Anlam SÖZCÜKTE ANLAM 1 Gerçek Anlam Yan Anlam Mecaz Anlam Terim Anlam Sözcükler Arasý Anlam Ýliþkileri Anlam Olaylarý Söz Öbeklerinde Anlam BADEM AÐACI Ýlkbahar gelmiþti. Hava bazen çok güzel oluyordu. Güneþ

Detaylı

Devrimler her ülkenin koþullarýna göre gerçekleþse

Devrimler her ülkenin koþullarýna göre gerçekleþse Yeni Evrede Baþyazý DEV RÝ ME Ý YÝ HA ZIR LAN MAK Devrimler her ülkenin koþullarýna göre gerçekleþse de, devrimlerin ortak yönleri ve ortak yasalarý var. Bu ortak yasalar, kendi somutunda yapýlan devrimlerin

Detaylı

Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý.

Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý. Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý. Üstüne, günlerin yorgunluðu çökmüþtü. Bunu ancak oyunla atabilirdi. Caný oyundan

Detaylı

TÜRK-RUS ÝLÝÞKÝLERÝ: SORUNLAR VE FIRSATLAR. Prof. Dr. Ýlter TURAN

TÜRK-RUS ÝLÝÞKÝLERÝ: SORUNLAR VE FIRSATLAR. Prof. Dr. Ýlter TURAN TÜRK-RUS ÝLÝÞKÝLERÝ: SORUNLAR VE FIRSATLAR Prof. Dr. Ýlter TURAN 63 TÜRK-RUS ÝLÝÞKÝLERÝ: SORUNLAR VE FIRSATLAR GÝRÝÞ Prof. Dr. Ýlter TURAN Türk-Rus iliþkileri tarih boyunca rekabetçi bir zeminde geliþmiþ,

Detaylı

Bush, Suudi Kralıyla petrol fiyatı konuştu

Bush, Suudi Kralıyla petrol fiyatı konuştu Bush, Suudi Kralıyla petrol fiyatı konuştu Orta Doğu gezisinin son durağı Suudi Arabistan'da bulunan ABD Başkanı George W. Bush, Suudi Kralı Abdullah'la, yüksek petrol fiyatlarının ABD'yi nasıl etkilediği

Detaylı

Konumuz sol içi cinayetler, özel olarak da Acilciler bünyesindeki cinayetler

Konumuz sol içi cinayetler, özel olarak da Acilciler bünyesindeki cinayetler Konumuz sol içi cinayetler, özel olarak da Acilciler bünyesindeki cinayetler Bir cinayetin altı elemanı vardır: Öldürülen kimdir, öldüren kimdir, cinayetin yeri, cinayet günü, nasıl öldürüldü, neden öldürüldü?

Detaylı

Karl Heinrich MARX Doç. Dr. Yasemin Esen

Karl Heinrich MARX Doç. Dr. Yasemin Esen Karl Heinrich MARX 1818-1883 Eserleri Kutsal Aile (1845) Felsefenin Sefaleti (1847) Komünist Manifesto (1848) Fransa'da Sınıf Kavgaları (1850) Ekonominin Eleştirisi (1859) Kapital (Das Kapital-1867-1894).

Detaylı

SAYIN BASIN MENSUPLARI;

SAYIN BASIN MENSUPLARI; SAYIN BASIN MENSUPLARI; BUGÜN TÜM TÜRKİYE DE, BAŞTA ULUSLARARASI SENDİKALAR KONFEDERASYONU İLE TTB OLMAK ÜZERE FİLİSTİN KATLİAMININ DURDURULMASI İÇİN ÇEŞİTLİ ETKİNLİKLER DÜZENLENMEKTEDİR. İsrail ordusunun

Detaylı

Endi eli yimserlik Kamuoyu Beklentilerinde Pozitif Trend Devam Ediyor Genel Seçim Sürecine AKP Önde Giriyor, CHP Takipte de Bahar Havasý Türkiye nin LoveMarklarý Arçelik-Adidas-Nokia-LCWaikiki-Beko Türkiye

Detaylı

EMO-Genç Yaz Eðitim Kampý Tamamlandý

EMO-Genç Yaz Eðitim Kampý Tamamlandý EMO-Genç Yaz Eðitim Kampý Tamamlandý Meslektaþ adaylarý ile birlikte üretim, toplumcu bakýþ açýsý, kamu yararý, emeðin deðeri, ülke ve dünya gündemine yönelik farkýndalýk yaratýlmasý konularý, mevcut öðrenci

Detaylı

Trump ve Arap-Sünni Beyaz Ordu : Ne bir insan, ne de bir kuruş!

Trump ve Arap-Sünni Beyaz Ordu : Ne bir insan, ne de bir kuruş! Trump ve Arap-Sünni Beyaz Ordu : Ne bir insan, ne de bir kuruş! Birleşik Devletler Başkanı Donald Trump ın geçtiğimiz haftalarda Suudi Arabistan a gerçekleştirdiği ziyaret ile bu ziyaret sırasında verdiği

Detaylı

17 ÞUBAT 2016 5. kontrol

17 ÞUBAT 2016 5. kontrol 17 ÞUBAT 2016 5. kontrol 3 puanlýk sorular 1. Tuna ve Coþkun un yaþlarý toplamý 23, Coþkun ve Ali nin yaþlarý toplamý 24 ve Tuna ve Ali nin yaþlarý toplamý 25 tir. En büyük olanýn yaþý kaçtýr? A) 10 B)

Detaylı

AYLIK KOMÜNÝST GAZETE FÝYATI: 1 TL (KDV DAHÝL) SAYI: 21 MAYIS 2011 1978 1 Mayýsý nýn Rövanþý Alýndý Bu yýlki 1 Mayýsla birlikte 1978 in rövanþý alýnmýþ oldu. 1978 1 Mayýsý sadece Ýstanbul da 12 Eylül öncesinde

Detaylı

Örgüt Kültürü. da öðrenmek isteyecektir.

Örgüt Kültürü. da öðrenmek isteyecektir. NOT : Bu bölüm önümüzdeki günlerde Prof.Dr. Hüner Þencan ýn incelemesinden sonra daha da geliþtirilerek son halini alacaktýr. Zaman kaybý olmamasý için büyük ölçüde- tamamlanmýþ olan bu bölüm web e konmuþtur.

Detaylı

Kafkaslarda Barýþa Giden Yol Savaþtan mý Geçmeli?

Kafkaslarda Barýþa Giden Yol Savaþtan mý Geçmeli? Kafkaslarda Barýþa Giden Yol Savaþtan mý Geçmeli? Dr. Ali Asker (*) AGÝT Minsk Grubu = AGÝT Turizmi Son birkaç aydan beri Azerbaycan siyasi terminolojisine yeni bir terim dahil edilmiþtir: AGÝT Turizmi.

Detaylı

============================================================================

============================================================================ 1973 Caprice Gönderen : alparslanbirinci - 14/11/2010 21:19 Yeni aldýðým 1973 Caprice'in fotolarýný sizinle paylaþmaktan mutluluk duyuyorum http://img602.imageshack.us/img602/720/21854026.jpg http://img202.imageshack.us/img202/3420/dsc02025rx.jpg

Detaylı

ali hikmet ÞEYTAN UÇURTMASI

ali hikmet ÞEYTAN UÇURTMASI 1 2 ali hikmet ÞEYTAN UÇURTMASI 3 ÞÝÝR DÝZÝSÝ Dizi Editörü HÝLMÝ YAVUZ Yayýn Yönetmeni : Ýlknur Özdemir Dizgi : Serap Kýlýç Düzelti : Fulya Tükel Montaj : Mine Sarýkaya Kapak Düzeni : Semih Özcan Ýç Baský

Detaylı

ÝÇÝNDEKÝLER TEMA 1. Anlam Bilgisi. Yazým Bilgisi. Dil Bilgisi. SÖZCÜK ANLAMI...15 Gerçek, Yan ve Mecaz Anlam...15 Deyim...15

ÝÇÝNDEKÝLER TEMA 1. Anlam Bilgisi. Yazým Bilgisi. Dil Bilgisi. SÖZCÜK ANLAMI...15 Gerçek, Yan ve Mecaz Anlam...15 Deyim...15 ÝÇÝNDEKÝLER TEMA 1 Anlam Bilgisi SÖZCÜK ANLAMI...15 Gerçek, Yan ve Mecaz Anlam...15 Deyim...15 CÜMLE ANLAMI...16 Öznel ve Nesnel Anlatým...16 Neden - Sonuç Ýliþkisi...16 Amaç - Sonuç Ýliþkisi...16 Koþula

Detaylı

TERÖR VE TERÖRLE MÜCADELE. Hazýrlayan: M. Sadi Bilgiç RAPOR NO: 17

TERÖR VE TERÖRLE MÜCADELE. Hazýrlayan: M. Sadi Bilgiç RAPOR NO: 17 TERÖR VE TERÖRLE MÜCADELE Hazýrlayan: M. Sadi Bilgiç RAPOR NO: 17 RAPOR NO: 17 Terör ve terörle mücadele NOT: BÝLGESAM farklý disiplin ve görüþlere sahip bilim adamlarýný sinerji saðlayacak þekilde biraraya

Detaylı

ÝÞYERÝ SAÐLIK BÝRÝMLERÝ VE ÝÞYERÝ HEKÝMLERÝ ÝLE ÝLGÝLÝ YENÝ YÖNETMELÝÐÝN DEÐERLENDÝRÝLMESÝ

ÝÞYERÝ SAÐLIK BÝRÝMLERÝ VE ÝÞYERÝ HEKÝMLERÝ ÝLE ÝLGÝLÝ YENÝ YÖNETMELÝÐÝN DEÐERLENDÝRÝLMESÝ m e s l e k i s a ð l ý k v e g ü v e n l i k Dr. Hamdi AYTEKÝN, Prof., Uludað Ü. Týp Fak. Halk Saðlýðý AD., Baþkaný Dr. Necla AYTEKÝN Prof., Uludað Ü. Týp Fak. Halk Sað. AD Öðr. Üyesi Dr. Emel ÝRGÝL Doç.,

Detaylı

BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU. FİLİSTİN MESELESİ 2 5 te B İ L G İ NOTU. Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi

BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU. FİLİSTİN MESELESİ 2 5 te B İ L G İ NOTU. Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi 2 de Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi AK Parti İstanbul İl Kadın Kolları nda AK Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya gelmenin mutluluğunu yaşadı. 8 de YIL: 2012 SAYI

Detaylı

ZORUNDAYIZ ÖÐRENMEK VE ÖÐRETMEK DURSUN KARATAÞ

ZORUNDAYIZ ÖÐRENMEK VE ÖÐRETMEK DURSUN KARATAÞ AÐUSTOS 1998 SAYI: 11 DEVRÝM ÝÇÝN SAVAÞMAYANA SOSYALÝST DENMEZ ÖÐRENMEK VE ÖÐRETMEK ZORUNDAYIZ DURSUN KARATAÞ mayanlara, düzeniçi reformlarla yetinenlere, Marksist-Leninistlere karþý oligarþi adýna i-

Detaylı

17 NİSAN 30 MART YOLUMUZ DEVRÝM YOLUNDA DÜÞENLERÝN YOLUDUR PARTÝMÝZÝN YOLU KURTULUÞUN YOLUDUR

17 NİSAN 30 MART YOLUMUZ DEVRÝM YOLUNDA DÜÞENLERÝN YOLUDUR PARTÝMÝZÝN YOLU KURTULUÞUN YOLUDUR NÝSAN 1999 SAYI: 13 DEVRÝM ÝÇÝN SAVAÞMAYANA SOSYALÝST DENMEZ YOLUMUZ DEVRÝM YOLUNDA DÜÞENLERÝN YOLUDUR 30 MART 17 NİSAN DEVRİM ŞEHİTLERİNİ ANMA VE DHKP-C NİN KURULUŞUNU KUTLAMA GÜNLERİ PARTÝMÝZÝN YOLU

Detaylı

HAK ARAMA SÜRECÝNDE YASAL UYGULAMALAR HAKKINDA TUTUMLARI ARAÞTIRMASI. Giriþ. Örneklem ve Yöntem

HAK ARAMA SÜRECÝNDE YASAL UYGULAMALAR HAKKINDA TUTUMLARI ARAÞTIRMASI. Giriþ. Örneklem ve Yöntem Giriþ Bu yazýda TODAÝE KYUP (Türkiye ve Ortadoðu Amme Ýdaresi Enstitüsü Kamu Yönetimi Lisans Üstü Uzmanlýk Programý) gereðince hazýrlanan Bireysel Ýþ Uyuþmazlýklarýnda Hak Arama baþlýklý tez de yer alan

Detaylı

MÝMARLIK EÐÝTÝMÝNÝN DÖNÜÞÜMÜ

MÝMARLIK EÐÝTÝMÝNÝN DÖNÜÞÜMÜ 7 MÝMARLIK EÐÝTÝMÝNÝN DÖNÜÞÜMÜ Dosya Editörü Nurcihan Doðmuþ Kadýoðlu H. Ali Ulusoy TMMOB Mimarlar Odasý Ankara Þubesi Ekim ayý bülteninin dosya konusu Avrupa Birliði Sürecinde Mimarlýk Eðitiminin Dönüþümü

Detaylı

haber TMMOB ESKÝÞEHÝR KENT SEMPOZYUMU GERÇEKLEÞTÝRÝLDÝ Türk Mühendis ve Mimar Odalarý Birliði Eskiþehir Ýl

haber TMMOB ESKÝÞEHÝR KENT SEMPOZYUMU GERÇEKLEÞTÝRÝLDÝ Türk Mühendis ve Mimar Odalarý Birliði Eskiþehir Ýl ESKÝÞEHÝR KENT SEMPOZYUMU GERÇEKLEÞTÝRÝLDÝ Türk Mühendis ve Mimar Odalarý Birliði Eskiþehir Ýl Koordinasyon Kurulu nun düzenlemiþ olduðu ESKÝÞEHÝR KENT SEMPOZYUMU 28-2 Þubat tarihinde Eskiþehir Anemon

Detaylı

þimdi sana iþim düþtü. Uzat bana elini de birlikte çocuklara güzel öyküler yazalým.

þimdi sana iþim düþtü. Uzat bana elini de birlikte çocuklara güzel öyküler yazalým. Kaybolan Çocuk Çocuklar için öyküler yazmak istiyordum. Yazmayý çok çok sevdiðim için sevinçle oturdum masanýn baþýna. Yazdým, yazdým... Sonra da okudum yazdýklarýmý. Bana göre güzel öykülerdi doðrusu.

Detaylı

1 03 Ocak 2009 tarihinde, SMM Üyelerimizden; Hasan Saya, Mehmet KOCAKAYA, Sait AKÇAN ve Þ.Azad YILDIRIM ýn bürolarýna Þube Yönetim Kurulumuzca iþyeri ziyaretleri gerçekleþtirildi. 2 05 Ocak 2009 tarihinde,

Detaylı

ANAYASA MAHKEMESÝ KARARLARINDA SENDÝKA ÖZGÜRLÜÐÜ Dr.Mesut AYDIN*

ANAYASA MAHKEMESÝ KARARLARINDA SENDÝKA ÖZGÜRLÜÐÜ Dr.Mesut AYDIN* 1.Giriþ ANAYASA MAHKEMESÝ KARARLARINDA SENDÝKA ÖZGÜRLÜÐÜ Dr.Mesut AYDIN* Toplu olarak kullanýlmasýndan dolayý kolektif sosyal haklar arasýnda yer alan sendika hakký 1 ; bir devlete sosyal niteliðini veren

Detaylı

İ Ç Ü ö üğü İ ö üğü ü öğ ü ü ü ü Ö ği İ ü ö İ ğ Ğ Ü Ç ö üğü ö ü ü Ç ğ ü ğ Ş ğ ü ü ü ü ü ğ ö ü ü ü ü ü ö Ö Ş Ö ğ ö ü Ç ğ İ Ç Ü Ç ğ ğ Ü Ü ü «ü ö üğü İ Ü Ö Ü İ Ş İ Ü ü ö ü ö ğ ü İ «Ö ü ö ü İ ğ Ş ü Ş ö ö ü

Detaylı

İ Ç Ü ş ö üü ş ş ö üü Ü ü ü ö ü ç ü ü ü Ö Ü Ü Ö ç ç ş ş ç ç ü İ ü ç Ü ç ş ö üü ö ü ü ç ş ş ü ş ş ç ş ş ü ü ü ç ü ş ü ç Ş ü Ü ç ü ü ü ç ş ş ö ş Ö ş Ö ş ö ü ç ş Ç Ü Ç ş Ç İ Ü İ Ü Ş ş ü ş ö çü ü Ç Ü ü ö ş

Detaylı

ü ü ü ö ü ü Ö Ö Ö öğ öğ ü ü İ ç ö ü ü ü Ü ü ö ü ü ö ö ö ö ö ç ö ö ü ö ü İ Ö Ü ü ü ü ü ö ü ö ü ü ü ü ü ç ü ö ç Ö ü ç ö ö ö ü ü ö ö ö ç ü ç ö ç ö ö ü ö ö ç ü ç ç ö ü ü ü ü ö ü ü ö ü Ö Ö ö ü ü Ö ö ö ö ü ü

Detaylı

ü ü üğü ğ Ö ü ö üş ö İ ü ü üğü ş ğ ç İ ç Ş ç ş ğ ş ş ğ ç ö ç ğ ş ş ş ö ü ğ ş ğ ü ü üğü ü ğ ö ü ü üğü ş ğ ş ş ş ö ü ç ğ ö ü ğ ö ü ü üğü ş ö ğ ç ğ ü ü üğü ü ğ ü ü üğü ü ü ü üğ ü ğ ö ü ğ ş ö üş ü ü üğü ü

Detaylı

ç ç ö Ğ Ö Ş ö ü ü Ş ç ö ü ç ğ ü ç ç Ğ Ü Ü ÜĞÜ ç ö ö ü ç ü üç ç ğ ü ü Ş ğ ü ü üğü ç ö ö ü ç ü ö ç Ş Ş ü ü üğü Ğ Ğ Ş ü üğü Ğ ç ü ö ğ ü ö Ö Ü Ş ü ü ü Ğ ğ ü ö ğ ü ü üğü ğ Ö Ğ ğ ü ü ü ç ö ö ü ö ü ü ğ ç ç ö

Detaylı

ü Ğ İ Ğ ü İ ç ü ü ü ç Ç ü ü ç Ç ü ü ç ü ü Ü Ç Ü ç ü ü ü ü ü ç Ç ü ü ç İ ü Ğ Ş İ İ ü Ğ İ Ğ ü İ Ö üçü ü Ö Ö ü Ö ü İ İ Ş Ğ İ İĞİ ü ü ü Ğİ İ Ğ İ Ğ ü Ö Ö Ü İĞİ ü Ü İ İ Ğİ ü ü Ğ İ İ İ İ İ İ ç ü ç ü ç ü ü ç ü

Detaylı

Ü Ğ Ğ Ş Ö Ü Ü Ğ Ğ ü ü ü ü ü Ö Ü ü ü ü Ş ü ü Ş Ş ü ü ü ü üü ü Ş ü ü ü ü ü ü ü Ç ü ü ü ü ü ü ü üü ü ü ü üü ü ü ü ü ü ü ü ü Ş ü ü Ö ü ü ü ü ü ü ü ü Ç Ş Ç üü Ş ü ü ü ü üü ü ü ü ü ü ü ü ü ü ü Ş ü ü ü Ü ü ü

Detaylı

İ Ç Ü ö üğü İ Ö ö üğü Ş ü öğ ü ç Ç ü ü ü Ç Ü ç ğ ç ğ Ğ ç Ş ğ ç ö ğ ğ ü ç Ü Ç ö üğü ö ü ü İİ Ç ğ ü ğ ç ğ ü ü ü ç ü ü Ş ü ğ ç ü ü ç ü ü ç ö Ö Ş Ö ğ ö ü ç ğ İ Ç Ü Ç ğ Ç ğ Ü Ü İ ü ç ğ ğ ğ ğ ğ ğ ç Ç ç ü ç Ş

Detaylı

Ç Ç ü Ş ç Ü İ İ İ İ İ Ü İ İ Ş ğ ü Ö ç ç ü ç İ Ü ç İ İ ü ç ü ç İç ö ö ö ö ü ü ü ü ü ü ö Ü İ Ö İ ç ö ğ ü ö ç ç ö ç ö ü ğ ğ Ş ç Ç Ç Ş ü ö ç ğ ç ü ü ü ö ö ü ö ü ü ü ğ ğ ç ğ ğ ü ü ü ç ö ğ ç ğ ö ğ ğ ğ ç ü ü

Detaylı

İ İ İ Ğ İ İ İ İ Ğ Ğ Ş Ç Ş Ö Ş Ç İ Ç İ Ç Ş Ç Ü İ İ İ Ş Ş Ş Ş Ö Ç Ş Ş Ğ Ş Ç Ö Ş Ö Ö İ Ş Ç Ş Ş Ç Ş Ğ Ğ Ğ Ç İ Ğ Ş Ş Ç Ç Ş İ Ç Ş Ş Ş Ş İ Ğ Ö Ö Ş Ç Ş Ç Ş Ş Ş Ü Ö Ö Ö Ö Ö Ç Ç Ç Ö Ş Ç Ö Ö Ş İ İ Ç Ş Ş Ğ Ü Ş İ Ö

Detaylı

Ü ş ğ ğ Ü ş Ç ğ ş ş Ç ğ ş Ü ğ Ü ş ğ Ü Ç ğ ğ Ü ğ ğ ğ ş ğ ğ ğ ş ş ğ ş ş ş Ç Ç Ö ş ğ ş ş ğ ş ğ ğ ş Ü Ç ğ ş ğ ş ş ğ Ü ğ ş ş ğ ş ş ş ş ş ş ğ ğ ş ş ş ş ş ş ş Ü ğ ş ş Ü Ç ğ Ç Ç ş ş ş ğ ş Ö ÇÜ Ö ş ğ Ö ş ş ğ ş

Detaylı

ç ü ü ç ç ş İ Ç Ü ş İ Ç Ü ç ş ü İ Ç Ü ş ş ç ş ü Ö ü Ö İş ş ç İ Ç Ü ş ş ç ü ç ş ş İ Ç Ü ş ç Ü İ Ç Ü İ Ç Ü ü ç ş ş ş İ Ç Ü ç ü ş İ Ç Ü İş ş ş ü ş İ Ç Ü ş ü ş üç ü ş ş ş ç ü ü ç ş ş ş ş ü ş ü ü ş ç ü ç ç

Detaylı