KOCAELİ NİN SEKTÖREL GÖRÜNÜMÜ
|
|
|
- Deniz Bal
- 10 yıl önce
- İzleme sayısı:
Transkript
1 KOCAELİ NİN SEKTÖREL GÖRÜNÜMÜ HAZIRLAYANLAR Mert ANLIPAK Figen DİLAVER Özlem TAŞKIR Ömer DİLER Genel Sekreter Yard. Genel Sekreter Yard Ekonomik Araştırma ve Belge Ekonomik Araştırma ve Belge Servisi Şefi Servisi Memuru, Proje Koordinatörü i
2 ii
3 ÖNSÖZ Kocaeli, ülkemiz ekonomisi açısından stratejik bir il olmakla beraber, ürettiği katma değer ile ülkemizin kalkınması ve büyümesine önemli katkıları bulunmaktadır. Vergi gelirleri, dış ticaret, sektörel zenginlik ve diğer birçok makro ekonomik veri de ilk sıralarda yer alan ilimizin, bu başarıyı elde etmesinde hangi sektörün ne denli payı olduğu bilgisine ise dağınık halde bulunan istatistiklerle ulaşılabilmektedir. Dolayısıyla söz konusu bilgiler kamuoyunca fazla bilinmemektedir. Bu farkındalık ile Odamız, T.C. Doğu Marmara Kalkınma Ajansı nın 2012 yılı için açmış olduğu Doğrudan Faaliyet Desteği Mali Destek Programına Kocaeli nin Sektörel Görünümü adlı projesi ile başvurmuş ve destek almaya hak kazanmıştır. Söz konusu projemiz ile ilimizde faaliyet gösteren 15 temel sektör ile ilgili detaylı istatistiki araştırmalar yapılmış olup sektörün güncel durumu istatistikler ile ortaya çıkartılmıştır. İstihdam başta olmak üzere, ihracat, yatırım teşvikleri, yabancı sermaye yatırımları, enerji kullanımı ve kamu yatırımları ile birçok istatistik sektörel olarak incelenmiş ve sonuçları araştırma raporumuza aktarılmıştır. Söz konusu istatistiki araştırmalar neticesinde sektörler arası sıralama gerçekleştirilmiş olup sektörlerin kendi arasındaki konumu da Kocaeli ye yaptıkları katkı açısından ortaya çıkartılmıştır. Söz konusu istatistiki araştırmaların yanında sektörel toplantılar gerçekleştirilmiş ve sektörde faaliyet gösteren firmaların günümüzde yaşadığı sorunlar ortaya çıkartılmıştır. Özellikle üyelerimizin ve Kocaeli deki firmaların sorunlarının tespiti ve çözüm önerilerinin üretilmesi için gerçekleştirilen toplantılar kapsamında, sektörlere ilişkin gelecek beklentileri de katılımcılar tarafından dile getirilmiştir. İstatistiki araştırmalar ve sektörel toplantıların bir araya getirilmesiyle ortaya çıkan raporumuz, özellikle Kocaeli nin sektörel anlamda durumunun ortaya çıkartılması açısından önemli bir yayın olmakla beraber, yerel ve ulusal bazdaki karar alıcılar tarafından Kocaeli nin gelecek projeksiyonu oluşturulurken kaynak olarak kullanılabilecek niteliktedir. Kocaeli ye yatırım yapmayı planlayan yerli ve yabancı yatırımcılar için de sektörel anlamda önemli bilgilerin derlendiği yayınımız, il bazında araştırma yapacak kişiler için önemli bir kaynak niteliğinde hazırlanmıştır. Başta sektörel toplantılarımıza katılım gösterip projemize destek veren katılımcılarımız olmak üzere, projemizin gerçekleştirilmesini sağlayan yönetim kurulu üyelerimize, proje ekibine, personelimize ve değerli moderatörlerimize teşekkürlerimi iletmek isterim. Umuyorum ki ilimize değer katacak ve geleceği daha iyi planlamamız adına ışık tutacak benzer projeler artarak devam eder. Saygılarımla, H. İBRAHİM KELEŞ KOCAELİ TİCARET ODASI YÖNETİM KURULU BAŞKANI iii
4 iv
5 SUNUŞ Kocaeli nin Sektörel Görünümü projesi, Kocaeli de faaliyet gösteren ve Kocaeli ekonomisi için önemli olan 15 sektör ile ilgili detaylı istatistiki araştırmalar yapmak, sektörlerin istatistiki verilere göre sıralamasını kendi aralarında gerçekleştirmek ve sektörlerin Kocaeli ye katkılarını, sektörler arası karşılaştırma yaparak, incelemek amacıyla hazırlanmıştır. Projenin bir diğer temel amacı ise, sektörel toplantılar gerçekleştirerek sektörlerin yaşadığı sorunları tespit etmek, söz konusu sorunlara yönelik çözüm önerileri üretmek ve geleceğe yönelik beklentileri öğrenmektir. İstatistiki doneler, ilgili kurumlar ile yapılan yazışmalar ve gerçekleştirilen araştırmalar neticesinde resmi olarak elde edilmiş, elde edilen verilerin derlenmesi sonucunda ise analizler gerçekleştirilmiştir. İstatistiki araştırmalar kapsamında istihdam araştırmaları, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından elde edilen il ve ülke bazında dört basamaklı NACE kodu sınıflamasına göre çalışan ve firma sayılarının yıllar itibariyle elde edilmesi ile gerçekleştirilmiştir. Elde edilen dört basamaklı NACE kodları sektörel olarak gruplandırılarak çalışan ve firma sayıları sektörler itibariyle belirlenmiş ve karşılaştırmalı analize hazır hale getirilmiştir. İl bazında çalışan ve firma sayılarının sektörel olarak belirlenmesi ile beraber, sektörler arasında çalışan ve firma sayıları sıralaması gerçekleştirilmiş ve istihdam açısından Kocaeli ye hangi sektörün ne kadar katkısı olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır. Aynı rakamlar Türkiye genelindeki sektörel rakamlar ile karşılaştırılmış olup, Kocaeli deki sektörlerin Türkiye genelindeki konumu ve sektöre istihdam açısından katkısı bulunmuştur. Çalışan ve firma sayısı verileri kullanarak araştırılan bir diğer konu ise il bazında firma başına düşen çalışan sayısının sektörel dağılımı olmuştur. Burada amaçlanan, sektörler itibariyle firma başına çalışan sayısını belirlemek ve sektörler arası istihdam verimliliğinin çalışan sayısı bakımından tespit etmektir. İhracat, yatırım teşviki, yabancı sermaye yatırımı, elektrik ve doğalgaz kullanımı, IMKB de işlem gören firmalar ve kamu yatırımlarının sektörel dağılımı için kullanılan istatistiklerin çoğu ham olarak elde edilmiştir ve Odamızca düzenlenmiştir. Sektörel ayrım yapılamayan istatistikler ise elde edildiği şekilde daha genel bir sektörel sınıflandırma yapılarak rapora eklenmiştir. Sektörel toplantılar ise moderatörler aracılığıyla yönetilmiş ve katılımcıların her birine söz verilerek sektöre ilişkin yaşadıkları sorunları, sorunlarına yönelik çözüm önerileri ve geleceğe yönelik beklentilerinin iletilmesi talep edilmiştir. Söz konusu toplantılar esnasında dile getirilen konular, belirli başlıklar altında toplanarak raporumuza eklenmiştir. Sonuç olarak, istatistiki kısımlardan oluşan 1. Bölüm ve sektörel toplantıların sonuçlarını içeren 2. Bölüm rapora eklenmiş ve kamuoyunun bilgisine sunulmak üzere hazırlanmıştır. v
6 vi
7 İÇİNDEKİLER KOCAELİ NİN SEKTÖREL GÖRÜNÜMÜ ÖNSÖZ... İİİ SUNUŞ... V İÇİNDEKİLER... Vİİ TABLOLAR... İX GRAFİKLER... Xİİ KISALTMALAR... XV 1.BÖLÜM: İSTATİSTİKLER İSTİHDAM İHRACAT SEKTÖRLER İTİBARİYLE VERİLEN TEŞVİKLER SEKTÖRLER İTİBARİYLE YABANCI SERMAYE SEKTÖRLERE GÖRE DOĞALGAZ TÜKETİMLERİ (SM3) KULLANICI GRUPLARINA GÖRE YILLAR İTİBARİYLE ELEKTRİK ENERJİSİ TÜKETİMİ SEKTÖRLER İTİBARİYLE İMKB DE İŞLEM GÖREN FİRMALAR SEKTÖRLERE GÖRE YILLAR İTİBARİYLE KAMU YATIRIMLARI SEKTÖRLER İTİBARİYLE TÜBİTAK DESTEĞİ ALAN PROJE BİLGİLERİ BÖLÜM: SEKTÖREL TOPLANTILAR TURİZM LOKANTA VE DİĞER YEME İÇME YERLERİ MOBİLYA ELEKTRİK VE ELEKTRONİK ÇİMENTO VE TOPRAK ÜRÜNLERİ KİMYEVİ MADDE VE MAMÜLLER HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON GIDA MAKİNE VE YEDEK PARÇA NAKLİYE VE LOJİSTİK SİGORTA İNŞAAT BİLİŞİM OTOMOTİV VE YAN SANAYİ ANA METAL SANAYİ KAYNAKÇA EKLER A. PROJE EKİBİ vii
8 viii
9 TABLOLAR KOCAELİ NİN SEKTÖREL GÖRÜNÜMÜ TABLO 1: KOCAELİ DEKİ 15 SEKTÖRÜN ÇALIŞAN SAYILARINA GÖRE DAĞILIMI... 2 TABLO 2: KOCAELİ DEKİ 15 SEKTÖRÜN FİRMA SAYILARINA GÖRE DAĞILIMI... 3 TABLO 3: KOCAELİ VE TÜRKİYE DE TURİZM SEKTÖRÜNDEKİ ÇALIŞAN VE FİRMA SAYILARININ YILLAR İTİBARİYLE DAĞILIMI... 4 TABLO 4: KOCAELİ VE TÜRKİYE DE LOKANTA VE DİĞER YEME İÇME YERLERİ SEKTÖRÜNDEKİ ÇALIŞAN VE FİRMA SAYILARININ YILLAR İTİBARİYLE DAĞILIMI... 6 TABLO 5: KOCAELİ VE TÜRKİYE DE MOBİLYA SEKTÖRÜNDEKİ ÇALIŞAN VE FİRMA SAYILARININ YILLAR İTİBARİYLE DAĞILIMI... 7 TABLO 6: KOCAELİ VE TÜRKİYE DE ELEKTRİK VE ELEKTRONİK SEKTÖRÜNDEKİ ÇALIŞAN VE FİRMA SAYILARININ YILLAR İTİBARİYLE DAĞILIMI... 9 TABLO 7: KOCAELİ VE TÜRKİYE DE ÇİMENTO VE TOPRAK ÜRÜNLERİ SEKTÖRÜNDEKİ ÇALIŞAN VE FİRMA SAYILARININ YILLAR İTİBARİYLE DAĞILIMI TABLO 8: KOCAELİ VE TÜRKİYE DE KİMYEVİ MADDE VE MAMULLER SEKTÖRÜNDEKİ ÇALIŞAN VE FİRMA SAYILARININ YILLAR İTİBARİYLE DAĞILIMI TABLO 9: KOCAELİ VE TÜRKİYE DE. HAZIR GİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜNDEKİ ÇALIŞAN VE FİRMA SAYILARININ YILLAR İTİBARİYLE DAĞILIMI TABLO 10: KOCAELİ VE TÜRKİYE DE GIDA MADDELERİ TİCARETİ SEKTÖRÜNDEKİ ÇALIŞAN VE FİRMA SAYILARININ YILLAR İTİBARİYLE DAĞILIMI TABLO 11: KOCAELİ VE TÜRKİYE DE MAKİNE VE YEDEK PARÇA SEKTÖRÜNDEKİ ÇALIŞAN VE FİRMA SAYILARININ YILLAR İTİBARİYLE DAĞILIMI TABLO 12: KOCAELİ VE TÜRKİYE DE NAKLİYE VE LOJİSTİK SEKTÖRÜNDEKİ ÇALIŞAN VE FİRMA SAYILARININ YILLAR İTİBARİYLE DAĞILIMI TABLO 13: KOCAELİ VE TÜRKİYE DE SİGORTA SEKTÖRÜNDEKİ ÇALIŞAN VE FİRMA SAYILARININ YILLAR İTİBARİYLE DAĞILIMI TABLO 14: KOCAELİ VE TÜRKİYE DE İNŞAAT SEKTÖRÜNDEKİ ÇALIŞAN VE FİRMA SAYILARININ YILLAR İTİBARİYLE DAĞILIMI TABLO 15: KOCAELİ VE TÜRKİYE DE BİLİŞİM SEKTÖRÜNDEKİ ÇALIŞAN VE FİRMA SAYILARININ YILLAR İTİBARİYLE DAĞILIMI TABLO 16: KOCAELİ VE TÜRKİYE DE OTOMOTİV VE YAN SANAYİ SEKTÖRÜNDEKİ ÇALIŞAN VE FİRMA SAYILARININ YILLAR İTİBARİYLE DAĞILIMI TABLO 17: KOCAELİ VE TÜRKİYE DE ANAMETAL SANAYİ SEKTÖRÜNDEKİ ÇALIŞAN VE FİRMA SAYILARININ YILLAR İTİBARİYLE DAĞILIMI TABLO 18- YILLAR VE SEKTÖRLER İTİBARİYLE İHRACAT ix
10 TABLO 19- SEKTÖRLER İTİBARİYLE VERİLEN TEŞVİK BELGESİ SAYILARI VE YATIRIM TUTARLARI TABLO 20- YATIRIM TUTARI BAZINDA EN ÇOK TEŞVİK ALAN SEKTÖRLER TABLO YILI İTİBARİYLE KOCAELİ DEKİ YABANCI SERMAYELİ ŞİRKETLERİN SEKTÖR BAZINDA DAĞILIMI TABLO YILI İTİBARİYLE KOCAELİ DEKİ YABANCI SERMAYELİ ŞİRKETLERİN ÜLKE BAZINDA DAĞILIMI TABLO 23- SEKTÖRLERE GÖRE DOĞALGAZ TÜKETİMLERİ (SM3) TABLO YILLARI ARASI KULLANICI GRUPLARINA GÖRE ELEKTRİK ENERJİSİ TÜKETİMİ VE DAĞILIMI TABLO 25- İMKB DE İŞLEM GÖREN FİRMALARIN SEKTÖREL DAĞILIMI TABLO YILI SEKTÖRLERE GÖRE KAMU YATIRIMLARI TABLO YILI SEKTÖRLERE GÖRE KAMU YATIRIMLARI TABLO YILI SEKTÖRLERE GÖRE KAMU YATIRIMLARI TABLO YILI SEKTÖRLERE GÖRE KAMU YATIRIMLARI TABLO YILI SEKTÖRLERE GÖRE KAMU YATIRIMLARI TABLO YILI SEKTÖRLERE GÖRE KAMU YATIRIMLARI TABLO YILI SEKTÖRLERE GÖRE KAMU YATIRIMLARI TABLO YILLARI ARASI OTOMOTİV SEKTÖRÜ VERİLERİ TABLO YILLARI ARASI KİMYA SEKTÖRÜ VERİLERİ TABLO YILLARI ARASI MAKİNE İMALAT SEKTÖRÜ VERİLERİ TABLO YILLARI ARASI GIDA SEKTÖRÜ VERİLERİ TABLO YILLARI ARASI ELEKTRİK - ELEKTRONİK SEKTÖRÜ VERİLERİ TABLO YILLARI ARASI ANA METAL SANAYİ SEKTÖRÜ VERİLERİ TABLO YILLARI ARASI ÇİMENTO VE TOPRAK ÜRÜNLERİ SEKTÖRÜ VERİLERİ TABLO YILLARI ARASI BİLİŞİM SEKTÖRÜ VERİLERİ x
11 xi
12 GRAFİKLER KOCAELİ NİN SEKTÖREL GÖRÜNÜMÜ GRAFİK 1 - KOCAELİ DEKİ 15 SEKTÖRE AİT ÇALIŞAN SAYILARININ, TÜRKİYE GENELİNDEKİ AYNI SEKTÖRDE ÇALIŞAN SAYILARI TOPLAMINA ORANI (%)... 1 GRAFİK 2: KOCAELİ DEKİ 15 SEKTÖRE AİT FİRMA SAYILARININ, TÜRKİYE GENELİNDEKİ AYNI SEKTÖRDE ÇALIŞAN SAYILARI TOPLAMINA ORANI (%)I... 2 GRAFİK 3: KOCAELİ DEKİ 15 SEKTÖRÜN ÇALIŞAN SAYILARINA GÖRE ORANSAL DAĞILIMI... 3 GRAFİK 4: KOCAELİ DEKİ 15 SEKTÖRÜN FİRMA SAYILARINA GÖRE ORANSAL DAĞILIMI... 4 GRAFİK 5: KOCAELİ DE TURİZM SEKTÖRÜ ÇALIŞAN VE FİRMA SAYISININ YILLAR İTİBARİYLE ARTIŞ/AZALIŞ ORANLARI (%)... 5 GRAFİK 6: TURİZM SEKTÖRÜNDE KOCAELİ DEKİ ÇALIŞAN VE FİRMA SAYININ TÜRKİYE DEKİ ÇALIŞAN VE FİRMA SAYISINA ORANI NIN YILLAR İTİBARİYLE DAĞILIMI (%)... 5 GRAFİK 7: KOCAELİ DE LOKANTA VE DİĞER YEME İÇME YERLERİ SEKTÖRÜ ÇALIŞAN VE FİRMA SAYISININ YILLAR İTİBARİYLE ARTIŞ ORANLARI (%)... 6 GRAFİK 8: LOKANTA VE DİĞER YEME İÇME YERLERİ SEKTÖRÜNDE KOCAELİ DEKİ ÇALIŞAN VE FİRMA SAYININ TÜRKİYE DEKİ ÇALIŞAN VE FİRMA SAYISINA ORANI NIN YILLAR İTİBARİYLE DAĞILIMI (%)... 7 GRAFİK 9: KOCAELİ DE MOBİLYA SEKTÖRÜ ÇALIŞAN VE FİRMA SAYISININ YILLAR İTİBARİYLE ARTIŞ ORANLARI (%)... 8 GRAFİK 10: MOBİLYA SEKTÖRÜNDE KOCAELİ DEKİ ÇALIŞAN VE FİRMA SAYININ TÜRKİYE DEKİ ÇALIŞAN VE FİRMA SAYISINA ORANI NIN YILLAR İTİBARİYLE DAĞILIMI (%)... 8 GRAFİK 11: KOCAELİ DE ELEKTRİK VE ELEKTRONİK SEKTÖRÜ ÇALIŞAN VE FİRMA SAYISININ YILLAR İTİBARİYLE ARTIŞ ORANLARI (%)... 9 GRAFİK 12: ELEKTRİK VE ELEKTRONİK SEKTÖRÜNDE KOCAELİ DEKİ ÇALIŞAN VE FİRMA SAYININ TÜRKİYE DEKİ ÇALIŞAN VE FİRMA SAYISINA ORANI NIN YILLAR İTİBARİYLE DAĞILIMI (%) GRAFİK 13: KOCAELİ DE ÇİMENTO VE TOPRAK ÜRÜNLERİ SEKTÖRÜ ÇALIŞAN VE FİRMA SAYISININ YILLAR İTİBARİYLE ARTIŞ ORANLARI (%) GRAFİK 14: ÇİMENTO VE TOPRAK ÜRÜNLERİ SEKTÖRÜNDE KOCAELİ DEKİ ÇALIŞAN VE FİRMA SAYININ TÜRKİYE DEKİ ÇALIŞAN VE FİRMA SAYISINA ORANI NIN YILLAR İTİBARİYLE DAĞILIMI (%) GRAFİK 15: KOCAELİ DE KİMYEVİ MADDE VE MAMULLER SEKTÖRÜ ÇALIŞAN VE FİRMA SAYISININ YILLAR İTİBARİYLE ARTIŞ ORANLARI (%) GRAFİK 16: KİMYEVİ MADDE VE MAMULLER SEKTÖRÜNDE KOCAELİ DEKİ ÇALIŞAN VE FİRMA SAYININ TÜRKİYE DEKİ ÇALIŞAN VE FİRMA SAYISINA ORANI NIN YILLAR İTİBARİYLE DAĞILIMI (%) GRAFİK 17: KOCAELİ DE HAZIR GİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ ÇALIŞAN VE FİRMA SAYISININ YILLAR İTİBARİYLE ARTIŞ ORANLARI (%) xii
13 GRAFİK 18: HAZIR GİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜNDE KOCAELİ DEKİ ÇALIŞAN VE FİRMA SAYININ TÜRKİYE DEKİ ÇALIŞAN VE FİRMA SAYISINA ORANI NIN YILLAR İTİBARİYLE DAĞILIMI (%) GRAFİK 19: KOCAELİ DE TURİZM SEKTÖRÜ ÇALIŞAN VE FİRMA SAYISININ YILLAR İTİBARİYLE ARTIŞ ORANLARI (%) GRAFİK 20: TURİZM SEKTÖRÜNDE KOCAELİ DEKİ ÇALIŞAN VE FİRMA SAYININ TÜRKİYE DEKİ ÇALIŞAN VE FİRMA SAYISINA ORANI NIN YILLAR İTİBARİYLE DAĞILIMI (%) GRAFİK 21: KOCAELİ DE MAKİNE VE YEDEK PARÇA SEKTÖRÜ ÇALIŞAN VE FİRMA SAYISININ YILLAR İTİBARİYLE ARTIŞ ORANLARI (%) GRAFİK 22: MAKİNE VE YEDEK PARÇA SEKTÖRÜNDE KOCAELİ DEKİ ÇALIŞAN VE FİRMA SAYININ TÜRKİYE DEKİ ÇALIŞAN VE FİRMA SAYISINA ORANI NIN YILLAR İTİBARİYLE DAĞILIMI (%) GRAFİK 23: KOCAELİ DE NAKLİYE VE LOJİSTİK SEKTÖRÜ ÇALIŞAN VE FİRMA SAYISININ YILLAR İTİBARİYLE ARTIŞ ORANLARI (%) GRAFİK 24: NAKLİYE VE LOJİSTİK SEKTÖRÜNDE KOCAELİ DEKİ ÇALIŞAN VE FİRMA SAYININ TÜRKİYE DEKİ ÇALIŞAN VE FİRMA SAYISINA ORANI NIN YILLAR İTİBARİYLE DAĞILIMI (%) GRAFİK 25: KOCAELİ DE SİGORTA SEKTÖRÜ ÇALIŞAN VE FİRMA SAYISININ YILLAR İTİBARİYLE ARTIŞ ORANLARI (%) GRAFİK 26: SİGORTA SEKTÖRÜNDE KOCAELİ DEKİ ÇALIŞAN VE FİRMA SAYININ TÜRKİYE DEKİ ÇALIŞAN VE FİRMA SAYISINA ORANI NIN YILLAR İTİBARİYLE DAĞILIMI (%) GRAFİK 27: KOCAELİ DE İNŞAAT SEKTÖRÜ ÇALIŞAN VE FİRMA SAYISININ YILLAR İTİBARİYLE ARTIŞ ORANLARI (%) GRAFİK 28: İNŞAAT SEKTÖRÜNDE KOCAELİ DEKİ ÇALIŞAN VE FİRMA SAYININ TÜRKİYE DEKİ ÇALIŞAN VE FİRMA SAYISINA ORANI NIN YILLAR İTİBARİYLE DAĞILIMI (%) GRAFİK 29: KOCAELİ DE BİLİŞİM SEKTÖRÜ ÇALIŞAN VE FİRMA SAYISININ YILLAR İTİBARİYLE ARTIŞ ORANLARI (%) GRAFİK 30: BİLİŞİM SEKTÖRÜNDE KOCAELİ DEKİ ÇALIŞAN VE FİRMA SAYININ TÜRKİYE DEKİ ÇALIŞAN VE FİRMA SAYISINA ORANI NIN YILLAR İTİBARİYLE DAĞILIMI (%) GRAFİK 31: KOCAELİ DE OTOMOTİV VE YAN SANAYİ SEKTÖRÜ ÇALIŞAN VE FİRMA SAYISININ YILLAR İTİBARİYLE ARTIŞ ORANLARI (%) GRAFİK 32: OTOMOTİV VE YAN SANAYİ SEKTÖRÜNDE KOCAELİ DEKİ ÇALIŞAN VE FİRMA SAYININ TÜRKİYE DEKİ ÇALIŞAN VE FİRMA SAYISINA ORANI NIN YILLAR İTİBARİYLE DAĞILIMI (%) GRAFİK 33: KOCAELİ DE ANA METAL SANAYİ SEKTÖRÜ ÇALIŞAN VE FİRMA SAYISININ YILLAR İTİBARİYLE ARTIŞ ORANLARI (%) GRAFİK 34: ANA METAL SANAYİ SEKTÖRÜNDE KOCAELİ DEKİ ÇALIŞAN VE FİRMA SAYININ TÜRKİYE DEKİ ÇALIŞAN VE FİRMA SAYISINA ORANI NIN YILLAR İTİBARİYLE DAĞILIMI (%) xiii
14 GRAFİK 35- YILLAR İTİBARİYLE ANA METAL SANAYİ İHRACATI GRAFİK 36- YILLAR İTİBARİYLE ÇİMENTO VE TOPRAK ÜRÜNLERİ SEKTÖRÜ İHRACATI GRAFİK 37- YILLAR İTİBARİYLE ELEKTRİK-ELEKTRONİK SEKTÖRÜ İHRACATI GRAFİK 38- YILLAR İTİBARİYLE GIDA MADDELERİ TİCARETİ İHRACATI GRAFİK 39- YILLAR İTİBARİYLE HAZIR GİYİM SEKTÖRÜ İHRACATI GRAFİK 40- YILLAR İTİBARİYLE KİMYEVİ MADDE VE MAMULLERİ SEKTÖRÜ İHRACATI GRAFİK 41- YILLAR İTİBARİYLE MAKİNE VE YEDEK PARÇA SEKTÖRÜ İHRACATI GRAFİK 42- YILLAR İTİBARİYLE OTOMOTİV VE YAN SANAYİ İHRACATI GRAFİK 43- YILLAR İTİBARİYLE TÜM SEKTÖRLERDEKİ TOPLAM İHRACAT GRAFİK 44- YATIRIM TUTARI BAZINDA EN ÇOK TEŞVİK ALAN SEKTÖRLERİN DAĞILIMI (%) GRAFİK 45- KOCAELİ DE YILLAR İTİBARİYLE TOPLAM ELEKTRİK ENERJİSİ TÜKETİMİ GRAFİK 46- İMKB DA İŞLEM GÖREN FİRMALARIN SEKTÖREL DAĞILIMI (%) GRAFİK 47- KOCAELİ DE YILLAR İTİBARİYLE KAMU YATIRIMLARI xiv
15 KISALTMALAR KOCAELİ NİN SEKTÖREL GÖRÜNÜMÜ AB AR-GE AVM DASK DKH DTÖ İMKB İTKİB Avrupa Birliği Araştırma Geliştirme Alışveriş Merkezi Doğal Afet Sigortaları Kurumu Doğrudan Kamu Harcamaları Dünya Ticaret Örgütü İstanbul Menkul Kıymetler Borsası İstanbul Tekstil ve Konfeksiyon İhracatçı Birlikleri İZGAZ-GDF SUEZ İzmit Gaz Dağıtım Sanayi ve Ticaret A. Ş. KDV KOBİ KOTO NACE ÖTV SEDAŞ SGK TEYDEB TİM TOKİ TÜBİTAK TÜPRAŞ Katma Değer Vergisi Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler Avrupa Topluluğunda Ekonomik Faaliyetlerin İstatistiki Sınıflaması (Nomenclature des Activités Économiques dans la Communauté Européenne) Özel Tüketim Vergisi Sakarya Elektrik Dağıtım A.Ş. T.C. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Teknoloji ve Yenilik Destek Programları Başkanlığı Türkiye İhracatçılar Meclisi Toplu Konut İdaresi Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu Türkiye Petrol Rafinerileri A.Ş. xv
16 xvi
17 1. BÖLÜM İSTATİSTİKLER 1.1. İSTİHDAM Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından edinilen verilere göre Kocaeli deki toplam sigortalı çalışan sayısı 2011 in son dönemi itibariyle 389 bin 350 kişi olmaktadır. Yine aynı dönem itibariyle firma sayısı incelendiğinde, 34 bin 350 firmanın faaliyet göstermektedir. Firma başına düşen çalışan sayısı incelendiğinde ise bu rakamın Kocaeli için 11,33 kişi olduğu görülmektedir. Aynı rakamlar, aynı dönemler itibariyle Türkiye geneli için incelendiğinde kayıtlı toplam çalışan sayısının 11 milyon 717 bin 822 kişi olduğu, buna karşın kayıtlı firma sayısının ise 1 milyon 445 bin 722 olduğu bilinmektedir. Firma başına düşen çalışan sayısı Türkiye geneli için incelendiğinde ise bir firmaya 8,1 çalışanın düştüğü görülmektedir. Türkiye ve Kocaeli nin verileri karşılaştırıldığında, Kocaeli de firma başına düşen çalışan sayısı, Türkiye genelinden 3,23 kişi fazla olduğu görülmektedir. Toplam kayıtlı çalışan sayısı olarak bakıldığında ise Kocaeli nin, Türkiye toplam çalışan sayısının %3,32 sini istihdam ettiği, buna karşın toplam firmaların ise %2,38 inin Kocaeli de faaliyet gösterdiği görülmektedir yılı adrese dayalı nüfus kayıt sistemi sonuçlarına göre Türkiye toplam nüfusunun 74 milyon 724 bin 269 kişi olup, Kocaeli nin nüfusu 1 milyon 601 bin 720 kişidir. Bu noktadan bakıldığında Kocaeli nin, Türkiye toplam nüfusunun %2,14 ünü barındırmakta olduğu, çalışan sayısı olarak ise Türkiye genelinin %3,32 sini istihdam ettiği, kısacası nüfusun istihdam edilmesi açısından önemli bir başarı yakaladığı görülmektedir. Kocaeli nin ve Türkiye nin çalışan ve firma sayısı analizine, sektörler itibariyle devam edilecek olup özet bir tablo çalışanlar ve firmalar için aşağıda verilmiştir. Grafik 1, detaylı incelendiğinde Kocaeli deki 15 sektöre ait çalışan sayılarının, Türkiye genelindeki aynı sektörde çalışan sayıları toplamına oranının verildiği görülmektedir. Sektörler arasında kimyevi madde ve mamulleri sektörü 15 sektör arasında 1. Sırada yer almaktadır. Kocaeli de Kimyevi madde ve mamuller sektöründe çalışanlar Türkiye genelinde aynı sektörde çalışanların toplamının %11,02 sini oluşturmaktadır. Kimyevi madde ve mamuller sektörünü otomotiv ve yan sanayi %9,86 ile izlemekte olup; ana metal sanayi %8,8, makine ve yedek parça %4,93, elektrik ve elektronik %4,49, nakliye ve lojistik 4,16, bilişim %3,20, lokanta ve diğer yeme içme yerleri %3,17, inşaat %3,06, mobilya %2,57, gıda maddeleri ticareti %2,45, çimento ve toprak ürünleri %2,37, sigorta %1,73, turizm %0,97, hazır giyim ve konfeksiyon %0,86 ve diğer sektörler %2,69 olarak gerçekleşmiştir. Grafik 1 - Kocaeli deki 15 Sektöre Ait Çalışan Sayılarının, Türkiye Genelindeki Aynı Sektörde Çalışan Sayıları Toplamına Oranı (%) Kaynak: SGK Başkanlığından Temin Edilen Veriler KOTO tarafından derlenmiştir. 1
18 Grafik 2 detaylı incelendiğinde ise Kocaeli deki 15 sektöre ait firma sayılarının, Türkiye genelindeki aynı sektörde faaliyet gösteren firma sayıları toplamına oranının verildiği görülmektedir. Sektörler arasında ana metal sanayi sektörü 15 sektör arasında 1. sırada yer almaktadır. Kocaeli de ana metal sanayi sektöründe faaliyet gösteren firmalar Türkiye genelinde aynı sektörde faaliyet gösteren firmaların toplamının %4,62 sini oluşturmaktadır. Ana metal sanayi sektörünü otomotiv ve yan sanayi %3,51 ile izlemekte olup diğer sektörler sırasıyla: Kimyevi madde ve mamulleri sektörü %3,44, inşaat %3,4, nakliye ve lojistik %3,06, elektrik ve elektronik 3,05, lokanta ve diğer yeme içme yerleri %2,59, bilişim %2,56, makine ve yedek parça %3,06, çimento ve toprak ürünleri %2,33, gıda maddeleri ticareti %2,3, sigorta %2,11, mobilya %2,04, turizm %1,29, hazır giyim ve konfeksiyon %1,08 ve diğer sektörler %2,02 olmaktadır. Grafik 2: Kocaeli deki 15 Sektöre Ait Firma Sayılarının, Türkiye Genelindeki Aynı Sektörde Çalışan Sayıları Toplamına Oranı (%) Kaynak: SGK Başkanlığından Temin Edilen Veriler KOTO tarafından derlenmiştir. Tablo 1: Kocaeli deki 15 Sektörün Çalışan Sayılarına Göre Dağılımı ÇALIŞAN SAYILARININ SEKTÖREL DAĞILIMI 2011 ANA METAL SANAYİ İNŞAAT NAKLİYE VE LOJİSTİK KİMYEVİ MADDE VE MAMÜLLER OTOMOTİV VE YAN SANAYİ GIDA MADDELERİ TİCARETİ LOKANTA VE DİĞER YEME İÇME YERLERİ ELEKTRİK - ELEKTRONİK MAKİNE VE YEDEK PARÇA HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON ÇİMENTO VE TOPRAK ÜRÜNLERİ MOBİLYA BİLİŞİM TURİZM SİGORTA 904 DİĞER SEKTÖR TOPLAM TOPLAM Kaynak: SGK Başkanlığından temin edilen veriler KOTO tarafından derlenmiştir. Kocaeli de faaliyet gösteren 15 sektör için çalışan sayılarına göre dağılım incelendiğinde, 2011 yılı sonunda 47 bin 371 kişi ve %12,17 lik oran ile ana metal sanayi birinci sırada yer almaktadır. Ana metal sanayini 43 bin 537 kişi ile inşaat sektörü %11,18 lik oran ile takip ederken, üçüncü sırada nakliye ve lojistik sektörü 31 bin 196 kişi ve %8,01 oran ile takip etmektedir. Diğer sektörler ise tablo 1 de görüldüğü üzere rakamsal ve grafik 3 de ise oransal olarak sıralanmaktadır. 2
19 Grafik 3: Kocaeli deki 15 Sektörün Çalışan Sayılarına Göre Oransal Dağılımı (%) Kaynak: SGK Başkanlığından temin edilen veriler KOTO tarafından derlenmiştir. Tablo 2: Kocaeli deki 15 Sektörün Firma Sayılarına Göre Dağılımı FİRMA SAYISININ SEKTÖREL DAĞILIMI 2011 İNŞAAT NAKLİYE VE LOJİSTİK GIDA MADDELERİ TİCARETİ ANA METAL SANAYİ LOKANTA VE DİĞER YEME İÇME YERLERİ OTOMOTİV VE YAN SANAYİ HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON MOBİLYA 677 ELEKTRİK - ELEKTRONİK 669 KİMYEVİ MADDE VE MAMÜLLER 575 BİLİŞİM 479 MAKİNE VE YEDEK PARÇA 439 ÇİMENTO VE TOPRAK ÜRÜNLERİ 417 SİGORTA 245 TURİZM 243 DİĞER SEKTÖR TOPLAM TOPLAM Kaynak: SGK Başkanlığından temin edilen veriler KOTO tarafından derlenmiştir. Kocaeli de faaliyet gösteren 15 sektör için firma sayılarına göre dağılım incelendiğinde, 2011 yılı sonunda 5 bin 201 kişi ve%15,14 lük oran ile İnşaat sektörü birinci sırada yer almaktadır. İnşaat sektörünü 3 bin 831 kişi ve %11,15 lik oran ile nakliye ve lojistik sektörü takip ederken üçüncü sırada gıda maddeleri ticareti sektörü 2 bin 888 kişi ve %8,41 lik oran ile takip etmektedir. Diğer sektörler ise tablo 2 de görüldüğü üzere rakamsal ve grafik 4 de ise oransal olarak sıralanmaktadır. 3
20 Grafik 4: Kocaeli deki 15 Sektörün Firma Sayılarına Göre Oransal Dağılımı Kaynak: SGK Başkanlığından temin edilen veriler KOTO tarafından derlenmiştir. TURİZM Tablo 3: Kocaeli ve Türkiye de Turizm Sektöründeki Çalışan ve Firma Sayılarının Yıllar İtibariyle Dağılımı KOCAELİ TÜRKİYE KOCAELİ TÜRKİYE KOCAELİ/ ÇALIŞAN FİRMA ÇALIŞAN FİRMA TÜRKİYE ÇALIŞAN FİRMA ÇALIŞAN FİRMA ARTIŞI ARTIŞI ARTIŞI ARTIŞI ÇALIŞAN SAYISI SAYISI SAYISI SAYISI (%) (%) (%) (%) ORANI (%) KOCAELİ/ TÜRKİYE FİRMA ORANI (%) ,12 1, ,48 8,86 9,94 19,46 1,16 1, ,00 10,47 9,51 7,61 1,04 1, ,81 8,42 4,93 12,22 0,97 1, ,80 26,21 20,92 17,40 0,95 1, ,05 86,15 67,41 60,78 1,05 1, ,04 0,41 12,83 9,13 0,97 1,29 Kaynak: SGK Başkanlığından temin edilen veriler KOTO tarafından derlenmiştir. Kocaeli de Turizm sektörünün istihdam ve firma yapıları yıllar itibariyle incelendiğinde çalışan sayısının 2007 ve 2008 küresel kriz dönemlerinde azaldığı, diğer dönemlerde ise artarak büyüdüğü Tablo 3 de gözlemlenmektedir yılı itibariyle bakıldığında sektörde kişinin istihdam edildiği görülmekte olup, Türkiye genelinde ise kişinin çalıştığı görülmektedir yılı itibariyle oranlama yapıldığında ise Kocaeli de Turizm sektörü çalışanlarının, Türkiye toplamının %0,97 si kadarı olduğu görülmektedir. Kocaeli deki çalışan sayısı açısından bakıldığında turizm sektörü 15 sektör arasında 14. sırada yer almaktadır ve Kocaeli deki kayıtlı istihdamın %0,51 ini istihdam etmektedir. 4
21 Grafik 5: Kocaeli de Turizm Sektörü Çalışan ve Firma sayısının Yıllar İtibariyle Artış/Azalış Oranları (%) Kaynak: SGK Başkanlığından temin edilen veriler KOTO tarafından derlenmiştir. Firma bazında sektör incelendiğinde ise firma sayısının kriz dönemlerinde de artış gösterdiği ve 2011 sonu itibariyle 243 firmanın olduğu görülmektedir. Türkiye geneline bakıldığında 2011 sonu itibariyle turizm sektöründe firmanın faaliyet gösterdiği görülmekte olup, sektörde Kocaeli deki firma sayının Türkiye deki turizm sektörü Toplam firma sayısının %1,29 u kadar olduğu anlaşılmaktadır. Kocaeli deki firma sayısı olarak 15 sektör arasındaki sıralama incelendiğinde turizm, 243 işletme ile 15. Sırada yer alırken, Kocaeli deki toplam kayıtlı firmaların %0,71 kadarı turizm sektöründedir. Grafik 6: Turizm Sektöründe Kocaeli deki Çalışan ve Firma Sayının Türkiye deki Çalışan ve Firma Sayısına Oranı nın Yıllar İtibariyle Dağılımı (%) Kaynak: SGK Başkanlığından temin edilen veriler KOTO tarafından derlenmiştir. Turizm sektöründe Kocaeli için firma başına düşen çalışan sayısı incelendiğinde, bir firmanın 8,16 kişi istihdam ettiği görülmektedir. Firma başına 8,16 çalışan ile turizm sektörü Kocaeli deki 15 sektör arasında 9. sırada bulunmaktadır. 5
22 LOKANTA VE DİĞER YEME İÇME YERLERİ Tablo 4: Kocaeli ve Türkiye de Lokanta ve Diğer Yeme İçme Yerleri Sektöründeki Çalışan ve Firma Sayılarının Yıllar İtibariyle Dağılımı ÇALIŞAN SAYISI KOCAELİ TÜRKİYE KOCAELİ TÜRKİYE KOCAELİ/ FİRMA SAYISI ÇALIŞAN SAYISI FİRMA SAYISI ÇALIŞAN ARTIŞI (%) FİRMA ARTIŞI (%) Kaynak: SGK Başkanlığından temin edilen veriler KOTO tarafından derlenmiştir. ÇALIŞAN ARTIŞI (%) FİRMA ARTIŞI (%) TÜRKİYE ÇALIŞAN ORANI (%) KOCAELİ/ TÜRKİYE FİRMA ORANI (%) ,14 2, ,09 28,72 25,53 26,16 3,89 2, ,57 15,70 18,93 24,85 3,78 2, ,96 80,00 36,61 70,43 3,43 2, ,68 101,59 69,06 92,90 3,14 2, ,35 154,33 112,00 133,44 2,98 2, ,67 12,31 15,44 12,92 3,17 2,59 Kocaeli de lokanta ve diğer yeme içme yerleri sektörünün istihdam ve firma yapıları yıllar itibariyle incelendiğinde, çalışan ve firma sayısının sürekli artarak büyüdüğü Tablo 4 den gözlemlenmektedir yılı itibariyle bakıldığında sektörde kişinin istihdam edildiği görülmekte olup, Türkiye genelinde ise kişi çalışmaktadır. Oranlama yapıldığında ise Kocaeli de söz konusu sektörde çalışanların, Türkiye toplam Lokanta ve Diğer Yeme İçme Yerleri çalışanlarının %3,17 si kadarı olduğu 2011 yılı itibariyle görülmektedir. Kocaeli de 15 sektörün çalışan sayısı sıralaması içerisinde lokanta ve diğer yeme içme yerleri sektörü 9. Sırada yer alırken Kocaeli deki kayıtlı istihdamın %2,82 si söz konusu sektörde istihdam edilmektedir. Grafik 7: Kocaeli de Lokanta ve Diğer Yeme İçme Yerleri Sektörü Çalışan ve Firma sayısının Yıllar İtibariyle Artış Oranları (%) Kaynak: SGK Başkanlığından temin edilen veriler KOTO tarafından derlenmiştir. Firma bazında sektör incelendiğinde ise firma sayısının, çalışan sayılarında olduğu gibi düzenli bir artış gösterdiği ve 2011 sonu itibariyle firmanın faaliyet gösterdiği görülmektedir. Türkiye geneline bakıldığında 2011 sonu itibariyle Lokanta ve Diğer Yeme İçme Yerleri sektöründe firmanın faaliyet gösterdiği görülmekte olup, sektörde Kocaeli deki firma sayının Türkiye deki Toplam firma sayısına oranı %2,59 olmaktadır. 6
23 Kocaeli de firma sayısı olarak 15 sektör arasındaki sıralama incelendiğinde, lokanta ve diğer yeme içme yerleri sektörü işletme ile 5. sırada yer alırken, Kocaeli deki toplam kayıtlı firmaların %4,22 si söz konusu sektördedir. Grafik 8: Lokanta ve Diğer Yeme İçme Yerleri Sektöründe Kocaeli deki Çalışan ve Firma Sayının Türkiye deki Çalışan ve Firma Sayısına Oranı nın Yıllar İtibariyle Dağılımı (%) Kaynak: SGK Başkanlığından temin edilen veriler KOTO tarafından derlenmiştir. Lokanta ve diğer yeme içme yerleri sektöründe Kocaeli için firma başına düşen çalışan sayısı incelendiğinde, bir firmanın 7,56 kişi istihdam ettiği görülmektedir. Firma başına 7,56 çalışan ile lokanta ve diğer yeme içme yerleri sektörü Kocaeli deki 15 sektör arasında 12. sırada bulunmaktadır. MOBİLYA Tablo 5: Kocaeli ve Türkiye de Mobilya Sektöründeki Çalışan ve Firma Sayılarının Yıllar İtibariyle Dağılımı KOCAELİ TÜRKİYE KOCAELİ TÜRKİYE KOCAELİ/ ÇALIŞAN SAYISI FİRMA SAYISI ÇALIŞAN SAYISI FİRMA SAYISI ÇALIŞAN ARTIŞI (%) FİRMA ARTIŞI (%) ÇALIŞAN ARTIŞI (%) FİRMA ARTIŞI (%) TÜRKİYE ÇALIŞAN ORANI (%) KOCAELİ/ TÜRKİYE FİRMA ORANI (%) ,34 1, ,00 13,76 19,59 12,12 2,78 1, ,23 8,26 2,04 2,16 2,92 2, ,92 10,35-0,27 6,64 2,52 2, ,61 7,41 3,91 9,02 2,51 2, ,26 44,60 40,15 43,37 2,44 2, ,66 7,63 14,82 9,78 2,57 2,04 Kaynak: SGK Başkanlığından temin edilen veriler KOTO tarafından derlenmiştir. Kocaeli de mobilya sektörünün istihdam ve firma yapıları yıllar itibariyle incelendiğinde, çalışan sayısının 2008 yılında düştüğü fakat diğer tüm yıllarda artış gösterdiği Tablo 5 de görülmektedir yılı itibariyle bakıldığında sektörde Kocaeli bazında kişinin istihdam edildiği görülmekte olup, Türkiye genelinde ise kişi çalışmaktadır. Kocaeli deki çalışan sayısı Türkiye geneli ile karşılaştırıldığında, Kocaeli de söz konusu sektörde çalışanların, Türkiye toplam mobilya sektörü çalışanlarının %2,57 si kadarı olduğu 2011 yılı itibariyle 7
24 görülmektedir. Kocaeli de, 15 sektörün çalışan sayısı sıralaması içerisinde mobilya sektörü çalışan ile 12. Sırada yer alırken Kocaeli deki kayıtlı istihdamın %1,37 si söz konusu sektörde istihdam edilmektedir. Grafik 9: Kocaeli de Mobilya Sektörü Çalışan ve Firma sayısının Yıllar İtibariyle Artış Oranları (%) Kaynak: SGK Başkanlığından temin edilen veriler KOTO tarafından derlenmiştir. Firma bazında sektör incelendiğinde ise firma sayısının düzenli bir artış gösterdiği ve 2011 sonu itibariyle 677 firmanın faaliyet gösterdiği görülmektedir. Türkiye geneline bakıldığında 2011 sonu itibariyle mobilya sektöründe firmanın faaliyet gösterdiği görülmekte olup, sektörde Kocaeli deki firma sayının Türkiye deki Toplam firma sayısına oranı %2,04 olmaktadır. Kocaeli deki firma sayısının 15 sektör arasındaki sıralaması incelendiğinde, mobilya sektörünün 677 işletme ile 8. sırada yer aldığı görülmekte olup, Kocaeli deki toplam kayıtlı firmaların %1,97 si söz konusu sektörde faaliyet göstermektedir. Grafik 10: Mobilya Sektöründe Kocaeli deki Çalışan ve Firma Sayının Türkiye deki Çalışan ve Firma Sayısına Oranı nın Yıllar İtibariyle Dağılımı (%) Kaynak: SGK Başkanlığından temin edilen veriler KOTO tarafından derlenmiştir. Mobilya sektöründe Kocaeli için firma başına düşen çalışan sayısı incelendiğinde, bir firmanın 7,88 kişi istihdam ettiği görülmektedir. Firma başına 7,88 çalışan ile Mobilya sektörü Kocaeli deki 15 sektör arasında 11. sırada bulunmaktadır. 8
25 ELEKTRİK VE ELEKTRONİK Tablo 6: Kocaeli ve Türkiye de Elektrik ve Elektronik Sektöründeki Çalışan ve Firma Sayılarının Yıllar İtibariyle Dağılımı KOCAELİ TÜRKİYE KOCAELİ TÜRKİYE KOCAELİ/ KOCAELİ/ TÜRKİYE TÜRKİYE ÇALIŞAN FİRMA ÇALIŞAN FİRMA ÇALIŞAN FİRMA ÇALIŞAN FİRMA ÇALIŞAN FİRMA ARTIŞI ARTIŞI ARTIŞI ARTIŞI SAYISI SAYISI SAYISI SAYISI ORANI ORANI (%) (%) (%) (%) (%) (%) ,94 2, ,18 19,76 17,21 14,87 4,98 2, ,43 2,01-1,47 3,18 4,93 2, ,27 2,11-2,55 0,74 5,17 2, ,12-1,38 2,12-3,86 5,27 3, ,11-11,45-4,18-13,34 4,78 3, ,66 5,52 8,37 6,77 4,49 3,05 Kaynak: SGK Başkanlığından temin edilen veriler KOTO tarafından derlenmiştir. Kocaeli de elektrik ve elektronik sektörünün istihdam ve firma yapıları yıllar itibariyle incelendiğinde, çalışan sayısının 2007 ve 2010 yıllarında düştüğü fakat diğer tüm yıllarda artış gösterdiği tablo 6 da görülmektedir yılı itibariyle bakıldığında sektörde Kocaeli bazında kişinin istihdam edildiği görülmekte olup, Türkiye genelinde ise kişi çalışmaktadır. Kocaeli deki çalışan sayısı Türkiye geneli ile karşılaştırıldığında, Kocaeli de söz konusu sektörde çalışanların, Türkiye toplam elektrik ve elektronik sektörü çalışanlarının %4,49 u kadar olduğu 2011 yılı itibariyle görülmektedir. Kocaeli de, 15 sektörün çalışan sayısı sıralaması içerisinde elektrik ve elektronik sektörü çalışan ile 8. Sırada yer alırken Kocaeli deki kayıtlı istihdamın %2,56 sı söz konusu sektörde istihdam edilmektedir. Grafik 11: Kocaeli de Elektrik ve Elektronik Sektörü Çalışan ve Firma sayısının Yıllar İtibariyle Artış Oranları (%) Kaynak: SGK Başkanlığından temin edilen veriler KOTO tarafından derlenmiştir. Firma bazında sektör incelendiğinde ise firma sayısının 2009 ve 2010 yıllarında azaldığı fakat kalan yıllarda ise artış gösterdiği ve 2011 sonu itibariyle 669 firmanın faaliyet gösterdiği görülmektedir. Türkiye geneline bakıldığında 2011 sonu itibariyle elektrik ve elektronik sektöründe firmanın faaliyet gösterdiği görülmekte olup, sektörde Kocaeli deki firma sayısının Türkiye deki toplam firma sayısına oranı ise %4,49 olmaktadır. Firma sayısı olarak 15 sektör arasındaki sıralama incelendiğinde elektrik ve elektronik sektörü 669 işletme ile 9. sırada yer aldığı görülmekte olup, Kocaeli deki toplam kayıtlı firmaların %1,95 i sektörde faaliyet göstermektedir. 9
26 Grafik 12: Elektrik ve Elektronik Sektöründe Kocaeli deki Çalışan ve Firma Sayının Türkiye deki Çalışan ve Firma Sayısına Oranı nın Yıllar İtibariyle Dağılımı (%) Kaynak: SGK Başkanlığından temin edilen veriler KOTO tarafından derlenmiştir. Elektrik ve elektronik sektöründe Kocaeli için firma başına düşen çalışan sayısı incelendiğinde, bir firmanın 14,87 kişi istihdam ettiği görülmektedir. Firma başına 14,87 çalışan ile elektrik ve elektronik sektörü 15 sektör arasında 6. sırada bulunmaktadır. ÇİMENTO VE TOPRAK ÜRÜNLERİ Tablo 7: Kocaeli ve Türkiye de Çimento ve Toprak Ürünleri Sektöründeki Çalışan ve Firma Sayılarının Yıllar İtibariyle Dağılımı ÇALIŞAN SAYISI KOCAELİ TÜRKİYE KOCAELİ TÜRKİYE KOCAELİ/ FİRMA SAYISI ÇALIŞAN SAYISI FİRMA SAYISI ÇALIŞAN ARTIŞI (%) FİRMA ARTIŞI (%) Kaynak: SGK Başkanlığından temin edilen veriler KOTO tarafından derlenmiştir. ÇALIŞAN ARTIŞI (%) FİRMA ARTIŞI (%) TÜRKİYE ÇALIŞAN ORANI (%) KOCAELİ/ TÜRKİYE FİRMA ORANI (%) ,52 2, ,22 7,75 13,95 9,96 2,54 2, ,27 7,19 2,83 5,77 2,24 2, ,16-1,52-3,42 2,63 2,27 2, ,38 4,33 3,63 3,96 2,36 2, ,33 15,73 12,24 12,22 2,40 2, ,36 6,92 9,52 8,16 2,37 2,33 Kocaeli de çimento ve toprak ürünleri sektörünün istihdam ve firma yapıları yıllar itibariyle incelendiğinde, çalışan sayısının 2007 ve 2008 yılında düştüğü fakat diğer yıllarda artış gösterdiği tablo 7 de görülmektedir yılı itibariyle bakıldığında sektörde Kocaeli bazında kişinin istihdam edildiği görülmekte olup, Türkiye genelinde ise kişi çalışmaktadır. Kocaeli deki çalışan sayısı Türkiye geneli ile karşılaştırıldığında, Kocaeli de söz konusu sektörde çalışanların, Türkiye toplam çimento ve toprak ürünleri sektörü çalışanlarının %2,37 si kadarı olduğu 2011 yılı itibariyle görülmektedir. Kocaeli de, 15 sektörün çalışan sayısı sıralaması içerisinde çimento ve toprak ürünleri sektörü çalışan ile 11. Sırada yer alırken Kocaeli deki kayıtlı istihdamın %1,87 si söz konusu sektörde istihdam edilmektedir. 10
27 Grafik 13: Kocaeli de Çimento ve Toprak Ürünleri Sektörü Çalışan ve Firma sayısının Yıllar İtibariyle Artış Oranları (%) Kaynak: SGK Başkanlığından temin edilen veriler KOTO tarafından derlenmiştir. Firma bazında sektör incelendiğinde ise firma sayısının 2008 yıllarında azaldığı fakat kalan yıllarda ise artış gösterdiği ve 2011 sonu itibariyle 417 firmanın faaliyet gösterdiği görülmektedir. Türkiye geneline bakıldığında 2011 sonu itibariyle çimento ve toprak ürünleri sektöründe firmanın faaliyet gösterdiği görülmekte olup, sektörde Kocaeli deki firma sayısının Türkiye deki toplam firma sayısına oranı ise %2,33 olmaktadır. Firma sayısı olarak 15 sektör arasındaki sıralama incelendiğinde çimento ve toprak ürünleri sektörü 417 işletme ile 13. sırada yer aldığı görülmekte olup, Kocaeli deki toplam kayıtlı firmaların %1,21 i söz konusu sektörde faaliyet göstermektedir. Grafik 14: Çimento ve Toprak Ürünleri Sektöründe Kocaeli deki Çalışan ve Firma Sayının Türkiye deki Çalışan ve Firma Sayısına Oranı nın Yıllar İtibariyle Dağılımı (%) Kaynak: SGK Başkanlığından temin edilen veriler KOTO tarafından derlenmiştir. Çimento ve toprak ürünleri sektöründe Kocaeli için firma başına düşen çalışan sayısı incelendiğinde, bir firmanın 17,5 kişi istihdam ettiği görülmektedir. Firma başına 17,5 çalışan ile çimento ve toprak ürünleri sektörü Kocaeli deki 15 sektör arasında 5. sırada bulunmaktadır. 11
28 KİMYEVİ MADDE VE MAMULLER Tablo 8: Kocaeli ve Türkiye de Kimyevi Madde ve Mamuller Sektöründeki Çalışan ve Firma Sayılarının Yıllar İtibariyle Dağılımı ÇALIŞAN SAYISI KOCAELİ TÜRKİYE KOCAELİ TÜRKİYE FİRMA SAYISI ÇALIŞAN SAYISI FİRMA SAYISI ÇALIŞAN ARTIŞI (%) FİRMA ARTIŞI (%) Kaynak: SGK Başkanlığından temin edilen veriler KOTO tarafından derlenmiştir. ÇALIŞAN ARTIŞI (%) FİRMA ARTIŞI (%) KOCAELİ / TÜRKİYE ÇALIŞAN ORANI (%) KOCAELİ/ TÜRKİYE FİRMA ORANI (%) ,16 3, ,65 7,83 10,14 9,03 11,89 3, ,02 7,05 2,56 2,47 12,06 3, ,70 4,19-7,25 1,92 11,61 3, ,00 12,84 9,15 6,42 12,23 4, ,76 1,87 9,17 8,96 11,40 3, ,47-4,17 9,14 5,39 11,02 3,44 Kocaeli de kimyevi madde ve mamuller sektörünün istihdam ve firma yapıları yıllar itibariyle incelendiğinde, çalışan sayısının 2008 yılında düştüğü, diğer tüm yıllarda ise artış gösterdiği tablo 8 de görülmektedir yılı itibariyle bakıldığında sektörde Kocaeli bazında kişinin istihdam edildiği görülmekte olup, Türkiye genelinde ise kişi çalışmaktadır. Kocaeli deki çalışan sayısı Türkiye geneli ile karşılaştırıldığında, Kocaeli de söz konusu sektörde çalışanların, Türkiye toplam kimyevi madde ve mamuller sektörü çalışanlarının %11,02 si kadar olduğu 2011 yılı itibariyle görülmektedir. Kocaeli de, 15 sektörün çalışan sayısı sıralaması içerisinde kimyevi madde ve mamuller sektörü çalışan ile 4. Sırada yer alırken Kocaeli deki kayıtlı istihdamın %6 sı söz konusu sektörde istihdam edilmektedir. Grafik 15: Kocaeli de Kimyevi Madde ve Mamuller Sektörü Çalışan ve Firma sayısının Yıllar İtibariyle Artış Oranları (%) Kaynak: SGK Başkanlığından temin edilen veriler KOTO tarafından derlenmiştir. Firma bazında sektör incelendiğinde ise firma sayısının 2011 yılında azaldığı fakat kalan yıllarda ise artış gösterdiği ve 2011 sonu itibariyle 575 firmanın faaliyet gösterdiği görülmektedir. Türkiye geneline bakıldığında 2011 sonu itibariyle kimyevi madde ve mamuller sektöründe firmanın faaliyet gösterdiği görülmekte olup, sektörde Kocaeli deki firma sayısının Türkiye deki Toplam firma sayısına oranı ise %3,44 olmaktadır. Firma sayısı olarak 15 sektör arasındaki sıralama incelendiğinde kimyevi madde ve mamuller sektörü 575 işletme ile 10. sırada 12
29 yer aldığı görülmekte olup, Kocaeli deki toplam kayıtlı firmaların %1,67 si söz konusu sektörde faaliyet göstermektedir. Grafik 16: Kimyevi Madde ve Mamuller Sektöründe Kocaeli deki Çalışan ve Firma Sayının Türkiye deki Çalışan ve Firma Sayısına Oranı nın Yıllar İtibariyle Dağılımı (%) Kaynak: SGK Başkanlığından temin edilen veriler KOTO tarafından derlenmiştir. Kimyevi madde ve mamuller sektöründe Kocaeli için firma başına düşen çalışan sayısı incelendiğinde, bir firmanın 47,13 kişi istihdam ettiği görülmektedir. Firma başına 47,13 çalışan ile Kimyevi Madde ve Mamuller sektörü 15 sektör arasında 1. sırada bulunmaktadır. HAZIR GİYİM VE KONFEKSİYON Tablo 9: Kocaeli ve Türkiye de. Hazır Giyim ve Konfeksiyon Sektöründeki Çalışan ve Firma Sayılarının Yıllar İtibariyle Dağılımı ÇALIŞAN SAYISI KOCAELİ TÜRKİYE KOCAELİ TÜRKİYE KOCAELİ / FİRMA SAYISI ÇALIŞAN SAYISI FİRMA SAYISI ÇALIŞAN ARTIŞI (%) FİRMA ARTIŞI (%) Kaynak: SGK Başkanlığından temin edilen veriler KOTO tarafından derlenmiştir. ÇALIŞAN ARTIŞI (%) FİRMA ARTIŞI (%) TÜRKİYE ÇALIŞAN ORANI (%) KOCAELİ / TÜRKİYE FİRMA ORANI (%) ,85 0, ,46 14,57 9,81 9,75 0,87 1, ,71 2,92-1,43 2,78 0,76 1, ,55 8,73-3,78 3,11 0,79 1, ,19 0,63-1,60 0,60 0,82 1, ,37 10,36 13,53 9,25 0,82 1, ,99 6,67 10,43 8,91 0,86 1,08 Kocaeli de hazır giyim ve konfeksiyon sektörünün istihdam ve firma yapıları yıllar itibariyle incelendiğinde, çalışan sayısının 2007 yılında düştüğü, diğer tüm yıllarda ise artış gösterdiği tablo 9 da görülmektedir yılı itibariyle bakıldığında sektörde Kocaeli bazında kişinin istihdam edildiği görülmekte olup, Türkiye genelinde ise kişi çalışmaktadır. Kocaeli deki çalışan sayısı Türkiye geneli ile karşılaştırıldığında, Kocaeli de söz konusu sektörde çalışanların, Türkiye toplam hazır giyim ve konfeksiyon sektörü 13
30 çalışanlarının %0,86 sı kadar olduğu 2011 yılı itibariyle görülmektedir. Kocaeli de, 15 sektörün çalışan sayısı sıralaması içerisinde hazır giyim ve konfeksiyon sektörü çalışan ile 10. sırada yer alırken Kocaeli deki kayıtlı istihdamın %2,01 i söz konusu sektörde istihdam edilmektedir. Grafik 17: Kocaeli de Hazır Giyim ve Konfeksiyon Sektörü Çalışan ve Firma sayısının Yıllar İtibariyle Artış Oranları (%) Kaynak: SGK Başkanlığından Temin Edilen Veriler KOTO tarafından derlenmiştir. Firma bazında sektör incelendiğinde ise firma sayısının sürekli artış gösterdiği ve 2011 sonu itibariyle firmanın faaliyet gösterdiği görülmektedir. Türkiye geneline bakıldığında 2011 sonu itibariyle hazır giyim ve konfeksiyon sektöründe firmanın faaliyet gösterdiği görülmekte olup, sektörde Kocaeli deki firma sayısının Türkiye deki Toplam firma sayısına oranı ise %1.08 olmaktadır. Firma sayısı olarak 15 sektör arasındaki sıralama incelendiğinde hazır giyim ve konfeksiyon sektörü işletme ile 7. sırada yer aldığı görülmekte olup, Kocaeli deki toplam kayıtlı firmaların %3,31 i söz konusu sektörde faaliyet göstermektedir. Grafik 18: Hazır Giyim ve Konfeksiyon Sektöründe Kocaeli deki Çalışan ve Firma Sayının Türkiye deki Çalışan ve Firma Sayısına Oranı nın Yıllar İtibariyle Dağılımı (%) Kaynak: SGK Başkanlığından Temin Edilen Veriler KOTO tarafından derlenmiştir. Hazır giyim ve konfeksiyon sektöründe Kocaeli için firma başına düşen çalışan sayısı incelendiğinde, bir firmanın 6,88 kişi istihdam ettiği görülmektedir. Firma başına 6,88 çalışan ile hazır giyim ve konfeksiyon sektörü 15 sektör arasında 13. sırada bulunmaktadır. 14
31 GIDA MADDELERİ TİCARETİ Tablo 10: Kocaeli ve Türkiye de Gıda Maddeleri Ticareti Sektöründeki Çalışan ve Firma Sayılarının Yıllar İtibariyle Dağılımı KOCAELİ TÜRKİYE KOCAELİ TÜRKİYE KOCAELİ / KOCAELİ / TÜRKİYE TÜRKİYE ÇALIŞAN FİRMA ÇALIŞAN FİRMA ÇALIŞAN FİRMA ÇALIŞAN FİRMA ÇALIŞAN FİRMA ARTIŞI ARTIŞI ARTIŞI ARTIŞI SAYISI SAYISI SAYISI SAYISI ORANI ORANI (%) (%) (%) (%) (%) (%) ,34 2, ,92 7,77 19,88 10,82 2,28 2, ,95 4,42 0,82 2,71 2,28 2, ,17 11,28 5,71 7,02 2,34 2, ,36 6,69 10,11 8,96 2,40 2, ,07 10,36 10,35 9,26 2,59 2, ,52 7,20 9,77 7,52 2,45 2,30 Kaynak: SGK Başkanlığından temin edilen veriler KOTO tarafından derlenmiştir. Kocaeli de gıda maddeleri ticareti sektörünün istihdam ve firma yapıları yıllar itibariyle incelendiğinde, çalışan sayısının yılları arasında sürekli artış gösterdiği tablo 10 da görülmektedir yılı itibariyle bakıldığında sektörde Kocaeli bazında kişinin istihdam edildiği görülmekte olup, Türkiye genelinde ise kişi çalışmaktadır. Kocaeli deki çalışan sayısı Türkiye geneli ile karşılaştırıldığında, Kocaeli de söz konusu sektörde çalışanların, Türkiye toplam gıda maddeleri ticareti sektörü çalışanlarının %2,45 i kadar olduğu 2011 yılı itibariyle görülmektedir. Kocaeli de, 15 sektörün çalışan sayısı sıralaması içerisinde gıda maddeleri ticareti sektörü çalışan ile 6. sırada yer alırken Kocaeli deki kayıtlı istihdamın %4,9 u söz konusu sektörde istihdam edilmektedir. Grafik 19: Kocaeli de Gıda Maddeleri Ticareti Sektörü Çalışan ve Firma sayısının Yıllar İtibariyle Artış Oranları (%) Kaynak: SGK Başkanlığından temin edilen veriler KOTO tarafından derlenmiştir. Firma bazında sektör incelendiğinde ise firma sayısının sürekli artış gösterdiği ve 2011 sonu itibariyle firmanın faaliyet gösterdiği görülmektedir. Türkiye geneline bakıldığında 2011 sonu itibariyle gıda maddeleri ticareti sektöründe firmanın faaliyet gösterdiği görülmekte olup, sektörde Kocaeli deki firma sayısının Türkiye deki Toplam firma sayısına oranı ise %2,45 olmaktadır. Firma sayısı olarak 15 sektör arasındaki 15
32 sıralama incelendiğinde gıda maddeleri ticareti sektörü işletme ile 3. sırada yer aldığı görülmekte olup, Kocaeli deki toplam kayıtlı firmaların %8,41 i söz konusu sektörde faaliyet göstermektedir. Grafik 20: Gıda Maddeleri Ticareti Sektöründe Kocaeli deki Çalışan ve Firma Sayının Türkiye deki Çalışan ve Firma Sayısına Oranı nın Yıllar İtibariyle Dağılımı (%) Kaynak: SGK Başkanlığından temin edilen veriler KOTO tarafından derlenmiştir. Gıda maddeleri ticareti sektöründe Kocaeli için firma başına düşen çalışan sayısı incelendiğinde, bir firmanın 6,61 kişi istihdam ettiği görülmektedir. Firma başına 6,61 çalışan ile gıda maddeleri ticareti sektörü 15 sektör arasında 14. sırada bulunmaktadır. MAKİNE VE YEDEK PARÇA Tablo 11: Kocaeli ve Türkiye de Makine ve Yedek Parça Sektöründeki Çalışan ve Firma Sayılarının Yıllar İtibariyle Dağılımı KOCAELİ TÜRKİYE KOCAELİ TÜRKİYE KOCAELİ / KOCAELİ / ÇALIŞAN FİRMA ÇALIŞAN FİRMA TÜRKİYE TÜRKİYE ÇALIŞAN FİRMA ÇALIŞAN FİRMA ARTIŞI ARTIŞI ARTIŞI ARTIŞI ÇALIŞAN FİRMA SAYISI SAYISI SAYISI SAYISI (%) (%) (%) (%) ORANI (%) ORANI (%) ,10 2, ,47 10,37 12,79 14,02 5,45 2, ,96 7,73 6,97 6,94 6,21 2, ,18-3,08-5,30 9,88 5,83 2, ,27 26,46 6,06 20,72 6,06 2, ,53 59,00 53,66 75,02 5,19 2, ,19 15,53 14,94 13,50 4,93 2,39 Kaynak: SGK Başkanlığından temin edilen veriler KOTO tarafından derlenmiştir. Kocaeli de makine ve yedek parça sektörünün istihdam ve firma yapıları yıllar itibariyle incelendiğinde, çalışan sayısının 2008 yılında düşüş gösterdiği, fakat diğer yıllarda ise arttığı tablo 11 de görülmektedir yılı itibariyle bakıldığında sektörde Kocaeli bazında kişinin istihdam edildiği görülmekte olup, Türkiye genelinde ise kişi çalışmaktadır. Kocaeli deki çalışan sayısı Türkiye geneli ile karşılaştırıldığında, Kocaeli de söz konusu sektörde çalışanların, Türkiye toplam makine ve yedek parça sektörü çalışanlarının %4,93 ü kadar olduğu 2011 yılı itibariyle görülmektedir. Kocaeli de, 15 sektörün çalışan sayısı sıralaması içerisinde makine ve yedek parça sektörü çalışan ile 9. sırada yer alırken Kocaeli deki kayıtlı istihdamın %2,23 ü söz konusu sektörde istihdam etmektedir. 16
33 Grafik 21: Kocaeli de Makine ve Yedek Parça Sektörü Çalışan ve Firma sayısının Yıllar İtibariyle Artış Oranları (%) Kaynak: SGK Başkanlığından temin edilen veriler KOTO tarafından derlenmiştir. Firma bazında sektör incelendiğinde ise firma sayısının 2008 yılı hariç diğer yıllarda sürekli artış gösterdiği ve 2011 sonu itibariyle 439 firmanın faaliyet gösterdiği görülmektedir. Türkiye geneline bakıldığında 2011 sonu itibariyle makine ve yedek parça sektöründe firmanın faaliyet gösterdiği görülmekte olup, sektörde Kocaeli deki firma sayısının Türkiye deki Toplam firma sayısına oranı ise %2,39 olmaktadır. Firma sayısı olarak 15 sektör arasındaki sıralama incelendiğinde makine ve yedek parça sektörü 439 işletme ile 12. sırada yer aldığı görülmekte olup, Kocaeli deki toplam kayıtlı firmaların %1,28 i söz konusu sektörde faaliyet göstermektedir. Grafik 22: Makine ve Yedek Parça Sektöründe Kocaeli deki Çalışan ve Firma Sayının Türkiye deki Çalışan ve Firma Sayısına Oranı nın Yıllar İtibariyle Dağılımı (%) Kaynak: SGK Başkanlığından temin edilen veriler KOTO tarafından derlenmiştir. Makine ve yedek parça sektöründe Kocaeli için firma başına düşen çalışan sayısı incelendiğinde, bir firmanın 19,81 kişi istihdam ettiği görülmektedir. Firma başına 19,81 çalışan ile makine ve yedek parça sektörü 15 sektör arasında 3. sırada bulunmaktadır. 17
34 NAKLİYE VE LOJİSTİK Tablo 12: Kocaeli ve Türkiye de Nakliye ve Lojistik Sektöründeki Çalışan ve Firma Sayılarının Yıllar İtibariyle Dağılımı KOCAELİ TÜRKİYE KOCAELİ TÜRKİYE KOCAELİ / KOCAELİ / ÇALIŞAN FİRMA ÇALIŞAN FİRMA TÜRKİYE TÜRKİYE ÇALIŞAN FİRMA ÇALIŞAN FİRMA ARTIŞI ARTIŞI ARTIŞI ARTIŞI ÇALIŞAN FİRMA SAYISI SAYISI SAYISI SAYISI (%) (%) (%) (%) ORANI (%) ORANI (%) ,69 3, ,71 14,94 17,42 12,83 4,75 3, ,30 9,64 4,24 5,29 4,70 3, ,23 3,80 1,87 5,62 4,56 3, ,71 7,25 9,77 12,97 4,47 3, ,11 26,70 22,44 35,85 4,50 3, ,39 11,04 11,70 12,47 4,16 3,06 Kaynak: SGK Başkanlığından temin edilen veriler KOTO tarafından derlenmiştir. Kocaeli de nakliye ve lojistik sektörünün istihdam ve firma yapıları yıllar itibariyle incelendiğinde, çalışan sayısının 2008 yılında düşüş gösterdiği, fakat diğer yıllarda ise arttığı tablo 12 de görülmektedir yılı itibariyle bakıldığında sektörde Kocaeli bazında kişinin istihdam edildiği görülmekte olup, Türkiye genelinde ise kişi çalışmaktadır. Kocaeli deki çalışan sayısı Türkiye geneli ile karşılaştırıldığında, Kocaeli de söz konusu sektörde çalışanların, Türkiye toplam nakliye ve lojistik sektörü çalışanlarının %4,16 sı kadar olduğu 2011 yılı itibariyle görülmektedir. Kocaeli de, 15 sektörün çalışan sayısı sıralaması içerisinde nakliye ve lojistik sektörü çalışan ile 3. sırada yer alırken Kocaeli deki kayıtlı istihdamın %8,01 i söz konusu sektörde istihdam etmektedir. Grafik 23: Kocaeli de Nakliye ve Lojistik Sektörü Çalışan ve Firma sayısının Yıllar İtibariyle Artış Oranları (%) Kaynak: SGK Başkanlığından temin edilen veriler KOTO tarafından derlenmiştir. Firma bazında sektör incelendiğinde ise firma sayısının yılları arasında sürekli artış gösterdiği ve 2011 sonu itibariyle firmanın faaliyet gösterdiği görülmektedir. Türkiye geneline bakıldığında 2011 sonu itibariyle nakliye ve lojistik sektöründe firmanın faaliyet gösterdiği görülmekte olup, sektörde Kocaeli deki firma sayısının Türkiye deki Toplam firma sayısına oranı ise %3,06 olmaktadır. Firma sayısı olarak 15 sektör arasındaki sıralama incelendiğinde nakliye ve lojistik sektörü işletme ile 2. sırada yer aldığı görülmekte olup, Kocaeli deki toplam kayıtlı firmaların %1,15 i söz konusu sektörde faaliyet göstermektedir. 18
35 Grafik 24: Nakliye ve Lojistik Sektöründe Kocaeli deki Çalışan ve Firma Sayının Türkiye deki Çalışan ve Firma Sayısına Oranı nın Yıllar İtibariyle Dağılımı (%) Kaynak: SGK Başkanlığından temin edilen veriler KOTO tarafından derlenmiştir. Nakliye ve lojistik sektöründe Kocaeli için firma başına düşen çalışan sayısı incelendiğinde, bir firmanın 8,14 kişi istihdam ettiği görülmektedir. Firma başına 8,14 çalışan ile nakliye ve lojistik sektörü 15 sektör arasında 10. sırada bulunmaktadır. SİGORTA Tablo 13: Kocaeli ve Türkiye de Sigorta Sektöründeki Çalışan ve Firma Sayılarının Yıllar İtibariyle Dağılımı KOCAELİ TÜRKİYE KOCAELİ TÜRKİYE KOCAELİ / ÇALIŞAN SAYISI FİRMA SAYISI ÇALIŞAN SAYISI FİRMA SAYISI ÇALIŞAN ARTIŞI (%) FİRMA ARTIŞI (%) ÇALIŞAN ARTIŞI (%) Kaynak: SGK Başkanlığından temin edilen veriler KOTO tarafından derlenmiştir. FİRMA ARTIŞI (%) TÜRKİYE ÇALIŞAN ORANI (%) KOCAELİ / TÜRKİYE FİRMA ORANI (%) ,08 1, ,24 12,61 30,81 15,52 1,19 1, ,74 16,42-6,90 2,19 1,42 2, ,19 9,62 7,67 10,10 1,28 2, ,37 5,26 7,58 10,39 1,35 1, ,81 17,22 10,50 13,03 1,78 1, ,98 16,11 8,81 9,38 1,73 2,11 Kocaeli de sigorta sektörünün istihdam ve firma yapıları yıllar itibariyle incelendiğinde, çalışan sayısının 2008 yılında düşüş gösterdiği, fakat diğer yıllarda ise arttığı tablo 13 den görülmektedir yılı itibariyle bakıldığında sektörde Kocaeli bazında 904 kişinin istihdam edildiği görülmekte olup, Türkiye genelinde ise kişi çalışmaktadır. Kocaeli deki çalışan sayısı Türkiye geneli ile karşılaştırıldığında, Kocaeli de söz konusu sektörde çalışanların, Türkiye toplam sigorta çalışanlarının %1,73 ü kadar olduğu 2011 yılı itibariyle görülmektedir. Kocaeli de, 15 sektörün çalışan sayısı sıralaması içerisinde sigorta 904 çalışan ile 15. sırada yer alırken Kocaeli deki kayıtlı istihdamın %0,23 ü söz konusu sektörde istihdam edilmektedir. 19
36 Grafik 25: Kocaeli de Sigorta Sektörü Çalışan ve Firma sayısının Yıllar İtibariyle Artış Oranları (%) KOCAELİ NİN SEKTÖREL GÖRÜNÜMÜ Kaynak: SGK Başkanlığından temin edilen veriler KOTO tarafından derlenmiştir. Firma bazında sektör incelendiğinde ise firma sayısının yılları arasında sürekli artış gösterdiği ve 2011 sonu itibariyle 245 firmanın faaliyet gösterdiği görülmektedir. Türkiye geneline bakıldığında 2011 sonu itibariyle sigorta sektöründe firmanın faaliyet gösterdiği görülmekte olup, sektörde Kocaeli deki firma sayısının Türkiye deki toplam firma sayısına oranı ise %2,11 olmaktadır. Firma sayısı olarak 15 sektör arasındaki sıralama incelendiğinde sigorta sektörü 245 işletme ile 14. sırada yer aldığı görülmekte olup, Kocaeli deki toplam kayıtlı firmaların %0.71 i söz konusu sektörde faaliyet göstermektedir. Grafik 26: Sigorta Sektöründe Kocaeli deki Çalışan ve Firma Sayının Türkiye deki Çalışan ve Firma Sayısına Oranı nın Yıllar İtibariyle Dağılımı (%) Kaynak: SGK Başkanlığından temin edilen veriler KOTO tarafından derlenmiştir. Sigorta sektöründe Kocaeli için firma başına düşen çalışan sayısı incelendiğinde, bir firmanın 3,69 kişi istihdam ettiği görülmektedir. Firma başına 3,69 çalışan ile sigorta sektörü 15 sektör arasında 15. sırada bulunmaktadır. 20
37 İNŞAAT Tablo 14: Kocaeli ve Türkiye de İnşaat Sektöründeki Çalışan ve Firma Sayılarının Yıllar İtibariyle Dağılımı KOCAELİ TÜRKİYE KOCAELİ TÜRKİYE KOCAELİ / ÇALIŞAN SAYISI FİRMA SAYISI ÇALIŞAN SAYISI FİRMA SAYISI ÇALIŞAN ARTIŞI (%) FİRMA ARTIŞI (%) ÇALIŞAN ARTIŞI (%) Kaynak: SGK Başkanlığından temin edilen veriler KOTO tarafından derlenmiştir. FİRMA ARTIŞI (%) TÜRKİYE ÇALIŞAN ORANI (%) KOCAELİ / TÜRKİYE FİRMA ORANI (%) ,14 2, ,73 19,52 31,92 15,77 3,53 2, ,74 4,34-0,47-0,39 3,31 3, ,49 6,60-6,46-6,55 3,45 3, ,80 0,99 2,21 0,70 3,32 3, ,74-2,34 14,38 6,17 2,92 3, ,27 11,11 12,03 4,72 3,06 3,40 Kocaeli de inşaat sektörünün istihdam ve firma yapıları yıllar itibariyle incelendiğinde, çalışan sayısının yıllarında düşüş gösterdiği, buna karşın 2005 ve yıllarında artığı tablo 14 den görülmektedir yılı itibariyle bakıldığında sektörde Kocaeli bazında kişinin istihdam edildiği görülmekte olup, Türkiye genelinde ise kişi çalışmaktadır. Kocaeli deki çalışan sayısı Türkiye geneli ile karşılaştırıldığında, Kocaeli de söz konusu sektörde çalışanların, Türkiye toplam inşaat çalışanlarının %3,06 sı kadar olduğu 2011 yılı itibariyle görülmektedir. Kocaeli de, 15 sektörün çalışan sayısı sıralaması içerisinde inşaat çalışan ile 2. sırada yer alırken Kocaeli deki kayıtlı istihdamın %11,18 i söz konusu sektörde istihdam edilmektedir. Grafik 27: Kocaeli de İnşaat Sektörü Çalışan ve Firma sayısının Yıllar İtibariyle Artış Oranları (%) Kaynak: SGK Başkanlığından temin edilen veriler KOTO tarafından derlenmiştir. Firma bazında sektör incelendiğinde ise firma sayısının 2010 yılı hariç yılları arasında sürekli artış gösterdiği ve 2011 sonu itibariyle firmanın faaliyet gösterdiği görülmektedir. Türkiye geneline bakıldığında 2011 sonu itibariyle inşaat sektöründe firmanın faaliyet gösterdiği görülmekte olup, sektörde Kocaeli deki firma sayısının Türkiye deki Toplam firma sayısına oranı ise %3,4 olmaktadır. Firma sayısı olarak 15 sektör arasındaki sıralama incelendiğinde inşaat sektörü işletme ile 1. sırada yer aldığı görülmekte olup, Kocaeli deki toplam kayıtlı firmaların %15,14 ü söz konusu sektörde faaliyet göstermektedir. 21
38 Grafik 28: İnşaat Sektöründe Kocaeli deki Çalışan ve Firma Sayının Türkiye deki Çalışan ve Firma Sayısına Oranı nın Yıllar İtibariyle Dağılımı (%) Kaynak: SGK Başkanlığından temin edilen veriler KOTO tarafından derlenmiştir. İnşaat sektöründe Kocaeli için firma başına düşen çalışan sayısı incelendiğinde, bir firmanın 8,37 kişi istihdam ettiği görülmektedir. Firma başına 8,37 çalışan ile inşaat sektörü 15 sektör arasında 8. sırada bulunmaktadır. BİLİŞİM Tablo 15: Kocaeli ve Türkiye de Bilişim Sektöründeki Çalışan ve Firma Sayılarının Yıllar İtibariyle Dağılımı KOCAELİ TÜRKİYE KOCAELİ TÜRKİYE KOCAELİ / ÇALIŞAN SAYISI FİRMA SAYISI ÇALIŞAN SAYISI FİRMA SAYISI ÇALIŞAN ARTIŞI (%) FİRMA ARTIŞI (%) ÇALIŞAN ARTIŞI (%) Kaynak: SGK Başkanlığından temin edilen veriler KOTO tarafından derlenmiştir. FİRMA ARTIŞI (%) TÜRKİYE ÇALIŞAN ORANI (%) KOCAELİ / TÜRKİYE FİRMA ORANI (%) ,02 1, ,02 9,09 30,72 14,77 1,67 1, ,56 1,59-2,52 2,76 1,39 1, ,39 7,03 17,43 6,26 1,37 1, ,95 28,47 43,88 6,59 2,20 1, ,88 17,05 17,33-27,07 2,62 2, ,20 16,26 15,67 15,17 3,20 2,56 Kocaeli de bilişim sektörünün istihdam ve firma yapıları yıllar itibariyle incelendiğinde, çalışan sayısının 2007 yılında düşüş gösterdiği, buna karşın yılları arasındaki diğer yıllarda sürekli arttığı tablo 15 den görülmektedir yılı itibariyle bakıldığında sektörde Kocaeli bazında kişinin istihdam edildiği görülmekte olup, Türkiye genelinde ise kişi çalışmaktadır. Kocaeli deki çalışan sayısı Türkiye geneli ile karşılaştırıldığında, Kocaeli de söz konusu sektörde çalışanların, Türkiye toplam bilişim çalışanlarının %3,20 si kadar olduğu 2011 yılı itibariyle görülmektedir. Kocaeli de, 15 sektörün çalışan sayısı sıralaması içerisinde bilişim çalışan ile 13. sırada yer alırken Kocaeli deki kayıtlı istihdamın %1,1 i söz konusu sektörde istihdam edilmektedir. 22
39 Grafik 29: Kocaeli de Bilişim Sektörü Çalışan ve Firma sayısının Yıllar İtibariyle Artış Oranları (%) Kaynak: SGK Başkanlığından temin edilen veriler KOTO tarafından derlenmiştir. Firma bazında sektör incelendiğinde ise firma sayısının yılları arasında sürekli artış gösterdiği ve 2011 sonu itibariyle 479 firmanın faaliyet gösterdiği görülmektedir. Türkiye geneline bakıldığında 2011 sonu itibariyle bilişim sektöründe firmanın faaliyet gösterdiği görülmekte olup, sektörde Kocaeli deki firma sayısının Türkiye deki Toplam firma sayısına oranı ise %2,56 olmaktadır. Firma sayısı olarak 15 sektör arasındaki sıralama incelendiğinde bilişim sektörü 479 işletme ile 11. sırada yer aldığı görülmekte olup, Kocaeli deki toplam kayıtlı firmaların %1,39 u söz konusu sektörde faaliyet göstermektedir. Grafik 30: Bilişim Sektöründe Kocaeli deki Çalışan ve Firma Sayının Türkiye deki Çalışan ve Firma Sayısına Oranı nın Yıllar İtibariyle Dağılımı (%) Kaynak: SGK Başkanlığından temin edilen veriler KOTO tarafından derlenmiştir. Bilişim sektöründe Kocaeli için firma başına düşen çalışan sayısı incelendiğinde, bir firmanın 8,92 kişi istihdam ettiği görülmektedir. Firma başına 8,92 çalışan ile bilişim sektörü 15 sektör arasında 7. sırada bulunmaktadır. 23
40 OTOMOTİV VE YAN SANAYİ Tablo 16: Kocaeli ve Türkiye de Otomotiv ve Yan Sanayi Sektöründeki Çalışan ve Firma Sayılarının Yıllar İtibariyle Dağılımı KOCAELİ TÜRKİYE KOCAELİ TÜRKİYE KOCAELİ / KOCAELİ / ÇALIŞAN FİRMA ÇALIŞAN FİRMA TÜRKİYE TÜRKİYE ÇALIŞAN FİRMA ÇALIŞAN FİRMA ARTIŞI ARTIŞI ARTIŞI ARTIŞI ÇALIŞAN FİRMA SAYISI SAYISI SAYISI SAYISI (%) (%) (%) (%) ORANI (%) ORANI (%) ,21 3, ,76 12,54 19,80 17,16 9,18 3, ,39 11,32 4,85 6,81 10,11 3, ,69 2,05-3,83 5,94 5,29 3, ,21-1,53 5,70-0,67 8,62 3, ,52-18,53 20,52-12,40 9,54 3, ,21 30,46 20,20 19,68 9,86 3,51 Kaynak: SGK Başkanlığından temin edilen veriler KOTO tarafından derlenmiştir. Kocaeli de otomotiv ve yan sanayi sektörünün istihdam ve firma yapıları yıllar itibariyle incelendiğinde, çalışan sayısının 2008 yılında ciddi bir düşüş yaşadığı, buna karşın arasındaki diğer yıllarda sürekli arttığı tablo 16 dan görülmektedir yılı itibariyle bakıldığında sektörde Kocaeli bazında kişinin istihdam edildiği görülmekte olup, Türkiye genelinde ise kişi çalışmaktadır. Kocaeli deki çalışan sayısı Türkiye geneli ile karşılaştırıldığında, Kocaeli de söz konusu sektörde çalışanların, Türkiye toplam otomotiv ve yan sanayi çalışanlarının %9,86 sı kadar olduğu 2011 yılı itibariyle görülmektedir. Kocaeli de, 15 sektörün çalışan sayısı sıralaması içerisinde otomotiv ve yan sanayi çalışan ile 5. sırada yer alırken Kocaeli deki kayıtlı istihdamın %6,27 si söz konusu sektörde istihdam edilmektedir. Grafik 31: Kocaeli de Otomotiv ve Yan Sanayi Sektörü Çalışan ve Firma sayısının Yıllar İtibariyle Artış Oranları (%) Kaynak: SGK Başkanlığından temin edilen veriler KOTO tarafından derlenmiştir. Firma bazında sektör incelendiğinde ise firma sayısının yılları arasında, 2009 ve 2010 yılı hariç olmak üzere, diğer yıllarda sürekli artış gösterdiği ve 2011 sonu itibariyle firmanın faaliyet gösterdiği görülmektedir. Türkiye geneline bakıldığında 2011 sonu itibariyle otomotiv ve yan sanayi sektöründe firmanın faaliyet gösterdiği görülmekte olup, sektörde Kocaeli deki firma sayısının Türkiye deki Toplam firma sayısına oranı ise %3,51 olmaktadır. Firma sayısı olarak 15 sektör arasındaki sıralama incelendiğinde otomotiv ve 24
41 yan sanayi sektörü işletme ile 6. sırada yer aldığı görülmekte olup, Kocaeli deki toplam kayıtlı firmaların %3,79 u söz konusu sektörde faaliyet göstermektedir. Grafik 32: Otomotiv ve Yan Sanayi Sektöründe Kocaeli deki Çalışan ve Firma Sayının Türkiye deki Çalışan ve Firma Sayısına Oranı nın Yıllar İtibariyle Dağılımı (%) Kaynak: SGK Başkanlığından temin edilen veriler KOTO tarafından derlenmiştir. Otomotiv ve yan sanayi sektöründe Kocaeli için firma başına düşen çalışan sayısı incelendiğinde, bir firmanın 18,74 kişi istihdam ettiği görülmektedir. Firma başına 18,74 çalışan ile otomotiv ve yan sanayi sektörü 15 sektör arasında 4. sırada bulunmaktadır. ANA METAL SANAYİ Tablo 17: Kocaeli ve Türkiye de Ana Metal Sanayi Sektöründeki Çalışan ve Firma Sayılarının Yıllar İtibariyle Dağılımı KOCAELİ TÜRKİYE KOCAELİ TÜRKİYE KOCAELİ / KOCAELİ / ÇALIŞAN FİRMA TÜRKİYE TÜRKİYE ÇALIŞAN FİRMA ÇALIŞAN FİRMA ARTIŞI ARTIŞI ÇALIŞAN FİRMA SAYISI SAYISI SAYISI SAYISI (%) (%) ORANI (%) ORANI (%) ,69 4, ,44 10,52 15,05 9,91 7,85 4, ,92 10,58-2,22 4,11 8,42 4, ,37 4,02-2,32 1,97 7,81 4, ,05 2,70 3,04-2,22 8,42 4, ,76-1,49 5,91-3,17 8,80 4, ,66 1,82 6,67 3,51 8,80 4,62 Kaynak: SGK Başkanlığından temin edilen veriler KOTO tarafından derlenmiştir. Kocaeli de ana metal sanayi sektörünün istihdam ve firma yapıları yıllar itibariyle incelendiğinde, çalışan sayısının 2008 yılında düştüğü, buna karşın arasındaki diğer yıllarda sürekli arttığı tablo 17 den görülmektedir yılı itibariyle bakıldığında sektörde Kocaeli bazında kişinin istihdam edildiği görülmekte olup, Türkiye genelinde ise kişi çalışmaktadır. Kocaeli deki çalışan sayısı Türkiye geneli ile karşılaştırıldığında, Kocaeli de söz konusu sektörde çalışanların, Türkiye toplam ana metal sanayi çalışanlarının 25
42 %8,8 i kadar olduğu 2011 yılı itibariyle görülmektedir. Kocaeli de, 15 sektörün çalışan sayısı sıralaması içerisinde ana metal sanayi çalışan ile 1. sırada yer alırken Kocaeli deki kayıtlı istihdamın %12,17 si söz konusu sektörde istihdam edilmektedir. Grafik 33: Kocaeli de Ana Metal Sanayi Sektörü Çalışan ve Firma sayısının Yıllar İtibariyle Artış Oranları (%) Kaynak: SGK Başkanlığından temin edilen veriler KOTO tarafından derlenmiştir. Firma bazında sektör incelendiğinde ise firma sayısının yılları arasında, 2010 yılı hariç olmak üzere, diğer yıllarda sürekli artış gösterdiği ve 2011 sonu itibariyle firmanın faaliyet gösterdiği görülmektedir. Türkiye geneline bakıldığında 2011 sonu itibariyle ana metal sanayi sektöründe firmanın faaliyet gösterdiği görülmekte olup, sektörde Kocaeli deki firma sayısının Türkiye deki Toplam firma sayısına oranı ise %4,62 olmaktadır. Firma sayısı olarak 15 sektör arasındaki sıralama incelendiğinde ana metal sanayi sektörü işletme ile 4. sırada yer aldığı görülmekte olup, Kocaeli deki toplam kayıtlı firmaların %4,89 u söz konusu sektörde faaliyet göstermektedir. Grafik 34: Ana Metal Sanayi Sektöründe Kocaeli deki Çalışan ve Firma Sayının Türkiye deki Çalışan ve Firma Sayısına Oranı nın Yıllar İtibariyle Dağılımı (%) Kaynak: SGK Başkanlığından temin edilen veriler KOTO tarafından derlenmiştir. Ana metal sanayi sektöründe Kocaeli için firma başına düşen çalışan sayısı incelendiğinde, bir firmanın 28,2 kişi istihdam ettiği görülmektedir. Firma başına 28,2 çalışan ile ana metal sanayi sektörü 15 sektör arasında 2. sırada bulunmaktadır. 26
43 1.2. İHRACAT KOCAELİ NİN SEKTÖREL GÖRÜNÜMÜ Tablo 18- Yıllar ve Sektörler İtibariyle İhracat (dolar) SEKTÖRLER (6 aylık) Ana Metal Sanayi Çimento ve Toprak Ürünleri Elektrik ve Elektronik Gıda Maddeleri Ticareti Hazır Giyim ve Konfeksiyon Kimyevi Madde ve Mamulleri Makine ve Yedek Parça Otomotiv ve Yan Sanayi DİĞER TOPLAM Kaynak: Türkiye İhracatçılar Meclisi nden Temin Edilen Veriler KOTO tarafından Derlenmiştir. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, İlimiz Kocaeli, 2012 yılının ilk yarısında ihracatı 1 milyar doları geçen 10 il arasında yer almaktadır. Bu yılın Ocak-Haziran döneminde TİM verilerine göre Türkiye nin ihracatı ise 69 milyar 253 milyon dolar olurken, ihracat şampiyonu illerin ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 5.4 artarak 56 milyar 656 milyon dolardan 59 milyar 594 milyon dolara yükselmiştir. İhracatın yüzde 86'sını İstanbul, Bursa, Kocaeli, İzmir, Ankara, Gaziantep, Manisa, Denizli, Hatay ve Sakarya illeri karşılamaktadır. Yılın ilk 6 ayında geçen yılın aynı ayına göre ihracatını yüzde 1,2 artıran Kocaeli, ihracatın yüzde 9,8 ini karşılamıştır ilk altı aylık dönemde Kocaeli den 6 milyar 790 milyon 785 bin dolar tutarında ihracat gerçekleştirilmiştir. 27
44 Grafik 35- Yıllar İtibariyle Ana Metal Sanayi İhracatı KOCAELİ NİN SEKTÖREL GÖRÜNÜMÜ Kaynak: Türkiye İhracatçılar Meclisi nden Temin Edilen Veriler KOTO tarafından Derlenmiştir. Ana metal sanayi sektörünün ihracat rakamlarına baktığımızda, 2008 yılına kadar artarak giden seyrin 2009 yılında bir önceki yıla göre yüzde 28,2 oranında düştüğü, ancak 2010 yılında 2009 a göre yüzde 98,25 oranında olağanüstü bir artış meydana geldiği görülmektedir yılında da bu artış eğilimi devam etmiş, 2011 yılında bir önceki yıla göre meydana gelen artış oranı yüzde 29,7 olmuştur. Grafik 36- Yıllar İtibariyle Çimento ve Toprak Ürünleri Sektörü İhracatı Kaynak: Türkiye İhracatçılar Meclisi nden Temin Edilen Veriler KOTO tarafından Derlenmiştir. Çimento ve toprak ürünleri sektörünün ihracat rakamları incelendiğinde değişken bir seyir görülmektedir yılında bir önceki yılara göre yüzde 13,3 oranında düşüş görülmekte, 2007 ve 2008 yıllarında tekrar artış izlenmektedir ve özellikle 2010 yılında keskin bir düşüş görülmekle birlikte sektör 2011 yılında tekrar artış trendine girmiştir. 28
45 Grafik 37- Yıllar İtibariyle Elektrik-Elektronik Sektörü İhracatı KOCAELİ NİN SEKTÖREL GÖRÜNÜMÜ Kaynak: Türkiye İhracatçılar Meclisi nden Temin Edilen Veriler KOTO tarafından Derlenmiştir. Elektrik ve elektronik sektöründe 2005 yılından itibaren tamamen artan bir trend gözlenmektedir. Sektörde dikkat çekici en hızlı artış 2008 yılında bir önceki yıla göre meydana gelen yüzde 53,1 oranındaki artış olmuştur yılında ise bir önceki yıla göre yüzde 3,1 oranında artış meydana gelmiştir. Grafik 38- Yıllar İtibariyle Gıda Maddeleri Ticareti İhracatı Kaynak: Türkiye İhracatçılar Meclisi nden Temin Edilen Veriler KOTO tarafından Derlenmiştir. Gıda maddeleri ticareti sektöründe 2006 yılından itibaren sürekli bir düşüş eğilimi göze çarpmaktadır. Bu düşüşte belli bir doygunluk noktasına gelinmesinin yanı sıra gıda güvenliğine yönelik önlemlerin yeterince alınmaması nedenler arasında sayılabilir. Ayrıca gıda ihracatında yaşanan sıkıntılar, artan girdi fiyatlarındaki yükselmeler ürün fiyatlarının yerinde sayması bu düşüşlerde önemli rol oynayan sebepler arasında sayılabilir. 29
46 Grafik 39- Yıllar İtibariyle Hazır Giyim Sektörü İhracatı KOCAELİ NİN SEKTÖREL GÖRÜNÜMÜ Kaynak: Türkiye İhracatçılar Meclisi nden Temin Edilen Veriler KOTO tarafından Derlenmiştir. Ülkemizde tekstil ve hazır giyim sanayi imalat sanayi içinde öncü sektör konumundadır yılında tekstil ve hazır giyim ticaretindeki kotaların kalkmasıyla dünyanın en büyük hazır giyim üreticisi ve ihracatçısı olan Çin, dünya tekstil ve hazır giyim pazarındaki liderliğini güçlendirmektedir. Kotaların kalkması, 2006 yılında bir önceki yıla göre yaşanan yüzde 71,84 lük keskin bir düşüşle etkisini göstermiştir yılında görülen ufak çaplı artışın ardından, 2007 yılının ortalarında ABD de ortaya çıkan finansal kriz, 2009 yılında hem ABD de hem de AB de daha da derinleşmiş; büyük ölçüde bu pazarlara ihracat yapan gelişmekte olan ekonomilerde de daha yıkıcı etkiler oluşturarak tüm dünyayı etkisine almıştır. Bu olumsuz koşullarda özellikle gelişmiş ülkelerdeki tüketicilerin zorunlu olmayan mallardaki tüketimlerini büyük ölçüde kısmaları pek çok üründe olduğu gibi hazır giyim harcamalarının da azalmasına yol açmış ve bu durumdan ülkemiz hazır giyim ihracatı da çok olumsuz bir biçimde etkilenmiştir yılında başlayan ve en çok etkisinin 2008 yılında görüldüğü ekonomik krizden en çok etkilenen sektörlerden biri olan tekstil ve hazır giyim sektörü, 2009 yılından itibaren ilerleme kaydetmeye başlamıştır yılını bir önceki yılara göre yüzde 57,7 oranında düşüşle kapatan sektör, 2009 yılında ihracat çıtasını yeniden yükseltmiştir. Ancak, halihazırda en önemli ihraç pazarımız olan AB ülkelerinin içinde bulunduğu borç krizi de ülkemizin söz konusu pazara olan ihracatını etkilemektedir. Bu da, 2011 yılında bir önceki yıla göre meydana gelen yüzde 8 lik düşüşle kendini göstermektedir. 30
47 Grafik 40- Yıllar İtibariyle Kimyevi Madde ve Mamulleri Sektörü İhracatı Kaynak: Türkiye İhracatçılar Meclisi nden Temin Edilen Veriler KOTO tarafından Derlenmiştir. Kimyevi madde ve mamulleri sektörü de 2008 krizinden olumsuz olarak etkilenen sektörler arasında gelmektedir yılına kadar artan bir trend izleyen sektörde 2009 yılında bir önceki yıla göre yüzde 54,45 oranında düşüş görülürken, 2010 yılından itibaren tekrar artış trendine girilmiş ve 2011 yılında da bu artış devam etmiştir. Grafik 41- Yıllar İtibariyle Makine ve Yedek Parça Sektörü İhracatı Kaynak: Türkiye İhracatçılar Meclisi nden Temin Edilen Veriler KOTO tarafından Derlenmiştir. Makine imalat sanayi, sanayi sektörleri içinde yatırım malı üreten temel sektör olup, imalat sanayi içinde özel ve önemli bir yeri vardır. Makine, ekipman ve yedek parçalarının imal edildiği, mühendislik sanayileri denilen alt sektörlerin tamamını kapsamaktadır. Makine imalat sanayi, bütün dünyada olduğu gibi ülkemizin sanayileşmesinin de itici gücüdür ve gelecekte de ülkemizin gelişiminin temel taşı olacaktır. Bu sektörde tablodan da görüldüğü üzere 2005 yılından itibaren artan bir trend izlenmektedir. Özellikle 2010 yılında bir önceki yıla göre meydana gelen yüzde 76 oranındaki artış dikkat çekmektedir yılında 2010 a göre meydana gelen artış yüzde 43,2 olmuştur. 31
48 Grafik 42- Yıllar İtibariyle Otomotiv ve Yan Sanayi İhracatı KOCAELİ NİN SEKTÖREL GÖRÜNÜMÜ Kaynak: Türkiye İhracatçılar Meclisi nden Temin Edilen Veriler KOTO tarafından Derlenmiştir. Otomotiv ve yan sanayinde, ekonomide yaşanan olumsuz koşullara rağmen, teknoloji yatırımları devam etmektedir. Sektör bu yapısı ile Türkiye deki teknolojik gelişmenin de temelini oluşturmaktadır. Yan sanayi firmaları, artan tasarım, projelendirme ve geliştirme yükümlülükleri nedeniyle ve aldıkları lisanslarla ana sanayicilere paralel olarak teknolojiye, insan kaynaklarına, bilgiye ve kalite eğitimine daha fazla yatırım yapmaktadır. Otomotiv ve yan sanayi sektörü ihracatında da yıllar itibariyle giderek artan bir seyir görülmektedir yılları arası ihracat rakamları değerlendirildiğinde en büyük sıçramanın 2009 yılında bir önceki yıla göre meydana gelen yüzde 125 lik artışla olduğu görülmektedir. Bu artışlar, 2010 yılında bir önceki yıla göre yüzde 38, 2011 yılında bir önceki yıla göre yüzde 25 olarak sürmektedir. Grafik 43- Yıllar İtibariyle Tüm Sektörlerdeki Toplam İhracat Kaynak: Türkiye İhracatçılar Meclisi nden Temin Edilen Veriler KOTO tarafından Derlenmiştir yılları arası yukarıda detaylı verdiğimiz sektörler itibariyle toplam ihracat rakamları incelendiğinde 2008 yılına kadar olan dönemde artış olduğu, ancak 2008 yılında yaşanan küresel ekonomik krizin etkilerinin 2009 yılında belirgin olarak hissedildiği görülmektedir. Ancak, 2010 yılından itibaren toparlanma sürecine girildiği ve bu sürecin 2011 yılında da devam ettiği de yukarıdaki tablodan görülmektedir. 32
49 1.3. SEKTÖRLER İTİBARİYLE VERİLEN TEŞVİK BELGELERİ KOCAELİ NİN SEKTÖREL GÖRÜNÜMÜ T.C. Ekonomi Bakanlığı Teşvik Uygulama ve Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğü nce yılları arasında Kocaeli deki firma, kurum ve kuruluşlara toplam 779 adet teşvik belgesi verilmiştir. Bu belgelerin 597 adedi yerli sermaye, 182 adedi ise yabancı sermayeli firmadır. 779 adet teşvik belgesinin aldığı toplam sabit yatırım tutarı ise 17 milyar 826 milyon 410 bin 271 TL dir. Tablo 19- Sektörler İtibariyle Yılları Arasında Verilen Teşvik Belgesi Sayıları ve Yatırım Tutarları SEKTÖRLER VERİLEN TEŞVİK BELGESİ SAYISI YATIRIM TUTARI (TL) TARIM - Bitkisel Üretim TARIM - Hayvancılık MADENCİLİK - İstihraç ve İşleme İMALAT - Gıda ve İçki İMALAT - Dokuma ve Giyim İMALAT - Orman Ürünleri İMALAT - Kağıt İMALAT - Lastik-Plastik İMALAT - Kimya İMALAT - Cam İMALAT - Demir Çelik İMALAT - Demir Dışı Metaller İMALAT - Madeni Eşya İMALAT - Otomotiv İMALAT - Makine İmalat İMALAT - Elektrikli Makinelar İMALAT - Elektronik İMALAT - Çimento İMALAT - Pişmiş Kil ve Çim.Ger İMALAT - Seramik İMALAT - İnşaat İMALAT - Mesleki Bilgi Ölçme ve Optik Donanım İMALAT - Diğer ENERJİ - Enerji HİZMETLER - Ulaştırma HİZMETLER - Turizm HİZMETLER - Eğitim HİZMETLER - Sağlık HİZMETLER - Ticaret - Depolama HİZMETLER - Altyapı - Belediye Hizmetleri HİZMETLER - Diğer TOPLAM Kaynak: T.C. Ekonomi Bakanlığı Teşvik Uygulama ve Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğü Tablo 20- Yatırım Tutarı Bazında En Çok Teşvik Alan Sektörler ( ) (TL) Kimya Enerji Otomotiv Ticaret- Depolama Lastik- Plastik Ulaştırma Orman Ürünleri Demir- Çelik Diğer Kaynak: T.C. Ekonomi Bakanlığı Teşvik Uygulama ve Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğü 33
50 Aşağıdaki grafikte de görüldüğü üzere Kocaeli ye verilen yatırım teşvik belgelerindeki toplam yatırım tutarları sektör bazında değerlendirildiğinde en çok yatırım teşvikinin yüzde 25 ile kimya sektörüne verildiği görülmektedir. Oldukça geniş bir ürün yelpazesine sahip olan kimya sektörü, ayrıca sermaye-teknoloji yoğun bir sektör olduğundan dolayı en çok yatırım teşvik alan sektörlerin başında gelmektedir. Kimya Sanayi; önümüzdeki yıllarda küresel üretim ve ticarette etkin olacak sektörlerden otomotiv, bilgi ve iletişim teknolojileri, makine, yatırım ve tüketim malları sektörlerinin tamamına girdi sağlamaktadır. Kimya sanayi tarafından üretilen (plastikten kozmetiğe, ilaçlardan boyalara) ürünlerin yüzde 30 u doğrudan tüketiciye ulaşırken yüzde 70 i ise diğer sektörlerde (tekstil, elektrikli eşya, metal, madeni ürünler, inşaat, otomotiv, kâğıt, hizmet sektörü) ara mal veya hammadde olarak kullanılmaktadır. Bu özelliği nedeniyle kimya sanayi hem yaşamımız hem de diğer sektörler için vazgeçilmez öneme sahip bir sanayi dalıdır. Kimya sektörünü, yüzde 17 ile enerji sektörü, yine yüzde 17 ile otomotiv sektörü, yüzde 8 ile ticaretdepolama (hizmet) sektörü, yüzde 5 ile lastik plastik (imalat) sektörü, yüzde 4 ile orman ürünleri (imalat) sektörü, yüzde 4 ile demir-çelik (imalat) sektörü takip etmektedir. Kalan yüzde 16 lık kısımda ise diğer tüm sektörler yeralmaktadır. Grafik 44- Yatırım Tutarı Bazında En Çok Teşvik Alan Sektörlerin Dağılımı (%) Kaynak: T.C. Ekonomi Bakanlığı Teşvik Uygulama ve Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğü 1.4. SEKTÖRLER İTİBARİYLE YABANCI SERMAYE T.C.Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğü verilerine göre; 2011 yılı itibariyle Kocaeli deki yabancı sermayeli şirketlerin ülke ve sektör bazındaki dağılımı aşağıdaki tablolarda gösterilmektedir yılı itibariyle Kocaeli de, yatırımın çoğunluğu Türk firmasına ait olmak üzere toplamda 342 yabancı sermayeli firma bulunmaktadır. 34
51 Tablo Yılı İtibariyle Kocaeli deki Yabancı Sermayeli Şirketlerin Sektör Bazında Dağılımı SEKTÖR FİRMA SAYISI SEKTÖR FİRMA SAYISI ANA METAL SANAYİİ 11 ARAŞTIRMA VE GELİŞTİRME HİZMETLERİ 3 MAKİNE VE TEÇHİZATI HARİÇ; METAL EŞYA SANAYİİ METALİK OLMAYAN DİĞER MİNERAL ÜRÜNLERİN İMALATI B.Y.S. ELEKTRİKLİ MAKİNE VE CİHAZLARIN İMALATI 10 MOBİLYA İMALATI; B.Y.S. DİĞER İMALAT 7 B.Y.S. MAKİNE VE TEÇHİZAT İMALATI 15 BASIM VE YAYIM; PLAK, KASET V.B. KAYITLI MEDYANIN ÇOĞALTILMASI BİLGİSAYAR VE İLGİLİ FAALİYETLER 8 2 MOTORLU KARA TAŞITI, RÖMORK VE YARI- RÖMORK İML. MOTORLU TAŞITLAR VE MOTOSİKLETLER DIŞINDA KALAN TOPTAN TİCARET VE TİCARET KOMİSYONCULUĞU MOTORLU TAŞITLAR VE MOTOSİKLETLERİN DIŞINDA KALAN PERAKENDE TİCARET, KİŞİSEL VE EV EŞYALARININ TAMİRİ BÜRO, MUHASEBE VE BİLGİ İŞLEM MAKİNELERİ İMALATI 1 MOTORLU TAŞITLAR VE MOTOSİKLETLERİN SATIŞI, BAKIMI VE ONARIMI 18 DESTEK.VE YRD.ULAŞTIRMA FAAL.; SEYAHAT ACENTELERİNİN FAAL. 5 ORMANCILIK, TOMRUKÇULUK VE İLGİLİ HİZMET FAAL. DİĞER HİZMET FAALİYETLERİ 1 PLASTİK VE KAUÇUK ÜRÜNLERİ İMALATI 15 DİĞER İŞ FAALİYETLERİ 16 RADYO, TV, HABERLEŞME TEÇHİZATI VE CİHAZLARI İML. DİĞER ULAŞIM ARAÇLARININ İMALATI 8 SAĞLIK İŞLERİ VE SOSYAL HİZMETLER 3 EĞİTİM HİZMETLERİ 1 SU YOLU TAŞIMACILIĞI 2 EĞLENCE, DİNLENME, KÜLTÜR VE SPORLA İLGİLİ FAALİYETLER ELEKTRİK, GAZ, BUHAR VE SICAK SU ÜRETİMİ VE DAĞITIMI 2 8 SUYUN TOPLANMASI, ARITILMASI VE DAĞITILMASI TARIM, AVCILIK VE İLGİLİ HİZMET FAALİYETLERİ GIDA ÜRÜNLERİ VE İÇECEK İMALATI 7 TAŞOCAKÇILIĞI VE DİĞER MADENCİLİK 3 İNŞAAT 17 TEKSTİL ÜRÜNLERİ İMALATI 3 KAĞIT VE KAĞIT ÜRÜNLERİ İMALATI 3 KAMU YÖNETİMİ VE SAVUNMA, ZORUNLU SOSYAL GÜVENLİK 3 TETKİK VE ARAMA HARİÇ, HAM PETROL VE DOĞALGAZ ÇIKARIMI VE BUNLARLA İLGİLİ HİZMET FAALİYETLERİ TIBBİ ALETLER; HASSAS VE OPTİK ALETLER İLE SAAT İML KANALİZASYON, ÇÖP VE ATIKLARIN TOPLANMASI, HIFZISIHHA VE BENZERİ HİZM. 4 TÜTÜN ÜRÜNLERİ İMALATI 1 KARA TAŞIMACILIĞI VE BORU HATTIYLA TAŞIMACILIK 5 YENİDEN DEĞERLENDİRME 3 KİMYASAL MADDE VE ÜRÜNLERİN İMALATI 22 TOPLAM 342 Kaynak: T.C. Ekonomi Bakanlığı Teşvik Uygulama ve Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğü 35
52 Tablo Yılı İtibariyle Kocaeli deki Yabancı Sermayeli Şirketlerin Ülke Bazında Dağılımı ÜLKELER FİRMA SAYISI ÜLKELER FİRMA SAYISI ÜLKELER FİRMA SAYISI ALMANYA 68 İRAN 6 MOLDOVA 3 ABD 16 İRLANDA 1 MONAKO 1 AVUSTRALYA 1 İSPANYA 4 NİJERYA 1 AVUSTURYA 9 İSRAİL 2 NORVEÇ 1 AZERBEYCAN 8 İSVEÇ 3 ÖZBEKİSTAN 1 BELÇİKA 5 İSVİÇRE 12 PORTEKİZ 1 BERMUDA 1 İTALYA 15 ROMANYA 2 BOSNA-HERSEK 1 JAPONYA 11 RUSYA FEDERASYONU 9 BULGARİSTAN 5 KANADA 2 SIRBİSTAN 1 CEBELİ TARIK 1 KIRGIZİSTAN 1 SURİYE 1 DANİMARKA 2 K.K.T.C. 3 SUUDİ ARABİSTAN 1 FRANSA 30 KUZEY KORE 1 TAYLAND 1 GÜNEY KORE 14 LICHTENSTEIN 1 TÜRKİYE 1 HİNDİSTAN 1 LÜBNAN 1 TÜRKMENİSTAN 2 HOLLANDA 34 LÜKSEMBURG 13 UKRAYNA 1 HONG-KONG 1 MACARİSTAN 1 ÜRDÜN 3 IRAK 2 MAKEDONYA 1 YUNANİSTAN 7 İNGİLTERE 27 MISIR 1 TOPLAM 342 Kaynak: T.C. Ekonomi Bakanlığı Teşvik Uygulama ve Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğü 1.5. SEKTÖRLERE GÖRE DOĞALGAZ TÜKETİMLERİ (SM³) Doğalgaz, havayı kirletmeyen, doğaya zarar vermeyen "çevreci" bir enerji kaynağıdır. Dünyada kullanımı hızla yaygınlaşan verimli bir yakıt olan doğalgaz, sanayinin kalbi olan Kocaeli de yoğun olarak tüketilmektedir. Tablo 23- Sektörlere Göre Doğalgaz Tüketimleri (Sm3) Sektörler Ana Metal Sanayi Elektrik ve Elektronik Gıda Maddeleri Ticareti Hazır Giyim ve Konfeksiyon İnşaat Kimyevi Madde ve Mamulleri Kaynak: İZGAZ-GDF SUEZ Nakliye (Lojistik) Otomotiv ve Yan Sanayi Turizm TOPLAM
53 Sektörler itibariyle doğalgaz tüketimine genel olarak bakıldığında; elektik ve elektronik sektörü dışında tüm sektörlerin 2008 yılında yaşanan ekonomik krizden etkilendiği görülmektedir yılındaki verilerde görülen düşüş, kriz nedeniyle kapanan işyerlerinin artmasının, doğalgaz tüketimini de etkilediğini göstermektedir. Sektörler itibariyle doğalgaz tüketiminde bir diğer dikkat çekici nokta ise kimyevi madde ve mamulleri sektöründe 2011 yılında bir önceki yılara göre görülen yüzde 65 oranındaki artıştır. SGK verileri incelendiğinde bu sektörde 2011 yılında yeni firma kuruluşu olmadığı aksine 25 firma azaldığı, ancak çalışan kişi sayısında kişi artış olduğu göze çarpmaktadır. Bu da mevcut firmaların atıl kapasitelerini çalıştırmış olabileceği ya da yeni yatırımlarla istihdam imkanı sağlamış olabileceği şeklinde yorumlanabilir KULLANICI GRUPLARINA GÖRE YILLAR İTİBARİYLE ELEKTRİK ENERJİSİ TÜKETİMİ Tablo Yılları Arası Kullanıcı Gruplarına Göre Elektrik Enerjisi Tüketimi ve Dağılımı Abone Grupları kwh Dağılım (%) kwh Dağılım (%) kwh Dağılım (%) Sanayi ,3% ,0% ,6% Mesken ,3% ,7% ,4% Ticarethane ,6% ,2% ,5% Resmi Daireler ,0% ,7% ,1% Aydınlatma ,1% ,7% ,1% Diğer ,7% ,7% ,3% Toplam Tüketim Kaynak: SEDAŞ Abone Grupları kwh Dağılım (%) kwh Dağılım (%) kwh Dağılım (%) Sanayi ,1% ,7% ,1% Mesken ,7% ,3% ,0% Ticarethane ,5% ,3% ,2% Resmi Daireler ,3% ,0% ,2% Aydınlatma ,2% ,6% ,3% Diğer ,2% ,1% ,2% Toplam Tüketim Kaynak: SEDAŞ Abone Grupları 2011 kwh Dağılım (%) Sanayi ,0% Mesken ,2% Ticarethane ,8% Resmi Daireler ,0% Aydınlatma ,6% Diğer ,4% Toplam Tüketim Kaynak: SEDAŞ 37
54 Grafik 45- Kocaeli de Yıllar İtibariyle Toplam Elektrik Enerjisi Tüketimi (kwh) Kaynak: Sakarya Elektrik Dağıtım A.Ş. (SEDAŞ) Kocaeli de toplam elektrik enerjisi tüketimi yıllar itibariyle incelendiğinde 2008 yılına kadar görülen artış trendinin 2009 yılından itibaren 2010 ve 2011 yıllarında da düşüş eğilimi gösterdiği görülmektedir SEKTÖRLER İTİBARİYLE İMKB DE İŞLEM GÖREN FİRMALAR Merkezi veya üretim tesisleri Kocaeli de bulunan ve İstanbul Menkul Kıymetler Borsası nda (İMKB) işlem gören 24 tane Kocaeli li firma bulunmaktadır. Bu firmaların sektörel dağılımı aşağıda gösterilmektedir. Tablo 25- İMKB da İşlem Gören Firmaların Sektörel Dağılımı SEKTÖRLER Firma Sayısı Ana Metal Sanayi 5 Bilişim 1 Çimento ve Toprak Ürünleri 4 Gıda Maddeleri Ticareti 1 Kimyevi Madde ve Mamulleri 8 Otomotiv ve Yan Sanayi 5 TOPLAM 24 Kaynak: IMKB Grafik 46- İMKB da İşlem Gören Firmaların Sektörel Dağılımı (%) Kaynak: IMKB 38
55 KOCAELİ NİN SEKTÖREL GÖRÜNÜMÜ Kocaeli de bulunan ve İMKB de işlem gören 24 firmanın; yüzde 33 ü kimyevi madde ve mamulleri sektörü, yüzde 21 i ana metal sanayi, yüzde 21 i otomotiv ve yan sanayi, yüzde 17 si çimento ve toprak ürünleri, yüzde 4 ü gıda maddeleri ticareti ve yine yüzde 4 ü de bilişim sektöründe faaliyet gösteren firmalardan oluşmaktadır SEKTÖRLERE GÖRE YILLAR İTİBARİYLE KAMU YATIRIMLARI Kocaeli İl Planlama ve Koordinasyon Müdürlüğü nün verilerine göre; yılları arasındaki toplam kamu yatırımı 6 milyar 493 milyon 849 bin 285 TL tutarındadır. Yıllar itibariyle yatırım tutarları incelendiğinde; aşağıdaki grafikte de görüleceği üzere yılları arasında değişken bir seyir görülmektedir. Kocaeli ye yapılan kamu yatırımları 2006 yılında artarken, 2007 yılında yüzde 22,2 oranında düşüş göstermiş, 2008 yılında da bu düşüş devam etmiştir yılında bir önceki yıla göre yüzde 26 oranında bir artış görülmüş ancak 2010 yılında yüzde 28 lik keskin bir düşüş yaşanmıştır. Yatırımlarda 2011 yılında yine bir artış olduğu ve 1 milyar 173 milyon 806 bin 684 TL tutarında yatırım ayrıldığı görülmektedir. Grafik 47- Kocaeli de Yıllar İtibariyle Kamu Yatırımları Kaynak: T.C. Kocaeli Valiliği İl Planlama ve Koordinasyon Merkezi Tablo Yılı Sektörlere Göre Kamu Yatırımları SEKTÖR TOPLAM 2005 YILI BİTEN PROJE SAYISI YATIRIMI (TL) PROJE SAYISI TARIM İMALAT ENERJİ ULAŞIM HABERLEŞME EĞİTİM SAĞLIK DKH TOPLAM Kaynak: T.C. Kocaeli Valiliği İl Planlama ve Koordinasyon Merkezi 39
56 KOCAELİ NİN SEKTÖREL GÖRÜNÜMÜ Tablo Yılı Sektörlere Göre Kamu Yatırımları SEKTÖR TOPLAM PROJE SAYISI 2006 YILI YATIRIMI (TL) BİTEN PROJE SAYISI TARIM ENERJİ ULAŞIM EĞİTİM SAĞLIK DKH TOPLAM Kaynak: T.C. Kocaeli Valiliği İl Planlama ve Koordinasyon Merkezi Tablo Yılı Sektörlere Göre Kamu Yatırımları SEKTÖR TOPLAM PROJE SAYISI 2007 YILI YATIRIMI (TL) BİTEN PROJE SAYISI TARIM ENERJİ ULAŞIM EĞİTİM SAĞLIK DKH TOPLAM Kaynak: T.C. Kocaeli Valiliği İl Planlama ve Koordinasyon Merkezi Tablo Yılı Sektörlere Göre Kamu Yatırımları SEKTÖR TOPLAM PROJE SAYISI 2008 YILI YATIRIMI (TL) BİTEN PROJE SAYISI TARIM ENERJİ ULAŞIM EĞİTİM SAĞLIK DKH TOPLAM Kaynak: T.C. Kocaeli Valiliği İl Planlama ve Koordinasyon Merkezi 40
57 Tablo Yılı Sektörlere Göre Kamu Yatırımları KOCAELİ NİN SEKTÖREL GÖRÜNÜMÜ SEKTÖR TOPLAM PROJE SAYISI 2009 YILI YATIRIMI (TL) BİTEN PROJE SAYISI TARIM ENERJİ ULAŞIM EĞİTİM SAĞLIK DKH TOPLAM Kaynak: T.C. Kocaeli Valiliği İl Planlama ve Koordinasyon Merkezi Tablo Yılı Sektörlere Göre Kamu Yatırımları SEKTÖR TOPLAM PROJE SAYISI 2010 YILI YATIRIMI (TL) BİTEN PROJE SAYISI TARIM ENERJİ ULAŞIM EĞİTİM SAĞLIK DKH TOPLAM Kaynak: T.C. Kocaeli Valiliği İl Planlama ve Koordinasyon Merkezi Tablo Yılı Sektörlere Göre Kamu Yatırımları SEKTÖR TOPLAM PROJE SAYISI 2011 YILI YATIRIMI (TL) BİTEN PROJE SAYISI TARIM ENERJİ ULAŞIM EĞİTİM ,09 21 SAĞLIK DKH , TOPLAM , Kaynak: T.C. Kocaeli Valiliği İl Planlama ve Koordinasyon Merkezi 1.9. SEKTÖRLER İTİBARİYLE TÜBİTAK DESTEĞİ ALAN PROJE BİLGİLERİ Teknolojinin toplumsal faydaya dönüşme sürecini hızlandırmak amacıyla, ülkemiz özel sektör kuruluşlarının araştırma-teknoloji geliştirme ve yenilik faaliyetlerini desteklemek amacıyla kurulan Teknoloji ve Yenilik Destek Programları Başkanlığı (TEYDEB), destek programları tasarlamakta ve yürütmektedir. TEYDEB in 41
58 destekleri arasında; Sanayi AR-GE Projeleri Destekleme Programı, Proje Pazarları Destekleme Programı, Üniversite-Sanayi İşbirliği Destek Programı, KOBİ AR-GE Başlangıç Destek Programı, Uluslararası Sanayi AR-GE Projeleri Destekleme Programı, Öncelikli Alanlar Araştırma Teknoloji Geliştirme ve Yenilik Projeleri Destekleme Programı, Bireysel Girişimcilik Aşamalı Destek Programı yer almaktadır. Aşağıdaki tablolarda yılları arasında TÜBİTAK TEYDEB desteği alan otomotiv, kimya, makineimalat, gıda, elektrik-elektronik, metal, çimento, bilişim sektörlerine ait, desteklenen proje sayıları, desteklenen firma sayıları ve hibe destek tutarı ile ilgili bilgiler yeralmaktadır. Tablo Yılları Arası Otomotiv Sektörü Verileri Toplam ( ) Desteklenen Proje Sayısı Desteklenen Firma Sayısı Hibe Destek Tutarı (Milyon TL)* 4,1 23,8 30,0 20,5 27,9 13,1 7,6 127,01 *2011 yılı sabit fiyatlarıyla Kaynak: TÜBİTAK TEYDEB Tablo Yılları Arası Kimya Sektörü Verileri Toplam ( ) Desteklenen Proje Sayısı Desteklenen Firma Sayısı Hibe Destek Tutarı (Milyon TL)* 0,1 0,5 0,3 0,9 1,9 0,6 2,6 6,86 *2011 yılı sabit fiyatlarıyla Kaynak: TÜBİTAK TEYDEB Tablo Yılları Arası Makine İmalat Sektörü Verileri Toplam ( ) Desteklenen Proje Sayısı Desteklenen Firma Sayısı Hibe Destek Tutarı (Milyon TL)* 0,1 0,3 1,7 3,1 7,0 3,3 2,6 18,20 *2011 yılı sabit fiyatlarıyla Kaynak: TÜBİTAK TEYDEB Tablo Yılları Arası Gıda Sektörü Verileri Toplam ( ) Desteklenen Proje Sayısı Desteklenen Firma Sayısı Hibe Destek Tutarı (Milyon TL)* - 0,1 0,2 0,3 0,1 0,6 0,8 1,98 *2011 yılı sabit fiyatlarıyla Kaynak: TÜBİTAK TEYDEB 42
59 Tablo Yılları Arası Elektrik - Elektronik Sektörü Verileri Toplam ( ) Desteklenen Proje Sayısı Desteklenen Firma Sayısı Hibe Destek Tutarı (Milyon TL)* 0,1 1,5 1,3 1,9 3,0 1,7 3,2 12,69 *2011 yılı sabit fiyatlarıyla Kaynak: TÜBİTAK TEYDEB Tablo Yılları Arası Ana Metal Sanayi Sektörü Verileri Toplam ( ) Desteklenen Proje Sayısı Desteklenen Firma Sayısı Hibe Destek Tutarı (Milyon TL)* ,00 *2011 yılı sabit fiyatlarıyla Not: Sözkonusu alanda, 2011 yılı için destek kararı verilen projenin 0,208 milyon TL. olan ödemesi 2012 yılında gerçekleşmiştir. Kaynak: TÜBİTAK TEYDEB Tablo Yılları Arası Çimento ve Toprak Ürünleri Sektörü Verileri Toplam ( ) Desteklenen Proje Sayısı Desteklenen Firma Sayısı Hibe Destek Tutarı (Milyon TL)* ,2 0,20 *2011 yılı sabit fiyatlarıyla Kaynak: TÜBİTAK TEYDEB Tablo Yılları Arası Bilişim Sektörü Verileri Toplam ( ) Desteklenen Proje Sayısı Desteklenen Firma Sayısı Hibe Destek Tutarı (Milyon TL)* 0,05 0,01 1,3 1,7 3,2 5,2 5,7 17,01 *2011 yılı sabit fiyatlarıyla Kaynak: TÜBİTAK TEYDEB 43
60 2. BÖLÜM SEKTÖREL TOPLANTILAR KOCAELİ NİN SEKTÖREL GÖRÜNÜMÜ Kocaeli nin Sektörel Görünümü Projesi kapsamında planlanan faaliyetlerin ilk ayağını istatistiki araştırmalar oluştururken ikinci ayağını ise sektörel toplantılar ve araştırmalar oluşturmaktadır. Söz konusu toplantılarda sektörün güncel görüntüsünü ortaya çıkartmak adına sorunlar tartışılmış, birtakım sorunlara yönelik çözüm önerileri üretilmiş ve geleceğe yönelik beklentiler, sektörün faal aktörleri olan firmalardan alınmıştır. Toplantılar neticesinde ortaya çıkan temel ortak sorunlardan ilki nitelikli eleman sorunu olmuştur. Neredeyse her sektörün sorunlarından biri olan nitelikli eleman sorununa ilişkin çeşitli çözüm önerileri getirilmiş olup acil önlem alınması gereken konulardan biri olarak nitelendirilmiştir. Diğer taraftan önemli bir diğer sorun olarak görülen konulardan biri de enerji maliyetlerinin yüksekliği olmuştur. Birçok sektör için temel maliyet kalemlerinden biri olan enerji konusunda teşvik verilmesi veya indirime gidilmesi firmalarca talep edilmiş, bu sayede düşecek olan üretim maliyetleri ile hem ulusal hem de uluslar arası alanda rekabet güçlerinin artacağı savunulmuştur. Kocaeli açısından firmalarca önemli görülen bir diğer ortak sorun ise, gelişmiş bir il olmasından ötürü Kocaeli ye yeterince teşvik ayrılmamasıdır. Bu konuda firmalar, özellikle Kocaeli dışında teşvik alan bölgelerdeki firmalar ile rekabette sıkıntılar yaşadıklarını dile getirmişlerdir. Birçok sektör için ortak olan bir diğer sorunu ise kayıt dışı (merdiven altı) üretim yapan yerlerdir. Bu konuda denetimlerin yeterince sıkı olmaması ve yaptırımların caydırıcılığının az olması, sektördeki firmaların yeterince şikayetçi olmaması ve ihbarda bulunmamaları merdiven altı üretimlerin önüne geçilmesinde engel teşkil eden başlıca unsurlar olmaktadır. Hem devlete vergi açısından hem de firmalara rekabet açsından olumsuz etkileri olan merdiven altı üretimler ile ilgili tedbirlerin daha da sıkılaştırılması talep edilmektedir. Yine birçok sektör tarafından çözüm üretilmesi beklenen ve firmaların gelişmesi, sermaye birikimlerinin arttırmasında engel gördükleri bir diğer konu ise vergi oranlarının yüksekliğidir. Vergi oranlarının yüksek olması firmaların karlılığını etkilediği gibi tüketiciler açısından da fiyatların daha yüksek olmasını, tüketim miktarlarının aşağıya düşmesine neden olmaktadır. Kısacası piyasanın canlanması, ticaret döngüsünün artması ve firmaların daha hızlı gelişmesi için vergi oranlarında bir iyileştirilme yapılması firmaların başlıca beklentileri arasında yer almaktadır. Yukarıda yer alan sorunlar, çözüm önerileri ve beklentilere ilişkin ayrıntılı bilgiler yayının devamında sektörel olarak ayrı ayrı incelenmiş olup, ilimizde faaliyet gösteren firmaların sektörde yaşadıklarına ilişkin bir çerçeve çizilmiştir TURİZM Turizm sektörü açısından Türkiye hem coğrafi konumu ve iklimi hem de sahip olduğu doğal kaynaklar açısından büyük bir avantaja sahiptir. Bununla birlikte ve bağlantılı olarak, Türkiye de turizmin profesyonel bir anlayışla yürütülmesi ihtiyacı öne çıkmakta, bu notada yeni bir bilinç oluşmaktadır. Zengin örf ve adetleri olan, misafirperver bir toplum yapısına -istisnalarla karşılaşılsa da- sahip olunması bir avantaj oluşturmaktadır. 44
61 Turizm çeşitlenmesine olanak veren coğrafi ve doğal yapısı nedeniyle Türkiye son 10 yılda en çok ziyaretçi alan destinasyonlar arasına girmiştir. Turizme adapte olmakta sorun yaşamayan dinamik genç nüfusun varlığı ve özgün sosyo-kültürel özellikler sebebiyle turistlerin ilgisini çeken doğu-batı sentezi Türkiye yi merak edilen bir turizm merkezi yapmaktadır. Coğrafi konumu nedeniyle ana pazar bölgelerine yakın olması, bu konumun avantajından yararlanılarak kurulan halı, deri, konfeksiyon ve mücevherat gibi turistik alışveriş olanaklarına sahip olunması ve bölgedeki rakip ülkelere göre daha yeni ve kaliteli nitelikli tesislerin varlığı Türkiye turizmine avantaj sağlayan unsurlar arasındadır. Ülkemizde sektörün Güçlü Tarafları Coğrafi ve doğal yapının varlığı, iklim, doğal kaynaklar, bozulmamış çevre, Gelişme potansiyeli gösteren pazarlarda Türkiye'ye yönelik ilginin artması, Rakip ülkelere göre daha yeni ve daha nitelikli tesislerin varlığı, Halı, deri, konfeksiyon ve mücevher başta olmak üzere geniş yelpazede alışveriş olanağı, İhtisaslaşmış seyahat organizatörleri ve havayolu ulaşım şirketlerinin sayılarının artması. Sektörün Zayıf Tarafları ise Rekabet nedeniyle pazarlamanın düşük fiyatlara yapılması ve düşük fiyatların bir çekim unsuru haline gelmesi, Mevsimsellik ve buna bağlı olarak kapasite kullanım oranlarının düşüklüğü, Standardı yüksek tesislerin yakın çevresindeki oluşumlar ile uyumsuzluğu, Faaliyetlerin büyük ölçüde yaz sezonuyla sınırlı kalması, Sağlık, teknik altyapı ve enerji konularında yetersizlik olarak görülmektedir. İlimiz turizm sektörü açısından Kış Turizmi, Termal Turizmi, İnanç Turizmi, Müzeler, Deniz Turizminin yapılabildiği bir il konumundadır. Son yıllarda özellikle sektörel çeşitliliğin artırılması konusunda Kocaeli Valiliği önderliğinde ciddi çalışmalar yapılmıştır. Kocaeli turizm sektörü irdelendiğinde dikkat çeken konular şöyle sıralanabilir: Kongre Merkezi İhtiyacı: Son dönemde büyük ölçüde önem kazanan kongre turizmi ile ilgili Kocaeli de önemli yatırımlara ihtiyaç vardır. İstanbul talebi karşılayamayacak noktaya gelmiştir. Kongre merkezinin kurulması, artan yatak kapasitelerinin karşılanması adına önemli bir potansiyel oluşturacaktır. Sempozyum ve Kongre merkezinin kurulması konusunda eksik bir yapılanma söz konusudur. Otel bünyesinde girişimler ilgili makamlara iletilse de henüz sonuç alınmış değildir. Bu alanda Kocaeli, Antalya gibi avantajlı bir il durumundadır. Antalya Kongre turizmi için elverişli zemine sahipken, planlı çalışmalar yapılmış ve neticesinde kongre turizmine uygun tesisleşme gerçekleşmiştir. Doğru yapılan planlama çalışmaları neticesinde Antalya kongre düzenleyenlerin tercih ettiği, uluslararası üne kavuşma yolunda ilerleyen bir il konumuna ulaşmıştır. Kocaeli Kongre Turizmi açısından İstanbul dan daha avantajlı bir il konumundadır. İstanbul daki mevcut turizm tesisleri hali hazırda Kongre turizmine uygun halde değil iken daha sonradan yapılan tadilatlar ile Kongre turizmine uygun hale getirilmek istenmiştir. Fakat yapılan tadilatlar neticesinde oluşan tesislerin birçoğu maalesef sıfırdan bu alanda yapılan tesislerin yeterliliğine ulaşamamıştır. Kocaeli ise yine Antalya gibi bu alanda yatırıma açık ve başarılı planlama ile kongre turizminde başarılı olabilecek bir il konumundadır. Özellikle 45
62 İstanbul daki yeni kongre tesislerinin Anadolu yakasına hatta Gebze ye kayması, ilimizin kongre turizmindeki önemini daha da arttırmaktadır. Kongre turizmi ile ilgili en spesifik örnek Bursadır. Bursa ya yapılan kongre merkezi şehrin hareketlenmesine ve kongre turizminden pay almasını sağlamıştır. Günlük Tur Organizasyonu Eksikliği: Kocaeli için düzenlenen turlar genellikle il dışındaki tur operatörlerince gerçekleştirilmektedir. İl içerisindeki tur operatörleri bu konuda faaliyette bulunmamaktadırlar. Bir diğer önemli konu ise günlük tur potansiyeli olan Kocaeli için günlük turların başlamamış olmasıdır. Bu konuda belediye başta olmak üzere kurumlardan destek istenmiştir. Özellikle belediye bu konuda desteğe açık olduğunu belirtmiş olup, araç tahsisi konusunda yardımcı olabileceğini belirtmiştir. Fakat araç tahsisi maalesef yeterli olmamaktadır, il bazında faaliyet gösteren profesyonel rehberlere ihtiyaç bulunmaktadır. Özellikle günübirlik turlar ile ilgili büyük bir pasta bulunmakta olup bu pastadan ilimiz firmalarının pay alması önemlidir. Bu sebepten ötürü bu alanda faaliyet gösteren acentelerin oluşması gerekmektedir. Günlük tur organizasyonları içinde önemli bir yere sahip olan doğa yürüyüşleri için mevcut yürüyüş parkurlarında iyileştirmelerin yapılması gerekmektedir. Özellikle doğa turizmi açsından büyük öneme sahip yürüyüş parkurları daha fazla tanıtılmalı ve eksikleri giderilmelidir. Sağlık Turizmi Sorunu: Sağlık Turizmi açısından gelen hastaların Kocaeli de vakit geçirmesi için turlar düzenlenmelidir. Bu yönde yerel acenteler organizasyonlarda bulunmalıdırlar. Gelen hastalar ve refakatçiler şehre heyecan duymalı. Özellikle sağlık turizmi için Kocaeli ye gelenler ilk olarak İstanbul u gezmek istemektedirler. Kocaeli yapılacak çalışmalar ile cazibe merkezi haline getirilmeli ve başta doğal güzellikleri olmak üzere birçok turistik özelliğini ön plana çıkartmalıdır. Turlar düzenlenmelidir. Sanayi şehrinden sağlık ve turizm şehrine sloganıyla hareket edilerek vizyon belirlenmelidir. Sağlık turizmi 3 başlık altında düzenlenmektedir - Medikal turizm - Termal - İleri yaş, engelli turizmi. İleri yaş ve engelli turizmi ile ilgili tesis yapılmalı ve bölge cazibe merkezi haline getirilmelidir. Bölge özellikle reklamı yapılarak fark ettirilmeli ve geçinilecek yer olarak değil kalınacak ve yaşanılacak bir yer olarak lanse edilmelidir. Sağlık turizmi açısından nitelikli ve dünya çapında tanınan tıp hekimlerine sahip olan ilimizin bu yönleri daha fazla tanıtılmalıdır. Bu alanda zaten ilimizdeki birçok sağlık kurumuna dışarıdan gelen çok sayıda ulusal ve uluslararası sağlık turisti bulunmaktadır. Bu misafirlerin başlıca sorunları ise kendilerine kapsamlı hizmet verecek kurumların ya da firmaların bulunmamasıdır. Özellikle gelen hastalar doktorları nasıl bulacağı ve ulaşımını nasıl gerçekleştireceği ile ilgili temel sorunları çözebilecek kuruluşlar ya da firmalar aramaktadırlar. Bir diğer önemli husus ise sağlık turizmi için gelen kişilerin yabancı acenteler aracılığıyla gelmeleridir. Bu konuda da yerli acentelerin daha fazla gayret içinde olmaları gerektiğine inanılmaktadır. 46
63 Acenteler gerek günlük tur, gerekse de sağlık turizmi açısından Kocaeli için önemli turizm etkinliklerinde aktif olarak yer almalı bunun için acenteler bünyesinde bir farkındalık oluşturulmalıdır. Turizmi Destekleyecek Tesislerin Eksikliği Sorunu: Turizm sektöründe Kocaeli nin yeterince turist çekebilmesi açısından bir diğer önemli husus tesisleşmenin haricinde gelen turistlerin eğleneceği ve sosyal aktivitede bulunabileceği yerlerin az olmasıdır. Doğal güzellik ve turizm potansiyeli olan mekanlar mevcut olsa bile buraları gezmeye gelen kişilere alternatif eğlenceler sunulmalıdır, şehrin sosyo-kültürel yapısı geliştirilmelidir. Nitelikli Eleman ve Rehber Sorunu: Gerek günübirlik turlar gerekse de sağlık turizmi için gelen misafirlere rehberlik edecek nitelikli rehber sıkıntısı bulunmaktadır. Kocaeli Üniversitesi Turizm Meslek Yüksek Okulları aracılığıyla özellikle kokartlı rehber yetiştirilse de bu rehberler genellikle il dışında faaliyet göstermektedir. Yetişen rehberlerin il dışında faaliyet göstermelerinin sebeplerinden biri ise, il bazında faaliyet gösteren acentelerin yoğun faaliyetlerinin olmamasıdır. Bir diğer önemli husus ise tesisleşmenin artması ile beraber nitelikli iş gücü sorununun büyümesidir. Şuan halihazırda faaliyet gösteren turizm tesislerinin temel sorunu niteliğinde olan bu konu plansız yatırımlar ile daha da önemli hale gelecektir. Özellikle nitelikli eleman yetiştirme konusunda çalışmalara acil ihtiyaç duyulmaktadır. Bu sorunun altında yatan temel sebep ise lisede veya yüksek öğrenimde turizm alanında eğitim alan kişilerin turizmi meslek olarak görmemeleri ya da bu alanda çalışmak istememeleridir. Ayrıca çalışan personelin yabancı dil olarak da yetersiz olması işletme sahipleri açısından sıkıntılı bir durum olmaktadır. Söz konusu sorunun aşılması için turizm okullarında yabancı dil eğitimlerine daha fazla ağırlık verilmeli, ayrıca çalışanlar için de mesleki yabancı dil kursları açılmalıdır. Tesislerin bir diğer sorunu ise staj yapacak stajyer sıkıntısı çekmeleridir. Başta uzakta yer alan tesisler olmak üzere Kocaeli de turizm tesislerinin çoğu staj için Kocaeli öğrencileri tarafından tercih edilmemektedir. Tercih edilmeme sebeplerinden bir diğeri ise stajyerlere ücretlerin bazı tesislerce verilmemesi ya da çok az verilmesidir. Turizm Yatırım Potansiyeli Turizm Yatırımcılarına Anlatılmalı: Kocaeli nin turizm de daha fazla tesise sahip olması ve turizm alanında faaliyetlerin artması için Kocaeli nin turizm potansiyeli iyi araştırılmalı ve yatırımcılara söz konusu fırsatların tanıtımı yapılmalıdır. Özellikle Turizm sektörüne yapılan yatırımların yaklaşık 60 sektörü de etkilediği göz önüne alınırsa turizm sektöründe yapılacak yatırımların çarpan etkisinin fazla olacağına inanılmaktadır. Ulusal ve Uluslararası Organizasyonlar Arttırılmalı: Başta sportif organizasyonlar olmak üzere uluslararası etkinliklere Kocaeli olarak ev sahipliği yapılmalıdır. Bunun için yeterli altyapıya ve tesise (olimpik buz sporları salonu, su kayağı tesisi, kartepe vb.) sahip olan ilimiz bu alanda yapılacak etkinliklerini arttırmalı ve spor turizminden daha fazla pay almalıdır. İstanbul Shoping Fest İstanbul da düzenlendiğinde birçok otel neredeyse tam kapasite ile faaliyet göstermiştir. Benzer ulusal etkinliklerin de ilimizde düzenlenmesi faydalı olacaktır. Altyapı Sorunu: Özellikle şehirden uzakta olan tesislerde altyapı sorunları sektörü olumsuz etkilemektedir. Başta düzenli elektrik ve su kesintileri olmak üzere tesisleri mağdur durumda bırakacak altyapı eksiklikleri bulunmaktadır. 47
64 Aşırı Yatırım Riski: Kocaeli nin turizm alanında bazı atılımlar gerçekleştirmesi sonucunda turizm alanında yatırımlar gün geçtikçe artmaktadır. Artan yatırımların plansız yapılması ise atıl bir kapasitenin ortaya çıkmasına neden olabilmektedir. Dolayısıyla yatırımların verimliliği ve etkinliği risk altına girmektedir. Bu konu ile ilgili fizibilite çalışmaları yürütülmesi gerekmektedir. Uygulamada Karşılaşılan Sorunlar: Otelde konaklayan kişilerin saat 24:00 01:00 arası emniyete bildirilmesi gerekmektedir. Fakat internet üzerinden yapılan bildirimlerde sorun yaşanabilmektedir ya da 01:00 den sonra konaklayan kişilerin bildirimleri ertesi gün yapılmaktadır, bu da sorun doğurmaktadır. Bu konu ile Emniyet yada İç İşleri Bakanlığı ile Turizm Bakanlığı ortak çözüm üretmelidirler. Kocaeli de yaşayan halkın Kocaeli de ki turizm potansiyelinden yeterince yararlanamaması: Kocaeli de yaşayan halkın, Kocaeli nin mevcut turizm potansiyelinin ve turizm tesisleri hakkında yeterli bilgiye sahip olamadıkları düşünülmekte ve Kocaeli nin sahip olduğu turizm potansiyeli tesisler ile beraber halka daha fazla tanıtılmalıdır. Çevre Kirliliği Sorunu: Doğal alanlarda yapılan turizm faaliyetlerinin çeşitlilikleri artsa da buna paralel olarak çevre kirliliği de artış göstermektedir. Doğa turizmi kitle turizmi olarak görülmemeli, özel ilgi turizmi olarak görülmelidir. Tesisleşmede de çevre unsuru ön planda bulundurulmalı, doğal yapıyı bozacak tesislerden kaçınılmalıdır LOKANTA VE DİĞER YEME İÇME YERLERİ Global dünyada yerel tatların vazgeçilmezliği tüm değişimlerin üzerinde devam ederken, Türkiye gibi farklı kültürlerden oluşan mozaik bir yapıda, yeme-içme sektörü gelişimine büyük bir hızla devam etmektedir. Gelinen nokta, bu muhteşem mutfağa göre değerlendirildiğinde çok gerilerde olsa da, gelecek açısından umut verici olduğu söylenebilir. İlimizde sektör irdelendiğinde dikkat çeken noktalar şöyle sıralanabilir: Kanuni Yükümlülük Sorunu: Lokanta ve diğer yeme içme yerleri sektöründe faaliyet gösteren firmaların başlıca sorunu uyulması zor kanuni yükümlülüklerin mevcudiyeti ve fazlalığıdır. Sektörde faaliyet gösteren firmaların başlıca talebi özellikle kanunlar çıkartılırken ve yasal düzenlemeler yapılırken sektörün faal aktörlerinden fikir alınması ve bu doğrultuda kanunların çıkartılmasıdır. Başlıca sebebi ikili ilişkilerden kaynaklanan bir diğer sorun ise Belediyelerce verilen ruhsatlarda bazı firmaların fazla zorlanması, bazı firmaların ise aynı zorlukla karşılaşmamasıdır. Yani yetkili kurumlarca standart dışı ve kurumsal olmayan uygulamalar yapılmaktadır. Tüm zorlu bürokratik işlemlerin yanında ruhsat ücretlerinin yüksek olması da söz konusu sektörde faaliyet gösteren firmaları finansal açıdan zorlamaktadır. Değişen kanun ile beraber eskiden ürünler üzerinde son kullanma tarihi yer alırken yeni çıkan kanun ile bu ibare tavsiye edilen son kullanma tarihi olarak değiştirilmiştir. Bu ibare ilerleyen zamanlarda uygulamada firmaları sıkıntılı bir duruma sokabilecek bir konudur. Kayıt Dışı Üretim Sorunu: Sektörün başlıca bir diğer sorunu kayıt dışı üretimdir. Halk arasında seyyar ya da merdiven altı olarak tabir edilen üretim ve satış yerleri denetimsiz, ruhsatsız ve kontrolsüz olmasından ötürü kanuni yükümlülüklerini yerine getiren firmaları özellikle rekabet açısından zor durumda bırakmaktadır. Vergi,ruhsat ve benzeri giderleri olan ve sürekli denetim altında bulunan kayıtlı firmaların, merdiven altı üretim ve satış yapanlar firmalar ile aynı platformda faaliyet göstermesi haksız rekabet koşullarını güçlendirmektedir. 48
65 Sektörde bu alandaki en büyük beklenti ruhsatsız üretim yapan yerlere yapılan denetimlerin arttırılması, ruhsatlandırılmaları yönünde baskı uygulanması ya da bu işyerlerinin kapatılmasıdır. Mevcut yapıda yapılan denetimler yetersiz kalmakta, sonuç olarak bu durumdan hem kayıtlı firmalar hem de halk sağlığı olumsuz etkilenmektedir. Merdiven altı firmalara karşın sürekli denetlenen ve gereken yükümlülüklerini yerine getiren firmalar çok katı kurallardan ve yasal yükümlülüklerden ötürü faaliyetlerini sürdürmekte maddi manevi sıkıntı yaşamaktadırlar. Kayıt dışı üretimin bir diğer ayağı ise, yasak olmasına rağmen lokanta ve restoranların toplu yemek yapmalarıdır. Lokanta ve restoranların toplu yemek organizasyonlarına girmeleri cemiyet veya toplantılara toplu yemek yapan catering firmalarını sıkıntıya sokmaktadır. Bu alanda da denetimlerin arttırılması gerektiğine inanılmaktadır. Denetim Sorunu: Eğitilmemiş personel, düşük fiyat politikasının yol açtığı sermaye birikimi yetersizliği ve devletten yeterli ilginin görülmemesinin yanı sıra sektöre yeterli güven duyulmamasına ve sektörün gelişimini henüz tamamlayamamasına bağlı olarak kredi olanaklarının yok denecek kadar az olmasının da sektörü olumsuz yönde etkilediği açıkca görülmektedir. Hukuki ve yasal boşluklardan kaynaklanan mevzuat yetersizliklerinin neden olduğu sıkıntılarda firmalara ayrıca külfet getirmektedir. Sektörde kurumsallaşma sürecinin tamamlanması ve standartların oluşması için kayıt dışı üretim sorunu başlığı altında daha önce incelenen ve sektör için büyük bir engel teşkil eden ruhsatsız üretim ve satış yapan yerlere yapılan denetimler arttırılmalıdır. Her ne kadar denetimler olsa da merdiven altı üretim yapan yerler fazlasıyla mevcut bulunmaktadır. Denetimler neticesinde alınan örneklerin Laboratuar tahlillerince elde edilen sonuçlarına güvenilirlik düzeyi düşüktür. Birçok işletme sahibi kendilerinin de analiz yapabileceği laboratuarların kurulmasını istemektedir. Denetimler esnasında karşılaşılan bir diğer önemli sorun ise, numune alınmaya gelen heyetin zaman zaman gerekli donanım ve ekipman olmadan gelmeleridir. Yapılan denetimlerin ardından ortaya çıkan sonuçların yaptırımlarında da tezat uygulamalar bulunmaktadır. Örneğin asgari hijyen şartlarını sağlayamayan bir firmanın kapatılması gerekirken para cezası verilebilmektedir. Bu konuda daha katı önlemlerin alınması firma sahiplerince istenmektedir. Denetimler pek çok kurum tarafından ayrı ayrı yapılmaktadır. Belediye, Maliye, İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü ayrı ayrı denetim yapmaktadır. Denetimlerin şekli ile ilgili sıkıntılar mevcuttur. Denetimlerin zamanlaması ve tarzı işyerindeki mevcut müşterileri rahatsız etmeyecek şekilde ayarlanmalıdır. Asayiş yönünden yapılan denetimlerde memurların tutumu denetimin işleyişini doğrudan etkileyen önemli bir unsurdur. Denetim saatleri de iyi ayarlanmalıdır. Denetimler genelde hizmetin yoğun olduğu saatlerde yapılmaktadır, bu ise işletme sahiplerini mağdur etmektedir. Denetimlerin neticesinde ortaya çıkan uygunsuzluk işletmede çalışan personelden kaynaklansa bile cezai müeyyideler sadece işletme sahipleri etkilenmektedir. Cezai işlemler sadece işletme sahiplerine yönelik olmamalı, çalışanlara da sorumluluklar yüklenmelidir.böylelikle sektörde çalışan kişilerin işlerini daha büyük sorumluluk ve özenli yapmaları teşvik edilmiş olacaktır. 49
66 İşgücü Sorunu: İşgücü birçok sektörde olduğu gibi söz konusu sektör için de sorun olmaktadır. Bu alandaki temel sorunlardan biri ise nitelikli iş gücü açığı sorunudur. Yetişmiş kalifiye eleman bulmakta firmalar sıkıntı çekmektedirler. Gerek servis elemanı, gerekse de mutfak elemanı bakımından sektörde ciddi bir emek talebi bulunurken, emek arzı kısıtlı kalmaktadır. İs gücünün sektörde sorun olmasının temel sebeplerinden biri iş görenlerin yaptıkları işi meslek olarak görmemeleridir. Sektörde çalışmanın itibarı olmadığından dolayı iş olarak cazip görülmemektedir. İş görenler açısından bir diğer önemli husus ise sosyal olanaklar ve ücretler olmaktadır. Sektörde çalışanlar daha iyi sosyal olanaklar ve ücretlere sahip olabilirler ise sektörde çalışmak daha cazip hale gelecektir. Sektörde işverenler açsından önemli bir diğer husus ise çalışanlardan alınan primlere tazminat bedeli de alınması ve bu alınan bedelin devlet tarafından biriktirilmesidir. Bu sayede işverenler işten çıkma durumunda tazminat ödemekten kurtulacak olup tazminat bedeli devletten karşılanacaktır. Ruhsatlandırma Sorunu: Ruhsatlandırma denetimleri sadece gıda üretim ve satış yerlerinde değil mezbahalar başta olmak üzere tüm gıda ile ilgili tesislerde sıkı bir şekilde yapılmaktadır. İlimizde ruhsatı bulunmayan mezbahalar mevcuttur. Bu ise denetimsiz kesimler ve denetimsiz kesilen etlerin dağıtımı anlamına gelmektedir. Ruhsatsız ve denetimsiz olduğundan kaçak ve yabancı et bulunma ihtimalleri de bulunan bu tesislerden alınan etler firma sahiplerini mağdur ettiği gibi halk sağlığı açısından da ciddi tehlike yaratmaktadır. İşletme izinlerinin verilmesi ve ruhsatlandırma ilintili sorunlar özellikle barlar açısından sıkıntı olmaktadır. Bar olarak işletilen işletmelere, bar ruhsatı yerine içkili lokanta ruhsatı verilmekte fakat buna karşın eğlence yeri (bar, disko ve pavyon) vergisi alınmaktadır. Müzik ve canlı müzik ruhsatı hakkında da benzer sorunlar bulunmaktadır, canlı müzik ruhsatı da kesinlikle verilmemektedir. 24 saat çalışma ruhsatı her yerde geçerli bulunmamaktadır. 24 saat çalışma ruhsatı il geneline genişletilmeli ve bir sistematiğe bağlanılmalıdır. Altyapı Sorunları: Altyapı (elektrik) yönünden SEDAŞ başta olmak üzere sıkıntılar bulunmaktadır. Özellikle eğlence mekanları neredeyse her hafta yaşanan elektrik kesintisinden şikayetçi olmaktadırlar. Elektrik kesintilerinin eğlence saatlerinde yaşanması işletme sahiplerini mağdur etmektedir. Kapalı Alan uygulamaları ile ilgili Sorunlar: Sigara yasağı ile ilgili uygulamalar yurtdışındaki gibi daha esnek olmalıdır. Örneğin İspanya ve İsviçre de kafelerin sigara içtirmesi isteğe bağlı olup işletme ilgili yerel makamdan sigaralı veya sigarasız çalışma iznini almakta böylelikle tüketici sigara içilen mekana gitmek istediğinde sigara içilebilen yerlere gitmekte, istemeyenler ise içilmeyen mekanları tercih etmektedirler MOBİLYA Ülkemizdeki mobilya ve ahşap sanayi, genelde küçük ölçekli çok sayıda aile işletmesinden oluşmaktadır. Bu işletmeler düşük kapasite kullanım oranları ile verimsiz çalıştıklarından üretim maliyetleri yüksek olmaktadır. Ancak, mobilya sanayi son dönemlerde hızlı bir dönüşüm geçirerek eskiye oranla çok daha bilgi ve sermaye yoğun bir moda sektörü olma yolunda ilerlemektedir. Bu dönüşümün arkasında yatan en önemli unsur mobilya sanayinin hızlı bir küreselleşme süreci yaşamasıdır. Mobilya, özellikleri bakımından tüm dünya kültürleri tarafından kullanıldığından son yıllarda artan rekabet karşısında ekonomik ölçekte ve dünya standartlarında 50
67 üretim yapan tesisler kurulmuş ve bayilik teşkilatlarıyla ülke sathına ve dünyaya ürün satar konuma ulaşmış bulunmaktadır. Ülkemiz mobilya sanayinde, özellikle son yıllık süreçte küçük ölçekli işletmelerin yanı sıra, orta ve büyük ölçekli işletmelerin sayısı artmaya başlamıştır. Son dönemde çok sayıda yeni oyuncunun katıldığı mobilya pazarında Türkiye Mobilya Sanayicileri Derneği (MOSDER) verilerine göre 60 bini aşkın firma faaliyet göstermektedir. Sektörün yan sanayiyle birlikte istihdam ettiği kişi sayısı 500 bin civarındadır. Türk Mobilya Sektörü'nde son yıllarda, firmaların özellikle tasarım ve AR-GE yatırımlarına ağırlık vermeye başladıkları göze çarpmaktadır. Markalaşma konusunda önemli oranda yol kat eden sektör, yeni tarz ve modellerle modayı takip etmenin yanı sıra yeni trendler de yaratmayı kendine hedef seçmiştir. Mobilya sanayicilerinin kalite ve tasarımı birleştiren üretimiyle küresel arenada sektörün öne çıkması, aynı zamanda ihracat hacmindeki artışı da tetiklemektedir. Türk mobilya sektörünün global pazardaki rekabet gücünün hızla arttığına dikkat çeken sektör aktörleri, arz ve talebin dengeli bir şekilde ilerlemesiyle sektörde daha anlamlı ve sürdürülebilir bir büyümenin sağlanabileceğini düşünmektedirler. İlimizde mobilya sektörü irdelendiğinde dikkat çeken noktalar şöyle sıralanabilir: Kayıt Dışı Üretim Sorunu: Birçok sektörde olduğu gibi mobilya sektöründe de kayıt dışı üretim sektörün rekabet gücünü kıran en önemli etkenlerden biridir. Kesim atölyelerinin açılması ile başlayan bu süreçte, kesim makinası olan herkes üretim yapmaya başlamıştır. Bu firmalar vergi vermemekte, sigortasız işçi çalıştırmaktadırlar. Bu sebepten fiyat rekabeti çok zor olmaktadır ve piyasa fiyatları geriye doğru ilerlemektedir, fiyatlar yıllar itibariyle düşmektedir. Kayıt dışı üretim yapan firmalardan ötürü, kayıtlı firmalar fiyat anlamında sürekli fiyatlarını aşağıya çekmek zorunda kalmışlardır. Mobilyacılar olarak birlik olunmalıdır. Kaliteli üretim yapanlar fiyat anlamında rekabet edememektedirler. Dolayısıyla fiyat rekabeti için kaliteden ödün vermek gereksinimi ortaya çıkmaktadır. Hemen hemen her ilimizde yer alan mobilya üretim ve satış noktalarının sayısı 65 bin civarındadır. Fakat özellikle küçük işletmelerdeki yüksek kayıt dışılık nedeniyle ne bu rakam, ne de istihdam edilen kişi sayısı net olarak tespit edilememektedir. Sektörün atıl yatırım, kapasite kullanım oranları ve ölçeksel imalat miktarları da bu nedenle net bir envanter olarak çıkarılamamaktadır. Kayıt dışı olma sorunu aynı zamanda büyük ölçekli markaların rekabet avantajını azaltmakta ve gelişimlerini olumsuz olarak etkilemektedir. Bu nedenle yasal denetimler artırılmalı, kayıtlılık özendirilmeli ve kayıtdışılık konusunda ciddi yaptırımlar uygulanmalıdır. Böylelikle daha gerçekçi bir sektör projeksiyonuna sahip olunabilecektir. Nitelikli Eleman Sorunu: Sektör çoğunlukla aile şirketlerinden oluşmaktadır. Mobilya firmalarında profesyonel yönetici ve uzman kadrolar çalıştırma oranı oldukça düşüktür. Bu nedenle işletmelerde kayıt tutma ve plan yapma gibi fonksiyonlar sağlıklı çalışmamaktadır. Bilgi ve deneyim birikim ve aktarımı da aynı şekilde sağlıksız yürümektedir. Bu nedenle firmalarımıza kurumsallaşma, markalaşma, profesyonelleşme, rekabet gibi kavramların anlatıldığı, global örneklerle desteklenmiş eğitimler hazırlanmalıdır. Devlet uzman personel çalıştırma konusunda daha fazla cesaretlendirici ve maddi olarak teşvik edici olmalıdır. Bunun dışında kendi oluşturacağı uzman kadrolar ile mobilya firmalarına ücretsiz olarak danışmanlık ve rehberlik hizmeti sağlamalıdır. 51
68 Sektörde nitelikli eleman eksikliği bulunmaktadır. İŞKUR dan talep edilmesine rağmen istenilen nitelikte personellerin bulunmasında sıkıntı yaşanmaktadır. Bir firma İŞKUR a başvurması sonucu kendisine 20 aday personel bulunmuş, fakat hiçbiri söz konusu işletmenin işlerini yapabilecek niteliğe sahip olmamıştır. Yetişmiş nitelikli eleman sorunu fazlasıyla bulunmaktadır. Bu sorun sadece Kocaeli de değil birçok ilde mevcuttur. Üniversiteler ara eleman yetiştirme konusunda daha fazla rol ve sorumluluk üstlenmelidir. Mezun olunduğunda mesleki yönlendirme zayıf olmakta, mezun olanlar nerede nasıl çalışacaklarını bilememektedir. Bu alanda da gerekli çalışmaların yapılması ile istihdam konusundaki sıkıntıların azalacağına inanılmaktadır. Ücretlerin düşüklüğünün bu konuda etkili olduğu bilinmektedir. Ücretlerin genel olarak düşük seyretmesi sektörün meslek tercih sıralarında altlarda yer almasına neden olmaktadır. Mobilya ve dekorasyon eğitiminin içeriği ve kalitesi artırılmalı, yabancı eğitim kuruluşlarıyla işbirlikleri yapılmalıdır. Bununla birlikte sektörde tasarımcı istihdamına yönelik yeni eğitim programları oluşturulmalı, bu konuda ihtisaslaşma sağlanmalıdır. Üniversite-sanayi işbirlikleri güçlendirilerek, bir yandan üniversitelerdeki eğitimin kalitesi artırılırken, diğer yandan da sektörün eğitimli personel sorunu aza indirgenmiş olacaktır. Sektördeki ara eleman ihtiyacını karşılamak için meslek liselerinin program hazırlaması gerekmektedir. Mobilya tasarımı bölümü Türkiye de bulunmamaktadır. Bu alanda bölümler açılmalı, bu sayede sektördeki nitelikli eleman eksikliklerinden biri azaltılmış olacaktır. Bu ise temelde mobilya firmalarının AR-GE bölümlerinin olmamasından olsa bile istihdam edecek kişilerin olmamasına neden olmaktadır. Türkiye de mobilya tasarımı bölümü bulunmadığı için bu bölümde eğitim almak isteyen bir kişi yurtdışına, İtalya vd. ülkelere gitmek durumunda kalmaktadırlar. Üniversitelerde bu alanda tasarım bölümü açılmalıdır ve tasarım anlamında AR-GE çalışmaları arttırılmalıdır. Mesleki Kuruluş ve Gruplandırma Sorunu: Ticaret Odası olarak mobilya ile ilgili mesleki gruplandırmayı 3 başlık altında toplamalı. Üretim malzemeleri satıcıları(hammadde), üreticiler ve satıcılar. Bu üç kolun hepsi birbirinden farklı faaliyetler olmaktadır. Sektörde lokal örgütlenmeler dışında ulusal tek bir çatı yer almaktadır. O da daha ziyade orta ve büyük ölçekli, markalı mobilya üreticilerinden oluşan MOSDER dir. MOSDER dışında, KOBİ leri de içine alan ve ulusal bir master plan çerçevesinde sektörün dinamiklerini eşgüdümlü ve uyumlu hale getirecek bir örgütlenmeye ihtiyaç vardır. Aynı şekilde dış pazarlarda, Türk Mobilya sektörünün varlığını ve imajını, aynı zamanda faaliyetlerini temsil edecek örgütlenmeler ne yazık ki yetersizdir. Mesleki örgütlenmeler firma ziyaretlerini arttırmalıdır, sorunları firmaları ziyaret ederek toplayabilirler. Büyük Market Sorunu: Büyük marketler firmalar için sıkıntı teşkil etmektedir. Küçük firmalar aynı ürünü satsalar bile, büyük firmaların yanında verdikleri promosyon ürünler ile rekabet zorlaşmakta ve esnaf zorlanmaktadır. Büyük firmaların bankalardan finansmanları daha yüksek olmaktadır ve daha rahat ve uygun koşullarda kredi kullanmaktadırlar. Bu durum küçük esnafı rekabet açısından ve finansmana ulaşım açıcından büyük firmaların yanında geride bırakmaktadır. Şehir içinde Faaliyet Gösteren Firmaların Otopark Sorunu: Şehir içinde park sorunu olmasından dolayı alışveriş için şehir merkezi tercih edilmemeye başlamıştır. Şehir içinde yeni otopark alanları oluşturulmalıdır. Otopark sorunu merkezdeki tüm esnafı mağdur etmektedir. 52
69 Hammadde Temini Sorunu: Hammadde temini konusunda iç pazarda sıkıntı bulunmaktadır. Bazı ürünleri temin etmek için haftalarca beklenmesi gerekmektedir. Örneğin sunta, mdf ve benzeri ürünlerin üretimini gerçekleştiren bir firma hammaddenin büyük kısmını yurtdışından, Ukrayna, Rusya ve Kanada gibi ülkelerden temin etmektedir ve yüksek ücretlerden hammaddeler alınmaktadır. Çoğunlukla sektörde mdf, sunta ve benzeri hammadde olarak nitelendiren ürünleri üreten firmalar bunları üretecek hammaddeleri bulmakta zorlanmaktadırlar. Ayrıca gelen hammaddelerin standardı ve uygunluğu ile ilgili de problemler ithalat aşamasında yaşanmaktadır. Mobilya üretimi konusunda Sakarya, Bursa Ankara gibi illerdeki büyük üreticiler hammadde (sunta vb) alımında daha düşük fiyatla alım yapabilmelerine karşın Kocaeli de ki firmalar yüksek hammadde maliyeti sebebi ile rekabet etmekte zorlanmaktadırlar. Hammadde temininde bulunan firmaların fiyatlarını daha uygun hale getirmeleri talep edilmektedir. Bir diğer önemli husus ise hammadde üreten firmalar, karlılığı daha fazla olduğundan, yurtdışına daha fazla satışı tercih etmektedirler, bu ise iç piyasayı sıkıntıya sokmaktadır. Mobilya hammaddesi üretenler ile mobilya üretenlerin bir arada olması gerekmektedir. Bu hem hammaddeye ulaşma konusunda yaşanan sıkıntıları bertaraf edecek hem de entegre çalışan bir sektör halini alacaktır. Söz konusu bölgenin kurulması için ise geniş arazi tesisine ihtiyaç duyulmaktadır. Kaynarcaya kurulacak olan Mobilya OSB ile de bu sorunun çözümü için adım atılmış adımlardan biridir. İl Bazında Koordineli Çalışamama Sorunu: Kocaeli de faaliyet gösteren ve sektöre hammadde veya ara mal temin eden firmalar ihracat ağırlıklı çalıştığından, mobilya üreticileri piyasada özellikle de Kocaeli de aradıkları ürünü bulamamaktadırlar. Burada faaliyet gösteren firmalar buradaki mobilya üreticilerini mağdur etmemelidirler. Bir diğer önemli sorun ise şehir içindeki firmaların(özellikle satıcılar) Kocaeli de ki üretici firmalar ile çalışmamalarıdır. Daha pahalı olmasına karşın Ankara, İstanbul ve diğer illerden satacakları ürünleri almaktadırlar. Bunun önüne geçmek için şehir içindeki firmalar arasında entegrasyon sağlanmalıdır. Sektörel Teşvik ve Destek Sorunu: Her sektör tasarım ve ürün geliştirme yeteneği kadar rekabetçidir. Türkiye de imalat sektöründe ciddi yeri olan mobilya sektörünün, aynı oranda ihracat rasyosuna sahip olamayışının temel nedeni uluslararası pazarlarda maliyet ve işçilik odaklı üretim gücünü pazarlamaya çalışmaktan kaynaklanmaktadır. Türkiye de en büyükler arasında yer alan pek çok marka bile ihracat pazarlarında sadece bir fason üretici olarak varlık göstermektedir. Özellikle ihracat pazarlarında karşımıza çıkan önemli sorunlardan biri de deneyim eksiğimizdir. KOBİ ler yurtdışı pazarlar konusunda yeterince deneyim ve bilgi sahibi olmadıkları için İşletmelere dış pazarlara ait bilgilerin ulaştırılması, bu pazarların tanıtılması, uluslararası sergi ve fuarlara katılmaları sağlanarak, bilgi ve görgülerinin artırılması gerekmektedir. Bunun için de öncelikle uzman çalıştırma ve tasarım konusunda gerekli desteklerin verilmesi gerekmektedir. Bu destek ve teşvikler verilirken sadece büyük firmalara değil küçük firmaların da sisteme dahil olacağı bir ortam hazırlanmalıdır. Destek almak isteyen firmalar bir çok bürokratik prosedür ile karşılaşmaktadır. Desteklerden yararlanma şartları daha kolay hale gelmelidir. 53
70 Vergilendirme sorunu: Mobilya sektöründeki katma değer vergisinin %18 olması tüketimi azaltmaktadır. Mobilya zorunlu ihtiyaç olduğundan vergi oranları daha aşağıda olmalıdır. Vergi oranının yüksek olması zorunlu bir ihtiyaç olan mobilyadaki tüketimi kırmaktadır. Tüketici Hakları ve Bilirkişi Sorunu: Bilirkişi heyetlerinde firmaları temsil eden kişilerin tecrübeleri eksik olmaktadır. Tüketici ve üretici arasındaki uyumsuzluklarda bilirkişilerin daha bilinçli olması gerekmektedir. Görevlendirilen bilirkişiler mobilya sektörü dışında inşaat ve benzeri sektörlerden olabilmektedir. Bu sebepten ötürü bilirkişilerde bilgi eksiklikleri bulunmaktadır. Nakliye Sorunu: Mobilya taşıyan araçların istiap haddi daha da arttırılmalıdır. Araç 1.5 ton taşıyabilirken (küçük araç için) bazen 2.5 ton taşımak durumunda kalınabilinmektedir. Bu durumda ise emniyet güçleri tarafından kontrollerde ceza kesilebilmektedir. Sektörün Geleceği İçin Örnek Çalışmalar: Sektörde örnek illere ve ülkelere ziyaretler ve geziler düzenlenip örnek uygulamalar ilimize getirilebilir. İnegöl ve Ankara başta olmak üzere, bu illerde yapılan örnek çalışmalar incelenmeli, ayrıca mobilya tasarımı konusunda öncü bir ülke olan İtalya daki örnek uygulamalar incelenmeli ve Kocaeli de sektörün geleceği şekillendirilirken söz konusu yerlerdeki çalışmalardan feyiz alınmalıdır. Bu şekilde yapılacak bir çalışma neticesinde ortaya çıkan tesislerin verimliliğinin çok daha fazla olacağına inanılmaktadır ve ülke içerisinde örnek bir çalışma olacağı düşünülmektedir ELEKTRİK VE ELEKTRONİK Elektrik - elektronik, bugün tek başına sektör olmaktan çıkarak, diğer tüm sektörleri de geliştiren, verimlilik artışı sağlayan bir sanayi dalı haline dönüşmüştür. Türkiye'de, elektrik ve elektronik sanayinin geçmişi çok uzun olmamakla birlikte, özellikle son 20 yılda sektörde hızlı bir yol alınmıştır. Bununla birlikte sektörde dünyadaki gelişim trendine ayak uydurmanın ancak planlı bir gelişme ve hatta bir sıçrama ile mümkün olabileceği vurgulanmaktadır. Türk ekonomisinde çok önemli bir yeri olan küçük ve orta büyüklükteki işletmelere (KOBİ) daha fazla destek olunması ve AR-GE çalışmalarına hız verilmesinin de bu süreçte büyük önem taşıdığının altı çizilmektedir. Elektrik-elektronik sektörü, artık tek başına bir sanayi dalı olmaktan çıkarak diğer tüm sektörleri geliştiren, verimlilik artışını sağlayan lokomotif bir sanayiye dönüşmüş durumda. Katkı sağladığı üretim ve hizmet alanlarında verimliliği ve kaliteyi artıran sektör için, dünya ölçeğinde yapılan tahminler, elektronik sanayinin toplam üretim içindeki payının artmaya devam edeceği yönündedir yılı için yapılan tahminlerde, dünya ihracatının 34 trilyon dolara, elektrik-elektronik sektörü ihracatının ise 7 trilyon dolara ulaşacağı öngörülmektedir. Bu rakam, sektör ihracatının toplam ihracata oranının yüzde 21'e çıkacağına işaret etmektedir. Sektörde özellikle gömülü yazılımın payının artacağı beklentisi hakim iken, sektör aktörleri Türkiye'nin bu gelişmelere ayak uydurabilmesi ve pazardaki payını artırabilmesi için elektronik sanayide sıçrama yapması gerektiğine dikkat çekmektedirler. Elektroniğin stratejik sektör olarak tanımlanması, özel olarak teşvik edilmesi, ihracatta yol haritasının belirlenmesi ve belirlenecek hedef pazarlara yönelik şimdiden çalışmalar yürütülmesi gerektiği belirtilmektedir. 54
71 Sektör aktörlerine göre, Türkiye'nin dünya elektronik pazarındaki ihracat payının, 2023 hedeflerinde yer alan binde 6'ya yükselebilmesi bu adımlara bağlı olarak gerçekleşebilecektir. Sektör aktörleri ayrıca, büyük şirketler kadar, Türk ekonomisinde çok önemli bir yer tutan KOBİ'lere de büyük görev düştüğünü kaydederek, sektörün uzun dönemli olarak yaşatılması için, Türkiye'de KOBİ ölçeğindeki elektronik yan sanayi ve bağımsız tasarım evlerinin yayılımının sağlanması gerektiği görüşündedir. Sektör aktörlerine göre, AR-GE çıktılarının üretime dönüşümü ve yüksek elektronik ithalatı yapan sektörlerin ihtiyaçlarının, yerli üretim ile karşılanması teşvik edilmelidir. Sektör temsilcilerine göre, bir diğer önemli nokta ise, savunma sanayiinde başarıyla uygulanan yerlileşme oranının artırılması politikasının, elektronik sektörü için de kararlılıkla sağlanması gerektiğidir. Buna göre kamu projelerinde % 15 yerli tedarik modeli tüm alımlarda dikkate alınmalı, potansiyel kamu gereksinmeleri hakkında önceden bilgi verilmeli ve sektörün hazırlık yapabilmesi olanağı yaratılmalıdır. AR-GE çıktılarının ticarileşebilmesi için kamu ihalelerinde yerli ve yeni geliştirilen ürünler için referans şartı da aranmamalıdır. Genelden özele geçerek ilimiz bazında sektörü ele aldığımızda ortaya çıkan temel noktalar şöyle sıralanabilir: Taahhüt Edilen Ücretlerin Zamanında Ödenmemesi: Sektörde pek çok firma inşaat firmaları ile beraber veya onların taşeronu olarak çalışmaktadır. Bu tür işlerde önceden taahhüt edilen ücretlerin zamanında ödenmemesi hem sektördeki firmaları hem de projeyi hazırlayan mühendisleri zor durumda bırakmaktadır. Zira, elektrik mühendisince hazırlanan projeler için firma veya projeyi hazırlayan mühendis tarafından %18 KDV devlete peşin ödenmekte, fakat müteahhitten alacakların zamanında alınmaması veya hiç alınamaması sonucu firmalar mağdur duruma düşmektedirler. Topraklama Ölçümleri Sağlıklı Yapılamamaktadır: Topraklama sektörde yapılan işler arasında en önemli işlerden biridir. Elektrikli cihazları kullananların can güvenliğini sağlamak, cihazların tahrip olmasını önlemek ve sistemin toprak katsayısının 0,8 ve daha küçük değerlere düşmesini sağlamak amacıyla yapılan topraklama özenli ve dikkatli yapılmalıdır. Özellikle büyük ölçekli firmaların topraklama ölçümleri konusunda gereken özeni göstermedikleri anlaşılmaktadır. Sektörde faaliyet gösteren firmaların hem Elektrik Mühendisleri Odasından hem de Ticaret Odasından bu yönde bir farkındalık oluşturulması yönünde beklentileri vardır sayılı kanun gereği işveren iş yerinde, işi gereği her türlü tedbiri almalıdır, topraklama denetimleri de her yıl yapılması gereken ölçümlerden biridir fakat uygulama teori ile maalesef örtüşmemektedir. Bu durum birçok felakete (İşyeri yangınları gibi) ve iş kazasına (kaçak elektrik gibi) sebep olmaktadır. Topraklama ölçümleri özellikle alışveriş merkezleri için çok önemlidir. İlimizde yaşanan ve pek çok esnafın zarar gördüğü Ncity yangını elektrik kontağından çıkmıştır. Vergi İlintili Sıkıntılar: Sektördeki uygulanan vergi oranlarının yüksek olması firmaların yeni yatırımları hayata geçirmesi konusunda engel teşkil etmektedir. Vergi oranlarında indirime gidilmesi firmaların karlılığını arttıracak ve daha büyük projelere imza atmaları için sermaye yapılarının güçlendirmelerine vesile olacaktır. Elektrik Tesisatlarının Denetlenmesi İle İlgili Mekanizma Oluşturulmalı: Çıkan yangınların çoğunun elektrik kontağından kaynaklandığı söylenmektedir. Fakat depremde olduğu gibi sorun depremde değil çürük binalardadır ve ölümler bu sebepler ile gerçekleşmektedir. Elektrik tesisatları da kaliteli yapılmalı ve denetlenmeli, özellikle topraklama yapılmalı ve elektrik tesisatı yeterli olmayan, topraklaması olmayan yerlere ruhsat verilmemelidir. Bu konudaki standartlar daha sıkı denetlenir hale gelmelidir. 55
72 Elektrik İşlerini Yapan Firmaları Koruyan Düzenleme Bulunmama: Elektrik-elektronik firmaları genellikle inşaat firmaları ile çalışılmaktadır. Firmalar genellikle yapacakları harcamayı önceden bilirler ve ona göre planlama yaparlar. Buna karşın inşaat firmaları ile beraber çalıştıklarından inşaat firmalarının hak edişlerindeki sıkıntılı durumlarda elektrik işlerini yapan firmaları koruyacak hiçbir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle taahhüt ettikleri işleri eksiksiz olarak yapsalar bile, hakedişlerde yaşanan sıkıntı elektrik işlerini yapan firmaları da olumsuz etkilenmektedir. Haksız Rekabet Sorunu: Vergi başta olmak üzere ve çeşitli avantajların olduğu illerde faaliyet gösteren firmalar, il bazındaki ihalelerde, rekabet edilebilirlik açısından Kocaeli'deki firmalardan daha avantajlı olmaktadırlar. Elektrik dağıtım kurumları, yapmış oldukları ihalelerde malzemeleri kendilerinin alacağını ifade etmektedir. Bununla beraber ihaleyi alan firma sözleşmeyi dağıtımcı firma ile imzaladıktan sonra şantiyeler kurulmakta ve çalışanların primleri ve maaşları ödenmeye başlanmaktadır. Fakat çok sık karşılaşılan bir sorun olan dağıtımcı firmanın temin edeceği malzemelerin zamanında gelmemesi, firmaları hem mali olarak bir zarara uğratmakta hem de ihale sonucu elde edilen işi yetiştirmede sıkıntı yaşamalarına sebebiyet vermektedir. Bu ve benzeri durumların önüne geçilmesi için önce malzeme ihaleleri yapılmalı ardından firma ihaleleri yapılmalıdır. Tahsilat Gününün Uzaması: Mal veya hizmet satışı karşılığında ödeme günleri eskiden gün arasında iken tüm fabrikalar bu süreyi 120'güne çıkartmışlardır. Dolayısıyla fabrikalara malzeme satan elektrik firmaları 120 gün boyunca ödemelerini alamadıklarından mağdur olmaktadırlar. Vergi ödenmesi gerektiğinde ise parasını almadıkları malın vergisini ödemek durumunda kalmaktadırlar. Bu konu ile ilgili yasal bir düzenleme yapılmalı ve alacak tahsili ile ilgili kısa bir süre belirlenmelidir. Sektörde Karlılık Oranı Düşüşü: Her yıl elektrik sektöründe faaliyet gösteren firmaların gelirlerinin azaldığı firma yetkililerince dile getirilmekte ve bunun temel sebeplerinden biri olarak ise Kocaeli ye yapılan yatırımların firmalara yansımamasını gerekçelerden biri olarak göstermektedirler. Tabana yayılan ve küçük firmaları da etkileyen, çarpan etkisi olan yatırımların arttırılması gerekliliği sektördeki firmalarıca talep edilen konulardan biri olmaktadır. ÖTV: Ticaret ile uğraşan ve Türkiye ekonomisine katma değer üreten firmalar ÖTV den muaf olmalıdırlar. Özellikle iş için kullanılan araçların kullandığı yakıtlardan ÖTV alınmaması gerektiği bir çok KOBİ tarafından düşünülmekte ve dile getirilmektedir. Nitelikli Eleman Bulma Sıkıntısı: Son 4-5 senedir sektörde nitelikli eleman sıkıntısı ortaya çıkmıştır. Elektrik mezunu olan kişiler genelde üretim yapan fabrikalarda çalıştıklarından sahada çalışmak istememektedirler. Sektörde mesleki yeterlilik belgesi önemli olduğundan, sadece meslek lisesi ve yüksek okul mezunu olan biri sahada çalışabilmektedir. Belgesi olmayan bir kişi sahada çalıştığında ve kaza geçirdiğinde işveren zor duruma düşmektedir. Sadece belgeli eleman çalıştırmak isteyen firmalar, belgeli çalıştırabilecekleri eleman bulma konusunda sıkıntı yaşamaktadırlar. Belgeli elemanın yanında vasıflı eleman sıkıntısı bulunmaktadır. Nitelikli eleman yetiştirme konusunda yeni kurslar açılmalıdır ve mevcut kursların eğitim şekilleri revize edilmelidir. Doğru Fiyat Politikası Olmalıdır: Doğru bir fiyatlandırma politikası olmadığından firmalar kıyasıya mücadele etmektedirler ve rekabet şartları ağırlaşmaktadır. Kur Farkı Problemi: Kur Farkı maalesef birçok sektörde olduğu gibi elektrik-elektronik sektöründe faaliyet gösteren firmaları da olumsuz etkilemektedir. Yurtdışında temin edilen birçok ürün veya yurt içinde piyasaya 56
73 sürülen ürünlerin bir kısmının döviz bazlı piyasaya sürülmesi sonucunda firmalar kur farkından etkilenmektedirler. Bu lehte olduğu gibi genelde aleyhte olmaktadır. Özelleştirme Ve Tekelleşme Sorunu: Özelleştirmeler neticesinde elektrik dağıtımlarının işletme hakkını alan firmaların kendi yaptıkları ihalelerde kendilerine yakın firmalarla çalışmaları, tekelleşmeyi beraberinde getirmektedir. Teşvik İle İlgili Sorunlar: Teşvikten yararlanan Doğu Anadolu ve Güney Doğu Anadolu bölgesi firmalarına rekabet gücü açısından, teşvikler sayesinde vergi avantajı başta olmak üzere birçok avantaj sağlanmıştır. Kocaeli li bir firma ise teşvik açısından, doğu bölgelerindeki firmalar ile aynı şartlara sahip olamadığından, Kocaeli de gerçekleşen bir ihalede Kocaeli li firmalar teşvik alan firmalar karşısında rekabet açısından çok zayıf kalmaktadır. Yine aynı şekilde doğu bölgelerinde gerçekleşen ihalelerde benzer rekabet koşullarından dolayı Kocaeli veya teşvik almayan bir bölgedeki firma iş alamamaktadır. Kısaca doğu bölgelerinde Kocaeli li firmaların iş yapması çok zor iken, doğu bölgelerindeki firmaların gelip Kocaeli de, vergi ve teşvik avantajlarını kullanarak rahat iş yapması mümkündür. Odalarca Sektörel Toplantı Sayılarını Artırmalı Ve Firmalara Daha Fazladestek Olunmalı: Odalar periyodik aralıklar ile sektörel toplantılar yapmalıdırlar ve sektörün sorunlar tartışılmalıdır. Ortaya çıkan sorunlara yönelik de çözüm arayışlarına mesleki örgütlenmeler destek vermelidir. Ayrıca daha fazla eğitim düzenlenmeli ve yeni gelişmeler ile ilgili seminerlerin sayısı artırılmalıdır. Enformasyon anlamında Odalar daha aktif olmalıdır. İş Güvenliği Konusu Ele Alınmalı: 1974 yılında çıkarılan 4857 sayılı İşçi Sağlığı ve Güvenliği Kanunu güncelliğini yitirmeye başlamıştır. 30 Haziran 2012 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanan 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile konu Avrupa Birliğinin İşyeri Sağlığı ve Güvenliği ile ilgili direktiflerine daha da uyumlu hale getirilmeye çalışılmıştır. Uygulamanın titizlikle hayata geçirilmesi gerekmektedir ÇİMENTO VE TOPRAK ÜRÜNLERİ Çimento ve toprak ürünleri sektörüne ilişkin yapılan araştırmalar göstermiştir ki sektördeki temel sorunların başında enerji maliyeti sorunu gelmektedir. Söz konusu sorun neticesinde üretim maliyetleri artmakta, bu ise sektörün uluslararası rekabet gücünü kırmaktadır. Daha fazla büyüme potansiyeli olan sektöre ilişkin teşvik beklentileri de yine temel beklentiler arasında yer almaktadır. Sektördeki firmaların yaşadığı bir diğer önemli sorun ise, neredeyse her sektörün ortak sorunu olan nitelikli iş gücü açığı sorunudur. Özellikle ara elemanı eksikliği sektörün geleceğini ve üretim kalitesini tehlikeye sokmaktadır. Yukarıdaki sorunlar detaylandırıldığında ve genel olarak sektörü il bazında değerlendirdiğimizde ortaya çıkan sorunlar şöyle sıralanabilir: İhracat-Kur Sorunu: Sektör ihracat yapısı bakımında güçlü bir sektör görünümünde olmakla beraber kur farklılıkları firmaların genellikle zarara uğramalarına neden olmaktadır. Özellikle düşük kur seviyeleri ihracat gelirlerini azaltmaktadır. Zarar miktarını en aza indirilmesi için ihracatçı firmalara teşvik primleri ve maliyetleri etkileyen girdilerden (Özellikle Akaryakıt) vergi alınmaması önemli önlemler olarak görülmektedir. Enerji Maliyetlerinin Yüksekliği: Enerji maliyetleri firmaların toplam giderlerinin neredeyse yarısını oluşturmaktadır. Bu sebepten ötürü firmalar, ülkemizde enerji maliyetleri yüksek olduğu için, fiyat anlamında 57
74 rekabette zorlanmaktadırlar. AB ülkelerinin çok üzerinde olan enerji maliyetlerinin AB standartlarına çekilmesi firmaların Avrupa pazarındaki rekabet gücünü fazlasıyla arttıracaktır. Sektör içerisinde temel beklentilerden ve çözüm beklenen başlıkların başında enerji maliyetleri gelmektedir. Belgelendirme Sorunu: Sektörde üretilen ürünlerin belgelendirilme işlemi yabancı firmalar tarafından yapılmakta olup söz konusu belgelendirmeyi gerçekleştirebilecek yerli firma bulunmamaktadır. Hem maddi anlamda kaynakların dışarı akması hem de prestij açısından ülkemiz kayıplar yaşamaktadır. Ülkemizin kendi ürettiği bir ürünün yabancı ülke firmalarınca belgelendirilmesi sektörü olumsuz etkilemekte bu konu ile ilgili acil önlem alınması gerekmektedir. Konuya dair alınacak önlemlerin başında ilgili kurumların devlet öncülüğünde bir araya getirilip ortak bir çalışma yapılması ve yerli bir belgelendirme kurumunun oluşturulması gerekmektedir. Nitelikli Eleman Sorunu: Ülkemizdeki birçok sektörde olduğu gibi çimento ve toprak ürünleri sektöründe de özellikle ara elemanı eksikliği bulunmaktadır. Elemanlar özellikle deneyim açısından yetersiz olarak çalışmaktadır. Meslek eğitimi veren okullardan mezun olan öğrenciler yeterli donanımda mezun olamamaktadırlar. Söz konusu sorunun çözümü için mesleki eğitim veren eğitim kurumlarının daha etkin hale gelmeleri ve verilen eğitimin kalitesinin arttırılması gerekliliğine inanılmaktadır. Ayrıca teorik eğitimin yanında verilen uygulamalı eğitim süreleri uzatılmalıdır. Zira mezun olan öğrenciler teorik açıdan yeterli olsalar da deneyim açısından fazlaca eksik bilgi ile mezun olmaktadırlar. Zorunlu Çalışan Kadrosu Sorunu: Ağır sanayi tesislerinden oluşan çimento ve toprak ürünleri sektörünün işletmelerinde zorunlu kadrodan engelliler de çalıştırılmaktadır. Fakat ağır çalışma şartlarının olduğu sektörlerden biri olduğu için sektörde engelli kişiler verimli olarak istihdam edilememektedir. Söz konusu sektördeki zorunlu engelli çalıştırma kadrosunun düşürülmesi talep edilmekte ve söz konusu kişilerin daha hafif sektörlerde istihdam edilmesinin faydalı olacağına inanılmaktadır. Belgeleme ve İzin Alma Sürelerinin Uzunluğu: Sektörde gerek çevre izinleri, gerek emisyon izinleri gerekse de diğer izin ve belge işlemleri için bürokratik süreler çok uzun olmaktadır. Bu ise firmaları sıkıntıya düşürmektedir. Firmalar hem başvuru esnasında bir yığın belge ve işlem ile bürokrasiden mağdur olmakta hemde zorlu başvuru süreci sonrasından ekleme sürelerinden mağduriyet yaşamaktadırlar. Söz konusu sorunun üstesinden gelinmesi adına bir çok belgenin ayrı ayrı verilmesi değil, birçok izni ve gerekli belge gereksinimlerini karşılayan tek bir belge verilmesinin hem bürokratik işlemler hem de her belge için ayrı ayrı bekleme süresini bertaraf edeceği düşünülmektedir. İkincil Yakıt İzinleri Sorunu: Firmalar, alternatif ikincil yakıt olarak ömrünü tamamlamış lastikleri kullanabilmektedirler. Aynı uygulama yurtdışında da yaygın olarak kullanılmaktadır. Fakat ülkemizde bu konu ile ilgili gerekli izinler olmadığından bu tür lastik ithalatları gerçekleştirilememektedir. Söz konusu ikincil yakıt sistemi ile ilgili tesisler ülkemizde kurulsa dahi faaliyette bulunmaları için yeteri kadar atık lastik bulunamamaktadır. Dolayısıyla yeterli talebin karşılanması için ömrünü tamamlamış lastiklerin ithalatına izin verilmelidir. Enerji maliyetinin yüksek olduğu çimento ve toprak ürünleri sektöründe söz konusu alternatif yakıtın getirilmesi firmaların rekabet açısından avantajlı pozisyona gelmelerine vesile olacaktır. 1 1 Sektör Sorunları ve Çözüm Önerileri Raporu, Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu, Nisan, 2006, s
75 2.6. KİMYEVİ MADDE VE MAMULLER KOCAELİ NİN SEKTÖREL GÖRÜNÜMÜ Geniş bir ürün yelpazesine sahip olan kimya sektörü hemen hemen bütün sanayi dallarına yönelik hammadde ve ara ürün üretiminde bulunması nedeniyle, gerek kimya sanayinin gerekse diğer sanayilerin gelişmesinin lokomotifi konumundadır. Tekstil, elektrikli eşya, metal, madeni ürünler, inşaat, otomotiv, kağıt ve hizmet sektörü başta olmak üzere diğer ekonomik sektörlere hammadde ya da ara mal üreten kimya sektörü, sermaye-teknoloji yoğun bir sektör olduğu için işgücü yoğunluğu düşüktür. Bu nedenle sektörün imalat sektörü istihdamı içindeki payı son beş yıldır ortalama % 8 düzeyinde seyretmiştir. Kimya sektörü oldukça geniş bir ürün yelpazesine sahiptir. Sektör, temizlik ürünleri, boya, kozmetik ürünleri, ilaçlar gibi tüketim mallarının yanı sıra, tarım sektörü için gübreler ve tarım ilaçları, kimya sanayinin de dahil olduğu imalat sanayinin ihtiyaç duyduğu organik ve inorganik kimyasallar, boyalar, laboratuvar kimyasalları, termoplastikler ve benzeri ürünleri üretmektedir. Bu ürünlerin % 83 ü KOBİ ler tarafından üretilmektedir. Geriye kalan firmalar Türkiye standartlarına göre büyük firmalar olarak kabul edilebilir. Kimya sektöründe yaklaşık 2600 kimyasal madde ve müstahzar üretilmektedir. Bu üretimlerde kullanılan yöntem ve teknolojilerin bir kısmı küresel rekabete ayak uydurabilecek seviyededir. Petrokimya sektörü, ülkemizdeki toplam kimyasal üretiminin % 25 ini temsil etmektedir. Genel olarak sektörü il bazında değerlendirdiğimizde ortaya çıkan sorunlar şöyle sıralanabilir: Enerji Maliyetlerinin Fazla Olması Ve Sürekli Artması: Doğalgaz-elektrik gibi girdiler, üretim maliyetlerinin %70 i gibi yüksek bir oran oluşturmaktadır. Enerjiye gelen her zam ise üretim maliyetlerini daha da arttırmakta, firmalar yapılan zamlara paralel fiyat artırımında bulunamadıkları için sıkıntı yaşamaktadırlar. Hammadde olarak kullanılan bakırın fiyatı dünyanın her yerinde aynıdır ve Londra borsasından takip edilmektedir. Buna rağmen Türkiye de işçilik ve enerji maliyeti yüksek olduğu için firmaların diğer firmalarla rekabet edebilmesi güçleşmektedir. Uzak doğuya göre sadece enerji de değil, vergi, işgücü maliyetleri başta olmak üzere birçok maliyet unsuru firmaların rekabet gücünü olumsuz etkilemektedir. Rekabet edemeyen firmalar ise ya kapanmakta yada yabancı firmalara satılmaktadır. Çevre Yönetmeliği ile ilgili uygulamaların Bildirilmesi ve Yaygınlaştırılması İle İlgili Sorunlar: Bilindiği gibi çevre ile ilgili yönetmeliklerin değişmesi ile beraber Bakanlığın yetkisinde olan işletme ve çevre izinleri belediyelere geçmiştir. Belediyeler daha önce ilgili belgeleri yetkili kurumlarda tamamlamış olan işletmelerde mevcut olan izinleri yok saymakta ve bu izin belgelerinin belediyelerden tekrar alınmasını istemektedir. Bu durum firmalara ek maliyetler getirerek köklü değişiklikler yapmalarını gerektirmektedir. Kanuni Yükümlülükler İle İlgili Olarak Büyük-Küçük Firma Ayrımı Yapılmaması Sorunu: Küçük ölçekli şirketler de büyük ölçekli şirketler gibi aynı yasal yükümlülüklere maruz kalmaktadırlar. Yeni kurulan veya küçük ölçekli firmalara yönelik teşvik düzenlemeleri getirilmelidir. Diğer yandan vergi oranları ile ilgili de büyük ve küçük firmalar arası uygulama farklılıkları olmalıdır. Bu noktada kademeli bir vergi sisteminin işletme büyüklüklerine göre getirilmesi, küçük firmaların devamlılığı ve özellikle uluslararası alandaki rekabet edilebilirliğini arttıracaktır. 59
76 Yatırım Ortamını İyileştirme Çalışmaları: Sektör için tamamlanması gereken bazı bürokratik süreçlerin eksikliği, yatırımcılara bugünün koşullarında caydırıcı nitelik taşımaktadır. Sektör temsilcilerine göre, bu alanda başlatılan çalışmalar henüz sonuçlanmamıştır. Bilindiği gibi kimya sektörü tarafından üretilen birçok kimyasal madde çevre ve insan sağlığı üzerinde olumsuz etki göstermekte ve bu tür kimyasallar tehlikeli kimyasallar olarak kabul edilmektedir. Bu nedenle kimya sektöründe yapılacak yatırımlar çevre kirliliği ile özdeş tutulduğu için yatırım konusunda ciddi sorunlar yaşanmaktadır. Fabrika yeri bulmak ve yatırımı bütün bürokrasiyi tamamlayarak gerçekleştirmek daha yatırım aşamasında maliyetleri etkilemektedir. Kimya sektörü çok fazla düzenlemeye tabi olan bir sektördür. Bütün bunların sektördeki firmalara büyük maliyetler yaratması kaçınılmazdır. Uyulması gereken mevzuatın ülkemiz mevzuatına uyarlanması ve Avrupa Birliği standartlarında bir çevre kalitesine ulaşmamız için yapılması gereken yatırımlara, KOBİ ler ancak %30 seviyesinde uyum sağlayabilmektedir. Kimya sektöründe birçok ürünün depolama ve taşıma maliyetleri diğer sektörlere göre daha yüksektir. Tehlikeli maddelerin insan sağlığına, diğer canlı varlıklara ve çevreye zarar vermeden güvenli ve düzenli bir şekilde taşınmasını sağlamak amacıyla yürürlüğe konulan her mevzuat, sektörün üretim maliyetlerini artırmaktadır. Kimya sektöründe çalışanların saat başına ücreti imalat sanayi ortalamasının üzerindedir. Sektörün, birçok alt sektöründe yüksek ve teknik öğretim görmüş personel kullanılmaktadır. İstihdam edilen personel okullarda aldıkları eğitimlere ek olarak çalıştığı birime göre ayrıca eğitim almaktadır. Bu durum kimya sektöründeki ücretleri dolayısı ile üretim maliyetlerini etkilemektedir. Kayıt Dışı Ekonominin Kayıt Altına Alınması: Kayıt dışı üretim ve bu alanda üretilen ürünler, özellikle tüketicinin sağlığını ve çevreyi tehdit etmekte, İnsan sağlığı tehlikeye atan, çevrenin korunması alanlarında hiçbir tedbir almayan ve bu alanda hiçbir yatırım yapmayan bu üretim şekilleri maddi açıdan da haksız rekabete neden olmaktadır. Sektör temsilcilerine göre, üretim yerlerinin ve faaliyetlerinin belirli bir sistem altında ve periyodik olarak denetlenmeleri, bu tür faaliyetleri engelleyebilecektir. Ancak bunun için, etkin piyasa ve endüstri denetimi yapabilecek, iyi eğitilmiş, kalifiye elemanların istihdamı gerekmektedir. Ayrıca kayıt dışı çalışmaları caydıracak etkin bir cezalandırma sisteminin oluşturulması da önemli bir unsur olarak karşımıza çıkmaktadır. Kayıtlı firmalar büyük yükümlülük altına girmemek için kayıt dışı üretime kaymaktadır. Sektörde en çok dile getirilen sıkıntılardan biri de 10 numara yağ konusudur. Örneğin madeni yağ adı altında farklı işler yapan firmalar çok daha fazla büyümekte, kısacası merdiven altı üretim fazlasıyla yapılmaktadır. Denetimler arttırılmalı, daha sıkı ve etkin denetimler gerçekleştirilmektedir. Kalite Belgelerinin Temini Sorunu: Kalite belgelerinin kolaylıkla ve kısa sürede alınmaya başlanması, Kalite belgesi alma standartları eşik değerlerinin yükseltilmesi alternatifinin tartışılmasını gündeme getirmiştir. Ayrıca sektördeki bir firma ürettiği her ürün için belge almak zorundadır. Bu zorunluluk firmaları zor duruma düşürmektedir ve her ürün için belge alma işlemi, bir çok bürokratik işlemden geçmeleri ve ücret ödemeleri anlamına gelmektedir. Adres Değişikliği ve Harçlar Sorunu: Bir yerden başka bir yere taşınmak isteyen firmalar adres değiştirdiklerinden yan kapıya taşınsalar bile bütün harçların yeniden düzenlenmesi bütün ücretlerin ödenmesi ve belgelerin değişmesi durumu ile karşılaşılmaktadır. Bu sebepten ötürü firmalar yerleri küçük gelse bile işlerini büyütmekten ve yeni bir yere taşınmaktan kaçınmaktadırlar. Adres değişikliği ile ilgili bir diğer önemli sorun ise sanayiye tahsis edilen arazilerin az olması ve bu sebepten ötürü fiyatlarının yüksek olmasıdır. Arsa fiyatları 60
77 yüksek olunca firmalar yeni yatırım yapmaktan yine çekinmektedirler. Yatırımların geri dönüş süreleri, yatırım maliyetlerinin yüksekliğinden, daha uzun yıllarda olmaktadır. Atık Sorunu: Atıklarını toplatmak isteyen firmalar bu konu ile ilgili girişimde bulunduklarında, 5 yıl geriye dönük denetlenmekte, bu denetimde başvuru tarihinden önce atıkların nereye verildiği ile ilgili incelemeye tabi tutulmaktadırlar. Bu yükümlülük altına girmek istemeyen firmalar ise kayıtlı olmaktan ya da atıklarını bildirmekten kaçınmaktadır. Söz konusu Yönetmelik, 14 Mart 2005 tarihinde son kez değiştirilmiştir. Bu Yönetmelikte yer alan tehlikeli atık listesinde; tarım, ormancılık, balıkçılık, gıda,petrol arıtma, mobilya üretimi, tekstil endüstrisi, fotoğraf endüstrisi, organik kimyasal işlemler gibi pek çok sanayi faaliyetler sonucunda oluşan atıklar kapsama alınmıştır. Yönetmelikte genel olarak; tehlikeli atıklar genel kategoriler, muhtemel kaynakları, bileşenleri ve türleri itibariyle sınıflandırılarak tanımlanmış, atıklar için tehlike özellikleri ve yasal bertaraf yöntemlerine yer verilmiştir. Bu kapsamda: tehlikeli atıklar; azaltma, geri dönüşüm, arıtma ve bertaraf yöntemleri ile kontrol edilebilmektedir. KDV İadesi Sorunu: İhracat sürecinde 4000 TL ve üzeri bir işlem olunca KDV iadesi için yeminli mali müşavir raporu istenmektedir. Bu fiyat düzeyinin daha da yukarı çekilmesi ile maliyet aşağıya çekilebilecektir. KDV iadesi için serbest muhasebecilerin hazırladıkları raporlar da geçerli sayılmalıdır HAZIR GİYİM VE KONFEKSİYON Tekstil, elyaftan başlayarak iplik, dokuma, örme, boya ve baskı gibi süreçleri; hazır giyim ise bu süreci kullanım eşyasına dönüştürecek işlemleri kapsamaktadır. Elyaftan iplik ve mamul kumaşa kadar olan kısım tekstil, kumaştan giyim eşyası elde edilene kadar olan süreç ise hazır giyim sektörünün içinde değerlendirilmektedir. Tekstil ve hazır giyim, sanayileşme sürecinin önemli yapı taşını oluşturan ve gelişmekte olan ülkelerin kalkınmasına ciddi katkılar sağlayan emek yoğun sektörlerin başında gelmektedir. Dünyada rekabetin en yoğun yaşandığı bu sektörde, kotaların kalkmasıyla hem arz hem de talep yönünde rekabet daha da keskin hale gelmiştir. Bu çerçevede tekstil ve hazır giyimde markalaşma büyük önem arz etmeye başlamış, nitekim sektörün güç kaybetmesi soncunda bazı ülkelerin markalaşmaya yöneldikleri görülmüştür. Ülkemizde hazır giyim ve konfeksiyon üreticileri ağırlıklı olarak Marmara ve Ege bölgesinde, İstanbul, Bursa, Tekirdağ, Çorlu, İzmir ve Gaziantep gibi şehirlerde yerleşiktir. Tekstil ve hammaddeleri üretim tesisleri ise ağırlıklı olarak İstanbul, İzmir, Denizli, Bursa, Kahramanmaraş ve Gaziantep gibi illerde konuşlanmıştır. Marmara'dan yapılan ihracat Türkiye toplam hazır giyim ve konfeksiyon ihracatının beşte dördüne karşılık gelmektedir. Küresel piyasa koşullarındaki gelişmeler, yurtiçinde üretim maliyetleri ve döviz kurunun seyri, hazır giyim sektörünün son yıllardaki ihracat performansına etki eden en önemli faktörler olarak sıralanmaktadır. İTKİB'in yaptığı değerlendirmelere göre; Türkiye'de üretim maliyetleri ile ilgili koşullar temelde aynı kalmakla birlikte ABD Doları'nda meydana gelen artış maliyetlere yansırken, döviz kurları ise dalgalı bir seyir izleyerek ihracatın lehine seyretmiştir. Ancak bu istikrarsız seyrin ihracatçılar açısından sorunlara yol açtığına da bir 61
78 gerçektir. İhracatın %80'ini kapsayan AB ülkelerindeki daralmaya karşın hazır giyim ve konfeksiyon ihracatının kur desteğiyle 2012'de %6 artışla 17 milyar dolara çıkması beklenmektedir. Sektörün Güçlü Tarafları Sektörün, imalat sanayi üretiminde ve ihracatta itici güçlerden biri olması, Türkiye'nin, Avrupa Birliği'nin (AB) Çin'den sonra ikinci büyük tedarikçisi olması, Coğrafi konum nedeniyle ihraç pazarlarına yakınlık, Türkiye'nin iplikte kullanılan teknoloji açısından ilk sıraları paylaşması, Kaliteli hammadde ve girdi, Dinamik ve genç nüfus olarak sıralanabilir. Sektörün Zayıf Tarafları ise Küresel rekabetin hızla artması, Enerji fiyatları ve işçilik maliyetinin rakiplere göre yüksek olması, AR-GE ve markalaşmada eksiklik, Kayıt dışılığın önüne geçilememesi, Döviz kurlarındaki dalgalanma olarak sıralanabilir. İlimizde Hazır Giyim ve konfeksiyon sektörü irdelendiğinde ortaya çıkan hususlar şöyle sıralanabilir: Kent Esnafımız Kendini Güncellemeli: Hazır Giyim ve konfeksiyon sektöründe çalışan kent esnafının günün koşullarına ayak uydurabilmek için fiziki ve teknik koşullarını yenilemesi, mağaza ve sunum şartlarında farklılaşmaya giderek AVM lerle rekabet edebilir düzeye ulaşması gerekmektedir. Tüketicilerin AVM ler yerine kent esnafını tercih eder konumda olabilmesi için esnafın AVM lerin hem ürün hem de hizmet bazında yakaladığı standartları yakalanması gerekliliği yadsınamaz bir olgudur. Ayrıca firmalar teknik altyapılarını da geliştirmelidir. Teknik altyapının gelişmesi kurumsallaşma sürecinin tamamlanması ile hız kazanacaktır. Örneğin teknik altyapısını tamamlamış bir esnaf cep telefonundan veya evdeki bilgisayarından mağazasını izleyip cirosunu düzenli takip edebilecek, gelişmeler karşısında anında hareket edebilme ve karar alma gücüne sahip olacaktır. Hizmet anlayışında yapılacak bu gibi farklılaştırmalar küçük esnafın rekabet gücünü arttıracaktır. Otopark Sorunu: İlimizde şehir içerisinde yeteri kadar otopark olmaması, eskiden otopark olarak kullanılan okul bahçelerinin kapatılması ve yol kenarına park yasağının gelmesi ile beraber kişisel araçlar ile şehir merkezine ulaşım sorunu ortaya çıkmıştır. Sahil kenarına park eden kişiler ise çarşı içine ulaşmakta sorun yaşamakta ve belirli bir mesafeyi yürüyerek katetmek durumunda kalmaktadır. Sahildeki otoparkları kullanan kişilerin şehir merkezine ulaşımlarını kolaylaştıracak bir ring otobüsü işletilmesi bu soruna bir çözüm olabilir. Söz konusu otobüsler şehrin görsel boyutunu ön plana çıkaracak bir hattan geçmesi ile kişilerin şehir merkezine ulaşımı sağlanırken şehrin de reklamı yapılmış olacaktır. Bahsi geçen talep yerel yönetimlere iletilmiş ve olumlu geri dönüşler alınmıştır. Otopark sorunundan dolayı şehir içi esnafından ziyade rahat ve geniş park alanları olan AVM ler tercih edilmektedir. AVM lerle Rekabet Sorunu: Hazır giyim ve konfeksiyon sektörünün en büyük sorunlarından biri büyük AVM'lerdir. AVM ler büyük konsinyelerle aldıkları malları ucuza satabilmekte, bu ise küçük esnafla AVM ler 62
79 arasında haksız bir rekabetin ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Küçük esnafın AVM gerçeğini kabul ederek birlikte hareket etmesi gerekmektedir. Pazar Günleri Dükkanlar Açılmalı: Günümüzde çalışan nüfus her geçen gün artmakta, ihtiyaçlar çeşitlenmekte ve zaman yaratma sıkıntısı modern çağ insanının en büyük sorunlarından biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Pazar günü esnafın çalışmaması ve dükkanların kapalı olması tüketicileri AVM lere yönlendirmektedir. Küçük esnaf pazar günü satışların az olmasından dolayı işyerlerini kapalı tutmaktadır. Fakat yeni tecrübeler göstermektedir ki, Pazar günü çarşıda açık olan firmaların bir kısmı Pazar günü de normal günkü cirolarının %40-50 sini yakalamaya başlamışlardır. Tüketicilerin farkındalığının artması ile beraber bu oranın daha da artacağı beklenmektedir. Kısacası pazar günü dükkanlar açılmalı ve bu konu üzerinde ısrarla çalışılmalıdır. Ayrıca Pazar günü dışında haftanın diğer günleri de çarşı merkezinde bulunan dükkanların kapanma saatleri de AVM lerin kapanma saatleri ile uyumlu olmalıdır. Zira erken saatte kapanan dükkanlar sebebi ile şehir merkezinde ticari faaliyet erken saatte sona ermektedir. Özellikle kuyumcu ağırlıklı olan dükkanlar erken kapatılmaktadır, bu durum, çarşıyı akşam saatlerinde tercih edilmeyen bir seçenek haline getirmektedir Dükkanların daha geç saatlere kadar açık tutulması ve emniyetin güvenlik anlamında destek vermesi ile çarşı içi cazibe merkezi haline gelecek, hazır giyim ve konfeksiyon sektörü dışındaki sektörlerde çalışan esnafta bu durumdan faydalanacaktır. Tüm bunların olması çarşı esnafının birlikte ve koordineli hareket etmesi ile mümkün olacaktır. Çarşı cazibe merkezi haline gelmeli ve tercih merkezi olmalıdır. Bunun için yeni markalar ve cazibeyi arttırıcı yerler açılmalıdır Otonom Giderlerin Maliyetinin Yükselmesi: Sektördeki firmaların yaşamlarını idame etmelerinde önemli bir sorun olan bir başka konu ise kira maliyetlerinin yüksek olmasıdır. Ayrıca yine vergi maliyetlerinin de makul düzeylere çekilmesi gerekmektedir, zira firmaların otonom maliyetleri söz konusu giderler ile artmaktadır. Esnaf Birlik Olmalı: Maalesef sektörde bugüne kadar beraber hareket etme anlamında kayda değer bir yol kat edilememiştir. Çarşı esnafı beraber hareket edemediği için mevcut fırsatları değerlendirmekte ya geç kalınmakta ya da başarısız olunmaktadır. Dolayısı ile yabancı firmaların bu fırsatları değerlendirilmesine zemin hazırlanmış olmaktadır. Hala geç değildir, çarşı içine esnafın bir araya gelip oluşturduğu bir AVM açılabilir. Küçük esnaf birlik olarak büyük AVM lerle rekabet edebilmesinin yollarını aramalıdır. Vergi Uygulamaları Hakkında Daha Çok Bilgilendirilme Yapılmalı: Sektörde faaliyet gösteren firmaların kendilerini ilgilendiren mevzuat ile ilgili güncel bilgiler edinmeleri oldukça zordur. Devletten vergi uygulamalarına ilişkin bilgilendirme istenmektedir. Yeni vergi uygulamaları takip edilmek istense de yeterli olunamamaktadır. Vergilerin yanında en son çıkan uygulamalar ile ilgili de bilgilendirilme yapılması esnaflar tarafından beklenmektedir. Nitelikli Eleman Sıkıntısı: Hazır giyim ve konfeksiyon sektöründe nitelikli satış elemanı sıkıntısı fazlasıyla bulunmaktadır. Pazarlama ve satış elemanlarına yönelik satış becerilerini geliştiren eğitimler arttırılmalıdır ve bu alanda daha fazla nitelikli eleman yetiştirilmelidir. Şehir İçi Çalışmaları Gereğinden Uzun Sürebiliyor: Belediye tarafından gerçekleştirilen şehir içindeki çalışmalarda özellikle yol çalışmalarında arnavut kaldırımının kullanılması, şehir içinde rahat dolaşmayı engellemekte ve özellikle bayanlar için çarşıda dolaşmak eziyet olmaktadır. Şehir içi çalışmaları gereğinden uzun sürmektedir, bu durum ise esnafı mağdur etmektedir. Çalışmaların özellikle çalışma saatleri dışına alınması ve esnafı mağdur etmeyecek şekilde kısa sürede bitirilmesi için çaba gösterilmesi gerekmektedir. 63
80 2.8. GIDA SEKTÖRÜ KOCAELİ NİN SEKTÖREL GÖRÜNÜMÜ Türkiye deki geleneksel yemek alışkanlıkları toplumun büyük bölümünde fazla değişmeden varlığını korumaktadır. Bununla birlikte, Türkiye yiyecek sektörü, perakendeciler, gıda üreticilerinden daha yüksek standartlar talep ettikçe ve yatırımlar sayesinde sektörde önemli iyileştirmeler gerçekleştikçe daha gelişmiş bir hâle gelmektedir. Organize perakendeciliğin yaygınlaşmasıyla ve net gelir seviyesinin yükselmesiyle birlikte, Türk tüketicilerinin tüketim tercihleri hazır yemekler ve dondurulmuş yiyecekler gibi paketlenmiş ve işlenmiş gıdalara kaymıştır. Buna ek olarak, tam zamanlı işlerde çalışan kadın sayısının artması, dondurulmuş ve hazır gıdaya olan talep artışını desteklemiştir. Türkiye de halkın yemek alışkanlıklarında önemli bir paya sahip olan unlu mamuller alanında dünyadaki en büyük pazarlardan birisidir. Yükselen gelir düzeyiyle birlikte, paketlenmiş ekmek tüketimi yükseliş göstermekte ve aynı zamanda çok tahıllı ve özel yapım gibi farklı çeşitlerdeki ekmeklere yönelik talep geleneksel unlu mamullere kıyasla kâr marjının daha yüksek olduğu bu alanda önemli fırsatlar sunmaktadır. Sektörün Güçlü Tarafları Dışa bağlı olmayan tarımsal hammadde varlığı ve çeşitliliği, Zengin sulanabilir alanların varlığı, Sulanabilir alanların zenginliği, Coğrafi konumun getirdiği avantajlar, İhracat potansiyeli, Trendleri çabuk uygulamaya yatkın, dinamik bir yapı, Sektörün potansiyelinin yabancı yatırımcıları cezp etmesi olarak sıralanabilir. Öte yandan Kaliteli ve homojen hammadde temininde yaşanan sıkıntı, İşletme ölçeğinin ve sermaye yapısının küçük olması, Kayıt dışılık, Yüksek üretim maliyetleri, Tüketici bilincinin tam oluşmaması, Gelişmiş ülkelere kıyasla tüketici bilincinin oturmuş olmaması, Standartlara uymayan üretim sorunu Sektörün zayıf yönleri olarak karşımıza çıkmaktadır. İlimiz bazında sektör değerlendirildiğinde dikkat çeken noktalar şöyle sıralanabilir: Enerji Giderleri Fazla: Gıda sektöründe faaliyet gösteren firmaların maliyetleri değerlendirildiğinde maliyetler içinde en yüksek kalemin enerji giderlerinden oluştuğu görülmektedir. Söz konusu gider kaleminin düşürülerek firma karlılık ve devamlılığının sağlanabilmesi için deniz ve havayolu sektörlerinde olduğu gibi teşvikler veya vergi indirimleri talep edilmektedir. Bu konuda yapılacak çalışmaların sektördeki düşük karlılık oranını arttıracağına inanılmaktadır. Enerji maliyetlerinin düşürülmesinde elektrik firmaları ile toplu pazarlık anlaşmalarının yapılması önemli bir adım olacaktır. Daha önce de benzerleri yapılan bu anlaşmalarla ile daha ucuza enerji temin etmek mümkün olabilmektedir. Bazı Ürünlerin Üretimine İzin Verilmemektedir: Gıda sektöründe zaman zaman çelişkili durumlar oluşmakta standart dışı uygulamalar dikkat çekmektedir. Örneğin tahinle şekerin karışımıyla yapılan ve kırmızılaştırılan, özellikle yazın tüketilen ve beyaz helvaya göre biraz daha hafif farklı aromalı bir helva olan kırmızı helva üretimine izin verilmemektedir. Buna rağmen tezat bir şekilde piyasada, dışarıdan getirilen fazla miktarda kırmızı helva bulunmaktadır. Bu konu ile ilgili denetimler daha sıkı yapılarak kayıt dışı üretilip satılan ürünlerin piyasadan 64
81 toplatılması, satışların engellenmesi ve kayıt dışı üretim yapan firmaların cezalandırılması gerekliliğine inanılmaktadır. Nitelikli Eleman Sıkıntısı: Sektörün en önemli sorunlarının başında nitelikli eleman sıkıntısı gelmektedir. Birçok sektörde olduğu gibi Gıda sektöründe de nitelikli iş gücü açığı bulunmaktadır. İstenilen nitelikte çalışan bulunamamakta, yetiştirilmek için eleman almak amacıyla hazırlanan projeler maalesef yeterince talep görmemektedir. Açılan kurslara yeterince talep olmaması çalışanların bu sektördeki işleri meslek olarak görmemelerinden kaynaklanmaktadır. Ayrıca kanunlar da genelde çalışanları korumaktadır. Bunun farkında olan çalışanlar ise kaliteli iş çıkartmamakta ve özenli çalışmamaktadır. İl genelinde üniversitelerimizde ekmek üretimi ile ilgili bölüm bulunmamaktadır. Ekmek imalatı Türkiye deki en büyük sektörlerden biridir. Ekmek her gün ve en çok tüketilen sofralarımızın vazgeçilmez ürünüdür. Bu kadar önemli olan bir konu ile ilgili eleman yetiştiren bölümler üniversitelerde de olmalıdır görüşü sektörde hakimdir. Ekmek imalatı konusunda ilimiz diğer illere göre nispeten şanslıdır. Üretilen ekmeğin kalitesi oldukça yüksektir. Fakat fırın sayısının artışı rekabet şartlarını zorlaştırdığından kaliteyi aşağıya çekmektedir. Bu sorun sadece Kocaeli nin değil Türkiye geneline hakim olan bir sorundur. Bu sorun kendini rekabet şartlarını çetinleştirerek rekabet eden fırınların kaliteden ödün vermesi olarak göstermektedir. Paketlenmiş Ekmek Sayısı Artırılmalı: Avrupa da genel tüketim paketlenmiş ekmek üzerine olmakta iken Türkiye de de paketlenmiş ekmek tüketimi artmaktadır. Şu anki oran yaklaşık toplam tüketimin %2,5 düzeyindedir. Hem sağlık hem de hijyen açısından söz konusu uygulamaların arttırılması gerekmektedir. Zaten yeni çıkarılan kanunlar bu uygulamaları desteklemektedir. Bu kanunların bir an önce hayata geçirilmesi gereklidir. Yerel Marketlerin Gelişimi: Her ne kadar ülkemizdeki tüketiciler öncelikli olarak küçük market ve bakkallardan alışveriş yapıyor olsalar da, tüketicilerin daha geniş yelpazede ürünler ve yüksek kaliteli mallar sunan organize perakendecilere (süpermarket ve hipermarketler) yönelmesiyle bu geleneksel perakendecilerin pazar payları zamanla düşmüştür. Artan kentleşme, yükselen harcanabilir gelir seviyesi ve iş yaşamında kadın sayısının artması sayesinde perakendecilik sektörü özellikle büyük şehirlerde yavaş yavaş bu Batı tarzı operasyonlara kaymıştır. Buna rağmen küçük geleneksel perakendeciler hâlâ perakende yiyecek sektörünün % 60 ını ellerinde bulundurmaktadırlar. Süpermarketler 1990 lı yıllarda Türkiye yiyecek ve içecek sektöründe faaliyetlerine başlamış ve 2000 yılında sektörde % 26 oranında pazar payı elde etmişlerdir. Etkileyici bir büyüme gösteren süpermarketler hâlihazırda sektörün yaklaşık % 40 ına hakim durumdadırlar. Fazla sayıda mağazaya sahip olan modern perakendeciler yüksek alım güçleriyle geleneksel rakiplerinden daha kârlıdırlar. Önceki yıllarda ulusal ve yerel marketler arasında teknoloji kullanımı, hijyen şartları, paketleme vb. konularda görülen büyük farklılıklar azalmış yerel perakendeciler de kendilerini geliştirmeye yönelik ciddi çabalar içine girmişlerdir. Artık Yerel marketlerde de otomatik kapılar, barkot sistemi, temiz tavan ve tabanlar ile kaliteli paketleme ile karşılaşılmaktadır. Ayrıca paketleme sistemi Türkiye de son derece gelişmiş durumdadır. Bu umut verici gelişmeler sektörün kaliteli bir hizmet anlayışı içerisinde geliştiğini ve yerel marketlerin de büyük AVM ler karşısında tercih edileceği yönünde olumlu adımlar olduğunu göstermektedir. Pazar (Hafta Tatili) Ruhsatı Sıkıntısı: Sektörde sıkıntı yaratan bir diğer maliyet Pazar ruhsatı maliyetidir. Belediyeler hafta tatili kapsamında Pazar ruhsatı belgesi için hem büyük ölçekli marketler hem de küçük esnafdan eşit ücret almaktadır. Pazar ruhsatı için yapılan bu ücretlendirmenin işyerlerinin ölçeğine göre belirlenmesi sistemin düzgün ve adaletli işlemesi açısından gereklidir. 65
82 Denetim Sıkıntısı: Gıda sektöründe çalışan firmaların bir diğer sıkıntısı yapılan denetimlerin işleyiş, kapsam ve zamanlama açısından sistemin işleyişini yavaşlatır konumda olmasıdır. Özellikle cafe ve lokantaları denetlemeye genellikle 8-10 kişi ve özellikle pazar günü gelinmektedir. Pazar günü, söz konusu işletmelerin en yoğun faaliyet gösterdiği gün olmakla beraber, satışın ve müşterinin en yoğun olduğu saatlerde denetimlerin gerçekleştirilmesi ve denetimlerin adeta firmayı fişlercesine yapılması olumsuz bir hava yaratmaktadır. Denetim sonucunda bir olumsuzluk çıkmasa bile müşteri açısından olumsuz bir izlenim edinilmekte ve firma prestiji zedelenmektedir. Denetlemelerin yoğun olmayan saatlerde müşteriye hissettirilmeden daha makul bir tavır ve tarz ile yapılması sektörde faaliyet gösteren tüm firmaların talebidir. Denetlemelerin Şirketlere Ağır Yükümlülükler Getirmesi: Firmalar; Belediye, Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü, Vergi Dairesi ve Ticaret Odası gibi bir çok resmi kuruma kayıt olmaktadırlar ve kayıt altına girmektedirler. Söz konusu süreçler firmalara hem vergi, harç vb. ödemeler ile maddi anlamda külfet getirmekte hem de birçok bürokratik işlemle uğraşmak durumunda kalmaktadırlar. Kayıt altına giren firmalar kayıt prosedürünü yerine getirdikten sonra sürekli denetlenmekte ve birçok kanuni yükümlülüğü yerine getirmeye mecbur olmaktadır. Kısacası firmalar kanuni yükümlülüklerini yerine getirmek ile ödüllendirilmeleri gerekirken cezalandırılır bir konuma girmektedirler. Zira kayıt dışı faaliyet gösteren yerler söz konusu yükümlülüklerin altına girmemek ve denetim mekanizmasının dışında kalmak için kayıt altına girmekten imtina etmektedirler. Böyle bir durum oluştuğunda ise kayıtlı firmalar vergi harç ve benzeri ödemeleri olduğundan ayrıca da kanuni yükümlülükleri yerine getirmek için para ve zaman harcadığından, kayıtsız firmalar ile rekabet edemez hale gelmektedirler. Kayıt altına alınmak adeta kafes içine girmek gibi algılanmakta, kayıt olanlar sürekli ve sık denetimlere maruz kalmaktadırlar. Denetleme konusunda ek çalışmalar yapılması gerekmektedir, yeni düzenlemeler getirilip denetim mekanizması şirket yüklerini hafifleştirmeye yönelik yapılmalıdır ve kayıtsız faaliyet gösteren yerlere daha sıkı denetim yapılıp gerekli yerlerin faaliyetine son verilmelidir. Şu anki haliyle denetim mekanizması firmaların kayıt dışı kalmalarını destekler konumdadır. Devlet Desteklerinin Koşulları Çok Ağır: Devletin verdiği sektörel desteklerden yararlanma şartları oldukça ağırdır. Yeni işletmelerin açılması için daha uygun koşullarda destekler verilmelidir. Genelde destek alınması için önce belirli bir harcamanın yapılması gerekmekte, ardından destek tutarı kadar ödeme girişimciye aktarılmaktadır. Ajans desteklerinde de şartlar ağır olmaktadır, Kalkınma Ajansları destek alacak ürünün katma değer üretmesi gerekliliğini öncelik olarak tutumakta ve ürüne yurt dışından talep olması gerekliliğini ön planda tutmak istemektedir. Firmalar devletin arkalarında olduklarını hissetmek istemektedirler, sadece maddi anlamda değil manevi anlamda da devletten destek istenmektedir. Tarım Alanlarının Katledilmesi: Gıda sektöründe hammadde genelde tarım ve hayvancılık sektöründen temin edilmektedir, fakat tarım alanları tahrip edilmekte ve yeterince verimli kullanılamamaktadır. Bu durum sektör açısından gelecekte hammadde sıkıntısının ortaya çıkması ya da yüksek hammadde fiyatları anlamına gelmektedir. Yeni teşvik sisteminde gıda sektöründe Kocaeli için teşvik bulunmamaktadır. Teşviklerin ülke geneline dağıtılması sektörce talep edilmektedir MAKİNE VE YEDEK PARÇA Makine imalat sanayi bütün dünyada olduğu gibi ülkemizin sanayileşmesinin de itici gücüdür ve gelecekte de ülkemizin gelişiminin temel taşı olacaktır. Türk makine sanayi 1990 yılından bu yana ortalama % 20 oranında yıllık büyüme göstermiştir. Birçok ülkede olduğu gibi, Türkiye de de makine imalatçılarının büyük çoğunluğu küçük ve orta ölçekli işletme (KOBİ) niteliğinde olup, bu yapı değişen ekonomik koşullara ve teknolojik gelişmelere karşı daha esnek ve hızlı cevap verme imkânı sağlamaktadır. Sektörde faaliyet gösteren KOBİ lerin sahip olduğu ucuz işgücü avantajı ve gelişmiş mühendislik becerileri, makine imalatçılarının uluslararası 66
83 pazarlarda rekabet şansını arttıran unsurlardır. Türk Makine İmalat Sanayinde, her türlü parça ve aksamın yüksek kalitede ve rekabet edebilir fiyatlarda üretimi yapılmaktadır. Üretim sürecinde yerli girdi oranı % civarındadır. Makine sanayinde üretilen başlıca ürün grupları: reaktör ve kazanlar; türbinler ve turbo jetler; pompalar ve kompresörler; vanalar; klimalar ve soğutma makineleri; ısıtıcılar ve fırınlar; hadde ve döküm makineleri; gıda sanayi makineleri; tarım ve ormancılık makineleri; yük kaldırma, taşıma ve istifleme makineleri; inşaat ve madencilik makineleri; kâğıt ve matbaacılık makineleri; yıkama, kurutma ve ütüleme makineleri; tekstil ve hazır giyim makineleri; deri işleme makineleri; kauçuk ve plastik işleme makineleri; metal işleme makineleri ve takım tezgâhları; motorlar ve yedek parçaları; büro makineleri; rulmanlar, silah ve mühimmat ile ambalajlama makineleridir. Makine imalat sanayi, bazı iller çevresinde daha fazla yoğunlaşmış bulunmaktadır. Bunlar; Bursa, İstanbul, Kocaeli, Trakya dâhil Marmara Bölgesi, İzmir, Eskişehir, Ankara, Konya, Gaziantep gibi illerdir. Çukurova bölgesi de bu kapsamda yer almaktadır. Takım tezgâhı imalatı ise, daha çok Bursa, Kocaeli, İstanbul, İzmir ve Konya da ön planda olan imalat konusudur. Ülkemizde makine sektöründe işçilik en büyük maliyet kalemlerinin başında gelmektedir. Diğer bir deyişle, makine üretimi sermaye yoğun olmaktan çok işgücü yoğun bir sektördür. Dolayısıyla işçilik maliyeti ülkemiz için makine sektörü açısından hayati öneme sahip bir rekabet faktörüdür. Son yıllarda dünyada müşteri istekleri doğrultusunda makine imalatına yönelinmesi eğilimi söz konusudur. Bu talepler, ek bir mühendislik çalışması gerektirmektedir, artan maliyetler ise talep edildiği ülkelerde fiyatların artmasına sebep olmaktadır. Ülkemizde ise işçilik yanında, mühendislik hizmetlerinin de nispeten ucuz olması, makine imalatçı firmalarının rekabet şansını arttırmaktadır ve bu üstünlük yakın gelecekte de devam edecektir. Müşteri istekleri doğrultusunda imalatta, mühendislik ve işçilik ücretlerinin düşük olmasının yanı sıra, oldukça emek yoğun olan bu üretim konularında firmaların teknolojik birikimleri rekabete imkân verecek düzeydedir. Bu olumlu yapı, ülkemiz makine imalatçısının, üçüncü ülkelerde tesislerin yenilenmesi veya yeni yatırımların gerçekleştirilmesi şansını artırmaktadır. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından yürütülen Türkiye nin 2023 İhracat Stratejisinin Sektörel Kırılımı Projesi kapsamında hedeflenen 500 milyar dolarlık ihracat rakamına ulaşılabilmek amacıyla 2023 yılında Makine ve Aksamları Sektörü İhracatının 100 milyar dolar olması öngörülmüştür. Dünya pazarından %2,3 lük bir pay sahibi olunması amaçlanan çalışmada Yıllık Ortalama Artış Oranının %17,8, Türkiye İhracatı içerisindeki payın ise %18,34 olması planlanmaktadır. Sektörün Güçlü Tarafları olarak Sektörün gelişmiş olması ve yeni teknolojilere açıklığı, Gelişmiş ülkelere göre işçilik ve mühendislik maliyetlerinin düşüklüğü, Esnek üretim yapısı, Hammaddenin önemli bir kısmının yurt içinden tedarik edilebiliyor olması, CE işareti alan firmaların sayısının hızla artması, Girişimcilik eğilimi, Tecrübe ve prestijli imaj, Gelişmekte olan komşu ve yakın ülkelere ihracat olanaklarının artması. Özellikle gıda ve ambalaj makineleri için cazip pazarlar oluşması, AB ülkelerine düşük-orta teknolojili ürünlerde ihracat olanakları, 67
84 İç pazarın büyüme potansiyeli, Tüm sanayi için gelişmeye öncülük etme isteği gibi konular sıralanabilir. Sektörün Zayıf Tarafları ise Firmaların KOBİ şeklinde yapılanmış olmasının getirdiği finansman zorlukları, Tasarım-geliştirme ve AR-GE çalışmalarının yetersiz olması, Kalifiye eleman yetersizliği, Uzakdoğu ülkelerinde uygulanan devlet destekleri ve düşük maliyetler, DTÖ çatısına rağmen uluslararası ticaretteki asimetrik koşullar, Döviz kurlarındaki dalgalanmalar, Riske karşı muhalif anlayış, Düşük işgücü hareketliliği, Değişime karşı direniş olarak özetlenebilir. İlimizde sektörü incelediğimizde genel görünümden ayrışmamakla beraber aşağıda belirtilen hususlar dikkat çekmektedir. Vergi Koşulları: Sektörde faaliyet gösteren firmaların en önemli sorunlarından biri vergi oranlarının yüksekliğidir. Yüksek vergi yükü altında firmalar ezilmektedir. Vergi oranlarının yüksekliği, gelişmek ve büyümek isteyen firmaları yavaşlatmakta ve finansman zorlukları yaşatmaktadır. Özellikle de KOBİ ler yeterli sermaye yapısı ve finansmana ulaşma konusundaki sıkıntılarından dolayı, büyük firmalara oranla işlerini geliştirme ve yeniliklere ayak uydurmada başarılı olamamaktadırlar. Nitelikli Eleman Sıkıntısı: Makine ve yedek parça sektöründe de nitelikli eleman sıkıntısı sektörün en önemli sorunlarından biridir. Firmalar kaliteli ürün üretecek ara elemanı eksikliğini fazlaca hissetmektedirler. Kaliteli ve nitelikli çalışanlar, küçük işletmelerden ziyade büyük fabrikaları tercih etmektedir. Nitelikli eleman eksikliğinin baş göstermesinin bir diğer sebebi ise meslek lisesi mezunlarının eskiye nazaran daha düşük kalitede eğitim alarak mezun olmalarıdır. Bunun altında yatan sebeplerin başında ise, eskiden sınav ile girilebilen sanat okullarının günümüzde hiçbir yere giremeyen öğrencilerin tercih ettiği bir eğitim kurumu haline gelmiş olmasıdır. Üniversiteler ise nitelikli eleman yetiştirirken iş hayatına da öğrencileri hazırlamalıdırlar, zira mezun olan öğrenciler teorik bir altyapıya sahip olsalar da pratikte bilgi seviyesi olarak yeterli değildirler. Ara elemanı yetiştirme konusunda daha fazla çalışma yapılmalı, kurumlar koordineli hareket ederek yeni projeler geliştirmelidir. Sanayi Üniversite İşbirliği Sorunu: Sektörün başlıca sorunlarından biri makine üretiminde kullanılan hammaddelerin birçok parçasının yurt dışından temin edilmesidir. Kısaca sektörde dışa bağımlılık fazladır. Dışarıdan temin edilen ürünleri üretecek firmaların sayısı arttırılmalıdır. Üniversiteler ile bu konuda ortak çalışmalar yapılması gerekmektedir. Bu konuda ne yazık ki Kocaeli üniversitesi ile KOBİ ler arasında ortak ve sağlam bir çalışma zemini henüz oluşturulamamıştır. Buna karşın ilimizdeki bazı firmalar Düzce Üniversitesi gibi bölgenin diğer üniversiteleri ile ortak projeler yapmaktadırlar. Bir diğer önemli sorun ise üniversitelerdeki öğretim görevlerinin KOBİ lerden ziyade büyük firmalar ile çalışmayı tercih etmeleridir. Bu noktada da KOBİ ler akademik destek almakta da zayıf kalmaktadırlar. Yatırım 68
85 maliyeti sebebi ile KOBİ ler AR-GE laboratuarı kuramamaktadır. Üniversiteler firmalar için AR-GE merkezleri konumunda olmalı ve AR-GE çalışmaları sonucunda ortaya çıkan fikirlerin uygulamaları firmalara yaptırmalıdır. Kayıt Dışı Üretim Sorunu: Kayıt dışı üretim ile ilgili mevcut sıkıntılar neredeyse her sektörde olduğu gibi makine ve yedek parça sektöründe faaliyet gösteren firmaları da olumsuz etkilemektedir. Kayıt dışı üretimde bulunan yerler mali ve kanuni yükümlülüklerden kaçtıklarından fiyat rekabeti açısından avantaj elde etmekte ve kayıtlı firmaları zor durumda bırakmaktadırlar. Kayıt dışı üretimin engellenmesi için sıkı denetim tedbirleri alınmalıdır ve cezai yaptırımlar arttırılmalıdır. Finansman Sıkıntısı: Ticari faaliyet sonucunda ortaya çıkan alacakların düzenli ve zamanında tahsil edilememesi ve tahsil sürelerinin uzaması sektörde finansman sorunu olarak karşımıza çıkmaktadır. Ticari faaliyet sonucunda kesilen fatura ile beraber firma peşinen %18 KDV sini ödemekte, alacağını zamanında tahsil edemediği için finansman sıkıntısı yaşamaktadır. Söz konusu mağduriyet ile ilgili yasal zorunluluklar getirilmesinin ticari hayatı düzenleyeceğine inanılmaktadır. Meslek Kuruluşları Üyelerine Yönelik Faaliyetleri: Mesleki örgütlenmeler üyeleri için daha fazla toplantı düzenlemeli ve sektör sorunları tartışılmalıdır. Söz konusu toplantılar aracılığıyla hem üyeler sorunlarını dile getirebilmekte hem de üyeler arasında bir kaynaşma olmaktadır. İthal Yazılım ve Dışa Bağımlılık Sorunu: Makine ve/veya makine parçası üretmek için alınan makineler yüksek maliyetli makinelerdir. Bu makinelerin büyük bir kısmı ithal edilmektedir. Makine maliyetinin yanında bir diğer önemli maliyet unsuru ise makineleri kullanmak için satın alınan yazılım maliyetidir. Kimi zaman Makine bedeli kadar yazılım bedeli ödenmektedir ve neredeyse her atölye sahibi bunları almak zorundadır. Ayrıca yabancı yazılım olduğundan Türkçe desteği çoğunda bulunmamaktadır. Bu konu ile ilgili gerek yazılım firmaları gerekse de üniversiteler ile beraber ortak çalışmalar yürütülüp en azından yazılım anlamında dışa bağımlılık azaltılmalıdır. Bu sayede hem ithalat azalmış olacak hem de potansiyel bir ihracat sektörü oluşmaya başlayacaktır. Dışa bağımlılık elbette ki sadece yazılım anlamında değil yazılımların kullanıldığı makineler anlamında da vardır. Burada da ithal ikameci bir yöntem benimsenmeli ve dışa bağımlılık yerli AR-GE çalışmaları ile azaltılmalıdır. Bu konuda Üniversitelere yine büyük görevler düşmektedir. Sanayi ve üniversite beraber hareket ederek bu konuyu aşabilirler. Üniversitelerin daha etkili olması için ise üniversiteler içinde ihtisaslaşma olmalıdır. Örneğin Kocaeli Üniversitesi sanayi ağırlıklı bir ilde faaliyet gösteren bir üniversite olduğundan sanayi ve bilişim alanında ihtisaslaşmalıdır. Dünyada pek çok ülkede benzer örnekleri bulunan uygulama ile üniversiteler, akademik çalışmalarını daha rahat reel sektör ile paylaşabilmektedirler veya reel sektördeki firmalar hangi konuda hangi üniversite ve hangi öğretim görevlisi ile çalışacaklarını net olarak bilmektedirler NAKLİYE VE LOJİSTİK Coğrafi konumu itibarıyla Türkiye nin Batı ile Doğu arasında bir köprü niteliğinde olması, bölgenin ekonomik gelişimi açısından taşımacılık sektörünü son derece kritik bir sektör haline getirmektedir. Taşımacılık hâlihazırda Türkiye nin AB ye uyum süreci gündeminde yer alan beş önemli başlık arasındadır. AB ye uyum süreci altyapı, araçlar ve çevre standartları ile uyumu, lojistik ağın geliştirilmesini ve dış ticaret politikalarının iyileştirilmesini kapsamaktadır. 69
86 Türkiye deki lojistik şirketleri çoğunlukla dış ticaretin yoğun olduğu sektörlere hizmet vermektedir. Tekstil ve konfeksiyon, otomotiv, hızlı tüketim ürünleri, perakende ve gıda, petrokimyasallar, makine üretimi ve inşaat sektörleri bu sektörler arasında yer almaktadır. Türkiye nin ihracatı ve ithalatında sırasıyla % 46 ve % 59,1 lik paylarıyla en çok tercih edilen taşımacılık yöntemi deniz taşımacılığıdır. İstanbul ve Bursa gibi önemli ticaret ve sanayi merkezlerine yakınlığı, yatırımlar açısından Kocaeli yi öncelikli kılmaktadır. Kocaeli nin şehir merkezi İzmit in İstanbul a uzaklığı 85 km dir. İstanbul un batı yakasında bulunan Atatürk Hava Limanı ve doğusunda faaliyet gösteren Sabiha Gökçen Havalimanı ile dünyaya açılan Kocaeli, Ankara ya da TEM otoyolu ile bağlıdır, Uluslararası İstanbul Atatürk Havalimanı Kocaeli ye 90 km. mesafededir. Ayrıca Uluslararası Sabiha Gökçen Havalimanı na 50 km. mesafededir. Doğal bir liman olan İzmit Körfezi işlek bir denizyoludur. 2 si Kamu Limanı (Derince ve Yarımca) ve 36 özel iskele ile deniz ulaşımı imkanları açısından tüm Anadolu nun en iç noktasındadır. Gerek yeni yapılan kuzey Marmara otoyolu, gerek Gebze-İzmir otoyolu, gerekse TEM otoyolu üzerinde bulunması nedeni ile Kocaeli, Türkiye deki pek çok potansiyel bölgeden jeostratejik olarak daha avantajlı durumdadır. Kocaeli ilinin yüzölçümü km 2 dir. Yüzölçümü açısından küçük bir il olan Kocaeli, gerek sanayi sektöründeki üretim ve katma değer, gerekse bu sektörde çalışan insan açısından sadece Türkiye için değil, dünya için de ilginç bir örnektir. Nakliye ve Lojistik sektörü dikkate alındığında dikkat çeken noktalar şöyle sıralanabilir: Akaryakıt Maliyeti: Dünya piyasalarında petrolün varil fiyatında yaşanan artış neticesinde akaryakıt fiyatları iç piyasada da artış göstermektedir. Akaryakıtın sektörün temel gider kalemi olduğu düşünüldüğünde petrol fiyatları genel seviyesinde yaşanan artış, sektörü doğrudan olumsuz etkilemiştir. Kar oranları akaryakıt fiyatları artışı ile beraber giderek düşmektedir. Sektördeki firmaların temel maliyet kalemi olan yakıtın üzerindeki baskıyı azaltmak için alınabilecek bazı tedbirler bulunmaktadır. Örneğin Devlet, deniz taşımacılığını ve havayolu taşımacılığını desteklediği gibi karayolu taşımacılığını da destekleyebilir. Ülkemizde karayolunun en çok tercih edilen ulaşım ve nakliye yolu olduğu düşünüldüğünde sektör üzerinde yapılacak bir çalışmanın diğer sektörleri de etkileyeceği aşikardır. Ayrıca sektörün sağladığı istihdam oranıda bir hayli yüksek seviyededir. Bu kadar büyük bir sektörün daha fazla desteklenmesi gerektiği sektör temsilcilerince düşünülmektedir. Fabrikaların Kendi Filosunu Kurması: Kendi faaliyet alanları dışında büyük işletmeler ve fabrikalar, personel taşımacılığı için kendi filolarını kurmaktadırlar ve böylece bu sektörde faaliyet gösteren firmalara rakip olarak onların ticari faaliyetleri baltalamış olmaktadırlar. Vergi Oranlarının Yüksek Olması: Taşımacılık alanında faaliyet gösteren firmaların en çok yakındığı konulardan biri vergi oranlarının yüksekliğidir. Taşımacılık sektöründe faaliyet gösteren firmalar Katma Değer Vergisinin %18 olarak uygulanmasını yüksek bulmakta ve aşağıya çekilmesini talep etmektedirler. Harçlar, belge ücretleri ve vb. giderler eklendiğinde firmalar büyük mali yükümlülük altına girmektedirler. D2 Belge Sorunu: D2 Yetki belgesi otobüsle yurtiçi yolcu taşımacılığı yapacak gerçek ve tüzel kişilere verilen yetki belgesidir. Karayolu Taşıma Yönetmeliği kapsamında alınan D2 belgesi sahibi araçların servis taşımacılığı için kullanılmaması ve sınırlı bir alanda kullanılabilmesi firmalara sıkıntı yaratmaktadır. Sadece hususi olarak kullanılmakta olan D2 belgeli araçların, servis taşımacılığı yapma serbestisi de getirilmesi belgenin etkinliğini arttıracaktır. 70
87 Yasal Uygulamaları Çıkartılırken Sektörden Görüş Alınması: Devlet tarafından alınan kararların ve mevzuatların oluşturulması aşamasında ve uygulanmadan önce sektör temsilcilerine, kısacası sektördeki firma ve mesleki örgütlenmelere danışılması ve görüş talep edilmesi uygulamanın verimliliği açısından önemlidir. Hali hazırda görüş talepleri Odalara iletilse de söz konusu görüş taleplerinin arttırılması ve cevap sürelerinin daha geniş zamana yayılması sektörde faaliyet gösteren firmalarca talep edilmektedir. Büyük Sermayeli Firmalar ve KOBİ lerin Rekabet Sorunu: Yabancı büyük sermayeli firmalar Türkiye ye yatırım yapıp serbestçe ticari faaliyetlerini sürdürebilmektedirler. Büyük alanlarda depo, antrepo kurabilen yabancı firmalar akaryakıtları ucuza temin edebilmektedirler. Bu ise yerli firmalar ile rekabette olumsuzlukların ve haksız rekabetin ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Ayrıca sektördeki firmalardan yurtdışına açılmaları beklenmektedir fakat yerli firmalar henüz iç piyasada beklenen ölçüde hızlı büyüyememektedirler. Yeni Türk Ticaret Kanunu ile Getirilen Yeni Düzenlemeler: Yeni Türk Ticaret Kanunu gereği firma sahipleri veya ortakları, şirketlerinden direkt olarak para çekemeyeceklerdir. Bu durumun ticari hayat açısından bazı olumsuzlukları getireceğine inanılmaktadır. Zira firma sermayesi, kredibilitesi veya nakdi durumunun yeterli gelmediği anlarda firma sahipleri veya ortakları, şirketin mali giderlerini kişisel yollardan (kredi kartları veya nakdi katkı ile) yapmaktadırlar. Buna karşın yeni düzenleme ile yaptıkları harcamayı kendi ödemelerini finanse etmek için doğrudan temin edip kullanamayacakları görülmektedir. Günümüzde birçok nakliye ve lojistik firması temel giderleri olan akaryakıt giderlerini kendi veya aile fertlerinin kredi kartları ile yapmaktadır, kartlarının geri ödemelerini ise kasadan temin ettikleri ücret ile yapmaktadırlar. Söz konusu düzenleme ile ilgili sektörde endişeler bulunmaktadır. İhaleler ve Rekabet: Gerek kamu gerekse de özel sektör ihalelerinde kıran kırana bir rekabet oluşmakta ve fiyatlar minimum seviyeye düşmektedir. Sektördeki firmalara göre ihalelerde standart bir fiyat politikası izlenmelidir. İhalenin yapıldığı sektöre göre fiyatlar belirlenmelidir. Böylelikle maliyet açısından değil kalite ve hizmet açısından firmalar rekabet etmiş olacaklar ve kalite daha fazla yükselecektir. Şuan firmalar fiyatlar ile mücadele etmekten kalitelerini istedikleri seviyeye yükseltememektedirler. Lojistik Üssü Yapılması: Kocaeli nin doğu bölgesinde lojistik bir üs kurulmasına ihtiyaç vardır. Planlı bir yapılanma ile söz konusu üs sektöre Kocaeli ve Doğu Marmara için bir dinamizm kazandıracaktır. En az 100 dönümlük arsa üzerine kurulması gereken Üs, Doğudan Batıya, Batıdan da Doğuya geçen araçların mal aktarımlarını, dinlenmelerini ve bakımlarını gerçekleştirdikleri bir merkez haline dönüşebilir. Ayrıca yetkili makamlarca araç kontrolleri de söz konusu üs ile daha kolay gerçekleştirilebilecektir. Şirketlerin bir araya gelerek söz konusu üssün kurulumunu gerçekleştirmeleri zor görünmektedir. Bu sebepten ötürü yerel yönetim, MARKA ve Kocaeli Ticaret Odasının iş birliğinde gerçekleştirilmesi mümkün görülmektedir. Bahsi geçen üs İl ve Bölgedeki Fabrikalara da faydalı olabileceğine inanılmaktadır. Üssün kurulması ile ayrıca bir de lojistik borsası oluşturulabilir. Nitelikli Eleman Sıkıntısı: Nitelikli eleman sıkıntısı gerek yük taşımacılığı gerekse de yolcu taşımacılığı alanında bulunmaktadır. Söz konusu alanların, meslek liselerinde ve yüksek okullarda bölüm olarak bulunması gerekmektedir. Sektörde yaparak öğrenme metodu hakimdir ve firmalar yetiştirdikleri elemanları ellerinde tutamamaktadırlar. Eğitimli çalışanların gelmesi mesleğe saygıyı da beraberinde getirecektir. Böylelikle tercih edilmeye başlanacaktır. Son zamanlarda Lojistik(depolama) üzerine meslek okulları açılmaktadır ve benzer okullar sektörün çeşitli meslek dallarını kapsayacak şekilde açılması gerektiğine inanılmakadır. Tehlikeli Madde Tasıma Yönetmeliği: 2006 yılında çıkarılan tehlikeli madde taşıma yönetmeliğinin uygulaması sürekli ertelenmektedir. Bu sebepten dolayı sektörde kargaşa yaşanmaktadır. Kanun uygulanacak mı uygulanamayacak mı diye bir endişe olduğundan yükümlülükleri yerine getirip getirmeme konusunda şirketler 71
88 tereddüt yaşamaktadır. Söz konusu yönetmeliğe uyum sağlamak isteyen firmalar, yönetmeliğin yükümlülüklerini yerine getirmek için ciddi maliyetlere katlanmak zorunda kalmaktadırlar. Bu konu ile ilgili acil çalışma yapılması istenmekte ve uygulama hayata geçecekse ne zaman uygulanacağı ile ilgili tarih açıklanmalıdır. Tehlikeli Araçlar İçin Park Alanı Eksikliği: Kocaeli, rafinelerin olduğu ve tehlikeli maddelerin üretildiği bir il konumundadır. Fakat tehlikeli atık taşıyan araçların park edecekleri ayrı bir tesis, park alanı bulunmamaktadır. Söz konusu eksiklikten dolayı tehlikeli madde taşıyan araçlar mahalle aralarına park etmektedirler. Bu ise kentsel alanları tehlikeye sokmaktadır. 10 Numara Yağ Sıkıntısı: 10 numara yağ kullanımı araçlar için sağlıksız bir durum oluşturmakta ve motor aksamında hasarlara yol açmaktadır. Fakat 10 numara yağ konusundaki temel sorun 10 numara yağ kullanan araçlara ceza kesilmesine karşın, bu ürünlerin rahatça piyasada satılmasıdır. 10 numara yağ üretip satanlara yönelik denetimler sıkılaştırılması, satışının engellenmesinin sağlanması gerekliliğine inanılmaktadır SİGORTA Sigortacılık Sektörü, ülkemizde dinamik ve güçlü mali yapısı ile her geçen yıl büyümektedir. Türkiye, genç nüfus ve bu nüfusa karşın düşük sigortalılık oranı nedeniyle cazip pazar olma özelliği taşıdığı için sektör yerli sermayenin yanı sıra yabancı yatırımcıların da iştahını kabartmaktadır. Sektöre artan ilgi ve buna paralel gelen yeni aktörlerle pazarda rekabet her geçen yıl daha da keskinleşmektedir. Türk Sigorta Sektörü, pazara girmeye devam edeceği söylenen yeni oyuncuları, yelpazesi daha da genişleyecek ürünleri ve büyüme trendiyle adından uzun dönem söz ettireceğe benzemektedir. Sigortacılıkta hizmet bakımından genel çerçeveyi 'hayat dışı' ve 'hayat' branşları oluşturmaktadır. Hayat dışı branş; kaza, hastalık/sağlık, kara-hava-su-raylı araçlar, nakliyat, yangın ve doğal afet, kredi, emniyeti suiistimal gibi alt başlıkları kapsamaktadır. Hayat branşı ise sağlık, ferdi kaza, evlilik/doğum, sermaye itfa ve yatırım fonlu sigorta gibi alt kategorilerin çatışını oluşturmaktadır. Prim üretimi pastasında büyük dilimi %85'le hayat dışı branşı almaktadır. Hayat dışı dalında en büyük pay ise % 20.7 oranla kara araçları sigortasındadır. Türk Sigorta Sektörü dinamik yapısı, sahip olduğu nitelikli işgücü ve büyüme potansiyeli ile hem Avrupa hem de dünya piyasalarında gelecek vadeden sektörler arasında öne çıkmaktadır. Genel olarak ilimiz sigorta sektörü açısından irdelendiğinde ortaya çıkan noktalar şöyle sıralanabilir: Sigorta Poliçelerinin Paylaşım Sorunu: Sigorta poliçelerin paylaşımının yasak olmasına rağmen poliçeler acenteler arasında paylaşılmaktadır. Paylaşımın aslında bir sakıncasının olmadığı belirtilmekte ve paylaşımın önünün açılması talep edilmektedir. Türkiye'de bilinç eksikliği nedeniyle sigortanın toplumsal faydaları ancak deprem, sel, su baskını gibi doğal afetlerden ya da sanayi bölgelerinde standartlara uygun malzeme ve ekipman kullanmayan işletmelerde meydana gelen infilak, yangın gibi büyük zarar oluşturan olaylardan sonra gündeme gelmektedir. Sigortanın faydalarının topluma anlatılarak, sigorta bilincinin geliştirilmesine yönelik bir takım faaliyetlerin yapılması önem kazanmaktadır. Sektördeki öncelikli sorun konusunda da sigorta suiistimallerine işaret edilmektedir. Türkiye'de hasar suiistimalleri konusunda yürütülen mücadele, yeni profesyonel ve teknolojik bir tabana oturmaya başlamaktadır. 72
89 Bu çerçevede sektörde takip edilen ve ödenen "hasarın şu kadarı suiistimalli hasardır" denebilecek bir veri tabanı henüz oluşmazken, araç sigortalarında belli simülasyonlar yapılarak ödenen hasarların, ortalama %7.5 ila 10'u arasında bir oranın suiistimal konusu ek maliyetlerden ibaret olduğu hesaplanmaktadır. Sigorta Poliçelerinin Hatalı Düzenlenmesi: Poliçeler yanlış düzenlenmektedir. Şahsi amaç için kullanılan Minibüslere ayrı hatlı minibüslere ayrı poliçe düzenlemesi gerekirken hatlı minibüslere şahsi amaçlı kullanılan minibüslerin sigorta poliçeleri düzenlenmektedir. Yaygın bir şekilde uygulanan yöntem ile ilgili trafik denetçileri daha dikkatli olmalıdır. SEGEM Eğitim Ücretleri Sorunu: SEGEM (Sigortacılık Eğitim Merkezi)in dönem dönem düzenlediği eğitimlerin son dönem ücretleri yüksek düzeyde seyretmiş ve bu ücretin düşürülmesi için girişimlerde bulunulmuştur. Yapılan girişimler sonuç vermiş ve eğitim ücretleri büyük orada indirilmiştir. Sektördeki Sorunlar ve Çözüm Önerilerinin Karar Alıcılar Tarafından Yeterince Dikkate Alınamaması: Sektör içerisindeki acenteler bir araya gelip ortak karar almakta fakat, alınan kararların yürürlüğe konması konusunda yeterince baskıcı bir tutum izlenememektedir. Yönetmelik ve kanunlarda yapılması gereken değişiklikler ile ilgili taslak çalışmalar sektör içerisinde hazırlanmasına karşın, taslak çalışmalarını kabul ettirme konusunda sıkıntılar yaşanmaktadır. Sorunun temelinde ise birlik olamama ve yeterince baskı kuramama yatmaktadır. Daha önce taslak olarak hazırlanan ve değiştirilmesi için ilgili kurumlara iletilen yönetmeliklerden, sadece iki yönetmelik değişmiştir. Kısacası sektör içerisinden gelen öneriler yeteri kadar baskılı olunamamasından dolayı daha az dikkate alınmaktadır. Baskı kurulamamasının ardında ise sektörde faaliyet gösteren acentelerin birlik olamaması ve ortak hareket edememesi yatmaktadır. Bu sorunun aşılması için mesleki örgütlenmeler ve dernekler, sorunların bürokratik yollar ile çözülmesinde öncü kurum olmalıdırlar. Birleştirici ve bir araya getirici bir misyon edinmelidirler ve çözüm aranması kısmında sektöre destek vermelidirler. Sigorta Şirketleri Arasındaki Fiyat Farklılıkları ve Acenteler Arası Rekabet Sorunu: Acentelerin uyguladıkları ücretler sigorta şirketlerinin genel merkezlerince belirlenmektedir ve acentelerin fiyata müdahale etmesi mümkün olmamaktadır. Bu durumdan ötürü sigorta şirketleri arasındaki rekabet acentelere de yansımaktadır. Sigorta şirketleri genel müdürlüklerinin ücretleri birbirlerine yakın belirlenmesi ile acenteler arasında sorun olması önlenebilecektir. Bu noktadan sonra fiyat ile rekabet değil hizmet kalitesi ile rekabet ön plana çıkmalıdır. Söz konusu rekabetin hem tüketicilerin daha kaliteli hizmet almasına hem de firmaların kendi kalitelerini yükseltmelerine vesile olacağına inanılmaktadır. Kayıt Dışı Faaliyet Gösteren Firmalar Sorunu: Emlak firmaları, turizm acenteleri vb. yerlerde sigorta işlemlerini yürütmektedirler. Bahsi geçen firmalar şikayet edilmemektedir ve bu durum gün geçtikçe yaygınlaşmaktadırlar. Bu ise sektörde merdiven altı faaliyet gösteren kayıtsız firmaların oluşumuna neden olmakta, hem de piyasadaki rekabeti haksız yere arttırmaktadır. Firma Birleşmeleri ve Büyük Şirketlerin İl Piyasalarına Girmesi Sorunu: Yeni Türk Ticaret Kanunu ve dünyadaki ticaret kanunu örnekleri dikkate alındığında şuan ki %15 komisyon oranları acenteler için hayal olacak gibi görünmektedir. Yeni ticari hayatta az kar çok iş mantığının yerleşeceği inancı sektörde hakimdir. Bu sebepten dolayı bu yönde önlemler alınmalıdır. Birçok firma birleşmelidir, zira büyük brokerler ve acenteler Kocaeli piyasasına da girecektir ve rekabet şartlarının bugünkünden daha da çetin olacağı düşünülmektedir. 73
90 Ayrıca bir diğer önemli sorun ise başka şehirdeki büyük şubelerin Kocaeli'ye gelip faaliyet göstermeleri ile ilgilidir. Bunun önüne geçilmesi gerekmektedir ve firmaların şube açma sayısına belirli bir sınır getirilmelidir. Önlem alınmadığı taktirde ise firmalar tekelleşme yolunda ilerlemektedirler. Tahsil Edilemeyen Poliçeler Sorunu: Tahsil edilemeyen poliçeler bulunmaktadır. Çek verilmektedir, fakat şirket batmakta ve çeklerin karşılığı olmamaktadır. Böyle bir durumda sürenin 6 ayı geçmesi halinde otomatikman 12 aya uzayan poliçenin de tekrar 6 aylık maliyeti acenteye kalmaktadır. Bir diğer önemli yönü ise bu kalemlerin gelir olarak görülmesinden doğan vergilerdir. Firma vergileri yine peşinen ödemek durumunda kalmaktadır. Acenteler iptal olsun yada olmasın her halükarda hizmet verdiğinden komisyoncunun, yani acentenin hizmet bedelinden kesinti yapılmamalıdır. Zira iptal halinde bile acente daha önceden hizmetini vermiş olmaktadır, bu sebepten ötürü hizmet bedeli acentede kalmalıdır. Zorunlu Deprem Sigortası Ve Yangın Poliçeleri Sorunu: Yangın poliçelerin kesilmesi için doğal afet sigortası çıkartılması gerekmektedir. Fakat devlet kendi kendine bu kuralı delmektedir. Zira 2000 yılında çıkan doğal afet sigortasını 2002 yılında Bingöl depreminde delmiştir. Deprem sigortası olan yada olmayan herkese ev yapılmıştır. Bundan dolayı ev sahipleri nasıl olsa devlet DASK'ı dikkate almıyor demektedir ve deprem sigortası yapmamaktadırlar. Bu sebepten ötürü ise yangın sigortası yapmak isteyen kişiler DASK sigortası olmadığından yangın sigortalarını yapamamaktadırlar. Bu konu ile ilgili ya Devlet net bir tavır almalıdır ya da yangın sigortası için DASK şartı aranmamalıdır İNŞAAT Yarattığı katma değer ve istihdam olanaklarıyla ülke ekonomileri için çoğu zaman bir kaldıraç görevini üstlenen İnşaat Sektörü ayrı bir öneme sahiptir. Zira günümüzde 'inşaat', yalnızca çevrenin inşa edilmesini değil, bakım, onarım ve işletilmesine katkıda bulunan faaliyetlerin tümünü içerecek şekilde değerlendirilmektedir. İnşaat üretimi artık yalnızca yapının üretimi olarak algılanmamakta; çevreyle dost, sosyal sorumluluk taşıyan, sosyal yaşama, toplumsal yapıya doğrudan etki eden, saydam ve sürdürülebilir üretim anlamına da gelmektedir. Büyük ölçüde ulusal sermayeye dayanan Türkiye İnşaat Sektörü, yüzlerce meslek dalını ilgilendirmesi nedeniyle istihdam ve üretim sürecini önemli ölçüde etkilemektedir. Ulusal ve uluslararası alanlarda büyük bir deneyime ve potansiyele sahip olan sektör, kendisine bağlı 200'den fazla alt sektörü harekete geçirme özelliğiyle 'lokomotif sektör' ve büyük istihdam kaynağı olması özelliğiyle de 'sünger sektör' olarak adlandırılmaktadır. İnşaat sektörünün hemen hemen bütün üretimi 'yatırım malı' sayılmaktadır. Sektöre girdi sağlayan ve faaliyetlerini bu sektördeki gelişmelere bağlı olarak devam ettiren öteki sektörlerin katkısı da dikkate alındığında, inşaat sektörünün GSMH içindeki payının yaklaşık %30 düzeyinde olduğu görülmektedir. Sektörün yoğun etkileşim içinde olduğu alt sektörleri de şu şekilde sıralamak mümkündür: Yurtiçi müteahhitlik hizmetleri ve belgelendirme, yurtdışı müteahhitlik hizmetleri, teknik müşavirlik hizmetleri, gayrimenkul, finans, iş ve inşaat makineleri, inşaat malzemeleri sanayisi. Sektörün Güçlü Tarafları Güçlü makine parkı, Deneyimli teknik eleman, Teknolojik bilgi birikimi, Farklı gelir gruplarına yönelik alternatif projeler üretilebilmesi, Katma değerin tamamının yerli üretim olması, 74
91 Yurtdışı iş deneyiminin yüksek olması, Büyüyen ekonomi paralelinde yükselen gayrimenkul talebi, Kentsel dönüşüm ve yenilemenin talebe dönüştürülebilmesi, Yoğun girişimcilik olarak sıralanabilir. KOCAELİ NİN SEKTÖREL GÖRÜNÜMÜ Sektörün Zayıf Tarafları Uygun arsa bulmada yaşanan güçlükler, Yetersiz sayıda kalifiye inşaat işçisi, Yurtdışı müteahhitlik sektörüne verilen teşviklerin azlığı, Kayıt dışı olması, Sigorta mekanizmasındaki zafiyetler, Kamu yatırımlarına aşırı duyarlılık, Kısalan taahhüt süreleri, olarak karşımıza çıkmaktadır. İlimiz inşaat sektörü değerlendirildiğinde dikkat çeken hususlar aşağıda belirtilmiştir: Taşeron Sistemi ve Kayıt Dışılık: Bilindiği gibi İnşaat sektöründe hizmetler genellikle taşeron ve kalfa sistemi ile yapılmaktadır. İnşaat işleri genel olarak taşeron ve kalfa sistemi ile yapıldığından maalesef kayıt dışı olarak yapılmakta ve bu sebeple yapılan ödemeler kayıt altına alınmayıp faturalandırılmamaktadır. Ayrıca söz konusu sistemin bir diğer eksikliği de istihdam edilen çalışanların sosyal güvenlik kayıtlarının zaman zaman yapılmaması ya da düzenli de tutulmamasıdır Sektördeki kayıt dışılık ile ilgili hem firmaların hem de devletin mağduriyetinin giderilmesi için gerekli tedbirlerin alınması gerekmektedir. Teknik Elemanların Eğitim Eksikliği: Değişen teknolojiler ve gelişen teknik sistemler ile ilgili kurslar açılmalı ve teknik elemanlara bu konu ile ilgili sertifikalı eğitimler verilmelidir. Böylelikle sektördeki elemanların niteliğinin artması ve gelişmelerden haberdar olmaları sağlanacaktır. Ödenmeyen Hak Edişler: Yapılan iş karşısında ödenmeyen hak edişler, sektörün işleyişini ve firmaların düzenli ticaretini olumsuz etkileyen en büyük sıkıntılardan biridir. Firmalar taahhüt ettikleri işleri yapmakta, fakat karşılığında alacaklarını çok geç tahsil etmektedirler. Firmalar yaptıkları iş karşısında kestikleri fatura neticesinde %18 KDV lerini peşin ödemektedirler fakat alacakları çok sonra gelmektedir. Piyasanın geneline yayılmış bu sorun ile ilgili bir standart ödeme yapılanması getirilmeli ve hizmet sağlayan firmalar mağdur edilmemelidir. Veri ödemelerinin geç yapıldığında karşılığında belirli bir ceza faizinin olduğu gibi kanuni düzenlemeler ile de ertelenen alacaklara benzer uygulamalar yapılabileceği sektörde tartışılmaktadır. Sektöre Giriş Serbestisi ve Standardizasyon: İnşaat ile ilgisi olsun olmasın, eğitim ve/veya tecrübesi olsun veya olmasın, herkes inşaat sektörüne müteahhit olarak girmektedir. Dolayısıyla sektörde çok fazla firma ve müteahhit bulunmaktadır. Mesleğe belirli bir standart getirilmelidir ve yeterli eğitimi olmayan veya gerekli standartları sağlayamayan kişiler veya firmalar sektörde faaliyet göstermemelidir. Sektörde faaliyet gösterecek firmalar için asgari koşullar belirlenmelidir. Kat Konusundaki Haksız Uygulama Sorunu: Binalardaki kat adedi miktarında, kamu teşekkülerine daha cömert davranılırken, özel firmalara aynı şartların sağlanmadığı firmalarca düşünülmektedir. Bu ise sektörde haksız 75
92 koşulların oluştuğu inancını yaygınlaştırmaktadır. Söz konusu kat izinleri ile ilgili standart bir uygulama getirilmesi sektördeki firmaların beklentileri arasında yer almaktadır. Çatı Standartları: Binalardaki çatı konusu da önemli bir konu olmaktadır. Çatılara bir standart getirilmelidir, zira sağlıksız oturtulan çatılar mevcut bulunmaktadır ve depremde bu çatılar tehlike teşkil etmektedir. Bir standart getirilmesi görsellik açısından da önemlidir. Tepeden bakıldığında çatılar görsel olarak farklı farklı görünmekte ve çarpık bir görüntü ortaya koymaktadır. Avrupa da ki şehirleşmeye bakıldığında farklı çatılı binalar bulmanız neredeyse imkansızdır, belirli bir standart bulunmaktadır. Planlı Kentleşme ve İmar Alanları: Kocaeli her ne kadar sanayi kenti olsa da son derece verimli topraklara ve doğal güzelliklere sahiptir. Bu doğal güzelliklerin ve verimli tarım alanlarının tahrip edilmemesi için düzenli bir şehir planlaması yapılması gerekmektedir. İmar planlarının da bu hassasiyet ile yapılmasının gelecek nesiller açısından çok önemli olduğu görüşü benimsenmektedir. Şehir planlaması yapılırken hava koridorları da dikkate alınarak bina yerleşimleri şehir hava alacak şekilde yapılmalıdır. Proje Onay Süreleri: Sektörde faaliyet gösteren firmalar belediyeye başvuru yaptıklarında projeler için onaylar çok geç çıkmaktadır, yanıt süresi 5 ayı bulabilmektedir. Proje onaylarının gecikmesi ise yapılacak işin sürekli ertelenmesi anlamına gelmektedir. Bürokratik işlemlerin hızlanması sektör beklentilerinden bir diğeridir. TOKİ İstihdamı: TOKİ imarını gerçekleştirdiği binaların yapımında istihdamı il dışından sağlamaktadır. Sektördeki bir diğer beklenti de TOKİ nin yaptığı işlerde sağladığı istihdam için il içerisindeki çalışanlar istihdam etmesi yönündedir. Beraber Hareket Etme Sorunu: İnşaat sektörü olarak bakıldığında, sektör olarak bir birlikteliğin olmadığı görülmektedir. Birliğin oluşturulması için STK lar ve Meslek örgütlenmelerine önemli görevler düşmektedir. Toplantı, Seminer ve sektörel etkinliklerin arttırılması gerektiğine inanan firmalar daha çok bir araya gelmenin yeni olanaklar oluşturacağını ve sektör içi birliktelik yaratacağına inanılmaktadır BİLİŞİM SEKTORU Bilişim, bilgi-işlem ve iletişim bileşenlerinden oluşan, bilgi temelli yazılım ve donanım ile bunların ekonomik faaliyet alanına uyarlanması imkanlarını geliştirerek verimlilik ve etkinlikte önemli dönüşümler sağlayan bir sektördür. Sanayi toplumunun tıkandığı 1970 lerden sonra gelişmiş ekonomileri yeniden büyüme patikasına sokan bu sektör, uygun beşeri altyapı ve stratejik yaklaşım kabiliyeti sergileyen İrlanda ve Hindistan gibi ülkelere de küresel ekonomide önemli fırsatlar sunmuştur. Bilişim teknolojilerinin hemen her iktisadi faaliyet alanında olanaklı kıldığı etkinlik kazançları, sektörü içsel ve dışsal şokların ortaya çıktığı koşullarda bile işlevsel kılmaktadır. Nitelikli Sanayi Bölgelerine sahip Kocaeli de, ülkenin en büyük sanayi tesisleri, birçok yabancı yatırımcı üretim yapmaktadır. Yabancı yatırımcıların bir bölümü, araştırma-geliştirme (AR-GE) faaliyetlerini Türkiye ye taşımış; maliyet avantajından dolayı Kocaeli yi stratejik üs seçmiş; bilişim ve diğer AR-GE alanlarında Türkiye ye yatırım yapmaktadırlar. Uygun stratejiler geliştirilebilirse, Türkiye hem bilişim sektörü hem de bu yolla diğer sektörlerde bölgesel ve küresel rekabetçiliğini arttırma potansiyeline sahiptir. Türkiye nin, bilişim ve telekomünikasyon sektörlerindeki ortak problemlerinin başında, her seviyede eğitim, AR-GE, inovasyon, kalite işlemleri, teşvikler, üniversite-sanayi işbirliği gibi konular bulunmaktadır. Telekomünikasyon sektörü ile ilgili temel problemler ise, özelleştirme, serbestleştirme, tam rekabeti sağlama, düzenlemeler ve bunlarla ilgili uygulamalardır. Bu bakımdan sektörün gelişimi için Türkiye nin öncelikleri, 76
93 genişbant erişim, yerel ağın paylaşıma açılması, vergilendirme, düzenleyici kurum, rekabet ve serbestleştirme uygulamaları, eğitim ve özellikle inovasyon, AR-GE ve girişimcilik konuları olarak belirmektedir. Dünyayı etkileyen ekonomik krize karşı uygulanacak temel strateji, bilgi ekonomisine dönüşüm, yeni teknolojik gelişmelere uyum için gereken yatırımları hızlandırmak olmalıdır. İlimizde bilişim sektörü değerlendirildiğinde yerel aktörlerin gelişmeleri takip eden ve değişime açık olduğu görünmektedir. Sektörde dikkat çeken temel sorunlar şöyle özetlenebilir: Yazılım Pazarlama Konusundaki Sıkıntılar: Sektördeki firmalar yazılım üretseler dahi ürünlerini pazarlama konusunda eksiklikleri bulunmaktadır. Bu konuda yeni bir dal olan yazılımın geliştirilmesi ve ürünlerinin pazarlanması için firmalara destek olunması gerekmektedir. Bu anlamda Odalar yazılım firmaların ürettikleri ürünleri satabilecekleri yerli ve yabancı firmalar ile ikili görüşmeler yapmaları için zemin hazırlamalıdır. Ayrıca yazılım firmalarının satış personellerine satış becerilerini geliştirebilecekleri eğitimler düzenlenmelidir. NACE Kodları ve Sektörel Envanter: NACE kodlarının firmalarca yanlış anlaşılması ve yeteri kadar detaylı kodların (özellikle bilişim sektöründe)olmamasından ötürü, firmaların bulundukları NACE kodları farklı olabilmektedir. Bu nedenle sektörde kaç firma olduğu ve hangi alanda faaliyet gösterdikleri bilinmemektedir. Sektörün cirosu, firma sayısı çalışan sayısı gibi istatistiklere ulaşmak neredeyse imkansız olmaktadır. Bilinen sınıflamalara göre bilişim sektöründe mesleki sınıflama bulunmaktadır. Söz konusu sınıflamaların bilinmemesinden dolayı sektörün envanteri çıkartılamamaktadır. Sermaye ve Korumacılık: Bilişim sektöründe özellikle başlangıç sermayesi bakımından girişimciler sıkıntı yaşamaktadırlar. Çoğu girişimci bir masa iki sandalye ve bir bilgisayar ile ticari hayata giriş yapmaktadır. Bu ise firmaların küçük işler yapmasına neden olmakta ve sermaye birikimlerini gerçekleştirip büyük işlere imza atmaları zamanını bir hayli uzatmaktadır. Sermayesi olan girişimciler ise kar marjının düşüklüğünden ötürü sektöre giriş yapmamışlardır. Bu sorunu aşmak için girişim sermayesi desteklerinin arttırılması ve yararlanma koşullarının iyileştirilmesi gerekliliğine inanılmaktadır. Bu konuda girişim sermayesi temin eden kuruluşların ayrıca kurulması, sadece bilişim sektöründe değil birçok sektöre ivme kazandırılmasını sağlayacaktır. Ayrıca yeni kurulan firmaların 1-2 yıl vergi ve harçlardan muaf olması, sektördeki firmaları olgunlaşma evresine kadar destekleyecektir. Bu sayede firmalar, gerçekleştirmeyi planladıkları yatırımları gerçekleştirmek için yeterli sermaye birikimini oluşturabileceklerdir. Ayrıca bilişim sektörü Türkiye de yeni gelişmekte olan bir sektör olduğundan bebek endüstri olarak nitelendirilebilmektedir. Gelişmesi ve yabancı firmalar karşısında rekabet edebilmesi için teşviklerin ve koruma önlemlerin alınması gerekmektedir. Korsan Sorunu: Korsan sektördeki temel sorunlardan biri olmaktadır. Herhangi bir program internete girilmesi ve aranması neticesinde çok kolay korsanlanabilmektedir. Dünya çapında bir sorun olan korsan sorununa ilişkin daha ciddi yaptırımlar hayata geçirilmelidir. Korsan sorunu özellikle lisans ticareti yapan firmaların ticari hayatını engelleyen unsurlardan biridir. Eğitimde Branşlaşma ve Nitelikli Eleman: Bilişim sektörü birçok meslek dalından oluşmaktadır. Bu alanda verilen eğitimler üniversitelerde bilgisayar mühendisliği veya yazılımı ile ilgili 2 bölümde toplanmaktadır. Hepimizin bildiği gibi bilişim sektöründe ağ güvenliği, network, donanım, web tasarımcılığı gibi pek çok alt meslek dalı bulunmakta olup, hepsi farklı mühendislikler gerektiren bölümlerdir. Ayrıca nitelikli iş gücü eksikliği sektörün ciddi sorunlarındandır. Deha olarak nitelendirilen yetenekler mevcut bulunmaktadır fakat bu nitelikli kişiler ülke içerisinde değil genellikle (olanaklar daha iyi olduğundan) ülke dışına gitmektedirler. Nitelikli elemanın elde tutulması gerekmektedir. Kocaeli deki firmaların istihdam ettikleri personele bakıldığında ise firmaların 77
94 personellerine gereken desteği vermediği görülmektedir. Bu sebepten ötürü, Kocaeli deki nitelikli çalışanlar İstanbul başta olmak üzere diğer illere gitmektedirler. AR-GE Sorunu: Türkiye de ki AR-GE destekleri maalesef başarı oranları yüksek olan projelere verilmektedir. Fakat dünyada ki örneklerine baktığımızda AR-GE desteği alan projelerin az bir kısmının başarılı olduğu görülmekte olup, neredeyse tüm projeler desteklenmektedir. Türkiye de ki destek zihniyetinin değişmesi gerektiğine inanılmaktadır. AR-GE merkezleri olan teknoparklarda ise kira maliyetleri çok yüksek olmaktadır ve teknoparkta olmanın getirdiği mali avantajlar bu sebeple azalmaktadır. Dışa Bağımlılık: Başta donanım, yazılım ve veritabanı olmak üzere sektörün genelinde dışa bağımlılık durumu söz konusudur. Sektör özellikle donanım anlamında tamamen dışa bağımlı hale gelmiştir. Kritik verilerimizin bir çoğu yabancı veritabanlarında muhafaza edilmektedir. Kamu ve özel sektördeki birçok büyük çaplı yazılım projesini yabancı firmalar yürütmektedir. Bu kapsamda sektörün daha fazla katma değer yaratan hale gelmesi için başta AR-GE olmak üzere bir çok alanda destek stratejileri oluşturulmalıdır. Sektörel İşbirliği: Örgütsüzlük önemli bir sorun olmaktadır, zira firmalar beraber hareket edememektedir ve bu sebeple seslerini diledikleri gibi duyuramamaktadırlar. İşbirliği yapma zorunluluğu bu sebepten ötürü doğmaktadır. Bu yönde STK'lar (iş adamları dernekleri başta olmak üzere) ve Odalar daha fazla dikkate alınmalıdır. Tabandan ortak ses yükselmesi gerekliliğine inanılmaktadır. Tabi bunun için ise önce bir araya gelmek gerekmektedir. Kurumsallaşma Eksikliği: Kurumsallaşmanın da firmalar arasında oluşturulamaması önemli bir eksikliktir. Firmaların çoğu aile şirketleri olduğundan kurumsallaşma süreci daha yavaş olmaktadır. Hala el ile fatura kesen firmalar olması, ayrıca ticari e-program satarken bilişim firmalarının bile ticari program kullanmaması ve profesyonel yönetim ve pazarlama yöntemlerinin uygulanmaması sektördeki kurumsallaşma önündeki engellerden bazılarıdır OTOMOTİV VE YAN SANAYİ Endüstri devriminin ateşleyicisi olan otomotiv, dünyanın en büyük yatırımlarının yapıldığı sanayi dalıdır. Otomotiv sanayi; demir-çelik ile diğer hafif metaller, petrokimya, cam ve lastik gibi temel sanayi dallarında başlıca alıcı olmasından dolayı ekonomilerin de sürükleyicisi konumundadır. Stratejik önemdeki bu sanayi, hammadde ve ara malı üreten yan sanayi ile birlikte otomotiv ürünlerinin tüketiciye ulaşmasını sağlayan ve bunu destekleyen pazarlama, bayi, servis, akaryakıt, finans, sigorta sektörlerinde de çarpan etkisiyle geniş iş hacmi ve istihdam yaratmaktadır. Genel olarak bakıldığında Otomotiv yan sanayi toplam kişiye doğrudan yaklaşık kişiye de dolaylı istihdam sağlamaktadır. Sektör, yazılım ağırlıklı üretimi nedeniyle büyük ölçüde teknik personel istihdam etmektedir. Bu nedenle, ülkenin teknik kültür düzeyinin artmasına katkıda bulunmaktadır. Diğer taraftan, küçük işyerleri yaratma özelliği ile teknik kültürün topluma yayılmasına neden olmaktadır. Otomotiv yan sanayi, ülkemizin jeopolitik ve jeoekonomik durumu nedeniyle dünya otomotiv firmalarınca önemli bir potansiyel yatırım alanı olarak değerlendirilmektedir. Üretilen araçların ihracatı nedeniyle sektör ülke tanıtımına büyük katkı sağlamaktadır. Otomotiv yan sanayi, aşağıda özetlenen birçok sektörün alıcısı durumundadır; Tarım İmalat Sanayi ( Demir, çelik, bakır, alüminyum, cam, boya tekstil vs. ) Madencilik 78
95 Turizm Ulaştırma İnşaat Savunma Hizmetler ( Bankacılık, sigorta vs. ) Bu nedenle, otomotiv yan sanayi ndeki üretim artışı, çarpan etkisi ile diğer sektörlere büyük ölçüde talep yaratarak bu sektörlerin üretim, istihdam ve katma değer artışlarına neden olmaktadır. Otomotiv yan sanayi ihracatı, toplam otomotiv sektör ihracatı içinde önemli bir paya erişmiştir. Otomotiv yan sanayi ihracatı artarken, dış pazar sayısı da artış göstermektedir. İhracat yapılan dış pazar sayısı 150 yi geçmiştir. Otomotiv yan sanayi ihracatının yüzde 69 u Avrupa Birliği ülkelerine yönelik olup, Avrupa ülkelerinin toplam ihracatımızdan aldığı pay yüzde 73 tür.bu durum, otomotiv yan sanayi nin ulaştığı teknoloji ve rekabet gücünün önemli bir göstergesidir. Sağlıklı bir ekonominin temel unsuru rekabet gücüdür. Ekonominin rekabet gücü ise verimliliğin ve yenilik yaratma gücünün artmasına bağlıdır. Verimlilik ve yenilik yaratma ise tamamen teknolojik gelişmenin bir sonucudur. Otomotiv yan sanayi, sürekli yatırım yapma, teknik istihdam yaratma, teknik kültürü topluma ve diğer sektörlere yayabilme özellikleri ile ülke ekonomisinin rekabet gücünü arttırıcı özelliğe sahiptir. Sektör, mamul üretim kapasitesi, mamul çeşitliliği ve ulaştığı standardlar itibariyle, ülkemizde imal edilen taşıt araçları için gerekli olan parça ve komponentlerin en az % 80 ini karşılayabilecek düzeye erişmiştir. Yüksek kalite geleneği ve otomotiv kültürü, esnek çalışma saatleri ile tesislerini etkin kullanma yeteneği, Teknoloji birikimi ve co-dizayn yeteneklerine sahip yerli yan sanayi, yatırım konusunda rakip ülkelere göre avantajlı konumda olunması sektörün güçlü yanlarındandır. İç pazarın istikrarlı bir seyir izlememesi, teknik mevzuat altyapının kurulamaması, yan sanayi ile tam bir entegrasyon sağlanamaması ise sektörün zayıf yanları olarak görülmektedir. İlimiz ekonomisine bakıldığında son yıllarda otomotiv sanayinde yapılan yatırımlar ile otomotiv sanayinin bölgenin gözde sektörlerinden biri olduğu görünmektedir. Askam, Hyundai, Honda, Ford, Toyota, Isuzu bölgede yatırımı olan kuruluşlardır. Bu yatırımlar bölgede yan sanayinin gelişmesine ve teknoloji seviyesinin yükselmesine neden olmaktadır. Goodyear, Pirelli, Brisa gibi lastik sektörünün devleri de Kocaeli de faaliyetlerini sürdürmektedir. Söz konusu sektöre yapılan yatırımlar bölgede Otomotiv sanayini yükselen trend konumuna getirmiş olup beraberinde bölgedeki yan sanayinin de gelişimini sağlamıştır. Genel olarak bakıldığında sektör dikkat çeken konu ve sorunlar şöyle özetlenebilir: Pert Araçlar ve Galeriler Sorunu: Kasko sigortalı aracın hasar sonrasında pert olması sigortalıların en fazla karmaşa yaşadıkları hasarlardan biridir. Pert, sigortalı aracın %70'inin veya daha fazlasının hasara uğraması ya da onarım masraflarının sigorta değerine yaklaşması demektir. Hasarın tespiti için görevlendirilen eksper, aracın parça ve onarım masraflarının listesini rapor şeklinde diğer evraklarla birlikte ilgili sigorta şirketine gönderir. Yapılan incelemede parça ve onarım masrafları toplamının aracın kaza tarihindeki sigorta rayiç değerine ulaşması veya rayiç değerini geçmesi halinde araç tam hasarlı olarak kabul edilir. Aracın pert olması konusunda karşılıklı anlaşıldığı takdirde sigorta şirketi azami teminat limitini geçmemek koşuluyla aracın kaza tarihindeki sigorta rayiç bedelini belirler. Pert bedeli rayiç bedelden düştükten sonra kalan kısmı sigortalıya öder ve hasarlı araç da bu haliyle sigortalıya bırakılır. Pert olan aracın satışı ve yasal devir işlemleri tamamen sigortalının sorumluluğundadır. Uygulamada aldıkları hasarlar sonucu pert olmuş ve A sınıfı hasar görmüş araçlar tamir edildikten sonra trafiğe çıkmaktadır. Bu ise tüketiciler açısından haksız bir durumu ortaya çıkarmaktadır. Zira perte ayrılması gereken araçlar trafikte yer almaktadır. Kaskolu araç hasar gördüğünde pert olarak belirlenmesi 79
96 sırasında sabit bir hasar aralığının belirlenmemiş olması uygulamada farklılıklara ve haksızlıklara neden olmaktadır. Söz konusu araçlar çoğunlukla merdiven altı diye tabir edilen kayıt dışı galerilerde bulunmakta ve satışı yaygın olarak buralardan yapılmaktadır. Hatta bazı firmalar bu merdiven altı firmalara destek sağlayıp evrak temin etmektedir. Bu yanlış uygulama 15 yıldan beri süregelmektedir. Denetimlerin daha sıkı yapılıp kayıt dışı faaliyetlere prim verilmemelidir. Şehir içerisinde mevcut bulunan oto galerileri şehir dışına çıkartılmalı ve tek bir noktada toplanılmalıdır. Yasal mevzua gereği galerilerin şehir merkezi dışında sitelere toplanması istenmiştir. Konu üzerinde hassasiyetle durularak uygulamanın bir an önce hayata geçirilmesi beklenmektedir. Galeriler için asgari standart şartlar belirlenmelidir, bir meslek standardı oluşturulmalıdır. Bu sayede standartları sağlayamayan kişiler sektöre giremeyecek ve sektörde belirli bir kalite ve kurumsal yapı oluşmuş olacaktır. LPG Konusunda Teşvikin Verilmesi: Hem çevreci hem de ekonomik bir yakıt türü olduğu için LPG için teşvik verilmeli ve özendirilmelidir. LPG li araçların kapalı otoparklara ve feribotlara girişleri ile ilgili günümüzde sorun olsa da, ER115 Regülasyonuna uygun olarak 2015 yılından itibaren güvenlik şartları geliştirileceğinden bütün araçlar otoparklara ve feribotlara girebileceklerdir. Rekabet ve Kalite: Yerli üreticiler özellikle LPG sistemlerini üretirken, fiyat açısından rekabet etmek amacıyla kaliteden taviz vermektedirler. Kaliteden taviz verilmesi tüketicilerin güvenliğinin tehlikeye atılması anlamına gelmektedir. Ayrıca rekabet ve kaliteden verilen tavizler sektörün gelişmesinin ve uluslararası piyasaya açılmasının önünde büyük engel teşkil etmektedir. Kalitenin düşük olmasının bir diğer önemli sebebi ise yerli üretim LPG lerde kalite kontrolü mekanizmasının zayıf işlemesidir. Mükerrer Denetim ve Güven Sorunu: Piyasada çok fazla makine mühendisi bulunmakta ve birkısmı yetersiz bilgi düzeyi ile mezun olmaktadır. Bir diğer önemli sorun ise mühendislerin imza attıkları evraklarda Makine Mühendisleri Odası nın güvenmeyip yeniden kontrol talep etmesidir (örneğin sızdırmazlık raporlarında), TÜV de aynı şekilde atılan imzaya güvenmeyerek kendi kontrolünü yapmaktadır. Ayrıca mühendisler istikrarlı bir şekilde çalışmamaktadırlar ve sürekli bir sirkülasyon bulunmaktadır. Firmalar neredeyse her yıl mühendis değiştirmekten, her yıl Ankara dan evrak değiştirmekten ve noterlere gidip is sözleşmesi yapmaktan usanmışlardır. TÜV sürekli yönetmelik değiştirmekte ve mevzuat değişiklikleri firmaları hem maddi hem manevi külfet altına sokmaktadır. Araçlar her iki yılda bir muayene gittiğinde farklı uygulamalarla karşılaşmakta ve sorun yaşamaktadırlar. Avrupa da ise yasa bir kez iyi düşünülerek çıkartılmakta ve uzun süre uygulanmaktadır. İnsanlar sürekli farklı uygulamalarla karşılaşmamaktadırlar. Sektörel Fuarların Düzenlenmesi: Kocaeli de geçmiş yıllarda yapılan fuarlardan firmalar olumlu geri dönüş almışlardır. Hatta fuarlar sırasında dağıtılan broşür ve tanıtım malzemelerini alanlar 2-3 yıl sonra bile iş yapmak için ilgili firmayi arayabilmektedir. Kocaeli de düzenlenecek fuarların firmalara olumlu katkısının olacağı düşünülmekte ve düzenli aralıklarla tekrar edilmesinin sektörü olumlu etkileyeceği belirtilmektedir. Kayıt Dışı Satış: Kayıt dışı ticari faaliyette bulunan, vergi vermeyen ve hem devlete hem de piyasadaki firmalara zarar veren yedek parça firmaları bulunmaktadır. Bu firmalar haksiz rekabete neden olmakta ve tüketicileri de 80
97 garantisiz ürün sattıklarından zor durumda bırakmaktadırlar. Çıkmacı olarak tabir edilen bu firmalar için devlet önlem almalı ve daha sıkı denetlenip söz konusu firmalar kapatılmalıdır. Kiralık Araçların Satışı ve Vergi Oranları: 2007'ye kadar araç kiralama firmaları araç alışlarında %18 KDV öderlerken satışta %1 KDV ödemekte idi. Bu uygulama satışta büyük kolaylık sağlamaktaydı. Söz konusu kolaylık büyük filolarca art niyetli olarak kullanılmış ve bazı firmalar kendilerine, eşe dosta da araç almışlardır. Toplu alım gerçekleştirdiklerinden araç alımları piyasa fiyatlarının çok altında kalmıştır ve alınan araçları gerekli satış süresi dolduğunda devir işlemini gerçekleştirmektedirler. Kısacası piyasa fiyatının altında aldıkları arabaları KDV siz yani %1 KDV ile satmaktaydılar. Bu suistimali gören devlet ise satışlardaki KDV oranlarını %18 e tekrar yükseltmiştir. Büyük firmaların bu uygulamaları karşısında küçük firmalar mağdur duruma düşmüştür. %1 KDV nin yeniden hayata geçirilmesi ve en azından büyük alım yapamayan küçük ölçekli firmalarda uygulanması talep edilmektedir. Nitelikli Eleman: Otomotiv sanayinde özellikle ara elemanı sıkıntısı bulunmaktadır. Kaportacı, lastikçi, döşemeci gibi otomotiv sanayi sitelerindeki KOBİ lerde istihdam edilecek nitelikli eleman bulmak oldukça zor olmaktadır. Söz konusu istihdam eksikliğini gidermek için eğitim kurumları ile işbirliği içinde olmak ve iş garantili ara elemanı yetiştirme projeleri geliştirilmelidir. Sektördeki firmalar özellikle kaportacı ustası çalışan bulmakta oldukça zorlanmaktadırlar. Hurda Yasası: 20 yaş üstü araçlar için hurda yasası, AB uyum yasalarına istinaden, geri dönüşüm firmaları ile anlaşma yapılarak uygulanması için hazırlanmış olup 5 yıl önce uygulanmıştır. Başarılı olan uygulamanın artık süresiz olarak hayata geçirilmesi talep edilmektedir. Zira yasanın çıkmaması tüketicileri mağdur etmektedir. Araç sahipleri evinin önünde duran araçlarını götürmesi için bir meblağ ödemesi gerekmektedir. Hurdacılar ise düşük fiyat vermektedir. Devletin bu alanda vereceği teşvik ise araçların hurdaya gitmesini özendirecektir ANA METAL SANAYİ Kocaeli açısından önemli sektörlerden biri olan ana metal sanayi, firma başına düşen çalışan sayısı içerisinde 28,2 kişi ile Kocaeli genelinde ikinci sırada yer almaktadır. Bir diğer önemli nokta ise Kocaeli deki kayıtlı toplam istihdamın %12,17 inin söz konusu sektörde istihdam edilmesidir çalışan ile ana metal sanayi, kayıtlı çalışanların istihdamında tüm 15 sektör arasında 1. Sırada yer almaktadır. Kocaeli istihdamına önemli katkıları olan ana metal sanayinin aktörleri olan firmalar ise yeni yatırımlar yapmak, mevcut ticari hayatlarını daha rahat idame ettirmek adına beklentilerini proje kapsamında iletmişlerdir. Söz konusu beklentiler, sorunlar ve çözüm önerilerine ilişkin öne çıkan başlıklar ise şu şekildedir: KOBİ OSB ler Olmalı: Mevcut OSB lerin dolu olması ve büyük tesislere göre hazırlanmış olması, küçük ölçekli işletmeler açısından sıkıntı yaratmaktadır. Küçük işletmelere hitap edecek OSB lerin kurulması ile yer sıkıntısı çeken firmalar geniş alanda üretimlerini gerçekleştirebilecek ve büyümeleri daha rahat olacaktır. Altyapısı hazır olan ve üretim için elverişli alanlara üretim ve ticaretin gelişmesi için ihtiyaç duyulmaktadır. Sanayi parsellerinin az olması da firmalar önünde bir diğer engeldir.bu durum yeni yatırım yapmak isteyen firmaların başka şehirlere yönelmesine neden olmaktadır. Yerel yönetimlerin daha fazla sanayi parseli belirlemesi gerekmektedir. Kocaeli ve Teşvikler: Kocaeli teşvik yönünde şanssız bir il konumundadır. Kocaeli dışında diğer illere yatırım yapmak teşvik yönünden daha avantajlı olmaktadır. 81
98 Fason Üretici Sorunu: Kocaeli'deki firmalar büyük işletmelerin fason üreticileri konumundadır. Siparişe göre üretim yapan firmalar seri üretime geçmiş değillerdir. Sektördeki firmalar yerli piyasa dışında dış piyasaya da üretim yapabilecek potansiyeldedirler. Sektör kabuğunu kırmalı ve kurumsallaşarak gelişmelidir. KOBİ Bankası Kurulmalı: Kredi Garanti Fonunun sağladığı kredi avantajları genişletilmeli, hatta özel bir KOBİ bankası kurulmalıdır. Ülkemizdeki firmaların KOBİ olduğu düşünüldüğünden bu bankaların çok geniş kitlelere hitap edebileceği beklenmektedir. KOBİ lerin gelişmesi ve finansman açığının karşılanması açısından KOBİ Bankasının kurulması çok önemlidir. KOBİ ler kendi içinde kategorilere ayrılmalı, 250 kişi çalıştıran firmalar ile 10 kişi çalıştıran firmalar aynı ölçütlerle değerlendirilmemelidir. Hem çalışan sayısı hem de ciro açısından kendi içinde kategorize edilen KOBİ lere destekler de kademeli olarak verilmelidir. Yine desteklenme koşulları da her firma için aynı olmamalıdır. Büyük firmaların rahatlıkla sağlayabilecekleri şartları çoğu zaman küçük firmalar sağlayamamaktadır. Bu sebepten ötürü destekten yararlanma koşullarının da firma büyüklüklerine göre revize edilmesi gerekliliğine inanılmaktadır AR-GE Eksikliği: Sektör olarak genel anlamda bir AR-GE sıkıntısı bulunmaktadır. Sektör yenilikleri çoğunlukla dışarıdan temin etmektedir. Firmaların artık kendi kendilerini geliştirip yenilik üretir konuma gelmeleri gerekmektedir. Söz konusu çalışmaların daha hızlı gerçekleşmesi için üniversitelerden destek alınmalıdır. Sanayi ve üniversite beraber hareket etmeli, üniversitede üretilen bilgiler reel olarak sektörde hayata geçmelidir. Nitelikli Eleman Sıkıntısı: Ara elemanı ve nitelikli eleman sıkıntısı bir çok sektörde olduğu gibi ana metal sanayi sektöründe de mevcuttur. Özellikle meslek liselerin istenen düzeyde yetişmiş öğrenci mezun olmamaktadır. Eskiden sınav ile girilen meslek liselerini artık bir yere giremeyen kişiler tercih etmektedirler. Söz konusu sorun ile ilgili önlem alınmadığı taktirde gelecekte daha da büyük bir sorun oluşması muhtemeldir. Meslek Standardı ve Sektöre Giriş Serbestisi: Bilgili olsun veya olmasın sektöre giriş kolay olduğundan ve mesleğin bir standardı olmadığından çok sayıda firma işyeri açmaktadır. Bu durum sektörde kaliteli hizmet sunan firma sayısının azalmasına ve haksız rekabetin oluşmasına neden olmaktadır. Mesleğe bir standart getirilmelidir ve firma açmak isteyen kişilerin birtakım yeterlilikleri yerine getirmesi istenmelidir. Desteklerden Yararlanma Koşullarının Ağırlığı: Firmalar tarafından KOSGEB desteklerinden yararlanma koşullarının yeterince esnek olmadığı ifade edilmektedir. Bürokrasinin yanında çok önemli bir başka nokta ise, KOSGEB desteği ile yararlanılan hizmetlerde firmalara ekstra bir ücret uygulanmasıdır. Kısacası normal fiyat tarifesi 50 TL ise KOSGEB desteği alacağım diyerek gidildiğinde 100 TL fiyat uygulanmaktadır. Bu özellikle yazılım ve danışman desteklerinde fazlasıyla karşılaşılan bir durumdur. Bu sorunun aşılması için hizmet alımının KOSGEB tarafından ihale usulü ile yapılmasının daha sağlıklı olacağına inanılmaktadır. Elektrik Kesintileri Çok Büyük Sorun Teşkil Etmekte: Elektrik kesintileri firmaları fazlasıyla mağdur etmektedir. Habersiz gerçekleşen elektrik kesintileri neticesinde parçalar makineler ve bilgisayarlar zarar görmektedir. Milyarlarca para verip yatırım yapılan makineler ani elektrik kesintileri ile arıza yapmakta ve bozulmaktadır. Bu durum hem maddi anlamda firmaları zarara sokmakta, hem de üretim kesilmektedir, siparişler yetişmemektedir ve firmalar ayrıca mağdur olmaktadırlar. Bu konu firmaların fazlasıyla sıkıntı yaşadığı ve mağduriyetlerinin yüksek olduğu bir konu olmaktadır. Elektrik kesintilerinin önüne geçilmesi için acil önlemler alınmalıdır, zira yaşanan her kesinti milli sermayeye zarar vermektedir. Hem üretim durmaktadır, hem de malzemeler zarar görmektedir. Elektrik sadece kesinti yönünde değil, aynı zamanda üretim maliyetleri içerisinde de önemli bir girdi kalemi olmaktadır. Bu sorunun aşılması için firmalar bir araya gelerek çok ortaklı enerji üretim merkezleri 82
99 oluşturulabilirler. Bunlar rüzgar ve solar enerji gibi yeşil enerji kaynakları ile gerçekleştirilebilir. Projelendirilip örnek olabilecek nitelikte bir proje, yerel yönetimler ve meslek kuruluşları öncülüğünde gerçekleştirilebilir. Atık Sıkıntısı: Atık, sektördeki birçok firma için önemli bir sorun iken, İZAYDAŞ ile Körfez Sanayi Sitesinin yaptığı görüşme neticesinde atık toplama merkezleri oluşturulması ve ücretsiz olarak atıkların bertaraf edilmesi ile ilgili bir çalışma başlatılmıştır. Söz konusu çalışmada firmaların tek sorumluluğu atıkların nakliye bedelinin karşılanmasıdır. Tüm Kocaeli ye örnek olabilecek bu proje il geneline yaygınlaştırılmalı, hatta ülke çapında bile örnek bir uygulama olarak tanıtılmalıdır. Ortak Projeler Olmalı: Ortaklık kültürü artık yaygınlaşmalıdır. Şirket evlilikleri şeklinde olmasa bile güçlerin birleştirildiği ortak projeler geliştirilebilir. Bunların gerçekleştirilmesi için ise bu kültürün sektörde firma sahipleri arasında yaygınlaşması gerekmektedir. Yurtdışı Fuarlarına Katılım ve Destek Olunması: Yeniliklerin takip edilmesi ve dünyadaki gelişmelerin gerisinde kalınmaması için yurt dışı fuarlarına katılımın artması ve söz konusu fuarlara katılımın desteklenmesi gerekmektedir. KOSGEB ve Odaların bu tür etkinliklere daha çok destek olması gerektiği düşünülmektedir. Ayrıca yurt dışına çıkışlarda vize problemi bulunmaktadır. Belirli bir süre sektörde faal olarak faaliyet gösteren iş adamlarına da yeşil pasaport verilemesi gerektiği düşünülmektedir. Nakit Döngüsü Sıkıntısı: Sanayide çok ciddi bir nakit döngüsü bulunmaktadır. Ayrıca eskiden 60 gün olan geri ödeme süresi, yeni Türk Ticaret Kanuna göre 30 güne indirilmiştir. Fakat söz konusu düzenlemenin bir yaptırımı bulunmamaktadır. Nasıl ki çekin günü geldiğinde ödenmediğinde bozuluyorsa, faturaların da bu şekilde olması gerektiğine inanılmaktadır. Satış yapan kişi KDV sini fatura kesimine istinaden ödemekte, fakat yaptığı işin tahsilatını ise çok sonraları gerçekleştirmektedir. Bu durum firmaların nakit döngüsünü ve hesap takiplerini zorlaştırmakta, ticari hayatlarını rahat bir şekilde ifa etmelerini engellemektedir. 83
100 84
101 KAYNAKÇA KOCAELİ NİN SEKTÖREL GÖRÜNÜMÜ İstanbul Menkul Kıymetler Borsası İZGAZ GDF SUEZ Sakarya Elektrik Dağıtım A.Ş. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından Hizmet Sunumu Genel Müdürlüğü T.C. Ekonomi Bakanlığı Teşvik Uygulama ve Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğü T.C. Kocaeli Valiliği İl Planlama ve Koordinasyon Merkezi TÜBİTAK TEYDEB Türkiye İhracatçılar Meclisi, Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (2006) Sektör Sorunları ve Çözüm Önerileri Raporu, Nisan,
102 86
103 EKLER KOCAELİ NİN SEKTÖREL GÖRÜNÜMÜ A. PROJE EKİBİ İSİM ÜNVAN KURUM TEL. E-POSTA PROJEDEKİ ROLÜ Ömer Diler Özlem Taşkır Evrim Vural İsmail İlhan Ekonomik Araştırma ve Belge Servisi Memuru Ekonomik Araştırma ve Belge Servisi Şefi İdari Hizmetler Servisi Şefi Bilgi İşlem Memuru Kocaeli Ticaret Odası Kocaeli Ticaret Odası Kocaeli Ticaret Odası Kocaeli Ticaret Odası / / / / 155 [email protected] [email protected] [email protected] [email protected] Proje Koordinatörü Araştırmalar ve Yayın Sorumlusu Toplantılar ve Yaygınlaştırma Sorumlusu Bilgi İşlem ve Grafik Sorumlusu 87
-Bursa nın ciroları itibariyle büyük firmalarını belirlemek amacıyla düzenlenen bu çalışma on altıncı kez gerçekleştirilmiştir.
Bursa nın 250 Büyük Firması araştırması; -Bursa nın ciroları itibariyle büyük firmalarını belirlemek amacıyla düzenlenen bu çalışma on altıncı kez gerçekleştirilmiştir. -Bu çalışma Bursa il genelinde yapılmış,
ESKİŞEHİR TİCARET ODASI Aylık Ekonomi Bülteni Temmuz 2009
www.etonet.org.tr 1 İlimizin ihracatı Ocak-Mayıs Dönemi itibariyle 2009 yılında 2008 e göre %15 azalmıştır. İhracat İthalat Oranları Türkiye İhracatçılar Meclisi ve Türkiye istatistik Kurumundan elde edilen
EKONOMİK GÖRÜNÜM RAPORU
EKONOMİK GÖRÜNÜM RAPORU Hazırlayan: Erhan DEMİRCAN Uzman Bu Rapor Karacadağ Kalkınma Ajansı tarafından, Türkiye ve TRC2 (Diyarbakır, Şanlıurfa) Bölgesi güncel ekonomik gelişmelerinin bölge aktörlerince
-Bursa nın ciroları itibariyle büyük firmalarını belirlemek amacıyla düzenlenen bu çalışma dokuzuncu kez gerçekleştirilmiştir.
Bursa nın 25 Büyük Firması araştırması; -Bursa nın ciroları itibariyle büyük firmalarını belirlemek amacıyla düzenlenen bu çalışma dokuzuncu kez gerçekleştirilmiştir. -Bu çalışma Bursa il genelinde yapılmış,
-Bursa nın ciroları itibariyle büyük firmalarını belirlemek amacıyla düzenlenen bu çalışma onbirinci kez gerçekleştirilmiştir.
Bursa nın 25 Büyük Firması araştırması; -Bursa nın ciroları itibariyle büyük firmalarını belirlemek amacıyla düzenlenen bu çalışma onbirinci kez gerçekleştirilmiştir. -Bu çalışma Bursa il genelinde yapılmış,
KAYSERİ. Hazırlayanlar Prof. Dr. Rıfat YILDIZ Pelin GENÇOĞLU Meryem ÇAVUŞOĞLU
31.03.2015 KAYSERİ Hazırlayanlar Prof. Dr. Rıfat YILDIZ Pelin GENÇOĞLU Meryem ÇAVUŞOĞLU Kayseri Ekonomisinin Bazı İllerle Karşılaştırılması Seçilmiş İstatistikler: 2002-2014 Kapsam: Kayseri Denizli Konya
aylık ekonomi bülteni TÜRKİYE İHRACATÇILAR MECLİSİ VERİLERİNE GÖRE DIŞ TİCARET
ADANA TİCARET ODASI Sayfa 1 ŞUBAT 2019 *Aylık bültenimiz ilgili ay içinde açıklanan en son verilere göre Oda Sicil Müdürlüğü nce düzenlenmiştir. TİM VERİLERİNE GÖRE 2019 YILINDA ADANA İHRACATI 147 MİLYON
-Bursa nın ciroları itibariyle büyük firmalarını belirlemek amacıyla düzenlenen bu çalışma sekizinci kez gerçekleştirilmiştir.
Bursa nın 25 Büyük Firması araştırması; -Bursa nın ciroları itibariyle büyük firmalarını belirlemek amacıyla düzenlenen bu çalışma sekizinci kez gerçekleştirilmiştir. -Bu çalışma Bursa il genelinde yapılmış,
TR42 DOĞU MARMARA BÖLGESİ 2011 YILI OCAK-ŞUBAT-MART AYLARI EKONOMİK GÖRÜNÜM RAPORU
TR42 DOĞU MARMARA BÖLGESİ 2011 YILI OCAK-ŞUBAT-MART AYLARI EKONOMİK GÖRÜNÜM RAPORU T.C. DOĞU MARMARA KALKINMA AJANSI NİSAN, 2011 BÖLÜM 1: DOĞU MARMARA TR42 BÖLGESİ NE GENEL BAKIŞ BÖLÜM 2: ULUSAL GÖSTERGELER
RAKAMLARLA ANTALYA EKONOMİSİ ANTALYA ECONOMY IN FIGURES 2007 ANTALYA EKONOMİSİNİN GELİŞİMİ 1. NÜFUS GÖSTERGELERİ
ANTALYA EKONOMİSİNİN GELİŞİMİ 1. NÜFUS GÖSTERGELERİ Antalya nüfusu 1985-199 döneminde yıllık ortalama % 4,8 199-2 döneminde ise % 4,2 oranında artış göstermiştir. Son yıllarda nüfus artış oranının yavaşladığı
EKONOMİK GELİŞMELER Şubat - 2010
EKONOMİK GELİŞMELER Şubat - 2010 AR-GE MÜDÜRLÜĞÜ TÜRKİYE ESNAF VE SANATKARLARI KONFEDERASYONU EKONOMİK RAPOR - ŞUBAT 2010 İÇİNDEKİLER... 1 GAYRİ SAFİ YURTİÇİ HASILA (GSYH)...2 İSTİHDAM - İŞSİZLİK VE İŞGÜCÜ
-Bursa nın ciroları itibariyle büyük firmalarını belirlemek amacıyla düzenlenen bu çalışma onüçüncü kez gerçekleştirilmiştir.
Bursa nın 25 Büyük Firması araştırması; -Bursa nın ciroları itibariyle büyük firmalarını belirlemek amacıyla düzenlenen bu çalışma onüçüncü kez gerçekleştirilmiştir. -Bu çalışma Bursa il genelinde yapılmış,
Mart 2014. Konya Dış Ticaret Verileri
Mart 2014 Konya Dış Ticaret Verileri Dış Ticaret Tablo 1-İhracatta Türkiye Konya Karşılaştırması 1000 $ 2012 Mart 2013 Mart 2013 Ocak - Mart 2014 Ocak - Mart İHRACAT 1000 $ Konya 120.741 133.742 10,8 319.568
Haziran 2014. Konya Dış Ticaret Verileri
Haziran 2014 Konya Dış Ticaret Verileri Dış Ticaret Tablo 1-Dış Ticarette Türkiye Konya Karşılaştırması 1000 $ 2013 Haziran 2014 Haziran Değişim 2013 2014 Değişim İHRACAT Konya 103.812 112.271 8,15 649.933
Berlin Ekonomi Müşavirliği Verilerle Türkiye-Almanya Ekonomik İlişkiler Notu VERİLERLE TÜRKİYE-ALMANYA EKONOMİK İLİŞKİLERİ BİLGİ NOTU
VERİLERLE TÜRKİYE-ALMANYA EKONOMİK İLİŞKİLERİ BİLGİ NOTU Berlin Ekonomi Müşavirliği Temmuz 2011 1 İÇİNDEKİLER Yönetici Özeti...3 1. Almanya dan Türkiye ye Doğrudan Yatırım Hareketleri...4 2. Türkiye den
Konya Ekonomik Verileri. Temmuz 2014
Konya Ekonomik Verileri Temmuz 2014 Dış Ticaret Tablo 1-Dış Ticarette Türkiye Konya Karşılaştırması 1000 $ Temmuz 13 Temmuz 14 Değişim % Oca.-Tem.13 Oca.-Tem. 14 Değişim % İHRACAT Konya 117.647 115.165-2,11%
aylık ekonomi bülteni
ADANA TİCARET ODASI MAYIS 2018 Sayfa 1 *Aylık bültenimiz ilgili ay içinde açıklanan en son verilere göre Yazı İşleri ve Kararlar Müdürlüğü nce düzenlenmiştir. TİM VERİLERİNE GÖRE MAYIS AYINDA İHRACAT AYLIK
TÜFE de Türkiye geneli yıllık enflasyon %6,57; TR21 Bölgesinde ise %6,32 olarak gerçekleşti
12 10 8 6 4 2 0 TÜKETİCİ FİYATLARI ENDEKSİ (TÜFE) Türkiye TR21 TÜFE de (2003=100) 2016 yılı Nisan ayında bir önceki aya göre %0,78 artış, bir önceki yılın Nisan ayına göre%2,55 artış, bir önceki yılın
-Bursa nın ciroları itibariyle büyük firmalarını belirlemek amacıyla düzenlenen bu çalışma yedinci kez gerçekleştirilmiştir.
Bursa nın 25 Büyük Firması araştırması; -Bursa nın ciroları itibariyle büyük firmalarını belirlemek amacıyla düzenlenen bu çalışma yedinci kez gerçekleştirilmiştir. -Bu çalışma Bursa il genelinde yapılmış,
EKONOMİK GÖRÜNÜM RAPORU
EKONOMİK GÖRÜNÜM RAPORU Hazırlayan: Erhan DEMİRCAN Uzman Bu Rapor Karacadağ Kalkınma Ajansı tarafından, Türkiye ve TRC2 (Diyarbakır, Şanlıurfa) Bölgesi güncel ekonomik gelişmelerinin bölge aktörlerince
AKİB HAZIR GİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ İHRACAT RAKAMLARI DEĞERLENDİRMESİ
TEMMUZ 2013 AKİB GENEL SEKRETERLİĞİ AKİB HAZIR GİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ İHRACAT RAKAMLARI Hazırlayan: M.Sami Süygün / Şef HAZIR GİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ İHRACAT RAKAMLARININ TÜRKİYE VE AKİB Türkiye
EKONOMİK GELİŞMELER Şubat 2012
EKONOMİK GELİŞMELER Şubat 2012 Kaynak: Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) AR-GE MÜDÜRLÜĞÜ TÜRKİYE ESNAF VE SANATKARLARI KONFEDERASYONU EKONOMİK RAPOR ŞUBAT 2012 İÇİNDEKİLER 1 GAYRİ SAFİ YURTİÇİ HASILA (GSYH)
aylık ekonomi bülteni
ADANA TİCARET ODASI Sayfa 1 TEMMUZ 2017 *Aylık bültenimiz ilgili ay içinde açıklanan en son verilere göre Yazı İşleri ve Kararlar Müdürlüğü nce düzenlenmiştir. GEÇEN YILIN AYNI DÖNEMİNE GÖRE AYLIK İHRACAT
2017 OCAK-AĞUSTOS AYLARI TÜRKİYE VE MALATYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER. Doç. Dr. Ahmet UĞUR Malatya Ticaret Borsası Akademik Danışmanı
2017 OCAK-AĞUSTOS AYLARI TÜRKİYE VE MALATYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER Doç. Dr. Ahmet UĞUR Malatya Ticaret Borsası Akademik Danışmanı Dış Ticaret Verileri (Milyon Dolar) Dış Ticaret Verileri (Milyon Dolar)
KIRIKKALE KIRIKKALE YATIRIM DESTEK OFİSİ
EKONOMİK GÖSTERGELER KIRIKKALE - 2014 KIRIKKALE YATIRIM DESTEK OFİSİ EKONOMİK GÖSTERGELER - 2014 İçindekiler Listesi FİNANSAL VERİLER... 4 İHRACAT VERİLERİ... 6 KURULAN KAPANAN ŞİRKET VERİLERİ... 9 SANAYİ
EKONOMİK GÖRÜNÜM RAPORU
EKONOMİK GÖRÜNÜM RAPORU Hazırlayan: Erhan DEMİRCAN Uzman Bu Rapor Karacadağ Kalkınma Ajansı tarafından, Türkiye ve TRC2 (Diyarbakır, Şanlıurfa) Bölgesi güncel ekonomik gelişmelerinin bölge aktörlerince
2010 YILI HAZIR GĠYĠM SEKTÖRÜNDE GELĠġMELER VE SEKTÖRÜN 2023 YILI HEDEFLERĠ
2010 YILI HAZIR GĠYĠM SEKTÖRÜNDE GELĠġMELER VE SEKTÖRÜN 2023 YILI HEDEFLERĠ Hande UZUNOĞLU Türkiye sanayisinin lokomotifi olarak lanse edilen hazır giyim sektörü üretim ve istihdama katkısıyla önemli bir
Rakamlarla Konya Analizi. Rakamlarla Konya Analizi
Rakamlarla Konya Analizi OCAK 2018 OCAK 2018 YÖNETİCİ ÖZETİ Konya nın 2018 yılı Ocak ayı ihracatı 135 Milyon 658 Bin $ olarak gerçekleşmiştir. 2018 yılı Ocak ayı Konya ihracatının, 2017 yılının aynı ayına
Süleyman ŞENOCAK DİE İMALAT SANAYİNDE ENERJİ TÜKETİMİ
Süleyman ŞENOCAK DİE İMALAT SANAYİNDE ENERJİ TÜKETİMİ Enerji hem üretim proseslerinde kullanılması zorunlu bir girdi, hemde toplumların refah düzeylerinin yükseltilmesi için gerekli bir hizmet aracı olarak,
TÜRKİYE & ADANA İHRACAT RAKAMLARI
TÜRKİYE & ADANA İHRACAT RAKAMLARI Nisan 2018 T.T. 180506 (I) TÜRKİYE İHRACAT RAKAMLARI Nisan 2018 T.T. 180506 Nisan ayı ihracat rakamları Kayseri Organize Sanayi Bölgesi'nde ısıtıcı, soğutucu, pişirici
KIRIKKALE YATIRIM DESTEK OFİSİ
EKONOMİK GÖSTERGELER KIRIKKALE - 2014 KIRIKKALE YATIRIM DESTEK OFİSİ İçindekiler Listesi 1)FİNANSAL VERİLER... 5 2)İHRACAT VERİLERİ... 7 3)KURULAN KAPANAN ŞİRKET VERİLERİ... 9 4)SANAYİ KAPASİTE RAPORU
2017 OCAK-TEMMUZ AYLARI TÜRKİYE VE MALATYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER. Doç. Dr. Ahmet UĞUR Malatya Ticaret Borsası Akademik Danışmanı
2017 OCAK-TEMMUZ AYLARI TÜRKİYE VE MALATYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER Doç. Dr. Ahmet UĞUR Malatya Ticaret Borsası Akademik Danışmanı Dış Ticaret Verileri (Milyon Dolar) Dış Ticaret Verileri (Milyon Dolar)
-Bursa nın ciroları itibariyle büyük firmalarını belirlemek amacıyla düzenlenen bu çalışma altıncı kez gerçekleştirilmiştir.
Bursa nın 25 Büyük Firması araştırması; -Bursa nın ciroları itibariyle büyük firmalarını belirlemek amacıyla düzenlenen bu çalışma altıncı kez gerçekleştirilmiştir. -Bu çalışma Bursa il genelinde yapılmış,
BURSA DAKİ 250 BÜYÜK FİRMA VERİLERİNİN GENEL BİR DEĞERLEMESİ
BURSA DAKİ 250 BÜYÜK FİRMA VERİLERİNİN GENEL BİR DEĞERLEMESİ Prof. Dr. Erol İyibozkurt ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ İ.İ.B.F. ÖĞRETİM ÜYESİ Bursa Ticaret ve Sanayi Odası 1997 yılında başlattığı Bursa daki 500 Büyük
YENİ TEŞVİK SİSTEMİ VE DİYARBAKIR
YENİ TEŞVİK SİSTEMİ VE DİYARBAKIR Mart 215 Hikmet DENİZ i İçindekiler Tablo Listesi... iii Grafik Listesi... iii 1. Giriş... 1 2. Türkiye'de Teşvik Belgesine Bağlı Yatırımlar... 1 3. Yatırımların Bölgesel
Mayıs Konya Dış Ticaret Verileri
Mayıs 2014 Konya Dış Ticaret Verileri Dış Ticaret Tablo 1-İhracatta Türkiye Konya Karşılaştırması 1000 $ 2013 Mayıs 2014 Mayıs Değişim 2013 Ocak - Mayıs 2014 Ocak - Mayıs Değişim İHRACAT İTHALAT 1000 $
aylık ekonomi bülteni
ADANA TİCARET ODASI MAYIS 2017 Sayfa 1 *Aylık bültenimiz ilgili ay içinde açıklanan en son verilere göre Yazı İşleri ve Kararlar Müdürlüğü nce düzenlenmiştir. GEÇEN YILIN AYNI DÖNEMİNE GÖRE AYLIK İHRACAT
EKONOMİK GELİŞMELER Mart - 2011
EKONOMİK GELİŞMELER Mart - 2011 AR-GE MÜDÜRLÜĞÜ TÜRKİYE ESNAF VE SANATKARLARI KONFEDERASYONU EKONOMİK RAPOR - MART 2011 İÇİNDEKİLER... 1 GAYRİ SAFİ YURTİÇİ HASILA (GSYH)... 2 İSTİHDAM - İŞSİZLİK VE İŞGÜCÜ
2017 OCAK-MAYIS AYLARI TÜRKİYE VE MALATYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER. Doç. Dr. Ahmet UĞUR Malatya Ticaret Borsası Akademik Danışmanı
2017 OCAK-MAYIS AYLARI TÜRKİYE VE MALATYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER Doç. Dr. Ahmet UĞUR Malatya Ticaret Borsası Akademik Danışmanı GSYH Büyümesi GSYH Büyümesi 2017 yılı Ocak-Mart döneminde GSYH zincirlenmiş
EKONOMİK GELİŞMELER Haziran 2012
EKONOMİK GELİŞMELER Haziran 2012 Kaynak: Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) AR-GE MÜDÜRLÜĞÜ TÜRKİYE ESNAF VE SANATKARLARI KONFEDERASYONU İÇİNDEKİLER 1 GAYRİ SAFİ YURTİÇİ HASILA (GSYH) 2 İSTİHDAM - İŞSİZLİK
TÜFE de Türkiye geneli yıllık enflasyon %7,98 TR21 Bölgesinde ise %7,49 olarak gerçekleşti
TÜKETİCİ FİYATLARI ENDEKSİ (TÜFE) 12,00 10,00 8,00 6,00 4,00 2,00 0,00 Türkiye TR21 TÜFE de (2003=100) 2016 yılı Ağustos ayında bir önceki aya göre %0,29 düşüş, bir önceki yılın Aralık ayına göre%4,53
EKONOMİK GELİŞMELER Nisan
EKONOMİK GELİŞMELER Nisan - 2009 AR-GE MÜDÜRLÜĞÜ TÜRKİYE ESNAF VE SANATKARLARI KONFEDERASYONU İÇİNDEKİLER... 1 GAYRİ SAFİ YURTİÇİ HASILA (GSYH)...2 İSTİHDAM... 2 İSTİHDAMIN YAPISI... 2 İŞSİZLİK... 3 İŞGÜCÜNE
HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2018 MART AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU NİSAN 2018 İTKİB HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON AR-GE ŞUBESİ
HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2018 MART AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU NİSAN 2018 İTKİB HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON AR-GE ŞUBESİ İçindekiler Yılın İlk Üç Ayında %11,4 Artış Gerçekleşti... 2 Yılın İlk Üç Ayında
EKONOMİK GELİŞMELER Ocak
EKONOMİK GELİŞMELER Ocak - 2009 AR-GE MÜDÜRLÜĞÜ TÜRKİYE ESNAF VE SANATKARLARI KONFEDERASYONU İÇİNDEKİLER... 1 GAYRİ SAFİ YURTİÇİ HASILA (GSYH)... 2 İSTİHDAM... 2 İSTİHDAMIN YAPISI... 2 İŞSİZLİK... 3 İŞGÜCÜNE
HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2017 TEMMUZ AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU. İTKİB Genel Sekreterliği Hazırgiyim ve Konfeksiyon Ar-Ge Şubesi.
HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2017 TEMMUZ AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU Ağustos 2017 1 HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜNÜN 2017 TEMMUZ İHRACAT PERFORMANSI ÜZERİNE KISA DEĞERLENDİRME Yılın İlk 7 Ayında
YENİ TEŞVİK SİSTEMİ VE DİYARBAKIR
YENİ TEŞVİK SİSTEMİ VE DİYARBAKIR Şubat 216 Hikmet DENİZ i İçindekiler Tablo Listesi... iii Grafik Listesi... iii 1. Giriş... 1 2. Türkiye'de Teşvik Belgesine Bağlı Yatırımlar... 1 3. Yatırımların Bölgesel
Konya Ekonomik Verileri. Ağustos 2014
Konya Ekonomik Verileri Ağustos 2014 Dış Ticaret Tablo 1-Dış Ticarette Türkiye Konya Karşılaştırması 1000$ 2013 Ağustos 2014 Ağustos Değişim 2013 2014 Değişim İHRACAT İTHALAT 1000 $ Konya 106.433 106.676
TR21 Bölgesinde ana harcama gruplarında bir önceki yılın aynı ayına göre en yüksek artış %22,61 ile Alkollü İçecekler ve Tütün grubunda gerçekleşti
TÜKETİCİ FİYATLARI ENDEKSİ (TÜFE) 12,00 10,00 8,00 6,00 4,00 2,00 0,00 Türkiye TR21 TÜFE de (2003=100) 2016 yılı Kasım ayında bir önceki aya göre %0,52, bir önceki yılın Aralık ayına göre %6,78, bir önceki
Mayıs 2015. Konya Ekonomik Verileri
Mayıs 2015 Konya Ekonomik Verileri Dış Ticaret İHRACAT BİLGİLERİ Tablo 1-İhracatta Türkiye Konya Karşılaştırması İHRACAT 1000 $ Mayıs 14 Mayıs 15 Değişim % Ocak-Mayıs 14 Ocak-Mayıs 15 Değişim % Konya 143.645
HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2018 NİSAN AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU MAYIS 2018 İTKİB HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON AR-GE ŞUBESİ
HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2018 NİSAN AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU MAYIS 2018 İTKİB HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON AR-GE ŞUBESİ İçindekiler Yılın İlk Dört Ayında %10,8 Artış Gerçekleşti... 2 Yılın İlk Dört
AKDENİZ İHRACATÇI BİRLİKLERİ TEKSTİL VE HAMMADDELERİ SEKTÖRÜ İHRACAT RAKAMLARI DEĞERLENDİRMESİ
OCAK 2016 AKDENİZ İHRACATÇI BİRLİKLERİ TEKSTİL VE HAMMADDELERİ SEKTÖRÜ İHRACAT RAKAMLARI LENDİRMESİ Hazırlayan: Erman YERMAN / Şef TEKSTİL VE HAMMADDELERİ SEKTÖRÜ TÜRKİYE VE AKİB LENDİRMESİ Türkiye 2016
EKONOMİK GELİŞMELER Kasım 2012
EKONOMİK GELİŞMELER Kasım 2012 Kaynak: Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) AR-GE MÜDÜRLÜĞÜ TÜRKİYE ESNAF VE SANATKARLARI KONFEDERASYONU İÇİNDEKİLER 1 GAYRİ SAFİ YURTİÇİ HASILA (GSYH) 2 İSTİHDAM - İŞSİZLİK
2014-2023 BÖLGE PLANI SÜRECİ Bursa Sanayi İhtisas Komisyonu Çalışmaları. 30.05.2013 Merinos AKKM
214-223 BÖLGE PLANI SÜRECİ Sanayi İhtisas Komisyonu Çalışmaları 3.5.213 Merinos AKKM Küreselleşme Küresel ekonominin bütünleşmesi Eşitsiz büyüme Ekonomik krizler Kaynak kısıtları ve yeni kriz alanları
2015 yılında 2013 yılına göre toplam üretim yüzde 21, otomobil üretimi ise yüzde 25 oranında arttı.
OSD Basın Bülteni 8 Ocak 2016 ÖZET DEĞERLENDİRME 2014/2015 Aralık Ocak-Aralık KONULAR 2014 2015 (%) 2014 2015 (%) Toplam 120.593 125.752 4 1.170.445 1.358.796 16 Üretim Otomobil 70.480 74.688 6 733.439
ADANA İHRACAT İSTATİSTİKLERİ. ARALIK AYI ve 2015 YILI SEKTÖREL İHRACAT DEĞERLENDİRME
ADANA İHRACAT İSTATİSTİKLERİ ARALIK AYI ve 2015 YILI SEKTÖREL İHRACAT DEĞERLENDİRME Gülhan Özdemir Araştırma ve Ekonomik İlişkiler Sorumlusu ADANA ARALIK AYI İHRACAT RAKAMLARI Adana nın Aralık ayı ihracatı
TR41 Bursa Eskişehir Bilecik Bölge Planı Hazırlık Çalışmaları. Sanayi Bilgi Notu
TR41 Bursa Eskişehir Bilecik Bölge Planı Hazırlık Çalışmaları Sanayi Bilgi Notu 1 BÖLÜM 1 Sektörel Yapı ve Önde Gelen Sektörler i. TR41 Bölgesi Sanayi Genel Görünümü Tablo 3.1 İşletme Büyüklükleri (%)
Nisan 2015. Konya Ekonomik Verileri
Nisan 2015 Konya Ekonomik Verileri Dış Ticaret İHRACAT BİLGİLERİ Tablo 1-İhracatta Türkiye Konya Karşılaştırması İHRACAT 1000 $ Nisan 14 Nisan 15 Değişim % Ocak-Nisan 14 Ocak-Nisan 15 Değişim % Konya 140.853
Samsun Ticaret ve Sanayi Odası Eko-Bülten Mart 2012 SAMSUN TİCARET VE SANAYİ ODASI
TİCARET VE SANAYİ ODASI EKONOMİK BÜLTEN MART 2012 1 DIŞ TİCARET İHRACAT RAKAMLARI (MART 2011/2012) Samsun un 2011 ve 2012 Ocak/Mart dönemi ihracat rakamlarına baktığımızda 2011 yılı Ocak/Mart döneminde
KAHRAMANMARAŞ TİCARET VE SANAYİ ODASI TEMMUZ 2015
Türkiye-Kahramanmaraş Açılan Şirketler Türkiye-Kahramanmaraş Kapanan Şirketler Türkiye-Kahramanmaraş Yatırım Teşvikleri Türkiye-Kahramanmaraş Yıllar İtibariyle İhracat ve İthalatı Türkiye-Kahramanmaraş
KAHRAMANMARAŞ TİCARET VE SANAYİ ODASI HAZİRAN 2015
Türkiye-Kahramanmaraş Açılan Şirketler Türkiye-Kahramanmaraş Kapanan Şirketler Türkiye-Kahramanmaraş Yatırım Teşvikleri Türkiye-Kahramanmaraş Yıllar İtibariyle İhracat ve İthalatı Türkiye-Kahramanmaraş
Rakamlarla Konya Analizi. Rakamlarla Konya Analizi
Rakamlarla Konya Analizi KASIM 2017 KASIM 2017 YÖNETİCİ ÖZETİ Konya nın 2017 yılı Kasım ayı ihracatı 140 Milyon 847 Bin $ olarak gerçekleşmiştir. 2017 yılının Kasım ayı Konya ihracatının, 2016 yılının
KAHRAMANMARAŞ TİCARET VE SANAYİ ODASI EKİM 2015
Türkiye-Kahramanmaraş Açılan Şirketler Türkiye-Kahramanmaraş Kapanan Şirketler Türkiye-Kahramanmaraş Yatırım Teşvikleri Türkiye-Kahramanmaraş Yıllar İtibariyle İhracat ve İthalatı Türkiye-Kahramanmaraş
