MEHMET ALTAY KÖYMEN ARMAGANI
|
|
|
- Aysel Izzet
- 9 yıl önce
- İzleme sayısı:
Transkript
1
2 SELÇUK ÜNİVERSİTESİ TÜRKiYAT ARAŞTIRMALARI ENSTİTÜSÜ YAYINLARI: 5 BÜYÜK SELÇUKLU DEVLETiNDEN TÜRKİYE SELÇUKLU DEVLETiNE MEHMET ALTAY KÖYMEN ARMAGANI KONYA-2011
3 S.Ü. Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, 2011 /KONYA Selçuk Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsünün tarih ve /l sayılı kararı ile bastırılmıştır. ISBN: inceleyenler Prof. Dr. Mikail BAYRAM (S.Ü.-Emekli Öğr.Üyesi) Prof. Dr. Bayram ÜREKÜ (S.Ü. Edb. Fak. Öğr. Üyesi) Prof. Dr. Mustafa DEMİRCİ (S.Ü. Edb. Fak. Öğr. Üyesi) EDİTÖR Yrd. Doç. Dr. Mehmet Ali HACIGÖKMEN Baskı Öncesi Hazırlık Harun YILDIZ I. BASKI 2011, KONYA BASKI S.Ü. Basımevi/ Eserde yer alan yazıların dil ve bilim sorumluluğu yazara aittir.
4 YA YlN KURULU ProfDr. Hasan BAHAR Prof.Dr. Bayram ÜREKLİ Prof. Dr. Salim KOCA Prof.Dr. İlhan ERDEM Prof.Dr. Dr. Mustafa DEMİRCİ Yrd. Doç. Dr. M. Ali HACIGÖKMEN Yrd. Doç. Dr. Sefer SOLMAZ Yrd.Doç. Dr. Ali Temizel
5
6 İÇİNDEKİLER Mustafa UÇAN Prof. Dr. Melunet Altay Köymen'in Hayatı ve Eserleri... 1 Tuncer BAYKARA Melunet Altay Köymen Abdulkadir YUV ALI Prof. Dr. Melunet Altay Köymen ( ) Kemal GÖDE Merhum Hacarn Prof. Dr. Melunet Altay Köymen'in Aziz Hatırasına OrhanAVCI Melunet Altay Köymen'in Derslerinde Öğrenci Olmak Mildlil BAYRAM Türkiye Selçuklularında Köy Teşkila tı Salim KOCA İdeal Bir Türk Hükümdan ve Başkomutanı Olarak Oğuz Kağan (Oğuz Kağan Destanının Türk Kültür Tarihi Bakırnından Değerlendirilmesi) Mustafa DEMİRCİ Selçuklu Anadolu'sunda Bir İnsaniyet Mektebi: Ahilik İlhan ERDEM Büyük Selçuklularda Kent Reisliği... : Sefer SOLMAZ Danişmendillerin İskan Politikası... l 45 Salim KOCA Ali TEMiZEL Sultan I. Alaeddin Keykubad'dan Sonra Türkiye Selçuklu Devleti İdaresinde Ortaya Çıkan Otorite Zafiyeti ve Emir Sadeddin Köpek'in Selçuklu Saltanatını Ele Geçirme Teşebbüsü Selçuklu Döneınİ Hakkında İran' da Yapılan Farsça Akademik Çalışmalar Alunet AKŞİT Sultan Ha ttm Hakkında Melunet Ali Hubeyş Bin İbrahim Et- Tiflisi ve Tıp Alanındaki Çalışları HA CI GÖKMEN H. İbrahim GÖK Ortaçağ Arap Kaynaklarında 'Bilad-ı Rfun' ve Kornşuları Mustafa UYAR Gaz an Han' ın İlhanlı Ordusunu Reformasyonu EKLER
7
8 SUNU Ş Ülkemizin güzide eğitim kurumlarından birisi olan Üniversitemiz, bünyesinde bulundurduğu akademik birimlerinde, deneyimli eğitici kadrosu ile mesleki alanda eğitimli, üretken ve gelişimi isteyen bireyler yetiştirmek maksadıyla ülke kalkınmasında üzerine düşen görevi başarıyla sürdürmektedir. Bumaksada hizmet etmek üzere Selçuk Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü de Atatürk'ün hedef gösterdiği çizgide Türk tarihi, dili, edebiyatı, sanatı ve kültürü üzerine yayınlar yapmaktadır. Enstitümüz, bu alandaki müstakil kitap yayınları yanında, Güz ve Bahar sayıları olmak üzere yılda iki defa çıkardığı Türkiyat Araştırmaları Dergisiyle sosyal bilimler alanında Üniversitemizin yüz akları arasındadır. Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, Selçuklu tarihi üzerine her biri birer şaheser hüviyeti taşıyan pek çok eserin yazarı Prof. Dr. Mehmet Altay Köymen adına yayımlanan bu Armağan kitapla, Türk tarihçiliğinin duayen ismini hatırlamak ve daha da önemlisi unutturmamak gibi bir görev üstlenmiştir. Prof. Dr. Mehmet Altay Köymen'in gelecek nesillere miras bıraktığı kitaplarının küçük bir karşılığı olarak onun adına bu eseri hazırlayan Enstitümüz ve dolayısıyla Üniversitemiz, Türkiye Selçuklu Devletinin başkentinde Selçuklu Türk tarihçiliğinin en önemli isimlerinden birisi adına bu eseri Armağan etmekten büyük bir gurur yaşamaktadır. Bu vesileyle, öncelikle esere yazılarıyla katkıda bulunan bilim insanlarımıza, eserin hazırlarup hasılınası aşamasına kadar olan süreçte emeği geçen herkese teşekkürlerimi sunuyorum. Prof. Dr. Süleyman OKUDAN Selçuk Üniversitesi Rektörü
9
10 SUNUŞ Türkiyat Enstitüleri, Atatürk'ün direktifiyle kurulan Türk Tarih Kurumu, Türk Dil Kurumuna benzer olarak; Türk tarihi, dili, edebiyatı ve kültürü üzerinde araştırmalar, yayınlar yapmak üzere üniversiteler bünyesinde kurulmuştur. Özellikle İstanbul, Marmara ve Ege Üniversiteleri bünyesindeki Türkiyat Araştırmaları Enstitüleri Türk kültürü, tarihi, dil ve edebiyatı, sanatı üzerine yüksek lisans ve doktora programları düzenleyerek Atatürk'ün Türk Tarih ve Dil Kurumlarında oluşturmak istediği akademi hüviyetlerini birnebze olsun yerine getirmeye çalışm~şlardır. Selçuk üniv~rsitesi bünyesinde kurulan Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü de kurulduğu 24 Ocak 1991 tarihinden itibaren bu amaçlar doğrultusunda panel, bilgi şöleni, seminer, konferans vb. etkinlikler düzenlemiş, dergimiz yılda iki defa güz ve bahar sayıları olmak üzere düzenli olarak bugüne kadar yayınlanmıştır. 10. sayımızdan itibaren ise hakemli dergi haline getirilmiştir. Dergimiz MLA (Modern Language Association) International Bibliograplıy, Newyork/ ABD, TUBİTAK/ULAKBİM SBVT tarafından dizinlenmektedir. Önümüzdeki sayıdan itibaren uluslararası hale getirilecektir. Ayrıca her sene belli dönemlerde Türk dili, tarihi, sanatı ve kültürü ile ilgili belli konular tespit edilerek o konularla ilgili özel sayılar çıkarılacaktır. Dergimizin gelecek sayılarından birinde "Türk Kültüründe Madencilik" konusunu işlerneyi düşündüğümüzü de şimdiden duyurmuş olayım. Enstitümüz Türk tarihi, dili, edebiyatı ve kültürüne hizmet etmiş yerli ve yabancı önemli bilim adamları adına armağan kitaplar çıkarmayı geleneksel hale getirmeyi düşünmektedir. Böylece bu şahsiyetlerin hayatı, eserleri, metodu, Türk tarihine, diline, edebiyatına, kültürüne sağladığı katkılar ortaya konulacak, bundan sonra yapılma~ı gereken çalışmaların neler olduğu daha isabetli bir şekilde tespit edilmiş olacaktır. "Büyük Selçuklu'dan Türkiye Selçuklu Devletine Prof. Dr. Mehmet Altay Köymen' e Armağan" kitabının çıkmasında emeği geçen başta editör Yrd. Doç Dr. M. Ali Hacıgökmen'e, Enstitümüzün Müdür Yardımcısı Yrd. Doç Dr. Mustafa Toker' e, kitabın tashihinde emeği geçen Yrd. Doç. Dr. Ali Temizel' e, Enstitümüzün Sekreteri Mehmet Kuşcalı'ya ve özel kalemde görevli Elif Çağlayan'a teşekkür ederim. Prof. Dr. Hasan BAHAR Enstitü Müdürü
11
12 Köymen Hoca'yı Anarken "Tekrar dünyaya gelsem tarihçi olurdum" diyecek kadar tarihi seven Köymen Hoca'nın bütün hayatı çile ve mücadele içerisinde geçmiştir. Onun çilesi daha doğmadan babasının Çanakkale cephesinde şehit düşmesiyle başlamıştır. Bütün bu yaşadığı zorluklara ve sıkıntılara rağmen, sahip olduğu kıvrak zeka ve çalışkanlığı sayesinde öğrenim hayatını hep en önde ve en parlak derecelerle tamamlamıştır. Köymen Hoca, dönemin kaynaklarını çok iyi anlama, değerlendirme ve onlardan sonuç çıkarma bakımından Selçuklu devri Türk tarihi araştırmalarına yön vermiştir. Selçuklu tarihi üzerine gerçekleştirdiği sistemli çalışmalar neticesinde, Türk tarihinin bu önemli bölümünün karanlıkta kalmış pek çok meselesini aydınlığa kavuşturmuş; yeni yaklaşımlar ve yorumlar getirmek suretiyle başarılı çalışmalara imza atmıştır. Son derece karışık ve aniaşılmaktan uzak Selçuklu tarihini net bir şekilde tasnif etmiş, bir sisteme oturtarak aniaşılmasını sağlamıştır. Yapmış olduğu bütün bu çalışmalarla alanında otorite haline gelmiştir. Köymen Hoca, Fuat Köprülü'den alarak şekillendirdiği tarih anlayışıyla Ortaçağ Türk Tarihçiliği alanındaki boşluğun giderilmesi ve bu alanda çalışacak yeni tarihçi kuşakların oluşturulabilmesi için hayatı boyunca gayret göstermiştir. Çeşitli vesilelerle genç araştırmacılara tecrübelerini aktarmayı bir fırsat ve görev addederek "metot ve metodoloji" hususuna büyük önem vermiştir. Mehmet Altay Köymen'in ilmi vasiyeti kendisinin sağlığında sürdürmeye çalıştığı "Köprülü Tarih Ekolü" nün yaşatılmasıdrr. Türk tarihi ve medeniyeti araştırmalarının daha da geliştirilerek milletimizin yüceliğinin herkese gösterilmesidir. Milli vasiyeti ise çeşitli iç ve dış tehlikelerle karşı karşıya bulunan Türkiye'nin manevi müdafaasının yapılmasıdır. Hayatının son yıllarını da iç ve dış tehditlere karşı uyarı niteliğinde yazdığı yazılar, devlet adamları için hazırladığı raporlar ve çeşitli kurumlarda verdiği konferanslada geçirmiştir. Türk tarihinden edindiği fikirleri, vardığı sonuçları ve tecrübeleri kağıda döküp ilgili yerlere sunmakla, vatan savunmasının yeni bit örneğini vererek milli bir görevi ifa etmiştir. Böylelikle babası Çanakkale'de cephede canını verme pahasına vatanını korurken, kendisi de kalemiyle, sözüyle ve yetiştirdiği öğrencileriyle vatan savunması yapmıştır. Yrd. Doç. Dr. Mehmet Ali HAClGÖKMEN Konya/2011
13
14 Mehmet A!tqy Kijymen Tuncer BAYKARA. Selçuklu Tarihinin bu büyük alimini şahsen tanımaktan, tanımanın ötesinde sevgisini kazanmış olmaktan dolayı çok ama çok bahtiyarım. "Selçuklu Tarihi" dedim ve onu Büyük Selçuklular ile Türkiye Selçukluları veya daha başka alt isimlere " de ayırmadım. Çünkü kendisi Selçuklu Tarihine bütün olarak başlamış, bütünlüğünü ve asıl konuyu uzun yıllar sabırla incelemiştir. Ama o hiçbir zaman Türkiye Selçuklularını kesinlikle ayırmamıştı. Nitekim hayatının son yıllarında Alaaddin Keykubad üzerinde, ancak kendisinden beklenen devasa eserini yazmaya koyulmuştu. Bitirip yayınlandığını görmek kısmet olmadı. Kendisinin adını ilk defa nerede ve ne zaman duydum hatırlamıyorum. İstanbul' da bir şeyler yapmak isteyen, araştırmalarda bulunmaya çabalayan Baykara için 1960'ların ünlüleri arasında o yoktur. O zamanlar ben Fuat Köprü Iii başta olmak üzere, Zeki Yelidi Togan, İsmail Hakkı Uzunçarşılı, ve Mükrimin Halil Yinanç'ın adlarını duyduklarımı tanımaya çabalıyordum.. Sonraki kuşağın, yani 1914 sonrası doğanların, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi mezunlarından hiçbir isim, herhalde o zamanlar genç olduklarından zihnimde yer etmemiş. Hemen aynı yaşlarda olan İbrahim Kafesoğlu gençti, yakışıklı idi ve kız arkadaşlarımızın erkek olarak hayranlığını celbediyordu. Mehmet Altay Köymen, Osman Turan ve Bahaeddin Ögel de bunların arasında idi. Onun önemli bir araştırıcı olduğunu, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Dergisi'nde okuduğum makaleleri gösteriyordu. Onlara, geniş ve ayrıntılı yorum Ianna hayran olmamak elde değildi. Köymen'in Ankara' da çıkardığı Selçuklu tarihini bütün olarak ele alan kendi yayını kitabını da hemen edinmiştim. Oradaki bazı bölümleri, eski yazılarından hulasa eden talebelerinin adlarını veriyordu ki o isimleri kıskanmıyor değildim. Onunla ilgili hem bazı özel bilgilere, Prof. Dr., Uşak Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tari/ı Böliimii Emekli Öğretim Üyesi. 41
15 hem de Selçuklu tarihinin seçkin bir araştırmacısı olduğuna dair haberleri Erzurum' da Türük-oğlu Cevdet Gökalp ağabey le yaptığım sohbetlerde edinmiş tim. Ben o sıralarda İç-Asya' daki geniş Türk dünyasında dolaşmakta idim. Selçuklu tarihine pek ilgi duymuyor, Selçuklu tarihi, benim için sadece Türk tarihinin bütünü içinde belirli bir yer tutuyordu. Elimde nasıl olsa Zeki Velidi Hocaının Umumi Türk Tarihine Giriş adlı mükemmel eseri vardı ve Zeki Velidi Hacarn benim için apayrı bir değer taşıyordu. Cevdet Bey, Köymenle ilişkileri sırasında onun kendi parasıyla bir Selçuklu Tarihi kitabı bastırdığını, bunu talebelere sattığını söylemişti. Önceleri ben, hocaların talebelerine kendi kitaplarını biraz zorla satmalarını yadırgardım. Hoş hala yadırgayamıyorum ama, aradan geçen bunca zaman içinde, ilerde öğretmen alınayı düşleyen talebe milletinin pek kitap almadığını görecektim. Öyle ise hocalarının zorla da olsa, onları kitap sahibi etmelerine hoş bakılabilir. Köymen Hoca da Selçuklu Devri Türk Tarihi'ni Türükoğlu vasıtasıyla, gereken tahkik imkanlarını da kullanarak sattırırmış. Hoca iyi ki o derli toplu kitabını, talebelerine satıp parasını çıkarmak üzere yazdı. Hoca o yıllarda Türk Tarih Kurumu'na sokulmadığından kitap bastıracak imkanları hemen hiç yoktu. Mehmet Altay Köymen, Türk tarihiiri incelediğinden değil, vicdanının sesini her zaman yüksek sesle dile getirdiğinden olsa gerek eski Türk Tarih Kurumu'na alınmamıştı. Türk Tarihçiliğinin tarihini yazacakların bu konuya ayrıca bir ciddiyetle eğilmeleri gerekir. Şimdilerde nedense tu-kaka edilen 1980 hareketi sonrasında Tarih Kurumu da gerçek asll çizgisine çekildiği zaman Köymen Hoca da oraya üye oldu. Benim onunla yakınlığım üç sene sonraki üyeliğimle başlar. Köymen Hoca, her devrin adamları olmakta çok usta olan bezi eski talebelerini orada görmüş, şaşırmıştı. Ama onlar Köymen Hoca'yı mümkün olduğunca kırmamaya çabalıyorlar, fakat onun teklifleri nedense tam olarak benimsenemiyordu. Hocaının arada güzel çıkışları da oluyordu. O zamanlar kendisine hep yalvardım. Ne olur bir de hem sade bir vatandaşın, hem de köyden çıkan bir şehid çocuğunun ilimdeki yükselişini yazın diyordum. O ise "Alaaddin Keykubad bütün vaktimi alıyor, o bitmeden başka yazı yazamam" diyordu. Buna da sevinmiyar değildik. Hocanın hayatında, Türk biliminde veya kültüründe bazı çelişkiler de vardı. Selçuklu Araştırmaları Enstitüsü'nün asli üyelerinden birisi idi. Onun dergilerindeki yazıları önemlidir. Buna karşılık Türk Kültürü Araştırma Enstitüsü'nden uzak tutulmuştu. Bu olayın ardında yatan sebepler vardır ve bunları, Türk Tarihçiliğinin Tarihindeki önemli olaylardan saymak gerekir. 42
16 Mehmet Altay Köymen Hocanın sonradan gördüğüm ve okuduğum kitap ve makalelerindeki bir özelliğe de hayrandım. O kimi zaman bir kelimeye, bir kavrama dayalı olarak sahifeler dolusu yorum yapabiliyordu. O zamanlar niye ben de böyle yaparnıyorum diye hayıflanırdım. Ama ilerdeki tarihlerde benim de böyle olduğuma dair etrafta bir kanaat oluşmuş imiş. Ama Köymen Hocanın yorumlarına diyecek yoktu, çünkü yetkili idi bunu yapmakta ve pek çok yorumlarına hala bir yenisi eklenmiş değildir. Mehmet Altay Köymen Hoca, araştırmacı yetiştirmek ister, bunun için çabalardı. Gerçi onun ellerinden tuttuğu, Profesör (kendi deyimiyle prifisir) yaptığı isimlerle sonradan bir şekilde yollarını ayırmıştır. Bu konuda ben Ankara' da olmadığımdcin, Ankara' daki zamanlarımda da yine Dil-Tarih muhitinden uzakta olduğumdan ayrıntılarını ne yazık ki bilemiyorum. Ama bu çabasından hayatının sonuna kadar vazgeçmedi; gençlerin hep ellerinden tuttu; onlara övgüler yağdırmaktan da geri durmadı. Onların arasında bu satırların yazarı da vardır. Köymen Hocanın talebeye veya güvendiği genç meslektaşlarına çok ama çok yakın olduğunu duyardım. Sonradan bunun ayrıntılı hikayelerini de dinledim ve öğrendim. Gençlerin bu hususta Kazım Yaşar Kopraman, İsmail Aka ve Reşad Genç hocalarından ayrıntılı bilgi almalarını beklerim. a. Köymen Hoca sıkıntılı ve hesaplı bir hayatın içinden gelmişti. Bu sebeple mali konularda dikkatli ve hassas idi. Şimdiki kuşaklar bunu anlayamaz ama, kendi hayatı küçük ve olumsuz şartlardaki kira evlerinde geçenler, içlerinde geniş bir eve sahip olmak için bir büyük heves ve ümit duyarlar. öncelikle bir ev gereklidir. Ev için de tutumlu olınak lazımdır. Harcamaları en aza indirgemek gerekir. b. Harcamaların en aza indirgenmesi hussunda Köymen Hoca'nın kendisine göre olan davranışıarına şahit oldum. Yadırgamadım bunu. Çünkü bizler, tutumlu olarak yetişen veya tutumlu olmanın erdemlerini bilen ve onu nefislerinde tatbik eden kimseler idik. Ben bu tutumluluğu rahmetli Nejad Göyünç'de çok görmüştüm. Hiçbir kağıdın iki yönünü de kullanmadan atmazdı. Kendim de öyle olmaya çabalıyordum. Öyle ki bir tarafı yazılı kağıtların arkasına, bir kitabıının kitabıını kentini de yazmıştım. Köymen Hoca'nın tutumluluğunun örnekleri oldukça sık görürdük. 43
17 c. Köymen Hoca'yı Ankara'ya geldikten sonra sık sayılamasa da görürdüm. Muhtemelen beni onun yakınları, bir kere daha kendisine anlattılar. Bana karşı etkili ve önemli denebilecek sevgi ve sempatisinin varlığını ne yazık ki ben çok geç fark ettim. Beni sevenler, destekleyenler arasında başta geliyordu; tabii ki beni sevmeyenler de oldukça fazla idi. Bir kısmı ise idare ediyordu o başka. Köymen Hoca hakkında vaktiyle Ege Üniversitesi Tarih İncelemeleri Dergisi'nde bir "vefeyat" kaleme almıştım: (Ege Üniversitesi, Tarih İncelemeleri Dergisi, XII (1997), s ) Onu, Tanıdıklanm adlı kitabım için bir geliştirmiştim. müsaadenizle teberrüken burada vereyim: Mehmed Altay Köymen'in şahsı ile ilgili olarak Türükoğlu Cevdet Bey bir şeyler anlatmıştı. Selçuklu Devri, Türk Tarihi çıktığında, talebeye satışı için onu görevlendirmiş. Kitabı aldığını göstermeyene imza verilmezmiş. Onu ilk defa nerede gördüm bilemiyorum. Bana karşı sempatisi nereden geliyor, onu da bilemiyorum. Doçentlik imtihanım sırasında, Erzurum'da dersi varmış. Birkaç kuruş para alacak. Telgraf çekmiş, fakat telgrafı bizim toplantıdan iki gün sonra gelmiş ve Dekan Yaşar Yücel, dosyaya gelişini kaydedip koymuş. Vaktinde gelınemiş olması düşünülemez. O zaman, Refet Yinanç ile birlikte girecektik. Girdik ve çaktık ikimiz de. Bir sonrakinde ise, bulundu. Adeta benden de özür diler gibi bütün iyi niyetini göster di. Ercümend Bey hakkında "Tuncer'i elinden zor kurtardık" demişti. Ercümend Kuran'ın benimle ilgili düşüncelerini kısmen biliyordum ama doçentlik jürime girecek hocaları etkilemek is teyişine inanmak istememiş tim. Talihsiz bir insandı. Ilk doçenti Nejat Kaymaz, sonradan saha değiştirip yakın zamanlara, TC tarihine geldi. Adeta benim gibi. Ikincisi Aydın Taneri idi. Onunla da dargın gitti. Nejat Kaymaz'a çok yardım ettiğini, Arapça ve Farsça çevirileri hep kendisinin yaptığını söylerdi. Varlıklı olmuştu hayatının sonlarında. Ama huylu huyundan vazgeçmiyor, Tarih Kurumu toplantılarında bizlere kalem-kağıt verilmesini istiyordu. Kazımlada tavla aynaması meşhurdu. Gençleri himaye eder, onlara kolkanat gererdi. Hatta onlara bazı yurt dışı maceralarını da anlatmış. Onlar naklederlerdi. 44
18 imiş. Doçent olunca, cüppesini giyerek Kızılay'a gitmiş, orada biraz dolaşmış O nisbeten geç doçent olmuş.,oysa dönemin bazı harika alimleri, genç yaşlarında doçent olmuşlar imiş. Doçent olunca da, ilk işi, hocasına karşı harekete geçmek olmuştu. O Ankara' da, Kafesoğlu Istanbul' da, Tatar- Başkurt taifesine karşı savaş açmışlar idi. Ama bu davranışı muhtemelen, kendisini de etkiledi. Geride onu hayıda yad eden insan az kaldı. Kendisinin nimetiyle nimetlenenler dahi, sonraki yıllarda sessiz kalmayı yeğlediler. Çok çalışıyordu. Anadolu'ya yönelmişti sonunda. Burasının yurt olmasını, eseriyle de tamamlamak istiyordu. Uzun ve ayrıntılı yazmayı sevdiğinden, Alaaddin Keykubad a ait eserini tamamlayamamıştı. Beni severdi, beğenirdi. bunda samimi idi. Ibn Bibi'yi yeniden okumaya başlamıştı; "Meğer içinde, vaktiyle dikkat etmediğim ne ayrıntılı bilgiler varmış" derdi. "Aman " derdik,"vaktiyle eşeğin üstünden mi okudun" derler sonra Hoca diye ikaz ederdik Fakat bilindiği gibi, insan bir eserde, hangi hususları bilmeye amaç edinmişse, o eseri dikkat ettiğinden daha değişik okur. Bir de Allah, arıyana, inceleme yapana yardım ediyor, bilgileri önüne çıkarıveriyordu. Köymen Hoca da öyle idi. Huysuz mu denirdi bilemem. Fakat, eskiden Türk Tarih Kurumundan uzak tutulmuştu. Yeni kurumda da kendisine gereken saygı gösterilmekle birlikte, teklifleri ciddiye alınmadı. Son zamanlarda oldukça kırşındı. Y.Yücel'in kendisine gereken saygıyı göstermediğine inanıyordu. Hocayı, ben de Kurum'a üye olduktan sonra daha iyi tanıdım. Bazen aynı kolda olduğumuzdan saatlerce konuşabiliyorduk. O zamanlar konuştuklarını, nasıl olsa aklımda kalır diye hiç yazmamışım. Oysa gerekliymiş. Profisirlerin, kendileri dama çıktıktan sonra, merdiveni yukarıya çektiklerinden söz ederdi. O genelde Prifisir derdi kendisi gibi olanlara. Arapça ve Farsçası iyi idi. Maceralı bir tahsili olmuş. Bir şehid çocuğu imiş. Köymen Hoca hakkında en son şunları ilave edeyim: Sosyal konulara da merak salınıştı sonunda. Geçtiğimiz aylarda, aziz arkadaşım İsenbike Togan bana demişti. "Diye Köymen, Turan ve Sümer hakkında bir anma toplantısı yapılmaz". Nasıl cevap verdim bilemiyorum. Ama bu hatıra kitabı, en güzel anma toplantısı olsa gerek. Ben yazımda gençler için araştırma konularına ağırlık verdim. Köymen üstadım, Türk tarihçiliğinin yıldızlarından birisi idi. Görevini yaptı ve bizlere bıraktı yerini. 45
19
20 Prif. Dr. MehmetA!tqy Ki!Jmen ( ) Abdulkadir YUV ALI Üniversitemiz merkez kütüphanesinin ikinci katında itina ile hazırlanmış olan merhum hocamız Prof. Dr. Mehmet Altay Kitaplığı bulunmaktadır. Söz konusu kitapların üniversitemize kazandırılması için yıllarında ailesine yapmış olduğumuz ziyaretler olumlu bir zeminde seyretmesine rağmen kitapların Kayseri'ye getirilmesi mümkün olmamıştı yılları arasında Kazakistan'da olduğum için gelişmeleri takip edememiştim. Kazakistan dönüşünde bu güzel haberi o dönemdekirektörümüz Prof. Dr. Cengiz UTAŞ Bey'den almıştım. Bu vesile ile başta Sayın rektörümüze, hocamızın saygıdeğer eşleri ve kızları hanımefendilere, oğlu ve damadı beyefendilere teşekkür ediyorum. Hocamız 31 Mart 1916 tarihinde Ankara-Haymana Deveci köyünde doğmuştur. Babası Çanakkale şehidi Ali Rıza Efendi, annesi Seyide hanımdır.l929 yılında ilkokulu bitirdikten sonra Adana ve Haydarpaşa Öğretınen Okulları'nda yatılı olarak okumuştur yılında Haymana'nın Çalış köyi.inde öğretmen olarak göreve başlamıştır. Ancak merhum hocamızın gönlünde yüksek tahsil ve bilim aşkı olduğu için 1936 yılında Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi'ne öğrenci oldu ve öğretim yılında adı geçen fakültenin tarih bölümünden mezun olmuşhır tarihinde "Kirman Selçukluları" konulu tez çalışması ile bilim (tarih) doktoru olmuştur. Bir müddet Gazi Eğitim Enstitüsü'nde öğretmen olarak görev yaptıktan sonra 1946 yılında Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi'nde Dr. Asistan oldu ve aynı yıl içinde Sabiha Koman hanım ile evlenmiştir. Kızı Ayşe Köymen (Arpacı),oğlu Ali Rıza (babasının adı) Köymen olmak üzere iki eviadı vardır. 9 Aralık 1993 yılında 78 yaşında iken Ankara'da vefat etmiştir. Ülkemizde Selçuklu tarihi söz konusu olduğunda akla gelen bilim adamları arasında ilk sırayı almaktadır. Hocamız milli konulara bir tarihçi gözüyle bak- Prof. Dr. Erciyes Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi. 47
21 mış ve bir gözlemci olarak da ciddi tespitler yapmıştır Genellikle kendi araştırma konusu dışındakiletle pek meşgul olmamış, adeta bütün çalışmalarını "Selçuklu" tarihi alanında yoğunlaştırmıştır. Türk tarihi ve Türklükle ilgili menfi söz ve değerlendirmeler dışındaki konular onu pek sinirlendirmezdi. Ancak Milli tarih ve Türklük söz konusu olduğu zaman dikkat kesilir ve bakışları bir kartalı andırırdı. Meslektaşları hocamız için "dünyanın neresinde kendi araştırma alanı(selçuklu tarihi) ile ilgili bir kitap çıksa Köymen Hoca o kitaba ulaşır Ancak saygıdeğer eşlerinin fiyatı ne olursa olsun kütüphanesine kazandırırdı. de ifadesiyle satın almış olduğu kitabı bir müddet fakültedeki odasında hıtar daha sonra evine götürürdü. Hafta sonu ve özellikle de yaz tatilinde yakın dostları (merhum H.Ahmet Gündoğdu Bey' den dinlemiş tim) hocaının tav la aynarken çok mutlu olduğunu ifade etmişlerdir. Hocam Prof. Kazım Yaşar Kopraman ( Asistan olduğu dönemde)'dan da bu konuyla ilgili hatıralarını dinlemiştik. Rahmetli hocamız özel hayatında yumuşak huylu, alçak gönüllü, ciddi ve disiplinli ise mesleki çalışmaları sırasında sağlam bir irade ve çalışma azınine sahip idi Araştırmalarında doğrudan Türk tarihi özellikle de "Selçuklular Tarihi''ni siyasi, sosyal ve kültürel boyutuyla kitap, makale ve konferanslar şeklinde okuyucu ve dinleyicileri ile paylaşmıştır. Zaman zaman devlet adamlarına ülke sorunları hakkında raporlar sunmuştur. Türk tarihinin ihmal veya Türklüğün yok farz edilmesine tahammülü yoktu ve bir bakıma hocamız Türklük aşığı bir Türkaydını idi. ilmi araştırmalarında ne ölçüde ciddi ve tavizsiz ise milli konularda da o ölçüde hassasiyet sahibi, manevi değerlerine bağlı ve saygılıydı 1958 yılında "Büyük Selçuklu imparatorluk Devri" konulu araştırmasıyla "Profesör" olmuştur yılları arasında Almanya, Fransa ve İngiltere'de bulunmuştur. Daha sonraları da yılları arasında alanı ile ilgili araştırmalar yapmak için ikinci defa. Almanya' da konuk öğretim üyesi olarak görev yapmıştır. ProfDr. Mehmet Altay Köymen hocamıza göre; üniversiteler ülkenin manevi savunma kaleleri olarak görür ve 5.güç diye tanımlıyordu. Öğrencilerine her fırsatta Büyük Atatürk'ün devlet adamlığı konusunu, Türk tarihi merkezli olarak vermiş olduğu örneklerde çağdaş medeniyet seviyesine ulaşmanın Türkiye için tek çıkış yolu olduğunu her fırsatta dile getirirdi. Hocamız bilim adamlığı yanında heyecanını hiçbir zaman yitirmemiş ve her zaman şevk ve heyecanla dersler vermiştir. Günümüzde yapay boyutta tartışılmakta olan "laiklik" konusunda Sultan Tuğrul Bey ile Abbasi Halifesi arasındaki sözleşmenin Türk tarihinde İslam öncesinde olduğu gibi İslami dönemde de Türk devletle- 48
22 rinde laiklik anlayışının mevcut olduğunu değişik örneklerle anlatırdı. Türk devlet anlayışı ve düşüncesinde devlet işleri din işlerinin ayrı kurumlarca yürütüldüğünü Yusuf Has Hacib' den örnekler vermek suretiyle anlatırdı. Hocamıza göre,''devlet ile Din"birbiri için teminat olup, bu iki kurumun bir şahıs ve kurumda düşünmenin Türk devlet geleneğinde olmadığını her fırsatta dile getirmiştir. Türk tarihi derslerini anlatırken "Anadolu" yu kavimler köprüsü olarak tanımlar ve buradan hareketle de Anadolu'nun Türk' e vatan olmasının mana ve önemi üzerinde durmuştur.. Rahmetli hocamız meslektaşları olan Prof. Dr. Zeki Velid! Toğan,prof. Dr.Akdes Nimet Kurat,Prof. Dr.Fuad Köprülü,Prof. Dr. İbrahim Kafesoğlu ve Prof. Dr.Bahaeddin Ögel gibi Türk dünyasının gönül eri olarak tanımlayabileceğimiz diğer hocalarımızdan daha şanslı idi.çünkü 1990 yılında Sovyet İmparatorluğu'nun dağılmasıyla insanlık tarihindeki yerlerini almış olan bağımsız Türk Cumhuriyetleri'nin tarih sahnesine çıkışını görmüştür.rahmetli hocamız bu güzel gelişmeyi "Türkiye öksüzlükten ve köksüzlükten kurtuldu" sözleriyle sevincini ifade etmiştir. Hocamız, Türk dünyası ile ilgili olarak; Türkiye'nin de içinde olacağı, "Türk Bağımsız Devletler Topluluğu" ile ekonomik alanda da "Türk Ortak Pazarı"nın kurulmasını kaleme almış olduğu makalelerinde ifade etmiştir.1990'lı yıllarda çoğu zaman Türkiye'nin öncülüğünde atılmış olan adımlar, alınmış olan kararlar ve bazı kurumların doğuşu bir yana bırakılacak olursa Türk dün- - yasındaki durağanlık ve takiben gerilerneyi görmüş olsaydı çok üzülürdü diye düşı'inüyorum. Söz başında hocamızın bin bir ernekle temin etmiş olduğu ve meslektaşları arasında hemen her ay maaşından para ayırmak suretiyle yurt dışında çıkmış olan kitaplara mutlaka ulaşır ve kütüphanesine kazandırırdı. Hocamızın kitapları için önceki dönemde üniversiteınizin rektörü olan Prof.Dr. Sayın Cengiz UTAŞ Bey'in bizzat talimatları ve titizlikle takipleri sonucu merkez kütüphanemizde "PROFDR. MEHMET ALTAY KÖYMEN KİTAPLIGI" nın kapısının okuyucuları tarafındanseyrek açılmış olması da bizleri üzmüştür. Son yıllarda kitap yerine İnternet aracılığıyla bilgiye ulaşmayı tercih etmekte olan gençlerimiz her geçen gün kitaplardan uzaklaşmaktadırlar. Türkiye'de kitap okuma oranının tek haneli yüzdelere düşmüş olması da herkesi üzmelidir. Çünkü okumayan bir toplurnun gelecek konusu düşünen insanlarımızı yakından ilgilendirrnektedir. Okumayan bir toplum düşünme yeteneğini kaybetmeye mahkcımdur. Selçuklu tarihi söz konusu olduğunda yeri tartışılmaz ve doldurulamaz olan hocaların hocasının aramızdan ayrılışının 18.. yılında rahmet ve saygıyla anıyoruz. 49
23 j_)
24 Merhum Ho cam Prof Dr. Mehmet Altqy Kijymen )in Aziz Hatırasına Kemal GÖDE Doktora talebem Doç. Dr. İsmail Çiftcioğlu ve S. Ü. Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü öğretim üyelerinden Yrd. Doç. Dr. M. Ali Hacıgökmen, merhum Prof. Dr. Mehrİı.et Altay Köymen hocamız için bir hatıra kitabı hazırlanacağını bana bildirdiler ve benden de bir yazı istediler. Memnuniyetimi ve teşekkürlerimi ifade ettim ve hemen A.Ü. D.T.C.F. Tarih Bölümünde öğrenci olduğum 1960'lı yıllarda tuttuğum ve devamlı elimin altında bulundurduğum not defterlerimi karıştırdım. Bu defterlerde isimleri geçen ve yıllarında bölüm kürsülerinde görevli öğretim üyesi ve asistan hocalarımızdan, Eskiçağ Tarihinde: Prof. Dr. Halil Demircioğlu, Prof. Dr. Afet İnan, Prof. Dr. Firuzan Kınal; Ortaçağ Tarihinde: Prof. Dr. A. Nimet Kurat, Prof. Dr. Faruk Sümer, Prof. Dr. Şerif Baştav; Yeniçağ Tarihinde: Prof. Dr. B.Sıtkı Baykal, Prof. Dr. Adnan Erzi, Prof. Dr. Halil İnalcık; Yakınçağ Tarihinde: Ord. Prof. Dr. E. Ziya Karaı, Prof. Dr. Mustafa Akdağ; Genel Türk Tarihinde: Prof. Dr. Şinasi Altundağ, Prof. Dr. Mehmet Altay KÖYMEN, Prof. Dr. Bahaeddin Ögel, Prof. Dr. Şerafettİn Turan ve o tarihlerde Dr. Asistan olan, Ortaçağda Prof. Dr. Ali Sevim, Prof. Dr. Mine Erol, Yeniçağda Prof. Dr. Yaşar Yücel, Yakınçağda Prof. Dr. Yücel Arıtaş ve Genel Türk Tarihinde Prof. Dr. Aydın Taneri, Prof. Dr. Nejat Kaymaz'ı hatırladığımızda; vefat edenleri rahmetle, hayatta olanları sağlık dileklerimle ve hepsini saygıyla anmak istiyorum. Genel Türk Tarihi ders notlarıının içinde, o tarihlerde 47 yaşında olan merhum Prof. Dr. Mehmet Altay Köymen hacarndan 48 yıl önce, 12 Ocak ve 19 Ocak 1963 tarihlerinde, Büyük Selçuklu Tarihi dersinde: Doğu-Batı Medeniyeti, İslam Mederıiyeti, Akdeniz Mederıiyeti, Selçuklular ve vasal devletler, Anada- Prof. Dr., Isparta Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi. 51
25 lu'nun fethi ve Türkleşmesi üzerine verdiği iki dersinden hltabildiğim çok önemli bilgileri ihtiva eden notlarımı buraya aynen alıyorum: "İnsanlık medeniyeti Orta-Doğu'da başlamıştır. Mezopotamya'ya ve oradan da Akdeniz' e geçmiştir. Akdeniz medeniyet çevresi ve Uzak-Doğu medeniyet çevresi mevcuttur. Bu medeniyetlerin birbirlerinden haberleri yoktur. Daha sonra bu iki medeniyet birbirini tanıyacak/ardır. Medeniyet üstünlüğü, Sümerler zamanında doğudadır. Yunanlı/ar devrinde ise batıya geçer ve Helen medeniyeti meydana gelir. Daha sonra tekrar doğuya geçer ve İslam medeniyeti tarih sahnesine çıkar. Türkler Türkistan yani Anavatandan Kavimler Göçü'nde iki istikamette göç etmişlerdir. Güneye Hindistan'a ve batıya Karadeniz'in kuzeyini takip ederek yol alırlar. Orta-Doğuya gelirler ve İslam medeniyet çevresine girerler. İran' da kurulan devletler Türklerin buraya girmelerine mani olur. Türkler bir türlü İran engelini aşamaz/ar. Müslüman Arapların taarruzu ile Sasaniler yıkılır. Mirasına Araplar el koyar. Araplar cesur ve iri vücut/u olan Türkleri sever/erdi. Dört Halife ve Emeviler Devri geçer. İslam devleti Emeviler devrinde büyüdü ve Abbasiler devrinde de, İslam ülkesi önce genişledi ve sonra bölünmeye başladı. Bu mesele/erin tarihe çıkardığı hakikatler vardır. İslam imparatorluğu parçalanınakla beraber, nazari birliği parçalanmamıştır. Nazari İslam hukuku sistemleşmiştir ve halife mevcuttur. Selçuklular devrine kadar devam eder. Halife, İslam camiasının hem dini reisi ve hem de devletin reisidir. Selçuklular devrinde değişiklik oldu. İlk defa olarale sultan ıınvanıyla Türklerin devlet işlerine girdiği görülüyor. Yani dünya işleriyle dini işler birbirinden ayrılıyor. Dünya işleri Selçuklular'da, dini işler Halife'de kalmış ve fakat Halife'yi korumak yine Selçuklular'ın vazifesi olmuştur. Sultan Tuğrul zamanında yapılan siyasi antlaşma, zamanın hukukçularını şaşırtmıştır. Türkler kendileri göçebe oldukları halde, yerleşik halkın kültür ve medeniyetine tesir etmişlerdir. Türkler, İslam medeniyetine gençlik aşısı yapmışlar ve İslamiyet, Türkler ile biiyük bir din haline gelmiştir. Selçuklular'ın bir devlet kurmasıyla, İslamlığın korunması Türklerin omuzlarına yüklendi. Cesur ve teşkilatçı Türkler, İslamiyet'i benimsemişler ve müdafaa etmişlerdir. İslamiyet'in dışında kalan bazı Türkler, Türklüklerini kaybetmiş/erdir. Halbuki Orta-Doğuya giren Türkler benliklerini kaybeder gibi görülürlerse de, sonradan Türklükleri yeniden ortaya çıkmıştır. Türkler, İslam dünyasında; mücadele, dostane, müspet hizmet ve menfi davranış safhalarından sonra devlet kurmaya başladılar. Bazı yabancı tl/imler, Abbasi-İslam devletinin parçalanmasında, Türklerin rolü vardır derlerse de, bu tamamen yanlış bir fikirdir. Bilakis Türkler, İslam birliğini ve İslamiyet' i lcorumuşlardır. Selçuklular'ın getirdiği bu düzene "Selçuklu nizamı" diyoruz. Bu nizam, halcim olduğu zümreyi refaha ve medeniyete lcavuşturmuştur. Selçuklu devletlerinde bir müşterek vasıf daha vardır. Türk hakimiyet telakkisine göre; devlet, başta bulunan hanedan üyelerinin, hanedan ise, milletin müşterek malıdır. Büyük Selçuklu İmparatorluğu muhtelif devletlerden meydana gelmiştir. Devlet ya müstakil, ya da vasal 52
26 oluyordu. Selçuklu İmparatorluğu hfikimiyetindeki yerleri, ya büyük sultan kendisi, ya da vasal devletleri vasıtasıyla idare ediyordu. Büyük Selçuklular' a bağlı/vasal devletler üçe ayrılır: 1. kategoriden devletler, hükümdarla aynı Selçuklu ailesinden gelenlerin kurup idare ettiği devletler: Anadolu Selçukluları, Kirman Selçukluları, Irak Selçukluları, Suriye Selçukluları; 2. kategoriden devletler: Türk soyundan gelenler tarafından kurulup idare edilen devletler: Karahanlılar, Gazneliler, Harezmşahlar, Anadolu'da 1071 Malazgirt zaferinden sonra kurulan, Saltuklular, Mengücekler, Danişmendliler, Artuklular, Ahlatşahlar; 3. kategoriden devletler: başlarında Selçuklu ailesi ve Türk soyundan kurucu ve idarecilerin bulunmadığı devletler: Büveyh oğulları, Bavendiler, Ukayl oğulları gibi. Bu devletlerin hepsi, başlarında melik olduğu halde, Büyük Selçuklular'ın hakimiyetini kabul etmişlerdir. İslam klasik devlet tipine göre, orduyu Türkler teşkil ederler. İslam devlet telakkisine göre, her hükümdar fazla vasal devlete sahip olmasını ister. Çünkü harpte, vasal devletler de ordusuyla sefere katılırlar. Sultanlar, kendilerini o zaman daha güçlü ve daha yüksek görüyorlardı. Vasallıle şartları: yıllık vergi/lıaraç verir. Ordusuyla sefere katılır. Bunların dışında İslamlığa dair şatlar vardır. Bağlı bulunduğu hükümdarın adına hutbe okutur, sikke kestirir. Büyük Selçuklu sultanları,1.kategoriden devletlerle aynı aileden oldukları için müsamahak!ir davranıyorlar, diğerlerine ise hiç acımadan şartları tatbik ediyorlardı. İşte Büyük Selçuklu sultanları, fırsat buldukça 3.kategoriden devletleri itaat altına almışlardır. Bunun ilk örneği, Sultan Tuğrul, 1055' de Bağdad' a girdiği zaman, B üvey h Oğulları Devletini ortadan kaldırmış olmasıdır. Görülüyor ki, Büyük Selçuklular miistesna, vasal devletler mahalli devletlerdir. Halbuki Biiyük Selçuklu İmpratorluğu cihanşumiil bir devlettir. Birçok kavimzere ve milletzere hakimdir. Bütün mahalli devletleri içine aldığından Selçuklular, İslam dünyasının birleştiricisi olmuştur. Selçuklular'ın hakim olduğu sahalarda, Türklerin yanı sıra İranlılar/Farslar, Araplar ve diğer topluluklar mevcut olup, imparatorluğu bu unsurlar meydana getirmiş ve kurulan Selçuklu nizarnı ile huzur, barış ve refah içinde birlikte yaşamışlardır. Büyük Selçuklular ile Anadolu'nun fethedilmesi ve Anavatan Türkistan'dan kilometrelerce uzakta Anadolu'nun yeni bir Türk vatanı/türkiye haline gelmesi: Oğuz Türkmenleri'nin akınları, mımtazam Selçuklu ordularının fetihleri ve Anadolu'da kurulan vasal Türkmen devletlerinin yaptıkları fetihlerle gerçekleşmiştir. Sultan Tuğrul'un 1040'da Gazneliler'e karşı kazandığı Dandanakan savaşı: devlet kuran; Sultan Alparslan'ın 1071'de Bizanslılar'a karşı kazandığı Malazgirt savaşı: vatan kazanan; Sultan II. Kılıçarslan'ın yine Bizanslılar'a karşı kazandığı Miryokefalon 53
27 savaşı: vatan koruyan; Başkumandan Mustafa Kemal Paşa'nın 1921'de İtilaf devletlerinin desteklediği Yımanlılar'a karşı kazandığı Sakarya savaşı da, vatan kurtaran meydan muharebeleridir. Böylece Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin kurulduğu bölünmez kutsal vatanımız ortaya çıkmıştır." Merhum Köymen hocaının 1963'te verdiği Büyük Selçuklu Tarihi dersinden tuttuğum ve günümüze de ışık tutan bu bilgileri ve değerlendirmelerini verdikten sonra, şimdi de öğrencisi olduğum 1961 yılından, vefat ettiği 1993 tarihine kadar 32 yıl boyunca hem lisans, hem yüksek lisans ve hem de Ankara'ya gittiğimde, fakülte veya evinde ziyaretlerimde, Kayseri'de görevli olduğum tarihlerinde, Yüksek İslam Enstitüsü, İslam-Türk Medeniyeti Tarihi öğretim görevlisi ve tarihlerinde de Erciyes Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü kurucu bölüm başkanı ve öğretim üyesi iken Kayseri'ye davet ettiğimizde epeyi görüşme, sohbet ve ders alma imkanı bulduk. Rahmetli Prof. Dr. Mehmet Altay Köymen hocamla beraber olduğumuz zamanlarda hatıriayabildiğim birkaç anıını aktararak, sözlerimi bitirmek istiyorum. Merhum Köymen hocam, ben Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Tarih Bölümü'nde öğrencisi olduğumda, 45 yaşlarında siyah saçları arkaya taranmış, güler yüzlü, iriyarı, uzun boylu, zeki, titiz, dikkatli, derslerini tane tane anlatan, önemli bulduğu sözleri sık sık tekrarlayan, konusuna hakim, her öğrencinin dersini iyi dinlemesini isteyen, dersi dinlemeyene dikkat kesilerek ve gülümseyerek sessizliği sağlayan ve dersinde rahatlıkla not tutulabilen bir hoca, hocaların hocası, ciddi, hassas bir ilim adamı ve bir Selçuklu Tarihi uzmanıydı, ustasıydı. Rahmetli hocam, ilk derslerinden birinde, akademik hayatını şöyle anlatmıştı: "Ord. Prof Dr. Mehmet Fuat Köprülü'nün dört doktora öğrencisinden ikisi Selçuklu tarihçisidir; bunlardan biri benim, diğeri ise Prof Dr. Osman Turan' dır. 1940'da Tarih Bölümü'nü bitirdim. Kirman Selçukluları ile doktor, Büyük Selçuklu Sultanı Sancar'ın Meliklik Devri ile doçent ve Büyük Selçuklu-İmparatorluk Devri ile de 1956'da profesör oldum. Şu anda Genel Türk Tarihi Kürsüsü'nde vazife yapmaktayım". Köymen hocaının sözünü ettiği merhum Köprülü hocamızın diğer iki doktora öğrencisinden biri merhum Prof. Dr. Neş'et Çağatay'dır. İslam tarihçisidir. A.Ü. ilahiyat Fakütesi'nde görev yapmıştır. İsmini hatırlayamadığım diğeri ise, Milli Eğitim Bakanlığı'nda vazife yapmıştır. Merhum Köymen hocam, kendi imkanlarıyla 1963 tarihinde Ankara A yyıldız Matbasında "Selçuklu Devri Türk Tarihi" isimli eserini bastırmış, öğrencilerinin ve ilim aleminin hizmetine sunmuştur. Bu eser, pek tabii olarak, bir ücret karşılığında alındığı için, bazı kişiler dedi kodu yapmış olmalılar ki, buna 54
28 hocamız üzülmüş ve bu üzüntüsünü benimle de paylaşmıştı. Adı geçen eser, alanında hala önemli bir çalışmadır. Merhum Köymen hocama ve diğer hocalarıma zaman zaman tebrik yazıyordum. Tebriklerime, o güzel yazısıyla cevap verme zahmetinde bulunmuştur. O tebrikleri hala saklarım. Kendilerini ziyaret ettiğimden ve yazdığım tebriklerden memnun olduğunu ve el yazımı çok beğendiğini, kendi el yazısına benzettiğini ifade ederek, beni mutlu etmiştir. Emirdağ ve Eğirdir liselerinde tarih öğretmeni ve idareci olduğum 'li yıllarda Ankara'ya her gittiğimde hocaını ziyaret ederek ellerinden öper, halini hatırını sorardım. Öğrencilerinin öğretmen ve idareci oluşundan büyük mutluluk duyardı. Hal hatır sorduktan sonra, ilmi konularda sohbet ederdik Yayımlanan makalelerinden, adıma imzalayarak verir ve benim yüksek lisans yapmamı tavsiye ederdi. Bu arada bir öğüdünü de yerine getirdim ve Selçuklu sultanlarının geleneğine uyarak üç oğluma Türk ve Müslüman adları verdim. Babamın Halil adına, hocaının Altay adını ekleyerek, bugün Süleyman Demirel Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi'nde öğretim üyesi olan 1967 doğumlu büyük oğluma Halil Altay adını verdim. Bunu hocama söylediğimde çok memnun olmuştu. Kayseri'de görevli olduğum tarihlerinde rahmetli hocamla daha çok görüşme imkanı buldum. Bir işi için 1976 yılında kendi arabasıyla Kayseri'ye gelen hocam, bir tanıdığı vasıtasıyla beni aratmıştı. Ben de heyecan ve sevinç içinde hocaının bulunduğu adrese gittim. Buluştuk, elini öptüm. O da benim gözlerimden öptü. Bir iki gün kaldığı Kayseri'yi birlikte gezdik. Kayseri kalesine hayran kalmıştı. O tarihlerde iç kale sebze pazarı olarak kullanılıyordu. Pek çok tarihi olayların geçtiği iç kalenin perişanlığına üzülmüş ve buranın düzenlenerek bir açık hava müzesi haline getirilmesini söylemişti. Tarihi yapıları; camileri, medreseleri, kümbedleri, türbeleri, bedestenleri, çarşıları, arastaları, çeşmeleri ve hanları gezdik. Selçuklu sultanlarının ve özellikle I. Alaeddin Keykubad'ın faaliyetlerini ve Moğol tehlikesine karşı, kaleyi tamir ettirdiğini ve bir de tamir kitabesi koydurduğunu anlatmış ve ben de burçtaki bu kitabeyi göstermiştim. Bu eserleri dikkatle, hayranlıkla inceleyen ve çok beğenen rahmetli Köymen hocam: "Kayseri ve kalesi, Anadolu Selçukluları ve Beylikler devrinde pek çok olaylara sahne ve şahit olmuş, mühim bir kültür ve ticaret merkezidir" demişti. Arabasıyla seyrederken, sürücülerin trafik kurallarına uymadıklarından yakınan hocam: "Kemal, Kayseri trafiği, Ankara trafiğine hiç benzemiyor. Herkes kafasına göre araba kullanıyor. Çok dikkatli olmalı" demişti. Şehir trafiğinden çıkarak, bugün Erciyes Üniversitesi ilahiyat Fakültesi olan, görevli olduğum Kayseri Yük- 55
29 sek İslam Enstitüsü'ne gittik. Öğretim görevlisi arkadaşlarla tanıştırdım. Btmdan çok memnun oldu. Sohbet ettik ve sonra oldukça zengin olan Enstitü kütüphanesini gezdik. Tefsir, hadis, fıkıh, kelam, felsefe ve diğer İslami eserler yanında, kaynak özelliğinde tarihi eserleri görünce, gözleri güldü, sesi titredi ve heyecan içinde, kitapları eline alarak baktı, karıştırdı, inceledi. Bana dönerek: "Kemal, burası tarihi kaynak yönünden de zengin ve burada akademik çalışma yapılabilir" dedi ve gözü yan yana duran iki kitaba ilişti ve birini eline alarak: "Biliyor musun Kemal, bu eser, Halil Edhem'in Kayseriyye Şehri. Gezip gördüğümüz bütün Selçuklu eserleri bu kitapta var. Sen bu eseri, yüksek lisans tezi olarak, yeni yazıya çevir ve tamamla" dedi ve kitabı elime vererek, sözlerine şöyle devam etti: "Hemen çalışmaya başla, kayıt için Ankara'ya gel, fakültede görüşelim." Bu güzel emrivaki tarih öğrenci karşısında heyecanlandım ve çok sevindim. Kayseriyye Şehri'ni, siyken hocalarımızın tavsiyesiyle okuduğumu, yabancısı olmadığımı, bu tezi zamanında bitireceğimi, rahmetli Mehmet Altay Köymen hocama ifade ile teşekkür ettim ve uğurladım. Merhum hocaının idaresinde "Halil Edhem ve Kayseri Şehri" adıyla hazırladığım çalışma, 1978 tarihinde kabul edilmiş ve 1982'de Kültür Bakanlığı tarafından basılmıştır. Böylece, rahmetle andığım hocamın teşvikiyle, hem ben akademik hayata başladım ve hem de Kayseri Şehri isimli eser yeni harflerle, okurların hizmetine sunulmuş oldu. Hocam, bu müspet gelişmeden çok memnun kalmış ve beni tebrik etmişti. Ben de teşekkür edip, elini öpmüştüm. Daha sonra ben, Erzurum Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü' nde, merhum hocam Prof. Dr. M. Fahreddin Kırzıoğlu'nun idaresinde, Eratnalılar ( ) konusunu doktora tezi olarak, 1981 yılında tamamladım. Ben kendisine bilgi veremeden bunu, görevli olarak Erzurum'a gittiğinde, merhum Kırzıoğlu hacarndan öğrenen rahmetli Köymen hocam, çok memnun olmuş ve beni tebrik etmişti. Merhum hocam Prof. Dr. Bahaeddin Ögel'in cenaze narnazına katılmak için 7 Mart 1989'da Ankara Kocatepe Camii avlusunda toplanmıştık Merhum Köymen hocamız, bizlere bakarak: "Çocuklar, Bahaeddin sırayı bozdu" diyerek, kendisinden 8 yaş küçük olan rahmetli Ögel hocamızın erken vefatma işaret etmişti. Erciyes Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü başkanı olduğum 1988'li yıllarda arkadaşlarımızla lisans, yüksek lisans ve doktora programlarını açmış ve aşağıda anacağımız bazı hocalarımızla birlikte, o tarihlerde emekli olan merhum Prof. Dr Mehmet Altay Köymen hocamızı da Kayseri'ye davet etmiştik. Hocamız, anılan programlardaki öğrencilerimize dersler ve kon- 56
30 feranslar vermiş ve öğrencilerimize kitaplarını imzalamış ve bu unutulmamışlıktan büyük sevinç ve mutluluk duymuştu yıllarında söz konusu üniversitede rektör olan merhum Prof. Dr. Naci Kınacıoğlu'nun misafirperverliği ve akademik aşkıyla, Köymen hacarnızla birlikte, rahmetli Prof. Dr. Faruk Sümer, Prof. Dr. Aydın Taneri, Prof. Dr. M. Fahreddin Kırzıoğlu; Prof. Dr. Şerif Baştav ve Prof. Dr. Mustafa Kafalı gibi hocalarımız, Kayseri'ye davet edilerek öğrencilerimize dersler ve koferanslar vermişlerdir. Bizlere tarih şuuru yanında, milli şuur da kazandırmışlar ve akademik yönden destek olmuşlardır. Böylece Kayseri' de ilmi bir muhit meydana gelmiştir. 13 Mayıs 1916'da Ankara 1 Haymana 1 Deveci Köyü'nde doğan ve 9 Kasım 1993'te Ankara'da 77 yaşında vefat eden, fakat ilmiyle, tarihçiliğiyle, eserleriyle ve öğrencileriyle hala gönüllerimizde yaşayan hocamıza Allah'tan rahmet diler, sevgi ve saygılarımı sunarım. Ruhun şad olsun hocam. 57
31
MEHMET ALTAY KÖYMEN ARMAGANI
SELÇUK ÜNİVERSİTESİ TÜRKiYAT ARAŞTIRMALARI ENSTİTÜSÜ YAYINLARI: 5 BÜYÜK SELÇUKLU DEVLETiNDEN TÜRKİYE SELÇUKLU DEVLETiNE MEHMET ALTAY KÖYMEN ARMAGANI KONYA-2011 S.Ü. Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, 2011
MEHMET ALTAY KÖYMEN ARMAGANI
SELÇUK ÜNİVERSİTESİ TÜRKiYAT ARAŞTIRMALARI ENSTİTÜSÜ YAYINLARI: 5 BÜYÜK SELÇUKLU DEVLETiNDEN TÜRKİYE SELÇUKLU DEVLETiNE MEHMET ALTAY KÖYMEN ARMAGANI KONYA-2011 S.Ü. Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, 2011
MEHMET ALTAY KÖYMEN ARMAGANI
SELÇUK ÜNİVERSİTESİ TÜRKiYAT ARAŞTIRMALARI ENSTİTÜSÜ YAYINLARI: 5 BÜYÜK SELÇUKLU DEVLETiNDEN TÜRKİYE SELÇUKLU DEVLETiNE MEHMET ALTAY KÖYMEN ARMAGANI KONYA-2011 S.Ü. Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, 2011
MEHMET ALTAY KÖYMEN ARMAGANI
SELÇUK ÜNİVERSİTESİ TÜRKiYAT ARAŞTIRMALARI ENSTİTÜSÜ YAYINLARI: 5 BÜYÜK SELÇUKLU DEVLETiNDEN TÜRKİYE SELÇUKLU DEVLETiNE MEHMET ALTAY KÖYMEN ARMAGANI KONYA-2011 S.Ü. Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, 2011
Dünyayı Değiştiren İnsanlar
Dünyayı Değiştiren İnsanlar Küçük hanımlar, küçük beyler! Sizler hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı, bir mutluluk parıltısısınız! Memleketi asıl aydınlığa boğacak sizsiniz. Kendinizin ne kadar mühim,
Hocam Prof. Dr. Nejat Göyünç ü Anmak Üzerine Birkaç Basit Söz
Hocam Prof. Dr. Nejat Göyünç ü Anmak Üzerine Birkaç Basit Söz PROF. DR. 133 Prof. Dr. Alaattin AKÖZ SÜ Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Hiç unutmadım ki! Akademik olarak hem yüksek lisans, hem de doktora
BÜYÜK SELÇUKLU DEVLETİ
BÜYÜK SELÇUKLU DEVLETİ Selçuklu Devleti nin Kuruluşu Sultan Alparslan Dönemi Fetret Dönemi Tuğrul ve Çağrı Bey Dönemi Malazgirt Zaferi Anadolu ya Yapılan Akınlar Sultan Melikşah Dönemi Sultan Sancar Dönemi
İLK TÜRK İSLAM DEVLETLERİ
İLK TÜRK İSLAM DEVLETLERİ TALAS SAVAŞI (751) Diğer adı Atlık Savaşıdır. Çin ile Abbasiler arasındaki bu savaşı Karlukların yardımıyla Abbasiler kazanmıştır. Bu savaş sonunda Abbasilerin hoşgörüsünden etkilenen
Sayın Başkanım, Sayın Müdürüm, Protokolümüzün Değerli Mensupları, Çok kıymetli Hocalarım, Değerli Öğrenci Arkadaşlarım, Velilerimiz
Sayın Başkanım, Sayın Müdürüm, Protokolümüzün Değerli Mensupları, Çok kıymetli Hocalarım, Değerli Öğrenci Arkadaşlarım, Velilerimiz ve Özellikle Canım Annem 1 Üniversite tercihlerini yaptığımız zaman,
PROF. DR. CENGİZ ALYILMAZ
PROF. DR. CENGİZ ALYILMAZ Adı ve Soyadı : Cengiz ALYILMAZ : Prof. Dr. Bölüm/ Anabilim Dalı : Türkçe Eğitimi Bölümü Doğum Tarihi : 11.4.1966 Doğum Yeri : Kars Çalışma Konusu : Eski Türk Dili, Türkçe Eğitimi,
ETKİNLİKLER/KONFERSANS
ETKİNLİKLER/KONFERSANS Anadolu'nun Vatanlaşmasında Selçukluların Rolü Züriye Oruç 1 Prof. Dr. Salim Koca'nın konuk olduğu Anadolu'nun Vatanlaşmasında Selçukluların Rolü konulu Şehir Konferansı gerçekleştirildi.
Niğde Üniversitesi Türk Dünyası Araştırmaları Topluluğu Başkanı Okan Aktaş Toplulukta Görev almak bir İletişimci olarak bana çok faydalı oluyor
Niğde Üniversitesi Türk Dünyası Araştırmaları Topluluğu Başkanı Okan Aktaş Toplulukta Görev almak bir İletişimci olarak bana çok faydalı oluyor SORU- Bize kısaca kendinizi tanıtır mısınız? Hangi okullarda
Atatürk ün Kişisel Özellikleri. Elif Naz Fidancı
Atatürk ün Kişisel Özellikleri Atatürk cesur ve iyi bir liderdir Atatürk iyi bir lider olmak için gerekli bütün özelliklere sahiptir. Dürüstlüğü ve davranışları ile her zaman örnek olmuştur. Gerek devlet
Necip Fazıl ın Yaşamındaki Düşünce Labirentleri - Genç Gelişim Kişisel Gelişim
Yusuf Yeşilkaya www.yusufyesilkaya.com [email protected] 26 Mayıs 1904 tarihinde İstanbul Çemberlitaş ta dünyaya gelen Necip Fazıl, hem kültürlü hem de varlıklı bir ailenin çocuğudur. Dört-beş yaşında
Sahibi. Afyon Kocatepe Üniversitesi adına Rektör Prof. Dr. Ali ALTUNTAŞ. Editörler Prof. Dr. A.İrfan AYPAY Doç. Dr. Mehmet KARAKAŞ
1992 SOSYAL BİLİMLER DERGİSİ Cilt IX, Sayı 2, Aralık 2007 Afyon Kocatepe University Journal of Social Sciences Vol. IX, Issue 2, December 2007 Sahibi adına Rektör Prof. Dr. Ali ALTUNTAŞ Editörler Prof.
İSLÂM ÖNCESİ İRAN DA DEVLET VE EKONOMİ -SÂSÂNÎ DÖNEMİ- (M.S )
İSLÂM ÖNCESİ İRAN DA DEVLET VE EKONOMİ -SÂSÂNÎ DÖNEMİ- (M.S. 226-652) Yrd. Doç. Dr. Ahmet ALTUNGÖK İSLÂM ÖNCESİ İRAN DA DEVLET VE EKONOMİ -SÂSÂNÎ DÖNEMİ- Yazar: Yrd. Doç. Dr. Ahmet Altungök Yayınevi Editörü:
EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 9. SINIF TARİH DERSİ DESTEKLEME VE YETİŞTİRME KURSU KAZANIMLARI VE TESTLERİ YILLIK PLANI
KASIM EKİM 07-08 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 9. SINIF TARİH DERSİ DESTEKLEME VE YETİŞTİRME KURSU KAZANIMLARI VE TESTLERİ YILLIK PLANI Ay Hafta Ders Saati Konu Adı Kazanımlar Test No Test Adı TARİH VE TARİH YAZICILIĞI
İÇİNDEKİLER SÖZ BAŞI...5 MEHMET ÂKİF ERSOY UN HAYATI VE SAFAHAT...9 ÂSIM IN NESLİ MEHMET ÂKİF TE GENÇLİK... 17
İÇİNDEKİLER SÖZ BAŞI...5 MEHMET ÂKİF ERSOY UN HAYATI VE SAFAHAT...9 ÂSIM IN NESLİ... 15 MEHMET ÂKİF TE GENÇLİK... 17 SAFAHAT TA DEĞERLERİMİZ... 41 Adâlet... 43 Adamlık... 47 Ahlâk... 50 Azim... 42 Birleştiricilik...
AKADEMİK ÖZGEÇMİŞ YAYIN LİSTESİ
AKADEMİK ÖZGEÇMİŞ VE YAYIN LİSTESİ 1. Adı Soyadı : Muharrem KESİK İletişim Bilgileri Adres : Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Telefon : (0212) 521 81 00 Mail : [email protected] 2. Doğum -
TARİH DANS EDİYOR HÜRREM SULTAN DANS GÖSTERİSİ
üniversite üniversite üniversite üniversite Bizlerde Bıraktığı Etki ve İlhamlar" (Türk Tasavvufu, Klâsik Türk İslâm Sanatları ve İslâmi Bilimler alanında çalışmalar yapmaktadır. Kur'ân-ı Kerim'i İtalyanca'ya
14. ÇALIŞMA EKONOMİSİ VE ENDÜSTRİ İLİŞKİLERİ KONGRESİ
TÜRK-İŞ Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi 14. ÇALIŞMA EKONOMİSİ VE ENDÜSTRİ İLİŞKİLERİ KONGRESİ 25-27 Mayıs 2012 Nova, İbis Hotel - İstanbul Oturumlar Panel
Sunuş Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesinde yoğunlaşmıştır. Çalışmalardan elde edilen sonuç muazzam olmuştur. Mehmet Fuat Köprülü önderliğinde yeniden
Türklerin Anadolu yu Orta Çağ da gerçek anlamda yurt tutma süreci şüphesiz Selçuklular ile başlar. Orta Çağ ın ikinci yarısında yaşanan 1040 Dandanakan Savaşı, İslam dünyası, Ön Asya coğrafyası ve tabii
İÇİNDEKİLER. 1. BÖLÜM İSLÂMCILIK VE YENİ İSLÂMCI AKIM Yeni İslamcı Akımın Entelektüel Zemini Olarak İslâmcılık...17 Yeni İslâmcı Akım...
İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...5 GİRİŞ...9 1. BÖLÜM İSLÂMCILIK VE YENİ İSLÂMCI AKIM Yeni İslamcı Akımın Entelektüel Zemini Olarak İslâmcılık...17 Yeni İslâmcı Akım...38 3 2. BÖLÜM ÖNCÜLER Necip Fazıl Kısakürek ve
Ekim Ismayıl Hakkı Baltacıoğlu Koleksiyonu ve Haldun Özen
Ekim 2017 Ismayıl Hakkı Baltacıoğlu Koleksiyonu ve Haldun Özen Boğaziçi Üniversitesi Arşiv ve Dokümantasyon Merkezi nde bulunan, Haldun Özen tarafından bir araya getirilen Ismayıl Hakkı Baltacıoğlu na
Öğrenim Kazanımları Bu programı başarı ile tamamlayan öğrenci;
Image not found http://bologna.konya.edu.tr/panel/images/pdflogo.png Ders Adı : ORTA ASYA TÜRK TARİHİ Ders No : 0020100004 : Pratik : 0 Kredi : ECTS : 5 Ders Bilgileri Ders Türü Öğretim Dili Öğretim Tipi
TEMEİ, ESER II II II
1000 TEMEİ, ESER II II II v r 6n ıztj BEHÇET K E M A L Ç A Ğ L A R MALAZGİRT ZAFERİNDEN İSTANBUL FETHİNE (Dört destan) BİRİNCİ BASILIŞ DEVLET KİTAPLARI MİLLİ EĞİTİM BASIMEVİ _ İSTANBUL 1971 1000 TEM EL
KİŞİSEL GELİŞİM NASIL BAŞLAR?
KİŞİSEL GELİŞİM NASIL BAŞLAR? Kişisel gelişim, insanın gelişimi merak etmesi, yeni insanlar tanıması, gazetede güzel yazı yazan veya kitap yazmış insanları merak ederek onları tanımak, sadece yazılarından
iyi günler sevgili ilk yar'larımızın değerli dostları, Bugün geçmişlere gideceğiz, çünkü yakınlarda kulaklarını çok çınlatmıştık... Ne kadar güzel bir örnek çalışmaydı öğretmenlerimizin sevgili Ahmet Hocamızın
Aziz Ogan: Kültürel ve Tarihsel Hazinelerin İzinde Bir Arkeolog ve Müzeci
Eylül 2017 Aziz Ogan: Kültürel ve Tarihsel Hazinelerin İzinde Bir Arkeolog ve Müzeci Aziz Ogan, 30 Aralık 1888 tarihinde Edremitli Hacı Halilzade Ahmed Bey'in oğlu olarak İstanbul'da dünyaya geldi. Kataloglama
FAKÜLTEMİZ. Fakültemizin vizyonu ise uluslararası
brosur_tr.indd 1 20.02.2016 10:07:58 FAKÜLTEMİZ Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi 3 Temmuz 1992 tarihinde kurulmuş olup 1993-1994 eğitim-öğretim yılında faaliyete başlamıştır. Fakültemizin misyonu
KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3
KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?
1 İSMAİL GASPIRALI HER YIL BİR BÜYÜK TÜRK BİLGİ ŞÖLENLERİ. Mehmet Saray
Mehmet Saray 1942'de Afyon'un Dinar kazasında doğdu. Orta öğrenimini Çivril ve Isparta'da yapan Saray, 1961-1966 arasında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü'nü bitirdi. 1968-1978 yılları
ALİ HİMMET BERKÎ SEMPOZYUMU KASIM Hukuk Fakültesi Konferans Salonu, Kampüs / ANTALYA. Düzenleyenler
ALİ HİMMET BERKÎ SEMPOZYUMU 23-24 KASIM 2018 Hukuk Fakültesi Konferans Salonu, Kampüs / ANTALYA Düzenleyenler Akdeniz Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Akdeniz Üniversitesi Hukuk Fakültesi Antalya İl Müftülüğü
İktisat Tarihi I Ekim II. Hafta
İktisat Tarihi I 13-14 Ekim II. Hafta Osmanlı Kurumlarının Kökenleri 19. yy da Osmanlı ve Bizans hakkındaki araştırmalar ilerledikçe benzerlikler dikkat çekmeye başladı. Gibbons a göre Osm. Hukuk sahasında
YILDIRIM BEYAZIT ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TARİH BÖLÜMÜ LİSANSÜSTÜ PROGRAMLARI
YILDIRIM BEYAZIT ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TARİH BÖLÜMÜ LİSANSÜSTÜ PROGRAMLARI TARİH TEZLİ YÜKSEK LİSANS Tezli yüksek lisans programında eğitim dili Türkçedir. Programın öngörülen süresi 4
Karaman Ticaret ve Sanayi Odası Bülteni
KTSO BAŞKANLARINDAN KARAMAN OSB DE ÇIKAN BÜYÜK YANGIN A GEÇMİŞ OLSUN MESAJI Odası Meclis Başkanı M. Gökhan Alkan ve Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Odası Meclis Başkanı Toktay, Organize Sanayi Bölgesinde
BURDUR VE ISPARTA OSB LERİ İÇİN ATIKSU ARITMA TESİSİ YAPIMI İLK ADIM ATILDI
AĞUSTOS 2017 Bülten 4 AĞUSTOS 2017 BURDUR VE ISPARTA OSB LERİ İÇİN ATIKSU ARITMA TESİSİ YAPIMI İLK ADIM ATILDI Burdur 1 inci, 2 inci Organize Sanayi Bölgesi ve Isparta Süleyman Demirel Organize Sanayi
20 Derste Eski Türkçe
!! 20 Derste Eski Türkçe Ders Notları!!!!!! Cüneyt Ölçer! !!! ÖNSÖZ Türk Nümismatik Derneği olarak Osmanlı ve İslam paraları koleksiyoncularına faydalı olmak arzu ve isteği île bu özel sayımızı çıkartmış
Bir başka ifadeyle sadece Allah ın(cc) rızasına uygun düşmek için savaşmış ve fedayı can yiğitlerin harman olduğu yerin ismidir Çanakkale!..
BABAN GELİRSE ÇAĞIR BENİ OĞUL.. Çanakkale destanının 99. yıl dönümünü yaşadığımız günlere saatler kala yine bir Çanakkale k ahramanının hikayesiyle karşınızdayım.. Değerli okuyucular; Hak için, Hakikat
OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ
OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ Kendinizden biraz bahseder misiniz? -1969 yılında Elazığ'da dünyaya geldim. İlk orta ve liseyi orada okudum. Daha sonra üniversiteyi Van 100.yıl Üniversitesi'nde okudum. Liseyi
Bacıyân-ı Rum. (Dünyanın İlk Kadın Teşkilatı: Anadolu Bacıları)
Bacıyân-ı Rum (Dünyanın İlk Kadın Teşkilatı: Anadolu Bacıları) Varlığı Neredeyse İmkânsız Görülen Kadın Örgütü Âşık Paşazade nin Hacıyan-ı Rum diye adlandırdığı bu topluluk üzerinde ilk defa Alman doğu
1 KAFKASYA TARİHİNE GİRİŞ...
İÇİNDEKİLER GİRİŞ... 1 I. ARAŞTIRMANIN METODU... 1 II. ARAŞTIRMANIN KAYNAKLARI... 3 A. Tarihler... 4 B. Vakayi-Nâmeler/Kronikler... 10 C. Sikkeler/Paralar ve Kitabeler... 13 D. Çağdaş Araştırmalar... 14
Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya
Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Hiroşima da büyüdüm. Ailem ve çevrem Budist ti. Evimizde küçük bir Buda Heykeli vardı ve Buda nın önünde eğilerek ona ibadet ederdik. Bazı özel günlerde de evimizdeki
Lütfi ŞAHİN /
Lütfi ŞAHİN / www.lutfisahininsitesi.com Gel, gel, ne olursan ol yine gel, İster kâfir, ister Mecusi, ister puta tapan ol yine gel, Bizim dergâhımız, ümitsizlik dergâhı değildir, Yüz kere tövbeni bozmuş
SORU- Bize kısaca kendinizi tanıtır mısınız? Bugüne kadar nerelerde görev aldınız?
Reşadiye Öğrenci Meclisi Başkanı Yücel Bolat: Asla kin tutamam bana yapılan kötülüğü unutur geleceğe bakarım geçmişe takılmam. Bu davranışlarım da bana çok dost kazandırdı iletişimimi geliştirdi. SORU-
BAŞBAKAN YARDIMCISI HAKAN ÇAVUŞOĞLU, BATI TRAKYALI GENÇLERLE YTB DE BULUŞTU Cuma, 13 Nisan :47
Başbakan Yardımcısı Hakan Çavuşoğlu, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığında, Batı Trakya Azınlığı Yüksek Tahsilliler Derneğinin girişimleriyle Yunanistan'dan gelen Batı Trakyalı öğrencilerle
İ Ç E R İ K. M i s y o n & V i z y o n. N e d e n T a r i h B ö l ü m ü?
A D I Y A M A N Ü N İ V E R S İ T E S İ F E N E D E B İ Y A T F A K Ü L T E Sİ T A R İ H B Ö L Ü M Ü T A N I T I M K İ T A P Ç I Ğ I 2018-2019 İ Ç E R İ K B ö l ü m ü m ü z M i s y o n & V i z y o n T
OĞUZ KAĞAN DESTANI METİN-AKTARMA-NOTLAR-DİZİN-TIPKIBASIM
Uygur Harfli OĞUZ KAĞAN DESTANI METİN-AKTARMA-NOTLAR-DİZİN-TIPKIBASIM FERRUH AĞCA Ankara / 2016 TÜRK KÜLTÜRÜNÜ ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ YAYINLARI Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü, 2016. Türk Kültürünü Araştırma
EMEVİLER VE ABBASİLER DÖNEMİ
EMEVİLER VE ABBASİLER DÖNEMİ DERS NOTLARI VE ŞİFRE TANER ÖZDEMİR DETAY TARİHÇİ TÜRK TELEKOM NURETTİN TOPÇU SOSYAL BİLİMLER LİSESİ TARİH ÖĞRETMENİ EMEVİLER Muaviye tarafından Şam da kurulan ve yaklaşık
PROF. DR. ABDULLAH UÇMAN
PROF. DR. ABDULLAH UÇMAN İstanbul Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü nden mezun olduktan (1972) sonra bir süre aynı bölümde kütüphane memurluğu yaptı (1974-1978). 1976 da Türk
GAZİOSMANPAŞA ÜNİVERSİTESİ PDR ÖĞRENCİSİ AHMET İSA SOYLAMIŞ RECEP YAZICIOĞLU BENİM İÇİN ÖRNEK ŞAHSİYETTİR
GAZİOSMANPAŞA ÜNİVERSİTESİ PDR ÖĞRENCİSİ AHMET İSA SOYLAMIŞ RECEP YAZICIOĞLU BENİM İÇİN ÖRNEK ŞAHSİYETTİR.YAPTIĞIN İŞİ ADAM GİBİ YAPMAYI VE GELİŞİMİN ÖNEMİNİ ONUN HAYATINDA ÖĞRENDİM SORU-Bize kısaca kendinizi
Üç nesil Anneler Günü
Üç nesil Anneler Günü Mayıs 10, 2015-11:45:00 AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hotar, siyasete başladığında 1,5 yaşında olan ve adeta "parti içinde büyüyen" 15 yaşındaki kızı Ayşe ve her zaman kendisine
ESKİ İRAN DA DİN VE TOPLUM (MS ) Yrd. Doç. Dr. Ahmet ALTUNGÖK
ESKİ İRAN DA DİN VE TOPLUM (MS. 226 652) Yrd. Doç. Dr. Ahmet ALTUNGÖK Eski İran da Din ve Toplum (M.S. 226-652) Yazar: Yrd. Doç. Dr. Ahmet Altungök Yayınevi Editörü: Prof. Dr. Mustafa Demirci HİKMETEVİ
İLÂHİYAT FAKÜLTESİ DERGİSİ
ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ İLÂHİYAT FAKÜLTESİ DERGİSİ DİN PSİKOLOJİSİ ÖZEL SAYISI Prof. Dr. Kerim Yavuz Armağanı Çukurova University Journal of Faculty of Divinity Cilt 12 Sayı 2 Temmuz-Aralık 2012 ÇUKUROVA
MehMet Kaan Çalen, 07.04.1981 tarihinde Edirne nin Keşan ilçesinde doğdu. İlk ve orta öğrenimini Keşan da tamamladı. 2004 yılında Trakya
ÖTÜKEN MehMet Kaan Çalen, 07.04.1981 tarihinde Edirne nin Keşan ilçesinde doğdu. İlk ve orta öğrenimini Keşan da tamamladı. 2004 yılında Trakya Üniversitesi, Tarih Bölümü nden mezun oldu. 2008 yılında
* Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Mantık Anabilim Dalı Araştırma Görevlisi. Araş. Gör. İsmail KÖZ*
PROF. DR. NECATİ ÖNER'İN BİYOGRAFİSİ Araş. Gör. İsmail KÖZ* Necati Öner i927 yılında Tortum (Erzurum) da doğdu. ilk öğrenimini Narman ilkokulunda (Erzurum),ortaöğrenimini Erzurum Lisesinde yaptı. 1949-1950
Bodrum a gönül veren ünlüler Trafo da buluştu
Bodrum a gönül veren ünlüler Trafo da buluştu Bodrum Ticaret Odası (BODTO) ve Bodrum Belediyesi tarafından ortaklaşa düzenlenen organizasyon ile yaşamının bir bölümünü Bodrum da geçirmiş ve Bodrum a gönül
MEDYA. Uluslararası Arapça Yarışmaları BASIN RAPORU
2013 BASIN RAPORU ARAPÇA HEYECANI 4 YAŞINDA Son zamanlarda coğrafyamızda meydana gelen politik ve ekonomik gelişmeler, Arapça dilini bilmenin ne kadar önemli olduğu gerçeğini bir kez daha gözler önüne
Tıbb-ı Nebevi İSLAM TIBBI
Tıbb-ı Nebevi İSLAM TIBBI Tıbb-ı Nebevi İslam coğrafyasında gelişen tıp tarihi üzerine çalışan bilim adamlarının bir kısmı İslam Tıbbı adını verdikleri., ayetler ve hadisler ışığında oluşan bir yapı olarak
KOKULU, KIRIK BİR GERÇEĞİN KIYISINDA. ölüler genelde alışık değiliz korkulmamaya, unutulmamaya... (Özgün s.67)
KOCAER 1 Tuğba KOCAER 20902063 KOKULU, KIRIK BİR GERÇEĞİN KIYISINDA... Hepsi için teşekkür ederim hanımefendi. Benden korkmadığınız için de. Biz ölüler genelde alışık değiliz korkulmamaya, unutulmamaya...
ÖZGEÇMİŞ. 1995-2008 2008-2014 Profesör Tarih/Yakınçağ Celal Bayar Üniversitesi Fen Edebiyat Fak. 2014
ÖZGEÇMİŞ 1.Adı Soyadı : MUZAFFER TEPEKAYA 2.Doğum Tarihi : 20.10.1962 3.Unvanı : Prof. Dr. / Tarih Bölümü 4. e-mail : [email protected] Öğrenim Hayatı: Derece Alan Üniversite Lisans Tarih Selçuk
Doç. Dr. Ahmet Özcan Çerkeş-ÇANKIRI da doğdu. İlkokulu Elazığ, ortaokulu Kars, lise öğrenimini Antakya da tamamladı. Ankara Üniversitesi Dil ve
Doç. Dr. Ahmet Özcan Çerkeş-ÇANKIRI da doğdu. İlkokulu Elazığ, ortaokulu Kars, lise öğrenimini Antakya da tamamladı. Ankara Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi tarih bölümünden mezun oldu.(1992) Kırıkkale
Başbakan Yıldırım, 39. TRT Uluslararası 23 Nisan Çocuk Şenliği ne gelen çocukları kabul etti
Başbakan Yıldırım, 39. TRT Uluslararası 23 Nisan Çocuk Şenliği ne gelen çocukları kabul etti Nisan 20, 2017-11:17:00 Başbakan Binali Yıldırım, Çankaya Köşkü'nde, 26 ülkeden, "39. TRT Uluslararası 23 Nisan
Jale Baysal ( )
ÖZEL ARŞİVLER KOLEKSİYONU Kadın Eserleri Kütüphanesi ve Bilgi Merkezi Vakfı Jale Baysal Özel Arşivi Jale Baysal (1925-2009) Kütüphaneci, Yazar JALE BAYSAL ARŞİVİ Kadın Eserleri Kütüphanesi ve Bilgi Merkezi
ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl. Lisans Sanat Tarihi Ege Üniversitesi Y. Lisans Sanat Tarihi Ege Üniversitesi 1998
1. Adı Soyadı: Sedat Bayrakal 2. Doğum Tarihi: 17.08.1969 3. Unvanı: Prof. Dr. 4. Öğrenim Durumu: ÖZGEÇMİŞ Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Sanat Tarihi Ege Üniversitesi 1995 Y. Lisans Sanat Tarihi Ege
Selam vermekle karşımızdaki kimseye neyi ifade etmiş oluruz?
DEĞERLER EĞİTİMİ SELAMLAŞMA Selam ne demektir? Selâm, kelime olarak; huzur, barış, sağlık ve iyi dileklerini sunma anlamlarına gelir. Selamlaşmak; insanların karşılıklı olarak birbirlerine sağlık, huzur,
ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ. Doç. Dr. Rıza BAĞCI
ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ ÖĞRENİM DURUMU Lisans: 1976-1980 Doç. Dr. Rıza BAĞCI İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ/TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI BÖLÜMÜ Yüksek Lisans: 1984-1987 EGE ÜNİVERSİTESİ SOSYAL
Vanlı futbolcu kızlar Bodrum da kamp yapıyor
Vanlı futbolcu kızlar Bodrum da kamp yapıyor Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon un davetiyle Bodrum a gelen Vanlı futbolcu kızlar Bodrum da kamp yapıyor. Van Mustafa Cengiz Ortaokulu Mor Menekşeler
iki sayfa bakayım neler var diye. Üstelik pembe kapaklı olanıydı. Basından izlemiştim, pembe kapaklı bayanlar için, gri kapaklı olan erkekler içindi.
Malum ülkemiz son dönemde Globalleşen dünya ile birlikte oldukça sıkıntılı. Halk olarak bizlerde de pek çok sıkıntılar var. Ekonomik sıkıntılar, siyasi sıkıntılar, sabotaj planları, suikast planları. Darbe
TED AİLESİ, ÖĞRETMENLER GÜNÜ KUTLAMASI VE PLAKET TÖRENİ İÇİN DÜZENLENEN YEMEKTE BİR ARAYA GELDİ
TED AİLESİ, ÖĞRETMENLER GÜNÜ KUTLAMASI VE PLAKET TÖRENİ İÇİN DÜZENLENEN YEMEKTE BİR ARAYA GELDİ Geleceğe ışık tutan, Başöğretmen Atatürk ün emanetine sahip çıkıp, eserinin üzerine imza atan, bilgiyi öğretmekten
Bölge Uzmanı Nihai Form
Bölge Uzmanı Nihai Form KİŞİSEL BİLGİLER Ad: Abdulkadir Soyad: AKSÖZ TC Kimlik No: 48079752710 Uyruk: T.C. Cinsiyet : Erkek Doğum Yeri: İstanbul/Kadıköy Doğum Tarihi: 25/09/1995 Telefon: 05549916572 Eposta
Çocuk ve Gençlik Romanları Yazarı Tokatlı Hemşerimiz İbrahim Ünsal Uçar İyi yazar olmak isteyen bir gencin 100 roman okuyup bir roman yazması lazım
Çocuk ve Gençlik Romanları Yazarı Tokatlı Hemşerimiz İbrahim Ünsal Uçar İyi yazar olmak isteyen bir gencin 100 roman okuyup bir roman yazması lazım SORU- Bize kısaca kendinizi tanıtır mısınız Ünsal bey?
8. SINIF T C İNKILAP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK DERSİ
8. SINIF T C İNKILAP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK DERSİ BİR KAHRAMAN DOĞUYOR ÜNİTESİ KONU ANLATIMI HASAN DOĞAN BİR KAHRAMAN DOĞUYOR M. Kemal 1881 de Selanik te doğdu. Annesi Zübeyde Hanım, Babası Ali Rıza Efendidir.
Bodrum, aydınlanma savaşçısı Bahriye Üçok u unutmadı.
Bodrum, aydınlanma savaşçısı Bahriye Üçok u unutmadı. Bodrum Kent Konseyi Cumhuriyet Atölyesi Çalışma Grubu tarafından Bodrum Belediyesi Turgutreis Hayırlı Sabancı Mavi Salon da düzenlenen toplantıda 26
Şerif Mardin in tespitiyle bu coğrafyada en etkili faktör : Din
Güncelleme talebine uygulamalı model önerilerimiz: Aliya nın Camisi nde - Uzman Cemil Paslı Kişisel S Şerif Mardin in tespitiyle bu coğrafyada en etkili faktör : Din Dinin ağırlık ve çekim merkezi camii.
AFYON KOCATEPE ÜNİVERSİTESİ SANDIKLI UYGULAMALI BİLİMLER YÜKSEKOKULU
AFYON KOCATEPE ÜNİVERSİTESİ SANDIKLI UYGULAMALI BİLİMLER YÜKSEKOKULU 2017 2018 EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI EĞİTİM REHBERİ T.C. AFYON KOCATEPE ÜNİVERSİTESİ SANDIKLI UYGULAMALI BİLİMLER YÜKSEKOKULU e-posta [email protected]
Şehit yakınları ve gaziler için iş kurası
Şehit yakınları ve gaziler için iş kurası Temmuz 15, 2015-4:50:00 Başbakan Ahmet Davutoğlu, salonda bulunanlara, "Bayrama ulaşmadan önce bir bayramı daha sizlerle yapabilmek için bu atama merasimi gerçekleştirme
Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS
DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS İSLAM EĞİTİM TARİHİ ILA323 5 2+0 2 3 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Yüz Yüze / Seçmeli Dersin
T.C. SAKARYA ÜNİVERSİTESİ FEN EDEBİYAT FAKÜLTESİ MATEMATİK BÖLÜMÜ DIŞ PAYDAŞ ANKET FORMU Google Formlar
12 yanıt Tüm yanıtları görüntüle Analiz bilgilerini yayınla [email protected] Bu formu düzenle Özet 1. Sakarya Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Matematik Bölümüne giriş yılınız: 2008 2007 2005
İslamî bilimler : Kur'an-ı Kerim'in ve İslam dininin doğru biçimde anlaşılması için yapılan çalışmalar sonucunda İslami bilimler doğdu.
Türk İslam Bilginleri: İslam dini insanların sadece inanç dünyalarını etkilemekle kalmamış, siyaset, ekonomi, sanat, bilim ve düşünce gibi hayatın tüm alanlarını da etkilemiş ve geliştirmiştir Tabiatı
Page 1 of 6. Öncelikle, Edirne de yaşanan sel felaketi için çok üzgünüz. Tüm Edirne halkına, şahsım ve üniversitem adına geçmiş olsun demek istiyorum.
Page 1 of 6 Edirne Valisi Sayın Dursun Ali Şahin, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Sayın Recep Zıpkınkurt, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası nın değerli üyeleri ve temsilcileri, Bilgi birikimi ve üslubunu,
İngiltere Kraliyet Tıp Derneği nin. Prof. Dr. Mehmet Haberal a Verildi. Prof. Dr. Babulal Sethia, Prof. Dr. Mehmet Haberal, Prof. Dr.
İlk "Distinguished Fellowship" Ödülü Prof. Dr. Mehmet Haberal a Verildi İngiltere Kraliyet Tıp Derneği, 2008 yılında oluşturulan "Distinguished Fellowship" ödülünü, dokuz yıllık bir araştırma ve değerlendirmenin
Ders Adı : YÜZYIL ASYA TÜRK TARİHİ I Ders No : Teorik : 3 Pratik : 0 Kredi : 3 ECTS : 5. Ders Bilgileri.
Image not found http://bologna.konya.edu.tr/panel/images/pdflogo.png Ders Adı : 13-20. YÜZYIL ASYA TÜRK TARİHİ I Ders No : 0020100022 : 3 Pratik : 0 Kredi : 3 ECTS : 5 Ders Bilgileri Ders Türü Öğretim
İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...9 GİRİŞ...11
İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...9 GİRİŞ...11 BİRİNCİ BÖLÜM İLK TÜRK DEVLETLERİNDE EĞİTİM 1.1. HUNLARDA EĞİTİM...19 1.2. GÖKTÜRKLERDE EĞİTİM...23 1.2.1. Eğitim Amaçlı Göktürk Belgeleri: Anıtlar...24 1.3. UYGURLARDA
Sayı: 4 Yıl: 2016 I S S N ESKİŞEHİR OSMANGAZİ ÜNİVERSİTESİ
Sayı: 4 Yıl: 2016 ESKİŞEHİR OSMANGAZİ ÜNİVERSİTESİ ESKİŞEHİR OSMANGAZİ ÜNİVERSİTESİ Sayı: 4 Yıl: 2016 Dergimiz İSAM Kütüphanesi tarafından taranmaktadır. www.isam.org.tr Sayfa Tasarımı Erşahin Ahmet AYHÜN
TERCİH ETTİĞİN OKOL GELECEĞİNDİR MEVLÜT ÇELİK 8.SINIF KAVRAM HARİTASI. Mevlüt Çelik. T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük
T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük YURDUMUZUN İŞGALİNE TEPKİLER YA İSTİKLÂL YA ÖLÜM TERCİH ETTİĞİN OKOL GELECEĞİNDİR MEVLÜT ÇELİK 19.yy.sonlarına doğru Osmanlı parçalanma sürecine girmişti. Bu dönemde
ÝNTES ÝN AYLIK GELENEKSEL TOPLANTISI 01 HAZÝRAN 2001 TARÝHÝNDE ÝSTANBUL DA YAPILDI
ÝNTES ÝN AYLIK GELENEKSEL TOPLANTISI 01 HAZÝRAN 2001 TARÝHÝNDE ÝSTANBUL DA YAPILDI Türkiye Ýnþaat ve Tesisat Müteahhitleri Ýþveren Sendikasý (ÝNTES) 01 Haziran 2001 tarihinde Ýstanbul'da Hilton Otelinde
GAZİ ÜNİVERSİTESİ ÇORUM İLAHİYAT FAKÜLTESİ DERGİSİ
GAZİ ÜNİVERSİTESİ ÇORUM İLAHİYAT FAKÜLTESİ DERGİSİ ISSN 1303-7757 2003/1 Yıl: 2, Cilt: II, Sayı: 3 GAZI UNIVERSITY THE JOURNAL OF CORUM FACULTY OF THEOLOGY ISSN 1303-7757 2003/1 Year: 2, Vol.:II, Issue:
ilkokulu E-DERGi si 23 Nisan ın Önemi Sorumluluk Okulumuzda 23 Nisan Hedef Siir: Egemenlik Ulusundur 2017 Nisan Sayısı Bu Sayımızda:
ilkokulu E-DERGi si 2017 Nisan Sayısı Bu Sayımızda: 23 Nisan ın Önemi Sorumluluk Siir: Dünya Çocuk Bayramı Hikaye: Sagır Kaplumbaga Okulumuzda 23 Nisan Hedef Siir: Egemenlik Ulusundur Siir: 23 Nisan Söylediklerimiz
Zeynep in Günlüğü. Hikaye Yazarı Sevinç DOĞAN ( Türkçe Öğretmeni ) Fatma BAŞA. Kapak Tasarımı ve Sayfa Tasarımı Ahmet ŞAMLI
Hikaye Yazarı Sevinç DOĞAN ( Türkçe Öğretmeni ) İmtiyaz Sahibi Adına Ramazan BALCI Okul Müdürü Fatma BAŞA ( Özel Eğitim Öğretmeni ) Kapak Tasarımı ve Sayfa Tasarımı Ahmet ŞAMLI ( Görsel Sanatlar Öğretmeni
olduğunu fark etti. Takdir ettiği öğretmenleri gibi hatta onlardan bile iyi bir öğretmen olacaktı.
MUSA TAKCI KİMDİR? İyi bir öğretmen, koruyucu bir ağabey, saygılı bir evlat, şefkatli bir baba, merhametli bir eş, çok aranan bir kardeş, güçlü bir şair, disiplinli bir yazar, hayırlı bir insan, güzel
TSM ÇOCUK KOROSU KONSER PROGRAMI
ESKİŞEHİR ODUNPAZARI MESERRET İNEL İLKOKULU ODUNPAZARI HALK EĞİTİM MERKEZİ TÜRK SANAT MÜZİĞİ KOROSU DESTEĞİYLE GURURLA SUNAR TSM ÇOCUK KOROSU KONSER PROGRAMI KORO ŞEFİ Tülây TÜRKMEN SANAT DANIŞMANI Hüseyin
AKADEMİKHABERLER Prof. Dr. Hüseyin Saim Kendir
AKADEMİKHABERLER \ FAKÜLTEMİz Prof. Dr. Hüseyin DEKANI Saim Kendir Fakültemizde 4 kasım 1977 günü yapılan seçimle Prof. Dr. H. Saim Kendir Dekanlığa getirilmiştir. 1933 yılında Mersin'de doğan Prof. Kendir
MADAM CURIE VE 2011 KİMYA YILI
MADAM CURIE VE 2011 KİMYA YILI Bu yıl, UNESCO tarafından, Kimya Yılı olarak ilan edildi. Madam Curie nin 1911 yılında ikinci Nobel ödülünü kimya alanında alışının 100. yılı onuruna, 2011 yılı boyunca kutlamalar
Bin Yıllık Musiki Kültürümüze Katkı Sunuyoruz. 14 Ocak 2014 Kürdilihicazkâr Faslı Beraber ve Solo Şarkılar Konseri
Bin Yıllık Musiki Kültürümüze Katkı Sunuyoruz 14 Ocak 2014 Kürdilihicazkâr Faslı Beraber ve Solo Şarkılar Konseri Müdürlüğümüz bünyesinde faaliyet gösteren AKM Klasik Türk Sanat Müziği Korosunun Şef Mitat
EK-3 ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı : Abdulkuddüs BİNGÖL 2. Doğum Tarihi : 28 Mart Unvanı : Prof. Dr. 4. Öğrenim Durumu : Doktora 5.
EK-3 ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı : Abdulkuddüs BİNGÖL 2. Doğum Tarihi : 28 Mart 1952 3. Unvanı : Prof. Dr. 4. Öğrenim Durumu : Doktora 5. Çalıştığı Kurum : Artvin Çoruh Üniversitesi Derece Alan Üniversite Yıl
Şerif Kocadon için mevlit
Şerif Kocadon için mevlit 85 yaşında aramızdan ayrılan Bekir Şerif Kocadon için evinde mevlit okundu. Bodrum eşrafından merhum Mehmet Kocadon un oğlu, Fatma Kocadon un eşi; Bodrum Belediye Başkanı Mehmet
Dr. Öğretim Üyesi. Necati Demir
Özgeçmiş Dr. Öğretim Üyesi. Necati Demir 1954 yılında Afşin de doğdu. Kahramanmarş/Afşin de Atatürk İlkokulu ve Afşin Ortaokulunu bitirdikten sonra Karamanmaraş Lisesi nden mezun oldu. 1972-1973 yılında
6. Sınıf. Kazanım Değerlendirme Sınavı - 1. Birinci Ünite konularını kapsar.
4-)Aşağıdakilerden hangisi Bilimsel Araştırma Basamaklarından biri değildir? 1-) Aşağıdakilerden hangisi Sosyal Bilgiler dersinin bize kazandırdıklarından biri olamaz? A) Haklarımızı sorumluluklarımızı,
