DIŞ TİCARETLE İLGİLİ KURUMLAR VE KURULUŞLAR
|
|
|
- Direnç Özgür
- 10 yıl önce
- İzleme sayısı:
Transkript
1 T.C. ANADOLU ÜNİVERSİTESİ YAYINI NO: 2793 AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ YAYINI NO: 1751 DIŞ TİCARETLE İLGİLİ KURUMLAR VE KURULUŞLAR Yazarlar Prof.Dr. Nüvit OKTAY (Ünite 1, 4, 5) Yrd.Doç.Dr. Hasan BAKIR (Ünite 2) Yrd.Doç.Dr. Çetin POLAT (Ünite 3, 7, 8) Öğr.Gör.Dr. Nur İSLATİNCE (Ünite 6) Editör Doç.Dr. Bülent AÇMA ANADOLU ÜNİVERSİTESİ i
2 Bu kitabın basım, yayım ve satış hakları Anadolu Üniversitesine aittir. Uzaktan Öğretim tekniğine uygun olarak hazırlanan bu kitabın bütün hakları saklıdır. İlgili kuruluştan izin almadan kitabın tümü ya da bölümleri mekanik, elektronik, fotokopi, manyetik kayıt veya başka şekillerde çoğaltılamaz, basılamaz ve dağıtılamaz. Copyright 2013 by Anadolu University All rights reserved No part of this book may be reproduced or stored in a retrieval system, or transmitted in any form or by any means mechanical, electronic, photocopy, magnetic tape or otherwise, without permission in writing from the University. UZAKTAN ÖĞRETİM TASARIM BİRİMİ Genel Koordinatör Doç.Dr. Müjgan Bozkaya Genel Koordinatör Yardımcısı Doç.Dr. Hasan Çalışkan Öğretim Tasarımcıları Yrd.Doç.Dr. Seçil Banar Öğr.Gör.Dr. Mediha Tezcan Grafik Tasarım Yönetmenleri Prof. Tevfik Fikret Uçar Öğr.Gör. Cemalettin Yıldız Öğr.Gör. Nilgün Salur Kitap Koordinasyon Birimi Uzm. Nermin Özgür Kapak Düzeni Prof. Tevfik Fikret Uçar Öğr.Gör. Cemalettin Yıldız Grafiker Gülşah Karabulut Dizgi Açıköğretim Fakültesi Dizgi Ekibi Dış Ticaretle İlgili Kurumlar ve Kuruluşlar ISBN Baskı Bu kitap ANADOLU ÜNİVERSİTESİ Web-Ofset Tesislerinde adet basııştı. ESKİŞEHİR, Ocak 2013 ii
3 İçindekiler Önsöz... iv 1. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, Ekonomi Bakanlığı ve Avrupa Birliği Bakanlığı 2 2. Türk Eximbank, Merkez Bankası ve Diğer Bankalar Maliye Bakanlığı, Kalkınma Bakanlığı, Hazine Müsteşarlığı, Türk Standartları Enstitüsü TOBB, TİM, İhracatçı Birlikleri ve DEİK Yurt İçinde Dış Ticarete Yardımcı Diğer Kuruluşlar Uluslararası Ticaret ve Yatırımlara Fon Sağlayan Uluslararası Kuruluşlar Dünya Ticaret Örgütü Yurt Dışında Dış Ticarete Yardımcı Diğer Kuruluşlar iii
4 Önsöz Dünyada küreselleşme ve uluslararası bütünleşme süreciyle birlikte, siyasal ve ekonomik alanda yeniden yapılanma ihtiyacı ortaya çıkmıştır. Ülkelerin coğrafi özelliklerinin birbirine benzer ya da tamamen farklı olması, ekonomilerinin birbirini tamamlayıcı ya da birbirinden bağımsız olması, dünyadaki ülkelerin ticari, bilimsel, teknolojik ve ekonomik işbirliğine girmelerine engel teşkil etmemektedir. Bu süreçte uluslararası kuruluşlar finansman, kredi ve yatırım politikalarını koordine ederek dış ticaretin geliştirilmesine ve kolaylaşmasına yöneliş işlevler üstlenmektedir. Günümüzde ülkeler ulusal kalkınmalarını gerçekleştirmede dış ticaretin önemini kavramış durumdadırlar. Dış ticaret aracılığı ile ülkeler daha fazla üretip satarak daha fazla gelir elde etmekte ve elde ettikleri gelirle de daha fazla tüketebilme olanağı elde edebilmektedir. Ayrıca, ihtiyaçların giderilebilmesini sağlayan daha çeşitli, daha kaliteli, çevre ve insan sağlığını gözeten ve daha ucuz mal ve hizmet tüketebilme olanağı elde edebilmektedirler. Bu durum ülke vatandaşlarına daha üst yaşam düzeylerine çıkma olanağı yaratmaktadır. Bunun yanı sıra ülke elde ettiği bu gelirle bir takım yatırımlarını finanse etme olanağına da kavuşabilmektedir. Yeni yatırımlar yeni üretim olanakları ve yeni istihdam alanları demektir. Böylece ülke üretim olanaklarını daha etkin kullanma olanağına kavuşmakta, ülke vatandaşları da daha yüksek gelirler elde edebilmekte ve dolayısıyla ülkedeki yaşam düzeyi de daha üst seviyelere doğru yükselebilmektedir. Anlaşılacağı üzere temel olarak dış ticaretin ulusal ekonomiye katkısı çok büyük önem arz etmektedir. Dış ticaret uygulamasının farklı süreçlerini kendilerine uzmanlık alanı olarak belirleyen bazı mali ve ekonomik kurum ve kuruluşlar, uzmanlıkları dâhilinde dış ticaretin en etkin şekilde nasıl artırılabileceği üzerine faaliyetlerini sürdürmekte ve bu faaliyetlerini daha etkin kılmaya çabalamaktadırlar. Bu amaçlarının yanı sıra dış ticaretin geliştirilmesine yönelik farklı süreçlerde faaliyet gösteren diğer uluslararası mali ve ekonomik kuruluşlarla da iletişim içinde olarak fikir alış-verişinde bulunmakta ve uyum içerisinde dış ticareti geliştirme ortak amacı etrafında daha etkin politika ve uygulamaları belirlemeye ve uygulamaya çabalamaktadırlar. Bu kitapta dış ticarete yardımcı ulusal ve uluslararası bazı kuruluşlar ayrıntılı olarak incelenmektedir. Kitabımızda dış ticaretin arttırılması ve geliştirilmesinde önemli faaliyetleri olan ve bu alanda öne çıkan ulusal ve uluslararası kuruluşlar genel hatları ile incelenmeye çalışılmaktadır. Bu kuruluşların bir kısmı dış ticaretin arttırılması ve geliştirilmesine yönelik finansal destek verirken, bazıları hem finansal hem de teknik destek, bazıları ise teknik destek ve danışmanlık katkısı sağlamaktadır. Dış ticarete yardımcı ulusal ve uluslararası kuruluşlar ile ilgili ayrıntılı bilgiler verilen kitabımız, uzaktan öğrenim tekniğine uygun olarak hazırlanmıştır. Kitabımız sizlerin konuları anlayabilme ve kavrayabilme yetinizi artırmak ve anlamlı sonuçlar çıkarmanız için rehber niteliğindedir. Ünitelerimiz örnek olayla başlamakta, metin içerisinde sıra sizde soruları ve bazı kavramların tanımları yer almaktadır. Ünite sonlarında ise, kendimizi sınayalım soruları ve cevapları; yaşamın içinden metinleri ve sıra sizde cevap anahtarları yer almaktadır. Kitabımızın hazırlanmasında emeği geçen hocalarımıza, tüm çalışanlara ve öğretim tasarımı ekibine teşekkür etmeyi borç biliyorum. Başarı dileklerimle. Editör Doç.Dr. Bülent AÇMA iv
5
6 1 Amaçlarımız Bu üniteyi tamamladıktan sonra; Gümrük ve Ticaret Bakanlığı nın dış ticaret politikaları ve uygulamaları açısından önemini açıklayabilecek, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı nın dış ticaret açısından hangi birimlerinin hangi fonksiyonları olduğunu ifade edebilecek, Ekonomi Bakanlığı nın dış ticaret politikaları ve uygulamaları açısından önemini açıklayabilecek, Ekonomi Bakanlığı nın dış ticaret açısından hangi birimlerinin hangi fonksiyonları olduğunu sıralayabilecek, Avrupa Birliği Bakanlığı nın dış ticaret açısından hangi birimlerinin hangi fonksiyonları olduğunu tanımlayabilecek bilgi ve becerilere sahip olabilirsiniz. Anahtar Kavramlar 640 Sayılı KHK Gümrük Belgesi Dünya Gümrük Örgütü İthalat Rejimi Kararı Türkiye AB Gümrük Birliği Damping Serbest Bölgeler Kanunu İhracat Rejimi Kararı İçindekiler Giriş Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Ekonomi Bakanlığı Avrupa Birliği Bakanlığı 2
7 Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, Ekonomi Bakanlığı ve Avrupa Birliği Bakanlığı GİRİŞ Dış ticarete yardımcı kurum ve kuruluşlardan Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, Ekonomi Bakanlığı ve Avrupa Birliği Bakanlığı bu ünitenin konusunu teşkil etmektedir. Söz konusu üç bakanlığın da bugünkü isim ve yapısına 2011 yılında 640 ve 637 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamelerle kavuştuğu dikkate alınırsa, her üçü de oldukça yeni üç bakanlıkmış gibi görünebilir. Ancak dış ticaret işlemlerinin temel konularını oluşturan gümrük ve dış ticaret işlemleri konuları geçmişte uzun yıllar boyunca farklı bakanlıkların veya müsteşarlıkların, genel müdürlüklerin görev alanları içinde yer almış ve bu çerçevede konuları iyi bilen kadrolar ve bunlara yön veren hukuki zemin (mevzuat) oluşmuştur. Üç farklı bakanlığın ismi altında da olsa söz konusu bu organizasyonlar; gerek merkez gerek taşra teşkilatı ve gerekse de yurt dışı teşkilatları olarak günümüzde de büyük ölçüde varlıklarını sürdürmektedirler. GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞI Türkiye de Gümrük işleri geçmişte sırasıyla Gümrük ve Tekel Bakanlığı, Maliye ve Gümrük Bakanlığı, ilgili Devlet Bakanlığı bünyesinde yürütülürken, tarihinde Resmi Gazete de yayınlanan Gümrük ve Ticaret Bakanlığı nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında 640 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile bu bakanlığın ilgili birimleri tarafından yürütülmeye başlanmıştır. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı nın organizasyon şemasında yer alan bazı genel müdürlükler, bölge müdürlükleri, il müdürlükleri ve yurt dışı teşkilatı özellikle gümrük işlemleri ile ilgili konularda görev, yetki ve sorumluluklara haizdir. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı nın teşkilat yapısını merkez teşkilatı, taşra teşkilatı ve yurtdışı teşkilatı olarak 3 başlık altında incelemek mümkündür. Merkez teşkilatını oluşturan çeşitli birimlerden gümrük işleri ile doğrudan ilgili olanlar; Gümrükler Genel Müdürlüğü, Risk Yönetimi ve Kontrol Genel Müdürlüğü, Tasfiye Hizmetleri Genel Müdürlüğü ve AB ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü dür. Taşra teşkilatını oluşturan Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlükleri nin sayısı 16 dır. Ayrıca bunlara bağlı 147 adet Gümrük Müdürlüğü ülkenin dört bir yanında hizmet vermektedir. Yurtdışı teşkilatı ABD, Almanya, Azerbaycan, Belçika, Mısır ve Rusya da Türk Büyükelçiliklerinde görev yapan Gümrük Müdürlüklerinden oluşmaktadır. Aşağıda Bakanlığın özellikle gümrük işleri ile ilgili merkez ve taşra teşkilatı hakkında bilgi verilmiştir. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı nın merkez teşkilatının tümü mü dış ticaretle doğrudan ilgilidir? 3
8 Gümrükler Genel Müdürlüğü Gümrükler Genel Müdürlüğü nün 640 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ye göre görevleri şunlardır: Türk Gümrük Tarife Cetvelini, eşyanın menşeini, gümrük kıymetini, gümrük rejim ve formalitelerini, taraf olunan anlaşmalara ve uluslararası uygulamalara uygun olarak düzenlemek ve uygulanmasını sağlamak, Gümrük vergileri ile gümrüklerde alınan diğer vergi, fon ve mali yükleri tahakkuk ettirmek ve tahsil etmek, Dahilde işleme, hariçte işleme, gümrük kontrolü altında işleme, geçici ithalat ve antrepo gümrük rejimleriyle ilgili Türkiye nin taraf olduğu uluslar arası anlaşmalar ve gümrük mevzuatı çerçevesinde düzenleme yapmak, izin vermek ve uygulamanın yürütülmesini sağlamak, Serbest dolaşıma giriş, ihracat, yeniden ihracat, imha, gümrüğe terk işlemlerinin uygulanmasını sağlamak, serbest bölgeler, lojistik dış ticaret bölgeleri, dış ticaret merkezlerindeki gümrük işlemlerini yürütmek, Basitleştirilmiş usul uygulamalarına ilişkin düzenlemeleri yapmak ve işlemleri yürütmek, Tercihli menşe ve tavizli vergi uygulamalarına yönelik işlemleri yürütmek, Gümrüksüz satış mağazaları ile ilgili işlemleri yürütmek, Geri gelen eşya ile ilgili ihracat rejim kararlarının uygulanmasını sağlamak, çift kullanımlı eşya ve ihracat kontrollerine ilişkin görevleri yapmak, Dış ticaret mevzuatının ve sair mevzuatın gümrüklerle ilgili hükümlerinin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek, Sınır ve kıyı ticaret ve münasebetleri ile sınır ticaret merkezlerinden gerçekleştirilecek ticarete ilişkin gümrük işlemlerinin yapılmasını sağlamak, Yolcu beraberi, posta ve hızlı kargo taşımacılığı yoluyla gelen ve giden eşya ile bunlarla ilgili elektronik ticarete konu eşyanın gümrük işlemlerinin yürütülmesini sağlamak, Gümrük muafiyetine ilişkin işlem yapmak, Konteyner e ilişkin işlemlerin yürütülmesini sağlamak, Transit rejimi ile ilgili işlemleri düzenlemek, yürütülmesini sağlamak ve uygulamayı kontrol etmek, Teşvik mevzuatının gümrük işlemleriyle ilgili hükümlerinin yürütülmesini sağlamak, Gümrük laboratuarları kurmak, tahlil metotları hazırlamak ve çalışmalarını düzenlemek, Gümrük müşaviri ve yardımcıları ile yetkilendirilmiş gümrük müşavirlerine ilişkin iş ve işlemleri yürütmek, Gümrüklerce alınan vergi ve benzeri yüklere ilişkin uzlaşma usul ve esaslarını belirlemek ve uygulamayı yürütmek, Gümrük ve Ticaret Bakanı tarafından verilen benzer görevleri yapmak. Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü nün 640 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ye göre görevleri şunlardır: Gümrüklü yer ve sahalarda kamu düzeninin bozulmasını önleyecek tedbirleri almak, buralardaki malların takip ve muhafazasını sağlamak, gerektiğinde müdahalede bulunarak durumu adli mercilere intikal ettirmek, 4
9 Deniz ve hava limanlarıyla kara sınırlarındaki gümrük kapılarında ve diğer gümrüklü yer ve sahalarda giriş ve çıkış yapan kişi, eşya ve taşıtların muhafazası ile gümrüğe sevk edilmesini sağlamak ve gümrük işlemleri bitmeden buralardan çıkmalarını önlemek, Gümrüklü yer ve sahalarda münhasıran, Türkiye Cumhuriyeti Gümrük Bölgesinde gerektiğinde ilgili kurumlarla işbirliği yapmak suretiyle kaçakçılığı önlemek, izlemek ve soruşturmak, Türkiye Cumhuriyeti Gümrük Bölgesinde kişi, eşya ve taşıtların kaçakçılıkla mücadele kapsamında takibini yapmak, Kaçakçılıkla mücadele için bilimsel yöntemler de kullanmak suretiyle bilgi toplayarak gerekli araştırma, soruşturma ve operasyonları yapmak, taşra teşkilatının yapacağı operasyonları koordine etmek, gerektiğinde taşra teşkilatı ile müşterek operasyon yapmak, Kaçakçılıkla mücadele amacıyla ulusal ve uluslararası kuruluşlarla işbirliği yapmak, bilgi değişiminde bulunmak, protokoller hazırlamak ve uygulamak, gerektiğinde müşterek operasyonlar yapmak, Kaçakçılıkla etkin mücadele etmek amacıyla ulusal ve uluslararası bilgi akışına dayalı veri tabanı oluşturmak, verileri işlemek, değerlendirmek ve risk analizi çerçevesinde kullanılabilecek nitelikte olanları Risk Yönetimi ve Kontrol Genel Müdürlüğü ne iletmek, Adli kolluğa ilişkin olarak diğer kanunlarla verilen görevleri yapmak, Gümrük ve Ticaret Bakanı tarafından verilen benzeri görevleri yapmak. Risk Yönetimi ve Kontrol Müdürlüğü Risk Yönetimi ve Kontrol Müdürlüğü nün 640 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ye göre görevleri şunlardır: Gümrük ve Ticaret Bakanlığı nın faaliyet alanına giren konularda veri toplamak, araştırmalar yapmak, istatistiki bilgiler üretmek, değerlendirmek ve gümrük işlemlerine ilişkin istatistikleri açıklamak, bu konularda gerekli işbirliği ve koordinasyonu sağlamak, Gümrük işlemleriyle ilgili verileri risk analizine tabi tutmak, analiz sonuçlarını değerlendirmek ve bunları ilgili birimlere aktarmak, Risk analizi ölçütlerini belirlemek, risk yönetimi ile ilgili koordinasyonu sağlamak, risk analizi konusunda ulusal ve uluslararası kurumlarla ve kuruluşlarla gerekli bilgi değişimi ve işbirliğini sağlamak, Gümrük gelirlerinin tahsil seyrini araştırmak ve bütçe tahminlerine esas olacak bilgileri toplamak, Gümrük vergileri ile gümrüklerce tahsil edilen diğer vergi, fon ve mali yüklerin tahsil ve tahakkukunu sonradan kontrol etmek, eksik veya fazla tahsilat ve tecil ile ilgili işlemleri yapmak, Gümrüklerce tahsil edilen vergi, fon ve mali yükler yönünden gerçek ve tüzel kişilere ilişkin her türlü bilgi ve belgenin kontrol ve denetimini yapmak, Gümrük işlemlerine ait yazılı ve elektronik ortamdaki belgelerin, kanuni süreler içinde muhafaza edilmesini ve bu sürelerden sonra usulüne uygun şekilde imha edilmesini sağlamak, Gümrük ve Ticaret Bakanı tarafından verilen benzeri görevleri yapmak. Tasfiye Hizmetleri Genel Müdürlüğü Tasfiye Hizmetleri Genel Müdürlüğü nün 640 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ye göre görevleri şunlardır: 5
10 Gümrük Kanununa göre tasfiye edilecek hale gelen eşyanın tasfiyesini yapmak, Tasfiyelik eşyanın satışa sunulmasından önce özelliklerine göre bakımı, tamiri ve ambalajlanmasını yapmak veya yaptırmak, Gümrük denetimine tabi her türlü eşya ile kaçak veya kaçak zannı ile yakalanan eşya ve araç için gümrüklü yer ve sahalarda veya diğer yerlerde geçici depolama yerleri, antrepolar açmak, işletmek veya işlettirmek, Tasfiyelik eşya için depolar, mağazalar ve satış reyonları açılmasına, işletilmesine ilişkin standartları belirlemek, bu yerleri açmak, işletmek, işlettirmek ve denetlemek, Laboratuarlar kurmak, laboratuarlarda yapılan tahlil ücretlerini tahsil etmek ve bu laboratuarların faaliyetleri için ihtiyaç duyulan yazılım, donanım, bakım, onarım, eğitim ve sarf malzemesi giderlerini karşılamak, Gümrük idarelerinin denetimi altındaki alanlarda yükleme, boşaltma, nakletme, elleçleme, ambarlama, tartım ve benzeri hizmetleri yapmak veya yaptırmak,, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı nın görev alanına giren konulara ilişkin bilgi ve belgelerin matbu veya elektronik ortamda alımını, satışını veya bedelsiz dağıtımını yapmak veya yaptırmak, Gümrük ve Ticaret Bakanı tarafından verilen benzer görevleri yapmak. Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü AB ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü nün görevleri şunlardır: Gümrük ve Ticaret Bakanlığı nın yurt dışı ve uluslararası veya ikili münasebetlerini yürütmek, Türkiye nin gümrüklerle ilgili uluslararası anlaşma ve sözleşmelere katılmasına dair Gümrük ve Ticaret Bakanlığı nın görüşünü hazırlamak, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı nın görev ve faaliyet alanına giren Avrupa Birliği ile ilgili hususlarda koordinasyonu sağlamak, Avrupa Birliği ile ilgili alanlarda hükümetin genel politikasını uygulamaya yönelik tedbirleri almak, uyum ve uygulama çalışmaları ile ilgili işleri yürütmek, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı nın görev alanına giren konularda ikili ve çok taraflı anlaşma, sözleşme ve protokolleri gerektiğinde ilgili Bakanlık ve kuruluşlarla işbirliği halinde hazırlamak, müzakerelerini yürütmek ve ulusal mevzuata aktarılmasını sağlamak, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı nın yurt dışı teşkilatının koordinasyonunu ve etkin işleyişini sağlamak, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı nın dış kaynaklı ve uluslararası nitelikteki program ve projelerini hazırlamak, yürütmek ve gerekli koordinasyonu sağlamak, Gümrük ve Ticaret Bakanı nca verilen benzer görevleri yapmak. Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlükleri Gümrük işlemlerinin yürütülmesini koordine eden ve Bakanlığın taşra teşkilatını oluşturan Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlükleri nin sayısı 16 dır. Bunlardan Mersin merkezli Orta Akdeniz, Ankara merkezli Orta Anadolu, Kocaeli merkezli Doğu Marmara, İstanbul merkezli İstanbul, İzmir merkezli Ege, Bursa merkezli Uludağ Gümrük ve Ticaret Müdürlükleri çeşitli kimyasallar, gıda maddeleri vb. özellikli malları tahlil edebilecek laboratuar, uzman ve imkanlara sahiptir. Diğer Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlükleri ise Antalya merkezli Batı Akdeniz, Edirne merkezli Trakya, Gaziantep merkezli GAP, Van merkezli Doğu Anadolu, Hatay merkezli Doğu Akdeniz, Malatya merkezli Fırat, Samsun merkezli Orta Karadeniz, Trabzon merkezli Doğu Karadeniz ve Tekirdağ merkezli Batı Marmara Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlükleridir. 6
11 Gümrük Müdürlükleri Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlükleri ne bağlı toplam 147 adet Gümrük Müdürlüğü, A ve B sınıfı olmak üzere iki grup başlığı altında toplanmaktadır. A sınıfı Gümrük Müdürlüklerinin her türlü gümrük işlemini yapma yetkileri vardır. B sınıfı Gümrük Müdürlükleri ise yalnız Gümrük ve Ticaret Bakanlığı nca belirlenen gümrük işlemleri ile yolcu ve yolcu beraberinde gelen eşya ile ilgili gümrük işlemlerini yapmaya yetkilidir. Türkiye de Antalya merkezli Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü ne bağlı Antalya, Antalya Havalimanı, İsparta, Dalaman, Fethiye, Gümrük Müdürlükleri A; Alanya, Kaş, Finike, Datça Gümrük Müdürlükleri B Sınıfıdır. Mersin merkezli Orta Akdeniz Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü ne bağlı Mersin, Mersin Yolcu Salonu, Mersin Serbest Bölge, Mersin Akaryakıt, Taşucu, Adana, İncirlik, BOTAŞ ve Yumurtalık Serbest Bölge Müdürlüklerinin tümü A Sınıfıdır. Ankara merkezli Orta Anadolu Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü ne bağlı Ankara, Esenboğa, Konya, Karaman, Kırıkkale Orta Anadolu Rafineri, Kayseri ve Aksaray Gümrük Müdürlükleri A; Ankara Gar ve Ürgüp Gümrük Müdürlükleri B Sınıfıdır. Merkezi Gaziantep olan GAP Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü ne bağlı Gaziantep, Islahiye, Öncüpınar, Şanlıurfa, Akçakale, Gaziantep Hava Limanı Gümrük Müdürlükleri A; Karkamış, Çobanbey, Ceylanpınar ve Mürsitpınar Gümrük Müdürlükleri B Sınıfıdır. Merkezi Hatay olan Doğu Akdeniz Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü ne bağlı İskenderun, Cilvegözü, Yayladağı, Antakya ve İsdemir Gümrük Müdürlükleri A Sınıfıdır. Merkezi Malatya olan Fırat Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü ne bağlı Malatya, Kahramanmaraş, Sivas, Elazığ Gümrük Müdürlükleri A Sınıfıdır. Merkezi Diyarbakır olan İpekyolu Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü ne bağlı Diyarbakır, Mardin, Nusaybin, Habur, Batman, İpekyolu, Ali Rıza Efendi Gümrük Müdürlükleri A Sınıfıdır. Merkezi Van olan Doğu Anadolu Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü ne bağlı Van, Doğubeyazıt, Gürbulak, Esendere, Kapıköy, Erzurum, Türkgözü, Dilucu, Kars, Yüksekova, Aktaş Gümrük Müdürlükleri A; Borunlar, Akkuyu Gümrük Müdürlükleri B Sınıfıdır. Merkezi Trabzon olan Doğu Karadeniz Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü ne bağlı Trabzon, Rize, Giresun, Hopa, Sarp Gümrük Müdürlükleri A Sınıfıdır. Merkezi Samsun olan Orta Karadeniz Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü ne bağlı Samsun, Çorum, Ordu, Ünye, İnebolu Gümrük Müdürlükleri A Sınıfıdır. Kocaeli merkezli Doğu Marmara Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü ne bağlı İzmit, Derince, Dilovası, Gebze, Körfez Petrokimya, Sakarya, Karadeniz Ereğli, Zonguldak Karabük, Bartın Gümrük Müdürlükleri A Sınıfıdır. İstanbul merkezli İstanbul Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü ne bağlı Haydarpaşa, Erenköy, İstanbul Deri Serbest Bölge, Sabiha Gökçen Havalimanı, Pendik, Atatürk Havalimanı Yolcu Salonu, Atatürk Havalimanı Kargo, İstanbul Posta, Halkalı, Beyliközü Akaryakıt, Karaköy Yolcu, Trakya Serbest Bölge, Yeşilköy, Atatürk Havalimanı Serbest Bölge, Ambarlı, Zeytinburnu Gümrük Müdürlüklerinin tümü A Sınıfıdır. Edirne merkezli Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü ne bağlı Kapıkule Yolcu Salonu, Kapıkule TIR, Kapıkule Gar, İpsala, Dereköy, Hamzabeyli, Uzunköprü Gümrük Müdürlükleri A Sınıfıdır. Pazarkale Gümrük Müdürlüğü B Sınıfıdır. Tekirdağ merkezli Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü ne bağlı Tekirdağ, Çerkezköy, Çorlu Havalimanı, Avrupa Serbest Bölge, Çanakkale, Biga Gümrük Müdürlükleri A Sınıfıdır. Gökçeada, Bozcaada Gümrük Müdürlükleri B sınıfıdır. 7
12 Bursa merkezli Uludağ Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü ne bağlı Bursa, Mudanya, Gemlik, Bandırma, Eskişehir, Yalova, Ayvalık, İnegöl Gümrük Müdürlükleri A Sınıfıdır. İzmir merkezli Ege Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü ne bağlı İzmir, Adnan Menderes, Çeşme, Manisa, Aliağa, Ege Serbest Bölge, Uşak, Afyonkarahisar, İzmir TIR, İzmir Serbest Bölge, İzmir Yolcu Salonu, Dikili, Alaşehir, Kuşadası, Denizli Gümrük Müdürlükleri A; Foça Gümrük Müdürlüğü ise B sınıfıdır yılında yayınlanan 11 Sayılı Başbakanlık Genelgesi uyarınca ihracat ve ithalata ilişkin gümrük işlemleri kara sınır kapılarındaki gümrük idarelerinde yapılmamakta, iç gümrüklerde yapılmaktadır. Bu durumun nedeni bu kapılarda ortaya çıkacak büyük yığılmalar ve zaman kaybının önüne geçmektir. Gümrük işlemleri iç gümrüklerde bitirildiği için kara sınır kapılarında sadece mühürleme ve transit geçiş işlemleri gerçekleştirilmektedir. Deniz yolu ile ticarette limanlarda ve istisnai olarak hava limanlarında ise gümrük işlemleri yapılmaya devam edilmektedir. Kara sınır kapıları açısından en fazla yolcu geçişi Kapıkule, Sarp ve Habur da en fazla araç geçişi ise Habur ve Kapıkule de gerçekleşmektedir. Son yıllarda gümrüklerde bekleme süresini daha da azaltarak, maliyetleri düşürüp ihracatçıların rekabet gücünü arttıracak; tek pencere sistemi, kapıların modernizasyonu, işlemlerin elektronik ortama taşınması gibi uygulamalar hayata geçmiştir. Türkiye, uluslar arası alanda Dünya Gümrük Örgütüne kurucu üye olduktan sonra bu örgütün birçok projesine öncülük etmiş, daha kolay ve daha güvenli bir dış ticaret için getirilen yeni uluslar arası uygulamalarda işbirliğine gitmiştir. EKONOMİ BAKANLIĞI Türkiye, son yıllarda gümrüklerde ne tür düzenlemelere gitmiştir? Günümüzde Türkiye nin dış ekonomi politikasını belirleme ve yürütmede temel bir görev ve sorumluluk üstlenmiş olan Ekonomi Bakanlığı nın fonksiyonları geçmişte büyük ölçüde sırasıyla; Dış Ticaret Reisliği (1934), Dış Ticaret Dairesi Reisliği (1939 dan itibaren), Dış Ekonomik İlişkiler Bakanlığı (1971), Ticaret Bakanlığı na bağlı Dış Ticaret Genel Sekreterliği (1971), Başbakanlığa bağlı Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı (1983), ilgili Devlet Bakanlığı na bağlı Dış Ticaret Müsteşarlığı (1994) tarafından üstlenilmiş ve nihayet 2011 yılında 637 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Ekonomi Bakanlığı nın kurulması ile bu fonksiyonlar bu Bakanlık tarafından yürütülür hale gelmiştir. Ekonomi Bakanlığı na yalnız Dış Ticaret Müsteşarlığının tüm hizmet birimleri bağlanmakla kalmamış, Hazine Müsteşarlığı na bağlı Teşvik Uygulama ve Yabancı Sermaye Genel Müdürlükleri de birleştirilerek bu bakanlığa bağlanmıştır. Teşvik Uygulama Genel Müdürlüğü ile Yabancı Sermaye genel Müdürlüğü nün Ekonomi Bakanlığı na bağlanma nedeni nedir? Ekonomi Bakanlığı nın merkez teşkilatının bir kısmını da oluşturan ana hizmet birimleri şunlardır: İhracat Genel Müdürlüğü İthalat Genel Müdürlüğü Anlaşmalar Genel Müdürlüğü Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü Teşvik Uygulama ve Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğü 8
13 Ürün Güvenliği ve Denetini Genel Müdürlüğü Ekonomik Araştırmalar ve Değerlendirme Genel Müdürlüğü Bu birimlerin her birinin görevleri, 8 Haziran 2011 tarihli Resmi Gazete de yer alan Ekonomi Bakanlığı nın Kurulmasına Dair 637 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname çerçevesinde aşağıda ayrıntılı olarak incelenecektir: Şüphesiz Ekonomi Bakanlığı nın merkez teşkilat ında aşağıda ele alınan genel müdürlükler dışında destek hizmet veren birçok birim de bulunmaktadır. Ekonomi Bakanlığı nın taşra teşkilatı kapsamında 8 adet Bölge Müdürlüğü, 5 Serbest Bölge Müdürlüğü nün yanı sıra 5 Bölge İşletici/Kurucu-İşletici Şirketi yer almaktadır. Ayrıca Bakanlığın yurt dışında 132 merkezde ticaret ataşesi, ticaret müşaviri, ticaret müşaviri yardımcısı, ticaret baş müşaviri veya Ekonomi Bakanlığı temsilcisi görev yapmaktadır. Bunlara ilaveten Bakanlığın 3 uluslar arası kuruluşta görev yapan daimi temsilcilikleri de bulunmaktadır. İhracat Genel Müdürlüğü İhracat Genel Müdürlüğü nün başlıca görevleri şunlardır: İhracatın kalkınma planları ve yıllık programlardaki ilke, hedef ve politikalar yönünde ülke ekonomisi yararına düzenlenmesini, desteklenmesini ve geliştirilmesini sağlamak, Kamu kurum ve kuruluşlarına çeşitli mevzuatla verilmiş yetkilerin kullanımında ihracata ilişkin politikaların uygulama esaslarını düzenlemek, uygulamalarla ilgili kuruluşlar arasında koordinasyonu sağlamak ve bu kuruluşların ihracata ilişkin yeni düzenlemeleri ile ilgili görüş bildirmek, İhracatın geliştirilmesi ve yönlendirilmesine ilişkin madde ve ülke bazında gerekli tedbirleri almak ve düzenlemeleri yapmak, ihracatçıların azami döviz gelirleri sağlama yollarını araştırmak ve önerilerde bulunmak, ihracatçıları bu konularda eğitmek, ihraç maddelerimize karşı uygulanan kısıtlayıcı tedbirlerin kaldırılmasına veya iyileştirilmesine yönelik çalışmalar yapmak, İhracat Rejimi Kararı da dahil ihracata dair mevzuatı hazırlamak ve uygulamak, Türkiye İhracatçılar Meclisi ve İhracatçı Birlikleri ile ilgili mevzuatı hazırlamak ve yayımlamak, bu kuruluşların çalışmalarına yardımcı olmak, çalışmalarını izlemek ve denetlemek, Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonundan ihracata yönelik Devlet destekleri ile Dahilde İşleme Rejimi konularında bu kuruluşlar ve ilgili diğer kurum ve kuruluşları görevlendirmek, İhracata konu tarım ürünlerinin destekleme alım fiyatlarının belirlenmesine yönelik hazırlıklar yapmak ve destekleme stoklarının ihracat yoluyla değerlendirilmesine ilişkin esasları tespit etmek, uygulamak, uygulanmasını sağlamak, Sınır ve kıyı ticareti ile ilgili düzenlemeleri yapmak, bağlı muamele ve ofset gibi karşılıklı ticaret uygulamalarının usul ve rejimlerine ilişkin dış ticaret politikalarını belirlemek, İhraç ürünlerinin tanıtımı amacıyla yurtiçinde ve dışında ticaret ve alım heyetleri, konferans, seminer ve benzeri organizasyonları düzenlemek, İhracat projelerini değerlendirerek uygun görülenleri İhracat Teşvik Belgesi ne bağlamak, belge şart ve niteliklerine aykırı davrananları gerekli yaptırımları uygulamak, İhracatın desteklenmesine ve ihraç ürünlerinin ülke ve pazarlarının çeşitlendirilmesini sağlamaya yönelik olarak markalaşma ve kümeleşme faaliyetleri, Ar-Ge ve teknoloji geliştirme, elektronik ticaret, yurt dışı pazarlara giriş, yurtiçi ve yurtdışı uluslar arası fuarlara katılım, organizasyon ve benzeri her türlü destek programlarını hazırlamak, uygulamak, diğer kurum ve kuruluşlar eliyle uygulanmasını sağlamak. 9
14 İhracat Genel Müdürlüğü nün hazırladığı ve ihracat uygulamalarına esas teşkil eden mevzuatın diğer adı nedir? İthalat Genel Müdürlüğü İthalat Genel Müdürlüğü nün başlıca görevleri şunlardır: İthalatın uluslararası anlaşmalar ile kalkınma planları ve yıllık programlarda öngörülen hedef, ilke ve politikalar çerçevesinde yürütülmesini sağlamak, Kamu kurum ve kuruluşlarına çeşitli mevzuatla verilmiş yetkilerin kullanımında ithalat ile ilgili politikaların uygulanmasına dair esasları düzenlemek ve bu kurumların ithalata ilişkin düzenlemeleri ile ilgili görüş bildirmek, İthalat rejimi kararı da dahil olmak üzere ithalata dair mevzuatı hazırlamak, madde politikalarını teklif etmek, uygulamak, ithalatla ilgili izinleri ve belgeleri vermek, gelişmeleri izlemek ve ilgili kurum ve kuruluşlarla koordinasyonu sağlamak, İthal mallara uygulanacak mali yüklere ilişkin hazırlıkları yürütmek ve uygulanmasını sağlamak, Dampinge karşı vergi, sübvansiyona karşı telafi edici vergi ve koruma önlemi gibi ticaret politikası savunma araçları ile ilgili mevzuatı hazırlamak, uygulamak, Ticaret politikası savunma araçları ile ilgili ve çok taraflı istişareleri yürütmek ve Dünya Ticaret Örgütü ve diğer ülke uygulamalarını izlemek, bu uygulamalar nedeniyle ortaya çıkan anlaşmazlıklarda Türkiye nin menfaatini uluslararası platformlarda savunmak üzere gerekli önlemleri almak. Anlaşmalar Genel Müdürlüğü Anlaşmalar Genel Müdürlüğü nün başlıca görevleri şunlardır: İkili ticari ve ekonomik konular ile Ekonomi Bakanlığı nın görev alanına giren diğer konularda uluslararası müzakereleri yürütmek, ilgili konularda koordinasyonu sağlamak, İki taraflı ekonomik işbirliği anlaşmaları, mal ve hizmet ticaretine yönelik iki taraflı bölgesel ticaret, ekonomik, sınai, teknik işbirliği, tercihli ticaret ve benzeri anlaşmaları gerektiğinde ilgili bakanlık ve kuruluşlarla işbirliği içinde hazırlamak, müzakereleri yürütmek, imzalamak, anlaşmayı uygulamak, uygulanmasını sağlamak, Taraf olunan çok taraflı uluslararası anlaşmalara ilişkin değişiklikleri ve uygulamaları, Ekonomi Bakanlığı nın görev alanına giren hususlar itibariyle izlemek, bunların uygulamaya konulmasını sağlamak, Karma Ekonomik Komisyon, Ortak Komite, Ortaklık Konseyi ve benzeri ikili ikili ticari ve ekonomik işbirliği platformları vasıtasıyla iki ve bölgesel ticari ve ekonomik işbirliği faaliyetlerini yürütmek, izlemek ve gerekli tedbirleri almak, Türkiye ile bu nitelikte anlaşması bulunmayan ülkelerle ticari işbirliğini geliştirmek, Dünya Ticaret Örgütü üyeliği çerçevesinde Türkiye nin hak ve yükümlülüklerinin takibini yapmak, ülke pozisyonunu belirlemek ve örgüt bünyesindeki müzakerelerde Türkiye yi temsil etmek, Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü nün başlıca görevleri şunlardır: Ekonomi Bakanlığı nın görev ve faaliyet alanına giren konularda Avrupa Birliği ile ilişkilerin, kalkınma planları ve yıllık programlarda öngörülen hedefler doğrultusunda yürütülmesini sağlamak, 10
15 Ortaklık ilişkileri ve tam üyelik kapsamında dış ticarete ilişkin alanlarda Avrupa Birliği müktesebatına uyum çalışmalarını koordine etmek, ilgili ülkeler ve ülke grupları ile Serbest Ticaret Anlaşmalarını ve ortaklık Anlaşmalarını müzakere etmek, uygulamasını sağlamak ve izlemek, Avrupa Birliği ve Türkiye arasındaki gümrük birliğinin ekonomik ve ticari etkilerine ilişkin olarak değerlendirmeler ve araştırmalar yapmak ve bu konulardaki önerileri değerlendirmek, Avrupa Birliği ile hizmet ticareti alanında yapılan müzakerelere ilişkin politikaların genel dış ticaret politikası ile uyumlu şekilde saptanması için gerekli çalışmaları yürütmek, müzakereleri yapmak, gerektiğinde anlaşmalar hazırlamak, Avrupa Birliği ile ilgili Ekonomi Bakanlığı nın görev ve faaliyet alanına giren hususlarda Birlikle müzakere hazırlıkları yapmak, AB organları ile gerekli temas ve toplantıları yapmak, AB-Türkiye Ortaklık Organlarında alınan kararlarla ilgili gerekli uyum ve uygulama çalışmalarını yerine getirmek, Ekonomi Bakanlığı nın AB kaynaklı program ve projelerini hazırlamak, yürütmek ve koordinasyonu sağlamak. Teşvik Uygulama ve Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğü Teşvik Uygulama ve Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğü nün başlıca görevleri şunlardır: Plan, program ve strateji belgelerindeki hedefler gözetilerek yatırımlarda devlet yardımlarına ilişkin politika oluşturmak, uygun görülen yatırımların teşvik tedbirlerinden yararlanmasını sağlamak, teşvik tedbirlerini uygulamak, uygulatmak, uygulamayı izlemek, uygulama sonuçlarını değerlendirerek yeni politikalar oluşturmak, Teşvik tedbirlerinden yararlanan yatırımlar için gereğinde gerekli yaptırımları uygulamak, bu tedbirleri uygulamakla görevli kurumlar arasında koordinasyonu sağlamak, Yabancı ülkelerle yapılacak Yatırımların Karşılıklı Teşvik ve Korunması Anlaşmalarına ilişkin müzakereleri yürütmek, 2003 tarihli 4875 Sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu nda belirtilen görevleri yapmak, Türkiye ye gelen ve Türkiye den giden uluslar arası doğrudan yatırımlar için hukuki altyapı ve işbirliği imkanlarını geliştirmek, Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Koordinasyon Kurulu nun ve Yatırım Danışma Konseyi nin Sekretarya hizmetlerini yürütmek, OECD Çok Uluslu Şirketler Rehberi Ulusal Temas Noktası görevini yürütmek, Yatırım ortamının iyileştirilmesi alanında ikili ve çok taraflı uluslararası ilişkiler geliştirerek yabancı ülkeler ve uluslararası kuruluşlarla ortak projeler yürütmek. Serbest Bölgeler, Yurtdışı Yatırım ve Hizmetler Genel Müdürlüğü Serbest Bölgeler, Yurtdışı Yatırım ve Hizmetler Genel Müdürlüğü nün başlıca görevleri şunlardır: Kalkınma planları ve yıllık programlar çerçevesinde yurtiçi ve yurtdışında serbest bölgeler, lojistik serbest bölgeleri, ihtisas serbest bölgeleri, özel bölgeler, dış ticaret merkezleri ve lojistik merkezlerinin kurulması, yönetilmesi ve işletilmesi ile ilgili politika ve ilkelerin tespiti konusunda çalışmalar yapmak, araştırma, planlama ve koordinasyon faaliyetlerini yürütmek, 3128 Sayılı Serbest Bölgeler Kanunu ve buna ilişkin mevzuat çerçevesinde düzenlemeler yapmak, Serbest bölgeler ve lojistik merkezlerinde yapılabilecek üretim, alım satım, depolama, kiralama, montaj-demontaj, bakım-onarım, kıyı bankacılığı, bankacılık, sigortacılık, finansal kiralama ve diğer faaliyet konularını belirlemek, 11
16 Serbest bölgeler ve lojistik merkezlerinde faaliyet gösteren gerçek ve tüzel kişilere faaliyet ruhsatı vermek veya verilmiş belgeleri iptal etmek, Yurtdışında yapılacak yatırımlara ve döviz kazandırıcı hizmet sektörlerinin uluslararası ticaretine ilişkin mevzuatı hazırlamak ve uygulamak, bu alanlarda gözetim, denetim ve yönlendirme önlemleri almak, Döviz kazandırıcı hizmetler ticaretinde müteahhitlik, lojistik, teknik müşavirlik hizmetlerinin geliştirilmesini sağlamak, ilgili kurum ve kuruluşları koordine etmek, gerekli mevzuatı ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği halinde uygulamak. Ürün Güvenliği ve Denetimi Genel Müdürlüğü Ürün Güvenliği ve Denetimi Genel Müdürlüğü nün başlıca görevleri şunlardır: Dış ticarete konu ürünlere ilişkin teknik düzenlemeleri hazırlamak, bu düzenlemelere uygunluk denetimini yapmak veya yaptırmak, Avrupa birliği teknik mevzuatına uyumu koordine etmek ve buna ilişkin müzakereleri yürütmek, ürün güvenliği, teknik düzenlemeler, teknik engeller ve uygunluk değerlendirmesine ilişkin üst mevzuatı uyumlaştırmak ve uygulamaları izlemek, Teknik düzenlemeler, standardizasyon ve kalite konusundaki ikili, bölgesel ve çok taraflı uluslararası çalışmaları koordine etmek, ulusal teknik düzenlemelerin ve denetimlerin uluslar arası yükümlülüklere uygunluğunu gözetmek, Teknik Düzenlemeler Rejimi Kararını hazırlamak ve uygulamak, yapılacak işlemleri, uygulama usul ve esaslarını belirlemek, mevzuatın diğer bakanlık ve kuruluşlara verdiği yetkiler çerçevesinde yayımlanan teknik mevzuatı ilgili kuruluşlarla işbirliği yaparak dış ticaret alanında uygulamak, Ürün denetmenleri ile Bakanlık Laboratuar Müdürlüklerinin görevlerini koordine etmek ve etkin çalışmalarını sağlamak. Ekonomik Araştırmalar ve Değerlendirme Genel Müdürlüğü Ekonomik Araştırmalar ve Değerlendirme Genel Müdürlüğü nün başlıca görevleri şunlardır: Ekonomi Bakanlığı nın faaliyet alanına giren konularda veriler toplamak, araştırmalar yapmak, istatistiki bilgiler üretmek, değerlendirmeler yapmak, bunları açıklamak ve dağıtmak, bu konularda işbirliği ve koordinasyonu sağlamak, Türk ve dünya ekonomisi ve dış ticareti ile ilgili gelişmeleri izlemek, değerlendirmek, dış ticaretle ilgili yayın ve dokümantasyon hazırlamak, Ürün ve hizmetler dış ticareti, dış ticarete destek hizmetleri ve yurtdışındaki doğrudan Türk yatırımlarına, alternatif mal ve hizmetler ve dış pazarlar konularında stratejik araştırma ve değerlendirmeler hazırlamak, bu amaçla ilgili birimler için politika önerileri geliştirmek, Ekonomi Bakanlığı internet Safaları, elektronik bilgi kaynakları ve iletişim altyapısı ile ilgili öneriler geliştirmek ve ilgili birimlerle koordinasyonu sağlamak. Ekonomi Bakanlığı nın merkez teşkilatında yer alan genel müdürlükleri sayınız. Ekonomi Bakanlığı Bölge Teşkilatı Bakanlığın bölge teşkilatı kapsamında 8 adet Bölge Müdürlüğü 5 adet Serbest Bölge Müdürlükleri ile 5 Bölge İşletici / Kurucu-İşletici şirket yer almaktadır. 12
17 8 adet Bölge Müdürlüğü; Marmara, Batı Anadolu, Güney Anadolu, İç Anadolu, Batı Karadeniz, Doğu Karadeniz, Doğu Anadolu ve Güney Doğu Anadolu Bölge Müdürlükleri nden meydan gelmektedir. Her bir Bölge Müdürlüğü nün görev alanında bölgedeki iller ve dış ticaret açısından önemli bazı ilçeler yer almaktadır. Ayrıca, bazı Bölge Müdürlükleri ne bağlı olarak hizmet veren Laboratuar Müdürlükleri ile il/ilçe Ürün Denetmenleri Grup Başkanlıkları da mevcuttur. Adana-Yumurtalık, Antalya, Avrupa (Tekirdağ), Bursa ve Denizli Serbest Bölge Müdürlükleri nin yanı sıra bu bölgelerdeki Tayseb-Adana Yumurtalık, Avrupa, Buseb-Bursa, Denser-Denizli Serbest Bölgeleri Kurucu-İşletici Şirketleri ile Astaş-Antalya Serbest Bölge İşletici Şirketi taşrada faaliyetlerini sürdürmektedir. Ekonomi Bakanlığı Yurt Dışı Teşkilatı Ekonomi Bakanlığı nın yurt dışı teşkilatını çeşitli ülkeler nezdindeki ticaret müşavirlikleri ve ataşelikler ile uluslararası kuruluşlar nezdindeki daimi temsilcilikler oluşturmaktadır yılı itibariyle 132 merkezde ticaret ataşesi, ticaret müşaviri, ticaret müşaviri yardımcısı, ticaret başmüşaviri, Ekonomi Bakanlığı Temsilcisi gibi ünvanlarla Türk ve yabancı ülke yatırımcılarına ve işadamlarına hizmet veren Ekonomi Bakanlığı temsilcileri bulunmaktadır. Bazı ülkelerde birden fazla şehirde Türk ticaret ataşelikleri veya müşavirlikleri görev yapmaktadır. Ayrıca Ekonomi Bakanlığı na bağlı olarak bazı uluslar arası kuruluşlarda görev yapan daimi temsilciliklerimiz bulunmaktadır. Bunlar; Belçika nın Brüksel kentinde AB Nezdindeki Daimi Temsilcilik, İsviçre nin Cenevre kentinde Dünya Ticaret Örgütü Daimi Temsilciliği ve Fransa da Paris te OECD Daimi Temsilciliği dir. Ekonomi Bakanlığının Faaliyetleri Ekonomi Bakanlığı nın tüm birimlerinin görev alanları ile ilgili faaliyetlerinin yanı sıra 2023 yılında Türkiye nin ihracatını 570 milyar ABD dolarına çıkarma stratejik hedefi doğrultusunda gerçekleştirmekte olduğu çeşitli faaliyetler vardır. Bunların belli başlıları aşağıda başlıklar halinde verilmiştir: İhracata Dönük Üretim Stratejisi Değerlendirme Kurulu nun 12 Sayılı Başbakanlık Genelgesi ile kurulması, Tedarikte güvenlik, maliyette etkinlik, ihracatta rekabet gücü sağlayacak Girdi Tedarik Stratejisi çalışmalarının başlatılması, Dünya ithalatında öne çıkan pazarların düzenli olarak izlendiği, buralardaki gelişmelerin öngörüler de içerecek biçimde hızlı ve etkin şekilde ihracatçılara duyurulmasını ve ihracatçıların uygun ülke ve ürün gruplarına yönlendirilmesini sağlamak amacı ile ülke Masaları nın oluşturulması, Ülke masalarının aksiyon ayağını oluşturmak üzere bu ayağın üst düzey karar alma mercii olarak Pazar Giriş Komitesi nin kurulması, Her bir ilin üretim ve ihracat potansiyelinin hangi ülkelere yönlendirilmesi gerektiğini belirleyen İl İl Dış Ticaret Potansiyeli çalışmasının yapılması, Ticaret müşavirlerinin sayısının arttırılması, Dış Ticarette Yeni Rotalar adlı çalışmanın yapılarak Türkiye nin ülke ve sektör özelinde küresel kriz sonrasında öncelik vermesi gereken ihracat pazarlarının belirlenmesi, Dış ticaretin geliştirilmesine yönelik olarak Türkiye ile AB arasındaki Gümrük Birliği Anlaşması uyarınca sadece Avrupa Birliği nin Serbest Ticaret Anlaşmaları akdettiği ülkelerle yeni Serbest ticaret anlaşmaları yapılması, İhracatçılara ve yurt dışında iş yapan müteahhitlere dış talepler ve ihalelerle ilgili etkin ve sürekli bilgi akışı sağlanması, Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu aracılığı ile yatırımcılara yönelik engellerin ortadan kaldırılması çalışmaları yapılması, 13
18 3 ayda bir Dış Ticaret Beklenti Anketleri yaptırılarak dış ticarete yön veren firmaların beklenti ve öngörülerini alıp yol gösterici gösterge niteliğinde indeksler üretilmesi, İhracat mevzuatı, ithalat mevzuatı, destek programları mevzuatı, uluslar arası doğrudan yatırımlar mevzuatı, yatırım teşvik mevzuatı, serbest bölgeler mevzuatı, ürün güvenliği ve teknik düzenlemeler mevzuatı, yayın haline dönüştürülerek sektördeki firmaların bilgilendirilmesinin sağlanması, Ticarette Teknik Engeller Türkiye Bildirim Merkezi kurularak ihracat yapılan ülkenin yarattığı teknik engel niteliğindeki uygulamaların sonucu yaşanan sıkıntıların bildiriminin sağlanması ve böylece konuyu izleyecek ve sorunun çözümüne katkı verebilecek bir resmi muhatabın oluşturulması, E-Ticaretin koordinasyonunun sağlanması ve Yurt Dışına E-Ticaret Rehberi oluşturulması. örnekler veriniz. Son yıllarda Ekonomi Bakanlığı nın gerçekleştirdiği faaliyetlerden AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI Avrupa Birliği Bakanlığı nın kuruluş, görev, yetki ve sorumluluklarını düzenleyen Kanun Hükmündeki Kararname tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu kararnamede AB Bakanlığı nın temel görevi Türkiye nin Avrupa Birliği üyeliğine hazırlanmasına yönelik yapılacak çalışmaların yönlendirilmesi, izlenmesi ve koordinasyonu ile üyelik sonrası çalışmaların koordinasyonunu yürütmek şeklinde tanımlanmıştır. Bakanlığın AB ne yönelik başlıca hizmet birimleri arasında şunlar sayılabilir: Siyasi İşler Başkanlığı Katılım Politikası Başkanlığı Sektörel Politikalar Başkanlığı Sosyal, Bölgesel ve Yenilikçi Politikalar Başkanlığı Ekonomik ve Mali Politikalar Başkanlığı Tek Pazar ve Rekabet Başkanlığı Tarım ve Balıkçılık Başkanlığı Mali İşbirliği Başkanlığı Sivil Toplum, İletişim ve Kültür Başkanlığı Proje Uygulama Başkanlığı Avrupa Birliği Hukuku Başkanlığı Çeviri Eşgüdüm Başkanlığı Eğitim ve Kurumsal Yapılanma Başkanlığı Araştırma ve Dokümantasyon Başkanlığı Bu birimlerden doğrudan AB ile ekonomik ilişkiler konularında görev yapanlardan Katılım Politikası Başkanlığı, AB ne üyelik müzakere sürecine ilişkin gelişmeleri izleyip koordine etmekle yükümlüdür. Ulusal programın hazırlanıp uygulanması, izlenmesi, İlerleme Raporu nun hazırlık çalışmalarının koordinasyonu bu birimin görevleri arasındadır. 14
19 Sektörel Politikalar Başkanlığı, taşımacılık, çevre enerji trans-avrupa şebekeleri konularında kamu kurum ve kuruluşlarınca AB müktesebatına uyum çalışmalarını koordine etmektedir. Sosyal, Bölgesel ve Yenilikçi Politikalar Başkanlığı işletme, sanayi, bilgi toplumu, medya, bilim, araştırma, eğitim, kültür, sosyal ve bölgesel politikalar ve araçlar konularında AB mevzuatına uyum çalışmalarını koordine etmekte, Topluluk program ve ajanslarına katılım veya katılım sonlandırılmasına yönelik işleri koordine etmektedir. Ekonomik ve Mali Politikalar Başkanlığı, ekonomik kriterler, ekonomik ve parasal birlik, AB ne sermayenin serbest dolaşımı, AB nde hizmetlerin serbest dolaşımı, mali hizmetler, vergilendirme, mali kontrol, bütçe konularında kamu kurum ve kuruluşlarında yürütülen AB müktesebatına uyum çalışmalarını koordine etmektedir. Tek Pazar ve Rekabet Başkanlığı, malların, işçilerin AB nde serbest dolaşımı, şirketler hukuku, rekabet politikası, tüketicin ve sağlığın korunması, kamu alımları, fikri mülkiyet hukuku, gümrük birliği ve dış ilişkiler konularında kamu kurum ve kuruluşlarınca yürütülen AB müktesebatına uyum çalışmalarını koordine etmektedir. Tarım ve Balıkçılık Başkanlığı, tarım ve kırsal kalkınma gıda güvenliği, hayvan bitki sağlığı politikaları ve balıkçılık konularında kamu kurum ve kuruluşlarınca yürütülen AB müktesebatına uyum çalışmalarını koordine etmektedir. Mali İşbirliği Başkanlığı, AB ile mali yardım anlaşmalarının hazırlanması ve müzakerelerin yürütülmesi, AB ve üye ülkelerce sağlanan katılım öncesi mali yardımların genel koordinasyonunun yürütülmesi bu yardımların kullanımına yönelik eğitim programları oluşturulup yürütülmesi gibi işleri koordine etmektedir. Sivil Toplum, İletişim ve Kültür Başkanlığı AB ve katılım sürece hakkında iç ve dış kamuoyuna bilgi sunma, AB iletişim stratejisi hazırlama ve uygulama, bu alandaki mali kaynakları yönetme gibi işleri koordine etmektedir. Proje Uygulama Başkanlığı, AB Bakanlığı nın doğrudan yürüttüğü projelerde ihale, sözleşme yapma ve ödemeler vb. işleri yapmanın yanı sıra valilik, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları ve kalkınma ajanslarınca geliştirilen projelere teknik destek vermeyi gerçekleştirmektedir. Avrupa Birliği Hukuku Başkanlığı, AB hukukuna yapılan düzenlemelerin uygunluğu konusunda görüş bildirmektedir. Çeviri Eşgüdüm Başkanlığı, AB ve Türk müktesebatının çeviri işlerini yürütmekte, AB terminolojisi veri tabanını oluşturmaktadır. Eğitim ve Kurumsal Yapılanma Başkanlığı, AB ile ilgili kamu görevlerinin eğitim ve staj faaliyetlerini koordine etmektedir. Araştırma ve Dokümantasyon Başkanlığı AB-Türkiye ilişkileri konusunda kamuoyu araştırmaları yapmakta, yürütülen akademik çalışmaları izlemektedir 15
20 Özet Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ile Ekonomi Bakanlığı Dış Ticaretle ilgili Kamu Kurum ve kuruluşları arasında en önemli iki tanesini teşkil etmektedir. Her iki Bakanlık da 2011 yılında yayınlanan Kanun Hükmünde Kararname ile kurulmuşlar ve daha önce başka Bakanlıkların çatısı altında görev yapan birimleri kendi çatıları altında toplamışlardır. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı nın merkez teşkilatında yer alan Gümrükler Genel Müdürlüğü, Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü, Risk Yönetimi ve Kontrol Genel Müdürlüğü, Tasfiye Hizmetleri Genel Müdürlüğü, AB ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü gümrük işleri ile ilgili önemli icracı birimleri oluştururken, Taşra teşkilatında 16 adet Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü ile bunlara bağlı 147 adet Gümrük Müdürlüğü görev yapmaktadır. Ayrıca bazı ülkelerde elçilikler bünyesindeki gümrük müşavirleri ile birlikte buraya kadar sayılanların tümü Bakanlığın teşkilatını oluşturmaktadır. Ekonomi Bakanlığı nın merkez teşkilatında yer alan İhracat Genel Müdürlüğü, İthalat Genel Müdürlüğü, Anlaşmalar Genel Müdürlüğü, Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü, Teşvik Uygulama ve Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğü, Ekonomik Araştırmalar ve Değerlendirme Genel Müdürlüğü, Ürün Güvenliği ve Denetimi Genel Müdürlüğü nün yanı sıra yurt içi Bölge Teşkilatı kapsamında 8 adet Bölge Müdürlüğü, Serbest Bölge Müdürlükleri ile Bölge İşletici / Kurucu- İşletici Şirketler yer almaktadır. Ekonomi Bakanlığının yurt dışındaki teşkilatını; 132 dış merkezde görev yapan ticaret ataşesi, ticaret müşaviri, ticaret müşavir yardımcısı, ticaret baş müşaviri, Ekonomi Bakanlığı temsilcisinin yanı sıra bazı uluslar arası kuruluşlar nezdinde görev yapan daimi temsilcilikler oluşturmaktadır. Avrupa Birliği Bakanlığı nın kuruluş, görev, yetki ve sorumluluklarını düzenleyen Kanun Hükmündeki Kararname de AB Bakanlığı nın temel görevi Türkiye nin Avrupa Birliği üyeliğine hazırlanmasına yönelik yapılacak çalışmaların yönlendirilmesi, izlenmesi ve koordinasyonu ile üyelik sonrası çalışmaların koordinasyonunu yürütmek şeklinde tanımlanmıştır. Her üç Bakanlığın da özellikle merkez teşkilatlarındaki genel müdürlükler; çeşitli görev, yetki ve sorumlulukları paylaşarak Türk ekonomisi için hayati önem taşıyan AB, gümrük ve dış ticaret politikalarını üretmekte, yönlendirmekte, yürütmekte, değerlendirmekte ve uygulamaları denetlemektedir. 16
21 Kendimizi Sınayalım 1. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı hangi yılda çıkarılan Kanun hükmünde Kararname ile kurulmuştur? a b c d e Gümrük ve Ticaret Bakanlığı nın teşkilat yapısı kaç başlık altında toplanır? a. 1 b. 2 c. 3 d. 4 e Gümrük ve Ticaret Bakanlığı nın yurtdışı teşkilatı bulunan ülkeler arasında aşağıdakilerden hangisi yoktur? a. Belçika b. Azerbaycan c. Almanya d. Mısır e. İran 4. Gümrükler Genel Müdürlüğü nün görevleri arasında aşağıdakilerden sayılmaz? a. Gümrük vergilerini tahakkuk ve tahsil etmek b. Gümrüksüz satış mağazaları ile ilgili işlemleri yürütmek c. Gümrük muafiyetine ilişkin işlem yapmak d. Tasfiye edilecek hale gelen eşyanın tasfiyesini yapmak e. Transit rejimi ile ilgili işlemleri düzenlemek 5. Orta Akdeniz Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü nün merkezi aşağıdaki illerden hangisidir? a. Antalya b. Adana c. Mersin d. Antakya e. Osmaniye Türkiye Cumhuriyeti Gümrük bölgesinde kişi, eşya ve taşıtların kaçakçılıkla mücadele kapsamında takibini yapmak, aşağıdakilerden hangisinin görevidir? a. Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü b. Risk Yönetimi ve Kontrol Genel Müdürlüğü c. Tasfiye Hizmetleri Genel Müdürlüğü d. Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü e. İhracat Genel Müdürlüğü 7. Ekonomi Bakanlığı nın merkez teşkilatını oluşturan ana hizmet birimleri arasında aşağıdakilerden hangisi sayılmaz? a. İhracat Genel Müdürlüğü b. Gümrükler Genel Müdürlüğü c. İthalat Genel Müdürlüğü d. Anlaşmalar Genel Müdürlüğü e. Ürün Güvenliği ve Denetim Genel Müdürlüğü 8. Dampinge karşı vergi, sübvansiyona karşı telafi edici vergi ve koruma önlemi gibi ticaret politikası savunma araçları ile ilgili mevzuatı hazırlamak ve uygulamak, aşağıdakilerden hangisinin görevidir? a. Anlaşmalar Genel Müdürlüğü b. Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlükleri c. Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü d. Teşvik Uygulama ve Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğü e. İthalat Genel Müdürlüğü tarihli 4875 Sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu nda belirtilen görevleri yapmak aşağıdakilerden hangisinin görevidir? a. Serbest Bölgeler, Yurtdışı Yatırım ve Hizmetler Genel Müdürlüğü b. Ürün Güvenliği ve Denetimi Genel Müdürlüğü c. İthalat Genel Müdürlüğü d. İhracat Genel Müdürlüğü e. Teşvik Uygulama ve Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğü
22 10. Ekonomi Bakanlığı nın yurtdışı teşkilatını oluşturan unsurlar arasında aşağıdakilerden hangisi sayılmaz? a. Serbest Bölge Müdürlükleri b. Ticaret Ataşeleri c. Ticaret Müşavirleri d. Uluslararası kuruluşlardaki daimi temsilcilikler e. Ticaret Baş müşavirleri Kendimizi Sınayalım Yanıt Anahtarı 1. d Yanıtınız yanlış ise Gümrük ve Ticaret Bakanlığı başlıklı konuyu yeniden gözden geçiriniz. 2. c Yanıtınız yanlış ise Gümrük ve Ticaret Bakanlığı başlıklı konuyu yeniden gözden geçiriniz. 3. e Yanıtınız yanlış ise Gümrük ve Ticaret Bakanlığı başlıklı konuyu yeniden gözden geçiriniz. 4. d Yanıtınız yanlış ise Gümrük ve Ticaret Bakanlığı başlıklı konuyu yeniden gözden geçiriniz. 5. c Yanıtınız yanlış ise Gümrük ve Ticaret Bakanlığı başlıklı konuyu yeniden gözden geçiriniz. 6. a Yanıtınız yanlış ise Gümrük ve Ticaret Bakanlığı başlıklı konuyu yeniden gözden geçiriniz. 7. b Yanıtınız yanlış ise Ekonomi Bakanlığı başlıklı konuyu yeniden gözden geçiriniz. 8. e Yanıtınız yanlış ise Ekonomi Bakanlığı başlıklı konuyu yeniden gözden geçiriniz. 9. e Yanıtınız yanlış ise Ekonomi Bakanlığı başlıklı konuyu yeniden gözden geçiriniz. 10. a Yanıtınız yanlış ise Ekonomi Bakanlığı başlıklı konuyu yeniden gözden geçiriniz. 18
23 Sıra Sizde Yanıt Anahtarı Sıra Sizde 1 Gümrük ve Ticaret Bakanlığı nın merkez teşkilatında yer alan ve Ünite içinde anlatılan Genel Müdürlükler doğrudan dış ticaret ve gümrük işleri ile ilgilidir. Esnaf ve Sanatkarlar, Kooperatifçilik, İç Ticaret, Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlükleri doğrudan dış ticaret ve gümrük işleri ile ilgili değildir. Sıra Sizde 2 Türkiye son yıllarda gümrüklerde bekleme süresini azaltarak, maliyetleri düşürecek çeşitli uygulamalar içine girmiştir. Bunlar arasında; tek pencere sistemi, gümrük kapılarının modernizasyonu, işlemlerin elektronik ortama taşınması, TIR Elektronik Ön Beyan ve Gerçek Zamanlı Safe TIR Sistemi sayılabilir. Sıra Sizde 3 Bu Genel Müdürlüklerin ilgili oldukları konuların yatırım-üretim-dış ticaret üçgenindeki yatırım ve üretim ayaklarını teşkil etmeleri nedeniyle ağırlıklı olarak dış ticaret konuları ile ilgili bir Bakanlık olan Ekonomi Bakanlığı nın görev alanına daha uygun düşmeleri bu durumun nedenidir.. Sıra Sizde 4 İhracat rejimidir. Sıra Sizde 5 Bu Genel Müdürlükler; İhracat, İthalat, Anlaşmalar, AB, Teşvik Uygulama ve Yabancı Sermaye, Serbest Bölgeler, Yurtdışı Yatırım ve Hizmetler, Ürün Güvenliği ve Denetimi, Ekonomik Araştırmalar ve Değerlendirme Genel Müdürlükleri dir. Sıra Sizde 6 Bu faaliyetler arasında; Girdi Tedarik Stratejisi çalışmalarının başlatılması, İhracata Dönük Üretim Stratejisi Değerlendirme Kurulunun oluşturulması, Ülke Masalarının oluşturulması, Pazara Giriş Komitesi nin kurulması, İL İL Dış Ticaret Potansiyeli araştırmasının yapılması sayılabilir. Yararlanılan Kaynaklar /tr-tr
24 2 Amaçlarımız Bu üniteyi tamamladıktan sonra; Türk Eximbank'ın dış ticaretteki önemini kavrayacak ve kurumsal yapısını tanımlayabilecek, Merkez Bankası'nın kurumsal yapısını ve finansal piyasadaki yerini saptayabilecek, Ticari bankaların dış ticaretteki etkinliklerini yorumlayabilecek, Dış ticarette finansal kurumların yeri ve yapılarını ayırt edebilecek bilgi ve becerilere sahip olabilirsiniz. Anahtar Kavramlar Merkez Bankası İthalat İhracat Dış Ticaret Türk Eximbank Ticari Banka Finansman Finansal Kurum İçindekiler Giriş Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) Türk Eximbank (Türkiye İhracat Kredi Bankası A.Ş.) Bankalar ve Bankaların Dış Ticaretteki Yeri 20
25 Türk Eximbank, Merkez Bankası ve Diğer Bankalar GİRİŞ Dış ticaretten bahsedildiği zaman birçok kişinin aklına bir işletmenin kendi ülkesi dışındaki başka bir ülkede bulunan işletmeye mal ya da hizmet satması veya başka bir ülkede bulunan işletmeden mal ya da hizmet satın alması gelir. Bu şekilde düşünüldüğünde dış ticaretin yurtiçinde yapılan ticaretten çok da farklı olmadığı şeklinde bir kanıya kapılmak mümkündür. Ancak dış ticaretin bir çok bileşeni mevcuttur. Dış ticaret işlemlerinde alıcı (ithalatçı) işletme ve satıcı (ihracatçı) işletmenin yanısıra dış ticaret işleminin gerçekleştirilmesinde önemli işlevler üstlenmiş finansal kuruluşlar da mevcuttur. Bu kuruluşlar olmadan dış ticaret işlemlerini gerçekleştirmek hemen hemen imkansız hale gelmektedir. Dış ticaret içerisinde yer alan finansal kuruluşları gizli kahramanlar olarak adlandırmak çok da abartı olmaz. Ülkelerin etkin bir dış ticarete sahip olabilmeleri herşeyden önce istikrarlı bir ekonomik yapıya sahip olmalarını gerektirir. Bunun yanı sıra ihracatçı işletmeler bir taraftan mal ve hizmetlerinin satışını gerçekleştirmek için finansal destek ararken, diğer yandan gerçekleştirdikleri ihracat bedellerinin yurda getirilmesinde global ölçekli finansal kuruluşlara ihtiyaç duyarlar. Aynı şekilde yurtdışından mal ve hizmet satın almak isteyen işletmeler için de benzer şekilde global pazarda kabul gören finansal kuruluşlara ihtiyaç vardır. Dış ticaret işlemlerinde ihracatçı işletmeden (dolayısı ile ihracatçı ülkeden) mal ya da hizmet satıldığında, bu mal ya da hizmetin ithalatçı işletmeye (dolayısı ile ithalatçı ülkeye) teslimi kadar ithalatçı ülkeden dış ticarete konu mal ya da hizmet bedelinin ihracatçı işletmeye ödenmesi de önem taşır. Dış ticaret işlemleri içerisinde yer alan finansal kuruluşlar içinde bankalar, dış ticaret işlemlerinin gerçekleşmesinde; kredi, kefalet ve transfer işlemleri gibi son derece kritik işlemlerde etkinlik gösterir. Dış ticaretin önem kazandığı günümüz dünyasında ülkelerin dış ticaretlerini geliştirme yönünde işletmelerine destek oldukları görülmektedir. Ülkelerin dış ticaretlerinin artırılması için gerekli ortamın sağlanmasında merkez bankaları ve eximbankların yeri ve önemi tartışılamaz. Diğer taraftan ticari bankalar ise global ölçekte tanınmış, kabul görmüş finansal kurumlar olarak ihracatçı ve ithalatçı işletmelerin yanında yer alarak, dış ticaret işleminin gerçekleştirilmesine katkı sağlamaktadır. Bu neden ile dış ticaret işlemlerini etkin bir şekilde gerçekleştirmek isteyen işletmelerin ve sistemin içerisinde çalışacak kişilerin dış ticaretin önemli aktörleri olan bu kurumların yapısını tanımasında büyük önem ve fayda vardır. Bu bölümde sırası ile Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası ve Türk Eximbank ele alınacak daha sonra da dış ticaret boyutunda ticari bankaların yapısı, yeri ve önemi üzerinde durulacaktır. TÜRKİYE CUMHURİYETİ MERKEZ BANKASI (TCMB) Dış ticaretin gelişmesinde önemli etkenlerden birisi de ekonomik istikrardır. Ekonomik istikrarın bulunduğu ülkelerde işletme sahipleri dış ticaret konusunda daha cesur adımlar atabilmektedir. Çünkü ekonomideki istikrar, dış ticaret işlemlerinde işletmelerin maruz kaldığı kimi riskleri azaltmakta bu da işletmelerin daha rahat karar almasına olanak sağlamaktadır. Merkez Bankaları ülkedeki ekonomik istikrar ve büyümeyi sağlama konusunda faaliyet gösteren en önemli finansal kuruluşların başında gelir. Merkez bankaları devletin para politikalarının yönlendirilmesi ve uygulanmasından sorumludur. Merkez bankaları paranın iç ve dış değerini ekonomiye yarar sağlayacak düzeyde tutma ve ekonominin 21
26 gereksinme duyduğu kredi verilebilir fonları, ihtiyacı karşılar miktarda hazır bulundurmak gibi önemli görevleri üstlenmiştir. Merkez bankasının bu görevleri yerine getirirken aldığı kararlar; piyasa faiz oranları, kredi verilebilir fonlar ve para arzı üzerinde etki yapar. Bu etki sadece finansal piyasalarda değil tüm ülke ekonomisi üzerinde hissedilir. İlk merkez bankası 1668 yılında İsveç'te kurulmuş bunu 1694 yılında İngiltere'de kurulmuş olan Bank of England izlemiştir. Tüm dünyada ticaretin ve ekonomik faaliyetlerin artması, üniter devlet uygulamalarının yaygınlaşması ile devletin ekonomik alanlardaki etkinliğinin artması ile önemi ve gerekliliği ciddi bir şekilde hissedilen merkez bankaları diğer ülkelerde de hızlı bir şekilde kurulmuştur. Almanya'da 1846'da Prussian Bank, Japonya'da 1882'de Nippon Ginko, 1934 yılında Bank of Canada Kanada'da kurulmuştur. Amerika Birleşik Devletleri'nde ise Federal Reserve System'in oluşturulduğu tarih 1913'dür. Klasik Osmanlı düzeninde, para arzının ayarlanması, kredi hacminin düzenlenmesi, altın ve döviz rezervlerinin yönetimi ile iç ve dış ödemelerin gerçekleştirilmesi; hazine, darphane, sarraflar, vakıflar, bedestenler ve loncaların yüklendiği değişik rollerin bir araya gelmesi ile yerine getirilmekteydi. Tanzimat sonrasında Osmanlı İmparatorluğu'nun izlediği dışa açık ekonomik ilişkiler, imparatorluğ'un para ve kredi sisteminde de yeni düzenlemeler yapmasını zorunlu kılmıştır yılında Kaime-i Nakdiye-i Mutebere (para yerine geçen kağıt) çıkartılmıştır. Ancak Kaimeler el yazısı ile yazılmış ve herbirine resmi mühür basılmış halleri ile paradan daha çok borç senedi ya da hazine bonosuna benzemekte, el yazması olması nedeni ile de kolayca taklit edilmekteydi yılında kaimeler taklit edilmemesi için matbaada bastırılmış ve tedavüldeki el yazmaları ile değiştirilmiştir. Osmanlı İmparatorluğu'nda sürekli açık veren hazinenin kaynak ihtiyacının karşılanması amacıyla çıkarılan kaimelerin miktarında önemli oranda artış yaşanmıştır. Sürekli dış ticaret açıkları verilmesinin de etkisiyle bir kaç yıl içerisinde kaimelerin yabancı paralar karşısındaki değeri önemli düşüşler göstermiştir. Bu nedenle ithalatın finansmanı için dış piyasalardan kaynak bulunması zorlaşmıştır. Bu durum imparatorluğun kaimelerin dış değerinin korunması için çareler aramasına neden olmuştur yılında Galata bankerlerinin ileri gelenlerinden iki tanesi ile bir anlaşma yapılarak Osmanlı ithalatının finansmanının sabit bir döviz kuru üzerinden bu bankerler tarafından dış mali piyasalara yazılacak poliçelerle finanse edilmesi uygulaması başlatılmıştır. Bu sözleşme 1847 yılında yenileneceği sırada bankerler Osmanlı devletinden aynı işlevi yerine getirmek üzere bir banka kurmalarının kabulünü istemişler ve bu istek kabul edilmiştir. Bu şekilde kurulmuş olan İstanbul Bankası faaliyetinin sona erdiği 1852 yılına kadar kaimelerin dış değerinin sabit kalması yönünde önemli katkılarda bulunmuştur. Frederıc S. MISHKIN, Çeviren: İlyas ŞIKLAR - Ahmet ÇAKMAK - Suat YAVUZ, Finansal Piyasalar ve Kurumlar, Bilim Teknik Yayınevi, İstanbul, İstanbul Bankası'nın kısa faaliyet dönemi ve çok sınırlı kalan faaliyet alanı göz önüne alındığında, Osmanlı İmparatorluğu'nda bankacılığın 1856 yılında kurulan Osmanlı Bankası (Ottoman Bank) ile başladığı yaygın olarak kabul edilen bir görüştür. Osmanlı İmparatorluğu'nda özellikle 1839 Tanzimat Fermanı'ndan sonra Devletin harcamalarının gelirlerini aştığı bir döneme girilmesi ve devletin kaynak ihtiyacının önce kaimelerin ihracı, sonra da toplanacak vergiler karşılık gösterilerek İstanbul'da faaliyet gösteren sarraf ve bankerlerden borç alınması ile karşılanmaya çalışılmasının ardından, Kırım Savaşı'nın bitiminde yapılan 1856 Paris Barış Anlaşması'nın, Osmanlı İmparatorluğu'nun dış borç alma olanaklarını artırmış olması, Osmanlı Bankası'nın kurulmasındaki en önemli etkendir. Banka, dış borçların alınmasında dönemin Osmanlı Hükümeti ile yabancı sermaye sahipleri arasında aracılık etmek amacıyla İngiliz sermayesi ile kurulmuştur. Bu banka 1863'de kendini fesh etmiş daha sonra İngiliz Fransız ortaklığı ile Bank-ı Osmanii Şahane adı ile devlet bankası olarak yeniden kurulmuştur. Kurulan bu bankaya 1875'de Avusturya sermayesi de katılmıştır. Banknot basma imtiyazı ve tekeli otuz yıl boyunca Bank-ı Osmanii Şahaneye verilmiştir. Bu süre içerisinde Osmanlı hükümetinin bankanın karına iştirak edemeyeceği, bankanın kasasında bulunduracağı altının üç katı kadar banknot basabileceği, bankanın devletinin haznedarlığını yapacağı, devlet gelirlerini tahsil edeceği, hazine ödemelerini yerine getireceği, hazine bonolarını iskonto edeceği, iç ve dış borçlara ilişkin faiz ve anapara ödemelerini yapacağı Bank-ı 22
27 Osmanii Şahane için yapılan düzenlemeler içinde yer almıştır. Osmanlı Bankası'nın 1925 yılında sona erecek olan banknot çıkarma yetkisi, ekonomik açıdan yeni bir banka kurma gücüne sahip olunmadığını düşünen Cumhuriyet Hükümeti tarafından 1935 yılına kadar uzatılmıştır. Ancak bu tarihte yapılan anlaşmada anlaşma metninin içine Hükümet'in banknot ihraç edebilecek bir devlet bankası kurması halinde Osmanlı Bankası'nın itiraz hakkı olmayacağına ilişkin hüküm konulmuştur. Cumhuriyet döneminde 1926 yılından itibaren Merkez Bankası kurulması için çalışmalar yapılmaya başlanmış, 11 Haziran 1930'da 1715 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası Kanunu kabul edilerek 3 Ekim 1931'de TC Merkez Bankası (TCMB) kuruldu ve 1 Ocak 1932'de resmen çalışmaya başlamıştır. Başlangıcında 30 yıl süreli banknot ihraç imtiyazına sahip olan bankanın bu imtiyazı, 1955 yılında yapılan değişik ile 1999 yılına kadar uzatılmış, 25 Nisan 1994 yılında yapılan değişiklik ile de banknot ihraç imtiyazı süresiz hale getirilmiştir. 26 Ocak 1970'te çıkarılan 1211 sayılı kanun kabul edilinceye kadar 1930'da çıkartılan 1715 sayılı kanun yürürlükte kalmıştır sayılı kanunda bankanın kuruluşundaki temel amaç; ülkenin ekonomik kalkınmasına yardım etmek olarak tanımlanmış bankanın bu amacı yerine getirirken de bankaya aşağıdaki görevler verilmiştir. Türk parasının değerinin korunmasına yönelik tüm önlemleri almak, Reeskont oranını belirlemek ve para piyasasını düzenlemek, Hazine işlemleri yapmak, 26 Ocak 1970 tarihinde kabul edilen 1211 Sayılı Kanunla TCMB, günün ekonomik koşullarına uygun olarak organize edilmiş, görev ve yetkileri yeniden düzenlenmiştir Sayılı kanuna göre merkez Bankası'nın temel görevleri; para ve kredi politikasını yürütmek, paranın değerinin korunmasına ilişkin önlemler almak, para basmak ve ödünç para verme işlemlerini düzenlemektir yılında açık piyasa işlemlerinin yürütülebilmesi gibi yeni ihtiyaçları karşılayabilmek için, 1211 sayılı Merkez Bankası Kanunu'nda 3291 Sayılı Kanun ile değişiklikler yapılmıştır. 25 Nisan 2001 tarihindeki değişiklikler ile de Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası'nın temel amacının fiyat istikrarının sağlanması olduğu açık bir şekilde belirtilmiştir. Bununla birlikte türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası'nın Hazine'ye ve kamu kurum ve kuruluşlarına avans vermesi, kredi açması ve bu kuruluşların ihraç ettiği borçlanma senetlerini birincil piyasadan alması yasaklanmıştır. Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası'nın Teşkilat Yapısı ve Organları Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası'nın teşkilat yapısını oluşturan organlar şu şekilde sıralanabilir; Genel Kurul Banka Meclisi Para Politikası Kurulu Denetleme Kurulu Başkanlık (Guvernörlük) Yönetim Komitesi Genel Kurul TCMB teşkilat yapısını oluşturan organlar nelerdir? Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası genel kurulunun görev ve yetkileri şunlardır; Banka Meclisi tarafından verilen yıllık rapor ve denetleme kurulu raporlarının incelenmesi, Banka'nın bilanço, kâr ve zarar hesaplarının incelenmesi ve karara bağlanması, 23
28 Banka Meclisi üyelerinin ve denetleme kurulunun ibrası, Sermaye artırılmasına yönelik karar alınması, Esas mukavele'de (ana sözleşmede) değişiklik yapılması, Banka'nın tasfiyesi hakkında karar verilmesi, Banka meclisi üyelerinin seçimi. Banka Meclisi Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası banka meclisi, başkan (Guvernör) ile genel kurulca seçilecek altı üyeden oluşur. Banka meclisinde görev alan üyelerin görevleri, özel bir kanuna dayanmadıkça, banka dışında teşrii, resmi veya özel bir görev ile birleşemez. TCMB meclis üyeleri, ticaret ile uğraşamayacakları gibi banka ve şirketlerde de hissedar olamazlar. Banka meclisi üyelerinin yüksek öğrenim görmüş, bankacılık veya iktisat ve maliye alanlarında bilgi ve tecrübe sahibi olmaları şarttır. TCMB başkanı aynı zamanda banka meclisinin de başkanıdır. Banka meclisi üyelerinin görev süresi üç yıl olup her yıl meclis üyerinin üçte biri yenilenir. Birinci ve ikinci yıl sonunda banka meclisinden ayrılacak üyeler ad çekme ile tespit edilir. Banka meclisinde görev süresi biten üyeler genel kurul tarafından banka meclisine tekrar seçilebilir. Banka meclisi üyelerinin en az üçte ikisinin katılmasıyla toplanır ve toplantıda bulunan üyelerin çoğunluğu ile karar verir. Oyların eşitliği sözkonusu olur ise bu durumda Meclis Başkanı'nın katıldığı tarafın teklifi kabul edilmiş sayılır. TCMB Başkan Yardımcıları, Banka meclisi toplantılarına oy verme hakları olmaksızın izleyici olarak katılabilir. Banka Meclisi'nin görev ve yetkileri şunlardır; Banka'nın para politikası stratejisi ve enflasyon hedefi doğrultusunda uygulanabilecek para politikasına ve kullanılabilecek para politikası araçlarına ilişkin kararların alınması, Açık piyasa işlemlerine, döviz ve efektif işlemlerine, reeskont ve avans işlemleri ile reeskont ve avans faiz oranlarına, zorunlu karşılıklara ve umumi disponibiliteye, diğer para politikası işlemleri ve araçlarına, ülke altın ve döviz rezervlerinin yönetimine ilişkin usul ve esasların tespiti ile gerekli düzenlemelerin yapılması, Tedavüldeki banknotların değiştirilmesine, tedavülden kaldırılmasına ve yok edilmesine ilişkin konularda düzenleme yapılması ve karar alınması, Ödeme ve menkul kıymet transferi ve mutabakat sistemlerinin güvenilirlik ve etkinliklerini artıracak şartlarda kurulması konusunda karar alınması, ödeme yöntemleri ile araçlarının usul ve esaslarının belirlenmesi, takas odalarının gözetim ve denetimine ilişkin düzenlemelerin yapılması, Bankanın idare, teşkilat ve hizmetleri ile personeline ilişkin olarak hazırlanan düzenlemelerin onaylanması, Bankanın personel kadrolarının onaylanması, Bankanın diğer organlarına vereceği yetkiler kapsamı dışındaki meblağlara ve kıymetlere ilişkin bağış, sulh, ibra, feragat ve terkin konularında karar verilmesi, Bankanın idare, teşkilat ve hizmetleri ile personeline ilişkin olarak hazırlanan düzenlemelerin onaylanması, Bankanın bütçesinin, yıllık faaliyet raporunun, bilanço, kar ve zarar hesaplarının hazırlanması, Sermayenin artırılması ve ana sözleşmede değişiklik yapılmasına ilişkin Genel Kurula öneride bulunmak, 24
29 Bilgi istemeye, risk ve istatistiki bilgileri toplamaya ilişkin usul ve esasların belirlenmesi, Provizyon ve ihtiyatlara ilişkin konularda karar alınması ile kârın dağıtılmasından sonraki bakiyenin Hazineye verilmesine ilişkin usul ve esasların belirlenmesi, Şube açılması, muhabir temin edilmesi, temsilcilik ve büro kurulması ile banknot matbaasına ilişkin konularda düzenleme yapılması ve karar alınması, Para Politikası Kurulu kararına bağlı konular dışında kalan, Başkanlıkça inceleme ve onaya sunulacak sair konular hakkında karar alınması ve düzenleme yapılmasıdır. Para Politikası Kurulu Para Politikası Kurulu, TCMB Başkanının başkanlığında Başkan Yardımcıları, Banka Meclisince üyeleri arasından seçilecek bir üye ve Merkez Bankası Başkanı'nın önerisi üzerine müşterek karar ile atanacak bir üyeden oluşur. Hazine müsteşarı veya belirleyeceği müsteşar yardımcısı toplantılara oy hakkı olmaksızın katılabilir. Merkez Bankası Başkanlığı, başkan yardımcılığı ve banka meclisi üyeliği sona erenlerin para politikası kurulu üyeliği de sona erer. Para Politikası Kurulu üyeliğine müşterek kararname ile atanacak üyenin, para politikası konusunda çalışmalarının bulunması ve ekonomi, işletme, bankacılık ve finans alanlarından birinde akademik ünvana sahip, görevi ile ilgili alanda en az 10 yıl çalışmış, yeterli bilgi ve tecrübeye sahip olması gerekir. Bu üyenin Para Politikası Kurulu'ndaki görev süresi 5 yıldır. Kurul'un görev ve yetkileri şunlardır; Para politikası stratejisi çerçevesinde hükümetle birlikte enflasyon hedeflerinin belirlenmesi, Para politikası hedefleri ve uygulamaları konusunda belirli dönemler itibariyle raporlar hazırlayarak hükümetin ve kamuoyunun bilgilendirilmesi, Fiyat istikrarını sağlamak amacıyla para politikası ilke ve stratejilerinin belirlenmesi, Hükümet ile birlikte Türk Lirasının iç ve dış değerini korumak için gerekli tedbirlerin alınması ve yabancı paralar ile altın karşısındaki muadeletini tespit etmeye yönelik kur rejiminin belirlenmesidir. Denetleme Kurulu Para Piyasası Kurulu nasıl oluşur ve görevleri nelerdir? Bir üyesi (A) sınıfı, bir üyesi (B) ve (C) sınıfı hissedarlarca, bir üyesi de (D) sınıfı hissedarlarca seçilip, genel kurul tarafından atanan denetleme kurulu üyeleri, yüksek öğrenim yapmış, bankacılık ve muhasebe alanında bilgi ve tecrübe sahibi kişilerden oluşur. Denetleme Kurulu üyelerine verilecek ücret Bakanlar Kurulunca tespit edilir. Denetleme Kurulu, bankanın bütün işlem ve hesaplarını denetler. Başkanlık (Guvernörlük), Denetleme Kurulu'nun talep edeceği bütün bilgi ve belgeleri vermekle yükümlüdür. Denetleme Kurulu'nun komuta (yönetme) yetkisi olmayıp, görüşlerini yazılı olarak Banka Meclisine bildirir ve bir kopyasını da Merkez Bankası Başkanlığına verir. Kurul, yıl sonunda işlem ve hesaplar hakkında hazırlayacağı raporu Genel Kurula arz eder. Başkanlık (Guvernörlük) TCMB Başkanı, Merkez Bankası'nı yurt içinde ve yurt dışında temsil eden en üst düzeydeki icra amiridir. Bakanlar kurulu kararı ile beş yıllık dönem için atanan Merkez Bankası Başkanı'nın, yüksek öğrenim görmüş, maliye, iktisat ve bankacılık alanlarında bilgi ve tecrübe sahibi olması şarttır. TCMB Başkanı ile Banka Meclisi arasında anlaşmazlık olması halinde TCMB Başkanı'nın alınan kararın uygulanmasını erteleme ve sonraki toplantıda tekrar görüşülmesini isteme hakkı bulunmaktadır. Acele edilmesi gereken konularda Başkan isterse Banka Meclisi'ni toplantıya çağırıp anlaşmazlık 25
30 konusunun çözülmesini isteyebilir. Ancak anlaşmazlık giderilemez ise bu durumda Banka Başkanı ile Meclisi arasında Başbakan hakemlik yapar. Merkez Bankası Başkanı'nın görevleri şunlardır; Merkez Bankası Kanunu'na ait hükümlerin ve banka meclisi tarafından alınacak kararların yürütülmesini sağlamak, Merkez Bankası Kanunu ile Bankaya verilen görevlerin ifası için uygun bulacağı önlemler almak ve gerekli göreceği hallerde, bunlar hakkında banka Meclisine tekliflerde bulunmaktır. Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası'nın Sermaye Yapısı Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası, anonim şirket olarak kurulmuş buna göre örgütlenmiş ancak kâr elde etmeyi amaçlamayan, sermayesi bulunan bir bankadır. Bankanın sermayesi diğer anonim şirketlerden farklı olarak sadece sembolik nitelik ve önem taşımaktadır. Bankanın sermaye büyüklüğü, hisse miktarları ve kâr payı ödemeleri sadece simgesel değerler gösterir. Bankanın hisse senetleri nama yazılı olup; A - B - C - D sınıflarına ayrılmıştır. Buna göre; (A) Sınıfı; Hazineye ait hisse senetleri olup, bu hisse senetlerinin sermayedeki oranı %51'den az olamaz. (B) Sınıfı; Türkiye'de faaliyet gösteren milli bankalara aittir. (C) Sınıfı; Türkiye'de faaliyet gösteren milli bankalar dışında kalan diğer bankalar ile imtiyazlı şirketlere aittir. (D) Sınıfı; Hisse senetleri Türk işletme ve Türk vatandaşlığına ait tüzel ve gerçek kişilere aittir. Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası'nın Bağımsızlığı Merkez bankası bağımsızlığı denildiğinde, merkez bankasının para politikası ile ilgili kararları alırken politik baskılardan uzak kendi kararlarını alabilmesi anlaşılmalıdır. Genel olarak, merkez bankası bağımsızlığı amaç bağımsızlığı ve araç bağımsızlığı olarak sınıflandırılabilir. Amaç bağımsızlığı; merkez bankasının, hükümetin etkisi olmadan para politikasının birincil amacını tek başına belirleyebilmesi anlamına gelir. Diğer yandan, birincil amaç ile ilgili rakamsal hedefi ya da diğer detayları belirleme yetkisini ifade eden ve amaç bağımsızlığının bir alt sınıfı olarak düşünülebilecek hedef bağımsızlığı da söz konusudur. Araç bağımsızlığında ise; merkez bankasının para politikasının nihai amacına ulaşabilmek için uygulayacağı politikayı ve kullanacağı araçları, hükümetin ya da başka herhangi bir kurumun müdahale ya da onayı olmaksızın, özgürce seçebilmesidir. Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası, Merkez Bankası Kanunu'nun 4. maddesinde "Bankanın temel görevi fiyat istikrarını sağlamak" şeklinde bir maddenin yer alması nedeniyle "amaç bağımsızlığı"na sahip değildir. Bununla birlikte Merkez Bankası'nın bir çok gelişmiş ülke merkez bankalarındaki uygulamalara benzer şekilde fiyat istikrarını sağlamak için uygulayacağı para politikası ve para politikası araçlarını serbestçe seçebilmesi, Merkez Bankası'nın "araç bağımsızlığı"na sahip olduğunu gösterir. TCMB nın Görev ve Yetkileri TCMB nın temel görevleri şu şekilde sıralanabilir. Açık piyasa işlemleri yapmak, Hükümetle birlikte Türk Lirasının iç ve dış değerini korumak için gerekli tedbirleri almak ve yabancı paralar ile altın karşısındaki muadeletini tespit etmeye yönelik kur rejimini belirlemek, Türk Lirasının yabancı paralar karşısındaki değerinin belirlenmesi için döviz ve efektiflerin vadesiz ve vadeli alım ve satımı ile dövizlerin Türk Lirası ile değişimi ve diğer türev işlemlerini yapmak, Bankaların ve Bankaca uygun görülecek diğer mali kurumların yükümlülüklerini esas alarak zorunlu karşılıklar ve umumi disponibilite ile ilgili usul ve esasları belirlemek, 26
31 Reeskont ve avans işlemleri yapmak, Ülke altın ve döviz rezervlerini yönetmek, Türk Lirasının hacim ve tedavülünü düzenlemek, ödeme ve menkûl kıymet transferi ve mutabakat sistemleri kurmak, kurulmuş ve kurulacak sistemlerin kesintisiz işlemesini ve denetimini sağlayacak düzenlemeleri yapmak, ödemeler için elektronik ortam da dahil olmak üzere kullanılacak yöntemleri ve araçları belirlemek, Finansal sistemde istikrarı sağlayıcı para ve döviz piyasaları ile ilgili düzenleyici tedbirleri almak, Mali piyasaları izlemek, Bankalardaki mevduatın vade ve türleri ile özel finans kurumlarındaki katılma hesaplarının vadelerini belirlemektir. TCMB sının temel görevleri yanısıra müşavirlik görevi de vardır. Banka; Hükümetin mali ve ekonomik müşaviri, mali ajanı ve haznedarıdır. Bankanın Hükümetle ilişkisi Başbakan aracılığı ile sağlanır. Finansal sistemle ilgili olarak istenilecek hususlarda Hükümete görüş verir. Bankalar ve uygun göreceği diğer mali kurumlar hakkındaki görüş ve tespitlerini Başbakanlık ile bu kurum ve kuruluşları düzenleme ve denetleme yetkisine sahip kuruluşlara bildirebilir. TCMB nın kendisine verilen görevleri yerine getirebilmesi için bankaya yetkiler de verilmiştir. Bankanın sahip olduğu temel yetkiler ise şu şekilde sayılabilir. Türkiye de banknot ihracı imtiyazı tek elden Bankaya aittir. Banka, Hükümetle birlikte enflasyon hedefini tespit eder, buna uyumlu olarak para politikasını belirler. Banka, para politikasının uygulanmasında tek yetkili ve sorumludur. Banka, fiyat istikrarını sağlamak amacıyla bu Kanunda belirtilen para politikası araçlarını kullanmaya, uygun bulacağı diğer para politikası araçlarını da doğrudan belirlemeye ve uygulamaya yetkilidir. Banka, olağanüstü hallerde ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun kaynaklarının ihtiyacı karşılamaması durumunda, belirleyeceği usul ve esaslara göre bu Fona avans vermeye yetkilidir. Banka, nihai kredi mercii olarak bankalara kredi verme işlerini yürütür. Banka, bankaların ödünç para verme işlemlerinde ve mevduat kabulünde uygulayacakları faiz oranlarını, belirleyeceği usul ve esaslara göre bankalardan istemeye yetkilidir. Banka, mali piyasaları izlemek amacıyla bankalar ve diğer mali kurumlardan ve bunları düzenlemek ve denetlemekle görevli kurum ve kuruluşlardan gerekli bilgileri istemeye ve istatistiki bilgi toplamaya yetkilidir. TCMB nın temel görevleri nelerdir? Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası'nın Para Politikası Araçları Merkez Bankası'nın para politikası araçları genel olarak; açık piyasa işlemleri, reeskont politikası, zorunlu karşılıklar ve disponibilite politikası ile döviz politikası olarak dört grup altında incelenebilir. Açık Piyasa İşlemleri Merkez Bankasının dolaşımdaki para miktarını azaltıp çoğaltmak için, para politikasının hedefleri çerçevesinde, para arzının ve ekonomisinin likiditesinin etkin bir şekilde düzenlenmesi amacıyla, Türk 27
32 Lirası karşılığında menkûl kıymet kesin alım satımı, geri alım vaadi ile satım ve geri satım ile alım işlemleri, menkûl kıymetlerin ödünç alınıp verilmesi, Türk Lirası depo alınması ve verilmesi işlemlerine açık piyasa işlemleri denir. Merkez bankasının piyasadan menkul kıymet alması dolaşıma para çıkması, tersine piyasaya menkul kıymet satması ise dolaşımdan para çekilmesiyle sonuçlanır. Karla C. SHIPPEY, Çeviren: Berk KAPLANER, Uluslararası Sözleşmeler, Kontent Kitap, İstanbul, Reeskont Politikası Reeskont, bankalarca iskonto edilmiş bir senedin Merkez Bankasınca iskonto edilmesidir. Reeskont işlemi, bankalar için bir finansman kaynağıdır. Merkez Bankası, bankacılık kesiminin geçici likidite ihtiyaçlarının karşılanması için, muteber saydığı en az üç imzayı taşımak ve vadelerine en çok 120 gün kalmış olmak şartıyla ve kendi belirleyeceği esaslar dahilinde bankalar tarafından verilecek ticari senet ve vesikaları reeskonta kabul edebilir. Bu işlemler için TCMB tarafından uygulanan faize reeskont oranı denilmektedir. Verilecek kredilerin en yüksek sınırı ve kredi türlerine göre limitleri, para politikası ilkeleri göz önünde tutulmak suretiyle belirlenmektedir. Reeskont oranının yükseltilmesi, ticari bankaların TCMB den ödünç alma eğilimini azaltır. Reeskont oranlarının düşürülmesi ise reeskont eğilimi arttırır. Zorunlu Karşılık ve Disponibilite Politikası Zorunlu karşılıklar bankalara likidite, borçlarını ödeme yeteneği ve güvenlik sağlama amacıyla getirilmiştir. Bankaların ayırdıkları zorunlu karşılıkların en önemli işlevi, para arzı kontrol aracı olmasıdır. Merkez Bankası karşılık oranını değiştirerek, bankaların ellerindeki aşırı rezervleri etkileyebilir. Zorunlu karşılıklar açık piyasa ve reeskont politikalarında olduğu gibi fiyat etkisi yaratabileceği gibi maliyet etkisi de doğurabilir. Bankaların karşılık oranlarının arttırılması ticari bankaların portföylerinde gelir getirmeyen aktif miktarını artırarak kredi işlemlerinin karlılığını azaltıcı etki yaratır. Döviz Politikası TCMB, 1211 sayılı Kanunun 4. maddesi gereği uygulanacak kur rejimini Hükümet ile birlikte belirlemektedir. Ancak döviz kuru politikası uygulaması Merkez Bankasına aittir. Ülkemizde 2006 yılı başından itibaren de açık bir şekilde uygulamaya başladığı enflasyon hedeflemesi rejimi çerçevesinde dalgalı döviz kuru rejimi uygulanmaktadır. Dalgalı kur rejiminde Merkez Bankasının hedef olarak aldığı tek değişken enflasyon; hedeflerine ulaşmak için kullandığı temel politika aracı ise kısa vadeli faizlerdir. TCMB para politikası araçları nelerdir? TÜRK EXİMBANK (TÜRKİYE İHRACAT KREDİ BANKASI A.Ş.) Türkiye İhracat Kredi Bankası A.Ş./Türk Eximbank, 31 Mart 1987 tarihli Resmi Gazete de yayınlanan 3332 sayılı Kanun un verdiği yetkiye istinaden 21 Ağustos 1987 tarihli Resmi Gazete de yayınlanan 87/11914 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile kurulmuştur. Hisseleri (A) ve (B) grubu olmak üzere iki gruptan oluşan Türk Eximbank ın; (A) grubu hisseleri Hazine ye ait olup, sermayenin en az %51 ini oluşturmaktadır. (B) grubu hisseler sermayenin %49 unu teşkil etmekte, Hazine ce kamu ve özel sektör bankaları ve benzeri finansman kuruluşları ile sigorta şirketlerine ve diğer gerçek ve tüzel kişilere devredebilmektedir 28
33 Türk Eximbank ın temel amacı; ihracatın geliştirilmesi, ihraç edilen mal ve hizmetlerin çeşitlendirilmesi, ihraç mallarına yeni pazarlar kazandırılması, ihracatçıların uluslararası ticarette paylarının artırılması ve girişimlerinde gerekli desteğin sağlanması, ihracatçılar ile yurt dışında faaliyet gösteren müteahhitler ve yatırımcılara uluslararası piyasalarda rekabet gücü ve güvence kazandırılması, yurt dışında yapılacak yatırımlar ile ihracat maksadına yönelik yatırım malları üretim ve satışının desteklenerek teşvik edilmesidir. Bankanın amacını gerçekleştirebilmek üzere yapabileceği faaliyetler ise şunlardır; 1. Mal ve hizmet ihracatını, sevk öncesi ve sonrası aşamalarında kısa, orta ve uzun vadeli alıcı ve / veya satıcı kredileri ve diğer krediler ile finanse eder. 2. İhracatın finansmanı amacıyla, ihracatçıların yurt içi ve yurt dışı banka ve finans kurumlarından sağlayacakları krediler için garantiler verir. 3. Yurt dışı müteahhitlik hizmetleri ile dış yatırımların geliştirilmesi için kredi açar, finansmanına katılır, sigorta ve garanti sağlar. 4. Mal ve hizmet ihracatında, ihracatçıların ticari ve siyasi riskler nedeniyle ortaya çıkabilecek zararlarını teminat altına almak ve ihracatçılara bu konuda güvenceler sağlamak suretiyle ihracatı teşvik etmek üzere ihracat kredi sigortası yapar, garanti verir. 5. Yurt içi ve yurt dışı bankalara ve finans kurumlarına ihracata yönelik krediler açar, garantiler verir. 6. Yurt dışına yapılacak finansal kiralama işlemlerini kredilendirebilir ve bu konuda garanti verebilir. 7. İhracat veya döviz kazandırma amacına yönelik olarak yurt içi yatırım malı imalat ve satışını kredilendirebilir. 8. Yurt içi ve yurt dışı finansman kuruluşları ile para ve sermaye piyasalarından kaynak sağlar tarihli Ana Statü ile DYB ye verilen görevleri bu Ana Sözleşmenin geçici 1 inci maddesine göre yerine getirir. 10. Sigorta acenteliği yapabilir. 11. Resmi ve özel kurum, kuruluş ve bankalar ile kredi açtığı, finansmanına katıldığı, garanti verdiği ve sigorta ettiği gerçek ve tüzel kişi, kurum ve kuruluşlardan faaliyetleri ile ilgili her türlü belge ve bilgiyi isteyebilir, kredi, garanti ve sigorta ilişkisi olan müşterilerinin uygulamalarını takip ve kontrol edebilir. 12. Banka kendi ihtiyacı için gayrimenkullere sahip olabileceği/kiralayabileceği gibi, alacaklarının tasfiyesi amacıyla da gayrimenkuller iktisap edebilir. Ayrıca Banka, açılan kredi ve verilen garantiler karşılığında gayrimenkul ipoteği de dahil olmak üzere her türlü teminatları alabilir. 13. Döviz pozisyonu tutar, döviz fonları bulundurur, her türlü kambiyo işlemleri yapar. 14. T.C. Merkez Bankası ndan avans ve reeskont kredileri alabilir,.ve/veya döviz üzerinden menkul kıymet ihraç edebilir. 15. Banka kuruluş amacına dönük faaliyette bulunacak olan kurulmuş ve kurulacak şirketlere iştirak edebilir, menkul kıymetler satın alabilir, satar ve satışına aracılık edebilir. 16. Banka fonksiyonlarını yerine getirmek için, araştırma, geliştirme ve teknik eğitim çalışmaları yapar veya yaptırır, teknik yardım verir. 17. Amaçlarının gerçekleştirilmesine yardımcı olacak her türlü iş ve işlemleri yapabilir. Türk Eximbank ın temel amacı nedir? 29
34 Türkiye de ihracatın kurumsallaşmış tek asli teşvik unsuru olan Türk Eximbank, bu amaca yönelik olarak ihracatçıları, ihracata yönelik üretim yapan imalatçıları ve yurt dışında faaliyet gösteren müteahhit ve girişimcileri kısa, orta ve uzun vadeli nakdi ve gayri nakdi kredi, sigorta ve garanti programları ile desteklemektedir. Türk Eximbank ın, gelişmiş birçok ülkenin resmi destekli ihracat kredi kuruluşlarından farklı olarak kredi, garanti ve sigorta işlemlerini aynı çatı altında toplamış olması, ihracatçı firmalara verilen hizmetlerde bir bütünlük oluşturulmasına imkan tanımaktadır. Türk Eximbank ın Kuruluş Kanunu na 3659 sayılı Kanun ile eklenen 4/C maddesi uyarınca, Banka nın kredi, sigorta ve garanti faaliyetlerini yerine getirirken, politik riskler nedeniyle uğradığı zararların Hazine Müsteşarlığı tarafından karşılanması hükme bağlanmıştır. Türk Eximbank ın ihracatın finansmanındaki rolü giderek artmıştır. Bunun en önemli nedenleri; Türkiye nin Dünya ticaretini düzenleyen uluslararası kuruluşlara karşı yükümlülükleri çerçevesinde ihracatta önceki yıllarda uygulanan doğrudan teşviklerin kaldırılması ve 1996 yılında yürürlüğe giren Gümrük Birliği ile beraber Türkiye nin, Avrupa Birliği nin ticaret ve rekabet politikalarına uyum sağlamayı taahhüt etmesidir. Bu gelişmelerin sonucu olarak ihracatı kredi, garanti ve sigorta programları aracılığı ile finansmanı, ihracatçılarımızın uluslararası piyasalarda rekabet güçlerinin artırılabilmesi açısından en önemli teşvik unsuru olmaya başlamıştır. Ülkemiz gündemine 1950 li yılların sonunda giren ihracat kredi sigortası sistemi, 1989 yılında Türk Eximbank bünyesinde uygulamaya konulmuştur. Başlangıç itibariyle yalnızca kısa vadeli ihracat bedeli alacaklarının ticari ve politik risklere karşı teminat altına alınması doğrultusunda uygulamaya konulan ihracat kredi sigortası sisteminin zaman içerisinde kapsamı genişletilmiş, muhtelif programlar ile orta ve uzun vadeli mal ve hizmet ihracatı da sigorta kapsamına alınmıştır. Türk Eximbank, kurulduğundan beri Dünya ve Türkiye ekonomisindeki gelişmeler doğrultusunda, ihracat sektörünün talep ve ihtiyaçlarını da dikkate alarak sürekli yeni programlar uygulamaya koymakta, mevcut programlarında değişiklikler yaparak sektörün finansman gereksinimlerini karşılamaya çalışmaktadır. Türk Eximbank reel sektör ile yakın bir işbirliği içerisinde faaliyetlerini sürdürmektedir. Banka reel sektörün finansal sorunlarının yanı sıra, mevcut durumlarının incelenerek yapısal sorunlarının da ortaya konulması ve bu yönde politikalar üretilmesi gerektiğine inanmaktadır. Bu düşünceden hareketle Türk Eximbank, ihracatla ilgili tüm kuruluşlar ile birlikte uzun vadeli çözümler üretmek üzere aktif bir şekilde faaliyet göstermektedir. Ayrıca, sektör temsilcileri ile görüş alışverişinde bulunarak sorunların tespitinde ve çözümlerin geliştirilmesinde etkin rol oynamaktadır. Türkiye de yerleşik mal ve hizmet ihracatı yapan tüm firmalar Türk Eximbank imkanlarından yararlanma hakkına sahiptir. Türk Eximbank ihracatın finansmanında tüm sektörlere eşit yakınlıktadır. Bu çerçevede Türk Eximbank kredilerinin sektörel dağılımı ile Türkiye ihracatının sektörel dağılımı paralellik arz etmektedir. Bunun yanı sıra, Bankamız stratejileri ve yeni vizyonu içerisinde yer alan müşteri odaklılık anlayışı kapsamında Türk Eximbank kredi ve sigorta programlarının tanıtımı ve ihracatçılarımızın görüşlerinin alınabilmesi için bir yandan firma ziyaretleri yapılmakta; diğer taraftan ise KOSGEB, TOBB, İTO, ASO ve İhracatçı Birlikleri gibi çeşitli kuruluşların değişik şehirlerde gerçekleştirdiği toplantı ve seminerlere Türk Eximbank yönetici ve uzmanları katılmakta ve ihracatçılarımızı bilgilendirmektedir. Ayrıca, Türk Eximbank tarafından özellikle KOBİ lerin yoğun olduğu illerde Türk Eximbank programlarının tanıtımına yönelik organizasyonlar gerçekleştirilmekte ve toplantılar düzenlenmektedir. Türk Eximbank, ülkemiz milli geliri ve istihdamı içinde önemli payı bulunan KOBİ lere özel bir önem vermekte ve bütün kredi uygulamalarında KOBİ lere öncelik tanımaktadır. Bu çerçevede, aracı bankalar kendilerine Türk Eximbank tarafından tahsis edilen ve döviz bazındaki Sevk Öncesi İhracat Kredileri Genel Limitlerinin en az %30 unu KOBİ lere verilen özel önem sonucunda, yıllara göre 30
35 değişmekle birlikte, KOBİ lerin bankacılık sisteminin açmış olduğu kredilerden aldığı pay %24 civarında iken, Türk Eximbank ın kullandırdığı kredilerdeki payı %30-35 düzeyindedir. Türk Eximbank ülke ekonomisinin dengeli bir yapıya kavuşması ve özellikle bölgeler arası dengesizliklerin ortadan kalkması doğrultusunda kalkınmada öncelikli illere de özel bir önem verilmesi gerektiği inancındadır. Bu çerçevede, bütün kredi uygulamalarında Kalkınmada Öncelikli Yöreler (KÖY) de bulunan firmalara öncelik tanınmaktadır. Ayrıca, aracı bankaların Sevk Öncesi Türk Lirası İhracat Kredisi Genel Limitlerinin en az %5 lik kısmını KÖY de mukim firmalara kullandırması zorunlu tutulmuştur. Bu kapsamda KÖY firmalarına indirimli faiz oranları ile kredi kullandırılmaktadır. Türk Eximbank ülkemizin tek Resmi Destekli İhracat Finansman Kuruluşu olması sıfatıyla, ihracatın ve diğer döviz kazandırıcı işlemlerin desteklenmesi yönünde üstlendiği önemli misyonu yerine getirmek amacıyla, ihracat sektörüne uygun maliyetlerle finansman imkanı sağlayan İhracat Kredisi programlarının yanı sıra, ülkemiz ile muhatap ülkeler arasındaki ekonomik ve siyasi ilişkilerin geliştirilmesi amacıyla yürürlüğe konulan Ülke Kredi ve Garanti programları ve ihracat sektörüne politik ve ticari risklere karşı güvence sağlayan İhracat Kredi Sigortası programları uygulamaktadır. Hasan BAKIR, İşletmelerde İhracatın Alternatif Finansman Olanakları, Anadolu Üniversitesi Yayınları No:1111, Eskişehir, Banka, faaliyetleri bakımından kuruluşunu düzenleyen 3332 sayılı Kanunun yanı sıra, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu hükümlerine de tabidir. Bankacılık Kanunu çerçevesinde Kalkınma ve Yatırım Bankaları grubunda yer alan Türk Eximbank, aynı zamanda Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu nda da bu grubun temsilcisi olarak görev yapmaktadır. Ayrıca, Türk Eximbank, Türkiye nin Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) ile OECD İhracat Kredileri ve Kredi Garantileri Grubu (İKG) na üyeliği ve AB ile Gümrük Birliği Anlaşması ndan kaynaklanan yükümlülükleri çerçevesinde, uyguladığı programlarda DTÖ, OECD ve AB normları ile diğer uluslar arası düzenlemelere de uygun hareket etmek durumundadır. Bunlara ek olarak, Uluslar arası İhracat Kredi ve Yatırım Sigortası Kuruluşları Birliği (Berne Union) nin üyesi olan Banka, ihracat kredi sigortası faaliyetlerinde Berne Union ile yakın bir işbirliği içerisindedir. Bu kapsamda, Banka sektördeki mevduat ve katılım bankalarının yanı sıra, diğer kalkınma ve yatırım bankalarından da farklılık göstermektedir. Türk Eximbank ın Teşkilat Yapısı ve Organları Türk Eximbank ın idari yapısını oluşturan organlar: Genel Kurul Yönetim Kurulu Genel Müdürlük Kredi Komitesi ve Denetim Kurulu dur. Genel Kurul Genel Kurul Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre oluşur ve ortak sayısı anonim şirketlerin kuruluşu için gerekli sayıya ulaştığı zaman faaliyete geçer. Banka Genel Kurulu olağan ve olağanüstü olarak toplanır. Olağan Genel Kurul Bankanın hesap dönemi sonundan itibaren üç ay içinde ve yılda en az bir kere toplanır. Bu toplantıda Türk Ticaret Kanunu nun 369 uncu maddesinde yazılı hususlar incelenerek gerekli kararlar verilir. Olağanüstü Genel Kurullar Banka işlerinin gerektirdiği hal ve zamanlarda Türk Ticaret Kanunu ve bu Ana Sözleşmede yazılı hükümlere göre toplanır ve gereken kararları alır. Genel Kurul kararları, toplantıda hazır bulunmayan veya muhalif oy veren pay sahipleri hakkında da hüküm ifade eder. 31
36 Yönetim Kurulu Banka yedi kişilik bir yönetim kurulu tarafından yönetilir. Yönetim kurulunun Banka Genel Müdürü veya vekili dışında kalan altı üyesinden dört tanesi (A) grubu hissedarlar arasından, iki üyesi (B) grubu hissedarlar arasından Genel Kurul ca seçilir. Yönetim Kurulu genel müdür dışındaki üyeleri arasından bir başkan ve bir başkan vekili seçer. 34 üncü maddede belirtilen şartları haiz kamu görevlilerinden Başbakanlıkça uygun görülenler hazine hisselerini temsilen, asli görevleri uhdelerinde kalmak kaydıyla ek görev olarak yönetim kurulu üyeliklerine seçilebilirler. Ortak sayısı anonim şirketlerin kuruluşu için gerekli sayıya ulaşıncaya kadar ve yönetim kurulu üyelerinin tamamının hazine hisselerini temsilen atanmaları süresince, Yönetim Kurulu, Genel Müdür dahil, üyeleri arasından bir başkan ve başkan vekili seçer. Banka Yönetim Kurulu üyeliğine atanabilmek veya seçilebilmek için; Bankacılık Kanunu nda Yönetim Kurulu üyeliği için belirtilen şartlar aranır. Yönetim Kurulu na Genel Kurul ca seçilen veya atanan üyelerin görev süresi üç yıldır. Görev süresi biten üyeler yeniden seçilebilirler. Vefat, istifa veya sair sebeplerden ötürü boşalacak olan üyeliklere Yönetim Kurulu nca uygun görülecek kişiler seçilerek, durum ilk toplanacak Genel Kurul un veya Ana Sözleşmenin geçici 2 nci maddesine göre yetkili olan Bakanın onayına sunulur. Bu şekilde seçilecek üyeler, Genel Kurul un ilk toplantısına veya ilgili Bakanın onayına kadar görev yaparlar ve seçimleri onaylanırsa seleflerinin kalan sürelerini ikmal ederler. Yönetim Kurulunun Görev ve Yetkileri Yönetim Kurulu, Bankanın amaç ve faaliyet konularının gerçekleşmesini sağlamak üzere, gereken her türlü kararı alır. Bu görevlerin yerine getirilmesi sırasında; ülke ekonomisi ve Banka nın faaliyet konularına ilişkin hususlarda alınan kararlar, ilgili mevzuat, Kalkınma Planı ile Yıllık Programlar ve Yüksek Danışma ve Kredileri Yönlendirme Kurulu ve Ekonomik İşler Yüksek Koordinasyon Kurulu karar ve önerileri göz önünde bulundurulur. 1. Banka işlemlerine, Genel Müdürlüğün görev ve yetkilerine ilişkin mevzuatı düzenlemek, Bankayı yönetmek ve temsil etmek, 2. Genel Müdür Yardımcıları, üst birim yöneticileri ve diğer personeli atamak ve işine son vermek, personelin ücretleri ile her türlü haklarını ve çalışma şartlarını saptamak, 3. Bankanın kredi, garanti ve sigorta işlemleri politikasının esaslarını tespit etmek, bu esaslara uygun şekilde hazırlanacak yıllık plasman programını tetkik ve tasdik etmek, Genel Müdürlükçe yapılacak yazılı öneriler üzerine kurulacak veya iştirak edilecek ortaklık ve iştirakler hakkında karar almak, tahsis edilecek kredi, verilecek garanti ve yapılacak sigorta işlemleri ile ilgili kararları almak ve yetki sınırlarını belirlemek, 4. Kredi Komitesi nin görevlerini, yetki sınırlarını ve çalışma esaslarını belirlemek, Kredi Komitesi nin faaliyeti ile ilgili her türlü bilgiyi almak, işlemleri kontrol etmek ve Komite faaliyetlerini devamlı olarak denetlemek, 5. Bankanın amaçlarını gerçekleştirmek ve faaliyetlerini sürdürmek üzere hazırlanacak ana organizasyon şemasında, Genel Müdür Yardımcılarından sonraki birinci ve ikinci kademede yer alan görevlere kadar Genel Müdürlük üst birimlerinin kurulması, şube, temsilcilik ve irtibat bürosu açılması konularında Genel Müdür ce yapılacak teklifleri karara bağlamak, 6. Çalışmaların verimli ve kârlı olarak yürütülmesi şartlarını oluşturacak esasları ve politikaları belirlemek, yıllık işletme bütçesi, personel kadroları ile iş programını görüşüp karara bağlamak, 7. Yıllık faaliyet raporu, bilanço, kâr-zarar hesabını ve kârın dağıtım şeklini hazırlamak, 8. Gerektiğinde, sulh olmak ve hakem tayin etmek, Bankayı temsile ve Banka namına imza koymaya yetkili şahısları tespit etmek, 32
37 9. Bankanın dahili muamelelerinin yürütülmesi için gerekli düzenlemeleri hazırlatmak ve onaylamak, 10. Mevzuatta verilen diğer görevleri yapmak, Yönetim Kurulu nun görevleri arasındadır. Genel Müdür Banka Genel Müdürü, ilgili Bakanın teklifi üzerine; müşterek kararname ile üç yıl süre için atanır. Genel Müdür olarak atanabilmek için; Bankacılık Kanunu nda belirtilen şartlar aranır. Genel Müdürlüğün herhangi bir şekilde boşalması halinde, yeni atama yapılıncaya kadar ilgili Bakan tarafından bir vekil atanır. Genel Müdür ün görev ve yetkileri ise şunlardır; 1. Türk Ticaret Kanunu ve bankalar hakkındaki mevzuat ile bu Ana Sözleşme hükümleri ile Yönetim Kurulu nun tayin ve tespit edeceği prensipler dahilinde vereceği yetki çerçevesinde Bankayı idare ve temsil etmek, 2. Bankayı idari mercilere ve yargı mercilerine karşı temsil etmek, 3. Genel Müdür Yardımcıları ve üst birim yöneticilerinin atamalarını ve Banka adına imza yetkisi verilecek personeli Yönetim Kurulu na teklif etmek, Yönetim Kurulu nca verilen yetki çerçevesinde diğer personeli atamak, 4. Ana organizasyon şemasında, Genel Müdür Yardımcılarından sonraki birinci ve ikinci kademede yer alan görevlere kadar Genel Müdürlük üst birimlerinin kurulması, şube, temsilcilik ve irtibat bürosu açılması için Yönetim Kurulu na teklifte bulunmak, diğer birimlerin kurulması, değiştirilmesi ve kaldırılması ile ilgili kararları almak, 5. Verilen yetki çerçevesinde Banka kaynaklarının kuruluş amacına, verimlilik ve kârlılık ilkelerine uygun bir düzen içerisinde kullanımını sağlamak, 6. Mevduatın verdiği diğer görevleri yapmaktır. Kredi Komitesi ve Denetim Kurulu Banka Genel Müdürü nün başkanlığında, ilgili iki genel müdür yardımcısından oluşan Kredi Komitesinin görevleri, yetki sınırları ve çalışma esasları Yönetim Kurulu nca belirlenir. Bankanın Denetim Kurulu üç üyeden oluşur. Bu üyeler Genel Kurul tarafından seçilir. Denetçilerin yüksek öğrenim görmüş, bankacılık konusunda bilgi ve deneyim sahibi olmaları şarttır. Denetçiler bir yıl için seçilirler. Süreleri biten Denetçilerin tekrar seçilmeleri mümkündür. Türk Eximbank ın idari yapısını oluşturan organlar nelerdir? Yüksek Danışma ve Kredileri Yönlendirme Kurulu Türk Eximbank ın Kuruluş Esasları ve Ana Sözleşmesi gereğince faaliyetlerinin çerçevesi yıllık programlar ile çizilmektedir. Yönetim Kurulu nun uymak zorunda olduğu programlar, Yüksek Danışma ve Kredileri Yönlendirme Kurulu kararı ile yürürlüğü girmektedir. Yüksek Danışma ve Kredileri Yönlendirme Kurulu; Bankanın amaç ve faaliyet konularına ilişkin hususlarla ilgili kararlarını uygulamada dikkate alınmak üzere Bankanın yetkili organlarına bildirir. Kurul, Bankanın açacağı krediler, vereceği garantiler ve yapacağı sigorta işlemleri üst sınırlarını genel olarak veya ülke, sektör ve mal grupları itibariyle tespit etmeye yetkilidir. Kurul Banka nın çalışma usul ve esaslarını belirler ve yılda en az bir defa toplanır. Yüksek Danışma ve Kredileri Yönlendirme Kurulu, Başbakan veya Bankanın ilgilendirildiği Bakanın başkanlığında; 33
38 1. Başbakanlık Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarı, 2. Başbakanlık Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarı, 3. Maliye ve Gümrük Bakanlığı Müsteşarı, 4. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Müsteşarı, 5. T.C. Merkez Bankası Başkanı ndan oluşur. Banka Yönetim Kurulu Başkanı, Başkan vekili ve Genel Müdürü Yüksek Danışma ve Kredileri Yönlendirme Kurulu nun tabi üyeleridir. Türk Eximbank ın İstanbul ve İzmir de birer şubesi, Denizli, Kayseri, Gaziantep, Bursa, Adana ve Trabzon da ise irtibat bürosu bulunmaktadır. Ayrıca bankanın yurt dışında; Citibank Newyork, Commerzbank Frankfurt, Citibank London ve Bank of Tokyo Mıtsubıshı muhabir bankalarıdır. Yüksek Danışma ve Kredi Yönetim Kurulu kimlerden oluşur? BANKALAR VE BANKALARIN DIŞ TİCARETTEKİ YERİ Banka, en temel tanımla, faaliyetlerinin esas konusu düzenli bir şekilde kredi almak ya da kredi vermek olan finansal aracı kurumlardır. Başka bir tanımla; para, kredi ve sermaye konuları kapsamında her çeşit işlemleri yapan ve düzenleyen, özel veya kamusal kişilerle işletmelerin bu alandaki her türlü gereksinimlerini karşılama faaliyetlerini temel uğraş konusu olarak seçen bir ekonomik birimdir. Bankalar, ekonominin para ve kredi ihtiyacını karşılayan kurumlardır. Bankalar, ekonomide gerçekleştirilen ödünç verilebilir fonları ticaret, sanayi ve tarıma, yapı ve onarım işlerine, esnaf ve sanatkârlara, devlet ve bireylere kredi şeklinde dağıtarak, bir kısım ekonomik birimlerin fon fazlası ile diğerlerinin fon ihtiyaçlarının karşılanmasına, tasarruf edilen paraların piyasaya akmasını sağlamak suretiyle ekonomik faaliyetlerin sürekliliğine ve genişlemesine hizmet ederler. Bankalar kredi alış-verişinde güveni sağlayan kurumlardır. Toplum içinde parası olup, ödünç vermeye hazır ekonomik birimler ve kredi arayanlar her zaman mevcuttur. Ancak bunların arasında bir kredi alışverişinin meydana gelmesi için ödünç verenin ödünç alana güvenmesi şarttır. Bankaların güvenilir kurumlar olarak gelişmesinden sonra, insanlar bir süre kullanmadıkları paralarını bankalara tevdi ederek, bankaya karşı bir alacak hakkına sahip olmaya, bankalar da bu paraları kredi arayanlara ödünç vermeye başlamışlardır. Çünkü bankalar, kredi alanın kredisini ölçmek, verdiği krediyi güven altına almak için gerekli teknik araçlara sahiptir. Türkiye de Bankacılık Sektörünün Gelişimi Bankacılık sektöründeki gelişmeler, ülkenin ve dünyanın içinde bulunduğu ekonomik durumdan, ticaretteki gelişmelerden, teknolojiden, finansal ihtiyaçlardan ve ekonomik birimlerin beklentilerinden büyük ölçüde etkilenmektedir. Bunların yanı sıra sermaye birikimi, uluslararası sermaye akımlarının derecesi, diğer finansal kurumların gelişmişlik düzeyi de bankacılık sektörünün gelişimine etki eden diğer faktörlerdir. Ülkemizde de bankacılık sektörü ekonomi yönetiminin benimsediği ekonomik anlayış ve uygulamalar ile yukarıda bahsettiğimiz faktörler çerçevesinde yapılanmıştır. Türk bankacılık tarihi Cumhuriyet öncesi ve Cumhuriyet sonrası dönem olmak üzere iki ana grupta incelenebilir. Ekrem KESKİN-Emre Alphan İNAN-Melike MUMCU-Pelin ERDÖNMEZ, 50. Yılında Türkiye Bankalar Birliği ve Türkiye'de Bankacılık Sistemi ( ), Türkiye Bankalar Birliği Yayın No:262, İstanbul,
39 Cumhuriyet Öncesi Dönemde Türk Bankacılığı Cumhuriyet öncesi dönemde kurulan bankaların büyük çoğunluğu yabancı sermayeli bankalardı. Yabancı sermayeli bankaların ana faaliyet alanı Osmanlı Hazinesi için, iç ve dış borç bulunması ve bunların ödenmesi ile ilgili işlerle uğraşmaktı. Bu nedenle Osmanlı dönemi bankacılığı için borçlanma bankacılığı nitelendirilmesinin yapılması yanlış olmaz yılında 2. Meşrutiyet in ilanı ve milliyetçilik eğilimlerinin artması ile birlikte ulusal sermaye ile pek çoğu yerel ve tek şubeden oluşan bankaların kurulması süreci başlamış, bu süreç 1991 yılında 1. Dünya Savaşının çıkışıyla hızlanmıştır. Ulusal bankacılık hareketinin ortaya çıkmasındaki temel neden, ülke içinde birikmekte olan sermayeyi yabancı ve azınlık bankalarının elinden kurtarmak ve bu sermayeyi ulusal ticareti geliştirmek amacıyla kullanmak olmuştur. Kurulan ulusal bankaların kredileme uğraşları daha çok ticari kredi, esnaf kredisi, tarımsal kredi, emlak kredisi ve tüketim kredisi biçiminde olmuştur. Bu bankaların pek çoğunun kurucuları, Avrupa ya hammadde ihraç eden veya bu ülkelerden sanayi ürünü ithal eden tüccar ve çiftçilerdir. Cumhuriyet Döneminde Türk Bankacılığı Cumhuriyet döneminde Türk Bankacılığının gelişimi, ekonomik gelişmeler ve ekonomik politikalarındaki farklılıklar açısından değerlendirilerek çeşitli dönemlere ayrılarak incelenebilir yılları arasındaki dönem Ulusal Bankalar Dönemi olarak ifade edilebilir. Bu dönemde tek şubeli çok sayıda ulusal banka kurulmuş, İzmir İktisat Kongresinde de ulusal bankacılığın geliştirilmesi kararı alınmıştır. 26 Ağustos 1924 yılında Atatürk ün direktifiyle Türkiye İş Bankası, 1931 yılında da Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası kurulmuştur dönemi devlet tarafından özel amaçlı bankaların kurulduğu dönemdir ekonomik krizinin etkisi ile 23 ulusal 9 yabancı sermayeli banka faaliyetine son vermişken; Sümerbank (1933), Etibank (1935), Denizbank (1937), Halkbank (1938) bu dönemde kurulmuştur döneminin bankacılık sistemi açısından belirleyici özelliği özel bankaların hızlı bir gelişme göstermesi, şube bankacılığının yaygınlaşması ve değişik ihtiyaçlara cevap verebilecek yeni türde kredi kurumlarının oluşturulmasıdır. Bu dönemde devlet tarafından; Denizcilik Bankası (1952), T. Vakıflar Bankası (1954), T. Öğretmenler Bankası (1958) kurulmuştur. Yapı ve Kredi Bankası (1944), Garanti Bankası (1946), Akbank (1948) ve Pamukbank (1955) da bu dönemde kurulmuş bankalardır planlı dönemde bankacılık sektörü önemli ölçüde devlet kontrolü ve etkisi altında kalmıştır. Mevduat ve banka kredilerine uygulanacak faiz oranları, banka komisyon oranları ve kredi limitleri, izlenen ithal ikameci politika doğrultusunda belirlenmiş; bankaların temel işlevi kalkınma planlarında yer alan yatırımların finansmanlarının sağlanması olarak tanımlanmıştır. Bu dönemde; yeni banka kurulması sınırlandırılmış, banka sayısı 60 dan 44 e inmiş, kalkınma ve yatırım bankacılığı teşvik edilmiş ve desteklenmiştir. Bu dönemde kurulmuş bankalardan bazıları; Devlet Yatırım Bankası (1964), Amerikan Türk Dış Ticaret Bankası (1964), Sınai Yatırım ve Kredi Bankası (1963), Arap Türk Bankası (1977) dir dönemi bankacılıkta serbestleşme ve dışa açılma dönemi olarak adlandırılır. Bu dönemde bankacılık sektöründeki gelişmeler; Interbank piyasasının kurulması, banka bilançolarının dış denetime tabi tutulması, uluslararası bankacılık standartlarının benimsenmesi, tasarruf sigorta fonunun kurulması, tek düzen hesap planının kabul edilmesi, bankaların kur ve faiz risklerinin önemli ölçüde artması, faiz oranlarının serbest bırakılması ve Türkiye de yerleşik kişilere döviz tutma ve döviz mevduatı açma izni verilmesi, şeklinde özetlenebilir yılında Türkiye ciddi bir ekonomik krizle karşı karşıya kalmıştır yılları arasında Türk bankacılık sektörü krizin etkisiyle küçülmüştür. Bankacılık sektöründe yaşanan olumsuzluklar tasarruf mevduatlarına güvence getirilmesine kadar uzanmış bir dizi tedbirle aşılmıştır. Ekonomik istikrarın tam olarak sağlanamaması, siyasi tansiyonun yüksekliği, Asya da başlayan ekonomik krizin Rusya ya sıçraması, Körfez ülkeleri arasındaki gerginlik bankacılık sektöründe istikrarın sağlanmasına engel olmuştur. 35
40 Bu dönemde; Impexbank, TYT bank ve Marmarabank tasfiye sürecine girmiş, Kıbrıs Kredi Bankası ile Park Yatırım Bankası nın faaliyet izinleri iptal edilmiştir. Türk Ticaret Bankası (1997), Bank Expres (1998), Interbank (1999), Esbank (1999), Egebank (1999), Yurtbank (1999), Sümerbank (1999), Etibank ve Bank Kapital e (1999) el konularak TMSF ye devredilmişlerdir. Ülkemizde 2000 yılından sonra enflasyonu düşürerek ekonomide yeniden büyümenin sağlanabilmesi amacıyla yeni bir ekonomik program uygulanmaya başlanmıştır. Bu programı esas alan bankaların faizlerin düşeceği beklentisi ile kamu borçlanma senetlerine yatırım yapması ve açık pozisyonların artırmaları ekonomi programının bekleneni verememesi ile bankacılık sektöründe yeni bir kriz yaratmıştır. Bu dönemde bankacılık sektörünün uluslararası standartlara kavuşturulması ve daha iyi denetlenebilmesi amacıyla Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (2000) kurulmuştur. Ekonomide aranan istikrarın sağlanmaya başlanması ve bankacılık sektöründe yapılan düzenlemeler özellikle yabancı yatırımcıların Türk bankalarına olan ilgilerini artırmış birçok yabancı yatırımcı Türk bankalarına ortak olmuş, ortaklık payını arttırmış ya da Türk bankasını satın almıştır. Bankaların Kuruluşu ve Faaliyete Geçmesi Bankaların kurulması, faaliyetleri, şube ve temsilcilik açmaları ile ilgili yetkilendirilmiş kurum ülkemizde 2000 yılında kurulmuş olan Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu dur. Bankalar, kuruluş veya Türkiye de şube açma işlemlerinin mevzuat hükümlerine uygun bir şekilde gerçekleştirilmesinden ve Ticaret Siciline tescil ve ilan işlemlerinin tamamlanmasından sonra, mevduat kabul etme ve/veya bankacılık işlemleri yapma yetkisi almak için Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu na başvurmak zorundadır. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu en az beş üyenin oyuyla banka ve şube açma izni vermektedir. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu ndan alınan iznin izin tarihinden itibaren bir yıllık geçerliliği vardır. Bu süre içinde kullanılmayan izinler kendiliğinden düşer ve geçersiz hale gelir. Mevcut şube sayıları itibariyle öz kaynak eksiği olmayan, yürürlükteki standart oranları gerçekleştiren ve şube açmalarında herhangi bir kısıtlama bulunmayan bankaların; açacakları her yeni şube için Bankacılık Kanunu nda öngörülen asgari kuruluş sermayesinin yüzde biri tutarında ilave öz kaynak bulundurmaları, açacakları şubeleri en az otuz iş günü önceden Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu na bildirmeleri ve Kurum ca bunların öz kaynakları ile standart oranlarına ilişkin olarak yapılacak değerlendirme sonucunda herhangi bir olumsuz görüş bildirilmemesi kaydıyla, bankaların şube açmaları serbesttir. İlhan ULUDAĞ-Erişah ARICAN, Finansal Hizmetler Ekonomisi (Piyasalar- Kurumlar-Araçlar), Beta Yayıncılık, İstanbul, Bankaların Faaliyet Alanları 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu bankaların yapabilecekleri faaliyetleri aşağıdaki başlıklar altında toplamıştır: a. Mevduat kabulü. b. Katılım fonu kabulü. c. Nakdi, gayrinakdi her cins ve surette kredi verme işlemleri. 36
41 d. Nakdi ve kaydi ödeme ve fon transferi işlemleri, muhabir bankacılık veya çek hesaplarının kullanılması dahil her türlü ödeme ve tahsilat işlemleri. e. Çek ve diğer kambiyo senetlerinin iştirası işlemleri. f. Saklama hizmetleri. g. Kredi kartları, banka kartları ve seyahat çekleri gibi ödeme vasıtalarının ihracı ve bunlarla ilgili faaliyetlerin yürütülmesi işlemleri. h. Efektif dahil kambiyo işlemleri; para piyasası araçlarının alım ve satımı; kıymetli maden ve taşların alımı, satımı veya bunların emanete alınması işlemleri. i. Ekonomik ve finansal göstergelere, sermaye piyasası araçlarına, mala, kıymetli madenlere ve dövize dayalı; vadeli işlem sözleşmelerinin, opsiyon sözleşmelerinin, birden fazla türev aracı içeren basit veya karmaşık yapıdaki finansal araçların alımı, satımı ve aracılık işlemleri. j. Sermaye piyasası araçlarının alım ve satımı ile geri alım veya tekrar satım taahhüdü işlemleri. k. Sermaye piyasası araçlarının ihraç veya halka arz yoluyla satışına aracılık işlemleri. l. Daha önce ihraç edilmiş olan sermaye piyasası araçlarının aracılık maksadıyla alım satımının yürütülmesi işlemleri. m. Başkaları lehine teminat, garanti ve sair yükümlülüklerin üstlenilmesi işlemleri gibi garanti işleri. n. Yatırım danışmanlığı işlemleri. o. Portföy işletmeciliği ve yönetimi. p. Hazine Müsteşarlığı ve/veya Merkez Bankası ve kuruluş birlikleri nezdinde oluşturulan bir sözleşme kapsamında üstlenilen yükümlülükler çerçevesinde alım satım işlemlerine ilişkin piyasa yapıcılığı. q. Factoring ve forfaiting işlemleri. r. Bankalararası piyasada para alım satımı işlemlerine aracılık. s. Finansal kiralama işlemleri. t. Sigorta acenteliği ve bireysel emeklilik aracılık hizmetleri. u. Kurulca belirlenecek diğer faaliyetler. Mevduat bankaları (b) ve (t), katılım bankaları (a), kalkınma ve yatırım bankaları (a) ve (b) bentlerinde belirtilen faaliyetleri gerçekleştiremezler. Banka Çeşitleri Faaliyet alanları ve özelliklerine göre ülkemizde de faaliyet gösteren bankalar; mevduat bankaları, kalkınma bankaları, yatırım bankaları, faizsiz bankacılık olarak da adlandırılan katılım bankaları ve kıyı bankaları olmak üzere gruplandırılabilir. Gamze Göçmen YAĞCILAR, Türk Bankacılık Sektörünün Rekabet Yapısının Analizi, BDDK Kitapları No:10, Ankara, Mevduat Bankaları Mevduat bankaları, ülke genelinde faaliyet gösteren, topladıkları mevduatları genellikle kredi olarak kullandıran bankalardır. Toplam fonları içinde özsermayeleri nispeten küçük olan bu bankalar, özellikler kısa vadeli para ve kredi konularında uzmanlaşmış bankalardır. Sanayi ve ticaret işletmelerine ağırlıklı olarak işletme sermayesi amaçlı kısa vadeli krediler veren mevduat bankaları, borç alıp vermenin dışında 37
42 bir çok faaliyet de gerçekleştirirler. Mevduat bankalarının kaydi (banka parası) yaratabilmesi bu bankacılık türünün en önemli özelliğidir. Kaydi para (banka parası), bankaya yatırılan mevduatın kanuni karşılık miktarı düşüldükten sonra tekrar kredi alarak verilmesi sonucu oluşur. Kalkınma Bankaları Gelişmekte olan ülkelerde sermaye piyasaları yeteri kadar gelişmemiştir. Oysa özellikle gelişmekte olan ülkelerde işletmelerin sabit varlık yatırımları için uzun vadeli fonlara ihtiyaçları vardır. Mevduat bankaları işletmelerin kısa vadeli fon ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik çalışmayı uzun vadeli menkul kıymet portföylerine tercih etmektedir. Bu durumun nedenlerinden biri de uzun vadeli fonlar ile fonlanacak varlıkların, sabit varlık olması ve bu sabit varlıklara yatırım için gerekli olan yatırım projelerinin hazırlanmasında ve değerlendirilmesinde yeterli kalifiye personelin bulunmamasıdır. Genellikle bu tarz yatırımların finansmanında gelişmekte olan ülkelerde yeteri kadar iç tasarruf da söz konusu değildir. Kalkınma bankaları, iç ve dış kaynaklardan sağladıkları özel fonları, bu fonlara ihtiyaç duyan işletmelere aktaran bunun yanı sıra yatırımlar için ihtiyaç duyulan teknik desteği de yatırımcılara sunan bir bankacılık türüdür. Yatırım Bankaları Yatırım bankaları, daha çok sermaye piyasasının geliştiği ülkelerde halkın kısa veya uzun bir süre kullanmayacağı tasarrufları ile işletmelerin ve devletin uzun vadeli finansman ihtiyacının karşılanmasına aracı olurlar. İşletmeler tarafından çıkarılan hisse senetleri ve tahvillerin ve devlet tahvillerinin halk tarafından alınmasını sağlamak suretiyle halkın elindeki atıl fonların sınai ve ticari yatırımlara akmasını ve devletin uzun vadeli finansman ihtiyacının karşılanmasını kolaylaştırırlar. Katılım Bankaları Türkiye de ve dünyada halkın bir kesimi, faiz gelirinden uzak durmaktadır. Bu nedenle klasik bankalara gitmeyen fonlar atıl kalmaktadır. Bu durum hem genel ekonomi açısından, hem de tasarruf sahibi açısından bir kayıptır. Katılım bankaları, mali sektörde bir yenilik olarak, klasik bankalara gitmeyen fonları ekonomiye kazandırmak ve tasarruf sahiplerinin fonlarını güvenle saklamalarına ve değerlendirilmelerine yardımcı olmak amacıyla kurulmuştur. Katılım bankaları mali sektörde faaliyet gösteren, reel ekonomiyi finanse eden ve bankacılık hizmetleri sunan bankalardır. Katılım, tasarruf sahiplerinden topladıkları fonları, faizsiz finansman prensipleri dahilinde ticaret ve sanayide değerlendirerek, oluşan kar veya zararı tasarruf sahipleriyle paylaşmaktadır. Kıyı Bankaları Off Shore bankalar olarak da isimlendirilen kıyı bankaları çok uluslu şirketlere hizmet eden, müdahale ve vergilendirmenin asgari düzeyde tutulduğu ve konvertibl paralarla çalışan, ülke dışından sağlanan fonların yine ülke dışından kullandırılmasını amaçlayan bir bankacılık türüdür. Bir başka deyişle kıyı bankacılığı ile biri veya bir kaçı yabancı banka veya kıyı bankacılığı işlemleri yapmaya yetkili yerel banka olan, yabancı kişi veya kuruluşların, yabancı paralarla yaptıkları bankacılık işlemleri kastedilmektedir. Kıyı bankacılığı uygulamasının gelişme koşulları, özellikle siyasal istikrar, yeterli döviz rezervleri ve fazla veren ödemeler dengesi, uygun coğrafi konum, gelişmiş bir hava ulaşım şebekesi, telekomünikasyon ve posta hizmetleri, uygun yasal çerçeve, para otoritelerinin sağlayacağı belirli ayrıcalıklar, ayrıcalıklı vergi oranları ve nitelikli personel sayılabilir. Kıyı (off-shore) bankacılığının temel özellikleri şunlardır; Kıyı bankalarında müşterilere ilişkin bilgilerin gizliliği esastır. Kıyı bankaları, bulundukları ülkede yerleşik kişiler dışındaki gerçek ve tüzel kişilere hizmet vermek, fon toplamak ve diğer finansal işlemleri gerçekleştirmek üzere kurulmuşlardır. Kıyı bankalarının çoğu ülkelerin coğrafi sınırları içerisinde faaliyet göstermektedirler. Söz konusu kıyı bankalarının en önemlilerinden U.S. International Banking Facilities, The Japanese 38
43 Off-shore Market, The Bangkok International Banking Facilities kendi ülke toprakları içerisinde faaliyet göstermektedirler. Kıyı bankaları, ticari bankaların tabi oldukları yükümlülüklere tabi değildirler. Örneğin, bu bankaların munzam karşılık yükümlülükleri olmayıp herhangi bir gözetim ve denetim de söz konusu değildir. Ayrıca, diğer bankaların tabi oldukları vergi yükümlülükleri gibi yasal sınırlamalar da bu bankalar için geçerli olmamaktadır. Ayrıca, kıyı bankaları uluslararası sermaye piyasalarına giriş ve bu büyük montanlı fonlara ulaşmak açısından da önemli görülmektedir. Dış Ticaret Boyutunda Bankacılık Sektörü Dış ticaretin bileşenlerini oluşturan kurumların belki de en önemlileri bankalardır. İster Merkez Bankası olsun isterse dış ticaret konusunda ihtisas bankası olan Eximbank olsun ülkelerin dış ticaret hacimlerinin oluşmasında son derece etkili rollere sahip kurumlardır. Dış ticaretin vazgeçilmezlerinden olan, ekonomik istikrarın mimarlarından biri Merkez Bankalarıdır. Bir çok ülkede merkez bankaları uygulayacakları para ve kredi politikalarıyla dış ticaretin finansmanı için doğrudan veya dolaylı olarak kaynak aktarımında bulunarak bu sektörlere fon sağlayabilmektedirler. Merkez bankaları dış ticarete yönelik fonların ucuzlatılması, aynı zamanda bu sektöre yeterli fon kaynaklarının aktarılması yoluyla dış ticaretin finansmanında etkin bir rol oynarlar. Para otoritelerince, ithalatçıların yapacakları ithalatın değerinin belli bir yüzdesinin Merkez bankasına yatırılması zorunluluğu getirilerek dış ticarete etki edilebilir. İhracata yönelik olarak merkez bankalarının uygulayacağı en geçerli yöntem, ticari bankalara serbestçe yeniden finansman kolaylıkları tanımaktır. Yeniden finansman, ya bankaların iskonto edilmiş senetlerinin merkez bankası tarafından yeniden iskontoya tabi tutulması, ya da senet üzerine avans kolaylıklarının sağlanması şeklinde olmaktadır. Bankalar senetlerini kullanarak, avans ya da reeskont kredisi şeklinde merkez bankasından fon sağlayabilirler. Ticari bankaları, merkez bankasından kaynak sağlamaya yönelten etken, piyasa faizinden daha düşük oranda faiz ödeyerek merkez bankasından fon bulabilmeleridir. Dolayısıyla piyasa faizi ile merkez bankasının uyguladığı reeskont oranları arasındaki farklılık arttıkça bankaların merkez bankasından kaynak sağlamaları artacaktır. Bu durumda merkez bankası, ihracat sektörüne uygulanacak reeskont faiz oranını düşük tutarak, bankaların kaynak sağlamak amacıyla Merkez Bankası na yönelmesini ve bu piyasaya yönelik kaynak aktarımını sağlamış olur. Ticari banka kredileri bir çok işletmenin en önemli finansman kaynağıdır. Bankalar işletmelere kısa, orta ve uzun süreli krediler vermekle birlikte işletmelerin dış ticaret işlemlerinde önemli rollerde oynarlar. Akreditifli ödeme şekline göre yapılan ihracat işlemlerinde Akreditifin mutlaka bankalar aracılığı ile gerçekleştirilmesi zorunludur. Bununla birlikte ihracat, işlemlerinde gerekli garanti ve teminatların verilmesi ihracat hesaplarının kapatılması yine bankalar kanalıyla mümkün olmaktadır. Genellikle kısa dönem ihracat garantileri ticari bankalarca verilmektedir. Ticari bankalar genel olarak bu kredileri mali yapıları kuvvetli ve itibarlı müşterilerine açarlar. Bu bankalar karşılıklı işlemlerin kolaylaşmasını ve çabuklaşmasını sağlarlar. Ayrıca bankalar ihracat bedellerinin süresi içinde yurda getirilmesini de takip ederler. Ticari bankaların ihracatçı işletmelere sundukları diğer hizmetlerden bazılarını da şu şekilde sayabiliriz; 1. Dış ülkelerde temsilcilikler veya irtibat büroları açarak ihracat pazarları, bu ülkelerdeki finansman kurumlarının durumları, ülkelerin döviz pozisyonları, ithalat ve ihracat rejimleri ve mevzuatları hakkında hızlı ve detaylı bilgi sağlamak, 2. İhraç edilecek malın, yurtiçi ve yurtdışı üreticileri veya toptancıları ve bu malların fiyatları hakkında ihracatçıya bilgi aktararak zaman kaybını önlemek, 39
44 3. Kredi türleri, maliyetleri, yurtiçi ve yurtdışı finansman olanakları hakkında her türlü detaylı bilgiyi sağlamak, 4. Herhangi bir anlaşmazlık durumunda, yetkili hukuk danışmanlarının adlarını, adreslerini, ihracat komisyoncularının adreslerini sağlamak, satıcılar hakkında referans mektupları düzenlemek. Ticaret bankalarının ihracat işlemlerinde ihracatçı işletmelere verebilecekleri tüm bu hizmetlerin içinde en önemlisi ihracatçı işletmelere açmış oldukları sevk öncesi ve sevk sonrası ihracat kredileridir. Bu kredilerin neler olduğu ve maliyetleri hakkındaki bilgilere çalışmamızın ilerleyen bölümlerinde yer verilecektir. Eximbank fonksiyon olarak, dış ticaretin finansmanı konusunda ticari bankalardan önemli ölçüde farklılık göstermektedir. Ülkemizde ihracatı ve ihracat içindeki sanayi ürünlerinin payını arttırmak ve artışa süreklilik kazandırmak için ihracatçı işletmeye rekabet gücü kazandıracak nitelikte kredi, ihracat finansman garantisi ve ticari, politik risklere karşı sigorta desteği sağlayacak bir kurumun oluşturulması için Devlet Yatırım Bankası, 87/11914 sayılı Bakanlar kurulu kararı ile tarihinde Türkiye İhracat Kredi A.Ş. (Türk Eximbank a) dönüştürülmüştür. Hukuken Ağustos 1987 de kurulan Eximbank ilk ihracat destek faaliyetlerine 1988 de başlamıştır. Türk Eximbank ın kurulmasını sağlayan 87/11914 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı nda Türk Eximbank ın amaçları iki bölümde toplanmaktadır. Bunlardan birincisi, ihracatın direkt finansmanla, sigorta ve garanti sistemleriyle desteklenmesi, ikinci büyük amacı ise yurt dışı müteahhitlik hizmetlerinin desteklenmesidir. Türk Eximbank ın ana statüsünde bu iki konu kesin olarak bu hükme bağlanmıştır. Türkiye de ihracatın desteklenmesine yönelik olarak Türk Eximbank tarafından uygulamaya konulan en önemli çalışmalardan biri de ihracat kredi sigorta sistemidir. İhracat kredi sigortası ile ihracatçılara ve yurt dışında faaliyet gösteren müteahhitlere büyük destek verilmiştir. Ankara, Salih KAYA, Uluslararası Bankacılık Uygulamaları, Seçkin Yayıncılık, 40
45 Özet Dış ticaretten bahsedildiği zaman birçok kişinin aklına bir işletmenin kendi ülkesi dışındaki başka bir ülkede bulunan işletmeye mal ya da hizmet satması veya başka bir ülkede bulunan işletmeden mal ya da hizmet satın alması gelir. Bu şekilde düşünüldüğünde dış ticaretin yurtiçinde yapılan ticaretten çok da farklı olmadığı şeklinde bir kanıya kapılmak mümkündür. Ancak dış ticaretin bir çok bileşeni mevcuttur. Dış ticaret işlemlerinde alıcı (ithalatçı) işletme ve satıcı (ihracatçı) işletmenin yanısıra dış ticaret işleminin gerçekleştirilmesinde önemli işlevler üstlenmiş finansal kuruluşlar da mevcuttur. Bu kuruluşların başında bankalar gelir. Bankaların bankası olarak da isimlendirilen bankalar Merkez Bankalarıdır. Merkez bankası bir taraftan ülkedeki ekonomik istikrarın sağlanması için çalışırken diğer taraftan ticari bankalara dış ticaret amaçlı kullandırdıkları fonlar karşılığında yeniden finansman kolaylığı sağlayarak dış ticarette önemli bir işlevi üstlenmiş olur. Merkez Bankası nın ekonomik istikrarı temin amaçlı kullandığı para politikası araçları; açık piyasa işlemleri, reeskont politikası, zorunlu karşılık ve disponibilite politikasıdır. Ayrıca Merkez Bankası hükümet ile birlikte ülkenin döviz politikasını da belirler. Merkez Bankası nın teşkilat yapısını oluşturan idari organlar; Genel kurul, banka meclisi, para politikası kurulu, denetleme kurulu, başkanlık (guvernörlük) ve yönetim komitesidir. TCMB Başkanı Merkez Bankası nı yurt içinde ve yurt dışında temsil eden en üst icra amiridir. Dış ticaret konusunda ihtisaşlaşmış olan Türk Eximbank (Türkiye İhracat Kredi Bankası A.Ş.) Bakanlar Kurulu Kararı ile 1987 yılında faaliyete geçmiştir. Kurulduğu günden günümüze Türk Eximbank ın dış ticaretin finansmanındaki rolü giderek artmıştır. Türk Eximbank ın ihracatın finansmanındaki rolü giderek artmıştır. Bunun en önemli nedenleri; Türkiye nin Dünya ticaretini düzenleyen uluslararası kuruluşlara karşı yükümlülükleri çerçevesinde ihracatta önceki yıllarda uygulanan doğrudan teşviklerin kaldırılması ve 1996 yılında yürürlüğe giren Gümrük Birliği ile beraber Türkiye nin, Avrupa Birliği nin ticaret ve rekabet politikalarına uyum sağlamayı taahhüt etmesidir. Bu gelişmelerin sonucu olarak ihracatı kredi, 41 garanti ve sigorta programları aracılığı ile finansmanı, ihracatçılarımızın uluslararası piyasalarda rekabet güçlerinin artırılabilmesi açısından en önemli teşvik unsuru olmaya başlamıştır. Türk Eximbank, kurulduğundan beri Dünya ve Türkiye ekonomisindeki gelişmeler doğrultusunda, ihracat sektörünün talep ve ihtiyaçlarını da dikkate alarak sürekli yeni programlar uygulamaya koymakta, mevcut programlarında değişiklikler yaparak sektörün finansman gereksinimlerini karşılamaya çalışmaktadır. Türk Eximbank ın teşkilat yapısı; genel kurul, yönetim kurulu, genel müdürlük, kredi komitesi ve denetim kurulundan oluşur. Ayrıca Türk Eximbank ın Kuruluş Esasları ve Ana Sözleşmesi gereğince faaliyetlerinin çerçevesi yıllık programlar ile çizilmektedir. Yönetim Kurulu nun uymak zorunda olduğu programlar, Yüksek Danışma ve Kredileri Yönlendirme Kurulu kararı ile yürürlüğe girmektedir. Yüksek Danışma ve Kredileri Yönlendirme Kurulu, Başbakan veya Bankanın ilgilendirildiği Bakanın başkanlığında; Başbakanlık Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarı, Başbakanlık Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarı, Maliye ve Gümrük Bakanlığı Müsteşarı, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Müsteşarı, T.C. Merkez Bankası Başkanı ndan oluşur. Bankalar, para, kredi ve sermaye konuları kapsamında her çeşit işlemleri yapan ve düzenleyen, özel veya kamusal kişilerle işletmelerin bu alandaki her türlü gereksinimlerini karşılama faaliyetlerini temel uğraş konusu olarak seçen bir ekonomik birimdir. Ülkemizdeki bankacılığın gelişimini Cumhuriyet öncesi ve Cumhuriyet sonrası Türk bankacılığı şeklinde ikiye ayırarak incelemek mümkündür. Bankaların kurulması, faaliyetleri, şube ve temsilcilik açmaları ile ilgili yetkilendirilmiş kurum ülkemizde 2000 yılında kurulmuş olan Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu dur. Ülkemizde faaliyet gösteren bankalar; mevduat bankaları, kalkınma bankaları, yatırım bankaları, katılım bankaları ve kıyı (off-shore) bankalarıdır.
46 Kendimizi Sınayalım 1. Osmanlı İmparatorluğu'nda para yerine geçen ilk kağıtlara ne ad verilirdi? a. Muteber-i Nakdiye b. Muteber-i Kaime c. Darphane-i Kaime d. Darphane-i Nakdiye e. Kaime-i Nakdiye-i Mutebere 2. Aşağıdakilerden hangisi Merkez Bankası nın teşkilat yapısını oluşturan organlar içinde yer almaz? a. Genel kurul b. Banka Meclisi c. Para Politikası Kurulu d. Kredi Yönetim Kurulu e. Başkanlık 3. TCMB nı temsil eden en üst düzeydeki icra amiri aşağıdakilerden hangisidir? a. Genel kurul b. Banka Meclisi c. TCMB Başkanı d. Denetleme Kurulu Başkanı e. Para politikası Kurulu 4. TCMB nın hangi grup hisseleri hazineye aittir? a. A grubu b. B grubu c. C grubu d. D grubu e. E grubu 5. Türk lirası karşılığında menkul kıymet kesin alım satımı, geri alım vaadi ile satım ve geri satım ile alım işlemleri, menkul kıymetlerin ödünç alınıp verilmesi, Türk Lirası depo alınması ve verilmesi işlemlerine ne ad verilir? a. Reeskont işlemleri b. Açık piyasa işlemleri c. Zorunlu karşılık işlemleri d. Disponibilite işlemleri e. Akreditif işlemleri 6. Türk Eximbank hangi yıl kurulmuştur? a b c d e Türk Eximbank ın A grubu hisseleri kime aittir? a. Hazineye b. İhracatçılar Birliği ne c. Kamu bankalarına d. Sigorta şirketlerine e. Özel bankalara 8. Türk Eximbank ın aşağıdaki illerden hangisinde irtibat bürosu yoktur? a. Denizli b. Eskişehir c. Kayseri d. Bursa e. Adana 9. Faizsiz bankacılık olarak da adlandırılan bankacılık türüne ne ad verilir? a. Mevduat bankacılığı b. Kalkınma bankacılığı c. Yatırım Bankacılığı d. Kıyı bankacılığı e. Katılım Bankacılığı 10. Bankaların kurulması, faaliyetleri, şube ve temsilcilik açmaları ile ilgili yetkilendirilmiş kurum aşağıdakilerden hangisidir? a. BDDK b. IMKB c. TMSF d. Hazine e. Maliye 42
47 Kendimizi Sınayalım Yanıt Anahtarı 1. e Yanıtınız yanlış ise Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) başlıklı konuyu yeniden gözden geçiriniz. 2. d Yanıtınız yanlış ise Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası'nın Teşkilat Yapısı ve Organları başlıklı konuyu yeniden gözden geçiriniz. 3. c Yanıtınız yanlış ise Başkanlık (Guvernörlük) başlıklı konuyu yeniden gözden geçiriniz. 4. a Yanıtınız yanlış ise Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası'nın Sermaye Yapısı başlıklı konuyu yeniden gözden geçiriniz. 5. b Yanıtınız yanlış ise Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası'nın Para Politikası Araçları başlıklı konuyu yeniden gözden geçiriniz. 6. d Yanıtınız yanlış ise Türk Eximbank başlıklı konuyu yeniden gözden geçiriniz. 7. a Yanıtınız yanlış ise Türk Eximbank başlıklı konuyu yeniden gözden geçiriniz. 8. b Yanıtınız yanlış ise Yüksek Danışma ve Kredileri Yönlendirme Kurulu başlıklı konuyu yeniden gözden geçiriniz. 9. e Yanıtınız yanlış ise Katılım Bankaları başlıklı konuyu yeniden gözden geçiriniz. 10. a Yanıtınız yanlış ise Bankaların Kuruluşu ve Faaliyete Geçmesi başlıklı konuyu yeniden gözden geçiriniz. Sıra Sizde Yanıt Anahtarı Sıra Sizde 1 Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası'nın teşkilat yapısını oluşturan organlar şu şekilde sıralanabilir; Genel Kurul, Banka Meclisi, Para Politikası Kurulu, Denetleme Kurulu, Başkanlık (Guvernörlük), Yönetim Komitesi Sıra Sizde 2 Para Politikası Kurulu, TCMB Başkanının başkanlığında Başkan Yardımcıları, Banka Meclisince üyeleri arasından seçilecek bir üye ve Merkez Bankası Başkanı'nın önerisi üzerine müşterek karar ile atanacak bir üyeden oluşur. Kurul'un görev ve yetkileri şunlardır; Para politikası stratejisi çerçevesinde hükümetle birlikte enflasyon hedeflerinin belirlenmesi, Para politikası hedefleri ve uygulamaları konusunda belirli dönemler itibariyle raporlar hazırlayarak hükümetin ve kamuoyunun bilgilendirilmesi, Fiyat istikrarını sağlamak amacıyla para politikası ilke ve stratejilerinin belirlenmesi, Hükümet ile birlikte Türk Lirasının iç ve dış değerini korumak için gerekli tedbirlerin alınması ve yabancı paralar ile altın karşısındaki muadeletini tespit etmeye yönelik kur rejiminin belirlenmesidir. Sıra Sizde 3 TCMB nın temel görevleri şu şekilde sıralanabilir. Açık piyasa işlemleri yapmak, Hükümetle birlikte Türk Lirasının iç ve dış değerini korumak için gerekli tedbirleri almak ve yabancı paralar ile altın karşısındaki muadeletini tespit etmeye yönelik kur rejimini belirlemek, Türk Lirasının yabancı paralar karşısındaki değerinin belirlenmesi için döviz ve efektiflerin vadesiz ve vadeli alım ve satımı ile dövizlerin Türk Lirası ile değişimi ve diğer türev işlemlerini yapmak, Bankaların ve Bankaca uygun görülecek diğer mali kurumların yükümlülüklerini esas alarak zorunlu karşılıklar ve umumi disponibilite ile ilgili usul ve esasları belirlemek, Reeskont ve avans işlemleri yapmak, Ülke altın ve döviz rezervlerini yönetmek, 43
48 Türk Lirasının hacim ve tedavülünü düzenlemek, ödeme ve menkul kıymet transferi ve mutabakat sistemleri kurmak, kurulmuş ve kurulacak sistemlerin kesintisiz işlemesini ve denetimini sağlayacak düzenlemeleri yapmak, ödemeler için elektronik ortam da dahil olmak üzere kullanılacak yöntemleri ve araçları belirlemek, Finansal sistemde istikrarı sağlayıcı para ve döviz piyasaları ile ilgili düzenleyici tedbirleri almak, Mali piyasaları izlemek, Sıra Sizde 4 Merkez Bankası'nın para politikası araçları genel olarak; açık piyasa işlemleri, reeskont politikası, zorunlu karşılıklar ve disponibilite politikası ile döviz politikası olarak dört grup altında incelenebilir. Sıra Sizde 5 Türk Eximbank ın temel amacı; ihracatın geliştirilmesi, ihraç edilen mal ve hizmetlerin çeşitlendirilmesi, ihraç mallarına yeni pazarlar kazandırılması, ihracatçıların uluslararası ticarette paylarının artırılması ve girişimlerinde gerekli desteğin sağlanması, ihracatçılar ile yurt dışında faaliyet gösteren müteahhitler ve yatırımcılara uluslararası piyasalarda rekabet gücü ve güvence kazandırılması, yurt dışında yapılacak yatırımlar ile ihracat maksadına yönelik yatırım malları üretim ve satışının desteklenerek teşvik edilmesidir. Sıra Sizde 6 Türk Eximbank ın idari yapısını oluşturan organlar; Genel Kurul, Yönetim Kurulu, Genel Müdürlük, Kredi Komitesi ve Denetim Kurulu dur. Sıra Sizde 7 Yüksek Danışma ve Kredileri Yönlendirme Kurulu, Başbakan veya Bankanın ilgilendirildiği Bakanın başkanlığında; 1. Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarı, 2. Başbakanlık Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarı, 3. Maliye ve Gümrük Bakanlığı Müsteşarı, 4. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Müsteşarı, 5. T.C. Merkez Bankası Başkanı ndan oluşur. Banka Yönetim Kurulu Başkanı, Başkan vekili ve Genel Müdürü Yüksek Danışma ve Kredileri Yönlendirme Kurulu nun tabi üyeleridir. 44
49 Yararlanılan Kaynaklar Yağcılar, G.G. (2011). Türk Bankacılık Sektörünün Rekabet Yapısının Analizi, Ankara, BDDK Kitapları No:10. Uludağ, İ. - Arıcan E (1999). Finansal Hizmetler Ekonomisi (Piyasalar - Kurumlar - Araçlar), İstanbul, Beta Yayıncılık. Takan, M. (2002). Bankacılık, Ankara, Nobel Yayın Dağıtım. Bakır, H. (1999). İhracatın Alternatif Finansman Olanakları, Eskişehir, Anadolu Üniversitesi Yayın No: Kaval, H. (2000). Bankalarda Risk Yönetimi, Ankara, Yaklaşım Yayıncılık. Mishkin, S. F. Çev: Şıklar, İ ve Diğerleri (2000). Finansal Piyasalar ve Kurumlar, İstanbul, Bilim Teknik Yayınevi. Karacan, A. İhsan. (2000). Bankacılık ve Kriz, İstanbul, Creative Yayıncılık. Kaya, S. (2007). Her Yönüyle Dış Ticaret, Ankara, Ce-Ka Yayınları. Zarakolu, A. (1989). Bankacılar için Para ve Kredi Bilgisi, Ankara, Banka ve Ticaret Hukuku Araştırma Enstitüsü Yayın No: 232. Keskin, E. ve Diğerleri (2008). 50. Yılında Türkiye Bankalar Birliği ve Türkiye'de Bankacılık Sistemi, İstanbul, Türkiye Bankalar Binliği Yayın No: 262. Shıppey, K.C. Çev: Kaplaner, B. (1999). Uluslararası Sözleşmeler, İstanbul, Kontent Kitap Kargı, N. (1998). Ekonomik Kalkınma Tasarruf ve Sermaye Piyasası İlişkileri, Ankara, SPK Yayınları No:115 Baştürk, H. (1999). Finansal Piyasalarda Düzenleyici Otoritelerin Yapılanmaları, Ankara, SPK Araştırma Raporu: XIV-9/75-4 Balkan İ. ve Diğerleri (2010). Dış Ticaret İşlemler ve Uygulamalar, Ankara, Gazi Kitabevi
50 3 Amaçlarımız Bu üniteyi tamamladıktan sonra; Maliye Bakanlığının görev, yetki ve sorumluluklarını anlatarak dış ticaretteki yerini analiz edebilecek, Kalkınma Bakanlığının görev, yetki ve sorumluluklarını aktararak dış ticaretteki yerini tanımlayabilecek, Hazine Müsteşarlığının görev, yetki ve sorumluluklarını açıklayarak dış ticaretteki yerini tartışabilecek, Türk Standardları Enstitüsünün görev, yetki ve sorumluluklarını listeleyerek dış ticaretteki yerini yorumlayabilecek bilgi ve becerilere sahip olabilirsiniz. Anahtar Kavramlar Maliye Bakanlığı Vergi Kalkınma Bakanlığı Taşra ve Yurt Dışı Teşkilatı Merkez Teşkilatı Hazine Müsteşarlığı Hazine Türk Standardları Enstitüsü Standart Dış Ticaret İçindekiler Giriş Maliye Bakanlığı Kalkınma Bakanlığı Hazine Müsteşarlığı Türk Standartları Enstitüsü 46
51 Maliye Bakanlığı Kalkınma Bakanlığı Hazine Müsteşarlığı Türk Standartları Enstitüsü GİRİŞ Bir sistemin çalışmasında, sistemin organizasyon yapısı ve bu yapı içinde görev alan organların koordinasyonu önemli kriterlerdir. Sistemin oluşturulma amaçları ve hedefleri doğrultusunda organizasyonunun ve koordinasyonunun en küçük ayrıntısına kadar düşünülerek gerçekleştirilmesi sistemin başarısını artıracaktır. Sürekli değişen dünya ticaretinde rekabetin düzeyinin de sürekli artması ülkelerin ekonomik yapılarını sürekli gözden geçirerek adapte etme gerekliliğini doğurmaktadır. Türkiye ekonomisinin geçmişi ve bugünü düşünüldüğünde, ülkenin yönetiminde sürekli değişiklikler olmuş, bazı kurumlar yerlerini başka kurumlara bırakırken, bazı kurumlar ise uzmanlık alanlarına göre yeni oluşturulan birkaç ayrı kuruma yerlerini bırakmıştır. Bununla birlikte sürekli olarak görev tanımları revize edilerek organizasyon ve koordinasyon süreci güncellenmiştir. Bu kapsamda ülke kurumlarının, devletin ülke refahının yükseltme ve dolayısıyla vatandaşların daha üst standartlarda yaşamasını sağlama temel amacı doğrultusunda hareket etmelerinin sağlanması, ülke yönetiminin temel hareket noktası olmalıdır. Bu ünitede Türkiye Cumhuriyeti nin önemli kurumlarından T.C. Maliye Bakanlığı, T.C. Kalkınma Bakanlığı, T.C. Ekonomi Bakanlığı Hazine Müsteşarlığı, ve Türk Standartları Enstitüsü, genel olarak incelendikten sonra dış ticaretle ilgili faaliyetleri ve dış ticarete katkıları üzerinde durulacaktır. MALİYE BAKANLIĞI Devlet kavramı var olduğundan bu yana maliye kavramı ekonomik hayatın önemli unsurlarından biri olmuştur. Maliye en basit şekilde gelir ve giderlerin kontrolü ve yönlendirilmesi olarak tanımlanabilir. Türkiye Cumhuriyeti nde de maliye dendiğinde akla gelen ilk kurum T.C. Maliye Bakanlığı dır. Türkiye Büyük Millet Meclisinin kabul ettiği ilk kanun hayvan vergisi de denen ağnam resmi olarak adlandırılan bir vergi kanunu olmuştur de TBMM nin ilk hükümetinde gümrük, tapu ve maliyeden sorumlu olmak üzere Maliye Vekâleti kurulmuştur. Bu tarihten sonra bugüne kadar görevleri ve sorumlulukları, ülke ihtiyaçlarındaki artış ve çeşitlenmeye bağlı olarak artmış ve karmaşıklaşmıştır. Maliye Bakanlığı nın bugünkü yapısı 1923 yılında kurulmuş, örgüt yapısı ile görevleri ise tarih ve 2996 Sayılı Maliye Vekâleti Teşkilat ve Vazifeleri Hakkında Kanun ile belirlenmiştir. Bu Kanunda Maliye Bakanlığı'nın kurulmasındaki amaç şu şekilde belirtilmiştir; "Devletin genel ekonomik politika hedeflerine göre bu hedefleri gerçekleştirmek maksadıyla konulan esaslar çerçevesinde genel giderleri karşılayacak gelir kaynaklarını bulmak; gelirleri toplamak, harcamaların ödenmesini sağlamak, Devlet Mallarını idare etmek ve Devlet hesaplarına ait kayıtlan tutmak, para, kredi ve devlet borçlarına ait görevleri yerine getirmek, mali idare ile ilgili ihtilaflarda kaza mercileri nezdinde hazineyi temsil etmek ve uluslararası iktisadi işbirliği ve dış yardımlar konusunda yabancı devletlerle, uluslararası teşekkül ve mali müesseselerle temaslarda bulunmak ve ilişkileri düzenlemek." 47
52 Görevleri ve sorumlulukları günün koşullarına göre sürekli revize edilen Maliye Bakanlığı nın görevleri tarihli Maliye Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında 178 Nolu Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile belirlenerek 2996 Sayılı Kanun yürürlükten kaldırılmıştır tarihinde yürürlüğe giren 178 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Maliye Bakanlığı ile Gümrük ve Tekel Bakanlığı birleştirilmiş ve Maliye ve Gümrük Bakanlığı adı altında teşkilat yapısı yeniden düzenlenmiştir. 207, 307 ve 367 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnameler ile 178 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede değişiklikler yapılmıştır tarihli ve mükerrer Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 484 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Bakanlığın idari teşkilat yapısı ve görevlerinde bazı değişikler yapılmış ve Bakanlığın adı Maliye Bakanlığı olmuştur. 178 Nolu KHK nin 1. Maddesi nde Maliye Bakanlığı nın temel görevi; maliye politikalarının hazırlanmasına yardımcı olmak, maliye politikasının uygulanması, uygulamanın takibi ve denetlenmesi hizmetlerini yapmak şeklinde özetlenmiştir. Maliye Bakanlığı nın temel görevleri 178 Nolu KHK nin 2. Maddesi nde şu şekilde sıralanmıştır: a. Maliye politikasının hazırlanmasına yardımcı olmak, maliye politikasını uygulamak, b. Devletin hukuk danışmanlığını ve muhakemat hizmetlerini yapmak, c. Harcama politikalarının geliştirilmesi ve uygulanması ile Devlet bütçesinin hazırlanması, uygulanması, uygulamanın takibi ve yönlendirilmesine ilişkin hizmetleri yürütmek, d. Devlet hesaplarını tutmak, saymanlık hizmetlerini yapmak, e. Gelir politikasını geliştirmek f. Devlete ait malları yönetmek, kamu malları ile kamu kurum ve kuruluşlarının taşınmaz malları konusundaki yönetim esaslarını belirlemek ve bunlara ilişkin diğer işlemleri yapmak g. Her türlü gelir gider işlemlerine ait kanun tasarılarını ve diğer mevzuatı hazırlamak veya hazırlanmasına katılmak h. Milletlerarası kuruluşların Bakanlık hizmetlerine ilişkin çalışmalarını takip etmek, bu konulardaki Bakanlık görüşünü hazırlamak, yurtdışı ve yurtiçi faaliyetleri yürütmek, i. Bakanlığın ilgili kuruluşlarının işletme ve yatırım programlarını inceleyerek onaylamak ve yıllık programlara göre faaliyetlerini takip etmek ve denetlemek, j. Çeşitli kanunlarla Maliye Bakanlığına verilen görevleri yapmak, k. Suç gelirlerinin aklanmasının önlenmesine ilişkin usûl ve esasları belirlemek l. Yukarıdaki görevlerin uygulanmasını takip etmek, değerlendirmek, incelemek ve denetlemek. Maliye Bakanlığı Teşkilat Yapısı Maliye Bakanlığı nın teşkilat yapısı şu başlıklar altında incelenebilir: Merkez Teşkilatı, Taşra Teşkilatı, Yurtdışı Teşkilatı, Bağlı Kuruluşlar Merkez Teşkilatı Maliye Bakanlığı Merkez Teşkilatı; ana hizmet birimleri, danışma ve denetim birimleri ve yardımcı birimlerden meydana gelir. Bakanlık: KHK 178 in 5. Maddesinde Bakanın görev ve sorumluluğu şu şekilde ifade edilmiştir: Bakan, Bakanlık kuruluşunun en üst amiridir ve Bakanlık hizmetlerini mevzuata, milli güvenlik siyasetine, Hükümetin genel siyasetine, kalkınma planlarına ve yıllık programlara uygun olarak yürütmekle ve Bakanlığın faaliyet alanına giren konularda diğer bakanlıklarla işbirliği ve koordinasyonu sağlamakla, 48
53 görevli ve Başbakana karşı sorumludur. 5. Maddede ayrıca, Bakanın, emri altındakilerin faaliyet ve işlemlerinden sorumlu olup, Bakanlık merkez, taşra ve yurtdışı teşkilatı ile ilgili kuruluşlarının faaliyetlerini, işlemlerini ve hesaplarını denetlemekle görevli ve yetkili olduğu belirtilmiştir. Müsteşar ve Yardımcıları: KHK 178 in 6. Maddesinde ise müsteşarın görev ve sorumluluklarına değinilmiştir: Müsteşar, Bakanın emrinde ve onun yardımcısı olup, Bakanlık hizmetlerini Bakan adına ve Bakanın direktif ve emirleri yönünde, Bakanlığın amaç ve politikalarına, kalkınma planlarına ve yıllık programlara, mevzuat hükümlerine uygun olarak düzenler ve yürütür. Bu amaçla Bakanlık Teftiş Kurulu ve Hesap Uzmanları Kurulu hariç olmak üzere, Bakanlığın diğer kuruluşlarına gereken emirleri verir ve bunların uygulanmasını takip ve temin eder. Müsteşar kendisine yüklenen bu görevlerin ve hizmetlerin yürütülmesinden Bakana karşı sorumlu tutulmuştur. Müsteşarın bu görevleri yerine getirmesinde yardımcı olmak üzere de 5 tane müsteşar yardımcısı görevlendirilebilir. Ana Hizmet Birimleri: KHK 178 in 8. Maddesi nde Maliye Bakanlığındaki ana hizmet birimleri şu şekilde belirtilmiştir: Başhukuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürlüğü Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü Muhasebat Genel Müdürlüğü Gelir Politikaları Genel Müdürlüğü Milli Emlak Genel Müdürlüğü Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı Avrupa Topluluğu ve Dış İlişkiler Dairesi Başkanlığı Danışma ve Denetim Birimleri: KHK 178 in 19. Maddesi nde Maliye Bakanlığındaki danışma ve denetim birimleri şu şekilde belirtilmiştir: Vergi Denetim Kurulu Strateji Geliştirme Başkanlığı Vergi Konseyi Bakanlık Müşavirleri Taşra Teşkilatı Maliye Bakanlığı nın taşra teşkilatı Defterdarlıklardan oluşmaktadır. Defterdarlık Maliye Bakanlığı nın görevleri kapsamında, sorumluluğundaki ildeki faaliyetlerin yürütülmesi, takip edilmesi, denetlenmesi ve kanunların hükmettiği görevlerin yerine getirilmesinden sorumludur. İllerde Maliye Bakanlığının en büyük memuru ve il ve ilçelerdeki maliye teşkilatının amiri olan Defterdarlar, il ve ilçelerdeki mali faaliyetlerin kanun hükümlerine göre yürütülmesi, denetlenmesi, merkez ve taşradan sorulan soruların cevaplandırılması, kanuna aykırı hareketi görülenler hakkında takibatta bulunulması, atamaları il'e ait merkez ve bağlı ilçeler maliye memurlarının sicillerinin tutturulması ile görevli ve sorumludur. İlçelerde ise en büyük memur Mal Müdürleridir. Bulunduğu ilin defterdarına bağlı olarak çalışır ve ilçedeki mali faaliyetlerin yürütülmesi, takip edilmesi, denetlenmesi ve kanunların diğer görevlerin yerine getirilmesinden sorumludur. 49
54 Defterdarlığa bağlı birimler şu şekilde sıralanabilir: Muhakemat Müdürlüğü Muhasebe Müdürlüğü Saymanlık Müdürlüğü Milli Emlak Dairesi Başkanlığı Milli Emlak Müdürlüğü Personel Müdürlüğü Bunların dışında Vergi Dairesi Müdürlükleri mevcuttur. Vergi Dairelerinin görev ve fonksiyonları Vergi Daireleri Kuruluş ve Görev Yönetmeliği nin 5. Maddesinde şu şekilde açıklanmıştır: Vergi daireleri, vergi kanunları ve özel kanunlar ile bu kanunlara dayanılarak Maliye Bakanlığınca belli edilen kamu gelirleri ile ilgili mükellefi tesbit, tarh, tahakkuk, tecil, tahsil, terkin, ödeme, iade ve muhasebe işlemlerini yürütür. Bu işlemlere ilişkin olarak vergi dairesi veya mükelleflerce yaratılan ihtilaflarla ilgili olarak, yargı mercii nezdinde Hazineyi temsilen dilek ve savunmalarda bulunması, gerektiğinde itiraz ve temyiz edilmesi, izlenmesi ve sonuçları ile ilgili işlemler de vergi dairelerince yerine getirilir. Devlete ait menkul ve gayrimenkul malların satış, taksit, borçlanma ve kira bedelleri ile ecrimisil, bedelmisil, tavizat bedeli ve benzerlerinin tahsilat safhasına ilişkin işlemlerin vergi dairelerince yürütülmesine Maliye Bakanlığınca karar verilebilir. Yukarıda yazılı olanlar dışında kalan ve çeşitli kanunlarda belirtilen Devlet gelirlerinin de tarh, tahakkuk ve tahsil işlemleri vergi dairelerince yürütülür. Vergi dairesi başkanlığı şeklinde kurulan vergi daireleri; kendi mükellefleri ile sınırlı olmak üzere 178 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve diğer ilgili kanun ve kanun hükmünde kararnameler ile gelir müdürlüğüne verilen görevlere ilişkin işlemleri, başkan emrinde çalışan vergi denetmenleri vasıtasıyla vergi incelemelerini, hazine avukatları vasıtasıyla vergi davalarına yönelik işlemleri, bünyesinde kurulan takdir ve uzlaşma komisyonları vasıtasıyla da takdir ve uzlaşma işlemlerini yürütür. Yurtdışı Teşkilatı Maliye Bakanlığı, 189 Sayılı Kamu Kurumu ve Kuruluşlarının Yurtdışı Teşkilatı hakkında Kanun Hükmünde Kararname esaslarına uygun olarak yurtdışı teşkilatı oluşturabilir. Maliye Bakanlığının yurtdışı teşkilatında yer alan görevler şunlardır: Büyükelçilik Maliye Müşavirlikleri Başkonsolosluk Maliye Ataşelikleri Daimi Maliye Temsilcilikleri Yurtdışı teşkilatının bu görevlileri Maliye Bakanlığı nın görev, yetki ve sorumlulukları dahilinde Bakanlık tarafından kendilerine verilen görevleri yerine getirmekle yükümlüdürler. Bağlı Kuruluşlar T.C. Maliye Bakanlığı teşkilatı içinde yer almayan ancak Bakanlığa bağlı olarak faaliyette bulunan kuruluşlar ise şunlardır: Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB): Gelir İdaresi Başkanlığı 5345 Sayılı Kanunun ile kurulmuş, Maliye Bakanlığı na bağlı bir kurumdur. Kanunun 1.Maddesinde GİB nın kuruluş amacı şu şekilde ifade edilmiştir: gelir politikasını adalet ve tarafsızlık içinde uygulamak; vergi ve diğer 50
55 gelirleri en az maliyetle toplamak; mükelleflerin vergiye gönüllü uyumunu sağlamak; mükellef haklarını gözeterek yüksek kalitede hizmet sunmak suretiyle yükümlülüklerini kolayca yerine getirmeleri için gerekli tedbirleri almak: Kefalet Sandığı Başkanlığı: Maliye Bakanlığı na bağlı olarak oluşturulan Kefalet Sandığı nın kuruluş amacı, 2489 Sayılı Kefalet Kanunun 1.Maddesinde açıklanmıştır: Sandık, 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (I) ve (II) sayılı cetvellerde yer alan kamu idareleri ile bu idarelere bağlı döner sermayeli kuruluşlarda para, menkul kıymet ve ayniyatı alıp veren ve elinde tutan; memur, sözleşmeli personel ve işçilerin (geçici işçiler hariç) yapacakları zimmet ve ihtilasları nedeniyle verecekleri zararları karşılamak üzere kurulmuştur. Milli Piyango İdaresi Genel Müdürlüğü: 3670 sayılı kanun ile kurulan Milli Piyango idaresinin görevleri 320 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile belirlenmiştir. Buna göre Piyango idaresinin görevlerinin başında piyango biletlerini basmak, piyango, sayısal loto, şans topu, on numara, hemen-kazan planlarını hazırlamak, bu oyunları uygulamak ve ikramiyelerini dağıtmak gelir. Ayrıca bu kanunla her türlü eşya piyangosu şans oyunları ve müşterek bahis benzeri oyunları düzenleme yetkisi ile denetimi piyango idaresinin görevidir. Piyango idaresi buna ilaveten uluslararasında Türkiye'yi temsil etmek ve ortaklıklara girip işbirliği yapma yetkisine sahiptir. Maliye Bakanlığı nın Dış Ticaretteki Yeri Dış ticaretin yapılabilmesi için mal ve hizmet ihracı ve ithali sürecinde çeşitli prosedürlerin yerine getirilmesi gerekmektedir. Bu prosedürler kapsamında çeşitli kurum ve kuruluşların kontrolünde bir takım işlemlerin yapılması ve bu kurum ve kuruluşların onaylarının alınması ve yönlendirmelerinin takip edilmesi gerekmektedir. Ünite içerisinde genel olarak değinilen görevleri dolayısıyla Maliye Bakanlığı dış ticaretin uygulanmasında önemli kurumlardandır. Aşağıda Maliye Bakanlığının dış ticaret içerisindeki yerine genel olarak değinilecektir. Vergi Mükellefliği Dış ticaret yapabilmenin temel koşulu vergi mükellefi olmaktır. Bunun için Maliye Bakanlığı taşra teşkilatı içinde yer alan vergi idarelerine gerekli bilgi ve belgelerle başvurularak tacir sıfatının kazanılması gerekmektedir. Teşvik Uygulamaları Dış ticaret yapan firmalar vergi mükellefi oldukları için yapmış oldukları alım ve satım işlemleri dolayısıyla tahakkuk edecek vergileri ödemekle yükümlüdürler. Bu nedenle söz konusu alım ve satım işlemleri, dış ticaret kapsamında olduğunda da benzer şekilde bir vergi tahakkuku gerekmektedir. Devletin ülkenin genel ekonomik ve dış ticaret politikaları dahilinde uygulamış oldukları bir takım teşvik ve istisna uygulamaları söz konusudur. Bu uygulamalar kapsamında 3065 Sayılı KDV Kanununun İkinci Kısımındaki İstisnaları ile ilgili bölümde sayılan faaliyetler vergiden istisna tutulmuştur ve bu istisnalardan faydalanabilmek için gerekli bilgi ve belgelerle vergi dairelerine başvurmaları gerekmektedir. Yine 4760 Sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununun 5, 6, 7, 9 ve 10. Maddelerine göre ihracata uygulanacak ve 16. Maddesine göre ithalata uygulanacak özel tüketim vergisi ile ilgili her türlü düzenleme yetkisi Maliye Bakanlığı na verilmiştir. Vergi Cezaları Dış ticaret faaliyetleri dolayısıyla kanun ve yönetmelikler dahilinde yükümlülüklerini yerine getirmeyen işletmelerden 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre, dış ticareti yönlendiren kanunlar çerçevesinde yapılan indirim ve istisnalar yasal faizleri ve cezaları ile birlikte Maliye Bakanlığı teşkilatı içinde faaliyette bulunan vergi dairelerince tahsil edilmektedir. 51
56 Dış Ticaretle İlgili Diğer Maliye Bakanlığı Faaliyetleri Dış ticaret işlemlerinin gerçekleştirilmesi sürecinin başından sonuna kadar, kanun ve yönetmeliklerin verdiği yetkiler çerçevesinde onay, izin, bilgilendirme ve yönlendirme fonksiyonlarının yerine getirilmesinde Maliye Bakanlığı aktif bir görev almaktadır. Bunların bazıları şu şekilde sıralanabilir: Gümrük idarelerince tescil edilen gümrük beyannameleri üzerinde herhangi bir değişiklik yapılması veya gümrük beyannamelerinin iptal edilmesi halinde, bu husus işlemi yapan gümrük idaresi tarafından onayı/kaydı veren İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliğine, mükellefin bağlı bulunduğu vergi dairesine ve Türkiye İstatistik Kurumuna bildirilir. Alıcısı tarafından kabul edilmeyen malların başka bedel ve şartlarla aynı veya farklı alıcılara satışına ilişkin talepler, durumu gösterir belgeler ve yeni satış sözleşmesine ait İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliğince onaylı faturanın ibrazından sonra gümrük idarelerince sonuçlandırılır. Gümrük idarelerince sonuçlandırılan talepler ilgili İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliğine ve mükellefin bağlı bulunduğu vergi dairesine bildirilir. Dahilde İşleme Rejimi Tebliği (İhracat: 2006/12) kapsamında ihracat taahhüdünün kapatma işlemi, dahilde işleme izin belgesinin gönderildiği merciler ve ilgili vergi dairesi ile bankaya bildirilir. Vergi resim harç istisnası belgesi edinme başvurusu sırasında gerekli olan belgelerden, işletmenin en son düzenlenmiş Bilançosu ve Kâr-Zarar Cetvelinin vergi dairesine onaylatılması gereklidir. Vergi resim harç istisnası belgelerine ilişkin ihracat taahhütleri; belge süresi sonundan itibaren 3 (üç) ay içerisinde gerekli bilgi ve belgelerle müracaat edilmesi kaydıyla, Müsteşarlığın uygun görüşüne istinaden T.C. Merkez Bankasınca belirlenen usuller çerçevesinde, Bankanın ilgili şubesi tarafından kapatılır. Kapatma işlemi Müsteşarlığa, firmaya ve ilgili vergi dairesine bildirilir. Belgeli ihracatta uygulanan istisnalar; her işlem için sıra numarası, tarihi, kredi miktarı ve bakiye kısım belirtilerek dahilde işleme izin belgesi veya vergi resim harç istisnası belgesine kaydedilir ve uygulanan vergi, resim ve harç istisnaları, istisnayı uygulayan kurum ve kuruluşlarca ilgilinin bağlı bulunduğu vergi dairesine bildirilir. İptal edilen vergi resim harç istisnası belgesi kapsamında uygulanan istisnaların yasalar çerçevesinde tahsili için iptal işlemi, ilgili T.C. Merkez Bankası şubesi ve vergi dairesine bildirilir. Kanun ve yönetmelikler dahilinde teşviklerden faydalanmak üzere alınan teşvik belgeleri, öngörülen dış ticaret faaliyetlerinin yerine getirilmemesi ya da eksik yerine getirilmesi durumunda 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre, dış ticareti yönlendiren kanunlar çerçevesinde yapılan indirim ve istisnalar yasal faizleri ve cezaları ile birlikte Maliye Bakanlığı teşkilatı içinde faaliyette bulunan vergi dairelerince tahsil edilmektedir. Faaliyetleri deniz taşıma araçları ile yüzer tesis ve araçların imal ve inşası olan işletmelere, bu araçların imal ve inşası ile ilgili yapılan teslim ve hizmetler KDV den istisna edilmiştir. KDV mükellefi olma zorunluluğu yoktur. İstisna kapsamında mal ve hizmet almak isteyenlerin, bu işlemlerin KDV den istisna olduğuna ilişkin bir yazı alacaklar ve bu yazı, KDV mükellefi olanlara bağlı oldukları vergi dairesi, KDV mükellefi olmayanlara ise işyerinin bulunduğu yer vergi dairesi başkanlığı veya defterdarlık tarafından verilecektir. Deniz taşıma araçları ile yüzer tesis ve araçları imal ve inşa edenler kullanacakları mal ve hizmetleri bu yazıyı satıcılara veya gümrük idaresine ibraz etmek suretiyle istisna kapsamında temin edebilecektir. Sınır Ticareti, Türkiye de Doğu ve Güneydoğu Anadolu coğrafi bölgelerine kara sınırı bulunan komşu ülkeler ile sınır ticareti kapsamında yapılacak ihracat ve ithalatı ifade etmektedir. Bu sınırlarda kurulan ve sınır ticareti kapsamında ihracat ve ithalat yapılabilen alanların yer aldığı Türkiye Cumhuriyeti Gümrük Bölgesi dışında addedilen yerler: Sarısu (Ağrı), Esendere (Hakkari) ve Kapıköy (Van) sınır ticareti merkezlerinde İran ile Dilucu (Iğdır) sınır ticareti merkezinde ise Nahçıvan ile sınır ticareti yapılmaktadır. 2008/14451 sayılı Sınır Ticaretinin 52
57 Düzenlenmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin 12.Maddesi uyarınca, Sınır Ticaret Merkezleri nin kurulmasına içinde Maliye Bakanlığı nın temsilcisinin de bulundu bir kurul karar vermektedir. Özel Fatura (İstisna Belgesi) uygulaması, Türkiye de ikamet etmeyen ve Türkiye de vergi mükellefi olmayanların Türkiye içinde mal ya da hizmet alırken ödemiş oldukları vergilerin Türkiye gümrük sınırlarının dışına çıktıklarında kendilerine ödenebilmesi için düzenlenen özel fatura uygulamasını ifade etmektedir. Bu tür satışları gerçekleştiren Türkiye deki işletmelerin Maliye Bakanlığı teşkilatı içinde faaliyette bulunan vergi dairelerine başvurarak söz konusu özel faturaları (istisna belgesi) edinmeleri gerekmektedir. Anlaşıldığı üzere, Maliye Bakanlığı nın merkez, taşra ve yurtdışı temsilcilikleri aracılığı ile dış ticaretin düzenlenmesi, yönlendirilmesi ve teşvik edilmesi amacıyla daha sıralanabilecek çok ve kapsamlı yetki ve fonksiyonları vardır. Bunların dışında genel politika ve uygulamaların oluşturulması, geliştirilmesi ve uygulanması açısından Maliye Bakanlığı dış ticarette önemli bir yere sahiptir. Maliye Bakanlığı Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Dairesi Başkanlığının görevleri nelerdir? Araştırınız ve tartışınız. KALKINMA BAKANLIĞI Dış ticarette önemli yeri olan devlet kurumlarından bir diğeri de Kalkınma Bakanlığıdır. Kalkınma Bakanlığı, 2011'de kurulan ve ilk olarak 61. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti nde yer almış bakanlıktır. Önceki hükümette bulunan Devlet Planlama Teşkilatı'nın yerine kurulmuştur. T.C. Kalkınma Bakanlığının görevleri, 6 Nisan 2011 tarihli 6223 Sayılı Kanuna istinaden oluşturulan 641 Sayılı Kalkınma Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname nin (KHK/641) 2. Maddesi nde şu şekilde sıralanmıştır: a. Ülkenin doğal, beşeri ve iktisadi her türlü kaynak ve imkanlarını tespit ederek takip edilecek iktisadi, sosyal ve kültürel politika ve hedeflerin belirlenmesinde Hükümete müşavirlik yapmak, b. Hükümetçe belirlenen amaçlar doğrultusunda makro ekonomik, sektörel (sosyal ve iktisadi) ve bölgesel gelişine alanlarında, ulusal ve yerel düzeyde analiz ve çalışmalar yaparak kalkınma planı, orta vadeli program, yıllık programlar, stratejiler ve eylem planlan hazırlamak, c. Bakanlıkların ve kamu kurum ve kuruluşlarının iktisadi, sosyal ve kültürel politikayı ilgilendiren faaliyetlerinde koordinasyonu sağlamak, uygulamayı etkin bir biçimde yönlendirmek ve bu konularda Hükümete müşavirlik yapmak, d. Uluslararası kuruluşlarla iletişim içerisinde çalışarak ileriye dönük stratejiler geliştirmek ve topluma perspektif sağlayan politika önerilerini katılımcı bir yaklaşımla belirleyerek özel kesim için orta ve uzun dönemde belirsizlikleri giderici genel bir yönlendirme görevini yerine getirmek, e. Kalkınma planlarının ve yıllık programların başarı ile uygulanabilmesi için ilgili kurum ve kuruluşların ve mahalli idarelerin kuruluş ve işleyişlerinin iyileştirilmesi konusunda görüş ve tekliflerde bulunmak; kurumsal kapasiteyi her yönüyle geliştirme amacıyla gerekli her türlü tedbiri almak; kurumsal stratejik yönetim ve planlama konularında merkezi uyumlaştırma ve yönlendirme fonksiyonunu yerine getirmek, f. Kalkınma planlarının ve yıllık programların uygulanmasını izlemek ve koordine etmek, değerlendirmek ve gerektiğinde kalkınma planlarında ve yıllık programlarda usulüne uygun değişiklikler yapmak, g. Maliye, para, dış ticaret ve kambiyo politikalarının kalkınma planı ve yıllık programların hedefleriyle uyum içinde uygulanması konusunda Hükümete müşavirlik yapmak, 53
58 h. Özel sektör ve yabancı sermaye faaliyetlerinin plan hedef ve amaçlarına uygun bir şekilde yürütülmesini düzenleyecek teşvik ve yönlendirme politikaların genel çerçevesini hazırlamak ve Hükümete teklif etmek, i. Kalkınmada öncelikli yörelerin daha hızlı bir şekilde gelişmesini sağlayacak tedbirleri tespit ve teklif etmek, uygulamayı izlemek ve koordine etmek, j. Kalkınma planı ve yıllık programlardaki ilke ve hedeflere uygun olarak, uluslararası ekonomik kuruluşlarla ilişkilerin geliştirilmesinde, temas ve müzakerelerin yürütülmesinde gerekli görüş ve tekliflerde bulunmak, k. Bölgesel veya sektörel bazda gelişme programları hazırlamak, l. Kalkınma ajanslarının koordinasyonunu sağlamak ve bunlarla ilgili iş ve işlemleri yürütmek, m. Bilgi toplumuna ilişkin politika, hedef ve stratejileri hazırlamak, bu alanda kamu kurum ve kuruluşları, sivil toplum örgütleri ve özel sektör arasındaki koordinasyonu sağlamak ve uygulamayı etkin bir biçimde yönlendirmek, n. Mevzuatla Bakanlığa verilen diğer görev ve hizmetleri yapmak. Kalkınma Bakanlığı Teşkilat Yapısı Kalkınma Bakanlığı nın teşkilat yapısı şu başlıklar altında incelenebilir: Merkez Teşkilatı, Kurullar, Bağlı Kuruluşlar. Merkez Teşkilatı T.C. Kalkınma Bakanlığı nın merkez teşkilat yapısı KHK/641 in İki ve Üçüncü Bölümlerinde açıklanmıştır. Bakanlık: Kalkınma Bakanlığı nın en üst yöneticisi Kalkınma Bakanı dır. Bakan, Bakanlık icraatından ve emri altındakilerin faaliyet ve işlemlerinden Başbakana karşı sorumludur. Kalkınma Bakanının görev, yetki ve sorumlulukları KHK/641 in 4. Maddesi nde şu şekilde sıralanmıştır: a. Bakanlığı Anayasaya, kanunlara, hükümet programına ve Bakanlar Kurulunca belirlenen politika ve stratejilere uygun olarak yönetmek, b. Bakanlığın görev alanına giren hususlarda politika ve stratejiler geliştirmek, bunlara uygun olarak yıllık amaç ve hedefler oluşturmak, performans ölçütleri belirlemek, Bakanlık bütçesini hazırlamak, gerekli kanunî ve idarî düzenleme çalışmalarını yapmak, belirlenen stratejiler, amaçlar ve performans ölçütleri doğrultusunda uygulamayı koordine etmek, izlemek ve değerlendirmek, c. Bakanlık faaliyetlerini ve işlemlerini denetlemek, yönetim sistemlerini gözden geçirmek, teşkilat yapısı ve yönetim süreçlerinin etkililiğini gözetmek ve yönetimin geliştirilmesini sağlamak, d. Faaliyet alanına giren konularda diğer bakanlıklar, kamu kurum ve kuruluşları ile işbirliği ve koordinasyonu sağlamak, Müsteşar ve Müsteşar Yardımcıları: Kalkınma Bakanlığı Müsteşarı ve yardımcılarının görev, yetki ve sorumlulukları KHK/641 in 5. Maddesi nde açıklanmıştır. Buna göre; Kalkınma Bakanlığının Bakandan sonra gelen en üst düzey kamu görevlisi Bakanlık Müsteşarıdır. Müsteşar, Bakanlık hizmetlerini, Bakan adına ve onun emir ve yönlendirmesi doğrultusunda, mevzuat hükümlerine, Bakanlığın amaç ve politikalarına, stratejik planına uygun olarak düzenler ve yürütür. Bu amaçla, Bakanlık kuruluşlarına gereken emirleri verir ve bunların uygulanmasını gözetir ve sağlar. Müsteşar bu hizmetlerin yürütülmesinden Bakana karşı sorumludur. Müsteşara yardımcı olmak üzere dört Müsteşar Yardımcısı görevlendirilebilir. 54
59 Hizmet Birimleri: Kalkınma Bakanlığının hizmet birimleri ve görev, yetki ve sorumlulukları KHK/641 in Üçüncü Bölümü nde açıklanmıştır. KHK/641 in 6. Maddesinde bu hizmet birimleri şu şekilde sıralanmıştır: a. Yıllık Programlar ve Konjonktür Değerlendirme Genel Müdürlüğü b. Ekonomik Modeller ve Stratejik Araştırmalar Genel Müdürlüğü c. İktisadi Sektörler ve Koordinasyon Genel Müdürlüğü d. Sosyal Sektörler ve Koordinasyon Genel Müdürlüğü e. Bölgesel Gelişme ve Yapısal Uyum Genel Müdürlüğü f. Dış Ekonomik İlişkiler Genel Müdürlüğü g. Yatırım Programlama, İzleme ve Değerlendirme Genel Müdürlüğü h. Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğü i. Hukuk Müşavirliği j. Strateji Geliştirme Dairesi Başkanlığı k. Kurullar Sekretaryası Dairesi Başkanlığı l. Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği m. Özel Kalem Müdürlüğü Kalkınma Bakanlığı Kurulları T.C. Kalkınma Bakanlığı teşkilatı içinde yer alan kurullar şunlardır: Yüksek Planlama Kurulu Para Kredi ve Koordinasyon Kurulu Kalkınma Araştırmaları Merkezi Bölgesel Gelişme Yüksek Kurulu Bölgesel Gelişme Komitesi Çalışma Grupları Yüksek Planlama Kurulu: T.C. Kalkınma Bakanlığı Yüksek Planlama Kurulu nun görev, yetki ve sorumlulukları KHK/641 in Dördüncü Bölümünde ve 22. Maddesinde açıklanmıştır. Yüksek Planlama Kurulu, Başbakanın başkanlığında, Kalkınma Bakanı ile Başbakanın belirleyeceği diğer bakanlardan oluşur. Başbakanın bulunmadığı toplantılara Kalkınma Bakanı veya Başbakanın belirleyeceği bir bakan başkanlık eder. Kurulun görüşeceği konuların mahiyet ve özelliğinin gerektirdiği durumlarda, Kurula Başkan tarafından diğer bakanlar ve kamu görevlileri de çağrılabilir. Yüksek Planlama Kurulunun görevleri şunlardır: a. İktisadi, sosyal ve kültürel kalkınmayı planlamada ve politika hedeflerin tayininde Bakanlar Kuruluna yardımcı olmak ve hazırlanacak kalkınma planları ile yıllık programlar, Bakanlar Kuruluna sunulmadan önce, belirlenen amaçlara uygunluk ve yeterlik bakımından incelemek, b. Ülkenin yurtiçi ve yurtdışı ekonomik hayatıyla ilgili konularda yüksek düzeyde kararlar almak, c. Yatırım ve ihracatın teşvikine ilişkin esasları tespit etmek, d. Toplu Konut İdaresi bütçesini onaylamak, e. Kanunlarla ve diğer mevzuatla yetki verilen konularda karar vermek, 55
60 Ekonomik, sosyal ve kültürel hedefler ile politikaların belirlenmesine esas teşkil edecek hususlar Yüksek Planlama Kurulunda görüşülerek tespit edilir. Bu suretle tespit edilen esaslar Bakanlar Kurulunda öncelikle görüşülerek karara bağlanır. Para Kredi ve Koordinasyon Kurulu: T.C. Kalkınma Bakanlığı Para Kredi ve Koordinasyon Kurulu nun görev, yetki ve sorumlulukları KHK/641 in Dördüncü Bölümünde ve 23. Maddesinde açıklanmıştır. Para Kredi ve Koordinasyon Kurulu, Kalkınma Bakanının başkanlığında, Başbakanın belirleyeceği bakanlar ve müsteşarlar ile Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanından oluşur. Kurul toplantılarına Başkan tarafından konuyla ilgili bakanlar davet edilebilir ve görüşülecek konuların gerektirdiği hallerde diğer kamu görevlileri de çağrılabilir. Para Kredi ve Koordinasyon Kurulunun görevleri şunlardır: a. Ülkenin yurtiçi ve yurtdışı ekonomi, para, kredi ve maliye politikalarını tespit ederek uygulanmasında koordinasyon sağlamak ve bununla ilgili gerekli tedbirleri ve kararlan almak, b. Bakanlar Kurulunun veya Yüksek Planlama Kurulunun incelenmesini istediği konularda görüş bildirmek, c. Destekleme politikalarının esaslarını belirleyerek destekleme fiyatları konusunda Bakanlar Kuruluna tavsiyelerde bulunmak, d. Ödemeler dengesindeki gelişmeleri takip ederek gerekli tedbirleri almak, ithalattan alınacak teminat ve fonlar hakkında Bakanlar Kuruluna teklifte bulunmak, e. Bakanlar Kurulunca verilen diğer görevleri yapmak, f. Kurul Kararlarının uygulanmasını takip etmek. Kalkınma Araştırmaları Merkezi: T.C. Kalkınma Bakanlığı Kalkınma Araştırmaları Merkezi nin görev, yetki ve sorumlulukları KHK/641 in Dördüncü Bölümünde ve 24. Maddesinde açıklanmıştır. Kalkınma Araştırmaları Merkezinin görevleri şunlardır: a. Hükümet programları ve kalkınma planlarında yer alan stratejik öncelikler doğrultusunda ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınma konularıyla ilgili her türlü araştırmayı yapmak veya yaptırmak, b. Ülkemizin kalkınma tecrübelerini, başta komşu ülkeler olmak üzere, işbirliği içinde olunan gelişmekte olan ülkelere aktarılmasına teknik destek vermek, c. Gelişmekte olan ülkelerin kalkınma çabalarına yardımcı olmak amacıyla bu ülkelere yönelik teknik yardım ve işbirliği faaliyetlerinin yürütülmesine teknik destek vermek, d. Kamu kurum ve kuruluşlarında planlama, programlama, proje hazırlama ve yönetme konularında kapasite geliştirme amacıyla eğitimler vermek, e. Yurtiçinde ve yurtdışında kamu, özel ve sivil toplum kuruluşlarıyla ortak çalışma ve araştırmalar yapmak, eğitim programlan uygulamak, f. Görev alanıyla ilgili konularda kamu kurum ve kuruluşlarının ihtiyaç duyacağı kılavuz ve el kitaplarını hazırlamak veya hazırlatmak. Kalkınma Araştırmaları Merkezi, bu görevlerini yürütürken, yerli ve yabancı üniversitelerin, kurumların ve düşünce kuruluşlarının temsilcileri ve uzmanlarıyla işbirliği yapabilir, yerli ve yabancı özel kişiler ile tüzel kişilere araştırma, etüt, analiz ve proje çalışmaları yaptırabilir. Kalkınma Araştırmaları Merkezi nin organları; İzleme ve Yönlendirme Kurulu ve Başkanlıktır. İzleme ve Yönlendirme Kurulu; Müsteşar, Müsteşar Yardımcıları ve Merkez Başkanından oluşur. Kurula Müsteşar, bulunmadığı durumlarda görevlendireceği Müsteşar Yardımcısı başkanlık eder. 56
61 Bölgesel Gelişme Yüksek Kurulu: T.C. Kalkınma Bakanlığı Bölgesel Gelişme Yüksek Kurulu nun görev, yetki ve sorumlulukları KHK/641 in Dördüncü Bölümünde ve 23/A. Maddesinde (Ek: 8/8/ KHK/30 md.) açıklanmıştır. Bölgesel Gelişme Yüksek Kurulu; Başbakan ve Kalkınma Bakanı ile Başbakanın belirleyeceği bakanlardan oluşur. Kurul, Başbakanın başkanlığında, Başbakanın katılmadığı hâllerde ise Başbakanın belirleyeceği bakanın başkanlığında toplanır. Bölgesel Gelişme Yüksek Kurulu, bölgesel kalkınmaya ilişkin konularda karar organı olup görevleri şunlardır ( a. Bölgesel gelişme alanında ulusal düzeyde genel politikaları ve öncelikleri tayin etmek, bu kapsamda bölgesel gelişme ulusal stratejisini onaylamak, b. Tarım, sanayi, turizm, ulaştırma, mekânsal gelişme, kırsal kalkınma, girişimcilik, yenilik, küçük ve orta ölçekli işletmeler gibi ana politika alanlarıyla bölgesel gelişme politikalarının bütünlüğünü ve koordinasyonunu sağlayacak üst düzey kararlar almak, c. Güneydoğu Anadolu Projesi, Doğu Anadolu Projesi, Doğu Karadeniz Projesi ve Konya Ovası Projesi gibi kalkınma projelerini, bölge planlarını, stratejileri ve eylem planlarını onaylamak, d. Güneydoğu Anadolu Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Teşkilatı tarafından hazırlanacak her türlü plan, proje ve programları inceleyerek karara bağlamak, e. Kanunlar ve diğer mevzuatla yetki verilen konularda karar vermek. Bölgesel Gelişme Komitesi: T.C. Kalkınma Bakanlığı Bölgesel Gelişme Komitesi nin görev, yetki ve sorumlulukları KHK/641 in Dördüncü Bölümünde ve 23/A. Maddesinde (Ek: 8/8/ KHK/30 md.) açıklanmıştır. Bölgesel kalkınma konularının teknik düzeyde tartışıldığı ve Bölgesel Gelişme Yüksek Kurulunun karar almasına yönelik önerilerin geliştirildiği Bölgesel Gelişme Komitesi, Müsteşarın başkanlığında, Maliye Bakanlığı ve Hazine müsteşarları ile Bölgesel Gelişme Yüksek Kurulunda temsil edilen bakanlıkların müsteşarlarından oluşur. Ayrıca, Komitenin gündemine göre kamu kesimi, özel kesim veya sivil toplum kuruluşu temsilcileri de Komite toplantılarına davet edilebilir. Bölgesel Gelişme Komitesi nin görevleri şunlardır: a. Bölgesel gelişme alanında ulusal düzeyde politika önerileri geliştirmek, b. Bölgesel gelişmeyle ilgili konularda koordinasyonu ve işbirliğini geliştirmeye yönelik önerilerde bulunmak, c. Bölgesel gelişme ulusal stratejisi çalışmalarını yönlendirmek, stratejinin hazırlık sürecine katkıda bulunmak, onay öncesi son değerlendirmeyi yapmak, d. Bölgesel gelişme ulusal stratejisinin ve bölge planlarının sektörel ve tematik politikalarla uyum ve tamamlayıcılığını güçlendirecek tedbirler geliştirmek, e. Ulusal politikaları bölgesel kalkınmaya etkileri açısından değerlendirmek, f. Ulusal ve bölgesel düzeyde, mekânsal gelişme stratejileriyle kalkınma politikaları arasında bütünlük sağlamaya yönelik çalışmaları yönlendirmek, g. Bölge planlarını, bölgesel programları ve bölgesel gelişme bakımından önemli olan program, proje ve destekleri inceleyerek görüş, değerlendirme ve önerilerde bulunmak, h. Kalkınma ajansları ve diğer ilgili kuruluşların bölgesel gelişmeye yönelik faaliyetlerini genel olarak izlemek ve değerlendirmek, performans değerlendirmesi ile ilgili esas ve kriterleri önermek, i. Kümelenme ve bölgesel yenilik gibi bölgesel nitelikli işletme politikalarının ulusal koordinasyonunu gerçekleştirmek, bu alanda hazırlanan strateji belgeleri hakkında görüş ve değerlendirmelerde bulunmak. 57
62 Çalışma Grupları: KHK/641 in Dördüncü Bölümünde ve 25. Maddesinde, T.C. Kalkınma Bakanlığı nın görev alanına giren konularla ilgili olarak çalışmalarda bulunmak üzere diğer bakanlıklar, kamu kurum ve kuruluşları, meslek odaları, sivil toplum kuruluşları, özel sektör temsilcileri ve konu ile ilgili uzmanların katılımı ile çalışma grupları oluşturabileceği belirtilmiştir. Bağlı Kuruluşlar Kalkınma Bakanlığı teşkilatı içinde yer almayan ancak Kalkınma Bankasına bağlı faaliyette bulunan kuruluşlar ise şunlardır: Türkiye İstatistik Kurumu Güneydoğu Anadolu Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Doğu Anadolu Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Doğu Karadeniz Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Konya Ovası Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Kalkınma Bakanlığının Dış Ticaretteki Yeri Kalkınma Bakanlığı her nekadar yeni oluşturulmuş bir bakanlık olsa da çok eski bir tarihe sahip olan Devlet Planlama Teşkilatı nın görevlerini ve tecrübesini devralmış bir Bakanlık olarak faaliyetlerini sürdürmektedir. Dışa açık bir kalkınma stratejisi benimseyen Türkiye için Dış Ticaretin öneminin büyüklüğü tartışılmazdır. Dolayısıyla devlet politikalarının planlanmasında başrol oynayan Kalkınma Bakanlığı yapmış olduğu çalışmalarda dış ticaretin öneminin büyüklüğünü göz önünde bulundurmaktadır. Kalkınma Bakanlığının konu içerisinde değinilen çok sayıdaki görevinden biri de KHK/641 in 2. Maddesinin (f) bendinde belirtildiği üzere: Maliye, para, dış ticaret ve kambiyo politikalarının kalkınma planı ve yıllık programların hedefleriyle uyum içinde uygulanması konusunda Hükümete müşavirlik yapmak tır. Bu görev Bakanlığın tüm birimlerinin yapmış oldukları çalışmalarda dış ticaretin göz önünde bulundurulması gerekliliğinin önemini vurgulamaktadır. Bakanlığın İktisadi Sektörler ve Koordinasyon Genel Müdürlüğünün KHK/641 in 9.Maddesinde sıralanan görevleri arasında; İktisadi sektörlerde proje geliştirme ve değerlendirme, sanayileşme, teşvik ve yönlendirme, iç ve dış ticaret politikaları konularında çalışma ve araştırmalar yapmak suretiyle kalkınma planları ve yıllık programların hazırlanmasına katkıda bulunmak. görevi yer almaktadır. Kalkınma Bakanlığının önemli kurullarından birisi olan Yüksek Planlama Kurulu nun KHK/641 in 22.Maddesinde sıralanan görevleri içinde Yatırım ve ihracatın teşvikine ilişkin esasları tespit etmek görevi de yer almaktadır. Kalkınma Bakanlığı Para-Kredi ve Koordinasyon Kurulu nun KHK/641 in 23. Maddesinde sıralanmış olan görevleri arasında Ülkenin yurtiçi ve yurtdışı ekonomi, para, kredi ve maliye politikalarını tespit ederek uygulanmasında koordinasyon sağlamak ve bununla ilgili gerekli tedbirleri ve kararlan almak ve Ödemeler dengesindeki gelişmeleri takip ederek gerekli tedbirleri almak, ithalattan alınacak teminat ve fonlar hakkında Bakanlar Kuruluna teklifte bulunmak görevleri yer almaktadır. Yukarıda bahsedilen birkaç örnek göstermektedir ki Kalkınma Bakanlığı nın da görev, yetki ve sorumlulukları içinde önemli yer tutan dış ticaret, Kalkınma Bakanlığının temel aktivitesi olan politika geliştirme ve planlama faaliyetlerinin de temel hammaddelerinden birisidir. Kalkınma Bakanlığı nın koordinasyonunda olan Kalkınma Ajanslarının kuruluş amacı nedir? 58
63 HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI T.C. Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı nın yapısı 4059 Sayılı Hazine Müsteşarlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun da belirlenmiştir. Bu kanunun 1. Maddesi nde Hazine Müsteşarlığının oluşturulma amacı ve temel görevleri: Ekonomi politikalarının tespitine yardımcı olmak ve bu politikalar çerçevesinde hazine işlemleri, kamu finansmanı, kamu sermayeli kuruluş ve işletmeler ve devlet iştirakleri, ikili ve çok taraflı dış ekonomik ilişkiler, uluslararası ve bölgesel ekonomik ve mali kuruluşlarla ilişkiler, yabancı ülke ve kuruluşlardan borç ve hibe alınması ve verilmesi, ülkenin finansman politikaları çerçevesinde sermaye akımlarına ilişkin düzenleme ve işlemlerin yapılması, sigorta sektörü ve kambiyo rejimine ilişkin faaliyetleri düzenlemek, uygulamak, uygulamanın izlenmesi ve geliştirilmesine ilişkin esasları tespit etmek. şeklinde ifade edilmiştir. Hazine Müsteşarlığının görevleri tarihli ve 535 Sayılı Hazine Müsteşarlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname nin (KHK/535) 2.Maddesinde şu şekilde sıralanmıştır: a. Ekonomi politikalarının tespiti ile ilgili çalışmaları yapmak ve kararlaştırılan politikaları uygulamak, b. Hazine işlemlerini, para, kredi ve nakit hareketleri ile Devletin iç ve dış borç yönetimini yapmak, c. Fonların faaliyetlerinin para politikası ve bütçe uygulamaları ile koordinasyonunu sağlayarak, kaynakların kullanımındaki etkinliği arttırmak ve bu amaçla gerekli önlemleri almak, d. Kamu iktisadi teşebbüsleri ve Devlet iştirakleri ile ilgili olarak Devlet pay sahipliğinin gerektirdiği her türlü işlemi yapmak, e. Kamu İktisadi Teşebbüslerinin yeniden yapılandırılma işlemlerini yapmak, f. İki taraflı ve çok taraflı dış ekonomik ilişkiler ve anlaşmalarla ilgili hizmetleri yürütmek, g. Uluslararası ekonomik ve mali kuruluşlarda üyelik ve temsilin gerektirdiği işlemleri ve görevleri yapmak ve yürütmek, h. Avrupa Birliği ile ilişkilerde Müsteşarlığın görev ve faaliyet alanına giren konularla ilgili politikaları belirlemek ve bu konularda alınan kararları yürütmek, i. Türkiye Cumhuriyeti adına yabancı ülkelerden, bu ülkelerdeki kurum ve kuruluşlar ile mali piyasalardan borç ve hibe almak ve yabancı ülkelere veya bunların kamu kurum ve kuruluşlarına borç ve hibe vermek, j. Uluslararası mali ve ekonomik kuruluşlarla üyelik ve temsil ilişkilerini 1173 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde düzenlemek ve yönetmek, bu kuruluşların katılım paylarını ödemek için her türlü işlemi yapmak ve Devlet adına sermaye katkısını karşılamak için taahhüt senedi vermek, k. Bankacılık, sermaye piyasası ve diğer mali piyasalara ilişkin politikaları hazırlamak, uygulamak, uygulanmasını izlemek, l. Bankalar, sigorta şirketleri ve mali sektörün diğer kurumlarının kamu adına denetimini yapmak, m. Kambiyo politikalarına ilişkin esasları düzenlemek, uygulamasını izlemek ve yönlendirmek, n. Yurtdışı müteahhitlik hizmetleri ile ilgili uygulamaları yürütmek ve ilgili kurum ve kuruluşlar arasında koordinasyon sağlamak, o. Hazine ce sermaye ihracına ilişkin düzenlemeler yapmak ve uygulamasını izlemek, p. Özel sigortacılığa ilişkin politikaları hazırlamak, uygulanmasını izlemek, q. Ekonomik ve mali konularda araştırma ve değerlendirmeler yapmak, sonuçlarını yayınlamak ve bu amaçla istatistik ve bilgi derlemek, 59
64 r. Yerli ve yabancı özel sektörün yatırım ve sermaye faaliyetlerinin plan ve hedef gayelerinin uygun bir şekilde yürütülmesini teşvik ve tanzim edecek tedbirleri tespit ve teklif etmek, uygulamak, uygulamayı takip etmek, s. Bankalar, sigorta şirketleri, mali sektörün diğer kurumları ile Müsteşarlığın görev alanına giren konularda özel ve kamu kuruluşlarında kamu adına denetim yapmak, t. Müsteşarlığın görev ve faaliyet alanına giren konularda diğer kamu kurum ve kuruluşları arasında koordinasyonu sağlamak, u. Kanunlarla verilen diğer görevleri yapmak. Hazine Müsteşarlığı Teşkilat Yapısı Hazine Müsteşarlığının teşkilat yapısı içinde yer alan birimler şu başlıklar altında incelenebilir: Merkez Teşkilatı, Taşra ve Yurtdışı Teşkilatı, Bağlı Kuruluş. Merkez Teşkilatı Hazine Müsteşarlığı Merkez Teşkilatı; Ana Hizmet Birimleri, Danışma ve denetim Birimleri ile Yardımcı Birimlerden oluşur. Hazine Müsteşarı ve Müsteşar Yardımcıları: KHK/535 in 5. Maddesinde belirtildiği üzere, Hazine Müsteşarlığı teşkilatının en üst yöneticisi Başbakana bağlı Hazine Müsteşarıdır. Hazine Müsteşarı, Müsteşarlık hizmetlerini Hükümetin genel siyasetine, milli güvenlik siyasetine, kalkınma planlarına ve yıllık programlara uygun olarak yürütmekle ve Müsteşarlığın görev ve faaliyet alanına giren konularda diğer kamu kurum ve kuruluşlarıyla işbirliği ve koordinasyonu sağlamakla görevlidir. Müsteşar Başbakana veya Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısına veya Başbakan tarafından görevlendirilecek bir Devlet Bakanına karşı sorumludur. Müsteşara yardımcı olmak üzere en fazla 5 Müsteşar Yardımcısı görevlendirilebilir. Müsteşar Yardımcılarının sayısını belirlemeye Başbakan yetkilidir. Ana Hizmet Birimleri: KHK/535 in 7. Maddesinde Hazine Müsteşarlığının ana hizmet birimleri şu şekilde sıralanmıştır: a. Kamu Finansmanı Genel Müdürlüğü, b. Kamu Sermayeli Kuruluş ve İşletmeler Genel Müdürlüğü, c. Dış Ekonomik İlişkiler Genel Müdürlüğü, d. Mali Sektörle İlişkiler ve Kambiyo Genel Müdürlüğü, e. Sigortacılık Genel Müdürlüğü, f. Ekonomik Araştırmalar Genel Müdürlüğü, g. Devlet Destekleri Genel Müdürlüğü. Danışma ve Denetim Birimleri: KHK/535 in 15. Maddesinde Hazine Müsteşarlığının merkez teşkilatındaki danışma ve denetim birimleri şu şekilde sıralanmıştır: a. Hazine Kontrolörleri Kurulu Başkanlığı, b. Sigorta Denetleme Kurulu Başkanlığı, c. İç Denetim Başkanlığı d. Hukuk Müşavirliği, e. Müsteşarlık Müşavirliği, f. Strateji Geliştirme Dairesi Başkanlığı. 60
65 Yardımcı Birimler: KHK/535 in 21. Maddesinde Hazine Müsteşarlığının merkez teşkilatındaki yardımcı birimler şu şekilde sıralanmıştır: a. Personel Dairesi Başkanlığı, b. İdari ve Mali İşler Dairesi Başkanlığı, c. Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği. Taşra ve Yurt Dışı Teşkilatı KHK/535 in 26 ve 27. Maddesinde taşra ve yurtdışı teşkilatı ile ilgili genel hükümlere göre; Hazine Müsteşarlığı, bakanlıkların kuruluş ve görev esaslarını düzenleyen 27 Eylül 1984 tarihli ve 3046 sayılı Kanun ile İl İdaresi Kanunu hükümlerine uygun olarak taşra teşkilatı kurmaya yetkilidir. Taşra teşkilatının çalışma usul ve esasları çıkarılacak yönetmelikle belirlenir. Hazine Müsteşarlığı, amaç ve görevlerini yerine getirmek üzere Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Yurtdışı Teşkilatı Hakkında 13 Aralık 1983 tarihli 189 sayılı Kanun Hükmünde Kararname esaslarına uygun olarak yurtdışı teşkilatı kurar. Taşra Teşkilatı: Hazine Müsteşarlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında 4059 Sayılı Kanunun Geçici 13 üncü Maddesi ne (Ek: 11/10/ KHK - 662/68 md.) göre Hazine Müsteşarlığının taşra teşkilatını oluşturan Kambiyo Müdürlükleri kapatılmıştır. Geçici 13 üncü Maddede şu ibareler yer almaktadır: Müsteşarlığın taşra teşkilatında yer alan Kambiyo Müdürlükleri bu maddenin yayımı tarihinde kapatılmıştır. Bu müdürlüklerde çalışan personel, bu maddenin yayımı tarihinden itibaren en geç bir ay içinde 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanunun 22 nci maddesi hükümleri çerçevesinde diğer kurum ve kuruluşlara nakledilmek üzere Devlet Personel Başkanlığına bildirilir. Bu madde çerçevesinde diğer kurumlara nakledilen personele ait kadrolar, atama işleminin yapıldığı tarihte hiçbir işleme gerek kalmaksızın 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki cetvellerin Müsteşarlığa ait bölümlerinden çıkarılmış sayılır. Yurtdışı Teşkilatı: Hazine Müsteşarlığının yurtdışı teşkilatı içerisinde yer alan görevler şunlardır: Hazine Müsteşarlığı Daimi Temsilci Yardımcısı, Ekonomi Başmüşaviri, Ekonomi Müşaviri, Ekonomi Müşavir Yardımcısı, Ekonomi Ataşesi. Yurtdışı teşkilatının görev, yetki ve sorumlulukları ise şu şekilde sıralanabilir: a. Resmi ve özel kurum ve kuruluşlarla temas ve görüşmeler yapmak suretiyle Müsteşarlık görev alanıyla ilgili bilgileri toplamak, değerlendirmek ve sonuçlarını raporlamak, b. Uluslararası ekonomik ilişkilerimizin geliştirilmesine çalışmak, c. İkili ve çok taraflı ekonomik anlaşmalarla ilgili hazırlık çalışmalarını yürütmek, d. Ülkemizin ekonomik ve mali çıkarlarının korunması, piyasa hareketlerinin takibi gibi konularda gerekli istihbaratın sağlanarak bilgilerin sağlıklı bir şekilde ekonomik ve mali çevrelere zamanında ulaşmasına yardımcı olmak, e. Müsteşarlık görev alanına giren konularda yapılan hibe ve kredi anlaşmaları hükümlerinin uygulanmasını takip etmek, 61
66 f. Ekonomik ve mali kurumların faaliyetlerini, ulusal ve uluslararası ekonomik ve mali kongre ve konferansları takip etmek, g. Uluslararası mali ve ekonomik kurumların çalışmalarına katılmak, h. Görev yaptıkları temsilciliklerin diğer ülkeler ile olan ilişkilerini takip ederek ülkemizi ilgilendiren konular ve sağlanacak imkanlar konusunda tekliflerde bulunmak, i. Uluslararası mali kuruluşlar, yabancı ülkelerin resmi mali kurumları, bilumum yatırım ve finansman bankaları ve fonları, Uluslararası Para Fonu ve Dünya Bankası, İslam Kalkınma Bankası, Asya Kalkınma Bankası, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası ve İslam ülkeleri çeşitli kalkınma fonları ve para otoriteleri ile ilişkilerin, uluslararası ekonomik işbirliği ile ilgili dış kamu borçlanmalarının hazırlık, sözleşme, kefalet ve garanti işlemlerini yürüterek dış kamu borçlanmalarına müncer olacak müzakere ve muhaberatı yapmak, j. Sağlanan dış kamu borçlarının ve kültür yardımları dışındaki dış yardımların kullanılmasına, bu borç ve dış yardımlara ait mukavele ve anlaşmaların uygulanması ile ilgili olarak her türlü temas, müzakere ve gerekli işlemlerin yapılması hususunda ve diğer konularda Başbakanlık ile misyon ve konsolosluk şeflerince verilecek görevleri yerine getirmektir. Bağlı Kuruluş Hazine Müsteşarlığı teşkilatı içinde bağlı kuruluş niteliğinde olan kurum Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü dür. Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü, tarihli ve sayılı Resmi Gazete de yayımlanan 234 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine göre oluşturulmuştur. Hazine Müsteşarlığı na bağlı kuruluş olarak faaliyetlerini sürdüren Darphane ve Damga Matbaa Genel Müdürlüğü nün görev, yetki ve sorumlulukları genel olarak şu şekilde sıralanabilir: a. İlgili kanunlar gereğince Hazine Müsteşarlığınca tedavüle çıkarılması kararlaştırılan madeni ufaklık para ve madeni hatıra paraları basmak ve dağıtmak, b. Cumhuriyet altın sikkeleri ile Cumhuriyet ziynet altınlarını basmak, c. Resmi kuruluşlarca hatıra madalyonu mahiyetinde olmayıp, belirli amaçlarla belirli kişilere dağıtılan madalyaları imal etmek, d. Kıymetli madenlerden ve taşlardan mamul süs ve ziynet eşyalarının kontrollerini yapmak, ticaretini düzenlemek amacıyla standartlar belirlemek ve resmi ayar evi olarak hizmet vermek, özel ayar evlerinin kuruluşuna izin vererek yetkilendirmek ve denetlemek, e. Resmi mühürleri imal etmek ve resmi mühür sicilini tutarak, resmi mühür beratlarını tanzim etmek f. Hazinenin para, madalyon ve madalya arşivini oluşturmak, g. Her çeşit vize ve harç pulları ile değerli kağıtları basmak, bastırmak ve dağıtmak, h. Hazine Müsteşarlığınca verilecek diğer görevleri yapmak. Hazine Müsteşarlığı Kurulları ve Komiteleri Hazine Müsteşarlığı nın önemli kurul ve komiteleri vardır. Bu kurul ve komiteler şu şekilde sıralanabilir: Ekonomi Koordinasyon Kurulu Finansal İstikrar Komitesi Devlet Desteklerini İzleme ve Denetleme Kurulu Denetim Otoritesi (Hazine Kontrolörleri Kurulu) 62
67 Ekonomi Koordinasyon Kurulu Sekretaryası Hazine Müsteşarlığı tarafından yürütülmekte olan Ekonomi Koordinasyon Kurulu 28 Şubat 2009 tarihinde 5838 sayılı Kanun ile kurulmuştur. Kurul, Başbakan Yardımcısı başkanlığında aşağıdaki bakanlardan oluşmaktadır: Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ekonomi Bakanı Gümrük ve Ticaret Bakanı Kalkınma Bakanı Maliye Bakanı Ekonomi Koordinasyon Kurulu'nun görevleri şu şekilde sıralanabilir: a. Ekonomik istikrarla ilgili gelişmeleri izlemek ve değerlendirmek, b. Para, kredi, finans, maliye, borçlanma, gelirler ve diğer ekonomi politikaları ile plan ve programların tespitinde, uygulanmasında ve güncelleştirilmesinde koordinasyonu sağlamak, c. Küresel ve ulusal ekonomi ile ilgili gelişmeleri izlemek, değerlendirmek, gerektiğinde araştırmalar yapmak veya yaptırmak, d. Ekonomik güvenlik ve ekonomik savunmaya ilişkin ilke ve esasların tespitinde, uygulanmasında ve güncelleştirilmesinde koordinasyonu sağlamak, e. Gerektiğinde, gelir azaltıcı veya harcama artırıcı önerileri değerlendirmek, uygun görülenler hakkında etki analizlerini yapmak veya yaptırmak, f. Devlet yardımları politikalarının tespitinde, uygulanmasında ve güncelleştirilmesinde koordinasyonu sağlamak, g. Kurul kararlarının uygulama süreçlerini izlemek, değerlendirmek; sonuçları ilgili bakanlık, kamu kurum ve kuruluşlarına bildirmek ve Başbakana sunmak. Finansal İstikrar Komitesi Finansal İstikrar Komitesi 637 sayılı KHK ile 4059 sayılı Hazine Müsteşarlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun a ek 4.maddesi ile düzenlenmiştir. Hazine Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakanın başkanlık ettiği Finansal İstikrar Komitesi nin üyeleri şu şekilde sıralanabilir: Hazine Müsteşarı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu Başkanı Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Başkanı Bakanın bulunmadığı toplantılara Bakan tarafından belirlenen Komite üyesi başkanlık eder. Komitenin görüşeceği konuların mahiyet ve özelliğinin gerektirdiği durumlarda, Komiteye Bakan tarafından diğer bakanlar ve kamu görevlileri de çağrılabilir. 63
68 Finansal İstikrar Komitesi'nin görevleri şu şekilde sıralanabilir: a. Finansal sistemin bütününe sirayet edebilecek sistemik risklerin belirlenmesi, izlenmesi ve bu tür risklerin azaltılması için gerekli tedbir ve politika önerilerini tespit etmek, b. İlgili birimlere sistemik risklerle ilgili uyarılar yapmak, uyarı ve politika önerileri ile ilgili uygulamaları takip etmek, c. İlgili kurumlar tarafından hazırlanacak sistemik risk yönetim planlarını değerlendirmek, d. Sistemik risk yönetimine ilişkin koordinasyonu sağlamak, e. Görev alanı ile ilgili olarak, kamu kurum ve kuruluşlarından her türlü veri ve bilgiyi sağlamak, kurumlar arasında politikaların ve uygulamaların koordinasyonunu sağlamak, f. Mevzuatla yetki verilen diğer konularda karar almak. Devlet Desteklerini İzleme ve Denetleme Kurulu 23 Ekim 2010 Tarihli ve sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6015 sayılı Devlet Desteklerinin İzlenmesi ve Denetlenmesi Hakkında Kanun un 4.Maddesi uyarınca Devlet Desteklerini İzleme ve Denetleme Kurulu kurulmuştur. Devlet Desteklerini İzleme ve Denetleme Kurulu kararlarında bağımsız olup, Kurul tarafından alınan kararlar kesindir. Başkanlığını Devlet Destekleri Genel Müdürü nün yürüttüğü Kurul un üyeleri şu şekilde sıralanabilir: Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Temsilcisi Ekonomi Bakanlığı Temsilcisi Kalkınma Bakanlığı Temsilcisi Maliye Bakanlığı Temsilcisi Hazine Müsteşarlığı Temsilcisi Rekabet Kurumu Temsilcisi Kurulun sekretarya hizmetleri Devlet Destekleri Genel Müdürlüğü tarafından yürütülür. Devlet Desteklerini İzleme ve Denetleme Kurulu'nun görevleri şu şekilde sıralanabilir: a. Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki anlaşmalara uygun olarak devlet desteklerinin ilke ve esaslarını belirlemek ve bunlarla ilgili mevzuatı hazırlamak, b. Devlet desteklerinin uygunluğunu incelemek, izlemek ve denetlemek, c. Uygulama sonuçlarını desteği verenlerden temin ederek Avrupa Komisyonuna ve ilgili mercilere gerekli bildirimleri yapmak. Denetim Otoritesi (Hazine Kontrolörleri Kurulu) döneminde Avrupa Birliğinden ülkemize sağlanan hibe niteliğindeki fonlar Avrupa Konseyinin 1085/2006 sayılı Katılım Öncesi Yardım Aracı Tüzüğü ve söz konusu Tüzüğün uygulanmasına ilişkin 718/2007 sayılı Avrupa Komisyonu Tüzüğü esasları çerçevesinde kullandırılmaktadır. Avrupa Birliği ile Türkiye arasındaki mali işbirliğinin yukarıda belirtilen Avrupa Birliği Tüzüklerine uygun olarak yürütülmesi amacıyla, Türkiye ile Avrupa Komisyonu arasında 11 Temmuz 2008 tarihinde TC. Hkmeti ve Avrupa Topluluklar Komisyonu Arasnda Katlm ncesi Yardm Arac ile Temin Edilen Yardımın Uygulanması Çerçevesinde Türkiye Cumhuriyetine Sağlanan Avrupa Topluluğu Mali Yardımlarıyla İlgili İşbirliği Kuralları Hakkında Çerçeve Anlaşma (Çerçeve Anlaşma) imzalanmtr. Söz konusu Anlaşmanın onaylanması 5824 sayılı Kanunla uygun bulunmuş ve 24 Aralık 2008 tarih ve (mükerrer) sayılı Resmî Gazetede yaymlanan 2008/14450 sayl Bakanlar Kurulu Karar ile onaylanmtr. 64
69 Çerçeve Anlaşmada Kaıım ncesi Yardm Aracna ilikin tm ynetim ve kontrol sistemlerini ve faaliyetlerini denetlemek üzere Türkiye Cumhuriyetinin Denetim Otoritesi olarak Hazine Kontrolrleri Kurulu belirlenmitir tarih ve sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2011/15 sayılı Başbakanlık Genelgesi kapsamında: Katılım Öncesi Yardım Aracının (IPA) yönetim ve kontrol mekanizmalarının işlerliği ve etkinliğini denetlemek üzere Hazine Kontrolörleri Kurulu, Denetim Otoritesi olarak görevlendirilmiştir. Denetim Otoritesi, 11 Temmuz 2008 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti ile Avrupa Toplulukları Komisyonu Arasında imzalanan Çerçeve Anlaşma kapsamındaki yönetim ve kontrol mekanizması içerisinde yer alan kişi ve kurumlardan hiçbir şekilde talimat almaz ve işlevsel olarak bağımsızdır. Denetim Otoritesi, Katılım Öncesi Yardım Aracına ilişkin tüm yönetim ve kontrol sistemlerini ve faaliyetlerini denetler. Bu kapsamdaki kurumlar Denetim Otoritesi tarafından yönetim ve kontrol sistemlerine ilişkin istenilen her türlü bilgi, belge, kayıt, rapor ve bilgi sistemlerini sunmak ve bu ilgileri denetime hazır bulundurmak zorundadırlar sayılı Kanunun, tarih ve sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 662 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişik 5/b maddesi kapsamında; Hazine Kontrolörleri Kurulu, Avrupa Birliği tarafından Türkiye Cumhuriyetine malî işbirliği çerçevesinde sağlanan fonların kullanımı amacı ile oluşturulan tüm yönetim ve kontrol mekanizmalarının işlerliği ve etkinliğinin denetimi ile bu kapsamdaki her türlü harcama, gelir, malî yükümlülük, muafiyet ve malî tabloların denetimini, Avrupa Birliği ile imzalanan anlaşmalara, uluslararası denetim standartlarına ve Kurul Başkanlığınca hazırlanan denetim rehberlerine uygun olarak Denetim Otoritesi sıfatıyla yerine getirmekle görevlidir. Hazine Müsteşarlığının Dış Ticaretteki Yeri Devlet yasama, yürütme ve yargı organları aracılığı ile ülkedeki her türlü faaliyetin yönlendirilmeye ve düzenlemeye çalışır. Ülke ekonomilerini de yönlendirici en önemli kurum devlettir. Ekonomik hayattaki faaliyetler yasalar ve yönetmelikler çerçevesinde düzenlenir. Devlet görevlerini yerine getirirken harcamalar gerçekleştirir ve bu harcamalarını da temel gelir kaynağı olan vergilerle karşılar. Devletin gelirleri hazinede toplanır. Hazinede yer alan diğer varlıklar ise devlete ait olan binalar, arsa ve araziler, makine teçhizat, araçlar gibi kamu mallarıdır. Kısaca hazine devletin maddi ve mali varlığının ifadesidir. Devletin nakit akımlarını yönlendirir. Türk Parası ile ilgili düzenlemeleri yapar. Bunlar gibi hazinenin çok sayıda işlevinden bahsedilebilir. Hazine Müsteşarlığı nın uluslararası ekonomik ilişkiler ve dış ticaretin yönlendirilmesi ve düzenlenmesi ile ilgili de önemli fonksiyonları ve faaliyetleri vardır. Bu fonksiyon ve faaliyetler genel hatları ile şu şekilde sıralanabilir: a. Hazine işlemlerini, para, kredi ve nakit hareketleri ile Devletin iç ve dış borç yönetimini yapar. Uluslararası mali piyasalarda mevcut finansman araçlarını kullanarak dış borç yükünü hafifletici her türlü işlemi yapar. b. İki taraflı ve çok taraflı dış ekonomik ilişkiler ve anlaşmalarla ilgili hizmetleri yürütür. c. Yurtdışı müteahhitlik hizmetleri ile ilgili uygulamaları yürütme ve ilgili kurum ve kuruluşlar arasında koordinasyon sağlama görevini yerine getirir. d. Yerli ve yabancı özel sektörün yatırım ve sermaye faaliyetlerinin plan ve hedef gayelerinin uygun bir şekilde yürütülmesini teşvik ve tanzim edecek tedbirleri tespit ve teklif eder, uygular ve uygulamayı takip eder. e. Türk parasının dolaşımı ve istikrarını sağlamaya yönelik politikaları Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ile birlikte oluşturur ve uygular. f. Türk parasının kıymetini korumak amacıyla, Türk parasının yabancı paralar karşısındaki değerinin belirlenmesine, döviz ve dövizi temsil eden belgelere (menkul değerler ve diğer 65
70 sermaye piyasası araçları dahil) ilişkin tüm işlemler ile dövizlerin tasarruf ve idaresine, Türk parası ve Türk parasını temsil eden belgelerin (menkul değerler ve diğer sermaye piyasası araçları dahil) ithal ve ihracına, kıymetli maden, taş ve eşyalara ilişkin işlemlere, ihracata, ithalata, özelliği olan ihracat ve ithalata, görünmeyen işlemlere, sermaye hareketlerine ilişkin kambiyo işlemlerine ait düzenleyici, sınırlayıcı esasların belirlendiği Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Kararın uygulanmasını sağlar. g sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde, Türkiye Cumhuriyeti adına, yabancı devletler, uluslararası ekonomik ve mali kuruluşlar, banka ve fonlarda ülkemizi temsil eder, bu kuruluşlarla ve bunların temsilcilik ve temsilcileriyle ekonomik ve mali konularda temas ve müzakerelerde bulunur, uluslararası anlaşmaları imzalar, sözkonusu anlaşmalara ilişkin her türlü işlemi yürütür, Türkiye nin yabancı ülkelere yapacağı yardımlara ilişkin politikaları tespit eder ve gerektiğinde bunlara finansal katkıda bulunur. h. Yıllık programlar çerçevesinde ödemeler dengesi gerçekleşme ve tahminlerini hazırlar, değerlendirir ve ekonomik analizler yapar. i. Avrupa Birliği ile ilişkilerin koordinasyonuna katılır, görev ve faaliyet alanına giren çalışmaları yapar. Avrupa Birliği ile ekonomik ve mali entegrasyona ilişkin politikaların belirlenmesine yardımcı olur. Müsteşarlığın görev ve faaliyet alanlarına giren konularda Avrupa Birliği ile ekonomik ve mali mevzuatın uyumlandırılması çalışmalarını yapar. Avrupa Birliği ve Birliğin kurum ve kuruluşları ile borç ve hibe sağlanmasına ilişkin her türlü temas ve müzakereleri yürütür ve bunlara ilişkin anlaşmaları imzalar. j. İleri teknoloji gerektiren temel altyapı projelerinin yerli ve yabancı özel sektör katılımı ile gerçekleştirilmesi için, ilgili kanunlarda belirtilen çerçevede garanti verir ve buna ilişkin işlemleri yapar. k. Kambiyo politikalarına ilişkin esasları düzenler ve Türk Parasının Kıymetini Koruma mevzuatının hazırlanması, uygulanması ve denetlenmesi faaliyetlerini yürütür ve ilgili kuruluşlarca uygulanmasını izler ve yönlendirir. l. Yurtdışına sermaye ihracına ilişkin düzenlemeleri yapar ve uygulamasının izler. m. Türkiye ve Dünya ekonomisiyle ilgili gelişmeleri sürekli olarak izleyerek, ekonomik ve mali analizler yapar ve değerlendirme raporları hazırlar. Türkiye ekonomisiyle ilgili olarak anketler yapar, bilgiler toplayarak istatistikler oluşturur ve analiz eder. n. Kalkınma planları ve yıllık programlar çerçevesinde ülke kalkınmasında yabancı sermayeden beklenen gerekli katkıların sağlanmasını ve yönlendirilmesini temin amacıyla ihtiyaç duyulan mevzuatı hazırlar ve 6224 sayılı Yabancı Sermayeyi Teşvik Kanunu ve buna ilişkin mevzuat çerçevesinde belirtilen işleri yapar. Yabancı sermayeli yatırımları yerinde denetler ve değerlendirir. o. Yabancı ülke kanunlarına göre kurulmuş şirketlerin Türkiye de ticari faaliyette bulunmamak kaydıyla irtibat bürosu açmalarına izin verir ve takip eder. p. Yüksek finansman ihtiyacı nedeniyle genel bütçeden finansmanı güç olan ve işleri teknoloji gerektiren temel altyapı projelerinin yerli ve yabancı özel sektör katılımı ile Yap-İşlet-Devret Modeline göre gerçekleştirilmesi için gerekli organizasyon ve koordinasyonu yapar. q. Merkezi yönetim bünyesindeki kamu idareleri, sosyal güvenlik kurumları, kamu iktisadi teşebbüslerini, özel hukuk hükümlerine tabi olmakla beraber sermayesinin yüzde ellisinden fazlası kamuya ait olan kuruluşları, fonları, kamu bankalarını, yatırım ve kalkınma bankalarını, büyükşehir belediyelerini, belediyeleri ve bunlara bağlı kuruluşlar ile sair yerel yönetim kuruluşlarını, yap-işlet-devret, yap-işlet ve işletme hakkı devri ve benzeri finansman modelleri çerçevesinde gerçekleştirilmesi öngörülen projeler ve hibelerle sınırlı olmak kaydıyla sivil toplum örgütlerinin projelerinin finansmanı için dış kaynakların teminine yardımcı olmak amacıyla, Hazine Geri Ödeme Garantisi, Hazine Yatırım Garantisi, Hazine Karşı Garantisi ve Hazine Ülke Garantisi araçlarını kullanarak garanti verme işlemini yerine getirir. r. Türkiye Cumhuriyeti adına Hazine Müsteşarlığınca borçlu veya garantör sıfatıyla yurt dışından sağlanan kredilerin yurt içi veya yurt dışında kullanımına ilişkin esas ve usullerini belirler. 66
71 s. Kamu kurum ve kuruluşları (kamu bankaları hariç) ile belediyelerin, uluslararası sermaye piyasalarında tahvil ve diğer borçlanma aracı ihraç etmesine ve yurt dışından nakdi kredi sağlamalarına izin verir. t. Yatırım Teşvik Mevzuatı kapsamında kullandırılan ayni ve nakdi kredilere, ihracat ve Yatırımlarda Damga Vergisi ve Harç istisnası Uygulanması Hakkında 4 Seri Numaralı Tebliğ esasları dahilinde vergi, resim ve harç istisnası uygulanmış ise bu Tebliğ esasları dahilinde uygulanan damga vergisi ve harç istisnasının Yatırım Teşvik Belgesinde kayıtlı bulunan ihracat taahhüdünün kapatılması aşamasında tahsil ve terkin işlemleri için değerlendirme yapar. Hazine Müsteşarlığı nın bugünkü yapısına kavuşana kadar yapısı ile ilgili ne gibi gelişmeler olmuştur? TÜRK STANDARDLARI ENSTİTÜSÜ (TSE) Türk Standardları Enstitüsü (TSE) tarihinde kabul edilen 132 Sayılı Kanunla kurulmuştur. TSE nin kuruluş amacı 132 Sayılı Kanunun 1. Maddesinde her türlü madde ve mamulleri ile usul ve hizmet standardlarını yapmak şeklinde ifade edilmiştir. 132 Sayılı Kanunun 1. Maddesinde belirtildiği üzere TSE; Tüzel kişiliği olan, özel hukuk hükümlerine göre yönetilen bir Kamu Kurumudur. Merkezi Ankara da olan TSE, Başbakanlığa bağlıdır. TSE, yurt içinde Yönetim Kurulunun teklifi ve ilgili Bakanın onayıyla, yurt dışında sayısı On u geçmemek üzere Bakanlar Kurulu kararıyla belirlenecek yerlerde temsilcilikler kurabilir. 132 Sayılı Kanunun 2. Maddesinde TSE nin görevleri şu şekilde sıralanmıştır: a. Her türlü standardları hazırlamak veya hazırlatmak, b. Enstitü bünyesinde veya hariçte hazırlanan standardları tetkik ve uygun bulduğu takdirde Türk Standardları olarak kabul etmek, c. Kabul edilen standardları, yayınlamak ve ihtiyari olarak uygulanmalarını teşvik etmek, d. Kamu ve özel sektörün talebi üzerine standardları veya projelerini hazırlamak ve mütalaa vermek, e. Standardlar konusunda her türlü ilmi ve teknik incelemelerle araştırmalarda bulunmak, yabancı memleketlerdeki benzeri çalışmaları takip etmek, Milletlerarası ve yabancı standard kurumları ile münasebetler kurmak ve bunlarla işbirliğinde bulunmak, f. Üniversiteler ve diğer ilmi, teknik kurum ve müesseselerle iş birliği sağlamak, standardizasyon konularında yayın yapmak, milli ve milletlerarası standardlardan arşivler meydana getirmek ve ilgililerin faydalanmalarına sunmak, g. Standardlarla ilgili araştırma maksadıyla ve ihtiyari standardların tatbikatında kontrol için laboratuvarlar kurmak, muayene, analiz ve deneyleri, resmi veya hususi sektörün talep edeceği teknik çalışmaları yapmak ve rapor vermek, h. Yurtta standard işlerini yerleştirmek ve geliştirmek için elemanlar yetiştirmek ve bu maksatla kurslar açmak ve seminerler tertiplemek. Türk Standardları Enstitüsünün Teşkilat Yapısı TSE nün teşkilat yapısı şu birimlerden oluşur: Genel Kurul, Teknik Kurul, Yönetim Kurulu, Denetleme Kurulu, İhtisas Kurulları, Genel Sekreter ve Hizmet Birimleri ( 67
72 Genel Kurul Genel Kurul, Türk Standardları Enstitüsünün en yüksek karar organıdır. Genel Kurul şu üyelerden meydana gelir: Başbakanlık ve Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından görevlendirilecek üçer temsilci, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Ulaştırma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı, Sayıştay Başkanlığı, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı, Devlet Malzeme Ofisi ve Türk Akreditasyon Kurumu tarafından görevlendirilecek birer temsilci, Ekonomi Bakanlığı, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ile Kalkınma Bakanlığı tarafından görevlendirilecek ikişer temsilci, Üniversitelerden Yükseköğretim Kurulunca seçilecek yedi temsilci, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğince görevlendirilecek onbir temsilci. Genel Kurul, üyeleri arasından seçilecek bir Başkan ve iki katipten meydana gelen Başkanlık Divanı tarafından yönetilir. Başkan, katiplerden birini Başkanvekilliği ile görevlendirebilir. Genel Kurulun başlıca görevleri şunlardır: a. Enstitü Başkanını ve Yönetim Kurulu Üyelerini seçmek, b. Enstitünün yıllık çalışma programını kabul etmek, c. Bütçe ve kesin hesabı kabul etmek, d. Denetleme Kurulunun raporunu incelemek ve Yönetim Kurulunu ibra etmek, e. Enstitü ihtiyaçları için gayrimenkul satın almak, inşa ettirmek veya satmak konularında Yönetim Kuruluna yetki vermek, f. Kanunla verilen diğer görevleri yerine getirmek. TSE nün amaçlarına yararlıkları dokunanlarla standard çalışmalarında ilmi ve teknik başarı gösterenlere Genel Kurulca fahri üyelik verilebilir. Fahri üyeler, Genel Kurul toplantılarına katılabilirler fakat oya iştirak etmezler. Teknik Kurul Teknik Kurul, Enstitüce hazırlanan standardları kabul eden teknik bir organdır. Teknik Kurul, ilgili Hazırlık Grupları'nca hazırlanan standard tasarılarını Türk Standardı olarak kabul eder, gerekli gördükleri hakkında mecburi uygulamaya koyma kararı alır, tasarılarda değişiklik yapar veya standardları iptal eder. Teknik Kurul şu üyelerden oluşur: Yönetim Kurulu Başkan ve Üyeleri, İhtisas Kurulu Başkanları ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Ekonomi Bakanlığı, Kalkınma Bakanlığı ile konuyla ilgili bakanlıklar ve Hazine Müsteşarlığı Temsilcileri, Yükseköğretim Kurul Temsilcileri, Türkiye Ticaret Odaları, Sanayi Odaları, Deniz Ticaret Odaları ve Ticaret Borsaları Birliği, temsilcilerinden Genel Kurulca seçilecek üç temsilci, Teknik Kurul, Enstitü Başkanının bulunmaması; halinde Başkan Yardımcısının Başkanlığında toplanır. Teknik Kurul üye tamsayısının çoğunluğu ile toplanır ve toplantıya katılanların üçte iki çoğunluğu ile karar alır. Kurul yılda en az iki kez toplanır. Kurulu, Enstitü Başkanı bulunmaması halinde Başkan Yardımcısı toplantıya çağırır. 68
73 Yönetim Kurulu Yönetim Kurulu, Türk Standardları Enstitüsünün yürütme organıdır. Yönetim Kurulu; üç üyesi hükümet temsilcileri, bir üyesi Yükseköğretim Kurulu tarafından ve bir üyesi de Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği tarafından belirlenen 5 üyeden oluşmaktadır. Aynı usulle yedek üyeler belirlenir. Enstitüyü Enstitü Başkanı temsil eder ve Enstitünün ita amiridir. Yönetim Kurulunu Başkan, bulunmaması halinde Başkan Yardımcısı toplantıya çağırır. Yönetim Kurulu çoğunlukla toplanır ve toplantıya katılanların çoğunluğu ile karar alır. Yönetim Kurulunun başlıca görevleri şunlardır: a. Yönetmelik ve diğer düzenleyici işlem tasarılarını onaylamak, Enstitüde yeni birimler kurulmasına veya mevcut birimlerin birleştirilmesine veya kaldırılmasına karar vermek, b. Enstitü bütçesini ve çalışma programını Genel Kurula sunmak, Genel Kurulun aldığı kararları ve onayladığı çalışma programını uygulamak, c. Enstitü kadrolarını belirlemek, Genel Sekreteri, yardımcılarını ve diğer personeli atamak, d. İhtisas Kurulları başkanlarını ve üyelerini tespit etmek, e. Kanunun bu Kurula verdiği diğer görevleri yerine getirmek. Denetleme Kurulu TSE nün hesapları ve bunlarla ilgili muameleleri, Genel Kurul üyesi olan veya olmayan Başbakanlığın, Maliye ve Gümrük Bakanlığının Sanayi ve Ticaret Bakanlığının elemanları arasından Başbakanlıkça görevlendirilen birer kişiden teşekkül eden üç kişilik bir kurul tarafından denetlenir. Denetleme Kuruluna, üyelerden her biri birer yıl süre ile başkanlık eder. Denetleme Kurulu üye tamsayısıyla toplanır ve çoğunlukla karar alır. Denetleme Kurulu yıl içinde de lüzumlu gördüğü zaman denetleme yapabilir; Yıllık raporunu en geç Nisan ayının Otuzuncu gününe kadar hazırlar ve Genel Kurula sunmak üzere Enstitü Başkanına verir. Denetleme Kurulu, Denetimi sırasında, suç işlendiğini tespit ederse, durumu Enstitü Başkanına ve lüzum gördüğünde adli makamlara da bildirir. İhtisas Kurulları İhtisas kurulları, TSE nün ilmi inceleme ve standardları hazırlama kurullarıdır. Bunlar, Genel Kurul kararıyla kurulurlar. Başkan ve Üyeleri Yönetim Kurulu tarafından seçilen "Hazırlık Grupları", bunlara bağlı olarak "Teknik Komiteler" ve ihtiyaca göre kurulan "Özel Daimi Komiteler" in bütününe "İhtisas Kurulları" denir. Teknik komiteler Enstitünün, standard hizmetleriyle ilgili görevleri kapsamında bilimsel incelemelerde bulunmak ve standard hazırlamak amacıyla ilgili ürün, hizmet veya sektör adıyla kurulabilir. İhtisas kurullarının ve komitelerin oluşturulmasında özellikle üniversite öğretim elemanları ile uzmanlardan yararlanılır. Genel Sekreter ve Hizmet Birimleri Yönetim Kurulunca, Enstitünün idari ve sekretarya işlerini yürütmek üzere, Başkana karşı sorumlu, Yönetim Kurulu ve Genel Kurul üyeleri dışından bir Genel Sekreter ve üç yardımcı atanır. Genel Sekreter oylamalara katılmaksızın Genel Kurul ve Yönetim Kurulu toplantılarına katılır. Genel Sekreterin bulunmaması halinde Genel Sekreterlik görevini yardımcılarından biri yapar. Enstitü hizmetleri Genel Sekreterliğe bağlı olarak Merkezde Daire Başkanlıkları ve Müdürlükler ile Taşrada Bölge Müdürlükleri ve Temsilcilikler olarak ifa edilmektedir. Türk Standardları Enstitüsünün Dış Ticaretteki Yeri Ülke vatandaşlarının daha üst yaşam standardlarında yaşaması ülkenin gelişmişlik ve kalkınmış düzeyi ile doğrudan ilişkisi vardır. Ülke içindeki bir takım faaliyetlerin (eğitim, sağlık gibi kamu hizmetleri ve özel sektör mal ve hizmet üretim faaliyetleri) belli bir düzen içinde standardlara bağlanarak gerçekleştirilmesi ülke refahının daha üst düzeylere çıkmasına fayda sağlayacaktır. 69
74 Bir ülkenin gelişme ve kalkınmasında da o ülkenin üretim düzeyi ve bu üretime bağlı olarak gelir düzeyinin yüksek olmasının büyük önemi vardır. Bir ülke ne kadar çok mal ve hizmet ihraç ederse o kadar çok gelir elde edecek ve elde ettiği gelirle de daha fazla mal ve hizmet satın alabilecektir. Satın aldıkları bu malların bir kısmı da ithal mallar olacaktır. İthal malların satın alınabilmesi ülkeni döviz rezervlerinin miktarı ile sınırlıdır. Döviz rezervlerinin kaynaklarının başında ihracat gelmektedir. Bir ülkenin daha çok ihracat yapabilmesi için ucuza üretmesinin yanı sıra ürettiğin ürünün kalitesi ile çok yakından bağlantılıdır, çünkü üretilen ürün kaliteli ise ürünün çok kolay satabilecektir. Bu kapsamda bakıldığında üretilen ürünün belli bir kalitede olması (hitap ettiği ihtiyacı giderebilme etkinliği) bazı standardlara sahip olması ile alakalıdır. Üretilen mal ya da hizmetlerin kalitesinin belirlenebilmesinin ya da belli kalitede üretilebilmesinin ölçütü, bir takım ulusal ve/veya uluslararası standardlarla ortaya konmasıdır. Dolayısıyla iyi bir standard sisteminin olması o ülkenin yaşam seviyesinin yükselmesine katkı sağlamasının yanı sıra ülkenin dış rekabet gücünün artmasına da olanak sağlamaktadır. Milletlerarası Standardizasyon Teşkilâtı (ISO) tarafından Standard imalatta, anlayışta, ölçme ve deneyde bir örnekliktir, Standardizasyon ise belirli bir faaliyetle ilgili olarak ekonomik fayda sağlamak üzere bütün ilgili tarafların yardım ve işbirliği ile belirli kurallar koyma ve bu kuralları uygulama işlemidir şeklinde ifade edilmiştir. Standardizasyon işlemi ile öncelikli olarak can ve mal güvenliği hedeflenirken aynı zamanda kalitenin alt sınırı tespit edilmek suretiyle belirlenen düzeyin altında mal ve hizmet üretimine müsaade edilmemektedir ( Türkiye de bu kapsamda faaliyette bulunan kurum TSE dir. 132 sayılı kuruluş kanunu ile her türlü madde ve mamuller ile usul ve hizmet standardlarının hazırlanması görevi Türk Standardları Enstitüsü ne verilmiş olup yalnız TSE tarafından hazırlanan standardlar Türk Standardı adını alır. Konu içerisinde sıralanan TSE nin görevleri genel olarak incelendiğinde faaliyetlerinin temel gayesinin daha yüksek standardlarda mal ve hizmet üretmek ve dolayısıyla ülke içindeki yaşam kalitesinin yanı sıra ülkenin küresel piyasalarda rekabet gücünün artmasını sağlamak olduğu anlaşılabilecektir. Bu çerçevede ulusal ve uluslararası düzeyde tüketici, üretici, kamu ya da özel kuruluş ve devlet kurumları ile işbirliği TSE nin ana amaçlarındandır. TSE tarafından en ekonomik üretim standardlara uygun üretim, en ekonomik tüketim standardlara uygun tüketimdir bakış açısı ile standardizasyonun ne kadar önemli bir olgu olduğunu ortaya koyulmuş ve standardlara uygun üretmek ve tüketmek herkes için millî ve insanî bir görev telakki edilmelidir. Ancak bu suretle kaynakların optimum değerlendirilmesi mümkün olabilecek ve böylelikle toplumun refah düzeyinde önemli bir artış sağlanabilecektir şeklinde bu önem daha da pekiştirilmiştir. TSE, enformasyon ve üretim teknolojilerindeki gelişme ile birlikte hızlı bir küreselleşme sürecinin yaşandığını, standardların uluslararası ticaretin ortak dili olduğunu ve uluslararası pazarlarda rekabet edebilmenin yolunun standardlara uygun ve kaliteli mal ve hizmet üretmek ten geçtiğini ifade etmiştir. Standardların hazırlanmasında ülke şartları, can ve mal güvenliği, Gümrük Birliği, üretim ve ihracatı geliştirme, ithalatı denetleme, tüketici meseleleri, kalite ve çevre konularına öncelik ve önem verilerek yayımlanmış uluslararası (ISO, IEC vb.) ve bölgesel standardlar (EN) ile diğer gelişmiş ülkelerin millî standardları (ASTM, DIN, BSI, JIS vb.) esas alınmaktadır. Türk standardları, uluslararası standard hazırlama ilkelerine paralel olarak tüm ilgili tarafların yardım ve işbirliği ile hazırlanmaktadır. TSE, son yıllarda uluslararası standardlar (ISO, IEC vb.) ve özellikle AB ve Gümrük Birliği sürecinin bir gereği olan mevzuat uyumu çerçevesinde AB standardları (EN) ile Topluluk Direktifleri ve Teknik Düzenlemelerin birebir tercümesine büyük bir önem ve öncelik vermiştir. Özellikle kalite ve çevre konularındaki sistem arayışlarının neticesinde Milletlerarası Standardizasyon Teşkilâtı (ISO) tarafından hazırlamış bulunan ISO 9000 serisi (Kalite Güvence Standardları) ile ISO serisi (Çevre Yönetim Standardları) tercüme edilerek Türk Standardı Haline getirilmiş ve ilgililerin istifadesine sunulmuştur. Ülke ekonomileri açısından belgelendirme faaliyetleri, üretim kalitesini en az standardlarda öngörülen seviyeye yükselterek teknolojik gelişmenin hızlandırılması, ihraç edilen ürünlerin ülkeye itibar kazandırılması ve tüketicinin korunması hedeflerine ulaşmada önemli ve etkili bir araçtır. Üretim ve ticari faaliyetlerdeki gelişmeler sonucunda, standardların uygulanıp uygulanmadığının ispatı işletmeler açısından önem kazanmış; pazarladıkları ürünler için müşterilerine bir çeşit güvence verebilme ihtiyacının bir gereği olarak güvenilir ve tarafsız belgelendirme sistemlerinin oluşturulması önemlidir. 70
75 TSE nin teşkilat yapısı içinde faaliyette bulunan Gözetim ve Muayene Merkezi Başkanlığı, Ekonomi Bakanlığı (Dış Ticaret Müsteşarlığı) tarafından yayımlanan Dış Ticaret Standardizasyon DTS Tebliğleri kapsamında yer alan ürünlerin ithalatta uygunluk değerlendirmesi faaliyetlerini, 6 tanesi Gözetim ve Muayene Müdürlüğü olmak üzere toplam 22 ilde bulunan birimler aracılığı ile hizmet vermektedir. TSE nin 2006/21 sayılı DTS Tebliği ile Uluslararası Gözetim Şirketi statüsü ile Gözetim faaliyetlerini de yürütmekten Gözetim ve Muayene Merkezi Başkanlığı, hali hazırda Suudi Arabistan ile yapılan protokol çerçevesinde bu ülkeye yapılan ihracatta gözetim hizmeti vermekte olup, bu hizmetin diğer ülkeler için ve Türkiye de de iç piyasada verilmesi yönünde çalışmaları sürmektedir. Uluslararası ve Avrupa Birliği standard hazırlama prosedürleri gereğince, basımı üzerinden 5 yıl geçmiş olan Standardlar; revizyon, tadil, yürürlükten kaldırılma veya aynen kabul edilmesini sağlamak amacıyla sistematik olarak gözden geçirilmektedir. Türk Standardları Enstitüsü tarafından hazırlanmış olan ve 2007 yılında yayımlanmış bulunan Türk standardları ile bu uygulamaya paralel bir çalışma başlatılmıştır. Buna göre, uluslararası ve Avrupa Birliği prosedürleri ile uyumluluğu sağlamak açısından, Türk Standardlarının ilgili sektör, kurum ve kuruluşlarca gözden geçirilmesi gerekmektedir. Bu sistematik gözden geçirme işlemi, Türk standardlarının revizyonu, tadili, yürürlükten kaldırılması veya aynen kabul edilmesini sağlamak amacıyla yapılmaktadır. TSE, üyesi bulunduğu ISO, IEC, CEN, CENELEC gibi uluslararası ve bölgesel standard kuruluşlarının standardları ile hemen bütün ülkelerin millî standardlarının yanında standard niteliğindeki teknik dokümanların bulunduğu oldukça zengin bir Dokümantasyon Merkezine sahiptir. TSE nin Enformasyon merkezinde; PERİNORM kompakt diski ile ISO, IEC, EN gibi uluslararası standardların yanı sıra DIN, ASTM, NF, BSI vb. gelişmiş ülkelerin millî standardları, standard tasarıları, Direktifler ve Regulasyonlar hakkında biyografik bilgiler aylık olarak güncelleştirilmek suretiyle talep sahiplerine sunulmaktadır. Merkezi yönetim ve mahalli idarelerin uygulayıcı, denetleyici rolünü kullanırken aynı şekilde üreticileri standardlara uygun üretim yapmaya zorlayıcı fonksiyonları vardır. Bunun en bariz örneği Bayındırlık Bakanlığı ve belediyelerin, yeraltı ve yerüstü yapılarında standardlara uygun yapı malzemeleri kullanılması yönündeki etkin fonksiyonları gösterilebilir. TSE özellikle belediyeler, toplu konut idaresi ve konut kooperatifleri üst birlikleri ile işbirliği protokolleri çerçevesinde bu uygulamayı yaygınlaştırmaya çalışmıştır. TSE, Standardizasyon ve Kalite konularında kamuoyu oluşturmak maksadıyla yazılı ve görsel medya kuruluşları vasıtasıyla aydınlatıcı programlar ile üniversiteler, sivil toplum örgütleri ve diğer kurum ve kuruluşlarla müştereken panel, sempozyum, seminerler düzenlenmektedir. Dünya Bankası finansmanı ile Sakarya, İstanbul, Bursa da inşa edilmiş bulunan TSE Kalite Kampüsü, Türkiye nin ve Türk Dünyasının ihtiyaçlarını karşılayabilecek önemli bir alt yapı tesisidir. Kalibrasyon hizmetlerinde uluslararası referans standardlara izlenebilirlik, Alman PTB, İngiliz NPL ve Fransız COFRAC kuruluşları ile sağlanmaktadır. TSE nin Kuvvet, Uzunluk ve Elektriksel büyüklüklerin kalibrasyonu konusundaki hizmet yeterliliği Avrupa Akreditasyon Birliği (EA) tarafından akredite edilmiştir. olabilir? Standardizasyonun ülke ekonomisine sağlayacağı faydalar neler 71
76 Özet Bir sistemin çalışmasında, sistemin organizasyon yapısı ve bu yapı içinde görev alan organların koordinasyonu önemli kriterlerdir. Sistemin oluşturulma amaçları ve hedefleri doğrultusunda organizasyonunun ve koordinasyonunun en küçük ayrıntısına kadar düşünülerek gerçekleştirilmesi sistemin başarısını artıracaktır. Maliye Bakanlığı nın bugünkü yapısı 1923 yılında kurulmuş, örgüt yapısı ile görevleri ise tarih ve 2996 Sayılı Maliye Vekâleti Teşkilat ve Vazifeleri Hakkında Kanun ile belirlenmiştir. Bu Kanunda Maliye Bakanlığı'nın kurulmasındaki amaç şu şekilde belirtilmiştir; "Devletin genel ekonomik politika hedeflerine göre bu hedefleri gerçekleştirmek maksadıyla konulan esaslar çerçevesinde genel giderleri karşılayacak gelir kaynaklarını bulmak; gelirleri toplamak, harcamaların ödenmesini sağlamak, Devlet Mallarını idare etmek ve Devlet hesaplarına ait kayıtlan tutmak, para, kredi ve devlet borçlarına ait görevleri yerine getirmek, mali idare ile ilgili ihtilaflarda kaza mercileri nezdinde hazineyi temsil etmek ve uluslararası iktisadi işbirliği ve dış yardımlar konusunda yabancı devletlerle, uluslararası teşekkül ve mali müesseselerle temaslarda bulunmak ve ilişkileri düzenlemek." 178 Nolu KHK nin 1. Maddesi nde Maliye Bakanlığı nın temel görevi; maliye politikalarının hazırlanmasına yardımcı olmak, maliye politikasının uygulanması, uygulamanın takibi ve denetlenmesi hizmetlerini yapmak şeklinde özetlenmiştir. Maliye Bakanlığı nın teşkilat yapısı şu başlıklar altında incelenebilir; Merkez Teşkilatı, Taşra Teşkilatı, Yurtdışı Teşkilatı, Bağlı Kuruluşlar. Genel politika ve uygulamaların oluşturulması, geliştirilmesi ve uygulanması açısından Maliye Bakanlığı dış ticarette önemli bir yere sahiptir. Dış ticarette önemli yeri olan devlet kurumlarından bir diğeri de Kalkınma Bakanlığıdır. Kalkınma Bakanlığı, 2011'de kurulan ve ilk olarak 61. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti nde yer almış bakanlıktır. Önceki hükümette bulunan Devlet Planlama Teşkilatı'nın yerine kurulmuştur. T.C. Kalkınma Bakanlığının görevleri, 6 Nisan 2011 tarihli 6223 Sayılı Kanuna istinaden oluşturulan 641 Sayılı Kalkınma Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile belirlenmiştir. Kalkınma Bakanlığı nın teşkilat yapısı şu başlıklar altında incelenebilir; Merkez 72 Teşkilatı, Kurullar, Bağlı Kuruluşlar. Kalkınma Bakanlığı nın da görev, yetki ve sorumlulukları içinde önemli yer tutan dış ticaret, Kalkınma Bakanlığının temel aktivitesi olan politika geliştirme ve planlama faaliyetlerinin de temel hammaddelerinden birisidir. T.C. Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı nın yapısı 4059 Sayılı Hazine Müsteşarlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun da belirlenmiştir. Bu kanunun 1. Maddesi nde Hazine Müsteşarlığının oluşturulma amacı ve temel görevleri: Ekonomi politikalarının tespitine yardımcı olmak ve bu politikalar çerçevesinde hazine işlemleri, kamu finansmanı, kamu sermayeli kuruluş ve işletmeler ve devlet iştirakleri, ikili ve çok taraflı dış ekonomik ilişkiler, uluslararası ve bölgesel ekonomik ve mali kuruluşlarla ilişkiler, yabancı ülke ve kuruluşlardan borç ve hibe alınması ve verilmesi, ülkenin finansman politikaları çerçevesinde sermaye akımlarına ilişkin düzenleme ve işlemlerin yapılması, sigorta sektörü ve kambiyo rejimine ilişkin faaliyetleri düzenlemek, uygulamak, uygulamanın izlenmesi ve geliştirilmesine ilişkin esasları tespit etmek. şeklinde ifade edilmiştir. Hazine Müsteşarlığının görevleri tarihli ve 535 Sayılı Hazine Müsteşarlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname de düzenlenmiştir. Hazine Müsteşarlığının teşkilat yapısı içinde yer alan birimler şu başlıklar altında incelenebilir: Merkez Teşkilatı, Taşra ve Yurtdışı Teşkilatı, Bağlı Kuruluş. Hazine Müsteşarlığı nın uluslararası ekonomik ilişkiler ve dış ticaretin yönlendirilmesi ve düzenlenmesi ile ilgili de önemli fonksiyonları ve faaliyetleri vardır. Türk Standardları Enstitüsü (TSE) tarihinde kabul edilen 132 Sayılı Kanunla kurulmuştur. TSE nin kuruluş amacı 132 Sayılı Kanunun 1. Maddesinde her türlü madde ve mamulleri ile usul ve hizmet standardlarını yapmak şeklinde ifade edilmiştir. Türk Standardları Enstitüsü'nün teşkilat yapısı şu birimlerden oluşur: Genel Kurul, Teknik Kurul, Yönetim Kurulu, Denetleme Kurulu, İhtisas Kurulları, Genel Sekreter ve Hizmet Birimleri. Uluslararası pazarlarda rekabet edebilmede fiyatın yanı sıra belli standardlar dahilinde kaliteli üretim de çok önemlidir.
77 Kendimizi Sınayalım 1. Maliye Bakanlığının bugünkü yapısı aşağıdaki hangi yılda kurulmuştur? a b c d e Aşağıdakilerden hangisi Maliye Bakanlığının görevleri arasında değildir? a. Devlet hesaplarını tutmak, saymanlık hizmetlerini yapmak b. Devletin hukuk danışmanlığını ve muhakemat hizmetlerini yapmak c. Maliye politikasının hazırlanmasına yardımcı olmak, maliye politikasını uygulamak d. Harcama politikalarının geliştirilmesi ve uygulanması ile Devlet bütçesinin hazırlanması uygulanması, uygulamanın takibi ve yönlendirilmesine ilişkin hizmetleri yürütmek e. Ülkenin doğal, beşeri ve iktisadi her türlü kaynak ve imkanlarını tespit ederek takip edilecek iktisadi, sosyal ve kültürel politika ve hedeflerin belirlenmesinde Hükümete müşavirlik yapmak 3. Aşağıdakilerden hangisi Maliye Bakanlığı nın merkez teşkilatı içinde yer alan birimlerden biri değildir? a. Müsteşarlık b. Defterdarlık c. Vergi Konseyi d. Strateji Geliştirme Başkanlığı e. Mali Suçları Araştırma Kurul Başkanlığı 4. Aşağıdakilerden hangisi Defterdarlığa bağlı birimlerden birisi değildir? a. Muhakemat Müdürlüğü b. Muhasebe Müdürlüğü c. Saymanlık Müdürlüğü d. Vergi Denetim Kurulu e. Milli Emlak Dairesi Başkanlığı 5. Kalkınma Bakanlığı aşağıdaki hangi yılda kurulmuştur? a b c d e Aşağıdakilerden hangisi Kalkınma Bakanlığı nın görevleri arasında değildir? a. Bölgesel veya sektörel bazda gelişme programlan hazırlamak b. Kalkınma ajanslarının koordinasyonunu sağlamak ve bunlarla ilgili iş ve işlemleri yürütmek c. Milletlerarası kuruluşların Bakanlık hizmetlerine dair çalışmaları takip etmek, bu konulardaki Bakanlık görüşünü hazırlamak, yurtdışı ve yurtiçi faaliyetleri yürütmek d. Kalkınma planı ve yıllık programlardaki ilke ve hedeflere uygun olarak, uluslararası ekonomik kuruluşlarla ilişkilerin geliştirilmesinde, temas ve müzakerelerin yürütülmesinde gerekli görüş ve tekliflerde bulunmak e. Bilgi toplumuna ilişkin politika, hedef ve stratejileri hazırlamak, bu alanda kamu kurum ve kuruluşları, sivil toplum örgütleri ve özel sektör arasındaki koordinasyonu sağlamak ve uygulamayı etkin bir biçimde yönlendirmek 7. Aşağıdakilerden hangisi Kalkınma Bakanlığı nın kurullarından birisi değildir? a. Çalışma Grupları b. Bölgesel Gelişme Komitesi c. Kalkınma Araştırmaları Merkezi d. Bölgesel Gelişme Yüksek Kurulu e. Danışma ve Koordinasyon Kurulu 8. Hazine Müsteşarlığı aşağıdakilerden hangisine bağlıdır? a. Başbakanlık b. Kalkınma Bakanlığı c. Ekonomi Bakanlığı d. Maliye Bakanlığı e. Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası 73
78 9. Aşağıdakilerden hangisi Hazine Müsteşarlığı nın görevlerinden birisi değildir? a. Hazine işlemlerini, para, kredi ve nakit hareketleri ile Devletin iç ve dış borç yönetimini yapmak b. Ekonomi politikalarının tespiti ile ilgili çalışmaları yapmak ve kararlaştırılan politikaları uygulamak c. Kamu iktisadi teşebbüsleri ve Devlet iştirakleri ile ilgili olarak Devlet pay sahipliğinin gerektirdiği her türlü işlemi yapmak d. Maliye, para, dış ticaret ve kambiyo politikalarının kalkınma planı ve yıllık programların hedefleriyle uyum içinde uygulanması konusunda Hükümete müşavirlik yapmak e. Fonların faaliyetlerinin para politikası ve bütçe uygulamaları ile koordinasyonunu sağlayarak, kaynakların kullanımındaki etkinliği arttırmak ve bu amaçla gerekli önlemleri almak 10. Aşağıdakilerden hangisi Türk Standardları Enstitüsü nün organlarından Genel Kurulun görevlerinden birisidir? a. Bütçe ve kesin hesabı kabul etmek b. Genel Sekreteri, yardımcılarını ve diğer personeli atamak c. Enstitünün yönetmelik ve diğer düzenleyici işlem tasarılarını onaylamak d. Enstitüde yeni birimler kurulmasına veya mevcut birimlerin birleştirilmesine ya da kaldırılmasına karar vermek e. Enstitü bütçesini ve çalışma programını Genel Kurula sunmak, Genel Kurulun aldığı kararları ve onayladığı çalışma programını uygulamak Kendimizi Sınayalım Yanıt Anahtarı 1. a Yanıtınız yanlış ise Maliye Bakanlığı başlıklı konuyu yeniden gözden geçiriniz. 2. e Yanıtınız yanlış ise Maliye Bakanlığı başlıklı konuyu yeniden gözden geçiriniz. 3. b Yanıtınız yanlış ise Maliye Bakanlığı başlıklı konuyu yeniden gözden geçiriniz. 4. d Yanıtınız yanlış ise Maliye Bakanlığı başlıklı konuyu yeniden gözden geçiriniz. 5. e Yanıtınız yanlış ise Kalkınma Bakanlığı başlıklı konuyu yeniden gözden geçiriniz. 6. c Yanıtınız yanlış ise Kalkınma Bakanlığı başlıklı konuyu yeniden gözden geçiriniz. 7. e Yanıtınız yanlış ise Kalkınma Bakanlığı başlıklı konuyu yeniden gözden geçiriniz. 8. a Yanıtınız yanlış ise Hazine Müsteşarlığı başlıklı konuyu yeniden gözden geçiriniz. 9. d Yanıtınız yanlış ise Hazine Müsteşarlığı başlıklı konuyu yeniden gözden geçiriniz. 10. a Yanıtınız yanlış ise Türk Standardları Enstitüsü başlıklı konuyu yeniden gözden geçiriniz. 74
79 Sıra Sizde Yanıt Anahtarı Sıra Sizde 1 Maliye Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki 178 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 18 inci Maddesine göre AB ve Dış İlişkiler Dairesi Başkanlığının görevleri şunlardır: Bakanlığın yurtdışı ve milletlerarası veya ikili münasebetlerini yürütmek, Bakanlığın görev ve faaliyet alanına giren konularda, Avrupa Birliği ile ilgili hususlarda koordinasyonu sağlamak, bu alanda Hükümetin genel politikasını uygulamaya yönelik tedbirleri almak, uyum ve uygulama çalışmaları ile ilgili işleri yürütmek Bakanlığın yurtdışında bulunan görevli birimlerinin faaliyetlerini düzenlemek ve yönetmek, Bakanlıkça verilecek benzeri görevleri yapmak. Sıra Sizde 2 Kalkınma Ajansları, kamu kesimi, özel kesim ve sivil toplum kuruluşları arasındaki işbirliğini geliştirmek, kaynakların yerinde ve etkin kullanımını sağlamak ve yerel potansiyeli harekete geçirmek suretiyle, ulusal kalkınma plânı ve programlarda öngörülen ilke ve politikalarla uyumlu olarak bölgesel gelişmeyi hızlandırmak, sürdürülebilirliğini sağlamak, bölgeler arası ve bölge içi gelişmişlik farklarını azaltmak amaçlarıyla oluşturulmuştur. Kalkınma ajansları ile ilgili düzenlemeler tarihinde kabul edilen ve Tarihli Sayılı Resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5449 Sayılı Kalkınma Ajanslarının Kuruluşu, Koordinasyonu ve Görevleri Hakkında Kanunla belirlenmiştir. Sıra Sizde 3 Hazine, Osmanlı Devleti nde Fatih Sultan Mehmet döneminden sonra çeşitli aşamalardan geçmiş ve 1863 yılında Maliye Nezareti bünyesinde Hazine-i Vezne nin kurulması ile birlikte son şeklini almıştır. Cumhuriyet döneminde 1923 te Maliye Vekaleti bünyesinde Hazine-i Vezne olarak işlevini sürdüren Hazine, 1927 de Hazine-i Vezne ve Muamelat-ı Nakdiye Müdüriyeti, 1929 da Muamelat-ı Nakdiye Müdürlüğü, 1936 da Nakdiye Müdürlüğü, 1936 da Nakit İşleri Genel Müdürlüğü ve 1942 de de Hazine Genel Müdürlüğü olarak faaliyet göstermiştir. Milletlerarası İktisadi İşbirliği Teşkilatı bünyesinde Hazine Genel Müdürlüğü ve Milletlerarası İktisadi İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreterliği adı altında faaliyetlerini sürdürmüştür yılında Başbakanlığa bağlı Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı oluşturulmuştur yılında Dış Ticaret Müsteşarlığı ndan ayrılarak Hazine Müsteşarlığı bugünkü halini almıştır. Sıra Sizde 4 Standardizasyon faaliyetlerinin ülke ekonomisine sağlayacağı faydalar TSE tarafından şu şekilde sıralanmıştır: Kaliteyi teşvik eder, kalite seviyesi düşük üretimle meydana gelecek emek, zaman ve hammadde israfını ortadan kaldırır. Sanayii belirli hedeflere yöneltir. Üretimde kalitenin gelişmesine yardımcı olur. Ekonomide arz ve talebin dengelenmesinde yardımcı olur. Yanlış anlamaları ve anlaşmazlıkları ortadan kaldırır. İhracatta ve ithalatta üstünlük sağlar. Yan sanayi dallarının kurulması ve gelişmesine yardımcı olur. Rekabeti geliştirir. Kötü malı piyasadan siler. 75
80 Yararlanılan Kaynaklar Maliye Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında 178 Nolu Kanun Hükmünde Kararname 5345 Sayılı Gelir İdaresi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun 2489 Sayılı Kefalet Kanunu 3670 sayılı Milli Piyango Teşkiline Dair Kanun 320 sayılı Milli Piyango İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname 3065 Sayılı KDV Kanunu 4760 Sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu 2008/14451 sayılı Sınır Ticaretinin Düzenlenmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararname 6223 Sayılı Kanun 641 Sayılı Kalkınma Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname 4059 Sayılı Hazine Müsteşarlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun 535 Sayılı Hazine Müsteşarlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname 5442 Sayılı İl İdaresi Kanunu 234 Sayılı Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğünün Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname 5838 sayılı Kanun 637 sayılı Ekonomi Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname 4059 sayılı Hazine Müsteşarlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun 6015 sayılı Devlet Desteklerinin İzlenmesi ve Denetlenmesi Hakkında Kanun 189 Sayılı Kamu Kurumu ve Kuruluşlarının Yurtdışı Teşkilatı Hakkında Kanun Hükmünde Kararname 2011/15 sayılı Başbakanlık Genelgesi 662 sayılı Kanun Hükmünde Kararname Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karar sayılı Yabancı Sermayeyi Teşvik Kanunu 132 Sayılı Türk Standardları Enstitüsü Kuruluş Kanunu 2006/21 Sayılı Dış Ticaret Standardizasyon Tebliği 2005/8391 Sayılı Dahilde İşleme Rejimi Kararı İhracat 2006/12 Sayılı Dahilde İşleme Rejimi Tebliği ve Ekleri İhracat 2007/2 Sayılı Dahilde İşleme Rejimine İlişkin İşlemlerin Bilgisayar Veri İşleme Tekniği Yoluyla Yapılmasına Dair Tebliğ İhracat 2005/1 sayılı Dahilde İşleme Rejimi Tebliği ve Ekleri 2007/11864 sayılı Hariçte İşleme Rejimi Kararı 2007/5 sayılı Hariçte İşleme Rejimi Tebliği 2005/9808 Sayılı Belgesiz İhracat Kredileri ile Vergi Resim ve Harç İstisnası Belgeleri Hakkında Karar Döviz Kazandırıcı Faaliyetlerde Damga Vergisi ve Harç İstisnası Uygulaması Hakkında Tebliğ (Seri No:1) 99/13812 sayılı ihracat, ihracat sayılan satış ve teslimler ile döviz kazandırıcı hizmet ve faaliyetlerde vergi, resim ve harç istisnası hakkında karar Döviz Kazandırıcı Faaliyetlerde Damga Vergisi ve Harç İstisnası Uygulaması Hakkında Tebliğ (Seri No: 4) İhracat: 2008/6 Sayılı İhracat, Transit Ticaret, İhracat Sayılan Satış ve Teslimler ile Döviz Kazandırıcı Hizmet ve Faaliyetlerde Vergi, Resim ve Harç İstisnası Hakkında Tebliğ Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Karar (2009/15199) Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Karar Ekleri: EK-1, EK-2, EK-3, EK - 4 Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında 2009/15199 Sayılı Kararda Değişiklik Yapılması Hakkında 2010/1166 Sayılı Karar
81
82 4 Amaçlarımız Bu üniteyi tamamladıktan sonra; Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği nin (TOBB) kuruluş amaçlarını, yapısını, görev ve faaliyetlerini açıklayabilecek, Türkiye İhracatçılar Meclisi nin (TİM) kuruluş amaçlarını, yapısını, görev ve faaliyetlerini tanımlayabilecek, İhracatçı Birlikleri nin kuruluş amaçlarını, yapılarını, görev ve faaliyetlerini sıralayabilecek, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu nun (DEİK) kuruluş amaçlarını, yapısını, görev ve faaliyetlerini listeleyebilecek bilgi ve becerilere sahip olabilirsiniz. Anahtar Kavramlar KOBİ ATA Karnesi TİKA Eurochambers Ekonomi Bakanlığı Kapasite Raporu Dolaşım Belgeleri Dahilde İşleme Rejimi İçindekiler Giriş Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) İhracatçı Birlikleri Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) 78
83 TOBB, TİM, İhracatçı Birlikleri ve DEİK GİRİŞ Dış ticarete yardımcı kurum ve kuruluşların en önemlilerinden dört tanesi bu ünitenin konusunu teşkil etmektedir. Bunlar; Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), İhracatçı Birlikleri ve Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) dur. Aslında bu 4 ismin altında toplamda yüzlerce alt kuruluş, binlerce üye vardır. Bu 4 kuruluş, dış ticaretin hem politikalarını, stratejisini belirleyen teorisyen, hem de gündelik işlemlerin içinde yer alan uygulayıcı kurumlar olarak görev yapmaktadır. TÜRKİYE ODALAR VE BORSALAR BİRLİĞİ (TOBB) Özel sektörün Türkiye de mesleki üst kuruluşu ve yasal temsilcisi olan TOBB la ilgili ilk hukuki düzenleme 15 Mart 1950 tarihli Resmi Gazete de yayınlanan 5590 Sayılı Kanun dur. Bu kanun çerçevesinde TOBB organlarını oluşturarak faaliyete başlamıştır. Daha sonra 2004 yılında yayımlanan 5174 Sayılı Kanun 5590 Sayılı Kanunun yerini almıştır. TOBB un halen 365 üyesi bulunmaktadır. Bunlar; ticaret, sanayi, ticaret ve sanayi, deniz ticaret odaları ve borsalar şeklindedir. Bunlara bağlı 1 milyon 300 binden fazla firma da kayıtlı üye konumundadır. TOBB un organları; yerel oda ve borsaların meclis üyeleri arasından 4 yıllığına seçilen üyeden oluşan Genel Kurul, Odalar ve Borsalar Konseyi, Genel Kurul üyeleri tarafından seçilen Yönetim Kurulu ve Yüksek Disiplin Kurulu dur. TOBB un kendi internet sitesinde de sayılan başlıca görevleri şunlardır: Türk girişimcisinin çalışmalarına öncülük etmek, Özel sektörün görüşleri doğrultusunda siyasi güce görüş ve çözümler iletmek, Kanunlar ve Yasal düzenlemeler hakkında ilgili bakanlık ve komisyonlara görüşlerini sunmak, KOBİ lere her türlü desteği vermek, Ticari, ekonomik ve uluslararası işbirliği alanlarında her türlü bilgiyi üyelerine sunmak, Yabancı muadil kuruluşlarla kurumsal bağlar kurup işbirliği anlaşmaları imzalamak, Gereğinde Türk ve yabancı firmaların ihtilaflarının dostane yollarla çözümüne aracılık etmek, TIR Karnesi dağıtımını gerçekleştirmek, muhtelif ülkelere ait geçiş belgesi talebini karşılamak, ATA Karnesi düzenlemek, Bilgi standardı tanımlama ve uygulama sistemini (EAN-YCC Barkot Sistemi) tek elden yürütmek, Menşe Şahadetnamesi ve Dolaşım Belgesi basmak ve Odalara göndermek, 79
84 Kapasite Raporu incelemek ve onaylamak, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi ni yayınlamak, Oda ve Borsaların elektronik alt yapısını kurmak, Yerel fuar organizasyon firmalarına yetki vermek, Organize sanayi bölgeleri ve teknoloji geliştirme marketleri kurmak, Eğitim kurumları kurmak veya mevcut kurumlara katılmak, işbirliği yapmak, Uluslar arası ilişkiler ile ilgili görevleri kapsamında çok taraflı ve uluslar arası kuruluşlarda Türk özel sektörünü temsil etmek. TOBB un dış ekonomik ilişkilerle ilgili doğrudan icracı nitelikteki görevlerinden başlıcalarını sayınız. TOBB un dış ekonomik ilişkilerle doğrudan ilgili birimleri şunlardır: Dış Ekonomik İlişkiler Dairesi Avrupa Birliği Dairesi Ticaret ve TIR Dairesi Diğer bazı Dairelere ve Müdürlüklere Bağlı Birimler Yukarıda sayılı bu birimler aşağıda sırası ile ele alınacaktır. Dış Ekonomik İlişkiler Dairesi Bu dairenin altında görev yapan Dış Ticaret Müdürlüğü ve Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü nün faaliyetleri, dış ekonomik ilişkilerin yürütülmesi ve geliştirilmesi açısından büyük önem taşımaktadır: Dış Ticaret Müdürlüğü Bu Müdürlüğün başlıca görevleri şunlardır: Dış ticaret, menşe kuralları, menşe-dolaşım belgeleri, gümrük ve ekonomik etkili rejimleri ile benzeri mevzuat ve uygulamaları ile ilgili çalışmaları yürütmek, Bu çerçevede ihracatta kullanılan tüm Dolaşım ve Menşe Belgelerinin basımı ve Odalara dağıtımı gerçekleştirilmektedir. Odalar da bu belgelerin satışı ve onayını yapmaktadır. Bu belgeler arasında A.TR Dolaşım Belgesi, EUR.1 Dolaşım Belgesi, EUR-MEO Dolaşım Belgesi, Menşe Şahadetnamesi ve Özel Menşe Şahadetnamesi sayılabilir yılında yukarıda sayılan belgelerden Odalara satışı yapılanların sayıları sırayla; 1.529,350 takım, 17,050 takım, 24,300 takım, 733,850 takım ve 169,850 takımdır. Sonuçta toplamda 2,5 milyonun üzerinde Menşe Şahadetnamesi ve Dolaşım Belgesi basılıp dağıtılmaktadır. Dış ticaret mevzuatı ve uygulamalarında çıkan sorunları belirlemek ve resmi kuruluşlar nezdinde gerekli görüşmelerde bulunmak, Bu çerçevede kurulan Pazar Giriş Engelleri Çalışma Grubu na firmalar doğrudan bildirim formu göndermek suretiyle hangi ülkede hangi üründe ne tür pazara giriş engeli ile karşılaştıklarını beyan etmektedir. Bu engeller arasında tarife, gümrük, miktar kısıtı, teknik, menşe kuralları engelleri, damping, sübvansiyon gibi uygulamalar olabilmektedir. Bildirimler Grupça değerlendirilmekte ve gerçekten pazara giriş engeli niteliği taşıyorsa ilgili resmi kuruluşlar nezdinde kaldırılması için gerekli girişimlerde bulunulmaktadır. Dış ticaret stratejileri, politikaları, gümrük rejimleri ve uygulamaları ile ilgili konularda resmi kuruluşlarda yapılan toplantılara katılmak ve TOBB görüşünü ve önerilerini sunmak, 80
85 Bu çerçevede 2023 te Türkiye nin ihracatını 500 milyar dolara çıkarmayı hedefleyen stratejileri belirlemek olan İhracata Dönük Üretim Stratejisi Değerlendirme Kurulu toplantılarına diğer ilgili kurumlarla birlikte TOBB da katılmaktadır. Yurt dışından, ilgili kamu kuruluşlarından, oda ve borsalardan, yerli firmalardan gelen bilgi talebi, mal talebi, ihale duyurusu, bilgi iletimi, işbirliği isteklerine cevap vermek, gerekli yerlere ve yerlerde gerekli duyuruları yapmak, Kambiyo rejimi, serbest bölgeler, sınır ticareti, ihracat kredileri gibi çeşitli konularda çalışmalar yürütmek, oda üyelerinin bu konulardaki taleplerini yansıtmak, Dahilde İşleme Rejimi Değerlendirme Kurulu nda daimi üye olarak yer almak. Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü Bu müdürlüğün başlıca görevleri şunlardır: TOBB un yabancı ülkelerle ekonomik, sınai ve ticari ilişkilerini geliştirmek için yabancı oda, birlik, federasyon ve diğer ekonomik konularla ilgili yabancı kuruluşlarla ilişkiler kurmak, işbirliği anlaşmaları imzalamak, projelere katılmak, Bu çerçevede Ekonomik İşbirliği Teşkilatı Ticaret ve Sanayi Odası (ECO-CCI), İslam Ticaret ve Sanayi Odası (ICCI), Akdeniz Ticaret ve Sanayi Odalar Birliği (ASCAME), OECD İş ve Sanayi Danışma Komitesi (BIAC), Balkan Odalar Birliği (ABC), Alman Türk Ticaret ve Sanayi Odası (TATSO), Dünya Odalar Federasyonu (WCF), Türk-Alman İşbirliği Konseyi (TAİK), Türk- Amerikan Ticaret ve Sanayi Odası (TACCI), Asya-Pasifik Ticaret ve Sanayi Odaları Konfederasyonu (CACCI), Birleşmiş Milletler Ekonomik ve Sosyal Konseyi (ECOSOC), Dünya Turizm Örgütü (UNWTO), d-8 Ticaret Odaları Federasyonu na üye olunmuş, birçoğunun da yönetiminde üst düzey görevler üstlenilmiştir. Kamu kuruluşlarınca ve diğer kurumlarca yürütülen dış ekonomik ilişkilerle ilgili çeşitli komisyon, kurul, konsey çalışmalarına katılmak, görüş sunmak. Bu çerçevede aşağıdaki heyetlerin çalışmalarına katılınmaktadır: Karma Ekonomik Komisyon TİKA Koordinasyon Kurulu İhracat Koordinasyon Kurulu Dahilde İşleme Rejimi Değerlendirme Kurulu İslam Ekonomik ve Ticaret İşbirliği Daimi Komitesi Yurtdışı Vatandaşlar Danışma Kurulu Çeşitli Ülkelerle Çalışma Grupları ve Komiteleri DEİK ve İş Konseyleri Dış İlişkiler Komisyonu (TOBB bünyesinde) Uluslararası platformlarda ve Kuruluşlarda TOBB u temsil etmek, uluslar arası ekonomik etkinliklerin Türk özel/kamu sektörü kuruluşlarına duyurulmasını sağlamak, Yurt dışına ve yurt dışından ticari heyetlerin ziyaretlerinin duyurusu, organizasyonu vb işleri üstlenmek ve gerçekleştirmek. TOBB un müşterek Ticaret ve Sanayi Odası nın üyesi olduğu Ekonomik İşbirliği Teşkilatı, hangi ülkeleri kapsamaktadır? 81
86 Avrupa Birliği Dairesi Avrupa Birliği ile ilişkiler konusunda TOBB a yasayla verilen görevler doğrultusunda AB Dairesi çeşitli alt birimleriyle çalışmalar yapmakta, raporlar ve yayınlar hazırlamaktadır. AB Daire Başkanlığı na bağlı üç müdürlükten AB Uyum ve Müzakere Müdürlüğü; AB ile uyum sürecinde müzakere başlıkları ile ilgili görüş ve önerilerde bulunup AB müktesebatına Türk mevzuatının uyum çalışmalarına özel sektörün katılımını koordine etmektedir. Ayrıca, TOBB un Brüksel ve Washington Daimi Temsilcilikleri ile koordinasyon ve bilgi akışını sağlamakta, TOBB un AB Dokümantasyon Merkezi ni AB standartlarına uygun şekilde okuyuculara hizmet verir halde bulundurmakta, Avrupa Ticaret ve Sanayi Odaları Birliği (Eurochambers) ile TOBB ilişkilerini koordine etmekte, AB ile ilgili konularda TOBB üyelerini bilgilendirmektedir. Proje Geliştirme ve İzleme Müdürlüğü, proje çağrılarına göre proje geliştirme ve uygulama faaliyetlerinde bulunmaktadır. Projelerin bir kısmı Türkiye nin AB katılım sürecine doğrudan, bir kısmı dolaylı katkı sağlamayı hedeflemektedir. Çevre Müdürlüğü, AB çevre müktesebatı ile ilgili oluşturulan görüşleri oda üyelerinden gelenler doğrultusunda ilgililere iletmek ve izlemek, kamudan gelen çevre ile ilgili karar, politika ve bilgileri üyelerine iletmek, çeşitli çevre kurul ve komitelerinde yer almak gibi görevleri yürütmektedir. Ticaret ve TIR Dairesi Ticaret ve TIR Dairesi uluslararası lojistik, gümrük, dış ticaret, taşımacılık, tedarik zinciri yönetimi uygulamalarına ilişkin olarak TOBB un üstlendiği görevleri yerine getiren bir hizmet birimidir. Bu Daireye bağlı 2 müdürlükten Global Standartlar Müdürlüğü, Türkiye de üretilen satışa sunulan ticari ürünlerin ulusal ve uluslararası ticarette sorunsuz tanınmasını ve izlenebilirliğini sağlamak üzere GS1 Türkiye uygulamalarını gerçekleştirmektedir. Bu kapsamda barkod, kare kod RFID sistemlerinin yaygınlaştırılması ve bunlarla kullanılan ön ve ek numaraların tahsisi sağlanmaktadır. TIR ve ATA Karnesi Müdürlüğü ise TIR ve ATA karnelerini vermek ve kefil kuruluş olmak görevlerini ifa etmektedir. Bu işlemler TOBB tarafından yetkilendirilmiş bazı yerel odalar eliyle yürütülmektedir. Yılda 700 bin adet civarında TIR ve 1,5 milyon adet civarında ATA karnesi düzenlenmektedir. TIR sistemleri ile gümrük kapılarını transit geçebilmek için risk sayılan gümrük vb ödemeleri kapsayan garanti sağlanmış olmaktadır. ATA sistemi ile geçici ithal işlemleri ve daha sonraki ihracat işlemlerinin hızla ve uluslararası teminatlar altında yapılması sağlanmış olmaktadır. Diğer Bazı Dairelere ve Müdürlüklere Bağlı Birimler TOBB un Mali İşler Dairesine bağlı İştirakler Müdürlüğü çatısı altında yer alan iştiraklerin bir bölümü dış ekonomik ilişkilerle son derece yakından ilişkilidir. Bu iştiraklerden biri olan Gümrük ve Turizm İşletmeleri AŞ, 137 Oda ve Borsa nın ortaklığı ile kurulmuş olup sınır kapılarını modernize etmekte böylece ülke tanıtımına, dış ticaret ve gümrük işlemlerinin uluslararası standartlarda ve hızda yapılmasına katkı sağlanmaya çalışılmaktadır. Kredi Garanti Fonu ise yatırım, üretim ve ihracat yapan veya yapacak olan KOBİ lere kredi kullanırken ihtiyaç duydukları teminat sorununa önemli ölçüde çözüm getirmeyi amaçlamaktadır. Bir diğer iştirak olan KOBİ Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı, yenilikçi KOBİ lerin projelerine sermaye ortaklığı ve yönetim desteği ile katkı vermektedir. İstanbul Ticaret Odası ile birlikte TOBB un %68 den fazla hissesi olan İstanbul Dünya Ticaret Merkezi, uluslar arası ticaret ilişkilerinde gerekli alt yapı hizmetlerini sunan ve bunun için fiziki ve sosyal imkanlara sahip bir kuruluştur. 500 dönümlük bir komplekste dünya iş adamlarına konaklamadan, fuarcılığa kadar her türlü hizmeti vermektedir. TSE ve Rus Rostest Moscow la birlikte TOBB un ortak kuruluşu olan TSE-SOJUZTEST Metroloji ve Kalibrasyon Merkezi, uluslararası standartlarda ve uluslar arası ticarette geçerli ölçme işlemlerini kurdukları laboratuarlar aracılığı ile gerçekleştirmekte ve belgelendirmektedir. 82
87 BALO kısa adlı Batı Anadolu Lojistik Organizasyonları nın ortaklarını çok sayıda oda ve bazı organize sanayi bölge müdürlükleri oluşturmaktadır. Bu kuruluş demiryolu ile ucuz ve sistematik taşımacılık yaparak ihracatı 2023 te 500 milyar dolarlar seviyesine taşımaya katkı sağlamayı hedeflemektedir. Ayrıca ABİGEM kısa adıyla Avrupa Birliği İş Geliştirme Merkezleri 10 civarında şehirde anonim şirket statüsünde kurulmuş olup Avrupa Birliği ne yönelik eğitim, proje, iş ilişkilerini geliştirme konularında hizmet vermektedir. İZFAŞ, GAP GİDEM, GEBİT gibi kuruluşlar aracılığı ile de TOBB fuarcılık, iş geliştirme eğitim/arge vb konularda hizmetler vermektedir. TOBB un temel birimlerinden biri olan Protokol ve Organizasyon Müdürlüğü, dış ülkelere veya dış ülkelerden yapılacak heyet ziyaretlerini, davetleri, törenleri organize etmek veya organizasyona katkı vermek gibi faaliyetleri yürütmektedir. Reel Sektör Ar-Ge ve Uygulama Dairesi ne bağlı Sanayi Müdürlüğü birçok görevinin yanı sıra Odalarca düzenlenen kapasite raporlarını incelemek, değerlendirmek ve uygunsa onaylamak görevini de yerine getirmektedir. Bu raporlar muhtelif ihracat/ithalat işlemlerin de, dahilde işleme izin belgelerinde, ihalelerde, yatırım teşvik belgesi alımında son derece önemlidir. Bu raporlarda firmaların imalatta kullandıkları hammaddeler, kapasite hesaplamaları, üretim kapasiteleri, makine parkı, sermaye ve istihdam bilgileri yer alır. Sanayi Müdürlüğü yılda 25 binin üzerinde kapasite raporu inceleyip onaylamaktadır. TOBB un Sektörler ve Girişimcilik Daire Başkanlığı nın yurt içinde ve dışında düzenlenen ulusal ve uluslararası fuarları izlemek, duyurmak, fuar yardımlarının koordinasyonunu sağlamak gibi görevleri vardır. Odalar TOBB un bünyesinde yer alan Ticaret Odaları, Sanayi Odaları veya Ticaret ve Sanayi Odalarından bazıları dünyaca tanınırlıkları, uzun yıllara dayalı tarihi geçmişleri, bulundukları coğrafi konum, üye sayıları vb. etkenler nedeniyle farklılaşmakta ve dış ticarete katkıları diğer odalardan daha fazla olabilmektedir. Bunlardan örnek olarak sadece ikisi İstanbul Ticaret Odası (İTO) ve İstanbul Sanayi Odası (İSO) nın bazı faaliyetleri aşağıda ele alınmıştır. Ancak, Anadolu da daha birçok odanın gerçekten adeta birbiriyle yarışır biçimde üyelerine ve dolayısıyla bölgelerine ve ülkeye dış ekonomik ilişkileri geliştirme yönünden önemli hizmetler sunduğu gözden uzak tutulmamalıdır. İstanbul Ticaret Odası (İTO), yayın, danışmanlık, organizasyon ve diğer mutat faaliyetlerinin yanı sıra Türk Yan Sanayi Borsası, Ticaret Uyuşmazlık ve İhtilafların Hallinde Aracılık ve ABD Pazarına İlk Adım, İhracatta İlk Adım gibi projeleri de dış ticaret firmalarının hizmetine sunmaktadır. İstanbul Ticaret Odası (İTO) bünyesinde kurulu Türk Yan Sanayi Borsası, İstanbul Ticaret Odası na üye olmayan üyelerine de hizmet vermektedir. UNIDO nun (Birleşmiş Milletler Sınai Kalkınma Teşkilatı) işbirliği ile kurulan Borsa nın üyeleri yan sanayicidir ve inşaat, otomotiv, ev aletleri, çimento ve maden, makine, elektrik-elektronik sektörlerine girdi sağlamaktadır. Borsanın amacı bu firmaları ihracata yönlendirmek ve/veya mevcut ihracatlarını arttırmaktır. Bu amaçla yurt içinden ve yurt dışından İTO ya gelen talepler uygun üye profilleri ile eşleştirilmekte ve duyurular yapılmaktadır. Bu hizmet ücretsiz verilmektedir. İstanbul, Türkiye nin dünyaca tanınırlığı en yüksek kentlerinden biri olduğu için bazı yabancı firmalar Türkiye den taleplerini başka kanallardan değil fakat doğrudan İTO ya müracaat etmek suretiyle gerçekleştirmektedir. İTO da bunları ilgili üyelerine duyurmaktadır. Elçilikler, ataşelikler, TOBB, Ekonomi Bakanlığı vb. ne gelen benzeri tekliflerin duyurulması bu hizmetin kapsamına girmemektedir. Çünkü bunlar bizzat sayılan kurum ve kuruluşlarca duyurulmaktadır. İTO, üyelerinin yabancı ülkelerle ilgili işlerinden kaynaklan ticari anlaşmazlıklar ve ihtilafların halli konusunda hizmet verir. Bu çerçevede, İTO, üyesi olan firmaların yurt dışındaki kişi ve firmalarla ilgili 83
88 olarak ticari şikayetlerini yazılı olarak alır ve bunları yabancı ülkedeki firmanın bağlı bulunduğu meslek kuruluşuna, diğer ilgililere veya doğrudan hakkında şikayette bulunulanlara bildirir, konuyu izler, sonuçlarından üyesi olan firmayı haberdar eder. Tersi durumda da yabancı ülkedeki şikayetçilere üyesi firma hakkında talep edilen bilgileri içeren cevabi yazı yazar. İTO, ABD Pazarına İlk Adım projesini ABD Ticaret Odaları (USCHAMBERS) ortaklığında 2007 den beri yürütmektedir. Bu çerçevede New York Eyaletinde İstanbul Yatırım ve Ticaret Ofisi açılmış, İstanbul daki Dünya Ticaret Merkezinde de İTO nun katkılarıyla New York Eyaleti, Ticaret Ofisi açmıştır. Dünyanın en büyük ithalatçısı olan ABD ye halen çok küçük olan Türkiye nin ihracatını arttırmak ve bunun için ABD pazarına girişte ihracatçılarımıza öncülük etmek bu projenin temel amacıdır. İhracatta İlk Adım Programı nı TOBB ve Avrupa Odalar Birliği (Euro-chambers) ile birlikte 2005 ten beri yürüten Türkiye deki Ticaret Odalarından bir tanesi İTO dur. İTO bu çerçevede eşleştirildiği Madrid Ticaret Odası ile işbirliği yapmaktadır. Program kapsamında anket formları ile değerlendirme yapılarak belli sayıda firmaya ihracat pazarlaması ve planlaması konusunda 4 ay boyunca eğitim ve danışmanlık hizmeti verilmektedir. Bu çerçevede firmanın mevcut durumu, potansiyeli, hedef ihraç pazarları, ürünleri, dağıtım kanalları, müşteri bilgileri vb. nin belirlenmesi gerçekleştirilmekte, İhracat Eylem Planı hazırlanmaktadır. Sonuçta başarılı firmalar ödüllendirilmekte ve bu programın Türkiye nin tüm illerine yayılması konusunda ciddi çalışmalar yapılmaktadır. İstanbul Sanayi Odası (İSO) sanayicilere ve Sanayici/ihracatçılara yönelik birçok programı bir arada yürütmekte, danışmanlık hizmetleri vermektedir. Diğer Odaların da az çok gerçekleştirdiği mutat işlerin dışında her odanın içinde olmadığı, İSO veya İSO gibi sınırlı sayıda odanın yürüttüğü programlardan bir tanesi Avrupa İşletmeler Ağı (Enterprise Europe Network) dır. Bu ağın İstanbul daki merkezi İSO bünyesinde faaliyet göstermektedir. Bu ağ 46 ülkede 572 kuruluş bünyesinde 3000 civarında uzmanla; AB politikaları, düzenlemeleri, teknoloji transferleri, hibeleri, kredileri, ihaleleri, ticari fırsatlar, işbirliği olanakları, ziyaretler, görüşmeler konularında etkin bir faaliyette bulunmaktadır. İSO nun üyelerine yönelik istisnai bir hizmeti de Dış Ticaret İhtisas Kurulu dur. İSO üyelerine yeni ve yaratıcı yöntemlerle dış ticaret faaliyetleri yapma yollarını öğretme, İSO nun dış ticaret politikalarının oluşturulması ve bu oluşumu gerçekleştirecek uygulamaların belirlenmesi, yürütülmesi, izlenmesi ve değerlendirilmesi amaçlarına yönelik olarak İSO bünyesinde Dış Ticaret İhtisas Kurulu oluşturulmuştur. Bu Kurul ayda en az bir kez toplanarak aktif bir destek kurumu olma fonksiyonunu yerine getirmektedir. TÜRKİYE İHRACATÇILAR MECLİSİ (TİM) Türkiye İhracatçılar Meclisi, bölgesel ve sektörel bazda faaliyet gösteren 61 İhracatçı Birliğini, 26 ihracatçı sektörü, ihracatçılara ve İhracatçı Birliklerine hizmet veren 13 Genel Sekreterliği, ulusal ve uluslararası düzeyde temsil etmektedir yılında yürürlüğe giren 5910 Sayılı Yasa, Türkiye İhracatçılar Meclisi nin Kuruluşu ve Görevleri hakkındadır. Bu Kanuna göre TİM in organları; Genel Kurul, Yönetim Kurulu, Denetim Kurulu ve Genel Sekreterliktir. Ayrıca sektörel politikaların belirlenmesi ve geliştirilmesi amaçlı sektör kurulları ve bunların üyeleri arasından usulünce seçilmiş Sektörler Konseyi de TİM bünyesinde görev yapmaktadır. Ancak bunlar TİM in yapısal organları arasında sayılmaz. Görevleri ve Faaliyetleri TİM in görevleri arasında; tüm ihracatçıları temsil etme dışında ihracatçı birlikleri arasında koordinasyon ve dayanışmayı sağlamak, ihracat hedef ve politikalarının belirlenmesi çalışmalarında yer almak, raporlar hazırlamak, görüş ve önerilerde bulunmak yer alır. Ayrıca TİM, ihracatçı birliklerinin faaliyet gösterecekleri iştigal sahalarının belirlenmesine yönelik çalışmalar yapma, yurt içinde ve dışında lojstik merkezi kurma, işletme, ticaret merkezi kurma ve kurulmuş olanlara iştirak etme gibi faaliyetlerde de bulunabilir. 84
89 TİM in halihazırda yürütmekte olduğu faaliyetleri ise aşağıda başlıklar halinde özetlenmiştir: Aylık İhracat Açıklamaları: Her ayın ilk günü bir önceki ayın ihracat rakamları TİM tarafından kamuoyuna açıklanmaktadır. Genişletilmiş Başkanlar Kurulu Toplantıları: Yılda iki defa İhracatçı Birlikleri Yönetim Kurulu Başkanları, Ekonomi Bakanlığı ve diğer ihracatla ilgili kurum temsilcilerinin katılımı ile ihracatçıların sorunlarının belirlenip en yetkili mercilere iletimi ve çözümünü sağlama amaçlı toplantılar yapılmaktadır. Dış İlişkiler Tanıtım ve Faaliyetleri: Fuarlar, uluslararası konferanslar, Brüksel, Moskova ve New York taki TİM temsilcilikleri Türk ihracatçılarının dış ilişkilerinin geliştirilmesi ve tanıtımlarında kullanılan önemli araçlar ve aracıları oluşturmaktadır. Eğitim, Seminer, Yayın Çalışmaları: Bu çerçevede üniversitelerin özellikle iktisadi ve idari bilimler fakülteleri öğrencilerine geleceğin ihracatçısı, işadamı olmaları yönünde teşvik edici ve aydınlatıcı başarı öykülerinin aktarımı gibi konularda eğitim, seminer, söyleşi gibi etkinlikler yapılmaktadır. Ayrıca, akademik çevrelerle de işbirliği yapılarak, sektörel ihracat istatistikleri derlenmekte, değerlendirilmekte, hedef pazarlarla ilgili analize dayalı ülke raporları ve periyodikler hazırlanıp yayımlanmaktadır. Danışmanlık Sistemleri Uygulamaları: TİM, ihracatçılara dış ticaretle ilgili ulusal ve uluslar arası mevzuat ve diğer ilgili mevzuat, satış ve temsilcilik sözleşmelerinin hazırlanması, yurt dışı yatırımlar vb konularda Dış Ticaret Danışmanlık Merkezi aracılığı ile hizmet vermektedir. İhracatçıların uluslararası pazarlarda kambiyo, taşıma hukuku, gümrük mevzuatı, marka/lisans mevzuatı vb den kaynaklanan sorunları için ise TİM Dış Ticaret Hukuk Danışmanlığı aracılığı ile ücretsiz hizmet sağlamaktadır. Uluslararası pazarlarda daha güçlü olabilmek için firmaların marka, marka tescili, patent, patent tescili, tasarım, coğrafi işaret gibi konularda bilgilenme ve destek hizmet alabilmelerine yönelik olarak TİM Marka Patent Tasarım Danışma Sistemini kurmuştur ve ücretsiz danışma hizmeti vermektedir. İHRACATÇI BİRLİKLERİ TİM in ihracat sektörü açısından önemini tek cümleyle ifade ediniz. İhracatçı Birlikleri firmalar açısından özellikle ihracata yönelik devlet yardımlarındaki rolü nedeniyle önem arzederler. Ayrıca, bir firma ihracat yaparken ilgili ihracatçı birliğine üye olmalıdır. İhracatçı Birlikleri statüleri açısından tam olarak bir kamu kurumu değildir, yarı kamu kurumu gibi değerlendirilebilirler. Birlikler, aynı sektörde faaliyet gösteren ve son iki takvim yılı itibariyle ortalama yıllık ihracatları; tarım ile ilgili sektörlerde 100, sanayi ve madencilikle ilgili sektörlerde 200 milyon ABD dolarının altında olmamak şartıyla, ilgili sektörün son iki takvim yılındaki ortalama yıllık ihracatının yüzde yirmisinden fazlasını gerçekleştiren en az 75 ihracatçının TİM e yapacakları başvuruya istinaden ve TİM in teklifi, Ekonomi Banaklığı nın onayı ili kurulur. Başvuru sahibi ihracatçıların ihracatlarını gümrük beyannameleri ile tevsik etmeleri veya resmi dış ticaret kayıtları ile teyit etmeleri gerekir. Üstüste iki takvim yılında üyelerinin toplam ihracatı ilgili sektörün toplam ihracatının yüzde ikisinin altında kalırsa TİM in teklifi ile Ekonomi Bakanlığı ilgili ihracatçı birliğinin faaliyetini sona erdirebilir. İhracatçılar Birliğinin kuruluşuna dair tebliğ Resmi Gazete de yayımlandığı tarihte Birlik tüzel kişilik kazanır, yetkili organlar faaliyete geçer. İhracatçıların, ihraç edecekleri malın ait olduğu sektörde faaliyet gösteren ve ticaret sicilinde kayıtlı merkez veya şube adreslerinden birinin bulunduğu en yakın Birliğe üye olmaları ve Kanunda belirtilen yıllık aidat ve kayıt giriş ücretlerini ödemeleri zorunludur. Birliklerden birine üye olan ihracatçı, diğer birliklerin iştigal alanına giren maddeleri de üyelik şartı aranmaksızın ihraç edebilir. Ancak, sadece üyesi olduğu birliğin hizmetinden yararlanır ve genel kuruluna katılabilir. 85
90 Örgütsel Yapı Türkiye de 61 ihracatçı birliği bulunmaktadır. Bunlar 13 ihracatçılar birliği genel sekreterliği altında 24 farklı sektörde faaliyet gösterirler. Bunların illerde 50 adet irtibat bürosu ve yurt dışında yurt dışı temsilcilikleri bulunmaktadır. (Moskova ve Brüksel) 13 ihracatçılar birlik sekreterliği ve bunların altındaki 61 ihracatçı birliğinin sayısı ve sektör bilgileri aşağıda gösterilmiştir: 1. İstanbul Tekstil ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Genel Sekreterliği (İstanbul) (4 Birlik: Halı, Deri ve Mamulleri, Tekstil ve Hammaddeleri, Hazır Giyim ve Konfeksiyon) 2. İstanbul İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliği (İstanbul) (7 Birlik: Ağaç Mamulleri ve Orman Ürünleri, Hububat-Bakliyat-Yağlı Tohum ve Mamulleri, Fındık ve Mamulleri, Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller, Yaş Meyve-Sebze, Kuru Meyve ve Mamulleri, Gemi ve Yat) 3. İstanbul Maden ve Metaller İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliği (İstanbul) (6 Birlik: Elektrik-Elektronik-Makine ve Bilişim, Kimyevi Maddeler, Maden, Demir ve Demir dışı Metaller, Değerli Maden ve Mücevherat, Demir-Çelik) 4. Ege İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliği (İzmir) (12 Birlik: Zeytin ve Zeytinyağı, Deri ve Mamulleri, Hububat-Yağlı Tohum ve Mamulleri, Yaş Meyva-Sebze, Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller, Ağaç Mamulleri ve Orman Ürünleri, Hazır Giyim ve Konfeksiyon, Tekstil ve Hammaddeleri, Kuru Meyva ve Mamulleri. Tütün, Maden, Demir ve Demir dışı metaller) 5. Akdeniz İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliği (Mersin) (8 Birlik: Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller, Yaş Meyve-Sebze, Hububat-Bakliyat-Yağlı Tohumlar ve Mamulleri, Ağaç Mamulleri ve Orman Ürünleri, Hazır Giyim ve Konfeksiyon, Tekstil ve Hammaddeleri, Kimyevi Maddeler ve Mamulleri, Demir ve Demir dışı Metaller) 6. Uludağ İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliği (Bursa) (5 Birlik: Tekstil ve Hammaddeleri, Yaş Meyve-Sebze, Otomotiv Endüstrisi, Hazır Giyim ve Konfeksiyon, Meyve-Sebze Mamulleri) 7. Orta Anadolu İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliği (Ankara) (5 Birlik: Hububat-Bakliyat-Yağlı Tohumlar ve Mamulleri, Çimento ve Toprak Ürünleri, Ağaç Mamulleri ve Orman Ürünleri, Demir ve Demir dışı Metaller, Makine ve Aksamları) 8. Antalya İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliği (Antalya) (3 Birlik: Tekstil ve Hammaddeleri, Yaş Meyve-Sebze, Süs Bitkileri ve Mamulleri) 9. Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliği (Gaziantep) (5 Birlik: Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller, Kuku Meyve ve Mamulleri, Hububat-Bakliyat- Yağlı Tohum Mamulleri, Tekstil ve Hammaddeleri, Halı ) 10. Doğu Anadolu İhracatçıları Birliği Genel Sekreterliği (Erzurum) (1 Birlik: Doğu Anadolu ) 11. Karadeniz İhracatçıları Birliği Genel Sekreterliği (Giresun) (3 Birlik: Fındık ve Mamulleri, Hububat-Bakliyat-Yağlı Tohumlar ve Mamulleri, Yaş Meyve- Sebze) 86
91 12. Doğu Karadeniz İhracatçılar Birliği Genel Sekreterliği (Trabzon) (1 Birlik: Doğu Karadeniz ) 13. Denizli İhracatçılar Birliği Genel Sekreterliği (Denizli) (1 Birlik: Denizli ) İhracatçılar birliklerinin organları; Genel kurul, yönetim kurulu, denetleme kurulu ve genel sekreterliktir. Görevleri İhracatçı Birliklerinin görevleri arasında şunlar sayılabilir: İhracatçılar arasında mesleki ahlak ve dayanışmayı sağlamak, İhracatçılardan ihracat işlemleri ile ilgili olarak gelen her türlü bilgi talebini cevaplandırmak, İhracat mevzuatının hazırlanması ve ihracat işlemleri sırasında karşılaşılan sorunlar konusunda sektör görüşlerini TİM, Ekonomi Bakanlığı ve diğer ilgililere iletmek, İhracata yönelik devlet yardımlarından yurt dışında fuar katılımlarının, ofis-mağaza işletme, marka tanıtım faaliyetlerinin, çevre maliyetlerinin, pazar araştırması ve pazarlama faaliyetlerinin desteklenmesi ve tarımsal ürünlerde ihracat iadesi işlemlerini yürütmek, Yurt dışındaki Ticaret Müşavirliklerinden gelen ithalat talepleri ve işbirliği tekliflerini düzenli olarak üyelere ve ilgililere iletmek, İhracatçıların yurt dışı ziyaret, toplantı, seminer fuar katılımlarını teşvik etmek ve organizasyonlar yapmak, benzer organizasyonları yurt dışındaki alıcılar için Türkiye de yapmak, E-birlik sistemi üzerinden bilgisayar ağı yardımıyla ihracat kayıt ve onay işlemlerini gerçekleştirmek, Kayda bağlı, konsinye ve bedelsiz ihracat işlemlerini yerine getirmek, Performans ve güvenlik belgesi düzenlemek, Firmaların ihracata yönelik üretimlerinde kullanılmak üzere Şeker Kurumundan şeker, TMO dan buğday alabilmeleri için yapmış oldukları ihracatlarının teyidini ilgili kurumlara bildirmek, Dahilde İşleme İzin Belgesi müracaatçılarının üretimlerinin yerinde tespitini yapmak, İhraç ürünlerine ait gümrüklerden gelen kıymet tespit taleplerini yetkili Yönetim Kurullarında görüşüp görüşleri gümrük idarelerine bildirmek, 2. el makine ithal etmek isteyen firmaların başvurularına ilişkin ilgili üyelerle görüş oluşturup TİM e ve dolaylı olarak İthalat Genel Müdürlüğü ne iletmek, AB nin kimyasal ithalatındaki kısıtlamaları (REACH) tekstil, konfeksiyonun kayda alınması gibi konularda ihracatçıları bilgilendirme ve yönlendirme görevlerini yerine getirmek, İhracatta geri gelen eşya için ilgili Gümrük Müdürlükleri ile yazışmalar yapmak. İhracatçı Birlikleri nin ihracat işlemleri sırasında en fazla karşılıklı ilişki içinde oldukları kurum ve kuruluşlar hangileridir? DIŞ EKONOMİK İLİŞKİLER KURULU (DEİK) 1998 yılında TOBB öncülüğünde kurulan DEİK, son olarak tarihli Resmi Gazete de yayımlanan Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu ve İş Konseyleri Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik ile yeniden yapılanmıştır. Bu yönetmelikte Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu nun özel 87
92 sektörün dış ekonomik ilişkilerini yürütmek ve iş dünyasının somut iş geliştirme çabalarına yardımcı olmak amacı ile kurulduğu belirtilmiştir. Bu Yönetmelik, tarihli Resmi Gazete de yayımlanan 5174 Sayılı TOBB Kanunu nun 58. Maddesine dayanılarak hazırlanmıştır. Örgütsel Yapı ve İş Konseyleri DEİK organlarından Yönetim Kurulu, iş dünyasının kanaat önderleri, en etkin iş dünyası kuruluşlarının başkanları, uluslar arası başarı göstermiş profesyoneller ve Anadolu daki önemli şehirlerin oda başkanlarından oluşan bir yapıya sahiptir. 2 yıllık görev için Genel Kurul tarafından seçilen Yönetim Kurulu nun Başkanı, TOBB Başkanı dır. Yönetim Kurulu kendi içinden seçtiği 9 üye ile İcra Kurulu nu oluşturur. DEİK in kurumsal işbirliği tesis etme mekanizması İş Konseyleri dir. İş Konseyleri temelde iki kısımdan oluşmaktadır. Biri Türk tarafı, diğeri ilgili ülkedeki muhatap kuruluştur. Bunlar genelde ilgili ülkelerdeki özel sektörü temsil eden kurumlardan seçilmektedir. Konseyler her yıl düzenli olarak İş Konseyleri Ortak Toplantıları düzenlemektedir. DEİK İş Konseyleri, aşağıda toplu olarak sıralanmıştır: Türk-Amerika İş Konseyleri Türk-Asya Pasifik İş Konseyleri Türk-Avrasya İş Konseyleri Türk-Avrupa Birliği İş Konseyleri Türk-Güneydoğu Asya İş Konseyleri Türk-Afrika İş Konseyleri Türk-Körfez İş Konseyleri Türk-Ortadoğu İş Konseyleri Bağımsız İş Konseyleri Özel Amaçlı İş Konseyleri Sektörel İş Konseyleri Yukarıda sıralanan ilk 8 İş Konseyi Grubu nun her birinin altında ilgili coğrafi bölgedeki ülkelerle kurulmuş toplamda 103 iş konseyi, 700 civarında üye şirket ile 1400 den fazla konsey temsilcisi bulunmaktadır. Örneğin 8 İş Konseyi Grubundan biri olan Türk-Amerikan İş Konseyleri Grubunda 4 tane alt Konsey vardır: Türk Amerikan, Türk-Brezilya, Türk-Kanada, Türk-Meksika İş Konseyleri. Ayrıca bunların altında onlarca üye şirket ve Konsey temsilcisi vardır. Bağımsız İş Konseyleri, belli ülkelerle özel olarak ve belli bir Coğrafi bölge koşulu olmadan kurulan işbirliği platformlarıdır. Bunlar arasında; Türk-İsrail İş Konseyi, Türk-İsviçre İş Konseyi, Türkiye-Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti İş Konseyi yer almaktadır. Özel Amaçlı İş Konseyleri Grubunda yer alan Dünya Türk İş Konseyi, 2008 de kurulmuştur. Amacı, yurt dışında dağınık şekilde bulunan başarılı, girişimci ruha sahip Türk girişimcilerini ve Uluslar arası büyük güce sahip karar mekanizmalarının başındaki Türk profesyonellerini tek çatı altında toplamaktır. Halen Konseyin 73 ülkeden 1700 ü aşkın Türk girişimci ve profesyonel üyesi vardır. Sektörel İş Konseyleri Grubunda ise Sağlık Turizmi İş Konseyi yer almaktadır da kuruluşunu tamamlayan bu Konseyin amacı, Türkiye nin gelişmiş sağlık sektörünün küresel bir oyuncu olmasını ve daha yüksek katma değerlerle dünyaya entegre olmasını sağlamaktır. Bu amaçla Türk sağlık hizmetlerinin hedef pazarlara tanıtımına öncülük edici aktivitelerde bulunulmaktadır. 88
93 Bir diğer sektörel iş konseyi örneği Eğitim Ekonomisi İş Konseyi dir. Konsey, ülke ekonomisinin temelini oluşturan eğitim sektörünün sadece iç dinamiklere bağlı kalmadan dışa açılmasını sağlamayı hedeflemektedir. Konsey, çekirdek çalışma alanı olarak üniversite eğitimi ni belirlemiştir. DEİK in Türkiye nin önemli 98 il ve ilçesinde ve KKTC deki Sanayi ve Ticaret Odalarında toplamda 114 adet temsilciliği bulunmaktadır. Bu temsilcilikler, illerindeki DEİK faaliyetlerinin koordinasyonunu ve tanıtımını sağlamak, illerinde dış ticaret yapan ya da yapmak isteyen, yabancı ortak arayan firmaların sektörel bazda veri tabanını hazırlamak, DEİK üyeliği için bilgilendirmede bulunmak ve dış ekonomik konularda illerde karşılaşılan sorunların DEİK e bildirimde bulunmak gibi görevler ifa etmektedir. Türkiye de Türk Ticaret Kanunu na göre kurulmuş firmalar ile 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu nda tanımlanan serbest meslek sahipleri DEİK e ve İş Konseyleri ne üye olabilirler. DEİK üyeliği firmaların en az bir İş Konseyi ne üye olması ve hem DEİK hem de Konsey üyelik aidatını yatırması ile gerçekleşir. Faaliyetleri DEİK, dünya ile ilişki kurmak veya mevcut ilişkilerini Türk özel sektörü ve Türkiye ile ekonomik ilişkiler kurmak veya ilişkilerini arttırmak isteyen dış firmalar için bir kesişme noktası işlevi görmektedir. Bu bağlamda karşılıklı temas, bilgilendirme, toplantı, tanıtım, ortaklıklar, yayınlar hep DEİK in aktif oyuncu olduğu işlerdir. DEİK in Strateji Geliştirme Projeleri arasında; Dış Yatırımlar Çalışma Grubu, körfez Ülkelerinden Yatırım Çekmek, Nasıl Bir Eximbank, Türkiye nin ABD ye İhracatının Arttırılması, Çok Uluslu Türk Şirketleri, İş Dünyası-Üniversite İşbirliği Projeleri yer almaktadır. Ayrıca Politik Risk Çalışma Grubu Projesi ile özellikle kamu kurum ve kuruluşlarına politik risk sigortası, mevzuat ve teşviklerle ilgili geniş bir dünya coğrafyasına yönelik görüş ve önerilerde bulunulmaktadır. DEİK in gerçekleştirdiği en önemli etkinliklerden biri DEİK e bağlı Dünya Türk İş Konseyi nin gerçekleştirdiği Dünya Türk Girişimciler Kurultayı dır Kasım Ayı nda gerçekleştirilen son Kurultayda (ilki 2009 da yapıldı) sayıları 2000 in üzerinde dünyanın dört bir yanından gelen Türk işadamları, birbirleriyle ve Türkiye deki iş adamları ile tanışıp iş görüşmeleri yapma fırsatı bulmuşlardır. 89
94 Özet Türkiye de dış ticarete yardımcı kurum ve kuruluşlardan TOBB (Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği) aslında hem iç hem de dış ticarette özel sektörün mesleki üst kuruluşu ve yasal temsilcisidir. Halen 365 kurumsal, 1 milyon 300 binden fazla firma bazında üyesi vardır. Organları; Genel Kurul, Odalar ve Borsalar Konseyi, Yönetim Kurulu ve Yüksek Disiplin Kurulu dur. Bazı görevleri doğrudan icracı nitelik taşıyan TOBB un özellikle dış ekonomik ilişkilerle ilgili bazı belgeleri düzenleme, basma ve/veya onaylama yetkisi önemlidir. Bunlar arasında TIR, ATA karneleri, Menşe Şahadetnamesi, Dolaşım Belgeleri, Kapasite Raporu sayılabilir. TOBB un çeşitli birimleri içerisinde Dış Ekonomik İlişkilerle doğrudan ilgili olanlar arasında; Dış Ekonomik İlişkiler Dairesi ve buna bağlı Dış Ticaret Müdürlüğü ile Uluslar arası İlişkiler Müdürlüğü, Avrupa Birliği Dairesi, Ticaret ve TIR Dairesi, Mali İşler Dairesi ne bağlı İştirakler Müdürlüğü altındaki Gümrük ve Turizm İşletmeleri AŞ, Kredi Garanti Fonu, KOBİ Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı, İstanbul Dünya Ticaret Merkezi, TSE- SOJUZTEST Metroloji ve Kalibrasyon Merkezi, BALO, ABİGEM ler, İZFAŞ, GAP GİDEM, GEBİT, Protokol ve Organizasyon Müdürlüğü, Reel Sektör Ar-ge ve Uygulama Dairesi ne bağlı Sanayi Müdürlüğü ile Sektörler ve Girişimcilik Daire Başkanlığı na bağlı Fuarlar Müdürlüğü yer alır. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) ise bölgesel ve sektörel bazda faaliyet gösteren 61 adet ihracatçı birliğinin ulusal ve uluslar arası düzeyde temsilcisidir. 61 adet ihracatçı birliği 13 adet Genel Sekreterliğe, onlar da TİM e bağlı çalışırlar. TİM in organları; Genel Kurul, Yönetim Kurulu, Denetim Kurulu ve Genel Sekreterlik tir. İhracatçı birlikleri arasında koordinasyon ve dayanışmayı sağlamayı amaçlayan TİM in son yılarda yürüttüğü faaliyetler arasında; Aylık İhracat Açıklamaları, Genişletilmiş Başkanlar Kurulu Toplantıları, Dış İlişkiler ve Tanıtım Faaliyetleri, Eğitim, Seminer, Yayın Çalışmaları ile Danışmanlık Sistemleri Uygulamaları sayılabilir. TİM in belkemiğini oluşturan 61 adet İhracatçı Birliği ise 3 ü İstanbul da, diğerleri İzmir, Mersin, Bursa, Ankara, Antalya, Gaziantep, Erzurum, Giresun, Trabzon ve Denizli de olmak üzere 13 adet İhracatçı Birliği Genel Sekreterliği çatısı altında toplanmıştır. Organları; Genel Kurul, Yönetim Kurulu ve Denetleme Kuruludur. İhracatçı Birliklerinin dış ticarete yönelik genel nitelikli görevlerinin yanı sıra, devlet yardımları işlemlerinin bir kısmı ve bazı ihracat türleri ile ilgili işlemler de dahil birçok icracı görevleri de vardır. Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK), özel sektörün dış ekonomik ilişkilerini yürütmek ve iş dünyasının somut iş geliştirme çabalarına yardımcı olmak amacı ile kurulmuştur. Türkiye de ve Dünyadaki iş dünyasının en etkin kuruluşlarının başarı göstermiş profesyonelleri, başkanları, kanaat önderleri ve bazı oda başkanları Yönetim Kurulu nu oluşturur. Ayrıca İcra Kurulu Yönetim Kurulu nun içinden seçilen üyelerce meydana getirilir. DEİK in kurumsal işbirliği oluşturma aracı İş Konseyleri dir. Coğrafi bölge esasına göre faaliyette bulunan 8 İş Konseyi, aynı coğrafyadaki 103 kadar ülke ile kurulan ikili iş konseylerini bünyesinde barındırır. Ayrıca münferit olarak 3 ülke ile kurulan 3 Bağımsız İş Konseyi, özel amaçlı Dünya Türk İş Konseyi ve eğitim ile sağlık alanlarında kurulmuş 2 adet Sektörel İş Konseyi vardır. DEİK in yurt içinde ve KKTC de toplam 114 adet temsilciliği bulunmaktadır. Bu temsilcilikler Sanayi ve/veya Ticaret odaları bünyesindedir. DEİK in Türk özel sektörü ile dünyanın önde gelen firmaları arasında ticaret, yatırım, üretim işbirliği vb her türlü faaliyetin başlaması ve artması için gösterdiği çabalarda Strateji Geliştirme Projeleri ile Dünya Türk Girişimciler Kurultayları özel bir yere ve öneme sahiptir. 90
95 Kendimizi Sınayalım 1. TOBB la ilgili ilk yasal düzenleme hangi tarihte yapılmıştır? a b c d e TOBB un üyeleri arasında aşağıdakilerden hangisi sayılmaz? a. Ticaret Odaları b. Sanayi Odaları c. Ticaret ve Sanayi Odaları d. Mühendis Odaları e. Borsalar 3. TOBB un görevleri arasında aşağıdakilerden hangisi yoktur? a. ATA Karnesi düzenlemek b. Menşe Şahadetnamesi basmak c. Gümrük işlemlerinde kullanılan belgeleri basmak d. Türkiye Ticaret Sicil Gazetesini yayınlamak e. Kapasite raporu incelemek ve onaylamak 4. TOBB a bağlı Uluslar arası İlişkiler Müdürlüğü nün çalışmalarına katıldığı kurullar arasında aşağıdakilerden hangisi yoktur? a. Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu b. TİKA Koordinasyon Kurulu c. Dahilde İşleme Rejimi Değerlendirme Kurulu d. Yurt Dışı Vatandaşlar Danışma Kurulu e. İhracat Koordinasyon Kurulu 5. Türkiye İhracatçılar Meclisi nin organları arasında aşağıdakilerden hangisi sayılmaz? a. Genel Kurul b. Yönetim Kurulu c. Genel Sekreterlik d. Ticaret Odaları e. Denetim Kurulu 6. İhracatçı birliği kurmak isteyen ihracatçıların tarımla ilgili sektörlerde son iki takvim yılı ortalama yıllık ihracatları kaç milyon ABD dolarının altında olmamalıdır? a. 25 b. 50 c. 100 d. 200 e Türkiye de Kurulu İhracat Birliği Genel Sekreterliği kaç adettir? a. 7 b. 13 c. 24 d. 50 e İhracatçı Birliklerinin görevleri arasında aşağıdakilerden hangisi sayılmaz? a. İhracatçılar arasında mesleki ahlak ve dayanışmayı sağlamak b. İhracatçılardan ihracat işlemleri ile ilgili olarak gelen her türlü bilgi talebini cevaplandırmak c. Kayda bağlı, konsinye ve bedelsiz ihracat işlemlerini yerine getirmek d. İhracatta geri gelen eşya için ilgili Gümrük Müdürlükleri ile yazışmalar yapmak e. Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi ni yayınlamak 9. Günümüzde de geçerli olan ve DEİK i yeniden yapılandıran yönetmelik hangi yılda yürürlüğe girmiştir? a b c d e
96 10. DEİK in 8 adet coğrafi esaslı İş Konseyleri arasında hangisi yoktur? a. Türk-Amerikan İş Konseyleri b. Türk-Avusturalya İş Konseyleri c. Türk-Afrika İş Konseyleri d. Türk-Ortadoğu İş Konseyleri e. Türk-Avrupa Birliği İş Konseyleri Sıra Sizde Yanıt Anahtarı Sıra Sizde 1 TOBB un dış ekonomik ilişkilerle ilgili pek çok görevi ve faaliyeti vardır. Bunlardan doğrudan icracı niteliği olanlardan başlıcaları şunlardır: Şirketlerin Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi nde Kuruluşlarını ve/veya nevi değişikliklerini yayınlamak, Kapasite Raporu incelemek ve onaylamak, ATA ve TIR Karnesi düzenlemek dağıtmak, Kendimizi Sınayalım Yanıt Anahtarı 1. c Yanıtınız yanlış ise TOBB başlıklı konuyu yeniden gözden geçiriniz. 2. d Yanıtınız yanlış ise TOBB başlıklı konuyu yeniden gözden geçiriniz. 3. c Yanıtınız yanlış ise TOBB başlıklı konuyu yeniden gözden geçiriniz. 4. a Yanıtınız yanlış ise TOBB başlıklı konuyu yeniden gözden geçiriniz. 5. d Yanıtınız yanlış ise Türkiye İhracatçılar Meclisi başlıklı konuyu yeniden gözden geçiriniz. 6. c Yanıtınız yanlış ise İhracatçılar Birliği başlıklı konuyu yeniden gözden geçiriniz. 7. b Yanıtınız yanlış ise İhracatçılar Birliği başlıklı konuyu yeniden gözden geçiriniz. 8. e Yanıtınız yanlış ise Uluslararası Ödemeler Bankası (BIS) başlıklı konuyu yeniden gözden geçiriniz. 9. e Yanıtınız yanlış ise Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu başlıklı konuyu yeniden gözden geçiriniz. Menşe Şahadetnamesi ve Dolaşım Belgesi basmak ve Odalara göndermek, Bilgi Standardı tanımlama ve uygulama sistemini tek elden yürütmek. Sıra Sizde 2 Ekonomik İşbirliği Teşkilatının üyeleri: Türkiye, Azerbaycan, Afganistan, İran, Kazakistan, Kırgızistan, Pakistan, Özbekistan, Tacikistan, Türkmenistan dır. Sıra Sizde 3 TİM, Türkiye de tüm ihracatçıların üyesi olduğu ihracatçı birliklerinin tepe örgütü olarak tüm ihracatçıların koordinasyon ve dayanışmasını sağlayan, Türk ihracat sektörünün ulusal ve uluslar arası düzeyde temsilcisi olarak muhatap alınan kuruluştur, önemi bu özelliğinden kaynaklanır. Sıra Sizde 4 İhracatçı birlikleri ihracat işlemlerinde karşılaştıkları teşvik, gümrük, dış ticaret, istatistiki bilgiler ve belgelendirme konuları açısından en fazla; Ekonomi Bakanlığı, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ve TOBB un ilgili birimleriyle karşılıklı ilişki içinde olmaktadır. 10. b Yanıtınız yanlış ise Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu başlıklı konuyu yeniden gözden geçiriniz 92
97 Yararlanılan Kaynaklar Sayılı Kanun 5910 Sayılı Kanun Türkiye İhracatçılar Meclisi ile İhracatçı Birliklerinin Kuruluş ve Görevleri Hakkında Yönetmelik, 3 Eylül 2009 tarihli Resmi Gazete. 93
98 5 Amaçlarımız Bu üniteyi tamamladıktan sonra; Yurt içinde dış ticarete yardımcı finansman sağlayan kurum ve kuruluşların neler olduğunu ve önemini açıklayabilecek, Yurt içinde dış ticarete yardımcı strateji, politika ve sektörel hedefleri belirleyen kamu ve sivil toplum kurum ve kuruluşlarının neler olduğunu ve önemini tanımlayabilecek, Yurt içinde dış ticarete yardımcı destek hizmet kuruluşlarının neler olduğunu ve önemini ifade edebilecek, Yurt içinde dış ticarete yardımcı diğer kurum ve kuruluşların neler olduğunu ve önemini aktarabilecek bilgi ve becerilere sahip olabilirsiniz. Anahtar Kavramlar Exim Bank Faktöring Kargo ve Kurye Şirketi Antrepo Helal Belgesi KOBİ Doğrudan Yabancı Sermaye İhracatta Nakliye İçindekiler Giriş Yurt İçinde Dış Ticarete Finansman Sağlayan Kurumlar Yurt İçinde Dış Ticarete Yardımcı Kamu ve Sivil Toplum Kurumları Yurt İçinde Dış Ticarete Yardımcı Destek Hizmet Kuruluşları Yurt İçinde Dış Ticarete Yardımcı Diğer Kurum ve Kuruluşlar 94
99 Yurt İçinde Dış Ticarete Yardımcı Diğer Kuruluşlar GİRİŞ Yurt içinde dış ticarete yardımcı olan çeşitli kurum ve kuruluşlar ilk 4 ünitede incelenmiş bulunuyor. Dış ticarete yardımcı olan ancak bu üniteye kadar incelenmemiş kuruluşlardan başlıcaları ise aşağıda ele alınacaktır. Şüphesiz dış ticarete yardımcı kuruluşlar burada sayılanlardan ibaret değildir. Bunların dışında gerek kamu kurum ve kuruluşlarının, gerek özel sektörün gerekse de dernek, vakıf gibi sivil toplum kuruluşlarının içinde kısmen veya ağırlıklı olarak dış ticaret ve dış ekonomik ilişkilerle ilgili konularda faaliyetlerde bulunanlar olabilir. Bunların hepsinin dış ticaret sektörünün gelişmesinde bir şekilde katkılarının bulunduğunun göz ardı edilmemesi gerekir. Yurt içinde dış ticarete yardımcı olan çeşitli kurum ve kuruluşlardan en önemlilerinden Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), İhracatçı Birlikleri ve Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) 4. ünitede incelenmişti. Bunların dışında dış ticarete yardımcı olan: Kambiyo ve dış ticaret mevzuatında yer alan kurallar hakkında müşterileri olan ihracatçı ve ithalatçılara gerekli bilgileri veren, danışmanlık yapan yurt içi bankalar ve finans kurumları, İhracatçı firmaya garanti, tahsilat, finansman hizmetleri sunan Faktöring şirketleri, Küçük ve orta ölçekli işletmelerin teknolojik yeniliklere hızla uyumlarını sağlamak, rekabet güçlerini yükseltmek ve ekonomiye katkılarını arttırmak amacı ile kurulan başkanlıklar, Ekonomide yatırım önündeki engelleri kaldırmayı amaçlayan yatırım ve tanıtım ajansları vb. gerek kamu kurum ve kuruluşlarının, gerek özel sektörün gerekse de dernek, vakıf gibi sivil toplum kuruluşlarının içinde kısmen veya ağırlıklı olarak dış ticaret ve dış ekonomik ilişkilerle ilgili konularda faaliyetlerde bulunan kuruluşlar bulunmaktadır. Bunların hepsinin dış ticaret sektörünün gelişmesinde çok önemli katkıları vardır. YURT İÇİNDE DIŞ TİCARETE FİNANSMAN SAĞLAYAN KURUMLAR Yurt içinde dış ticarete finansman sağlayan çeşitli kurumlar söz konusudur. Bu kurumlar şu başlıklar altında incelenebilir: Yurt İçi Bankalar ve Finans Kurumları Türk Eximbank T.C. Merkez Bankası Faktöring Şirketleri 95
100 Yurt İçi Bankalar ve Finans Kurumları Yurtiçinde bankaların dış ticaret yapan firmaların ihracat ve ithalat işlemlerinde aracılık etme fonksiyonları aynı zamanda temel görevlerindendir. Bankalar bu sırada ulusal ve uluslararası kabul görmüş kuralları ve güncel mevzuatı uygularlar. Kambiyo ve dış ticaret mevzuatında yer alan bu kuralar hakkında müşterileri olan ihracatçı ve ithalatçılara gerekli bilgileri verirler, danışmanlık yaparlar. Bankalar işlemler sırasında hesaplardaki döviz hareketlerini takip eder ve gerekli belgeleri düzenlerler. Böylece işlemlerin devletin denetimine açık ve kayıt içi olmasını sağlarlar. Çeşitli ülkelerle veya bölgelerle yapılacak dış ticaret işlemlerinde ilgili ülkelerdeki muhabir bankalarla işbirliği yaparak işlemlerin aksaksız yürütülmesini sağlarlar. Bazen de kendileri bazı yabancı bankaların Türkiye deki muhabir bankası pozisyonunda görev yapabilirler. Yalnız mal ticaretinde değil, hizmet ticareti ve bireysel işlemlerde de yurt dışı ile olan para alışverişlerinde aracılık yaparlar. Bankalar ihracat teşvik sisteminden doğan ihracatçılara yönelik her türlü destek ödemeleri, ihracat kredileri kullandırma ve takibi gibi işlerde de ihracatçılarla birlikte çalışırlar. Bazen kendi kaynaklarından bazen de dış kaynaklardan sağladıkları dış ticaret finansman imkanları ile müşterilerini fonlarlar. İhracatçılar için Akreditif açarlar, adlarına açılmış akreditifi ihracatçılara bildirirler. Gerektiğinde dış ticarette farklı ödeme yöntemlerinin gerçekleşmesine aracılık ederler. Kamu sermayeli mevduat bankaları, özel sermayeli mevduat bankaları, yabancı bankalar, şube açan yabancı bankalar ve katılım bankaları dış ticaret işlemlerinin doğrudan uygulayıcısıdırlar. Kamu, özel veya yabancı sermayeli kalkınma bankaları ise daha ziyade yatırım, üretim ve ticaretin finansmanı için kendi kaynaklarından ve/veya dış kaynaklardan kısa, orta ve uzun vadeli fon sağlama, teminat, garanti verme gibi fonksiyonları ile ön plandadır. Bankaların yurt dışında iş yapan Türk Şirketlerine teminat mektubu vermelerinin ihracat üzerinde nasıl bir etkisi olabilir? Türk Eximbank 1997 yılında kurulan Türk Eximbank, ihracatçıları, ihracata yönelik üretim yapan üreticileri, yurt dışında döviz kazandırıcı işler yapan müteahhitleri ve girişimcileri desteklemektedir. Bu destek; kısa, orta ve uzun vadeli nakdi veya gayri maddi kredi, sigorta ve garanti programları aracılığı ile gerçekleştirilmektedir. Ayrıca Türk Eximbank yurt dışında iş üstlenecek veya uluslararası ihalelere katılacak Türk firmalarına finansal destek sağlayabileceğini ifade eden niyet mektubu verebilir. Niyet mektupları 6 ay süre için geçerlidir, kesin bir taahhüt içermez. Ancak firmaların iş alabilmelerine katkı sağlar. Mektubun verilmesinin ardından açılabilecek fiili biri kredinin koşulları resmi başvuru tarihindeki şartlara göre belirlenir. Türk Eximbank 2011 de 6,67 milyar ABD Dolarlık nakdi kredi, 5,75 milyar ABD Dolarlık sigorta ve garanti imkanı sağlayarak toplam 12 milyar dolar ve ülke ihracatının yaklaşık %10 luk kısmına tekabül eden finansman desteği yaratmıştır. Ankara merkezli Türk Eximbank ın İstanbul, İzmir e birer şubesi ve 6 ilde irtibat bürosu bulunmaktadır. Türk Eximbank ın amaçları arasında; ihracatın, ihraç edilen mal ve hizmet çeşitlerinin ihracat yapılan ülke sayısının arttırılması, mal ve hizmet ihracatçılarına uluslararası pazarlarda rekabet gücü ve güvence kazandırılması sayılabilir. 96
101 T.C. Merkez Bankası Dış ticaret ile ilgili görevlerini Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü aracılığı ile yerine getiren TC Merkez Bankası, yayımladığı genelgelerle dış ticaret ve kambiyo işlemleriyle ilgili uygulamada doğan boşlukları ortadan kaldırmaya çalışır. Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkındaki Mevzuatın ihracat, ithalat, görünmeyen işlemler ve sermaye hareketlerine ilişkin hükümlerini uygulamak, ihracatı teşvik düzenlemeleri ile ilgili hükümleri uygulamak, dış ticaret bedeli dövizlerin ödenmesi veya tahsili ile ilgili konularda karar mercii olmak, Merkez Bankası nın görevleri arasındadır. Faktöring Şirketleri İhracatta faktöring işlemi yapılması sonucunda ihracatçı alacağını tahsil edememe riskini belli bir bedel karşılığında üzerinden atarak yeni pazarlara güvenle ve rahatça girebilmektedir. Ayrıca, alıcının mali durumu hakkında sağlıklı ve doğru bilgi edinebilmektedir. Türkiye de faktöring şirketleri müşterilerine hem iç hem de dış piyasalarda faktöring hizmeti vermektedir. Faktöring Derneği Üyesi olan çok sayıda faktöring şirketi mal/hizmet satışından doğan alacakları temlik ederek ihracatçı firmaya garanti, tahsilat, finansman (ön ödeme) hizmetlerinden en az birini sunmaktadır. YURT İÇİNDE DIŞ TİCARETE YARDIMCI KAMU VE SİVİL TOPLUM KURUMLARI Yurt içinde dış ticarete yardımcı çeşitli kamu ve sivil toplum kurumları söz konusudur. Bu kurumlar şu başlıklar altında incelenebilir: KOSGEB (Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı) TİKA (Türkiye İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı) YASED (Uluslararası Yatırımcılar Derneği) Türkiye Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı TUBİTAK (Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu) IKV (İktisadi Kalkınma Vakfı) TURKTRADE (Türkiye Dış Ticaret Derneği) UND (Uluslararası Nakliyeciler Derneği) KOSGEB (Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı) KOSGEB (Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı) nın Kurulması hakkında Kanun 20 Nisan 1990 tarihli Resmi Gazete de yayımlanmıştır. KOSGEB, günümüzde Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı nın ilgili kuruluşlarındandır. Kuruluş amacı, küçük ve orta ölçekli işletmelerin teknolojik yeniliklere hızla uyumlarını sağlamak, rekabet güçlerini yükseltmek ve ekonomiye katkılarını arttırmaktır. Bütün bunlar da sonuçta bu firmaların uluslar arası rekabet güçlerini ve dolayısıyla ihracat şanslarını da arttırmakta olduğu için KOSGEB, aynı zamanda ihracatçılar açısından da önemli bir destek kuruluşu işlevi görmektedir. KOSGEB desteklerinden yararlanmak için KOBİ olmak ve KOSGEB veri tabanına kayıtlı olmak iki ön şarttır. KOBİ olma vasfı ise 250 ve daha az yıllık çalışan istihdam eden ve yıllık net satış hasılatı 25 milyon yi geçmeyen işletmeler için söz konusudur. Pazar Araştırma ve İhracatı Geliştirme Destekleri, Teknoloji Geliştirme ve Yenilik Destekleri, Uluslararası İşbirliği Geliştirme Destekleri gibi birçok destek programı aracılığı ile KOSGEB; 97
102 ihracatçıları, ihracata yönelik üretim, teknoloji, pazar geliştirici faaliyetlerde bulunacakları veya yabancı partnerlerle işbirliğine gidenleri desteklemektedir. TİKA (Türkiye İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı) 1992 yılında Dışişleri Bakanlığı na bağlı bir uluslararası teknik yardım teşkilatı olarak kurulan TİKA, 1999 yılında Başbakanlığa bağlanmıştır. 12 Mayıs 2001 tarihli Resmi Gazete de yayımlanan TİKA Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanun yürürlüğe girdikten sonra çok daha etkin bir şekilde dünyanın dört bir yanındaki farklı coğrafyalarda hiçbir ayrım yapmadan yalnız teknik konularda değil temel ihtiyaçlarla ilgili acil çözüm getiren sayısız konuda gerçekleştirdiği projelerle insanlığın hizmetinde olmuştur. TİKA; sosyal altyapılar v hizmetler, ekonomik altyapılar ve hizmetler ve üretim sektörlerinde doğrudan proje üretip gerçekleştirmektedir. Bu çerçevede 23 ülkede 26 ofis açmış, 100 den fazla ülkede proje bitirmiş 2010 yılında 2 milyon ABD dolarına yakın dış yardım harcamasında bulunmuştur. TİKA nın dünyanın en fakir ülkelerinde bile faaliyetlerini arttırması ve varlığını hissettirmesi ile bu ülkelere ihracat ve yatırım yapacak işadamlarının da önü açılmakta ve bu ülkeler Türkiye den daha fazla mal ve hizmet talep eder hale gelmektedir. Bu nedenle özelikle Afrika kıtası başta olmak üzere yeni pazarlara girecek ihracatçıların hedefledikleri ülkelerdeki TİKA faaliyetlerini yakından izlemelerinde ve TİKA ofislerinden bilgi edinmelerinde yarar bulunmaktadır. TİKA dış ülke yardımlarını ne karşılığında yapmaktadır? YASED (Uluslararası Yatırımcılar Derneği) 1980 yılında kurulmuş olan Uluslararası Yatırımcılar Derneği nin üyeleri Türkiye de faaliyet gösteren uluslar arası doğrudan yatırımcılardır. Türkiye nin uluslararası doğrudan yatırımlardan daha fazla pay alması sonucunda teknolojik üretim ve katma değerli ihracat artışları da sağlanabileceğinden bu derneğin faaliyetleri önem kazanmaktadır. Dernek bu çerçevede; uluslararası standartlara uyumlu yatırım ortamının iyileştirilmesi, katma değerli sürdürülebilir büyümeye stratejik katkı, AB Uyum sürecine destek, kamuoyu nezdinde uluslararası yatırım algısının iyileştirilmesi ve desteğinin sağlanması yönünde çalışmalar yapmakta, ayrıca yabancı yatırımcılara yönelik Türkiye de yatırım yapma rehberi denilebilecek nitelikte yayınlar ve araştırmalar gerçekleştirmektedir. Türkiye Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı 4 Temmuz 2006 tarihli Resmi Gazete de yayınlanan Türkiye Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı Kurulması Hakkındaki Kanunla kurulan Ajans ın; yerli ve doğrudan yabancı yatırımlara yönelik destek ve tanıtım stratejilerini belirleme, faaliyetleri koordine etme, yatırımcıları bilgilendirme, yatırım ortamını iyileştirme, karşılaşılan engel ve sorunları belirleyip çözümü için girişimlerde bulunma, belli çaptaki yatırımların izin ve onay işlemlerini ilgili kurum, kuruluş veya kalkınma ajansları nezdinde yatırımcılar adına yürütmek ve sonuçlandırmak gibi görevleri vardır. İhracata dolaylı katkı sağlayan Ajans, ekonomide önce yatırım, sonra üretim daha sonra ihracat şeklinde ifade edilebilecek üçlü zincirin ilk halkasının önündeki engelleri kaldırmayı böylece önemli nicelik ve niteliğe sahip yerli ve yabancı sermaye yatırımlarının hızla gerçekleştirilmesini amaçlamaktadır. TUBİTAK (Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu) TUBİTAK ihracatçılara projelere destek vermek suretiyle dolaylı destek vermektedir. TUBİTAK Ar-ge projelerinde beklenen hedefler ürün geliştirme veya süreç geliştirme olmak üzere iki yönde olabilir: 98
103 Ürün geliştirme hedefleri iki tanedir: Yeni bir ürün geliştirme veya mevcut ürün kalitesi ve standardını yükseltme, Süreç geliştirme hedefleri de iki tanedir: Maliyet düşürücü ve standart yükseltici yeni teknikleri geliştirme veya yeni üretim teknolojilerini geliştirme. TUBİTAK, bu hedeflere uygun olduğunu tespit ettiği projeler için önemli kısmı hibe olmak üzere arge destekleri vermektedir. Bu destekler sayesinde üretici ve ihracatçılar uluslararası piyasalarda rekabet güçlerini arttırarak piyasalara yepyeni bir ürünü veya mevcut ürünün yeni modellerini sunmaktadır. Ayrıca TUBİTAK, uluslararası sanayi ar-ge projelerine ortak olarak katılan Türk firmalarına da uluslararası pazarlarda yer almalarına katkı sağlamak amacıyla proje harcamalarının %75 ine varan oranlarda hibe desteği sağlamaktadır. Uluslararası patent almak için başvuracak firmalara önemli ölçüde hibe desteği vermektedir. IKV (İktisadi Kalkınma Vakfı) İstanbul Ticaret Odası ve İstanbul Sanayi Odası nın girişimleriyle İstanbul merkezli olarak 1965 yılında kurulan İktisadi Kalkınma Vakfı kuruluş amacını Türkiye nin dış ülkelerle, ekonomik gruplaşmalarla ve özellikle Avrupa Birliği ile ilişkilerinin gelişmesi için gerekli çalışmaları yapmak şeklinde vakıf senedinde açıklamıştır. Vakfın Brüksel de temsilciliği bulunmaktadır. İKV Türkiye-AB, Türkiye-AB arasında Gümrük Birliği konuları öncelikli olmak üzere günümüze kadar 600 e yakın yayın hazırlayarak sunmuştur. Ayrıca Vakıf tarafından 15 günde bir yayınlanan İKV Bülteni aracılığı ile aynı konularda kamuoyunu aydınlatıcı güncel bilgiler gecikmeksizin aktarılmaktadır. İKV; Avrupa Birliği Tam Üyeliğinin Türkiye Vatandaşlarına Sağlayacağı Faydalar, Gümrük Birliğinin Türk Ekonomisine Etkileri gibi yayınlar aracılığı ile Türk halkına Avrupa Birliği hakkında aydınlatıcı ve doyurucu bilgiler vermektedir. İKV, Bilgi Ağı Projesi aracılığı ile küçük ve orta ölçekli firmalara AB, Tek Pazar, Gümrük Birliği konularında düzenli bilgi aktaracak personelin yurtiçi ve dışındaki eğitimini gerçekleştirmektedir. İKV, AB nin KOBİ lere yönelik işbirliği programı olan Europartenariat ın Türkiye deki organizasyonu ile aynı sistem içinde Medpartenariat Programı nın Türkiye organizasyonunu gerçekleştirmektedir. İKV, Türkiye nin AB politikasına, yön verici seminer, konferans, panel gibi etkinlikler düzenlenmekte, AB ile dış ticaretin geliştirilmesi konularında da yönlendirici ve bilgilendirici çalışmalar yapmaktadır. TURKTRADE (Türkiye Dış Ticaret Derneği) Türkiye nin büyük ve kurumsal dış ticaret şirketlerinin öncülüğünde 1983 yılında kurulan dernek, 1986 yılında Batanlar Kurulu Kararı ile isminin önüne Türkiye ön eki kullanma hakkını almış ve kısaca TURKTRADE ismi ile anılmaya başlamıştır. TURKTRADE yayın organı olan ve yıllardır yayın hayatını kesintisiz sürdüren Dış Ticarette Durum Dergisi, Türkiye de 1980 sonrası dış ticaret politikaları uygulamalarının bütünsel bakış açısı ile yorumlandığı, değerlendirildiği ve yönlendirildiği temel bir platform olmuştur. TURKTRADE bünyesinde oluşturduğu çalışma gruplarına hazırlattığı teknik raporlar aracılığı ile Dünya Ticaret Örgütü, Avrupa Birliği gibi organizasyonlarla yürütülen müzakereler için Türk Dış Ticaret Sektörünün görüşlerini doğrudan veya dolaylı olarak sunmaktadır. TURKTRADE bugüne kadar dış ticaretin genel ve hayati önem taşıyan birçok konusunu ve sorununu kamuoyunun gündemine taşımış ve atılacak adımlar için kamuoyu oluşturmuştur. 99
104 UND (Uluslararası Nakliyeciler Derneği) 1974 yılında kurulan UND, 2001 yılında kimliğini yeniden tanımlayarak yalnız Türkiye nin karayolu ile dış ticaretini üstlenen değil, üçüncü ülkelerarası karayolu dış ticaretinden de pay alan ve bu payını her geçen gün arttıran bir organizasyon haline dönüşme çabası içine girmiştir. UND, Türk Karayolu Taşımacılığı Sektörünü bilgilendirme, yönlendirme, kamu sektörünü uluslararası platformlarda temsil etme, yasal düzenlemeler için görüş ve önerilerde bulunma, sorunlarını belirleyip yetkililere çözüm önerileri ile birlikte iletme gibi birçok fonksiyonu üstlenmiştir. Karayolu taşımacılığı ile ihracat/ithalat yapacak dış ticaret firmalarının ihtiyaç duyduğu her türlü bilgi, veri, istatistik ve danışmanlık hizmetleri UND nin merkezi teşkilatı ve bölge çalışma gruplarından elde edilebilmektedir. YURT İÇİNDE DIŞ TİCARETE YARDIMCI DESTEK HİZMET KURULUŞLARI Yurt içinde dış ticarete yardımcı bazı destek hizmet kuruluşları söz konusudur. Bu kuruluşlar şu başlıklar altında incelenebilir: Sigorta Şirketleri Lojistik Firmaları Gümrük Müşavirlikleri Antrepo İşletmecileri Uluslararası Gözetim Şirketleri Sigorta Şirketleri Ülkelerarası ticarette başlıca risk faktörleri şunlardır: Mala ilişkin riskler, ödemeye ilişkin riskler, piyasa riski, fiyat riski, döviz kuru riski, olağanüstü durumlar riski. Bu risklerin yönetilmesinde sigorta şirketleri hizmet sunmaktadır. En fazla da mala ilişkin riskler sigortalamaya konu olmaktadır. Mala ilişkin riskler daha ziyade taşınma sırasında ortaya çıktığı için bu tür riskler en fazla nakliye sigortası çerçevesinde karşılanmaktadır. Kara, hava, deniz ve demiryolu ile nakliye sırasındaki nakliye sigortası uygulamaları ulaşım aracına göre kullanılan belge ve işlem niteliği açısından bazı farklılıklar göstermektedir. İhracatçı ve ithalatçı arasında yapılan Sözleşme de taraflar nakliye veya başka tür sigortalama konusunda anlaşmışlarsa, sigorta bedelinin ödenmesinde hangi tarafın ne kadar payı olacağını da anlaşmalarda açıkça ifade etmek zorundadırlar. Bu noktada uluslararası teslim şekillerinden yararlanılmaktadır. Her bir teslim şekli sigorta masrafları açısından lncoterms le tanımlanmış tarafların maddi sorumluluklarını da tereddüde yer bırakmayacak şekilde göstermektedir. Geçmişte Türkiye dış ticarette nakliye ve sigorta hizmetleri sunmadığı veya yeterince sunamadığı için daha az döviz geliri elde ederken bugün bu alanlarda uzmanlaşmış birçok şirket bu tür hizmetleri vermektedir. Bu durum dış ticaretten sağlanan döviz gelirini arttırıp, döviz giderlerini azaltıcı etkiler yaratmaktadır. Böylece dış ticaret firmaları tekliflerinde nakliye, sigorta dahil ve/veya hariç fiyatlar vererek muhataplarına daha fazla seçenek sunabilmektedir. Böyle bir güce sahip olmak; dış ticaretten sektör olarak daha fazla katma değer, gelir ve istihdam sağlamak ve dünya piyasalarında daha fazla rekabetçi olmak anlamına gelmektedir. Lojistik Firmaları Türkiye de dış ticarette lojistik firmalarının hizmetleri; nakliyenin yanı sıra depolama, gümrükleme, kapıdan kapıya teslim gibi unsurları da içine katacak şekilde hızla gelişmektedir. Bu operasyonların 100
105 başlangıç ve/veya bitiş ayaklarında bazen hatırı sayılır ölçüde Türkiye sınırları içinde kalan lojistik hizmetleri de yer almaktadır. Uluslararası karayolu taşımacılığında ağ yaygınlığı, fiyat, vagon kapasitesi ve hız ön plana çıkmaktadır. Denizyolu taşımacılığında ise fiyat, liman kapasite ve imkanları, hizmet kalitesi ve hız önemli unsurlardır. Türkiye de 20 milyar ABD doları civarında tahmin edilen toplam lojistik pazar büyüklüğünün yapılmakta olan filo, depo, liman, yol ve teknolojik altyapı yatırımları dikkate alındığında önümüzdeki yıllarda 2 kat büyüklüğe erişeceği öngörülmektedir. Kara, hava, deniz, demiryolu ve kombine taşımacılık alanlarında faaliyet gösteren yüzlerce Türk nakliye şirketi ihracat ve ithalatçılara başta nakliye olmak üzere birçok lojistik hizmetini verme çabası içindedir. Bu şirketler ayrıca transit ticaret ve/veya Türkiye dışında uluslararası ticaret hizmetleri de vermeye başlamış, üçüncü ülke yüklerini bir ülkeden diğerine taşımaya geçmişlerdir. Özellikte yükte ağır pahada hafif ürünlerde nakliye bazen ürün kadar, hata üründen fazla katma değer yaratmaktadır. Onun için aynı mal ihracatından daha fazla gelir elde etmek ancak bu tür katma değerli hizmetlerin de sağlanıp ihraç edilmesi ile mümkün olabilir. Yurt İçi ve Dışı Kargo Şirketleri Kargo şirketleri kargoyu teslim alıp kısa sürede gönderilene ulaştıran, süreçteki tüm sorumluluğu üzerine alan firmalardır. Süreç boyunca yükleme, boşaltma, depolama, istifleme, aktarma, teslimat gibi işlemler gerçekleştirilmektedir. Kargo, Lojistiğin içinde bir bölümdür ve 100 kg ı geçmeyen ve küçük hacimli ürünleri kapsamaktadır. Onun için yükte ağır ürünler kargo kapsamına girmemektedir. Kargo şirketleri ile bazen iç içe bazen de farklı yapıda faaliyet gösteren kurye hizmetleri ise motosikletle taşınabilecek ebatta ağırlık ve hacimdeki evrak, hediyelik eşya vb nakleden firmalardır. Kargo şirketleri ülkeler, şehirlerarası faaliyet gösterirken kuryeler genellikle şehir içinde faaliyette bulunurlar. İhracat ve ithalatta gerek kargo, gerekse kurye hizmetlerinin büyük önemi vardır. Posta yolu ile gönderilebilecek mahiyette numune, tanıtım broşürü, değerli evrak vb ihracat ve ithalatın ayrılmaz bir parçasını teşkil etmektedir. Bunların yanı sıra yükte hafif pahada ağır ve/veya acil ulaştırılması gereken mallarda kargo hizmetlerinden yararlanılarak nakliye gerçekleştirilebilmektedir. Bu açıdan dünyanın ve ülkenin her tarafına kısa sürede ve güvenli dağıtım yapabilen profesyonel kargo işletmeleri, dış ticaret sektörü açısından büyük önem taşımaktadır. verebilir misiniz? Kargo firmaları aracılığı ile ihracat/ithalatı yapılan mal türlerine örnek Gümrük Müşavirlikleri Gümrüğe tabi eşyanın gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tutulmasına ilişkin faaliyetler doğrudan gerçekleştirilemiyorsa dolaylı olarak Gümrük Müşavirleri tarafından sonuçlandırılır. Gümrük Müşavirleri her türlü gümrük işlemini takip ederek sonuçlandırabilir. Gümrük müşavir yardımcıları bu unvanı elde edebilmek için bir gümrük müşavirinin yanında 3 yıl staj yapıp açılan Gümrük Müşaviri Yardımcısı sınavında başarılı olmalıdır. Ayrıca üniversitelerin belirli lisans bölümlerinden mezuniyet şartı vardır. Bunlar gümrük müşaviri adına gümrüklerde iş takip edebilir. 3 yıl yardımcı sıfatı ile çalıştıktan sonra açılacak sınavlarda başarılı olurlarsa Gümrük Müşaviri olarak atanabilirler. Türkiye nin 2011 yılında 375 milyar doları bulan dış ticaret hacminin yaklaşık 350 milyar dolarlık bir kısmı Gümrük Müşavirleri nin içinde yer aldığı işlemlerce gerçekleştirilmiştir. Bu mesleğin dış ticaretteki yeri ve önemi bu rakamlardan da anlaşılmaktadır. Türkiye de dış ticaret sektörüne hizmet veren çok sayıda gümrük müşavirlik firması vardır. 101
106 Antrepo İşletmecileri Bilindiği gibi antrepolar gümrüklere gelen ticari eşyanın korunduğu ve depolandığı yerlerdir. Sadece işletmecisine ait malların depolandığı antrepolar özel antrepo, ücretini ödeyen herkesin mallarının depolandığı antrepolar genel antrepo olarak adlandırılır. Buralarda korunan mallarla ilgili tamamlanması gereken bazı küçük işlemler yapılabilir. Antrepolarda kaldığı sürece buralarda depolanan eşyalara ilişkin gümrük vergileri vb bedeller ödenmemektedir. Antrepo açma izni Gümrük ve Ticaret Bakanlığı na bağlı Tasfiye Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından verilmektedir. Antrepolarda antrepo beyannamesi verilmiş olan ithal eşyaları veya transit eşyalar muhafaza edilmektedir. Günümüzde antrepolar, dış ticarete hizmet veren lojistik sektörünün en önemli kurumlarından biridir. Buralarda stoklanan mallar için yazılımlar marifetiyle saniyeler içinde bilgiye erişim sağlanması, fiziki koşulların eşyanın özelliğine göre planlanmış olması, verilecek yan hizmetlerle (ölçme, istifleme, aktarma, havalandırma, karıştırma gibi) ilgili alt yapının var olması gibi koşullar sağlandığı takdirde antrepo işletmeciliği ülke ekonomisine ve dış ticaret firmalarına daha fazla katkı sağlayacak hale gelecektir. Son yıllarda bu konularda önemli adımlar atılarak modern antrepo tesisleri bir bir hizmete alınmaya başlamıştır. Uluslararası Gözetim Şirketleri İhraç edilecek malların üretim sonrasında, malın sevkinden veya alıcıya tesliminden önce kalitesinin tespiti, ihracatçı ve ithalatçı arasındaki sözleşmede geçen özelliklere uygunluğunun veya uygunsuzluğunun belirlenmesi bazı durumlarda büyük bir önem taşır. Bu durum, bazen uluslararası ticaret kurallarının zorunlu olarak tartı ve analiz yapılmasını gerekli kıldığı mallardan kaynaklanabilir. Bazen de ihracatçı ve ithalatçı arasındaki birbirini tanımama veya yeterince güven duymama sorunlarından kaynaklanabilir. Hangi nedenle olursa olsun bu gibi durumlarda tarafsız, güvenilir, uluslararası düzeyde tanınırlığı olan Uluslar arası Gözetim Şirketleri tarafından gerekli kalite kontrol, tartı, analiz işlemlerinin yapılıp rapor düzenlenmesi ihtiyacı doğar. Böylece ileride daha büyük anlaşmazlıkların doğması, malın geriye iadesi, piyasaya dağıtılmış bir malsa piyasada adının lekelenmesi vb istenmeyen ve maliyet arttırıcı durumların da baştan önüne geçilmiş olur. Uluslararası ticarette gözetim; dış ticaret sözleşmesine konu malın miktar, kalite, ambalajlama, etiketleme, yükleme, taşıma, teslim zamanı vb açısından sözleşmede öngörülen koşullara ne ölçüde uygun olduğunun bir Gözetim Şirketi aracılığı ile alıcı veya satıcının adına tespit ettirilmesidir. Uluslararası Gözetim Şirketi unvanı almanın belirli koşulları vardır. Bu unvanı alan şirketlere Ekonomi Bakanlığı nca Uluslararası Gözetim Şirketi Belgesi verilir. Yapılacak denetimlerde şartlara uygun davranmadığı belirlenen şirketlerin belgesi daha sonra iptal edilebilir. Yabancı gözetim şirketleri de Türkiye de Türk şirketleri ile aynı koşullarda faaliyette bulunurlar. arttırmaz mı? Uluslararası Gözetim Şirketleri nin kullanılması dış maliyetleri 102
107 YURT İÇİNDE DIŞ TİCARETE YARDIMCI DİĞER KURUM VE KURULUŞLAR Yurt içinde dış ticarete yardımcı diğer kurum ve kuruluşlar da söz konusudur. Bu kuruluşların kuruluş amaç ve görevleri aşağıda açıklanmıştır. TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu) Türkiye İstatistik Kurumu Dış Ticaret İstatistikleri ni yıllık ve aylık ihracat ve ithalat bazında miktar ve değer olarak vermektedir. Değer ve ABD doları cinsinden açıklanmaktadır. Mal grupları, ana sektörler, ülkeler, fasıllar, gümrükler, uluslar arası sınıflamalar baz alınarak istatistikler dikkate sunulmaktadır. TÜİK ayrıca dış ticaret genel miktar indeksi ve fiyat indeksi değişim oranları hakkında da sürekli bilgi vermektedir. Bu bilgiler dış ticaretle ilgili çevreler için son derece önemlidir. Cumhuriyet tarihinde 1926 da Merkezi İstatistik Dairesi nin kurulması ile başlayan TÜİK e ulaşma süreci, 1945 te Kurumun adının İstatistik Genel Müdürlüğü şeklinde değiştirilmesi ile sürmüş, 1962 de 53 Sayılı Kanun la kurulan Devlet İstatistik Enstitüsü (DİE) kurumsal yapısı altında istatistiki faaliyetler toplanmıştır. DİE 2005 yılındın itibaren Türkiye İstatistik Kurumu adı altında faaliyetlerini sürdürmektedir. TÜİK dış ticaret dışında diğer ekonomik faaliyetler, sosyal, demografik, kültür, çevre, bilim ve teknoloji ve daha birçok konuda istatistiki veri derlemekte ve yayınlamaktadır. Kalkınma Bakanlığı Kalkınma Bakanlığı nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında çıkarılan ve tarihli Resmi Gazete de yayımlanan 641 nolu Kanun Hükmündeki Kararname de Bakanlığın dış ekonomik ilişkilerde ilgili birimi olan Dış Ekonomik İlişkiler Genel Müdürlüğü nün görevleri arasında şunlar sayılmıştır: Bölgesel, çok taraflı, ikili ekonomik ilişkilerin kalkınma planları ve yıllık programlarda belirtilen ilke, hedef ve politikalar doğrultusunda yürütülmesi için çalışmalar yapmak, Gelişmekte olan ülkelerin kalkınma çabalarına yardımcı olmak amacı ile bu ülkelere yönelik teknik yardım faaliyetlerini yürütmek, Gelişme yolundaki ülkeler ve özelikle İslam ülkeleri arasında ekonomik ve ticari işbirliği amacıyla kurulan teşkilatlarla ilgili gerekli çalışmaları yapmak, Kalkınma alanında ilgili ulusal ve uluslararası kuruluşlarla işbirliği programları ve projeleri hazırlamak. Yurt Dışı Türkler ve Akraba Toplulukları Başkanlığı tarihli Resmi Gazete de yayınlanan Yurt Dışı Türkler ve Akraba Toplulukları Başkanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun la kurulan Başkanlık ın başlıca hizmet birimleri; Yurtdışı Vatandaşlar Daire Başkanlığı, Kültürel ve Sosyal İlişkiler Daire Başkanlığı, Kurumsal İlişkiler ve İletişim Daire Başkanlığı, Uluslararası Öğrenciler Daire Başkanlığı ve Strateji Geliştirme Daire Başkanlığı dır. Başkanlık ın kuruluş amaçları; Yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızla ilgili çalışmalar yapmak ve sorunlarına çözüm üretmek, Soydaş ve akraba topluluklarla sosyal, kültürel, ve ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi amacı ile faaliyetler yürütmek, Avrupa Birliği çerçevesinde yürütülen projelerin başarılı şekilde sonuçlandırılması için her türlü esası belirleyip koordinasyon sağlamak, 103
108 YÖK ve üniversiteler hariç Türkiye ye eğitim için gelmesi diğer kamu kurum ve kuruluşlarınca uygun görülen öğrencilerin eğitim sürelerini başarılı şekilde sonuçlandırmalarını ve işlerin koordinasyonunu sağlamaktır. TÜRKAK (Türk Akreditasyon Kurumu Genel Sekreterliği) Türk Akreditasyon Kurumu Genel Sekreterliği (TÜRKAK) tarihli Resmi Gazete de yayımlanan 4457 Sayılı Kanunla kurulmuştur. Laboratuar, belgelendirme ve muayene hizmetlerini yürütecek yurt içi ve yurt dışı kuruluşları akredite etmek, bu kuruluşların belirlenen ulusal ve uluslararası standartlara göre faaliyette bulunmalarını sağlamak ve böylece bunlarla ilgili ürün/hizmet, sistem, personel ve laboratuar belgelerinin ulusal ve uluslar arası alanda kabul görmesini sağlamak TÜRKAK ın temel amaçları arasındadır. UME (Ulusal Metroloji Enstitüsü) Ulusal Metroloji Enstitüsü (UME), 1977 de doğrudan TUBİTAK Başkanlığı na bağlı olarak faaliyetlerini yürütmeye başlamıştır. Günümüzde dış ticarette tarife dışı engeller çok daha fazla revaçtadır. Bu çerçevede teknik düzenlemeler ve bunların ölçümlerle tespitinin önemi son derece artmıştır. Artık tarife ile kota ile korumacılık serbest ticaret ilkelerine ters düştüğü için yerini görünmeyen engellere ve bu arada çevresel ve/veya teknolojik engellere ve bazen de bahanelerle korumacılığa terk etmeye başlamıştır. İster bahane olsun ister gerçek olsun ürettikleri ürünlerin kalibrasyonundan, ölçülerinden, özelliklerinden emin olan üretici ve ihracatçılar için bu tür engeller çok etkili olmayacaktır. Ancak bu güven uluslar arası akredite kuruluşlarının belgelenmiş raporları ve ölçümlerine dayalı olursa bir anlam ifade eder. Benim malıma güvenin. Hiçbir kusuru yoktur demek yeterli bir savunma olmamaktadır. TUBİTAK UME nin ölçümleri 87 ülkenin metroloji enstitüsü ve 3 uluslar arası organizasyonca tanınmıştır. UME de Fizik Elektrik, Kimyasal, Mekanik ve Biometroloji ananında ölçümleri gerçekleştirilen 5 grup vardır. TÜRKAK VE TÜBİTAK UME Türkiye deki kalibrasyon laboratuarları ve deney laboratuarlarının akreditasyonu ve buralarda yapılan ölçümlerin izlenebilirliğinin sağlanması konularında 2009 yılında imzaladıkları bir protokolle işbirliği anlaşması yapmıştır. Dışişleri Bakanlığı İhracatçılar, ticaret ataşe veya müşavirlerimizin bulunmadığı ülkelerde büyükelçilik veya konsolosluk Dışişleri Bakanlığı temsilcileri ile muhatap olarak ticaretle, vize ile veya diğer konularla ilgili sorunları çözmeye çalışmaktadır. TAEK (Türkiye Atom Enerjisi Kurumu) Bu kurum Türk ihraç ürünlerinin radyasyon açısından herhangi bir tehlike oluşturup oluşturmadığını gösteren Radyasyon Analiz Belgesi verir. Müze Müdürlükleri Bronz, bakırdan ve prinçten mamul bazı hediyelik eşya ve el halısı ihracatında ildeki müze müdürlükleri eksperlerinden ekspertiz raporu alınması gerekir. Çeşitli Bakanlıklar Milli Savunma Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı da dahil birçok Bakanlık, İhracat Ön İzne Bağlı Mallar listesinde yer alan kendi faaliyet alanlarına giren özellikli malların ihracatı sırasında izin belgesi düzenlemektedir. Örneğin harp silahı ve mühimmat ihracatında Milli Savunma Bakanlığı nın izne gerekmektedir. 104
109 Laboratuarlar, Ölçüm, Analiz Merkezleri Bazı ihraç ve ithal ürünlerinin ancak Laboratuar, test merkezi, ölçüm veya analiz merkezleri gibi kurumlardan alınacak belgelerle ihracat veya ithalatı mümkün olabilmektedir. Bu zorunluluk firmalar arası anlaşmadan veya ülkelerin mevzuatından kaynaklanabilir. Nedeni ne olursa olsun bu tür ölçüm, analiz veya test işlemlerini yapan uzman ve yetkili kurumlar değerlendirme sonuçlarını belgelendirerek dış ticaret firmalarına ve yetkili mercilere rapor halinde sunarlar. Veteriner Müdürlükleri/Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlükleri Hayvan ve hayvansal ürünlerin ihraç edilebilmesi için bu ürünlerin sağlıklı olduğuna dair Hayvan İhracına İlişkin Sağlık Raporu illerdeki bu kuruluşlar tarafından verilmektedir. Orman ve Su İşleri Bakanlığı Bazı orman ürünlerinin ihracatı için ürünlerin üretim yerinden Orman Nakliye Tezkeresi alınması gerekmektedir. Zırai Karantina Teşkilatı/Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlükleri Bu kurum ve kuruluşlar tarım ürünü (bitki, bakliyat, yaş meyve-sebze) ihracatında ihraç ürünlerinin hastalık, zararlı madde, ilaç kalıntısı içermediğini gösteren Uluslararası Orijin ve Bitki Sağlık Sertifikası düzenlemektedir. Diyanet İşleri Başkanlığına Bağlı İl Müftülükleri İslam ülkelerinin et ithalatında talep ettikleri ve hayvan kesimlerinin İslami kurallara uygun olduğunu ispatlayan Helal Belgesi ilgili il müftülüklerince düzenlenmektedir. TMO (Toprak Mahsulleri Ofisi) Dahilde işleme izin belgesi kapsamında yapılan hububattan mamul madde ihracatları karşılığında ihracatçılara dünya fiyatlarından hububat temini imkanı sağlar. Bu konuda gerekli işlemleri yürütür. Türkiye Şeker Fabrikaları Dahilde işleme izin belgesi kapsamında yapılan şekerli mamul ihracatı karşılığında ihracatçılara dünya (uygun) fiyatlarından şeker temini imkanı sağlar. Bu konuda gerekli işlemleri yürütür. Yabancı Ülkelerin Türkiye deki Büyükelçilik, Konsolosluk, Ticari Ataşelikleri Yabancı ülkelerin Türkiye deki delegasyonlarını oluşturan Büyükelçilik, Konsolosluk, Ticari ataşelikler gibi birimleri bu ülkelerle seyahat, yatırım, üretim, ticaret, her türlü işbirliği ilişkisine girmek isteyen firmalar için muhatap konumundadırlar. Ayrıca kendi ülkelerinde Türk firmaları ile benzer ilişkiler kurmak isteyen firmalara karşı da muhatap konumundadırlar. Bazen de tercüme, fatura onayı gibi işler nedeniyle doğrudan işlem zinciri içersinde de görev yapabilirler. Buralardan ülke bilgisi, sektör ve firma bilgisi, mevzuat bilgisi vb olarak bu birimlerin temsil ettikleri ülke ile Türkiye arasında iş ilişkisi başlatmak, çok daha sağlıklı olmaktadır. TMB (Türkiye Müteahhitler Birliği) Ulusal ve uluslararası pazarlarda üyelerinin rekabet gücünü arttırmak, yurt içinde ve dışında ağırlığı olan Türk Müteahhitliği markasını oluşturmayı hedefleyen Türk Müteahhitler Birliği Derneği nin üyelerinin iş hacmi yurt dışındaki işlerin %90 ını kapsamaktadır. Birlik üyeleri son 40 yılda 93 ülkede 250 milyar ABD doları bedelli 6500 civarında proje gerçekleştirmiştir. Bağımsız, kar amacı gütmeyen bir meslek 105
110 kuruluşu olan TMB, Türk müteahhitlerinin yurt dışı sorunlarının takipçisi ve ilgililere iletip çözmeye çalışmanın da öncüsü konumundadır. Böylece ülkeye önemli ölçüde döviz getiren bir sektörün geliştirilmesi açısından önemli bir kurum konumundadır. BMD (Birleşik Markalar Derneği) Yurt içinde ve yurt dışında markalaşmanın önemine binaen sektörel bilgi paylaşımı ve gelişim için 2001 yılında kurulan Birleşmiş Markalar Derneği, hazır giyimden, iletişime, mobilyadan ev tekstiline, kozmetikten, mağazacılığa kadar pek çok perakendeci ünlü markayı bünyesinde barındırmaktadır. BMD ilgili devlet kurumları, özel sektör ve akademik ortamlardaki markalaşma üzerine düzenleme ve anlaşmalarda görüşleri alınan muhatap kurum olarak kabul edilmektedir. Dernek, 2023 e kadar birçok sektörde Türkiye yi dünya markasına yön veren bir konuma taşımayı ve İstanbul u markalar merkezi haline getirmeyi vizyonu olarak benimsemiş bulunmaktadır. Son yıllarda Dış Ticaret Müsteşarlığı ve bugünkü yeni yapısı ile Ekonomi Bakanlığı nca yurt içi ve dışında markalaşacak Türk şirketlerine hibe şeklinde önemli destekler sunulmaktadır. Birleşmiş Markalar Derneği de bu teşviklerin uygulanmasında çaba sarf etmekte, Türk perakende sektörünü dünyaya yayma yönünde fuar, toplantı, kongre vb etkinlikler organize etmektedir. TDV (Türk Dış Ticaret Vakfı) Yurt dışında 1980 den sonra örgütlenen iş adamlarımızın Türkiye de bir çatı örgüt kurarak seslerini ve önerilerini Türkiye de hükümet ve iş çevrelerine daha fazla duyurabilmelerini teminen Türk Dış Ticaret Vakfı kurulmuş ve 1995 te Vakıf Senedi nin Resmi Gazete de yayımı ile faaliyete geçmiştir. Vakıf; Yurt içinde ve dışında dış ticaretle ilgili eğitim, araştırma faaliyetlerine yönelik birimler açma ve işletmeyi, başarılı ihracatçıları özendirecek ödül ve takdirnameler vermeyi, ihraç ürünlerinin AB ve uluslararası standartlara uyumlaştıracak çalışmalar yapmayı, dış ticarete hizmet veren her türlü meslek kuruluşunu, kamu kurumlarını ve kuruluşlarını destekleyerek her türlü yardımda bulunmayı amaçları arasında saymıştır. Uygulamada da bu konularda son 17 yılda önemli faaliyetler gerçekleştirmiştir. TÜRKONFED (Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu) Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED), Türkiye Sanayi ve İşadamı Dernekleri Platformu üyesi dernekler ile Sektörel Dernekler Platformu üyesi derneklerin oluşturduğu federasyonlar tarafından 2004 te kurulmuştur. TÜRKONFED in bünyesindeki firmaların 208 milyar dolarlık iş hacmi, 65 milyar dolarlık ihracat, l milyon kişiden fazla istihdam kapasitesi mevcuttur. 10 binden fazla üyesi vardır. TÜRKONFED in; bölgesel, sektörel ve ulusal ekonomi politikalarının oluşumuna katkıda bulunmak, sektörel ve bölgesel iş fırsatlarını uluslararası düzeyde tanıtmak, AB müzakere v uyum sürecini izlemek, sürece bölgesel ve sektörel boyutta katkıda bulunmak, bölgesel ve sektörel kalkınma vizyonları geliştirerek uluslararası entegrasyonu ve rekabet gücünün arttırılmasına yardımcı olmak gibi amaç ve faaliyetleri vardır. TUSKON (Türkiye İş Adamları ve Sanayiciler Konfederasyonu) TUSKON (Türkiye İş Adamları ve Sanayiciler Konfederasyonu), işletmeleri ve girişimcileri global iş dünyasının bir parçası haline getirmeyi amaçlayan 80 ildeki 172 iş adamları derneklerinin çatı organizasyonudur. TUSKON, 2005 yılında 7 ayrı bölgesel iş dünyası federasyonu tarafından İstanbul da kuruldu. TUSKON iş adamlarının özellikle uluslararası pazarlarda önünü açacak etkinliklerle dünya pazarlarında yayılmalarına katkı vermektedir. Bünyesinde dolayında girişimciyi barındırmaktadır. 106
111 TUSKON bildik temel pazarlar dışında yeni gelişen (Afrika gibi) pazarları da inceleyerek iş adamlarının buralardaki iş fırsatlarını değerlendirmelerine yardımcı olacak organizasyonlar, konferanslar, geziler ve tecrübe paylaşımı toplantıları düzenlemektedir. TUSKON un Moskova, Brüksel, Pekin ve Washington temsilcilikleri bulunmaktadır. Son yıllarda 3 kere Türkiye-Afrika Dış Ticaret Köprüsü, 2 kere Türkiye-Avrasya Dış Ticaret Köprüsü, 2 kere Türkiye-Pasifik Dış Ticaret Köprüsü organizasyonları gerçekleştiren TUSKON, ayrıca Türkiye ye gelen ve ticaret veya yatırım yapmayı hedefleyen uluslararası heyetlere Türkiye deki sektörler, firmalar, koşullar hakkında bilgi sağlamaktadır. 107
112 Özet Yurt içinde yerleşik olup dış ticaret ve dış ekonomik ilişkilere yardımcı olan birçok kurum ve kuruluş vardır. Bunlardan daha önceki Ünitelerde ele alınmayanlar, bu ünitede incelenmektedir. Bankalar, Gümrük Müşavirleri, Antrepocular, Lojstikçiler, Sigortacılar dış ticaretle uğraşan firmaların uygulamada sürekli sürekli karşı karşıya oldukları unsurları oluşturmaktadır. Ayrıca ticaretin türüne, ithal/ihraç edilen ürünün nevine göre bazen karı karşıya gelinen kurum/kuruluşlar vardır. Bnlar arasında çeşitli bakanlıklar, Laboratuarlar, test merkezleri, bazı müdürlükler, uzman kuruluşlar, gözetim şirketleri, elçilikler/ataşelikler sayılabilir. İşlemler sırasında doğrudan uygulama içinde olmayan veya kısmen olan ancak strateji ve politika boyutunda ağırlığı olan kurum ve kuruluşlar arasında ise YASED, IKV, Türkiye Yatırım Destek ve Tanıtım ajansı, TUBİTAK, KOSGEB, TIKA, TURKTRADE, TMB sayılabilir. Ünite çerçevesinde de alınabilenler dışında, aslında daha birçok kamu, özel veya sivil toplum kuruluşu doğrudan ve dolaylı olarak mal, hizmet ticaretinde veya diğer dış ekonomik ilişkilerde görev yapmakta, rol oynamaktadır. Geliştirme Projeleri ile Dünya Türk Girişimciler Kurultayları özel bir yere ve öneme sahiptir. 108
113 Kendimizi Sınayalım 1. Yurt içi bankaların ve finans kurumlarının da ticarete yönelik olarak yürüttükleri faaliyetler arasında aşağıdakilerden hangisi sayılmaz? a. Dış ticaret yapan firmaların ihracat ve ithalat işlemlerinde aracılık etme b. Dış ticaret işlemleri sırasında hesaplardaki döviz hareketlerini izleme ve gerekli belgeleri düzenleme c. Çeşitli ülkelerdeki dış ticaret işlemlerinde muhabir bankalarla işbirliği yapma d. Dış ticaret yapacak firmalara ihracat veya ithalat izni verme e. Kambiyo ve dış ticaret mevzuatında yer alan kurallar hakkında ihracatçı ve ithalatçılara bilgi verme 2. Türk Eximbank ın Türkiye deki mevcut şube sayısı merkez şube hariç kaç tanedir? a. 1 b. 2 c. 5 d. 18 e KOBİ olabilmek için azami çalışan sayısı kaç kişidir? a. 25 b. 100 c. 250 d. 500 e TİKA, hangi yılda gerçekleştirilen Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Yayımından sonra daha hızlı bir gelişme sürecine girdi? a b c d e Uluslararası Yatırımcılar Derneği nin kısa adı aşağıdakilerden hangisidir? a. DEİK b. TOBB c. KOSGEB d. YASED e. TİKA 6. TUBİTAK özellikle hangi tür projelerde üreticilere ve dolaylı olarak ihracatçılara destek olmaktadır? a. Ar-ge projelerinde b. Bölgesel projelerde c. İstihdama yönelik projelerde d. Müteahhitlik projelerinde e. Turizm projelerinde 7. Özellikle Avrupa Birliği ile ilgili konularda faaliyet gösteren kurum aşağıdakilerden hangisidir? a. UND b. TAEK c. TİKA d. KOSGEB e. İKV 8. Dış Ticarette Durum dergisi hangi dış ticarete yardımcı kuruluş tarafından yayımlanmaktadır? a. İKV b. KOSGEB c. TÜRK EXİMBANK d. TURK TRADE e. TUBİTAK 9. Kargo eşyasının ağırlık limiti kaç kg dır? a. 5 b. 10 c. 50 d. 100 e
114 10. TAEK hangi kurumun adının kısaltılmasıdır? a. Türkiye İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı b. Türkiye Yatırım Destek ve Kalkınma ajansı c. Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu d. Türkiye Dış Ticaret Derneği e. Türkiye Atom Enerjisi Kurumu Kendimizi Sınayalım Yanıt Anahtarı 1. d Yanıtınız yanlış ise Yurt İçi Bankalar ve Finans Kurumları başlıklı konuyu yeniden gözden geçiriniz. 2. b Yanıtınız yanlış ise Türk Eximbank başlıklı konuyu yeniden gözden geçiriniz. 3. c Yanıtınız yanlış ise TOBB başlıklı konuyu yeniden gözden geçiriniz. 4. c Yanıtınız yanlış ise TİKA (Türkiye İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı) başlıklı konuyu yeniden gözden geçiriniz. 5. d Yanıtınız yanlış ise YASED (Uluslar arası Yatırımcılar Derneği) başlıklı konuyu yeniden gözden geçiriniz. 6. a Yanıtınız yanlış ise TUBİTAK (Türkiye Bilimsel ve Teknolojik araştırma Kurumu) başlıklı konuyu yeniden gözden geçiriniz. 7. e Yanıtınız yanlış ise İKV (İktisadi Kalkınma Vakfı) başlıklı konuyu yeniden gözden geçiriniz. 8. d Yanıtınız yanlış ise TURKTRADE (Türkiye Dış Ticaret Derneği) başlıklı konuyu yeniden gözden geçiriniz. 9. d Yanıtınız yanlış ise Lojistik Firmaları başlıklı konuyu yeniden gözden geçiriniz. Sıra Sizde Yanıt Anahtarı Sıra Sizde 1 Yurt dışında iş yapan/yapacak Türk şirketleri teminat mektubu sunarak ihalelere girebilmekte, kazandıkları takdirde ihale konusuna göre değişse bile Türkiye den az yada çok mal ve/veya hizmet ihracı fırsatı yaratacak milyonlarca dolarlık iş almış olmaktadırlar. Örneğik kazandıkları ihalenin konusu 500 milyon dolarlık konut inşası ise bu konutların inşasını yapacak elemanından inşaat malzemesine kadar pek çok girdiyi Türkiye den sağlayıp bu şekilde Türkiye nin ihracatına katkı sağlamış olmaktadırlar. Sıra Sizde 2 TİKA tüm dış yardımlarını (teknik destek, ekipman, işgücü dahil) tamamını karşılıksız olarak yapmaktadır. Sıra Sizde 3 Kargo firmaları aracılığı ile ihracat/ithalatı yapılan mal türlerine örnek vermek gerekirse yükte hafif pahada ağır olan ve özellikle havayolu ile acil bir şekilde gönderilen ürünlerden (100 kg ın altında ve küçük hacimli) bahsedilebilir: İlaç, yedek parça, aşı, kan, kitap, hediyelik eşya, posta gönderisi, kozmetik malzemesi, saat, bijuteri, küçük elektronik eşyalar ve parçaları Sıra Sizde 4 Uluslararası gözetim şirketleri her dış ticaret işleminde devreye girmez. Bunların devreye girmesi elbette işlem maliyetlerini arttıracaktır. Bu bedel ya ihracatçıdan ya ithalatçıdan ya da her ikisinden birden belli oranda çıkacaktır. Ancak bu yola gidilmediği takdirde alınan risk ve olası ilave maliyetler çok büyükse karşılıklı mutabakatla böyle bir hizmet satın alınacaktır. 10. e Yanıtınız yanlış ise Diğer Kurum ve Kuruluşlar başlıklı konuyu yeniden gözden geçiriniz 110
115 Yararlanılan Kaynaklar /tr-tr
116 6 Amaçlarımız Bu üniteyi tamamladıktan sonra; Dünya Bankası Grubu nun kuruluşu, yapısı ve amaçlarını tanımlayabilecek, Uluslararası Para Fon unun kuruluşu ve amaçlarını açıklayabilecek, Ekonomik İşbirliği Teşkilatı ve Karadeniz Ekonomik İşbirliği kuruluşlarını tanımlayabilecek, Avrupa Yatırım Banka sının kuruluş ve amaçlarını sıralayabilecek bilgi ve becerilere sahip olabilirsiniz. Anahtar Kavramlar Uluslararası Kuruluş Ticaret Yatırım Bankası Dünya Bankası Gelişmekte Olan Ülkeler Kalkınma Bankası Kredi IMF Dünya Ekonomisi IFC İçindekiler Giriş Dünya Bankası Grubu Uluslararası Para Fonu Bölgesel Ekonomik Birleşimler Avrupa Yatırım Bankası Kalkınma Bankaları 112
117 Uluslararası Ticaret ve Yatırımlara Fon Sağlayan Uluslararası Kuruluşlar GİRİŞ Dünyada küreselleşme ve uluslararası bütünleşme yönünde siyasal ve ekonomik alanda yeniden yapılanma ihtiyacı doğmuştur. Dünyadaki ülkelerin coğrafi özelliklerinin birbirine benzer ya da tamamen farklı olması, ekonomilerinin birbirini tamamlayıcı ya da birbirinden bağımsız olması, dünyadaki ülkelerin ticari, bilimsel, teknolojik ve ekonomik işbirliğine girmelerine engel teşkil etmez. Bir araya gelerek finansal operasyonlar gerçekleştiren finans, kredi ve yatırım politikalarını koordine ederek ve geliştirmeye yönelik olarak yapılandırılmış uluslararası kuruluşlar, uluslararası mali işbirliğinin geliştirilmesini sağlamak, az gelişmiş ya da gelişmekte olan ülkelerde yaşam standartlarını geliştirmek ve yoksullukla savaşılmasına yönelik görevlerinde açık bir fonksiyon üstlenmişlerdir. DÜNYA BANKASI GRUBU Dünya Bankası (Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası (IBRD)) Kuruluşu ve Amacı Amerika Birleşik Devletlerinde yaşanan büyük buhran( ), Avrupa yı büyük ölçüde yıkıma uğratan II. Dünya Savaşı( ) dünya ekonomisinin geleceği hakkında ciddi adımlar atılmasını ve yeni bir yapılandırılmaya ihtiyaç olduğunu göstermiştir. Dünya Bankası nın temeli Avrupa nın savaş sonrası koşullarını iyileştirme amacıyla Temmuz 1944 tarihleri arasında Bretton woods ta toplanan Birleşmiş Milletler Para ve Finans Konferansı nda Uluslararası Para Fonu (IMF) ile birlikte atılmıştır. Bu yüzden bu iki kuruma Bretton Woods İkizleri ya da Bretton Woods Kurumları adı da verilmektedir. Dünya Bankası 27 Aralık 1945 yılında üyelerin çoğunluğunun ana sözleşmeyi imzalaması ile çalışmalarına başlamış ve Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası olarak ilk ticari işlemini faaliyete geçtiği 1946 yılında gerçekleştirmiştir. Bu dönemde içinde bulundukları şartlar nedeniyle pek çok ülke yeniden yapılanma ve kalkınma için ihtiyacı olan döviz ve fonları karşılamayı düşündükleri ticari bankalar nezdinde yeterli kredibiliteye sahip değillerdi. Bu ülkelerin aleyhine olan bu durumu lehlerine çevirebilecek ortak çabalar ile yeni kaynak arayışlarının sonucunda kurulan ve faaliyete geçirilen Dünya Bankası na uluslararası sermaye piyasalarından borçlanarak, üye ülkelere ticari bankalardan daha ucuza kredi sağlama sorumluluğu yüklenmiştir. Dünya Bankası çok taraflı resmi bir kuruluş statüsündedir. Banka nın temel görevi, sistematik bir şekilde değerlendirilmiş, dikkatle seçilerek hazırlanmış, usulüne uygun şekilde onaylanmış, uygulanması yakından izlenecek belirli projelere kredi sağlamaktır. Günümüzde kurulduktan sonra hızlı bir gelişim gösteren Dünya Bankası nın neredeyse, tüm siyasal ekonomik ve kamu yönetimine ilişkin tartışmaların odağında yer aldığı gözlemlenmektedir. IMF ve Dünya Bankası, dünya ekonomisini yönlendirmede etkili kuruluşlardır. Tereddütsüz bu kuruluşlar özellikle az gelişmiş ülkeler için çok önemlidir. Bu kuruluşlar faaliyete geçtikleri tarihten itibaren hem üye ülkelere krediler vererek ve dış yardımlar sağlayarak hem de teknik yardım ve danışmanlık hizmetleriyle, günümüzde gelişmiş ülke kategorisine ulaşmış ülkelerin ekonomik, siyasi ve sosyal koşullarının iyileşmesi yönünde çalışmışlardır. Dünya Bankası, bazı çevreler tarafından bir uluslararası yardım kurumu gibi algılanmakta, hatta az gelişmiş ülkelerin büyüme ve ekonomik kalkınmaları için ihtiyaç duydukları finansmanın tek kaynağı biçiminde sunulmaktadır. Yalnızca az gelişmiş ülkelerin yatırım projelerine bankanın sağladığı krediler nedeniyle çok önemlidir demek hatalı olur. Bundan daha önemli olan nokta bu bankanın uluslararası piyasalardaki risklerden koruyan örgüt konumudur. 113
118 Günümüzde Dünya Bankası, Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası (IBRD) ile Uluslararası Kalkınma Birliği (IDA) için kullanılan tek isim haline gelmiştir. Kurulduğunda öncelikli görevi savaştan sonra Avrupa nın hızla imarı iken, kalkınma konusu ikinci planda kalmıştır. Geçen zaman içinde bu iki kuruluşun, gelişmekte olan ülkelere düşük faizli kredi, faizsiz kredi ve hibeler sağlayarak uluslararası topluluğun yoksulluğunun azaltılması ve ekonomik kalkınma arasındaki ilişki anlayışı hızla gelişmiştir. Uluslararası piyasalardan borçlanamayan veya borçlansalar da yüksek faiz oranlarını kabul etmek zorunda kalan düşük gelirli ülkelere genellikle, temel hizmetlerini sağlayabilmek için Dünya Bankası'ndan hibeler, faizsiz krediler ve teknik yardım yapılmaktadır. Bu krediler için geri ödeme süresi yıl olup, 10 yıllık ödemesiz bir dönem sözkonusudur. Bu yardımlara ek olarak gelişmiş ülkelerden doğrudan katkılar ve krediler de sağlanmaktadır. Dünya bankasının kuruluşu Artides of Agreement of the IBRD adı verilen anasözleşmeye dayanmaktadır. Ana sözleşmenin içeriği zamanla çeşitli değişikliklere uğrasa da, gelişmekte olan ekonomileri etkileyen krizler, acil durumlar ve savaş sonrası rehabilitasyon ihtiyaçları bankanın faaliyetleri arasında önemli bir yer oluşturmaya devam etmiştir. İlerleyen zaman ve değişen dünya konjonktürüne paralel olarak Dünya Bankası nın faaliyetlerinde ve ana sözleşmesinde belirtilen misyonunda dönüşümler gözlemlenmiştir. Bu dönüşümlerde küreselleşmenin hızla genişleyen boyutu ve bu durumun az gelişmiş ülkeler üzerindeki negatif etkileri, başta Dünya Bankası olmak üzere, uluslararası kuruluşlara ciddi eleştiriler yöneltilmesine neden olmuştur. Küreselleşmenin zengini daha zengin fakiri ise daha fakir yapan uygulamalarının gelişmekte olan ülkelerdeki yoksul insanların üzerindeki yıkıcı etkilerinin azaltılması açısından, başta Dünya Bankası olmak üzere, uluslararası kuruluşlara dengeleyici politikalar yürütmeleri noktasında önemli görevler düşmektedir. Öncelikli hedefi uzun vadede yoksulluğun azaltılması ve ekonomik gelişmenin sağlanması olan Dünya Bankası nın, anasözleşmesinin 1. maddesi bankanın kuruluş amacına ayrılmıştır. Bu maddede yer alan hükümlere göre bankanın kuruluş amacı özetle; Savaştan çıkmış ve harap olmuş üye ülkelerin, tüm kayıplarının ve yıkımlarının telafi edilerek kalkınma ve yeniden yapılanma çabalarına, kazançlı sermaye yatırımları aracılığıyla destek vermek aynı zamanda gelişme yolundaki ülkeleri kazançlı imkânları ve kaynaklarını geliştirmeleri için özendirmek, Özel yabancı yatırımlara garantör olmak ya da krediye katılarak desteklemek; özel sermayenin yetersiz olduğu yerlerde ise kendi kaynaklarını kullanarak destek vermek, Kalkınma amaçlı uluslararası yatırımları uluslararası ticaretin gelişmesi ve ödemeler dengesi istikrarının sürdürülebilmesi için özendirmek, Başka kanallardan kredi sağlanmışsa, bu kredileri yeniden düzenlemek ya da garanti etmek suretiyle daha yararlı ve acil projelerde öncelikle kullanılmasını sağlamak, Savaş döneminden barış dönemine geçişte mümkün olan en uygun koşulların sağlanmasına yönelik uluslararası yatırımları yönetmektir. Sermaye ve Oy Dağılımı Dünya Bankası 10 milyar sermaye ile kurulmuştur. Banka nın sermayesi başlangıçta ABD doları cinsinden belirlenmiş ancak, ABD dolarının altın ile doğrudan bağlantısı sona erdirilince, sermayenin değerlendirilmesine ilişkin sorunlar gündeme gelmiştir. Bunun üzerine Banka nın yönetim kurulunun aldığı kararla sermaye SDR cinsinden ifade edilmeye başlanmıştır. Dünya Bankası, IMF deki kota sisteminden daha farklı bir sermaye yapısına sahiptir. Dünya Bankası, üye ülkelerin IMF deki kotalarının miktarını esas alarak sermaye paylarını tahsis etmektedir. Üye ülkelerin semaye payı miktarları IMF deki kota miktarları kadar önemli değildir. Üye ülkelerin Dünya Bankası nda sermaye payı miktarlarının yüksek olması yüksek kredi kullanımı hakkı tanımaz. Dünya Bankası na üye her ülke 250 adet sabit oya sahiptir. Bu rakam sermaye artırımlarından ya da sermaye miktarından etkilenmez. Çünkü Banka da üye ülkelerin oy gücünü, üye ülkenin sermaye payına göre belirlenen değişken oy sayısı etkiler. Üye ülkeler açısından Dünya Bankası nın karar ve uygulamalarında etkin olabilmelerinde temel ölçü oy güçleridir. 114
119 Günümüzde Dünya Bankasının Faaliyetleri İçin İhtiyaç Duyduğu Fonları Sağladığı Kaynaklar Banka nın az gelişmiş ülkelere proje ve program kredileri kullandırarak değerlendirdiği finansman kaynakları; Piyasa rayici üzerinden faiz uygulayarak kullandırdığı kredilerin faiz geliri, Tahsis edildiği halde henüz borçlusu tarafından kullanılmayan kredilerde Taahhüt Komisyonu olarak %075 oranında uygulanan faiz geliri, Mevzuatı gereğince sermaye payı sahibi ülkelere dağıtılmadığı için finansman kaynağı olan bankanın elde ettiği kârı, Bankanın elindeki kaynakları çeşitli hisse senedi, bono ve tahvil piyasalarında değerlendirerek elde ettiği gelir olarak sıralayabiliriz. Banka, bir ülkeye kredi kullandırmadan önce, kredinin kullanılacağı proje ile ilgili projenin kârlılığı, kendisini kısa dönemde finanse edip etmeyeceğine ilişkin araştırmalar yapar ve krediyi kullandıracağı ülkeden devlet garantisi talep eder. Bunların yanında krediyi kullanacak ülkenin ekonomik durumu, dış ödemeler dengesindeki gelişmeler ve borcunu zamanında ödeyip ödeyemeyeceği de titizlikle araştırılır. Sonuçta kredilerin Banka ya döviz olarak ödenmesi gereklidir. Bankanın faaliyetlerini anlamak açısından kredi anlaşmaları hakkında bilgi verilmesi kolaylık sağlayacaktır. Dünya Bankası nın finansman kaynakları nelerdir? Dünya Bankası Kredi Anlaşmaları Kalkınmayı sağlayabilmek uzun soluklu ve çaba gerektiren bir süreçtir. Ortak çabayı gerektirir ve toplumun hemen her kesimindeki değişim ile yakından ilgilidir. Bu; doğru ekonomik ve mali politikaları kapsar. Dünya Bankası, temel amacı olarak sık sık dile getirdiğimiz yoksulluğu azaltmak hedefine ancak sürdürülebilir ekonomik kalkınmayı desteklemek suretiyle ulaşabilir. Ekonomik kalkınma tek başına yeterli olmayacaktır. Kalkınma, insani gelişme, kara, hava, demiryollarının yapımı, hukuki kuralların uygulamaya koyulması, kadın haklarına ilişkin düzenlemelerin yapılması ve kabul edilmesi, ayrım yapılmadan herkese eşit eğitim politikasının benimsenmesi, yolsuzlukla mücadele edilmesi, çevrenin korunması vb. bakımlardan uygun seviyeye getirilmesi demektir. Bunu sağlamak için dengeli bir şekilde ekonomik ve sosyal programların uygulamaya konması gereklidir. Kalkınma amacına yönelmiş olan sürekli değişimlerin tamamı ile ilgili olan hükümetler, banka benzeri kurumlar, özel sektör vb. aralarında işbirliğini sağlayarak neye ihtiyaç olduğunu belirlemeli ve programları uygulamalıdır. Bu açıklamamız Dünya Bankası nın ne amaçla kredi verdiğine ışık tutacaktır. Banka, Faaliyete geçtiğinde yalnız, kalkınma hedeflerine ulaşmaları için gelişmekte olan ülkelerin yatırım projelerine kredi verirken, toplumsal yapıların tamamını değiştirebilecek programları da amaçlarına dahil etmiştir. Banka nın misyonundaki bu değişiklik, Banka nın geleneksel yatırım kredisi anlaşmalarına ilave olarak 1980 yılı itibariyle, az gelişmiş ya da gelişmekte olan ülke hükümetleriyle, Uluslararası Para Fonu nun enstrümanlarından biri olan Stand by Anlaşmalarına benzeyen Yapısal Uyarlanma Kredisi Anlaşmaları ile daha dar kapsamlı Sektörel Uyarlanma Kredisi Anlaşmalarını imzalamaya başlamasıyla sonuçlanmıştır. Günümüzde bu kredi anlaşmalarının daha esnek yapılara kavuşarak yelpazenin genişlediğini söyleyebiliriz. Bu nedenle kredi anlaşmalarının ana hatlarıyla sınıflandırılması ve özellikleri hakkında bilgi verilmesi, Banka faaliyetlerinin anlaşılmasına yardımcı olacaktır. Dünya bankasının imkânları krediler ve diğer imkânlar olarak ikiye ayrılabilir. Bu örgütün kredileri; Belirli bir kamusal projeyi finanse etmeye yönelik ilk kuruluşundan bu yana Dünya Bankasının gelişmekte olan ülkelerin kalkınmasına yardım edecek projelerin finansmanı için sağladığı yatırım kredileri, 115
120 IMF in araçlarından biri olan Stand by Anlaşmalarına benzeyen Uyum Kredisi Anlaşmaları, kredi alan ekonomik açıdan zayıf ülkelerin herhangi bir yatırımının finansmanını sağlamaya yönelik olarak değil, o ülkenin, uyarlanılması istenilen sisteme entegrasyonunu sağlayacak şekilde kendini dönüştürmesi öngörülerek hazırlanan belirli bir sektörü iyileştirmeye ya da yapısal değişimi gerçekleştirmeye yönelik uyum kredileri, (Bankanın kullandırabileceği Uyum Kredileri ise, Mali Sektör Uyum Kredisi, Tarım Sektörü Uyum Kredisi ve Sosyal Güvenlik Sistemi Uyum Kredisidir.) Dünya Bankası nın 90 lı yıllarda dünya politikası alanında yeni roller üstlenmesi ve karşılaşılan bazı somut sorunlar, kredi verme politikasında da Bankanın yeni adımlar atmasını gerekli kılmıştır. Çünkü bu gelişmeler, geleneksel yatırım projesi kredi anlaşmalarının çekiciliğini göreli olarak kaybetmesine neden olmuştur. Uyum kredisi anlaşmalarına ilişkin üye ülkelerde artan muhalefet nedeniyle, dayandıkları programların uygulanması zorlaşmıştır. Gelişmiş ve/veya gelişmekte olan üye ülkelerin değişen ihtiyaçlarını karşılayabilmek için Banka, daha esnek ve karma yapıda kredi anlaşması biçimleri geliştirmiştir. İşte bu iki kredinin karışımından oluşan kredi türünü karma krediler olarak sınıflandırabiliriz. Kredi verilen az gelişmiş üye ülkelerin, kişi başına düşen GSMH temel alınarak, Dünya Bankası tarafından kredilerin geri ödeme süreleri tespit edilmiştir. Buna göre kredilere; En yüksek gelir grubundaki ülkeler 3 yılı ödemesiz olmak üzere 15 yıl vade, Orta gelir grubundaki ülkeler için 4-5 yılı ödemesiz olmak üzere 17 yıl vade, (Türkiye bu gruba dâhildir.) Düşük gelir grubundaki ülkeler için 5 yılı ödemesiz olmak üzere 20 yıl vade uygulanmaktadır. Bu krediyi kullanan üye ülke kendisinin seçeceği yöntem ile geri ödemeyi gerçekleştirir. Üye ülke, ya geri ödeme tutarının, (alınan toplam kredi ödemesiz dönem dışında kalan) yıl sayısına bölünerek, her yıl için eşit miktarda ödemenin yapılacağı Eşit Miktarlı Ödeme Yöntemini seçecektir. Ya da geri ödeme tutarının, toplam kredi miktarının ödemesiz dönem dışında kalan yıllara, düşük miktardan başlayıp, giderek artan miktarlarla yayılarak yapılacak Artan Miktarlı Ödeme Yöntemini tercih edecektir. Diğer imkânlar arasında Banka nın yönettiği fonlardan sağlanan destek ve hibeler ile diğer kuruluşlarla birlikte yapılan ortak finansman ve garanti yer alır; Proje Hazırlama İmkânı: Dünya Bankasının kredilerine ihtiyacı olan üye ülkenin projenin hazırlanması için gerekli teknik ve finansal olanakları bazen yeterli olmamaktadır. Bu durumda ülkenin talep etmesi halinde Banka, proje hazırlama imkânı adı altında bir avans verir. Küresel Çevre Kolaylığı: Dünyamızın biyolojik çeşitliliğinin korunması, ozon tabakasının gördüğü zararın telafi edilebilmesi ve korunması, üretimde kullanılan yakıtın ve teknolojinin temiz olması, uluslararası suların korunması gibi konularda yapılması düşünülen yatırımları desteklemek için oluşturulmuş bir kolaylıktır. Dünya Bankası nın Üyeleri ve Türkiye ile İlişkileri IMF üyesi olan her ülke, Ana Sözleşmesi gereği Dünya Bankası na üye olabilir. Az gelişmiş ülkeler, Banka dan kalkınmaları için ihtiyaç duydukları finansmanın ve diğer farklı desteklerin sağlanması amacıyla Dünya Bankasına üye olurlar. Gelişmiş ülkeler ise, hem Dünya Bankası yönetiminde sahip oldukları oy güçlerini kullanarak dünya politikasında etkili olmak hem de Banka nın finanse ettiği yatırım projelerinin uygulanmasında, kendilerine ait firmalara iş verilmesini sağlamak amacıyla üye olurlar. Dünya Bankası nın üye ülke sayısı 186 dır.türkiye 1947 yılında Dünya bankasına üye olmuştur. Dünya Bankası, üye ülkelerle kamu kesimi üzerinden ilişki kurar. Bu iki temel nedene dayanır. İlki ana sözleşmesi gereği Banka nın sadece üye ülke hükümetine veya hükümet garantisi altında bir kamu kurumuna borç verebilmesidir. Diğeri ise, Banka nın faaliyetlerinde ihtiyacı olan bilgilerin genellikle kamu kesiminin elinde bulunmasıdır. Üye ülkeler, Dünya Bankası ile ilişkilerini mali ajan tayin ettiği hazine, merkez bankası veya benzeri mali yönetimin üst düzey kurumlarından biri ile yürütmek zorundadır. (Ana sözleşme III/2 md.) Ayrıca, üye ülkeler, ülke parası cinsinden sermaye yükümlülüğünü korumak açısından merkez bankasını ya da bu görevi üstlenen başka bir kurumunu muhafaza kurumu 116
121 olarak atamalı ve bunu da Dünya Bankasına bildirmelidir. Ülkemizde mali ajan olarak Hazine Dünya Bankası ile ilişkileri yürütürken, TC Merkez Bankası muhafaza kurumu olarak görevlidir. Dünya Bankası nın Türkiye de bir temsilciliği vardır. Türkiye nin son yıllarda tahsis edilen kredi için kullanmadığı artık oranı fazlalaşmıştır. Bu kredilerin zamanında kullanılmaması çeşitli nedenlere dayanmaktadır. Yine de Türkiye Banka nın imkânlarından yararlanan ülkeler arasında iyi bir konumdadır. Dünya Bankası ndan alınan kredilerin kullanılmasında karşılaşılan sorunlar; Öncelikler iyi belirlenemediği için zamanında ve yeterli miktarda kredilere iç kaynak ayrılamaması, Yatırım ve uyum kredileri anlaşmalarında taahhütlerin geç yerine getirilmesi/getirilememesi veya bazı olumsuzlukların ortaya çıkması, Dünya Bankası nın önceden kullandırdığı krediler ile yapılan düzenlemelerin zamanla verim kaybına uğraması, proje uygulamalarında farklı birimler arasında gerekli olan işbirliğinin sağlanamaması, Hükümet ve yönetim değişikliklerinin kısa sürelerde tekrarlanmasının Dünya Bankası kredileriyle devam ettirilen bazı projelerin önceliğini yitirmesine ya da uygulamanın yavaşlatılmasına hatta durdurulmasına neden olması, Proje ya da programın devamlılığı açısından gerekli mevzuat düzenlemelerinin yapılamaması olarak sıralanabilir. Dünya Bankası nın Organizasyonu Dünya bankası genel anlamda bir banka değildir. Birleşmiş Milletler (BM) in bir uzmanlık kuruluşudur. Dünya Bankası nın organizasyon şekli IMF ile aynı yapıdadır. Bu yapıyı anonim şirketlerdeki hisse senedi sahiplerinin genel kurul görevini üstlenen Guvernörler Kurulu, yönetim kurulunun görevlerini üstlenen İcra Direktörleri Kurulu ve bu kurulun kararlarını uygulamaktan sorumlu Başkan, uluslararası kalkınma konularının görüşülerek, tartışıldığı Kalkınma Komitesi ve tabiî ki Dünya Bankası personeli oluşturmaktadır. Üye ülkelerin genellikle ekonomiden sorumlu ya da maliye bakanı (üst düzey bir bürokratta olabilir)guvernör olarak görev yaptığı Guvernörler Kurulunda ülkesi adına oy hakkına sahiptir. İcra Direktörleri Kurulu ise, ABD, Almanya, Fransa, İngiltere, Japonya olmak üzere atanmış ve 19 u da seçilmiş olmak üzere 24 kişilik bir kuruldur. Atanmış üyeler sadece kendi ülkelerini temsil ederken, seçilmiş üyeler bir grubu temsil eder. Yönetim Kurulu IBDR başkanını seçer ve başkan, hem Dünya Bankası Grubu nun hem de Yönetim Kurulu nun Başkanı olur. Bazı istisnai durumların dışında oy hakkı yoktur. Dünya Bankası başkanı geleneksel olarak ABD vatandaşı olmaktadır. Personel sayısı yaklaşık olarak civarındadır. Dünya Bankası Grubunu oluşturan bu kurumların tümünün başkanlığını Dünya Bankası (IBRD) başkanı üstlenmiştir. Uluslararası Kalkınma Birliği (IDA) Kuruluşu ve Üyeleri ABD Senatörü M.Monroney in gelişmekte olan ülkelerin Dünya Bankası nın sağladığı kredilerden daha elverişli koşullarda kredi kullanabilmeleri için 1958 yılında ortaya attığı görüşü yeni bir uluslararası kuruluşa öncülük etmiştir. Bu görüşün temelinde düşük faizli, uzun vadeli ve kolay ödenebilir taksitlerle finansman sağlayacak yeni bir kuruluş yatmaktadır. Bu kuruluş, ayrı bir tüzel kişiliği olan ve IBRD ye bağlı olan Uluslararası Kalkınma Birliği (IDA) dır ve 8 Kasım 1960 yılında çalışmalarına başlamıştır. IBRD üyeleri IDA nın kurucu üyeleridir. IBRD ye üye ülkenin üyeliği sona erer veya askıya alınırsa aynı şekilde IDA üyeliği de sona erer ya da askıya alınır. Türkiye kurucu üye olmakla birlikte, günümüzde kişi başına geliri arttığı için bu kuruluştan kredi kullanmamaktadır. Ancak, IDA ya katkıda bulunan ülke konumundadır. Daha önce kullanmış olduğu kredilerin çok uzun zamana yayılan geri ödeme planı nedeniyle, Türkiye nin IDA ile borç ilişkisi devam etmektedir. 117
122 IDA tarafından, piyasa koşullarında borçlanma kapasiteleri çok düşük veya hiç olmayan en yoksul kesime örneğin Afrika gibi üye ülkelerin kalkınması için oldukça düşük hatta sıfır faizli, daha uzun geri ödemesiz dönem (10 yıl) ve vade (35-40 yıl) koşullarında krediler verilmektedir. IDA nın bu amacına uygun olarak 1961 yılında Şili, Honduras, Hindistan ve Sudan ilk kez borçlanan ülkeler olmuştur. IBRD ve IDA Dünya Bankası Grubu içinde faaliyet gösteren tüzel kişilerdir. Aynı personel ile aynı standartlarla projeleri değerlendirirler. Merkezleri aynıdır. Ancak, IDA, Dünya Bankasından ayrı sermayesi, kaynakları bulunan bir kurumdur. Bu yüzden hesapları IBRD den ayrı tutulur ve saklanır. IBRD ve IDA birbirlerinin karar ve yükümlülüklerinden sorumlu değillerdir. IDA ile Dünya Bankası (IBRD) arasındaki farklılıkları şu şekilde sıralayabiliriz; Her iki kuruluş da üye ülkelere uygun koşullarda proje ve program kredisi verir. Ancak, IBRD, gelişmekte olan ülkelerin tamamına kalkınmaları için kredi kullandırırken, IDA ise belli bir meblağın altındaki kişi başına milli geliri ve her yıl güncellenen bu rakamı ifade eden fakirlik çizgisi altındaki üye ülkelerin kalkınmalarına destek olmak için kredi verir. IBRD, gelişmekte olan ülkelere kredi kullandırmadan önce bu ülkenin ödemeler dengesine ne kadar yük olacağı konusunda çok fazla hassasiyet göstermezken, IDA bu konu üzerinde titizlikle durarak kredi kullandırır. IBRD kullandırdığı kredi için piyasa faizine yakın bir faiz uygularken, vadesini piyasaya göre daha uzun belirleyebilir. IDA ise gerekirse sıfır faizli ve 10 yıla kadar ödemesiz, yıl gibi uzun vadelerle kredi verebilir. Üye ülkelerin IDA sermayesine katılım payları IBRD sermayesine katılımlarıyla orantılı olarak belirlenmektedir. IDA'nın üyeleri sermaye katılım payları açısından iki kısıma ayrılabilir. I.Kısım üyeleri, çoğunlukla IDA'nın kaynaklarına katkıda bulunan gelişmiş ülkelerden oluşur. II. Kısımda ise diğer ülkeler yer alır. IDA'ya katılacak yeni bir üyenin ilk girişteki zorunlu sermaye katılım payı onun Banka'daki taahhüt edilmiş sermaye katılımının sabit bir aritmetik oranına göredir. IDA ya verilen sermaye katılım parasının cinsinin ne olacağı üye ülkelerin bulunduğu gruba göre değişim gösterir. I.Kısım daki ülkeler sermaye katılım paylarını ve ilave katkılarını konvertibl bir para ile öderlerken, II. Kısım daki üye ülkeler ödeyecekleri paylarının %90 ını ülke paraları cinsinden ve %10 unu konvertibl para ile ödemek zorundadırlar. II. Kısım a üye ülke, %90'lık tutar için ciro edilemeyen, faizsiz ve vadesiz senet kullanılabilir. Kurumsal Yapısı Mali açıdan birbirlerinden bağımsız olan iki kuruluş, faaliyetlerini ortak bir yönetim organizasyonu altında göstermektedir. Yönetim organizasyonu; Guvernörler Kurulu, İcra Direktörleri Kurulu ve Başkan ve Yardımcılarından oluşan Başkanlık oluşturmaktadır. Banka nın yönetiminde son karar merci olan Guvernörler Kurulu, üye ülkeler tarafından atanan bir asil bir de yedek kamu görevlisinden oluşur. 24 üyesi olan İcra Direktörleri Kurulu nun 5 üyesi oy gücü en yüksek olan ve en fazla katkıda bulunan üye ülke temsilcilerinden oluşur. Diğer üye ülkelerin oylarıyla kalan 19 üye seçilerek göreve gelir. Guvernörler Kurulu ve İcra Direktörleri Kurulu IBRD ile her türlü nitelik bakımından eşittir. Ayrıldıkları nokta üye ülkelerin oy haklarının IBRD den farklı olmasıdır. IDA ya üye her ülke 500 oy hakkına sahiptir. Ancak üye ülke dolarlık sermaye taahhüdünde bulunursa ona ilave olarak 1 oy hakkı tanınır. IBRD ve IDA nın başkanı aynı kişidir ve Başka nın IBRD de olduğu gibi IDA da da oy hakkı bulunmamaktadır. İcra Direktörleri Kurul unda oylarda eşitlik olması durumu istisnadır. Her iki kuruluşun personeli aynıdır. IDA İcra Direktörleri Kurulu ile IBRD İcra Direktörleri Kurulu aynıdır. Ancak, farklılık Kurul daki üyelerin oy güçlerinin aynı olmamasından kaynaklanmaktadır. İcra Direktörleri Kurulu, Banka nın günlük işlerini yürütmekle sorumludur. Kurul toplantıları, IBRD, IDA ve IFC nin İcra Direktörleri aynı kişilerden meydana geldiği için her üç kuruluşu da içinde bulunduracak şekilde gerçekleştirilir. Başkanın görev süresi beş yıldır ve seçimle iş başına gelir. Geleneksel olarak en yüksek oy hakkına sahip ülkelerin aday gösterdiği kişiler arasından seçilir. Başkanın görev süresi bittiğinde yeniden seçilmesi mümkündür. 118
123 Mali Yapısı IDA nın sağlamış olduğu fonların en önemli kaynağını üye ülkelerin sermaye katılımları oluşturmaktadır. Kotası yüksek olan ABD, İngiltere, Japonya, İtalya, Fransa, Almanya ve Kanada gibi gelişmiş ülkeler, her üç yılda bir IDA ya kaynak aktarırlar. Bu ülkeler, dünya ekonomisindeki gelişmelere paralel olarak, fona olan katkılarını şartlara göre yenilemek için belirli aralıklarla toplanırlar. Diğer mali kaynakları ise, IDA üyesi gelişmiş ülkelerin ilave katkıları ve IDA dan borçlanan ülkelerin geri ödemeleri ile IDA nın yatırım gelirleri ve IBRD nin net gelirlerinden yapılan transferlerdir. IDA, IBRD gibi elindeki kaynakları çeşitli hisse senedi, bono ve tahvil piyasalarında değerlendirerek büyük ölçekte borçlanma yolunu tercih etmez. Bu IDA için oldukça maliyetli bir fon sağlama yoludur. Yüksek maliyetle sağladığı bu kaynağını çok uygun şartlarda üyesi ülkelere kullandırması mümkün değildir. IDA kurulduktan bir süre sonra elindeki kaynakların yetersizliğinden yeni kredilere kaynak yaratmak için Eylül 1963 yılında gelişmiş ülkelerden 753 milyon dolarlık sermayeye ek olarak katkı yapmaları talep edilmiştir. Bu şekilde ilk kaynak artırımı gerçekleştirilmiştir. Bunu takiben ikinci artırım milyon dolar olarak Temmuz 1969 da gerçekleşmiş ve 18 gelişmiş ülkenin ve II. Kısım da yer alan İrlanda, İspanya ve Yugoslavya nın katılımı ile Eylül 1972 de milyon dolarlık üçüncü aktarım ile IDA ya kaynak yaratılmıştır. Bu artırımdan sonra I. Kısım daki üye ülkelerin sermayeye ek katkıları oranında oy güçlerinde artış sağlanmıştır. II. Kısım daki ülkelere sermayeye ek katkı sağlama hakkı tanınarak grup oylarının azalmaması sağlanmıştır. Bundan sonrada üye ülkeler tarafından birçok kez sermayeye ek olarak artırımlar yapılmış ve IDA ya fon tahsis edilmiştir. IDA Kredileri IDA nın kullandırdığı krediler Kalkınma Kredileri olarak adlandırılır. Dünya Bankası, daha fazla ihtiyacı olan ülke ile borç ilişkisinde bulunmak ve avantajlı koşullar ile kredi sağlayabilmek için kredi anlaşmaları çerçevesinde ve üye ülkenin kalkınma seviyesinin yükseltilmesi amaçlı bir proje kapsamında kaynaklarını değerlendirmesi amacıyla IDA nın faaliyete geçmesini sağlamıştır. IDA kullandırdığı kredilerle desteklediği projelerin ekonomik açıdan kâr getirmesinden daha çok sosyal faydasının büyüklüğü ile ilgilenmektedir. Ancak verilen kredinin üye ülkenin ihtiyaçları ve imkânları ile ters düşmemesi gereklidir. Kredi verilecek proje, kamu yatırımı olmalıdır. Çok uygun koşullarla 10 yılı ödemesiz ve yıl vadeli kullandırılabilen IDA kredileri imtiyazlı sınıfa dahil kredilerdir. IDA nın kullandırdığı kalkınma kredilerine uygulanan taahhüt komisyonu kredinin kullanılmamış bölümüne yıllık %0,75 dir. Az gelişmiş ülkelerin, toplumsal ve kurumsal yapılarında dönüşüme yol açacak kalkınmalarının sağlanması için, IDA kredileri en fazla tarım, sağlık, nüfus ve beslenme ile ilgili projelere ayrılmıştır. Bu sektörlere yönelik projelere ayrılan kredi miktarı zaman içinde artmıştır. Uluslararası Finans Kurumu (IFC) Kuruluşu ve Üyeleri Bazı üye ülkelerin hükümetleri IBRD ve IDA nın sadece kamu kesimine kredi kullandırması eğer özel kesim yatırımları için kredi verilecekse devlet garantisi talep etmesi, kesin olarak hükümetten geri ödeme garantisi istemesi gibi şartları yerine getirmekte isteksiz olabilmektedir. Bu eksikliğin telafisi için ABD başkanı Harry S.Truman ın Truman Doktrini çerçevesindeki girişimi ile Birleşmiş Milletler Örgütü yeni bir kuruluşun çalışmalarını başlatmıştır. Sonuçta IBRD den farklı olarak, özel sektör aracılığıyla ekonomik kalkınmayı geliştirmek amacıyla 1956 yılında Uluslararası Finans Kurumu (IFC) kurulmuştur. IFC nin vizyonu Dünya Bankası Grubu nun gelişmekte olan üye ülkelerindeki hayat standartlarını iyileştirmek ve fakirlikten kurtulmak için fırsatlar yaratmaktır. IFC nin Ana Sözleşmesinin birinci maddesinde temel kuruluş amacı, Dünya Bankası nın üye ülkelere yönelik faaliyetlerini desteklemek için, üye ülkelerde, özellikle daha az gelişmiş bölgelerdekilere öncelik tanınarak, kazançlı özel kesim kuruluşların gelişmesini ve büyümesini teşvik ederek ekonomik kalkınmaya daha fazla katkıda bulunmaktır. hükmü ile açıklanmıştır. IFC, özel sektör yatırımcılarının riskli bulduğu ya da yatırım yapmaktan kaçındığı bölge ve sektörlerde yatırım yapmak için fon sağlar. Yerli ve yabancı yatırımcıları 119
124 bir araya getirerek yabancı sermayenin gelişmesini teşvik edecek ortam yaratmaya çalışır ve bu amaçla danışmanlık yapar. IFC nin Dünya Bankası Grubu içindeki önemi ve etkinliği, uluslararası sermaye ve mal hareketlerine ilişkin sınırlamaların kalktığı globalleşen dünyanın şartlarına uygun olarak artış göstermektedir. Özel sektörün, ekonomik büyüme, gelir ve istihdam artışının esas kaynağı olması nedeniyle Dünya Bankası Grubu doğrudan, gelişmekte olan ülkeler için özel sektörün öncülüğünde bir kalkınma modeli önermektedir. IFC; Özel sektörün gelişme göstereceği, karayolları, enerji, telekomünikasyon, bilişim teknolojisi, petrol ve gaz, endüstri gibi birçok sektöre destek vererek doğrudan ülke kalkınmasına yardımcı olan bir kuruluştur. IFC özel sektör yatırımlarının gelişiminin sürekliliğini sağlamak açısından aşağıdakileri yapmaktadır; Hızla globalleşen dünyaya uygun olarak özel sektör projelerine finansman yaratmak, Globalleşen dünyada özel girişimcilere destek olabilmek için uluslararası finansal piyasalarda finansmanı harekete geçirmek, Özel girişimcilere ve az gelişmiş üye ülkelerin hükümetlerine teknik yardım sağlamak ve önerilerde bulunmak, Özel girişimcilere uzun vadeli kredi, garanti ve risk yönetimi sağlamak ve yerel girişimcilerle uzun vadeli ilişkiler kurmak. Az gelişmiş üye ülkelere özel kesiminiktisadi veya sosyal amaçlarına ulaşabilmeleri için maddi destek ve hukuki kolaylıklar şeklinde destek vermek ve IBRD nin faaliyetlerini tamamlamaya yönelik bir kuruluş olarak IFC, 20 Şubat 1957 de Birleşmiş Milletlerin bir ihtisas kuruluşu olmuştur. IFC sözleşmesinde 31 Aralık 1956 tarihine kadar sözleşmeyi onaylayan ülkeler, IFC nin kurucu üyeleridir. IFC ye üye olabilmek, Dünya Bankası na üye olma koşuluna bağlıdır. IBRD üyeliği sona eren ya da askıya alınan üyeler için IFC deki üyelikleri de sona erer veya askıya alınır. Türkiye IFC ye kurulduğu yıl üye olmuştur. Yapısı, Yönetimi ve Oy Dağılımı Örgüt yapısı IBRD ve IDA ile aynıdır. Ancak IFC ayrı bir tüzel kişiliğe sahip olmasına rağmen IBRD ile sıkı bağları vardır. En yetkili organı Guvernörler Kurulundaki guvernör ve yardımcılarından oluşur. Dünya Bankası Başkanı aynı zamanda IFC nin başkanlık görevini de yürütmektedir. Başkanın oy hakkı yoktur. IFC, Dünya Bankası Grubunun diğer kurumlarıyla koordineli bir şekilde faaliyetlerini sürdürür. Ancak, yasal ve mali açıdan bağımsızdır. Guvernörlerin her biri için IBRD ve IFC deki oy güçleri değişir. Guvernörler Kurulu eğer bazı çok önemli yetkileri hariç yetkilerini İcra Direktörleri (Yönetim Kurulu) ne devretmişse IBRD nin Yönetim Kurulu aynı zamanda IFC nin de Yönetim Kuruludur. Devredilen yetkiler çerçevesinde kuruluşun faaliyetlerinin yürütülmesinden sorumludur. IFC nin IBRD den farklı olarak kendi personeli vardır. Her ne kadar IBRD ile aynı kuruluş gibi görünse de bağımsız bir statüye sahiptir. Bağımsız olarak IFC bilanço ve yıllık raporları kendisi ayrı düzenler ve fonları da ayrı tutulur. Anlaşılacağı üzere IFC kendi sermayesine, ayrı hesaplara, kendi personeline ve departmanlarına sahip olmasına rağmen, faaliyetlerinin oryantasyonunda prensipleri çerçevesinde, Dünya Bankasıyla ortak hareket etmektedir. IFC üyelerinin oy gücü, sabit ve değişken oy sayılarının toplamının IFC toplam oy sayısına bölünmesiyle bulunur. Bu uygulama IBRD de olduğu gibidir. Sabit oy sayısı daha önce bahsettiğimiz gibi 250 adettir. Değişken oy sayısı ise her yüz dolarlık kısım bir hisse sayılarak sermayenin bine bölünmesiyle bulunur. Sabit oylar ve değişken oylar toplamı IFC ye üye ülke için toplam oy sayısını ifade eder. Bu kuruluşta kararlar oy çokluğu ile alınır. Türkiye IFC de İcra Direktörleri Kurulu nda IBRD aracılığı ile temsil edilmektedir. Türkiye IBRD ve IDA daki oy gücüne kıyasla IFC de daha güçlü bir konuma sahiptir. Hazine IFC ilişkilerinde Türkiye yi temsil etmektedir. IFC Kredileri ve Mali Yapısı Uluslararası Finans Kurumunun mali kaynaklarını IBRD den alınan borçlanmalar, üye ülkelerin sermaye katkıları, net gelirler ve diğer kaynaklar olarak sıralayabiliriz. Üye ülkelerin sermaye katılım payları ve buna bağlı olarak oy güçleri Dünya Bankası ndan farklıdır. Kuruluş faaliyetlerinden net kazanç sağlamaktadır. Kuruluş IBRD den borçlanarak da fon sağlamaktadır. Kuruluşun hisse senedi satışlarından elde ettiği kazançları veya uluslararası finans piyasalarından borçlanarak fon sağlaması da diğer kaynaklara örnek verilebilir. 120
125 IFC özel sektör yatırımlarını desteklemek için ya direkt kredi verir ya da özel girişim firmalarının sermaye pazarlarında hisse senetlerini alarak dolaylı yoldan destek sağlar. IFC nin kaynakları limitsiz olmadığından özel girişimi desteklemek için ilgili kuruluşlara diğer sermaye girişimcileri ile buluşmaları ve kaynak sağlamalarında da aracılık eder. IFC nin kamu kesimi için kredi kullandırma politikası olmamasına rağmen kamunun ortak olduğu ancak, yönetiminde bulunmadığı kuruluşlara da kredi desteği sağlayabilir. IFC özel kuruluşlara vermeyi planladığı krediler için kamunun garantisini istemez. Ancak, özel kuruluşun bulunduğu bölge hükümeti eğer ilgili kuruluş için olumsuz istihbarat verirse, bu tür kuruluşlara kredi vermekten çekinir. IFC dolaylı yoldan özel girişimcileri desteklemeye karar verirse, hisse senetlerini alacağı firmanın yönetimini almasını sağlayacak %51 pay almamaya özen gösterir. IFC kullandırdığı kredilerde, bir şirkete toplam sermayesinin en fazla %5 ini ve bir ülkeye de en fazla %20 sini kullandırabilir. IFC nin kullandırdığı kredi faizleri değişkendir. Bunun sebebi ise firmanın yapısı, ülkenin durumu ve kârlılık beklentisidir. IFC genellikle sanayi alanında faaliyet gösteren firmaları desteklemekle beraber tarım, hizmet ya da ticari alanda faaliyet gösteren firmalara da ara sıra destek sağlamaktadır. IFC genellikle 5 15 yıl vadeli krediler kullandırmakta ve 6 aylık dönemler itibariyle geri ödenmesini talep etmektedir. IFC, kullanılmayan kredi bölümü için yıllık %1 oranında taahhüt ücreti alır. IFC kredi kullandırdığı projelerin kazançlı olup olmadığı ile ilgilenmesine rağmen projelerin ülke ekonomisine ne kadar katkı sağladığına daha fazla önem verir. IFC nin Türkiye de desteklediği projelerin yoğunlaştığı alanlar tarım, turizm, imalat sanayi, demir çelik ve makine donanımlarıdır. Uluslararası yatırımları, siyasi riskler öncelikli olmak üzere ticaret dışı risklere karşı güvence altına alarak özellikle siyasi istikrarsızlık nedeniyle dışa açılmaktan çekinen firmaların dışa açılımlarına destek vermek amacıyla kurulan Çok Taraflı Yatırım Garanti Ajansı (MIGA) IBRD nin en yeni kuruluşudur. Ayrıca, Dünya Bankası Başkanı ve personeli, hükümetler ve özel yabancı yatırımcılar arasında meydana gelebilecek anlaşmazlıkları çözümlemek için IBRD nin çatısı altında ancak bağımsız bir örgüt olarak kurulan Uluslararası Yatırım Uyuşmazlıklarını çözümleme Merkezi (ICSID) Dünya Bankası Grubu nun diğer bir kuruluşudur. ULUSLARARASI PARA FONU (IMF) IMF in Kuruluşu ve Amaçları döneminde yaşanan pek çok parasal kriz pozisyonu ekonomik büyüme ve uluslararası ticaretin gelişmesine önemli ölçüde zarar vermiştir. Dünya siyaseti ve ekonomisinde paraya olan güvenin tükendiği, ülkelerin yerli paralarını altınla eşit duruma getiremez hale geldiği böylesi krizlerin üstesinden gelebilmek için uluslararası işbirliğinin sağlanması ve bu işbirliğinin de kurumsallaştırılması yolunda adımlar atılmıştır. Bunlara ilave olarak, dünya ekonomisindeki kâr oranlarının azalması, ülkeler arasındaki gelir farklılıklarının giderek daha fazla hissedilir hale gelmesi gibi nedenlerle küresel ekonomiyi etkileyebilen gelişmiş ülkelerin, daha önce yaşadıkları ve gelecekte de yaşanma riski olan krizleri engelleyebilme ve zamanında tedbirler alabilme düşüncesi daha ciddi girişimlerde bulunulması gerektiğini ortaya koymuştur. IMF, ABD New Hampshire eyaletinin Bretton Woods ketinde 1-22 Temmuz 1944 tarihleri arasında Türkiye nin de içinde olduğu bir araya gelen 45 ülkenin 27 Aralık 1945 te ana sözleşmeyi imzalamaları ile kurulmuştur ve 1 Mart 1947 de finansal operasyonlarına başlamıştır. Bretton Woods un ikizleri IMF ve Dünya Bankası 1973 yılında Bretton Woods sistemi yıkıldığı halde ortadan kalkmamış aksine işlevleri değişerek dünya ülkeleri açısından çok daha önemli bir konuma gelmişlerdir. Ancak, BM in bir yan kuruluşu olarak tanımlanan Dünya Bankası ve IMF, ortak bir amacı paylaşarak dünya ekonomisinde iktisadi büyüme ve kalkınmanın devamlılığının sağlanması ve yoksulluğun önüne geçilebilmesi için hizmet etseler de temelde bu durum farklıdır. Dünya Bankası aslen az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin iktisadi büyüme ve kalkınmasına yoğunlaşmasına rağmen, IMF in odaklandığı nokta ülkelerin ödemeler dengesi problemleridir. Bu bağlamda Dünya Bankasını bir yatırım ve kalkınma bankası gibi IMF i, ticari banka gibi değerlendirebiliriz. IMF in ana sözleşmesine göre amaçlarını; Üye ülkelerin uluslararası parasal işbirliğini sağlamak, Dış ödeme açığı olan ülkelere kısa/orta vadeli krediler kullandırmak, Uluslararası ticaretin iyileştirilmesi ve ticaretin artırılabilmesi için kolaylıklar sağlamak, 121
126 Döviz kurunun istikrarını korumak bunun için üye ülkeler arasındaki ilişkilerin devamlılığını sağlamak, Üye ülkelerin aralarındaki cari ödemelerde çok taraflı ödemeler yönteminin teşekkül etmesine yardımcı olmak ve uluslararası ticareti geriletebilecek kambiyo kısıtlamalarını ortadan kaldırmak ve ulusal paraların tam konvertibilitesini gerçekleştirmek, Ödemeler bilançosu ya da dış açık konusunda sorunlu üye ülkelerin teminat vermesi durumunda Fon kaynaklarından yararlanmalarına imkân tanımak, üye ülkelere uluslararası mali piyasalarda güvence vererek bu ülkelerin ulusal ya da uluslararası uyulması tasarlanan düzen içindeki refahlarını riske etmeden cari ödemelerdeki dengesizliklerini ortadan kaldırmak olarak özetleyebiliriz. IMF in kuruluşunda belirtilen amaçları, globalleşen dünyaya uyumlaştırılabilmesi için özellikle artış gösteren fakirliğin azaltılması yönünde genişletilmiştir. Bu bağlamda, IMF üye ülkelerde benimsenen politikaların fakir kesim üzerinde nasıl bir etkisinin olacağının dikkatle incelenmesini öngörmüş ve fakir kesimin sosyal güvencesini sağlayabilmek için teknik yardım yapılmasını ve önerilen yapısal programlara sosyal güvenlik sisteminin ekleneceğini teyit etmiştir. IMF in genel uygulamalarından ortaya çıkan sonuç esas amacının borç verdiği ülkelerin temerrüte düşmesine engel olmak için harcamaları daraltıcı ama geliri artırıcı politikaları benimsemesidir. IMF kredi kullandırdığı üye ülkelerin ekonomi politikalarını denetim altında tutarak şartlı krediler kullandırır. Bu şekilde üye ülkenin yeniden borçlanabilmesine olanak tanır ve borçlanmanın devamlılığını sağlar. IMF aynı zamanda eğer üye ülkeler ticari bankalara ya da resmi kuruluşlara borçlarını ödeyemezlerse taraflara aracılık eder ve borç erteleme anlaşmalarını hazırlar. Özel finans piyasalarından ya da farklı resmi kaynaklardan borç talep eden ülkeler IMF ile anlaşırlarsa kredibilite değerleri artacaktır. Çünkü kredi verecek kuruluşlar IMF in borç talep eden ülkeye onay verip vermemesine çok önem verirler. IMF in onayladığı bir ülke para ve sermaye pazarlarından daha düşük faizle borçlanabilmektedir. IMF nin Örgütsel Yapısı Benzer uluslararası kuruluşlarda olduğu gibi IMF, Guvernörler Konseyi, Yönetim Kurulu ve Genel direktörlük(başkan) tarafından yönetilir. IMF in yönetiminde ana organları dışında iki önemli komiteden de bahsedebiliriz. İlki, 1974 yılında geçici olarak düşünülen ancak sonradan süreklilik kazanan Uluslararası Parasal Sistem Konusundaki Guvernörler Konseyi Geçici Komitesi (Geçici Komite) dir. Bu Komite Guvernörler Konseyi ne uluslararası parasal sistemin gidişatını kontrol etmede, uluslararası parasal sistemi etkileyebilecek problemlere ilişkin önlemler almada ve IMF in ana sözleşmesinde yapılması düşünülen değişikliklere ilişkin görüş bildirerek, uluslararası likidite hareketlerini takip ederek gelişmekte olan ülkelere yönelik kaynak transferlerini değerlendirmede yardım eder. İkincisi ise, Geçici Komite ile birlikte toplanan, 24 üyeden meydana gelen ve genellikle maliye bakanları ya da benzer hizmeti yapan bakanlardan oluşan Kalkınma Komitesidir. Gelişmekte olan ülkelere reel fon transferine ilişkin çalışmalar yapmak ve bu çalışmalara ilişkin raporları IMF ve Dünya Bankası Yönetim Kurul una sunmak amacıyla oluşturulmuştur. IMF ve IBRD nin ortak Bakanlar Komitesidir. Guvernörler Kurulu IMF in en yetkili organıdır. Her üye ülkenin istediği tarzda atadığı bir guvernör ile yedeğinden meydana gelir. Eylül veya Ekim ayında olmak üzere yılda bir kez toplanır. Genellikle guvernör maliye bakanı ya da ekonomiden sorumlu bakan tarafından temsil edilirken, yedeği merkez bankası başkanı tarafından temsil edilir. Guvernörler kurulunun kendi içinden seçtiği Başkan tarafından IMF in çalışmaları yönetilir. IMF Kurul unun üyeleri hükümetlerin onayı olursa IMF deki hizmet süreleri 5 yıldır. Süreleri dolan üyeler tekrar seçilebilir. Üye ülkelerin her birinin sabit oy sayısı 250 dir. IMF de üye ülkelerin oy gücü esasen değişken oylara bağlıdır. Bu oylar IMF e üye ülkelerin kotalarına göre belirlenir. Üye ülkelerin kotalarının her SDR lik kısmı bir değişken oy demektir. Kota artırımlarına bağlı olarak değişken oy sayısı değişebilir. IMF in direktörler sayısında değişiklik yapılması, yapısında ya da kotalarda değişiklik, Fon a ait altınların kullanılması, SDR tahsisi gibi konularda karar alınırken %85 oy çokluğu aranır. 122
127 Yönetim Kurulu IMF in ana sözleşme metninin uygulanmasını sağlama, günlük faaliyetlerini yürütme ve personelin çalışmasından sorumlu olma görevi Yönetim Kuruluna verilmiştir. Fon içinde en yüksek kotaya sahip ABD, Japonya, Fransa, İngiltere ve Almanya nın atadığı birer direktör, IMF de temsil edilmesi uygun bulunan Suudi Arabistan, Çin ve Rusya ile diğer onaltı ülke grubunun birer seçilmiş temsilcilerinden meydana gelen 24 kişilik bir kuruldur. Atanan direktörlerin görev süreleri yoktur. İlgili ülke yeni bir atama yapmadığı takdirde görevlerine devam etmektedirler. Ancak seçilmiş yönetim direktörleri 2 yıl süre ile görev yapmaktadırlar. Bu Kurul haftada en az üç kez toplanır. Genel Direktörlük (Başkan) Görev süresi beş yıldır ve Yönetim Kurulu tarafından atanır. Başkan, IMF yi Yönetim Kurulu kararları doğrultusunda yönetir. Guvernör değildir. Oy hakkı olmaksızın Yönetim Kuruluna başkanlık yapar. IMF personeli de başkana bağlıdır. Bir Avrupa vatandaşı IMF başkanı olabilir. Başkan üç yardımcısı ile çalışır. Birinci Başkan yardımcısı ABD vatandaşıdır. IMF nin Finansman Kaynakları IMF ödemeler dengesi problemleri olan üye ülkelere finansman temin ederek yani kredi vererek yardım eder. Bu krediler genellikle kısa vadelidir. Bazen dış dengesizliği ortadan kaldırabilmek için orta vadeli kredilerde kullandırabilmektedir. Mali Kaynaklar Üye ülkelerin ulusal gelir, uluslararası ticaret hacimleri gibi ekonomik göstergeler temel alınarak IMF e üye her ülkeye bir kota belirlenir. Ekonomisi güçlü ülkelerin kotaları gelişmekte olan ülkelere göre daha fazladır. Üye ülkeler için oy haklarının ağırlığı, Fon dan sağlayabilecekleri parasal imkânların sınırının belirlenmesi ve üye ülkeye tahsis edilebilecek SDR den alabilecekleri paylarının ortaya konması açısından kotalar önemlidir. Beş yıl ara ile toplam kotalar IMF tarafından değerlendirilir ve dünya ekonomisinin likidite ihtiyaçlarına göre artırılabilir. IMF e ilk girerken ya da kotalardaki genel bir artışa bağlı olarak üye ülke kendisine tahsis edilen kotanın %25 ini SDR kapsamına giren uluslararası rezerv paralar ile geriye kalan miktarı ise kendi ulusal parası ile Fon a öder. Üye ülkenin, uluslararası rezerv para ile ödediği kotanın %25 lik kısmına rezerv tranşı(dilimi) denir. Fon un oluşturulduğu ilk yıllarda bu miktar altın olarak ödendiği için altın tranşı(dilimi) adı verilmişti. Üye ülkelerden sağlanan katkılar ile IMF in her an kullanabileceği farklı ülke paralarından meydana gelen bir bütçesi vardır. Bu özelliği kuruluşa neden Para Fonu dendiğine iyi bir açıklama getirmektedir. IMF in bir diğer finansman kaynağı ise borçlanmadır. Borçlanmayı farklı ülkelerin hükümetlerinden, parasal ve finansal istikrarı sağlamaya yönelik olarak merkez bankaları ve diğer kurumların kendi aralarındaki işbirliğini artırmak amacı ile kurulmuş olan uluslararası organizasyon BIS(Bank For International Settlement) den gerçekleştirir. ABD, Kanada, İngiltere, Almanya, Fransa, Belçika, Hollanda, Japonya, İtalya, İsveç, İsviçre(yeni üye) nin oluşturduğu 10 lar grubu ile IMF arasındaki GAB (Ödünç Alma Genel Düzenlemeleri) kapsamında kullanılan krediler borçlanmalar içinde önemli bir yer tutmaktadır. IMF in hem borç verebilme hem de finansman sağlayabilmek için borç alabilme özelliği onun bir banka gibi algılanmasına neden olmaktadır. Ancak, gelecekte bu durumun farklı bir boyut kazanmasını önlemek açısından borçlanılan kaynakların kotaların toplam değerlerinin %60 nı geçemeyeceği şeklinde alınan bir karar ile sınırlama getirilmiştir. Fon Kaynaklarından Yararlanma IMF e üye ülkeler ödemeler dengesi gereksinimlerini karşılamak amacıyla Fon un kaynaklarına başvurabilirler. Üye ülkelerin sadece bu kaynaklardan yararlanmak istemeleri yeterli değildir. Bazı şartları da yerine getirmelidirler. Bunlardan bazıları; IMF e niyet mektubu verilmesi ve bu mektupta uygulanacak ekonomik programa ilişkin bilginin olması, Üye ülkenin uymak zorunda olduğu performans kriterlerinin IMF tarafından belirlenmesi, 123
128 Kullanılacak kredinin taksitlendirilmesi, Üye ülkenin kullanacağı kredi tutarında ülkesinin parası cinsinden düzenlenmiş taahhüt senedini IMF e vermesidir. IMF in kaynakları temelde genel departman ve SDR departmanı olarak iki ana başlık halinde incelenebilir. Ayrıca Fon un normal genel kaynaklarından ayrı olan ve genel departman içinde yer alan Özel Tahsisler Hesabı da vardır. Genel Kaynaklar Hesabı: Genel olarak IMF kısa vadeli krediler kullandırır. Fakat dış ödemeler açığı problemi nedeniyle kredi talep eden üye ülkeler için ekonomilerinde yapısal bir değişim gerekiyorsa kredinin vadesi 3-5 yıl gibi orta vadeli olabilir. Genel Kaynaklar Hesabı, kotalara ilişkin ödemelerin, kaynak kullanımı ve kullanılan kaynakların geri ödenmesi işlemlerinin, IMF den kredi kullanan üye ülkelerden alınan faiz, üye ülkelerin ödedikleri komisyon ve anapara ile IMF e borç verenlerin geri ödemelerinin yapıldığı bir hesaptır. Üye ülkelerin ulusal paraları, SDR ve altın rezervleri bu hesabı oluşturur. Bu hesapta toplanan sermaye tutarı IMF in kullandırdığı krediler için esas kaynağı teşkil eder. Ancak, IMF bu hesaptaki paraların tamamını gerçekten kullanamamaktadır. Çünkü üye ülkeler kotalarının %75 lik kısmını kendi ulusal paraları yani konvertible olmayan paralar ile ödemektedirler. Bu paralar IMF için borçlanmada kredibilitesini ve güvenilirliğini artıran taahhüt niteliğindedir. Genel kaynaklar hesabından kredi talep eden üye ülkenin dış ödemeler sorunu olmalı, bu krediyi geçici bir süre için talep etmeli ve IMF nin belirlediği tarihte geri ödemelidir. Özel Tahsisler Hesabı: IMF in genel departmanında ye alan bu hesap, ayrı olarak yönetilir. Bu hesap gelişmekte olan ülkeler içinde en fakir olanlara kullandırılan çeşitli emanet hesaplarının yürütüldüğü bir hesaptır. IMF bu hesaptaki imkânları, gelir getireceğine inandığı üye ülkelerin ya da mali kuruluşların menkul kıymetleri ile değerlendirebilir. IMF, %70 oy çokluğu ile alınan bir karar ile bu hesabı kapatabilir. Özel tahsisler hesabı aşağıdaki hesaplardan oluşur. En düşük gelirli gelişmekte olan ülkelere IBRD nin de çalışma ortaklığı ile ödemeler dengesi problemlerini ortadan kaldırmak için düşük faizli kredi vermek amacıyla Yapısal Uyum Kolaylığı (SAF) Hesabı 1986 yılında yaratılmıştır. Bağış (Vesayet) Fonu, 1976 tarihindeki 61 adet gelişmekte olan ülkeye uygun şartlar ile ek finansman yaratarak ödemeler dengesi problemlerini hafifletmek amacıyla kurulmuştur. Bu Fon 1981 yılında kapatılmıştır. Petrol fiyatları artışından etkilenen üye ülkelerin petrol kolaylığından daha zahmetsiz bir şekilde faydalanmalarını sağlamak için 1975 tarihinde kurulan hesap 1983 tarihinde son ödeme yapılarak kapatılmıştır. Güçlendirilmiş Yapısal Uyum Kolaylığı Fonu (ESAF), IMF in Yönetim Kurulu kararı ile 1987 yılında yaratılmıştır. Bu Fon düşük gelirli üye ülkelerin dışındaki ülkelerin bağışları ile oluşmuştur. En düşük gelirli gelişmekte olan ülkelerin kullandıkları ek finansman kolaylığı kredilerinin maliyetini düşürmek için faiz sübvansiyonu sağlamak amacıyla 1980 yılında Ek Finansman Kolaylığı Sübvansiyon Hesabı oluşturulmuştur. Ani ve tahmin edilemeyen doğa olaylarının sebep olduğu yıkımlar nedeniyle ödemeler dengesi problemleri yaşayan üye ülkelere hızla yardım sağlayabilmek için 1962 yılında kurulmuştur. Türkiye yaşadığı 1999 Ağustos ayı depreminden sonra bu imkândan faydalanmıştır. Özel Çekme Hakları: Bu hesabın reel karşılığı yoktur yılında var olan uluslararası likiditenin artırılması için IMF tarafından yaratılan özel uluslararası bir rezerv aracıdır. Bu araç vasıtasıyla IMF deki normal çekme haklarından ayrı olarak dış rezerv sağlanır. IMF in yönetimindedir. IMF deki normal çekme haklarından farklı bir statüsü bulunur. SDR programına katılmak üye ülkenin isteğine kalmıştır. Ancak, uygulamada bütün ülkeler bu programa katılmıştır. Genel olarak SDR, üye ülkenin hükümetinin bir diğerinin merkez bankasından onun ulusal parasını çekmesine olanak tanıyan bir haktır. 124
129 SDR lerin devredilmesi: Bu hesabın reel karşılığı olmadığını daha önce belirtmiştik, yani altın veya döviz karşılığında çıkarılmazlar. Bu nedenle SDR bir kere yaratıldığında sistemde sonsuza kadar var olur. Yeni SDR nin çıkarılması için karar alınması gerekir ve üye ülkelerin IMF deki hesapları üzerine bir kayıt düşmeleri yeterli olur. Uygulamada eğer bir ülke (X) SDR lerini milli parasını almak için bir başka ülkeye(y) devrederse, IMF X ülkesi ne kadar SDR devretmiş ise o tutarı hesabından indirerek Y ülkesinin hesabına ilave eder. SDR hesaptan hesaba aktarılan ve fiziki varlığı olmayan bir hesap birimidir. IMF in kullandırdığı krediler gibi SDR nin geri ödenmesi gerekmemektedir. Hesap birimi olarak SDR nin değeri: SDR hem hesap birimi hem de uluslararası likidite aracı (rezerv para) dır. SDR ile ilgili program uygulamaya başlandığında altın paritesine bağlanmıştı. Yani 1 SDR=1 ABD doları idi. Ancak dolar devalüasyonlarına bağlı olarak SDR nin değeri artış göstermiştir. Dalgalı kur döneminde ise, ihracat gelirleri dünya hacminin %1 inden fazla olan 16 ülke parasının oluşturduğu para sepeti sistemine göre SDR nin değeri belirlenmiştir. Ancak, 1981 den sonra değerlendirme beş büyük ulusal para üzerinden yapılmaktadır. Bu sisteme göre oluşturulan paraların en önemli faydası sepetteki paraların değerinin tek paraya göre daha istikrarlı olmasıdır. Bunun nedeni bazı paralar değer kaybederken bazıları değer kazanır böylece ortalamada büyük bir değişiklik olmayabilir. Bu bağlamda komposit bir hesap birimi olarak SDR nin değeri istikrarlıdır. SDR nin kullanım alanları: SDR departmanına IBRD, Arap Parasal Fonu, Afrika Kalkınma Bankası, Asya Kalkınma Bankası, Uluslararası Denkleştirme Bankası gibi resmi olarak kaydedilen uluslararası ya da bölgesel bazı kuruluşlar borçlarının ödenmesi ve alacaklarının tahsisinde SDR yi kullanırlar. Bu kuruluşlar üye ülkelerin uymak zorunda oldukları kurallara bağlı olarak işlem yapabilme yetkisine sahiptirler. Uluslararası borç, yatırım, bütçe gibi varlıkların parasal değerlerine ilişkin derecesini saptama ve sayısal olarak belirtmek için bir değer standardı (hesap birimi) özelliği taşır. Ayrıca sabit kur sistemini kabul etmiş bazı ülkeler milli paralarını SDR ye bağlamıştır. Bazı özel kuruluşlar uluslararası piyasalardan fon sağlayabilmek için SDR cinsinden tahvil ihraç etmektedir. IMF nin Sağlamış Olduğu Kaynaklar IMF, üye ülkelere gerektiğinde farklı politikalar ve kolaylıklarla finansman sağlamaktadır. Kullandırmış olduğu kredilere uygulanacak faiz oranlarının ne olacağı ne zaman, nasıl geri ödeneceği gibi konular kullanılan kredinin mekanizmasına göre değişiklik göstermektedir. Genel İmkânlar Kredi Dilimleri Politikası Kredi dilimleri politikası, genel kaynaklar hesabı içinde yer alan, IMF den kredi kullanmak için yararlanılan ve IMF in klasik kredi mekanizmaları içinde en önemlisi olanıdır. IMF den sağlayabilecekleri kredi miktarı üye ülkelerin kendilerine belirlenen kotaları ile sınırlandırılmıştır. Bu şekilde kullanılan fon kaynaklarına normal çekme hakları denir. Normal çekme hakları beş dilimden meydana gelmektedir. Kingston Anlaşması gereği IMF Ana Sözleşmesinde yapılan ikinci değişiklikten önce üye ülkeler Fon a kotalarının 1/4 ünü altın olarak ödediklerinden kotanın %25 lik birinci kısıma altın dilimi adı verilmiştir den sonra altın dilimi yerine rezerv dilimi kullanılmıştır. Bunun nedeni ise üye ülkelerin ödemeyi altın yerine SDR ya da IMF in kabul edebileceği herhangi bir döviz birimi ile ödeyebilmeleridir. Rezerv Dilimi: Çok büyük olmayan bir ödemeler dengesi problemi ile karşıkarşıya kalan üye ülkenin IMF den kullanabileceği ilk imkân rezerv dilimi pozisyonudur. Bu pozisyon, üye ülkenin IMF deki milli parasından kotası ve o ana kadar ülkenin milli parası karşılığında kullandığı ama henüz geri ödemesini yapmadığı imkânı çıkartılarak bulunan miktardır. Üye ülkelerin IMF den koşulsuz kullanabilecekleri tek imkândır. Kredi Dilimi: Üye ülkelerin kotaları ile sınırlı kalmak kaydıyla fon kaynaklarından faydalanma politikasına kredi dilimi politikası denir. Üye ülkelerin kotaları %25 erlik dört gruba ayrılmıştır. İlk dilime altın dilimi denir. Bunun nedenini daha önce açıklamıştık. Üye ülkeler ödemeler dengesi 125
130 problemleri ile karşılaştıklarında bu dilimi kullanmayı talep edebilirler. Bu durumda IMF in üye ülkenin bu problemini çözmesi isteği amacına uygun bir program yapılmış ve Fon da uygun bulmuş ise, üye ülke kotasının ilk %25 lik kısmını kullanabilir. Bu kredi diliminin kullanımı, rezerv dilimi imkânından sonra en az şarta bağlı olanıdır. Üst Kredi Dilimleri: Kotanın ilk %25 lik diliminden sonraki üç adet %25 şerlik kredi dilimlerine üst kredi dilimleri adı verilir. Üst kredi dilimlerinden yararlanmak isteyen ülke için kendisinden sorumlu IMF heyeti ile birlikte hazırladığı ve ülkenin yetkili makamı tarafından imzalanan niyet mektubunun IMF Başkan ına gönderilmesi temel şartı aranır. Bundan sonra IMF bu mektubu temel alarak stand by düzenlemesi (Stand by düzenlemesi, ödemeler dengesi problemi olan üye ülkelerin bu sorunlarını çözmek için IMF ile anlaştığı konuları içine alan bir düzenlemedir.)ni yapar ve ekinde niyet mektubu ile İcra Direktörleri Kurulu na onay için sunulur. Gerekli şartlar (performans kriterleri, konsültasyon, taksitlendirme vb.) yerine getirilmediği zaman IMF tek taraflı olarak imkân kullanımına son verme yetkisine sahiptir. Bu kredi dilimlerini kullanmak için bir sıralama ya da öncelik durumu yoktur. Ödemeler dengesi probleminin büyüklüğüne göre, üye ülke tüm kredi dilimlerini birlikte kullanmayı talep edebilir. Kredi dilimlerinin kullanılması için düzenlenen stand-by, aylık bir süreyi içerir. Bu imkân çerçevesinde üye ülkeye kullandırılabilecek miktar ülke kotasının %100 ile sınırlıdır. Genişletilmiş Fon Kolaylığı Üye ülkenin ödemeler dengesi problemine kredi dilimi politikası çerçevesinde yapılacak Stand by düzenlemesi yeterli olmamış ise IMF nin imkânlarından daha fazla miktarda ve daha uzun süreli yararlanma isteği gündeme gelecektir. Kolaylıktan yararlanmak isteyen ülkenin IMF ile süresi uzatılmış düzenleme imzalaması gereklidir. Kullanılacak imkân da Süresi Uzatılmış Fon Kolaylığı adını alır. Buna ilişkin yapılacak düzenleme de süresi uzatılmış düzenlemedir. Süresi uzatılmış fon kolaylığından 3 yıl ya da bazı özel durumlar için 4 yıllık kaynak sağlanabilir. Kolaylık tutarı üye ülkenin kotasının %300 ü ile sınırlandırılmıştır. Bu kolaylıktan yararlanan ülkeler 4,5-10 yıl içinde geri ödemeyi gerçekleştirmelidir. Genişletilmiş Kullanım Politikası Dış dengesizlik probleminin 1 yıldan fazla olduğu, dış dengesizliğin giderilmesi için gerekli olan finansmanın, kredi dilimleri ya da genişletilmiş fon kolaylığından elde edilecek miktarın üzerinde olduğu ve bu kolaylıktan faydalanmak isteyen ülkenin daha önce Stand by ya da süresi uzatılmış düzenleme yaptığı durumlarda kullanılabilecek imkâna Genişletilmiş Kullanım Politikası denir. Genişletilmiş Kullanım Politikası çerçevesinde Fon dan elde edilen kredilerin miktarı diğer kaynaklardan sağlananlara göre daha büyüktür. Fon un normal ve borç kaynakları ile birlikte sağlanan kredi miktarı bir yıl için üye ülke kotasının % u, üç yıl için % ü birikmiş olarakta % si kadardır. Bu imkânın geri ödemesi 3,5 yılı geri ödemesiz olarak ve 7 yıl içinde 6 aylık dönemler halinde yapılabilir. Bu imkândan daha fazla yararlanabilmesi için üye ülkenin dış ödemeler dengesi probleminin çok büyük olması ve bu problemin üstesinden gelebilmek için gayret göstermesi gereklidir. Özel IMF İmkânları Telafi Edici ve Olağanüstü Finansman Kolaylığı İhraç eden ülkelerin kendi denetimleri dışında sağladıkları ihracat gelirlerinde düşüş meydana gelmesi ve bu gelir azalışının ödemeler dengesinde yarattığı bozulmaların giderilmesine yardımcı olmak için 1963 yılında yürürlüğe konulmuştur. Bu imkân yıllar itibariyle genişletilmiştir yılından itibaren turizm ve dış ülkelerdeki işçi gelirlerindeki düşmelere yönelik ve 1981 yılından itibaren de tahıl ithalatında ortaya çıkan ani fiyat artışlarının neden olduğu ödemeler dengesindeki olumsuzlukları gidermek, problemlere çözüm bulabilmek için kapsamı genişletilmiştir. Bu imkândan faydalanabilmek için üye ülkelerin ödemeler dengesindeki gelişmenin kısa vadeli olması ve fiyatlarda meydana gelen negatif yönlü değişikliklerin üye ülkenin kontrolü dışında gerçekleşmesidir. Tampon Stok Finansman Kolaylığı Tampon stok finansman kolaylığı, bazı temel mal ihracatçısı ülkelerin elde ettikleri ihracat gelirlerinde istikrar sağlamak ve uluslararası mal anlaşmaları çerçevesinde tampon stokların finansmanına bahsi geçen ülkelerin katılmalarına imkan tanımak için kredi açmak amacıyla IMF tarafından 1969 yılında oluşturulmuştur. Bu şekilde temel mallar stoklanabilecek, stoklama harcamaları için gereken para ya da, kredi sağlanacak böylece fiyat düşüşlerinin önüne geçilerek ekonomisi bu temel mallara dayanan 126
131 ülkelerin gelir kaybına uğramaları engellenmiş olacaktır. Üye ülkeler bu kolaylıktan ancak kısa süreli ve geçici finansman sağlayabilmektedir. Geri ödemesi 3 ya da 5 yıl da yapılabilir. Yapısal Uyum Kolaylığı Uzun vadeli ve çok düşük faizli bir olanaktır. Gelir düzeyi düşük IMF üyesi ülkeler yararlanabilir. Bu kolaylıktan yararlanabilmek için üye ülkenin IMF ve IBRD nin liderlik ettiği orta vadeli makro ekonomik yapısal uyumlaştırma programını yürürlüğe koymaları ve IMF in belirlediği 19 en düşük gelirli ülkeden biri olması gerekmektedir. Bu programın ayrıntılarının yer aldığı belgeye politik çerçeve belgesi ve yapılan düzenlemeye de yapısal uyum kolaylığı düzenlemesi denir. Bu kolaylığın zamanla düşük gelirli üye ülkelerin güçlü ve ayrıntılı bir uyum programını destekleyemez hale gelmesi nedeniyle bu ülkelerin hem ödemeler dengesi sorunlarının çözümü hem de sürdürülebilir ekonomik büyüme sağlamalarına imkan tanımak amacıyla Güçlendirilmiş Yapısal Uyum Kolaylığı 1987 yılı sonlarında uygulamaya konmuştur. Geçici İmkânlar Sistem Değişim Kolaylığı Doğu bloku ükeleri ve SSCB dağılması sonucu ortaya çıkan ülkelerin serbest piyasa sistemine uyumlarını çabuklaştırmak için geçici olarak bu kolaylık IMF tarfından 1993 yılında sağlanmıştır. Bahsi geçen bu ülkelerin ödemeler dengesi porblemlerinin çözümü için kotalarının %50 si kadar ek bir finansman sağlanmıştır. Bu kolaylıktan yararlanbilmenin önşartı Stand by anlaşması veya süresi uzatılmış bir düzenleme anlaşmasını IMF ile yapmasıdır. Bu kolaylık, günümüzde yürürlükte değildir. Petrol Kolaylığı 1973 petrol şoku ve 1991 körfez krizi nedeniyle petrol fiyatları artış göstermiştir. Petrol Kolaylığı böyle bir ortamda uygulamaya konulmuş ve fiyatların normal seviyelerine gerilemesi ile yürürlükten kaldırılmıştır. Uygulandığı dönemde üye ülkelerin petrol fiyatlarının artışıyla olumsuz etkilenen ödemeler dengesi problemlerine çözüm sağlamaya yardımcı olmuştur. Acil Yardım Üye ülkenin kotasının %25 i ile sınırlı olan ancak özel durumlarda kotanın %50 sine çıkarılabilen bu kolaylık, doğal afetler sonucunda zarar gören üye ülkelere sağlanan bir destektir. IMF bu kolaylık için basit faiz uygulamaktadır. 3-5 yıl geri ödeme süresi belirlenmiştir. Ek faiz uygulanmaz. Bu kolaylığın uygulaması günümüzde devam etmektedir. IMF nin iç savaş, doğal afet gibi olağan üstü durumlarda üye ülkelere acil yardım sağladığı bir kaynaktır. IMF in Geçici İmkanları nelerdir? BÖLGESEL EKONOMİK BİRLEŞİMLER Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü (KEİ) ve Karadeniz Ekonomik İşbirliği, Ticaret ve Kalkınma Bankası (KTKB) Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü (KEİ) Kuruluşu ve Amacı Çeşitli uygarlıkların beşiği olması, Asya ile Avrupa arasında farklı devletlerin vatandaşlarının, farklı din ve kültürlerden gelen insanların bir arada bulunduğu yer konumu Karadeniz i önemli bir bölge haline getirmiştir. Karadeniz eski çağlardan beri barış ve huzurla birlikte çatışma va savaşlarında eksik olmadığı bir bölge olmuştur. Böyle bir ortamda bile Karadeniz kuvvetli ticaret ilişkileri ve bağlantıları ile gündemde yerini almıştır. Bu yüzden Karadeniz ülkelerinin ilişkilerinin geliştirilmesi yolunda adımlar atılmıştır. Böylece bu bölge ülkeleri ekonomide globalleşme ve bölgesel düzeyde uluslararası bütünleşme 127
132 yolunda ortak geçmiş, coğrafi benzerlik, kültürel bağlar ve ekonomilerinin birbirlerini tamamlayıcı özellikleri gibi kıymetli değerlerini karşılıklı yarar ve bölge refahını sağlamak için nasıl kullanabileceklerini kararlaştırmak için bir araya gelmişlerdir. 1980'li yılların sonunda Doğu Avrupa Ülkeleri ile Sovyetler Birliğindeki, ekonomik boyutta serbest piyasa ekonomisine ve siyasal boyutta çoğulcu demokrasiye geçiş sürecinin hızlandığı bir dönemde Türkiye nin öncülüğünde KEİ tartışılmaya başlanmıştır. Karadeniz in barış, istikrar ve beraberinde refah bölgesi olması için siyasal ve ekonomik alanda yeniden yapılanma süreci 1990 yılında Türkiye tarafından başlatılmıştır. KEİ oluşumu bölgesel ekonomik işbirliği girişiminin tanımıdır. Türkiye'nin öncülüğünde başlayan çalışmalar, 25 Haziran 1992 tarihinde İstanbul'da düzenlenen bir zirve toplantısında KEİ Deklerasyonunun imzalanması ile sonuçlanmış ve örgüt bu tarihte resmen işlerlik kazanmıştır. Arnavutluk, Azerbeycan, Bulgaristan, Ermenistan, Gürcistan, Moldova, Romanya, Rusya Federasyonu, Sırbistan, Türkiye, Ukrayna ve Yunanistan KEİ nin üye ülkeleridir. Uluslararası işbirliğine ve dış dünyaya açık yapısı KEİ nin temel ögelerinden biridir. KEİ'nin kuruluş aşamasında temel amacı KEİ üyesi ülkelerin potansiyellerinden, coğrafi yakınlıklarından, ekonomilerinin birbirlerini tamamlayıcı özelliklerinden yararlanarak aralarındaki ikili ve çok taraflı ekonomik, teknolojik ve sosyal ilişkilerini çeşitlendirmeleri ve daha da geliştirmeleri, böylelikle Karadeniz havzasının bir barış, istikrar ve refah bölgesi olmasını sağlamaktır. Kısaca, Zirve Bildirisinde Karadeniz Bölgesinin barış, istikrar ve refah bölgesi olması öngörülmektedir. Bu amaca ulaşmak için seçilen araç ise ekonomik işbirliğidir. şeklinde Zirve Deklerasyonu ve Boğaziçi Bildirisinde belirtilmiştir. KEİ nin gelecekteki uzun vadeli amacı ise, bölge ülkeleri arasındaki ekonomik ilişkileri daha ileri boyuta taşımak ve bunu yapabilmek içinde sermayenin, emtianın, hizmetlerin ve insanların serbest dolaşımını sağlamaktır. Ayrıca üye ülkeler arasındaki ticaretin yanısıra, doğrudan dış yatırımlar, teknoloji transferi ekonomik gelişmenin lokomotif unsurları sayıldığı için KEİ nin eylem planına dâhildir. Proje bazında çalışan bölgesel işbirliği örgütü niteliğini KEİ ne kazandırmak için, KEİ genel bütçesinden başka proje geliştirme fonu oluşturulmuştur. Fon un işleyiş kurallarının ne olacağı hukuki belgeler ile ortaya konmuştur. KEİ bağlı kuruluşlar ve Türkiye ninde içinde bulunduğu beş üye ülke fon a parasal katkı sağlamıştır. KEİ, somut projeler üzerinde çalışmalarını sürdürmektedir. Örneğin; Ulaşım ve İletişim Çalışma Grubu; Karadeniz Bölgesi Ulaşım Şebekesi Master Planının yapılması, Avrupa ve Asya Ulaşım Şebekelerine bağlantıların saptanması ve KEİ üyesi ülkeler arasında iletişim bağlantıları kurulmasına yönelik çalışmalar sürdürülmektedir. KEİ Örgütünün enerji, ulaşım, iletişim, ticaret, turizm en önemli işbirliği alanlarını oluşturmaktadır. İletişim ve ulaştırma ağları hem milli hem de bölgesel alanda ekonomik bütünleşmenin ögelerini meydana getirmektedir. KEİ nin Yapısı ve Organları Zirve ve Dışişleri Bakanları Toplantısı (DBT) Zirve; üye ülkelerin Devlet ya da Hükümet Başkanlarından oluşmaktadır. Dışişleri Bakanları Toplantısı, hükümetler arası birimler, katılan devletlerin Dışişleri Bakanları Toplantısı nı (DBT), alfabetik sıraya göre seçilen ve 6 ayda bir değişen Dönem Başkanı nı, Üst Düzey Görevliler Toplantısını, Çalışma Gruplarını ve uzmanlardan oluşan Geçici Özel Çalışma Gruplarını içine almaktadır. DPT tarafından oluşturulan ve KEİ etkinliklerini ilgilendiren, somut konularda çalışmalar yürüten yan organlardır. KEİ'nin en yüksek karar alma organıdır. Altı ayda bir toplanır. KEİ'nin işleyişinden; alt organlarının kurulması çalışmalarının yönlendirilmesi ve kararların değerlendirilmesinden, gözlemci statüsü tanınması ile ilgili kararların alınmasından, iç tüzüğün kabul ve değiştirilmesinden sorumludur. Aksine karar alınmadıkça oturumları kapalıdır. DBT Başkanı, dönem başkanlığını üstlenmiş olan ülkenin Dışişleri Bakanıdır. DBT öncesinde gerekli hazırlıkları yapmak üzere Yüksek Düzeyli Memurlar toplantısı yapılmaktadır. 128
133 DBT in almış olduğu karar gereği merkezi İstanbul da bulunan KEİ Uluslararası Daimi Sekretaryası kurulmuştur. Direktör ve direktör yardımcılıkları altında çalışmalarını yürüten Sekretaryanın görevleri idari ve teknik özelliktedir. Sekretarya, 10 Aralık 1992 tarihinde kurulmuştur. İstanbul da faaliyetini sürdürmektedir. DBT için gündem taslaklarının hazırlanması, Katılımcı Devletler tarafından verilen belgelerin dağıtılması, KEİ toplantılarına idari destek sağlanması ve KEİ belgelerine ait arşiv hizmetlerinin yerine getirilmesi gibi konular en önemli görevleri arasında sayılabilir. Karadeniz Ekonomik İşbirliği Parlamenterler Asamblesi (KEİPA) 26 Şubat 1993 tarihinde Bulgaristan ve Yunanistan dışındaki KEİ üyesi ülkelerin katılımıyla kurulmuştur. Daha sonra 1995 yılında Yunanistan, 1997 yılında Bulgaristan da KEİPA ya tam üye olmuştur. KEİPA Ev sahibi ülke Anlaşması 6 Haziran 2003 te onaylanarak yürürlüğe girmiştir. Amaçları: KEİ üyesi ülkelerin devlet ya da hükümet başkanları ile Dışişleri Bakanları Toplantılarında alınan kararların uygulanabilmesi için gerekli yasal düzenlemelerin yapılmasını sağlamak, KEİ'nin ülkü, hedef ve amaçlarını üye ülkelerin halklarına benimsetmek, parlamenter demokrasinin gelişmesine katkıda bulunmak, uluslararası ve diğer kuruluşlarla KEİ ülkeleri arasındaki işbirliğini geliştirmek, şeklinde özetlenebilir. KEİPA'nın sekreterya hizmetlerini KEİPA Uluslararası Sekreteryası yürütmektedir. Merkezi İstanbul'dadır. Karadeniz Ekonomik İşbirliği İş Konseyi (KEİK) Katılan devletler tarafından 31 Ağustos 1993 tarihinde konseyin oluşturulması kararlaştırılmıştır. Bu konsey KEİ nin gözlemci statüsündeki ilk kuruluşudur. Yönetim Kurulu tarafından yönetilir ve Konsey Başkanlığı, altı ayda bir değişir. Ülkelerin ticari ve sanayi alanındaki işbirliğini geliştirmek KEİK amacını oluşturur. Halen faal bir şekilde KEİK, kamu ya da özel kesime ait girişim projelerinin belirlenmesine ilişkin çalışmalar yapar. Bu Konsey başında bir genel sekreter bulunan İstanbul daki sekretarya aracılığı ile çalışmalarını sürdürmektedir. KEİ nin sorunları KEİ ne üye ülkelerin ekonomik ilişkilerini olumsuz etkileyen bazı etkenlerden söz edilebilir. Bu etkenlerden başlıcaları; KEİ ne üye ülkelerin önemli bir bölümünün birbirinden farklı ekonomik düzenlemelere sahip olması, Üye ülkelerin birbirlerinden ayrı ekonomik donelere, kavramlara, tanımlara, sınıflamalara ve farklı ulusal muhasebe sistemlerine sahip olması, Ticari ve finansal mevzuatta boşluklar bulunması, Finansal olanakların sınırlı olması, dış ticaretin henüz serbest döviz ile yapılmaması, üye ülke paralarının konvertibl olmamasıdır. KEİ nin sorunları nelerdir? KEİ, Ticaret ve Kalkınma Bankası (KTKB) KEİ nin finansal birimidir. Karadeniz Ticaret ve Kalkınma Bankası nın amacı ortak bölgesel projeleri geliştirmek, üye ülkelerin geçiş sürecine katkıda bulunmak, finansman konusunu çözümlemek, katılan devletlere mali kaynakları tedarik eden ana mekanizma fonksiyonunu yerine getirmek, üye ülkelerdeki kamu ve özel sektör projelerini ve üye ülkeler arasındaki ticari faaliyetleri desteklemektir yılında üye devletler Karadeniz Ticaret ve Kalkınma Bankası nın Kuruluşuna dair analaşmayı imzalayarak Tiflis te KTKB yi kurmuşlardır. Ancak, Banka 1 Haziran 1999 tarihinde merkezi Selanik te faaliyete geçmiştir. Kurucu üyeler arasında Türkiye ile birlikte, Arnavutluk, Azerbaycan, Bulgaristan, Ermenistan, Gürcistan, Moldova, Romanya, Rusya Federasyonu, Ukrayna ve Yunanistan bulunmaktadır. Banka nın sermayesi 3 milyar SDR olup, bu imkânı üye ülkelerin bölgesel işbirliği ve kalkınma çabalarını destekleyecek projeleri garanti altına alarak ya da finansman olanağı sağlayarak kullanmaktadır. Türkiye, Rusya ve Yunanistan Banka sermayesinde %16,5'luk, Bulgaristan, Romanya ve 129
134 Ukranya %13,5'luk, Arnavutluk, Ermenistan, Azerbaycan, Gürcistan ve Moldova %2'lik paya sahip bulunmaktadır. Sermayenin yarısı geçerli döviz, yarısı da ulusal paralar cinsinden ödenmektedir. KEİ ülkeleri arasında tarihi değerler, gelişmişlik düzeyi, doğal kaynaklar ve sosyo-politik sistemler gibi konular açısından büyük farklılıklar bulunmaktadır. Söz konusu farklılıkların giderilmesine ve ülkelerin eksik ve geri kalmış alanlarda birbirlerine destek verebilmelerine yönelik ülkeler arası projelere öncelik verilmektedir. Bankanın organları; Örgüt yapısı Dünya Bankası modeline göre oluşturulan Banka en yetkili organı Guvernörler Kurulu tarafından yönetilmektedir. Yönetim Kurulu; katılan devletler tarafından tayin edilen birer direktör bu kurulda bulunur. 4 yıl görev süresi olan Başkan Yönetim Kuruluna da başkanlık eder. Ancak, oy kullanamaz. Başkan Yardımcıları, başkanın önerisi ile Yönetim Kurulu tarafından atanır ve görev süresi de Kurul tarafından belirlenir. Ayrıca, Banka nın üye olan ya da olmayan ülkelerden banka ve finans alanında uzman personeli vardır. Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (EİT) ve Ekonomik İşbirliği Teşkilatı, Ticaret ve Kalkınma Bankası Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (EİT) Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (Economic Cooperation Organisation-ECO), Üye Devletler Türkiye, İran ve Pakistan arasında ekonomik, teknik ve kültürel işbirliğini teşvik etmek amacıyla, 1985 yılında kurulmuş olan bölgesel bir organizasyondur. EİT, Kalkınma için 1964 ile 1979 yılları arasında Faaliyet gösteren Bölgesel İşbirliği Örgütünün (RCD) halefi bir kuruluştur. Sovyetler Birliği nin yıkılmasından sonra diğer Türk Devletleri de bu kuruluşa üye olmuşlardır yılında, Afganistan İslam Cumhuriyeti, Azerbaycan Cumhuriyeti, Kazakistan Cumhuriyeti, Kırgız Cumhuriyeti, Tacikistan Cumhuriyeti, Türkmenistan ve Özbekistan Cumhuriyeti:, olmak üzere yedi yeni üyeyi içerecek şekilde örgüt genişlemiştir. Günümüz itibariyle EİT, 10 üyeli bölgesel bir kuruluştur. Kuruluşu yeni olması, bölgede uygun altyapı ve örgütü geliştirmek için gerekli kurumların eksikliği ve mevcut kaynaklardan tam olarak faydalanılamamasına rağmen, EİT başarılı bir bölgesel kuruluş haline gelmiştir. Enerji, ulaştırma, ticaret, uyuşturucu kontrolü ve tarımı kapsayan öncelikli alanlardaki projelere katkı sağlaması uluslararası itibarını artırmıştır. Ortak kültürel ve tarihsel yakınlık üye ülkeler arasında altyapı ve iş bağlantılarını güçlendirmek için olumlu etki yaratmıştır. Bu bağlamda üye devletlerin ortak çabaları ile bölgesel kalkınma hızla gerçekleştirmeye çalışılmaktadır. EİT nin amaçlarını şu şekilde özetleyebiliriz; Üye devletlerde sürdürülebilir ekonomik kalkınmanın gerçekleştirilmesi, Ticaret engellerinin aşamalı olarak kaldırılması, bölge içi ticaretin teşvik edilmesi, EİT bölgesinin büyüyerek dünya ticaretinin önemli merkezlerinden biri haline getirilmesi ve dünya ekonomisi ile üye ülkelerin ekonomilerinin kademeli olarak entegrasyonunun sağlanması, Üye ülkeleri birbirlerine ve dış dünyaya bağlayan ulaşım ve iletişim altyapısının geliştirilmesi, Ekonomik liberalleşme ve özelleştirmenin sağlanması EİT bölgesinin maddi kaynaklarının etkinleştirilmesi EİT bölgesinin tarım ve sanayi potansiyellerinin verimli olarak kullanılmasının sağlanması; Bölgesel uyuşturucu bağımlılığı kontrolü için işbirliği yapılması, ekolojik ve çevresel koruma ve EİT bölgesi halkları arasında tarihsel ve kültürel bağların güçlendirilmesi, Bölgesel ve uluslararası kuruluşlar ile karşılıklı yararlar sağlayacak işbirliğine gidilmesi, Üye ülkelerin hammadde ve hazır ürünleri pazarlayabilecekleri EİT bölgesi dışındaki pazarlara daha kolay erişebilmelerini sağlamak için ortak çaba gösterilmesi EİT organlarının, anlaşmalarının çok taraflı finansal kuruluşlar da dahil olmak üzere diğer bölgesel ve uluslararası kuruluşlar ile ortak anlaşmaların etkin olarak kullanılmasıdır. 130
135 EİT nin faaliyet alanları aşağıdaki gibidir; Ticaret ve yatırım Ulaştırma ve telekomünikasyon Enerji, doğal kaynaklar ve çevre Tarım, sanayi ve turizm İnsan kaynakları ve sürdürülebilir kalkınma Proje ve ekonomik araştırmalar, istatistik ve uluslararası ilişkiler Ekonomik İşbirliği nin faaliyet alanları nelerdir? Ekonomik İşbirliği Teşkilat ının üye ülkelerin eşitliği, ulusal ekonomik kalkınma planlarının EİT nin kısa ve uzun vadeli amaçlarıyla ilişkilendirilmesi, ekonomik işbirliği stratejisinin geliştirilerek eğitim, bilim, teknik ve kültür alanlarında karşılıklı değişim sağlanması temel prensipleri arasındadır. Ekonomik İşbirliği Teşkilat ının organları: Bakanlar Konseyi; en üst düzey karar alma ve icra organıdır. Üye ülkelerin dışişleri bakanları veya bakan düzeyinde temsilcilerden oluşur. Yılda en az bir kere üye ülkelerde dönüşümlü olarak toplanır. Daimi Temsilciler/Büyükelçiler ile İran Dışişleri Bakanlığı'nın ilgili Genel Müdüründen oluşur. Bölgesel Planlama Konseyi; Üye ülkelerin Planlama Teşkilatları Başkanlarından ya da eşit seviyedeki bakanlık temsilcilerinden oluşur. Bakanlar Konseyinin yıllık toplantısından önce yılda bir kez toplanır. EİT nin hedeflerine ulaşabilmesi için faaliyet programları geliştirme görevini üstlenmiştir. Genel Sekreterlik; tüm EİT toplantılarında Teşkilat faaliyetlerinin uygulanmasının koordinasyonu ve izlenmesinden sorumludur. Genel sekreter ve yardımcılarının gözetiminde altı direktörlükten oluşur. EİT, Türkiye nin Orta Asya Türk Cumhuriyetleri ile beraber üye olduğu tek bölgesel ekonomik teşkilat özelliğindedir. Bu nedenle Türkiye için önemlidir. Türkiye nin konumu, gelişmişlik seviyesi ve bütün dünya ile ekonomik ve politik ilişkileri birlikte incelendiğinde, Türkiye lider olarak EİT yi yönlendirme pozisyonundadır. Ekonomik İşbirliği Teşkilatı, Ticaret ve Kalkınma Bankası ECO Ticaret ve Kalkınma Bankası, Türkiye, İran ve Pakistan tarafından Ağustos 2005'te, bölgesel entegrasyonu hızlandırmak ve üye devletler arasında ve bir bütün olarak ECO bölgesi genelinde, ekonomik büyümeyi teşvik etmek amacıyla kurulan uluslararası bir finansal kuruluştur. Kuruluş Maddeleri, Mart 1995 tarihinde İslamabad'da gerçekleştirilen 3. ECO Zirvesi sırasında, İran, Pakistan ve Türkiye arasında imzalanmıştır. Anlaşma, üç üye devletin de parlamenter onayı alınarak 3 Ağustos 2005 tarihinde etkinleştirilmiştir. ECO Ticaret ve Kalkınma Bankası, dünyadaki en genç Çok Taraflı Kalkınma Bankası'dır. Ekonomik İşbirliği Teşkilatı Ticaret ve Kalkınma Bankası nın merkezi İstanbuldadır. Bankanın öncelikli görevi Ekonomik İşbirliği Teşkilatına üye ülkeler arasında ticari faaliyetlerin arttırılması ve ekonomik kalkınmanın hızlanması yönünde gerekli finansal kolaylıkları sağlamaktır. Banka nın hesap birimi ECO Birimidir. Her ECO Birimi IMF in bir SDR sine eşittir. Üç ülkenin de eşit oranlarda katkıda bulunduğu banka sermayesi 1 milyar SDR dir. Sermayenin 700 milyon SDR lik kısmını üye ülkeler Guvernörler Kurulu nun aldığı karar doğrultusunda Kurul un uygun gördüğü şekilde öderler. Geriye kalan 300 milyon SDR lik kısım ise kurucu üyeler tarafından taahhüt edilir ve ödenir. ECO Ticaret ve Kalkınma Bankası amaçlarına ulaşmak için; ECO ülkelerindeki kalkınma projelerini ve bölge ticaretine mali destek sağlamak, Ulusal ve uluslararası kuruluşları faaliyetlerinde finansal dağıtımı yaparken bir yol gibi kullanmak için bu kuruluşlarla işbirliği sağlamak, Guvernörler Kurulu nun onayladığı yönetmelikler dâhilinde Özel Fonlar oluşturmak ve çalıştırmak, 131
136 Banka nın üyeleri ECO üyesi ülkelerdir. Banka ECO üyesi ülkeler arasında ekonomik işbirliğini kuvvetlendirecek ve geliştirecek projeleri desteklemek için özel gayret sarf etmektedir. Banka kredilendireceği projenin toplam maliyetinin döviz cinsinden karşılanacak bölümü için finansman sağlar. Eğer Yönetim Kurulu onaylarsa ve kural ve düzenlemelere uygun bir proje ise, proje maliyetinin yerel para cinsinden karşılanacak bölümünü de Banka finanse edebilir. Banka nın organları; Guvernörler Kurulu; Bankanın tüm yetkileri bu Kuruldadır. Üye ülkelerin atadığı bir Guvernör ve Guvernör vekilinden oluşur. Yönetim Kurulu; 6 direktör ve 6 direktör vekilinden oluşur. Üye ülkelerin her biri bir direktör vekili atar. Direktör ve vekillerinin görev süresi 3 yıldır. Görev süreleri sona erdiğinde tekrar atanabilir. Yönetim Kurulu Banka nın faaliyetlerinden sorumludur. Başkan; Guvernörler Kurulu tarafından atanır. Görevde olduğu süre içerisinde Guvernörlük veya Direktörlük yapamaz. İlk atanan Başkan ın görev süresi 5 yıldır. İlk Başkan dan sonra 4 yıllık görev süreleriyle başkanlık diğer ülke temsilcilerine geçer. Yönetim Kuruluna Başkan başkanlık eder ve oy hakkı yoktur. Başkan Banka nın hukuki temsilcisidir. AVRUPA YATIRIM BANKASI (AYB) Kuruluşu ve Amacı Avrupa Yatırım Bankası, Avrupa Birliği nin uzun vadeli finansman kuruluşudur. Avrupa Ekonomik Topluluğunu kuran Roma Antlaşması nın 129. ve 130. Maddeleri gereğince 1958 yılında kurulmuştur. Banka, AB yönetimi dışında ayrı bir tüzel kişiliğe ve finansal özerkliğe sahiptir. Topluluğu oluşturan ülkeler aynı zamanda Banka üyesidir ve Banka sermayesine teminatta bulunmuşlardır. AYB, kâr amacı gütmeyen bir kurum olup, özellikle kalıcı projelerin finansmanını sağlamaktadır. Kamu ve özel sektör kuruluşlarına üstlendikleri güçlü yatırımlar için uzun vadeli finansman sunar. AYB nın amaçları, AB nin gelişimi, yeni politikalar, yeni üyeler ve yeni ihtiyaçlara göre değişmiş, çeşitlendirilmiştir. Banka nın sahibi AB üyesi devletlerdir. Banka, kurulduğu 1958 yılından bu yana AB üyesi, adayı ve ortağı olan ülkelerdeki projeleri desteklemek için 818 milyar EURO nun üzerinde finansman sağlamıştır. AYB hem bir banka, hem de AB gereksinimlerini iyi bilen ve kapsamlı ülke bilgilerine sahip bir AB kurumudur. AYB nin projeler üzerindeki ayrıntılı ve titiz çalışmaları, uygun bulunan yatırımların finansmanına katılan diğer kuruluşlara da güven verebilmektedir. AB nin temel mali aracı kuruluşu olan AYB, etkinliklerini devamlı olarak Topluluk politikalarındaki gelişmelere uyarlar. Bunu yapmadaki amacı iktisadi ve sosyal bağların kuvvetlendirilmesi, istikrarlı bir gelişme sağlanması ve iktisadi bütünleşmenin gerçekleştirilmesi konularında etkinlik göstererek bir birine çok sıkı bağlarla bağlı bir Avrupa oluşturulmasına katkıda bulunmaktır. Aynı zamanda büyük projelerin finanse edilmesi ya da sermaye piyasalarından borçlanma gibi konularda bankalarla sıkı bir çalışma ortaklığı sağlar. AYB, uluslararası finans kuruluşları ve ticari bankalarla ortak finansman konusunda uzun bir geçmişe sahiptir. Avrupa Komisyonu nun vazgeçilmez çalışma ortağı olan AYB, AB politikalarının desteklenmesi için verilen AB bağışlarının ve AB genişleme sürecinin birbirini izleyen tüm aşamalarının bütünleyicisi olmuştur. AYB, borç vererek ve garanti sağlıyarak ekonominin bütün alanlarında aşağıdaki projelerin finansmanını kolaylaştırmaktadır; Az gelişmiş bölgelerin kalkınması için geliştirilen projeler, Piyasa ekonomisinin etkin bir şekilde işleyebilmesi için firmaların etkinlik göstermek istediği çağdaş, yeni ve farklı faaliyet alanlarında mali açıdan bu girişimlerin gerçekleştirilmesine üye devletlerin yeterli finansman kaynağı bulamadığı projeler, Üye ülkelerin ortak çıkarlarına uymasına rağmen büyüklüğü ve özellikleri nedeniyle üye ülkelerin mevcut kaynakları ile tamamını finanse edemediği projeler, Avrupa daki telekomünikasyon, enerji ve ulaşım ağları için gerekli altyapı çalışmalarına yönelik projeler, Çevrenin korunması, doğal kaynakların daha iyi yönetilmesi ve daha çok yarar sağlanması, ekolojik dengenin korunması ve yaşam standartlarının artırılmasına yönelik projeler, Avrupa sanayi ve hizmet sektörlerinin, uluslararası arenada rekabet edebilmeyi ve AB düzeyinde bütünleşmeyi artırmaya, teknolojik yeniliklere hızla uyum sağlamaya yönelik projelerdir. 132
137 AYB nın Yapısı ve Organları AYB, AB içinde bağımsız bir idari yapıya sahip ve tüzel kişiliği olan bir finansman kuruluşudur. Dolayısıyla kendine ait karar organları bulunmaktadır. Banka nın yönetim ve idaresi Guvernörler Kurulu, Yönetim Kurulu ve Yönetim Komitesi tarafından gerçekleştirilmektedir. Guvernörler Kurulu Guvernörler Kurulu, Banka nın hissedarları olarak üye ülkeleri temsil eder ve 27 üyeden meydana gelir. Bankanın en üst düzey karar alma organıdır. Kurul üyeleri genellikle maliye bakanlarıdır. Kurul un görevleri; kredi politikası için genel talimatları vermek, yıllık rapor, yıllık bilançoyu onaylamak, sermaye artımına karar vermek ve Yönetim Kurulu üyelerini atamaktır. Yönetim Kurulu Banka nın günlük işlerini takip etmek ve yönetmekten sorumludur. Kurul üyeleri, genellikle Maliye, Ekonomi veya Hazine Bakanlıklarından kıdemli devlet memurları ile kamu ve özel sektör bankaları memurlarından oluşur. Beş yıllık dönemler için üye ülkeler tarafından yeterli ve bağımsız olduğuna güvenilen kişiler arasından seçilip aday gösterilir ve Guvernörler Kurulu tarafından atanır. Görev süreleri bittiğinde tekrar atanabilirler. Kredi ve garanti verilmesi, faiz oranlarının belirlenmesi görev tanımları içindedir. Kurul, banka nın banka sözleşmesi, AB Antlaşmalarına göre yönetilmesini ve Guvernörler Kurulu nun genel talimatlarının uygulanmasını sağlar. Banka nın başkanlığında her ay toplanır. Kararlar basit çoğunlukla alınır. Yönetim Komitesi Yönetim Kurulu nun teklifi ile, Guvernörler Kurulu nun atadığı 9 üyeden meydana gelir. Görev süresi 6 yıldır. Guvernörler Kurulu oy birliğinin sağlanması durumunda Yönetim Kurulu üye sayısında değişiklik yapabilir. Komite, oy çoğunluğuna bağlı olarak kredi ve garanti verme hakkında görüş bildirir. Komite, banka nın günlük işlerinin yürütülmesinden sorumludur. Denetim Komitesi Guvernörler Kurulu tarafından 3 yıl için atanırlar. 3 üye ve 3 gözlemciden oluşur. Banka nın faaliyetelerinin tam olarak yerine getirilip getirilmediğini denetler. Mali defterlerin usulüne uygun tutulup tutulmadığını denetler ve bilanço ve kâr/zarar hesaplarını kontrol eder. AYB personeli banka tarafından doğrudan görevlendirilir. Yönetim Komitesi nin yetki alanında Banka nın faaliyetlerini yürütür. Banka personeli, genel sekreterliğe bağlı genel müdürlükler ve direkt Yönetim Komitesine karşı sorumlu olan bağımsız birimler şeklinde örgütlenmişlerdir. Yatırım Projelerinin Finansmanı AYB, genelde proje maliyetlerinin %50 sine kadar olan kısmını finanse etmektedir. AYB, yatırımcının kendine ait mali kaynakları ve diğer gelir ve kazançlarından elde ettiği finansmanın tamamlayıcısı olarak kredi vermeyi amaçlamaktadır. AYB, diğer finans kuruluşları ya da ticari bankalarla beraber proje için uygun bir finansman paketi sunmayı hedeflemektedir. Banka, yatırımları doğrudan krediler, çerçeve krediler veya küçük ve orta ölçekli işletme(kobi)lere yönelik AYB kredileri aracılığıyla finanse etmektedir. AYB, büyük ölçekli projeleri, yatırımcı veya diğer finans kuruluşları ya da ticari bankaların koşullarına göre oluşturulan direkt krediler aracılığıyla finanse etmektedir. AYB, projeyi kredilendirmeden önce ekonomik, teknik ve mali açıdan uygun olup olmadığını, proje için kredi talebinde bulunanın vermiş olduğu teminatın yeterliliği ve mali durumunu değerlendirir. AYB kredileri için geçerli olan uzun vade ve uygun faiz oranları kredi talep edenler açısından avantaj yaratmaktadır. AYB, uluslararası sermaye piyasalarında finansman gücü yüksek olan ve dünyanın önde gelen finans sağlayıcılarından biridir. Banka, faaliyetlerinde kârını maksimize etme amacı güder. Banka, bu iki özelliğini birleştirerek, düşük faiz oranları ile orta ve uzun vadeli finansman olanakları sunmaktadır. 133
138 AYB ve Türkiye AYB 1960 ların ortalarından bu yana Türkiye deki yatırımlara destek sağlamaktadır. AYB tarafından Türkiye ye sağlanan finansman tutarı yılları arasında 11 milyar EURO ya ulaşmıştır. Bu miktar AB ile bütünleşme çabası içindeki Türkiyenin ekonomik gelişimini destekleyen banka nın kararlılığını ortaya koymaktadır. Kamu ve özel sektör, merkezi hükümet ve belediyeler, yerel bankalar ve sanayi kesimi yatırımcıları ve yabancı yatırımcılar AYB fonlarından yararlanmaktadır. AYB, Türkiye nin AB ye katılım sürecinde ilerleme kaydetmesini desteklemek amacıyla faaliyetlerini öncelikli olarak aşağıdaki sektörlerde yoğunlaştırmaktadır; Altyapı sektörünün desteklenmesinde AYB, karayolu ve demiryolu yapımının yanı sıra hava ve deniz limanlarına yönelik kamu yatırımlarının finansmanına da katkıda bulunur. Banka ayrıca belediyelere ve belediyelerin sahip olduğu şirketlere, özellikle şehir içi taşımacılık, su ve atık yönetimi, bölgesel ısıtma dahil çevre altyapısı konusunda finansman sağlar. Enerji sektörünün desteklenmesinde Banka, kamu ve özel sektör kuruluşlarının enerji üretimi, taşımacılık ve dağıtım alanları ile yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği tedbirlerine yönelik yatırımlarına finansman sağlamaktadır. AYB, girişimcilerin düşük maliyetli, uzun vadeli fonlara daha düşük maliyetle erişmelerine yardımcı olarak KOBİ kesimine destek sağlamaktadır. Banka bu desteği, tüm ülkede ortak çalıştığı çeşitli bankalar aracılığıyla sağladığı küresel kredilerle ve orta büyüklükteki kredilerle gerçekleştirmektedir. KALKINMA BANKALARI Asya Kalkınma Bankası (AKB) 1960 lı yıllarda Asya kıtasında kalkınma bankası kurulmasına yönelik adımlar atılmıştır. Ancak, ABD nin AKB nin sermayesine katkıda bulunma kararı banka nın kurulmasına yönelik girişimleri hızlandırmıştır te Asya Ekonomik İşbirliği Konferans ında alınan karar ve 1965 te Birleşmiş Milletler Ekonomik ve Sosyal Komisyonu tarafından alınan karar ile 31 üye tarafından Merkezi Manila- Filipinler olan Asya Kalkınma Bankası(Asian Development Bank/ADB) 1966 yılında Asya ve Pasifik ülkelerinin gelişmekte olan ülkelerine kredi ve teknik hizmet sunmak amacıyla kurulmuştur. AKB, bölgesel bir kalkınma ve yatırım bankasıdır. Bankanın Asya ülkesi dışında üyeleri arasında ABD, Kanada, Avustralya, Yeni Zelanda, Norveç, İsviçre ve Avrupa Birliği nin üyeleri de vardır. Gelişmiş ülkeler sermayedarları arasında bulunduğu için bölgesel kalkınma bankaları kredibilitesi en yüksek kuruluşlardır. Bu nedenle daha ucuza borçlanıp, kârlı olabilirler. Türkiye 1991 yılında AKB nin üyesi olmuştur. Ancak, ulusal düzeyde borç alan ülkeler statüsünde değildir. AKB'yi bölge bazında düşük gelirli ülkelere kredi kullandıran bir kuruluş yerine, küresel bir yapı anlayışı içinde çoğu gelişmekte olan üye ülkelere, kredi vermek, sermaye yatırımı yapmak, kalkınma proje ve programlarına teknik destek sağlamak, danışmanlık hizmeti sunmak yanında kamu ve özel sektör sermayesini kalkınma yatırımları amacıyla değerlendirmek ve üye ülkelerden gelen kalkınma politika ve planlama yardımı taleplerine cevap veren bir kuruluş olarak tanımlamak daha doğrudur. AKB nin projeleri ve programları, ekonomik büyüme, insani kalkınma, iyi yönetim, çevre korunması, özel sektör gelişimi ve bölgesel işbirliği konularını öncelikli olarak ele almaktadır. Bu önceliklerin her biri, yoksulluk azaltma stratejisinin üç temel öğesi ile bağlantılıdır. Bunlar, sürdürülebilir ekonomik büyüme, sosyal kalkınma ve iyi yönetimdir. AKB nin her türlü çalışmasında, kalkınmanın sosyal boyutlarına özel bir ağırlık verilmektedir. hangileri sayılabilir Asya Kalkınma Bankası nın Asya ülkesi dışındaki üyeleri arasında 134
139 AKB nin amaçlarını şu şekilde özetleyebiliriz; Asya ve Pasifik bölgesindeki gelişmekte olan ülkelerin ekonomik ve sosyal kalkınması için finansman sağlamak, Kalkınma proje ve programlarının planlanması ve uygulanması için teknik yardım vermek, Kalkınma için özel ve kamu yatırımlarını desteklemek, Ekonomi politikalarının koordinasyonuna yardım etmek, Bölgede ortaya çıkabilecek acil durumlarda kaynak sağlamak ve kaynakların yönlendirilmesi için koordinasyonu gerçekleştirmektir. AKB nin aşağıdaki sektörlere yönelik yoğun çalışmaları vardır; Tarım ve tabii kaynaklar Eğitim ve enerji Sağlık, beslenme ve sosyal koruma Sanayi ve ticaret Hukuk, ekonomik kalkınma ve kamu politikaları Ulaştırma ve telekomünikasyon, temiz su kaynakları, sağlık koşullarının geliştirilmesi ve atık yönetimi Banka nın kaynakları Asya Kalkınma Fon unda kayıtlıdır ve üye ülkelerce ödenen katılma payları, ödünç alınan fon ve rezervlerden oluşan normal sermaye ile üye ülkelerin katkıları, net gelirler ve diğer kaynaklardan oluşan özel fonlardan meydana gelir. Az gelişmiş olmakla beraber az da olsa kalkınmış üye ülkeler için normal sermayeden kredi verilirken, daha fakir üye ülkelere ise özel fonlardan düşük faizli ve uzun vadeli kredi kullandırılmaktadır. Son yıllarda AKB, IMF ve IBRD gibi etkinlik alanını ve sağladığı kredi olanaklarını genişleterek üye ülkelerin makro-ekonomik ve sektörel politikalarının oluşturulmasındaki rolünü artırmıştır. Asya Kalkınma Bankası da günümüzde Asya kıtasının kredi veren en büyük kuruluşlarından bir tanesi konumuna gelmiş ve bazı durumlarda üye ülkelerin bütçe ve kalkınma hedeflerinin oluşturulmasında bu ülkelerin hükümetlerinden daha fazla etkin olabilmiştir. Asya da ekonomik işbirliğinin ilerlemesi ve küreselleşmenin önündeki engellerin kaldırılması amacıyla AKB, 1999 yılında yoksulluk azaltma stratejisi ni benimsemiş, çalışmalarını bu alana yoğunlaştırmış ve özellikle Asya ve Pasifik ülkelerinde yaşayan, günlük geliri 2 doların altında olan 1,9 milyar insanın yaşam standartlarını yükseltmeyi temel hedef olarak kabul etmiştir. AKB nin en önemli faaliyet alanını doğal kaynakların kullanımına ve altyapının geliştirilmesine ilişkin projelerin finansmanı oluşturmaktadır. Özellikle çatışma, iç savaş ve savaş yaşamış veya Orta Asya, Afganistan, Doğu Timor ve tsunami felaketinin etkilediği ülkeler gibi doğal felaketlere uğrayan ülkelerin yeniden inşalarına yardımcı olmak amacıyla başlatılan projelere destek sağlamıştır. AKB nin finanse ettiği projelerin tamamı uluslararası ihaleye açılır. Proje sahibi ülkenin hükümetinden ya da merkez bankasından borçları garanti etmesi istenir. Ancak, Banka özel sektöre de 1985 yılından itibaren kredi kullandırmaktadır ve bu krediler için hükümet garantisi aranmamaktadır. Kullandırılan krediler 10 yılı ödemesiz, 35 ve 40 yıl vadeli olabilmektedir. Yıllık %1 faiz alınmaktadır. Asya Kalkınma Bankası nın organları; Banka nın başkanını seçen ve en yetkili organı olan Guvernörler Kurulu, Banka nın günlük işlerini yürüten, Kurul tarafından seçilen 12 direktörden oluşan Yönetim Kurulu ve 5 yıllığına Kurul tarafından seçilen ve Yönetim Kurul una başkanlık eden Başkandır. Katkı payı en yüksek olan ve bu yüzden en yüksek oy gücüne sahip üye ülkeler Japonya ve ABD dir. Başkan Japonya dan atanır. Başkanın süresi dolduğunda yeniden seçilebilir. Üç başkan yardımcısı ise sırayla Amerika, Avrupa ve Asya tarafından belirlenmektedir. Her ülke Guvernörler Kurul unda bir guvernör ve bir yedek guvernör tarafından temsil edilir. 135
140 Afrika Kalkınma Bankası (AFKB) Afrika da bir kalkınma bankası kurulması fikri ilk olarak 1950 li yılların sonunda gündeme gelmiş ve daha sonra Afrika Birliği adını alan Afrika Birliği Teşkilatı nın (OAU) kuruluş çalışmalarıyla paralel olarak gelişmiştir yılında OAU nun kurulduğu Nkrumah-Toure Konferansı nda Afrika da bir kalkınma bankası olması gerektiği önemle dile getirilmiştir. Üç yıl sonra 1961 de düzenlenen Monrovia Konferansı nda biri OAU diğeri AFKB için olmak üzere iki taslak üzerinde görüşülmüştür. Dokuz Afrika ülkesinden oluşan Dokuzlar Komitesi nin bütün Afrika ülkelerinin gözetiminde sürdürdüğü girişimlerinin ardından taslak bir Anlaşma hazırlanmış ve Ağustos 1963 tarihinde Sudan da imzalanmıştır. Bundan sonra Merkezi Fildişi Sahilin deki Abidjan kenti olan Afrika Kalkınma Bankası 1964 yılında kurulmuştur yılında faaliyetlerine başlayan AFKB Afrika nın önde gelen finansal kalkınma kuruluşudur. Çok Taraflı Kalkınma Bankası statüsünde olan Afrika Kalkınma Bankası, üye ülkelerin ekonomik ve sosyal açıdan ilerlemesini teşvik etmek ve destek olmak için faaliyetlerde bulunmaktadır. Bu amacına yönelik porejelere fon temin etmektedir. 53 ü Afrika ülkesi ve 25 i Afrika dışındaki Amerika, Asya ve Avrupa kıtalarından olmak üzere toplam 78 üyesi vardır. Afrika dışından üye ülkeler; Arjantin, Avusturya, Belçika, Kanada, Çin, Danimarka, Finlandiya, Fransa, Almanya, Hindistan, İtalya, Japonya, Kore, Kuveyt, Hollanda, Norveç, Portekiz, Norveç, Suudi Arabistan, İspanya, İsveç, İsviçre, İngiltere, Türkiye, ABD dir. Yaşanan bir kriz nedeniyle Banka nın merkezi 2003 yılında Tunus a taşınmıştır. Tunus geçici yerleşim ajansı konumundadır. Afrika kıtası nın ekonomik yapısı gereği Banka nın öncelikli hedefleri yoksullukla mücadele, ekonomik ve sosyal refah düzeyinin yükseltilmesi ve gelişmeye yönelik proje ve yatırımlara kredi tesis edilmesidir. Banka ayrıca, teknik yardımlar, özsermaye yatırımları ve krediler yoluyla bölgedeki istihdamı ve dolayısıyla refahı artırmak için de çaba sarf etmektedir. Mayıs 1982 de AFKB nın Kurucu Anlaşmasında bir değişiklik yapılmıştır. Bu değişiklikle Afrikalı olmayan ülkelerin de Banka ya üye olmaları kabul edilmiştir. AFKB özellikle 1990 lı yıllarda Afrika ülkelerinin siyasi ve ekonomik liberalleşmelerine ve bu ülkelerde ekonomik yapılanmanın ve finansal kuruluşların tesis edilmesine katkılar sağlamıştır. AFKB nın bölge üye ülkeleri; Güney Afrika, Cezayir, Angola, Benin, Bostwana, Burkina Faso, Burundi, Kamerun, Cap Vert, Komorlar, Kongo, Fildişi, Cibuti, Mısır, Eritre, Etiyopya, Gabon, Gambiya, Gana, Gine, Gine Bisau, Ekvator Ginesi, Kenya, Lesotho, Liberya, Libya, Madagaskar, Malawi, Mali, Fas, Maurice, Moritanya, Mozambik, Namibya, Nijer, Nijerya, Uganda, Orta Afrika Cumhuriyeti, Kongo Demokratik Cumhuriyeti, Ruanda, Sao Tome ve Principe, Senegal, Seyşeller, Sierre Lone, Somali, Sudan, Swaziland, Tanzanya, Çad, Togo, Tunus, Zambia, Zimbabve dir. Afrika Kalkınma Bankası nın organları: Guvernörler Kurulu; her üye ülke tarafından atanan temsilcilerden oluşur. Banka nın ne yetkili organıdır. Banka nın politika ve faaliyetlerini belirler. Yönetim Kurulu; 12 si bölge ülkelerinden olmak üzere 18 üyesi vardır. Başkan, Yönetim Kurulu nun tavsiyesi üzerine Guvernörler Kurulu tarafından5 yıllık görev süresi için atanır. Başkan Afrika Kalkınma Fon una da başkanlık eder yılında bağımsız olarak çalışmalarına başlayan Afrika Kalkınma Fonu 1972 yılında kurulmuştur. AFKB nın üyeleri aynı zamanda Fon unda üyeleridir. Fon Banka nın katkıda bulunduğu üye ülkelere mali açıdan destek olmak için ekonomik ve sosyal kalkınma projelerine uzun vadeli ve uygun şartlarla kredi verir. Bu şekilde üye ülkeler arasında bölgesel işbirliğinin sağlanmasına ve ticaretin gelişmesine yardımcı olur. Kullandırılan kredilerin vadesi 50 yıl olabilmektedir. Bu sürenin 10 yılı ödemesizdir. Kredi faizi alınmaz. Ancak, yıllık olarak hizmet ücreti ve taahhüt ücreti tahsil edilir. Türkiye nin Örgüt le İlişkileri AFKB na Türkiye nin üyeliği Mayıs 2008 tarihlerinde Mozambik te gerçekleştirilen Guvernörler toplantısında kabul edilmiştir. Ancak, Türkiye den kaynaklanan bazı sebeplerden dolayı fiilen işler duruma gelememiştir. Kuzey Afrika ülkelerinin yanı sıra özellikle sahra altı Afrika ülkelerine yönelik ikili işbirliği projelerinin gerçekleştirilmesi, üst düzey ziyaretler yapılması, yeni ekonomik ve ticari anlaşmaların gerçekleştirilmesi ve karşılıklı ticaret heyeti ziyaretleri ile Türkiye nin Afrika kıtasındaki ülkelerle ekonomik ve ticari ilişkilerinde son yıllarda büyük ilerleme kaydedilmiştir. Bu durum özellikle Türk inşaat firmalarının Afrika daki büyük altyapı projelerinde pay alabilmesi için ülkemizin bu projelerin gerçekleştirilmesinde önemli rol oynayan Afrika Kalkınma Bankası na üye olması gerekliliğini doğurmuştur. Türkiye nin Afrika ya yönelik artan ilgisi ve Doğu ve Batı arasındaki stratejik konumunun önemi ayrıca Türkiye nin ekonomi, eğitim ve kültür alanlarında Afrika da artan varlığı ülkemizin Afrika kıtasının kalkınma çabalarını desteklemeye hazır olduğunun bir göstergesidir. 136
141 İslam Kalkınma Bankası İslam felsefe ve prensipleri doğrultusunda, üye ülkelerin ve müslüman toplumların kendi başına ya da birlikte ekonomik kalkınmalarına ve sosyal gelişmelerine katkı sağlamak amacıyla 1974 yılında aralarında Türkiye nin de bulunduğu Cidde de toplanan İslam ülkeleri Maliye Bakanları II. Konferansı nda İslam Kalkınma Bankası (İKB) Ana Sözleşmesinin kabul edilmesiyle 22 ülke tarafından kurulmuştur. Banka faaliyetlerine 1975 yılında başlamıştır. İKB na üye olabilmek için öncelikle İslam Kalkınma Teşkilatı üyesi olmak ve Guvernörler Kurul unun yapılan başvuruyu kabul etmesi gerekmektedir. Banka hesap birimi olarak İslam Dinarını kullanmaktadır. Banka da en büyük paya sahip ülkeler Arabistan, Kuveyt, Libya, İran ve Türkiyedir. Banka nın merkezi Cidde dedir. Banka nın 56 üyesi vardır. Bankanın temel fonksiyonları şu şekilde sıralanabilir; Üye ülkelerdeki kazançlı projelerin veya kuruluşların sermayelerine ortak olarak kuruluşların işlerlik kazanması, projelerin gelişebilmesi için gereken para ve krediyi sağlamak, Üye ülkeler arasındaki ticaretin gelişmesine destek olmak için gerekli girişimlerde bulunmak, Üye ülkelere teknik yardım sağlamak, danışmanlık hizmeti vermek, Eğitimin öne çıkarılmasına destek sağlamak, araştırma-geliştirme faaliyetlerinde bulunmaktır. Asya Kalkınma Bankası nın temel fonksiyonları nelerdir İKB, üye ülkeler arasındaki ticaretin artırılmasını teşvik etmektedir. İKB, İthalat Ticaret Finansman İşlemleri (ITFC), İslam Bankası Portföyü (IBP) ve Uzun Dönem Ticaret Finansmanı (LTTFS) yoluyla bu teşviği gerçekleştirmektedir. Ayrıca banka, amacı ihracatın ve yatırımların Anlaşma da belirtilen ticari ve politik risklere karşı sigorta edilmesini sağlamak olan İhracat kredisi ve Yatırım Sigortası için İslami İşbirliği ni (ICIEC) kurmuştur. Banka sermaye kaynaklarını özel sektör kesimine kullandırarak değerlendirmek için Yatırım Hesabı, İslam Bankası Portföyü ve Birleşik Yatırım Fon unu kurmuştur. Banka nın Finansman Yöntemleri Proje finansmanı: Uzun vadeli bir finansman imkânıdır. Kredinin vadesi ve ödemesiz dönem yatırım bazında ve yatırımın özelliğine göre belirlenir. Proje finansmanı kamu ve özel sektöre açıktır. Başvuru yapabilmek için yatırım projesi ile birlikte üye ülkelerin Guvernörlerinin kurum/kuruluşu tarafından yapılmaktadır. Banka genellikle faizsiz araçları kullanır. Örneğin; kredi, leasing, taksitli satış, kâr/zarar ortaklığı vb. Ticaret finansmanı: Banka bu amaçla ithalatın finansmanı programı, ihracatın finansmanı programı, İslami bankalar portföyü, ticari işbirliği geliştirme programı araçlarını uygulamaktadır. Özel yatırım hesabından finansman: Üye olan ya da olmayan ülkelerdeki müslüman topluluklar için özel yardım projeleri, çeşitli burs programları, teknik işbirliği programı, islam araştırma ve eğitim enstitüsü olanakları söz konusudur. İslam Kalkınma Banka sının Organları Guvernörler Kurulu, her üye ülkenin katıldığı bir asil birde vekil guvernörlerden oluşur. İcra Direktörleri Kurulu, Banka da en yüksek paya sahip 7 üye ükenin atadığı ve diğer 7 sini Guvernörler Kurul unun seçerek atadığı toplam 14 üyeden oluşmaktadır. Görev süresi 3 yıldır. Görevi sona erdikten sonra tekrar atanabilir. Başkan, Guvernörler Kurulu tarafından seçilerek 5 yıllığına atanır. Banka nın hukuki temsilcisidir ve günlük işlerden sorumludur. Başkan ın üç yardımcısı vardır. Bunlar, Banka da finansman ve idareden, faaliyetlerden, ticaret ve politika konularından sorumlu olarak çalışırlar. Başkan yardımcıları Başkan ın tavsiyesi üzerine Guvernörler Kurulu tarafından atanır. 137
142 Özet Dünya bankası nın başlangıçta Avrupa nın savaş sonrası koşullarını iyileştirme amacıyla Temmuz 1944 tarihleri arasında Bretton woods ta toplanan Birleşmiş Milletler Para ve Finans Konferansı nda Uluslararası Para Fonu (IMF) ile birlikte temelleri atılmıştır. Dünya bankası 27 Aralık 1945 yılında üyelerin çoğunluğunun ana sözleşmeyi imzalaması ile çalışmalarına başlamış ve Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası olarak ilk ticari işlemini Faaliyete geçtiği 1946 yılında gerçekleştirmiştir. IBRD nin öncelikli hedefi uzun vadede yoksulluğun azaltılması ve ekonomik gelişmenin sağlanmasıdır. Dünya siyaseti ve ekonomisinde paraya olan güvenin tükendiği, ülkelerin yerli paralarını altınla eşit duruma getiremez hale geldiği böylesi krizlerin üstesinden gelebilmek için uluslararası işbirliğinin sağlanması ve bu işbirliğinin de kurumsallaştırılması yolunda adımlar atılmıştır. Bunlara ilave olarak, dünya ekonomisindeki kâr oranlarının azalması, ülkeler arasındaki gelir farklılıklarının giderek daha fazla hissedilir hale gelmesi gibi nedenlerle küresel ekonomiyi etkileyebilen gelişmiş ülkelerin, daha önce yaşadıkları ve gelecekte de yaşanma riski olan krizleri engelleyebilme ve zamanında tedbirler alabilme düşüncesi daha ciddi girişimlerde bulunulması gerektiğini ortaya koymuştur. IMF, ABD New Hampshire eyaletinin Bretton Woods ketinde 1-22 Temmuz 1944 tarihleri arasında Türkiye ninde içinde olduğu bir araya gelen 45 ülkenin 27 Aralık 1945 te ana sözleşmeyi imzalamaları ile kurulmuştur. IMF nin temel amaçları; üye ülkelerin uluslararası parasal işbirliğini sağlamak, dış ödeme açığı olan ülkelere kısa/orta vadeli krediler kullandırmak, uluslararası ticaretin iyileştirilmesi ve ticaretin artırılabilmesi için kolaylıklar sağlamak, döviz kurunun istikrarını korumak bunun için üye ülkeler arasındaki ilişkilerin devamlılığını sağlamak, üye ülkelerin aralarındaki cari ödemelerde çok taraflı ödemeler yönteminin teşekkül etmesine yardımcı olmak ve uluslararası ticareti geriletebilecek kambiyo kısıtlamalarını ortadan kaldırmak ve ulusal paraların tam konvertibilitesini gerçekleştirmektir, ödemeler bilançosu ya da dış açık konusunda sorunlu üye ülkelerin teminat vermesi durumunda Fon kaynaklarından yararlanmalarına imkân tanımak, üye ülkelere uluslararası mali piyasalarda güvence vererek bu ülkelerin ulusal ya da uluslararası uyulması tasarlanan düzen içindeki 138 refahlarını riske etmeden cari ödemelerdeki dengesizliklerini ortadan kaldırmaktır. 1980'li yılların sonunda Doğu Avrupa Ülkeleri ile Sovyetler Birliğindeki, ekonomik boyutta serbest piyasa ekonomisine ve siyasal boyutta çoğulcu demokrasiye geçiş sürecinin hızlandığı bir dönemde Türkiye nin öncülüğünde KEİ tartışılmaya başlanmıştır. Karadeniz in barış, istikrar ve beraberinde refah bölgesi olması için siyasal ve ekonomik alanda yeniden yapılanma süreci 1990 yılında Türkiye tarafından başlatılmıştır. KEİ oluşumu bölgesel ekonomik işbirliği girişiminin tanımıdır. Türkiye'nin öncülüğünde başlayan çalışmalar, 25 Haziran 1992 tarihinde İstanbul'da düzenlenen bir zirve toplantısında KEİ Deklerasyonunun imzalanması ile sonuçlanmış ve örgüt bu tarihte resmen işlerlik kazanmıştır. Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (Economic Cooperation Organisation-ECO), Üye Devletler Türkiye, İran ve Pakistan arasında ekonomik, teknik ve kültürel işbirliğini teşvik etmek amacıyla, 1985 yılında kurulmuş olan bölgesel bir organizasyondur. Avrupa Yatırım Bankası, Avrupa Birliği nin uzun vadeli finansman kuruluşudur. Avrupa Ekonomik Topluluğunu kuran Roma Antlaşması nın 129. ve 130. Maddeleri gereğince 1958 yılında kurulmuştur. AYB, kâr amacı gütmeyen bir kurum olup, özellikle kalıcı projelerin finansmanını sağlamaktadır. Kamu ve özel sektör kuruluşlarına üstlendikleri güçlü yatırımlar için uzun vadeli finansman sunar.
143 Kendimizi Sınayalım 1. Dünya Bankası na yüklenen sorumluluk aşağıdakilerden hangisinde verilmiştir? a. Üye ülkelere ticari bankalardan daha ucuza kredi sağlamak b. Üye ülkelerin kalkınmasına yardımcı olmak c. Üye ülkelerin kredibilitesini yükseltmek d. Resmi bir kuruluş statüsü kazanmak e. Siyasi ve ekonomik istikrar sağlamak 2. Dünya Bankası nın sermayesi başlangıçta hangi birim cinsinden belirlenmiştir? a. SDR b. ABD doları c. Altın d. Sterlin e. Alman Markı 3. Türkiye Dünya Bankası na kaç yılında üye olmuştur? a b c d e Aşağıdakilerden hangisi IFC nin destek vererek ülke kalkınmasına yardımcı olduğu özel sektörün gelişme göstereceği alanlardan biri değildir? a. Petrol b. Bilişim teknolojisi c. Endüstri d. Maden e. Telekomünikasyon 5. I. Guvernörler Konseyi II.Yönetim Kurulu III. Başkan Yukarıdakilerden hangileri IMF i yönetir? a. Yalnız I b. Yalnız II c. I ve II d. II ve III e. I, II ve III IMF in Başkan ının görev süresi kaç yıldır? a. 1 b. 2 c. 5 d. 6 e KEİ nin kuruluşunda aşağıdakilerden hangisi öncü rolü oynamıştır? a. Türkiye b. Azerbeycan c. Bulgaristan d. Gürcistan e. Moldova 8. EİT nin ekonomik, teknik, kültürel işbirliğini teşvik etmek amacıyla hangi ülkeler arasında kurulduğu aşağıdakilerden hangisinde birlikte, tam ve doğru olarak verilmiştir? a. Türkiye, İran b. Türkiye, Pakistan c. Pakistan, İran d. Türkiye, İran ve Pakistan e. Suriye, İran ve Türkiye 9. Avrupa Yatırım Bankası kaç yılında kurulmuştur? a b c d e AKB nin kullandırdığı kredilerin kaç yılı ödemesizdir? a. 5 b. 10 c. 15 d. 20 e. 25
144 Kendimizi Sınayalım Yanıt Anahtarı 1. a Yanıtınız yanlış ise Dünya Bankası Kuruluşu ve Amacı başlıklı konuyu yeniden gözden geçiriniz. 2. b Yanıtınız yanlış ise Dünya Bankası Sermaye ve Oy Dağılımı başlıklı konuyu yeniden gözden geçiriniz. 3. e Yanıtınız yanlış ise Dünya Bankası nın Üyeleri ve Türkiye İle İlişkileri başlıklı konuyu yeniden gözden geçiriniz. 4. d Yanıtınız yanlış ise Uluslararası Finans Kuruluşu ve Üyeleri başlıklı konuyu yeniden gözden geçiriniz. 5. e Yanıtınız yanlış ise IMF in Örgütsel Yapısı başlıklı konuyu yeniden gözden geçiriniz. 6. c Yanıtınız yanlış ise IMF in Örgütsel Yapısı Başkan başlıklı konuyu yeniden gözden geçiriniz. 7. a Yanıtınız yanlış ise Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü Kuruluşu ve Amacı başlıklı konuyu yeniden gözden geçiriniz. 8. d Yanıtınız yanlış ise Ekonomik İşbirliği Teşkilatı başlıklı konuyu yeniden gözden geçiriniz. 9. c Yanıtınız yanlış ise Avrupa Yatırım Bankası Kuruluşu ve Amacı başlıklı konuyu yeniden gözden geçiriniz. 10. b Yanıtınız yanlış ise Asya Kalkınma Bankası başlıklı konuyu yeniden gözden geçiriniz. Sıra Sizde Yanıt Anahtarı Sıra Sizde 1 Piyasa rayici üzerinden faiz uygulayarak kullandırdığı kredilerin faiz geliri, tahsis edildiği halde henüz borçlusu tarafından kullanılmayan kredilerde Taahhüt Komisyonu olarak %075 oranında uygulanan faiz geliri, mevzuatı gereğince sermaye payı sahibi ülkelere dağıtılmadığı için finansman kaynağı olan bankanın elde ettiği kârı, bankanın elindeki kaynakları çeşitli hisse senedi bono ve tahvil piyasalarında değerlendirerek elde ettiği gelir Banka nın finansman kaynaklarıdır. Sıra Sizde 2 Sistem değişim kolaylığı, Petrol kolaylığı ve Acil yardımdır. Sıra Sizde 3 KEİ ne üye ülkelerin önemli bir bölümünün çeşitli ekonomik düzenlemelere sahip olması, birbirlerinden ayrı ekonomik donelere, kavramlara, tariflere, sınıflamalara ve çeşitli ulusal muhasebe sistemlerine sahip olması, ticari ve finansal mevzuatta boşluklar bulunması, finansal olanakların sınırlı olması, dış ticaretin henüz serbest döviz ile yapılmaması, üye ülke paralarının konvertibl olmamasıdır. Sıra Sizde 4 EİT nin faaliyet alanları; Ticaret ve yatırım, ulaştırma ve telekomünikasyon, enerji, doğal kaynaklar ve çevre, tarım, sanayi ve turizm, insan kaynakları ve sürdürülebilir kalkınma,proje ve ekonomik araştırmalar, istatistik ve uluslararası ilişkilerdir. Sıra Sizde 5 Bankanın Asya ülkesi dışında üyeleri arasında ABD, Kanada, Avustralya, Yeni Zelanda, Norveç, İsviçre sayılabilir. Sıra Sizde 6 Üye ülkelerdeki kazançlı projelerin veya kuruluşların sermayelerine ortak olarak kuruluşların işleyebilmesi, projelerin gelişebilmesi için gereken para ve krediyi sağlamak, üye ülkeler arasındaki ticaretin gelişmesine destek olmak için gerekli girişimlerde bulunmak, üye ülkelere teknik yardım sağlamak, danışmanlık hizmeti vermek, eğitimin öne çıkarılmasına destek sağlamak, araştırma-geliştirme faaliyetlerinde bulunmaktır. 140
145 Yararlanılan Kaynaklar Karagül, M. (2010). Uluslararası İktisadi Örgütler ve Azgelişmiş Ülkeler. Ankara, Nobel Yayın Dağıtım Tic.Ltd.Şti. Seyidoğlu, H. (2001). Uluslararası Finans,(3.Basım) İstanbul, Güzem Yayınları. Karluk, R. (2007). Küreselleşen Dünyada Uluslararası Kuruluşlar,(6.Basım) İstanbul, Beta Basım Yayım Dağıtım Aş. Oktay, N. (2010). Dış Ticarete Giriş,(2.Basım) Eskişehir, TC Anadolu Üniversitesi Yayın no:194. Başoğlu, U. ve diğerleri. (1999). Dünya Ekonomisi, Bursa, Ezgi Kitapevi Sönmez, S. (1998). Dünya Ekonomisinde Dönüşüm, Ankara, İmge Kitapevi. Sugözü, İ.H. (2010). Devlet Borçları IMF- Dünya Bankası ve Türkiye, Ankara, Nobel Yayım Dağıtım Ltd.Şti. Ateş, A. (1995). Karadeniz Ekonomik İşbirliği ve Türkiye, İstanbul, Harb Akademileri Basım evi. Karluk, R. (2009). Uluslararası Ekonomi (9.Basım), İstanbul, Beta Basım Aş. Ünsal, F. (1997). Avrupa Yatırım Bankası, İstanbul, İstanbul Ticaret Odası Yayın no: Cingi, S. (1984). Avrupa Yatırım Bankası ve Türkiye ile İlişkileri, Ankara Ankara Ticaret Odası Yayınları 1984/ İnternet Kaynakları tr.pdf, /COUNTRIES/ECAEXT/TURKEYINTURKISH EXTN/, DunBanKreDen.pdf, uyalcin.pdf, pdf, oc, rim%20bankasi.pdf, US,
146 7 Amaçlarımız Bu üniteyi tamamladıktan sonra; Dünya Ticaret Örgütü nün kuruluş sürecini açıklayabilecek, Dünya Ticaret Örgütü nün genel yapısını tanımlayabilecek, Dünya Ticaret Örgütü nün Türkiye ile ilişkilerini analiz edebilecek bilgi ve becerilere sahip olabilirsiniz. Anahtar Kavramlar Dünya Ticaret Örgütü GATT GATS TRIPS Uluslararası Ticaret Anti Damping Tarife Rekabet Anlaşmazlıkların Çözümü Müzakere Rauntları İçindekiler Giriş Dünya Ticaret Örgütünün Kuruluşu Dünya Ticaret Örgütünün Genel Yapısı Dünya Ticaret Örgütü Türkiye İlişkileri 142
147 Dünya Ticaret Örgütü GİRİŞ Dünya kaynaklarının kıt olması, bu kaynakların verimli bir şekilde kullanılmasını gerektirmektedir. Bazı ülkelerde üretilebilen ve de ucuza üretilebilen ürünler, bazı ülkelerde o ürünlerin üretiminde kullanılan hammadde bulunmadığından ya da az bulunduğundan dolayı üretilememekte ya da pahalıya üretilebilmektedir. İktisatçılar bu konularda çok sayıda çalışma yapmıştır ve yapmaya da devam etmektedirler. Bu çalışmalarda kıt olan dünya kaynakları nasıl daha etkin kullanılabilir? böylece daha çok mal ve hizmet nasıl üretilebilir? ve dolayısıyla insanlar nasıl daha üst yaşam seviyelerinde yaşayabilir? sorularını cevaplamaya ve bunlar ile ilgili önerilerini geliştirmeye çabalanmaktadır. Bir ülkede üretilen bir ürün başka bir ülkede üretilmese bile tüketilebilmektedir. Bir ülke pahalıya üretebildiği ürünü ucuza üreten ülkeden satın alabilmekte, kendisinin ucuza ürettiği malı da pahalıya üreten ülkeye satabilmektedir. Böylece insanlar dünyanın herhangi bir yerinde üretilen ürünü tüketme ve de ucuza tüketme şansı elde edebilmektedir. Diğer taraftan üreticiler de kendi ülke piyasasının dışındaki ülkelere de ürettiği malları satarak daha yüksek gelir ve kar elde edebilmektedir. Daha fazla üretim daha fazla iş alanı ve istihdam demektir. Böylece ülke gelirleri artmakta, insanlar daha yüksek gelir düzeylerine ulaşmakta ve daha fazla tüketerek refahlarını artırabilmektedirler. Bunun olabilmesi için dünya ticaretinin serbestçe gerçekleştirilmesi gereklidir. Üreticiler ve tüketiciler, ekonomik, ticari ve siyasi hiçbir engelle karşılaşmadan ürünleri rahatça ve istedikleri ülkede satabilmeli ve alabilmelidirler. Özellikle II. Dünya Savaşı sonrası oluşan trajedi ve dünyadaki yaşam koşulları, ülkeleri harekete geçirmiş ve dünyadaki yaşam koşullarının nasıl iyileştirilebileceği ve daha üst yaşam düzeylerine nasıl ulaşılabileceği ile ilgili ülke karar vericileri yoğun bir çalışma içine girmiştir. Uluslararası ticaretin serbestleştirilmesi kapsamında yapılan çalışmalar sonucunda Birleşmiş Milletler, Uluslararası Para Fonu (IMF), Dünya Bankası gibi çeşitli kurum, kuruluş ve organizasyonlar ortaya çıkmıştır. Bu oluşumlardan birisi de Tarifeler ve Ticaret Genel Anlaşması (GATT) olmuş ve bu oluşum ilerleyen süreçte Dünya Ticaret Örgütü ne dönüştürülmüştür. DÜNYA TİCARET ÖRGÜTÜ NÜN KURULUŞU Dünya Ticaret Örgütü nün (DTÖ) (World Trade Organization WTO) kuruluşu II. Dünya Savaşı na dayanmaktadır. II. Dünya Savaşı sona erdikten sonra ortaya çıkan manzara; 50 milyondan fazla insan kaybı, yakılmış yıkılmış bir Avrupa, Savaş dolayısıyla çökmüş bir dünya ekonomisi. Böyle bir dünyanın nasıl toparlanacağı ve yaşanabilir bir duruma getirileceği başta Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Avrupa devletleri olmak üzere tüm dünyanın en önemli meselesi olmuştur. Bu çerçevede ekonomik, ticari, siyasi hayatın yanı sıra sosyal hayatın da bir düzene kavuşarak geliştirilmesi için bir takım kurum ve kuruluşlar oluşturulmuştur. Bunların başında Birleşmiş Milletler (BM), Uluslararası Para Fonu (IMF), Dünya Bankası (WB) gibi kurumlar gelmektedir. BM bünyesinde yapılan çalışmalar içinde uluslararası ticaretin de bir düzene girmesi için 30 Ekim 1947 de Tarifeler ve Ticaret Genel Anlaşması (GATT) 23 ülke tarafından imzalanmış ve 10 Ocak 1948 de yürürlüğe girmiştir. Türkiye bu anlaşmayı 1953 yılında imzalayarak taraf olmuştur. Bu tarihten sonra GATT tarihine kadar faaliyetlerini sürdürmüş ve yerini bu tarihte yürürlüğe giren Nihai Senet le DTÖ ne bırakmıştır. 143
148 Dünya Ticaret Örgütünün Oluşumu 1929 ve 1930 yıllarında yaşanan Büyük Buhran (Büyük Kriz), ülkelerin, bu krizin yaralarını sarmak ve de tekrar böyle bir krizle yüzyüze kalındığında hazırlıklı olmak için, içe kapanmalarına ve ekonomilerini yüksek gümrük duvarlarıyla koruma altına almalarına neden olmuştur. Bu dönemde II. Dünya Savaşı nın yaşanması insan ve üretim kaynakları açısından dünyayı önemli bir kaynak kaybına uğratmıştır. Savaşan ya da savaşmayan tüm ülkeler, Savaş sonrası dünyayı ve dünya ekonomisini bu harap durumdan nasıl çıkaracakları konusunda çalışmalar yapmışlar ve başta dünya barışı ve güvenliğinin sağlanması olmak üzere dünya ekonomik, siyasi ve sosyal hayatın normale döndürülmesi ve geliştirilmesi için 24 Ekim 1945 te Birleşmiş Milletleri (BM) kurmuşlardır. BM nin kurulmasıyla dünya düzenini sağlamak üzere Uluslararası Para Fonu IMF, Dünya Bankası gibi örgütler oluşturulmuştur. Bu kapsamda dünya ülkelerinin kalkınmasının sağlanması amacı doğrultusunda uluslararası ticareti serbestleştirerek ticaret hacminin artırılması için çalışmalar başlatılmış ve bu çalışma sürecinde uluslararası ticareti düzenlemek ve artırmak üzere bir örgüt oluşturulmaya çalışılmıştır. Bu çerçevede uluslararası ticareti serbestleştirmek ve düzene kavuşturmak amacıyla 1947 yılında GATT 23 ülke tarafından imzalanmış ve 1948 yılında yürürlüğe girmiştir. Ancak geçici olarak düşünülen GATT, Uluslararası Ticaret Örgütü nün ülkelerarası anlaşmazlık sonucu kurulamaması dolayısıyla, 1995 yılına kadar (47 yıl boyunca) görevlerini yerine getirmiştir. GATT faaliyetlerini dört temel prensip çerçevesinde yönlendirmiştir: En Çok Kayrılan Ülke Kuralı: DTÖ anlaşmalarına göre, ülkeler kendi ticari ortakları arasında ayrım yapamazlar. Bir DTÖ üyesi ülke diğer bir ülkeye bir ayrıcalık tanımışsa (daha düşük bir gümrük vergisi oranı gibi), bunu tüm diğer ülkelere de uygulamak zorundadır. Bu uygulamanın bazı istisnaları vardır. Serbest ticaret anlaşması dahilinde karşılıklı olarak ayrıcalıklar tanınabilir. Gelişmekte olan ülkelere özel erişim hakkı verilebilir. Bir ülke diğer ülkelerden kurallara uygun olmayacak şekilde işlenmiş ürünlere karşı engelleri artırabilir. Hizmetler sektöründe, ülkelere ayrımcılık sınırlı düzeydedir. Sözleşmeler sıkı koşullar altında bu gibi istisnalara izin verir. Zengin ya da fakir, zayıf ya da güçlü tüm ülkelere aynı uygulamaların yapılması gereklidir. Ulusal Muamele (eşit yerli ve yabancı uygulaması): İthal ve yerel ürünlere eşit muamele edilmelidir. Aynı durum iç ve dış hizmetler, yerli ve yabancı markalar, telif hakları ve patent için de geçerlidir. Ulusal muamele (yabancı ülke mallarına kendi vatandaşlarınınki ile aynı muamele) Bu ilke, aynı zamanda, küçük uygulama farkları ile her üç ana DTÖ anlaşmalarında da bulunmaktadır (GATT ın 3 üncü maddesi, GATS ın 17 nci maddesi, TRIPS in 3 üncü maddesi). Müzakere Yoluyla Ticaretin Daha Serbest Olması: Ticari engeller gümrük vergileri (tarifeler), ithalat yasakları, miktar kısıtlamaları (kotalar) gibi önlemleri içerirken, bürokrasi ve kur politikası gibi bazı uygulamalar da bu kapsamda değerlendirilmektedir. Ticaret serbestisi için bu engellerin kaldırılması gereklidir. Doha Kalkınma Gündemi altında 9 uncusu gerçekleştirilen görüşmelerde öncelikle ithal malları üzerindeki tarifelerin düşürülmesi üzerinde durulmuştur. Müzakerelerin bir sonucu olarak, sanayi malları üzerindeki ülkelerin tarife oranları istikrarlı bir şekilde %4 ün altına indirilmiş ve mallara yönelik bu müzakereler hizmetler ve fikri mülkiyet gibi yeni alanları da kapsayacak şekilde genişletilmiştir. DTÖ anlaşmaları, ilerici liberalizasyon uygulamalarını uyarlayabilmeleri için başta gelişmekte olan ülkeler olmak üzere tüm ülkelere zaman tanımaktadır. Bağlayıcılık ve Şeffaflık Yoluyla Öngörülebilirlik, Rekabetin Artırılması ve Ekonomik Gelişmenin Sağlanması: DTÖ, uluslararası ticaretin serbestleştirilebilmesi için ülkelerin uygulamalarının belirgin ve bağlayıcı olması gerekliliği üzerinde durmuş, rekabetin artırılabilmesi için ülkelerin teşvik, yardım ve sübvansiyon uygulamalarına sınır getirmesi ve eğer gerekiyorsa ithalatı kısıtlama aracı olarak sadece tarifelerin kullanılmasını öngörmüştür. DTÖ, gelişmekte olan ülkelerin kalkınmalarına katkı sağlamak amacıyla gelişmiş ülkelerin gelişmekte olan ülkelere imtiyazlı davranmaları yönünde tavsiyelerde bulunmaktadır. GATT faaliyetleri içinde uluslararası ticaretin serbestleştirilmesi, artırılması ve düzene kavuşturulması için çok sayıda toplantı düzenlenmiş ve kararlar almıştır (Tablo 7.1.). Tablo 7.1. de de belirtildiği üzere döneminde gerçekleştirilmiş olan Uruguay Raundu müzakereleri sonucunda DTÖ oluşturulmuş ve 1995 e kadar geçici statüde dünya ticaretini organize etmeye çabalayan GATT yerini daimi ve tam anlamıyla bir örgüte dönüşerek IMF ve Dünya Bankası ile birlikte Bretton Woods 144
149 Sisteminin üçüncü ayağını oluşturmuştur. Uruguay Raundu esnasında ( ) yapılan müzakereler 15 Nisan 1994 te Fas ın Marakeş kentinde imzalanan Marakeş Anlaşmasıyla ve ilan edilen Nihai Senet ile DTÖ kurulmuş ve 1 Ocak 1995 de de yürürlüğe giren bu anlaşma ile faaliyetlerine başlamıştır. Tablo 7.1: GATT Müzakereleri Müzakere Yılları Müzakere Yeri Müzakere Konusu Ülkeler 1947 Cenevre Tarifeler Annecy Tarifeler Torquay Tarifeler Cenevre Tarifeler Cenevre (Dillon Raundu) Tarifeler Cenevre (Kennedy Raundu) Tarifeler ve Anti Damping Tedbirleri Cenevre (Tokyo Raundu) Tarifeler, tarife dışı tedbirler, Çerçeve Anlaşmaları Cenevre (Uruguay Raundu) Doha (Doha Raundu) Tarifeler, tarife dışı tedbirler, kurallar, hizmetler, fikri haklar, uyuşmazlıkların çözümlenmesi, tekstil, tarım, Dünya Ticaret Örgütü nün (WTO) kurulması vb. Düşük ticaret engelleri ve revize edilmiş ticaret kuralları yoluyla uluslararası ticaret sisteminde reform sağlanması. Kaynak: WTO DTÖ kurulmadan önce bu alandaki faaliyetler nasıl yönlendirilmiştir? DÜNYA TİCARET ÖRGÜTÜ NÜN GENEL YAPISI DTÖ nün merkezi İsviçre nin Cenevre şehrindedir. DTÖ nün 2012 itibarı ile 153 üyesi (Tablo 7.2.) vardır yılı bütçesi 196 milyon İsviçre Frangı dır (Bütçe gelirinin önemli bir kısmı üyelerin katkılarıyla oluşturulmaktadır. Bütçeye üye katılımları uluslararası ticaretteki payları baz alınarak belirlenmektedir. Bu konu DTÖ yü kuran anlaşmanın 7 nci maddesinde açıklanmaktadır). Ticaret politikalarının yürütülmesinde tam bir özerkliğe sahip herhangi bir devlet veya gümrük bölgesi DTÖ ye katılabilir, ancak bunun için DTÖ nün tüm kurallarını kabul etmesi gerekir. DTÖ ye üye olmak isteyen üyeler dört aşamalı bir üyelik kabul sürecinden geçer: Birinci Aşama: Üyelik için başvuran hükümet, DTÖ anlaşmaları üzerinde bir etkiye sahip ekonomik ve ticari politikalarını tüm yönleriyle tarif ederek kendisini anlatmalıdır. Bu aday ülkenin uygulamaları ile ilgili bir çalışma grubu tarafından incelenerek oluşturulmuş bir resmi raporla DTÖ ye sunulur. Bu çalışma tüm DTÖ üyelerine açıktır. İkinci Aşama: Bu aşamada aday ülke tek tek bütün üye ülkelerle prensipler ve politikalarla ilgili paralel görüşmelere başlar. Bu görüşmeler tarife oranları, özel pazara giriş ve mal ve hizmetlerin diğer politikalarını kapsamaktadır. Bu görüşmelerde karşılıklı olarak ortaya çıkacak faydalar belirlenmeye çalışılmaktadır. Görüşmeler son derece karmaşık olabilir. Bazı durumlarda müzakereler çok taraflı ticaret müzakereleri gibi geniş bir çerçevede gerçekleşebilir. Üçüncü Aşama: Katılımı takip eden çalışma grubu, taraflar arasında pazara giriş ile ilgili paralel ikili görüşmeler tamamlandıktan sonra aday ülkenin ticaret rejimini incelemeyi bitirir ve üyelik şartlarını sonuçlandırır. Daha sonra Katılım Protokolünü ortaya çıkaran üyelik taslak anlaşması ve üye olma taahhütlerini içeren programlar ı ortaya koyan listelerin yer aldığı bir rapor oluşturulur. Son Aşama: Protokol ve taahhütler listelerinden oluşan raporu içeren nihai paket, DTÖ Genel Konseyi veya Bakanlar Konferansına sunulur. Bu sunumdan sonra yapılan oylamada üçte iki çoğunluğun katılım ile ilgili olumlu oyunu alan aday ülke DTÖ ye katılmış olur. Ancak bundan önce, ülkenin kendi parlamentosu veya yasama organı üyelik anlaşmasını onaylaması gereklidir. 145
150 Tablo 7.2: Dünya Ticaret Örgütü Üyesi ve Gözlemci Devletler (Şubat-2012) Üye Devletler Gözlemci Devletler ABD Fiji Kongo Polonya Afganistan Almanya Fildişi Sahili Kore Cumh. Portekiz Cezayir Angola Filipinler Kosta Rika Romanya'nın Andorra Antigua ve Barbuda Finlandiya Kuveyt Ruanda Azerbaycan Arjantin Fransa Küba Saint Kitts ve Nevis Bahamalar Arnavutluk Gabon Lesoto Saint Lucia Beyaz Rusya Avrupa Birliği Gambiya Letonya Saint Vincent ve Grenadinler Butan Avustralya Gana Liechtenstein Senegal Bosna-Hersek Avusturya Gine Litvanya Sierra Leone Komorlar Bahreyn Gine-Bissau Lüksemburg Singapur Ekvator Ginesi Bangladeş Grenada Makao (Çin) Slovakya Etiyopya Barbados Guatemala Macaristan Slovenya Vatikan Belçika Guyana Madagaskar Solomon Adaları İran Belize Güney Afrika Makedonya Sri Lanka Irak Benin Gürcistan Malavi Surinam Kazakistan Birleşik Arap Emirlikleri Haiti'de Maldivler Suudi Arabistan Laos Birleşik Krallık Hırvatistan Malezya Svaziland Lübnan Bolivya Hindistan Mali Şili Liberya Botsvana Hollanda Malta Taipei Libya Brezilya Honduras Mauritius Tanzanya Karadağ Bruney Sultanlığı Hong Kong Meksika Tayland Rusya Bulgaristan İrlanda Mısır Togo Samoa Burkina Faso İspanya Moğolistan Tonga Sao Tome ve Principe Burundi İsrail Moldova Trinidad Tobago Sırbistan Cape Verde İsveç Moritanya Tunus Seyşeller Cibuti İsviçre Mozambik Türkiye Sudan Çad İtalya Myanmar'da Uganda Suriye Çek Cumhuriyeti İzlanda Namibya Ukrayna Tacikistan Çin Jamaika Nepal Umman Özbekistan Danimarka Japonya Nijer Uruguay Vanuatu Dem. Kongo Cumh. Jordan Nijerya Venezuela Yemen Dominik Kamboçya Nikaragua'da Viet Nam Dominik Cumhuriyeti Kamerun Norveç Yeni Zelanda Orta Afrika Ekvador Kanada Cumh. Yunanistan El Salvador Katar Pakistan Zambiya Endonezya Kenya Panama Zimbabve Ermenistan Kıbrıs Papua Yeni Gine Estonya Kırgızistan Paraguay Fas Kolombiya Peru Kaynak: WTO Toplam 153 Üye Devlet Dünya Ticaret Örgütünün Amaçları ve Fonksiyonları Toplam 31 Gözlemci Devlet DTÖ nün oluşturmak istediği sistemin öncelikli amacı ekonomik kalkınma ve refah için olabildiğince özgürce ticaret akışına yardımcı olmaktır. Bu ticareti engelleyici önlemlerin azaltılması ve nihayette ortadan kaldırılması anlamına gelmektedir. Ayrıca, bireylerin, şirketlerin ve hükümetlerin, uluslararası ticaret kurallarının neler olduğunu bildikleri ve politikalarda ani değişikliklerin olmayacağı güvenine sahip oldukları anlamına gelmektedir (ticaretteki kuralların şeffaf ve tahmin edilebilir olması). Bu çerçevede bakıldığında DTÖ bir kaç açıdan farklı şekillerde nitelenebilir; 146
151 Ticareti serbestleştirme çabasında olan bir örgüttür. Ticaret anlaşmalarını müzakere etmede hükümetler için bir forum niteliğindedir. Ticaretin kurallarının yönetildiği bir sistemdir. Ticari anlaşmazlıkları çözme yerdir. Dünya Ticaret Örgütünün Amaçları DTÖ nün kuruluş anlaşması çerçevesinde DTÖ nün amaçları şu şekilde özetlenebilir: Sürdürülebilir kalkınmayı sağlayarak (istikrarlı bir gelir ve talep artışını, uluslararası ticarete yönelik çevreci bir kalkınma stratejisi oluşturulmasını, dünya kaynaklarının etkin kullanılmasını ve geliştirilmesini sağlayıcı önlemler alınmasını sağlayarak) başta en az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler olmak üzere dünya ülkelerinin daha üst yaşam düzeylerine ulaşmasını sağlamak, Üretim ve ticaretin, şeffaf, rekabeti artırıcı, adil (ayrımcı olmadan) bir şekilde gelişmesini sağlamak, Gelişmekte olan ülkelerin artan dünya ticaretinden yeterli düzeyde pay alabilmelerini sağlamak, Uluslararası ticareti engelleyici tarife, kota ve benzeri uygulamaların ve ayrımcı muamelelerin ortadan kaldırılarak ticaretin akışını hızlandırmak, Dünya üzerinde katılımcı ve kalıcı çok taraflı bir ticaret sistemi oluşturmak ve bu sistemin temel prensiplerinin bozulmamasını sağlamak. Sıralanan bu amaçların gerçekleştirilmesi için üyelerin DTÖ nün kurallarını özümsemesi, ticaret sistemlerini bu sisteme adapte etmesi ve uluslararası gelişmeleri sürekli takip ederek ulusal ticaret sistemlerini güncellemeleri gereklidir. Bu kapsamda DTÖ sürekli arayış içindedir ve uluslararası ticaret sisteminin sağlam temellere oturtulması ve DTÖ içinde tam mutabakatın sağlanması için çabalamaktadır. Bu amaçların gerçekleştirilmesi için iyi organize edilmiş bir örgüt yapısının oluşturulması temeldir. Dünya Ticaret Örgütünün Fonksiyonları DTÖ nün yukarıda sayılan amaçlarının gerçekleştirilmesi için DTÖ çeşitli fonksiyonlar çerçevesinde faaliyetlerini yönlendirmektedir. Bu fonksiyonlar özet olarak şu şekilde sıralanabilir: DTÖ nün temel ticaret anlaşmalarının yönetilmesini (uygulanmasını ve denetlenmesini) sağlamak, Çok taraflı ticaret müzakereleri için bir forum görevi üstlenmek, Ticaret anlaşmazlıklarının kontrol ederek çözmek, Ülkelerin ulusal ticaret politikalarını sürekli gözden geçirerek uluslararası ticaret sistemine uyumunu sağlamak, Başta en az gelişmiş ülkeler olmak üzere gelişmekte olan ülkelerin ticaretlerinin geliştirilmesi ve uluslararası ticaret sistemine uyumlarının sağlanması için eğitimler ve teknik destek vermek, DTÖ nün amaçlarını gerçekleştirirken uluslararası diğer kuruluşlarla işbirliği yapmak ve bu işbirliğini geliştirmek. Dünya Ticaret Örgütünün Organizasyon Yapısı Tüm DTÖ üyeleri, Temyiz Organı, Anlaşmazlıkların Halli paneller ve çok taraflı komiteler hariç, bütün örgüt konsey ve komitelerinin doğal üyesidir ve konsey ve komitelerin faaliyetlerine katılabilirler. Üye ülkeler DTÖ faaliyetlerine hükümetten temsilci bir bakan (Bakanlar Konferansı nda ülkesini temsil etmek için), uzman büyükelçiler (konsey ve komite çalışmalarında ülkesini temsil etmek üzere) veya hükümetler tarafından görevlendirilen temsilcilerle (konsey ve komite çalışmalarında ülkesini temsil etmek üzere) katılabilmektedirler. Tüm komiteler, DTÖ üyelerinin aralarında seçecekleri bir başkan ve başkan yardımcısıyla faaliyetlerini yerine getirmektedirler. Komiteler üye ülkelere uzmanlık alanları ile ilgili 147
152 danışmanlık yaparken, üyelerin sorunlarını dile getirdikleri ve çözüm aradıkları, öneriler getirdikleri ve konu ile ilgili istişarede bulundukları bir forum niteliği de taşımaktadır. DTÖ Sekretaryası 640 personeliyle, prosedürlerin yerine getirilmesi ve teknik ve idari konularda Komitelere destek vermektedir. DTÖ nün organizasyon yapısı Şekil.7.1 deki gibidir. Bakanlar Konferansı DTÖ'nün en üst karar organı olan Bakanlar Konferansı, üye ülke devletlerinin görevlendirdikleri bakanlardan oluşmaktadır. Bu toplantılarda tüm DTÖ üyeleri bir araya gelmektedir. Yani, DTÖ üyelerine aittir. Bakanlar Konferansı, DTÖ nün görev ve fonksiyonlarının yerine getirilmesi amacıyla, DTÖ üyelerinin oluşturduğu çeşitli konseyler ve komiteler, aracılığıyla kararlar alır. Bakanlar Konferansı en az iki yılda bir kere toplanmaktadır. Bakanlar Konferansı, herhangi çok taraflı ticaret anlaşmaları kapsamındaki tüm konularla ilgili kararlar alabilir. Sekizinci Bakanlar Konferansı, Aralık 2011 tarihleri arasında İsviçre, Cenevre'de gerçekleştirilmiştir. Bakanların konuşmalarının yer aldığı genel oturuma paralel olarak, gerçekleştirilen üç Çalışma Oturumunda şu temalara yer verilmiştir: "Çok Taraflı Ticaret Sisteminin ve DTÖ nün Önemi", "Ticaret ve Kalkınma" ve "Doha Kalkınma Gündemi". Konferans, Rusya, Samoa ve Karadağ ın katılımlarını da onaylamıştır. Son oturumunda, Bakanlar bir dizi kararları kabul etmiş ve Başkan bir sonuç açıklaması gerçekleştirmiştir. Türkiye bu toplantıda Ekonomi Bakanı tarafından temsil edilmiştir. Şekil 7.1: Dünya Ticaret Örgütü Organizasyon Şeması Kaynak: WTO 148
153 Genel Konsey Genel Konsey, DTÖ nün fonksiyonlarını yerine getirebilmesi için iki yılda bir toplanır. Bu toplantılarda bütün üye ülkelerden temsilciler (genellikle büyükelçiler veya eşdeğeri) yer alır. Genel Konsey, Bakanlar Konferansı adına hareket etme yetkisine sahiptir. Genel Konsey, Anlaşmazlıklar Çözüm Organı ve Ticaret Politikası İnceleme Organı olarak farklı konularla ilgili toplanabilmektedir. Farklı konular üzerinde faaliyet göstermelerine rağmen, aslında üç organ da Genel Konseyi oluşturan DTÖ üyesi devletlerden oluştuğu için aynıdır. Yani üç organı da DTÖ üyeleri oluşturmaktadır ve faaliyetleri ile ilgili Bakanlar Konferansına rapor verirler. Genel Konsey, tüm DTÖ meseleleri ile ilgili Bakanlar Konferansı adına faaliyette bulunur. Konsey, Anlaşmazlıkların Çözüm Organı ve Ticaret Politikası İnceleme Organı olarak, üyeler arasındaki anlaşmazlıkları çözmek ve üyelerin ticaret politikalarını analiz etmek için prosedürleri takip etmek, gözden geçirmek ve incelemek amacıyla toplanır. Anlaşmazlıklar Çözüm Organı Anlaşmazlıkların Çözüm Organı (AÇO), tüm üye ülkelerden oluşur ve genellikle üye ülkelerin elçileri veya eşdeğeri görevlileri tarafından temsil edilir. Son 15 yıl içinde anlaşmazlıkların görüşülmesinde oluşturulan panellerdeki panelistlerin önemli bir kısmı gelişmekte olan ülkelerden seçilmiştir. 9 panel raporunun 7 si, çoğunlukla gelişmekte olan ülkelerin temsilcilerinden oluşan panelistler tarafından hazırlanmıştır daki panellerde görev alan 33 panelistin 21 gelişmekte olan ülkelerden seçilmiştir. AÇO, üyeler arasındaki ticari problemleri görüşmek ve bir çözüm kavuşturmak üzere çalışmalar yaparak Genel Konsey de görüşülmesini sağlamaktadır. Bu kapsamda genel uygulamalar şunlardır; Genel olarak anlaşmazlıklar ve bunların DTÖ ve AÇO yönünden nasıl ele alınacağı, Anlaşmazlıkların Çözümü Mutabakatı ile ilgili yeni görüşmelerin gerçekleştirilmesi, Özel tartışmalı durumlar; anlaşmazlıkların çözülmesi ile ilgili görüşmeler. Ticaretin sorunsuz gerçekleşmesini sağlamada ve kuralları uygulayabilmede, ticari çekişmelerin çözümü prosedürünün Anlaşmazlıkların Çözümü Mutabakatı kapsamında gerçekleştirilmesi çok önemlidir. Bir üye devlet başka bir üye devletin, bir anlaşma ya da DTÖ yapılan bir taahhüdü ihlal ettiğini düşündüğü zaman bir anlaşmazlık ortaya çıkacaktır. Anlaşmazlıkların çözümü için nihai sorumluluk da AÇO aracılığıyla, bu anlaşmaları ve kuralları oluşturan üye ülkelere aittir. Bir uyuşmazlık çözüm sürecinde, her bir aşamanın tamamlanma süresi için tahmini bir takım süreler belirlenmiştir (bu süreler esneyebilmektedir). Buna ek olarak ülkeler herhangi bir aşamayı aralarında çözebilirler. Uyuşmazlık çözüm süreci, yaklaşık ve tahmini olarak Tablo 7.3 deki gibi gerçekleşmektedir. Tablo 7.3: Anlaşmazlıkların Çözüm Süreci İşlem Süresi Gerçekleştirilen İşlemler 60 gün Bilirkişi değerlendirmesi, arabuluculuk, vb 45 gün Panelin kurulması ve panelistlerin belirlenmesi 6 ay Taraflara iletilmek üzere Final Panel Raporunun hazırlanması 3 hafta DTÖ üyeleri için Final Panel Raporunun hazırlanması 60 gün Anlaşmazlıkların Çözüm Organı nca Final Panel Raporunu kabulü (itiraz yoksa) Toplam = 1 yıl (itiraz ve temyiz yoksa) gün Temyiz raporu (temyiz istenmesi durumunda) 30 gün Anlaşmazlıkların Çözüm Organı nca temyiz raporunun kabul edilmesi Toplam = 1yıl 3ay (itiraz dahil) Kaynak: WTO Çok taraflı ticaret sisteminin temel direği uyuşmazlıkların çözülmesidir. Küresel ekonominin istikrarı için DTÖ bu sürece büyük katkı sağlamaktadır. Anlaşmazlıkların çözümünde bir araç olmadığı takdirde, kurallar uygulanamayacağından, sistem bir disiplin içinde olamayacak ve sistemin etkisi azalacaktır. DTÖ nün çalışma sistemi hukukun üstünlüğünü ön plana çıkarırken, ticaret sisteminin daha güvenli ve öngörülebilir hale gelmesini sağlamaktadır. 149
154 Sistem, bir davanın tamamlanması için belli bir zaman çizelgesi dahilinde açıkça tanımlanmış kurallara dayanmaktadır. İlk kararlar DTÖ nün üyeleri tarafından düzenlenen oturumlarda kabul ya da ret edilmektedir. Hukuki süreç sonucunda varılan bu kararlar temyiz edilebilmektedir. Anlaşmazlıkların çözümü sürecinde mümkünse bilirkişi görüşüne başvurmak esastır Ocak ayı itibarı ile 1995 ten bu yana 369 davanın sadece 136 sı sonuçlanmıştır. Geri kalan davaların çoğu mahkeme dışı olarak nitelenerek görüşülmeye değer bulunmamış ya da istişare sürecinde kalmıştır yılı sonu itibarı ile Docket1 kapsamında 400 den fazla anlaşmazlıkla ilgili dava görüşülmüştür. Şikayetçi ve davalı olarak sistemi en çok ABD ve Avrupa Birliği (AB) kullanmıştır. Kanada, Brezilya, Hindistan ve Meksika diğer en çok şikayette bulunan üyelerdir. Hindistan ve Çin çok sayıda davada davalı olmuştur da Anlaşmazlık Çözümüyle ilgili aktif katılımcı üyelerden, istişare ve müzakere edilmek üzere 17 yeni talep (şikayet) gelmiştir. Kurulan 6 panelden 4 dünde ABD, 2 sinde de AB ve Filipinler davalı devletler olmuşlardır yılının sonuna doğru 11 panel daha oluşturulmuş ve bu panellerden 7 sinde ABD davalı olurken, Çin, AB, Kore ve Filipinler 1 er davada davalı devletler olmuştur. Bu davalarda şikayetçi devletler ise AB ve Meksika 3 er davada, Brezilya, Kanada, Çin, AB, Endonezya, Kore, Viet Nam ve ABD birer davada şikayetçi devlet olmuşlardır Şubat 2012 döneminde AÇO na gelen anlaşmazlık (dava) sayısı toplam 428 dir. (Tablo 7.4.) Tablo 7.4: DTÖ Anlaşmazlıkların Çözümü Organına Getirilen Anlaşmazlık Sayıları Yıllar Dava Sayısı Yıllar Dava Sayısı Şubat Genel Toplam 428 Kaynak: WTO Tablo 7.5. incelendiğinde 1995 Şubat 2012 döneminde uluslararası ticaret dolayısıyla ortaya çıkan anlaşmazlıklarda en çok şikayetçi olan (davacı) 98 anlaşmazlıkla ABD olurken, 84 şikayetle AB ikinci, 31şikayetle Kanada üçüncü DTÖ üyesi devlet olmuştur. Anlaşmazlıklarda en çok davalı üye ülke ise 113 anlaşmazlıkla ABD olurken, 69 şikayetle AB ikinci, 23 şikayetle Çin üçüncü olmuştur. Tablo 7.5: DTÖ Anlaşmazlıkların Çözümü Organına Getirilen Davalı ve Davacı Ülkelere Göre Anlaşmazlık Sayılarında İlk On Ülke (1995 Şubat 2012) Sıra Davalı Ülke Dava Sayısı Davacı Ülke Dava Sayısı 1 Amerika Birleşik Devletleri 113 Amerika Birleşik Devletleri 98 2 Avrupa Toplulukları 69 Avrupa Toplulukları 84 3 Çin 23 Kanada 31 4 Hindistan 20 Brezilya 24 5 Arjantin 17 Hindistan 18 6 Kanada 17 Meksika 17 7 Japonya 15 Arjantin 14 8 Brezilya 14 Kore Cumhuriyeti 14 9 Kore Cumhuriyeti 14 Japonya Meksika 14 Tayland Türkiye 9 Türkiye (31.) 2 Toplam 428 Kaynak: WTO 150
155 Temyiz Organı İsviçre nin Cenevre şehrinde bulunan Temyiz Organının daimi yedi üyesi AÇO tarafından oluşturulmuştur ve DTÖ üyelerinin büyük bir kısmını temsil etmektedir. Dört yıllığına seçilen Temyiz Organının üyeleri tarafsız ve uluslararası ticaret alanında uzman ve tanınmış kişilerden oluşur. Anlaşmazlıkların Çözümünde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Mutabakat ın 17 nci maddesi uyarınca 1995 de oluşturulan Temyiz Organı, DTÖ üyeleri tarafından iletilen anlaşmazlıklarda paneller tarafından hazırlanan ve karara bağlanan dava raporlarına gelen itirazları incelerler ve karara bağlar. Temyiz organı, panellerin kararlarını ve yasal bulgularını onaylayabilir, yeniden düzenleyebilir ya da tam tersi bir karar verebilir. Panel raporuna itiraz süresi 60 gündür, ancak istisnai ve mücbir sebepler durumunda maksimum 90 gündür. Temyiz Organının Raporları, AÇO tarafından 30 gün içinde onaylandıktan sonra anlaşmazlık tarafları bunu kabul etmek zorundadırlar. Temyiz Raporu AÇO tarafından ret de edilebilir, ancak bunun oy birliği ile olması gereklidir. Ticaret Politikası İnceleme Organı Ulusal ticaret politikalarının incelenmesi DTÖ nün önemli faaliyetlerindendir. Ticaret Politikası İnceleme Mekanizması, bu temel ve önemli faaliyetin merkezindedir. Ticaret politikası incelemeleri, DTÖ Genel Konseyi nin oluşturmuş olduğu Ticaret Politikası İnceleme Organı (TPİO) tarafından gerçekleştirilir. Ülkelerin ticaret sistemlerinin Ticaret Politikası İnceleme Mekanizması çerçevesinden incelenmesindeki amaç, Marakeş Anlaşması'nın Ek-3 ünde üyelerin ticaret politikalarının şeffaflığının artırılması ile çok taraflı ticaret sisteminin işleyişini kolaylaştırmak olarak belirtilmiştir. DTÖ Genel Konseyi, Ticaret Politikalarını Gözden Geçirme Mekanizması misyonu temelinde üye ülkelerin ticaret politikalarını gözden geçirmek ve incelemek görevini yerine getirmek üzere TPİO olarak toplanır. Her yıl ilk toplantıda üye temsilcileri arasından o yılın TPİO başkanı seçilir. Her yıl için inceleme programı, bir önceki takvim yılının ortalarında, TPİO tarafından kabul edilir. Her inceleme toplantısı öncesinde, TPİO nda tartışmayı başlatmak için, üyeler arasından bir tartışmacı seçilir. Üyeler kendi ülkelerinin temsilcileri olarak değil, sorumlulukları çerçevesinden görevlerini yerine getirirler. İncelemeler, Sekretarya Ticaret Politikası İnceleme Bölümündeki ekonomistler tarafından hazırlanan bir rapor ve inceleme çerçevesinde üye devletler tarafından bir politika beyanı temelinde TPİO tarafından yapılmaktadır. TPİO ndaki incelemeler, bu amaç için önceden belirlenen tartışmacılar tarafından başlatılır. Rapor hazırlanırken, Sekretarya üyeler arasında fikirbirliği olup olmadığı ile ilgilenir, ancak gerçeklerin ortaya konması ve görüşlerin ifade edilmesi için hassas bir sorumluluğu vardır. Raporlar, ticaret politikalarının incelenme detaylarının ve üyelerin uygulamalarının yer aldığı bölümlerle, makroekonomik durum ve ticaret politikası geliştiren kurum tanımlamalarını içermektedir. Söz konusu bu bölümler, üyelerin ticaret politikaları üzerindeki Sekretarya nın yaklaşımının sunumlarını ve Raporun özetini içeren Sekretarya Özet Gözlemleri çerçevesinde analiz edilir. Sekretarya Raporu ve Üyelerin politika beyanları, toplantı tutanakları ve toplantı sonundaki TPİO başkanının kapanış konuşmasının metni ile birlikte inceleme toplantısından sonra yayınlanır. TPİO nun ilk ulusal ticaret politikası inceleme çalışması, Şubat 1995 tarihlerinde başlattığı Kamerun un ticaret politikası üzerinde olmuştur. Bunu Pakistan ve Japonya nın ticaret politikası izlemiş ve TPİO en son 7 9 Şubat 2012 tarihlerinde Kuveyt Devleti nin ticaret politikasını ve Şubat 2012 tarihlerinde de Türkiye nin ticaret politikasını 5 nci kez incelemiştir. Genel Konseye Bağlı Diğer Alt Organlar DTÖ nün yapılanması içinde Anlaşmazlıkların Çözüm Organı ve Ticaret Politikası İnceleme Organı gibi temel organların yanı sıra Genel Konsey bünyesinde faaliyette bulunan alt organlar vardır: Komiteler, Mal Ticareti Konseyi, Ticari Fikri Mülkiyet Hakları Konseyi, Hizmet Ticareti Konseyi ve Diğer Komiteler. 151
156 Komiteler Genel Konsey bünyesinde faaliyette bulunan çeşitli uzmanlık komiteleri mevcuttur: Ticaret ve Çevre Komitesi, Ticaret ve Kalkınma Komitesi, Bölgesel Ticaret Anlaşmaları Komitesi, Ödemeler Dengesi Kısıtlamaları Komitesi, Bütçe Finans ve Yönetim Komitesi, Diğer Komiteler. Ticaret ve Çevre Komitesi: Ticaret ve Çevre ile ilgili 1994 Bakanlar Konseyi Kararı ile oluşturulmuş olan DTÖ Ticaret ve Çevre Komitesi (TÇK), bazı gözlemci uluslararası organizasyonlar ile DTÖ üyelerinden oluşan bir organdır. TÇK, sürdürülebilir kalkınmayı teşvik etmek için çevre ve ticaret arasındaki ilişkiyi ortaya koymaya ve tanımlamaya katkı sağlamak amacıyla faaliyetlerini yönlendirmektedir. Çevre ile ilgili özel bir anlaşma olmamasına rağmen, DTÖ nün kurallarını kabul etmiş olan üyeler, çevrenin korunmasına yönelik ticari önlemleri de kabul etmişlerdir. DTÖ, Doha Kalkınma Gündemi ve farklı DTÖ organlarında sürdürülen faaliyetlerle, DTÖ nün kuralları ve uygulama mekanizması ve serbest ticaret hedefiyle, çevrenin korunması katkı sağlamaktadır. Doha Kalkınma Gündemi nin 31, 32 ve 33. maddeleri, ticaret ve çevre özel görüşmeleri ve Ticaret ve Çevre Komitesi ne yüklenen bazı görevleri içerir. TÇK nin iki temel görevi vardır: Sürdürülebilir kalkınmayı teşvik etmek için çevresel ve ticari önlemler arasındaki ilişkiyi tanımlayarak açıklığa kavuşturmak, Sistemin açık, adil ve ayrımcı olmayan yapısıyla uyumlu, çok taraflı ticaret sisteminin hükümleri ile ilgili herhangi bir düzenleme gerekli olup olmadığı ile ilgili tavsiyelerde bulunmak. Ticaret ve Kalkınma Komitesi: DTÖ Anlaşmaları ticaret ve kalkınma arasında bir bağlantı görevi görür. DTÖ nün üyelerinin üçte ikisinden fazlası gelişmekte olan ülkeler statüsündedir. Kasım 2001 de Doha Bakanlar Konferansında, Ticaret Bakanları Doha Kalkınma Gündemi ni başlatmıştır. Hong Kong Bakanlar Deklarasyonu nda da Doha Çalışma Programının kalkınma boyutunun önemi vurgulanmış ve bu boyut anlamlı bir gerçek olarak yorumlanmıştır. Aynı zamanda, ticaretin genişlemesi için gelişmekte olan ülkelerin üretim güçlerini artırmalarına yardım etmek amacıyla Ticari Girişim Yardımı başlatılmıştır. Ticaret ve kalkınma ile ilgili DTÖ çalışmaları çoğunlukla Ticaret ve Kalkınma Komitesi (TKK) ve En Az Gelişmiş Ülkeler Alt Komitesi aracılığı ile gerçekleşir de Doha Raundu nun başlatılmasından bu yana, ticaret ve kalkınma konuları TKK toplantılarındaki özel oturumlarda görüşülmektedir. Kalkınma sorunları ile uğraşan ve Doha Bakanlar Konferansında kurulan diğer organlar Ticaret, Borç ve Finans Çalışma Grubu, Ticaret ve Teknoloji Transferi Çalışma Grubu dur. Ayrıca Küçük Ekonomiler Çalışma Programı da oluşturulmuştur. Sıralanan bu faaliyetler ve organların yanı sıra DTÖ nün diğer organları için de kalkınma ve ticaret en önemli konuların başında gelmektedir. Buna ek olarak DTÖ nün birçok aktivitesi ticaret hacminin artırılması konusunda gelişmekte olan ülkelere odaklanmıştır. TKK nde DTÖ üyeleri, gelişmekte olan ülkelerin ticaretleri ile ilgili konuları ele almakta ve görüşmektedirler. TKK, Doha Müzakerelerinin bir parçası olarak ve DTÖ nün düzenli bir organı olarak özel kalkınma konularını ele almak için farklı modlarda düzenli olarak toplanır. TKK, DTÖ nün diğer çok taraflı kalkınma ajansları ile ilişkileri ve DTÖ deki kalkınma ile ilgili teknik yardımların belirlenmesi ve koordinasyonun merkezi olarak hizmet vermektedir. TKK çalışmaları kapsamı içinde küçük ekonomiler de vardır. Küçük ekonomiler, dünya ticaretine katılımlarında doğal kaynaklarındaki yetersizlikler ve yetersiz ölçek ekonomileri gibi bir takım zorluklarla karşı karşıyadırlar. Doha Deklarasyonu, küçük ekonomilerin çok taraflı ticaret sistemine entegrasyonu için ticaretle ilişkili önlemler geliştirmek amacıyla tavsiyelerde bulunmak ve sorunları incelemek için Genel Konseyi görevlendirmiştir. Deklarasyonda, bunun, DTÖ üyeleri içinde ayrı bir sınıflama yaratmadan yapılması gerekliliği vurgulanmıştır. 1 Mart 2002 de Genel Konsey de, küçük ekonomiler Genel Konsey in daimi gündem maddesi olması, TKK nin bu konu ile ilgili Genel Konseye düzenli olarak rapor vermesi ve bu konu ile ilgili Özel Oturumlar düzenlenmesini kararlaştırmıştır. TKK nin alt organı olan En Az Gelişmiş Ülkeler Alt Komitesi nin (EAGÜAK) görevi, çalışmalarının temelini oluşturan az gelişmiş ülkeler için özel önem arz eden konular üzerinde çalışmaktır. EAGÜAK nin Çalışma Programının kapsamı 2001 Doha Bakanlar Konferansı nda belirlenmiştir. 152
157 Birleşmiş Milletlerin listesindeki 48 az gelişmiş ülkenin 32 si DTÖ üyesidir. Bu ülkelerinde 12 si en az gelişmiş sınıflaması içine girmektedir. Bu ülkeler şunlardır: Afganistan, Butan, Komorlar Birliği, Ekvator Ginesi, Etiyopya, Lao PDR, Liberya, Samoa, Sudan, Vanuatu, Yemen ve Sao Tome & Principe. Bölgesel Ticaret Anlaşmaları Komitesi: Bölgesel Ticaret Anlaşmaları, Çok Taraflı Ticaret Sistemi nin önemli bir özelliği haline gelmiştir. Bölgesel Ticaret Anlaşmalarının sayısı (%90 ını Serbest Ticaret Anlaşmaları ve kısmi alan anlaşmaları oluştururken, %10 unu gümrük birliği anlaşmaları) istikrarlı bir şekilde artmakta ve görüşmeler çerçevesinde güçlenmektedir döneminde GATT kapsamında 123 anlaşma bildirilmişken, 1995 ten sonra ise DTÖ ne 300 den fazla anlaşma bildirilmiştir. DTÖ Genel Konseyi nin Şubat 1996 da kurduğu Bölgesel Ticaret Anlaşmaları Komitesi ni (BTAK) işlevleri şunlardır: Mal Ticareti Konseyi, Hizmetler Ticaret Konseyi veya Ticaret ve Kalkınma Komitesi için Konsey tarafından kabul edilen usul ve şartnameye uygun olarak anlaşmaları incelemek ve duruma göre daha sonra da gereği için ilgili organa raporunu sunmak, Ticaret anlaşmalarının ve çok taraflı ticaret sistemine yönelik bölgesel girişimlerin sistemsel etkilerini ve bunların aralarındaki ilişkiyi belirlemek ve Genel Konsey'e uygun öneriler sunmak. Ticaret anlaşmalarının yönetilmesinde gerekli raporlamanın nasıl yapılacağını belirlemek ve ilgili organa tavsiyelerde bulunmak, Ticaret anlaşmaları inceleme sürecini geliştirmek ve kolaylaştırmak için yöntemler geliştirmek, BTAK de anlaşmaların incelenmesi iki amaçla gerçekleştirilmektedir: Bölgesel Ticaret anlaşmalarının şeffaflığını garanti etmek ve DTÖ nün kuralları kapsamında anlaşmaların değerlendirilmesini sağlamak. İnceleme süreci, Bölgesel Ticaret Anlaşmalarının taraflarının sağladığı bilgiler temelinde, DTÖ üyelerinin yönelttiği yazılı soruların yazılı cevapları veya BTAK toplantılarında yöneltilen soruların sözel cevapları yoluyla yürütülür. İnceleme süreci tamamlandığında, DTÖ sekreterliği inceleme raporu hazırlar. Bundan sonra, danışma, tartışma ve istişare süreci başlar ve BTAK tarafından kabul edilen rapor, ilgili üst organa sunularak kabul edilir. Bölgesel Ticaret Anlaşmaları Şeffaflık Mekanizması ile ilgili 14 Aralık 2006 Genel Konsey kararının bir sonucu olarak, BTAK nin çalışmaları önemli ölçüde revize edilmiştir. Ödemeler Dengesi Kısıtlamaları Komitesi: Ödemeler dengesinde zorluklar yaşayan ülkeler GATT 1994 teki anlaşma hükümleri ve Hizmet Ticareti Genel Anlaşması (GATS) çerçevesinde ithalata kısıtlamalar getirebilirler. Ödemeler Dengesi Kısıtlamaları Komitesi (ÖDKK), ödemeler dengesinin sağlanması amacıyla alınan ithalatı kısıtlayıcı tüm tedbirleri incelemek için istişareleri, görüşmeleri, danışma faaliyetlerini yürütür. Bir üye ödemeler bilançosunu kısıtlamaya yönelik olarak, artırmak istediği var olan önlemleri ve/veya uygulamayı planladığı yeni önlemleri görüşülmek üzere 4 ay içinde ÖDKK ne iletmelidir. ÖDKK talepte bulunan bu üyeyi görüşme için davet eder. Bu görüşmede, uygulanmak istenen yeni önlemler ve düzeyi artırılmak istenen mevcut önlemlerin, uygulama kriterleri incelenir. İstişareler sonucunda uygulanması uygun görülen önlemler Genel Konsey tarafından öngörülen tavsiyeler çerçevesinde periyodik olarak gözden geçirilir. Gelişmekte olan üye ülkelerden gelecek bu tip talepler, basitleştirilmiş bir takım prosedürler çerçevesinde yürütülür. Gelişmekte olan üye ülkenin Ticaret Politikası İncelemesi, istişare için aynı yıl içinde bir tarih belirlenerek, basitleştirilmiş istişare prosedürü uygulanabilir. Ancak DTÖ kurallarınca tam istişare prosedürünün uygulanıp uygulanmayacağı tartışılarak sonuca bağlanacaktır. ÖDKK nın işlerini kolaylaştırmak ve üye ülkelerin istişare sürecindeki prosedürleri anlaması ve uygulayabilmesine yardımcı olmak amacıyla dokümantasyon ve prosedürün yerine getirilmesinde Sekretarya destek verecektir. ÖDKK istişare sürecini, alınan kararları, uygulanan prosedürleri ve vardığı sonuçları, gerekçelerini de belirterek hazırlayacağı raporu Genel Konsey e sunacaktır. Bütçe, Finans ve Yönetim Komitesi: GATT ve DTÖ nün ortak komitesi olan Bütçe, Finans ve Yönetim Komitesi (BFYK) DTÖ bütçesine üyelerin katkı paylarının hesaplanması ile ilgili tavsiyelerde bulunur. Ayrıca DTÖ faaliyetlerini geçekleştirirken oluşacak giderlerin finansmanı ve bütçelendirilmesi görevini yerine getirmektedir. BFYK nin bütçe ve finans ile ilgili tavsiyeleri genel hatları ile şunlardır: DTÖ nün yıllık faaliyet bütçesine her bir üye ülkenin katkı payı, tüm GATT tarafı ve DTÖ üyelerinin toplam uluslararası ticarete 153
158 ilişkin ülke ticaretine göre oluşturulmalıdır. Bu değerlendirme ve hesaplama yapılırken son üç yılın verileri göz önünde bulundurulmalıdır. Bu veriler de IMF nin istatistiklerinden edinilmelidir. Katkı payları ülkelerin toplam uluslararası ticaret miktarının %0,03 ü düzeyinde oluşturulmalıdır. Diğer Komiteler: DTÖ nün faaliyetlerinin yürütülmesinde görev alan başka grup ve komiteler de vardır. Bunlar: Çalışma Tarafları: Çalışma tarafları DTÖ ne katılmak için başvuruda bulunan aday ülkelerin, katılımıyla ilgili görüşmelerin ve istişarelerin yapıldığı kurullardır. Çalışma Grupları: Çalışma grupları kapsamında iki uzman grup vardır: Ticaret, Borç ve Finans Çalışma Grubu (TBFÇG), Ticaret ve Teknoloji Transferi Çalışma Grubu (TTTÇG). TBFÇG, Doha da Bakanlar Konseyi tarafından oluşturulan ve üyelere borç ve finans problemlerini en iyi nasıl çözebilecekleri ile ilgili yardımcı olmak amacıyla çalışmalar ve incelemeler yapan çalışma grubudur. Özellikle yaşanan global krizler dolayısıyla borç ve finansman açısından sıkıntılar yaşayan gelişmekte olan ülkelere, bu sorunlarında yardımcı olmak TBFÇG nun temel çalışma konusudur. TTTÇG, Doha da Bakanlar Konseyi tarafından oluşturulan ve gelişmiş ülkelerle gelişmekte olan ülkeler arasındaki teknoloji ve ticaret transferi ilişkilerini ve gelişmekte olan ülkelere teknoloji transferini artırmanın yollarını incelemeyi amaçlayan çalışma grubudur. Mal Ticareti Konseyi Uluslararası mal ticareti GATT kapsamında yönlendirilmektedir. GATT ın işleyişi bütün DTÖ üyesi ülkelerin temsilcilerinden oluşan Mal Ticareti Konseyi nin (Mal Konseyi) sorumluluğu altındadır. Mal Ticareti Konseyi (MTK) belirli konularda faaliyette bulunan ve tüm üye ülkelerin temsilcilerinin yer aldığı 12 tane komiteyle faaliyetlerini sürdürmektedir. Ayrıca MTK ne bağlı, ticari kamu girişimleri ile ilgili bir çalışma tarafı ve Bilgi Teknolojileri Anlaşması Komitesi mevcuttur. MTK bünyesindeki komiteler şunlardır: Piyasaya Erişim Komitesi, Tarım Komitesi, Sağlık ve Bitki Sağlığı Önlemleri Komitesi, Ticarette Teknik Engeller Komitesi, Sübvansiyonlar ve Telafi Edici Önlemler Komitesi, Anti-Damping Uygulamaları Komitesi, Gümrük Değerleme Komitesi, Menşe Kuralları Komitesi, İthalat Lisansı Komitesi, Ticaret İlişkili Yatırım Önlemleri Komitesi, Korunma Önlemleri Komitesi. Piyasaya Erişim Komitesi: DTÖ de pazara erişim, üyeler tarafından piyasalarına belli malların girişine yönelik uygulanacak tarife ve tarife dışı tedbirlerin uygulama ve kabul şartlarını ifade etmektedir. Mallar için tarife taahhütleri, her bir üyenin gümrük konsesyon (taviz, imtiyaz) listesinde belirtilmektedir. Uygulanacak tarifeler listelerdeki oranlara bağlıdır ve bu listelerdeki taahhütlerin belirlediği oranların üzerindeki tarifeler geçerli değildir. Tarife dışı tedbirler özel DTÖ anlaşmaları ile düzenlenmiştir. DTÖ üyeleri, düzenli DTÖ çalışma programlarıyla ve Kasım 2001 de Doha Bakanlar Konferansı nda başlatılan görüşmeler gibi uluslararası görüşmeler yoluyla piyasalara erişimi geliştirmek için sürekli çabalamaktadırlar. DTÖ Piyasaya Erişim Komitesi (PEK) 31 Ocak 1995 tarihli Genel Konsey toplantısında kurulmuştur. PEK nin fonksiyonları şu şekilde sıralanabilir: Herhangi bir DTÖ organı tarafından incelenmeyen piyasaya erişim konularıyla ilişkili tarife ve tarife dışı tedbirlere ilişkin taviz ve imtiyaz uygulamalarını denetlemek ve tarife ve tarife dışı tedbirlerle ilgili konularda fikir alış-verişini sağlamak için forum oluşturmak, Tarife taviz ve imtiyazlarının iptal edilmesi ya da değişiklik yapılması için prosedür uygulamalarını gözden geçirmek, Tarife nomanklatürlerindeki değişikliklerden kaynaklanan düzenlemeleri içeren düzeltmeleri yansıtarak GATT Listelerinin güncel olmasını sağlamak, Taahhüt Tarafları nca kabul edilen zaman çizelgesi ve prosedürlere göre, miktar kısıtlamaları ve diğer tarife dışı tedbirlerle ilgili dokümanın analizini ve güncellemesini yapmak, Entegre Veri Tabanına erişimi sağlamak ve içeriğini ve yönetimini denetlenmek, Mal Ticaret Konseyi ne düzenli olarak rapor vermek (gerektiğinde ve yılda en az bir kez) 154
159 Tarım Komitesi: DTÖ Tarım Anlaşması, Uruguay Turu müzakere edilmiştir. Bu anlaşma daha az bozulmuş sektör ve adil rekabete yönelik önemli bir adım olmuştur. DTÖ üyesi hükümetler, tarımda ticareti bozucu sübvansiyonları azaltmak ve piyasaya erişimi geliştirmek konusunda anlaşmışlardır. Genel olarak anlaşmalarda yer alan taahhütler 1995 ten itibaren 6 yıllık bir periyod için oluşturulmuştur (gelişmekte olan ülkeler için bu süre 10 olarak öngörülmüştür). Ancak bu anlaşma dolayısıyla gerçekleştirilen reformların sürdürülmesi üyeler tarafından kabul edilmiştir. DTÖ Tarım Anlaşması nın uygulanması Tarım Komitesi (TK) tarafından denetlenmektedir. MTK ne bağlı olarak faaliyette bulunan ve MTK ne rapor veren TK, DTÖ anlaşmaları kapsamında tarımsal konularla ilgili çalışmaları yürütür. Resmi olarak kaydedilen TK çalışmaları, yıllık rapor şeklinde Mal Ticareti Konseyine sunulur ve Sekretarya tarafından özetlenerek yayımlanır. TK nin fonksiyonları ve sunduğu olanaklar genel olarak şu şekilde sıralanabilir: Uruguay Raundu reform programı çerçevesinde müzakere taahhütlerinin uygulanması süreci Tarım Komitesi tarafından değerlendirilir. Tarımla ilgili değerlendirme süreci, üye tarafından yapılan tebligatlar esas alınarak ve belirli aralıklarla yürütülür. Ayrıca Sekretarya tarafından bu belgeler temelinde, değerlendirme sürecini kolaylaştırmak amacıyla hazırlık yapabilir. Sunulan tebligatlara ek olarak, indirim ya da muafiyet amaçlı, herhangi yeni bir destek tedbiri ya da uygulanan bir tedbirin düzenlenmesi faaliyetinin bildirilmesi istenmektedir. Bu tebligatlar, DTÖ Tarım Anlaşması na göre, yeni ya da düzenlenmiş tedbirlerin detaylarını içermelidir. Değerlendirme sürecinde Üyeler, kendi iç destek taahhütlerini uygulamaya çabalarken diğer bir üyenin bu amaçla yapacağı faaliyetleri göz önünde bulundurmalı ve sınırlamamalıdır. Üyeler, DTÖ Tarım Anlaşması kapsamında ihracat sübvansiyonları ile ilgili taahhütleri çerçevesinde dünya tarım ürünler ticaretinin normal büyümesine üyelerin katılımları ile ilgili Tarım Komitesi nde yıllık istişarelerde bulunabilirler. Değerlendirme süreci DTÖ Tarım Anlaşması ile belirlenen reform programları kapsamında taahhütlerin uygulanmasıyla ilgili herhangi bir konuyu gündeme getirmek için Üyelere fırsat tanır. Herhangi bir üye, diğer bir üye tarafından bildirilmesi gerektiğini düşündüğü herhangi bir tedbirle ilgili Tarım Komitesinin dikkatini çekebilir. Sağlık ve Bitki Sağlığı Önlemleri Komitesi: Bir ülkedeki yaşayanların güvenli ve sağlıklı şartlarda üretilen ve sunulan ürünleri tüketmeleri en doğal haklarıdır. DTÖ de bu kapsamda ticareti yapılan ürünlerin insan sağlığını tehdit etmemesi ve belirlenen standartları taşıması gerekliliği konusuna büyük önem vermiş ve bunu uluslararası ticarette belli kurallara bağlamıştır. DTÖ ye taraf olan ülkelerin de bu kurallara uymasını istenmiştir. Sağlık ve Bitki Sağlığı Önlemleri Anlaşması, ticareti etkileyecek bitki ve hayvan sağlığı önlemleri ya da yiyecek güvenliği ve sağlığı ile ilgili fikir alış-verişine bir forum oluşturmak için ve Sağlık ve Bitki Sağlığı Önlemleri Anlaşmasının uygulanması için bir komite kurulmasını da içermektedir. Sağlık ve Bitki Sağlığı Önlemleri Komitesi nin (SBSÖK), diğer DTÖ komiteleri gibi, bütün DTÖ üyesi ülkelere açıktır. Merkezi Cenevre de olan SBSÖK yılda üç kez toplanmaktadır. Her toplantı sonunda, Komite, bir sonraki toplantı için geçici bir gündem belirlemektedir. Üyeler gündeme gelmesini istedikleri konuları görüşülmesi için gelecek toplantının on gün öncesine kadar talepte bulunabilirler. DTÖ Sekretaryası önerilen gündem içeren bir duyuru hazırlar ve bütün DTÖ üyelerine gönderilir. SBSÖK, SBSÖ Anlaşması'nın uygulanmasını denetler ve hükümetlerin bu Anlaşma kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmelerinde yardımcı olmak için yöntemler ve prosedürler geliştirir. Komite ayrıca, uluslararası standartların kullanımını izlemek için geçici bir prosedür (G/SPS/11) geliştirmiştir ve bu izleme sürecinin sonuçlarına ilişkin yıllık raporlar düzenleyerek Mal Ticareti Konseyi ne sunmaktadır. 155
160 Ticarette Teknik Engeller Komitesi: Üretici ve ihracatçılar için birçok farklı yönetmelik ve standartlar ticari hayatı zorlaştıracaktır. Ticarette korumacılık amaçlı olarak ticarete yönelik düzenlemeler, standartlar ve prosedürler keyfi oluşturulabilmektedir. Ticarette Teknik Engeller Anlaşması (TTEA), üyelere, çevre ya da insan sağlığı ve güvenliğinin korunması gibi meşru politika hedeflerini gerçekleştirmeye yönelik tedbirler uygulama hakkı sağlarken, bu düzenlemeler, standartlar, testler ve sertifikasyon prosedürlerin, gereksiz engeller oluşturma faaliyetleri olmadığını ortaya koymaya çalışmaktadır. DTÖ deki teknik düzenlemeler, standartlar ve uygunluk değerlendirme prosedürleri çalışmalarını Ticarette Teknik Engeller Komitesi (TTEK) yürütmekte ve faaliyetlerini bir rapor halinde Mal Ticareti Konseyi ne sunmaktadır yılında, TTEA nın ilgili hükümlerinin uygulanmasına yardımcı olmak üzere TTEK kurulmuştur. TTEA nın yürürlüğe girmesiyle TTEK, ilgili konularda ortak bir anlayış geliştirmek için İyi Düzenleme Uygulamaları nın çeşitli yönlerine ilişkin deneyimleri paylaşım ve bu deneyimler ışığında uygulamalarda değişim içerisine girilmiştir ve 2000 yıllarında, TTEA nın ilgili hükümlerinin uygulanmasına yardımcı olmak için TTEK üyeleri şu konularda mutabık kalmışlardır: Gönüllü olarak, teknik düzenlemelere yaklaşımlarını açıklamaları için, Üyeleri davet etmek, TTEA ile ilgili kamu bilincini arttırarak düzenleyici makamlara yardımcı olmak için, teknik düzenlemelerin hazırlanması, kabulü ve uygulanmasında çeşitli yaklaşımları incelemek. TTEK, Ticarette TTEA nın uygulanmasıyla ilgili herhangi bir konu üzerinde, üyelere fikir alış-verişi yapma fırsatı sağlamak ve TTEA çerçevesinde belirlenen sorumlulukların yerine getirilmesini sağlamak suretiyle TTEA nın hedeflerine ulaşmasını sağlamak için oluşturulmuştur. TTEK nin ilk toplantısından bu yana TTEK toplantıları, üyelerin yürütmekte oldukları özel önlemlerle ilişkili konuları (teknik düzenlemeler, standartlar ve uygunluk değerlendirme prosedürleri) tartışmak için bir forum olarak kullanmıştır. TTEK, Özel Ticari Kaygılar olarak adlandırılan uygulanan bu özel önlemler ve önerilen ve taslak önlemlerle ilgili değerlendirme yapar. Teknik engellerle ilgili tartışma ve öneriler TTEK toplantılarının özet raporları resmi olarak kaydedilir. TTEK, üyelerin ticareti kısıtlayıcı keyfi teknik engelleri uygulamamalarını özellikle istemektedir. İnsanların en iyi şartlarda tüketim yapmaları için uygulanan teknik engellerin ise ortak belli standartlara bağlanması yönünde tavsiyelerde bulunmaktadır. Eğer bu tarz düzenlemeler ve prosedürler ne kadar net olursa ve temel amaçlara hizmet ederse ticaret o kadar iyi şartlarda ve kolay bir şekilde gerçekleşecektir. TTEK nde üyeler tarafından bildirilen rahatsızlıklar ve kaygılar tartışılmakta ve bildirilen bu sorunların, sorun muhataplarının ve üyelerin görüşleri değerlendirilerek karara bağlanmaktadır. TTEK yapmış olduğu çalışmalar kapsamında 2009 yılında önemli sorunların, kaygılar, önerilerin ve uygulamaların derlendiği bir veri tabanı oluşturmuştur. Böylece bu tarz sorunların izlenmesi daha kolay olurken, üyeler açısından da yararlanabilecekleri iyi bir bilgi kaynağı yaratılmış olmuştur. Bu veri tabanında 1995 yılından bu yana dile getirilmiş ve tartışılmış olan kaygılar listelenmiştir. Sübvansiyonlar ve Telafi Edici Önlemler Komitesi: Sübvansiyonlar ve Telafi Edici Önlemler le ilgili DTÖ Anlaşması, sübvansiyonların kullanımını disipline ederken, üye ülkelerin sübvansiyonların etkilerine karşı alacakları faaliyetlerini de düzenlemektedir. Bu anlaşmaya göre ülkeler, sübvansiyon ya da olumsuz etkilerinin ortadan kaldırılması sağlamak amacıyla DTÖ nün Anlaşmazlıklar Çözüm prosedürünü kullanabilirler. Ayrıca, ülkeler sübvansiyonlarla ilgili kendi araştırmalarını yapabilir ve sonuçta yerli üreticilerine zarar verdiğini düşündükleri sübvansiyonlu ithalata ek gümrük vergisi (telafi edici vergi) uygulayabilirler. Sübvansiyonlar ve Telafi Edici Önlemler Komitesi (STEÖK), Sübvansiyonlar ve Telafi Edici Önlemler le ilgili DTÖ Anlaşması uygulanmasına nezaret eder ve yıl içinde en az iki kez toplanır. Sübvansiyonlar ve Telafi Edici Önlemler Anlaşması na göre üyeler tüm özel sübvansiyon uygulamalarını STEÖK ne bildirmeleri gerekmektedir. Geçen dönemlerde yeni ve tam bildirimler, her üç yılda bir güncellenmektedir. Bu bildirimler STEÖK tarafından kapsamlı bir şekilde incelenir ve tartışılır. Yine bu Anlaşma ya göre üyeler tarafından uygulanan telafi edici vergilerin ve yasaların da STEÖK ne bildirilmesi gerekmektedir. Üyeler telafi edici uygulamaların araştırılmasını başlatmak ve yürütmek için yetkili kıldıkları kendi otoritelerini de bildirmeleri gerekmektedir. 156
161 Anti - Damping Uygulaması Komitesi: Bir firma ihraç ürününün yurt dışındaki satış fiyatını, kendi ülke piyasasındaki fiyatından daha düşük bir fiyatta belirlerse, söz konusu bu ürün için dampingli denir. Bu acaba haksız bir rekabet mi? Burada hareket noktası hükümetlerin dampinge karşı nasıl bir tepki verecekleridir. Damping uygulamasına karşı harekete geçirilen anti-damping faaliyetlerini bir düzene koymak amacıyla anlaşmalar oluşturulur ki bu anlaşmalar Anti - Damping Anlaşmaları olarak adlandırılır. Anti - damping anlaşmaları, üyelerin, tüm anti - damping faaliyetleri ile ilgili Anti - Damping Uygulaması Komitesi ni (ADUK) zamanında ve ayrıntılı olarak bilgilendirmesi gerektiğini söyler ve yılda iki kez tüm soruşturmalar ile ilgili rapor vermelidirler. Anlaşma, ADUK gözetiminde tüm ön veya nihai anti-damping eylemleri hızlı ve ayrıntılı bildirim için çağırır. Anlaşma, anlaşmanın işleyişini geliştirmekle ilgili herhangi bir konuda taraflara istişare fırsatı yaratmakta ve anlaşmazlıkları incelemek için panel kurulmasını istemektedir. ADUK bu alanda DTÖ çalışmalarının odak noktasını oluşturmaktadır. ADUK, Ekim 2011 tarihlerinde, 2011 yılının ilk yarısında uygulanan anti-damping eylemleri ile ilgili yarı yıl raporlarını gözden geçirmiştir. İnceleme sırasında, şu durumlar dile getirilmiştir: Japonya ve Amerika Birleşik Devletleri fotoğraf kağıdı ile ilgili olarak Çin'e anti-damping soruşturması ile ilgili kaygılarını dile getirmişlerdir. Ayrıca Japonya, Çin in Japonya'dan özel yüksek performanslı çelik ile ilgili son soruşturma hakkında şikayette bulunmuştur. Türkiye, Dominik Cumhuriyeti nin Türkiye'den gelen çelik çubuk ve profiller üzerine ülke çapında anti-damping vergisi koyması ile ilgili endişelerini dile getirmiştir. Çin, ihraç etmiş olduğu sodyum siklamat ile ilgili Avrupa Birliği'nin soruşturmasının DTÖ kurallarıyla uyumlu olmadığını dile getirmiştir. Japonya, Japonya'dan dijital ofset baskı plakaları ve PVC pasta reçinesi üzerine Hindistan'ın anti-damping soruşturmaları ile ilgili endişelerini dile getirmiştir. Norveç Hindistan'ın Norveç çıkışlı kostik soda üzerine soruşturma başlatması ile ilgili şartların oluşmadığına inandığını söylemiştir. Türkiye, Endonezya nın Türkiye den gelen buğday unu ile ilgili anti-damping soruşturmasını Anti-Damping Anlaşması gereğince bir yıl içinde sonuçlandırması gerektiğini ve hiçbir durumda 18 ayı aşmaması gerektiğini, ancak bu soruşturmanın yaklaşık üç yıldır sürdüğü ile ilgili ciddi endişesini dile getirmiştir. Birleşik Arap Emirlikleri nin de buğday unu ile ilgili olarak Endonezya nın anti-damping önleminden şikayetçi olduğunu dile getirmiştir. Türkiye ve Malezya, hidrojen peroksit ve polyester elyafı üzerine Pakistan ın eylemleri ilgili endişeleri dile getirmiştir. Japonya, 15 Japon ürününe karşı 15 yıldır ABD nin uyguladığı anti-damping vergileri ile ilgili endişelerini dile getirmiştir. Bu önlemler iptali için ABD ne çağrıda bulunmuştur. Çin, ihraç etmiş olduğu çok katmanlı ahşap zemin ile ilgili ABD tarafından uygulanan "sıfırlama" metodolojisi hakkında endişelerini dile getirmiştir. ABD süresi dolan anti-damping önlemleri ile ilgili ABD incelemelerine katılmaları için Japon şirketlerine çağırıda bulunmuştur. Gümrük Değerleme Komitesi: İthalatçılar için, gümrüklerde bir ürünün değerinin tahmin süreci gerçek gümrük vergisi tahsili kadar önemli bir sorundur. DTÖ, gümrüklerin amaçları doğrultusunda tarafsız, eşit ve adil bir gümrük değerleme sistemi hedeflemektedir. DTÖ içinde ticaretin kolaylaştırılması çabaları içinde gümrük değerleme konusu ile ilgili çalışmalar Gümrük Değerleme Komitesi (GDK) bünyesinde yürütülmektedir. Gümrük değerlemeleri ülkelerin gümrük idarelerince gerçekleştirilmektedir. Ancak bazen ithalata konu olan ürünlerin değerlemelerinde sorunlar çıkabilmekte ve değerleme yapılamayabilmektedir. Dolayısıyla oluşabilecek gümrük kaçakları ve yanlış değerleme sonucu oluşabilecek eksik vergi tahakkuku, bazen ihracatçı ve ithalatçı ve bazen de ülke hükümetlerinin mağdur olmasına sebep olabilmektedir. Burada asıl üzerinde durulan konu ticaretin kolaylaşmasıdır. Bu kapsamda ülkeler arasında bu tip sorunların önüne geçebilmek adına GDK fikir alış verişi için bir platform oluşturmakta ve gümrük değerlemelerinde uluslararası bir standardın oluşması ve ihtilafların ortadan kaldırılması için üyelere fırsat yaratmaktadır. 157
162 Menşe Kuralları Komitesi: Ham ve yarı mamul maddelerin, dünyanın dört bir tarafından, dağınık üretim tesislerinde girdi olarak kullanılmak üzere nereden geldiğini belirlemek artık çok kolaylaşmıştır. Menşe Kuralları, anti damping ve telafi edici vergi uygulamaları, menşe ve korunma önlemleri gibi ticaret politikası enstrümanlarının uygulanmasında önemlidir. "Menşe Kuralları" bir ürünün üretildiği yeri tanımlamak için kullanılan ölçütlerdir. Menşe Kuralları; kotalar, tercihli tarife, anti-damping eylemler, telafi edici vergiler gibi ihracatçı ülkeler arasındaki ayrımcılığı ortaya koyan ticaret kurallarının önemli bir parçasıdır. Menşe Kuralları, ticaret istatistiklerini toplamada kullanılır ve nerede üretildiğini gösteren bir etiketle ürünün üzerinde belirtilir. Küreselleşmenin de etkileri ile dünya ekonomisinde, ürün piyasaya çıkmadan önce çeşitli ülkelerde çeşitli üretim sürecinden geçebildiğinden, ürünün menşei karmaşık hal almaktadır. Menşe kurallarının uluslararası ticaret üzerinde kısıtlayıcı, bozucu ve yıkıcı etkilerinin bertaraf edilmesini ve uluslararası ticaretin tutarlı, düzgün, tarafsız ve makul bir şekilde yürütülmesini temin etmeyi amaçlayan Menşe Kuralları Anlaşması, DTÖ üyesi ülkeler için menşe kurallarının şeffaflaşmasını ve ticarette pozitif standartların oluşmasını sağlamayı amaçlamaktadır. Bu amaçlar doğrultusunda, DTÖ kapsamında Menşe Kuralları ile ilgili faaliyetleri yürütmek için Menşe Kuralları Komitesi (MKK) kurulmuştur. MKK, DTÖ üyesi ülkeler için menşe kurallarına bir standart getirmek, ticareti şeffaflaştırmayı ve artırmayı sağlayacak düşünce, görüş ve önerilerin istişare edildiği bir forum oluşturmak ve bu konu ile ilgili sorunları çözmek için oluşturulmuştur. MKK yılda en az bir kez toplanmakta ve Anlaşmaların uygulanması ve yönetilmesini gözden geçirmektir. MKK her yıl o dönemdeki faaliyetlerle ilgili Mal Ticareti Konseyine rapor vermektedir. Menşe Kuralları Teknik Komitesi (MKTK) ise Dünya Gümrük Örgütü (daha önce Gümrük İşbirliği Konseyi idi) bünyesinde oluşturulmuştur. MKTK nin başlıca işlevleri şunlardır: uyum çalışmaları yürütmek ve menşe kurallarına dair teknik sorunları ile ilgili konuları incelemek. Yılda en bir kez toplanan MKTK ne üyelik bütün DTÖ üyelerine açıktır ve toplantılara diğer Dünya Gümrük Örgütü üyeleri ve DTÖ Sekretaryası gözlemci olarak katılabilir. MKK ve MKTK, üyelerin talepleri üzerine inceleme ve istişareleri gerçekleştirerek, bildirilen sorunlara çözüm getirmeye çalışırlar. Dönem içerisindeki faaliyetleri ve gelişmelerle ilgili periyodik bilgilendirme raporları düzenlenir ve üyelere ulaştırılır. İthalat Lisansları Komitesi: İthalat Lisans Usulleri Anlaşması, ithalat lisanslamasının, ticaret için bir engel teşkil etmeyecek şekilde, basit, şeffaf ve öngörülebilir olması gerekliliğine dikkat çekmektedir. Örneğin; hükümetlerin lisanslamanın nasıl ve neden yapıldığını bilmek isteyen firmalara yeterli bilgilendirmeyi yapmaları gerekliliği anlaşmada yer almaktadır. Ayrıca hükümetler yeni ithalat lisanslama prosedürü uyguladığında ya da var olan ithalat lisanslama prosedüründe değişiklikler olduğunda DTÖ ne bildirmelidirler. İthalat Lisans Usulleri Anlaşması nda, ithalat lisanslama faaliyetlerinin uygulanması ve yönetilmesi ile ilgili işlemler İthalat Lisansları Komitesi (İLK) tarafından gerçekleştirilmektedir. İLK, İthalat Lisans Usulleri Anlaşması nın uygulanmasından sorumludur. İLK, Anlaşmanın yönetimi ve uygulanmasını en az iki yılda bir gözden geçirir. DTÖ üyeleri eğer kendi yasalarında ithalat lisanslaması ile ilgili bir düzenleme yaparlarsa bunu İLK ne bildirmeleri gerekmektedir. İLK nin işlemleri DTÖ Sekretarya sı tarafından takip edilmekte ve İLK faaliyetleriyle ilgili Mal Ticareti Konseyi ne rapor vermektedir. Ticaret İlişkili Yatırım Önlemleri Komitesi: Ticaret ilişkili yatırımlarla ilgili DTÖ nde üç ana çalışma alanı vardır: 1996 da ticaret ve yatırım arasındaki ilişki ile ilgili analitik çalışmaları yürütmek üzere Çalışma Grubu kurulmuştur. Çok Taraflı Mal Ticareti Anlaşmalarından birisi olan Ticaret İlişkili Yatırım Önlemleri Anlaşması, GATT 1994 ün temel öngörüleri ile uyuşmayan yerel içerikli (iç piyasaya yönelik) gereksinimler gibi ticaret ilişkili yatırım önlemlerini yasaklamaktadır. Hizmet Ticareti Genel Anlaşması (GATS), dört hizmet arzı modundan birisi olan hizmetlerle ilgili yabancı yatırımlara hitap etmektedir. 158
163 Ticaret İlişkili Yatırım Önlemleri Anlaşması, üye ülkelerde ihracata yönelik faaliyette bulunmayı öngören yatırımların desteklenmesi ile ilgili uygulama ve işlemleri içermektedir. Bu Anlaşma kesinlikle iç piyasaya yönelik yatırımları faaliyet alanının dışında tutmuştur. DTÖ üyesi ülkelerdeki ihracata yönelik yatırım faaliyetlerinin geliştirilmesine yönelik önlemlerle ilgili uygulama ve düzenlemeler Ticaret İlişkili Yatırım Önlemleri Komitesi (TİYÖK) tarafından yürütülmektedir. Yılda en az bir kez genellikle de iki kez toplanmakta olan TİYÖK, üyelerin ticaret ilişkili yatırımlara yönelik uygulanacak önlemlerle ilgili, sorunlarını dile getirildiği ve çözüm arandığı, önerilerin sunulduğu ve istişarelerin gerçekleştirildiği bir forum görevi görmektedir. TİYÖK, faaliyetleri ile ilgili her yıl Mal Ticareti Konseyi ne rapor verir. Korunma Önlemleri Komitesi: Herhangi bir ithal ürün dolayısıyla ülke üretimi ve ticareti zarar gören herhangi bir DTÖ üyesi, bu zararlardan korunmak için bir takım önlemler uygulamaya koyabilir. Korunma önlemleri GATT kapsamında her zaman uygulanmaktaydı. Ancak, seyrek olarak başvurulan bu önlemleri, bazı hükümetler Gri Alan Önlemleri (otomobil, çelik ve yarı iletken ürünler gibi ürünlerle ilgili Gönüllü İhracat Kısıtlama Anlaşmaları) kapsamında endüstrilerini korumak amacıyla tercih etmekteydiler. Üye ülkeler gerçekten ülke içi üretimi, ödemeler dengesi ve ticaretinin zarar gördüğü bir ürünün ithalatına kısıtlama getirebilir. Ancak burada zara görmenin önemli düzeylerde olması gerekmektedir. İthalat kısıtlaması yapacak ülkelerin, kanıtlarıyla bunu göstermesi gerekmektedir. Bu konudaki keyfi uygulamaların önüne geçebilmek için kısıtlama talep eden ülkenin son üç yıldaki verilerinin ortalamasına göre değerlendirme yapılır. Bunun yanı sıra korunma önleminin belirli bir ülkenin ürünlerine yönelik olmaması gerekmektedir. Aksi takdirde misilleme önlemleri gelebilmektedir. Bazı durumlarda ürünlerine kısıtlama gelen ihracatçı ülke tazminat talebinde bulunabilir. Korunma önlemleri 4 yıldan uzun sürmemelidir, ancak istisnai durumlarda 8 yıla kadar uzatılabilir. Bununla birlikte süreç içerisinde uygulanan önlemler ticaret serbestliğinin sağlanması açısından gözden geçirilmelidir. DTÖ anlaşması dahilinde özellikle gelişmekte olan ülkelerin bu tarz uygulamalarına müsamaha gösterilmektedir. DTÖ anlaşmasında korunma önlemleri ile ilgili işleyişi denetlenmesinden ve üyelerin taahhütlerinin gözden geçirilmesinden Korunma Önlemleri Komitesi (KÖK) sorumludur. Üye ülke hükümetleri korunma soruşturmasının her aşamasında ve karar sürecinde KÖK ne rapor vermek zorundadır ki bu süreç KÖK tarafından takip edilebilsin, incelenebilsin ve KÖK sorunlara çözüm üretebilsin. KÖK, üye ülkeler için korunma önlemleri ile ilgili danışmanlık yaparken, üyelerin sorunlarını dile getirdikleri ve çözüm aradıkları, öneriler getirdikleri ve konu ile ilgili istişarede bulundukları bir forum niteliğindedir. İstişareler, alınan önlemlerin orta vadeli yorumları, tazminat ve/veya imtiyazların askıya alınmasının sonuçları, ilgili üye tarafından Korunma Önlemleri Komitesi aracılığıyla Mal Ticareti Konseyi'ne en kısa zamanda bildirilmelidir. Bununla birlikte üyeler, korunma önlemleri ile ilgili kanun, yönetmelik ve prosedürlerle, yeni düzenlemeleri ya da varolan prosedürlerde meydana gelen değişiklikleri KÖK ne bildirmekle yükümlüdürler. Mal Ticareti Konseyi Bünyesindeki Diğer Alt Organlar: Mal Ticaret Konseyi ne bağlı alt oluşumlar şunlardır: Ticari Devlet Girişimleri Çalışma Tarafı: Ticari Devlet Girişimleri, ihracat ve/veya ithalat amaçlı mallarla ilgili pazarlama kurallarını içeren, hükümet ya da hükümet dışı girişimleri tanımlar. DTÖ nde bu konu ile ilgili çalışmalar Ticari Devlet Girişimleri Çalışma Tarafı nca (TDGÇT) yürütülmektedir. Ticari devlet girişimleri ile ilgili temel kuralların açıklandığı GATT 1994 ün 17. Maddesi ne göre, devletler kendi gereksinmelerini karşılamak üzere girişimler gerçekleştirebilir. Bu girişimleri aracılığı ile de ihtiyacı olan mal ve hizmetleri ithal edebilir ya da girişimleri aracılığı ile ürettikleri ürünleri ihraç edebilirler. Anlaşmaya göre ayrımcı olmayan uygulama prensibinden hareketle yapılan bu faaliyet, özel teşebbüsün zarar görmesine neden olmamalıdır. Ticari devlet girişimi tarafından ithal edilen mallar kamu hizmetlerin yürütülmesi için kullanılması gereklidir. Tüketim amaçlı kullanılırsa ticareti bozucu ve özel teşebbüsün aleyhine bir ayrımcılık yaratabilecek ve ulusal ve uluslararası ticaretin gelişmesine engel olacaktır. Her üye yapacağı bu tür devlet girişimleriyle ilgili DTÖ Mal Ticareti Konseyi ne sunum yaparak ve rapor vererek, bu faaliyetle ilgili inceleme yapılmasına olanak sağlayacaktır. Burada kıstas, belirtilen ihtiyacın giderilmesi için gerçekleştirilecek girişimin gerekliliğinin 159
164 açıklanmasıdır. Bu yapılırken de ulusal ve uluslararası ticaretin bozulmadığı, adiliyet ve şeffaflık temel prensiplerinin gözetildiği de vurgulanmalıdır. Bu faaliyetler TDGÇT tarafından yürütülmekte ve üyeler Mal Ticareti Konseyi ve TDGÇT na faaliyetleri ile ilgili bilgilendirme yapmaktadır. Bir üye, diğer üyenin bu yöndeki faaliyetlerinin kural dışı olduğu şikayetinde bulunursa, bu sorun çözülmesi için TDGÇT nca incelenecek ve Mal Ticareti Konseyi ne de bilgi verilecektir. TDGÇT, yılda en az bir kez toplanmaktadır. Bu TDGÇT, Mal Ticareti Konseyi ne faaliyetleri ile ilgili yıllık rapor vermektedir. Çok Taraflı Bilgi Teknolojisi Anlaşması Komitesi: Bilgi Teknolojisi Ürünleri Ticareti Bakanlar Deklarasyonu Aralık 1996 Singapur Bakanlar Konferansında 29 katılımcı ile sonuçlandırılmıştır. Daha sonra katılımcı sayısı 70 e çıkmıştır ki bu genişlemeyle bilgi teknolojisi ürünlerinde dünya ticaretinin yaklaşık %97 si temsil edilmiş olmaktadır. Bu Deklarasyon, anlaşma kapsamındaki bilgi teknolojileri ürünleri üzerindeki gümrük vergilerinin katılımcılar tarafından tamamıyla ortadan kaldırılmasını öngörmektedir. Katılımcılar arasındaki gelişmekte olan ülkelere, bu konu ile ilgili yükümlülüklerini yerine getirmeleri ile ilgili bazı ürünler için uzun süre verilmiştir. Bilgi Teknolojileri Anlaşması (BTA) oluşturulduktan sonra, Anlaşma nın hükümlerinin yerine getirilmesi ile ilgili Çok Taraflı Bilgi Teknolojisi Anlaşması Komitesi (BTAK) kurulmuş ve ilk toplantısını 29 Eylül 1997 tarihinde yapmıştır. BTAK her yıl ortalama beş toplantı gerçekleştirmiştir. BTA, tarife dışı engellerin gözden geçirilmesini sağlarken, üç temel prensip belirlemiştir: 1) Listelenen ürünler Deklarasyon kapsamında olmalıdır, 2) Tüm tarifeler sıfırlanmalıdır, 3) Uygulanan diğer tüm vergi, resim ve harçlar sıfırlanmalıdır. Bazı ülkeler ve ürünler için bu zorunluluklar istisnai olarak esnetilebilir. BTA kapsamındaki hükümlerin yerine getirilmesinden BTAK, Mal Ticareti Konseyi ne karşı sorumludur. Bu konu ile ilgili üye ülkelerin gündeme getirmiş olduğu sorunlar, BTA nın hükümleri doğrultusunda gerekli incelemeler, üye tavsiyeleri, konu ile ilgili istişareler BTAK bünyesinde yürütülmektedir. BTAK, Mal Ticareti Konseyi ne faaliyetleri ile ilgili bilgi vermekte ve bunlarla ilgili yıllık rapor sunmaktadır. Ticari Fikri Mülkiyet Hakları Konseyi Fikri mülkiyet hakları, zihinlerindeki yaratıcı fikirleri ile ilgili kişilere haklar verilmesidir. Fikri mülkiyet hakları genellikle fikir üretenlere (yaratıcılara) belli bir süre için onlara, yaratıcılıklarını kullanmaları ile ilgili özel bir hak vermektedir. Fikri mülkiyet hakları iki ana başlık altında toplanır: Telif Hakları ve Telifle İlgili Diğer Haklar: Edebi, sanatsal ve fikri çalışmaların (örneğin kitap ve diğer yazılar, besteler, resimler, heykel, bilgisayar programları ve filmler gibi) yazar, sanatçı ve üreticilerinin hakları, yaşamları boyunca ve öldükten sonra en az 50 yıl süresince, telif hakları ile korunur. Ayrıca aktör, şarkıcı ve müzisyenler gibi sanatçılar, bunların yapımcı ve yayın kuruluşlarının hakları da telif hakları ve telif ile ilgili diğer haklar kapsamında korunmaktadır. Sınai Mülkiyet Hakları: Sınai mülkiyet hakları da kendi arasında iki başlık altında incelenebilir. Belli ticari markalara (bir firmanın ürün ve hizmetlerini diğer firmalarınkinden ayıran simgeler) ve coğrafyaya ait özel işaretler (ortaya çıkarılan bir ürüne kazandırılan bir özellik, belli bir coğrafyaya ait olan bir misyonu veya karakteri taşıyorsa), Sınai Mülkiyet Hakları kapsamında korunmaktadır. Böyle ayırt edici özelliklerin korunması ile adil rekabeti sağlamak ve teşvik etmek ve çeşitli mal ve hizmetler arasında bilinçli seçim yapmalarını sağlayarak tüketicilerin korunması amaçlanmaktadır. Koruma, belirsiz bir süre için söz konusu işaretin ayırt ediciliğinin devam etmesini sağlayabilmektedir. Sınai Mülkiyet Haklarının diğer tipleri genel olarak teknolojik buluş, tasarım ve yeniliği yapanları koruyarak teşvik etmeyi amaçlamaktadır. Bu kapsamda, buluşlar (patentle korunmaktadır), endüstriyel tasarımlar ve ticari sırlar yer almaktadır. Uygulamadaki sosyal amaç ise yeni teknolojilerin geliştirilmesi amacıyla gerçekleştirilen yatırımların sonuçları olan buluş, tasarım ve yenilikler için bu faaliyetleri gerçekleştirenlere koruma sağlamaktır. Böylece araştırma geliştirme faaliyetlerinin finansmanına destek verilerek, bu tür faaliyetler teşvik edilmiş olacaktır. Fikri mülkiyet rejiminin bir fonksiyonu da doğrudan yabancı yatırım, ortak girişimler ve lisans şeklindeki teknoloji transferini kolaylaştırmaktır. Ancak koruma, belli bir süreyi kapsamaktadır (patent uygulamasında koruma süresi genellikle 20 yıldır). 160
165 Çok taraflı ticaret sistemi içinde fikri mülkiyet hakları, DTÖ nün Ticari Fikri Mülkiyet Hakları Anlaşması (TRIPS) düzenlemesiyle ilk defa döneminde yürütülen Uruguay Raundu müzakerelerinde görüşülmüştür. TRIPS, ticari fikri mülkiyet haklarının, dünya çapında uluslararası kurallar çerçevesinde korunması için bir girişimdir. TRIPS şu konuları kapsamaktadır: Ticaret sistemi ve diğer uluslararası fikri mülkiyet hakları anlaşmalarının temel prensiplerinin nasıl uygulanacağı, Fikri mülkiyet hakları yeterli korumanın nasıl sağlanacağı, Üye ülkeler kendi bölgelerindeki fikri mülkiyet haklarının yeterli düzeyde nasıl uygulanacağı, DTÖ nün üyeleri arasında fikri mülkiyet hakları ile ilgili anlaşmazlıkların nasıl çözüleceği, Yeni sistemin uygulanmaya başlandığı dönemde, özel geçişlerin nasıl düzenleneceği. TRIPS nın ikinci bölümünde farklı fikri mülkiyet hakları ve bunların nasıl koruyacağı incelenmektedir. Bunun yapılmasındaki amaç, tüm üye ülkelerde uygulanan fikri mülkiyet hakları uygulamalarının yeterli düzeyde koruma standartları oluşturmaktır. Burada başlangıç noktası, DTÖ oluşturulmadan önce var olan Dünya Fikri Mülkiyet Hakları Örgütü nün uluslararası ana anlaşmalarının yükümlülükleridir. Bu ana anlaşmalar şunlardır; Sınai Mülkiyetin Korunmasına ilişkin Paris Sözleşmesi (patent, endüstriyel tasarımlar, vb) ve Fikir ve Sanat Eserleri Korunmasına İlişkin Bern Sözleşmesi (Telif Hakları). Bazı durumlarda, bu anlaşmalar kapsamında önceden belirlenmiş koruma standartlarının yetersiz olduğu düşünülmüş ve önemli miktarda yeni ya da daha yüksek standartları kapsayan TRIPS oluşturulmuştur. TRIPS oluşturulurken, fikri mülkiyet hakları ile ilgili Paris Sözleşmesi, Bern Sözleşmesi, Roma Sözleşmesi ve entegre bölgeler anlaşmalarına başvurulmuştur. TRIPS, Ticari Fikri Mülkiyet Hakları Konseyi (TFMHK) tarafından yürütülmektedir. TFMHK, toplantılarında DTÖ üyelerine ticari fikri mülkiyet hakları ile ilgili sorunları tartışma, bilgi paylaşımı, öneriler getirme, metot geliştirme ve istişare için olanak sağlamaktadır. Bununla birlikte üye ülkelerde ticari fikri mülkiyet hakları ile ilgili yasa, yönetmelik, uygulamalar hakkında da bilgi alış verişine ortam sağlamaktadır. TFMHK, özellikle fikri mülkiyet hakları ile ilgili anlaşmazlık ve uyuşmazlıkların çözümü prosedürleri çerçevesinde bu anlaşmazlık ve uyuşmazlıkların çözümü talepleri gibi üyeler tarafından kendisine yönlendirilen bir takım problem ve konularda üyelere yardımcı olur. TFMHK işlevlerini yerine getirirken, konu ile ilgili çeşitli kurum, kuruluş ve ülke kaynaklarından bilgi edinebilmektedir. Hizmet Ticareti Konseyi Hizmet Ticareti Konseyi (HTK) Genel Konsey e bağlı olarak faaliyet gösterir ve Hizmet Ticareti Genel Anlaşması nın (GATS) işleyişinden sorumludur. GATS, mesleki hizmetler, haberleşme hizmetleri, müteahhitlik ve ilgili mühendislik ve mimarlık hizmetleri, eğitim, çevre, mali, sağlık ve sosyal, turizm, seyahat ve ulaştırma hizmetleri gibi hizmet ticareti ile ilgili uluslararası tüm faaliyetleri, açıklık, şeffaflık ve adiliyet içinde, rekabeti ve ticareti artırıcı ve geliştirici bir şekilde düzenlemek üzere Uruguay Raundu sürecinde oluşturulmuştur. GATS, hizmet ticaretini dört farklı mod altında tanımlamıştır: Mod 1: Bir üyenin bölgesinden diğer üyenin bölgesine sınır ötesi hizmet arzı (online danışmanlık ve eğitim hizmeti gibi bir ülkedeki hizmet üreticisinin, diğer ülkedeki tüketiciye hizmet vermesi), Mod 2: Bir üyenin bölgesinden üretilen hizmetin başka bir üyenin tüketicisi tarafından tüketilmesi (yurt dışında eğitim, yurt dışında tedavi ve turizm hizmetleri gibi ) Mod 3: Bir ülke hizmet üreticisinin, hizmet alan üye ülkede yasal olarak kurduğu şube, temsilcilik vb. aracılığıyla hizmet arz etmesi (yurt dışında banka şubesi açma, mağaza açma gibi ), 161
166 Mod 4: Üye ülke piyasasında tüzel kişiliği olmaksızın kişilerin geçici olarak gerçekleştirdiği hizmet arz etmesi (satılan bilgisayar yazılımıyla ilgili arz edici firmanın yazılım personelinin yazılımı satın alan müşteriye yazılımının nasıl kullanılacağıyla ilgili eğitim vermek üzere müşterinin ülkesine gitmesi; bir mühendisin alınan sipariş üzerine başka bir ülkedeki müşteriye makine teçhizatın kurulumunu yapması, bakımı ve onarımı hakkında bilgi vermesi gibi ). GATS nın yürütülmesinden sorumlu olan HTK, yıl boyunca birçok defa sorumluluğu kapsamında ortaya çıkan ve üyelerden gelen inceleme taleplerini karşılamak ve sorunları çözmek, yeni uygulamalar geliştirmek, var olan uygulamalarda değişiklik ve düzenleme yapmak, üyeler arasında yerel uygulamaları ile ilgili fikir alış-verişinde bulunmalarını sağlamak, önerileri değerlendirmek amacıyla resmi ya da gayrı resmi olarak toplanmaktadır. HTK, yıl içerisindeki faaliyetlerin genel anlamda incelenmesini ve analizini yapmak üzere ise HTK Özel Toplantıları altında toplanmaktadır. Üyeler taraf olacakları bir anlaşmayı imzalamadan önce, incelenmek üzere HTK ne bildirmeli ve hizmet ticaretiyle ilgili faaliyetlerini de rapor halinde HTK ne sunmalıdırlar. HTK, bildirilen bu anlaşma ve gelişmelerin DTÖ ve GATS kurallarına uygunluğunu ve lisans, teknik standartlar, yeterlilik şartları gibi hizmet ticaretini kısıtlayıcı uygulamaları incelemeleri için çalışma grupları oluşturabilecek ve incelemeler sonucunda, üyelere tavsiyelerde bulunabilecektir. HTK faaliyetleriyle ilgili, Genel Konsey, Birleşmiş Milletler gibi hizmetle ilgili diğer uluslararası kurumlarla işbirliği yapabilecektir. HTK ya bağlı iki ana komite vardır: Finansal Hizmet Ticareti Komitesi, Özel Taahhütler Komitesi. Komitelerin yanı sıra HTK çatısı altında iki tane de çalışma tarafı faaliyet göstermektedir: Ulusal Düzenleme Çalışma Tarafı, GATS Kuralları Çalışma Tarafı. Finansal Hizmet Ticareti Komitesi: 1 Mart 1995'de Marakeş te açıklanan Bakanlar Kararları nca, GATS nın Kurumsal Düzenlemeleri kapsamında Finansal Hizmet Ticareti Komitesi (FHTK) kurulmasına karar verilmiştir. FHTK, finansal hizmet ticaretini düzenleyici gelişmelerin incelenmesi ve teknik tartışmalar için bir forum işlevini yerine getirirken, hizmet sektörü ile ilgili GATS nın uygulamalarının da sürekli olarak incelenmesi ve gözetiminden sorumludur. FHTK, finansal hizmet ticaretiyle ilgili konuların ve HTK tarafından incelenmesi için gönderilen önerilerin istişare edilmesini de yürütür. FHTK nin sorumlulukları şunlardır: Sektörle ilgili Anlaşmanın uygulamalarını sürekli olarak incelemek ve gözetim altında tutmak, Finansal hizmet ticaretine ilişkin herhangi bir konu ile ilgili olarak Hizmet Ticareti Konseyi tarafından görüşülmesi için iletilen öneri veya önerileri formüle etmek, Sektörle ilgili değişiklik teklifleri dikkate almak ve Konseye uygun öneriler yapmak, Üyelerin uygulamaları ile ilgili çalışmalar yapmak ve finansal hizmet ticaretini etkileyen teknik konularda incelemeler yapmak ve teknik tartışmalar için bir forum oluşturmak, DTÖ Kuruluş Anlaşması kapsamında, yükümlülükleri veya finansal hizmet ticareti ile ilgili diğer konularda uygulama açısından gelişmekte olan üye ülkelere ve müzakere aşamasındaki gelişmekte olan ülkelere teknik yardım sağlamak, Hizmet Ticareti Genel Anlaşması kapsamında veya ilgili herhangi bir sektörde faaliyet gösteren herhangi uluslararası kuruluşların bünyesindeki diğer yan kuruluşları ile işbirliği yapmak. Özel Taahhütler Komitesi: Uruguay Raundu sırasında katılımcı ülkeler, bazı hizmet sektörleri ile ilgili pazara erişim taahhütleri ve muafiyetler belirlemiştir. Bu taahhütler ve muafiyetler, söz konusu hizmet sektörlerinin hizmet programları içinde yer almıştır. Uruguay Raundu görüşmeleri sonrasında gerçek kişilerin hareketi (1995), telekomünikasyon (1997) ve finansal hizmetler (1997) ile ilgili sektörel görüşmeler gerçekleştirilmiştir. GATS kapsamında, üye ülkeler hizmetler sektörlerine ilişkin özel taahhütleri ile ilgili bir rehber oluşturacaklardır. Hizmetler sektörleri ile ilgili şu taahhütler söz konusudur: 162
167 Pazara erişim ile ilgili sınırlamalar, koşullar ve dönemler, Ulusal uygulamalarla ilgili koşullar ve yeterlilikler, Ek taahhütler ile ilgili sorumluluklar. 4 Ekim 1995 de, Özel Taahhütler Komitesi (ÖTK) kurulmuştur. HTK, 22 Kasım 1995 deki toplantısında, Özel Taahhütler Komitesi Referans Koşulları Hakkında Karar ı kabul etmiştir. ÖTK, GATS kuralları çerçevesinde (özellikle pazara erişim ve muafiyetlerle ilgili) üye ülkelerin hizmetler sektörlerine yönelik özel taahhütlerle ilgili uygulamalarını incelemekle yükümlüdür. ÖTK toplantılarında hizmetler sektöründe özel taahhütlerle ilgili, üyelerin yaşadığı sorunlar, ticaretin gelişmesi ve şeffaflık ilkeleri çerçevesinde üyeler tarafından getirilen öneriler ve gerçekleştirilen uygulamalar incelenmekte ve bu incelemeler sonucunda da ÖTK tarafından tavsiyelerde bulunulmaktadır. Özel taahhütte bulunan ülkeler, ulusal pazarının taahhütler dolayısıyla zarara uğradığını belirttiği durumda taahhütlerin yeniden gözden geçirilmesi ya da tamamen ortadan kaldırılması yönünde ÖTK aracılığı ile çözüm isteyebilmektedirler. Özel taahhütlerin uygulanması ile ilgili HTK destek vermektedir, ancak ülkeleri bu yöndeki faaliyetleri gerçekleştirmeleri için zorlamamaktadır. 14 Nisan 2000 de ÖTK'nin tavsiyesi üzerine HTK, Özel Taahhütleri Programları için Rektifikasyonlar veya İyileştirmelerin Belgelendirilmesine İlişkin Prosedürler i kabul etmiştir. Yeni taahhütler üstlenmek, var olan taahhütleri geliştirmek ya da teknik içeriği düzeltmek ya da tamamıyla değiştirilmesini sağlamak (kapsamını ya da temel kuralları dışında) amacıyla bu Prosedürlerin kullanılması kararlaştırılmıştır. Ulusal Düzenleme Çalışma Tarafı: 26 Nisan 1999 a kadar, bu Profesyonel Hizmetler Çalışma Grubu olarak da bilinen Ulusal Düzenlemeler Çalışma Tarafı (UDÇT), tüm hizmet sektörleri için teknik standartlar, lisanslama ve yeterlilik şartları ile ilgili düzenlemeleri hazırlamakla görevlidir. UDÇT, yaptığı çalışmalarla ilgili HTK ne rapor sunar. UDÇT, yıl içerisinde resmi ya da gayrı resmi çok sayıda toplantı gerçekleştirebilmektedir. UDÇT toplantıları, üye ülkelerde hizmet ticaretinde teknik standartlar, lisanslama ve yeterlilik şartlarının, şeffaf, rekabeti artırıcı ve ticareti geliştirici şekilde nasıl düzenleneceği ile ilgili düzenleme ve uygulamaların geliştirildiği ve üyelerin bu konu ile ilgili sorunlarını, düşünce ve görüşlerini, önerilerini sundukları bir çalışma ortamı sağlamaktadır. GATS Kuralları Çalışma Tarafı: GATS Kuralları Çalışma Tarafı (GKÇT), sübvansiyonlar, kamu alımları ve uygulanacak ticari korunma tedbirleri konusundaki çalışmaları yapmaktadır. GKÇT her yıl HTK ne faaliyetleri ile ilgili rapor sunmaktadır. GKÇT toplantıları üye ülkelere, hizmet ticaretinde uygulanacak sübvansiyonlar ve ticari korunma tedbirleri ve kamu alımlarının, şeffaf, rekabeti artırıcı ve ticareti geliştirici şekilde nasıl uygulanacağı ile ilgili düzenleme ve uygulamaların geliştirildiği ve üyelerin bu konu ile ilgili sorunlarını, düşünce ve görüşlerini, önerilerini sundukları bir çalışma ortamı sağlamaktadır. GKÇT toplantılarında GATS Kuralları sürekli analiz edilmekte, tartışılmakta ve böylece güncel tutulması sağlanırken, üyeler de kuralların yol açtığı sorunların çözümü için GKÇT ndan destek isteyebilmektedirler. Çok Taraflı Oluşumlar Çok taraflı oluşumlar kapsamında çok sayıda anlaşma mevcuttur. Ancak bunların içerisinde iki tanesi az sayıda üye tarafından imzalanmıştır. Bu iki anlaşmanın yürütülmesinden sorumlu iki komite ise şunlardır: Ticari Sivil Havacılık Komitesi, Kamu Alımları Komitesi. Ticari Sivil Havacılık Komitesi: Ticari Sivil Havacılık Çok Taraflı Anlaşması, sivil uçak motorları, aksam ve parçaları, sivil uçakların tüm bileşenleri ve montajları, uçuş simülatörleri, simülatör parçaları ve bileşenleri ile ilgili olarak ticari sivil havacılık üzerinden alınan ithalat vergilerini sıfırlamayı öngörmektedir. 31 ülke tarafından imzalanan Ticari Sivil Havacılık Çok Taraflı Anlaşması 1 Ocak 1980 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 163
168 Ticari Sivil Havacılık Çok Taraflı Anlaşması nın işleyişi ve uygulanması Ticari Sivil Havacılık Komitesi (TSHK) ve Komitenin Teknik Alt Komitesi tarafından yürütülmektedir. TSHK, GATS ın temel amaçları çerçevesinde, sivil havacılık alanında sürekli olarak değerlendirmeler yaparak, sivil havacılık alanındaki ticaretin şeffaflaştırılması, rekabetin artması ve ticaretin geliştirilmesi için çalışmalar yapar ve bu alanla ilgili sorunlarını çözmede ve ihtiyaç duyduklarında üyelere konusu ile ilgili olarak danışmanlık görevini yerine getirir. TSHK, yılda en az bir kere toplanmaktadır. Sektördeki ticareti bozucu, rekabeti engelleyici ve adil olmayan uygulamaların tespiti veya bildirilmesi durumunda çözüm için müzakereler yapan TSHK ve Teknik Alt Komitesi, ayrıca sivil uçak üretimi, onarım, bakım, yeniden inşa, tadilat veya dönüşüm gibi faaliyetlerin de uluslararası düzeyde yine en uygun şartlarda geçekleştirilebilmesi için üyeler arasında iletişimin kurulması, ortak çalışmaların yapılması amacıyla görüşmelerin gerçekleştirilmesi için ortam yaratmaktadır. Kamu Alımları Komitesi: Kamu alımları, hükümetlerin hizmetlerini yerine getirirken ihtiyaç duydukları mal ve hizmetleri elde etmede sık sık başvurdukları bir uygulamadır. Bu kapsamda hükümetler ulusal piyasaların yanı sıra uluslararası piyasalardan da bu alımları gerçekleştirebilmektedir. Dolayısıyla kamu alımları uluslararası ticaretin önemli bir boyutu olarak ortaya çıkmaktadır. Bu faaliyetleri düzenlemek için düzenlenen Kamu alımları Anlaşması (KAA), Açıklık, şeffaflık ve ayrımcılık yapmama ilkeleri çerçevesinden oluşturulan, DTÖ nün kamu alımları konusunda odaklandığı, yalnızca yasal olarak bağlayıcılığı olan çok taraflı bir anlaşmadır. KAA nın uygulanması ve işleyişini yürütmek üzere Kamu Alımları Komitesi (KAK) oluşturulmuştur. KAK, yaptığı faaliyetlerle ilgili her yıl HTK ne rapor sunmaktadır. KAK toplantılarına gerekli katılım başvurularının değerlendirilmesi neticesinde üye olmayan ülkeler, ilgili ticari ve sivil toplum kuruluşları, uluslararası oluşumlar da gözlemci olarak katılabilmektedirler. Kamu Alımları Komitesi, KAA nın tarafları ve gözlemcilerden oluşmaktadır. KAK, üye ülkelerdeki kamu alımları ile ilgili ihale şartlarının şeffaf, açık, rekabeti sağlayıcı, ticareti geliştirici ve artırıcı ve de uluslararası ticareti de kapsayacak şekilde, düzenlenmesini amaçlamaktadır. KAK, özellikle gelişmekte olan ülkelerde kamu alımlarına dair düzenlemelerin bu ülkelerin gelişme ve kalkınmalarını sağlayıcı bir şekilde gerçekleştirilmesi ve gelişmiş ülkelerin de gelişmekte olan üye ülkelerin bu çabalarına katkı sağlamaları açısından faaliyetlerini yönlendirmektedir. Kamu alımları ile ilgili ulusal düzenlemelerin uluslararası düzeyde bir düzene kavuşturulması amacıyla üye ülkelerin temsilcilerinin konu ile ilgili sorunlarını ortaya koydukları, diğer ülkelerle yaşadıkları anlaşmazlıkları dile getirdikleri ve çözüm aradıkları, tavsiye ve istişarelerin gerçekleştirildiği bir forum görevi de gören KAK, adil bir şekilde sorunların çözülmesi için de çabalamaktadır. Kamu alımları ile ilgili standartlar oluşturulabilmesi için üye ülkeler kamu alımlarıyla ilgili ulusal düzeyde gerçekleştirmiş oldukları, düzenlemelerdeki değişiklikleri (yeni uygulamalar, revize edilen ya da iptal edilen uygulamaları) KAK ne bildirmeleri gereklidir. Doha Kalkınma Gündemi DTÖ yapısı içinde oluşturulan komitelerin temel işlevi nedir? DTÖ üyeleri arasındaki ticari görüşmelerin sonuncusu olan Doha Raundu nun gerçekleştirilmesindeki amaç, dünya ticaretini serbestleştirmek, şeffaflaştırmak ve geliştirmek amacıyla, daha az ve düşük düzeyde başvurulan ticaret engellerinin ve standartlaştırılmış ticaret kurallarının olduğu ve rekabetin yüksek olduğu bir uluslararası ticaret sistemi yaratmak için reformlar gerçekleştirmektir. Bu kapsamda faaliyetlerin yürütüldüğü ticaret Çalışma Programı yaklaşık 20 alanı kapsamaktadır (Tablo 7.6.). Doha Raundu nun temel hedefi, Doha Kalkınma Gündemi aracılığı ile gelişmekte olan ülkelerin ticari beklentilerini artırmak ve geliştirmektir. Doha Raundu, resmi olarak 9 13 Kasım 2001 tarihlerinde Katar ın başkenti Doha da toplanan DTÖ 4. Bakanlar Konferansı nda başlatılmıştır. Doha Bakanlar Deklarasyonu, tarım, hizmetler ve daha önce başlatılan fikri mülkiyet alanlarını kapsayan müzakerelerin 164
169 yönlendirilmesini sağlamıştır. Doha da Bakanlar, yürürlükteki DTÖ anlaşmalarının uygulanmasında gelişmekte olan ülkelerin yüz yüze kaldıkları problemlerin nasıl ele alınacağını da karara bağlamıştır. Doha da yapılan görüşmelerden sonra yayınlanan Bakanlar Deklarasyonu nda, uluslararası ticaretin serbestleştirilmesi, şeffaflaştırılması ve geliştirilmesi suretiyle, sürdürülebilir kalkınmanın sağlanması hedeflenmiştir. Özellikle gelişmekte olan ve az gelişmiş üyelerin kalkınmalarının sağlanmasına dikkat çekilmiş ve bu konuda uluslararası çok taraflı anlaşmalarla aracılığı ile DTÖ nün tüm uzman organlarının yapacakları çalışmalarla dünya ülkelerinin gelişmesi ve kalkınmasının sağlanması hedeflenmiştir. Bu kapsamda ticareti engelleyici tedbirlerin ortadan kaldırılması (gelişmekte olan ülkelere bu konuda bazı ayrıcalıklar tanınmıştır) ile piyasalara erişimin kolaylaştırıldığı ve tamamen rekabetin ön planda olduğu, üretimde kalitenin ve kaynak kullanımında etkinliğin sağlandığı, tüketicilerin uygun koşullarda (ucuz, kaliteli, sıhhi) mal ve hizmet tüketme imkanının tanındığı, fikri ve sınai mülkiyet haklarının ve çevrenin korunmasının göz önünde bulundurulduğu bir dünya piyasasının oluşturulmasına çabalanmaktadır. Deklarasyon da; amaçları doğrultusunda DTÖ nün, üyelerin ticari sorunlarını tartışabilecekleri, başarılı uygulamalarını ve görüşlerini paylaşabilecekleri bir forum görevi üstlendiği, tüm ülkelere rehberlik yaptığı ve çok taraflı mutabakatla sorunların çözülebilmesinde bir çözüm yeri görevini üstlendiği vurgulanmış ve uluslararası kurallar gözetilerek faaliyetlerin yürütüldüğüne de dikkat çekilmiştir. Doha Kalkınma Gündemi nin belirlediği hedefler doğrultusunda, ilerleyen süreç içerisinde toplantılara devam edilmiştir ve devam edilecektir. Bu kapsamda yapılan toplantılar şunlardır: 8. Bakanlar Konferansı Cenevre, Aralık Bakanlar Konferansı Cenevre, 30 Kasım 02 Aralık Bakanlar Konferansı Hong Kong, Aralık Bakanlar Konferansı, Cancún (Meksika), Eylül 2003 Eylül 2003 te Cancún da toplanan 5. Bakanlar Konferansı, Doha Kalkınma Gündemi müzakerelerinin nasıl tamamlanacağı ile ilgili üyeler arasında karar birliğini sağlamak amacıyla yükümlülükleri belirleme hedefiyle toplanmıştır. Fakat toplantı pamuk dahil tarımsal konular üzerindeki anlaşmazlık ve Singapur Konuları nında çıkmaza girmesi dolayısıyla sonar emiştir. Tarım ve Singapur konuları üzerindeki ilerlemeler, 1 Ağustos 2004 gününün erken saatlerine kadar Genel Konsey de alınan bir dizi kararlara (2004 paketi olarak da adlandırılır) kadar netleşmemiştir ve bu çalışmalar 1 Ocak 2005 tarihine sarkmıştır. Daha sonra gayri resmi olarak üyeler 2006 nın sonuna kadar müzakereleri tamamlamayı amaçlamışlar ama yine başarısız olmuşlardır. Ekim 2005 Hong Kong Bakanlar Konferansı nda üyeler aralarındaki ayrılıkları daraltarak daha fazla ilerleme sağlanmaya çalışmış, ancak yine müzakereler tıkanınca Genel Direktör müzakereleri askıya almıştır. Anlaşılacağı üzere Doha Kalkınma Gündemi ile ilgili müzakerelerin gerçekleştirilmesinde bir takım sıkıntılar vardır. Özellikle tarım alanında rekabetin artırılmasına yönelik müzakerelerde anlaşmazlıklar ortaya çıkmış ve Doha Kalkınma Gündemi Cancún da çıkmaza girmiştir. Sonraki Konferanslar da ortaya çıkan anlaşmazlıkların giderilmesi için neler yapılabilir? sorusunun cevabını aramakla geçmiştir. Süreç devam etmektedir. Ana amaç olan sürdürülebilir kalkınmanın sağlanması doğrultusunda, gelişmekte olan ülkeler göz önünde bulundurularak çok taraflı bir dünya ticaret sistemini oluşturma çabaları sürmektedir. En son yapılan konferans olan, Aralık 2011 tarihlerinde İsviçre nin Cenevre şehrinde yapılan 8. Bakanlar Konferansı nda Bakanlar hazırlamış oldukları konuşmaları gerçekleştirmişlerdir. Paralel olarak gerçekleştirilen üç Çalışma Gurubu oturumu şu temalarla ilgili görüşmeleri konu edinmiştir: "Çok Taraflı Ticaret Sistemi ve DTÖ nün Önemi", "Ticaret ve Kalkınma" ve "Doha Kalkınma Gündemi". Konferans ta Rusya, Samoa ve Karadağ ın katılımları onaylanmış ve Toplantının son bölümünde, Bakanlar bir dizi kararları kabul etmiş ve Başkanın sonuç açıklamasıyla Konferans son bulmuştur. 165
170 Ticari Müzakereler Komitesi Genel Konsey e bağlı olarak faaliyette bulunan Ticaret Müzakereleri Komitesi (TMK), özel müzakere konularını ele almak üzere alt müzakere organları oluşturmak için Doha Deklarasyonu ile Kasım 2001 de kurulmuştur. TMK, üye ülkeler arasında açık ve şeffaf bir şekilde ticaretin geliştirilmesi amacıyla gerçekleştirilecek özel müzakereleri yönetmek, rehberlik etmek ve denetlemek için oluşturulmuştur. TMK, üyelerin müzakereler sırasında yaşadıkları sorunları çözmek ve ticaretin geliştirilmesi amacıyla müzakerelerin yapılabilmesine ortam yaratmak için faaliyetlerini yönlendirmektedir. İlgili DTÖ organları, yaptıkları çalışmalarla ilgili öncelikli olarak Doha Deklarasyonu ile oluşturulan TMK ne rapor vermeleri gereklidir. TMK ne bağlı olarak faaliyette bulunan özel bölümler ; Hizmet Konseyi, Ticari ve Fikri Mülkiyet Hakları Konseyi, Anlaşmazlık Çözüm Organı, Tarım Komitesi ve Pamuk Alt Komitesi, Ticaret ve Kalkınma Komitesi ve Ticaret ve Çevre Komitesi nden oluşmaktadır. TMK ne bağlı olarak faaliyette bulunan görüşme grupları ise; Piyasaya Erişim Gurubu, Kurallar Grubu ve Ticareti Kolaylaştırma Gurubu ndan oluşmaktadır. Müzakereler, konularına göre (Tablo 7.6.) oturumlar şeklinde yapılmakta, oturumlar üyeler tarafından seçilen başkanlar tarafından yürütülmektedir. Başkanlar, şeffaf, açık, adil ve çözüm üretici şekilde müzakerelerin yürütülmesinden sorumludur. Tablo 7.6: Ticari Müzakere Konuları ve Uygulamaları Müzakere Konuları Uygulama Konuları Tarım Uyuşmazlıkların Çözümü GATT 1994 Pamuk Çevre Sağlık ve Bitki Sağlığı Önlemleri Hizmetler E-Ticaret Teknik Engeller Pazara Erişimi (Tarım Dışı) Küçük Ekonomiler Gümrük Değerleme Tarım ve Tarım Dışı Ürünler Arasındaki Denge Ticaret, Borç ve Finans Menşe Kuralları Ticari ve Fikri Mülkiyet Hakları (TRIPS) Ticaret ve Teknoloji Transferi Ticarette Örtüşen Konular TRIPS ve Halk Sağlığı Teknik İşbirliği Genel Uygulama Sorunları TRIPS İle İlgili Hak İhlalleri Dışı ve Durumsal Şikayetler Az Gelişmiş Ülkeler Son Hükümler TRIPS ve Bio-çeşitlilik Özel ve Ayrıcalıklı Muamele Yatırım Uygulama Rekabet Entegre Çerçeve Devlet Alımlarında Şeffaflık Emtia Konular Ticareti Kolaylaştırma Uyum DTÖ Kuralları: Anti-Damping Ticaret İçin Yardım DTÖ Kuralları: Sübvansiyonları Son Katılan Üyeler DTÖ Kuralları: Bölgesel Anlaşmalar Katılımlar Kaynak: WTO TMK ve özel müzakere gruplarınca yürütülen müzakerelerin temel prensipleri şunlardır: Tek Taahhüt: Müzakerelerin her bir adımı, bir birine bağlıdır, ayrı düşünülemez, çünkü bir birini tamamlamaktadır. Bu durum Tek Taahhüt olarak bilinen Herşey kabul edilene kadar, hiçbirşey kabul edilmemiştir şeklinde ifade edilmektedir. Katılım: Müzakereler tüm DTÖ üyelerine ve katılmak isteyen gözlemci ülkelere açıktır. Ama sonuç kararlar üyeler tarafından alınmaktadır. Şeffaflık: Müzakereler açık ve şeffaf olmalıdır. Özel ve Lehte Muamele: Müzakereler gelişmekte olan ve az gelişmiş ülkeler için özel ve ayrıcalıklı muamele ilkesini benimsemektedir. 166
171 Sürdürülebilir Kalkınma: Ticaret ve Kalkınma, Ticaret ve Çevre, sürdürülebilir kalkınmayı sağlamak için müzakerelerin kalkınma ve çevre ile ilgili konuları uygun ve yeterli düzeyde tartışılması gerekmektedir. Müzakere Edilmez Konular: Çalışma programının öğelerinden bazıları yüksek önceliğe sahiptir ve müzakere edilemez. DTÖ Sekretaryası Cenevre dışında bir yapılanması olmayan DTÖ Sekretaryası, yaklaşık 640 personelden oluşmakta ve bir genel müdür ve dört genel müdür yardımcısı tarafından yönetilmektedir. DTÖ nün çalışma alanları bu genel müdür ve yardımcıları tarafından paylaşılarak yönlendirilmektedir. Uygulanan kararlar üyeler tarafından alındığı için sekretaryanın uluslararası uygulamalara dair bir karar alma yetkisi de yoktur bütçesi 196 milyon İsviçre Frangı olan Sekretarya nın ana görevleri dört başlık altında toplanabilir: Bakanlar Konferansı ve çeşitli konsey ve komitelere çalışmalarında idari ve teknik destek vermek, Gelişmekte olan ve özellikle de en az gelişmiş ülkelere DTÖ ile ilişkilerinde teknik destek vermek, DTÖ ekonomistleri ve istatistikçilerinin çalışmaları ile dünya ticaretini analiz etmek, Kamu oyuna ve medyaya DTÖ nün faaliyetleri ile ilgili açıklamalar yapmak. Bunların yanı sıra Sekretarya, anlaşmazlıkların çözümü sürecinde prosedürle ilgili bazı destekler sağlar ve DTÖ üyesi olmak isteyen ülkelere rehberlik ederek tavsiyelerde bulunur. Dünya Ticaret Örgütü Anlaşmaları DTÖ anlaşmaları uzun müzakereler sonucu ve ayrıntılı olarak oluşturuldukları için oldukça karmaşık ve uzun hukuki metinlerdir (Tablo 7.7.). Anlaşmalara genellikle DTÖ ticaret kuralları denir ve sistem "kural-tabanlı" olarak tarif edilir. Uluslararası ticaretin kurallarını belirleyen bu anlaşmalar, hükümetler tarafından oluşturulmuş ve imzalanmış olsa da asıl faydalanıcıları ihracatçılar, ithalatçılar ve üreticilere uluslararası ticarette yardımcı olmayı amaçlamaktadırlar. Amacı serbest, şeffaf, adil, rekabeti artırıcı, ticarette engelleri ortadan kaldıran, çevreye önem veren, özellikle gelişmekte olan ülkelerde sürdürülebilir kalkınmayı destekleyen, fikri ve sınai mülkiyet haklarını gözeten ve dinamik uluslararası bir ticaret sistemi oluşturmak olan ve çok taraflı mutabakatla oluşturulan DTÖ anlaşmaları; Mallar, hizmetler ve fikri mülkiyet haklarını kapsamaktadır. Serbestleşme ilkeleri ve izin verilen istisnaları ifade etmektedir. Daha düşük gümrük tarifeleri ve diğer ticaret engelleri için ülkelerin taahhütlerini ve hizmet piyasalarına erişimi kolaylaştırmayı içermektedir. Ortaya çıkacak anlaşmazlıkların çözümü için uygulanacak prosedürleri belirlemektedir. Gelişmekte olan ülkeler için özel tedbirleri içeren bir reçete gibidir. Hükümetlerden, ülkelerinin ticaret politikaları üzerinde Sekretarya tarafından düzenli raporlarla ve uygulanan kurallar ve tedbirlerle ilgili DTÖ nün prensipleri doğrultusunda ülkelerin ticaret politikalarını şeffaflaştırmalarını talep eder. Çok Taraflı Ticaret Müzakerelerinin Uruguay Turu Sonuçları: Hukuki Metinler"in içerik tablosu yaklaşık 60 anlaşma, anlaşma ekleri, kararlar ve sözleşmelerinin listesini içermektedir. DTÖ Anlaşmaları altı ana parçadan oluşan basit bir yapıya sahiptir: 1. Şemsiye Anlaşma (DTÖ nün Kuruluş Anlaşması): DTÖ nün şemsiye anlaşması Uruguay Raundu sonucunda 1994 te Marakeş te imzalanan Nihai Senet tir. Bu şemsiye anlaşma ile mal 167
172 ticareti, hizmet ticareti ve ticari fikri mülkiyet hakları için alt organlar oluşturulmuş ve her biri için uzmanlık birimleri oluşturulmuştur. 2. Mal Ticareti Anlaşması (GATT): DTÖ, GATT bünyesinde mal ticareti ile faaliyetlerine başlamıştır den 1994 e kadar GATT daha düşük gümrük vergisi oranları ve diğer ticari engellerin müzakere edildiği bir forum niteliğindeydi. GATT, özellikle ayrımcı olmayan önemli kuralları ortaya koymaktaydı ten bu yana GATT güncellendi ve mal ticareti için DTÖ nün şemsiye anlaşması halini aldı. GATT ın tarım ve tekstil gibi özel sektörlerle ve devlet alımları, ürün standartları, sübvansiyonlar ve dampinge karşı alınacak önlemler gibi özel konularla ilgili ekleri mevcuttur. Mal Ticareti Anlaşması nın yürütülmesinden Mal Ticareti Konseyi sorumludur. 3. Hizmet Ticareti Anlaşması (GATS): Uruguay Raundu müzakereleri sonucu oluşturulmuştur. Bu anlaşmayla mal ticaretine yönelik her türlü uygulama (GATT) hizmet ticaretine de uyarlanmıştır. Yurtdışında iş yapmak isteyen bankalar, sigorta şirketleri, telekomünikasyon şirketleri, tur operatörleri, otel zincirleri ve nakliye şirketleri gibi hizmet ticareti yapan firmalar, GATS ın oluşturulmasıyla daha önce sadece mal ticaretine uygulanan özgür ve adil ticaret haklarını elde etmişlerdir. GATS ın üç öğesi vardır: genel yükümlülükler ve disiplinleri içeren ana metin, özel hizmet alanı sektörler için uygulanacak kurallarla ilgili ekler ve ayrımcılık yapmama prensibini ifade eden "en çok kayrılan ülke" ilkesinin geçici olarak uygulanmadığı ülkelerin göstergelerini içeren, onların piyasalarına erişimi sağlamak için ülkelerin özel taahhütleri. Hizmet Ticareti Anlaşması nın yürütülmesinden Hizmet Ticareti Konseyi sorumludur. 4. Ticari Fikri Mülkiyet Hakları Anlaşması (TRIPS): TRIPS, 1994 te DTÖ yü kuran Marakeş Anlaşması EK 1 C de açıklanmıştır. TRIPS, temel GATT prensipleri çerçevesinde, ticaret ve yatırımlar dahilinde fikir ve yaratıcılıkla ilgili kuralları ortaya koyar. Bu kurallar, telif hakları, patentler, markalar, coğrafik isimlerin, ürünlerin, endüstriyel tasarımın, entegre devre tasarımı ve ticari sır gibi gizli bilgilerin fikri mülkiyet hakkı kapsamında nasıl korunacağının usullerini belirlemektedir. TRIPS ile ilgili faaliyetleri Ticari Fikri Mülkiyet Hakları Konseyi yürütmektedir. 5. Anlaşmazlıkların Çözümü Mutabakatı (DSU): DTÖ nün Anlaşmazlıkların Çözümü Mutabakatı (DSU) kapsamında ticari çatışmaların çözümü prosedürü, ticaretin serbest bir şekilde akışını ve DTÖ kurallarının uygulanmasını sağlamak için büyük önem taşımaktadır. DTÖ anlaşmaları ve uygulamalarına aykırı bir durumla karşılaştıklarını ve bu kapsamda zarar gördüklerini ve haksızlığa uğradıklarını düşünen ülkeler, bu anlaşmazlıkların çözümü için DTÖ ye müracaat edeceklerdir. Sistem öncelikle anlaşmazlığın taraflarını, görüşerek kendi aralarında sorunları çözmeleri ile ilgili teşvik eder. Bu şekilde çözüm oluşmaz ise, uzman panelleri tarafından sorunun çözümü ile ilgili toplantılar yapılır. DTÖ nün özel atanmış uzmanları tarafından anlaşmazlık konusu vaka incelenecek, analiz edilecek, yorumlanacak ve çözüme yönelik olarak, taahhütleri doğrultusunda ülkelerin yapmaları gerekenlerle ilgili tavsiyelerde bulunacaktır. Bu kararlara tarafların itiraz hakkı vardır. İtirazları Anlaşmazlıkların Çözüm Organı karara bağlamaktadır. 6. Ülkelerin Ticaret Politikalarının İncelenmesi Prosedürü: Ticaret Politikası İncelenmesi sürecinde ülkeler ulusal ticaret sistemlerini daha etkin ve uluslararası kurallara uygun olarak oluşturmak için DTÖ ye başvururlar. DTÖ nün amaç, kural ve uygulamaları doğrultusunda, DTÖ Sekretaryası tarafından rapor haline getirilerek yayınlanan, Ticaret Politikası İnceleme Organı tarafından yürütülen incelemelerde, ülkelerin ticari yapıları değerlendirildikten sonra yapmaları gerekenlerle ilgili tavsiyelerde bulunulmaktadır. Bu incelemeler periyodik olarak sürekli yapılmaktadır. Bu anlaşmalarla ortaya konulan kurallar düzenlenen toplantılarda sürekli gözden geçirilmekte, özellikle Doha Kalkınma Gündemi hedefleri çerçevesinde yürütülmeye çalışılmakta ve tüm anlaşmaların DTÖ nün temel hedefleri doğrultusunda revize edilmesine çabalanmaktadır. Bu anlaşmaların yanı sıra belirli sektörlerde veya konularda özel gereksinimlere yönelik ek anlaşma ve ekleri mevcuttur. Tüm üyeler tarafından imzalanmayan Sivil Havacılık ve Devlet Alımları anlaşmaları da mevcuttur. 168
173 Tablo 7.7: DTÖ Anlaşmaları Şemsiye Anlaşma DTÖ nün Kuruluş Anlaşması Mallar Hizmetler Ticari Fikri Mülkiyet Hakları Temel Kurallar GATT GATS TRIPS Ek Detaylar Pazara Erişim Taahhütleri Anlaşmazlıkların Çözümü Şeffaflık Diğer Mal Anlaşmaları ve Hizmet Anlaşmaları Ekleri Ekleri Ülke Taahhütleri Ülke Taahhütleri (En çok kayrılan ülke kuralı hariç) Anlaşmazlıkların Çözümü Ticaret Politikası Gözden Geçirme DÜNYA TİCARET ÖRGÜTÜ TÜRKİYE İLİŞKİLERİ Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan itibaren uluslararası alanda da yer edinebilmek için uluslararası gündemi sürekli takip etmiştir. Bu kapsamda başta Birleşmiş Milletler olmak üzere çoğu uluslararası oluşum ve konvansiyona katılmış ve uluslararasında da etkin olmaya çabalamıştır. Bu çabalar içerisinde uluslararası ticaretin geliştirilmesi için oluşturulmuş olan GATT na yıllarında İngiltere nin Torquay kentinde yürütülen Torquay görüşmeleri sonrasında tarihinde resmen taraf olmuştur. Türkiye GATT ın yerine DTÖ nün oluşturulmasından sonra 26 Mart 1995 yılından bu yana DTÖ üyesi olarak DTÖ nün faaliyetlerine katılmaktadır. DTÖ Ticaret Politikası İncelemeleri kapsamında Türkiye ile ilgili 5 adet ticaret incelemesi gerçekleştirmiştir. Türkiye nin ticaret politikası her dört yılda bir DTÖ Ticaret Politikası İnceleme Organı tarafından gözden geçirilmektedir. İlki 1994 yılında yapılan Türkiye nin ticaret politikaları incelemesinin beşinci ve sonuncusu 2012 yılında yapılmıştır. Bu incelemeler ve özet olarak değerlendirmeleri aşağıda sunulmuştur: Şubat 2012 İncelemesi: DTÖ nün Ticaret Politikası İnceleme Organı, Türkiye nin ticaret politikası üzerine incelemelerinin beşincisi ve sonuncusunu Şubat 2012 tarihlerinde gerçekleştirmiştir. İnceleme raporunda özetle şu konulara değinilmiştir; 2001 krizinden sonra yapılmış olan reformların (özel sektörün büyümesi, özelleştirme, tarım reformu, bankacılık sisteminin güçlendirilmesi, mali disiplin, enflasyon hedeflemesi ile sıkı para politikası ve dalgalı kur rejimi desteklemek için piyasa liberalizasyonu) Türkiye ekonomisini güçlendirdiğini ve 2008 de patlak veren krizden çok fazla etkilenmeden çıktığı belirtilmiştir. Türkiye nin üretimini her alanında önemli ilerlemeler kaydettiğini ve istikrarlı büyümeye bağlı olarak ekonomisinin çok güçlendiğinden bahsedilmiştir. Ancak, artan enerji ihtiyacı ve enerji bağımlılığının önemli bir problem olması, Türkiye nin yenilenebilir enerji kaynaklarını da etkin bir şekilde kullanması gerektiğinden bahsedilmiştir. Raporda hükümetin anti-damping ve telafi edici vergi uygulamasına da başvurduğundan bahsedilmiştir. Bunların yanı sıra Türkiye nin AB ile yapmış olduğu gümrük birliği anlaşmasının ticaretin düzene kavuşturulmasında fayda sağladığı ve 16 ikili serbest ticaret anlaşmasının halen yürürlükte olduğu ve İslam Kalkınma Örgütü, Karadeniz Ekonomik İşbirliği, D-8, EFTA, Ekonomik İşbirliği Teşkilatı, Akdeniz-Ortaklığı ve yine ülkelerarası diğer özel ortaklık faaliyetleri ile birlikte uluslararası ticaretteki işbirliği ve ortaklık faaliyetlerine verdiği önem dolayısıyla uluslararası ticarette önemli bir yere sahip olduğu belirtilmiştir. İnceleme sonrasında düzenlenen toplantıda söz alan 31 üye ülke temsilcilerinin çoğu Türkiye nin 2008 de ortaya çıkan, uzun süre dünya ekonomisini etkileyen ve etkilerinin hala sürdüğü küresel ekonomik ve finansal krizden başarı ile çıktığını ve bunun bir başarı hikayesi olduğundan bahsetmişlerdir Aralık 2007 İncelemesi: DTÖ nün bu dördüncü ticaret politikası inceleme raporu, Türkiye için olumlu eleştirilerin ve başarılı uygulamaların sık sık dile getirildiği bir rapor olmuştur. Tarım dışı mallara yönelik uygulanan faaliyetlerde en çok kayrılan ülke prensibine uyumlu hareket edilmesinin ve uygulanan tarife oranlarındaki azalmanın Türkiye nin performansındaki gelişmenin temel etkeni olarak görülmüştür. Ancak tarıma yönelik yüksek korumanın sürmesinin sektördeki rekabetin zarar görmesine neden olduğundan da bahsedilmiştir. Raporda, bağlayıcı tarife taahhütlerinin genişletilmesinin ve mevcut tarifelerin de 169
174 azaltılmasının yapısal reformları hızlandıracağı ve Türkiye nin büyüme performansına büyük katkı sağlayacağı görüşü dile getirilmiştir. Türkiye nin yatırım ortamını rahatlatıcı tedbirleri ise performansına olumlu katkı sağladığı belirtilmiştir. Bununla birlikte Raporda, hala bazı sektörlerde (basın-yayın, balıkçılık, petrol, madencilik ve finansal hizmetler) yabancı sermayeye yönelik bir takım kısıtlamaların olduğundan da söz edilmiştir. Türkiye nin AB ilişkileri çerçevesinde düzenlemelerine istekli bir şekilde devam etmesi ise olumlu karşılanan diğer bir durum olduğu Raporda belirtilmiştir Aralık 2003 İncelemesi: Bu üçüncü ticaret politikası incelemesi sonucunda DTÖ tarafından 19 Aralık ta yayımlanan Türkiye nin Ticaret Politikaları ve Uygulamaları hakkındaki raporda, Türkiye'nin ekonomik reformlarını, özelleştirme dahil olmak üzere devam eden yapısal uyum, ve hem mal ve hizmet ticaretinde çok taraflı taahhütleri iyileştirilmesi ile daha da güçlendirilebileceği vurgulanmıştır. Bu durumun, ticaret rejiminin öngörülebilirliğini ve yabancı yatırımları çekme kabiliyetini artıracaktır. Rapor 1998 yılından beri, Türkiye'nin dört istikrar programı uygulamaya koyduğunu, ancak henüz tam ve sürdürülebilir etkilerinin görülmediğini belirtmiştir. Yüksek dış borç, özelleştirme programındaki ilerlemenin yavaş olması, doğrudan yabancı yatırım üzerindeki kısıtlamalar ve ülkenin ekonomik istikrarsızlığı dolayısıyla ekonomik durumun kırılgan olmaya devam ettiği ve ülkenin yatırım çekmedeki büyük potansiyelini kullanılmadığı vurgulanmıştır. Aynı zamanda çok taraflı ticaret sistemine Türkiye'nin daha fazla entegre olabilmesi için karmaşık olan tarife uygulamalarını basitleştirilmesi ve bağlayıcı taahhütleri genişletmesi gerektiğinden bahsedilmiştir. İnceleme sonrasındaki toplantıda: Türkiye nin gerçekleştirmiş olduğu reformlar takdirler karşılanırken, bu reformların ara verilmeden sürdürülmesi tavsiyesinde bulunulmuştur ekonomik krizi sonrasında döneminde uygulanan tedbirlerin başarısı yine takdir edilmiştir. Üyeler Türkiye nin yüksek enflasyon ve kamu borcu yükünü azaltılacağı ile ilgili umutlu olduklarını belirtmişlerdir. Türkiye nin DTÖ nün kurallarına ve uygulamalarına saygı göstererek ticaretini yönlendirdiği, ancak Türkiye nin ticaret sisteminin karmaşık olduğu ve sadeleştirilerek daha anlaşılır hale getirilmesi gerektiğinden bahsedilmiştir. Türkiye nin yüksek tarife oranları ve anti-damping uygulamaları ile ilgili de endişeler dile getirilmiştir. Yine tarıma yönelik desteklerin yüksek olduğu ancak programının uygulamalarının da olumlu olduğu vurgulanmıştır. Türkiye nin, doğalgaz, elektrik, telekomünikasyon ve bankacılık sektörlerine yönelik uygulamalarındaki düzenleme ve gelişmelerden de övgüyle bahsedilmiştir. Üyeler Türk temsilcilerden, gümrük işlemleri, iç vergilendirme, ithalat lisansları, standartlar, ihracat ve yatırım teşvikleri, kamu alımları, fikri mülkiyet haklarının korunması, madencilik, enerji ve imalat sektöründeki devlet faaliyetlerinin ve çeşitli alt hizmetler sektörleri ile ilgili ticari reformlar hakkında açıklama talep etmişlerdir Ekim 1998 İncelemesi: DTÖ nün bu ilk incelemesinde özetle şu konulara dikkat çekilmiştir: Türkiye nin AB ile gümrük birliğine girmesinin öneminden ve ticaretin serbestleştirilmesine katkı sağlayacağından söz edilmiştir. Rekabet politikası, gümrük hükümleri, fikri mülkiyet hakları ve standartları gibi alanlarda AB ile kendi mevzuatı arasında uyum çalışmalarının tamamlanmasıyla ülke ticaretinin ve ekonomisinin gelişeceğinden bahsedilmiştir. Tarım ve sanayi arasındaki dengesizliğe ve tarıma yönelik desteklerin artmasına rağmen son dört yılda imalat sektöründe önemli serbestleşme yaşandığı vurgulanmıştır. Ancak yüksek bütçe açıkları ve enflasyon gibi makroekonomik dengesizlikler ve sosyal güvenlik sistemi, özelleştirme programı ve bankacılık gibi anahtar yapısal reformlardaki ilerlemenin çok yavaş olmasının Türkiye nin yüksek ve sürdürülebilir büyüme performansını olumsuz etkileyeceği belirtilmiştir Ocak 1994 İncelemesi: GATT Konseyi (DTÖ kurulmadan önce) Türkiye için ilk ticaret politikası incelemesini gerçekleştirmiştir. Konsey üyeleri, Türkiye'nin son yıllarda attığı önemli ticaretin serbestleştirilmesi önlemleri ve gerçekleştirdiği ekonomik ilerlemeyi memnuniyetle karşıladıklarını bildirmişlerdir. Türkiye nin AB ile gümrük birliği çalışmalarının ticaretin serbestleştirilmesi ile ilgili olumlu adımlar olduğu belirtilmiş ve Türkiye nin uluslararası ticaret sistemine katılımındaki başarısına da dikkat çekilmiştir. Değerlendirmelerde döviz kontrollerinin kaldırılmış olmasının ihracat ve ithalata olumlu katkı yaptığından bahsedilmiştir. Kamu kesimi açığı, yüksek enflasyon ve önemli miktardaki iç borç yükünün endişe verici olduğu vurgulanmıştır. Kamu açığının azaltılmasına yönelik 1993 yılında gerçekleştirilen vergi reformları ve özelleştirme dahil olmak üzere yeni girişimler, takdir edilmiştir. Türkiye'nin 170
175 AB'nin ortak dış tarifesini kabul edecek olmasının, Türkiye'nin tarife sisteminin basitleştirilmesine ve ekonominin istikrarına katkıda bulunacağı ifade edilmiştir. Son on yılda ithalat lisansı kullanımında önemli bir azalma sağlanması ve AB ile gümrük birliği doğrultusunda tarifelerin azaltılması Konsey tarafından hoş karşılanmıştır. Ancak Toplu Konut Fonu uygulamasının ithalata yönelik bir kısıtlama olduğu ve bunun ithalat rejimi ile ilgili şeffaflık ve öngörülebilirliği olumsuz etkilediği belirtilmiştir. Türkiye nin yeni ticaret sistemini uyguladığından bu yana anti damping soruşturmalarının arttığı belirtilmiş ve Türkiye nin bu durum ile ilgili açıklamalar yapması istenmiştir. Katılımcılar tarafından ithalata uygulanan idari formalitelerin fazlalığı, bazı sektörlerdeki devlet yardımları ve bazı ithalatın ise devlet eliyle yapılması ile ilgili sorular yöneltildi. Bu sorulara verilen cevaplarda ise bu konu ile ilgili çalışmaların sürdüğü ve DTÖ Nihai Senedi nin imzalanmasından önce bu konuların düzenleneceği vurgulanmıştır. Türkiye nin Tokyo Raundu nda imzalamış olduğu Sübvansiyonlar Kodu ndan bu yana ihracata yönelik sübvansiyonların azaltılmasından olumlu bahsedilmiştir. Ancak hala ihracata yönelik devlet teşviklerinin devam ettiği ve azaltılması gerektiği söylenmiştir. Bazı üyeler, fikri mülkiyet haklarının daha iyi korunmasının Türkiye'de ekonomik kalkınma, yatırım ve ticarete yardım edeceğini kaydetmişlerdir ve Türkiye'nin patent ve telif hakları mevzuatının TRIPS üzerinde Uruguay Raundu Anlaşması kapsamındaki gereklilikleri ile uyumlu hale getirilmesi yönünde çağrıda bulunmuşlardır. Türkiye'nin yabancı yatırım rejimini daha liberal hale getirmesi memnuniyetle karşılanırken, bir katılımcı yatırım tarama ve ticaretle ilgili yatırım tedbirlerinin kullanımı için kriterler hakkında endişelerini dile getirmiş ve liberalleşmenin devam etmesi gerektiğini vurgulamıştır. Ayrıca, Türkiye nin hizmet ticaretini serbestleştirmesi konusunda ilave adımlar atması gerektiği ile ilgili tavsiyelerde bulunulmuştur. Türkiye nin DTÖ ile ilişkilerinde diğer bir boyut Anlaşmazlıklar Çözüm Organı düzeyinde olmuştur. Türkiye, DTÖ Anlaşmazlıklar Çözüm Organına gelen 9 anlaşmazlıkta davalı (13. sıra), 2 anlaşmazlıkta ise davacı (31. sıra) pozisyonunda yer almıştır. Türkiye nin taraf olduğu davalardan 7 si danışma aşamasında görüşülerek çözülmüştür. (Tablo 7.8.) Bazı davalar ise panele taşınmıştır. Tablo 7.8: Türkiye nin Taraf Olduğu ve Danışmalar Aşamasında Çözümlenen Davalar İlgili Ülkenin Davadaki Durumu Dava Konusu Ekvator Davacı Taze meyve ithalatında bazı ithalat prosedürleri Güney Afrika Davalı Battaniyelerde kesin anti-damping önlemleri Hong Kong Davacı Tekstil ve konfeksiyon ürünlerinde ithalat kısıtlamaları ABD Davacı Yabancı film gelirlerinin vergilendirilmesi Tayland Davacı Tekstil ve giyim ürünlerinde ithalat kısıtlamaları Brezilya Davacı Demir ve çelik boru döşemelerinde anti-damping vergisi uygulamaları Macaristan Davacı Evcil hayvan gıdası yasağı Kaynak: T.C. Ekonomi Bakanlığı Çok yeni ve 2012 nin ilk anlaşmazlık davası olarak; 13 Şubat 2012 tarihinde Hindistan (şikayetçi davacı), pamuk ipliği ithalatı üzerinde koruma önlemleri ile ilgili Anlaşmazlıkların Çözüm Organına Türkiye ye yönelik istişare ve danışma talebinde (Türkiye davalı) bulunmuştur. Başka bir davada ise 2007 yılında ABD tarafından ülkemizin pirinç ithalatındaki Kontrol Belgesi Sistemi ve Yerli Alım Şartına Bağlı Tarife Kontenjanı Sistemi uygulamalarının DTÖ Anlaşmalarına aykırı olduğu gerekçesi ile Panel süreci başlatılmıştır. Panelde, Tarım Anlaşması nın 4.2. Maddesine aykırı bir işlem olduğuna karar verilerek ABD haklı bulunmuştur. Panel ayrıca, Türkiye nin, ithalatçılara tarife kotasına dayanarak pirinç ithal edebilmeleri için yerli pirinç alım şartı koşmasının ulusal muamele ilkesine, diğer bir değişle yerli ürün - ithal ürün arasında ayrımcılık yapmama yükümlülüğünü düzenleyen GATT III.4 e aykırı bulmuştur. Bununla birlikte, uygulama panel sürecinden önce ortadan kaldırıldığı için panel bu konuda bir tavsiye kararı almamıştır. 171
176 Tablo 7.9: Türkiye nin Üçüncü Taraf Olduğu Anlaşmazlıkların Çözüm Organına Gelen Davalar Davacı Ülke Davalı Ülke Dava Konusu Hindistan ABD Yün Paltolarda uygulanan geçici korunma önlemleri Hindistan ABD Yün gömlek ve bluzlarda uygulanan geçici korunma önlemleri ABD AB Tarım ve gıda ürünlerine ilişkin Marka ve Coğrafi İşaretlerin Korunmaması Avrupa Birliği Arjantin Seramik yer döşemelerine ilişkin antidamping önlemleri Avrupa Birliği, ÇHC, Kore, Japonya, İsviçre, Norveç, ABD Bazı Çelik Ürünlerine uygulanan kesin korunma önlemleri Yeni Zelanda, Brezilya ABD AB Bazı Çelik Ürünlerine uygulanan geçici korunma önlemleri Avustralya AB Tarım ve gıda ürünlerine ilişkin Marka ve Coğrafi İşaretlerin Korunmaması Avrupa Birliği ABD Anti-damping Marjlarının hesaplanması yöntemleri (sıfırlama) ABD Meksika Et ve Pirinçte uygulanan kesin antidamping önlemleri ABD Çin H.C. Vergi ve diğer ödemelerden iade, indirim ve istisna sağlayan belirli önlemler Kanada ABD Mısır ve diğer tarımsal ürünlere sağlanan sübvansiyonlar ve diğer yurtiçi destekler Brezilya ABD Tarımsal ürünlere sağlanan yurtiçi destekler ve ihracat kredi garantileri ABD Çin H.C. Fikri mülkiyet haklarının korunması ve icrasını etkileyen önlemler Panama Kolombiya Gösterge fiyatlar ve giriş limanı kısıtlamaları ABD, Japonya, Tayvan AB Belirli bilgi teknolojisi ürünlerine uygulanan gümrük tarifeleri Çin H.C. ABD Ç.H.C. menşeli belirli ürünlere uygulanan kesin dampinge-karşı ve telafi edici önlemler Meksika ABD Ton balığı ve ton balığı ürünlerinin ithalatı, pazarlanması ve satımı ile ilgili önlemler ABD, Meksika, Hibe, kredi ve diğer teşvikler (World Top Brand ve Çin H.C. Guatemala Chinese Famous Export Brand Programları) Çin H. C. ABD Kümes hayvanları ithalatını etkileyen bazı önlemler Avrupa Birliği, ABD Çin H.C. Hammadde ihracatına ilişkin önlemler ÇHC AB Demir veya Çelik Bağlantı malzemelerine uygulanan dampinge karşı kesin önlemler ÇHC ABD Lastik Tekerler ÇHC ABD Belirli ayakkabılara uygulanan antidamping önlemleri Endonezya ABD Karanfilli Sigaralara karşı önlemler Hindistan, Brezilya AB, Hollanda Transit geçişte jenerik ilaçlara el konması Kosta Rika, Guatemala, Honduras, El Salvador Dominik Cumh. Poliprolin Torbalara ve Boru Şeklinde Dokunmuş Kumaşlara Uygulanan Korunma Önlemleri Kaynak: T.C. Ekonomi Bakanlığı Diğer bir davada ise 2002 de Türkiye ihraç ettiği çelik çubuklara Mısır ın uyguladığı kesin antidamping vergilerinin DTÖ Anlaşmalarına aykırı olduğu gerekçesiyle ile panel sürecini başlatmıştır. Bu çerçevede Panel Mısır ın Anti-damping Anlaşması nın 3.4. ve 6.8. maddeleri ile aynı anlaşmanın ve 2. Eki nin 6. maddesini ihlal ettiği sonucuna varmıştır. Ancak Türkiye tarafından aykırılık iddia edilen kapasite kullanımı ve yatırım getirisi faktörleri bakımından bir aykırılık olmadığı sonucuna varmıştır. Bir başka davada ise Türkiye AB ile oluşturduğu gümrük birliği nedeniyle, bazı tekstil ürünlerinde aralarında Hindistan ın da bulunduğu birtakım ülkelere karşı AB uygulamasına paralel olarak miktar kısıtlaması uygulaması başlatmıştır. Bu uygulama, DTÖ Anlaşmalarına aykırılığı iddiasıyla Hindistan tarafından Panel e götürülmüştür. Panel, şikayet konusu yapılan miktar kısıtlamalarının GATT ın XI. ve XIII. Maddeleri ile Tekstil Anlaşmasının 2.4. maddesine aykırı olduğuna karar vermiştir. Türkiye panel 172
177 kararını temyiz etmiş ve özellikle gümrük birliği ve serbest ticaret anlaşmaları yapılmasına izin veren GATT XXIV. madde hükmü nedeniyle uygulamasının DTÖ Anlaşmaları ile uyumlu olduğunu öne sürmüştür. Temyiz Organı ülkemiz iddiasını ayrıntılı olarak incelemiş ve kısmen kabul etmiştir. Temyiz Organı na göre, GATT ın bazı maddelerine aykırı bulunmuş olmakla birlikte GATT ın XXIV. maddesine dayanarak GATT a aykırı bir önlem alınabileceğini, ancak bunun için Panel in öncelikle Gümrük Birliği nin GATT XXIV:8(a) da tanımlandığı şekliyle varlığını araştırması ve ardından GATT ın bazı maddelerine aykırı bulunmuş önlem uygulamaya konmamış olsaydı Gümrük Birliği oluşturlabilecek miydi? sorusuna cevap vermesi gerektiğini belirtmiştir. Temyiz Organı bu çerçevede tekstil ürünlerine ilişkin olarak bahsi geçen önlemler olmaksısızın dahi, Gümrük Birliği nin oluşturulabileceği belirterek Panel kararını gerekçesini değiştirerek onamıştır. Temyiz aşaması sonrasında Türkiye ile Hindistan bir tazminat üzerinde anlaşmış ve dava böylece sona ermiştir. (T.C. Ekonomi Bakanlığı) Türkiye, DTÖ Anlaşmazlık Çözüm Organı na taşınan davalardan 38 inde ise üçüncü taraf olarak yer almıştır (Tablo 7.9.). DTÖ Anti Damping Uygulamaları Komitesi, Ekim 2011 tarihlerinde, 2011 yılının ilk yarısında uygulanan anti-damping eylemleri ile ilgili yarı yıl raporlarını gözden geçirmiştir. İnceleme sırasında, Türkiye ile ilgili şu durumlar gündeme gelmiştir: Türkiye, Dominik Cumhuriyeti nin Türkiye'den gelen çelik çubuk ve profiller üzerine ülke çapında anti-damping vergisi koyması ile ilgili endişelerini dile getirmiştir. Türkiye, Endonezya nın Türkiye den gelen buğday unu ile ilgili anti-damping soruşturmasını Anti-Damping Anlaşması gereğince bir yıl içinde sonuçlandırması gerektiğini ve hiçbir durumda 18 ayı aşmaması gerektiğini, ancak bu soruşturmanın yaklaşık üç yıldır sürdüğü ile ilgili ciddi endişesini dile getirmiştir. Birleşik Arap Emirlikleri nin de buğday unu ile ilgili olarak Endonezya nın anti-damping önleminden şikayetçi olduğunu dile getirmiştir. Türkiye ve Malezya, hidrojen peroksit ve polyester elyafı üzerine Pakistan ın eylemleri ilgili endişeleri dile getirmiştir. Türkiye DTÖ ilişkilerini kısaca değerlendiriniz. 173
178 Özet Dünya Ticaret Örgütü nün (DTÖ) kuruluşu II. Dünya Savaşı na dayanmaktadır. II. Dünya Savaşı sonrasında savaşan ya da savaşmayan tüm ülkeler, Savaş sonrası dünyayı ve dünya ekonomisini bu harap durumdan nasıl çıkaracakları konusunda çalışmalar yapmışlar ve başta dünya barışı ve güvenliğinin sağlanması olmak üzere dünya ekonomik, siyasi ve sosyal hayatın normale döndürülmesi için çaba sarfetmişlerdir. Bu kapsamda uluslararası ticareti serbestleştirmek ve düzene kavuşturmak amacıyla 1947 yılında GATT 23 ülke tarafından imzalanmış ve 1948 yılında yürürlüğe girmiştir. GATT faaliyetlerini dört temel prensip çerçevesinde yönlendirmiştir: En Çok Kayrılan Ülke Kuralı, Ulusal Muamele (eşit yerli ve yabancı uygulaması), Müzakere Yoluyla Ticaretin Daha Serbest Olması, Bağlayıcılık ve Şeffaflık Yoluyla Öngörülebilirlik, Rekabetin Artırılması ve Ekonomik Gelişmenin Sağlanması. GATT ve DTÖ döneminde Raunt olarak adlandırılan ve dünya ticaretini düzene kavuşturmak için çok taraflı mutabakat sağlamak için toplam dokuz müzakere gerçekleştirilmiştir. DTÖ nün merkezi İsviçre nin Cenevre şehrindedir. DTÖ nün 2012 itibarı ile 153 üyesi vardır yılı bütçesi 196 milyon İsviçre Frangı dır. DTÖ nün oluşturmak istediği sistemin öncelikli amacı ekonomik kalkınma ve refah için olabildiğince özgürce ticaret akışına yardımcı olmaktır. Bu ticareti engelleyici önlemlerin azaltılması ve nihayette ortadan kaldırılması anlamına gelmektedir. Tüm DTÖ üyeleri, Temyiz Organı, Anlaşmazlıkların Halli paneller ve çok taraflı komiteler hariç, bütün örgüt konsey ve komitelerinin doğal üyesidir ve konsey ve komitelerin faaliyetlerine katılabilirler. DTÖ Sekretaryası prosedürlerin yerine getirilmesi ve teknik ve idari konularda Komitelere destek vermektedir. DTÖ'nün en üst karar organı olan Bakanlar Konferansı, üye ülke devletlerinin görevlendirdikleri bakanlardan oluşmaktadır. Bakanlar Konferansına bağlı, Genel Konsey mevcuttur. Genel Konsey, toplantılarında bütün üye ülkelerden temsilciler (genelde büyükelçiler veya eşdeğeri) yer alır. Genel Konsey, Bakanlar Konferansı adına hareket etme yetkisine sahiptir. Genel Konsey, Anlaşmazlıklar Çözüm Organı ve Ticaret Politikası İnceleme Organı olarak farklı konularla ilgili toplanabilmektedir. Farklı konular üzerinde faaliyet göstermelerine rağmen, aslında 174 üç organ da Genel Konseyi oluşturan DTÖ üyesi devletlerden oluştuğu için aynıdır. DTÖ nün yapılanması içinde bu temel organların yanı sıra Genel Konsey bünyesinde faaliyette bulunan alt organlar vardır: Komiteler, Mal Ticareti Konseyi, Ticari Fikri Mülkiyet Hakları Konseyi, Hizmet Ticareti Konseyi ve Diğer Komiteler. DTÖ üyeleri arasındaki ticari görüşmelerin sonuncusu olan Doha Raundu nun yapılmasında amaç, dünya ticaretini serbestleştirmek, şeffaflaştırmak ve geliştirmek amacıyla, daha az ve düşük düzeyde başvurulan ticaret engellerinin ve standartlaştırılmış ticaret kurallarının olduğu ve rekabetin yüksek olduğu bir uluslararası ticaret sistemi yaratmak için reformlar yapmaktır. Doha Raundu nun temel hedefi, Doha Kalkınma Gündemi aracılığı ile gelişmekte olan ülkelerin ticari beklentilerini artırmak ve geliştirmektir Amacı serbest, şeffaf, adil, rekabeti artırıcı, ticarette engelleri ortadan kaldıran, çevreye önem veren, özellikle gelişmekte olan ülkelerde sürdürülebilir kalkınmayı destekleyen, fikri ve sınai mülkiyet haklarını gözeten ve dinamik uluslararası bir ticaret sistemi oluşturmak olan ve çok taraflı mutabakatla oluşturulan DTÖ anlaşmaları; Şemsiye Anlaşma (DTÖ nün Kuruluş Anlaşması), Mal Ticareti Anlaşması (GATT), Hizmet Ticareti Anlaşması (GATS), Ticari Fikri Mülkiyet Hakları Anlaşması (TRIPS). Türkiye 26 Mart 1995 tarihinden itibaren DTÖ'ye kurucu olarak üye olmuştur. DTÖ üyeleri arasında gelişmekte olan ülkeler grubunda yer alan Türkiye, Uruguay Round anlaşmalarında öngörülen taahhütlerini yerine getirmiştir. Türkiye, DTÖ kurulduktan bu yana geçirmiş olduğu beş ticaret politikası incelemesinde, iç ve dış borç stokunun yüksek olması, kamu açıkları, zaman zaman tarıma yönelik sübvansiyonlar konularında eleştirilse de ticareti serbestleştirme yönündeki çalışmaları ile övgü almıştır. Türkiye birkaç ticari anlaşmazlıkla da yüz yüze kalmış ve bunlar da DTÖ nün ilgili organlarınca değerlendirilerek karara bağlanmıştır.
179 Kendimizi Sınayalım 1. DTÖ nden önce uluslararası ticareti düzenleyici kurum olan GATT ın görev yaptığı süre aşağıdakilerden hangisidir? a. 35 yıl b. 39 yıl c. 43 yıl d. 47 yıl e. 51 yıl 2. Aşağıdakilerden hangisidir GATT ve DTÖ bünyesinde yapılan son müzakeredir? a. Doha Raundu b. Dillon Raundu c. Tokyo Raundu d. Kennedy Raundu e. Uruguay Raundu 3. DTÖ nü kuran anlaşma aşağıdakilerden hangisidir? a. Bern Anlaşması b. Paris Anlaşması c. Roma Anlaşması d. Uruguay Anlaşması e. Marakeş Anlaşması 4. Aşağıdakilerden hangisi DTÖ üyelik için başvuran hükümetin, ekonomik ve ticari politikalarını anlatarak kendisini tanıttığı üyelik aşaması? a. Birinci Aşama b. İkinci Aşama c. Üçüncü Aşama d. Dördüncü Aşama e. Son Aşama 5. DTÖ nün üye sayısı aşağıdakilerden hangisidir? a. 142 b. 153 c. 167 d. 179 e DTÖ Hizmet Ticareti Genel Anlaşması nın kısaltması aşağıdakilerden hangisidir? a. GIPT b. GATT c. GATS d. TRIPS e. CIGT 7. Anlaşmazlıkların Çözüm Organı na gelen anlaşmazlıkların (itiraz temyiz yoksa) çözülmesi için azami süre aşağıdakilerden hangisidir? a. 3 ay b. 6 ay c. 9 ay d. 1 yıl e. 2 yıl 8. Şubat-2012 itibarıyla DTÖ Anlaşmazlıkların Çözüm Organı na gelen ticari anlaşmazlıklarda en çok davalı olan ülke aşağıdakilerden hangisidir? a. Çin b. Türkiye c. Arjantin d. Hindistan e. Amerika Birleşik Devletleri 9. DTÖ Doha Raundu aşağıdaki hangi yılda başlatılmıştır? a b c d e Türkiye nin, DTÖ Anlaşmazlıkların Çözüm Organına gelen davalarda üçüncü taraf olarak yer aldığı dava sayısı aşağıdakilerden hangisidir? a. 11 b. 19 c. 27 d. 38 e. 45
180 Kendimizi Sınayalım Yanıt Anahtarı 1. d Yanıtınız yanlış ise Dünya Ticaret Örgütünün Oluşumu başlıklı konuyu yeniden gözden geçiriniz. 2. a Yanıtınız yanlış ise Dünya Ticaret Örgütünün Oluşumu başlıklı konuyu yeniden gözden geçiriniz. 3. e Yanıtınız yanlış ise Dünya Ticaret Örgütünün Oluşumu başlıklı konuyu yeniden gözden geçiriniz. 4. a Yanıtınız yanlış ise Dünya Ticaret Örgütü nün Genel Yapısı başlıklı konuyu yeniden gözden geçiriniz. 5. b Yanıtınız yanlış ise Dünya Ticaret Örgütü nün Genel Yapısı başlıklı konuyu yeniden gözden geçiriniz. 6. c Yanıtınız yanlış ise Hizmet Ticareti Konseyi başlıklı konuyu yeniden gözden geçiriniz. 7. d Yanıtınız yanlış ise Anlaşmazlıkların Çözüm Organı başlıklı konuyu yeniden gözden geçiriniz. 8. e Yanıtınız yanlış ise Anlaşmazlıkların Çözüm Organı başlıklı konuyu yeniden gözden geçiriniz. 9. c Yanıtınız yanlış ise Doha Kalkınma Gündemi başlıklı konuyu yeniden gözden geçiriniz. 10. d Yanıtınız yanlış ise Dünya Ticaret Örgütü Türkiye İlişkileri başlıklı konuyu yeniden gözden geçiriniz. Sıra Sizde Yanıt Anahtarı Sıra Sizde 1 Uluslararası ticareti serbestleştirmek ve düzene kavuşturmak amacıyla 1947 yılında Tarifeler ve Ticaret Genel Anlaşması (GATT) 23 ülke tarafından imzalanmış ve 1948 yılında yürürlüğe girmiştir. Ancak geçici olarak düşünülen GATT, Uluslararası Ticaret Örgütü nün ülkelerarası anlaşmazlık sonucu kurulamaması dolayısıyla, belirlenen amaçları gerçekleştirmek üzere 1995 yılına kadar yani 47 yıl boyunca faaliyetlerini sürdürmüştür yılında Dünya Ticaret Örgütü faaliyetlerine başlamış bu görevi devralmıştır. Sıra Sizde 2 Komiteler üye ülkelere uzmanlık alanları ile ilgili danışmanlık yaparken, üyelerin sorunlarını dile getirdikleri ve çözüm aradıkları, öneriler getirdikleri ve konu ile ilgili istişarede bulundukları bir forum niteliği de taşımaktadır. Sıra Sizde 3 Türkiye Uruguay Round sonunda Marakeş te DTÖ nü kuran anlaşmayı imzalamıştır. 26 Mart 1995 ten itibaren DTÖ'nün kurucu üyesi olmuştur. DTÖ üyeleri arasında gelişmekte olan ülkeler grubunda yer alan Türkiye, Uruguay Round anlaşmalarında öngörülen taahhütlerini yerine getirmiştir. Türkiye DTÖ'de gelişmekte olan ülkeler grubunda yer almakla birlikte tarihi itibariyle AB ile tamamlanan Gümrük Birliği çerçevesinde Uruguay Round taahhütlerinin çok daha ötesine giderek uluslararası ticaretin serbestleştirilmesi konusunda diğer gelişmekte olan üye ülkelerin ilerisinde bulunmaktadır. Türkiye, DTÖ kurulduktan bu yana geçirmiş olduğu beş ticaret politikası incelemesinde, iç ve dış borç stokunun yüksek olması, kamu açıkları, zaman zaman tarıma yönelik sübvansiyonlar konularında eleştirilse de ticareti serbestleştirme yönündeki çalışmaları ile övgü almıştır. Türkiye birkaç ticari anlaşmazlıkla da yüz yüze kalmış ve bunlar da DTÖ nün ilgili organlarınca değerlendirilerek karara bağlanmıştır. Bir Başbakanlık Genelgesi yle, DTÖ'de müzakereye açılan konulara yönelik ulusal hazırlıklarda etkin ve verimli bir eşgüdümün sağlanabilmesi ve Türkiye nin DTÖ nezdinde vizyonunun kapsamlı olarak belirlenebilmesi amacıyla, Dış Ticaret Müsteşarlığı'nın bağlı bulunduğu Devlet Bakanı veya gerekli görülen durumlarda Dış Ticaret Müsteşarı Başkanlığında, bazı Bakanlık, Kurum ve Kuruluşların temsilcilerinin katılımıyla "Dünya Ticaret Örgütü İle Koordinasyon Kurulu" kurulmuştur. 176
181 Yararlanılan Kaynaklar Dünya Ticaret Örgütü, Ekonomi Bakanlığı, Anlaşmazlıkların Halli Mekanizması ve Türkiye -EFF C69E04D49F0DB77B/DTOAnlasmazliklarinH allimekanizmasi.pdf, Son Erişim:
182 8 Amaçlarımız Bu üniteyi tamamladıktan sonra; Uluslararası Ticaret Merkezi ni genel olarak tanıyacak ve dış ticarete katkısını açıklayabilecek, Milletlerarası Ticaret Odası nı genel olarak tanıyacak ve dış ticarete katkısını aktarabilecek, Dünya Gümrük Örgütü nü genel olarak tanıyacak ve dış ticarete katkısını anlatabilecek, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü nü genel olarak tanıyacak ve dış ticarete katkısını özetleyebilecek, Uluslararası Ödemeler Bankası nı genel olarak tanıyacak ve dış ticarete katkısını saptayabilecek, Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü nü genel olarak tanıyacak ve dış ticarete katkısını yorumlayabilecek bilgi ve becerilere sahip olabilirsiniz. Anahtar Kavramlar Serbest Uluslararası Ticaret Kredi Finansman Rekabet Fikri Mülkiyet Kalkınma İçindekiler Giriş Uluslararası Ticaret Merkezi Milletlerarası Ticaret Odası Dünya Gümrük Örgütü Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü Uluslararası Ödemeler Bankası Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü 178
183 Yurt Dışında Dış Ticarete Yardımcı Diğer Kuruluşlar GİRİŞ Günümüzde ülkeler ulusal kalkınmalarını gerçekleştirmede dış ticaretin önemini kavramış durumdadırlar. Dış ticaret dolayısıyla ülkeler daha fazla üretip bunları satarak daha fazla gelir elde etmekte ve bu elde ettikleri gelirle de daha fazla tüketebilme imkanı elde edebilmektedir. Daha fazla tüketmenin yanı sıra ihtiyaçların giderilebilmesini sağlayan daha çeşitli, daha kaliteli, çevre ve insan sağlığını gözeten, daha ucuz mal ve hizmet tüketebilme imkanı elde edebilmektedirler. Bu durum ülke vatandaşlarına daha üst yaşam düzeylerine çıkma imkanı yaratmaktadır. Bunun yanı sıra ülke elde ettiği bu gelirle bir takım yatırımlarını finanse etme imkanına da kavuşabilmektedir. Yeni yatırımlar yeni üretim imkanları ve yeni istihdam alanları demektir. Böylece ülke üretim olanaklarını daha etkin kullanma olanağını elde ederek, ülke vatandaşları da daha yüksek gelirler elde edebilmekte ve dolayısıyla ülkedeki yaşam düzeyi de daha üst seviyelere doğru yükselebilmektedir. Anlaşıldığı üzere temel olarak dış ticaretin ulusal ekonomiye katkısı çok önemlidir. Diğer taraftan bir ülkede üretilen bir ürün başka bir ülkede üretilmese bile tüketilebilmektedir. Bir ülke pahalıya üretebildiği ürünü ucuza üreten ülkeden satın alabilmekte, kendisinin ucuza ürettiği malı da pahalıya üreten ülkeye satabilmektedir. Böylece insanlar dünyanın herhangi bir yerinde üretilen ürünü tüketme ve de ucuza tüketme şansı elde edebilmektedir. Bunun yanı sıra üreticiler de kendi ülke piyasasının dışındaki ülkelere de ürettiği malları satarak daha yüksek gelir ve kar elde edebilmektedir. Dış ticaret dolayısıyla, ülkeler üretim hacimlerini artırırken, bulundukları dünyadaki üretim olanaklarının da etkin düzeyde kullanılması söz konusu olmakta, tüketiciler daha kaliteli ve daha ucuz tüketme imkanı elde ederek faydalarını artırırken, üreticilerde üretimlerindeki artışa bağlı olarak satışlarını, dolayısıyla gelirlerini ve karlarını arttırabilme imkanı elde edebilmektedirler. Daha fazla üretim, ülke gelirlerini artırırken, bu gelir artışı ülkede sunulan olanakların (ulaşım, sağlık, eğitim gibi ) miktarının ve kalitesinin artmasına neden olacak ve ülkedeki refah düzeyinin artmasına olanak sağlayacaktır. Dış ticaretin ülke ve dünya ekonomisine olan katkılarını daha özelde incelemek mümkündür. Ancak yukarıdaki birkaç paragrafta dahi anlatılanlar dış ticaretin ne denli önemli bir uygulama alanı olduğunu ortaya koymaktadır. Bu önem dış ticaretin arttırılması ve geliştirilmesi gerekliliğini ortaya koyarken, bu amaçla ulusal ve uluslararası düzeyde faaliyet gösteren çok sayıda mali ve ekonomik kuruluş, kurum ve anlaşmalar uygulamaya sokulmuştur. Dış ticaret uygulamasının farklı süreçlerini kendilerine uzmanlık alanı olarak belirleyen bu mali ve ekonomik kurum ve kuruluşlar, uzmanlıkları dahilinde dış ticaretin en etkin şekilde nasıl artırılabileceği üzerine faaliyetlerini sürdürmekte ve bu faaliyetlerini daha etkin kılmaya çabalamaktadırlar. Bu amaçlarının yanı sıra dış ticaretin geliştirilmesine yönelik farklı süreçlerde faaliyet gösteren diğer uluslararası mali ve ekonomik kuruluşlarla da iletişim içinde olarak fikir alış-verişinde bulunmakta ve uyum içerisinde dış ticareti geliştirme ortak amacı etrafında daha etkin politika ve uygulamaları belirlemeye ve uygulamaya çabalamaktadırlar. Bu kitabın diğer ünitelerinde dış ticarete yardımcı ulusal ve uluslararası bazı kuruluşlar ayrıntılı olarak incelenmiştir. Bu ünitede ise söz konusu diğer ünitelerde değinilmeyen ancak dış ticaretin arttırılması ve geliştirilmesinde en az onlar kadar önemli faaliyetleri olan diğer bazı öne çıkan uluslararası kuruluşlar genel hatları ile incelenmeye çalışılacaktır. Bu kuruluşların bir kısmı dış ticaretin arttırılması ve geliştirilmesine yönelik, finansal destek verirken, bazıları hem finansal hem de teknik destek, bazıları ise teknik destek ve danışmanlık düzeyinde katkı sağlamaktadır. 179
184 ULUSLARARASI TİCARET MERKEZİ (INTERNATIONAL TRADE CENTER ITC) 1964 yılında kurulan Uluslararası Ticaret Merkezi ITC, ticaret ile ilgili teknik yardım sağlamada Birleşmiş Milletler sistemi içinde odak noktası olmuştur. ITC, Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) ve Birleşmiş Milletler'in ortak kuruluşudur. 192 üyesi olan ITC nin merkezi İsviçre nin Cenevre şehrindedir. Uluslararası Ticaret Merkezi ITC nin temel amaçları şunlardır: Gelişmekte olan ülkelerde işletmelerin ekonomik gelişimini hızlandırmak suretiyle küresel pazarlarda daha rekabetçi olmalarını sağlamak, Birleşmiş Milletler in Binyıl Kalkınma Hedefleri'ne ulaşılmasına katkıda bulunmak. ITC, Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı aracılığı ile (UNCTAD) Birleşmiş Milletler ve Dünya Ticaret Örgütü nün (WTO) temel hedefleri doğrultusunda düzenleyici, araştırıcı ve politika stratejileri geliştirme yönünde bağlı olduğu kuruluşlara destek vermektedir. ITC, ticarete yönelik teknik yardım projelerinin uygulanması ile ilgili de destek vermektedir. ITC, uzmanlık alanları kapsamında şu faaliyetler üzerine odaklanmıştır: Küçük ve orta ölçekli işletmelerin (KOBİ) dünya ticaret sistemine entegre olmasının sağlanması ve yenilikçilik yeteneğinin geliştirilmesi, KOBİ lere sağaldığı desteklerin daha etkili olabilmesi için ticari destek kurumlarının hareket alanının ve etkinliğinin geliştirilmesi, Politikacıların kendi öncelikleri ve ticaret politikalarına yansıyan uygulamaları ile ilgili özel sektörün pazarlık gücünü arttırılması. Ticareti artırarak yoksulluğun azaltılmasına katkı sağlamak, ITC nin ticaretle ilgili teknik yardımlarının temel amacıdır. Ticaret Yardımı gündeminin de odak noktasını oluşturan bu amaç doğrultusunda ITC, ülkelerin kalkınmaları ile ilgili ihtiyaçlarının karşılanması katkı sağlamaktadır. ITC, özellikle çok taraflı ticaret sistemi içerisinde, özel sektörle aktif bir şekilde işbirliği yapmaktadır. ITC, gelişmekte olan ve geçiş sürecinde olan ülkelerdeki küçük ve orta ölçekli işletmelerin (KOBİ) ihracat başarısını artırmayı, hedeflerinin içerisindeki önemli bir yere koymuştur. ITC, işletmelerin ticari canlılığını, kadınların ekonomik hayatta güçlendirilmesini ve kapsamlı bir şekilde ekonomik, sosyal ve çevresel sürdürülebilirliği sağlamak suretiyle ihracatın gelişimini kolaylaştırmaya çabalamaktadır. ITC, şu beş temel birleştirici iş yönelimi ile faaliyetlerini yönlendirmektedir: İş ve ticaret politikası, İhracat stratejisi, Ticaret destek kurumların güçlendirilmesi, Ticaret zekası ve İhracatçı rekabet gücü. Uluslararası Ticaret Merkezi (ITC): ITC, Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı (UNCTAD) Sekretaryası ve DTÖ Genel Direktörüne rapor vermekle yükümlü bir Genel Direktör tarafından yönetilmektedir. 180
185 ITC Üst Yönetim Komitesi, iki idari yönetici (İdari Yönetici ve Genel Direktör Yardımcısı) ve dört bölüm direktörlüğünden oluşmaktadır: İdari Direktör Ofisi: Stratejik planlama, dış ilişkiler ve iletişimden sorumludur. Bir idari direktör ve yardımcısından oluşmaktadır. Ülke Programları Bölümü: Ülke düzeyinde ITC projeleri koordine eder ve ithalatçı ülkelerle koordinasyonu sağlama hizmetini yerine getirir. Pazar Geliştirme Bölümü: Pazar analizi ve araştırması ve ticari bilgi hizmetleri faaliyetlerini yerine getirir ve ITC nin özellik arz eden sektörlere yönelik çalışmalarının koordinasyonunu sağlar. İş ve Kurumsal Destek Bölümü: İhracatçıların rekabet edebilirliğini ve ticaret destek kurumlarının etkinliğinin artırılması üzerinde çalışmaktadır. Program Destek Bölümü: ITC için, bütçe hazırlama ve uygulama kontrol, muhasebe, insan kaynakları yönetimi, bina yönetimi, satınalma, seyahat ve kayıt hizmetleri ve bilgi teknolojileri hizmetleri gibi idari destek faaliyetlerinin gerçekleştirilmesini sağlar sonu itibarı ile ITC, 73 farklı milletti temsil eden 266 personele sahiptir. Ayrıca 2011 yılı boyunca, ITC projelerinin uygulanmasını desteklemek için 410 danışman ve özel görevli teknik uzmanlık desteği sağlamıştır de 224 projeye teknik yardım verilmiş, kayıtlı kullanıcı ITC nin piyasa analizi araçlarını kullanmış, toplantılarında 1620 iş görüşmesi gerçekleşmiş, 51 ihracat geliştirme stratejisi oluşturulmuş ve geliştirilmiştir. ITC Ortak Danışma Grubu, ITC Faaliyet Raporu temelinde ITC faaliyetlerini incelemek ve ITC programı çerçevesinde UNCTAD Ticaret ve Kalkınma Kurulu ve Dünya Ticaret Örgütü ne tavsiyelerde bulunmak için her yıl toplanmaktadır. Bu toplantılar DTÖ ve Birleşmiş Milletlerin uzman kuruluşları ve organları ile gözlemci statüsünde diğer hükümetlerarası kuruluşlara ve ihracatın geliştirilmesinden çıkarı olan sivil toplum örgütlerine de açıktır. Bu toplantıların 46 ncısının Mayıs 2012 de Cenevre de yapılması planlanmıştır. ITC, hedeflemiş olduğu çıktıları ve etkileri başarmada proje odaklı önemli faaliyetlerde bulunmuştur döneminde girişimcilerin (özellikle küçük ve orta ölçekli) uluslararası rekabet edebilirliğini artırmak için proje destek ve eğitim faaliyetleri gerçekleştirmiştir: Bir iş stratejisi belirlemek ve formüle etmek için 495 girişim eğitimi gerçekleştirilmiştir ( döneminde bu sayı 2497 olmuştur). İhracata hazır hale getirmek için 238 girişim eğitimi gerçekleştirilmiştir ( döneminde bu sayı 1700 olmuştur). 381 tane ITC alıcı ve satıcıları toplantıları sayesinde alıcılar bir araya gelmiş ve iş görüşmeleri oluşmuştur ( döneminde bu sayı 1620 olmuştur). Çalıştay ve eğitim oturumlarına 9991 iş adamı katılmıştır. İşletmeler için 297 çalıştay ve eğitim oturumu gerçekleştirilmiştir döneminde, ticaret destek kurumlarının kapasitelerini artırmak amacıyla ITC, 22 değerlendirme programı gerçekleştirmiştir. Ayrıca politikacılar için 21 ticaret politikası önerisi sunumu gerçekleştirmiştir döneminde ise ITC 137 değerlendirme programı gerçekleştirmiş ve politikacılar için de 66 ticaret politikası önerisi sunumu gerçekleştirmiştir. ITC faaliyetleri kapsamında, politika yapıcılarına yönelik olarak geliştirilmiş destek faaliyetleri ile ülkelerde özel sektörün küresel ekonomiye entegrasyonunu güçlendirmek için, döneminde ticari kalkınma stratejisi geliştirmek amacıyla 33 ve çok taraflı ticareti gerçekleştirmede ülke ağı oluşturmak amacıyla 74 aktivite gerçekleştirilmiştir döneminde ise ticari kalkınma stratejisi geliştirmek amacıyla 51 ve çok taraflı ticareti gerçekleştirmede ülke ağı oluşturmak amacıyla 113 aktivite gerçekleştirilmiştir. 181
186 ITC Programı: Ulusal kalkınma planları dahilinde temel bir ticaret politikası oluşturulması, Bölgesel entegrasyon hedeflerinin desteklenmesi, Ticarette uygulamalarının etki analizi ile ilgili izleme ve değerlendirme boyutunun daha da geliştirilmesi ve Daha sistematik bir yaklaşımla özel ve kamu sektörü arasındaki diyaloğun geliştirilmesi suretiyle genel hedeflerin belirlenmesine katılımlarının sağlanması, ihtiyacını vurgulamıştır. ITC nin 2011 yılı bütçesi 87,8 milyon ABD Doları tutarındadır (2008 de 62,4 milyon ABD Doları). Bu bütçenin %48 lik kısmı Birleşmiş Milletler ve Dünya Ticaret Örgütü tarafından karşılanırken, geri kalan kısmı bağışlarla karşılanmıştır. Bütçe, ücret ödemelerini de içeren ITC nin faaliyet harcamalarının gerçekleştirilmesinde kullanılmaktadır. Bunun yanı sıra bu bütçe, ticaret teşvik ve ihracatı geliştirme ile ilgili genel araştırma ve geliştirme faaliyetlerinin (pazar bilgisi, istatistik hizmetleri ve yayınlanmış çalışmalar) finansmanında da kullanılmaktadır. Türkiye de ITC nin üyeleri arasındadır. Geçmiş dönemlerde Türk ihracatçısının ve Türk KOBİ lerinin desteklenmesi amaçlı bir takım projeler, eğitim faaliyetleri ve işbirliği faaliyetleri ITC nin Türkiye temas noktası olan İhracatı Geliştirme Etüt Merkezi (İGEME) tarafından yürütülmüştür yılında 637 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile İGEME nin tüm yetki ve görevleri T.C. Ekonomi Bakanlığı na geçmesiyle, ITC ile ilişkiler de söz konusu Bakanlık tarafından yürütülmektedir. Özellikle T.C. Ekonomi Bakanlığı İhracat Bilgi Platformu kapsamında bu faaliyetler takip edilmektedir. ITC nin desteği ile gerçekleştirilen faaliyetlere, 1999 yılında T.C. Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Merkezi (İGEME) kontrolünde Uluslararası Ticaret, Yönetim Becerileri ve Kişisel Gelişimi konularında düzenlenen Eğitimcilerin Eğitimi programı örnek gösterilebilir. Ayrıca zaman zaman çeşitli toplantılara katılmak, zaman zaman ise eğitim ve proje faaliyetleri için ITC görevlileri Türkiye ziyaretleri gerçekleştirerek istişarelerde bulunmuşlardır. Uluslararası Ticaret Merkezi ITC nin temel amacı nedir? MİLLETLERARASI TİCARET ODASI (THE INTERNATIONAL CHAMBER OF COMMERCE ICC) Milletlerarası Ticaret Odası (ICC), mal ve hizmetler için serbest ve açık piyasa koşullarını oluşturmak ve sermayenin serbest dolaşımını sağlamak için ticaret ve yatırımı teşvik ederek iş dünyasına hizmet vermek üzere 1919 yılında Atlantik City ABD de kurulmuştur. ICC nın ilk başkanı Etienne Clémentel in Fransız olmasının etkisiyle ICC nin Sekretaryası 1920 yılında Paris te kurulmuş ve 1923 yılında ICC Uluslararası Tahkim Mahkemesi nin oluşturmasına yardımcı olmuştur. Başlangıçta Belçika, İngiltere, Fransa, İtalya ve ABD özel sektörleri temsil eden iş çevresinden temsilcilerle oluşturulan ICC, şimdi 120 ülkeden binlerce dernekten oluşan geniş bir iş organizasyonuna dönüşmüştür. ICC nın üyeleri dünyanın en etkili şirketlerin çoğunun yer aldığı ve çoğu büyük endüstriyel ve hizmet sektörünü temsil edildiği etkin bir kuruluştur. I. Dünya Savaşı sonrasında savaşın kötü sonuçlarını ortadan kaldırmak ve dünyada ekonomik dengeleri yeniden sağlamak amacıyla oluşturulan ICC'nin temel amacı; uluslararası ticarette korumacılıkla mücadeleyi, uluslararası ticaretin serbestleştirilmesi ve ülkeler arasında ticari ekonomik işbirliğinin geliştirilmesini, özel sektörün güçlendirilmesi ve uluslararası iş dünyasının belirli standartlara oturtulmasını sağlamaktır. Bu temel amaç doğrultusuna ilerleyen süreçte piyasa ekonomisinin desteklenmesi, uluslararası organizasyonlarda ve hükümetlerarası müzakerelerde iş dünyasının temsil edilmesi, ülkelerin ve uluslararası ekonominin sorunlarının çözüme kavuşturulması gibi konular da ICC nın faaliyetlerinin kapsamına dahil olmuştur. 182
187 ICC, hükümetler ve hükümetlerarası organizasyonlarla iş dünyası adına görüşmelerde bulunarak faaliyetlerini yerine getirmektedir. Üç önemli ICC üyesi, 1924 te savaş tazminatları üzerine düzmece bir uluslararası anlaşma olan Dawes Komisyonu olarak faaliyet göstererek, o dönemde uluslararası ilişkilerde önemli bir başarı elde etmiştir. Yukarıda bahsi geçen 1920'lerde ICC tazminat ve savaş borçları üzerinde ağırlıklı olarak durmuş ve bundan yaklaşık on yıl sonra, ise korumacılık ve ekonomik milliyetçilik dalgasını kırmak için çabalaması dolayısıyla depresyon yıllarını etkisiz geçirmiştir. ICC, 1939 yılında II. Dünya Savaşı nın ortaya çıkmasından sonra faaliyetlerini tarafsız İsveç'e aktararak devamlılığını sağlamaya çabalamıştır. Savaş sonrası yıllarda, ICC açık çok taraflı ticaret sistemi için sıkı bir çalışma içine girmiştir de Birleşmiş Milletlerin kuruluşunun ertesi senesinde ICC, Birleşmiş Milletler ve Birleşmiş Milletlerin uzman kuruluşları için en üst düzeyde danışmanlık statüsü elde emiştir ve bundan sonra G8 ve G20 gibi hükümetlerarası toplantılarda iş dünyasını etkileyecek kararlar alınmadan önce ve Birleşmiş Milletler içinde uluslararası iş dünyasının ağırlığının hissettirilmesinde önemli görev üstlenmiştir. Gelişen dünyada sürekli olarak üye sayısı artan ICC nezdinde gelişmekte olan ülkelerin ürünlerinin dünya pazarlarına açılması yönündeki talepler artırmıştır. Gelişmekte olan ülkelere yönelik faaliyetleri çerçevesinde ICC nın sloganı ticaret, yardımdan daha iyidir iddiası olmuştur lerde ve 1990 ların başında, gönüllü ihracat kısıtlamaları ve ticaret yönetimi adı altında uygulanan kısıtlamalar gibi karşılıklı ticaret düzenlemelerine karşı, ticareti serbestleştirmek için ICC büyük çaba sarfetmiştir. Milletlerarası Ticaret Odası (ICC): İletişim ve ulaşım teknolojilerinde yaşanan ilerlemelerin daha da hızlandırdığı küreselleşmenin etkileri ile ülke ekonomileri artık iç içe girmiş ve hükümetlerin politikaları dünyada daha yakından izlenir hale getirmiştir. Böyle bir ortamda ICC, ekonomik büyüme, istihdam yaratma ve refah için bir güç olarak küresel iş dünyasının bir temsilcisi gibi görev üstlenmiştir. ICC nın faaliyetleri, tahkim ve anlaşmazlıkların çözümünden, açık ticaret ve piyasa ekonomisi sistemi, bireysel iş düzenlemeleri, yolsuzlukla ve ticari suçlarla mücadeleye kadar geniş bir spektrumu kapsamaktadır. ICC nın ulusal komiteleri aracılığıyla dünyadaki tüm ülke yönetimlerine direkt erişim imkanı vardır. ICC şu temel amaçlar çerçevesinde faaliyetlerini yürütmektedir: Uluslararası ticaretin önündeki engelleri ve bozulmaları ortadan kaldırırken, uluslararası ticareti ve yatırımları teşvik etmek, İşletmeler arasında, serbest ve adil rekabet ilkesine dayalı bir piyasa ekonomisi sistemini teşvik etmek, Özellikle tüm ülkelerin dünya ekonomisine entegre olması yaklaşımı çerçevesinde gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin ekonomik büyümelerini teşvik etmek. ICC nın düzenleme kuralları ve standartları şu şekilde sıralanabilir: ICC Uluslararası Tahkim Mahkemesi nin kuralları altındaki tahkim faaliyetleri her geçen zaman daha da önem kazanmaktadır dan bu yana Mahkeme her yıl 500 den fazla dava kabul etmektedir. ICC nın Belgeli Kredilere İlişkin Tektip Prensipler ve Uygulaması, her yıl dünya ticaretinin milyarlarca dolar tutarındaki finansmanını için banka uygulamalarının kurallarını içerir. ICC Incoterms, çok sayıda sözleşmelerdeki sürekli olarak kullanılan standart uluslararası ticaret tanımlarını içerir. ICC model sözleşmeleri, yeterli hukuksal alt yapıları olmayan küçük işletmelerin faaliyetleri dolayısıyla ortaya çıkan hukuksal sorunlarını çözmede avantajlar sağlayacak ve faaliyetlerini kolaylaştıracaktır. 183
188 ICC, başta küçük ölçekli işletmeler olmak üzere işletmelerin e ticaretle ilgili işlemlerini kendi kendilerine yapabilmeleri için destek vermektedir. Reklam ve pazarlama üzerine ICC kodları, profesyonel derneklerin kodları ve ulusal mevzuatta sıklıkla dile getirilmektedir. ICC nın büyüme ve refahın teşvik edilmesi ile ilgili düzenlemeleri ise şu şekilde sıralanabilir: ICC Doha Ticaret Raundu nun başarısı için hükümetlerin çabalarını desteklemektedir. ICC, Dünya Ticaret Örgütü ne iş dünyasının önerilerini sunmaktadır. ICC, fikri - ticari mülkiyet hakları, ulaştırma politikası, ticaret hukuku veya çevre gibi konuları ele alırken, hükümetler ve iş dünyası arasında diyaloğu sağlamaktadır. Ticaret, yatırım ve diğer ticari konularda, basında ICC liderleri tarafından yapılan yorumlarla ICC nın dünya üzerindeki etkinliğini artırmaktadır. Her yıl, ICC Başkanı G8 liderler toplantılarına iştirak etmekte ve bu zirvelerde ülkeler arasında ticareti arttırmak üzere iş görüşmelerinde bulunmaktadır. ICC, Birleşmiş Milletler ve onun kurumlarının temel iş ortağıdır. ICC nın diğer faaliyetleri ise şu şekilde sıralanabilir: ICC, Birleşmiş Milletlerin sürdürülebilir kalkınma, kalkınmanın finansmanı ve bilgi toplumu üzerine gerçekleştirmiş olduğu toplantılarında, iş dünyası ile ilgili önemli ve öncü katkılar sağlamaktadır. ICC, Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı (UNCTAD) ile birlikte doğrudan yabancı yatırımları, dünyadaki bazı en yoksul ülkelerine yönlendirmek için destek vermekte ve çabalamaktadır. ICC, UNCTAD ile ortaklık içinde en az gelişmiş ülkeler için Yatırım Danışma Konseyi kurmuştur. ICC, Afrika nın Kalkınmasında Yeni Ortaklık oluşumu çerçevesinde yeni bir iş desteğini harekete geçirmiştir. İki yılda bir gerçekleştirilen ICC Dünya Kongresi nde iş dünyasının yöneticileri en önemli uluslararası ekonomik sorunları çözmek için çabalarlar. ICC Dünya Odalar Kongresi ticaret odaları için ilgili konuları ve sorunları tartışmak için küresel bir forum sağlar. Afrika, Asya, Arap dünyası ve Latin Amerika'da düzenli ICC bölgesel konferanslarında iş hayatı ile ilgili konular ele alınır. ICC, uluslararası ve bölgesel tüm toplantılarda iş dünyasının, uluslararası ve ulusal mevzuatlarının iş dünyasının sorunlarını çözecek şekilde düzenlenmesi, standartlar oluşturulması ve kurallar belirlenmesi ve iş dünyasının haklarını savunmak için çabalar. ICC'nin üst düzeydeki yönetim organları Konsey, Başkanlık, Yönetim Kurulu ve Finans Komitesi'nden oluşurken, üye ülkelerdeki Milli Komiteler, bağlı organlarla da faaliyetlerini yürütmektedir (ICC Türkiye) : ICC Konseyi, ICC nın en yüksek karar organıdır. Her üye ülke belirlediği temsilciler ile Konsey'de temsil edilmektedir. Bu temsilciler iki yıl süre ile seçilmektedirler. ICC Başkanlığı, Başkan, Başkan Yardımcısı ve bir evvelki Başkan'dan oluşmaktadır. Görev süreleri 2 yıldır. Başkan Yardımcısı'nın süresi dolunca Başkanlığa atanmaktadır. Yönetim Kurulu, Başkanlık ve Konsey tarafından üç yıl için seçilen 15 üyeden oluşmaktadır. Her yılın sonunda süresi dolan 5 üye ayrılmakta ve yerlerine 5 yeni üye seçilmektedir. Finans Komitesi, ICC gelir ve giderlerini denetler. ICC kar amaçlı bir kuruluş olmadığı için ICC nın gelirleri, milli komite aidatları, konferans, seminer ve sempozyumlardan elde edilen gelirler, yayın satışları, ATA Karineleri, Tahkim Divanı ve kira gelirlerinden oluşmaktadır. 184
189 Milli Komiteler, ICC aldığı kararları Milli Komiteleri kanalı ile aynı anda çok sayıda ülkede duyurabilmektedir. Milli Komiteler üye ülke hükümeti nezdinde bir girişimde bulunurken aynı anda diğer ülkelerde de benzeri faaliyetler yürütülmektedir. Hali hazırda 75 ülkede Milli Komiteler şeklinde teşkilatlanmış olan ICC na 139 ülkeden doğrudan üyeler kanalı ile 8000'den fazla firma ve kuruluş üyedir. Milli Komitelerin ICC açısından iki önemli işlevi vardır: Birincisi, kendi ülkelerinde ICC faaliyetlerinin tanıtımını ve kulisini yaparlar. İkincisi ICC nın hükümetlerarası kuruluşlarla yakın temas halinde çalışmasını sağlamalarıdır. Her Milli Komitenin bir Milli Komiseri vardır. Bu Milli Komiserler genellikle Paris'te yerleşik iş çevresinden bir kişidir. Milli Komiserlerin görevi ICC Merkezi ile Milli Komiteler arasındaki işbirliği ve diyaloğu sağlamaktadır. Bağlı Organlar ise Dünya Odaları Federasyonu, Dünya Ticaret Hukuku Enstitüsü, Ticari Suçlar Servisi dir: a. ICC Dünya Odaları Federasyonu: Dünyadaki tüm Ticaret Odalarını destekleyici çalışmalar yapar, kongre ve seminerler düzenler, odalar arasında ağ oluşturur. ATA Karneleri Sistemi, Dünya Odalar Şebekesi, Dünya Odaları Federasyonu na bağlı olarak faaliyet gösterirler. b. ICC Dünya Ticaret Hukuku Enstitüsü: Hukukçular arasında eğitim ve araştırma çalışmalarını destekler. Uluslararası Ticaret Hukuku ile ilgili seminerler düzenler. Gelişmekte olan ülkelere hukuk alanında akademik bilgi düzeyinde yardımda bulunur. c. ICC Ticari Suçlar Servisi: Ticari suçların önlenmesi, suçluların yakalanması yönünde faaliyet gösterir. Açık denizlerdeki korsanlık, sahtecilik gibi suçları araştıran, önlemeye çalışan Uluslararası Denizcilik Bürosu, sahtekarlıklarla mücadele eden Sahtekarlıkların İstihbaratı Bürosu ve kara para aklama, dolandırıcılık gibi konularla mücadele eden Ticari Suçlar Bürosu, Ticari Suçlar Servisi ne bağlı olarak faaliyetlerini yürütürler. ICC nin Türkiye deki faaliyetleri de Milletlerarası Ticaret Odası Türkiye Milli Komitesi tarafından yürütülmektedir. ICC Türkiye Milletlerarası Ticaret Odası: Milletlerarası Ticaret Odası'nın Türkiye Komitesi ilk defa 1930 yılında Hükümetin tavsiye ve onayı ile ticaret odaları, borsalar, ofisler, ticari ve sınai birlikler, dernekler ve diğer mali, iktisadi, ticari kuruluşların üye olabilecekleri bir kuruluş olarak İstanbul Ticaret Odasında kurulmuştur yılında Milletlerarası Ticaret Odası Türkiye Komitesi nin "milli" ünvanını kullanabilmesi için bir kararname çıkarılarak 5312 sayılı kanunun 10 ve 16 maddeleri hükümleri gereğince tarihinde kuruluş işlemleri tamamlanmıştır. Türkiye Milli Komitesinin çalışmalarının genişletilmesi amacıyla, Komitenin kuruluş ve işlerinin yürütülmesi 1950 yılında 5590 sayılı Kanunun 62. maddesi (d) bendi ile Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğine verilmiştir. 18 Mayıs 1953 tarihinde Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği nezdinde Milletlerarası Ticaret Odası Türkiye Milli Komitesi yeniden kurulmuş ve statüsü bu tarihte yürürlüğe girmiştir. Milletlerarası Ticaret Odası Türkiye Komitesi nin ilk Genel kurulu 29 Mayıs 1955 yılında yapılan ve 27 üye ile işe başlayan Komitenin 1955 yılında toplam 120 üyesi olmuştur. Türkiye Milli Komitesi MTO'nun en büyük organı olan Konsey'e ilk kez 1956 yılında iki üye göndermiştir. Milli Komite'nin en son Yönetmeliği gereğince Yönetim Kurulu, Milli Komite'nin temsil ve İcra Organı olup, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yönetim Kurulu Başkanı ve Başkanının belirleyeceği 2 TOBB Yönetim Kurulu Başkan Vekili, TOBB Yönetim Kurulu Muhasip Üyesi, TOBB Yönetim Kurulunca Oda ve Borsa Yönetim Kurulu Başkanları arasından belirlenecek 5 üye, Birlik Genel Sekreteri ve ICC'nin Türk tabiiyetindeki üyeleri arasından Genel Kurul tarafından seçilen 5 üye olmak üzere 15 kişiden oluşur. Yönetim Kurulu yılda en az dört defa toplanır. Yönetim Kurulu'nun görev süresi Birlik Yönetim Kurulu'nun görev süresi ile aynıdır. Milletlerarası Ticaret Odasını temsil eden 75 Milli Komitesi'nden en aktif olanlar arasında sayabileceğimiz Türkiye Milli Komitesi, ICC Merkezi ile üyeleri arasında bir köprü vazifesi görmekte, ICC faaliyetlerini yakından takip etmektedir. ICC'nin özel internet ağı olan internet üzerinden tüm dokümanlar incelenip görüş bildirilmektedir. İthalat ve ihracat işlemlerinde Türk işadamlarının karşılaştığı önemli sorunlardan birisi bankalararası ilişkilerdir. Her 185
190 ülkede farklılık gösteren ithalat ihracat uygulamaları Milletlerarası Ticaret Odası Bankacılık Komisyonunda ICC na üye ülkelerin temsilcilerinin ortak çalışmaları sonucu yeknesak bazı kurallara oturtulmuş ve tüm dünyada uygulamaya konarak farklı uygulamalardan doğan sorunlar giderilmeye çalışılmıştır. Aynı durum yine ithalat ve ihracatta ikinci önemli basamak olan malın teslim şeklinde de görülmektedir. Karşılıklı yanlış anlaşılmalardan doğacak hataların çözümü için ICCnn gelitirdii Uluslararası Ticari Teslim ekilleri Incoterms)bu konuda iadamlarna byk bir kolaylk salamaktadr. ICC, Bankacılık, Ticaret ve Yatırım, Hava Nakliyatı, Deniz Nakliyatı, Sigortacılık, Vergilendirme ve bunun gibi işdünyasını yakından ilgilendiren konuları teknik komisyonlarında ele alarak ve serbest ticarette uluslararası sorun teşkil eden, tüm problemlere yine uluslararası çözümler bularak iş dünyasına hizmet etmektedir. (ICC Türkiye) Milletlerarası Ticaret Odası nın Türkiye Milli Komitesi temsil ve icra organı hangisidir? Bu organın üyeleri kimlerdir? DÜNYA GÜMRÜK ÖRGÜTÜ (THE WORLD CUSTOMS ORGANIZATION WCO) 1947 yılında Avrupa Ekonomik İşbirliği Komitesi nde yer alan 13 ülkenin bir Çalışma Grubu oluşturma konusunda fikir birliğine varmalarıyla Dünya Gümrük Örgütü nün kurulma çalışmaları başlamıştır. Bu Çalışma Grubu, GATT nın prensipleri temelinde Avrupa Gümrükler Birliği kurulması üzerine çalışmalar gerçekleştirmiştir yılında bu Çalışma Grubu iki komite oluşturmuştur: Ekonomik Komite ve Gümrük Komitesi. İlerleyen süreçte Ekonomik Komite, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü ne (OECD), Gümrük Komitesi ise Gümrük İşbirliği Konseyi ne (CCC) dönüşmüştür yılında CCC ni kuran sözleşme resmen yürürlüğe girmiştir. CCC nin yönetim organı olan Konseyin, açılış oturumu 26 Ocak 1953 tarihinde gerçekleştirilmiştir. CCC nin bu açılış oturumuna 17 Avrupa ülkesinin temsilcileri katılmıştır. Daha sonraki yıllarda üye sayısındaki artışla birlikte 1994 yılında küresel hükümetler arası bir kuruluş olarak Dünya Gümrük Örgütü benimsenmiş ve CCC, bugünkü Dünya Gümrük Örgütü (WCO) halini almıştır. Dörtte üçü gelişmekte olan ülkelerden oluşan 177 üyesi olan WCO, tüm dünya ticaretinin %98 inden fazlasını temsil etmektedir. WCO nün merkezi Brüksel dedir. Dünya Gümrük Örgütü WCO: WCO nün en yüksek karar organı yılda bir kez toplanarak tüm üyeleri bir araya getiren, WCO Konseyi dir. WCO nün faaliyetlerine ve üyelere teknik destek vermek üzere bir Sekretarya (çeşitli milletten yaklaşık 100 teknik uzman personeli vardır) ve görevlerini yerine getirmek üzere de danışma komiteleri mevcuttur. WCO nün faaliyetlerinin yönlendirildiği komite, kurul ve çalışma grupları aşağıda sıralanmıştır: Politika Komisyonu Kapasite Geliştirme, Eğitim ve Teknik Yardım Yüksek Düzeyli Çalışma Grubu Kaçakçılık Alt Komitesi Mali Komite Denetim Komitesi Menşe Kuralları Teknik Komitesi Gümrük Kıymetlemesi Teknik Komitesi 186
191 Armonize Sistem Komitesi Armonize Sistem Gözden Geçirme Alt Komitesi Armonize Sistem Çalışma Tarafı Bilimsel Alt Komitesi İcra Komitesi Ticari Dolandırıcılık Çalışma Grubu Elektronik Suç Uzman Grubu Gümrük Muhafaza Ağ Yönetim Ekibi Küresel Bilgi ve İstihbarat Stratejisi Proje Grubu Daimi Teknik Komite WCO/IATA/ICAO Gelişmiş Yolcu Bilgi Kılavuzları İletişim Komitesi Revize Kyoto Sözleşmesi Yönetim Kurulu Konteynerler Gümrük Sözleşmesi Yönetim Kurulu İstanbul Konvansiyonu Yönetim Kurulu Bilgi Yönetim Alt Komitesi UPU / WCO İletişim Komitesi ATA Konvansiyonu Sözleşme Tarafları Küresel Bilgi ve İstihbarat Stratejisi Proje Grubu Özel Sektör Danışma Grubu GÜVENLİK Çalışma Grubu WCO nün temel misyonu küresel ekonomi içinde üyelerinin gümrük idarelerinin etkililiğini ve verimliliğini artırmaktır. WCO, malların, insanların ve ulaşım araçlarının uluslararası hareketliliği ile bağlantılı olarak gelirlerin toplanması gibi geleneksel gümrük aktivitelerinin yanı sıra çevresel koruma, uyuşturucu kaçakçılığı, kara para aklanması ile mücadele ve yiyecek ve gelirlerin güvenliğinin sağlanması gibi sorumlulukları yerine getirmeyi misyon edinmiştir. WCO, gümrük işlemlerini geliştirmek için bir takım programlar ve uygulamalardan oluşan enstrüman ve araçlar geliştirmek suretiyle sınırlardaki gümrük faaliyetlerini kolaylaştırmayı amaçlamaktadır. WCO nün temel faaliyetleri ise şu şekilde sıralanabilir: Uyumlaştırma ve Basitleştirme: 1. Ticareti kolaylaştırmaya yönelik gümrük prosedürlerinin uyumlaştırılması ve basitleştirilmesini sağlanması ve teşvik edilmesi, 2. Ekonomik refahı ve sosyal gelişimi artıracak standart bir ticaret ortamı sağlamak için iyi uygulama örnekler ve stratejik yönelimler konusunda öneriler sunulması, 3. Tüm dünyada ürünlerin standart kodlarla tanımlandığı Armonize Sistem olarak bilinen uluslararası mal nomanklatürünün geliştirilmesi ve yönetilmesi, 4. Dünya Ticaret Örgütü Anlaşması'nın öngördüğü Gümrük Değerlemesi üzerine standart uygulama ve yorumlamaların gerçekleştirilmesi, 187
192 5. Dünya Ticaret Örgütü Menşe Kuralları Anlaşması uygulamalarının bir parçası olarak Dünya Ticaret Örgütü için WCO tarafından geliştirilen Armonize Menşe Kuralları ile ilgili tartışmaların yönetilesi ve yönlendirilmesi. Güvenlik ve Uygulama: 1. Gümrüklerin ve uygulayıcılarının terörist saldırılar ve diğer kriminal tehditlerden korumak üzere asgari tedbir standartlarını ortaya koyan WCO Güvenlik Çerçeve Standartları aracılığıyla uluslararası ticaret arz zincirinin güvenliğinin güçlendirilmesi, 2. Gümrük bölgeleri ve sınırlardaki faaliyetlerin kolaylaştırılması ve kaçakçılık vb. girişimlerle ilgili analizlerin yapılması ve bilgi paylaşımı için güvenli iletişim araçlarının geliştirilmesi, bölgesel istihbarat irtibat büroları için global bir networkün yönetimi ve eğitim yoluyla gümrük faaliyetleriyle ilgili yöntem ve uygulamalar geliştirilmesi suretiyle kaçakçılık ve kriminal faaliyetlerle mücadele için destek verilmesi, Ortaklık ve İşbirliği: 1. Çeşitli uluslararası enstrümanları uygulanabilir kılmak suretiyle gümrük yönetimleri arasında bilgi ve istihbarat paylaşımının sağlanması ile karşılıklı yardımlaşmanın teşvik edilmesi, 2. Sınır yönetimlerinin koordinasyonunun sağlanması suretiyle sınır ötesi faaliyetleri kontrol eden gümrük idareleri ve diğer sınır düzenleyici kurumlar arasında işbirliğinin teşvik edilmesi, 3. Daha az daha uyumlu formalite ve kesintisiz ticareti sağlamada bilginin paylaşıldığı şeffaf düzenlemelerin olduğu bir ortamda gümrük iş dünyası ortaklığının geliştirilmesi, 4. Başta Dünya Ticaret Örgütü nün ticaret kapasitesinin artırılması misyonunu, Dünya Bankası gümrükler reform projeleri ve Birleşmiş Milletler Terörle Mücadele Komitesi güvenlik misyonları ve diğer benzeri uluslararası örgütlerin uygulama ve aktiviteler arasında gümrük ile ilgili deneyim ve bilgi paylaşımının sağlanması suretiyle işbirliğinin geliştirilmesi. Modernizasyon ve Kapasite Yaratılması: 1. WCO nün araç, eğitim ve teknik yardımlarını kullanarak faaliyet planlarının geliştirilmesini desteklerken, etkin bir analiz ile gümrüklerin modernizasyon projelerini teşvik edilmesi ve kapasite yaratma programlarının oluşturulması, 2. Kapasite Geliştirme ve Bölgesel Eğitim Merkezleri Bölge Ofisleri ağı aracılığı ile bölgesel düzeyde işbirliği ve uyumun teşvik edilmesi, 3. Gümrükleme süreci, risk yönetimi ve değerlendirilmesi, istihbarat değerlendirmesi ve müdahaleci olmayan denetiminin geliştirilmesine yönelik olarak bilgi iletişim teknolojileri ve araçları elde etmede kullanılan kılavuzların sağlanması, 4. Gümrük yönetimlerinin yönetim ve operasyon faaliyetlerinin geliştirilmesinde profesyonel standartların tanımlanmasını da içeren bilgi ve beceriler geliştirmek için akademik toplumla araştırma ve geliştirme alanında işbirliğinin oluşturulması. WCO nün faaliyetleri üye ülkelerin Örgütün bütçesine yapmış oldukları katkılar ile sürdürülmektedir. Bu katkı payları içerisinde en büyük pay yaklaşık %30 ile Avrupa Birliği üyesi ülkelere (Avrupa Birliği üyesi ülkelerden bazılarının payları: Almanya % 6, İngiltere % 5, Fransa % 4, İtalya % 4, İspanya % 2) aittir. WCO bütçesi ülke düzeyinde incelendiğinde ise en yüksek pay yaklaşık %24 ile Amerika Birleşik Devletleri ne aittir (Amerika Birleşik Devletleri ni %11 pay ile Japonya takip etmektedir). WCO nün dönemi bütçesi 13,5 milyon Euro olarak belirlenmiştir. Türkiye nin, bu WCO bütçesine yaklaşık %0,3 lük bir payla 42,1 bin Euro katkısı vardır ki katkı payı sıralamasında 30. sırada bulunmaktadır. (Bayraktar, Önal: s.6-7) Türkiye, Gümrük İşbirliği Konseyi nin (Bugünkü WCO nün daha önceki yapısı), 'te gerçekleştirilen ilk toplantısına katılan 17 Avrupa ülkesinin (Türkiye, Avusturya, Almanya, Belçika, Danimarka, Fransa, Hollanda, İngiltere, İrlanda, İspanya, İsveç, İtalya, Lüksemburg, Norveç, Portekiz ve Yunanistan) arasında yer almıştır. Türkiye'nin Gümrük İşbirliği Konseyine resmen katılımına dair 188
193 Anlaşma, 20 Ocak 1953 tarihli ve 8321 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6021 sayılı Kanunla olmuştur. WCO bünyesinde imzalanan çoğu uluslararası sözleşmelere Türkiye de taraf olmuştur. Türkiye, bu sözleşmelerden Kyoto Sözleşmesi olarak da anılan Gümrük Rejimlerinin Basitleştirilmesine ve Ahenkleştirilmesine İlişkin Uluslararası Sözleşmesini 18 Mayıs 1973 tarihinde Kyoto'da imzalanmıştır ve bu Sözleşme 25 Eylül 1974 tarihinde yürürlüğe girmiştir. (Diriöz: internet) 2010 Dünya Gümrük Forumu 6 7 Ekim 2010 tarihlerinde İstanbul da gerçekleştirilmiştir. Küresel Bağlantılı Gümrükler ve Özel Sektör konulu 2010 yılı Dünya Gümrük Forumu na, 75 ülkeden 400 ün üzerinde gümrük ve özel sektör yetkilisi ve akademisyen katılmıştır. Türkiye, her yıl düzenlenen WCO Avrupa Bölgesi Başkanları ve Genel Konsey toplantılarına Müsteşar düzeyinde katılmaktadır. Dünya Gümrük Örgütü nün kuruluş süreci nasıl gerçekleşmiştir? EKONOMİK İŞBİRLİĞİ VE KALKINMA ÖRGÜTÜ (THE ORGANISATION FOR ECONOMIC CO-OPERATION AND DEVELOPMENT OECD) Avrupa Ekonomik İşbirliği Örgütü (OEEC), II. Dünya Savaşı nda yakılmış, yıkılmış ve harap olmuş Avrupa Kıtası nın ABD nin Marshall Planı çerçevesinde yeniden inşa edilmesi için 1947 yılında kurulmuştur. Her bir Avrupa ülkesi hükümeti ekonomilerinin karşılıklı bağımlılığını kabul ederek, Avrupa nın çehresini değiştirmek için yeni bir işbirliğini harekete geçirmişlerdir. OEEC nin başarısının cesaret vermesiyle ve bu başarıyı küresel bir platforma taşımak için 14 Aralık 1960 tarihinde yeni OECD Sözleşmesi'ni imzalayan OEEC üyelerinin arasına Kanada ve ABD de katılmıştır. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) resmi olarak OECD Sözleşmesi nin yürürlüğe girdiği 30 Eylül 1961 tarihinde kurulmuştur. Bugün 34 üyesi ile OECD, düzenli olarak yapmış olduğu çalışmalarla sorunların tespiti, tartışılması, analizi ve çözümü için çabalamakta ve bu çözümler doğrultusunda politikalar geliştirmeye çalışmaktadır. OECD, ekonomik büyüme, mali istikrar, refah için yoksullukla mücadele ve kalkınmanın sağlanmasını destek olmak gibi geniş bir yelpazede yoğun bilgi kullanmaktadır. OECD, ekonomik ve sosyal kalkınmanın çevresel etkilerini de göz önünde bulundurarak çalışmalarını yönlendirmektedir. OECD faaliyetlerini yönlendirirken üye ülkelerdeki gelişmelerin yanı sıra OECD dışında diğer ülkelerde ve dünyada meydana gelen gelişmeleri de yakından takip etmektedir. OECD nün temel amaçları şu şekilde sıralanabilir (OECD Türkiye Daimi Temsilciliği): Ekonomik büyüme, mali istikrar, ticaret ve yatırım, teknoloji, yenilik, girişimcilik ve kalkınma alanlarında işbirliği yoluyla refahın sağlanması ve yoksullukla mücadele konularında hükümetlere yardımcı olmak. Ekonomik ve sosyal gelişme ile çevrenin korunması arasındaki dengeyi gözetmek. Herkes için iş imkânı yaratılması ve sosyal eşitlik ile etkin ve sağlıklı bir yönetişim gerçekleştirilmesi. Yeni gelişme ve sorunları anlamak ve bunlara çözüm üretmek konularında hükümetlere tavsiyelerde bulunmak. 342 milyon Euro bütçesi, yaklaşık 2500 çalışanı olan, OECD nün merkezi Paris tedir. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü - OECD: 189
194 Bugün Kuzey ve Güney Amerika, Avrupa ve Asya-Pasifik bölgesinden 34 üyesi olan OECD nün üyeleri şunlardır: ABD, Kanada, AB üyesi ülkeler gibi dünyanın en gelişmiş ülkelerinin yanı sıra, Meksika, Şili ve Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler de yer almaktadır. OECD nün 34 üyesi şunlardır: Avustralya, Avusturya, Belçika, Kanada, Şili, Çek Cumhuriyeti, Danimarka, Estonya, Finlandiya, Fransa, Almanya, Yunanistan, Macaristan, İzlanda, İrlanda, İsrail, İtalya, Japonya, Kore, Lüksemburg, Meksika, Hollanda, Yeni Zelanda, Norveç, Polonya, Portekiz, Slovak Cumhuriyeti, Slovenya, İspanya, İsveç, İsviçre, Türkiye, Büyük Britanya, Amerika Birleşik Devletleri. (Rusya, Brezilya, Çin, Hindistan, Endonezya ve Güney Afrika ile üyelik için çalışmalar sürmektedir.) OECD, üyesi olmayan ülkelerle de sıkı ilişkiler içerisindedir. OECD nün Küresel İlişkiler Sekretaryası üye olmayan ülkelerle OECD nün küresel ilişkilerinin stratejik yönelimlerinin incelemek ve geliştirmek üzere faaliyet göstermektedir. OECD nin faaliyetleri ile ilgili sınır aşan sorunlara çözüm getirmek için oluşturulan 10 Küresel Forum, üye olmayan ülkelerle politik diyaloğa dayalıdır. OECD Bölgesel Girişimler, Avrupa, Asya, Latin Amerika, Orta Doğu ve Kuzey Afrika, Kafkaslar ve Orta Asya yı kapsamaktadır. Sahra ve Batı Afrika Kulübü, Batı Afrika ve OECD ülkeleri arasındaki bağlantıların teşvik edilmesi ve kolaylaştırması için oluşturulmuştur. Avrupa Birliği ne aday ülkeler, potansiyel adaylar ve Avrupa komşuluk politikası çerçevesinde, kamu yönetimini geliştirmeye yardımcı olmak için OECD Kamu İdaresi ve Yönetimini Geliştirme Desteği programı OECD ve AB nin ortak bir girişimi niteliği taşımaktadır. OECD nün karar verme yetkisine sahip en üst organı OECD Konseyi dir. OECD Konseyi ni, her üye ülkenin bir temsilcisi ve buna ek olarak Avrupa Komisyonu nun bir temsilcisi oluşturmaktadır. 14 Aralık 1960 da OECD Sözleşmesi nin Ek Protokolü nde, protokolü kabul eden ülkelerin Avrupa Komisyonu nun OECD nün toplantılarında yer almasını da kabul etmişlerdir. Avrupa Komisyonu temsilcileri ve OECD üyeleri, OECD nün çalışma programı ve stratejilerin belirlenmesi ve metinlerin hazırlanması ile ilgili faaliyetlerin yerine getirilmesinde OECD nün farklı organları ve OECD nün tüm çalışmalarında birlikte çalışmaktadırlar. Avrupa Komisyonu nun katılımı gözlemci olmanın ötesine geçmekle birlikte sunulan öneriler ve alınan kararların OECD Konseyi nde kabul edilmesiyle ilgili herhangi bir oy hakkı yoktur. OECD Konseyi daimi temsilciler düzeyinde düzenli olarak toplanır ve kararlar oy birliği ile alınır. OECD Konseyi, bakanlar düzeyinde yılda bir kez temel sorunları ve öncelikleri görüşmek üzere toplanır. OECD Konseyi nin faaliyetleri ve yürütme ile ilgili idari işlemler OECD Sekreterliği tarafından yürütmektedir. Paris te bulunan ve yaklaşık 2500 personelin görev yaptığı OECD Sekreterliğinin faaliyetlerini Genel Sekreter ve Genel Sekreter Yardımcısı yönetmektedir (Genel Sekreter Yardımcısı bazen birden fazla olabilmektedir). Genel Sekreterlik personeli ekonomistler, hukukçular, bilim adamları ve diğer profesyonellerden oluşmaktadır. Bu personelin önemli bir kısmı OECD nün merkezi olan Paris te olmakla birlikte bir kısım personel de diğer üye ülkelerdeki ofislerde faaliyet göstermektedir. Ekonomi, ticaret, bilim, istihdam, eğitim ya da mali piyasalar gibi özel politik alanlarda fikirler üretmek ve analizler yapmak üzere tüm OECD üyelerinin temsilcilerinin yer aldığı uzman komiteler oluşturulmuştur. OECD bünyesinde uzman gruplar ve çalışma gruplarından oluşan yaklaşık 250 komite mevcuttur. OECD Sekretaryası tarafından gerçekleştirilen çalışmalara, OECD nin çalışma alanı dahilinde talepte bulunmak, inceleme yapmak ve katkı sağlamak üzere ülke yönetimlerinden her yıl yaklaşık üst düzey yetkili, OECD komite toplantılarına gitmektedir. OECD nün her biri için bir direktör atanmış olan ve yaklaşık 250 uzman komiteye destek veren 12 direktörlüğü şunlardır: Ekonomi Direktörlüğü, Mali ve Kurumsal İşler Direktörlüğü, 190
195 Kamu Yönetimi ve Bölgesel Kalkınma Direktörlüğü, Vergi Politikası ve İdaresi Merkezi Direktörlüğü, İstihdam, Çalışma ve Sosyal İşler Direktörlüğü, Ticaret ve Tarım Direktörlüğü, Girişimcilik, Kobi ve Mahalli Kalkınma Direktörlüğü, Bilim, Teknoloji ve Sanayi Direktörlüğü, Eğitim Direktörlüğü, Çevre Direktörlüğü, İstatistik Direktörlüğü, Kalkınma İşbirliği Direktörlüğü. OECD nün çalışmalarının temelini üyesi olan ülkelerin yanı sıra OECD alanı dışında gerçekleşen olayların ve kısa ve orta vadeli ekonomik gelişmelerin düzenli olarak izlenmesi ve öngörülmesine dayalıdır. OECD Sekretaryası verileri toplayıp analiz ettikten sonra OECD bünyesindeki komiteler bu bilgi ve analizlere dayalı olarak belirlenen politikaları tartışır, Konsey karar verir ve daha sonra hükümetler bu tavsiyeler çerçevesinde uygulamalarını gerçekleştirirler. Misyonu, ekonomik ve sosyal dünyada insanların refahını artıracak politikaları teşvik etmek olan OECD nün kendisi için belirlediği temel değerleri şunlardır: Amaç: Bağımsız ve kanıtlara dayalı analizler yapmak ve öneriler getirmektir. Açıklık: Dünyadaki gelişmeler için farkındalığı artırmak ve bu gelişmeleri tartışmaktır. Vurgu: Gelenekselliği bir kenara bırakarak gelişmeleri ve değişimi fark etmek ve uyarlamaktır. Öncülük: Sürekli değişen ve uzun vadeli zorlukların üstesinden gelmede öncülük etmektir. Etik: OECD ünün itibarı, güven, dürüstlük ve şeffaflık üzerine inşa edilmiştir. Hükümetler tarafından gerçekleştirilen karşılıklı değerlendirme, çok taraflı gözetim ve ülkelerin bireysel performansının benzerleri tarafından takip edilmesini sağlayan ve komite düzeyinde yürütülen benzer bir değerlendirme süreci, OECD nün etkinliğinin merkezinde yer alır. OECD nün çalışmalarının benzer değerlendirme sürecine bir örnek olarak; Uluslararası Ticari İşlemlerde Yabancı Memurlara Rüşvet Verilmesinin Önlenmesi OECD Sözleşmesi nin imzalayan ülkelerin uygulamalarını izleyen Rüşvet Çalışma Grubu nun çalışmaları örnek olarak verilebilir. OECD ülkelerinin komite düzeyinde yürüttükleri tartışmaları bazen uluslararası işbirliği için kuralları belirleme görüşmelerine dönüşmektedir. Bu tartışmalar ve müzakereler ülkeler tarafından, rüşvetle mücadele, ihracat kredileri anlaşmaları ya da sermaye hareketliliği anlaşması gibi resmi anlaşmalarla sonuçlanabilir. Bu tartışmalar ve müzakereler, vergileme ile ilgili ikili anlaşmaların uygulanması gibi standartlar ve metotlar geliştirebilir ya da elektronik haberleşmede istenmeyen postalara (spam) karşı uygulanacak müeyyidelerle ilgili sınır ötesi işbirliği gibi öneriler üretebilmektedir, ayrıca kurumsal yönetim ya da çevresel uygulamalar gibi yol gösterici rehber bilgi paketleri de oluşturabilmektedir. OECD, hükümetlere deneyimleri paylaşmak için birlikte çalışmak ve ortak sorunlarına çözüm aramak için bir forum ortamı sağlamaktadır. OECD, ekonomik, sosyal ve çevresel değişimi neyin yönlendirdiğini anlamak için hükümetlerle çalışırken, yatırım ve ticaretin dünya üzerindeki akışını ve verimliliğini belirlemeye çabalamaktadır. 191
196 OECD, gelecekteki eğilimleri tahmin etmek için verileri karşılaştırır ve analiz ederken, tarımdan kimyasalların güvenliğinin vergilendirilmesine kadar geniş bir yelpazede uluslararası standartları da belirlemeye ve düzenlemeye çabalamaktadır. OECD, ülkelerde yaşayan insanların daha iyi koşullarda hayatlarını sürdürebilmeleri için vergi, sosyal güvenlik, çalışma dışı zamanlarının ne kadar olması gerektiği gibi insanların hayatlarını etkileyen sorunlara çözüm bulmaya çabalarken, modern yaşam içinde farklı ülkelerdeki modern yaşam içinde gençlerin eğitim sistemi içindeki yerlerinin ve yaşlı insanların emeklilik sistemi içindeki yerinin nasıl olduğunu da karşılaştırmaktadır. OECD, çalışmalarını yönlendirirken, hükümetlerin yanı sıra ekonomik, sosyal, kültürel alanda faaliyette bulunan sivil toplum kuruluşları ile de işbirliği yapmaktadır. Örneğin; OECD, İş ve Sanayi Danışma Komitesi aracılığıyla, iş dünyası ve Sendika Danışma Komitesi aracılığı ile de işgücü temsilcileri ile işbirliği içinde çalışmaktadır. OECD bunların dışında üye ülkelerde aşağıda sıralanmış olan dört ana alanda hükümetlere destek vermeye çabalamaktadır: Birincisi ve en önemlisi, fonksiyonlarını yerine getirmelerinde işletmeler, kurumlar ve piyasalarda güvenin sağlanmasında hükümetlere yardımcı olmaktır. Siyaset ve iş hayatının her düzeyinin daha iyi düzenlenmesi ve yönetilmesi için bu güvenin sağlanması şarttır. İkincisi, gelecekte sürdürülebilir ekonomik büyüme için etkin bir kamu maliyesinin oluşturulabilmesinde hükümetlere destek vermektir. Üçüncüsü, çevre dostu yeşil büyüme stratejisi çerçevesinde gelişmekte olan ülkelerin kalkınmasının sağlanması, yenilikçilik yoluyla büyümeye yeni kaynaklar yaratılması ve bunların teşvik edilmesi için destek vermektedir. Son olarak, yenilik ve büyümenin temelini oluşturması ve her yaştan insanın gelecekteki iş dünyasında verimli ve memnun bir şekilde çalışmalarının sağlanabilmesi için bilgi ve beceri düzeylerinin geliştirilmesinde ülkelere destek vermektir. OECD nün 2011 yılı bütçesi 342 milyon Euro olmuştur. OECD nün bütçesi üye ülkelerin katkıları ile oluşturulmaktadır (Part I). Üye ülkelerin katkıları her bir ülkenin büyüklüğü göz önüne alınarak oluşturulan bir formüle göre hesaplanmaktadır. En büyük katkıyı %24 ile ABD yapmakta ve ABD yi sırasıyla Japonya, Almanya, İngiltere, Fransa ve İtalya takip etmektedir. Bunun yanı sıra üye ülkeler gönüllü olarak da bütçeye katkı sağlayabilmektedirler (Part II). OECD bütçesinin ne kadar olacağı, üye ülkeler tarafından son iki yıl faaliyetleri göz önünde bulundurularak belirlenmektedir. OECD nin hesapları ve mali yönetimi, bağımsız dış denetim Konseyi tarafından atanan bir OECD üyesi ülkesinin bir Yüksek Denetleme Kurumu tarafından yapılır. Dünya Bankası ve Uluslararası Para Fonu nun aksine, OECD hibe veya kredi vermez. Çeşitli kurum ve kuruluşlardan OECD toplantılarına yılda yaklaşık 800 temsilci katılmaktadır. Türkiye OECD nün 20 kurucu üyesinden birisidir. OECD 1961 yılında kurulduğunda Türkiye de kurucu üye olarak OECD nün içinde yer almıştır. Türkiye nin OECD Nezdinde Daimi Temsilciliği, OECD Türkiye ilişkilerini takip etmekte ve OECD nün Türkiye içindeki faaliyetlerini koordine etmektedir. OECD Türkiye Temsilciliği kadrosu Dışişleri Bakanlığı nın yanısıra Maliye Bakanlığı, Kalkınma Bakanlığı, Hazine Müsteşarlığı ve Dış Ticaret Müsteşarlığı ndan atanan görevlilerden oluşmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü OECD Daimi Temsilciliği: 192
197 OECD nün yapmış olduğu çalışmalar Türkiye nin dünyadaki ekonomik gelişmeleri ve bunların sonuçlarını takip etmesinde ve yapmış olduğu çalışmalara katkısı açısından önemli fayda sağlamaktadır. Türkiye OECD nün kurucu üyelerindendir li yıllarda Türkiye ve Dünya ekonomisinde meydana gelen canlanma Türkiye nin OECD ile olan ilişkilerinde de hareketliliği neden olmuş ve bu dönemde her yıl Türk kurum ve kuruluşlarından yaklaşık1800 civarında temsilci OECD nün çalışmalarına katılmıştır. OECD nün küreselleşmenin merkezi olma ve dünya ekonomisinin %80 ini bir çatı altında toplama hedefi açısından Türkiye önemli bir konumdadır. (OECD Daimi Temsilciliği) T.C. Maliye Bakanlığı tarafından yönetilen OECD Çok Taraflı Vergi Merkezi nde, Balkanlar, Orta Doğu ve Orta Asya bölgeleri ile Rusya Federasyonu, Ukrayna ve Belarus gibi ülkeler uzmanlarına yönelik vergi konulu seminerler düzenlenmiştir. OECD İstanbul Özel Sektörü Geliştirme Merkezi ise OECD nün Türkiye ye yakın bölgelerdeki ülkelere yönelik çalışmalarına katkı sağlamıştır. Düzenli olarak iki yılda bir gerçekleştirilen Türkiye Ekonomik İncelemesi dışında son dönemlerde Türkiye nin talebi üzerine OECD tarafından Türkiye ile ilgili olarak yapılan incelemeler şu şekilde sıralanabilir (OECD Daimi Temsilciliği): Düzenleyici Reform İncelemesi (2002) KOBİ İncelemesi (2004) Temel Eğitim İncelemesi (2005) Rekabet İncelemesi (2005) Kurumsal Yönetim İncelemesi-Pilot Çalışma (2006) E-Devlet İncelemesi (2006) İstanbul Metropoliten Alan İncelemesi (2007) Çevre İncelemesi (2008) Sağlık İncelemesi (2009) İnovasyon İncelemesi (2009) Tarım İncelemesi (2010) nelerdir? Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü nün (OECD) temel amaçları ULUSLARARASI ÖDEMELER BANKASI (THE BANK FOR INTERNATIONAL SETTLEMENTS BIS) Uluslararası Ödemeler Bankası 1930 yılında kurulmuştur. BIS, Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra yapılan Versay Antlaşması ile Almanya'nın dayatılan tazminat ödeme konusuyla ilgili olarak Young Planı (1930), kapsamında kurulmuştur. BIS, başlangıçta tazminat ödemelerinin toplanması ve dağıtılmasını yönetmek üzere Berlin de Tazminat Genel Ajansı olarak fonksiyonlarını yerine getirmiştir. BIS nın adı bu kuruluş amacından ortaya çıkmıştır. İlerleyen süreçte tazminat konusu yavaş yavaş ortadan kalkmış ve BIS, parasal ve finansal istikrarın sağlanması amacıyla merkez bankaları ve diğer ilgili kurumlar arasında işbirliği üzerine odaklanmıştır. Kurulduğu 17 Mayıs 1930 yılından bu yana BIS, merkez bankaları arasındaki işbirliğini geliştirmek amacıyla merkez bankaları ve diğer kuruluşlardan, merkez bankası yöneticileri ve uzmanların İsviçre nin Basel şehrinde düzenli olarak bir araya geldikleri bir yer haline gelmiştir. 193
198 BIS, ekonomik ve finansal istatistiklerin toplanması, işlenmesi ve yayılmasına katkı sağlayarak ve finansal ve parasal ekonomi alanında kendi araştırmalarını gerçekleştirerek bu işbirliğinin artması için destek vermektedir. Merkez ofisi İsviçre nin Basel kentinde olan BIS nın birisi Hong Kong ve diğeri Meksika da olmak üzere iki temsilciliği mevcuttur. Uluslararası Ödemeler Bankası BIS: İkinci Dünya Savaşı'nın hemen sonrasında ve Bretton Woods Sistemi ni savunmak ve geliştirmek üzer faaliyet gösterdiği 1970 li yılların başlarına kadar para politikası alanında işbirliğini sağlamak üzere faaliyet göstermiştir ler ve 1980 lerde, uluslararası borç krizi ve petrol krizinin ardından uluslararası sermaye akışının yönetilmesine odaklanmıştır. Hatta, 1970 lerdeki bu krizler, Basel II revizyonu ve 1988 Basel Sermaye Uzlaşısı nın sonucunda uluslararası alanda faaliyet gösteren bankaların düzenleyici denetim sorununu öne çıkarmıştır. Yakın zamanlarda, 1997 Asya Krizi nin daha da belirginleştirdiği, ekonomik entegrasyon ve küreselleşmenin ortaya çıkardığı finansal istikrar konusu büyük ilgi toplamıştır. Özellikle döneminde sıklıkla ortaya çıkan küresel finansal ve ekonomik krizler, kamu ve özel sektör düzeyinde uluslararası ödemelerde sıkıntılar doğmasına neden olmuş ve uluslararası ödemelerin kısıntıya uğramadan gerçekleşmesi çoğu uluslararası kuruluşun çalışma alanına girmiştir. BIS, bu kapsamda önemli rol üstlenmiştir ve bu görevini de yerine getirmeye devam etmektedir. BIS, para politikası işbirliğinin geliştirilmesi ve teşvik edilmesinin yanı sıra, merkez bankalarını yönelik geleneksel bankacılık faaliyetlerini de (altın ve döviz işlemleri gibi ) yerine getirmektedir. BIS, II. Dünya Savaşı ndan sonra Avrupa paralarının konvertibilitesinin tekrar sağlanmasında ( ) Avrupa Ödemeler Birliği ne yardımcı olmuş ve benzer şekilde tek para birimine geçme öncesinde ( ) Avrupa Para Sistemi dahilinde çeşitli Avrupa para birimlerinin döviz kuru düzenlemeleri çalışmalarına bir ajans olarak destek vermiştir. BIS faaliyetleri içinde gerektiğinde uluslararası para sistemini desteklemek için acil finansman olanağı da oluşturmuştur finansal krizi esnasında BIS, Avusturya ve Almanya merkez bankalarına destek kredileri sağlamıştır. BIS, 1960 larda Sterlin i (1966 ve 1968 de) ve Fransız Frangı nı (1968) desteklemek için özel destek kredileri düzenlemesi yapmıştır. Daha yakın zamanlarda, BIS IMF destekli istikrar programları kapsamında finansman sağlamıştır (Meksika 1982, Brezilya 1998). BIS nın temel misyonu, merkez bankaları için bir banka görevi üstlenerek, bu alanda uluslararası işbirliğini teşvik etmek ve parasal ve mali istikrarı sağlamalarında merkez bankalarına hizmet vermektir. Bu genel çerçeve içinde BIS şu misyonları yerine getirmektedir: Merkez bankaları arasında diyaloğu teşvik etmek ve işbirliğini kolaylaştırmak, Finansal istikrarı teşvik etmek için sorumlulukları dahilinde çeşitli otoritelerle (ulusal ve uluslararası ekonomik ve mali kuruluşların) diyaloğu desteklemek, Finansal danışma otoriteleri ve merkez bankalarını bir araya getirerek politik konular üzerinde araştırma faaliyetlerinin gerçekleştirilmesini sağlamak, Finansal işlemlerinde merkez bankalarına temel bir muhatap olarak hareket etmek, Uluslararası finansal faaliyetlerle bağlantılı bir vekil ya da bir ajans gibi hizmet vermek, 194
199 BIS nın 54 ülkeden 589 personeli mevcuttur. BIS nın üç önemli karar organı vardır: Üye Merkez Bankaları Genel Kurulu Yönetim Kurulu Banka Yönetimi T.C. Merkez Bankası nın da üye olduğu ve sayısı 60 olan BIS nın üye merkez bankaları veya parasal kurumlar şunlardır: Cezayir, Arjantin, Avustralya, Avusturya, Belçika, Bosna Hersek, Brezilya, Bulgaristan, Kanada, Şili, Çin, Kolombiya, Hırvatistan, Çek Cumhuriyeti, Danimarka, Estonya, Finlandiya, Fransa, Almanya, Yunanistan, Hong Kong, Macaristan, İzlanda, Hindistan, Endonezya, İrlanda, İsrail, İtalya, Japonya, Kore, Letonya, Litvanya, Lüksemburg, Makedonya, Malezya, Meksika, Hollanda, Yeni Zelanda, Norveç, Peru, Filipinler, Polonya, Portekiz, Romanya, Rusya, Suudi Arabistan, Sırbistan, Singapur, Slovakya, Slovenya, Güney Afrika, İspanya, İsveç, İsviçre, Tayland, Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri, Birleşik Krallık ve Amerika Birleşik Devletleri, Avrupa Merkez Bankası. BIS, amaçları doğrultusunda gerçekleştirdiği, toplantılar, seminerler, araştırma-geliştirme faaliyetleri gibi faaliyetlerle üyelerine teknik, stratejik, politik çerçevede destekler vermektedir. Ayrıca toplantılarında üyeler için bir buluşma, tartışma, istişare ortamı sağlamaktadır. Parasal ve mali istikrar ve uluslararası finansal sistem üzerine odaklı çeşitli komiteler ve kuruluşları bünyesinde barındıran BIS nın faaliyetlerini yerine getirmesinde teknik destek veren bir Sekretaryası mevcuttur. BIS nın bünyesinde faaliyette bulunan komite ve kuruluşlar şunlardır: BIS Bankacılık Denetleme Basel Komitesi, Küresel Finansal Sistem Komitesi, Ödeme ve Takas Sistemleri Komitesi, Piyasalar Komitesi, Merkez Bankası Yönetim Grubu Merkez Bankası İstatistik Irving Fisher Komitesi. BIS na rapor vermeyen ve BIS dışında faaliyet gösteren, ancak üye merkez bankalarına doğrudan hizmet veren Finansal İstikrar Kurulu, Uluslararası Mevduat Sigortacıları Birliği ve Uluslararası Sigorta Danışmanları Birliği organları da mevcuttur. BIS nın bütçesi bir hissesi 2500 İsviçre Frangı tutarında hisseden oluşmaktadır. BIS nın 31 Mart 2011 itibarı ile değerlerinin toplamı 261,1 milyar SDR (391,7 milyar ABD Doları) tutarındadır. Bu dönemde BIS nın net karı 816 milyon SDR tutarında (1.293,2 milyon ABD Doları) gerçekleşmiştir. Dünya döviz rezervlerinin %3 üne tekabül eden 207 milyar SDR tutarında döviz mevduatı mevcuttur. Müşterileri merkez bankaları ve uluslararası kuruluşlar olduğu için BIS özel ve tüzel kişilerden mevduat kabul etmemekte, özel veya tüzel kişiliklere mali hizmet sunmamaktadır. nelerdir? Uluslararası Ödemeler Bankası nın (BIS) temel fonksiyonları 195
200 DÜNYA FİKRİ MÜLKİYET ÖRGÜTÜ (THE WORLD INTELLECTUAL PROPERTY ORGANIZATION WIPO) Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü nün (WIPO) geçmişi 1800 lü yılların sonuna uzanmaktadır yılında Viyana da düzenlenen Uluslararası İcatlar Fuarı na, yabancı katılımcılar fikirlerinin çalınabileceği ve sömürülebileceği korkusuyla katılmamaları dolayısıyla fikri mülkiyet haklarının korunması ihtiyacı gündeme gelmiştir yılında 14 ülke tarafından imzalanan Endüstriyel Mülkiyetin Korunması Paris Sözleşmesi ile bu alandaki ilk ciddi adım atılmış olmuştur. Böylece icatlar (patent), markalar ve endüstriyel tasarımların başka ülkelerde ve başkaları tarafından çalınması ve kullanılmasının engellenmesi amaçlanmıştır. Paris Sözleşmesi nin 1884 yılında yürürlüğe girmesiyle birlikte Sözleşmeye taraf ülkelerin Sözleşme kapsamındaki faaliyetlerin karara bağlanması ve gerçekleştirilmesi amacıyla bir Uluslararası Büro oluşturulmuştur. Edebiyat ve Sanat Eserlerinin Korunması Bern Sözleşmesi 1886 yılında uluslararası uygulamaya dahil edilmiştir. Bu sözleşme üye devletlerdeki fikri faaliyetleri (roman, öykü, şiir tiyatro, şarkı, opera, müzikaller, çizimler, resimler, heykeller, mimari eserler vb.) gerçekleştirenlerin, haklarını, ödemelerini alabilmelerini ve çalışmalarının kullanımını uluslararasında korunmasına ve sağlanmasına yardım etmeyi amaçlamaktadır. Bern Sözleşmesi ile de aynı Paris Sözleşmesinde olduğu gibi faaliyetleri organize etmek amacıyla bir Uluslararası Büro oluşturulmuştur. Bu iki Büro birlikte 1893 yılında fikri mülkiyet haklarının korunması için uluslararası bir örgütün oluşturulması için tüm dünyaya çağrıda bulunmuştur. Bu çağrıyı takiben İsviçre nin Bern şehrinde sadece 7 kişi ile oluşturulan Fikri Mülkiyet Haklarının Korunması Uluslararası Birleşik Büro (BIRPI) adlı bu uluslararası yapı, bugün 185 üyesi olan, 116 ülkeden 1238 personele sahip ve sürekli büyüyen ve etkisini artıran dinamik bir uluslararası kurum olan WIPO ne dönüşmüştür. BIRPI, her geçen zaman fikri mülkiyetin öneminin artması ile organizasyon yapısını ve şeklini değiştirmiştir yılında Birleşmiş Milletlerin diğer kurumlarına yakın olmasının sağlanması amacıyla Bern den Cenevre ye taşınmıştır. Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü WIPO: BIRPI, 14 Nisan 1967 de WIPO nün oluşturulmasıyla görevlerini WIPO ne devretmiş, 1974 yılında Birleşmiş Milletler üyesi devletler tarafından tanınan, fikri mülkiyet konularını yönetmek üzere her türlü yetkiye sahip Birleşmiş Milletler in uzman bir ajansı haline gelmiştir yılında WIPO ve Dünya Ticaret Örgütü bir işbirliği anlaşması yaparak fikri mülkiyet haklarının önemine dikkat çekmiş ve bir eş güdüm içerisinde dünyadaki fikri mülkiyet konularını bir standarda kavuşturarak etkinliğini artırmayı amaçlamışlardır yılında BIRPI bünyesinde sadece 4 sözleşme ile yönlendirilen fikri mülkiyet haklarının korunması bugün WIPO bünyesinde 24 sözleşme ile yönlendirilmektedir. WIPO, bu sözleşmelerle şu faaliyetleri yürütmektedir; Ulusal fikri mülkiyet mevzuatı ve prosedürleri uyumlaştırmak, Sınai mülkiyet hakları konusunda uluslararası uygulamalar için hizmet sunmak, Fikri mülkiyet ile ilgili bilgi paylaşımı ve değişimini sağlamak, Gelişmekte olan ve diğer ülkelere fikri mülkiyet ile ilgili yasal ve teknik yardım sağlamak, Özel fikri mülkiyet anlaşmazlıklarının çözümünü kolaylaştırmak, Değerli fikri mülkiyet hakları bilgilerine erişimi, kullanılması ve arşivlenmesi için bir araç olarak bilgi teknolojilerini düzenlemek. 196
201 WIPO nün iki yıl için planlanan Program ve Bütçesi çerçevesinde oluşturulan dokuz stratejik hedefi ise şu şekilde sıralanabilir: Fikri mülkiyet için uluslararası normatif çerçevenin dengeli bir değerlendirmesini yapmak, Temel global fikri mülkiyet hizmetlerini gerçekleştirmek, Kalkınma için fikri mülkiyet kavramının kullanımını kolaylaştırılmak, Global fikri mülkiyet altyapısının geliştirilmesi ve koordinasyonunu sağlamak, Fikri mülkiyet enformasyonu ve analizi için dünya referans kaynağı oluşturmak, Fikri mülkiyet için uluslararası işbirliğini teşvik etmek ve sağlamak, Küresel politika konularıyla uyumlu bir fikri mülkiyet sistemi oluşturmak, WIPO, üye devletler ve tüm paydaşlar arasında iletişimi sağlayıcı ve artırıcı bir forum oluşturmak, WIPO ve programları için etkili bir idari ve finansal destek yapısı oluşturmak. WIPO nün temel politika ve kararlarını belirleyen yönetim organları WIPO Genel Kurulu (WIPO Sözleşmesi 6. Madde), WIPO Konferansı (WIPO Sözleşmesi 7. Madde) ve WIPO Koordinasyon Komitesi dir (WIPO Sözleşmesi 8. Madde). Ayrıca WIPO ne üye devletlerin sendikalarının oluşturduğu kurullar da WIPO faaliyetlerinin belirlenmesinde söz sahibi olabilmektedirler. Geleneksel olarak her yıl Eylül ayının sonunda resmi ya da gayri resmi olarak WIPO üyelerini bir araya getiren bu toplantılarda, WIPO nün çalışmalarının bir değerlendirmesi yapılmakta ve fikri mülkiyet hakları ile ilgili gelecek politika yönelimleri tartışılmaktadır. Diğer karar organları ise Daimi Komitelerdir. Daimi Komiteler, Genel Kurul tarafından belirlenen amaç, hedef ve stratejilerin yerine getirilmesi için gerekli olan ihtiyaçları belirlemek için kurulmuştur. İlerleyen süreçte bu komiteler, komitelerin amaçları ve hedefleri değiştirilebilmektedir. Bu nedenle bu komiteler ad hoc (geçici) nitelik taşımaktadırlar. Bu komiteler şunlardır: Patent Kanunu Daimi Komitesi Markalar, Endüstriyel Tasarım ve Coğrafik İşaretler Kanunu Daimi Komitesi Telif Hakları ve İlgili Haklar Daimi Komitesi Bilgi Teknolojileri Daimi Komitesi Bunların yanı sıra temel nitelikte ve daimi statüde olan diğer komiteler ise şunlardır: Program ve Bütçe Komitesi Kalkınma ve Fikri Mülkiyet Komitesi Fikri Mülkiyet ve Genetik Kaynaklar, Geleneksel Bilgi ve Folklor Hükümetlerarası Komitesi İcra Danışma Komitesi Ayrıca WIPO faaliyetlerinin gerçekleştirilmesinde görev alan Çalışma Grupları da mevcuttur. Söz konusu çalışma grupları yukarıda sıralanan komiteler tarafından uzmanlık alanı dahilinde belli konularla ilgili sorun çözüme ve/veya yöntem geliştirme amacıyla uzman çalışma grupları da oluşturabilmektedirler. WIPO nün faaliyetlerinin yerine getirilmesinden sorumlu bir Genel Direktör, Üst Yönetim Ekibi, WIPO Sekretaryası ve Dış Ofisler mevcuttur. Genel Direktör WIPO nün hedef ve amaçlarını yerine getirebilmesi için WIPO karar organları tarafından belirlenen faaliyetlerin gerçekleştirilmesinden sorumludur. WIPO nün faaliyetlerinin yönetilmesinden sorumludur. 197
202 WIPO Üst Yönetim Ekibi, dört alt direktörlük, iki genel direktör yardımcısı ve ek olarak genel direktör ofisi idare direktöründen oluşmaktadır. WIPO Üst Yönetim Ekibi, Program, Bütçe ve WIPO nün dokuz stratejik hedefi doğrultusunda belirlenen planların ve ortaya çıkarılan sonuçların uygulanması ve yaygınlaştırılmasında ilgili temsilci sektörlerin insan ve finansal kaynaklarının, aktivitelerinin, bütçe yönetiminin ve WIPO programlarının stratejik yönelimini sağlamak için Genel Direktöre yardımcı olma sorumluluğunu yerine getirmek üzere oluşturulmuştur. WIPO Üst Yönetim Ekibini oluşturan direktörlükler şunlardır: Alt Direktörlük, Kalkınma Sektörü Alt Direktörlük, Yenilik ve Teknoloji Sektörü Alt Direktörlük, Markalar ve Tasarımlar Sektörü Alt Direktörlük, Küresel Sorunlar Sektörü Genel Direktör Yardımcısı, Telif Genel Direktör Yardımcısı, Yönetim Sektörü Genel Direktör Yardımcısı, Global Altyapı Personel Şefliği WIPO Sekretaryası ise 90 dan fazla ülkeden 1000 in üzerinde personel ile faaliyet göstermektedir. Sekretarya personeli alanında uzman ve deneyimle personelden oluşmaktadır. Sekretarya WIPO nün faaliyetlerini yürütmede düzenlediği toplantıların organizasyonunu gerçekleştirmektedir. Sekretarya, bu toplantılar sonucu belirlenen hedef ve stratejiler doğrultusunda fikri mülkiyet hakları kayıt sistemini yönetmek, WIPO hedeflerinin gerçekleştirmek için tasarlanan programların geliştirilmesi ve uygulanmasını sağlamak, üyelere fikri mülkiyet konusunda yardımcı olmak üzere arşiv oluşturmak amaçlarıyla alınan kararların uygulanmasını sağlamak ve takip etmekten sorumludur. WIPO sayısı 250 civarında olan sivil toplum kuruluşları, hükümetlerarası kuruluşlar, sanayi gurupları ve diğer sivil oluşumlarla da işbirliği faaliyetleri gerçekleştirmektedir. WIPO bünyesinde faaliyette bulunan dış temsilcilikler de mevcuttur. Dış Temsilcilikler, WIPO nün stratejik hedeflerine ulaşmasında, WIPO nün sunmuş olduğu hizmetlerin, üye ülkelere, ortak ve paydaşlarına ulaştırmasında önemli bir rol üstlenmektedir. WIPO nün Cenevre deki merkezinin dışında dünya üzerinde dört farklı yerde dış temsilcilikleri vardır: WIPO Brezilya Ofisi (Rio de Janeiro) WIPO Japonya Ofisi (Tokyo) WIPO New York Ofisi WIPO Singapur Ofis WIPO nün temel bütçe kaynağı PCT (Patent İşbirliği Anlaşması), Madrid, Lahey ve Lizbon sistemleri kapsamında sağlanan uluslararası hizmetler karşılığında almış olduğu ücretlerden oluşmaktadır (yaklaşık %90 ı). Bunların yanı sıra sermaye mevduat faiz gelirleri, tahkim hizmetleri, kağıt, CD-ROM veya başka bir biçimde, Sekretarya tarafından yayınlanan dergi yayınlarının satış ve abonelik gelirlerini içeren yayın gelirleri ve diğer hizmetler kapsamında elde edilen geriler (eğitim hizmetleri, konferans gelirleri, kira gelirleri gibi ) ve ülke katkıları da WIPO nun kaynakları arasındadır. WIPO nün bütçesi 618,6 milyon İsviçre Frangı tutarında belirlenmiştir yılı bütçesi ise 647,4 milyon İsviçre Frangı tutarında belirlenmiştir ki bu bütçenin 596,2 milyonu ücret gelirlerinden, 16,4 milyonu diğer gelirlerden ve sadece 34,9 milyonu üye ülke katkılarından oluşmaktadır. WIPO genellikle her yıl için planlamış olduğu bütçesinin tamamını harcamaktadır. 198
203 Tablo 8.1: Türkiye nin Taraf Olduğu WIPO Anlaşmaları Taraf Olunan Antlaşma Tarih 1 WIPO Kuruluş Sözleşmesi 12 Mayıs Sınai Fikri Mülkiyet Haklarının Korunmasına İlişkin Paris Sözleşmesi 10 Ekim Edebi ve Sanatsal Eserlerin Korunmasına Dair Bern Sözleşmesi 1 Ocak Malların Kaynağı İle İlgili Sahte veya Yanıltıcı İşaretlerinin Önlenmesine Dair Madrid Anlaşması 21 Ağustos Markaların Uluslararası Kaydına Dair Madrid Anlaşması ve Bu Anlaşmaya İlişkin Protokol 1 Ocak Marka Tescilinde Malların ve Hizmetlerin Uluslararası Sınıflandırılmasına İlişkin Nice Anlaşması 1 Ocak Endüstriyel Model ve Tasarımların Sınıflandırılmasına Dair Locarno Anlaşması 30 Kasım Patent Konusunda İşbirliğine Dair Sözleşme 1 Ocak Patentlerin Uluslararası Sınıflandırılmasına Dair Strasburg Anlaşması 1 Ekim Markaların Figüratif Unsurlarının Sınıflandırılmasına Dair Viyana Anlaşması 1 Ocak Mikroorganizmaların Uluslararası Saklanmasına İlişkin Budapeşte Sözleşmesi 30 Kasım İcracı Sanatçılar, Fonogram Yapımcıları ve Yayın Kuruluşlarının Korunmasına Dair Roma Sözleşmesi 8 Nisan Endüstriyel Tasarımların Uluslararası Tesciline İlişkin Lahey Anlaşması'na Ek Cenevre Metni 1 Ocak Marka Kanunu Anlaşması 1 Ocak WIPO İcracılar ve Fonogramlar Anlaşması 2 Mayıs WIPO Telif Hakları Anlaşması 8 Mayıs 2007 Kaynak: Dış İşleri Bakanlığı, Türkiye nin WIPO bütçesine 2012 katkısı İsviçre Frangı, 2013 katkısı İsviçre Frangı, toplam katkısı İsviçre Frangı tutarındadır. Türkiye nin WIPO yıllık aidat veya katkı payı ,19 ABD Doları tutarındadır. Türkiye nin WIPO ne katılımı 14 Ağustos 1975 tarih ve 7/10540 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla uygun bulunmuş, 12 Mayıs 1976 dan itibaren de Türkiye örgütün üyesi haline gelmiştir. Türkiye'de fikri haklarla ilgili, Hakkı Telif Nizamnamesi 1857, Alameti Farika Nizamnamesi 1871, İhtira Beratı Kanunu 1879 yıllarında kabul edilmiştir. Genel hükümleri içeren ve 1957 yılında düzenlenen Türk Ticaret Kanunu tescilsiz markalar, ticaret unvanları ve endüstriyel tasarımların korunması ve haksız rekabetin önlenmesi sağlanmıştır. Türkiye de fikri mülkiyet haklarının gerçek manada korunması 1995 yılında kabul edilen ve 1999 yılında yürürlüğe giren Patent Yasası ile başlamıştır. Türkiye, WIPO bünyesindeki 24 uluslararası anlaşmanın 16 sına taraftır. Bunlardan sadece 3 ü telif haklarına ilişkin anlaşmalardır. Diğer 13 anlaşma ise, Sınai Fikri Mülkiyet Haklarına ilişkin anlaşmalardır. Türkiye nin taraf olduğu fikri mülkiyet haklarına ilişkin Sözleşmeler Tablo 8.1. deki gibidir. Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü (WIPO) faaliyetlerinin gerçekleştirilmesinde rol alan daimi komitelerin oluşturulma amaçları nedir? Bu komiteler nelerdir? 199
204 Özet Dış ticarete yardımcı ulusal ve uluslararası kuruluşların bir kısmı dış ticaretin arttırılması ve geliştirilmesine yönelik, finansal destek verirken, bazıları hem finansal hem de teknik destek, bazıları ise teknik destek ve danışmanlık düzeyinde katkı sağlamaktadır. Bunlardan birisi olan 1964 yılında kurulan Uluslararası Ticaret Merkezi ITC, ticaret ile ilgili teknik yardım sağlamada Birleşmiş Milletler sistemi içinde odak noktası olmuştur. ITC nin temel amaçları; gelişmekte olan ülkelerde işletmelerin ekonomik gelişimini hızlandırmak suretiyle küresel pazarlarda daha rekabetçi olmalarını sağlamak, Birleşmiş Milletler in Binyıl Kalkınma Hedefleri'ne ulaşılmasına katkıda bulunmaktır. Milletlerarası Ticaret Odası (ICC) ise mal ve hizmetler için serbest ve açık piyasa koşullarını oluşturmak ve sermayenin serbest dolaşımını sağlamak için ticaret ve yatırımı teşvik ederek iş dünyasına hizmet vermek üzere kurulmuştur. ICC'nin temel amacı; uluslararası ticarette korumacılıkla mücadeleyi, uluslararası ticaretin serbestleştirilmesi ve ülkeler arasında ticari ekonomik işbirliğinin geliştirilmesini, özel sektörün güçlendirilmesi ve uluslararası iş dünyasının belirli standartlara oturtulmasını sağlamaktır. Bu temel amaç doğrultusuna ilerleyen süreçte piyasa ekonomisinin desteklenmesi, uluslararası organizasyonlarda ve hükümetlerarası müzakerelerde iş dünyasının temsil edilmesi, ülkelerin ve uluslararası ekonominin sorunlarının çözüme kavuşturulması gibi konular da ICC nın faaliyetleri içindedir. Dünya Gümrük Örgütü nün (WCO) temel misyonu küresel ekonomi içinde üyelerinin gümrük idarelerinin etkililiğini ve verimliliğini artırmaktır. WCO, malların, insanların ve ulaşım araçlarının uluslararası hareketliliği ile bağlantılı olarak gelirlerin toplanması gibi geleneksel gümrük aktivitelerinin yanı sıra çevresel koruma, uyuşturucu kaçakçılığı, kara para aklanması ile mücadele ve yiyecek ve gelirlerin güvenliğinin sağlanması gibi sorumlulukları yerine getirmeyi misyon edinmiştir. WCO, gümrük işlemlerini geliştirmek için bir takım programlar ve uygulamalardan oluşan enstrüman ve araçlar geliştirmek suretiyle sınırlardaki gümrük faaliyetlerini kolaylaştırmayı amaçlamaktadır. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD), ekonomik büyüme, mali istikrar, refah için yoksullukla mücadele ve kalkınmanın sağlanmasını destek olmak gibi geniş bir yelpazede yoğun bilgi kullanmaktadır. OECD, ekonomik ve sosyal kalkınmanın çevresel etkilerini de göz önünde bulundurarak çalışmalarını yönlendirmektedir. Uluslararası Ödemeler Bankası (BIS), parasal ve finansal istikrarın sağlanması amacıyla merkez bankaları ve diğer ilgili kurumlar arasında işbirliği üzerine odaklanmıştır. BIS, ekonomik ve finansal istatistiklerin toplanması, işlenmesi ve yayılmasına katkı sağlayarak ve finansal ve parasal ekonomi alanında kendi araştırmalarını gerçekleştirerek bu işbirliğinin artması için destek vermektedir. BIS, para politikası işbirliğinin geliştirilmesi ve teşvik edilmesinin yanı sıra, merkez bankalarını yönelik geleneksel bankacılık faaliyetlerini de (altın ve döviz işlemleri gibi ) yerine getirmektedir. BIS nın temel misyonu, merkez bankaları için bir banka görevi üstlenerek, bu alanda uluslararası işbirliğini teşvik etmek ve parasal ve mali istikrarı sağlamalarında merkez bankalarına hizmet vermektir. Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü (WIPO) Birleşmiş Milletler üyesi devletler tarafından tanınan, fikri mülkiyet konularını yönetmek üzere her türlü yetkiye sahip Birleşmiş Milletler in uzman bir ajansıdır yılında WIPO ve Dünya Ticaret Örgütü bir işbirliği anlaşması yaparak fikri mülkiyet haklarının önemine dikkat çekmiş ve bir eş güdüm içerisinde dünyadaki fikri mülkiyet konularını bir standarda kavuşturarak etkinliğini artırmayı amaçlamışlardır. 200
205 Kendimizi Sınayalım 1. Uluslararası Ticaret Merkezi (ITC) aşağıdaki hangi yılda kurulmuştur? a b c d e Aşağıdakilerde hangisi Uluslararası Ticaret Merkezi (ITC) uzman bölümlerinden birisi değildir? a. Pazar Geliştirme Bölümü b. Program Destek Bölümü c. Ülke Programları Bölümü d. İş ve Kurumsal Destek Bölümü e. Sürdürülebilir Kalkınma Bölümü 3. Milletlerarası Ticaret Odası nın (ICC) Türkiye deki temsilcisi aşağıdakilerden hangisidir? a. İhracatı Geliştirme Etüt Merkezi b. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği c. T.C. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı d. Dış Ticaret Müsteşarlığı e. Türkiye İhracatçılar Meclisi 4. Dünya Gümrük Örgütü nün (WCO) üye sayısı aşağıdakilerden hangisidir? a. 128 b. 157 c. 165 d. 177 e Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) bugünkü yapısına dönüşmeden önce aşağıdaki hangi adla faaliyette bulunmuştur? a. Uluslararası Kalkınma Ajansı b. Avrupa Ekonomik İşbirliği Örgütü c. Uluslararası Ticari İşbirliği Örgütü d. Serbest Ticaret ve Kalkınma Ajansı e. Ekonomik İşbirliğini Geliştirme Örgütü Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü nün (OECD) merkezi aşağıdaki hangi şehirdedir? a. Paris b. Brüksel c. Londra d. Cenevre e. Kopenhag 7. Aşağıdakilerden hangisi Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü nün (OECD) amaçlarını yerine getirirken belirlediği temel değerlerden biri değildir? a. Etik b. Eşitlik c. Vurgu d. Açıklık e. Öncülük 8. Aşağıdakilerden hangisi Uluslararası Ödemeler Bankası nın (BIS) temsilciliğinin bulunduğu ülkelerden birisidir? a. Rusya b. Brezilya c. Meksika d. Hindistan e. Yeni Zelanda 9. Uluslararası Ödemeler Bankası nın (BIS) üye sayısı aşağıdakilerden hangisidir? a. 30 b. 60 c. 90 d. 120 e Türkiye, Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü nün (WIPO) faaliyetlerini yönlendirdiği kaç sözleşmeye taraf olmuştur? a. 6 b. 8 c. 14 d. 16 e. 24
206 Kendimizi Sınayalım Yanıt Anahtarı 1. d Yanıtınız yanlış ise Uluslararası Ticaret Merkezi (ITC) başlıklı konuyu yeniden gözden geçiriniz. 2. e Yanıtınız yanlış ise Uluslararası Ticaret Merkezi (ITC) başlıklı konuyu yeniden gözden geçiriniz. 3. b Yanıtınız yanlış ise Milletlerarası Ticaret Odası (ICC) başlıklı konuyu yeniden gözden geçiriniz. 4. d Yanıtınız yanlış ise Dünya Gümrük Örgütü (WCO) başlıklı konuyu yeniden gözden geçiriniz. 5. b Yanıtınız yanlış ise Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) başlıklı konuyu yeniden gözden geçiriniz. 6. a Yanıtınız yanlış ise Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) başlıklı konuyu yeniden gözden geçiriniz. 7. b Yanıtınız yanlış ise Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) başlıklı konuyu yeniden gözden geçiriniz. 8. c Yanıtınız yanlış ise Uluslararası Ödemeler Bankası (BIS) başlıklı konuyu yeniden gözden geçiriniz. 9. b Yanıtınız yanlış ise Uluslararası Ödemeler Bankası (BIS) başlıklı konuyu yeniden gözden geçiriniz. 10. d Yanıtınız yanlış ise Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü (WIPO) başlıklı konuyu yeniden gözden geçiriniz. Sıra Sizde Yanıt Anahtarı Sıra Sizde 1 Uluslararası Ticaret Merkezi ITC nin temel amaçları şunlardır: Gelişmekte olan ülkelerde işletmelerin ekonomik gelişimini hızlandırmak suretiyle küresel pazarlarda daha rekabetçi olmalarını sağlamak, Birleşmiş Milletler in Binyıl Kalkınma Hedefleri'ne ulaşılmasına katkıda bulunmak. Sıra Sizde 2 Milli Komite'nin en son Yönetmeliği gereğince Yönetim Kurulu, Milli Komite'nin temsil ve İcra Organı olup, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği TOBB Yönetim Kurulu Başkanı ve Başkanının belirleyeceği 2 TOBB Yönetim Kurulu Başkan Vekili, TOBB Yönetim Kurulu Muhasip Üyesi, TOBB Yönetim Kurulunca Oda ve Borsa Yönetim Kurulu Başkanları arasından belirlenecek 5 üye, Birlik Genel Sekreteri ve ICC'nin Türk tabiiyetindeki üyeleri arasından Genel Kurul tarafından seçilen 5 üye olmak üzere 15 kişiden oluşur. Sıra Sizde yılında Avrupa Ekonomik İşbirliği Komitesi nde yer alan 13 ülkenin bir Çalışma Grubu oluşturma konusunda fikir birliğine varmalarıyla Dünya Gümrük Örgütü nün kurulma çalışmaları başlamıştır. Bu Çalışma Grubu, GATT nın prensipleri temelinde Avrupa Gümrükler Birliği kurulması üzerine çalışmalar gerçekleştirmiştir yılında bu Çalışma Grubu iki komite oluşturmuştur: Ekonomik Komite ve Gümrük Komitesi. Bu komitelerden Gümrük Komitesi, Gümrük İşbirliği Konseyi ne (CCC) dönüşmüştür. Daha sonraki yıllarda üye sayısındaki artışla birlikte 1994 yılında küresel hükümetler arası bir kuruluş olarak Dünya Gümrük Örgütü benimsenmiş ve CCC, bugünkü Dünya Gümrük Örgütü (WCO) halini almıştır. 202
207 Sıra Sizde 4 OECD nin temel amaçları şu şekilde sıralanabilir: Ekonomik büyüme, mali istikrar, ticaret ve yatırım, teknoloji, yenilik, girişimcilik ve kalkınma alanlarında işbirliği yoluyla refahın sağlanması ve yoksullukla mücadele konularında hükümetlere yardımcı olmak. Ekonomik ve sosyal gelişme ile çevrenin korunması arasındaki dengeyi gözetmek. Herkes için iş imkânı yaratılması ve sosyal eşitlik ile etkin ve sağlıklı bir yönetişim gerçekleştirilmesi. Yeni gelişme ve sorunları anlamak ve bunlara çözüm üretmek konularında hükümetlere tavsiyelerde bulunmak. Sıra Sizde 5 Uluslararası Ödemeler Bankası BIS, başlangıçta I. Dünya Savaşı dolayısıyla belirlenen tazminat ödemelerinin toplanması ve dağıtılmasını yönetmek üzere Berlin de Tazminat Genal Ajansı olarak fonksiyonlarını yerine getirmiş, ancak İlerleyen süreçte tazminat konusu yavaş yavaş ortadan kalkmış ve BIS, parasal ve finansal istikrarın sağlanması amacıyla merkez bankaları ve diğer ilgili kurumlar arasında işbirliği üzerine odaklanmıştır. Bugün BIS, para politikası işbirliğinin geliştirilmesi ve teşvik edilmesi temel fonksiyonunun yanı sıra, merkez bankalarını yönelik geleneksel bankacılık faaliyetlerini de (altın ve döviz işlemleri gibi ) yerine getirmektedir. Sıra Sizde 6 Daimi Komiteler, Genel Kurul tarafından belirlenen amaç, hedef ve stratejilerin yerine getirilmesi için gerekli olan ihtiyaçları belirlemek için kurulmuştur. İlerleyen süreçte bu komiteler, komitelerin amaçları ve hedefleri değiştirilebilmektedir. Bu komiteler şunlardır: Patent Kanunu Daimi Komitesi Markalar, Endüstriyel Tasarım ve Coğrafik İşaretler Kanunu Daimi Komitesi Telif Hakları ve İlgili Haklar Daimi Komitesi Bilgi Teknolojileri Daimi Komitesi Bunların yanı sıra temel nitelikte ve daimi statüde olan diğer komiteler ise şunlardır: Program ve Bütçe Komitesi Kalkınma ve Fikri Mülkiyet Komitesi Fikri Mülkiyet ve Genetik Kaynaklar, Geleneksel Bilgi ve Folklor Hükümetlerarası Komitesi İcra Danışma Komitesi 203
208 Yararlanılan Kaynaklar Karluk R (1996), Uluslararası Ekonomik Kuruluşlar, 3. Baskı, Tütün Bank Yayınları, İstanbul. OECD Türkiye Daimi Temsilciliği, OECD ve Türkiye, frqd4xyo3pags3ruhkwu34nbturkey%20broch ure_turc_visa3.pdf, Son Erişim: OECD Türkiye Daimi Temsilciliği, fba00e b2-a818-ab8d2a ppt, Son Erişim: Bayraktar, N, Önal, O, Dünya Gümrük Örgütü, ar/ekonomiksorunlardergisi/sayi27/dgo.pdf, Son Erişim: Diriöz, O, Dünya Gümrük Örgütü ve Dünya Ticaret Düzenine Olan Etkileri, Dergiler/52/2.html, Son Erişim: Dış İşleri Bakanlığı, Uluslararası Ticaret Merkezi (ITC): Milletlerarası Ticaret Odası (ICC): ICC Türkiye Milletlerarası Ticaret Odası: Dünya Gümrük Örgütü WCO: Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü - OECD: Türkiye Cumhuriyeti Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü OECD Daimi Temsilciliği: Uluslararası Ödemeler Bankası BIS: Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü WIPO: 204
Gümrük ve Ticaret Bakanlığının Taşra Teşkilatı Yeni Gümrük Kodları Hakkında Duyuru
Gümrük ve Ticaret Bakanlığının Taşra Teşkilatı Yeni Gümrük Kodları Hakkında Duyuru ESKİ YAPILANMA (GÜMRÜK VE MUHAFAZA, TASFİYE İŞLETME BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ) ESKİ KOD YENİ YAPILANMA (GÜMRÜK VE TİCARET BÖLGE
/ GÜMRÜK VE TİCARET BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜNE
Sayı T.C GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞI Risk Yönetimi ve Kontrol Genel :B.21.0.RKG.0.06.00.00-166.01 Konu :Yeni Gümrük Kodları 26.11.2012 / 06775 GÜMRÜK NE Bakanlığımız taşra teşkilatının örgütlenmesine ilişkin
T.C. GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞI Risk Yönetimi ve Kontrol Genel Müdürlüğü 15.09.2015 / 10526123 DAĞITIM YERLERİNE
Sayı :73421605/166.01 Konu :Gürbulak Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü'nün Faaliyete Geçmesi T.C. GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞI Risk Yönetimi ve Kontrol Genel Müdürlüğü 15.09.2015 / 10526123 DAĞITIM YERLERİNE
22/12/2011 tarihli ve 28150 sayılı Resmi Gazete de yayımlanan 29/11/2011 tarihli ve 2011/2474 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı Eki LİSTE
22/12/2011 tarihli ve 28150 sayılı Resmi Gazete de yayımlanan 29/11/2011 tarihli ve 2011/2474 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı Eki S.NO 1 2 LİSTE BATI AKDENİZ GÜMRÜK VE TİCARET MÜDÜRLÜĞÜ (ANTALYA) 1 Antalya
MINISTRY OF CUSTOMS AND TRADE LOCAL CUSTOMS OFFICES +90 242 259 13 21 +90 242 259 13 25
MINISTRY OF AND TRADE LOCAL 1 Liman Mahallesi P.K. 30 07070 ANTALYA +90 242 259 13 21 +90 242 259 13 25 +90 242 259 09 39 [email protected] BATI AKDENİZ ( ANTALYA ) 1- Antalya Gümrük Müdürlüğü 2-
YÖNETMELİK GÜMRÜK İDARELERİ LİSTESİ
23 Mart 2007 CUMA Resmî Gazete Sayı : 26471 YÖNETMELİK Gümrük Müsteşarlığından: GÜMRÜK YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK MADDE 1 31/5/2002 tarihli ve 24771 sayılı mükerrer Resmî Gazete
Ödeme Yapabileceğiniz Gümrük Müdürlükleri
Ödeme Yapabileceğiniz Gümrük Müdürlükleri Gümrük Müdürlüğü Kodu Gümrük Müdürlüğü Adı 041800 Dilucu Gümrük Müdürlüğü 041900 Kars Gümrük Müdürlüğü 042200 Iğdır Gümrük Müdürlüğü 060200 Esenboğa Gümrük Müdürlüğü
İTHAL VE İHRAÇ EDİLECEK GIDALARIN GİRİŞ VE ÇIKIŞ KAPILARININ TESPİT VE İLANINA DAİR TEBLİĞ
İTHAL VE İHRAÇ EDİLECEK GIDALARIN GİRİŞ VE ÇIKIŞ KAPILARININ TESPİT VE İLANINA DAİR TEBLİĞ Yayımlandığı R.Gazete: 01.03.2001-24333 Amaç Madde 1- Bu Tebliğin amacı; İthal ve ihraç edilecek gıdaların kontrolü
GÜMRÜK İDARELERİ LİSTESİ. İLİ Yetkili Gümrük İdareleri 1- Ankara TIR Güm. Müd. Ankara 1/a. Ankara Mürted Güm. Başmemurluğu
GÜMRÜK İDARELERİ LİSTESİ EK 84 ANKARA GÜMRÜKLERİ BAŞMÜDÜRLÜĞÜ 1- Ankara TIR Güm. Müd. Ankara 1/a. Ankara Mürted Güm. Başmemurluğu Ankara Ankara Gar Gümrük Müdürlüğü Ankara 2- Esenboğa Gümrük Müdürlüğü
ĐTHAL VE ĐHRAÇ EDĐLECEK GIDALARIN GĐRĐŞ VE ÇIKIŞ KAPILARININ TESPĐT VE ĐLANINA DAĐR TEBLĐĞ. Yayımlandığı R.Gazete: 01.03.
ĐTHAL VE ĐHRAÇ EDĐLECEK GIDALARIN GĐRĐŞ VE ÇIKIŞ KAPILARININ TESPĐT VE ĐLANINA DAĐR TEBLĐĞ Yayımlandığı R.Gazete: 01.03.2001-24333 1-Değişiklik: 26.03.2005/25767 R.G. 2-Değişiklik: 17.08.2006/26262 R.G.
İTHAL VE İHRAÇ EDİLECEK GIDALARIN GİRİŞ VE ÇIKIŞ KAPILARININ TESPİT VE İLANINA DAİR TEBLİĞ
İTHAL VE İHRAÇ EDİLECEK GIDALARIN GİRİŞ VE ÇIKIŞ KAPILARININ TESPİT VE İLANINA DAİR TEBLİĞ Yayımlandığı R.Gazete: 01.03.2001-24333 Amaç Madde 1- Bu Tebliğin amacı; İthal ve ihraç edilecek gıdaların kontrolü
Ek-1 İTHALATTA DENETİME TABİ ÜRÜNLERİN LİSTESİ. GTİP Madde İsmi Test Raporları
Ek-1 İTHALATTA DENETİME TABİ ÜRÜNLERİN LİSTESİ GTİP Madde İsmi Test Raporları 6401.92.10.00.00 Yüzü kauçuktan olanlar Ftalat 6401.92.90.00.00 Yüzü plastik maddeden Ftalat olanlar 6401.99.00.00.00 Diğerleri
Gümrükler Genel Müdürlüğünün tarihli sayılı tasarruflu yazısı (Açık Transit Beyannamelerine İlişkin E-Posta Bildirimi Sistemi)
Gümrükler Genel Müdürlüğünün 04.04.2017 tarihli 23923088 sayılı tasarruflu yazısı (Açık Transit Beyannamelerine İlişkin E-Posta Bildirimi Sistemi) Sayı : 96603261-120.01.02 Konu : Açık Transit Beyannamelerine
BATI AKDENĠZ GÜMRÜK VE TĠCARET BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ (ANTALYA) ORTA AKDENĠZ GÜMRÜK VE TĠCARET BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ (MERSĠN)
S.N O BATI AKDNĠZ GÜMRÜK V TĠCART MÜDÜRLÜĞÜ (ANTALYA) Antalya Gümrük Müdürlüğü Antalya Havalimanı Gümrük Müdürlüğü Antalya Serbest Bölge Gümrük Müdürlüğü Bodrum Gümrük Müdürlüğü Marmaris Gümrük Müdürlüğü
Gümrüklere göre ithalat Imports by customs offices. (Değer: Bin $ / Value: Thousand $)
Gümrüklere göre ithalat Imports by customs offices (Değer: Bin $ / Value: Thousand $) Yıl Kodu Gümrük adı Toplam Ocak Şubat Mart Nisan Mayıs Haziran Temmuz Ağustos Eylül Ekim Kasım Aralık Year Code Customs
Ek- 1 CANLI HAYVAN. Müdürlüğü Yetkili Yetkili Yetkili. Müdürlüğü Yetkili Yetkili Yetkili. Müdürlüğü Yetkili Yetkili Yetkili
Ek- 1 GÜMRÜK MÜDÜRLÜĞÜ CANLI HAYVAN HAYVANSAL ÜRÜN İnsan Tüketimi İçin Amaçlananlar İnsan Tüketimi İçin Amaçlanmayanlar 1 Ağrı 2 Ankara 3 Antalya 4 Antalya 5 Ardahan 6 Artvin 7 Balıkesir 8 Edirne 9 Edirne
MEVZUAT BİLGİLENDİRME SERVİSİ
T.C. GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞI Risk Yönetimi ve Kontrol Genel Müdürlüğü Sayı : 73421605/166.01 Konu : Gürbulak Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü'nün Faaliyete Geçmesi 15.09.2015 / 10526123 DAĞITIM YERLERİNE
GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI KONTROLÜNE TABİ BELİRLİ ÜRÜNLERİN GİRİŞİNE YETKİLİ GÜMRÜK İDARELERİ İLE RESMİ
Gümrük ve Ticaret Bakanlığından: GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI KONTROLÜNE TABİ BELİRLİ ÜRÜNLERİN GİRİŞİNE YETK GÜMRÜK İDARELERİ İLE RESMİ KONTROLLERİNİ YAPMAYA YETK İL GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK
5 Ekim 2013 CUMARTESİ Resmî Gazete Sayı : 28786 TEBLİĞ Gümrük ve Ticaret Bakanlığından: GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI KONTROLÜNE TABİ BELİRLİ
5 Ekim 2013 CUMARTESİ Resmî Gazete Sayı : 28786 TEBLİĞ Gümrük ve Ticaret Bakanlığından: GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI KONTROLÜNE TABİ BELİRLİ ÜRÜNLERİN GİRİŞİNE YETKİLİ GÜMRÜK İDARELERİ İLE RESMİ
http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2013/10/20131005-7.htm
Sayfa 1 / 7 5 Ekim 2013 CUMARTESİ Resmî Gazete Sayı : 28786 Gümrük ve Ticaret Bakanlığından: TEBLİĞ GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI KONTROLÜNE TABİ BELİRLİ ÜRÜNLERİN GİRİŞİNE YETKİLİ GÜMRÜK İDARELERİ
Ek-1 KİŞİSEL KORUYUCU DONANIM YÖNETMELİĞİ KAPSAMINDA İTHALATTA DENETİME TABİ ÜRÜNLERİN LİSTESİ
Ek-1 KİŞİSEL KORUYUCU DONANIM YÖNETMELİĞİ KAPSAMINDA İTHALATTA DENETİME TABİ ÜRÜNLERİN LİSTESİ GTİP MADDE İSMİ 4015.19.00.00.11 Ev işlerinde kullanılan eldivenler 4015.19.00.00.19 Diğerleri 4015.90.00.00.00
Resmi Gazete Tarihi: 05.10.2013 Resmi Gazete Sayısı: 28786
Resmi Gazete Tarihi: 05.10.2013 Resmi Gazete Sayısı: 28786 GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI KONTROLÜNE TABİ BELİRLİ ÜRÜNLERİN GİRİŞİNE YETKİLİ GÜMRÜK İDARELERİ İLE RESMİ KONTROLLERİNİ YAPMAYA YETKİLİ
Ek-1 OYUNCAKLAR HAKKINDA YÖNETMELİK KAPSAMINDA İTHALATTA DENETIME TABİ ÜRÜNLERİN LİSTESİ
Ek-1 OYUNCAKLAR HAKKINDA YÖNETMELİK KAPSAMINDA İTHALATTA DENETIME TABİ ÜRÜNLERİN LİSTESİ GTİP MADDE İSMİ 3213.90.00.00.00 Diğerleri (yalnız parmak boyalar) 3407.00.00.90.12 Model yapmaya mahsus patlar
Ek-1 ATIK PİL VE AKÜMÜLATÖRLERİN KONTROLÜ YÖNETMELİĞİ KAPSAMINDA İTHALATTA DENETİME TABİ ÜRÜNLERİN LİSTESİ
Ek-1 ATIK PİL VE AKÜMÜLATÖRLERİN KONTROLÜ YÖNETMELİĞİ KAPSAMINDA İTHALATTA DENETİME TABİ ÜRÜNLERİN LİSTESİ GTİP MADDE İSMİ 8506.10.11.00.00 Silindirik piller 8506.10.18.00.00 Diğerleri 8506.10.91.00.00
Gümrüklere göre ihracat Exports by customs offices
Gümrüklere göre ihracat Exports by customs offices (Değer: Bin $ / Value: Thousand $) Yıl Kodu Gümrük Toplam Ocak Şubat Mart Nisan Mayıs Haziran Temmuz Ağustos Eylül Ekim Kasım Aralık Year Code Customs
T.C. MALİYE BAKANLIĞI Muhasebat Genel Müdürlüğü. 03.04.2012 / 03653 GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞINA (Gümrükler Genel Müdürlüğü)
Sayı :B.07.0-MGM.0.45/030-03 Konu :Gümrük vergi tahsilatı T.C. MALİYE BAKANLIĞI Muhasebat Genel Müdürlüğü 03.04.2012 / 03653 GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞINA (Gümrükler Genel Müdürlüğü) Gümrük vergilerinin
T.C. EKONOMİ BAKANLIĞI
T.C. EKONOMİ BAKANLIĞI Serbest Bölgeler, Yurtdışı Yatırım ve Hizmetler Genel Müdürlüğü YURTDIŞI YATIRIMLAR 2013 ANKARA YURTDIŞI YATIRIM TANIMI Ülkemiz gerçek ve tüzel kişilerince, Türkiye nin ticari ve
Gümrük Müsteşarlığından: Gümrük Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik
Gümrük Müsteşarlığından: Gümrük Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik MADDE 1 31/5/2002 tarihli ve 24771 mükerrer sayılı Resmî Gazete de yayımlanan Gümrük Yönetmeliğinin 653 üncü maddesi
TÜRKİYE CUMHURİYETİ AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI
TÜRKİYE CUMHURİYETİ AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI Avrupa Birliği Temel Konular Pınar TANLAK Eğitim ve Kurumsal Yapılanma Başkanı 1 NELERDEN BAHSEDECEĞİZ? Bakanlığımız ve Sunduğumuz Hizmetler Bakanlığımızda
Ek-1 ATIK PİL VE AKÜMÜLATÖRLERİN KONTROLÜ YÖNETMELİĞİ KAPSAMINDA İTHALATTA DENETİME TABİ ÜRÜNLER LİSTESİ
Ek-1 ATIK PİL VE AKÜMÜLATÖRLERİN KONTROLÜ YÖNETMELİĞİ KAPSAMINDA İTHALATTA DENETİME TABİ ÜRÜNLER LİSTESİ GTİP MADDE İSMİ 8506.10.11.00.00 Silindirik piller 8506.10.18.00.00 Diğerleri 8506.10.91.00.00 Silindirik
Ek-1 YAPI MALZEMELERİ YÖNETMELİĞİ KAPSAMINDA İTHALATTA DENETİME TABİ ÜRÜNLERİN LİSTESİ (CE İŞARETİ TAŞIMASI GEREKENLER)
Ek-1 YAPI MALZEMELERİ YÖNETMELİĞİ KAPSAMINDA İTHALATTA DENETİME TABİ ÜRÜNLERİN LİSTESİ (CE İŞARETİ TAŞIMASI GEREKENLER) GTİP MADDE İSMİ 2523.29.00.00.11 Ambalajlanmış olanlar 2523.29.00.00.19 Diğerleri
İKİNCİ KISIM. Amaç ve Hukuki Dayanak
ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANLIĞI STRATEJİ GELİŞTİRME BAŞKANLIĞI GÖREV, ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNERGE BİRİNCİ KISIM Amaç ve Hukuki Dayanak Amaç Madde 1- Bu Yönergenin amacı; Strateji Geliştirme
T.C. Sağlık Bakanlığı Dış ilişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü
T.C. Sağlık Bakanlığı Dış ilişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü Görevleri (663 sayılı KHK ya istinaden) MADDE 14- (1) Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğünün görevleri şunlardır: a) Sağlık
T.C. ANADOLU ÜNİVERSİTESİ YAYINI NO: 3275 AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ YAYINI NO: 2138 HAVACILIK EMNİYETİ
T.C. ANADOLU ÜNİVERSİTESİ YAYINI NO: 3275 AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ YAYINI NO: 2138 HAVACILIK EMNİYETİ Yazarlar Doç.Dr. Ender GEREDE (Ünite 1, 5, 7, 8) Yrd.Doç.Dr. Uğur TURHAN (Ünite 2) Dr. Eyüp Bayram ŞEKERLİ
SAĞLIK BAKANLIĞI TAŞRA TEŞKİLATI İDARİ VE HİZMET BİRİMLERİ KADRO STANDARTLARI YÖNETMELİĞİ
SAĞLIK BAKANLIĞI TAŞRA TEŞKİLATI İDARİ VE HİZMET BİRİMLERİ KADRO STANDARTLARI YÖNETME SAĞLIK BAKANLIĞI TAŞRA TEŞKİLATI İDARİ VE HİZMET BİRİMLERİ KADRO STANDARTLARI YÖNETMELİĞİ Resmi Gazete: 04.01.2012-28163
ACİL SAĞLIK HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ HİZMET BİRİMLERİ VE GÖREVLERİ HAKKINDA YÖNERGE. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar
ACİL SAĞLIK HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ HİZMET BİRİMLERİ VE GÖREVLERİ HAKKINDA YÖNERGE BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç ve Kapsam MADDE 1- (1) Bu Yönergenin amacı, Acil Sağlık Hizmetleri
T.C. B A Ş B A K A N L I K STEMİ YATIRIMLARDA DEVLET YARDIMLARI
T.C. B A Ş B A K A N L I K YENİ TEŞVİK K SİSTEMS STEMİ YATIRIMLARDA DEVLET YARDIMLARI MEVCUT TEŞVİK SİSTEMİ Genel Teşvik Uygulamaları Bölgesel Teşvik Uygulamaları Büyük Ölçekli Yatırımların Teşviki KDV
BAZI TÜKETİCİ ÜRÜNLERİNİN İTHALAT DENETİMİ TEBLİĞİ (ÜRÜN GÜVENLİĞİ VE DENETİMİ: 2015/18)
Ekonomi Bakanlığından: BAZI TÜKETİCİ ÜRÜNLERİNİN İTHALAT DENETİMİ TEBLİĞİ Amaç ve kapsam (ÜRÜN GÜVENLİĞİ VE DENETİMİ: 2015/18) MADDE 1 (1) Bu Tebliğin amacı, ek-1 de belirtilen ürünlerin ithalatta insan
MEVZUAT BİLGİLENDİRME SERVİSİ
Ekonomi Bakanlığından: OYUNCAKLARIN İTHALAT DENETİMİ TEBLİĞİ (Ürün Güvenliği ve Denetimi: 2014/10) Amaç ve kapsam MADDE 1 - (1) Bu Tebliğin amacı, ek-1 de belirtilen ürünlerin, ithalatta 17/5/2002 tarihli
TURIZM OTEL YÖNETICILERI DERNEĞI TANITIM DOSYASI
2017 TURIZM OTEL YÖNETICILERI DERNEĞI TANITIM DOSYASI İcadiye Mahallesi Çifte Çınar Sokak No 26 Kuzguncuk Üsküdar İstanbul Tel : +90 (216) 383 2200 [email protected] TURİZM OTEL YÖNETİCİLERİ DERNEĞİ (TUROYD)
BÖLÜM -VII- BÖLGESEL AZALTMA KATSAYILARI
BÖLÜM -VII- BÖLGESEL AZALTMA KATSAYILARI TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası 136 Elektrik, Elektronik ve Bilgisayar Mühendisliği Hizmetleri BÖLGESEL AZALTMA KATSAYILARI 2007 yılı içinde uygulanacak olan
9018.39.00.00.12 Hemodializ seti (kanül) 9018.39.00.00.14 İdrar sondası nelaton 9018.39.00.00.15 İdrar sondası foley 9018.39.00.00.
Ek-1 TIBBİ CİHAZ YÖNETMELİĞİ, VÜCUDA YERLEŞTİRİLEBİLİR AKTİF TIBBİ CİHAZLAR YÖNETMELİĞİ VE VÜCUT DIŞINDA KULLANILAN (İN VİTRO) TIBBİ TANI CİHAZLARI YÖNETMELİĞİ KAPSAMINDA İTHALATTA DENETİME TABİ ÜRÜNLERİN
Kapsam MADDE 2- (1) Bu yönerge, Sağlık Araştırmaları Genel Müdürlüğünün teşkilatı ile bu teşkilatta görevli personeli kapsar.
SAĞLIK ARAŞTIRMALARI GENEL MÜDÜRLÜĞÜ DAİRE BAŞKANLIKLARI YÖNERGESİ Amaç MADDE 1- (1) Bu yönerge, Sağlık Bakanlığı Sağlık Araştırmaları Genel Müdürlüğünün teşkilat yapısını, görevlerini, yetkilerini ve
OYUNCAKLARIN İTHALAT DENETİMİ TEBLİĞİ (ÜRÜN GÜVENLİĞİ VE DENETİMİ: 2015/10)
Ekonomi Bakanlığından: Amaç ve kapsam OYUNCAKLARIN İTHALAT DENETİMİ TEBLİĞİ (ÜRÜN GÜVENLİĞİ VE DENETİMİ: 2015/10) MADDE 1 (1) Bu Tebliğin amacı; ek-1 de belirtilen ürünlerin, ithalatta 31/10/2013 tarihli
SAĞLIK BAKANLIĞI STRATEJİ GELİŞTİRME BAŞKANLIĞININ GÖREV ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNERGE İKİNCİ BÖLÜM. Amaç ve Kapsam
Amaç SAĞLIK BAKANLIĞI STRATEJİ GELİŞTİRME BAŞKANLIĞININ GÖREV ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNERGE BİRİNCİ BÖLÜM Amaç ve Kapsam MADDE 1- Bu Yönerge nin amacı; Sağlık Bakanlığı Strateji Geliştirme
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği. Yeni Teşvik Sistemi. 4. Bölge Teşvikleri
Yeni Teşvik Sistemi 4. Bölge Teşvikleri Ekim 2013 İçerik Yeni Teşvik Sistemi Amaçları Yeni Teşvik Sistemi Uygulamaları Genel Teşvikler Bölgesel Teşvikler Büyük Ölçekli Ya>rımlar Stratejik Ya>rımlar 4.
BÖLÜM -VI- BÖLGESEL AZALTMA KATSAYILARI
BÖLÜM -VI- BÖLGESEL AZALTMA KATSAYILARI 179 180 Elektrik, Elektronik-Biyomedikal-Kontrol Mühendisliği Hizmetleri BÖLGESEL AZALTMA KATSAYILARI (BK) EMO Yönetim Kurulunun 04.11.2017 tarih ve 45/56 sayılı
Yerel yönetimler, Kamu ve Sivil toplum kurum/kuruluşları, İşletmeler, Üniversiteler, Kooperatifler, birlikler
Kalkınma İller Konu Başlığı Uygun Başvuru Sahipleri Son Başvuru Destek Üst Limiti (TL) Destek oranı (%) Ankara Ankara İleri Teknolojili Ürün Ticarileştirme Mali Destek Yerel Ürün Ticarileştirme Mali Destek
HİEBİS EĞİTİMİ ENTİTÜLER EĞİTİCİ EĞİTİMİ RESMİ YAZI DAĞITIM LİSTESİ EKİM 2016 ( TARİHLİ VE /4031 SAYILI YAZI EKİ)
S.NO KURULUŞ ADI HİEBİS EĞİTİMİ ENTİTÜLER EĞİTİCİ EĞİTİMİ RESMİ YAZI DAĞITIM LİSTESİ 03 05 EKİM 2016 (06.10.2016 TARİHLİ VE 33735898.774.09/4031 SAYILI YAZI EKİ) 1 Gıda Kontrol Laboratuvar Müdürlüğü Adana
KİŞİSEL KORUYUCU DONANIMLARIN İTHALAT DENETİMİ TEBLİĞİ (ÜRÜN GÜVENLİĞİ VE DENETİMİ: 2015/11)
Ekonomi Bakanlığından: KİŞİSEL KORUYUCU DONANIMLARIN İTHALAT DENETİMİ TEBLİĞİ Amaç ve kapsam (ÜRÜN GÜVENLİĞİ VE DENETİMİ: 2015/11) MADDE 1 (1) Bu Tebliğin amacı; ek-1 de belirtilen ürünlerin, ithalatta
İHTİSAS GÜMRÜĞÜ UYGULAMALARI SPECIALIZED CUSTOMS PRACTICES
İHTİSAS GÜMRÜĞÜ UYGULAMALARI SPECIALIZED CUSTOMS PRACTICES BİLGİLENDİRME BROŞÜRÜ INFORMATION SHEET İhtisas Gümrüğü Uygulamaları İhtisaslaşma, gümrük uygulamasındaki anlamıyla, belirli bir eşyaya ilişkin
TEBLİĞ. OYUNCAKLARIN İTHALAT DENETİMİ TEBLİĞİ (Ürün Güvenliği ve Denetimi: 2013/10)
Ekonomi Bakanlığından: TEBLİĞ OYUNCAKLARIN İTHALAT DENETİMİ TEBLİĞİ (Ürün Güvenliği ve Denetimi: 2013/10) Amaç ve kapsam MADDE 1 - (1) Bu Tebliğin amacı, EK-1 de belirtilen ürünlerin, ithalatta 17/5/2002
/ GÜMRÜK VE TİCARET BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜNE
T.C. GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞI Gümrükler Genel Müdürlüğü Sayı :B.21.0.GGM.0.00.17.01-131.01.99.02.267 Konu :Antrepoda Memur Görevlendirilmesi 02.08.212 / 16670 GÜMRÜK VE TİCARET BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜNE İlgi:
BÖLÜM -VI- BÖLGESEL AZALTMA KATSAYILARI
BÖLÜM -VI- BÖLGESEL AZALTMA KATSAYILARI 173 174 Elektrik, Elektronik-Biyomedikal-Kontrol Mühendisliği Hizmetleri EK-1 BÖLGESEL AZALTMA KATSAYILARI (BK) EMO Yönetim Kurulunun 06.11.2015 tarih ve 44/51 sayılı
Ulusal Gelişmeler. Büyüme Hızı (%) a r k a. o r g. t r * II III IV YILLIK I II III IV YILLIK I II III IV YILLIK I II III
18.01.2019 Ulusal Gelişmeler Büyüme Hızı (%) %10 veya fazla %6-%10 %3-%6 %0-%3 %0 dan küçük Veri yok 2016 2017 2018* 14 II III IV YILLIK I II III IV YILLIK I II III IV YILLIK I II III 12 10 8 6 11,5 4
T.C. EKONOMİ BAKANLIĞI 2012 YILI PERFORMANS PROGRAMI
T.C. EKONOMİ BAKANLIĞI 2012 YILI PERFORMANS PROGRAMI BAKAN SUNUŞU Gelişmiş ekonomilerde kamu yönetimi özel sektöre öncülük eden, düzenleyici güce sahip ve ekonomiyi destekleyici bir yapıya sahiptir. Oysa
AB CUSTOMS AGENCY ACADEMY
Gümrük Mevzuatı Tanım ve Kavramları 2013 AB Gümrük Müşavirliği ve Danışmanlık A.Ş Uzmanları Tarafından Hazırlanmıştır Tüm Hakları Saklıdır. https://www.abcustoms.eu SUNUŞ Dış ticaret mevzuatı sıklıkla
Ulusal Gelişmeler. Büyüme Hızı (%) a r k a. o r g. t r 11,5 7,5 5,8 7,4 7,4 7,3 7,2 3,6 6,1 5,3 3,2 5,3 5,3 4,9 4,8 4,2 2,6 1,8 -3, ,8
Büyüme Hızı (%) %10 veya fazla %6-%10 %3-%6 %0-%3 %0 dan küçük Veri yok 2018* 2017 2016 2015 YILLIK 2,6 IV -3,0 III 1,8 II 5,3 I 7,4 YILLIK 7,4 IV 7,3 III 11,5 II 5,3 I 5,3 YILLIK 3,2 IV 4,2 III -0,8 II
EKONOMİ BAKANLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME (1)
1055 EKONOMİ BAKANLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME (1) Kanun Hük. Kar. nin Tarihi : 3/6/2011, No : 637 Yetki Kanununun Tarihi : 6/4/2011, No : 6223 Yayımlandığı R.G. Tarihi
DIŞ TİCARET MÜSTEŞARLIĞI STRATEJİK PLAN HAZIRLIK PROGRAMI
DIŞ TİCARET MÜSTEŞARLIĞI STRATEJİK PLAN HAZIRLIK PROGRAMI ARALIK 2006 İÇİNDEKİLER Sayfa GİRİŞ...2 I. MEVCUT DURUM...3 I.1.Yasal Çerçeve...3 I.2.Organizasyon...3 A. Merkez Teşkilatı...3 B. Taşra Teşkilatı...3
YILLARI ARASINDA AKREDİTE OLAN ODA/BORSALAR
2002-2016 YILLARI ARASINDA AKREDİTE OLAN ODA/BORSALAR 1 ADANA SANAYİ ODASI 2 ADANA TİCARET BORSASI 3 ADANA TİCARET ODASI 4 ADIYAMAN TİCARET VE SANAYİ ODASI 5 AFYONKARAHİSAR TİCARET BORSASI 6 AFYONKARAHİSAR
T.C. EKONOMİ BAKANLIĞI VİZYON
İHRACAT GENEL MÜDÜRLÜĞÜ T.C. EKONOMİ BAKANLIĞI VİZYON 2014 SUNUŞ PLANI EKONOMİ BAKANLIĞI TARİHÇE, TEŞKİLAT YAPISI, MİSYON, VİZYON Ş,, YÜRÜTÜLMEKTE OLAN ÇALIŞMALAR - PROJELER DÜNYA VE TÜRKİYE İ DIŞ TİCARETİİ
T.C ALANYA BELEDİYESİ KIRSAL HİZMETLER MÜDÜRLÜĞÜ YÖNETMELİK
T.C ALANYA BELEDİYESİ KIRSAL HİZMETLER MÜDÜRLÜĞÜ YÖNETMELİK 1 ALANYA BELEDİYESİ KIRSAL HİZMETLER MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV, YETKİ VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Hukuki Dayanak, Tanımlar, Temel
Ulusal Gelişmeler. Büyüme Hızı (%) Türkiye ekonomisi 2017 itibariyle dünyanın 17. Avrupa nın 6. büyük ekonomisidir. a r k a. o r g.
Ulusal Gelişmeler Büyüme Hızı (%) Türkiye ekonomisi 2017 itibariyle dünyanın 17. Avrupa nın 6. büyük ekonomisidir. %10 veya fazla %6-%10 %3-%6 %0-%3 %0 dan küçük Veri yok Kaynak: TÜİK- Dünya Bankası; *:
MEVZUAT BİLGİLENDİRME SERVİSİ
Ekonomi Bakanlığından: KİŞİSEL KORUYUCU DONANIMLARIN İTHALAT DENETİMİ TEBLİĞİ Amaç ve kapsam (Ürün Güvenliği ve Denetimi: 2014/11) MADDE 1 - (1) Bu Tebliğin amacı ek-1 de belirtilen ürünlerin, ithalatta
Yatırım Teşvik Uygulamalarında Bölgeler
Yatırım Teşvik Uygulamalarında Bölgeler 1. Bölge: Ankara, Antalya, Bursa, Eskişehir, İstanbul, İzmir, Kocaeli, Muğla 2. Bölge: Adana, Aydın, Bolu, Çanakkale (Bozcaada ve Gökçeada İlçeleri Hariç), Denizli,
T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI ACİL SAĞLIK HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜNÜN TEŞKİLAT VE GÖREVLERİNE DAİR YÖNERGE. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar
T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI ACİL SAĞLIK HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜNÜN TEŞKİLAT VE GÖREVLERİNE DAİR YÖNERGE BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönergenin amacı, Acil Sağlık Hizmetleri
Ek-1 NUMUNE ALMA TUTANAĞI NUMUNENİN
Kaçak Eşyaya Elkoyan İdare/Birim: Olay Tarihi: Olaya Karışan Kişi ve/veya Firma Adı: Kaçak Eşyanın Cinsi: Numuneyi Alan İdare/Birim: Ek-1 NUMUNE ALMA TUTANAĞI NUMUNENİN 1-2- 3-4- CİNSİ MİKTARI ALIŞ TARİHİ
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı. Mayıs 2013 - Düzce 1
Mayıs 2013 - Düzce 1 İçerik Giriş Kamu Üniversite Sanayi İşbirliğinde En Somut Ara Yüzler: Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Ülkemizde Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Teknoloji Geliştirme Bölgelerinin Bölgesel
YILLARI ARASINDA AKREDİTE OLAN ODA/BORSALAR
2002-2018 YILLARI ARASINDA AKREDİTE OLAN ODA/BORSALAR 1 ADANA SANAYİ ODASI 2 ADANA TİCARET BORSASI 3 ADANA TİCARET ODASI 4 ADIYAMAN TİCARET VE SANAYİ ODASI 5 AFYONKARAHİSAR TİCARET BORSASI 6 AFYONKARAHİSAR
GENÇLĐK VE SPOR BAKANLIĞI SPOR HĐZMETLERĐ DAĐRESĐ BAŞKANLIĞININ GÖREV, YETKĐ VE SORUMLULUKLARINA DAĐR YÖNERGE
GENÇLĐK VE SPOR BAKANLIĞI SPOR HĐZMETLERĐ DAĐRESĐ BAŞKANLIĞININ GÖREV, YETKĐ VE SORUMLULUKLARINA DAĐR YÖNERGE BĐRĐNCĐ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1- (1) Bu Yönergenin amacı, Spor
T.C. B A Ş B A K A N L I K STEMĐ YATIRIMLARDA DEVLET YARDIMLARI
T.C. B A Ş B A K A N L I K YENĐ TEŞVĐK K SĐSTEMS STEMĐ YATIRIMLARDA DEVLET YARDIMLARI MEVCUT TEŞVĐK SĐSTEMĐ Genel Teşvik Uygulamaları Bölgesel Teşvik Uygulamaları Büyük Ölçekli Yatırımların Teşviki KDV
Resmî Gazete YÖNETMELİK
27 Ağustos 2014 ÇARŞAMBA Resmî Gazete Sayı : 29101 YÖNETMELİK Kalkınma Bakanlığından: KALKINMA AJANSLARI YATIRIM DESTEK OFİSLERİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Genel Hükümler Amaç ve kapsam MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin
TÜRKİYE ODALAR VE BORSALAR BİRLİĞİ
HANEHALKI İŞGÜCÜ İSTATİSTİKLERİ BİLGİ NOTU 2013 Yılı Türkiye İstatistik Kurumu 06/03/2014 tarihinde 2013 yılı Hanehalkı İşgücü İstatistikleri haber bültenini yayımladı. 2013 yılında bir önceki yıla göre;
TÜRKİYE NİN İHRACAT DEĞERİ ($ ABD DOLARI)
TÜRKİYE NİN İHRACAT DEĞERİ ($ ABD DOLARI) 2016 2015-1% -9% $142.138.850,239 $143.838.871,428 2014 4% $157.610.157,690 2013 2012 13% $151.802.637,087 $152.461.736,556 2011 18% $134.906.868,830 2010 11%
KALKINMA AJANSLARI YATIRIM DESTEK OFİSLERİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Genel Hükümler. Amaç ve kapsam
KALKINMA AJANSLARI YATIRIM DESTEK OFİSLERİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Genel Hükümler Amaç ve kapsam MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı, kalkınma ajansları bünyesinde kurulan yatırım destek ofislerinin görev
AYLAR-Months OCAK ŞUBAT MART NİSAN MAYIS HAZİRAN January February March April May June
20-TÜRKİYE'YE GİRİŞ YAPAN VATANDAŞLARIN GİRİŞ KAPILARINA VE AYLARA GÖRE DAĞILIMI(2008*) Distribution of Turkish Citizens Returning to Turkey by Provinces of Entry and Months (2008*) GİRİŞ KAPILARI VE VASITA
CEYHAN SOSYO- EKONOMİK RAPORU
CEYHAN TİCARET ODASI CEYHAN SOSYO- EKONOMİK RAPORU 2013 YILI Ceyhan Ticaret Odası 2013 CEYHAN T İ CARET ODASI BAŞKANDAN; Değerli Ceyhanlılar, Bilindiği gibi Ceyhan Adana nın en eski ilçelerindenn birisi
TABLO-4. LİSANS MEZUNLARININ TERCİH EDEBİLECEĞİ KADROLAR ( EKPSS 2014 )
7769 MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI Memur ADANA TÜM İLÇELER Taşra GİH 7 17 4001 7770 MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI Memur ADIYAMAN TÜM İLÇELER Taşra GİH 7 9 4001 7771 MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI Memur AFYONKARAHİSAR TÜM İLÇELER
TABLO-3. ÖNLİSANS MEZUNLARININ TERCİH EDEBİLECEĞİ KADROLAR ( EKPSS 2014 )
7858 MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI Memur ADANA TÜM İLÇELER Taşra GİH 10 8 ### 7859 MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI Memur ADIYAMAN TÜM İLÇELER Taşra GİH 10 4 ### 7860 MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI Memur AFYONKARAHİSAR TÜM İLÇELER
YENİ TEŞVİK SİSTEMİ. Stratejik Yatırımların Teşviki KDV İstisnası ü ü ü ü. Bölgesel Teşvik Uygulamaları
UYGULAMALAR YENİ TEŞVİK SİSTEMİ 15.06.2012 tarih ve 2012/3305 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe giren yeni teşvik sistemi 4 farklı uygulamadan oluşmaktadır: 1- Genel Teşvik Uygulamaları 2- Bölgesel
T.C. BAŞBAKANLIK HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI
P T.C. BAŞBAKANLIK HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI Sayı: 2017/60 11 NİSAN 2017 BASIN AÇIKLAMASI Zorunlu trafik sigortası sisteminin sürdürülebilirliği bakımından sigorta primlerinin sigorta şirketleri için sunulan
İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ ARAŞTIRMA VE GELİŞTİRME ENSTİTÜSÜ BAŞKANLIĞI GÖREV, YETKİ VE SORUMLULUKLARI HAKKINDA YÖNETMELİK
İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ ARAŞTIRMA VE GELİŞTİRME ENSTİTÜSÜ BAŞKANLIĞI GÖREV, YETKİ VE SORUMLULUKLARI HAKKINDA YÖNETMELİK BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç ve kapsam MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin
SON DÖNEM DEVLET DESTEKLERİ VE TEŞVİKLERİ
SON DÖNEM DEVLET DESTEKLERİ VE TEŞVİKLERİ DEVLET DESTEKLERİ 1- AJANSIN MALİ DESTEKLERİ 2- DEVLETİN YATIRIM TEŞVİKLERİ 3- DEVLETİN HİZMETLER SEKTÖRÜNE VE İHRACAT A YÖNELİK TEŞVİKLERİ İller arası Sosyo Ekonomik
Karşılıksız İşlemi Yapılan Çek Sayılarının İllere ve Bölgelere Göre Dağılımı (1) ( 2017 )
Karşılıksız İşlemi Yapılan Çek Sayılarının İllere ve Bölgelere Göre Dağılımı (1) İller ve Bölgeler (2) Ocak Şubat Mart Nisan Mayıs Haziran Temmuz Ağustos Eylül Ekim Kasım Aralık Toplam İstanbul 18.257
PROJE YÖNETİM OFİSİ YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam ve Dayanak
Sayfa No 1 / 5 BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam ve Dayanak Amaç ve Kapsam Madde 1 - (1) Bu yönergenin amacı, Kapadokya Üniversitesinin stratejik hedefleri doğrultusunda geliştirilecek bilimsel, sosyal vb. araştırmalar
KONU : YENİ TEŞVİK SİSTEMİ
KONU : YENİ TEŞVİK SİSTEMİ Bilindiği üzere Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından yeni teşvik sistemi açıklandı. Bu açıklamaya dayanarak aşağıda yeni teşvik sistemi genel hatlarıyla ifade edilecektir.
SAĞLIK BAKANLIĞI STRATEJİ GELİŞTİRME BAŞKANLIĞININ GÖREV ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNERGE
SAĞLIK BAKANLIĞI STRATEJİ GELİŞTİRME BAŞKANLIĞININ GÖREV ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNERGE BİRİNCİ BÖLÜM Amaç ve Kapsam Amaç MADDE 1- Bu Yönerge nin amacı; Sağlık Bakanlığı Strateji Geliştirme
FASIL 29 GÜMRÜK BİRLİĞİ
FASIL 29 GÜMRÜK BİRLİĞİ Öncelik 29.1 Özellikle gümrük kontrolleri ve vergi denetimi kuralları olmak üzere, serbest bölgeler mevzuatının AB müktesebatı ile uyumlu hale getirilmesi 1 Mevzuat uyum takvimi
FIRAT ÜNİVERSİTESİ PROJE KOORDİNASYON VE DANIŞMANLIK OFİSİ YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar
FIRAT ÜNİVERSİTESİ PROJE KOORDİNASYON VE DANIŞMANLIK OFİSİ YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönergenin amacı; Fırat Üniversitesine bağlı olarak kurulan Proje
VERGİ BİRİMLERİ. Taşra Teşkilatındaki Birimlerin Yıllar İtibariyle Sayısal Durumu
VERGİ BİRİMLERİ Taşra Teşkilatındaki Birimlerin Yıllar İtibariyle Sayısal Durumu 2. Vergi Birimleri. 2.1. Vergi Birimlerinin Yıllar İtibariyle Sayısal Durumu Birimin Adı 31/12/1996 31/12/1997 31/12/1998
Gümrük Kanunu-Genel Hükümler (Amaç, Kapsam ve Temel Tanımlar) (Md.1-4) 4458 Sayılı GÜMRÜK KANUNU. 4/11/1999 tarihli ve sayılı Resmi Gazete
Gümrük Kanunu-Genel Hükümler (Amaç, Kapsam ve Temel Tanımlar) (Md.1-4) Amaç, Kapsam ve Temel Tanımlar 4458 Sayılı GÜMRÜK KANUNU 4/11/1999 tarihli ve 23866 sayılı Resmi Gazete 4/11/1999 tarihli ve 23866
UYAP VİZYONU SEMİNERİ 04.06.2007 KATILIMCI PROFİLİ
1. CUMHURBAŞKANLIĞI 1.1. Devlet Denetleme Kurulu UYAP VİZYONU SEMİNERİ 04.06.2007 KATILIMCI PROFİLİ 2. BAŞBAKANLIK 2.1. Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği(MGK) 2.2. Atatürk Kültür, Dil ve tarih Yüksek
GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME Karar Sayısı: KHK/640
GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME Karar Sayısı: KHK/640 Yürürlük Tarihi: 06.07.2011 08.06. 2011 Tarihli ve 27958 Sayılı 1. Mükerrer R.G. Gümrük ve Ticaret
BİRİNCİ BOLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar
T.C. İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ BASIN YAYIN VE HALKLA İLİŞKİLER DAİRE BAŞKANLIĞI AVRUPA BİRLİĞİ VE İSTANBUL ULUSLARARASI FİNANS MERKEZİ (İFM) ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BOLÜM
