sanayi kongresi Sanayideki Gelişmelerin Küresel Düzeyde Analizi oturumunda gelişmiş ve azgelişmiş ülkelerdeki fason üretim süreçleri ve bu süreçlerin sanayileşmeye etkileri tartışıldı... AZGELİŞMİŞ ÜLKELER UCUZ İŞ GÜCÜ DEPOLARI Yeni dönemde değişimin esas noktasının toplumsal kesimler arasında derinleşen ayırımlaşmanın olduğuna dikkat çeken Yrd. Doç. Dr. Berna Güler Müftüoğlu, Yerel, ulusal ve uluslararası düzeyde sermayeler arasında farklılaşma, kutuplaşma, yoğunlaşma yaşanırken, merkezileşme eğilimi gün geçtikçe güçleniyor. Sermaye dışı kesim içinse tam anlamıyla güvencesizlik, işsizlik, yoksulluk, daha da derinleşmeye başlıyor dedi. Konuşmasında Türkiye'de fason üretim denildiğinde anlaşılan ile yurt dışında fason üretim denildiğinde anlaşılanlar arasındaki farklılıklara değinen Prof. Dr. Tuba Ongun, fason üretime yönelmeyi tetikleyen temel unsurun ucuz iş gücü olduğunu belirterek, Fason üretimin yaygınlaşmasında ucuz iş gücünden yararlanmak temel faktör olmuştur. Gelişmiş ülkeler, genellikle ham maddede yarı mamulleri gelişmekte olan ülkelere sağlamakta, gelişmekte olan ülkelerdeki firmalar da bunu işleyerek, mamule dönüştürmektedirler diye konuştu. Dünya sanayisindeki pay kapma rekabeti içinde olmak yerine, kendi kendine yeten bir ithal ikameci sanayileşme anlayışını öneren Doç. Dr. Cem Somel ise Bu rekabette bir azgelişmiş ülkenin kazandığını, başka bir azgelişmiş ülke kaybedecektir. Bu rekabetten en büyük istifade, eninde sonunda gelişmiş ülkelerdeki varlıklı sınıflara tahakkuk etmektedir şeklinde konuştu. Sanayi Kongresi 2007 kapsamında birinci gün Sanayideki Gelişmelerin Küresel Düzeyde Analizi konu başlığı altında yapılan oturumun başkanlığını Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Ulusaler yaptı. Oturuma; Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Berna Güler Müftüoğlu, Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tuba Ongun ve ODTÜ Öğretim Üyesi Doç. Dr. Cem Somel konuşmacı olarak katılarak, küreselleşme sürecinde fason üretimin yapısını ve özellikle azgelişmiş ülkelerdeki etkilerini çeşitli boyutları ile ele alarak, bu üretim sürecinden kopmanın mümkün olup olmadığını tartıştılar. Oturumda konuşan Yrd. Doç. Dr. Berna Güler Müftüoğlu, fason üretim sürecinin nasıl oluştuğu ve firmalar arasında nasıl bir değişim ilişkisi yarattığı üzerinde durdu. Makina Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi desteği ile İstanbul Dudullu'da bir sanayi sitesinde KOBİ'ler üzerine yaptığı 20 Mühendis ve Makina Cilt : 49 Sayı: 576 araştırmalardan da örnekler vererek ana sanayiler ve fason üretim sürecini değerlendiren Müftüoğlu, firmalar arasındaki değişim ilişkisinin alanının ve düzeyinin birisinin ticari düzey, diğerinin ise üretim düzeyi olduğunu ifade etti. Alanın; küreselden ulusala, yerelden ulusala, yerelden yerele ve yerelden küresele doğru çok kompleks olmaya başladığına dikkat çeken Müftüoğlu, Bu kompleks yapıyı biraz da haritalandırmaya çalışırsak; burada esas mesele lider firmanın anahtar etkinliği. Lider firma, artık üretim bağlantısı stratejisini ve dizaynını belirliyor, diğer bütün noktaları ise dünyaya saçıyor. Fakat dünyaya saçarken de bu saçılma halinde giriş kolaylıklarının olması gerekiyor. Bu giriş kolaylıklarının gerçekleşmesinde ise altyapı girdilerinin özelleştirilmesi çok önemli. Sermaye araç girdilerinin bir kere tahsisinin gerçekleştirilmesi, insan kaynağının ona göre yapılandırılması, bu süreç içerisinde küresel zincire eklemlenme tarzında bir insan kaynağı girdisinin yaratılması, okullar, kolejler, üniversiteler, muhasebe, kiralama, ulaşım, inşaatın her yönüyle bu sürece eklemlenmesi diye konuştu. Sermayeler Arasında Merkezileşme Eğilimi Güçleniyor Yeni dönem ve ilişkilerin ne getirdiği ve değiştirdiği üzerinde duran Müftüoğlu, yeni dönemin aslında bir şey getirmediğini ve değiştirmediğini vurguladı. Bu değişmemenin esas