İnşaat Mühendisliğine Giriş İNŞ-101 Yrd.Doç.Dr. Özgür Lütfi Ertuğrul
Mühendislik Mühendislik, Matematik, fizik, kimyanın, insanın somut ihtiyaçlarını karşılayacak bir eser meydana getirmek üzere sistemli bir dayanışma içinde kullanılması olarak tanımlanmaktadır. Buna göre mühendisin amacı insanın ihtiyaçlarını karşılamaktır ve bu amaca varmak için mühendis Tanrı vergisi yetenekleri ile sonradan edinilmiş bilgileri birbirlerini tamamlayacak şekilde kullanacaktır.
Mühendislik Mühendis, sanayii toplumunun vazgeçilmez ve en önemli elemanlarından biridir. Mühendisin görevi ilmi araştırmaların sonuçlarını teknolojik olgulara dönüştürmek, teknolojiyi toplumun ihtiyaçları ve malî meselelerle (sorunlarla) ilişkili olarak değerlendirerek ekonomi ile teknoloji arasında bir köprü kurmaktır. Bu durum mühendise teknik bilgilerini sürekli olarak yenileme, örgütlenme, toplumsal ve ekonomik sorunları rasyonel (gerçekçi) yönden inceleme gibi çeşitli sorumluluklar yüklemektedir.
İnşaat Mühendisliği İnşaat, taşınabilir makine ve ekipman kullanan, tedarik zinciri oluşturarak şantiyeye malzeme tedariki yapan, ve projenin tamamlanmasını müteakip makine-ekipman ve işgücünü üretim sahasından uzaklaştıran ve sonuç ürününü inşa edilen yerde sabit olarak bırakan bir prosestir.
İnşaat Mühendisliği ulaşım yapısı (yol, demiryolu, köprü, havaalanı), su yapısı ( kanal, baraj, liman, su dağıtım şebekesi, pis su arıtma yapıları), zemin yapısı (temel, istinat duvarı, tünel) barınmak, çalışmak, eğlenmek, kısacası yaşamak için gereksinmemiz olan yapıları (konut, işyeri, spor salonu, stadyum, konferans salonu) projelendiren ve projeyi gerçekleştiren insandır. İnşaat mühendisi bu yapıları yaparken diğer mühendislik dallarındaki mühendis ve mimarlarla işbirliği yapar.
İnşaat Mühendisliğini Oluşturan Bilim Disiplinleri Yapılı (inşa edilmiş) Çevre pek çok bilim disiplininin bir arada olduğu bir alandır. Yapılı çevrenin önemli ayağı olan inşaat mühendisliği: 1. Yapım ve Malzeme Teknolojisi ve Yapı Tasarımı; 2. Maliyet Tahmini, Maliyet Planlaması, Maliyet Kontrolü ve Maliyet Analizi, Uygulamalı Ekonomi; 3. Hukuk Prensipleri; 4. Yönetim Teorisi, İnşaat Yönetimi (kavramsal evreden yapıma kadar); 5. Bilgi ve Bilişim Teknolojileri; 6. Performans ve Verimlilik konularını içermektedir.
İnşaat Mühendisliğini Oluşturan Bilim Disiplinleri Yapılı Çevre "İç Disiplinleri"
İnşaat Mühendisliği İnşaat Mühendisi kimdir? İnşaat mühendisliği mesleğini icra eden kişidir. İnşaat mühendisi planlama, tasarım, Yapım Kontrol alt ve üst-yapıların tamir ve bakımı gibi işlerle uğraşır. İnşaat proje yönetiminde çalışan bir kişi genellikle aşağıdaki konularla uğraşır: Proje işlerinin kalite kontrolü, süre planlaması ve bütçe planlaması ve kontrolü, İnşaat projesinin proje için öngörülmüş olan standart ve prosedürler gereğince projenin planlaması, koordinasyonu ve işlerin tamamlanması sorumluluğu, Şantiyede olağanüstü haller nedeniyle ve başka nedenlerle oluşan gecikmelerin, malzeme kalitesinin ve işgücü verimliliğinin sorumluluğu, İşleri yönetecek ve yapacak takımların kurulması sorumluluğu, Hem ana yüklenici ve hem de alt-yüklenicilerin iş sağlığı ve güvenliği sorumluluğu
İlk insanlar doğadaki bitkileri yiyerek ve avlanarak göçebe bir hayat yaşamışlardır. Yaklaşık 10.000 yıl evvel insanlar orman içlerindeki boş alanlarda tarım yapmaya başlamışlar ve göçebelik hayatından vazgeçmişlerdir. Bunun sonucunda ilk köyler ve tarımla ilgili bazı yan meslekler (alet yapanlar v.s.) oluşmuştur. Tarımın orman içlerindeki ufak alanlardan nehir kenarlarındaki büyük ve verimli ovalara kayması insanların yaşayış biçimlerinde büyük değişiklikler meydana getirmiştir. Ancak böyle büyük çapta tarım yapa bilmek için insanların bir birleriyle daha yakından bir iş birliği yapması gerektiği gibi, bazı insanların da belirli konularda uzmanlaşması zorunluluğu ortaya çıkmıştır. Bu arada tarımla doğrudan uğraşmayan ancak tarım için gerekli olan idareciler, sanatkârlar, demirciler, kanal ustaları, ölçücüler gibi yeni meslek grupları doğmuştur. Bu meslek sahipleri tarımla doğrudan uğraşmamışlar, ancak iyi bir mahsul için bunların da katkıları gerekli olmuştur. Ayrıca bunların katkıları ile sağlanan yüksek verim bunların ücretlerini karşıladığı gibi elde bir miktar fazla ürün de kaldığından bu fazla ürün, çevrenin düzenlenmesinde, daha iyi konutlar yapılmasında, konutların süslenmesinde kullanılmış ve bu da yeni meslek gruplarının doğmasına yol açmıştır.
Tarım toplumuna geçişin doğurduğu sonuçlar topluca şöyle sıralana bilir: Yazı, sayı ve ölçü kavramının gelmesi, Aritmetik, geometri ve takvimin bulunması, kullanılması ve geliştirilmesi, Şehirleşmenin başlaması, Sulama kanalları, konut ve benzeri yapılar gibi inşaat mühendisliğiyle ilgili ilk çalışmaların başlaması, Plân-proje kavramının (gerçek boyutların belirli bir ölçekte küçültülerek çizilmesi) gelmesi
Tarımın doğurduğu bir diğer önemli sonuç savaşın sürekli bir politik araç olarak kabul edilmesidir. Şehirlerin zenginliği tarım yaptıkları alanla sınırlıydı. Daha zenginleşmek isteyen şehirler hem alanlarını genişletmek, hem de bu geniş alanlarda çalıştıracak insan sağlamak üzere savaşmak zorundaydılar. Şehirlerin saldırılardan korunması için kale duvarı, sur gibi yapılar ve bunların yıkılması veya aşılması için katapult, koç başı, tekerlekli kule gibi askeri araçlara gereksinme vardı.
İnşaat mühendisliği, insan varlığının başlangıcından beri hayatın bir unsuru olmuştur. İnşaat mühendislik biliminin ilk örnekleri, M.Ö.4000 ve M.Ö.2000 yılları arasında Antik Mısır ve Mezopotamya (Eski Irak) bölgelerinde, insanların göçebe hayatı terk ederek, barınak yapımı ihtiyacı doğduğu sıralarda başlamış olabilir. Bu süre zarfında, tekerlek ve yelken gelişimiyle birlikte ulaşım, önemi gitgide artan bir ihtiyaç haline gelmiştir.
Modern zamanlara kadar inşaat mühendisliği ve mimarlık arasında net bir ayrım yoktu. Dönemin inşaat mühendisleri ve mimarları için genellikle aynı kişiye atıfta bulunularak birbirinin yerlerine kullanıldı. Mısır'daki piramitlerin yapımı (yaklaşık M. Ö.2700-2500) büyük yapı inşaatlarının ilk örneklerindendir.
Diğer antik tarihi inşaat mühendisliği yapıları Antik Yunanistan'da yapılan Athena tapınağı Parthenon (M.Ö.447-438), Roma mühendisleri tarafından yapılan Appian Yolu (M.Ö.312), Çin Ġmparatoru Shih Huang Ti'nin emriyle General Meng t'ien tarafından yapılan Çin Seddi (M.Ö.220) ve Sri Lanka'nın Anuradhapura şehrinde bulunan Jetavanaramaya Buddha anıtı (3.YY) olarak sayılır.
M.Ö. 1000 yıllarında Asur'da askeri mühendislik doğmuştu. Savaş, bilim ve mühendislik arasındaki ilişki günümüzde de devam etmektedir. Mühendislik ve bilim alanındaki araştırmalar genellikle askeri amaçlara yönelik olmaktadır. Ancak askeri amaçla elde edilen bilimsel sonuçlar ister istemez sivil hayata da yansımaktadır.
İlk mühendislik uygulamaları inşaat mühendisliği alanındaydı. Mısır da basamaklı Saggarah piramidinin ve çevresindeki tesislerin yapımını yöneten Imhotep ilk mühendislerden ve ilk inşaat mühendislerinden sayılmaktadır. Mısır'da mühendislik çalışmaları yalnız piramit yapımına yönelik olmamıştır. M.Ö. 2500 yıllarında, Uni adlı bir mühendisin, Nil Nehrinde gemiler için bir geçit açtığı bilinmektedir.
Eski Yunanistan'da "arkitekton" lar ve Roma'da birer memur olan "Agrimensores, viarum curatores" (arazi ölçücüleri, geometriciler ve yol inşaatçıları) ve "architectus" lar yapı işleri ile uğraşırlardı. Romalıların statik bilgilerinin çok fazla olduğuna karşın hız faktörünün yer aldığı hidrodinamik(akışkanlar mekaniği) ilkelerini biledikleri söylenir.
RÖNESANS Rönesans hareketi yeni bir mühendis tipi oluşturmuştur: Mühendis-Mimar-Sanatçı. Bunun tipik örneği Leonarda da Vinci'dir. Yine aynı devirde metalurji ve su yapıları konusunda büyük ilerlemeler olmuştur.
1700 lü yıllarda Fransa da yol ve köprü yapımına ağırlık verilmiştir. İngiltere'de de köprü, kanal ve su yapıları alanlarında gelişmeler olduğu halde esas gelişmeler metalurji ve makine alanlarında olmuştur. 1800 lü yıllarda İngiltere yeni teknolojilerin uygulanmasına sahne olmuştur. Buhar makinesinin icadının doğal sonucu olarak demiryolu taşımacılığı başlamıştır.
İnşaat mühendisliği 1828 yılında, İngilitere'de kraliyet imtiyaznamesini kazanarak ilk kez resmen bir meslek olarak tanınmıştır. Mesleğin tanımı ise şu şekilde yapılmıştır: "İnşaat mühendisliği hem iç hem dış ticaret için; dahili etkileşim ve alışveriş için yol, köprü, kanal, ırmak taşıması ve iskelelerin inşasının uygulamasında; liman, rıhtım, dalgakıran, deniz fenerlerinin inşasında; ticaret amacıyla yapay güç ile dolaşım sanatında; ve makinelerin uygulama ve inşasında; ve şehir ve kasabaların drenajında (boşaltımında); ülkelerde üretim ve ulaşımın araçları olarak, doğanın büyük güç kaynaklarını insanın kullanımı ve faydasına yönlendirme sanatıdır." Bu tanım, inşaat mühendisliği mesleği için yapılmış ilk tanımlamadır. Ayrıca inşaat mühendisliği alanında ilk kurum yine İngiltere'de, Londra'da " İnşaat Mühendisler Kurumu " olarak kurulmuş ve ilk başkanı da ünlü mühendis Thomas Telford olmuştur.
Thomas Telford Telford Bridge (Ironbridge)
19. yüzyıl elektrik alanında yapılan buluşlar bakımından da zengindir. Elektrikli Lokomotif (Almanya 1879), Alternatif Akımlı Elektrik Santralı (1886), Su Kuvvetlerinden Elektrik elde edilmesi yani hidroelektrik santralı (Amerika, Niagara 1895) İlk petrol kuyusunun açılması (Amerika 1859) ve otomobil sanayiinin başlangıcı yine bu asıra rastlar.
Bu yüzyılın mühendislik alanında önemli olayları arasında İngiltere'de yapılan demiryolları, çelik köprüler, Londra Metrosu, Thames Nehri altında tünel açılması, Almanya'da çelik üretimini kolaylaştıran Bessemer ve Siemens-Martin fırınlar nın icadı, İtalya'da Mencenisio, İsviçre'de Semplon tünellerinin, Mısır'da Süveyş Kanalının açılması sayıla bilir. Ancak 19. Yüzyılın en önemli mühendislik yapısı kuşkusuz 1889 da tamamlanan Eiffel Kulesidir.
Mühendisliğin bu genel tarihi içinde 18. Yüzyıla kadar "İnşaat Mühendisliği" diye ayrı bir mühendislik dalına rastlanmamaktadır. O zamana kadar mühendisler askeri amaçlar için çalışan kendileri de asker olan kişilerdir. 18. Asrın ortalarında sadece askeri amaçlar için kullanılmayan ve yapımında işçi olarak askerlerden yararlanılmayan bazı mühendislik yapılarının örneğin yolların yapıldığı görülmektedir. Bu yapıları yapan mühendisleri askeri mühendislerden ayırt edebilmek için bunlara "sivil mühendis" denmiştir. Bu ad bugün de İngiliz dilinin konuşulduğu ülkelerde "inşaat mühendisi" anlamında kullanılmaktadır (Civil Engineer ).
İnşaat mühendisliğinin ülkemizdeki tarihine bakıldığında Selçuklular Devrine kadar gidilmektedir. Selçuklular Devrinde ordular için kışlalar, ulaşım için yol ve köprüler, hastane, camii, medrese gibi yapıların yapıldığı görülmektedir. Bir kısmı askeri amaçlarla yapılan bu yapılarda mühendislik hizmeti de mimarlar tarafından karşılanmıştır. İnşaat mühendisi kavramı Türkiye'ye 19. Yüzyılda Batılılaşma hareketiyle birlikte gelmiştir.
İnşaat mühendisliğinin ülkemizdeki tarihine bakıldığında Selçuklular Devrine kadar gidilmektedir. Selçuklular Devrinde ordular için kışlalar, ulaşım için yol ve köprüler, hastane, camii, medrese gibi yapıların yapıldığı görülmektedir. Bir kısmı askeri amaçlarla yapılan bu yapılarda mühendislik hizmeti de mimarlar tarafından karşılanmıştır. İnşaat mühendisi kavramı Türkiye'ye 19. Yüzyılda Batılılaşma hareketiyle birlikte gelmiştir.
Zamanla inşaat mühendisliğine duyulan gereksinme çok artmış ve bu askeri mühendislik okulları ihtiyaca cevap veremez olmuştur. 1883 de Gümüşsuyu nda bir sivil mühendislik okulu Hendeseyi Mülkiye Mektebi adıyla açılmıştır. Okulun adı 1908 de Mühendis Mektebi, 1926 da Mühendis Mektebi Alîsi, 1934 de Yüksek Mühendis Mektebi ve son olarak 1944 de İstanbul Teknik Üniversitesi olarak değiştirilmiştir. Ancak İTÜ nün Mühendishanei Berrîi Hümayun ile başladığı ve o nedenle kuruluş tarihinin 1773 olduğu kabul edilmiştir.
Ülkemizde ilk mühendislik eğitimi I. Mahmut devrinde başlamıştır. O devirde mühendis denildiğinde sadece askeri mühendis anlaşılmakta olup o nedenle ilk mühendislik eğitimi de askeri mühendislerin yetiştirilmesi amacıyla başlamıştır.
Türkiye İnşaat Sektörüne Genel Bir Bakış İnşaat Sektörü'nün bir ülke ekonomisine katkısı çok büyüktür. Türkiye'de inşaat sektörünün 2011 yılının ilk dönem rakamlarına göre GSMH içerisindeki payı %5.9 civarındadır (İNTES, 2012). Sektöre girdi sağlayan ve faaliyetlerini bu sektördeki gelişmelere bağlı olarak devam ettiren diğer sektörlerin katkısı da dikkate alındığında inşaat sektörünün GSMH içindeki payının yaklaşık yüzde 30 seviyesinde olduğu görülmektedir). 1972'den 2011 yılı sonuna kadar 94 ülkede 206 milyar Amerikan Doları değerinde 6385 proje üstlenilmiştir (İNTES, 2012).
Türkiye İnşaat Sektörüne Genel Bir Bakış Yıl Proje Sayısı Ülke Sayısı Toplam Proje Bedeli ($) Ortalama Proje Bedeli ($) 2002 128 32 2.438.175.790 19.048.248 2003 281 36 4.232.000.888 15.060.501 2004 407 37 11.291.261.856 27.742.658 2005 405 34 11.570.192.924 28.568.378 2006 569 44 24.715.958.739 43.437.537 2007 569 44 24.715.958.739 43.437.537 2008 586 39 24.008.913.284 40.970.871 2009 473 43 22.296.273.624 47.137.999' 2010 517 49 20.305.618.537 38.757.774 2011 415 43 19.131.470.560 46.099.929 Tablo Yurtdışı Ortalama Proje Bedeli Tablosu (İNTES, 2012)
Türkiye İnşaat Sektörü İş Hacmi Türk Müteahhitlerinin yurt dışında üstlendikleri iş hacminin 2015 yılında 50 milyar Dolara, 2023 yılında ise 100 milyar Dolara çıkartılması hedeflenmektedir. Türkiye, Engineering News Record (ENR)'a göre ülkeler bazında dünyanın ilk 225 inşaat firması arasında 33 firma ile ikinci sıraya yükselmiştir. Çin 54 firma ile birinci sırada bulmaktadır (ENR, 2011).
Türkiye İnşaat Sektörü İstihdam İNTES (2012) verilerine göre inşaat sektörü istihdamı Tablo 1.4'te gösterilmiştir, Yine aynı kaynak verilerine çalışma çağındaki nüfus 53 milyon 342 bin kişi olarak tespit edilmiş ve buna göre Türkiye toplam istihdamının %3.02'sinin inşaat sektörü içerisinde yer aldığı saptanmıştır. Yıllar İnşaat Sektörü İstihdamı 2005 1.171.000 2006 1.189.000 2007 1.224.000 2008 1.125.000 2009 1.297.000 2010 1.442.000 2011 1.512.000 2012 Mart 1.400.000 Tablo 2005-2010 yılları arası inşaat sektörü istihdamı (İNTES, 2012)
İnşaat Sektörü Yapısı İnşaat sektörü Küçük ve Orta Ölçekli İşletmelerin çoğunlukta olduğu bir sektördür. İnşaat sektörü diğer sektörlerde de ekonomik canlanmayı harekete geçirmektedir. Avrupa dünya ticaretinin %30'unu elinde tutarak dünya lideri durumunda olmasına rağmen, Avrupa'daki inşaat sektörü esas itibarı ile yerel bir sektör durumunda olup ancak %4 pazar payı uluslararasıdır. Avrupa inşaat sektöründeki işletmelerin yaklaşık %97'si Küçük ve Orta Ölçekli İşletmelerdir.
İnşaat Sektörü Temel Özellikleri 1. Sektör içindeki firmaların büyüklüğü: Firmaların büyüklükleri (yani sektördeki firma büyüklük profili) sektörün yönetim uygulamaları üzerinde büyük etkisi vardır. Türkiye'de Bayındırlık ve İskân Bakanlığında karne alan yaklaşık 92 000 müteahhitlik firması vardır. Bunların 70 000'i faaldir. Karnesiz çalışan yaklaşık 200 000 firma vardır. Türkiye'de yalnızca kamu sektörüne iş yapan müteahhitlere karne verilmektedir. Türkiye'de faaliyet gösteren 150 civarındaki büyük müteahhitlik firması ülke inşaat yatırımlarının yaklaşık %70'ini üstlenmektedir. Bu firmalar aynı zamanda Türkiye'nin yurtdışı müteahhitlik hizmetlerinin %90'ını gerçekleştirmektedir. İngiltere, Almanya, Fransa gibi ülkelerde bu sayı 5-10 firmadır!
İnşaat Sektörü Temel Özellikleri 2. İnşaat Projelerinin Niteliği: İnşaat sektörü proje tabanlı bir sektördür. İnşaat sektörü her ülkede olduğu gibi Türkiye'de de çok çeşitli mal ve hizmet üretimi ile doğrudan ilişkisi ve yoğun işgücü kullanımıyla ekonomik yapı içinde ayrı bir yere ve öneme sahiptir. Türkiye ekonomisinde inşaat sektörü büyük Ölçüde yerli sermayeye dayanmaktadır. İnşaat sektörü kendisine bağlı 200'den fazla alt sektörün harekete geçmesini sağladığından "lokomotif sektör" ve büyük istihdam kaynağı olduğundan "sünger sektör" olarak tanımlanmaktadır. İnşaat sektörü; konut, konut dışı bina ve alt-yapı yatırımlarından oluşmaktadır. Konut yatırımları toplam yatırımların %60'ını, Konut dışı bina yatırımların %20'ini, altyapı yatırımları ise %20'sini teşkil etmektedir. İnşaat malzemeleri sanayisi toplam sanayinin %10'luk kısmını oluşturmaktadır. Kamu yatırımları inşaat yatırımları içinde genellikle %40'lık bir orana sahiptir.
İnşaat Sektörü Temel Özellikleri 3. İşgücü: İnşaat sektöründe işgücü ağırlıklı olarak genç, erkek ve geçici olarak istihdam edilmektedir. İnşaat sektörü yoğun işgücü sektörüdür. Özellikle düz işçiler açısından inşaat sektörü geniş bir istihdam alanıdır. İnşaat sektöründe çalışan kadın sayısı: 36 bin kişi olup kadınların toplam inşaat istihdamındaki payı % 1.0'dir.
İnşaat Sektörü Temel Özellikleri Türkiye İnşaat sektöründe nitelikli işgücüne duyulan ihtiyacı 4 ana başlıkta toplayabiliriz (İNTES, 2005;2007): Deprem Gerçeği ve İnşaatta Kalite Nitelikli işgücü üretimde kalite demektir. Türkiye'nin %90'ı deprem j< u üzerindedir ve inşaat işlerinin kalitesi tesadüflere bırakılamaz, İnşaat işlerinin kalitesi: İyi malzeme kullanımı, güçlü bir mühendislik uygulamaları ve bilinçli ve nitelikli işgücünün üretimde bulunmasıdır. Sektörde Yüksek İş Kazası Oranları İnşaat sektörü: Tüm iş kazalarının %10'unu oluşturmakta ve bu kazaların %32'si ölümle sonuçlanmaktadır. İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) nitelikli gücünün en önemli unsurudur. Bilinçli işgücü ile üretimde sıfır hedefine ulaşabilir. İnşaat İşlerinde Sertifikasyon İş gücünün niteliklerini belgeleyen bir sertifikasyon sistemi bulunmamaktadır. Bu bir eksikliktir. Pek çok gelişmiş ve gelişmekte olan ülke yapımı üstlenilen sertifikalı, nitelikli işçi çalıştırmak zorunluluğu getirmiştir. Sektör yurt dışında yerli işçiye istihdam olanağı bulamamaktadır. İnşaat Sektöründe İşgücü Hareketi İnşaat sektörü işgücü hareketi çok yüksek olan bir yapıya sahiptir. Ayrıca, inşaat sektörü hala daha kırsal kesim tarım işçisinin kentlerde kalıcı bir iş bulana kadar bir geçiş basamağı olarak kullandığı bir sektördür.
İnşaat Sektörü Temel Özellikleri 4. Sektöre Giriş Kolaylığı: Tasarım müşavirliği için gerekli şartlar aranmasına karşılık (diploma, inşaat mühendisleri odası üyeliği, vs.) müteahhitlik hizmeti sunmak için istenen ve aranan şartlar neredeyse yok denecek kadar azdır ve her isteyen bir inşaat şirketi kurabilmekte ve çok rahat bir şekilde sektöre girebilmektedir. Malzeme alımında ve tedarikinde ve iş makinesi kiralamasında gerekli olan öz sermayenin minimum olması pek çok firmanın sektöre büyük bir ümitle girmesini sağlamaktadır. Çok rahatlıkla sektöre girip iş yapmaya çalışıp zengin olma hayalindeki pek çok şirket ara hak edişlerin "ana yüklenici aldığı zaman alt-yükleniciye öder" prensibi nedeniyle finansman sıkıntısına girmekte ve geride tamamlanmadan terk edilmiş projeler ve alacağını tahsil edememiş kreditörler (borç verenler) ve malzeme tedarikçileri bırakmaktadır- Ülke ekonomisine ve güvenli yaşama zarar vermekte ve tehlike oluşturmakta olması nedeniyle inşaat sektörüne girişte belirli bir standardın veya asgari koşulların getirilmesi gerekmektedir.
İnşaat Sektörü Temel Özellikleri 5. Sektörün Talep Yapısı: İnşaat sektörü talep yapısı hükümet programlarına göre şekillendirilir ve değişiklikler gösterir. İnşaat sektöründe "türetilmiş" bir talep söz konusudur. Yaşamak için, üretmek için, çalışmak için, hizmet vermek için ve üretilenleri depolamak için oluşan talepler söz konusudur. İnşaat talebi ekonominin genel durumu ve faiz mertebeleri ile yakından ilgilidir. 6. Devletin Rolü: Sektörün en büyük yatırımcısı ve işvereni olan ve yasama ile yürütmeyi elinde bulunduran devletin uyguladığı direk genel trend (eğilim) inşaat sektörünü ekonominin bir regülatörü olarak kullanması yönündedir. Dolaylı olarak da özel sektör talebini faiz oranlarını manipüle ederek kontrol etmesi şeklindedir. Ayrıca, imar izinleri ve imar mevzuatları ile de talebi düzenleyebilmektedir.
İnşaat mühendisliğinde aranan en önemli özellik 'PROBLEM ÇÖZMEK' PROBLEM ÇÖZME BECERİSİ DOĞUŞTAN Mİ GELİR? KENDİLİĞİNDEN GELİŞİR Mİ? REÇETESİ VAR MI? Kitap? ÇÖZÜMLER YEGANE Mİ? Tek, sonlu, sonsuz, çözümsüz? HER ÇÖZÜM GEÇERLİ Mİ? Ahlaka aykırı çözümler: Hırsızlık, kopya çekme; Çevreye, insan haklarını zarar veren çözümler PROBLEM ÇÖZME BECERİSİ NASIL KAZANILIR? BİLGİ/ÖĞRENİM
'PROBLEM ÇÖZME BECERİSİ' YANINDA OLMASI GEREKENLER Kendini sözlü/yazılı ifade etme becerisi (iletişim), Bağımsız bireysel/grup içinde çalışma insan haklarına saygılı olma bilinci Ahlaki değerlere sahip olma Çevre bilinci olma Öğrenme becerisi Hayat boyu öğrenme bilinci