KURUKAFA AİLESİ ve CANAVARIN HAZİNESİ
Cherrrtsey in korrrsan kızı Alice için... SEV Yayıncılık Eğitim ve Ticaret A.Ş. Nuhkuyusu Cad., No. 197 Üsküdar İş Merkezi, Kat 3, 34664 Bağlarbaşı, Üsküdar, İstanbul Tel.: (0216) 474 23 43 Sertifika No. 12603 Kurukafa Ailesi ve Canavarın Hazinesi Metin ve Resimler 2015 Jonny Duddle Orijinal Eser: 2015 Templar Publishing Türkçe Çeviri: 2017 SEV Yayıncılık Eğitim ve Ticaret A.Ş. Türkçe baskısı Templar Publishing in izni ile yayımlanmıştır. Yazan ve Resimleyen: Jonny Duddle Özgün Adı: The Jolly-Rogers and the Monster s Gold Çeviren: Zeynep Alpaslan Yayın Yönetmeni: S. Baha Sönmez Editör: Gökçe Ateş Aytuğ Son Okuma: Burcu Ünsal Çeküç Baskıya Hazırlayan: Hüseyin Vatan Birinci Baskı: Şubat 2017 ISBN: 978-605-9781-53-4 Tüm hakları saklıdır. Baskı: İmak Ofset Merkez Mah. Atatürk Cd. Göl Sk. No:1 (İtfaiye Karşısı) Yenibosna 34192 Bahçelievler / İST. Tel.: (0212) 444 62 18 Sertifika No: 12531 KURUKAFA AİLESİ ve CANAVARIN HAZİNESİ JONNY DUDDLE Çeviren: Zeynep Alpaslan
Çok sevgili korsan arkadaş, İster misin ZENGİN olmak? Muhteşem ötesi bir HAZİNEYE konmak? Bir gemi dolusu külçe ALTIN, kafan kadar ELMAS ve YAKUT bulmak? Eğer istiyorsan, bu HARİTAYA bak ve herkesten önce ödülünü kap! Hadi öptüm, İmza: Bir dost
1. Şİşeler Matilda cumartesi sabahları Bıkkınkıyı Limanı nın kenarına oltasıyla kurulur, en yakın arkadaşı Jim Lad den bir mesaj bulma umuduyla şişe avlardı. Jim bir korsandı, haberleşmek istediğinde Matilda ya notlar gönderirdi. Notlarını eski bir şişeye tıkıştırır, şişenin ağzını tıpayla kapatır ve ailesinin korsan gemisinden derin denizlere fırlatırdı.
Jim in notları genellikle şişe içinde ulaşırdı Matilda ya. Fakat bazen, eğer acil bir mesajsa ve karadan fazla uzakta değillerse Jim notunu büyükbabasının papağanı Geveze nin bacağına bağlar, Geveze de hemen uçup Matilda nın penceresini tıklatırdı. O cumartesi sabahı Matilda nın babası da kızının yanında oturmuş, şişe değil ama balık avlıyordu. Nadiren bir şey yakalasa da çok pahalı bir olta takımı ve üzerine olta iğneleri taktığı bir şapkası vardı. İçi geçmişti, hafiften de horluyordu. Matilda nın da biraz uykusu gelmişti. Fakat tam ağzını kocaman açmış esneyecekken oltasına bir şey takıldı. Matilda dimdik doğruldu, merakla makarayı çevirmeye başlayınca olta iğnesinin ucunda rengi atmış yeşil bir şişe gördü. Şişenin içinde bir parça parşömen kâğıdı vardı! Matilda makarayı sonuna kadar çevirdi; kalbi heyecandan pır pır ediyor, notun Jim Lad den olduğunu umuyordu. Mantar tıpayı dişiyle açtı, şişeyi ters çevirip çılgınca sallamaya başladı. İçindeki parşömen kâğıdı nihayet çakıltaşlarının üzerine düşüp açılınca da, bunun bir harita olduğunu gördü. Ne oldu? Hııı? Nedir o? diye mırıldandı Matilda nın babası. Kızı şişeyi yere koyarken çıkan sese uyanmıştı. Jim Lad den yeni bir haber mi var yoksa? Hayır! Bu bir harita! dedi Matilda, yıpranmış parşömen 10 11
rulosunu iskeleye düzgünce yayarak. Tam ortasındaki kü çük adanın üzerinde kocaman, kırmızı bir X işareti var. Sence bir define haritası olabilir mi? Parşömenin arkasında bir not vardı ama bu, Jim in elyazısı değildi. Çok sevgili korsan arkadaş... İster misin ZENGİN olmak? diye okudu Matilda. Hımm. Belki de Jim e yazıp haber vermeliyim. Ne de olsa define haritalarına bayılan bir korsan arkadaş kendisi. Birlikte define avına çıkabiliriz! diye fikir yürüttü Matilda. Hem Jim le ailesinin bir gemisi de var. Gemiyle define avı çok daha kolay olur. İyi fikir, dedi Matilda nın babası. Yine de önce annene sorsan Cümlesini tamamlayamadan kafasına bir papağan tünemişti. HUYSUZ DENİZKIZI! diye ciyakladı Geveze. YİYECEK İÇECEK! SAAT 12! Yaşasın! Jim Lad gelmiş! diye bağırdı Matilda. 12
2. Gıygıy da gıygıy Ne yani, köpekbalığı beyni yok mu?.. diye sordu Jim in babası. Huysuz Denizkızı Oteli nin bahçesindeki kafede, şemsiyenin altındaki masanın bir tarafında Matilda yla ailesi, bir tarafında da Jim le ailesi oturuyordu. Kurukafalar Bıkkınkıyı ya şafak vakti gelip erzak depolamışlardı. İşleri bitince Jim in annesi yelken açmadan önce güzel bir öğle yemeği yemeyi önermişti ama Jim in babası menüden pek memnun görünmüyordu.