KONSTANTİNOPOLİS, 12 NİSAN 1204



Benzer belgeler
ÖYKÜLERİ Yayın no: 170 ADALET VE CESARET ÖYKÜLERİ

Günler süren yağmurdan sonra bulutlar kayboldu. Güneş, ışıl ışıl yüzünü gösterdi. Yıkanan doğanın renklerine canlılık gelmişti. Ağaçlardan birinin

C A NAVA R I N Ç AGR ISI

Jiggy kahramanımızın asıl adı değil, lakabıdır. Ve kıpır kıpır, yerinde duramayan anlamına gelmektedir.

Görsel İletişim Tasarımı Öğr.Gör. Elif Dastarlı

Gezdikçe Gördükçe BD TEMMUZ İzlen Şen Toker. Güzel ağaç adlı masal kasabası. lberobello

Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý.

Öykü ile ilgili bitişik eğik yazı ile 5N1K soruları üretip çözünüz. nasıl : ne zaman:

Cumhuriyet Halk Partisi

Bilinen hikayedir. Adamın biri, akıl hastanesinin parmaklıklarına yaklaşmış. İçeride gördüğü deliye:

Bu kitabın sahibi:...

Diğer oyuncakları görmek için arka sayfaya bak!

Medieval Era Evolves Today

H e r Y o l R o m a ya Ç ı k a r

BİR BAYRAK RÜZGÂR BEKLİYOR

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen

Antik dönemin en önemli kültür şehirlerinden biri Atina ve küçücük evden çıkarak koca bir tarih yazılmasına vesile olan Selanik...

yaşam boyu bağlanırsanız.

Çocuklar için Kutsal Kitap. sunar. Yeşu Yetkiyi Alıyor

İlyas çok kuvvetli şekilde meshedilmişti ve o gerçek anlamda ulusunu salladı. Fakat bir ruh Tanrı adamına karşı çıkabilir.

ÇAYLAK. Çevresinde güzel bahçeleri olan bir villaydı.

Fransa ya Yelken Açtı

Adım Tomas Porec. İlk kez tek boynuzlu bir at gördüğümde sadece sekiz yaşındaydım, bu da tam yirmi yıl önceydi. Küçük bir kasaba olarak düşünmeyi

FOSSATİ'NİN "AYASOFYA" ALBÜMÜ

İSTİKLÂL MARŞI'MIZ. Her milletin bir milli marşı var fakat bizimkisi ayrı. Bizimkisi İstiklal Marşıdır, başka yazılamaz gayrı.

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ


Roma ve Bizans Dönemi Tarihi Eserleri. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı

Rukia Nantale Benjamin Mitchley Nahide Büşra Ertekin Turkish Level 5

BATI SANATI TARİHİ. Uzm. Didem İŞLEK

Başlangıç Meridyeni ve Greenwıch - İstanbul

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç

O günlerde, bir kıyı kenti olan Hull'a gitmiştim. Orada bir. arkadaşıma rastladım. Babasının gemisi vardı. Gemi o gün

Kara Kışın Ortasında. 1. Bölüm. Tam Kara Kışın Ortasıydı ve küçük Limonlu

KÜLTÜR SANAT-MAVÝ KARANFÝL-127

SELANİK AYASOFYA CAMİSİ

Minti Monti. Yaz 2013 Sayı:10 Ücretsizdir. Yelkenli Tekneler. Nasıl Yüzer, Bilir misin?

Eşeğe Dönüşen Kabadayı Makedonya Masalı (Herşeyin bir bedeli var)

Atabek Koleji Anaokulu Eylül - Ekim Ayı Aylık Takvimi

BARIŞ BIÇAKÇI Aramızdaki En Kısa Mesafe

Prof. Dr. Cemal Saydam havadaki savaş olarak tanımlıyor.

ÖZEL ASÇAY ANAOKULU SİHİRLİ ELLER SINIFI HAFTALIK BÜLTENİ

Solunum Alıştırmaları Alıştırma 1

Kızım, evde köpek. bu köpeği eve? dedi. annesi. Zaten hep beni suçlarsın! dedi Cimcime. Mıyk! diye sızlandı köpek. Hemen gidecek bu köpek!

TAVŞANCIK A DOĞUM GÜNÜ SÜRPRIZI

Samed Behrengi. Püsküllü Deve. Çeviren: Songül Bakar

SERDA BÜYÜKKOYUNCU İLE NORMANDİYA & BRETONYA

5.SINIF TÜRKÇE (GENEL DEĞERLENDİRME TESTİ) almıştır?

APOCRYPHA KRAL JAMES İNCİLİ 1611 SUSANNA. Susanna

HALİÇ ZİNCİRİ DENEYSEL ARAŞTIRMA PROJESİ (HAZDAP)

Rafet El Roman. Amerika. Rafet El Roman. A memo. Burasý New York Amerika. Evler karýþtý bulutlara. Nasýl bir zaman. Nasýl bir yaþam.

Iron Butt Reports - 09 July 2011

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Parçadaki boşluklara aşağıdaki noktalama işaretlerin-den hangileri sırasıyla getirilmelidir?

İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali

OKUMA ANLAMA ANLATMA. 1 Her yerden daha güzel olan yer neresiymiş? 2 Okulda neler varmış? 3 Siz okulda kendinizi nasıl hissediyorsunuz?

M.Ö de Sümerler in dört tekerlekli savaş arabası

TEMEL YELKEN TEORİK DERS 1.BÖLÜM

TSK'dan Sınır Ötesi IŞİD Operasyonu

Gülmüştü çocuk: Beni de yaz öyleyse. Yaz ki, kaybolmayayım! Ben babamı yazmamıştım, kayboldu!

ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ ΕΠΤΑ (7) ΣΕΛΙΔΕΣ

ÖZEL YILDIZ İLKOKULU DEPREM TAHLİYE PLANI

TÜRKÇE. NOT: soruları yukarıdaki metne göre cevaplayınız. cümlesinin sonuna hangi noktalama işareti konmalıdır?

AYLA ÇINAROĞLU MİĞFER

DENEYLERLE BÜYÜYORUZ

NORMANDİYA & BRETONYA

Soðaným da kar gibi Elma gibi, nar gibi Kim demiþ acý diye, Cücüðü var bal gibi

AHIRIN İÇİNDEKİ SARAY 300 Ispartalı filmini hatırladınız mı?

MK-200 MEKİK SEHPASI KULLANMA KILAVUZU

2.sınıf Hayat Bilgisi Konu Özetleri



Halikarnassoslu ünlü gezgin ve tarihçi Herodotos, bu sözü Magabazos un söylediğini ileri sürer. İran Şahı Dareios un komutanıydı Magabazos.

İstanbul, AK Parti ile güzel

BÖLÜM 1. İLETİŞİM, ANLAMA VE DEĞERLENDİRME (30 puan) Metni okuyunuz ve soruları cevaplayınız. FARE NİN DERS VEREN ÖYKÜSÜ

ANTAKYA SAMANDAĞ GEZİSİ I 25 HAZİRAN 2012 MUSA DAĞI SİMON DAĞI

Ö nemli Güvenlik Bilgileri

ANKARA ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ PEYZAJ MİMARLIĞI

SAGALASSOS TA BİR GÜN

HEM DÜŞÜNECEĞİZ, HEM ÖĞRENECEĞİZ HEM DE SÜRPRİZ HEDİYELER KAZANMA ŞANSINA SAHİP OLACAĞIZ.

ORMANCILIK İŞ BİLGİSİ. Hazırlayan Doç. Dr. Habip EROĞLU Karadeniz Teknik Üniversitesi, Orman Fakültesi

Çocuklar için Kutsal Kitap sunar. Yunus ve Büyük Balık

HALFETİ Yİ GEZDİĞİNİZDE SAŞIRACAKSINIZ! Şaşırarak gezdim Halfeti yi. Abdullah Öcalan ın doğduğu yer olan Halfeti ye, Acaba güvenli mi?

Tokat ın 68 km güneybatısında yer alan Sulusaray, Sabastopolis antik kenti üzerinde kurulmuştur.

YİNE YENİ KOMŞULAR. evine gidip Billy ile oynuyordu.

Okuma- Yazmaya Hazırlık. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim. Fen Ve Doğa Etkinlikleri

Gen haritasının ne kadarı tamamlandı DNA'nın şimdiye kadar yüzde 99'u deşifre edildi.

Boyu 12 metreden büyük özel yatlarda VHF telsiz bulundurulması zorunludur.

HORTUM. Gelişmiş bir oraj bulutu, kümülonimbus

MUTLU HAFTALAR. Emrah&Elvan PEKŞEN

MUTLU HAFTALAR. Emrah&Elvan PEKŞEN

Cadı böyle diyerek süpürgesine bindi. Daha yüz metre uçmadan. paldır küldür yere düştü. Ağaçtaki kargalar Gak gak diye güldüler.

BİR ÖMRÜN HİKÂYESİ. Erkek Öğrenci. Yıl 1881 Ilık rüzgarlar esiyordu Selanik ovalarında ; Dağ başka, sokaklar başka başka ;

Ö.Ç BİLFEN ANAOKULU 5 YAŞ GÜNLÜK EĞİTİM PROGRAMI

Kuzey Marmara Otoyolu (3. Boğaz Köprüsü dâhil) Projesi için Çevresel ve Sosyal Etki Değerlendirmesi (ÇSED): Ekler

YÜKSEL ÖZDEMİR. - şiirler - Yayın Tarihi: Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Transkript:

GÍRÍş KONSTANTİNOPOLİS, 12 NİSAN 1204 Başta onları duymadı. Bizans İmparatoru 5. Aleksios un, Hipodrom a yukardan bakan balkonundan yalnızca nal seslerini duydu. Belirsiz sürücüleriyle savaş arabaları geçti. Öksürük sesi bir kez daha geldi ve İmparator döndü. Sütunların arasında Vareg Muhafızları nın dördü dikiliyordu. Hepsinin de boyu bir seksenin üzerindeydi ve örgülü sarı saçları, bitkin yüzlerinin her iki tarafından dökülüyordu. Baltaları vardı ve kanla lekelenmiş zırhlar giyiyorlardı. Varegler. Varegler için Tanrı ya şükürler olsun. Bana bunlar gibi bir ordu ver. Frenkler nerede? diye sordu İmparator. Varegler den biri öne çıktı. Yorgunluktan sesi kısılmıştı. Şehre girdiler majesteleri. Deniz kapılardan birini geçmeyi başardılar. Bizi arkamızdan çevirdiler. Bir sessizlik oldu. İçlerinden biri, yarasının zorlamasıyla hareket edince metal metale sürttü. Muhafızlar sonuna kadar direndi lordum. Ay bir bulutun arkasından göründü ve ışığı günlerdir kapanmamış gözlerin üzerine düştü. Aleksios muhafızlarının komutanını otuz yıldır tanıyordu. Elini onun omzuna koydu. Bundan şüphem yok Siward. Hiçbir zaman da olmadı? Aşağılardan bir kadının çığlığı, ardından yıkılan bir binanın gümbürtüsü duyuldu. İmparator aşağı baktı. Tam yüz kırk yıl Siward. Sen, baban, onun babası... bun- 9

ca yıldır. Bakışlarını muhafıza çevirdi ve gülümsedi. Şimdi, imparatorunuz bir hizmet daha bekliyor sizden. Aleksios bir iki adım ilerledi ve her birine teker teker baktı. Beni izleyin, dedi. Beş adamın sarayın boş koridorlarında yankılanan ayak sesleri, ateşin gölgelerinin düştüğü bir avluya ulaştıklarında kesildi. Avluyu geçip küçük bir kapının önüne geldiler. İmparator kapıyı itip açtı ve dik bir merdivenin eski ve yıpranmış basamaklarından önce kendi indi. Aşağı indiklerinde Siward bir meşaleyi asılı olduğu duvardan aldı ve salonun karşı duvarındaki bir kapıya kadar uzanan yollarını aydınlattı. İmparator kapının ağır üst pervazına uzandı ve üzerine çift başlı kartal işlenmiş bir taşı yerinden oynattı. Kapı yavaş yavaş, gıcırdayarak açıldı ve toz kokan, geniş, çember şeklinde bir odaya girdiler. Siward meşaleyi kaldırıp etrafına bakındı ve gölgelerin arasından gözlerini dikmiş bakan kafaları gördü. Konstantin, Gratianus, Jüstinyen ve Bulgar-Kıran Basil. Sekiz yüzyılın bütün imparatorları üzerinde bulundukları kaidelerden kibirle bakıyorlardı. Odanın ortasında boş bir sunak vardı. İmparator onlara döndü. Sunağı itin. Altında bir geçit var. Konstantinopolis teki devasa Aya Sofya Kilisesi nin yanındaki meydanda, çok daha küçük bir kilise, Varegler in kilisesi St. Olaf vardı. Onun da yanında Hormisdas Limanı na çıkan dar bir sokak yer alıyordu. Frenkler şehrin bu bölgesine henüz ulaşmamıştı ama çok yakınlardaydılar. Şehir surlarında ikinci bir gedik açtıkları Demirkapı tarafından savaş naraları geliyordu. Kilisenin kapısı açıldı ve Varegler birer birer sokağa çıkarak sessizce ellerindeki kalkanlarla yarım daire şeklinde bir duvar oluşturdu. Ardından dört saray hizmetlisinin çubuklarla taşıdığı bir tabut göründü. 10

Siward pelerinindeki tozları silkeledi ve baltasıyla yoldaki ayak izlerini bozdu. Arkasına baktı. Tabut küçük meydana ulaşmıştı ve taşıyıcıları liman mendireğine açılan bir deniz kapısına doğru hızla ilerliyordu. Ama birileri onlardan önce oraya varmıştı. Bir tüccar ve karısı dizlerinin üzerine çökmüş, geçmelerine izin vermeleri için kapıyı koruyan askerlere yalvarıyorlardı. Kadın yan sokaktan dalga dalga yükselen dumandan korunmak için elbisesiyle ağzını kapatmıştı. Siward onlara doğru geriledi, ardından durup dinledi. Dumanların öte tarafında adamlar vardı. Saint Denis et Montjoie! * Leylak rengi bir bayrağın altında bir yığın şeytansı metal figürler göründü. Ellerinde kalkanlar ve gürzler, miğferlerinin üzerinde şahlanan vahşi hayvanları vardı. Dört Vareg Muhafızı, kendilerinden sayıca beş kat üstün düşmanla karşı karşıyaydı ama yeryüzünde onlardan daha iyi asker yoktu. Baltaları havada savruldu, karşılarına çıkan en kaliteli Milano zırhları içinde yollarını buldu ve Frenkler dizlerinin üzerine çöktü. Kafatasları parçalanmış, taşa düşen kollarından kan fışkırıyordu. Onlar dövüşürken, adamlar açık kapıya doğru santim santim geriliyordu. Tabut geçti ama onların zamanı kalmamıştı. Tüccar ve karısı, Varegler ile kapı arasındaki duvara sıkışmış, gözlerinin önünde cereyan eden katliamdan dolayı donup kalmışlardı. Uzaklaşın! diye haykırdı Siward. Kadın dizlerinin üzerine düştü, dehşet içinde Siward ın bacağına sarıldı. Siward aşağı, ona doğru baktı. Kadını kurtaramam ama tabutu kurtarabilirim. Eğildi ve bacağına sarılan kadını itti. Oldukça güzel bir kadındı. Onu tuttuğu gibi Frenklerin üzerine fırlattı. Kadın ayaklarının üzerine düştü, elbisesi havalanarak kalçaları ortaya çıktı. Bu kadarı yeterli. Frenk savaşçılardan biri yere eğildi * Frenklerin savaş çığlığı. 11

ve kadının elbisesinin üst kısmını yırtıp açtı. Arkadaşlarının tezahüratları arasında siperliğini çıkarıp kadının üzerine kapandı. Şimdi! diye bağırdı Siward ve dört Vareg muhafızı dönüp kapıdan geçti ve kapıyı arkalarından sürgüledi. Mendirekte bir tekne yelken açmaya hazır bekliyordu. Bu bodur, yuvarlak omurgalı, Venedik bayrağı taşıyan bir ticaret gemisiydi. Siward yukarı doğru baktı. Bu onları kandırır mı? Tabut güvertedeydi ve denizciler denize açılmak için hazır bekliyorlardı. Varegler bindi ve gemi Propontis in * sularına doğru itildi, seren direğinin yelkenleri rüzgârla şişti. Yavaş yavaş hız alırken, ateş topları şehir surlarında patladıkça sevinç nidaları atan yarı çıplak adamların kullandığı devasa savaş makinelerinin bulunduğu platformları geçtiler. Siward denize bakan surun bir başka parçasının daha sulara gömülmesini izledi. Artık çok uzun sürmez. Gözlerini denize çevirdi. Ataları batıda, çok uzaklardaki bir yerden, İngiltere denilen sislerle örtülü bir adadan şalupalarıyla buraya gelmişti. Truva harabelerini geçmişlerdi ve Marmara Denizi ne girip efsanevi Miklagard a ** ulaştıklarında, yeni doğan güneş sarayları ve kiliseleri altın renginde parlatıyordu. Krallarını gözünden okla vurup öldüren Normanlar dan kaçmak için denize açılmışlardı. Buraya, Norman istilacılarla savaşacak cesaret ve hünere sahip adamlara ihtiyaç duyan bir imparatorun hizmetine girmek için gelmişlerdi. Yüreklerinde hınçla gelmiş ve ilk İngiliz Vareg Muhafızı olmuşlardı. Şimdiyse aynı yoldan kaçıyorlardı. Siward aşağıya, kılıcı- * Marmara Denizi nin eski adı. Karadeniz i (Pontis) kastederek denizden önce anlamına gelir. (Ç.N.) ** Vikingler in 10. yüzyılda İstanbul a verdikleri isim. Büyük şehir anlamına gelir. (Ç.N.) 12

nın kabzasındaki ejderha başına baktı. Yanına alabildiği tek şeydi bu. Tabut dışında. Ani bir rüzgâr yelkenlerini dalga dalga kabarttı ve gemi ileri doğru yalpaladı. Ardından ablukayı geçti ve burnunu açık denize çevirdi. Siward kaptana seslendi: Rotayı biliyor musun? Adam başını iki yana salladı. Sadece güneye, diye bağırdı. Nereye gideceğimizi bana senin söyleyeceğin bildirildi. Siward şehre son bir kez daha baktı. Deniz havası ya da gözyaşları yüzünden görüşü bulanmıştı. Sonra başını güneye çevirdi. Mistra dedi. Mistra ya gidiyoruz. 13