Tavan arasında yaşamak



Benzer belgeler
O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç

Evimi misafirlerim gidince temizlemek için saatlerce uğraşıyorsam birçok arkadaşım

C A NAVA R I N Ç AGR ISI

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

HEM DÜŞÜNECEĞİZ, HEM ÖĞRENECEĞİZ HEM DE SÜRPRİZ HEDİYELER KAZANMA ŞANSINA SAHİP OLACAĞIZ.

TÜRKÇE. NOT: soruları yukarıdaki metne göre cevaplayınız. cümlesinin sonuna hangi noktalama işareti konmalıdır?

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz.

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri

Hepimiz kuşlara bakıp onlar gibi olmak istemedik mi?

Barınak Gönüllüleri ve Hayvanlara Yaşam Hakkı Derneği Tavşan Harry

I. Metni okuyunuz ve soruları cevaplayınız. ÖNEMLİ BİR DERS

6 Çocukla Ahır'da Yaşam Mücadelesi

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ORTA HAZIRLIK TÜRKÇE ORTAK SINAVI Açıklamalar GRADE. (20 Aralık 2015, Pazar)

TEŞEKKÜR. Kısa Film Senaryosu. Yazan. Bülent GÖZYUMAN

Elvan & Emrah PEKŞEN

BÖLÜM 1. İLETİŞİM, ANLAMA VE DEĞERLENDİRME (30 puan) Metni okuyunuz ve soruları cevaplayınız. FARE NİN DERS VEREN ÖYKÜSÜ

Öykü ile ilgili bitişik eğik yazı ile 5N1K soruları üretip çözünüz. nasıl : ne zaman:

ISBN :

İTÜ GELİŞTİRME VAKFI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU VE ÖZEL İLKÖĞRETİM OKULU EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 8.VELİ BÜLTENİ

Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý.

SATILMAZ EĞİTİM AMAÇLI KULLANILMAK İÇİN ÇOĞALTILMIŞTIR

Adı-Soyadı: Deniz kampa kimlerle birlikte gitmiş? 2- Kamp malzemelerini nerede taşımışlar? 3- Çadırı kim kurmuş?


Uzun Bir Köpek Hakkında Kısa Bir Öykü. Henry Winker. İllüstrasyonlar: Scott Garrett. Çeviri: Bengü Ayfer

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

İnsanların Üzüntüsünün Başlangıcı

ABLA KARDEŞ Gerçek bir hikayeden alınmıştır.

İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... 7 TUVALET EĞİTİMİNİN HANDİKAPLARI TUVALET İLETİŞİMİ N 1K (UYGULAMALI TUVALET İLETİŞİMİ)... 29

Boylesine bir emek hic bir maddi karsilikla elde edilemez... ILKYAR gonulluleri boylesine essiz birliktelikler yasiyorlar ilkyar lari ile...

Jiggy kahramanımızın asıl adı değil, lakabıdır. Ve kıpır kıpır, yerinde duramayan anlamına gelmektedir.

Zeynep in Günlüğü. Hikaye Yazarı Sevinç DOĞAN ( Türkçe Öğretmeni ) Fatma BAŞA. Kapak Tasarımı ve Sayfa Tasarımı Ahmet ŞAMLI

2) Aşağıdaki cümlelerin hangisinde daha kelimesi yerine henüz kelimesi getirilebilir?

Yazan : Osman Batuhan Pekcan. Ülke : FRANSA. Şehir: Paris. Kuruluş : Vir volt. Başlama Tarihi : Bitiş Tarihi :

Sevgili dostlar. 53 yıldan sonra avukatlığı bırakmak zorunda kaldım. Sizlere son bir anımı sunuyorum. Sevgiler, saygılar.

DÜT DÜT ARABALAR KUZUCUK KELEBEK SEVİMLİ HAYVANLAR KÜÇÜK PERİLER. Denokids, farklı olanı arayanlar için birbirinden güzel çocuk odaları tasarladı!

Kahraman Kit Misafirlikte

Hayatta ya da ev işlerinde daha iyi organize olmak için, profesyonellerin önerdiği bu 20 yolu deneyebilirsiniz.

Bir$kere$güneşi$görmüş$ olan$düşmez$dara$

Turan Kerem Boy MONOTONLUĞA KISA BİR MOLA: YEDİGÖLLER

Esrarengiz Olaylar. Dangg Dongg Dangg

YALNIZ BİR İNSAN. Her insanın hayatında mutlaka bir kitap vardır; ki zaten olması da gerekir. Kitap dediysem

Dünya Onlarla Daha Renkli

ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΙΓΡΤΜΑ ΓΙΑΥΔΙΡΙΗ ΑΠΟΓΔΤΜΑΣΙΝΩΝ ΚΑΙ ΒΡΑΓΙΝΩΝ ΔΠΙΜΟΡΦΩΣΙΚΩΝ ΠΡΟΓΡΑΜΜΑΣΩΝ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ

Doğuştan Gelen Haklarımız Sadece insan olduğumuz için doğuştan kazandığımız ve tüm dünyada kabul gören yani evrensel olan haklarımız vardır.

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ ΕΞΙ ( 6 ) ΣΕΛΙΔΕΣ

Selin A.: Yağmur yağdığında neden gökkuşağı çıkar? Gülsu Naz Ş.: Neden sonbaharda yapraklar çok dökülür? Emre T.: Yapraklar neden sararır?

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 8 (ΟΚΣΩ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή:

FK IX OFFER BENLİK İMAJ ENVANTERİ

Ünite 01: Arapçada Kelime ve Cümle Çeşitleri

ANOREKTAL MALFORMASYON DERNEĞİ

BARIŞ BIÇAKÇI Aramızdaki En Kısa Mesafe

ANKARA İLİ T.C. ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI ANKARA İL MÜDÜRLÜĞÜ. Ankara da bilinçli. Çevre Gönüllüleri Yetişiyor

ESENYURT BELEDİYESİ ERİŞİLEBİLİRLİK ÇALIŞMALARI

manzaraadalar.com.tr

Minti Monti. .. Kus. Gozlemcisi. Olmak Ister Misin? Kuş Gözlemi Minti Monti Kuş Okulunda. Kuş Yemliği Yapalım Sümsük, Sen Ne Ilginç Bir Kuşsun!

EĞİTİME İLK ADIM MODERN PDR

.com. Faydalı Olması Dileğiyle... Emrah& Elvan PEKŞEN

Deniz Kantarcıoğlu Anaokulu Rehber Öğretmeni. «Okula Uyum»

NENE HATUN MESLEKi VE TEKNiK ANADOLU LiSESi REHBERLiK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK SERVİSİ AYLIK BÜLTEN BAŞARI

.com. Faydalı Olması Dileğiyle... Emrah& Elvan PEKŞEN

Benzetme ilgisiyle ismi nitelerse sıfat öbeği, fiili nitelerse zarf öbeği kurar.

ANKARA ÜNİVERSİTESİ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI ÖZEL LİSESİ ÖĞRETİM YILI I. DÖNEM 11-A SINIFI MF GRUBU DİL VE ANLATIM DERSİ I

Pırıl pırıl güneşli bir günde, içini sımsıcak saran bir mutlulukla. Cadde de yürüyordu. Yüzü gülümseyen. insanların kullandığı yoldan;

ÝÇÝNDEKÝLER. Diyalog Tamamlama Haftanýn Testi...25

ARAMIZDA ÇOK FARKLAR VAR

MUTLU HAFTALAR. Emrah&Elvan PEKŞEN

MUTLU HAFTALAR. Emrah&Elvan PEKŞEN

BİRİNCİ BÖLÜM: ΤAZMA. Lütfen aşağıdaki konulardan birini seçerek, aşağı yukarı kelimelik bir kompozisyon yazınız:

Yeşaya Geleceği Görüyor

SORU-- Bize kısaca kendinizi tanıtır mısınız?

2013 / 2014 SAYI: 17. Haftanın Bazı Başlıkları

Çocuklar için Kutsal Kitap sunar. Aldatıcı Yakup

Çocuklar için Kutsal Kitap. sunar. Aldatıcı Yakup

GÜVENLİ YAŞAM 4/A EBRAR TEKİN

Aşşk Kahve ve Laduree

Zengin Adam, Fakir Adam

ŞİİR, HİKÂYE, MAKALE. Ekim 2013 Sayı 1. Yazar; HARUN ŞEN

En Güzel Hediyesi Noel

Cadı böyle diyerek süpürgesine bindi. Daha yüz metre uçmadan. paldır küldür yere düştü. Ağaçtaki kargalar Gak gak diye güldüler.

TÜRKİYE GRAMEEN MİKROKREDİ PROJESİ BİSMİL ŞUBESİ. KONU: TGMP Bismil Şubesi Üyelerinden Hasibe TEKİN in Hayatı

ŞEBNEM İŞİGÜZEL Kirpiklerimin Gölgesi

güvenli güvenli yaşam 1

Evlat Edinilen Çocuğa Multidisipliner Yaklaşım: Vaka Örnekleri Üzerinden Evlat Edinme. Psikolog Reyhan Bahçivan-Saydam

1 Anne çocuğuna ne öğütlüyor?

þimdi sana iþim düþtü. Uzat bana elini de birlikte çocuklara güzel öyküler yazalým.

Bilgi güçtür. Sevdiğiniz kişiyi dinleyin ve kendinizi eğitin.

OKUL ÖNCESİ ÇOCUĞUNDA UYKU SORUNLARI VE ÖNERİLER

EZBERLEMİYORUZ, ÖĞRENİYORUZ. Hafta Sonu Ev Çalışması BEZELYE TANESİ

Çocuklar için Kutsal Kitap sunar. İnsanların Üzüntüsünün Başlangıcı

Niğde Üniversitesi Türk Dünyası Araştırmaları Topluluğu Başkanı Okan Aktaş Toplulukta Görev almak bir İletişimci olarak bana çok faydalı oluyor

İsa Mesih elçilerini seçiyor

Adım Adım Nasıl Sağlıklı Zayıflanır?

HORTUMLAR VE KORUNMA

5. SINIF TÜRKÇE KELİME TÜRLERİ TESTİ. A) Ben ise yağmur yağmasını bekliyordum. Cümlesindeki isimlerin hepsi tekildir.

Somemto Big Data Somemto ile Gezi Parkı Eylemleri Haftasında Sosyal Medya Analizi. Copyright 2012 Etiya All Rights Reserved

Derleyen: Halide Karaarslan / Uzman Pedagog Görsel Tasarım: Semra Bolat / Sanat Dersleri Zümre Başkanı

Transkript:

İnsanlar Yaşadıkça Mehmet Ünver Tavan arasında yaşamak O küçük odalarda hemen herkesten uzakta yaşamak nasıl bir duygudur? Yaşamının son günleri bir tavan arasında geçen talihsiz Anne Frank ın hatıralarını okuduğumda yüreğimden bir şeyler kopup gitmişti. İkinci dünya savaşı sırasında, Nazi lerin zulmünden kurtulmak için ailesiyle birlikte Amsterdam da bir binanın tavan arasına sığınmak zorunda kalan küçük kızın orada geçirdiği aylar boyunca yaşadıklarını okumak fazlasıyla hüzün vericiydi. Yakalandıklarında neyle karşılaşacaklarını çok iyi biliyorlardı. Gözü dönmüş Nazi ler ellerine geçirdikleri tüm Yahudileri toplama kampına gönderiyorlardı. Orada onları, açlık, hastalık ve akıl almaz işkencelerle dolu günlerin ve gaz odalarında ölüme mahkûm edilmenin beklediğini çoktan öğrenmişlerdi. Bu yüzden bir başka Yahudi ailesiyle birlikte o küçücük tavan arasında aylar boyu açlık ve yoklukla boğuşarak saklandılar. 147

BD ARALIK 2015 Ann Frank'ın Amsterdam'da müze olarak korunan evi ve odasından bir görüntü ve tuttuğu günlük (altta) Dış dünyayla tek bağlantıları pek çok riski göze alarak onlara yiyecek getiren dostları ve tavan arasının gökyüzüne açılan küçük penceresiydi. Ne yazık ki, aylarca o küçücük tavan arasında sıkıntılar içinde yaşamaları onları kurtarmaya yetmedi. Sonunda yakalandılar ve hep birlikte aslında birer ölüm kampı olan toplama kampına yollandılar. Her şeyin sonunda yalnızca baba Frank bu katliamdan kurtulabildi. Küçük Anne Frank dahil tüm aile 148 gaz odalarında ölüme terk edildiler. Sonraları, bir şans eseri kızının hatıra defterini bulan baba Frank, o hüzünlü günlüğün yayımlanmasını sağladı. İlk okuduğumda on yaşımdaydım. Talihsiz Anne Frank ın o tavan arasında bin bir sıkıntıyla geçirdiği günleri ve yaşadığı yoksunlukları yüreğimde duymuştum okurken. Bizim geniş bir bahçemiz vardı. İstediğimiz zaman dışarı çıkıp arkadaşlarımızla birlikte oynayabiliyor, canımızın istediği yere gidebiliyorduk. Peki ya aylarca hiç dışarı çıkmadan, başka insanlarla birlikte, avuç içi kadar bir tavan arasında yaşamak nasıl bir duyguydu. Bahçelerde koşup oynayamadan, sevdiği arkadaşlarıyla buluşamadan, parkları, caddeleri göremeden hep aynı kasvetli tavan arasına haftalar boyu tıkılmak insana neler hissettiriyordu. Kendimi Anne Frank ın yerine

koyuyor ve hiç dışarı çıkamadan evimizin tavan arasında haftalarca yaşamak zorunda kaldığımı düşündükçe tüylerim diken diken oluyordu. Üstelik Anne Frank ve ailesi, ölüm ve birbirlerinden kopmak korkusunu hep yüreklerinde duyarak yaşamışlardı o tavan arasında. Kim onların yerinde olmak isterdi ki? Umarım bir daha hiç yaşanmaz öylesi günler. Altmışlı yılların başında, evimizin tavan arasında minik oğluyla birlikte yaşamak zorunda kalan kimsesiz kadını da anlatmadan geçemeyeceğim: Korkunç bir fırtınayla birlikte sağanak yağmurun kenti esir aldığı bir gündü. Geç saatlere kadar sıcacık evimizde pencerenin önünde oturup dışarıda uğuldayan rüzgârın sesini dinleyip, camlara vuran yağmur tanelerini korkuyla izlemiştik. Fırtına o kadar şiddetliydi ki, her an camların kırılacağından korkuyorduk. Sonra bulabildiğimiz tüm havluları pencerenin önüne dizip, yataklarımıza çekildik. Tam uykuya dalmak üzereydik ki, kapımız güm güm çalındı. Önce neye uğradığımızı anlayamadık. Kapı yine çalınınca telaşla gidip açtık. Karşımızda denizden çıkmış gibi sırılsıklam genç bir kadın duruyordu. Kucağında en fazla iki yaşında görünen bir bebek vardı. O da sırılsıklamdı. Annem onları tanımıştı. İkisini de içeri aldık. Kısa bir süre sonra her şey anlaşıldı. Kadın, annemin eski bir BD ARALIK 2015 ahbabının kızıydı. Başından bir sürü talihsizlik geçmiş, sonunda kendisini minik bebeğiyle evsiz, barksız ve kimsesiz bir halde sokakta bulmuştu. O korkunç havada gidecek bir yeri olmadığı için bir süre sokaklarda dolaşmış sonra da annemi anımsayarak kucağında çocuğuyla birlikte sığınmak için kapımıza gelmişti. Annem onları sobanın başına oturttu, kurulanmaları için havlu verdi. Karınlarının aç olduğunu anlayınca yiyecek çıkarttı. Çay Karşımızda denizden çıkmış gibi sırılsıklam genç bir kadın duruyordu. Kucağında en fazla iki yaşında görünen bir bebek vardı. pişirdik. Biraz toparlanıp kendine gelince o güne kadar gördüğüm en güzel kadınlardan biri olduğunu anladım. Buna karşın ne denli talihsiz bir insan olduğu öylesine berbat bir gecede evsiz barksız bir halde sokaklara düşmüş olmasından anlaşılıyordu. Kim bilir neler yaşamıştı sonunda bize sığınana kadar. Acı öyküsünü sonra öğrenecek ve dehşete kapılacaktık. Evimizin topu topu iki odası vardı ve altı kişi, o iki odayı paylaşı- 149

BD ARALIK 2015 Tek çaremiz onları tavan arasına yerleştirmekti. 150 yorduk. Tanrı misafiri olarak bize sığınan kadınla bebeği geri çeviremeyeceğimize göre onları nereye yerleştirecektik? Annem bir süre düşündükten sonra tavan arasındaki odayı işaret etti. Kullanmadığız bazı eski eşyaları koyduğumuz ve denize bakan bir penceresi olan küçük bir odaydı. Tek çaremiz onları tavan arasına yerleştirmekti. Anne ve bebeğini sobanın başında bırakıp hep birlikte tavan arasına çıktık. Gecenin o saatinde el birliğiyle yerleri süpürüp, tozlarını aldık. Elimizden geldiğince ortalığı toparladık. Annem yüklükten bir yün yatak ve yorgan çıkarıp süpürdüğümüz döşemenin üzerine serdi. Yorganı temiz bir nevresimle kapladı. Küçük bir sehpa ve gaz lambasını yatağın yanına koyduktan sonra yalnız tavan arası odamız enikonu içinde yaşanacak bir yuva haline dönmüştü. O anneyle bebeği bir seneden fazla tavan aramızda kaldılar. Annem onlara bir mangal, ocak ve yastıklar vermişti. Kısa bir süre sonra bir aile gibi olduk onlarla. Geceler boyu tavandan gelen seslerini dinleyerek uyuduk. Bazı geceler bebek ağlıyor, annesinin, onu avutmak için söylediği ninniler uykularımızın içine kadar geliyordu. Onlarla her şeyimizi paylaştık. Bizde ne piştiyse onlara da verdik. Kışları, kömürümüzü, yazları, bahçemizi, çardağımızın gölgesini ve çiçeklerimizin kokusunu paylaştık. Artık onları kendimizden ayrı saymıyorduk. Mademki gelip bize sığınmışlardı, o zaman ne kadar kalırlarsa kalsınlar tanrı misafirimizdiler. Gün geldi o talihsiz kadının şansı döndü. Uygun bir kısmet bulup tavan aramızdan ayrılarak kendi yuvasını kurdu. Onlar gittikten sonra yeniden yalnız bir odaya dönüşen tavan arasına çıktım. Etrafa bakındım. Ortam bana bomboş ve çok acıklı geldi. O an başka çaresi

olmadığı için bir sene boyunca o tavan arasında minik oğluyla yaşamak zorunda kalan anneyi düşündüm. Benim birkaç dakikadan fazla kalmak istemediğim bir yerde nasıl olup da bir sene boyunca yaşamışlardı? Hiç sıkılmamışlar mıydı? Kavurucu yazı ve dondurucu kışı iliklerinde hissederken oğlunu korumak zorunda olan annenin belleğine çaresizliğin insana neler yaptırabileceği hiç unutamayacağı bir şekilde kazınmıştı muhakkak. İyi ki o fırtınalı gece bize gelip sığınmışlardı. Bir başka binanın tavan arası ise gençlik çağlarımda okuduğum bir romanın kahramanlarına yuva olmuştu. Biri çalışamayacak kadar Tüm zorluklara karşın başlarını sokacak bir tavan odaları olması ve kardeş dayanışması sayesinde mutluydular. BD ARALIK 2015 hasta olan iki erkek kardeş Paris te nehre bakan bir binanın küçücük tavan arasında yaşamak zorundaydılar. Kısıtlı bütçeleri ancak buna elveriyordu. Küçük kardeş bir okulda öğretmenlik yapıyordu. Hasta olan ağabey ise gün boyu nehirden geçen mavnaları izleyerek kardeşinin eve dönüşünü bekliyordu. Maaş günü geldiğinde küçük yuvalarında adeta bir şölen yaşıyorlardı. Çünkü öğretmen olan kardeş bir şarküteriden mezeler, meyve ve şarap alarak eve dönüyor, iki kardeş pencere kenarına kurdukları masada keyifle demleniyorlardı. Tüm zorluklara karşın başlarını sokacak bir tavan odaları olması ve kardeş dayanışması sayesinde mutluydular. Ne yazık ki bir süre sonra hasta olan kardeş ölmüştü. O bölümü okuduğumda gözyaşlarına boğulmuştum. Bugün bile ana caddelerde ya da arka sokaklardaki binaların önünden geçerken kafamı kaldırıp, tavan arası pencerelerine bakarım. Eğer o küçük pencerelerde renkli, şirin perdeler ve saksı çiçekleri varsa orada yaşayanlar olduğunu anlarım. Hep merak ederim onları. Büyük olasılıkla yalnız insanlar olduklarını düşünürüm. Bir kırlangıç yuvasına benzettiğim o küçük odalarda kentin çatılarına bakarak ve hemen herkesten uzakta yaşamak nasıl bir duygudur acaba? Bunu hep merak ederim. Kim bilir belki de günün birinde, bir tavan arasında yaşayan insanların konuğu olur ve bu duyguyu anlama şansına erişirim. mehmetunver@butundunya.com.tr 151