K unut CARLOS SAURA. Umut B. Turan



Benzer belgeler
12. Uluslararası Bodrum Bale Festivali başladı

Kentliye yollar açıktı. Cad. Uçaksavar Sitesi 3- Güzergâh: Arnavutköy Yeri-Sekbanlar Sk.-Akmerkez- Nisbetiye Cad.- Karakol Sk.

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Uluslararası İzmir Film Festivali ilk kez 1990 yılında düzenlenmeye başladı. 11 kez düzenlenen Festivale 2000 yılında ara verildi.

Jamie Foxx J

d) Yarışmaya 01 Ocak 2015 tarihinden sonra yapılmış ve Eser İşletme Belgesi almış olan filmler katılabilir.

Kırkayak Kültür - Sinema Atölyesi Çarşamba gösterimleri Nisan ayı programı açıklandı. Balkan Sineması

Brighton Ekolü. Film d'art (yapımevi)

Seyfi Teoman Kısa film çekmeyi düşünmüyorum, çünkü maliyeti çok yüksek, geri dönüşü yok.

ikonu bir yeşilçam (ev dekorasyon)

Hatıraların Masumiyeti Hatıraların Masumiyeti Hatıraların Masumiyeti

Bu resmi ne yönden yada nasıl gördüğünüz,nasıl yorumladığınız çok önemli! Çünkü medya artık hayatımızın her alanında ve her an yanı başımızda!

Türkiye nin En Fazla İzlenen Çizgi Filmi. Türkiye nin En Sevilen Çizgi Filmi. Türkiye nin En Kaliteli Çizgi Filmi

K. unut BILLY WILDER. nit

MAYIS 2014 BÜLTENİ. Merhaba! Mayıs ayı boyunca yaptığımız etkinlikleri bulabileceğiniz. bültenimizi sizinle paylaşmanın sevinci ve gururu. içindeyiz.

Toplumsal cinsiyet, davranışalar, tutumlar, ilgiler, amaçlar, değerler vb. düzleminde kadınsı (dişil) ve erkeksi (eril) olarak ayrılan

ANTALYA ALTIN PORTAKAL'DA JÜRİ HEYECANI!

KONU 1: ARAŞTIRMA SORUSU OLUŞTURMA VE VERİ TOPLAMA. Araştırma Sorusu Oluşturma

EĞİTİM ÖĞRETİM YILI

Puslu Manzaralar. Yazar Volkan DURMAZ Cuma, 16 Ağustos :35 - Son Güncelleme Cuma, 16 Ağustos :44 1 / 9

Kurumsal Müzikal Projesi

ÖZEL EFDAL ANAOKULU KELEBEK VE YILDIZ GRUPLARI KASIM AYI BÜLTENİ

F İ L M İ N Ö Z E T İ

AHAL TEKE BELGESEL FİLM PROJESİ TÜRK HAVA YOLLARI SPONSORLUK DOSYASI

Yönetmen: Cate Shortland Oyuncular: Saskia Rosendahl, Kai-Peter Malina Senaryo: Cate Shortland, Robin Mukherjee Görüntü Yönetmeni: Adam Arkapaw

SOSYAL DUVARLARI YIKALIM DOĞRU SÖZLÜK. #dogrusozluk

"medya benim ayağımın altına muz kabuğunu biraz zor koyar" vari açıklamalarda bulunuyordu ki Olanlar oldu

Yönetmen VIJAY KRISHNA ACHARYA. Yapımcılar ADITYA CHOPRA. Türü Aksiyon. Oyuncular AAMIR KHAN KATRINA KAIF TABRETT BETHELL

EVRİM TRANSCENDENCE 10 EKİM DE SİNEMALARDA!

Bu haftaki yazımıza geçmişten bir medya kazasıyla giriyoruz Yıl 1983

Pepee den Önce Pepee den Sonra P.Ö- P.S

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç

Halit Akçatepe Hayatını Kaybetti

Uzakdoğu da Yalnızlık Dr. Barış Sancak

CANIM KARDEŞİM BENİM 3D ANİMASYON FİLMİ BASIN KİTİ

İLERİ DÜZEY SENARYO YAZARLIĞI SERTİFİKA PROGRAMI

İKONCAN TV PROGRAMI İKONCAN PROGRAMI. Potansiyel Hedef Kitle. 14 yaş ve üstü A,B,C,D,E özellikle kadın-erkek genel TV. izleyicisi

BATMAN VALİLİĞİ PROJELER KOORDİNASYON MERKEZİ SODES PROJELERİ

EĞİTİM ÖĞRETİM YILI

Bu ödül veda için olmasın

BİR ACAYİP SOYGUN ADANA İŞİ. - Basın Toplantısı Haber Küpürleri Ocak 2015 Adana Hilton Otel

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERİSTESİ VAKFI ADIGÜZEL OKULLARI ÇEKMEKÖY ANAOKULU TAVŞANLAR SINIFI MAYIS AYI KAVRAM VE ŞARKILAR

LOJISTIK SEKTÖRÜNÜN PÜF NOKTALARI ANLATILDI

Demografive Öykü Anlatma Tarzının, Video Reklam Etkinliğini Etkileme Biçimi

KUKLA ÇOCUK TİYATROSU

24. ANKARA ULUSLARARASI FİLM FESTİVALİ Mart 2013 ULUSAL UZUN FİLM YARIŞMASI YÖNETMELİK

1940'lar: Savaş ve Sinema

DIRIM. kültür - sanat - güncel yaşam ISSN Monet

ESCOBAR: KAYIP CENNET / ESCOBAR: PARADISE LOST

İSTEK ÖZEL ATANUR OĞUZ İLKOKULU EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 4. SINIFLAR HAZİRAN AYI E-BÜLTENİ

Cesaretin Var Mı Adalete? Çocuklar günümüz haberleriyle, gündemle ne kadar iç içe?

PROF. DR. YUSUF VARDAR -MÖTBE- KÜLTÜR MERKEZİ

Yapımcı Enver Arçak Ankaralı Yahudilerin belgeselini çekti ve paylaştı. Arçak, "Hermana" isimli belgeselinin hikayesini de Odatv'ye anlattı...

Telefon: Adres: Doğancılar -ÜSKÜDAR/İSTANBUL EMRE TURANLI KİŞİSEL BİLGİLER

ATTİLA İLHAN ın HAYATI MAVİCİLİK AKIMI

Yavuz Bayülken Tarafından Hazırlanıp Sunulan Küçük ve Orta Ölçekli Sanayi İşletmeleri Başlıklı Rapor Üzerine Görüşler

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΑΝΩΤΕΡΗΣ ΚΑΙ ΑΝΩΤΑΤΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΥΠΗΡΕΣΙΑ ΕΞΕΤΑΣΕΩΝ ΠΑΓΚΥΠΡΙΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ 2013

KOMEDİ TRAJEDİ ...VE AŞK...VE İHTİRAS...VE SAVAŞ BİRAZ SENİN HİKÂYEN GİBİ... GERÇEK AŞK İÇİN HİÇ BEDEL ÖDEDİN Mİ?

Serkan Ertem.

Günlük Kent Gazetesi üzere ayrılan Bilim iddiaya göre, aniden dengesini kaybederek üzeri eksik ve telle kapatılan mazgaldan

Renklerin insan davranışını ve psikolojisini önemli ölçüde etkilediği bugün kesinleşmiştir. Kanada'da bir okulda yapılan deneyde, odaların renk ve

Küresel Kitleler Leziz Bir YouTube Reklamıyla Knorr un Tadına Baktı

BİR DÜNYA MÜZİK TV PROGRAMI

ŞOV OLUŞUM. Komedi. İletişimi Şov. Mutfak

AZDAVAY ANADOLU İMAM-HATİP LİSESİ REHBERLİK SERVİSİ

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz.

4. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ. (11 Mayıs -19 Haziran 2015 )

Bilgisayarın Yararları ve Zararları

Kültür Dairesi nin Güzel Sanatlarla İlgili Derneklere Yardım Tüzüğü Kapsamında 2017 Yılı İçin Yapacağı Yardımlar

R ü z g a r l a r - Basın Bülteni - s.1

Taktik çalışması. Fernandes'siz antrenman. BEŞİKTAŞ, Akhisar Belediye Gençlik ve Spor maçı hazırlıklarını akşam saatlerinde yaptığı antrenmanla

Conceptos aprendidos a través de experimentos con la creación de contenido de realidad virtual

14. New York Türk Film Festivali

Bir taraf mutsuzsa mesele kapanmaz

Sonrası. Jewett, Keman. Özcan Ulucan, Keman. Tuba Özkan, Viyola. Ozan Tunca, Cello. Program ile ilgili detaylar ise

PROF. DR. YUSUF VARDAR -MÖTBE- KÜLTÜR MERKEZİ

YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ BESYO TME-110 TEMEL MÜZİK EĞİTİMİ 1.HAFTA

PROF. DR. YUSUF VARDAR -MÖTBE- KÜLTÜR MERKEZİ

İLKOKUL 3. ve 4. SINIFLAR SOMPO JAPAN ZEKA OYUNLARI TURNUVASI YÖNERGE KİTAPÇIĞI

Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu

53. ULUSLARARASI ANTALYA FİLM FESTİVALİ ULUSAL UZUN METRAJLI FİLM YARIŞMASI YÖNETMELİĞİ

OYUN GELİŞTİRME AŞAMALARI-I

Günlük Kent Gazetesi

İYİ BİR UYARLAMA HER ŞEYDEN ÖNCE İYİ BİR FİLM OLMALI

Minti Monti. Ya şas ın Ka r. Kar Neden Yağar? Eğlenceli Kış Hayvanlar Kışı Nasıl Geçirir? Sen Neymişsin Alpaka!

ŞUBAT AYI BÜLTENİMİZ

PROF. DR. YUSUF VARDAR -MÖTBE- KÜLTÜR MERKEZİ

BELGESEL FİLM YARIŞMASI YÖNETMELİK. TUFFEST Trabzon Uluslararası Film Festivali Ağustos 2017 tarihlerinde yapılacaktır.

1. Tema. Eserde işlenen konu, düşünce, görüş. Yargı içeren bir cümledir. Mantıklı ve açıktır. Diyalogla açıklanmaz. Yazıyla gösterilmez.

SİNEMA YÖNETMENİ TANIM

Western filmleri denildiğinde akla gelen birkaç aktör, aktris ve film vardır.

Transkript:

tü K unut CARLOS SAURA ispanyol müziğini ve danslarını dünyaya tanıtan Carlos Saura'nm son filmi "Bunuel ve Hz. Süleyman'ın Masası" Nisan ayında gösterime girecek... Umut B. Turan Carlos Saura, İspanyol sinemasının en önemli isimlerinden biridir. İspanyol sinemasının gelmiş geçmiş en önemli temsilcisi olarak kabul edilen Luis Bunuel ve son yıllarda tüm dünyanın dikkatini üzerine çeken ve yaptığı her film ile ödüllere boğulan Pedro Almadovar olmasaydı. Saura ülkesinde ve dünyada daha fazla gündemde olabilirdi. Aslında bu iki ismi Saura'nm şanssızlığı olarak göremeyiz. Çünkü Luis Bunuel birçok İspanyol sanatçısı gibi Carlos Saura'yı da etkilemiştir. Saura'nm sinemasını etkileyen bir diğer unsur ise Bunuel kadar sevimli ya da olumlu bir isim değildi. Saura, diktatör General Franco yüzünden mesajlarını hep üstü kapalı olarak, belirli simgeler ve alegoriler ile vermek durumunda kaldı. Aslında zaman göstermiştir ki baskıcı yönetimler, kötü koşullar ya da sanatçıların bireysel problemleri gibi olumsuz koşullar, sanatçıları durduramadığı gibi daha yetkin sanatçıların çıkmasına da yol açabiliyor. Saura ve döneminin sanatçıları da Franco yüzünden belki daha çekingen ama daha yetkin eserler ortaya koymuşlardır. Carlos Saura da bu baskı ortamında mesajlarını alışılagelen biçimlerde veremediği için, tüm baskı ortamındaki sanatçılar gibi zekasını daha fazla kullanmak durumunda kalmış ve bu da onun sanatını daha olgun bir hale getirmiştir. Saura'nm sinema serüvenine geçmeden IV

KfiCtür ve Sanat önce, yönetmenin filmlerini kendi aralarında ikiye ayırabileceğimizi belirtelim. Müzikli ve danslı filmler ile politik göndermelerin olduğu filmler. Saura'yı önemli kılan filmleri müzikli ve danslı filmleridir. Ancak bu filmler alışageldiğimiz müzikal filmler değildir. Bunlar bir nevi İspanyol danslarına ve müziğine adanmış, tango, flamenko gibi dansların bütün görkemiyle sergilendiği filmlerdir. Saura'nm geniş kitlelerce tanınmasını sağlayan filmleri ise daha çok politik filmleri, özelikle de 1996 yılında çevirdiği "Taxi" adlı filmi olmuştur. Birçok sanatçının prestij kazandığı, sanatını kabul ettirdiği eserleriyle, geniş kitlelere ulaştıkları, kendilerine ün kazandıran eserleri farklılık gösterir. Örneğin; "Kanlı Düğün" yönetmenin en özgün ve kaliteli filmlerinden biriyken, aynı zamanda en az tanınan filmidir de. Aynı şekilde "Taxi" sanatsal olarak vasat bir film iken, belki de konusu nedeniyle büyük kitlelerin ilgisini çekmiş ve Saura'nm ününü pekiştirmiştir. Annesi profesyonel bir piyanist, kardeşi ise ünlü bir ressam olan Saura fotoğrafçılığa merak sarmış, sonra da amatör kameralarla filmler çekmeye başlamıştır. 1952 yılında, yani 20 yaşındayken girdiği Sinema Enstitüsü'nü 1957 yılında bitirmiş ve aynı enstitüde bu defa sinema öğretmek amacıyla kalmıştır. Mezuniyet filmi olan "Sokak Çocukları" adlı filminde suça itilen gençleri anlatacak ve bu temaya ilerleyen yıllarda kimi filmleriyle yeniden dönecektir. Bir yıl sonra çevirdiği "Av" adlı filminde ise 1960'ların İspanya'sının temel sorunlarını ve kaygılarını simgesel biçimde dile getirmiştir. Bu filmde büyük bir aileyi dönemin İspanya'sının küçük bir ölçeği gibi izleyiciye sunmuştur. Saura, 1970 yılında çevirdiği "Lezzetler Bahçesi"nde klasik sayılabilecek bir konuyu işlemiştir. Kaza sonucu hafızasını yitiren bir iş adamının çevresini saran ailesi karşımıza çıkar. Tek amaçları sadece adamın bildiği kasanın şifresini öğrenebilmek ve paralara ulaşabilmektir. Saura bir sene sonra Bunuel etkilerini görebildiğimiz bir filmine imza atar: "Ana ve Kurtlar". Bir İspanyol malikanesine gelen İngiliz mürebbiye oğullarına çok düşkün DIRIMAU«I-K

Xitftiir ve Sanat bir yaşlı kadın ve üç tane garip kardeşle karşılaşır. Bu malikane İngiliz mürebbiye için güvenli bir ortam değildir. Saura bu filminde otoriteyi, ataerkil anlayışı, ve bastırılmış cinselliğin erkek egemen kültürde kadınlara yönelik potansiyel tehdidini gözler önüne sererken, maço kültürü eleştirir. 1973 yılında yaptığı "Kuzen Anjelica" adlı filminde de yine bir aile öyküsü anlatılır. Bu filmin tarihi fonu ise iç savaş dönemleridir. Carlos Saura'yı ülkesinin dışında da ciddi bir şekilde tanıtan film ise 1976 yılında çevirdiği "Besle Kargayı" adlı filmi olmuştur. Film geriye dönüşlerle Ana adlı kahramanın dramatik geçen çocukluk yıllarını anlatır. Çocukluk yıllarının mutsuzluğu üzerine kurulmuş, dramatik yapısıyla izleyicileri derinden etkiyen bir film ortaya çıkmıştır. Ananın yetişkin halini, o dönemde hayatını Saura'yla paylaşan Geraldine Chaplin oynamıştır. Saura. Geraldine Chaplin'den sonraki filmlerinde de vazgeçemeyecek ve onu. dokuz filminde daha oynatacaktır. Yönetmen 70"li yılların sonlarında "Elisa Hayatım" (1977) ve işkence üzerine yapılmış "Bağlı Gözler" adlı filmleriyle karşımıza çıkar. Son filminin mesajı. General Franco artık ölmüş olduğu için daha açık bir şekilde iletiliyordu. Bize göre Saura'yı büyük bir yönetmen yapan filmleri 1980'li yıllarla birlikte ortaya çıkar. İlk çevirdiği filminde ele aldığı suç ve gençlik kavramına "Despina Despina" adlı filmiyle geri dönen Saura. hemen ardından 1981 yılında çevirdiği "Kanlı Düğün'le herkesi gerçekten şaşırtmıştır. Saura'nın en özgün filmi olan "Kanlı Düğün'de yönetmen iki büyük tutkusunu yani müziği ve İspanyol dansını, büyük İspanyol şairi Lorca'nın aynı adlı eserinden yola çıkarak bir araya getirmiştir. Film dansçıların prova öncesi hazırlıkları ile başlar. Makyajlarını yapan bayan dansçılar, saçlarını tarayanlar, giyinen insanlar. ısınma hareketleri yapan dansçılar ekrana gelirken bir yandan da izleyiciye tanıtılırlar. Sonrasında ise prova başlar. Birçok sanatseverin merak ettiği sahne arkası görüntülerinden sonra başlayan provanın kısa sürede biteceği, oyuncuların dışarı çıkacağı ve olayların gelişeceği düşünülür. Ancak film provanın kendisidir, yani provanın öncesiyle birlikte izleyiciye sunulmuş görkemli bir müzik ve dans ziyafetidir sadece. Sıradan izleyiciler bu filmden sıkılabilirler belki ama flamenko müziği ve dansını seven izleyiciler içinse unutulmaz bir filmdir ortaya çıkan. "Kanlı Düğün'ün başarısından sonra 1983 yılında "Carmen" adlı filmini gerçekleştirmiştir. Üç sene sonra Manuel de Falla'nm ünlü balesinden yola çıkarak, büyük bir bütçeyle gerçekleştirdiği "Büyülü Aşk"ı yaparak, dans filmlerini bir üçlemeye dönüştürür. Bu üçleme uzun zaman Saura'nın sinemasının zirvesini oluşturmuş ve Saura ancak 9()'lı yılların sonlarında bu üçlemeyi aşabilecek filmlerini gerçekleştirebilmiştir. 1987 yılında çektiği "Eldorado"da İspanyolların Latin Amerika'yı fetihleri anlatılıyordu. Bir sene sonra çevirdiği "Karanlık Gece" ortaçağın dinsel temalarını inceliyordu. 1990 yılında çevirdiği "Ay Carmela" İspanyol iç savaşını, gezici tiyatrocu bir çiftin gözlerinden anlatıyordu ve Saura sineması için yeniden umutları yeşerten bir filmdi. Gençlik ve suç kavramlarına bir kez daha döndüğü. 1992 yapımı olan "İntikam Ateşi" ise gerçekten Saura'ya yakışmayan bir film olarak akıllara kazınıyordu. Bu filmin konusu kısaca şöyleydi: Sirkte çalışan, çok iyi tüfek kullanan ve ata binen bir genç kadına gösteri bitiminde üç tane serseri tecavüz eder. Genç kadın bu arada (Banderas'ın oynadığı) bir gazeteciyle duygusal olarak yakınlaşmıştır. Polise başvurmaz ve VI DIRIM/MARî-NISAN 2003

'K'jiCtür ve Sanat Başlıca Filmleri Sokak Çocukları (1959) Av (1960) Lezzetler Bahçesi (1970) Ana ve Kurtlar (1971) Kuzen Angelica (1973) Besle Kargayı (1976) Elisa Hayatım (1977) Çabuk Çabuk (1980) Kanlı Düğün (1981) Antonieta (1983) Carmen (1983) Büyülü Aşk (1986) Eldorado (1987) Karanlık Gece (1988) Ay Carmela (1990) İntikam Ateşi (1992) Flamenko (1995) Taxi (1996) Minik Kuş (1997) Tango (1998) Goya'nın Aşkı (1999) Bunuel ve Hz. Masası (2003) Süleyman'ın kendi işini kendisi görür. Eline aldığı tüfeği ile araba tamirciliği yapan üç genci de öldürür. Kötülerin çok kötü, iyilerin ise çok iyi olarak gösterildiği bu filmde, şiddetin nedenleri yeterince anlatılamamıştır. Sadece kötülerin cezasını bulmasıyla izleyici rahatlatılmış ama film de klasik bir intikam filminden öteye gidememiştir. 1996 yılında çevirdiği "Taxi" adlı filmi ise büyük yankı uyandırmış. Saura'nın sinemasını yeniden güçlü bir şekilde gündeme getirmiştir. Bu filminde Saura faşizme en şiddetli eleştirilerinden birini getirirken, aslında sıradan insanların hatta içlerinde iyi duygular olan kişilerin bile kolaylıkla birer faşiste dönüşebileceğini, bunun da toplumlar için çok dikkat edilmesi gereken bir olgu olduğunu vurguluyordu. İspanya'da eşcinselleri, fahişeleri, travestileri. zencileri yani kendi toplumları içinde görmek istemedikleri, zararlı buldukları insanları acımasızca ve organize bir şekilde öldüren bir grup taksici ve bu insanların arasına yine taksi şoförü olarak katılan genç bir kızın hikayesi konu edilir. Genç kıza aşık olan genç bir taksici kızın düşüncelerinden etkilenir ve yaptıklarının yanlış olduğunu zamanla görmeye başlar. Fakat bu noktada sivil faşist tehdit kendisine de yönelmeye başlar. Bu filmini. 1997 yılında gerçekleştirdiği "Minik Kuş" takip eder. Bir yıl sonra ise bir başka başyapıt, yine bir dans filmiyle ortaya çıkar. Ülkemizde de çok beğenilen ve öncesinde festival filmi iken sonrasında gösterime giren ve epey uzun bir süre gösterimde kalan "Tango" adlı film, usta yönetmenin müzik ve dans alanında çok daha başarılı yapıtlar ortaya koyduğunu bir kere daha göstermiş oldu. Doksanlı yılların sonunda çok farklı bir filme daha imza attı Saura: "Goya'nın Aşkı". Bu çok özgün ve kaliteli filmi. Saura'nın kendi sineması içinde dahi bir yerlere koymak oldukça güç. Sinemadan önce fotoğrafçılığa merak sardığını bildiğimiz Saura yıllar sonra büyük bir sinemacıdan çok. usta bir fotoğrafçı olarak karşımıza çıkıyor, tarihi olayla- VII

ve Sanat rı yer yer hareketsiz fotoğraf kareleriyle aktararak, ünlü ressam Goya'nın büyüklüğüne yakışır bir filme imza atıyordu. Carlos Saura, imzasını attığı filmler ile İspanyol kültürünü, özellikle de kendi ülkesinin müzik ve dans kültürünü tüm dünyaya sunmayı başardı. Bir diğer başarılı İspanyol yönetmen Pedro Almadovar ise birçok filminde boğa güreşlerine değinerek, yine kendi ülkesinin kültüründen izler sunmuştur. Bizim ülkemize çok benzeyen bir Avrupa ülkesidir İspanya. Darbeler yapılır orada da. Hem onların askerleri öyle hemen gitmez. Halkın apolitize edilmesi, yıllarca sistemli bir devlet politikası olarak uygulanmıştır. Halkı, futbol, eğlence ve uyku ile uyutularak yönetilmeye çalışılmıştır. Medyası bizim televoleci medyamızdan bile kötüdür. Düzeysiz tartışma programları İspanyol kanallarında iyi reytingler alır. Ancak büyük sanatçılara sahip oldukları için tüm dünya onları Cervantes'le, müzikleri ve danslarıyla, boğa güreşleriyle, yani kültürleriyle tanırlar. Bunda Carlos Saura'nın da büyük payı vardır. O yüzden Saura, ülkesi ve dünya için önemli bir yönetmendir. Bir önceki sayımızda tanıttığımız Akira Kurosawa da kendi yerel kültürünü tüm dünyaya tanıtmıştı. Ancak o, daha tarihi bir fon üzerinden. Japonların samuray kültürünü, dövüş sanatları kültürünü anlatmıştı ve çok başarılı olmuştu. Bizim de dünya çapında ilgi uyandıran bir yönetmenimiz var: Ferhan Özpetek. Filmlerinin adları dahi bu başarının nedeni hakkında bir ipucu verebilir. "Hamam", "Harem Suare" ve "Cahil Periler". Demek ki kendi kültürümüzden ve tarihimizden yola çıkarak, bu kültürü güçlü bir sanatsal alt yapı ile sunabildikleri zaman, bizim yönetmenlerimiz de başarılı olabiliyor. Tıpkı Akira Kurosawa. Emir Kusturica. Carlos Saura ve birçoklarının başardığı gibi... VIII DIRIM/MART-NİSAN 2003