Türk atçısının petrol kuyusu yok İş adamı Mehmet Çelik ile bir araya geldiğimizde ardı sıra sorduğum sorulara aldığım yanıtlar, atçılığın perde arkasında yaşanan mücadelenin, emeğin, zorluğun aynası oldu. -Kısa yol başarı getirmez. Emekle yolu kendin belirlersen başarı gelir diyen Çelik, -Atçılar için 2016 yılı çok zor geçecek, bence cepten en az 100 Milyon Lira harcamaları gerekecek dedi ve yatırımlarını, projelerini, endişelerini sizlerle paylaşırken hayvancılığın en büyük kuralının ne olduğunu da söyledi. FOTOĞRAFLAR: YURDAKUL KAYACAN
Kemal Akyer: Yarış Gazetesi ortaklarından olurken atçılığa ve haracılığa girme, yetiştiricilik yapma kararı aşamalı olarak nasıl gerçekleşti? Mehmet Çelik: Çocukluk dönemlerinde her zaman binek atımız oldu. Osmanlılara at yetiştiren Candaroğulları Türkleri soyundan geldiğim için genimizde atçılık var. Ortağım Turhan Çakar da o zamanlar antrenör olarak atçılığın içindeydi. Büyük heyecanla ihalelerden, Ejderha ve Orkapı yı aldık, İrlanda dan Turhan Çakar Abdülçakar isimli tayı, Nedim Kisbu kardeşimden Gündüzbey ve Liderşah isimli atları aldık. Bu atların kazancı 40 dönümlük çiftliği yaptı. Daha sonra diğer atların başarıları ile haramız bugün 500 dönümlük arazisi ve 200 at kapasitesiyle ülkemizin en büyük özel harası haline gelmiştir. At yetiştiriciliğinde kurumsal şirketleşen ilk biz olduk Kemal Akyer: Mehmet Çelik, kimdir? Yarış camiası ile nasıl tanıştı? Mehmet Çelik: Kastamonuluyum. Bir maden işçisinin eğitimli çocuğuyum. Gıda, yayıncılık ve hayvancılık faaliyeti gösteren, üç şirketi olan başarılı bir iş adamıyım. Üniversiteyi bitirdikten sonra iş bulma amacıyla Eylül 1987 yılı ilk haftası, bir sabah otobüsle İstanbul a geldim. Bir gazete aldım, iş ilanlarına bakmaya başladım. Liderform un ilanı, hem yatılı hem de yemek veriyor. Hemen gittim, öğleden sonra işe başladım. Yaklaşık 3-4 yıl kadar burada çalıştım. Askerlik ve mecburi hizmet nedeniyle 6 yıl camiadan ayrıldım ama her zaman takip ettim. Bu arada boş zamanlarımda Yarış Gazetesinin plan ve programlarını yaptım. Resmi görevimden istifa ettikten sonra dükkan ve personel bulma, 3 ay hazırlık döneminden sonra 1 Mart 1997 de ilk sayımız çıktı. Bu ay 6700 lü sayıları çıkmaya başladı. Çok başarılı olduk, yarış camiasına yeni bir heyecan getirdik ve yarış basınında devrim yaptık. Kim ne derse desin yarış basınımız bugün dünya yarış basının çok önündedir. Candaroğulları Türkleri soyundan geliyorum Kemal Akyer: Şuan toplam kaç atınız var? Harada ve hipodromlarda koşan at sayısı ne kadar? Mehmet Çelik: Ülkemizde at yetiştiriciliğinde kurumsal şirketleşen ilk biz olduk. Şirketleşmenin faydalarını Ramazan Kaya kardeşime anlattım, o da şirketleşti. Sanıyorum yetiştiricilik şirketimiz özel olarak 4-5 tane oldu. Damızlık kısrak, aygır 110 adet atımız var. Tay olarak da 50 tane var. 2016 yılında 60 kadar doğmasını beklediğimiz tayımız var. Hipodromlar da ise 30 at civarı tutuyorum. Kemal Akyer: Hipodromlardaki yaşanan ahır sıkıntısından dolayı hipodromlara yakın ahırlarınız var mı? Mehmet Çelik: Evet, Adana da var. Ahır sıkıntısı nedeniyle kendimizi fazla üzmüyoruz. Ahır çıkmayan atlarımı ya damızlığa ayırıyoruz ya da binicilik tesislerine veriyoruz. Mesela Buzdenizi isimli atımıza ahır verilmedi. Bizde damızlığa ayırdık, ahır sıkıntısını sorun olmadan bu şekilde çözüyoruz. Kemal Akyer: Hipodromlarda safkan Arap ve İngiliz atları ile koşmaktasınız. 2015 yılında ülke genelinde Arap atçılığında TİGEM haraları hariç özel yetiştiricilikten en fazla yarış kazanan sizin şirketiniz oldu. Başarıya uzanan yolda hangi stratejileri izlediniz? Mehmet Çelik: Henüz istediğimiz başarıyı sağlamış değiliz. Hedeflediğimiz başarının yarısına bile ulaşamadık. Buna başarı dersen nedenlerini sıralayalım. Önce şirketleştik, kendimiz olduk. Çiftlikte at besleme yöntemlerimizi değiştirdik. Sahada iki
idman jokeyine antrenörsün dedik onları yetiştirdik, bir de jokey yetiştirelim dedik. Tolga Yıldız. Kendimiz bir ekip olduk. Yine de çok eksiklerimiz var. Bunları giderdikçe başarılar gelecektir. KAIZBERT i satın aldığımda bir çok atçı arkadaşım benimle dalga geçmişti Kemal Akyer: Ülke genelinde hipodromlarda KAIZBERT yavruları başarılı yarışlar çıkartıyor. Bir çok haranızda aygır bulunsa da sadece KAIZ- BERT, yarış camiasında en çok konuşulan safkan. KAIZBERT i birde Mehmet Çelik ten dinleyebilir miyiz? KAIZBERT, eküriye nasıl dahil oldu? Haranıza aygır olarak dahil ettikten sonra ilk çekimi kaç kısrakta yaptınız? Başarılı yarış koşan safkanlar vereceğini tahmin ediyor muydunuz? Mehmet Çelik: Haramız faaliyete geçince kısrak ve aygır satın alma çabalarımız oldu. Yeterince kısrak satın aldık. Aygır işi kolay değildi. O yıllar Tigem de yurt dışından aygır alıyordu. Kaızbert i ülkemizde Uluslararası yarışı koştuğundan beri takip ediyordum. Ülkemize ithal edildiğini duydum. O dönem Tİ- GEM, TJK, Arap Atı Derneği ve bazı atçılarımız bu atı beğenip de satın almadılar. Yaklaşık bu 2 yıl sürdü. Dolayısıyla at benim satın alacağım fiyata düştü. Ben önce bu atın ülkemizdeki atlarla akrabalığı olup olmadığını araştırdım. Ülkemizdeki Arap atları ile hiçbir akrabalığı yoktu. Hangi hayvan olursa olsun verimi artırmak için aynı soydan akraba olmayan bir erkekle çiftleşme yaparsan verim artar. Bu hayvancılığın en büyük kuralı. İlk yıl 4 kısrak tohumladık. Doğan taylar ILVANA, ÇELİKSÖMEK, KENANACO ve ZEPKA. İkinci yıl BUZDENİZİ, KAANKEREM üçüncü yıl GÜMBÜRGÜMBÜR-BİÇER daha sonraları diğerleri. Ülkemizin en popüler aygırı oluverdi. Bilimsel ismi kan katma olayını başarmıştık. TİGEM bunu başaramamıştı ve müşterileri ve rakiplerimizle bize el fireni olmaya başlamıştı bile. Bu aygırı satın aldığımda bir çok atçı arkadaşım benimle dalga geçmişti ve atçılığımın başlamadan biteceğini kendi aralarında konuştukları duyumları her zaman geldi. Kemal Akyer: Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığına Genel Hükümlerde sınırlama getirilerek sizin eküri aygırlarınızdan KAIZBERT yavrularına yıllık yarış takviminde % 55 sınırlama getirilmesini yıllardır dava konusu yaparak mahkeme kapılarında hak arıyorsunuz. Son durum nedir? Mehmet Çelik: Bu davalar KAIZBERT davası değil. Dava konusu TİGEM yani Devlet Haralarının İthal ettiği, yetiştirdiği, aldığı, sattığı ve tohumlama
yaptığı aygırlardan olma taylar yarışların tamamına katılırken, özel yetiştiricinin devlet kontrolünde ithal ettiği, yetiştirdiği, aldığı, sattığı ve tohumlama yaptığı tayların sınıf yarışlara katılımının engellenmesi davasıdır. Davalar devam etmektedir. Bir kısmı için yürütmenin durdurulması kararı alındı. Tebliğ süresi 2-3 ay sürer diyorlar. Nisan ayı gibi herkesin haberi olur. Davaları kazansak tazminat, kaybedersek Anayasa Mahkemesi ve İnsan Hakları Mahkemesi aşaması ile yıllarca daha sürmesi muhtemel. Atçılığımız ve yetiştiriciliğimizin geniş topluma yayılması TİGEM karteli ile engelleniyor Kemal Akyer: KAIZBERT yavrularının koşabileceği yarış sayısı, YKK nın devamlı değişik şartlar getirmesinden dolayı azalıyor. Ülkemizde bir safkanın kan hattında bir şüphe varsa YKK kan, DNA testleri yaparak bunu tespit ediyor ve diskalifiye ediyor. Aygır KAIZBERT hakkında bir çok kez imza toplandı. Ülkemizde tekrar Amerika testleri yapıldı. Safkanın WAHO şartlarına göre safkan Arap atı olduğu anlaşılıp ülkemizde yavrularının koşması için bir engel kalmamasına rağmen yıllık yarış takvimlerinde devamlı olarak genel hükümler değiştirilerek YKK tarafından sizin yarışlarınıza sınırlama getiriliyor. Mehmet Çelik: Biz aygırımızı satın aldığımızda her şey eşit şartlardaydı. Böyle bir kural yoktu. Devletimizin adaletine, hukukuna güvenerek yatırım yaptık. Bizim buradaki suçumuz TİGEM yani Devlet Harası ndan daha iyi bir aygıra sahip olmamız. Aynı işi devlet de yapıyorsa işiniz zor. Tigem taylarını yüksek bedelle satmak için rakiplerinizi sınıf yarışlara katılımını engelliyorum. Gelin tayları benden satın alın diyor, 3-5 zengin atçı arasında bu taylar paylaşılıyor. Atçılığımız ve yetiştiriciliğimizin geniş topluma yayılması TİGEM karteli ile engelleniyor. Aygırımıza yüzlerce tohumlama yapıldı. Maddi durumu iyi olmayan atçı ve yetiştiricilerin hayali oldu. Bu durum böyle gitmeyecektir. Kemal Akyer: Üç atçılık derneği var. TYAYSD; tüm atçılık camiasına hizmet verirken SAAYSD; Arap atçılarına ve SİAYSD; İngiliz atçılarına hizmet veriyor. Atçılık derneklerine üye misiniz? Atçılık dernekleri, üyelerinin haklarını TJK ve YKK cephelerinde sizce yeterli düzeyde arıyor mu? Mehmet Çelik: TYAYSD ve SAAYSD üyeyim. Sİ- AYS Derneğine üye değilim. Bu derneklerimiz atçılık politikalarında hiçbir şey yaptıkları yok. Zaten
İdare Bakanlığında bu derneklere bir şey sorduğu yok. Sadece dernek o kadar. Özellikle büyük derneğimizin çok faal olması gerekir. Bu derneklerin atçılık politikalarının kabul gördüğüne rastlamadım. Yüksek Komiserler Kurulu atçının yanında değil, karşısındadır Kemal Akyer: Atçılığa başladığınız ilk günden bugüne değin Türk atçılığı nereye gidiyor? Mehmet Çelik: Bu işe başladığımızda yıllarda atçılığımız ileriye gidiş vardı. Son 6-7 yıl atçılığımızda geriye gidiş başlamıştır. Bu gün Türk atçılığı bitmiştir. Bitmiştir derken Uluslararası düzeyde bitmiştir. Kendi aramızda koşacak at her zaman buluruz. Yüksek Komiserler Kurulu atçının yanında değil, karşısındadır. Rüyasında bir şey gören ertesi gün atçılık yönetmeliğine ekliyor. TİGEM in uygulattığı kartel hem Arap atçılığına hem de İngiliz atçılığına zarar veriyor. Her yıl şampiyon diyebileceğimiz 2-3 tay çıkıyor. Camiaya yeni giren, zengin diyebileceğimiz atçılarımız TİGEM in taylarını yüksek fiyatla satın alıyor piyangodan tay çıkar diye, 1-2 sene sonra ceketini alıp arkasına bakmadan gidiyor. Aynı parayla yurt dışından hamile bir İngiliz kısrak alsa her şeyin normal gittiğini kabul edersek başarılı olmaması için bir neden göremiyorum. Kısa yol başarı getirmez. Emekle yolu kendin belirlersen başarı gelir. Atçılığa korkarak yatırım yapıyoruz Kemal Akyer: Görsel ve yazılı basında İngiliz ve Arap atlarının yurt dışından ithal, ihracat edilme şartlarının YKK tarafından zorlaştığı sesleri yükseliyor. Sizce yetiştiriciler, atçılar, veryansın etmekte haklı mı? Mehmet Çelik: Çok haklı, hem de çok Türk atçısının petrol kuyusu yok. Denenmiş ve iyi performans göstermiş bir atı alabilecek atçımız bir elin beş parmağını geçmez. YKK yı atçılık adına politikalar düşünme konusunda yetersiz görüyorum. Sadece yaptığı engelleyici hükümler ve yönetmelikler yapmak. Özgürlüğün, hak ve hukukun olmadığı yerde başarı olmaz. Biz atçılığa korkarak yatırım yapıyoruz. Bu sene Almanya dan bir İngiliz aygırı teklifi geldi. Korkumuzdan alamadık, gümrük işlemleri sırasında yönetmelik değişir diye. Aygırı COLMOORE harası aldı.
Bilseydik yetiştiriciliğe yatırım yapmazdık Kemal Akyer: TİGEM, yurt dışından bir aygır veya kısrak aldığı zaman bunu kendi harasında çekim yapar ve ihale ile satışa çıkartırsa % 100 tüm Arap yarışlarında koşuyor. Aynı aygırı, kısrağı siz alıp çiftçiliğinize götürseniz sizin çiftliğinizde doğarsa % 55 yarış ikramiyesi ile koşuyorsunuz. Bu uygulamayı adil buluyor musunuz? Mehmet Çelik: Bu işe başladığımızda her şey eşit şartlardaydı. Devletin vatandaşına haksızlık yapacağını hiç hesaplamadık. Bu haksızlığı yapanlar devlet adına 3-5 bürokrat, birkaç tanesi görevden alındı. Cumhurbaşkanımıza kadar mektup yazdık, eline ulaşıp ulaşmadığını bilmiyorum. Böyle bir uygulama ve hukuksuzluk dünyanın hiçbir ülkesinde yok. TİGEM in başarısının bizim yarışlara katılmamızı engelleyerek olacağını önceden bilseydik yetiştiriciliğe yatırım yapmazdık. Şimdi TİGEM in görevi haralarımızı satın alsın bizde yetiştiriciliği bırakalım. Uzaylılar duysa gülecek bize. Bu uygulama atçılığımızı bitiren bir uygulama. İngiliz atçılığını bitiren de bir uygulama. Atçılığımız parası olan 3-5 atçı arasında dönerse, İngiliz atına yatırım yapacak zengin atçı ne gerek var yatırıma deyip TİGEM den bir tay satın alayım nasıl olsa rakiplerini de yarışlara katılımını engelliyor, atçılığa yatırım yapmıyor. TİGEM in yaptırmış olduğu kartel uygulamalarından dolayı Türk atçılığının uluslararası düzeyde gelişmesi mümkün değildir. Son 5 yıl içerisinde uluslararası tek başarımız, aygırımızın tayı Kenanaco dan iki birincilik gelmiştir. Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de yetiştiriciliğin özel sektöre bırakılmasının uluslararası başarılarımızı arttıracağı düşüncesindeyim. Kemal Akyer: TİGEM in sattığı tayların genel başarı durumu nedir? Mehmet Çelik: Tigem den tay alanlar inanılmaz zarardalar. İlk aklıma gelen Karacabey Tarım İşletmesinin 2014 yılında sattığı bazı taylar; UÇAN KRAL 800 bin liraya satıldı, kazancı 0 lira ŞEREFKAR 550 bin liraya satıldı, kazancı 11 bin lira ÖZKARA 520 bin liraya satıldı, kazancı 48 bin lira BABA CELAL 330 bin liraya satıldı, kazancı 0 lira Örnekler devam ediyor, ben bunları söylemeyi yeterli görüyorum. Toplam 17 tayı 4 Milyon 380 Bin Lira ya satmış. Bu tayların bir yıllık brüt kazancı 670 Bin Lira civarı bu rakamın 200 Bin TL si jokey+antrenör montu+vergi+ 17 atın yıllık masrafı 510 Bin TL toplam 710 Bin TL masraf, bu atlar bedava alınmış olsa bile satın alanlar 40 Bin Lira zararda.
Kemal Akyer: TJK nın özelleştirileceği söylemleri sık sık basında gündeme getirilir. TJK kongrelerinde TJK asli üyeleri arasında da tartışılır. Bir grup at sahibi, yetiştirici, yarış yazarı atçılık federasyonu kurulsun diyor. Atçılık Federasyonu kurtarıcı olur mu? Mehmet Çelik: Bütün spor dallarının federasyonu var. Atçılığın da federasyonu olmasına olumlu bakarım. Kimse o zaman akşamdan sabaha yönetmelik değiştiremez. Kuralları federasyon koyar. Yatırımlarımızı ona göre yaparız. YKK da çoğunluk atçılık ve yetiştiricilik yapmayan üyelerden oluşuyor. Atçılığın hanyasını ve konyasını bilmeyenlerden ne bekleyebiliriz. TJK nın özelleşmesi atçılığımızın sonu olur gibi geliyor bana, bu konuya çok çalışmak lazım. Kemal Akyer: Yarış Gazetesi nde 3 ortaksınız. 3 ortağın ortak noktası, atçılık ile ilgilenmeniz. Her 3 ünüzün ayrı ayrı haraları var. Aranızda bir rekabet var mı? Mehmet Çelik: Aramızda bir rekabet yok. Benim yok. Onları bilemiyorum, aynı yarışta atımız koştuğunda Salih Bey in üzerine biraz gidiyoruz o kadar. Yeni yetiştirici olduğu için zamanla onun da başarılı olmasını isterim. Hiçbir arkadaşıma atçılığı önermiyorum Kemal Akyer: Yarış Gazetesi ortaklarından olan Turhan Çakar, dünyanın neresinde at satış olursa gücü oranında oradan kısrak alır. 2015 yılında üzücü kayıplar haricinde, Çakar Ekürisi diğer yıllarda başarılı sezonlar geçirdi. Siz pek yurt dışına çıkamasanız da Yarış Gazetesi ve haradaki safkanlarla ilgileniyorsunuz. Tavukçu Ekürisi, kendi çabasıyla aldığı harada son 4 yıldır mücadele veriyor, diyebiliriz. Yarış Gazetesi nin Türk atçılığında aktif 3 ortağı, bir araya geldiğinizde yaptığınız harcamalar, yatırımlar, Türk atçılığının geleceği ve 2015 yılı yarış ikramiyesiyle aynı olan 2016 yılı yarış ikramiyesi ile ilgili bir değerlendirme yapıyor musunuz? Mehmet Çelik: Aslında ben hiçbir arkadaşıma atçılığı önermiyorum. Ortağım Salih Tavukçu bize danışmadan hara satın aldı. Telefonla ben hara aldım dedi o kadar. 4 yıldır da zararda. Bu ikramiyelerle atçılık giderlerini karşılamak mümkün değil. Atçılıkta ekürileri ve haraları bir futbol kulübü olarak düşünelim kaç tane kar eden futbol kulübü var.
2016 yılında kar eden birkaç eküri olabilir. Birkaç münferit atçı da kar edebilir. Büyük çoğunluk zarar edecektir. Ben 2016 yılını kurtarmak için İngiliz kısraklarımı boş bırakacağım. TJK haralarına hiçbir müracaatım olmadı. Bu ikramiyelere jokey, antrenör, seyis montları ve vergiler de dahil. Atçılar için 2016 yılı çok zor geçecek, bence cepten en az 100 Milyon Lira harcamaları gerekecek. Bu da atçılıktan çekilme ve iflaslara neden olacaktır. Bu yıl çok satılık at ilanı göreceğiz. Bu gelişmeler camiamızda at kalitesini düşürecek, yetiştiricilerin bir kısmı kısraklarını boş bırakacak, bir kısmı kaliteli aygırlara tohumlama yapamayacaklar ve yem rasyonlarını ucuzlatmak zorunda kalacak. Turhan Çakar a gelince gerçekten kendisini tebrik etmek lazım. Şu an Avustralya başta olmak üzere, Amerika da da çok başarılı oldu. Bu başarı küçük bütçelerle geldi. Nisanda Sidney de yapılacak satışlarda çok yüksek fiyata satılmasını beklediğimiz bir tayı satılacak ve bugün BOSPHORUSENSCE isimli tayı koştu, ilk yarışıydı, yedincilikte kaldı. Turhan Çakar bizim ortaklığımızın yurt dışı ayağıdır. Başarının düşmanı çok oluyor Kemal Akyer: Ekürinizde KAIZBERT gibi bir aygırın varlığı, 2015 yılında TİGEM haricinde Araplarda yetiştiricilikte en çok yarış kazanan unvanı almanız üzerine atçılık yapmak, atçılığın içerisin de olmak sizi mutlu ediyor, diyebilir miyiz? Mehmet Çelik: At koşmak, yetiştirmeyi çok seviyorum. Başarısızlığında, başarının da olumsuz sonuçları var. En olumlu olan başarısızlık çeker gidersin başka faaliyet alanı bulursun. Başarının düşmanı çok oluyor. Futbol dan örnek vereyim. Milli Takım Dünya ve Avrupa üçüncü olmuş teknik direktörler eleştiriye dayanamayıp istifa ediyorlar. Sanki bu ülke daha önce 10 kere Dünya ve Avrupa şampiyonu olmuş. Diğer spor dallarındaki başarılı sporculara bile bu ülke sahip çıkamıyor. Çünkü içimizde İrlandalı sayısı fazla. Ben TİGEM den daha iyi at yetiştiriyorsam ve TİGEM den daha iyi bir aygır satın aldıysam, bu benim suçum değil başarımdır. Bundan gurur duyarım. Başarılı olmama rağmen atçılığa yatırım yaptığım için çok pişmanım
Devlet imkanları ile masa başı oyunları ile TİGEM bizimle uğraşmaya devam ederse, sen çok yaşa TİGEM deyip kademeli olarak bu işi bırakabilirim. Sizinde bildiğiniz gibi haramızın yakın bir bölgesine besi çiftliği yapıyorum. Samanlık ve depo kısımları kaldı. Bu yıl faaliyete geçireceğiz. Başarılı olursak kademeli olarak haramızı da besi çiftliğine dönüştüreceğiz. Hedefimiz yıllık 10 bin baş hayvan beslemek. Başarılı olmama rağmen atçılığa yatırım yaptığım için çok pişmanım. Mahkeme kararları sonuçlarına göre en doğru kararları vermeye çalışacağım. Kemal Akyer: TJK Asli Üyesi Selman Taşbek, yapılan 2016 yılı bütçe kongresinde: -Atçılık bu ülkede bitmiştir. Ne bütçesi yapıyorsunuz? Yapacağınız ilk toplantıda atçılık iflas etmiş olacak. Bütçe yapmanıza artık gerek kalmayacak dedi. Selman Taşbek, 2015 yılında İngiliz yetiştiricilikte, kazanç sıralamasında 3. sıradaydı. Taşbek in görüşlerine katılıyor musunuz? Mehmet Çelik: Evet, tamamen katılıyorum. Bütçe yapmak kanunu zorunluluk. Sayın Taşbek Bey uluslararası başarı kazanmış bir atçımızdır. Uluslararası düzeyde atçılığımızın bittiğini söylemek istemiştir. diye düşünüyorum. Köyde bile aramızda koşacak at bulurken, hipodromlarda kendi aramızda koşacak at nasıl olsa buluruz burada bir sorun görmüyorum. Kemal Akyer: TJK Başkanı Yasin Kadri Ekinci, 2016 yılı bütçe kongresinde : -Atın doğumundan pedigri alıncaya kadar devlet, 750 TL alıyor. İnek, yavrusunu doğuruyor ve devlet, 1000 TL veriyor dedi. Bu detay ile ilgili görüşleriniz nelerdir? Mehmet Çelik: Bu konuşmadan sonra 750 TL ye zam geldi. 1000 TL ye yaklaştı. Bu durum yarış atı yetiştiricilerinin sahipsiz olduğunu gösteriyor. Bu rakam TİGEM den alınıyor mu bunu bilmiyorum. Bizde çiftliğimizin büyük baş hayvan kapasitesini hesaplattık. 10 bin baş olarak hedef yaptık. 10 milyon lira direk yetiştiricilikten kazanmayı hedef yaptık. Büyükbaş hayvancılıkta da başarılı olursak TİGEM bizi engellemez düşüncesindeyim. Atçılıkla ilgili bütün kurallar eskimiştir Kemal Akyer: 2015 yılında ve 2016 yılının ilk gününde en çok kulvar değiştirmekten veya faul yapmaktan para cezası alan jokey, sizin oğlunuz gibi sevdiğiniz, emek verdiğiniz T.Yıldız aynı zamanda en az at binmeme cezası ile ilk 4 deki jokeyden biri. Bu çelişki sizce YKK tüzüğündeki sistemin bir çarpıklığı mı yoksa hipodromlardaki yarış komiserlerinin yeterli bilgi düzeyine sahip olmamalarıyla mı ilgili?
Mehmet Çelik: Atçılıkla ilgili bütün kurallar eskimiştir, günümüze uyarlanması gerekir. Doping yönetmeliği çağ dışı kalmıştır. Acil atçılık çalıştayı yapılmalıdır. Körler sağırlar birbirini ağırlar, şekilde olmamalıdır bu çalıştay. Herkesin katılabileceği merkezi bir yerde akşam saatlerinde madde madde görüşülmeli ve oylanmalıdır. Tolga Yıldız bizim atlar genelde önde gittiği için rakibini bulmak için bazen kulvar değiştiriyor ama bu yarışın sonucunu etkileyecek düzeyde olmuyor. Ben mahalli komiserlerin iyi durumda olduğunu düşünüyorum. Futbolda hakemin konuşulmadığı kaç maç var. Komiserlerimiz yarışın tekrarını izleyerek elindeki kitaba göre en doğru kararı verdiklerine inanıyorum. Zaten kararın gerekçesinde ilgili kanun ve yöneltmeliğin ilgili maddesi, fıkrası yazılıyor. 24 Ocak Pazar günü MERTADAM isimli safkanla kazanan Tolga Yıldız, komiserler kurulu raporunda yer aldığı gibi HONG KONG a yaklaşmış ve her iki at, başa baş mücadeleye girerek yarışı tamamlamışlardır. Temas, çarpma, önünü kesme olmamasına rağmen Tolga Yıldız a 10 gün ceza verilmesi ağır bir karardır. Başa baş mücadele yarış severin göz zevkine hitap eder. Kemal Akyer: Yeni yapılması düşünülen hipodromlar hakkında ne düşünüyorsunuz ve bu konuda önerileriniz var mı? Mehmet Çelik: Yeni yapılacak hipodromların turizm ve hipodrom olmayan bölgelere yapılmasını öneriyorum. Trakya bölgesinde TEKİRDAĞ, Karadeniz Bölgesinde SAMSUN, TRABZON, Akdeniz bölgesinde ANTALYA zaten söz konusu, Ayrıca KAYSERİ ve SİVAS a da hipodrom yakışır. Bu illerimizde çok sayıda at yetiştiriciliği yapan çiftçilerimiz vardır. Yurt dışında gezdiğimiz birçok hipodromlarda eküriler ahırlarını kendi yapmışlar. Münferit atçılar için 200-300 civarında ahır var. Yeni yapılacak hipodromlarda ekürilere kendi ahırını yapmak için yer planlanması maliyetleri düşürecektir. Kemal Akyer: Seyislerle ilgili söyleyeceğiniz bir şeyler var mı? Mehmet Çelik: At adedinin devamlı arttığı ülkemizde seyis sıkıntısı var. Bunun için seyis yetiştirecek okullar ve birkaç yıl sürecek uygulamalı kurslar açılmalıdır. Geçmişte yapılan birkaç aylık kurslar, lisans verme amacıyla yapılan kurslar gibi olmamalıdır. Modern yarışçılık yapılan ülkelerde 10 ata bir seyis ve bir idman jokeyi bakıyor. Maaşları da 3 bin dolar. Bizde 10 ata 10 seyis baktığı için atçının maliyetleri de yükseliyor, seyis sıkıntısı da oluyor. Kemal Akyer: Ülkemizde 4-5 Atçılık Meslek Yüksek okulu var. Buralardan mezun olanlar sahalara yeterince eğitimli geliyorlar mu? Mehmet Çelik: Bu genç arkadaşlarımız bu güne kadar camiamızda fazla ilgi görmediler. Fakat yurt dışına gidenler var, çok başarılı ve tutulduğunu biliyorum. Ortağım Turhan Çakar başta Avustralya olmak üzere Amerika da başarılı olmuş antrenör, idman jokeyi, nalbant ve hara yöneticiliği yapan okullu gençleri takip ediyor ve iş bulmalarına yardımcı oluyor. Zaman içinde bu arkadaşlarımızın atçılık sistemi içerisinde yerlerini alacağını düşünüyorum.