KÜSTÜM, OYNAMIYORUM Alan MacDonald iillüstrasyonlar: Mark Beech
4 PRIDDLE LAR: Roger, Jackie ve Warren Tarif: Soluk yüzlü insancıklar Sevdikleri: Sessizlik ve huzur Sevmedikleri: Troller
BAY TROL: Egbert (Eggy) Tarif: Uzun boylu, kara ve korkutucu Sevdikleri: Kükremek, ayaklarını yere vurarak yürümek, köprü altlarında dolaşmak BAYAN TROL: Nora Tarif: Muhteşem (Bay Trol e sorun) Sevdikleri: Sarılmalar, öpüşmeler, saçaklar, karanlık ULRIK TROL Tarif: Yaşına göre büyük Sevdikleri: Kokular, şarkı söylemek, Taştopu KEÇİ Tarif: Ağır kokulu, sakallı yaratık Sevdikleri: Dağlar, otlar Sevmedikleri: Yenmek 5
6
Trollere inanan sevgili Kate Shaw a A.M. Kız kardeşim Janet a M.B. 7
8
Mısır Gevreği Huysuz BAM! BAM! BAM! Ulrik yeni futbol topunu evin duvarlarında sektiriyor, ses de bütün evde yankılanıyordu. Bak, baba! Şunu izle! diye bağırdı. Top, önce duvara, sonra masaya çarptı ve Bay Trol ün kasesinin üzerine indi. Kasedeki süt ve mısır gevrekleri de Bay Trol ün üzerine sıçradı. Ulrik! diye kükredi Bay Trol. Kes şunu! Özür dilerim, baba. Kaza oldu. Vuruşlarımı geliştirmem lazım. Başka bir yerde geliştir öyleyse. Of Egbert, bu kadar huysuz olma! Bırak oynasın, 9
dedi Bayan Trol. Son birkaç haftadır kocası kendinde değil gibiydi. Bütün gün evde oturup televizyon izlemekten başka bir şey yapmıyordu. Dün, Bayan Trol onu burnunu ekrana yapıştırmış, sohbet programındaki insanlarla konuşurken bulmuştu. Bayan Trol masaya oturdu ve içi bozuk paralarla dolu bir çorabı boşalttı. Paraları, düzgünce dizdi. Ulrik gelip onun omzunun üzerinden baktı. Ne yapıyorsun anne? diye sordu. Kırışlarımızı* sayıyorum, dedi Bayan Trol. Bugün alışverişe gitmem gerek. Biz zengin miyiz? diye sordu Ulrik. Korkarım hayır, çirkinim. Her şey dünyanın kırışı. Bu yüzden sabahları çalışmaya gitmek zorundayım. Pöh! Sen ona iş mi diyorsun? diye homurdandı Bay Trol. Gazete dağıtmak! Burada birinin çalışıyor olması iyi bir şey, diye karşılık verdi Bayan Trol soğuk bir sesle. Sana kalsaydı, yalnızca mısır gevreğiyle beslenerek yaşardık. Ben mısır gevreğini seviyorum, dedi Ulrik. Ama hiç kalmamış. Hepsini babam yiyor. Yemiyorum! diye itiraz etti Bay Trol. Paketi sallayınca boş olduğunu gördü. * Kırış: Bozuk para. Birçok trol paradan anlamaz. Onlara güzel bir taş mı yoksa bin lira mı diyecek olsanız taşı seçerler. 10
Her neyse, dedi konuyu değiştirerek. İş bulabilen tek kişi sen değilsin. Bayan Trol ona baktı. Ulrik masanın üzerindeki bozuk paralarla oynamayı bıraktı. İş mi buldun baba? Vay canına! Ne tür bir iş? diye sordu. Bir mağazada, dedi Bay Trol gururla. Eggy! Ama bu harika! diye bağırdı Bayan Trol Neden bana daha önce söylemedin? Çünkü henüz işi almadım. Ama biraz önce aldığını söylemiştin. 11
Hayır, söylemedim, dedi Bay Trol. Görüşme bugün. Ama beni gördüklerinde, mağazayı benim yönetmemi isteyeceklerinden eminim. Ulrik ve annesi bakıştılar. Geçen ay, İş Bulma Kurumu, Bay Trol ü bir sürü görüşmeye göndermişti ama hiçbiri başarılı geçmemişti. Bay Trol hepsinden morali bozuk veya öfkeli dönmüş, neler olduğunu anlatmak da istememişti. Ne tür bir mağaza bu baba? diye sordu Ulrik. Futbol ayakkabısı mı satıyorlar yoksa? Her şeyi satıyorlar, dedi Bay Trol. Şehir merkezindeki kocaman, güzel mağaza işte. Bagley! dedi Bayan Trol. İnanamıyorum! Şu yeleği değiştirsen iyi olur. Yeleğimin nesi varmış? diye sordu Bay Trol, yeleğindeki yağ lekelerini inceleyerek. En azından fasulyeleri yala, dedi Bayan Trol. Görüşmeye gittiğinde de sakın kükreme. Biliyorsun, bu, insancıkları korkutuyor. Yavaş yavaş ve yumuşak sesle konuş. Yavaş yavaş ve yumuşak sesle, diye tekrarladı Bay Trol. Kendinden emin görün. Bay Trol başını salladı ve kendinden emin bir tavırla kocaman poposunu kaşıdı. Bayan Trol duvardaki saate baktı. Benim alışverişe gitmem gerek, yoksa bu akşam 12
yemeğimiz olmayacak. Okula gitmeye hazır mısın, tüylücanım? diye sordu Ulrik e. Evet, anne, dedi Ulrik. Dişlerine bakayım. Ulrik ağzının iki yanındaki iki sivri dişi gösterdi. Yine dişlerini fırçalamadın değil mi? diye sordu Bay Trol. Fırçalamadım baba. Duşa da girmedin? Girmedim baba. Ulrik kaçmaya çalıştı ama babası onun kollarını kaldırıp altlarını kokladı. Daha geçen hafta Ulrik i duşta sabunlanırken yakalamıştı. 13
İyi, pis kokuyor, dedi Bay Trol tatmin olmuş bir halde. Bayan Trol, Ulrik in yanağına bir öpücük kondurdu. Sonra da kocasının tüylü kafasını öptü. Görüşürüz öyleyse! Görüşmede iyi şanslar, Eggy. Şansa ihtiyacım olmayacak, dedi Bay Trol kibirle. Ulrik babasına sarıldı. Umarım işi alırsın, baba. O zaman bana futbol ayakkabısı alır mısın? Bay Trol sevgiyle onun başını okşadı. Elbette alırım, çirkinim. Merak etme sen. Okulda bir futbol takımı kurulacak, dedi Ulrik. Daha önce hiçbir takımda yer almadım ben. Sence yeterince iyi oynayabilir miyim? Yeterince iyi mi? dedi Bay Trol. Sen bir trolsün, değil mi? Evet, baba. Peki troller nasıldır? Sert ve korkutucu, dedi Ulrik, yumruklarını sıkıp dişlerini göstererek. Doğru! dedi Bay Trol. Ama Warren futbolda çok iyi, dedi Ulrik. Pöh! Şu bitişikteki ufaklığı mı diyorsun? Sen Warren ı kükrerken duydun mu hiç? Hayır, diye itiraf etti Ulrik. Çünkü kükreyemiyor. Senin kükrediğini duyayım, Ulrik! Ulrik derin bir soluk aldı, göğsünü şişirdi ve en iyi şekilde kükremeye çalıştı. ĞĞARR! 14
Fena değil, dedi Bay Trol. Öyleyse, kurulacak futbol takımında kim olacak? Ben! dedi Ulrik. Topu duvara attı ve duvar saatinin gürültüyle yere düşmesine neden oldu. 15