ALİ RIZA KÖSEOĞLU 21. yüzyıla girerken iletişim teknolojisinde ortaya çıkan gelişmeler yen. Bir takım kavramları gündeme getirmiş bulunmaktadır. Bu kavramların arasında en önemlileri Medya kültürü ve Popüler Kültür kavramlarıdır. Yazılı ve sözlü basının en önemli niteliği satılmak ve kendi ekonomik gücüyle yaşamak mecburiyetinde olmasından kaynaklanan bir gerçekle toplumun istek ve dileklerine göre yayın yapmaktır. Bu yüzden bir ülkenin kültür ve sanat düzeyini daha yükseklere çıkarmak düşüncesine göre değil, toplumun o andaki bilgi ve kültür düzeyini, moda ve zevklerini temel alarak hareket etmektedir. Bu da kültür seviyesinin arttırılmasından çok bir kültürel yozlaşmayı da beraberinde getirir. Nitekim bunun en tipik binlerce örneğini günümüzde de görmemiz mümkündür. Ülkemizde ortaya çıkan kültürel yozlaşma o boyutlara ulaşmaktadır ki Türk pop müziği adını verdiğimiz genellikle ülkemizin gençlerine seslenen sanat akımı içinde zevksizlik, Türkçe nin son derece hatalı ve eksik kullanılışı yanında, bir değerler yozlaşması da hemen dikkati çekmektedir. Oysa sanat toplumun duyguları yanında ortak zevk ve kültür bilincine seslenir. Çoğunluğu eğitim görmüş kesimlerde beğenilen ve oluşturulan bu yeni sanatın şaşırtıcı yönü yine hedef kitlesinin üniversite ve üniversite üzeri öğrenim görmüş bir kesimin olmasıdır. Bütün bu gelişmelere rağmen geleneksel kültürümüzün pınarları bütün canlılığı ile varlığını sürdürmektedir. Bu pınarları yaşatmak ve suyunu ülke çapında yaygınlaştırmak gerekir. Dergimiz bir üniversite araştırma dergisi olmakla birlikte görevlerinden biri de budur. Çünkü geleneksel kültürümüzün ortaya koyduğu eserlerin hemen tamamına yakın kısmının yüksek evrensel değerler taşıdığını, insanın yeryüzünde varoluş sebeplerini irdelediğini, varlık-yokluk, insanın olgunlaşması, ölüm ve ölüm ötesi, garipler, yoksullar ve kimsesizlere ağıt, dünya nimetlerine körü körüne bağlığın zararları gibi her çağın ve gelecek çağlarında insan için vazgeçilmez konularını duru bir Türkçe yle anlattığını biliyoruz. Geleneksel şiirimizin günümüzde yaşayan önemli temsilcilerinden biri de dergimizde sürekli olarak şiirlerini yayınladığımız sayın Ali Rıza Köseoğlu dur. Şairimiz, şiirimizin geleneksel kalıplarını kullanmakla birlikte konularını günümüz insanından almakta ve onun düşkünlüklerini ve üstünlüklerini şiirlerinde açık, yalın bir dille anlatmaktadır. Köseoğlu nun şiirinde dış yapı, vezin, kafiye, durak sistemi halk şiirimizin çok detaylı bir bilgi birikimine bağlı olan bu yapı özelliğini yakından izlediğini gösterecek kadar başarılıdır. Genellikle günümüzde halk şiiri tarzında yazanların Türkçe sinin ses, yapı ve anlam bilgisinden yosun olmaları sebebiyle basit söyleyiş hatalarına düştüklerini görmekteyiz.sanatçımızın şiirlerinde böyle bir hata neredeyse yok denecek kadar azdır. Şiirlerindeki iç yapıya gelince; Köseoğlu geleneksel şiirin manzumlarına, kültürel derinliğine ve anlam zenginliğine hakimdir. Bunu şiirinde kullandığı terminolojiden rahatlıkla anlayabiliriz.yüzlerce yıllık bir geleneğin devamı olan ve adeta halk şiirinin bin bir kalıplı evinin anahtarları olan, deyimler, kavramlar ve manzumların yerli yerinde ve büyük başarıyla kullanıldığını söyleyebiliriz. Köseoğlu nun şiirinde gördüğümüz bir başka yön de bizim yüz akımız olan ve olmaya da devam edecek değerlerimizin yanlış yaşanması ve yanlış anlaşılmasıdır. Onun ruhundan çıkan açık yüreklilik ve samimiyet ışıkları, değerlerin istismarına yönelenleri topluma göstermek için parlar. Çünkü
geleneğimizde içini temizlemek ve kendini olduğu gibi göstermek temel kuralının geleneğimizi savunduğunu iddia edenler tarafından yıkılması, haklı olarak şiirlerinde sert ve açık bir tenkit halini almaktadır. Yer yer güzelliklerimizin istismarına kadar giden bu davranışların toplum hayatımızda yarattığı olumsuz hava göz önünde tutulursa şairimizin bu konudaki taşlamalarının ne kadar yerinde olduğunu görürüz. Köseoğlu nun dergimizin bu sayısında biyografisini ve bazı şiirlerinden yaptığımız bir demeti bulacaksınız. Ali Rıza Köseoğlu 1928 yılında Erzincan da dünyaya gelen Ali Rıza KÖSEOĞLU nun Babası Hüseyin Hüsnü Köseoğlu, Annesi, yine Erzincan ın Handesi (Gölpınar) Köyünden, İsmail kızı Havva dır. Erzincan da tahsilini yapan Ali Rıza KÖSEOĞLU, ailesiyle birlikte 1938 yılında, Konya ya göç etmiş olup, bir müddet Konya Ovası Sulama İdaresi İşletmesinde Memur olarak çalışmış, İstanbul da Askerlik görevini yaptıktan sonra, Konya IŞIK kitap evini açmış, Mevlana Hazretleri ve eserleri üzerinde neşriyat yapmış, bu arada bir çok Arif ve Alim kimselerle tanışmıştır. 1957 yılında Kitap evini kapatarak, Bayındırlık Bakanlığı, Devlet Su İşlerinde görev almış ve 1981 yılında da, Bayındırlık Bakanlığı Yapı İşlerinden emekli olmuştur. Ömür boyunca araştırıcı ve okuyucu olmuş, şiirler yazmış. Kitaplar neşretmiştir. Beş çocuğu vardır. Halen Ankara da oturmakta, şiir yazmaktadır. IŞIK Karanlıkda durmayın Işığa gelin, ışığa Boşa hayal kurmayın Işığa gelin ışığa. Gerçekleri görürsünüz Sevgi saygı bürürsünüz. Aşk-ı şevkle yürürsünüz, Işığa gelin ışığa
Kendinizi tanırsınız, Hak zevkine varırsınız. Hayran olur kalırsınız, Işığa gelin, ışığa Bir gül gibi açarsınız, Dost kokusu seçersiniz. Yücelerek uçarsınız, Işığa gelin, ışığa. RIZA der ki, Işık PİR dir O na ikrar veren Hürdür. Çünkü, aslı Nesli NUR dur. Işığa gelin, ışığa... DUT AĞACI Velayet sırrı taşıyor, Hünkarım ile yaşıyor, Lütfü ihsan kudretidir, İzzet, ikram nimetidir. Yesevi nin himmetidir, Aşk-ı şevk ile kök atmış Sevgi muhabbet donatmış Türk, Türklüğü yaşatmış,
Cehli karanlığı aşmış, İnsanlıkla kucaklaşmış. Özü ile manalaşmış, Sağlam inancın bağıdır, Serçeşmenin Pınarıdır. Anı daimin çağıdır,.. AKIL Rabbin Lütfu İhsanı, Akıldır, akıl akıl İnsanın Şeref şanı, Başlarda mekan Kur an, Hikmeti dalga vuran. Gerçekleri bulduran, Doğru yolda yürüten Sevgi, saygı bürüten. Bilginleri büyüten, Aşkla coşup çağlayan,
Gönlü, gönle bağlayan Huzur, sükun sağlayan İzzetli nin izzeti İmanlı nın ismeti RIZA Nur u ziyneti DÖRT KAPI KIRK MAKAM Hak Hakikat, Doğru yol, Dört Kapı, Kırk Makamda. İnsanlığı saran kol, İkrar-iman, gerçek hal, Köke bağlı olan dal. Kudret kovanıyle bal, Basiretle gören göz, Haklı nefes, doğru söz. Öz içinde olan öz, Sıratel Müstakim, hat, Ruha, gönüllere tat. Aşkı muhabbet, takat,
İlim, irfanla birlik, Lütf u ihsanla dirlik. İçden, dışdan temizlik, Dört Kapı, Kırık makamda. Kötülüklerden kaçmak, Dostun bağında açmak Sevgi, muhabbet saçmak, Sıtkı sadakat vefa. Bilcümle derde deva. Aşk ile seyr i sefa, Dört Kapı, Kırık makamda. Kur an nizamı dersi İzzet i, Elif Be si. Mürşit-i Kmil sesi, RIZA yı hakla dolmak Kendi kendini bulmak Yaradana kul olmak, VUSLAT Sıtk ile gönül verdik,
Hacı Bektaş-i Veli ye. Aşk ile Hak dost dedik. Hacı Bektaş-i Veli ye. Hak, hakikat yolunda; Sevgi, muhabbet ile, Elhamdülillah erdik. Hacı Bektaş-i Veli ye.