ASR SÛRESİ. Rahmân ve Rahîm olan Allah ın ismiyle

Benzer belgeler
NEVÂKIDU L-İSLÂM METNİ VE TERCÜMESİ

Rahmân ve Rahîm olan Allâh ın ismiyle Hamd, - Allâh a mahsustur. O na hamd eder, O ndan yardım ve mağfiret dileriz. Nefislerimizin şerrinden ve

BESMELENİN TEFSÎRİ. Besmelenin başındaki ب be harf olup, istiâne (yardım isteme), musâhabe (birlikte bulunma) ve mulâbese anlamlarına gelmektedir.

KUR AN HARFLERİNİN MAHREÇLERİ (ÇIKIŞ YERLERİ)

DUHÂ SÛRESİ. Duhâ Sûresi Tefsîri 3

İsimleri okumaya başlarken- و ب س ي د ن ا - eklenmesi ve sonunda ع ن ه ر ض ي okunması en doğrusu.

Değerli Kardeşim, Kur an ve Sünnet İslam dininin iki temel kaynağıdır. Rabbimiz in buyruklarını ve Efendimiz (s.a.v.) in mübarek sünnetini bilmek tüm

İmam Tirmizi nin. Sıfatlar Hususundaki Mezhebi

Öğretim İlke ve Yöntemleri 1

Rahmân ve Rahîm olan Allâh ın ismiyle Hamd, -âlemlerin Rabbi olan- Allâh a mahsustur. O na hamd eder, O ndan yardım ve mağfiret dileriz.

(Dersini sabah namazından sonra yapmanı tavsiye etmekle birlikte, sana uygun olan en münasip bir vakitte de yapmanda bir sakınca yoktur.

Borçlunun sadaka vermesinin hükmü

فضل صالة الرتاويح اسم املؤلف حممد صالح املنجد

şeyh Abdulaziz b. Abdullah b. Baz

Allah, ancak samimiyetle ve kendi rızası gözetilerek yapılan ameli kabul eder. (Nesâî, Cihâd, 24)

DUALAR DUANIN ÖNEMİ Dua

şeyh Muhammed Salih el-muneccid

الصيام برؤية واحدة اسم املؤلف حممد بن صالح العثيمني

تلقني أصول العقيدة العامة

İNSANLARA İLİM ÖĞRETMENİN VE ONLARI İYİLİĞE DÂVET ETMENİN FAZÎLETİ. Râşid b. Hüseyin el-abdulkerim. Terceme : Muhammed Şahin Tetkik : Ali Rıza Şahin

Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in doğum gününün müslümanlar için önemi

KUR AN-I KERİM II Yrd. Doç. Dr. Remzi ATEŞYÜREK

REHBERLİK VE İLETİŞİM 1

Fatiha Suresi'nin Tefsiri ve Faydaları

Kolay Yolla Kur an ı Anlama

Terceme : Muhammed Şahin

İman; Allah a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine ve âhiret gününe iman etmendir. Keza hayrı ve şerriyle kadere inanmandır.

DİLİN TEHLİKESİ. Râşid b. Hüseyin el-abdulkerim. Terceme : Muhammed Şahin Tetkik : Ali Rıza Şahin

األصل الجامع لعبادة هللا وحده

(Allahım!) Yalnız sana ibadet ederiz ve yalnız senden yardım dileriz. (Fâtiha, 1/5)

150. Sohbet TEVHÎDİN TARÎFİ VE MAHİYETİ (2/2)

ON EMİR الوصايا لعرش

1- EBEVEYNLERİN ÇOCUKLAR ÜZERINDEKİ HAKLARI

Muhammed Salih el-muneccid

Kabirleri ziyaret etmenin, Fatiha sûresi okumanın ve kadınların kabirleri ziyaret etmelerinin hükmü

İHLAS VE NİYET. Râşid b. Hüseyin el-abdulkerim. Terceme : Muhammed Şahin Tetkik : Ali Rıza Şahin

Ö zürsüz oruç tutmayan kimseye kaza gerekir mi? Muhammed b. Salih el-useymîn

şeyh Muhammed Salih el-muneccid

Bayram hutbesi nasıl okunur? - İlyas Uçar - Ebû Rudeyha - Evvâh - Kişisel Bilgi Sitesi

HADİS II DERSİ EZBER HADİSLER

40 HADİS YARIŞMASI DİKKAT 47'DEN 55'E KADAR Kİ HADİSLERİN ARAPÇA METİNLERİ DÜZELTİLMİŞTİR. SINIFI 5-6,7-8 1-) 9-10,11-12 SINIFI 5-6,7-8 2-) 9-10

ÂHİRETE ÎMÂN ETMEK. Onlar (mü minler) âhiret gününe de kesin kes inanırlar. (Bakara: 2/4)

Bir kişinin kalbinde iman ile küfür, doğruluk ile yalancılık, hıyanet ile emanet bir arada bulunmaz. (İbn Hanbel, II, 349)

Tedbir, Tevekkül Ve Kader Anlayışımız Gönderen Kadir Hatipoglu - Ağustos :14:51

BAZI AYETLER ÜZERİNE KÜÇÜK Bİ R TEFEKKÜR ( IV)

118. SOHBET Kadir Suresi SÛRE VE MEÂLİ:

SELÂMIN ŞEKLİ. Râşid b. Hüseyin el-abdulkerim. Terceme : Muhammed Şahin Tetkik : Ali Rıza Şahin

حديث توسل آدم نليب وتفس : {وابتغوا يله الوسيلة} şeyh Muhammed Salih el-muneccid

Her elini uzatana (isteyene) zekât verilir mi?

Cidde'de yaşayan ve hac için Mekke'den ihrama giren kimsenin hükmü. Muhammed Salih el-useymîn

هل الا نبياء متساوون. şeyh Muhammed Salih el-muneccid

5 Esas (el-mesail ul-hamsu l-vacibu Marifetuha) Şeyhu'l-İslam Muhammed bin Abdi'l-Vehhab (rh.a) Mütercim: Ebu Muhammed Selefi

Altı aylık iken anne karnından düşen ceninin cenaze namazını kılmanın hükmü

DÖRT KAİDE القواعد األربعة DÖRT KAİDE. Şeyhulislam Muhammed bin Abdilvehhab (rh.a)

ORUCA BAŞLAMADA ASTRONOMİK HESABA MI GÜVENİLMELİ YOKSA HİLALİ GÖRMEK Mİ GEREKİR? İlmî Araştırmalar ve Fetvâ Dâimî Komitesi

şeyh Muhammed b. Salih el-useymin

Tuvâlet ihtiyacını giderirken önünü veya arkasını kıbleye dönmenin hükmü nedir?

Kolay Yolla Kur an ı Anlama

ه: د ع ل ض ب او ت ن ل ه ب م ذ ت خ أ إن ا م م كي ف ت ر ك ت د ق ي فإ ن يت للا س ن و با ك ت

Yasin sûresini okuduktan sonra duâ etmek için toplanmanın hükmü. Abdulaziz b. Baz

Cihad Gönderen Kadir Hatipoglu - Şubat :23:10. Cihad İNDİR

Başörtüsünün üzerini mesh etmede aranan şartlar. Muhammed Salih el-muneccid

KUR AN-I KERİM II Yrd. Doç. Dr. Remzi ATEŞYÜREK

CENAB-I HAKK IN O NA İTAATİ KENDİNE İTAAT KABUL ETTİĞİ ZAT A SALÂT VE SELAM

DUA KAVRAMININ ANLAMI*

şeyh Muhammed Salih el-muneccid

ICERIK. Din kelimesinin sözlük anlami Din kelimesinin Kur an daki anlamlari Din anlayislari Dinin cesitleri Ayetlerle din

ALLAH HER ZAMAN DOĞRU OLMAMIZI İSTER 1. Ey iman edenler! Allah a karşı gelmekten sakının ve doğrularla beraber olun. 2

ALLAH IN RAZI OLDUĞU KULLAR

ARAPÇA DİLBİLGİSİ BELİRLİLİK TAKISI, ŞEMSÎ VE KAMERÎ HARFLER. Abdullâh Saîd el-müderris

5. Ünite 1, sayfa 17, son satır

MUSKA VE NAZARLIK TAKMANIN HÜKMÜ

AÇIKLAMALI SÛRE MEÂLLERİ

كيفية الوقاية من الع. şeyh Muhammed Salih el-muneccid

Namazlardan sonra yapılan duâ ve zikirleri, sünneti edâ ettikten sonraya ertelemenin hükmü

مقاومة الغر زة جلنسية

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- nurdan mı yaratılmıştır? İlmî Araştırmalar ve Fetvâ Dâimî Komitesi

Allah Teâlâ ya hamd eder, Hz. Muhammed (Sallalahu Aleyhi ve Sellem) e, âl ve ashabına selam ederiz.

Rahmân ve Rahîm Olan Allah ın Adıyla

Adak Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Kabir azabı kıyâmet kopuncaya kadar devam eder mi?

YERYÜZÜNDE ALLAH A EN SEVİMLİ YERLER: CAMİLERİMİZ

Sevgili sanatseverler,

Ders : 185. Konu : MEKKE DE GİZLİ DAVET. MEKKE DÖNEMİ ve DAVET BYK&ŞYK DERSLERİ

94. SOHBET İslam da İbadet Kavramı Çerçevesinde "Çalışmak İbadet "midir?

şeyh Muhammed Salih el-muneccid

تقلقه الوساوس اخلطرات و ر د أن شع ف صلاته. şeyh Muhammed Salih el-muneccid

İki secde arasında otururken ellerin durumu nasıl olmalıdır?

YEMEN AHALİSİNE MEKTUP YEMEN AHALİSİNE MEKTUP. Şeyh Muhammed bin Abdilvehhab (rh.a)

Îman, Küfür ve Tekfir 2

ŞABAN'IN 30. GECESİ HİLAL GÖRÜLMEDİĞİ ZAMAN (NE YAPILIR?)

TEVHİD KELİMESİ: İSLAMLA KÜFÜR ARASINDAKİ ALAMET-İ FARİKA. Şeyh Muhammed bin Abdulvehhab (rh.a) www. almuwahhid.com

Kar veya yağmur sebebiyle Cuma namazını terk etmenin hükmü. Muhammed b. Salih el-useymîn. Terceme: Muhammed Şahin Tetkik : Ali Rıza Şahin

Terceme : Muhammed Şahin. Mevlid-i Nebevî'yi kutlamayı müstehap olarak görenlere reddiye. Muhammed Salih el-muneccid. Tetkik : Ali Rıza Şahin

Arafat'ta vakfenin vakti

AÇIKLAMALI SÛRE MEÂLLERİ

İbadet Hayatımızda Şaban Ayı Gönderen Kadir Hatipoglu - Mayıs :46:24

(40 Hadis-7) SEÇME KIRK HADİS

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şu an hayatta ve yeryüzünde hazır mıdır? Abdulkerim el-hudayr

Transkript:

إ ل و س ت غ ف ر ي و ع ذ ب ب ل ل يى و س ت ع و ح م د ي إ ن ال ح م د ل ل ه ي د ي ا ل ل بل ىب م م ه ش ر ر أ و ف س ىب م ه س ي ئب ت أ ع م ف ل م ض ل ل م ه ي ض ل ل ف ل ب د ي ل أ ش د أ ن ل إ ل ح م د ا أ ش د أ ن م ا ل ل ح د ي ل ش ر يل ل د ع ب ي ر س ل د : ع أ م ب ب

Asr Sûresi Tefsîri 3 ASR SÛRESİ Rahmân ve Rahîm olan Allah ın ismiyle Hamd, -âlemlerin rabbi olan- Allâh a mahsustur. O na hamd eder, O ndan yardım ve mağfiret dileriz. Nefislerimizin şerrinden ve amellerimizin kötülüğünden O na sığınırız. O nun hidâyete erdirdiğini hiç kimse saptıramaz, saptırdığını ise hiç kimse hidâyete erdiremez. Şehâdet ederim ki, Allâh tan başka ibâdete lâyık hiçbir ilâh yoktur. Ve yine şehâdet ederim ki, Muhammed sallallâhu aleyhi ve sellem O nun kulu ve Rasûlü dür. Bundan sonra: Asr Sûresi, mushaf sırası itibariyle Kur ân-ı Kerîm in yüz üçüncü sûresidir. Kuvvetli görüşe görüşe Mekke de inmiştir. Üç âyettir. Bu sûrenin âyetleri, kısa ve öz olmakla beraber, çok kapsamlı ve geniş mânâları içermektedir. Bunları tam olarak

4 Abdullâh Saîd el-müderris ifâde etmek ise cildler dolusu yazmayı gerektirir. Bu sûrede, insânın kurtuluş menhecinin yahut onun için felaket ve hüsran olacak yolun da hangisi olduğu açıkça ve kesin bir üslûb ile bildirilmiştir.

Asr Sûresi Tefsîri 5 س ىر ة ال ع ص ز و ال ع ص ز ١ ا ى ا ل سبى ل ف ي خ س ز ٢ ا ل ال ذ يي ا ه ىا ٣ و ع و ل ىا الص بل ح بث و ت ى ا صى ا ب بل ح ق و ت ى ا صى ا ب بلص ب ز

6 Abdullâh Saîd el-müderris SÛRENİN MEÂLİ: Rahmân ve Rahîm olan Allâh ın ismiyle. 1. Asr a yemin olsun. 2. İnsân gerçekten ziyandadır. 3. Ancak îmân edenler, sâlih ameller işleyenler, birbirine hakkı tavsiye edenler ve sabrı tavsiye edenler müstesna.

Asr Sûresi Tefsîri 7 SÛRENİN KELİME MEÂLİ: olsun. Asr a yemin و ال ع ص ز 1. ziyandadır. ل ف ي خ س ز insân ا ل سبى Gerçekten ا ى.2 و ع و ل ىا îmân ettiler ا ه ىا o kimseler ki ال ذ يي Ancak ا ل 3. ve birbirlerine tavsiye و ت ى ا صى ا ve sâlih amel işlediler الص بل ح بث ettiler ب بل ح ق hakkı و ت ى ا صى ا ve birbirlerine tavsiye ettiler ب بلص ب ز sabrı

SÛRENİN TEFSÎRİ: Asr a yani zamana yahut öğleden akşama و ال ع ص ز ١ 1. kadar olan vakte yemin olsun. Allâh Azze ve Celle, sûreye Asr a yemin ederek başlamaktadır. O nun yemin etmesi, haber verdiği şeylerdeki önemi ve te kidi ifâde etmek; îmân ve güveni temin etmek içindir. Bunlara dikkat ve tefekkür edilmesi gereğini ifâde eder. Daha önce açıklandığı üzere kulların yemini, ancak kendilerini yaratan, yaşatan ve yöneten zat üzerine olur ki, o da Allâh Subhânehu ve Teâlâ dır. O ndan başka bir şey için; ata, vatan, onur, şeref, namus üzerine yemin etmek haramdır. Kâbe, mushaf ve peygamber üzerine yemin etmek de aynı hükümdedir. Abdullâh İbn Ömer radîyallâhu anh dan rivâyet edildiğine göre, Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem, şöyle buyurmuştur:

Asr Sûresi Tefsîri 9 ر س ل ص ل ى ع ب د ا ل ل ب ه ع ه ع ل ي : ا ل ل س ل م ع م ر ض ي ا ل ل ع ى ر ا ل ل ر ح ل ف ق بل : ق ب ل ف ق د ا ل ل أ أ ش ر ك«م ف ر ب غ ي «م ه Kim Allâh tan başkası adına yemin ederse kâfir veya müşrik olmuş olur. [(SAHÎH HADÎS:) Ebû Dâvûd (3251); Tirmizî (1535) ] Allâh Azze ve Celle den başka bir şey üzerine yemîn etmek, ona tazim göstermek olduğundan Allâh tan başkası adına yemîn etmek câiz değildir. Nitekim hadîsi şerîfte Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem, Allâh tan başkası adına yemîn etmeyi -kişiyi dînden çıkarmayan- küfür yahut şirk saymıştır. Çünkü sözle de olsa, Allâh tan başkası adına yemîn etmek, tazimde Allâh tan başkasını, Allâh a denk tutmaktır. Allâh Subhânehu ve Teâlâ nın bu âyetinde zamâna yahut onun bir parçası olan öğleden sonraki vakte yemin etmesi, zamana dikkat çekerek onun önemini ve onu hayırlı bir şekilde değerlendirmeyi ifâde etmektedir. Çünkü zaman, ebedi olan âhiret hayatının sermayesidir. Bunun değerlendirilmesi, boş ve faydasız yere tüketilmemesi gereklidir. İbn Abbâs radîyallâhu anhmâ dan rivâyet edildiğine göre,

10 Abdullâh Saîd el-müderris Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem, şöyle buyurmuştur: ر س ل ا ل ل ش ب بب ل ع ه اب ه ع ب بس ر ض ي ا ل ل ع ى مب ق بل : ق بل ع ل ي : «اغ ت ى م خ م سب ل خ م س: ل ى ا ل ل س ل م ق ب ص ر م ل ص ح ت ل ق ب ل س ق م ل غ ى بء ك ق ب ل ف ق ر ك ش غ ل ل م ت ل» ق ب ل ح بت ي ل ف راغ ل ق ب ل ق ب ل Beş şey gelmeden önce beş şeyi ganimet bil: (1) İhtiyarlık gelmeden gençliğinin, (2) Hastalık gelmeden sıhhatinin, (3) Fakirlik gelmeden zenginliğinin, (4) Meşguliyet gelmeden boş vaktinin, (5) Ecel gelmeden hayatının [(SAHÎH HADÎS:) el-hâkim (7846); el-beyhakî (Şuabu l-îmân: 9767) ] Bu sebeble akıllı bir kimsenin kendisine emânet ve imtihan olarak verilen zaman nimetini iyi değerlendirmesi, boş ve mânâsız şeylerle kaybetmemesi gereklidir. Sûrenin üçüncü âyetinde ifâde edilen sâlih âmellerin peşinden giderek hüsrana uğrayanlardan olmamalıdır. Allâh a itaatin dışında amel eden ا ى ا ل سبى ل ف ي خ س ز ٢ 2. insân cinsi, gerçekten ziyandadır.

Asr Sûresi Tefsîri 11 Bu âyet, sûrenin başındaki yeminin cevâbıdır. İnsân kelimesinin başındaki elif-lâm ise istisnâ karinesiyle istiğrak içindir. Yani her insân, bütün beşer türü her asırda ve her zamanda ve özellikle son asırda bulunan insânlar, istisnâ edilenler hariç hepsi, mutlak bir zarar ve ziyan, aldanış ve kaybediş içindedir. İnsânların istisnâ edilenler hâriç husrda yani ziyan ve aldanış içinde olması, kazanacak yere kaybetmesi, nimetlenecek yere hasret ve nedamet çekmesi, iltifat yerine azâb olunması, kendisine verilen zaman nimetini Allâh ın emrettiği şekilde değerlendirememiş olması sebebiyledir. Zaman, insanoğluna verilen ömrün imtihan aracıdır. Geçicidir, bâki değildir. Geçtiğinde geri gelmez; içindeyken ise geleceği bilinemez Maalesef ki insânların çoğu su misâli akıp giden zamanın kıymeti ve değerlendirilmesi hususunda aldanış içindedir. İbn Abbâs radîyallâhu anhmâ dan rivâyet edildiğine göre, Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem, şöyle buyurmuştur: ر س ل ا ل ل ر ض ي ع ب بس اب ه ع ه ع ى مب ا ل ل ق بل ق ب ل:

12 Abdullâh Saîd el-müderris ن م غ ب الى ب س: ه م م ث ير ف ي م ب و ع م ت بن «ع ل ي : ل ى ا ل ل ص س ل م الص ح ة الف را غ» İki nimet vardır ki, insânların çoğu onları değerlendirme hususunda aldanmıştır: Sağlık ve boş zaman. [(SAHÎH HADÎS:) Buhârî (6412); Tirmizî (2304) ] Bu sebeble elden ve ömürden hızlıca kayıp giden zamanı Allâh ın râzı olacağı şekilde değerlendirmek gereklidir. Husrdan kurtuluşun tek çaresi budur. 3. An- ا ل ال ذ يي ا ه ىا و ع و ل ىا الص بل ح بث و ت ى ا صى ا ب بل ح ق و ت ى ا صى ا ب بلص ب ز ٣ cak şirkten ari bir şekilde îmân edenler, sahîh olarak sâlih ameller işleyenler, birbirine hakkı yani îmânı ve tevhîd üzere kalmayı tavsiye edenler itaat ve günahlardan uzak durmak üzere sabrı tavsiye edenler müstesna, insânların tamâmı ziyandadır. Bu âyet, bir önceki âyetteki insân lafzından istisnâdır. Çünkü ifâde edildiği üzere istisnâ edilenler dışında insânların tümü hüsrandadır. Allâh Subhânehu ve Teâlâ bu âyetinde hüsrana uğramaktan istisnâ olacak kimselerin sıfâtlarını,

Asr Sûresi Tefsîri 13 başka bir ifâdeyle hüsrana uğramamak için gerekli olan şartları beyân etmektedir. Bunlar: Îmân ehli olmak, sâlih ameller işlemek, hakkı ve sabrı tavsiye etmektir. İşte bu sıfatlar, kurtuluşun ve mutluluğun anahtarıdır. Allâh ın kulundan râzı olmasının vesilesidir. Dünyâ ve âhiret saadettir. Ebedi mutluluğa giden yoldur... Îmân ehli olmak, Allâh Azze ve Celle ye şirk koşmadan inanmak ve gereğince amel etmekle mümkündür. Çünkü nice insân vardır ki, Allâh a îmân ettiği halde tevhîdin rükünlerinden bir rükünde olması gerektiğinden başka bir inanç ve ameliye içerisindedir. Allâh Teâlâ, şöyle buyurmaktadır: و ه ب ي ؤ ه ي اك ث ز ه ن ب ب لل ا ل و ه ن ه ش ز ك ىى ١٠٦ [Yûsuf: 12/106] Onların çoğu Allâh a ancak şirk koşarak inanırlar. İşte bu yani şirk koşarak îmân etmek, ifâde edilen hüsranın temel sebebidir. Yani îmâna şirk bulaştırmak, ebedi olan hayatı kaybederek onu azâb ve bitmek tükenmek bil-

14 Abdullâh Saîd el-müderris meyen nedametler içinde rezil bir şekilde geçirmektir. Îmân, Allâh Subhânehu ve Teâlâ ya inanmakla birlikte, O nun emrince yaşamayı gerektirir. Bu da Allâh ın dışında kendisine tapılan tüm mabutlardan ve onlara tapanlardan beri olmakla başlar. Allâh Azze ve Celle, şöyle buyurmaktadır: ف و ي ي ك ف ز ب بلط بغ ىث و ي ؤ ه ي ب ب لل ف د اس م و س ب بل ع ز و ة ال ى ث د ل ا ف صبم ل ه ب و ا لل س ويع ع لين ٢٥٦ O halde her kim tâğûtu red ederek Allâh a îmân ederse, kopması mümkün olmayan sapasağlam bir kulba yapışmıştır. Allâh işitir ve bilir. [el-bakara: 2/256] Sahîh bir îmân için tüm sahte mabutların yani tâğûtların reddedilmesi, rubûbiyyetin ve ulûhiyyetin yegâne sâhibi Allâh Azze ve Celle nin rablığında ve ilâhlığında birlenmesi ve de bir kılınması gerekir. Allâh u Teâlâ yı rablığında bir kılmak yaratan, yaşatan, yöneten, idare eden, hüküm veren, işleri dengede tutan, rızık veren, dirilten ve öldüren olduğunu

Asr Sûresi Tefsîri 15 tasdik ve ikrâr ederek O nu bu ve benzeri fiillerinde birlemektir. İlâhlığında bir kılmak ise, duâ ve hüküm, yardım ve imdat isteme, kurban ve adak kesme, himmet ve hidâyet bekleme gibi ibâdet cinsinden olan herhangi bir şeyi ondan başkasına yapmamaktır. Ve de tevhîdî bir îmâna dair lüzumlu olan diğer şeyler Sâlih ameller işlemek, Allâh ın râzı olacağı şeyleri yerine getirmek demektir. Bu, hayatın ve ölümün amacıdır. Allâh Azze ve Celle şöyle buyurmaktadır: ال ذ ي خ ل ق ال و ى ث و ال ح يىة ل ي ب ل ى ك ن اي ك ن اح سي ع و ل ٢ O, hanginizin daha güzel amel yapacağını denemek için ölümü ve hayatı yaratandır. [el-mülk: 67/2] Bu sebeble insanoğlu îmân ettim demekle değil, îmânını isbât ederek kurtuluşa erecektir. Bu da ancak sahîh bir îmânın gereği olan sâlih amelleri işleyerek gerçekleşir. Makbul bir îmân, sâhibini Allâh ın râzı olduğu şeyleri işleme-

16 Abdullâh Saîd el-müderris ye ve gadab ettiklerinden ise uzaklaşmaya sevkeder. Sâlih ameller de kişinin îmân üzere sağlamlaşmasını ve sebât etmesini sağlar. Bu sebeble İslâm ın gereği olan ameller, îmânın aslına dâhildir. Sâlih amellerin çoğalması îmânın artmasına ve kuvvetlenmesine; eksilmesi ve kötü amellerin işlenmesi ise îmânın azalmasına ve zayıflamasına sebeb olur. İşlenen kötü amellerden tevbe ederek sâlih amellere devam etmek saadetin sebebidir. Allâh Teâlâ, şöyle buyurmaktadır: ف ب ه ب ه ي ت ب ة و ا ه ي و ع و ل صبل ح ب ف ع س اى ي ك ىى ه ي ال و ف ل ح يي ٦٧ Ancak kim tevbe edip îmân eder ve sâlih amellerde bulunursa artık kurtuluşa erenlerden olmayı umabilir. [el-kasas: 28/67] Sâlih ameller, ifâde edildiği üzere Allâh ın râzı olacağı şeylerin tamâmını içine almaktadır. Ancak bunun, kendi içinde sınıflandırılması ve sıralaması mevzu bahistir. Sâlih amellerin içine öncelikli olarak farzı ayn olan ibâdetler girmektedir. Hiçbir kimse bu ibâdetlerden muaf değildir. Bu ibâdetle-

Asr Sûresi Tefsîri 17 rin sahîh olarak yapılabilmesi için ise amellerinden önce onlara dair gerekli olan bilgilerin öğrenilmesi gerekir. Yani ilim, amelden öncedir. Farzı ayn amellerin başında vaktinde kılınan namaz ve vücûb bulduğunda geciktirilmeden verilmesi gereken zekât gelmektedir. Namaz, kişi ile küfrün arasındaki perdedir. Fahşadan koruyucu bir duvardır. Zekât ise malın temizleyicisi ve fakirin hakkı olarak Rabbimizin mükellefteki emânetidir. Farz-ı ayn olan ameller, namaz ve zekâttan başlayarak eksiksiz olarak yerine getirilmelidir. Böyle kurtuluşa ermek mümkün olur. Allâh Azze ve Celle şöyle buyurmaktadır: ال ذ يي ي د يو ىى الص ل ىة و ي ؤ ت ىى الز ك ىة و ه ن ب ب ل خ ز ة ه ن ي ىق ىى ٤ ا و ل ئ ع ل ه ي ه ي ر ب ه ن و ا و ل ئ ه ن ال و ف ل ح ىى ٥ Onlar, namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren kimselerdir. Onlar âhirete de kesin olarak îmân ederler. İşte onlar, Rablerinden gelen bir hidâyet üzeredirler ve işte onlar kurtu-

18 Abdullâh Saîd el-müderris luşa erenlerin ta kendileridir. [Lukmân: 31/4-5] Hakkı ve sabır tavsiye etmek, şirkten ari tevhîdî bir îmânı ve bunun üzerine yaşamayı ve de Allâh a itaat üzere günahlardan uzak olarak, başa gelen bela ve musibetlere isyan etmeden kavuşmayı tavsiye etmek demektir. Bu da her türlü iyiliğe davet etmekle ve her türlü kötülükten de men etmekle, iyilikleri işlemekteki niyeti ve sebâtı, kötülüklerden de kaçınmaktaki kararlılığı ve sabrı elde etmek için insânları uyarmak ve teşvik etmekle gerçekleşir. Allâh Azze ve Celle, şöyle buyurmaktadır: و ل م ك ي ه ك ن ا ه ت ي ع ىى ا ل ال خ ي ز و ي أ ه ز وى ب بل و ع ز و ف و ي ه ى ى ع ي ال و ك ز و ا و ل ئ ه ن ال و ف ل ح ىى ١٠٤ Sizden, hayra çağıran, iyiliği emreden ve kötülükten men eden bir topluluk bulunsun. İşte kurtuluşa erenler onlardır. [Âli İmrân: 3/104] Şirke ve fıska karşı uyararak tevhîde ve sâlih amellere dâvet etmek, beyân edildiği üzere hüsrana uğramaktan kur-

Asr Sûresi Tefsîri 19 tuluş sebebidir. Buna göre, güç nispetinde öncelikli olarak yapılması gerekli olan şirkten men ederek Allâh ın tevhîdine çağırmaktır. Sonra ise O na karşı sâlih amelleri işlemeye dâvet etmektir. Bunun gerçekleşmesi için kullanılacak materyaller ve yöntemler zamana ve mekâna göre değişiklik arzedeblir. Bu bazen, sözlü veya yazılı olabildiği gibi seyfi de olabilir. Bazen umûmî bazen de husûsîdir. و س ل م. و ال ح م د لل ه ر ب ال ع ال م ني و ص ل ى الل ه ع ل ى خ ي ر خ ل ق ه م ح م د و ع ل ى آل ه و ص ح ب ه Hamd âlemlerin rabbi olan Allâh a mahsustur. Salât ve selâm yaratılmışların en hayırlısı Muhammed sallallâhu aleyhi ve sellem in, âlinin ve ashabının üzerine olsun.