İKV DEĞERLENDİRME NOTU

Benzer belgeler
İKV DEĞERLENDİRME NOTU

İKV DEĞERLENDİRME NOTU

İKV DEĞERLENDİRME NOTU

Bu nedenle çevre ve kalkınma konuları birlikte, dengeli ve sürdürülebilir bir şekilde ele alınmalıdır.

KÜRESEL ISINMA HAKKINDA ULUSLARARASI DÜZENLEMELER

BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi ve Kyoto Protokolü. ENOFİS 05 Şubat 2009

AVRUPA BİRLİĞİ 2015 İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ ANLAŞMASI İÇİN LİMA ÇAĞRISI 66 EKONOMİK FORUM

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNE KARŞI MÜCADELE ADIMLARI

AB, 2030 İKLİM VE ENERJİ PAKETİ ÜZERİNDE ANLAŞMAYA VARDI

Düşük Karbonlu Kalkınma İçin Çözümsel Tabanlı Strateji ve Eylem Geliştirilmesi Teknik Yardım Projesi

Karar -/CP.15. Taraflar Konferansı, 18 Aralık 2009 tarihli Kopenhag Mutabakatını not alır.

İklim Değişikliği ve Enerji İlişkisi

GÜNCEL İklim değişik lim değişikliğiyle mücadele liğiyle mücadele Kyoto sonrası Kadri TAŞTAN FORUM

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ, AB SÜRECİ VE ÇEVRE

T.C. ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI. Türkiye de Karbon Piyasası

SERA GAZLARININ İZLENMESİ ve EMİSYON TİCARETİ

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ EYLEM PLANINDA SU

TÜRKİYE VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ MÜZAKERELERİ

ULUSAL PROGRAMLARA UYGUN AZALTIM FAALİYETLERİ NAMA. Tuğba İçmeli Uzman 17 Şubat

BMİDÇS -COP16 SONRASI DEĞERLENDİRMELER

İKV DEĞERLENDİRME NOTU

İKV DEĞERLENDİRME NOTU

SERA GAZI SALIMLARININ DEĞERLEND

ULUSLARARASI ÇEVRE MEVZUATI

Türkiye ve Dünya, Marakeş te (COP22) Beklediğini Bulamadı!

PARİS ANLAŞMASI: İÇERİĞİ VE TÜRKİYE ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME

Türkiye ve Dünya, Marakeş te (COP22) Beklediğini Bulamadı!

İklim Hareketine Geçmenin Yan Faydaları: Türkiye İklim Taahhüdünün Değerlendirmesi 20 Ekim 2016, Ankara

İKLİM DOSTU ŞİRKET MÜMKÜN MÜ?

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ POLİTİKALARI ve ENERJİ

İKV DEĞERLENDİRME NOTU

PARİS ZİRVESİ NDEN BONN ZİRVESİ NE KÜRESEL İKLİM ZİRVELERİ. 1. Küresel İklim Değişikliği ile İlgili Uluslararası Politik Çabalarının Kısa Tarihi

2001 yılında Marakeş te gerçekleştirilen 7.Taraflar Konferansında (COP.7),

Paris İklim Değişikliği Anlaşması

ĠKLĠM DEĞĠġĠKLĠĞĠ, BĠRLEġMĠġ MĠLLETLER ĠKLĠM DEĞĠġĠKLĠĞĠ ÇERÇEVE SÖZLEġMESĠ, KYOTO PROTOKOLÜ VE TÜRKĠYE

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK Yönetimine Giriş Eğitimi

1.1 BİRLEŞMİŞ MİLLETLER İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ ÇERÇEVE SÖZLEŞMESİ VE KYOTO PROTOKOLÜ

AFD Sürdürülebilir bir gelecek için

Marakeş in Kazandırdıkları Rifat Ünal Sayman, Direktör - REC Türkiye 6 Aralık 2016, Mövenpick Otel, Ankara

Kopenhag Birleşmiş Milletler Đklim Değişikliği Konferansı (COP15) Genel Değerlendirmesi ve Türkiye ye Yansımaları

ÇEVRE ve ORMAN BAKANLIĞI SON GELİŞMELER VE ÜLKEMİZİN DURUMU

MARAKEŞ İKLİM KONFERANSI (COP 22)

Kyoto Protokolü nün Onanması (Taraf Olunması) ve Uluslararası İklim Rejiminin Geleceği ile İlgili Bazı Politik ve Diplomatik Noktalar

Karbon Piyasalarına Hazırlık Ortaklığı Türkiye Projesi (PMR)

Düşük karbonlu Türkiye ye doğru giden yoldaki politikaların bir parçası olarak emisyon ticareti

III. ÇALIŞMA GRUBU İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ ETKİLERİNE UYUM AÇILIŞ ÇALIŞTAYI

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ VE ŞEHİRLER

RIO+20 ışığında KOBİ ler için yenilikçi alternatifler. Tolga YAKAR UNDP Turkey

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ VE ÇİMENTO SEKTÖRÜ

3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği Konutu, Ankara Saat: 16:00. Çevre ve Orman Bakanlığı nın Saygıdeğer Müsteşar Yardımcısı,

Avrupa Birliği Emisyon Ticareti Sistemi (AB ETS) ve 2012 sonrası için AB yaklaşımları

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ KARBON PİYASASI ve ATIK SEKTÖRÜ

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ ÇERÇEVE SÖZLEŞMESİ TARAFLAR KONFERANSI-COP

T.C. ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI SERA GAZI EMİSYON AZALTIM PROJELERİ SİCİL İŞLEMLERİ

IPCC 1.5 C Küresel Isınma Özel Raporu ve Türkiye ye Etkileri

ÇEVRE DENETİMİNDE KÜRESEL GÜNDEM VE EUROSAI İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNİN DENETİMİ SEMİNERİ

Sayın Mehmet CEYLAN BakanYardımcısı Türkiye Cumhuriyeti Çevre ve Şehircilik Bakanlığı

ENERJİ-ÇEVRE ETKİLEŞİMİ VE ULUSLARARASI YÜKÜMLÜLÜKLER SELVA TÜZÜNER ELEKTRİK ÜRETİM A.Ş. (EÜAŞ) GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

Sıkça Sorulan Sorular (İklim Değişikliği)

Türkiye nin Endüstriyel Emisyonlar Direktifine Uyumu: Enerji Sektörü Üzerindeki Muhtemel Maliyetler

ULUSLARARASI KARBON PİYASALARI ARENASI İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNİN AYAKİZİ DÜŞÜK KARBON EKONOMİSİNE GEÇİŞTE TÜRKİYE NİN ROTASI

T.C. ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI ÇEVRE YÖNETİMİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

Birey ve toplum olarak küresel ısınmaya ve onun istenmeyen sonuçlarını önleyebilmek için ilk adımları bizlerin atması gerekmektedir.

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi içinde imzalanmıştır. Bu protokolü

ULUSLAR ARASI KARBON PİYASASI

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ VE KİREÇ SEKTÖRÜ

Türkiye nin Sera Gazı Emisyonlarının İzlenmesine Destek için Teknik Yardım Projesi

Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Çözümleri Ağı I Türkiye (UN SDSN I Turkey) Bahar ÖZAY UN SDSN I Türkiye Direktörü Antalya, 4 Kasım 2016

TÜRKİYE CUMHURİYETİ NİYET EDİLEN ULUSAL OLARAK BELİRLENMİŞ KATKI

Piyasaya Hazırlık Ortaklık Girişimi

T.C. ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI

Türk İş Dünyası Liderlerinin İklim Değişikliğine Yanıtı Rifat Ünal Sayman, Direktör - REC Türkiye 5 Aralık 2016, Sabancı Center, İstanbul

Karbon Piyasasına Hazırlık Teklifi Market Readiness Proposal (MRP)

Karbon döngüsü (units = gigatons, 10 9 tons)

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Sanayi Genel Müdürlüğü

GÖNÜLLÜ KARBON PİYASASI PROJE KAYIT TEBLİĞİ TASLAĞI

T.C. ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI ÇEVRE YÖNETİMİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

ÇEVRE SORUNLARININ TOPLUMLARIN GÜNDEMİNE YERLEŞMESİ

Paris İklim Değişikliği Taraflar Konferansı na bir adım atıldı

O U R M I S S I O N : A S U S T A I N A B L E E N E R G Y S U P P L Y F O R E V E R Y O N E

Düşük Karbonlu ve Sürdürülebilir Bir Gelecek için Akıllı Bilişim Semineri

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ SÜRECİNDE PARİS ANLAŞMASI NIN ROLÜ VE TÜRKYE NİN KONUMU

SERA GAZI EMİSYONU HAKAN KARAGÖZ

Sürdürülebilir Kalkınma - Yeşil Büyüme. 30 Mayıs 2012

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ İLE MÜCADELEDE DÖNGÜSEL EKONOMİ YENİLENEBİLİR ENERJİNİN ÖNEMİ. Dr. Belma SOYDAŞ SÖZER Biyokütle Enerjisi Grubu Koordinatörü

Kadıköy Belediyesi Bütüncül ve Katılımcı İklim Eylemi Projesi İKLİM ELÇİLERİ DANIŞMA 1. TOPLANTISI

AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK Yönetimine Giriş Eğitimi

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNDE ÖNCÜLERİN EĞİTİMİ -II

Doç. Dr. Mehmet Azmi AKTACİR HARRAN ÜNİVERSİTESİ GAP-YENEV MERKEZİ OSMANBEY KAMPÜSÜ ŞANLIURFA. Yenilenebilir Enerji Kaynakları

Türkiye nin Sera Gazı Emisyonlarının İzlenmesi Mekanizmasına Destek için Teknik Yardım Projesi

DÜNYA KARBON PİYASALARINDA TÜRKİYE NİN YERİ

SERA GAZI EMİSYONLARININ TAKİBİ HAKKINDA YÖNETMELİK

Transkript:

172 Aralık 2015 İKV DEĞERLENDİRME NOTU PARİS NOTLARI II KYOTO DAN FARKLI; DAHA ESNEK BİR İKLİM REJİMİ GELİYOR: PARİS ANLAŞMASI VE TÜRKİYE NİN KONUMU İlge Kıvılcım İKV Uzmanı [Metni yazın] İKTİSADİ KALKINMA VAKFI www.ikv.org.tr

KYOTO DAN FARKLI; DAHA ESNEK YENİ BİR İKLİM REJİMİ GELİYOR: PARİS ANLAŞMASI ve TÜRKİYE NİN KONUMU Genel Tespitler - Kyoto Protokolü nün tamamlanmasına 4 yıl kala, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi nin (BMİDÇS) 21 inci Taraflar Konferansı nda (COP 21) yeni iklim değişikliğine yönelik Paris Anlaşması onaylandı. - Kyoto Protokolü nden tamamen farklı bir iklim rejimini yansıtacak olan yeni anlaşma, klasik bir çevre anlaşmasından farklı olarak, daha esnek kuralları içeriyor. - Kyoto gibi sadece emisyon azaltım hedefi dışına çıkan anlaşma dahiline, sürdürülebilir kalkınma, insan hakları, iklim değişikliğinden etkilenme sonuçlarından biri olan kitlesel göçler ve karbonsuzlaşma gibi konular eklendi. - İki önemli konu da anlaşmaya dahil edilerek, artık iklim değişikliği ile mücadele politikalarında vazgeçilmez bir konumda olacak: Yerel yönetimler ve özel sektör. - Küresel ısınmanın sadece 2 derece değil; 1,5 derecede sınırlandırılması, en önemli konulardan biri olan finans başlığında ise Yeşil İklim Fonu nun anlaşmaya dahil edilmesi ve ülkelerin ulusal planlarını her beş yılda bir gözden geçirecek bir mekanizmanın anlaşmada yer alması oldukça önemli. - Ortak ancak farklılaştırılmış sorumluluklar ifadesi anlaşma kapsamında yer almakta ancak BMİDÇS nin EK ler mantığı, artık bu anlaşma ile sona eriyor. - Türkiye nin özel konumu henüz anlaşma kapsamında netleşmediğini belirtmek gerekir. Nitekim, Türkiye gelişmiş ülkeler sınıfının yer aldığı Sözleşmenin EK-I listesinde yer alıp, finansal mekanizmalardan yararlanamamakta. Türkiye, COP 21 deki temel talebi, özel konumunun kabul edilmesi yönünde belirtilmişti. - Ancak bazı konuların diğer konferanslara bırakıldığını da hatırlatalım. Bunlar; - Beş yıllık gözden geçirme mekanizmasının nasıl işleyeceği, - 2020 ye kadar gelişmiş ülkelerden sağlanacak yıllık 100 milyar doların toplanacağı Yeşil İklim Fonu nun işlevselliği; - Türkiye nin özel konumu, - Özel sektörün anlaşma dahiline alınmasıyla beraber bu alana yönelik bir çalışma grubunun veya müzakere platformunun kurulup kurulmayacağı, - Gelişmiş ülkelerden gelişmekte olan ve fakir ülkelere sağlanacak teknoloji transferinin nasıl gerçekleşeceği olarak özetlenebilir. 1

Paris Anlaşması Neleri Getirdi ve Değiştirdi? İklim değişikliği, Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli nin (IPCC) son raporuna göre yüzde 100 e yakın bir olasılıkla insan faaliyetleri sonucu ortaya çıkmış küresel bir sorun olarak tanımlanıyor. Sheffield Üniversitesi nde yapılan bir araştırmaya göre, son 40 yılda dünya genelinde ekilebilir alanların üçte biri yok olmuş durumda. İngiltere Meteoroloji Ofisi nin tahminlerine göre ise 2016 yılını, 2015 yılına kıyasla ve yüzde 95 olasılıkla çok daha sıcak geçireceğiz. Birleşmiş Milletler nezdinde iklim değişikliği müzakereleri 1992 yılında biyoçeşitlilik, iklim değişikliği ve çölleşme konulu üç ayrı sözleşmenin kabul edilmesiyle gündemdeki ağırlığını göstermeye başladı. Bu üç sözleşmeden biri olan BMİDÇS, mevcut süreçte iklim müzakerelerinde tek uluslararası metin. 2005 yılında yürürlüğe giren Kyoto Protokolü nün ne kadar etkili olduğu ise uzun yıllardır tartışma konusu. Nitekim bugün sadece 38 ülke Kyoto ya yönelik hedef belirlemiş durumda ve bu rakam dünyadaki toplam emisyonun sadece yüzde 12 si. Avrupa Komisyonu tarafından açıklanan resmi belgelerde de Protokolün yetersiz olduğunun açıkça belirtildiğini eklemek gerekir. Kyoto Protokolü 2020 yılında sona eriyor. Gelinen noktada Protokolün yerine geçecek yeni iklim değişikliği anlaşmasına yönelik müzakerelerin son aşaması, 30 Kasım-11 Aralık 2015 tarihleri arasında BMİDÇS nin yürütme organı olan Taraflar Konferansı nın 21 incisi (COP 21) kapsamında Paris te gerçekleştirildi. Sonuç olarak 2020 yılından itibaren geçerli olacak tarihi Paris Anlaşması 12 Aralık 2015 tarihinde onaylandı. 22 Nisan 2016 tarihinde resmi imza süreci başlayacak olup, Paris Anlaşması için atılacak imzalar, sadece devlet liderlerini değil, iş dünyasını ve en önemlisi vatandaş düzeyinde hepimizi ilgilendiriyor. Paris Anlaşması nın en kritik konulara ilişkin maddeleri kısaca şu şekilde: Anlaşma dahilinde, bu yüzyıl sonuna kadar küresel ısınmanın 2 C derecenin altında tutulması ve hatta 1,5 C derece ile sınırlandırılması karar alındı (Madde 2.a). Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler için belirlenmiş olan ve ülkelerin sosyal ve ekonomik koşullarına bağlı olarak geliştirilen ortak ancak farklılaştırılmış sorumluluklar ilkesi yeni anlaşmada da yer alacak (Madde 2.2). Paris öncesinde 180 den fazla ülkenin Birleşmiş Milletler e sunduğu ulusal emisyon azaltım beyanları (Intended Nationally Determined Contributions-INDCs) COP 21 sırasında en kritik konulardan biriydi. Özellikle konferans kapsamında açıklanan BMİDÇS nin INDCs Sentez Raporu na göre, mevcut INDC lerin kısa vadede çok yavaş emisyon azaltımına imkan vereceği ve hatta küresel ısınmanın 3 C dereceyi aşacağı açıklandı. Dolayısıyla yeni anlaşma ile her 5 yılda bir ulusal katkıların kontrol edilmesini sağlayacak yeni bir sistem devreye sokulacak. 2

Gelişmekte olan ülkelerin, gelişmiş ülkelerden alacakları finans yardımları ve gelişmekte olan ülkelerin emisyon azaltım hedeflerini sürdürmeleri konusundaki görevlerinin devam edeceği anlaşmada yer alıyor (Madde 4.4). 2013 yılında Varşova da yapılan konferansın sonuçlarından biri olan kayıp ve zararlar kısmında, Kayıp ve Zararlar Varşova Uluslararası Mekanizması nın güçlendirilmesi gündemde olacak (Madde 8). Yeni bir terim olarak emisyon sıfırlama (emission neutrality) anlaşmaya dahil edilmiş durumda (Madde 3). Özellikle karbonsuzlaşma kapsamında ülkelerin fosil yakıttan vazgeçme yolları aranacak. AB nin müzakerelerdeki pozisyonu, belirlediği 2020, 2030 ve 2050 hedefleri çerçevesinde oluşturulmuştu. 1990 yılına göre, 2020 yılında yüzde 20, 2030 yılında yüzde 40 ve 2050 yılında yüzde 80-95 oranında emisyon azaltım hedefi üzerinde çalışan bir AB görünmekte. AB ayrıca Paris öncesi yayımladığı üç temel mesaj üzerinden anlaşmanın oluşturulmasını önermişti. Bu üç temel mesaj; küresel uzun vadeli bir vizyona sahip, ortak ve daha iddialı hedefleri içeren ve ölçülebilir ve şeffaf olan bir anlaşma olması üzerine şekillendirilmişti. AB özellikle yeni anlaşmada beş yılda bir ulusal katkıların kontrol edilmesini önemseyen ve finansal yardım mekanizmalarının içinin doldurulmasını talep eden tarafta yer aldı. Daha da önemlisi, Kyoto nun 2020 yılına kadar uzatılmasında önemli rol üstlenen AB nin, Paris müzakerelerinde etkisiz kaldığı yorumları mevcut süreçte oldukça belirgin olarak ortaya çıkıyor. Şekil 1. 1986-2005 ve 2081-2100 Yılları Arasındaki Değişim RCP 2.6 RCP 8.5 1,5 derece senaryosu 2 derece üzeri senaryo Kaynak: Beşinci IPCC Değerlendirme Raporu nun Son Bölümü Sentez Raporu, 2015, s.12. 3

Kyoto Protokolü nden Farklı bir Rejim Geliyor Paris Anlaşması nın resmi metni giriş bölümü dahil 32 sayfadan oluşuyor. Anlaşma kısmı sadece 12 sayfa. Yeni anlaşmanın ülkeler üzerindeki bağlayıcı kısımları bazı maddeler üzerinden okunabiliyor. Ancak Paris Anlaşması nın, en başta bağlayıcı bir anlaşmadan ziyade ve 2020 ye kadar sürecek Kyoto-tipi iklim rejiminin aksine, ülkeler için daha esnek ve içi yumuşak bir çerçeve sunduğu yorumları oldukça güçlü. Bu tür bir çerçeve ne anlama geliyor? Bu durum, Paris Anlaşması na yönelik zorunlu taahhütlerinden ziyade, ülkelerin ulusal politikalarını dikkate alarak sadece anlaşmaya katkı sunduğu anlamına gelmesi olarak yorumlanıyor. Ayrıca yeni anlaşmanın mevcut haliyle ülkelere yönelik herhangi bir yaptırım uygulanmayacağı okunabiliyor. Yeni anlaşmanın klasik bir çevre anlaşması formatından çıkmasının en büyük nedeni, sürdürülebilir kalkınma ve belirtildiği gibi ülkelerin ulusal katkıları çerçevesinde oluşturulmuş farklı bir çevre koruma rejimi çizmesi olarak yorumlanıyor. Diğer önemli bir nokta, INDC lerde business as usual (olağan ile devam etme) modeli oldukça hakim. Protokolün esneklik mekanizmaları olan Ortak Yürütme (JI), Temiz Kalkınma Mekanizması (CDM) ve Salım Ticareti de (ET) artık yeni anlaşma ile rafa kalkacak. Bunların yerine yeni anlaşmada farklı bir mekanizmanın oluşturulması gündemde. Bilindiği gibi ülkelerin bu mekanizmalardan yararlanabilmesi için uygunluk kriterlerini karşılaması gerekiyor ve Türkiye bu esneklik mekanizmalarından yararlanamıyor. Öte yandan, Kyoto daki gibi sadece azaltım hedefi değil; farklı alanlar anlaşmaya dahil edilmiş durumda. Bunlar; insan hakları, göç, yerel yönetimler, şehirler, özel sektör, uyum, finans, okyanuslar vs. gibi alanlar olacak. Ortak ancak farklılaştırılmış sorumluluklar ifadesi anlaşma kapsamında yer almakta ancak BMİDÇS nin EK ler mantığı, artık bu anlaşma ile sona eriyor. Avrupa Birliği (AB) tarafı sadece Paris te değil, iklim müzakerelerinde genel olarak Kyoto Protokolü dilinin devam etmesinden yana bir tavır sergilemişti. Nitekim AB, her fırsatta Protokolün ikinci taahhüt dönemini öne çıkarmıştı ve 2012 de 2020 yılına kadar uzatılmasında önemli bir rol oynamıştı. Ancak yeni anlaşma müzakerelerinde etkin güç ABD ye ait olduğunu belirtmek gerekir. Genel hedef çerçevesinde 1,5 C derecenin telaffuz edilmesi anlaşmanın en olumlu tarafını yansıtmakta. Aynı şekilde; INDC lerin her beş yılda bir gözden geçirilmesi, 2013 te Varşova daki COP 19 da alınan kararlardan biri olan ve iklim değişikliğinden en fazla etkilenen en az gelişmiş ülkelere ve küçük ada ülkelerine yönelik uyum mekanizması olarak tanımlayabileceğimiz kayıp-zarar mekanizmasının anlaşmaya dahil edilmesi, en tartışmalı konulardan insan hakları ve göç konularının anlaşmada yer alması, sıfır karbonlu ekonomiler, fosil yakıtsız kalkınma modeline geçişin anlaşma 4

dahilinde çözüm olarak sunulması/kabul edilmesi ve siyasi irade dışında anlaşmaya özel sektör, yerel yönetimler ve şehirlerin dahil edilmesi oldukça önemli. AB-28 de 1990 ve 2013 yıllarındaki Sektörel Emisyon Salınımları 1990 4,2% 9,9% 8,9% Atık yönetimi 3,3% 9,6% 2013 Atık yönetimi Tarım 7,8% Tarım 62,1% 14,9% Sanayi süreçleri ve üretimi 52,2% 22,2% Sanayi süreçleri ve üretimi Ulaştırma (havacılık dahil) Ulaştırma (havacılık dahil) Kaynak: Eurostat Türkiye nin Talepleri Karşılandı Mı?: Türkiye nin mesajı daha çok EK ler, farklılaştırılmış sorumluluklar ve finansal mekanizmalardan yararlanma noktasında belirgindi ve bu talebi sürmekte. Türkiye nin özel konumunun, önceki COP larda tanınsa da, yeni anlaşmada netlik kazanamadığını söyleyebiliriz. Türkiye, bu noktada gelişmekte olan ülke olarak anılmak istiyor. Ancak Türkiye için bazı konuların fırsata dönüşeceği de belirtilmekte: Türkiye kalkınma politikaları kapsamında yürüttüğü iklim politikası göz önünde bulundurulduğunda, kendi pozisyonunun uygulanabilirliğini ve uluslararası müzakerelerde uygulayan ülke konumuna geçmesini sağlayabileceği noktalardan biri anlaşmada vurgu yapılan sürdürülebilir kalkınma alanı olacak. Aynı şekilde yeni kurumsal yapı ve Yeşil İklim Fonu ndan faydalanma fırsatı da doğabilir. Türkiye de Hangi Sektörler Etkilenecek? Yeni anlaşma ile başta enerji, sanayi, tarım, atık ve elektrik gibi sektörlerin ciddi revizyon sürecine girmesi bekleniyor. TÜİK tarafından açıklanan Mayıs 2015 tarihli verilere göre, Türkiye de 2013 yılında sektörel emisyon salınımında enerji ve sanayi başı çekiyor. Türkiye de halihazırda emisyonların kontrol edilmesi ve izlenmesine ilişkin Sera Gazı Emisyonlarının Takibi Hakkında Yönetmelik altında çalışmalar yürütülmekte. Yönetmelik; elektrik, buhar üretimi, demir-çelik, çimento, cam, kağıt ve seramik gibi sektörleri yakından ilgilendiriyor. Yönetmelik gereği ayrıca işletmeler, ilk doğrulanmış 2015 emisyon raporlarını Nisan 2016 tarihine kadar Çevre ve Şehircilik Bakanlığı na iletmekle yükümlü. 5

Türkiye ve Dünyada Sektörel Emisyon Salınımları Türkiye 6% 11% 15% 68% Enerji Sanayi Tarım Atık 7% 6% 3% 19% Dünya 23% 42% Elektrik ve ısınma Ulaştırma Sanayi Özel konut Hizmetler Kaynak: Türkiye (TÜİK); Dünya (Uluslararası Enerji Ajansı) Öte yandan, Türkiye, henüz AB nin Emisyon Ticaret Sistemi ne dahil olan bir ülke değil. Ancak ulusal karbon piyasasının kurulmasına yönelik çalışmalar Türkiye de hazırlık aşamasında devam etmekte olup, bu konuda Türkiye ve Dünya Bankası arasında imzalanan karbon piyasasına hazırlık programı (PMR) dahilinde çalışmalar yürütülmekte. Bu sürecin dışında, Türkiye de bilindiği gibi gönüllü karbon piyasasına yönelik projeler hazırlanmakta ve uygulanmakta. Projelerde en fazla hidro elektrik ve rüzgar enerjisi alanlarına yatırımların gündemde olduğunu ekleyelim. 2016 Yılında Anlaşmaya Dair Neler Olması Bekleniyor? Paris Anlaşması nın onaylanmasının ardından ilk COP toplantısı yıl sonunda Marakeş te yapılacak. Paris teki onay sürecinin ardından anlaşmadaki bazı konular diğer COP lara bırakıldı. Örneğin; finans mekanizmalarının işlevselliği, INDC lerin nasıl gözden geçirileceği, REDD+ ve fosil yakıtlardan uzun vadede nasıl vazgeçileceği gibi konular Paris te netlik kazanamayan bölümler. 22 Nisan 2016 tarihinde resmi imza süreci başlayacak. Türkiye Delegasyonu tarafından açıklanan bilgiye göre, Türkiye nin imzası, anlaşmadaki özel tanımı ve finans başlığına bağlı olacak. Yani Türkiye nin konumunun netleşmesi de önemli bir soru işareti olarak durduğunu hatırlatalım. Bunun dışında Paris Geçici Çalışma Grubu Haziran 2016 da toplanacak ve her ülke Adaptasyon Bildirimi ni 2016 da BM ye sunmakla yükümlü olacak. 2011 Durban da kabul edilen ve gelişmiş ülkelerden her yıl 2020 ye kadar 100 milyar doların toplanmasını içeren fon olan Yeşil İklim Fonu nun anlaşmada yer almasıyla beraber bu konu da netlik kazanmış değil. Paris Anlaşması gereğince ayrıca IPCC nin 2018 yılında bir değerlendirme raporunu tüm dünya ile paylaşması bekleniyor. Uluslararası Enerji Ajansı nın verilerine göre, 2 derece için 2030 yılına kadar toplam 16,5 trilyon dolar yatırımın, yeşil iş modellerine aktarılması elzem. Köklü değişim iş dünyası ve siyasi irade için zor olacak ancak imkansız da değil. 6

7 Bunun mümkün olabilmesi için sorunun ne kadar acil olduğu konusunda bilincin artması, kamu ve özel sektör dahil olmak üzere, tüm ilgili aktörlerin etkili bir yük paylaşımına gitmeleri gerekiyor.