BERAAT İ'LAMI VE GENÇLER İÇİN İSLAMÎ YAPILANMALARA KATILMA SORGULAMASI



Benzer belgeler
HÜCCETİN İKAMESİ VE ANLAŞILMASI

EHL-İ SÜNNET'İN ÜSTÜNLÜĞÜ.

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir.

Öğrenim Kazanımları Bu programı başarı ile tamamlayan öğrenci;

5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu aleyhi ve sellem) ümmetiyim. 6 Müslüman mısın? Elhamdülillah, Müslümanım.

KELAM DERSİ ÖĞRETİM PROGRAMI

بسم هللا الرحمن الرحيم DAR'UL HARP NEDİR VE DAR'UL HARP HALKINA NASIL MUAMELE EDİLİR?/HAMD BİN ATİK (RH.A) ed-durar us seniyye, 9/

Question. Masumların (Allah ın selamı üzerlerine olsun) velayet hakkına sahip olduklarının delili Nedir?

MÂTÜRÎDÎ KELÂMINDA TEVİL

3- Hareketimizin; Ankara'da Musab bin Umeyr Derneği dışında hiçbir grup, dernek, cemaat ya da örgütle bir bağlantısı bulunmamaktadır.

MEDYA'DA YER ALAN HABERLERLE ALAKALI KURTUBA GENÇLİK HAREKETİ AÇIKLAMASI

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

EFENDİ BABASI BÜTÜN MÜRİDLERİNDEN HABERDAR İMİŞ!

ERZİNCAN İL MÜFTÜLÜĞÜ 2016 YILI 3. DÖNEM TEMMUZ- AĞUSTOS - EYLÜL AYLARINA AİT VA'Z İRŞAD PROGRAMI

Tefsir, Kıraat (İlahiyat ve İslâmî ilimler fakülteleri)

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS KELAM VE İSLAM MEZHEPLERİ ILH

1.Birlik ilkesi: İslam inancına göre bütün varlıklar, bir olan Allah tarafından yaratılmıştır.


KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ

AYP 2017 ÜÇÜNCÜ DÖNEM ALIMLARI

DİYOBENDİYE FIRKASI طاي فة دليو ندية

Öğrenim Kazanımları Bu programı başarı ile tamamlayan öğrenci;

ŞİRK VE ÇEŞİTLERİ EBU SEYF

Öğrenim Kazanımları Bu programı başarı ile tamamlayan öğrenci;

EĞER NEBİ MUHAMMED, BENDEN YAHUDİLİĞİ VE HIRİSTİYANLIĞI İNKÂR ETMEMİ İSTESE; YAHUDİLİĞİ VE HIRİSTİYANLIĞI İNKÂR ETMEM, MUHAMMED'İ İNKAR EDERİM

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Öğrenim Kazanımları Bu programı başarı ile tamamlayan öğrenci;

Bir selam ile selamlandığınızda ondan daha iyisiyle veya aynısıyla selamı alın (Nisa 86)

Bid'at münasebetlerde verilen ödüllerin hükmü

IÇERIK ÖNSÖZ. Giriş. Birinci Bölüm ALLAH A İMAN

Ders Adı : DİN PSİKOLOJİSİ Ders No : Teorik : 3 Pratik : 0 Kredi : 3 ECTS : 4. Ders Bilgileri. Ön Koşul Dersleri

Vatan istilacılarına isyan edenlerin kırık utangaç hali, benim için, ibadetle olanların sert ve dik tavırlarından iyidir.

Moro Müslümanları Üzerine 99 KENDİ LİDERİNİN KALEMİNDEN BANGSAMORO MÜCADELESİ

Abdullah b. Abdurrahman el-cibrîn

NAMAZI, MESCİT VEYA CÂMİDE CEMAATLE KILMANIN HÜKMÜ. Vaizler Muhammed b. Salih el-muneccid. Terceme edenler. Muhammed Şahin. Tetkik edenler Ümmü Nebil

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in doğum yıldönümünü türkü-şarkı söylemeden ve haramlar işlemeden kutlamanın hükmü

BAYRAM DALKILIÇ, HÜSAMETTİN ERDEM,

7- Peygamberimizin aile hayatı ve çocuklarla olan ilişkilerini araştırınız

DOMUZ ETİNİN HARAM KILINMASININ HİKMETİ

LİVATA HADDİ (EŞCİNSELLİĞİN/HOMOSEKSÜELLİĞİN CEZASI)

İmam Şafii nin Vefat Ederken. Üzerinde Bulunduğu İ tikad.

Acaba İslam dini Kadın ın sünnet olması doğrultusunda bir destur vermiş midir?

Veda Hutbesi. "Ey insanlar! " Sözümü iyi dinleyiniz! Biliyorum, belki bu seneden sonra sizinle burada bir daha buluşamayacağım.

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS

Öğrenim Kazanımları Bu programı başarı ile tamamlayan öğrenci;

Öğrenim Kazanımları Bu programı başarı ile tamamlayan öğrenci;

Takdim. Bu, Türkiye nüfusu göz önüne alındığından her 90 kişiden birinin aday olması anlamına geliyor (TV, Haberleri, ).

İslam Hukukunun kaynaklarının neler olduğu, diğer bir ifadeyle şer î hükümlerin hangi kaynaklardan ve nasıl elde edileceği, Yemen e kadı tayin edilen

MUHAMMED BAKIR EL-MECLİSÎ NİN VE BAZI ŞİÎ ÂLİMLERİN HZ. AİŞE HAKKINDAKİ BAZI SÖZLERİ

Avrupa da Yerelleşen İslam

T.C. BİLECİK ŞEYH EDEBALİ ÜNİVERSİTESİ İSLAMİ İLİMLER FAKÜLTESİ İSLAMİ İLİMLER BÖLÜMÜ EĞİTİM-ÖĞRETİM PROGRAMI

ŞİÎ-SÜNNÎ POLEMİĞİNDE EBÛ TÂLİB VE DİNÎ KONUMU. Habib KARTALOĞLU

YALOVA ÜNİVERSİTESİ - SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ

İkrime Sabri: Mescidi Aksa nın. Bir Karışından Bile Taviz Vermeyiz

TAKVA AYI RAMAZAN TAKVA AYI RAMAZAN. Rahman ve Rahim Allah ın Adıyla

T.C. KARADENİZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ İlâhiyat Fakültesi Dekanlığı. REKTÖRLÜK MAKAMINA (Öğrenci İşleri Daire Başkanlığı)

Orucun hükmü ve hikmeti nedir? ما حكم الصيام وحكمته. Abdurrahman b. Nâsır es-sa'dî

MEKKE-İ MÜKERREME MEKKE-İ MÜKERREME'NİN BİR KÜFÜR BELDESİ OLUP OLMADIĞI HAKKINDA. Müellif: Şeyh Hamad İbni Atik en-necdi (H1227-H1301)

Buyruldu ki; Aklın kemali Allah u Teâlâ nın rızasına tabi olmak ve gazabından sakınmakladır.

DİN dersleri almak, din kültürü edinmek isteyen temiz niyetli bir gence:

1 Ahlâk nedir? Ahlâk; insanın ruhuna ve kişiliğine yerleşen alışkanlıklardır. İki kısma ayrılır:

Orucun tutulacağı günler olduğu gibi tutulmayacağı günlerde vardır. Resûlüllah sav bizzat bunu yasak etmiştir.

وجوب معرفة العقيدة الا سلامية

USUL/FIKIH TARTIŞMALARI

Gerçek şudur ki bu konu doğru dürüst anlaşılmamıştır; hakkında hiç derin derin düşünülmemiştir. Ali-İmran suresinde Allah (c.c.) şöyle buyurur; [3]

İnönü Üniversitesi Fırat Üniversitesi Siirt Üniversitesi Ardahan Üniversitesi - Milli Eğitim Bakanlığı ‘Değerler Eğitimi’ Milli ve Manevi Değerlerimiz by İngilizce Öğretmeni Sefa Sezer

Bundan kırk, elli sene önce ülkemizde böyle bir kötülük yoktu. Sonra iyi yetişmemiş icazetsiz kişiler kafa karıştırıcı, tahripkâr bir çığır açtılar.

ÖNCESİNDE BİZ SORDUK Editör Yayınevi LGS Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Yeni Tarz Sorular Nasıl Çözülür? s. 55

Muhammed Salih el-muneccid

YENİDEN YAPILANMANIN EŞİĞİNDE KUR AN KURSLARI

Sadîk-i Ahmak yani ahmak dost şiddetli düşmandan,din düşmanından daha fazla verir.

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS

Sünnet İnkarı ve Gayesi

İslamî bilimler : Kur'an-ı Kerim'in ve İslam dininin doğru biçimde anlaşılması için yapılan çalışmalar sonucunda İslami bilimler doğdu.

SELÇUK ÜNİVERSİTESİ İSLÂMÎ İLİMLER FAKÜLTESİ LİSANS PROGRAMI 1. Yıl / I. Dönem Ders. Kur'an Okuma ve Tecvid I

Hz. Adem den Hz. Muhammed (s.a.v.)e güzel ahlakı insanda tesis etmek için gönderilen dinin adı İslam dır.

Kur an ın Bazı Hikmetleri

İSMAİL TAŞ, MEHMET HARMANCI, TAHİR ULUÇ,

İNSANLARA İLİM ÖĞRETMENİN VE ONLARI İYİLİĞE DÂVET ETMENİN FAZÎLETİ. Râşid b. Hüseyin el-abdulkerim. Terceme : Muhammed Şahin Tetkik : Ali Rıza Şahin

Fransa'da, Hz. Muhammed'e hakaret içeren karikatürleri yayınlayan Fransız Dergisi'ne baskın düzenlendi ve 12 kişi öldürüldü.

Cumhuriyet Halk Partisi

şeyh Muhammed Salih el-muneccid

Öğrenim Kazanımları Bu programı başarı ile tamamlayan öğrenci;

EDİRNE İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 MERKEZ 4. DÖNEM VAAZ (EKİM, KASIM, ARALIK) VE İRŞAT PROGRAMI

Terceme : Muhammed Şahin

HADİS DERSİ ÖĞRETİM PROGRAMI HADİS DERSİ ÖĞRETİM PROGRAMI

ALLAH TEÂLÂ'NIN ARŞA İSTİVÂ ETMESİ

Şimdi fazla ileri gitmiş bu gerici diktatörlüğü terbiye etmek, mümkünse biraz değiştirip halka kabul ettirmek istiyorlar.

AKADEMİK YILI

Sabah akşam tevâzu içinde yalvararak, ürpererek ve sesini yükseltmeden Rabbini an. Sakın gâfillerden olma! (A râf sûresi,7/205)

Allah Kuran-ı Kerim'de bildirmiştir ki, O kadın ve erkeği eşit varlıklar olarak yaratmıştır.

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS ÇAĞDAŞ DİNİ AKIMLAR İLH

EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 12. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ DESTEKLEME VE YETİŞTİRME KURSU KAZANIMLARI VE TESTLERİ

İLİM ÖĞRETMENİN FAZİLETİ. Bu Beldede İlim Ölmüştür

2016 YILI 1. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI VAAZIN

SEVGİLİLER GÜNÜ İSLÂM DA ASLA YOKTUR

MÜSİAD İNGİLTERE ŞUBESİ AÇILIŞI , LONDRA. İş ve Siyaset Dünyasının, STK larının Başkan ve Temsilcileri,

ح م تهني ة غ ملسلم ف مناسبات غ دينية. şeyh Muhammed Salih el-muneccid

İSLAMİYETİN KABÜLÜNDEN SONRAKİ EĞİTİMİN TEMEL ÖZELLİKLERİ İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ / FIRAT ÜNİVERSİTESİ / ARDAHAN ÜNİVERSİTESİ SEFA SEZER / İNGİLİZCE

1-Anlatım 2-Soru ve Cevap 3-Sunum 4-Tartışma

Transkript:

BERAAT İ'LAMI VE GENÇLER İÇİN İSLAMÎ YAPILANMALARA KATILMA SORGULAMASI M. Emin Akın 22.10.2011 - Cumartesi

إ ن الح م د الله نح م د ه ون س تعين ه ون س تغف ره ون عوذ باالله م ن ش رور أن ف س ن ا وم ن س يي ات أع مال نا م ن ي ه د ه االله ف لا م ض ل ل ه و م ن ي ض ل ل ف لا هادي ل ه وأش ه د أن لا إله إلا االله وح د ه لا ش ري ك له وأش ه د أ ن مح مدا ع ب د ه ورسول ه Gerçek Hamd Allah adır. O na hamdeder ve O ndan istiânede bulunur ve O ndan bağışlanmamızı dileriz ve günahlarımızın kötülüklerinden O na sığınırız. Kimi Allah hidayet erdirirse, onu dalâlete düşürecek kimse yoktur. Kimi de dalâlete düşürürse, onu da hidayete erdirecek kimse yoktur. Şehadet ederim ki; Allah tan başka ilah yoktur, ilah yalnız O dur; O nun ortağı yoktur ve [yine şehadet] ederim ki Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) O nun kulu ve Rasulü dür.

( I ) Türkiye de sosyal ve kültürel kitle sahibi olan, düşünceleriyle ve eylemleriyle İslamî hassasiyetlerini göstermekten geri durmayan ve gerektiğinde alternatif bir eğitim sistemi ve politika sahibi; rejimin Müslümanlara uyguladığı baskıları ve haksızlıkları gören ve bunun karşısında susmayan ve Türkiye deki Müslümanlara; hem sosyal hem de siyasî hayatta birer güç ve alternatif olma modelleri öneren ve Müslümanları, Kur an ın hidayeti ve Rasulullah ın (sallalahu aleyhi ve sellem) Sünneti nin aydınlığında yeni ufuklara taşımada tevhidî hidayet projeleri olan ve bunu her fırsatta ilan eden Müslümanlara çağrımdır. Bu beyanı; bizlerin Müslüman olarak Türkiye ve dünya Müslümanlarıyla ne kadar aynı akideyi (iman ve itikad esas ve kaideleri) paylaştığımızı, Müslümanlara karşı girişilmiş küresel saldırıların ve İslam ülkelerindeki tağyîr ve dönüşümlerin karşısında nerede durduğumuzu, Siyonist İsrail ve Emperyalist çağdaş Roma İmpartorluğunun iki ayağı olan Avrupa ve ABD nin Müslüman ülkeleri işgaline karşı nasıl bir duruş sergilediğimizi, mazlum ve müstezaf olan Müslüman kardeşlerimizin sorunları ve bunalımlarının ne kadar yanında olduğumuzu, Filistin en Çeçenistan a ve oradan da Afganistan a ve Somali ye uzanan geniş İslam Coğrafyasında Müslümanların sorunlarına çare ve dertlerine ilaç olma hususunda ne yaptığımızı emperyal Haçlı güçlerinin yerli işbirlikçilerine ve ortaklarına ve Din sömürücülerine karşı hangi konumda olduğumuzu, Müslümanlara ilan etmek ve basiret üzere bir yolu; şirk sistemleri ve küfr ideolojileri ile bu ideolojilerin politik uzantıları ve ve sosyal yapıları karşısında Müslümanlara gösteremek ve beyan etmek, kafirlerden, müşriklerden ve münafıklardan beraatimizi ilan edip Allah ın, Rasulü nün (sallalahu aleyhi ve sellem) ve Müminlerin velayetine iman ettiğimizi duyurmak zorunluluğuna değinmek için kaleme alınmıştır.. Türkiye de Müslümanların yüreklerine rejimin saldığı korkunun yenilmesi için Allah tan başkasına kul olmayacağımızı her yerde ve her fırsatta haykırmalıyız. Köleleştirilmek istenen çocuklarımıza; Darwinci ve August Comte cu bir sosyolojiyi ve Fransız Devrimi nin masonik ilkelerini dayatmak isteyen rejimin eğitim kurumlarında İslam a ve Müslümanlara hakaret sayılan ve Kur an ın öğretilerinden çocuklarımızı soğutan, Müslüman anne ve babalarla çocuklarının arasına giren ve onları Allah ı inkara götürebilecek ideolojilerin ve felsefi düşüncelein telkini karşısında çocuklarımızın İslamî duyarlılığını korumak adına mutlaka bir şeyler yapmalıyız diyorum. Kendimize soralım: Okullarda bu ülkenin gerçek sahipleri olan biz Müslümanların Dini İslama değer verilmediği gibi, bizim dini inançlarımıza saygı duymayan bütün eğitim müfradatını reddetme ve en azından protesto etmek için bir düşüncemiz var mı?

Allah ın Dini İslama ve O nun kitabındaki hidayete; O nun Rasulü nün (sallalahu aleyhi ve sellem) ve temiz ashabının yolu üzere; ilimle ve basiretle kimlerin davet ettiğini bütün Müslüman teşkilatların; derneklerin, vakıfların ve diğer İslamî yapılanmaların İslama bakışları ve Türkiye de uyanmaya başlayan Müslüman gençlerin aldanmamaları ve kimin yanında ve izinde oldukları, Allah ın kitabına ve Rasulü nün (sallalahu aleyhi ve sellem) Sünnetine, nasıl baktıklarını billmeleri için bu çağrıyı bir zaruret olarak görüyorum. Müslümanların birbiriyle dayanışmamalarının gerçek sebeplerinin ne olduğunu, bizlerle birlikte olanların da olmayanların da bilmeleri ve halkın nasıl bir İslamî zihniyette ve seviyede olduğumuzu anlayabilmesi ve onlara götürülecek davette; Müslümanların mutlaka akide birliği etmeleri gerektiğini ve bunun için kınanmayı da göze alarak ve bunu sineye çekerek, böyle bir beyanda bulunmanın hayırlı olduğuna inanıyorum.

( II ) Camii cemaatlerine Müslüman, rejimin baskılarına hayır diyen Müslümanlar ı ise, İslamcı diye ayırarak, camii cemaatı ile aynı zamanda önemli bir kesimi yine cami cemaatı olan diğer Müslümanlar arasına fitne sokanları tanımak,islam a göre de nerede olduğumuzu bize gösterecek olan bir görevdir. Müslümanları parçalamayı ve Türkiye Müslümanlarının dünya sahnesinde hakettikleri yeri almalarını engelleyici ve İslamî hareketleri ABD nin ve Nato nun ağzıyla terörist ilan edici ve onları Müslümanlardan soyutlayıcı saldırları durdurmak ve Siyonistlerin yerli işbirlikçilerinin oyunlarını bozmak için kafirlerden ve müşriklerden teberri beyanı diyebileceğimiz bu açıklamayı bütün Müslüman teşkilatların ve yapıların yapması artık bir zaruret halini almıştır. Yeni bir Endelüs olmayı ve Bizans ın kanlarımız ve İslam ın enkazı üzerine yeniden inşa edilmesini istemiyorsak, kafirlerden ve küfürlerinden beraat sayılacak olan beraat ve beyanı nı bütün Müslümanların sahip oldukları imkanlar vesilesiyle yayınlamaları veya cemaatlarına bunu öğretmelerinin imanî bir gereklik olduğunu düşünüyorum.. İslamı Kur an ın ve Sünnet in dışından referanslarla tanımlayan nifak ehliyle ayrışmak ve Allaha düşmanlık ettiği halde, kafir olarak ölen bir çok insandan teberii etmek dini bir sorumluluktur. Müslümanların Kur an ın ve Rasulullah ın (sallalahu aleyhi ve sellem) Sünneti nin ilmi ve ahkamıyla bunlardan teberri etmeleri için riya ve korkudan uzak, Müslümanlara Allah ın kitabında beyan buyurduğu tevhid akide sini öğretmeleri ve onları çağdaş cahiliyyenin siyasî hileleri ve demokrasinin insanı hiçleştiren ve kapitalizme köle eden tuzaklarına karşı uyarmaları gerekiyor.. Allah ın nuruyla bakan ve Allah ın nuruyla yürüyen bir topluluk olma yolunda atılacak bir adım olarak, Beraat akidesi ni Müslümanların mutlaka bilmesi ve bunun ışığında hareket etmesi kaçınılmaz imanî bir sorumluluktur. Teberri beyanı Türkiye de siyasi partilerin, tarikatların ve Müslüman cemaatların sergiledikleri çok farklı ve bir çok kez de halkın zihninde haklı olarak cevapsız soruların oluşmasına yol açan garip ve İslamın fıratına aykırı, akla ve güzel ahlaka ters davranışlarının sebep olduğu bu soruların cevaplarının halk tarafından bilinmesi; İslam hakkında uydurulan yalan, yanlış ve iftiralara ve çağdaş iriticaya dur demek anlamına gelecektir.

( III ) İslam adına, TV ekranlarında Allah ın halis dinine, bu Dinin en temiz neslinin ahlâkı ve daveti üzere olmadan ve yeryüzünde zulme uğrayan Müslümanların sorunlarına ve ızdıraplarına ilgisiz kalan stüdyo figüranları, sistemin ve rejimin allamelerinin ve din uzmanlarının bu halkı her fırsatta aldatmamaları ve temiz İslamın Kur an dan ve Sünnet ten doğan ilimleri ve bu ilimlerin usulünü çarpıtılmamaları ve Dinin yeniden Batılıların ve batınîlerin istedikleri tarzda yorumlanmasına meydan vermemek ve İslamı protestanlaştırmamak ve bunu yapmak isteyenlere hüccetle ve ilimle cevap vermek ve bunların nifakını ve hiyanetlerini Müslümanlara göstermek için, teberri ilanı kaybedilmemesi gereken mevzilerimiz ve geleceğimiz açısından yerine getirilmesi gereken bir görev olarak yolumuzda bizi beklemektedir. Böyle bir ilan, Müslümanların gerçeken hangi akide üzere olduklarını ve önderlerinin akidesini, ilim ve siyaset sahnesinde durdukları yeri ve kiminle olduklarını da gün yüzüne çıkaraktır. Böyle bir ilan vesilesiyle; İslamı yeni tanıyan ve gerçekte İslamın nerede ve hangi cemaat ve meslekte olduğunu bilmek isteyen kimselerin; böylece akılları ve kalpleri; cemaatların yanlışlarıyla bulandırılmayacak ve batıl yollarda iken hak yolda imiş gibi dolaşıp durmayacak ve eski dalaletlerine düşmelerine onu itecek olan vesveselerden, kuşkulardan, çelişkilerden ve bağnaz inadçı taassup ve tarafgirlikten de kurtulmuş olacaktır. Böyle bir ilan ve beyan, aldanmaya müsaid olan bir çok insanı veya insanları özgürleştirecek ve kendinden menkul değer sahibi bir çok sahte ve düzenbaz önderden ve gençliğe liderlik sevdasında olan firasetsiz ve basiretsiz kimselerin vahim hatalarından onları inşaallah uzak tutacaktır. Ne yazık ki kimi zaman gençlerin nasıl bir İslamî yol izleyecekleri onları duyguysal olarak yönlendiren ve belki de sömüren kimseler tarafından belirlenmektedir.. İslamı öğrenmek ve Allah a halisane kul olmak isteyen bir çok insan, ne yazık ki, nerede ve kiminle gerçek İslamı bulacağını pek bilemiyor. Önceden İslamı inkâr edenlerin bazısı da maalesef iman ettikten sonra; bu Müslümanlarası ayrılıklar ve ihtilaflar sebebiyle geçmişlerine geri dönüş yapmışlardır. Birçoğumuz, İslamı öğrenmek isteyen insanları nasıl bir yöntem ve bilgi ile eğiteceğimizi bilemiyoruz. Bunu bu bize öğretecek olan ilimleri ve bunun usulünü de öğrenmeye sabredemiyor ve aceleyle yola çıkıp göçümüzü ve dengimizi yolda düzeltmeye kalkışıyoruz. Müslümanaların çoğu; Din ilimlerinin tahsil ve tedrisinde yetersiz oldukları gibi, merhale mantığından, kişisel yeterlilik, zeka seviyesi ve yetenek belirleme denen anlayışa göre talim ve tedris yapmaktan uzak. Modern kurumlar bunu devletin desteğiyle yapabilirken, bizlerin bu konuda nerdeyse yönmtesiz sayılacak bir şekilde hareket edip milyonlarca gencin; akıllarını, zamanlarını,

yetenek ve kuvvetlerini, akıllarını ve geleceklerini hırpladığımızı artık görmemiz gerekir. Bu da şu demektir: Müslümanlar, artık bundan sonra daha gerçekçi bir eğitim ve öğretim anlayışı ve usulüz üzere bir bilgilenme stratejisi ve modeli oluşturmak mecburtiyetindedirler. Yoksa Milyonlarca gencimizi, kendi ellerimizle manen idam etmiş olacağız. Uygun insan uygun yerde olmalı, gerekli ilim, gerketiği gibi ve kadar herkese öğretilmeli ve Müslümanların kardeşliğini pekiştirecek ve bunun temel ilke ve esaslarını Kur an dan ve Sünnet ten belirleyecek bir anlayışın ve yöntemin üzerinde, Müslümanlara yön verdiğini söylediğimiz veya böyle bildiğimiz bütün yapıların düşünmesi gerekiyor.

( IV ) Bu Bize Ne Kazandıracaktır? 1. İslam ın ne olduğunu, hepimizin ortak tarifiyle Müslüman olmayanlar da öğrenecek. 2. Müslüman cemaatlar ve kitlelerarası sürtüşmeler azalacak, kardeşlik bağları güçlenecek ve Müslümanlararası yardımlaşma gelişecek ve ayrımcılık asabiyetini zayıflayacaktır. 3. İslama yönelen insanlar bu cemaatlar arasındaki teknik ve lüğavi isim farklılıklarından ürkmeyecek ve dilediği yerde rahatlıkla korkmadan ve saptırılma endişesi yaşamadan kalabilecek ve Müslümaları ğiybet ve karalama yollarına başvurmaktan alıkoyacaktır. 4.Tolumda İslamın gücü artacak ve Müslümanları; samimi, dindar dindâr muhafzakâr ılımlı Müslümanlar aşırı Müslümanlar tekfirci Müslümanlar tarikatçı Müslümanlar ve partici Müslümanlar ve daha da vahimi ve dışlayıcısı İslamcı Müslümanlar ve şariatçılar yaftası vurarak tefrikaya düşürmek isteyen cahiliyye ve şer odaklarının oyunlarını bozacaktır. Müminler ancak kardeştirler ayet-i kerimesi de bizden bunu istiyor. 5. Müslümanlar cehlin, taassubun, fırkacılığın ve cemaatçiliğin dar anlayışından kurtulmadıkları sürece, İslamı bilmeyen ve kimden de onu öğreneceği konusunda ciddi şüpheler içinde olan halkın büyük çoğunluğunun İslamı sağlıklı bir şekilde öğrenebilmesini sağlayamayacaklarını akıldan çıkarmamalıdırlar. Eğer onları Allah ın kitabında ve Rasulü nün (sallalahu aleyhi ve sellem) Sünneti nde beyan buyrulan Din e davet etmek isityorsak; önce kendimiz katışıkız, şirksiz ve bid atsiz olan bir İslama iman etmek ve bunu insanlar içinde öyle yaşamak zorundayız. İslamın; sahte, saptırılmış, dünyalık, sermaye ve iktidar uğruna bulanık hale getirilmiş olan sureti İslam değil, nifak ya da dalalettir.. Biz, insanları, maslahatları kimin; nasıl ve neyle belirlediğinin bilinmediği ve bu konuda kimi zaman hiziplerin çıkarları uğruna aldatıldığı bir ülkede; nasıl davranacaklarını öğretmeyen bir Din ile karşı karşıya bırakamayız. Din alimlerimiz; halkın teveccühlerini yitirmemek için dalalet, bid at ve şirk olan akide ve ameller konusunda ne yazık ki ne camilerde ve ne de ilahiyat fakültelerinde Müslümanları yeterince aydınlatmaktalar. Bu, adeta Allah ın Uluhiyetinde tevhidini ihmal etmek ve sadece Mekke cahiliyye döneminde dahi var olan Allah ın rabliğine imanı din haline getirmektir. Bu Din, Allah tan bize halis hanif ve fırtat üzere geldi. Korku, nifak ve demokrasi; bizlere Allah a nasıl yalan söyleyeceğimizi öğretti. Bu sebeple, kimi cemaatlarımız insanlara İslamı anlatırken, adeta onları aldatan bir yol izliyorlar. Müslümanlar, Allah ın kitabı ve Rasulü nün (sallalahu aleyhi ve sellem) Sünneti ne dayalı bir İslamî anlayışı ve duruşu; azimle, dirayetle ve sağlıklı bir ilmi yöntemle yaşamak ve öğretmekle mükelleftirler. Dini Allah için halis

kılmak ancak Dini O nun razı olduğu şekilde anlamak, öğretmek ve yaşamak ile olur. Doğru öğrenilmeyen bir Din doğru anlatılamaz ve öğretilemez. Doğru öğretilmeyen veya eksik ve tahrif edilerek öğretilen bir Din ise, İslam olamaz o ancak olsa olsa yahudilerin dinlerinden sapmaları gibi bir sapma olur. Öyleyse halis Din in ne olduğunu öğrenebilmenin ilk ve tek yolunun ne olduğunu hepimizin bilmesi gerekir; o da Rasulullah ın (sallallahu aleyhi ve sellem) şu mübarek sözlerinde Ben ve ashabımın üzere olduğu [Din, Sünnet] yol dediği Din dir. De ki. Eğer siz Allah ı seviyorsanız, bana uyun (Al-i İmran:30) İnsanlar bir dernek veya vakıf kurduklarında gerekli yerlere tüzük lerini ve vakıf senedleri ni ibraz etmek gerektiğini bilirler.. Aksi takdirde çalışma izni alamazlar. O halde, Müslümanların bütün Müslümanlara; neye iman edip ve neyi niçin ve hangi delillerden ve hükümlerden ötürü işlediklerini ve Müslümanların geneli hakkında nasıl bir akide ve fikir sahibi olduklarını da birbirlerine beyan etmeleri, ya da bütün Müslümanların bunu bileceği bir tarzda uygun olan vesilelerle ilan etmeleri gerekir. Bu durumda birbirimizle işbirliği yapmak için yıllarımıza mal olan ve zamanımızı heder eden ve duygularımızı ve güvenimizi zedeleyen yanlışlıklara ve tartışmalara da muhatap olmayız. Böyle bir açıklık; insanların hem İslama ve hem de bizlere olan güvenini kazanmaya vesile olacak ve hem de İslama yönelik yanlışlamaları ve karalamaları bir nebze de olsa savuşturmuş olacak ve birliğimiz i de vücuda çıkarmış olacaktır. Siyasî örgütlenme, iktidar ve değişim uğruna Dini tahrif etmekte veya hiçleştirmekte ya da konuşulmaz hale getirerek ona hizmet etmeyi amaçlamaktadır. Tarikatlar, (tasavvuf medreseleri) vd. ise, daha farklı bir anlayışla ve hurafelerden müteşekkil geniş bir yelpazeyi akide olarak insanlara sunmaktadırlar, veya evliya inanışını (ki aslında bütün müminler Allah ın velisidirler, O da onların Veli sidir) temel alarak trilyonluk sermayeleri ellerinde bulundurmaktalar. Fakat aldıkları yol ve insanlara anlattıkları İslam; sadece namaza ve belli ibadetlere, rabıta ve hatmelere ve eviliyadan ğaybî imdada dayalı. Kur an öğretme ve hafızlık müessesesi ise, bu trilyonluk sermaye üzerinde güç oluşturmanın en meşru ve saygı duyulan vesilesi olmaktadır. Müslümanlar, bütün insanlara açık ve şeffaf olmak zorundadırlar. Velev ki bu, niyetlerimizi açıklamak konusunda olsa bile. Bu, zaten Allah ın hükümlerinin ötesine geçemeyeceğine göre, niçin insanların kim olduğumuzu öğrenmelerinden ve ne yapmak istediğimizden habersiz olmalarını isteyelim ki? Bizim kim olduğumuzu ve ne yapmak istediğimizi bilmeyen insanlar; elbette bize güvenemez ve daima bir şeylerin eksik kaldığını ve ardımızın görünmeyip karanlık tarafımızın olduğunu zannedeceklerdir.

( V ) İslamî Olduğunu Söyleyen Bütün Cemaatlere Ve Yapılara Katılmak İsteyen Müslüman Gençler İçin Rehber Sorular: 1. Kur an ın nasıl anlaşılması gerektiğine inanıyorsunuz? Kur an ı anlamada inandığınız ve izlediğiniz kaideler nelerdir? Kur an ın te vili hakkında neler düşünüyorsunuz? Kur an nasıl te vil edilebilir ve Kur an ı te vil edecek olanlarda aranan şartların ne olduğu kanaatindesiniz? Sahabenin ve onlardan sonra gelenlerin (tabiun ve selefin) Kur an ı tefsir ve te vil etmedeki konumları hakkında bir bilginiz var mı? Modernist Kur an okumaları, Kadiyanilik ve Kuraniyyun ekolleri hakkında ne biliyorsunuz, bugün bunların yenilikçi adı altında sahabenin ve selefimizin Kur an ı tefsir ve te vil yöntemi hakkında söylediklerinden haberiniz var mı? Bugünün Müslümanlarından bazılarının, Kur an ın tefsirini Rasulullah ın (sallalahu aleyhi ve sellem) Sünneti nin rehberliğinin, selefin anlayışının ve yönteminin dışında tefsir ve te vil etmek istemelerinin ne anama geldiğini biliyor musunuz? Rasulullah ın (sallalahu aleyhi ve sellem) Sünneti üzere bir Kur anî çizgiyi ve akideyi izlemeyenlerin (Batınîler, laik hermenötikçiler, modernistler, dinde yenilikçilik iddiasında olan İslamcı Lutheristler (!) Kuran ı Rasulullah ın (sallalahu aleyhi ve sellem) dahi tefsir edemeyeceğini söyleyen ve kendilerini Kur an a nisbet eden ve Müslümanların Kur an la ilgili Rasulullah tan (sallalahu aleyhi ve sellem) ve sahabeden bize gelen akidesini yıkmak ve materyalist kültürel bir din fenemenolojisi ortaya koymaya çalışanların Müslüman olduklarını düşünüyor musunuz? Kur an ın hükümlerini tarihselcilik adı altında inkar edip O nun ahkamını; laik, seküler ve din dışı ideolojiler ve ve Batıdan kotarılmış teorilerle işlemez hale getirmek isteyen İslamcı laiklerin İslam üzere olduğuna inanıyor musunuz? 2. Rasulullah ın (sallalahu aleyhi ve sellem) Nübüvvetinin; yani Sünneti nin aynı zamanda Allah ın kendisine öğrettiği ilm ve hikmet olduğu hakkında ne düşünüyorsunuz? Rasulullah ın (sallalahu aleyhi ve sellem) Sünneti nin Din de hüccet olduğunu kabul ediyor musunuz etmiyor musunuz? Rasulullah ın (sallalahu aleyhi ve sellem) hadislerinin bize nasıl ulaştığını düşünüyorsunuz, bu konuda Müslümanların; Kur an ın ve Nebevî Sünnet in gösterdiği ahlakî, ilmî, edebi ve tarihî incelemeleri yaptığına inanıyor musunuz? Buharî nin ve Müslim in hadislerinin sıhhatiyle ilgili, bazı Sünnet inkarcısı münafıkların söyledikleri hakkında bir bilginiz var mı? Hadislerin Kur an a

arzedilmesi meselesini, isnadı ortadan kaldırmak için bahane olarak kullananların hadis inkarcılığının İslam için nasıl bir tehlike oluştuduğunu biliyor musunuz? Hadislerin sıhhatinin rüya ve ilham yoluyla da tesbit edilebileceğini söyleyenlerin doğru bir söz söylediklerini düşünüyor musunuz? Buharî ve Müslim ve ondan önce de sahabe, hadislerin sihhatinin tesbiti konusunda rüya ve ilham denen şeyden söz etmişler midir? 3. Sahabe hakkında neler söylüyorsunuz? Onları Rasulullah ın (sallalahu aleyhi ve sellem) dostları mı görüyor sunuz düşmanları mı? 4. İslamî ilimleri tahsil etmede hangi meslek üzeresiniz ve bu ilimlerin nasıl alınması gerektiğine inanıyorsunuz? 5. Ehl-i Sünnet in akide ve ilimdeki yöntemini biliyor ve bu mezhebin yani anlayış ve yöntemin ne kadar Kur an dan ve Sünnet ten beslendiğini düşünüyorsunuz? Bu tabiri Müslümanların Rasulullah tan (sallalahu aleyhi ve sellem) miras olarak aldıklarını mı söyleyenlerdensiniz; yoksa bu adlandırmanın fırkacılık ve Müslümanları parçalamak demek olduğunu söyleyen Protestan, Lutherst dinciler gibi mi düşünüyorsunuz? Mehhecu t-telakkî (İlimleri elde etme ve tahsil etme) metodunuz ya da yönteminiz nedir? 6. Dinde, yani Allah ın Dini İslam da ilmin ne demek olduğunu biliyor musunuz? Sünnet in delil ve hüccet oluşu hakkında sahabe ve selefin izlediği yol ile ilgili neler söyleyebilirisiniz? Kıyas ve İcma hakkında bildikleriniz nelerdir? Bu esas ı Müslümanların alimlerin cümlesinin kabul gibi, Kur an ile Sünnet ten sonra Dini hükümlerin tesbitinde kıyas a ve icma a baş vurulmasını kabul ediyor musunuz? 7. Tasavvuf ve tarikatın kaide ve ilkeleri hakkında Kur an ın ve Sünnet in sarihinden, sahabenin ve selefin ilminden bize neler nakledildiğini biliyor musunuz? Sahabe döneminde Sünnet te olmayan bir çok akideyi zayıf ve hatta mevzu (uydurma) hadislere dayandırarak tasavvuf anlayışı diyerek Müslümanlar arasında bunu yaymak ne kadar selefin ve de sahabenin izlediği yola uygundur? Gerçekten böyle bir yolu izliyorsanız niçin bu yolda gidenlerin bir çoğu sebeb-i nüzulü belli olan bir çok ayeti sapkın te villerle te vil ettikleri

halde; bunu Kur an a ve Sünnete aykırı görmeyip bunu hâl ehlinin ilmi olarak görüyorsunuz diye sorabilir miyiz? 8. İslam ile demokrasinin uyumluluğundan ve hatta ayrılmazlığından söz eden demokrasi yanlılarına; demokrasi geldikten sonra İslam ve hükümlerinin ülkelerimizde neden yasaklandığını ve hayatın Müslümanlara zindan edildiğini hiç sordunuz mu? Bir Müslüman olarak demokrasinin ta rifinin içeriğinin ve amacının ne olduğunu ve bunun Kur an la uyuştuğunu düşünüyor musunuz? Demokrat olduğunu söyleyenlerin Allah ın kitabına ve O nun dinine davet ettiklerini hiç gördünüz mü? O nun dini İslama engel çıkaranların Müslüman olduğunu düşünüyor musunuz? Bir şey İslamdan değilse ve Allah bunu bize emretmemişse, bunu toplumsal bir proje ya da zorunluluk olarak görebilir miyz? Daha açıkçası devletin laik olmasını ve insanların da İslam üzere olmasını düşünülebiliyor musunuz? İnsanlar, hem Müslüman olup hem de laik ve Allah ın yasalarını tanımayan ve Allah ın dini İslamı şirk ve küfr içeren dinlerle bir tutan ve aynı hukuka ve serbestiliğe tabi kılan bir anlayışın, Kur an a uygun düşünce olduğunu söyleyebilir miyiz? Allah a ortak koşmak demek olan laik ideolojik yönetim anlayışının; gerçekten Kur an ın kabul ettiği bir yönetim tarzı olduğunu söyleyenlerden misiniz? Yoksa Allah a ortak koşulmasını dayattığı halde laik devlet iradesine ortaklığı kabul eymeyenlerin ne kadar İslam üzere olduğunu düşünüyorsunuz? Dinimizi, adımızı ve iman edip amel edeceğimiz şeyleri; Rabbimiz olan Allah Allah Azze ve Celle bize haber vermişken, O nun bize bildirdiği ilmi ve koyduğu isimlerin yerine kendimize başkalarının verdiği ismi isim olarak seçebilir miyiz? Ya da onların Kur an a aykırı tanımlarını ve nitelemelerini çağdaşlık hamakatına kanarak, isim ve vasıf olarak kabul edebilir miyiz? Yani kısacası; hem Müslüman olduğunuzu söyleyip hem de laik yani Allah ın devlet denen organla ve işleyişiyle ilgili hüküm ve emirlerinin uygulanamazlığını ve uygulanmaması gerektiğini söyleyenler olabilir miyiz? Müslüman olduğumuz halde, iman ettiğimiz Rabbimiz Allah ın dini dışında bir dine inanılmasını istemek ve bunu İslamla eşdeğer görmek, ya da Allah a iman ettiğimiz halde, O na iman etmeyenlerin koydukları yasalara ve kurallara Müslümanların uymasını ve buna göre bir hayat tarzını sürdürmelerinin demokrasinin faziletlerinden ve güzelliklerinden olduğunu söyleyeyebilir miyiz? Allah ın hükümleriyle hükmetmeyen ve Müslümanları dinlerini yaşamaktan alıkoyan ve onları İslamî tercihlerinden ötürü aşağılayan laiklerin ve demokratların Müslüman olduğunu düşünüyor musunuz? Onların İslam üzere olduklarını söylemeleri, onları gerçekten İslam üzere kılar mı, yoksa onları nifaka mı dahil eder? Bu konuda anlayışınız ve bununla ilgili fıkhınız nedir?

9.Demokratik katılım ve anayasal hak denen iradeyi seçimlerde nasıl kullanıyorsunuz? Bu konuda Allah ın kitabı Kur an ve Rasulullah ın (sallalahu aleyhi ve sellem) Sünneti sizlere ne derece yol gösteriyor? Allah ın Dini İslama aykırı yasalar koymak ve bunun icrasına talip olmak; gerçekten hem Kur an a iman eden ve hem de Müslüman olduğunu söyleyenin yapabileceği bir şey midir? Başkasının İslamın dışında olmasını istemek veya onların devlet olmalarına inanmak ve kanaat getirmek İslamla ne kadar bağdaşır? 10. Türkiye de gerçeketen selef-i salihin yolu üzere ve onların Rasulullah tan (sallalahu aleyhi ve sellem) aldıkları ve ilmini öğrendikleri akideye onların davet ettikleri yöntem üzere davet ettiğinizi söyleyebilir misiniz? Buna evet diyorsanız, bu konuda yayınladığınız kitaplardan,risallerden ve çalışmalarınızdan söz edebilir misiniz? Müslümanların yeniden kendi dinlerine dönmeleri ve İslamı yeniden hayata geçirerek ikame etmeleri uğrunda neler yapıyorsunuz? Böyle bir faaliyette bulunmanın diğer kardeşler işbirliği ve tecrübe ve ilim ve yöntem birliği yapma gereğine iman ediyor musunuz? Eğer Türkiye de bir İslamî davet çizgisi izliyorsanız, bu konuda herhangi bir programınız ve ilkeleriniz var mı? 11.İslam tarihinde ortaya çıkmış birçok siyasî ve fikrî akım var. Bu akımlardan ne kadar habersarsınız. Bu akımlardan öyleleri var ki, bugün bunları izleyen ve düşüncelerini Müslümanlar arasında yaymaya çalışanlar var. Bu insanları dinlediğimiz zaman zannediyoruz ki, dile getirdiklerinin bir çoğunu sanki Müslümanların alimleri ve Dinde imamlık mertebesine ulaşmış olan müctehdileri ve fakihleri dile getirimişler. Onlara göre sanki bundan başka doğru bir tefsir ve yorum yokmuşçasına israrla bunun şâzz olan bir görüş de olsa, Dinde zayıf olanı, Din gibi veya Kur an ın tek doğru tefsiri gibi göstermeye çalışıyorlar, bununla ilgili ne dersiniz? Cehmiyye, Mu tezile ve sahabeyi Rasulullah tan (sallalahu aleyhi ve sellem) sonra İslamdan irtidad edip kafir görenler hakkında ne biliyorsunuz? Bugün Türkiye de kendinden müctehid, Kur an okumasını bilmeyen ve Allah ın kitabı ve onun ilminden çok başka kitaplar okuyan ve buna rağmen İslamî hareket liderliğine ve teorisyenliğine soyunan modernizm sefaletine esir düşmüş akıl ve eylem sahiplerinin olduğunu biliyor musunuz? Bunlar Kur an ı hevalarına göre yorumlamaktalar ve Allah ın Rasulü nün (sallalahu aleyhi ve sellem) Sünnetinin sahihlik ve kabul edilebilirlik şartını Kur an la test edilmesine bağlıyorlar. Müctehid İmamlarımızı küçümseyip onları ilim ve hidayet olanda izlemeyi atalar dini yaftasıyla küçümseyip Emile Durkheim ve August Comte un Hıristiyanlık ve İncil hakkında düşündüklerini nerdeyse bir başka tarzda Kur; an için düşünenlere ne diyorsunuz? Bunların İslam üzere mi

nifak ve zendeka üzerine mi oldukları hakkında hangi bilgiye sahipsiniz ya da siz İslamın en temel ve sahih kaynağı Kur an hakkında kendilerini söz sahibi görenler hakkında ne düşünüyorsunuz? 12. Kelam ilmini ve bu ilmin yöntemlerinin ne kadar Kur an a ve Sünnete uygun olduğunu düşünüyorsunuz? Kelam ilmi denen ve Yunan felsefesinin etkisinde kalan ve Aristo nun mantığını Usul-ü fıhka dahil eden anlayışların Kur an ın anlaşılmasında olmazsa olmaz bir ilke ve mesned olduğuna dair düşüncelerle ilgili bir fikriniz var mı? Tevhid ilminin nerden, nasıl ve kimlerden öğrenilmesi gerektiğini düşünüyorsunuz? Kelam ve Tasavvuf un ne kadar İslamla uyum sağladığını ve hangi tasavvufî akımların Sünnet üzere olduğunu biliyor musunuz? Tasavvuf ve tarikat anlayışı neden İslam ın olmazsa olmazı imiş gibi Müslümanlara takdim ediliyor. Tasavvufun bazı konularını ve ilkelerini eleştiren Müslümanların Kur anı ve Sünneti esas almalarına rağmen; te vil ehli ve kelamı İslam da düşünme yöntemlerinin en önemlisi olarak nerdeyse hadisin ve Sünnetin karşısında gösterme hatasına düşmektedir.buna karşı alternatif bir yönteminiz var mı, yoksa siz de mi tasavvuf ve kelamın mutlak olarak İslamîliğini savunuyorsunuz? Eğer tasavvuf ve kelam; İslamî birer ilim veya disiplin ise, bu konuda seleften ve sahabeden meşruluk mesnedi olacak herhangi bir ilme ve nakle sahip misiniz? 13. Müslümanların yeryüzünde şu anda karşı karşıya bulundukları işgaller ve savaşlar karşısında verdikleri mücadele hakkında neler düşünüyorsunuz ve bu Müslümanlara yardım etmek konusunda bir projeniz veya bu konuda bir yönteminiz var mı? Bu Müslümanlara yardım edilmesinin Dinin vaciplerinden olduğunu ve onları yardımsız bırakmanın imanda kardeşlik esasına zarar verdiğini biliyor musunuz? 14. Kur an ve Sünnet ilminin ve akidesinin sahih bir şekilde öğrenilmesi için, dalalet ve bid ât fırkalarına ve modern benzerlerine karşı nasıl bir mücadele yöntemi öneriyorsunuz? Tarihteki dalalet ve heva fırkalarının düşüncelerini yayan; yöntem ve tefsirde onları izlediğini söyleyen; kaderi, kabir azabını, şefaatı inkar eden, İsa nın (as) nüzulünü İsrailiyyat gören ve Mehdi nin (as) gönderilip Müslümanlara nübüvvet üzere bir hilafet i tesisi edeceğini hurafe gören ve bu konuda tevatür derecesine ulaşmış hadisleri reddeden ve Mi racı alaya alan ve Rasulullah ın (sallalahu aleyhi ve sellem) ashabını; müsteşrikler gibi hevasına uyarak yalanlayan zeyğ ve dalalet ehline karşı hangi ilmi çabalarınız var? Bu konuda ortaya koyduğunuz bir ilim ve eylem var mıdır?

15. Dünyada ve Türkiye de olanlarla ne kadar ilgileniyorsunuz? Müslümanların; dinlerini, vatanlarını ve namuslarını korumak ve kafirlerin esaretine düşmemek için verdikleri cihadı destekliyor musunuz, yoksa siz de mi ABD, NATO ve işbirlikçilerinin terör suçlamasından korkup Allah için ve Müslümanların özgürlüğü ve istiklali için savaşan Müslümanları terörist olara görüyorsunuz? ABD ve Nato ya karşı olduğunu söyleyen ve Siyonist İsralin en büyük düşmanımız olduğunu söyleyen bir devletin Afganistan da ve Irak ta niçin ve neden ABD nin yanında olduğuna dair bir bilginiz var mı? Suriye de olanlar size acaba bir şeyler söylüyor mu? Dinde İmamların ma sumiyetine inandığını söyleyenlerin, ABD ne karşı olmalarına rağmen, kafir Baas rejimi ve bu rejimin silahlı çetesi ve onbinlerce Müslümanın kanına giren ve kadınlarına tecavüz eden Nusayri rejiminin yanında olduklarını ve Fatımî Devletinin intikamını bizden almak için en büyük düşmanı olduklarını söyledikleri İsraile tek kurşun sıkmadıkları halde, bugünlerde oluk oluk Müslümanların kanını akıtan Nusayri rejimine Türkiye içinde teşeyyü etmişlerin arka çıktıklarını biliyor musunuz? 16. Ehl-i Beyt imamları ve ma sumiyet akidesi hakkında neler biliyorsunuz? Tarikat şeyhleri hakkında söylenen Ğavs ve Kutub gibi uydurma ve dalalet içeren ünvanların Kur an a ve Sünnete uygun olduğunu söyleyebilir misiniz? Şeyhleri Allah ın sıfatlarına ortak koşanların dindeki hükmü nedir? Sahabe ve tabiun döneminde İslam alimleri hakkında Tarikat şeyhleriyle ilgili söylenenlere benzer sözlerin söylendiğini ve onlara verilen makamlar hakkında selefin bize bıraktığı bir bilgiye sahip misiniz? 17. Türkiye de Kur an ve Sünnet hakkında insanların akıllarını ve zihinlerini karıştıran ve bu tavırlarından vazgeçmeyen ve Kur an ile Sünneti mutlak olarak akılcılık çerçevesinde anlamaya ve tefsire yeltenen dalalet fırkaları hakkında tavrınız nedir? Alimlerimizin bid at ve heva ehliyle ilgili fıkhının, ictihadlarının ve tavırlarının ne olduğu hakkında bir bilginiz var mı? Bid ât ve heva ehli yle ilişkilerimizin nasıl olması gerektiğine inanıyorsunuz? 18. Şirk üzere yaşayıp şirk üzere ölen velev ki yakınımz da olsa, bunlarla ilgili fıkhı uyguluyor musunuz, yoksa toplumunun tepkisini çekmemek için küfr, şirk ve nifak üzere ölenlerin cenaze namazlarını kılıyor muyuz? 19. Müşrik oldukları veya Allah ın hükümlerine karşı olduğunu bildiğimiz ve İslamî emirleri yerine getirmelerinde Müslümanlara baskı uygulayan ve gerektiğinde onları cezalandıran; terörist ve gerici ilan edenleri Müslüman görüp cenaze namazlarını kılan İmamlar hakkında ne düşünüyorsunuz? İmamlarımız neden ömrünü kadın ticareti ile geçiren ve kadınların bedenleri üzerinden servet edinenlerin ve bunu yasallaştıranların cenaze namazlarını kılıyorlar? İslam Dininde bununla ilgili hiç bir hüküm yok mudur?

Kızlarımızın, başlarının örtülü ve bedenlerinin tesettürlü olarak okumalarını engelleyenler, bunu Kur an a iman ettikleri için mi yapıyorlar, yoksa Kur an ı inkar ettikleri için mi yapıyorlar? Müslümanları Kur an öğrettikleri için hapislere sokanlar ve Allah ın kelamının öğretilmesine engel olmak için tarikat ve örgüt bahaneleriyle Müslümanların sermayesiyle inşa edilen Kur an Kurslarını kapatanlar sizce Allah ın dininde hangi hükme dahildirler? Bugüne kadar bunu uygulayan bir tek kimse olmamış mıdır ki, bunlardan ölenlerin üzerine Müslüman imiş gibi cenaze namazları kılınıyor ve çocuklarımıza Kur an öğrenme yasağı koyan bu insanlara; Kur an a düşmanlık ettikleri halde, onların kabirleri üzerinde Kur an dan ve Sünnet ten dualar ediliyor? Bunun adını ne koymak gerektiğine dair bugüne kadar hiç fıkhî ve akidevî bir araştırma da bulundunuz mu? 20. İslam da ibadeti sadece Cuma ve Bayram namazlarına hasredenler hakkındaki dinî hükümleri biliyor musunuz? Neden insanlarımızın çoğu namazı terkettikleri halde, Kurban bayramlarında kurban kesme yarışına giriyorlar? Acaba birileri; Kurban kesip namazı ve tesettürü terketmenin İslam dininden olduğunu mu bizlere göstermek istiyor? Rasulullah (sallalahu aleyhi ve sellem) zamanında kurban kestiği halde namazlarını terkeden bir tek Müslüman var mıydı? Olsaydı hakkında nasıl bir hüküm verilirdi? 21. Bugüne kadar Türkiye deki Müslüman cemaatler ve hareketlerle işbirliği yapmak, davet ve eğitim faaliyetlerinde birlikte hareket etmek için herhangi bir girişiminiz oldu mu? Olduysa nasıl bir sonuçla karşılaştınız? Bu konudaki girişiminiz; sizce diğer Müslüman cemaatler için misal teşkil edecek bir olgunlukta ve yol gösterici bir seviyede midir? Size aynı şekilde İslamî faaliyetlerde işbirliği teklif eden ve sizinle İslamî eğitim ve gençliğin İslamı öğrenmesi ve Müslümanların Kur an ve Sünnet hakkında sahih bir bilgiyle bilgilendirilmesi konusunda girişimlerde bulunan bir başka cemaat ve yapı oldu mu? Olmadıysa sizce bunun sebepleri nelerdir? 22. Bu konuda kendi eksikliğiniz veya diğer Müslümanların da hata ve eksikliklerinin bunda bir sebep teşkil ettiğini düşünüyor musunuz? 23. Müslümanların sadece dernekler, vakıflar ve resmi platformlar adı altında faaliyet göstermeleri yeterli midir? Sizce bu tür yapılanmalar İslamî gelişmelerde ne tür katkılar sağlamıştır? Bu yolların daha iyisi ve yararlısı olabilir mi? Müslümanlar iradelerini ve düşüncelerini sadece siyasî partiler

yoluyla mı açıklamak zorundadırlar? İslamda görüşleri, düşünceleri ve iradeleri ortaya koymanın başka yolları olduğunu hiç düşündünüz mü? Yani Müslümanca bir muhalefetin demokratik muhalefetler yerine ikame edilebilmesinin imkanına inanıyor musunuz? 24. Sizce ilim mi önceliklidir yoksa, sosyal faaliyetler ve sosyal yardımlaşmalar mı? 25. Türkiye de gerçek anlamda İslam ın ta rifinin yapıldığına inanıyor musunuz? Mevcut yapılanmaların teorik olarak inandıkları İslam; acaba gerçeklerle yüz yüze gelindiğinde da aynı İslam mıdır? Yani İslam ın demokrasi ve laiklikten beri olduğu; İslam ın ancak Allah ın emrettikleri ve yasakladıkları olduğunu söyleyebiliyor muyuz? İslam ın bir nevi demokrasi olduğunu söyleyenlerin, neden Allah ın dini İslamı; geliştirilmiş Eski Yunan ın yönetim tarzı ve Batının siyaset aracı ve ideolojisi olan demokarisiyle aynı çerçevede gördüklerini ve tanımlamaya çalıştıklarını hiç düşündünüz mü?