DEĞERLER EĞİTİMİ PROGRAMI NİSAN AYI EĞİTİMLERİ ADALET

Benzer belgeler
KISSADAN HİSSE ADALET

ADÂLET VE HAZRETİ ÖMER

Seyyid Abdülkadir Geylâni hazretleri küçük yaşta iken, annesinden Bağdat a giderek ilim öğrenmesi için izin ister.

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

"Satmam" demiş ihtiyar köylü, "bu, benim için bir at değil, bir dost."

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz.

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya

( Mesnevi den 8 şirli) r H i k â y ele

Efendim, öğrendiklerimin ikincisi; çok kimseyi, nefsin şehvetleri peşinde koşuyor gördüm. Şu âyet-i kerimenin mealini düşündüm:

1. İnanç, 2. İbadet, 3. Ahlak, 4. Kıssalar

1.Birlik ilkesi: İslam inancına göre bütün varlıklar, bir olan Allah tarafından yaratılmıştır.

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller

M. Sinan Adalı. İllustrasyonlar: Sevgi İçigen. yayın no: 114 NASIL MÜSLÜMAN OLDULAR? / 2

tellidetay.wordpress.com

ASLIMI SORARSAN AVŞAR SOYUNDAN

Veda Hutbesi. "Ey insanlar! " Sözümü iyi dinleyiniz! Biliyorum, belki bu seneden sonra sizinle burada bir daha buluşamayacağım.

Nesrin: Ahmet! Ne oturması! Daha gezecek birçok mağaza var, sen oturmaktan bahsediyorsun.

Sultanım, müsaade buyurun, ben İstanbul'un çevresini dolaşıp, mevcut suları bir inceleyeyim!.

KIZ ÇOCUKLARI ÜVEY EVLAT MI? Çarşamba, 01 Ağustos :45

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

Cesaretin Var Mı Adalete? Çocuklar günümüz haberleriyle, gündemle ne kadar iç içe?

Başarı Hikayelerinde Söke Ekspress Gazetesi ve Cumhuriyet Ofset Matbaasının sahibi, 1980 yılından bu yana üyemiz olan Yılmaz KALAYCI ya yer verdik.

"Haksızlık yapıp tüm insanlarla birlikte olmaktansa, adaletli davranıp tek başına kalmak daha iyidir." Gandhi

ÖYKÜLERİ Yayın no: 170 ADALET VE CESARET ÖYKÜLERİ

Recep in İlk Üç Orucunun Fazileti

APOCRYPHA KRAL JAMES İNCİLİ 1611 SUSANNA. Susanna

ÖNCESİNDE BİZ SORDUK Editör Yayınevi LGS Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Yeni Tarz Sorular Nasıl Çözülür? s. 55

Nasrettin Hoca ya sormuşlar: - Kimsin? - Hiç demiş Hoca, Hiç kimseyim. Dudak büküp önemsemediklerini görünce, sormuş Hoca: - Sen kimsin?

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER YAPTIK?

İnsanı Diğer Canlılardan Ayıran Özellikler

Hikaye uzak bir Arap Alevi köyünde geçer. Ararsanız bambaşka versiyonlarını da bulabilirsiniz, hem Arapça hem Türkçe.

Server Dede. - Server baba şu Bektaşilerin bir sırrı varmış nedir? Diye takılır, sula sorarlardı.

Kalem İşleri 60. Ağaç İşleri 61. Hünkar Kasrı 65. Medrese (Darülhadis Medresesi) 66. Sıbyan Mektebi 67. Sultan I. Ahmet Türbesi 69.

BOYABAT ANADOLU SAĞLIK MESLEK LĠSESĠ

Eğitim Programları ANA HATLARIYLA İSLAM DİNİ

Hz. Ali nin şehit edilmesinin ardından Hz. Hasan halife olur. Ancak babası zamanından kalma ihtilaf yüzünden Muaviye ile iç savaş başlamak üzereyken

Filmin Adı: Şaban Oğlu Şaban. Oyuncular: Kemal Sunal, Halit Akçatepe, Adile Naşit, Şener Şen. Filmin Yönetmeni: Ertem Eğilmez. Senaryo: Sadık Şendil

Başarı Testi. Kazanan: Ağlamak yerine ÇALIŞIR. Kaybeden: Çalışmak yerine AĞLAR. Kazanan: KAFASINI çalıştırır. Kaybeden: ÇENESİNİ çalıştırır

Gülmüştü çocuk: Beni de yaz öyleyse. Yaz ki, kaybolmayayım! Ben babamı yazmamıştım, kayboldu!

ESAM [Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi] I. Dünya Savaşı nın 100. Yıldönümü Uluslararası Sempozyumu

Deniz Esemenli ile Üsküdar Turu 27 Ekim 2013, Pazar

İçindekiler. 1PERESE adalet

ANOREKTAL MALFORMASYON DERNEĞİ

Azrail in Bir Adama Bakması

GÜZEL SÖZLER. (Derleyen; Veyis Susam) * Ne kadar çok olsa koyunun sürüsü, Ona yeter imiş kasabın birisi. * Alçak, ölmeden önce, birkaç kere ölür.

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a):

Asker hemen komutanı süzerek cevap vermiş; 1,78! Komutan şaşırmış;

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz.

Mucizeleri. ÇOCUKLAR İÇİN Peygamberimizin. M. S i n a n A d a l ı. Resimleyen: Sevgi İçigen

5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu aleyhi ve sellem) ümmetiyim. 6 Müslüman mısın? Elhamdülillah, Müslümanım.

ISBN :

Kültürümüzden Dua Örnekleri. Güzel İş ve Davranış: Salih Amel. İbadetler Davranışlarımızı Güzelleştirir. Rabbena Duaları ve Anlamları BÖLÜM: 3 URL:

ABLA KARDEŞ Gerçek bir hikayeden alınmıştır.

ÜRÜN KATEGORİSİYLE İLGİLİ:

Allah a Allah (ilah,en mükemmel, en üstün,en yüce varlık) olduğu için ibadet etmek

Eziyet Eden Birinden Vaaz Eden Birine

Ortodoks kilisesinin elinde Muhammed in resmi var mı?

Kahraman Kit Misafirlikte

Adamın biri bir yolun kenarına dikenler ekmiş. Dikenler büyüyüp gelişince yoldan geçenleri rahatsız etmeye başlamış. Gelip geçenler, adama:

MOTİVASYON. Nilüfer ALÇALAR. 24. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği Kongresi Ekim 2014, Antalya

AİLE KURMAK &AİLE OLMAK

TEOG 2. MERKEZİ ORTAK SINAVLAR DİN KÜLTÜRÜ ve AHLAK BİLGİSİ DERSİ BENZER SORULARI

EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 7. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ DERSİ DESTEKLEME VE YETİŞTİRME KURSU KAZANIMLARI VE TESTLERİ

TOPLANTI BİLGİLERİ MUTLU GÜNLERİMİZ KONUKLARIMIZ

Hz. Adem den Hz. Muhammed (s.a.v.)e güzel ahlakı insanda tesis etmek için gönderilen dinin adı İslam dır.

KUR'ANDAN DUALAR. "Ey Rabbimiz, Bize dünyada bir iyilik, ahrette bir iyilik ver. Bizi ateş azabından koru." ( Bakara- 201 )

Uğurböceği Yayınları, Zafer Yayın Grubu nun bir kuruluşudur. Mahmutbey mh. Deve Kald r mı cd. Gelincik sk. no:6 Ba c lar / stanbul, Türkiye

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir.

Gülmekten Öldüren Fıkralar - Genç Gelişim Kişisel Gelişim

SELANİK AYASOFYA CAMİSİ

Orucun tutulacağı günler olduğu gibi tutulmayacağı günlerde vardır. Resûlüllah sav bizzat bunu yasak etmiştir.

TEMİZLİK HAZIRLAYAN. Abdullah Cahit ÇULHA

DURAKLAMA DEVRİ. KPSS YE HAZIRLIK ARİF ÖZBEYLİ Youtube Kanalı: tariheglencesi

edersin sen! diye ciyaklamış cadı. Bunun hesabını vereceksin! Kadının kocası kendisini affetmesi için yarvarmış cadıya. Karısının bahçedeki marulları

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE KUR AN

Gıybet (Hadis, Tirmizi, Birr 23)

Akhisarlı Hakkı Baba, 1934 yılında Akhisar da doğdu. Ailesi Aslen Makedonya nın PİRLEPE şehrinden gelmiş Arnavut kökenli bir ailedir.

İLK TÜRK DEVLETLERİNDE HUKUK

BAĞLAÇ. Eş görevli sözcük ve sözcük gruplarını, anlamca ilgili cümleleri birbirine bağlayan sözcüklere "bağlaç" denir.

7.SINIF SEÇMELİ KUR AN-I KERİM DERSİ ETKİNLİK (ÇALIŞMA) KÂĞITLARI (1.ÜNİTE)

LOGO. Özel Dedektiflik Eğitimi Kocaeli Üniversitesi Hereke Ö.İ.U. MYO İsmail Yetimoğlu w w w. d e d e k t i f. o r g. t r

Bir gün köyde komşunun evinde otururken söz döndü dolaştı çocuklara ve gençlere geldi yaşlarında olan komşumuz şöyle diyordu:

HÜKÜM GİYMEMİŞ BİR TUTUKLUNUN HASTANEYE SEVKİ (KISITLAMALI YA DA KISITLAMASIZ)


2010 yılının son ayına girdiğimiz bu aylarda hıristiyan olan batı toplumunda olduğu gibi

GENCE HAYA YAKIŞIR ASİYE TÜRKAN

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç

NAFAKA. Nafakasının yiyecek sınıfları ekmek veya un, tuz, yağ, sabun, odun ve her ihtiyaçta kullanılmak üzere laz

İlyas çok kuvvetli şekilde meshedilmişti ve o gerçek anlamda ulusunu salladı. Fakat bir ruh Tanrı adamına karşı çıkabilir.

M14 esnevi den (şirli) r H i k â y ele

MANİSA'DAN KUDÜS İZLENİMLERİ

Kahraman Kit ve Akıllı Can. Technical Assistance for Promoting Registered Employment. Kayıtlı İstihdamın Teşviki için Teknik Destek Projesi

Çocuklar için Kutsal Kitap sunar. Samuel, Tanrı Çocuğu Hizmetkarı

Topluluk Zorlukla Kar ıla ıyor

Herkes bir arayış içinde

ŞAHISLAR: Anne:Zişan, Baba:Orhan, Abla:Fehiman, Abla:Güzin, Abi:Osman, Küçük Kardeş:Fikret

Şimdi olayı şöyle düşünün. Temel ile Dursun iddiaya giriyor. Temel diyor ki

AKP'li Başkan, Peygamberin oğlu Tayyip dedi mi? Sözcü yalan mı söylüyor?

Samed Behrengi. Sevgi Masalı. Çeviren: Songül Bakar

Transkript:

1 DEĞERLER EĞİTİMİ PROGRAMI NİSAN AYI EĞİTİMLERİ ADALET Adalet, evrenin ruhudur. ÖMER HAYYAM

2

3 Adalet İle İlgili Sözler *Kılıcın yapamadığını adalet yapar. (Kanuni Sultan Süleyman) *Kuvvete dayanmayan adalet aciz, adalete dayanmayan kuvvet zalimdir. (Blaise Pascal) *Kuvvetsiz adalet ve adaletsiz kuvvet iki büyük felakettir. (Joseph Loubert) *Kılıç, zaferleri; zeka siyasi üstünlüğü; adalet de ahlaki muzafferiyeti temin eder. (Simeon Luce) *Adaletin kuvvetli, kuvvetlerin de adaletli olmaları gerekir. (Pascal) *Adaletin hâkim olduğu yerde, silahın yeri yoktur. (J. Anyot)

4 *Devletlerin sarsılmayan temelini adalet teşkil eder. ( J.W. Pindare) *Adalet, insan topluluğunun Kutsi bir bağıdır. (P.De Guizot) *Adalet kâinatın ruhudur. (Ömer Hayyam) *Ülkeler kılıçla alınır, ancak adalet korunur. (Timurlenk) *Adalet halkın gıdasıdır, insan ona daima muhtaçtır. (F.R.V.de Chateaubriand) *Adalet dünyadan kalkarsa, insan hayatına değer verecek bir şey kalmaz. (İ. Kant) *Adaletsiz bir ülke mezbahadan başka bir şey değildir. (Georges Clemencau)

5 *Adelat topaldır, ağır ağır yürür, fakat gideceği yere er-geç varır. (H.G. Mirabeau) *Geç kalan adalet adaletsizliktir. (W. Savage Landor) *Adaletsizliği işleyen, çekenden daha sefildir. (Eflatun) *Adalet, kutupyıldızı gibi yerinde durur ve geri kalan her şey onun çevresinde döner. (Confucius) *Haksızlığa sapıp bütün insanların senin peşinden gelmeleri yerine duru ve geri kalan her şey onun çevresinde döner. ( Confucius) *Adaletsizliği işleyen, çekenden daha sefildir. (Eflatun)

6 *Haksızlığa sapıp bütün insanların senin peşinden gelmeleri yerine, adaletli davranıp tek başına kalman daha iyidir. (Mahatma Gandhi) *Adalet haksız olana zulüm gibi gelir. (Daniel Defoe) *Bir duruşmada tek tarafı dinleyerek verilen karar doğru olsa bile, hiçbir zaman adil olmaz. (L.A. Seneca) *Çok kimse haksızlığa uğramaktan korktuğu için adalete inanır. (François V. La Rochefoucauld) *Kaadıy ola da'vacı ve munzır şahid, Ol mahkemenin hükmüne derler mi adalet. (Ziya Paşa)

7 *Kötülüğü adaletli, iyiliği de iyilikle karşıla. (Lao Tse) *Adalet ancak hakikatten, saadet ancak adaletten doğabilir. ( Emile Zola) *Hayatımın en mühim prensibi, kimseye hiçbir şekilde adaletsiz davranmamaktır. (Socrates) *İyi olmak kolaydır, zor olan adil olmaktır. (V.Hugo) *Adaleti, aklın yardımı olmadan yerine getirmek imkânsızdır. ( J.A. Froude) Derleyen: Bekir ACAR

8 ADALETLE İLGİLİ AYETLER Şüphesiz Allah, adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara yardım etmeyi emreder; hayâsızlığı, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt verir. (NAHL suresi 90. ayet) Allah, size, emanetleri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emrediyor. Doğrusu Allah, bununla size ne güzel öğüt vermektedir! Şüphesiz ki Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir. (NİSA suresi 58. ayet) Cengiz ESMERAY Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi Öğretmeni

9 FATİH İN ADALET ANLAYIŞI (1) Fatih bir cami yaptırıyordu. Caminin mimarı,"ipsilanti Efendi"isimli bir Rum du. Fatih in emrine karşı geldi. Camide kullanılacak mermer sütunlardan birazını kesti. Bunu duyan Fatih, çok öfkelendi. Müftüye danışmadan, mimar efendinin elini kestirdi. Bunun üzerine Rum mimar, kadıya gitti. Zamanın İstanbul Kadısı Sarı Hızır Çelebi durumu inceledi padişahı çağırdı. Padişah mahkemeye geldi. Oturmak üzereyken, kadı şöyle gürledi: "Hasmınla müraafa-i şer i olunacaksın (yüzleştirileceksin), ayağa kalk!" İstanbul la birlikte nice ülkeler, krallıklar feth eden padişah, ayağa kalktı. İpsilanti Efendiyle yüzleştirildi. Mimar İpsilanti Efendi şikayetçiydi. Fatih ise mimarın elini kestirdiğini kabul ediyordu. Şahitler dinlendikten sonra Kadı Hızır Çelebi, kararını bildirdi: "Mimarın elini kestirenin eli kesilecektir. Kısasa kısas yapılacaktır." Fatih sessizdi. Mimar İpsilanti efendi ise ağlıyordu. Yere diz çöktü: "Davamdan vazgeçtim!"dedi."bu adalet karşısında Müslüman oldum. Padişahın eli kesilmesin. Bu cihangire kıyılmasın..."

10 Kadı, bunun üzerine, kararını değiştirdi. Padişah, Mimar İpsilanti Efendi ve ailesini geçindirecekti. İyi bir ev verecek, masraflarını kendi kesesinden karşılayacaktı. İş böylece tatlıya bağlanmış oluyordu. Herkes mahkeme salonunu terk etti. Kadı ile padişah yalnız kaldılar. O zaman Sultan Mehmed, kılıcını göstererek şöyle dedi: "Eğer benim padişahlığımdan korkup iltimas geçseydin, haksız bir karar verseydin, billahi şu kılıçla başını uçururdum!" Kadı Hızır Çelebi oturduğu minderi kaldırdı. Altında demir bir topuz vardı. Padişaha gösterdi: "Hünkârım, sen de padişahlığından gururlanıp şeriat mahkemesine saygısızlık etseydin, kararı dinlemeseydin, billahi şu topuzla başını ezecektim!" Fatih in adalet anlayışı ve o zamanın hâkimlerinin adaleti işte böyleydi. Bir Rum mimar ile cihangir bir padişahı ayırt etmiyordu... Ve Osmanlı Devleti, kılıçla kalemin gölgesinde yükseldikçe yükseliyor, büyüdükçe büyüyordu... Derleyen: Cengiz ESMERAY Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi Öğretmeni

11 Bir Gün Hz Musa İbadetini Bitirdikten Sonra Bir Ağacın Altına Oturur. Hemen Yakınındaki Çeşmeyi Seyrederken, Atlı Bir Savaşçının Çeşmeye Geldiğini Görür. Savaşçı Su İçmek İçin Eğildiğinde Boynundaki Altın Kesesini Islanmasın Diye Çıkarır Çeşme Başına Bırakır. Suyunu İçtikten Sonra Altın Kesesini Unutur ve Yoluna Devam Eder. Hemen Arkasından Hoplaya Zıplaya Bir Çocuk Gelir. Tam Su İçecekken Altın Kesesin Fark eder ve Hiç Düşünmeden Alır ve Uzaklaşır. Çocuğun Arkasından Çok Yaşlı Bir İhtiyar inleyerek Su İçmeye Gelir. Bu Arada Altın Kesesini Su Başında Unutan Savaşçı Keseyi Almak İçin Çeşmeye Doğru Yaklaşır Fakat Çeşme Başında Hiç Bir Şey Bulamaz. Hemen Yanındaki Yaşlı Adamın Boğazına Sarılır ve Altın Kesesini Vermesini İster. İhtiyar Ne Kadar "Ben Almadım" Dese de Savaşçıyı İkna Edemez. İyice Sinirlenen Savaşçı Kılıcını Çeker Ve Yaşlı Adamı Oracıkta Öldürür. Olan Biteni Gören Musa ''Ey Rabbim Bu Nasıl Bir Adalettir'' der. "Ben Hiç Bir Şey Bilmiyorum. Senin İşine sual olmaz ama ben anlamadım" Der. Bu isyana benzer açıklıktaki sözlere karşılık Rab şöyle seslenir : ''Ey Musa, Ben Sana Benim İşlerimi Anlayacak Kadar Akıl Vermedim ki, sen Benim hakkımda yorum Yapıyorsun Ama Kalbinin Yatışması İçin gerçek Şudur: Savaşçı O Küçük Çocuğun Babasının Malını Yağmalamıştı. Ölen İhtiyar İse Gençliğinde Çok Güçlü Bir Adamdı Ama Bir Hiç Uğruna Bir Köylüyü Öldürmüştü. O İhtiyarı Öldüren Savaşçı İşte O Köylünün Oğludur. Ey Benim Gafil Kulum Şimdi Tövbe Et Çünkü Benim Adaletim İşte Bu Kadar Açıktır. (Derleyen: Bekir ACAR)

12 Kalmadı Adalet Arttı Zulümler Yedi iklim dört köşeyi dolandım Meğer dünya her tarafta bir imiş Ben dünyayı Al Osman ın sanırdım Meğer dünya yüz sultanlık yer imiş İrili ufaklı insan piç oldu Onlar doğdu geçinmesi güç oldu Altı arap atlı şahbaz nic oldu Mamur sandım yalan dünya çürümüş Okuttuğun tutmaz oldu alimler Kalmadı adalet arttı zulümler Terlemeden mal kazanan zalimler Can verirken soluması zor imiş Kulak verdim dört köşeyi dinledim Meğer gıybetimi eden çoğ imiş Çok yaşayıp mihnet ile ölmeden Az yaşayıp dem sürmesi yeğ imiş Dadaloğlu m der ki sözüm vasiyet Benim sözüm dinleyene nasihat Besmelesiz kazanılmış piç evlat O da dünyasına ziyankar imiş Dadaloğlu Derleyen: Bekir ACAR

13 FATİH SULTAN MEHMET HAN IN ADALETİ (2) İstanbul'un fethinden sonra Hazreti Fatih bütün mahkûmları serbest bırakmıştı. Fakat bu mahkûmların içinden iki papaz zindandan çıkmak istemediklerini söyleyerek dışarı çıkmadılar. Papazlar Bizans imparatorunun halka yaptığı zülüm ve işkence karşısında ona adalet tavsiye ettikleri için hapse atılmışlardı. Onlar da bir daha hapisten çıkmamaya yemin etmişlerdi. Durum Hazreti Fatih'e bildirildi. O, asker göndererek, papazları huzuruna davet etti. Papazlar hapisten niçin çıkmak istemediklerini Hazreti Fatih'e de anlattılar. Fatih o dünyaya kahreden iki papaza şöyle hitap etti: - Sizlere şöyle bir teklifim var: Sizler İslam adaletinin tatbik edildiği memleketimi geziniz, Müslüman hâkimlerin ve Müslüman halkımın davalarını dinleyiniz. Bizde de sizdeki gibi adaletsizlik ve zulüm görürseniz, hemen gelip bana bildiriniz ve sizler de evvelki kararınız gereğince uzlete çekilerek hâlâ Küsmekte haklı olduğunu ispat ediniz. Hazreti Fatih'in bu teklifi papazlar için çok cazip gelmişti. Hemen Padişahtan aldıkları tezkere ile İslam beldelerine seyahate çıktılar. İlk vardıkları yerlerden biri Bursa idi... Bursa'da şöyle bir hadiseyle karşılaştılar: Bir Müslüman bir Yahudi den bir at satın almış, fakat hiçbir kusuru yok diye satılan at hasta imiş. Müslüman ın ahırına gelen atın hasta olduğu daha ilk akşamdan anlaşılmış. Müslüman sabırsızlıkla sabahın olmasını beklemiş, sabah olunca da erkenden atını alıp kadının yolunu tutmuş.

14 Fakat olacak ya, o saatte de kadı henüz dairesine gelmemiş olduğundan bir müddet bekledikten sonra adam kadının gelmeyeceğine hükmederek atını alıp ahırına götürmüş. Atını alıp götürmüş ama at da o gece ölmüş. Hadiseyi daha sonra öğrenen kadı, atı alan Müslüman ı çağırtıp meseleyi şu şekilde halletmiş: - Siz ilk geldiğinizde ben makamımda bulunsa idim, sağlam diye satılan atı sahibine iade eder, paranızı alırdım. Fakat ben zamanında makamımda bulunamadığımdan hadisenin bu şekilde gelişmesine madem ki ben sebep oldum, atın ölümünden doğan zararı benim ödemem lazım, deyip atın parasını Müslüman a vermiş. Papazlar İslam adaletinin bu derece ince olduğunu görünce parmaklarını ısırmışlar ve hiç zorlanmadan bir kimsenin kendi cebinden mal tazmin etmesi karşısında hayret etmişler. Mahkemeden çıkan papazların yolu İznik'e uğramış. Papazlar orada şöyle bir mahkeme ile karşılaşmışlar: Bir Müslüman diğer bir Müslüman dan bir tarla satın alarak ekin zamanı tarlayı sürmeye başlar. Kara sabanla tarlayı sürmeye çalışan çiftçinin sabanına biraz sonra ağzına kadar dolu bir küp altın takılmaz mı? Hiç heyecan bile duymayan Müslüman bu altınları küpüyle tarlayı satın aldığı öbür Müslüman a götürüp teslim etmek ister; - Kardeşim ben senden tarlanın üstünü satın aldım, altını değil. Eğer sen tarlanın içinde bu kadar altın olduğunu bilseydin herhalde bu fiyata bana satmazdın. Al şu altınlarını, der.

15 Tarlanın ilk sahibi ise daha başka düşünmektedir. O da şöyle söyler: - Kardeşim yanlış düşünüyorsun. Ben sana tarlayı olduğu gibi, taşı ile toprağı ile beraber sattım. İçini de dışını da bu satışla beraber sana verdiğimden, içinden çıkan altınları almaya hiçbir hakkım yoktur. Bu altınlar senindir dilediğini yap, der. Tarlayı alanla satan anlaşamayınca mesele kadıya, yani mahkemeye intikal eder. Her iki taraf iddialarını kadının Huzurunda da tekrarlarlar. Kadı, her iki şahsa da çocukları olup olmadığını sorar. Onlardan birinin kızı birinin de oğlunun olduğunu öğrenir ve oğlanla kızı nikâhlayarak altını çeyiz olarak verir. Papazlar daha fazla gezmelerinin lüzumsuz olduğunu anlayıp doğru İstanbul'a Hazreti Fatih'in huzuruna gelirler ve şahit oldukları iki hadiseyi de aynen nakledip şöyle derler: - Bizler artık inandık ki, bu kadar adalet ve birbirinin hakkına saygı ancak İslam dininde vardır. Böyle bir dinin salikleri başka dinden olanlara bile bir kötülük yapamazlar. Dolayısıyla biz zindana dönme fikrimizden vazgeçtik, sizin idarenizde hiç kimsenin zulme uğramayacağına inanmış bulunuyoruz, derler. (1) Kaynak: 1) Büyük Dini Hikayeler, İbrahim Sıddık İmamoğlu, Osmanlı Yayınevi (Derleyen: Ali VAROL)

16

17