Nefse köle olma, Allah a kul ol



Benzer belgeler
Nasrettin Hoca ya sormuşlar: - Kimsin? - Hiç demiş Hoca, Hiç kimseyim. Dudak büküp önemsemediklerini görünce, sormuş Hoca: - Sen kimsin?

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz.

Herkes bir arayış içinde

Senin için gelmesi mukadder olan şeylere hırs göstermen yersizdir. Senin için olmayan, başkasının hakkı olan şeylere, hasret çekmen yakışıksızdır.

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Ramazan Manileri // Ramazan Manileri. Editors tarafından yazıldı. Cuma, 25 Eylül :55

Buyruldu ki; Aklın kemali Allah u Teâlâ nın rızasına tabi olmak ve gazabından sakınmakladır.

Sabah akşam tevâzu içinde yalvararak, ürpererek ve sesini yükseltmeden Rabbini an. Sakın gâfillerden olma! (A râf sûresi,7/205)

Şeyh Muhammed Nazım El-Hakkani En-Nakşibendi Hazretlerinin 10 Ocak 2013 Sohbeti,

İLİ : GENEL TARİH : Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü

Nefsin iki hali vardır. Üçüncüsü yoktur. Biri bela diğeri afiyet...

Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli?

GÜNAH ve İSTİĞFAR. Israr etmek kişiyi nasıl etkiler

Sufi-Zentrum Rabbaniyya

Veda Hutbesi. "Ey insanlar! " Sözümü iyi dinleyiniz! Biliyorum, belki bu seneden sonra sizinle burada bir daha buluşamayacağım.

Seyyid Abdülkadir Geylâni hazretleri küçük yaşta iken, annesinden Bağdat a giderek ilim öğrenmesi için izin ister.

Jake mektubu omzunun üstünden fırlatır. Finn mektubu yakalamak için abartılı bir şekilde atılır.

Rahmân ve Rahîm Ne Demektir?

Şeyh Muhammed Nazım El-Hakkani En-Nakşibendi Hazretlerinin 31 Temmuz 2013 Sohbeti,

Bu ay içinde orucu ve namazı o kişiye kolaylaştırılır. Bu ay içinde orucu ve namazı ALLAH tarafından kabul edilir.

Gıybet (Hadis, Tirmizi, Birr 23)

Dua ve Sûre Kitapçığı

dinkulturuahlakbilgisi.com amaz dinkulturuahlakbilgisi.com Memduh ÇELMELİ dinkulturuahlakbilgisi.com

Efendim, öğrendiklerimin ikincisi; çok kimseyi, nefsin şehvetleri peşinde koşuyor gördüm. Şu âyet-i kerimenin mealini düşündüm:

Başlangıçta Söz vardı. Söz Tanrı'yla birlikteydi ve Söz Tanrı'ydı.

Nesrin: Ahmet! Ne oturması! Daha gezecek birçok mağaza var, sen oturmaktan bahsediyorsun.

AİLEYE MUTLULUK YAKIŞIR! HAYAT SEVİNCE VE SEVİLİNCE GÜZEL

5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu aleyhi ve sellem) ümmetiyim. 6 Müslüman mısın? Elhamdülillah, Müslümanım.

Resulullah ın Hz. Ali ye Vasiyyeti

Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları

TAKVA AYI RAMAZAN TAKVA AYI RAMAZAN. Rahman ve Rahim Allah ın Adıyla

RABBİNİ TANI Allah hüküm ve hikmet sahibidir.

M VE NAZARDAN KORUNMA VE KURTULMA YOLLARI. lar aha beteri. dir veya 7 2. Y. 4. a bakarak " " dersek h 6. olarak sadaka verme.

Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý.

"Satmam" demiş ihtiyar köylü, "bu, benim için bir at değil, bir dost."


Orucun tutulacağı günler olduğu gibi tutulmayacağı günlerde vardır. Resûlüllah sav bizzat bunu yasak etmiştir.

Asker hemen komutanı süzerek cevap vermiş; 1,78! Komutan şaşırmış;

Bismillahirrahmanirrahim

Yaratanlar arasında şerefli bir yere sahip olan insanın yaşam hakkı da, Allah tarafından lutfedilmiş bir temel haktır.

HADİS DERSLERİ. Gale Resulullah(s.a.v.) Efendimiz (s.a.v) Hadis-i Şerif inde buyuruyor:

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir.

ÜRÜN KATEGORİSİYLE İLGİLİ:

Soðaným da kar gibi Elma gibi, nar gibi Kim demiþ acý diye, Cücüðü var bal gibi

Hz. Adem den Hz. Muhammed (s.a.v.)e güzel ahlakı insanda tesis etmek için gönderilen dinin adı İslam dır.

Wessalatu wesselamu ala Rasuluna Muhammedin we ala alihi we sahbihi ecmain. Allahumme Rabbena ya Rabbena takabbel minna inneke entessemiul alim.

Server Dede. - Server baba şu Bektaşilerin bir sırrı varmış nedir? Diye takılır, sula sorarlardı.

Anlamı. Temel Bilgiler 1

BU DÜNYANIN KIYMETİ. Şeyh Muhammed Nazım El-Hakkani En-Nakşibendi Hazretlerinin 24 Mart 2010 Sohbeti,

Aşkı Yorgunluktan Koruyan ve Taze Tutan 6 Kural - Genç Gelişim Kişisel Gelişim

Babamın Ardından. Yazar Leyla Hüseyin

5.SINIF TÜRKÇE (GENEL DEĞERLENDİRME TESTİ) almıştır?

ULU L EMRE İTAAT EDİN

TOPLANTI BİLGİLERİ MUTLU GÜNLERİMİZ KONUKLARIMIZ

NOT : İMAM-I RABBANİ Hz. bu mektubu büyük şeyhi Muhammedi Bakibillah'a yazmıştır.

dinkulturuahlakbilgisi.com Konu Anlatımı KUR AN A GÖRE CİN ve ŞEYTAN Hazırlayan Memduh ÇELMELİ dinkulturuahlakbilgisi.com

Hayalindeki Kadını Kendine Aşık Etmenin 6 Adımı - Genç Gelişim Kişisel Gelişim

NOT : İMAM-I RABBANİ Hz. bundan önceki mektuplar gibi. bunu da büyük şeyhi Bakibillah'a yazmıştır.

Allah a Allah (ilah,en mükemmel, en üstün,en yüce varlık) olduğu için ibadet etmek

Orucun hükmü ve hikmeti nedir? ما حكم الصيام وحكمته. Abdurrahman b. Nâsır es-sa'dî

Cumhuriyet Halk Partisi

DEPRESYON VE İNKAR. Şeyh Bahauddin Efendi nin 1 Şubat 2015 Sohbeti

1. İnanç, 2. İbadet, 3. Ahlak, 4. Kıssalar

Muhammed Aleyhisselam ın Dilinden Dualar

Yenişimdir Sözü Girişimdir Yönü İnsandır Özü:

"Biz senden önce de hiçbir beşere dünyada ebedîlik vermedik. Şimdi sen ölürsen, onlar baki mi kalacaklardır?" (3)

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller

Başbakan Yıldırım, Seyranbağları Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezini ziyaret etti

İLİM ÖĞRETMENİN FAZİLETİ. Bu Beldede İlim Ölmüştür

dinkulturuahlakbilgisi.com KURBAN İBADETİ Memduh ÇELMELİ dinkulturuahlakbilgisi.com

TİYATRO MAĞARA ARKADAŞLARI Ali Ahmed BÂKESİR Karakterler YUSUF HARUN MURAT

Edeb Yahu! Edebli ve Hayalı Olmak

TEOG 2. MERKEZİ ORTAK SINAVLAR DİN KÜLTÜRÜ ve AHLAK BİLGİSİ DERSİ BENZER SORULARI

Anoreksiya Nervoza DSM-IV-TR Tanı Ölçütleri

İÇİNDEKİLER. Maide Suresi 116 Ve 117. Ayetlerinin Manası Nedir? Teveffi Kelimesi Ve Arap Dili. Teveffinin Manasıyla İlgili Hodri Meydan

Adamın biri bir yolun kenarına dikenler ekmiş. Dikenler büyüyüp gelişince yoldan geçenleri rahatsız etmeye başlamış. Gelip geçenler, adama:

TİYATRO MAĞARA ARKADAŞLARI (Bayan Versiyonu) Ali Ahmed BÂKESİR Karakterler ZÜLEYHA HATİCE MERYEM

Şeytan Der ki Ey İnsan!..

Bir insan, nefs kılıcını ve hırsını çekip hareket edecek olursa, akıbet o kılıçla kendi maktül düşer. Hz. Ali

ICERIK. Salih amel nedir? Salih amelin önemi Zekat nedir? Zekat kimlere farzdır? Zekat kimlere verilir? Sonuc Kaynaklar

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

Selam vermekle karşımızdaki kimseye neyi ifade etmiş oluruz?

Günah Hastalığından Kurtulmanın İlâcı: Tevbe ve İstiğfar

Mehmet Ali Aktar. - şiirler - Yayın Tarihi: Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

HADİS DERSLERİ. Gale Resulullah(s.a.v.) Efendimiz (s.a.v) Hadis-i Şerif inde buyuruyor:

Kulenizin en üstüne koşup atlar mısınız? Tabii ki, hayır. Düşmanınıza güvenip onun söylediklerini yapmak akılsızca olur.

ALLAH IN EVLERİNDE MİSAFİRLİK: İTİKAF MESCİDLER ALLAH A YAKLAŞMA YERLERİDİR

Eşeğe Dönüşen Kabadayı Makedonya Masalı (Herşeyin bir bedeli var)

HAC YÜCE ALLAH IN (c.c) EMRİDİR.

M14 esnevi den (şirli) r H i k â y ele

Dostluk en çok sözlere yansır. Bazı sözlerin ise bizzat kendisi hayatımız boyunca bizlere dost olur. İşte o sözlerden bazıları

ÖN OYUN Yer, ağustos böceklerinin yuvası. Cici ve Mimi aynanın karşısında son hazırlıklarını yapmaktadır.

Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Peki, bu bayramın bizlere nasıl hediye edildiğini biliyor musunuz? Dilerseniz bu kıssayı hep birlikte hatırlayalım.

Ýstanbul hastanelerinde GREV!

Çocuklar için Kutsal Kitap sunar. Tanrı Herşeyi Yarattığı Zaman


Onların minneti sadece Allah a ve millete ve millete hizmette araç olarak gördükleri devletlerinedir.

Transkript:

Bismillahirrahmanirrahim Nefse köle olma, Allah a kul ol Şeyh Nazım Adil El-Hakkani Kıbrıs Nefsin sıkılması, ruhun ferahlanması demektir. Ruh sıkıldığı zaman nefsimiz ferahlar ama, nefsimiz sıkıldığı zaman ruhlarımız ferahlar. Bizim için mühim olan nedir? Nefsin ferahlanması mı, yoksa ruhun ferahlanması mı? Nefsimizi sıkmak mı, yoksa ruhlarımızı hapsetmek mi? Hangisi bizi daha memnun edecektir, hangisi daha ziyade işimize yarayacaktır? İşte bunu düşünmek lazım. Nefsin ferahlanması, bizim bu hayatta, bu vücudumuzun türlü çeşit arzularına el atması ile mümkün olur. Nefsini ferahlatan kimse, o derecede kendisini yük altına atmış olur. Nefsin ferahlanması, ne dünyada ne de ahirette bizim işimize gelmez. Çünkü nefis muvakkad bir zaman için bizimle olacak. Bu vücudun hayatı devam ettiği müddetçe, ondan sonra kesilecek o. Lakin ruhumuzun keyiflenmesi, ruhlarımızın ferahlanması, o bizim istikbalimiz hakkındadır. Hayırlı olandır. Ruhun ferahı, dünya ve ahiret saadetimizin kaynağıdır. Nefsin ferahlanması, dünya ve ahiret felaketlerinin başlangıcıdır. Nefis neyle ferahlanır? Nefis haramla ferahlanır. Ferahlatacaksan nefsini, haram sür önüne; bak bakalım rahatlıyor mu, rahatlamıyor mu? Nefsin ferahı haramla olduğu için, haram belâ kapısını açar adama. İnsanın gerek küçük günahtan, gerek büyük günahtan irtikab ettiği (yaptığı) her günah, bir belâyı üzerine çeker. Yukarıda hepsi asılıdır. Onların ipleri aşağı bizim elimize yetişmiştir. O haramlardan veya mekruhlardan, küçük günahlardan, büyük günahlardan hepsinin yukarıdan ipleri vardır. Hangisine sen asılıp çekersen üzerine yılan, akrep düşeceğini bil. Belâ ineceğini, taş düşeceğini, ateş düşeceğini bil. Küçük olsun büyük olsun, bu muhakkaktır. Tecrübe et, yanlışsa söyle. Yanlıştır bu, diye. Haramı irtikab eden adam, illâ ona karşılık başına bir belâ gelecek. Sopa yemeden bırakmaz, Allah-u Zülcelal; haram işleyip de yanına kalan adam yoktur. Günah yapıp da yanına kalacak insan yoktur. Nefsin ferahlanması haramdır. Eh istersen haram işle. Çek başına insin. Sekizyüz menhiyat var. Sekizyüz günah, haram mekruh, olan şeyler var ki, Allah razı değildir. Sekizyüz kapıdır bunlar. Hangisini açarsan bil ki, senin üzerine bir belâ hücum edecek. Açma, yaklaşma. İşte bu mühim mesele. Amma nefsin, illâ o kapı açılsın, bunu çek diyor. Çünkü bunda bir lezzet var. Azıcık lezzet için çok bir belâyı başına çeken adama, akıllı demezler, akılsız derler. Nefsin ferahı haramlardır, bil. Ruhun ferahı, helâl olan şeylerdir.

Cenab-ı Allah helâl olan, tayyib olan, temiz olan şeyleri bize hazır etmişken onunla kanaat etmiyor, illâ nefis harama çekiyor. Haramdan lezzet alacak. Alçaklığındandır nefsin o. Allah bildiriyor. Estaizübillah, İnne l-nefse emmaretün bissûi Nefsin işi, daima kötülüklere bizi çekmektedir. Kötülüğü yapınız diyerekten emreder. Otur ve kendini dinle. Nefsinin arzularına bir kulak ver. Ne istiyor nefsin, istediği nelerdir? O istediklerini söyleyebilecek adam var mı milletin içinde? İstediği hep melanet, hep rezalettir. Burada Allah tan korkma, tenhada Allah tan kork. Burada Allah tan utanma. Tenhada Allah tan utan. Daha mü min olamadık. Daha Allah tan korkmuyoruz. İman-İslâm dairesinden çok uzağız. Çünkü burada toplanır nefsimiz. Birbirimizden utanma var, sakınma var, korkma var. Tenha olduğumuz yerde, o nefsin başını kaldırıyor. Neye benzer o melanet. Evde kedi olur. Sahibi yanında otururken, böyle yuvarlak olup da yatıyor. Uyur o. Bir ayak sesi işitip de, bir hareket sezince, bir parça gözünü açar böyle. Bir iki bakınır. Bakar sahibi gitti mi? Meydan bizimdir der. Hemen orda ne varsa kapıp, doğru damlara. O sıfat var bizim nefsimizde. Birisi olursa, çok akıllı uslu durur böyle. Arada sırada biraz bakar. Kimse olmadı mı, o zaman Allah var demez. Peygamber var da demez. Kimse yok, herşey benimdir der. Böyle nefistir o. Nefsin keyfinin arkasından giden adam sonunda imansız kalır. Oraya çeker bizi, Neûzübillah. Onun için nefsi sıkıya koy. Ne kadar sıkarsan korkma, ölecek diye korkma. Ölmez, yedi canlıdır o. Ruhunu sakla. Senin yanında kalıcı ruhundur. Ruhunun gönlünü hoş eyle. Onu sıkıya koyma. Nefsi istediğin kadar sık, ruhun ferahlanır. İmanın, İslâm ın aslı bundan ibarettir. Yürüyeceğimiz yol budur. Nefsinin keyfine işleme, zarar edersin. Ruhunun ferahlanması için işle, Ticareten lentebur tükenmeyen ticarete sahib olursun. Ebedi mülke sahib olursun. Ebedi saadeti bulursun. İşte o mühimdir. Bir parça yarım saat burada oturup Allah demekten yorulup duruyor orada. Lakin ruhlarımız o Allah ın vahdaniyetinin denizlerinin içerisinde yüzüyor. Balık suda nasıl ferahla yüzer, öyle yüzüyor ruhlarımız. Malayani oldu mu, malayani meclislerinde nefisler ferahlanır. Ruh toplanır, üzülür, yok olmak diler. Peygamberimizin ve Allah Azze ve Celle nin razı olduğu meclislerden, ruhlar gül gibi açılır. Ruhların gönlünü hoş et, kazanırsın. Dünyanın keyfi az bir zaman içindir, Kul metau d-dünya karin Allah, Cenab-ı Peygamber e hitab ediyor, Söyle, o kullarıma! Dünyanın keyiflerinin arkasına düşmesinler. Çünkü dünyanın keyfı az bir şeydir. Aman dünyanın keyfini biz çıkaracağız, dünyadan keyf edelim, zevk edelim diyerek ona aldanıp sakın o zevklerin içerisine düşmesinler. Dünya zevki azdır. Dünyanın keyfı per azdır. Hakikaten de azdır. Şimdi bizim gibi kimseleri, ahmak sayan çok kimseler var. Neden? Yaşamasını bilmeyen adamlar bunlar. Bu kadar hayat varken dışarıda, delikanlılar gelip böyle meclislerde oturup çürüyorlar, derler bize. Onlar kendilerini hiçbir mania karşılarında

görmeksizin, serbest olaraktan; her arzularını yerine getirip bu dünyadan kâm almak, bu dünyadan keyf almak, zevk almak için kendilerini koyuverirler. İlk gençlik çağında böyle bir iştah oluyor. Aç insanın sofraya hücum edişi gibi, ilk gençliğin heyecanı ile, o dünyanın şehvetlerinin hepsini birden biz yutalım diyerek, hücum eder gençlik çağında. Peki; o aç olan kimse, önündeki sofraya kendisine dur diyecek kimse bulunmadan, hücum etsin bakalım; yesin, yesin, yesin, Hudutsuz yesin ne olacak? Nihayet kendi kendine bırakacak. Nihayet; ye yahu bakalım, "Bir lokma ağzıma koyacak yer kalmadı." diyecek. Lezzet alacak hassa kalmadı, bitti. O dünyanın lezzetlerini doyumluk hesab edip arkasına düşen kimse, çok geçmeden kendisini bu dünyanın şehvetlerinin esiri bulacaktır. Boyuna o nefsin arzusunu tatmin etmek için, oraya koşturacak, buraya koşturacak. Bunu yapacak, şunu edecek, gecesi yok gündüzü yok, öyle müthiş bir esarete mahkum edecek ki; artık ihtiyarı elinden gider. İradesi elinden gider. Bir makina adam gibi, onun íçerisinde dolaşıp durmaya başlar. Lezzet de alamaz. Yapmadan da duramaz. Esir etti kendisini. Aldığı lezzet yoktur onun artık. Haram hududunu tanımayan adamın, harama hücum ettiği vakit alacağı lezzet; helâl ile iktifa eden bir kimsenin helalden alacağı lezzetin yanında hiç kalır. Hiç lezzeti yoktur artık. Ağzının tadı kalmadı, bitti. Lezzet alamaz. İlk olarak, onları öyle cezalandırır. Şeytan, bize süsler haramı: biz de dalalım o denize, biz de öyle kalalım, helalden lezzet almayalım. Tad helaldedir. Tatsızlık, zevksizlik haramdadır. Haramın arkasında koşturan adamlarda lezzet kalmadı, lezzet alamaz. Lakin, yapmadan da duramaz. İşte belâyı satın aldı o. Boynuna taktı. Haramı işlemeden haramı yemeden, haramı yapmadan rahatı yok onun. Boyuna çalıştırıyor ama lezzet almak için değil, onu esir aldığı için. Artık lezzet babı kapandı. Haramı tanımayan kimselere Allah ın vereceği ilk ceza, onlardan lezzet almayı kaldırıyor. Onun için onlar hakkında, "Metau d-dünya karin" çok az bir şey mukabilinde esir ettirir kendisini, buyurulur. Helal ile iktifa eden kimse, helalden lezzet alır, zevk alır. Şeytan ın uğraştığı, bizi harama mahkum edebilmek. Şeytanın sendeki yardakçısı, nefsindir. Nefis de ona içerden el verdi mi, ikisi beraber olup seni haramın bataklığına atar. Her defa ondan kurtulmak dilerse o kimse, çırpındıkça daha da batar, çıkması yok. Onun için, hiç zahirdekine göre bakıp da hüküm verme. Hayatı yaşıyor zannetme. Sor bir tanesine bakalım, hayatından memnun mu? Birkaç ay evvel bir kimse gördüm. Hayatından memnun musun diye bana sual ediyor. Allah-u Zülcelal Hazretlerinden memnun olmaz olur mu insan. İnsan olup da Rabbinden memnun olmayan var mı? Sen nasılsın? Halbuki kendisi milyoner adam. Evine girerken utanıyorum, oraya ayak basmaya, evine. Onun evinde gördüğüm; öyle şeyleri evinde mobilya diye tutmaz o, en birinci akla hayale gelmeyen mobilyalar gördüm içerisinde. Otururken bir o yana bakıyor, bir bu yana bakıyor, milyonluk adam. Ben de hava alayım diye dışarıda oturdum. Ne bileyim, birisi nişan alacak diye korkunun içerisinde. Ta kalkıncaya kadar, bu tarafa o tarafa elektrikler yaktırdı, gündüz gibi.

Gene de arada sırada bir dikkatle bu tarafa, o tarafa bakıyor. Hayatından memnun mu? Nerede memnun olacak, memnun olmaya imkân var mı? Herşey elinde olduğu halde, Allah herşeyi yapabilecek iktidarı, malı kuvveti vermiş olduğu halde, o hayattan memnun olacak itminanı kalbinden alıvermiş koşuyor. Kadınlar tıkır tıkır koşar, delikanlılar böyle böyle koşturur, ne aradığını bilir, ne aradığını bulup da tatmin olur. Sabahtan akşama, akşamdan sabaha koştururlar. Ne bulacaklar? Akşama kadar dolaşıp ne buldun, tatmin oldun mu? Yok, boş yatar. Gece yatıp sabahleyin kalktığı vakitte, gece yattığına pişman olur. Harama bir defa mahkum etti mi, o insanın hayatından hoşnudluğu kalkar, rahat ve huzuru biter. Sen oraya bakma, şeytanın süslenmesine bakma: Yüzüne bir parça boya şekeri sürülmüş, ağzına aldığında bir parça lezzet aldırır, yutuğu vakit de içerisini berbat eder. Haram budur. Nefsin istediği de budur. Bu üstündeki bir parça şeyi yalasın diyerek o kadar belâyı satın alır, o nefis. Nefse köle olma, Allah a kul ol. Allah a kul olmaktır, bizim şerefimiz. O nun üstünde şeref de arama. Sen Allah a kul olduysan en büyük şerefi ihdas ettin demektir. Başka bir şey arama, Allah a kul olmaya, her lahzanın içinde, Lebbeyk Ya Rabbi. Senin kulunum Ya Rabbi! diyebil. Buyur Ya Rabbi! diyen kula, Rabbisi, Lebbeyk ya abdi! Buyur ey kulum der. Amma sen de her defasında Rabbine, "Buyur Ya Rabbi! Ferman senindir. Bu memleket senindir. Bu memlekette senin hükmün geçer. Başkasının geçmez" dedirtebiliyor musun, kendi nefsine? Erkek odur. Ricalullah odur. O kimseye Allah, Buyur ey kulum, ne istersen sen emret, o olsun der. İnsanın şerefi büyüktür. Şerefimizi harab eden, nefsimize büyük demekliğimizdir. Madem ki nefsine, Buyur ey nefsim, sen ne istersen onu yapayım dersin, işte şerefinden insanı düşüren o sıfattır. Yoksa Allah-u Zülcelal e söylese, Buyur Ya Rabbi! Neyi emredersin? Emr-u fermanın baş üstünedir. Her lahzada, her nefeste, her harekette diyebildiğinde, Ey kulum! Sen de mutâsın. Bana muti olan kainatta mutâ olur. Bana her emrinde itaat sahibi olan bütün kevn-u mekan içerisinde emri tutulan zattır.

O torba giyen zata da seslendik böylece, Karaca Ahmet e, orada yatıp durma, bu kadar fakirfukarayız biz, bize de bir nazar et. Torbayı oraya astırıp, seyrettiriyorsun. Torbayı giyecek sıfat yok. Allah ın inayetinden bize ümmet cübbelerini giydir, giydireceksen. Onu oraya, karşımıza asıp durdurtma. Allah-u Zülcelal bizi kulluk şerefi ile müşerref kılsın. Hazreti Ali Efendimiz öyle söylemiş, Kefâ bi izzen enteküne leke abden. Kefâ bi şerefen enteküne bi Rabben Benim için izzet yeter; sana kul olmaklığım Ya Rabbi. En büyük şeref, senin benim Rabbım olmaklığındır. aranacak hislenecek mesele bu. İzzet ve şeref onda. Benim için izzet yeter, sana kul olmak. Sana kulluk yapabilmek, sana kul olmak benim izzetimdir. Şerefim de senin benim Rabbim olmaklığındır ya Rabbi! Diyor. Bununla bütün şereflerin ve izzetin gayesini bildiriyor, Hz. Ali Efendimiz. O Babu l-ulûm olan zat. İlim şehrinin kapısı olan Hz. Ali Efendimiz, hülâsa olarak bunu söylüyor bize. Bunu bil, bu şerefle şereflen, bu izzetle izzetlen. Kainatta senin ismin söylensin, bütün mülk ve melekûtta. O vakit, Cenab-ı Allah ın mülk ve melekütunda senin ismin zikrolunur. Allah bizi o makamlara doğru yürütsün. El-Fatiha