KÜRD MESELESİ PROJESİ

Benzer belgeler
BEDÎÜZZAMAN HAZRETLERİNİN İSİM VE ÜNVANLARI

Risale-i Nur Külliyat'ının telif tarihleri hakkında kronolojik bilgi verir misiniz?

Avukat Bekir Berk abinin mahkemedeki müdafaalarından hakimlerin ağzı açık kalmış

Risale-i Nurun kerametini gördüm.inayet altında olduğumuzu anladım.

HZ. PEYGAMBER (S.A.V) İN HOŞGÖRÜSÜ VE AFFEDİCİLİĞİ

1933 Üniversite Reformu. ve «Tematik Üniversite» İhtiyacı. Durmuş Demir. İYTE Fizik Bölümü

Bediüzzaman Said Nursi

İçindekiler. Sunuş Önsöz GİRİŞ Gizli bir el... 27

Bu sayfa şu linkten yazdırılmıştır: [

Risale-i Nuru Samsat-ta Lise öğrencisi iken Teyzem oğlu vasıtasıyla tanıdım.

Adıyaman merkez köylerinden Kışla köyüne bağlı Meşetli köyünde doğdum.sonra köyümüz baraj altında kalınca Adıyaman a göç ettik.

Tefsir, Kıraat (İlahiyat ve İslâmî ilimler fakülteleri)

Vekiller Heyeti Kararı, Sıkıyönetim Komutanlığı ve Milli Güvenlik Konseyi'nce Kapatılan Siyasi Partiler

2. Enver Paşa. 3. Rıza Tevfik Bölükbaşı

15 Mayıs 2009 al-dimashqiyye Salonu

SULTAN MEHMET REŞAT IN RUMELİ SEYAHATİ 8

MADRASAH TRADITION AND MADRASAHS in THE PROCESS OF MODERNIZATION

KASTAMONU LÂHİKASI NDA SOSYOLOJİK ARKA PLAN

UFA. islam. Rusya Federasyonu Başkırdistan Cumhuriyeti nde UFA İSLAM ÜNİVERSİTESİ YAPILIYOR. ÜNiVERSiTESi TÜRKİYE DİYANET VAKFI İSTANBUL ŞUBESİ

YANYA MÜSLÜMAN MEZARLIKLARI NASIL YOK EDİLDİ? BAKİ SARISAKAL

RİSALE-İ NUR KÜLLİYATI

AYP 2017 ÜÇÜNCÜ DÖNEM ALIMLARI

BAŞBAKAN YARDIMCISI HAKAN ÇAVUŞOĞLU, BATI TRAKYALI GENÇLERLE YTB DE BULUŞTU Cuma, 13 Nisan :47

1988 yılında Hac ziyareti için Arabistan da bulunuyordum. Hac vazifemi yaptıktan sonra Medine-i Münevvere ye geçmiştim.

TERCİH ETTİĞİN OKOL GELECEĞİNDİR MEVLÜT ÇELİK 8.SINIF KAVRAM HARİTASI. Mevlüt Çelik. T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük

Mehmet Akif Ersoy ve Çağdaş Bilim Mısraları Videosu Pazartesi, 29 Haziran :54 - Son Güncelleme Çarşamba, 25 Kasım :12

NOT : İMAM-I RABBANİ Hz. bundan önceki mektuplar gibi. bunu da büyük şeyhi Bakibillah'a yazmıştır.

Kur ân ve iman hakikatlerine ulaşmanın adresi

NOT : İMAM-I RABBANİ Hz. bu mektubu büyük şeyhi Muhammedi Bakibillah'a yazmıştır.

TEMEL İSLAM BİLİMLERİ BÖLÜMÜ

ÜLKEMİZDE HUZURU BOZMAK İSTİYORLAR

SULTAN MEHMET REŞAT IN RUMELİ SEYAHATİ 5

MKÜ de İftar Coşkusu. Akademik ve İdari Personel İçin Düzenlenen İft ara Büyük Kat ılım Oldu

İSLÂM BİRLİĞİ VE YAVUZ SULTAN SELİM

Risale-i Nur Kur anın ruhunu, gayesini, hedefini izah eden çok mükemmel bir tefsirdir.

MANİSA'DAN KUDÜS İZLENİMLERİ

*GALIBIYET VE MAGLUBIYET

Eğitimde 'gizli müfredat' dönemi. Hacked By DeLyJoe tarafından yazıldı.

ŞİÎ-SÜNNÎ POLEMİĞİNDE EBÛ TÂLİB VE DİNÎ KONUMU. Habib KARTALOĞLU

Merkez / Bitlis Temel İslam Bilimleri /Tasavvuf Ana Bilim Dalı.

Sultan Abdülhamid Han hakkında 7 itiraf

EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 9. SINIF TARİH DERSİ DESTEKLEME VE YETİŞTİRME KURSU KAZANIMLARI VE TESTLERİ YILLIK PLANI

Harf üzerine ÎÇDEM. Numara

İktisat Tarihi I Ekim II. Hafta

Umûr-ı mâliyede cüz î bir şüpheyi bile ta yîb eder. Askerî muhârebeye davet eyler.

Fikret BABAYEV * * Azerbaycan Anayasa Mahkemesi Başkanı

NOT : İMAM-I RABBANÎ Hz. bu mektubu muhterem şeyhi Muhammed Bakibillah'a yazmıştır.

SAİD NURSÎ NİN İMAN MERKEZLİ HİZMET ANLAYIŞININ TOPLUMSAL BİRLİKTELİĞE KATKISI

Birinci İtiraz: Cevap:

BİRİNCİ MEŞRUTİYET'İN İLANI (1876)

MEDYA. Uluslararası Arapça Yarışmaları BASIN RAPORU

Toplumu Huzura Götüren Yol: Müsbet Hareket

Bu sayfa şu linkten yazdırılmıştır: [

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi

Gazi Mustafa Kemal Atatürk ü Ölümünün 78. Yılında Saygı ve Minnetle Anıyoruz

Question. Muhammed b. el-hasan el-saffar, müfevvizenin temsilcilerinden miydi?

8. SINIF T C İNKILAP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK DERSİ

Osmanlı Bilim Mirası: Giriş, I. cilt: Mirasın Oluşumu, Gelişimi ve Meseleleri; II. cilt: Önemli Âlimler ve Eserler

İzah Anlaşılmanın Vazgeçilmezi. Hüseyin KARA

Bu sayfa şu linkten yazdırılmıştır: [

Hackerlar ortaya çıkardı: Birleşik Arap Emirlikleri İsrail yanlısı kurumları fonluyor!

2018-LGS-İnkılap Tarihi Deneme Sınavı 9

Göç yani hicret dini bir vazifedir.insanların dinlerini daha iyi yaşamaları,hayatlarını devam ettirebilmeleri için göç bir ihtiyaçtır.

İktisat Tarihi I Ekim II. Hafta

ORUCA BAŞLAMADA ASTRONOMİK HESABA MI GÜVENİLMELİ YOKSA HİLALİ GÖRMEK Mİ GEREKİR? İlmî Araştırmalar ve Fetvâ Dâimî Komitesi

İÇİNDEKİLER İLKSÖZ... 1

Kütahya Gazeteciler Cemiyeti Ziyareti:

Kur'an-ı Kerimde tevafuk mucizesi Kainatta tesadüf yok, tevafuk vardır

Osmaniye Belediyesi Osmaniye Kent Konseyi Eğitim, Kültür ve Sağlık Meclisi Sayfa 44

EĞİTİM VE KÜLTÜR ALANINDA YAPILAN İNKILAPLAR

Necip Fazıl ın Yaşamındaki Düşünce Labirentleri - Genç Gelişim Kişisel Gelişim

Koca Mustafa Reşid Paşa

MÜSBET İMAN HIZMETI: İMAN VE TEVHİD MERKEZLİ BİR KUR ANÎ MESLEK. Mustafa Said İŞERİ *

II. BÖLÜM LK MÜSLÜMAN TÜRK DEVLETLER

TEŞKİLATLANMA VE KOLLEKTİF MÜZAKERE HAKKI PRENSİPLERİNİN UYGULANMASINA MÜTEALLİK SÖZLEŞME

DOMUZ ETİNİN HARAM KILINMASININ HİKMETİ

MİLLİ MÜCADELE DÖNEMİ MUSTAFA KEMAL İN SAMSUN A ÇIKIŞI GENELGELER KONGRELER

Es-Seyyid Eş-Şeyh Abdülkadir El Abri Hazretleri

TOKAT IN YETİŞTİRDİĞİ İLİM VE FİKİR ÖNDERLERİNDEN ŞEYHÜLİSLAM MOLLA HÜSREV. (Panel Tanıtımı)

ATATÜRK ÜN BAZI KURULUŞLARIN HATIRA DEFTERLERİNE YAZDIKLARI

T.C. ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ SENATO KARARI KARAR TARİHİ TOPLANTI SAYISI KARAR SAYISI /

T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük ATATÜRK Ü ETKİLEYEN OLAYLAR VE FİKİRLER

(1) BÜYÜK PEYGAMBER (S.A.A) KONULU, BÜYÜK YARIŞMA

Arap diliyle tesis edilen İslam a dair hakikatler diğer dillere tercüme edilirken zaman ve zeminin de etkisiyle gerçek anlamından koparılabiliyor.

Mustafa Kemal Atatürk ün Hayatı

Batıda yayılan milliyetçilik akımı bizde olduğu gibi İslâm dünyasını da etkisi altına almıştır.

SAİD NURSÎ NİN İMAN MERKEZLİ HİZMET ANLAYIŞININ TOPLUMSAL BİRLİKTELİĞE KATKISI

İSLAMİYET ÖNCESİ TÜRK TARİHİ TEST

Hacı Ali Efendinin altı oğlundan biri olan Tahir Paşa, yirmi dokuz yaşında iken devlet hizmetine girmişti.

EHL-İ SÜNNET'İN ÜSTÜNLÜĞÜ.

Transkript:

Risale-i Nur Külliyatında KÜRD MESELESİ PROJESİ Osmanlı coğrafyasında Kürdistan tabir edilen bölgede dünyaya gelen Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerinin Osmanlı payitahtına gelmesinin bir sebebi de, o havalinin maddi manevi kalkınması içindi. Oralara nazar-ı dikkati çekebilmek için ünvanını Kürdî olarak ilan etmişti. 1908 in başında İstanbul da Sultan Abdülhamid e müracaat etti. Doğunun ve orada çoklukla yaşayan Kürdlerin ihtiyaçlarını dile getirdi. Sultan Reşad dahil bütün hükümet ricaline mektuplar yazdı. Sadece onları haberdar etmekle kalmayıp bilfiil teşebbüs etti, tahsisat çıkarttı. Bizzat kendisi Van Gölü kenarında İslam Üniversitesinin temelini attı. Ne çare ki, harbler, inkilaplar o muhteşem Maarif-i İslamiye ve Fenniyenin maddi tahakkukuna müsaade etmedi. Fakat bunları gerçekleştirmeyi hiçbir zaman ve zeminde merkezi hükümetten ayrı yerde ve zeminde düşünmedi. Merkezi hükümette bir problem varsa, sadece Kürdlere yönelik bir mesele değil, bu herkesin meselesidir diye düşündü. İşte Bediüzzaman Hazretleri ünvanını Kürdî olarak kullandığı 1908 den 1923 e kadar Doğunun terakkisi, hususan Maarifi-Eğitim seviyesinin yükselmesi için çok gayret etmiştir. Vakta ki devir değişti, devran değişti manevi musibetler sadece Doğuyu değil bütün memleketi kapladı. Bediüzzaman Hazretleri de Asrın Manevi Vazifedarı olarak Kürdî ünvanını bıraktı. Artık o bir Bediüzzaman Said Nursî unvanıyla neşriyat yapmaktaydı ve bütün Ümmetin imdadına yetişen Müceddid-i Din idi. Türk ün, Kürd ün, Arab ın, Lazın, elhasıl bütün Müslümanların dertlerinin dermanı oldu. Üstad Bediüzzaman Hazretlerinin eski eserleri, yani Osmanlı devrinde yayınlanan eserleri (ki Asar-ı Bediiyye adıyla toplanmıştır) olsun, daha sonra Risale-i Nur Külliyatı ismiyle yayınlanan eserlerinde olsun Kürdlerin istikbaldeki halleriyle alakalı araştırmalarımızla meseleyi ortaya koyuyoruz ki, hakikat-ı hal anlaşılsın.. 1

İşte Üstad Bediüzzaman ın Doğu da gördüğü problem ve gösterdiği çareler: 1- HÜKÜMET TARAFINDAN MAHALLİ EĞİTİM LÜZUMU Bediüzzaman Hazretleri İstanbul a ilk geldiğinde 1908 in başlarında Sultan Abdülhamid e iletilmek üzere Mabeyne verdiği, Kürd ler Neye Muhtaçtır? başlıklı yazıda hükümetten isteklerini sıralar. Endişelerini beyan eder. Hatta medar-ı maişetleri hükûmet-i senîyece tesvîd edilmek üzere diyerek eğitim meselesine hükümetin el atmasını ister. Neticede Doğu ahalisinin büyük desteğinin kuvve-i cesimeyi hükûmetin eline vermekle ifadesiyle ortak büyük güce dikkat çeker. Bu makalede beraberlik var.. (Bkz. Asar-ı Bediiyye Makale-1) Sonra 31 Mart 1909 hadisesi için mahkeme edildiği zaman der ki: Bir buçuk senedir burada, Kürdistanda neşr-i maarif için çalışıyorum. Ekser İstanbul bunu bilir. 2- ASAYİŞ TEDBİRLERİNE OLAN İHTİYAÇ II.Meşrutiyetten sonra Şûra-yı Ümmet Gazetesi yayınlanan Hamidiye Alaylarına Dair Beyan-ı Hakikat adlı makalesinde de askeri düzenlemelere dikkat çeker. Hem de o maden-i hamiyet ve mazhar-ı şecâat olan hayat-ı Kürdîyi tesis eden, ittihadın temeli ve büyük rabıtası Hamidiye Alayları dır diyerek merkezi hükümetin oralarda düzeni sağlamak hususunda gösterdiği maddi gayreti nazara verir. (Bkz. Asar-ı Bediiyye Makale-2) Çünki asayiş ve nizamın ve kanun hakimiyetinin tesis edilmediği bir yerde, ne devlet memurları, ne tüccarlar ve sanayiciler ne de çiftçiler iş görebilir. Fakirlik yerine refah ve terakki gelemez. 3- İTTİHAD-I İSLAM FİKRİNE DAVET İslam Birliğinin kurucusu sayılan Yavuz Sultan Selim, kısa sürede birlik ve beraberliği sağlıyarak İslam milletlerini bir çatı altına toplamıştır. Yavuz Sultan ın İslam milletleriyle birliği sağlamasında Kürtlerin dini önderi İdris-i Bitlisi Hazretlerinin müsbet rolü büyüktür. Bu zamanda da yine aynı manada Bitlisli Bediüzzaman Hazretlerinin Eserleri ve talebelerinin müsbet hizmetleri Kürtleri İslam Birliğine dahil edecektir, inşaallah Üstad Bediüzzaman Hazretleri der ki: 2

Sultan Selim e biat etmişim. Onun ittihad-ı İslâmdaki fikrini kabul ettim. Zîrâ o Kürd leri ikaz etti. Onlar da ona biat ettiler. Şimdiki Kürd ler, o zamandaki Kürd lerdir. Bu mes elede seleflerim, Şeyh Cemaleddin-i Efganî, allâmelerden Mısır müftüsü merhum Muhammed Abdüh, müfrit âlimlerden Ali Suavi, Hoca Tahsin Efendilerle Namık Kemâl Bey ve Sultan Selim dir. (Asar-ı Bediiyye sh: 411) İslam milletlerini geniş bir birlik etrafında toplayan Yavuz Sultan Selim Han a Kürdlerin bağlandığına dikkat çeker ve aynı gaye etrafında birleşme ile yine bu birliğin tahakkuk edebileceğini hatırlatır. Üstad Bediüzzaman Hazretleri Kürd kavminin geçmiş asırlardaki kahramanlıklarını sayar ve teşvik makamında arslan Kürdler der. Ve sonunda Kürd gibi büyük bir kitlenin, Osmanlının temsil ettiği İslam Güneşi etrafından kopmamalarını ve tabi olmalarını ve dengeyi sağlamalarını ister. 1911 yılında neşredilen bu meşhur ve muhteşem müdafaa ve bu vesile ile dile getirilen tarihi hakikatler, İslam kavmi olan Kürdlerin ve Osmanlı Devlet-i İslamiyesinin rehber reçetelerinden bir demettir. Şu eserlerden herbirisi Kürd olduğu gibi; aynı halde Türk, aynı vakitte Arabdır. Güya herbir eser Arab abâsını iktisa ve Türk pantolonu giymiş külâhlı bir Kürddür. Böyle acîbü ş-şekil bir te lif, te lif kanununa muhalefetle muaheze olunmamak gerektir... Üstadın eserlerinde üç mühim Milletin beraberliğini çok nükteli bir şekilde nazara verildiğini görüyoruz. Yine aynı manada der: Ben Kürdçe düşünürüm, Türkçe ve Arabça yazıyorum. 4- EĞİTİM DİLİNİN HANGİ LİSAN OLACAĞI Doğuda kurulacak Üniversitede din ilimleriyle fen ilimlerinin mutlaka beraber okutulması gerektiği ve eğitim dilinin de Türkçe, Arapça ve Kürdçe olması lüzumunu bildirir ve der ki: 3

Fünun-u cedideyi, ulûm-u Medaris ile mezc ve derc.. ve lisan-ı Arabî vâcib, Kürdî caiz, Türkî lâzım kılmak. (Asar-ı Bediiyye 287-357) 5- ARAPLARDAN DA DESTEK ALMAK GEREKİR Kürtlerle birlik ve beraberliğin sağlanmasında Arapların da çok büyük rolü olacağını bildirir. Meşhur Şam Hutbesinde verdiği muhteşem nutukta da meseleyi şöyle ifade eder: Kürd gibi küçük taifelerin menfaatı ve saadet-i dünyeviyeleri ve uhreviyeleri, sizin gibi büyük ve muazzam taife olan Arab ve Türk gibi hâkim üstadlarla bağlıdır. Sizin tenbelliğiniz ve füturunuz ile biz bîçare küçük kardeşleriniz olan İslâm taifeleri zarar görüyoruz. Hususan ey muazzam ve büyük ve tam intibaha gelmiş veya gelecek olan Arablar! En evvel bu sözler ile sizinle konuşuyorum. Çünki bizim ve bütün İslâm taifelerinin üstadlarımız ve imamlarımız ve İslâmiyet in mücahidleri sizlerdiniz. Sonra muazzam Türk Milleti o kudsî vazifenize tam yardım ettiler. (Asar-ı Bediiyye sh: 378) Arab kardeşlerimiz de, aynen Türkler gibi, Kürd kardeşlerimizin manevi ve maddi terakki ve refahına ve huzurla saadetle yaşamasına yardımcı olmalıdır. Onlar ile İslam Kardeşliği nin gerektirdiği şekilde tam bir tesanüd ve ortak projelerle işbirliği içinde yaşamalıdırlar. BAŞBAKAN A TAVSİYELERİ A-İSLAM BİRLİĞİ TEŞEKKÜL EDİLMELİ 1950 den sonra dine ve dindarlara müsaadekar Demokrat hükümet zamanında daha genel bir yaklaşım göstererek, devlete hakim olan zihniyetin ırkçılık yapmamasını ve bütün Müslüman Alemini kucaklamalarını vefatına kadar tavsiye etmiş ve menfi milliyetçiliğin zararlarını anlatmıştır. Üstad Bediüzzaman Hazretleri menfi milliyetçiliğin İslâm tarihindeki zararlarını Devletin en üst makamı olan Cumhurbaşkanı ve Başbakan a anlatır ve çarelerini de gösterir. Şöyle ki: 4

Reis-i Cumhura ve Başvekile,.Saniyen: Irkçılık fikri, Emevîler zamanında (Mi. 661-750) büyük bir tehlike verdiği ve hürriyetin başında (Mi. 1908) "Kulüpler" suretinde büyük zararı görülmesi ve birinci harb-i umumîde (Mi. 1914-1918) yine ırkçılığın istimali ile mübarek kardeş Arabların mücahid Türklere karşı zararı görüldüğü gibi, şimdi de uhuvvet-i İslâmiyeye karşı istimal edilebilir ve istirahat-ı umumiye düşmanları gizli dinsizler, yine o ırkçılıkla büyük zarar vermeğe çalıştıklarına emareler görünüyor. Halbuki menfî hareketle başkasının zararıyla beslenmek, ırkçılığın seciye-i fıtrîsi olduğu halde; evvelâ başta Türk milleti dünyanın her tarafında Müslüman olduğundan onların ırkçılıkları İslâmiyetle mezcolmuş, kabil-i tefrik değil. Türk, Müslüman demektir. Hattâ Müslüman olmayan kısmı, Türklükten de çıkmışlar. (Macarlar ve Bulgarlar gibi).. Türk gibi Arablarda da Arablık ve Arab milliyeti İslâmiyetle mezcolmuş ve olmak lâzımdır. Hakikî milliyetleri İslâmiyettir. O kâfidir. Irkçılık, bütün bütün bir tehlike-i azîmdir. Sizin bu defaki Irak ve Pakistan la pek kıymettar ittifakınız, (24 Ocak 1955 Bağdat Paktı) inşaallah bu tehlikeli ırkçılığın zararını def edecek ve dört beş milyon ırkçıların yerine, 400 milyon kardeş Müslümanları ve 800 milyon sulh ve müsalemet-i umumiyeye şiddetle muhtaç Hıristiyan ve sâir Dinler sahiplerinin dostluklarını bu vatan milletine kazandırmaya tam bir vesile olacağına ruhuma kanaat geldiğinden, size beyan ediyorum.» (Emirdağ Lahikası: 222) B- RİSALE-İ NURLAR RESMEN DEVLET ELİYLE TAB EDİLMELİ Kürt ler ve diğer İslam milletleriyle beraberliği temin edecek vasıtalar vardır. Bu vesilelerle birlik ve beraberlik sağlanır ki, işte onlar en mühimlerinden bir de budur: «Birinci vesilesi: Risale-i Nur dur ki, uhuvvet-i imaniyenin inkişafına kuvvet-i iman ile hizmet ettiğine kat î delil, emsalsiz bir mazlumiyet ve âcizlik hâletinde telif edilmesi ve şimdi âlem-i İslâmın ekseri yerlerinde ve Avrupa ve Amerika ya da tesirini göstermesi ve ihtilâlcilere ve dinsiz felsefeye ve otuz seneden beri dehşetli bir surette Maddiyun ve Tabiiyun gibi Dinsizlik fikrine karşı galebe çalması ve hiçbir mahkeme ve ehl-i vukuf dahi onları cerh edememesidir. İnşaallah bir zaman da, sizin gibi uhuvvet-i İslâmiyenin anahtarını bulan zatlar, bu mucize-i Kur âniyenin cilvesini âlem-i İslâma işittireceksiniz. 5

İkinci vesilesi: Altmış beş sene evvel Câmiü l-ezhere gitmek istiyordum. Âlem-i İslâmın Medresesidir diye, ben de o mübarek Medresede bir ders almaya niyet ettim. Fakat kısmet olmadı. Cenab-ı Hak rahmetiyle bir fikir ruhuma verdi ki: Câmiü l-ezher Afrika da bir medrese-i umumiye olduğu gibi, Asya Afrika dan ne kadar büyük ise, daha büyük bir Darülfünun, bir İslâm Üniversitesi Asya da lâzımdır. Tâ ki İslâm kavimlerini, meselâ: Arabistan, Hindistan, İran, Kafkas, Türkistan, Kürdistan daki milletleri, menfi ırkçılık ifsad etmesin. Hakikî, müsbet ve kudsî ve umumî milliyet-i hakikiye olan İslâmiyet milliyeti ile ا ن م ا ا لمو م ن و ن ا خ و ة Kur ân ın bir kanun-u esasîsinin tam inkişafına mazhar olsun. Ve felsefe fünunu ile ulûm-u diniye birbiriyle barışsın ve Avrupa medeniyeti, İslâmiyet hakaikiyle tam musalâha etsin. Ve Anadolu daki ehl-i mektep ve ehl-i medrese birbirine yardımcı olarak ittifak etsin diye, vilâyât-ı şarkiyenin merkezinde hem Hindistan, hem Arabistan, hem İran, hem Kafkas, hem Türkistan ın ortasında, Medresetü z-zehra mânâsında, Câmiü l-ezher üslûbunda bir Darülfünun, hem Mektep, hem Medrese olarak bir Üniversite için, tam elli beş senedir, Risale-i Nur un hakaikine çalıştığım gibi ona da çalışmışım. Said Nursî» (Emirdağ Lahikası: 222) Bu memleketin vatanperver Siyasîleri çabuk aklını başına alıp Risale-i Nur'u tab'ederek resmen neşretmeleri lâzımdır. (Mektubat sh: 482) Menfî milliyetçiliğin bu ülkeye zarar vermesini önlemek için en evvel Dini hayatın yaşandığı bir Türkiye görünmelidir. Bu meselede en mühim Din hizmeti, dinî neşriyat ve İslâm Kardeşliğini temine vesile olarak Risale-i Nur bulunmaktadır. Said Nursi Hazretleri bu hakikati eserlerinde tekraren anlatır. Bu eserler bütün dünyaca hususan İslâm dünyasınca takdirle tanınmaktadır. Irkçılığın zararlarını bertaraf etmede Said Nursi Hazretlerinin çare olarak gösterdiği ikinci vesile de, İslâm Dünyasının ortası olan Doğu Vilayetlerimizde, bütün İslâm milletlerine hitap eden, tedrisat programını kendisinin çizdiği bir İslami Üniversite kurulmasıdır. 6

C-DIŞ MÜDAHELE TEHLİKESİNE ÇARELER Üstad Bediüzzaman Hazretleri, memleketimizde Milliyetçiliği veya Dindarlığı esas alan Siyasîlerin dikkat etmeleri gereken hususları, dört Siyasî Görüşü tahlil ettiği bir mektubunda şöyle izah eder: «Milletçilere gelince: Eğer bu parti, ırkçılık ve Türkçülük fikri esas ise, birden hakikî Türk olmayan bu vatandaki ekseriyetin ancak onda üçü Türktür, kalan kısmı da başka milletlerle karışmıştır. O zaman, Hürriyetin başında olduğu gibi, bu asil ve mâsum Türk milleti aleyhine bir milliyetçilik tarafgirliği meydana gelecek. O vakit hakikî Türkleri, Ecnebîler boyunduruğu altına girmeye mecbur edecek. Veya Türkleşmiş sair unsurdan olan ve bu vatanda mevcut ırkçılık ve unsurculuk damarıyla bir Ecnebîye istinad ile masum Türk milletini tahakkümleri altına alacaklar. Bu durum ise, dehşetli, tehlikeli olduğundan, Kur ân ve Vatan ve Millet hesabına, dindar ve dine hürmetkâr Demokrat Partinin iktidarda kalmasını temin etmeleri için ders veriyorum.» (Emirdağ Lahikası:207) Bu memleketin Milliyetçileri veya Dindarları ayrı ayrı Parti olsalar bile, Ahrar denilen Demokratlar dan, dine dost olan kısmının iktidarda kalmaları için onlara yardım etmeleri ve Demokratların muhalifleriyle işbirliği yapmamaları ve Demokratların aleyhinde bulunmamaları gerekmektedir. Zikredilen bu şartlara riayet edilmemesi halinde diğer farklı Müslüman milletlerden olan vatandaşların dostluğunu kaybetmenin yanında, Said Nursi Hazretlerinin asil ve masum dediği Türk milletinin yabancı devletlerin (mesela AB veya ABD nin) boyunduruğu altına girmesine sebebiyet verebilir. SONUÇ Bin yıldır bu vatanda beraberce yaşayan farklı kavimler ve milletlerin ortak değeri İslam Milliyetidir. Ancak onun etrafında birliğimizi beraberliğimizi sağlarız. Bunun dışındaki şahıslar ve beşeri düşünceler veya ideolojiler ortak değer olamaz. Olsa olsa bölünmeye veya dış müdahelelere sebebiyet verebilir. Ve Kürdleri de sol görüşlü, İslamiyetten alakasını kesmiş kuruluşlar ve şahıslar temsil edemez. Elhasıl: İslamiyet ortak değerimizdir. Onun etrafında birlik ve beraberlik sağlanır. 7

Son sözümüzü Bediüzzaman Hazretlerinin veciz ifadeleriyle tamamlarız. Şöyle ki: Milliyetimiz bir vücuddur. Ruhu İslâmiyyet, aklı Kur an ve imandır. (Münazarat-53) Kimin himmeti milleti ise, o kimse tek başıyla küçük bir millettir. (Hutbe-i Şamiye-59) Ebedî ve daimî olan İslâmiyet milliyeti; muvakkat, dağdağalı unsuriyetle bağlanmaz ve aşılanmaz. Ve aşılamak olsa da; İslâm milletini ifsad ettiği gibi, unsuriyet milliyetini dahi ıslah edemez, ibka edemez. (Mektubar-439) Din hayatın hayatı, hem nuru, hem esası İhya-yı Din ile olur şu Milletin ihyası (Asar-ı Bediiyye-634-Lemaat) İttihad İlmi Araştırma Heyeti www.ittihad.com.tr 8